TüRKiYE'YE PETROL MÜJDESi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,
akaryakıtla ilgili müjdeyi verdi:
Akaryakıt fiyatlarına 10 yıllık
düşüş geliyor!
ladık, hazırlıyoruz" dedi.Şimşek, gelecek 10 yılın daha kritik olacağına dikkati çekerek, "Sebebi de şu; geçtiğimiz 10
yılda küresel ekonomiye baktığımızda, gelişmekte olan
ülkelere baktığımızda çok yüksek emtia fiyatları görüyorsunuz. Çok düşük faiz ortamı, şu anda devam ediyor ama
eninde sonunda bitecek. Global likiditenin bol olduğu bir
dönem. Dolayısıyla aslında büyümenin de göreceli olarak
yüksek olduğu bir dönem" değerlendirmesinde bulundu.
Petrol fiyatlarındaki düşüş özellikle araç kullananlar tarafın
dan yakından takip ediliyor. Petrolün varil fiyatında yaşa
nan düşüşlerin akaryakıt pompa fiyatlarına yansımaları da
kamuoyu tarafından sürekli tartışılıyor.Bakan Şimşek’in altını çizdiği “emtia fiyatlarındaki düşüş” beklentisinin
tüketiciye ilk yansıması akaryakıt fiyatları şeklinde olacak.
aliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bugün yaptığı
açıklamalar, önümüzdeki 10 yıllık süreç için
tüketicilere önemli ipuçları içeriyor. Bakan
Şimşek, "Gelecek 10 yıl içerisinde büyüme temel faktör olacak. Büyümenin son 10 yıla göre kıt, potansiyelinin
düştüğü bir ortamda Türkiye, gelecek 10 yıl içerisinde farklılaşacak. Bu farklılaşmanın da zeminini şimdiden hazır-
M
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
23 EKİM 2014 Perşembe
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
3. NÜKLEER SANTRAL YÜZDE YÜZ
YERLi OLACAK
'TüRKiYE'NiN 2023 Enerji Bakanlığı'nda bilgilendirme toplantısına katılan Başbakan Davutoğlu,
HEDEFLERINE ULAŞMASI
enerjinin arzını güvenceye almak için nükleer enerjinin şart olduğunu söyledi.
çevremizdeki enerji üreten ülkelaşbakan Davutoğlu,
erde yaşanan krizlere de dikkat
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığındaki çekti. Başbakan, iç arzı dış etkilerden bağımsız olarak mümkün
bilgilendirme toplantısı sonrası
olan en üst düzeye çıkarmanın
yaptığı açıklamada, enerjinin
şart olduğunu, bunun da yolunun
Türkiye
gibi
kalkınan
ülkeler
için
novasyon Haftası etkinliğinde konuşan
nükleer enerji olduğunu vurgustratejik boyutunu vurguladı.
Ekonomi Bakanı Zeybekci, "Şu andaki bu
ladı. Davutoğlu, Fransa'da 58-60,
şartlarla, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaş- Davutoğlu, 'Çok hızlı kalkınıyorJaponya'da 100-130 nükleer
sunuz. Kalkınmayla refah yükması son derece zor" dedi.Türkiye'nin en
seliyor, enerji talebi artıyor. Enerji santral varken, Türkiye'in iki nükönemli probleminin, inovasyon, ARGE, bilgi
arzının talebi karşılayacak şekilde leer santral için 2023'lere kadar
üretme ve bu ürettiği bilgiyi üretime
beklemesi gerektiğine de dikkat
dönüştürme problemi olduğunu söyleyen Zey- sürekli yönetilmesi enerji arz
çekti.
güvenliğinin sağlanması sadece
bekci, "Türkiye’nin hedefleri çok büyük.
Türkiye için değil bütün dünya
Türkiye 2023 hedeflerini ortaya koydu.
İNSAN UNSURU YETİŞTİRİLECEK
Dünyanın 10. Avrupa’nın 3. büyük ekonomisi için en temel meselelerden birisi'
Davutoğlu, "İnşallah üçüncü nükhedefini koydu. Kişi başına düşen milli gelirini dedi.
leer santrali yeterli insan unsuru
25 bin doların üzerine çıkarmak gibi bir hedef
yetiştikten sonra 2018-2019'dan
koydu. Bunu yapabilir mi Türkiye? Şu andaki ARZIN EN ÜST SEVİYEYE YÜKitibaren yüzde 100 milli bir şekSELMESİ ŞART
şartlarla yani fason bir üretici ülke olarak
Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması son
Türkiye'nin enerji zengini bir ülke ilde yapma konusunda çalışderece zordur." dedi.Türkiye 2023 hedeflerini
maları başlatma talimatı da
olmadığını vurgulayan
ortaya koydu. Dünyanın 10. büyük
verdim' dedi. Davutoğlu, güneş ve
Davutoğlu,
ekonomisi Avrupa'nın 3. büyük
rüzgar gibi yenilenebilir enerji
ekonomisi olmak gibi bir hedef
oranlarını da arttırmak gerekkoydu. Milli gelirini 2023'te 2
tiğini dile getirdi.
trilyon dolara, ihracatını
500 milyar dolara
meklilere
çıkarmak gibi
yap
ılan yakacak
bir hedef
yardımı yeniden gündeme geldi.
koydu.
Emeklilere, yılda 600 liralık ısınma dest
ilmesini bekliyor. Emeklilere yakacak eği verilmesi, Meclis'e de taşındı. Bu konuda yardımı versunulmuş bir kanun teklifi bulunuyor. Meclis'e
yasalaşırsa, emeklilere her yıl kış ayla Eğer teklif
yakacak yardımı verilecek. Emeklilerinrı yaklaşırken
ikramiye. Yılda 2 kez ikramiye isteyen bir beklentisi de
beklentisi, Meclis'e sunulan kanun teklemeklilerin bu
ifinde
aldı.Kanun teklifi yasalaşırsa, emeklilede yer
r yakacak
yardımının yanı sıra yılda 2 kez dini
bayramlar öncesi 1'er maaş
ikramiye alacak.
SON DERECE ZOR'
B
İ
EMEKLiY
E
E 'YAKAC
A K ' MÜJ D
E Si
TüRKiYE O TRENi KAÇIRDI!
B
ARAB
K
Faruk BAKAÇ
Güne Bakış
Gündemde
Neler Var?
Yazısı S.4’de
BORSA
madan "kurumsal kredi kartları" muaf tutuldu.Yönetmelikte, "Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret
karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dâhil olmak üzere, kredi kartları ile
gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi dokuz ayı geçemez" maddesi aynen korundu.
Süleyman GÖKSU
AKŞEMSEDDİN’İN
TALEBESİ FATİH
SULTAN’A YAZDIĞI
MEKTUPLAR ( I )
Yazısı S.10’da
Evina Méne
RONİ
ASIRLIK NEFRET
TOHUMU ATILIYOR
Yazısı S.10’da
AN M I
VAR D
E
ürkiye'de son 3 yılda
benzinli otomobil fiyatları % 13
artarken, araba kiralama ücretleri %
20 düştü.AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yaptığı derlemeye
göre, Türkiye'de eylül 2011 ile eylül 2014
dönemi karşılaştırıldığında, otomobil, yedek
parça ekipmanları, araç ile ilgili temizlik ve
bakım ürünleri ile tamir ve bakıma ödenen
malzeme ve işçilik ücretleri artarken, araba kiralama ücretleri düşüş gösterdi.
T
uyumculuk sektöründe kredi kartına taksitli
satışlar başlıyor. Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu'nun (BDDK) Resmi
Gazete'de bugün yayımlanan yönetmelik değişikliğinde,
kuyumculukta kredi kartıyla satışlara "dört taksit" izni
verildi. Yönetmeliğe, "Kuyumla ilgili harcamalarda bu
süre dört ayı geçemez" maddesi eklendi ve bu sınırla-
ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık,
"Türkiye içten yanmalı motor
teknolojisinde treni kaçırdı. Burada
bir rekabet görmüyoruz. Yeni bir fırsat penceresi var, o
da elektrikli otomobil"dedi.Işık, Almanya ziyareti kapsamında Frankfurt'ta Türk işadamları ve sivil toplum
kuruluşu temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya
geldi. Burada konuşan Işık, Türk toplumunun Almanya'nın önemli güç merkezlerinden biri haline
geldiğini söyledi.Türkiye'nin 2023 hedefleri için her
alanda yoğun çaba harcadığını ancak bir sıçrama yapmaya ihtiyacı olduğunu anlatan Işık, "Türkiye gibi bir
nüfusa ve ekonomik büyüklüğe sahip ülkeler için kişi
başına 10-10 bin 500 dolarlık GSYH tam bir orta gelir
tuzağı. Bu orta gelir tuzağından kurtulmak için mutlaka bir sıçrama yapılması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.Işık, bu sıçramanın da katma
değeri yüksek ürünlerle yapılabileceğinin altını çizerek, Türkiye'nin artık orta yüksek ve yüksek düzeyde
teknoloji ürün üretip satması gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin son 20 yılda elde ettiği başarıların kalıcı
kılınmasının önemli olduğunu anlatan Işık,
Türkiye'nin üretime dayalı büyüme politikası ve
Afrika açılımı sayesinde 2008 yılındaki
küresel krizden etkilenmediğini
kaydetti.
Söz konusu dönemler kıyaslandığında benzinle çalışan otomobillerin ortalama fiyatı
2011'in eylül ayında 38 bin 873 lira iken, 2014
yılı eylül ayında % 13 artışla 44 bin 938 lira
olarak belirlendi. Dizel yakıtla çalışan otomobillerin fiyatlarında ise daha yüksek artışlar
oldu. 2011 yılında ortalama 43 bin lira
civarında olan dizel yakıtlı otomobil fiyatı bu
sene eylül ayına gelindiğinde % 25 artarak 57
bin lirayı geçti. Otomobil fiyatlarındaki bu
artışların aksine ortalama araba kiralama
ücretleri 2011 eylül ayında 125 lira iken 2014
eylül ayında % 20 düşüşle 104 liraya geriledi.
RDiN
VAR
2
23 EKİM 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
3. NÜKLEER SANTRAL YÜZDE YÜZ YERLİ OLACAK
aşbakan Ahmet Davutoğlu,
B
2019'dan itibaren Türkiye'nin
3. nükleer santralinin yüzde 100
yerli imkanlarla yapılacağını
söyledi. Başbakan Davutoğlu,
Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığındaki bilgilendirme
toplantısı sonrası yaptığı
açıklamada, enerjinin Türkiye gibi
kalkınan ülkeler için stratejik
boyutunu vurguladı.
Davutoğlu, 'Çok hızlı
kalkınıyorsunuz. Kalkınmayla
refah yükseliyor, enerji talebi
artıyor. Enerji arzının talebi
karşılayacak şekilde sürekli
Altına 4 taksit kararı
yürürlüğe girdi
yönetilmesi enerji arz
güvenliğinin sağlanması sadece
Türkiye için değil bütün dünya
için en temel meselelerden birisi'
dedi.
ARZIN EN ÜST SEVİYEYE
YÜKSELMESİ ŞART
Türkiye'nin enerji zengini bir ülke
olmadığını vurgulayan Davutoğlu,
çevremizdeki enerji üreten
ülkelerde yaşanan krizlere de
dikkat çekti. Başbakan, iç arzı dış
etkilerden bağımsız olarak
mümkün olan en üst düzeye
çıkarmanın şart olduğunu, bunun
da yolunun nükleer enerji
olduğunu vurguladı. Davutoğlu,
Fransa'da 58-60, Japonya'da 100130 nükleer santral varken,
Türkiye'in iki nükleer santral için
2023'lere kadar beklemesi
gerektiğine de dikkat çekti.
Davutoğlu, "İnşallah üçüncü
nükleer santrali yeterli insan
unsuru yetiştikten sonra 20182019'dan itibaren yüzde 100 milli
bir şekilde yapma konusunda
çalışmaları başlatma talimatı da
verdim' dedi. Davutoğlu, güneş ve
rüzgar gibi yenilenebilir enerji
oranlarını da arttırmak gerektiğini
Sanal alemin yüzde 69’u online alışverişi tercih ediyor
dile getirdi.Davutoğlu, Akdeniz'de
Kıbrıs açıklarında Barbaros
Hayreddin Paşa gemisinin sismik
arama yapması konusunda da
değerlendirmelerde bulundu.
Barbaros gemisinin sismik
çalışmasını yapacağını ve bunun
için gerekli koruma tedbirlerinin
de alındığını kaydeden Davutoğlu,
'Kimse kriz çıkarmaya kalkmasın'
uyarısında bulundu. KKTC ile
yapılan anlaşmalarla Türkiye'nin
bu alanlarda sismik araştırma
hakkı olduğunu vurgulayan
Davutoğlu, 'O hakkımızı her
zaman kullanırız' diye
konuştu.C
CİHAN
1,9 milyon hektarlık
alan meraya
dönüştürüldü
Türkiye'deki internet kullanıcıları online satın almaya hiç de mesafeli değil. Yapılan araştırmaya göre
kullancıların online araştırma ve satın almada dünya ortalamasının üstünde olduğu ortaya çıktı
üm dünyada tüketicilerin,
T
ihtiyaçlarını internetten
karşılama eğilimi giderek hız
ankacılık Düzenleme ve Denetleme
B
Kurumu (BDDK), kredi kartlarıyla
gerçekleştirilecek kuyumla ilgili
harcamalarda taksit
uygulanamayacağına yönelik mevzuat
hükmünü kaldırdı. Yeni düzenlemeyle
söz konusu harcamalara 4 taksit
getirildi. Kurumun, "Banka Kartları ve
Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte
Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Yönetmeliği" Resmi Gazete'de
yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Buna
göre, kredi kartları ile
gerçekleştirilecek kuyumla ilgili
harcamalarda en fazla 4 aya kadar
taksitlendirme yapılabilecek. Bu
hüküm, kurumsal kredi kartları
hakkında uygulanmayacak.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu (BDDK), kredi kartlarıyla
gerçekleştirilecek kuyumla ilgili
harcamalarda taksit
uygulanamayacağına yönelik mevzuat
hükmünü kaldırdı. Yeni düzenlemeyle
söz konusu harcamalara 4 taksit
getirildi. Kurumun, "Banka Kartları ve
Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte
Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Yönetmeliği" Resmi Gazete'de
yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Buna
göre, kredi kartları ile
gerçekleştirilecek kuyumla ilgili
harcamalarda en fazla 4 aya kadar
taksitlendirme yapılabilecek. Bu
hüküm, kurumsal kredi kartları
hakkında uygulanmayacak. CİHAN
Torba Yasa ‘minibüs’ü kaldırdı
kazanırken Türkiye’deki
internet kullanıcılarının da
sanal alışverişe hiç mesafeli
olmadığı ortaya çıktı.
Türkiye’deki internet
kullanıcılarının yüzde 69’unun
internetten alışveriş yaptığı
tespit edildi.
akanlıktan yapılan
B
açıklamaya göre, Gıda
Tarım ve Hayvancılık
Ernst&Young’ın (EY) 34 ülkede
gerçekleştirdiği Global Tüketici
Araştırması'na göre,
Türkiye’deki internet
kullanıcıları online araştırma
ve satın almada dünya
ortalamasının üzerine
çıkarken, yüzde 69’u
internetten alışveriş yapıyor.
Türkiye’deki internet
kullanıcılarının yüzde 38’i
internetten araştırma yapmak
için ortalama 3 ila 10 saat
harcıyor. 1000 kişiyle
gerçekleştirilen çalışmaya
göre, Türk kullanıcılarının
satın alma kararında en büyük
rolü yalnızca fiyat değil, fiyatkalite karşılaştırması ve
müşteri deneyimi oluşturuyor.
Sanal mağazaların ağırlığı
artıyor Türkiye pazarına
bakıldığında, araştırmanın
gerçekleştiği dönemdeki son 12
ayda hemen hemen tüm
kategorilerde geleneksel
mağazalardan yapılan
alışverişlerin azalması dikkat
çekiyor. Geleneksel mağaza
alışverişlerinde en yüksek
düşüş 14 puanla tüketici
elektroniğinde yaşanırken, bu
kategoriyi 12 puanla giyim, 10
puanla yiyecek-içecek takip
ediyor. İnternet üzerinden en
uzun araştırma otomobiller
konusunda yapılıyor.
Araştırma, Türkiye’de
tüketicilerin online
mağazalardan en çok giyim
eşyası satın aldığını gösteriyor.
ECZACIBAŞI: BİLGİ TOPLUMU
HÜCRELERİMİZE İŞLEMELİ
oplumumuzda filmlere konu olan
bayramlarda, düğünlerde, taziye
ziyaretlerinde özellikle kısa mesafeli
yolcu taşımalarında kullanılan
minibüsleri hatırlarız. Dilimiz alışmıştır
minibüs kelimesine. Bundan sonra ya
otomobil ya da otobüs olacak
hayatımızda. Çünkü hükümet Torba
Yasa ile minibüs kelimesini ortadan
kaldırdı.
T
Hazine Müsteşarlığı tarafından
oluşturulup Türkiye Sigortalar Birliği
emrine verilen Güvence Hesabı
minibüsleri yolcu taşıma aracı olarak
kabul etmekte ancak zorunlu trafik
sigortasının dışındaki yolcu taşıma
sigortaları konusunda sorumluluğunu
kabul etmemekte idi. Zorunlu Trafik
Sigortası dışında yolcu taşıma
sigortalarını yaptırmaları gerekirken bu
sigortaları bir çok minibüsün
yaptırmadığı bilinmektedir. Bu
sigortaların zorunlu olmadığı hakkında
Güvence Hesabı’nın itirazları
karşısında açılan davaları Güvence
Hesabı’nın kaybetmesi üzerine hesap
daha yüksek paralar ödemeye
başlamıştır. CİHAN
ilişimciler, Türkiye’nin
inovasyon trenini
B
kaçırmak üzere
olduğundan endişe ediyor
ve ‘bilgi toplumu
hücrelerimize işlemeli,
ancak böyle orta gelir
tuzağından kurtuluruz’
diyor. Türkiye Bilişim Vakfı
(TBV), Türkiye Bilişim
Sanayicileri Derneği
(TÜBİSAD), Türkiye Bilişim
Derneği (TBD) ve Türk
Elektronik Sanayicileri
Derneği’nin (TESİD)
oluşturduğu Dijital Türkiye
Platformu–DTP, “Digital
Europe”un Avrupa Birliği
Dijital Ajanda 2020
vizyonu ile Türkiye’nin
2023 hedefl erinin aynı
paralelde yürütülmesi için
çalışmalarını sürdürüyor.
Öfkeli çıkışların zararını
10 yıl sonra göreceğiz
Bu kapsamda hazırlanan
Avrupa Dijital Gündemi ve
Türkiye
Raporu önceki
akşam
düzenlenen
toplantıda
basına
tanıtıldı.
Toplantıda
konuşan TBV
Başkanı Faruk
Eczacıbaşı,
“Yasaklar
yaramaz
çocukları
kışkırtır.
Öfkeli çıkışları
görmeye
devam
edeceğiz anlaşılan ama
bunlar altımızı oyacak
görüşler. Duygusal verilen
kararlar geleceğimize
darbe vurur. Zararını 5-10
yıl sonra göreceğiz” dedi.
Toplantıda Çin'e karşı
hazırlanan AB Sayısal Tek
Pazarı 'na dahil olmak için
Türkiye’nin atması gereken
adımlar olduğu ve bu
süreçte geç kalındığı
vurgulandı. Faruk
Eczacıbaşı "Şimdi
Türkiye’nin önünde yeni
bir fırsat var, Avrupa
Dijital Gündemi’ni her
ülke yerelleştirebilecek,
buna aday ülke Türkiye de
dahil" dedi.
Avrupa
Dijital
Gündemi ve
Türkiye Raporu
düzenlenen
toplantıda basına
tanıtıldı. Toplantıda
konuşan TBV Başkanı
Faruk Eczacıbaşı,
"Bilgi toplumu
hücrelerimize
işlemeli, ancak
böyle orta gelir
tuzağından
kurtuluruz"
dedi
Avrupa Dijital Gündemi ile
hedef akıllı, sürdürülebilir,
katılımcı büyüme.
Türkiye’nin de hedefi bu.
İşte Dijital Türkiye
Platformu, bu hedefe
ulaşılması için yapılması
gerekenleri 135 sayfalık bir
raporda toplamış.
www.dijitalgundemtr. com
adresinden ulaşılabilen
raporda ilk dikkati çeken
veri eksiklikleri. Maalesef
Türkiye’de her alanda
doğru veriye ulaşmak zor.
TÜBİSAD Başkanı Prof.
Kemal Cılız, bu nedenle
sektöre dair verileri
hesaplamaya
başladıklarını anlattı.
Toplantıda “Türkiye
bilişimde üretici değil,
tüketici” saptaması
yapıldı. TESİD Başkanı
Müjdat Altay 10 yılda 1
trilyon dolarlık bir bilişim
pazarının söz konusu
olacağını belirterek
“Burada biz pazar değil,
üreten olmalıyız” ifadesini
kullandı. Peki bu yolda
hazırlanan raporlar
dikkate alınıyor mu? Faruk
Eczacıbaşı, “Dinleniyor
ama önemli olan bu
anlayışın hücrelere
işlemesi. Orta gelir
tuzağından kurtulmak için
bilişim olmazsa olmaz.
2023 hedeflerine ulaşmak
için bilişime yatırım çok
önemli. Eskiden 20 yılda
bir yeni meslekler
gelişirdi, şimdi bu süre 5
yıla indi. Kendimizi her
alanda inovatif dönüşümü
ne kadar hızlı adapte eder
hale getirirsek o kadar
başarılı oluruz” yanıtı
verdi..HABER MERKEZİ
Son 12 ayda online satış kanalı
üzerinden yapılan yüzde 46’lık
giyim alışverişini, yüzde 40 ile
tüketici elektroniği, yüzde 34
ile telefon veya mobil tarife
paketleri izliyor.H
HABER
MERKEZİ
Asansörlerde
"kimlik kartı"
dönemi
kanlığı
ilim Sanayi ve Teknoloji Ba
B
ve
i
liğ
ven
Gü
ri
nle
Sanayi Ürü
Muhsin Dere,
Denetimi Genel Müdürü bin
431
ıtlı
kay
de
elin
ülke gen
marası
asansöre "kimlik kartı" nu i muayene
tip
A
ve
er
yel
edi
bel
k
verere
nsörlerin
kuruluşları kanalıyla asa erini
nel
aye
mu
dik
iyo
per
lık
yıl
yaptıracaklarını söyledi.
iz
Dere, 2015 yılının güvens ı olacağını
asansörlerle mücadele yıl431 bin
vurguladı.Yurt genelinde geçen yıl
asansörün bulunduğunu, ri
yapılan denetim faaliyetle iyodik
kapsamında 152 bininin per i anlatan
iğin
muayenesinin yapılabild n
ini
bin
96
n
rda
Dere, bunla
en kırmızı
"güvensizlik" anlamına geli kaydetti.
iğin
ild
dir
len
ket
etiketle eti
muayenesi
Dere, bunların periyodik na dikkati
uğu
old
r
yapılan asansörle
çekerek, denetimleri
unun daha
yapılamayanların durum vurguladı.
nu
vahim durumda olduğu
bir kararları
Bu durumla ilgili acil ted şöyle
re,
De
n
ede
de
ifa
aldıklarını
devam etti:
nsörlerin bir
"Kırmızı etikete sahip asa lması,
atı
kap
a
nım
lla
ku
ce
an ön
ekli
belediyeler tarafından ger i muayene
tip
A
,
ası
nm
alı
in
ler
bir
ted
gibi çeşitli
kuruluşlarının denetimleri alarımız
ışm
çal
konu başlıklarındaki
da. 2015
son noktaya gelmiş durumn bütün
ede
nte
yılında asansör mo
montajcı
firmalar ki kayıtlı bin 375 bakım
da
a
nd
arı
firma var, 300 civ
, bunların
yapan asansör firması var Bunların
iz.
ceğ
eye
tamamını denetl
gerekli
denetim süreçleri ile ilgili AN
CİH
ız."
cağ
ala
tedbirleri de
Bakanlığı, hayvancılığın
ihtiyacı olan kaliteli kaba yem
ihtiyacının en ucuz şekilde
karşılanması, erozyonun
önlenmesi ve havzaların
geliştirilmesi amacıyla mera,
yaylak ve kışlaklarla ilgili
önemli çalışmaları hayata
geçirdi. Birçok köy ve beldede
mera tespit, tahdit ve tahsis
çalışmaları ile ıslah ve
amenajman projesi uygulayan
Bakanlık, meraların
korunması ve verimliliğinin
artırılması için toplam bin 32
adet ıslah ve amenajman
projesini devreye soktu. Mera
ıslah ve amenajman projesi
uygulanmayan bölgelerde ise
il otlatma planları
hazırlanıyor.Mera alanlarının
artırılması için çalışmalarına
hız veren Bakanlık, Mera
Kanunu'nun yürürlüğe girdiği
tarihten bugüne kadar mera,
yaylak ve kışlak olarak
kullanılabilecek yaklaşık 1
milyon 900 bin hektarlık
Hazine arazisine mera vasfı
kazandırdı. CİHAN
Kayseri turizm hedefleri
için ‘rotalar’ı çizdi
anayi kenti Kayseri, yıllık 1
S
milyon turist hedefi
doğrultusunda yeni projelere
yöneldi. Kentte son bir yılda
çok yıldızlı 2 büyük otel
hizmete girdi. İnşaatı süren 9
yeni otelin de açılması ile
Erciyes Kayak Merkezi’ndeki
otel sayısı 21’e çıkacak. Kent,
valilik ile Orta Anadolu
Kalkınma Ajansı’nın ortak
hazırladığı ‘Kayseri Yürüyüş
Rotaları ve Turizm Keşif
Rehberi’ kitabı ile alternatif
turizm alanında da adından
söz ettirmeyi hedefliyor.
Rehber kitap, aralarında
Erciyes Kayak ve Kış Sporları
Turizm Merkezi, Sultansazlığı
Kuş Cenneti, Kapuzbaşı
Şelaleleri, Yamula Baraj Gölü,
Aladağlar Milli Parkı ve
Soğanlı Vadisi gibi doğal ve
kültürel değerlerin yer aldığı
“yürüyüş” rotalarını kapsıyor.
Rehber ayrıca, Kayseri kent,
tarih ve kültür turları
güzergahları, doğaya yolculuk
yürüyüş parkurları, bisiklet
parkurları, su sporları, kış
sporları ve dağcılık gibi
aktivitelerle, yöresel yemeiçme kültürüne yönelik yol
gösterici bilgileri de içeriyor.
‘Kayseri Yürüyüş Rotaları ve
Turizm Keşif Rehberi’
kitabının proje danışmanı
Ersin Demirel, Kayseri’nin
henüz keşfedilmemiş zengin
turizm değerlerine sahip
olduğunu belirtti.CİHAN
3
23 EKİM 2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
1.200 mikro reform geliyor,
kayıtdışının yeni planı hazır
İŞGEM’lere vergi ve enerjide avantaj sağlanacak
ilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakan
B
Yardımcısı Prof. Dr.
Davut Kavranoğlu, İş
Geliştirme
Merkezleri’nin
(İŞGEM) daha cazip
hale getirilmesi için
vergi ve enerji
konularında çalışma
yapılacağını söyledi.
Türkiye’de destek
konusunda sıkıntı
bulunmadığını
savunan Kavranoğlu,
desteklenecek Ar-Ge
projesi
bulunamadığını
kaydetti.
Maliye Bakanı Şimşek, sofistike önlemler içeren çalışmanın yakında Başbakan
tarafından açıklanacağını bildirdi
önce Türkiye
Özel Sermaye
Forumu 2014
toplantısında
ardından
Vodafone CEO
Club’da
konuştu.
ehmet Şimşek,
İstanbul’un “tahkim
merkezi” yapılmasına
ilişkin yasanın bu hafta
Meclis’ten geçeceğini de
açıkladı. Türkiye’nin
önümüzdeki 10 yılda
gelişmiş ülkelerle
mesafeyi kapatması
amacına yönelik olarak
hazırlanan dönüşümünün
yeni halkasını
oluşturacak, “ikinci ve
üçüncü nesil bin 200’ü
aşkın reformu içeren
paketin bu yıl içinde
tamamlanacağını”
bildiren Şimşek, “Bu
reformlarla Asya kadar
hızlı büyümenin
temellerini hazırlıyoruz”
dedi. Şimşekİstanbul’da
M
2015’in falına
bakan Maliye
Bakanı
Mehmet
Şimşek, global para
politikalarında
normalleşmenin
yaşanacağını Türkiye’nin
yoluna tahribat
yaşamadan devam
edeceğini anlatırken,
“Hazırlıklarımızı kışa göre
yaptık” dedi. Gelişen
piyasaların 1990’lı yıllarda
olduğu gibi ‘sermayeye aç’
bırakılmasının mümkün
olmadığını vurgulayan
Şimşek, gelişen piyasalar
arasındaki ayrışmanın
güçlü reform programı
uygulayanlarla
uygulamayanlar ve özel
sektörün önünü açanlarla
açmayanlar olarak
ayrılacağını anlattı. Bu
nedenle mikro reformlara
odaklandıklarını belirten
Şimşek, 25 alanda
belirledikleri 1,200’ün
üzerinde reform tedbirini
hayata geçireceklerini ve
ilk olarak İstanbul’un bir
tahkim merkezi
yapılmasına dair tasarının
bu hafta TBMM’den
geçeceğini söyledi.
