Öğrenme-Öğretme Kuram ve
Yaklaşımları
Temel Kavramlar
•A. Temel Kavramlar
1. Davranış
• Bir organizmanın direkt ya da dolaylı olarak gözlenebilen her
türlü etkinliğine davranış denir.
Davranış
Doğuştan
Gelen
Davranışlar
Öğrenilmiş
Davranışlar
İstendik
davranışlar
Geçici
Davranışlar
İstenmedik
davranışlar
•A. Doğuştan Gelen Davranışlar
1. Refleks
•
Doğuştan getirilen, birçok türde aynı şekilde görülen (türe özgü
olmayan), belli bir uyarıcısı olan, ertelenebilir, ani ve basit
davranışlardır.
•
Refleksler kendi içlerinde ilkel refleksler ve hayatta kalma
refleksleri olarak ikiye ayrılırlar. İlkel refleksler doğumla birlikte
var olup bir süre sonra ortadan kaybolurken, hayatta kalma
reflekslerinin birçoğu süreklidir.
•A. Doğuştan Gelen Davranışlar
2. İçgüdü
•
Doğuştan getirilen ya da potansiyel olarak var olup olgunlaşma
sonucu ortaya çıkan, yalnızca belli bir türde ve türün tüm
üyelerinde aynı şekilde görülen (türe özgüdür), ertelenemeyen,
uyarıcısı belirgin olmayan, karmaşık davranışlardır.
•
Kural olarak içgüdünün sadece hayvanlarda var olduğu,
insanlarda görülen ve içgüdüye benzeyen davranışlarınsa
içgüdüsel davranış olarak nitelendirilmesi gerektiği kabul edilir.
•A. Doğuştan Gelen Davranışlar
3. İçgüdüsel Davranış
•
İçgüdüsel davranışlar bir yönüyle reflekslere, bir yönüyle de
içgüdülere benzer. Birçok türde aynı şekilde görülebilmesi
reflekse benzeyen yönüdür. Bununla birlikte karmaşık bir yapıya
sahip olması ve ertelenememesi de içgüdüye benzeyen yönüdür.
•
Annelik içgüdü değil, içgüdüsel davranıştır.
•B. Geçici Davranışlar
•
Alkol, uyuşturucu, narkoz, ilaç vb. etken madde alımına ya da
hastalık, yorgunluk gibi etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan
davranışlardır.
•
Bu davranışlar öğrenme olarak kabul edilemezler.
•C. Sonradan Kazanılan Davranışlar (Öğrenme)
•
Üşümeyi ya da buna bağlı olarak titremeyi öğrenemeyiz. Ancak
üşüyen biri nasıl ısınacağını, üşümemek için neler yapması
gerektiğini öğrenir ve yaşamını sürdürebilmesi için bunun gibi
çok sayıda davranışı da öğrenmesi gerekir.
•
Davranışların öğrenilmesi iki yolla mümkündür:
1. Planlı programlı eğitim (Formal eğitim)
2. Gelişigüzel kültürleme yoluyla (İnformal eğitim)
•
•
•2. Öğrenme
•
Öğrenme, tekrar ya da yaşantı yoluyla organizmanın
davranışlarında meydana gelen kalıcı ya da izli değişikliklerdir.
•
3. Öğrenmenin Özellikleri
a. Öğrenme yaşantı ürünüdür.
b. Öğrenme kalıcı ya da izlidir.
c. Öğrenme sonucunda davranış değişikliği meydana gelmelidir.
d. Doğuştan getirilen davranışlar öğrenme kabul edilemez.
e. Sadece büyüme veya olgunlaşma sonucu oluşan davranışlar
öğrenme kabul edilemez.
•
•
•
•
•
•
Annenin kokusunu alan bebeğin rahatlaması?
•
Diline limon değen bir kişinin ağzının sulanması?
•
«Limon» kelimesini duyan ya da limonu gören bir kişinin ağzının
sulanması?
•
Alkolün etkisindeki bir kişinin yalpalayarak yürümesi?
•
Yatağının üzerinde asılı ipi çekince müzik kutusundan ses geldiğini
tesadüfen fark eden bebeğin, aynı sesi duyma adına sürekli çekmesi?
•
Bir yetişkinin gözünde tik olması ve onca uğraşına rağmen bu tikten
kurtulamaması?
