SOLOTÜRK
HESAP HESAP İÇİNDE
8 Ekim 2014 Çarşamba
HABERİ 12. SAYFADA
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
IŞİD, BAYRAK ASTI
Türkiye düğmeye bastı
Türkiye, dünyada eşi-benzeri olmayan
‘komşulara’ ve ‘sınırlara’ sahip. Sorunlar
da hesaplar da bitmek bilmiyor bu coğrafyada.
IŞİD VE SAVAŞ SİLAHLARI
IŞİD, kurduğu sözde devlete bir yurt
edinmeye çalışırken nereden, kimden,
nasıl aldığı bile olmayan ve bitmek tükenmek
bilmeyen silah ve mühimmatı ile ilerlemesini
sürdürüyor.
ESED VE İRAN’IN İTTİFAKI
Bir taş ile pek çok vurmaya alışkın
Suriye ve Esed yönetimi ise IŞİD’in
gidişatından memnun. Gelişmelere göre plan
yaptığı kesin. Tüm bunlardan memnun olan
bir başka ülke de İran…
KÜRT GRUPLARIN AMACI
Türkiye, Kobani'deki gelişmeleri
yakından takip ediyor. Kentin
kuzeyinin IŞİD'in eline geçtiği yönündeki haberler ve bazı binaların
üstünde dalgalanan IŞİD bayrakları
üzerine sınırdaki tankların yönü
Kobani'ye çevrildi.
Türkiye, İran, Irak, Suriye dörtgenindeki
Kürtler ise, arkalarında olduğunu
sandıkları uluslararası güce güvenerek, ‘birlikteymiş gibi’ fakat ayrı, bölgesel hedefler
peşinde koşuyor.
TÜRKİYE’NİN ŞARTI VAR
Kobani'deki IŞİD ile YPG güçleri
arasındaki çatışma şehir
merkezine yaklaştı. AA muhabirinin
yerel kaynaklardan aldığı bilgiye göre,
IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasındaki
çatışmalar gün boyu devam etti. Ağır
silahlarla saldıran terör örgütü,
Kobani ilçe merkezine doğru ilerliyor.
Yoksulluk
EN ÇOK
NEREDE
geriledi?
TÜİK'in Gelir ve
Yaşam Koşulları
Araştırması'na göre,
Akdeniz 2013'te yoksulluk oranının en fazla
düştüğü bölge oldu.
Geçen yıl yoksul sayısı
1 milyon 298 bin'den 1
milyon 73 bin'e düştü.
BAYRAMDA NELER OLDU
Başı dara düşenin sığındığı;
yoksulluk, açlık, zulüm altında
inleyenlerin gözünü çevirdiği
Türkiye, Kurban Bayramını,
sınırlarının dibindeki çatışmaların
endişesi ile geçirdi.
Bölgedeki yoksulluk oranı yıllık
bazda 2,5 puan
düşerek yüzde 11,2'ye
geriledi.
Yürüyüş Günü,
tatile denk geldiği
için 13 Ekim'de
Bakanlar Kurulumuz bir
yürüyüş yapacak.
Başbakanımızın
başkanlığında Meclise
yakın bir yerde yürüyüş
yapacağız, arkasından
Bakanlar Kuruluna
geçecekler" dedi.
HABERİ 12. SAYFADA
16. SAYFADA
Fehmi Koru
İslâm adına
savaş, ya da
hokkabazlık
12. Sayfada
Aydın Uzkan
Çatışma, özür vs
YAZIHANE
14. Sayfada
Partiler karşılıklı bayramlaşmada idi
Kimi IŞİD’i yerdi kimi kendini yudu
Yine de her konuşan sonuçta barış dedi
Umarız ki dilekler yakında gerçekleşir
Ocakları söndürdü
Lanet olası şeytan kimisini kandırdı
Tırafik kazaları yine ocak söndürdü
Onlarca aileyi derbedere döndürdü
Yakınlarına sabır ölenlereyse rahmet
Esed katliamıyla ikiyüzbini vurdu
Katliamı görmezler IŞİD’e pilan kurdu
Türkiye çözüm için iki öneri verdi
Uygulanırsa bunlar insanlık barışacak
IŞİD için Türkiye sebep-sonuç anlattı
Küresel ağalarsa tamam deyip atlattı
Baydın sözleri ile Erdoğan’ı hoplattı
Davutoğlu tepkide onunla yarışacak
CHP: İttifak yok
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
Baydın fena laf etti ortalığı buladı
Tepkiler öyle sertti hemen özür diledi
Arap ülkeleri de Baydın’a diş biledi
IŞİD’e karşı silah ve sözler vuruşacak
Kurban Bayramı dolayısıyla partisinin Bodrum ilçe
örgütünü ziyaret eden Hamzaçebi, burada
gazetecilere açıklamalarda bulundu. Hamzaçebi, 91
yıllık Cumhuriyet'in 12 yılının AK Partisi hükümetleriyle
geçirildiğini hatırlatarak, 12 yıl önceyle kıyaslandığında
Türkiye'nin, demokrasi, hak, hukuk, özgürlük yönünden daha iyiye gitmediğini savundu.Hamzaçebi, "PYD
Lideri Salih Müslim'in Türkiye'ye gelişi, hükümet yetkilileriyle teması ona verildiği ifade edilen sözler
CHP'nin bilgisi dahilinde değildir” dedi.
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Erdoğan moral
ve mesaj verdi
Dursun ERKILIÇ bayram sürecini şöyle özetledi...
Bayramlaşmada ‘barış’ dilekleri
www.
ABD ise, Türkiye’nin bu talebine çok net
bir yanıt verdi: “Pozisyonumuz değişmedi. Hedef halen IŞİD. Muhalifleri desteklemeyi sürdüreceğiz ancak şimdilik yeni bir
durum yok…”
Trafik kazaları ise, aşırı hız ve dikkatsizlik
yüzünden her yıl olduğu gibi yine büyük
acılar yaşattı.
Bayramda da işimiz yine terör IŞİD’di
Yapılan zulümleri bütün dünya işitti
IŞİD, Kobaniliyi; dünya onu kuşattı
Bayram ertesi sorun daha da karışacak
CHP Grup Başkanvekili Akif
Hamzaçebi, cumhurbaşkanı
seçimiyle ilgili olarak, "MHP ile
geliştirdiğimiz, ortaya koyduğumuz tutum o seçimde kalmıştır.
Genel seçimde CHP herhangi bir
ittifak, iş birliği yapmaksızın kendi
mücadelesini yürütecektir" dedi.
ABD KENDİ DERDİNDE…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan
Ahmet Davutoğlu’nun İstanbul’da geçirdiği
Bayram, Ankara’da siyasi partilerin karşılıklı
bayramlaşmasına sahne oldu.
HABERİ
12. SAYFADA
Bakanlar
yürüyecek
Türkiye, uluslararası koalisyona kara
desteği vermek için, ‘tüm kötülüklerin
anası’ olarak gördüğü Esed yönetiminin de
hedef alınmasını istiyor. ‘Yoksa yokum’ diyor.
Ancak…
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde de Suriyeli sığınmacıları ziyaret etmişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
Kurban Bayramı’nın son günü olan dün
Gaziantep’e giderek anlamlı ziyaretlerde
bulundu ve önemli mesajlar verdi.
Erdoğan, İslahiye Çadırkent Konaklama
Tesislerini, 5. Zırhlı Tugay
Komutanlığını, Valiliği ve Büyükşehir
Belediyesini ziyaret etti. Sığınmacılarla
bayramlaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınırda yaşananlara ve uluslararası kamuoyunun
gelişmelere bakışına, Türkiye’nin yaptıklarına değindi.
FİLİSTİN
yalnız değil
Yahudi lobisinin en etkili olduğu
ABD'de, Filistinle dayanışma içindeki
20 insan hakları grubu, İsrail'i destekleyen
New York senatörlerinin ofisi önünde
protesto gösterisi düzenledi.
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
New York senatörleri Schumer ve
Gillibrand'ı protesto eden göstericiler,
Anadolu Ajansı muhabirine yaptıkları açıklamada, İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği
insan hakları ihlallere karşı Amerikan
kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla
gösteriyi düzenlediklerini ve bu konuda sessiz kalmayacaklarını ifade ettiler.
2
Murat Yıldırım’a mahkemeden kötü haber
SINEMA
8 Ekim 2014 Çarşamba
TV / MAGAZIN
Ünlü oyuncuların adının karıştığı uyuşturucu
davasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. Davanın
duruşmasında Rıza Kocaoğlu'na 50 bin TL parası
iade edildi. Murat Yıldırım'ın ise bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine karar verildi.
İSTANBUL - Aralarında Kenan
İmirzalıoğlu, Engin Günaydın,
Sarp Apak, Hakan Yılmaz, Rıza
Kocaoğlu, Ersin Korkut, Mehmet
Erdem ve Koray Candemir'in gibi
oyuncu ve sanatçıların bulunduğu
53 sanığın, "uyuşturucu ticareti
yapmak" ve "uyuşturucu madde
kullanmak veya bulundurmak"
suçlarından 2 ila 38 yıl arasında
değişen hapis cezası istemiyle
yargılandığı dava ertelendi.
İstanbul 19. Ağır Ceza
Mahkemesi'ndeki duruşmada sanıkların savunmalarının alınmasının
ardından avukatları söz aldı.
Tutuklu 8 sanığın avukatı
müvekkillerinin tahliye edilmesini
talep etti. Duruşmaya verilen kısa
aranın ardından heyet ara kararını
açıkladı.
Tutuklu 8 sanığın tutukluluk
halinin devamına karar veren heyet
tutuksuz sanıklardan oyuncu Murat
Yıldırım'ın savunmasının alınabilmesi için hakkında zorla getirilme kararı çıkardı. Mahkeme ayrıca davetiye gönderilmesine rağmen
gelmeyen tanıklar hakkında da bir
sonraki duruşmaya zorla getirilmelerine hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklardan oyuncu Rıza
Kocaoğlu'nun soruşturma aşamasında verdiği 50 bin TL'nin
kefaletin savunmasının alınmış
olması nedeniyle kendisine iade
edilmesine karar verdi. Duruşma 1
Ekim 2014 tarihine ertelendi.
Şişko Nuri’den Cem Yılmaz’a büyük övgü
SAMSUN- Samsun Büyükşehir
Belediyesi tarafından yerleştirildiği
huzurevinde yaşamını sürdürüp
civar illerdeki okullara gidip tiyatrolarda sahne alan 64 yaşındaki
Sezgin, komik ünlülerden Cem
Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Ata
Demirer ve Şahan Gökbakar’ın
filmlerini ve reklamlarını beğeniyle
izlediğini söyledi.
Yeni filmlerde ve dizilerde rol
alma isteğini yineleyen 100 kilo
ağırlığındaki Şişko Nuri, “Cem
Yılmaz’ın kurulu kadrosu var.
Teklif gelse tabii oynarım.
Oynadığı bütün filmler, yaptığı
bütün reklamlar güzel. Severim
Türk sinemasında ’Şişko Nuri’
olarak tanınan
emektar oyuncu
Sıtkı Sezgin,
komik ünlüler
arasındaki rekabette Cem
Yılmaz’ın biraz
daha ağır
bastığını söyledi.
Vizyona
yeni
girecek
filmler
ADALET
McCall gizemli geçmişini
geride bırakıp, sakin ve
sessiz bir yaşama doğru
yelken açar. Fakat acımasız
Rus mafyasının kontrolü
altındaki Teri isimli genç
kızla tanıştığında onun
içinde bulunduğu duruma
kayıtsız kalamaz. Kendi
kendisini emekli etmiş
olan McCall, içindeki
adalet duygusunun peşinden giderek Teri'ye yardım
edecektir.
05:53 İstiklal Marşı ve Günün
Program Akışı
05:55 Sarayın İncisi
07:00 Sabah Haber
08:15 İşimi Seviyorum
08:30 Anne Elimi Tutsana
08:40 Böyle Bitmesin
10:50 Beni Böyle Sev
12:55 Reklam
13:00 Haber
13:15 Spor
13:20 Hava Durumu
13:25 Fragman + Reklam
13:30 1 Çorba
13:35 Küçük Hanımefendi
15:30 Joker
16:50 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:35 Reklam
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Beni Böyle Sev
22:55 Joker
06:35 Benim Annem Bir Melek
07:00 Selena
10:25 Yahşi Cazibe
13:10 Adanalı
15:10 Çocuklar Duymasın
17:10 Alemin Kıralı
18:55 Atv Ana Haber
20:00 Daha Hızlı Daha Öfkeli
22:00 Kalp Hırsızı
00:10 Kara Para Aşk
02:35 Yüzleşme
03:55 Son Karar
20:45 KARŞILAŞMA
Orijinal Adı : Changing Lane
Yönetmen : Roger Michell
Oyuncular : Ben Affleck,
Samuel L. Jackson, Richard
Jenkins Yapım : 2002 Dram
Önemli bir davaya yetişen genç
ve yetenekli avukat Gavin ile
çocuklarının velayetini almaya
çalışan Doyle’un arabası
çarpışır. Doyle, her şeyin
“kitabına uygun” yapılması
gerektiğini, polisi beklemeleri
gerektiğini söylese de Gavin’i
bekleyen bir dava vardır ve
uzlaşmaya yanaşmaz. Uzun
süren tartışmaları sonucu Doyle
mahkemeye geç kalır ve çocuklarının velayetini kaybeder.
Gavin ise öne süreceği delil
dosyasını kaza yerinde düşürmüştür.
kendisini ama ümit diyeceğiz.
Olursa niye gitmeyeyim? Ata
Demirer, Yılmaz Erdoğan da çok
güzel. Birbirine eşit değerde ama
Cem Yılmaz biraz daha ağır basıyor. Tip itibarıyla, karakter itibarıyla” diye konuştu.
Geçen yıl rol alma çağrısı yaptığı Kurtlar Vadisi’nin yapımcılarından umduğu yanıtı bulamadığını
ancak maddi destek sağlandığını
anımsatan Sezgin, “Aksiyon filmi,
o yüzden Nuri ağabey bizi bağışla’
dediler. Rol düşmüyor bana göre.
Öyle diyorlar. Senarist bana göre
rol yazacak da olsun. O da imkansız” şeklinde konuştu.
AŞKA DAİR
Sam genç bir yazardır, her
zaman gittiği bir kafede
çalışan Birdie’ye aşık olur.
Oldukça utangaç olan Sam
arkadaşının tavsiyesiyle kızı
etkileyebilmek için internette
sahte bir profil hesabı oluşturur. Onun ilgi alanlarına
yönelerek Birdie'nin hayalindeki erkeğe dönüşmeye
çabalar. Bu hem kolay
değildir hem de yapması
gereken çok şey vardır. İş,
görüşme safhasına geldiğinde
karışıklık başlar.
07:00 HER SABAH
08:45 GAGGUK
09:45 HAFTANIN ANNESİ
11:15 YETER Kİ SEN
KAZAN
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
ÖĞLE HABERLERİ
12:50 FATMAGÜL'ÜN
SUÇU NE?
15:00 SONGÜL KARLI İLE
YENİDEN
16:45 HAFTANIN ANNESİ
18:15 EKİN OLCAYTO İLE
ANA HABER
19:30 SPOR BÜLTENİ
SPOR, HAVA DURUMU
19:50 YABANCI SİNEMA
İNTİKAM KURŞUNU
21:30 ÖLÜM MAKİNESİ
TURNUVA-THE TOURNAMENT
23:50 HAYATIN RENGİ
01:20 YABANCI SİNEMA
EFSANE - TEKRAR
06:10 Dila Hanım
07:00 Aşkın Bedeli
07:45 Deniz Yıldızı
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
12:00 En Güzel Bölüm
12:30 Aşkın Bedeli
14:30 Benim Kuaförüm
16:00 En Güzel Bölüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
19:15 Deniz Yıldızı
20:30 Celal ile Ceren
22:45 İkili Takım
19:50 YABANCI
Orjinal İsmi:El Gringo
Yönetmen:Eduardo Rodriguez
Oyuncular:Scott Adkins,
Christian Slater, Zahary Baharov
Yapım Yılı:2012
Tür:Aksiyon/Macera/Dram
Kimliği belirsiz gizemli adam,
bir hayli zor ve kanlı bir geçmişe
sahiptir. Valizindeki 2 milyon
dolar ile Meksika sınırından
geçer ve El Fronteras'a varır.
Bilmediği şey ise bu küçük
kasabada yaşayan herkesin son
derece kurnaz olduğu ve paranın
peşine düşmekte gecikmeyecekleridir. Bölge güvenlik sorumlusu
bile adamın ve parasının peşinde
olacak, parayı elde etmek için
gerekirse adamı öldürmekten
sakınmayacağını söyleyecektir.
Serdar Ortaç,
klostrofobi
ile boğuşuyor
İSTANBUL - MS hastası olan ve tedavisi
olumlu bir şekilde ilerleyen Serdar Ortaç, yeni
bir hastalığa yakalandı. Kapalı alanlarda bulunma korkusu olan klostrofobi hastalığı ortaya
çıkan Ortaç, sık sık panikatak krizlerine giriyor.
Ünlü şarkıcı, yaklaşık 10 gün önce aniden
ortaya çıkan klostrofobi dolayısıyla haylimustarip olduğunu açıkladı. Kötü günler yaşadığını
dile getiren Ortaç, “Asansöre binemiyorum,
sinemaya gidemez oldum. Evde bile duramıyorum. Sanki duvarlar üstüme geliyor. Gecenin
bir yarısı kendimi dışarı atıyorum. Boğulacak
Gündeş de klostrofobi hastalığıylamücadele
etmişti.
AŞK TARİFİ
Bombay'da yaşayan Hassan
Haji, dedesinin işlettiği
restoran sayesinde mutfakla
çocuk yaşta tanışmış, bu ilgisini yeteneğiyle pekiştirmiştir.
Şimdilerde genç bir adam olan
Hassan, dedesinden kalan
müesseseyi başarıyla işletirken
beklenmedik bir trajedi
nedeniyle Bombay'dan taşınmak durumunda kalır. Ailesiyle
birlikte Fransa'nın bir kasabasına yerleşir ve işini burada
devam ettirmek için hazırlıklara başlar, restoranını açar.
00:00 Oynat Bakalım
01:00 Flash Point
01:45 Aramızda Kalsın
03:45 Oynat Bakalım
05:15 Flash Point
06:00 Söyle Söyleyebilirsen
07:30 Batman
09:00 Duck Dodgers
10:00 Aramızda Kalsın
13:00 Çok Güzel Hareketler
Bunlar
14:30 Oynat Bakalım
16:00 Güneşin Gözyaşları
17:15 Bolt
20:00 Arda’nın Mutfağı
21:15 Karşılaşma
06:00 Geniş Aile
06:45 Günaydın
10:00 Alın Yazım
11:00 Akasya Durağı
13:00 Gün Arası
13:30 Çok Güzel Hareketler
Bunlar
15:00 Evim Şahane
17:00 Arka Sokaklar
18:50 Koca Kafalar
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Güllerin Savaşı
22:45 İKİLİ TAKIM
Orjinal İsmi:Double Team
Yönetmen:Hark Tsui
Oyuncular:Jean - Claude Van
Damme, Dennis Rodman,
Mickey Rourke, Paul Freeman,
Natacha Lindinger
Yapım Yılı:1999
Tür:Aksiyon
Gizli bir birimde ajan olan Jack
Quinn (Jean-Claude Van
Damme) bir operasyonda avcı
iken av durumuna düşer ve bir
adaya mahkum edilir. Bu adadan
kaçıp karısı ve çocuğuna kavuşmalıdır. Ona bu yolda yardım
edecek silah tüccarı arkadaşı ise
süprizlerle dolu biridir.
