Ayşegül Akdağ
- şiirler -
Yayın Tarihi:
30.6.2014
Yayınlayan:
Antoloji.Com Kültür ve Sanat
Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine
aittir. Şiirlerin kopyalanması gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti
yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu
doküman, şairin kendisi veya temsil hakkı verdiği kişinin isteği üzerine Antoloji.Com tarafından, şairin veya
temsilcisinin beyanları doğrultusunda yayınlanmıştır. Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması
kopyalanması ile ilgili husularda ve şiir içerikleri ile ilgili anlaşmazlıklarda Antoloji.Com hiç bir şekilde sorumlu ve
taraf değildir.
Aşk Gözlerde Yaştır...
Ben sana âşık olmadan önce,
Mutsuz ıssız hissederdim kendimi
Aşkı dudaklarda kahkaha sanıp
Heveslenirdim aşka öylece…
Sanırdım ki aşk bütün dertleri unutturur,
Sanırdım ki aşk insanın yüzünü hep güldürür.
Ta ki sana âşık oluncaya kadar…
Aşk nedir bilmezdim ki
Zaten sana âşık olduktan
Bir ay sonra anladım âşık olduğumu
Seni görünce kalbimin atışları hızlanırdı birden
Korkardım ki duracak kalbim diye…
Seni bir saat bile görmeden edemezdim
Hemen özlerdim seni…
Bu dünya çok tatsız gelirdi bana
Sanki bu dünyanın tek tadı sendin
Bir yudum su gibi muhtaçtım sana
Bir çöl misali…
Gecelerin serserisi olmuştum ben artık
Geceleri bile hiç uyumaz, hep seni düşünürdüm…
Sana gözyaşı dökerdim
Ipıssızdı geceler,
Dilim tek senin adını heceler…
Sesin kulağımda yankılanır
Hayalinse etrafımda dolanırdı…
Geceleri bile özlerdim seni,
Bir bebeğin annesini özlemesi gibi…
İçim acıyla doluydu bir soba borusu gibi,
Boşaltmak da ne mümkün!
Doldukça doluyordu içim,
Patlayacak gibi
Bir patlasa rahatlardım belki
Aşk işte bu, insana bir türlü rahat vermez ki!
Aşk dudaklarda kahkaha değilmiş,
Boşu boşuna heveslenmişim, ah yanılmışım…
Bir heves uğruna içimi yakmışım!
Seni sevdikten sonra anladım ki
Aşk dudaklarda kahkaha değil,
Yüreklerde yanan hasret, gözlerde yaşmış…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Aşk Ne Garip
Sevmişim seni bir kere sevgili
Daha söz geçiremem ki gönlüme!
Geç kaldım bazı şeyler için
Geri dönmek için mesela
Gönlüme söz geçirebilmek için...
Sevdim, seviyorum, galiba seveceğim de...
Zamanı geri almak mümkün olsaydı
Alır mıydım ya da almak ister miydim bilmiyorum.
Alsam; eski hayatıma devam edeceğim
Heyecansız, hareketsiz, öyle sıradan.
Almasam; her şeyi akışına bırakacağım
Ne olacaksa olsun o zaman artık...
Sana alışmadan önceki hayatımı unutmuşum ben
Nasıl yaşarmışım kalbim nasıl atmazdı?
Nasıl mutluydum nasıl huzurluydum
Hatırlamak neredeyse imkânsız.
Çünkü sana olan bu sevdam geçmişime format atmış.
Nasıl tutuldum?
Nasıl bağlandım öyle körü körüne?
Bir yabancıydın bambaşka birisi
Oluverdin birden çıktın karşıma
Sanki senle doğdum sanki hep vardın hayatımda...
Ne garip,
Aşk ne garip!
Ne zaman kapıyı çalacağı belli olmazmış.
Yakmadığı yürek yokmuş
Beni de içine hapsetti
Kul köle oldum ona gidiyorum
Sonumu bilmeden...
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Aşkımı Kelimelere Sığdırmak
Yalnız seni sevmekle geçti lise yıllarım.
Seni düşünmekle geçti yazılı sınavlarım…
Ancak bütün bunlar sana doymaya yetmedi,
Ve yetmeyecek de…
Sana olan bu aşkım hiç tükenmeyecek…
Lise yıllarımda yazıp da sana veremediğim
Şiirler hala cebimde,
Ve sıralara kazdığım adının baş harfleri hala yerinde…
Nereye yazsam yetmiyordu sana olan aşkımı anlatmaya
Kelimelere sığmıyordun benim kalemimde sen…
Bir gün başkasını sevsem de bil ki yüreğimde hala senin izin olacak,
İçimdeki sessiz çığlıkları benim gibi sevenler duyacak
Bu gözyaşlarım yalnız sana akacak,
Bir cenazeyi, başıma gelen kötü bir vakayı bahane edip
Sadece sana ağlayacağım…
Bir fotoğrafınla baş başa kalıp,
Karşılıksız konuşacağım…
Belki o fotoğraf cevap veremeyecek sesime ama
En azından duyacak feryadımı…
Ben teselli olurum böyle,
Nasılsa seninle konuşamazdım bir türlü, bırak ölümsüzünle konuşayım…
Biliyor musun bir tanem seni öyle seviyorum ki,
Bir fotoğrafınla bile konuşmaya çekinir oldum.
Ağzımı açacak olsam kelimeler birer birer kaybolur utancından
Ve böylece anlatamaz benim sana olan aşkımı…
Olmadı be kara sevdam, yine anlatamadım aşkımı
Seni kelimelere sığdıramadım be sevdiğim…
Seni kelimelerle anlatamadığım için
Özür dilerim…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Ayrılık
Ayrılık akla gelince,
İnsanı ürkütüyor.
Allah, bunu başa verince,
Bak bizi nasıl yıkıyor!