Şimşek “Ekim-kasım
ayında belki patent
kanunu, kişisel verilerin
korunması gibi çok kritik
önemli reformlar geçecek”
dedi.
Kayıtdışılıkla mücadelede
yeni eylem planı üzerinde
çalıştıklarını da
vurgulayan Şimşek şu
ifadeleri kullandı:
“Kayıtdışılık bir ülkenin
en büyük problemidir. Biz
şimdi yeni bir eylem planı
hazırladık. Sayın
Başbakanımıza da bunu
sunduk kendisi
açıklayacak. Biz
önümüzdeki dönemde
çok daha sofistike bir
şekilde kayıtdışılıkla
mücadeleyi ileri bir
noktaya getireceğiz.
Özetle, kurumların
kalitesini artıracağız.
Verimlilik artacak ve
Türkiye hedefl erini
yakalayacak.” Bakan
Şimşek’in altını çizdiği
konular satır başlarıyla
şöyle:
HARIL HARIL
ÇALIŞIYORUZ
25 tane dönüşüm alanı
belirledik, bu dönüşüm
alanlarına ilişkin atmamız
gereken, atacağımız,
özellikle de büyük bir
kısmı mikro düzeyde bin
250’ye yakın reform
tedbiri belirledik. Şimdi
bu tedbirleri harıl harıl
çalışıyoruz. ‘Bu reformları
kim, ne zaman
uygulayacak’, ‘bu
reformların gerektirdiği
mali külfet nedir’ gibi
konular şu an paketler
halinde, 25 değişik alanda
neredeyse tablet haline
geliyor. Bu reformların bir
kısmının uygulanması
için 2015 yılı ortasındaki
seçimi beklemek zorunda
değiliz. AA
Seçili Yörelerde Üç
Yeni İŞGEM
Kurulması ve
Türkiye’deki
İŞGEM’ler Arasında
Bir Ağ Oluşturulması
Projesi’nin açılış
toplantısı ve 24 Ekim’e
kadar sürecek
Girişimcilik
Ekosisteminde
İşletme Kuluçkaları ve
Hızlandırıcılara Yeni
Bir Bakış Çalıştayı
dün Ankara’da
başladı. AB
tarafından
desteklenen projeyle
Kastamonu, Tokat ve
Malatya’da İŞGEM
kurulması ve
Türkiye’deki tüm İŞGEM’ler arasında bir
ağ oluşturulması
'TÜRKİYE'NİN 2023 HEDEFLERİNE ULAŞMASI SON DERECE ZOR'
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ekonomi Bakanlığı ve
Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) düzenlediği İnovasyon
konomi Bakanı Nihat
E
Zeybekci, Ekonomi
Bakanlığı ve Türkiye
hedeflerine ulaşması son
derece zordur." dedi.
İhracatçılar Meclisinin
(TİM) düzenlediği
İnovasyon Haftası
etkinliğinde, Türkiye'nin
şu anki durumu itibariyle
2023 hedeflerine
ulaşmasının son derece zor
olduğunu söyledi.
"Türkiye'nin
hedefleri çok büyük"
Türkiye'nin en önemli
probleminin, inovasyon,
ARGE, bilgi üretme ve bu
ürettiği bilgiyi üretime
dönüştürme problemi
olduğunu söyleyen
Zeybekci, "Türkiye’nin
hedefleri çok büyük.
Türkiye 2023 hedeflerini
ortaya koydu. Dünyanın
10. Avrupa’nın 3. büyük
ekonomisi hedefini koydu.
Kişi başına düşen milli
gelirini 25 bin doların
üzerine çıkarmak gibi bir
hedef koydu. Bunu
yapabilir mi Türkiye? Şu
andaki şartlarla yani fason
bir üretici ülke olarak
Türkiye’nin 2023
Türkiye'nin ihracatta 160
milyar dolar, hizmet
gelirlerinde 50 milyar dolar
ve turizm gelirlerinde 40
milyar dolar seviyelerine
ulaştığını ifade eden
Zeybekci, şöyle konuştu:
"Türkiye bütün bunları
fason üretici ülke olarak
yaptı. Bilgi ve üretim
teknolojilerini
başkalarının bulduğu,
ürettiği ve karar verdiği,
dünyada hammadde ve
enerji kaynaklarını
başkalarının kontrol ettiği,
tüketim alışkanlıklarıyla
tüketim ağlarını
başkalarının kontrol ettiği
ve karar verdiği bir
dünyada Türkiye doğal
kaynakları, insan
kaynakları ve coğrafi
konumunun ve gayretinin
verdiği enerji ile bu
Türkiye'de ortalama eğitim
süresinin 7,6 yıl, milli
gelirin 10 bin 800 dolar
olduğunu ifade eden
Zeybekci, 2023 hedeflerine
ulaşmak için ortalama
eğitim süresinin 12 yıl
seviyesine çıkarılması
gerektiğini söyledi.
Milli gelirden Ar-Ge'ye
aktarılan payın 2002
yılında binde 5 olduğunu,
şimdi yüzde 1 seviyesine
geldiğini belirten Zeybekci,
Kore'nin milli gelirinin
yüzde 3,5'ini ARGE'ye
aktardığına işaret etti.
"Türkiye tüketim
alışkanlıklarını belirleyen
ülke olmalı"
Zeybekci, Türkiye'nin
tüketim alışkanlıklarını
belirleyen bir ülke olması
gerektiğini ifade ederek,
"Ne tüketeceğimizi, hangi
müziği seveceğimizi hangi
filmi beğeneceğimizi, nasıl
giyineceğimizi
çocuklarımızın hayal
kahramanının kim
olacağını, oyuncaklarının
nasıl olacağına kim karar
veriyor? Başka bir yerde
başka birileri karar veriyor.
Biz çok pasif bir şekilde
buna tabi oluyoruz"
değerlendirmesinde
bulundu.
Türkiye'nin içinde
bulunduğu coğrafyada
tüketim alışkanlıklarını
belirleme konusunda
büyük avantajlara sahip
olduğunu anlatan
Zeybekci, "Bu coğrafyanın
giriş ve çıkış kapısı biziz.
Bu coğrafya'a artık
'Türkiye ne der' diye
bakılan bir ülkeyiz. Bu
coğrafya kolay bir coğrafya
değil, rüzgarlı bir coğrafya.
Biz bu coğrafyada
tutunduk, tutunuyoruz ve
tutunmaya devam
edeceğiz" diye konuştu.
Zeybekci, Amerika ve
Avrupa Birliği'nin
ticaretinin toplamının
dünya ticaretinin yarısı
anlamına geldiğinin altını
çizerek, Transatlantik
Ticaret ve Yatırım Ortaklığı
adı altında ekonomik ve
siyasi bir işbirliğine
gittiklerini bildirdi. AA
ürkiye'de bu yılın 7 ayında üretilen
T
elektrikte jeotermal, güneş ve rüzgar
enerjisinin payı arttı.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın aylık
elektrik istatistiği raporuna göre, 2014'ün
7 ayında bir önceki yılın aynı dönemine
kıyasla, elektrik üretiminde jeotermal,
güneş ve rüzgarın payı yüzde 14,4
yükselerek 5 bin 456 gigavatsaat oldu.
Raporda, elektrik üretiminin bir önceki
yıla göre yüzde 3,8 artışla 140 bin gigavat
saate, tüketiminin ise yüzde 3,3 artışla
141 bin 415 gigavat saate ulaştığı
belirtildi.
Fosil yakıtların elektrik üretimindeki
payında da yüzde 17,7 artış
gözlemlenirken, geçen yıla göre en
büyük düşüş yüzde 31,9 ile hidro elektrik
üretiminde oldu. Fosil yakıtlarda 2014'te
üretilen elektrik 107 bin 803 gigavatsaate
yükselirken, hidro elektrik
santrallerinden üretilen elektrik miktarı
25 bin 166 gigavatsaate düştü.
Ayrıca raporda, geçen yıla göre yüzde 293
artan elektrik ihracatının bin 388
gigavatsaat, ithalatının ise yüzde 11,9
ÖTV'nin bütçedeki payı 100 milyara yaklaşıyor
2015 Yılı Merkezi
Yönetim
Bütçesi'nde, Özel
Tüketim Vergisi
(ÖTV) toplamı 94
milyar 431 milyon
458 bin lira olarak
öngörülüyor.
ÖTV'nin, 2016'da
101 milyar 902
milyon liraya,
2017'de de 110
milyar 28 milyon
liraya çıkması
bekleniyor.
015 yılı bütçesinde,
2milyar
gelir vergisinden 85
37 milyon 788 bin
lira, kurumlar vergisinden
39 milyar 86 milyon 618
bin lira, veraset ve intikal
vergisinden 455 milyon
580 bin lira, motorlu
taşıtlar vergisinden 8
milyar 841 milyon 57 bin
lira, damga vergisinden
10 milyar 56 milyon 656
bin lira ve beyana
dayanan KDV'den 71
milyar 834 milyon 269 bin
lira kaynak bekleniyor.
Motorlu taşıtlar
vergisinden elde edilen
gelirin 2016'da 9 milyar
304 milyon TL'ye, 2017'de
de 9 milyar 947 milyon
liraya yükselmesi
öngörülüyor.
ÖTV'den elde edilecek
gelir 100 milyar liraya
yaklaşıyor
Bütçe gelirleri arasında,
ÖTV toplamı 94 milyar 431
milyon 458 bin lira olarak
öngörülüyor. ÖTV içinde
petrol ve doğalgaz
ürünlerinden 48 milyar
110 milyon 256 bin lira,
motorlu taşıt araçlarından
12 milyar 898 milyon 310
bin lira, alkollü içkilerden
5 milyar 939 milyon 376
bin lira, tütün
mamullerinden 23 milyar
500 milyon 5 bin lira,
kolalı gazozlardan 305
milyon 186 bin lira,
dayanıklı tüketim ve diğer
mallardan 3 milyar 678
milyon 325 bin lira gelir
elde edilecek.
Şans oyunları vergisi
olarak 849 milyon 516 bin
lira, özel iletişim vergisi
olarak 4 milyar 714
milyon 593 bin lira,
gümrük vergileri olarak 6
milyar 995 milyon 389 bin
lira ve ithalde alınan
katma değer vergisi
olarak 75 milyar 102
Üniversite
mezunlarının devlette
işe girmesine yönelik
çabalarının kendisini
üzdüğünü belirten
Kavranoğlu,
“Halbuki; hayata yeni
başlayan insanlar
‘ben nasıl iş bir
kurarım, nasıl
girişimci olurum’ diye
düşünmeli. Maalesef
çok fazla yok.
Dünyadaki güzel
örneklere özenerek
girişimci olmalarını
arzu ediyoruz” dedi.
Bakanlık olarak son 4
yıldır, her sene 550
girişimciye Tekno
Girişim Desteği
verdiklerini ifade
eden Kavranoğlu,
destek bütçesinin 50
milyon TL’den 55
milyon TL’ye
çıkartıldığını bildirdi.
Kavranoğlu,
“Türkiye’de yeni
mezun olan
öğrenciler, herhangi
bir sahada teknolojik
bir bilişim fikriniz
varsa, bize verin
inceleyelim. Eğer akla
yatkın bir şeyse ki;
bunu üniversite
hocalarından oluşan
bir jüri tespit ediyor,
100 bin TL bağışta
bulunuyoruz. Başarılı
olsun ya da olmasın,
100 bin TL o
girişimcinin oluyor.
Bu yıl sadece 270
projeye destek
verebildik. Demek ki
üniversitelerimiz fikir
geliştiren, proje
geliştiren, girişimci
olan gençler
yetiştirmiyor. Başarılı
olursa, ikinci safhada
500 bin TL veriyoruz”
diye konuştu.
Türkiye’de destek
konusunda sıkıntı
bulunmadığını
vurgulayan
Kavranoğlu,
desteklenecek Ar-Ge
projesi
bulunamadığına
işaret etti. Bu açıdan,
mevcut üniversite
sisteminin acilen
değişmesi
gerektiğinin altını
çizen Kavranoğlu,
“Türkiye’yi sıçratacak
tekno-girişimciler
yetişmiyor” dedi. AA
Elektrikte jeotermal, güneş ve rüzgarın payı arttı
Haftası etkinliğinde, Türkiye'nin şu anki durumu itibariyle
2023 hedeflerine ulaşmasının son derece zor olduğunu söyledi.
konuma geldi. Bunu
başarabildi. Ama
Türkiye'nin hedefleri çok
büyük. Türkiye 2023
hedeflerini ortaya koydu.
Dünyanın 10. büyük
ekonomisi Avrupa'nın 3.
büyük ekonomisi olmak
gibi bir hedef koydu. Milli
gelirini 2023'te 2 trilyon
dolara, ihracatını 500
milyar dolara çıkarmak
gibi bir hedef koydu. Bunu
yapabilir mi Türkiye? Şu
andaki bu şartlarla, fason
üretici bir ülke olarak
Türkiye'nin 2023
hedeflerine ulaşması son
derece zor."
hedefleniyor. Açılışta
konuşan Kavranoğlu,
Türkiye’de 3 milyon
200 bin KOBİ
bulunduğunu
belirterek,
“İşletmelerin yüzde
99’u KOBİ. Bu
işletmeler istihdamın
yüzde 76’sını,
ihracatın yüzde
63’ünü, katma değerin
ise yüzde 54’ünü
sağlıyor. Dolayısıyla
KOBİ’ler
ekonomimizin can
damarı” dedi.
Kavranoğlu, çalıştayın
Türk ekonomisine
sıçrama yaptıracak
girişimcilerin
yaratılması, yüksek
katma değer ve
yüksek teknolojiye
geçiş önerilerinin
oluşturulması
açısından önemli
olduğunu ifade
ederek “Bunları bu
çalıştayda konuşun ve
bizimle paylaşın. Biz
de gereğini yapalım”
diye konuştu.
milyon 825 bin lira
toplanacak.
ÖTV'nin, 2016'da 101
milyar 902 milyon liraya,
2017'de 110 milyar 28
milyon liraya çıkması
bekleniyor.
Alkollü içkilerden elde
edilen gelirin 2016'da 6
milyar 200 milyon liraya,
2017'de 6 milyar 521
milyon liraya; tütün
mamullerinden elde
edilen gelirin de sırasıyla,
24 milyar 534 milyon ve 25
milyar 804 milyon 867 bin
liraya ulaşması
hedefleniyor. CİHAN
artarak 4 bin 378 gigavatsaat olduğu
ifade edildi. Rapora göre, 2014'teki
elektrik üretiminin yüzde 78'i fosil
yakıtlardan, yüzde 18'i hidro elektrik
santrallerinden, yüzde 4'ü jeotermal,
güneş ve rüzgar enerjisinden sağlanıyor.
2013 yılı verileri
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
verilerine göre, 2013'te üretilen elektrik
miktarı yaklaşık 240 bin gigavatsaat,
tüketilen elektrik miktarı ise yaklaşık 246
bin gigavatsaat.
Sisteme eklenen 6 bin 985 megavat ile
kurulu gücün 64 bin 44 megavata
ulaştığı yer alan verilerde, geçen yıl
elektrik üretiminin, yüzde 43,8'inin doğal
gazdan, yüzde 25,4'ünün kömürden,
yüzde 24,8'inin hidro elektrik
santrallerinden, yüzde 2'sinin sıvı
yakıtlardan ve yüzde 4'ünün de
yenilenebilir kaynaklardan elde edildiği
yer alıyor.
Verilere göre, Türkiye'nin elektrikteki
kurulu gücü, 2014'ün 9 ayında işletmeye
alınan santrallerle 68 bin 230 megavata
ulaştı. CİHAN
4
23 EKİM 2014
Borsa Finans
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Rusya-Ukrayna doğalgaz anlaşması haftaya kaldı
lirtti.Rus Bakan,
Ukrayna'ya sevkiyatın başlaması için
Kasım-Aralık 2013
dönemine ait
borçların ödenmesi
gerektiğini belirtti.
Rusya, Ukrayna'nın
5,3 milyar dolar
olan borcunu 4,5
milyar dolara çekmeyi kabul etmişti.
Kiev'e göre ise borç
daha az.
"UKRAYNA 3,1 MİLYAR DOLARLIK
BORÇ ÖDEYECEK"
krayna doğalgaz krizinin çözülmesi
için Rusya, Ukrayna ve Avrupa BirU
liği (AB) arasında Brüksel'de yapılan
zirvede anlaşma sağlanamadı.
Toplantı sonrası açıklamada bulunan
AB Enerji Komisyonu Üyesi Guenther
Oettinger, hükümet düzeyinde ele alınacak taslak metni görüştüklerini, anlaşmaya son halinin verilmesi için 29
Ekim Çarşamba günü yeniden üçlü bir
toplantı yapacaklarını kaydetti.
Taslak metin konusunda önümüzdeki
görüşmede uzlaşma sağlamayı umduklarını ifade eden Oettinger, "Rusya ön
ödemeli anlaşma çerçevesinde bin metreküpü 385 dolardan Ukrayna'ya 4 milyar metreküp doğalgaz verecek." dedi.
AB Enerji Komiseri, Ukrayna enerji şirketi Naftogaz'ın ödemeyi yapamaması
durumunda Avrupa şirketlerinin ödeme
yapabileceğini, sonra da Naftogaz'a
yeniden satabileceklerini ifade etti.
"AVRUPA SEVKİYATI KIŞ
DÖNEMİNDE KESİLMEYECEK"
Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak,
Ekim 2014-Mart 2015 döneminde Ukrayna'ya verilecek doğalgaz fiyatı
konusunda anlaştıklarını doğruladı.
Novak, Ukrayna'nın Kasım ayında 2 milyar metreküp doğalgaz alacağını, fiyatının da 770 milyon dolar olduğunu
söyledi. Novak, bin metreküp için 100
dolarlık indirim yapıldığını bunun 6
aylık süre için geçerli olduğunu be-
AB Enerji Komiseri
Oettinger, Ukrayna
enerji şirketi
Naftogaz'ın iki
paket halinde 3,1
milyar dolarlık borç
ödeyeceğini
söyledi. Naftogaz'ın Ekim sonundan
önce 1,45 milyar dolar ödeme yapması
gerektiğini ifade eden AB komiseri,
"Toplamda rakam 3,1 milyar dolara
ulaşacak…" ifadelerini kullandı.
Ukrayna Enerji ve Kömür Bakanı Yuri
Prodan basına yaptığı açıklamada, ön
ödemeli formül konusunda anlaşma
sağlandığını, ancak ödeme yöntemi ile
ilgili müzakerelerin sürdüğünü ifade
etti.
Avrupa Komisyonu ile birlikte mali
sorunları çözmek için çalıştıklarını ifade
eden Prodan, "Ukrayna 1-2 milyar metreküp doğalgaz yeniden ihraç yöntemi
ile, 2 milyar metreküp de ön ödemeli
olarak almayı planlıyoruz." bilgisini
verdi.C
CİHAN
13,2 milyon aktif internet bankacılığı kullanıcısının 4,9 milyonu mobil bankacılık kullanıcısı
Bankacılıkta mobilin payı artıyor
Genç teknolojik girişimlere yatırımcı buluyor
BD’de fikir sahibi girişimcilere finans
A
desteği sunan 300 bin
‘melek yatırımcı’ bulunurken, bu rakam
Türkiye’de ise sadece
241. Türk girişimcilere
buluşlarını ticarileştirme
imkanı tanımak için Koç
Grubu bünyesinde 2010
yılında kurulan İnventram, piyasada potansiyeli olan teknolojik
buluşları yatırımcılarla
bir araya getiriyor.
Kuruldukları günden
beri 3 binden fazla şirket
ve projenin kendilerine
ulaştığını söyleyen İnventram Genel Müdürü
Cem Soysal, bunlardan
50 tanesine yatırım yaptıklarını söyledi.
Rakamın az olmadığını
belirten Soysal, dünya
standartlarında 100 projeden ortalama 1,5’inin
fon alabilirken İnventram olarak ortalamalarının 1,7 olduğu
bilgisini verdi.
Türkiye’de girişim
yatırımcılığı yapan pek
çok şirket olduğunu dile
getiren Cem Soysal, yüksek teknolojiye yatırım
yaparak sektörde farklılaştıklarını söyledi.
Diğer şirketlerden farklı
olarak oyunun kurallarını değiştirebileceğine
inandıkları ileri teknoloji
ve mühendislik projelerine yatırım yapan ilk
‘erken aşama teknoloji
yatırım şirketi’ olduklarını ifade eden Soysal,
“Bunun için kendimizi
teknoloji taciri olarak
adlandırıyoruz.
Türkiye’de buluşçuların,
teknoloji geliştirenlerin,
projesi, ürünü, servisi
olan insanların ilk
başvuracağı destek noktası olma vizyonu ile
hareket ediyoruz. Girişimcilerin olduğu kadar
yatırımcıların da ne istediğini biliyor ve ona göre
risklerden arındırılmış
yenilikleri kendilerine
sunuyoruz.” diye
konuştu.
İnventram’ın risk alma
kültürüne de sahip
olduğunu vurgulayan
Soysal, “Türkiye’deki girişimcilerin yatırımcı ekosisteminde önemli bir
yere sahip olduğunu
Güngör URAS
Özel sektörün döviz
borcu 279 milyar $
Hazine Müsteşarlığı haziran sonu itibarıyla
Türkiye’nin brüt dış borcunu 401 milyar dolar
olarak açıklamıştı.
ürkiye’de bulunan 13,2 milyon
aktif internet bankacılığı kulT
lanıcısının 4,9 milyonu mobil
bankacılık kullanıcısı. İnternet
bankacılığı kullanım oranının kısa
süre içinde yüzde 40’lara ulaşması
ve bunun da en az dörtte birinin
mobil bankacılık müşterisi olması
öngörülüyor.
Günlük internet işlemlerinin mobile kaydığına dikkat çeken Garanti
Bankası Genel Müdür Yardımcısı
Didem Dinçer Başer, dijital
bankacılıkta işlem hacmi geçen yıl
yüzde 14 büyürken, mobil
bankacılıkta yüzde 171’lik büyüme
kaydedildiğini söyledi. Garanti’nin
internet bankacılığında 2,7 milyon
aktif kullanıcı ve finansal işlemlerde yüzde 24’lük pazar payına
sahip olduğunu belirten Dinçer,
mobilde de 1,4 milyon kullanıcı ve
yüzde 32 pazar payına ulaştıkları
bilgisini verdi.
Dinçer, mobilde en fazla kullanılan
işlemlerin EFT, havale ve kredi
kartı işlemleri, vergi ve kredi borcu
ödemeleri olduğunu belirtti.
Garanti Bankası’nın Forrester Research (FR) tarafından 11 ülkeden
32 banka arasında en iyi mobil
uygulama yapan banka seçilmesi
sebebiyle yapılan toplantıda
konuşan FR Finansal Servislerden
Sorumlu Araştırma Direktörü Benjamin Ensor da araştırmayı 7 kategorideki 37 kritere göre yaptıklarını
anlattı.
Buna göre Garanti 80 puan ile ilk
sırada yer aldı. Ensor, İspanyol La
Caixa’nın 74, Polonyalı mBank’ın
73, Kanadalı CIBC’nin 71 ve
BMO’nun 70 puanla sıralandığını
açıkladı. Ensor, mobil bankacılık
kullanım oranının erkeklerde daha
yüksek olduğunu ifade etti.
CİHAN
Bu toplam borcun yüzde 70’ini oluşturan 279
milyar dolar özel sektörün borcu.
Toplam borcun kalan yüzde 30’unu oluşturan 123
milyar dolar ise kamunun ve Merkez Bankası’nın
borcu.Merkez Bankası ağustos sonu itibarıyla
özel sektörün dış borcunun 242 milyar dolar
olduğunu açıkladı.Buna yurtiçinde oluşan 37
milyar dolar tutarındaki döviz yükümlülükleri
eklendiğinde, toplam döviz borcu 279 milyar
dolara ulaşıyor.
Merkez Bankası her ay özel sektörün dış
borcunun nasıl oluştuğunu gösteren bilgiler
yayımlıyor.Özel sektörün ağustos ayı sonu
itibarıyla toplam 279 milyar dolar olan borcunun
110 milyar dolarlık bölümü kısa vadeli dış borç.
Ülkenin toplam kısa vadeli dış borcunun
tamamına yakınını özel sektör taşıyor.
Bankalar döviz getiriyor
Kısa vadeli borcun 38 milyar doları özel sektör
bankaları ile finans kuruluşlarının kısa vadeli
döviz borcu. Banka ve finans kuruluşlarının döviz
borçları kısa vadeli borç toplamının yüzde 30’unu
oluşturuyor.Fakat bankaların 78 milyar dolar da
Apple, Türkiye’de ikinci mağazasını açıyor
eknoloji devi
Apple,
T
Türkiye’deki ikinci
mağazasını Acıbadem Akasya
AVM'de açıyor.
25 Ekim Cumartesi
günü saat 10’da
kapılarını açacak
olan mağaza,
dünyadaki
444’üncü Apple
Store olacak.
Türkiye’deki ilk
Apple Mağazası
Nisan 2014’te İstan-
bul Zincirlikuyu’daki Zorlu
AVM’de açılmıştı.
Akasya Apple
Mağazası’nda
dünyadaki diğer
tüm Apple
mağazalarında
olduğu gibi ücretsiz
internet erişimi,
ürün kurulum
hizmeti ve eğitim
atölyeleri gibi
hizmetler olacak.
Ayrıca çocuklar için
özel tasarlanmış
Okul Gezisi veya
Apple Kampı gibi
etkinlikler de var.
Öğretmenleri
eşliğinde mağazaya
gelen çocuklar,
mağazada Apple
yetkililerinden
ücretsiz eğitimler
alabilecek.
Apple Store
mağazaları dünya
üzerindeki en karlı
ticari işletmelerden
birisi olarak
biliniyor. 2013
yılında şirket gelirlerinin 4 milyar
doları mağaza gelirlerinden oluştu.
Mağaza başına ortalama ziyaretçi
sayısı yıllık 250 bin
civarı olurken, metrekare başına yıllık
ortalama kazanç
5.500 dolar oldu.
Aynı yıl Apple Store
mağazalarının
dünya üzerindeki
toplam ziyaretçi
sayısı ise 395 mily-
onu buldu. İlk
Apple Store
mağazası ise 2001
yılında Steve Jobs
tarafından
Amerika’nın Virginia şehrinde
açılmıştı. Şirkete
yakın bazı kaynaklar, Apple’ın
Türkiye’de başta İstanbul ve Ankara
olmak üzere
mağaza sayısını arttırmayı hedeflediğini
kaydediyor.C
CİHAN
uzun vadeli dış borcu var. Bankaların kısa ve
uzun vadeli dış borçları toplamı 116 milyar dolar.
Özel sektörün toplam 279 milyar dolar borcunun
yüzde 42’si büyüklüğünde.Borç rakamları
açıklanırken, özel sektörün kısa vadeli ticari
kredilerinin borç rakamlarına girip girmemesi,
özel sektörün yurtiçi bankalardan kullandığı
döviz kredilerinin toplama eklenip eklenmemesi
nedeniyle rakamlar arasında farklar ortaya
çıkıyor.
Dış kaynak önemli
Merkez Bankası’nın açıklamalarına göre, ağustos
sonu itibarıyla özel sektörün kısa ve uzun vadeli
kredileri toplamı 242 milyar doları yurtdışından,
37 milyar doları yurt içinde oluşan yükümlülükler
olmak üzere toplam 279 milyar TL. (Hazine’nin
2014 Haziran rakamı 278 milyar dolardı.)
Özel sektörün yurtiçinde oluşan yükümlülükleri
hariç, yurtdışından kullandığı kredileri toplamı
2012 yılında 196 milyar dolar, 2013 yılında 229
milyar dolar iken 2014 yılı ağustos ayında 242
milyar dolara yükseldi.M
MİLLİYET 22.10.2014
düşünüyoruz. Ancak son
derece ince eleyip sık
dokuyarak riskleri en
düşük projelere yatırımcı
buluyoruz. Doğru girişime yatırım için
sınırımız yok.” dedi.
