2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR
1.
3–D
Lumbrikal kaslar m. flexor digitorum profundus tendonundan
başlarlar ve başparmak hariç diğer parmaklara kıvrılarak giderler; metakarpofalangeal eklemlere fleksiyon, interfalangeal eklemlere ise ekstansiyon yaptırırlar. Tıpkı fleksor digitorum
profundus kası gibi ilk ikisi n. medianus, son ikisi ise n. ulnaris
tarafından innerve edilir.
Aşağıdaki eklemlerden hangisi elipsoid tiptedir?
A) Articulatio temporomandibularis
B) Articulatio radiocarpalis
C) Articulatio talocruralis
D) Articulatio cubiti
E) Articulatio genu
1–B
Elipsoid eklemler: İki eksenlidirler, transvers eksende fleksiyon – Ekstansiyon, sagittal eksende abduksiyon – Adduksiyon
hareketlerini yapabilirler (tümünün ardışık olarak yapılmasına
sirkumduksiyon).
Art. radiocarpalis
Artt. metacarpophalangeales
Art. atlantooccipitalis
Art. temporomandibularis ve art. genu eklemleri bikondilar tiptedirler, (ancak her iki eklemde fonksiyonel olarak ginglimus +
plana olarak da kabul edilmektedir) iki eksenlidirler.
Art. talocruralis ve art. cubiti eklemleri ise ginglimus (trohlear)
tiptedirler. Bu tip eklemler tek eksenlidirler ve sadece transvers
eksende fleksiyon – Ekstansiyon hareketlerini yapabilirler.
2.
4.
A) Arteria iliaca interna sinistra
B) Arteria iliaca externa sinistra
C) Aorta abdominalis
D) Arteria renalis sinista
E) Arteria pudenda interna sinistra
4–C
Erkekte testisler, dişide overler sağ sol farkı olmaksızın arterlerini doğrudan abdominal aortadan alırlar. Ancak venöz
dönüşlerinde vena testicularis (ovarica) dextra’lar doğrudan
vena cava inferior’a dökülürken, vena testicularis (ovarica)
sinistra’lar vena renalis sinistra’ya dökülürler. Bu asimetri sadece venlerde söz konusudur arterlerde yoktur.
İnguinal kanalın giriş deliği “anulus inguinalis profundus” hangi tabakadadır?
5.
A) Fascia transversalis
B) İnternal oblik kası
Karın ön duvarında yer alan porta kaval şantın portal
bölümünde hangisi yer alır?
C) Eksternal oblik aponevrozu
A) Vena epigastrica superior
D) Transversus abdominis aponevrozu
B) Vena epigastrica inferior
E)Deri
C) Venae paraumbilicales
D) Venae lumbales
2-A
İnguinal kanalın giriş deliği ‘anulus inguinalis profundus’ seçeneklerde verilen yapıların arasında en geride yani derindeki yapı olan
fascia transversalis’te; çıkış deliği ‘anulus inguinalis superficialis’
ise m. obliquus externus abdominis aponeurozundadır.
Anulus inguinalis profundus aslında bir delik değil, bir çöküntü
olarak değerlendirilmelidir; seçeneklerde parietal periton da
olsaydı yanıt tartışmalı olurdu.
3.
Arteria testicularis sinistra aşağıdakilerden hangisinin
dalıdır?
E) V. rectalis superior
5–C
Başparmak hariç elde metakarpofalangeal eklemlere
fleksiyon, proksimal ve distal interfalangeal eklemlere
ekstansiyon yaptıran kas aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mm. interossei palmares
B) Mm. interossei dorsales
C) M. flexor digitorum superficialis
D) Mm. lumbricales
E) M. flexor digitorum profundus
www.tusem.com.tr
2
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
7.
Corpus pineale (Epifiz bezi) aşağıdakilerden hangisinde
yer alır?
A) Cisterna interpedincularis
B) Cisterna quadrigemini
C) Cisterna pontis
D) Cisterna cerebellomedullaris
E) Cisterna chiasmatica
7–B
Arachnoidea mater encephali ile pia mater encephali arasında kalan subarachnoid aralıkta BOS bulunur, bu aralığın daha
geniş olduğu bölümler yani archnoid ile pia arası mesafenin
daha fazla olduğu bölgeler cisterna olarak adlandırılır.
Cisterna interpedincularis: willy’s poligonu bulunur.
Cisterna quarigemini: Pineal bez, vena magna cerebri ve arteria cerebri posterior bulunur.
Cisterna pontis: arteria basilaris yer alır
6.
Cisterna cerebellomedullaris: IV. ventrikülün delikleri açılır,
BOS’nı ilk alan subarachnoid aralık burasıdır.
Kubital (fibro – osseous) tünel sendromunda sıkışan
sinir aşağıdakilerden hangisidir?
A) Nervus medianus
B) Nervus ulnaris
C) Nervus axillaris
D) Nervus musculocutaneus
Cisterna chiasmatis: chiasma opticum ve hipofiz bezi bulunur.
8.
E) Nervus radialis
Aşağıdakilerden hangisi medulla spinalis’in funiculus
posterior’unda yer alır?
A) Tractus spinothalamicus lateralis
6–B
Kubital (fibro osseous) tünel dirseğin medialinde biceps kasının aponeurozu tarafından oluşturulan ve n. ulnaris’in geçtiği
oluşumdur. Burada sıkışırsa kubital tünel sendromu oluşur.
N. ulnaris dirsek bölgesinde kubital tünelden ve epicondylus
medialis’in arkasında sulcus nervi ulnaris adlı oluktan geçer,
elbileğinde de Guyon lojundan geçer.
B) Tractus spinothalamicus anterior
C) Tractus corticospinalis lateralis
D) Fasciculus gracilis
E) Fasciculus longitudinalis medialis
8–D
Fasciculus gracilis alt beden yarımının, fasciculus cuneatus ise
üst beden yarımının vibrasyon pozisyon hissini taşıyan yollardır.
Medulla spinalis kesitlerinde funiculus posterior’da medialde
fasiculus gracilis, lateralde (sadece T4 seviyesinin üstünde) fasciulus cuneatus bulunur, çaprazları medulla oblangata’da nucleus gracilis ve cunetaus’da sonlanırlar, çaprazları da medulla
oblangata’dır ve decussatio lemniscorum adını alır. Intrakranial
hasarlarında kontrlateral, ekstrakranyal hasarlarında ise ipsilateral beden yarımında şuurlu derin duyu kaybı ( Romberg pozitifliği ve agrafestezi) görülür. İzole funiculus posterior tutulumunu tabes dorsalis ve nöroanemik sendrom yapabilir.
N. medianus el bileğinde retinaculum flexorum’un arkasında
karpal tünelden geçer, burada sıkışmasına karpal tünel sendromu denir.
N: radialis ise humerus cisminde yer alan sulcus nervi radialis
adlı oluktan ve ayrıca epicondylus lateralis’in arkasından geçer. Bu nedenle humerus cisim kırıkları veya lateral epikondil
kırıklarında n. radialis yaralanabilir. N. axillaris aksillada spatium axillare laterale (quadriangulare)’den geçer ve humerusun
collum chirurgicum’una komşuluk yapar. N. musculocutaneus
ise m. coracobrachialis kasının içinden geçer.
9.
Hangisi kadın iç genital organlarından biri değildir?
A) Vagina
B) Tuba uterina
C) Clitoris
D) Ovarium
E) Uterus
9–C
3
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
11 – D
Sağ akciğer mediastinal yüzü vena cava superior, vena cava inferior, vena azygos, a.v. subclaiva’lar özofagus ve kalp ile komşudur, arcus aorta ve aorta thoracia sol akciğerin mediastinal
yüzü ile komşuluk yaparlar.
10. Cavitas tympanica’nın ön duvarının Latince adı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Paries jugularis
B) Paries caroticus
C) Paries tegmentalis
D) Paries mastoideus
E) Paries labyrinthus
10 – B
Ön duvar: Paries caroticus adını alır, semicanalis musculotuborius, semicanalis tuba auditiva (ikisine birlikte canalis musculotubarius denir) ve canalis caroticus buradadır.
Arka duvar: Paries mastoideus adını alır, aditus ad antrum adlı
delikle cellulae mastoideae’lere açılır, canalis facialis ile komşudur.
Üst duvar: Paries tegmentalis adını alır, temporal kemiğin tegmen tympani’si yapar.
Alt duvar: Paries jugularis adını alır, vena jugularis interna adını alır.
Dışyan duvar: Paries membranaceus adını alır, membrana
tympani oluşturur ve chorda tympani (N. VII’in dalı) bu duvara komşudur.
İçyan duvar: Paries labyrinthus adını alır, fenestra ovale (Basis stapes kapatır), fenestra rotundum (membrana tympani
secundaria kapatır) ve promontorium bu duvardadır, ayrıca
n. typmanicus (N. IX’un dalı) ve canalis facialis’in bir kısmı bu
duvara komşudur.
Şekil: Sağ taraf cavitas tympani )dışyan duvarı yapan membrana tympani kaldırılmış.
12. Sol tarafında kalçadan itibaren motor ve duyusal felci
olan hastada lezyon nerededir?
A) Sağ gyrus precentralis
B) Sol gyrus precentralis
C) Sağ lobulus paracentralis
D) Sol lobulus paracentralis
E) Sağ basis mesencephali
12 – C
Lobulus paracentralis, 4. alan ve 3-1-2. alanların içyüzde ortak adıdır. Burada kontrlateral alt beden yarımının motor ve
duyusal nöronları yer alır ve a. cerebri anterior tarafından
beslenir. Hasarında karşı taraf alt beden yarımında motor ve
duyusal deficit görülür.
11. Aşağıdakilerden hangisi sağ akciğerin mediastinal yüzü
ile komşuluk yapmaz?
A) Vena cava superior B) Vena cava inferior
C) Vena azygos
D) Arcus aorta
E) Özofagus
www.tusem.com.tr
4
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
13. Aşağıdakilerden hangisi trigonum inguinale (Hasselbach üçgeni)’nin medial kenarını oluşturur?
15. Kalıcı hematopoietik kök hücreler aşağıdakilerden hangisinden gelişir?
A) Ligamentum inguinale
A)Allantois
B) Plica umbilicalis lateralis
B) Yolk kesesi duvarı
C) Aorta-gonad mezonefroz bölgesi mezodermi
C) Plica umbilicalis medialis
D)Endoderm
D) Linea semilunaris
E) Nöral krest
E) Linea arcuata
15 – C
İlk kan hücreleri yolk sak (vitellus ve hatta bunlardan köken
alan allantois) kökenlidir. Buradan oluşan hücreler kısa ömürlüdür. Kalıcı hematopoietik kök hücreler gelişmekte olan böbreğe yakın bir bölgede, aorta-gonad mezonefroz bölgesi mezoderminden gelişir.
13 – D
Trigonum inguinale (Hasselbach üçgeni)’nin medial kenarını m.
rectus abdominis’in lateral kenarı (linea semilunaris); lateral
kenarını plica umbilicalis lateralis (vasa epigastrica inferiores);
alt kenarını ise ligamentum inguinale (Poupart bağı) oluşturur.
16. Aşağıdakilerden hangisi 4. aortik arkustan gelişir?
14. Arteria mesenterica inferior’un sindirim kanalında beslediği bölgenin alt sınırı aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnen kolon – sigmoid kolon
Aortik ark
1
2
3
D) Orta 1/3 rektum – Alt 1/3 rektum
E) Alt 1/3 rektum – Anal kanal
14 – C
Arteria mesenterica inferior’un dalları:
-
A. sigmoidei: Sigmoid kolonu besler;
-
A. rectalis superior: Rektumun proksimal 1/3’ün besler;
D) Arkus aorta
16 – D
C) Üst 1/3 rektum – orta 1/3 rektum
A. colica sinistra: inen kolonu ve transvers kolonun ¼ sol
tarafını besler;
B) Hyoid arter
C) Stapedial arter
E) Ductus arteriosus
B) Rektosigmoid bileşke
-
A) Maxiller arter
4 Sol taraf
4 Sağ taraf
6 Sol taraf
6 Sağ taraf
Rektumun beslenmesi: Proksimal 1/3’ünü a. mesenterica
inferior’un a. rectalis superior’u ve aorta abdominalis’in a.
sacralis mediana dalı
Arter
Maksiller arterler
Hyoid ve stapedial arterler
Ortak karotid arter ve internal karotid arterlerin
ilk parçası
Sol ortak karotid arterden sol subklavian artere
kadar olan arkus aorta
Sağ subklavian arterin proksimal parçaları
Sol pulmoner arter ve ductus arteriosus
Sağ pulmoner arter
17. Aşağıdaki lenfoid dokuların hangisindeki retiküler hücrelerde ara filaman olarak keratin bulunur?
Orta 1/3’ünü a. iliaca interna’nın, a. rectalis medius dalı;
Distal 1/3’ünü ve anal kanalı ise a. pudenda interna’nın, a.
rectalis inferior dalı besler
A) Lenf düğümü
B) Mukozal lenfoid doku
C) Dalak
D) Kemik iliği
E) Timus
17 – E
Retikulum hücreleri normalde mezoderm kökenlidir. Buna
karşın timus’taki retikülum hücreleri farinks endoderminin invaginasyonu ile oluşur ve epitelyal karakterdedir. Mezenkimal
dokularda ara filaman olarak vimentin bulunur. Epitel dokusuna özgü ara filaman ise keratindir.
18. Aşağıdaki hücrelerin hangisi sürekli bölünen (labil)
hücreler arasında yer alır?
A)Kondrositler
B) Ürogenital kanal epitel hücresi
C) Endotel hücresi
D) Osteositler
E) Hepatositler
5
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
18 – B
Çoğalma Yeteneğine Göre Hücreler
Hücre Sınıfı
Önemli Örnekleri
Permanent
- Sinir hücreleri
Hücreler
- İskelet kası hücreleri
(Bölünmez)
- Kalp kası hücreleri
Stabil Hücreler - Hepatositler, renal hücreler, pankreas hücreleri
(Nadir bölünür) - Düz kas hücresi
-Fibroblastlar
-Endotel
- Osteositler, kondrositler
Labil Hücreler
(Sürekli
Bölünen)
- Sindirim kanalı epiteli
-Deri
- Ekzokrin bez epiteli
- Ürogenital kanal epiteli
- Kemik iliği
19. Çizgili kasta bulunan ve aktin filamentini Z çizgisine
bağlayan protein aşağıdakilerden hangisidir?
A) Plektin
B) Nebulin
C) Alfa-aktinin
D) Distrofin
21. Midede G hücrelerinden salgılanan gastrinin mide parietal hücrelerinden asit salgısını arttırması hangi tip
iletişime örnektir?
E)Myomezin
B) Parakrin
C) Endokrin
D) Sinaptik
E) Jukstakrin
19 – C
21 – C
Hücreler çeşitli moleküller ya da haberciler ile birbirleri arasında iletişim kurar;
• Endokrin iletişim; Hormonların kan yoluyla uzaktaki bir
hücreyle iletişime geçmesi
• Otokrin iletişim; Salınan haberci aynı hücre üzerinde etkili olur.
• Jukstakrin iletişim; hücre yüzeyinde beliren habercinin
komşu hücredeki reseptörüne bağlanarak etkili olması.
• Parakrin iletişim; İnterstisyel aralığa salınan habercinin
hemen yakınındaki hücreyle iletişime geçmesi (Endotelden salgılanan NO’nun damar düz kasını etkilemesi)
• Sinaptik iletişim; Sinaptik aralığa salgılanan nörotransmitter ile postsinaptik sinir hücresinin uyarılması.
Mide G hücrelerinden salgılanan gastrin kana geçerek kan yoluyla parietal hücreleri uyarır. Endokrin iletişimdir.
Sarkomerde Bulunan Yardımcı Proteinler
Protein
Özelliği
Alfa-Aktinin
Aktini Z çizgisine bağlar.
Titin
Miyozini Z çizgisine bağlar.
Nebülin
Aktin moleküllerini birbirine bağlar.
Desmin
Miyofibrilleri birbirine ve sarkolemmaya bağlar.
Plektin
Desmin moleküllerini birbirine bağlar.
Kristalin
Isı şok proteini yapısındadır. Desminin yapısını
strese karşı korur.
Distrofin
Aktinleri sarkolemmaya bağlar.
Miyomezin
Miyozin kuruklarını birbirine bağlar.
C-Protein
Miyozini M çizgisine tutturur.
20. Hücre bağlantı tiplerinin hangisi epitel dokusunun en
apikal tarafında bulunur?
A) Zonula occludens
B) Zonula adherens
C) Makula adherens
D) Neksus
22. Medulla spinaliste dorsal kolon-medial lemniskal sistem ile taşınan duyu tipi hangisidir?
E)Hemidesmozom
20 – A
Zonula Okludens (Sıkı bağlantı)
• En apikal yerleşimli bağlantıdır.
• Hücreyi çepeçevre sararak diğer hücrelerle bağlantı kurdurur. (Zonula)
• Görevi apiklden bazale madde geçişini engellemektir.
• Yapısında bulunan Okludin (iç integral protein) ve Kaludin
(transmembran bağlantı) adlı proteinler ile bağlantı kurulur.
• Hücrelerin bariyer yaptığı, ince bağırsak epitelinde, mesane epitelinde, kan damarı endotelleri arasında bulunur.
