KİŞİLİK
13.12.2015
Öğr. Gör. Serap GÖKCE
Ahmet Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu
1
Birisinin kişiliğinden
(şahsiyetinden) bahsettiğimizde,
onu diğer kişilerden farklı kılan ve
belki de onu tek yapan özellikleri
kastediyoruz. Kişiliğin bu
yönlerine bireysel farklar denir.
Bazı insanlar sinirlidir, bazıları
değil; bazı insanlar içedönüktür,
bazıları dışadönük; bunun gibi
özellikler vardır.
13.12.2015
2
• KİŞİLİK: İnsanları diğerlerinden
ayıran özelliklerin tümüdür.
(Farklı durumlar karşısında
değişim göstermeksizin
yansıttığımız düşünce, his,
motivasyon ve davranışların
bütünü)
13.12.2015
3
• Kişilik değerlendirmeleri ise kültürden
kültüre değişim gösterebiliyor. Örneğin,
Japonya'da oldukça "dışa dönük" olarak
değerlendirilen bir çocuk okumak üzere
İngiltere'ye gittiğinde orada oldukça
"çekimser" olarak tanımlanabilir. Öyleyse
kullanılan tanımlar kültürlerin değer
yargılarıyla birebir ilişkili diyebiliriz. Buna
bağlı olarak kişilik testleri de gerek
sorular, gerekse puanlandırma cetveli
bakımından o dile ve kültüre "uyum/
adaptasyon" gerektirir.
13.12.2015
4
Mizaç, kişiliğimizin genetik temelli,
doğuştan gelen özelliğidir.
Eskiden her şeyin dört unsurdan
yaratıldığına, bunların her insanda
kullanılış miktarının da insan
mizacını (huyunu) etkilediğine
inanılırdı.
13.12.2015
5
Bu dört unsurun miktarına
göre insanlar da dört tiptir.
Kanlı insanlar sıcak ve sulu.
Canıtez insanlar sıcak ve
kuru.
Soğukkanlı insanlar soğuk ve
sulu. Melankolik insanlar
soğuk ve kuru.
13.12.2015
6
Bazı insanlar acil durumlar karşısında sakin
davranırlar; bazıları korkarlar veya başka
duygular gösterirler. (normallikten nevrotikliğe)
İçedönüklük - Dışadönüklük
Beden yapısı ve mizaç ilişkisi
1. Ectomorph insanlar: İnce, uzun insanlar.
2. Mesomorph insanlar: Kütük gibi, geniş
omuzlu, kaslı beden yapısı.
3. Endomorph insanlar: Tombul, armut şekilli
insanlar.
13.12.2015
7
KİŞİLİK GELİŞİMİ TEORİLERİ
1. SOSYAL ÖĞRENME /
DAVRANIŞÇILIK
2. KARŞILIKLI ETKİLEŞİM
3. PSİKOANALİTİK TEORİ
4. BİLİŞSEL GELİŞİM TEORİSİ
13.12.2015
8
I. SOSYAL ÖĞRENME / DAVRANIŞÇILIK
A. TEMSİLCİSİ: B. F. SKINNER
B. TEMEL İLKELERİ
1. Psikoloji hayvan davranışlarını inceler
2. Sadece açık davranışlar bilimsel incelemenin
konusudur
3. Davranış, uyaran ve tepki mekanizması içinde
anlaşılır.
“Şartlanma” ödül ve ceza tepkileri ile oluşturulur.