ANKARA
Eylülde siyasetin
gündemi yoğundu
Medya Takip Merkezi’nin (MTM) Eylül ayı raporu açıklandı. Raporun sonuçlarına göre; eylül ayında siyasetin gündemi oldukça hareketli geçti.
HABER
MERKEZİ HABER
MERKEZİ-Medya
Takip Merkezi’nin
(MTM) Eylül ayı
raporuna göre,
siyasetin gündemine Adli Yıl açılış
törenine
hükümetin katılmaması damga
vururken; Nato
Devlet ve
Hükümet
Başkanları
Zirvesi’nin yapılması, CHP'nin
olağanüstü kurultaya gitmesi,
IŞİD'in elindeki 49
Türk vatandaşının
sağ salim kurtarılması, siyasi gündemde yoğun yer alan diğer
başlıklar oldular.
ADLİ YIL AÇILIŞI
Eylül ayının başında gerçekleştirilen Adli
Yıl Açılış Töreni’ne Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın ve Hükümet’in katılmaması, gündem başlıklarından biri oldu.
Açılışta konuşma yapan Yargıtay Başkanı Ali
Alkan, konuşması sırasında yargıya müdahale konusuna değindi.
NATO ZİRVESİ
Nato Devlet ve Hükümet Başkanları
Zirvesi, Birleşik Krallık’ın batısındaki
Galler’in Newport şehrinde yapıldı. Zirve’de
Ukrayna’daki kriz ve IŞİD’in oluşturduğu
tehdit masaya yatırıldı. Ayrıca uluslararası
dinlemeler Zirve’nin gündeminde yer alan
konuların arasındaydı. Obama ile Erdoğan,
15 ay aradan sonra zirve kapsamında bir
araya geldiler. İkili arasında gerçekleşen
görüşmede Irak’ta tüm kesimleri kucaklayan
bir hükümetin kurulmasının önemine dikkat
çekilerek, Suriye ve Filistin meseleleri de ele
alındı.
CHP KURULTAYI
Parti içindeki muhalefetin isteğiyle
CHP’de olağanüstü kurultaya gidildi. ATO
Congresium’da gerçekleştirilen 18.
Olağanüstü Kurultay’ı, yaklaşık 10 bin kişi
canlı olarak izledi. Yapılan oylamada
Kılıçdaroğlu, 740 oyla 3. kez parti lideri
seçilmesiyle gündeme geldi.
IŞİD’İN ELİNDEKİ 49 REHİNE
Obama’nın IŞİD’i yok edecek üç adımlı
stratejisini açıklamasına saatler kala,
Ankara’da olağanüstü güvenlik toplantısı
gerçekleştirildi. Toplantıda, IŞİD’e karşı
oluşturulacak uluslararası koalisyona
Türkiye’nin nasıl katkı sağlayacağı üzerinde
duruldu. Hükümet’in IŞİD ile ilgili olarak
gündeminde olan bir diğer mesele ise, IŞİD
tehdidinden kaçan Suriye vatandaşlarının
sınıra yığılarak Türkiye’ye sığınmalarıydı.
Göç dalgaları hükümet ve askerlik kanadının
başlıca gündemini oluşturdu. IŞİD’ tarafından rehin alınan 49 Türk vatandaşının 101
gün sonra serbest bırakılması, eylül ayına
damga vuran gelişmeler arasında yer aldı.
Rehineler MİT tarafından teslim alındı.
TORBA YASA MECLİS
148 maddeden oluşan Torba Yasası, 231
kabul, 17 ret oyuyla kabul edildi. Yasa,
maden işçilerinin çalışma şartlarından trafik
cezalarına, emeklilik haklarından öğretmen
atamalarına kadar birçok düzenlemeyi içeriyor. CHP, 2’si internet ile ilgili olan 4 maddenin iptali ve yürürlüğünün durdurulması
için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
69. Birleşmiş Milletler Zirvesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 69. Birleşmiş
Milletler Genel Kurulu toplantıları için gittiği New York’ta Suriye konusunda tampon
bölge oluşturulması, uçuşa yasak bölge ilan
edilmesi ve uluslararası toplumun sığınmacılara kapılarını açması konularını gündeme getirdi. Erdoğan’ın, BM Zirvesi’ne
katılan liderlere verdiği resepsiyonda Obama
ile yüz yüze gelmesi, Eylül ayının siyaset
gündeminin dikkat çeken noktaları arasında
yer aldı.
BM Zirvesi için ABD’de bulunan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaldığı otelde ABD
Başkan Yardımcısı Biden’le görüştü.
Obama’nın da telefonla katıldığı toplantıda
ABD ve Türkiye arasında teröre karşı ortak
strateji ve ortak mücadele konularında görüş
birliği sağlandı.
EN ÇOK HABER OLAN PARTİ AKP
MTM’nin araştırmasına göre ayın çok
haber olan partisi 129 bin 67 haberle Adalet
ve Kalkınma Partisi oldu. Cumhuriyet Halk
Partisi ise 105 bin 788 haberle ikinci sırada
yer aldı. CHP’yi 31 bin 886 haberle
Milliyetçi Hareket Partisi, 22 bin 476 haber-
le de Halkların
Demokratik Partisi
izledi.
ERDOĞAN
AYIN EN ÇOK
KONUŞULAN
SİYASİ İSMİ
MTM, ayın en
çok haber olan
siyasi isimlerini
listeledi.
Araştırmaya göre
Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip
Erdoğan, 121 bin
118 haberle ayın
en çok konuşulan
siyasi isimler
arasında ilk sırada
yer aldı. Başbakan
Ahmet Davutoğlu,
77 bin 29 haberle
ikinci sırada
olurken; onu CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt
Çavuşoğlu izledi.
DİĞER GELİŞMELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk dış
ziyaretini KKTC’ye gerçekleştirdi.
AK Parti Grup Başkanvekilliği için
yapılan seçim sonucunda, yeni grup başkanvekili Naci Bostancı oldu.
Recep Tayyip Erdoğan, Binali
Yıldırım’ı özel danışmanı olarak
görevlendirdi.
2014 yılındaki Mahalli İdari
Seçimleri’nde Saadet Partisi’nden Rize
Belediye Başkan Adayı olan Mehmet
Bekaroğlu, CHP’ye üye oldu.
Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu 62.
Hükümet, TBMM’de yapılan güven oylamasında 306 kabul, 133 ret aldı.
Amerika Savunma Bakanı Chuck
Hagel Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan ile görüştü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş
dünyasının temsilcileri ile işçi ve işveren
örgütlerinin yöneticileri ile Çankaya
Köşkü’nde bir araya geldi.
Eski Devlet Bakanı Recep Ercüment
Konukman vefat etti.
Cumhurbaşkanlığı Genel
Sekreterliğine Fahri Kasırga getirildi.
İçişleri Bakanlığı Kamu Düzeni ve
Güvenliği Müsteşarlığı’na MİT Müsteşar
Yardımcısı Muhammed Dervişoğlu’nu atadı.
Yargıtay kontenjanından HSYK'da
görev yapacak üç isim için üyeler sandık
başına gitti. 13 adayın yarıştığı seçimde
Yakup Ata 201, Mustafa Kemal Özçelik 193
ve Kerim Tosun da 196 oy alarak HSYK'da
Yargıtay'ı temsil edecek isim olarak belirlendi. Seçimde Salih Sönmez, Alp Arslan ve
Ali Eryılmaz da yedek üyeler olarak belirlendi.
Yamaç paraşütlerinin gösterisi nefes kesti
HABER MERKEZİ- AB fırsatları
hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla Estergon Kalesi’nde gençlerin dikkatini çekici bir etkinlik düzenlendi.
Eurodesk temas noktası Keçiören
Belediyesi’nin Eurodesk Gençlik
Konseri ve motorlu yamaç paraşütü gösterisi gençlerden büyük ilgi gördü.
Keçiörenli gençleri Eurodesk, Avrupa
Birliği fırsatları ve Türkiye Ulusal Ajansı
hakkında bilgilendirmeyi ve farkındalık
oluşturmayı hedefleyen “Eurodesk
Estergon Kalesini Fethediyor” adlı proje
kapsamında düzenlenen etkinlik renkli
görüntülere sahne oldu. Etkinliğe AK
Parti Keçiören İlçe Başkanı Zafer
Çoktan, Keçiören Belediyesi Başkan
Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri,
THK Keçiören Şube Başkanı Erdal
Acarlar, AB Eğitim ve Gençlik
Programları Merkezi Başkanlığı
Eurodesk Ulusal Koordinatörü Uzman
Yardımcısı Bilal Balcı,THK Genç
Kanatlar grubu ile yakın çevre okullarından 200 öğrenci de katıldı.
Motorlu yamaç paraşütleri ile
Etlik’ten havalanan THK Genel
Başkanlık, Keçiören şubesi izleyenlere
Estergon Kalesi Fethi Marşı eşliğinde
muhteşem bir gösteri sundu. Gazi
Üniversitesi Müzik Topluluğu da
günümüzün sevilen şarkılarından oluşan
konseri ile genç izleyicileri coşturdu.
Projenin ilk aşaması olarak 20-21-22
Mayıs tarihlerinde kamu kurumları,
STK’lar, gençler ve THK Keçiören
Şubesi Genç Kanatlar Grubu’na yönelik
“AB fırsatları, Erasmus Tanıtımı ve
Eurodesk Sinevizyon Gösterisi” gerçekleştirilmişti.
8 Ekim 2014 Çarşamba
3
Kur’an-ın Aydınlığında
Fazlı KILINÇ
[email protected]
İSLAMOFOBİ ALGISINI
TETİKLEYEN YENİ BİR AKTÖR
Batmaya mahkûm mimsiz medeniyetin "insan" tanımı
genel değil özeldir, yani insan haklarından, özgürlüklerden
söz ederken sadece kendini kastetmektedir.
İstiklal şairimiz Merhum Mehmet Akif'in deyimiyle
“medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavardır. Bu
canavarlık nükleeriyle, kimyasalıyla, toplu kıyıma neden
olan menzil ötesi tahrip sanatıyla insanlık tarihinde zulüm
arşivlerinde yerini almıştır.
Şeytani maharetiyle, fitne ve fesada ayarlı düzeneğiyle
düşmanlarını birbirlerine düşürerek zayıflatan ve sonra da
sömürü çarkını devreye koyan dış kaynaklı kirli müttefik
bir tezgâhın neden olduğu kan, gözyaşı ve emsalsiz zulme
hal-i âlem şahit olmaktadır.
Pavlus Hıristiyanlığını kilise eliyle sömürü ve baskıya
dönüştüren engizisyon işkencesiyle asırlarca kendilerinden
olmayanlara kan kusturan fundamentalist öğretinin tahribatını tarih kayıtları dile getirmektedir.
Kendi hegemonyasının devamı için kavramlar
türeterek, sahte din versiyonları üreterek gerektiğinde maktulun yanında poz veren katil portresiyle her türlü kamuflaja ve simülasyona açık olan fasid zihniyeti tüm insanlığın
iyice tanıması gerekmektedir.
Geçtiğimiz aylarda ikibin ikiyüz Gazze'linin vahşice
öldürülmesi, yüzbinlerce Suriye'linin katledilmesi,
Arakanlı Müslümanların soykırıma tâbi tutulmasını umursamayan “batmaya mahkûm mantığın” öldürülen birkaç
mensubu için dünyayı ayağa kaldırması tam bir paradokstur. Hayat tarzlarının, düşünsel üretimlerin, ekonomik
yönelişlerin, siyasal vurguların, "batıl"laştığı şu âlemde
yükselmek için her şeyi ayaklarının altında basacak bir
basamak olarak gören algı yönetim merkezlerini, inanan
Müslüman toplulukların “Feraset” denilen ilahi termal
kamera ile görmesini umuyoruz.
İslam coğrafyasında garip ve meşkûk tezahürlerle
ortaya çıkan "şiddet körü" yapay ürünlerin üretici firması
küresel aktörler ve yerli işbirlikçileridir. Bunlar halklarına
zulmederek, vahşet ve katliam yaparak ölümü gösterip
hastalığa razı eden bir şeytani mantığın yönlendirmesiyle
“şiddet körü" yapay ürünlerine pazar hazırlamaktadırlar.
Nisa suresi 93.Ayetle yazımızı noktalarken Allah’tan
müminlere feraset, şeytani desiselerle meşgul hilekârlara
ise hasaret diliyoruz.
Nisa suresi 93.Ayet: Kim bir mümini kasden öldürürse
cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona
gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap
hazırlamıştır.”
Çinçin’e bir
yatırım daha
HABER MERKEZİ- Altındağ Belediyesi, dev bir yatırım
için daha düğmeye bastı. Gültepe Mahallesi’nde (Çinçin),
gecekondulardan arındırılarak ortaya çıkarılan bölgeye, dev bir
park yapacak olan Altındağ Belediyesi, çalışmalara başladı.
Yaptığı parklarla sadece Altındağlıların değil tüm başkentin
nefes almasını sağlayan Altındağ Belediyesi, Ankara’ya yeşil
alanlar kazandırmaya devam ediyor. Gültepe Mahallesi’ne
yapılacak olan dev park, şimdiden mahalle sakinleri tarafından
sabırsızlıkla bekleniyor.
Başkan Tiryaki “Herkesin Çinçin olarak bildiği Gültepe
Mahallesi’nde çok uzun ve zorlu bir yol kat ettik. Bu bölgede
binlerce gecekondu yıkarak, yeni yaşam alanları için yer açtık.
Çinçin artık tarih oldu. Modern ve huzurlu bir yaşama kavuşan
vatandaşlarımızdan ne zamandır büyük bir park talebi geliyordu. Biz de çalışmalarımızı başlattık. Çok yakında vatandaşlarımız, kendilerine yakışır, çok nezih ve geniş bir parka
kavuşacaklar.” dedi.Parkın yanı sıra çok yakında aynı bölgeye
bir yüzme havuzu da yapılacağını belirten Başkan Tiryaki,
böylece Çinçin bölgesinin Ankara’da yepyeni bir yaşam
merkezine dönüşeceğini açıkladı.Başkan Tiryaki dev parkın
tüm mahalle sakinlerine hayırlı olmasını temenni etti.
Gültepe Mahallesi, kentsel dönüşümün adeta simgesi oldu.
Bölgede 3000’den fazla gecekondu yıkan Altındağ Belediyesi,
etap etap tamamlanan toplu konutlarla mahalle sakinlerine
yepyeni bir yaşam armağan etti. “Çinçin Kentsel Dönüşüm
Projesi”, Altındağ’da yürütülen kararlı mücadelenin simgesi
oldu.
Kentsel dönüşüm çalışmaları ile adeta bir cazibe merkezi
haline gelen Çinçin, kamu kurumlarının da ilgi odağı haline
geldi. Altındağ İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün ardından Altındağ
Müftülüğü de, yeni hizmet binasını Çinçin’e taşıdı.
Altındağ Belediyesi’nin bölgedeki en dikkat çeken çalışmalarından birisi de, Çinçin’e inşa edilen Kültür Merkezi oldu.
Toplu konut projeleri ile Çinçin’i gecekondulardan temizlediklerini anlatan Başkan Tiryaki, sosyal projelerle bu bölgede oturanları kentle bütünleştirmek gerektiğini de ifade etti ve
Çinçin’edev bir kültür merkezi yaptı. 6000 m2 kapalı alanı
bulunan tesiste, 1500 kişilik çok amaçlı bir salon bulunuyor.
Düğün, nişan, sünnet organizasyonları dışında toplantılar için
de kullanılan merkez, yeşil alanı ile de bölgeye ferahlık sağladı.
Altındağ Belediyesi, bölgedeki nüfus artmaya başlayınca,
yeni ihtiyaçları da düşündü. Konutların yanı sıra, çocuklar için
modern ve huzurlu bir öğrenim hayatı sağlayan iki okul ve
sosyal tesisler de projedeki yerlerini aldı.
Gültepe Mahallesi’ne kadınların ve gençlerin faydalanacağı
bir kültür merkezi ile içinde büyük bir marketin yer alacağı
çarşı projesinin yapımı ise hızla devam ediyor. Üst katı 2000
kişilik kültür merkezi, alt katı 1000 m2’lik iki büyük dükkan
olarak planlanan proje ile,Çinçin’e bir yatırım daha
kazandırılmış olacak.
4
ANKARA
8 Ekim 2014 Çarşamba
Bem-Bir-Sen’den
Kız Öğrenci Yurdu
Ankara’da mülkiyeti Bem-Bir-Sen tarafından alınan kız öğrenci yurdu törenle hizmete açıldı.
HABER MERKEZİ - Bem-BirSen, üniversitelerin Cebeci Kampüsü’ne
yakın 46 öğrenci kapasiteli yurt açtı.
Yurdun işletmesini Bem-Bir-Sen
adına Ensar Vakfı yürütecek. Bem-BirSen üyelerinin Ankara’da okuyan kız
öğrencilerinin yurda kabulleri öncelikli
olacak. Yemenli öğrenci hafız Muhammed
Harmılıya’nın Kuran-ı Kerim tilaveti ile
açılan yurt için düzenlenen törene Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı
Halil Etyemez, AK Parti İstanbul
Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, AK Parti
Konya Milletvekili Mustafa Kabakçı,
Tayvan Büyükelçisi Taih Siang Cheng,
Eski Milletvekillerinden Ali Yüksel
Kavuştu, Bem-Bir-Sen Genel Başkanı
Mürsel Turbay, Genel Başkan Yardımcıları Medeni
Sevinç, Gürkan Alper ve Recayi Karslı, Memur
Sen Genel Başkan Vekili Günay Kaya ve Genel
Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Esen, Hizmet İş
Sendikası Genel Sekreteri Devlet Sert, Büro
Memur-Sen Genel Başkanı Uğur Ünalan ve
Yönetim Kurulu Üyeleri, Memur-Sen Genel
Başkan Yardımcısı ve Enerji Bir-Sen Genel
Başkanı Hacı Bayram Tombul ve Yönetim kurulu
üyeleri, Bayındır-Memur-Sen Genel Başkanı
Abdülhadi Karasapan ve yönetim kurulu üyeleri,
Birlik Haber-Sen Başkanı Gürbüz İnaltekin ve
Başkan Yardımcıları Ömer Budak ve Mevlüt
Bulgaç, Kültür Memur-Sen Genel Başkanı Mecit
Erdoğan ve yönetim kurulu üyeleri, Eğitim Bir-Sen
Genel Sekreteri Ahmet Özer, Ulaştırma MemurSen Genel Başkan Yardımcıları Fatih Korukluoğlu
ve İbrahim Uslu, Memur-Sen Kadın Kolları
Başkanı Safiye Özdemir, Türk Harb-İş Sendikası
Genel Başkan Yardımcısı İdris Keşan, SGK
Yönetim Kurulu Üyesi Halit Ortaköy, Maliye
Bakanlığı Yüksek Eğitim İşleri Başkanı ve İdari
Mali İşler Daire Başkanı Adem Kabadayı,
Maliye Bakanlığı İdari ve Mali İşler Daire
Başkan Yardımcısı Mehmet UmutluEnsar Vakfı
Ankara Şube Başkanı Avukat Ercan Poyraz,
Sendikamız Ankara 3 No’lu Şube Başkanı
Hanefi Sinan ve Yönetim Kurulu Üyeleri,
Ankara 4 No’lu Şube Başkanı Metin Arınmış ve
Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda BemBir-Sen üyesi katıldı.
