Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
TEMEL
HARİTA
BİLGİSİ VE
KAMPÇILIK
10
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
TE M E L HAR İTA
Bİ LG İ S İ V E
K A M PÇ ILIK
308
Te m e l Yön Ta yini
İnsanlar içgüdüsel yön bulma yeteneğiyle yaratılmamışlardır. Aşina olduğumuz ortamlarda bizim istediğimiz noktaya gitmemizi sağlayan, isteyerek veya istemeyerek hafızamıza kazıdığımız bazı kerteriz noktalarının
zihnimizde tekrar tanımlanmasıdır.
Avlanma tutkusu bizi çoğu zaman bilmediğimiz, tanımadığımız bölgelere taşır. Özellikle arazi sık, düz, ağaçlık ise dönüş yönünü kaybetme
veya arazide kaybolma gibi can sıkıcı durumlar olasıdır. Olumsuzlukları
en aza indirgemenin bir yolu, çevredeki diğerlerinden farklı özellik gösteren nesneleri hafızamıza kaydetmek olabilir. Bunu yaparken de mümkün
olduğunca düz bir hat üzerinde yürümeye çalışılmaz. Yürürken, farkedilmeden çizilen daireler, büyük zikzaklar kaybolmanızın ana nedenlerindendir. Mümkünse yol, patika ve derelere paralel yürümek de dönüş yolunu
kaybetmemek açısından faydalı olacaktır. Ancak yine de en kesin yöntem
bir pusulaya sahip olmaktır. Ava başlanması düşünülen noktada, yürümek
için tasarlanan yönün pusula ile hangi yön olduğu saptanır. Avlanılacak
yer kuzey-batı yönündeyse av bittikten sonra geri dönüş de güneydoğu
istikametinde olmalıdır. Eğer avlağın durumu, düz bir hat yerine farklı ve
de-ğişen yönlerde yürümeyi gerektiriyorsa, yine belirli nirengi noktalarda
pusulayı kullanarak ilerlenebilir. Örneğin bir müddet yürüdükten sonra
kuru çınardan güneye, bir süre sonra da çeşme başından doğuya sapılabilir.
Geriye dönüş ise bu yönlerin ters istikametinde olmalıdır.
Pusula, 360 eşit dereceye bölünmüş olan ve yön tayin etme amacıyla
kullanılan bir alettir. Pusulada 0 derece (N) Kuzeyi, 90 derece (E) Doğuyu,
180 derece (S) Güneyi ve 270 derece (W) ise Batıyı simgeler. Düzgün bir
zemine konulduğunda pusulanın iğnesi kuzeyi gösterecek, N harfinin iğne
ile çakıştırılması durumunda yukarıda anlatılan harflerde diğer yönleri gösterir duruma gelecektir.
Bizler tek bir kuzeyin varlığından sözetsek de gerçek anlamda üç kuzey
vardır. Bunlardan biri gerçek kuzey, diğeri ise harita kuzeyidir. Üçüncü
kuzeye ise manyetik kuzey denir ki bu pusula iğnesinin gösterdiği kuzeydir. Bu her üç kuzey arasında zaman ve yere bağlı olarak belirli oranlarda
sapmalar mevcuttur. Hassas yön tayini bakımından bu sapma dereceleri
önemli olsa da nisbeten küçük bir alanda yolunu bulmaya çalışan bir avcı
bu detayı göz ardı edebilir.
Pusula ile birlikte veya pusulasız yön tayin etmekte kullanılan bir başka
309
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
ekipman ise topoğrafik haritalardır. Harita yeryüzünün tamamının veya bir parçasının belirli bir oranda küçültülerek kağıt üzerine aktarımıdır. Bu orana ölçek adı verilir ve haritanın küçültülme
oranını gösterir. Oransal ve doğrusal ölçekler haritalarda en çok
kullanılan ölçek tipleridir. Doğrusal ölçekler haritanın alt kısmında verilen bir cetvel şeklindedirler. Harita üzerinden belirlenen
herhangi bir mesafenin bu cetvel ile karşılaştırılarak gerçek anlamdaki uzunluğunun saptanması mümkün olur.
Oransal ölçekler ise, harita çizim uzunluğunun arazideki gerçek
uzunluğa bölümü şeklinde ifade edilir. Örneğin=1:100.000’lik
haritada kağıt üzerindeki her 1 cm, arazi üzerindeki 100.000 santimetreye yani 1 km’ye eşit kabul edilir. Harita üzerinden ölçülen
uzunluğun gerçek karşılığı, bu rakamın ölçeğin paydası ile çarpıp
metre veya kilometreye çevirmektir. Örneğin 1:25.000 ölçekli
harita üzerinde gidilecek yol 4 cm ölçülsün. 4x25.000=100.000
cm = 1 km işlemiyle 4 santimetrenin bu ölçek ile gerçek anlamda
1 kilometreye karşılık geldiği sonucuna varılır.
Topoğrafik haritalarla ilgili bir başka konu ise eş yükselti
eğrileridir. Bunlar yer yüzü şekillerini harita üzerinde tanımlayabilmek için deniz yüksekliği baz alınarak çizilmiş hatlardır.
Eş yükselti eğrilerinin birbirine yakın olduğu yerler dik, uzak
olduğu bölgeler ise daha düz alanları ifade eder. Genellikle ana
yollar kırmızı, tali yollar ise siyah renklerle gösterilmişlerdir.
Harita ve pusulanın birlikte kullanımı, yön tayinini çok
hassas bir şekilde yapmayı mümkün kılar. Bu amaçla öncelikle
haritanın araziye uygun bir pozisyona getirilmesi gerekir. Bunu
yapabilmek için haritayı yere serip, pusulanın haritanın kullanılmayan bir yerine yerleştirmek gerekir. Pusulayla, kuzey yönünü bulduktan sonra haritayı da kuzeye bakacak şekilde ayarlayın. Hemen hemen tüm haritalarda kuzeyi gösteren bir işaret
vardır, yoksa boylamların istikametinde haritanın üst kısmını
kuzey kabul edebilirsiniz. Haritayı bu şekilde yönüne oturttuktan sonra isteğiniz yönünde rotanızı çizebilirsiniz.
Pusula ve haritanın yardımı olmaksızın arazide yön bulma310
nın başka yöntemleri de vardır. Bunlardan biri yağmur, rüzgar, güneş gibi
doğal güçlerin çevremizde oluşturduğu etkileri takip etmektir. Bu belirtileri gözlemleyebilmek bu konuda eğitilmiş gözleri gerektirir. Ama bir kez
alışınca yönünüzü pratik olarak bulmanız da oldukça kolaylaşacaktır. Tek
ağaçlar ya da ormanlık bir alandaki diğerlerinden daha uzun ağaçların tepe
kısımları hem güneş hem de rüzgardan daha çok etkilenir. Bu faktörler
bitkilerin üzerinde olumlu ya da olumsuz etki yapar. Ağaçların en gür yapraklı oldukları bölümleri genellikle güneye bakan kısımlarıdır. Yine ağaç
gövdelerinin kuzeye bakan kısımlarında daha çok yosun görüldüğü bilinir.
Karıncalar yuvalarının ağızlarını daha sıcak olan ve az rüzgar alan güney
yönünde yaparlar.