4. Klasik Şartlanma--verilen bir uyarana tepkiyi sağlama
5. Sosyal Öğrenme--beğenilen modellerin taklit edilmesi
6. Kişilik = öğrenilmiş davranış
13.12.2015
9
II. KARŞILIKLİ ETKİLEŞİM
A. TEMSİLCİSİ: C.H.Cooley ve G. Herbert Mead
B. “AYNA BENLİK”E BAKMA (COOLEY)
BEN
coşkun, atılgan
düzensiz, alelacele
dediğim dedik
gösterici, açık
rasyonel değil
düşüncesiz davranan
mantıksız
subjektif
ham, ilkel
uyumsuz
kendi başına hareket eden
içten-yönlendirmeli
13.12.2015
AYNADAKİ BEN
kendine hakim, kontrollü
düzenli, metodlu
önceden tahmin edilebilir
sakin, ciddi, pasif
aklı başında
“ince eleyip sık dokuyan”
mantıklı
objektif
nazik, “görmüş geçirmiş”
uyumlu, itaatkar
geride durup gözleyen
başkalarınca-yönlendirilen
10
III. PSİKOANALİTİK TEORİ
A. TEMSİLCİ: Sigmund Freud
B. KİŞİLİĞİN UNSURLARI
1. İD--zevk prensibi üzerine çalışır ve
tatmin arar
a. cinsel enerji (libido)
b. saldırganlık
2. EGO-- İd’i gerçeklik prensipleri
doğrultusunda yönlendirir. Ego savunma
mekanizmaları kullanır (bastırma, yansıtma, yüceltme,
aklileştirme, tersine çevirme).
3. SÜPER-EGO (Bilinç)
13.12.2015
11
• Kendi deneyimledikleri ve hastalarının
klinik incelemelerine dayanarak kişilik
kuramı ve akıl hastalıkları üzerine yoğun
çalışmalarda bulunan Freud, 4 ana
unsurun altını çiziyordu:
• Bilinç seviyeleri, kişilik yapısı, kaygı ve
psikolojik savunma mekanizmaları ve
gelişimde psikoseksüel evreler.
13.12.2015
12
Bilinç Seviyeleri ve Buzdağı
Benzetmesi
13.12.2015
13
• Freud'un bilincin çeşitli katmanlarından
bahsettiği kuramı "topografik zihin modeli"
olarak da adlandırılıyor.
• Topografinin sözcük olarak yer betimi anlamına
geldiğini göz önünde bulunduracak olursak
buzdağı ve bilinç arasındaki benzeşimi kurmak
çok da zor değildir.
• Çünkü Freud, bilinci bir buzdağına benzeterek
farklı bilinç aşamalarını bu buzdağının suyun
altında ve üstünde kalan kısımlarıyla, yerlerini
su seviyesine göre betimleyerek bağdaştırıyor.
13.12.2015
14
• Bilinç Aşaması (Buzdağının su
yüzeyinden görünen kısmı): Bilincinde
olduğumuz her türlü düşünce ve algılar
bilinç aşamasını oluşturuyor. Bu düşünce
ve algılar farkındalık eşiğinin üzerinde
kaldıklarından kendilerini açıkça belli
ediyorlar.
13.12.2015
15
• Ön Bilinç Aşaması (Buzdağında su
seviyesinin hemen altı): O anda bilincinde
olmasak da hemen bilince
taşıyabileceğimiz anılar ve dünya bilgilerini
kapsıyor. Bu aşama, bilinçle bilinçaltı
arasında bir tür geçiş aşaması görevi
üstleniyor.
13.12.2015
16
• Bilinçaltı (Buzdağının suyun altındaki geri
kalan kısmı): Bilinçaltında farkında
olmadığımız korkular, kabul göremez cinsel
arzular, mantık dışı istekler, vahşet
yönelimleri, utanç verici deneyimler, bencilce
istekler ve ahlak dışı dürtüler bulunuyor.
• Buzdağı benzetmesinde, buzdağının en
büyük alanını oluşturuyor.
• Freud, insanın doğası gereği şiddet ve
cinselliğe yönelik utanç verici dürtüler
barındırdığını iddia ederek, bilinçaltımızda bu
fikir ve dürtülerin barındığını belirtiyor.
13.12.2015
17
13.12.2015
18
• Şemada her ne kadar çoğu korku ve
dürtülerimizin farkına varamadığımıza
vurgulansa da, Freud'a göre
bilinçaltındaki çoğu düşünce aslında bir
zamanlar bilinç eşiğinin üstündeydi.
• Ancak kaygı seviyemizi arttırıp bizleri
rahatsız ettiklerinden, bilinçaltının
dehlizlerine bastırıldı ve davranışlarımızı
biz farkında olmadan yönlendirmeye
başladı.
• Bu nedenle ki çoğu akıl hastalıklarının
temelinde bilinçaltına atılmış bu korku ve
arzular yatıyor.