Anlatmaya çalışmıştım
Ama sana anlatamadım
Ayrılığa engel olacaktım
Bir türlü başaramadım
Deli gibi severken
Gece gündüz düşünürken
“seni seviyorum” derken
Bir gün ayrılık bulursa bizi!
Bizi tüm yaralar
Sımsıkı sarar
Unutulmaz acılar
Yine bizi arar
Yüreğimde hissediyorum,
Ayrılığın soğuğunu.
Günlerdir arıyorum,
Şu çıkmazın yolunu.
Ölümden korkmazdım,
Ayrılıktan korktuğum kadar.
Kimselere bağlanmazdım
Sana bağlandığım kadar.
Deli gibi severken
Gece gündüz düşünürken
“Seni seviyorum” derken
Bir gün ayrılık bulursa bizi
Bizi tüm yaralar
Sımsıkı sarar
Unutulmaz acılar
Yine bizi arar
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Belki Birgün
Anladım artık
Beni anlamak istemediğini anladım
Geç de olsa…
Ne sen anlamak için çaba sarf ettin
Ne de ben anlatmaktan vaz geçtim
Peki sonuç?
İkimize de yazık olmuş.
Koştum koştum
Yoruldum.
Ama koşmaktan yoruldum yorulmaktan değil.
Bak hala uslanmadım.
Kapattın bana kapılarını
Bu da yetmezmiş gibi üstüne kilit vurdun.
Oysa ben yolları önüne sermiştim
Ama sen taş koydun
Ben imkansızı başarıyordum
Ama Sen engel oldun…
Anladım beni sevmediğini
Ben yine de inatla bekledim
Belki bir gün seversin diye
Ah, o bir güne ömrümü vermişim
Ama biliyorum asla gelmeyecek o beklenen…
Ve ben boşa kürek çekiyorum hala kuru bir ümitle…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Beni Sevebilecek Misin?
soruyorum sana ey sevgili!
beni sevebilecek misin?
her yağmur yağdığında şemsiyeni bir kenara atıp
benimle ıslanacak mısın?
öyle hergün her saat değil
içinden geldiği zaman ve hissederek
seni seviyorum diye haykırabilecek misin?
gözlerin benden kaçarak
yüzün kızarabilecek mi?
sesimi duyduğunda ya da ismimi
yüreğin yerinden fırlayacak gibi atacak mı?
sevgiye maddi manevi hiçbir şey katılmamalı
saf kalmalı!
sadece bir çift yürek olmalı
göz başka birşey görmemeli
kör olmalı!
sen de böyle olabilecek misin?
beni andıran bir şarkı duyduğunda gözlerin dolup ağlayabilecek misin?
özleyecek misin?
başka birşeyde gözüm yok
kıskan beni kız bana
yeterki yüreğin bende olsun!
uğruma öl demiyorum ama benim için onu da göze al.
sev diyorum yeterki
gerisi zaten gelir...
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bir Hiçtim Senin İçin!
Yine çaresiz
Yine elim kolum bağlı otururum öyle
Kımıldamadan…
Ölümü bekliyorum gözlerinde.
Belki de çoktan ölmüşümdür
Kim bilir belki de hiç doğmamışımdır.
Bir hiçtim senin için…
Bitti dediğimiz şey hiç başlamamış oysaki
Aşk yalan dünya yalan
Sen yalan ben yalan
Uzak yalan yakın yalan
Tek gerçek var; o da her şey yalan…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Cenaze
Ortalık karardı zihnim bulandı
Kimsecikler yok etrafta sessiz
Bu beni korkuttu epey…
Sonra bir sela duyuyorum kulağımın dibinde
Bu bir ölüm ilanı olabilir
Dikkat kesiliyorum birden
“dikkat dikkat! Bu bir ölüm ilanıdır. Şiir oğlu kelime Hakkın rahmetine kavuşmuştur.”
Kanım donuyor, yüzüm kireç kesiliyor
Sonra da ağlama sesleri duyuyorum yanı başımda
Kalemim dökmüş mürekkebini ağlıyor
Başka yerden duyuyorum
Aman Allah’ım o da ne!
Noktalama işaretleri feryat ediyor!
Sonra da şiirlerim…
Şiirlerimin canından can gitmiş daha ne yapsın
Sonra bir kefen kokusu alıyor burnuma şiirimden
Evet, kelimelerimin cenazesini kaldırmak bana düşüyor
Onu gözyaşı denen sıcak suyla yıkıyorum
Sonra da defter denen kefene sarıyorum
Daha sonra sandık denen tabuta yerleştiriyorum özenle
Ve ona acılardan bir mezar kazıyorum
İçine koyup kapatıyorum
Sonra son dua denen son şiirimi okuyorum ve gidiyorum…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Dostum
Bakıyorum da sen de benim gibi ağır yaralı
Bizi üzenleri bilmiyorum ne yapmalı
Şaşırmışsın yolunu gülmeli miydin ağlamalı mı
Zorlama gözlerinin pınarını akışına bırak dostum.
Sırtından mı vurulmadın benim gibi
Ortada mı bırakılmadın bir öksüz misali
Hıçkıra hıçkıra mı ağlamadın çocuklar gibi
Zorlama kaderini her şey olacağına varır dostum
Kendini hep ikinci plana attın hep onlar dedin
Hep başarısız oldun hepsinden birer tokat yedin
Mutsuzluğa bir kere hüküm giydin
Bu artık senin kaderindi bunu bilmeliydin
Elbet göz yaşının ardı içten bir gülümseyiş
Her tavrın var hesabı mühim olan bekleyiş
Yağmurun ardı güneş karanlığın ardı aydınlık
Bütün bunlardan sonra tatlı bir bir huzura eriş…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Elveda Şehrim
Belki de sebepsizdi gidişlerim
Ansızdı belki dönüşlerim...
