Vergi İcrası
GENEL
KAMU ALACAĞI KAVRAMI
Tanım ve Kapsam
• Kamu alacağı;
– Devlete, il özel idarelerine, belediyelere olan,
1. Vergi, resim, harç, mahkeme masrafları, vergi cezaları, para cezaları gibi
asıl alacaklar,
2. Gecikme zammı, gecikme faizi, zam, pişmanlık zammı gibi asıl alacaklar
üzerinden hesaplanan fer’i alacaklar,
3. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinden doğan alacaklar, (katılma
payı, su bedelleri vb.)
4. Mahiyetleri ne olursa olsun özel kanunlarında alacakları 6183 sayılı
Kanun hükümlerine göre takip edileceğine ilişkin hüküm bulunan
kurumlara ait alacaklar, (oda aidatları, ecri misiller vb.)
5. Kamu alacaklarının takip ve tahsili için yapılan giderlerden kaynaklanan
alacaklardır. (ilan, haciz, muhafaza, satış giderleri vb.)
Akitten, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklar kanun
kapsamında değildir.
Hukuki Dayanak
• Vergilerin ödenmemesinin sonuçları ve kamusal güç
kullanılmak suretiyle tahsili (kamu alacaklarının takip ve
tahsili), 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkındaki Kanun hükümlerine göre yapılır.
CEBREN TAHSİL
Tanım
• Vergi alacağının zamanında ödenmemesi halinde takip,
vergi alacağını tarh ve tahakkuk ettiren vergi dairesi
tarafından “tahsil dairesi” sıfatıyla yapılır.
• Vadesinde ödenmeyen vergi alacağı cebren tahsil olunur.
Ödeme Emri
• Ödeme emri cebri icranın ön koşuludur.
• Ödeme emri, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün
içinde borçlarını ödemelerini gereğini ihtar eden kesin,
yürütülmesi zorunlu ve bireysel bir idari işlemdir.
– İdari işlemin “kesin”liği, işlemin uygulanmaya hazır hâle geldiğini, yani işlemin
bütün unsurlarıyla tamamlanmış olduğunu gösterir. İdari işlemin yürütülmesi
gerekliliği (icrailiği) ise yeni bir hukuksal durum yaratma güç ve yeterliliğini
gösterir.
• Vadesi geçmiş alacak için, cebren tahsil şekilleri
uygulanmadan önce ödeme emri düzenlenir.
• Ödeme emri tebliğine rağmen amme alacağı ödenmezse
cebren tahsil işlemlerine başlanır.
Ödeme Emrinin İçeriği
• Ödeme emrinde;
– Borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları,
– Nereye ödeneceği,
– Müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde
borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar
üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı,
– Gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile
cezalandırılacağı,
– Borçlunun 114. madde gereğince kendisinden istenen vazifeleri ve bu
vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan
ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.
– Borcunu vadesinde ödemeyenlere ait malları elinde bulunduran
üçüncü şahıslardan bu malları 7 gün içinde bildirmeleri istenir.
Ödeme Emrine İtiraz
• Kendisine ödeme emri tebliğ edilen şahıs;
–
Böyle bir borcu olmadığı veya,
•
•
•
•
•
•
•
•
–
–
Borç ödenmiştir.
Borç mahsup edilmiştir.
Borcun vadesi dolmamıştır.
Borç tecil edilmiştir.
Mücbir sebep vardır.
Borç terkin edilmiştir.
Borç tahakkuk zamanaşımına uğramıştır.
Borçluda hata yapılmıştır.
Kısmen ödediği veya,
Borcun (tahsil) zamanaşımına uğradığı,
iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Vergi
Mahkemesinde dava açabilir.
Ödeme Emrine İtirazın Sonuçları
• Bu durum, verginin tahsilini durdurmaz.
• Mücbir sebeplerin varlığı dava açma süresini uzatmaz.
• Ödeme emrine karşı, borcun tamamına değil de bir kısmına
dava açılmışsa, itiraz edilen borç miktarı ve mahiyeti açıkça
belirtilmelidir. Aksi halde dava açılmamış sayılır.
