Devrim
iernir f.
oıun ;»»»«
"au. G. >
,Tk; >
a6m'n ^
L
Yıl 1 S a y ı: 22
ak
SA H İB İ: HİKMET A F İF MAPOLAR
İDARE
MECİDİYE
SOKAK 11-13
T E L : 2824
17
Mayıs
1963
Cuma
BASIMEVİ
GÎRNE YOLU
LEFKOŞE
T E L : 73838
F İA T I: 15 Mil
HERGüN
SAYFA
k s“« 1
: •
a s ri i
bir netice
Ver
ta Beşiitta,
l§in
etiyle s°na ı
tR A TTia
i : 6351-
su. Tel.
l el 2381
.
Kibrisin
Rumların, Kanunsuzluk Bakanlar Kurulu Buğday
Yolundaki inatçılığı
~
Ve Arpa
Fiatını
Tesbit Etti
Gülünç Addediliyor
tç politika m uhabirim i­
zin güvenilir k ay n a k la r­
dan öğrendiğine göre dün
öğleden so nra yapılan Ba
kanlar Kurulu toplantısın
da, A nayasa M ahkem esi­
nin R um ların su n ’i olarak
yarattığı beledi veler prob
lemiyle ilgili k ararın d an
sonra bu k a ra ra ayk.rı olarak Rum B akanlar ta r a ­
fından alınan ve C um hurbaşkan M uavini Dr Kü­
çük tarafından A n ay asa­
ya aykırılığı dolayısıyle
reddedilen bir k a ra r su re ­
ti görüşülm üş ve T ü rk Ba
k anlann, kanunsuzluğa
k8"Sl
ka’Sj takındığı ırat’i tutu_id<z_
m a rağm en Rum B akan­
lar tarafın d an yeniden ka
bul edilm iştir. M uhabiri­
miz bu h u su sta şu bilgiyi
veriyor. Rum B a k a rla r alınm asında ısra r ettikleri
tedbir, Y ollar ve Binalar
K anunu tah tin d e K aza Am irlerine, beş esas kasaba
nın belediye h udutları dı­
şında in şaat m üsaadeleri
verm ek yetkisi tanıyan
m addenin, belediye h u ­
d u tları içindeki yerlere de
teşm il edilm esini derpiş
etm ektedir. H albuki Yol­
la r ve B inalar K anunun­
daki m adde bu yeti-inin
belediye h u d u tları dışında
BASİEM EVİ
kop­
kalacağım ve belediye hu
d u tları içinde inşaat m ü­
saadesi verm enin ilgili be
lediyelerin fonksiyonla­
rından birisi olacağını
k a t’i b ir lisanla ifade e t­
m ektedir. Belediye fonk­
siyonlarının başk a hiçbir
idari organa devredi^emiyeceğini belirten A naya­
sa M ahkem esi karar; m u­
vacehesinde Rum B akan­
ların, C um hurbaşkan Mu
avininin ve T ürk B akan­
ların sam im i ikazlarına
rağm en alm ak ta ısrnr e t­
tikleri bu tedbir, aşik âr
b ir şekilde yeni bir A na­
y a sa ihlâli olayıdır ve bü-
Mecliste B. Kurulu
Tenkit Edildi
leğişmez solbe i
aşarmış,-,
Temsilciler
M eclisi­
futbol haya» : nin dün akşam ki o tu ru ­
seye kasll lamunda L efkoşa Larnagörülmeye»
ka yolunun d u ru m u yüjrdu*nmu7 so- ► zünden B akanlar K urulu
ile Plânlam a Tâli K om ite­
jığımız ''»‘vapsi
şiddetle tenkid edilm iş­
dır:
tir.
Bu yolun inkişafı için
la canla Kaşlı
e k ^ ı s i s a t ayıran yedi nu
ı biliyoru'- Ba
maralı İnkişaf Fonu Ek
Bütçe
Kanun ta sa rıs. hak
forrıasınj
jmı
kında
söz
alan L ârnaka
givebillarak
Rum m eb’uslarından Cirsendiğin 0* | kotis söz konusu yolun
nin Genedir j 1962 sonundan önce A m ­
la 5 kigiyi ça-1 me Sandığından ödenen
paralarla tah rip edildiği­
attığı go1
gaskı:
Tehlikede
yük bir ihtim alle, Türklerin A nayasa M ahkem esi­
ne yeni bir m ü racaat y ap ­
m alarına sebep teşkil ede
çektir.
M uhabirim izin bilhassa
belirtm ek istediği husus
Rum B akanların k an u n ­
suzluk yolundan dönm e­
m ekteki inatçılıklarının
artık gülünç olm ağa b aş­
ladığıdır.
Türk siyasî çevreleri,
kanun ve nizam ın bt’ k a ­
d ar aşik âr bir şekilde a
y ak lar altın a alındığı bir
m em leketin bugün artık
m edenî dünyada yeri olam ıyacağı husu su n u belirt
m ekte ve bu bakım dan
Kibrisin istikbali hususun
■da ciddi endişe izhar et
m ektedirler.
nin inkişafı için 36206 li­
ra, h ayvanlarla şap h a sta
lığına k arşı aşı kam panya
sı açılm ası için 30 bin lira
ve y av ru düşürm e h a sta ­
lığına k arşı aşı kam panya
sı için de 27350 lira h a r­
canm asını derpiş ed=;n iki
ta s a n tasv ip edilm iştir.
Ö te yandan üyelerin
sordukları so ru iar M ecli­
sin dün akşam ki ofuru-
Dün to p lan an B akanlar
kurulu, d iğ er şeyler mey anında yeni ü rü n zahire
için ödenecek fiyatların
geçen senekilerin aynı
kalm asına, yani buğday
için ton başın a 40 lira v e ­
y a okka başın a 50 mil ar
p a için ise to n başına 25
lira 600 mil veya okka ba
şm a 32 mil olm asına k a -'
Bir aile kavgası ile ilgi-T davanın içyüzü şöyiedir: ta s a llu tta b u lunduğu için
li d ava d ü n L efkoşa T ürk
Aile reisi H üseyin Ka üç hap se m ahkûm olm uşK aza M ahkem esinde sona vaz, b u n d an b ir m ü d d et 1 tu . M ahkem e, kızın kahve
erm iştir. Üç ayrı m uhake önce k arısın d an ayıvlmış han ey e yalnız b aşın a gitm e son u n d a tam am 'a n an ve dokuz çocuğu an n ele­ tiğini ve kahveci ta ra fın ­
rinin bakım ına verilm işti d an b in b ir üm itle k an d ı­
Böyle olduğu halde çocuk rıldığını m eydana ç ık a r­
lar ihm ale uğram ış ye h a t m ıştı.
ta terk ed ilm iştir. A raların
A ilenin 13 yaşındaki
da gelişm iş iki de kız b u ­ k a rd e şi S uzan ise m ahkelu nan ço cu k lar b aşk a la rı­ m ede b ir m ak in istin kennın m erh am etin e b u ak ılm ıştır.
BAŞYAZI
Türkiye Kıbrıs konusunda daima gerçekleri söyle
iniştir ve söylemek âzmindedlr. Halbuki Rum ortaklarımız hayal peşinde koştukları için, daima gerçeklerin y k
taşıdığı anlamı anlıyamamakta ve bu yüzden de m era-.®
leketteki huzursuzluğu tahrik ederek, bir Türk düş
mantığı yaratmağa çalışmaktadırlar.
İstanbul 16 (Basın Ya­
yın) : O tom obille Paris İstanbul arasın d a sü r a* de
nem esi yapan b ir F ransız
Kıbrıs m eselesinde İyi niyetin, samimiyetin şart
olduğunu defalarca söylemişlzdir. Fakat ne vazık ki,
otom obil yarışçısı, Parisonlar tamamen gerçeklerin dışında kalmakta, iyi niye-«it
te, sam imiyete değer vermemektedirler. Bunun >,orum jK terı h areketinden 31 ra a t
luluğu onlar İçin çok ağır olacak ve bir gün gelip, bu- A t 50 dak ik a so n ra sabah scnun hesabını veremiyeceklerdir.
at 9.53 te T opkapı önüne
DEVRİM.
gelm iştir.
EfkânEfekan
KIBRISA GELİYOR
T ürkiyenin tanınm ış
film yıldızı yakışıklı es­
m er E fkân E fekân ön ü ­
m üzdeki günlerde K ıbrısa
gelecektir. Bu h u b en aldı
ğım ız kaynak d ah a ıazla
bilgi verm ekten kaçınm ış
tey e h av ale etm işti».
M im arlar ve N afia M ü­
hendisleri K anunu ta h tin ­
de y ap ılan n izam ları ta s ­
vip eden B ak an lar K urulu
son a larak K ıbrıs C um hu
riy etin in u lu slararası ih ti­
lâfların sulh yoluyla h a l­
ledilm esine d a ir kom isyon
la ra k atılm asın a k a ra r v er
m iştir.
Facia: 2 Kıbrıslı Türk Kızı
Kötü Yollara Sevkedildi
De Gaulle
Atina’da
Ota Yarışçısı
İstanbul’a
31 Saatte Beldi
h ir etm eği k ararlaştırm ış
B ak an lar K urulu ayrıca
Kıbrıs C um huriyeti ile Am erik a B irleşik D evletleri
arasın d a b ir y atırım f aran
ti anlaşm ası aktedilm esini tasvip etm iş ve d >ktor
larm m ü teh assıs o larak
tan ın m ası için g erek en ev
saf, tay in eden nizam ları
inceleyerek b ir tâli kom i-
-l-
ni ve ta şıta büyük güçlük
ler çıkarm asına rağm en
yolun bugüne k ad a r ta ­
m ir edilm em iş öldüğünü
belirtm iş ve B akanlar Ku
ru lu n d an L ârn ak a kazası
aleyhine b ir h av a estiğini
ileri sü rd ü k ten sonra Lâr
n ak a halkının iane değil,
D evam ı sayfa altıda
adalet istediğini söylem iş
tir.
Buna rağm en bu y olun
inkişafı için 5844 liralık
bir m eblâğ tasvib edilm iş
tir. M eclisin dün akşam ki
A tina 16 - F ransız Cum
o tu ru m u n d a L efkoşada
h u rbaşkam De G ol’ün, Yu
S tahsinos sokağı caddesi
n an istan a üç günlük re s ­
mî b ir ziy aret y a p rrfk üzere dün A tinaya m uvasa
lâtm da sıkı em niyet te d ­
birleri alınm ıştır.
A tina - P ire bölgesinde­
ki
polisler, 4 bin sivil p o ­
TÜRKİYE GERÇEKLERİ SÖYLÜYOR
lisle takviye edilm iş F ran
Türkiye Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Frkin’in
sız C um hurbaşkanının ge
Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Kıbrıs’a dair yaptığı konuşmanın tepkisi Rumca gazetelerde balâ devam
çeceği y er tellerle kesile­
etmektedir. Rumca gazetelerin saldırgan politikası hiç tifc
re k h e r 25 yardalık m esa
de yeni birşey değildir. Bu bakımdan onların yazdıkl.ırını, ileri sürdükleri fikirleri hiçbir zaman dikkate
fy e b ir polis y erleştiril­
alacak değiliz. Çünkü nasıl bir zihniyete sahip olduk­
m
iş, h alk ta n C um hurbaş­
larını, artık biimlyen, anlamıyan kalmamıştır.
k an ın a çiçek atılm am ası
Buna rağmen gene de biz gazetecilik görevimizi
istenm iş ve b u bölgede bu
yaparak, bu arkadaşlara hâlisane tavsiyelerde bulun­
f t ^ a ^ ı n ^ ı ^ a h a n ^ c a d u n a t T n d a n addediliri Ma
mak istiyoruz. Kıbrıs m eselesi kendilerinin düşündüğü *■£ lunan ve ellerinde p ak et
incelediği gibi hiç te basit bir olay değildir. Kıbrıs me- IÇ olan h er şahıs yoklam aya risa AUasio 1957 yılında R om ada MGM ve T itanus
selesi, bugünkü durumuyla dünyayı İlgilendiren bir ko T?
(İtalyan) kum panyaları nın işbirliği ile çevrilen
nudur ve olmakta da devam edecektir. Çünkü gerçek ' f f tab i tu tu lm u ştu r.
barışçılar Akdenizln bu bölgesinde huzurun hiçbir za­
De Gol P aza r günü m em A rrivederci Rom a film iy le parlam ıştı. H atırlanaca
man bozulmasını arzu etmemektedirler. Çünkü barışçı
lek etin e dönm ek üzere u- ğı gibi bu film A ndrea - D orya Transatlanti»>nin
devletler bundan Komünizmin faydalanacağını çok iyi
biliyorlar.
çak la S elânikten ay rıla­ batm ası ile şö h re t k azan m ıştı. Ç ünkü gemi ^ a ta r
ken bü tü n m egafonlardan A rrivederci Rom a şarkı
caktır.
Türkiye de aynı düşünceye sahip olduğu için, Kıb
rıs konusunda çok hassas davranmakta ve bu yüzden
sının nağm eleri dök ü lü y o rd u . M arisa isimli sex yıl
de yanlış yolda olanları, doğru yola getirm eğe çalış- ]$.
dizim
y u k an d a k i resim de görüyorsunuz.
maktadır. Fakat ne yazık ki, gerçekle bağdaşınıyan
Rum fikirleri, bu samimi İkaz ve tavsiyeleri tehdit, a s
baskı olarak kabul etm ekte ve bu hareketleriyle de
memleketi felâkete sürüklemek yolunda olduklarını
görmemektedirler.
ra r verm iştir. K u ral yuka
n d a k i fiy atları tesb it ed er
ken, bu seneki zah ire ü rü
nüne te sir eden k ö tü h a ­
va şartların ı ciddi s u re tte
nazarı itib a ra alm ış ve
böylelikle h ü k ü m et, gele­
cek ekim m evsim inden
önce açık lan acak olan za
hine ü rü n leri ile ilgili yeni siy asetin tatb ik in i te ­
tır. Yalnız E fkan Efekanın K ıbrıs’ta g ö sterilecek
olan b ir film in galasında
bulunm ak ü zere iki h a fta
için adam ıza gele, eğini
belirtm iştir.
H üseyin K avaz karısı
A yşe H üseyinden 1961 yı
lında boşanm ıştı. B oşanır
bo şan m az gece d ışarı çık
m ıya b aşlıyan kadın d aha
so n ra çocuklarını 'hm ale
u ğ rattığ ın d an dolayı m ah
kem eye g etirilm işti. D u­
ru şm ad a A yşe H üsevinin
ço cu k ların a yiyecek bile
tem in etm ediği m eydana
çıkm ıştır. M ahkem e k ad ı­
nı üç ay hapislikle ce za­
landırm ıştır.
İki h a fta önce bu aile­
nin o tu rd u ğ u evin k arşı­
sında kahvecilik yapan
b ir şahıs, ailenin b ü y ü k kı
zı 14 yaşındaki A kile’ye
dini arab asın a a la ra k Lef
k o şa dışında ıssız b ir y e ­
re g ö tü rd ü ğ ü n ü ve başın a
gelenleri acı b ir ifade ile
an latm ıştır.
S u zan ’la ilgili d av ad a
29 y aşın d ak i Salih M eh­
m et 6 ay h ap se m ahkûm
edilm iş, kız d a b ir refah
m em uru ta ra fın d a n evine
g ö tü rü lm ü ştü r.
DEVRiM'in
BİRİNCİ AY SONU HAM LELERİ
29 M A Y IST A BAŞLIYOR
|1) İstanbul Nasıl Zaptedildi? i
- Şim diye k ad a r neşredilm em iş b ir h ikâyesi NACİ SEREZ’in “ DEVRİM ” için özel bir şe­
kilde hazırladığı bu yazı serisi şim diye k a d a r
hiçbir y erd e y ay ın lanm am ıştır. F eth i b ü tü n
cepheleriyle an lata n bu seri b ir h a fta devam
ed ecektir.
İ
2 ) Yağmur Ağaçları
R om an
Y azan : FİKRET DEM İRAĞ
H er o k u ru n a h er ay b ir ro m an vvren
“ DEVRİM ” in ikinci rom anı, m em leketim izin
ş# y etiştird iğ i o zan lard an FİKRET DEM İRAĞ’ın
' f >lk rom anı : YAĞMUR AĞAÇLARI. B aşarılı
b ir yap ıt. İlk fasikülü 8 say fa o la ra k su n u lacak
'jft
^
fg
i*
Oniiç Türk Hacısı
Çel Yolunda 1 3) Adnan Akın’ın Hazırladığı |
Kazaya Uğradı * özel Röportaj Serisi |
Göksel Arsoy
A m m an, 16 - M ekke’den
dö n m ek te olan 13 T ü rk
hacı içinde sa y a h a t etm ek
te o ld u k ları o tobüsün S u­
udî A rab istan ile Ü rdün
hudu d u n d ak i b ir çöl yo
lu nda k az a geçirm esi so
nu n d a yaralan m ışlard ır.