Cem Soysal, yaptıkları
50 yatırımın 3’ünün şirket yatırımı, 12’sinin
teknoloji ticarileştirme
ve 35’inin ise patent
yatırımı olduğunu kaydetti. Türkiye’de patent
sayısının son derece sığ
olduğunu vurgulayan
Soysal, “Biz 2012 yılında
15 patentle üçüncü
olduk. 2013 yılında ise 35
patentimiz vardı. Kolay
olmuyor ama amacımız
bu sayıyı 100’lere çıkarmak.” dedi. Soysal
ayrıca 2013 yılında
ABD’de alınan patent
sayısının 303 bin iken
Türkiye’de bu rakamın 9
bin olduğu bilgisini paylaştı.C
CİHAN
23 EKİM 2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
5
'Cep'te imalat başvurusunda rekor artış
İlk 6 ayda yerli cep telefonu imalatı başvurusu geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 574.47 artarak, 843 bin 564'e yükseldi.Bu
yılın 6 ayında yerli cep telefonu imalatı başvurusu geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 574.47 artarak, 843 bin 564'e yükseldi.
yılın 6 ayında yerli cep
Butelefonu
imalatı başvurusu
geçen yılın aynı döneminde
göre yüzde 574.47 artarak, 843
bin 564'e yükseldi. Yolcu
beraberinde getirilen cep
telefonu sayısı yüzde 56,45
azaldı.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu (BTK) verilerinden
yapılan hesaplamalara göre, bu
yılın ilk yarısında, geçen yılın
aynı dönemine göre kayıt altına
alınan cep telefonu ithalatı
sayısı yüzde 15,44 artarak, 6
milyon 235 bin 784'ten 7 milyon
198 bin 785'e yükseldi.
İthal edilen cihaz
sayısı 1.8 arttı
Cihaz sayısı itibarıyla
bakıldığında 2014 yılının 6
ayında geçen yılın aynı
dönemine oranla ithal edilen
cihaz sayısı 1,8 artışla 6 milyon
231 bin 243 oldu.
Geçen yılın ilk 6 aylık dönemde
toplamda 125 bin 70 cep
telefonu imalatçı başvurusuyla
kayıt altına alınırken, 2014'ün
aynı döneminde 843 bin 564
cep telefonu kayıt altına alındı.
Söz konusu dönemde yüzde
574,47 artış gerçekleşti.
KAMU-SEN: MEMURUN KAYBI YÜZDE 12
Merkezi'nin yaptığı
araştırmaya göre,
memur bu yıl yüzde
12 zarar etti. KamuSen'den yapılan
açıklamada, "Eğer
yetkili
konfederasyon,
geçtiğimiz yıl
gerçekleştirilen toplu
sözleşme
görüşmelerinde 123
TL’ye imza atmayıp,
enflasyon farkını
unutmasaydı ve
Hükümetin teklifi
olan %3+3’e bile razı
olsaydı, şu anda
memurlar çok daha
fazla zam alacaktı.
Kaldı ki %3+3;
Hükümetin ilk
teklifiydi ve eğer
toplu sözleşme
görüşmeleri 23 gün
erkenden
bitirilmeyip gerçek
anlamda pazarlık
yapılsaydı bu oran
%4+4 ya da %5+5 de
olabilirdi" denildi.
Kamu-Sen'den
yapılan açıklama şu
şekilde:
"Memurun 2014 yılı
kaybı yüzde 12 oldu;
kayıplar ek zamla
telafi edilsin"
"Bilindiği gibi 2014
yılının 9 aylık
döneminde
enflasyon %6.43
Enflasyon hedefinin
revize edilerek
%9.4’e yükseltilmesi
de 2014 yılı sonunda
bu hedeflere
ulaşılacağı anlamına
gelmiyor. Büyük
olasılıkla ilk 9 aylık
dönemde olduğu
gibi 2014 sonunda
bu hedef de aşılacak
ve enflasyon çift
haneli rakamlarda
gerçekleşecek.
Ekonomik hedeflerin
tutmaması ve yıl
ortasında yeniden
revizyona gidilmesi
ise en fazla memur
ve emekliler
açısından
olumsuzlukları
beraberinde
getiriyor. Özellikle
2013 yılında yapılan
toplu sözleşme
görüşmelerinde
sözde yetkili
konfederasyonun
memurların ve
emeklilerin
“enflasyon farkı”
hakkının gasp
edilmesine göz
yumması, bundan
sonraki yıllarda
kamu görevlilerinin
ve emeklilerinin
enflasyon karşısında
korumasız
kalacağını
gösteriyor.
Yetkili
konfederasyon eğer
memurların
enflasyon farkından
faydalanma hakkını
toplu sözleşme
görüşmelerinde
korumuş olsaydı,
memurların %3+%3
zam alması
durumunda, 2014
yılı sonunda revize
edilmiş enflasyon
hedefi olan %9.4’e
ulaşılması
durumunda bile
toplamda
maaşlarına %3.4
daha enflasyon farkı
eklenecekti. Başka
bir deyişle 2014
yılının Ocak ayında
123 TL zam alan ve
yıl boyunca maaşına
bir daha artış
yapılmayacak olan
memurlar, 2014 sonu
itibarı ile en az %9.4
zam alacaklardı.
Bunun yanında
geçen yıl Aralık
ayında 3702,33 TL
olan 4 kişilik ailenin
yoksulluk sınırı, bu
yıl Eylül ayında
4065,27 TL oldu. Bir
başka ifadeyle
memurun cebine
yansıyan mutfak
harcamaları 9 ayda
362,94 TL arttı.
Verilen 123 liralık
zam hesaba
katıldığında memur
maaşları gerçek
enflasyon karşısında
aylık 239,94 lira
erimiş oldu.
Memurun gerçek
enflasyon
karşısındaki kaybı
%12’yi buldu.
"Hemşirenin aylık
zararı 76; Memurun
61; Hizmetlinin 41
TL’yi buluyor"
Ama yetkili
konfederasyonun
aceleci tavrı ve
yeterince pazarlık
yapılmaması
sonucunda
imzalanan toplu
sözleşme sonucunda
en düşük dereceden
maaş alan bir
hizmetlinin eline
2013 yılı sonunda
sosyal yardımlarla
birlikte 1753 TL
geçerken, 123 TL’lik
zamla birlikte maaşı
1881 TL’ye yükseldi.
Eğer Hükümetin ilk
teklifi bile kabul
edilmiş olsaydı aynı
hizmetli, enflasyon
farkı da dâhil olmak
üzere 169 TL maaş
zammı alacak ve
maaşı 1922 TL’ye
yükselecekti.
Memur-Sen’in hesap
bilmez tutumu,
hizmetlinin aylık 41
TL zarar etmesine
neden oldu.
Toplu sözleşmede
yapılan yanlış
nedeniyle 2013 yılı
sonunda 1960 TL
dolayında maaş alan
bir memur ise 2149
TL yerine 2088 TL
maaş ile yetinmek
zorunda kaldı.
Memur-Sen’in
hatasının bedeli, lise
mezunu bir memur
için aylık 61 TL oldu.
Benzer şekilde
sosyal yardımlarla
birlikte 2013 yılı
sonunda 2057 TL
maaş alan bir
hemşirenin maaşı
2256 TL yerine 2180
TL’de kaldı. Böylece
T
Ağaoğlu, Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumunun (BDDK), 3
Ekim'de Resmi Gazete'de
yayımlanan "Finansal
Tüketicilerden Alınacak Ücretlere
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki
Yönetmeliği"ne göre, kredi
kullananlardan alınan bedellere
"tahsis ücreti" denildiğini belirtti.
Bu ücretin, kullandırılan kredi
anaparasının binde 5'ini
geçemeyecek şekilde yasal hale
getirildiğini dile getiren Ağaoğlu,
"Örneğin bir tüketici 100 bin liralık
Cihaz kapama sayısı ise 17 bin
396'dan yüzde 23,09 artışla 21
bin 412 olarak gerçekleşti.
Geçen yılın 6 aylık dönemde 15
bin 834 olan toplam ihbar
başvurusu yüzde 4,65 artarak,
bu yılın 6 ayında 16 bin 602'ye
yükseldi. 2013'ün ilk yarısında
toplam 385 bin 987 çağrı
alınırken, 2014'ün ilk yarısında
bu rakam 27,46'lik düşerek 279
bin 982 çağrıya geriledi.C
CİHAN
6 ayda 16 bin 602
telefon kaybettik
2013 ilk 6 aylık dönemde
mahkeme ve savcılık
Artık memur değil işçi olacaklar
yetkili
konfederasyonun
toplu sözleşmelerde
yaptığı yanlışın
faturası bir
hemşireye aylık 76
TL olarak yansıdı.
"Yüksek maaş alan
kamu görevlilerinin
zararı çok daha
büyük"
Memur-Sen’in
yaptığı hatanın
faturası, memurun
maaşı yükseldikçe
daha da büyüyor ve
tam bir trajediye
dönüşüyor. Öyle ki,
2013 yılı Aralık ayı
itibarı ile 2521 TL
maaş alan bir
müdürün maaşı 2014
yılı için 2651 TL
olarak belirlendi.
Oysa %3+3 ve
enflasyon farkı kabul
edilmiş olsaydı bile,
bu müdürün maaşı
2014 sonu itibarı ile
en az 2765 TL’ye
yükselecekti.
Böylece MemurSen’in iş
bilmezliğinin, bir
mühendis için aylık
114 TL zarara yol
açtığı ortaya çıkıyor.
"Avukat aylık 187;
Mühendis 209;
Pratisyen Doktor 218
TL zararda"
Eğer bu hata
yapılmamış,
memurlar için
gerçek anlamda bir
toplu pazarlık
yapılmış olsaydı,
2013 Aralık ayında
3300 TL maaş alan
bir avukat ise 3431
TL yerine 3618 TL
maaş alacaktı.
Yapılan hata, bir
avukata aylık 187
TL’ye mal oldu.AA
asarı Meclis'ten geçerse
T
Kalkınma Bankası
personeli 'memur'
statüsünden 'işçi'
statüsüne geçecek.
Hürriyet'in haberine göre,
hükümet, 5411 Sayılı
Bankacılık Kanunu ile
6219 Sayılı Türkiye
Vakıflar Bankası ve 4456
Sayılı Türkiye Kalkınma
Bankası ile Bireysel
Emeklilik, Organize
Sanayi Bölgeleri,
Kanunlarında değişiklik
yapmak üzere harekete
geçti.
13 Ekim tarihli Bakanlar
Kurulu kararıyla Meclise
gönderilen yasa tasarısı,
60 maddeden oluşuyor.
5411 sayılı Bankacılık
Kanunu başta olmak
üzere bazı kanunlarda
değişiklik öngören
tasarıyla
konut kredisi kullandı. Tahsis ücreti
bunun binde 5'i olan 500 liranın
üzerinde olamayacak" dedi.
"Dosya masrafı lekelendi"
Ağaoğlu, bankaların BDDK'ya
başvurarak bu ücrete yeni bir isim
verilmesi yönünde talepte
bulunduğunu vurguladı.
Kurumun, dosya masrafının adını
değiştirip tahsis ücreti yaptığını
anımsatan Ağaoğlu, "Yani
bankaların tüketicilerden aldığı
dosya masrafı mutasyona uğrayarak
biraz da yasal haliyle 'kredi tahsis
ücreti' oldu.
Çünkü dosya masrafı adı lekelendi.
Dosya masrafını yasal hale getirip
tepki çekmektense yeni bir isim
altında aynı yöntemle tüketiciden
bedel alınmaya devam edildi.
Sonuçta yine tüketiciyi mağdur
eden bir durum söz konusu; tüketici
haklarına aykırılık teşkil ediyor"
ifadesini kullandı.
Yeni Tüketici Kanunu'nda, BDDK'ya
bu konuda tüketici haklarını
koruması şartıyla görev verildiğini
YA İŞÇİ OL YA DA
HAVUZA GİR
- TMSF, faaliyet izni
kaldırılan bankaların
varlık ve yükümlülükleri
ile sözleşme ve kanundan
doğan her türlü hak ve
alacaklarını, kuracağı
bankaya ya da mevcut
bankalara devretmeye
yetkili olacak.
-Rekabet Kurulu, bankalar
hakkında re'sen veya ön
soruşturma sonucunda
soruşturma açılmasına
karar verilmesi halinde bu
durumu Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme
Kurumu'na bildirmek
zorunda olacak.
Soruşturma sonucunda
oluşturulan rapor,
Rekabet Kurulunca karara
bağlanmadan önce
BDDK'nin görüşü
alınacak.
'Kredi tahsis ücreti' yargıya taşınacak
üketici Sorunları Derneği
(TÜSODER) Genel Başkanı Aydın
Ağaoğlu, bankaların tüketicilerden
aldığı dosya masrafının,
"mutasyona uğrayıp" biraz da yasal
haliyle "kredi tahsis ücreti"
olduğunu belirterek, bu bedelin
tüketici haklarına aykırılık teşkil
ettiği iddiasıyla Danıştay'da dava
açacaklarını söyledi.
talimatıyla 3 bin 770 cihaz
açılırken, 2014 ilk 6 aylık
dönemde bu rakam yüzde 2,15
artarak, 3 bin 851 oldu.
aktaran Ağaoğlu, yasanın, her türlü
ücret komisyon ve masraf türlerinin,
bunlara ilişkin usül ve esasların
tüketiciyi koruyacak şekilde BDDK
tarafından düzenleme yapılmasını
öngördüğü bilgisini verdi.
Yönetmeliğin tüketiciyi korumaktan
uzak kaldığını savunan Ağaoğlu,
"Bu nedenle BDDK'nın yeni
düzenlemesindeki tahsis ücreti
başta olmak üzere tüketici aleyhine
olan maddelerle ilgili yürütmenin
durdurulması ve iptali için
Danıştayda dava açacağız. Bu
konuda derneğimizin hukuk
komisyonu gerekli çalışmaları
yürütüyor" dedi.
Ağaoğlu, yönetmeliğe göre tahsis
ücretinin 3 Ekim'den bu yana
alınabildiğine dikkati çekerek, "3
Ekim'den önce varsa alınan tahsis
ücreti, dosya masrafı gibi Tüketici
Hakem Heyetlerine başvurularak
alınabilir. Tüketici Hakem Heyetleri
de bu konudaki isim değişikliğini ve
tarihi göz önünde bulundurup ona
görev karar vermelidir" diye
konuştu.C
CİHAN
Türkiye Kalkınma
Bankasının tüm personeli
657 sayılı devlet memuru
statüsünden çıkarılarak,
4857 sayılı kanuna tabi
kılınacak.
Söz konusu tasarı
maddesi Meclis'te de
kabul edilirse Kalkınma
Bankası personeli
'memur' statüsünden 'işçi'
statüsüne geçecek. 4857
sayılı yasaya tabi çalışmak
istemeyen personel bunu
yasanın çıkmasından
itibaren 45 gün içinde
bildirecek. Bu personel
Devlet Personel Başkanlığı
tarafından havuza
alınarak, daha sonra
başka bir kamu
kuruluşuna ataması
yapılacak. AA
ISSN 1308 7606
ürkiye Kamu-Sen
T
Araştırma
Geliştirme
olarak
gerçekleşince
ekonomik
hedefler de
yeniden revize
edildi ve 2014
yılında
enflasyon
hedefi
%5.2’den
%9.4’e
yükseltildi.
Buna göre 2014
yılında başlangıçta
öngörülen enflasyon
hedefinin
gerçekleşmeyeceği
kesinleşirken,
enflasyon hesabında
da %82’lik bir sapma
olacağı tahmin
edildi.
Cihaz sayısı itibarıyla
bakıldığında da bu yılın ilk
yarısında, geçen yılın aynı
dönemine oranla imal edilen
cihaz sayısı yüzde 860,17 arttı.
2014'ün ilk yarısında, 2013
yılının ilk yarısına göre, yurt
dışından yolcu beraberinde
getirilerek kayıt altına alınan
cep telefonu sayısı yüzde 56,45
azalarak, 661 bin 13'den 287 bin
869'a geriledi.
Yıl:70 Sayı:24960 Tarih:23 Ekim 2014 Perşembe
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür Yazı İşleri Müdürü Yayın Sahibi Temsilcisi
Bilal ÇETİN
Kübra ERENER
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
Yasemin ERENER
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Haber Müdürü
İnternet Site Editörü
Kenan KURTOĞLU
Yücel TANOL
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Tevfik Bey Mah. Tahsin
Tekoğlu Cad. No:2
Sefaköy/ Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Tel :0212 540 40 45
Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
ANKARA İRTİBAT
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
DORUKKAYA MATBACILIK YAY. REKL. MADENCİLİK ENERJİ VE İNŞAAT A.Ş
ALKIM BASIM YAYIN DAĞITIM
Yayın Türü: Yerel Ticari Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
6
23 EKİM 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
KOSOVA
2016 Avrupa Şampiyonası
elemelerinde Sırbistan ile
Arnavutluk futbol takımlar arasında olaylı
karşılaşmada, “Büyük Arnavutluk” bayrağını
maket bir uçakla gezdiren
kişi ortaya çıktı.
Sırp Kurir gazetesine göre,
uçağı Melek Cebrail Kilisesi'nin çatısından
stadyuma doğru uçuran
İsmail Morina hakkında
yakalama kararı
çıkartıldı.
Uçağa asılı Büyük Arnavutluk haritası maçın
yarıda kalmasına sebep
olmuştu. Bu arada, iki
ülke arasındaki Arnavutluk Başbakanı Edi Rama'nın bu hafta yapması
planlanan Belgrad ziyareti, artan gerginlik sebebiyle 10 Kasım tarihine
ertelendi.
CİHAN
ALMANYA
Almanya’nın en kalabalık eyaleti olan
Kuzey Ren Vestfalya'dan IŞİD’e katılanların
sayısı 120’ye ulaştı.
Son olarak ikisi 16
yaşındaki kızlar olmak
üzere 6 kişinin daha
Türkiye üzerinden terör
bölgesine vardığı saptandı.
Anayasa Koruma
Dairesi’nin bilgilerine
göre KRV’den IŞİD’e
giden 120 teröristin
beşte biri Solingen'deki
hücre evi ile bağlantı
kurdu.
Son kaçan altı kişilik
grupta bulunan iki 16
yaşındaki kızların
birisinin zaten Almanya’da gayrı resmi
bir evlilik içerisinde
bulunduğu, ikinci genç
kızın ise Türkiye’den
kendi fikirlerini paylaşan biri ile gayrı
resmi şekilde evlendiği
tespit edildi. CİHAN
Müfredat değişikliği
yine protesto edildi
aden-Württemberg’de (BW)
Yeşiller-SPD koalisyon hükümetinin 2015’ten itibaren okullarda
‘farklı cinsel yönelimlere hoşgörü’
çerçevesinde uygulamaya koymak istediği ders planı Stuttgart’ta protesto
edildi. Müfredat değişikliğini başından
beri protesto eden karşıt grup bu defa
‘Önce evlilik ve aile’ sloganı ile sokaklara çıktı. Uzun süre gösterilere ara
veren müfredat karşıtı grupların
yeniden gösteri yapmasının nedeni ise
meclis dilekçe komisyonuna verilen itiraz dilekçelerinin reddedilmesi olarak
gösteriliyor.
B
2015 öğretim yılından itibaren uygulanacak olan müfredat değişikliği ile ilgili çok sayıda karşıt gösteri yapılmış ve
imza kampanyaları düzenlenmişti.
Yapılan karşıt gösterileri dikkate alan
eyalet hükümeti taslağın yeniden gözden geçirilerek velileri rahatız eden
bölümlerin düzeltileceği teminatı vermişti.
Kiliseler de değişikliğe karşı olduklarını
açıklamıştı. Başbakan Winfried
Kretschmann bu konuda kilise temsilcileri ile de görüşeceğini açıklamıştı. Realschule öğretmeni Gabriel Stängle’nin
başlattığı ve yaklaşık 200 bin kişinin
destek verdiği online imza kampanyası
ise sembol oldu. Değişikliğe destek
veren veliler ve dernekler de bulunuyor.
Destek veren veliler ise desteklerini
farklı anlayışları kabullenme şeklinde
tanımlıyor.
CİHAN
Uçağın kara kutusu bulundu; Fransa,
Moskova’ya uzman gönderiyor
Total Başkanı
Christophe de
Margerie ile
birlikte 4
kişinin
ölümüne
neden olan
uçak kazası
ile ilgili
Fransa
Moskova’ya
uzman ekip
gönderiyor.
çağın kara kutusunun bulunduğu, görünürde kutuda herhangi bir arızanın bulunmadığı
belirtiliyor.
U
Alkollü olduğu gerekçesi ile kazaya
neden olduğu iddia edilen kar kürüme
aracı sürücüsünün hayatta olduğu ve
kaza sırasında alkollü olmadığı savunması geldi.
Uluslar arası Havacılık Komitesi (IAC)
uzmanları özel jetlerin kullandığı
Vnukova-3 havalimanında incelemelere başladı.
Kule ve uçak arasında geçen konuşmalar ve diğer teknik bilgiler
toplanıyor. Oluşturulan komisyon
radarlar ve güvenlik kameralarından
elde edilen görüntüleri de inceliyor. Interfax’a açıklamada bulunan IAC
sözcüsü, “Hava şartları, pilotun
ifadeleri, kule hava trafik
görevlilerinin tepkileri, diğer havalimanı çalışanları ve uçak ekibi ile ilgili
çalışmalar yapıyoruz…” dedi. Sözcü
uçağın kara kutusunun bulunduğunu,
IAC teknoloji ve araştırma merkezinde
inceleneceğini ifade etti.
Rusya Soruşturma Komisyonu’na göre
uçağın düşmesi ile ilgili hava şartları,
pilotaj hatası, kar kürüme aracı
sürücüsünün alkollü olması ve hava
kontrol merkezi çalışanlarının yönlendirmeleri olmak üzere 4 ayrı
muhtemel neden bulunuyor.
KAR KÜRÜME ARACI SÜRÜCÜSÜ
ALKOLLÜ DEĞİLDİ SAVUNMASI
Uçağın kalkış sırasında çarptığı kar
kürüme aracı sürücüsü Vladimir Marti-
nenkov’un hayatta olduğu ve polis
tarafından göz altına alındığı
kaydedildi.
Martinenkov’un avukatı Aleksandr
Karabanov, sürücünün alkollü olduğu
yönündeki iddiaların doğru olmadığını
söyledi. Interfax’a konuşan Karabanov,
“Martinenkov kronik kalp rahatsızlığı
var. O alkol kullanmıyor.
Onun yakınları ve doktoru bunu
doğruluyor. Kaza sırasında da alkollü
değildi. O göz altında. Soruşturma
devam ediyor. Tutuklanması talep
edildi…” bilgisini verdi.
Bu kazadan sıradan insanların suçlanmasını kabul edemeyeceklerini ifade
eden Karabanov, büyük bir ekibin Martinenkov’un haklarını savunacağını
ifade etti.
CİHAN
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
Cep telefonları bakterilerden nasıl korunur
BULGARİSTAN
Üniversite öğrenimi için
Bulgaristan'ı tercih eden
yabancıların başında
Türkler geliyor. Bulgaristan Ulusal İstatistik
Enstütüsü (NSİ), verilerine göre geçen öğretim
döneminde toplamda 11
bin 282 yabancı öğrenci
Bulgaristan'ı tercih etti.
Bunun yüzde 35'ini Türk
öğrenciler oluşturuyor.
Türkleri yüzde 22 ile Yunanlar takip ediyor.
Araştırmaya göre yabancı öğrenciler en çok
tıp ve mühendislik
alanında öğrenim
görüyor. Uzmanlara
göre Türklerin Bulgaristan'ı tercih etme sebeplerinin başında coğrafi
yakınlık ve hayat standartlarının düşük olması geliyor.
Bulgaristan'da okuyan
Türk öğrencilerin denklik sorununun önceki
yıl çözülmesiyle de bu
ülkeyi tercih eden
öğrenci sayısı arttı.
CİHAN
IRAK
Irak’ın başkenti Bağdat’ta bir Şii camiini
hedef alan bombalı
saldırıda 17 kişi hayatını kaybetti.
İntihar saldırısı, Bağdat’ın merkezindeki
Hayrat camiinde öğle
namazının ardından
düzenlendi.
Saldırıda 28 kişi de
yaralandı. Bağdat’ta
dün düzenlenen benzer bir saldırıda 28 kişi
ölmüştü.
Öte yandan güneydeki
Kerbala’da bomba
yüklü üç araçla düzenlenen saldırıda en az 16
kişinin öldüğü belirtildi.
CİHAN
Hıristiyan
Demokratlar
reform için DB
ve IG Metall’in
kapısını çalacak
ıristiyan Demokrat
Birlik (CDU) Genel
Sekreteri Peter
Tauber, partisinin modernleştirme, gençleştirme
ve göçmenlere açma
çalışmalarına Alman
Demir Yolları Deutsche
Bahn ve IG Metall
sendikasının kapısını
çalarak başlayacak. IG
Metall Sendikası’ndan
üye kayıplarını nasıl engelledikleri ile ilgili brifing alacak Tauber’in
önceliğinin, üyelerini
elde tutmak olduğu ifade
edildi.
H
u bakterilerin birçok hastalığa yol
açtığı haberleri, bilinçli telefon kullanıcılarının akıllarında soru işareti
oluşturuyor. “Akıllı telefonların da insanlar gibi düzenli olarak bakıma ihtiyacı
vardır” diyen Mobilcadde Genel Müdür’ü
Erkan Yılmaz, telefonların temizliğine
özen göstererek, herhangi bir mikrop ve
hastalığa karşı önlem alınabileceğini belirtti. İngiltere’de bulunan Surrey Üniversitesi'nde Mikrobiyoloji öğrencileri,
geçtiğimiz yıl cep telefonlarını yakından
inceledi ve cep telefonları üzerinde birçok
bakterinin varlığını farketti. Tuvaletlere
oranla 18 kat daha fazla bakteri bulunan
telefonlar, kullanıcıların sağlığını riske
atabilecek kadar tehlikeli görünüyor.
Üniversiteden Doktor Simon Park, cep
telefonlarının iletişim amacı olmasıyla birlikte kullanıcılarının kişisel izlerini de
taşıdığını belirtti. Yani telefonlara yiyecek
ve içeçekler de bulaştırılıyor. O nedenle bu
bakterilerin içerisinde gıda zehri içerenler
de bulunuyor. Riski bu kadar yüksek olan
cep telefonları için kolay temizlik yöntemleri yardıma koşuyor. Cep telefonu temizlik yöntemlerinden birkaçını listeleyen
Mobilcadde uzmanları, cep telefonu temizliğine özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
B
Tuşlu Telefonlar Daha Fazla Bakteri
İçeriyor Akıllı telefonların tuşlu olan modelleri, dokunmatik türlere göre içerisinde
daha fazla bakteri barındırıyor. O nedenle
tuşu bir telefon kullanıyorsanız, ortalama
3 ayda bir, tuşlarını açarak kulak çöpü ile
temizlemelisiniz. Eğer telefonunuzun tuş
bölmesini açamıyorsanız, kullanılmamış
bir diş fırçası ile arada kalan mikropları
temizleyebilirsiniz.
Batarya ve Kart Yuvası Temizliği
Cep telefonunuz parçalara ayrılabiliyorsa,
yine 3 ayda bir telefonu kapattıktan sonra
en ince parçalarına kadar ayırmalısınız.
Bataryayı pamuk ya da toz önleyici mendil
ile temizledikten sonra, kart yuvası ve
diğer ayrıntı bölgeleri kulak çöpü ya da
kullanılmamış diş fırçası yardımı ile temizleyebilirsiniz.
Kulaklık ve Şarj Girişi Temizliği
Cep telefonlarının kulaklık ve şarj girişleri
çok fazla toz tutar. O sebeple telefonun en
çok bakteri bulunan bölgelerine bu girişleri örnek gösterebiliriz. Bu bölgeleri belirli aralıklar ile kullanılmamış bir diş
fırçası yardımı ile yumuşak bir şekilde
temizleyebilirsiniz. Telefonunuzun kulaklık girişi için telefon süsleri, şarj girişi için
ise toz önleyici ayaklık kullanarak toz
oluşumunu en aza indirebilirsiniz.
Ekran Temizliği
Akıllı telefonunuzun ekranı ve arka
kasasınız temizlemek için ekran temizleyici spreyler kullanmalısınız. Islak
mendillerin telefona zarar verdiğini ve
çizik oluşmasına sebep olduğunu bilmenizde fayda var. Telefonunuz için bu tür
özel spreyler her zaman daha güvenli olacaktır.
