O AYAKKABILAR
Çin malı
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
10 Aralık 2014 Çarşamba
Gümrük ve Ticaret Bakanı
Canikli, “Tahlile gönderilen
ayakkabılar, ithal ve Çin
menşeli, yerli malı değil. 15
numuneden 12'si uygunsuz
çıktı. Bunların tamamı Çin
malı” dedi. 12’DE
Yeni bir tartışma
konusu televizyoncuların
tabiriyle ‘gündeme bomba gibi
düştü’! Tartışma
konusu:
Osmanlıca.
Birçok politikacı,
edebiyatçı, yazar,
düşünür görüş
açıklarken öne
çıkan isimler ve
görüşleri şöyle.
DAVUTOĞLU
ERDOĞAN
Başbakan Ahmet Davutoğlu ise, “Osmanlıca denilince arkadaşlar yabancı bir dilden bahsedildiğini
zannediyorlar. İsteyen öğrenci seçer isteyen seçmez.
Teklif edilen bu” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a göre,
“İlimde çok büyük güçlere sahip olan bir milletin
bu ilmi kaybetmesi felakettir. Bunun öğrenilmesini
istemeyenler var. İsteseler de istemeseler de bu
ülkede Osmanlıca da öğrenilecek ve öğretilecek.”
MURAT BARDAKÇI
KILIÇDAROĞLU
Tartışmaya Twitter
üzerinden katılan CHP
lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı
şu mesajıyla eleştirdi:
“Marmaray projesi sırasında
çıkan tarihi eserleri ’Çanak
çömlek’ diye aşağılayan zat,
Cumhurbaşkanı olunca mı
tarihimizin önemini hatırladı?”
Tarihçi-gazeteci Murat
Bardakçı da, “Dünya
üzerinde kendi anadiline başka
bir isim vermiş, bizden başka
bu tuhaflığı yapmış bizden
başka bir millet yoktur. Sadece
bunu biz yaptık, Türkçeye
Osmanlıca dedik. Osmanlıca
dediğin Türkçedir. Ve biz bu
dile siyasi sebeplerle
hanedanın ismini verdik. Eski
devlette iktidarda olan
hanedanın ismini verdik”
görüşünde.
HALAÇOĞLU
Suriye’de Esed zulmü sürerken canını kurtarmak için başka yerlere göçen başka ülkelere sığınan insanların dramı kış ile birlikte daha da büyüdü. Koalisyon
güçleri sadece IŞİD ile mücadeleyi öne çıkarırken sadece Türkiye Suriye’deki savaş suçlarının ve insanlık dramının sona erdirilmesini istiyor.
Eğit ve
donatta
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gelinen
noktayı değerlendirirken, “Eğit-donatta bir
mutabakat görünüyor. Diğer iki konuda maalesef
henüz bir mutabakat yok. Bu mutabakat olmadığı
sürece burada sağlıklı bir adımın atılması mümkün
değil” dedi. Erdoğan, çözüm için ne yapılması
gerektiğine dair görüşlerini açıklarken de şunları
söyledi: “Bunun bir kara harekatı olması şart.”
Koalisyon güçlerinin
IŞİD’e saldırıları ve
IŞİD’in Irak ve Suriye
içindeki varlığı sürerken, Türkiye’nin
tezleri de masada
değerlendiriliyor.
M.Nuri Parmaksız
Hayata ve
Aşka dair
8. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
8. Sayfada
Fehmi Koru
Yolsuzluk
iktidarları
bozar
VAR
Güvenli
bölgede
YOK
Erdoğan, “Kara harekatının hava harekatı ile
desteklenmesi gerekir. Eğit-donatın nerede
yapıldığı veya yapılacağı konusundaysa bu taraflar
arasında yapılan görüşmelerle uygun yerler şu anda
kendi aralarında belirlenmiş vaziyette. Tamamı ile
mutabakat sağlandığında bu eğit-donatın belirlenen
yerlerde yapılma süreci başlayacaktır. Bunun ön
hazırlığı, alt yapısı her şeyi hazır vaziyettedir” dedi.
Türkçe Bakış
Nöbet kulübesinde
CİNNET: 3 ŞEHİT
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Eldeki bütün bulgular bu askerlerimizden birinin yaptığı bir telefon görüşmesi sonrasında veya
bir mesajlaşma sonrasında yaşadığı psikolojik bir gerilim sebebiyle
ortaya çıkan bir tablo" dedi.
HABERİ 12. SAYFADA
9. Sayfada
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
‘VİZE’
sürprizi
Polonya’yı ziyaret eden Başbakan
Ahmet Davutoğlu, Türkiye-Polonya
İlişkilerinin 600. Yılı Kapanış Etkinliği’nde
yaptığı konuşmada hem Polonya’ya
övgüler yağdırdı hem de vize sürprizi
yaptı.
8. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
TBMM’de Osmanlıca bilen tek milletvekili
olan MHP Grup Başkanvekili Yusuf
Halaçoğlu ise çok farklı düşünüyor:
“Osmanlıcayı en çok savunacak kişiyim, ama
faydası yok, çocukların
zamanına yazık.
Teknolojiyi, bilimi öğretsinler, adam gibi tarih kitapları
yapsınlar. Osmanlıca için
Arapça ve Farsça gramer
bilgisi de gerekiyor.
Osmanlıca Latin harflerine
çevrilse bile okuyanlarca
anlaşılamaz. Okutacak
öğretim elemanı da bulamazlar. Önce Türkçeyi
öğretsinler sonra
Osmanlıcaya baksınlar. Osmanlı döneminde bile
Osmanlıcayı bilenlerin oranı yüzde 10’larda.”
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
“Vefakar Polonya 1923'te Türkiye'yi
tanıyan ilk Avrupa ülkesi oldu” diyen
Başbakan Davutoğlu, “Bütün Türk milleti
adına söylüyorum. Polonya'nın bağımsızlığı bizim bağımsızlığımızdır. 600. yıl kutlamaları bitmiş olabilir ama Türkiye Polonya dostluğu kıyamete kadar sürecek,
tarihteki yerini her zaman alacaktır. Burada
size bir hediyem olacak. 600. yıl hediyesi
olarak Polonya'ya vizeleri kaldırma kararı
aldık” dedi. Polonya Başbakanı Ewa
Kopacz ise memnuniyetini dile getirdi.
2Kibariye’den yetenekli gençler için ücretsiz sanat okulu
sinema
TV / MAGAZİN
10 Aralık 2014 Çarşamba
Okuma yazmayı sanat hayatına başladıktan
sonra öğrenen sanatçı Kibariye, sanat hayatının
40. yılında, kendi gibi eğitim almayan yetenekli
gençlerin ücretsiz faydalanabileceği Milli Eğitim
Bakanlığı'na bağlı bir sanat okulu açacak.
İSTANBUL - Arsa araştırmaları
devam eden okulda, 24 sınıf olacak.
Kibariye'nin sanatçı arkadaşlarının da
ders verme ihtimalinin bulunduğu
sanat okulunda, Roman ayrımı yapılmadan herkese eğitim hakkı verilecek. Kibariye, İstanbul'un ardından
aynı okulu memleketi İzmir'de de
açmayı planlıyor. Sanatçı Kibariye, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, okulu
için Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile
görüştüğünü hatırlattı. Görüşmenin
ayrıntılarını anlatan Kibariye, "Nabi
Avcı, çok değer verdi fikrime, çok
sevindi. Neredeyse ağlayacaktı sevinçten. 'Örnek olduğun için helal
olsun sana' dedi. 'Senin ne faydan
olacak' diye sordu. Ben hoca değilim
bana göre çırağım. Okulda öğrencilerin bilmediklerini anlatacağım ama
hocalık değil, çıraklık yapacağım. Fikir
vereceğim öğrencilere" diye konuştu.
Sezen Aksu, Tarkan ve Şebnem
Ferah ile vereceği konserden elde
edilen gelirin okulun yapımında kullanılacağını dile getiren Kibariye,
böyle bir okul açmanın hayali
olduğunu söyledi. Kibariye, "Okuma
yazmam yoktu, şimdi de rezil olmayacak kadar biliyorum. Benim çok
büyük uhdelerim, hayallerim var. Allah
vergisi bir sesim var. Çok güzel sesler
var ama keşfedilemiyor. Maddi
imkanları yok. Allah bana imkan
sağladı, bundan iyi bir şekilde yararlanmak istedim.”dedi. (AA)
Ulusal Eleştiri Kurulu Ödülleri açıklandı
Sinema
dünyasının kalbi
Hollywood'daki
ödül sezonu,
merkezi New
York'ta bulunan
Ulusal Eleştiri
Kurulu (National
Board of
Review) ödülleri
ile devam ediyor.
Vizyona
yeni
girecek
filmler
ANKARA - Sinema dünyasının kalbi
Hollywood'daki ödül sezonu, merkezi New
York'ta bulunan Ulusal Eleştiri Kurulu
(National Board of Review) ödülleri ile
devam ediyor. Film tarihçileri, öğrenciler ve
akademisyenlerden oluşan ve bu yıl 272
film arasından seçim yapan kurul, "Yılın En
İyi Filmi" ödülünü JC Chandor'un yönetmenliğini üstlendiği "A Most Violent Year"
filmine verdi. Film, başrol oyuncuları Oscar
Isaac ile Jessica Chastain'e de "En İyi
Erkek Oyuncu" ve "En İyi Yardımcı Kadın
Oyuncu" ödüllerini getirdi. Keskin nişancı
Chris Kyle'ın öyküsünü anlatan "American
Sniper" filmiyle Clint Eastwood, "En İyi
Yönetmen" ödülüne layık görüldü. Michael
Keaton, "Birdman filmindeki performansıy"Kesik"
"Duvara Karşı" filmiyle
başlattığı, "Aşk, Ölüm ve
Şeytan" üçlemesini "Yaşamın
Kıyısında" filmiyle devam
ettiren Fatih Akın, sekiz yıllık
aranın ardından "Kesik" adlı
filmle üçlemeyi tamamladı.
Oyuncu kadrosunda Tahar
Rahim, Simon Abkarian,
Makram J. Khoury, Hindi
Zahra, Kevork Malikyan,
Bartu Küçükçağlayan, Trine
Dyrholm, Moritz Bleibtreu,
Arsinee Khanjian, Akin Gazi
ve Arevik Martirossian'ın yer
aldığı filmin Venedik prömiyeri, ağustos ayında gerçekleştirildi.
05:23 İstiklal Marşı ve Günün
Program Akışı
05:25 Sarayın Doktoru
06:30 1'de Sabah
09:00 1'de Bugün
09:15 Avrupa Avrupa
11:00 İyi Fikir
12:45 Böyle Bitmesin
14:30 Beni Böyle Sev
16:35 1'de Bugün
16:50 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Zengin Kız Fakir Oğlan
23:00 Yedikule Hayat Yokuşu
01:05 Beni Böyle Sev
03:05 1'de Bugün
03:20 Dizi Klip
03:30 Zengin Kız Fakir Oğlan
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Alemin Kıralı
16:00 Zahide ile Yetiş Hayata
18:55 Atv Ana Haber
20:00 Kara Para Aşk
23:40 Kim Milyoner Olmak
İster?
00:55 Bitmeyen Şarkı
02:20 Aşk ve Ceza
03:50 Beyaz Gelincik
19:45 KAÇAK GELİNLER
Şebnem'in Selim'in cebinde
bulduğu yüzük olay
yaratıyor. Şebnem ve Selim
arasında yaşananlar nasıl
sonuçlandı, Kainat'ın tanık
olduğu durum işleri nasıl
karıştırdı?
Kızların evine bir satıcı
kadın geliyor. Kızlar kadını
içeri alıyorlar ve kadın
büyük bir kehanette
bulunuyor, aralarından
birinin tez zamanda erkek
arkadaşından ayrılacağını
söyleyince kızların kafası
soru işaretleriyle doluyor.
Diğer yandan Almilla,
Özgür'den uzak durmaya
karar veriyor.
la "En İyi Erkek Oyuncu" ödülüne ortak
olurken, "Still Alice" filminde bir Alzheimer
hastasını canlandıran Julianne Moore da
geceden "En İyi Kadın Oyuncu" ödülüyle
ayrıldı. Ödüller, 6 Ocak'ta düzenlenecek
törenle sahiplerine verilecek. Törenin
sunuculuğunu Lara Spencer üstlenecek.
Kurul tarafından ödüle layık görülenler
şöyle: En İyi Film: "A Most Violent Year" En
İyi Yönetmen: Clint Eastwood "American
Sniper" En İyi Erkek Oyuncu: Oscar Isaac
"A Most Violent Year" ve Michael Keaton
"Birdman" En İyi Kadın Oyuncu: Julianne
Moore "Still Alice" En İyi Yardımcı Erkek
Oyuncu: Edward Norton "Birdman" En İyi
Yardımcı Kadın Oyuncu: Jessica Chastain
"A Most Violent Year" (AA)
Sesime Gel"
Hüseyin Karabey'in yönettiği filmde
Feride Gezer, Melek Ülger, Tuncay
Akdemir ve Muhsin Tokçu rol alıyor.
Dram türündeki filmin konusu şöyle:
"60 yaşındaki Berfe ve 8 yaşındaki
torunu Jiyan'ın yaşadığı köyün bütün
erkekleri silah sakladıkları iddiasıyla
bir jandarma baskını sonucu tutuklanır. Berfe'nin oğlu, Jiyan'ın babası
Temo da tutuklananlar arasındadır.
Fakat önemli bir sorun vardır; ortada
silah yoktur, en azından onların
bildiği bir yerde yoktur. Büyüyen bir
çaresizlik içerisinde Berfe ve Jiyan
bir silah bulmak ve karşılığında
Temo'yu kurtarmak için yollara
düşmeye karar verirler."
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:40 DUDAKTAN KALBE
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
ÖĞLE HABERLERİ
12:50 DERYA'NIN
DÜNYASI
15:00 SONGÜL KARLI İLE
YENİDEN
16:30 DUDAKTAN KALBE
18:15 EKİN OLCAYTO İLE
ANA HABER
19:30 SPOR BÜLTENİ
19:45 YABANCI
SİNEMA
21:30 YABANCI SİNEMA
EFSANE DÖRTLÜ 2
23:40 BUNU KONUŞALIM
00:40 YABANCI
SİNEMA
02:20 YABANCI SİNEMA
04:00 YABANCI SİNEMA
06:00 Dila Hanım
07:00 Aşkın Bedeli
07:45 Deniz Yıldızı
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
12:00 En Güzel Bölüm
12:30 Aşkın Bedeli
14:30 Benim Kuaförüm
16:00 En Güzel Bölüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
19:15 Deniz Yıldızı
20:30 Güzel Köylü
23:30 Aşktan Kaçılmaz
21:30 EFSANE DÖRTLÜ 2
Orjinal İsmi:The Four 2
Yönetmen:Gordon Chan
Oyuncular:Chao Deng, Yifei
Liu, Anthony Wong Chau Sang
Yapım Yılı:2013
Tür:Aksiyon/Macera
Filmin Konusu :
Kuzey Song Hanedanı
İmparator Huizong döneminde
"6. Departman" olarak bilinen
departman imparatorluğun tüm
cezai işlemleri ile ilgilenen
bölümdür. Son derece disiplinli
bir şekilde çalışan 6. Departman
üyeleri, Baş Komutan Liu liderliğinde imparatorluğun en
büyük sorunu haline gelen sahte
para dolaşımını durdurmak için
bir operasyona başlar.
Viktor Lazlo,
İstanbullu
müzikseverlerle
buluşacak
İSTANBUL - Latin, pop, soul ve cazın 80'li
yıllardaki en iyi temsilcilerinden olan Viktor Lazlo,
İstanbul'da konser verecek. İstanbul Büyükşehir
Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire
Başkanlığı Kültür Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre Lazlo, 30. yıl turnesi kapsamında
11 Aralık'ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda
İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. Kültürler
arasında bağ kuran şarkılarıyla dikkati çeken
Lazlo, 30 yıllık kariyerinin en güzel eserlerini
seslendirecek. Asıl ismi Sonia Dronier olan
ancak sahne adını 1942 yapımı "Casablanca"
filminde Paul Henreid'in canlandırdığı karakterden alan şarkıcı, latin, pop, soul ve cazın
karışımı olan "Sweet, Soft and Lazy" adlı
albümüyle dünya çapında tanındı. (AA)
"Çakallarla Dans 3:
Sıfır Sıkıntı"
Murat Şeker'in yönettiği,
Şevket Çoruh, Murat
Akkoyunlu, Timur Acar,
Ceyhun Yılmaz, İlker Ayrık
ve Gürkan Uygun'un
oynadığı "Çakallarla Dans 3:
Sıfır Sıkıntı" komedi meraklılarının ilgisini çekmeye
aday.
"Çakallarla Dans" serisinin 3.
yapımı olan filmde,
arkadaşlarının mutluluğu için
her türlü yola başvuran
"çakallar"ın; aksiyon ve
komedi dolu maceraları
izlenebilecek.
05:15 Arda’nın Mutfağı
06:00 Oynat Bakalım (Tekrar)
07:00 Batman (Tekrar)
07:25 Batman
08:10 Duck Dodgers
09:15 Oynat Bakalım (Tekrar)
09:45 Aramızda Kalmasın
13:00 Arda’nın Mutfağı
14:00 Oynat Bakalım (Tekrar)
15:00 Amerikalı Bir Kız
17:00 Hülya Avşar Show
18:30 Çok Güzel Hareketler
Bunlar
19:45 Kaçak Gelinler
23:30 Yabancı Sinema
06:00 Geniş Aile
06:45 Günaydın
09:30 Alın Yazım
11:00 Özledim Seni
13:00 Gün Arası
13:30 Cümbür Cemaat
15:00 Evim Şahane
17:00 Çarkıfelek
18:50 Koca Kafalar
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Benim Adım Gültepe
22:30 Hayat Yolunda
20:30 GÜZEL KÖYLÜ
Gül’ün başı belada!
Gül ve Cemal birbirlerine iyice
yakınlaşmışlardır. Hatta Gül'ün
Cemal ile evlilik konusundaki
düşünceleri bile değişmiştir.
Cemal'e kendi elleriyle yemekler
yapmakta, evlilik konusuna iyice
yaklaşmaktadır. Gül'ün bu halleri
Cemal'in de hoşuna gitmektedir.
Ancak Gazeteci Oya'nın Güzel
köyle ilgili yaptığı haber, köye
bomba gibi düşünce Gül ve
Cemal'in evlilik planları bir anda
gölgelenir. Çünkü Oya, arkadaşı
olan Kaan'a iyilik yapmak
amacıyla gazeteye Kaan ve
Gül'ün aşkıyla ilgili bir haber
yapmıştır. Bunu öğrenen köy
halkı Gül'e karşı tavır yapar.
yurt haberlerİ
Suruç ilçesindeki geçici
barınma merkezinde kalan
Suriyeli Kürtler
için yaptırılan
32 bin kişilik
çadır kent,
ocak ayında
tamamlanacak.
"tam donanımlı" kampa kavuşuyor
ŞANLIURFA - Terör örgütü IŞİD ile bazı
Kürt gruplar arasında Halep'e bağlı Kobani'de
(Ayn el Arap) yaklaşık 3 ay önce başlayan
çatışmalardan kaçan çoğunluğu kadın ve
çocuklardan oluşan yaklaşık 200 bin Suriyeli
Kürt, "güvenli liman'' olarak gördükleri
Türkiye'ye sığındı.
Suruç ilçesinden Türkiye'ye giriş yapan
Suriyeli sığınmacılar için başta Başbakanlık
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)
ve Türk Kızılayı olmak üzere birçok yardım
kuruluşu seferber oldu. Suruç halkı da sığınmacılara yardım için ilçeye gelen sivil toplum
kuruluşlarına destek verdi.
Sığınmacıların bir bölümü akrabalarının
yanına, çoğunluğu ise AFAD ve bazı belediyeler tarafından oluşturulan geçici barınma merkezlerine yerleştirildi. Misafirlerin barınmaları
için uygun kamp yapmak amacıyla kolları sıvayan AFAD, yapımına başlanan çadır kenti ocak
ayında sığınmacıların hizmetine sunacak.
Başta 20 bin kişilik olarak planlanan kampın kapasitesi son değerlendirmelerin ardından
32 bin kişiye çıkarıldı.
Şanlıurfa Valisi İzzetin Küçük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin son yıllarda
tüm dünyaya örnek teşkil edecek şekilde mazlum insanlara sahip çıktığını ve bu çalışmaların
artarak devam ettiğini söyledi.
Özellikle Şanlıurfa'nın bu konuda üzerine
düşen görevi fazlasıyla yaptığını belirten
Küçük, IŞİD'den kaçan Suriyelilerle kentteki
sığınmacı sayısının 500 bine yaklaştığını ifade
etti.Yaklaşık 3 ay önce Suriye'de gelişen olaylardan kaçan Suriyeli Kürtlerin, Suruç ilçesinde
gerek vatandaşlar, gerekse devlet eliyle sahiplenildiğini anlatan Küçük, yapacakları yeni
kampta sığınmacıların rahat edeceğini vurguladı. Yapımı süren kampta her türlü imkanın sağlanacağını aktaran Küçük, şöyle konuştu:
"Devlet ve millet olarak mazlum insanlara
yardım elini uzatmaya devam ediyoruz. Şu
anda 32 bin kişilik büyük bir çadır kent kuruyoruz. Kış şartlarına dayanaklı, içinde sağlık
merkezinden okullara, kadınların yeteneklerini
sergileyebilecekleri alanlarda spor tesisleri ve
sinemaya kadar her türlü imkanın bulunacağı
çadır kent olacak. Ocak ayı içinde faaliyete
geçirmeyi planlıyoruz. En önemli unsur çadır
kentin kış şartlarına dayanıklı olacak olası. "
Şanlıurfa'nın çeşitli ilçelerinde 4 kamp
bulunduğuna işaret eden Küçük, yapımı süren
kampın bunlarla aynı kalitede, aynı güvenlikte
ve aynı yalıtıma sahip ısıtma sistemli olduğunu
kaydetti.
Yeni kampta çocukların okula kavuşmalarının önemli olduğunu dile getiren Küçük,
"Çocuklarımız burada Milli Eğitim Bakanlığı'nın
belirleyeceği müfredata göre, kendi dillerinde
eğitimlerine devam edecekler. Bu çocuklar şu
anda bizim için kutsal bir emanettir. Onların
sağlıklı şekilde yetişmesi bizim için önemlidir"
dedi. (AA)
Yeni kimliklerin dağıtımına
Kırıkkale'den başlanacak
ANKARA - İçişleri Bakanlığı Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce
hazırlanan yeni kimliklerin dağıtımına, yılbaşından itibaren Kırıkkale'den başlanacak.
İçişleri Bakanlığının yeni kimlik kartlarına
yönelik çalışması sürüyor. Kimliklerin dağıtımına yeni yılda başlanacak. Kartların dağıtımı ilk olarak Kırıkkale'de yapılacak.
Yeni kimlik kartları, taklit, tahrif ve sahteciliğe imkan vermeyen üst düzey güvenlik
unsurlarıyla dikkati çekiyor. 1 GB'ye kadar
veri depolayabilecek akıllı kartlarda parmak,
damar ve avuçiçi izi gibi kişiye özel bilgiler
yer alacak. Yeni kartlar, başka birinin eline
geçerse dahi kullanılamayacak ve anında
bloke edilecek. Bu kartların kopyalanması
ya da üzerindeki verilerin değiştirilmesi
mümkün olmayacak.
Yeni kimlik kartları vize istenmeyen ülkelerde pasaport yerine de kullanılabilecek.
Her kartın içinde kişiye özel sertifikalar bulunacak ve hem şifre hem de kişinin biyometrik bilgileriyle doğrulama yapılabilecek.
Kredi kartı büyüklüğündeki yeni kimlik
kartı, hastane, eczane, okul, emniyet ve
bankalardaki sistemlere entegre olabilecek
ve bu sayede birçok işlemde vatandaşa
kolaylık sağlayacak. Vatandaşlar, kimlik kartlarını almak üzere mektup veya muhtarlık
askı listeleri ile randevu verilerek kart düzenleme merkezine davet edilecek. Kart, kapalı
zarf içinde PIN ve PUK koduyla birlikte kişiye kargo veya postayla teslim edilecek.
Kartlar vatandaşa 15 liraya mal olacak,
10 yıl boyunca kullanılacak. Yeni kimlik kartları, e-İmza olarak kullanılabilecek, e-Devlet
kapısından sunulan hizmetlere bu kartlar
vasıtasıyla kolayca ulaşılabilecek.
Kişisel verilerin yer alacağı bu kartlarla
ilgili İçişleri Bakanlığı, veri güvenliğini konusunda üst düzey güvenlik önlemleri aldı.
Türk Kızılayı, kentlerdeki
sığınmacıları da unutmayacak
KIRŞEHİR - Türk Kızılayı Göç İdaresi
Müdürü Kemal Pehlivanlı, 11 ilde sığınmacıların
kaldığı kamplarda 2011 yılından bu yana insani
yardım faaliyetlerini aralıksız sürdürdüklerini belirterek, bundan sonraki süreçte, 72 şehre dağılmış mültecilere yönelik çalışmalar yürüteceklerini
Kimlik kartlarıyla ilgili kurulan sistemde
söyledi.
veri merkezi dışında herhangi bir yerde
Pehlivanlı, AA muhabirine yaptığı açıklamabiyometrik veri tutulmayacak.
da, köklü bir kuruluş olan Türk Kızılayı'nın, insan
Vatandaşlardan alınan biyometrik veriler,
acısı yaşanan her coğrafyada, bu acıyı dindirbulundukları ilçelerdeki okuyucular vasıtamek için 146 yıldır faaliyet yürüttüğünü belirtti.
sıyla "şablon" adı verilen sayılara dönüştüTürk Kızılayı'nın, komşu ülkelerdeki sıkıntılar
rülecek ve sadece bu sayılar veri merkezine
ve iç çatışmalardan kaçıp Türkiye'ye sığınan
aktarılacak.
mültecilerle ilgili "Göç ve Mülteci Hizmetleri
Vatandaşların biyometrik okuyucularla
Müdürlüğü" yapılanması gerçekleştirdiğini ifade
alınan biyometrik veriler resim olarak değil,
eden Pehlivanlı, yaklaşık 10 aydır çalışmaları göç
bu resimlerden oluşturulmuş "kriptolu sayıve mülteci hizmetlerine yoğunlaştırdıklarını söysal karakterler" olarak veri merkezine aktarıledi.
lacak. Biyometrik verilerin alınması, entegPehlivanlı, Türk Kızılayı'nın insani ve acil yardım malzemesi dağıtımının yanı sıra orta ve uzun
rasyon yazılımı ve bilgilerin kaydedildiği veridönemli projelerle özellikle şehirde yaşayan mültabanında tamamen Türk mühendislerin
tecilerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığına işaret
geliştirdiği uygulamalar kullanılacak.
ederek, "Bunlar, çok yönlü ihtiyaçlar. Mültecilerin
Biyometrik veriler, başvuru bilgileriyle birülkelerine dönecekleri ana kadar geçen süreyi
likte karta yazılmak üzere TÜBİTAK tarafınkapsayan projeler geliştirmeye çalışıyoruz. İlk
dan geliştirilen Kart Yönetim Sistemi
etapta ulusal paydaşlarla, hayırsever vatandaşYazılımına gönderilecek. Kart Yönetim
larımızın destekleriyle bu projeleri yürütmeye
Sisteminde herhangi bir veri saklanmayaçalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle
cak. Veriler kimlik kartlarındaki çipe yine
şehirlerde yaşayan, Türkiye'nin 72 iline dağılmış
TÜBİTAK tarafından geliştirilen Milli Kart
mültecilere yönelik çalışmalar yürüteceğiz" dedi.