H astah an ey e kaldırılan
y aralılard an sekizi ta b u r­
cu edilm işse de diğerleri
halâ h astah an ed e m ü şah a
de altın d a bulu n d u ru lm ak
tadır.
D EV R İM İN DÜNKÜ
SAYISI 5410 \D E T
BASILMIŞTIR
T ü rk perdesinin başarılı san a tç ısı GÖKSEL
ARSOY bu rö p o rta j serisin d e h er so ru y a, en
k ü çü k b ir te re d d ü t g ö sterm ed en cevap veri-
5!fyor'
•■4) Taklit Edilmemesi için
Dördüncü Konuyu
AÇIKLAMIYORUZ
29 Mayıs'ı
Bekleyiniz!
MAAD TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA AKTARILMIŞTIR
SA Y F A : 2
I
E
" B
der
lük
Özd
dar
rak
se,
ona
gen
yor
uza
voli
vey
“ h(
duy
m
k a r:'
*ı
ö
ys
ır i(
ıe
h
Rum Aşağılık Duygusunu
Besleyen Faktörler
Dünkü yazımızda, Kıbnstaki bütün tilrk - Rum
çatışmasının temelinde, Rumlann Türklere karşı bes­
lediği derin düşmanlık duygusunun yattığını söylemiş
ve bu düşmanlığın da, asırlarca Yunanistanı ve Kıbn sı İdare etmiş bir millet olarak bize karşı Rumların
şuur-altında yatan aşağılık kompleksinden neş et et­
tiğini iddia etmiştik. Rumların devamlı olarak bize ta­
nınan hak ve salâhiyetleri gasbetmek, bizim ekonomik
sahada yükselmemizi kösteklemek, bize karşı bir üs­
tünlük iddiasının kıskacı İçinde kıvranmak ve gerek
bizim gerek Türklyenin en ufak bir başarısını şiddetle
kıskanmak gibi tavırlar, hep bu aşağılık kompleksinin
belirtileridir ve bir Kıbrısli Rumu, Türkierin hak ve
menfaatlerinin şu veya bu şekilde zarara uğradığını
duymaktan daha fazla sevindirecek hiçbir şey yoktur.
Bugünkü yazımızda da aşağılık kompleksini halen
beslemekte olan faktörler üzerinde durmak istiyoruz.
Tam bağımsızlığına kavuşmasından itibaren Yu­
nanistan, tarihi gelişmelerin ve geniş ölçüde Türkiyenin takındığı anlayışlı ve görgülü tutumun yardımıyle
tarihin derinliklerinden gelen bu İnferlorlte kompleksi­
ni hiç olmazsa kısmen yenmeğe muvaffak olmuşa
benzemektedir. Arasıra meydana gelen tepmelerin de
yavaş yavaş ortadan kalkması beklenebilir. Fakat Kıbrısta durum başkadır ve bu kompleksi besleyici fak­
törlerin etkisi azalmak şöyle dursun gittikçe kuvvet­
lenmektedir.
Bu faktörlerin başında, eski İngiliz müstemleke
idaresinin belkide kasdl olan yanlış politikası ve tutu­
mu yüzünden Rum eğitim sisteminde gerekli düzelt­
melerin yapılmamış olması neticesinde ve buna ilâve­
ten, küçük bir ada olarak Kıbrıs’ta mahsur kalmış bir
durumda içgüdülerini devam ettiren ve bunları devam
ettirmenin mantıki haklılığını, Türklerden sonra yeni
bir müstemlekeci devletin Kıbrısı Işgftl etmiş olmaşıjıda bulan Kilisenin kristalize olmuş tutumunun etkisin­
den dolayı, Rum liderlik takımının herhangi bir mane­
vi tekâmül kaydedememiş olması hakikati gelmekte­
dir.
Filvaki, bu liderlik takımının bugün şiddetle de­
vam ettirmeğe çalıştığı Pan-Hellenizm rüyası, — ki bu,
Yunanistanda bile artık bir siyasi faktör olmaktan çık­
mağa başlamıştır — modası geçmiş menfi ve yıkıcı bir
R .tO Y O I
Sabah yayını :
(*6.59 Açılış
C7.00 K uranı K erim ’: ı o k u n ­
ması ve ney taksim i
C/.15 İzzettin ö k t e ’den ionbur
soloları
1*7.30 H aber bülteni
07.45 İsm et N edim ’den
şarkılar
08.10 D ans ritm leri
Cfe.45 Oyun hayaları
09.00 K apanış
ö * le yayını
11.59 A çılış ve i> ag ra m
L..C0 Şarkılar
12.30 K ontinental m e y lile r
13.00 Sevim Ç a ila y a n ’la ıı
şarkılar
13.25 A ra müziği
13.3C H aber bülteni
I j .45 K apanış
.tk f u n yayını :
ı .59 Açılış ve p ıo g ra n
1 • 0* K ıb rıs'a selâm
17.30 Ç ocuk saati
18.00 Bestelenm iş şiirleriyle
O zanlarım ız : I eylâ l««.nım
ı8.3G G itar müziği
18.45 Coca C ola p ro g ıtm ı
l ‘\0 0 C um a neşesi
ly.15 K em an soloları
L*.30 H aber bülteni
29.45 Lânitis program ı
20.00 R om antik m elodiler
20.00 T ü rk hikâvccileri .
Ziya O sm an saba
>0.45 Beraber ve solo
şarkılar
21 C0 Y anlışı bulunuz
2 ’ . 15 T ü rk müziğinden
seçm eler
21.45 İnci A talay dan
şarkılar
22.00 H aber bülteni
22.15 C um a konseri
23.00 K apanış.
TELEV İZY O N
19.0G Açılış
19.02 Ç ocuk köşesi
19.32 Cangıl K raliçesi Ş'na
1a 59 A tatü rk Enstitüsü defile
sinde ihtira eden aktüalite
20 14 A spava B ar’da çalışm ak
ta olan artistleri nkatılacağı
m üzik program ı
20.34 “ ö lü m F ilm Ç ekiyor”
isimli tam boydaki Türkçe
film.
A M E R İK A N IN SESİ
PR O G R A M L A R I
M A Y IS A Y I PR O G R A M I
Pazaı : H aberler - Basın d erle­
mesi - A m erikada Ü niversite
hayatı.
Pazartesi : H aberler - R adyo
M ecm uası 1) S por haberleri
2) M ülâkat ve rö p o rtaj.
S alı : H aberler - H ab er yoru­
mu - T arım program ı.
Çr.ışam ba : H aberler
İngiliz­
c i dersleri (K onuşulan İngiliz­
ce Serisi)
Perşem be : H aberler - H aber
yoıum u - Panoram a.
C um a : H aberler - H aber yor ım u - S an’at dünyası.
C u m a rtesi : H aberler - llerli13, 31 m . kısa d alg a
G ünlük yayım : 19.30 - 20.00
19, 31, 41, 49 m- kısa 238 m.
o rta dalga
Y ayım ın tekrarı : 2 0 .'0 - 21.00
yen ilim - H aftan ın olayları.
lı
11
J
i
H azırlayan:
Çelil Doktoroğlu
1 2 3 4 5 6 7 8 9
□ □ □ □ □ □ □ □ □
Y ukarıdan A şağıya :
1. Gül yanaklı 2 Scldan
Sağa No. 2’nin ayni: boş­
luk 3. Saçları taram a şek
li; erkek adı 4. Tersi e mir; İki harfin araşm a Z
konursa üye 5. İnk-'nek;
Divan Edebiyatm da bir
vezir 6. Yüksek ses’e b a­
ğırm ak 7. Sona R giden
su; tersi aHnteriyle kaza­
SOLDAN SACA
n arak 8. Çığlık; küçük 9.
1. H. R. G ürpınar’ın bir Zıddına; güzel koku.
tornanı 2. Elbise onunla
düzeltilir; kağan 3 İnci
Çığlık 4. Kız adı; isim 5. İ B üünn k ü B ulm acanffift
ih s a s ı
Sığır; b aşa G konursa e r­ U g a l l e
kek adı 7. H er gece yapa
rız 8. Çevir; m erham etsiz
1. Sam anyolu 2 Arıza;
9. Tersi bakış; duygu.
kol 3. Vazife; ka 4 ('m ara; kum 5. Rah; he- ma 6.
Ok; Sara 7. do; ora k) 8.
Anadolu 9. Arad; z a t.
KİRALIK DAİRF
Yukarıdan Aşağıya :
G irne yolu üzerinde
1. Savarona 2. A rrnak;
H arm an apartm anında 4 Na 3. Mizah; dar 4 Azir;
odalı, soğuk - sıcak su te dar 5. Nafaka; od 6. Erol
sisatı olan mobilyalı ve­
ya m obilyasız bir daire 7. Ok; Aruz 8. Lokum 9.
Ulamak; ar.
kiralıktır.
M üracaat:
Firma Harman
Dizgi, Baskı, K lişe:
Tabak Hilmi Sok. No. 4
DEVRİM Basımevi
T e l:4638
I.efkoşa.
Biraz da Gülelim
Benim
rs s K ::::v
milliyetçilik görüş ve anlayışıyle malûl bulundukları­
nın en büyük delUldlr ve Türkierin, Türkiye Cumhuri­
yetinin kuruluşundan itibaren anavatan liderliğinin
umumi görüş ve politikasına uygun olarak elde ettik­
leri sür’atli siyasi gelişme karşısında içlerindeki aşa­
ğılık kompleksinin pençesini gittikçe daha büytlk şid­
detle hissetmektedirler.
Kıbrıs devleünin kuruluşundan itibaren geçen kı­
sa zaman zarfında Kıbrıs Türk liderliği, basını vc umu
miyetle halkının geniş ölçüde gösterdiği siyasi olgun­
luk ve tolerans her türlü takdirin üstündedir ve bu ol«
gunluk ve tolerans olmasaydı Kıbnsta çoktan kan göv­
deyi götürmüş olacaktı. Modem anlamda disiplinli bir
cemaat olarak Türkierin her türlü maddi ve manevi
tahriğe kapılmaması, kanun ve meşruiyet yolundan
ayrılmaması ve her türlü siyasi İptidailiği reddetmesi
karşısında maddi bakımdan daha kuvvetli olmalarına
rağmen Rumların son derece İptidai bir siyasi anlayış
içinde, Türkierin kanun ve nizama uyma ve meşruiyet
te azami dikkat gösterme büyüklüğünü dahi takdir
edemiyerek her türlü kanunsuzluğu, şiddet ve zorba­
lık tedbirlerini ve “orman hukukunu” mubah görme­
leri ve TUrkleri de ısrarla kendi seviyelerine düşürme­
ğe çalışarak bunda muvaffak olamamaları, içinde yu­
varlandıkları aşağılık duygusu girdabının gittikçe ge­
nişlemesine yardım etmektedir.
Dr. Küçük çıkıp da “ben filân teklifinizi reddedi­
yorum, çünkü Anayasaya aykırıdır,” veya “faton ka­
rar suretini imzalayamam, size iade ederim, çünkü ka­
nuna aykırıdır,” dediği zaman medeni dünyanın her
tarafında yankılar uyandıran blrşey yapmış oluyor ve
Kumlar da kanunun bükülmez kolu tarafından birbiri­
ne çarptırılan kafalarını karıştırarak hissettikleri ka­
nunsuzluk ve iptidailik aczi içinde yıkıcı kompleksle­
rine gittikçe daha fazla sarılıyor.
Maddi refah ve servetin, hiçbir zaman bir cema­
ate diğer bir cemaat üzerinde devamlı ve hakiki bir
üstünlük sağlıyamıyacağını, manevî prensip ve kıy­
metlere saygı göstermenin, ruhi ve hukuki üstünlük
elde etmek için elzem olduğunu anlayacakları günü
biz sabırla bekliyeceğiz.
K O Ç B U R C U : (21 M art - 19 Nisan) - Size yakın kim ­
selerin fikirlerini alm aklığınız doğru olacak. Teşebbüsü­
nüzü bundan so n ra yapm alısınız.
BOĞA BU RC U : (20 Nisan - 20 Mayi3) - İşerinizde güç
lüklerle karşılaşm anız m uhtem el olan bugünlerde cesare­
tiniz kırı m anialı. Enerjik olunuz.
İK İZ L E R BU R C U
: (21 M ayıs - 21 H az.) - İm kân ve!
şartlar, bir arzunuzu gerçekleştirm ek için vâki teşebbüs­
lerinize ayrı b ir yön verecektir.
Y EN G E Ç BU R C U : (22 H az. - 23 T em .) - Bazı tasav­
vurlarınızın gerçekleşmesinde iyi kalpli kir»seJerın yardı­
mı oacak. F ırsatı kaçırmayınız.
A R SLAN BU RCU : (23 Tem - 21 A ğus.) - O laylara tekadüm etm ek niyetindesiniz. A ncak iyi d ostlara ıLtiyacınız var. B unları isbatle seçmelisiniz.
BAŞAK BU R C U : (22 A ğustos - 23 Eylül) - Y akın bir
kim senin insiyatiflerine karşı gelmeyiniz. B ugünkünden
daha fazla m esut olacaksınız. Şansınız iyi.
T E R A Z İ BU RC U : (24 Eylül — 22 Ekim ) - Sendiğiniz
kim selerle aranızı açm anızda m âna yok. 0u y ö n J î gay­
retler size bazı im kânlar sağlıyacaktır.
T e raziğ iv d am ıii--------------- --------A K R E P BU R CU : (23 Ekim - 21 Kasım) — K enenizi,
bazı hayallere kaptırdığınız için esaslı işinizle meşgul o la­
m ıyorsunuz. C iddi şeylere y öoflin.
I Y A Y BU R CU : (22 K asım - 21 A ralık) — Sosyal m üna­
sebetlerinizde gelişmeler bekliyebilirsiniz. îk i arzur-uz ya1 kında m üsbet şekilde neticelenecektir.
O ö L A K BU R CU : (22 A ralık - 19 Ocak) — Bugünlerde*
b ir k arar alm ak m evkiinde kalacaksınız, ‘iu n d a arele e t­
m eniz doğru değil. K arard a isabet olm alı.
I KOV A B U R C U : (20 O cak - 18 Şubat) — Bir k iın ie hak
' kında yanlış m alûm ata dayanarak hükm e virm an z m uh, temel. Esaslı bilgiler edinmeye çalışınız.
BA LIK BU RC U : (19 Şubat - 20 M art) — A n lay ışız in­
sanların hakkınızda hüküm verm elerine im kân bırakacak
davranışlardan uzakta kalmalısınız.
l-l.
ŞAŞMIŞ !
Küçük Genevieve son
derece üzgündü. Çünkü
küçücük köpeği
T utu
hastalanm ıştı.
Babası
kendisini teskin ederek
— Üzülm e kızım bir
köpek doktoru getiririz
onu hem en iyileştir!.-, di­
yordu.
G erçekten bir veteri ner çağırdılar. V eteriner
T u tu ’yu m uayene eder­
ken Genevievede dikkat
le onu inceliyordu .Niha­
yet dayanam ıyarak so r du :
— Efendim siz gerçek
ten köpek doktoru m usu
nuz?
— Evet, kızım dedi ve
teriner. Neye şaştın bu­
na?
— Hiç efendim Ben
köpeklerin
doktorunun
da köpek olduğunu ta n ır
dım da...
DOĞRUSU
— Hâlâ, diyordu Ayşen, senin neye çocuğun
yok?
— Bu şans m eselesi kı
zım. Bana b ir çocuk ge
tirm esi için ne k adar çok
leylek aradım am a
bir
türlü bulamadım.
— Am an hâlâ, Leylek
arayacağına b ir koca ara
saydın ya o zam an bak
nasıl çocuğun olurdu ?
SEBEBİ VAR *
Seksen yaşındaki oir adam nikâh
m em uruna
m üracaat ederek nikah­
lanm ak için ne gibi ev rakların hazırlanm ası ge
rektiğini sordu. M*.mur
RÖPORTAJ
Ü stad, gençliğinizde
nasıl vakit geçirirdin:z ?
En büyük zevkiniz re y d i?
— A vlanm ak ve kadın
— Ne avına çıkar Jınız?
— Kadın tabii!.
MECBUR !
tik defa baloya gidiyor
du. Genç kız ile annesi
baloya götürecek deıikan
lıyı bekliyorlardı.
GÖNYELİ İLKOKULU
— İtira f edeyim ki. he
VE KADIN KURSU
yecanlıyım , diyordu an BAŞÖĞRETMEN,
ne. Bari otomobilin! dik- ‘
ÖĞRETMEN,
k atli kullanıyor mu?