Ama bu seferki gidişim son olacak
Ansızın dönüşlerim son bulacak
Ne gidişim sebepsiz olacak bu sefer
Ne de ansızın dönüşüm...
Gidiyorum senden şehrim gidiyorum
Bu sefer dök gözyaşlarını ya da yak kınanı Trabzon'um
Acılarımı, umutsuzluklarımı sana bırakıyorum
Anılarımı bavuluma koydum
Gidiyorum...
Acılarımı ve umutsuzluklarımı
Üstü tozlu sandığına sakla
Onlara bakınca beni hatırlarsın
Böylece unutmamış olursun beni...
Bu son şiirim olmasa da, son gözyaşım olmasa da,
Son gidişim olsun...
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Ger.çe
İnancım kalmadı artık
Aşka sevgiye hayata yaşamaya
Senden o sözleri yedikten sonra
İnancım kalmadı hiçbir şeye.
Bir ümidim vardı gerçek seveni bulabileceğime dair
Onu da kaybettim a dostlar.
Meğer gerçek seven yokmuş bu dünyada.
Yalancı dünyanın yalancı insanından ne sevgisi bekliyorsun a deli.
Bunu kendinden bile bekleme sakın
Çünkü bunlara sen de dahilsin…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Git...
Ey zalim, senin yokluğun kadar,
Varlığın da bana artık zarar.
Yüreğim çok acıdı, kalsan neye yarar?
Git buralardan gidebildiğin kadar…
Artık seni unutmak istiyorum.
Unutmak da zor olacak bunu biliyorum…
Rabbimden sensiz bir hayat diliyorum.
Duymadın mı be zalim, git diyorum!
O yaptıkların aklıma gelince,
Oturup düşünürüm, ince ince.
Sen beni böyle öldürmeden önce,
Durma karşımda bari git hadi bence…
Değer miydin acaba gözyaşlarıma?
Değer miydin acaba dualarıma?
Değer miydin acaba duygularıma?
Git buralardan bir daha çıkma karşıma!
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Hani
Ben sana çok dargınım sevgilim
Hayallerimizi yüz üstü bırakıp gitmeyecektin
Hani söz vermiştik birbirimize bekleyecektik hep
Ama sen sözünde durmadın ki
Gittin sevgilim…
Bense mezar başında bekliyorum hala
Hayallerimizi tazeliyorum
Sözlerim gözlerimden akıyor
Konuşamıyorum dilim kelepçeli.
Düşünüyorum
Kocaman bir düğünümüz olacaktı
Senin olacaktım…
El ele tutup koşacaktık kırlar boyu
Ben gelinliğimle sen damatlığınla.
Yağmur altında sırılsıklam olacaktık
Yaşanacak çok şey vardı.
Bir kızımız bir oğlumuz olacaktı
Biri bana biri sana benzeyecekti
Ya rüyaydın uyandım ve sen bittin
Ya da yeni yeni dalıyorum bu kâbusa
Bilemiyorum işte…
İnanamıyorum hala gittiğine
Gitmeyecektin sen.
Hani hayallerimiz vardı senle
Sen bozdun bu oyunu…
Çok kızgınım sana
Bu filmi sen bitirdin
Çok küsüm sana
Beni yarı yolda bıraktın
Bir veda bile etmedin
Helallik bile istemedin
Ama helal olsun benim hakkım
Veda etmeyeceğim
Çünkü gitmem mezarından
Toprağına sımsıkı sarılacağım
Biliyorum bensiz uyuyamazsın
Ama rahat uyu
Ben seni gönlümde mahşere kadar yaşatırım…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Hatasız Kul Olmaz...
Hatasız kul olmaz
Her kul hata yapar
Sevmek de suçmuşsa
Suçsuz kimse kalmaz
Pişmanım sevgilim
Beni affeder misin?
Gözlerime bakarak
Affettim der misin?
Gitme dur durduğun yerde
Verdiğin sözler nerde?
Yar senin aklın nerde?
Benim aklım hep sende..!
Pİşmanım sevgilim
Beni affeder misin?
Gözlerime bakarak
Affettim der misin?
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Hoşçakal
Dilimden ne gelir hoşça kal demekten başka
Elimden ne gelir arkandan el sallamaktan başka?
Boğazım düğüm düğüm
Gözlerim dolu dolu
İçimde yangın
Dilimde bir kelime
“hoşça kal”
Kursağımda kalmış hayallerim
Yarım kalmış duygularım
Yere göğe sığdıramadığım sevdam…
Neyse sen beni boş ver
Sen kendine iyi bak
Hoşça kal…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Hüsran
Sonbaharın ilk yağmur damlası vururken pencereme,
ilk ve son olmayan göz yaşım süzülür elmacıklarımdan.
kavaktan koparak ayrılan sararmış yaprak
düşerken ayağımın dibine,
ilk ve son olmayan hayallerim düşer suya rüyalarımdan
ve sen hala aynı,
kaç sonbahar geçti kaç mevsim geçti üzerinden,
hala sevemedin beni...
ve ben hala aynı;
kaç vurgun yedim hayallerimden,
kaç darbe yedirdim yüreğime.
ne aklım başıma geldi, ne de sevgim eksildi bir damla.
gururdan eser kalmadı bende.
galiba bu sevgi olduğu sürece
sürüp gidecek bu hüsran...
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Issız Kasaba
Terk edilmiş bir kasaba gibiyim
Issız, yalnız bir o kadar da soğuk…
Ne zaman karlar erir bahar gelir bilmiyorum.
Ne zaman bacalarım tüter, kuşlar öter haberim yok.