BEM-BİR-SEN
AİLESİNE HAYIRLI OLSUN
Törenin ilk konuşmasını yapan Bem-BirSen Genel Başkanı Mürsel Turbay, öğrenci
yetiştirmek ve gençliğin önünü açmak maksatlı
yapılan hizmetlerin kalıcılığına işaret ederken,
“Değerlerimize saygılı, medeniyet kültürümüze
sahip çıkacak öğrencilerin yetişmelerine katkı
sunmak bizleri sendika olarak son derece memnun etmektedir. Bu amaçla mülkiyeti
sendikamız tarafından alınan öğrenci yurdumuz
Ensar Vakfı tarafından işletilecektir.
Üyelerimizin Ankara’da okuyan kız çocuklarının da öncelikli olarak istifade edeceği kız
öğrenci yurdu, ülkemizde bir ilkin daha yaşanması vesilesidir. Bem-Bir-Sen öğrenci yurdu
olan tek sendika sıfatı ile yine bir ilklerden biri
ni Cenab-ı Hakk’ın lütfuyla başarmıştır. Tüm
Bem-Bir-Sen ailesine hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Törende Ensar Vakfı adına konuşan Ankara
Şube Başkanı Avukat Ercan Poyraz, Bem-BirSen’in ev sahibi olduğu kız öğrenci yurdunu
işleterek gençlerin eğitim-öğretimine katkı
sağlamaktan duydukları memnuniyeti belirtirken, “Değerlerimize saygılı bir gençlik oluşması işte bu mekanlardan geçmektedir. Kendi
kültürüne, medeniyetlerine sahip çıkan,
donanımlı ufuk sahibi gençler ve vakfımız
Bem-Bir-Sen adını asla unutmayacaklardır”
diye konuştu.
Törende konuşan AK Parti Konya
Milletvekili Mustafa Kabakçı da, insan yetiştirmenin, gençliğe imkan sağlamanın, eğitimöğretime katkı sunmanın yeni Türkiye hedefleri
arasında önemli yer tuttuğuna işaret etti.
Sağlıklı toplumların ancak sağlıklı-inançlıdonanımlı ve medeniyet değerlerini benimseyen
gençlerle mümkün olacağının altını çizen
Kabakçı, bu manada Bem-Bir-Sen’i örnek
davranışından dolayı kutladığını ifade
etti.
Sendikanın gerçekleştirdiği bu
uygulamanın diğer sendikalara ve sivil
toplum örgütlerine emsal teşkil etmesi
gerektiğini belirten AK Parti İstanbul
Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, BemBir-Sen ile gurur duyduklarını ifade
ederken, “46 öğrenci kapasitesi sayı
olarak küçük gelebilir ama aslında
yaptığı iş bakımından son derece
büyüktür. 46 öğrencinin barınmasını
sağlamak 4.5 milyon insana hizmet
etmek, memnuniyetini sağlamak gibidir.
Yetişecek nesillere, gençlerimize el
uzatmaz isek yarınlarımızdan asla emin
olamayız, toplumumuzun birlik, dirlik
ve düzeninden emin olamayız. Bu manada
Bem-Bir-Sen’in yapmış olduğu hizmeti oldukça
önemsiyor ve kendilerine teşekkür ediyoriz”
dedi.
TAYVAN BÜYÜKELÇİSİ’NDEN
TEBRİK
Törene katılmaktan ve Bem-Bir-Sen’liler ile
birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti
belirten Tayvan’ın Ankara Büyükçelçisi Taih
Siang Cheng, ülkelerinin ekonomik manada
zengin ve güçlü olduğunu ancak bu tür sivil
toplum kuruluşlarının örnek tavırlar sergilemesi
adına aynı şeyi söyleyemeyeceğini ifade etti.
Tayvan’da çok az sivil toplum örgütünün bu tür
girişimi olduğuna dikkat çeken Büyükelçi,
ülkesine döndüğü zaman Bem-Bir-Sen’in bu
faaliyetlerinden mutlaka söz edeceğini ve kendi
sivil toplum kuruluşlarına örnek olması için
çaba göstereceğini kaydetti.
Yurt açılışı törenine katılan Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil
Etyemez, Türk çalışma hayatında ilklerle
anılan Bem-Bir-Sen’in üniversite öğrenim
gençliğine sunmuş olduğ bu hizmetin paha
biçilmez olduğunu söyledi. Çalışma hayatı
adına bir sendikamızın bu örnek davranışından
gurur duyduklarını ifade eden Bakan Yardımcısı
Halil Etyemez, bu tavrın diğer sivil toplum
kuruluşları ve sendikalarca da örnek olarak
alınması gereğini ifade etti. Etyemez, öğrenci
yurdunun Bem-Bir-Sen camiasına hayırlı
olmasını diledik” diye konuştu. Kurdela kesimi
ile açılan yurda ait örnek daireler katılan misafirler tarafından gezildi, ikramların ardından
tören sona erdi.
"Metro göçüğü" davasında 4 beraat kararı çıktı
ANKARA- Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi,
Hava Kuvvetleri Komutanlığı önünde bir kişinin
ölümüyle sonuçlanan göçükle ilgili 2'si ASKİ, 2'si
metro inşaatını yürüten şirketin görevlisi olmak üzere
4 kişi hakkında beraat kararı verdi. Ankara 4. Asliye
Ceza Mahkemesindeki duruşmaya bazı sanıklarla
avukatları katıldı. Mahkeme, bilirkişi raporuna göre,
ASKİ yetkilileri, sanıklar Hüseyin Soydar ile
Necmettin Alankuş ve metro inşaatını yürüten şirketin
görevlileri Özgür Körbalta ile İhsan Kaplan'ın meydana gelen göçük olayında kusurlarının bulunmadığından dolayı beraatlerine karar verdi. 16 sayfalık bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, Necatibey İstasyonu
çalışma sahası üzerinde bulunan İsmet İnönü Bulvarı,
Hava Kuvvetleri Komutanlığı Nizamiye önünde meydana gelen tretuvar ve yolun çökmesinde ASKİ yetkilileri sanık Hüseyin Soydar ile sanık Necmettin
Alankuş'un kusurlarının bulunmadığı ifade edildi.
Meydana gelen olayın, yeraltı su seviyesinin
değişkenliğinden kaynaklandığı belirtilen bilirkişi
raporunda, "Öngörülemeyen ani su baskını karşısında,
hızlı hareket eden, çabuk karar vererek tünelde bulunan hareketli yolun trafiğe kapatılmasını, tünele su
akışı olan noktaya beton getirterek su akışının
kesilmesini sağlayan sanık İhsan Kaplan ve sanık
Özgür Körbalta'nın olayın meydana gelmesinde
kusurlarının bulunmadığına kanaat getirilmiştir" ifadesine yer verildi. İddianamede, Hava Kuvvetleri
Komutanlığı önünde Kadir Sevim'in ölümüyle
sonuçlanan göçükle ilgili 2'si ASKİ, 2'si metro
inşaatını yürüten şirketin görevlisi olmak üzere 4 kişi
hakkında, ''taksirle ölüme neden olmak'' suçundan
2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapis cezası isteniyordu.
Hava Kuvvetleri Komutanlığı önündeki metro
inşaatında 22 Haziran 2012'de meydana gelen göçük
sonucunda, kaldırımda oluşan yaklaşık 2 metre çapındaki çukura düşen inşaat işçisi Kadir Sevim, yaşamını
yitirmişti. İnönü Bulvarı'nda, metro çalışmalarının
yapıldığı kesime yakın alanda, çöken kaldırımın altında kalan Sevim'in cenazesi, yaklaşık 15 saatlik çalışmanın ardından Milli Eğitim Bakanlığı metro çalışma
alanında bulunmuştu.
Zam sonrası,
memurlar kur
güncellemesi istiyor
Elektrik ve doğalgaza “kur güncellemesi”
gerekçesiyle yapılan zamdan sonra memurlar
da kendi maaşlarına kur güncellemesi yapılmasını istedi. Tüm Sağlık-Sen Genel Başkanı
Okay Erözgün “memurlar ilk defa bu yıl ikinci
zammı alamadığı gibi 6 aylık enflasyon
farkından da mahrum kalmıştır” dedi.
HABER MERKEZİHer yıl ocak ve temmuz aylarında iki kez maaş
zammı alan ancak bu yıl yetkili konfederasyonların
hükümetle vardığı mutabakat gereği ilk defa ikinci
zammı alamayan memurlar, elektrik ve doğalgaza
“kur güncellemesi” gerekçesiyle yapılan zamdan
sonra maaşlara da kur güncellemesi yapılmasını istedi.
Tüm Sağlık-Sen Genel Başkanı Okay Erözgün,
“elektrik ve doğalgazda kur güncellemesi oranında
memur maaşlarını güncelleyin.” dedi.
Erözgün, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner
Yıldız’ın doların 2,28-2,29'ları gördüğünü ve bu
nedenle elektrik ve doğalgaz fiyatlarında önümüzdeki
aydan başlamak kaydıyla yüzde 9'luk fiyat artışına
gideceklerini açıklaması üzerine memura zam taleplerini yineleyerek, “hükümet ile yetkili konfederasyon arasında varılan uzlaşma gereği her yıl ocak ve
temmuz aylarında iki kez zam alan memurlar, ilk
defa bu yıl ikinci zammı alamadığı gibi 6 aylık
enflasyon farkından da mahrum kalmıştır
Memur zam üstüne zamla karşı karşıya
bırakılırken maaşlarda bir değişiklik yok. Seyyanen
yapılan komik zamla zaten erimiş olan maaşlar, artan
giderler ve enflasyon karşısında yetersiz kalmaktadır” dedi.
Gereksiz harcamalardan kaçılması ve ortaya çıkan
tasarruflar ile memura yüzde 50 bile zam yapılabileceğine dikkat çeken Erözgün “125 bin makam
aracının 25 bine düşürülmesiyle 1 milyar liralık kaynak bulunabilir. Bir makam aracının aylık asgarî 500
litre yakıt, 2 şoför ve rutin bakım giderleri hesaba
katılırsa kaynak iki katına çıkıyor. Ayrıca Başbakan
Ahmet Davutoğlu'nun Maliye Bakanlığı'ndaki brifingte "israf yaşandığını" belirterek üst sınır konulmasını istediği halde kiralık araçlarla ilgili Meclis
Başkanlığı, gelecek yıl sıfır modelleriyle yenilenecek
kırmızı plakalı 58 makam aracından 29'unu daha lüks
sınıftan tercih etti. Meclis'in makam aracı gideri
gelecek yıl iki katını aşarak 3 milyon 900 bin lirayı
bulacak” şeklinde konuştu.
Memur maaşlarına zam istemediklerini, güncelleme istediklerini belirten Erözgün, şunları söyledi: “Elektriği güncelliyoruz dediniz, yüzde 9 zam
yaptınız, doğal gazı güncelliyoruz dediniz yüzde 9
oranında zam yaptınız, benzini güncelliyoruz dediniz
gün geçmiyor zam yapıyorsunuz. Bu güncellemelerin
hiçbiri zam değilse, memura verdiğinizi de zam
olarak görmeyin, memur maaşlarını güncelliyoruz
deyin ve elektrik ve doğalgaz güncellemesi kadar
yüzde 9′da memur maaşlarını güncelleyin.”
Başkan Akgül Ardeşenliler pikniğine katıldı
HABER MERKEZİAnkara Ardeşen Kültür Derneği’nin düzenlediği sonbahar pikniğinde Ardeşenliler bir araya
geldi. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen pikniğe
katılan Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül,
sosyalleşmeyi ve birlikteliği sağlayan organizasyon
için dernek yönetimine teşekkür etti. Mavi Göl’de
düzenlenen pikniğe Akgül’ün yanı sıra Ak Parti
Mamak İlçe Başkanı Muhammed Abdullah Özer,
Ardeşen Kültür Derneği Başkanı Ahmet Üstoğlu,
dernek yönetimi ve aileler katıldı. Yoğun katılım
ve renkli görüntüler eşliğinde gerçekleşen piknikte
Ardeşenliler, tulum eşliğinde horon teperek memleket hasretini giderdi. Çuval, yumurta ve halat
çekme gibi yarışların da düzenlendiği piknikte
Akgül, Karadeniz Bölgesine özgü üflemeli çalgı
olan tulumu inceledi. Birlik ve beraberliğin önemine değinen Akgül, “Dernekler, birlik, beraberlik
ve kardeşlik duygularının öne çıktığı yerler.
İnsanlığa güzel hizmetler yapmayı kendine amaç
edinmiş derneklerimizin her zaman yanındayız "
dedi. Akgül’e STK’lara verdiği destekten dolayı
teşekkür eden Dernek Başkanı Ahmet Üstoğlu da,
Mamak’ta yapılan yatırımlarla Mamak’ın artık ses
getiren bir ilçe haline geldiğini kaydederek,
Akgül’e başarılarının devamını diledi.
8 Ekim 2014 Çarşamba
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NDAN
5
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI RÜZGARLI SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNİN YASAL SÜRESİNDE ÖDENMEYEN PRİM VE DİĞER ALACAKLARININ 6183 SAYILI
KANUN UYARINCA TAKİBE GEÇİLİP MUTAD YOLLARLA TEBLİĞ YAPILMASININ MÜMKÜN OLMASI NEDENİYLE VUK’UN 103, MADDESİNE İSTİNADEN İLAN YOLUYLA TEBLİĞ
Devamı 6. sayfada
6
8 Ekim 2014 Çarşamba
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NDAN
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI RÜZGARLI SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNİN YASAL SÜRESİNDE ÖDENMEYEN PRİM VE DİĞER ALACAKLARININ 6183 SAYILI
KANUN UYARINCA TAKİBE GEÇİLİP MUTAD YOLLARLA TEBLİĞ YAPILMASININ MÜMKÜN OLMASI NEDENİYLE VUK’UN 103, MADDESİNE İSTİNADEN İLAN YOLUYLA TEBLİĞ
Baş tarafı 5. sayfada
Devamı 7. sayfada
8 Ekim 2014 Çarşamba
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NDAN
7
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI RÜZGARLI SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNİN YASAL SÜRESİNDE ÖDENMEYEN PRİM VE DİĞER ALACAKLARININ 6183 SAYILI
KANUN UYARINCA TAKİBE GEÇİLİP MUTAD YOLLARLA TEBLİĞ YAPILMASININ MÜMKÜN OLMASI NEDENİYLE VUK’UN 103, MADDESİNE İSTİNADEN İLAN YOLUYLA TEBLİĞ
Baş tarafı 6. sayfada
Devamı 8. sayfada
8
8 Ekim 2014 Çarşamba
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NDAN
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI RÜZGARLI SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNİN YASAL SÜRESİNDE ÖDENMEYEN PRİM VE DİĞER ALACAKLARININ 6183 SAYILI
KANUN UYARINCA TAKİBE GEÇİLİP MUTAD YOLLARLA TEBLİĞ YAPILMASININ MÜMKÜN OLMASI NEDENİYLE VUK’UN 103, MADDESİNE İSTİNADEN İLAN YOLUYLA TEBLİĞ
Baş tarafı 7. sayfada
Devamı 9. sayfada
8 Ekim 2014 Çarşamba
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NDAN
9
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI RÜZGARLI SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNİN YASAL SÜRESİNDE ÖDENMEYEN PRİM VE DİĞER ALACAKLARININ 6183 SAYILI
KANUN UYARINCA TAKİBE GEÇİLİP MUTAD YOLLARLA TEBLİĞ YAPILMASININ MÜMKÜN OLMASI NEDENİYLE VUK’UN 103, MADDESİNE İSTİNADEN İLAN YOLUYLA TEBLİĞ
Baş tarafı 8 sayfada
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 12998 (www.bik.gov.tr)
10
SAĞLIK
8 Ekim 2014 Çarşamba
Çocuklarda kalp sağlığına dikkat!..
ERZURUM - Atatürk Üniversitesi Tıp
Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Anabilim Dalı
Kardiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar
Sevimli, çocuklarda kalp krizi sonucu ölümlerin
toplumda çok sık görülen bir durum olmadığını
belirterek, "Önerimiz, periyodik olarak çocuk yaşlarda muayene yaptırılmasıdır. Çocukluktaki kalp
hastalıklarının birçoğu günümüzde cerrahi veya cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edilebilir" dedi.
Sevimli, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Isparta'da 12 yaşındaki ortaokul öğrencisi Şükrü
Ekici'nin, kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesine
ilişkin, kalp krizinin genel bir tabir olduğunu, genellikle kalp damar tıkanıklıklarına kalp krizi ifadesini
kullandıklarını söyledi.
Güncel olarak ritim bozukluklarının da kalp krizi
olarak adlandırıldığını ifade eden Sevimli,
"Çocuklarla erişkinler arasındaki kalp krizi sebepleri
arasında farklılıklar var. Erişkinlerde genellikle
damar tıkanıklığı ve buna bağlı olarak hipertansiy-
Kalp hastalarına,
"KELLE PAÇA"
uyarısı
AFYONKARAHİSAR- CANAN TÜKELAY - Afyon
Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp
ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr.
Osman Tansel Darçın, kalp hastaları için paça ve kelle türü
yiyeceklerin etten daha zararlı olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Darçın, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
kalp krizi geçirmiş, kalbinde stent olan ya da kalp ameliyatı olmuş kişilerin et tüketiminin sınırlı olması gerektiğini
belirterek, Kurban Bayramı'nda söz konusu kişilerin
sakatat tüketiminde dikkatli olması uyarısında bulundu.
Kurbanın kesilmesinin ardından etin dinlendirildikten
sonra tüketilmesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Darçın, şunları söyledi:
"Özellikle kalp hastalarının eti tüketirken daha hassas
davranması gerekir. Kalp hastası veya ameliyatı geçiren
kişiler daha dikkatli olması gerekir. Et, Türk toplumunun
hayatında kuşkusuz vazgeçemeyeceği bir gıda. Toplum
olarak eti çok seviyoruz ve tüketmek istiyoruz. Gençlik
yıllarında edindiğimiz gıda alışkanlıklarımızı yaşlanınca
kolayca değiştiremiyoruz. Bu, sağlık açısından doğru değil.
Hastalara, eti Kurban Bayramı'nda hiç tüketmeyin diyemem ancak dikkatli tüketmelerini tavsiye ediyorum. Kalp
hastaları, az miktarda ve tadacak kadar yemeli. Gıda
mühendisleri, etin haşlama şeklinde tüketilmesini tavsiye
ediyorlar ancak eti haşlama şeklinde yemek halkımızın
genellikle pek de sevmediği bir şey. Bu durumda en azından ızgara olarak tüketilebilinir. Sakatatlardan biraz daha
uzak durmak gerek."