ÖĞRENCİLERİNE
— Bak anneciğim on­
19 Mayıs, 1963 Pazar
günü ö.e. saat 11 de İlk­ dan emin olabilirsin son
okul binasında tertip le­ derece dikkatli ve yavaş
nen yıllık resim -elişi, na kullanıyor. Çünkü bir uyap arsa
kış - dikiş ve eviaaresi fak kaza d ah a
b ir
sergisine sayın halkımı - polis ehliyetini alıp
İ
d
a
h
a
verm
iyecekm
iş
.
1zm teşriflerini Özlerler.
I—I
YAKUT
ÜMİT DENİZ
biraz düzelm eye
yüz Zaten canım sıkılıyor...
tutm uştu. Ama yine de, Bir de seninle uğruşmıtam istenen şekle gel­ yalım şimdi...”
Sonra m uavinine dön
miş değildi.
Nitekim, A slan’ın bir d ü :
— “M ehm et bev, siz,
an evvel M üdüriyetten
konuştuğum
uz veçhile
ayrılm ak için acele e t­
h
areket
edersiniz
Am esinin asıl sebepleri
dam
gelince
de,
bir
y
er­
de bu idi işte..
de
tutarsınız.
Kimseyle
Delikanlı m erdivenle­
ri inip gözden kaybol­ konuşm asının, onu ken
duktan sonra, N ecdet’ - konuşm asının, onu kenin odasına yürüdüm . E- ğim!..”
— “B aşüstüne efen­
m ektar kapıcısı yeni­
dim !..”
den doğruldu:
M üdür muavini çıkar
koltuğa
— ‘Buyurur, beyefen ken, oradaki
di, safa geldiniz, sefa­ kurulup, ehem m iyetsiz
birşeyden bahsederm iş
lar getirdiniz !. . ”
N ecdet ile yakın arka gibi, sordum :
— “Adamı b izzat sor
daşlığımızı ve onun oda
guya
çekmem iyi ama,
sına h er zam an rahatça
her
şeyden
evvel onu
girdiğimi bilirdi.
enselemek
lâzım
.”
— “Kimse v ar mı?..”
Yorgun
yüzü,
darbe
— “M uavin bey ile
yemiş b ir ayna gibi binkonuşuyorlar.”
bir parçaya kırıştı :
Kapıyı açtı, girdim.
— “Yine ne h a k k a­
Bizim koca oğian,
yorgunluktan bitik hal­ rıştırıyorsunuz?”
Bir sigara y ak tıır :
deydi. Beni görünce, ho
— “insan böyle terbi
m urdanır gibi :
— “B uyurun baka­ yesiz ev sahibi olursa,
lım!” dedi. “ Belâlar mü sigarasını da kendi p a­
ketinden içer işte i..”
bareği teşrif etti ”
— “Gevezeliği bırak
— “O kad ar kasılma!
da
şöyle!. Yine n e'er ge
İstem iyorsan, «imdi çı­
yeliyorsun?..”
k ar giderim!..”
— “Birşey geveledi­
— “Dur!.. Gel yahu!.
nin sırrım bana da Öı
YOKSA
adam ın haline şaşırarak,
tir misiniz?
Adam
birinin
k
arn
ın
a
— Seksen yaşında ev­
tekm
e
v
u
rm
aktan
yargı
— G ayet basit dostum
lenm ek istem ek hos bir
şey am a,
m uam elelerle lanıyordu. Yargıcın ş a ş ­ dedi beriki, içinden çıkıluğraşm ak sıkıntı o!aa ge kın bakışları arasında sa m az bir dosya getirdikle,
vunm asını yapıyordu :
ri zam an üzerine “Mar.
rek, dedi.
— Vallahi niyetim o de tin ’e havele” diye yazıyo
— Evlenmeyi istem ek
diyordu. rum. Bu k ad ar büyi’k bir
mi ne m ünasebet canım ğildi yargıcım
m ecbur kalm as aydım ev Ama birden bire dönü - teşk ilât içinde elbette
M artin vardır diye
verdi.
lenm eye girişirmiydim.
düm. Yanılmamış
BİRİ ÇIKAR
BİLMEZ MI?
İkisi de aynı odada ça ­ yım ki, gönderdiğim
Adam futboldan başka
konuda lâf etm ez ol.nuş- lışıyorlardı. M asaları yan yalardan hiç biri geri j
rağm en medi.
tu. Tabii bu durum karısı yana olm asına
hiç konuş
Bu söz üzerine
nı günden güne sinirlendi birbirleriyle
riyordu. N ihayet bir gün m azlardı. Biri saat 17 ol- şı ayağa kalkarak >■v
dum u işini bitirip gider, ni çıkarm aya başladı
dayanam adı :
— Am an y eter artık diğeri sa a t 20 ye geldiği bu arada :
— H azırlan ark?daş,
şu futbolundan bık'.ım se halde elindeki işini l itire
mezdi.
N
ihayet
daim
a
dedi,
bu teşkilâtta adı
nin, futbol, futbol, oaşka
geç
kalan
dayanam
ayıp
M
artin
olan bir ber
lâf bilmez misin set.’
rım,
hazırlan
da şu
sordu
:
— Neye böyle sö„lü —
Affedersiniz,
şu
işi­
ayın
acısını
senden
yorsun kancığım ,
ben
başka konularda hk; ko­ nizi saat 17 de bitirm e - çıkarayım .
nuşm uyor muyum ?
— K onuşm uvorsım ya
s s s e a î« ® a t ^ S p s A iiA y ı
eminim bizim
evienme
yıldönüm üm üzü dahi uADANIN EN BÜYÜK TÜRK KİTAPLIĞI
nu'm uşundur.
— Yoook, bak onda ya
M ecidiye Sokak 11-13
nılıyorsun, bugün gibi ha
Lefkoşa.
tınm dadır. Bizim milli ta
Uzun yıllardan beri T ürk kültürüne hizmet
kımm M acarları yendiği m ekte olan KİTAP SARAYI beğeneceğiniz te!
günden tam üç gür. son­ (ercüm e rom anlar deposudur. Onbinlerce
ra evlenm iştik.
sından siz de beğeneceğiniz k itap lan seçebili
ğim yok yahu!
S'oför
Yusuf’tan bahsedıyo rum. Onu arayıp bula­
m ıyorsun da.. Halın ni­
ce olacak diye düşünü­
yorum .’
— “Allah kahretsin
seni inşallah
— Âmiiiin... Hep be­
raber...”
— “M urat... Ser.i be­
nimle tanıştıran kadere
lânet olsun!.. H ayatım da evlenem iyorum ki,
bir k an ,
bir kaynana
derdi çekmiyeyim d ert­
li başım ı dinç tutayım
diye... Ama elhamdülillâh sen, m aafaiz bana
bunları ödetiyorsun! ’
— “Sabah sabah kon
ser verm eye
başlam a
Allahını sev e rsen !.. Şu
raya insan gibi iki keli­
me konuşm aya geMim!.
Yandaki etajerin altın
dan bizim gazeteyi çe­
kip,
hom urdanm ağa
b a ş la d ı:
— “İnsan gibi ge'miş.
İnsana bakın siz htle..
Adam beni işimden gü cümden, mesleğimden
edecek, hâlâ insanlık tan dem vuruyor !..”
Gülmeğe banladım.
— “Bir d karşım a geç
miş, sm tıyor. Sırıt, sı-
KİTAP SARAYI aynı zam anda Türkiye’nin belli
başlı gazete ve dergilerini günü gününe ithal eden,
tevzi eden en büyük bayiilik teşkilâtlarından birine
sahiptir.
KİTAP SARAYI h er zam an için emrimzdedir. Her
istediğinizi, h er aradığınız yalnız KlTAP SARAYI’nda bulabilirsiniz.
OKUYACAĞINIZ KİTAPLARI KALİTELİ SEÇİ LMEK İÇİN KlTAP SARAYINA BAŞVURUNUZ.
;■
Kitap Sarayı
Tel. 2824.
SÖ B »& B 9 0 İ İ İ
---------------------------------------------------------------------------------------------
MI
GEÇİTKALE’DE
AÇIK TEŞEKKÜR
ÖRNEK BİR ESER
12 M ayıs 1963 Pazar G eçitkale (öze!) — Son
günü Lim asol T ürk Kadın
zam anların en önemli elar Birliğinin düzenlediği seri köylünün birlik ve
A nneler gününde, i epsi beraberlik içerisinde çalı
h ay atta olan 11 çacuk an ­
şarak yaptıkları mi.ıarenesi olarak Birlik yö n e­ dir.
Doksansekiz avak
tim kurulu tarafın d an “yi yüksekliğinde olan mina­
lın A nnesi” seçiidirr
re için gerekli
paramn
Ç ocuklanm m çokluğu bir kısmı Evkaf, 20C lira­
ve mali durum um uzu göz sını Londra’da bıyjnan
önüne alan ve yardım eli­ köylüler ve büyük
mi­
ni her sıkıda olana u ra ta n ni da köylü vermiştir.
pek sayın ö . Faik M 'iftüKöylüler minarenin
zade Bey ve Limasol T ürk
meydana gelmesi için
K adınlar Birliği b ir?r ço ­
hep birlikte çalıştıkla gi
cuğum un O rta Okul ta h ­
bı köy kamyon sahipleri
silleri boyunca duhuliye­
de gerekli malzemeyi ta^
lerini, ve okul için zaruri
Tefrika No. 22
şıt ücreti almadan, sade rıt!..
M arifer yapıyor­ m asrafiannı, lütfen öde­ ce benzin tutarını ^.'arak
sun çünkü... 5u ha!e ba yeceklerini m üjdelediler. taşım ışlardır.
iki yavrum un istikbali­
kın!...”
Plânları hazırlayan mü
ni
k u rtaracak olan ö F.
Elindeki gazetenin
hendisler Hakkı Atun, 0m anşetini yüksek sesle M üftüzade Bey’e ve Li­ ğuz Başak ve Ayer Kâşif
m asol T.K. Birliği yöne­
okum ağa b aşlıd ı :
olup müteahhiti de Hüse
tim
kuruluna, g ö ste rjik le
— “E srarengiz b ir ci
yin Yalçın’dır.
nayet... Eski Perlin Şeh ri bu yüksek h am iytrper-l. Geçitkale Camii roma •
benderim izi yüzlerce ki verlikten dolayı b ü tü n ai­ resinin değeri tlçbin lira­
şinin o rtasında ki n öl- . ,lem adına sonsuz şü k ra n ­ dır. Köylülerin işbirliği övülm eğe örnek gösterildürdü?.. Bütün c ;r ,a y e t7 lan m iS U n an m m asası m ensuplar: se*
K eziban ABtTj m eğe değer.
ferb er halde.. Polivie i “ Sabah vak ti anlatıyor?”
zinler kaldırıldı.. Sorgu­ dedim.
birbirim izi yem ekle işe
y a çekilenlerin yrkflnu
Şüpheli gözlerle dik­
yüze yaklaşıyor. P aşa­ başlam ıyalım . B eraber
katli yüzüme bakî.1
nın y ak ın lan neler anla çalışalım diye tek lif e— “Rıdvan Te7? ’i w
d en sensin;
şim di de biliyorsun?”
tıyorlar?..”
kalkm ış, bu anlaşm ayı
— “Bundan gilzcl ga
— “Canım, evin t
bozm ağa çalışıyorsun !. m ektar kâhyası değil
zeteciHk gördün mü sen
hiç?”
Yine sesini çık arm a­ mi? Senin gibi, onu bsn
d a n kahvesini yudum la de gördüm !...”
— “Ne hacet, tı^rlk a
edeydiniz bari!.
dı. A nlam am azlığa gel­
Cevabımdan ta'm'n
d im :
— “Etmiyeceğiır.izi
olm am ıştı ama, ses çı­
ne biliyorsun?. ”
— “Bıçağın ve k âğ ı­
karm adı.
Tam parlıyacakrı, o - dın üzerindeki p a r n a k
— “Söylesene, son odacının kahvelerlp içeri
izlerinden birşevle* b u ­ larak onu sorguya
labildin mi ?..”
girdiğini görünce, kendi
mişsin; işimize
ne hâkim olup su stu ve
Menfî m akam ında b a ­ birşey söyledi m i'' 1
şım s a lla d ı:
gözleriyle adam ın fin ­
— “Hayır..”
candan bırakıp
d .şa n
— “Yalnız senin izle
— “Celâl DUmır j*
rin vardı. A nlaşılan he - Neclâ Çakıl
çıkm asını tak ip etti.
ş1’
rifler bu işin erbabı o la­ mi?”
Sonra hırsını kahvr-den
ca k la r . . . ”
alıp, uzun b ir
yudum
— "Evet. Ama t
h ö p ürdetti ve sesini çı­
— “G arsonlardan da dan da işe yarar b;
karm adan gözlerini ba - b irşey öğrenem edin mi?
öğrenem edim .”
n a dikti.
— “H ayır...”
— "Paşanın
— "A nlat bakaî’m ,” ^ — “Rıdvan T ezer ne
(Devamı
ın g®ıerce ıa''" rt
sifflii magazini k arr.tiW ;
m sanşın. feviclıvr
atamağı “cı,'SeP,r ')ir
k evet Birsen Men<*kşeIfnin resmine ra s '^ m a dan edemezsiniz Ç J iik l
hjdefagörünce hep a n ­
mak geçiyor insanın için
den onu. Birsen îs tır b u l’datognıuş. İstanbul Hu- j
LnkFakültesine bi: ‘ ü rt
devamettikten sonra a y ­
rılıp önce Miini- ö ? ı ııi'la
birlikteçalışmağa h ı ş l a - ;
mışsıhnede. Sonr,.- sıra-;
siyleGonk T iy atro -jn d *
veşimdi de Azak Tiv .tro -1
sunda çalışmak:,- d r . T j.
yatroyu başardığı V ^dar
sinemada da hayli !• .bili-
yetvesanat gür im-ahip
N tu ı kısa zainnda
■ubulettiren genç ve gü- i
^san'atçıyle evine1
W\ SlGWRA \
Kötüsü Duv
Türksi&an\anmn ne
fesin düşüttüfeti büvuı
Buhakikatitahliller de'
ma.Türk sigarası içeri
K M U M iN L Ü
? * ** " .......................
\
1
SMMKO
TtMteULN
\ m ı SeVimSok
ModemTesislerinin
n her bakımdanUtmin
d{yiz.
l96l
,f < * 3
Af
ı&Şi?
MAAD TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA AKTARILlVUfeTIR
ki
»7 M»Vıs
>S«3
'Sayfa 3
DEVRİM 17 Mayıs 1Ö6.1
S * ana *
Perdenin Ofelya'sı1
Birsen Menekşeli
*%t.
rİaV nW ı t rt,
man Ü2erin!tlMİkU-
İ - h^ î t
t l<İİnde elbettet
ln vardır diye ! >
L V a n ı 'm a m K
n
^
4
^
^
?
"* Hazırlan ark*.
“ « ■ » * » * » , « /I
nm, hatırlan d, «,,
\ * m acısını «nd*, *
■ CKaraym.
TÜRK
* Sokak ll- u
U dun
n Türk, kültürü»
ıRAYl be^enectfeıiıı
poşudur. Onbinlercujj
:t%\nu kitaptan
aynı zamanda Tüıfe^® v,0n gunıerae n a n f ■ re- nuştum . H er za m a n !<i mü
tenn; gür.û gününe ithal ısimli magazini k arıştırır tevazı ve sevindi haliyle
baynlık te^kılâtUnndan;sanız, sarışın, se v k rli ve an latm ağa başladı.
— G erek T iyatroda ve
her halinde kendini s a n ’-Isun
her iaraan nin emn'alaata verdiği belli genç bir gerekse sinem ada
kiıfcimı yalnız KÎTAî&kız, evet Birsen M enekşe- iyi bir isim yapm a yolun­
li’nin resm ine ra stlam a­ d a çaba gösteren get.ç bir
dan edemezsiniz.. Ç ankü kabiliyet olarak h er ikisin
Kt TAPLAR1 KALtinJ$t ^ d e f a görünce hep ara- de de önce nereye va: m ak
AP SARAYINA BAŞTinak geçiyor insanın için- am acındasınız ?
— Sahneyi ve sinem ayı
l^ iien onu. Birsen îs ta r b u l’birbirinden
ayırm ıyorum .
ftîla doğmuş. İstanbul Hu- . y y w ^ K u k Fakültesine bi:’ süre H er ikisinde de sey>/«'ile­
_________ levam ettikten sonra ay- rim in tak d ir ve sevgilerini
GHjniiıhp önce M üni1" ö / ı ııl’la kazanm ak istiyorun He­
KK< t
Û*.\Uİ>irlikte çalışm ağa başla- le bu sevgi sa n ’atın h ak ­
?aza'\ GtçüafeıOtaış sahnede. S onra sıra- kını veren ve onu a-’nyan
1 ırv -jdın umanün üıyle Gonk Tiyatrocunda kitlelerden gelirse
— Genel olarak günde
< ’j jre şimdi de A zak T iv .tro n(r.ilı unda çalışm aktadır. Ti- kaç sa a t çalışıyorsunuz ?