• Teminat gösterilmesi durumunda ise takip işlemleri, mahkeme
kararına kadar ertelenir.
• Mahkeme ödeme emrine itirazı 7 gün içinde karara
bağlamalıdır.
• Borçlunun itirazında haksız çıkması halinde 7 gün içinde mal
bildiriminde bulunma mecburiyeti vardır. Ayrıca, haksız çıktığı
miktarın %10’u miktarında haksız çıkma zammı tahsil edilir.
Mal Bildirimi (AATUHK, 59-61)
• Borçlunun gerek kendisinde, gerekse üçüncü şahıslar elinde
bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın,
nevini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü gelirlerini veya
haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre
geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle
ödeyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine bildirmesidir.
• Mal bildirimi bir servet beyanı değildir.
• Borçlunun üzerinde herhangi bir mal varlığı bulunmuyorsa, bu durum bildirilmelidir
• Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 7 günlük müddet içinde borcunu
ödemediği ve mal bildiriminde de bulunmadığı takdirde mal bildiriminde
bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle
tazyik olunur. Hapisle tazyik kararı, ödeme emrinin tebliğini ve 7 günlük müddetin
bitmesini müteakip tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii hakimi
tarafından verilir. Bu kararlar Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur.
• Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veyahut borca yetecek kadar mal
göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve gelirindeki artmaları, edinme
ve artma tarihinden başlayarak 15 gün içinde tahsil dairesine bildirmeye
mecburdur.
Cebren Tahsil Yolları (AATUHK, 54)
1. Teminat göstermişse, paraya çevrilmesi, kefilin takibe
alınması,
2. Amme borçlusunun borca yetecek kadar mallarının
haczedilerek paraya çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının
istenmesidir.
1. Teminatın Paraya Çevrilmesi
• Karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı
vadesinde ödenmediği takdirde,
–
–
–
–
Borcun 7 gün içinde ödenmesi,
Aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya,
Diğer şekillerle cebren tahsile devam olunacağı borçluya bildirilir.
7 gün içinde borç ödenmediği takdirde teminat bu kanun hükümlerine
göre paraya çevrilerek amme alacağı tahsil edilir. (AATUHK, 56)
– Teminat paraya çevrilmeden diğer cebri icra usullerine başvurmak
mümkün değildir.
Kefilin Takip Edilmesi
• Borçlunun kefil göstermiş olduğu hâllerde; kefilin müteselsil
kefil olması nedeniyle, borcun yedi gün içinde ödenmesi
gerektiği borçluyla birlikte aynı süre içinde kefile de
bildirilmelidir. Borç ödenmediği takdirde, kefil de AATUHK
gereğince aynen asıl borçlunun tabi tutulduğu cebri icra
yollarına muhatap kalır. (AATUHK, 57)
2. Mal Haczi (AATUHK, 62)
• Haciz; alacaklı kamu idaresi adına tahsil dairesi tarafından
yapılan, cebri icra takibatının konusu olan kamu alacağının
ödenmesini sağlamak için söz konusu alacağı karşılayacak miktar
ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara tahsil dairesi tarafından
hukuken el konularak borçlunun tasarruf hakkının
sınırlanmasıdır.
• Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu
veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve
haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.
• Haciz işleminin uygulanabilmesi için, vadesinde ödenmeyen kamu alacağının
ödenmesi için borçluya ödeme emri tebliğ edilmesi ve tebliğ edilen ödeme emrine
karşı dava açılmaması veya dava açılmışsa, mahkemece davanın reddine karar
verilmesi ve bunun sonucunda ödeme emrinin kesinleşmiş olması gerekmektedir.
• Haciz ancak dayanağı olan haciz varakasında kesinleşen kamu alacağı için yapılabilir.
Haciz varakası dışında başka kamu alacakları için haciz yapılamaz.
• Bir kamu idaresi tarafından yapılan hacizlere, kamu alacağı bu haciz tarihinden önce
tahakkuk etmiş olmak şartıyla haczedilen mallardan herhangi biri paraya
çevrilinceye kadar diğer kamu idareleri de iştirak edebilir.
