ANONIM
ŞIRKETTE PAY
VE
PAY SAHIPLIĞI
Prof. Dr. Şaban KAYIHAN
28.04.2015
VIII. Anonim Şirkette Pay ve Pay Sahipliği
A. Pay Kavramı ve Türleri
1. Genel Olarak









Anonim şirkette sermaye belirli ve paylara bölünmüştür (TTK.m.329).
Paylar ortak sayısı ile sınırlı olmayıp, bir ortağın birden fazla payı olabileceği gibi, bir
payın birden fazla sahibi de bulunabilir.
Pay şirketin kuruluşunda ya da sermaye artırımında tescil ile oluşur.
Oluşan payları sonradan hukuki yollardan edinen kişiler de pay sahibi sıfatını kazanır.
Kıymetli evrak niteliğindeki pay senetlerine bağlanması paya bağlı haklarda ve
borçlarda herhangi bir değişikliğe yol açmaz. Ancak senedine bağlanmış payların
tedavül kabiliyeti artar.
Senede bağlanmamış paylar da her türlü hukuki işleme konu olabilir, devredilebilir
hacze konu olabilir.
Her pay bağımsız olup sahibine pay sahipliği hakları sağladığı gibi borçlar da yükler.
Bu nedenle pay sahibinin anonim şirketteki hak ve borçları sahip olduğu paya orantılı
olarak belirlenir.
Bununla birlikte payın sağladığı haklar bir bütün olup bölünemez. Bazı pay sahipliği
haklarının şirkete karşı kullanılmasında, bir paya sahip olmak yeterlidir.
Bundan ötürü genel kurula katılma, konuşma, iptal davası açma gibi haklarda etki
aynıdır. Ancak anonim şirketlerde sermaye kadar söz sahibi olma ilkesi gereğince, pay
sahibinin oy, kar payı, rüçhan hakkı, tasfiye sonucuna katılma, hazırlık dönemi faizi
gibi mali ve idari haklarda sahip olunan payların tutarı göz önüne alınır.

Şirket esas sözleşmesinde, şirketin sermayesi ile her payın itibari (nominal) değeri, bunların
ödenmesinin şekil ve şartları (TTK.m. 339/2, c), pay senetlerinin nama veya hamile yazılı
olacakları, belirli paylara tanınan imtiyaz ve pay sınırlamaları (TTK.m. 339/2 d), pay
sahiplerin taahhüt ettiği sermaye paylarının türleri ve miktarı (TTK. m.339/j) yazılmak
zorundadır

Her payın bir itibari değerinin olması zorunludur. İtibari değer, pay sahipliği haklarının
hesaplanıp kullanılmasında önemli bir işlev icra eder. Bundan dolayı TTK. itibari değeri
olmayan payı kabul etmemiştir.

TTK m. 476’ya göre, her payın itibarî değeri en az bir kuruş olup, bu değer ancak birer
kuruş ve katları olarak yükseltilebilir.

Anılan itibarî değer Bakanlar Kurulu tarafından yüz katına kadar artırılabilir. Zora giren
şirketin finansal durumunun iyileştirilmesi amacıyla payın itibarî değeri bir kuruştan fazla
olduğu takdirde bir kuruşa kadar indirilebilir.

Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek suretiyle,
payları, asgarî itibarî değer hükmüne uyarak, itibarî değerleri daha küçük olan paylara
bölmek veya payları itibarî değerleri daha yüksek olan paylar hâlinde birleştirmek yetkisini
haizdir.

Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme onay vermesi
gerekir (TTK m. 477/2).

Pay şirkete karşı bölünemez. Bir payın birden fazla sahibi bulunduğu takdirde, bunlar şirkete
karşı haklarını ancak ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabilirler.