Bunun dışında güneşi kullanarak yön tayin etmek amacıyla kullanılan
başka pratik yöntemler de mevcuttur. Güneşli bir günün sabahında yere
diklemesine çakacağınız kısa bir sopa parçasının gölge boyunu yere işaretleyin. 10-15 dakika sonra sopanın ucunun gölgesinin ikinci yerini işaretleyin. Bu her iki noktayı birleştiren doğru Doğu-Batı yönünü gösterecektir.
Batı ilk gölge ucunun Doğu ikinci gölge ucunun bulunduğu taraftadır.
Bunun gibi güneşe bağlı olarak yön belirlemesinde dijital olmayan kadranlı
saatler kullanılır. Saat, akrebi güneşi gösterecek şekilde tutulur. Bu durumda akrep ile 12 arasında oluşan açının açıortayı güneyi gösterecektir. Saat
yöntemi kuzey yarım kürede kullanılabilen bir yöntemdir.
Pratik yön tayini uygulamaları sadece güneşe bağlı olarak değil, yıldızlara göre de yapılabilir. Bunun için öncelikle gökyüzünde parlak bir yıldız
tespit edilir.
Daha sonra yere iki sopa çakılarak bu sopaların tepe noktalarından yıldızı aynı düzlemde görene kadar ayarlamalar yapılır. Bir süre sonra aynı
noktadan yıldızın hareket doğrultusuna bakılarak yön tayini yapılabilir.
Yıldız, gözlem yapan kişinin sağına doğru kayıyorsa sopaların yönü güneye
dönük demektir. Aşağı düşen yıldız, gözlemcinin baktığı istikametin batı
olduğunun habercisidir. Eğer yıldız yukarı yükseliyorsa bakılan yön doğu,
sola doğru kayıyorsa bu yön kuzey anlamına gelir.
Orion, Pegasus, Casiop gibi bazı takımyıldızlarından da kuzeyi belirleyebilmek mümkündür. Ancak bu takım yıldızları gökyüzünde tanımlayabilmek
bu konunun yabancıları için oldukça zordur. Buna karşılık “Büyük Ayı” grubu çoğumuz için çok da yabancı sayılmaz. Bir cezveyi andıran bu takımyıldızının cezvenin altında kalan son iki yıldız arasındaki mesafenin yaklaşık 5 katı
kadar bir uzaklıkta ve yine aynı düzlem üzerinde kutup yıldızı Küçük Ayı’nın
311
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
son yıldızıdır ve kuzey istikametini gösterir.
Aletli veya aletsiz yön bulmanın pek çok yöntemi vardır ve burada anlatılanlar bu konunun en basit ve temel olanlarıdır. Ancak
bu yöntemlerin içinde en güvenilir olanı pusula kullanımıdır ve
av malzemeleri arasında bulundurulmasında fayda vardır.
Doğada Uydu Teknolojisinden
Faydalanmak ve GPS
(Global Positioning System)
İnsanoğlu, varoluşundan beri, merak dürtüsü ve doğal zenginliklere sahip olma isteğiyle hep bir yerleri keşfe gitmiş ve geriye
dönmek için işaretler bırakmış, notlar almış ve haritalar yapmıştır. Her ne kadar gidiş amacı değişse de günümüzde de süren bu
seyrüseferler harita, pusula, kutup yıldızı ve sekstant (güneşin,
yıldızların açısal yüksekliğini ölçmeye yarayan alet) gibi yardımcı rehberlerle yapılmaya devam etmektedir. Amerikan Savunma
Bakanlığının denetiminde olan ve yine farklı amaçlarla oluşturulmuş olan uydu bazlı seyrüsefer sistemi 80’li yılların sonlarından itibaren sivil kullanıma da girmiştir. Günümüzde elektronik teknolojisindeki gelişmeler sonunda bu sistem ile elektronik
haritalarla zenginleştirilmiştir. Kısa adı GPS olan bu uydu bazlı
konumlama sistemi, avuç içi boyutu, ±3 metreye varan mutlak
konum hassasiyeti ile avcılık, dağcılık gibi doğa sporları aktiviteleri için vazgeçilmez bir araç haline gelmiştir.
El tipi GPS alıcıları bir ekran ve kullanım fonksiyonlarını
yerine getirebilmek için bir tuş takımından oluşan, şekilsel olarak cep telefonlarına benzer yapıda elektronik cihazlardır. Cihaz uydu sinyallerini işleyerek bulunulan konumu, hareket hızını, hareket edilen doğrultuyu, saat-tarihi, cihazın hafızasına
kaydedilmiş bir noktaya olan mesafeyi, yönü gösterebilir. Tüm
işlemleri gerçekleştirebilmesi için kullanıcının bina gibi kapalı
bir alanda değil arazide bulunması yani uydularla bağlantı için
fiziksel olarak açık bir alanda bulunması gerekir. Böyle bir du312
rumda cihaz açıldığında bağlantı kurulup konum hesaplanması ve bahsedilen diğer seyrüsefer bilgilerinin elde edilmesi otomatik olarak yapılır. Bu
bilgiler üretildikten sonra kullanıcı cihaza herhangi bir yerin konumunu
kaydedebilir veya cihaz yardımıyla kayıtlı bir noktaya gidebilir.
GPS alıcıları temel olarak, 24 adet hareketli uydudan yayınlanan sinyalleri yorumlayan radyo alıcısı olarak tanımlanabilir. Yani, havadaki sinyali
alıp zaman, pozisyon ve pozisyonun türevi olan hız bilgisini sürekli olarak
üreterek kullanıcıya ulaştırır. Bu şekilde en az 4 adet uydu ile bağlantı
kurduktan sonra bulunulan konum ±15 metre hassasiyette belirlenebilir. Hareketli GPS uydularının haricinde birde sabit uydular vardır ki bu
uyduların yayınları da kullanılarak elde edilebilecek pozisyonun hassasiyeti ±3 metreye kadar arttırılabilmektedir. Bu uydulardan Doğu ve Batı
Amerika’ya yayın yapan 2 uydu WAAS, Avrupa ve Asya’ya yayın yapan 2
uydu da EGNOS olarak adlandırılmaktadır. Bu uyduların sinyalini ancak
yeni nesil GPS alıcıları işleyebilmektedir.
GPS alıcılarının dünya çapında binlerce çeşit uygulaması ve onlarca farklı
çeşidi vardır. Uygulamaların çeşitliliğinin yanında hassasiyetler de birkaç milimetreden, yukarıda bahsedilen birkaç metreye kadar değişiklikler arz eder. El tipi
GPS alıcıları temel olarak haritalı ve haritasız olarak 2 farklı gruba ayrılabilir. Her
iki tipte de, bulunulan noktanın kaydı, kaydedilen noktaya gidiş, zaman, hız gibi
bilgilerin elde edilmesi gibi temel işlevler ortaktır.
Haritalı modellerde ayrıca yol, şehir merkezleri ve bazı modellerde topoğrafya (dağlar, vadiler gibi yeryüzü şekillerini haritada ifadesi) gibi bilgiler de bulunmaktadır. Model farklılığının nedeni hafızası ve dolayısıyla
yüklenen haritaların çeşitliliğidir. S. Map modeli haritaların en temeli ve
birçok kişinin ihtiyacını karşılayacak haritalara sahiptir. Örneğin karayolları, topoğrafya, tüm sahil şeridimiz, il-ilçe-köy yerleşim merkezleri gibi.
