ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ
OLAN
ÖĞRENCİLER
Okutulan bir metni anlamakta güçlük çekmek
 Bütünlük taşıyan bir metin yazmak
 Düşünce, duygu ve bilgileri ifade etmekte
zorlanmak
 İletişim kurmada güçlük
 Yukarıda ifade edilen durumlardan biri veya
birkaçı bireyde süreklilik gösteriyorsa o kişide
öğrenme güçlüğü olduğu söylenebilir.

 Öğrenme
güçlüğü, okul öncesi yıllarda dil
problemi olarak ortaya çıkabilir. Dili
anlama ve onunla bir şeyler üretme
becerilerindeki gerilikler, ilköğretim 3.sınıfa
kadar okuma ve yazmada problemlere,
sınıf düzeyi yükseldikçe de diğer alanlarda
akademik güçlüklere yol açar. Akademik
başarısızlık da bireyi sosyal yeterlilik
problemlerine götürür.
 Öğrenme
güçlüğünün kalıcı olmaması
için erken tanılama önemlidir ve bu
öğrenciler için öğretimsel
düzenlemeler yapılmalıdır.
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN TANIMLANMASI
 “Öğrenme güçlüğü terimini ilk kez 1960’ların
başında Samuel Kirk kullanmıştır.
 Öğrenme güçlüğü, okuma, yazma, bilgileri
işlemleme, konuşma dili, yazı dili veya
düşünme becerileri gibi akademik becerilerde
güçlükler yaşayan, buna karşın ortalama ya da
ortalamanın üzerinde zekaya sahip olan bireyler
grubunu gösteren bir terim olarak
kullanılmaktadır.

Öğrenme güçlüğü ile ilgili birçok tanım
yapılmıştır. Tüm bu tanımların ortak
noktaları şunlardır:
 Merkezi sinir sisteminin düzensiz gelişimi
veya işlevinden kaynaklanıyor olabilir
 Hayat boyu sürecek bir durum olabilir
 Okuma, yazma, matematik ve dili içeren
akademik alanları etkileyebilir
beceri-başarı ayırımı tarafından
tespit edilir
 Herhangi bir yetersizlik(zihinsel, işitme
ve görme) veya olumsuz çevresel
koşullardan(niteliksiz öğretim,
olumsuz ekonomik koşullar, dil ve
kültürel dezavantajlar) kaynaklanmaz.
 Bir
Öğrenme güçlüğü ile ilgili terimler;
 Disleksi(okuma güçlüğü-kelime körlüğü)
 Asgari düzeyde beyinsel işlev bozukluğu
 Asgari düzeyde beyin hasarı
 Dyscalculia(aritmetik işlem yetersizliği)
 Dysgraphia(el yazısı ile yazma yetersizliği)
 Algıyla ilgili engeller
 Hiperaktiviteye bağlı veya bağlı olmayan dikkat
eksikliği
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN NEDENLERİ
 Kesin nedeni bilinmemekle beraber beynin işlev
tarzından kaynaklandığına inanılmaktadır.
Bunlar;
 Organik faktörler- Beynin gelişimi esnasındaki
farklılıklardan kaynaklanabilir
 Genetik faktörler- kalıtsal özellikleri içermektedir
 Çevresel faktörler- Doğum öncesi ve sonrası
kötü beslenme, alkol, sigara, uyuşturucu
 Biyokimyasal bozukluklar- Boyalı yiyecekler,
tatlandırıcılar, vitamin eksiklikleri
TANILAMA
 Öğrenme güçlükleri formal değerlendirme
yöntemleri ile tanılanmaktadır. Öğrenme
güçlüğü tanılanması güç olan bir engel
grubudur. Bu grupta yer alan öğrenciler
farklı özellikler gösteririler. Bu nedenle
tanılama tek bir değerlendirme yöntemi ile
yapılmamalıdır. Formal değerlendirme
sınıfta yapılan değerlendirmelerle de
desteklenmelidir
 Formal
Değerlendirmeler
 Norm bağımlı testler kullanılır. Norm
bağımlı testler ölçümlenen öğrencinin
puanının aynı yaş grubu ile
karşılaştırılmasına olanak verir.
 Norm bağımlı testler yetenek ve başarı
testleri şeklindedir. Zeka düzeyi (yetenek
testi), ile başarı puanı(başarı testi)
arasındaki fark öğrenme güçlüğünün
tanılanmasında birinci faktördür.
Sınıf Değerlendirmeleri
 Formal olmayan testler kullanılır. Bu testler
ikincil veriler sunarlar. Sınıf değerlendirmesi;
 Ölçüt bağımlı testler: Öğrenciler önceden
belirlenen bir ölçüte göre değerlendirilir. Öğrenci
bir grupla karşılaştırılmaz, bir bilgi ve beceride
öğrencinin performansı belirlenir. Bu testler
öğretim öncesinde uygulanarak amaçlara karar
verilir; öğretim sonunda uygulanarak da
amaçların gerçekleşme derecelerine bakılır.