İşletim Sistemi (AKIS) ile güvenli bir şekilde
Türk Kızılayı'nın 2011 yılından itibaren 11
işlenecek. (AA)
ildeki kamplarda insani yardım faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğüne dikkati çeken Pehlivanlı,
"1,6 milyon Suriyeli'nin Türkiye'de olduğunu ve
bunların 1,4 milyonunun da şehirlerde yaşadığını
mıyor. 78 kadınımız var, yüzde 14,4 oldu parla- düşünürsek, bundan sonraki dönemde, şehirlermentodaki oranımız. Neredeyse bir parlamento de yaşayan mültecilere yönelik projeler geliştirme gayreti içinde olacağız" diye konuştu.
dönemi bitecek, ben bütün parlamentonun
Pehlivanlı, sadece ülkeye sığınan insanların ihtitemsilci kadınlarını bir araya getirmeyi başarayaçlarının karşılanmasına yönelik değil, ev sahimadım."
binin de kabullenmesi adına gayret sarf ettikleri"Farklı partilerden kadınları sokakta yan
ni dile getirerek, şunları kaydetti: "Yaşanan gelişyana gördüğümüz gün asıl mesele bitmiş olacak" diyen Güllü, "erkek egemen" düşüncesin- melere bağlı olarak, sosyal barışın sağlanması,
ayrımcılık yapmama, onların hak ve hürriyetlerine
de kadınlar bulunduğunu savundu.
riayet etme ve uzun dönemde entegrasyon
Güllü, kadın haklarının dünyada büyük
çalışmalarına hız vermek adına gayret sarf ediuğraşlar sonucu elde edildiğini anımsatarak,
"Sokakta birçok kadının umurunda değil. Farklı yoruz. Gerek devletimiz gerek biz, bu anlamda
projeleri geliştirmeye çalışıyoruz. BM Yüksek
illeri gezerek algıları değiştirmeye çalışıyoruz.
Şu an sokaktaki kadınların birçoğunun hakların- Komiserliği'nin raporlarına göre ve ülkemizin
dan haberi yok. Eğitim sisteminde bazı değerle- etrafındaki komşu ülkelerdeki siyasi sıkıntılar ve
savaş ortamı da düşünüldüğünde mültecilerin
ri ön plana çıkarmalıyız. Bu hakların bize ne
kısa dönemde ülkelerine dönemeyecekleri aşiifade ettiğini, buradaki seçen rolünün aslında
kar. Onun için sosyal bir sıkıntı yaşanmaması
neyi seçtiğini, geleceği şekillendirme yükümlüadına geliştirilecek projeler üzerinde çalışmak
lüğünün bu omuzda ne ifade ettiği algısından
istiyoruz." (AA)
çok uzağız" diye konuştu. (AA)
"Kadınların birçoğu, haklarının farkında değil"
KOCAELİ - Türkiye Kadın Dernekleri
Federasyonu Başkanı Canan Güllü, sokaktaki
kadınların birçoğunun haklarından haberi olmadığını belirterek, eğitim sisteminde bazı değerleri ön plana çıkarmaları gerektiğini söyledi.
Güllü, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
cumhuriyetin kuruluşu ve Mustafa Kemal
Atatürk'ün önderliğinde kadınların önemli kazanımlar elde ettiğini söyledi.
Kadınların seçen ve seçilen olma mücadelesini verdiğini ifade eden Güllü, yerel ve geneldeki karar mekanizmalarında sayılarının yetersiz
kaldığını kaydetti. Güllü, Türkiye'nin tek ilinde
kadın vali bulunduğuna dikkati çekerek, şunları
dile getirdi: "Özel sektör ve kamusal alanda
kadınlar istediğimiz oranda yer almıyor. 25
Kasım'da Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
Günü'nü kutladık, o günden bu yana 6 kadın
hayatını kaybetti. Partilerin yerel ve genel yönetimlerinde kadınlar var ama bu değişimi yansıt-
3
[email protected]
10 Aralık 2014 Çarşamba
Fehmi KORU
[email protected]
Yolsuzluk iktidarları bozar
“İktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar” özdeyişi
İngiliz politikacı Lord Acton’a ait olsa da, sözün sınırlar
aşan bir geçerliliği var; hem de ülkelerin yönetim biçimlerinden bağımsız olarak... Tek adam rejimlerinde de
demokrasilerde de yolsuzluklara bulaşanlar çıkabiliyor...
Ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, hiçbir ülkede “sıfır yolsuzluk” noktasına varılamıyor.
Türkiye’nin bu evrensel gerçekliğin dışında kalması
mümkün mü? Elbette değil. Falih Rıfkı Atay’ın Çankaya
kitabında tek parti döneminde bazı haddini bilmezlerin
yediği nanelerden örnekler vardır. Çok partili dönem
boyunca yaşananlar ise önceki döneme rahmet okutacak
boyutlardadır.
Cumhuriyet öncesi mi? O sayfaları hiç açmasak daha iyi
olur...
Elbette yolsuzluklar hiçbir ülkenin kaderi olmamalıdır;
ama ne çare, gerçek olanla arzu edilen arasındaki fark, en
çok bu alanda kendini belli eder. Yolsuzluk yapılamasın
diye alınan onca tedbire, teknolojinin gelişmesiyle izlemelerin kazandığı hassaslığa rağmen, kamu kaynaklarını kişisel çıkarları için kullananlar yine de çıkabiliyor.
AK Parti dönemi?
Ülkemizi 12 yıl boyunca yöneten kadroların kamu kaynaklarına yaklaşımları başkalarından farklı. İnançla bezenmiş bir sorumluluk anlayışının belirlediği bu yaklaşıma
sahip olanların garip gurebanın hakkını yemekten kaçınmaları beklenir.
Galiba beklemekten öte bir kanaat var bu konuda; iktidarın ne yapıp edip iktidar sahiplerini bozacağına dair
evrensel gerçekliğe ve bizde de bozduğunu ispat için öne
sürülen iddialar ve tapelere rağmen, kamuoyu AK Parti’ye
bu konuda toz kondurmuyor.
Bayağı garip bir durum bu: Genellikle kamuoyları, politikacıların yolsuzluğa bulaştığıyla ilgili haberlere, hatta
doğruluk payı olmasa bile, kolayca inanırlar. Şimdiyse AK
Parti’nin tabanını teşkil eden kitleler, yaylım ateşine dönüşen yolsuzluk iddiaları karşısında duyarsız bir görüntü
veriyorlar.
İyi bir şey mi bu? Hayır değil. Tek tek bireyler yanlış
işlere bulaşmış olsalar bile toplumların ahlaki endişelerinin yerli yerinde kalması gerekir.
Ortadaki bulanık havayı dağıtma, yolsuzluklar ile siyasi
iktidar arasında kurulmak istenen ilintinin yanlışlığını sergileme sorumluluğu herhalde bizzat AK Parti yönetimine
düşüyor. En başta da, var olan tedirginliğin farkında olduğu izlenimini konuşmalarında konuya ayırdığı bölümlerle
açıkça veren Başbakan Ahmet Davutoğlu’na...
Dünya siyaset tarihinin aynı zamanda dünya yolsuzluklar tarihi olduğunu en iyi bileceklerin başında geliyor
Başbakan Davutoğlu, akademisyen kimliğiyle... İnsanın
melek olmadığının, bazılarının zor bazılarının kolay olsa
da herkesin “iğva” edilebileceğinin de elbette farkındadır.
Bu sebeple, “Bizde kimse yanlış yapmaz” tarzı totalci
inkâr yerine, “Kimle ilgili iddialar varsa, gitsin, hesabını
versin” demokratik tavrını benimsemelidir.
Mahkemeler yanlışı doğrudan ayırmak için var.
İktidarın bozucu etkilerinden fazla etkilenmemek için de
tedbirleri artırmak gerekiyor. Küçük çizgi dışılıkların
aslında yüksek makamların zaaflarının istismarından cesaret alınarak yapılabildiği gerçeği unutulmadan, iktidarın en
güçlü temsil edildiği makamlarda bulunanların en fazla
hassasiyet ve titizlik göstermesi gerekir.
Kimsenin gözünün yaşına bakılmamalı.
“Türkiye küresel yolsuzlukta 11 basamak birden tırmandı” başlıklı haberler herhalde en fazla iktidarda bulunan
kadroyu rahatsız ediyordur. Yolsuzluğun yaygınlaştığı
algısı bile, bir ülkeyi, güvenilmez ve yatırım yapılmaz hale
getirir çünkü.
Algıyı süratle tersine çevirmek gerekiyor.
9 Aralık 2014/ HABER TÜRK
Kurtuluş törenlerinde
yine silahlar patladı
KİLİS - Kilis'in düşman işgalinden kurtuluşunun 93. yıl dönümü,
düzenlenen törenle kutlandı.
Şehitlik ziyaretiyle
başlayan tören kapsamında, Türkiye Kuvayi
Milliye Mücahitleri
Derneği ve Kilis Gaziler
Derneği üyelerinin katılımı ile Adnan Menderes
Bulvarı'ndan Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüyüş yapıldı. Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, Cumhuriyet
Meydanı'ndaki törende, Atatürk'ün 1918'de Kilis'i ziyareti
sırasında yaptığı konuşmanın ardından başlayan direnişin
24 ay sürdüğünü, açlık ve yokluğa rağmen başarıyla
sonuçlandığını söyledi.
İstiklal Savaşı'nda elde edilen zaferin bugün geleceğin
teminatı olan gençlerle "istikbal savaşına" doğru taşınması
gerektiğini ifade eden Kara, şöyle konuştu:
"Bugün ülkemiz yeniden bir savaş ortamında ama bu
savaş ekonomik ve siyasidir. Bu savaş istikbal savaşıdır.
Neye mal olursa olsun dün atalarımız yokluk, imkansızlık
ve batının Türkiye'ye karşı yek vücut olmasına rağmen
İstiklal Savaşı'nı kazanmışlar. Bizler de bugün birlik ve
beraberlik içerisinde hareket ederek istikbal savaşını
kazancağız. İslam coğrafyasının bir kurtuluşa ve dirilişe
ihtiyacı var. Bu da Türkiye'de olacak. Bu coğrafyada
Türkiye'den başka bir umut ülkesi yok. Suriye, Irak, Mısır'ı
görüyoruz. Bütün İslam coğrafyasında kardeşler birbirini
katlediyor."
Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Kilis'e sığınan
Suriyelileri de değinen Kara, kentte 100 bine yakın sığınmacının ağırlandığına işaret etti. Batı ülkelerinin tümünde
bu sayının 120 bin civarında olduğunu belirten Kara,
"Kilis'te barınan Suriyeli sayısı, Avrupa ülkelerindeki sayıya
yaklaştı" dedi. Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen geçit
töreni sırasında, gazi üniformalı bir kişinin tüfekle havaya
ateş etmesi üzerine, bunu grupta bulunan diğerleri izledi.
Havaya açılan ateş nedeniyle vatandaşlar kısa süreli panik
yaşadı. (AA)
4
ANKARA
10 Aralık 2014 Çarşamba
Mamak Belediyesi
Lakros Takımı’nı kurdu
Mamak Belediyesi, bu kez Kuzey Amerika’nın “Kızılderili Sporu” olarak bilinen Lakros
Sporu’na sporcu yetiştirecek. Bu kapsamda bayanlar ve erkekler olmak üzere yirmişer kişilik sporcudan oluşan Lakros Takımı’nı kuran Mamak Belediyesi, kurulur
kurulmaz ilk müsabakasını da İzmir Lakros Takımı ile gerçekleştirdi.
HABER MERKEZİMamak Belediyesi, bu kez
Kuzey Amerika’nın “Kızılderili
Sporu” olarak bilinen Lakros
Sporu’na sporcu yetiştirecek. Bu
kapsamda bayanlar ve erkekler
olmak üzere yirmişer kişilik sporcudan oluşan Lakros Takımı’nı kuran
Mamak Belediyesi, kurulur kurulmaz ilk müsabakasını da İzmir
Lakros Takımı ile gerçekleştirdi.
İzmir ve İstanbul’un ardından
Türkiye’nin üçüncü lakros milli
takımı olan Mamak Belediyesi
Lakros Takımı, antrenmanlarını da
haftada iki gün Mamak Şehir
Stadı’nda sürdürüyor. Geleceğin
milli sporcularının Mamak’ta yetişeceğini kaydeden Mamak Belediye
Başkanı Mesut Akgül, “Uluslararası
bir spor dalı olan Lakros’un ilçemizde olması, ilçemizin tanıtımı
anlamında da çok önemli. Bu spor
organizasyonuna da ev sahipliği
yapacak olmaktan büyük gurur
duyuyoruz. Altyapı olarak çok ciddi
dostluğun bir arada bulunduğu
lakros sporunda antrenman temposu da yüksek geçiyor. Takım, hızla
sürdürdükleri antrenmanlarının
ardından her yıl dünyanın 5 ülkesinden turnuvalara gelen takımların
yanı sıra ülkemizdeki lakros takımlarıyla müsabakalar gerçekleştirecek. Kuzey Amerika’da gelişmeye
başlayan spor dalı olan Lakros
genellikle saha içerisinde oynanıyor.
Belirli bir mekanı olmayan sporu,
alanı büyük olan bir yerde oynamak
mümkün. Müsabakaların futbol
sahalarında gerçekleştirildiği bu
spor dalında basketbol ve futbol
bir çalışma içerisindeyiz. Mamak’ta kuşanıyor. Ellerine de ucu fileli
spor konusunda ciddi bir potansiyel sopalarını alıyorlar. Bu sporcular pek dallarına ait teknikler görülüyor.
Lakros vücut vücuda sert temasa
var. Bunu ortaya çıkarmak ve
futbolcuya benzemiyor. Amerikan
çocuklarımızı Türk sporuna
futbolcusu ya da ragbici de değiller. dayalı bir oyun. Bu sebeple antrenman öncesinde dirseklerine, omukazandırmak istiyoruz. Mamak’ta
Son yıllarda oyuncu sayısını hızla
zlarına, dizlerine koruyucularını takılgeleceğin sporcuları yetişecek” diye arttıran lakros sporuna Mamak’tan
ması gerekiyor. Antrenmanı mutlaka
konuştu.
da ilgi büyük. Mamaklı gençlerden
paslaşma egzersiziyle başlayan
Yaş sınırının olmadığı spor dalı
lakros takımına sporcu dahil edilspor dalında lakros sopasıyla topu
olan lakrosta sporculardan her biri
erek yetiştirilecek. Bu kadro aynı
takım arkadaşına gönderebilmek bu
maskelerini, eldivenlerini, hatta
zamanda milli takımın çekirdeğini
sporun temel unsuru.
omuz, dirsek ve diz koruyucularını
oluşturacak. Hem sertliğin hem de
Çankaya’da
toplu temizlik
HABER MERKEZİ“Toplu Temizlik” uygulaması başlatan Çankaya
Belediyesi, her gün başka bir
mahalle ya da bölgeyi
temizliyor.
Haftanın yedi günü çalışan
ekipler, çok sayıda işçinin bir
arada çalışmasıyla kısa sürede
tamamladığı temizlikte açık
kasa çöp kamyonları ve
süpürge araçlarından da yararlanıyor. Son olarak Sokullu
Bölgesi’ni temizleyen belediye
ekipleri, çalışmalar sırasında
gerekli görülen yerlere su
KEDEM’li miniklere
sağlık bilgilendirmesi
Gürpınar İlkokulu
Jeopark’ı gezdi
ALP ASLAN OĞUZKızılcahamam Belediyesi Jeopark
Koordinasyon Merkezi, Ankara ‘da bulunan ilk ve
orta öğretim okullarına ilçeye yapacakları okul
gezilerinde ücretsiz rehberlik ve turizm danışma
hizmeti sunuyor.
Kızılcahamam’ın Tarihi ve coğrafi özelliklerini
ön plana çıkararak jeopark alanlarını ve ilçemizin
jeolojik oluşumlarını tanıtmak farkındalık yaratmak
ve en önemlisi ilçeye daha çok ziyaretçi çekmek
amacı ile başlatılan uygulama ile misafirlerin ilçeyi
daha iyi tanımaları ve Kızılcahamam’a geldiklerinde doğru bilgilerle donatılıp, bilinmeyen
güzelliklerini anlatıp, göstermek. Amaçlanıyor.
Bu uygulama projesinin ilk misafirleri Ankara
Gürpınar İlkokulu Oldu, 27 kişiden oluşan öğrenci
gurubu Cumhuriyet Meydanı’nda rehber tarafından karşılanarak burada ilçe hakkında bilgiler verildi. Bölgede bulunan fosilleri ve taşları inceledikten sonra sırası ile Şehit Anıt ağacı, Tarihi Roma
hamamı, Soğuksu Milli Parkı Tabiat Varlıkları
müzesi ve son olarak, Küçük Kaplıca karşısında
bulunan Jeotermal tesislerini gezip yetkili personel tarafından bilgilendirildiler, gurup son olarak ilçe
esnafından alışveriş yaparak ilçeden ayrıldı.
Guruba öğle yemeğinde Belediye Başkan
Yardımcısı Fahrettin İlhan ve Kızılcahamam
Belediyesi Genel Koordinatörü İhsan Taşer eşlik
ederek kendilerine katılımlarından dolayı teşekkür
edip, hoş geldiniz temennilerini ilettiler, Gürpınar
İlkokulu Müdür Yardımcısı Mustafa Kaplan ve
sınıf öğretmeni Yılmaz Selet Başta, Belediye
başkanı Muhittin Güney’e ve ekibine böyle bir
girişimde bulundukları için teşekkür ve memnuniyet dileklerini belirtilerek, ilçeden memnun
ayrıldıklarını belirtti.
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi ekipleri, Çansera Kent
Bahçesi’nde bulunan seralarında kendi ürettiği çiçeklerden ilçedeki muhtarlıklara dağıtmaya başladı.
Park, bahçe ve yeşil alan zengini Çankaya, şimdi de
muhtarlıklara el attı. Kendi seralarında ve kendi işçileriyle gerçekleştirdiği çiçek üretimini değerlendirerek
vatandaşların sıkça gittiği muhtarlık binalarının
güzelleşmesi için kullanan Çankaya Belediyesi, kış
çiçekleriyle yaz havası estiriyor.
Sabah namazı
buluşması
tankerleri de getirerek sokak
yıkaması yapıyor.
Çankaya Belediyesi,
hergün bir ibadethane
temizleyerek inançlarını yerine
getirmek isteyen vatandaşlara
temiz bir ortam hazırlıyor.
Çankaya Belediyesi’ne
bağlı ekipler ibadethane
temizliğine aralıksız devam
ediyor. İlçe sınırları içindeki
ibadethanelerden her gün
birisini baştan aşağı temizleyen
belediye ekipleri, çalışmalarını
bir program dahilinde
sürdürüyor.
HABER MERKEZİKeçiören Eğitime Destek Merkezi
(KEDEM) şubelerinde eğitim gören öğrencilere koruyucu sağlık hizmeti eğitimi verildi. Sağlık Haftası dolayısıyla düzenlenen
etkinlik kapsamında Genç Yeryüzü
Doktorları Derneği’ne üye tıp fakültesi
öğrencileri, KEDEM’li öğrencilere diş ve
ağız sağlığı, el yıkama, kişisel hijyen ve
doğru beslenme konularında bilgilendirici
sunum gerçekleştirdi. Ağız ve diş
bakımının erken yaşta kazanılan bir
alışkanlık olduğuna dikkat çeken genç
doktorlar, diş fırçalamanın önemi, diş
macunu seçimi, doğru diş fırçalama yöntemi, ağız ve diş sağlığında doğru beslenmenin önemi gibi konularda öğrencilere
bilgiler verdiler.
Uygulamalı olarak diş fırçalamanın nasıl
yapılacağını gösteren doktorlar, öğrencilerin sorularını tek tek yanıtlayıp diş
Çankaya muhtarlıklarına
çiçek dağıtımı yapıldı
sağlığının önemi hakkında eğlenceli videolar izlettirdiler. Sunumun ardından öğrencilere Snellen Göz Tarama Testi, Renk
Körlüğü Testi, Flor Uygulaması ve Patella
Refleks Kontrolü yapıldı. Öğrencilerin boy
ölçümü de gerçekleştirilirken, taramalar
sonucunda problemi olan öğrenciler tespit
edilerek aileleriyle görüşüldü. Etkinlikte
ayrıca öğrencilere diş macunu, kitap
ayracı ve elma hediye edildi.
KEDEM öğrencilerine verdikleri değerli
bilgilerden ve düzenledikleri eğlenceli
aktivitelerinden dolayı Genç Yeryüzü
Doktorları Derneği üyelerine teşekkür eden
Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak,
“Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sağlığı bizler için çok önemli.
Sağlıkla ilgili alışkanlıkların küçük yaşlarda
öğretilmesi gerekiyor. Öğrencilerimize
yönelik bu tarz etkinlikleri yapmaya devam
edeceğiz” diye konuştu.
GAZİ BOZKURTKızılcahamam İlçe Müftülüğü, her cuma günü sabah
namazı buluşması ve ikram gerçekleştiriyor. Cemaatin
sabah namazına katılımını, cami cemaatinin ve din
görevlilerinin kaynaşmasını sağlamak adına düzenlenen
buluşmaların ilki bugün sabah nazmında İlçe müftüsü
Sinan Kazancı, Emekli Müftü Ahmet Özdemir ve vatandaşların katılımlarıyla gerçekleşti. Yenice Mahallesi
Soğuksu Yeşil Camisi’nde cuma sabahı ilki gerçekleşen
buluşmada namazın ardından Emekli Müftü Ahmet
Özdemir tarafından sohbet verildi.
Sabah namazı programında konuşan İlçe Müftüsü
Sinan Kazancı; “Camilerimizde cemaat sayısını artırmak,
cami, din görevlisi, cemaat diyalogunun ve halkımızın kaynaşmasını sağlamak maksadıyla, her cuma sabah
namazında farklı camilerimizde buluşmalar yapacağız. Bu
sebeple sabah namazlarını cemaatle kılarak, Akabinde
hadis sohbetleri, tesbihat ve dua yaparak ve namaz
çıkışında ise Kızılcahamam Belediyemizin katkılarıyla çorba
ve çay ikramında bulunacağız” dedi.
Kazancı konuşmasını, “Cuma sabah namazı buluşmalarımıza tül ilçe halkımızı ve en önemlisi gençlerimizi
davet ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Cuma Sabah namazı buluşmaları;
12.12.2014 Cuma Sabah Namazı Yukarı Merkez Cami
19.12.2014 Cuma Sabah Namazı Aşağı Merkez Cami
26.12.2014 Cuma Sabah Namazı Hacı Ali Camii
02.01.2014 Cuma Sabah Namazı Cennet Cami
09.01.2014 Cuma Sabah Namazı Yarbaşı Cami
16.01.2014 Cuma Sabah Namazı Toki Cami
23.01.2014 Cuma Sabah Namazı Yabanabad Cami
30.01.2014 Cuma Sabah Namazı Bağlar Cami
Kaymakam, Onkoloji
Konukevi’ni gezdi
HABER MERKEZİYenimahalle Kaymakamı Mustafa Dündar
Yenimahalle Belediyesi tarafından yaklaşık bir yıl önce
hizmete açılan Onkoloji konukevi’ni ziyaret etti.
Kaymakam Dündar, ziyaretinde gördüğü yaşam alanı
ve ücretsiz verilen hizmetleri takdir ederek, “Çok dua
alıyorsunuz” dedi.
2014 yılının Mart ayında hizmete giren Onkoloji
Konukevi, il dışından hatta yurt dışından gelen,
büyük çoğunluğu kemoterapi ve radyoterapi tedavisi
gören hasta ve yakınlarına hizmet veriyor. Açıldığı
günden bu yana yaklaşık 9 ayda 3 bin misafire ev
sahipliği yapan konukevi, misafirlerine ücretsiz konaklamanın yanı sıra 3 öğün yemek ve hastane misafirhane arası ulaşımı da ücretsiz sunuyor.
Konukevine gelerek konukevi müdürü Hakkı
Vatansever’den bilgi alan Kaymakam Mustafa Dündar
“Zaman zaman ilçedeki tüm şefkat evleri, konukevleri
gibi hizmet birimlerini geziyorum. Ama Yenimahalle
Belediyesi standartların bile üstünde, sosyal belediyeciliğin en güzel örneğine imza atmış. Çok dua alıyorsunuz” dedi.
ANKARA
10 Aralık 2014 Çarşamba
Çin’in Sincan
Uygur bölgesinden
yatırım imkanlarını araştırmak üzere
Ankara’ya
gelen heyet İl
Gıda, Tarım ve
Hayvancılık
Müdürlüğü’nü
ziyaret etti.
Uygurlu girişimciler
yatırım için Ankara’da
ŞENOL GÜNÜÇİl Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Müdürü Muhsin Temel’ i ziyaret
eden Uygurlu girişimciler,
Ankara’daki tarımsal faaliyetler
hakkında bilgiler aldı. Yatırımcılar
Kazan ve Çubuk ilçelerinde de
çeşitli temas ve incelemelerde
bulundular.
Ankara’da özellikle organik sera
yatırımı, hayvancılık, çiçekçilik ve
enerji konularında yatırım imkanlarını araştırmak üzere Ankara’da
bulunduklarını belirten konuk heyet
Başkanı Abdurrahim Latif, aynı
zamanda Türkiye’yi kardeş ve dost
olarak gördükleri için yatırım yapmak istediklerini söyledi.
Soydaş heyeti ağırlamaktan
büyük mutluluk duyduklarını ifade
eden İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Müdürü Muhsin Temel, Ankara’nın
tarım açısından Türkiye’nin önemli
bölgelerinden biri olduğunu ifade
ederek, “Ankara hem bölge olarak,
hem toprak verimliliği olarak, hem
de işgücü ve teknik açıdan yatırım
için doğru bir bölgedir. Burada
önemli olan yatırımın boyutundan
ziyade doğru yatırımın doğru yerde
yapılmasıdır” dedi.
Ankara’nın sebzecilik, meyvecilik ve seracılık açısından uygun
iklim ve toprak yapısına sahip
olduğunun altını çizen İl Müdürü
Temel, Çubuk, Ayaş, Beypazarı,
Güdül, Akyurt, Kalecik, Gölbaşı,
Polatlı, Şereflikoçhisar ve Evren
bölgelerinin tarımsal üretim açısından ülkemize model olacak bir
dokuya sahip olduğuna dikkat
çekerek şunları söyledi: “Son
dönemde Ankara’da özellikle seracılık gündemde olan bir konudur.
Ankara´ya bu yönde yapılacak
yatırımların müteşebbislerin yüzünü
güldüreceğine inanıyorum. Bu
konuda gerek Bakanlık olarak,
gerek Kalkınma Ajansı olarak,
gerekse diğer yatırımcı kuruluşlar
olarak her türlü desteği vermeye
hazırız. Bu tür yatırımlar aynı
zamanda ülkelerin ve ulusların birbirleriyle kaynaşmasına da vesile
olacaktır.”
Samimi bir havada geçen
görüşme sonunda İl Müdürü
Muhsin Temel, konuk heyete
ziyaret anısına hediyeler verdi.
5
EGO şoföründen
engelsiz kampanya
HABER MERKEZİÖnder Kuşdil isimli EGO şoförü, otobüsünde seyahat
eden bir vatandaşın engelli aracının biten aküsünü düzenlediği kampanya ile yeniledi. Engelli vatandaşlara akülü araç
alınabilmesi için de kampanya başlatacağını söyleyen
Kuşdil, tüm meslektaşlarına ve duyarlı vatandaşlara bu
konuda yardım çağrısında bulundu.Son teknoloji uygulamaları yakından takip etmenin yanı sıra engelliler için
ulaşılabilir olan EGO Otobüs filosu, engelli vatandaşların
sosyal hayatlarındaki engelleri de bir bir kaldırıyor. Rampa
sistemi ile otobüslere rahatlıkla binip memnun kalan engelli
yolcular, bu sayede ulaşım hizmeti sağlayan EGO şoförleri
ile arkadaşlıklar kurabiliyor.