Böyle bir temsilci atamadıkları takdirde, şirketçe söz konusu payın maliklerinden birine
yapılacak tebligatın tümü hakkında geçerli olacağı hükme bağlanmıştır (TTK m. 477/1).
2. Pay Türleri
a. Adi Pay – İmtiyazlı Pay
 Kural olarak aynı itibari değere sahip olmak kaydıyla her pay sahibine
birbirine göre eşit haklar sağlar.
 Anılan payların sahipleri, pay sahipliği haklarından eşit olarak faydalanırlar.
Bu nedenle sözü edilen bu paylara adi pay adı verilir.
 Öte yandan ilk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek bazı
paylara imtiyaz (ayırcaşık) tanınabilir.
 İmtiyaz; kâr payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi haklarda, paya
tanınan üstün bir hak veya kanunda öngörülmemiş yeni bir pay sahipliği
hakkıdır (TTK. m. 478).
 İmtiyaz kişiye değil paya tanınabilir. Bunun tek istisnası TTK m. 360 ile
öngörülen ve belli kişilere tanınabilen yönetim kurulunda temsil edilme
hakkındaki imtiyazdır (TTK. m. 478/3).
 Düzenlemedeki “üstün bir hak” ifadesi, imtiyazlı payların adi faylara göre
daha fazla pay sahipliği hakları sağladığını belirtmektedir.
 Ayrıca belirtmek gerekir ki, kanunda öngörülmemiş yeni bir pay sahipliği
hakkının bütün paylara sağlanması, onları imtiyazlı pay haline getirecektir.
Şu halde bu gibi ayrıcalıklı paylara imtiyazlı paylar adı verilmektedir.
b. Bedelli Pay – Bedelsiz (Gratis) Pay
 Esas sermaye artırımlarında, artırılan sermaye kar, yedek akçeler veya
yeniden değerleme fonu gibi şirket içi kaynaklardan karşılanıyor ise,
artırılan kısım karşılığı çıkarılan paylar için ortakların herhangi bir
bedel ödemesi gündeme gelmez.
 Sadece mevcut ortaklara bu şekilde verilen paylara bedelsiz (gratis)
paylar adı verilir.
 Bununla birlikte, dış kaynaklardan sermaye artırımı yoluna
gidiliyorsa, çıkarılacak yeni paylardan almak isteyen mevcut
ortakların –mevcut ortakların rüçhan hakkı vardır- ve üçüncü kişilerin,
aldıkları payların bedellerini şirkete tediye etmeleri gerekir. İşte bu
sınıf paylara da bedelli pay adı verilir.
B. Pay Sahibinin Borçları ve Hakları
 Payın veya pay senedinin sahibi olan gerçek ve tüzel kişiye pay
sahibi denilir.
 Anonim şirketler de kendi paylarının sahibi olabilir. Ancak bu
hususun gerçekleşmesi Kanunda belirlenen sınır ve şartlarda
mümkündür.
 Anonim şirkette pay sahibi olmak, payın verdiği haklardan
yararlanmayı, yüklediği borçlara ise muhatap olma sonucunu
doğurur.
1. Pay Sahibinin Borçları
a. Pay Bedelini İfa Borcu ve İfa Etmemenin Sonuçları
 Kanunda öngörülen istisnalar dışında, esas sözleşmeyle pay sahibine,