Ekran Koruyucu Film Kullanmanın Önemi
Ekran koruyucu filmler, telefon ekranını
çiziklerden koruma amacıyla kullanılıyor.
Bu amaç dışında telefonu her türlü bakteri
ve tozdan koruması da ekran filminin
hünerleri arasında yer alıyor. Maksimum 3
ayda bir ekran filminizi değiştirmeniz, cihazınızdaki mikropların azalmasını
sağlayacaktır.
Telefon Kılıfı Kullanın
Telefon kılıfları, cep telefonunuzu darbeye
karşı korurken bakteri ve mikroplar ile de
arada kalkan görevi görüyor. Telefon kılıfı
kullanmak mikropların oluşumunu azaltarak daha temiz bir telefona sahip olmanızı sağlayacak. Telefon kılıfını da
belirli dönemlerde temizlemeniz iyi olacaktır.
Tuvalete Telefonunuz İle Girmeyin
Mikropların en çok yayıldığı yer olarak bilinen tuvaletler, telefonunuza çok hızlı bir
şekilde yapışacak ve çoğalarak tehdit
oluşturacaktır. Bu tür kirli bölgelere
girdiğinizde telefonunuzu dışarıda bırakmalısınız.
Telefonunuzu Herkese Vermeyin
Bildiğiniz gibi hastalık ve virüslerin en
kolay yayılma yolu insandan insana
geçiştir. Şahsınıza ait telefonu birden fazla
kişi kullanıyor ise, mikropların artma ve
bir takım hastalıkların size geçme olasılığı
daha yüksek oluyor.
Kulaklık Kullanın
Telefonunuzun hoparlör bölgesinde bulunan bakteriler, kulağınızda herhangi bir
enfeksiyona neden olabilir. Bu mikroplardan korunmak için telefon
görüşmelerinizi kulaklık aracılığı ile yapmanızı öneririz.
IG Metall’den Christian
Kuhbauch, IG Metall’in
stratejik değişim projesini yöneten kişi olarak
biliniyor. Daha sonra
Deutsche Bahn’ın Halkla
İlişkiler Sorumlusu Antje
Neubauer ile görüşecek
olan CDU Genel Sekreteri
Tauber, Deutsche Bahn’ın üyeleriyle iletişimi ve
memnuniyeti nasıl
sağladığı konularında
bilgi alacak.
Tauber’in oluşturduğu
reform komisyonunda
Hamburg Eski Belediye
Başkanı Ole vonBeust,
CDU Gençlik Kolları
Başkanı Paul Ziemiak ve
CDU’lu genç siyasetçi
Jens Spahn gibi isimler
bulunuyor.
"CDU’ya daha fazla
kadın, göçmen ve genç
insan kazanmak istiyorsak parti dışından insanlarında tavsiyelerini
almalıyız." diyen Tauber,
modernleşme reformuyla
ilgili son kararların 2015
CDU Parti Kurultayı’nda
alınacağını kaydetti. Bu
yılın başında CDU’nun
500 bine yakın üyesi
varken, şuan 461 bin
üyesi bulunuyor. CİHAN
23 EKİM 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
CHP'li Nazlıaka:
Koluna 700 bin
TL'lik kol saati
takanlar zam
hakkında ne
düşünüyor?
cadele etme biçiminin 'beddua etmek'
şeklinde olduğunu savunan Nazlıaka,
şöyle devam etti: "Kadın cinayetlerine
çözüm olarak 'elleri kırılsın' demeyi
seçmiştir. Geleneksel düşünce yapısı
ve toplumsal cinsiyet rollerini zihin
yapısında aşamayan İslam, var olan
egemen zihniyeti tüm konuşmalarında yeniden üretmektedir.
Kadın katillerine 'elleri kırılsın' diyerek sorumluluktan kurtulabileceğini
sanan Ayşenur İslam'ın istifası için
sadece bu söz bile yeterlidir.
Kadının bedeni üzerinden yürütülen
politikaları kürtaj tartışmaları
başladığı günlerde 'gündem
değiştirme' olarak yorumlayanlar,,
bugün ilköğretime giden türban için
de aynı şeyleri söyleyebilecekler mi?
10 yaşındaki kız çocuğunun başını
örtmesini normalleştirmeye çalışanlar, bu çocukları başı açık çocuklardan ayrıştırmaktadır.
MHP'li Günal:
Haram lokma
yiyenler yargıdan
kaçamayacaklardır
K
HP Ankara Milletvekili Aylin Na-
C
Yıllar önce bir kız çocuğunun hunharca öldürüldüğünü ve katilinin intihar ettiğini dile getiren Nazlıaka, bu
konuyla ilgili sorumsuzca yazı
yazdığını söylediği Perihan Mağden'in
herkesten özür dilemesi gerektiğini
ileri sürdü. Erken seçim ve milletvekillerine yapılan zam konusundaki bir
soruya Nazlıaka, "Biz yarın da olsa
kendimizi seçime hazır hissediyoruz.
Meclis'te basın toplantısı düzenleyen
Nazlıaka, Türkiye'de Eylül ayında 23
kadın öldürüldüğünü, 8 kadına ve kız
çocuğuna tecavüz edildiğini ifade etti.
47 kadının yaralandığını, 12 kadına ve
kız çocuğuna da cinsel tacizde bulunulduğunu anlatan Nazlıaka,
karısının kafasını ütüyle ezen bir
erkeğin "Eşimi ben öldürmedim,
İktidar gerçekten erken seçim yapabilecek kudreti görüyorsa yapsın,
hodri meydan. Milletvekillerine
yapılan zam gereksiz bir zamdır.
2015'te Cumhurbaşkanlığı bütçesi
yüzde 97 oranında artırıldı.
juanlar bu zam hakkında ne
düşünüyor acaba. Benim asıl öğrenmek istediğim budur." şeklinde
konuştu. Nazlıaka, Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun isminin "Yakılan her
TOMA yerine 5-10 tane TOMA alacağız." açıklamasının ardından
"Ahmet Tomaoğlu" olarak değiştirCİHAN
ilmesi gerektiğini savundu.
Ergenekon öldürdü." diye kendini
savunduğunu söyledi. Kadın cinayetlerindeki tablo böyle iken, Aile ve
Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'ın kadına yönelik şiddetle müHP Genel Başkan Yardımcısı ve
Malatya Milletvekili Veli
Ağbaba, şimdiye kadar; hırsızlıkta, yolsuzlukta ve rüşvette;
siyasetçi, bürokrat ve işadamı üçgeninin bilindiğini, bu hükümet
döneminde buna yargının da eklendiğini söyledi. Ağbaba," Bu kirli ilişkiye, bu hırsızlığa, bu yolsuzluğa
yargı artık taraf olmuştur." Ağbaba,
akil insanlar heyetinin artık AK Parti'nin adamı haline geldiğini,
görevinin AK Parti'nin politikalarını
halka anlatmak ve AK Parti'nin yanlış uygulamaları konusunda halkı
ikna etmek olduğunu savundu.
C
CHP'li Veli Ağbaba, İstanbul
Milletvekili Umut Oran ve
Odunpazarı Belediye Başkanı
Kazım Kurt Adıyaman ve partililerle
birlikte yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının kapatılmasına tepki amaçlı
Adıyaman Adliyesi'ne siyah çelenk
bıraktı. Burada, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturmasına İstanbul
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından
takipsizlik kararı verilmesine tepki
gösteren Ağbaba, hırsızlık ve yolsuzlukları asla unutturmayacaklarını
"Hazır elinizde bu işi bilen 4 tane
bakan var. Onları tekrar bakan olarak
ata. Sende acemilik çekme. Senin
bakanların acemilik çekmesin hazır
hırsızlığı, yolsuzluğu, para sayma
makinelerini sıfırlayan 4 bakan var,
onları bakanlar kurulu üyesi olarak
tekrardan atamalarını Adıyaman
Adliyesi önünden söylüyoruz. Bu yolsuzluk, hırsızlık unutulmayacak.
Herkes unutabilir, AKP unutabilir,
yandaş, yalaka sivil toplum kuruluşları görmezden gelebilir,
cumhuriyet tarihin en kirli operasyonunu birileri görmezden gelebilir
ama her zaman yoksulun her zaman
halkın yanında yer alan CHP örgütü
unutmayacak, unutturmayacaktır.
Bizim mücadelemiz o hırsızlığa bulaşan konumu ne
olursa olsun, Cumhurbaşkanı, Başbakan, milletvekili,
bakan, ne olursa olsun onları tarafsız
yargının eline teslim edinceye kadar,
onlardan bu hesabı soruncaya kadar
mücadelemiz devam edecektir. Bu
yolsuzluğu, unutmayacağız, unutturmayacağız." şeklinde konuştu.
Gazetecilerin, akil insanlar heyetinin
Ağbaba
Yolsuzluk, rüşvette; siyasetçi, işadamı,
bürokrat üçgenine şimdi yargı eklendi
ifade etti. Ağbaba, şunları kaydetti:
"Önceki gün 17 ve 25 Aralık'ta
gözaltına ve tutuklanan 53 insanın
takipsizlik kararına şahit olduk.
Şimdiye kadar bu hırsızlıkta, yolsuzlukta siyasetçi, bürokrat ve iş
adamını üçgenini biliyorduk. Şimdi
buna yargı da eklenmiştir. Bu kirli ilişkiye, bu hırsızlığa, bu yolsuzluğa
yargı artık taraf olmuştur. Daha önce
bütün rüşvetlerde siyasetçi vardı,
işadamı vardı, bürokrat vardı buna
yargıda eklenmiştir.
Bunu üzülerek söylemek istiyorum. Demokrasinin olduğu
bir ülkede böyle bir şey olamaz. Kabile devletlerinin olduğu bir
yerde de böyle bir şey olamaz."
"Bütün cumhuriyet tarihinde yapılan
yolsuzlukların tamamının birkaç
katının 17 ve 25 Aralık'ta yapıldığını
vurgulayan Ağbaba, "O gün ortaya
çıktı. Hırsızlıklar, yapılan pislikler ortaya çıktı. Şimdi takipsizlik kararı
verdin. Şimdi bu ortaya çıkan para
kutularını nereye koyacaksın? Para
kasalarını nereye koyacaksın? Para
sayma makinelerini nereye koyacaksın? Çikolata kutularında çıkan milyon dolarları nereye koyacaksın?
Elbise kılıfında çıkan paraları nereye
koyacaksın? Bunların unutulması
mümkün değil. 4 bakan istifa etti.
Niye istifa etti?" şeklinde konuştu.
Eski Başbakan'a Adıyaman Adliyesi
önünde çağrıda bulunan Ağababa,
çözüm süreci görüşmelerine ilişkin
sorusunu cevaplayan Ağbaba, şöyle
konuştu: "Ben şahsen bu akil
adamların akil adamlığı konusunda
net bir düşüncem yok. Akil adamlar
AKP’nin adamları oldu artık. Çünkü
akil adamların görevi, barış süreci,
Kürt sorunun süreciyle ilgili katkı
sunmak değil, AKP politikalarını
halka anlatmak, AKP’nin yapmış
olduğu yanlış uygulamaları halka
ikna etmek için yapıyorlar.
Bu nedenle, akil adamlarını
samimi bulmuyorum. Daha
çok bunlara besleme adam
diyebiliriz. Bunların temel görevi
AKP’nin yan kolu gibi AKP’nin yapmış olduğu uygulamaları örneğin bu
akil adamları merak ediyorum
AKP’nin IŞİD’de vermiş olduğu
destek konusunda ne düşünüyor?
Şimdi burada akil adamlık olur mu?
Bir taraftan buradan çözüm sürecini
götüreceksin, bir taraftan sınırın
öbür tarafından o çözüm süreci
götürdüğü insanların kardeşlerinin
katledilmesine katkı sunacaksın, Akil
adamlar akilliği çıkmıştır. Bu konuda
onların samimiyetini güvenmem
mümkün değildir. Çözüm sürecinin
sürmesiyle ilgili barış sürecinin
sürmesi ile ilgili tamamen AKP’nin
yanlış politikaları halka anlatmak
için kurulmuş bir gruptur bizim
gözümüzde."
Mediha SELÇUK-EKONOMİ
CHP'li Türmen:
Takipsizlik
kararı, hukuktan
çok siyasi
omisyonu üyesi Rıza Türmen, savcının, 17 Aralık
soruşturması
çerçevesinde Meclis'teki
komisyon sona ermeden takipsizlik kararı vermesinin yanlış
olduğunu belirterek takipsizlik
kararının, hukuktan çok siyasi
nedenlerle alınmış bir karara
benzediğini söyledi.
Toplumsal cinsiyet rollerini küçücük
çocukların omuzlarına yükleyenler,
cinselliği erkenden o çocukların
kafalarına yerleştirdiklerini de biliyorlar. Bir sonraki aşama karma eğitimin
son bulması olacaktır. Laik, eleştirel
ve özgürlükçü eğitim sisteminden
vazgeçmek Türkiye'nin geleceğini, bir
bataklığın içinde kurmak demektir."
zlıaka, milletvekillerine yapılan
zammın gereksiz olduğunu belirterek "Milletvekillerine zam
yapılarak, kendi grubuna sus payı mı
vermek istiyor acaba? Koluna 700 bin
TL'lik kol saati takanlar, çocuklarının
odasında ayakkabı kutuları ile para
sayma makinesi bulunanlar bu zam
hakkında ne düşünüyor acaba?" diye
sordu.
7
Meclis'te basın toplantısı
düzenleyen Türmen, 17 Aralık
soruşturması kapsamındaki
takipsizlik kararının komisyonu etkilememesi gerektiğini
vurguladı.
Komisyon sona ermeden bu
kararın verilmesinin yanlış
olduğunu dile getiren Türmen,
savcının 209 şüpheli hakkında
takipsizlik kararı verdiğini
ifade etti.
HP Antalya Milletvekili Mehmet
Günal, siyasi iktidar yargı üzerinde
hangi oyunu oynarsa oynasın 17-25
Aralık'ta gün yüzüne çıkan hırsızlık, vurgun, talan ve haram lokmayı örtbas edemeyeceğini söyledi.
M
Ülkede, 17 Aralık'ta Cumhuriyet tarihinin
en büyük yolsuzluk vurgunun yapıldığını
ve bunlarının somut belgelerle ortaya
konulduğunu belirten Günal, 77 milyon
Türkiye insanının bu hırsızlığı ve soygunu
gördüğünü, dosyayı kapatmak için yargıya
baskı yapanların milletin pak ve temiz vicdanından silemeyecek ve sıfırlayamayacaklarını kaydetti. Milletvekili Günal,
partisinin belediye başkanları için geldiği
Manavgat'ta ülke gündemiyle ilgili açıklamada bulundu.
Yolsuzluk ve rüşvet olayı ortaya çıkınca 18
Aralık'ta siyasi iktidarın yürütme eliyle
bağımsız yargıya resmen darbe yaptığını
belirten Günal, "Siyasi iktidar, 17-25 Aralık'ta ortaya çıkan kirli çamaşırlarını örtbas temek için bağımsız yargıya resmen
darbe yaptı.
Yargı öyle bir kuşatıldı ki hırsızı yakalayan
polisler gözaltına alındı, hırsızlar salınarak mavi sularda tatile çıkarıldı. Bu iktidar ne yaparsa yapsın milletin temiz
vicdanından kurtulamayacaktır.
İktidar, 17 Aralık'ta bize darbe yaptı yalanlarına kimse inanmıyor artık. Bu millet
eninde sonunda ülkeyi soyanlardan
hesabını soracaktır. Ülkeyi soyanlar ne yaparsa yapsın yargı önüne çıkacaktır. Milletin vicdanında yer alan bir dosyayı hiç
bir güç kapatamaz.
Zaten AKP'lerle bunu bildiği için yeni
yargı paketi aldatmalarıyla hukuku ayaklar altına alıyor. Tüyü bitmemiş yetimi
hakkını yiyen haram lokmacılar eninde
sonunda bağımsız yargıya hesap vermeye
mahkumdur. Milletin vicdanında mahkum
olanları hiç kimse aklayamaz." dedi.
Siyasi iktidarın, 17-25 Aralık'taki suç
üstüne yakalanmayı paralel devlet, paralel yapı yalanlarıyla kapatmaya çalıştığını
belirten Günal, paralel yapı söylemlerinin
de siyasi iktidar tarafından bakan çocuklarının evlerinde çıkan para kasası, para
sayma makineleri ve bakanlara verilen
rüşvet görüntülerini örtbas etme algısı
olduğunu kaydetti.
MHP Merkez Yönetim Kurulu üyesi Kemal
Çelik'te yaptığı açıklamada, cumhuriyet
tarihinin en büyük talan ve ekonomik vurgunun AKP iktidarı döneminde olduğunu,
17 Aralık'ta ortaya çıkan kirli görüntüleri
yargıya hangi baskı yapılırsa yapılsın hiç
kimsenin örtbas etmeye gücünün yetmeyeceğini kaydetti.
Siyasi iktidar ne yaparsa yapsın 17 Aralık'ın bir milat olduğunu belirten Çelik,
"Dört bakanın istifasını getiren 17 Aralık
yolsuzluk ve rüşvet olayının üzerini hiç
kimse kapatamayacaktır.
Ülkeyi soyanlar eninde sonunda bağımsız
yargı önünde hesap verecektir. Bunda hiç
kimsenin şüphesi olmasın. O kirli görüntüleri hiç kimse örtbas edemeyecektir."
ifadesini kullandı.
CİHAN
Türmen, şöyle devam etti:
"Suçların şahsiliği ilkesi
vardır. Soruşturmaya konu
olan kişilerin, bu işten takipsizlik kararıyla kurtulması,
bizim soruşturma yürüttüğümüz 4 bakanın, aynı şekilde suçsuz olduğu anlamına
gelmez.
4 bakanla ilgili soruşturma
devam edecektir, onun sonucunda bakanların suçlu ya da
suçsuz olduğuna karar verilecektir."
Soruşturma Komisyonu
bünyesinde kurulan 3 kişilik
alt komisyonun İstanbul'a
gidip dosyayı incelemesi
gerektiğini anlatan Türmen,
takipsizlik kararının
gerekçesinde 'çıkar anlaşması
yoktur' denildiğini belirterek
"Bir işadamının, kamu
görevlilerine çok yüksek miktarda parasal çıkar sağlaması
başlıbaşına kuvvetli şüphe
oluşturmaz mı?" diye sordu.
Savcının 'bir anlaşma yoktur'
dediğini dile getiren Türmen,
"Rüşvetin anlaşması olmaz,
masa başında rüşvet anlaşması imzalamazsınız.
Kamu görevlilerinin, aldıkları
paranın karşılığında ne verdikleri, komisyonda yapacağımız
soruşturmada ortaya çıkacaktır.
Bu soruşturma sonuçlanmadan, savcının böyle bir
hükme varması, Meclis'teki
komisyon sona ermeden takipsizlik kararı vermesi yanlıştır.
Savcı kararda, 'Rüşvet suçu olmasa bile irtikap, görevi
kötüye kullanma suçları olabilir' diyor.
O zaman savcının takipsizlik
kararı vermek yerine, bunları
araştırıp, bunlara göre iddianame düzenlemesi gerekmez
miydi? Savcı, takipsizlik
kararında hakimin verdiği
telekomünikasyonun dinlenmesi kararının, hukuka uygun
olmadığını söylüyor.
Bu da son derece garip. Bir
savcı, şüpheli kişiler, ortada
şüphe var, bu gerekçeyle
hakime başvuruyor, hakim
telekomünikasyonun dinlenmesi yönünde bir karar alıyor.
Ne zamandan beri hakimlerin
aldığı kararların, hukuka
aykırı olup olmadığı
denetleniyor? Hakimlerin
aldığı kararları temyiz yeri
savcılar mı? Takipsizlik kararı,
hukuktan çok siyasi nedenlerle alınmış bir karara benziyor.
Bu siyasi kararın, HSYK seçimlerinden hemen sonra da
gelmesi enteresandır. Savcı,
soruşturma komisyonu üzerine çıkmaya çalışıyor." şeklinde konuştu.
CİHAN
8
23 EKİM 2014
Gündem
Güvenlik Paketi'ni açıkladı.
Davutoğlu, Jandarma ve Sahil
Güvenlik'in İçişleri Bakanlığı'na
bağlanacağını ve bundan sonra
vandalizme geçit verilmeyeceğini
söyledi.Davutoğlu'nun
konuşmasından satırbaşları:
Biz şehirleri imar etmek için
uğraşırken birileri şehirleri yakıp
yıkmakla uğraşıyor. Biz etnik
hiçbir ayrım yapmadan herkese
kucak açıyoruz. Diğerleri
şehirlerimizi bölmeye çalışıyor.
Irak'ta şehirler bölünmeye
başladıktan sonra ülke de
bölündü. Türkiye'de tüm şehirler
milletimizindir.Bu şehirler bize
ecadadın yadigarıdır.
Şehirlerimizi emniyet altına
almak bizim görevimizdir.
"AKİL İNSANLARIN ÇÖZÜM
ÖNERİLERİNİ DİNLEDİM"
Ülkemiz yükselen bir güç
olacaksa bunun tek anahtarı
eğitimdir.Kobani bahane edilerek
yapılan vandalizmden sonra
çözüm sürecindeki kararlılığımızı
ortaya koyduk.Akil insanlarla 11
saat görüştük. Eleştirleri not
ettim. Çözüm önerilerini önemle
dinledim.Çözüm süreci millidir.
Akil insanlar da millidir. Bir
örneği de yoktur. Bu süreç
bittiğinde Türkiye ayaklarındaki
prangalarından kurtulacaktır.
Çözüm sürecini biz konjonktrel
olarak başlatmadık. Bunu
provoke edeceklerini biliyorduk.
Hiçbir tehlikeden korkmayız.
Gelen provokasyona da boyun
eğmeyiz.
"HDP VE CHP BAASÇI
PARTİLERDİR"
Bu stratejik hedefi
gerçekleşitreceğiz. Ortak akıl
önemli. Ama en önemlisi ortak
vicdanı ortaya koymalıyız.
Herkese sesleniyorum sesinizi
yükseltin. Vandalizme karşı
sesinizi yükseltin. Kardeşlik için
sesinizi yükseltin. Temelde iki
siyasi eğilim var. Bir tek tipçi,
baasçı. İkincisi de demokratik
çoğulculuğu benimsemiş akım.
Birincisinin temsilcisi belli.
İstiyorlar ki bir bölgede başka bir
siyasi oluşum olmasın. Farklı
görüşler konuşulmasın. İnsanlar
haraç versin. Bunu
gerçekleştirmek isteyen bir siyasi
parti var.Tek partici zihniyeti hala
koruyan CHP var, HDP var.
Ülkenin yangın yerine
çevrilmesine çanak tuttular.
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. Uluslarası Ombudsmanlık Sempozyumunda konuştu
Erdoğan: Berkin'e ağlayanlar Yasin'e neden sustu
YASİN, ATIF VE
HÜSEYİN'E RAHMET
Erdoğan'ın konuşmalarından öne
çıkanlar şöyle;
Bu olaylarda 40'a yaklaştı
kayıplarımız. Şehit olan Atıf
Şahin'in ailesini ziyaret ettim.
Hüseyin Hatipoğlu'nun ailesini
de ziyaret ettim. Hiçbir polis
ailesinin evinde nefret
duymadım. Tam bir metanet
içinde vatan sağolsun
milletimizin arasına nifak
sokmalarına izin vermeyin.
Diyarbakır'da 16 yaşında şehit
olan Yasin de kurban etini
fakirlere dağıtmak isterken
öldürüldü.Bu vatandaşlarımızın
etnik arka planı önemli değil.
Bizim nezdimizde bu zalimler
karşısında her biri Hz.
Hüseyin'dir.
Bu toprakları kerbala'ya
çevirmek isteyenlere izin
vermeyeceğiz. Onların tavrının
aksine her can azizdir.
11 bin 580 adet başvuru oldu Kamu
Denetçiliği kurumumuza. Bu başvuruların incelenmiş ve neticelenmiş
olmasından memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. 2002
sonundan itibaren demokratikleşme adına tarihi adımlar atıldı.
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulması bu adımlar arasında önemli
yer tutuyor. AYM’ye bireysel
başvuru hakkı da devrim
niteliğinde bir anlam taşıyor.
"ÖZGÜRLÜK VE İNSALIK
UYUMUYLA OLAYLARA
YAKLAŞIYORUZ"
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın
şiarını yüreğimizden söylüyoruz.
İnsanın aklı, malı, canı,
özgürlüğü emniyet altındadır.
Bunların her birine yapılan
saldırı insanlık onuruna yapılan
bir saldırıdır.Özgürlük ve insanlık
uyumu mantığıyla olaylara
yaklaşıyoruz. Ülkemizin her bir
yanından gelen çağrılar sonrası
güvenlik paketini masaya
yatırdık.Sokağ çıkın çağrısı
yapanlar dahi bu vandalizmi
savunamadı.Getireceğimiz
tedbirlere de ön yargıyla
bakmasınlar. Bu reformlar özel
hayatın mahremiyetini korumaya
yöneliktir.C
CİHAN
Türk devletlerine baktığınızda Divanı Mezalim gibi kurumların
olduğunu görürsünüz. Kimi zaman
sultanlar camilere gidip namazın
ardından vatandaşın dertlerini dinliyorlardı. Osmanlı’da kadılık, şeyhülislamlık gibi makamlar halkın
sorunlarını dinliyorlardı. Devlet
öncelikli yapı asla yok, insan öncelikli bir yapı söz konusu.O dönemde
İstanbul Afrika’nın içlerine kadar
hükmediyor, oradaki halkın huzur
içinde yaşamasını bu anlayışla
temin ediyordu.Devlet ile birey
arasındaki mesafe açıldıkça birey
de devlet de zayıfladı. Devlet
halkını vatandaşını, vatandaşının
taleplerini tehdit olarak görüyorsa
kendisini vatandaşının taleplerine
korunaklı hale getiriyorsa o devlet
zalim bir devlet dönüşür ve zayıflamaktan başka seçeneği kalmaz.
"12 YILDA TÜM İDDİALARIN TERSİ
GERÇEKLEŞTİ"
TC hem adil ve güçlü bir devlet hem
de uzun soluklu bir devlet olacaksa
tarihindeki bu zengin tecrübeleri
kullanarak bunu
sağlayabilir.Kıyafet, dil, kültür,
etnik köken dayatması yoktur.
Saraybosna’dan Kırım’a kadar geniş
bir coğrafya içinde mezhepler, dinler özgürlük içinde varlıklarını
idame ettirmişlerdir.Başörtüsü üzerindeki baskı ve yasaklamaları
kaldırdığımızda bundan ülkenin
zarar göreceği iddia ediliyordu.12 yıl
içinde tüm iddiaların tam tersi
gerçekleşti. Bireyin hak ve özgürlükleri genişledikçe devlet güçlendi.
Kaldırılan her bir yasak hem bireyi
hem de iddia edilenin tersine devleti, milleti, ülkeyi güçlendirdi.
Hiçbir devletin yasaklarla, korkularla varabileceği bir hedef
yoktur. Bireyi kendisi için
tehdit olarak gören devletin
adil olabilme imkanı yoktur.
"MÜKEMMEL SEVİYEDE
OLDUĞUMUZU İDDİA
ETMEDİK"
Tüm anlamsız aysak ve kısıtlamalardan kurtulmayı sarsılmaz bir hedef olarak
muhafaza edecektir Türkiye.
Birey için özgürlük ne kadar
haksa güvenlik de o kadar
haktır. Özgürlüğün olmadığı
yerde güvenlik olmaz.Güvenliğin olmadığı yerde de özgür-
"Kürtlerle güven ilişkisi kurulmalı"
nkara Büyükşehir Belediye Başkanı
A
Melih Gökçek, CHP Ankara
Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın avukatına
talimat verdiğini ve Gökçek ile ilgili suç
duyurusunda bulunacağını açıklamasına
Twitter hesabından cevap verdi.İşte
Gökçek'in attığı o tweetler;
"Aylin ASKİ'yi itibarsızlaştırmak için
elinden geleni yaptı... Kaçak su kullandığı
ortaya çıktı...Rezil oldu... Ankara'lıyı
yalan yanlış bilgilerle meşkul etti...Şimdi
tutmuş "Efendim benim itibarım yerle bir
edildi." diye feryad ediyor...Sen kendini
konuşmanın büyük
çoğunluğunu Kobani'yle ilgili
gelişmelere ayırdı.
Hükümetin ülkede huzuru ve
güvenliği sağlamak için Kürt
halkıyla karşılıklı güven ilişkisi
kurması gerektiğinin altını
çizen Yüksekdağ şunları
söyledi:
"Halkınızla kavga etmeyin,
halkınıza savaş ilan etmeyin.
