1
Herkes matematik öğrenebilir.
Matematiği bilmek ve kullanmak günlük hayatımızı
kolaylaştırır!
1
Bireyler günlük yaşamlarında çevreleriyle iletişim kurarken, çevrelerindekileri
keşfederken ve anlamaya çalışırken matematikle tanışıyorlar. Bilim ve teknoloji
çağında matematik artan bir öneme sahip olduğundan, bireylerin okulda olduğu
kadar, okul dışında da öğrendikleri matematiği kullanmaları gittikçe önem
kazanmaktadır.
Günlük yaşamın her alanında herkes için gerekli olan çözümleyebilme, akıl
yürütme, iletişim kurabilme, genellemeler yapabilme, yaratıcı ve bağımsız
düşünebilme gibi üst düzey davranışları ve kazanımları geliştiren bir alan olarak
matematiğin öğrenilmesi ve öğretilmesi bir zorunluluktur. Çünkü günümüzde
hiçbir birey ya da kuruluş, farklı birey ya da düzenlemelerle karşılıklı bir ilişki
içine girmeden etkili ve verimli çalışamamaktadır.
Araştırmalar matematiğin her zaman günlük hayatımızda kullanıldığı; bilim,
ticaret, endüstri için gerekli ve yararlı olduğu yönünde sonuçlar ortaya
çıkarmıştır. Ayrıca, matematik; bireylere güç sağlar, özlü ve belirli iletişime
sebep olur, bireylerin kendilerini ifade etme yeteneklerini geliştirir. Matematik
gücüne, semboller ve kendine özgü kurallar ile ulaşır. Matematik, bireylerin analiz
ve sentez yapabilme, analitik, rasyonel, mantıklı düşünebilme ve problem
çözebilme yeteneklerini geliştirir.
Bir düşünce hatta bir yaşam biçimi ve evrensel bir dil olan matematik; günümüzün
hızla değişen dünyasında birey, toplum, bilimsel araştırmalar ve teknolojik
gelişmeler için vazgeçilmez bir alandır.
Bilim ve teknolojide matematik becerilerine olan gereksinim sürekli olarak
artmaktadır. Matematik becerileri, hem güncel hayatta hem de okulda başarılı
olmak ve mutlu bir yaşam sürdürebilmek için önemlidir. Bireyler, hesaplamalar
yapabilmek ve hatta ileri düzeyde matematik bilmek zorundadırlar. Matematiği
bilmek ve kullanmak günlük hayatımızı kolaylaştırır, özgüven kazandırır ve
geniş bir iş imkânı kapısı açar.
Bu kitap bireylerin matematik hakkında bilinçlenmelerine yardım edebilmek,
zihinlerindeki bazı soruların yanıtlarını açıklamak amacıyla hazırlanmıştır.
Prof. Dr. Mehmet Naci ÖZER
ESKİŞEHİR 2013
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
İÇİNDEKİLER
1. Matematiği Nasıl Tanımlayabiliriz? …………………………
2. Matematiğin Doğası Nedir?
………………………………………
3. Matematiğin Yapısı Nedir? ………………………………………………
4. Matematiği Sınıflandırabilir mi? ……………………………………
5. Matematiksel Düşünce Nedir? ………………………………………
6. Neden Matematik Öğretmeliyiz/Öğrenmeliyiz? ……
7. İnsanlar Niçin Matematikten Hoşlanırlar? ……………
7.1 Matematik, Müzik, Resim Gibi İlgi Çekici Hale
Nasıl Getirilebilir?
………………………………………………………………
8. Matematik Neden Soyut Kabul Edilir?
……………
8.1 İnsan Beyni Bu Hiyerarşiyi Nasıl Kopyalayabilir? ……………
8.2 İnsanlar Soyut Düşünmeyi Nasıl Geliştirebilirler? …………
9.Matematik Derslerinde Ne Öğreniyoruz ve Yararları Nelerdir? ………………………………………………………………………………
10.Matematik Derslerinin Amaçları Nelerdir? ……………
11.Matematiği Nasıl Öğreneceğiz? …………………………………
11.1.Matematik Öğrenmede Bazı İpuçları …………………
11.2.Matematik Öğrenmede Dostça Bazı Öneriler …
12.Matematik Okuryazarlığı Nedir? ………………………………
13.Herkes Matematik Öğrenebilir mi? …………………………
13.1. Bilmeniz Gerekenler!
…………………………………………………
13.2.Yapmanız Gerekenler!
………………………………
14. Bir Masal : Avcı Ve Avladığı Kuş…………………………………
KAYNAKÇA
ÖZGEÇMİŞ
…………………………………………………………………………
……………………………………………………………………………
4
6
7
9
10
13
14
14
17
18
18
19
21
24
24
25
26
27
28
29
31
32
33
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
1. Matematiği Nasıl Tanımlayabiliriz?
Matematiğin tanımı, bireylerin matematikteki deneyimlerine, matematiğe
başvurmadaki amaçlarına ve tutumlarına göre değişecektir. Bu nedenle
"Matematik nedir?" sorusuna yanıt olarak farklı bazı düşünceler ortaya
çıkacaktır:



