pay bedelini veya payın itibarî değerini aşan primi ifa dışında
herhangi bir borç yükletilemez (TTK. m. 480).
 Bir başka deyişle, kural olarak pay sahibinin taahhüt ettiği sermayeyi
ödemekten başka bir borcu yoktur. Buna tek borç ilkesi adı verilir.
 Pay sahibi, şirketin borçlarından sorumlu olmadığı gibi, istemediği
takdirde, sermaye artırımına katılmaya, yeni pay alma hakkını
kullanmaya dahi zorlanamaz.
b. İkincil (Tali) Mükellefiyetler
 Pay devirlerinin şirketin onayına bağlı olduğu hâllerde, esas
sözleşmeyle pay sahiplerine sermaye taahhüdünden doğan borçtan
başka, belli zamanlarda tekrarlanan ve konusu para olmayan edimleri
yerine getirmek yükümlülüğü de yüklenebilir.
 Bu ikincil yükümlülüklerin nitelik ve kapsamları pay senetlerinin
veya ilmühaberlerin arkasına yazılabilir (TTK. m. 480).
 İkincil yükümlülükler hakkında, esas sözleşmede, sözleşme cezası da
öngörülebilir (TTK. m. 481/2).
 Ancak tali mükellefiyetlere aykırılık nedeni ile pay sahibinin iskatı
gündeme gelmez.
c. Haksız Alınan Kar Payını Geri Ödeme Borcu
 Haksız yere ve kötüniyetle kâr payı veya hazırlık dönemi faizi alan
pay sahipleri, bunları geri vermekle yükümlüdür.
 Yönetim kurulu üyelerinin kazanç payları hakkında da aynı hüküm
uygulanır.
 Geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle
zamanaşımına uğrar (TTK. m. 512).
2. Pay Sahibinin Hakları
 Pay sahipliği hakları mali ve yönetime ilişkin olmak üzere iki
gruba ayrılarak incelenmektedir.
 Yönetime ilişkin haklar pay sahibinin şirket yönetimine
katılmasına, yönetimde etkili olmasına imkan sağlayan
haklardır.
 Bu haklar, genel kurula katılma, oy kullanma, bilgi alma ve
inceleme, denetleme, özel denetim isteme, iptal davası açma
hakkından oluşur.
 Mali haklar, şirketin pay sahiplerine sunduğu mali nitelikteki
hakları içerir.
 Bunlar kar payı, rüçhan hakkı, tasfiye payı, hazırlık dönemi
faizi gibi haklardır.
a. Yönetime İlişkin Hakları
aa. Genel Kurula Katılma Hakkı
 Her pay sahibi için genel kurula katılma payın sayısına veya
miktarına bağlı olmayan birseysel bir haktır.
 İlke olarak her pay sahibine genel kurulda bir oy hakkı verir ve
sadece bir paya sahip olan ortak da genel kurula katılma
hakkına sahiptir ve bu hak engellenemez.
 Pay sahipleri genel kurula katılma hakları dairesinde örneğin
görüşmelere katılabilir, konuşma yapabilir, görüşlerini
söyleyebilir, yönetim kadrolarına aday olabilir, yöneticilere
şirket işlerine yönelik sorular sorabilir.
bb. Oy Hakkı