Bunun güzel bir örneği EGO İşletmesinin Macunköy
Bölgesi’nde yaşandı. Uzun süredir kent içi ulaşımda hizmet
veren Önder Kuşdil isimli otobüs şoförü, seferler sırasında
tanıştığı engelli kişilerle arkadaşlıklar kurması ve yardım
etmesiyle tanındı. Engelli yolcularının sorunları ile daha
yakından ilgilenen EGO şoförü Kuşdil, sefer sırasında Havva
Gönen isimli engelli vatandaşın aracının aküsünün bittiğini
fark etti. Engelli vatandaşa yardım eden Kuşdil, başlattığı
kampanya ile de Gönen’in aracının aküsünü yeniledi. Kısa
sürede ilgi odağı olan Kuşdil, erişilebilir otobüsler sayesinde
engelli yolcularla iyi ilişkiler kurabildiklerini belirtti. Engelli
vatandaşlara hizmet verebilmekten çok memnun olduğunu
dile getiren Kuşdil, şunları söyledi:
“Yolculuk sırasında daha önce tanıştığım engelli bir
arkadaşımın aracının aküsünün bittiğini gördüm. Bunun
üzerine sosyal medyada bir kampanya başlattık. Bölge
Müdürlüğümüzün sayfasında yayınladığımız kampanyaya
başta Bölge Müdürümüz Fatih Bayram ve diğer personel
arkadaşlar destek verdiler.”
Çankaya’da ilaçlama çalışmaları
Çankaya Belediyesi tarafından sürdürülen ilaçlama çalışmaları devam ediyor.
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi, vatandaşların
sağlığını korumaya yönelik çalışmaların
başında gelen ilaçlamayı, hazırladığı
program dahilinde uygulamaya devam
ediyor. Ağırlıklı olarak yaz dönemi
gerçekleştirilen ilaçlama çalışmaları kış
döneminde de sürüyor.
Ekipler özellikle Çankaya sınırlarında
bulunan 24 farklı pazar yerinde larvasit,
sinek, uçkun, fare ilaçlaması ve bakteri
dezenfektasyonu işlemi gerçekleştiriyor. Vatandaşların istek ve önerileri de
dikkate alınarak yürütülen çalışmalar,
ilçe merkezinden Çankaya’nın köylerine kadar her bölgede uygulanıyor.
İlaçlama çalışmaları bataklıklar etrafında da gerçekleştiriliyor. Çankaya
Belediyesi ekipleri ilaçlama çalışmalarına okullarda da devam ediyor.
Genç Aktif üyeleri
kahvaltıda buluştu
Altındağlı kadınlar kendi
ayakları üzerinde duruyor
Sincan’da laleler
bahara hazırlanıyor
Sincan Belediyesi, ilçenin sembolü olan
laleler için hazırlıklar şimdiden başladı.
Belediye, 1 milyon 200 bin lale soğanını;
kaldırım kenarlarına, kavşaklara, parklara ve meydanlara ekmeye başladı.
HABER MERKEZİSincan Belediyesi, 1 milyon 200 bin lalenin
ekimine başladı. Baharı rengarenk mis kokulu laleler ile karşılayacak olan Sincan’da, vatandaş da
çalışmaları ilgi ile takip ediyor. Uzun bir süredir
ilçede rastlanmayan laleyi 5 yıl önce Sincanlılar ile
buluşturan Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr.
Mustafa Tuna, bu güne kadar 3 milyon 400 bin
lalenin toprakla buluşturulmasını sağladı. İlçenin
sembolü olan lalenin eski değerine kavuşmasını
amaçlayan Sincan Belediyesi, 2015 yılında da
tam 1 milyon 200 bin lale soğanını daha toprakla
buluşturarak ilçeyi, laleler diyarına çevirecek. Her
Nisan ayında ilçeyi lale bahçesine çeviren Sincan
Belediyesi, bu yılda vatandaşı 1 milyon 200 bin
lale ile buluşturacak. 47 çeşit lale ile bezenecek
olan ilçede baharda adeta renk cümbüşü
yaşanacak. Baharı rengârenk laleler ile karşılamayı
hedefleyen Sincan Belediyesi, kaldırım kenarları,
kavşaklar, park ve meydanları lalelerle donatıyor.
İlçe, baharı cıvıl cıvıl kuş seslerinin yanı sıra lalenin
rengârenk görüntüsü ve mis kokusu ile karşılayacak.
Lalelerin Sincan’ı süslemeye devam edeceğini
vurgulayan Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr.
Mustafa Tuna “Osmanlıdan günümüze kalan ve
Sincan’ımızın da kültür değerlerinden biri olarak
kabul edilen laleyi Sincan’ımız ile tekrar buluşturduk. Vatandaşın laleye olan özlemini sona erdirdik.
Baharda cadde, sokak, yol ve parkları süsleyen
binlerce lale ile sizlere görsel bir ziyafet sunduk.
HABER MERKEZİAltındağ Belediyesi tarafından 24 farklı mahallede
hizmete açılan Kadınlar
Eğitim ve Kültür
Merkezleri’nde geliştirdikleri el becerileriyle kendi
paralarını kazanan kadınlar,
erkek işlerine de el atmaya
başladı. Raylı dolap
mekanizmalarının yapımını
üstlenen Altındağlı kadınlar,
ekonomik olarak kendi
ayakları üzerinde durabilmenin gururunu yaşıyor.
Alemdağ Kadın Eğitim
Kültür Merkezi’ndeki atölyede 20 kadın görev alıyor.
Daha önce mobilya ustalarından 1 aylık eğitim alan
Altındağlı kadınlar, raylı
dolap mekanizmalarından
aylık 20 bin adet yapıyor.
Altındağlı kadınlar, her
sabah işe gider gibi atölyenin yolunu tutuyor ve
gün içerisinde 3 saat
çalışarak aile bütçesine
destek sağlıyor. Altındağ
Belediye Başkanı Veysel
Tiryaki, kadınların toplumda
daha fazla söz sahibi
olması gerektiğinin altını
çizdi. Bu doğrultuda
Altındağlı kadınlara her türlü
desteği vereceklerini
belirten Başkan Tiryaki
“Hem okuyan, hem öğrenen, hem de çalışan kadınları görmek bizi mutlu ediyor.” dedi. Başkan Tiryaki,
Altındağlı kadınların kısa
süre içinde önemli işlere
imza attığını ifade ederek,
bu başarıdan duyduğu
mutluluğu dile getirdi.
Alemdağ Kadın Eğitim
Kültür Merkezi üyelerinden
Türkan Ceylan, atölyede
çalışan en yaşlı isim… 61
yaşında olan Türkan
Ceylan, 5 çocuk ve 10
torun sahibi. Türkan Teyze,
buna rağmen bitmek
bilmeyen enerjisiyle tüm
dikkatleri üzerine çekiyor.
Altındağlı kadınların artık
kendi ayakları üzerinde
durabildiğinin en somut
göstergesi Türkan
Ceylan… Altındağ
Belediyesi tarafından açılan
atölye sayesinde evine
ekonomik anlamda büyük
destek sağladığını dile
getiren Türkan Teyze, 1
yıldır bu atölyede çalıştığını
söyledi. Türkan Teyze sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada kazandığım parayla aile bütçeme katkıda
bulunuyorum. Çorbada
benim de tuzum olsun istiyorum. Elektrik faturamı, su
faturamı ödüyorum. Bazen
mutfak alışverişini bile
yapıyorum. Kendi
ihtiyaçlarımı kendim
karşılıyorum. Hem de kimseye yük olmadan. Bu
benim için büyük bir
gurur...”
Atölye açıldığından beri
çalışan bir diğer üye ise
Durhanım Polat… Çalışarak
özgüven kazandıklarını
ifade eden Polat, sosyal
anlamda da gelişme gösterdiklerini vurguladı. Polat,
Altındağlı kadınlara
seslenerek boş zamanların
en iyi şekilde değerlendirilmesini istedi.
Yaptıkları işte zamanla
yarıştıklarını söyleyen Polat
“Parça başı iş yapıyoruz ve
bize verilen siparişleri
zamanında teslim etmemiz
lazım.” dedi.
Durhanım Polat, raylı
dolap mekanizmalarının
sürgü ve kilit sistemlerini
yaparken ekipçe hareket
ettiklerinin altını çizdi.
Alemdağ Kadın Eğitim
Kültür Merkezi’ndeki atölyede sıcak bir aile
ortamını olduğunu kaydeden Polat, arkadaşlığın üst
seviyelere tırmandığını
sözlerine ekledi.
HABER MERKEZİOSTİM merkezli Aktif Sanayici ve İşadamları
Derneği’nin alt oluşumu Genç Aktif, üyeleri kahvaltıda bir
araya geldi. Genç Aktif üyelerinin birbirini tanıması ve
üyeler arası ticaretin geliştirilmesi amacıyla düzenlediği
programda, üyeler birlikte neler yapabilecekleri konusunda
fikir alışverişinde bulundu. Program ile ilgili değerlendirme
yapan Aktif Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halit Erol,
"Aktif üyesi genç patronlara kurumsallaşma eğitimi verilirken, küreselleşen dünyada kurumsallaşmanın rekabetin
önünü açacak en önemli hamle olduğu vurgulandı.
Ulus’a dekoratif
aydınlatma direkleri
HABER MERKEZİAnkara Büyükşehir Belediyesi bölgenin önemli bulvarlarında eski aydınlatma direklerini kaldırarak, yerine tarihi
dokuya uyumlu dekoratif led aydınlatma direkleri yerleştiriyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi
Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen çalışma ile üzerinde
Ankara Garı, Gençlik Parkı, Kurtuluş Savaşı Müzesi (İlk
Meclis), Cumhuriyet Müzesi (İkinci Meclis), Ankara Palas
ve Zafer Anıtı gibi tarihi bölge ve parkların bulunduğu
Cumhuriyet Caddesi’nde eski aydınlatma direkleri
sökülerek yerlerine dekoratif led aydınlatma direkleri dikiliyor.
Daha önce Ulus Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı’nın
önemli tarihsel değerleri arasında yer alan tarihi Hacı
Bayram Camii ve çevresi ile Ankara Kalesi’ne çıkılan
Hisarpark Caddesi’ni dekoratif aydınlatma direkleri ile
donatan Büyükşehir Belediyesi, çalışmaların ikinci etabında Zafer Anıtı ile Hacı Bayram arasındaki bölüme de
dekoratif led aydınlatma direkleri yerleştirecek. Çalışmalar
kapsamında Opera, Ankara Radyosu ve Olgunlaşma
Enstitüsü binalarının yer aldığı Sıhhiye’ye kadar uzanan
bölümde de dekoratif led aydınlatma direkleri yer alacak.
6
EKONOMİ
10 Aralık 2014 Çarşamba
Toplu Konut İdaresi
(TOKİ) Başkanı
Mehmet Ergün Turan,
"2015 yılında 50 bin
konut hedefimiz var.
Türkiye'de 20 yıl içinde
5,3 milyon konutun
dönüşümünün yapılması lazım. TOKİ'nin
kentsel dönüşümde de
öncü kuruluş haline
getirme hedefiyle
çalışıyoruz" dedi.
TOKİ’nin 2015 hedefi
50 bin konut üretmek
İSTANBUL- Mimar ve Mühendisler
Grubu'nca (MMG) Şişli'de bir otelde düzenlenen çalışma toplantısına katılan Turan,
TOKİ'nin daha önce yaptığı binaları şekil ve
imarları yönünden değerlendirerek, toplu
konut hamlesini küçültmenin bir anlamının
olmadığını söyledi.
TOKİ'nin daire sahibi olma imkanı olmayan
yüz binlerce insanı 2002 yılında dönemin
koşullarına göre barınma ihtiyaçlarını
giderdiğini vurgulayan Turan, şöyle devam
etti: "Bu konutlara baktığımızda o şehirlerin
yapısına, kültürüne değer katmamış örnekleri
gördüğümüzde üzüntü duyuyoruz. Hızlı bir
koşuydu. 2002 yıllarının nasıl bir dönem
olduğunu hepimiz hatırlıyoruz. 2002 yılında
geldiğimizde TOKİ atıl bir kuruluştu. 58.
hükümet programında planlı kentleşme ve
konut seferberliği adı altında bir sistem
başlatılıyor. TOKİ yeniden ele alınıyor. Bugüne
kadar 638 bin konut yapılıyor. 3 milyon 200
bin insanı ilgilendiren bir şeyden bahsediyoruz. TOKİ ürettiği konutların yaklaşık yüzde
85'ni sosyal konut olarak yapıyor. TOKİ sanki
işi gücü bırakmış, üst gelir grubuna konut
üreten bir yapı gibi algılanıyor. Bu doğru değil.
Dün yoğun talep acil barınma üzerineydi.
Bunun için çalışmalar yapıldı. Bugün talepler
farklı. Bugün sadece barınma alanları değil,
konforlu yaşam alanları isteniyor. Ama TOKİ
halen alt ve orta grubuna nitelikli sosyal konut
yapma hedefiyle çalıyor. Üst hedef grubuyla
ilgilenmiyoruz. Bu alanı özel sektöre
bırakıyoruz."
Turan, sunulan projelerin yanı sıra kendi
yaptıkları projelerde de bundan sonra sosyal
alanlara çok önem verdiklerini ve belirli bir
sayıyı geçen toplu konutlarda mahalle
kültürünü oluşturmayı istediklerini belirterek,
en geç 2 yıl içinde TOKİ'nin kalitesiyle anılan
ve referans alınan bir kurum haline geleceğine
de dikkati çekti. Turan, inşaat malzemesi
üreten firmalarında bu kaliteyi yakalamalarını
istedi.
Turan, 2014 yılında 40 bin konut hedeflerini gerçekleştirdiklerini kaydederek, "2015
yılında 50 bin konut hedefimiz var. Türkiye'de
20 yıl içinde 5,3 milyon konutun
dönüşümünün yapılması lazım. TOKİ'nin
kentsel dönüşümde de öncü kuruluş haline
getirme hedefiyle çalışıyoruz. 2015 yılındaki
50 bin konutun 20 binini kentsel dönüşüm
olacak. Yerinde yeni bina yapacağız" dedi.
(AA)
Hamsi, Türk
sularını terk ediyor
Yerin altındaki servet:
TAŞ KÖMÜRÜ
ZONGULDAK - ERDİNÇ AKSOY - Zonguldak
havzasında eksi bin 200 metre derinliğe kadar tespit
edilen 1 milyar 310 milyon ton jeolojik taş kömürü
rezervine karşılık, yıllık yaklaşık 2 milyon ton üretimle
ülke ihtiyacının çok düşük bölümü karşılanabiliyor.
Alman araştırıcı Hern Schlehan'ın Bartın'ın Amasra
ilçesine gelerek, 1852'de Anadolu'nun bilinen en eski
jeolojik haritasını yapmasının ardından, 1930'lu yıllardan sonra taş kömürü rezervi konusunda ciddi çalışmalar başlatılan havzada, 1 milyar 310 milyon ton
civarında taş kömürünün yüzde 40'ı görünür rezerv
kabul ediliyor.
Yaklaşık 10 yıldır yatırım miktarlarında önemli artış
sağlayan Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), 90 milyon ton rezervin üretime hazırlanması amacıyla ana
altyapı hazırlıklarının önemli kısmını tamamlamaya
yönelik işler yürütüyor.
Yıllık taş kömürü talebi 20 milyon tona ulaştığı
bildirilen Türkiye'nin bu ihtiyacı kentteki üretimle
ancak 10 yılda karşılanabiliyor.
Kentteki 24 özel işletmecinin de yıllık 500-800 bin
ton civarında taş kömürü üretimiyle, bölgedeki iki
demir çelik fabrikasının yanı sıra diğer işletmelerin
talebinin bir bölümüne cevap verilebiliyor.
TTK, devam eden ve hazırlık aşamasındaki projelerinin gerçekleştirilmesi ile işçi açıklarının giderilmesi durumunda yılda 5 milyon ton üretim
hedefliyor.
Kurumun istatistik verilerine göre, en fazla taş
kömürü üretimi, 5 milyon 30 bin 864 tonla 35 bin 703
kişinin istihdam edildiği 1967'de yapıldı. (AA)
ORDU- HAYATİ AKÇAY - Av döneminin başladığı ilk ayda balıkçının yüzünü
güldüren hamsi, Türk sularını erken terk
etmeye başlayınca Karadeniz'de hamsi
avı neredeyse durma noktasına geldi.
Gülyalı Balıkçı Kooperatifi Başkanı
Ertuğrul Gazi Gönül, AA muhabirine,
Karadeniz'de hamsi avının Sinop tarafından başladığını ve bugünlerde Rize açıklarında sürdürüldüğünü söyledi.
Hamsinin göç yönünü Rusya, Ukrayna
ve Gürcistan sularına çevirdiğini belirten
Gönül, "Hamsi eylül ile mayıs ayları
arasında avlanırken son 5-6 yıldır hamsi
avı 1-2 ayla sınırlı kalıyor" dedi.
Bu sezon da hamsi avının erken sona
ereceğini tahmin ettiklerini anlatan Gönül,
bu yıl hamsinin beslenemeyip küçük
kaldığını ifade etti. Gönül, bu yıl
Karadeniz'de hamsi avının kasım ayının ilk
haftasından itibaren başladığını ancak
avlanma süresinin çok sınırlı kaldığını dile
getirerek, "Hamsi avı bir
aydan fazla sürdü, şimdi
göç yolunda. Balıkçılar da
hamsinin peşinde. Kısacası
hamsi kaçıyor, balıkçılar
kovalıyor" diye konuştu.
Küresel ısınma ve üreme
yerlerinde meydana gelen
değişiklikler nedeniyle hamsinin erken göç ettiğini anlatan Gönül, şunları kaydetti:
"Hamsi balıkçıların da
ezberini bozdu. Her yıl uzun
süre avcılık bekleyen
balıkçılar, hamsinin erken
göç etmesiyle artık umduklarını bulamıyor. Zaten
Karadeniz'de av sahası çok
dar. Hamsi az, avcı da çok olunca av miktarı düşük kalıyor. Hamsi avında abartılı
teknoloji de kullanılıyor. Hem küresel ısınma hem de diğer sebeplerden dolayı
hamsi erken göçe başladı. Hamsi geldiği
yere geri gidiyor."
Gönül, hamsinin erken göç etmesi
nedeniyle düşük kalan hamsi avının fiyatlara yansıyabileceğini vurgulayarak, tezgahlarda kilogramı 5 ila 8 lira arasında
değişen hamsinin fiyatının önümüzdeki
günlerde artabileceğini kaydetti.
Vatandaşların buna hazırlıklı olması
gerektiğini anlatan Gönül, "Rize açıklarında avlanan hamsinin kasası Ordu'ya
gelene kadar ciddi anlamda pahalı olacaktır. Bu da ister istemez fiyatlara yansıyacaktır. Tahmin ettiğimiz gibi hamsi Türk
sularımızı erken terk ederse hamsinin kilosu 10 liradan aşağı düşmez" ifadelerini
kullandı.
(AA)
Doğalgazın yüzde 10’u depolanacak
ANKARA - NİHAN CABBAROĞLU Türkiye'nin doğalgaz depolama kapasitesi, 2019'da yıllık tüketiminin yüzde
10'unu karşılayacak düzeye çıkarılacak.
AA muhabirinin, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığının 2015-2019
Stratejik Planı'ndan derlediği verilere
göre, 2019 yılında faaliyete geçecek
doğalgaz depolama tesisleri ile 5,3 milyar metreküp gaz depolanabilecek.
Böylece plan dönemi sonunda, doğalgaz depolama kapasitesi yıllık tüketiminin en az yüzde 10'unu karşılayacak
düzeye çıkarılacak. Şu an 2,7 milyar
metreküp olan mevcut doğalgaz depolama kapasitesinin 2017'de 3,3 milyar
metreküpe, 20 milyon metreküp olan
günlük geri üretim kapasitesinin de 40
milyon metreküpe çıkarılması
öngörülürken, 2019'da günlük 115 milyon metreküp geri üretim ile 5,3 milyar
metreküp depolama kapasitesine ulaşılması hedefleniyor. Stratejik plana göre,
daha uzun vadede ise hedef, doğalgaz
depolama kapasitesini yıllık tüketimin
yüzde 20'sini karşılayabilecek kapasiteye ulaştırmak. Doğalgaz depolama
tesisleri, mevsimlik günlük ve saatlik
değişiklikleri düzenlemek, arz-talep dengesizliklerini gidermek amacıyla inşa
ediliyor. Aynı zamanda fiyat dalgalanmalarını kontrol etmek ve doğalgaz
akışlarında olası arızalara karşı önlem
oluşturmak da tesislerin kullanım
amaçları arasında yer alıyor.
(AA)
Bakan Işık: “2015, 2014
yılına göre daha iyi olacak”
İSTANBULBilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanı
Fikri Işık, 2014
yılının zor bir yıl
olduğunu
belirterek, "2015
yılının 2014 yılına
göre daha iyi olacağını düşünüyoruz. Üreticimizde
2015 yılına göre
iyimserlik, 2014'e
göre çok daha
fazla" dedi.
Işık, Türk
Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı
(PAGEV) ev sahipliğinde düzenlenen, Plastik, Kauçuk ve
Kompozit Sektör Buluşması'nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bugün düzenlenen Plastik, Kauçuk ve Kompozit
Sektör Buluşması'na ilişkin bir soruya Işık, "Bakanlık
olarak sektörlerimizle bir araya geliyor, üretimi değerlendiriyoruz. Bugün de özellikle plastik, kauçuk ve kompozit malzemeler alt sektörünü masaya yatırdık.
Yaklaşık 40 sanayicimiz ve bürokratlarımız, ilgili sivil
toplum kuruluşlarımızın temsilcileriyle bu sektörü değerlendirdik. Sorunlarımız, çözüm yollarımız nedir? Bundan
sonra ne yapmalıyız gibi 'önümüzdeki süreçte bu sektördeki Türkiye'nin üretim ve ihracatını artırmayı, ithalatını daha azaltmayı nasıl başarırız' konularında değerlendirmeler yaptık. Bazı konular için de birlikte çalışma
kararı aldık" ifadelerini kullandı.
Bakan Işık, 3Y olarak formüle edilen Yerli, Yenilikçi
ve Yeşil üretimin Türkiye'nin en önemli önceliklerinden
olduğunun altını çizerek, Türkiye'nin sanayi üretiminde
bunları hayata geçirmek durumunda olduğunu vurguladı. Önceliklerinin, ölçek bazında yerli üretim yapma
imkanları olan her alanda yerli üretimi desteklemek
olduğunu dile getiren Işık, "Mutlaka yerli üretimi artırmalıyız. Bunu yaparken de uluslararası piyasalarda rekabet gücü yüksek olan katma değeri yüksek ürünler
üretmeliyiz. Bunun için de Ar-Ge ve inovasyona daha
fazla yatırım yapmak, daha yenilikçi bir üretim anlayışına
geçmek durumundayız. 'Yerli makine üretimini nasıl
destekleriz' diye bugün çok konuştuk. Bir diğer konu da
yeşil üretim... Üretim yaparken, insana ve çevreye
saygılı üretim yapmak durumundayız. Eğer üretim
yaparken insan sağlığını, işçi güvenliğini bir kenara
bırakıyorsak, o üretimin maliyeti, aslında işçi sağlığı ve
güvenliğinin maliyetinden fazla olur. Aynı zamanda
havayı toprağı ve suyu kirletmeden üretim yapmalıyız"
diye konuştu.
Yerli üretimi destekleyecek çalışmalarının olup
olmadığına ilişkin bir soruya ise Işık, şu cevabı verdi:
"Teşvikler kişi veya ürün bazında çok olmuyor. Biz
Türkiye'de teknoloji politikamızla ilgili yeni teşvikler
üzerinde çalışıyoruz. Yüksek teknolojili ürünleri özellikle
nitelikli insan kaynağı gerektirdiği için nitelikli insan kaynağının en rahat bulunacağı yerlerde de desteklenmesine yönelik bir çalışmamız var. Büyük üretim alanları
oluşturup özellikle plastik sektörü gibi sektörlerin o
alanlarda yoğunlaşması noktasında da bugün bir çalışma yapma kararı aldık." (AA)
Doğalgaz ulaştırılamayan
yere LPG
ANKARA MURAT TEMİZER
- TOBB Türkiye
LPG Meclisi
Başkanı ve Dünya
LPG Birliği Birinci
Başkan Yardımcısı
Yağız Eyüboğlu,
Enerji ve Tabii
Kaynaklar
Bakanlığının doğalgazın ulaşamadığı bölgelerde LPG
kullanımının yaygınlaştırılması hedefine ilişkin, "LPG'ye
yapılan yatırımların artmasıyla yaratılacak iş olanakları
istihdama da katkı sağlayacaktır" dedi.
Eyüboğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının
2015-2019 Stratejik Planında yer alan doğalgaz
olmayan bölgelerde LPG'nin evsel ve endüstriyel kullanımının yaygınlaştırılması hedefini AA muhabirine
değerlendirdi.
Plandaki elektrik üretiminde LPG'nin birincil veya
yedek yakıt olarak kullanımının geliştirilmesi hedefine
dikkati çeken Eyüboğlu, özellikle doğalgaz sıkıntısı
yaşandığı kış dönemlerinde, elektrik santrallerinde
yedek yakıt olarak LPG'den kolaylıkla faydalanılabileceğini belirtti.
Eyüboğlu, doğalgaz olmayan yerlerde LPG kullanılmasına ilişkin de "LPG'ye yapılan yatırımların artmasıyla
yaratılacak iş olanakları istihdama da katkı sağlayacaktır.
Bu anlamda, ortaya çıkan yeni enerji stratejisine katkısı
olan tüm taraflara teşekkür etmek gerekir" ifadesini kullandı.
Makine Mühendisleri Odası Sıvılaştırılmış Petrol Gazı
(LPG) Komisyonu Başkanı Gürkan Topuzlar ise LPG'nin
doğalgaz gibi yurtdışından ithal edildiği için doğalgazla
ikame edilmesinin teknik olarak mümkün olduğunu
ancak maliyetinin daha yüksek olacağını iddia etti.
LPG'nin kış aylarında evsel kullanımı ve otogaz
olarak temininde arz sıkıntısı yaşandığını belirten
Topuzlar, şöyle konuştu:
"Doğalgazın ulaşamadığı bölgelere LPG göndermenin sağlıklı bir hizmet olacağını düşünmüyorum. Kaldı
ki asıl tehlike, bu sistemle oluşacak çifte fiyat uygulamasıdır. Bu, vergi kaybı ve sektörde kaos açısından çok
daha kaygı verici sonuçlar doğurur. Otogaz, tüplü gaz
ve aeresol sektörüne uygulanan farklı fiyat politikalarının
hazineye verdiği zarar devasadır. Aerosol sanayinde
düzenleme yapılarak en azından segmentteki zararlar
ortadan kaldırılmıştır. Bu uygulama yeni bir rant kapısı
açabilir ve ülke ve sektör menfaatleri açısından uygun
olacağını düşünmüyorum." (AA)
EKONOMİ
10 Aralık 2014 Çarşamba
Maliye Bakanı
Mehmet Şimşek,
Türkiye'ye ilişkin
yatırımcı algısının
giderek olumluya
döndüğünü
belirterek, "İlk defa
uzun bir süredir bu
kadar heyecan
görüyorum.
Türkiye'ye ciddi bir
fon akışı başlamış
durumda" dedi.
Şimşek: “Türkiye’ye dönük
algı olumluya döndü”
LONDRA - GÖKHAN KURTARAN Londra'da yabancı yatırımcılarla görüşmeleri
sonrasında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan
Bakan Şimşek, iki gündür her saat başı uluslararası yatırımcılarla bir araya geldiğini anlattı.
Mehmet Şimşek, ilk kez, uzun bir süredir bu
kadar heyecan gördüğünü ve Türkiye'ye dönük
algının olumluya dönmüş durumda olduğunu
belirterek, "Türkiye'ye ciddi bir fon akışı başlamış
durumda. Türkiye'ye çok yoğun bir talep var"
dedi. Petrol fiyatlarında son zamanlarda yaşanan
düşüş trendinin Türkiye'ye dair beklentileri de
olumlu yönde etkilediğini, uluslararası emtia fiyatlarında ve enerji fiyatlarındaki olası artışların en
çok Türkiye gibi ülkeleri olumsuz etkilediğini
anlatan Şimşek, "Çünkü enerjide dışa bağımlıyız.