•4. Davranışların Oluşumu
a. Uyaran (Etken)
•
•
Uyaran, organizmanın duyu organları tarafından fark edilen ve
organizmada tepkiye yol açan etkidir.
Uyaran, bir uyarıcının ortama eklenmesi ya da ortamdan çıkartılması
şeklinde karşımıza çıkabilir.
•
Örneğin, öğretmen öğrencisine bir soru yönelttiğinde, bu soru bir
uyarıcıdır. Burada ortama "soru" uyarıcısı eklenmiştir.
•
Uyaranlar organizmanın kendi içerisinde oluşuyorsa (üşüme, acıkma,
susama, ağrı vb.) içsel uyaran, organizmanın kendi dışında oluşuyorsa
(siren sesi, birinin bize seslenmesi, çevremizde gördüğümüz objeler
vb.) dışsal uyaran olarak adlandırılır.
•b. Tepki
•
Tepki, organizmanın herhangi bir uyaran nedeniyle oluşan
duruma uyum sağlayabilmek için gösterdiği davranıştır.
•
Öğretmenin yönelttiği soru bir uyaran ise, öğrencinin verdiği
cevap da bir tepkidir. Ani ve yüksek bir ses duyduğumuzda,
duyduğumuz ses bir uyaran ise, irkilmemiz tepkidir.
•c. Karşılık
•
Organizmanın vermiş olduğu tepkiye, çevrenin vermiş olduğu
davranış (ya da uyarıcı) bir karşılıktır.
•
Öğrencinin verdiği cevap üzerine, öğretmenin "Aferin, çok güzel
olmuş, sana artı veriyorum" ya da "Yine yanlış cevap veriyorsun,
hiç çalışmamışsın, sana eksi veriyorum" demesi birer karşılıktır.
•B. Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler
Öğrenen İle İlgili
Faktörler
Türe Özgü Hazıroluş
Yöntemle İlgili
Faktörler
Öğrenme
Malzemesi İle
İlgili Faktörler
Konunun Yapısı
Algısal Ayırt
Edilebilirlik
Zaman
Anlamsal Çağrışım
Geribildirim
Kavramsal
Gruplandırma
Katılım
Telaffuz Edilebilirlik
Olgunlaşma
Genel Uyarılmışlık Hali
Güdü
Eski Yaşantılar
Dikkati Odaklama
•1. Öğrenen İle İlgili Faktörler
a. Türe Özgü Hazıroluş
•
Organizmanın öğrenilecek davranışı öğrenebilmek için gerekli
biyolojik donanıma sahip olmasıdır.
•
Uygun bir cins papağana, insana özgü sesleri çıkartması öğretilebilir
ancak, bir köpek üzerinde ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, köpekten bu
sesleri çıkartması beklenmemelidir.
b. Olgunlaşma
•
Olgunlaşma, bireyin vücut organlarının kendinden beklenen
görevleri yerine getirebilecek düzeye ulaşmasıdır.
•
12 aylık bebek tuvaletini tutamaz, 3 yaşındaki bir çocuk ipliği iğneden
geçiremez.
c. Genel Uyarılmışlık Hali ve Kaygı Düzeyi
•
Uyarılmışlık düzeyi, bireyin dışarıdan gelen uyarıcıları alma
derecesidir.
Uyarılmışlık düzeyi, bireyin içinde bulunduğu çevre koşullarından güçlü
şekilde etkilenir. Bu nedenle eğitimciler şu tip önerilerde bulunur:
•
Hem televizyon izleyip hem ders çalışmayın.
•
Uzanarak ya da ayakta dolaşarak ders çalışmayın, mutlaka masa başında
sandalyeye oturun.
•
Belirli ders çalışma sürelerinin ardından kısa dinlenme aralıkları verin.
Aralıksız olarak ders çalışmayın.
•
Çalışma yaptığınız ortamın aşırı sıcak ya da aşırı soğuk olmamasına dikkat
edin.
•
Çalışma yaptığınız ortamın iyi aydınlatılmış, havalandırılmış olmasına dikkat
edin.
•
Karnınız aç şekilde okula gelmeyin, ya da yemek yerken fazla abartmayın.
•
Uyarılmışlık düzeyi ile ilgili açıklamalar kaygı seviyesi için de geçerlidir.