- "Paça, kelle, etten daha zararlı"
Prof. Dr. Darçın, kurbanın paça ve kelle kısmından
yapılan yemeklerden kalp hastalarının uzak durması
tavsiyesinde bulunarak, bu tür yemeklerin, normal et
yemeklerinden daha zararlı olduğunu anlattı.
Kalp hastalarının Kurban Bayramı'nda et tüketimine
dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Darçın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kalp hastalığı bulunan kişiler için ciğer, kelle, paça ve
işkembe türü şeyler etten daha da zararlıdır. Tüketeceğimiz
et eğer dana eti olursa daha iyi olur. Koyun eti, kolesterol
açısından daha zengin ve zararlı. Bu noktada koyun
etinden özellikle kalp hastalarının uzak durmasında fayda
var. Kalp hastalarının daha ziyade az miktarda ızgara
tarzında yapılmış dana etlerden tadımlık olarak yemelerini
öneriyorum." (AA)
ona bağlı olarak hastalıklar ön plandayken, çocuklarda daha çok doğuştan gelen, yapısal kalp hastalıklarıyla alakalı olarak ortaya çıkan problemler var.
Buradaki durumda, çocukluktan gelen yapısal kalp
hastalığı, bir ritim bozukluğundan kaynaklanmış olabilir" diye konuştu.
"Bunların toplumda görülme sıklığı özellikle
çocuk yaşta ortaya çıkan ani ölümler, sık görülen bir
durum değil ancak o aile bireylerinin risk altında
olduğunu söyleyebiliriz" diyen Sevimli, toplumda
erişkinlerdeki gibi endişeye yer verecek bir durumun
söz konusu olmadığının altını çizdi.
Sevimli, çocukluk yaşlarında ortaya çıkan kalp
krizi sonucu ölümlerin daha farklı olduğunun altını
çizerek, "Bunlar eğer tespit edilebilirse ki birçoğu
tespit edilebilir. Ülkemizde özellikle sağlık hizmetlerine her yerde ulaşılabiliyor. Çocuk yaşta geçirilmiş
kalp krizi, bunlar önceden de vardı, yeni ortaya çıkan
bir hastalık değil. Önceden tanı koyulmuyordu bu
hastalıklara.” (AA)
Yeni tüp bebek
kriterlerine destek
ANKARA- YEŞİM SERT KARAASLAN
- Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Hakan Yaralı, Sağlık
Bakanlığının, yumurta dondurulmasına ilişkin
gereklilikleri değiştiren yönetmeliği hakkında,
AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Yeni yönetmelikle "kadınların doğurganlığının korunmasının sağlandığını" ifade eden
Yaralı, "Bu yönetmelikle dondurma süresiyle
ilgili üst bir sınırın verilmemesi de çok isabetli
olmuştur" dedi. Yaralı, şöyle devam etti:
"Aynı şekilde erkeklerde de kemoterapi ve
radyoterapi uygulanmasını
gerektiren tıbbi durum varlığında, biyopsiyle sperm elde edilen
Sağlık Bakanlığının, sadece kemoterapi
hastalarda, menide sperm sayısı
görecek kadınlarda "yumurta dondurçok az ise ve testislerin alınma" kuralını, "yumurta rezervi az her
masını gerektiren operasyon
planı var ise erkek üreme
kadına" uygulanması yönünde revize
hücreleri ve gonad dokusunun
eden yeni düzenlemesi, tıp dünyasınsaklanmasına müsaade edilmektedir.
dan destek gördü.
Gonad hücrelerinin saklanması sırasında hastadan kan alınarak, DNA kimliklendirme
analizi yapılması zorunlu hale getirilmiş olup,
Ergün de yönetmelik değişikliğiyle, bebek
gonad dokularının" saklanma kriterleri, şu şekbu uygulama işlem emniyetini artırması açısınsahibi olamayanların ve ileride böyle bir sorun- ilde yer almıştı:
dan hem hasta hem de merkezler nezdinde
la karşılaşabilecek kadın ve erkeklerin çok
"Erkeklerde üreme hücreleri ve gonad
olumlu bir gelişme olmuştur."
önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade etti.
dokularının saklanmasını gerektiren tıbbi
"Yapılan değişiklikle, kadınlarda üreme
zorunluluk halleri; cerrahi yöntemlerle sperm
-"Yönetmelik, çocuk için
hücreleri ve gonad dokusunun saklanmasını
elde edilmesi halinde, kemoterapi ve radyoterkadınlara ek süre tanıdı"
gerektiren tıbbi zorunluluk hallerine, düşük
api gibi gonad hücrelerine zarar veren tedaviler
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim
yumurtalık rezervi olup henüz doğurmamış
ile üreme fonksiyonlarının kaybedilmesine yol
Üyesi Prof.Dr. Murat Sönmezer de "Daha
açacak olan ameliyatlar öncesinde ve çok az
veya aile öyküsünde, erken menopoz
önceki yönetmelikte olmayan düşük yumurtalık hikayesinin 3 uzman tabipten oluşan sağlık
sayıda sperm olması şeklindedir.
rezervine sahip olan ve çocuk doğurmamış
Kadınlarda üreme hücreleri ve gonad dokukurulu raporuyla belgelendirilmesi maddesi
hastaların, kendi isteklerine bağlı olarak yumur- eklenmiştir" diyen Ergün, bu durumda olan
larının saklanmasını gerektiren tıbbi zorunluluk
ta hücrelerini veya yumurtalık dokularını donhalleri ise kemoterapi ve radyoterapi gibi gonad
kadınların şimdi geleceğe daha umutla bakdurarak saklayabilmeleri çok önemli bir
hücrelerine zarar veren tedaviler ile üreme
malarına olanak sağlandığını söyledi.
gelişmedir" değerlendirmesinde bulundu.
fonksiyonlarının kaybedilmesine yol açacak
Ergün, ayrıca bazı kadınların kariyerlerini
Sönmezer, tüp bebek sertifikasına sahip
olan ameliyatlar (yumurtalıkların alınması gibi
tamamladıktan sonra çocuk sahibi olmak isteolan ve serbest çalışan hekimlerin, hasta işlemoperasyonlar) öncesi şeklindedir.
diklerine işaret ederek, bu yönetmeliğin yaş
lerini tüp bebekle ilgili teşhis ve tedavisini bu
Düşük yumurtalık rezervi olup henüz
nedeniyle çocuk sahibi olmakta geciktiğini
yönetmelikte belirlenen standartları taşıyan
doğurmamış veya aile öyküsünde erken
düşünen kadınlara yeni süre tanıdığını da sözmerkezlerde yasal olarak yapabilmesini hasta
menopoz hikayesinin üç uzman tabipten oluşan
lerine ekledi.
ve hekim mağduriyetini ortadan kaldıran bir
sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi de bu
gelişme olarak değerlendirdi.
kapsamdadır." (AA)
-Yönetmelik
Kadın Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali
İlgili yönetmelikte, "üreme hücreleri ve
Alkol, kemik yoğunluğunu azaltıyor
ANKARA - MERVE YILDIZALP - Hacettepe Üniversitesi (HÜ)
Geriatrik Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezi (GEBAM) Müdürü
Prof. Dr. Yeşim Gökçe Kutsal, "Alkol kullanan kişilerde düşmelere bağlı
kemik kırıkları ve kırıkların komplikasyonları yaşamı tehdit edecek
boyutlara varabiliyor" dedi.
Prof. Dr. Kutsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilerleyen yaşlarda
alkol içiciliğinin sağlık açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu bildirdi.
Alkolün pek çok hastalığa neden olduğu, sosyal ve psikolojik açıdan
ciddi sorunlar yarattığına dikkati çeken Kutsal, tedavinin alkol alımının
sonlandırılması veya aza indirgenmesi açısından hastaya yardım ettiğini
söyledi.
Kutsal, alkolün kalp, damar, karaciğer, beyin, kemik ve sinirler olmak
üzere pek çok organ grubunu etkilediğini, uyku bozukluklarına, psikolojik ve sosyal sorunlara, beyin damar hastalıklarına bağlı felce sebep olabileceğini ifade etti.
Alkol kullanımının, reflekslerde yavaşlama sonucunda başta trafik
kazaları olmak üzere, çeşitli kazalara neden olduğunu belirten Kutsal,
ayrıca dengesizlik, sinir uçlarının tutulmasına bağlı olarak el ve özellikle
ayaklarda uyuşmalarla seyreden kuvvet kayıplarını meydana getireceğini
vurguladı.
Aşırı alkol alımının kemik yoğunluğunu azalttığı ve kırıklara zemin
hazırladığı konusunda yeterli kanıtlar olduğuna dikkati çeken Kutsal,
"Özellikle alkoliklerde kemik kaybı çok sık görülüyor. Aşırı alkol tüketimi kadın ve erkekte kemik yoğunluğunu azaltmakla birlikte, dengesizliği
ve düşme riskini de artırdığı için ayrı bir risk faktörü olarak ortaya çıkıyor. Alkol kullanan kişilerde düşmelere bağlı kemik kırıkları ve kırıkların
komplikasyonları yaşamı tehdit edecek boyutlara varabiliyor" diye
konuştu.
Alkolün kanser riski de yarattığını vurgulayan Kutsal, gırtlak, yemek
borusu, mide, pankreas kanseri yapabileceğini beslenme sorunlarına da
yol açtığını belirtti.
Alkolün pek çok ilaçla etkileşime girdiğini de ifade eden Kutsal, şunları kaydetti:
"Ağrı kesiciler alkol ile alınırsa mideye ve karaciğere zarar verir,
pıhtılaşmayı azaltarak kanama riskini artırır. Kan sulandırıcı ilaçlar alkol
ile alınırsa, kan sulandırma etkisi ve kanama riski artar. Yatıştırıcı ilaçlar
alkol ile alınırsa yatıştırma etkisi artar, sersemlik hali, bilinç kaybı ve
koma olabilir. Diyabet ilaçları alkol ile alınırsa, mide bulantısı, kusma,
kızarma, baş ağrısı, terleme ve kandaki şeker düzeyinde beklenmedik
dalgalanmalara neden olur. (AA)
Ameliyatlarda "derin yerlere" dikiş atan cihaz geliştirildi
DENİZLİ (AA) - İBRAHİM SÜZER
- Pamukkale Üniversitesi (PAÜ)
Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Aysun Karabulut ve ekibi hazırladıkları
projeyle ameliyatta dikiş atmaya
yarayan cihaz geliştirdi. "Sonay" adı
verilen cihazın ameliyatlarda başarı
sağlanmasının ardından patenti alınarak
üretimi yapıldı.
Karabulut, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, kadın hastalıkları ameliyatlarında vajinal bölgedeki rahatsızlıklarından dolayı, bölgenin daha fazla
açılmasının önüne geçmek ve ameliyatın
süresini kısaltmak için muadilleri bulunan dikiş atma cihazı geliştirme fikri
doğduğunu, hastane doktorlarından oluşturulan
ekiple çalışmalara başladıklarını ifade etti.
Kısa sürede ürünün tasarımının gerçekleştirdiklerini ve prototipini yapacak firma
arayışına girdiklerini anlatan Karabulut,
Samsun'dan bir firmanın kendilerine yardımcı
olduğunu ve cihazın prototipini yaptıklarını
süreli kullanılmasıdır."
kaydetti.
Yeni cihazı 15 hastanın ameliyatında ve PAÜ
Hastanesi'nde yapılan "Canlı Ürojikolojik
Cerrahi Çalıştayı"nda denediklerini belirten
Karabulut, şunları söyledi:
"Bazı kadın hastalıkları ameliyatlarında derin
bölgelere dikiş atmak için vajinal bölgeyi
açmamız gerekiyor. O bölgede damarlar var,
dolayısıyla kanamaya müsait bir alan. O
nedenle çok fazla açmaya gerek kalmadan
cihazın iğnesini oradan geçirebiliyoruz. Cihaz,
ipi alıyor bir yerden diğer tarafa geçiriyor ve
dikiş atıyor. Yaptığımız denemelerde başarı
elde ettik. Cihaz, basit şekliyle kadınların kullandığı tığa benziyor. Geliştirdiğimiz cihazın
diğerlerinden farkı daha ince olması ve uzun
- "Ameliyatlar daha
hızlı tamamlanıyor"
Cihazın hastaya ve cerraha büyük
kolaylık sağladığını vurgulayan
Karabulut, "Cihaz, kadın hastalıklarında
vajinal derin bölgelerde dikiş atmaya
yardımcı oluyor. Sadece bizim
branşımızda değil vücudun derin bölgelerindeki ameliyatlarda kullanılabilir.
İnce ve uzun olduğu için, dikiş atacağımız bölgede çok fazla açma yapmanıza gerek kalmıyor. Cerrahtan ve
tecrübesizlikten kaynaklanan sıkıntıları
azaltıyor, daha derine daha çabuk
operasyon kolaylığı sağlıyor. Hastanın
cerrahisi daha hızlı tamamlanıyor, iyileşme
hızı da daha erken oluyor. Hem hasta konforunu hem de cerrah konforunu sağlıyor" diye
konuştu.
Karabulut, cihaza proje ekibini temsilen
"sonay" ismini verdiklerini patentinin de alınarak üretimine başlandığını sözlerine ekledi.
dış dünya
8 Ekim 2014 Çarşamba
11
İran Kürdistan
Demokrat
Partisi (İKDP)
Genel
Sekreteri Halit
Azizi,
İranlı Kürtler de “çözüm süreci” istiyor
ERBİL - İran Kürdistan Demokrat Partisi
(İKDP) Genel Sekreteri Halit Azizi,
Türkiye'deki çözüm sürecinin bir benzerinin
Tahran yönetimi tarafından başlatılmasını arzuladıklarını söyledi.
Azizi, Erbil kentinin Köysancak ilçesinde
AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'deki
çözüm sürecine ilişkin, "Türkiye barışçıl yollarla
Kürt meselesini çözmek istiyor. Bu çok iyi bir
şey. Bu süreçte Türkiye hükümetini sonuna
kadar destekliyoruz" dedi.
Ülkelerinin de Türkiye'yi örnek almasını
istediklerini dile getiren Azizi, "İranlı yöneticiler
bir yıl önce Kürt meselesini çözmek için inisiyatif aldı. Ancak ilerleme kaydedilmedi. İran'ın,
Türkiye'yi örnek almasını istiyoruz" diye konuş-
tu.
AK Parti hükümetinin başlattığı çözüm süreci ve demokratikleşme çabasını çok önemsediklerini vurgulayan Azizi, şunları söyledi:
"İran parti çalışmalarına izin verir ve sivil
topluma imkan tanırsa, silah taşımak zorunda
kalmayız. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani seçim
propagandası döneminde, Anayasa'nın bazı maddelerinde düzenleme yapacağı yönünde
vaatlerde bulundu. Bu düzenlemelere göre siyasi
partilerin önü açılacak ve politik çalışmalar daha
özgür yapılacaktı. Fakat hiçbir gelişme hayata
geçirilmedi. İran yönetimi, üçüncü taraflar
aracılığıyla bizimle irtibata geçti ve taleplerimizi
öğrenmek istedi. Biz de şunu söyledik, 'Ne biz
İran devletini yıkabiliriz, ne de İran Kürt halkını
yok edebilir. Kürt meselesi siyasi bir meseledir
ve siyasi çözümler gerekiyor. Türkiye'nin yaptığını yapın. Onlar yaptı siz geri kaldınız."
İran'da yeniden şiddet olaylarının başlama
ihtimaline ilişkin yıllardır sürdürdükleri tavırlarında değişiklik olmadığını ifade eden Azizi,
"Sınırlı eylemlilik tavrında bir değişiklik yoktur.
Son dönemdeki olaylar da İran askerlerinin
Peşmergelerimize pusu kurması sonucu olmuştur. İran askerlerine yönelik saldırı yapmıyoruz.
Parti olarak askeri güçlerimiz var, ayrıca ülke
içinde binlerce silahlı üye ve taraftarlarımız
mevcut. Silahlı mücadeleyi tekrar yoğunlaştıracak güce sahibiz. Parti yönetimi olarak bütün
seçenekleri tartışıyoruz" değerlendirmesinde
bulundu. (AA)
Aliyev: “İslam
dünyasında
yaşanan gelişmeler
bizi tedirgin ediyor”
BAKÜ - Azerbaycan Cumhurbaşkanı
İlham Aliyev, İslam dünyasında yaşanan
çatışmalardan ve Avrupa'da artan
ırkçılıktan tedirgin olduklarını
belirterek, buna kayıtsız kalınmaması
gerektiğini bildirdi.
4. Bakü Uluslararası İnsani
Forumu'nun açılışında konuşan Aliyev,
Azerbaycan'ın bulunduğu konum
dolayısıyla hem Avrupa'yı hem de İslam
dünyasını çok iyi tanıdıklarını ifade
ederek, medeniyetler arası diyaloğun
gelişmesi için katkı yapmaya hazır
olduklarını kaydetti.
Azerbaycan'ın İslam aleminin bir
parçası olduğunu hatırlatan Aliyev,
"İslam dünyasında yaşanan gelişmeler
bizi tedirgin ediyor. Çatışmalar, savaşlar
ülkeleri tahrip ediyor. Buna kayıtsız
kalamayız. Avrupa'da da göçmenlere
karşı tutum değişiyor ve ırkçılık giderek
artıyor. Bu durumdan da tedirginiz"
dedi.
Çok kültürlülüğe saygıyla yaklaşılan
Azerbaycan'da, tüm halkların dostluk ve
kardeşlik içinde yaşadığını vurgulayan
Aliyev, "Bu, tarihimizden gelen bir özellik. Ülkemde hiçbir zaman dini ve milli
çatışma yaşanmadı, bu da bizim servetimizdir" diye konuştu.
Azerbaycan-Ermenistan arasındaki
sorunları da hatırlatan Aliyev, iki ülke
arasındaki çatışmanın bölgenin geleceği
için tehlike oluşturduğunu kaydetti.
Hocalı'da Azerbaycanlılara karşı
"soykırım" yapıldığnı hatırlatan Aliyev,
Azerbaycan topraklarının işgal edildiğini
ve bir milyondan fazla insanın topraklarını terketmek zorunda kaldığını dile
getirdi.
Aliyev, şöyle konuştu:
"Uluslararası kurumların işgalin sonlandırılmasına yönelik çok sayıda kararı
bulunuyor. Ermenistan ise bu kararları
hiçe sayıyor. Azerbaycan'a karşı çifte
standart uygulanıyor. Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) bazı
kararları saatler içerisinde uygulanırken,
konu Azerbaycan olunca 20 yıldır bekliyorlar ve Ermenistan'a yaptırım uygulamıyorlar."
Forum kapsamında "Çok kültürlülüğün kıyaslamalı uygulanması",
"Digital zamanda medyanın transformasyonu", "Araştırmacı gelişimde bilimler arasındaki entegrasyonun rolü",
"21. Yüzyılda moleküler biyoloji" gibi
konularda yuvarlak masa toplantıları
yapılacak. (AA)
ABD Gizli Servisi’nin başı,
skandallardan kurtulmuyor
WASHINGTON- ERKAN AVCI - Dünyanın en iyi korunan
yerlerinden biri olarak gösterilen Beyaz Saray'a bıçaklı bir şahsın
demir parmakları aşarak girmesi, ABD Başkanı Barack
Obama'nın ve Beyaz Saray'ın güvenliğinden sorumlu Gizli
Servis'in son yıllarda karşı karşıya kaldığı skandallarından sadece
biri.
