kpss
2015
konu anlatımlı
ayrıntılı çözümlü
örnekler
uyarılar
pratik bilgiler
çıkmış sorular ve
açıklamaları
ÖSYM
tarzına en yakın
özgün sorular
ve açıklamaları
öğrenme
psikolojisi
2014 kpss’de
68 soru
yakaladık
Komisyon
KPSS ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ
ISBN 978-605-364-840-6
Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarına aittir.
© Pegem Akademi
Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları
Pegem Akademi Yay. Eğt. Dan. Hizm. Tic. Ltd. Şti. ne aittir.
Anılan kuruluşun izni alınmadan kitabın tümü ya da bölümleri,
kapak tasarımı; mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik, kayıt
ya da başka yöntemlerle çoğaltılamaz, basılamaz, dağıtılamaz.
Bu kitap T.C. Kültür Bakanlığı bandrolü ile satılmaktadır.
Okuyucularımızın bandrolü olmayan kitaplar hakkında
yayınevimize bilgi vermesini ve bandrolsüz yayınları
satın almamasını diliyoruz.
“Bu kitapta yer alan geçmiş yıllarda ÖSYM'nin yapmış olduğu sınavlardaki ÇIKMIŞ
SORULAR'ın her hakkı ÖSYM'ye aittir. Hangi amaçla olursa olsun, tamamının veya bir
kısmının kopya edilmesi, fotoğraflarının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması ya da
kullanılması, yayımlanması ÖSYM'nin yazılı izni olmadan yapılamaz. Pegem Akademi
Yayıncılık telif ücreti ödeyerek bu izni almıştır.”
5. Baskı: Eylül 2014, Ankara
Yayın-Proje Yönetmeni: Demet Tamer
Dizgi-Grafik Tasarım: Şermin Demirhan
Kapak Tasarımı: Gürsel Avcı
Baskı: Tuna Matbaacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Bahçekapı Mahallesi 2460. Sokak No: 7
Şaşmaz/ANKARA
(0312-278 34 84)
Yayıncı Sertifika No: 14749
Matbaa Sertifika No: 16102
İletişim
Karanfil 2 Sokak No: 45 Kızılay / ANKARA
Yayınevi: 0312 430 67 50 - 430 67 51
Yayınevi Belgeç: 0312 435 44 60
Dağıtım: 0312 434 54 24 - 434 54 08
Dağıtım Belgeç: 0312 431 37 38
Hazırlık Kursları: 0312 419 05 60
İnternet: www.pegem.net
E-ileti: [email protected]
SUNU
Değerli Öğretmen Adayları;
Bu kitap Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) Eğitim Bilimleri Testinde
önemli bir yer tutan “Öğrenme” kapsamındaki yaklaşık 16 soruyu etkili bir şekilde çözebilmeniz amacıyla hazırlanmıştır.
Kitap, sorulmuş ve sorulması olası soruların titizlikle incelenmesiyle meydana getirilmiş olup;

Öğrenme Psikolojisine Giriş,

Klasik Koşullanma,

Bağlaşımcılık Kuramı,

Bitişiklik Kuramı,

Edimsel Koşullanma Kuramı,

Gestalt Kuramı,

Bilgi İşleme Kuramı,

İşaret - Gestalt Kuramı ve

Sosyal Öğrenme Kuramı
bölümlerinden oluşmaktadır.
Kitapta; bölümlerin sınav formatına uygun ve soru çözümünü kolaylaştıracak bir şekilde ele alınmasına ve bilgilerin açık ve anlaşılır bir dille ifade edilmesine, bilginin resim ve şekillerle somutlaştırılmasına ve tablolarda akılda kalıcı biçimde sunulmasına özen gösterilmiştir.
Her ünitenin sonunda,

özet,

bulmaca,

doğru - yanlış testi,

boşluk doldurma,

çözümlü test,

cevaplı test ve

çıkmış sorulara;
yer verilmiştir.
Bu kitabın hazırlanmasında yardım, destek ve katkılarını esirgemeyen meslektaşlarımıza,
PEGEM AKADEMİ yayınevi ve dershanesi çalışanları ile öğrencilerine teşekkürü bir borç biliriz.
Bu kitap, uzun bir birikimin ve yoğun bir emeğin ürünüdür. Kitapla ilgili görüş ve önerileriniz bu ürünün niteliğini daha da arttıracaktır. Değerli görüş ve önerilerinizi lütfen bizimle
[email protected] aracılığıyla paylaşınız.
Kitabın çalışmalarınızda yararlı olması dileğiyle, KPSS’de ve meslek hayatınızda başarılar.
Komisyon
İÇİNDEKİLER
1. BÖLÜM
2. BÖLÜM
Öğrenme Psikolojisine Giriş
Ö
Klasik (Tepkisel) Koşullanma
K
a
KLASİK (TEPKİSEL) KOŞULLANMA ................... 56
ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ .......................................4
KLASİK KOŞULLANMANIN BEŞ TEMEL ÖGESİ ..... 56
Öğrenme Nedir? .............................................. 4
TEMEL KAVRAMLAR........................................... 61
Öğrenmenin Özellikleri .................................... 4
Bitişiklik ............................................................. 61
Garcia Etkisi ...................................................... 61
DAVRANIŞ TÜRLERİ ............................................. 6
Habercilik .......................................................... 63
Doğuştan Getirilen Davranışlar ....................... 6
Olumlu ve Olumsuz Habercilik .......................... 65
Geçici Davranışlar ........................................... 6
Öğrenme Ürünü Olan Davranışlar ................... 7
ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER .............11
Birleşik Koşullanma ........................................... 66
Üst Düzey (Dereceli) Koşullanma ..................... 67
Duyusal Ön Koşullanma.................................... 68
Sönme ............................................................... 70
Pekiştirme ......................................................... 71
Öğrenenle İlgili Faktörler ....................................11
Kendiliğinden Geri Gelme ................................. 72
Öğrenme Yöntemi İle İlgili Faktörler .................. 18
Genelleme ......................................................... 72
Öğrenme Malzemesi İle İlgili Faktörler .............. 21
ÖĞRENME KURAMLARI ..................................... 24
Davranışçı Yaklaşımla Bilişsel Yaklaşım
Arasındaki Temel Farklar .................................. 24
ÖZET .................................................................... 25
BULMACA ............................................................ 27
Ayırt Etme ......................................................... 73
Gölgeleme ......................................................... 74
Engelleme ......................................................... 75
KOŞULLU TEPKİLERİ ORTADAN KALDIRMA
YÖNTEMLERİ ...................................................... 77
Sönmesini Bekleme .......................................... 77
Karşıt Koşullama ............................................... 77
İtici Uyarıcılara Koşullama................................. 78
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ ..................................... 28
Sistematik Duyarsızlaştırma.............................. 78
BOŞLUK DOLDURMA ......................................... 29
Karşı Karşıya Getirme
(Maruz Bırakma-Taşırma) ................................. 80
ÇÖZÜMLÜ TEST.................................................. 30
ÖZET .................................................................... 81
ÇÖZÜMLER ......................................................... 35
BULMACA ............................................................ 82
CEVAPLI TEST - 1 ............................................... 38
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ ..................................... 83
CEVAPLI TEST - 2 ............................................... 40
ÇIKMIŞ SORULAR ............................................... 43
ÇIKMIŞ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ ..................... 50
BOŞLUK DOLDURMA ......................................... 84
ÇÖZÜMLÜ TEST.................................................. 85
ÇÖZÜMLER ......................................................... 88
CEVAPLI TEST - 1 ............................................... 90
CEVAPLI TEST - 2 ............................................... 93
CEVAPLI TEST - 3 ............................................... 95
ÇIKMIŞ SORULAR ............................................... 98
ÇIKMIŞ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ ................... 103
vi
3. BÖLÜM
ÖZET .................................................................. 140
Bağlaşımcılık Kuramı
(Deneme-Yanılma
Yoluyla Öğrenme)
BULMACA .......................................................... 141
BAĞLAŞIMCILIK (BAĞ KURAMI /
ARAÇSAL KOŞULLANMA) .................................110
Deneme Yanılma Yoluyla Öğrenme .................110
Küçük Adımlar İlkesi.........................................111
THORNDİKE’IN ÖĞRENME İLE İLGİLİ
ÜÇ TEMEL YASASI.............................................112
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ ................................... 142
BOŞLUK DOLDURMA ....................................... 143
ÇÖZÜMLÜ TEST................................................ 144
ÇÖZÜMLER ....................................................... 146
CEVAPLI TEST ................................................. 148
ÇIKMIŞ SORULAR ............................................. 150
ÇIKMIŞ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ ................... 150
Etki Yasası .......................................................112
Hazırbulunuşluk Yasası (Kanunu) ....................113
5. BÖLÜM
Tekrar (Alıştırma) Yasası (Kanunu) ..................114
Edimsel (Operant)
Koşullanma
MERAKLISINA ....................................................114
ÖZET ...................................................................117
BULMACA ...........................................................118
EDİMSEL KOŞULLANMA .................................. 154
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ ....................................119
Tepkisel Davranış ............................................ 154
BOŞLUK DOLDURMA ....................................... 120
Edimsel Davranış ............................................ 155
ÇÖZÜMLÜ TEST................................................ 121
Etki Yasası ve Edimsel Koşullanma ................ 155
ÇÖZÜMLER ....................................................... 123
CEVAPLI TEST ................................................. 124
EDİMSEL VE TEPKİSEL KOŞULLANMANIN
KARŞILAŞTIRILMASI ........................................ 156
ÇIKMIŞ SORULAR ............................................. 126
PEKİŞTİRME ..................................................... 157
ÇIKMIŞ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ ................... 127
OLUMLU VE OLUMSUZ PEKİŞTİRME ............. 158
Olumlu Pekiştirme ........................................... 158
4. BÖLÜM
Bitişiklik Kuramı
(Uyarıcı - Tepki Bitişikliği)
Olumsuz Pekiştirme ........................................ 159
Ceza ................................................................ 161
I. ve II. Tip Ceza.......................................... 161
Birincil ve İkincil Pekiştireçler .......................... 164
BİTİŞİKLİK KURAMLARI .................................... 132
WATSON ......................................................... 132
Korku Koşullanması (Küçük Albert Deneyi) .. 132
PEKİŞTİREÇ TÜRLERİ ...................................... 165
Sosyal Pekiştireç .......................................... 165
En Son ve En Sık İlkesi .............................. 133
Nesne Pekiştireci .......................................... 165
Bulmaca Kutusu Deneyi ............................. 134
Etkinlik Pekiştireci ......................................... 165
GUTHRIE ........................................................ 134
Sembolik Pekiştireç ...................................... 165
Bitişiklik İlkesi ............................................. 134
Sönme ................................................................ 165
Tek Denemede Öğrenme ........................... 135
Sonunculuk İlkesi ....................................... 135
GUTHRIE’NİN ALIŞKANLIKLARI
YOK ETME YÖNTEMLERİ................................. 136
Kendiliğinden Geri Gelme................................... 168
GENELLEME...................................................... 168
Uyarıcı Genellemesi ........................................ 168
Eşik Yöntemi ................................................... 136
Tepki Genellemesi ........................................... 169
Bıktırma Yöntemi............................................. 137
Ayırt Etme ....................................................... 171
Zıt Tepki Yöntemi ............................................ 138
MERAKLISINA ................................................... 139
Davranışta Kontrast ........................................ 172
vii
PEKİŞTİRME TARİFELERİ ................................ 175
Sürekli ............................................................. 175
Sabit Oranlı ..................................................... 175
Değişken Oranlı .............................................. 175
Sabit Aralıklı .................................................... 175
6. BÖLÜM
Gestalt Kuramı
(İçgörüsel / Kavrayarak
/ Sezgisel Öğrenme /
Kavrama / Kavrayış /
Seziş Yoluyla Öğrenme)
Değişken Aralıklı ............................................. 175
Diğer Pekiştirme Tarifeleri ............................... 179
GESTALT KURAMI ............................................. 254
Artan Oranlı Pekiştirme .............................. 179
İçgörüsel Öğrenme.......................................... 254
Artan Aralıklı Pekiştirme ............................. 179
GESTALT YAKLAŞIMIN TEMEL İLKELERİ........ 259
Katışık Tarifeler ........................................... 179
ÜRETİCİ DÜŞÜNME ......................................... 259
Kademeli Yaklaşma ............................................ 181
YARATICI DÜŞÜNME ........................................ 260
Davranış Biçimlendirme...................................... 181
Ayrımlı Pekişirme ............................................ 181
Zincirleme........................................................ 183
Koşullu Anlaşma ................................................. 184
Premack İlkesi .................................................... 184
Simgesel Ödülle Pekiştirme................................ 186
Batıl Davranış ..................................................... 187
KAÇMA VE KAÇINMA KOŞULLANMASI........... 188
Öğrenilmiş Çaresizlik .......................................... 190
ALGI YASALARI ................................................. 262
ALGISAL DEĞİŞMEZLİK ................................... 265
BELLEK VE UNUTMA ........................................ 266
ALAN KURAMI ................................................... 266
ÖZET .................................................................. 268
BULMACA .......................................................... 269
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ ................................... 270
BOŞLUK DOLDURMA ....................................... 271
ÇÖZÜMLÜ TEST................................................ 272
ÇÖZÜMLER ....................................................... 275
Kendini Gerçekleştiren Kehanet ......................... 192
CEVAPLI TEST .................................................. 277
EĞİTİMDE CEZANIN KULLANILMASI............... 192
ÇIKMIŞ SORULAR ............................................. 279
Cezanın Olumsuz Yönleri ............................... 192
ÇIKMIŞ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ ................... 280
Ceza Uygularken Dikkat Edilecek Noktalar..... 193
Ara Verme ....................................................... 194
Cezaya Alternatif Davranış Kontrol Teknikleri..... 194
MERAKLISINA ................................................... 196
7. BÖLÜM
Bilgi İşleme Kuramı
ÖZET .................................................................. 200
BULMACA .......................................................... 202
BİLGİ İŞLEME KURAMI ..................................... 284
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ ................................... 203
BİLGİ DEPOLARI ............................................... 287
BOŞLUK DOLDURMA ....................................... 204
ÇÖZÜMLÜ TEST................................................ 205
ÇÖZÜMLER ....................................................... 211
CEVAPLI TEST - 1 ............................................. 214
Duyusal Bellek (Duyusal Kayıt) ....................... 287
Kısa Süreli Bellek (İşleyen/Çalışan Bellek) ..... 287
Uzun Süreli Bellek ........................................... 287
BİLİŞSEL SÜREÇLER ....................................... 289
CEVAPLI TEST - 2 ............................................. 218
Bilginin Duyusal Bellekten Kısa Süreli
Belleğe Aktarılması ......................................... 289
CEVAPLI TEST - 3 ............................................. 222
Bilginin Kısa Süreli Bellekte Saklanması......... 290
ÇIKMIŞ SORULAR ............................................. 226
Bilginin Kısa Süreli Bellekten Uzun Süreli
Belleğe Aktarılması ......................................... 291
ÇIKMIŞ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ ................... 241
viii
Bilginin USB’den KSB’ye Aktarılması.............. 296
YÜRÜTÜCÜ SÜREÇLER ................................... 301
Yürütücü Kontrol Sistemi................................. 301
Yürütücü Biliş Bilgisi ........................................ 301
MERAKLISINA ................................................... 302
9. BÖLÜM
Sosyal Öğrenme Kuramı
SOSYAL ÖĞRENME NEDİR?............................ 354
ÖZET .................................................................. 303
DOLAYLI ÖĞRENMEYİ SAĞLAYAN
DOLAYLI YAŞANTILAR ..................................... 357
BULMACA .......................................................... 304
Dolaylı Pekiştirme ........................................... 357
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ ................................... 305
Dolaylı Ceza .................................................... 357
BOŞLUK DOLDURMA ....................................... 306
Dolaylı Güdülenme.......................................... 358
ÇÖZÜMLÜ TEST................................................ 307
Dolaylı Duygu .................................................. 359
ÇÖZÜMLER ....................................................... 310
CEVAPLI TEST - 1 ............................................. 312
MODEL ALMA YOLUYLA NELER
ÖĞRENİLEBİLİR? .............................................. 359
CEVAPLI TEST - 2 ............................................. 315
GÖZLEM YOLUYLA ÖĞRENME SÜREÇLERİ ... 364
ÇIKMIŞ SORULAR ............................................. 318
Dikkat .............................................................. 364
ÇIKMIŞ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ ................... 320
Hatırda Tutma ................................................. 364
Davranışı Meydana Getirme ........................... 364
8. BÖLÜM
İşaret Gestalt Kuramı
(Amaçlı Davranışçılık Beklenti Kuramı)
İŞARET GESTALT KURAMI ............................... 324
Amaçlı Davranışçılık ....................................... 324
Beklenti ........................................................... 326
Denence .......................................................... 326
Ödül Beklentisi ................................................ 327
Örtük Sönme .................................................. 327
Gizil Öğrenme ................................................. 328
Yer Öğrenme ................................................... 331
Bilişsel Harita .................................................. 333
MERAKLISINA ................................................... 334
ÖZET .................................................................. 337
BULMACA .......................................................... 338
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ ................................... 339
BOŞLUK DOLDURMA ....................................... 340
Güdülenme...................................................... 364
SOSYAL BİLİŞSEL KURAMIN TEMEL İLKELERİ.. 367
Karşılıklı Belirleyicilik ....................................... 367
Sembolleştirme Kapasitesi .............................. 367
Öngörü Kapasitesi........................................... 367
Dolaylı Öğrenme Kapasitesi............................ 367
Öz-Yargılama (öz-yansıtma) Kapasitesi.......... 368
Öz-Yeterlik Algısı (yetkinlik beklentisi) ............ 368
Öz-Düzenleme Kapasitesi............................... 369
ÖZET .................................................................. 370
BULMACA .......................................................... 371
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ ................................... 372
BOŞLUK DOLDURMA ....................................... 373
ÇÖZÜMLÜ TEST................................................ 374
ÇÖZÜMLER ....................................................... 377
CEVAPLI TEST - 1 ............................................. 379
CEVAPLI TEST - 2 ............................................. 382
ÇIKMIŞ SORULAR ............................................. 385
ÇIKMIŞ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ ................... 388
ÇÖZÜMLÜ TEST................................................ 341
ÇÖZÜMLER ....................................................... 344
BULMACA ÇÖZÜMLERİ .................................... 391
CEVAPLI TEST .................................................. 346
DOĞRU - YANLIŞ TESTİ CEVAPLARI .............. 394
ÇIKMIŞ SORULAR ............................................. 349
BOŞLUK DOLDURMA CEVAPLARI .................. 395
ÇIKMIŞ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ ................... 350
KAYNAKÇA ........................................................ 398
ÖĞRENME PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

