Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi
Yerel Hormonlar
(Otakoidler)
Doç. Dr. Ahmet Ateşşahin
 Otakoid (yerel hormon) terimi latince autos (kendi)
ve akos (ilaç) sözcüklerinden oluşmuştur.
 Otakoidler etki ettiği dokularda sentezlenirler ve
genellikle yerel etki gösterirler. Sistemik
hormonlardan farklı olarak birden çok dokuda
sentezlenirler.
 Otakoidlerin iki farklı temel görevi vardır. Birincisi
yerel dolaşımı düzenlemek, ikincisi ise yangıyı
etkilemeleridir. Ancak daha birçok fizyolojik ve
patolojik görevleri de vardır.
 En önemli otakoidler histamin, prostaglandin,
serotonin, anjiyotensinler ve kininlerdir.
1. HİSTAMİN
Histaminin ilaç olarak fazla bir önemi olmamakla beraber sahip
olduğu biyolojik ve farmakolojik etkileri nedeniyle önemli bir
madde haline gelmiştir. Hayvansal ve bitkisel dokularda,
besinlerde ve içeceklerde yaygın şekilde bulunur.
Özellik ve kaynakları: Birçok dokuda bulunmakla birlikte
özellikle deri, akciğer ve sindirim mukozası gibi dışarı ile
ilişkili dokularda yüksek düzeylerde bulunur. Kanda ise en
fazla akyuvar ve trombositlerde bulunur. Vücuttaki
histaminin hemen hemen tamamı dokularda yapılır. Bunlar;
-Mast hücreleri: Esasta bağ doku hücresi olan bu hücreler
histaminin depo edildiği yerlerdir. Mast hücrelerinde
histamin heparin ile bir kompleks halinde birlikte bulunur.
Mast hücrelerinin zarında yaygın bir şekilde bulunan IgE
allerjen bir maddeyle karşılaşıldığı zaman gerek bu antikorlar
ve gerekse de bunların reseptörleri kümeleşir ve histamin
-Nöronal histamin: Başta hipotalamus olmak üzere MSS ve
çevresel bazı sinirlerde histamin NM madde olarak
sentezlenip depolanmaktadır. Başlıca vücut ısının
düzenlenmesi, cinsel kızgınlık, uyku-uyanıklık, beslenme gibi
davranışlarda rol oynayabilmektedir.
- Diğer hücrelerdeki histamin: Mide-bağırsak mukozası ile hızla
çoğalan dokularda yüksek düzeyde histamin bulunur. Mide
mukozasında histamini sentezleyip-depolayan ve pariyetal
hücrelerden mide asidinin salgılanmasını düzenleyen
enterokromafin hücreler mevcuttur.
Sentez, depolanma ve salıverilme: Histamin başta mast
hücreleri ve diğer yapılarda histidin dekarboksilazın
aracılığında histidinden sentezlenir. Sentezlendikten sonra
mast hücreleri ve diğer yerlerde depolanır ve çeşitli
nedenlere bağlı olarak salıverilir. Salıverilmeyi başlıca
hücreye giren Ca iyonu sağlar. Ca hücrede mikrotubüllerin
oluşumunu hızlandırarak kısmi eksositozla histamin
salıverilir. Hücre ve dokulardaki histamin birçok faktörün
etkisiyle salınır;
-Anafilaksi ve alerji: Antijen-antikor tepkimeleri ile birlikte
gelişen aşırı duyarlılık tepkimeleri mast hücrelerinden
histamin salıverilmesine neden olur. Antijen antikor
birleşmesi sonucu mast hücreleri bazofil lökositlerin zarında
Ca’a geçirgenlik artar ve histamin salıverilir. Histamin açığa
çıkınca damarlarda genişleme, kapillar geçirgenliğin artışı,
kan basıncının düşmesi ve bronşların daralmasına neden olur.
Histaminle birlikte salıverilen heparin ise kanın pıhtılaşma
yeteneğini azaltır.
-Otonomik uyarı: β adrenerjik reseptörlerin uyarılması sAMP
yoğunluğunu artırır ve histamin salıverilmesini azaltır. Alfa
reseptörlerin uyarılması ise sAMP miktarını azaltarak,
muskarinik reseptörlerin uyarılması ise sGMP düzeyini
artırarak histamin salıverilmesini artırır.
-İlaç, hayvan zehirleri ve diğer maddeler: Bu maddeler iki
şekilde mast hücrelerinden histamin salıverirler;
İlk olarak etkin madde hapten rolü oynar ve ona karşı
vücutta allerji gelişir. İlaçtan oluşan antijen antikorla
birleşince histamin salıverilir.
İkinci olarak direk mast hücrelerini etkiler histaminin
dışarı çıkmasını sağlar. İkinci tipte histamin salıverilmesine
neden olan başlıca maddeler alkaloidler ve sentetik türevleri
(morfin, kodein, papaverin, d-tübokürarin, atropin vs)
polipeptid antibiyotikler, ve bazı boyalardır.