2002'de enerji ithalatımız 9 milyar dolardı. Son 23 yıllık rakamlara baktığınız zaman 60 milyar
dolarlara kadar çıktı. Bu çok büyük bir rakam.
Petrol fiyatlarının iniyor olması Türkiye'nin
ekonomik görünümünü, ekonomik performansını
inanılmaz pozitif yönde etkileyecek" diye konuştu.Petrol fiyatlarında her 10 dolarlık düşüşün
Türkiye'nin cari açığını 4,5-5 milyar dolar aşağı
çekebileceğine dikkati çeken Şimşek, ayrıca her
10 dolarlık düşüşün Türkiye'deki manşet enflasyonu yaklaşık 0,4 puan aşağı çekeceğini
dolayısıyla 30 dolarlık bir gerilemenin enflasyonda 1-2 puan düşüş sağlayacağını kaydetti.
Mehmet Şimşek, devamla, "Buna ilaveten
şunu görmemiz lazım. Petrol fiyatlarındaki düşüş
tüketiciye de kısmen yansımaya başladı. Bu da
tüketicinin harcanabilir geliri artıyor demek. Bu
da büyümeyi destekleyecek" dedi.
Petrol fiyatlarındaki gerilemenin Türkiye'nin
büyümesini olumlu etkileyeceğini, enflasyonun
ve cari açığı aşağı çekeceğini vurgulayan
Şimşek, şunları kaydetti: "Türkiye ekonomisine
baktığınız zaman tek kırılganlık alanı olarak ne
görünüyordu? Cari açık görünüyordu. Zaten
bizim hükümetimiz uzun bir süredir makro ihtiyati
tedbirlerle, kredi hacmini sınırlayarak, kredinin
daha çok ihracatçıya ve KOBİ'lere aktarılmasını
sağlayarak, tüketimdeki israfı sınırlayarak, zaten
cari açığı aşağı çekti."
Maliye Bakanı Şimşek, önümüzdeki döneme
ilişkin beklentilerini ise şöyle sıraladı:
"Şimdi bu sene cari açığın milli gelire oranı
muhtemelen yüzde 5,7'nin de altına düşer.
Geçen sene 65 milyar dolarlık cari açık bu sene
belki 45 milyar dolar civarına inecek. Petrol fiyatlarının etkisi henüz yok bunda. Petrol fiyatlarının
etkisi ağırlıklı olarak önümüzdeki yıldan itibaren
etkisini gösterecek.” (AA)
“Enerji yoksullarına”
destek geliyor
Otomotivde AB’ye
ihracın payı arttı
BURSA - HALUK YÜKSEL - Otomotiv sektörü, ocak-kasım dönemindeki 20 milyar 486
milyon 258 bin dolarlık ihracatının, 15 milyar 444
milyon 104 bin dolarlık kısmını Avrupa Birliği (AB)
ülkelerine gerçekleştirdi. Geçen yılın 11 ayında,
ihracatının yüzde 69,52'sini AB pazarına yapan
otomotiv sektörü, 2014'ün aynı döneminde bu
oranı yüzde 75,39'a taşıdı.
AA muhabirinin, Türkiye İhracatçılar Meclisi
kayıtlarından derlediği bilgilere göre, Türk otomotiv sektörü, ocak-kasım döneminde gelişmiş batı
ülkeleri başta olmak üzere 5 kıtada 180 ülke ve
özerk bölgeyle 14 serbest bölgeye dış satım
yaptı.
Söz konusu dönemde, 20 milyar 486 milyon
258 bin dolarlık otomotiv ihracatının 15 milyar
444 milyon 104 bin dolarlık kısmı, Türkiye'nin
geleneksel olarak en büyük ticari partnerleri konumundaki AB ülkelerine gerçekleştirildi. Bu
rakam, toplam otomotiv ihracatının yüzde
75,39'unu karşıladı.
Sektörün, geçen yılın ocak-kasım dönemindeki
19 milyar 538 milyon 857 bin dolarlık ihracatında,
AB'nin payı yüzde 69,52'de (13 milyar 583 milyon 616 bin dolar) kalmıştı.
Ayrıca, bu yılın 11 ayında sadece yüzde 4,8
artan sektör ihracatı, AB pazarında yüzde
13,69'luk büyüme oranını yakalarken, diğer
pazarlarla kıyaslandığında çok daha iyi bir performans sergiledi. 11 ayda, 15 milyar 444 milyon
104 bin dolar ihracat yapılan AB üyesi 27 ülke,
böylece 153 ülke karşısındaki potansiyelini de
ortaya koydu. AB dışındaki bu ülkelere sadece 5
milyar 42 milyon 154 bin dolar ihracat kaydedildi.
Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne ise dış satım yapılmadı.
Yılın 11 ayında, geçen senenin aynı dönemine
göre, AB ülkelerinden Almanya'ya yüzde 21,85
artışla 3 milyar 392 milyon 752 bin, İngiltere'ye
yüzde 15,21 artarak 2 milyar 273 milyon 557 bin,
Fransa'ya yüzde 1,99 düşüşle 2 milyar 137 milyon 625 bin, İtalya'ya yüzde 3,3 yükselişle 1 milyar 629 milyon 769 bin ve Belçika'ya yüzde 8,03
artışla 962 milyon 651 bin dolar ihracat gerçekleştirildi.
İlk 5 sıradaki ülkelerden elde edilen 10 milyar
396 milyon 354 bin dolarlık dış satım, sektörün
11 aylık ihracatının yarısından fazlasını karşıladı.
(AA)
ANKARA- Konut tüketicilerinden ödeme
güçlüğü olanlar, süreli olarak "enerji yoksulluğu" altında sübvanse edilecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının
koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla hazırlanan ve çalışmaları
süren Elektrik Enerjisi Piyasası Strateji
Belgesi Taslağı, gelecek dönemde enerji
alanında izlenecek politikalara ışık tutuyor.
Buna göre, serbestleşme süreci sonunda
kurumsallaşmış, şeffaflığı, rekabetçiliği,
hesap
verilebilirliği ve öngörülebilirliği
artırılmış, hedef piyasa modeline göre
işleyen bir elektrik piyasası hedefleniyor. Bu
çerçevede, piyasada fiyat oluşumunda kamu
ağırlığı tedrici olarak azaltılmaya devam edilecek. Özelleştirme uygulamaları, programdaki
termik santral ve programa girecek termik ve
hidroelektrik santralleri ile devam ettirilecek.
Yap-işlet, yap-işlet-devret anlaşmalarına sahip
tesislerin sözleşmeleri mevcut sürelerinin sona
ermesinden sonra sözleşmelerinden kaynaklanan nedenler haricinde uzatılmayacak.
Konut tüketicisi haricinde doğalgaz ve elektrikte maliyet bazlı fiyatlandırma uygulamasına
devam edilecek. BOTAŞ elektrik üreticilerine
yönelik gaz fiyatlarını kamu ve özel ayrımı
olmaksızın uygulayacak.
ÖDEMEYEN-ÖDEYEMEYEN
AYRIMI YAPILACAK
Konut tüketicilerinden ise sadece ödeme
güçlüğü olanlar, süreli olarak "enerji yoksulluğu"
altında sübvanse edilecek.
Konut tüketimi hem doğalgaz hem elektrikte
verimliliği teşvik edici kademeli tarife mekanizması ile düzenlenecek, sadece "enerji yoksulluğu" kapsamına girenlere destekte bulunulması
amaçlanacak.
TEDARİKÇİ DEĞİŞTİRME
KOLAYLAŞACAK
Tüketici odaklı düzenlemeler kapsamında,
dağıtım ve tedarik hizmetlerinde çağrı merkezi
bekleme süreleri, gizli müşteri uygulaması,
memnuniyet anketleri, bilgi paylaşımı kapsam
ve standartları, sektörel hizmet ilkeleri belirlenmesi gibi müşteri odaklı uygulama arayışlarının
hayata geçirilmesi sağlanacak.
AB STANDARTLARINDA
HİZMET KALİTESİ
Tedarik sürekliliği dahil teknik ve ticari hizmet
kalitesinin 2017'den önce AB standartlarına
getirilmesi amacıyla önlemler alınacak.
BÖLGESEL TARİFEYE GEÇİŞ
Uzun dönemde sistemdeki tüm teknik
kayıpların OECD ülkeleri ortalamalarına
indirilmesi ve kaçakların ulusal tarife mekanizmasının sona erdirilmesine imkan verecek
seviyelere indirilmesiyle bölgesel tarifeye geçiş
sağlanacak. (AA)
Jeotermalden elektrik
üretimi ikiye katlandı
ANKARA- GÖKSEL YILDIRIM - Türkiye'nin
jeotermal kaynaklardan elektrik üretimi son 2
yılda yaklaşık 2 kat artarak bin 770 gigavatsaate çıktı.
Türkiye'nin coğrafi konumu ve jeolojik yapısı
nedeniyle yenilenebilir enerji kaynakları
bakımından sahip olduğu imkanlardan azami
ölçüde yararlanılmasına yönelik çabalar sürüyor. Böylece hem enerji arz güvenliğine katkı
sağlanması hem de yeni istihdam oluşumuna
zemin hazırlanması amaçlanıyor.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzı
içindeki payının artırılması kapsamında jeotermal kaynakların üretime kazandırılması önemli
bir yer tutuyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine
göre, jeotermal enerjinin yenilenebilir enerji kaynaklarına dahil edilmesine yönelik çalışmalarla
2002 sonu itibarıyla sadece 17,5 megavat olan
jeotermal kurulu güç, ekim ayı itibarıyla 404,9
megavata çıktı. Türkiye'de halen 15 jeotermal
santral elektrik üretimine katkıda bulunuyor.
Türkiye, 2012'de jeotermal kaynaklardan 899
gigavatsaat elektrik üretti. Bu üretim miktarı
yeni yatırımların hayata geçmesiyle geçen yıl
bin 364 gigavatsaate yükseldi. Bu yılın ekim ayı
itibariyle elektrik üretim miktarı bin 770 gigavatsaate ulaştı. Yaklaşık 2 yıllık dönemde
Türkiye'nin jeotermalden elektrik üretimi 2 katına çıktı.
Diğer taraftan jeotermal uygulamalar
2002'den Eylül 2014'e kadar sera ısıtmada
yüzde 526 artışla 3 bin 130 dönüme ve konut
ısıtmada yüzde 198 artışla 89 bin 563 konuta
ulaştı.
Ekim ayı itibarıyla 16'sı elektrik üretimi ve 80'i
ısıtma ve termal turizme uygun toplam 96
jeotermal saha yatırımcıya devredildi.
Keşfedilen jeotermal kaynakların ekonomiye
kazandırılmasına yönelik çalışmalar devam
ederken, başta Maden ve Tetkik Arama Genel
Müdürlüğü olmak üzere özel sektörün jeotermal alanların tespitine yönelik sondaj çalışmaları yoğun şekilde sürüyor. (AA)
7
En çok 112'yi aradık,
en uzun 182 ile konuştuk
ANKARA- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
(BTK) verilerine göre, vatandaşın sabit ve cep telefonlarından en fazla aradığı kısa numara 112 Sıhhi
İmdat oldu.
BTK'nın 2014 yılı 3. Çeyrek Pazar Verileri'ne göre
vatandaşlar, temmuz, ağustos ve eylül aylarında
Türk Telekom hatlarından en sık 112 Sıhhi İmdat'ı
aradı. Aynı dönemde 182 Hastane Randevu, 186
Elektrik Arıza, 155 Polis İmdat ve 185 Su Arıza en
sık aranan numaralar arasında yer aldı.
182 Hastane Randevu en uzun süre konuşulan
hat olarak kayıtlara geçti. Söz konusu hatta ortalama konuşma süresi 146 saniye olarak hesaplandı.
CEP TELEFONLARINDA DA EN ÇOK
112 ARANDI
Bu dönemde Avea, Vodafone ve Turkcell hatlarından da en sık aranan kısa numara 112 Sıhhi İmdat
oldu. Cep telefonundan gerçekleştirilen kısa
numara aramalarında en uzun konuşma yine 182
Hastane Randevu'da oldu.
Söz konusu dönemde 112 Sıhhi İmdat hattını
arayanların ortalama çağrı süresi Avea'da 33
saniye, Vodafone'de 30 saniye, Turkcell'de 27
saniye civarında gerçekleşti. 182 Hastane
Randevu'yu arayanların ortalama çağrı süresi
Avea'da ve Turkcell'de 148 saniye, Vodafone'de
146 saniye olarak hesaplandı. (AA)
Zeytinyağı ihracatı,
düşüşle başladı
İZMİR- EMRE UMURBİLİR - Yeni sezonun
zeytinyağı ihracatında ilk ayda, geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 76,7 düşüş yaşandı.
AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)
verilerinden derlediği bilgiye göre, 2014-2015
sezonu zeytinyağı ihracatının başladığı kasım
döneminde 73 bin 400'ü varilli, 1 milyon 34 bin
903'ü kutulu toplam 1 milyon 108 bin 303 kilogram
zeytinyağı ihraç edildi.
İhraç edilen zeytinyağının maddi karşılığı ise 4
milyon 769 bin 139 dolar oldu. Buna göre
zeytinyağı ihracatı, 14 milyon 755 bin 296 dolarlık
ihracat gerçekleşen geçen yılın aynı ayına göre,
yüzde 76,7 düştü.
İhracat düşse de zeytinyağı ortalama kilogram
fiyatı, geçen yıla göre varilde 0,32 dolar artışla 3,28
dolara, kutuda 0,55 dolar artışla
4,38 dolara ulaştı.
Sektör, yeni sezonu, 44 ülke ve
bir serbest bölgeye ihracatla açtı.
Ülkeler bazında bakıldığında en
fazla ihracat, 1
milyon 18 bin
396 dolarla
Suudi
Arabistan'a
yapıldı.
Suudi
Arabistan'ı, 655
bin 735 dolarla
ABD, 531 bin
850 dolarla
Japonya, 505 bin 133
dolarla Irak ve 345 bin 816 dolarla Çin izledi.
Bölgeler bazında ise en fazla ihracat, Orta
Doğu'ya gerçekleştirildi. Orta Doğu'daki 10 ülkeye,
toplam 2 milyon 223 bin 147 dolarlık zeytinyağı
ihraç edildi.
(AA)
İstanbul, uluslararası finans
liginde hızlı yükseliyor
ANKARA- İstanbul, 2009 yılında Global Finans
Merkezleri Endeksinde 72. sırada bulunurken,
2014 yılında 633 reyting alarak 47. sıraya yükseldi, 2018'de 25. sıraya ulaşması bekleniyor.
Türkiye'nin doğal finans merkezi konumunda
olan
İstanbul'un
bölge
finansal
kaynaklarının
toplanması
ve yine bu
bölgelere
yönlendirilmesi
konusunda
önemli bir merkez olma potansiyeli bulunuyor.
AA muhabirinin Global Finans Merkezleri verilerinden derlediği bilgiye göre İstanbul, uluslararası finans merkezleri liginde de hızlı bir yükseliş gösteriyor.
Şehir, 2009 yılında Global Finans Merkezleri
Endeksinde 72. sırada bulunurken, 2014 yılında
633 reyting alarak 47. sıraya yükseldi.
İstanbul'un 2018 yılında 25. sıraya çıkması bekleniyor. İstanbul'un finans merkezi olma yolunda,
en önemli itici güçlerden Borsa İstanbul (BIST)
da son dönemde önemli yükselişler kaydediyor.
(AA)
8
KÜLTÜR-SANAT
10 Aralık 2014 Çarşamba
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
TÜRKÇE ANADOLU’NUN
EN ESKİ DİLİDİR
“Ana dil” ile “ana dili” farklı kavramlardır. “Ana dil” başka diller ve lehçeler
türetmiş olan dildir. Türkçe bir “ana
dil”dir. Çünkü Türkçeden pek çok dil ve
buna bağlı lehçeler türemiştir. Bir çok
mahalli dillere kelimeler ve kurallar vermiştir. Azerbaycan Türkçesi, Anadolu
Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Kırgız
Türkçesi, Kazak Türkçesi vb. böyle lehçelerdir.
“Ana dili” ise insanın çocukken ailesinden ve soyca bağlı olduğu topluluktan
öğrendiği dildir.
Bir ülkenin resmi dili “ana dil” ile gerçekleştirilir. “Ana dili” ise mahallinde
konuşulur. Ama yasaklanmaz. Yasaklansa
bile o “ana dili”, o topluluk tarafından
yaşatılır. “Ana dili”, bir bağımsız ülkede
ikinci resmi dil olamaz, okullarda bu
“ana dili” ile öğretim yapılamaz.
Ülkemizde Türkçe, “ana dil”dir. O
sebeble resmi dildir, eğitim-öğretim dilidir. Ülkemizde bazı etnik topluluklar
tarafından konuşulan Kürtçe, Çerkezçe,
Zazaca, Süryanice, Arapça gibi diller ise
“ana dili”dir. Bu diller ülkemiz topraklarında, etnik topluluklara mensup insanlar
tarafından konuşulur, birbirleriyle yazışılır. Ama hiçbir zaman resmi dil olamaz
ve bu dillerle eğitim-öğretim yapılamaz.
Mesela; Arapça, bizim topraklarımız
dışındaki Arap ülkelerinde resmi dildir, o
ülkelerde “ana dil”dir. Ama Türkiye’de
“ana dil” değil, “ana dili”dir.
“Ana dili” nasıl öğrenilir ve öğretilir?
Ülkede yaşayan etnik topluluklar, “ana
dili”ni kendileri ailesinden, büyüklerinden öğrenirler, konuşurlar; büyüklerküçüklerine öğretir. Kendi aralarında
kurslar açarlar, dillerini geliştirirler,
yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki okullarda seçmeli dersler varsa seçerler, dillerini unutmazlar. Bunun için herhangi
bir yasaklanma getirilmez, sınır getirilmez.
Ülkede konuşulan “ana dili”, resmi dil
haline getirilemez, eğitim-öğretim bu
dilde yapılamaz.
Türkçe, Anadolu topraklarının en eski
dilidir. Bu dil Anadolu topraklarında
yaşayan tüm topluluklar tarafından
daima konuşulmuş ve bu dille eğitimöğretim gerçekleştirilmiştir. Anadolu topraklarında Türkçe bin yıldır vardır. Bu
toprakların dilidir. Selçukluların egemenliğinde iken bu dil vardı. Hattâ
Osmanlıların yazı dili olmuştur.
Anadolu’da yaşayan Türk unsurların
dışındaki bütün etnik topluluklar, Türkçe
ile anlaşmış ve konuşmuşlardır.
Mektuplarını bu dille yazmışlar, eserlerini bu dille vermişlerdi. Ama bu etnik
toplulukların kendi mahalli dilleri de
vardı, Bugün de var. Bu dille sadece
günlük ihtiyaçlarını gideriyorlardı ve birbirleriyle anlaşıyorlardı. Çünkü “ana
dili” empiriktir. Yani halkın denemeye
dayalı geleneği ile yaşamıştır.
Kürtçe “ana dil” gibi düşünülemez,
zaten “ana dil” değildir. Yüz yıllardır
Kürtlerin kendi aralarında konuştukları
mahalli bir dildir. Kuzey Irak’ta bir
“Kürt Devleti” kurulursa “ana dil” olur
mu, olmaz mı? Bilemem. Ama bildiğim
bir şey varsa, bu dilin; köyden köye, aşiretten aşirete, bölgeden bölgeye çok
büyük farklılıklarının olduğu ve yerleşik
kurallarının olmadığıdır.
Türkiye Devletinin “ana dili” ile ilgili
yapacağı şey şudur: Bu dillerin unutulmaması için önlemler almalı, bu dilleri
yasaklamamalı, bu dillerin önünü açmalıdır. Devlet; bir kimse, “ana dili”nden
başka dil bilmiyorsa, o bilmeyenlere
“ana dil” eğitimi vermeli, yani Türkçeyi
öğretmelidir. Eğer hâlâ Türkçe bilmeyenler varsa; ortada iki ayıp vardır: Bir,
Türkçe’yi bunlara öğretmeyen devletin
ayıbı; iki, Türkçe’yi öğrenmeyenlerin
ayıbıdır.
“Ana dili” konuşan insanların, resmi
okullarda bu mahalli dillere eğitim-öğretim istemelerinin insan haklarıyla ilgisi
yoktur. Bu sorun değildir, doğal insan
hakları olamaz. Sorun üretenler ayrıcalık
isteyenler, bölücüler şunu bilmelidirler.
Bu devletin okullarında Türkçe ile eğitim-öğretim yapılacaktır. Bu konu mevcut anayasada bu şekildedir. Mevcut anayasada şu engel de yoktur. Etnik topluluklar “ana dili” ile yani mahalli dilleriyle, konuşsunlar, yazışsınlar, türkülerini
dile getirsinler, kurslar açsınlar, CD’lerplaklar-kasetler üretsinler, film yapsınlar,
TV kanalları kursunlar, kitaplar yayımlasınlar, seçmeli olarak okullarda bu dillerini öğrensinler.
Sözde demokratlar, kendilerini insan
hakları savunucusu olarak gören yalakalar, aşağılık duygusunu yenemeyip ancak
bir statü kazandığını sananlar; bölücü
Kürtçülerin ırkçı ve milliyetçi söylemlerinin haksız, hem de çok haksız olduğunu artık görsünler.
Polis müdüründen
FARKLI 2 SERGİ
Söz, resim ve yazı sanatlarını "mana" etrafında
şekillendirdiği farklı sanat tarzıyla dikkatleri
çeken Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle
Mücadele Dairesi Başkan Yardımcısı Ahmet Sula,
Diyarbakır'da sergi açacak.
ANKARA- Sula, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, bugüne kadar
sergilerini hep "mana" ismiyle açtığını, Diyarbakır'daki sergi için ise
"Kelimenin Kalbi" ismini uygun bulduğunu söyledi.
Birkaç ay önce görev dolayısıyla
gidene kadar Diyarbakır'ın ne kadar
mukaddes bir şehir olduğunu bilmediğini belirten Sula, orada peygamberlere ait 7 kabir, 3 makam ve 541
sahabe kabri bulunduğuna işaret etti.
Sula, Diyarbakır'ın fethinde sahabelerin rolü hakkında bilgi vererek,
orada sergi açmaya karar vermesiyle
ilgili, "Bu mübarek insanlar
Diyarbakır'ı İslam'a kazandırmışlar ve
o günden beri Diyarbakır, bir daha
gayrimüslim idaresine geçmemiş. Biz
o efendilerimizle karşılaştığımızda
bize, 'Ey oğul, biz bunları yaptık, sen
ne yaptın?' derlerse, verilecek bir
cevabım olsun diye gidiyorum" ifadesini kullandı.
"Diyarbakır'ı biz bugün maalesef
İstanbul'da 40 yıldır
Osmanlı Türkçesi
kursu hizmeti veren
Kubbealtı Akademisi
Kültür ve Sanat
Vakfı'nın yazı işleri
müdürü Mehmet Nuri
Yardım, Türkiye'de
kültürel devamlılığın
sağlanması için
Osmanlı Türkçesi
eğitiminin şart
olduğu belirterek,
İtalya'da Latince,
Yunanistan'da
Grekçe öğretildiğine
işaret etti.
en çok terörle, karpuzla anıyorsak
bunda benim vebalim var, hepimizin vebali var" diyen Sula,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birileri bunu kullandıysa
hepimizin yapmayı ihmal ettiği
bir şeyler var demektir. Ne
pahasına olursa olsun
Diyarbakır'a gitmeliyim çünkü
ben kültür, sanat, mana ve
insanlık derdindeyim. Ülkemizi
insanlık tarihi açısından dünyanın en önemli ülkelerinden biri
olarak görüyorum ve bu zor
günlerin sebebini de böyle bir değere
bağlıyorum."
"Mücadelem iyiliği yaymak ve
kötülükle mücadele etmektir"
Sula, Diyarbakır'daki iki serginin
açılışının 17 ve 25 Aralık'ta yapılacağını bildirdi.
Diyarbakır'da tarihi, kültürel,
sanatsal ve manevi pek çok derinlik
gördüğünü söyleyen Sula, bir sanatkar olarak burada bulunacağını ifade
etti.Sula, her yerde olabileceği gibi
Diyarbakır'da da şiddet olaylarının
içinde yer alan az sayıda kimselerin
bulunduğunu ancak ülkesini seven,
işinde gücünde, insanlık peşinde olan
kimselerin çok daha fazla olmasının
kendisini mutlu ettiğini söyledi.
Sula, şunları dile getirdi:
"İnsanların üstünlüğü ancak takvadadır. Hz. Ali de diyor ki, 'Her milletin
iyisi iyidir, kötüsü kötüdür'. Dolayısıyla
benim mücadelem iyiliği yaymak ve
iyilerle birlikte olmak, kötülerle ve
kötülükle mücadele etmektir. Böyle
bakıldığında benim hiçbir coğrafyayla
ırkla, milletle, sorunum yok, kötüyle
var. Bu sebeple Diyarbakır'da da bir
sorun görmüyorum. Hepimiz kardeşiz, bunu iyi anlatmamız lazım, buralardan vurulmuşuz zaten biz. O yüzden, düştüğümüz yerden kalkmamız
lazım." (AA)
Kültürel devamlılık
için Osmanlıca şart
İSTANBUL - BÜŞRA NUR
ÖZCAN -Mehmet Nuri Yardım, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
vakıfta en çok Osmanlı Türkçesi
kursunun ilgi gördüğünü söyledi.
Önceleri tek sınıfta ders verildiğini anlatan Yardım, "O kadar çok
ilgi gördü ki bir sınıf daha açtık.
Birinci sınıf yeni başlayanlar, ikinci
sınıfa kendini daha çok geliştirip
yazma eser okumak isteyenler
devam ediyor. Yakında üçüncü
sınıfı da açacağız. Burada da
tamamen akademik çalışmalar
yapmak isteyenler için olacak" diye
konuştu.
Yardım, kursta ortalama 30 kişinin eğitim aldığını belirterek, şunları
kaydetti:
"Toplumda Osmanlı Türkçesi'ne
karşı bir ilgi ve ihtiyaç, sürekli bir
ilgi var. Bu ilgi, sadece belirli bir
kesimden değil, toplumun
her kesiminden, gençlerden, hanımlardan, mühendislerden, tarihçilerden,
doktorlardan ilgi var.
Vatandaşlar, 'Ben atalarımın kullandığı alfabeyi
öğrenmek istiyorum' diyor.
'Tarihi bir caminin, çeşmenin kitabesini, dedemin
mezar taşını, edebi eserleri
aslından okumak isterim'
gibi gerekçelerle Osmanlı
Türkçesi'ne merak salıyor
ve gelip öğreniyor."
"EN FAZLA 3 AYDA
OSMANLICA
ÖĞRENİLİYOR"
Osmanlı Türkçesi'nin
çok kolay öğrenildiğini dile
getiren Yardım, şöyle
devam etti:
"Basılmış kitapları oku-
yabilmek için en fazla 3 aylık eğitim
yetiyor. Dışarıdan zor zannediliyor
ama öyle değil. Artık yayınevleri de
bazı önemli eserleri Osmanlı
Türkçesi ile de yayınlamaya başladı. Böylece merak edenler, kendileri de öğrenebiliyor. Mehmet
Kaplan, Attila İlhan, Kemal Tahir,
Cemil Meriç gibi önemli şair ve
yazarlar da Osmanlı Türkçesi'nin
mutlaka lise ve ortaokullara koyulması gerektiğini söylemiştir.
Kullanılmamasına rağmen atalarının
alfabesi diye İtalya'da Latince,
Yunanistan'da Grekçe öğretiliyor.