ÖĞRENMENİN TANIMI

DAVRANIŞ TÜRLERİ

ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

ÖĞRENME KURAMLARI
<×
2005
3
2006
3
OOD
6R UD*
UX |
$ UH
QD d×
OL] NP
OHU ×Ā
L
2007
4
2008
5
2009
5
2010
8
2010-2
2
2011
2
2012
2
2013
2014
2
3
Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmendir.
ATATÜRK
KAVRAM HARİTASI
Öğrenme
Psikolojisine Giriş
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Öğrenme nedir?
Doğuştan Getirilen Davranışlar
Geçici Davranışlar
Öğrenilmiş Davranışlar
Alışma
Duyarlılaşma
Duyusal Adaptasyon
Alışkanlık
Öğrenmeyi Etkileyen
Faktörler
Öğrenenle İlgili
Faktörler
Öğrenme Yöntemi
ile İlgili Faktörler
Türe özgü hazıroluş
Olgunlaşma (yaş ve zekâ)
Güdülenme
Genel Uyarılmışlık Hali ve Kaygı
Dikkat
Fizyolojik Durum
Geçmiş Yaşantılar
•
•
•
•
•
Toplu ya da aralıklı çalışma
Bütün halinde ya da parçalara
bölerek çalışma
Aktif katılım
Geribildirim
Öğrenme
Kuramları
Davranışçı ve
Bilişsel Yaklaşım
Öğrenme Malzemesi
ile İlgili Faktörler
•
•
•
•
Telaffuz edilebilirlik
Algısal ayırt edilebilirlik
Anlamsal çağrışım
Kavramsal gruplandırma
1. BÖLÜM
ÖĞRENME
PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ
si
Bölüm Önce n tanımına,
sunu
öğrenme olgu
Bu bölümde
lere ve öğrenör
kt
fa
n
kileye
l
öğrenmeyi et
ımların gene
aş
farklı yakl
n
ya
la
de
ık
m
aç
lü
i
mey
r. Bu bö
yer verilmişti
özelliklerine
’de her yıl or
SS
P
K
lardan
m
lü
bö
u
B
yer alan konu
r.
dı
soru çıkmakta
talama 4-5
na ilk adım ni
rı
la
nu
ko
i
is
oj
ol
ik
ps
erl
e
İle
nm
.
öğre
emlidir
için oldukça ön
teliği taşıdığı
olan öğrenme
ak
ac
ın
al
e ele
lmesi için
yen bölümlerd
iyi anlaşılabi
ha
da
n
nı
rı
la
kuram
mel kavramisi ile ilgili te
oj
ol
ik
ps
e
nm
öğre
iyi öğrenilmiş
ğı bu konunun
ların ele alındı
ektedir.
olması gerekm
şan
de sahibiyle yarı
ün
m
lü
bö
l
a
n
fi
’in
tepen
Yetenek Sizsiniz
alay çeken, horon
H
i.
d
le
lit
ki
a
n
a
kr
Max, izleyenleri e
erek sahibine
d
e
e
ld
e
i
liğ
ci
n
ri
sevimli köpek bi
ödülü kazandırdı.
ük
y
bü
k
’li
L
T
n
bi
250
i ve salonoldu. Gecede jür
şilırmak ve Max
ile horon
de kazanan Ali Ye mga vuran Ali Yeşilırmak, Max
ün
lüm
bö
al
fin
in
da
iz’
Michael
ye
sin
ile
ı
ce
Siz
lar
ge
ek
ns
ile
da
ten
n
vu
Ye
İspanyol ve İtalya
n kaldı. Sahne şo
sı,
yra
va
ha
ha
e
et
liy
sk
iki
mi
er
kara
dakil
. İkili daha önce An
tepti ve halay çekti
işti.
lem
rgi
se
de
eri
da daha
Jackson figürl
Anne de baba
a doğtan’dan getirdik.
ris
rad
ca
Bu
Ma
rı.
r’ı
kla
ca
cu
gel ve babası Os uş. Max onların birinci kuşak ço
sonAn
ha
si
da
ne
an
l’in
ge
’in
“Max
olm
r. Oscar ve An
malarda başarılı
çalışan PetEuro’dan başlıyo
le
bin
im
biz
10
önce bu tür yarış
na
ise
ya
atı
köpeklerin fiy
n sıkı
x’i 11 yıldan bu
du. Bu tür cins
. Max gerçekte
İki yaşındaki Ma
Yeşilırmak eğitti
kları daha oldu.
geldi.”
cu
Ali
r
ço
u
da
k
ka
lus
şa
ku
re
rum
iki
nle
so
i
ra
leri aldı ve bugü
’ın eğitim birim
itim
ub
Cl
eğ
v
el
şo
nn
ve
Ke
world
ri itaat
. Temel itaat, ile
l itaatte köeğitimlerden geçti
itaat eğitimi. Teme sonra da,
sur, temel ve ileri
en
un
ind
iki
itim
ilk
eğ
e
ind
Bu
peklerin eğitim
eğipıya getiriliyor.
öğreten ileri itaat
Başarının Sırrı: Kö ol altında tutulup uygun bir altya
ihli
ntr
ol altında tutmayı
ko
tar
ntr
ile
ko
12
ın
20
ma
rt
sız
tas
ak
Ma
r
pekle
nışlarını kayış olm an da şov eğitimleri başlıyor. (13
vra
da
ğin
pe
kö
eğitimde
men ardınd
Bu eğitimlerin he
timine geçiliyor.
ır.)
ışt
nm
alı
n
de
Vatan Gazetesi’n
YAŞAMDAN
4
ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ
Öğrenme Nedir?
Öğrenme; organizmanın davranışlarında yaşantı yoluyla meydana gelen, nispeten (göreli olarak) kalıcı
değişikliklerdir.
Bu tanıma göre;
 Öğrenme bir davranış değişikliğidir.
 Ancak her davranış değişikliği öğrenme değildir.
Bir davranış değişikliğinin öğrenme olarak kabul
edilmesi için bu değişikliğin şu ya da bu nedenle
değil yaşantı yoluyla gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
 Bir davranış değişikliğinin öğrenme olarak kabul
edilebilmesi için gerekli olan son koşul bu değişikliğin nispeten kalıcı olması yani süreklilik göstermesidir.
Not
Öğrenmenin üç temel özelliği:
 Davranışta değişiklik
 Yaşantı yoluyla meydana gelme
 Nispeten kalıcı olma
Peki, bir davranış değişikliğinin yaşantı yoluyla meydana gelmesi ne demektir ve yaşantı kazanma dışında organizmada davranış değişikliğine yol açabilecek
faktörler nelerdir? Yaşantı, organizmanın çevresiyle
girdiği etkileşimler sonucunda kendisinde kalan izdir. Öğrenme tanımında yaşantı sözcüğünün yerine,
“yaşantı” kavramının tanımını koyarsak şu şekilde bir
tanım elde etmiş oluruz:
Not
Bir davranış değişikliğinin öğrenme olarak kabul
Yaşantı kazanma dışında organizmada davranış
değişikliğine yol açabilecek bazı faktörler vardır.
Olgunlaşma, büyüme, sakatlanma, hastalık, yorgunluk, ilaç ya da alkol alma gibi nedenlerle ortaya
çıkan davranış değişiklikleri öğrenme olarak kabul
edilmez. Çünkü bu davranış değişiklikleri organizmanın çevreyle girdiği etkileşim sonucunda kendisinde kalan ize bağlı olarak değil bedensel bir
değişikliğe bağlı olarak meydana gelmektedir.
Hastalık, yüksek ateş ya da sakatlanma gibi
durumlarda organizmada davranış değişikliği
gözlenebilir. Ateşi yükselen bir kişi sayıklayabilir,
ayağını inciten birinin yürüyüşü değişebilir vb.
Ancak bu davranış değişiklikleri yaşantı kazanma sonucunda oluşmadığı için öğrenme olarak
kabul edilemez. Benzer şekilde ilaç, alkol ya da
uyuşturucu gibi maddeler de organizmada davranış değişikliği oluşturabilir. Kişi kanına karışan
bu maddenin etkisiyle sendeleyerek yürüyebilir,
sayıklayabilir vb. Ancak bu davranış değişiklikleri de yaşantı kazanma ürünü olmadıkları için
öğrenme olarak kabul edilemezler.
Organizmada davranış değişikliğine yol açacak
etkenlerden biri de olgunlaşmadır. Olgunlaşma,
organizmanın kendisinden beklenen fonksiyonları yerine getirecek düzeye erişmesidir. Yaşın
ilerlemesiyle birlikte organizma içinde var olan
yeteneklerin öğrenme olmaksızın kendiliğinden
ortaya çıkmasına olgunlaşma denir. Dolayısıyla
olgunlaşma sonucunda organizmada bir fonksiyon değişikliği yani bir davranış değişikliği medyana gelmektedir. Ancak bu değişikliğin nedeni
çevreyle girilen etkileşimler sonucunda organizmada kalan iz (yaşantı) değildir. Örneğin bir
bebeğin doğumdan hemen sonra başını dik tutması beklenmez ancak 3 aylık olduğunda bu yeterliğe ulaşması beklenir. Bu davranış değişikliği
öğrenme olarak kabul edilemez. Çünkü bebekte
gözlenen davranış değişikliğinin nedeni yalnızca
olgunlaşmadır ve yaşantı kazanma neticesinde
oluşmamıştır.
edilebilmesi için bedensel bir değişik nedeniyle or-
Öğrenmenin Özellikleri
taya çıkmış olmaması gerekir.
 Davranışta gözlenebilir bir değişiklik olmalı.
 Davranıştaki bu değişiklik yaşantı kazanma sonucunda gerçekleşmiş olmalı.
Öğrenme; organizmanın davranışlarında çevresiyle
girdiği etkileşimler sonucunda kendisinde kalan izlere
bağlı olarak meydana gelen, nispeten kalıcı değişikliklerdir.
 Davranıştaki bu değişiklik nispeten kalıcı ve sürekli olmalı.
 Davranıştaki bu değişiklik sakatlanma, hastalık,
yorgunluk, uykusuzluk, ilaç, alkol ya da uyuşturucu gibi bir nedenle geçici bir biçimde meydana
gelmiş olmamalı.
 Davranıştaki bu değişiklik yalnızca olgunlaşma
neticesinde meydana gelmiş olmamalı.
5
N ot
Olgunlaşma öğrenme için ön koşuldur. Organizmanın
herhangi bir davranışı öğrenmesi için gerekli olgunluk
düzeyine ulaşmış olması gerekir. Fakat organizmada
gözlenen davranış değişikliği çevreyle girdiği etkileşim
sonucunda kendisinde kalan ize bağlı olarak değil yalnızca olgunlaşma sonucunda ortaya çıkıyorsa bu değişiklik öğrenme olarak kabul edilmez.
KPSS Çıkmış Soru
Aşağıdakilerden hangisi, öğrenilmiş davranışların
bir özelliği değildir?
A) Yaşantı sonucunda oluşma
B) Kalıcı izli olma
C) Önceki davranışlardan farklı olma
D) Süreklilik göstermek
E) Olgunlaşma ile ortaya çıkmak
Bir çocuğun okuma ve yazmaya başlaması öğrenme olgusuna iyi bir örnektir.
Davranışta bir değişiklik olacak,
 Daha önce okuyup yazamayan çocuk artık bu
becerileri sergileyebilmektedir.
Bu değişiklik kalıcı ve sürekli olacak,
 Okuma ve yazma davranışı büyük ihtimalle yaşam boyunca sürecektir.
Bu değişiklik organizmanın yaşantı kazanması sonucunda çıkacak.
Çocukta görülen bu davranış değişikliği okulda gerçekleştirdiği faaliyetler (çizgi çalışması,