•d. Güdü (Motivasyon)
•
Organizmanın harekete geçmesi için, en önemli etken güdüdür.
Güdülerin kaynağı ihtiyaçlarımız, sonucu ise davranıştır.
•
Dürtü ise organizmanın biyolojik olarak dengede kalmasını
sağlayan, fizyolojik ihtiyaç alanlarıdır.
•
Açlık (yeme), susuzluk (içme), uyku, ısı dengesinin korunması
gibi dürtülerimizin yaşamsal önemi var iken, cinsellik, üstünlük
gibi dürtülerimizin yaşamsal önemi yoktur. Ancak ister yaşamsal
öneme sahip olsun, ister olmasın bu dürtülerden herhangi
birine ilişkin ihtiyaç hali karşılanmazsa organizmanın denge
durumu bozulmaktadır.
•
Güdüler kendi içlerinde birincil güdüler ve ikincil güdüler olmak üzere ikiye
ayrılır.
•
Birincil güdüler, biyolojik dengeyi sağlayan yeme (açlık), içme (susuzluk), cinsellik
gibi dürtülerle ilişkilidir.
•
İkincil güdüler, başarı, beğenilme, takdir edilme gibi doğuştan getirilmeyip
sonradan öğrenilmiştir.
•
Güdüler, güdü kaynağının bireye göre bulunduğu yer açısından içsel güdüler ve
dışsal güdüler olarak ikiye ayılır.
•
İçsel güdülerde, güdülenmenin kaynağı yani bireyi davranışa iten güç yine bireyin
kendisindedir. Bu nedenle bütün birincil güdüler, aynı zamanda içsel güdüdür.
Ayrıca merak, isteklilik, başarma arzusu, estetik gibi ihtiyaçlar da içsel güdüler
arasında yer alır.
•
Dışsal güdülerde, güdülenmenin kaynağı, bireyin içinde yaşadığı çevredir. Bireyin
davranışlarında kendisini kabul ettirme, beğendirme önemli rol oynar.
•E. Eski Yaşantılar (Öğrenmenin Aktarılması)
Öğrenmenin
Aktarılması
Olumlu Aktarma
Olumsuz Aktarma
(Pozitif Transfer)
(Negatif Transfer)
İleriye Ket Vurma
Ket Vurma
Geriye Ket Vurma
•I. Olumlu aktarım (pozitif transfer):
•
Bir alandaki öğrenmenin, başka bir alandaki öğrenmeyi ya da
başka bir deyişle önceki öğrenmelerimizin bugünkü öğrenme
sürecini kolaylaştırmasıdır.
•
Matematik dersinin yazılı sınavına çok çalışan Ahmet, özel bir çaba
göstermediği halde Fizik dersinin sınavından da yüksek puan almıştır.
•
Bisiklet kullanmayı bilen Ayşe, motosiklet kullanmayı daha kolay
öğrenmiştir.
•
Daktiloda yazı yazmayı öğrenen Murat, bilgisayarda yazı yazmayı daha
kolay öğrenmiştir.
•II. Olumsuz aktarım (negatif transfer):
•
Bir alandaki öğrenmenin, başka bir alandaki öğrenmeyi ya da
başka bir deyişle önceki öğrenmelerimizin bugünkü öğrenme
sürecini zorlaştırmasıdır.
•
Bilgisayarda Q klavye ile yazı yazmaya alışmış bir kişi F klavye ile yazmayı
öğrenmek ister. Ancak F klavye ile yazmaya başladığında uzun bir süre
yanlış harflere basmıştır.
•
Aletli jimnastik alanında üstün başarılar sergileyen bir sporcu, alanında
bazı hareket kuralla­rının değişmesinin ardından yeni kurallara uyum
sağlamada zorlanmakta, ara sıra önce eski hareketleri yapıp sonra yeni
hareketleri yapmaktadır.
•III. Ket Vurma:
•
Gerçekleştirdiğimiz bir öğrenmenin, kendinden önceki ya da
sonraki öğrenmeleri engellemesi - unutturmasıdır.
•
Kendi içerisinde ileriye ket vurma ve geriye ket vurma olmak
üzere ikiye ayrılır.