«« f» l
— Benim bu yıl çakşm a
atroyu başardığı kad ar
•J t
larım
ortalam a olarak gün
3
uE..nemada
da
hayli
k
ıbiliv ö ü fet ve sanat gücüne ^ahip de 10 saati bulm uştur Bu
(Vüisaue1
iduğunu kısa za n ’anda sezon on film de rol aldım
«fi P
rJ abul ettiren genç ve gu- B unlardan (H ayat Bazen
el san'atçıyle evinc'.f ko-.-Tatlıdır) ve (Atı Alan Üs-
İYİ SİGARA DOSTUNUZ
K ötüsü D üşm anm ızdır
iti*
T ürk sigaralarının nefaseti ve nikotin nisiffet*
, .ÜkU kM 1 betinin düşüklüğü bü tü n dünyaca tanınm ıştır.
( m c i !â » - h * 8'
Bu h ak ik ati tahliller de teyid eder.
T ürk sigarası içerek sıhhatinizi k o ru y u ­
D PP H‘^
*
î utüCU»’
S
I 0 0
nuz.
tul
,b e 0 *
■P
.«
’t ü d a rı G eçti) en çok be­
ğendiklerim oldu.
— Size T ürk sahnesinin
Dfelya'sı diyorlar. Fıryoıom inizdeki bu tem iz ve
jaf ifadenin yanında Ofe'/ a oynasanız başara».ağıu z a inanıyorm usunu/.?
— inanıyorum dosem
)üyük konuşm uş o'm am
lerhalde. Ç ünkü sonsuz
jir sa n 'a t aşkı v ar iç in d e
ve kendim e güveniyorum
— H a y atta çok ço>- a r­
zu edip de bazen ul vştığııız şeyler oldu mu 9 Bu­
lu n yanında hiç uhşnm ıyacağınıza inandığınız bir
je ğ e r v ar mı ?
— Oldu. A rzu et. iğim
gibi bir insanla tarv.ştım
ve Allah kısm et ederse ev
leneceğiz. Bir yerde ç o k
h assas olm anın bana h ay ­
li zararı dokunuyor Bir
tü rlü kurtulam ıyoriK n bu
histen. Bir de annem i mes
u t görm ek isterdim . Bugü
ne k ad ar bir defa olsun onu m utlu görm edim Bun­
dan so n ra da göreceğim i
sanm ıyorum .
— Ç ok genç bir s,m atçı
o larak sahne ve beyaz per
de dişm daki hususî hayatı
m zda günün genç k ılla rı­
na h er konuda örnek ol­
m ayı bir ödev telakki ede
biliyor m u su n u z?
— H er iki hale ce iyi
b ir örnek olm ak ar_'u ve
çabasındayım . Bunu ba^a
rabilirsen çok m utlu olacağım .
— Bu güne k ad ar kaç
piyeste ve kaç film de oy­
nadınız ? En çok hangi ro
lünüzü sevdiniz niçin ?
— Bugüne dek geçen za
m an içinde 3 piyeste ve
17 film de oynadım Su an a k ad ar b u n lar 'çinde
çok sevdiğim b ir rol olm a
dı. Am a hoşlandığım b a­
zı roller oldu.
— T ürk m usikisini mi
yoksa batı müziği m : d a ­
ha çok etkiliyor?
— Bu iki m üziği birbirn
den ayırm ak çok güç şey
benim için. Bizde 3 ı ü Se­
limi, S aad ettin K aynağı
ve Avni A nıl’ı, klâsik batı
m üziğinden, C hopin ve Ça
ykovski’yi seviyorum
— A şkın bü tü n ıstırab ı­
n a rağm en ölm ezliğine inam yorm usunuz ? Hiç sev
diniz mi ? Siz aşkı n a ’il an
lıyorsunuz ?
— H akikî aşkın ölm ez­
liğine inanıyorum . Aşık
oldum . Bence aşk şu tarif
içinde ifadesini b u lm u ştu r
“aşk sevenler için ıstırap
sevilenler için g u ru r ve
sevişenler için de saa d et­
tir.”
— T ürk T iy atrosunun
ve film ciliğinin belli başlı
dertleri sizce nedir'>
— T iyatro d a rejisör ek ­
sikliği büyük ölçüde k en ­
dini h issettirm e k ted ir Re
jisörlük bazan s a n ’a h n ötesinde b ir tic a re t konusu
olduğu için, so n u çlan da
g ayet üzücü ve hayâl k ın
Konun 41/1962
“M im ar ve İn şaat M ühendislerinin Kaydı ve B ununla İlgili M akf.atla,
İsim Hükmü Koyan K anun”
M evzubahis K onunla ilgili Encüm en, bu kan u n u n te sir sahasına giren
a ) Mimar Ve inşaat Mühendisleri
b ) Pratik Mimarları
c)inşaat Teknisyenleri ( A )
Ve d) inşaat Teknisyenlerinin
K ayıt için
“ MİMAR ve İNŞAAT MÜHENDİSLERİ KAYID ENCÜMENİ SEKRETERİ
POSTA KUTUSU 1321 LEFKOŞA” adresine taah h ü tlü m ektupla m ü racaat
etm eleri icab ettiğini h atırlatır.
B ve C şık lan altında m üracaatların 30 M ayıs 1963 e k ad a r Encüm ene
varm aları şarttır.
■«ı»ı«ıVn«ıVftV»VVW>WVVVWVVV^
• -
t
<£*
.,1
m *
9*r • İ P
p rW
r:|tle
[
■
SADIKOĞLU
TEMİZLEME LVİ
Y avuz Selim S okak No. 6, 7, 9
M odem Tesislerim izde, h er sınıf halkım ı­
zı h er bakım dan tatm in etm enin huzuru için­
i n "leyiz.
' ^4
U zun Yılların, önem li çalışm aların sonucu
» '' I®, -^dindiğim iz büyük tecrübe, sanatım ızın geişm esinde ciddi bir rol oynam aktadır.
Bu bakım dan SADIKOĞLU TEM İZLE­
M E EVİNİ tercih ediniz. G üvenebileceğiniz
^
|3; »İr servise sahip olduğunuzu iftiharla söyli'ebiliriz.
d tV
C 00&
T
UĞUR TİYATROSU
19 M ayıs 1963 S aat 8.30 da
Baf O kullar S alonunda
**1
A
N
A
Millî, içtim ai piyes
3 Perde.
Sİ
1
ik i)
C*
W"
SARAY OTEL İŞLETM ECİLİĞİNDEN:
Sg" M üstacelen s ta ja gönderilm ek üzere SARAY
vardır,
ilgililerin
18
M
ayıs,
1963
tarihinden
geç
olmaI
£ m ak üzere Lefkoşa T ürk B ankası M tidürliiğü^ n e m üracaatları bildirilir.
f f i OTELİNDE
r—
*
tecrübeli garso n a ihtiyaç
“Ce
,£ V C t.
cı oluyor bu alanda!: i çalışm alann.
— H am letin bir kadın
oyuncusu tarafında*: o y ­
nanm asına ne dersiniz ?
Birgün size de çok ısrar
etseler bu rolü oynam ağı
kabul ed er m iydini? ?
— Böyle birşey kabul edem ezdim . Çünıcü Hamlet
h er şeyden önce b ir erkek
için yazılm ıştır. Bir k ad ı­
nın bunu y aratabileceğine
hiç inanm ıyorum . Ben böy
el rolü asla kabul etm ez­
dim. Ç ünkü yaşay ab ilece­
ğime inanm ıyorum H am ­
letin duyduklarını
— Toplum problem inin
çözüm ü ve k itle pisikolojisine etkisi yönünde ti­
y atro m u d aha k u v vetlidir
sinem a mı ?
— Bu konuda sinem a
d ah a kuvvetli olsa g erek ­
tir. Ç ünkü A nadoluda ti­
y atro m efhum u henüz
toplum a tam mânS.sıyle
yerleşm em iştir.
TÜRK TÜTÜNLERİ (KIBRIS) LTD. Şti.
S®!*1 ------------- ----------- -- ------------ -- -------- -- ----------------------------- --------
■ —m
Bir Fransız Hikâyesi
BİLDİRİ
Evdim Camiî şerifi in
şasi için tertib len en yeni
bir Taksi piyango biletle­
rinin büyük bir kısmı sa ­
tılm adığından çekiliş 23
N isanda
yapılm am ıştır.
Bilet sahihlerinin piletlerini m uhafaza etm esini
rica ederiz. B akanlıkdan
lâzım olan ru h sa t tem in
edildiğinde yeni çekiliş
tarihini bildireceğiz.
Saygılarım ızla.
Evdim Cam i Kom isyonu
SEYAHAT EDECEKLERE
Otomobilleri ile Türkiye
veya Avrupaya seyahat ede­
ceklere Trafik Sigorta poliçe
lerinin gidecekleri memleket­
lerde muteber olması için Si­
gorta Acenteliğimiz tarafın­
dan istenilen müddet için
“GREEN CARD” verildiği
saygı ile bildirilir.
“RÜSTEM SİGORTA
ACENTELİĞİ”
Londra Sokağı, Tel: 4334
Lefkoşa.
YEMİN VEREKASI
Ben aşağıda imza sahibi hü
viyet
cüzdanına sa
hip Amadyesli Mukaddes Sa­
mi aşağıdaki malûmatın en iyi
kanaatıma ve inancıma göre
doğru olduğuna yemin ede­
rim.
1. Lefke - Lefkoşa kaza âmi
rinin sicilinde gösterildiği gibi
17.3.1938 de Amatyezrîe doğ­
dum.
2. İsmim Lefke kaza âmiri­
nin siciline Feride Sami kay­
dedilmiştir.
3. İlâveten bugüne kadar is­
mimi Mukaddes Sami dw e im
zaladığımı, işittiğimi ve çağ­
rıldığımı beyan eder ve vukarıda bahsi geçen kaza âmiri­
nin sicilindeki kaydın beyan
ettiğim gibi doğrultuirr asını
reca ederim.
Yemin Eden
Mukaddes Sami
TEKLİFNAME
Hayvancılık Dairesi hesabı­
na kombayla hasat sırasında
kullanılmak üzere 120 >urr*k
sicim temini için tekliir.arne
davet olunur.
Teklifnameler en geç 8 Ha­
ziran 1963, Cumartesi günü
ö.e. saat 10 'da Defterdarlık
Dairesi, Lefkoşa adresit.e v*sıl olmalıdır.
İlgililer, malûmat ve teklifname forması tem n i için H ay­
vancılık Dairesi, Zirai Maki­
neler Müfettişine (Lefkoşa Te!
4000/3227) müracaat edebilir.
Ç içekçi kız i.ucile her
gün sabahın yedisinden çi
çek dem etlerini h a sırla ­
m ak için sokağa fırladı.
Ö nce avludan m asay: çıka
ra rak P lâtre sokağındaki
b üyük b ir kem erin g irin ­
tisine yerleştirir, bu m a­
sanın ü stü n e de içerisin­
den çiçek dem etleri fışkı­
ran su dolu kovaları di­
zerdi.
A kşam ın çok geç saatin
de işini b itird ik ten .'onra
çekildiği odası büyük d e­
ğildi, hiç b ir konforu, yo k ­
tu. B ununla berab er, n i­
şanlısı Nicola bu odayı
g ecelerce çalışarak ıslah
etm iş, b ir köşeye biı do­
lap yapm ış, d u v a rla n da
boyam ıştı. N icolasm k en ­
disine m ütem adiyen b ah ­
settiğ i ap a rtm an h a s ırla ­
nıp evlenm eleri m üm kün
oluncaya k ad a r L uc'ie y i­
ne hep b u rad a k alacaktı.
F ak at bu sabah i.ucile,
bir Ekim başlangıcı y ağ­
m uru altın d a
m asasını
k u rark en o k ad a r m anzun
du ki, em perm eabler.ın
çıplak ayaklarının, k o ca­
m an pap aty aların ın , aynısafa, gül ve m enekşeleri­
nin ü zerinden şırıl şırıl akan iri yağ m u r d am laları­
na g ö zy aşlan n ı k a tış tır­
m am ak için k e n d iri güç
tu tu y o rd u . Ç ünkü a y la r­
dan beri Nicolas, ker.disi
ne k arşı tam am ıyle değiş
m işti.
“ Nesi v ar acaba ?” diye
düşünüyordu. Nişan ;:sı si­
nirli mi sinirli o lm u ş tu :
hele dü n akşam çiçekleri
içeriye alır alm az, acele
birisini göreceğim diye su
dan bir bah an e ile çarca
b u k gitm işti. Bu, onu ken
dişini ilk defa yalnız b ırak
m ası idi. Bu m üşah ad esi­
ni ona d a söylem işti. F a­
k a t o, bu sitem ine gü ecek
y erde sinirlenm iş ve k en ­
disine b u d ala dem işti İş­
te artık bu hale gelm işler­
di.
M etrodan ad am lar çıkı­
yordu. m ü şteriler sökün
etm işti. G ünlerden p a z a r­
tesi idi. Bu h afta b aşların ­
da p ek çok am eleler atö l­
yelerini süslem ek iç’tı k ü ­
çük b irer dem et satın alır­
lardı.
Şimdi, çok büyük n av i
gözlü ve kıvırcık dağınık
saçlı b ir delikanlı serg isi­
nin önünde du rm u ştu
L u c ile :
— G üzel b ir dem et mi ?
diye sordu.
D elikanlı dem etle-e b a ­
k arak te re d d ü t e d iy o rd u .
Eline alıp yokladığı aynısafalar, güller yağm urdan
— H ediye etm ek için
mi ?
LEFKE OTO TAMİR VE BOYAHANESİ
YILMAZ HÜSNÜ
En m odern tesislerle kurduğum uz OTO TAMİR
VE BOYAHANESİ halkım ızın hizm etindedir. H er
tü rlü boya işlerini de d eru h te etm ekteyiz.
G erek tam irde, g erek se boya işlerinde büyük bir
ehliyete sahip bulunduğum uzu iftiharla söyleyebili­
riz.
GİRNE ANAFARTAI.AR
ORTAOKULUNUN
YILLIK MÜSAMERESÎ
A telyem izde iş y ap tıran lar, bizi hay ran lık la ta k ­
18 Mayıs 1963 Saat 20.00
dir
etm
ek ted irler. Siz de tecrü b e ediniz. B ütün iş­
de
okul
salonunda
"1
ı.
1. Yarım Osman (millî piyes)
lerim izden m em nun kalacağınızı kesin o larak g a ra n ­
KİRALIK HANE
2. İhtiyar Kız (Komedi)
ti edebiliriz.
Lefkede Rum sem tinde 3. Zeybekler ve okul koıosu.
bir ev kiralıktır.
YILMAZ HÜSNÜ
NOT: Hususi davetiye c katıl­
M üracaat:
O to T am ir ve B oyahanesi
mamıştır.
N iyazi A U zunoğlu
Lefke.
LEFKE
— Evet,
— K adınlara k arşı pek
bozulm uşlardı.
ince
d av ran m ıy o r dedi.
Genç k ı z :
— O halde m enekşe alın A m a ne de o lsa n azik ço ­
diye tav siy e e t t i : d aha cu k tu r. Y alnız bu a^a b i­
çok d av ran ırlar: ta p ta z e ­ ra z b aşk alaştı. A ranızda
b ir anlaşm azlık mı v a r ?
d irler : ilk m enekşeler.
Lucile :
— H oşa g id ecek ler s a ­
— Hiç b ir şey yok. dedi,
n ır m ısınız ?
güllük güneşlik.
L u c ile :
A kşam N icola’yı daha
— Bu, kadınların terc ih
e ttik le ri çiçektir, diye te ­ iyi te tk ik ettim .
Yine eşy ay ı içeriye t a ­
m in etti.
D elikanlı iri göz<erini şırlark en , u m u rsam ız b ir
se s le :
ona k a ld ırd ı:
— Bu ak şam yem eğe ka
— Em in m isiniz ?
lacakm ısm diye sordu.
— Eminim.
- H ay ır cam m , san a
M üşteri p arasın ı verdi
söyledim
diya işim v sr. ge
ve y ağ m u rd an korıı.-.n.ak
için geyik derisi cek etin in çeleri çalışıyorum .
N icolas kendis-ni ö pm e­
yakasım k ald ırarak hızlı
den, sad ece m ın ltıh bir
hızlı yü rü y ü p g itti
B iraz ö ted e gazete s a ­ sesle “A llaha ısm arlad ık ’
d iy erek g ittik te n so n ra
ta n kadın, birdenbire.