Ayrıca, kan-testis, kan-beyin, kan-timus bariyerlerinde okludens tipi balantı vardır.
www.tusem.com.tr
A) Otokrin
A) Ağrı
B) Gıdıklanma
C) Hassas dokunma
D) Kaşıntı
E) Soğuk
22 – C
Dorsal Kolon - Medyal Lemniskal yol ile taşınan duyular:
• Derin vibrasyon
• Eklem pozisyon duyuları (propriosepsiyon)
• Hassas basınç duyusu
• Hassas dokunma duyusu
Anterolateral Sistem ile taşınan duyular:
• Ağrı
• Soğuk ve sıcak duyusu
• Kaba dokunma ve basınç
• Gıdıklanma ve kaşınma duyusu
6
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
23. Aşağıdakilerden hangisi sertoli hücrelerinin görevlerinden biri değildir?
25. Aşağıdaki hormonların hangisi etkisini hücre içi cAMP
miktarını artırarak gösterir?
A) Kan testis bariyerini oluşturur.
A) Kalsitonin
B) İnsülin
B) Spermlerin beslenmesini sağlar.
C) Somatostatin
D) Guanilin
E) Leptin
C) Fagositoz yapar.
25 – A
D) İnhibin salgılar.
İkincil Haberci Olarak cAMP Kullanan Önemli Hormonlar
Adrenalin ve Noradrenalin Anjiyotensin-2 (Tübüler epitel hücresi)
(Beta Res.)
Vazopressin (V2 reseptörü)
Glukagon
CRH
ACTH, TSH, LH, FSH
Sekretin
Kalsitonin , PTH
E) Androjen salgılar.
23 – E
Sertoli Hücresinin Görevleri
Görevi
Özelliği
Kan-Testis bariyerini
Lateral yüz sıkı bağlantıları ile birbirilerine
oluşturur
ve en altta bazal membrana bağlanırlar.
Spermatogenik hücrelere Beslenme, fiziksel destek, koruyuculuk
trofik destek verirler
Fagositoz yapar
Sperm sitoplazma artıklarını ve
östrojenleri fagosite eder
Sex Steroidleri dönüşümü Testosteronu östrodiyole çevirir
Androjen Bağlayıcı
Bu sayede çok fazla mikta testosteronu
Globülin sentezler
spermatogenik hücrelerin etrafında tutar.
Sperm gelişimi için testosteron şarttır
İnhibin sentezler
Hipofiz bezinden FSH salınmasını baskılar
Anti Mülleriyan Hormon İntrauterin hayatta sentezlenen bu
sentezler
hormon paramezonefrik duktusların
kapanmasını sağlar
Testiküler Transferrin
Spermiyogenez için uygun ortam
sentezler
oluşturur
Fruktozca zengin lüminal Spermlere besin sağlar
sıvı sentezler
Hücreler arası ilişki
Salgıladığı proteinler Sertoli ve Leydig
kurulması
hücreleri arasında bağlantı kurar.
26. Hematopoiesis sırasında bazofillerin farklılaşmasında
aşağıdaki interlökinlerden hangisi en önemlidir?
A) IL-1
B) IL-4
C) IL-5
D) IL-7
E) IL-12
26 – B
Hemapoetik Büyüme Faktörleri
Faktör
Esas İşlevi
Stem Cell Factor Hemapoezi başlatır
(SCF)
G-CSF
CFU-G yi uyarır, Nötrofil
aktivitesini arttırır
Salgılandığı Yer
Kemik iliği Stromal
hücreleri
Makrofajlar
Endotel hücreleri
M-CSF
CFU-M’yi uyarır
Makrofajlar / Endotel
hücreleri
GM-CSF
CFU-GM’yi uyarıri Granülosit
aktivitesini arttırır
Eritroid seri mitoz ve
farklanmasını uyarır
Eritropoetin
24. Aşağıdakilerden hangisi insülin salgısını azaltır?
Trombopoetin
A) Gastrik inhibitör peptid (GİP)
B) Asetilkolin
İFN-gamma
C) Beta 2 adrenerjik uyarı
IL-1
D) Leptin
IL-2
E)Gastrin
24 – D
İnsülin Salınımının Düzenlenmesi
Arttıranlar
Glukoz
Mannoz
Aminoasitler (Özellikle lösin)
Ketonlar
Glukagon
Beta-2 adrenerjik uyarı
Asetilkolin (M4 üzerinden)
NO
Teofilin
Sülfonilüreler
GIS hormonları (GIP, GLP-1, Gastrin,
CCK, Sekretin)
- cAMP ve fosfodiesteraz inh.
IL-3
IL-4
Azaltanlar
Somatostatin
2-Deoksiglikoz
Mannoheptüloz
Alfa-2 adrenerjik uyarı
İnsülin
Beta blokerler
Galanin
Diazoksit
Potasyum kaybı
Fenitoin
Alloksan
Mikrotübül inhibitörleri
Tiazid diüretikler
Açlık
Leptin
IL-5
IL-6
IL-7
IL-8
IL-9
IL-10
IL-12
7
T-Lenfosit
Endotel Hücresi
Böbrek peritübülüler
kapiller Karaciğer
Kuppfer hücresi
Tromboid seri mitoz ve
Karaciğer ve böbrek
farklanmasını uyarır
ancak net değil
B- lenfosit ve monosit uyarılmasıi T-Lenfosit
MHC-II yapımı
NK hücresi
Eritroid prekürsörleri inhiber
Bir çok hücreden
eder, Diğerlerini aktive eder. IL-3 salınır
ve IL-6 ile birlikte çalışır
T-Lenfosit ve B-Lenfosit mitozu, Aktive T-lenfosit
NK farklanması
Tüm miyeloid seri
Aktive T ve B lenfosit
Mast ve Bazofil oluşumu
Aktive T-lenfosit
T ve B lenfosit aktivasyonu
Eosinofilik seriye etki
Aktive T-lenfosit
Tüm miyeloid seri
Monositler
Fibroblastlar
B Lenfosit öncülleri
NK hücrelerin farklanması
Nötrofil migrasyonu ve
degranülasyonu
Mast hücre aktivasyon ve
proliferasyonu, CD4 T Helper
proliferasyonu
Makrofaj, Thücre ve NK hücre
sitokin salınımını inhiber
eder, B lenfosit ve Mast hücre
proliferasyonunu arttırır.
NK hücrelerini uyarır,
Fonksiyonlarını arttırır
Adventisyal retiküler
hücre(?)
Lökosit
Endotel hücreler
Düz kas hücreler
T Helper
Makrofajlar
T Lenfositler
Makrofajlar
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
27. Aşağıdaki kalp döngüsü evrelerinin hangisinde aorta
basıncı en düşük seviyededir?
29. Aşağıdaki nöronların hangisindeki aksiyon potansiyeli
iletim hızı en yavaştır?
A) İzovolumetrik kasılma
A) Kas iğciği afferent nöronu
B) İzovolumetrik gevşeme
B) Kas iğciği motor nöronu
C)Ejeksiyon
C) Hızlı ağrı ileten nöron
D)Diastaz
D) Dokunma duyusu ileten nöron
E) Diastolün 1/3 ilk bölümü
E) Postgangliyoner sempatik nöron
27 – A
29 – E
Lif Tipi
A
Alfa
Beta
28. Aşağıdakilerden hangisi olduğunda hemoglobinin oksijene afinitesi azalır?
A) 2,3 DPG azalması
B) pCO2 azalması
C) Alkaloz
D) Egzersiz
Gama
Yok
Kas iğciği motor
nöronu
Delta
Grup 3
B
-
Yok
C
Dorsal kök Grup 4
Soğuk ve ağrı (hızlı
ağrı)
Kaba dokunma
Otonom
pregangliyoner
Sıcak ve ağrı (yavaş
ağrı,acı)
Postgangliyoner
sempatik
Sempatik
E) Karbonmonoksit zehirlenmesi
Duysal
Fonksiyonu
Sınıflandırma
Karşılığı
Grup 1
Somatik Motor
(a ve b)
nöron (A-alfa)
Kas iğciği (1a) ve
Golgi tendon organ
(1b) afferenti
Proprioseption
Grup 2
Hassas dokunma,
basınç
Kas iğciği
Yok
Önemi
En hızlı iletim
En kalın Lif
Kas iğciği
çekirdek
zinciri tip lif
afferenti
Kas
tonüsünden
sorumlu
Hızlı ağrı
Otonomik
Ağrı, acı
En ince, en
yavaş
30. Sağlıklı bir kişide aşağıdaki maddelerden hangisinin
proksimal tübül başındaki ve sonundaki filtrat içindeki
konsantrasyonları arasındaki fark en fazladır?
28 – D
Hb-O2 disossiasyon eğrisinin sola kayması hemoglobinin oksijene afinitesinin artışını, sağa kayması ise azalmasını ifade eder.
A) Sodyum
B) Üre
C) Amino asitler
D) Potasyum
E) Kreatinin
Hb-O2 Disossiasyon Eğrisi
Eğriyi sola kaydıranlar
• 2-3 DPG azalması
• Karbondioksit azalması
• Hidrojen iyonu azalması (Alkaloz)
• Sıcaklık azalması
• Karbonmonoksit zehirlenmesi
• Methemoglobinemi
www.tusem.com.tr
30 – C
Proksimal tübülde amino asitler ve glikozun tamamı, bikarbonatın büyük bölümü geri emilir. Kreatinin geri emilmez hatta
bir miktar sekrete edilir. Suyun, potasyumun ve sodyumun
yaklaşık %65’i geri emilir. Buna göre proksimal tübül sonuna
gelindiğinde glikoz, amino asitler konsantrasyonları neredeyse sıfıra yaklaşırken kreatinin konsantrasyonu ise artar. Bikarbonatın %85’i geri emildiğinden proksimal tübül sonudaki
konsantrasyonu azalmıştır. Su ve sodyum aynı oranlarda emildiği için sodyumun konsantrasyonu proksimal tübül başında
ve sonunda neredeyse aynıdır. Benzer bir durum potasyum
için de geçerlidir. Sonuç olarak seçenekler arasından aminoasitlerin proksimal tübül sonundaki konsantrasyonu sıfır olduğundan tübülün başına göre konsatrasyonu en fazla azalan
aminoasitlerdir.
Eğriyi sağa kaydıranlar
• 2-3 DPG artışı
• Karbondioksit artışı
• Hidrojen iyonu artışı
(asidoz)
• Sıcaklık artışı
• Egzersiz
8
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
31. Kalp kası aksiyon potansiyelinin Faz 2 olarak adlandırılan plato aşamasından temel olarak sorumlu iyon kanalı aşağıdakilerden hangisidir?
34. Aşağıda verilen amino asitlerden hangisi saf ketojenik
özellik gösterir?
A) Alanin
B) Glutamat
A) Hızlı katyon kanalı
C) Lösin
D) Valin
B) T tipi kalsiyum kanalı
E)Serin
C) L tipi kalsiyum kanalı
34 – C
Lösin ve lizin saf ketojenikamino asitlerdir. Bunların dışında kalan amino asitler ya saf glikojenik ya da hem glikojenik hem de
ketojenik özellik gösterirler. Hem glikojenik hem de ketojenik
olan amino asitler: Fenilalanin, tirozin, triptofanveizolösindir.
En önemli iki glikojenikamino asitler ise alanin ve glutamattır.
D) Hızlı sodyum kanalı
E) İf tipi sodyum kanalı
31 – C
Kalp kasındaki aksiyon potansiyellerinin oluşumundan sorumlu iyon kanalları şöyle gösterilebilir:
Kalp Kası Hücresinde Aksiyon Potansiyeli
35. Kollajen fibrillerinin direncini arttıran kovalent çapraz
bağlanmayı katalize eden enzim ve kofaktörü hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
Faz
İsim
Mekanizma
Faz 0
Depolarizasyon Voltaj bağımlı hızlı sodyum kanallarından
dönemi
hücre içine sodyum girmesi
Faz 1
Geçici
Repolarizasyon
Potasyum kanallarından hücre dışına
potasyum çıkışı
Faz 2
Plato (Düzlük)
dönemi
L tipi Kalsiyum kanallarından hücre içerisinde
kalsiyum girişi aynı zamanda hücre dışına
potasyum çıkışı
A) Prolilhidroksilaz
Vitamin C ve Fe
B) Proliloksidaz
Piridoksal fosfat ve Cu
Faz 3
Repolarizasyon
Potasyum kanallarından hücre dışına
potasyum çıkışı
C) Lizil oksidaz
Cu
D) Glisinhidroksilaz
Vitamin C
E) Glisinoksidaz
Fe ve Cu
32. Bağırsakta Peyer plaklarının üzerine yerleşmiş, antijen taşıyan özelleşmiş epitel hücresi aşağıdakilerden hangisidir?
A) M hücresi
B) Paneth hücresi
C) Goblet hücresi
D) Makrofajlar
Enzim
Kofaktörü
35 – C
Hücre
dışında
(ekstrasellülermatrikste), lizin
ve OH-lizin aminoasitleri önce liziloksidaz enzimi
(kofaktörü bakırdır) ile oksidatifd e a m i n a syo n a
uğrar. Bu oksidatifdeaminasyon
sayesindeolgun
tropokollajenmolekülleri kompakt bir hal alır.
E) Mo hücresi
32 – A
Peyer plaklarındaki lenf follikülleri üzerinde M (mikro katlantı)
hücreleri denen özelleşmiş epitel hücreleri bulunur. Bu hücreler
antijenleri alarak hemen altında bulunan makrofaj ve lenfositlere taşırlar. M hücreleri altında bazal membran olmadığından
M hücreleri ile lamina propria arasındaki geçişler kolaylaşmıştır.
33. Glikojen yıkımının kontrol enzimi ve bu enzimin ürünü
aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Yıkımın kontrol enzimi
Ürün
A) 4,6-transglukozidaz
Glukoz
B) 4,4-transferaz
Glukoz 1 fosfat
C) Fosforilaz
Glukoz 1 fosfat
D) Glikojen fosfataz
Glukoz 6 fosfat
E) Amilo 1,6 glukozidaz
Glukoz
36. Aşağıda verilen amino asitlerden hangisinin kodonu
yoktur?
33 – C
Glikojen yıkımının kontrol noktası glikojen fosforiaz (diğer adı
fosforilaz)’dır. Bu enzim etkisi ile glikojen molekündeki 1-4 bağları ile bağlı glukoz kopartılır ve ortama gklukoz 1 fosfat verilir.
A)Prolin
B)Fenilalanin
C)Lizin
D)Sitrüllin
E)Arjinin
9
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
36 – D
Hidroksilizin ve hidroksiprolin, postranslasyonel modifikasyonla
lizin ve prolin amino asitlerinden prolilhidroksilaz ve lizilhidroksilaz enzimleri aracılığı ile oluşur. Posttranslasyonel modifikasyonla ayrıca fosfoserin ve gamakarboksiglutamat da oluşur. Bu
amino asitlerin dışında üre siklüsünde oluşan ve kullanılan ornitin ve sitrüllin amino asitlerinin de kodonları yoktur.
39. Polipeptid dizisine katılacak olan bir amino asitin
tRNA’ya eklenmesi sırasında toplam kaç yüksek enerjili
fosfat bağı harcanır?
B) DNA polimerazδ
C) DNA polimerazβ
D) DNA polimerazε
B) 2
C)3
D)4
E) 5
39 – B
Protein sentezinde amino asitlerin tRNA molekülüne aminoaçil yüklemesinin yapılması, ATP’ninAMP’ye hidrolizini gerektirir. Bu evrede toplam 2 yüksek enerjili fosfat bağı kullanılır.
AminoaçiltRNA’nın A bölgesine girmesi bir GTP’ninGDP’ye hidrolizine neden olur. Yeni oluşmuş peptidil-tRNA’nın EF2 tarafından A bölgesinden P bölgesine translokasyonu benzer şekilde
GTP’nin GDP ve fosfata hidrolizine neden olur. Böylece bir peptid
bağının oluşumu için gerekli enerji, toplamda dört yüksek enerjili
fosfat bağının hidrolizine eşdeğerdir. Ökaryotik ribozom saniyede 6 kadar amino asit ekleyebilir; prokaryotik ribozomlar ise 18
kadar amino asidi ekleyebilir. Böylece terminasyonkodonuna varıncaya kadar peptid sentezi büyük bir hız ve doğruluk ile ilerler.
37. Ökaryotik canlılardaki DNA sentezinde (replikasyonda)
öncü sarmalda sentezi gerçekleştiren DNA polimeraz
aşağıdakilerden hangisidir?
A) DNA polimerazα
A) 1
E) DNA polimeraz γ
37 – B
DNA sentezini DNA polimerazlar katalizler. Prokaryotlarda üç
adet DNA polimeraz vardır: pol- I, pol-II ve pol-III. Pol-III öncü
sarmalın, Pol-I seken sarmalın sentezinde ve pol-II ise tamirde rol oynar. Ökaryotlarda beş adet DNA polimeraz bulunur:
Bunlar ve fonksiyonları:
DNA polimeraz– α: seken sarmal
DNA polimeraz–δ: öncü sarmal
DNA polimeraz- β: tamir
DNA polimeraz–ε: tamir
DNA polimeraz- γ: Mitokondrial DNA sentezini gerçekleştirirler.