•1. İleriye Ket Vurma:
•
Olumsuz aktarım ile aynı işleve sahiptir. Ancak olumsuz aktarım daha çok
davranışçı kuramlar tarafından kullanılan ve devinişsel hareketlerle (gözle­nip
- ölçülebilen) ilgiliyken, ileriye ket vurma bilişsel kuramcılar tarafından
kullanılan ve unutma - hatırlama süreçleriyle ilgilidir.
•
İleriye ket vurma, önceki öğrenmenin yeni öğrenmeyi unutturmasıdır. Yani
yeni öğrendiğimiz bilgiye ihtiyaç duyduğumuzda hatırlamada zorlanıyorsak ya
da yerine eski bilgiyi kullanıyorsak ileriye ket vurma durumu gerçekleşir.
•
Ahmet Bey bir müşterisine çek keserken, yanlışlıkla bir önceki yılın tarihini atmıştır.
•
Yeni bir telefon hattı alan Ayşe Manim, telefon numarasını soranlara eski numarasını
söylemektedir.
•2. Geriye Ket Vurma:
•
Yeni öğrenmenin önceki öğrenmeyi unutturmasıdır. Yani eski
öğrendiğimiz bilgiye ihtiyaç duyduğumuzda hatırlamada
zorlanıyorsak ya da yerine yeni bilgiyi kullanıyorsak geriye ket
vurma durumu gerçekleşir.
•
Ahmet Bey'in bankacılık işlemlerinden çevrimiçi faydalanmak
istemektedir. Bunun için telefonla bankasına ulaşır. Banka, güvenlik için
Ahmet Bey'in telefon numarasını ister ancak Ahmet Bey'in verdiği
telefon numarası ile bankadaki kayıtlar uyuşmaz. Ahmet Bey banka
görevlisine, kayıtlı olan numarasının bir önceki telefonuna ait olduğunu
ve bu numarayı hatırlayamadığını söyler.
•F. Dikkati Odaklama
•
Çevremizde her an binlerce uyaran bulunmaktadır. Bu
uyaranların her birinin bilince aktarılması söz konusu değildir.
İşte bu noktada dikkat devreye girer. Dikkat, belirli bir uyarıcıya
yönelmek, ya da zihinsel enerjinin belli bir uyarıcıya
yöneltilmesidir.
•
Karnı aç olan bir kişinin çevredeki onca dükkan arasında öncelikle
lokantaları görmesi
•Öğrenme Yöntemi ile İlgili Faktörler
a. Konunun Yapısı
•
Ele alınan konunu yapısına göre öğrenme yöntemleri parçalara
bölerek çalışma ve bütün halinde çalışma olarak ikiye ayrılabilir.
Hangisinin daha yararlı olduğu ele alınan konuya göre
değişmektedir.
•b. Zaman
•
Zaman, öğrencilerin çalışmaya ayırdıkları süreyi bildiren bir
yöntem olarak aralıklı çalışma ve toplu çalışma olmak üzere iki
ayrılır.
•c. Geribildirim (Dönüt)
•
Konunun öğretimi sürecinde düzenli ve sık bir şekilde
geribildirimler verilmelidir. Çünkü geribildirimler, öğrencinin
konuyu ne derece öğrenip ne derece öğrenmediğini ya da hangi
konularda başarılı olup hangi konuları tekrar etmesi konusunda
en önde gelen fikir kaynağıdır.
•
Geribildirim mümkün olduğunca çabuk - hemen - verilirse, etkisi
daha da artar.
•
Yapılan bir çalışmada, sınıf içindeki öğrenciler iki gruba ayrılmış; birinci
gruba yıl boyunca girdiği sınavların sonuçlan bildirilmiş, diğer gruba ise
herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Yılsonunda, sınav sonuçları
bildirilen birinci grubun, ikinci gruba göre çok daha başarılı olduğu
görülmüştür.
•d. Öğrenci-Öğretmen Etkinliği (Etkin Katılım)
•
Salt öğretmen etkinliğine dayalı öğrenme yönteminden
mümkün olduğunca kaçınılmalı, öğrencinin öğretim etkinliğine
fiili olarak katılımı sağlanmalıdır.
•
Anlatırsan, unutabilirim, gösterirsen, anımsayabilirim, beni işin içine
katarsan asla unutmam, öğrenirim. (Kızılderili atasözü)
•3. Öğrenme Malzemesi ile İlgili Faktörler
a.