Bu sizi de çöküşe götürür.
Hükümet bu süreç içerisinde
partimize ve halka karşı öyle
gerçek dışı bir senaryo uydurdu
ki. Halkımız yine öldürülmeye
devam ediliyor ama bugüne
kadar tek bir kamu görevlisi
hakkında soruşturma açılmadı.
Gelin bu olayları incelemek için
mecliste bir soruşturma
komisyonu açalım dedik. Ancak
gerçeklerin ortaya çıkmasından
korktular. Bu komisyon
kurulmadığı gibi durmadan
manipülasyon yapıldı,
karalama kampanyaları
yürütüldü... Yeni Türkiyeymiş.
Neye dayanarak inanacağız
buna, hani faili meçhuller
kayıplar eski Türkiye’de
kalmıştı. Adana’da gazetece
dağıtıcısı kardeşimiz
arkasından vurularak
katledildi. Sıkıysa bu karanlığın
maskesini düşürün."
'Kobani Çözüm
Süreci'nden ayrı değildir'
Konuşmasının devamında
Çözüm Süreci'ne değinen
Yüksekdağ şu ifadeleri
kullandı:
"Kobani ve Rojava kantonlarını
savunmayı süreçten ayrı
düşünmeyin' dedik, Hükümet
'O ayrı bu ayrı' dedi. Bugün
geldiği nokta bu. Kobani
politikasında güvenli bölge
istiyorsunuz, eğer gerçekten
amacınız Türkiye’nin
güvenliğiyse Rojova
kontonlarını tanıyınız.
Özgür ve güvendeki bir
Rojova’dan daha güvenli bir
bölge olamaz."
Sırrı Süreyya Önder’den oluşan
heyet, dün İmralı’da Abdullah
Öcalan ile görüştü.Heyetin
açıklamasında, Öcalan’ın MİT
Müsteşarı Hakan Fidan ile geçen
hafta yaptığı toplantının
içeriğine güçlü vurgu vardı.
Öcalan’ın heyet aracılığıyla
yaptığı değerlendirmede, “ölen”
çözüm sürecinin Fidan ile
yapılan görüşmeler sayesinde
“yeniden diriltildiği” vurgusu
dikkat çekti.Öcalan’ın mesajı
şöyle: “Çözüm süreci açısından
gelmiş olduğumuz nokta bir
kırılmaya maruz kalmıştır.
Bunun en önemli sebebi
hükümetin benimle geliştirmeye
çalıştığı ilişki biçimini bir
araçsallaştırma mekaniğine
oturtma çalışmasıdır. Bunun
çözmeye çalıştığımız meselenin
ağırlığına denk bir yaklaşım
Arınç, "Bu konu dünyanın en
zor en kötü sorunlarından
birisi olduğu kadar, özellikle
son yıllarda da Türkiye için
çok hayati bir konu haline
geldi" dedi. Uyuşturucu ve
türevlerinin çok genç yaşlarda
çocuk ve gençleri hedef
aldığına işaret eden Arınç,
"Özellikle son aylarda ve
sanki Bursa merkezliymiş gibi
bir bonzai faciası da sürekli
Dünyanın neresinde böyle bir hak
var? Ben Batı’yı iyi bilen birisiyim.
Bizi kıyasıya eleştiren o uluslararası
medyaya soruyorum: Kendi
ülkelerinde böyle bir vandallığa
özgürlük diyebilirler mi?
itibarsızlaştırdın Aylin. Beni mahkemeye
vermiş...Biliyorsunuz bir kamu
görevlisine suç yüklemek ve kamu
görevlisinin takipsizlik alması karşı dava
hakkı doğurur...Bu konuda pekçok dava
kazandım...Şimdi bekliyorum...Ama Aylin
ben de seni daha önce savcılığa
verdim,sen de onun sonucuna
katlanacaksın.Diyeceksin
dokunulmazlığım var...
6 ay kaldı...Hiçbir parti kaçak
su kullanan mv'ni aday göstermez onun
sonucuna katlanacaksın. Onun için
mahkemeye çıkmaya hazır ol..."AA
ve bu gelişmelerin
çözüm sürecine
yansıması"nın sorulması
üzerine Bakan Güllüce,
şöyle konuştu:
"YPG terör
örgütü
değil,
vatanını
kurtarmak
için
örgütlen miş bir
oluşum"
Kemal
Kılıçdaroğlu
bu sözleri
söylemiş
olabilir
mi?
evre ve Şehircilik
Bakanı İdris Güllüce,
Ç
"Hepimiz birlik olacağız,
iri olacağız. 2023'te
dünyada ekmeği en fazla
büyütmüş ülkelerden
biri olacağız inşallah"
dedi.Karabük
Üniversitesi (KBÜ)
tarafından düzenlenen
"İllerimiz Karabük
Üniversitesi'nde
Ayyıldızın Altında
Buluşuyor" etkinliğine
katılan Güllüce, üstten
hilal ve yıldız şeklinde
görülen KBÜ Ay Yıldızlı
Stadı'nda 81 il için
oluşturulan bölümleri
gezdi.
"PATLASALAR DA
ÇATLASALAR DA
BÜYÜYECEĞİZ"
"Diyarbakır'da polise
silahlı saldırı yapılması
İdris Bal parti kuracağını
açıkladı
gündemde tutuluyor. Eminim
ki Bursa'da olduğu kadar
İstanbul'da da başka
illerimizde de gençlerimizi
kontrolsüz hale getiren,
hayatına son verebilecek
noktada tutan bir tehlike ile
karşı karşıyayız" diye
konuştu.
Anayasa'nın sadece gençliğin
korunmasıyla ilgili hükümleri
kapsamında değil, sağlık
bakımından, aile
bakımından, güvenlik
bakımından ve sosyal,
psikolojik yönlerden
uyuşturucu meselesinin
Türkiye için hayati bir konu
olduğunu vurgulayan Arınç,
Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun talimatıyla bu
konuda çalışmalar
yürütüldüğünü ve acil eylem
planı hazırlanmasının
gündeme geldiğini belirtti.
Arınç, bugün ilk kez yapılan
Uyuşturucu İle Mücadele
Yüksek Kurulu toplantısına
Sağlık Bakanı Mehmet
Müezzinoğlu başta olmak
üzere, Adalet, Aile ve Sosyal
Politikalar, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik, Gençlik ve Spor,
Gümrük ve Ticaret, İçişleri ile
Milli Eğitim Bakanlıklarının
yanı sıra dahil olmasının
benimsendiğini, TBMM
Sağlık, Aile, Çalışma ve
Sosyal İşler Komisyonu
Başkanı Necdet Ünüvar ile
Kamu Diplomasisi
Koordinatörlüğünden
Cemalettin Haşimi'nin de
toplantıya katıldığını
bildirdi.AA
dris Bal yaptığı açıklamada yeni
bir parti kuracaklarını ifade etti.
İAncak
Bal'ın açıklamasında ilginç
bir detay ortaya çıktı.
Ak Parti’den istifa ederek bağımsız
kalan Kütahya Milletvekili İdris
Bal, dün Meclis'te düzenlediği
basın toplantısında 1,5-2 yıldır
çalışmasını yürüttüğü ve liderliğini
kendisinin yaptığı bir oluşum
içerisinde olduğunun altını çizerken, bu oluşumun partiye
dönüşeceğini de açık bir şekilde
ifade etti.
MİT KRİZİNDEN
SONRA TALİMAT MI ALDI?
İdris Bal'ın parti açıklamasında
dikkat çeken ve önemli olan çok
kritik bir detay da gözlerden kaçmadı. yaklaşık olarak 2 yıldır parti
HP Genel Başkanı
Kılıçdaroğlu, parC
tisinin grup toplantısının ardından
İstanbul Üniversitesi
Uluslararası İlişkiler
Kulübü öğrencileriyle
bir araya geldi.
Kılıçdaroğlu, öğrencilerle sohbetinde,
Türkiye'nin IŞİD
saldırısı altındaki
Kobani'ye peşmerge
güçlerinin geçişlerine
izin vermesi ve ABD'nin “YPG'nin terör
örgütü olarak
görülmediği” yolundaki açıklamasına ilişkin olarak
değerlendirmelerde
bulundu.
Kılıçdaroğlu, bir
öğrencinin “Hükümet
Kobane'ye peşmerge
Altan Tan PKK'nın tepkisine sessiz kalmadı
0’a yakın insanın
hayatını kaybettiği,
4
pek çok binanın
yakıldığı ya da tahrip
edildiği Kobani eylemleri sonrasında "HDP
daha duyarlı davranabilirdi" açıklamasıyla
partisinin tutumunu
eleştiren, "MHP gibi
yapsaydık daha farklı
olurdu" ve "HÜDAPAR'a ilk bizimkiler
saldırdı" diye konuşan
HDP milletvekili Altan
Tan'a, en sert tepki
Kandil’den geldi.
"Gençlerimiz buna en iyi
cevabı veriyor. 'Fitnelik,
fırıldaklık bu ülkede
para etmeyecek' diyorlar.
Hepimiz birlik olacağız,
iri olacağız. 2023'te
dünyada ekmeği en
fazla büyütmüş
ülkelerden biri olacağız
inşallah.
Bizim soframızdaki
ekmeği, kazanımızdaki
yiyeceği, bu ülkenin, bu
coğrafyanın
çocuklarının önündeki
yiyeceği, medeniyeti,
kimse elinden
alamayacak. Bu kazan
daha büyüyecek.
Patlasalar da çatlasalar
da büyüyecek. İstedikleri
kadar fırıldak
çevirsinler, bu ülkenin
birliğini
bozamayacaklar."AA
9
çalışması yürüttüğünü itiraf eden
Bal'ın 7 Şubat 2012 MİT krizinin
hemen ardından yeni bir parti kurmak için talimat aldığı iddia
ediliyor.
30 Kasım 2013 tarihinde AK Parti'den istifa eden Bal'ın AK Parti
siyaset yaparken parti kurma çalışmalarına başlaması ise tepkilere
neden oldu. Çünkü İdris Bal AK
Parti'den istifa edeli henüz 1 yıl
bile olmadı.
HAKAN ŞÜKÜR DE
PARTİDE YER ALACAK
2015'te yapılacak olan genel seçimlerine girecek şekilde çalışmalar
yürütülen yeni partide, daha önce
AK Parti'den istifa eden Hakan
Şükür'ün de yer alacağı iddia
edildi.AA
Kılıçdaroğlu'ndan olay yaratacak YPG çıkışı
Güllüce: Çatlasalar da büyüyeceğiz
"Başmüzakereci Sayın Öcalan
yol haritasının maddelerini
sundu. Bu konuda ne yaptınız.
Hükümet çözüm süreci bizim
temel politikamızdır diyor,
Hükümet sürecin deyim
yerindeyse ekmeğini yemeye
devam ediyor, ama somut adım
atmıyor. Taslak da taslak... Biz
artık sözleri ve bu sözlerle
oyalamayı değil, gerçeği ve
somut politikanın ta kendisini
istiyoruz."A
AA
olmadığı anlaşılmıştır. Süreçle
ilgili 15 Ekim itibarıyla yeni bir
aşamaya geçtik.”A
AA
aşbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, uyuşturucuyla
mücadele konusunu
değerlendirirken,
"Türkiye'nin neresinde
metruk yapılar, viranhaneler
bulunuyorsa bunların süratle
yıkılması, ortadan
kaldırılması da gerekiyor. Bu
bir önleyici tedbirdir ve
doğrudur. Bakanlar
Kurulu'muzda da bu konu
görüşülmüştür" dedi.
Arınç, Yeni Başbakanlık'ta
düzenlenen, ilgili bakanların
ve bakanlık yetkililerinin
katıldığı Uyuşturucu İle
Mücadele Yüksek Kurulu
toplantısında yaptığı
açıklamada, hükümetin
uyuşturucuyla mücadeleye
verdiği öneme işaret
etti.TBMM Sağlık, Aile,
Çalışma ve Sosyal İşler
Komisyonu Başkanı Necdet
Ünüvar başkanlığında bir
araya gelen ilgili bakanlık
yetkililerinin bu konuda bir
çalışma yürüttüğünü
anımsatan Arınç, uyuşturucu
meselesinin birçok bakanlığın
görev alanına girdiğini
söyledi.
-Bazı siyasi partiler taraftarlarını
Kobani’ye karşı sokağa çağırdılar.
Basın açıklaması yapmak, protesto
yapmak elbette demokratik haktır
ama ne oldu birkaç gün içinde 42
insan gösterilerde hayatını kaybetti.
Binlerce işyeri yakıldı, yıkıldı.
Kamu ve sivile ait bina ve araçlar
yakıldı. Bingöl’de 2 polisimiz şehit
edildi. Şimdi biz bunlara
demokratik hak mı diyeceğiz. Bu
vandallığa gösteri hakkı mı diyeceğiz.
Eylül’de BM Genel Kurulu’ndaydım.
Özel bir toplantı yapıldı. Toplantıda
IŞİD denilen bu terör örgütünün attığı adımların değerlendirmesi
yapılırken interneti, Twitter’ı çok iyi
kullandığı dile getirildi ve buna
karşı bazı tedbirlerin alınması
gerektiği gündeme geldi.AA
Başbakan Yardımcısı Arınç, uyuşturucuyla mücadele
konusunu değerlendirirken, "Türkiye'nin neresinde
metruk yapılar, viranhaneler bulunuyorsa bunların süratle
yıkılması, ortadan kaldırılması da gerekiyor" dedi.Arınç,
uyuşturucuyla mücadele konusunu değerlendirirken,
"Türkiye'nin neresinde metruk yapılar, viranhaneler bulunuyorsa bunların süratle yıkılması gerekiyor” dedi.
B
KOBANİ KADAR SURİYE'DE
ÖLDÜRÜLENLERE
ÜZÜLMEDİLER
Öcalan'dan Hakan Fidan'a övgü
DP Grup Başkanvekili
H
Pervin Buldan ve İdris
Baluken ile İstanbul Milletvekili
"O binalar
süratle
yıkılmalı"
lük olmaz. Güvenlik öne çıkarsa
özgürlük kısıtlanır.Özgürlük
başkasının özgürlük alanını ihlal
edecek şekilde sınırlanırsa o zaman
da güvenlik sarsılır. En mükemmel
seviyede olduğumuzu iddia
etmedik. Böyle bir iddia içinde
olursa bu bizi ciddi yanılgıya sevk
eder.Türkiye bu kararlı reformlarını
zor bir coğrafyada, yoğun terör
saldırılarına ve içerideki değişime
karşı yoğun bir dirence karşı yapan
bir ülkedir. Özgürlüklerin
genişlemesinden zarar gören terör
örgütü ve onun uzantısı olan siyasi
partiye karşı mücadele verdik.
Gökçek: Mahkemeye çıkmaya hazır ol
DP Eş Genel Başkanı Figen
Yüksekdağ, TBMM Grup
H
Toplantısında yaptığı
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Davutoğlu iç
güvenlik paketini
açıkladı
K Parti Genel Başkanı ve
A
Başbakan Ahmet Davutoğlu,
partisinin grup toplantısında İç
23 EKİM 2014
Al Jazeera'da yer alan
habere göre; "Hüseyin
Ali" takma adıyla
Özgür Gündem Gazetesi'ne yazılar yazan KCK
Yürütme Konseyi üyesi
Mustafa Karasu, 17
Ekim tarihinde
yazısında Altan Tan'ı
hedef aldı:
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Altan Tan'ı, "olayları çarpıtmakla" suçladı. Altan Tan da suçlamaya anlamlı bir dille yanıt verdi.
"HDP Milletvekili
Sayın Altan Tan da bir
açıklama yaparak
psikolojik harekâtın
geçişine izin verdi.
Yine dün ABD, YPG'yi
terör örgütü olarak
görmediklerimi açıkladı. Financial
Times'ın Türkiye'nin
Kobene'de u dönüşü
yorumuna yol açan bu
gelişmeyi siz parti
olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?”
sorusuna Kılıçdaroğlu, şöyle yanıt
verdi:
KILIÇDAROĞLU: YPG
BİZİM İÇİN TERÖR
ÖRGÜTÜ DEĞİL
"Bizim için YPG terör
örgütü değildir. Şimdi
bir kere terör örgütü
olarak sivillere genç,
yaşlı, kadın, erkek
demeden öldüren
örgütlenmelere biz
‘terör örgütü’ diyoruz.
yarattığı algıyı
güçlendirmiştir. Hatta
Devlet Bahçeli'yi
överek, kendi partisini
MHP'den daha kötü bir
duruma düşürmüştür.
Bu değerlendirmeleri
neden yapıyor anlamak mümkün değil!
İlk önce saldıranlar
HÜDA-PAR'lılardır.
Tüm şehirlerde Kürt
yurtseverlerine
saldırarak birçoğunu
katlediyorlar. Bunların
katilleri de polisler ve
HÜDA-PAR yanlılarıdır.
Tüm bunlar ortadayken, ölenleri değil
de bankamatiklerin
kırılmasını ve bir kaç
camın kırılmasını
sürekli gündemleştirmek, olaylara
çarpık yaklaşmanın
sonucudur. Bu kadar
insanın neden ve nasıl
öldürüldüğünün
hesabı sorulmayacak,
cam-çerçeve denilerek
bu ölümlerin üstü
örtülecek! İşte psikolojik savaş ve propagan-
dayla algı yaratmak ve
bu algıya alet olmak
böyle oluyor."
"KÜRTLERİ LİNÇ
EDEN MHP'LİLERİ
UNUTMUŞ"
Karasu, yazısında
Altan Tan'ın, MHP ile
ilgili sözlerine tepki
gösterdi:
"Altan Tan, Devlet
Bahçeli'ye de övgüler
yağdırmış. HDP'nin
Karadeniz, Ege ve
başka yerlerde her
siyasi çalışmasına
saldıranların MHP'liler
olduğunu unutmuş
gözüküyor. Birçok
yerde Kürtleri linç
eden MHP'lileri unutmuş görünüyor. MHP
hâlâ Kürtleri sindirmeye yönelik bir kontra
gücü gibi çalışıyor.
Bunun Kürtlere yönelik
yüzlerce örneği var.
Ama buna rağmen
Bahçeli'nin yalanını,
demagojisini gerçekmiş gibi göstermek,
PKK bu bağlamda
terör örgütüydü,
çünkü genç, yaşlı,
kadın, erkek demeden
katletti. Ancak
YPG'nin şu ana kadar
Türkiye'ye veya kendi
halkına yönelik böyle
bir uygulaması olmadı.
Olursa tabii ona da
karşı çıkarız. YPG
kendi vatanını kurtarmak için örgütlenmiş
bir oluşumdur."
Kılıçdaroğlu,
Türkiye'nin Barzani'ye
gönderdiği silahların
PKK'nın eline geçeceğinden kimsenin
şüphesi olmasın, şeklinde bir değerlendirmede
bulunurken bu
silahların bizi vurabiliceğini belirtti. AA
HDP'ye yönelik
eleştiriyi daha güçlü
hale getirmek istemekten başka anlam
taşımıyor. Anlaşılıyor
ki Altan Tan, 1970'li
yılları yaşamamış."
ALTAN TAN'DAN
YANIT: MAZLUM
ZALİM GİBİ
DAVRANAMAZ
Karasu'nun bu sözlerine, Altan Tan da aynı
gazeteye gönderdiği
"Açık Mektup" ile yanıt
verdi. Tan, mektubunun hemen
başında daha önce kamuoyuna yansımamış
bir ayrıntıya yer vererek başladı. Tan, 20
yıl önce Mustafa
Karasu ile Berlin'de
aynı evi paylaştıklarını
hatırlatarak başladığı
yazısında, MHP ile ilgili eleştirilere cevap
vermedi. Eylemler ile
ilgili eleştirilerinin ise
arkasında olduğunu
belirtti.AA
10
23 EKİM 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Evina Méye-RONİ
Süleyman GÖKSU
Asırlık nefret tohumu atlıyor
Akşemseddin’in talebesi Fatih Sultan’a yazdığı mektuplar ( I )
Ü
lkemizin okullarında bir arsa
yakındır eğitim gören kimseler
tarih kitaplarında şunu gördü: “Pis
Araplar! Düşmanlarımızla savaşırken
ve zor günlerimizde bizi arkadan vurdular…”
Hatta bunu tarih kitaplarına sokanlar hızlarını alamdılar köpeklerine
bu isimleri verme ve benzeri
hakaretlere kadar işi götürdüler.
Oysa bu zemini ve sözleri İngiliz
lavrensler ve bu topraklarda açtıkları
okullarda yetişen kendi yetişmeleri
hazırlamışlardı.
Tıpkı bu gün olduğu gibi, o gün de
plan istenen şekilde hazırlanmış,
sonra da bizim okuduğumuz tarih kitaplarda Araplara; onların okuduğu
tarih kitaplarda da Türklere
“arkadan vurdular, topraklarımızı
işgal ettiler ve ihanet…” suçlaması,
ağzı dolusu küfürler ve hakaretler
yağdırdılar.
Bilgim ve hafızam beni yanıltmıyorsa
şimdi tezgâhlanan ve tertip edilen
olaylar aynısını hazırlamaya yönelik
provakatiflerle dolu olacak… Yıllardır
Ortadoğu’yu İncirlikten gözleyenler,
herhalde yeni bir hamle ve planla burayı Kuzey Irak ya da Kuzey Suriye’ye
aldırarak işi daha da yakından takip
etmenin, gelecekte hayalleri kurulan
Büyük İsrail devletinin alt yapısını
oluşturmaya çalışmaktadırlar.
Tabi bu arada, Bizans ve Siyonist
tezgâha kim karşı çıkabilir? İnanmış,
sadakat sahibi, dürüst Müslümanlar.
Peki, bunların önü nasıl alınır? Önce
Kuzey Irak’taki En-Nusra cephesini
yok ettiler. Kendi emirlerinde, kukla
bir federe yönetim oluşturdular. “Al
takke ve külah” misali iş götürüyorlar.
Şimdi de Kuzey Suriye’de benzer
tezgâh devreye sokulmuş bulunuyor.
Önce IŞİD misal bir nevzuhur örgüt
ihdas edildi. Ardından bütün
dünyaya sergiledikleri vahşilikler
servis edildi. Sonrasında da oraya
yerleşmesinin planları için şer ittifakı
kuruldu: ABD, İngiltere, Fransa,
İran; kukla Arap ülkeleri… Kurulan
bu ittifaka, bir türlü Suriye bataklığına ve İslam topraklarına sokamadıkları Türkiye’yi sokmanın
planları icra edildi.
Bunun için Musul’daki vatandaşlarımız kaçırıldı. Kaçırıldı ki
pazarlık yolu açılsın. Yine
Türkiye’den bir şeyler koparamayınca pazarlığa oturdular: “Girin
savaşa; verelim rehinelerinizi…” Elleriyle koymuşlar gibi bütün rehineleri alıp teslim ettiler.
Bilmem haber ve basın kuruluşlarını
takip ediyor musunuz? En üst seviyede övgüler gelmeye başladı.
Niçin mi? Çünkü Türkiye Suriye
bataklığına sıcak bakmaya başladı
ya… Kendi kurdukları IŞİD belasıyla
savaşıp Türkiye’nin parası, silahı,
insan gücü heba olacak; onlar da yıllardır arzuladıkları emellerine kavuşmanın bayramını yapacaklar: Ölen
Müslüman, öldüren Müslüman… Oh
be! Ne güzel netice(!)
Lütfen rehinelerin tesliminden rahatsız olduğum ya da neden teslim
edildiler? Demek istediğim çıkarılmasın. 49 vatandaşımızın burnu bile
kanaması büyük bir başarı. Ama
yılar önce bir Allah(celle celaluhu)
dostundan duymuştum: “ABD iki
bardak çayı garantilemeden size bir
çayını vermez.” Yahudi politikası ve
mantığı… Alın size afiyet olsun(!)
Bu işleri yaparken de “ne olur “Süleyman şah’a bir iki füze fırlatırız
olur, biter” sözlerinin sahiplerinin
rolü neydi? Bu da ayrı bir tartışma
noktası… Derin işlere, Güneydoğu’da
faili meçhullere ve yas dışılıklara Suriyeli bir komutanı rüşvet karşılığı
teslim etme gibi- bulaşanlar şimdilerde itibar kazandıracak işler yapmayla meşguller. Hatta Tır’lar la
Suriye’ye silah taşımlarda da bu
hince düşüncelerin rol oynadığını
düşünmekteyim. 49 Vatandaşımız
rehin alınınca etrafımdaki kimselere,
görürsünüz, bu rehineler hiçbir
zarara uğramadan getirilip teslim
edilecek ve de birleri, geçmişte
verdikleri açıkları kapatmak için
reklam olarak kullanacaklar. Şayet
gazete ve televizyonları dikkatlice
izlediyseniz “yaş, Varol!” hep onlara
yapıldı. Çünkü bu tezgâh onların işi
de ondan…
Sadece bunlar mı? Nerde… Algı operasyonu ile linç edilmek istenen
memleketin evlatları polislerin
karşılaştıklarında da bu öç almanın
payı var. Tıpkı Güneydoğu’da PKK ile
mücadele ederken, teröristlerle yer
yer yana yana, kol kola gittiklerini,
bundan dolayı faka bastıklarını
gören özel harekâtçıların 28 Şubat
sonrası tasfiye edildikleri gibi, şimdi
de başka hukuksuzluk ve kanunsuzluklarda onları yakalayan memleket
evlatlarının tasfiyesi gibi…
Yazımın başlığından ayrıldığımı fark
ediyorum. Fakat bu meseleler öyle
girift, öyle karmaşık ki yukarıdan ve
üst perdeden bakmayınca anlamanız
çok zordur: Bir tarafta bir asır sonra
gelecek Kürdistan bölgesindeki Müslümanların söyleyeceği “Türkiyeli
Müslümanlar Batılılarla beraber olup
başımıza bombaları yağdırdılar.” Sözlerine zemin hazırlama, diğer
taraftan da can, mal, insan
gücümüzü heba etme…
Böylece ekonomisi iyiye doğru giden
ülkemizi tekrar IMF’lere muhtaç hale
getirme.İşin ilginç olan bir yönü de,
bu tezgâhta göz boyayanların ve
acem uşakları ile ortak çalışanların
hazırlamış olduğu oyuna gelmektir.
Doğruları Allah(celle celaluhu) bilir.
Biz sezgilerimizi dillendiriyoruz.
Hatamız varsa Rabbim af etsin. Kötü
niyetten ve ihanetten korusun. İslam
ümmetine karşı, birkaç asırdan beri
oynan oyunları bertaraf etsin. İnanmış tüm samimi gönülleri bu ihanetten beri eylesin.
H
ayatından daima feyz
alacağımız gönül sultanları arasında bir yeri olan
Hacı Bayram Veli, nice
veliler yetiştirmiş ilim ve
irfan hayatımıza nice
hizmetler vermişti. Bu arada
Osmancık medresesinin
ünlü müderrisi Mehmet
Şemsettin'i de (Akşemseddin) olarak insanlığın
hizmetine sunmuştu.
Mikrobun kaşifi, kalplerin ve
ruhların tabibi olan II. Lokman diye şöhret bulan
Akşemseddin, bir çoğunun
kırk yıl beklediği pir
ocağında, iki üç senede kemale ermiş, hilafet tacı giyerek irşad postuna
oturmuştu.
Akşemseddin, büyük bir
mürşit yüce bir rehber, vukuflu bir yönetici, yönlendirici
ve güçlendirici eşsiz bir kişi
idi. O cihan devletinin
idaresini en hayati noktalarda etkilemiş, İstanbul'un
fethinde büyük rol üstlenmişti.
olarak ölene kadar onunla ilişkisini kesmemiştir.
Akşemseddin, zaman zaman
İstanbul ve Edirne'ye gelip
padişahı ziyaret etmiş, çoğu
zaman yazdığı mektuplarla
onu irşad etmiştir. Bir erkanı
harp gibi Padişaha usul,
yön, yöntem ve taktik verici
satırları ile Fatih Sultan'a
tavsiyelerde bulunmuştur.
Daha dikkatli, tedbirli,
gayretli, süratli ve ihtiyatlı
olmasını belirtmiş, görevde
ihmali olan ve başarısızlığa
sebebiyet verenlere karşı
yapılması gerekenleri açık
seçik mektuplarında ifade
etmiştir. Akşemseddin
Hazretleri yazdığı mektuplardan birinde Fatih'e şöyle
söylüyordu:
Hünkara ve orduya ümit
verip, moralini yükseltmesi,
sevk ve idareyi yönlendirmesi, ne yüce bir rehber olduğunu göstermeye
kafidir. Deha hocalığı ile
cihan tarihine, Fatih Sultan
Mehmet gibi bir cihangiri
hediye etmiştir.