Yağmur kar fırtına dinmiyor içimde
Ne zaman çiçekler açar, şenlenirim bilmiyorum
Çocuklar eğlenmeyeli çok oldu bahçelerimde
Soldu yaprağım kurudu dallarım
Harabeye döndüm eski bir kasaba gibi
Bekliyorum karlar eriyecek bahar gelecek
Açacak bahçelerimde bin bir çiçek
Bekliyorum elbet benim de yüzüm gülecek
Ve o zaman bir daha kış gelmeyecek…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
İşte Bende Gidiyorum...
Hüzünlü bir sonbahar sabahıydı öğretmenim
Yaprakların döküldüğü çiçeklerin solduğu
Böyle bir zamanda insanın gözlerinin dolduğu
Bir sonbahar sabahıydı öğretmenim
Sizin buralardan gittiğinizi öğrendiğimde
Hayallerimin gözyaşlarımla birlikte suya düştüğü bir andı
Ağlamamın hiçbir fayda vermediği bir andı.
Sizi ne kadar çok sevdiğimi anladığım andı be öğretmenim
Ama siz yoktunuz ki ne faydaydı gözyaşlarım?
Sizsiz geçen iki yılım
İki yüz yıl gibiydi sanki.
Kuru bir ümidim vardı döneceğinize dair
O ümitle yakardım Rabbime
“siz son yılımda dönün.” Diye
Derslerime de girmeyin ona da razıydım ben öğretmenim
Yılmadım hiç dua etmekten
Çünkü yüce Rabbim sevenlerin duasını geri çevirmezmiş
Ve çevirmemiş de gerçekten…
Yine güzel bir sonbahar sabahı
Göçmen kuşlarının neşeyle çığlık attığı
Bir çiçek solarken başka bir çiçeğin açtığı
Sıcak güneşin insanın içini ısıttığı bir günde
Döndünüz işte…
İşte o gün benim için
Dualarımın kabul olduğu
Bir gün olmuştu artık.
Ve Allah’a yalvardığım gibi
Dersime girmeniz nasip olmadı hiç
Ama olsun ben buna da razıyım
Döndünüz ya buna da şükür.
Şimdi ise okullar bitiyor
Mezun oluyorum ben öğretmenim
Siz buralardan nasıl gittiyseniz
İşte ben de öyle gidiyorum öğretmenim…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Kaçıncı Mevsim
Bir rüzgar vurdu savurdu ansızın
Ağaçta kalan son bir yaprağı daha
Tabiat kışa hazırlarken kendini
Ben yeniden sevmeye başladım seni
Bir sonbahar günü almıştın yüreğimi bedenimden
Bak kaçıncı sonbahar bu hala vermedin geri
Salıverdim kendimi bu sevdaya ta en derine
Hayal miydin gerçek mi?
Dokunamadım sana bir türlü
Uçup gittin adeta
Ne hançerler saplandı yüreğime
Senin ruhun bile duymadı
Sevseydin hissederdin acımı en azından
Ucu dokunurdu sana.
Sevemedin be güzel yüzlüm
Tatlı gülüşlüm.
Seni göreli dinmedi yaşım gülmedi yüzüm
Kaç oldu yollarda kaldı iki gözüm
Yarım kaldı mektubum yarım kaldı şiirim sözüm…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Kaderin İntikamı
Oyuncak sanmıştık biz senle kaderi
Şimdi intikam alıyor ikimizden
Büyük bir aşkla bağladı bizi birbirimize
Şimdi de ayırmaya çalışıyor…
Ve bunu başaracak da.
Yani tırnağı etten
Yani canı bedenden
Koparacak…
Birbirimizi aramak için yollara düşeceğiz
Ama kader gözümüzü kör edecek
Yan yana dursak da göremeyeceğiz birbirimizi
Gülmekten soğuyacak yüzümüz
Gözyaşıyla dost olacak gözümüz
Bir gözümüz yerde
Bir gözümüz gökte olacak
Aklımız başımızdan gidecek
Beynimiz durma noktasına gelecek
Ve deli gönül yönetimi ele geçirecek
Kader bize kahkahayla gülecek…
Bir deli rüzgâr misali
Bir o yana bir bu yana savuracak bizi
Bir cehennem misali
Bu deli sevdanın ateşinde kavuracak bizi
Bunlar az gelecek
Yapboz parçalarına ayıracak bizi…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Karamsar Şair
Karamsar bir halde içimi bu şiire dökeceğim…
Sen gittikten sonra neye yarasın şiirlerim?
Sen gittikten sonra kimi arasın yaşlı gözlerim?
Sen gittikten sonra kimi sevsin kâğıt gibi parçalanmış yüreğim?
Karamsar şairin; şiirinde, beytinde, bestesinde tek teması oldun.
Seni sevmeden önce şiirler için her yerde aranıyordun.
Ve nihayet karamsar şairin karşına bir gün çıkıverince,
Şiirlerinin konuları aşk oldu, sevgi oldu,sen oldun…
Bomboş yüreğini kocaman bir sevgiyle doldurdun.
Sana öyle bağlandı ki artık kopamaz oldu.
Nerden bilsin zavallı şair, senin ne kadar hain olduğunu?
Seni sevdikçe sevmiş,Tanrı’dan diledikçe dilemiş.
O yüzden şiirlerinin tek konusu sen oldun.
Fakat; bilmiyordu ki senin insafsız olduğunu.
Bir gün gelip çatınca, ayrılık onu yıkınca,
Sen de buralardan kaçarak uzaklaşınca,
İşte o zaman bizim şair, karamsar şair oldu.
Gözleri görmez, kulakları duymaz oldu.
Yıkıldı ama; inat etti, yıllarca bekledi durdu.
Seni uçan kuşlara, açan çiçeklere sorar oldu.
Yaşlı gözleri yollarda, yorgun elleri kağıtlarda kaldı.