Dünyanın birçok ülkesinde bu
durum, böyle. Kültürel devamlılığın
sağlanması için Türkiye'de de
Osmanlı Türkçesi eğitimi şart."
"İDDİALARA ANCAK ARŞİV
GERÇEKLERİYLE CEVAP
VEREBİLİRİZ"
Yardım, 2015'in bazı
Ermeniler'in sözde iddialarının 100.
yıl dönümü olduğunu hatırlatarak,
"Onlar, dünya çapında iddialarda
bulunup toplantılar yaparak
Türkiye'yi, Osmanlı Devleti'ni suçlayacak. Bu iddialara ancak arşiv
gerçekleriyle cevap verebiliriz. Bu
gerçeklerden habersiz olursak,
onları okuyamazsak susarız ve bir
bakıma bu suçlamaları kabul etmiş
sayılırız" ifadelerini kullandı. (AA)
bazen hayat durur bir yerde?
çeğin gerçeğine, kalbin kalbine yürüyorum.
Kalakalırsın, sükûtun en kesif
Çiçeğe durmuşken gönlüm, ayaz vuran kalbime
hâlini çekersin ciğerlerine ve
/ kalemime 'Bu da geçer Yâ Hû' diyor; sükût
çözülmez dediklerin çözülür
salıncağında ömrümü mahşere doğru sallamaya
gönlünde. En kötüsü de kalbidevam ediyorum. Çok şükür lakin ancak hayalnin dizlerinin çözülmesidir.
lerimin kalbinde nefes alıyorum.
Sözün, ferasetin, basiretin
Kimse kalbini, kimse aşkını, kimse kendini,
HAYATA VE AŞKA DAİR
bittiği yerdeyim. Umudun
kimse hüznünü büyük görmesin çünkü her şeyi
gözbebeğinde, aşkın bakışlayaratan var.
rında asılı kaldım. Ben en
Sahip olduğumuzun duadan gayrısı yalan,
güzel rüyaya sevgilinin tebesdünya yaratılışın ve eşyanın özünü görmemizi
sümünde daldım.
engelleyen duvar ve de çok şükür ölüm var.
Her nefeste soruyorum kenEy sevgili! Ey bir tebessümüyle bile beni
dime ben kimim diye?
Aldığım cevapsa koca bir hiçin benden eden yâr, sayende adım oldu tarumar!
AŞKA MUHTAÇ ACZİYETİN RESMİ
Ben seni sadece dünyanla değil mahşerinle de
içinde.
sevdim yâr!
Olsun… Gözlerimde yarınHüznümün ve kalbimin ellerinden tutar
O hüznün diyarı, o herkesin büyüttüğü
lar, ellerimde dualar eriyor benim ve şükreden
mısın yâr?
dünya var ya, gözümde bir damla gözyaşın
ruhum kalbimde güller deriyor benim.
Kalbimde hüzün rüzgârı, ellerimde ateşin
kadar. Şimdi bu gerçekten sonra ne yaşarsan
İnsan hep haykırmak ister içindeki gerçeği
hârı... Yüreğim hicranın kollarında, ömrüm
yaşa, mahşere dek beni sever misin, hüznümün
ama onu susturan dünyadır.
vuslata koşuyor firâkın yollarında.
ve kalbimin ellerinden tutar mısın yâr?
Biliyorum, nefesin ardı vuslat. Biliyorum
Ey sevgili, bir kalp hüzün denilen o y/ardan
baharları kıskandırır kalbimdedüşünce anlar nefesin kördüğümünü, anlar
ki baharlar, hüzünleri dondurur
aynalarda ne gördüğünü.
gönlümdeki ayazlar.
Bazen bir ses, bir söz veya bir hitaba; bazen
GÜNÜN ŞİİRİ
Sen de bil ki yâr, aşka muhbir tebessüm, bir nefes veya bir duaya muhtaç
taç acziyetin resmiyim ben,
kalıyor insan. Kalsa da, yapılacak bir şey yok
Yüzü yağmur, özü sevda, gözü ceylan güzelin,
aşka âşık gönüllerin ismiyim
sükûtunu yokluklara sarınmak ve Allah'a
Ne yazarsam yazayım ben sözü bitmez gazelin.
ben.
dayanmaktan başka.
Su-su-yorum her nefeste gerBilir misin, kalbin atmaya devam etse de
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
10 Aralık 2014 Çarşamba
Yaşlılar yaşam
evinde sosyalleşecek
Yaşlıların sosyalleşmesi ve
daha iyi vakit geçirebilmeleri amacıyla yaşlılar için
sosyal yaşam evi açılacak.
ANKARA - Yaşlıların sosyalleşmesi ve
daha iyi vakit geçirebilmeleri amacıyla yaşlılar için sosyal yaşam evi açılacak.
Türkiye Devlet Hastaneleri ve Hastalara
Yardım Vakfı (HASVAK ) Genel Başkanı ve
Yönetim Kurulu Başkanı Engin Öztürk,
"Ağır hastalığı olmayan her yaşlı bize
müracaat edebilir. 35 kişilik kontenjanımız
var. İsteyen kendi araçlarıyla gelebilir, isteyen de servis kullanabilir" dedi.
Yaşlıların huzurlu bir ortamda daha kaliteli vakit geçirebilmeleri için "Yaşlılar İçin
Sosyal Yaşam Evi Projesi"ni hayata geçiren HASVAK, yaşlılara sağlıklı, üretken ve
yaşama sevinciyle dolu bir yaşlılık süreci
geçirmeleri amacıyla hizmet sunulacak.
Engin Öztürk, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, yetişkinlere ortak yaşam alanı
sağlayarak, stresten uzak sosyal ve kültürel etkinliklerle hoş vakit geçirmeleri için
sosyal yaşam evini kurduklarını belirtti.
Türkiye'de böyle bir merkezin ilk defa
kurulacağını anlatan Öztürk, yaşam evinin
aralık ayı içerisinde açılacağının müjdesini
verdi.
Merkezde sosyal dayanışma sağlanarak,
yalnız olmadıklarını yaşlılara hissettirmek
istediklerini dile getiren Öztürk, "Merkezde
psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri ile sağlık hizmetleri verilecek yaşlılar,
sosyal toplantılara, söyleşi ve sohbetlere,
seminerlere, hobi ve meslek kurslarına,
gezi ve piknik programlarına katılabilecek"
dedi.
Yaşlılar evinden servisle alınıp tekrar
evine bırakılacağını, Ankara Büyükşehir
Belediyesinden yaşlılar için hizmet veren
ücretsiz servislerini merkezlerine yönlendirilmesini istediklerini anlatan Öztürk, "Ağır
hastalığı olmayan her yaşlı bize müracaat
edebilir. 35 kişilik kontenjanımız var.
İsteyen kendi araçlarıyla gelebilir, isteyen
de servis kullanabilir" dedi.
Bakımın ücretli olmayacağını, masrafları
bağışlarla karşılayacaklarını ifade eden
Öztürk, merkezde sadece sosyalleşme hizmeti olmayacağını, sosyologların ve sağlıkçıların da bulunacağını belirtti.
Merkezin adını yaşlıları rencide etme ihtimaline karşılık "yaşlılar kreşi" yerine "sosyal yaşam evi" koyduklarını dile getiren
Öztürk, seminer salonlarından derneklerin
ve vakıfların ücretsiz yararlanabileceğini
sözlerine ekledi. (AA)
1
1
2
3
4
5
6
2
3
4
5
6
Kapana düşen
boz ayı kurtarıldı
ARTVİN - Hopa ilçesinde köylülerin
bahçelerini domuzların verdiği zarardan korumak için kurduğu kapana
düşen boz ayı, kurtarma ekiplerinin
uzun uğraşları sonucu kurtarılarak
doğaya salındı.
Kemalpaşa beldesine bağlı Liman
köyünde mandalina bahçesine kurulan domuz tuzağına bir boz ayının
düştüğünü gören köylüler, durumu
Artvin Doğa Koruma ve Milli Parklar
Şube Müdürlüğüne bildirdi.
Bunun üzerine ayının kurtarılması
için harekete geçen ekipler, Kars'ta
faaliyet gösteren Kuzey Doğa Derneği
Bilim Koordinatörlüğü ile Kafkas
Üniversitesi Yaban Hayatı Kurtarma ve
Rehabilitasyon Merkezi ekiplerinden
yardım istedi. Doğa Koruma ve Milli
Parklar Artvin Şube Müdürlüğünde
görevli orman mühendisi Mevlüt
Özyanık'ın başkanlığındaki kurtarma
ekipleri Limanköy'e gelerek çalışma
başlattı. İlçe jandarma ekiplerinin
güvenlik önlemi altında ayının tuzağa
düştüğü alanda incelemelerde bulunan ekipler, iğneyle uyuttukları ayıyı
uzun uğraşlar sonucu bulunduğu yerden çıkardı.
Ekipteki veteriner hekimlerce yapılan
sağlık kontrolünün ardından uydu üzerinden takip edilmesi amacıyla boynuna radyo vericisi bulunan cihaz takılan
ayı, doğal ortamına bırakıldı.
Kuzey Doğa Bilim Koordinatörü
Emrah Çoban, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, tuzağa düşen ayıyı kurtarmak amacıyla Kars'tan ekibiyle geldiğini ifade ederek, "Bir bahçede
kurulan domuz kapanına yakalanan
ayının bir gündür burada mahsur kaldığını gördük. Muhtemelen aç kaldığı
7
8
9
10
için bahçeye geldiğini sanıyoruz" dedi.
Çoban, ayının ayağında ve vücudunun herhangi bir yerinde önemli bir
yaralanma olmadığını tespit ettiklerini
belirtti.
Köylülerden Kenan Özakay da son
yıllarda bölgede ayı popülasyonun arttığını ve ayıların yerleşim yerlerine
kadar indiğini anlatarak, ayıların arı
kovanları ve tarım alanlarının yanı sıra
zaman zaman da insanlara zarar verdiğini söyledi.
Ayı vuranlara para ve hapis cezası
uygulandığını dile getiren Özakay,
"Bizler ayıların ve yaban hayvanlarının
vurulması istemiyoruz. Ama onlar da
bizlere ve bahçelerimize zarar veriyorlar. Devlet yetkililerinden ayı popülasyonu artan köylere ve yerleşim yerlerine insanları ayıdan korumak için
görevlendirecekleri ve tam yetki ile
donatılmış güvenlik görevlisi istiyoruz.
Bu sayede vatandaşlar da ayılara
zarar vermemiş olur. İnsanlar rahat bir
şekilde bahçelerinde korkmadan çalışabilirler" diye konuştu. (AA)
BULMACA
Soldan sağa:
12
1. Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva veya tahta. – Kayıkta
dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. 2. Üstten sağa doğru
eğik olan basım harfi. – Neşeli ve serbest kadın. 3. Layık olma, yaraşırlık. –
Lityumun simgesi. 4. Baryumun simgesi. – Maksat, gaye, erek. 5. Valf. –
Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak. 6. Güzel sanat. – Kalite.
7. Bir ilimiz. – Otlak. 8. Labada. 9. Boru sesi. – Evliya, ermiş, veli. – Soru
sözü. 10. Çözümleme, tahlil. – Henüz olgunlaşmamış meyve. 11. Bir şeyin
geçtiği ya da önceden bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet. – Posta
sürücüsü. 12. Tutsak. – Sayıları gösteren işaretlerden her biri. 13. Radyatör
parçalarından her biri. – İlgi eki. 14. Seslenme sözü. – Denizde balıkların
veya küreklerin kımıldamasıyla oluşan parıltı. 15. Yapay reçine. – Nazi
Hücum Kıtasının kısaltması. 16. Verme, ödeme. – Tümör. – Donuk renkli. 17.
Tekrar etmek. 18. Ufuklar. – Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan
istek. 19. İtalya’da bir kent. 20. Bir şeyi yapmakta gösterilen ustalık. –
Eskişehir ilinin bir ilçesi.
13
Yukarıdan aşağıya:
14
1. Satrançta bir taş. – Araç. – Yazın, literatür. 2. Gerçekte öyle olmadığı halde
öyle sayılan, saymaca. – Öncecilik, üstünlük. 3. Kadın, hanım anlamında kullanılan bir sözcük. – Neonun simgesi. – Görevden alma. – Mezbaha, kesimevi. 4. Bir göz rengi. – Sıtma mikrobunu taşıyan bir sivrisinek. –
İkiyüzlülük. – Tahılın tarladaki adı. 5. Arap harflerinin en çok kullanılan el
yazısı biçimi. – Hardal kokulu savaş gazı. – Sakat kimse. – Fas’ın plaka
işareti. 6. Farz olan namazdan önce okunan iç ezan. – Kertenkele derisinin
sepilenmesiyle elde edilen bir tür deri. –
Yapıların çatılarını örtmekte kullanılan yapı gereci. 7. Suda yaşayan, çok ilkel yapılı omurgalı hayÇÖZÜMÜ
van. – Güç, derman, mecal. – Yasaklama, yasak
BUGÜN
etme. 8. Hayat arkadaşı. – Bir meyve. – Yargıç. –
11. SAYFADA
Bir gezegen. 9. Tanrıya göre insan. – Pasak. –
Sarhoş ya da külhanbeyi bağırması. – Japonya’da
bir kent. 10. Bir işte yetkili olan, erbap. – Yemin,
ant. – Artırma ile yapılan satış. – Garez.
7
8
9
10
11
15
16
17
18
19
20
Hazırlayan: Ercan BOSTANCIOĞLU
9
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
ATATÜRK DÜŞMANLIĞINA DAYALI MİLLÎ TÜRK DEVLETİNİ
TASFİYE PROJESİ
Avrupa ve Amerika kaynaklı bir
Sivil anayasa taleplerini en çok
Avrupa Birliği ve Amerika merkezli
takım düşünce kuruluşu, enstitü, gazeşer odakları, onların yörüngesindeki
te, dergi gibi müesseselerde, siyasî ve
PKK ve onun siyasî uzantıları ile
bürokratik çevrelerde yuvalanmış
Amerikancı ve Avrupa Birlikçi muhaTürkiye’yi tasfiye ekipleri hep şu tarz
fazakâr demokrat denilen çevreler ve
laflar ediyorlar: “Türkiye Avrupa
liberal faşistler dillendiriyor. Sivil,
Birliği’ne üye olmak istiyorsa
renksiz, ideolojisiz, Türk millî yapısın- Kemalizmden, Türk milliyetçiliğinden
dan uzaklaştırılmış bir anayasa, fedevazgeçmelidir, Atatürk resmi duvarlarrasyona ve zamanla ayrışmaya gitmedan, resmî kurumlardan kaldırılmalınin yasal zeminidir.
dır.”
Merkeziyetçi Türk millî devlet yapısı
Mesela İngiliz derin devletinden
çözülüp adem-i merkeziyetçi federatif
Andrew Duff, Eylül 2005’te şöyle
yapıya geçilmek isteniyor. Bu, aslında
demiş: “Türkiye Avrupa’nın gerçek
nihaî olarak Amerika’nın patronajında
partneri olabilmek için klasik milliyetçi
Ortadoğu Birleşik Kabileler Topluluğu
Kemalizmle mücadele etmelidir.
projesine zemin hazırlamaktır. Çünkü
Devletin gücü azaltılmalıdır. Kemalizm
Amerika, karşısında emperyalist proje- reforme edilmeli ve bu eski liderin
lerine karşı çıkacak güçlü millî devletfotoğrafları kamu binalarının duvarlaler istemiyor, kendisine kolayca boyun
rından indirilmelidir. Türkiye artık
eğecek zayıf kabileler yığını istiyor.
Kemalizmde değişme gereğiyle yüzleşAmerika, İslam ülkeleri coğrafyasın- meli. Sadece yasalar, anayasa değil,
da millî devlet yapılarını çözüp kabile- Kemalizm kültürü ve felsefesi de
lere ayrıştırarak bunlardan bir Doğu
değişmeli. Türkiye’nin, merkeziyetçi
Roma İmparatorluğu kurma hayalinde- yönetim yapısından adem-i merkezidir. “Yeni Türkiye” sevdalıları, “yeni
yetçi (yani federatif yapı) yapıya geçAnayasa” yapma dolapları ile
meye ihtiyacı var. Diyarbakır’da bölAnayasamızdan bu milletin adı olan
gesel otonomiye varacak şekilde mer”Türk” ü ve milletimizi tek bir millet
keziyetçi yapının değişmesi iyi olur.
yapan ortak Türk millî değerlerimizi ve
Bunu sadece Güneydoğu için değil
kurumlarımızı yok etme çabasındalar.
diğer bölgeler için de öneriyorum.”
Böylece milletimizi kuru, kozmopolit
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk
bir sürüye dönüştürmek istiyorlar.
milletinin ölüm kalım savaşında,
Çünkü şuurlu, ahenkli, dayanışmacı
emperyalist Batılı devletlerin bizi yok
bir millet olmaktan çıkmış insanlar,
ruhsuz bir kalabalığa dönüşürler. Böyle etme isteğine karşı verilmiş millî bir
mücadele içinde kurulmuş bir devlettir.
bir topluluk da kolayca yönetilebilir,
istenilen yere sürüklenebilir ve kolayca Türk milleti, kendi iradesiyle tam
bağımsız ve bağlantısız bir devlet
sömürgeleştirilebilir. Emperyalizmin
kurdu. Şimdi aynı batılı emperyalist
istediği budur. Bir takım gafil
küresel güç odaklarının isteği doğrultuMüslüman Türkler de işin iç yüzüne
sunda cumhuriyetimizi ve millî devletivakıf olmadan, bilir bilmez bunu iyi
bir şey zannedip onların peşlerine takı- mizi tasfiye etmek istiyorlar. Türk milleti buna evet mi diyecek hayır mı?
lıyorlar.
Dava bu.
Renksiz anayasacıların anayasadan
Batı emperyalizminin sözcülerinden
Türk kelimesini, Atatürk milliyetçiliğibiri olan Andrew Duff efendinin
ni, Atatürk ilke ve inkılâplarını atmak
Atatürk’ten rahatsız olmasının anlaşılaistemelerinin sebebi, kendi ifadelerine
bilir bir tarafı var. Zira Atatürk, bu
göre şuymuş:
efendilerin bu vatan toprakları üzerin“Bütün bu kavramlar (Atatürk’le
deki bütün proje ve planlarını millî
ilgili kavramlar) Anayasa
mücadele ile şanlı kuva-yı milliye direMahkemesi’nin yasaları denetlemesi
nişi ile çöpe attı. Adamlar neye uğradısırasında temel alınıyor.”
ğını şaşırdı. Atatürk, Türk milletinin
Şimdi buna göre partiler hükûmet
kendi devletinde, kendi vatanında,
olup Türkiye’nin üniter yapısını bozakendi millî ve dinî değerleri ile bağımcak, Türkiye’yi parçalayacak kanunlar
sız bir millet olarak yaşama iradesinin
çıkarınca anayasa buna engel olmasın
isteniyor. Yani Türkiye’nin millî devlet bir sembolüdür. Gâvur onun için
Atatürk düşmanıdır. Gâvur, Atatürk’e
yapısını parçalayacak parti hükûmetlerinin yasal düzenlemeleri için anayasa- Türk’e düşman olduğu için düşmandır.
da saha temizliği yapılıyor.
(DEVAM EDECEK)
Görme engellilerin
bisiklet keyfi
İZMİR - Engelsiz Pedal
Derneğinin organizasyonuyla bir
araya gelen görme engelliler,
"makam şoförü" eğitimi alan gönüllülerle bisiklet sürmenin keyfini yaşıyor.
Engellilerin bisiklet sayesinde sosyalleşmesi ve eğlenmesini sağlayarak, aileleri ve engelliler için bir nevi
psikolojik terapi hizmeti sunmak
amacıyla yaklaşık 3 yıl önce
İstanbul'da kurulan Engelsiz Pedal
Derneği, İzmir'de de faaliyete geçti.
Dernek, ilk olarak görme engelliler
okulunda öğretmen olarak görev
yapan Saldıray Altındağ aracılığıyla
iletişime geçtiği 10 görme engelli ile
gönüllü bisikletçileri buluşturup, iki
kişilik bisikletle (tandem) kent turu
atmalarını sağladı.
Engelsiz Pedal Derneği İzmir
Şubesinden organizasyon sorumlusu Hüseyin Safa İpek, AA muhabirine, gönüllü bisikletçilerin engellilere
"makam şoförü" olarak eşlik ettiğini
belirtti. Makam şoförü olmak isteyenlerin, ilk yardım, engellilerle iletişim kurma, uzun turlara çıkmaları
nedeniyle bisiklet tamiri ve ileri
düzey bisiklet sürüşü ile kampçılık
eğitimlerinden geçmeleri gerektiğini
anlatan İpek, "Tandemde önde
bisikleti kullanan makam şoförü,
arkadaki engelli de yol arkadaşımız
oluyor. Bir yerde biz antrenör, arkamızdaki de sporcu oluyor" dedi.
İpek, engelli ailelerinin, önceki
projelerinin tanıtım videolarını izlediklerinde ilk baştaki çekincelerinin
ortadan kalktığını ifade ederek,
"Haftada bir gün Karşıyaka'da buluşup yaklaşık 5 saat tandem sürüş
yapıyoruz. İzmir'de 3 hafta önce 10
görme engelli arkadaşla başladık.
Engellileri sosyal hayata kazandırıyoruz. Çoğu ilk kez bisiklete biniyor.
Bisiklet sürerken hem biz hem onlar
mutlu oluyor" diye konuştu.
Yakın zamanda önde kasalı bisikletler aracılığıyla bedensel engellilerle gezip sosyal hayata karışmayı
planladıklarını dile getiren İpek, önümüzdeki yıl başlayacak "makam
şoförü" eğitimlerine, bütün bisiklet
sürücülerini davet etti.
Doğuştan görme engelli 27 yaşındaki Yahya Aydın İşler ise köyde
doğup büyüdüğüne değinerek,
çocukluğundaki bisiklet sürme
deneyimini şu sözlerle anlattı:
"Sağ ve solda duvar olan yerlerde, tekerlek sesinin duvardaki yankısına göre bisiklet sürüyordum.
Köyde köprüden çok uçtuğumu,
parmaklarımın yaralandığını hatırlıyorum. 15 yaşına kadar bisiklet
sürebildim."
Tek başına bisiklet sürmektense
tandemin çok daha güvenli olduğuna işaret eden İşler, şöyle devam
etti:
"Değişik sosyal etkinliklere katılmak güzel ama bisiklet, çok farklı
bir şey. Herhangi gören gibi hareket
edip sosyal hayatın içinde yer alıyorsun. İlk başta korkularım vardı.
Denge korkumu makam şoförüyle
aştık. Bisiklet sürmeyi, pedal çevirmeyi, özgürce gezmeyi özlemişim.
Makam şoförleri kaptan antrenörlerimiz, biz de onların sporcularıyız.
(Şuraya gidelim) dediğim zaman
gidebiliyoruz, dönüşleri güzel yapıyoruz. Bisikleti özlemişim, iyi ki
Engelsiz Pedal var." (AA)
10
SAĞLIK
10 Aralık 2014 Çarşamba
Kızıyla parkta oynayabilmek
için 7 ayda 56 kilo verdi
Antalya'da yaşayan Duygu Yetgin Sipahioğlu, kızıyla parklarda oyun oynayabilmek için ''tüp mide'' ameliyatıyla 7 ayda 56 kilo verdi.
ANTALYA - Simay Sipahioğlu ile evli
olan 26 yaşındaki Duygu Yetgin
Sİpahioğlu, 20 ay önce Melek ismini verdikleri kızını dünyaya getirdi. Hamilelik
döneminde oldukça kilo alan Sipahioğlu,
125 kiloya ulaştı. Bebeği doğduktan sonra
büyük zorluklar yaşamaya başlayan
Sipahioğlu, kızını kucağında taşıyamaz
hale geldi.
Kızıyla merdivenlerden inmek için bile
komşularından yardım istemek zorunda
kalan Sipahioğlu'nda tiroid ve yüksek tansiyon rahatsızlığı da baş göstermeye başladı.Kızını bir gün parka çıkardığında onunla ilgilenemediğini fark eden Sipahioğlu,
ailesinin karşı çıkmasına rağmen araştır-
maları sonucunda tüp mide ameliyatı
olmaya karar verdi.
Antalya Eğitim ve Araştırma
Hastanesinde Doç. Dr. Nurullah Bülbüller
tarafından gerçekleştirilen tüp mide ameliyatı ile Sipahioğlu'nun midesi çay bardağı
kadar küçültüldü. Ameliyatın ardından hızla
kilo vermeye başlayan Sipahioğlu, 7 ayda
56 kilo vererek 69 kiloya
düştü. Sipahioğlu, ameliyattan 2 ay sonra da tiroid ve
yüksek tansiyon rahatsızlıklarından kurtularak sağlığına
kavuştu. (AA)
H.Ü.SIHHİYE VE BEYTEPE YERLEŞKELERİNİN ORTA
VE ALÇAK GERİLİM TESİSLERİ İLE YILDIRIMDAN
KORUNMA TESİSLERİNİN 2015 YILI PERİYODİK
BAKIM ONARIM İŞİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE
BAŞKANLIĞI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ
H.Ü. SIHHİYE VE BEYTEPE YERLEŞKELERİNİN ORTA VE ALÇAK GERİLİM TESİSLERİ İLE YILDIRIMDAN KORUNMA TESİSLERİNİN 2015 YILI PERİYODİK BAKIM ONARIM İŞİ hizmet alımı 4734
sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin
ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2014/164309
1-İdarenin
a) Adresi : HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE MERKEZ KAMPUSU SIHHİYE 06100 SAMANPAZARI ALTINDAĞ/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3123051051 - 3123053035
c) Elektronik Posta Adresi: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı :
ORTA VE ALÇAK GERİLİM TESİSLERİ İLE YILDIRIMDAN KORUNMA TESİSLERİNİN 2015 YILI
PERİYODİK BAKIM ONARIM İŞİ
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : beytepe ve sıhhiye yerleşkeleri
c) Süresi : İşe başlama tarihi 01.01.2015, işin bitiş tarihi 31.12.2015
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : H.Ü. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Toplantı ve Seminer Salonu 06100
Sıhhiye/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 25.12.2014 - 10:30
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek
odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir
belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının
bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil
Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından
fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyimini gösteren belgeler:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen
bedelin % 30 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.3.2. Kalite ve standarda ilişkin belgeler:
1. Yüklenici, Anahtar Teknik Personel olarak sunacağı Elektrik Mühendisinin EMO tarafından verilmiş yetkilendirme belgesinde 5 yıl deneyimli olduğunu ayrıca kurumda çalıştırılacak Teknisyen/Teknikerlerin
(EKAT) belgelerini idareye ihale aşamasında sunması zorunludur. 2. İşletme sorumlusunun SMM belgeli
Elektrik Mühendisi olması şarttır. İşletme Sorumlusunun, Lisans diplomasında Elektrik-Elektronik
Mühendisi unvanı taşıması ,(YG/ OG Trafo merkezlerinde 5 yıl deneyimli ) Elektrik Mühendisleri Odası
tarafından yılsonuna kadar geçerli olmak üzere verilen �Elektrik 1kV üstü ve 1kV altı tesisler SMM
Belgesi ve İşletme Sorumluluğu Yetkilendirme Belgesi�ne sahip olması şartı aranır.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Güç Trafoları ve Kompanzasyon Sistemlerinde parçalı ve/veya parçasız bakım onarım hizmetleri,
yapım, işletmeye alma veya kurulumunu yapmış olmak benzer iş olarak kabul edilecektir.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı H.Ü. Yapı İşleri ve
Teknik Daire Başkanlığı İhale ve Kesin Hesap Şube Müdürlüğü 06100 Sıhhiye/ANKARA adresinden
satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar H.Ü. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Toplantı ve Seminer
Salonu 06100 Sıhhiye/ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü
posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, götürü bedel üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, ihale üzerine bırakılan istekliyle
toplam bedel üzerinden götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.