•
Algısal Ayırt Edilebilirlik
Öğrenme malzemesinin, çevredeki uyarıcılardan ayırt edilebilme
yeteneği ne derece fazla ise, o derecede daha fazla ve daha
rahat algılanır.
•
•
Örneğin, okuduğunuz bu kitaba hâkim olan temel yazı tipinin yanı sıra,
başlıklar koyu ve pembe olarak, temel yazı tipinin içindeki önemli yerler
ise farklı bir karakterle - vurgulu olarak yazılmıştır.
Sizlerin de fark ettiği gibi, ortama hâkim olan uyarıcılardan farklı
olan uyarıcılar, diğerlerine göre daha rahat algılanmaktadır.
•b. Anlamsal Çağrışım
•
Öğrenme malzemesi, yeni bir konunun öğretiminde,
öğrencilerin önceki öğrenmeleriyle ilişki kurmayı sağlamalıdır.
Böylece öğrenciler zihinlerinde yer alan olaylar - durumlarla yeni
konuyu birleştirebilir.
•
Öğrenmede olumlu aktarım dediğimiz durum, anlamsal
çağrışımla yakından ilgilidir.
•c. Kavramsal Gruplandırma
•
Kavramsal gruplandırmanın gerçekleştirilebilmesi için, kavram
haritası hazırlanır. Kavram haritası, bir konunun içerisinde yer
alan alt başlıkların hiyerarşik olarak sıraya dizilmesiyle
oluşturulan, iki boyutlu, bağlantıları içeren şemalardır.
•d. Telaffuz Edilebilirlik
•
Telaffuz kolaylığı, konunun ve içinde geçen terimlerin kolayca
ifade edilebilmesine karşılık gelmektedir. Kolay okunan, kolay
söylenen terim ve içeriğin anlaşılması kolaylaşırken, zor ifade
edilen, farklı ya da daha önce hiç karşılaşmamış sembollerden
oluşan terimlerin anlaşılması da zorlaşacaktır.
ÖĞRENME
KURAMLARI
Bilişsel Ağırlıklı
Davranışçı
Kuramlar
Davranışçı
Kuramlar
Tepkisel
Koşullanma
PAVLOV
Bitişiklik
WATSON
GUTHRIE
Bağlaşımcılık
THORNDIKE
Edimsel
Koşullanma
SKINNER
Sistematik
Davranış
HULL
Bilişsel Kuramlar
İnsancıl Kuramlar
Gestalt
Yapılandırmacılık
Nörofizyolojik
Kuram
KOFFKA
İhtiyaçlar
Hiyerarşisi
Bilişsel
Yapılandırmacılık
Nörofizyolojik
Kuram
KOHLER
MASLOW
PIAGET
HEBB
Sosyal Öğrenme
Bilgiyi İşleme
BANDURA
GAGNE
Danışan Odaklı
Terapi
Sosyal
Yapılandırmacılık
ROGERS
VYGOTSKY
İşaret/Gestalt
TOLMAN
•KPSS 2006
•
•
•
•
•
•
Aşağıdaki örneklerden hangisinde, öğrenmeye ilgili bir olgu söz
konusu değildir?
A) Bisiklete binmeyi bir kez öğrenen bir çocuğun bunu hiç
unutmaması
B) Daktiloda yazı yazan birinin bilgisayarla yazı yazmayı daha
kolay öğrenmesi
C) Çarpım tablosunu ezbere bilen bir çocuğun çarpmada başarılı
olması
D) Bisikletten düşen bir çocuğun ayağını incitip pedal
çevirememesi
E) Yemek pişirme dersleri alan bir annenin lezzetli yemekler
yapması
•KPSS 2006
•
•
•
•
•
İyi bir masa tenisi oyuncusu olan Aylin tenise başlamaya karar
vermiştir. Aylin masa tenisi raketini kullanma becerisi sayesinde
tenis raketiyle yapması gereken bazı vuruşları kolayca
öğrenmiştir.
Aylin'in bazı vuruşları kolayca öğrenmesi aşağıdakilerden
hangisinin sonucudur?