— Birisi çiçeklerini u- od asın a çek ilen I.'ucfle,
nutm uş!
dedi. Ş ’^ad a, m asasının b aşın d a o tu ru p
sandığınızın ü stü n d e, m e­ kaldı. N ereye gidiyordu o
N eden böyle kendisiyle
nekşeler...
bile kaiacal
Lucile seslendi, yoldan b ir saa tc ık
geçen biri de delikanlıyı zam anı y o k tu ? H aibuk;
eskiden...
d u rd u rd u , geri çevi.-.li.
Başını kaldırdığı zam an
Lucile :
o
g ü n k ü m enekşe d em e­
— N ereye gidiyorsunuz
dedi. H ani çiçekleriniz ? ti b ir reçel k av an o zu için
de sanki o na “beni u n u t­
O n lan u n u ttu n u z m u ?
D elikanlı gülüm seyerek m a, L ucile” d iy o rd u ve oı
la n n m or rengi a rk a sın ­
cevap v e r d i:
dan çok kesk in m avilikte
_ — H ayır unutm adı;.ı.
D em eti alıp b ir lâhza ki iri g ö zler gülüm sem e
b a k tık ta n san ra m enekşe­ den ona b ak ıy o rd u
H ak ik aten ne idi o deli
leri L ucile'in eline bıraktı:
— B unlar çiçekçi için... kanlı ile araların d ak i bt.
dedi ve geniş adim lcvla u- oyun ? B unu an cak o n b er
gün so n ra k o n u ştu k ları z:
zaklaştı.
G azeteci kadın, gfverek m an anlıyabildi.
L ucil’e takıldı:
M enekşeleri anası nam:
— Oh m aşallah ! h.ıni i- na veriy o rm u ş, k in b ili:
ki elim y ak am a gels’n, e- onun kızı o lsa im iş ne ka
ğ er bu b ir ilanı aşk değil­ d a r sevinirm iş. P aris’te
se...
değilm iş bu ana. U zakt;
Lucile b ü tü n gün y ıban ta ş ra d a k i evinde y aşıyor
cı adam ı d ü şü n d ü Niçin m uş. Bu evin etrafı, son
kendisine çiçek tak d im et b ah ard a, deniz d alvalar;
m işti ? hem de p aras:n ı ve gibi u zu n uzu n g ü ri'L ü e
rip kendisinden aldığı çi­ den kocam an ağaçlarL.
çekleri !
çevrili imiş.
A kşam ü stü N ico'as, y i­
İki gün so n ra, T.ucile,
ne h er zam anki gibi sa n ­ R ene'nin, h er av anasının
dık larla k a p la n içeri alm a yolladığı p a ra ile ge.Jndi
ğa o na y ard ım a geldr. Su­ ğini öğrenm işti. O, rrtık ,
ra tı asık ve dalgındı
kendisinin y an ın d a uzun
Lucile :
sa a tle r geçiriyor, Pitetıc
— Y em eğe kalacak m ı­ o rm an ların d an , e tra f: ke
sın ? diye sordu.
ta n e a ğ a çlan y îe çevri :
— H ayır, bu ,a kşam da y o llard an , b ir sel çukuru
kalm ıyacağım . (şaşırm ış n a y aslan an b ir evde:,
görünüyordu...) Fazla m e­ bahsediyordu.
sai yapıyorum ... Niçin b a ­
A k şam lan , sessiz ve
na böyle bak ıy o rsu n ?
m in i m ırıl m ırıld an an N i­
— Hiç... dedi.
colas ise, b ir a n g a n v ya
M enekşe dem etli dedi- p ar gibi L ucile'in e ş \a s ıı s
kanlıyı ve onun zarif hare içeri alm ağa g eliy o 'd u .
ketini d ü şü n m ü ştü
Bir gü n ona:
B ununla beraber., ertesi . — E ğer b u iş seni yort:
gün, bunu hiç d ü şü n m ez­ y o rsa gelm e, d e d i ; b c .
ken, o, d o k u za d o ğ n ı tek kendi b aşım a halleşirim .
ra r geldi. Hiç b ir şey söy
Bunu derk en , ertesi gc
lem eden b ir m enekşe de R ene’den y ard ım isixm t
m eti d ah a satın aldı ve yi­ ğı d ü şü n m ü ştü .
ne L ucile’in eline b ıra k a ­
N icolas su ra tın ı astı o
ra k u zak laştı.
m u zlan m silk ti •
G azeteci k a d ın :
— Sanki ben san a y r v
— A kuzum , size nasıl dım etm ek istemiyo-Tnugeliyor, dedi bu h arek eti şum , diye hom urdandı.
açık ça b ir alâk a değil mi ?
F ak at ertesi gün gelm e­
L u c ile :
di.
— Niçin ? diye sorcuı In
“ Belki an ası h astad ır'
sa n la r hiç b ir m ak sat g ü t­ diye d ü şündü. Sanki h.
m eden çiûek tak d h ıi ede­ lâh za ü zerin e iri m avi g-"z
m ezlerini ? A ksi d e var. lerin eğilm esini bekliyor
N işanlım beni çok st-vdiği m u ş gibi b aşın ı yukarı-- •
h ald e hiç b ir zam an çiçek k ald ırıy o rd u . Böyl«ce l
tak d im etm edi
tü n gü n , ne rü zğ âr, r e ıV
G azeteci kadın, giderek
Devamı sayfa dörtte
MAAD TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA AKTARILMIŞTIR
D
, 0'*
DEVRİM 17 Mayıs J903
SA Y F A : 4
I Atatürk Enstitüsünün Defilesi
Geçen akşam A titü rk
E nstitüsü tarafından h a­
zırlanan defile
birbirin­
den güzel elbiselerin teş­
hir edilmesi ile pek başarı
lı olm uştur.
M üm taz davetliler ı h a­
zır bulunduğu defileye ön
ce sabahlık giymiş kızla­
rımızın çıkm aları ile baş­
lam ıştır.
E
B
der
lük
Özd
dar
rak
se,
ona
ger
yor
I ıi’za
yok
vey
h
“ h«
duy
m I
| M
S
şıda
han
b ası
yertt
kah
vey.
de
ken*
mıy.
Oah
Çeşitli renklerde s ıftahlıkların birbiri ardınca
gösterilm esi, salonu, sa­
bahın tatlı renklerinin ver
diği huzur yaratıcı ışıltı­
ları içinde boğm uştur. Bu
arada Mrs. W illiam s’ın
takdim ettiği beyaz nay­
gfü!
rırtd
Tlin
7in
Wmek
V rç '
cillik
feil b
de d(
değil
fc'risi
Yere
başk.
endi
:ek r
«nn;
lon sabahlık, Rasiha Yıltan ve Ayla H aşm er’in sa ­
rı naylon ve yeşil saten
sabahlıkları ile milli Türk
kıyafetlerinden ilham alı­
narak hazırlanan ve Sevil
Tuna tarafından takdim
edilen Uç etek yeşil sabah
lık büyük takdir top amış
tır.
Daha sonra hareköıli ve
hafif m elodilere uvarak
rengârenk elbiseler içinde
genç çocukların ha-İtrin­
de cıvıltılı ve memnun
bir eda okunuyordu. Ori­
jinal kır kıyafetleri ?se, bu
cıvıltılı havaya tabiatın
seslerini katm asını başar­
m ıştır.
Kır kıyafetleri takiben
günlük elbiseler m anken­
lerin rah at tavırları, elbi­
selerin adına uygıın bir
tarzda hazırlandığını her
halile anlatabilm iştir.
Yine çocuk elbiseleri ve
m antolar... Bunlar arasın­
da Miss P atricia’nın ta k ­
dim ettiği kürk yakalı
m anto bu bölüm ün en par
lak gösterilerinden b :ri ol
m uştur.
Aylâ H aşm et’in nakışlı
seten terlin döpiyes elbise
si ve ondan hem en sonra
Mrs. NVilHams’ın em erim e
elbisesi üzerine giyd'ği be
yaz terlin pardesüsü salondakilerin alâkasını cez
betm iştir.
Defilenin birinci kısmı
sona ererken, Miss H a ra
keten döpiyes elbise*: için
de pek rahat görünüyordu
Hamza bey Sinan beyin
kolunu kavrayarak:
— Kim bu ? diye hırsla tit­
redi. Bizden biri o lacak !
Sinan bey de, Kadir bey
de ellerini kılıçlarına götü­
rerek kilise kapısına yaklaş­
tılar. Aralıktan bir baş uzan­
dı, çok kısık bir ses :
— ‘ Lenger bizi tviKfiyor
dedi.
Üçü de karanlıkta I enger
Ahmed’in toz toprakla yü­
*
‘
I
zünü seçtiler. Üç'l de heye­
canlandılar. Fakat 1 enger
Ahmet üçünü de kollarından
çekip içeriye aldı ve kanadı
kapadıktan sonra kapı kolu­
nu vurdu:
— Yavaş olun, de<|- Pa­
pazlar uyuyor. Benimle gelin
Hamza bey Lenger Ahmed
in kolunu koparacakmış gibi
sıkıyordu:
— Fakat bu kilisede baş­
ka insan yok mu ?
__Var nepsi de bizıın şa­
rabımızdan içtiler. İyi uyku­
lar veren şaraptır o!
— Nereden gidiyoruı ? di­
ye sordu Sinan bey..
— Buradan.. Yava% olun
şu mahzene doğru inelim.
Kilisenin
içinde sönük
mumlar yonıyordu. İçeride
derin bir sessizlik varili Çıt
çıkmıyordu. Lenger /h m e t
yine bir jürüyüşle onları yan
taraftan bir mahzen kapısı
na doğru götürdü. Demir ka­
pıyı itti, başını iğerek mer­
divenleri inmeğe b aşıadı:
— Başınızı kollayın Arka
dan kapıyı kapayın. I>mirini de sürün !..
Küf ve rutubet kokan mah
zenin karanlığını, duvardaki
mum ışığı, yan yarıya gide­
riyordu. Lenger Ahmet bu
mumu alarak mahzenin dip
tarafına doğru yürüdü Ora­
da iri bir kapağı kaldırdı ve
arkadaşlarına döndü:
_ Buradan aşağıya inece­
ğiz. Dar bir su dehlizi bura­
sı... A yaklarım ız sulara bata
cak ama yürüyeceğiz Durun
ben öne geçeyim.
fV rtî5rt V s-ın n ’:
î
ac
îr
yi
l«i
hı
I-
,
\
8
*ı ,
t (
İ
İkinci kısm a Mrs William s’m turuncu, b okrolu
keten elbisesi ile glımiştir. Bunu Miss P a tn c ia ’nın mavi naylon şifon elbi
sesi ile Canev A 'i’n ir bole
rolu saten gece elbisesi ta
kib etm iştir. Miss D 'ûne’ın takdim ettiği yeşi! sa­
ten elbisesi de sö z alıcıy­
dı. Bu kısım da akşamın
bütün renkleri birb.'ri a r­
dınca gözlerimizin önün­
den g e ç iy o r; ortalığı ak­
şam kokularını serpiyor­
du. İşte Sevil Tıına’nın
giydiği, sarı fantazi gece
elbisesi ile pardesüsü...
Miss Ja n e t’in türküvaz kı
yafeti, ö z a y H asan’ın m a­
vi renklere bürünm esi, Ay
lâ H aşm et'in adeta rüya­
dan mülhem sarı d,-ntel
elbisesi ve Sevim \lem duh’un kırmızı rem Jerin
gölgeli
titreşim lerinden
doğan ahengi... Hele mavi
şifondan genç kız elbisesi,
bütün genç kızların 'mrenerek baktığı bir san ’at
inceliğine bürünerek çıka
rılmıştır.
Bu kısmın son böıümü
genel olarak gelinlik kıya
fetlerine hasredilm iştir.
Sessiz periler gibi beyaz­
lıklar içinde süzülen silu­
etlerin, alafranga ve ala­
P L A K
MERAKLILARINA
En son çıkan her çeşit
45 devreli Türkçe İngiliz­
ce plâklar müessesemizde satılm aktadır.
FOTO ŞIK
Lefkoşa
T e l: 72232
SERGİYE DAVET
Düzkaya (Evdim) İlko­
kul Komisyonu Başkanı
Köy - Kadın Kursları bi­
nasında 18 5. 1963 ta ri­
hinde ö. s. saat 4.30 da açılacak nakış, dikiş - ev
idaresi sergisine sayın hal
kımızın teşrifi saygıyla
özlenir.
Sergi T ertip Heyeti.
BiZANS'LI
BEYAZ GÜVERCİN
Tefrika No. 22
lö
py -‘
p?mı
'rmt
turka düğün havasına uya
rak geçişleri engin bir
zevk heyecanı yaratılm a­
sına vesile olm uştur Bu
heyecanın artm asında en
büyük rolü oynayan m u­
hakkak ki AylS Haşmet
ve Mrs. W illiam s’ın ta k ­
dim ettikleri gelinlik kıya
fetleri idi.
Defile sonunda biitün
davetlilerin m em nuniyeti
gözlerinden okunuyordu.
Kızlarımız ve öğretm enle
ri vazifelerini tanı bir
mükem m eliyet içinde b a­
şardıklarından em m ve
m es'uttular.
Bu defileyi hazırlam ak
için her türlü g a y re t gös
teren ve bizlere zevkli bir
san’at gecesi sunaklara
sonsuz teşekkürler ve teb
rikler...
f
1
(
*
fi
___
Çin Atom Bombası Jş&jSYapabilir mi?
/ >
Soı>ra
ŞU
Los Alamos, New ^6x1- lan Los Alamos Lâbcıra - saydık da atmasaycVk da
co — Birleşik Am e,:k a’- tu v an , harbin son senele nükleer silâhların <.elişnın silâh geliştirm e ana rinde Alm anları geçmek rnesi tah ak k u k ede; ekti .
fff
m erkezi olan Lo.s A la­ ve silâh üstündüğüne e - Ingilizlerin bu isten habe
ıit
mos
Fen Laborat .ıvarı rişm ek için kurulan hum ri vardı. R uslar da bili m
alı
bir
faaliyet
m
erkezi
yorlardı. Bu silâha malik
M üdürü Dr. Norris Brad. yok m
N eticede A. olduğum uzu ve kullan­
bury “Kızıl Çin R usva’ - olm uştu.
daki
k,âsİl<
nin yardım ı olm akıızın bom bası yapılm ış, harp madığımızı bilen Ruslar
korkan.
kendi atom bambas'.nı ya m üttefiklerin lehine sona rah at duram ıyacaklaıdı.”
Los Alam os’ta nükleer
pabilecek midir?” suali - erm işti.
A caba A. bombasını silâhların geliştiriln.esi i* * * * * * * * ba'
ne şu
cevabı veriyor :
“Y apam am asına
s°bep kullanm ak yerinde bir ha şinde çalışan âlimle! aca­
dig<“r y
ba bir kabahat hissi duy­
yok. Çinliler için bu bom rek et olm uş m uydu V
avall. köf
ba bu k adar m ühimse, ya A. bom bası insanlığın le­ m uyorlar mı? “Hayır ” di
münı
w r bulandıran
parlar.
Zaten bor\bayı hine miydi? Dr. Bradbury yor Dr. Bradbury. "Kaba
j 0
',llle
s a k lıy a
yapm ayı aklına koy -p ta diyor ki : “Atom bam ba- hat hissi içinde olsalardı
yapam ıyan
m em leket sını o vak it atm ak verin­ burada barınamazlardı
de ve doğru bir h arek et - Yaptıklarının iyi olduğu­
m evcut değil.”
dola
Bu durum karşısında, ti. H arplerde insanlar ö - na inanmıyanlar ^aten
M!
nükleer silâhlara
nahip lür. Eğer Jap o n y a’yı isti­ doğru dürüst çalışı az saklamak i
birkaç m em leketin husu­ lâ etseydik belki de daha lar.”
baykuş^le getirdiği “nükleer ku- fazla sayıda insan can ve
irihaberos'
Rusların neden 100 me
lüp’ün gittikçe geni ;liye- recekti. F akat atom u at^ ..tallargatonluk bir devâsâ bom
için dişi*
ceğl v e neticede iri** u ba yaptıkları
sualine
laklı birço km em leketin
Bradbury : “Beıki do psi­
b u korkunç silâhlara sa­
SATILIK ARABA
-Aclığ»ve 5W
hip olacağı
anlaşılıyor. BF 27 kayıt num aralı Sin kolojik sebeplerle yapPeki, nükleer ûpnen.ele -r ger Gazelle m ark a (ÜsUU.mışlardır,” diye cev:>p ve
rin sona erdirileceği gü­ açılabilen) fev k âlıd e du­ rıyor.