40. Mitokondrial karbamoil fosfat sentetaz enzimi için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Pirimidinbiyosentezine katılır
B) N-Asetilglutamat tarafından aktive edilir
C) Çekirdeği olan tüm hücrelerde yer alır
D) Üridinmonofosfat tarafından inhibe edilir
38. DNA ve RNA polimerlerine katılacak olan ve yapıda yer
alan nükleotid monomerler aşağıdaki seçeneklerden
hangisinde doğru olarak verilmiştir?
E) Glutaminin gama amid grubu ile CO2 ‘i birleştirerek,
karbamoilfosfat’ı oluşturur
40 – B
Mitokondrial karbamoil fosfat sentetaz enzimi üre siklüsünün
kontrol enzimidir. N-Asetilglutamat ise mitokondrial karbamoil fosfat sentetaz enziminin en potent aktivatörüdür.
Katılacak olan monomerler Yapıdaki monomerler
A) Nükleotid monofosfatlarNükleotid
monofosfatlar
B) Nükleotid difosfatlar
Nükleotid trifosfatlar
C) Nükleotid trifosfatlar
Nükleotid trifosfatlar
D) Nükleotid trifosfatlar
Nükleotid difosfatlar
E) Nükleotid trifosfatlarNükleotid
monofosfatlar
38 – E
DNA ya da RNA’ya katılacak olan nükleotidler trifosfat formunda gelir ve
yapıya fosfoester bağıyla
katıldığında, yapıda monofosfat formunda yerleşmiş
olur.
Hücredeki yeri
Metabolik yol
Azot kaynağı
www.tusem.com.tr
10
KPS I
Mitokondri
Üre siklüsü
Amonyak
KPS II
Sitozol
Pirimidin sentezi
Glutamin gama-amid grubu
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
41. Alkaptonüride idrarda anormal derecede artan bileşik
aşağıdakilerden hangisidir?
44. Aşağıdaki bileşiklerden hangisi amino asitlerden köken
almaz?
A) Fenilalanin
B) Homojentisat
A) T3-T4
B) Glikoproteinler
C) Fumarat
D) Asetoasetat
C) Kreatin
D) Seratonin
E) Lesitin
E)Tirozin
44 – E
Seçeneklerde verilen bileşikler:
T3-T4: Fenilalanin ve tirozinden
Glikoproteinler: Seramid türevidirler. Seramid, sfingozine yağ
asidi ilavesi ile oluşur. Sfingozin yapısı ise serin ve palmitik asidin birleşmesi ile oluşur.
Kreatin: Glisin, arginin ve SAM’den sentezlenir. Glisin böbrekte, argininle birleşerek ornitin ve guanidinoasetat oluşur.
Guanidinoasetat, karaciğerde SAM tarafından metillenir ve
kreatin oluşur.
Seratonin: Triptofandan sentezlenir.
Lesitin (fosfotidil kolin): Fosfoaçilgliserol olup fosfotidik asite
kolin ilavesi ile oluşur.
41 – B
Homojentisatoksidaz eksikliği Alkaptonüriye neden olur. Fenilalanin ve tirozin yıkım yolunun metaboliti olan homojentisat
birikir. İdrar bekletildiğinde koyu renk kazanır.
42. Perifer hücrelerde bulunan ve kolesterolü kolesterol
esteri haline çeviren enzim aşağıdakilerden hangisidir?
A) LCAT (Lesitin kolesterol açiltransferaz)
B) ACAT (Açil kolesterol açiltransferaz)
C) CETP (Kolesterol ester transfer protein)
D) HTGL (Hepatiktriaçilgliserollipaz)
E) LPL (Lipoproteinlipaz)
42 – B
ACAT (Açil kolesterol açiltransferaz): Hücre içinde bulunan kolesterol moleküllerine yağ asiti transferini gerçekleştirip onları
kolesterol esterine çeviren enzimdir. LCAT’ın yaptığı işi perifer
hücrelerde gerçekleştiren enzimdir. LCAT (Lesitin kolesterol açiltransferaz): HDL üzerinde bulunur ve perifer hücrelerden alınan
ve membrana yerleşmiş olan kolesterol moleküllerine yağ asiti
transferini gerçekleştirip onları kolesterol esterine çeviren ve HDL
içine yönlenmesini sağlayan enzimdir. CETP (Kolesterol ester
transfer protein): HDL molekülünün tamamen kolesterol esterleri ile dolduğunda ve HDL 2 oluştuğunda, bu artan kolesterol içeriğinin en yakındaki lipoproteine aktarılmasından sorumlu olan
enzimdir. HTGL (Hepatiktriaçilgliserollipaz): Lipoproteinlipazla
aynı fonksiyonu gören ancak hepatik kan dolaşımında yer alan
damarların endoteline tutunan enzimdir. LPL (Lipoproteinlipaz):
Damar endotelineheparan sülfatla bağlı olan ve dolaşımdaki şilomikronlar ile VLDL’lerin içindeki TAG’leri parçalayan enzimdir.
45. Bir molekül glukozun kalp kası ve karaciğerde CO2 ve
suya kadar katabolize edilmesi sonucu net kaç mol ATP
kazanılır?
B) Fruktoz 1,6 disfosfataz
C) Hekzokinaz
D) Piruvatkinaz
B) 5 mol ATP
C) 7 mol ATP
D) 30 mol ATP
E) 32 mol ATP
45 – E
Karaciğer ve kalp kasında malat-aspartat mekik sistemi bulunduğundan 1 mol glukozun CO2 ve suya kadar katabolize
edilmesi sonucu net 32 mol ATP kazanılır.
46. Herhangi bir fosfoaçilgliserol bileşiğinde aşağıdaki moleküllerden hangisi bulunmaz?
A) Gliserol
B) Yağ asidi
C) Sfingozin
D) Alkol ya da polialkol
E) Fosfotidik asit
46 – C
Fosfoaçilgliserol ya da diğer adı ile gliserofosfolipidler, gliserol
türevidirler. Gliserolün 1. ve 2. Karbonuna yağ asiti bağlandıktan
sonra 3. Karbonuna fosfat bağlanmakta ve fosfotidik asit oluşmaktadır. Fosfotidikasite ise kolin, serin, etanolamin ya da inozitol gibi alkollerin bağlanması ile fosfoaçilgliseroller oluşur. Sfingozin (serin + palmitat) türevi olup, fosfoaçilgliserollerde bulunmaz.
43. Glukoneogenez reaksiyonlarında bir kontrol noktası
olan ve karaciğerde glikojenoliz reaksiyonlarda da işlev
gören, ayrıca açlıkta miktarı arttırılan enzim aşağıdakilerden hangisidir?
A) Glukokinaz
A) 2 mol ATP
E) Glukoz –6- fosfataz
47. Aşağıda verilen bileşiklerden hangisi izopren birimi
içermez?
43 – E
Glukoz –6- fosfataz enzimi esas olarak karaciğerde bulunur. Bu
enzim glukoneogenezde, glukokinaz enzimini by-pass ederken, glikojen yıkımında karaciğerde depolanan glikojenin kana
glukoz olarak verilmesini sağlar.
A) Dolikol fosfat
B) Vitamin D
C) Ubiqinon
D) Vitamin B12
E) Hem A
11
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
47 – D
İzopren bileşikleri kolesterol sentezi sırasında mevalonattan
oluşan 5 karbonlu bileşikler olup, yağda çözünen vitaminler
başta olmak üzere, ubiqinon, dolikol gibi bileşiklerin öncülüdür. Vitamin B12 ise kobalamin halkasından oluşur.
ciğer ve pankreas a giriş yapar. Özellikle karaciğerde glikoliz
yoluna yönlendirilerek pirüvat ve dolayısı ile asetilKoA artışına
neden olur. Artan bu asetilKoA’lar yağ asiti sentezine, yağ asitleri de TAG sentezine yönlendirilir. Ayrıca artan asetilKoA’lar
kolesterol sentezini de arttırır. Fruktoz tüketiminin glikolipidve
sfingolipidsentezine doğrudan bir etkisi yoktur.
48. Yağ asitisentaz sisteminde 1 molekül palmitik asit sentezleninceye kadar toplam kaç mol malonil KoA ve kaç
mol NADPH+H+ harcanır?
Harcanan NADPH+H+
A) Keratan sülfat
B) Heparin
A) 1 mol
7 mol
C) Hyaluronik asit
D) Heparan sülfat
B) 7 mol
7mol
E) Kondrotin sülfat
C) 7 mol
14 mol
D) 14 mol
7 mol
E) 14 mol
14 mol
Harcanan Malonil KoA
50. Yapısında sülfat içermeyen glikozamino glikan bileşiği
aşağıdakilerden hangisidir?
50 – C
Hyaluronik asit, yapısında sülfat içermez ve karbonhidratprotein arasında da kovalent bağ yerine non-kovalent bağlar
bulundurur.
48 – C
Bir molekül palmitik asit sentezleninceye kadar 7 molmalonilKoA ve 14 mol NADPH+H+ harcanır. ATP harcanması, asetilKoA’danmalonilKoA oluşumunda harcanmakta, NADPH+H+
molekülleri ise çift bağların doyrulmasında harcanmaktadır.
51. Steroit hormon sentezinde 27 karbonlu kolesterolden
mitokondride pregnenolon oluşumunu katalizleyen
enzim aşağıdakilerden hangisidir?
A) 3-Beta OH steroiddehidrogenaz
B) Mitokondrial yan zincir parçalıyıcı enzim
C) 17-Alfa hidroksilaz
D) 5-Alfa redüktaz
E) 16-Alfa hidroksilaz
51 – B
Kolesterolden mitokondride pregnenolon oluşumunu katalizleyen enzim desmolaz (mitokondrial yan zincir parçalayıcı
enzim)’dır.
52. Aşağıda verilen yöntemlerden hangisi şeker ölçümünde kullanılır?
B) Folin-Ciocalteu yöntemi
C) Biüret yöntemi
D) Lowry yöntemi
E) Fehling yöntemi
49. Aşağıdakilerden hangisi aşırı fruktoz tüketimi ile ilişkisi değildir?
52 – E
Seçeneklerde geçen, Kjeldahl yöntemi, Folin-Ciocalteu yöntemi, Biüret yöntemi ve Lowry yöntemi ile kantitatif protein
ölçümü yapılmaktadır. Fehling yöntemi ise şeker ölçümünde
kullanılır.
A) Yağ asidi sentezinde artış
B) Sfingolipid ve glikolipid sentezinde artış
C) Triaçilgliserol(TAG) sentezinde artış
D) Kolesterol sentezinde artış
E) Ürik asit oluşumunda artış
53. Aseto asetat ve 3-hidroksibütiratın sentezlendiği organ-doku aşağıdakilerden hangisidir?
49 – B
Aşırı fruktoz tüketimi, fruktokinaz enziminin düşük Km değeri
nedeni ile hücre içi fosfat havuzunun tükenmesine neden olur.
Hücre içi ADP ve AMP gibi pürin nükleotidleri aşırı artar ve yıkılır. Bunun sonucu da ürik asit seviyesi yükselir. Ayrıca aşırı
alınan fruktoz GLUT-2’lerin öncelik tanıması nedeni ile karawww.tusem.com.tr
A) Kjeldahl yöntemi
A) Akciğer
B) Böbrek
C) Karaciğer
D) Kas dokusu
E) Yağ dokusu
12
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
53 – C
KETON CİSİMCİKLERİ ve METABOLİZMALARI: Karaciğer mitokondrisi yağ asit veya piruvatoksidasyonu ile oluşan fazla miktardaki asetilCoA’ları keton cisimciklerine çevirebilir. Bunlar
asetoasetat, β-hidroksibütirat ve asetondur. Kanla perifere taşınır ve yeniden asetilCoA’ya çevrilip TCA’ya girebilirler. Perifer
dokular için önemli enerji kaynağıdır. Karaciğer ise tiyoforaz
enzimi içermediğinden kullanamaz.
besiyeridir. Bu besiyerinde EHEC sorbitolü fermente etmez.
Diğer eşleştirmeler doğrudur.
Besiyerleri
Besiyeri
Bakteri
Seçici/ ayırtedici besiyeri
Gr (-) enterik
MacConkey agar ve
bakteriler
Eosin methylene blue
agar (EMB)
Mannitol tuzlu agar
(Chapman besiyeri)
Staphylococcus
aureus
Lowenstein-Jensen veya Mycobacterium
Middlebrook
54. Prokaryotik hücrelerde peptidiltransferaz aktivitesini inhibe ederek protein sentezini durduran bileşik aşağıdakilerden hangisidir?
A) Puromisin
B) Tetrasiklin
C) Eritromisin
D) Streptomisin
54 – E
Prokaryotlarda protein sentez inhibitörleri: Kloramfenikol:
50 S; Peptidiltransferazıinhibeeder. Makrolidler(eritromisin),
linkozamidler(klindamisin), streptograminler, fusidik asit 50 S;
translokasyonuinhibe ederler. Aminoglikozitler: 30 S; başlangıç
kompleksi oluşumunu engeller; mRNA’nın yanlış okunmasına
neden olurlar. Tetrasiklinler: 30 S; AminoaçiltRNA’nın A bölgesine
bağlanmasını inhibe ederler. Puromisin: Aminoaçil t-RNA anoloğu olarak zincir sentezinin erkenden sonlanmasına neden olur.
Bakteri
Kanamisin Vankomisin
Laked Blood agar (KVLD)
Özel besiyerleri
Thayer Martin
Anaerob Grbakteriler için
CIN agar (Cefsoludin
Irgasan Novobiosin agar)
Bordet-Gengau veya
Regan- Lowe besiyeri
Eaton’s agar
55. Bakteri ve ürediği besiyeri eşleştirmesinde hangisi yanlıştır?
A) Vibrio cholerae
Mantar
Neisseria
gonorrhoeae
TCBS (Tiosülfat Citrat Bile V. cholerae
Sucrose) / Alkali by
BCYE (Buffered charcoal Legionella
yeast extract)
Francisella
Nocardia
Loffler veya
C. diphtheriae
Tellürit agar
Sorbitol MacConkey agar EHEC
E) Kloramfenikol
CHROMagar
Seçici besiyeri
Özellik
Bakterilerin laktoza
etkisi test edilir. Laktoz
pozitif bakteriler
pembe koloni (E. coli
ve Klebsiellla), laktoz
negatifler renksiz koloni
(Salmonella, Shigella ve
Proteus) oluşturur.
Mannitolü kullanan
S. aureus sarı koloni
oluşturur.
Lowenstein-Jensen
yumurta bazlı,
Middlebrook agar bazlı
besiyeri
Maya mantarlarını ayırt
etmek için kullanılır
B. fragilis vb.
Çukulatalı agara göre
daha seçici bir besiyeridir.
İnhibitör olarak
besiyerine kolistin (Gr
-), nistatin (mantar) ve
vankomisin (Gr +) katılır.
V. cholerae besiyerinde
sarı koloniler oluşturur.
L- sistein, ferik pirofosfat
ve aktif kömür bulunan
besiyeri
Gri siyah koloniler
Enterohemorajik E. coli
(O157:H7) sorbütolü
fermente etmediğinden
renksiz koloniler
oluşturur
Yersinia
Öküz gözü
enterocolitica
görünümünde koloniler
oluşturur
Bordetella pertussis Nazofarenks sürüntü
örneğinden B. pertussis
izolasyonu için kullanılır
Mycoplasma
İçerisinde lipit bulunan
besiyerinde sahanda
yumurta görünümünde
koloniler
TCSB agar
B) Clostridium difficile Sorbitol Mac- Conkey agar
C)Coryne bacterium
diphteriae
Potasyum tellürit
D) Yersinia türleri
CIN besiyeri
56. Zorunlu aerob ve fakültatif anaerob bakterilerde bulunan enzim aşağıdakilerden hangisidir?
A)Elastaz
B)Hyalüronidaz
E) Neisseria gonorrhea Thayer – Martin besiyeri
C)Katalaz
55 – B
Clostridium difficile için seçici besiyeri CCFA (Sefoksitin sikloserin fruktoz agar) besiyerdiir. Sorbitol Mac –Conkey Agar
besiyeri EHEC (verotoksijenik E.coli, E.coli O157:H7) için seçici
D) Koagülaz
E) Lesitinaz (fosfolipaz C, alfa toksin)
13
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
Zorunlu ve fakültatif intrasellüler mikroorganizmalar
56 – C
Zorunlu aerob ve fakültatif anaerob bakterilerde buluanan
enzimler katalaz ve süperoksit dismutaz enzimleridir. Bakterilerin üreme özellikleri Tablo’da gösterilmiştir.
Zorunlu hücre içi
Fakültatif hücre içi mikroorganizmalar
Mikroorganizmalar Bakteri
Mantar
Parazit
Chlamydia
Mycobacterium Histoplasma
Toxoplasma gondii
capsulatum
(Makrofaj)
(Makrofaj)
Ricketsiya (ATP)
Francisella
Penicillum
Leishmania spp.
marneffei
(Tatarcık - Makrofaj)
(Makrofajı
tutar ve kırmızı
pigment yapar)
Virüsler
Legionella
Babesia microti
(Kene - Eritrosit)
*Microsporidia
Neisseria
Plasmodium
spp. (Sivrisinek Eritrosit)
Yersinia
Trypanosoma
(Amastigot Myokard)
Shigella
Brusella
Salmonella
Bartonella
Listeria
Üreme
Enzimler
Enerji üretimi Örnek
Aerob Anaerob Süperoksit Katalaz Oksidayon/
dismutaz
Fermentasyon
+
-
+
+
Oksidasyon
-
+
-
-
Fermentasyon Aktinomyces
Bacteroides
Clostridium
+
+
+
+
Oksidasyon ve Enterik
fermentasyon bakteriler ve
bazı flora
bakterileri
Kapnofilik
Mikroaerofilik
Fakültatif
anaerob
Anaerob
Aerob
Bakteri
Bakterilerin üreme özellikleri
Zayıf
Üreme
Az
Az
Karbondiyoksite ihtiyaç duyanlar (%510 CO2)
Düşük
oksijen(<%5),
H2 ve CO2’de
artış.