A) Aralıklı öğrenme
B) İleriye ket vurma
C) Öğrenmenin aktarılması D) Parçalara bölerek öğrenme
E) Alışma
•KPSS 2006
•
•
•
•
Bir öğrenci sürekli olarak bir yıl önceki müsamerede okuduğu
şiiri hatırlaması nedeniyle, bu yılki müsamerede okuyacağı şiiri
öğrenmekte güçlük çekmesi aşağıdakilerden hangi­sinin
sonucudur?
A) Örtük (gizil) öğrenme
B) Bastırma
C) Geriye ket vurma
D) Amnezi
E) İleriye ket vurma
•KPSS 2006
•
•
•
•
•
•
Aşağıdakilerden hangisi, davranışçı yaklaşımın temel
görüşlerinden biri değildir?
A) Bütün davranışlar öğrenilmiştir.
B) İnsan davranışları çevresel uyarıcılar tarafından başlatılır.
C) İnsan davranışlarını anlamak için gözlenemeyen etkenleri
incelemek yersizdir.
D) Davranışların mekanizmasını anladıktan sonra onları kontrol
etmek mümkündür.
E) Her insan, doğuştan kendini gerçekleştirme gizil gücüyle
dünyaya gelir.
•KPSS 2007
•
•
•
•
•
•
Aşağıdakilerden hangisi, öğrenmenin en uygun tanımıdır?
A) Bireyin içerisinde yaşadığı kültürün değerlerini kazanma
süreci
B) Bireyin çevresiyle etkileşiminde meydana gelen değişme
C) Yeni ve kalıcı bilgilerin edinilmesi için yararlanılan yöntem
D) Yaşantılar yoluyla meydana gelen nispeten kalıcı davranış
değişikliği
E) İstenilen davranış değişikliğini oluşturmak amacıyla bireyin
gösterdiği bilinçli çaba
•KPSS 2007
•
•
•
•
•
Bir papağana bazı kelimeleri söylemeyi öğretebilirsiniz; ancak ne
kadar çabalarsanız çabalayın bir serçeye bir kelime bile
öğretmeniz mümkün değildir.
Öğrenme açısından papağanla serçe arasında görülen bu fark,
aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
A) Türe özgü hazır oluş B) Dikkat bozukluğu
C) Aşırı uyarılma
D) Güdülenme
E) Büyüme
•KPSS 2007
•
•
•
•
•
•
Aşağıdakilerden hangisi, öğrenme ürünü olan bir davranış
değildir?
A) Limon kelimesini duyan bir kişinin ağzının sulanması
B) Yoldan geçmekte olan bir yayanın klakson sesiyle irkilmesi
C) Bir çocuğun salıncak kurup küçük kardeşini sallaması
D) Bir kişinin zehirli olduğunu düşünerek böceklerden korkması
E) Acıkan birinin mutfağa yönelmesi
•KPSS 2007
•
•
•
•
•
Bir öğrenci, matematik dersindeki öğrenme eksiklerini
tamamlayarak başarı düzeyini yükseltiyor. Bu öğrenci fizik
dersindeki çabalarında bir değişiklik yapmadığı halde, bu
dersteki başarısında da yükselme oluyor.
Bu durum, aşağıdakilerden hangisine örnektir?
A) Zihinde canlandırma
B) Bilişsel öğrenme
C) Bütün halinde öğrenme D) Olumlu aktarma
E) Pekiştirme
•KPSS 2007
•
•
•
•
Bir tiyatro oyuncusu, birkaç yıl önce oynadığı bir oyunda tekrar
rol almıştır. Aklına, sürekli olarak, aradan geçen yıllarda oynadığı
öteki rollerin sözleri geldiği için, rolünün sözlerini yeniden
öğrenme­de güçlük çekmektedir.
Bu durum aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
A) Geriye ket vurma B) Bastırma C) Güdüsel unutma
D) Sonralık etkisi
E) Episodik bellek
•KPSS 2007
•
•
•
•
•
•
Aşağıdakilerden hangisi bilişsel (cognitive) öğrenme
kuramlarının ilkelerinden biri de­ğildir?
A) Öğrenci, verilen yeni bilgiyi daha önce öğrendikleriyle
ilişkilendirerek zihninde anlamlı hale getirir.
B) Anlayarak, kavrayarak öğrenme, ezberleyerek öğrenmeden
daha kalıcıdır.
C) Öğrenci, öğreneceği bilgideki ilişkileri kendisi keşfederse
öğrenilenler daha kalıcı olur.