fişleri görme ve öğretmenin bu fişleri okuması
vb.) sırasında çevresiyle girdiği etkileşimler sonucunda yani yaşantı kazanma sonucunda gerçekleşmiştir.
Çözüm: Öğrenme yaşantı yoluyla meydana gelen nispeten kalıcı davranış değişikliği olarak tanımlanır ve yaşantı
kazanma dışında davranış değişikliğine neden olan başka
etkenlerle (olgunlaşma, büyüme, hastalık, sakatlanma, yorgunluk, uykusuzluk, alkol, uyuşturucu ya ilaç) ortaya çıkan
davranış değişiklikleri öğrenme olarak kabul edilmez. Bu
durumda A seçeneği öğrenmenin bir özelliği iken olgunlaşma ile ortaya çıkmak, öğrenmenin özelliği değildir. Öğrenme davranış değişikliği olarak tanımlandığı için öğrenilmiş
davranış organizmanın önceki davranışlarından farklı olmalı yani C seçeneğinde belirtildiği gibi davranışta bir değişiklik olmalıdır. Bu davranış değişikliğinin nispeten kalıcı
olması ve süreklilik göstermesi gerekir ki bu durum da B ve
D seçeneklerinde belirtilmiştir. Cevap E
KPSS Çıkmış Soru
Bir davranışın “öğrenilmiş davranış” olarak nitelenebilmesi için
I.
KPSS Çıkmış Soru
Aşağıdakilerden hangisi öğrenmenin en uygun
tanımıdır?
A) Bireyin içerisinde yaşadığı kültürün değerlerini
kazanma süreci
B) Bireyin çevresiyle etkileşiminde meydana gelen
değişme
C) Yeni ve kalıcı bilgilerin edinilmesi için yararlanı-
lan yöntem
D) Yaşantılar yoluyla meydana gelen nispeten
kalıcı davranış değişikliği
E) İstenilen davranış değişikliğini oluşturmak ama-
cıyla bireyin gösterdiği bilinçli çaba
Çözüm: Öğrenme; organizmanın davranışlarında yaşantı
yoluyla meydana gelen, nispeten (göreli olarak) kalıcı değişiklik olarak tanımlanmaktadır. Öğrenme tanımının üç temel
bileşeni (1) organizmanın davranışlarında değişiklik olması
(2) yaşantı yoluyla meydana gelme ve (3) nispeten kalıcı
olmadır. Seçeneklerde öğrenme tanımının bu üç temel bileşenini içeren tek tanım, “Yaşantılar yoluyla meydana gelen
nispeten kalıcı davranış değişikliği” ifadesidir. Cevap D
Alkol ve ilaç gibi bir etkene bağlı olarak ortaya çıkma
II.
Bireyde, belirli bir yaşantıdan sonra görülme
III.
Nispeten kalıcı olma
IV.
Bedensel bir değişikliğe bağlı olmadan ortaya çık-
ma
özelliklerinden hangilerine sahip olması gerekir?
A) Yalnız II
B) Yalnız III
C) I ve IV
D) I, II ve III
E) II, III ve IV
Çözüm: Bir davranış değişikliğinin öğrenilmiş bir davranış
olarak kabul edilmesi için yaşantı yoluyla meydana gelmesi ve nispeten kalıcı olması gerekir. Bu durumda II ve III
numaralı ifadeler öğrenilmiş davranışın özellikleridir. Öğrenmenin sakatlanma, hastalanma ya da olgunlaşma gibi
bedensel bir değişikliğe bağlı olmadan ortaya çıkması organizmadaki davranış değişikliğinin nedeninin yaşantı kazanma olması gerekir. Bu durumda IV numaralı ifade de
öğrenmenin özelliğidir. Alkol, ilaç gibi bir etkene bağlı olarak
oluşan davranış değişiklikleri de yaşantı kazanma dışındaki etkenlere bağlı olarak ortaya çıktığı için öğrenme olarak
kabul edilmezler. Bu nedenle I numaralı ifade öğrenmenin
özelliği değildir. Cevap E
6
DAVRANIŞ TÜRLERİ
Öğrenme hem insanlarda hem de hayvanlarda gözlenen bir olgudur. Meyve sineğinden tutun da kargalara, maymunlara kadar tüm hayvanlarda öğrenilmiş
davranışlara rastlamak mümkündür. Diğer taraftan
insanlarda ve hayvanlarda öğrenme ürünü olmayan,
doğuştan getirilen kimi davranışlar da mevcuttur. İnsan ya da hayvan davranışlarını üç başlık altında incelemek mümkündür:
 Doğuştan getirilen davranışlar
 Geçici davranışlar
 Öğrenilmiş davranışlar
Doğuştan Getirilen Davranışlar
İnsanlarda ya da hayvanlarda öğrenilmemiş doğuştan
getirilen bazı davranışlar bulunmaktadır. Bunları refleksif davranışlar ve içgüdüler (türe özgü davranışlar)
olmak üzere iki başlık altında incelemek mümkündür.
Refleksler
Doğuştan getirilen ve dolayısıyla öğrenme gerektirmeyen, belli uyarıcılar karşısında istemsiz (otomatik)
ve basit bir tepki şeklinde ortaya çıkan oldukça hızlı
ve tutarlı davranışlardır.
Organizmanın denge (homeostaz) durumunu korumaya yönelik istem dışı davranışları da refleksif
davranışlar kapsamında ele alınabilir. Organizmanın
normal bedensel durumunu (vücut ısısı, kan basıncı,
kan şekeri vb) istikrarlı bir denge düzeyinde tutmaya yönelik davranışları da doğuştan getirilir ve öğrenilmeleri gerekmez. Vücut ısısı düştüğünde titreme,
yükseldiğinde terleme, kan şekeri düştüğünde kana
şeker salgılanması vb.
İçgüdüler (Türe özgü davranışlar)
Doğuştan getirilen ve bir hayvan türüne özgü tipik
davranış örüntülerine denir.
Not
Hayvanların çevreye uyumlarında içgüdülerin önemi büyüktür ancak insanlarda içgüdü niteliğinde
davranışlar bulunmamaktadır. İnsan davranışlarının çok büyük bir kısmı öğrenilmiş davranışlardır.
İnsanda içgüdü niteliğinde davranışlar bulunmadığı
için doğuştan getirdiğimiz, hayatta kalmaya ve türü
devam ettirmeye yönelik davranış eğilimlerimize içgüdüsel davranış adı verilmektedir.
Farklı türlerin üreme davranışı, kuşların yuva
yapmaları, memelilerin yavrularını büyütme davÖksürmek, hapşırmak, kusmak, iğne batan ya
da ateşe değen elimizi aniden çekmemiz, ani bir
ses karşısında irkilmemiz ya da gözümüze rüzgâr
geldiğinde gözümüzü kırpmamız reflekslere örnektir.
 Doğuştan getirilirler: Öğrenilmiş değildir. Fakat
reflekslerin hepsi doğumla birlikte görülmeyebilir.
Bebeklerde gözlenen reflekslerin bazıları olgunlaşma ile zamanı geldiğinde ortaya çıkar. Bazı refleksler de daha sonra ortadan kalkabilir. Ancak bu
değişiklikler olgunlaşma sonucunda oluştuğu için
öğrenme olarak kabul edilmez
 İstemsiz tepkilerdir: Bilinçli olmayıp istemli kontrole tabi değildirler.
 Basit davranışlardır: Refleks mekanizması omurilik tarafından yönetilir ve bazı kas gruplarını içeren basit davranış örüntüleridir.
ranışı içgüdülere örnektir.
 Doğuştan getirilir: Öğrenilmiş değildir. Güçlü bir
genetik temeli vardır ve organizma yeterli olgunluğa eriştiğinde ortaya çıkar.
 Türün tüm üyelerinde gözlenir: Uygun koşullarda, türün tüm normal üyeleri bu davranışı aynı
şekilde sergiler.
 Karmaşık davranış örüntüleridir: Göç etmek,
yuva yapmak gibi davranışlar reflekslerle kıyaslanamayacak ölçüde karmaşık davranışlardır.
Geçici Davranışlar
Doğuştan getirilmeyen ancak yaşantı kazanma nedeniyle değil de başka etkenler nedeniyle oluşan ve bu
nedenle de öğrenme ürünü olarak kabul edilemeyecek davranışlardır. Hastalık, yorgunluk, uykusuzluk,
sakatlanma, ilaç, alkol ya da uyuşturucu gibi nedenlerle meydana gelen ve ortaya çıkmasına yol açan
etken ortadan kalktığında kaybolan davranış değişiklikleridir.
7
Bu tür davranış değişiklikleri nispeten kalıcı ya da sürekli olsalar dahi öğrenme olarak kabul edilemez çünkü davranıştaki değişikliğin nedeni yaşantı kazanma
değildir.
Davranış
Gözümüze rüzgâr geldiğinde
 Alkol aldığında sendeleyerek yürümek
 Hastalanıp ateşi çıktığında sayıklamak
 Bileğini incittiği için topallayarak yürümek
gözümüzün yaşarması
Köpek gördüğümüzde
korkmamız
Türü
Doğuştan Getirilen
(Refleksif)
Öğrenilmiş
 Diş tedavisi nedeniyle diş ağız bölgesi uyuşturulduğu için konuşamamak vb.
Öğrenme Ürünü Olan Davranışlar
Organizmanın çevreyle girdiği etkileşimler sonucunda
kendisinde kalan izlere bağlı olarak edindiği göreli olarak kalıcı olan davranışlardır. Öğrenilmiş davranışlar
istendik olabileceği gibi istenmeyen davranışlar da
olabilir. İnsanlar okuma-yazmayı, aritmetiği, öz-bakım
becerilerini öğrendikleri gibi küfür etmeyi, başkalarına
eziyet etmeyi ya da sahtekârlık yapmayı da öğrenirler.
Hem istendik davranışlar hem de istenmeyen davranışlar aynı iki yolla edinilir. Planlı Eğitim ve Kültürlenme
(Toplumsallaşma).
Not
Hem istendik davranışlar hem de istenmeyen davranışlar öğrenilebilir. Öğrenme ille de istendik yönde bir davranış değişikliği olmak zorunda değildir.
Yetişkinlik çağına erişen
kırlangıcın çiftleşip yuva
yapması
Doğuştan Getirilen
(İçgüdü)
Bisikletten düşen bir
çocuğun ayağını incitip pedal
Geçici
çevirememesi
Ağzımıza bir parça yiyecek
aldığımızda ağzımızın
sulanması
Yeşil (ekşi) elma gördüğümüzde
ağzımızın sulanması
Doğuştan Getirilen
(Refleksif)
Öğrenilmiş
Kolumuza enjekte edilen
uyuşturucu iğne nedeniyle
Geçici
kolumuzu ve parmaklarımızı
oynatamamamız.
Bizi utandıracak bir söz
duyduğumuzda yanaklarımızın
Planlı Eğitim yoluyla insanlara okuma-yazma, bilgisayar kullanma, yabancı dil gibi şeyler öğretilebilmektedir. Kopya çekmek ya da okulda gerçekleşen hatalı
öğrenmeler ise planlı eğitimin hatalı yan ürünü olan
istenmeyen davranışlardır.
İnsanlar gelişigüzel kültürlenme yoluyla anadillerini etkili şekilde kullanmayı, sosyal becerileri, yemek yapmayı ya da yaşamlarını sürdürmelerine yardımcı olacak birçok bilgi ve beceriyi kazanabilmektedirler. Küfür
etmek, sahtekârlık, başkalarına eziyet etme, hırsızlık,
sigara ya da uyuşturucu kullanmak gibi istenmeyen
davranışlar da olumsuz kültürel koşullar altında kazanılan öğrenme ürünü olan davranışlardır.
Öğrenilmiş
kızarması
Bir bebeğin kendisini ısırarak
seven bir yetişkini görünce
Öğrenilmiş
ağlamaya başlaması
Aslında sakin ve uslu olan
bir bebeğin hastalanıp, ateşi
çıktığında ağlamaya başlaması
Geçici
8
Duyarlılaşma ve Alışma
Buna göre, aşağıdakilerden hangisinde verilen davranış değişikliği öğrenme olarak nitelendirilemez?
Duyarlılaşma ve alışma sonucunda ortaya çıkan davranış değişiklikleri de öğrenme olarak kabul edilir.
Çünkü bu iki durumda meydana gelen davranış değişiklikleri organizmanın çevresiyle girdiği etkileşim
sonucunda kendisinde kalan iz nedeniyle oluşur ve
nispeten kalıcıdır.
A) Sürekli olarak kardeşine vurarak onun oyuncak-
Duyarlılaşma
KPSS Çıkmış Soru
Öğrenme, en geniş anlamıyla, yaşantı ve pratik sonucunda davranışlarda meydana gelen, göreli olarak
kalıcı bir değişmedir.
B)
C)
D)
E)
larını elinden alan bir çocuğun, babası kendisini
azarlayınca bu davranışından vazgeçmesi
Biberonla beslenen bir bebeğin önceleri biberonu görünce bir tepki vermezken bir süre sonra
biberonu görünce sevinmesi
Terliyken soğuk su içtiği için hastalanan bir
bireyin artık terliyken soğuk su içmemeye özen
göstermesi
Aslında sakin ve uyumlu olan bir çocuğun hastalanıp ateşi çıktığında ağlayıp huysuzlanması