Basın - 16165 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
T.C. KEÇİÖREN BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ İLAN
Sayı : M.06.3.KEÇ.0-13/2014-50
Konu : 32987 ada.
Aşağıda konusu belirtilen Keçiören İlçesi, Şehit Kubilay Mahallesi 32987 ada
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12, 13,14,15 ve 16 parseller 1/1000 ölçekli İmar Planı Tadilatına ait onama
işlemleri tamamlanarak Müdürlüğümüz ilan panosunda 01/12/2014 tarihinden itibaren 1 ay (30 gün)
süre ile gözetimimizde askıya çıkartılmıştır.
KONUSU
MEVKİİ
ONAY TARİHİ
Keçiören İlçesi, Şehit Kubilay
Şehit Kubilay Mahallesi
Mahallesi 32987 ada 1,2,3,4,5,6,
7,8,9,10,11,12,13,14,15 ve
16 parseller 1/1000 ölçekli
İmar Planı Tadilatı
Keçiören Belediye Meclisi'nin
02/10/2014 tarih ve 389 sayılı kararı,
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin
17/11/2014 tarih ve 1973 sayılı kararı
Basın - 16167 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
T.C. ANKARA 23. İCRA DAİRESİ
2013/12496 ESAS
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup:
Birinci artırmanın aşağıda belirtilen gün, saat ve yerde yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %50'sine
istekli bulunmadığı taktirde, yine aşağıda belirtilen gün, saat ve aynı yerde 2. artırmanın yapılarak
satılacağı; şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %50'sini bulmasının ve satış
isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya
çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; birinci artırmadan on gün önce
başlamak üzere artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebileceği, birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden başlamak üzere ikinci artırma gününden önceki gün sonuna
kadar elektronik ortamda teklif verilebileceği, mahcuzun satış bedeli üzerinden aşağıda belirtilen
oranda KDV.'nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin icra dosyasından görülebileceği; gideri
verildiği takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene gönderilebileceği; fazla bilgi almak isteyenlerin
yukarıda yazılı dosya numarasıyla dairemize başvurmaları ilan olunur.04/12/2014
l.İhale Tarihi
: 29/12/2014 günü, saat 09:20 - 09:25 arası
2.İhaIe Tarihi
: 27/01/2015 günü, saat 09:20 - 09:25 arası.
İhale Yeri
: Ankara Adliyesi 3 Nolu Mezat Salonu
No
Takdir Edilen
Değeri TL.
Adedi KDV
Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri)
1
15.000,00
1
%1
06 HZV 18 Plakalı, 2011 Model , GELLY Marka , FC Tipli,
JL4G15DA5NE04604 Motor No'lu, LB37824S2AX027441 Şasi No'lu, Rengi Gri, Sağ arka çamurluk
ezik, sag ön arka kapı çizik, sol ön ve arka kapı çizik, ön kaput ezik, orjinal teyp var. 3 çelik 1 adet
siyah jant var. Muhtelif ezik ve çizikler mevcut, anahtar ve ruhsat mevcut değil.
Basın - 16172 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
T.C. ANKARA 23. İCRA DAİRESİ
2013/1625 ESAS
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup:
Birinci artırmanın aşağıda belirtilen gün, saat ve yerde yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %50'sine
istekli bulunmadığı taktirde, yine aşağıda belirtilen gün, saat ve aynı yerde 2. artırmanın yapılarak
satılacağı; şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %50'sini bulmasının ve satış
isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya
çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; birinci artırmadan on gün önce
başlamak üzere artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik
ortamda teklif verilebileceği, birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci
artırmadan sonraki beşinci günden başlamak üzere ikinci artırma gününden önceki gün sonuna
kadar elektronik ortamda teklif verilebileceği, mahcuzun satış bedeli üzerinden aşağıda belirtilen
oranda KDV.'nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin icra dosyasından görülebileceği; gideri
verildiği takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene gönderilebileceği; fazla bilgi almak isteyenlerin
yukarıda yazılı dosya numarasıyla dairemize başvurmaları ilan olunur.04/12/2014
l.İhale Tarihi
: 29/12/2014 günü, saat 09:40 - 09:45 arası
2.İhaIe Tarihi
: 27/01/2015 günü, saat 09:40 - 09:45 arası.
İhale Yeri
: Ankara Adliyesi 3 Nolu Mezat Salonu
No
Takdir Edilen
Değeri TL.
Adedi KDV
Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri)
1
20.000,00
1
% 18 06 BN 3743 Plakalı, 2008 Model, FORD Marka, TRANSİT 300S VAN Tipli, 8G59851 Motor No'lu , NM0XXXTTFX8G59851 Şasi No'lu, Rengi Beyaz, 3 kişi
oturma kapasiteli, yük taşıma amaçlı, aracın ön arka tamponları hasarlı, arka bagaj kapağı arızalı,
sol arka sinyali kırık, sağ ön kapı boyalı ve ezikler var.
Basın - 16175 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI ÇUBUK VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ
S.NOSU
1
2
3
4
Vergi No
Unvan
İhb Fis No
Vergi Turu
Vergi Dönemi
212 015 1521
212 015 1524
212 015 1524
212 015 1524
FERHAT ÇORUK
FERHAT ÇORUK
FERHAT ÇORUK
FERHAT ÇORUK
20141205135020000004
20141205135020000005
20141205135020000006
20141205135020000007
GGV+V.Ziya C.
GGV+V.Ziya C.
GGV+V.Ziya C.
GV+V.ZİYA.C
2009/10-12
2009/07-09
2009/04-05
2009/01-12
İhb Vergi Toplam
5.265,00
5.265,00
4.365,00
7.502,00
İhb Ceza Toplam ADRES
5.265,00
5.265,00
4.365,00
7.502,00
Yıldırım Beyazıt Mh Divan Sk No:58/3 ÇUBUK /ANKARA
Yıldırım Beyazıt Mh Divan Sk No:58/3 ÇUBUK /ANKARA
Yıldırım Beyazıt Mh Divan Sk No:58/3 ÇUBUK /ANKARA
Yıldırım Beyazıt Mh Divan Sk No:58/3 ÇUBUK /ANKARA
Yukarda adı ve soyadları yazılı mükellefler adına tanzim olunan vergi/Ceza İhbarnameleri 213 sayılı V.U.K' nun 99. Maddesi gereğince posta ve memur eliyle gönderilmiş isede adreslerinde bulunamamıştır.
1-213 Sayılı V.U.K'nun 104 ve 105. maddesi gereğince adı geçen mükelleflerin ilan tarihinden itibaren l AY içerisinde Çubuk Vergi Dairesi Müdürlüğüne bizzat veya bilvekale müracat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgraf ile açık adreslerini bildirmeleri.
2- Kendilerine müddetle kaim olmak üzere tebliğ olunacağından, riayet edilmediği takdirde adı geçen kanunun 106. maddesi gereğince ilan tarihinden itibaren 1 AYLIK sürenin sonunda mezkur şahıslara tebliğ
yapılmış sayılacağı ilan olunur.
Basın - 16176 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
dış dünya
10 Aralık 2014 Çarşamba
Mogherini: "Türkiye'nin AB'ye
girme süreci, AB Komisyonu'nun
anavatana dönüş
önceliği olacaktır” Çerkezler,
için kolaylık bekliyor
Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi ve aynı zamanda AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini, Türkiye'nin
AB'ye tam üyeliğinin komisyonun önceliği olacağını belirtti.
ROMA - Bu yılın şubat ayında genç
yaşında İtalya Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturan ve buradaki performansıyla
kısa sürede adını AB çevrelerinde de
duyuran Mogherini, kasım ayının başında
İngiliz Catherine Ashton'dan devraldığı
AB Dışişleri ve Güvenlik Yüksek
Temsilcisi sıfatıyla yarın Türkiye'de
önemli temaslarda bulunacak.
İtalya Dışişleri Bakanı olarak görev
yaptığı dönemde Türkiye'ye gelmeyi çok
istediğini birçok kez dile getiren ancak
program yoğunluğundan dolayı bir türlü
bu ziyareti gerçekleştiremeyen Federica
Mogherini, bu kez bambaşka bir unvanla
bütün AB'yi temsilen Türkiye'ye geliyor.
Mogherini, Türkiye'ye yapacağı bu
önemli ziyaret öncesi gündemindeki
konuları, Türkiye'nin AB üyelik sürecini
ve Türkiye'deki Suriyeli sığınmacıların
durumunu, Balkanlar'daki turundan
dönüşünde Roma Uluslararası Leonardo
Da Vinci Havaalanı'nda, AA ve TRT
Haber'e verdiği demeçte değerlendirdi.
Ziyaretinin, Türkiye-AB ilişkilerine
ivme kazandıracağını ifade eden
Mogherini, bu gezinin, bir ay önce görevine başlayan yeni AB Komisyonu'nun,
birkaç ay önce başbakanı ve kabinesi
değişen Türk hükümetiyle görüşmesinin
tarihi ziyaret niteliği taşıyacağını söyledi.
Bu durumun, Türkiye ile AB arasındaki
ilişkilerde yeni bir başlangıç anlamına
geldiğini belirten Mogherini, AB ile
Türkiye arasındaki ilişkilerin stratejik
önem taşıdığını vurguladı.
Ziyaretine komisyonun genişlemeden
sorumlu komiseri Johannes Hahn'ın da
eşlik edeceğini anımsatan Yüksek
Temsilci, "Her şeyden önce Türkiye'nin
AB'ye girme süreci, komisyonumuzun
önceliği olacaktır. Bu doğrultuda, Türk
hükümetindeki yetkililerle çalışarak,
Türkiye ve Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinin somut biçimde gelişmesini ve ilerlemesini sağlamayı amaçlıyoruz" diye
konuştu.
Türkiye-AB ilişkilerinin yanı sıra
Türkiye'nin çevresinde yaşananların da
ele alınacağını kaydeden Mogherini,
şöyle devam etti:
"AB-Türkiye ilişkileri bölgenin güvenliği ve istikrarı açısından kritik rol oynamaktadır. Akdeniz ve Ortadoğu coğrafyasıyla ilgili ortak tehdit ve endişeye sahibiz. Bu bölge, içerisinde bulunduğu
durumdan dolayı küresel ilgi odağı haline
gelmiştir. Bu noktada; Türkiye'nin G20
Dönem Başkanlığı görevi dolayısıyla bölgenin, Suriye ve Ortadoğu'nun barış
sürecinde Türkiye ile AB'nin birlikte hareket etmesi gerekmektedir. AB, bu süreçte bölgenin güvenliği açısından
Türkiye'nin kritik rolü olduğunun farkındadır ve Türkiye ile el ele vererek bölgenin güvenliğinin ve istikrarının sağlanması
konusunda birlikte çalışmalıdır."
AB yolunda ilerleyebilmesi için Türk
hükümetiyle yakın çalışmalar yürütmek
istediklerini ifade eden Federica
Mogherini, "Biliyorum ki Türk kamuoyunda, Türkiye'nin AB üyeliğine destek
yüzde 50'nin bir hayli üzerinde. Bence
biz bunu ilerletmeliyiz" dedi.
Mogherini şöyle konuştu:
"Türkiye'nin AB üyeliğinin yalnızca
Türkiye açısından değil, aynı zamanda
AB açısından da faydalı olduğu mesajının, yalnızca Türk makamları tarafından
değil, aynı zamanda Türk halkı tarafından
da anlaşılmasını umuyorum. Türk
makamları ile AB reformları hakkında
önümüzdeki beş yılı kapsayan süreçte
ilerleme kaydetmeyi umuyoruz. Bu
durum çoğunlukla Türk vatandaşlarının
olmak üzere, AB'nin de ortak menfaatinedir."
AB Komisyonu'nun yeni Başkanı
Jean Claude Juncker'in, AB yönetiminde
olacakları gelecek 5 yılda genişleme
öngörmedikleri yönündeki açıklaması
hatırlatılan Federica Mogherini, "Başkan
Juncker'in söylediği sadece Türkiye ile
ilişkili değil, Avrupa yolunda ilerleyen tüm
ülkeler için. Önümüzdeki 5 yılda yeni
üyeler olmayacak. Gayet iyi biliyoruz ki
bütün aday ülkeler üye olabilmek için
çalışıyorlar. Burada üzerinde durulması
gereken nokta, üyelik yolunda somut
adımlar atılması hususu. Bizim burada
sonuçlara, reformlara, bunun üzerinde
birlikte çalışmaya ihtiyacımız var" dedi.
Türk halkında bir bezginlik durumunun söz konusu olduğunu ancak AB'ye
entegrasyonun Türk yönetiminin reform
yapması için fırsat sunduğunu söyleyen
yüksek temsilci, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz her zaman orada değiliz ama karşılıklı anlayışla bunun hem AB hem Türkiye
için her iki tarafın ortak çıkarına olduğu
gerçek. Son yıllarda hiç bu kadar yakın
işbirliğine ihtiyaç duyduğumuz bir an
olmamıştı bugünkü kadar. O yüzden
şimdi bu fırsatı iyi kullanarak somut şekilde bu ziyaretin üstünde durulmalı.
Umarım bu ziyaret, ciddi biçimde her iki
yönlü, Türkiye ve AB arasında ilişkileri
pekiştirir ve ortaklığımızın kalıcı ve gerçek
olduğunu ortaya koyar." (AA)
Mandela,
Musul’u IŞİD’den
ülke
kurtarmak için 20 bin
kişilik ordu kuruluyor genelinde
anılıyor
ERBİL - Musul İl Genel Meclisi
Başkanı Beşar Kiki, terör örgütü IŞİD'in
kontrolündeki Musul'un kurtarılması
için 10 bin kişilik bir ordu hazırladıklarını, bu rakamı 20 bine çıkaracaklarını
belirtti.
Kiki, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Irak hükümetinin "Musul'u
Özgürleştirme Planı" hazırladığını ifade
etti. Bu plana Irak ordusu, Peşmerge,
koalisyon güçlerinin yanı sıra Musul
Valiliği'nin de dahil edildiğini aktaran
Kiki, "Planın uygulanması tarafların
hareket kabiliyetine bağlı. Musul'un
kurtarıldıktan nasıl korunacağı da planın bir parçası. İnsanların evlerine
dönebilmesi için güvenlik sağlanmalı
ve IŞİD'in bir daha şehre saldırmasına
izin verilmemelidir" dedi.
Bu nedenle her türlü ayrıntı üzerinde çalışıldığını dile getiren Kiki,
"Musul'u özgürleştirmek için ihtiyacımız
olan en az 20 bin asker, şimdiye kadar
10 bin asker aldık. Bu birliklere iyi bir
eğitim vermemiz gerekiyor" diye
konuştu.
Peşmergenin plana dahil olmaması
durumunda operasyonun başarısız olacağını savunan Kiki, "Musul'un kurtarılmasının bahara kadar uzayabilir. Bu
durum bizleri üzüyor. Çünkü teröristler,
her geçen gün şehri daha fazla yıkıyorlar. İnsanları öldürüyor ve kadınların
namusunu kirletiyorlar" ifadesini kullandı. "Müdahale korkusu" nedeniyle
IŞİD'in, Musul'dan kaçış hazırlığı yaptığını iddia eden Kiki, şunları söyledi:
"Kendi tercihleriyle mi çekilirler yoksa
ağır kayıplar verdikten sonra mı çıkmak
zorunda kalırlar bilemiyoruz. Halkın
artık onları istemediğini biliyorlar. O
nedenle insanlara kötü muamelede
bulunuyorlar. Terörist örgüt IŞİD,
Sünnilerin temsilciliğini yapmıyor. Fakat
güçlü oldukları için zorla dayatmada
bulunuyorlar."
Kendilerine bilgi aktaran ve terörist-
ÇORUM - Yaklaşık 150 yıl önce
yaşanan sürgünle anavatanlarından
ayrılmak zorunda bırakılan Çerkezler,
dil ve kültürlerinin tamamen yok
olmaması amacıyla kendi topraklarına dönebilmek için Türkiye ve
Rusya'dan kolaylık sağlanmasını istiyor.
Kafkas Dernekleri Federasyonu
Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Aziz
Özbek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2003 yılında kurulan ve şu
anda 55 derneğin üye olduğu federasyonun, Çerkez kültürünün tanıtılması ve Çerkezlerin taleplerinin yerine getirilmesi konusunda çalışmalar
yaptığını söyledi.
Ülke genelinde yaklaşık 50 ilde
Çerkezlerin yaşadığını ifade eden
Özbek, Türkiye'de küçümsenemeyecek bir çerkez nüfusunun bulunduğuna dikkati çekti.
Federasyon olarak 2014 yılını
Çerkez toplumu için "Anadil Yılı" ilan
ettiklerini dile getiren Özbek, yaptıkları girişimler sonucu ilk ve orta okulların 5, 6 ve 7'nci sınıflarında "Adigece"
ve "Abazaca" dillerinin seçmeli ders
olarak okutulabilmesini sağladıklarını
vurguladı.
Özbek, Kayseri ve
Kahramanmaraş'taki Çerkez derneklerinin öncülüğünde anadilde eğitim
verecek öğretmenlerin yetiştirilmesi
için çalışma yaptıklarını belirterek,
eğitimler sonunda yaklaşık 50 öğretici yetiştirdiklerini kaydetti.
Çerkez çocuklarının, yurt genelinde 10'u Adigece, biri de Abazaca
olmak üzere 11 okulda seçmeli ders
olarak ana dillerini öğrenebildiğini
ifade eden Özbek, şöyle konuştu:
"Dilini bilmeyen bir ulus, ne kadar
direnirse dirensin kültürünü ve benliğini kaybediyor, adetlerini yerine getiremiyor. Adigece ve Abazaca, dünyada kaybolmaya yüz tutmuş diller arasında ön sıralarda yer almaktadır.
Çerkezlerin yaşadığı her bölgede
nüfus yoğunluğuna göre mutlaka bir
anadil sınıfı olmasını hedefliyoruz.
Ancak burada bir sorun karşımıza
çıkıyor. Öğrenciler ya da velileri okullarda anadilini seçmeye gittiğinde,
yöneticiler bazen "öğretmen yok,
yeterli sayı karşılanmadı' gibi bahanelerle onları vazgeçirmeye çalışıyor.
Veliler çok ısrarcı olursa kabul ediyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı seçmeli ders
konusunda bir düzenleme yaparak, 8
öğrenciden talep gelmesi durumunda
o okulda ders açılmasına imkan sağ-
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
lerin elindeki Yezidi kızlarını kurtarmaya
çalışan 2 kişinin fark edilerek infaz edildiğini belirten Kiki, Musul'daki telefon
erişiminin de bu nedenle engellendiğini
kaydetti.
Musul'daki IŞİD militanı sayısının 20
binden fazla olduğunu aktaran Kiki,
"Şehri ele geçirdiklerinde sadece 2 bin
kişiydiler. Daha sonra zorla veya gönüllü olarak insanları saflarına çektiler.
Birkaç aşiret de onlarla ilişkiye geçti.
Ancak Musul'daki çoğu aşiret lideri
şehrin dışında ve IŞİD'le birlikte değildir. Musul'un yüzde 85'i terör örgütüne
karşıdır ve bir an önce şehrin kurtarılmasını istiyor" değerlendirmesinde
bulundu.
Irak'ta, IŞİD öncülüğündeki silahlı
grupların haziran ayında Musul başta
olmak üzere bazı bölgelerin kontrolünü
ele geçirmesinin ardından, IŞİD ile
güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar
sürüyor. ABD ve koalisyon güçleri de
Irak ordusuna havadan destek veriyor.
(AA)
JOHANNESBURG - Güney
Afrika
Cumhuriyeti'nin
unutulmaz devlet
adamı, demokrasinin sembölü
Nelson Mandela,
ölümünün birinci
yılında ülke genelinde çeşitli etkinliklerle anılıyor.
Resmi tören, başkent Pretoria'daki
hükümet binası önünde bulunan devasa
Mandela büstüne çelenk konularak başladı. Çelenk törenine Mandela'nın ailesi,
anti-apartheid mücadelesindeki arkadaşları ve hükümet yetkileri katıldı.
Güney Afrika halkları, Mandela'nın,
67 yıllık özgürlük mücadelesinin simgesi
olarak 6 dakika 7 saniye sürecek bir ritüel gerçekleştirecek. Güney Afrika hükümeti, Mandela'nın Cuma sabahı saat
tam 9:56:53'te okullarda, kiliselerde,
camilerde, evlerde 3 dakika 7 saniye
sürecek siren sesleri, araba kornaları, zil
seslerinin ardından 3 dakikalık sessizlikle
anılacağını bildirdi. Sessizliğin ardından
Güney Afrika Milli marşının hep bir ağızdan söylenmesi bekleniyor.
Devlet Başkanı Yardımcısı
Ramaphosa, yaptığı yazılı açıklamada,
"Mandela'nın mirası sayesinde düne
oranla daha güçlü ve birlik içinde olduklarını" belirtti.
Geçen yıl 5 Aralık'ta hayatını kaybeden Mandela, Güney Afrika'nın ulusal
kahramanı olarak anılıyor. Ayrımcı rejime
karşı verdiği mücadeleden dolayı 27 yıl
hapse mahkum olan Mandela, 1990
yılında serbest bırakıldı. 1994 yılında
Apartheid sonrası ilk devlet başkanı
seçilen Mandela, sadece bir dönem
başkanlık görevi yaptı. (AA)
ladı. Bu konuda velilere mümkün
olduğunca telkinde bulunuyoruz."
Özbek, üniversitelerde de çerkez
dilleriyle ilgili bölümler açılmasını istediklerini vurgulayarak, Düzce
Üniversitesi'nde Adige Dili ve
Edebiyatı bölümünün açıldığını,
Samsun ve Kayseri'deki üniversitelerde de bölüm taleplerinin olduğunu
kaydetti.
Çerkezlerin, 21 Mayıs 1864'teki
soykırım ve sürgünle anavatanlarından çıkarıldıklarını anlatan Özbek,
sürgünün ardından milyonlarca
Çerkez'in Türkiye'ye yerleştiğini söyledi.
Özbek, bu yılın Çerkezler açısından önemli olduğuna dikkati çekerek,
"Çünkü 2014 yılı, anavatanımızda
soykırıma uğrayıp, sürülmemizin,
150'nci yılıydı. 150 yıl boyunca birkaç
neslimizi, değerlerimizi kaybederek
yok ettik, koruyamadık. Bu kapsamda bir planlama yaparak, çeşitli faaliyetler düzenledik" dedi.
Anavatanlarından ayrılan toplulukların dillerini ve kültürlerini unuttuklarını vurgulayan Özbek, şunları kaydetti:
"Bizler de 150 yıldır Türkiye'de
yaşıyoruz. Ben 53 yaşındayım ve
yaşıtlarım gibi dilimizi konuşabiliyorum. Ancak çocuklarım dillerini bilmiyor, konuşamıyor. Çocuklarım artık
asimile oldu. Çünkü artık evlerimizde
dilimiz konuşulmuyor. Federasyon
olarak anadil konusundaki engellerin
ortadan kaldırılması, anavatanına
dönmek isteyenlere kolaylık sağlanmasını istiyoruz. Muhacerette kaldığımız sürece asimilasyonu engelleme
şansımız yok ancak yavaşlatabiliriz.
Bu kültürün modern çağa uydurabilmesi ve yaşatılabilmesinin tek çözümü, herkesin vatanına dönmesidir.
Çok umutsuz değilim ama bu süreç
devam ederse, torunlarımız ya da
onların çocukları Çerkez kelimesinin
ne anlama geldiğini bilmeyecekler."
(AA)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
5
6
7
8
9
10
12
haber
10 Aralık 2014 Çarşamba
Gümrük ve
Ticaret Bakanı
Canikli, “Tahlile
gönderilen
ayakkabılar, ithal
ve Çin menşeli,
yerli malı değil.
15 numuneden
12'si uygunsuz
çıktı. Bunların
tamamı Çin malı”
dedi.
O AYAKKABILAR
‘
’ Çin malı
ANKARA - MEHTAP YILMAZ/HÜSEYİN
KARATEPE - Gümrük ve Ticaret Bakanı
Nurettin Canikli, tehlikeli kimyasal içeren
ayakkabılara ilişkin, "Tahlile gönderilen
ayakkabılar, ithal ve Çin menşeli, yerli malı
değil. 15 numuneden 12'si uygunsuz çıktı.
Bunların tamamı Çin malı" dedi.
Canikli, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
tehlikeli kimyasal içeren ayakkabılara yönelik
değerlendirmede bulundu.
Olayla ilgili olarak firmanın farklı illerdeki
bayiliklerinden ve satış mağazalarından 15
numune aldıklarını belirten Canikli, 15
numuneden 12'sinin tahlillerinde problem çıktığını ve uygunsuz olduklarının belirlendiğini,
3'ünde ise kurallara aykırı bir durum tespit
edilmediğini kaydetti.
Canikli, numune alımının, bakanlığa bağlı
denetçiler tarafından gerçekleştirildiğini ve her
numune için tutanak tanzim edildiğini dile
getirerek, tutanakta numuneyle ilgili bilgiler,
denetçi ve firma temsilcilerinin isim ve
imzalarının yer aldığını söyledi. Bakan Canikli,
şöyle konuştu:
"Tutanaklarda söz konusu ürünlerin
tamamının ithal ve Çin malı olduğu açık bir
şekilde belirtiliyor. Bakanlığın Piyasa Denetimi
ve Gözetimi tutanağında, numune alınan mal
ya da eşya ile ilgili ayrıntılı bilgiler yer alıyor,
bütün özellikleri ifade ediliyor. Ayrıca ürüne
ilişkin bilgiler bölümünde 2 seçenek var,
tutanakta ithal ve menşe ülke olarak Çin
açıkça belirtilmiştir. Kayıtlarımıza göre, tahlile
gönderilen ayakkabılar, ithal ve Çin malı, yerli
malı değil. 15 numuneden uygunsuz çıkan 12
numunenin tamamı Çin malı ve ithaldir.
Tutanaklar yetkililer tarafından imzalanıyor.
Arkadaşlarımız numuneyi alırken ürünle ilgili
tüm bilgileri belirtmeleri gerektiği için, Çin malı
ve ithal menşeli olduğunu da tutanağa açık bir
şekilde ifade ediyor. Tekrar söylüyorum, bunların tamamı ithal ve Çin menşelidir, yerli malı
değildir." (AA)
Türkiye-İsrail
İLİŞKİLERİ
GAZA BAĞLI
Nöbet kulübesinde
CİNNET: 3 ŞEHİT
VARŞOVA - Başbakan Ahmet Davutoğlu,
Şanlıurfa'da 3 askerin ölümüne neden olan olayın
terör veya sınır ötesinden gelen bir saldırı olmadığını
belirterek, "Eldeki bütün bulgular bu askerlerimizden
birinin yaptığı bir telefon görüşmesi sonrasında veya
bir mesajlaşma sonrasında yaşadığı psikolojik bir
gerilim sebebiyle ortaya çıkan bir tablo" dedi.
Davutoğlu, Varşova'da kaldığı otelden ayrılmadan önce gazetecilerin sorusu üzerine
Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde üç askerin
hayatını kaybettiği olaya ilişkin açıklamalarda
bulundu.
Olayın ardından İçişleri Bakanı Efkan Ala'dan
hemen bilgi aldığını belirten Davutoğlu, konuyu gece
boyunca takip ettiklerini söyledi. Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve Kara Kuvvetleri
Komutanı Orgeneral Hulusi Akar'la da görüştüğünü,
onlardan bilgi aldığını ifade eden Başbakan
Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Tablo aydınlanmış görünüyor. Maalesef üç
askerimiz vefat etti, şehit oldu, Allah rahmet eylesin
her şeyden önce. Eldeki bütün bulgular bu askerlerimizden birinin yaptığı bir telefon görüşmesi sonrasında veya bir mesajlaşma sonrasında yaşadığı
psikolojik bir gerilim sebebiyle ortaya çıkan bir
tablo. Yani herhangi bir saldırı, terör ya da sınır ötesi
bir saldırı şu anki verilere göre söz konusu değil. Bir
cinnet hali olduğu aşikar. Her ne surette olursa
olsun görev esnasında hayatını kaybeden her askerimiz şehittir. Bu sebeple askerlerimize rahmet
diliyorum, Mehmetçiklerimize, ailelerine taziyelerimi
iletiyorum." (AA)
ANKARA - ÖVÜNÇ KUTLU Merkezi ABD'de bulunan Washington
Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Programı
Direktörü Soner Çağaptay, Türkiye ve
İsrail arasındaki ilişkilerin normale
döndürülmesinde enerjinin önemli bir
unsur olabileceğini belirtti.