Daha çok gelişmiş modellerde buna ilave olarak Ankara-İstanbul-İzmir
cadde sokak haritaları ile birçok yerde köy yollarına varan yol bilgisi yüklüdür. Genelde 12 paralel kanallı olarak adlandırılan alıcılar maksimum
12 adete kadar uydu ile bağlantı kurup pozisyon hesaplayabilirler. En az 4
adet uydunun yeterli olduğu 3 boyutlu konum hesabı için normal şartlarda
6-10 arası sayıda uydu ile bağlantı kurulup sonuca gidilir.
Tüm el tipi alıcılarda standart olarak belirli sayıda nokta ve hareket
kaydı mevcuttur. Nokta kaydı ile avlak, pınar gibi noktasal objeler alıcıya
kaydolur ve sonraki gidişlerde rehber özelliği taşır. Çizgisel (hareket) kaydı
ile de örneğin patikada yapılan yürüyüş otomatik olarak kaydolur ve siste,
313
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
karanlıkta geri dönüş için mükemmel bir rehber olur. Bu temel
özelliklerle ilgili kayıt kapasitesi 100-500 nokta ve 1-5 hareket
arasında değişir. Haricen takılan hafıza kartını destekleyen modellerde ise bu sayı neredeyse sınırsızdır. Özellikle lokal harita
yapmak veya sürekli eski verileri silip üzerine kayıt yapmak istemeyen kullanıcılar bu tip harici kart destekli Magellan Meridian GPS modellerini tercih etmelidirler.
Bazı haritalı GPS modellerinde bulunan 3 eksenli elektronik
pusula ile doğada yürüyüşünüz daha zevkli olmaktadır. Yaptığınız her hareket yönü sabitken bile GPS ekranında gösterilmesi
sizlere çok daha hassas hareket olanağı verir. Ayrıca termometre
ve barometre ile de sizlere doğada sıcaklık bilgisi verdiği gibi ani
barometrik değişimlerle hava tahmini imkanı verir.
Kısaca GPS alıcıları ile;
Avlak, su kaynağı, özel patikalar cihaza kaydedilip tekrar ziyaret edilebilir.
Bulunulan yükseklik tespit edilerek, hangi tür hayvanın yaşayabileceği belirlenebilir.
Acil bir durumda yardım çağırırken koordinat bildirilebilir.
Yasak sahalar, tehlikeli yol ve alanlar tespit edilir ve avcılar
arasında paylaşılıp GPS alıcısında kullanılabilir.
Siste, pusta, zifiri karanlıkta en yakın yerleşim birimi bulunup gidilebilir.
Elektronik albümler yapılıp yeni avcılara yol gösterilmiş
olunur.
Tekrar gidişlerde rehberlik yapar.
Kaybolma durumunda arabanın park edilen yere, kamp yerine veya en yakın yerleşim merkezine hangi yönde ne kadar
uzakta olduğu görülebilir.
Topoğrafik harita yüklü modellerde karşıdaki tepeye çıkmadan ilgili yerin yüksekliğini, tepenin arkasında tepe mi, yoksa
vadi mi var gibi bilgileri doğrudan GPS ekranından görülebilir,
o tepeye olan uzaklığı ve doğrultu bilgisi hesaplattırılabilir. İlgili yere gitmeden önce en yakın yerleşim biriminin ismi girile314
rek, topoğrafyası, yolları, öğrenilerek geliş-gidiş güzergahı tespit edilebilir
ve bölgeyi kısmen tanıyabiliriz.
Karşı tepede belirlenen av sahasının bulunulan yere uzaklığı, GPS üzerindeki haritadaki topoğrafya üzerinde gezinilerek ekran altındaki otomatik hesaplanan yön ve mesafe bilgisinden elde edilebilir.
Avcılık veya doğa sporlarına ilave olarak deniz-kara her türlü seyahatlerinizde size en iyi rehberdir.
Avcılar bu ve benzeri cihazları kullanmak isterlerse, satın almadan önce,
öncelikle çok ciddi piyasa araştırması yapmalıdır. Var olan benzer işleve
sahip cihazlar birbirleri ile maliyet, teknik ve servis hizmetleri bakımından
mutlaka karşılaştırılmalıdır. Örneğin; yüklenen harita bilgilerinin zaman
içinde güncellenmesi önemli bir ihtiyaçtır.
Kamp Yerinin Seçimi
İnsanoğlunun çadır yaşantısını terkedip evlere yerleşmesinin üzerinden yüzlerce yıl geçti. Ancak, geçmişimizde bir yaşam biçimi olan kampçılığın cazibesi, bazılarımız için bir hobi olarak vazgeçilmez bir biçimde günümüzde devam
etmektedir. İnsanlar bazen, sadece tabiatla buluşmak, bazen de ilgili oldukları
sporları bu ortamda yapabilmek için doğada konaklama yolunu seçmektedirler.
Özellikle büyük av hayvanlarının avlanma biçimine uygunluğuyla dünyanın pek
çok ülkesinde avcılık ve kampçılık, çok yaygın bir düzenlemedir.
Kampı geçici ve çoğunlukla portatif olan doğadaki eviniz olarak tanımlayabilirsiniz. Ancak kamp, aslında bundan çok fazlasını ifade eder. O, uygarlıktan uzaklaşıp doğal yaşama yönelmenin sembolüdür. Çünkü orada
sizi ondan ayıran duvar, çit, kaldırım gibi bariyerler yoktur. Yaşam sadece,
onu sürdürebilmek için gerekli olanaklarla sınırlıdır. Yakınında ısınabilmek ve yemeğinizi pişirebilmek için bir ateş ve havanın dış etkilerinden
korunabilmek için bir barınak en önemli ihtiyaçtır. Ne var ki kamp ortamı
kendinize iyi bakmayı, özen göstermeyi gerektirir. Çünkü orada bunu sizin
için yapabilecek başka hiç kimse yoktur.
Kampınız ister bir gecelik olsun, ister daha uzun süreli, yerinin seçimi için
göz önünde bulundurulması gereken bazı önemli faktörler vardır. Bu unsurlardan bir veya birkaçının ihmali halinde, kamp yaşantınız amacınız dışına çıkarak rahatsızlık oluşturan bir hal alabileceği gibi, can güvenliğinizi de tehdit
edebilecek durumlara dönüşebilir. Kampınızı kuracağınız yerin görsel güzelliği, aranan unsurlardan biri olabilir. Ancak güvenlik ve kamp hayatının düzenli
akışını sağlayacak koşulların sağlanmasına kıyasla, ikincil önem taşımaktadır.
315
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
Yemeğin hazırlanması, bulaşıkların yıkanması ve kişisel temizliğin yapılabilmesi açısından suyun temini, özellikle birkaç gün
sürecek olan kamplarda göz önünde bulundurulması gereken
en önemli faktörlerden biridir. Ancak kamp alanının seçiminde
konfordan çok güvenliğin ön planda tutulması yerinde olur.
Konaklama alanı olarak seçeceğiniz yerin, su kaynağına yakın olması size avantaj sağlar. Ne var ki bu kaynak eğer herhangi büyüklükte bir akarsu ise yağacak yağmurun, akarsu
yatağında taşmalara neden olabileceğini düşünerek kampınızı,
arazi durumunu göz önünde bulundurarak bir miktar uzakta
kurmanızda fayda vardır.
Bunun yanında durgun olan veya yavaş akan suların çok yakınında bulunmak sivrisinek sorununa da neden olabilir. Eğer
seçtiğiniz yerde sivrisinekler sorun olacak gibiyse hafif esinti
alan başka bir yer bulmanız faydalı olabilir. Bu durum sorunu
tümü ile çözmez ancak bir parça faydalı olabilir.