Bir kedi tarafından tırmalanan bir çocuğun bu
olaydan sonra her kedi gördüğünde korkudan
ağlaması
Çözüm: Sorunun açıklama kısmında da verilmiş olan öğrenme tanımı dikkate alındığında “Aslında sakin ve uyumlu olan
bir çocuğun hastalanıp ateşi çıktığında ağlayıp huysuzlanması” ifadesinin öğrenme ürünü olmayan, hastalık ve yüksek ateşe (bedensel bir değişikliğe) bağlı geçici bir davranış
olduğu görülmektedir. Diğer seçeneklerde meydana gelen
davranış değişiklikleri organizmanın çevresiyle girdiği etkileşimler sonucunda ortaya çıkan nispeten kalıcı değişikliklerdir ve öğrenme ürünü olan davranışlardır. Cevap D
KPSS Çıkmış Soru
Organizmanın, belli bir uyarıcıya maruz kalmasının
sonucu olarak bu uyarıcıya ya da başka uyarıcılara
daha fazla tepki vermeye başlamasıdır.
Şiddetli bir patlama sesinden sonra patlama sesine ya da diğer seslere daha duyarlı hale geliriz.
Duyarlılaşma (duyarlılık kazanma) uyarıcılardan
kolaylıkla etkilenmeye başlamak anlamına gelmektedir ve duyarlılaşma sonucunda oluşan davranış değişikliği öğrenme olarak kabul edilir.
Farelere çok şiddetli bir ses ya da elektrik şoku
verildiğinde, hayvanlar daha sonra gelen seslere
daha fazla irkilme tepkisi vermeye başlamaktadır.
Alışma
Bir uyarıcının tekrar tekrar sunulması sonucunda bu
uyarıcıya verilen tepkinin zayıflaması eğilimine alışma adı verilir. Alışma olgusu duyarsızlaşmaya yol
açar. Duyarsızlaşmayla kastedilen şey, daha önce
tepki verdiğimiz bir uyarıcıya artık tepki vermemeye
başlamamızdır.
Aşağıdakilerden hangisi öğrenme sonucu oluşan
bir davranış değildir?
A) Sürücünün kırmızı ışığı görünce frene basması
B) Öğrencinin 2x5’in 10 ettiğini söylemesi
C) Postacının girdiği sokağın ismini levhaya bak-
madan söylemesi
D) Çocuğun yemekten sonra dişlerini fırçalaması
E) Şiddetli bir gürültü olduğunda bebeğin gözlerini
kırpması
Çözüm: Şiddetli bir gürültü karşısında bebeğin gözlerini
kırpması doğuştan getirilen, öğrenme ürünü olmayan refleksif bir davranıştır. Kırmızı ışıkta durmak, 2 kere 5’in 10
ettiğini söylemek, sokakları gördüğünde ismini söyleyebilmek ya da yemeklerden sonra diş fırçalamak yaşantı yoluyla meydana gelen öğrenme ürünü davranışlardır. Cevap E
Acil serviste çalışmaya başlayan bir hemşire ilk
günlerde serviste yaşanan olaylardan çok etkilenecek ancak serviste çalışma süresi uzadıkça ve
bu tür olaylarla defalarca karşılaştıkça bu olaylar onu ilk günlerdeki kadar etkilemeyecektir. Bu
durumda söz konusu hemşire acil serviste karşılaştığı durumlara alışmış olacaktır. Alışma ve
sonucunda ortaya çıkan duyarsızlaşma, yaşantı
kazanma sonucunda davranışta kalıcı bir değişiklik olduğu için öğrenme olarak kabul edilir.
Bir öğretmeninin öğrencisini hep aynı şekilde
ödüllendirmesi durumunda bir süre sonra ödülün
öğrenciyi etkileme gücünü yitirmesi de alışma
kavramına örnektir. Çünkü bu durumda öğrenci
sürekli olarak aynı ödül kullanıldığı için ödüle alışacak yani ödüle verdiği tepkide bir azalma olacaktır.
9
Duyusal Uyum (Duyusal Adaptasyon)
KPSS Çıkmış Soru
Bir ilköğretim okulu öğretmeni bir öğrencisine düzenli
olarak ödev yapma alışkanlığı kazandırmak amacıyla
her ödev yapışında onu arkadaşlarının önünde överek
ödüllendirir. Bunun sonucunda öğrenci ödevlerini
düzenli olarak yapmaya başlar. Ancak bir süre sonra,
öğretmenin onu aynı şekilde ödüllendirmeye devam etmesine karşın öğrencinin ödev yapmayı ihmal etmeye
başladığı görülür.
Öğrencinin ödev yapmayı ihmal etmeye başlaması
aşağıdaki süreçlerden hangisiyle açıklanabilir?
A) Alışma
B) Sönme
C) Kendiliğinden geri gelme
D) Koşullanma
E) İleri doğru ket vurma
Çözüm: Pekiştireç olarak kullanılan bir uyarıcı çok sık verildiğinde pekiştirici değerini yitirir. Bunun nedeni alışma
olgusudur. Alışma, bir uyarıcının tekrar tekrar verilmesi
sonucunda bu uyarıcının organizmayı etkileme gücünün
ve organizmanın da uyarıcıya verdiği tepkinin azalmasıdır.
Eğer organizmayı etkileme gücü olan bir uyarıcı çok sık pekiştireç olarak kullanılır, yani organizmaya sık sık sunulursa
zamanla organizmayı etkileme gücünü kaybeder. Diğer bir
ifadeyle organizma pekiştirece alışır. Örnekteki öğrencinin
ödev yapmayı ihmal etmeye başlamasının nedeni onun
öğretmenin övgüsünden eskisi kadar etkilenmemeye başlaması yani övgüye alışmış olmasıdır. B seçeneğinde verilen sönme kavramı doğru yanıt olamaz. Çünkü, sönme,
bir davranışın pekiştirilmemesi nedeniyle azalarak ortadan
kalkmasıdır. Örnekte öğretmenin öğrencisini pekiştirmeye
devam ettiği özellikle vurgulanmaktadır. Cevap A
KPSS Çıkmış Soru
Koşullu bir tepkiyi ortaya çıkaran bir uyarıcının tekrar
tekrar verilmesi sonucunda bu uyarıcının söz konusu
tepkiyi ortaya çıkarma gücünün azalması aşağıdaki
süreçlerden hangisiyle en iyi açıklanabilir?
A) Kendiliğinden geri gelme
B) Sönme
C) Alışma
D) Karşıt koşullama
E) Tepkisel koşullama
Çözüm: Verilen tanım koşullu bir uyarıcıya verilen tepkinin
bu tepkiyi ortaya çıkaran uyarıcının tekrar tekrar sunulması sonucunda organizmanın bu uyarıcıya verdiği tepkideki azalma eğilimini içerdiği için yanıt alışma olacaktır.
ÖSYM’nin 2006 yılında gerçekleştirdiği KPSS’de sorduğu
bu soru alışma kavramının duyumlarla ilgili değil koşullu
tepkilerle ilgili bir davranış değişikliğine karşılık geldiğinin
bir göstergesidir. Bir uyarıcının sürekli olarak organizmaya
sunulması durumunda organizmanın söz konusu uyarıcıyı
hissetmemeye başlaması duyusal adaptasyon olarak adlandırılır. Aşağıda bu kavrama yer verilmiştir. Cevap C
Alışmayı, duyusal uyum (duyusal adaptasyon) kavramı ile karıştırmamak gerekir. Duyusal uyum, duyu
organlarımızdaki alıcıların ve nöronların duyarlılığında meydana gelen farklılaşmaya bağlı olarak oluşan
bir duyarsızlaşma biçimidir ve öğrenme ürünü olarak
kabul edilmez.
Karanlık bir ortamdan aydınlık bir ortama çıkıldığında (ya da tam tersi) kişi adeta körleşir ancak
bir süre sonra bu yeni duruma uyum sağlayarak
tekrar etkili şekilde görmeye başlar.
Güneş altında uzunca bir süre kaldıktan sonra
havuza girdiğimizde havuzun suyunun soğukluğuna dayanmak zor gelebilir ama bu durum kısa
sürer ve bir süre sonra suyun ısısına uyum sağlarız.
Yeni boyanmış bir odaya girdiğimiz ilk anda boya
kokusunu yoğun bir şekilde hisseder ve rahatsız
oluruz. Ancak içerde bir süre kaldığımızda burnumuzdaki alıcıların ve koku alma işini yürüten
nöronların duyarlığında meydana gelen değişiklik
nedeniyle kokuyu hissetmemeye başlarız.
Aydınlığa ya da karanlığa, sıcaklığa ya da soğuğa ilk andakinden farklı tepkiler vermeye başlamamızın nedeni
duyusal uyumdur. Diğer bir ifadeyle duyusal uyum aynı
uyarıcıya maruz bırakılma durumunda duyu alıcılarının
giderek daha az tepki vermesi şeklinde meydana gelen
bir duyarsızlaşmadır.
N ot
Duyusal uyum geçici bir davranış değişikliğidir.
Alışma olgusunda ise nispeten kalıcı bir davranış
değişikliği söz konusudur ve bu değişiklik yaşantı
kazanmaya bağlıdır.
Alışmayla meydana gelen duyarsızlaşmada organizma uyarıcı hissetmeye devam etmektedir ancak
hissetse bile daha önce verdiği tepkiyi artık vermemeye başlamıştır.
Duyusal adaptasyonla meydana gelen duyarsızlaşmada ise organizma uyarıcıya maruz kalmasının sonucu olarak duyarlığını yitirmekte ve uyarıcıyı hissetmemeye başlamaktadır.
Duyusal adaptasyon, bedensel bir değişikliğe
(duyu organlarındaki alıcıların duyarlılığındaki geçici değişime) bağlı olarak oluşmaktadır. Alışmada
meydana gelen sinirsel süreçler ise alıcılar seviyesinde olmayıp merkezi sinir sisteminde (beyin kabuğunda - kortekste) gerçekleşir ve yaşantı kazanmayla meydana gelir.
10
Alışkanlık ve Alışkanlık Kazanma
Aynı eylemin sık sık yapılması sonucu neredeyse otomatikleşen ve kolayca, çabasızca gerçekleştirilebilen
kalıcı bir öğrenilmiş davranış yapılarına da alışkanlık
denir. Alışkanlık niteliğindeki davranışların düzenli ve
sürekli olarak yinelenmesi sonucunda yerleşmesine
de alışkanlık kazanma denir.
Oturduğumuz apartmana girip asansöre yönelmemiz ve asansöre bindiğimizde evimizin bulunduğu katın düğmesine basmamız ya da işe
giderken hep aynı yolu kullanmamız genellikle
düşünmeden yaptığımız alışkanlık niteliğindeki
davranışlardır.
Karşılaştırmalı Örnekler
Davranış
KPSS Çıkmış Soru
Ayşegül Hanım akşam evdeyken elektrikler kesilmiştir.
O akşam dışarı çıkmayı planlayan Ayşegül Hanım
hangi odaların ışıklarının açık olduğunu bilmediğini
fark etmiştir. Odaların düğmelerini tek tek kontrol etmiş
ancak hangi yöne doğru açıldıklarını hatırlayamadığını
görmüştür. Emin olmak için odalara ilk kez giriyormuş
gibi yapıp düğmelere basmış, böylelikle düğmeler hangi yöne doğru basılı olduklarında ışığın açık olduğundan aşağı yukarı emin olmuştur.
Ayşegül Hanım hangi odaların ışıklarının açık
olduğunu anlamak için bilmeden, öğrenmeyle ilgili
aşağıdaki süreçlerin hangisinden yararlanmıştır?
A) Algısal kurulum
B) Duyarlılaşma
D) Öğrenmenin olumlu aktarımı
C) Alışma
E) Alışkanlık
Çözüm: Sık sık tekrarlandığı için büyük ölçüde otomatikleşen ve düşünmeden, kolayca gerçekleştirilen öğrenilmiş
davranış yapılarına alışkanlık denir. Evimizdeki lambaları
yakmaya yarayan düğmelerin ne yöne basılı olduklarında açık ne yöne basılı olduklarında kapalı olduğunu pek
düşünmeyiz. Ancak bu lambaları defalarca yaktığımız için
elimiz otomatik olarak basılması gereken yöne doğru çöker.
Bu durum alışkanlık kavramına bir örnektir. Cevap E
Türü
Yüksekten tedirgin olan bir kişinin bir gökdelenin 18. katında
çalışmaya başladıktan sonra
bu korkusunun giderek azalması
Öğrenilmiş
(alışma)
Balık pazarına girdiğinde yoğun balık kokusu alan bir kimsenin birkaç dakika sonra kokuyu hissetmemeye başlaması
Geçici (duyusal
adaptasyon)
Öğretmeninden ilk kez aferin
alan bir çocuğun bu duruma
çok sevinmesi ancak ilerleyen
günlerde öğretmeni kendisini
hep aynı şekilde ödüllendirmeye devam ettiği için, artık aferin
aldığında sevinmemesi
Öğrenilmiş
(alışma)
Kişinin, evinin kapısını açarken
anahtarı ne yöne çevirdiğini
düşünmeye gerek duymadan
bu davranışı yapabilmesi
Öğrenilmiş
(alışkanlık)
Bulunduğu odada çalışmaya