Sen de dönmez oldun artık ey insafsız, dönmez oldun…
Bir haber vermez oldun, onu ne çabuk unuttun?
Senden ona tek hatıra kaldı:o da büyük bir acı,
Yıllar geçse aradan dinmez artık bu sancı.
İşte Sen gittikten sonra şiirlerinin konuları artık,
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Acı,keder, ıstırap ve önemlisi de bu AYRILIK… oldu
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Korkardım Söylemeye
Ben seni, senin tatlı hülyalara daldığın gecelerde sevdim.
Ben seni, Senden habersiz sevdim.
Gözlerini gözlerime çizdim; adını kalbime kazdım.
Senden habersiz sana şiirler yazdım.
Seni, senin bilmediğin hüzünlü gecelerde sevdim.
Ama sana bir türlü söyleyemedim.
Sürekli kaçtım söylemekten.
Kimseler bilmezdi; sen nerden bilecektin?
Söyleyemedim seni sevdiğimi sana,
Başkaları gibi haykıramadım aşkımı,
Başkaları gibi her yere yazamadım adını.
Ben seni; ruhuma, kalbime, aklıma yazdım.
Ama ama senden habersiz…
Korkardım çünkü
Korkardım söylemeye…
Belki sen beni sevmezsin diye.
Söylesem ne yazar ki?
Aşkımın değeri kalmaz o zaman
Belki sen beni reddedip üzersin.
Bir tarafta başı dik gururum,
Bir tarafta da sen…
Ah, çok kararsızım, çok korkuyorum!
Ya beni sevmezsen?
Ya benimle alay edersen?
Yok, yok, böyle kalsın daha iyi,
Kimsecikler dokunmasın garip aşkıma…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Nisan Yağmuru
Güller bile hicrana boğulurdu
Güller bile gözyaşı dökerdi
Hüzünlü bir nisan yağmurunda
Ayrılığın şarkısını söylerdi
Böyle güzel günlerde
Yeni açan yapraklar…
Nisan yağmuru karışırdı gözyaşlarıma
Kuru toprağı ıslatırdı…
Gördün mü bak bütün sonuç bu!
Gözyaşı dökülür toprak da zevkle onu emerdi
Böyle bitmemeliydi demeler
Sonunda usanarak çekip gitmeler,
Hepsi bu muydu yani?
Bunlar için mi yaşadık onca anıyı
Bunlar için mi öldürdük bunca zamanı?
Gerçekten böyle bitmemeliydi
Bak nisan yağmuru bile lanet okuyor
Taze toprak bile bizim için farklı kokuyor
Nisana bu sene neler oluyor?
Yağmurun da kokusu farklı
Toprağın da…
Ve sonunda anlıyorum ki ayrıldığımızı onlar da anladı…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
O An
Öyle bir an gelirdi ki
Aklıma o günler gelirdi
Donakalırdım öylece
O günlerde hissettiğimi yaşadığımı tekrar yaşardım
O gün hava soğuk olurdu ve bir akşam güneşi
Bizse otururduk arkadaşlarla
Arkadaşlar sohbete dalardı
Bense senin hayallere dalardım
Tam seni düşünürken karşıdan görünürdün
Kalbim yerinden fırlayacak gibi atmaya başlardı
Moralim bozuksa düzelirdi o an.
Derdim varsa unuturdum.
Derdim seni görememek olurdu zaten.
O da seni görünce geçerdi.
O sevinçle dışarı çıkardım
O kış akşam güneşi batmak üzereyken
Soğukla karışık kömür kokusunu çekerdim içime
İçim seninle dolardı
Yürürdüm adım adım
Karları eze eze
Adını ana ana
Hayalini kura kura.
Sonra bir bakardım toplamışsın kitaplarını yola koyulmuşsun
Tam da önümden geçerdin kokun zulmederdi bana
Benden haberin olmazdı hiç
Yine de severdim seni öyle sessiz sessiz…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Özledim
Özledim ben
Yüreğimi şenlendirmeni özledim
Seni görünce gözlerimin bayram edişini özledim
Neredesin şimdi kim bilir!
Hangi elde hangi gözde?
Kim bilir kimler bakıyor benim bakıp da huzur bulduğum gözlere
Kim bilir kimler tutuyor o güven veren ellerini?
Özledim işte…
Aklımdan çıkmadığın gibi
Ne geceleri rüyamdan
Ne seher vakti duamdan çıkar oldun.
Dilimdeki kelimeler
Gözümdeki damla damla yaşlar
Bu sevdaya boyun eğdi.
Bu kanunu böyle bildi.
Özledim işte!
Gözlerinin içinin gülüşünü özledim!
O gülüşlerin içinde sessizce kayboluşumu özledim
Yanağını, burnunu, dudağını,
Huzur veren sesini
Her şeyini özledim!
Her şeyini işte…
Seni gerçekten tüm kalbimle sevdim
Karşılık beklemeden
Sonumu bilmeden,
Hiç dinlenmeden
Bıkmadan usanmadan
Sevdim…
Sabah gördüm akşam özledim,
Bu hasrete hep sabredip şarkılar söyledim,
Ama o zamanlar görüyordum seni yine de.
Ya şimdi?
Neredesin şimdi?
Özledim özlüyorum
Sevdim bekliyorum hala
Neredesin!
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Özlüyorum Sizi Öğretmenim
Özlüyorum sizi öğretmenim, özlüyorum.
Ne zamandır göremedim sizi, çok özlüyorum.
Kapıdan girişinizi, esprilerime gülüşünüzü,
O masum bakışınızla dışarıyı seyredişinizi özlüyorum.
Öyle özlüyorum ki rüyalarımda bile size dokunamıyorum,
Sizinle doya doya konuşamıyorum; hep ters gidiyor rüyalarım.
Gecenin bir vaktinde uyanıyorum ve hıçkıra hıçkıra ağlıyorum.