2. Mal Haczi (AATUHK, 62)
• Haczin uygulanması veya gıyapta yap›lan hacizlerde haczin tebliği tarihinden
itibaren 30 gün içinde dava açılmalıdır.
• Haciz işlemine karşı yapılacak itiraz sebepleri, ödeme emrine yapılacak itiraz
sebepleri ile aynıdır.
• Kamu borçlusunun menkul ve gayrimenkul malları ile her türlü hak ve
alacaklarından borcuna yetecek tutarda olan kısmının tespiti ve haczi için yurt
çapında yapılacak mal varlığı araştırmasının, fer’ileri ile birlikte toplam tutarı 5.000
TL ve üzerindeki kamu alacakları için yapılması uygun görülmüştür. Takip konusu
kamu alacağının belirlenen tutarın altında kaldığı sürece yurt çapında mal varlığı
araştırması yapılmaz.
Haczin Neticeleri
• Borçlu, alacaklı kamu idaresinin iznini almaksızın hacizli
mallarda tasarrufta bulunamaz. Haczi koyan tahsil dairesi
buna aykırı hareketin cezayı gerektirdiğini borçluya ihtar eder.
(AATUHK, 73)
• Hacizde, istendiği takdirde, kilitli ve kapalı mahallerin açılması
ve her türlü eşyanın gösterilmesi mecburidir. Gerekirse bu
yerler zorla açtırılır, kilit ve her türlü tertipler kırılabilir.
Haczolunan malların zorla alınmasında hal ve durumun
gerektirdiği her türlü zora başvurulabilir. Borçlunun üzerinde
haczi kabil kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi bunları
rızasıyla teslim etmediği veya üzerinde sakladığı takdirde
şahsına karşı da zor kullanılır. (AATUHK, 80)
• Bu durumlar için mahkeme kararına gereksinim yoktur.
Haczin Neticeleri
• Elde edilen her türlü mallar satılarak paraya çevrilir. Satıştan
elde edilen bedelden, takip masrafları ve takip edilen kamu
alacağı düşüldükten sonra geriye kalan kısım borçlunun
ödeme zamanı gelmiş veya muacceliyet kazanmış borçlarına
mahsup edilir ve artanı, hacze iştirak etmiş başka daire yoksa
borçluya verilir, hacze iştirak etmiş başka daire varsa, artan
kısımdan evvela bu dairelerin alacakları ayrıldıktan sonra,
bakiyesi borçluya verilir.
Haczin Neticeleri
• Yapılan takip sonunda, borçlunun haczi caiz malı olmadığı
veya bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamadığı
takdirde borçlu aciz halinde sayılır. Yapılan takip safhalarıyla
bakiye borç miktarı bir aciz fişinde gösterilerek aciz hali tespit
olunur. (AATUHK, 75)
Haciz Nedenlerinin Ortadan Kalkması
1. (Haciz Kararı Hakkında) İptal Kararları
2. Borcun Ödenmesi
3. Borçlunun Ölmesi
• Takip, sadece kamu borçlusunun mirası reddetmemiş mirasçıları aleyhine devam
eder.
4. Kamu Alacağının Af Kanunları Sebebiyle Ortadan Kalkması
3. Borçlunun İflas Yoluyla Takibi
(AATUHK, 100,
• İflas, ticaret mahkemesinde iflasına karar verilen bir
borçlunun haczedilebilen bütün mal varlığının cebri icra
yoluyla paraya çevrilip bundan bilinen bütün alacaklıların
tatmin edilmesini sağlayan külli bir cebri icra yoludur.
• İflasın açıldığı anda müflisin haczedilebilen bütün mal, alacak ve hakları iflas
masasını teşkil eder özel statü kazanmış mamelek hâline gelir. Müflis masa malları
satılıncaya kadar onların maliki olmaya devam eder ancak bu malları azaltıcı
nitelikte bir tasarrufta bulunamaz.