başlayan klimanın sesini fark
eden bir kimsenin bir süre sonra bu sesi fark etmemeye başlaması
Geçici (duyusal
adaptasyon)
Arabasıyla evine giderken kişinin evine giden yolu düşünmeye ihtiyaç duymadan kolaylıkla
seçerek bu yoldan gitmesi
Öğrenilmiş
(alışkanlık)
KPSS Çıkmış Soru
İşine giderken kullandığı yolda tamirat başlaması nedeniyle bir hafta boyunca daha uzun olan bir başka yolu
kullanmak zorunda olan bir sürücü, tamirat bittiği hâlde
uzun yolu kullanmaya devam ettiğini fark etmiştir.
Sürücünün uzun yolu kullanmaya devam etmesi
aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
A) Duyarlılık kazanma
B) Alışkanlık kazanma (oluşması)
C) İkinci derece koşullanma
D) Gizil öğrenme
E) Olumsuz öğrenme
Çözüm: Kişi işine giderken kullandığı yolu defalarca kullanmış olduğu için bu yolu kullanırken hangi dönüşleri kullanacağını hangi yollara gireceğini pek düşünmeden bu yolu
takip eder. Bu bir alışkanlıktır. Bu yolda tamirat başlayınca
bir süre başka bir yolu kullanmaya başlaması ise yeni bir
alışkanlığın kazanılmasına yol açar. Bir süre sonra evine
gide kısa yol açıldığı halde kişinin yeni oluşan alışkanlığı
nedeniyle uzun yolu kullanmaya devam etmesi alışkanlık
kazanma kavramına örnektir. Cevap B
Bay
Kurgu
Yaklaşık beş yıldır aynı işyerinde çalışan İlker Bey
her öğle tatilinde yemeğini
işyerinin bulunduğu pasajda, zemin katta yer alan
bir kafede yemektedir. Bu kafenin kapanması üzerine İlker Bey öğle yemeklerini iş merkezinin teras
katında yer alan bir başka kafede yemeye karar vermiş ancak İlker Bey kafenin teras katında olduğunu
bilmesine rağmen birkaç kere öğle tatilinde asansöre bindiğinde zemin katın düğmesine basmış ve
zemin kata inmiştir. İlker Bey’in durumu alışkanlık
kavramıyla açıklanabilir.
11
ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Öğrenmeyi etkileyen (destekleyen ya da engelleyen)
etkenleri üç ana grupta toplayabiliriz.
 Öğrenenle ilgili etkenler: Öğrenen kişi ya da organizmanın sahip olduğu kimi özellikler onun öğrenmesini kolaylaştırabilir ya da zorlaştırabilir.
 Öğrenme yöntemi ile ilgili etkenler: Öğrenen
kişinin nasıl bir yol izlediği, yani kullandığı strateji,
onun öğrenmesine olumlu ya da olumsuz şekilde
etki edebilir.
 Öğrenme malzemesi ile ilgili etkenler: Öğrenilmek üzere ele alınan malzemenin kendine özgü
kimi özellikleri o malzemenin öğrenilmesini kolaylaştırabilmekte ya da zorlaştırabilmektedir.
Öğrenenle İlgili Faktörler
Çözüm: Papağanın bazı sözcükleri tekrar edebilmesi için yanında bu sözcüklerin tekrar tekrar söylenmesi gerekir. Böyle
bir yaşantı geçiren papağan duyduğu bu sözcükleri tekrar
edebilir. Bu bir öğrenmedir. Çünkü papağanın çevresiyle girdiği etkileşimler sonucunda kendisinde kalan izler onda bir
davranış değişikliği oluşturmuştur. Ancak aynı etkileşimler
her hayvanda aynı davranış değişikliğine yol açamaz. Örneğin bir serçeye de bazı sözcükleri tekrar tekrar söylesek bile
serçede böyle bir davranış değişikliği oluşturamayız. Bunun
nedeni türe özgü hazır oluştur. Bir hayvan ancak kendi genetik donanımının izin verdiği davranışları öğrenebilir. Cevap A
Olgunlaşma
Organizmanın doğuştan sahip olduğu yeterliklerin
kendiliğinden ortaya çıkarak ulaşabileceği düzeye
ulaşmasına ‘olgunlaşma’ denir. Organizmanın bir
davranışı öğrenebilmesi için belli bir olgunlaşma seviyesine ulaşmış olması gerekir.
Türe Özgü Hazıroluş
Organizmanın herhangi bir davranışı öğrenebilmesi
için gerekli olan biyolojik donanıma sahip oluşuna
türe özgü hazır oluş denir. Diğer bir ifadeyle organizmanın öğrenme kapasitesi tür olarak sahip olduğu ve
genetik olarak aktarılan kimi özelliklerle sınırlıdır. Bir
organizma ancak sahip olduğu genetik donanımın
izin verdiği davranışları öğrenebilir.
 Köpeklere havaya fırlatılan bir frizbiyi havada yakalamaları öğretilebilirken bir koyuna bunu öğretmek mümkün değildir. Çünkü söz konusu davranı-
 Yeterli olgunlaşma düzeyine ulaşmamış normal bir çocuğa ne kadar uğraşırsak uğraşalım
okuma-yazmayı öğretemeyiz. Çocuğun bu
davranışı öğrenebilmesi için hem zihinsel olarak hem de fiziksel olarak yeterli olgunlaşma
düzeyine ulaşmış olması gerekir.
 İnsanlar içinde bulundukları çevrede konuşulan
dili öğrenmeye yönelik bir türe özgü hazıroluşa
sahiptir ancak bir bebek yeterli olgunluğa erişmeden (yaklaşık 12 ay civarı) çevresinde kullanılan bir sözcüğü anlamlı bir şekilde kullanmayı
öğrenemez.
şı öğrenebilmek için gerekli biyolojik donanıma bir
tür sahipken diğer tür bu niteliklere sahip değildir.
 Şempanzelere öğretilebilen birçok davranışı diğer
hayvanlara öğretmek mümkün değildir.
KPSS Çıkmış Soru
Bir papağana bazı kelimeleri söylemeyi öğretebilirsiniz;
ancak ne kadar çabalarsanız çabalayın bir serçeye bir
kelime bile öğretmeniz mümkün değildir.
Öğrenme açısından papağanla serçe arasında görülen bu fark aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
Olgunlaşma yaş ve zeka açısından ele alınabilir:
Yaş: Sözel öğrenme yeteneği doğuşta sıfır düzeyindedir ancak bu yetenek 17-20 yaşa kadar
durmadan gelişir. Bundan sonra yaklaşık 50
yaşa kadar sabit kalır. Bu yaştan sonra ise öğrenme hızında ve gücünde az da olsa bir azalma gerçekleşir. Bu nedenle genellikle en iyi öğrenme yaşı genç yetişkinliktir. Ne çok küçükler
ne de çok yaşlılar genç yetişkinler kadar kolay
öğrenemezler. Yaş ve öğrenme arasındaki ilişki
aşağıdaki grafikte görülmektedir.
A) Türe özgü hazır oluş
B) Aşırı uyarılma
C) Güdülenme
D) Dikkat bozukluğu
Öğrenme
yeteneği
E) Büyüme
15
30
45
Yaş
60
75
12
Zekâ: Zihinsel olgunlaşma ile birlikte bilişsel
yeteneklerde (yani zekâda) bir artış olmaktadır.
Bu da kişinin öğrenme yeteneğinde artışa yol
açmaktadır. Diğer yandan zekâ testleri ile ölçülen zekâ düzeyi de öğrenme yeteneği açısından
bireysel farklılıklar doğurmaktadır. Zekâ düzeyi
yükseldikçe kişinin öğrenme yeteneği de yükselmektedir. Zekâ ve öğrenme arasındaki ilişki
aşağıdaki grafikte görülmektedir.
KPSS Çıkmış Soru
Okula yeni başlayan öğrencilerine okuma yazmayı
öğretmek isteyen bir anaokulu öğretmeni bunda başarılı
olamaz. Ancak bu öğretmen, aynı grupla bir yıl sonra
yapılan çalışmalarda öğrencilerinin büyük bir bölümünün
okuma-yazmayı öğrenebildiklerine tanık olur.
Yukarıda verilen örnekten hareketle varılabilecek
en uygun sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öğretmen öğrencilerin dikkatini çekmede başarılı
olamamıştır.
Öğrenme
yeteneği
B) Davranışın ortaya çıkması için belli bir olgunluk
düzeyine ulaşmak gerekir.
Zekâ
KPSS Çıkmış Soru
Gesell ve Thompson tarafından yapılan bir deneyde;
ikiz bebeklerden birine sekiz hafta boyunca merdiven
çıkma egzersizleri yaptırılmış, diğerine ise hiçbir egzersiz yaptırılmamıştır. Çalışma sonucunda, egzersiz
yapmayan bebeğin sadece bir haftalık gecikme ile
ikiziyle eşit düzeyde merdiven çıkabilir hâle geldiği
gözlenmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, bu çalışmanın sonucunu
en iyi açıklar?
A)
Olgunlaşma ve öğrenme, birbirinden bağımsız
değildir.
B)
Öğrenme, performansı artırır.
C)
Olgunlaşma, bütün bireylerde aynı düzeyde
değildir.
D)
Birey, er ya da geç öğrenir.
E)
Gelişim, aşamalar hâlinde gerçekleşir.
Çözüm: Olgunlaşma; organizmanın kendisinden beklenen
fonksiyonları yerine getirecek düzeye erişmesidir. Olgunlaşma öğrenmeyi etkileyen en önemli faktörlerden biridir.
Organizmanın belli bir davranışı sergilemeyi öğrenebilmesi
için o davranışın gerektirdiği olgunlaşma seviyesine erişmiş
olması gerekir. Soruda ikiz kardeşlerden sekiz hafta boyunca
egzersiz (öğrenmeyi sağlayacak yaşantı) yaptırılanın, kardeşine oranla bir hafta önce merdiven çıkmayı başardığı belirtilmektedir. Bu durum çocuğun merdivenleri çıkacak olgunluğa
erişmesinde öğrenmenin (çevreyle girilen etkileşimin) katkısını göstermektedir. Diğer taraftan ne kadar egzersiz yapılırsa yapılsın iki kardeşin merdiven çıkma davranışını öğrenip
sergilemeleri arasında yalnızca bir haftalık bir fark ortaya
çıkmaktadır. Bu durum da yeterince olgunlaşma olmadan
öğrenmenin gerçekleşmeyeceğini göstermektedir. Deneydeki bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde “olgunlaşma
ve öğrenmenin birbirinden bağımsız olmadığını, birbirini etkilediği” sonucuna varılabilir. Cevap A
C) Bireyin kapasitesinin üstünde davranışlara zorlanması, başarısını düşürür.
D) Yeterince büyümeden yapılan çalışmalar çocuğu
yorar.
E) Büyüme, olgunlaşma sonucunu doğurur.
Çözüm: Anaokulu öğrencileri henüz okuma-yazmayı öğrenecek fiziksel ve bilişsel olgunlaşma seviyesine ulaşmamış
oldukları için bu dönemde gerçekleştirilen çalışmalar sonuç
vermemiştir. Aynı çocuklar bir yıl sonra (yeterli olgunluğa
eriştikten sonra) okuma-yazmayı kolaylıkla öğrenmişlerdir.
Bu durumda söz konusu örnekten hareketle varılabilecek en
uygun sonuç “bir davranışın öğrenilebilmesi için belli bir olgunluk düzeyine ulaşmak gerekliliğidir.” Cevap B
Güdülenme
Güdülenme, bir amaca ulaşmak, bir varlığı bir hazzı
elde etmek için eylemde bulunmaya istekli hale gelmiş
olmaktır. Güdülenme içsel ve dışsal olmak üzere ikiye
ayrılır.
İçsel güdülenmede birey kendi ihtiyaçlarını karşılamak, merakını gidermek ya da yaptığı işten zevk aldığı için belli bir eylemde bulunur.
Bir öğretmenin mesleki bilgi ve yeteneklerini geliştirmek için alanıyla ilgili yayınları takip etmesi
ve kurslara katılması ya da bir kimsenin merak
ettiği için eski uygarlıklarla ilgili bir belgeseli izlemesi vb.
Dışsal güdülenmede ise birey dışarıdan bir ödül almak, ceza almamak, başkalarının beğenisini kazanmak ya da onları memnun etmek için eylemde bulunur.
13
N ot
Bir öğrencinin babasının kendisine vaat ettiği
ödülü elde etmek için derslerine çalışması ya da
bir gencin entelektüel arkadaşları arasında kabul
görebilmek için felsefeyle ilgilenmesi vb.
Not
Organizmanın gereksinimlerinden doğan ve bu gereksinimlerin giderilmesi için organizmayı harekete
geçiren güce güdü denir. Fizyolojik gereksinimlerin
giderilmesine kaynaklık eden ve doğuştan getirilen, öğrenilmemiş güdülere birincil güdüler (Açlık,
susuzluk, cinsellik vb.) denir. İkincil güdüler ise
