Işıl Özgentürk
Kız Karı Biz Ne Yaptık
Sevgili okurlarım, bugünden itibaren sizlere her on beş günde
bir “Biz nasıl bir topluluğuz?” sorusundan yola çıkarak hikâyeler
anlatacağım. Belki böylece Türk sosyoloji bilimine de küçük bir
katkım olur ama beni bu hikâyelerde en çok heyecanlandıran
hepsinin gerçek olma-sı ve bu coğrafyada yaşanması... Alın size
bir hikâye... Başlığını yazının başında attım:
Adam
yatağında
doğrulup
dürtükleyerek uyandırdı.
yanında
uyuyan
karısını
“Kalk hele kız, biz ne halt ettik?” Kadın sıçrayarak uyandı,
“Bismillah sabahın köründe şeytan mı dürttü seni?” diye
söylenerek o da yatağın içinde doğruldu. Adam yatağın
başucunda asılı duran Kuran’a gözlerini dikmiş, hep aynı sözleri
yinelemeye başlamıştı.
“Biz şeytana uyduk, şeytana uyduk. Allahım sana yalvarıyorum,
kulun kölen olayım, bizi bağışla. Bizi affet ey yüce Tanrım.” Kadın
gözlerini koca koca açmış, adama bakıp, “Ne yalvarıp
duruyorsun?” dedi. “Allah’ın gücüne gidecek.Oldu bir defa bir
daha yapmayız.
Üstelik benim suçum senden az, ben koca sözüne uydum.”
Adam öfkeyle karısına döndü, “Bak şu işe, karı aklınla işin
içinden sıyrılacağını düşünüyorsun, Allah’ı aldatacağını mı
sanıyorsun, ulan ben sana sormadım mı? O mesaj mıdır neyse
birlikte yazmadık mı?”
“He yazdık.”
“Sonra ne oldu?”
“Mesaja mesaj geldi.”
“Ne yazıyordu mesajda, hatırladın mı, şöyle diyordu, sizinle
buluşmaktan keyif alacağız.
Biz ne yaptık, buluşmaya gittik.”
“Gittik ya, bana kıyafet bile aldık. Evlendiğimizden beri hiç öyle
güzel bir elbisem olmamıştı. Bana da çok yakışmıştı öyle değil
mi?”
“Başlarım şimdi yakışmasından, sonra ne yaptık, onlar da
karıkoca bizi evlerine davet ettiler.”
“Dur orada, ben sana ne dedim, ‘Bilmediğimiz bir işe kalkıştık,
başımıza bir bela gelebilir, gel yol yakınken dönelim’ dedim, sen
ne dedin? ‘Bir şey olmaz, bir şey olmaz.’”
“Vallahi keşke seni dinleseydim. İşte tam ora-da beni şeytan
dürttü. Ne olur ki, diye düşündüm, adam pek bir ufak tefekti,
http://www.mgkmedya.com
kadın da öyle, kapıyı çarpar, çıkar gideriz diye düşündüm.”
“Adam ufak tefekti diye iftira etme, hiç de ufak tefek değildi.”
“Ne sen ne diyorsun ulan!”
“Hakikati söylüyorum, yalan söyleyemem günahtır çarpılırım,
ister misin ağzım burnum bir yana gitsin?”
P.B. “Sen sabah sabah pek bir doğru konuşuyorsun.”
“Kadın da pek bir asorti dans etti, nasıl usul usul soyundu, değil
mi?”
“Güzel kadındı vallahi, bize verdikleri o içkinin adı neydi?” “Dur
bir düşüneyim, tekila!
Ben tam beş taneyi kafaya diktim!”
“Ben de!” “E sonra ne oldu?”
“Ben hayal meyal hatırlıyorum.”
“Ne olacak adam beni kucakladığı gibi başka bir odaya götürdü.
Sen de o çıplak karıyla baş başa kaldın.” “E, sonra ne yaptık?”
Adam sorduğu sorunun dehşetiyle bir süre öyle kımıldamadan
kaldı ardından duvardaki Kuran’ı alıp göğsüne bastırdı ve
içinden bir çığlık kopar gibi, “Allahım bizi affet” diyerek yeniden
yalvarmaya başladı. Kadın kocasının omzundan dürttü, “Bir soru
sordum, kadınla ne yaptınız?” Adam başı önünde kadına
bakmadan aynı soruyu sordu, “Sen adamla ne yaptın?” Kadın
mosmor oldu, “Aboo, yandık” dedi. “Yandık ki, yandık. Bizi ancak
cehennem paklar.”
Her ikisi de sessizce duaya başladılar, ilk kadının sesi çıktı, “Ne
yapsak da kendimizi affettirsek, kurban mı kessek?” Adam
anında yanıt verdi, “Ne kurbanı sanki burada para basıyoruz.”
“Kredi alırız.”
“Daha dört ay önce kredi aldık, hay akılsız, herkesin laptopu var
benim yok diye az ağlamadın, ah akılsız başım keşke
almasaydık, almasaydık da şu mesaja karşılık vermeseydik.”
Kadın gözleri çakmak çakmak kocasına döndü, “Yani her şey
benim suçum, sen gördün o mesajı, grup mu neymiş senin aklın
gitti.” Adam karısına ufaktan sarıldı, “Tamam tamam kız, sen kaç
gün temizliğe gidiyorsun?”
“Kaç kere söyledim, gene unuttun üç gün.”
“Sen onu beşe çıkar, iki aya kalmaz kurban parasını biriktiririz...”
Pazar, Şubat 22, 2015 - Sayfa 1 / 2
Işıl Özgentürk
Kız Karı Biz Ne Yaptık
Tam o sırada kapıcı dairesinin zili çaldı, adam söylenerek kalktı,
“Gene o karı, dert, illa ki tutturmuş gazetem de gazetem de
moruk, sen okusan ne olur okumasan ne olur, bir ayağın
çukurda zaten... Yeter be, kes şu zili, geliyoruz işte...”
Yazarın notu: Koç kesecek parayı bir türlü denkleştiremeyen
Eren Apartmanı kapıcısı ve güzel karısı sonunda, aynı
apartmanda yaşayan, herkesin derdine derman olan Psikiyatrist
Hüseyin Bey’in kapısını çaldılar. “Çok vicdan azabı çekiyoruz
derdimize bir çare” diye yalvardılar. Hüseyin Bey, “Olmuşa çare
yoktur, ilerde birbirinize anlatır gülersiniz” diyerek onların
yüreğine su serpti.
http://www.mgkmedya.com
Pazar, Şubat 22, 2015 - Sayfa 2 / 2
Download

Kız Karı Biz Ne Yaptık