Çağaptay, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, İsrail'in, Güney Kıbrıs Rum
Yönetimi (GKRY) veya Yunanistan ile
kesinlik kazanmış bir doğalgaz anlaşması
yapmadığını, Yunanistan'ın da ekonomik
problemleri nedeniyle İsrail gazının alımına uzun süreli taahhüt veremeyeceğini
söyledi.
Türkiye-İsrail arasındaki olası bir
doğalgaz anlaşmasının iki ülke arasındaki
ilişkileri normale döndürebileceğini vurgulayan Çağaptay, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin halihazırda doğalgaz
şebekesi mevcut. Bu nedenle Türkiye'nin
İsrail gazını almak, kendi tüketicilerine
sunmak ve Avrupa'ya ihraç etmek için
altyapı yatırımı düşük maliyetli olacaktır.
Fakat bu gazı Güney Kıbrıs üzerinden
Yunanistan'a ulaştırmak yüksek maliyetli
ve İsrail için karlı değil. İsrail, Türkiye ile
süregelen güçlü ekonomik bağlarının
farkında ve bunları ilerletmek için gazı
Türkiye'ye satmak istiyor. Türkiye ile İsrail
arasındaki ilişkilerin normale dönmesinde
enerji önemli bir unsur."
Merkezi ABD'de bulunan
Washington Enstitüsü Türkiye
Araştırmaları Programı Direktörü
Soner Çağaptay
Kıbrıs'ın güneyindeki doğalgaz
sahalarını da değerlendiren Çağaptay,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile
GKRY'nin bu sahaları keşfetmede işbirliğine gitmelerinin, adada birleşmeyi de
sağlayabileceğini, Washington'da da
birçok kişinin buna inandığını dile getirdi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye
ve Yunanistan'ın Kıbrıs'ta müzakerenin
tekrar çözüm odaklı şekilde başlaması
yönünde güçlü bir iradeye sahip
olduğunu belirtmiş, Kıbrıs etrafındaki
doğalgaz kaynaklarının Kıbrıslıların
bütününe ait olduğunu ve bunun
Kıbrıs'taki kapsamlı çözüm sürecine de
katkı sağlayacağını söylemişti.
KKTC yetkilileri de Kıbrıs'ın doğalgaz
rezervlerinde KKTC'nin de hak sahibi
olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti ile
KKTC'nin kararlılıkla çözüm arayışı içinde
olduklarını bildirmişlerdi.
ABD Enerji Enformasyon İdaresinin
(EIA) verilerine göre, İsrail'in açıklarındaki
Levant sahasında 510 milyar metreküp,
Kıbrıs'ın güneyindeki Afrodit sahasında
da 200 milyar metreküp doğalgaz bulunduğu öngörülüyor. (AA)
İsrail'den Suriye
topraklarına saldırı
KAHİRE - Suriye Muhalif ve
Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu
(SMDK) Başkanı Hadi el-Bahra, İsrail'in
Şam yakınlarındaki bazı hedeflere düzenlediği saldırıyı kınadı.
SMDK'dan yapılan yazılı açıklamada
Bahra, "Yaklaşık 4 senede Suriye'deki
yıkımdan ve 200 bin şehit verilmesinden
rejim sorumludur" ifadelerini kullandı.
Suriye halkını "2011'in Mart ayında
başlattıkları devrimin ilkelerine ve hedeflerine bağlı kalmaları" çağrısında
bulunulan açıklamada, "Rejimin uyguladığı, işgalci İsrail ile terör örgütlerinin
kullandığı ihlaller karşısında uluslararası
toplumun aciz kalmasının bedelini
Suriyeli siviller ödüyor" denildi.
Suriye Genelkurmay Başkanlığı,
İsrail'in, Şam kırsalındaki Dimas bölgesi
ile Uluslararası Şam Havalimanı yakınına
saldırı düzenlendiğini ve saldırılarda can
kaybı yaşanmadığını duyurmuştu.
İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü
Emmanuel Nahson ise "İsrail'in Suriye'yi
vurduğuna dair yapılan haberleri biliyoruz
ancak bir yorum yapmıyoruz" demişti.
(AA)
ARA-SIRA
Nurullah AYDIN
[email protected]
PARA, BENCİLLİK, SÖMÜRME
Kapital yani para odaklı düşünce anlayış ve yaşam,
insanoğlunun varolma sebebini dönüştürmeye devam ediyor.
Yaşamı için gerekli besini daha sonra maddeyle elde ettiği
araç ve gereçleri paylaşımda, ideolojik düşüncelerle ve dini
görüş ve bakışlarla kurallar, sistemler oluşturdu.
Merakla başlayan ilgi, bilimsel düşünce yöntemleri
geliştirdı. Ancak yaşamında var olan beslenme ve diğer
insanlarla paylaşım ve her canlıda olduğu gibi insanda da var
olan bencillik, insanları sömürme, öldürme, etkisiz kılma
anlayışını da geliştirdi.
Tarih boyunca, akıllı olanlar bilgili olanlar yanında cahil
olanlarda sahip oldukları iktidar gücü ile silah gücü ile insan
gücü ile inanç gücüyle istediklerini yapmayı başarmışlardır.
Bilgili veya cahil insanların içiçe yaşadığı dünyada, beklentilerde kuşkusuz farklı olacaktır.
Bunalım, açmaz veya kriz çağımız da yaşanan siyasi,
sosyal, kültürel, ekonomik hemen her konuda dile getirilmektedir. Bazıları çözüm önerir, bazıları uygular, bazıları
da tartışır. Kavrama acizliği içinde olanlar, sorunları çoğu
kez içinden çıkılmaz hale sokabilir.
İnsan yaşadığı çaresizlik karşısında inançları doğrultusunda çare aradığonı düşünür. Ancak okumuş kesimin, yaptıkları ise cehaletten öte, aldıkları pay karşılığında güçlü
sömürücüleri korumadır. Halka dönük olarak da duyarsızlıktır.
Kapitalizmin son dönem düşünürleri ve sistem kurucuları
Keynes ve Friedman’dır.
1929 Krizi’nden ve İkinci Dünya Savaşı/Paylaşım Savaşı
sonrası 1970’lere kadar Keynes politikaları uygulandı. Bir
yandan Keynes politikalarına dayalı sosyal devlet politikaları, diğer yandan da savaş sonrası hızla geliştirilen yeni
teknolojiler kapitalist dünyaya pembe dönem olarak tanımlanan ortam oluşturur.
Milton Friedman ve Karl Popper; 1971 yılında, neoliberal
politikaların anayasasını yazarlar ve bu uygulamaya konulur.
Keynes’in yanında Friedman’ın düşünceleri kabul edilir.
Ancak Kapitalizm her krize girdiğinde Keynes’e başvurulur.
Keynes; Marks’a alternatif görüşle kapitalist sistemi korumaya çalışır. Sistemin işleyişinde büyük bir değişiklik yapar.
Klasik ve neoklasiklerin ekonomiden uzak tutmuş olduğu
devleti ekonominin tam ortasına yerleştirir. Sosyal politikaların uygulanmasına temel oluşturan teorisini kurarken
insancıl duygularla hareket etmez.
Keynes’in hareket noktası; Marks’ın üretim fazlası
görüşüne karşı talep noksanı tezi ileri sürer. O, işçi ücretlerinin baskılanması görüşlerine karşı çıkarken de emekçileri
esas almaz. Marks’a karşı mücadeleci, klasik ve neoklasiklere karşı ise sistem içi dönüştürücü rolü oynar.
Friedman; gelişme çizgisi ve önerilerine baktığımızda,
kapitalist sistemin işleyiş dinamikleri bağlamında Keynes’in
çok haklı gerekçelerle tarih sahnesinden silmiş olduğu klasik
ve neoklasik politikalara yeni yorumlarla teori ve uygulama
alanına sokabilmiştir.
Friedman; Marks’ı ve Keynes’i reddederken, neoklasik
teorileri yenileyerek, neoliberal görüş altında teori dünyasına
sunarken Keynes ve Marks’a karşı yenilikçi olarak
görülebilir.
Neoklasik dönemin sermaye yapısı ile ileri sürülmüş olan
neoklasik görüşler birbirine uyumludur. Bu, sermaye yapısı
ile neoliberal görüşlerin birbirine uyumundan farklı değildir.
Kapitalist sistem yeni bir krzi dalgasında iken sistem
arayışları, çözüm yolları aranıyor.
Ancak Keynes ve Friedman odaklı kapitalizm,
Müslümanları da bireyciliğe çıkarcılığa dünyevi arzu ve
isteklerle tanıştırınca Müslümanların kapitalistleşme süreci
hızlanmış oldu.
Müslümanlar artık tepki göstermiyor. Onlarda zenginleşme ve dünyadan nasiplenme peşinde. Onlara taşlanması
gerekenler nedir diye sorgulamayı bile unutturdu.
Artık, doğrunun, gerçeğin ne olduğunu anlamak içi yeni
arayışlar artıyor.
Günün Sözü: Halkı aydınlatma sorumluluğunda
olanların suskunluğu yıkımdır.
Bağdat'taki göçmenlerin
sayısı 34 bine ulaştı
BAĞDAT - Irak'ın başketi Bağdat'ta sığınmacı
sayısının 34 bine yükseldiği belirtildi.
Bağdat İl Meclis Başkanı Riyad el-Addad, terör
örgütü IŞİD ile güvenlik güçleri arasında yaşanan
çatışmalar nedeniyle insanların çevre bölgelerden
Başkent'e sığındığını belirterek, "Bağdat'taki göçmenlerin sayısı 34 bine ulaştı" dedi.
Kentte tüm sığınmacılara kalacak yer sağlama
imkanının bulunmadığını aktaran Addad, bu nedenle
Birleşmiş Milletler (BM) yardım kuruluşlarının daha
fazla desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
Meclisten kasım ayında yapılan yazılı açıklamada,
Başkent'teki göçmen sayısının 30 bin olduğu
bildirilmişti.
Göç ve Göçmen Bakanlığı da ülke içinde evini
terk edip başka bölgelere göç etmek zorunda kalan
kayıtlı kişi sayısının 470 bin olduğunu açıklamıştı.
Terör örgütü IŞİD öncülüğündeki silahlı grupların,
haziran ayında Musul başta olmak üzere bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirmesinin ardından ordu
birlikleri ile örgüt militanları arasında çıkan çatışmalar
sürüyor. ABD ve koalisyon güçleri de savaş uçaklarıyla Irak ordusuna destek veriyor. (AA)
TURİZM
10 Aralık 2014 Çarşamba
13
Gümüşhane-Trabzon il sınırında
bulunan 2100 rakımlı Zigana
Gümüşkayak Tesislerine giden
vatandaşlar, karın tadını çıkardı.
Karadeniz'in karşı
kıyısı Odessa
turistlerin ilgi odağı
ISSN 1308-7622
İSTANBUL - Ukrayna'nın İstanbul'a havayoluyla 75 dakika uzaklıktaki Odessa şehri,
geçmişi, tarihi yapıları, eski-yeni zıtlıklarıyla yerli
ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam
ediyor.
Sovyet döneminin önemli şehirlerinden
Odessa, simge binaları, mekanları ilk günkü
zarafeti ve görkemiyle misafirlerini karşılarken,
banliyölerdeki yaşam Doğu Avrupa şehirlerinden
farklı değil. Sanılanın aksine eski Sovyet şehirleri
gibi ucuz olmayan Odessa, Ukrayna'nın
Avrupa'ya açılan kapısı olma yolunda ilerliyor.
İstanbul ve Van'ın kardeş şehri olan Odessa,
yakın zamanda İstanbul Parkı'na da ev sahipliği
yapacak. Geçen yıl varılan mutabakat sonucu
şehrin en güzel yerlerinden biri, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi'ne ayrıldı. Alanın düzenlemesi ve peyzaj çalışması yine belediye tarafından yapılacak. Potemkin Merdivenleri'ne çok
yakın bir yerde bulunan park alanı, Türkiye'ye
özgü çiçeklerle süslenerek şehre renk katacak.
Odessa denince akla gelen ilk yerlerden biri
Potemkin Merdivenleri. Primorskaya Caddesi'ni
marinaya bağlayan merdivenler, 192 basamaktan
oluşuyor. Yönetmen Sergei Eisenstein'ın ölümsüz
eseri "Potemkin Zırhlısı" filminden sonra Odessa
Merdivenleri, Potemkin Merdivenleri olarak anılmaya başladı.
O dönem Güney Rusya İşçi Birliği'nin merkezi
konumunda olan Odessa, Sovyet Devrimi'nde
önemli rol oynadı.
Şehrin en önemli simgelerinden ve uğrak
mekanlarından biri olan Odessa Opera Binası,
sanatseverlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.
Çaykovski ve Rahmaninov'a da ev sahipliği
yapan opera binası 1810'da inşa edilirken,
1873'te büyük bir yangında küle döndü.
Avusturyalı mimarlar Ferdinand Fellner ve
Hermann Helmer binanın bugünkü görünümüne
kavuşmasında önemli rol oynadı. 20. yüzyılın
ikinci yarısında temeli güçlendirilen opera binası,
1996-2007'de ise son haline kavuşturuldu.
Tavan işlemeleri ve akustik yapısıyla yüksek
sanatın en seçkin örneklerini bünyesinde
barındıran binadaki heykeller altın kaplandı.
Kendine has akustik yapısıyla dikkati çeken yapıda, 1500 izleyici koltuğu bulunuyor. Ana salon
dışındaki bütün alanların simetrik olmasına özen
gösterilirken, kubbe, sütun, kemer, kabartma ve
mumlar bütünlük içerisinde sanatseverleri ağırlamaya devam ediyor. Şehir merkezinin en ünlü
yerlerinden bir olan ve belli bir açıdan bakıldığında tek duvar şeklinde görülen ev, mimar Dmitry
Klimov'un eseri. Eklektisizm örneklerinden olan
ve 1889'da inşa edilen yapı, yanındaki boş
araziye yapılan yeni binalarla yok olma tehlikesi
ile karşı karşıya. Duke de Richelieu, Pasaj, Arap
Kültür Merkezi, liman, Deribasovskaya Sokağı,
Odessa Büyük Kurucuları ve Catherina heykeli,
Puşkin Müzesi Odessa'nın en bilinen tarihi ve
turistik mekanları arasında yer alıyor. (AA)
Yıl: 44
Sayı: 15044
10 Aralık 2014
Çarşamba
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi
İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Ayşegül BALDEMİR
İstihbarat Şefleri
Şenol GÜNÜÇ - Kenan ERGEN
Görsel Yönetmen
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörleri
Hakkı Murat SÖBÜTAY - Emine ÖZCAN
İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
İsmail YILDIZ, Mihriban DEMİREL, Ayşenur GÜRER, Tülay CANPOLAT,
Gazi BOZKURT, Burcu KERİM, Betül SÜSLEN
İdari Merkez
Macun Mah. 195. Cadde No: 2 Yenimahalle/ANKARA
Yazı İşleri Tel: 397 91 40 (PBX) Fax: 397 41 54
[email protected]
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
İstanbul Temsilciliği
Ankara Temsilciliği
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad.
Rüzgarlı Cd. Plevne Sk. No: 14
No: 2 K.1 Sefaköy/Küçükçekmece/İSTANBUL
Ulus/ANKARA
Tel: (0212) 540 40 45
Tel: (0312) 310 35 53
Dağıtım: TURKUVAZ DAĞITIM SAN. VE TİC. A.Ş.
Yayın Türü: Yaygın Süreli (Pazar hariç)
Basıldığı Yer:
Dorukkaya Mat. Yay. Rek. Mağ. Enerji ve İnş. A.Ş. - İstanbul Yolu
6. km Macun Mh. 3. Cd. No: 2/1 Yenimahalle/ANKARA Tel: 397 11 97
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
GÜMÜŞHANE - Gümüşkayak
Tesisleri kayak sorumlusu Ali Yakut,
AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Karadeniz Teknik Üniversitesinden
(KTÜ) 150 kişilik öğrenci grubu ile
çok sayıda vatandaşın çocuklarıyla
hafta sonu tatilini değerlendirmek
için tesislere geldiğini söyledi.
Çarşamba gününden itibaren
hava sıcaklıklarının artmasıyla karın
eridiğini dile getiren Yakut, "Bu
nedenle öğrenci ve vatandaşlarımıza
kızak veriyoruz. Kayak yapmayı şu
anda tehlikeli bulduğumuzdan 800
metrelik pistimizi açmadık. Yeni
öğrenen amatörler için 300 metrelik
pistimizde kayak ve kızak yapılmasına izin veriyoruz" dedi.
KTÜ Edebiyat Fakültesi ikinci
sınıf öğrencisi Aslıhan Pehlivan ise
bir grup arkadaşıyla Zigana'ya
geldiğini ifade ederek, "Kayak yapmak istiyorduk ancak pistte yeterli
kar olmayınca tesis yöneticileri
tehlikeli olacağı gerekçesiyle izin
vermedi. Biz de tesislerden kızak
kiraladık. Kızaklar yeterli olmayınca
naylon poşetler ve leğenlerle
kayarak güzel bir gün geçirdik" diye
konuştu.
Kızı ve torunlarıyla Zigana'ya
geldiğini anlatan Kadriye Şişman da
buraya ilk kez geldiğini anlattı.
Havanın çok güzel olduğunu dile
getiren Şişman, torunlarının kızakla
kayarak karın tadını çıkardığını kaydetti. (AA)
ANKARA PTT BAŞKANLIĞINDAN:
PASAPORT PAKETLEME SİSTEMİ SARF
MALZEMESİ ALINACAKTIR.
Ankara PTT Başmüdürlüğünden :
Başmüdürlüğümüzün 1 yıllık ihtiyacını karşılamak üzere muhtelif adetlerde pasaport paketleme sistemi
sarf malzemesi alımı açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
İhale kayıt numarası : 2014 / 167608
1- İdarenin
a)- Adresi : Eşref Bitlis Caddesi No:8 Yenimahalle / ANKARA
b)- Telefon - Faks Numarası : (312) 307 51 66 - (312) 327 17 36
c)- Elektronik Posta Adresi : [email protected]
2- İhale Konusu Hizmetin
a)- Niteliği, Türü ve Miktarı: Başmüdürlüğümüzün 1 yıllık ihtiyacını karşılamak üzere muhtelif adetlerde,
8 kalem, pasaport paketleme sistemi sarf malzemesi.
b)- Uygulanacak İhale Usulü: Bu alım, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Mal ve Hizmet Alımına İlişkin Esas
ve Usuller’in 19. Maddesi gereğince açık ihale usulü ile yapılacaktır.
c)- Teslim Yeri: Ankara PTT Başmüdürlüğü, PTT Ana Depo Merkez Müdürlüğü. Oğulbey / ANKARA
d)- Teslim Tarihi: Numunelerin onaylanmasını müteakip 30 gün içerisinde malzemenin tamamı teslim
edilecektir.
3- İhalenin
a)-Yapılacağı Yer: Eşref Bitlis Caddesi No:8 Kat :2 Toplantı Salonu Yenimahalle / ANKARA
b)- Tarihi ve Saati: 17/12/2014 Çarşamba günü saat : 10.00
4- İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde
uygulanacak kriterler
a) İhale tarihi itibariyle mesleki faaliyetten men edilmediğine dair bilgiyi içeren mevzuatı gereği kayıtlı
olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası belgesi;
1- Gerçek kişi olması halinde, ihaleye ilişkin ilk ilanın yapıldığı yıl içerisinde alınmış, Ticaret ve/veya
Sanayi Odası veya Meslek Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
2- Tüzel kişi olması halinde, mevzuatı gereği tüzel kişiliğin siciline kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya
Sanayi Odasından, ihaleye ilişkin ilk ilanın yapıldığı yıl içerisinde alınmış, tüzel kişiliğin sicile kayıtlı
olduğuna dair belge,
b- Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
1- Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
2- Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin
yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi veya bu hususları tevsik
eden belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri.
c- Teklif mektubu,
ç- Geçici teminat,
d- Vekaleten ihaleye katılma halinde istekli adına katılan kişinin ihaleye katılmaya ilişkin noter tasdikli
vekaletnamesi ile noter tasdikli imza beyannamesi,
e-İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi,
İsteklinin ortak girişim olması halinde (a) ve (b) ’de yer alan belgelerin her bir
ortakça ayrı ayrı verilmesi zorunludur.
5-İhale dokümanı Ankara PTT Başmüdürlüğü, Satınalma Müdürlüğü, İhale Bürosu,
Eşref Bitlis Caddesi No:8 Kat :2 Yenimahalle / ANKARA adresinde görülebilir ve vergi dahil 100,00-TL
karşılığı aynı adreslerden temin edilebilir. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın
almaları zorunludur.
6- Teklifler, 17/12/2014 Çarşamba günü saat:10.00’a kadar Ankara PTT Başmüdürlüğü Malzeme
Müdürlüğü İhale Bürosuna verilebileceği gibi, iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
Postadaki gecikmeden İdaremiz sorumlu değildir.
7- İstekliler teklif edilen bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. Geçici teminat mektuplarının süresi teklifin geçerlik süresinden en az otuz gün fazla
olmalıdır.
8- Verilen tekliflerin geçerlik süresi, ihale tarihinden itibaren en az 60 takvim günü olmalıdır.
9 - Konsorsiyumlar ihaleye teklif veremezler.
10- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatlarının
çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan
istekliyle her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu
bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme düzenlenecektir.
11- Bu işin tamamı için teklif verilecektir.
12- Bu iş için avans verilmeyecektir.
13- Numunelerin onaylanmasını müteakip işe başlanacak, 30 takvim günü ,içinde teslim edilecektir.
Sözleşmenin süresi, sözleşme tarihinden itibaren 365 takvim günüdür.
14- İhalemiz ceza ve ihalelerden yasaklamalar ile ilgili hususlar hariç 4734 ve 4735 sayılı kanunlarla
bunları tadil eden kanunlara tabi değildir.
İlan olunur.
Basın - 16174 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Hacı Bektaş
Veli Müzesine
ziyaretler ücretsiz
NEVŞEHİR - Hacı Bektaş Veli Müzesine
ziyaretlerin ücretsiz hale getirilmesi, memnuniyetle
karşılandı.
Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza
Selmanpakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 8 Kasım'da
düzenlenen "4. Uluslararası Hacıbektaş Aşure
Günü" etkinliğine katıldığını, Hacı Bektaş Veli
Müzesine ve Konya'daki Mevlana Müzesine girişlerin ücretsiz olacağı müjdesini verdiğini hatırlattı.
İlçeye yılda yaklaşık 600 bin yerli ve yabancı
ziyaretçinin geldiğini aktaran Selmanpakoğlu, "Bu
konukların yüzde 99'u yerli ziyaretçilerdir.
Hacıbektaş'a gelirler, niyaz ederler. ziyarette
bulunurlar, Hacı Bektaş Veli Müzesini gezerler"
dedi.
Bu kadar yoğun ziyaretçinin inanç bakımından
da bağlılığı dikkate alındığında, türbeyi ve müzeyi
ziyaret ederken ücret ödenmesinin tepkiyle karşılandığını belirten Selmanpakoğlu, şunları söyledi:
"Sayın Başbakana talebimizi sunduk, kendisi
de aşure günü etkinliklerinde buradaki müzeye
ziyaretin ücretsiz olarak yapılacağına dair duyuruda bulunmuştu. Tabii bu, son derece olumluydu,
bürokratik çalışmaların sonunda müsteşar beyle
de görüştüm. O da kısa zamanda talimatın verileceğini beyan etmişti. Nitekim dün Müze
Müdürlüğüne Başbakanlığın emri doğrultusunda
Kültür Bakanlığının yazısı geldi. Böylelikle dünden
itibaren Hacı Bektaş Müzesi ve dergah ziyareti
ücretsiz olarak yapılmaktadır. Böylelikle
Başbakanın verdiği talimat yerine getirilmiş oldu."
Uygulamanın ilçe halkı ve esnafınca olumlu
karşılandığını dile getiren Selmanpakoğlu, "Bu,
zaten beklenen bir şeydi. Bugün, yarın olacaktı,
bu talimat mutlaka gerçekleşecekti çünkü bir
Başbakanın aşure gününde gelip de böyle bir talimat verdikten sonra bunun olmaması zaten
mümkün değildi, o da gerçekleşti" dedi.
Selmanpakoğlu, insanların ziyaret ettikleri yeri
ücret karşılığı gezmesini uygun görmediklerini
belirterek, "Burayı ziyarete gelenler, 3-5 kuruş
parasından kaçtıklarından değil ama 'İnandığımız,
ziyaret amacıyla geldiğimiz yere para ödemek bizi
rahatsız ediyor' şeklinde genel eğilim böyleydi, o
gerçekleşmiş oldu. Yani halk memnun" ifadelerini
kullandı. (AA)
Çaykur Rizespor'da Lualua'ya af çıktı
10 Aralık 2014 Çarşamba
RİZE - Çaykur
Rizespor'da kadro dışı
bırakılan Lomana
Lualua, teknik direktör
Mehmet Özdilek'in istifasının ardından affedildi. Ligin 4. haftasında
oynanan Bursaspor
maçının ardından kadro
dışı bırakılan Lualua'nın,
yönetim kurulu kararıyla
affedilmesi kararlaştırıldı.
Lualu, yarın yeşil-
mavili ekiple
Trabzonspor maçı hazırlıklarına başlayacak.
Lualua, kadro dışı
kalmadan önce görev
yaptığı dört maçta yeşilmavili ekip 2 beraberlik
iki mağlubiyetle 2 puan
toplayabilmiş, Kongolu
oyuncunun forma giymediği maçlarda ise 2
galibiyet, 2 beraberlik
ve 4 mağlubiyetle sahadan ayrılmıştı.
Sivasspor’da
kötü gidişat
sürüyor
İSTANBUL - Spor Toto Süper Lig'de
Trabzonspor'u 3-0 yenerek liderliğini sürdüren
Beşiktaş, Veli Kavlak'ın gol attığı tüm maçları
kazandı.
Trabzonspor karşısında ilk golü atan ve gösterdiği performansla takımının kazanmasında önemli
rol oynayan Veli Kavlak, siyah-beyazlı formayla 8.
resmi golünü kaydetti.
Beşiktaş, 15 Haziran 2011'de Avusturya'nın
Rapid Wien kulübünden transfer ettiği Veli'nin gol
attığı 8 maçı da galip tamamladı.
Veli Kavlak, Beşiktaş'a geldiği 2011-2012 sezonundan bu yana toplam 128 resmi maça çıktı.
Avusturya Milli Takımı'nda da forma giyen Veli,
Süper Lig'de 103, Türkiye Kupası'nda 4, Avrupa
kupalarında ise 21 kez siyah-beyazlı formayı giydi.
Beşiktaş orta alanının vezgeçilmez ismi olan
deneyimli futbolcu, takımına kazandırdığı 8 golün
6'sını Süper Lig'de attı.
Türkiye ve Avrupa kupalarında da birer gol kaydeden Veli'nin, rakip fileleri havalandırdığı 8 karşılaşmayı da Beşiktaş kazandı. (AA)
SİVAS - Spor Toto Süper Lig'de sahasında
Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ile 1-1 berabere kalan Sivasspor, kötü gidişatını sonlandıramadı.
Ligde bu sezon istediği sonuçları alamayan
Sivasspor, dün konuk ettiği Suat Altın İnşaat
Kayseri Erciyesspor karşısında da taraftarının
yüzünü güldüremedi. Sahadan 1-1'lik skorla ayrılan kırmızı-beyazlı ekip, puan cetvelinde küme
düşme hattının üzerine çıkma şansını değerlendiremedi.