sonradan kazanılan yani öğrenilmiş ihtiyaçlarımıza (Sevgi, saygı, başarı, onaylanma vb.) kaynaklık
ederler.
Uyarılmışlık kavramı ile güdülenme kavramlarını karıştırmayınız. Uyarılmışlık organizmanın dış
dünyadan gelen uyarıcılara ne ölçüde açık olduğu
anlamına gelir. Bir anlamda organizmanın uyanıklık derecesidir.
Güdülenme ise davranışı yapmaya istekli olmak
demektir.
Kişi yeterince güdülenmiş olduğu halde uyarılmışlık seviyesi yeterli olmazsa öğrenme yine gerçekleşmez.
Örneğin ders çalışmaya güdülenmiş (bunu istiyor)
olabilirsiniz ama önceki gece uyuyamamışsanız bu
nedenle de uykunuz geliyorsa okuduklarınızı anlamanız ve öğrenmeniz mümkün olmayacaktır.
Yetersiz Uyarılmışlık
KPSS Çıkmış Soru
Aşağıdaki durumların hangisinde bireyi harekete
geçiren gücün dışsal güdülenmeden (extrinsic
motivation) kaynaklandığı kesindir?
Kişi tamamen uyanık değilse, enerjisini ve ilgisini yaptığı iş üzerinde yoğunlaştırmamışsa, iyi bir öğrenme
gerçekleştirmesi beklenemez. Çünkü bu durumda öğreneceği şeyi yeterli ve doğru bir şekilde algılayamayacağı için onda yeterli ya da doğru bir iz kalmayacaktır.
A) Bir öğrencinin kütüphanede dersin ek okuma listesindeki kitabı araması
B) Bir çocuğun okuduğu kitapları toplayıp arkadaşına
vermesi
C) Bir çocuğun annesi ödül vaat ettiği için her akşam
bulaşıkları yıkaması
D) Bir öğrencinin bütün sınavlarda en yüksek puanı
almak için çalışması
E) Bir çocuğun her sabah eken kalkıp okula gitmeden
önce egzersiz yapması
Çözüm: Dışsal güdülenme bireyin bir ödül almak, cezadan
kaçınmak, başkalarının onayını ya da beğenisini kazanmak
için bir davrnaışı yapmaya istekli hale gelmesidir. Bir çocuk annesi kendisine ödül vaat edince bulaşıkları yıkamaya istekli hale gelebilir. Ancak bu istekliliğin altında alacağı
ödül yatmaktadır. Yani çocuk aslında bulaşıkları yıkamaya
değil, ödülü almaya isteklidir. Ödülü almanın yolu bulaşık
yıkamak olduğu için bu davranışı yapmaya da istekli hale
gelmiştir. Bu durum dışsal güdülenmeye örnektir. Cevap C
Genel Uyarılmışlık Durumu ve Kaygı
Uyarılmışlık düzeyi, bireyin çevreden gelen uyarıcıları
alma derecesidir. Herhangi bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi için bireyin belli bir uyarılmışlık düzeyine gelmiş olması
yani çevreden gelen uyarıcılara
belirli bir ölçüde açık olması gerekir.
 Uykusunu yeterince alamamış bir öğrenci yarı
uyuklar bir durumdayken derste anlatılanları
öğrenemez.
 Yatağına uzanarak ders çalışmak isteyen bir
öğrenci bir süre sonra okuduklarından pek bir
şey anlamamaya başlar. Çünkü uzanmayla birlikte bedenin gevşemesi ve genel uyarılmışlık
düzeyinin düşmesi söz konusudur.
Bay
Kurgu
Ahmet sınıf öğretmenidir ve
gece geç vakitlere kadar ders
çalışarak KPSS’ye hazırlanmaktadır. Ancak Ahmet saat ilerledikçe okuduklarını
anlamakta güçlük çektiğini ve ertesi gün de bir önceki
gece okumuş olduğu konulardan neredeyse hiçbir şey
hatırlamadığı fark etmiştir. Bu nedenle gece saat 1 gibi
yatıp sabah 5’te kalkıp çalışmaya başlamıştır. Ancak
Ahmet bu kez de sabah kalktığında çalıştığı konuları
anlamakta güçlük çekmeye başlamıştır. Sonunda Ahmet konuları öğrenmesini olumsuz şekilde etkileyen
faktörün gece ya da sabah çalışmak değil, uykusuz bir
şekilde çalışmak olduğunu anlamış ve ilerleyen günlerde genel uyarılmışlık düzeyini ideal düzeyde tutacak bir
çalışma planına uymaya başlamıştır.
14
Aşırı Uyarılmışlık
Çok fazla uyarılmışlık da öğrenmeyi engeller. Çünkü
bu durumda birey dışarıdan gelen her türlü uyarıcıya
çok fazla açık olacaktır. Bu da onun dikkatini öğreneceği şey üzerine odaklamasını engelleyecektir. Uyarılmışlık düzeyi ve öğrenme arasındaki ilişki aşağıdaki
grafikte görülmektedir.
KPSS Çıkmış Soru
Yatarak ya da çok rahat bir koltukta ders çalışmayınız.
Işığı iyi alan bir masada, sandalyeye oturarak çalışınız.
Lise öğrencilerine yönelik böyle bir önerinin temel
dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öğrencinin, evde kendi kendine çalışabileceği bir
yere ihtiyacının olması
Öğrenme
yeteneği
B) Ders çalışmanın planlı çaba gerektiren bir uğraş
olması
C) Öğrenme için, öncelikle belirli bir genel uyarılmışlık
durumunun gerekli olması
D) Öğrenme hızının dersin özelliklerine göre değişebilmesi
Uyarılmışlık Düzeyi
KPSS Çıkmış Soru
Araştırma sonuçlarına göre genel yarılmışlık düzeyi ile
öğrenme arasında çan eğrisi şeklinde bir ilişki bulunmaktadır.
Bu ilişkinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Genel uyarılmışlık düzeyi arttıkça öğrenme hızı da
artmaktadır.
B) Genel uyarılmışlık düzeyinin artması, öğrenme
hızını belli bir noktaya kadar olumlu, bir noktadan
sonra olumsuz etkilemektedir.
C) Genel uyarılmışlık düzeyi yüksek ya da düşük
olduğunda öğrenme en yüksektir.
E) Öğrenmede kullanılan bilişsel yaklaşımların bireyden bireye değişmesi
Çözüm: Yatmak, uzanmak ya da çok rahat bir koltukta
oturmak kaslarımızın gevşemesine ve genel uyarılmışlık
seviyemizin düşmesine neden olur. Bu nedenle çalışma
masamızda kullandığımız koltukla dinlenmek için oturduğumuz koltuğun rahatlık seviyesi farklıdır. İşyerlerindeki,
okullardaki koltuklar, sıralar kişiyi hep uyanık tutacak şekilde tasarlanmıştır. Bu koltuklar dik oturmamızı sağlar ve
bizi uyutmazlar. Işığın loş olduğu, havasız bir ortam da uyarılmışlık seviyemizi düşüreceğinden öğrenmeyi olumsuz
yönde etkiler. Cevap C
Kaygı da öğrenmede önemli bir ögedir. Yüksek kaygı düzeyi bireyin öğreneceği konuya yoğunlaşmasını
engeller. Çünkü yüksek kaygı düzeyinde kişinin uyarılmışlık düzeyi de yüksek olmaktadır. Aşırı kaygı gibi
hiç kaygı duymamak da öğrenci başarısını olumsuz
yönde etkiler. Yeterli düzeyde kaygı öğrenciyi öğrenmeye güdüleyici bir rol oynar.
D) Genel uyarılmışlık düzeyi azaldıkça öğrenme hızı
artmaktadır.
Çözüm: İki değişken arasında (genel uyarılmışlık düzeyi
ile öğrenme arasında) çan eğrisi şeklinde bir ilişki varsa
(yukarıda yer alan şekli inceleyiniz) bu değişkenlerden birindeki artma, bir noktaya kadar diğerinde de artışa neden
olur. Ancak bu nokta aşıldığında diğer değişkende azalma
başlar. Bu nedenle genel uyarılmışlık düzeyi ile öğrenme
arasında çan eğrisi şeklinde bir ilişki bulunmasının anlamı
“genel uyarılmışlık düzeyindeki artmanın, öğrenme hızını
belli bir noktaya kadar olumlu, bir noktadan sonra olumsuz
etkiliyor.” olduğudur. Cevap B
Not ortalaması
E) En yüksek öğrenme hızına, genel uyarılmışlık düzeyinin en yüksek olduğu noktada ulaşılmaktadır.
Kaygı - Akademik Yetenek - Başarı İlişkisi
2,7
2,6
2,5
2,4
2,3
2,2
2,1
2
1,9
1
2
3
4
5
akademik yetenek düzeyi
Düşük Kaygı
Yüksek Kaygı
Ancak kaygı ve akademik başarı arasındaki ilişkinin
farklı akademik yetenek düzeyine sahip olan öğrenciler için farklı bir nitelik taşıdığı bilinmektedir. Kaygının
yüksek oluşu akademik yeteneği düşük olan öğren-
15
cilerin başarılarının düşmesine neden olurken, orta
ve yüksek düzeyde akademik yeteneğe sahip olan
öğrencilerin başarılarını olumlu yönde etkilemektedir.
Kaygının düşük oluşu da düşük ve orta düzeyde yeteneğe sahip olan öğrencilerin başarılarının düşmesine
neden olurken yüksek akademik başarıya sahip olan
öğrencilerin başarı düzeyi bu durumdan etkilenmemektedir. Diğer bir ifadeyle akademik yetenek yüksek
ya da düşük olduğunda kaygının düşük ya da yüksek
oluşu başarı üzerinde etkili değilken, orta düzeyde
akademik yeteneğe sahip olan öğrencilerin akademik
başarıları kaygı düzeylerinden etkilenmektedir. Orta
düzeyde akademik yeteneğe sahip öğrenciler söz
konusu olduğunda düşük kaygı başarının düşmesine,
yüksek kaygı ise başarının artmasına yol açmaktadır.
Yüksek
kaygı
Düşük
kaygı
Düşük
Orta
Yüksek
yetenek
yetenek
yetenek
Düşük başarı
Orta düzey
İstemli dikkat (Seçici dikkat)
Bireyin belli uyarıcıları istemli olarak zihinsel süreçlerine dâhil etmesidir. Birey bilincini kasıtlı olarak belirli
uyarıcılara odaklamaktadır.
Öğrencinin ders sırasında öğretmenin söylediklerine odaklanması ya da kantinde arkadaşımızla
konuşurken onu dinleyip diğer seslere aldırış etmememiz vb.
İstemsiz dikkat
Bireyin kasıtlı olarak bunu yapmayı planlamadığı halde bazı uyarıcıların onun zihinsel süreçlerine dahil
olmasıdır.
Yüksek başarı
Dersi dinlerken arkamızda oturan kişinin yanın-
Düşük başarı Düşük başarı Yüksek başarı
mesi ya da kitap okurken çevreden gelen kimi
başarı
daki arkadaşıyla konuşmasının dikkatimizi çekseslerin biz böyle olmasını amaçlamamış olsak
bile zihinsel süreçlerimize dahil olması vb.
Özetle
 En iyi öğrenmeyi gerçekleştirebilmek için kişinin
tamamen uyanık ve genel uyarılmışlık halinde olması gerekir ki bu şekilde bütün enerjisini öğrenme işine verebilsin.
Bölünmüş dikkat
Bireyin dikkatini aynı anda iki farklı etkinliğe yöneltebilmesine bölünmüş dikkat denir.
 Bununla birlikte kişinin çok fazla kaygılı olmaması
da gerekmektedir çünkü kaygının artması uyarılmışlık düzeyini çok artırmakta ve bu durum öğrenmeyi aksatmaktadır.
 Fakat kaygı ve akademik başarı arasındaki ilişkide öğrencilerin akademik yetenek düzeyleri de
düzenleyici bir etkiye sahiptir. Akademik yeteneği
yüksek ya da düşük olan öğrencilerin başarı düzeyleri kaygı düzeylerinden etkilenmemektedir.
Kaygının, orta düzey akademik yeteneğe sahip
olan öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki
etkisi daha önemlidir.
Dikkat
Dikkat bilinçli düşüncenin belirli bir noktaya odaklanmasıdır. Öğrenmenin başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için bireyin dikkatini öğrenme malzemesi üzerine odaklaması gerekir. Ancak bu sayede öğrenme
malzemesinin bireyin zihninde işlenmesi ve iz bırakması mümkün olacaktır. Genel olarak üç tür dikkatten
söz edilmektedir.
Araba kullanırken radyodaki haberleri dinlemek,
bir işi yaparken aynı anda arkadaşımızla sohbet
etmek vb.
Fizyolojik Durum
•
Öğrenmenin etkili bir şekilde gerçekleşebilmesi
için kişinin fizyolojik açıdan sağlıklı olması gerekir.
Özellikle görme, işitme gibi duyum bozuklukları
ya da kronik bir hastalık gibi durumlar öğrenmeyi
olumsuz yönde etkiler.
Geçmiş Yaşantılar (Ön öğrenmeler)
•