• İflas kararı ile birlikte müflisin bütün vadeli ve vadesiz borçları talep edilebilir
(muaccel) hâle gelir. Sadece ipotekli alacaklar muaccel hâle gelmez.
• İflas kararı ile müflisin faizli borçlarına faiz işlemesi durmaz.
• Müflisten para alacağı dışındaki alacakları, iflas kararı tarihindeki değeri üzerinden
para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır.
• Sermaye şirketleri ve kooperatifler hakkında verilebilecek muhtemel iflas kararının
belirli koşulların varlığı hâlinde geçici olarak ertelenmesine imkân tanınmıştır.
Borçlunun İflas Yoluyla Takibi
• İflasın açılması kamu borçlusunun ödeme gücünün kalmadığının tespiti olduğundan,
gecikme zammı uygulaması sona ermektedir. İflasına karar verilen müflisin kamu
borcu ile tahsil dairesinden olan alacaklarının takas edilmesi imkânı mevcuttur.
Bunun için müflisin, alacaklı tahsil dairesine müracaat etmesi ve tahsil dairesinin
takas talebini kabul ederek işlemi yapması gerekir.
Vergi Alacağının Değerinin
Korunması
Gecikme Zammı
Gecikme Faizi
GECİKME ZAMMI (AATUHK, 51-52)
Tanımı
• Gecikme zammı, vergi borcunun vadesinde ödenmemesinin
bir yaptırımıdır.
• Kesinleşen vergi ziyaı cezalarında aynı oranda uygulanır.
Özellikleri
–
–
–
–
AATUHK’da düzenlenmiştir.
Vergilendirme sürecinin tahsil aşaması ile ilgilidir.
Muaccel hale gelmiş, tahakkuk etmiş vergi alacaklarına uygulanır.
Gecikme zammı, borçluya önceden bildirilmeksizin kendiliğinden
uygulamaya girmekte ve tahsil zaman aşımı süresi içinde her zaman
takip ve tahsil edilebilmektedir.
– Hukuki niteliği itibariyle bir ceza değil, ek bir yükümlülüktür.
– Vergi alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin
bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 1,40 oranında gecikme
zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük
olarak hesap edilir. (AATUHK, 51)
– Gecikme zammı; kesinleşen vergi ziyaı cezalarında aynı oranda
uygulanır.
Gecikme Zammı Süresinin Hesabı
• Sürenin hesaplanmasında amme alacağının vade tarihi
süreye dahil edilmez, ödeme tarihi süreye dahil edilir.
• Cezaya itiraz üzerine mahkemeye gidildiğinde gecikme
zammı, mahkeme kararının mükellefe tebliğ edilmesinden
sonra başlar. Tebligatı alan mükellef cezayı 1 ay içinde ödemek
zorundadır. Aksi taktirde 1 ayın bitiminden itibaren gecikme
zammı işlemeye başlayacaktır.
GECİKME FAİZİ (VUK, 112)
Tanım
İkmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda:
a)
b)
c)
Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında
belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden
itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar;
Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi
kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal
vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar;
Uzlaşılan vergilerde; uzlaşılan vergi miktarına, normal vade tarihinden
itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar,
geçen süreler için AATUHK’a göre tespit edilen gecikme zammı
oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre
içinde ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri
nazara alınmaz.
Özellikleri
– VUK’ ta düzenlenmiştir.
– Vergilendirme sürecinin tahakkuk aşaması ile ilgilidir.
– Muaccel hale gelmemiş, tahakkuku gerçekleşmemiş vergi alacakları
için uygulanır.
– Hukuki niteliği itibariyle bir ceza değil, ek bir yükümlülüktür.
– Vergi aslı ve gecikme faizinin mükellefe tebliğ tarihinden itibaren 1
aylık ödeme süresi vardır. Muaccel hâle gelen ve 1 aylık ödeme süresi
içinde ödenmeyen bu vergilere, vade tarihinin bitiminden ödeme
tarihine kadar gecikme zammı uygulanmaktadır. Bu durumda, gecikme
faizi ile gecikme zammının uygulama süreleri arasında 1 aylık bir
boşluk söz konusu olup yaptırım olarak uygulanmaları açısından
birbirinin devam niteliği taşımaktadır.