Matematik, sayı ve uzay bilimidir.
Matematik, insanların ortak düşünce aracıdır (Göker 1989).
Matematik, bazı sembolleri kullanan evrensel bir dildir (Göker 1989).
Matematik, tüm olası modellerin incelenmesidir.
Matematik, insanda mantıklı düşünmeyi geliştiren kesin bir sistemdir.
Matematiğin özü sayı ve miktarla ilgili düşüncelerle çalışmak değildir.
Matematik, ... deneyim alanlarını organize etme etkinliğidir.
Matematik, birey, toplum, bilim ve teknoloji için vazgeçilemez bir değerdir
(Göker 1989).
Matematik, alanına ve derinliğine sınır konulamayan bir bilimdir, bir
sanattır (Göker 1989).
Matematik, dünyayı anlamamızda ve bireyin yaşadığı çevreyi
geliştirmesinde başvuracağı bir yardımcıdır.
Matematik, kullanılabilecek yollardan bağımsız olarak, kendi içinde hesaba
katılan uygulamalarla ilgilidir.
Matematik, günlük hayattaki problemleri ve sorunları çözmede araç olarak
kullanılan sayma, ölçme, hesaplama ve çizme işidir.
Matematik, insan zihninin, çevreden aldığı esin ve ilk hareketle, soyutlama
yapmak suretiyle ürettiği bir bilgidir (Altun 2005).
Matematik, doğanın yasalarını ve mantığını anlamaya çalışan, bunda da
oldukça başarılı olan bir bilim dalı ve uğraştır (Nesin 2002).
Matematik, bireyin çevresindekilere sıralama, organize etme ve denetim
altına almada yararlandığı işlemlerin özellikleriyle ilgilenir.
Matematik, dil, din, ırk ve ülke tanımadan medeniyetlerden medeniyete
zenginleşerek geçen sağlam, kullanışlı, evrensel bir dil ve kültürdür (Göker
1989).
Matematik, günlük hayattaki problemleri çözen, soyut ve sembolik dil
kullanan, mantıksal düşünmeyi sağlayan ve geliştiren, dünyayı anlama ve
kavramamıza yardım eden bir bilimdir (Ardahan 1990).
Matematik; şekil, sayı ve çokluklar ile matematiksel konu ve kavramların,
yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki ilişkilerini farklı yaklaşım ve
yorumlarla bir mantık sistemi içinde akıl yoluyla inceleyen bir bilim dalıdır.
Matematik, yeni bilgilerin elde edilmesi, elde edilen bilgilerin çeşitli
alanlardaki uygulama becerileri ile birlikte, açıklanması, yorumlanması,
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]