İki hafta önce Irak gazisi Omar Gonzalez'in Beyaz Saray'ın
demir parmaklıklarından atlayarak Başkan'ın konutuna rahatça
girebilmesi, Gizli Servis'e yönelik eleştirileri bir kez daha gündeme getirdi. Olayın ardından eleştiri oklarının hedefi haline
gelen Gizli Servis Direktörü Julia Pierson, dün istifa etmek zorunda kaldı.
Başkan Obama ve Beyaz Saray'ın güvenliğinden sorumlu
Gizli Servis'in kamuoyundaki itibarı, son yıllarda yaşanan çok
sayıda skandal sonucu zedelendi.
Kasım 2009'da Başkan Obama'nın Hindistan Başbakanı
Manmohan Singh onuruna Beyaz Saray'da verdiği devlet
yemeğine davetsiz iki misafir katıldı. Tüm güvenlik önlemlerini
ellerini kollarını sallayarak geçen Tarık ve Michaele Salahi çiftinin, Obama'yla tokalaşması ekranlara da yansıdı. Dönemin Gizli
Servis direktörü Mark Sullivan, Salahi ailesinin hiçbir soruyla
karşılaşmadan, davetli listesinde isimlerinin olup olmadığı kontrol
edilmeden içeri girebilmeleri ve başkan Obama'ya tokalaşabilmelerinden büyük "utanç" duyduğunu ifade etti.
Kasım 2011'de Beyaz Saray'ın önüne gelen bir kişi,
Obama'nın kızlarından Sasha içerideyken yarı otomatik silahla
konuta ateş açtı. Gizli Servis sorumlusu, duyduğu sesin otomobil
egzozundan kaynaklandığını düşünerek, elemanlarına saldırı
pozisyonuna geçmelerine gerek olmadığını söyledi. Gizli Servis,
kurşunların binaya isabet ettiğini ancak dört gün sonra bir
hizmetlinin binada kırık cam olduğunu bildirmesiyle fark edebildi.
Nisan 2012'de Kolombiya'da çok sayıda liderin katıldığı
Amerika Zirvesi'ne giden Başkan Obama'nın korumaları, bu kez
yüz kızartıcı bir olaya imza attı. Obama'nın güvenliğini sağlamak
için Cartagena'ya giden Gizli Servis ekibinin adı, fuhuş skandalına karıştı. Aşırı alkol aldıktan sonra kaldıkları otele hayat kadınlarıyla dönen 8 görevli, başkent Washington'a çağrılarak açığa
alındı. Olay, "Gizli Servis tarihinin en büyük skandalı" olarak
gazetelerde yer aldı.
Mayıs 2013'te başkent Washington'daki Hay-Adams otelinden
gelen ihbarı değerlendiren Gizli Servis yöneticisi Ignacio Zamora,
bir kadının odasına zorla girmeye çalıştı. Zamora, daha önce aynı
odada kalırken Gizli Servis'e ait silahtan bir kurşunu düşürdüğünü
ve kurşunu geri almak için odaya girmek istediğini söyledi.
Olayla ilgili soruşturma sırasında diğer bir Gizli Servis yöneticisiyle söz konusu kadına cinsel içerikli elektronik postalar gönderdiği ortaya çıkan Zamora, işini kaybetti.
Gizli Servis ajanları, Mart 2014'te bu kez Amsterdam'da
Başkan Obama'nın turuna gölge düşürdü. Obama'yı korumakla
görevli bir Gizli Servis ajanı, otel koridorunda sarhoş, kendinden
geçmiş halde bulundu. Obama'nın Hollanda'ya gelişinden bir gün
önce patlak veren skandalır ardından, sarhoş ajanla diğer iki ajan
disiplin cezası verilerek ABD'ye geri gönderildi.
16 Eylül 2014'te Atlanta'daki federal Hastalık Kontrol ve
Önleme Merkezi'ni ziyaret eden Obama'nın, saldırı ve darptan üç
kez mahkum edilmiş bir özel güvenlik görevlisiyle aynı asansöre
bindirildiği ortaya çıktı. Görgü şahitleri, özel güvenlik
görevlisinin Gizli Servis ajanlarının tüm uyarılarına rağmen
Obama'yı telefonuyla görüntülemeye devam ettiğini anlattı.
Obama asansörden indikten sonra ajanlar tarafından sorgulanan
güvenlik görevlisi hakkında üç mahkumiyet kararı olduğu bulundu. Ajanların, sorgulama sırasında silahını teslim eden güvenlik
görevlisinin silahlı olduğunu o ana kadar fark etmediği kaydedildi. (AA)
Gazze’de sağlık
felekati uyarısı
GAZZE - İsrail saldırıları sonrası elektrik ve su sıkıntısı yaşayan Gazze Şeridi'nin "çevre felaketiyle" karşı
karşıya olduğu belirtildi.
Su ve Kanalizasyon İdaresi Müdürü Munzir Şeblak,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nde
elektrikler uzun süreli kesildiği için su şebekesinin kısıtlı
çalıştığını, bu nedenle de suyun çok sayıda eve ulaşamadığını söyledi.
Devam eden elektrik kesintilerinin çevresel felaketlere
yol açabileceği uyarısında bulunan Şeblak, "Saldırılar
sırasında ve sonrasında atık suları arıtmaksızın doğrudan
denize akıtmak zorunda kaldık. Bu nedenle sağlık
felaketiyle karşı karşıya kalabiliriz. Gazze Şeridi'ndeki
yeraltı su kaynakları yetersiz ve yüzde 95'i içmeye elverişli değil" diye konuştu.
Şeblak, elektrik ve su krizinin çözülmesi için uluslararası toplumdan yardım talep ederek, "İsrail,
saldırılarda 3 su arıtma tesisi, 11 su deposu ve 26 kuyunun
yanı sıra onlarca kanalizasyon şebekesini bombaladı.
Saldırılar nedeniyle su ve kanalizasyon sisteminde meydana gelen hasarlar 34 milyon dolara ulaştı.” (AA)
Bosna'da yakılan
devlet arşivi
yenilendi
SARAYBOSNA - BosnaHersek’te Şubat ayında çıkan olaylarda yakılan Cumhurbaşkanlığı
binasının alt katındaki arşiv bölümü
TİKA'nın katkılarıyla yenilendi. 150
metrekarelik deponun yenilenmesi
için 150 bin Euro harcandı.
Yenilenen arşivin açılış törenine
katılan Bosna-Hersek
Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyesi
Bakir İzzetbegoviç, verdikleri katkı
dolayısıyla TİKA ve Türk halkına
teşekkür etti. İzzetbegoviç, “Ama
birilerinin kendi devletinin arşivlerini ateşe vermeleri için yönlendirildiklerini hatırlamak bize acı
veriyor. Bu şehrin kuşatıldığını
gören, top ve bombaların atılmasına, keskin nişancılara sabreden
insanlar, Bosna'nın simge kurumlarını ateşte gördükleri zaman çok
zor durumda kaldı." dedi.
İzzetbegoviç, Bosna-Hersek'in
demokratik bir devlet olduğunu
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
hatırlattı yönetimi meşru yollarla
değiştirmek isteyen insanları gelecek hafta yapılacak seçimlerde oy
kullanmaya davet etti.
TİKA Başkan Yardımcısı Ali
Maskan ise tarihi olmayan bir milletin geleceğinin de olmadığını ve
arşivlerin her devlet için çok önemli
olduğunu hatırlattı. Arşivdeki eserlerin Türkiye açısından da önemli
olduğunu dile getiren Maskan,
“Yüzlerce yıllık ortak tarihimizin de
birer şahidi olan bu eserlerin korunması bizim bundan sonraki dostluk
ve kardeşliğimizin de zeminini oluşturacaktır.” dedi. Maskan, BosnaHersek’teki ortak tarihi eserlerin
restorasyonu için çalışmaları
sürdüreceklerini dile getirdi.
Bosna-Hersek Arşivi Müdürü
Duşan Vırjina, daha arşivden
dumanlar tüterken gelen ve her
şeyin listesini oluşturarak çalışama
yapan TİKA'ya teşekkür etti. (CHA)
6
7
8
9
10
haber
8 Ekim 2014 Çarşamba
SOLOTÜRK'ün
merak edilenleri
F-16 savaş uçaklarının modern ve
yüksek performansını, kabiliyetlerini sunmak
amacıyla
gösteriler yapan
SOLOTÜRK, 20
dakikalık uçuşunda 3,5 ton yakıt
harcıyor.
Fehmi KORU
[email protected]
SOLOTÜRK'ün
merak edilenleri
BALIKESİR - ZAFER AKPINAR EMRAH ELMAS - Gösterilerinde en düşük 200,
en yüksek bin 200 kilometre hıza ulaşan, eşsiz
hareketleriyle dosta güven, düşmana korku salan
ekip, "SOLOTÜRK kalkışı" ve "SOLOTÜRK
tonosu" ile dünyada yakından tanınıyor.
SOLOTÜRK İkinci Gösteri Pilotu Yüzbaşı
Erhan Günar, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
F-16 uçağının kabiliyetlerini, kullanımı için
gereken yüksek seviyedeki bilgi ve beceriyi izleyiciye bir gösteri şeklinde sunmaya çalıştıklarını
belirterek, gösteri uçuşlarının Türk Hava
Kuvvetlerinin sahip olduğu modern ve yüksek
performanslı tek kişilik F-16 uçağıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
Ekipte yaklaşık bir yıldır bulunduğunu ifade
eden Günar, "SOLOTÜRK'e girişim kendi
isteğimle oldu. Ailemin desteği ve komutanlarımızın takdiriyle SOLOTÜRK gösteri
pilotluğuna seçildim" dedi. SOLOTÜRK'ün, 2010
yılında temelleri atılan ve 2011'de de Türk Hava
Kuvvetlerinin 100'üncü yılında Türk halkına
armağan olarak doğduğunu anlatan Günar, ekipte
iki pilot, iki basın ve halkla ilişkiler ile 9 bakım
personeli bulunduğunu aktardı.
Özel olarak tasarlanan uçağın üzerindeki tüm
sembollerin bir anlamı olduğunu vurgulayan
Günar, şöyle devam etti:
"Uçağın üzerindeki kesik kesik siyah çizgiler,
Türk Hava Kuvvetlerinin, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin ne kadar doğru ve hızlı karar
verdiğini temsil eder. Çizgilerin bittiği sırt böl-
HSYK üyeliği için
61 aday yarışacak
ANKARA - Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 12 Ekim'de yapılacak
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçiminde yarışacak adayların kesin listesini, ''www.ysk.gov.tr'' adresli internet sitesinden yayımladı.
HSYK'nın 10 asıl 6 yedek üyesini belirlemek üzere 12 bin 520'si adli,
bin 474'ü idari yargıdan olmak üzere 13 bin 994 hakim ve savcı oy kullanacak. 12 Ekim'deki seçimde adli yargıdan 7 asıl, 4 yedek üye, idari
yargıdan 3 asıl 2 yedek üye belirlenecek. Üyeler 4 yıl görev yapacak.
Yargıda Birlik Platformu ile Yargıçlar ve Savcılar Birliğinin
(YARSAV) desteklediği adaylarla seçime bağımsız girdiğini belirten
adaylar olmak üzere, 48'i adli, 16'sı idari yargıdan 64 aday YSK'ya
başvurmuştu.
Adaylık başvurularını değerlendiren YSK, müracaatlerin
tamamının kabulüne karar vermişti. Ancak adaylardan Adana
Cumhuriyet Savcısı Süleyman Bal, İzmir Cumhuriyet Savcısı Feridun
Süzer ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı
Hüseyin Baş adaylıktan çekildi.
Buna göre, adli yargıdan 45, idari yargıdan ise 16 adayın başvuruları
kabul edildi.
YSK seçim takvimine göre, kesinleştirilen aday listesi,
''www.ysk.gov.tr'' adresli internet sitesinden yayımlandı. Adaylıkları
kesinleşenlerin, soyadları esas alınarak alfabetik sıraya göre oy pusulasındaki yerleri belirlendi ve söz konusu sitede özgeçmişlerine buna
göre yer verildi.
Kesinleştirilen aday listeleri dikkate alınarak, oy pusulalarının adli ve
idari yargı olarak ayrı ayrı basımına başlanacak.
Kesinleşen aday listesi çerçevesinde, adli yargıdaki 45 adayın 7'si, 16
kişilik idari yargı listesinin ise 2'si kadın.
ADLİ YARGI ADAY LİSTESİ
Kesinleşen listelere göre adli yargı adaylarının isimleri şöyle:
Yaşar Akyıldız Ankara 4. Aile Mahkemesi Hakimi
Arif Alemdar, Yargıtay Savcısı
Turgay Ateş, Denizli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı
Murat Aydın, Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi
Mustafa Bağarkası, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı
Aydın Başar, Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi
Bilgin Başaran, HSYK Genel Sekreteri
İdris Berber, HSYK Tetkik Hakimi
Hüsnü Çalmuk, Kocaeli Hakimi
İsa Çelik, HSYK Kurul Başmüfettişi
İlker Çetin, Uşak Cumhuriyet Başsavcı Vekili
Ahmet Çiçekli, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı
Cengiz Topel, Çiftcioğlu Bakırköy Cumhuriyet Savcısı
Süleyman Demirel, Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı
Mehmet Durgun, İstanbul Hakimi
Cihan Ergün, Uşak Cumhuriyet Savcısı
Orhan Gödel, Bakırköy Hakimi
Murat Gökçe, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcısı
Teoman Gökçe, HSYK Üyesi
Ayşe Neşe Gül, Ankara Hakimi
Mehmet Güven, Yargıtay Tetkik Hakimi
Necmettin Karabacakoğlu, Yargıtay Cumhuriyet SAvcısı
Mustafa Karadağ, Ankara 11. Aile Mahkemesi Hakimi
Mehmet Kaya, Manisa Cumhuriyet Savcısı
Ramazan Kaya, Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili
Leyla Köksal, Ankara 8. İş Mahkemesi Hakimi
Nuh Hüseyin Köse, İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesi
Hakimi
Selahaddin Menteş, Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
İbrahim Okur, HSYK 1. Daire Başkanı
Nesibe Özer, HSYK 2. Daire Başkanı
Ayşe Sarısı Pehlivan, İzmir 16. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimi
Yeşim Sayıldı, İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi Hakimi
Alaettin Soylu, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet
Başsavcısı
Kemal Şahin, Küçükçekmece 2. Aile Mahkemesi Hakimi
Zeynep Şahin, Yargıtay Tetkik Hakimi
Berrin Lale Şenoymak, İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi
İbrahim Fikri Talman, İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesi
Hakimi
Ömür Topaç, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcı Vekili
Hayrettin Türe, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı
Hasan Ünal, Yargıtay Tetkik Hakimi
Levent Ünsal, Yargıtay Tetkik Hakimi
Dursun Yalçınkaya, Ankara Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi
Metin Yandırmaz, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcısı
Mehmet Yılmaz, HSYK Kurul Başmüfettişi
Bülent Yücetürk, Ankara Cumhuriyet Savcısı
gemizde bir yıldızımız var. O yıldızın anlamı ise
Türk Hava Kuvvetlerinin, 21'inci yüzyılda
dünyanın yıldızı olacağı anlamına geliyor.
Kuyruktaki Anadolu kartalları, Anadolu'nun
bağrında yetişen kartaldır. Onu da değerli kılmak
anlamında altın rengine boyanmıştır. Sol kanat
üzerinde bir kartalımız var, her zaman görünmüyor. Ters ışıkta görünüyor. Bunun anlamı da ters
durumlarda, kötü durumlarda, Allah korusun,
Türk Hava Kuvvetlerinin, Türk halkının her
zaman yanında olacağını gösteriyor."
Günar, gövde altındaki ay yıldızı ise "Nereden
bakılırsa bakılsın Türk bayrağını başımız dik ve
yukarıda görmek isteyişimizden dolayı
resmedilmiştir" diyerek açıkladı.
(AA)
Bakanlar Kurulu
yürüyecek
ANKARA - Türkiye Halk
Sağlığı Kurumu Başkanı Prof. Dr.
Seçil Özkan, Dünya Yürüyüş Günü
ile ilgili olarak, "Dünya Yürüyüş
Günü, tatile denk geldiği için 13
Ekim'de Bakanlar Kurulumuz bir
yürüyüş yapacak. Başbakanımızın
başkanlığında Meclise yakın bir
yerde yürüyüş yapacağız, arkasından
Bakanlar Kuruluna geçecekler" dedi.
Bera Otelde, Sağlık Bakanlığı ve
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa
Bölgesi işbirliği çerçevesinde hazırlanan ve ülke raporunun açıklanacağı
"Bulaşıcı olmayan hastalıklara yönelik daha iyi sonuçlar için sağlık sistemi zorlukları ve fırsatları" konulu
toplantı gerçekleştirildi.
Toplantı sonrası raporun sonucuyla ilgili gazetecilere açıklamada bulunan Özkan, Türkiye'de ortaya çıkan
hastalıkların tedavisinde raporun yol
gösterici olacağını söyledi.
Özkan, ülkede nüfusun giderek
yaşlandığını ve bu yüzden kronik
hastalıklarla karşılaşma sıklığının da
artacağına işaret etti.
Kronik hastalıklardan korunmak,
kaliteli ve sağlıklı yaşamak için belli
şeyler yapılacağını belirten Özkan,
"İlk olarak risk faktörleriyle savaşacağız. Fiziksel aktivite yapma
konusunda toplumumuzun farkındalığını artıracağız ve fiziksel aktif
olarak yaşayan bireyler olmaya
çalışacağız" ifadesini kullandı.
Sağlık Bakanlığı olarak her ayın
son pazar gününde sağlık yürüyüşlerinin yapıldığını hatırlatan Özkan,
yürüyüşlerin bundan sonra her hafta
pazar günü yapılacağını ve yürüyüşe
diğer kamu kurum ve kuruluşlarının
da katkı vereceğini kaydetti.
Bütün bunların yapılabilmesi için
Türkiye'de sağlık alanında çok sektörlü çalışılması gerektiğinin altını
çizen Özkan, "Birçok bakanlığın olacağı bir yapılanmanın olması
gerekiyor. Sağlık Bakanlığının
geliştirdiği 'çok sektörlü sağlık
sorumluluğu projesini'
Başbakanımıza sunduk ve olur aldık.
Bundan sonra da hayata geçirilmesi
için mevzuat hazırlığına da başladık"
diye konuştu.
Özkan, yakın zamanda gıda sektörüyle de bir çalıştay hazırlayacakları bilgisini verdi.
Şu anda 3 bin 500 nüfusa bir aile
hekimi düştüğünü, her 2 bin nüfusa
bir aile hekimi düşmesini planladıklarını da bildiren Özkan, "Aile
hekimleri kendine kayıtlı bilgileri
sistemden takip ediyorlar. Aile
hekimleriyle görüşmelerimizde,
koruyucu hizmetlerin çok daha
önemli olduğunu ifade ediyorlar.