-Fiziksel etkiler: Örneğin deriye basınç yada çimdik yapıldığı
zaman histamin salıverilerek deride ürtiker ve kızarıklık
oluşur.
Histamin Reseptörleri: Histamin hücrelerde kendine özel
reseptörleri etkileyerek etkisin gösterir. Şimdiye kadar H1,
H2 ve H3 reseptörleri ayırt edilmiştir. H1 reseptörleri klasik
antihistaminklerle, H2 reseptörleri burimamid, matiamid ve
simetidin gibi ilaçlarla, H3 reseptörleri ise tioperamid ve
iyodofen-propit gibi son yıllarda bulunan ilaçlarla bloke edilir.
– H1 reseptörleri sinaps sonrası zarda ve düz kas, endotel ve
beyinde,
– H2 reseptörleri yine sinaps sonrası zarda ve mide
mukozası, kalp kası, mast hücreleri ve beyinde,
– H3 reseptörleri ise presinaptik olarak beyin, ve diğer
nöronlarda bulunur. Uyarılması diğer NM maddelerle
birlikte kendi salıverilmesini azaltır.
Damar yataklarında H1 ve H2 birlikte bulunur ve damar düz
kaslarını gevşeterek damarlarda genişlemeye, midenin asit
salgılayan pariyetal hücrelerinde ise H2 reseptörleri
bulunur.
Etkileri: Histaminin esas etkileri damar düz kasları ve dış salgı
bezlerine yöneliktir.
- Kalp damar sistemi: Doğrudan etkisiyle bütün kapillar
damarları, arteriyolleri ve venülleri genişletir. Bu etkiye başta
H1 ikinci derecede de H2 aracılık eder. Damar genişlemesinin
bir sonucu olarak beyinde şiddetli bir baş ağrısı, kan
basıncında düşme, kapillar damarların geçirgenliğinin
artmasıyla ödem şekillenir.
Histamin küçük miktarlarda deri içine enjekte edilirse
Lewis in üçlü cevabı olarak bilinen;
-damarların genişlemesi,
-kapillar geçirgenliğin artması ve
-çevreden merkeze giden sinir uçlarını uyarması gibi
belirtileri ortaya çıkarır.
-Damar dışı düz kaslar: Özellikle bronş düz kasları olmak üzere
genel olarak tüm düz kasları kasar.
Dış salgı bezleri: Histamin bronş, pankreas, gözyaşı, tükürük ve
bağırsak salgıları gibi tüm salgıları artırır. Fakat mide
salgılarını arttırıcı etkisi çok kuvvetlidir.
Çok küçük dozlarda bile verildiğinde H2 reseptörlerini
uyararak midenin asit ve pepsin salgısın artırır. Özellikle
midede asit salgılayan paryetal hücrelerin yanlarında
histamin ihtiva eden hücreler mevcuttur. Asit salgılanmasına
yol açabilen bir uyarı buradan histamin salgılayarak paryetal
hücreleri etkiler daha sonra Ak ve gastrin de histamin
aracılığında bu paryetal hücreleri etkiler.
Nikotin histaminin BT’u engelleyerek histaminin mide
mukozasında birikmesine yol açarak ülser oluşmasına neden
olabilir.
Histamin Kan –Beyin engelini aşmadığından MSS pek etkilemez.
Kullanılma: Histamin sağaltım amacıyla kullanılmaz, sadece tanı
amacıyla kullanılır.
- Aklorhidrianın tanısı: Yeterli bir uyarıya rağmen mide salgı
bezlerinin asit salgılamaması halidir.
-Feokromositoma’nın tanısı: Bu hastalık mevcutsa kan
basıncında düşme yerine yükselme yapar.
-Meniere hastalığı: Kulak damarlarının genişlemesini
sağlayarak baş dönmesini ortadan kaldırır.
-Cilt bölgesindeki duyu sinirlerinin kontrolünü belirlemek için
üçlü tepkimenin oluşturulması:
2.Antihistaminik İlaçlar
Histaminin allerjik olaylar ve anafilaktik şoktaki rolü
anlaşıldıktan sonra bunun etkisini kaldıran ilaçlar
bulunmuştur. Bunlar;
-Fizyolojik antagonistler: Adrenalin, efedrin gibi
sempatomimetikler farklı reseptörleri etkilemek suretiyle
düz kaslar üzerindeki etkilerini ortadan kaldırırlar. Bu ilaçlar
özellikle anafilakside hayat kurtarıcı olabilmektedir.
-Metabolik antagonistler: Histamin-N-metil transferaz,
histaminaz gibi enzimlerle histamin metabolize edilerek
etkisiz hale getirilebilir.
-Histamin reseptör blokörleri: Histamin reseptörleriyle
yarışmalı olarak bağlanıp onun etkisin önlerler. Bir kısmı
sadece H1 reseptörlerini (klasik antihistaminikler) bir kısmı
sadece H2, bir kısmı ise sadece H3’leri bloke ederler.