– Beyana dayanan vergilerde gecikme faizi uygulaması söz konusu
değildir.
KAMU ALACAKLARINI GÜVENCE
ALTINA ALAN YÖNTEMLER
Vergi (Kamu) Alacağının Korunması Yolları
Kamu alacağı için teminat istenmesi
İhtiyati tahakkuk
İhtiyati haciz
Kamu alacaklarının rüçhan hakkı
Kamu alacaklarının takibinde iptal davaları
Yurt dışına çıkış yasağı
TEMİNAT İSTEME
Tanımı ve Kapsamı
 Vergi ziyaı cezası ve kaçakçılık cezasının kesilmesini gerektiren
hallere ilişkin olarak vergi alacağının tarh edilmesi için gerekli
işlemlere başlanılması halinde, vergi incelemesine yetkili
memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen tutar üzerinden,
tahsil dairelerince teminat istenir. (AATUHK, 9)
 Türkiye’de ikametgahı bulunmayan amme borçlusunun durumunun
amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu göstermesi halinde
amme borçları için, tahsil dairelerince (inceleme elemanının talebinin
olup olmadığına bakılmaksızın) teminat istenebilir.
 İdarenin amme alacağı için teminat isteyebilmesinin VUK’ un 344 ve
359. maddesinde sayılı hallerin varlığına ve vergi incelemesine
bağlanması dolayısıyla, bu düzenleme uyarınca teminat istenebilmesi
ancak tarh ve tahakkuku VUK kapsamına giren kamu alacakları için söz
konusu olabilir. 6183 sayılı Kanun uyarınca takibi mümkün diğer kamu
alacakları için 9. md. dayanılarak teminat istenebilmesi mümkün
değildir.
Teminat İstemenin Koşulları
• Vergi mükellefi veya sorumlusu aleyhine;
1. Ceza kesilmesini gerektiren bir incelemenin başlamış olması,
2. Yetkili inceleme elemanının inceleme sonucunda amme alacağının
tehlikeye girebileceği ve teminat alınması gerektiği kanaatine ulaşması,
3. Yetkili inceleme elemanının inceleme sonucu ortaya çıkabilecek vergi,
gecikme faizi ve ceza ile ilgili olarak ilk hesaplamaları yapmış olması,
4. Bu ilk hesaplanan tutar üzerinden teminat alınması gerektiğini vergi
idaresine bildirmesi, gerekmektedir.
• Vergi idaresinin teminat talep yetkisi, idare hukuku anlamında
bir bağlı yetki olup, bu yetkinin kullanılabilmesi inceleme
elemanının takdir hakkını bu yönde kullanarak vergi idaresine
bildirmesi koşuluna bağlıdır.
• İdarenin, teminat talep eden yazısında muhataba en az 15
günlük süre vermesi gerekmektedir.
Teminatlar
• Teminat olarak şunlar kabul edilir: (AATUHK, 10-11)
1. Para,
2. Bankalar ve özel finans kurumları tarafından verilen süresiz teminat
mektupları,
3. Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri veya bu
senetler yerine düzenlenen belgeler,
4. Hükümetçe belli edilecek millî esham ve tahvilât,
5. İlgililer veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı
amme idaresince haciz varakasına bağlı olarak haczedilen menkul ve
gayrimenkul mallar.
6. Muteber bir şahsın müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçluluğu.
•
•
Bar, otel, han, pansiyon, çalgılı yerler, sinemalar, oyun ve dans yerleri, birahane, meyhane,
genel evler içerisinde bulunan eşya ve malzeme bu müesseselerin işletilmesinden doğan
amme borçlarına karşı teminat hükmündedir.
Noterden tasdikli icar mukavelesinde gayrimenkul sahibinin demirbaşı olarak kayıtlı eşya ve
malzemesi ile otel, han ve pansiyonlardaki misafir ve kiracıların kendilerine ait eşyaları bu
hükümden hariçtir.