Kalkıp, kıbleye dönüyorum; sizin için dua ediyorum.
Ki geri dönün diye…
Gözlerim her yerde sizi arıyor, yokluğunuza zor dayanıyor yüreğim.
Bir gün dönersiniz diye hep yollarda kaldı gözlerim.
Ne olur, bir gün olsun gelin, beni sevindirin.
Gözlerimde tütüyorsunuz, her an aklıma geliyorsunuz.
İster istemez sizi düşünüyorum, kim bilir nerelerdesiniz?
Nasılsınız, neler yapıyorsunuz; hiç haberim yok!
Ne kadar yakınsanız bana o kadar uzaksınız benden.
Gittikçe de uzaklaşıyorsunuz zaten.
Uzaklaştıkça da ben daha çok seviyorum sizi,
Uzaklaştıkça da ben daha çok özlüyorum sizi.
Kimseyi koyamıyorum yerinize; denedim olmuyor.
Siz gideli yüzüm gülse de bilin ki yüreğim ağlıyor…
Yürekten gülemiyorum öğretmenim; çünkü sizi çok özlüyorum…
Nereye baksam sanki sizi görüyorum.
Buna dikkat edince de hayal kırıklığına uğruyorum.
Kimseler anlamıyor beni, çok üzülüyorum.
Kendimi çok yalnız hissediyorum.
Sizi öyle özlüyorum ki anlatamam…
Geri dönmeyeceğinizi bile bile hala bir ümitle bekliyorum.
Biliyorum ki geri dönmeyeceksiniz, hala hayal peşinde koşuyorum.
Farkındayım; boşuna yoruluyorum; ama yaşlarım boşuna akmıyor…
Kuru bir ümit yaşatıyor beni öğretmenim, kuru bir ümit!
O ümidimi de geri çevirmeyin, sizi çok özlüyorum!
Yalvarıyorum size öğretmenim, DÖNÜN ARTIK! ! !
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Özür Dilerim
Özür dilerim
Senin haberin olmadan bir daha sevdim seni
Acındıran bakışlarımla rahatsız ettim seni
Kusuruma bakma elimde değil inan
Tutamıyorum kendimi koşuyorum peşinden
İçim nasıl acıyor bilemezsin
Gıcıklık yaptığımı sanıyorsun.
Ama Bilemezsin yüreğim nasıl kanıyor
Defalarca kendime nasıl kızıyorum
Her defasında yemin ediyorum unutacağım diye
Nasıl bağlandım ki sana unutamıyorum
Kaç yıl oldu hala unutamadım çok özür dilerim
Kimseyi koyamıyorum yerine
Seni unutmak mümkün olmadığı gibi
Başkasını senin yerine koymakta imkansız
Hep aynı şeyler oluyor
Unutmak istediğim zaman
Güzel günler geliyor aklıma ve vazgeçiyorum unutmaktan
Çok kızıyorum kendime
Defalarca küfrediyorum kendime aynaya bakarak
Ne laflar söylettiriyorum kendime biliyor musun?
Atamıyorum seni içimden
Özür dilerim
Ben görmeyeyim diye kayboluyorsun ya ortalıktan
Daha çok yıkılıyorum
Ağır geliyor kaldıramıyorum
Gözlerim kan çanağına dönüyor birden
Bakamıyorum o an yüzüne
Yerin dibine giriyorum
Bu hallere düşecek insan mıydım ben sanki…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Protesto
Sustu kalemler
Grevde tüm kelimeler
Ya noktalama işaretleri?
Ya mürekkepler?
Onlar konuşuyor mu?
Hayır.
Onlar kendilerini zincire vurmuş
Oturmuş bekliyor
Bıkmış yorulmuşlar
İstifa etmeye kadar gelmişler
Kalemlerinse kafası karışık
Bir şeyler söylemek istiyor
Ama kelimeler mürekkepler ve noktalama işaretleri izin vermiyor
İnatları tuttu greve devam ediyorlar
Ellerse çaresiz bir şey diyemiyor çünkü haksız
Kafa da çekilmiş bir kenara insafsız
Eller isyanda kafayı yemek üzere
Grev gitgide güçleşiyor dayanılmaz oluyor
Eylemciler patlama noktasına geliyor
Sonunda dayanamayıp gözyaşlarına boğuluyor.
Ama grev?
Grev bozulmadı
Hiçbiri konuşmadı
Greve devam…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Resminle Başbaşa
Elimden ne gelirdi ki,
Seni sevmekten başka?
Senin için akan yaşlarımı,
Silmem asla asla…
Ama sen beni hiç sevmedin ki…
Oof, oof!
Ama kıymetimi bilmedin ki…
Oof, oof…
Resminle baş başa
Kaldım ben bu gece.
İsyan ettim aşka,
Sen beni sevmeyince…
Karşılıksız sevmek nedir?
Seni sevince öğrendim.
Ölsem de Allah bilir,
Yine de seni severdim…
Ama sen beni hiç sevmedin ki…
Oof, oof!
Ama kıymetimi bilmedin ki…
Oof, oof…
Resminle baş başa
Kaldım ben bu gece.
İsyan ettim aşka,
Sen beni sevmeyince…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Satırlarımdaki Sevgili
Ey benim satırlarımda arasında saklı
Yüreğimi avucunda bir yaprak gibi tutan sevgili
Sönmeyen ateş gibi alev alev yüreğimi yakan sevgili
Sıkma yüreğimi avucunla, acıyor kanıyor kırılıyor
Zira tek senin için ritim değiştiriyor.
Söz konusu sen olunca mevzu derin.
Göz yasım nesem yağmurum güneşim,
Satırlarım...
Ey sol yanımın sahibi
Bu satırlar sanadır bil istedim
Tek senin için akar yüreğimin terleri
Tek senin için tüketirim mürekkepleri.