"Hüve'l-Muizzü'n-Nasir,
Selam ve hayır dualardan
sonra; Sultanımıza ma'ruzdur ki; Bu hadise ki; gemi
ehlinden oldu, kalblere hayli
üzüntü ve hoşnutsuzluk getirdi, bir fırsat görünürdü, o
da elden kaçtı Biri, gayret-i
dine ve biri de sizin
kararınızın yanlış olduğuna
hükmeder. Ve biri de bu ki;
benim gibi zayıf bir kulun
duamız ve tebşirimiz muteber olmaması ve dahi
mahzur bunun gibi çoktur.
İmdi, kolaylık ve yumuşaklık
yapmayınız.
İstanbul'un fethi sonrası
vazifesinin bittiğini anlayan
Akşemseddin, Göynük'ün
yolunu tutmuştu. Biliyordu
ki eğer Padişahın yanında
kalsa, manevi zevke gönlünü
hazır etmiş olan Padişah,
yanıp yakılacak, dünyadan
çekilme arzusu tekrar edecekti. Fatih her ne kadar
Akşemseddin'e derviş olamamış ise de bir seven
Bunu iyice araştırıp, kimden
bu zarar ve başarısızlık oldu,
bulup; Azil gibi, şiddetli
azarlama gibi cezalandırmak
gerekir. Eğer ceza verilmesse
yarın birgün kaleye hücum
edilecek ve hendek doldurulacak, gevşeklik ederler. Bu
gibilerin Allah için canını ve
başını feda edenleri azdır.
Eğer bir ganimet görseler,
canlarını dünya için ateşe
atarlar. İmdi, rica edilen ve
arzulanan oldur ki; ciddiyetle ve gayretle
çalışasınız. Ve böyle oln işleri merhameti ve hoşgörüsü
az olan kimselere buyurasız.
Allahü Teala buyuruyor: " Ey
Peygamber, kafirlerle ve münafıklarla savaş,
karşılarında çetin ol. Onların
yeri cehennemdir. O, ne kötü
bir dönüş yeridir." Bir gün
Ku'an-I azime tefe'ül ettik;
Sultanü's-Sadat Cafer-I Sadık
hazretlerinin işareti üzere bu
ayet geldi: "Allah, erkek münafıklara da, kadın münafıklara da, kafirlere de
kendileri içinde ebedi kalıcı
olmak üzere- cehennem
ateşini va'd etti. Bu onlara
yeter. Allah, onları rahmetinden kovdu.
Onlara bitip tükenmeyen bir
azap vardır" Şimdi; "Önden
gitmeyenlerin batını müslüman değildir. Münafık hükmündedir ve kafirlerle
cehennem azabında beraber
olacaklardır" demek işareti
düştü. Böylece şiddetli çalışmak göründü; himmet
edsiniz, akibet utanç verici
ve inkisarla neticelenmesin,
belki; Allahü Teala'nın
izniyle ferahlık ve zafere
kavuşuruz.
Amin. El-hükmü li'llah.
Ancak kul, elinden geldiği
kadar gayret ve çalışmada
kusur etmemesi gerek. Resulullah'ın ve ashabının sünneti budur. Şükür Allahü
Teala'ya bir çok lütuflar edip
beşaretler oldu ki; çok zamandır bunun misli
görülmedi. Tam bir teselli
hasıl oldu. Ve bu sözleri sizi
sevdiğimiz için söyledik.
Sakın boş söz görmeyesiniz."
(1)
Körüğe yanaşan uçağa
bagaj yükleme aracı çarptı
Telefonda kendini savcı olarak
tanıtan şahıs, yaşlı adamı dolandırdı
Tahran'dan
Atatürk
Havalimanı'na
gelen yolcu
uçağına,
bagajları indirmek için
yanaşan
araç çarptı.
Ölen ya da
yaralanın
olmadığı
kazada
maddi
hasar meydana geldi.
Yapılan tüm uyarılara rağmen
telefon dolandırıcıları vatandaşları mağdur ediyor.
olcusu ve bagajı boşaltılan
uçak, bulunduğu körük
Y
önünde ilk incelemenin ardından hangara çekildi.
Tahran-İstanbul seferini yapan
Türk Hava Yolları'na ait TK-879
kuyruk tescilli yolcu uçağı,
Atatürk Havalimanı'na inerek
körüğe yanaştı. Bu sırada bagaj
indirmek için gelen aracın çarpması sonucu uçakta maddi hasar
meydana geldi. Çarpma sonucu
uçağın arka bagaj kapısının alt
bölümünde delik meydana geldi.
Teknik görevliler ilk incelemeyi
yaptıktan sonra deliği naylon ile
bantlayarak geçici olarak kapattı.
Körük önünde yapılan incelemenin ardından yolcularının indirilmesi ve bagajın da
boşaltılmasının ardından uçak,
gerekli teknik bakımın yapılması
için hangara çekildi.
Murat BÜLBÜL-EKONOMİ
Kasksız motosiklet sürücüsü,
S
beton dubaya çarparak öldü
ursa’da, kendilerini ‘savcı’ ve
B
komiser’ olarak tanıtan kimliği
henüz belirlenemeyen iki telefon
Paniğe kapılan
yaşlı adam yıllarca biriktirdiği
3 bin 800 lirayı
Çirişhane PTT
Şubesi’ndeki ATM’den verilen
hesaba yatırdı.
dolandırıcısının ‘Hesabınızı terör
örgütü ele geçirmiş, failini yakalayacağız’ dediği 80 yaşındaki Mustafa
Odabaşı, 3 bin 800 lirayı verilen
hesaba yatırdı. Dolandırıldığını anlayan yaşlı adam PTT müdürünün
odasında gözyaşlarına boğuldu.
Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan yaşlı adam, Gençosman PTT
Müdürlüğü’ne gelerek parasını geri
almak istedi. Mustafa Odabaşı, PTT
şube müdürünün odasına geçerek
yaşadıklarını gözyaşları içerisinde
anlattı.
Bursa’nın Osmangazi ilçesinde
ikamet eden 80 yaşındaki Mustafa
Odabaşı'nı öğle saatlerinde arayarak kendisini ‘savcı’ olarak tanıtan kimliği belirsiz kişi, ‘Hesabınızı
terör örgütü ele geçirmiş, failini
yakalamak için çalışıyoruz, elinde
ne varsa göndermelisin’ dedi.
Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş
Şubesi ekiplerinin ifade vermesi
için emniyete götürdükleri Odabaşı,
yaşadıklarını gazetecilerle paylaştı.
ini
iyon hakimiyet
arıyer’de direks osiklet sürücüsü,
mot
rptı.
kaybeden bir
ton dubaya ça hbe
i
ak
nd
rı
şa
,
ri
yol kena
le
ip
len sağlık ek
Olay yerine ge tını kaybettiğini be sın haya
nün kaskının
lirledi. Sürücü e dikkat çekti.
is
ı
bulunmamas
e göre; kaza,
Edinilen bilgiy Ay Işığı Sokak
si
Huzur Mahalle na geldi.
da
ey
m
de
in
üzer
ğu
Mutlu (42) oldu
Adının Faruk
76
91
G
U
34
,
cü
öğrenilen sürü ti ile Ayazağa
ikle
eplakalı motos
antepe istikam
yönünden Seyr utlu, motoruM
tine gidiyordu. kimiyetini
ha
on
iy
ks
nun dire
cu yol kenarınnu
so
i
es
m
et
kayb
lay
baya çarptı. O
daki beton du
'İKİ TANE ÖZÜRLÜ ÇOCUĞUM VAR,
YEMEDİM İÇMEDİM BİRİKTİRMİŞTİM'
utlu’nun
ğlık ekipleri, M
yerine gelen sa ini belirledi.
ettiğ
yeri inhayatını kayb
ız bedeni olay
Mutlu’nun cans n çalışmasının ardınrini
celeme ekiple itim ve Araştırma
Eğ
l
fa
Et
i
şl
Şi
n
da
ırıldı.
morguna kald
in
’n
si
Hastane
nmadığı
lla
'nun kask ku
lu
ut
M
cü
rü
Sü
anlaşıldı.
za sonrası
rücüsünün ka
Motosiklet sü beton dubaya çarpi
yol kenarındak r görgü tanığı, bazı
bi
n
te
tığını belir
lda
rücülerinin yo
motosiklet sü tiğini söyleyerek, moet
tehlikeli seyir rini dikkatli araç kulle
cü
rü
sü
et
tosikl
zanın nasıl
t etti. Polis ka
lanmaya dave ini anlamak için çevreiğ
meydana geld meralarını incelemeye
ka
ik
nl
ve
gü
ki
CİHAN
de
aldı.
Kendilerini savcı ve komiser olarak
tanıtan iki kişi tarafından
dolandırıldığını belirten Mustafa
Odabaşı, "Telefonla aradılar, ‘şuraya para yatırman gerekiyor, elinde
ne varsa yatırmalısın’ dediler.
Terör örgütü hesabı ele geçirmiş
falan dediler. Dolandırıcılara
yatırdığım 3 bin 800 lirayı çocukluğumdan beri biriktirmiştim."
dedi.
Gazetecilerin ‘Vatandaşlara bir
uyarın olacak mı?’ sorusunu da cevaplandıran yaşlı adam, şunları
kaydetti: "Herkese Allah kolaylık
versin, herkese akıl fikir versin.
‘Elinde ne varsa yatır’ dediler.
Yemedim, içmedim boğazımdan
biriktirmiştim, çocukluğumdan bu
yana. İki tane özürlü çocuğum var."
CİHAN
Yol kavgasında ayakkabılar konuştu
vatandaşlar müdahale etti.
Kavga sırasında yolcunun yerde
aldığı ayakkabıları kavga ettiği
sürücüye fırlatması dikkat
çekti.
Kavganın daha fazla
büyümemesi için otobüsteki
yolcular ile çevredeki esnaf müdahale etti.
mraniye’de, iki kişinin yol
Ü
verme kavgasında
ayakkabılar havada uçuştu. Yol
ortasında kavgaya tutuşan bir
sürücü ile yolcunun kavgasına
Vatandaşlar öfkeli şahısların
arasına girerek olay yerinden
uzaklaştırdı. Bu arada kavga anı
kameralar tarafından da görüntülendi.
CİHAN
23 EKİM 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Başarı Üniversitesi 2014-2015
akademik yıl açılışı yapıldı
11
Rektör Orbay: Öğretim üyesi
sayımızı yüzde 176 artırdık
Canik Başarı Üniversitesi'nin 2014-2015 eğitim
öğretim yılı akademik yıl açılışı törenle yapıldı.
Ü
niversite kampüsünde bulunan Fehmi Yıldız Kültür
Merkezi’nde gerçekleştirilen
akademik yıl açılışı saygı duruşu
ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla
başladı.
Öğretim üyeleri tarafından icra
edilen müzik dinletisiyle devam
eden törende üniversitenin
tanıtım filmi izletildi.
Bu sene yeni kayıt yaptıran 600
öğrenciyle birlikte toplam
öğrenci sayılarının 1500
civarında olduğunu söyleyen
Canik Başarı Üniversitesi Prof.
Dr. Yunus Bekdemir, "Yeni kurulmamıza rağmen bugün üniversitemizde 9 profesör, 4 doçent,
33 yardımcı doçent, 23 okutman,
4 öğretim üyesi ile toplamda 75
öğretim üyesinin yanı sıra 199 da
idari personelimiz bulunmakta."
dedi.
Üniversitenin sadece bilimin
öğretildiği yer olmadığını hatırlatan Bekdemir şöyle konuştu:
"Öğrencilerimiz bilimin yanında
aslında bir de hayatı öğreniyorlar.
Yani entelektüel olarak yetişiyorlar. Bu gelişimin tamamlanması
adına akademik faaliyetlerin
yanında sosyal faaliyetlerde
düzenliyoruz. Üniversitemizde
20’den fazla kulüp var. Bundan 2
gün önce kulüpler şenliği yapıldı
kampüsümüzde kulüplere yeni
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
masya Üniversitesi'nin
A
2014-2015 eğitim öğretim
yılı akademik yıl açılışı
törenle yapıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren
Amasya Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Metin Orbay, ''Son
yıllarda birçok şehrimize
yeni üniversiteler açıldı ve
bunun olumlu yansımalarını
Amasya'da hep beraber
görüyoruz.” dedi.
kayıtlar yapıldı. Bu kulüpler ne
anlama geliyor? Bu kulüplerin
faaliyetleri içerisinde bir liderlik
kulübümüz var bunlar kitaplar
okuyorlar, değişik insanlarla
tanışıyorlar mesela politikacılar
gibi.
Hedeflerinde Amerika’ya da gitmek var ama bu sene biraz
erteledik. Amerika’da özellikle
yerel ve ulusal siyasetçilerle
öğrencilerimizi görüştürmek istiyoruz.
Bu sayede öğrencilerimizde girişimcilik, konu hâkimiyeti ve
kendine öz güveni aşılamayı
hedefliyoruz.” diye konuştu.
Daha sonra kürsüye sırasıyla
öğretim üyelerini ve öğrencileri
temsilen konuşmacılar çıktı.
Konuşmaların ardından Canik
Başarı Üniversitesi Mütevelli
Heyeti tarafından öğretim
üyelerine 'Bilim Teşvik Ödülü'
verildi.
Öğretim üyeleri teşvik ödüllerini
Başarı Eğitim Kültür ve Sağlık
Vakfı Başkanı Muharrem Durmuşoğlu ile Canik Başarı Üniversitesi mütevelli heyet üyesi Kasif
Başkanı Osman Reis’in elinden
aldı.
CİHAN
Rektör Orbay, Amasya
Üniversitesi’ni diğer üniversitelerden ayıran en temel
özelliğin akademik ve idari
personeliyle el ele verip
sanayici, işadamı, esnaf ve
tüm paydaşlarla saha
araştırması yaparak istihdam odaklı büyümeyi kendisine hedef edinmeleri
olduğunu söyledi.
Değişen ve gelişen dünyaya
entegre olmak adına 2006
yılında 27 olan program
sayısını 2014-2015 akademik
yılı itibariyle program 84'e
çıkardıklarını kaydeden
Orbay, “2006 yılında lisan-
süstü eğitim programımız
yokken bugün 18 lisansüstü
programımızla öğrencimizin
karşısına çıkıyoruz. Bu programlardan 4 tanesi ise doktora programıdır.
teriyor. Burada 18 ayrı ülkeden 65 yabancı uyruklu
öğrenci eğitim almaktadır.
Bu durum yeni kurulan bir
üniversite için çok önemli
mesajlar içermektedir.
Açtığımız programlarda nitelikli eğitim sağlayabilmek
için öğretim üyesi ve elemanı sayımızı kurulduğumuz 2006 yılından bugüne
yüzde 176 artırdık.” diye
konuştu.
Bu demektir ki ilerleyen yıllarda bu sayı artacaktır.
Demek ki Amasya Üniversitesi, sadece bir il, bir bölge
üniversitesi değil, uluslararası boyutları da olan bir
kurumdur." ifadelerini kullandı.
Amasya Valisi İbrahim Halil
Çomaktekin ise "Üniversitemiz kendisini
Amasya’nın tarihinden,
kültüründen, sanayisinden,
tarımından, sivil toplum kuruluşlarından, meslek
odalarından, kamu kurum
ve kuruluşlarından uzak tutmadan, onlarla kaynaşıp,
bütünleşerek geliştirmektedir.
Zaten artan öğrenci sayısıyla
ve öğrenci profilinin
değişmesiyle de Amasya
Üniversitesi bunu bize gös-
Amasya Belediye Başkanı
Cafer Özdemir ise Amasya
Üniversitesi’nin tüm birimleriyle halkla bütünleştiğini
ve bunun da başarıyı arttırdığını vurguladı.
Konuşmaların ardından
Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsrev
Subaşı 2014-2015 akademik
yılının ''Kültür ve Sanat Mirasımızı Doğru Okumak''
konulu ilk dersini verdi.
CİHAN
Safvet Koleji öğrencileri İngilizce sertifikalarını aldı
ünyaca ünlü Cambridge
D
Üniversitesi bünyesinde
yer alan University of Cambridge Local Examinations
Syndicate(UCLES) departmanı tarafından hazırlanan
İngilizce yeterlilik sınavlarına katılan Bursa İnegöl Özel Nilüfer Safvet
Koleji öğrencileri sertifikalarını aldı.
Her yıl tekrarlanan Cambridge Üniversitesi İngilizce
seviye tespit sınavlarına
katılan Safvet Koleji öğrencileri sınavlarını başarıyla
tamamladı. Okulun Yönetim
Kurulu Başkanı Azmettin
Gündüz ile yönetim kurulu
üyelerinin katılımlarıyla
gerçekleşen sertifika
töreninde konuşan okul
müdürü İsmail Göbül, "Yabancı dil eğitimine ciddi
önem vermekteyiz. Yapılan
bu sınav ile öğrencilerimiz
tarafsız bir kurum tarafından
aldıkları eğitimin kalitesini
tescillemiş bulunmaktalar.
Bu konuda bizler de çok mutluyuz." dedi. UCLES, dünya
genelinde İngilizceyi yabancı
dil olarak öğrenen öğrencilere uygulanan bir sınav.
İngilizce öğreniminde
başarıyı teşvik eden ve seviyesini gösteren sınav
olarak bilinen UCLES’e her
yıl dünyanın farklı yerlerinden binlerce öğrenci
katılıyor.
CİHAN
12
23 EKİM 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Soğuk algınlığı
sinüzite dönüşebiliyor
Göbeğinizi buz torbası ile eritebilirsiniz
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
eni bir araştırma, soğuğa maruz
kalmanın kalça ve göbekteki
Y
sağlıksız “beyaz yağın”, vücut sıcak-
oluşturucu etkisinin amacı vücudu
sıcak tutmak.
lığını üretmek için gerekli olan kalorileri sağlayan “kahverengi yağa”
dönmesini sağladığını ama bunun
obezlerde mümkün olmadığını gösteriyor.
ÜÇ: Bu mekanizma normal kilodaki
insanlarda işliyor, obezlerde
muhtemelen enflamasyonla ilgili
olarak böyle bir etki ortaya çıkmıyor.
Erişkinlerin vücudunda depolanan
yağın çoğunun beyaz yağ olduğu ve
kahverengi yağın sadece bebeklerde
bulunduğu bilinirdi ama yeni
araştırmalarda erişkinlerde de kahverengi yağ olduğu gösterildi.
Bununla beraber erişkinlerdeki
kahverengi yağ bebeklerdekinden
farklıdır.
Bebeklerdeki kahverengi yağ kas
dokusundan kaynaklanırken, erişkinlerdeki kahverengi yağ beyaz
yağın koyulaşmasıyla oluşan “bej
yağ” dır.
Kahverengi yağ dokusu bebeğin ve
küçük hayvanların sıcak
kalmalarını sağlar ve kahverengi
yağın enerji harcaması kemirgenlerde obeziteyi önler.
Kentucky Üniversitesi uzmanları 55
kişinin göbek yağını hem yazın hem
de kışın alarak ve ayrıca da otuz
dakika süreyle buzda kalan 16
kişinin kalça yağını incelediler.
Amaçları, erişkinlerin soğuğa maruz
kaldıklarında beyaz yağ depolarını
bej yağa çevirip çevirmediklerini
görmekti.
Çünkü kahverengine dönüşen beyaz
yağ dokusu obeziteye karşı çok
önemli bir savunma mekanizması
olarak görülüyordu; bu sayede
vücut ekstra kalorileri yağ dokusuna
ilave etmek yerine yakıyordu.
Araştırmada, kışın alınan göbek
yağında kahverengi yağa ait iki
genetik markerin yazın alınan kahverengi yağa nazaran daha yüksek
seviyede olduğunu gösterdi. Buza
maruz kaldıktan sonra alınan kalça
yağında ise kahverengi yağla ilgili
üç genetik marker daha yüksek miktarda bulundu.
Journal of Clinical Endocrinology &
Metabolism’ de yayınlanan araştırmada bu etkilerin obezlerde o kadar
belirgin olmadığı tespit edildi. Bu,
obezite ile beraber olan enflamasyonun, beyaz yağın bej yağa dönmesini engellediğini düşündürüyor.
Kahverengi yağ dokusu obezite ile
mücadelede çok önemli bir unsur
çünkü bu sayede ilave yağ dokusu
oluşacağına ekstra kalori yanması
sağlanmış oluyor.
Gelelim neticeye
BİR: Bu araştırma, soğuğa maruz
kalmanın kalça ve göbekteki beyaz
yağın kahverengi yağa dönüşmesini
sağladığını gösteriyor.
İKİ: Kahverengi yağ kalori yakmaya
yarıyor ve vücudun sıcak kalması
için gereken enerji sağlanmış oluyor.
Soğuğun kahverengi yağ dokusu
ilaç tedavisi yaklaşık 1 ay
sürmektedir." ifadelerini
kullandı.
gösterilmesi önerilerinde
bulundu.
‘DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR’
DÖRT: Eğer soğuğun beyaz yağı
kahverengi yağa dönüştürücü etkisi
obezlerde de görülseydi, obezleri
“buzdolabına koyarak zayıflatmak”
mümkün olabilirdi ama bu maalesef
mümkün değil.
BEŞ: Obez olmadıkları hâlde kalça
veya göbeklerinde bir miktar fazla
yağ olanlar buralara her gün yarım
saat buz torbaları koyarak yağlarını
eritmeyi deneyebilirler.
ALTI: Tüm dünyada artan obezitede
havaların daha sıcak olmasının ve
kapalı ortamların fazla ısıtılmasının
da rolü olabilir. Sıcağa maruz kalan
vücut, yağ yakarak ısı üretmeye
gerek görmüyor.
YEDİ: Bu araştırma en azından
“yakıttan tasarruf etmek zorunda
olanlar” için bir teselli ikramiyesi
olarak görülebilir.
Etıbba için araştırmanın özeti:
Bağlam: Soğuk çevrede kahverengi
yağ dokusu (brown adipose tissue=BAT) aktivitesi artmış olmakla
beraber insan beyaz yağ dokusunun
(white adipose tissue=WAT)soğuğa
cevabı hakkında bilinen fazla
değildir.
Model: 71 kişinin hem abdominal
hem kalça derialtı WAT’ ları yazın ve
kışın biyopsi yapılarak incelendi.
Fiziksel olarak aktif gençlerde
kalçaya uygulanan akut soğuk
uyarıların yağ dokusuna etkileri
değerlendirildi.
‘CERRAHİ TEDAVİ
GEREKEBİLİR’
zmanlar, soğuk havaların
U
kendini hissettirmeye
başladığı bir dönemde
enfeksiyonlarını sinüzitin en
önemli sebeplerinden biri olarak
nitelendiren Dr, İleri, "Çok fazla
önemsenmeyen bir soğuk
algınlığı sinüzitle
sonuçlanabilmektedir.
Dolayısıyla bu konuda çok
dikkatli olmak ve hastalığın
bulaşmaması için tedbir almak
veya bulaşmışsa tedavi olmak
çok önemlidir.
vatandaşları sinüzite karşı
uyardı. Çok fazla
önemsenmeyen soğuk
algınlıklarının bile sinüzitle
sonuçlanabileceği belirtildi.
Memorial Ankara Hastanesi
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Bölümü’nden Prof. Dr. Fikret
İleri, sinüzit ve bu hastalığın
tedavisi hakkında açıklamalarda
bulundu.
Prof. Dr. İleri, zonklayıcı baş
ağrısı, burun akıntısı ve
tıkanıklığı gibi şikâyetlerle
kendini gösterebilen sinüzitin,
yaşam kalitesini düşüren önemli
rahatsızlıkların başında
geldiğini söyledi.
Dr İleri, "Sinüs enfeksiyonu
yayılım gösterdiği takdirde yüz
kemiklerinde iltihaplanmalara,
körlüğe hatta menenjitten beyin
apsesine kadar birçok ciddi
tabloya neden olabiliyor." dedi.
Viral üst solunum yolu
Bu tür hastalıklara karşı uygun
antibiyotik kullanımının
gerektiğini ifade eden İleri,
"Antibiyotiklerin yanında destek
tedavisi de faydalı olmaktadır.
Akut vakalarda tedavi süresi
genellikle 2 haftayı bulmaktadır.
Kronik vakalarda ise alta yatan
hastalığın tedavisinin yanında
Dr. İleri, sinüzitten korunmak
için ise genel direnci
düşürebilecek yorgunluk,
uykusuzluk ve dengesiz
beslenmeden uzak durulması,
ıslak saçlarla soğuk havaya
çıkılmaması, klima kullanımına
dikkat edilmesi, yaşam
alanındaki havanın neminin çok
düşük olmamasına özen
Yürüyüş şekli ruh halini etkiliyor
Netice: İnsan derialtı WAT’ ı termojenik genleri soğuk bir uyarıya cevap
olarak mevsimsel ve akut artırıyor
ve bu cevap obezite ve enflamasyon
tarafından inhibe ediliyor.
anada Gelişmiş Araştırmalar
K
Enstitüsü'nde (CIFAR)
yapılan araştırma, bunun tam
tersinin de doğru olduğunu, yani
ruh halinin kişilerin yürüyüş
şekline yansıdığı gibi, yürüyüş
şeklinin de ruh hali üzerinde
etkili olduğunu ortaya koydu.
Araştırmanın sonucunun, depresyon hastalarının tedavisinde
yeni iyileştirici yaklaşımların
geliştirilmesine katkı sağlayabileceği bildirildi. Journal of Behavior Therapy and
Experimental Psychiatry adlı bilimsel dergide çıkan araştırma,
CIFAR'ın internet sitesinde de
yayımlandı. Yazı heyetinde yer
alan CIFAR kıdemli araştırmacısı
‘Geniz akıntısı sadece sinüzitte
ortaya çıkar.’ Yanlış! Geniz
akıntısı birçok nedene bağlı
olarak gelişen bir belirtidir. Reflü
ve alerjik rinit benzeri pek çok
hastalık ve hava kirliği ile sigara
alışkanlığına bağlı olarak
görülebilir.
Cerrahi tedavide yaygın olarak
‘endoskopik sinüs cerrahisi’
kullanılmaktadır. Kronik
bakteriyel sinüzitlerde cerrahi
tedavinin başarı şansı oldukça
yüksektir." dedi.
‘Sinüzit bir enfeksiyon
hastalığıdır.’ Yanlış! Enfeksiyon
sinüzit hastalığının sadece bir
formudur. Geniş bir hastalık
grubu olan sinüzitin nazal polip
formu, gerek sebebi gerekse
tedavisi tamamen farklı bir
hastalıktır. ‘Sinüzit
ameliyatından sonra hastalık
genellikle nükseder.’ Yanlış!
Uygun tanı ve uygun yapılan
cerrahinin başarısı yüzde 90’ın
üzerinde seyretmektedir.
CİHAN
Kanada'da yapılan b
ilim
kişilerin ruh halinin sel bir araştırma,
yü
yürüyüş şeklinin de rüyüşe yansıdığı gibi
ru
terdi Üzgün kişilerin h halini etkilediğini gösomu
kişilerin ise ileriye d zlarını düşürerek, mutlu
oğru
daha önce yapılan b yaylanarak yürüdüğü
ilimsel çalışmalarla
saptanmıştı.
Nikolaus Troje, araştırmanın
amacını "Ruh halimizin veya
kendimizi nasıl hissettiğimizin
yürüyüş şeklimize etki
etmesinde şaşırtıcı bir durum
yok.
tadı. Araştırma sırasında
katılımcılara ekrandan
yürüyüş biçimlerinin
"bunalımlı" veya "mutlu"
olmasına bağlı olarak sola
ve sağa doğru hareket eden
bir ibre gösteren araştırmacılar, daha sonra ibrenin neye
göre hareket ettiğinden habersiz
katılımcıların bazılarından
ibreyi sağa diğerlerindense sola
hareket ettirmeye çalışmalarını
istedi.
Biz, vücudumuzu hareket ettirme biçimimizin de ruh halimiz
üzerinde etkisi olup olmadığını
görmek istedik" sözleriyle açıkladı. Araştırmacılar "hoş", "korkmuş" ve " sinirli" gibi olumlu ve
olumsuz çağrışımlar yapan sözlerin bulunduğu bir listeyi gösterdikleri katılımcılardan
yürüyüş bandının üstünde
yürümelerini istedi ve böylece
katılımcıların yürüyüş ve vücutlarının duruş biçimlerini sap-
Araştırmacılar, ibreyi sağa veya
sola hareket ettirmek için ne
yapmaları gerektiğini çabucak
kavrayan katılımcılardan daha
sonra araştırmanın başında
kendilerine gösterilen listeden
akıllarında kalan olumlu ve
olumsuz kelimeleri yazmalarını
istedi. Araştırmanın sonunda
bunalımlı insanların yürüyüş
biçimini taklit eden katılımcıların daha çok olumsuz kelimeleri, diğer grubun ise daha
Göbek beyaz yağ dokusunda UCP1
mRNA’ daki mevsime bağlı artışın
vücut kitle endeksi 30’ dan yüksek
olanlarda azalmış olduğu belirlendi.