Eğer kamp kuracağınız dönem hava sıcaklıklarının yüksek
olduğu av sezonunun ilk günleri ise, çadırınızı kuracağınız
yerin gölgelik bir alan olmasına özen gösterin. Direkt güneş
ışığına uzun süre maruz kalan çadırın naylon bezinde yapısal
bozulmalar oluşabilir.
Pek çok kampçı çadırlarını günün ilk ışıklarını içeri toplayabilmek amacı ile kapı kısmı doğu istikametine bakacak şekilde
kurmayı tercih ederler. Erken uyanmak için bu işe yarayan bir
taktik olabilir. Ancak uyulması gerekli olan bir kural değildir.
Fakat kış kamplarında çadırın güneş alması arzulanan bir
durum olduğundan, sabahın ilk ışınlarından gün batınıma
kadar güneş ışığının mevcut olduğu bir yerin tercih edilmesi
faydalı olacaktır. Genel olarak rüzgar alan kamplar özellikle kış
aylarında içinde barınanlara rahatsızlık verirler. Bu bakımdan
çadırınızı rüzgarı kıran ağaç kümeleri veya çalılıkların yanında kurmak akılcı bir yaklaşım olabilir. Eğer yerde kar tabakası
varsa bu, size o bölgenin rüzgar alıp almadığı konusunda bazı
ip uçları verebilir. Ayrıca çadırınızın çevresine yığacağınız kar
316
setleri ile rüzgarın soğuk ve rahatsız edici etkisinden de kurtulabilirsiniz.
Çevreye göre çok alçakta kalan noktalardan veya sel yatağı olabilecek bölgelerden kaçının. Gece yağışlarının söz konusu olabileceği hallerde yüksek
noktaları tercih edin. Ayrıca durgun havalarda soğuğun aşağılara da çöktüğünü unutmayın.
Yine unutmayın ki en güvenli ve konforlu kamp yerini seçebilmeniz
için zamanlamayı iyi yapmalısınız. İlk gün gerekli tüm hazırlıkların hava
kararmadan önce yapılabilmesi için kamp yeri seçiminin buna uygun bir
zamanda tamamlanmış olması gereklidir. Hatta tüm hazırlıkların bitirilerek çevre keşfi için kısa bir gezinti zamanı ayrılması çok faydalı olabilir.
Doğada Karşılaşılabilecek Tehlikeler
Avcılık, av hayvanlarını ve onların yaşam alanlarını tanımak kadar, bu
bölgelerde karşılaşılabilecek zorlukları da bilmek ve üstesinden gelmek ile
yakından ilintilidir. Uygarlıktan uzak olmak, karşılaşabileceğiniz zorluktan
tek başınıza veya birlikte olduğunuz avcı dostlarınız ile birlikte aşmanızı
gerektirir. Bu gibi durumlar bazen içinizdeki yaratıcı duyguları ön plana
çıkararak sizi bile şaşkınlığa uğratabilir. Ancak bazı durumlar vardır ki sadece bilgi ile aşılabilir.
Zamanın çoğunu doğada geçiren avcıların, aynı zamanda iyi bir doğa
adamı olması şarttır. Doğada yaşam yabanıl olduğundan, onu iyi tanımaz
ve iyi yorumlayamazsanız hiç ummadığınız anlarda acımasız olan başka bir
yüzü ile karşılaşabilirsiniz. Bütün avcılık yaşantınızı herhangi bir tehlikeli
durum ile karşılaşmadan tamamlamanız olası bir durumdur. Ancak hayat
sürprizlerle doludur. Dağda veya ormanda olsun bilmediğiniz bir yönü takip etmek, özellikle her an önünüze çıkabilecek bir av hayvanına odaklanmışken, sizin için pek çok çeşidi olan potansiyel tehlikelere dönüşebilir.
Yılın herhangi bir döneminde dağlık arazilerde, havanın değişerek kötüleştiği çok sık rastlanan bir durumdur. Hele ikinci grup av hayvanlarının ava
açıldığı ekim ayında bu değişim çok kısa bir zaman aralığında oluşabilir.
Bu gibi durumlarda “benim başıma gelmez” gibi umursamaz tavırlar ise,
aslında kolaylıkla kaçınabileceğiniz hoş olmayan durumlara davetiye çıkartmaktan öteye gitmez.
Yıldırım çarpmaları nadir de olsa dağ başlarında karşılaşılabilecek durumlardandır. Böyle bir fırtınanın ortasında kaldıysanız görünenin dışında, havadaki elektriklenmeyi saçlarınızdan ve üzerinizde bulunan metal
objelerden hissedebilirsiniz. Bu gibi durumlarda izlenmesi gereken ilk ve
317
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
önemli kural, zirve gibi çok açık olan noktalardan ya da uzun
ağaçların yakınından uzaklaşmaktır. Bunu yaparken, yanınızda
veya üzerinizde bulunan silah gibi metal malzemelerden arının. Bundan sonra yapılacak en iyi iş belki de, her ne kadar
hoş olmasa da, açık arazide mümkün olduğunca ufak bir nokta
oluşturacak şekilde çömelmektir.
Eğer varsa, ıslak ve iletken olmayan nesnelerin üzerine oturulabilir. Mağara ağızlarından, büyük kaya parçalarından, kar
ve su birikintilerinden uzak durulmalıdır. Yıldırım düşmesi
büyük alev kümeleri, şok dalgaları ve ısı yaratır. Böylece direkt
olmasa bile yakında bulunan kişilere de zarar verebilir.
Bir fırtınanın tehlike arzetmesi için, mutlaka elektriksel faaliyetlerin olması şart değildir. Dağ başlarında şiddetli rüzgarlar,
avcının sadece yürümesini zorlaştırmayıp tehlikeli de olabilirler. Bu gibi durumlarda tepelerden ve rüzgar kanallarından
kaçınarak kuytulara girmeli ve mümkün olduğunca hızlı bir
şekilde aşağılara inilmelidir. Unutulmamalıdır ki rüzgar hava
ısısını da etkileyerek, büyük ölçüde düşürür, örneğin, saatte 10
km hız ile esen hafif bir rüzgar, yürüyüş için iyi bir ortam olan
+5C° deki hava sıcaklığını -2C° ye kadar düşürebilir.
Eğer rüzgar daha da hızlanacak olursa, vücudunuz hızlı bir
şekilde ısı kaybetmeye başlar. Özellikle rüzgara açık olan yüzünüz ve elleriniz, ısı değişiminden daha çok etkilenir. Bu durumun
devamı halinde vücut iç ısısı iyice düşer ve hipotermi denilen
ölümle sonuçlanabilecek tehlikeli durumlar oluşabilir.Soğuk, ıslaklık ve rüzgar tek tek veya bir arada hipotermiye neden olabilir.
Ancak bu durumun oluşumu için havanın dondurucu bir soğuklukta olması gerekli değildir. Titremelerle başlayan rahatsızlığın
ilk aşamalarında kişi, bu duruma aldırmayabilir. Ancak titremelerin kontrolsüz bir şekilde artması ile vücutta, hafif his kaybı
oluşmaya başlar ve düşünme ile konuşma yeteneklerinin azalması
bunu takip eder. Durumun bu aşamaya gelmesini önlemek aslında daha baştan sağduyulu olmakla sağlanabilir.