Teminatlar
• İlk 5 teminat türü borçlu veya borçlu lehine 3. bir şahıs
tarafından da verilebilir.
• Teminat sonradan tamamen veya kısmen değerini kaybeder
veya borç miktarı artarsa, teminatın tamamlanması veya
yerine başka teminat gösterilmesi istenir.
• Şahsi kefaleti ve gösterilen şahsı kabul edip etmemekte
alacaklı tahsil dairesi serbesttir.
Teminatın Kabulü
• İdarece gösterilen teminatın kabulü, teminat olarak gösterilen
menkul malların haczedilmeleri ve muhafaza altına alınması,
gayrimenkul ise haczin tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi ile
uygulanır. Teminat olarak gösterilenin gemi veya motorlu araç
olması durumunda da haciz ilgili sicillere bildirilir.
İHTİYATİ TAHAKKUK
Tanım ve Kapsam
• VDO’ nun ortaya çıkmasından verginin tahakkuk etmesine
kadar geçecek süre içinde, ileride verginin tahsilini
güçleştirecek durumlar ile karşılaşılması söz konusu ise, vergi
alacağını güvence altına alabilmek için verginin tahakkuku öne
alınabilir. (AATUHK, 17)
– İhtiyati tahakkuk; gelir vergisi, kurumlar vergisi, geçici vergi, harcama vergileri,
veraset ve intikal vergisi ve bu vergilere ait zam ve cezalar için uygulanabilir.
Bunların dışında kalan amme alacakları için ihtiyati tahakkuk uygulanması söz
konusu değildir.
İhtiyati Tahakkuk Sebepleri
1. İhtiyati haciz uygulanmasına yol açan nedenler;
i.
ii.
iii.
iv.
Teminat istenmesini gerektiren hallerin varlığı,
Borçlunun belli ikametgahının olmaması,
Borçlunun kaçmış olması veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli
yollara başvurması ihtimalinin olması,
Mal bildirimine çağrılan borçlunun belli süre içinde mal bildiriminde
bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuş olması,
2. Borçlunun kamu alacağının tahsiline engel olmaya veya
tahsilini zorlaştırmaya yönelik eylemleri nedeniyle hakkında
kovuşturma açılması,
3. Borçlunun teşebbüsünün muvazaalı olduğu ve gerçekte
başkasına ait olduğu hakkında delillerin bulunmuş olması.
İhtiyati Tahakkuk Uygulaması
• İhtiyati tahakkuk, vergi dairesi müdürünün (VDB olan yerlerde
grup müdürünün) yazılı isteği üzerine vergi dairesi
başkanı/defterdarın ihtiyati tahakkuk uygulamasına ilişkin
yazılı emri üzerine uygulanır.
• İhtiyati tahakkuk kesin tahakkuk olmayıp takdir yolu ile
hesaplanan matrahlar üzerinden gerçekleştirilir. Daha sonra
usulüne göre tahakkuk eden miktarlara göre düzeltilir.
• İhtiyati tahakkuk uygulaması sonucu, kesin bir borç ortaya
çıkmaz, bu uygulamanın işlerliği ve etkinliği, ihtiyati hacizle
birlikte uygulanmakta olmasıyla gerçekleşir.
• İhtiyati tahakkuk uygulanan vergiler ile bunların cezaları
vadesi gelmeden tahsil edilemez. Ancak bunlar için derhal
ihtiyati haciz yoluna gidilir.
İhtiyati Tahakkuka İtiraz
• Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz
uygulananlar, ihtiyati tahakkukun nedenleri ve miktarına
karşı, ihtiyati haczin uygulanması, gıyapta yapılan hacizlerde
haczin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil
dairesine ait vergi davası işlerine bakan vergi mahkemesinde
(ihtiyati haciz işlemi ile birlikte) dava açabilir.
• Bu davalar Vergi Mahkemesinde öncelikli görüşülür.
İhtiyati Tahakkukun Kaldırılması
• İhtiyati tahakkuk için bir süre belirtilmemiştir. Şartların olması
durumunda derhal uygulanır ve kamu alacağının özel kanuna
göre tahakkukuna kadar devam eder.