Aşılama yüzdelerinde çok iyi gidiyoruz, bebek-çocuk izlemlerinde de
çok iyi gidiyoruz. Biz, el birliğiyle
fedakarlık içindeyiz" dedi.
(AA)
Yoksulluk en fazla
Akdeniz'de geriledi
gerçekleşti.
Bu kapsamda, Akdeniz, geçen
yıl yoksul sayısının en fazla gerilediği bölge oldu. Bölgedeki yoksul sayısı 1 milyon 298 bin'den 1
milyon 73 bin'e düştü.
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir
medyan gelirin yüzde 50'si dikkate
alınarak belirlenen yoksulluk
sınırına göre, yoksulluk oranı
geçen yıl bir önceki yıla göre
İstanbul'da 1 puan düşerek yüzde
8,6'ya, Batı Marmara'da 2,4 puan
ANKARA - AYŞENUR
düşerek yüzde 10,6'ya geriledi.
SAĞLAM - Geçen yıl, yoksul sayısı
Söz konusu oran Ege'de yüzde
Türkiye'nin tüm bölgelerinde azalırken,
11,6'dan yüzde 11,1'e, Doğu
Akdeniz Bölgesi, yoksulluk oranının
en fazla düştüğü bölge oldu. Bölgedeki Marmara'da yüzde 10,8'den yüzde
9,1'e, Batı Anadolu'da yüzde 12,9'dan
yoksulluk oranı yıllık bazda 2,5 puan
yüzde 11,1'e, Akdeniz Bölgesinde
düşerek yüzde 11,2'ye geriledi.
yüzde 13,7'den yüzde 11,2'ye, Orta
Türkiye İstatistik Kurumunun
Anadolu'da yüzde 12,4'den yüzde
(TÜİK) ''Gelir ve Yaşam Koşulları
Araştırması''na göre, geçen yıl İstanbul 10,6'ya, Batı Karadeniz'de yüzde
12'den yüzde 11,1'e düştü.
Bölgesi için belirlenen eşdeğer haneYoksulluk oranı, Doğu
halkı kullanılabilir medyan gelirin
Karadeniz'de
2,1 puan, Kuzeydoğu
(gelirler küçükten büyüğe doğru sıraAnadolu'da 1,4 puan, Ortadoğu
landığında ortaya düşen değer) yüzde
Anadolu'da ve Güneydoğu Anadolu'da
50'sinin altında yıllık kazanca sahip
0,9 puan azaldı. (AA)
kişi sayısı 1 milyon 134 bin olarak
İslâm adına savaş, ya da
hokkabazlık
[email protected]
12
Hayatını Kobani (Ayn-el Arab) saldırısında kaybetmiş bir militanın ölümünü, ailesine, ‘‘Sizi tebrik ederiz, oğlunuz şehit oldu’’
diye duyurmuş IŞİD örgütü...
Bugün hâlâ bayram, insafı elden bırakmayayım, bu sebeple
sadece ‘‘Tövbe, tövbe’’ demekle yetiniyorum...
Savaşlar insanın vahşetinin disipline edilmiş biçimidir. En
çetrefil sorunları bile oturup konuşarak çözmek mümkünken,
eskilerde pazu gücü şimdilerdeyse silâh gücü fazla olanlar, bu
üstünlüklerini, karşı taraf üzerinde kalıcı olacağını umdukları
sonuç için kullanmaya kalkıştıklarında, buna, ‘savaş’ deniyor.
Tabii yalnızca güç kullanan taraf yok savaşlarda; bir de
karşılarında güç kullanılan, kendilerini veya topraklarını korumak
için çatışmayı göze alanlar da var; esir düşmemek, köle veya
cariye olmamak, vatan, millet ve din için veya namus belâsına
savaşanlar...
İşte bu ikinci grupta yer alıp saldırıya uğrayanlardan savaşta
hayatına kaybedenlere ‘şehit’ deniyor...
Yoksa haksız ve adaletsiz bir savaşta ölenler ‘şehit’ sayılmaz...
Dindar Hıristiyanlar için ‘haksız ve adaletsiz savaş’ sadece
hukuki bir kavram değil, aynı zamanda dinî bir tanımlama da...
George W. Bush’un 2003 yılında Irak’ı işgal hevesine kapıldığı
günlerde, ABD’de, bir grup ilâhiyatçı, açılacak savaşın din
açısından meşruiyetini tartışmaya açmışlardı.
Saint Augustine’den Thomas Aquinas’a uzanan çizgiye saygı
duyanlar, bir savaşın ‘meşru’ sayılabilmesi için hak ve adalete
uygun olması gerektiğine inanıyor. Bunun da asgari şartı,
savaşın, bir devlet tarafından, kişisel veya zümresel kazanç
hesabı olmaksızın ve sonunda mutlaka ‘barış’ aranmak üzere
açılmasıdır...
İslâm dini ise savaşı ancak saldırıya uğrayanlar, canı, malı ve
namusu tehlikeye düşenler için meşru görmüş, savaşırken de
aşırıya kaçmamayı, yaşlılar, kadınlar ve çocuklara asla kötü
davranmamayı öğütlemiştir.
Öyle her kafasına esen örgütleşip ‘düşman’ bellediği birilerine
karşı savaş açamaz; açarsa bu İslâmî açıdan ‘meşru’ sayılmaz;
meşru olmayan bir saldırıda hayatını kaybeden de elbette ‘şehitlik’ mertebesini kazanamaz...
Gerçek bu iken ve bu bilgiler herkesin erişebileceği kaynaklarda açık biçimde yer alırken, ‘IŞİD’ adına Kobani (Ayn-el Arab)
ve benzeri yerleşim yerlerine saldırırken hayatını kaybetmiş
birinin ailesine ‘‘Ne mutlu size’’ diye başlayan teselli cümleleri
sarfetmek ancak ‘‘Tövbe, tövbe’’ tepkisi çekecek bir büyük yanlışlıktır.
Kurban bayramındayız ya, bundan yararlanarak şu gırtlak
kesme yöntemiyle birilerini infaz etme yanlışına da değinmekte
yarar var.
Baştan ayağa siyahlar giyinmiş yüzü maskeli biri, elindeki
kocaman bıçakla, Batılı rehineleri, aklına estiği gün, kameralar
karşısında boğazını keserek infaz ediyor... Bunu İslâm adına yaptığı iddiasında; haber ajansları da olayı ‘‘İslâmi radikaller birini
daha öldürdü’’ diye duyuruyor...
Vahşetin İslâmiyette yeri yoktur oysa. Kurban niyetine kesilenler de dahil hayvanların bile acı çekmeden öldürülmesini tavsiye
eder İslâmiyet... Nerde kalmış, en mükemmel biçimde yaratılmış
insanın hayvana uygun görülmeyen biçimde katline cevaz vermesi... Olacak şey değil...
Gözümüzün önünde cereyan eden bu kargaşa ve vahşet olaylarının, o olayların üzerine dayandırıldığı savaş mantığının İslâm
ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur; olamaz.
‘‘Olur’’ veya ‘‘Vardır’’ diyenlere itibar edilemez.
İslâm ile asla birlikte düşünülemeyecek yanlışlıklar gerçekmiş
gibi sunuluyor ya, işte en büyük hokkabazlık budur... amgalanarak bulaşmak istemeyeceği savaşa doğru itilmiyor mu?
7 Ekim 2014/ HABER TÜRK
Kantin denetimlerine
hız verildi
ANKARA - 9 - 30 Eylül tarihleri arasında okul kantinlerinde 7 bin 336 denetim gerçekleştirildiği, olumsuz
sonuçlanan 249 denetimden 14 işletmeye idari yaptırım
kararı uygulandığı bildirildi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından yapılan
yazılı açıklamada, ders zilinin çalmasıyla kantin denetimlerine de hız verildiği belirtildi.
Okulların açılmasından 1 hafta önce başlayan denetimler kapsamında bugüne kadar 7 bin 336 denetim
yapıldığı ifade edilen açıklamada, kantin çalışanlarının
hijyen konusunda bilinçlendirmeye devam edildiği
kaydedildi.
Açıklamada, 2011'den bugüne tüm eğitim-öğretim
dönemlerinde okullar, yaz okulları, kamplarda bulunan
kantin ve yemekhanelerin her sömestrde en az bir kez
olmak üzere yılda iki kez denetlendiği vurgulanarak, şu
bilgilere yer verildi:
"2014 yılı yaz döneminde, 13 Haziran-8 Eylül tarihleri arasında kantinlere 455 denetim gerçekleştiren
Bakanlık, yapılan denetimler sonucu 15 işletmeye Gıda
Kanunun ilgili maddeleri gereğince idari yaptırım kararı
uyguladı. 2014-2015 eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla beraber denetimleri sıklaştıran bakanlık, 9-30
Eylül tarihleri arasında 7 bin 336 denetim gerçekleştirdi.
Olumsuz sonuçlanan 249 denetimden 14 işletmeye de
idari yaptırım kararı uyguladı."
Açıklamada, 2013 yılında yayımlanan Okul
Kantinlerine Dair Özel Hijyen Yönetmeliği ile Milli
Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığıyla işbirliği yapan
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, 25 bin 653'ü
okul kantini çalışanı ve 17 bin 647'si MEB personeli
olmak üzere toplam 43 bin 300 kişiye hijyen eğitimi
verdiği bildirildi.
Kantin çalışanlarının hijyen eğitimine devam eden
Bakanlığın, 2014 yılı sonu itibarıyla Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı eğitim ve öğretim kurumları
bünyesinde faaliyet gösteren gıda işletmelerinde eğitim
almamış personel çalışmasına izin vermeyeceği duyuruldu. (AA)
TURİZM
13
Artvin, geleceğini
turizmle şekillendirecek
8 Ekim 2014 Çarşamba
Türkiye'nin
doğal güzellikleri bakımından
en önemli alanlarına sahip
kentlerinden
Artvin, doğa
turizminde
Türkiye ve
bölge
ülkelerinin
cazibe merkezi
olmayı
hedefliyor.
ARTVİN- BAYRAM SARAYOĞLU - Artvin
Valiliği ile il ve ilçe belediyelerince bölgenin turist
sayısının artırılması için kente gelen konuklara farklı
alternatifler sunulurken, bölgedeki tarihi, kültürel ve
doğal güzellikler ön plana çıkartılarak turizmden hak
ettiği payı alabilmesi için çeşitli projeler yürütülüyor.
Artvin Valisi Kemal Cirit, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Türkiye'de Hakkari ile organize sanayisi
olmayan iki kentten biri olduklarını belirterek, bu
nedenle farklı bir çıkış noktası bulmaları gerektiğini
anlattı.
Kentin geleceğini turizmle şekillendirmek için
son 10 yıldır bu yönde çalışmalarını aralıksız bir
şekilde sürdürdüğünü dile getiren Cirit, bunda çok
başarılı olunmadığını kaydetti.
"Karadeniz turu" denildiğinde belirli noktaların
öne çıktığına dikkati çeken Cirit, bunda en önemli
sebebin ulaşım olduğunu ifade etti.
Cirit, ilin geleceğini turizmle şekillendirmek için
buna yönelik çalışma yapılmasının önemine vurgu
yaparak, "Öncelikle ilimizde ziyaret edilebilecek bölgeleri belirlemeliyiz. Artvin gerçekten saklı bir cennet. Buraya tur firmalarını getirmek ve kısa zamanda
bir turizm çalıştayı yapmayı planlıyoruz" dedi.
Artvin'in tanıtımına çok önem verdiklerini ifade
eden Vali Cirit, turizm bölgelerinde doğal yapılaşmaya yönelik çalışmaları olduğunu söyledi.
Borçka Camili ile Türkiye'nin ilk ve tek
UNESCO tarafından 2005 yılında koruma altına alınan Camili Biyosfer Rezerv Alanı'na sahip olduklarına dikkati çeken Cirit, büyük bölümü Yusufeli
ilçesinde kalan Kaçkar Dağlarının gezginci turist
akınına uğradığını anlattı.
Vali Cirit, inanç turizmi açısından zengin bir
potansiyele sahip olduklarını dile getirerek, Yusufeli
ilçesindeki tarihi İşhan ve Dörtkilise'nin özellikle
Gürcü turisler tarafından ziyaret edildiğini kaydetti.
Kentin kış turizminde de iddialı olduğunu vurgulayan Cirit, "İl merkezine 16 kilometre mesafede
bulunan ve yaklaşık 2 bin 200 rakımda çam
ağaçlarıyla çevrili Atabarı Kayak Merkezi, kayakseverlerin yoğun akınına uğruyor. Karadeniz
Bölgesi'nde sadece ilimizde kayak merkezi bulunuyor fakat kayak merkezinden de arzu ettiğimiz geliri
sağlayamadık" diye konuştu.
(AA)
Antalya’ya gelen turist sayısı 10 milyonu geçti
ANTALYA - Antalya'ya eylül ayında
gelen turist sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,94 düştü.
AA muhabirinin İl Kültür ve Turizm
Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye
göre, eylülde Antalya'yı 44 bin 849'u yerli
olmak üzere 1 milyon 621 bin 491 kişi
ziyaret etti. Geçen yılın aynı ayında kente 1
milyon 705 bin 805 turist gelmişti.
Geçen yılın eylül ayı ile kıyaslandığında,
geçen ay Rusya Federasyonu'ndan gelen turist sayısı yüzde 13,80, Hollanda'dan gelen
turist sayısı yüzde 3,84, İsveç'ten gelen turist
sayısı yüzde 8,44, Ukrayna'dan gelen turist
sayısı yüzde 45,53, Avusturya'dan gelen turist sayısı yüzde 2,28, Norveç'ten gelen turist
sayısı yüzde 21,13, Danimarka'dan gelen
turist sayısı yüzde 11,30, Finlandiya'dan
gelen turist sayısı yüzde 2,58, Belarus'tan
gelen turist sayısı yüzde 19,69, Fransa'dan
gelen turist sayısı yüzde 14,31, İtalya'dan
gelen turist sayısı yüzde 15,66, İsrail'den
gelen turist sayısı yüzde 73,67, İspanya'dan
gelen turist sayısı yüzde 18,89, Lübnan'dan
gelen turist sayısı da yüzde 60,30 azaldı.
Aynı dönemde İran'dan gelen ziyaretçi
sayısı yüzde 58,90, Azerbaycan'dan gelen
ziyaretçi sayısı yüzde 63,06, Portekiz'den
gelen ziyaretçi sayısı yüzde 86,93,
Suriye'den gelen ziyaretçi sayısı da yüzde
48,22 artış gösterdi.
Yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 5,38 azalırken, yerli turist sayısındaki yüzde 13,30
artış nedeniyle genel turist artışındaki azalma yüzde 4,94 düzeyinde kaldı.
Antalya'yı ocak-eylül döneminde 353 bin
776'sı yerli olmak üzere 10 milyon 377 bin
57 kişi ziyaret etti. Turist sayısı geçen yılın
aynı dönemine göre yüzde 3,41 arttı.
Turist sayısında ilk sırayı 3 milyon 307
bin 209 kişi ile Rusya Federasyonu alırken,
bu ülkeyi 2 milyon 290 bin 762 kişi ile
Almanya, 457 bin 654 kişi ile Hollanda, 379
bin 490 kişi ile İngiltere, 320 bin 906 kişi ile
İsveç, 268 bin 530 kişi ile Ukrayna ve 265
bin 205 kişi ile de Kazakistan takip etti.
(AA)
Tarihi SEKA fabrikası, kağıt müzesi oluyor
KOCAELİ - ŞAHİN
OKTAY - YUNUS EMRE
GÜNAYDIN - Cumhuriyet tarihinin ilk sanayi kuruluşlarından
olan İzmit'teki SEKA Kağıt
Fabrikası, yaklaşık 1,5 yıldır
devam eden restore çalışmalarının
tamamlanmasının ardından
Türkiye'nin ilk, Avrupa'nın da en
büyük kağıt müzesi olarak
hizmete girecek.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 1934 yılında dönemin
Başbakanı İsmet İnönü tarafından
temeli atılan fabrika, 1936 yılında
dönemin İktisat Bakanı Celal
Bayar ve beraberinde gelen 2 tren
dolusu davetliyle açıldı.
Yıllık 12 bin ton üretim kapasitesiyle faaliyete başlayan ve o
yıllarda dünyanın en modernlerinden olan fabrikanın 18 Nisan
1936'da ilk yerli kağıdı üretmesine
en çok medya camiası sevindi.
Öyle ki ünlü yazar Peyami Safa,
21 Nisan 1936 tarihli Cumhuriyet
Gazetesi'nde yayımlanan "Kağıt"
başlıklı makalesinde "Ekmeksiz
yaşaması mümkün olduğu halde
kağıtsız yaşama imkanı olmayan
meslek için, yani mesleğimiz için
18 Nisan bir kağıt bayramı günü
sayılmaya değer. Kağıt bizim her
şeyimizdir" ifadesini kullandı.
Fabrika sayesinde, ülkenin
kağıttaki ithal bağımlılığının sona
erdi, gazeteler Kocaeli'de üretilen
milli kağıtlara basılmaya başlandı.
Kuruluş sürecinde "zarar eder"
şeklinde tartışmalara sebep olan
fabrika kısa sürede daha da
büyüyerek, bölgedeki binlerce
insanın ekmek kapısı oldu.
Fabrika alanında bulunan spor
tesisleri ve sinema salonları,
Kocaelililerin sosyal ihtiyaçlarını
da büyük ölçüde karşıladı.
Özelleştirme Yüksek
Kurulu'nca 1997 yılında
bünyesinde bulunduğu Türkiye
Selüloz ve Kağıt Fabrikaları
AŞ'nin (SEKA) özelleştirme kapsamına alınmasıyla yatırımları
durdurulan fabrika, işçilerin ve
bölge insanının tepkisi nedeniyle
uzayan sürecin ardından 2005
yılında Kocaeli Büyükşehir
Belediyesi'ne devredildi ve üretim
faaliyeti sonlandırıldı.
Belediye, bu tarihten sonra
fabrikanın bin 100 dönümlük
arazisi üzerinde Türkiye'nin en
büyük endüstriyel dönüşüm projesini başlattı. Kıyı kesimini kapsayan alanda yapılan çalışmalar
sonucunda 2006 yılında son halini
alan Sekapark, ülkenin en büyük
eğlence ve dinlence alanlarından
biri olarak hizmete açıldı.
Bunun yanında, fabrika
binalarının değerlendirilmesi için
de "Seka Bilim Merkezi" ve "Seka
Kağıt Müzesi" projeleri hazırlandı.
Yaklaşık 1,5 yıldır süren restore
çalışmaları kapsamında üretimde
kullanılan tarihi makineler
onarılarak ilk günkü görünümüne
kavuşturuldu. İç mekan düzen-
leme çalışmaları devam eden birinci fabrikanın, 2015 yılının ortalarında Avrupa'nın en büyük kağıt
müzesi olarak hizmete açılması
planlanıyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi
Genel Sekreteri Tahir Büyükakın,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, İzmit'teki SEKA Kağıt
Fabrikası'nın Cumhuriyetin
endüstriyel bir mirası, ilk kurulduğu yıllarda kendi sanayisini
oluşturmak isteyen Cumhuriyetin
en önemli adımlarından biri
olduğunu söyledi.