13.12.2015
19
• Bu noktaysa bizleri psikalanalist terapinin
amacına götürüyor.
• Freud'a göre psikolojik rahatsızlıkları tedavi
etmenin en iyi yolu bilinçaltına bastırılmış ne
varsa bilinç yüzeyine çıkarmaktı.
• Bu şekilde hasta çocukluğundaki travmatik
deneyimleri hakkında bir iç görü kazanıp
onları bastırma nedenlerini bulacak, bu
keşifse hâlihazırda yaşadığı psikolojik
sorunlarını ortadan kaldıracaktı.
• Daha açık bir deyişle, ilk 6 yaşta yaşanılan
kötü deneyimler, bireyin geri kalan hayatına
da olumsuz yansıyarak akıl hastalıklarına
neden oluyordu.
• Tedavi olma süreciyse bu bastırılmışlıkların
farkına varmaktan geçiyordu.
13.12.2015
20
Kişilik Yapısı: İd, Ego ve Süper Ego
• Freud, kişiliği oluşturan üç temel yapıdan söz
ediyordu: İd, ego ve süper ego. Bu üç yapıyı
arzu, mantık ve vicdan olarak da
düşünebiliriz. Eğer ki kimi zamanlarda farklı
bir kişiymişçesine hareket ettiğinizi
düşünüyorsanız bu dalgalanmalar Freud'a
göre farklı kişilik yapılarınızın savaşımından
kaynaklanıyor olmalı.
13.12.2015
21
• İd, ilkel ve doğuştan getirdiğimiz dürtülerimizi
kapsıyor. Bedensel ihtiyaçlarımızın, cinsel
arzuların ve saldırgan tepkilerin idden
kaynaklandığını söyleyebiliriz.
• Freud'a göre idin arzu ve istekleri tamamen
bilinç dışı ve "zevk prensibi"yle işlemekte.
• İdin temel güdülerimizi kapsadığını düşününce,
zevk prensibiyle işlemesi doğal. Çünkü ilkel
güdüler, arzulara bir an önce doyum arayıp
bireyin davranışlarını bu yönde
şekillendirebiliyorlar.
13.12.2015
22
• Ancak ne yazık dünya tüm arzu ve
dürtülerimizi o anda tatmin etmemize olanak
sağlamıyor. Eğer haz tatmini odaklı
yaşamaya devam edersek pek çok sorunla
yüz yüze kalabiliyoruz.
• Yaşamın bu şartlarıyla başa edebilmekse
ikinci kişilik yapımız olan egoya düşüyor.
• Ego, idin tatmin edilebileceği elverişli şartlar
oluşana kadar onu kontrol altında tutuyor.
Öyleyse ego "gerçeklik prensibi"yle işliyor.
Çevresel şartları değerlendirerek pek çok
davranışın olası sonuçlarını tartıyor. Bu
şekilde, uygun zamanı kollayarak bireyin
anlık dürtüleri sonrasında acı çekmesini
engellemiş oluyor. Egonun kimi işlevleri
bilinçliyken kimileri bilinç dışı gerçekleşiyor.
13.12.2015
23
• Kişiliğimizin son öğesini ise süper ego
oluşturuyor. Süper ego da tıpkı ego gibi idin arzu
ve isteklerini baskı altında tutmaya çalışıyor.
Ancak ego idin tatminleri için uygun zamanlar
kollarken süper ego ahlak kurallarını devreye
sokuyor. Daha açık bir deyişle, idin bu yönde
tatmininin doğru olup olmadığını sorguluyor.
Süper ego için tatminde yalnızca doğru zamanın
kollanması değil, ahlaki kurallara uygunluk da
önem kazanıyor.
13.12.2015
24
• Ailemizden edindiğimiz eğitim, yaşadığımız
toplumun normları ve kendi deneyimlerimiz
süper egonun oluşumunda en önemli etkenleri
oluşturuyor. Ancak süper ego geliştikçe, ilkel
güdülerimizin tatmini daha da fazla
engellenmiş oluyor. Bu nedenle de ego, id ile
süper ego arasında bir anlamda köprü görevi
üstlenmiş oluyor. Bunu bir şekilde bir savaşım
ve çatışma olarak da düşünebiliriz. Sürekli
olarak kişiliğimizi oluşturan bu yapılar
birbirleriyle çekişmek zorunda kalıyorlar. İşte,
bu savaşım Freud'a göre kişiliğin ve çoğu
psikolojik rahatsızlığın temelini oluşturuyor.