Müfredat temelli değerlendirme: Öğrencileri
takip ettikleri müfredattan materyaller
kullanılarak değerlendirmektir.
 Portfolyo değerlendirme: Öğrenme güçlüğünü
değerlendirmek için öğrencinin yazma ödevleri,
okuma ses kayıtları, matematik dersinde
çözdüğü problemler ve ödev örnekleri
kullanılabilir.
 Gözlemler: Öğrencinin akademik ve davranış
özellikleri ile ilgili bir kanıya varılır.

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜ BELİRLEMEDE
KULLANILAN AYIRICI ÖLÇÜTLER
 Öğrencinin yeteneği ve akademik başarısı arasında
fark var mıdır?
Ali’nin zeka düzeyi 101, okuma başarı puanı 85.
Aradaki fark 16 puan. Ali’ye öğrenme güçlüğü olan
birey diyebiliriz. Ancak öğrenme güçlüğünün var
olduğunu destekleyen başka kanıtlara da gereksinim
vardır. Bu kanıtlar; gözlemsel veriler, öğrencinin sosyal
ve gelişimsel geçmişi veya öğrenme problemleri ile
ilgili performansına yönelik kanıtlar olabilir.

 Öğrenme
problemi, dili anlamayı içeren
temel psikolojik süreçlerin bir sonucu
mudur?
Temel psikolojik süreçler; duyu-motor
beceriler, görsel ve işitsel işlemleme,
dikkat ve hafıza gibi işitsel beceriler.

Diğer olası nedenler bertaraf edilmekte midir?
Niteliksiz öğretim, olumsuz ekonomik koşullar,
dil ve kültürel dezavantajlar öğrencilerin
öğrenmesini etkiler. Ancak bu koşullardan
dolayı öğrencilerin başarısızlığı öğrenme
güçlüğü olarak değerlendirilemez.

Ülkemizde öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin
bir kısmı genel eğitim sınıflarında eğitimlerini
sürdürmektedir. Bu öğrenciler için genel eğitim
ortamlarında gerekli düzenlemeler
yapılmamakta ve öğretmenlere bu konuda
rehber olunmamaktadır. Bu öğrencilerin büyük
bir kısmı sınıfta akademik başarısızlıklarından
ve sosyal uyum becerilerindeki zayıflıklarından
dolayı dışlanmaktadırlar.

Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler özel
eğitimde en büyük kategoriyi oluşturmaktadır.
Özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların
%50.%’ini öğrenme güçlüğü olan çocuklar
oluşturmaktadır.
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ OLAN ÇOCUKLARIN
ÖZELLİKLERİ
 Akademik Başarısızlık
Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler;
 Okuma
 Okuduğunu anlama
 Yazma
 Matematik gibi alanlarda güçlük çekerler.
Dil Bozuklukları
 Bu çocuklar ne, nerede, niçin gibi soruları, pasif
ve olumsuz yapıları yorumlamakta güçlük
çekerler. Söz diziminde, uzamsal, zamansal ve
karşılaştırma ilişkilerini ifade etmekte güçlük
çekerler. Bu ilişkileri anlamadaki güçlükler,
mecazi dili ve çok anlamlı kelimeleri yorumlama
problemleri ortaya çıkarır.