denetlenmesi ve gelecek nesillere aktarılmasında yer ve zamana bağlı
olmaksızın her zaman geçerli ve güvenilir bir araçtır.
Matematik, problem çözme, matematiksel konuşma (veya Matematikle
iletişim kurma) ve sebep-sonuç ilişkisi kurma becerisidir.
Türk ansiklopedisinde matematik "düşüncenin tümdengelimli bir işletim yolu ile
sayılar, geometrik şekiller, fonksiyonlar, uzaylar v.b. gibi soyut varlıkların
özelliklerini ve bunların arasında kurulan ilişkileri inceleyen bilimler grubuna
verilen genel ad" olarak tanımlanmıştır (M. E. B 1976, Aktaran Altun 2005).
Matematik yukarıdakilerin sadece birisiyle tanımlanamaz, ama hepsini kapsar. Bu
tanımlar; tanımları yapanların deneyimlerinin ve genel anlamda insanların
matematik hakkındaki düşüncelerinin yansıması olarak değerlendirilebilir.
Günümüzde ise matematik, ardışık genelleme ve soyutlama süreci olarak
geliştirilen fikirler (yapılar) ve ilişkilerden (bağıntılardan) oluşan kesin bir sistem
olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımdan, matematik; yapılar ve bağıntılar ile
bunların ardışık soyutlamalar ve genellemeler sürecinden oluştuğundan, insan
tarafından zihinsel olarak oluşturulan soyut bir sistemdir. Genelde soyut
kavramların kazanılması zor olduğundan, matematik bazı öğrencilere zor
gelmektedir.
Bu
zorluk,
matematik
kavramlarını
öğretim
sırasında
somutlaştırılarak ve araç gereç kullanılarak giderilebilir veya azaltılabilir.
Günlük yaşamın her alanında herkes için gerekli olan çözümleyebilme, akıl
yürütme, iletişim kurabilme, genellemeler yapabilme, yaratıcı ve bağımsız
düşünebilme gibi üst düzey davranışları ve kazanımları geliştiren bir alan olarak
matematiğin öğrenilmesi bir zorunluluktur. Çünkü günümüzde hiçbir birey ya da
kuruluş, farklı birey ya da düzenlemelerle karşılıklı bir ilişki içine girmeden etkili
ve verimli çalışamamaktadır. Bir düşünce hatta bir yaşam biçimi ve evrensel bir
dil olan matematik; günümüzün hızla değişen dünyasında birey, toplum, bilimsel
araştırmalar ve teknolojik gelişmeler için vazgeçilmez bir alandır.
Matematiğin ne olduğunu bilmek kadar, ne olmadığını da kavramak oldukça
önemlidir. Matematikte düşünmeden ve ilişkisel akıl yürütmeden ayrılma söz
konusu değildir. Matematiğin somut objeleri ve gerçek yaşam durumlarını soyut
olarak temsil etmesi veya modellemesi en temel özelliğidir. Matematik ne sadece
kurallara ve formüllere kafa yormak, ne de somuttan soyut forma bir aktarımdan
ibaret değildir. Matematiğin kendine özgü, sürekli gelişime açık ve zenginleşen
bir dili ile belirli bir mantıksal doğası ve yapısı vardır.
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
[email protected][email protected]……………..
Hazırlanmış olan pdf formundaki E-kitaba aşağıdaki
telefon veya E-posta adresiyle iletişime geçerek
ulaşabilirsiniz.
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
14.Bir Masal: Avcı Ve Avladığı Kuş^*
^*Kaynak: İlköğretim okulları 2., 3. ve 4. Sınıf Öğrencileri için (TİMAŞ Yayınları/1397, MEB Tavsiyeli Çocuk Kitapları Dizisi/20 olarak) hazırlanmış
olan "Mevlana’dan Masallar" kitabı.
Çok eski zamanlarda uzak bir ülkede bir avcı yaşarmış. Avcı ormanda sık sık tuzak kurarak, kuşları
tavşanları yakalarmış. Güzel bir bahar gününde avcı, hazırlanarak ava gitmiş. Kuşları yakalamak için
tuzağını kurmuş ve bir ağacın arkasına gizlenip merakla beklemeye başlamış. Çok geçmeden tuzağına
küçük bir kuş yakalanmış. Avcı kuşu eline almış ve kuş dile gelerek yalvarmaya başlamış. Avcı buna
çok şaşırmış. Merakla onun sözlerini dinlemeye başlamış.
Kuş:
—Ey avcı! Sen, inekler, koyunlar, tavuklar yersin. Benim kadar küçük bir kuşun etini ne yapacaksın?
Beni bırakırsan sana üç inci değerinde öğüt vereyim. Bu öğütlere uyarsan, sıkıntılarından kurtulursun,
demiş.
Avcı, şaşırmış ve kuşun ne öğüt vereceğini de merak etmiş.
Kuş:
—Birinci öğüdü elindeyken söyleyeyim, beğenirsen beni bırak. İkinci öğüdümü ağaçta, üçüncüyü de
giderken söylerim, diye yalvarmış.
Avcı gülerek:
—Söyle bakalım, beğenecek miyim, demiş.
Kuş:
—“Olmayacak söze kim söylerse söylesin, sakın inanma”, diye birinci öğüdü söylemiş.
Avcı bu öğüdü beğenmiş. Diğer öğütleri de öğrenmek için kuşu bırakmış.
Kuş, avcının elinden kurtulduğu için çok mutlu olmuş ve sevinçle bir ağacın dalına konmuş. Artık
avcının onu yakalaması imkânsızmış.
Kuş:
—“Elinden kaçırdığın fırsatlar için asla üzülme”, demiş.
Avcı, şaşkınlıktan ne söyleyeceğini bilemezken, kuş daha şaşırtıcı bir şey söylemiş:
—Biliyor musun, benim karnımda 100 gr. Ağırlığında güzel mi güzel bir inci var. Beni bırakmasaydın o
inci senin olacaktı, demiş.
Avcı olanlara çok üzülmüş ve hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Ağlamaktan kuşun kendisine
seslendiğini bile duymuyormuş. Biraz sonra, avcı sakinleşmiş. “Madem inciyi kaçırdım, hiç değilse,
kuşun üçüncü öğüdünü öğreneyim.” Diye düşünmüş.
Kuşa:
—Haydi, üçüncü öğüdü de söyle, demiş.
Kuş kızgınmış:
—Sen ne garip adamsın! “Elinden kaçırdığın fırsatlara üzülme.” dedim. Üzüldün. “Olmayacak söze
inanma .” dedim. İnandın. Ben küçücük bir kuşum. Benim karnımda hiç yüz gram inci olur mu? Diye
sormuş.
Adam kuşu dinleyince kendine gelmiş:
—Haklısın, demiş. Haydi, lütfen üçüncü öğüdü söyle!
Kuş:
— Sen benim iki öğüdümü de dinlemedin. Üçüncü öğüdü neden vereyim, diyerek uçup gitmiş.
Avcı kuşu elinden kaçırmasına kaçırmış ama bu öğütleri hiç unutmamış. Üçüncü öğüdü
alamadığına da üzülmüş. Sizce üçüncü öğüt ne olabilir?
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
KAYNAKÇA
Altun, M. (2005) Matematik Öğretimi. Bursa: Aktüel Alfa Akademi.
Altun, M. (2005a). Matematik Öğretimi. Problem Çözme (1.Baskı)
(s.81–140),
Bursa, Erkam Matbaacılık.
Ardahan, H.(1990). Matematik Öğretimi, Selçuk Üniversitesi, Eğitim Fakültesi
Dergisi, sayı 4.
Ersoy, Y. (1997). “Okullarda matematik eğitimi: Matematikte okur-yazarlık”. HÜ
Eğitim Fak. Dergisi 13, 107-112.
Ersoy, Y. (2002). Matematik Okur Yazarlığı I: Genel Amaçlar ve Yeterlikler,
Matematik Köşesi Makaleleri, Matematikçiler Derneği Web sitesi.
Ersoy, Y. (2003). Matematik Okuryazarlığı II: Hedefler, Geliştirilecek Yetiler ve
Beceriler, Matematik Sempozyumu, Ankara Milli Kütüphane salonu.
Göker, L. (1989). Matematik Tarihi, Kültür Bakanlığı Yayın No:1017, Kaynak
eserler dizisi:23.
Kahramaner, Y. ve Kahramaner, R. (2000). “Üniversite eğitiminde Matematik
düşüncenin önemi”. İstanbul Ticaret Üniversitesi Dergisi, 15–25.
www.iticu.edu.tr/kutuphane/dergi/d2/M00020.pdf
Nesin, A. (2002). Matematik ve Doğa, Bilgi Üniversitesi Yayınları, Popüler Bilim 2,
İstanbul.
Özgen, K., Bindak R. (2008). Matematik Okuryazarlığı Öz-yeterlik Ölçeğinin
Geliştirilmesi, Kastamonu Eğitim Dergisi, cilt 16, no:2.
Yıldırım, C. (1988). Matematiksel Düşünme, Remzi Kitabevi, İstanbul.
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
Mehmet Naci ÖZER, 1964 yılında Konya’nın Ilgın
ilçesinde doğdu, Konya’nın Doğanhisar ilçesi nüfusunda
kayıtlıdır. İlk, orta ve lise öğrenimini Konya’nın değişik
ilçelerinde tamamlamıştır. Gazi Üniversitesi, Eğitim
Fakültesi, Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Matematik
Anabilim Dalı’ndan 1984 yılında mezun olduktan sonra,
Ağustos 1984 tarihinde PTT Genel Müdürlüğü’nde
(burs aldığı için) göreve başlamıştır. Mehmet Naci
ÖZER, 1987 yılında Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri
Enstitüsü, Matematik Anabilim Dalı, Uygulamalı
Matematik bilim dalında Yüksek Lisansını bitirmiştir.
Mehmet Naci ÖZER, 1985–88 yıllarında Anadolu Üniversitesi, Fen Edebiyat
Fakültesi, Matematik Bölümü’nde Araştırma ve Öğretim Görevlisi olarak
çalışmıştır. Eylül 1988 tarihinde 1416 sayılı kanuna göre Milli Eğitim Bakanlığı’nın
açmış olduğu yurt dışında Master ve Doktora bursunu kazanmış ve 1995 yılında
İngiltere’nin Leeds Üniversitesi’nde Uygulamalı Matematik alanında doktorasını
tamamladıktan sonra Osmangazi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Matematik
Bölümü’ne Yardımcı Doçent olarak atanmıştır. 2000 yılında Doçent, 2006 yılında
Profesör olan ve yayınlanmış ders kitapları, çeşitli dergilerde yayınlanmış
makaleleri de bulunan, iyi derecede İngilizce bilen, Prof. Dr. Mehmet Naci ÖZER
evli ve iki çocuk babasıdır.
Prof. Dr. Mehmet Naci ÖZER, Üniversitelerarası Kurul Üyeliği, Eskişehir
Osmangazi Üniversitesi; Rektör Yardımcısı, Üniversite Yönetim Kurulu ve Senato
Üyeliği, Sanat Tasarım Fakültesi Dekan Vekili, Fen-Edebiyat Fakültesi ile Eğitim
Fakültesi; Yönetim Kurulu ve Fakülte Kurulu Üyeliği, Fen Bilimleri Enstitüsü
Yönetim Kurulu Üyeliği, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölüm Başkanlığı, … vb. idari
görevlerde bulunmuştur.
Prof. Dr. Mehmet Naci ÖZER, günümüzde oldukça revaçta olan MENTAL
ARİTMETİK alanında EĞİTMENLİK SERTİFİKASINA sahiptir. Akıl ve zekâ
oyunlarıyla da yakından ilgilenmektedir. Halen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi,
Fen Edebiyat Fakültesi, Matematik - Bilgisayar Bölümü’nde Öğretim Üyesi olarak
çalışmaktadır.
İLETİŞİM:
E-Posta : [email protected]
GSM
: 532 301 6 245
Web
: http:\www.ogu.edu.tr\matbil\mnozer
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
MATEMATİK KOÇLUK VE DANIŞMANLIK HİZMETİ
Öğrencilere eğitimleri ile ilgili Matematik Koçluğu hizmeti
veriyoruz.
Matematik koçu, eğitim-öğretim yılı boyunca, öğrencilerin
matematik derslerinde başarılı olması için okul dışında öğrenciye
çalışma alışkanlığı kazandırmak amacıyla destek veren ve
motivasyonunun sürekliliğini sağlayan deneyimli eğitmendir.
Matematik Koçluğu hizmetinin amaçları:
 Okuldaki öğrendiklerini pekiştirmek için konu tekrarları
yaparak öğrenilenlerin unutulmamasına yönelik öğrenci
motivasyonunu artırmak,
 Konu takibini yaparak, performans ödevlerine yardımcı olmak
ve sözlü - yazılı sınavlara öğrenciyi hazırlamak,
 Bir üst kademeye geçiş sınavlarına öğrencileri hazırlamak,
 Çıkmış sınav sorularını çözerek, sınavlardaki doğru soru (net)
sayısını
artırmak,
pratik
soru
çözme
teknikleriyle
desteklemek.
Olarak açıklanabilir.
Siz de Matematik ile ilgili koçluk ve danışmanlık hizmeti almak
istiyorsanız, LÜTFEN ARAYARAK ÖNKAYIT YAPTIRINIZ!
532 301 6 245
Koç/Danışman: Danışanın;
- Sonuç odaklı bir hedef belirlemesine,
- Hazinelerini keşfetmesine,
-Geleceğini yönetmesine,
-Sorunlarla baş etmesine ve problemlerini çözebilmesine,
-Özgüvenini ( Öz değer, öz saygı, cesaret, umut, kendine alçak
gönüllülük) geliştirmesine,
-Yeni bir iş yada projede ilerlemek için gerektiğinde hayır
diyebilmesine,
-Hayattan zevk alarak onu dolu dolu yaşamasına,
-Kötü alışkanlıklardan (yeme bozukluğu ,sigara, kızgınlık,
öfke,…vb.) kurtulmasına, yönelik bilimsel ve moral destekler
verir.
Hayallerinizi gerçekleştirmek ve özgüven kazanmak
istiyorsanız, Koçluk hizmetlerimizden yararlanmalısınız.
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
ZİHİNSEL VE KİŞİSEL GELİŞİMİNİZE YARDIMCI OLMAK İÇİN
ÜST DÜZEY (YARATICI)
DÜŞÜNME VE PROBLEM ÇÖZME
EĞİTİM DANIŞMANLIĞI
(Toplam Süre: 3 Saatx12 Hafta = 36 Saat)
Deha yıllardır, araştırmalarla açıklanmaya çalışılmış, ama yığınla bilgi birikimine sahip olunmasına
rağmen, araştırmacılar dehayı aydınlatmada maalesef yetersiz kalmışlardır. Deha, sınavlardan en
yüksek puanı almak, yedi yaşında on dil konuşmak, iki yaşında okumayı öğrenmek, yarışmaları rekor
kırarak kazanmak, normalin üzerinde IQ seviyesine sahip olmak ya da çok zeki olmakla alakalı
değildir. J.P. Guilford 1960 lı yıllarda başlattığı bilimsel tartışmalardan sonra, psikologlar, üst
düzey düşünme ile zekânın aynı orantıda olmadığı sonucuna vardılar. Bireyler zeki olduklarından
çok daha üretken ya da üretken olduklarından çok daha zeki olabilirler. Yaşadığımız dünya vaatler
değil, fırsatlar dünyasıdır. Bir Edison, Salvador Dali, da Vinci veya Einstein olamayabilirsiniz, ama
amacı veya bilgisi olmayan birisinden daha üretken olabilir veya üst düzey düşünebilirsiniz.
Dahiler ne düşüneceklerini değil, nasıl düşüneceklerini bilen bireylerdir.
İnsanlar üst düzey düşünme tekniklerini kullanarak problemler için çok sayıda alternatif çözüm
yolu üretebilirler. İyi bir yol bulunsa bile, insanda olası tüm yolları keşfetme isteği her zaman
vardır ve bu oldukça önemlidir. Einstein’e kendisi ile orta düzeyde zekâya sahip bir insan
arasındaki fark sorulduğunda, “bu insandan samanlıkta bir iğne aramasını isterseniz, bir iğneyi
bulunca aramaktan vazgeçer. Ama ben samanlığı baştan sona tarayarak olası tüm iğneleri bulmaya
çalışırım” diye cevap vermiş.
Dahiler neden yenilikçidirler? Mona Lisa’yı ve izafiyet teorisini üretmek için nasıl bir düşünme
tekniğine sahip olmak gerekir? Dünyada yaşamış, Aristotle, Bach, Darwin, da Vinci, Dickens,
Descartes, Einstein, Edison, Freud, Galileo, Newton, Marie Curry, Michelangelo, Mozart, Picasso,
Poincare, Russel, Salvador Dali gibi dâhilerin düşünme tekniklerini neler karakterize eder?
Onlardan ne öğrenebiliriz? Amacımız üst düzey düşünme tekniklerini tanımlamak ve onları
işinizde, günlük yaşamınızda daha üretken olmak, problemlerinizi çözebilmek ve yaşamınızı
kolaylaştırmak için nasıl uygulayabileceğinizin ipuçlarını paylaşmaktır.
Kurumlara yenilikçi ve sıra dışı uygulamalarla ilgili, öğrencilere eğitimleri ile ilgili ve genel olarak
kişisel Üst Düzey Düşünme ve Problem Çözme Koçluğu hizmeti veriyoruz.
(Sanat, spor, medya, siyaset ve toplumun tüm kesimlerinden düşünce ve düşünmeye ve yeni
fikirler üretmeye önem veren kişilere bireysel Üst Düzey Düşünme ve Problem Çözme
koçluğu yapıyoruz).Eğer Siz de Üst Düzey Düşünme ve Problem Çözme ile ilgili eğitim
danışmanlığı hizmeti almak istiyorsanız,
LÜTFEN ARAYARAK RANDEVU ALINIZ!
532 301 6 245
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
ZİHİNSEL, KİŞİSEL GELİŞMEK VE ÖĞRENMEK İSTEYENLER!...
TECRÜBELİ PROFESÖRDEN AŞAĞIDAKİ SINAV VE KONULARDA EĞİTİM DANIŞMANLIĞI VERİLİR:
1.İLKÖĞRETİM VE LİSE MATEMATİK ÖĞRETMENLİĞİ KPSS ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ,
2.ÜNİVERSİTELERDE OKUTULAN ANALİZ (CALCULUS), ADİ VE KISMİ DİFERENSİYEL
DENKLEMLER, UYGULAMALI MATEMATİK, SOYUT CEBİR, MÜHENDİSLER İÇİN MATEMATİK,
İKTİSATÇILAR İÇİN MATEMATİK,
3.HER SEVİYEDE (ilk, Orta, Lise ve Üniversite) TÜRKÇE VE İNGİLİZCE MATEMATİK,
4.DİNAMİK HIZLI OKUMA-ANLAMA(12 Yaşından Büyükler ve Yetişkinler).
5.MENTAL (ZİHİNSEL) ARİTMETİK VE MATEMATİK (12 Yaşından Büyükler ve Yetişkinler).
6.ÜST DÜZEY (YARATICI) DÜŞÜNME VE PROBLEM ÇÖZME,
7.PARMAKLAR VE JAPON ABAKÜSÜ SOROBAN İLE MENTAL ARİTMETİK (4–6 Yaş, 7–9 Yaş, 10–12
Yaş).
8.ZEKÂ OYUNLARI,
Dersler birebir veya gruplar halinde yapılabilir.
DETAYLAR VE ÜCRETSİZ DENEME DERSLERİNE KATILMAK
İÇİN LÜTFEN ARAYARAK RANDEVU ALINIZ!
532 301 6 245
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
DİKKAT EKSİKLİĞİ, UNUTKANLIK, ALGILAMA GÜÇLÜĞÜ GİBİ PROBLEMLERLE BAŞA
ÇIKMAK, BEYNİNİZİ, HAYAL GÜCÜNÜZÜ, DUYGULARINIZI, TECRÜBELERİNİZİ
KULLANARAK
ZİHİNSEL VE KİŞİSEL GELİŞİMİNİZE YARDIMCI OLMAK İÇİN
ZEKÂ OYUNLARI PROGRAMI
(Toplam Süre: 3 Saatx12 Hafta = 36 Saat)
Zekâ oyunları ve etkinlikleri bireylerin zihinsel kapasitelerinin, becerilerinin geliştirilmesinde etkili bir araç
olarak kullanılabilir. Zekâ oyunları gerçek problemleri de içeren, her türden problemlerin oyunlaştırılmış hali
olarak algılanabildiğinden, keşfedici problem çözmeyi öğretmek için kullanılacak önemli bir araçtır. Zekâ
oyunları, bireylerin problemleri algılama ve değerlendirme kapasitelerinin geliştirilmesini, farklı bakış açıları
oluşturabilmelerini, problemle karşılaştıklarında etkin, hızlı ve doğru karar verebilmelerini, bir konuya ve
çözüme odaklanma alışkanlığı geliştirmelerini, iletişim kurma, akıl yürütme, matematiksel ve mantıksal
düşünmeyi etkili bir şekilde kullanma kapasitelerini geliştirmelerini sağlayacaktır. Bireyler zekâ oyunlarıyla
bireysel ve grup çalışmalarında kendi yeteneklerini ve zihinsel potansiyellerini daha iyi tanıyacak, kendilerini
ve beyinlerini geliştirecek ve özgüvenlerini artıracak, başarı için sistemli ve disiplinli çalışma alışkanlıkları
kazanacak ve problemlere yılmadan alternatif yöntemler ve stratejiler oluşturarak çözümler bulma tutum ve
davranışlarını geliştireceklerdir.
Zeka oyunları oynadığınızda;