D) Bilgi, öğrenciye anlamlı bütünler halinde sunulmalıdır.
E) Öğrenci, davranışının meydana getirdiği sonuçtan haz
duyarsa uyarıcı tepki bağı güçlenir.
•KPSS 2007
•
•
•
•
•
•
•
Bebeklerin kişilikleri doğduklarında şekillenmemiş bir kil kültesi
gibidir. Geçirdikleri yaşantılar, kişi­liklerini bir heykeltıraşın kil
kütlesini şekillendirmesine benzer biçimde şekillendirir.
Yukarıdaki görüşü savunan yaklaşım aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Davranışçı
B) Psikoanalitik
C) Bilişsel
D) Ekolojik
E) Yapısalcı
•KPSS 2008
•
•
•
•
•
•
•
Okula yeni başlayan öğrencilerine okuma yazmayı öğretmen
isteyen bir anaokulu öğretmeni bunda başarılı olamaz. Ancak bu
öğretmen, aynı grupla bir yıl sonra yapılan çalışmalarda
öğrencilerinin büyük bir bölümünün okuma ve yazmayı
öğrenebildiklerine tanık olur.
Yukarıda verilen örnekten hareketle varılabilecek en uygun
sonuç aşağıdakilerden han­gisidir?
A) Anaokulu öğretmeni öğrencilerin dikkatini çekmede başarılı
olamamıştır.
B) Davranışın ortaya çıkması için belli bir olgunluk düzeyine
ulaşmak gerekir.
C) Bireyin kapasitesinin üstünde davranışlara zorlanması,
başarısını düşürür.
D) Yeterince büyümeden yapılan çalışmalar çocuğu yorar.
E) Büyüme, olgunlaşma sonucunu doğurur.
•KPSS 2008
•
•
•
•
Seda Hanım yeni taşındığı evde mutfağının uygun olmaması
nedeniyle, sağa doğru açılan buzdolabı kapağını sola doğru
açılacak şekilde değiştirmiştir. Ancak kapağı açması gerektiğinde,
uzun bir süre dolap kapağını önce sağa doğru açmaya çalışmıştır.
Seda Hanım'ın uzun süre dolabın kapağını sağa doğru açmaya
çalışmasını en iyi açıkla­yan kavram aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Sönme
B) Ket vurma C) Öğrenilmiş çaresizlik
D) Olumsuz aktarma
E) Öncelik etkisi
•KPSS 2008
•
•
•
•
•
•
•
Yeni yılın ilk günlerinde tarih atarken, bir önceki yılın tarihinin
yazılması sık karşılaşılan bir hatadır.
Bu hata aşağıdakilerden hangisinin sonucudur?
A) Tepki genellemesi
B) Sonralık etkisi
C) Geriye doğru ket vurma
D) Alışma
E) İleriye doğru ket vurma
•KPSS 2008
•
•
•
•
•
•
Bir hafta sonra gireceği sınava hazırlanan öğrencisine "Her gün
yarım saatini ayırıp çalışman sınavdan bir gün önce 15 saat
çalışmandan daha yararlı olur." biçiminde öneride bulunan bir
öğretmen, öğrenmeyle ilgili aşağıdaki etkenlerden hangisine
vurgu yapmaktadır?
A) Aralıklı ya da toplu öğrenme
B) Parçalara bölerek ya da bütün halinde öğrenme
C) Öncelik etkisi
D) Genel uyarılmışlık durumu
E) Tekrar
•KPSS 2008
•
•
•
•
•
•
Aşağıdakilerden hangisi bilişsel öğrenme yaklaşımının temel
sayılılarından birisi değildir?
A) Öğrenme sürecine aktif olarak katılım zorunludur, öğrenme
kendiliğinden ortaya çıkmaz.
B) Ön bilgiler ve bilişsel beceriler öğrenmeyi etkiler.
C) Birey, maruz kaldığı uyarıcılara kendisi anlam veriri ve
yorumlar.
D) Anlamlandırma ve yorumlama süreci öğrenmeyi etkiler.
E) Öğrenmenin ortaya çıkması için pekiştireç gereklidir.
•KPSS 2009
•
•
•
•
•
•
Aşağıdaki davranışlardan hangisi öğrenme yoluyla
kazanılmamıştır?