Soğuğun ayrıca in vitro olarak adipositlerde PGC1α ve UCP1 mRNA’ yı
2-3 kat artırdığı ve bu durumun
makrofajların ve TNF α’ nın varlığında inhibe olduğu görüldü.
Hastalığın kronikleştiği
durumlarda uygun ilaç
tedavisine yanıt alınamayacağı
uyarısında bulunan Dr. İleri,
"Böyle durumlarda cerrahi
tedavi gündeme gelmektedir.
Bunun yanında eğer enfeksiyon
göze, beyine ve çevre kemik
yapılara yayılmışsa yani
komplikasyon gelişmişse yine
cerrahi tedavi devreye
girmektedir.
Özellikle alerjik rinit sorunu olan
kişilerin mutlaka tedavi olmaları
gerekmektedir. Ayrıca burun
içinde anatomik bozukluğu
bulunanlar, sigara ve alkol gibi
alışkanlıkları olanlar da sinüzite
daha sık yakalanmaktadır."
değerlendirmesinde bulundu.
Sonuçlar: Kışın alınan göbek
yağında UCP1 ve PGC1 α mRNA’ nın
bej yağ dokusu markerleri ile beraber sırasıyla 4-10 misli ve 1.5-2
misli arttığı ve UCP1 proteinin kışın
3 kat yüksek olduğu belirlendi.
Bu sonuç obezlerdeki disfonksiyonel beyaz yağ dokusunun termogenezisi önlediğini şeklinde
değerlendirildi.
30 dakika buzda kaldıktan sonra alınan kalça yağında PGC1α 2.7 misli
ve UCP1 mRNA ise 1.9 misli artmış
bulundu.
Sinüzitle ilgili yanlış bilinenler
ise şunlar: ‘Baş ağrısı genellikle
sinüzit belirtisidir.’ Yanlış! Baş
ağrılarının yaklaşık yüzde
85’inin kaynağı gerilim tipi baş
ağrıları, yüzde 10’u migren,
sadece yüzde 5’i ise sinüzit
benzeri sorunlardır.
çok olumlu kelimeleri hatırladığı
saptandı. Araştırmacılar bu
sonucun, bunalımlı yürüyüş
şeklinin daha sıkıntılı bir ruh
hali yarattığını ortaya koyduğunu vurguladı. Troje, araştırmanın kişilerin ruh halinin
hafızaları üzerindeki etkisi üzerinde daha önceden elde
edilmiş bilgilere dayandığını belirtti.
Hastanede tedavi gerektirecek
kadar ağır depresyon geçiren
kişilerin, özellikle kendilerine ilişkin olaylarda olumlu anlardan
çok olumsuz anları hatırladıklarının bilindiğini kaydeden
Troje, kötü anları hatırlamanın
bu kişilerin kendilerini daha da
kötü hissetmelerini neden
olduğunu ifade etti. Troje, "Durmaksızın devam eden bu
döngüyü kırabilirsek bunalım
içindeki hastalara yardımcı olabilecek güçlü bir iyileştirici araca
sahip olabiliriz" dedi.
AA
Yüksek basıncın etkisiyle Anadolu'nun iç kesimlerinde yer yer yoğun sis ve ayaz etkili oluyor. Gece ve
sabahlar çok soğudu. Batı kesimler ise Orta Avrupa üzerinden yaklaşan yağışların etkisiyle bulutlanacak ve hafif yağmur başlayacak. Perşembe günü Marmara, Ege ve Akdeniz'e sağanak yağmur geliyor.
İstanbul az bulutlu, sabah ve geceler soğuk ama öğle saatleri lodosla ılık, sıcaklık 23 derece. Perşembe günü yağmur,
Cuma günü ise soğuk hava geliyor. Ankara'da sabah ve geceleri ayaz var. Yer yer sis ve pus da etkili. Gün ortası sıcaklık 20 derece. İzmir'de lodos sertleşiyor, hava bulutlanacak, Perşembe İzmir'de kuvvetli yağmur ve fırtına var. Bursa
ve Adana parçalı bulutlu. Marmara'da gündüz sıcaklık lodosla 25 derece dolaylarında. Ama sabah ve geceler soğuk.
Çarşamba öğleden sonra bölgenin batısında bulutlanmayla beraber zayıf yağmur başlayacak. Perşembe günü
kuvvetlenecek yağmurlara hafta sonu fırtına ve soğuk hava da eklenecek. İç Anadolu'da ayaz ve sis olumsuzluklara
yol açabilir. Lodosa dönecek rüzgar gündüz sıcaklıklarını yeniden 20 dereceye doğru yükseltiyor.
Ama sabah ve gece sıcaklıkları 4 derecenin altında. Ege'de Çarşamba lodos sertleşiyor, hava giderek bulutlanacak.
Akşama doğru kıyılarda başlayacak hafif yağmurlar Perşembe günü kuvvetlenecek. Aynı gün sahiller boyunca fırtına
da olacak. Akdeniz'in batısı da tıpkı Ege gibi bulutlanıyor. Antalya'da yağmur başlayacak. Bu yağmurlar Perşembe'den Pazar'a kadar sürecek. Güneydoğu güneşli ve hala ılık, Diyarbakır 21, Gaziantep 20 derece. Doğu Anadolu'da
Pazar'a kadar yağış yok. Havanın açık olması kuvvetli ayaza yol açıyor. Gece Erzurum 1 dereceye inecek. Gündüz ise
Erzurum 15, Malatya 18 derece ve sisli. Karadeniz güneşli, sıcaklık 20 ila 25 derece. Havanın ısınmasıyla iç kesimlerde
sis oluşacak. Yağmur ise Cuma ve Cumartesi günü Batı Karadeniz'de başlayacak.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
23 Ekim Perşembe
24
Rüzgar
14
14
Bugün
23 Ekim Perşembe
Nem
%63
19
Rüzgar
13
10
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
23 Ekim Perşembe
Nem
% 76
23
Rüzgar
22
14
Bugün
23 Ekim Perşembe
Nem
% 96
23
Rüzgar
20
16
Nem
% 72
23 EKİM 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
13
Kapadokya'nın küçük otelleri
misafir memnuniyetinde zirvede
üçük Oteller Derneği tarafından
K
çeşitli internet siteleri üzerinde
yapılan araştırmaya göre, küçük
oteller misafir memnuniyetinde en
yüksek puanı aldı. Araştırmanın
sonuçlarına göre, Kapadokya'da 9
puan ve üzerinde misafir memnuniyeti sağlayan 90 tane otel
olduğu ve bu otellerin tamamının
küçük otellerden oluştuğu belirtildi.
Toplam 367 otelin faaliyet gösterdiği
Kapadokya'da alınan bu sonuç, bir
yandan bölgedeki konaklama sektörünün başarısını göterirken, diğer
yandan da küçük otellerin misafir
memnuniyetinde önemli bir rol
üstlendiğini gösterdi. Aynı alanda
başka bir araştırmayı İstanbul için
yapan Küçük Oteller Derneği, orada
da benzer sonuçlara ulaştı. İstanbul'da yapılan araştırmada, 9 ve üzerinde misafir memnuniyeti
ortalamasına sahip olan 135 otelin
127 tanesinin yine küçük oteller
olduğu ortaya çıktı.
Küçük oteller, memnun ve mutlu
ediyor
Küçük otellerin fabrika tipi büyük
otellere oranla daha çok mutlu ettiğini kaydeden Küçük Oteller
Derneği Başkanı Ö. Faruk Boyacı
şunları ifade etti: "Bu araştırmanın
sonuçları, bizim sürekli savunduğumuz bir gerçeği gözler önüne seriyor.
O da; artık günümüz dünyasında
misafiri mutlu eden ve tercih edilen
otel tipinin küçük oteller olduğudur.
Küçük oteller, bugünün ve geleceğin
otelleridir. Yeni nesiller ile birlikte
değişmeye devam eden tatil anlayışına göre; bireyler yüksek kalitedeki bir hizmeti, samimiyetle
sunan küçük otelleri tercih etmekte-
dir. İddia ediyorum ki, bu tip araştırmaların yapılacağı dünyanın her
yerinde, yine benzer sonuçlar ortaya
çıkacaktır."
Kapadokya, yaz aylarında tercih
edilen destinasyon oldu
Küçük otellerdeki misafir memnuniyetini değerlendiren Argos in
Cappadocia Genel Müdür Yardımcısı
Canan Kutlu şunları kaydetti:
"Yüksek misafir memnuniyetin nedeni, konuklar ile birebir ilişki kurulup, ihtiyaçlara daha hızlı ve
samimi cevap verilmesidir. Bu
bölgedeki küçük otellerin çoğunun
klasik Kapadokya evleri ve mağara
odalardan oluşması, konuklara
cazip geliyor ve eğer ki tarihi doku
korunmuş ise, bu da puanlamaya
artı olarak yansıyor. Bölgemiz,
coğrafi özellikleri, tarihi ve misafire
verdiği hizmet kalitesi ile her zaman
yoğun talep alan destinasyonlardan
birisi olacaktır. Geçtiğimiz yıllarda
daha çok bahar aylarında yoğun
talep görürken, bu yıl yaz aylarında
da tercih edilen bir destinasyon
olduk. Yerli turistin yanı sıra;
Amerika, Brezilya, Japonya, İngiltere
gibi dünyanın çeşitli ülkelerinden
de misafirlerimizi ağırlamaktayız."
"Hizmet kalitesi olmadan, hiçbir fırsat veya lüksün anlamı kalmıyor"
Kapadokya'da 9 puan ve üzerinde
misafir memnuniyeti sağlayan tesislerin tümünün küçük oteller olmasını değerlendiren Sacred House
Otel Müdürü Ece Gülcüoğlu, şunları
ifade etti: "Kapadokya otellerinin
neredeyse tamamı, mükemmel
hizmet verme konusunda gayretli
küçük otellerdir. Bir şekilde dünya
trendleri takip ediliyor ve hizmet
veren personel, o noktada bilinçlendiriliyor. Bölgemizin; eşsiz bir
doğal ve tarihi yapısı, Anadolu'nun
bir köşesinde son derece profesyonel ve bir o kadar da içten bir şekilde verilen hizmet kalitesi ve de
zengin bir yemek kültürü bulunuyor. Ancak hizmet kalitesi olmadan da, sağlanan diğer hiçbir
fırsatın ya da lüksün anlamı
kalmıyor tabii ki.
Bölgemizde yerli misafirlerimizin
yanında: Japonya, Uzak Doğu,
Kuzey ve Güney Amerika ağırlıklı
olmak üzere konuklarımızı ağırlıyoruz."
AA
elalesi
nŞ
Cennetten bir köşe: Düde
C
Doğu Karadeniz turizmde altın yılını yaşıyor
M
ennetten bir köşe olarak nitelendirilen
Düden Şelalesi sonbahar aylarında da
tatilcilerin tercih ettiği vazgeçilmez
mekanlar arasında yer alıyor. Yaz mevsiminin sona ermesiyle tatil merkezleri
boşalmaya başlarken, bazı vatandaşlar
kendisini güneşin ve doğanın büyüsüne
bırakıyor. Kimileri denize girmeyi tercih
ederken, kimileri de mesire alanlarında
sıcak havanın son günlerinin tadını
çıkarıyor. Kent merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan, halk arasında "cennetten bir köşe" olarak nitelendirilen Düden Şelalesi, tatilcilerin uğrak noktaları arasında bulunuyor. Kaynağını Kepez Hidroelektrik Santrali''nden alan ve Düdenbaşı denilen noktada
yer yüzüne çıkan şelale, piknik yapmak isteyen ve kentin sonbaharda bile sıcak olan
havasından uzaklaşmak isteyen vatandaşları ağırlıyor. Sonbaharın gelmesiyle yeşil, kahverengi ve kırmızı tonlara bürünen ve 38 metre yükseklikten dökülen suyuyla görsel bir
şölen sunan şelale, alt kısmında bulunan içi ıslak ve yosunlu mağarasıyla da ziyaretçilerinin ilgisini çekiyor. Günde yaklaşık 3 bin kişi tarafından ziyaret edilen şelalenin
çevresindeki bitki örtüsü ve asırlık ağaçlar da ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.
AA
avisi, yeşili ve muhteşem doğası ile doğa, tarih, kültür, inanç ve alternatif turizm zenginliği bakımından son yıllarda yerli ve yabancı
turistlerin akın ettiği Türkiye''de, özellikle deniz turizmine alternatif olan
Doğu Karadeniz''de turizmde hareketlilik yaşanıyor. Stresten uzak yaylaları, gölleri, kışın yağan karla adeta gelinliğini giyen dağları ve her
mevsim renk cümbüşünü andıran doğası, Karaca ve Çal mağaraları, tarihi
mekanları ile ayrı bir güzellik sunan yörede ağırlanan turist sayısı her
geçen yıl giderek artıyor.
Doğu Karadeniz''de, söz konusu özellikleri bünyesinde barındırmasının
yanı sıra havalimanı bulunan tek il olması ve limanı ile de öne çıkan Trabzon''a 2013 yılı ağustos ayı itibariyle 835 bin 234 turist gelirken, bu yıl ise
aynı dönemde gelen turist sayısı 1 milyon 245 bine ulaştı. Doğal ve
kültürel varlıkların yanı sıra ılıman iklimi, yağmurlu havası ve yemyeşil
doğası, yöresel yemekleri ile ilgi gören Trabzon, özellikle Arap turistlerin
Türkiye''deki en önemli uğrak yeri haline geldi. Bu kent dışında diğer
illerde de turizmde önceki yıllara göre canlılık yaşanırken, yöre ağırladığı
turist sayısı ve sağlanan ekonomik girdi ile önemli gelir elde ediyor. AA
Batı Trakya’da ilk Türkçe sinema filmi çekildi
B
atı Trakya’da Türk azınlık tarafından
çekilen ilk uzun metrajlı film Sevdanın Göçü 24 Ekim'de Gümülcine'de
gösterime giriyor. İstanbul Üniversitesi
İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve
Televizyon Bölümü mezunu 25 yaşındaki
Pelin Bodur'un ilk filmi, “Sevdanı Göçü”
ismini taşıyor.
Türkiye ve Yunanistan’da geçiyor ve buralarda yaşayan insanları anlatıyor. En
iyi şekilde hazırlanarak seyircinin
karşısına çıkmak istiyoruz. Başaracağımıza inanıyorum” dedi.
Türk azınlık mensubu tarafından çekilen
ilk uzun metrajlı film olma özelliğini
taşıyan “Sevdanın Göçü”, Türkçe ve Yunanca olarak Gümülcine ve Bozcaada’da
çekildi.
Pelin Bodur, “Sevdanın Göçü”nün
senaryosunun gerçek bir hikayeye
dayandığını belirterek, filmde Bozcaada’da bir Türk genci ile bir Rum kızı
arasında yaşanan hüzünlü aşkın
hikayesinin anlatıldığını söyledi.
Gümülcine'de, Pelin Bodur’un babası
Cengiz Bodur tarafından sırf bu amaçla
kurulan film şirketi tarafından hazırlanan ve bir dönem filmi olan “Sevdanın
Göçü”, 1950’li yıllarda Bozcaada’da
yaşayan “Mustafa” ile “Tasula”nın
gerçek hikayesini anlatıyor. Senaryosu,
yönetmen Pelin Bodur’un annesi Müjgan Bodur’a ait filmde başrolleri,
"Mustafa"yı canlandıran Pelin Bodur’un
kardeşi Cihan Bodur ile "Tasula"yı oynayan Nilüfer Arif paylaşıyor.
Yaklaşık iki buçuk ayda tamamlanan ve
aralarında Yunanların da bulunduğu
20’nin üzerinde Batı Trakyalı oyuncunun
rol aldığı 90 dakikalık filmin galası, 26
Ekim’de Gümülcine’de yapılacak.
Filmin gala hazırlıklarıyla ilgili yoğun
bir çalışma içerisinde olan yönetmen
Pelin Bodur, AA’ya yaptığı açıklamada,
“Sevdanın Göçü” filminin ilk filmi olması nedeniyle büyük heyecan
yaşadığını belirterek bu nedenle her
şeyin mükemmel olmasını arzu ettiğini
söyledi. Bodur, “Bu olay bizim için çok
önemli. Çünkü Batı Trakya'da çekilen bu
filmin hikayesi iki komşu ülke olan
“SEVDANIN GÖÇÜ” YAŞANMIŞ BIR
HIKAYE
Hikayeyi, bugün halen Gümülcine’de
yaşayan Rum kızının kendisinden dinlediğini anlatan Bodur, “Film, 1950’li yıllarda Bozcaada’da aynı mahallede
yaşayan Mustafa ile Tasula’yı anlatıyor.
Mustafa ve Tasula, o zor yıllarda birbirini severek aşık olan ve her şeye rağmen insani duygularını yitirmeyen iki
genç insan. Biz, hikayeyi bugün halen
Yunanistan’da yaşayan Tasula’dan dinledik ve senaryolaştırarak filme yansıttık” dedi.
TÜRK-YUNAN DOSTLUĞUNA KATKI
Filmin siyasi olmadığını, farklı kültürler
arasında insani duyguları konu aldığını
ifade eden Bodur, “Sevdanı’nın
Göçü"nün siyaset içermeyen, tamamen
insan ilişkileri üzerine kurulu bir film”
olduğunu söyledi.
Bodur, filminin konusu ve yaşandığı yerler itibarıyla Türk ve Yunan halklarının
birçok ortak özelliğini ortaya koyduğunu
belirterek, “Bölgemizde yaşayan insanların birçok ortak özellikleri var. Yıllar
içerisinde tüm olumsuz olaylara rağmen
bu ortak özellikler ve ortak kültür hala
yaşıyor.
Filmin iki ülke insanlarının birbirini
daha iyi tanıyarak yakınlaşmasına
yardımcı olacağını ve dolayısıyla TürkYunan dostluğuna da katkı sağlayacağını umut ediyorum” dedi.
dışarıdan hiçbir yardım almadığını
söyledi.
Maddi sıkıntıların yanı sıra filmin ilk olması nedeniyle birçok zorluklarla
karşılaştığını ancak vazgeçmediği ifade
eden Bodur, bu çalışmasıyla aynı zamanda Batı Trakya’daki azınlık
gençliğine de bir mesaj vermek istediğini
belirtti.
AZINLIK GENÇLERINE MESAJ
Genç yönetmen, “Sevdanın Göçü”
filminin kendisinin de ortağı olduğu film
şirketi tarafından hazırlandığını ve
Pelin Bodur şunları kaydetti: "Biz
gençler, önümüze konulan engeller ne
olursa olsun, isteyince her şeyi başarabiliriz. Artık kabuğumuzu kırma zamanı
geldi. Kendi sınırlarımızı aşarak
dünyaya açılmanın yollarını araştırmalıyız.
Bunu yapabilirsek, Gümülcine’de, İstanbul’da ve dünyanın her yerinde sinema
filmi de çekeriz, başka başarılara da
imza atarız. Bizim, sadece yürümek
değil, koşmaya ihtiyacımız var”.
"Sevdanın Göçü” filmi, kısa bir süre
önce katıldığı Van ve Elazığ film festivallerinde seyircinin büyük ilgisini çekerek,
her iki festivalde “en iyi girişimci”
ödülüne layık görülmüştü.
AA
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINDAN İLANEN TEBLİĞ
Mükellefin Adı-Soyadı veya Ünvanı
Vergi Numarası
Adresi
Vergi veya Cezanın Dönemi Verginin Nevi Cezanın Nevi Verginin Miktarı
Cezanın Miktarı
CENGİZ ATEŞ
1000013746
BARIŞ MH.MEGAKENT 9 NOLU SK.NO:2/47 BÜYÜKÇEKMECE/İST.
07/2008-09/2008
KGV
ÖUCZ
4.995,91-TL
14.987,73-TL
CENGİZ ATEŞ
1000013746
BARIŞ MH.MEGAKENT 9 NOLU SK.NO:2/47 BÜYÜKÇEKMECE/İST.
10/2008-12/2008
KGV
ÖUCZ
9.765,65-TL
29.296,95-TL
CENGİZ ATEŞ
1000013746
BARIŞ MH.MEGAKENT 9 NOLU SK.NO:2/47 BÜYÜKÇEKMECE/İST.
01/2008-12/2008
GV
ÖUCZ
29.199,94-TL
87.199,94-TL
Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerine ait olup yukarıda adı soyadı ve ünvanı yazılı mükellefler adına salınan vergi ve cezalar nedeniyle tanzim olunan Vergi Ceza İhbarnameleri, bilinen adreslerinde bulunamamaları nedeniyle tebliğ
edilemediğinden 213 sayılı V.U.K.nun 103-106 maddelerine istinaden ilgililerin ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde vergi dairesine bizzat veya bilvekale müracaatta bulunmaları veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri halinde
kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı, bir ayın sonunda müracaatta bulunmayan veya açık adreslerini bildirmeyenler hakkında işbu ilanın neşri tarihinden itibaren bir ayın sonunda tebliğ edilmiş sayılacağı ilan olunu.
BASIN:65892/www.bik.gov.tr
14
23 EKİM 2014
Magazin-Tv
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Yasemin
Allen
isyanlarda
Uyuşturucudan
10 ay hapis
"O vuruşları öğreneceğim
yengeden"
EHMET Ali Erbil Arnavutköy Balıkçısı’nda yemek
M
yedi. Galatasaraylı Wesley Sneijder’in eşi Yolanthe Cabau ile bir sinema filminde başrol oynayacak
NLÜLERE yönelik
gerçekleştirilen uyuşÜ
turucu operasyonu kap-
olan fanatik Fenerbahçeli Erbil, mekân çıkışında, “O
vuruşları öğreneceğim yengeden, bakayım nasıl vuruyormuş” diyerek Hollandalı yıldızın Fenerbahçe’ye
attığı iki muhteşem gole gönderme yaptı.HABER
MERKEZİ
samında gözaltına alınan
ve ‘içici olduğu’ gerekçesiyle dosyası ayrılan
oyuncu Nehir Erdoğan,
‘kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde
kabul etmek veya bulundurmak’ suçundan 10 ay
hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme ceza ile ilgili
olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verdi. Erdoğan 5 yıl
içerisinde suç işlemezse
ceza verilmemiş sayılacak.
‘BERAATİMİ
İSTİYORUM’
t
s
je
k
lı
r
la
o
d
n
o
y
il
m
5
.
1
e
y
'
li
Meryem Uzer
eni dizisi için Dubaili bir kanal ile anlaşan Meryem
Y
Uzerli'ye Arap patronlarından jest üzerine jest
yapıldı. 2 milyon dolara projeye 'evet' diyen Uzerli'ye, 1.5
milyon dolarlık bir de ev hediye edildi.Tükenmişlik
sendromuna yakalanıp Almanya'ya kaçan ve burada kızı
Lara'yı dünyaya getiren Meryem Uzerli'nin dönüşü
muhteşem olacak. Kendisine yapılan sayısız teklif arasından en sonunda birine 'evet' diyen Alman oyuncu, Dubaili
bir firmayla el sıkıştı. Meryem Uzerli'nin, Türk-Dubai ortak
yapımı dizisi için tanıtım çalışmaları başladı.HABER
MERKEZİ
İstanbul Asliye Ceza
Mahkemesi’nde dün
görülen duruşmaya 2 yıla
kadar hapsi istenen
oyuncu Nehir Erdoğan da
katıldı. Mahkemede ilk kez
ifade veren Erdoğan,
Türkiye sınırlarında hiç
uyuşturucu kullanmadığını belirterek, “Amsterdam’da bir kere
denedim. Türkiye’de kullanmadım. Buna yönelik
iddialar doğru değildir.
Uyuşturucu kullanmıyorum. Beraatimi istiyorum”
dedi. Duruşmanın
görüldüğü İstanbul Asliye
Ceza Mahkemesi, dosyayı
karara bağlayarak Erdoğan’ı önce uyuşturucu
kullanmak suçundan 1 yıl
hapis cezasına çarptırdı.
Ardından indirim uygulayarak 10 ay hapis cezasına
çevirdi. Sonra da hükmün
açıklanmasının geri
bırakılmasına karar
verdi.HABER MERKEZİ
yuncu Armağan Oğuz'la beraber
Odeki
olan Yasemin Allen, yeni dizisinpartneri Kerem Bürsin'le
hakkında çıkarılan aşk dedikodularına ateş püskürdü.Kerem
Bürsin'in Yağmur Tanrısevsin'le 1
yıldır sevgili olduğunu her fırsatta
açıklamasına vurgu yapan oyuncu,
"İki kişinin de sevgilisi var ve açık
açık söylüyorlar. Ucuz insanların yorumlarından bizi sorumlu tutmayın"
açıklaması yaptı.HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
10:35Beni Böyle Sev
13:00Haber
13:15Spor
13:18Hava Durumu
13:251 Çorba
13:30Küçük Hanımefendi
15:001'de Bugün
15:15Joker
16:45Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Yabancı Sinema "Neşeli
Ayaklar"
21:50Beni Böyle Sev
00:05Joker
07:30Batman
09:00Duck Dodgers
10:00Aramızda Kalsın
13:00Oynat Bakalım
15:30Çok Güzel
Hareketler Bunlar
17:15Yabancı Sinema
19:30Yabancı Sinema
21:30Yabancı Sinema
06:00Geniş Aile
07:00İrfan Değirmenci ile
Günaydın
09:30Alın Yazım
11:00Özledim Seni
13:00Gün Arası
13:30Çok Güzel
Hareketler Bunlar
15:00Evim Şahane
17:00Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
04:10Türk Müziği
05:10Yalancı Bahar
07:00Yalancı Yarim
08:00Kayıp Prenses
10:00Nedir Ne Değildir
12:00Süper Star Life
14:00Tülin Şahin ile Moda
15:10Kenan Erçetingöz ile
Yüz Yüze
16:15Dizi
19:00Star Haber
20:00Survivor
23:30Süper Dadı
06:35Benim Annem Bir Melek
07:00Selena
10:00Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00Çocuklar Duymasın
14:50Alemin Kıralı
16:30Zahide ile Yetiş Hayata
18:55ATV Ana Haber
20:00King Kong
23:30Hawaii Polisi
00:00Gerçek Adalet
01:45Ekip 49
03:30Yedi Psikopat
05:10Dudaktan Kalbe
06:15Yeter Ki Sen Kazan
07:00Her Sabah
08:452. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:45Dudaktan Kalbe
16:15Dolu Dolu Anadolu
17:50Sıcak Gündem
18:00Ana Haber
18:50Yeter Ki Sen Kazan
19:50Fünye
21:45Kayıp Kimlik
23:45Hayatın Rengi
05:00Gezenti
05:20Donanım Haber
06:00Shappies
06:20Monster Warriors
06:40Ejder Avcıları
09:00Trend Topic
12:00I Heart Radio
15:30Donanım Haber
18:00Yeşil Öyküler
18:40Fırıldak Ailesi
08:45Lifestyle
08:55 Hava Durumu
09:00Haber Merkezi
09:15Ekonomi Piyasalar
09:20Spor
09:30Ekonomi Notları
10:00Haber Merkezi
10:15Ekonomi Piyasalar
10:20Spor
10:30Seçim Aktüel
10:45Spor
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Haber Merkezi
11:35Ekonomi Piyasalar
11:40Spor
07:00Cennet Mahallesi
08:00Ayı Kardeşler
08:30Pepee
09:00Bütün Anneler Melektir
11:00Pis Yedili
13:00Sevdaluk
15:00Ev Kuşu
16:00Seda Sayan Show
19:00Show Ana Haber
20:00Güldür Güldür Show
22:30Muhteşem Yüzyıl
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00 Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00 Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00 Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00The Simpsons
20:00Mom
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
05:30Çocuklar Duymasın
06:45İsmail Küçükkaya ile
Çalar Saat
10:00Nilgün Belgün ile
Yeni Bir Gün
12:15Kocamın Ailesi
14:45Unutma Beni
16:30Esra Erol'la
19:00Fatih Portakal ile
FOX Ana Haber
19:45Kocamın Ailesi
21:00Kocamın Ailesi
23:30Bir Erkek Bir Kadın
Bir Çocuk
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
23 EKİM 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Mersin İdmanyurdu Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, geçtiğimiz hafta sonu oynadıkları ve 31 kaybettikleri maç sonrası Trabzonspor Teknik Diröktörü için söylediklerinin arkasında olduğunu söyledi. Çalımbay, kulüp binasında düzenlediği
basın toplantısında gereksiz bir polemiğe girmek istemediğini böyle bir tarzının olmadığını ifade etti.