Kış aylarında çığ, avcı için başka bir tehlike unsura olabilir.
318
Çığ riskini en aza indirebilmek için, çığların oluşumu ve çığ olasılığının
fazla olduğu yerler gibi konularda ayrıntılı bilgi sahibi olmak gerekir. Gevşek kar çığları, tabaka kar çığları ve toz kar çığları olmak üzere bilinen 3
çeşit çığ oluşumu vardır ve bunlar oluşum değişimi ve erime değişimi gibi
karın maruz kaldığı bazı aşamaların sonucunda oluşurlar. İzahı basit bir
dille anlatıldığında bile sayfaları dolduracağından, bu konuyu ilgilenenlerin araştırmacılığına bırakmak yerinde olur.
Arazinin durumu çığı oluşturan nedenlerden sadece biridir. Yamaç eğiminin 25-45 derece arasında olduğu yerlerde çığ oluşumu riski en yüksek
düzeydedir. Çünkü daha düşük eğimlerde kar katmanının kayma olasılığı
çok azdır. Eğim 45 dereceyi aştığında ise kar tutma miktarı azalır.
Kuzeye bakan yamaçlar güneye bakanlara oranla çok daha risklidirler, yamacın fiziksel görünümü de avcı için bir ipucu teşkil eder. Dış bükey olanlar
çığ oluşumunu kolaylaştırırken, çukur görüntülü iç bükey yamaçların tehlikesi daha azdır. Düz, çimenli ve ufak çalılı araziler sanıldığının aksine içlerinde
az da olsa barındırdıkları ısı ile, yüzen kar tabakaları oluşumuna katkı verirler.
Çığ oluşumlarını engelleyebilen tek unsur ormanlardır.
Avlandığınız bölgeyi iyi tanıyor ve ilk karın ne şartlar altında düştüğünü takip ediyorsanız, bu da, size o bölgedeki çığ riski konusunda yardımcı
olabilir.
Eğer ilk kar toprak ısısı fazlayken düşüp soğuk hava koşulları ile de erimeden kalmış ise, taban ile yüzey arasında oluşan ısı farkı sonucunda kar
tanecikleri değişime uğrayarak kayma riskini artırır. Donmuş toprak ilk
kar için daha iyi bir zemin oluşturur. Eğer ilk kar yoğun şekilde yağıp kar
katmanı kısa sürede yükselecek olursa, kar kendi ağırlığı ile oturarak sağlam bir zemin oluşturacaktır. Ancak bunun üzerine yağacak kar 30 cm’yi
aşacak kadar yoğun olduğu takdirde, alttaki eski tabakaya yapışmamış olacağından yine tehlike arzeder. Kısa süre içinde yağan bu yükseklikte bir kar
katmanı, birkaç günde yağan iki katı yükseklikteki bir kar oluşumundan
daha tehlikelidir.
Yurdumuzda çığ çokça rastlanan bir olay değildir. Ancak geçmişteki yaşananlara bakarak, avcılar için böyle bir tehlikenin var olmadığını söylemek
yanlış olur. Silah sesinin çığı tetikleyen bir etken olduğu herkes tarafından
bilinen bir gerçektir.
Soğuk Hava İçin Giysi Seçimi
Avlanmak, avı peşinde saatlerce sıcak, soğuk, yorgunluk nedir bilmeden
319
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
koşturan ve av yaşantısının tüm zorluklarını hiçe sayan avcı için,
keyif verici bir eylemdir. Ne var ki avcılık, insan metabolizmasının varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan koşullardan bağımsız değildir ve bu koşullardan bir veya birkaçının eksikliği durumunda ızdırap verici bir hal aldığında av terkedilmelidir.
Diğer memeli türleri gibi insan da sıcakkanlı bir canlıdır.
Bu, yaşamımızı sürdürebilmemiz için sabit bir vücut sıcaklığının korumamız gerektiği anlamına gelir. İnsan vücudu otomatik olarak ısı ihtiyaçlarını ayarlayabilecek şekilde programlanmıştır. Soğuk havalarda vücut, gerekli ısı üretimini ve onun
dağıtımını ayarlayabilir. Ancak bizlerin de ona gerekli desteği
vermemiz koşulu ile sıcak kalmanın yolu kendimizi iyi izole
edip, kuru kalmaktan geçer.
Ancak her metabolizmanın farklı gereksinimleri vardır.
Bunu anlamak için gerekli ortamlarda bulunarak tecrübe kazanmak gerekir. Bu tecrübeyi edinene kadar ise pek çok kez
gereğinden fazla ya da az giyinmeniz olası bir durumdur.
Üzerinde fazla giysi bulundurmak hele bir de hareket halindeyseniz terlemeye neden olacağından arzulanan bir durum
değildir. Çünkü kuru olmak, sıcak kalmak için en önemli kuraldır. Islaklık vücuttaki ısı kaybını büyük ölçüde etkiler.
Bunlar bir kez ıslanırsa uzun süre öyle kalırlar. Yeni sentetik
elyaflar (polyester, naylon) kış şartları için oldukça kullanışlıdırlar. Ancak yine de en iyi seçim yünlü giyecekler olabilir.
Çünkü yünlüler ıslandıklarında ısıtma özelliklerini yitirmedikleri gibi pamuklulara kıyasla çok daha çabuk kururlar. Soğuk
günlerde birkaç kat giysiyi üst üste giymek size, duruma göre
ayarlama yapabilme olanağı sağlar. Böylece terlemeden önce
soyunabilir, üşümeden önce de üzerine bir kat daha giyinebilirsiniz. Vücudun verdiği sinyallere kulak vermeli, üşüyene veya
terleyene kadar beklememelisiniz. Giyeceğiniz her kat sıcak
havayı içeride hapsedecektir. İnce bir kaç kat giysi tek ve kalın
olan tek bir katmandan daha iyi bir yalıtım sağlar.
Giyeceğiniz ilk kat deri ile temas halinde olanı ve katman
320
sisteminin temelidir. Polipropilen ve polyesterden imal edilmiş uzun iç çamaşırı idealdir. Vücudunuzdaki nem ve rutubeti dışarıya iletip, diğer katmanlar tarafından emilmesini sağlayacak özellikte olmalıdır. Vücudu rahatça sarmalı, hareketlerinizi kısıtlamamalıdır. Sizi ısıtacak ve sıcak kalmanızı
sağlayacak asıl giysiler bu ilk katın üzerine giyilecek olan orta tabakayı
oluşturur. Bu kat hava sıcaklığına göre bir veya birkaç kattan oluşabilir ve
bu bölümle ilgili çeşitli seçenekler mevcuttur. Gömlekler, kazaklar, polar
tipi montlar ve çeşitli türde pantolonlar bu grubu oluşturur. Bunların sıcak tutan malzemelerden üretilmiş olması gerekir. Yünün ıslakken bile iyi
yalıtım özelliklerini kaybetmediği unutulmamalıdır. Kot türü pantolonlar
sıcak tutmadıkları için iyi tercih sayılmazlar. Son kat da diğer katlar gibi ısı
izolasyonuna katkıda bulunur. Ancak asıl fonksiyonu rüzgar, yağmur, kar
gibi etkenleri dışarıda tutmaktır. Bu tür giysilerin suya dayanıklı ve daha
iyisi su geçirmez özellikte olmaları gerekir. Ancak kullanılan malzemenin
nefes alır özellikte olması şarttır. Aksi takdirde içerideki nem, dışarıya çıkamayacak ve giysilerin ıslanmasına neden olacaktır.