Öğrenenin yeni bir öğrenmeye başlarken beraberinde getirdiği eski öğrenmeler de öğrenmeye
olumlu ya da olumsuz yönde etkide bulunabilir.
 Önceki öğrenmelerin (geçmiş yaşantıların) yeni
öğrenmeleri etkilemesine genel olarak öğrenmenin aktarılması (transfer) adı verilir.
 Söz konusu aktarmanın yeni öğrenmeye katkısı
varsa buna olumlu aktarma (pozitif transfer), engelleyici bir etkisi varsa olumsuz aktarma (negatif
transfer) denir.
16
 İki öğrenme durumunda (önceki ve sonraki) yer
alan uyarıcı ve davranımlar arasındaki benzerlik
olumlu aktarmaya, davranımlar arasındaki farklılık
ya da zıtlık ise olumsuz aktarmaya yol açar.
Olumlu Aktarma
 Daha önce tenis oynayan bir kimsenin badminton oynamayı daha kolay öğrenmesi,
 Okul öncesi eğitim alan öğrencilerin ileriki yıllarda okul öncesi eğitim almayan öğrencilere göre
daha başarılı olması,
 Fransızca bilen bir kimsenin İtalyanca ya da
İspanyolca’yı daha kolay öğrenmesi olumlu
aktarmaya örnektir.
Olumsuz Aktarma
 Su kayağı yapmayı öğrenmiş bir kimsenin kar
kayağı yaparken zorlanması (ilkinde kişinin geriye doğru yaslanması ikincisinde ise öne doğru
eğilmesi gerekir),
 F klavye kullanmayı öğrenen bir kimsenin Q
klavye kullanmayı öğrenirken zorlanması,
 İngiltere’de araba kullanmayı öğrenen birinin
Türkiye’de araba kullanırken zorlanması ise
olumsuz aktarmaya örnektir.
KPSS Çıkmış Soru
Günlük kullandığı çayı, kapağı çekilerek açılan bir
kavanozda saklayan ancak bu kavanoz kırıldığı için
çayı kapağı çevrilerek açılan bir kavanoza koymak
zorunda kalan bir ev hanımı, ne zaman kavanozu eline
alsa kapağı çekerek açmaya çalışmış, yeni kavanozun
kapağını çevirerek açmayı öğrenmesi uzun zaman
almıştır.
Bu ev hanımının yeni kavanozun kapağını çevirerek açmayı öğrenmesinin uzun zaman almasının
nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sonralık etkisi
B) Olumsuz aktarım
C) Öncelik etkisi
D) Geriye ket vurma
E) Bozucu etkiler
Çözüm: Önceki öğrenmenin yeni öğrenmeyi zorlaştırmasına olumsuz aktarma denir. Örnekte anlatılan ev hanımının,
kavanozun kapağını açmayla ilgili eski alışkanlığı nedeniyle
yeni kavanozu açmayı öğrenmesi uzun zaman almaktadır.
Cevap B
N ot
Dikey transfer: Önceki öğrenmelerin yeni öğrenme için önkoşul niteliği taşıdığı durumda gerçeklesen transfer dikey transferdir. Örneğin toplamayı
öğrenip, daha sonra çarpmayı öğrenmek.
Yatay transfer: Önceki öğrenmenin, sonraki öğrenme için önkoşul özelliği taşımadığı durumlarda
gerçeklesen transferdir. Fransızca bilen birinin İspanyolcayı daha kolay öğrenmesi buna örnektir.
Yakın transfer: Hem yüzeysel özellikler hem de temel ilişkiler bakımından benzer durumlar, problemler arasında gerçeklesen transferdir. Örneğin “20
lirası olan Ayşe’nin parasının %40’ını harcadığında
kaç lirası kaldığı” sorusunun çözümünü öğrenen
bir öğrencinin “50 lirası olan Ahmet’in parasının %
30’unu harcadığında kaç lirasının kaldığı” sorusunu çözerken gerçekleştirdiği transfer yakın transfer.
Uzak transfer: Bir ya da daha fazla temel ilişki
bakımından benzer, ancak yüzeysel özellikler bakımından farklı iki durumu içerir. Örneğin “20 lirası olan Ayşe’nin parasının %40’ını harcadığında
kaç lirası kaldığı” sorusunun çözümünü öğrenen
bir öğrencinin “Kız öğrencilerin sınıf mevcudunun
%40’ını oluşturduğu bir sınıfta 20 kız varsa sınıf
mevcudu kaçtır?” sorusunu çözerken gerçekleştirdiği transfer uzak transfer.
Özel transfer. Asıl öğrenme işlemi ile transfer işleminin örtüştüğü transferdir. Hem yakın hem de
uzak tüm transferler özel transfere örnektir.
Genel transfer: Asıl öğrenme ve transfer işleminin
hem içerik hem de yapı bakımından farklı olduğu
transferdir. Latince bilmenin fizik öğrenmeye katkısı olması gibi.
17
KPSS Çıkmış Soru
KPSS Çıkmış Soru
Aşağıdaki örneklerden hangisinde öğrenmenin
aktarılması söz konusudur?
A) Bilgisayarda iki parmakla yazmaya alışık bir kişinin,
on parmakla yazmayı yeni başlayan birine göre
daha güç öğrenmesi
B) Bir öğrencinin psikoloji öğretmenini sevdiği için
psikolojiye ilgi duymaya başlaması
C) Sigara içen birinin, içmeyen birine göre kibriti daha
kolay yakması
Bir öğrenci matematik dersindeki öğrenme eksiklerini
tamamlayarak başarı düzeyini yükseltiyor. Bu öğrenci
fizik dersindeki çabalarında bir değişiklik yapmadığı
halde onun bu dersteki başarısında da yükselme
oluyor.
Bu durum aşağıdakilerden hangisine örnektir?
A) Zihinde canlandırma
B) Bilişsel öğrenme
D) Bir yabancı dili öğrenmede güçlük çeken birinin
bir başka yabancı dili öğrenirken de aynı ölçüde
güçlük çekmesi
C) Bütün halinde öğrenme
E) Tiyatroya ilgi duyan bir gencin aynı zamanda sinemaya da ilgi duyması
E) Pekiştirme
Çözüm: “Bilgisayarda iki parmakla yazmaya alışık bir kişinin, on parmakla yazmayı yeni başlayan birine göre daha
güç öğrenmesi” olumsuz aktarmaya örnektir. Unutmayınız
aktarma genel anlamıyla önceki öğrenmenin yeni öğrenmeyi
etkilemesidir. Bu etki olumlu da olabilir olumsuz da. Bir yabancı dili öğrenmede güçlük çeken birinin bir başka yabancı
dili öğrenirken de aynı ölçüde güçlük çekmesi aktarmaya
değil kişinin yabancı dil yeteneğinin düşük oluşuna örnektir. Sigara içen birinin, içmeyen birine göre kibriti daha kolay
yakması da olumlu aktarmaya örnek olamaz. Çünkü yeni bir
öğrenmeyi kolaylaştıran eski bir öğrenme durumu söz konusu değildir. Bu olsa olsa tekrarın (alıştırmanın) öğrenmeyi
olumlu şekilde etkileyişinin bir örneği olabilir. Cevap A
D) Olumlu aktarma
Çözüm: Bir alanda öğrenilmiş bilgi ve becerilerin bir başka
alandaki bilgi ve becerilerin öğrenilmesini kolaylaştırmasına
olumlu aktarma adı verilir. Örnekte sözü edilen öğrenci matematik dersindeki bilgilerini artırdığında onun fizik dersine
daha fazla çalışmaya başlamadığı halde bu derse ilişkin
öğrenme düzeyinde ve dolaylı olarak da başarı düzeyinde
artma olması olumlu aktarmaya örnektir. ÖSYM’nin sormuş
olduğu bu soru da aktarma kavramının yalnızca psikomotor
davranışlar için geçerli olduğu yönündeki düşüncenin yanlış olduğunu göstermektedir. Cevap D
KPSS Çıkmış Soru
KPSS Çıkmış Soru
Seda Hanım yeni taşındığı evde mutfağının uygun
olmaması nedeniyle, sağa doğru açılan buzdolabı
kapağını sola doğru açılacak şekilde değiştirtmiştir.
Ancak kapağı açması gerektiğinde, uzun bir süre dolap
kapağını önce sağa doğru açmaya çalışmıştır.
Seda Hanım’ın uzun süre dolabın kapağını sağa
doğru açmaya çalışmasını en iyi açıklayan kavram
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sönme
B) Ket vurma
C) Öğrenilmiş çaresizlik
D) Olumsuz aktarma
E) Öncelik etkisi
Çözüm: Seda Hanım, eğer ilk kez bir buzdolabı kullanıyor
olsaydı ve onun da kapağı sola doğru açılıyor olsaydı, dolabın kapağını açmakta herhangi bir zorluk yaşamayacaktı.
Seda Hanım’ın dolabın kapağının açılış yönünü değiştirdikten sonra uzun süre dolabın kapağını sağa doğru açmaya
çalışmasının nedeni onun dolabın kapağına ilişkin önceki
alışkanlığıdır. Önceki öğrenmenin yeni öğrenmeyi zorlaştırmasına olumsuz aktarma denir. Soru cümlesinde bu
durumu en iyi açıklayan kavram sorulduğu için yanıtımız
olumsuz aktarma olacaktır. Seçenekler arasında en güçlü
çeldirici ket vurma kavramıdır. Ket vurma bilgi işleme kuramında uzun süreli belleğimize yerleştirdiğimiz bilgilerin
birbirlerinin hatırlanmalarını engellemelerini adlandırmak
için kullanılan bir kavramdır. Seçeneklerde ket vurma ve
olumsuz aktarma kavramlarını bir arada gördüğünüzde ket
vurma kavramını işaretlemek için hatırlayamama (bilgiyi
geri getirememe) ile ilgili bir vurgu olup olmadığına bakmanız gerekir. Cevap D
İyi bir masa tenisi oyuncusu olan Aylin tenise başlamaya karar vermiştir. Aylin masa tenisi raketini kullanma
becerisi sayesinde tenis raketiyle yapması gereken
bazı vuruşları kolayca öğrenmiştir.
Aylin’in bazı vuruşları kolayca öğrenmesi aşağıdakilerden hangisinin sonucudur?
A) Aralıklı öğrenme
B) İleriye ket vurma
C) Öğrenmenin aktarılması
D) Parçalara bölerek öğrenme
E) Alışma
Çözüm: Önceki öğrenmelerin yeni öğrenmeleri etkilemesine genel olarak aktarma ya da öğrenmenin aktarılması denir. Kişinin geçmişte gerçekleştirdiği öğrenmeler sayesinde
yeni bir öğrenmesinin daha kolay ve çabuk gerçekleşmesi ise olumlu aktarma (pozitif transfer) olarak adlandırılır.
Aylin’in masa tenisi raketini kullanma becerisi sayesinde
tenis raketiyle yapması gereken bazı vuruşları kolayca öğrenmesi olumlu aktarmaya örnektir. Cevap C
18
Hazırbulunuşluk
Öğrenmeyi etkileyen öğrenenle ilgili faktörlerin birçoğunun birleşiminden oluşan bir başka faktör de hazırbulunuşluktur. Hazırbulunuşluk, organizmanın olgunlaşma
düzeyini, geçmiş öğrenmelerini, güdülenme düzeyini,
ilgilerini kısacası öğrenme ortamına getirdiği her şeyi
kapsar. Bu anlamda hazırbulunuşluk öğrenmeyi etkileyen bireysel farklılıklara işaret eder ve bir öğrenme için
gerekli olan birçok faktörün birleşimidir.
KPSS Çıkmış Soru
“Bireyin bir konuyu tam olarak öğrenebilmesi için o
konunun gerektirdiği gelişim ve güdülenme düzeyine
ulaşmış olması gerekir.” ifadesi, öğrenme ile aşağıdakilerden hangisi arasındaki ilişkiyi göstermektedir?
A) Eğitim düzeyi
 Güdülenmeyi sağlar: İnsanlar amaçlarına çok
yaklaştıklarında güdülenmeleri de kuvvetlenmektedir. Ertesi gün sınav olduğunda öğrencilerin ders çalışmaya güdülenme düzeyleri, ileri bir
tarihte yapılacak sınava her hafta düzenli olarak
çalışırken olduğundan daha yüksek olacaktır.
 Unutma eğrisinden en iyi biçimde yararlanılır:
Sözel öğrenmelerde unutma eğrisi hızlı bir düşüşle başlar. Diğer bir deyişle sözel öğrenmeler
söz konusu olduğunda öğrendiklerimizin önemli
bir bölümünü kısa bir süre içinde unuturuz zaman
ilerledikçe unutma hızımız azalır. Bu yüzden son
anda yapılan çalışma, sınavdan önce unutmanın
meydana gelmesi için çok kısa bir zaman bırakmış olur. Bu durum da son gün çalışan öğrencilerin öğrenmiş oldukları bilgileri unutmadan sınavda
kullanabilmelerini ve yüksek notlar almalarını sağlayabilir.
B) Genelleme
C) Zekâ düzeyi
D) Pozitif transfer
Unutulan bilgi
miktarı
E) Hazırbulunuşluk
Öğrenme Yöntemi İle İlgili Faktörler
Aralıklı ya da toplu öğrenme
(Öğrenmeye ayrılan zaman)