A) Bir köpeğin eve ilk kez gelen bir misafiri görünce
huysuzlanması
B) İşine her zaman vaktinde giden bir kişinin çalar saati
bozulduğu için işe geç kalması
C) Bir oto tamircisinin motorun sesinden arızanın nerede
olduğunu anlaması
D) Bir annenin bebeğinin altını değiştirmesi
E) Bir bebeğin babasını görünce gülümsemesi
•KPSS 2009
•
İyi birer tenisçi olmaları için üç yaşındaki oğluyla altı yaşındaki
kızını çalıştırmaya başlayan bir baba, kısa sürede altı yaşındaki
kızının raketi kavramayı ve temel hareketleri yapmayı daha
çabuk öğrendiğini fark eder.
•
Aşağıdakilerden hangisi, çocukların raketi kavrama ve temel
hareketleri yapmayı öğren­me hızları arasında gözlenen
farklılıkların nedeni olamaz?
A) Olgunlaşma
B) Türe özgü hazıroluş C) Yaşantı farklılıkları
D) Yetenek
E) Güdülenme düzeyi
•
•
KPSS 2009
•
•
•
•
•
•
•
Araştırma sonuçlarına göre, genel uyarılmışlık düzeyi ile öğrenme hızı
arasında çan eğrisi biçiminde bir ilişki bulunmaktadır.
Bu ilişkinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Genel uyarılmışlık düzeyi arttıkça öğrenme hızı da artmaktadır.
B) Genel uyarılmışlık düzeyinin artması, öğrenme hızını bir noktaya
kadar olumlu, bir noktadan sonra olumsuz etkilemektedir.
C) Genel uyarılmışlık düzeyi yüksek ya da düşük olduğunda öğrenme
en yüksektir.
D) Genel uyarılmışlık düzeyi azaldıkça öğrenme hızı artmaktadır.
E) En yüksek öğrenme hızına, genel uyarılmışlık düzeyinin en yüksek
olduğu noktada ulaşılmaktadır.
•KPSS 2009
•
•
•
•
•
•
Aşağıdaki örneklerden hangisinde öğrenmenin aktarılması söz
konusudur?
A) Bilgisayarda iki parmakla yazmaya alışık bir kişinin, on
parmakla yazmayı yeni başlayan birine göre daha güç öğrenmesi
B) Bir öğrencinin psikoloji öğretmenini sevdiği için psikolojiye
ilgi duymaya başlaması
C) Sigara içen birinin, içmeyen birine göre kibriti daha kolay
yakması
D) Bir yabancı dili öğrenmede güçlük çeken birinin bir başka
yabancı dili öğrenirken de aynı ölçüde güçlük çekmesi
E) Tiyatroya ilgi duyan bir gencin aynı zamanda sinemaya da ilgi
duyması
•KPSS 2009
•
•
•
•
Bir öğrenme deneyinde, katılımcılara bir kelime dizisi verilerek
ezberlemeleri sağlanır. Ardından birkaç güç geçtikten sonra
kendilerinden bir başka kelime dizisini ezberlemeleri istenir.
Daha sonra katılımcı­lardan ilk öğrendikleri listedeki kelimeleri
tekrarlamaları istendiğinde, akıllarına sürekli ikinci listedeki
kelimelerin gelmesi nedeniyle ilk listedeki kelimeleri
hatırlamada güçlük çektikleri görülür.
Katılımcıların ilk listedeki kelimeleri hatırlamada güçlük
çekmeleri aşağıdaki süreçlerden hangisiyle açıklanabilir?
A) Sönme
B) Algısal set oluşturma
C) Otomatik kodlama
D) Geriye doğru ket vurma E) Engellenme
•KPSS 2009
•
•
•
•
Canlı organizmalar sürekli bir etkinlik içerisindedir. İnsan
davranışını anlamak için gözlenebilir dav­ranışlar incelenmelidir.
Bir davranış ne kadar karmaşık görünürse görünsün, en küçük
birimine kadar incelendiğin bir uyarıcı tepki bağıntısı
görülecektir.
Bu düşünce aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle doğrudan
ilgilidir?
A) Davranışçı yaklaşım B) Yapısalcılık
C) Biyolojik yaklaşım
D) Sosyal öğrenme
E) Fenomenolojik yaklaşım
Download

Öğrenme