İHTİYATİ HACİZ
İhtiyati Haciz
• İleride tahakkuk edecek olan veya henüz ödeme vadesi
gelmemiş bulunan ya da vadesi geçtiği halde ödeme emri
tebliğ edilmemiş bulunan amme alacağının tahsil güvenliğini
sağlamak üzere yapılan bir haciz şeklidir. (AATUHK, 13)
İhtiyati Haciz Sebepleri
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
Teminat istenmesini gerektiren haller,
Borçlunun belli bir ikametgahının bulunmaması,
Borçlunun kaçmış olması veya kaçması, mallarını kaçırması
ve hileli yollara sapma ihtimalinin bulunması,
Borçludan teminat göstermesi istenildiği halde belli sürede
teminat veya kefil göstermemiş olması ya da şahsi kefalet
teklifinin veya gösterdiği kefilin kabul edilmemiş olması,
Mal bildirimine çağrılan borçlunun belli süre içinde (7 gün)
mal bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde
bulunmuş olması,
Para cezasını gerektiren fiil dolayısıyla kamu davası açılması,
İptali istenen hükümsüz tasarrufların varlığı,
İhtiyati Haczin Uygulanması
• İhtiyati haczi uygulayacak olan Vergi Dairesi Başkanlığı
bulunan yerlerde Vergi Dairesi Başkanı, bulunmayan yerlerde
Vergi Dairesi Müdürüdür.
• Alacaklı kamu idaresi il özel idaresi ise vali, belediye ise belediye başkanı,
TMSF ise TMSF Başkanıdır.
• İhtiyati haciz borçlunun haczedilen mallar üzerindeki tasarruf
hakkını kaldırır.
• İhtiyati haciz kararı, tahsil dairesince bir haciz varakasına bağlı
olarak uygulanır. İhtiyati haciz, normal haczin tabi olduğu
düzenlemelere göre yapılacaktır.
İhtiyati Haczin Uygulanması
• İhtiyati haciz, kesin hacze dönüştürülmediği sürece, ihtiyaten
haczedilen malların satılarak paraya çevrilmesi mümkün
bulunmamaktadır. Ancak, ihtiyaten haczedilen malların
bozulması, çürümesi gibi nedenlerle korunmasının mümkün
olmadığı veya beklediği zaman önemli bir değer düşüklüğüne
uğrayacağının anlaşılması hâllerinde, bu mallar derhal paraya
çevrilerek, elde edilen tutarlar teminat olarak muhafaza edilir.
İhtiyati Hacze İtiraz
• Haklarında ihtiyati haciz uygulananlar, haciz uygulanması,
gıyapta yapılan hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren 7
gün içinde alacaklı tahsil dairesinin bulunduğu yerdeki vergi
mahkemesinde ihtiyati haciz tutar ve sebepleri yönünden
dava açabilirler.
• Bu tür davalar vergi mahkemelerinde öncelikli olarak görülür.
• İhtiyati haciz uygulamasına ilişkin davalarda verilen kararlar
hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem
tesis olunabilir. (İYUHK,28)
İhtiyati Haczin Kaldırılması
 İhtiyati haciz uygulaması, ihtiyati haciz kalkana kadar veya
kesin hacze dönüşene kadar devam eder. Aşağıdaki hallerde
ihtiyati haciz kaldırılır;
– İhtiyati hacze karşı açılan davada ihtiyati haczin kaldırılmasına karar
verilmesi,
– Teminat gösterilmesi, (şahsi kefalet gösterilmesi ihtiyati haczi
kaldırmaz.)
• Üçüncü şahısların borçlu lehine menkul mallarını teminat göstermesi mümkün
değildir.