-Mast hücresi zarının dayanıklılığını artıranlar:
H1 Reseptör Blokörleri
Özellikleri, sınıflandırma ve yapı-etki ilişkisi: Yapılarına göre
klasik antihistaminikler 6 gruba ayrılırlar. Bunlar;
-Etanolamin türevleri: difenhidramin, dramamin,
-Etilendiamin türevleri: antazolin, tripelennamin, mepiramin vs
-Alkilamin türevleri: klorfeniramin, bromfeniramin
-Piperazin türevleri: Özellikle bulantı ve kusma kesici olarak
siklizin, meklizin, gibi ilaçlar
-Fenotiyazinler: Prometazin
-Piperidinler: astemizol, akrivastin vs
-Diğer yapılı olanlar: siproheptadin, klorbenzepam, klemastin,
klemizol vs bulunur.
Farmakokinetik: Bu ilaçlar hem ağızdan hem de parenteral
yollarla verilebilirler. Genellikle kan beyin engelini aşarlar.
Etki şekli: H1 reseptör blokörleri histamin reseptörlerin karşı
histaminle yarışırlar. Böylece histaminin etkilerini yarışmalı bir
şekilde bloke ederler.
Etkileri: Bu ilaçlar başlıca histamin tarafından oluşturulan
damar genişlemesi, kapillar damar geçirgenliğinin artması, kan
basıncının düşmesi, bronşların daralması, bağırsak tonusu ve
hareketlerinde artma gibi etkileri önlerler.
- Özel olmayan etkiler: Histaminle ilgili etkilerine ilave olarak
bu ilaçların histamin reseptörlerinden bağımsız olarak
antikolinerjik, antiadrenerjik, anestezik, kusma kesici,
yatıştırıcı vb etkileri mevcuttur. Bu etkilerin bazıları;
-Kusma kesici
-Taşıt tutmasında,
-Meniere ve baş dönmesinde,
-Yatışma ve yerel anestezik,
-Antikolinerjik etki vb etkiler oluşturabilirler.
Kullanılma:
Alerjik hastalıklar: Yerel ve sistemik anafilakside özellikle adrenalinle
birlikte kullanılırlar.
Saman nezlesi: Özellikle burun akması, boğaz ve gözlerdeki kaşıntıyı
giderirler. Böcek sokmalarına karşı etkilidirler.
Taşıt tutması ve Meniere hastalığı: Taşıta binmeden 30 dk önce alınan
dimenhidrinat, prometazin, ve meklizin etkili olmaktadır.
Kusma kesici: Genellikle vestibuler sistemle ilgili bulantı, ve kusmalarda
kullanılır. Meklizin ve doksilamin gibi antihistaminkler gebelik
kusmalarına karşı etkilidirler. Fakat teratojenik etkilerinden dolayı
sağaltım değeri pek yoktur.
Soğuk algınlığı: Parasempatolitik etkilerine bağlı olarak burun ve solunum
yolları salgılarını azaltırlar
Premedikasyon: Özellikle yatıştırıcı etkileri fazla olan antihistaminikler
anesteziden önce verilebilir.
Parkinson hastalığı:
Diğer kullanım yerleri: Sığırlarda astma, stomatit, anafilaktik şok, rumen
şişkinliği, ve atonisi, aşırı doku yıkımı, metrit, retensiyo, mastit, doğum
sonrası kanama, atlarda topallık, köpeklerde çeşitli deri hastalıklarında
yararları vardır.
Veteriner hekimlikte sağaltımda uygulama alanı bulan bazı
antihistaminikler şunlardır.
-Dimenhidrinat: Antihistaminik ve kusma kesici
-Difenhidramin: Antihistaminik
-Prometazin
-Tripelenamin
-Prilamin
-Doksilamin
-Antazolin:
-Dimenhidrinat
-Klorfeniramin: Antihistaminik
H2- Reseptör Blokörleri
Günümüzde insanlarda en fazla kullanılan ilaçlar arasındadır.
Özellikle peptik ülser hastalığında histaminin asit salgısı
üzerine olan etkilerinden kaynaklanmaktadır. Bu
bileşikler H2 reseptörlerine karşı histaminle yarışarak
uyarı geçişini engeller ve asit salgısını önlerler. İlk olarak
burimamid ve metiamid sonra simetidin sentezlenmesine
karşın yan etkilerinin fazla olmasından dolayı günümüzde
ranitidin, famotidin ve nizatidin kullanım alanı bulmuştur.
Etki şekli: H2 reseptörlerini yarışmalı bir şekilde bloke
ederek histaminin etkilerini önlerler.
Etkileri: Mide asit salgısını azaltmak ve önlemektir. Bu
ilaçlar diğer tüm nedenlere bağlı olarak oluşan mide asit
salgılarını önlerler.
Kullanılmaları: Genellikle beşeri hekimlikte kullanılır.
Download

Otonom Sinir Sistemi İlaçları