Peki, ya Kızıl Çinlile(
nü görem iyecek m iyiz ? rum da bir araba güm rük­
Dr. B radbury denen ele­ lü veya güm rüksüz satılık Atom bomhasını yapma­
dalka
rin durdurulacağından ü- tır. B ritanya Yüksek Ko­ ğa m uvaffak olurlarsa ne
'mal bulmuş mağrubi f
m itli olduğunu söyl'Ayor. m iserliği Tel 73131’den olacak? “Herhalde Rusla
lıılıldır...
“Durum u kavram ak için Mr. D orm an’a m üracaat rın ödü patlıyacak,” di
Harem sahibi oldurun
yor Bradbury.
Hiroşim a veya Nagasaki- ediniz.
horozlar...
ye atom bom basının atılı
Vealtındaki yumurta»
şından sonra çekilen re­
k
e
d
usuüeher tarafı altüs
sim lere arada bir g ö i a t­
lir...
m ak ve 20 kilodan kadar
Daha neler d e n e le r...
'
(Sayfa 3’ten kalan) çiçeklerini kendisinin kıy­
küçük tak atli bir bom ba­
metli
ve
hakirleşen
siç^J
Şimdilik b u k a d ar s a y ıı
su
olan
dalgaların
dövdü­
nın yaptığı hasarı idrak
lerni
aklı
başında
insanla­
ğü
büyük
p
arkı
haya;
et­
etm ek faydalı olur,” di­
ra fırlatıy o rd u : ken-lısine
ti.
yo r
Lucile’e ve daha niof- kim
A
kşam
a
doğru.
Nioolas’
Bugün A m erika’mı', si­
DÜNYACA
lâh geliştirm e m erkezi o- nin yokluğu onu sinirlen­ selere... Nicolas ’V ona
dirdi, fa k at endişeye- dü­ yardım etm eğe bile gelmi­
şürm edi. Endişe R ere i- yordu... A rtık öm’ünde
kim seden çiçek kabul etKüçük
Kaymaklı Türk çindi.
G ünler geçti. Lucils, Ni- m iyecekti. Nicolas b'iege
Spor Kulübü’nün Sinema
Mecidiye Sol
colas’yı yalnız yoîı a p a­ tirşe.
Gecesi
Televizyon alırken
K. Kaym aklıda yeni in­ zard a görüyordu. Nioolas
kuvvetli olması şarttır,
N ihayet bir gün, yemek
şa edilmiş olan yazlık Ö Z ­ daim a hom urtum ve alın­
yonlannı gözleriniz ka|
saatinde odasına df.ndtiLER sinem asının açılış ge gandı.
GRUNDlGRADYO ve
Bir sabah gazeteci k a­ gü zaman, kapısının tok-ı
cesinde kulübüm üzün ter
DAMÜESSESE*
tiplem iş olduğu sinem a dın, genç kıza dam dar. dü- m ağına bir paket, taşılmış
EDEBİLİ
olduğunu gördü • yanında
ş e rc e s in e :
gecesine koşunuz.
JaponMalı radyoların
— A, bakın, size ne söy- da bir mektup duruy rdu.
Sinem a gecesi daha ev
TEDİYEDE BÜYÜ)
vel bildirildiği gibi
Ma­ liyecektim . dedi... H jn i o Genç kız korka korka
YAPI
yıs Pazartesi akşam ı ol­ sık sık gelen ufak tefek keti a ç t ı : içinde bir
1
0
LİRA
PEŞlf*
mayıp 24 Mavıs Cum a ak delikanlı yok mu., canım , vardı, kafeste de küçük
^TELEVİZYONA S..
şamı olacağı duyrulur Bi hani şu m enekşe dem etle­ bir güneş gibi san, iirkek
Mfiessesemiz aync
ve
sıçrayan
koskoca
bir
letler K. Kaymaklı Türk ri alan...
birini
deruhte ederv
Spor kulübünden satıl­
Lucile, kalbi d u ru r gibi kanarya...
M
ektup
Nicolas’t^rı
dı.
o la r a k :
m aktadır. .
— E, ne olm uş on.i ? de
F ilm ler: Türkçe AŞK­
“Sevgili Lucile, dive ya
TAN DA ÜSTÜN. Milli di.
— Akıl h astahan^sine zı yordu, sana bir süpriz
film
Ve İngilizce ^üzel bir yatırm ışlar... Ben de bunu yapm ak istemiştim: apart
SİNAMOSKOP
tesad ü fen öğrendim Ç ün­ manı tuttumdu, tamir için
c Emecin,vn
kü odası boşalm ış da müş de patronum bana para
Sonra”
Solcu |
terilerim den birisi S ıtm ak verm işti. Fakat apaHman
pek berbat bir halde idi'
ağar- niyetinde..
Gün
kulesine...
akl baV.İ: al— O dada o tu ran ın o ol­ Bunun için her akşam imağa başladı.
Gerçekten Galata kulesi duğunu nereden biliyor­ şimden sonra bazı günler
ve etrafındaki Cenevizli ev­
saat on’a kadar çalıştım.
su n u z?
^
leri gittikçe açılmağa, daha
M
eclj Türkiye M ;|,et
F akat sen bana güceniyor
G
azeteci
kadın:
doğrusu ğök beyazlığından
. ******
— Hiç şüphe yok diye dun. Ben yorgundum, se­
siluetleri belirmeğe başlamış
Uçiar’ ileri
tı. Hamza bey heyecanlı bir tem in etti. Ev sahibi sinin ni gücenmiş görmek beni
ym
e
bu manzaraya, bir de vadi­ b ana söylediğine gör^- b ü ­ de gücendiriyordu. Nebu
ıte hbuN :tehditte
dıştır
Bj.
nin karanlığına baktı :
tü n parasını çiçeklere v e ­ dalalık değil mİ ? Artık
— Allahım ben de döğüş­
riyor ve bunları rasgele bu böyle devam e«l-meZ
mek istiyorum.
takdim
ediyorm uş. B;rgün yoksa apartman bir föf
— Şşşşşt,
unutma dedi.
franga
aynısafa
satın alıp yaramıyacak... Bnaunla
RUstem bey, biz'ım vatifem iz
ada
döğüşmek değil. Verdiğimiz p encereden gelen gebene beraber ben de sana
arç.
sözden dönemeyiz.
fırlatm ış. N ice’de do k to r ııekşe demetleri takdim
sözİKİNCİ KISIM
edemem, çünkü sen bun
olan
ağabeyisine
h
ab
e
r
etr .a^ 'alaSABAHA KARŞI PATLA­
yollam ışlar, o da ge’ip kar ları zaten satıyorsun. Bu
nyor Er
YAN DEHŞET
»un için bu kanarya?' »
— Şuraya bakın !.. Şuraya deşini almış.
bakın!...
Türkler hücuma
tın ald ım : bu bizim llkî"
Lucile :
vaz
kalktı !..
cuğum uz olacak ”
Burçları dolaşan nöbetçi­
— Peki ya anası ? diye
lerden biri, paslı bir te le k e ­
Lucile odasına girr
sordu.
nin yırtılmasını andıran bir
— A nlaşılan anası yok . le bir kâğıt aldı ve ^
sesle, avazı çıktığı kad ir bar
bar bağırıyordu !
A nasiyle babası çok za­ nin önüne oturdu. bJ
— Türkleeeeer, Türt:<!eeer
m an evvel ayrılm ışlar, nada küçük san gUf'5
geliyor!
»■
kendisinden on iki y^ş bü nünde zıplıyordu.
Hamza bey sırtını vererek
W
fo
r?
“ S ev g ili N icolas’
oturduğu yerden bir ok gibi yü k olan biraderi o ru n la
başladı. Sonra uzun
fırladı ve burçlardan birin­ m eşgul oluyorm uş
•kın
den başını uzattı • Aman A l­
O akşam Lucile apay­ det beyaz kâğıdın önü1
lahım, karanlık
içinde bir
dınlık olan odasında ağla­ de ilk defa olarak
ikinci kara yığın.
ve .!V bu.
dı.
m ektubu almış, fak’i*
(1) Haliç, (2) Bugünkü Tek
R ene’yi g ö rü r gibi oldu, defa olarak da Hiy1^
fur sarayı. (3) Edirnrkapı.
sanki o, mavi iri göz)erini m ektup yazıyor, na*''
'«ti,
(4) Galata kulesi
Devamı vnr b ir esrnr âlpnrno nc mis. z ararın ı da bilmivo
»• V *
Menekşe Demetli
»
yapacağımız şey şu olacak :
te bir şeylerin kavmdığını
Bir solukta, birer birer bu ohissetmek için insanın an­
daya gelecek, hücun!i.n so­
cak çok hassas sinirlere ma­
nuna kadar burada kalacağız
lik olması lâzım geliyordu.
Plân gereğince hepimi’, için
Evet bir dev yatıyordu ju Li
Türk elbiseleri hazırdır. Şe­
kos vadisinde... Her m*' bü­
hir düşer düşmez bu e biseyük gürültülerle kalk’verme
leri giyerek biz de yoldaşla­
si ve surlara saldırması bek­
rımızın arasına katılacağız.
lenen bir dev..
Hamza bey merak içinde:
RUstem bey ağzını liamza
— Geldiğiniz su yolunda
beyin kulağına yaklaştırarak
Onları Lenger biliyor. Yol­
— Az kaldı dedi. Tan ye­
daşların hepsi de bu odaya
rine bakıyor musun ? Güne­
çekileceklerini bellediler. Si­
şin doğmasına üç saat var
zin de bellemeniz İftZ'in. Az
yok. Evet, güneş dogmadan
sonra Lenger size kule ile
üç saat önce hücum bavlıya­
burası arasındaki yolu göste
cak. Bizim buradan Aya Marecek.
mas varoşuna gidilir. İşte,
RUstem bey endişe ile üç
bak, sağ taraftan Kosıantin
arkadaşının sırtlarında elini
Porfirojent sarayını g’irüyor
dolaştırdı :
sun, buraya çok yakm (2)
— Çok dikkatli olmalısı­
Gün ışığında pencerelerinde
nız. dedi. Hücumdan sonra
binbir Bizans güzeli gd'ünüp
buraya sığınmazsanız, dışa­
kayboluyor. Şimdi bizim bu­
rıda kalırsınız gelen yoldaş­
lunduğumuz bu kule '’ eodos.
lar sizi Bizanslı bilirler, ama
surunun son kulesi... Burası
vermezler.
ile Pollandron (3) arası öyle­
— Tamam dedi ham«:a bey
sine bombalanmış, öylesine
haydi görelim y o lla rı..
döğülmüştür ki, yer yer çok
Lenger Ahmet öne düştü.
büyük gedikler açıi.ıaş ve
Karanlıkta iri mumun ışığın­
tamir edilemez hale gelmiş­
da geçtikleri yerlere diKkattir. Bu yüzden hücumun bü­
le bakarak yürüyen Hamza
yüğünü
buraya yanmaları
beyle Sinan ve Kadir hey, kı ■ pek muhtemel.. Bu arada bir
sa bir koridordan geldiler.
kafile doğrudan doğru va bu
Lenger ahm ed:
kapıya saldıracaklar. Ben,
— İşte bu taş .nerd' /enler
Muğlalı ve Süleyman I, üçüm
kuleye çıkıyor, ötekiler de
başlar başlamaz bu, dışarıya
yukarıda.. Bu merdivenleri
açılabilen demir Kapıyı aralık
inip doğru buraya koycak sı
bırakacağız.
nız.
— Bunu gelecek olanlar
Yukarıda gecenin karanlı­
biliyor mu?
ğında bir takım gölgeler var­
— Evet biliyorlar İşıkla
dı . Hamza bey bu Bizanslı
bana bunları anlattıla’
askerlerden herhangilerinin
Hamza bey heyecan için­
Bizanslı olduklarını k ü r e ­
de Likos vadisine bakmağa
miyordu. RUstem bey’le bir­
devam etti. Boydan h'.ya bü
likte burçlardan oirine doğ­
tün surlar derin bir sessizlik
ru yürüdüler ve oradan aşağı
içindeydi. Binlerce Bvanslı
lardaki hendeklere, Likos va
asker, tıpkı burada olduğu
dişinin bir ucunu teşkil eden
gibi, surlarda taş duv.ırlara
karanlık topraklara ve taa
sert vererek veya taş ?emine
aşağıda Hrisokeras’ın M) Pı­
kıvrılarak uyuyorlardı Az
rıltıları belli olan, surlarına
sonra kopacak kızılca kıya­
baktılar.
metler hepsi birden dehşete
Koca vadide çıt çıkmıyor­ düşürecek fırlıyacaklar ve ha
du. Orduyu Humayunda en
yatla ölüm arasında bir bo­
ufak bir ışık görünmü>ordu.
ğuşmaya başlayacaktır.
Fakat bu karunlık sPFsizlikHr>r>v.rı b^v b ^ ın ı kr-ldınn
Teodos surunun son kulesi
olan bu yanıbaşındaki kule­
ye baktı. Oradan aşağıları
kimbilir daha ne kadar güzel
görünürdü. Ya şu altta, ses­
sizce duran Kerkoporta ka­
pısı ? Birkaç saat sonra bu
kapı belki de şehrin kalbi olacaktı. Dışardan gidecek
tehlikeli hançer şehri bura­
dan vuracaktı.
Gecenin son karanlığında
bu kapı pek görülmü /ordu ‘
Fakat üzerinde ve yanların­
daki beyaz mermerler hayal
meyal farkediliyordu İçer­
lek bir yerdeydi, dışardan bu
kapının varlığını farkrtmek
pek imkânsız olacaktı Nite­
kim Padişah ile uzaktan bu­
ralara o kadar dikkat!! bak­
tıkları halde kapıyı tesbit edememişlerdi.
Şu anda demek ki, bütün
Türk ordusu sessiz bir ayak
lanma halindeydi. Az sonra
büyük hücum başlıyacaksa,
BizanslIlar bundan habersiz­
diler. 52 gün
yarı aç, yarı
tok, uykusuz, yorgun, kor­
ku ve şüphe içinde, yararla­
rından ümitsiz, saçları sakal
larına karışmış bir raide
her an ölümle karşı karşıya
gelmek dehşetiyle sarsılmış­
lardı. Şimdi ise, binkreesi.
üzerine ölü toprağı serpilmiş
gibi uzanmış uyuyorlavd . An
cak nöbetçiler ortalıkta dola­
şıyor, bir boydan bir bı ya gi
dip geldikçe burçlardan uza '
nıp uzanıp dikkatle dalanla­
rını gözetliyorlardı.
Halbuki o muazzam Türk
ordusu, kudretini bütün hey
betiyle hız almağa kendisini
hazırlıyordu. Belki şuradan,
belki şu köşeden bir dev gibi
birdenbire görünü verecekti.
Hamza bey iğilip H.ürtem
beyin kulağına ateş g ‘bi bir
sesle :
— Ah, döğüşmek islerdim
burada ben de !.. diye iıtıladı
RUstem bey onu kolundan
kavradı, eliyle surun arkası­
nı, Halicin öteki yakasındaki
kuleyi gösterdi :
— Surnva bnk, su Hrlrtns
C l " V k"-
V,
^ e°C%
c
MAA D TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA AKTARILMİÎ TIR
-
kauzr’ diye
K. B. Teleı
Rağıp Şevki YEŞİM
sonra gerçekten dize kadar
uzanan bir suyun için t- girdi
ler. Ağır ağır yürüyorlardı.
Hamza bey yüzyılların şeh­
ri olan Bizansda bu dolam­
baçlı, bu karışık ve esrarlı
toprak altı yollarının kim bi­
lir ne hizmetler, ne karanlık
işler için yapıldığını düşünü­
yordu. Arasıra düşmemek için tutunduğu duvarlar su içindeydi. öylesin e bir rutu­
bet kokuyor, öylesine ıslak
bir serinlik etrafa yayıiıyorduki, Hamza bey bir ara üşü
düğünü hissetti.
Kafile böylece suların için
de yürüye yürüye bir dıvann önüne kadar çeldi. Bura­
da Lenger Ahmed elindeki
mumu kaldırdı. Som a sağa
doğru bir adım atarak bir ba
samak, bir basamak daha çık
tı, geridekilere doğru:
— Çok sessiz girelim, kuledekiler bizi hissetmesinler
dedi.
Basamaklardan sonra kı­
sa, kalın bir demir kapıyı aç
tı. Dördü de birer birer bu
demir kapıdan içeriye girdi­
ler. Girdikleri yer bir taş odaydı, karanlıktı. Ancak Len
ger Ahmed’in elindeki mum­
la aydınlanmıştı. Bu v?rı ay­
dınlığın bir kenarında U r göl
ge ortaya
çıktı ve Hamza
bey onu görür jıOrtr<-z he­
men koştu. İki elini birden
kavradı:
— Seni gördüğüme mem­
nun oldum Mihaıl..