Genel kurula katılma hakkının uzantısı olan oy hakkı ortağın sahip olduğu en
önemli gücüdür. Oyun gücü payın miktarı il doğru orantılı olup, bir ortağın
şirkette ne kadar payı var ise o kadar da oy hakkı var demektir.
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, her pay sahibi sadece bir paya sahip olsa da en
az bir oy hakkını haizdir.
Şu kadar ki, birden fazla paya sahip olanlara tanınacak oy sayısı esas
sözleşmeyle sınırlandırılabilir (TTK. m.434/2).
Oy hakkı, payın, kanunen veya esas sözleşmeyle belirlenmiş bulunan en az
miktarının ödenmesiyle doğar (TTK. m.435).
Pay sahiplerinin bazı hallerde oy hakkından yoksun olacağı düzenlenmiştir. Bu
hallerde pay sahipleri oy kullanamazlar
Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs
şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki
kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da
hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz (TTK. m.435/1).
Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler,
yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait
paylardan doğan oy haklarını kullanamaz (TTK. m.435/2).
Oy hakkının kullanılmasına ilişkin sınırlamaları dolanmak veya herhangi bir
şekilde etkisiz bırakmak amacıyla, payların veya pay senetlerinin devri ya da pay
senetlerinin başkasına verilmesi geçersizdir (TTK. m.433/1).
cc. Bilgi Alma İnceleme ve Denetleme Hakkı
dd. Çıkma Hakkı
 Yeni düzenleme ile pay sahipleri için öngörülen bir hak da
şirketten çıkma hakkıdır.
 Buna göre birleşme durumunda ve şirketteki hakimiyetin
kötüye kullanılması durumunda ortak şirketten çıkma hakkını
da haizdir (karş. TTK.m.141; m.202/2).
ee. Sorumluluk Davası Açma Hakkı
 Ayni sermayenin veya devralınacak işletme ile ayınların
değerlemesinde emsaline oranla yüksek fiyat biçenler, işletme
ve aynın niteliğini veya durumunu farklı gösterenler ya da
başka bir şekilde yolsuzluk yapanlar, bundan doğan zarardan
sorumlu tutulmuşlardır (TTK. m.551/2).
 Alınacak muhtemel tazminatın şirkete ödenmesi koşulu ile pay
sahiplerine yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası
açma hakkı tanınmıştır.
b. Pay Sahibinin Mali Hakları
aa. Kar Payı Hakkı
 Anonim şirkette her pay sahibinin, kanun ve esas sözleşme
hükümlerine göre pay sahibine dağıtılması kararlaştırılmış net dönem
karına, payı oranında katılma hakkı olduğu öngörülmüştür (TTK
m.507).
 Esas sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kar pay sahibinin sermaye
payı için şirkete yaptığı ödemelerle orantılı olarak hesap edilir.
 Yıllık kar, yıllık bilançoya göre belirlenir (TTK. m.508).
 Şirketin kar payı dağıtabilmesi için net dönem karı elde etmesi veya
tasarruf edebileceği serbest yedek akçelerinin bulunması gerekir
(TTK. m.509/2).
bb. Tasfiye Bakiyesi Hakkı
 Şirketin sona ermesi hâlinde her pay sahibi, esas sözleşmede sona
eren şirketin mal varlığının kullanılmasına ilişkin, başka bir hüküm
bulunmadığı takdirde, tasfiye sonucunda kalan tutara payı oranında
katılır (TTK. m. 507/1).
 Bu hakka tasfiye payı alma hakkı denilir. Bu hakkın kullanılabilmesi
için şirketin sona erip tasfiye işlemlerini tamamladıktan sonra geriye
pay sahiplerine dağıtımı yapılabilecek bir mevcudun kalması şarttır.
cc. Hazırlık Dönemi Faizi
 Anonim şirkette kural olarak sermaye karşılığı için pay
sahiplerine faiz ödenmez. (TTK. m. 509/1).
 Ancak İşletmenin tam bir şekilde faaliyete başlamasına kadar
geçecek hazırlık dönemi için paysahiplerine, Türkiye Muhasebe
Standartlarına uygun olmak koşuluyla özellikli varlık
niteliğindeki yatırımların maliyetine yüklenmek üzere, belirli
bir faiz ödenmesi esas sözleşmede öngörülebilir ve bu dönemle
sınırlı olmak üzere, faiz ödemelerinin en geç ne zamana kadar
süreceği belirtilir TTK. m. 510/1).
 İşletme yeni paylar çıkarılarak genişletilecek olursa, sermayenin
artırılmasına dair olan kararda, yeni paysahiplerine, özellikli
varlık niteliğindeki yatırımların maliyetine yüklenmek üzere,
belirli bir süreyle en geç yeni yatırımın işletmeye alındığı güne
kadar faiz ödenmesi kabul olunabilir (TTK. m. 510/2).
dd. Rüçhan Hakkı