Nijeryalı forvet John Utaka, Kayseri
Erciyesspor maçında gördüğü kırmızı kartla cezalı
duruma düştü. Ligde 12. hafta sonunda topladığı
10 puanla 16'ncı sırada yer alan Sivasspor, 12
Aralık Cuma günü Fenerbahçe ile deplasmanda
karşılaşacak.
Sivas ekibi, ligde son 7 maçında taraftarına
sadece 1 kez 3 puan armağan etti.
Ligin 5. haftasında sahasında Gençlerbirliği'ni
1-0 mağlup eden Sivasspor, sonraki haftalarda
Beşiktaş, Çaykur Rizespor, Bursaspor ve Mersin
İdmanyurdu'na yenildi.
Eskişehirspor ve Kayseri Erciyesspor ile berabere kalan kırmızı-beyazlılar, bu 7 maçlık periyotta
sadece deplasmanda Balıkesirspor'u 3-1 mağlup
etti. (AA)
Mustafa Pektemek'in talihsizliği bitmiyor
Beşiktaş'ın Trabzonspor ile oynadığı Spor Toto Süper Lig maçında Cezayirli futbolcu Esseid
Belkalem ile çıktığı hava topunda kafasına darbe alarak burnunda ve yüzünde kırıklar
oluşan Mustafa Pektemek, siyah-beyazlı takımdaki kariyerinde sakatlıklardan çok çekti.
Başakşehir,
savunmasıyla
tarih yazıyor
İSTANBUL - Beşiktaş'a 2011-2012 sezonunun başında transfer edilen Mustafa Pektemek, 4
sezon boyunca forma mücadelesinin yanı sıra
sakatlıklarla da boğuştu.
Milli futbolcu, 4 sezonluk Beşiktaş kariyerinde
sakatlığı nedeniyle 40 resmi maçta forma giyemedi.
Geldiği ilk sezonda ciddi sakatlık problemi
yaşamayan ve 35'i lig, 7'si Avrupa, 2'si de
Türkiye Kupası olmak üzere toplam 44 resmi
maça çıkan milli futbolcu, 2012-2013 sezonuna
ise şanssız başladı. Ligin 2. haftasında, 26
Ağustos 2012'deki Galatasaray derbisinin ikinci
yarısında ön çapraz bağları kopan Mustafa
Pektemek uzun süre sahalardan uzak kaldı.
Yaklaşık 6 aylık zorunlu ayrılığın ardından 8
Nisan 2013'te Bursaspor maçıyla sahalara
dönen Mustafa Pektemek, 2013-2014 sezonunda ise 5 karşılaşmada sakatlığı nedeniyle forma
giyemedi.
Bu sezon da 5'i Süper Lig, 1'i de Avrupa
kupaları olmak üzere toplam 6 maçta sakatlığı
nedeniyle oynayamayan Mustafa Pektemek,
Trabzonspor maçında yaşadığı sakatlıkla da yine
bir süre sahalardan uzak kalacak.
Mustafa Pektemek, Beşiktaş kariyerinde toplam 89 resmi maça çıktı.
Süper Lig'de 73, Avrupa kupalarında da 14
maçta forma giyen milli futbolcu, Türkiye
Kupası'nda da 2 kez sahada yer aldı.
Gençlerbirliği'nden transfer edilen Mustafa
Pektemek, Beşiktaş kariyerinde Süper Lig'de 14,
Avrupa kupalarında da 2 olmak üzere toplam 16
gol attı. (AA)
İSTANBUL - Spor Toto Süper Lig'de 12 haftada kalesinde sadece 5 gol gören İstanbul
Başakşehir, lig tarihinde son 28 sezonun en iyi
savunma performansını sergiliyor.
Lacivert-turunculu takım, Süper Lig'in 12 haftası sonunda 4 galibiyet, 6 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak, 18. puanla 6. sırada yer buldu.
Gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çeken
İstanbul temsilcisi, savunma anlamında tarihi bir
başarıya imza attı.İstanbul Başakşehir, Türkiye liglerinin en üst kademesinde, 1986-1987 sezonunun ilk 12 haftasında 4 gol yiyen Eskişehirspor'un
ardından, 28 sezon sonra aynı süre içinde en az
golü kalesinde gören takım oldu.
İstanbul Başakşehir, Spor Toto Süper Lig'de
yaptığı 12 maçın 8'inde kalesinde gol görmedi.
Lacivert-turunculu takım, bu sezon ligde
Kardemir Karabükspor, Gaziantepspor, Akhisar
Belediyespor, Torku Konyaspor, Galatasaray,
Çaykur Rizespor, Bursaspor ve Eskişehirspor
maçlarında gol yemedi.
Kasımpaşa, Trabzonspor ve Gençlerbirliği
maçlarında ağlarında birer gol gören İstanbul
Başakşehir, bu sezon sadece Beşiktaş'tan 2 gol
birden yedi. (AA)
SPOR
15
10 Aralık 2014 Çarşamba
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MALİ HİZMETLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI
2009 YILI İLAN VE REKLAM VERGİSİ GAZETE İLANIDIR
Aşağıda Adı, Soyadı ve borçlarının nevi yazılı yükümlüler adreslerinde bulunamadıklarından ihbarname tebliğ edilememiş olup, 213 sayılı V.U.K.’nun 103,104,105,106 ve 107. maddeleri hükmü
gereğince ilan tarihinden başlayarak bir (1) ay içerisinde belediyemiz Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığına müracaat etmeleri müracaat etmedikleri takdirde bu ilan tarihinden itibaren bir (1) ay
içerisinde tebliğ edilmiş sayılacağı ilan olunur.
SIRA NO
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
SCL NO
41396
41380
18634
1343503
42919
19843
1501543
10876
10203
27440
15252
1331995
19050
19256
19721
1387874
1372172
1335588
27443
18638
13383
34532
25471
36360
35495
21659
35494
26808
16903
18635
1354415
27441
9387
1360081
1352617
1366942
36328
1330921
30258
18055
39313
24409
24293
24976
10111
26840
31030
27442
26878
1668035
25147
21668
27836
1351105
30014
1659310
10028019
1355238
1331915
20671
1651524
1354892
9770
21044
27456
1331959
19021
32062
10029050
1397782
1455205
36259
37433
23445
36212
31466
15867
14049
1366240
1367197
10037554
36167
1364555
1775196
17542
30077
1356976
17696
25503
27124
17518
15619
1352094
1358174
1785965
1339257
36805
38749
36364
1341190
10024
29370
1538431
1366254
1717680
1660877
39525
13632
1341120
39011
1668900
16747
32757
30069
18988
851893
12070
30963
1664679
28602
24407
13092
1334916
1356417
38602
1357552
25090
31243
1658325
1538086
1381879
1395380
ADI
SOYADI
BAKYE
ESAS PAZARLAMA
ESAS PAZARLAMA VE TC. A..
NATURA GIDA
NATURA GIDA SAN.TC.A..(ÜLKER GOLF)
KORAY MAAZACILIK
KORAY MAAZACILIK TUR.TC.A..
UMRAN
UMRAN ODABAI ODABAI GIDA
BUYUKLER PET.(ENERJI
BÜYÜKLER PET(ENERJI)
NILTAS NAAT
NLTA INS.TUR.SAN.TIC.LTD.STI
KIRMIZI-BEYAZ TARIM HAYV.GIDA TH.HR.SAN.TC.LTD.T.
ÖMER PELT
ÖMER PELT
SERN BÜRO
SERN BÜRO MOBLYA SAN. TC. LTD. T.
SAVAK
SAVAK GID.TC.SAN.LTD.T
SAVAK GIDA
SAVAK GID.SAN.TIC.LTD.STI
YEN KARYER
YEN KARYER ETM LTD.T.
BISIKLET SARAYI
BSKLET SARAYI EGIT.LTD.STI.
AL ÇELEB
AL ÇELEB )MEGA STAR SHOW)
HÜSEYN YAAROLU
HÜSEYN YAAROLU (MEKUR DERSHANES)
ÇEV-KON MUH INS TURZ
ÇAV-KON MUH INS TURZ NAK TAAH SAN VE TIC LTD STI
FBR
BREYSEL HEDEF DERSHANES FBR YAMUR ETM.LTD.T.
KM GURUP
KM GURUP GAYR IN TAAH HIRDSAN.A.
SAVAK GID.SAN
SAVAK GID.SAN TIC.LTD.STI(KUYUBAI B.)
KORAY MAAZA TC.
KORAY MAAZA.TIC.AS.
EROL OTOMOTV
EROL OTOMOTV SAN. TC. A..
UYGAR MAKNALARI
UYGAR MAKNALARI SER.SAN.VE TC.LTD.T.
BELSA
INSAAT
KAYA TURKLER
TEKS.TUR.GIDA A.S
AVAK
AVAK GIDA SAN.TC.LTD.T.
SAVAK GIDA
SAVAK GIDA LTD.T.
AVAK
AVAK GIDA SAN.VE TC.LTD.T.
ULUSAL HT.GIDA MAD.
ULUSAL HT.GIDA MAD.MAL.SAN.TC.A..
ABA HAYVANCILIK
ABA HAYVANCILIK TARIM ÜRÜNLER SAN. TC. A..
KORAY MAAZACILIK
KORAY MAAZACILIK TUR.TC.A..
GMPARK
GMPARK GIDA TH MAD.N.EML.LTD T
SAVAK
SAVAK GID.SAN.TIC.LTD.STI
TAMGÜÇ TCARET
TAMGÜÇ TCARET VE SAN .LTD.T.
ÜÇDE MÜH.SAN.VE TC.LTD.T.
DURAK N.
DURAK N.NAK.SAN.TC.LTD.ST.
AL ÜNAL
NAMIK KEMAL ECZANES
LAGOS
LAGOS RESTAURANT LTD.T.
MARST BÜRO
MARST BÜRO DONANIMLARI TC.SAN.LTD.STI.
REM MARKET
TRANSTEL IC
VE DIS TIC LTD STI
ÖZGÜVEN LETM
ÖZGÜVEN LETM OTO.NAK.TURZ.GIDA N.LTD.T.
GULHANIM OZDEMIR(TUNAY
MEDIKAL
KSL EMLAK
INS TIC LTD STI
ASKON BILGISAYAR
ELEK.LTD.STI
HASGUL
FOTOGRAFCILIK
YILMAZ HIRDAVAT
YILMAZ BURUKÇU (YILMAZ HIRDAVAT)
SEMH KAYMAK
SEMH KAYMAK(EMR TCARET)
SAVAK
SAVAK GID.SAN.TIC.LTD.STI
ÜMÜT
TEKTEN
OUZ ÖZDEMR
OUZ ÖZDEMR (KBAL MOBLYA)
BURAK YAPI SAN.
BURAK YAPI SAN.LTD.T.
DORU PUSULA
DORU PUSULA DERSHANES
FAME YAPI EMLAK
FAME YAPI EMLAK N.OTOM.DOALGAZ SAN.TC.LTD.T.
DAVUT KALKAN
DKT HALI MOBLYA
KENAN AKSU
KENAN AKSU EMLAKÇI
UUR KOÇAK
UUR KOÇAK (KOÇAK KARDELER MOBLYA B)
MUHLS
ERGÜL
ORBANT
ORBANT PLASTK MOB.SAN.TC.LTD.T.
YASN ULUSOY
ULUSOY TCARET
NTERAKTF ETM
NTERAKTF ETM HZ.TC.LTD.T.
DOAN ALTOG
DOAN ALTOG SALON BULVAR
TAVACI FETTAH USTA
MURAT PDE KEBAP GIDA SAN.TC.LTD.T.
AKKA TCARET
AKKA TCARET (MEHMET AKKA)
DEYBI DONANIM
DEYB DONANIM ELK.YAZ.BILG.LET. LTD.T.
HÜSEYN
HÜSEYN ERKUL
ANKET
ANKET ANKARA KÜLTÜR VE TURZM ETKNLKLER TEKSTL TEMZLK ORG. HZ. VE N. TC. A.
HAKAN ETL
HAKAN ETLI
CERT GRUP
CERT GRUP BLGSAYAR REK. GIDA N.LTD. T.
AL
GÖLBAI
FLOZOF AKADEM
FLOZOF AKADEM BL.YAY.LTD.T.
ERCAN KAMAN
FREEDOM GSM
ÇELIKTEST CIHAZLARI
ÇELKTEST CHAZLARI MAK.GIDA N. EMLAK TUR.NAK. VE TC. LTD STI
AHMET UYSAL
AHMET UYSAL
TUÇEM GELNLK
ÇN KINACI (TUÇEM GELNLK)
TASFYE HALNDE GENÇ ÇA OTOMOTV FIRINLI OTO BOYA BAKIM SERVS S
SAVAK
SAVAK GIDA SAN.TC.LTD.T.
PUMA KÜRK DER LTD.
PUMA KÜRK DER TEKS.SAN.VE TC. LTD.T.
RAMAZAN GÜNGÖR
RAMAZAN GÜNGÖR
NUR ÖZCAN
ÖZCAN KURUYEM
ERDAL YURTSEVEN
YURTSEVEN KIRTASYE
GÖK NL SGORTA ARAC.HZ.LTD.T.
SATILMIS
KOKLU(ORT.KAP.BOYA)
HS ETM
HS ETM KURUMLARI YAY.DA.LTD.T.
KADR SATICI
KADR SATICI (URFA KERVAN)
SMAL URHAN
SMAL URHAN
H.IBRAHIM
H.BRAHM CANTÜRK
CANOLU
CANOLU BEYAZ EYA ZÜCCACYE HALI VE MOBLYA PAZ. TC. LTD. T.
HAKAN ULUSOY
HAKAN ULUSOY K.YEM VE K.KAHVE
ABONE GYM
ABONE GYM
AL UZUN
AL UZUN (UZUN MUHENDISLIK)
YEENLER N.
YEENLER TAAH. TC. LTD. T.
TÜREL TEKSTL
TÜREL TEKSTL ÖRME SAN. TC. LTD. T.
ERKEÇ ETM
ERKEÇ ETM HZ DAN TERCÜME LTD T
MUTEBER ÖZTÜRK
DENZ PKNK
SADETTN YILMAZ
SADETTN YILMAZ (OTO BRLK)
AKR YILMAZ
AKR YILMAZ UMUT TEKSTL
AKSEN TCARET
AKSEN TCARET(AKR DURMU)
ASIM AHN
ASIM AHN
HAMIT POLAT(EZGINUR
BUFE)
NURSAVA DNÇ
NURSAVA DNÇ
ACAR
ACAR HAZIR GYM KEMER AYK.TC.LTD.T.
BLAL ÖKMEN
BLAL ÖKMEN
AL AYKAR
AL AYKAR AYKAR ECZANES
ÜMT BALABAN
ÜMT OTOMOTV
SONGÜL GÜLERYÜZ
SONGÜL GÜLERYÜZ
FRUZE KUAFÖR
NURAN ÇÇEK
EROLU MOBLYA
SAFFET EROLU (EROLU MOBLYA)
MUZAFFER HATUNOLU
MUZAFFER HATUNOLU (ILGAZ TICARET)
HSAN BAYRAK
DONAT MANDIRA
SAM ERDOAN
SAM ERDOAN
ZEYNEL DOAN
ZEYNEL DOAN ÖZLEM GYM
DEFNE SALIK
DEFNE SALIK HZMETLER N. TURZ. LTD. T.
ÇELEB KONF TEKS SAN
ÇELEB KONF TEKS SAN TC LTD T
BIRCAN GUZELIK
BRCAN GÜZELLK SALONU
SERDAR KURT
SERDAR KURT
DIVAN PASTANESI
(IZZET ESGIN)
MODERN SALIK
MODERN SALIK HZ. LTD. T.
AHMET ÇAM
AHMET ÇAM (HALI DERYASI)
ÜMT KUYRUKÇU
ÜMT KUYRUKÇU (EUROTÜRK BLM)
ALPASLAN
ALPASLAN AKDURAN
SAFR TUHAFYE
SMAL AHN ÇELEB (SAFR BJUTER TUHAFYE)
MEHMET BALCI
MEHMET BALCI (GÜNDE PALAS OTEL)
TÜRKAN ALTINIIK
TÜRKAN MODA EV
LEYLA
LEYLA ÇALI KARDELER MARKET
ZAFER NAN
ZAFER NAN
LHAN YAKUPOLU
LMON NTERNET CAFE
ANIL SPOR
MERK.KULUBU DERNEGI
EROL ÖZCHAN
ASMALI KONAK MARKET
YAAR KÖSEOLU
YAAR KÖSEOLU (CAFE ECHO)
HÜSEYN AKTA
HÜSEYN AKTA MERKEZ KURUYEM
GÜLCAN DADANDIR
GÜLCAN DADANDIR GÜLCE TC.
ELMER
ELMER UNLU MAMMÜLLER GIDA ML.LTD T.
53.013,52
22.843,70
9.779,25
7.337,95
6.164,05
4.086,00
3.232,38
3.017,19
2.861,60
2.721,85
2.688,50
2.502,10
2.338,00
1.994,25
1.970,30
1.948,50
1.945,00
1.871,25
1.698,75
1.514,25
1.445,01
1.359,00
1.289,85
1.274,25
1.241,74
1.223,10
1.223,10
1.158,47
1.143,10
1.043,10
1.019,25
1.019,25
969,25
951,30
927,20
912,17
854,82
808,58
735,65
715,40
679,50
637,45
592,00
579,50
579,50
561,55
543,60
543,60
514,75
498,17
493,60
488,75
475,65
465,65
465,65
452,49
444,36
431,25
431,25
424,75
421,80
407,70
405,65
405,65
405,65
405,00
398,85
398,85
387,74
373,25
366,41
347,70
347,70
347,70
347,70
339,80
337,50
319,75
319,75
311,80
302,06
289,75
289,75
286,80
271,80
271,80
271,80
271,80
271,80
271,80
263,75
256,20
236,25
233,60
231,80
231,80
231,80
231,80
231,80
231,80
231,80
226,35
220,20
220,00
215,10
212,15
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
203,85
193,85
193,85
193,40
188,05
186,35
186,35
Basın - 16171 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
10 Aralık 2014 Salı
Noel’e hazırlanıyor
İngiltere'nin başkenti Londra, her yıl
olduğu gibi bu yıl da kurulan eğlence
parkları, süslenen caddeler, sokaklar ve
mağaza vitrinleriyle, Noel ve yılbaşını
renkli bir şekilde kutlamaya hazırlanıyor.
LONDRA- Ülkenin en büyük parkı
Hyde Park'a kurulan "Winter
Wonderland"deki lunapark, buz pateni
pisti, eğlence parkı ve hediyelik eşya
satan standlar her gün Noel dolayısıyla
şehre akın eden binlerce kişi tarafından
ziyaret ediliyor. Piccadilly Meydanı'nın
sembolü olan "Eros" heykelinin etrafı
da bu yıl dev Noel hediye paketleriyle
süslendi.
Norveç tarafından hediye gedilen
ve Trafalgar Meydanı'na geleneksel
olarak yerleştirilen dev çam agacı bu
yıl da meydandaki yerini aldı. Norveç,
2. Dünya Savaşı'ndaki desteğinden
dolayı 1947 yılından bu yana Trafalgar
Meydanı'na konulmak üzere
İnglitere'ye çam ağacı hediye ediyor.
Başkentin "Somerset House", "Canary
Wharf", "Natural History Museum" ve
"London Eye" gibi simgesel ve tarihi
yapılarının bahçelerine kurulan buz
pateni pistleri de, Noel ve yılbaşını
heyecanla bekleyen her yaştan
ziyaretçiyi ağırlıyor.
kişiyle dolup taşıyor.
Perakende Araştırma Merkezi
tarafından yapılan araştırmaya göre, bu
yıl internet üzerinden gerçekleştrilen
Noel ve yeni yıl alışverişleri için ortalama 17,4 milyar sterlin harcama yapılması öngörülürken, toplam yılbaşı harcamasının ise yaklaşık 74,3 milyar sterlini bulması bekleniyor. Araştırmada,
kişi başına düşen harcama miktarının
yaklaşık 350 sterlin olacağı tahmin
ediliyor.
İngiltere'de internet üzerinden perakende satışla ilgili araştırma yapan
birliğinverilerine göre, 2010 yılına kadar
Birleşik Krallık'ta çok fazla bilinmeyen
"Black Friday" gününde bu yıl internet
üzerinden yapılan alışverişlerde yaklaşık 810 milyon sterlin harcandı.
Uzmanlar, "Black Friday" ve devamındaki haftasonunda, Noel ve yılbaşı için
bu yıl hem internet üzerinden hem de
mağaza alışverişlerinde, toplam 1,5
milyar sterlin harcanacağı tahmininde
bulunmuştu.
"HEDİYELERİMİ ALDIM,
TORUNUM İÇİN BURADAYIM"
YILBAŞI HARCAMALARINA
74 MİLYAR STERLİN
Milyonlarca turisti ağırlayan
Londra'da alışverişin kalbinin attığı
Regent ve Oxford caddelerinde yapılan
ışıklandırmalarla renkli görüntüler
oluşurken, buradaki mağazalar yeni yıl
ve Noel alışverişi için gelen binlerce
Festivalde 3 ton hamsi ikram edildi
SAMSUN - Atakum
Belediyesince bu yıl ilki
düzenlenen Hamsi
Festivali'nde, vatandaşlara
mangalda pişirilen 3 ton
hamsi ikram edildi.
Festival kapsamında ilçe
sahilinde 20 dev mangal
kuruldu. Kadınların ızgaraya
tek tek dizdiği 3 bin ton
hamsi, mangallarda pişirildikten sonra sofralara
servis edildi. Vatandaşların
büyük ilgi gösterdiği festivalde, hamsinin yanı sıra
250 kilogram helva, 10 bin
ekmek ve 10 bin şişe su
dağıtıldı.
Festivale katılan vatandaşlar, hamsileri bitirdikten
sonra yerel sanatçılar
eşliğinde söylenen şarkılar
eşliğinde horon oynadı.
Atakum Belediye Başkanı
İshak Taşçı, basın
mensuplarına yaptığı açıklamada, festival için hamsilerin günler öncesinden
temizlendiğini söyledi.
Taşçı, "Amacımız hem
insanlara Karadeniz'den
çıkan hamsiyi sevdirmek
hem de kaynaşma sağlamak. Bu manada 3 ton
hamsi hazırlattık. Karadeniz
insanının en çok sevdiği
balık olan hamsiyi ikram
ettik. Yaklaşık 10 bin kişinin
festivalimize katılmasını ve
hamsiden tatmasını
bekliyoruz" dedi.
(AA)
Sofya’daki yardım kermesinde
Türkiye standı büyük ilgi gördü
SOFYA - Bulgaristan'da
faaliyet gösteren
Uluslararası Kadınlar
Kulübünün (IWC) başkent
Sofya'da 17.'sini düzenlediği yardım kermesinde
Türkiye standı büyük ilgi
gördü.
Bulgaristan'da 20 yıl
önce kurulan IWC'nin son
yıllardaki etkinliklerine
düzenli olarak katılan
Türkiye bu yıl da önemli bir
hasılat topladı.
Geleneksel Türk yemek
ve tatlıların yanı sıra
hediyelik eşya ve Türk
kahvesinin sunulduğu
stanttan elde edilen gelirin
tamamı yetim çocuklarına
yardım olarak
bağışlanacak. Kültürel program kapsamında Kırcaali
kentinden gelen Ömer
Lütfi Türk Kültür ve Sanat
Derneği üyeleri kermes
konuklarına Türk folklorunu tanıttı.
Şumnu'dan da Şumnu
Kültür Evi Ebru Atölyesi
ekibi geleneksel ebru
sanatını tanıttı.
Türk standının açılışını
yapan Türkiye'nin Sofya
Büyükelçisi Süleyman
Gökçe, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, bu yıl
kermese katılan 59 ülke
arasında yer alan
Türkiye'nin sunduğu ürün
çeşitliliği ve kültürel programı ile yine konukların
özel ilgisine mazhar
olduğunu söyledi.
Büyükelçi Gökçe şunları
söyledi: "En büyük sergi
alanının Türkiye'ye ait
olması gurur verici.
Ülkemizin görünürlülüğü,
kültürümüzün zenginliğini
tanıtmak bakımından
bunun son derece önemli
olduğunu düşünüyorum.
Türkiye, son birkaç yıldır
Oxford ve Regent caddelerinde
Anadolu Ajansı'nın sorularını yanıtlayan
İngilizler ve turistler, alışverişlerini internet üzerinden de yaptıklarını ancak
Noel hediyelerini mağazaları gezerek
almayı istediklerini söyledi. (AA)
Ağaç köklerini
sanata dönüştürdü
SAKARYA- MURAT
ARAPOĞLU - Sakarya'nın
Sapanca ilçesinde hobi
amacıyla ormandan ve dere
yataklarından kuru ağaç
kökleri toplayan Yavuz
Aslan, bunları atölyesinde
işleyerek süs eşyasına
dönüştürüyor.
Güldibi Mahallesi'nde
atölyesi bulunan 32 yaşındaki Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzun süre
ormanda gördüğü kökleri
nasıl değerlendirebileceğini
düşündüğünü ve 2 yıl önce
bu işe başladığını söyledi.
İşini severek yaptığını
belirten Aslan, "20 yaşından
beri ava gittiğim zaman
ormandaki yıkılmış, enkaz
ağaçlara bakıp, 'bunları nasıl
sağlıyor, doğallığını
bozmuyorum. Çoğu malzemeyi şekillendirirken el
motoru dahi kullanmıyorum.
Ormandaki yıkık ağaçları
çeşitli aşamalardan geçirip
evlere sokmayı ilk hedefim
haline getirmiştim" ifadesini
kullandı.
Aslan, şunları kaydetti:
"Bu köklerden evler için
değişik, otantik eşya çıkacağını hayal etmiştim,
başarılı oldum. İşe başlamadan önce yaklaşık bir yıl
araştırma yaptım. Ormana
yakın olmam avantaj, bu
sebeple ham madde
bulurken fazla sorun
yaşamıyorum. Sapanca ve
ülkemizde para kazanmanın
zor olması değişik arayışlara
değerlendirebilirim' diye
defalarca düşündüm. O
zamanlar nasip olmadı ama
10 sene sonra bu işe girdim.
Çok sevdiğimden yapıyorum,
zevkli bir iş" şeklinde konuştu.
Aslan, mobilya ve süs
eşyasını oluştururken doğallığın bozulmaması için metal
malzeme kullanmadığını
anlattı.
"Yaptığım işlerin tamamında ahşap çivi kullanıyorum,
kesinlikle metal çivi kullanmıyorum" diyen Aslan, "En
güzel uyumu yine ağaçla
girmeme yol açtı.
Fabrikalarımız kısıtlı ancak
ormanlarımız bol, doğamız
güzel. Kimi turizm yaptı,
kimisi ise çiçekçiliğe girdi.
Ben de zevk olarak başladım
fakat insanlar çok beğendiği
için işimi geliştirmek istedim.
Mimarlarımızdan ve dostlarımızdan daha değişik fikirler alarak bu işi daha güzel
konuma getirmeyi planlıyorum. Bildiğim kadarıyla
yaptığım iş yurt dışında çok
rağbet görüyor ancak
ülkemizde ilgi çok daha az."
(AA)
bu yardım kuruluşunun
düzenlediği uluslararası
kermeslerde, gelirin de
yetim çocuklara bağışlandığı sosyal yardımlaşma
projelerine katılımıyla en
büyük geliri sağlayan
birkaç ülkenin arasında yer
alıyor."
Türkiye Büyükelçliğinin,
Bulgar-Türk Kadınları
Dostluk ve Dayanışma
Derneği ile ortaklaşa
düzenlediği Türkiye standına Filibe ve Burgaz'daki
başkonsolosluklar da
yardım etti.
(AA)
Download

VAR YOK - Yedigün Gazetesi