13.12.2015
25
III. PSİKOANALİTİK TEORİ
C. GELİŞME KADEMELERİ
1. ORAL (Doğumdan bir yaşına kadar)
2. ANAL (1 - 3 yaşları)
3. FALLİK (2.5 - 6 yaşları) (Ödipus ve Electra
Kompleksleri)
4. LATENSİ (6 - 11)
a. Aynı cinsiyetteki ebeveynle benlik birleştirme
b. Çocukların dünyayı öğrenmesi
c. Kişiliğin sabit hale gelmesi
5. GENİTAL (Ergenlik)
6. YETİŞKİNLİK (Kişilik zaten belirginleşmişti)
13.12.2015
26
Oral dönem
• Bebek çevresinde gördüğü, eline aldığı ne varsa
ağzına götürüp bu davranıştan haz alıyor. Eğer
ki çocuk bu dönemde SAPLANTI (fiksasyontakılıp kalma) olursa, ileride oldukça saldırgan
ve küfreden bir kişilik sergileyebiliyor. Bunun
yanı sıra sigara, aşırı yemek yeme gibi zararlı
alışkanlıklar sergileyebiliyor.
• Özgüven gelişir. (sevme-dokunma-doyurulma
önemli)
13.12.2015
27
Anal dönem
• 18 - 36 aylık dönemi kapsar. Tuvaletini yaparken
büyük bir haz duyan çocuk için zevk bölgesi anal
bölge. Libido enerjisinin çoğu bu dönemde asılı
kalırsa ileride düzenli ve tertipli olmaya dair bir takıntı
(anal-çekilme) ya da dikkatsizlik, dağınıklık (analdışavurum) sergilenebiliyor. Çocuğun ileride analçekilme ya da anal-dışavurum özellikleri gösterip
göstermeyeceğini belirleyense ailenin çocuğun
tuvalet eğitimindeki tutumu oluyor. Eğer oldukça sert
bir tutum sergilenirse çocuğun kişiliği
mükemmeliyetçilik takıntısı çerçevesinde gelişiyor.
Tuvalet eğitiminde aile aşırı rahatsa, dağınık ve
disiplinsiz bir kişilik geliştirebiliyor.
13.12.2015
28
Fallik dönem
• 3 - 6 yaş arasındaki zevk bölgesiyse genital bölgedir. Fallik
dönem olarak adlandırılan bu yaşlarda Oedipus ya da Elektra
kompleksi gelişebiliyor. Oedipus kompleksi erkek çocuğun
babasını annesinden kıskanması ve bilinçaltından babasının
ölmesini istemesi olarak tanımlanıyor. İsmini Yunan
mitolojisinden alan kavram, hikâyede babasını öldürüp
annesiyle evlenen Oedipus'a gönderme yapıyor. Ancak bu gizil
duygular bir süre sonra çocukta kaygı uyandırmaya başlıyor.
Annesine duyduğu arzu dolayısıyla hadım edileceği korkusu
duymaya başlıyor. Elektra kompleksi ise kız çocuğun babasına
duyduğu aşk dolayısıyla annesine olan kıskançlığını ifade
ediyor. Bu aşk dolayısıyla cezalandırılacağını düşünen kız
çocuk kaygı duymaya başlıyor.
• Ancak Elektra kompleksi kavramını Freud'un öğrencisi olan
Jung'un geliştirdiğini vurgulamak gerekir. Freud yalnızca
Oedipus kompleksini açıklamaktadır. Gelişimin ilerleyen
dönemlerinde, her iki cins de kendi hemcinsi ebeveynini
kıskanmayı bırakıp onları örnek alarak kız çocuk babası gibi bir
erkeği, erkek çocuksa annesi gibi bir kadını eş olarak
etkileyebileceğini kavrıyor.