Dış kaynaklardan gerçekleştirilen esas sermaye artırımı konusunda bahsettiğimiz gibi
rüçhan hakkı, pay sahibinin an pay oranının koruyabilmesini sağlamak amacıyla kabul
edilmiş bir pay sahipliği hakkıdır.

Kanun anonim şirketin menfaatleri, sosyal düşünceler ve gereklilikler haklı gösterdiğinde,
eşit işlem ilkesine uyularak pay sahibinin rüçhan hakkının sınırlandırılmasına izin
vermiştir.Hakkın kaldırılması veya sınırlandırılabilmesi için esas sermayenin %60’nın
böyle bir öneriye olumlu oy vermesi zorunludur.

Bu yeter sayının esas sözleşme hükmü ile azaltılmasına izin verilmemiştir.

Rüçhan hakkının genel kurulun esas sermaye artırımı kararında kaldırılabilmesi için haklı
bir sebep bulunmalıdır. Maddede sayılan haklı sebepler örnek niteliğindedir.

Bu nedenle haklı nedenler olarak halka arz, işletmelerin, iştiraklerin devralınması, işçilerin
şirkete ortak olması sayılmıştır.

Hakkın sınırlandırılması ve ya kaldırılması ile hiç kimsenin haklı görülmeyecek şekilde
yararlandırılamayacağı veya kayba uğratılmaması sağlanmalıdır.

Nama yazılı payların devrini sınırlandıran bağlam hükmü, rüçhan hakkının kullanılmasına
engel değildir.
ee. Birleşme, Nev’i Değiştirme ve Bölünmelerde Ayrılma Akçesini Talep Hakkı ve
Denkleştirme Talebi Davası

Pay sahibinin birleşme, nev’i değiştirme ve bölünme işlemlerinde olumsuz oy
kullanmaları durumunda, payının güncel gerçek değerinin kendisine ödenmesi suretiyle
şirketten ayrılmasına imkan verilmiştir.
.
3. Azınlık (Azlık) Hakları
a. Genel Olarak
 Daha önce de ifade etmiş olduğumuz üzere anonim
ortaklıklarda kural olarak çoğunluk sistemi uygulanır. Bununla
birlikte, çoğunluk karşısında azınlığı kayıtsız şartsız çoğunluk
kararlarına tabi tutmak kimi zaman tahammül edilmez
sonuçların doğmasına yol açabilir.
 Bundan dolayı, modern hukuk sitemine sahip olan hemen
bütün kanun koyucular, özellikle önemli saydıkları konularda,
sermayenin belirli bir oranını temsil eden azlığa karar
alınmasına engel olma, hatta bazen olumlu bir şekilde harekete
geçerek, çoğunluğun rızasının tersine ve çoğunluğuna rağmen,
anonim şirket adına bazı işlemlerde bulunmak hak ve yetkisini
tanımışlardır.