Rıhtımda bekleyen bir yolcu gibiyim şimdi
Bir ömür beklemeye de yolunda can vermeye de hazırım!
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sessiz Bir Yer
Sessiz bir yer istiyorum
Şiirlerimi daha güzel yazabilmek için.
Dertlerimi, çilelerimi sessizliğe gömebilmek için.
Öyle Sessiz bir yer istiyorum ki,
İçimi beyaz yalnızlığa dökebileyim.
Gözyaşlarımı boyuna sel edebileyim…
Sessiz bir yer istiyorum
Çılgınca aşkımı haykırabilmek için.
Geriye dönüp baktığımda;
Hatalarımı unuttuğumu anlayabilmek için.
Öyle Sessiz bir yer olsun ki
İçimdeki haykırıştan başka bir haykırış duyulmasın!
Yüreğimin delice atışları yankılansın.
Beni bu sessiz yerde sevdiğimden başkası duymasın.
O duysun yeter, beni tek o duysun!
Öyle Sessiz bir yer olsun ki;
Orada sevdiğimin sesi ve benim sesim duyulsun,
Konuştukça dertlerimiz, sessizlikte kaybolsun
Duygulu sözlerle yorgun gözlerimiz dolsun.
Yar sesinden başka bir sesi
Kulaklarım hiç duymuyor.
Yar sesini de duyamayınca
Zavallı yüreğim kan ağlıyor…
YETER Kİ SESSİZ BİR YER OLSUN…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sevdan Ömre Bedel...
bu nasıl bir aşktır öyle
bu nasıl bir sevdadır?
beni kendine bağladın; sensiz yaşayamaz oldum sevgili.
ne kıldığım namazdan ne de yaptığım başka bir şeyden
bir tat alır oldum
tek rüyam oldun.!
ellerimi semaya açtığımda dilimden düşen tek kelime
sen oldun...
sevdan ömre bedel!
sevdan ömrüme bedel sevgili
tek seni diler oldum rabbimden
tek duam oldun...
ne yaptın bana böyle anlamadım
muska ya da büyü mü?
nasıl yaptın da beni kendine bağladın?
aşkların en güzelini en yücesini yaşattın.
söyle bunu nasıl başardın?
beni sana bağlayan neydi sende?
neden seni görünce değişiveriyorum
neden mantığım yok olup duygularım ağır basıyor birden?
bir kalbin içine hapsettim seni
ama tutsak olan yine benim.
sevdan ömre bedel işte
ömrümü aldın avucunun içine
kukla gibi oynatıyorsun...
ne akıl bıraktın ne de mantık
sadece deli divane aşkına tutsak bir şekilde yaşıyorum...
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sevgine Muhtacım Anne
Dünyayı dolaştım gerçek sevgiyi bulabilmek için
Kime verdiysem kalbimi kırdı çiğnedi ezdi geçti
Yüzüme güldüler arkamdan sövdüler
Kullandılar beni anne
Sonra gördüm ki gerçek seven yokmuş dünyada
Bütün sevgiler satılmış bir hiç uğruna.
Sevginin gerçeği kayıp sahtesi moda
Yazık!
Sevgi insana özgü değil midir anne?
Onlar insan değil mi?
Yoksa sadece sen misin insan?
Sevgine muhtacım anne
Benim senin sevgine ihtiyacım var.
Hani bebekken bakıyordun ya gözlerimin içine sevgiyle
Gözlerinin içi gülerdi benim içim giderdi
Hadi sar beni yine sevginle.
Ama bırakma hiç sakın bırakma anne!
Sarıl bana…
Şefkatine muhtacım anne.
Anladım ki dünyanın tek gerçeği sensin anne
Ben sadece senin sevgine muhtacım…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Seviyorum...
Bırakmak istemiyorum
Sen de isteme ne olur tut ellerimden götür beni
Nereye gideceksen artık
Sigara gibisin zararlı ama vazgeçilmez
Sensiz günlerim doğru dürüst geçmez
Öyle alıştım ki öyle bağlandım ki
Sanıyorum ki sen olmasan ölürüm yaşayamam
Sensiz bu canı bu yükü taşıyamam
Ağır gelir kaldıramam
Düşerim…
Sen yanımda olunca unuturum sırtımdaki yükün ağırlığını
Çoktan vazgeçerdim oysaki hayattan
Çoktan giderdim buralardan çok uzaklara
Bir tadı yok bir zevki yok bu hayatın
Ama sen araya sen girince değişir bu düzen
Seninle hayat buluyor bu ölü hayat
Renk katıyorsun bana, yaşama ümidi veriyorsun
Sanki senin için gelmişim şu dünyaya
Sanki sen suyum, aşım, oksijenim
Yaşam kaynağım
Sanki sen olmasan nefes alamam
Susuz kalırım, aç kalırım yaşayamam
Abartmıyorum
Bunları ben de söylemiyorum
Abartan da bunları söyleyen de yüreğim
Sana tutulan gönlüm bütün vücudumu esir aldı
üstelik silahsız savunmasız
Ne ellerim karşı koyabiliyor
Ne de mantığım engel olabiliyor
Durmuyor durmuyor işte gönlümdeki çığlık…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sonu Gelmiyor
Sonu gelmiyor sevişlerimin
Severek acı çekmelerimin bir türlü sonu gelmiyor
Bitmiyor bu aşk son bulmuyor
Nokta diye bir şey yok sevdamda
Koyamıyorum olmayan şeyi acılarımın sonuna
Sürekli virgülle küçük harflerle devam ediyor yoluna.
Fırtınanın tam ortasında bile yüreğimin feryatlarını duyuyorum
Yüreğim hiç bu kadar sızlamamıştı.
Hiç bu kadar sevmemişti.