Mycobakterium
tuberculosis
Mycoplasma
pneumoniae
Nokardiya
Pseudomonas
Bacillus
* Primitif ökaryotik parazit, mitokondrisi bulunmaz.
Helicobakter
Campylobacter
Ersipelothrix
58. Bakterilerde ribozomlarda protein sentezinde (translasyon aşamasında) inisiasyon (başlangıç) fazında 30
S ribozoma ve 50 S ribozom alt birimlerine bağlanarak
protein sentezini inhibe eden antibiyotikler aşağıdakilerden hangisidir?
Brusella abortus ve Neisseria
gonorrhoea
57. Aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisi zorunlu intrasellülerdir?
Linezolid
B) Tetrasiklin
Kloramfenikol
C)Siklohekzimid
Linkozamid
D) Aminoglikozid
Makrolid
E) Tetrasiklin
Kloramfenikal
58 – A
Bakterilerde ribozomlarda protein sentezinde (translasyon
aşamasında) inisiasyon fazında 30 S ribozoma bağlanarak protein sentezini inhibe eden antibiyotik grubu aminoglikozidler,
50 S ribozom alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe
eden antibiyotik ise oksazolidinon grubunda yer alan linezoliddir.
A) Histoplasma capsulatum
B) Toxoplasma gondii
C) Listeria monocytogenes
D) Hepatit C virüsü
E) Mycobacterium tuberculosis
Ribozom 30 S alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe eden antibiyotikler: Aminoglikozidler ve tetrasiklinler (A-T:
Avrupa Teşkilatı olarak ezbelerlenebilir)
57 – D
Virüsler, klomidyalar, riketsiyalar ve protozon olan Microsporidia zorunlu intrasellüler mikroorganizmalar olup, hücre içi
yerleşim gösterir. Soruda yer alan hepatit C virüsü zorunlu
intrasellüler mikroorganizmadır. Diğer seçeneklerde yer alan
mikroorganizmalar fakültatif intrasellüler olup, monosit ve
makrofajların içerisinde yerleşim gösterir (Retiküloendoteliyal sistem hücrelerinde tutulum yapar) Zorunlu ve fakültatif
intrasellüler mikroorganizmalar Tablo’da gösterilmiştir.
www.tusem.com.tr
30 S ribozoma bağlanan 50 S ribozoma bağlanan
A) Aminoglikozid
Ribozom 50 S alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe
eden antibiyotikler: Kloramfenikol, makrolidler, linkozamidler,
linezolid ve streptograminler (kinopristin/dalfopristin)’dir (
KML-Linezolid-Streptogramin olarak ezberlenebilir)
Protein sentez aşamasında etki eden antibiyotikler ve etki
mekanizmaları Tablo’da gösterilmiştir.
14
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
Protein sentezi (Translasyon) aşamaları
61. Zoonotik enfeksiyon etkeni olmayan aşağıdakilerden
hangisidir?
1. İnisiyasyon (Başlama)
- Aminoglikozitler 30S ribozoma bağlanarak inisiyasyon
kopleksinin oluşmasını engeller
- Oksasolidionlar (linezolid) 50S ribozoma bağlanarak inisiyasyon
kopleksinin oluşmasını engeller
2. Elongasyon: Tetrasiklinler 30S’e bağlanarak tRNA’nın A
bölgesine bağlanmasını engeller.
3. Peptidil transferaz: Kloramfenikol ve dalfopristin 50S ribozoma
bağlanarak peptidil transferaz enzimini inhibe eder.
4. Translokasyon: Makrolitler, Linkozamidler ve Streptograminler
50S (23S)’e bağlanarak translokasyonu engeller.
5. Uzama faktörü (elongation factor-2, EF2): Difteri ve
Pseudomonas aeruginosa’nın ekzotoksinleri ökaryotik EF2’yi
inhibe ederek protein sentezini engeller.
A) Yersinia enterocolitica
B) Campylobacter jejuni
C) Brucella abortus
D) Shigella sonnei
E) Salmonella enteritidis
61 – D
Shigella sonnei zoonotik enfeksiyon etkeni değildir. Sadece
insanlarda hastalık oluşturur.
Benzer şekilde Salmonella typhi, Salmonella paratyphi A, paratyphi B ve paratyphi C’de sadece insanlarda hastalığa neden
olur, zoonotik enfeksiyona (hayvanlarda hastalık oluşturup hayvanlardan insanlara bulaşan enfeksiyonlar) neden olmazlar.
Zoonotik (Hayvan Kaynaklı) Enfeksiyon Oluşturan Gram Negatif Basiller
Brucella spp.
Francisella tularensis
Yersinia spp.
Pasteurella multocida
Campylobacter jejuni
Non-tifoidal Salmonellar (S.typhi, Salmonella paratyphi A,
paratyphi B ve pParatyphi C dışındaki Salmonellalar)
59. Tüberküloz basilinin hücre duvarı yapısında aşağıdakilerden hangisi bulunmaz?
A) Kord faktör
B) Endotoksin
C) Peptidoglikan
D) Arabinogalaktan
E) Mikolik asit
59 – B
Tüberküloz basilinde(Mycobacterium tuberculosis) hücre duvarı yapısında endotoksin bulunmaz. Endotoksin (lioppolisakkarit,
Lipit A) sadece Gram negatif bakterilerin hücre duvarı yapıısnda
bulunur. Seçeneklerde yer alan kord faktör, peptidoglikan, mikolik asit ve arabinogalaktan ise hücre duvarı yapısında bulunur.
62. Kontakt lensle ilişkili keratit etkeni olan, oksidaz pozitif,
nonfermentatif, hareketli Gram negatif basil hangisidir?
60. Pnömonisi olan 55 yaşında erkek hastanın balgamının
Gram boyamasında Gram (-) diplokok saptanmıştır. Kültürde üreyen etken oksidaz pozitif ve DNA’az pozitif olarak bulunuyor.
A) Pseudomonas aeruginosa
B) Nocardia asteroides
C) Klebsiella oxytoca
Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?
D) Serratia marcescens
A) Klebsiella pneumoniae
E) Haemophilus aegytius
62 – A
Kontakt lensle ilişkili keratit etkeni olan, oksidaz pozitif,
nonfermentatif, hareketli Gram negatif basil Pseudomonas
aeruginosa’dır.
B) Pseudomonas aeuginosa
C) Moraxella catarrhalis
D) Neisseria meningitidis
E) Haemophilus influenzae
P.aeruginosa kontak lensle ilişkili keratite neden olur ve korneada fulminan ülserasyonla karakterizedir. Kısa süre içinde
tedaviye başlanmazsa panoftalmite neden olur. (Kontak lensle ilişkili keratit etkenleri pseudomonas (en sık), nokardia ve
acanthamoeba’da kontak lensle ilişkili keratite neden olur).
60 – C
Moraxella catarrhalis’in özellikleri tanımlanmaktadır.
Gram negatif
diplokoklar
Neisseria
meningitidis
Neisseria
gonorrhae
Moraxella
catarrhalis
oksidaz Glukoz
Maltoz
DNAse Beta
fermentasyonu fermentasyonu
laktamaz
+
+
+
_
Yok
Proflaksi
+
+
_
_
Bazen
-
+
_
_
+
Çoğunlukla -
Rifampin
Bunun dışında P.aeruginosa lastik ayakkabı kullananlarda eğer
bir yara söz konusuysa osteokondrite neden olabilir.
İntravenöz ilaç bağımlılarında sağ kalp endokarditine neden
olan en önemli iki etkenden biridir (en sık etken S. aureus).
Moraxella (Branhamella) catarrhalis
Normal konakta nazofarinkste kolonize olan immünitesi düşük kişilerde otit, sinüzit, bronşit ve pnömoni oluşturabilen bir
etkendir. Oksidaz ve DNAa’zı pozitif (S. aureus ve S. pyogenes
gibi) gram negatif diplokoktur. Yüsek oranda (% 90) beta laktamaz salgılar. Tedavisi antibiyograma göre yapılmalıdır.
Haemophilus aegyptius: Oldukça bulaşıcı bir konjuktivite neden olur. Ayrıca çocuklarda ateş, purpura, şok ve ölümle sonuçlanan Brezilya purpurik ateşinin etkenidir.
15
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
63. Aşağıdakilerden hangisi Gram negatif, oksidaz (+), hareketli bakteriler içerisinde hangisi yer almaz?
65. Fagozom-lizozom birleşmesinin engellendiği, otel ve
hastanelerde su borularında slime faktör benzeri madde üretebilen, Gram boyasıyla boyanmayan, doğadaki
serbest amiplerin içerisinde üreyebilen, pnömoni etkeni fakültatif hücre içi bakteri hangisidir?
A) Pseudomonas aeruginosa
B) Vibrio cholerae
C) Aeromonas hydrophila
A) Chlamydia trachomatis
D) Plesiomonas shigelloides
B) Mycoplasma pneumoniae
E) Yersinia enterocolitica
C) Chlamydia pneumoniae
63 – E
Yersinia enterocolitica Enterobactericea ailesinde yer alan zoonotik enfeksiyon etkeni Gram negatif basildir. Tüm Enterobactericea ailesi üyeleri (E.coli, Klebsiella, Proteus, Salmonella, Shigella, Enterobacter, Morganella vb.) oksidaz (sitokrom
C) negatiftir. Yersinia enterocolitica Genellikle üreaz (+)’dir.
D) Legionella pneumophila
E) Coxiella burnetti
65 – D
Soruda Legionella pneumophila’nın özellikleri tanımlanmıştır.
LEGİONELLA: Nonfermenter, katalaz ve oksidaz pozitif pleomorfik basildir. Gramla boyanmaz Zorunlu aerob olup bir çok
legionella türü polar flagellasıyla hareketlidir. İnsanda en sık
hastalık oluşturanlar tip 1 ve 6’dır (en sık tip 1). Legionella
alveolar makrofajlarda, monositlerde ve doğada amipler
(Acanthamoeba ve Naegleria gibi) içinde yaşayan fakültatif
intrasellüler bir mikroorganizmadır.
Nemli ortamlarda uzun süre canlı kaldığından klima, duş başlığı gibi sıcak su (50 oC’de 30 dakika dayanır) sistemlerinden
aerosol yoluyla insanlara bulaşır.
Hücresel immün yetmezliği olanlar (en riskli grup, renal ve
kardiyak transplantasyon), yaşlılar (>55yaş) ve çocuklar, kronik hastalığı olanlar (KOAH, kalp yetmezliği, hemodiyaliz hastaları, DM), sigara ve alkol bağımlılığı predispozan faktörlerdir.
Virülans Faktörleri: En önemli virülans faktörü fagozom- lizozom
füzyonunu engelleyerek makrofajların içinde yaşayabilmesidir.
Bu özellik M.tuberculosis ve Brucella cinsi bakterilerde de mevcuttur.Vakuol içinde yaşıyabilmesi için mutlaka demire ihtiyacı
vardır. Burada salgılamış olduğu proteolitik enzimlerle (fosfolipaz, lipaz, nükleaz) konak hücrede hasar oluşturur. Legionellaya
karşı temel konak savunma sistemi hücresel immün sistemdir.
64. Poliribozil-ribitol fosfat yapısında kapsül yapısı, lipooligosakkarit yapıda endotoksin, IgA proteazı ve pilusu
bulunan Gram negatif kokobasil hangisidir?
A) Neisseria meningitidis
B) Moraxella catarrhalis
C) Neisseria gonorrhea
D) Haemophilus influenzae
E) Brucella abortus
64 – D
Soruda Haemophilus influenzae’nın özellikleri tanımlanmaktadır.
Haemophilus İnfluenzae
Küçük gram negatif kokobasil. Polisakkarit kapsülü bulunan
H. influenzae üst solunum yolu florasında bulunmamasına
rağmen özellikle çocuklarda % 2- 4 oranında nazofarinks taşıyıcılığı bulunabilir. Kapsülsüz türler ise nazofarinks florasında
bulunur (%50- 80). Kapsülü poliribozil-ribitol fosfat yapısında
(PRP) olup antijeniktir. Özgül antiserumlarla yapılan kapsül
şişme reaksiyonuyla tanı konabilir (S. pneumoniae’de olduğu
gibi). Polisakkarit kapsülüne göre altı serotipe ayrılır (a, b, c,
d, e, f). En virülan olan serotip b’dir ve invazif hastalıkların
%90’ından sorumludur.
Kapsül (PRP): En önemli virülans faktörüdür ve antifagositik
etki gösterdiği gibi invazyona katkıda bulunur. Bu nedenle invazif enfeksiyonların çoğu H. ifluenzae tip b ile meydana gelir.
Endotoksin: Lipooligosakkarit yapıdadır. Ekzotoksini yoktur.
IgA proteaz: Mukozal IgA’nın etkilerinden korunmuş olur.
Pili: Kapsüllü H. influenzae flora elemanı değildir fakat pilisiyle
solunum epitel hücrelerine tutunur.
Endotoksini Lipooligosakkarit
yapısında olan bakteriler*
Neisseria spp.
H. influenzae
Moraksella catarhalis
66. Doğal (nonspesifik,native) ve kazanılmış (adaptif) immun sistem farklarına ilişkin olarak aşağıdakilerden
hangisi yanlıştır?
A) Doğal immun sistem antijenden bağımsızdır ve patojenlere karşı konağın gösterdiği ilk cevaptır.
B) Doğal immun sistem hızla gelişirken, kazanılmış immun sistem yavaş gelişir.
C) Doğal immun sistemde anatomik bariyerler, inflamasyon ve fagositer hücreler (nötrofil, eozinofil)
görev alırken, kazanılmış immun sistemde T ve B
lenfositler rol alır.
IgA proteaz salgılayan
bakteriler
Neisseria spp.
H. influenzae
S. pneumoniae
D) Doğal immun sitem kortikosteroidlerle, kazanılmış
immun sitem ise siklosporinle inhibe olur.
E) Doğal immun sistem antijene spesifik ve belleği varken, kazanılmış immun sistem antijene nonspesifik
olup, belleği yoktur.
*Polisakkarit (O antijeni) bulunmaz.
www.tusem.com.tr
16
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
66 – E
Doğal immun sistem antijene spesifik değildir ve belleği yoktur, kazanılmış immun sistem ise antijene spesifik olup, belleği
(Bellek T ve B lenfositler) mevcuttur.
Doğal ve Kazanılmış immun sistemin farkları Tablo’da gösterilmiştir.
Doğal (nativ,innate,nonspesifik)
immün sistem
Hızlı gelişir (saatler içinde)
Uyaran: LPS (endotoksin),
peptidoglikan, viral RNA, sistemik
hastalık (Ör: Septik şok vb)
Cevap sürecinde değişiklik
göstermez
Hücresel: Makrofaj ve NK
Humoral: Kompleman, mannoz
bağlı protein (MBP) ve nötrofil
Kortikosteroidlerle inhibe edilir
68. Th0’dan Th2 lenfosit alt grubu yönüne farklılaşmaya ve
Th2’de artışa neden olan, antiinflamatuvar etkili sitokin aşağıdakilerden hangisidir?
A) IL-12 B) IL-4 C) IL-10 D) IL-13 E) TGF-beta
68 – B
Th ana hücresinin (Th0) Th2 lenfositlere farklılaşmasını uyaran
temel sitokin IL-4, Th1’e farklılaşmasını uyaran temel sitokin ise
IL-12’dir. Sitokinler ve önemli özellikleri Tablo’da gösterilmiştir.
Kazanılmış (adaptive,spesifik)
immün sistem
Yavaş gelişir (günler sonra)
Uyaran: Protein antijen, lokal
doku hasarı (ör: granülomatöz
inflamasyon vb)
Cevap süreci giderek artar (primer
ve sekonder yanıt)
Hücresel: T lenfosit (Th ve Tc)
Humoral: B lenfositler, plazma
hücresi (Antikor)
İmmunsupresif ilaçlarla (Ör:
Siklosporinle )inhibe edilir
Tablo 2.13: Sitokinler ve etki mekanizması
Sitokin
Kaynak
TNF- alfa
Makrofaj,
(TNF-β=
T lenfosit
lenfotoksin)
67. Mononüklear Fagositik Sistem (Retiküloendotelyal sistem) hücreleri içerisinde yer almayan hücre aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mikroglia B) Langerhans hücresi
C) Osteoklast
D) Dendritik hücre
İnterlökin 1
İnterlökin 2
(TCGF)
İnterlökin 3
E) Plazma hücresi
İnterlökin 4
(BCGF)
67 – E
Plazma hücreleri, B lenfositlerin antijenik uyraımı sonucunda
gelişen ve antikor sentezleyen kazanılmış immün sistemin humoral komponentinde yer alan hücrelerdir. Plazma hücreleri
Mononüklear Fagositik Sistem (Retiküloendotelyal sistem)
hücreleri içerisinde yer almaz.
MAKROFAJ: Büyük mononüklear fagositik hücrelerdir. Makrofajlar temel olarak Th1 ve NK’dan salınan γ- interferon ile uyarılır.
İnterlökin 5
(BCDF)
İnterlökin 6
İnterlökin 7
İnterlökin 8
İnterlökin
10
Mononüklear fagositik sistem eskiden retiküloendotelyal sistem diye isimlendiriliyordu.
Makrofajların Görevleri
Sitokin salınımı: TNF- alfa, IL-1, IL-6, IL-8, IL-12
Fagositoz ve opsonizasyon: Opsonizasyon fagositozun kolaylaştırılması demektir ve özellikle kapsüllü bakterilerin fagositozu için kullanılır. Makrofajlarda opsoninler (C3b ve IgG’nin
Fc kısmı) için reseptör bulunduğundan fagositoz kolaylaşır.
Antijen sunumu: Protein antijenleri CD4 T lenfositlerine sunarlar.
ADCC (Antikora bağlı hücresel sitotoksisite)’ye katılır. IgG’nin
Fc kısmı için reseptör (CD 16) taşır.
B lenfositler ise protein özellikteki antijenleri sunabilir. B lenfositler IL-2, IL-4,IL-5, IL-6 ile aktifleşince antikor (immunglobulin) sentezleyen plazma hücrelerine dönüşür.
İnterlökin
11
İnterlökin
12
İnterlökin
13
İnterlökin
15
Gama
interferon
TGF- beta
17
Fonksiyon
TNF-alfa enflamasyonda ilk salgılanan sitokindir.
Düşük konsantrasyonda: Nötrofil aktivasyonu ve
endotel hücrelerine adezyon. Yüksek konsantrasyonda: septik şok, nekroz ve tümör. Yağ ve
kaslarda katabolik aktiviteye sahip olduğundan
kaşeksin de denir (lipoprotein lipazı inhibe eder).
Karaciğer: Akut faz reaktanlarının sentezi (amiloid A, fibrinojen) TNF- α blokan antikorları Crohn
hastalığı, RA, psoriyatik artrit ve ankilozan spondülit tedavisinde kullanılır.
Makrofaj
Hipotalamus: Ateş (endojen pirojen) PGE2 yapımını arttırarak.
Karaciğer: Akut faz reaktanlarının sentezi
Th1
Otokrin hücre proliferasyonu, T hücre büyüme
faktörü (T cell growth factor) Th, Tc ve B lenfosit
aktivasyonu
Th2
Multipotent kök hücrelere etki ederek hematopoezi uyarır.
Th2, mast
Th2 artışı. B lenfositlerin çogalması (humoral imhücresi
müniteyi arttırır). İzotip swich (IgG4) ve IgE artışı
(anaflatik tip hipersensitivite reaksiyonu Tip-1’e
yatkınlık). Makrofaj ve Th aktivasyonunun inhibisyonu sonucunda gama- interferon, IL-12 ve TNF
üretiminin engellenmesi.
Th2
B lenfositlerin farklılaşması. Eozinofil (allerjik tip
hipersensitivite reaksiyonu) ve IgA artışı.
Th2, makrofaj Karaciğerde akut faz reaktanlarının sentezi, B lenfosit proliferasyonu, Myeloma (neoplastik plazma
hücresi) ve bunun derivesi olan monoklonal antikor üreten hibridoma gelişimine neden olur.
Fibroblast,
İmmatür lenfoid progenitör
Kİ’nin stromal
hücreleri
Makrofaj
Nötrofil kemotaksisini aktive eder
Epitel hücresi
PNL
Th2
Th1’in gelişimini inhibe eder, sonuçta Th1 hücrelerinden salınan gama interferon üretilemez. Antijen sunan hücre (Makrofaj vb) aktivasyonunun
inhibisyonu sonucunda IL-12 ve TNF üretiminin
engellenmesi. B lenfosit proliferasyonu.
Megakaryosit maturasyonunu sağlar. Trombositopeni ve osteoporoz tedavisinde kullanılır.
Makrofaj
NK ve TH1 aktivasyonu. THo’ın Th1’e farklılaşmave dendritik sı. Sitolitik aktivitenin artması sonucunda enfekte
hücre
hücrenin ölümü,
Th-2
İmmün sistemi baskılayıcı etki, allerjik hava yolu
hastalıklarının (astım vb) gelişiminde rol alır.
Makrofaj
NK büyüme faktörü
Th ve NK
(Lenfosit)
T lenfosit
Makrofaj ve NK hücrelerinin fagositozis ve öldürme işleminin uyarılması, MHC I ve II sentezinin
uyarılması. IgG1 ve IgG2 üretimi, Th2 inhibisyonu
Esas olarak T lenfositlerin çoğalma ve fonksiyonlarını inhibe eder. Antisitokin’dir. Plazmin ile aktive
olur ve kronik inflamatuar olaylardaki fibrozisten
sorumludur.
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
Protozoonların özellikleri
69. Periferik yaymada eritrosit içerisinde birden fazla trofozoit form (vokmen kulaklığı görüntüsü) muz şeklinde
gametosit ve eritrositlerde akantosit (dikensi çıkıntı)
görüldüğü paraziter enfeksiyon etkeni hangisidir?
A) Babesia microti
Protozoonlar
Entamoeba
histolytica
B) Plasmodium vivax
Amipler
(Sarkodina)
C) Leishmania donovaniD) Plasmodium malaria
E) Plasmodium falcifarum
69 – E
Sıtma anofel cinsi dişi sivrisineklerin insanı ısırması ile bulaşan
Plasmodium türlerinin neden olduğu bir protozoon enfeksiyonudur. Plasmodium falcifarum sıtmasında periferik yaymada eritrosit içerisinde birden fazla trofozoit form muz şeklinde gametosit
ve eritrositlerde akantosit (dikensi çıkıntı) görülür. Sıtma etkeni
olan plazmodium türleri ve özellikleri Tablo’da gösterilmiştir.
Silyalı
Sporlular
(Sporozoa)
seksüel ve
aseksüel
üreme
gösterirler
Sıtma türleri ve özellikleri
Bulgular
Sıtma türü
İnfekte
eritrosit sayısı
İnfekte
eritrosit yaşı
İnfekte
eritrosit
büyüklüğü
Kanda
bulunan
parazit
formları
Eritrositte
pigment
P. falciparum
P. malariae
P. vivax
Selim
Habis tersiyan Kuartan
tersiyan
(48sa) sıtma
(72sa) sıtma
(48sa) sıtma
Az
%5’den fazla
%2’den az
Selim
tersiyan
(48sa) sıtma
%2’den az
Matür
eritrosit
Retikülosit
Retikülosit
Normal
Normal
Normalden
büyük
Normalden
büyük
Ring yada
gametosit
Tüm formlar Tüm formlar Tüm formlar
Maurer
lekeleri
Zieman
granülleri
Bant
Muz şeklinde şeklinde
gametositler, trofozoidler
Diğer
trofozoidlerde tipiktir. Rozet
özellikler
volkmen
(papatya)
kulaklığı
şeklinde
manzarası
gametositler
görülür
Sık ve şiddetli,
Anemi ve SSS
eritrositlerde Nadir
tutulumu
masif hemoliz
Nefrotik
Nadir
Sık
sendrom
Schüffner
granülleri
Schüffner
granülleri
Olgun
trofozoitte
pleomorfik
stoplazma
(Ameboid
trofozoid)
Enfekte
eritrositler
oval ve
püsküllü
kenara sahip
Nadir
Nadir
Nadir
Yok
B) Haemophilus ducrei
C) Trichomonas vaginalis
D) Candida albicans
Fekal- oral
Kontak lensle
ilişkili keratit
Acanthamoeba AIDS’te
granülomatöz
ensefalit
Primer amip
Naegleria fowleri
meningoensefaliti
Balantidum coli Kolit
Sıtma (eritrosit
Plasmodium spp
tutulumu)
Babesiyoz
(eritrositlerde
Babesia microti
sıtmaya benzer
görünüm)
Toxoplazma
gondii
Konjenital enf.
AIDS’te ensefalit
Sular
Sular
Fekal- oral
Sivrisinek
Kene
Ookist,
bradizoid,
trofozoid
Fekal- oral
Fekal- oral
Fekal- oral
Flebotom
(tatarcık)
Cinsel ilişki
Fekal- oral
Çeçe sineği
A) Klamidospor
B) Askospor
C) Zigospor
D) Oospor
E) Bazidiyospor
71 – A
Klamidospor mantarların eşeysiz spor formudur. Diğer seçeneklerdeki spor formları ise eşeyli spor formudur. Mantarlar
ve spor formları Tablo 1 ve Tablo2 ‘de gösterilmiştir.
Eşeyli sporlar
Eşeyli sporlar (Seksüel spor)
Bazidiyospor* (basidomycetes)
Askospor (askomycetes) Septalı hif
Örnek
Cryptococcus
Histoplasma, Blastomyces
Coccidioides, Candida,
Saccharomyces cerevisiae
Zigospor (zygomycetes) Septasız hif Mucor Rhizopus, Apsidia Pilobolus
Oospor
İnsanda hastalık yapmaz
E) Chlamydia tractomatis L1-3 serotipleri
70 – C
Soruda Trichomonas vaginalis protoozon enfeksiyonu tanımlanmaktadır. Protozoonlar (tek hücreli parazit) ve özellikleri
Tablo’da gösterilmiştir.
www.tusem.com.tr
Amipli dizanteri
71. Mantarların eşeysiz spor formuna örnek aşağıdakilerden hangisidir?
70. Sadece trofozoit formu bulunan, cinsel yolla bulaşan
ve bu nedenle hastanın partneriyle bilikte tedavi edilmesini gerektiren, kadınlarda yeşil renk vajinal akıntıya
neden olan vajinit etkeni mikroorganizma hangisidir?
A) Entamoeba coli
Bulaş yolu
Cryptosporidium
İshal
parvum
İsospora belli
İshal
Cyclospora
İshal
cayetanensis
Visseral
Leishmania
laişmanyozis
donovani
(RES tutulumu)
Vajinit
Trichomonas
Kamçılılar/
(sadece trofozoidi
vaginalis
flagella
var)
(Mastigofora)
Steatore,
Giardia lamblia
malabsorbsion
Trypanosoma
Chagas hastalığı
cruzi
P. ovale
Tüm yaştaki
eritrositler
Hastalık
18
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
Eşeysiz sporlar
Eşeysiz sporlar (Aseksüel spor, konidyum)
Blastospor (maya mantarının oluşturduğu
tomurcuk)
Artrospor (tespih tanesi şeklinde spor)
Antifungaller ve etki mekanizması
İlaç
Poliyenler
Amfoterisin B
Nistatin
Etkinlik
*Dermatofit enfeksiyonlarının
tedavisinde kullanılmaz. Amfoterisin
B en geniş spekturumlu antifungal
olmasına rağmen oldukça
NEFROTOKSİK (akut tubuler nekroz)
bir ilaç olduğundan sadece şiddetli
fungal enfeksiyonların tedavisinde
kullanılır.
Azoller
Sitokrom p450
BOS’a en iyi geçen azol flukonazol’dür.
Flukonazol
bağımlı bir
*Candida krusei, *Aspergillus,
Vorikonazol
enzim olan 14Zygomycetes ve Fusarium flukonazole
Ketakonazol
α- demetilazı
dirençlidir. Flukonazol hamilelerde
Itrakonazol vb. inhibe ederek
kullanılmaz. Vorikonazol BOS’a
lanosterolden*
iyi geçer ve primer endikasyonu
ergosterol
invazif aspergillozistir. İtrakonazolün
sentezini inhibe kapsülünün çözünmesi için asit Ph
eder.
gerekir bu nedenle H2 bloker, anti
asit ve PPİ ile kullanılmaz. En toksik
olan ketakonazoldür. Antiandrojenik
etki, adrenal süpresyonu,
karaciğer disfonksiyonuna neden
olur. Zygomycetes tedavisinde
kullanılabilen azol posakonazol’dur.
Ekinokandinler Beta glukan
Sadece parenteral kullanılır.
Kaspafungin
sentezini
*Candida’ya fungusidal etkili
Mikafungin
engelleyerek
olduğundan flukonazole dirençli
Anidulafungin hücre duvarı
kandida enfeksiyonlarının tedavisinde
sentezini inhibe kullanılır. Aspergillusa karşı
eder.
fungustatik etkilidir.
Nükleosid
Nükleik asit
BOS’a en iyi geçen antifungaldir.
Analoğu
(DNA ve RNA)
Candida ve C. neoformansa etkilidir.
Flusitozin
sentezini inhibe Aspergillus, dimorfik mantarlar,
(5eder
Fusarium ve Zygomyces’e etkisizdir.
Fulorositozin)
Kemik iliğine toksiktir (Zidovudin ve
gansiklovir gibi).
Griseofulvin
Mikrotubullerle Sadece dermatofit enfeksiyonlarının
etkileşime
tedavisinde kullanılan oral ve
girerek mitozu
topikal formları var. Onikomikoz
inhibe eder
tedavisinde kullanılmaz. Teratojen
ve karsinojendir. P450 ve warfarin
metabolizmasını arttırır.
Alilaminler
*Sequalen
Terbinafin günümüzde dermatofit
(Terbinafin) ve epoksidazı
enfeksiyonlarının tedavisinde en sık
Tiokarbamat
inhibe ederek
kullanılan ilaçtır. Alilaminlerin oral ve
(Tolnaftat)
ergositerol
topikal preparatları var. Tolnaftat’ın
sentezini engeller sadece topikal preparatı vardır.
Örnek
Candida albicans
Dermatofitler
Ak piedra (Trichosporon
beigelii)
Coccidiodes immitis
Geotrichum candidum
Klamidiospor (büyük, kalın duvarlı, ısıya ve Candida albicans
kuruluğa dayanıklı)
Sporangiospor
Mukor, Rhizopus
Prototheca (Morula paterni)
Konidiyospor
72. Mantarların serolojik tanısına yönelik yanlış olan eşleştirme aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnvaziv kandidiyazis → Mannan antijeni ve antikoru
B) Candida infeksiyonu → Beta 1,3 glukan testi
C) Aspergillus infeksiyonu → Quellung testi
D) İnvaziv aspergilloz → Galaktomannan
E) Aspergillus infeksiyonu → Beta 1,3 glukan testi
72 – C
Quellung testi (kapsül şişme reaksiyonu) kapsüllü bakterilerin
(Pnömokok, meningokok, H.influenza tip B) tanısında kullanılan kapsül yaspısını gösteren bir testtir. Aspergillus türleri
fırsatçı küf mantarı olup kapsül yapısı bulundurmaz. Kapsüllü
mantarlar Crytoccoccus neoformans ve Rhodotorula türleridir. Diğer eşleştirmeler doğrudur.
Etki Mekanizması
Ergosterole
bağlanarak por
oluşturur ve
membranda
oksidatif hasar
gelişimine neden
olur.
74. Virüslerin yapısında aşağıdakilerden hangisi bulunmaz?
73. Beta glukan sentezini engelleyerek hücre duvarı sentezini inhibe eden antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
A) DNA
B) RNA
C) Kapsid D) Zarf
E)Mezozom
74 – E
Mezozom yapısı prokaryot mikroorganizmalarda (bakterilerde)
bulunur. Başlıca septal ve lateral mezozom olmak üzere 2 tip mezozom bulunur. Virüsler gerçek hücre yapııs içermeyen mikrorganizmalar olup, DNA veya RNA’dan sadece birini içerir. Buna göre
virüsler DNA virüsleri ve RNA virüsleri diye 2 gruba ayrılır.
A)Vorikonazol
B) Nistatin
C)Psokonazol
D) Anidulafungin
E) Flusitozin
Virüslerde nükleik asiti (DNA veya RNA) örten protein yapıdaki kılıfa kapsid adı verilir. Bazı virüslerde lipid yapıda zarf yapııs
bulunabilir. Zarflı virüsler dış ortam şartlarına ve dezenfeksiyon işlemine en dayanıksız virüslerdir. Zarfsız virüsler zarflı
virüslere göre dış ortam şartları, mide asidi ve dezenfeksiyon
işlemine daha dayanıklıdır. Sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlemine en dayanıklı mikroorganizma ise prionlardır.
73 – D
Beta glukan sentezini engelleyerek hücre duvarı sentezini inhibe eden antifungal ilaç grubu ekinokandinler olup, bu grupta Kaspafungin ,mikafungin ve anidulafungin yer alır. Antifungal ilaçlar ve etki mekanizmaları Tablo’da gösterilmiştir.
19
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
76 – B
Humman papilloima virüs (HPV) latent enfeksiyona neden olabilir. Diğer seçenekelrde yer alan ifadeler doğrudur. Southern blot
hibridizasyon testi DNA virüslerinin tanısında, Northern blot hibridizasyon testi ise RNA virüslerinin tanısında kullanılabilir.
75. HSV tip 1 ve HSV tip 2’nin farklarına ilişkin hangisi yanlıştır?
A) HSV –1 tükrük veya cilt lezyonlarına temasla, HSV –2
ise cinsel ilişkiyle bulaşır.
B) HSV –1 trigeminal gangliyonda, HSV –2 ise sakral
gangliyonda latent kalır.
77. Sigara içen bireyin bronşlarındaki pseüdostratifiye silyalı kolumnar epitelin yerini skuamöz epitelin alması
aşağıdakilerden hangisi ile açıklanır?
C) HSV –1 antiviral ilaçlara HSV –2’den daha fazla dirençlidir.
D) HSV –1 erişkinde ensefalit, HSV –2 ise yenidoğanda
aseptik menenjite neden olur.
E) HSV –1 ısıya HSV –2’den daha fazla dirençli olup, döletli
yumurta koryoallantoik zarında küçük plaklar yapar.
HSV tip 1 ve tip 2’nin özellikleri
Antivirallere direnç
Yaptığı enfeksiyonlar
Menenjit
Ensefalit (mortalitesi
yüksek)
Egzema herpetikum
Keratit ve
keratokonjuktivit
Oral herpes, faranjit,
ösefajit, trakeobronşit
Genital herpes, dolama
Neonatal herpes
Az
HSV-2
Cinsel temas
Genç erişkin
Sakral gangliyon
Az
Döletli yumurta
koryoallantoik
zarında büyük
plaklar
Çok
+/+
+
-
+
+
-
+
+/-
+/+/-
+
+
D) Displazi
77 – B
Metaplazi, matür bir hücre tipinin (epitelyal veya mezenkimal)
yerini, bir başka matür hücre tipinin almasıdır. Strese duyarlı
hücrelerin yerini, olumsuz koşullara daha dayanıklı hücre tiplerinin aldığı adaptif süreçtir. Sigara içenlerde ve A vitmaini
(retinoik asit) eksikliğinde trakea ve bronşları döşeyen normal
silyalı pseudostratifiye kolumnar epitel hücrelerinin yerini çok
katlı yassı epitel (skuamöz epitel) hücreleri alır. Buna skuamöz
metaplazi denir. En sık gözlenen metaplazi örneğidir.
HSV-1 ve HSV-2’nin özellikleri ve neden oldukları enfeksiyonlar Tablo’da gösterilmiştir.
HSV-1
Genellikle tükrük teması
Bebek ve küçük çocuklar
Trigeminal gangliyon
Fazla
Döletli yumurta
koryoallantoik zarında
küçük plaklar
B) Metaplazi
E) Hiperplazi
75 – C
HSV –2 antiviral ilaçlara HSV –1’den daha fazla dirençlidir.Diğer seçeneklerde yer alan ifadeler doğrudur.
Özellikler
Bulaş yolu
Primer enfeksiyon zamanı
Latent bölgesi
Isıya direnç
Üreme özellikleri
A) Atrofi
C) Apoptozis
78. Aşağıdakilerden hangisi reversible hipoksik hücre zedelenmesinde ilk gözlenen morfolojik değişikliktir?
A) Hücresel yağlanma
B) Hücre şişmesi
C)Piknoz
D) Miyelin figürler
E) Mikrovilluslarda küntleşme
78 – B
Reversible hücre zedelenmesinde morfolojik değişiklikler:
Hücre şişmesi (İlk oluşan değişiklik)
Hücresel yağlanma
Hemen her tür zedelenmenin morfolojik ilk bulgusu hücresel şişmedir.(hidropik dejenerasyon, vakuoler değişiklik)
Sitoplazmada küçük berrak vakuoller şeklinde görülebilir.
Yağlı değişiklik hipoksik zedelenmede ve toksik veya metabolik zedelenmelerin çeşitli biçimlerinde izlenebilir. Sitoplazmada irili ufaklı lipid vakuolleri izlenir. En çok hepatosit ve
kalp kası hücresi gibi yağ metabolizmasından zengin hücrelerde görülür.
76. Humman papilloma virüs (HPV) için aşağıdakilerden
hangisi yanlıştır?
A) Sıklıkla cinsel yolla bulaşan zarfsız onkojenik DNA
virüsdür.
79. Aşağıdakilerden hangisinde distrofik kalsifikasyon görülebilir?
B) Latent enfeksiyonu neden olmaz
A) Multiple myelomda böbrek tutulumu
C) L1 ve L2 kapsid proteinlerini içeren rekombinant aşısı mevcuttur.
B) Paratiroid adenomu
D) Tanıda doku kültürü kullanılamaz
D) Yağ nekroz odakları
E) Tanısında Southern blot hibridizasyon testi kullanılabilir.
E)Sarkoidoz
www.tusem.com.tr
C) Kemiğin paget hastalığı
20
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
79 – D
DİSTROFİK KALSİFİKASYON: Nekrotik hasarlı, kronik iltihaplı, skarlı veya tümöral dokularda kalsiyum birikmesidir. Kalsiyum metabolizması normaldir. Kan kalsiyum seviyesi normaldir. Kalsifikasyonu kalsiyum fosfat mineralinden oluşan
kristal formasyonu başlatır. Kalsiyum fosfat bağlanma döngüler tekrarlanır ve böylece lokal yoğunlaşmalar olur. Distrofik
kalsifikasyon organ disfonksiyonlarına neden olabilir. (aterosklerotik plakta, kalp kapaklarında)
Distrofik kalsifikasyon nedenleri
• Aterosklerotik plak
• Yaşlılarda kalp kapakları
• Tiroid nodülleri
• Tüberküloz lenfadenit
• Enzimatik yağ nekrozu alanları
• Diğer nekrotik dokularda
• Bazı tümörlerde (PSAMMOM cismi
Antikor bağımlı hücresel sitotoksisite: IgG ile kaplanan
hücreler, IgG’nin Fc parçası için reseptöre sahip hücreler
(monosit, nötrofil, NK hücreleri) tarafından fagositoz yapmadan öldürülebilir.
Antikor aracılı hücresel disfonksiyon: Hücre yüzey reseptörlerine karşı gelişen antikorlar, hücre hasarı yapmaksızın
disfonksiyona neden olabilir.
Tip II Hipersensitivite Örnekleri
• Otoimmün hemolitik ane- • Good-pasture sendromu
mi
• Akut romatizmal ateş
• Otoimmün trombositope- • Myastenia gravis
nik purpura
• Graves hastalığı
• Eritroblastozis fetalis
• İnsülin rezistans DM (Tip
• Pemfigus vulgaris,
II DM)
• Büllöz pemfigoid
• Pernizyöz anemi
• ANCA pozitif vaskülitler
82. Aşağıdakilerden hangisi benign epitelyal bir tümör değildir?
80. Akut inflamasyonda lökositlerin yapmış olduğu hareketlerden hangisi en son görülür?
A) Adezyon
B) Marginasyon
C) Kemotaksis
D) Yuvarlanma
A) Adenom
B) Papillom
C) Polip
D) Kistadenom
E)Leiomyom
E) Diapedez
82 – E
Tümörler parankimini oluşturan hücre tipine göre epitelyal ve
mezenkimal olarak üzere gruplandırılırlar. Benign epitelyal tümörler adenom, kistadenom, papiller kistadenom, papillom
ve polip olmak üzere isimlendirilmişlerdir. Benign mezenkimal
tümörler ise kaynaklandığı hücrenin sonuna –om/oma eki
alarak isimlendirilirler. (fibrom, lipom, leiomyom, rabdomyom, kondrom, osteom gibi)
80 – C
İnflmasyonda lökositlerin damar lümeninden zedelenme alanına kadar geçişindeki hareketlerin sıralaması;
Marjinasyon → Yuvarlanma (Rolling) →Adezyon → Transmigrasyon → Kemotaksis
İnflamasyon esnasında vasküler staza bağlı olarak lökositlerin
damar duvarına yaklaşmasına marginasyon, endotele gevşek
bağlanmasına yuvarlanma, endotele sıkı bağlanmasına adezyon denir. Adeze olan lökositlerin endotelden damar dışına
doğru hareketine transmigrasyon (diapedez), damar dışına
çıkan lökositlerin zedelenme alanına hareketine kemotaksis
denir. Kemotaksis damar dışında gerçekleşen bir harekettir.
83. Aşağıdakilerden hangisi in situ kanserlerde görülmez?
A) Pleomorfizm
B) Polarite kaybı
C) Metastaz
D) Mitoz artışı
E) Displazi
83 – C
Displazi başlıca epitellerde izlenir ve hücrelerde pleomorfizm,
hiperkromazi, nukleomegali, polarite kaybı ve mitoz sıklığında
artışla karekterize düzensiz proliferasyona denir. Displazi epitelin tüm katını tutup subepitelyal stromaya yayılmazsa buna in
situ kanser denir. Ancak subepitelyal stromaya da yayılırsa bına
invaziv kanser denir. İn situ kanserlerde metastaz izlenmez.
81. Aşağıdakilerden hangisi Tip II aşırı duyarlılık reaksiyonudur?
A) Good Pasture sendromu
B) Poststreptokoksik glomerülonefrit
C)Sarkoidoz
D) Tip 1 Diabetes Mellitus
E) Sistemik Lupus Eritematozis
84. Burkitt lenfomada aşağıdaki değişikliklerden hangisi
sık görülür?
81 – A
Tip II ADR, hücre yüzeyinde veya ekstraselüler matrikste bulunan
antijenlere (genellikle endojen, bazen eksojen olabilir) karşı gelişen antikorlar aracılığıyla gelişir. Patogenezindeki mekanizmalar;
Antikorlar(IgG veya IgM sınıfı ise) hücre yüzeyinde biriktiği
zaman kompleman sistemini aktive edebilir. Bunun sonucunda; C3b’nin opsonizan etkisi ile fagositler tarafından
tanınıp yıkılması veya MAK ile lizis gerçekleşir.
A) t(14;18) sonucu Bcl-2 over ekspresyonu
B) t(8;14) sonucu Myc aşırı ekspresyonu
C) t(11;14) sonucu Cyclin D1 ekspresyonu
D) t(9;22) sonucu Bcl-Abl hibrid proteini
E) t(15;17) sonucu PML-RARa füzyon proteini
21
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
87. Aşağıdakilerden hangisi ekstremitelerin küçük orta
çaplarını arterlerinde segmental trombüs oluşturan,
sigara ile ilişkili, çevre ven ve sinirlere yayılabilen segmental granülomatöz vaskülittir?
84 – B
c-MYC geni (8. kromozom) ile immünglobulin ağır zincir geni
(14. kromozom) arasında translokasyon sonucunda t(8;14)
oluşur ve MYC geni immünglobulin ağır zincir genine yakın
yerleşir ve aşırı ekspresyon meydana gelir. Bu genetik değişiklik burkitt lenfomaların çoğunda izlenir.
A) Mikroskopik PAN
B) Wegener granülomatozisi
C) Tromboanjinitis obliterans
85. İnsan tümörlerinde en sık mutasyona uğrayan onkogen
aşağıdakilerden hangisidir?
A) p53
B) MYC
C) APC
D) RAS
D) Kawasaki hastalığı
E) Dev hücreli arterit
87 – C
Tromboanjitis obliterans (Buerger hastalığı), özellikle tibial
ve radial arter gibi küçük-orta boy arterlerde yerleşen, bazen
sekonder olarak ekstremitelerin ven ve sinirlerine yayılan,
segmental trombüs oluşturan akut ve kronik inflamasyonla
karakterizedir. Genellikle orta yaşta görülen ve vakaların hepsi
sigara içicisidir. İskemiye bağlı olarak tuttuğu damarın distalinde kronik ülsreasyonlar ve gangrenler gelişir. Aterosklerozun
tersine daha küçük arterleri etkiler ve nöral tutulum sıktır.
Nöral tutuluma bağl ileri evrelerde istirahatte bile ağrı izlenir.
E) CerbB2
85 – D
İnsan tümörlerinde en sık mutasyona uğrayan gen p53 tümör
süpresör genidir. Onkogenlerden en sık RAS ailesinde nokta mutasyonlar izlenir. Tüm tümörlerin yaklaşık %15-20’si RAS proteinlerinin mutant versiyonlarını taşır. RAS nokta mutasyonları pankreatik adenokarsinomların ve kolanjiokarsinomların %90’da,
kolon, endometrium ve tiroid kanserlerinin %50’de, akciğer adenokarsinomların ve myeloid lösemilerin %30’da vardır.
88. Aşağıdakilerden hangisi kalp kapaklarında adenokarsinomlarda ve hiperkoagülasyon durumlarında izlenen
fibrin ve trombüs birikimi ile karakterize steril vejetan
kitleleri tanımlar?
86. Aşağıdakilerden hangisi aterosklerotik plağın gelişmesinde son basamaktır?
A) Kronik endotel zedelenmesi
A) Non bakteriyal trombotik endokardit
B) LDL birikimi
B) Libman Sack endokarditi
C) Trombosit agregasyonu
D) Düz kas hücrelerinin tunica intimaya göçü
C) Subakut infektif endokardit
E) Düz kas hücreleri tarafından ekstraselüler matriks
ve kollajen sentezi
E) Karsinoid kalp hastalığı
D) Romatoid kalp hastalığı
86 – E
Atherogenezde Oluşum Basamakları
88 – A
Non bakteriyal trombotik endokardit
• Kronik endotel hücre hasarı (Aterom plağı gelişiminde ilk
aşamadır ) →permeabilite artışı →Lökosit ve trombosit
adezyonu
Kalp kapakçıklarında fibrin ve trombosit birikimleriyle oluşmuş küçük trombotik kitlelerle karekterizedir. Bu lezyonlar
kendiliğinden iyileşirler ve gerilerler. İnfektif endokarditten
farklı olarak bu lezyonlar sterildir, mikroorganizma içermez.
Öncesinde kapak hasarı varlığı şart değildir. Hatta genellikle
normal kapaklarda bulunur. En sık aort, ikinci sıklıkta mitral
kapak etkilenir. İyileşme sonrası geride Lambl kabarıklıkları
denilen ince fibröz doku iplikçikleri bırakır. En sık neden maligniteler, (adenokarsinom) daha sonra hiperkoagülobilite
durumlarıdır. NBTE, sistemik embolilere neden olabilir.
• Lipoproteinlerin damar duvarında birikimi (LDL ve okside
LDL)
• Monosit adezyonu ve intimaya transmigrasyonu → köpüksü hücre oluşumu
• Trombosit adezyonu ve PDGF üretimi
• PDGF ile düz kas hücrelerinin uyarılması → tunika mediadan intimaya göç etmesi
• Düz kas hücrelerinin proliferasyonu → ekstraselüler matriks üretimi (Atherom plağın olgunlaşmasını sağlayan
son aşamadır)
89. Aşağıdakilerden hangisi akciğerlerde granülomların izlendiği meslek hastalığıdır?
• Sonuç olarak tunika intimada yoğun yağ ve fibröz doku
birikimi (ATHEROSKLEROZ )
www.tusem.com.tr
A) Sarkoidoz
B) Slikozis
C) Kömür işçi pnömokonyuzu
D) Asbestozis
E)Berilyozis
22
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
ler de salgılayabilir. Olguların %80’i sporadik, % 20’si MEN 2A
veya 2B sendromu ile MEN ile ilişkisiz familyal medüller tiroid
karsinomu (FMTK) gibi familyal vakalardır. RET protoonkogen
(10q11) mutasyonları hem familyal hem de sporadik vakaların
gelişmesinde önemli rol oynar. Mikroskopik olarak olguların
%85’de komşu stromada prokalsitoninden oluşan amiloid birikimi izlenir. Tümör hücreleri kalsitonin içerdiğinden immmünohistokimyasal yöntemlerle çoğu kalsitonin ile pozitif boyanır.
89 – E
Berilyozis, uzay sanayi ile uğraşanlarda sıklığı artar. Berilyum
granülom oluşumana neden olabilen tek pnömokonyozdur.
Uzun süre düşük doz berilyuma maruziyeti sonucu pulmoner
ve sistemik granülomatöz lezyonlar oluşur ve bu granülomlar
sarkoidozda görülen granülomlara ileri derecede benzerdir.
Akciğer kanseri insidansını artırır.
90. Dispne şikayeti nedeniyle araştırılan 27 yaşında kadın
hastada saptanan büyümüş mediastinal lenfadenopati
eksize ediliyor. Kitlenin kesitlerinde kalın fibröz septalarla nodüllere ayrılmış, eozinofiller, plazma hücreleri,
lenfositler içeren zeminde laküner tipte dev hücreler
izleniyor. Bu dev hücrelerin immünohistokimyasal boyamalarında CD 15 ve CD 30 ile boyandığı, CD 45, CD 20 ve
CD 3 ile boyanmadığı görülüyor.
92. Deride epidermisin bazal hücrelerinin bazal membrana
tutunmasını sağlayan hemidesmozomlara karşı antikor
gelişmesi ile oluşan, subepidermal non akantolitik büllerle seyreden hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
B) İktiyozis
C) Pemfigus vulgaris
D) Liken planus
E) Büllöz pemfigoid
Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
92 – E
Büllöz pemfigoid, sıklıkla yaşlı popülasyonda lokalize veya
yaygın deri ve oral mukoza lezyonları ile karekterize büllöz
bir hastalıktır. Bazal hücreler ile bazal membran arasındaki
bağlantılara (hemidezmozom) karşı gelişen antikorlarla karakterizedir. (tip 2 hipersensitivite) Büllöz pemfigoidde karakteristik bulgusu normal ya da eritematöz bir deride, berrak
sıvı ile dolu, gergin 4-8 cm’ye ulaşan büllerdir. (Subepidermal
ve nonakantolitik büller) Bu büller kolayca rüptüre olmaz (Nikolski negatif) ve pemfigusun aksine infeksiyon ile komplike
olmazlar. Skar gelişimi olmadan iyileşirler. Büllöz pemfigoidde
karakteristik lezyon, subepidermal, non-akantolytik büllerdir
En sık etkilenen bölgeler ön kolun fleksör yüzleri, aksilla, kasık
ve alt abdomendir. Oral tutulum % 10 oranında izlenir.
A) Timoma
B) T hücreli Lenfoblastik lenfoma
C)MALToma
D) Nodüler sklerozan Hodkgin Lenfoma
E) Nodüler lenfosit predominant Hodkgin Lenfoma
90 – D
Hodkgin lenfoma klasik ve nodüler lenfosit predominant tip
olmak üzere 2 grupta incelenir. Klasik Hodkgin lenfomanın da
nodüler sklerozan, miks selüler, lenfositten zengin ve lenfositten fakir tip olmak üzere 4 alt tipi tanımlanmıştır.
Nodüler sklerozan Tip Hodgkin lenfoma, en sık görülen
Hodkgin lenfoma alt tipidir. (%65-70). Genç kadınlarda mediastinal tutulum vardır. Lenf nodunda reaktif komponent T
lenfositleri, eozinofiller, plazma hücreleri ve histiositler vardır. (polimorfik zemin) Laküner tipte RS hücreleri görülür. RS
hücreleri CD15 ve CD 30 (+), CD 3-20-45 (-) . EBV ile ilişkisi
yoktur. Mediastinal, alt servikal ve supraklavikular lenf nodlarında tutulum yapar. Histolojik incelemede lenf nodlarında
fibröz bantlarla ayrılmış nödüller gözlenir. Prognozu iyidir.
93. Aşağıdaki metabolik karaciğer hastalıklarının hangisinde kanda konjuge hiperbiluribinemi, hepatositlerde ve
Kuppfer hücrelerinde melanin benzeri pigment birikimi görülür?
A) Tip I Crigler-Najjar sendromu
B) Tip II Crigler-Najjar sendromu
C) Gilbert sendromu
91. Aşağıdaki tiroid tümörlerinden hangisi tiroid epitelinden gelişmez?
A) Papiller karsinom
A) Psoriyazis
D) Dubin-Johnson sendromu
E) Rotor sendromu
B) Foliküler karsinom
93 – D
Karaciğerde konjuge hiperbiluribinemi yapan metabolik hastalıklar Dubin-Johnson sendromu ve Rotor sendromudur. Bu iki
hastalık arasındaki en önemli farklardan birisi Dubin-Johnson
sendromunda hepatositlerde ve Kuppfer hücrelerinde melanin
benzeri pigment birikimi varken Rotor sendromunda pigment
birikimi görülmez. Dubin-Johnson sendromu ABCC2-MRP2 gen
mutasyonuna bağlı gelişen benign seyirli, OR bir hastalıktır.
C) Medüller karsinom D) Anaplastik karsinom
E) Az diferansiye karsinom
91 – C
Tiroid medüller karsinomu prafoliküler C hücrelerinden gelişen
nöroendokrin bir tümördür. Kalsitonin salgıladığı için tanı ve
postoperatif takite kalsitonin düzeyinden faydalanılabilir. Bazen
tümör hücreleri somatostatin, seratonin, VIP gibi polipeptid-
23
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
94. Kriptorşidizm ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi
yanlıştır?
96. Aşağıdakilerden hangisi nöral tüp defektlerinden değildir?
A) Genellikle tek taraflıdır.
B) İnfertiliteye neden olabilir.
A) Anensefali
B) Ensefalosel
C) Spina bfida
D) Myelomeningiosel
E) Holoprozensefali
C) Testis tümörü gelişmesinde en önemli risk faktörüdür.
96 – E
D) Seminifer tübüllerde atrofi izlenir.
Sinir Sistemi’nin en sık görülen malformasyonları nöral tüp
defektleridir. En sık görülen nöral tüp defektleri;
E) Sertoli hücrelerinde matürasyon arresti görülür.
94 – E
Kriptorşidizm testisin skrotoma inmemesini tanımlar. Termde
doğan infantların %3-4’de, prematür infantların %20’de görülür. %75’i tek taraflıdır. Hastaların %10-20’sinde beraberinde
inguinal herni vardır. Sağ testis daha sık etkilenir. Olguların çoğunda testis inguinal kanalda izlenir. Hastalık asemptomatiktir ve muayenede skrotomun boş olması ile tanınır. İnmemiş
testiste histolojik değişiklikler ikinci yılda başlar. Germ hücrelerinin gelişmesinde kesinti izlenir. Kriptorşidik testiste seminifer tübüllerde atrofi ve skleroz izlenir. Tübül bazal membranı
kalınlaşır ve hyalinizasyon izlenir. Germ hücrelerinde azalma,
matürasyon arresti, spermatogonia hücrelerinde azalma izlenir ve infertilitiye neden olabilir. Sertoli hücrelerinde hiperplazi, bazen leyding hücre hiperplazisi baskın olabilir. Testis tümörü gelişiminde en önemli risk faktörü kriptorşidizmdir.
• Anensefali
• Ensefalosel
• Spina bifida
• Meningiosel
• Meningiomyelosel
97. Beyinde simetrik kortikal atrofi yapan, mikroskopik
olarak senil plaklar, nörofibriler yumaklar ve amilod
anjiopati ile seyreden demansla karakterize hastalık
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Alzheimer hastalığı B) Parkinson hastalığı
C) Multiple skleroz
D) Spinoserebellar ataksi
E) Metakromatik lökodistrof
95. Aşağıdaki over tümörlerinden hangisi yüzey epitelinden gelişmez?
97 – A
Alzheimer hastalığında Başlangıç klinik bulgu genelde konsantrasyonda ve entellektüel kapasitede azalmadır. Progresif
kognitif fonksiyon kaybı ve yakın hafızada kayıp vardır. İlerleyen dönemlerde tam bir dezoryantasyon, konuşma bozuklukları ve diğer kortikal fonksiyonlarda kayıp gözlenir. Alzheimer hastalığında simetrik kortikal atrofi ve özellikle temporal,
frontal ve parietal loblarda sulkuslarda genişleme görülür. En
önemli histolojik özellikleri nörofibriller yumaklar. Senil (nöritik) plaklar ve amiloid anjiopatidir.
A) Seröz karsinom
B) Granüloza hücreli tümör
C) Musinöz karsinom
D) Berrak hücreli (clear cell) tümör
E) Endometroid tümör
95 – B
Over kanserleri kadın genital sisteminde endometrium ve serviksten sonra 3. sıklıkta izlenirken; kanser ölümlerinde birinci
sırada yer alır. Over tümörlerinin %65-70’i yüzey epitelinden
gelişir. Yüzey epitelyal tümörler, malign over tümörlerinin ise
%90’nı meydana getirir. Bu grupta seröz tümörler, müsinöz
tümörler, endometroid tümörler, berrak hücreli tümörler,
brenner tümör ve epitelyal stromal tümörler yer alır. Yüzey
epiteli dışında overin germ hücreli tümörleri, sex-kord stromal
tümörleri de bulunmaktadır.
98. Aşağıdaki meme tümörlerinden hangisi in situ kanserdir?
B) Komedokarsinom
C) Musinöz karsinom
D) Metaplastik karsinom
E) Medüller karsinom
98 – B
Over Tümörleri
www.tusem.com.tr
A) Tübüler karsinom
Duktal karsinoma in situ (DCIS), duktus ve lobüllerde bazal
membranla sınırlandırılmış malign hücre popülasyonudur.
Sayıca azalmalarına karşın myoepitelyal hücreler korunur.
Büyük kısmı duktuslardan gelişir, bununla birlikte komedokarsinomlar lobüllere yayılabilir. (kanserizasyon) DCIS morfolojik
olarak 5 alt tipte (komedokarsinom, solid, kribroform, papiller
ve mikropailler tip DCIS) incelenir ve yüksek-intermediate ve
düşük dereceli (grade) olarak sınıflandırılır. Genellikle mikst
şekilde izlenirler. Komedokarsinomların hepsi yüksek dereceli
DCIS’tir. Duktuslarda yüksek grade‘li nükleer özellikleri olan
hücrelerin solid grupları ve santral nekroz içerirler.
24
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
99. Asetilkolin, aşağıdaki yerlerden hangisinde nörotransmitter olarak görev almaz?
101 – A
Valproik Asit (Sodyum Valproat): Voltaj bağımlı sodyum ve
kalsiyum kanalları ile NMDA reseptörlerini bloke eder. Glutamat sentezini azaltır. GABA sentezini artırıp, GABA geri alımını
ve GABA-transaminazı inhibe ederek GABA düzeyini artırır.
Topiramat, karbamazepin ve levetirasetama kıyasla histon
deasetilazı daha güçlü inhibe ederek epilepsiye neden olan
genlerde değişikliğe neden olur.
A) Pregangliyoner sempatik sinir ucu ile postganliyoner sempatik sinir ucu
B) Pregangliyoner parasempatik sinir ucu ile postganliyoner parasempatik sinir ucu
C) Postganliyonik sempatik sinir ucu ile bronş düz kası
D) Postgangliyonik sempatik sinir ucu ile ekrin ter bezi
Absans epilepsi, generalize tonik-klonik epilepsi, parsiyel nöbet ve myoklonik nöbet olmak üzere tüm epilepsi tiplerinde
etkilidir. Myoklonik nöbette öncelikli tercihtir. Febril konvülsiyonlarda diazepam veya fenobarbitalin alternatifidir. Bipolar
hastalıkta ve migren profilaksisinde de kullanılabilir.
E) Somatik sinir ucu ile iskelet kası
99 – C
Pregangliyoner sempatik ve parasempatik nöronlardan aşırımı asetilkolin sağlar. Postgangliyoner sempatik sinir ucundan
noradrenalin, parasempatik sinir ucundan asetilkolin açığa
çıkar. Nöromusküler kavşakta iletimde asetilkolin rol alır.
Enzim inhibisyonu yaparak fenitoin, fenobarbital, karbamazepin ve lamotrijinin metabolizmasını azaltır. İdiosenkratik
tipteki en önemli yan tesiri AST takipi gereken fulminant hepatittir. Pankreatit ve trombositopeni yapabilir. Gebede kullanıldığında bebekte spina bifida, kardiyovasküler ve orofasiyal
anomalilere neden olabilir.
Ekrin ter bezlerine giden postsinaptik sempatik sinir ucundan
asetilkolin salınır. Ekrin ter bezlerindeki reseptörler muskariniktir
ve atropin tarafından bloke edilir. İskelet kası damarlarına giden
postsinaptik sinirlerin bir kısmı adrenerjik bir kısmı kolinerjiktir.
100. Aşağıdakilerden hangisi iyatrojenik osteoporoz yapan
ilaçlardan biri değildir?
A) GnRH analogları
B) Raloksifen
C) Deksametazon
D) Rosiglitazon
102. Dağılım hacmi 40 L, oral biyoyararlanımı %80 olan ilacın 15 mg/L plazma derişimine ulaşması için başlangıçta kaç mg yükleme dozunda verilmesi gerekir?
E) Fulvestrant
100 – B
Iyatrojenik Osteoporoz
• Heparin
• Fulvestrant
• Fenitoin
• GnRH analogları
• Kortikosteroidler
• GnRH antagonistleri
• Glitazonlar
Raloksifen: Selektif östrojen reseptör modülatörüdür (SERM).
Endometrium ve memedeki östrojen reseptörlerine antagonist
kemiklerdeki östrojen reseptörlerine agonist etki yapar. Postmenapozal osteoporoz ve yüksek riskli kadınlarda meme kanserinin
önlenmesinde kullanılır. Postmenapozal osteoporoz tedavisinde
kullanılırken kalsiyum ve vitamin D takviyesi yapılmalıdır.
Sıcak basması, bacak krampları, bacak, göz ve akciğerlerde
pıhtı oluşumuna neden olabilir. Gebelikte, laktasyonda, derin
ven trombozunda, pulmoner embolide ve vazomotor semptomları olan kadınlarda kullanılmamalıdır.
A) 300
B) 500
C) 600
D) 750
E) 900
102 – D
Yükleme dozu = Dağılım hacmi x İstenen plazma derişimi /
Biyoyararlanım formülünden bulunur. Sorumuzda yükleme
dozu = 40 x 15 / 0.8 = 750 mg olarak hesaplanır. İlaçların devam dozu = Klerens x İstenen plazma derişimi / Biyoyararlanım formülü ile elde edilir.
103. Kanser tedavisinde kullanılan aşağıdaki monoklonal
antikorlardan hangisi bağlandığı molekülle birlikte verilmemiştir?
A) Trastuzumab – HER-2
B) Bevacizumab – VEGF
101. Aşağıdaki antiepileptik ilaçlardan hangisi lamotrijinin
metabolizmasını inhibe eder?
C) Alemtuzumab – CD52
A) Valproik asit
B) Karbamazepin
D) Cetuksimab – EGF
C) Gabapentin
D) Klonazepam
E) Panitimumab – CD20
E)Etosüksimid
25
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
103 – E
106. Aşağıdakilerden hangisi makrolid grubu antibiyotiklerin kullanım endikasyonlarından biri değildir?
Tablo: Anti-kanser Antikorlar
Anti-kanser
Antikor
Bevacizumab
Cetuksimab /
Panitimumab
Trastuzumab /
Pertuzumab
Rituksimab
Alemtuzumab
Hedef
Molekül
VEGF
EGF
Endikasyon
HER-2
Meme kanseri
CD20
CD52
B hücreli non-Hodkgin lenfoma
KLL
A) Lejyoner hastalığı
B) Mycoplazma pneumoniae enfeksiyonları
Kolorektal kanser / Meme kanseri
Kolorektal kanser
C) Klamidyal ürogenital enfeksiyonlar
D) Pnömokoksik menenjit
E) M.avium intracellulare enfeksiyonları
106 – D
Makrolidler
Eritromisin, azitromisin, klaritromisin, ve spiramisin gibi
makrolidler ribozomlarında 50S alt birimdeki 23S – tRNA’ya
bağlanarak peptit yan zincirinin uzamasını inhibe ederler. İntraselüler bakterilere en etkili antibiyotiklerdir. Santral sinir
sistemine geçemezler.
104. Gut tedavisinde kullanılan aşağıdaki ilaçlardan hangisi
kan ürik asit düzeyini düşürmez?
A) Allopurinol
B) Kolşisin
C) Sulfinpirazon
D) Febuksostat
E)Probenesid
Eritromisin: Penisilin G’ye benzer endikasyonlarda kullanılır.
Difteri taşıyıcılığında, gebedeki klamidya enfeksiyonlarında,
penisiline alerjili hastada sfiliz ve pnömokok pnömonisi ile
mikoplazma pnömonisinde yararlıdır. Motilin reseptörlerini
uyararak prokinetik etki yapar ve diyabetik gastroparezi tedavisinde kullanılır. QT aralığını uzatabilir.
104 – B
Kolşisin: Tubüline bağlanarak mikrotubüllerin polimerizasyonunu ve mitozu önler. Ürat kristallerinin fagositozunu inhibe
ederek antiinflamatuvar etki yapar. Akut tedavide ve profilakside kullanılır. Kan ürik asit düzeyini azaltmaz. Familyal akdeniz ateşinin (FMF) tedavisinde de yararlıdır.
Üriküzürik İlaçlar: Probenesid, sulfinpirazon, benzbromaron
ve yüksek doz aspirin ürik asidin proksimal tubüllerden reabsorpsiyonunu inhibe ederek antiinflamatuvar etki göstermeden ürikozürik etki yaparlar.
Allopurinol: Ksantin oksidazı inhibe ederek ürik asit oluşumunu engeller. Gut profilaksisinde kullanılmasına karşın gut
krizlerinde verilmez.
Febuksostat: Gut profilaksisinde kullanılan non-pürin yapılı
ksantin oksidaz inhibitörüdür.
Pegloticase / Rasburicase:Ürik asidi allontoine parçalayan
ürat oksidaz enziminin rekombinant formudur.
Klaritromisin: H.influenza’ya eritromisinden daha etkilidir.
M.avium kompleks enfeksiyonunda ilk tercih ilaçtır. H.pilori
eradikasyonu için kullanılır. Legionella, M.lepra ve toksoplazma üzerinde yeterli etkiye sahiptir.
Azitromisin: H.influenza ve moraxella üzerindeki etkinliği
eritromisinden fazladır. Lejyoner hastalığında ilk tercihtir.
M.avium kompleks ve toksoplazma tedavisinde etkilidir. Alüminyum ve magnezyum içeren antasitler biyoyararlanımını
değiştirmez ama absorpsiyonunu geciktirir. Nötrofil, makrofaj
ve fibroblastlarda birikir. Yarı ömrü en uzun ve dağılım hacmi
en yüksek makroliddir.
Spiramisin: Gebelerde toksoplazma tedavisinde kullanılır.
105. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi negatif inotropik etki yapmasına karşın konjestif kalp yetmezliğinde mortaliteyi
azaltır?
A) Karvedilol
B) Digoksin
C) Verapamil
D) Valsartan
107. Aşağıdakilerden hangisi ACE inhibitörleri ile anjiotensin AT1 reseptör blokörlerinin ortak özelliklerinden biri
değildir?