Zayıf Güdüleme
 Güdülenme, bireyin davranışlarını harekete
geçirmesini ve davranışlarını yönlendirmesini
sağlayan bir dürtüdür. Güdülenme ve inanç
birbiri ile ilgilidir.
 İnanç, bireyin başarısı veya başarısızlığının
nedenleri konusunda kendine yaptığı
açıklamalardır.

Okuldaki başarısızlık öğrencinin güdülenmesini
olumsuz yönde etkiler, dolayısı ile öğrenme
güçlüğü olan öğrenciler kendilerine olan
inançlarını yitirirler.
 Öğretmenler öğrenme sürecinde öğrencilerin
aktif olmalarını desteklemeli, onlara olumlu
tepkiler vererek ve onları överek sınıf
etkinliklerine katmalı, öğrenciler için teşvik edici
eğitim ortamları hazırlamalıdır.

 Genelleme
Problemi
 Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler
öğrendiklerini farklı ortamlara ve benzer
becerilere aktarmakta güçlük çekerler.
Örn: bölme işlemini öğrenen öğrenciler, bir
pizzanın parasını 4 arkadaş arasında eşit
olarak bölemeyebilirler.
Zayıf Sosyal Beceriler
 Sosyal becerilerle ilgili problemler bu
öğrencilerin
 Benlik kavramını
 Arkadaş edinme yeteneklerini
 Başkaları ile iletişim kurmalarını
 Okul çalışmalarına yaklaşım tarzlarını olumsuz
yönde etkiler.

 Bazı
öğrenciler için, sosyal becerilerdeki
problemler, öğrenme güçlüğünün
sonucudur.
 Sosyal becerilerdeki güçlükler, düşük
başarı ve rahatsız edici sınıf davranışları
ile birleştiği zaman, öğrenme güçlüğü olan
bireylerin sosyal konumlarını olumsuz
olarak etkiler.
 Sosyal
beceri eğitimi, bu öğrencilerde
etkili olmaktadır. Doğrudan öğretim, akran
desteği ile sosyal beceri öğretimi,
dramatizasyon, bilişsel yaklaşım gibi pek
çok farklı yöntem öğrenme güçlüğü olan
çocukların sosyal becerilerini
desteklemede etkili olmaktadır.
 Bellek,
Bilişsel ve Üst Bilişsel
Problemler
 Bellek problemleri: Bilgileri çabuk
unuturlar ve yeni bilgileri düzenleme,
önceki bilgi ile birleştirmede güçlük
yaşarlar.
 Bilişsel Problemler: Sık sık
düzenlenmemiş düşünce becerileri
sergilerler. Bu da okul ve ev yaşamlarını
planlama ve düzenlemede güçlüklere yol
açar.

Üst Bilişsel Problemler: Üst biliş, nasıl
düşündüğünün ve düşüncesini nasıl
kontrol edip düzenleyeceğinin farkına
varma anlamına gelmektedir. Öğrenme
güçlüğü olan öğrencilerin çoğu başarılı ve
kendi kendine yeten öğrenciler olmak için
gerekli olan üst biliş becerilerinden
yoksundurlar.

Algı, Motor ve Genel Koordinasyon
Problemleri:
Algı: Görme, işitme ve dokunma yoluyla alınan
uyaranları tanıma yeteneğidir. Aynı zamanda
duyuları doğru olarak algılama, ayırt etme
anlamına da gelir. Yapılan çalışmalar öğrenme
güçlüğü olan öğrencilerin görsel ve işitsel algı
problemi olduğunu göstermektedir.
Motor beceriler ve Koordinasyon
Problemi: Öğrenme güçlüğü olan
çocuklarda topu atma ve tutma gibi büyük
motor becerilerde, makas kullanma,
düğme ilikleme, el yazısı gibi el-göz
koordinasyonunu içeren küçük motor
becerilerde problemler görülebilir.
Dikkat Bozukluğu ve Hiperaktivite: Yapılan
çalışmalar öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin
%51’inde dikkat bozukluğu ve hiperaktivite
olduğunu göstermiştir.
 Dikkat bozukluğu olan çocuklar soruyu
dinlemedikleri için doğru cevaplamada,
yönergeleri izlemede, ders sırasında not
tutmada, ödevlerini bitirmede, ödevlerine gerekli
özeni göstermede güçlük yaşayabilirler.
 Hiperaktivite dikkat problemi ile yakından
ilgilidir. Hiperaktif çocuklar sıralarında uzun süre
oturamazlar. Sınıftaki diğer öğrencilerin de
dikkatlerini dağıtırlar.