– İhtiyati haciz nedeninin ortadan kalkması,
– Borcun ödenmesi
RÜÇHAN HAKKI
Tanımı
• Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen malların paraya
çevrilmesinden önce o mal üzerinde kamu alacağı için de
haciz konulduğu takdirde, kamu alacağı hacze iştirak eder ve
satış bedeli garameten paylaştırılır. (AATUHK, 23)
Rehinli Alacaklarda Rüçhan Hakkı
• Rüçhan hakkı uygulamasında rehinli alacaklıların hakları saklı
tutulmuştur. Ancak, gümrük vergisi, bina ve arazi vergisi gibi
eşya ve gayrimenkulün aynından doğan kamu alacakları, o
eşya veya gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli
alacaklardan önce gelmektedir.
Rehinli Alacaklarda Rüçhan Hakkı
• Genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim, harç ile vergi
cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizler için tatbik edilen
hacizlerde, İcra İflas Kanunu’nun “rehinden önce ihtiyati veya
icrai haciz bulunması hâlinde kamu alacağı dâhil hiçbir haciz
rehinden önceki hacze iştirak edemez” şeklindeki son cümlesi
hükmü uygulanmaz (AATUHK, 21).
• Dolayısıyla, üçüncü şahıslar tarafından haczedilmiş mallara,
bir rehinli alacaklının da haciz uygulaması hâlinde, söz konusu
kamu alacakları için rehinli alacaklıdan dahi sonra haciz
konulması hâlinde de, rehinden önce üçüncü şahıslar
tarafından tatbik edilmiş olan hacizlere kamu alacaklısının da
iştirak etmesi olanağı sağlanmıştır.
Örnek 1
Örnek 2
Örnek 3
Örnek 3
KAMU ALACAKLARININ TAKİBİNDE
İPTAL DAVALARI
İvazsız Tasarrufların Hükümsüzlüğü
• Amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya
hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmayanlarla,
malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların
borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin
başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme
müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve
ivazsız tasarruflar hükümsüzdür. (AATUHK, 27)
• Aşağıdaki tasarruflar bağışlama hükmündedir: (AATUHK, 28)
1. Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlarıyla, eşler ve ikinci dereceye
kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar,
2. Kendi verdiği malın, akdin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak
pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,
3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartıyla irat ve
intifa hakkı tesis ettiği akitler.
Hükümsüz Sayılan Diğer Tasarruflar
• Amme alacağını ödemeyen borçlulardan müddetinde veya
hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmayanlarla,
malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların
borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin
başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme
müddetinin başlamasından sonra yaptıkları tasarruflardan
aşağıda belirtilenler hükümsüzdür: (AATUHK, 30)
1.
2.
3.
Borçlunun teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu haller
müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için
yapılan rehinler,
Borca karşılık para veya mütat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle
yapılan ödemeler,
3. Vadesi gelmemiş bir borç için yapılan ödemeler.
Amme Alacağının Tahsiline İmkan Bırakmamak
Maksadıyla Yapılan Tasarruflar
• Borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde
amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan
bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı
muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım
gelen kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa
olsun hükümsüzdür. (AATUHK, 30)
İptal Davalarının Açılması
• İptal davalarının, iptali istenen tasarrufun değerine göre sulh
hukuk veya asliye hukuk mahkemelerinde açılması
gerekmektedir. Bu davaların görülme usulü, Hukuk
Muhakemeleri Kanunu’na tabidir.
Davanın Tarafları
• Davacı; alacaklı amme idareleri veya alacağın tahsili ile
görevlendirilmiş tahsil dairelerdir.
• Davanın muhatabı, borçlu ile borçlu hukuki muamelede
bulunanlar, borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan
kimseler, bunların mirasçıları ve suiniyet sahibi diğer üçüncü
şahıslardır. (AATUHK, 25)
Zamanaşımı
• Sözü geçen tasarrufların vukuu tarihinden beş yıl geçtikten
sonra dava açılamaz. (AATUHK, 26)
• Kanunda, bu süreyi durduran veya kesen herhangi bir sebebe
yer verilmemiştir.
Yurt Dışına Çıkış Yasağı
1982 Anayasasının;
V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti
MADDE 23.– Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi
sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını
korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini
önlemek; amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya
kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
• Yurt dışına çıkış yasağı için vergi borcunun kesinleşmiş olması
gerekir.
Download

gecikme zammı