— Yavaş konuş dedi Rüstem bey. Şimdi hepimİ7 bu­
radayız. Az sonra sizi de alıp kuleye çıkaracağın? Bü­
tün yoldaşlar tamam * tuyoruz. Yanımızda 28 BizanslI
var...
Rustem bey okşar, sever
gibi üçünü de ayrı ayrı kol­
larından
tutmuştu. Kısık
bir sesle fakat yine de Rum­
ca olarak konuşmasına de­
vam e t t i:
— Sabaha üç buçuk saat
var. Güneş doğmadan üç sa
at önce ordu hücum* geçivor. Hücumla bernb»r bizim
r
ıay„ •aca
DEVRİM 17 Mayıs IÖ63 ----------------------- ------- —
ası
Hayvanlar Alemi
trJ»a3ayp,k da
"m
S-elİs
Cuk
m
ekti
‘ ' t e n h ®be
r d a b iü -
t SU5ha^-alik
ku:!anR,isla'
m
pyacaklar*;.
nos’ta nükleer
ieHştiriln.esi
an 4'imleı aca.
ahat hissi duy.
mı? "Hayır" dj
radbury. '«Kaba
içinde olsaîar(j,
ınnamazlvdı 1
nın «Yi olduğu-
ayanlar ,ate„
rtist r«ahy.az.
n neden 100*
bir devâsâ bon
ıklan
suali»
f • “Beıki dc p
sj.
■ebepleıie yap,
r,” diye cevjpn
ya Kızıl Çi*
omhasını y * \ a
affak olurlarsan
“Herhalde Kot
patlıyacak," j
ıdbury.
netli
«ı
irini kendisini k«,
re hakirleşen stç(
kh başında ir'ai
itiyordu: kenti
e ve daha niofe
.. Nicolas *vı
n etmeğe bilegek
Artık örüı
■den çiçek kabul:
;ekti. Nicolas»
ıayet bir gün.?*
nde odasına
im an, kapı?'1"1 •
m a bir pakette*1
ğunu gördü P
ir mektup dJruV
ç kız korka ko*
a ç t , ; içinde bır=
bı. kafeste**
güneş gib> san.
sıçrayan kos- •
larya-
Geçen günkü sayım ızda kurtlara şöyle bir dokun
muştuk. Bundan 'bin ah’ çıktığını sanmayın. Sadece
sorulu - cevaplı bir şikâyet geldi bir okuyucumuzdan
“Dünyada bu kadar hayvanlar dururken niye kurtla­
ra dokunuyorsunuz?” diye yakınıyor bu kurtsever okuyucumuz... Sonra ilâve ediyor: “Meselâ, tilkileri
ele alabilirdiniz” diyor. “Şu postundan utanmıyan til
kileri...”
Yerden göğe kadar haklı... Onun için bu kurtseve
rin hatırı kalmasın diye, yerimizin verdiği cesaret ka
pasitesine göre, birkaç tane de biz sıralıyahm.
Sırtındaki renkli çizgilere bakıp, eşek olduğunu
unutan zebralar yok mu? İnsan çok içerliyor bunla­
ra... Karşılarındaki klâsik hemcinsleri ise. bir kaşık
suda boğulmaktan korkan, bu yüzden dünyanın cefa
sim çekm iye mahkûm olan sözde filosoflar...
Şöyle bir etrafınıza bakınız. Bir yanda, ufak te
fek bir jokey’in altında nereye ve neden koştuğunu
hilmiyen atlar; diğer yanda tekme yediği sahibine
kuyruk sallıyan zavallı köpekler göreceksiniz
Mide bulandıran münasebetsiz, lâfazan sinekler
ve balını nereye saklıyacağını bilmiyen arılar...
‘Merhaba’yı unutmıyan, ama yine de göze batmıyan karıncalar...
Ormanda ağa gibi dolaşan ve haraç yiyen arslan-..
lar...
Çirkinliğini saklamak için geceleri dolaşan felâ­
ket habercisi baykuşlar... Mal kaçırır gibi leş kaçı­
ran çakallar...
Böbürlenmek için dişlerini daima açıkta tutan ve
bu yüzden binbir belâ ile karşılaşan filler...
“Açlığa ve susuzluğa dayanan tek şampiyon be­
nim” dediği için çöle sürülen develer...
Çirkef kaçkını ama yine de başları gökte karga­
lar; usta hırsızlar...
Kışın, odanın en sıcak bir yerinde şekerleme yapmıya hak kazanmış dalkavuk ve nankör kediler...
Mal bulmuş mağrubî gibi idam sehpasına koşan
balıklar...
Harem sahibi olduğuna inanıp boşuna kabadan
horozlar...
Ve altındaki yumurtadan çıkanı görmeyip, dedi­
kodusu ile her tarafı altüst eden çenesi düşük tavuk­
lar...
\
Daha neler de neler...
Şimdilik bukadar sayın kurtsever...
BİN AH DİNLE.
DÜNYACA TANINMIŞ
K. B. Televizyonları
M ecidiye Sokak No. 6 A
Televizyon alırken seçm e kabiliyetinizin
kuvvetli olması şarttır. Halbuki K. B. T eleviz­
yonlarını gözleriniz kapalı olarak alabilirsiniz
GRUNDİG RADYO ve TELEVİZYONLARINI
DA MÜESSESEMlZDEN TEMİN
EDEBİLİRSİNİZ.
Japon Malı radyolarımızı mutlaka görünüz
TEDtYEDE BÜYÜK KOLAYLIKLAR
YAPILIR
10 LİRA PEŞİN ÖDEMEKLE
BİR TELEVİZYONA SAHİP OLABİLİRSİNİZ
M üessesem iz ayrıca her tü rlü rarlyo, litü
tam irini d eru h te eder ve elektrik işleri yapar.
G üneş Kra!
M ecidiye Sokak No 6A
LEFKOŞA.
tektup Nicolas^
S evgili
Lucı: ik .#:
o rd u , s * *
S A Y fa: 8
BİR DOKUN
bir*
Miijde
Miijde
DENİZ MEVSİMİNE GİRERKEN
BAŞARAN TİCARETEVİ AŞAĞIDA GÖS­
TERDİĞİ ÇEŞİTLERİN VASIL OLDUĞUNU
MÜŞTERİLERİNE MÜJDELER
Italyamn tanınmış GRESSİ marka deniz göz­
lükleri, maskeler ve av bıçakları..
Yine Italyanın tanınmış balık avı için tüfekler
Pirelli İtalyan Fabrikasının imal ettiği her
çeşit deniz gözlükleri ve maskeler.
Mayolar v.s. v.s.
M üessesemizde ayrıca,
Her türlü kırtasiye eşyaları da bulunmaktadır
Deniz mevsimindeki ihtiyaçlarınızı alma­
dan önce Başaran Ticaretevini mutlaka ziya­
ret ediniz.
Ş ehitler M eydanı No. 3A
(Türk Lisesi karşısı) Lefkoşa
T e l : 74152
YILDIZ TEMİZLEME EVİ
Müfti Ziyai Efendi Sokak No. 32
LEFKOŞA
M odern tesislerim izde en ileri teknikle
ELBİSE TEMİZLEME işleri d eru h te ediMr.
H er bakım dan tem inatlı olan işlerim iz­
deki özellik, m üşterilerim izi daim a tatm in e t­
m ektir.
SÜR’AT, UCUZLUK, TEMİZLİK
PRENSİBİMİZDİR.
Tek bir tecrübe iddialarım ızı ispat b a­
kım ından yeterlidir.
Başaran yabancı Dil Kursları
O rta Okul ve Lise öğrencilerinin İngilizce
bakım ından b ü tü n ihtiyaçlarını karşılayabile­
cek şekilde te rtip edilen kurslarım ız M odern
— Rumcayı da esaslı ve sistem li bir tarzda öğ
retir. A yrıca, arzu edenleri şu im tihanlara h a ­
zırla r :
LOWER CERTIFICATE IN E N G yS H OF ]
CAMBRIDGE UNIVERSITY
PROFICIENCY CERTIFICATE IN
ENGLISH OF CAMBRIDGE UNIVERSITY
ENGLISH LANGUAGE, ENGLISH LİTE­
RATÜRE, AND TURKISH ADVANCED
OF THE GENERAL CERTIFICATE OF
EDUCATION OF LONDON UNIVERSITY.
İngilizce öğrenm ek istiyen yetişk in ler
için de faydalı kurslarım ız vardır. Sayın KIB­
RIS TÜRK ALAYI mensuplarına da faydalı
olmak isteriz. K urslarım ızı ciddi b ir denem e­
den geçirm ekle birşey kaybetm iş olm azsınız.
Müracaat Y e r i:
A. CEVDET BAŞARAN,
Hafız Haşan Eff. Sokağı, No. 11
LEFKOŞA.
g?
BASIH... BASIH... BASIH...
“Erkin’in Demecinden
p m a k ^ r;
Sonra”
»m t u t t u k •
Solcu HARAVGt gaze­ fiklerle işbirliği y a p jra k m aktır. Bu yüzden halk
p atronum
tesi yukarıdaki başUk al­ şiddetle em poze e tm ş ol birlik ve beraberliğini da
tın d a yayınladığı başyazı dukları hüküm leri ‘ahlâk h a sağlam bir hale g e tir­
ve adalet p r e n s ip le r i’ ola m elidir. H er tü rlü ta h rik ­
da şöyle diyor :
u n u n İti" * " :
“ Erkin, Türkiye M illet ra k vasıflandırılıyor. Kıb te n soğukkanlılık, al’lise­
M eclisi
kürsüsünden, rıs topraklarını p a r a l a ­ lim ve azim le kaçınm alıdem o k ıatik
‘ko rk u n ç sonuçlar’ ileri yan, A danın ek o n o ” .isini| dır. Kıbrıs,
, - t on a
sü re rek yine te h d itte b u ­ ve h a ttâ adaleti b ö ler bu ve haklı m ücadelesinde,
konusunda bilhassa birlik vasıtasiy lunm ağa b aşlam ıştır Bi­ prensipler
un
wn
linen uzlaşm azlıkla! ında ‘zerre k ad a r taviz veril - le h er tü rlü güçlüğü yene
i J
“zerre k ad ar taviz \ t r m i m iyecekm i’. O prensipler bilir” .
y eceğiz’ ve ‘ahlâk v* ada ki, em peryalizm in ‘parça
a la K k
hüküm
Türklerin Fanatizmi”
let ilkelerine göre !:are- la’ doktriniyle
ELEFTHERİA gazetesi
k et edeceğiz’, diyor, söz sürm esi için iki cem aatin
lerini Z ürih A ndlaşm ala- arasın a du v arlar v e s ttle r şu yorum u yayınlam akta
d ır : “ Bazı T ürklerin fa rina istin at ettiriy o r Er çekm ektedir.
y*ra^
hen*
b erab e r
E rkin’in ileri süruüğü natizm i anarşiye yol akin şimdi Kıbrıs T ürk li­
nek*e
derlerinin ve T ürk vazar argüm anlar çok zayıftır. çar. R um lara yetki veril­
Belediyele-m in m em esi gerektiği görüşü
lan m n şovenist ruhunu K ıbrıs
lar»
p
arçalanm
asındaki uz - içinde, gayri m akbul h a ­
tah rik ediyor; bu kim se­
nun
b u ıu m rak ta,
ler de güya T ürk cem aa­ m aşlazlık ve ısrarı ve di­ reketlerde
tin in m enfaatlerini k o ru ­ ğ er h ay retim iz hüküm ler D evletin K anunları ııez cuğu
üzerinde in atla durm ası dinde sorum suz oldukla­
yorlar.
K ıbrıs T ürklerinin bılhas rım ve dokun mazi ıklan
F
ak
at
‘zerre
kad
ar
ta
­
.o d *
viz verm iyeceğiz’ -sözleri sa em ekçiler sınıfın: ilgi­ olduğunu san m ak tao ırlar
ıc bir *
0r hangi ah lâk kaidesine da lendiren iyi niyetli m en­ Bildirildiğine göre T ürk
ö n i * n ı t jjitf
pın
yanıyor? A nkara H ükü­ faatleri lehinde değildir. şoförler, otom obillerinin
O k5
küC
r.ada
E rkin’in yeni te h d ı'le - sig o rta vesikalarını Rum
m eti dem ode olm uş ‘ca­
n av a rca’ hüküm leri bü- rinin d e Kıbrıs halkı için polislere verm ekten ka ÜitfJ
“S«vglQ 0|
olduğundan çınm ışlardır. F akat oolis
yük b ir in at ve uzlaşm az b ir tah rik
>#' lıkla destekliyor. Söm ür­ şüphe edilem ez; m aksat ve jan d arm a b ir tüm dür,
geciliğin, k aranlık Kulis g aran tö r devletlerin Kıb­ dolayısiyle ister Rum ol­
d et
^
faaliyeti
sırasında m ü tte rıs’a m üdahales ni sağla- sun ister Ttirk, hiçbir va
de
Ln*
• »-S ? 5,
;
tan d aş ırk farkı zihniye­
tiyle h arek et edem ?? ve
bu iki ku v v et
arasında
tefrik yapam az.” G azete
devam la Polis ve Ja n d a r­
m anın vazifelerini g. rektiği gibi ifa
ettiklerini,
diskrim inasyon yapm a dıklannı ileri sürm ekte,
v atandaşların
em niyet
kuvvetlerine yardım cı ol­
m alarını b elirterek yazısı
na şöyle son verm ek te d ir:
B ütün âm m e hizm etleri
birlik halinde olm alı ve
hiç b ir ırk farkı
g ö zet­
m eksizin b ü tü n v atan d aş
lara eşit m uam ele yapm a
lıdırlar.”
FILELEFTHEROS ga zetesi şu yazıyı y ay ın la­
m ak tad ır :
“Kıbrıs T ürk liderleri,
K ıbrıs T ürk halk ta b a k a ­
ları arasında, ayni zam an
da hariçte, T ürklerin her
gün tehlike içinde olduğu
ve güvenlik
duyguları
kalm adığına dair yanlış
intibalar y aratm ağ a çalış
m aktadırlar. T ürk C em a­
Leymosun Türk
Kadınlar Birliğinden *
AÇIK TEŞEKKÜR
12 M ayıs 1963 P aza r
günü, Birliğim izce d ü zen ­
lenen “A n neler G ünü’ne,
1 — Ö ğrencilerini h a ­
zırlay arak
katılan
b ü tü n Leym osun O kulla­
rı M üdür, ö ğ re tm e n
ve
öğrencilerine,
2 — T aksim Sinen ası­
nı, hiçbir ü cret istem eksi
zin Birliğim ize açan Sine
m a sahibi M ustafa Os­
m an Beyefendiye,
3 — G ünüm üzde “Yı­
lın A n n esi” seçilen , 1 ço
cuk sahibi K ezim ar Hâm it’in, m addî im kansız­
lıklardan dolayı, tah sili­
ne bir yıl ara verm ek zo ­
ru n d a kalan oğlunun üç
yıllık O rtaokul tahsil
m asraflarını d eru h te eden, birliğim izin ham isi,
h ay ırsev er ö . Faik Müftü zad e Beyefendiye.
4 — L efkoşa T ü rk 4>ayı K adınlar Birliği’niıı se­
lâm , sevgi ve pek zarif
“A nnele g ü n ü ” hedivesini gönderen aziz T ü 'k :y«i
li hanım arkadaşlarım ıza,
5 — Ayni m ahiyeti eki
pek cici b ir
hediyeyi,
“A nnelerinin Birliğine ar
m ağan eden S edat S’im a­
vi K üçükler O kulu 1 — 6
sınıfı öğretm en ve «iğren
çilerine ,
6 — T eşrifleriyle günü
m üze k atılan Leym usunlulara,
7 — G ünüm üzü, n ad i­
de kranfiUeri ve b ir saksı
çiçeği ile m ân âiandıran
Salih K u rra Beyefendiye
son su z şükranlarım ızı a r
z e d e rim .
Leymosun Türk Kadınlar
Birliği Adına
Neclâ Gürtuncvı
SATILIK EV
K öşklü Ç iftlikte G ün­
düz Tezel Sokağı Nc. 13
(Köşe Başı) D ört odalı,
banyo, m utfak,
garaj,
W 100. Su ve elek trik te ­
sisatı ile birlik te ehven
b ir fiatla satılıktır.
ö d em ed e büyük k o lay­
lık yapılabilir.
Müracaat Yeri :
SALİH ERTUGRUL
Yediler Sokak No. 58
TEL : 3205 veya 5051
LEFKOŞA
İn ş a a t İl â n :
28 H aziran 1963 tarih in
de Leym osunda açılacak
olan 10 uncu K ıbrıs E n­
tern asy o n al F u arında
T ü rk P avyonunu inşa e t­
tirecek ve iç dekorasy o n u
y ap ılacaktır. Bu işlere ta ­
lip olan firm aların plân
ve şartn am eleri görm ele­
ri ve 16 M ayıs 1963 P e r­
şem be günü s a a t 17 ye ka
c'ar T ürkiye B üyükelçili­
ği T icaret M üşavirliğine
tek lifte b u lunm aları ilân
olunur.