Fabrikanın kurulduktan sonra
uzun yıllar Türkiye'nin kağıt ihtiyacını karşıladığını dile getiren
Büyükakın, özellikle gazetelerin
basımında kullanılan kağıdı
sağladığını kaydetti.
Büyükakın, fabrikanın zaman
içinde işlevini tamamladığını ve
teknolojisini ileri düzeyde geliştirilemediği için özelleştirme kapsamına alındığını anlatarak, "Bu
kapsamda Sayın
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip
Erdoğan, Başbakan olduğu
dönemde 'fabrikanın Kocaeli
Büyükşehir Belediyesi'ne verilmesi ve belediye tarafından bu alanda
büyük bir park oluşturulması,
binaların bulunduğu alanda da bir
endüstriyel dönüşüm yapılmasını'
söylemişlerdi" diye konuştu.(AA)
14
YAŞAM-ÇEVRE
8 Ekim 2014 Çarşamba
YAZIHANE
Uçsuz bucaksız
ormanları, akarsuları, yemyeşil
çimenleriyle
doğa harikası
Karadeniz yaylalarındaki vatandaşlar, havaların
soğumasıyla
köylere ve kent
merkezlerine göç
etmeye başladı.
Aydın UZKAN
[email protected]
HAYAT MİZAHLA GÜZEL
Hayatın kendine ait bir esnekliği ve gevşekliği vardır.
Bu mizah ile sağlanır. Mizahta asıl olan gülmek ve
güldürmekten öte bu yolla düşündürebilmektir. Öyle ki
,insanlar arası ilişkilerinde mizaha yer vermeyen bir millet
yoktur. Mizah yüreklerin şenlenmesine, ibret almaya ve
hakikatleri öğretmeye vesile olması yönüyle önemlidir
Mizah, gündelik hayatın bazı yönlerini insanların
önüne güldürücü ve düşündürücü bir şekilde sunup ;
onlara acı veren olayları, hayatın garip yönlerini
kendine özgü bir bakışla değerlendirmektir. Sorunlara
dışarıdan başka bir açıyla bakmanın en sağlıklı yollarından biride mizahtır. İnsanı hayatın debdebesinde boğulmaktan kurtaran bir deniz feneri gibi görev yapar .Beynin
mutluluk vitaminidir o. Kalbin ahengi ve ruhun güneş
ışığıdır . Hayat seli içinde bir kurtarma simididir. Stephen
Leacock’un dediği gibi ‘’ yaşamı yorumlamanın bir şeklidir ‘’
Mizah, iletişimi de kolaylaştırır. Ciddi bir üslupla
anlatılamayacak birçok gerçek, mizah kullanılarak
anlatılabilir. Hatta insanların zihinlerine bir olta attığınızda ucunda mizah varsa, oltanın zihinlere takılma ihtimali
daha yüksektir. İnsan beyni mizahı ödül olarak alır. Bu
yüzden mizah ile verilen bilgiler, fazla sorgulamadan
kabul edilmeye daha elverişlidir. Düşünceler mizaha yüklendiğinde, herkes bir an da o düşüncelerin neşeli bir
pazarlamacısı olup çıkar. Geçmişe bakıldığında Mevlana
Celaleddin Rumi ve Nasreddin hoca olmak üzere bir çok
mütefekkir, yazar ve şair eserlerini oluştururken mizahtan
yararlanmıştır. İnsanlara hikmetli öğütler verme ve onlara
telkinde bulunma yöntemi olarak mizahı kullanmışlardır
Günlük hayatta ibretlik olduğu kadar komikte olan
öyle olaylar yaşanıyor ki, çoğu kimse bunların farkına
varamıyor. Hayatın hızına, günlük rutinleşmiş eylemlere
kendini kaptıran insan etrafındaki mizansellikleri
göremiyor. Görse de hep dramatik tarafından yaklaşıyor
olaylara. Oysa ki mizah hayatın tatlı bir rüzgarıdır. Gittiği
yere ferahlık götürür. Bazan küçük bir espiri sorunlardan
boğulan insanın imdadına yetişir. Bulunduğu sıkıntı çemberinden bir an da olsa çekip çıkarır. Ona nefes aldırıp
ona farklı bir bakış açısı kazandırır.
Mizah sorunları ortadan kaldırmaz. Sadece onları
yumuşatıp hayatı daha çekilir hale getirir. Psikiyatri
uzmanı Dr. Funda Güdücü'ye göre, "Mizah olaylara bakış
açımızı değiştirir. Olaylara verdiğimiz anlamı sorgulamamızı sağlar. Zaafları, kırgınlıkları kabul edip fark
ettiğimizi gösterir. Mizah özgürlüğümüzün, özgüvenimizin de işarettir. Mizah duygusu olan insan, empatik
iletişimde başarılıdır. Başka insanın acısını, kederlerini,
mutsuzluğunu anladığını göstermiş olur. Üzüntülü durumda gülünecek bir şey bulmak zekice davranıştır. Korkular,
takıntılar, üzüntüler içerisindeki insan kendisiyle dalga
geçmeyi başarırsa kendini aşmış demektir. Sevgi dolu
bakış, bedensel mesaj her şeyin içini dışına çıkarır. Bunu
başaran insan stresini kontrol altına almayı başarmada
önde demektir.(1)
İnsan stres anında , mizahla enerjisini başka bir yere
yönelterek o durumdan uzaklaşabilir. Bu sayede hem
gerilim azalır, hem de korku, düşmanlık ve öfke gibi
duyguları diner. Eskiden kralların hep birer soytarısının
olmasının altında yatan sebeplerden biri de işte budur.
Çünkü soytarılar hazır cevap, zeki akıllı, taşı gediğine
koyan, gerektiğinde kralla bile dalga geçebilen insanlardır. Olayların mizahi yönlerini görüp, en zor sorunları
bile mizah yoluyla ortaya döküp hafifletebilirler’’
Düşünebiliyor musunuz bir kral tek söz ile ülkeyi
yönetiyor. Savaşın, barışın, idamın, affın, verginin, ödentinin tüm kararlarını veriyor. Milyonlarca insanın sorumluluğunu taşıyor. Sürekli bunlara saplanıp kalır, dışına
çıkamazsa bunalır, doğru kararlar almakta zorlanır.
Kurtuluş için bir kaçış ve farklı bakış açısı bulmalıdır.
Her işi devlet ciddiyeti içinde tek yönden görmek, görmesi gereken bir çok şeyden kralı uzaklaştırır. Kral ülkenin
en zor sorunlarını düşünüp karar verme stresini yaşarken
soytarının yaptığı espiri ile dudaklarında beliren tebessüm
ona farklı ufuklar açıp çok olumlu kararlar vermesine
neden olabilir.’’ (2)
Mizah, peşine takıp sürükleyen ve acılara karşı insanı
kör eden bir hal değildir. Hepten reddedilemeyeceği gibi
sınırsız ve ölçüsü olmayan bir mizahın kabul edilemeyeceği de bir gerçektir. Buna karşın mizah yeteneği umutsuzluk ve korkuyu tahrip eden bir güçtür. O yüzden mutlu
bir hayat yaşayabilmek için mizahı hayatın bir parçası
yapmak gereklidir.
1) www.gencgelisim.com / www.bugun.com.tr
2)Mutluluk Üzerine, İnan Aydınoğlu.
ISSN 1308-7622
Yıl: 44
Sayı: 14994
8 Ekim 2014
Çarşamba
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi
İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Ayşegül BALDEMİR
İstihbarat Şefleri
Şenol GÜNÜÇ - Kenan ERGEN
Görsel Yönetmen
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörleri
Yasemin AYDOĞDU - Emine ÖZCAN
İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
İsmail Yıldız, Hakkı Murat SÖBÜTAY, Tülay CANPOLAT,
Gazi BOZKURT, Burcu KERİM, Betül SÜSLEN
İdari Merkez
Macun Mah. 195. Cadde No: 2 Yenimahalle/ANKARA
Yazı İşleri Tel: 397 91 40 (PBX) Fax: 397 41 54
[email protected]
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
İstanbul Temsilciliği
Ankara Temsilciliği
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad.
Rüzgarlı Cd. Plevne Sk. No: 14
No: 2 K.1 Sefaköy/Küçükçekmece/İSTANBUL
Ulus/ANKARA
Tel: (0212) 540 40 45
Tel: (0312) 310 35 53
Dağıtım: TURKUVAZ DAĞITIM SAN. VE TİC. A.Ş.
Yayın Türü: Yaygın Süreli (Pazar hariç)
Basıldığı Yer:
Dorukkaya Mat. Yay. Rek. Mağ. Enerji ve İnş. A.Ş. - İstanbul Yolu
6. km Macun Mh. 3. Cd. No: 2/1 Yenimahalle/ANKARA Tel: 397 11 97
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
Karadeniz yaylalarında göç başladı
GİRESUN - GÜLTEKİN YETGİN Yaylaların yüksek rakımlı dağlarına yağan
kar, mayıs ayında başlayan 5 aylık yayla
serüveninin sonunun geldiğinin habercisi.
Kurban Bayramı öncesi yayla sakinleri,
büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarıyla yaylalarından köy ile kentlerdeki yerleşim
yerlerine dönmeye başladı. Hayvan sürüleriyle göç edenlerin yolculuğu ise 2 ila 24
saat arasında değişiklik gösterebiliyor.
Kulakkaya, Hapan, Yuva gibi birçok
yaylanın bağlı olduğu Dereli ilçesi
Yavuzkemal beldesinin belediye başkanı
Abdullah Önal, AA muhabirine, mayıs
ayında yaylaya göç eden vatandaşların
birçoğunun köy ve kentlere döndüğünü
söyledi.
Yavuzkemal'in yayla göçlerinin yoğun
yapıldığı bir belde olduğunu ifade eden
Önal, "Bu beldedeki tüm insanlar biraz
daha yükseğe, Karagöl Dağlarının eteklerinde kurulan obalara çıkmakta.
Yaylalardaki insanlarımız, Ordu ve
Giresun'un yaylalarından görülebilen
Karagöl Dağlarına mevsimin ilk karının
yağmasıyla inişe geçti" dedi.
Önal, belde halkından yaylaya çıkan-
ların hemen hepsinin döndüğünü
belirterek, şöyle konuştu:
"Sahilden gelen insanlarımız da dönüşe
geçti. Bizim insanlarımız genelde 5-6 kilometrelik obalara çıkıyor. Kar birden yağmaz, kendini önce en yükseklerde gösterir,
bunun üzerine vatandaşlarımız dönüşe
geçerler. Aniden kar sahillere kadar iniş
yaptığında mahsur kalmalar oluyor, bu
sefer onları kurtarmak için seferberlik
başlıyor. Bu yıl böyle bir durum yaşanmadan göçerken başladı, bir de Kurban
Bayramı dolayısıyla insanlar 'bayramı
köyümüzde, evimizde, sahilde geçirelim'
düşüncesiyle dönüşe geçti. İnsanlar hayvanlarıyla sahile göç etmekte."
Hapan Yaylası'ndan belde merkezine
200 civarında küçükbaş hayvanıyla göç
eden Zekeriya Çakır (22), kışın kendini
hissettirmesiyle göç ettiklerini dile getirerek, "Zaten karşı tepelerde kar var, o yüzden göç etmeye mecbur kaldık. Soğukta
yaylada durulmuyor, biz de köye iniyoruz.
Köy 2 saat sürüyor, kışla dediğimiz alanlar
var, buralara gidersek 24 saat, bazen iki
gün oluyor" diye konuştu.
(AA)
Ekmek israfını
Kaza tespit tutanaklarında
“mobil uygulama dönemi” başladı önleme yöntemleri
KOCAELİ - Sigorta Bilgi ve Gözetim
Merkezince (SBM) "mobil kaza tespit tutanağı"
kullanıma sunuldu.
SBM'den alınan bilgiye göre, sürücüler uygulamayla kaza tespit tutanaklarını kağıt form ve
kaleme ihtiyaç duymaksızın akıllı telefonlar
aracılığıyla doldurabilecek.
Sürücüler için birçok avantaja
sahip tutanağı doldurmak için
taraflardan birinde akıllı telefon
bulunması yeterli olacak.
Araç plakası ve TC kimlik
numarası ile birçok bilgiyi
otomatik dolduran uygulama, bu
sayede kullanıcılara hızlı ve kolay
kaza bilgisi giriş imkanı sağlıyor.
Hatalı tutanak girişini ortadan
kaldıran uygulama, sigorta şirketlerinin poliçe bilgilerine hızlı erişimi, kazaya neden olan alanların
hızlı ve kesin tespiti, kaza
tutanağının anında sigorta şirketlerine iletilmesi gibi avantajlar
sunuyor. Ayrıca uygulama, coğrafi
kod bazlı kaza istatistiklerinin
oluşturulması ve sigorta sektörünün en büyük sorunlarından
suistimallerin azaltılması konusunda da büyük
katkı sağlayacak.
Ayrıca, dünyada ilk özelliği taşıyan mobil
kaza tespit tutanağıyla kazaların sebebiyet
verdiği trafik yoğunluğunun büyük ölçüde
azaltılması bekleniyor. (AA)
Türk Kızılayı ile Diyarbakır
Büyükşehir Belediyesi Suriyeli
Kürtlere 3 öğün sıcak yemek dağıtıyor
ŞANLIURFA - Türk Kızılayı ile
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi
ülkelerinden kaçarak Türkiye'ye sığınan 5 bin
kişiye 3 öğün sıcak yemek veriyor.
Türkiye'de birçok kurum ve kuruluş,
Halep'e bağlı Kobani (Ayn el Arap) bölgesinde, terör örgütü IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasında çıkan çatışmalar nedeniyle
evlerini terk etmek zorunda kalan Suriyeli
Kürtlere yardım ulaştırmaya çalışıyor.
Türk Kızılayı ve Diyarbakır Büyükşehir
Belediyesi de geçişlerin başladığı ilk günden
itibaren Suruç ilçesindeki sığınmacılar için 3
öğün sıcak yemek çıkarıyor. Hazırlanan
yemekler ilçe merkezindeki bir düğün salonunda Suriyelilere ulaştırılıyor.
Yapılan yardımlarla ayakta durduklarını
belirten Suriyeli Kürtler ise kendilerine kucak
açan yardım kuruluşlarına teşekkür etti.
Beşir Derneği de yaklaşık bir hafta önce
ülkelerindeki çatışmalardan kaçarak Harran
ilçesine sığınan Suriyeli Kürtlere gıda, giyim
ve battaniye yardımında bulundu.
Derneğin Harran temsilcisi Mustafa Dolaş,
uzun süredir Türkiye'deki Suriyeli
sığınmacılara yardımda bulunduklarını hatırlatarak, son olarak da
ihtiyaç sahibi Suriyeli Kürtlere hayırseverlerin desteğini ulaştırdıklarını
söyledi.
Kobani bölgesinden gelenlerinde
ihtiyaçlarını karşılayabilmek için
seferber olduklarını belirten Dolaş,
''Barınma ve gıda paketinden oluşan
yardımlarımızı 630 aileye ulaştırdık.
Hayırseverlerin katkılarıyla bu
yardımlarımız sürecek'' dedi.
Suriyeli sığınmacılar ise desteklerinden dolayı dernek yetkililerine
teşekkür etti. (AA)
ders kitaplarında
BALIKESİR - ZAFER AKPINAR - Gıda
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Toprak
Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü (TMO) koordinatörlüğünde geçen yıl başlatılan "Ekmek İsrafını
Önleme Kampanyası" kapsamında, bu eğitim-öğretim döneminde, 60 ilkokul ve ortaokul ile 35 lise
ders kitabının arka kapaklarında uyarıcı ve bilgilendirici mesajlar veren 5 farklı kampanya afişi yer
aldı.
Kitapların arka yüzünde farklı rakamlara
dayandırılarak israfın boyutu çocuk ve gençlere
anlatılırken, 2013'te sağlanan 2,8 milyar liralık tasarrufun artırılması hedefleniyor.
AA muhabirinin TMO'dan aldığı bilgiye göre,
Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası, 17 Ocak
2013'te başladı ve birçok kamu kurumu ile kuruluşun
katılımı sağlandı.
Bu çerçevede, kampanya görsellerinin okullarda
ücretsiz olarak dağıtılacak ders kitaplarının arka
kapaklarında ve tablet bilgisayarlarda yer almasıyla
ilgili uygulamalara, Talim ve Terbiye Kurulu
Başkanlığının aldığı 31 Temmuz 2013 tarihli kararla
başlandı. İlk etapta 2013-2014 öğretim yılında "Bir
günde 6 milyon ekmeği çöpe atıyoruz", "Ekmeğini
Emeğini Koru" ifadelerinin yer aldığı mesajlar, fen
bilgisi, matematik, İngilizce 5. sınıf, İngilizce 2.
sınıf, biyoloji, fizik, kimya, matematik 9. sınıf kitapları ile 111 farklı açık lise ders kitaplarının arka
kapaklarına basıldı.
2014-2015
eğitim-öğretim
döneminde ise 60
ilkokul ve ortaokul
ile 35 lise olmak
üzere toplam 95
ders kitabının arka
kapaklarında
ekmek israfıyla
ilgili uyarıcı ve bilgilendirici mesajlar
veren 5 farklı kampanya afişi yer
alırken, böylece
yaklaşık 15 milyon
öğrenciye ulaşılmış
oldu. Kitapların
arka yüzlerindeki
mesajlarda,
"Ülkemizde bir
yılda çöpe atılan
2,1 milyar ekmeğin parasal değeri 1,5 milyar TL. Bu
parayla 80 hastane, 500 okul inşa edilebilir",
"Ekmeği çöpe atmayın. Ülkemizde bir yılda israf
edilen ekmekle 500 okul yapılabilir", "Bir günde 6
milyon ekmeği çöpe atıyoruz", "Tüketebileceğin
kadar al", "Ekmeğinizi israf etmeyin, tasarruf edin"
gibi uyarıcı bilgilendirici yazılar yer alıyor.
Erken yaşlarda verilen eğitimin daha kalıcı
olduğu hem de çocukların, ailelerinin tutum ve
davranışları üzerinde belirleyici oldukları
düşünüldüğünde çocuklara ve gençlere verilecek,
ekmek israfıyla ne kadar okul, yol, hastane yapılabileceğine dikkat çekilen bilgilerin, ileriye dönük
olarak ciddi faydalar doğurması bekleniyor. (AA)
8 Ekim 2014 Çarşamba
Platini'den FIFA'ya "şeffaflık çağrısı"
ANKARA - UEFA Başkanı
Michel Platini, 2018 ve 2022'de
düzenlenecek FIFA Dünya
Kupası'na ev sahipliği yapacak
Rusya ve Katar'a ilişkin
yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan raporların
kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Platini, yaptığı yazılı açıklamada, kamuoyunda paylaşılmaması nedeniyle söz konusu
raporların içeriği hakkında hiçbir
bilgiye sahip olmadığını vurgulayarak, "FIFA'nın etik anlayışı
Messi’den Neymar’a övgü
İspanya Birinci Futbol
Ligi (La Liga) ekiplerinden
Barcelona'nın Arjantinli yıldızı
Lionel Messi, takım arkadaşı
Neymar'ın gelecek yıllarda FIFA
Altın Top ödülünü kazanabileceğine inandığını söyledi.