Vücut ısısının büyük kısmını açıkta kalan kısımlar yoluyla kaybeder.
Örneğin, şapka türü birşey ile örtülmediğinde, toplam vücut ısısının hava
sıcaklığına bağlı olarak %75’e varan kısmı baş aracılığı ile kaybedilir. Bu
organın sıcaklığını dengeleyebilmek için fazla miktarda kanın buraya pompalanması ise el ve ayaklarınızın üşümesine neden olur.
Giysilerinizin, özellikle çorap ve botlarınızın, vücudunuzu rahatsız edecek kadar sıkı olmamasına dikkat etmelisiniz. Vücudunuzu sıcak tutan,
damarlarınızdaki sıcak kanın dolaşımıdır. Sıkı giysiler vücuttaki kan dolaşımını sınırlandırır ve sıkı olan bölgelere yeterince kan gitmesini engeller.
Bu da üşümeye neden olur. Bu yüzden rahat giysileri tercih edip, sizi sıkan
giysilerden kaçınmalısınız. Ancak çorapların bol olmaması, iç çamaşırlarında olduğu gibi ayakları hafifçe sarması gerekir. Çift çorap giymek sık rastlanan bir yöntemdir. Ancak giydiğiniz ikinci çorapla, bot veya ayakkabınız
ayağınızı sıkmaya başlarsa; tek çorapla ayağınızı daha rahat hissedeceğinizden emin olun.
Vücudunuz soğuk şartlarda dış ortama oranla daha sıcak olduğundan,
herhangi bir nesne ile teması halinde vücudunuzdan bu nesneye bir ısı aktarımı olacaktır. Bu da sizin vücut sıcaklığından kaybetmenize neden olur.
Bu bakımdan soğuk veya ıslak olan kaya ve kütük parçalarına oturmamalı
veya yaslanmamalısınız. Soğuk havalarda temel sorun, vücudu kuru ve sıcak tutabilmektir. Soğuk, açlık ve susuzluğa oranla daha hızlı gerçekleşen
321
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
ölümcül bir etkendir. Ancak dikkatli giysi seçimi ile rahatlıkla
önüne geçilebilir.
KAY N A KL A R
1- Gözlük R., Ün C., (2005), Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
Kitabı T.C. Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü, Eğitim Yayınları, I. Cilt 319-334, (Ankara, Tunç Reklam)
322
323
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
AV VE YABAN
HAYATINDA
AV TURİZMİ
11
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
AV VE YA BAN
H AY AT IND A
AV T U RİZ Mİ
Muzaffer Uyanık
Mühendis, Trofe Eksperi
Av Tur iz mi
Av turizmi; turizmin değişik bir
uygulama şekli olup avcı niteliğine
sahip kişilerin avlanma amaçlarını
gerçekleştirmek üzere belirlenmiş
ilkelerle yaptıkları etkinliklerdir.
Avcılar, av turizmi faaliyetleriyle yaban hayvanlarının boynuz, diş, post
benzeri hatıra değeri taşıyan kısımlarına sahip olmakla birlikte değişik
kültürleri tanıma ve yerleri görme
olanağı elde etmektedirler.
1950’li yıllarda yabancı avcıların birçok av hayvanını herhangi
bir kurala bağlı olmaksızın bedelsiz
avlamalarıyla başlayan süreç, 1970’li
yıllarda çeşitli kuralların getirilmesiyle yasal anlamda av turizmi uygu-
326
lamalarını başlatmıştır.
1977 yılında yabancı avcıların avlanabilmeleri, seyahat acentesi aracılığıyla
ülkemize girebilmeleri ve bir bedel ödeyerek avlanabilmeleriyle ilgili düzenlemeler yapılmış ve yurdumuzda ilk av turizmi uygulaması 1977 yılında yaban
domuzu (Sus scrofa) avıyla başlamıştır.
Yas al Day ana k
Av turizmi kapsamında yapılacak av organizasyonlarıyla ilgili tüm kurallar, av yılı av turizmi ilkeleriyle belirlenmektedir. Av yılı av turizmi ilkeleri, geçerlilik süresi av yılını (1 Nisan’dan başlayarak izleyen yılın 31 Mart
sonuna kadar olan süre) kapsayacak şekilde Kanun ve Yönetmelik kapsamında Genel Müdürlükçe oluşturulan komisyon tarafından belirlenir. Av
yılı av turizmi ilkeleri; avına izin verilen türler, avlaklar, kotalar, avlanma
tarihleri; katılım payı; av organizasyonu yapabilecek acenteler, görevliler,
eğitimleri; trofelerin belirlenmesi/ölçümü; yerli ve yabancı avcıların avlanabilme ölçütleri; av organizasyonlarıyla ilgili genel kurallar ile düzenlenecek belgeleri içerir.
Av yılı av turizmi ilkeleri kamuoyuna duyurulur ve Genel Müdürlüğün
internet sitesinde yayınlanır.
Av lanm ay ı Düzenleyen Kur um
Yaban hayvanlarının sayılarının sürekliliğini sağlayıcı koruma çalışmalarını yapmak, genetik yapısının bozulmasını önlemek, bakım ve üremesine
engel zararlılarla mücadele önlemlerini alarak popülasyonların devamını
sağlamak,
Yabanıl yaşam alanlarını korumak, geliştirmek ve rehabilite etmek,
Envanter çalışmalarıyla yeterli popülasyona ulaşmış av hayvanlarının avlanmasına izin vererek yaban hayatı kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini
sağlamak,
Avcılığın, doğal hayata zarar vermeden bilinçli olarak yürütülmesini sağlamak,
Doğal kaynakların turizm amaçlı sürdürülebilir kullanımını sağlamak,
Yöre insanlarının yaban hayatı kaynaklarının varlığından oluşan katma
değerden yararlandırılmasını sağlayarak kırsal kalkınmaya destek vermek
ve yöre halkının da kaynak değerlerine sahip çıkmasını sağlamak temel
327
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
ilkeleri çerçevesinde ülkemizin doğal kaynaklarının en hassas
konularından biri olan av hayvanlarının av turizmi kapsamında av organizasyonları Genel Müdürlükçe yürütülmektedir:
Ücre t l end ir me,
K at ılı m Pa yı ve Ka tkı
Av turizmi kapsamında 3 çeşit ücretlendirme bulunmaktadır.
Av hayvanı türlerine, ağırlıklarına ve trofe değerlerine göre belirlenen “Avlama Ücreti”, avına izin verilen av hayvanı türlerine
göre her av yılı için belirlenen “Avlanma İzin Ücreti” ve Harçlar
Kanunu kapsamında belirlenen“Avcılık Belgesi Harcı”dır.
Mevzuat doğrultusunda; özel avlaklar dışındaki avlakların işletilmesi amacıyla bu avlaklarda sahası bulunan belde belediyesi
ve köy tüzel kişilikleriyle koruma, üretim, bakım ve avcılığın
düzenlenmesi karşılığı yapılacak işbirliği protokolü çerçevesinde bu avlaklarda yapılacak av organizasyonları sonucunda elde
edilen avlama ücretlerinden sahaların özelliğine göre katılım
payları verilmektedir. Katılım payları yönerge doğrultusunda
aktarılmaktadır.