13.12.2015
29
Gizil dönem
• 6 yaş civarını kapsıyor. Cinsel arzuların en
aza indiği bu dönemde asılı kalan bireyler
ileride cinsel yönden tatminsizlik
çekebiliyorlar. Cinsel enerji daha çok spor
gibi faaliyetlere yönleniyor. Çalışma ve
başarı dönemi. (FIRTINA ÖNCESİ
SESSİZLİK)
13.12.2015
30
Genital dönem
• Ergenlikle başlayıp hayatımızın geri
kalan bütününü kapsıyor. Kimlik bulma
dönemidir.
• Her ne kadar haz genital bölgede
yoğunlaşsa da tutku, sevgi ve bağlılıkla
beslenmeye başlıyor. Freud'a göre bu
son aşamaya ulaşabilmek adına önceki
dönemlerde herhangi bir asılı kalma
durumunun yaşanmamış olması
gerekiyor.
13.12.2015
31
Erickson’un psikososyal gelişim kademeleri
Kriz dönemleri
İlk yaş
İyi geçirilirse
Kötü geçirilirse
Güven-Güvensizlik
Ümit
Gelecek korkusu
İsteklilik
Konrolsuzluk duygusu
Girişimci faaliye
Cezalandırılmaktan korkma
Beceri ve âletlerle
uğraşma
Yetersizlik ve aşağılık
duygusu
Kimlik karmaşası -rolünü
arama
Sadakat
Kimliğini karıştırma
Erken yetişkinlik
Sevgi
İkinci yaş
Otonomi, Utanç - Şüphe
3-5 yaşları
Girişimcilik - Suçluluk
6 yaş- erinlik
Çalışkanlık-Aşağılık duygu
Ergenlik
Yakınlık -Yalıtılmışlık
Orta yaşlar
Üreticilik - Verimsizlik
Yaşlılık
Benlik bütünlüğü-Umutsuz.
13.12.2015
Özen
Bilgelik
Kaçınma
Düşkünlük, can sıkıntısı
Yaşamaktan iğrenme
32
Freud ve Erikson’un bir arada değerlendirilmesi
Erikson
Freud
Temel Güven – Güvensizlik (anne çok önemli)
Oral
Özerklik – Utanç, kuşku (tuvalet eğitimi,
müsrif-tutucu)
Anal
Girişimcilik – suçluluk (3-7 yaş)
(meraklı, keşif,soru), kompleksler
Fallik
Çalışkanlık – aşağılık duygusu (başarı, rekabet)
(cinsellik örtülür, unutulur)
Latent
Kimlik kazanma- rol karmaşası (ben kimim?
bunalım), (haz almaya yönelik cinsellik)
Genital
Yakınlık – yalıtılmışlık (iş ve eş bulma, toplum adamı)
Üreticilik – Verimsizlik (eve ve işe yerleşir, işte yükselir, çocuk
yetiştirir)
Benlik bütünlüğü – umutsuzluk (emeklilik, hayatı değerlendirme)
13.12.2015
33
IV. BİLİŞSEL GELİŞİM
A. TEMSİLCİ: Jean Piaget
B. METOD--Farklı yaşlardaki çocuklara
testler uygulayarak cevapları
karşılaştırma
C. BİLİŞSEL KADEMELER
1. SENSORIMOTOR (0-18 Aylar)
a. Çevre ile iletişim kurma (nesne
devamlılığı)
b. Özümleme
c. Taklit
13.12.2015
34
2. İŞLEM ÖNCESİ DÖNEM (18 aydan 6-7 yaşına)
a. Sembollerle uğraşma-nesne devamlılığı
b. Hala ben merkezli-korunum ilkesi yok.
3. SOMUT İŞLEMSEL DÖNEM ( 6/7 - 11/12
yaşlar)
Sohbeti anlıyor, sınıfa dahil olma
4. FORMAL (SOYUT) İŞLEMLER DÖNEMİ
(11/12+)
a. Düşünme bilinçleşiyor, tümdengelimci, soyut
b. Hipotezler kuruyor
c. Oyunun kurallarını koyuyor, otoriter
davranmaya başlıyor
13.12.2015
35
Download

Kişilik - Ahmet Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu