ÇOKLU ZEKÂ NEDİR?
Yıllarca insanların doğuştan
geldiğine
inanılan
belli
bir
zekaya sahip olduğu, yaşamını
onunla
sürdürdüğü
görüşü
hakimken artık günümüzde insan
zekasının
sınırları,
araştırmalarla birlikte yeniden
çizilmeye başlandı.
Günümüzde
IQ
nun
hayattaki
başarı
konusunda
zayıf bir gösterge olduğuna dair
pek
çok
bulgu
ortaya
çıkarılmıştır. IQ nun doğru
kabullenilip yıllarca hâkimiyetini
sürdürmesi sonucu, toplumlar
zekânın sınırlı olarak ele alınması
ile belirlenen kalıba uymayan
pek çok yaratıcı akıldan mahrum
kalmıştır.
Geçen uzun yıllar sonunda
ortaya
çıkan
ürünler
hem
eğitimciler
hem
de
aileler
açısından hiç umut verici değildi.
Çünkü
okul
hayatı
boyunca
başarılı
sayılan
öğrenciler,
mezuniyet
sonrası
büyük
sıkıntılarla
iş
hayatına
girebiliyor ve gerçek hayata
uyumda
pek
çok
sıkıntı
yaşıyorlardı. Bunun gibi “zeki”
diye adlandırılan pek çok öğrenci
inanılmaz davranışlarla toplumu
şaşırtıyor
ve
anti
sosyal
tavırlarla
anne
babaları
endişelendiriyordu.
1980’li
yılların
başlarından
itibaren
dünyanın
gelişmiş
denilen
ülkelerinin pek çoğunda ahlaki
anlamda bir çöküşle birlikte
bilim adamları, eğitimciler ve
aileler, gençler adına binlerce
hayal
kırıklığı
yaşamaya
başladılar.
Bir öğrenme psikologu olan
Harward
GARDNER
zekâ
kavramına
farklı
bir
boyut
getirdi.
GARDNER,
1983’te
yazdığı “ Aklın Çerçeveleri” adlı
kitabında kültürlerin ve bilim
adamlarının zekâyı çok kısıtlı
olarak
tanımlayarak
ele
aldıklarını, zekânın bir veya
birkaç faktörden çok daha
fazlasını
içerdiğini
ve
her
insanda
7
farklı
zekânın
bulunduğu tezini ortaya attı.
Harward
Üniversitesi
Eğitim
Profesörlerinden
olan
Harward GARDNER Çoklu Zekâ
Teorisini ortaya atmadan önce
pek
çok
bilimsel
araştırma
sonucundan
faydalandı.
Bu
çalışmalar sonucu insan beyninin
farklı bölümlerden oluştuğu ve
her bir bölümün özel işlevlere
sahip olduğu gerçeği ortaya
çıktı.
Prof.
GARDNER,
çalışmaları
sonucu
zekâyı
yeniden tanımladı. Zekâ, değişen
dünyada yaşamak ve değişimlere
uyum sağlamak amacıyla her
insanda kendine özgü bulunan
yetenekler
ve
beceriler
bütünüdür. İnsan zekâsı yaşamın
her anında, bir makineyi icat
ederken,
bir
hedefi
gerçekleştirirken, insanları ikna
ederken, bir söküğü dikerken
veya bir resim çizerken, bir rolü
canlandırırken çok farklı zaman
ve durumlarda harekete geçer
ve kullanılır.
GARDNER, zekâ diyerek
adlandırdığı 7 farklı beceriyi
öğrenme, problem çözme ve
insan olma için etkili birer araç
olarak tanımladı. Her insan
sahip olduğu zekâlarla birlikte
farklı bir öğrenme, problem
çözme
ve
iletişim
kurma
yöntemine sahiptir.
Dünya tarihine şöyle bir
bakıldığında,
GARDNER’ın
teorisini destekleyen pek çok
önemli
ayrıntıya,
olaya
rastlanabilir. Dünyanın en ünlü
atletleri, en büyük müzisyenleri
girdikleri IQ sınavlarından çok
düşük
puanlar
almışlardır.
Böylesine düşük IQ puanlarına
göre
bu
insanlara
zeki
diyemiyorsak,
onları
kendi
alanlarında bu denli başarılı kılan
ne olabilir? Bu başarılı insanların
zihinsel yeterliliği farklı ilgi ve
beceri
alanları
ile
yeniden
tanımlanabilir. Çünkü her insanın
kendini ifade ederken kullandığı
dil
farklıdır.
Bir
müzisyen
kendini yaptığı bestelerle, bir
tiyatrocu kendini canlandırdığı
rollerle ya da bir ressam
çizgileri ile kendini ifade eder.
Her insan farklıdır. Tektir
ve özeldir. Her insanın da
insanlık kültürüne katkısı farklı
yönlerdedir.
Prof. GARDNER yıllar boyu
hâkimiyetini sürdüren insanların
tek bir zekâya sahip oldukları
IQ denen zekâ anlayışını kırdı.
GARDNER’a
göre
insanların
sahip oldukları çoklu zekâların
her biri yaşamak, öğrenmek,
problem çözmek ve insan olmak
için
kullanılan
etkili
birer
araçtırlar.
Prof. GARDNER’ın tanımladığı zekâ türleri:
z Sözel – Dilsel Zekâ
z Matematiksel - Mantıksal Zekâ
z Görsel – Mekânsal Zekâ
z Bedensel – Kinestetik Zekâ
z Kişilerarası – Sosyal Zekâ
z Kişisel – İçsel Zekâ
z Müziksel – Ritmik Zekâ
z Doğa – Varoluşcu Zekâ
Son iki yıldır Sosyal ve Kişisel Zekâlar bilim adamları ve eğitim
bilimciler tarafından “ Duygusal Zekâ” başlığı altında ele alınmaktadır.
1995 yılında Doğa Zekâsı, (doğadaki nesneleri tanıma ve sıralama
becerisi) 8. zekâ olarak kabul edildi ve üzerinde çalışmalar
sürdürülmektedir.
1. Sözel - Dilsel Zekâ Nedir?
Sözel – Dilsel Zeka, dili etkili bir biçimde kullanma, kelimelerle
ve seslerle düşünme, dildeki kompleks anlamları kavrayabilme, insanları
ikna edebilme, dildeki farklı yapıları fark edebilme, yeni yapılar
oluşturabilme, farklı dilsel kalıplarla ilgilenme becerisidir.
Sözel – Dilsel Zekâya Sahip İnsanların Özellikleri:
z Farklı kelimeleri, sesleri, ritimleri, renkleri dinler ve tepkide
bulunur.
z Diğer insanların seslerini, dil üslubunu, okumasını ve yazmasını
taklit edebilir.
z Dinleyerek, okuyarak, yazarak ve konuşarak öğrenir.
z Cümleleri dinler, yorumlar, farklı bir tarzda ifade eder ve
söylediklerini hatırlar.
z Okuduklarını anlar, özetler ve kolaylıkla hatırlar.
z Farklı zamanlarda, farklı amaçlar için, farklı gruplara etkili
bir biçimde hitap edebilir.
z Dinleyicileri, konuşmaları ile etkiler. Okuma, yazma, dinleme
ve konuşma gibi dil sanatlarında farklı yapılar oluşturabilir.
z Dilbilgisi kurallarını etkili bir biçimde kullanarak yazar. Kelime
dağarcığı zengindir.
z Farklı dilleri öğrenme becerisine sahiptir.
z Hikaye, şiir yazma gibi etkinliklerden zevk alır.
z Yeni dil formları oluşturur.
z Etkili dinleme becerilerine sahiptir.
2. Matematiksel – Mantıksal Zekâ Nedir?
Matematiksel – Mantıksal Zeka, sayılarla çalışma, muhakeme
etme, tümevarım ve tümdengelim teknikleri ile düşünebilme, soyut ve
sembolik problemleri çözebilme, kavramlar, düşünceler ve fikirler
arası kompleks ilişkileri algılayabilme becerisidir.
Matematiksel – Mantıksal Zekaya Sahip İnsanların
Özellikleri:
z Neden sonuç ilişkilerini çok iyi kurar.
z Somut cisimleri soyut sembolik ifadelere dönüştürebilir.
z Mantıksal problem çözümlerinde başarılıdır.
z Hipotezler kurar ve sınar.
z Bulmaca ve zekâ oyunlarını sever.
z Miktar tahminlerinde bulunur.
z Grafikler ya da şekiller halinde verilen ( görsel ) bilgileri
yorumlar.
z Bilgisayar programları hazırlar.
z Grafik, şema, şekillerle çalışmaktan hoşlanır.
3. Görsel – Mekânsal Zekâ Nedir?
Görsel–Mekânsal Zekâ, resimlerle, şekillerle düşünebilme, görsel
dünyayı algılayabilme, şekil, renk ve dokuları zihnin gözleriyle
görebilme ve bunları sanatsal formlara dönüştürebilme yeteneğidir.
Psiko-motor becerilerin gelişmesiyle başlar,
el-vücut-beyin
koordinasyonunun
gelişimi
küçük
kas
gelişiminin
mükemmel
çalışmalarıyla geliştirilebilir.
Görsel ve Mekânsal Zekâya Sahip İnsanların Özellikleri:
z Görerek ve gözleyerek öğrenir.
z Kolaylıkla yön bulma becerisine sahiptir.
z Grafik, diyagram, harita, şekil ve modelleri yorumlayabilir.
z Dinlediklerinden zihinsel objeler hayaller, resimler üretir.
Öğrendiği bilgileri hatırlamada bu zihinsel resimleri kullanır.
z Çizmek, resim yapmak, boyamak ve modeller oluşturmaktan
zevk alır.
z Üç boyutlu ürünler hazırlamaktan hoşlanır.
z Origami ve maketler hazırlar. Bir objenin farklı açılardan
perspektifini anlayabilir, onu zihninde canlandırabilir.
z Öğrendiği bilgileri somut ve görsel sunuşlara dönüştürür.
4. Bedensel - Kinestetik Zekâ Nedir?
Bedensel-Kinestetik Zekâ, aklın ve vücudun mükemmel bir fiziksel
performansla birleştirilerek belli bir amaca yönelik faaliyetlerin
sergilenebilmesi yeteneğidir.
Kinestetik
Özellikleri:
ve
Bedensel
Zekâya
Sahip
İnsanların
Õ Zihin ve vücut koordinasyonlarını etkili bir biçimde kullanır.
Õ Sağlıklı yaşam konusunda vücuduna özen gösterir.
Õ Fiziksel işlerde, görevlerde denge, zarafet, maharet ve
dakiklik gösterir.
Õ Çevresini, nesneleri, eşyaları dokunarak ve hareket ederek
inceler.
Öğrendiklerine dokunmayı ya da onları kullanmayı
tercih eder.
Õ Fiziksel maharet isteyen alanlarda ( dans, spor...) yenilikler
keşfeder ve farklılıklar ortaya çıkarır.
Õ Rol yapma, atletizm, dans, dikiş nakış gibi alanlarda yeteneği
vardır.
Õ Aktif katılımla daha iyi öğrenir. Söylenenden daha çok yapılanı
hatırlar.
Õ Gezi-inceleme-model/ maket yapma gibi fiziksel aktivitelere
katılımdan zevk alır.
Õ Organizasyon yapma özelliği gelişmiştir.
Õ Bulundukları çevreye ve onu kapsayan sistemlere karşı
duyarlıdır ve sorumlu davranır.
5. Kişilerarası-Sosyal Zekâ Nedir?
Sosyal Zekâ insan aklının en önemli özelliklerindendir. Ünlü eğitim
bilimci Humprey’e göre insan zihninin en yaratıcı kullanımı, insan
ilişkilerini etkili olarak sürdürmekle olur.
Kişilerarası – Sosyal Zekâ insanlarla birlikte çalışabilme, Sözel –
Bedensel Zekâ dilini etkili bir biçimde kullanarak çok farklı
karakterlere sahip insanlarla kolaylıkla iletişim kurabilme, insanları
yönetebilme, onlarla uyumlu çalışabilme ve insanları ikna edebilme
becerisidir.
Sosyal Zekâya Sahip Bireylerin Özellikleri:
Õ Yaşıtları ile ya da farklı yaş grupları ile birlikte olmaktan zevk
alır.
Õ Diğer insanların duygularına karşı duyarlıdır.
Õ Diğer insanları konuşmaları ile etkiler.
Õ Grup ve takım çalışmalarından, çok özel ve mükemmel ürünler
ortaya çıkararak, gruplar halinde çalışmaktan zevk alır.
Õ Farklı kültürler, farklı yaşam tarzları konusunda çok
meraklıdır.
Õ Çok küçük yaşlarda bile toplumsal ve politik sorunlarla
ilgilenebilir.
Õ Güçlü bir espri yeteneğine sahiptir.
Õ Davranışlarının sonuçlarını değerlendirebilir.
Õ İnsanların her tür davranışına karşı kabul edicidir.
Õ Sözel ve bedensel dili etkili bir biçimde kullanır.
Õ Farklı ortamlara, farklı insan topluluklarına girdiklerinde
kolaylıkla uyum sağlayabilir.
Õ İnsanları organize etme yetenekleri vardır. Liderlik vasıflarını
taşır.
6. Kişisel- İçsel Zekâ Nedir?
Kişisel – İçsel Zekâ, kendimiz hakkındaki duygu ve düşünceleri
şekillendirebilme,
yaşamı
sürdürebilme
ve
yaşadıklarımızdan
öğrendiklerimizle, hayat felsefemizi oluşturabilme, yaşamımızı bu
doğrultuda planlanma, kişisel istek ve hayaller oluşturabilme
becerisidir.
Kişisel Zekâya Sahip İnsanların Özellikleri:
Õ Yalnız kalmaktan hoşlanır.
Õ Yaşadığı her olay ve deneyim üzerinde çok fazla düşünür.
Õ Kendi içinde bir değer ve anlayış sistemi oluşturur. Her şeyde
kendinden bir şey arar.
Õ Kendi duygu ve düşüncelerinin farkındadır.
Õ Kendisini farklı tarzlarda ifade edebilir; yazar, ressam,
heykeltraş... vb.
Õ Yaşam felsefesini oluşturmaya yönelik bir anlayış içindedir.
Õ Bireysel çalışmalardan zevk alır.
Õ Yaşamında motivasyon kaynağı, hedefleridir.
Õ Kendisi üzerinde düşünmek için çok zaman harcar ve sürekli
bir kişisel değerlendirme süreci yaşar.
7. Müziksel – Ritmik Zekâ Nedir?
Müziksel – Ritmik Zekâ, sesler, notalar, ritimlerle düşünme,
farklı sesleri tanıma ve yeni sesler, ritimler üretme, ritmik ve tonal
kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen seslere ve müzik
aletlerine karşı duyarlı olabilme becerisidir.
Müziksel Zekâya Sahip İnsanların Özellikleri:
Õ İnsan sesi ve çevreden gelen sesler gibi çok farklı seslere
karşı duyarlıdır, dinler ve tepkide bulunur.
Õ Müziği yaşamında kullanmak için fırsatlar oluşturur.
Õ Seslerle nota ve ritimlere karşı özel bir ilgiye sahiptir.
Õ Müziği hareketlerle birleştirerek farklı figürler ortaya
çıkarabilir.
Õ Müziksel enstrümanlara karşı ilgilidir. Enstrümanları kullanmayı
kolaylıkla öğrenebilir.
Õ Orijinal müzik kompozisyonları oluşturabilir.
Õ Ritim tutar.
Õ Öğrendiği şarkıları mırıldanarak gezer.
8. Doğa Zekâsı Nedir?
Doğa Zekâsı, doğadaki tüm canlıları tanıma,
canlıların yaratılışları üzerine düşünme becerisidir.
araştırma
ve
Doğa Zekâsı Gelişmiş İnsanların Özellikleri:
Õ Doğadaki hemen her canlının yaşamına ilgi duyar. Farklı canlı
türlerinin isimlerine karşı dikkatlidir; çiçek türleri, hayvan
türleri onlar için çok çekicidir.
Õ Zooloji, botanik, organik kimya, tıp, fotoğrafçılık, dağcılık,
izcilik... vb alanlara ilgi duyar.
Õ Seyahat etmeyi, belgeseller izlemeyi severken, doğa ve gezi
dergilerini incelemekten hoşlanır.
Õ Doğadaki bitki türlerine karşı duyarlıdır.
Õ Doğanın insanlar üzerindeki ya da insanın doğa üzerindeki
etkisi ile ilgilenir.
Kitapta Adı Geçen Bazı Öğretim Araçları:
AKIL HARİTALARI
Akıl haritaları, çok farklı amaçlar için kullanılabilecek görsel bir
öğrenme tekniğidir. Akıl haritaları hazırlanırken beynin hem sağ, hem
de sol lobu birlikte çalışır. Akıl haritaları, düşünce gücü ve belleğin
geliştirilmesinde çok önemli araçlardır.
AKIL HARİTALARI NASIL HAZIRLANIR?
Akıl haritalarını hazırlarken merkez bir kavram sayfanın ortasına
yazılır. Tüm yönlerden merkeze doğru çağrışım yapan kavram ve
düşünceler, semboller veya resimler yerleştirilir.
ÖRÜMCEK HARİTALAR
Örümcek haritalar, merkezi bir fikir veya bir düşünce etrafında
detaylı düşünmeyi sağlamada faydalıdır. Haritanın ortasında bir fikir
yer alır, dallarda destek fikirler, örnekler ve detaylar yer alır.
ZİNCİR HARİTALAR
Adım adım işleyen bir süreci gösterme, mantıksal bir sıralama
yapma, olayları ve fikirleri birbirine bağlamak amacıyla kullanılır.
Download

çoklu zeka nedir?