Av turizmi kapsamında elde edilen avlama gelirlerinin önemli
bir bölümü (2005-2012 yılları arasında av hayvanı türlerine ve
sahalara göre değişen % 40-82’si) belde belediyesi veya köy tüzel
kişiliklerine aktarılmıştır.
Av turizmi kapsamında yapılan av organizasyonlarında; sürenci,
kılavuz, rehber hizmetleri için istihdam yaratılmakta; alışveriş, yem,
konaklama, ulaşım gibi değişik sektörlere katkıda bulunulmaktadır.
Av turizmi kapsamında yapılan av organizasyonları ve diğer
etkinliklerle bir avcı turistin ülkemize bıraktığı döviz miktarı kişi
başına turizm gelirinin en az 4 katıdır (Bazı organizasyonlarda 20
katına ulaşmaktadır).
Av turizmi uygulamaları; turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi,
turizm hareketlerinin ülke geneline yayılması, turizm hareketlerinin
328
tüm yıla yayılması ve sosyo-ekonomik kalkınmanın homojen dağılımına katkı
sağlamaktadır.
Av lanan Av Ha yva nla r ının Ka yıt
Altına Alınması ve Kanıtlanması
Av turizmi kapsamında av organizasyonlarının yapılabilmesi/düzenlenebilmesi için ücretlendirmenin yapılması ve Yönetmelikle belirlenen izin belgelerinin alınması gerekmektedir.
Av hayvanının trofelerinin ölçümü yapılıp “Günlük Avlanma Raporu ve
Ödeme Taahhütnamesi”yle kayıt altına alınmaktadır.
Av organizasyonu sırasında ve hemen sonrasında avın vurulduğu yer,
avlanan av hayvanının türü, sayısı, trofe nitelikleri, yaralama bilgilerinin
yer aldığı “Günlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesi”; yabancı
uyruklu avcı için av sırasında sarfettiği mermileri içerir bilgilerin yer aldığı “Av Sırasında Sarfedilen Mermiler ile İlgili Bilgi Formu” ve avlanan av
hayvanının avlaktan çıkarılmasını sağlayan “Nakliye Tezkeresi” düzenlenmektedir.
Yabancı uyruklu avcılar ile yurt dışında yaşayan T.C. uyruklu avcılar, “Avlanan Av Hayvanları için Trofe Belirleme ve Bulundurma ile İhraç Sertifikası” ile avladıkları av hayvanlarına ait trofeleri ülkemizden çıkarabilirler. Yerli
avcılar da, avladıkları av hayvanlarının trofelerin kendilerinin olduğunu bu
belgeyle kanıtlayabilmektedirler.
Av lanm a Gün Sa yısı
Yerli avcılar birbirini izleyen yedi gün, yabancı avcılar birbirini izleyen on
günlük süreyle avlanabilirler; ancak ayı avına yirmi güne kadar izin verilebilmektedir.
Av ına İzi n Ver ilen Av Sa ha la r ı
Özel avlaklarda avlanmak avlak sahibinin, devlet avlakları, genel avlaklar
ve örnek avlaklarda avlanmak Bakanlığın iznine bağlıdır. Sahipli arazilerde
avlanmayla ilgili esaslar Bakanlıkça tespit edilmektedir.
Av turizmi kapsamında av organizasyonlarına izin verilecek sahalar; işle329
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
tilen ya da işlettirilen örnek avlaklar; devlet avlakları; özel avlanma planları çerçevesinde avlanmanın yapılabilmesine izin verilen
yaban hayatı geliştirme sahası ve milli parklar; özel avlaklardır.
Avına izin verilecek sahalar, av yılı av turizmi ilkeleriyle her yıl, av
yılını içerecek şekilde belirlenmektedir.
Özel kanunlarla veya MAK tarafından avlanmanın yasaklandığı yerlerde, “Yaban Hayatı Geliştirme Sahası”, “Üretme
İstasyonu”nunda avlanılamaz. Buralarda, ancak av ve yaban hayvanlarının çoğaldığı ve zararlı olduğu hallerde avlanmaya Bakanlıkça izin verilebilir. Koruma statüsündeki sahalarda ise avlanma
planlarına göre Bakanlıkça verilecek izinle avlanılabilir.
Yaban hayvanı popülasyonunun sürdürülebilir yönetimindeki
temel yaklaşım; av ve yaban hayvanlarının doğal olarak yaşadıkları veya sonradan salındıkları sahalarda bulunması gereken hayvan
sayısını (stokunu) koruyarak çoğaltmak, her sahanın barındırabileceği popülasyonların nitelik ve niceliklerini belirlemek ve avlanma planı hazırlanarak avlanmalarını sağlamaya yönelik olarak
kotaları belirlemektir.
Ye rli Avcıla r ın Avla nma
Ölçüt ler i
Yerli avcılar; avcılık belgesi, yivsiz tüfek ruhsatnamesi veya yivli
silah taşıma ruhsatının onaylı örneği, yerli avcılar için özel avlanma
başvuru formu ya da talebi içeren dilekçeyle başvurarak, kişisel veya
av turizmi izin belgeli seyahat acentesi aracılığıyla her av organizasyonu için ayrı olmak üzere yerli avcılar için özel avlanma izin belgesi
alarak avlanabilirler.
Yerli avcılar her av yılı için belirlenmiş kotalar için başvurularını, av yılı av turizmi ilkeleri çerçevesinde belirlenen tarihler
arasında yapabilirler.
Avlak civarında ikamet eden avcılara yerel avcı kotası verilmektedir. Uygulamaya ilk kez 2006-2007 av yılında başlanmıştır.
330
Bir önceki av yılında av hayvanı avlayan avcı, avladığı türün kotasının boş
olması durumunda avlanma olanağına sahip olabilmektedir.
Av turizmi kapsamında yapılan av organizasyonlarının, Bakanlık personeli
eşliğinde yapılması zorunluluktur.
Öze l Av lakl a rd a
Yabancı ları n Avla nma la r ı
Yabancı avcılar, özel avlaklarda üretilen ve salınan türleri, özel avlak işleticisi tarafından belirlenen ücretlerle avlayabilirler.
Av Tu r i z m i n d e C e z a l a r
Av turizmi kapsamında yapılan av organizasyonlarında; belirlenen sayıdan
fazla avlama, erkek bireylerinin dışında avlama, mevzuat doğrultusunda belirlenen avlanma esaslarına uymama ve belgesiz avlanma, izinsiz veya yasak yerlerde
avlanma, yabancılarla ilgili yasaklara uymama ile av yılı av turizmi kararlarında
yeralan nitelik ve niceliği belirlenenlerin dışında avlama cezaları bulunmaktadır.
331
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
TROFE VE
TAHNİT
12
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
TRO F E
V E TA HNİT
İhsan Yey
Taksidermist
334
Trof e ve Önemi
Kelime karşılığı ganimet olan trofenin avcılıktaki yeri “Büyük ve belirgin özellikleri olan av hayvanını avlamak”tır.
Avlanan büyük bir balık, bir kuş, bir sürüngen hatta kabuklular da kendi sınıfları içinde birer trofedir.
Avcı; öğrenme, sınırlara ulaşma aşamalarını geçerek avlanmayı belirgin
özellikleri olan trofenin eldesi amacına yönelmiştir.