DAVET
Ç anakkale (K andu)
Köy K adın K ursunun, 18
M ayıs, C um artesi ö.s. sa ­
a t 2.30 da, tertip len ecek
olan, elişi, nakış, biçki ve
yem ek sergisine, Ç anak
k aleliler ve civ ar T ürk
köyleri sayın halkı dav et
olunur.
NOT : Sergi P azar g tl
n ü de h alk a açık b u lu n
d u ru lacak tır.
Tertip Heyeti.
BUGÜNE KADAR KIBRIS BASINI’NIN YAPMA­
DIĞI BİR HAMLE DAHA YAPIYORUZ :
Rüyaların Dili
Okurlarımızın görüp te bize yazdıkları rüyaları
bu konuda ehliyetli olan kişiler tefsir edecektir. Bize
gördüğünüz rüyayı, ism inizle birlikte yazınız.
Gön­
derdiğiniz her rüyanın anlamı günü gününe sütunları­
mızda verilecektir.
K ıbrıs’ta aradığınız h er cins k itab ı
ÖZKER YAŞIN KİTABEVl’nde
bulabilirsiniz.
Mecidiye Sokak 15A Lefkoşa — Tel: 73151
Buzlu «GÜNEŞ»
limonatası içiniz
m
Naz /H, /frCf ÇAMA SIRLARIMIZ
/ç//V
£ TEMİZ
V
/(üL LANIN/Z-.1
.
SABRI GAZ
Sabri Gaz en önem
lı ihtiyacınızı karşılar.
Sabri Gaz ada üze­
rinde yegâne olan
bir müessesenin ma­
mulüdür.
Herhangi bir şikâye­
ti m üessesem iz mem­
nunlukla karşılar ve
Safiyetinizin
iJııome
üzerinde durur.
Sabri Gaz’ı kullan­
makla zamanH ıtı l\ıZc'rmış olursunuz.
Her tUrlil müracaat
TEMİZ
Men ş E r f
a d resi:
M üessesesi
Gime
Mağusa Türk Kadınlar
Birliğinin Tertiplediği
28 Mayıs “DEVRİM”
Balosuna Hazırlanınız.
BENER HAKERİ
HER KİTAP YENİ BİR UFUKTUR.
a t M eclisinin geçen g ü n ­
kü to p lan tısın ın g ü rd e m inde, em niyet kuvvetle
rinin, “T ürklerin can ve
m alını güvenlik, altında
bu lu n d u rm ad ığ ın a’ dair
b ir kan u n u n m evcut ol­
m ası, kay d a d eğ er” Gaze
te devam la T ü rk M eclisi­
nin söz ko n u su to p lan tısı
h akkında d ünkü T ürkçe
g azetelerd e
yayınlanan
p asajlar iktibas e tm ek te­
dir.
Sabri Gaz
M
— MERHABA
“ S an at uzun, ö m ü r k ısad ır.”
Bizdeyse tam am ıyle a k s i :
“ö m ü r uzun, sa n a t k ısad ır.”
N eden mi ?
*
G örm üyor m usunuz dün d en bugüne ne!
kaldı. Üç - beş im za : hepsi o k a d a r .
O rtadaki im zalara bakm ayınız. Y azar, Ya-*
z a r insan am a y ıllarca y azar. Ü ç-dört yıldan*
so n ra kaçı k alacak tır? Asıl bunu d ü şü n ü n ü z
iş te .
B undan ö tü rü bizde “öm ür uzun, sapa* kı-Â
sad ır.”
TeR TEU/Z
y iK
A
R
: Her Üç paket T EM lz Çamaşır Tozuna süslü bir su bardağı
HEDİYE verilir-
-
MAAD TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA AKTARILMIŞTIR
t'S c
DEVRİM 17 Mayıs 1963
Devrim
I
Y.A.K. solbeki
özkul ile
bir konuşma
ö n c e okurlarım ızdan ve
ö z k u l’dan özür dikm ek
gerekir.
Dünkü sayım ızda yer
darlığından ö tü rü «' zkui
ile yaptığım ız röportajın
tam am ım yayınhyarram ış
tık. T ek rar özür dilerken
bütün sorularım ızı ve al­
dığımız cevapların tam ı­
nı bugün yayınlıyoruz.
Soru : Futbola canin baş­
la sarıldığınızı biliyoruz.
■aag aSaBSC r.
Yılın Sporcusu Ve Hakemi
Anketimiz ilgi ile
Devam Elliyor
Yılın sporcusu ve hâkem ini m eydana ç ık ar­
mak için açtığım ız anketin bugün 12 inci ku­
ponunu yayınlıyoruz.
Büyük ilgi gören hediyeli anketim izin ku­
ponlarını 18 defa daha yayınlıyacağ/z.
Yılın sporcusu seçilecek olan sporc u ve
hakem e gazetem iz birer değerli kupa verecek­
tir.
A ynca ankete katılacak olan okuyucuları­
mız arasında kura çekilecek ve kırk kişiye cep
radyosu, kol saati, gömlek, kravat, kitap gibi
değerli hediyeler dağıtacağız.
İstediğiniz kadar kupon doldurup aşağıdaki
adrese gönderebilirsiniz.
Yakında ilk neticeleri açıklıyacağız.
Beşiktaş-G. saray
maçrnda 22 nin
en iyisi Kaya idi
Çarşam ba gecesi oyna­
nan ve Beşiktaşın 2 - l ga
libiyetiyle son bulan bü­
yük m açın yankıları i olâ
devam etm ektedir
M açtan önce G alim saraydan çekindiklerim söy
liyen Beşiktaşlılar m aç­
tan sonra bayram vıp'n ayı haketm işlerdir.
M üdafaaya daha cnem
veren Beşiktaş oyu -, bo­
yunca he>e birinci devre­
de rakibinden üstün oyna
mıştır.
Beşiktaş m üdafaasının
başarısı, son d ört - beş
m açta 1 5 -2 0 gol atan Ga
latasaray forvetinin bu
m açta ancak bir go! atm a
Fenerbahçe — Gençlerbirli gole çevirememiştir. K a ilin in
ği maçında Lefter ‘;2 nci daki­ soluna attığı penalfyı kaleci
kada kazanılan penaltıyı Wne kornere atmayı ba-j-;maştır
Brezilya Millî Futbol Ta
kımı idarecilerinin b.ldirdiğine göre, Pe'.e ve Zito
sağlık durum ları yüzün­
den Mısır ve İsrail i:e y a­
Londra futbol kulüplerinden
pılacak m açlarda o\m ya- Tottenham Hotspurs, Çaışamm ıyacaklardır.
ba gecesi Roterdam’da, "Avru
Her iki futbolcu da 20 pa Kupası - Galip Kupa Tur­
M ayısa kadar Roma na ka nuvası” finalinde yapılın kar­
lacak ve bu tarih te Ber­ şılaşmada Atletiko M a d r i d ’i
5 - 1 mağlup ederek Avrupa,
lin’e giderek Brezilya Mil
Kupasını kazanmıştır. Spurs,
lı Takımının A vrupa tu r­ iki yıl tisüste (1960 61 ve 61nesindeki son karşi'aşm a 62) Futbol Lig Kupasını kazan
sında Alm anlara karşı oy mışsa da, bu yıl iptidalarında
Birleşik Kırallıkta bu müsaba­
nıyacakiardır.
kadan elimine edilmişti' RotVerilen izahat ı göre, Pe
terdam’daki galibiyetlerini, yıl
le’yi m uayene eden bir
diz futbolcuları haf Dava Mac
profesör, sağ dizindeki
kay, kas burkulması yüzünden
yan eklem bağlarından bi schaya çıkmamış olmasına rağ
rinin koptuğunu ve kas men elde etmişlerdir.
Beş golden ikisini Jimmie
larda berelenm e olduğu­
Greaves, biri John White. iki­
nu bildirerek tam istira­ si sol açık Terry Dysotı tara­
h at ve masaj tavsiye e t­ fından atılmıştır. Yarı oyunda
Spurs 2 - 0 önde bulunujordu.
m iştir.
İŞTİRAK KUPONU
BEĞENDİĞİNİZ SPORCU
BEĞENDİĞİNİZ HÂKEM kNOT : KUPONLARINIZI,
DEVRİM GAZETESİ
(Anket Servisi)
P.K. No. 363
LEFKOŞA
adresine postalayınız.
Bu hattaki milli
lig maçları
Cevap : Sezonun şanslı
takım ı Kaymaklı.
Bakanlar Kurulu
Tenkit Edildi
Sayfa 1 den kalan
m unda cevaplandırılmış,
tır. Bunlar arasında tarım
ürünleri sigorta projesi
tahtinde ürünleri harar gö
ren çiftçiye eskiden hasa­
rın en az yüzde ellisi ödendiği halde kanunda ya
pılan bir tadilâtla çimdi
yüzde ellisine kadar öden
meşinin sebeplerini araş­
tıran bir soru da bulun­
m aktadır. Bu soruyu ce­
vaplandıran Maliye Baka
m, çiftçilerin sigorta his­
se senetleri aliminin kifa
yetsiz olduğunu ve bu yüz
den hasar için yapılacak
ödem elerin bütçede gös­
terilen 50 bin liranın için­
de tutulm ası gerekSğine
işaret etm iş ve tazminat
olarak ödenen nisbefin bu
yüzden düşürüldüğünü a.
çılam ıştır.
Bu arada Bakan, uzman
lan n çiftçileri daha iyi bir
şekilde koruyacak mecbu
ri ürün sigorta projesiyle
ilgili raporunu '-eklemek­
te olduğunu ilâve etmiş­
tir.
P u a r a ^ 1"1
0 .
w
bır
tu.
Kıbns Fu"1
önemli
bugün«
Türk tüectny
nın tem «l edı
ederek. bunu*1
Bu, kulübün, Britanyada da­
ha önce elde ettiği başarıların
zirvesini teşkil etmektedir,
1960 - 61 ’de lig şampiyonlu­
ğu ve kupayı kazanmak1» çif­
te galibiyet elde itmiştir.
1882 ’de kurulan kulüp,
1895 de profesyonel otmuş ve
1896 da ligin II. bölümüne se­
çilmiştir. O zamandanberi
Spurs diye bilinmektedir. D U
ğer bütün kulüpler gibi Spurs
oyuncuları da yükseliş ve dü­
şüşlerin sevinç ve üzünMIerini tatmışlardır.
En son yükselişleri 1950 de
olmuştur. O zamandanberi
bölümde oynamışlardır.
Tek sayıların 'culübe uğur
getirdiği anlaşılıyo-, Zira 1901
1921 ve 1961 de Lİk Kupasını,
1963 te ise Avrupa Kupasını
kazanmışlardır.
i Si» M Tüccarlar dan çok önemi
taji stilinde bit toplanfcuna i t t r e l ed
i!W,l»tûpİM!..ıla, 1da arda Kibri*
«inli üyeleriyle
endüstricisinin
a^nara İbrahimOrhan,
ti ip n . K ib rit
Derneği ta ra fı
ren «ok tan ttı*
Bu karar
§
i da 400 *netrr
icar etmece |
•
bu kararım da
/OMveEndüstri dakan sahasına koyrr
Çeşitli
n
i
arda Kibri»
JS^UAvapu.
i
I
I
1
'
Tiırtt endüstrıı
lunmaması c k
kÎS"*- Turist. ü Halbuki 1
11ayaret ettikten
•Hi,* 'h 98,17*
'«'11,1"»■II .1,1:
HAŞAN ÇİNKO
ARABA DOĞRULTMA GARAJI
Beliğ Paşa Sokağı
Ucuz İş - Erken Servis - Garantili Netice
tfF -* *
Ankara Yeni
Zengin
fu r
«taıtsi çimü sabah ®ile! firmaları
^ Girselimanna uğ-
s
,
..........
1 7 - 1 8 - 1 9 MAYIS AKŞAMLARI LEFKOŞA TAKSI M YAZLIK SİNEMASINDA
20 Mayıs Pazartesi — Mağusa Lozan Palas
Yazlık Sinemasında
21 Mayıs Salı — Lârnaka Cennet Sinemasmda22 Mayıs Çarşamba — Baf Yeşilova Sinemasın
a
s
U
K
g
I Türk Tüccarla
■
u
ı^ınııü
SPURS Avrupa kupasını kazandı
ADRES
Cum artesi:
Istanbulda :
B eşiktaş - H acettepe
Beykoz - G. Birliği
İzm irde:
A ltay - lstanbulspor
G. Saray - İzm irspor
P azar:
Istanbulda :
Beykoz - H acettepe
Beşiktaş - G. Birliği
Ankarada:
D. Spor - K arşıyaka
İzm irde:
İzm irspor - Istanbu’spor
G alatasaray - Altay
Gol Krallığı bu s e /'.n o>
dukça iddialı pecn ek tedir.
Metin ve Şenol gol kral
lığının başlıca iki nam ze­
di.
Metin arayı açmıya çalı
şırken Şenol devam u ola­
rak Metinin peşini b ırak ­
m am aktadır.
Halen M etin’in attığı
gollerin sayısı 27, Şenolun
sından da belli olm akta­ ise 26 dır.
dır.
Bu m açta güzel oyun çı
karan futbolcular Necmi,
Güven, Şenol ve M etin­
dir.
F akat 22 nin en iyisi ta ­
kımının galibiyet golünü
atan Beşiktaş solhafı Ka­
ya idi.
Lefter son, maçta bir penaltı daha Pele, Brezilyanın
Mısır ve israille
heba etti
yapacağımaçda
oynamıyor
İSİM ■
ve Zihni. Cebinden bir çif
te şilin çıkardı. Yazı gelir
se Zihniyi, tu ra geliı se En
veri söyliyeceğim d -di.
Parayı havaya fırlat-t. Pa
ra oturduğu koltuğun tiLiu azim niçindit?
Cevap : Yenicami form a­ zerine düştü.
sını devam lı olarak giyeHayır, ne yazıydı ne de
bilmem içindir.
tura. Para diklem esine
Soru : En beğendiğin gol? durm uştu.
Cevap : Zihni’nin Gençler Cevap : Demek h er ikisi
Birliği m açında beş kişiyi de ayni ayarda, dedi
calım lıyarak attığı gol.
Soru : Peki, en beğenm e­
Soru : En tak d ir ettiğin ku diğin futbolcu kimdir?
lüp başkanı?
Cevap : Yenicaminin sol­
Cevap : Kemal Şem>
beki.
5Joru : En beğendiğin ha- Soru : Yenicaminin bu yıl
I em?
iyi neticeler alam am asının
Cevap : Saffet.
nedenleri?
Toru : En beğendiğin fut- Cevap : Bazı futbolcula­
I olcu?
rın fazla asabi oluşları bir
Bu sorum uz ürerine, dü şansızlık iki.
sündü, düşündü, k arür ve Soru : Eleme m a ç la r şam
remedi. İki futbolcu üze- I piyonu hangi takın, ola­
rinde duruyordu. EnverI cak?
Gol Kıratlığı
Kadrosuyla
Tiyatro
Temsillerine
Başlıyor
YÜKSEK SES SANATKARI
h a l k t ü r k ü l e r i y il d iz i
FİLM VE DANS YILDIZI
SERGİN AKASYALAR
NURAY AKIN
SERAP GÜL — AFET FIRTINA
HARİKA AKROBATLAR
TÜRK KADIN CANBAZI
TÜRK SİRK PALYAÇOSU
ŞAHİN KAYPANLAR
AYNUR KAYPAN
GARİP SARAYLI
KOMEDİ SANATKARLARI : NECMETTİN KURTULUŞ — BAHRİ BAYAT — YÜCEL ALTUG — MENŞURE KAHRAMAN
SAZ SANATKARLARI — KEMAN : HÜSEYİN KÖYLÜ — KLARNET : MEHMET BUYANKARA —
KANUN : SİNAN GÜVEN — DARBUKA : GÜNEY TAŞCENT
20 Kişilik Büyük Tiyatro Programı:
I SAZ ESERLERİ — HALK TÜRKÜLERİ — SFS SANATKARLARI — AKROBATLAR — PALYAÇOLAR — 2 TANE DANS YILDIZI.
BİLETLER SİNEMA GİŞELERİNDE SATILMAKTADIR.
AYRICA HER GECE M G lŞ lK KOMEDİ
MAAD TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA AKTARI
/IIŞTIR
endüstri,
»flarda kendi,
kilde göslerm
i»e, m
Download

17mayıs1963