Mine G. Kırıkkanat
Kayıp Sicil
Tarih,14 Nisan 2013. Erdoğan, Kürt açılımı yapacaklarını
açıklarken Kevser Suresi’ni okudu: “Biz sana gerçek Kevser’i
(cenneti) verdik. Sen de rabbin için dua et ve kazancından
harcama yap. Gerçek ebder (nesli devam etmeyecek olan)
olanlar sana düşmanlık edenlerdir.”
Kevser suresi, Mekke döneminde ve peygamberliğin ilk
yıllarında indirildi. Kur’an’ın en kısa suresidir ve üç ayetten
oluşur. Hz.Muhammed’in zor durumda kaldığı ve üzüntülü
olduğu zamanda inen bu surede, ona kevser (çok hayır ve
nimet) verildiği müjdelenir.
Şimdi... Söyler misiniz, Kevser Suresi’nin Kürt açılımı ile bir ilgisi
var mı? Erdoğan’ın dini bilmediğini göstermez mi?
Bilirsiniz...
Tarih unutmaz…
Hz.Lokman Hekim’e sorarlar ; “Edebi kimden öğrendin?”
Erdoğan hakkında ne yazacak peki ? Yalancı mı, cahil mi ya da
ne ?
Şöyle yanıt verir: “Edepsizlerden!”
30 Mart 2014 seçiminin Yenikapı mitinginde, CHP İstanbul adayı
Mustafa Sarıgül’ün 2006’da Zaman gazetesine verdiği
röportajdan alıntılar yaparak dalgasını geçti.
Mustafa Sarıgül, mekruh’a « metruk », namahrem’e « nemehram
», « arife tarif gerekmez » deyimine « alime tarife gerekmez »
demişti.
Erdoğan, mitingde bu hataları dile getirirken çok keyifliydi ; “Tam
bir komedi, karikatür” dedi.
Fakat...
Telefon kayıtlarında ortaya çıkan ; Egemen Bağış’ın “BakaraMakara”sından söz etmedi.
***
Hata insana mahsustur.
Erdoğan, Sarıgül’ün dil sürçmelerinden keyifle bahsederken
kendi gaflarını unutuyor mu?
Tarih, 26 Ağustos 2003. Malazgirt Savaşı yıldönümünde
Erdoğan, “Romen Diyojen batarya batarya, gülle gülle
saldırırken ; Sultan Alpaslan’ın askerleri, Allah Allah diye
saldırıyordu,” dedi.
İyi de... O tarihte top daha icat edilmemişti, savaşlarda yer
almasına 250 yıl daha vardı!
Evet...
Tarih, 5 şubat 2009. Türkiye yine bir yerel seçime gidiyor.
Erdoğan CHP’nin İstanbul Belediye Başkanı adayı Kılıçdaroğlu
için şöyle dedi: “Ama şimdi bakıyorsunuz CHP İstanbul’a ithal bir
aday koymuş. İstanbul’da çamurlu sokak arıyor. Herhalde inşaat
şantiyesinde dolaşıyor, ondan sonra da ‘Bak çamur burası’
diyor. İnşaat şantiyesine girersen çamur tabii. Şimdi yani böyle
mercekle Romen Diyojen gibi dolaşılmaz.”
İslam’ı bilmediklerini biliyorduk.
Hangisini düzelteceksin?
Alay ettiklerini yeni öğrendik.
1. Romen Diyojen, Malazgirt Savaşı’nda Alpaslan’a esir düşen
Doğu Roma İmparatoru.
Telefon kayıtlarında ortaya çıkan; Egemen Bağış’ın her Cuma bir
ayet sallamasından söz etmedi.
Egemen Bağış’ın “Google İslam”ından söz etmedi.
İslam’ı bilmediklerini söyleyince kimi insanlar şaşırıyor.
***
2. Elinde fenerle dolaşan Sinoplu filozof Diyojen.
3. Mercekle dolaşan ise Sherlock Holmes!..
Parantez açayım:
***
http://www.mgkmedya.com
Çarşamba, Haziran 25, 2014 - Sayfa 1 / 2
Mine G. Kırıkkanat
Kayıp Sicil
O kadar çok ki...
Erdoğan, 20 Ekim 2008’de katıldığı dil kurultayında, Fazıl Hüsnü
Dağlarca’yı anmak için onun bir şiirini okuyacağını söyledi.
Okudu. Ama okuduğu “Sanat” başlıklı şiir, Dağlarca’ya değil,
Faruk Nafiz Çamlıbel’e aitti!
Kimseye taviz yok, bu tarihçede. Hainler, alçaklar, dönekler,
satılmışlar bir bir sıralanmış.
Soner Yalçın’ın
kutluyorum!
kalemi
kadar,
cesaretini
de
gönülden
Erdoğan –maşallah- edebiyatla çok ilgili bir başbakan ; şöyle
demişti konuşmasında: “Ziya Paşa’nın dediği gibi, eşek ölür kalır
semeri, insan ölür kalır eseri.” Bu özdeyiş de Mehmet Akif
Ersoy’a aitti!
Kahramanmaraş’ın yiğit ismi Sütçü İmam’ı, “Sütçü Nine”
yapıvermişti. Şüphesiz Erzurum’u savunan “Nene Hatun” ile
karıştırmıştı.
Örnekler çoğaltılabilir...
“Bunlar insani hatalardır. Bunlar üzerinden siyaset yapmak
düzeysizlik olur” mu diyeceğiz? Fakat...
Tarihi çarpıtıyor!*
*Soner YALÇIN’ın ‘Kayıp Sicil, Erdoğan’ın Çalınan Dosyası’ başlıklı
kitabından alıntıdır. Kırmızı Kedi Yayınları, 2014
Hayranlık, cehaletin kızıdır.
Chevalier De Mère
«G» NOKTASI
Türkiye’nin en verimli ve değerli araştırmacı gazetecilerinden
Soner Yalçın, hangi konuyu nasıl bir açıdan ele alırsa alsın, okura
bulaşan bir heyecanla yazar. Savunduğu ana fikri, vardığı
sonucu ister paylaşın, ister paylaşmayın ilgiyle okutur,
kitaplarını.
Odatv davasında tutuklanmadan önce şahsen tanımaz, ama
gazeteciliğini takdir ederdim. Kendisini kişisel anlamda,
mapusluk sürecinde yakından izledim, insan olarak tanıdım,
artık dostum. Ve diyebilirim ki, Soner Yalçın bir buçuk yıl yattığı
hapisten, iradesi katlanmış, mücadelesi bilenmiş, kısaca daha
cesur olarak çıkan ender mağdurlardan biri.
Bunu başarmak kolay değildir. O başardı.
Karşımıza hem çok önemli, hem de bir solukta okunan bir
kitapla çıktı. Kayıp Sicil/Erdoğan’ın Çalınan Dosyası, müthiş
çarpıcı ve dört dörtlük bir araştırma eseri.
Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçek ve yalan dünyasını ayrıntılarıyla
anlatan kitap, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kimler
tarafından nasıl bir komploya kurban edildiğinin de tarihçesi.
http://www.mgkmedya.com
Çarşamba, Haziran 25, 2014 - Sayfa 2 / 2
Download

Kayıp Sicil