Avcı öncelikle, yurt içinde ve dışında avlayacağı av hayvanı hakkında bilgi
edinir. Yaşam yeri, avlanılacak saha, avlanma yöntemleri, iklim koşulları, yolculuk, yivli silah ve teçhizatları ile ilaç, giysi gereksinimlerini belirler, temin eder.
Av hayvanını ülkemiz sınırlarında avlayan bir avcı, trofenin niteliklerinin yer aldığı “Trofe Belirleme ve Bulundurma ile İhraç Sertifikası”nı
almak zorundadır. Çünkü bu belge, avın yasal yolla yapıldığını kanıtlar.
Yurt dışında avlanan av hayvanının ülkedeki sıralaması, uluslararası trofe derecelendirme ve değerlendirme kuruluşlarının
yöntemlerine göre sıralamasının nasıl olduğunu bilmelidir.
Trof e Saklama d a
Dik kat Edilecek Konula r
Trofenin saklama veya teşhir etme yerinin konumu
dikkate alınarak planlama yapılır.
Ev ortamında saklanacaksa; tavan yüksekliği, kullanım
şekli (müstakil oda olup olmama) dikkate alınarak aşağıdaki şekillerden
birine karar verilerek av sonunda trofenin hazırlanması sağlanmalıdır.
a- Skull mount (Kemik trofe, kafatası)
b- Shoulder mount (Büst doldurma)
c- ½ lifesize mount (Yarım vücut doldurma)
d- Life size-full mount (Tam vücut doldurma)
Trofeler ev tozundan çabuk etkileneceğinden mümkün olabildiğince özel
salon veya odalarda (trofe odası) saklanmalıdır.
İdeal trofe odası, havalandırılabilen, direkt güneş ışığı almayan, rutubetsiz,
ortalama 18-22 derece ısıda olan bir ortamdır.
Trofeler, günlük yaşamda dekoratif amaçla da kullanılabilir. Ama bunlar
mevcut trofenin tekrarı olmalıdır.
335
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
Trofeler nerede saklanırsa saklansın bakıma muhtaçtır. Ayda bir
tozu alınmalı, havalandırılmalı ve en önemlisi mevsim başlarında
yılda en az iki kez olmak üzere haşerelere karşı ilaçlanmalıdır.
Avcı, avın taksidermi işlemine hazırlanması, başka bir deyişle
derisinin amaca ve usulüne uygun yüzülmesini ve doğru bir şekilde tuzlanmasına özen göstermelidir:
1- Öncelikle derinin amaca yönelik olarak doğru yerden kesilmesi ve yüzülmesi gerekmektedir.
2- Kulaklar çıkarılarak tersyüz edilmeli, dudaklar açılmalıdır.
Ayrıca, göz kapaklarının iç kısmındaki deri olan göz tüpleri kesilmelidir.
3- Derinin tuzlanmasında kaya tuzu kesinlikle kullanılmamalıdır. Sofra tuzundan biraz daha kalın bir tuz ile ovuşturularak tuzlanmalı, tüylü kısmı dışta kalacak şekilde katlanmalı,
kağıt ambalaj ile taksidermiste gönderilmelidir. Eğer av bölgesinde birkaç gün kalınacaksa, tuzlamadan bir gün sonra deri
açılmalı, üzerindeki tuzlar süpürülmeli asılarak suyunun akması
sağlanmalı, sonra tekrar tuzlanarak bu defa tuzlu kısmı üstte
kalacak şekilde gölgede açık olarak bırakılmalıdır.
4- Derinin üzerinde fazla miktarda yağ ve et tabakaları bırakılmamalı, full taksidermi yapılacak hayvanlarda toynaklar en son
eklemden kesilmeli, kürklü hayvanlarda tabanlar yandan (taban
ile kürklü kısmın birleştiği yer) açılarak parmaklar etrafındaki
deri açılmalı ve bolca tuzlanmalıdır.
Derinin iyi hazırlanması, taksidermistin trofeye değer katmasını
arttıracaktır.
6KRXOGHU0RXQW
2PX]GDQ'ROGXUPD
336
5XJ6KHOO
+DO×
)XOO6L]H0RXQW
7DP'ROGXUPD
5- Boynuzlu hayvanlarda Shoulder Mounth’ın
işaretli yerden bir karış daha fazla kestirilmelidir.
Tah ni t
Uluslararası dilde “taxidermy” olarak adlandırılan işlemin dilimizde karşılığı “ Hayvanları Ölümsüzleştirme Sanatıdır”.
Amaç; av hayvanlarının derilerinin ilaçlanarak, aslına uygun şekilde uzun
süre saklanması veya sergilenmesidir. Taksidermi, tüm canlılara uygulanan bir
sanattır. Koleksiyoner veya artistik olarak uygulanır. Koleksiyonerler genellikle bilimsel amaçla geçmişten yararlanarak geleceğe ışık tutmak için tüy ve
kürk özelliği aramadan taksidermi yaptırır.
Artistik olarak yapılanlar ise olabildiğince tüy ve kürkünün en güzel zamanında elde edilmiş hayvanlardan oluşur.
Bunlar için en karakteristik şekiller ve formlar oluşturulur. Habitat ile zenginleştirerek görsel bir şölene dönüştürülür. Bazen iki veya daha fazla hayvan
kullanılarak bir yaşam enstantanesi gerçekleştirilir.
Taksidermi amacıyla çeşitli kimyasal ilaçlar ve gereçler kullanılır.
Me m e li le r
Tabaklama uzun ve karışık bir kimyasal işlemdir. Tabaklama yapılan deri
ise organik özelliğini tamamen kaybederek sentetik hale gelmiştir. İyi tabaklanan bir deriyi yağmur ve güneş altında tutabilirsiniz.
Kuş lar
Derisi yüzülen kuşlar boraks ile ovuşturularak ilaçlanır. Varsa yağları temizlenir, gerekiyorsa yıkanır. Hazırlanan deri poliüretan form veya tel iskelet
üzerine pamuk, elyaf, kıtık gibi malzemeler sarılarak elde edilen vücut formlarına giydirilir. Ön bacak, kanat uçları kuyruk üçgeni gibi ulaşamadığınız
bölgelere de sıvı boraks enjekte edilir.
Sür ünge nle r
Derisi yüzülen sürüngenlere, tabaklama işleminden geçtikten sonra poliüretan veya kil vücut formları uygulanır.
337
Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitim
K abuklu ve Eklem
Bacak lıla r
Daha çok, ıstakoz, böcek, pavurya ve yengeç çeşitleri için
uygulanır. Kaynatılmış olan numunenin sağ ve sol olarak tüm
bacakları eklemlerinden ayrılarak içleri temizlenir ve bir tele sırasıyla dizilir ve etiketlenir. 2 saat formaldehit ve alkol banyosunda
bırakıldıktan sonra içlerine tel iskelet monte edilerek tekrar doldurulur. İstenilen şekil verildikten sonra modern boyama teknikleri ile boyanıp işleme uygun cila tatbik edilir.
Balık la r
Derisi yüzülen balıkların kalan tüm et ve yağları iyice kazınır.
Yağları çözmek için kimyasallar kullanılır. Koruma ilaçları tatbik
edildikten sonra poliüretan forma giydirilir. Yüzgeçlere ve kuyruğa istenilen şekil verilerek kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra modern boyama teknikleriyle boyanır. Olası yağ kusmalarına
karşı defalarca özel vernikler uygulanır.
338
339
Download

Harita Bilgisi ve Kampçılık 306_339