Nerden öğrendi böyle delice sevmeyi
Nasıl kaldırabildi bu kadar ağır yükü?
Sayfanın sonu geldiyse
Kelimeler tükendiyse
Gerek yok daha fazla uzatmaya
Sonu gelsin artık…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sus
SUS
Sus onu karıştırma şimdi…
Zaten yaram yeni yeni kabuk bağlamaya başlamıştı.
Deşme onu.
Hatırlatma sakın
Unutmaya çalışıyorum
Hatırlayınca gözlerim doluyor
Komaya giriyorum yeniden…
Sevgimin çoğunu ona vermiştim oysaki
Geri kalan kırıntılarla unutmaya çalışıyorum şimdi.
Yüreğim can çekişiyor onun ellerinde
Bense aklımdan çıkarmaya çalışıyorum onu.
Elimden başka türlüsü de gelmiyor ki…
Nasıl güvendim de sevdim o kadar
Nasıl emin oldum da kalbimi teslim ettim
Hem de kendi ellerimle!
Bana da yazıklar olsun
Bir selam verse yine unutmaktan vazgeçeceğim
Niye açtın bu konuyu?
Bilmiyor musun onu sevdiğim kadar kimseyi sevmediğimi
Ve ölene kadar da sevemeyeceğimi?
Şimdi hayali bırakmaz peşimi
Yine fotoğraflarına bakmadan uyuyamayacağım.
Yine bekleyeceğim beni sevmesini…
Bilmiyor musun gönlümün
Ne kadar saf ne kadar deli olduğunu?
Yine bağlanacak
Yine ona doğru sürükleyecek ayaklarımı…
Ya gözlerim?
Ağlamaya başladı mı durdurulamayacağını bilmiyor musun?
Dilim…
Adını sayıklayıp duracak işte.
“sevdiğin kadar sevilirsin” diyen muhterem şair!
Bir yanlışın var şimdi yüksek müsaadenle düzeltiyorum;
“sevdiğin kadar üzülürsün! ”
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Şehitlerin Bizlere Armağanı
Şehitlerimizin kanısın,
Sen Türk’ün canısın.
Savaşlarda kanı dökülen,
Yiğitlerin armağanısın…
Sen Türklerin simgesi,
Şehitlerin hediyesi,
Türkiye’nin bedeni,
Dünyanın bebeğisin…
Senin için ne yiğitler can verdi.
Yollarına güller serdi.
Var mıdır şu dünyada
Bayrağına bağlı Türk gibi?
Kurban olurum ayına yıldızına.
Ey, ulu şanlı bayrağım!
Dalgalan istediğin dağlarda,
Ben de senin kulun kölen olayım…
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Yeniden Doğmak
Yeniden doğmaya ihtiyacım vardı
binlerce kez ölmüştüm çünkü.
katillerimi hiç bilmemek isterdim korkusuzca
onları ezip geçmek
bir kaşık suda boğmak isterdim
sonra hiçbir şey olmamış gibi yeniden doğmak...
hayata yeniden başlamak
eminim daha fazla hata yapardım
yeniden sevmek sevilmek isterdim
koşmak isterdim kırlar boyu
gördüğüm ilk çamur birikintisine atlayıp kirlenmek isterdim
düşmek dizimi yaralamak isterdim
ama her seferinde de ayağa kalkmak.
en ufak şeyde hıçkıra hıçkıra ağlamak
oyuncaklarımı hırpalamak
ve onlardan masum bir şekilde özür dilemek isterdim
büyüklerimin yapma dediğini yapmayı
sobaya dokunarak elimi yakmayı
soğuklarda oynayarak hasta olmayı
sabahlara kadar sayıklamayı
annemi uğraştırmayı isterdim.
belki o zaman daha iyi anlardım hayatı yaşamayı
ondan tat almayı...
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Yüreğime İyi Bak
Gidiyorum,
içimde biriktirdiklerimle
ağır ağır iniyorum merdivenleri
elimde hatıra dolu valizim
sırtımda yarım kalmış şiirlerim
kursağımda yaşayamadığım kara sevdam...
seni sana beni sonu olmayan bir yola
koydum öyle gidiyorum
yüreğimi alamadım ama olsun sende kalsın
açar bakarsın içini arada
merak etme içinde senden başka bir şey yok...
kusuruma bakma
biraz kırık döküktür yüreğim
dokunsan bin parça olacak
saçılacak ayaklarının dibine
rahatsızlık duyarsın bundan belki
istersen geri verebilirsin
yine de sen bilirsin.
benim zaten yüküm ağır
bekleyenim yok özleyenim yok senden başka kimsem yok
yine de gidiyorum...
dikkat et kırılmasın elindeki
senin için bir kıymeti yok ama
benim için çok değerli
seni taşıyor nasılsa içinde.
neyse yolcu yolunda gerek
senden tek ricam "yüreğime iyi bak..."
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Zıt Duygular
Ne zaman yeşermeye kalksa umutlarım,
"Sen otur ben geldim." der sonbahar.
Ne zaman gözlerim gülümsemeye başlasa
Kalbim sakarca düşüp dizini yaralar.
Kanları dizlerimden damla damla akar.
Ayakta duramıyor sevinçlerim
Yer vermiyor haya lkırıklıklarım,
Oysa sevinçlerim daha yaşlı
Oysa hayal kırıklıklarım daha ağır.
Şimdi siz söyleyin;
Umutlarımın yeşermeye başladığı anda
Koşa gelen sonbahar mı,
Gözlerim gülümsediği anda
Düşüp dizini yaralayan sakar yüreğim mi,
Dizi tutmayan sevinçlerim mi,
İnatçı hayal kırıklıklarım mı
Kaldırıyor huzurumu?
Ayşegül Akdağ
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Download

Ayşegül Akdağ - Antoloji.Com