Burada sözü edilecek olan azınlık hakları, bireysel pay sahibinin
değil, sermayenin belirli bir oranı temsil eden azınlık grubuna tanınan
haklar olacaktır.
Bu bağlamda azınlık için aranan oy yüzdesine tek bir kimse
bulunuyorsa bu kişi de azınlık haklarından istifade edecektir. Bu
haklar anonim ortaklıkları çıkar çatışmalarında çoğunlukla azınlık
arasında denge sağlamak için azınlık lehine kabul edilmiştir.
Kapalı tip anonim şirketlerde esas sermayeyi temsil eden payların
1/10 (%10)’nu, halka açık anonim şirketlerde ise esas sermayeyi
temsil eden payların 1/20 (%20)’sini temsil eden ortak veya ırtaklar
azınlık olarak nitelendirilir.
Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay
sahiplerine tanınabilir (TTK. m.411/1, c.son).
Azınlığın sahip olduğu bu hakları, genel kurulda bir karar tasarısı
lehine salt çoğunluk sağlanmasına karşın azınlığın aleyhte oy vererek
karar alınmasına engel olan olumsuz azınlık hakları ve çoğunluk
iradesine üstün gelerek, bu iradeye aykırı olsa bile, ortaklık görüşü ve
iradesi olarak azınlık iradesinin belirmesi sonucunu doğuran olumlu
azınlık hakları şeklinde ikiye ayırarak inceleyebiliriz.
b. Türleri
aa. Olumsuz Azınlık Hakları
aaa. Ağırlaştırılmış Çoğunluk Hâlleri
 GK’da karar alınabilmesi için, toplantı yeter sayısının sağlandığı durumda
kural olarak salt yani mutlak çoğunluk yeterlidir (karş. TTK. m.421).
Bununla birlikte, kanun koyucular önemli gördükleri bazı hususlarda kararın
niteliğine ve önemine göre, derecesi değişen ağırlaştırılmış çoğunluk
aramışlardır.
 Örneğin ortaklığın vatandaşlığının değiştirilmesi veya pay sahiplerinin
taahhütlerinin artırılması konusundaki kararlar için oybirliği, yani tüm pay
sahiplerinin o yönde ittifakla olumlu oy kullanmaları gerekmektedir.
bbb. Sulh ve İbrayı Engelleme
 TTK. m.559 hükmüne göre kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin,
denetçilerin, şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan
sorumlulukları, şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh
ve ibra yoluyla kaldırılamaz.
 Bu sürenin geçmesinden sonra da sulh ve ibra ancak genel kurulun onayıyla
geçerlilik kazanır. Bununla beraber, esas sermayenin onda birini, halka açık
şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri sulh ve ibranın
onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.
 Görüldüğü üzere azınlık niteliğindeki ortak/ortaklar hükümde sözü edilen
kişilerin sözü edilen hususlardan aklanmasına muhalefet edebilirler.
bb. Olumlu Azınlık Hakları
aaa. Genel Kurulu Toplantıya Çağırma veya Gündeme Madde Eklenmesini Talep Hakkı

Azınlık niteliğindeki pay sahipleri, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi
belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise,
karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler (TTK. m.411/1).
bbb. Özel Revizör (Özel Denetçi) Atanmasını İsteme

Özel revizyon konumuzda da sözünü etmiş olduğumuz üzere ortaklarca yapılan özel
revizör atanması talebi genel kurulca reddedilmesi hâlinde azınlık niteliğindeki pay
sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay
sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel
revizör (özel denetçi) atamasını isteyebilirler. (TTK. m.439).
ccc. Bilanço Görüşmelerini Erteleme

Türk Ticaret Kanunu m.420 tarafından öngörülen bu azınlık hakkına göre; finansal
tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, azınlık niteliğindeki ortak/ortaklarca, genel
kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya
bırakılır.

Erteleme, 414 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde pay sahiplerine ilanla
bildirilir ve internet sitesinde yayımlanır. İzleyen toplantı için genel kurul, kanunda
öngörülen usule uyularak toplantıya çağrılır.

Azınlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların müzakeresinin tekrar
geri bırakılmasının istenebilmesi, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş
bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca
cevap verilmemiş olması şartı aranmıştır (TTK. m.420/2).
dd. Hesap Denetçisinin Görevden Alınması ve Yeni Hesap Denetçisi
Atanması Davası Açma
 Görevden alma ve yeni denetçi atama davası, denetçinin seçiminin Türkiye
Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç hafta içinde açılır.
 Azlığın bu davayı açabilmesi için, denetçinin seçimine genel kurulda karşı
oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin yapıldığı genel kurul
toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay
sahibi sıfatını taşıyor olması şartı aranmıştır (TTK. m.399/5).
ee. Nama Yazılı Pay Senedi Basılmasını Talep Hakkı
 TTK. m.486/3’ün öngördüğü bu hakka göre azınlık istemde bulunursa nama
yazılı pay senedi bastırılıp tüm nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılır.
ff. Haklı Sebeplerle Şirketin Feshini Talep Etme Hakkı
 Haklı sebeplerin varlığında, azınlığı temsil eden payların sahipleri, şirketin
merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine
karar verilmesini isteyebilirler.
 Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en
yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten
çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir
çözüme de karar verebilir (TTK. m.531).
Download