ETKİLİ ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ
 Doğrudan
Öğretim Yöntemi
 Bu öğretim yöntemi; konuları küçük
basamaklarla sunmayı, öğrencilerin
sunumlardan ne kadar yararlandıklarını
belirlemek amacıyla sıklıkla yapılan
kontrolleri içeren, öğretme
sorumluluğunun öğrenciye aktarıldığı
aşamalı bir yöntemdir.
 Doğrudan
öğretim yöntemi matematik
kavram ve işlemlerinin öğretiminde, ilk
okuma yazma öğretiminde, fen
gerçekleri ve kavramları, harita
becerileri, dil bilgisi kuralları öğretimi
için uygunluk gösterir.
 Bu
yöntemde konu anlatım yöntemiyle
sunulur. Öğretmen ders anlatırken model
olur, yaparak gösterir ve sorular sorar.
 Bu yöntemin düz anlatım yönteminden
farkı, konuları küçük parçalara ayırarak
sunmasından sonra sık kontrollere,
rehberli ve bağımsız uygulamalara yer
vermesidir.
 Bilişsel
Strateji Öğretimi
Bu yöntemde bir problemi çözmek için
veya bir beceriyi gerçekleştirmek için
sistematik bir yol izlenir. Bu sistemli yollara
strateji denir. Stratejiler bir beceriyi
bağımsız olarak tamamlamada veya bir
problemi çözmede öğrenciye rehber olan
teknikler, ilkeler ve kurallardır.
 Okuduğunu
anlama, yazılı ifade,
matematikte problem çözme gibi zor
ve karışık süreçleri içeren akademik
becerilerin öğretiminde etkili olan
strateji öğretimi, öğrencilerin bu
becerileri bağımsız olarak yerine
getirmeleri amacıyla kullanılmaktadır.
Stratejiler öğretilirken öğrenilecek becerinin
başarılabilmesi için uygulanacak olan strateji
adımları belirlenmeli ve bu adımların
hatırlanması için hafızaya yardımcı olacak
ipuçları verilmelidir.
 Bilişsel strateji öğretiminin diğer önemli
ögelerinden biri de etkileşimsel diyaloglardır. Bu
diyaloglar sayesinde öğrenci stratejinin
uygulanmasına ait dili kazanarak, içsel
konuşma haline getirir ve stratejiyi bağımsız
uygular.

GENEL EĞİTİM SINIFLARINDA BULUNAN
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ OLAN ÖĞRENCİLERİ
DESTEKLEMEK İÇİN YAPILACAK
ÖĞRETİMSEL DÜZENLEMELER
 Fiziksel ortam düzenlenmeli
 Günlük olarak yapılacak şeyler belirlenmeli ve
izlenmeli
 Öğretim materyallerinde uyarlamalar yapılmalı
 Çalışma becerilerinin öğretimi yapılmalıdır

 Ders
sunumunda çeşitli materyaller
kullanılmalı
 Öğretilecek konu açık, uygun hızda,
yapılandırılmış, katılımı sağlayacak
şekilde sunulmalı
 Açık yönergeler verilmeli ve
ulaşılması kolay hedefler konmalı
 Öğrencilere nasıl öğrenecekleri
öğretilmeli
 Müfredata
dayalı değerlendirmeler
yapılmalı
 Düzenli aralıklarla kontroller yapılmalı
 Önceki öğrenmelerle yeni öğrenmeler
birleştirilmeli
 Öğrencinin derse katılımı sağlanmalı
 Ölçüt temelli olarak eğitim düzenlenmeli
Download

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ OLAN ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