Problem çözmenin temel prensiplerini ve metotlarını öğreneceksiniz.

Sayısal hafıza gücünüzü keşfederek binlerce rakamı hafızanızda tutabileceğinizi
göreceksiniz.

İçinizdeki matematik korkusunu yenecek ve ilk defa matematikle de motive olunabileceğini keşfedeceksiniz.

Beyninizdeki matematiksel olan sol lop ile yaratıcı olan sağ lop fonksiyonlarını birlikte
kullanarak zihinsel potansiyelinizi maksimum seviyeye çıkartacaksınız.

Beyin ve zihinsel potansiyelle ilgili teorik bilgileri uygulamaya sokacaksınız.

Beyninizdeki nöronlar arasındaki ilişkilerin nasıl sağlam hale getirileceğini öğrenerek,
bilgilerin kolayca kalıcı hafızaya aktarılmasını sağlayacaksınız.

Matematiksel işlemleri kâğıt ve kalem kullanmadan yaparak herkesi şaşırtacaksınız.

İçinizdeki matematik kâbusu bitecek ve matematiğin aslında eğlenceli bir oyun olduğunu
anlayacaksınız.

Kendinize olan güvenin artmasını sağlayacaksınız.

Beyninizde kısa çözümler bulmayı ve sayılarla oynamayı öğreneceksiniz.

Sorunların çözümünde daha akılcı yollarla çözümler bulabileceğinizi göreceksiniz.

Hepsinden önemlisi üst düzey (yaratıcı) düşünmeyi ve problem çözmeyi öğreneceksiniz.
Zeka oyunlarının temelinde bireylerin problem çözme, iletişim kurma ve akıl yürütme, öz
düzenleme ve psikomotor becerilerinin ve duyuşsal özelliklerinin geliştirilmesi vardır. Farklı
düşünebilmeyi ve farklı çözümler üretebilmeyi sağlayan zihnin, mantığın, bilişsel kapasitenin ve
akıl yürütmenin insan hayatı boyunca geliştirilebilir nitelikler olduğu bilinmektedir. Ancak bu
gelişme erken yaşlarda göreceli olarak daha kolay ve daha hızlı gerçekleşmektedir.
Sizde ZEKA OYUNLARI PROGRAMI ile ilgili eğitim danışmanlığı hizmeti almak istiyorsanız,
LÜTFEN ARAYARAK RANDEVU ALINIZ!
532 301 6 245
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
Prof. Dr. M. Naci ÖZER, GSM: 532 301 6 245, E-Posta: [email protected]
Download

Herkes matematik öğrenebilir. Matematiği bilmek ve kullanmak