BARSELONA - İspanyol basınına açıklamalarda bulunan Messi, Neymar ile oynamanın
kendisi için büyük bir zevk olduğunu belirterek,
"Birlikte ikinci sezonumuzu geçiriyoruz, artık birbirimizi daha iyi tanımaya başladık. Barcelona'da
omzunuzu dayayabileceğiniz kaliteli oyuncularla
oynama şansına sahip oluyorsunuz ve Neymar da
onlardan biri. Sahip olduğu kalite ve potansiyelle
önümüzdeki yıllarda Altın Top ödülünü
kazanacağından şüphem yok" ifadelerini kullandı.
Real Madrid'in Portekizli yıldızı Cristiano
Ronaldo ile aralarında bir rekabet olmadığını
tekrarlayan 27 yaşındaki futbolcu, "Defalarca
söylediğim gibi Cristiano ile rekabet içerisinde
değilim. Sadece oyunumu oynayıp işimi yapıyorum ve kimseyle rekabet etmekle ilgilenmiyorum.
Kişisel başarılardan ziyade harika bir yıl geçirerek
takımımın hedeflerine ulaşması beni mutlu eder"
değerlendirmesinde bulundu.
Teknik direktör Luis Enrique'nin bu sezon
sahada kendisine özgürlük tanıdığını kaydeden
Messi, bu sayede maç içinde geriden top
çıkararak takım arkadaşlarına daha fazla pozisyon
üretebildiğini de sözlerine ekledi.
2009-2013 yıllarında üst üste 4 kez Altın Top
ödülüne layık görülen Messi, bu sezon forma giydiği 8 maçta 6 gol ve 8 asist üretti. Geçen sene
yakaladığı asist sayısının yarısına henüz sezon
başında ulaşan Arjantinli futbolcu, Brezilyalı
Neymar'ın attığı 7 golün 4'ünün mimarı oldu.
MTA AÇIK TENİS KORTU SAHASININ
TADİLATI VE ÇEVRESİNİN DÜZENLENMESİ YAPIM
İŞİ İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI
DİĞER ÖZEL BÜTÇELİ KURULUŞLAR MADEN
TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
MTA Açık Tenis Kortu Sahasının Tadilatı ve Çevresinin Düzenlenmesi Yapım İşi yapım işi 4734 sayılı
Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almakladır. İhale Kayıt Numarası: 2014/127935
1-İdarenin:
a) Adresi: ÜNİVERSİTELER MAHALLESİ DUMLUPINAR BULVARI NO: 139
06800 ÇANKAYA/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası: : 3122012121 - 3122879179
c) Elektronik Posta Adresi: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2) İhale konusu yapım İşinin
a) Niteliği, türü ve miktarı: Yapım İşi 1 Adet
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer: MTA Genel Müdürlüğü Merkez Kampüsü ANKARA
c) İşe başlama tarihi: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır.
ç) İşin süresi : Yer tesliminden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür.
3-İhalenin
a) Yapılacağı yer: MTA Genel Müdürlüğü İhsan Ketin Toplantı Salonu ANKARA
b) Tarihi ve saati: 20.10.2014 - 10:30
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler île yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar Odası veya
ilgili Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sanatkar
odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin i bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişi odaya kayıtlı olduğunu
gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin
yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sici Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret
Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya
bu hususları göstereı belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işte idarenin onayı ite alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere
yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla
hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/tican bünyesinde bulunan ticaret sicil
memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu
gösteren belge.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyini belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 50
oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzi ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilccck işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
Yapım İşlerinde iş deneyiminde değerlendirilecek banzer işlere dair tepliğde yer alan Ill.grup bina işleri
benzer iş olarak kabul edilecektir.
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri: İnşaat Mühendisliği
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 40 TRY (Türk Lirası) karşılığı MTA Genel
Müdürlüğü İdari Mali İşler Dairesi Başkanlığı İnşaat Şube Müdürlüğü ANKARA adresinden satın
alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar MTA Genel Müdürlüğü Genel Haberleşme Şube Müdürlüğü ANKARA
adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan
istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme İmzalanacaktır. Bu işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1
Teklifi sınır değerin altında olduğu tespit edilen isteklilerin teklifleri, Kanunun 38 inci maddesinde
öngörülen açıklama istenmeksizin reddedilecektir.
Basın - 13048 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
çerçevesinde, devam eden soruşturma kapsamındaki raporların
yayımlanması taraftarıyım" dedi.
Raporları hazırlayarak
FIFA'nın bağımsız yargı organında görevli Alman hakim HansJoachim Eckert'e incelemesi için
sunan FIFA Etik Komitesi
Soruşturma Komisyonu Başkanı
Michael Garcia da, FIFA'nın şeffaflık politikası çerçevesinde
raporların kamuoyuna paylaşılması gerektiğini daha önce ifade
etmişti. (AA)
Gabi'den şike itirafı
ANKARA - İspanya'nın önde gelen kulüplerinden Atletico Madrid'in kaptanı Gabi
Fernandez'den Real Zaragoza'da oynadığı döneme
ilişkin şike itirafı geldi.
İspanya basınında yer alan haberlerde, ülkede
devam eden şike soruşturması kapsamında ifadesi
alınan 31 yaşındaki futbolcu, 2007-11 sezonları
arasında formasını giydiği Real Zaragoza döneminde şike yaptığını itiraf etti.
O dönemde La Liga'da mücadele eden Real
Zaragoza'nın, Levante ile 21 Mayıs 2011'de
oynanan maçta şike yaptığını açıklayan Gabi,
"Kulübün benden istediğini yaptım. Başkan ne
dediyse onu yerine getirdim" ifadeleriyle kendini
savundu.
İspanyol futbolcu, şike karşılığında Levante'ye
Real Zaragoza yönetimi tarafından yapılan ödemeden herhangi bir pay almadığını, olayın ardından
kulüple ilişkini keserek Atletico Madrid'e transfer
olduğunu da vurguladı.
Ciudad de Valencia Stadı'nda oynanan karşılaşmada 2 gol atarak maçın adamı seçilen Gabi,
Zaragoza'nın mücadeleden 2-1 galip ayrılarak
ligde kalmasını sağlamıştı. (AA)
Sercan Yıldırım'dan
"haciz" açıklaması
BURSA - Galatasaray'ın Balıkesirspor'da
kiralık forma giyen golcü oyuncusu Sercan
Yıldırım, Bursa'daki evine gelen haciz olayında,
ödenmeyen senedin kesinlikle kendisiyle ilgili
olmadığını söyledi.
Sercan Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugün Bursa'da ailesinin oturduğu eve
icra memurlarının gelerek, bazı eşyalara haciz
işlemi gerçekleştirdiklerini söyledi.
Borcun, Bursa'da geçmiş yıllarda ortak olarak
açtıkları bir restorandan kaynaklandığını dile
getiren Sercan Yıldırım, "Burada benim adıma,
hiçbirinden haberim olmadan atılmış bazı imzalar
söz konusu. İşin özü, bu haberim olmadan borçlandırıldığım bir olay" dedi. (AA)
Bursaspor'un
renklerinde gelinlik dikti
BURSA- Modacı Dilek Kocakuşak'ın, taraftarı
olduğu takımın renkleriyle ürettiği ve iş yerinin vitrininde sergilediği gelinlik, evlilik hazırlığı yapan
Bursasporlu çiftlerden ilgi görüyor. Kocakuşak, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, iki oğlu gibi Bursaspor
taraftarı olduğunu söyledi.
Büyük oğlunun, birkaç ay önce kendisine,
"Evlendiğimde eşim için yeşil-beyazlı renklerde gelinlik
dikmeni istiyorum" dediğini aktaran Kocakuşak, şöyle
konuştu: "Oğlumun bu isteğini yerine getirmek için kafa
yormaya başladım. Önce gelinliğin modelini tasarladım.
Daha sonra imalat aşamasına geçtik. 3 kişilik ekiple 3
gün 3 gecede bitirdiğim gelinlikte tesadüfen 16 metre
tül, 16 metre astar ve 16 metre kumaş kullandım.
Bilindiği gibi 16, Bursa'nın plaka numarası. Bunu tasarlayarak yapmadım, tamamen tesadüf. Gelinliğin etek
kısmını, saha zeminini düşünerek yeşil yaptım.”
8 Ekim 2014 Çarşamba
Yaşlılar
için en
rahat ülke;
NORVEÇ
ANKARA - Norveç'in, 96 ülke arasında yapılan
araştırmada, yaşlıların en rahat yaşayacağı ülke
olduğu bildirildi.
BBC'nin haberine göre, Global AgeWatch kuruluşu tarafından hazırlanan raporda, 60 yaş ve
üzerindekilerin sosyal ve ekonomik refah düzeyleri
incelendi.
BM Uluslararası Yaşlılar Günü'nde yayınlanan
2014 yılı raporunda, Avustralya, Batı Avrupa ve
Kuzey Amerika listenin üst sıralarında bulunuyor.
Raporda değerlendirmenin, sağlık, kişisel kapasite,
sigorta geliri gibi çeşitli kriterler gözönüne alınarak
yapıldığı ifade edildi.
Rapora göre, 2050'ye kadar nüfusun yüzde 21'inin
yaşı 60'ın üzerinde olacak. Araştırmadaki yaklaşık 40
ülkede ise nüfusun yüzde 30'u, 2050'de 60 yaş veya
üzerinde olacak.
Araştırmaya göre, Norveç'in 96 ülke arasında,
yaşlıların yaşaması için en uygun ve rahat ülke
olduğu sonucuna ulaşıldı. Norveç'i sırasıyla İsveç,
İsviçre, Kanada ve Almanya takip ederken,
Afganistan ise son sırada yer aldı.
BM verilere göre, 2030 yılına kadar 60 ve
üzerindekilerin sayısı 1.4 milyara ulaşacak. (AA)
Kızıl şahin bakıcısını
"TERK ETMEDİ"
ERZURUM - Erzurum'da polis
tarafından yaralı olarak bulunan ve
yetkililere teslim edilen kızıl şahin,
bırakıldığı doğal yaşam alanında tüm
uğraşlara rağmen tedavisini gerçekleştiren görevlilerden ayrılmadı.
Aziziye ilçesinde 18 gün önce polis
tarafından yaralı halde bulunan kızıl
şahin, Orman ve Su İşleri 13. Bölge
Müdürlüğü Doğa Koruma ve Milli
Parklar Müdürlüğü'ne teslim edildi.
Geçen süre içinde görevli veteriner
Veysel Doğan tarafından tedavisi gerçekleştirilen kızıl şahin, doğaya salınmak
üzere ilçe merkezine yakın boş bir
araziye götürüldü.
Kucağına aldığı şahini uçurmak için
uzun süre uğraşan Doğan, tüm çabalarına rağmen kısa uçuşlar yaptıktan sonra
tekrar araziye dönen şahini alarak araca
koymak zorunda kaldı.
Doğan, yaptığı açıklamada, kızıl
şahinin yaptıkları muayenesinde
kanadında açık bir kırık olduğunu fark
ettiklerini ve gerekli tedaviyi yaptıklarını
söyledi.
Tedavisinin ardından evcilleşen kızıl
şahinin tekrar eski performansına
kavuştuğunu belirten Doğan, şöyle
devam etti:
"Erzurum'da da yeterli rehabilitasyon alanımız yok. Yırtıcılarda rehabilitasyon yeterli olmadığı zaman, o noktada
uçmada bir sıkıntı yaşanabilir. Bir süre
daha gözetim altında tutup ondan sonra
doğaya salmak en doğrusu. Bu haliyle
bırakırsak diğer yabani hayvanların
hedefi haline gelebilir. Tedavilerini yaptığım hayvanlar gittikleri zaman üzülüyorum. Bir müddet daha gözetim altında
tutacağız ondan sonra tekrar doğaya
salacağız." (AA)
Neolitik dönemin
geleneğini sürdürüyor
SAMSUN - YAŞAR KARAMAN - Salıpazarı
ilçesinde yaşayan 71 yaşındaki Nurettin Tok, arkeolojik kazılarda geçmişi 10 bin yıl önceki Neolitik
döneme kadar giden, genellikle ekmek pişirmede kullanılan bilekiyi (taştan yapılmış bir çeşit kap), yarım
asırdır kayaları oyarak yapıyor.
Alanyaykin Mahallesi'nde eşi Emine Tok ile
yaşamını sürdüren Nurettin Tok, çoğunlukla ekmek
pişirmede kullanılan ama farklı yemeklerin hazırlanmasında da yararlanılan bilekiyi yapmayı, ağabeyinden öğrenerek yarım asırdır devam ettiriyor.
Küçüklüğünde bölgede çok sayıda bileki yapan
usta olduğunu anlatan Tok, AA muhabirine, evinin alt
tarafında yer alan taş ocağında, "tasar" adını verdiği
ilk kalıbı kayaç zeminden çıkardığını belirtti.
Çıkardığı kayaya yuvarlak hatlar kazandırdığını
ifade eden Tok, bilekiye bölgeye özgü motifler çiz-
KURBANLIK
fiyatına güvercin
BİTLİS- OKTAY BAYAR - Ahlat
ilçesinde kuş meraklısı Sait Köprücü
tarafından açılan evcil hayvanların
satıldığı dükkanda güvercinler açık
artırma ile alıcılarını buluyor.
Açık artırmada satılan güvercinler,
türüne göre değişen fiyatlarda alıcı
buluyor. Kimi türler 50 liradan alıcı
bulurken, kimileri de kurbanlık fiyatına satılıyor.
Dükkan sahibi Sait Köprücü, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, kuş
meraklıları için böyle bir iş yeri
açtığını söyledi.
Küçüklüğünden bu yana kuşlara
ilgi duyduğunu belirten Köprücü,
şöyle devam etti:
"Bu işe küçüklükten beri hevesim
var. İlçede bu işin meraklıları da
oldukça fazla. Kuş meraklıları kuş
alabilmek için Batman, Diyarbakır,
Mardin başta olmak üzere çevre il ve
ilçelere gidip bu tür müzayedelere
katılıyordu. Bunun üzerine böyle bir
iş yerini açtık. Her hafta cumartesi
günü burada ihaleyle kuş satıyoruz.
Ayrıca meraklıları kuşlarını getirip
burada takas yapabiliyor. Burada
kuşları açık artırma ile satıyoruz."
Yörede en çok Van güvercininin
rağbet gördüğünü belirten Köprücü,
bu türün uzun süreli uçuş özelliğine
sahip olduğunu ifade etti.
Köprücü, "Diğer yörelerin aksine
burada uzun süreli uçuş özelliğine
sahip kuşlar rağbet görüyor. Kuşu
sabah uçuruyorlar ve kuş akşama
kadar gökyüzünde kalıyor. Bu da meraklısının hoşuna gidiyor. Kuşun uçuş
süresi için iddialaşan meraklılar da
var. Kuşun türüne, uçuş özelliğine
göre güvercinler 50 lira ila 5 bin lira
arasında değişen fiyatlarda alıcı
buluyor" diye konuştu. (AA)
erek son şeklini verdiğini anlattı.
Hazırladığı bileki taşı ile ekmek pişirildiğini dile
getiren Tok, "Günde ortalama 7-8 bileki yapıyorum.
Taşların satışlarını Çarşamba'daki bir esnaf arkadaşım
sayesinde gerçekleştiriyorum. Ailemin gelirini
buradan sağlıyorum. 6'sı erkek 1'i kız olmak üzere 7
çocuğum var. Çocuklarım İstanbul'a yerleşti, maalesef hiçbiri bu mesleği öğrenemedi. Orta ve Doğu
Karadeniz Bölgesi'nde yapımı bilinen bileki tamamen
el emeğine dayanıyor. O yüzden kaybolan meslekler
arasında" dedi.
Evlerinin avlusunda yaktıkları ateşte bileki içinde
ekmek pişirdiklerini dile getiren Tok, ağaç yapraklarını bileki içine yerleştirdikten sonra mısır ekmeği
için hazırlanan hamuru döktüklerini, üzeri bir teneke
parçasıyla kapatılan bilekide tadına doyumsuz mısır
ekmeği pişirdiklerini söyledi. (AA)
Bahçedeki kavağa ev yaptılar
SİVAS - SERHAT
ZAFER - Sivas'ta yaşayan
Ahmet ve Ramazan Koç
kardeşler tarafından evlerinin
bahçesindeki kavak ağacına
kullanılmayan malzemelerden
yapılan 4 metrekarelik ev,
görenlerin ilgisini çekiyor.
Karşıyaka Mahallesi'nde
yaşayan veteriner teknisyeni
Ahmet Koç ve Cumhuriyet
Üniversitesi Beden Eğitimi
Spor Yüksekokulu Antrenörlük
Bölümü son sınıf öğrencisi
kardeşi Ramazan Koç, iki katlı
evlerinin bahçesindeki kavak
ağacına kullanılmayan
malzemelerden ahşap ev yaptı.
Yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki kavak ağacının
gövdesine yapılan ve 25
basamakla çıkılan ev, görenlerin dikkatini çekiyor.
Ramazan Koç, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
ağaç üzerine ev yapma fikrinin
ağabeyinden çıktığını söyledi.
Evi ilk etapta ağabeyinin yapmaya başladığını belirten Koç,
ağabeyine yardım ederek evi
iki ayda tamamladıklarını dile
getirdi.
Kullanılmayan malzemeleri
bu ahşap evde değerlendirdiklerini ve evin yapımında fazla
masraflarının olmadığını ifade
eden Koç, "Apartmanımız
doğalgaza geçince kaloriferin
demir tesisatı söküldü.
Demirlerle kullanmadığımız
çam latalar vardı, evi bunlardan
yaptık" dedi.
Evin içerisini eski eşyalarla
döşediklerini dile getiren Koç,
"Amacımız, hem boş zamanlarımızı hem de yıllardır kullanmadığımız atık malzemeleri
değerlendirmekti. Böylece
evimize de güzel bir görünüm
kattık" diye konuştu.
- Karadeniz evlerinden esinlendiler
Koç, ağaç üzerine ev yapmanın Karadeniz bölgesinde
yaygın olduğunu belirterek,
ağabeyinin bu tür evlere ilişkin
videoları izleyerek çalışmayı
tamamladığını söyledi.
Kavak ağacı üzerine yaptık-
ları evi genelikle yaz aylarında
kullandıklarını kaydeden Koç,
"Serinleme amaçlı kullanıyoruz. Eve ısıtıcı takacağız ve
sıcak olursa kışın da kullanmayı planlıyoruz" şeklinde
konuştu.
- Trafik kazasında ölen
kardeşlerinin ismini verdiler
Ramazan Koç, atletizmle
ilgilenen kardeşleri Yunus
Emre Koç'u 3 yıl önce trafik
kazasında kaybettiklerini anımsatarak, "Kardeşim trafik kazasında vefat etti. Lakabı
'Nunu'ydu. Onun adını yaşatmak adına ağaç eve 'Nunu'
adını verdik" ifadesini
kullandı.
Ahşap evin vatandaşların
dikkatini çektiğini dile getiren
Koç, merak edip gelenlere çay
ikram ettiklerini söyledi. (AA)
Download

IŞİD, BAYRAK ASTI Türkiye düğmeye bastı IŞİD