Çalımbay: Halilhodzic için
söylediğimin arkasındayım
T
rabzonspor teknik direktörüne karşı düşmanlığı ya da başka bir
düşüncesinin kesinlikle olmadığını anlatan Çalımbay,
"Ben sadece Trabzonspor
teknik direktörüne
söylediğimin arkasındayım.
Ve de doğru söylediğime de
yürekten inanıyorum.
Çünkü bana kimse bir şey
yapmadıktan sonra, hem
özel hayatımızda olsun
hem diğer işimizde olsun
öyle bir şeyimizin olması
mümkün değil." diye
konuştu. Maçta iki olayın
yaşandığını anlatan Çalımbay, "Bir tanesi Mustafa Akbaş'ın pozisyonu. Mustafa
Akbaş çok büyük bir
sakatlık geçirdi. Bizim
Marko ile bir pozisyona
girdiler ve bunda kesinlikle
Marko'nun hiç bir şeyi
yoktu. Biz daha çok
üzüldük. Ve hatta ambulansa giderken bir şey var
mı diye yanına koştum. Biz
o kadar kötü olduk. Ve
maalesef oyundan çıktı. Allah'tan bir şey yok. Ona da
çok sevindik. O pozisyonda
5 tane futbolcusu kendi
teknik direktörlerini tutmaya çalışıyor. Sahaya
giriyor ve benim oyuncuma
saldırmaya çalışıyor." diye
konuştu. İkincisinin ise
Vederson'un kırmızı kart
gördüğü pozisyon
olduğunu ifade eden Çalımbay, "Vederson olsun
Marko olsun benim oyuncularımın içinde birine
kasıtlı vuracak birinin olması mümkün değil. Orada
ayağı kaymıştır, topa basmıştır, rakibinin ayağına ya
da bileğine basmıştır.
Hakemde kırmızı kart
göstermiştir olay bitmiştir.
Kırmızı kartı görmüş burada zarar gören kim biz.
Serdar'a birşey olmuş mu?.
Olmamış. O zaman siz
bütün teknik heyet olarak
benim oyuncumun üstüne
yürüme hakkınız yok. Hiç
kimsenin benim oyuncuma
saldırma hakkı yok. Aynı
şeyi ben yapsam Trabzonlu
oyunculara ben saldırsam
ben sahanın içine girsem, o
zaman bana da tepki gösterirler. Benim tepki göstermemin tek nedeni bu.
Sahaya girdiği için, oyuncularıma saldırdığı için.
Başka bir şey yok. Trabzonspor camiasına gelmiş bir
teknik direktörün bunu
yapmaması gerekiyor
dedim, maalesef o lafın
veya benim anlatım tarzım
yanlış olmuş olabilir. Bir
tane kelime söyledim. Hoca
dedim 'Türkiye'yi başka
yerle karıştırıyor' dedim.
Belki o başka demiştir herhalde herkes şöyle anlamış
'Türkiye'yi karıştırıyor' şek-
linde. Kesinlikle öyle bir şey
yok. Benin tepkim bu." şeklinde konuştu. Halilhodziç'in hocalığına ne başka
bir şeyine kesinlikle bir
lafının olmadığını vurgulayan Çalımbay, "Ama sahaya girip bunu yapması,
daha öncede yaptı bazı
maçlarda. Benim oyuncularıma saldırması benim
oyuncularıma her şeyi ile
tepki göstermesi yanlış.
Ben Trabzonspor camiasından da böyle bir şey beklerdim. Tamam, doğru çıktı,
ama oldu, maçın gerginliğinden oldu denmesini
beklerdim. Ama maalesef
öyle bir şey olmadı." dedi.
Olayın özünün oyuncularına saldırması, sahaya
girmesi ve geldiğinden beri
hakemlere saldırması
olduğunu ifade eden Çalımbay, "Ben ne onun kişiliği
ile ilgili bir şey söyledim ne
de oyunculuğuna ne taktiğine. Ama maalesef bunlar olduğu için bunların
yapılmaması gerekir.
Dikkat etmesi gerekir.
Çünkü bunların ilerde
başka şeyler doğuracağını
anlatmak istedim. Belki de
benim bu hareketimi kimse
konuşmuyor. Bir daha ben
hocanın böyle bir şey yapacağına sahaya gireceğine
hakemlere saldıracağına
hakemlere tepki göstereceğine inanmıyorum." diye
konuştu. Oradaki
düşüncesinin ne hocayı
ezmek ne de mağlubiyete
kılıf aramak olmadığını
söyleyen Çalımbay, "Hocanın söylemleri ile ilgili de
biraz düşünmek gerekiyor.
Beni tanımıyormuş, tanımayabilir. Yalnız Süper
Lig'de çalışan bütün teknik
direktörler hepsi kariyerli
teknik direktörler. Kariyerli
teknik direktör olduğu için
hepsi Süper Lig'de çalışıyor.
Trabzonspor camiasına da
çok kariyerli teknik direktörler geldi." diye konuştu.
CİHAN
Orman: Geçen sezon üzerimize oyunlar
oynandı ve ligde kötü duruma düştük
BJK Ümraniye
Nevzat Demir
Tesisleri’nde
gerçekleşen
“Hublot” marka
saat tanıtım
toplantısında
konuşan başkan
Orman, çarpıcı
açıklamalarda bulundu. Fikret
Orman, Beşiktaş’ın
geçen sezon üzerine oyunlar oynadığı için ligde bir
an da kötü duruma
düştüklerini, bu
sene ise kendi işlerine konsantre
olmaları gerektiğini söyledi. Ligde
geçen sezon da 4.
haftaya kadar lider
olduklarını, fakat
daha sonra üzerlerine oynanan oyunlar ve siyasetin o
zamanki ortamlarının etkisiyle bir
anda kötü duruma
düştüklerini
söyledi.
i
m kendi işimiz
lere geldi. Bizi
e
iz
im
r
iş
i
bi
i
nd
nl
ke
mki
u sene daha te
iyi yapmamız ve ız lazım. Ama
nso
fta
am
ha
şekilde ve bir
konsantre olm UEFA
aş
k başarıyı
şu anda Beşikt
rasını düşünere tediklerini
uş filan değil,
m
is
ol
ek
nu
m
yo
tir
pi
et
m
şa
devam
r
bi
çok süreç var.
, ligin uzun
daha önümüzde bir manası
belirten Orman
.
tti
lir
da
be
ın
nu
Çok abartman
maraton olduğu an, şöyle
eyi
et olarak yerm
Orm
ill
et
m
z
kr
Bi
Fi
k.
an
yo
şk
uz
Ba
or
k
tıy
ço
ar
n
ab
z
nu
ra
a sezo
de övmeyi de bi yaşıyoruz. Şu
konuştu: "Dah fta geçti,
er
şl
ha
ve sonra çökü z. Bizim de
başındayız. 6.
ru
uzun bir maraanda iyi gidiyo şlarımızla
önümüzde çok iyi bir şeyler
da
ka
ar
aş
kt
iz
şi
im
Be
et
r.
yr
ga
ton va
ekip
n
tü
iyi şekilde
bü
en
or
nu
ıy
bu
lış
beraber,
yapmaya ça
de
er
m ettirepl
va
lü
ku
yapabilmek, de budur. Bu
olarak. Şu anda ilkini herız
ım
rin
ac
le
bilmek. Am
olan mali kriz
r
on. 100 medık. Sıkıntılı bi
uzun bir marat değil de
halde biz yaşa
ız
ım
ad
St
.
na
uz
cu
trenin sonu
süreçten geliyor et ediyoruz.
nucuna herkes
gayr
maratonun so
yok, yapmaya
ı
ad
st
la
da daha 100
ız
an
rım
bakar. Biz şu
Kendi kaynakla açımızı de0 metrelerde
m
metrelerde, 20
yapıyoruz. Her yoruz. Zor bir
önümüzde
nu
aktayız. Daha rman
şm
ko
plasmanda oy
tbi
Başkan O
üz de. Lig
süreç var önüm piyon olmuş, çok yol var." aş için özel
m
kt
şa
şi
aş
Be
kt
a,
şi
ayrıc
miş, Be
t marka saat ile
lan değil, zorüretilen Hublo a için,
stadı açılmış fa
ki
i
bi
Ta
.
şm
üzde
yaptıkları anla arak
luklar var önüm r zevki verol
si
yi
le
ai
se
ş
re
ta
le
ik
en
eş
ed
“B
seyr
i
iz
m
taraftarımıza
pi
ve
he
,
e
ak
üz
m
kulübü
erek kazanm
r
bi
a
yapmaya
m
A
al
y.
r şe
şır anlaşm ar ktaş’ın
kı
ya
mutlu eden bi
m
. Beşi
da da deva
devam ediyoruz cusu
hafta sonrasın r şey. Hatırtu
tu
bi
n
an
m
ke
za
re
i
ge
resm
etmesi
anın
n sezon da lige
du. Bu anlaşm
r
lıyorsunuz geçe maç üstüste “Hublot” ol
he
en
rk
le
ı di
,4
hayırlı olmasın
çok iyi başladık Sonra Beşikesini
m
tir
ge
ns
şa
k.
da
iki kuruma
galibiyetler aldı nan oyunum.” diye
oyna
temenni ediyor
taş'ın üzerine
rı
la
CİHAN
m
ta
or
ü
nk
gü
konuştu.
lar, siyasetin o da kötü günan
ve Beşiktaş bir
B
Göztepe'den ayrılan Suat Kaya veda etti
S
hirspor ile berabere
kalarak 2 puan kaybeden
Bursaspor, 25 Ekim
Cumartesi günü akşam deplasmanda oynayacağı
Balıkesirspor maçı hazırlıklarını sürdürdü.
Bir süredir sıkıntısını çektiği bel fıtığı sebebiyle Eskişehirspor maçından
sonra ameliyat olan Bursaspor Teknik Direktörü
Şenol Güneş antrenmana
katılmadı.
Yaklaşık bir buçuk saat
süren antrenman yardımcı
antrenörler Ersel Uzgur ve
Şeref Çiçek nezaretinde
gerçekleştirildi. Eskişehir-
Başkan Vekili Talat Papatya’nın ardından
konuşan Suat Kaya ise yaptığı açıklamada,
"17 Mart tarihinde başladığım, onur ve gurur
duyduğum Göztepe teknik direktörlük
görevini bugün itibarıyla noktalıyorum.
Benim için en önemli olan geliş ne kadar
güzel olursa gidiş de o kadar güzel olmalıdır.
Dün alınan kararı yayınlanmadan önce
Başkan Vekilimiz Talat Papatya daha sonra
Başkanımız Sayın Mehmet Sepil’in ağzından
duydum. Bunun altında başka bir şey aranmamalıdır." diyerek, şunları söyledi: "Teknik
direktörlük yapmaktan gurur duyduğum
kulübümün artık taraftarı olmaktan gurur
duyuyorum. Başta Başkanımız Mehmet Sepil
olmak üzere, bana arkadaşlık yapan Başkan
Vekilimiz Talat Papatya’ya ,abim 2. Başkan
Fatih Dalan’a, birlikte çalıştığımız CEO'muz
Barış Güçlü’ye ve tüm personelimize teşekkür
ediyorum. İnşallah sezon başında kurduğumuz takım bu yıl şampiyonluk yaşar ve o
maçta ailemle birlikte tribünde şampiyonluğu
kutlarım." Sarı kırmızılı kulübün CEO'su Barış
Güçlü ise yaptığı açıklamada, "Hocamızın
Adanaspor, Bucaspor maçının hazırlıklarına başladı
TT 1. Lig ekiplerinden
P
Adanaspor, cumartesi günü
oynayacağı Bucaspor
Bursaspor,
Balıkesirspor
maçı hazırlıklarını
Güneş’siz sürdürdü
üper Ligi Süleyman
S
Seba Sezonu'nun 6.
haftasında evinde Eskişe-
2.
o
t
o
T
r
o
Sp
Lig ekip
lerinden
'nin
Göztepe kire
teknik d aya,
tK
törü Sua stidünkü i ınrd
fasının a ün
dan bug n
ne
düzenle npla
basın to übe
l
tısıyla ku ti.
veda et
uat Kaya ile yolların ayrılmasına ilişkin
gerçekleşen basın toplantısının açılış
konuşmasını Başkan Vekili Talat Papatya
yaptı. Bu toplantıyı düzenleme amacının
teknik direktörlerine teşekkür etmek diyen
Başkan Vekili Talat Papatya, "Basında
yazıldığı gibi hocamız ayrılık kararını kamuoyundan değil direk benden öğrenmiştir.
Hocamıza kararı ilettikten sonra resmi sitemize bu konuya ilişkin açıklama yaptık. Türk
sporuna ve Göztepemiz’e katkılarından dolayı
Suat Kaya’ya çok teşekkür ediyorum." dedi.
15
karşılaşmasının hazırlıklarına
bir günlük aradan sonra başladı.
saatlerinde yapılacak. Cumartesi
saat 14.00’te Buca Arena
Stadı’nda oynanacak maç için
takım cuma günü havayolu ile
İzmir’e gidecek.
Öğle saatlerinde Osman Yereşen
Tesisleri'nde çalışan takımda
moraller yerinde. Cezası sona
eren Uğur ile sakatlığı geçen
Olcay Turhan takımla birlikte
çalışmalara başladı. Buca
karşılaşmasının gündüz olması
nedeni ile bu hafta
antrenmanlar da öğlen
Son çalışmasını orada yapacak
olan futbolcular daha sonra maç
saatini beklemeye başlayacak.
Adanaspor Teknik Direktörü
Levent Eriş, Adana Demirspor
maçının geride kaldığını ve Buca
karşılaşmasını galibiyet serisi
yakalamaları açısından önemli
olduğunu söyledi.
Deplasmanda alınacak
puanların önemine değinen
deneyimli teknik adam,
"Derbide bizlere destek veren ve
görsel şovları ile maça inancını
gösteren taraftarımıza teşekkür
ederim.
Herkes üzerine düşeni fazlası ile
yaptı. Bu maç geride kaldı.
Önümüzde zor müsabakalardan
bir tanesi daha var. İnşallah
deplasmanda kazanarak
yolumuza devam etmek
istiyoruz." dedi.
CİHAN
dileklerine katılmamak mümkün değil. Hocama katkılarından dolayı teşekkür ediyor,
devam eden kariyerinde başarılar diliyorum."
dedi. Son olarak konuşan 2. Başkan Fatih
Dalan ise "Bu toplantı bile bizim ne kadar
büyük bir camia olduğumuzun göstergesidir.
Türk sporu böyle bir ayrılık görmedi. Suat hocamızla yollarımız ayrıldı fakat kulübümüz
büyük bir taraftar kazandı. Bu karar 7 kişilik
yönetim kurulumuzun kararıdır. Büyük
taraftarımızın bu yönetime güvenmelerini istiyorum." dedi.
CİHAN
spor maçında sol aşil tendonundan sakatlanan
Serdar Aziz idmana katılmadı. Sakatlığı sebebiyle
dünkü idmana katılmayan
Holmen ise takımla birlikte çalıştı. Ayak tırnağının batmasından
şikayetçi olan Bakambu
idmanı yarıda bıraktı.
Isınma koşularıyla baylayan idmanda futbolcular
beşe iki çalışması yaptı.
Futbolcuların oldukça
moralli olduğunun gözlendiği idmanda yardımcı
antrenörler futbolcuları
sık sık uyardı. Bursaspor,
yarın yapacağı antrenmanla çalışmasını
sürdürecek.
İdman öncesi Özlüce Tesisleri'ne gelen iki bayan
taraftar futbolcularla
selfie çektirdi. Özellikle
Civelli'ye büyük ilgi
gösteren bayan taraftarlar,
fotoğraf çekiminin ardından tesislerden çıktı. Bursaspor Teknik Direktörü
Şenol Güneş'in yarın
takımının başında atrenmana çıkacağı belirtildi.
CİHAN
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
23 EKİM 2014 Perşembe
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
T
ÜRKiYE
iÇiN YENiFIRSAT
elektrikli otomobilde
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık,
"Türkiye içten yanmalı motor teknolojisinde treni kaçırdı. Burada bir rekabet
görmüyoruz. Yeni bir fırsat penceresi
var, o da elektrikli otomobil" dedi.
HAM PETROL FiYATLARINDAKi DüŞüŞ
TüKETiCi üLKELER iÇiN FIRSAT!
Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Taner Yıldız, petrol
fiyatlarındaki düşüşe ilişkin,
"Üretici için bir tehdit ama
bizim gibi tüketici ülkeler
için de bu bir fırsattır" dedi.
nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Taner Yıldız, petrol fiyatlarındaki
düşüşe ilişkin, "Yerin altındayken savaş gerekçesi, yerin
üstündeyken de barış gerekçesi haline
gelen ham petrol ve doğalgaz şu anda
bu noktalara geriledi. Üretici için bir
tehdit ama bizim gibi tüketici ülkeler
için de bu bir fırsattır" dedi. Rixos
Otel'de düzenlenen Türkiye İnşaat
Sanayicileri İşveren Sendikası'nın
(İNTES) 169. geleneksel toplantısında
konuşan Yıldız, Türkiye'nin ilerleme
ve büyümesine devam edeceğini belirterek, bu kapsamda yatırım imkanlarının da kolaylaştırılacağını ifade
etti.Yıldız, ham petrol varil fiyatlarındaki düşüşün, 1 yıl boyunca bu şekilde devam etmesi halinde Türkiye'nin
3,4 milyar dolar kar edeceğini vurguladı.Petrol fiyatlarındaki düşüşe ilişkin değerlendirmelerde bulunan
Yıldız, 118-120 dolara çıkan ham
petrol varil fiyatının şu anda 86 dolar
civarında seyrettiğini belirtti. Yıldız,
bu düşüşün petrolün siyasi bir araç
olarak kullanılmasından kaynaklandığına dikkati çekerek, "Yerin
altındayken savaş gerekçesi, yerin
üstündeyken de barış gerekçesi haline
gelen ham petrol ve doğalgaz şu anda
bu noktalara geriledi. Üretici için bir
tehdit ama bizim gibi tüketici ülkeler
için de bu bir fırsattır" ifadelerini kullandı.
B
Işık, Almanya ziyareti kapsamında Frankfurt'ta
Türk işadamları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya geldi.
Burada konuşan Işık, Türk toplumunun Almanya'nın önemli güç merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi.Türkiye'nin 2023 hedefleri
için her alanda yoğun çaba harcadığını ancak
bir sıçrama yapmaya ihtiyacı olduğunu anlatan
Işık, "Türkiye gibi bir nüfusa ve ekonomik
büyüklüğe sahip ülkeler için kişi başına 10-10
bin 500 dolarlık GSYH tam bir orta gelir tuzağı.
Bu orta gelir tuzağından kurtulmak için mutlaka bir sıçrama yapılması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Işık, bu sıçramanın da katma değeri yüksek
ürünlerle yapılabileceğinin altını çizerek,
Türkiye'nin artık orta yüksek ve yüksek
düzeyde teknoloji ürün üretip satması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin son 20 yılda elde ettiği başarıların kalıcı kılınmasının önemli
olduğunu anlatan Işık, Türkiye'nin üretime
dayalı büyüme politikası ve Afrika açılımı
sayesinde 2008 yılındaki küresel krizden etkilenmediğini kaydetti. Bölgede yaşanan sıkıntılardan dolayı Avrupa'nın Türkiye'nin ihracat
pazarında tekrar önemli bir noktaya geldiğini
dile getiren Işık, "Şu anda ihracatımızın yüzde
45'i Avrupa'ya yapılıyor. Bu önemli bir rakam.
Ama istiyoruz ki bölgemizdeki bu olaylar son
bulsun ve istikrar sağlandıktan sonra
Türkiye'nin büyümesi çok daha artsın ve hızlansın" diye konuştu.
E
"İşverenle işçi birbirinden ayrılmaz iki
unsurdur"
Maden işçilerinin ücretleri ile ilgili
düzenlemelere değinen Yıldız, "Soma'dan sonra sektörel bir ücret
düzenlemesi yapıldı. Maden işçilerinin ücreti 2 kat fazla olmak zorundadır denildi. İşçilerimizin haklarının
düzenlendiği bir ortamda Kamu İhale
Kurumu ve rödevans işletmeciliği
vasıtasıyla iş almış olan işverenlerimizin haklarının düzenlenmemiş olması bir eksikliktir" diye konuştu.
Yıldız, konuyla ilgili önergenin, plan
bütçe komisyonundan sonra genel kurula geldiğini söyledi. Söz konusu
maddeye, genel kurulda muhalefet
partilerinin itiraz ettiğini anlatan
Yıldız, şunları kaydetti:
ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık,
Türkiye'nin yerli otomobil üretmesine ilişkin, "Türkiye içten yanmalı motor
teknolojisinde treni kaçırdı. Burada bir rekabet
görmüyoruz. Yeni bir fırsat penceresi var, o da
elektrikli otomobil" ifadelerini kullandı.
"Maliki'nin mezhepçi politikaları yüzünden
karşımıza IŞİD belası çıktı"
Işık, İslam dünyasındaki sıkıntılara da değindi.
Suriye'de yaşanan sıkıntılardan önce
Türkiye'nin seçime gidilmesi konusunda
tavsiyede bulunduğunu ancak dikkate alınmadığını vurgulayan Işık, şöyle devam etti:
"Muhalefetin itiraz konusu şuydu; biz
burada işçinin haklarını düzenlemeye
geldik, siz işverenin hakkını düzenlemeye geldiniz. Biz, işverenle işçi birbirinden ayrılmaz, birbirini
tamamlayan iki unsurdur dedik. O
yüzden birini diğerinden ayırt ederek
hak düzenlemesi olmaz. İşverene yeni
bir hak ihdasında bulunmayacaktık.
Yalnızca maliyetlerinden dolayı artış
miktarını kendilerine tebliğ etmek
için önergeyi verdik. Önerge TBMM'de
çıkarıldı. Büyük bir yanlışlıktı, kendilerini ikaz ettim. Bu kapsamda Torba
Yasa çıktı. Cumhurbaşkanı onayladı
iki gün geçti, 4 bin 200 işçi işverenlerimiz tarafından çıkartıldı.Bunun uzaktan gelişi belliydi. Şimdi
muhalefetten de arkadaşlar 'bu önergeyi tekrar gündeme getirebilir
miyiz?' diyorlar.
Tamam getireceğiz de bu olaylar
yaşanmadan önce bunları rahatlıkla
yapabilmek lazımdı. Biz maden kanunuyla alakalı suyun kendi
mecrasında akmasını teminen,
Başbakan ve Cumhurbaşkanımızla da
konuştuk, bir kanun tasarımız vardı.
İnşallah önümüzdeki ay genel kurulda kanunlaşmasını hep beraber
sağlamış olacağız, bu önergede içinde
olmak kaydıyla bunları dikkate almış
olacağız. Biz haklı veya haksız bütün
taleplerin değerlendirildiği ve gerçekten bütün şeffaflığıyla cevaplandırıldığı bir ortam istiyoruz."
"42 HES projesi mahkeme kararıyla
iptal edildi"
Mahkeme kararlarıyla iptal edilen enerji yatımlarına da değinen Yıldız, 42
HES projesinin mahkeme kararıyla
iptal edildiğini kaydetti. Bunu bir
şikayet değil, tespit olarak dile getirdiğini söyleyen Yıldız, söz konusu
HES projelerinin kurulu gücünün yaklaşık 1263 megavat olduğunu
bildirdi.Yıldız, enerji yatırımlarındaki
iptal kararlarının "makul" ve "keyfi"
olanların değerlendirileceğini belirterek, "İthal kömürde 1245, yerli
kömüre dayalı termik santrallerde
yaklaşık 8 bin 777 megavatlık yapı,
Türkiye'de bulunduğu yere yani yer
altına gömülmek isteniyor... Doğalgazda da toplam 14 bin 707 megavatlık kurulu güce sahip, 3521
megavatlık 3 santral de mahkeme
kararıyla durdurulan yatırımlar
arasında" diyerek sözlerini tamamladı.
"Şu anda Suriye'de 200 bine yakın insan hayatını kaybetti. Belki yaklaşık 5 milyon insan
yurdundan oldu ve 1,5 milyon insanı da
Türkiye'de misafir ediyoruz. Mısır da demokrasi
tecrübesi yaşasaydı inanıyorum ki bugün çok
daha iyi noktada olurdu. Irak'ta Saddam'ı devirdiler iyi de yaptılar. Bir zalim gitti. Ancak
yerine gelen kişinin demokrasiyi özümsemesi
noktasında Batılı güçler dirayet göstermedikleri için ve Maliki maalesef mezhepçi politikaları ısrarla izlediği için karşımıza IŞİD diye
Yasalarımızı tabiri caizse 'vur' deyince bir bela çıktı."
öldürmeyen şekilde düzenlemeliyiz"
diye konuştu.Toplantının konusunun "Türkiye içten yanmalı motor teknolojisinde
"Enerjide Yeni Dönem" olduğunu
treni kaçırdı"
söyleyen Koloğlu, enerjide "milat" de- Bakan Işık, konuşmasının ardından davnilecek gelişmelere tanık olunduğunu etlilerin sorularını yanıtladı. Yerli otomobil üreifade etti.
timine ilişkin soruya cevap veren Işık,
Türkiye'de yerli otomobil konusunda önemli
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanbir çalışmanın yürütüldüğünü belirterek, şunlığının çabalarıyla ülkenin elektrikte ları kaydetti:"Türkiye içten yanmalı motor
Avrupa elektrik sistemiyle senkron
teknolojisinde treni kaçırdı, onu söyleyeyim
hale geldiğini belirten Koloğlu,
önce. Burada bir rekabet görmüyoruz. Yeni bir
Türkiye'nin köprü ve merkez ülke
fırsat penceresi var, o da elektrikli otomobil.
konumunda bulunduğuna dikkati
Burada da elektrikli araca geçişle ilgili bir
çekti.Türkiye'nin enerji ihtiyacının
sürece ihtiyaç var.
yaklaşık dörtte üçünü dışarı
dan sağladığını kaydeden
Koloğlu, 2015'te enerji ithalatı için 57,3 milyar dolar,
2017'te ise yaklaşık 64 milyar $ harcanacağı söyledi.
İşçi sağlığı her türlü maddi varlığın
üzerindedir"
İNTES Başkanı Celal Koloğlu da
maden ve inşaat sektöründeki yeni
yasalara değinerek, "İşçi sağlığı ve
güvenliği her türlü maddi varlığın üzerindedir. Ancak şartlar çok zorlanırsa ortaya kayıt dışılık ve büyük
sorunlar çıkacağı endişesi taşıyoruz.
Elektrikte jeotermal, güneş ve rüzgarın payı arttı
Türkiye'de bu yılın 7 ayında
üretilen elektrikte jeotermal,
güneş ve rüzgar enerjisinin
payı geçen yılın aynı dönemine
oranla yüzde 14,4 artarak 5 bin
456 gigavatsaate ulaştı.
ürkiye'de bu yılın 7 ayında üretilen elektrikte jeotermal, güneş ve rüzgar enerjisinin payı arttı.
T
Uluslararası Enerji Ajansı'nın aylık elektrik istatistiği raporuna göre, 2014'ün 7 ayında bir
önceki yılın aynı dönemine kıyasla, elektrik
üretiminde jeotermal, güneş ve rüzgarın payı
yüzde 14,4 yükselerek 5 bin 456 gigavatsaat
oldu.
Raporda, elektrik üretiminin bir önceki yıla
göre yüzde 3,8 artışla 140 bin gigavat saate,
tüketiminin ise yüzde 3,3 artışla 141 bin 415 gigavat saate ulaştığı belirtildi.
Fosil yakıtların elektrik üretimindeki payında
da yüzde 17,7 artış gözlemlenirken, geçen yıla
göre en büyük düşüş yüzde 31,9 ile hidro elektrik üretiminde oldu. Fosil yakıtlarda 2014'te
üretilen elektrik 107 bin 803 gigavatsaate yükselirken, hidro elektrik santrallerinden
üretilen elektrik miktarı 25 bin 166 gigavatsaate düştü.
Ayrıca raporda, geçen yıla göre yüzde 293
artan elektrik ihracatının bin 388 gigavatsaat,
ithalatının ise yüzde 11,9 artarak 4 bin 378 gigavatsaat olduğu ifade edildi.
Rapora göre, 2014'teki elektrik üretiminin
yüzde 78'i fosil yakıtlardan, yüzde 18'i hidro
elektrik santrallerinden, yüzde 4'ü jeotermal,
güneş ve rüzgar enerjisinden sağlanıyor.
Download

23 EKİM 2014 - Ekonomi Gazetesi