Öğrenme için ayrılan zamanın nasıl düzenlendiğine
bağlı olarak öğrenme yöntemleri aralıklı çalışma ve
toplu çalışma şeklinde sınıflandırılabilir.
Aralıklı çalışma öğrenilecek malzemenin belirli zaman aralıklarıyla tekrar edilmesi ve derse düzenli bir
şekilde çalışılması anlamına gelir.
Toplu çalışma ise derse sadece sınav öncesinde sıkışık bir zaman diliminde ve görece uzun bir süre çalışmayı yani yalnızca sınavdan önce yoğun bir şekilde
çalışmayı ifade eder. Toplu çalışmanın bazı avantajları vardır.
Zaman
 Ancak toplu çalışma sadece belli bir zamanda yapılan tek bir sınavda yararlı olur. Kalıcı bir öğrenme için bu yöntem uygun değildir. Aralıklı çalışma
uzun vadede bilginin daha kalıcı olmasını sağlar.
Bu yüzden çoğu öğrenme için en iyi kural öğrenmeyi toplu değil aralıklı yapmaktır. Bu nedenle
öğretmeler öğrencilerine derslerine düzenli olarak
çalışmalarını yani belli aralıklarla tekrar etmelerini, sınava son günde çalışmamalarını önerirler.
Aralıklı ve toplu çalışmanın, bilginin kalıcılığı üzerindeki etkisi aşağıdaki grafikte verilmiştir.
100
Öğrenmenin
Kalıcılığı
Çözüm: Bireyin bir öğrenme yaşantısı için gerekli gelişim
ve güdülenme düzeyine erişmiş olmasına hazırbulunuşluk
adı verilir. Öğrenciler arasındaki öğrenme düzey ve hız
farklılıklarının nedeni olgunlaşma düzeyleri, ön öğrenmeleri
(geçmiş yaşantıları), okula karşı tutumları, ilgileri ve güdülenme düzeyleri gibi değişkenlerin neden olduğu bireysel
farklılıklar yani hazırbulunuşluk düzeyleri arasındaki farklılıklardır. Cevap E
50
0
1
3
5
7
9
Zaman
11
13
Aralıklı
Çalışma
Toplu
Çalışma
19
KPSS Çıkmış Soru
Parçalara bölerek ya da bütün halinde öğrenme
(Konunun yapısı)
Öğrenci, öğrenmeye çalıştığı konunun yapısına bağlı
Öğretmenlerin, genellikle öğrencilerine sınav öncesinde yoğun bir biçimde çalışma yerine dönem
boyunca günde bir iki saat çalışmalarını tavsiye etmelerinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
olarak parçalara bölerek çalışma ya da bütün ha-
A) Aralıklı öğrenme stratejisinin öğrencinin güdülenme
düzeyini artırması
 Her iki yöntemin de avantaj ve dezavantajları var-
B) Toplu öğrenme stratejisinde olumlu aktarmanın
daha güç gerçekleşmesi
linde çalışma yöntemlerinden birini seçebilir ya da
her ikisini birden kullanabilir.
dır bu yüzden hangisinin daha yararlı olacağı ele
alınan konunun yapısına göre belirlenir.
C) Toplu öğrenme stratejisinde öğrencinin çalışma
hızını kendi kapasitesine göre düzenlemesinin
mümkün olamaması
 Eğer konu parçalara ayırmaya uygunsa yani bü-
D) Aralıklı öğrenme stratejisiyle öğrenilen bilgilerin
daha sağlam ve kalıcı olması
bütünü çok uzun ve öğrenilmesi güç ise parçala-
E) Aralıklı öğrenme stratejisinin öğrenciye ne ölçüde
doğru öğrendiği hakkında dönüt alma olanağı tanıması
ça parça öğrenmek kişide başarı duygusuna yol
Çözüm: Öğrenme için ayrılan zamanın nasıl düzenlendiğine bağlı olarak iki tür strateji tanımlanmaktadır: aralıklı
çalışma ve toplu çalışma. Toplu çalışma yalnızca sınrav öncesinde yoğun bir şekilde çalışmak anlamına gelir aralıklı
çalışma ise derse düzenli bir şekilde çalışmak ve konuları
belli aralıklarla tekrar etmektir. Öğrencilere sınav öncesinde
yoğun bir biçimde çalışmak yerine dönem boyunca günde
bir iki saat çalışmalarını önermek aralıklı çalışma stratejisini
önermek demektir. Bu önerinin temelinde aralıklı çalışma
ile elde edilen bilgilerin daha kalıcı olmasıdır. Cevap D
tün parçalara ayrıldığında anlam kaybı olmuyorsa parçalara bölerek çalışma uygundur. Konunun
ra bölerek çalışma işe yarayacaktır. Çünkü paraçar. Başarılmış işler de kişinin güdülenmesini
artırır.
 Eğer bütün çok fazla çalışma gerektirecek bir
uzunlukta değilse ya da malzeme birbiriyle anlamsal açıdan ilişkili parçalardan oluşuyor ve bölündüğünde anlam kaybı oluyorsa bu durumda bütün
halinde çalışma tercih edilmelidir.
Genel olarak nasıl bir yöntem izlenmelidir?
Çoğu öğrenme durumunda, öğrenci bütün halinde
çalışma ile işe başlamalı, daha sonra konunun parçalarını daha ayrıntılı ve dikkatli bir şekilde ele almalı
KPSS Çıkmış Soru
Bir hafta sonra gireceği sınava hazırlanan öğrencisine “Her gün yarım saatini ayırıp çalışman sınavdan
bir gün önce 15 saat çalışmandan daha yararlı olur.”
biçiminde öneride bulunan bir öğretmen, öğrenmeyle ilgili aşağıdaki etkenlerden hangisine vurgu
yapmaktadır?
A) Aralıklı ya da toplu öğrenme
sonra tekrar bütün halinde çalışma yönteminde dönmelidir.
Coğrafya dersinde Ege Bölgesini çalışan bir öğrenci önce genel olarak (bütün halinde) bölgenin
yer şekillerini, iklimini, doğal bitki örtüsünü, tarım
B) Parçalara bölerek ya da bütün hâlinde öğrenme
ve sanayi üretimini ve nüfusunu çalışmaları, son-
C) Öncelik etkisi
ra bu başlıkları detaylı olarak incelemelidir. Son
D) Genel uyarılmışlık durumu
olarak konuyu bir bütün olarak tekrar ele almalı-
E) Tekrar
dır. Örnekte de görüleceği gibi bölgenin yer şekil-
Çözüm: Öğrencisine “Her gün yarım saatini ayırıp çalışman
sınavdan bir gün önce 15 saat çalışmandan daha yararlı
olur.” biçiminde öneride bulunan bir öğretmen öğrencisinin
çalışmaya ayırdığı zamanı nasıl düzenleyeceğine ilişkin bir
öneride bulunmaktadır. Öğrenme için ayrılan zamanın nasıl
düzenlendiğine bağlı olarak iki tür strateji tanımlanmaktadır: aralıklı çalışma ve toplu çalışma. Toplu çalışma yalnızca sınrav öncesinde yoğun bir şekilde çalışmak anlamına
gelir aralıklı çalışma ise derse düzenli bir şekilde çalışmak
ve konuları belli aralıklarla tekrar etmektir. Cevap A
leri iklimini, iklimi bitki örtüsünü ve tarım ve sanayi
ürünlerini, bunlar da nüfus yapısını etkileyeceğinden konunun ayrıntıları birbiriyle ilişkili anlamlı bir
bütün oluşturmaktadır.
20
KPSS Çıkmış Soru
Öğrencilerinden İstiklal Marşı’nın tüm kıtalarını ezberlemelerini isteyen bir öğretmenin onlara tavsiye
edebileceği en uygun çalışma stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Aralıksız çalışma
B) Toplu çalışma
C) Bütün-parça-bütün
D) Parça-bütün-parça
E) Tümdengelim
Çözüm: Öğrenci İstiklal Marşı’nı parçalayarak da (kıta kıta)
öğrenebilir. Ancak kıtaları öğrenmenin yanı sıra kıtaların sırasını da öğrenmesi gerekmektedir. Bu nedenle şiiri önce
bütün olarak tekrar tekrar okumalı, daha sonra tek tek kıtaları ezberlemeli ve en sonunda şiiri bütün olarak tekrar okuyup bütünü ezberlemeye çalışmalıdır. Bu da bütün-parçabütün diye adlandırılan stratejiye örnek teşkil eder. Cevap C
Okuma ya da anlatma (öğrencinin aktif katılımı)
Öğrencinin edilgen bir biçimde okuyarak çalışması ile
aktif bir biçimde anlatarak çalışması arasında öğrenme düzeyi açısından önemli bir fark vardır. Öğrenci
sadece okumak yerine okuduklarını kendi kendine
anlatarak çalıştığında öğrenme daha verimli olmaktadır.
 Öğrencinin aktif ya da pasif oluşu dikkate alındığında öğrenme yöntemlerini dinleme, okuma,
yazma ve anlatma şeklinde sıralayabiliriz.
 Bireysel farklılıklara (öğrenme stillerine) göre farklı yöntemler (dinleme ya da okuma) farklı bireyler
için daha faydalı olabilse de genel olarak öğrencinin aktif katılımı arttıkça öğrenmenin verimi de
artmaktadır. Çünkü aktif katılım (etkinlik) anlamlı
öğrenmenin önemli bir bileşenidir.
 Öğrenci kitapta yer alan ya da öğretmenin sunduğu bilgilerin pasif alıcısı olmayı tercih ettiğinde bu
daha çok ezbere dayalı bir öğrenmeye yol açmaktadır. Ezbere dayalı öğrenme kolay unutulmakta
ve farklı durumlara transfer edilmesi zor olmaktadır. Bu nedenle kalıcı ve farklı durumlara kolaylıkla
aktarılabilen anlamlı bir öğrenme için öğrencinin
öğrenme sürecinde aktif olması gerekmektedir.
Geribildirim (Sonuçlar hakkında bilgi edinme)
İyi bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi için, öğrencinin
öğrenip öğrenemediği ya da ne kadar öğrendiği ile ilgili olarak geribildirim alması gerekir.
 Ne kadar hatalı ya da hatasız olduğu konusunda
hemen geribildirim (dönüt) alan öğrenci genellikle
daha iyi öğrenir. Çünkü aldığı bu geribildirim ona
öğrenme düzeyi, yanlış ya da eksik öğrenmeleri
konusunda bir farkındalık sağlayacak ve ileride
yapacağı öğrenme çalışmalarında kılavuzluk edecektir.
 Öğrencileri herhangi bir konuda sınav yaptıktan
hemen sonra sınav sonuçlarını, nerede hata yaptıklarını da göstererek (dönüt vererek) açıkladığımızda aynı konudan tekrar sınav yaparsak büyük
ihtimalle bu ikinci sınavda çok daha başarılı olacaklardır.
 Programlı Öğretim (programlanmış öğrenme),
bu ilkeye dayanarak geliştirilmiş bir öğretim yöntemidir. Yöntemin temel ilkelerinden biri öğrencinin
öğrenip öğrenmediği konusunda kısa zamanda
dönüt almasıdır.
KPSS Çıkmış Soru
Bir öğretmen öğrencisine sınava çalışırken konuları
yüksek sesle bir arkadaşına anlatmasını ve arkadaşının konuyu kitaptan ya da notlardan izleyerek nerede
hata yaptığını hemen kendisine söylemesini tavsiye
eder.
Öğretmenin bu tavsiyeyi yapmasının temel nedeni
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yapılan hataların söylenmesinin bu hataları öğrenciler için algısal olarak ayırt edilebilir hâle getireceğini, bunun da hataların daha kolay hatırlanmasını
sağlayacağını düşünmesi
B) Öğrencilerin arkadaşlarına anlatırken konuyu bir
kez daha tekrar edeceklerini ve tekrar sayısı arttıkça konunun daha iyi öğrenileceğini düşünmesi
C) Öğrencinin konu anlattığı arkadaşının da bir şeyler
öğreneceğine böylelikle aynı anda iki öğrencinin birden sınava hazırlanmasının söz konusu olabileceğine
inanması
D) Arkadaşlarına konu anlatırken öğrencilerin öğrenme sürecine aktif bir biçimde katılacaklarını, bunun
da öğrenmeyi kolaylaştıracağını düşünmesi
E) Sözel bir malzemenin öğrenilmesini kolaylaştıran
sonuçlar hakkında bilgi edinme stratejisinden yararlanılmasını sağlamak istemesi
Çözüm: Kişinin doğruları ya da yanlışları konusunda hemen dönüt (geribildirim) alması öğrenmeyi olumlu şekilde
etkiler. Bu sayede kişi hatalarını çabucak düzeltir, yanlış
öğrenmeler önlenmiş olur. Kişi ayrıca öğrenme eksiklikleri
konusunda da farkındalık kazanmış olacağı için çalışmasını
kazanmış olduğu bu farkındalığa göre yönlendirir. Cevap E
Download

5. Öğrenme Psikolojisi 2015 - 408 sayfa