E) Perindopril
105 – A
Beta Blokörler
A) Kan potasyum düzeyini artırma
Negatif inotropik etki yapmalarına karşın kalp hızını azaltarak,
beta reseptörlerde up-regulasyona neden olarak, katekolaminlere bağlı apoptozis ve re-modelingi önleyerek kalp yetmezliğinde
kullanılırlar. Bisoprolol, karvedilol, metoprolol ve nebivolol’un
kalp yetmezliğinde mortaliteyi azalttığı kanıtlanmıştır.
www.tusem.com.tr
B) Kalp yetmezliğinde sağ kalım süresini uzatma
C) Böbreklerden renin sekresyonunu stimüle etme
D) Gebelerde kontrendike olma
E) Bradikinin katabolizmasını inhibe etme
26
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
107 – E
Nötral Antagonist: Reseptörü uyarmayan dolayısıyla tek başına etki oluşturmayan ilaçlardır (α= 0). Efikasiteleri olmamasına karşın reseptöre afiniteleri agonistten fazla olabilir.
Anjiotensin Konverting Enzim (ACE) İnhibitörleri
Anjiotensin I’in anjiotensin II’ye dönüşümünü ve aldosteron
sekresyonunu azaltırlar. Bradikinin birikimi hipotansif etkilerine katkı yapmasına karşın kuru öksürük ve anjioödem yan
tesirlerinden sorumludur.
Allosterik Modülatör: Reseptörün yakınında bulunan bir yere
bağlanarak reseptörün etkinliğini değiştirirler. Bu değişiklik
reseptörün etkinliğinde artma veya azalma şeklinde olabilir.
Allosterik antagonist non-kompetetif antagonizma ile agonistin etkisini tamamen önleyebilir.
Hipertansiyon tedavisinde kullanılırlar. Kalp yetmezliği ve miyokart enfarktüsünde mortaliteyi azaltırlar. Diyabetik nefropatide progresyonu geciktirirler. Sklerodermaya bağlı renal
krizde ilk tercih ilaçlardır.
Orphan (Yetim) İlaç: Nadir hastalıkların tedavisinde kullanılan
ilaçtır (ABD’de yılda 200000’den az endikasyon).
Gebelerde ve bilateral renal arter stenozunda kontrendikedirler. Potasyum tutan diüretiklerle kombine edilmezler. Ağızda metalik tat, hipotansiyon, nefropati, anjioödem, hiperkalemi, kuru öksürük, böbreklerden renin salgısında artma ve
deri döküntüsü gibi yan tesirleri vardır.
109. Atropin zehirlenmesinde görülen aşağıdaki bulgulardan hangisi fizostigmin tarafından önlenmesine karşın
neostigmin tarafından önlenemez?
Anjiotensin Reseptör Blokörleri
A) Ağız kuruluğu
B) Midriyazis
Anjiotensin II’nin, AT1 reseptörlerine bağlanmasını kompetetif
olarak bloke ederler. Aldosteron sekresyonunu azaltırlar. Bradikinin birikimine neden olmadıkları için kuru öksürük yapmazlar. Böbreklerden renin salgısını artırırlar.
C) Üriner retansiyon
D) Taşikardi
E) Deliryum
109 – E
Atropin Zehirlenmesi: İlk bulgu ağız kuruluğudur. Sıcak ve
kuru deri, midriyazis, siklopleji, fotofobi, taşikardi, hipertermi, konstipasyon, ajitasyon, halüsünasyon ve deliryum gibi
bulgulara neden olurlar. Tedavide parenteral fizostigmin kullanılır. Neostigmin santral sinir sistemine geçemediği için atropin zehirlenmesinde görülen halüsünasyon ve deliryum gibi
santral bulguları önleyemez.
Hipertansiyon tedavisinde kullanılırlar. Diyabetik nefropatide progresyonu geciktirirler. Kalp yetmezliğinde mortaliteyi
azaltırlar.
Gebelerde ve bilateral renal arter stenozunda kontrendikedirler.
Potasyum tutan diüretiklerle kombine edilmezler. Kuru öksürük
dışında ACE inhibitörlerine benzer yan tesirlere neden olurlar.
108. Benzodiazepin reseptörlerini uyararak anksiyete ve
konvülsiyona neden olan madde ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
110. Endokrin fonksiyonları etkileyen aşağıdaki ilaçlardan
hangisi kullanım endikasyonu ile birlikte verilmemiştir?
A) Ters (invers) agonisttir.
A) Teriparatid – Postmenapozal osteoporoz
B) Ters (invers) antagonisttir.
B) Flutamid – Prostat kanseri
C) Parsiyel agonisttir.
C) Mekasermin – Akromegali
D) Nötral agonisttir.
D) Kinagolid – Hiperprolaktinemi
E) Nötral antagonisttir.
E) Atosiban – Erken doğum eyleminin önlenmesi
108 – A
110 – C
İlaçların Sınıflandırılması
Teriparatid: Parathormon reseptörlerini uyaran parathormonun (1-34) rekombinant formudur. Osteoporoz tedavisinde
subkutan yoldan kullanılır. Yeni kemik oluşumunu stimüle
eden ilk osteoporoz ilacıdır.
Full (Tam) Agonist: Reseptörü uyararak maksimum etkiyi
(%100) oluşturan ilaçlardır (α=1).
Parsiyel Agonist (Dualist): Tam agonist kadar olmasa da agonist etki yaparlar (α=0-1 arası). Tam agonistle birlikte verildiklerinde kompetetif antagonizma ile tam agonistin etkinliğini
azaltırlar. Bazen maksimum etkiyi oluşturabilirler.
Flutamid / Nilutamid / Bikalutamid / Enzalutamid: Nonsteroid yapılı androjen reseptör blokörleridir. Prostat kanserinin
tedavisinde GnRH analogları ile kombine kullanılırlar.
İnvers (Ters) Agonist: Reseptörü uyararak agonistin tersi etki
yaparlar. Beta-karbolinlerin benzodiazepin reseptörlerini uyararak benzodiazepinlerin aksine anksiyete ve konvülsiyon yapması örnek verilebilir.
Mekasermin: Büyüme hormonu eksikliği olan çocuklarda GH
reseptörlerinde mutasyon nedeniyle büyüme hormonuna yanıt olmayabilir. Bu durumda IGF-1 (mekasermin) veya IGF-1 +
27
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
112. Aşağıdakilerden hangisi doğrudan veya antitrombin III
aracılı faktör Xa inhibisyonu yapan antikoagulan ilaçlardan biri değildir?
IGF-1 bağlayıcı protein preparatı (mekasermin rinfabat) subkutan yoldan kullanılır.
Kinagolid: Nonergot ilaçtır. Dopamin reseptörlerini uyararak
hiperprolaktinemi tedavisinde kullanılır.
Atosiban: Erken doğumu önlemek için intravenöz infüzyonla
kullanılan oksitosin reseptör antagonistidir.
A) Rivaroksaban
B) Fondaparinuks
C) Argatroban
D) Danaparoid
E) Fraksaparin sodyum
112 – C
111.
Tablo: Antikoagulan İlaçlar
I. Glokom
Antikoagulan İlaç Etki Mekanizması
Heparin
Antitrombin III üzerinden intrinsek ve ortak
yolağın inhibisyonu
Enoksiparin /
Antitrombin III üzerinden faktör Xa
Fraksiparin
inhibisyonu
Fondaparinuks
Antitrombin III üzerinden faktör Xa
inhibisyonu
Danaparoid
Antitrombin III üzerinden faktör Xa
inhibisyonu
Rivaroksaban /
Oral kullanılan doğrudan faktör Xa
Apiksaban
inhibitörleri
Lepirudin /
Doğrudan trombin inhibisyonu
Argatroban
Dabigatran
Oral kullanılan doğrudan trombin inhibitörü
Drotrekogin alfa Aktive protein C
II. Postpartum hemoraji
III. Tıbbi abortus
IV. Pulmoner hipertansiyon
Yukarıdakilerden hangilerinde PGF2alfa preparatı kullanılabilir?
A) I, II ve III
B) I ve III
C) II ve IV
D) Yalnız IV
E) I, II, III ve IV
111 – A
Prostaglandinlerin Klinik Kullanımı
Tıbbi Abortus
PGE2 ve PGF2alfa potent oksitosik ilaçlardır. Erken abortus oluşturmak için PGE1 analoğu mizoprostol progesteron reseptör
antagonisti mifepriston ile oral yoldan kombine kullanılır.
113. Aşağıdakilerden hangisi kloramfenikolun yan tesirlerinden biri değildir?
A) Yenidoğanda psödotümör serebri
PGF2alfa analoğu karboprost trometamin abortus oluşturmak,
doğumu stimüle etmek, postpartum hemorajiyi önlemek ve
ovülasyon senkronizasyonu için kullanılır. Dinoprost benzer
endikasyonlarda kullanılan PGF2alfa analoğudur.
B) İdiosenkratik aplastik anemi
C) Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliğinde hemolitik
anemi
Erektil Disfonksiyon
D) Gram(-) bakterilere bağlı endotoksin şoku
PGE1 analoğu alprostadil erektil disfonksiyon tedavisinde intrakavernozal yararlı olabilir.
E) Mikrozomal enzim inhibisyonu
Pulmoner Hipertansiyon
113 – A
PGI2 analoğu ilioprost, epoprosterenol ve treprostinil pulmoner hipertansiyon tedavisinde ve agregasyonu önlemek için
kullanılır.
Süperenfeksiyon: Muköz membranlarda kandida albicans enfeksiyonuna neden olur.
Korakfenikol’un Yan Tesirleri
Hemolitik anemi: Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliğinde
hemolitik anemi yapar. Kemik iliğini deprese eder. Canlı aşı
yapılanlarda kullanılmaz.
Kongenital Kalp Hastalıkları
PGE1 analoğu alprostadil pulmoner atrezi, pulmoner stenoz
ve büyük arterlerin transpozisyonunda duktus arteriyozusu
açık tutmak için kullanılır.
Aplastik anemi: İdiosenkratik tipte doza bağımlı olmayan, en
nadir, en ciddi ve irreversibl olabilen yan tesiridir. Tedavi kesilse bile ortaya çıkabilir.
Glokom
PGF2alfa analoğu latanoprost, travoprost, bimatoprost, tafluprost ve unoproston glokom tedavisinde lokal yoldan kullanılır.
İris ve kirpiklerde irreversibl kahverengi pigmentasyon, göz
kuruluğu ve konjunktivit gibi yan tesirleri vardır.
www.tusem.com.tr
Gri bebek sendromu: Yenidoğanda konjugasyon yapan enzimlerin ve böbrek fonksiyonlarının gelişmemesine bağlı siyanoz, solunum depresyonu ve kardiyovasküler kollaps ile
karakterizedir.
28
TEMEL BİLİMLER
2 TTBT / T - 36
Herxheimer reaksiyonu: Gram(-) bakterilerin salgıladığı endotoksinlere bağlı ortaya çıkar.
116 – C
Enzim inhibisyonu: CYP enzimlerini inhibe ederek varfarin,
fenitoin, tolbutamid ve klorpropamidin yan tesirlerini artırır.
Penisilin ve aminoglikozid gibi bakterisid antibiyotiklerin etkisini antagonize eder.
Yalnızca düzeltici potasyum kanallarını (IKr) bloke ederek repolarizasyonu yavaşlatan ve aksiyon potansiyel süresini (QT) uzatan
pür sınıf III antiaritmiktir. Hipokalemi varlığında etkinliği artar.
Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılır. Pacemakeri değiştirmez.
114. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi epinefrinin kan basıncı
üzerine olan etkisini tersine çevirir?
Oral verildiğinde %100 emilir. Böbreklerden değişmeden elimine edilir. Simetidin renal eliminasyonunu inhibe eder. QT
uzamasına neden olur.
A) Propranolol
B) Fentolamin
C) Metoksamin
D) Norepinefrin
Dofetilid
117. AIDS tedavisinde kullanılan enfuvirtid anti-HIV etkisini
aşağıdaki mekanizmalardan hangisi ile yapar?
E)Midodrin
114 – B
A) Revers transkriptazı inhibe ederek mRNA’dan DNA
kopyalanmasını önler.
Adrenalin (Epinefrin)
α ve β reseptörlere agonist etki yapar. Alfa reseptörler üzerinden vazokonstriksiyon beta reseptörler üzerinden vazodilatasyona neden olur. Fentolamin, fenoksibenzami ve prazosin
gibi alfa blokörler vazokonstriktör etkisini tersine çevirirken,
propranolol gibi beta blokörler artırır.
B) Proteaz enzimini inhibe ederek viral olgunlaşmayı
sağlayan yapısal proteinlerin üretimini baskılar.
C) Transmembranal gp41’e bağlanarak virüsün konakçıya füzyonunu inhibe eder.
D) CCR5 reseptörlerini bloke ederek HIV’in CD4+ hücrelerine girişini inhibe eder.
115. Aşağıdakilerden hangisi glukokortikoid hormonların
sentezini inhibe etmek için kullanılmaz?
A) Trilostan
B) Aminoglutetimid
C) Metirapon
D) Ketokonazol
E) İntegraz enzimini inhibe ederek HIV’in replikasyonunu önler.
117 – C
E) Mifepriston
Enfuvirtid: Tansmembranal glikoprotein gp41’e bağlanarak
virüsün konakçıya füzyonunu inhibe eder. Peptit yapılı olduğu
için yalnızca subkutan yoldan kullanılır.
115 – E
Tablo: Glukokortikoid ve Mineralokortikoid Antagonistleri
İlaç
Aminoglutetimid
Trilostan
Metirapon
Ketokonazol
Abirateron
Mitotan
Mifepriston
Spironolakton
Eplerenon
Mekanizma
20-22 desmolaz ve aromataz inhibisyonu
3-17 hidroksisteroid dehidrogenaz inhibisyonu
11β-hidroksilaz inhibisyonu
17-20 liyaz ve 3β hidroksisteroid dehidrogenaz inhibisyonu
17 hidroksilaz ve 17-20 liyaz inhibisyonu
Adrenal kortekste sitotoksik etki
Progesteron ve glukokortikoid reseptör
blokajı
Aldosteron ve androjen reseptör blokajı
Aldosteron reseptör blokajı
Maravirok: CCR5 reseptörlerini bloke ederek HIV’in CD4+
hücrelerine girişini inhibe eder.
Raltegravir: İntegraz enzimini inhibe ederek HIV’in replikasyonunu önler.
İbalizumab: HIV’de CD4’e bağlanan giriş inhibitörü monoklonal antikordur.
Bevirimat: HIV tedavisinde kullanılan matürasyon inhibitörüdür.
118. Trisiklik antidepresan alarak intihar girişiminde bulunan hastada aşağıdaki bulgulardan hangisinin görülme
olasılığı en düşüktür?
116. Aşağıdakilerden hangisi antiaritmik etkisini yalnızca
potasyum kanallarını bloke edip aksiyon potansiyel süresini uzatarak yapar?
A) Ağız kuruluğu
B)Sedasyon
A) Dronaderon
B) Meksiletin
C) Hipertansif kriz
C) Dofetilid
D) Amiodaron
D) Mide-barsak hareketlerinde azalma
E)Midriyazis
E)Adenozin
29
www.tusem.com.tr
2 TTBT / T - 36
TEMEL BİLİMLER
118 – C
120. Aşağıdaki opioid ilaçlardan hangisinin analjezik etki
gücü en yüksektir?
Trisiklik Antidepresan Zehirlenmesi
A) Meperidin
Ağız kuruluğu, sıcak ve kuru deri, mide-barsak hareketlerinde
azalma, midriyazis, siklopleji, taşikardi, postural hipotansiyon
ve sedasyon gibi bulgular ortaya çıkar. Ölüm nedeni ventriküler
aritmilerdir. Tedavide lidokain ve sodyum bikarbonat kullanılır.
B) Morfin
C) Alfentanil
D) Remifentanil
E)Fentanil
119. Aşağıdaki immunsupresif ilaçlardan hangisi etki mekanizması ile birlikte verilmemiştir?
120 – D
Opioid Analjezikler
A) Takrolimus, kalsinörin fosfataz aktivitesini inhibe
eder.
Kısa etkili fentanil, sufentanil ve remifentanil perioperatif
analjezi sağlamak için genel anestezide kullanılır. Remifentanil plazma esteraz enzimleri tarafından metabolize edildiği
için uyanma daha kısa sürer.
B) Sirolimus, hücre siklüsü progresyonunda protein kinaz (mTOR) aktivitesini inhibe eder.
C) Muromonab, T-hücre reseptör kompleksinde antijen tanınmasını bloke eder.
Analjezik etki güçleri; Sufentanil 1000x > Remifentanil 300x
> Fentanil 100x > Alfentanil 15x > Morfin 1x > Meperidin 0.1x
D) Basiliksimab, IL-6 reseptörlerini bloke eder.
E) Mikofenolat mofetil, inozin monofosfat dehidrogenaz aktivitesini inhibe eder.
119 – D
Tablo: İmmunsupresif İlaçlar
İlaç
Mekanizma
Siklosporin /
Takrolimus
Kalsinörin fosfatazı inhibisyonu
Sirolimus /
Everolimus
Hücre siklüsü progresyonunda protein
kinaz (mTOR) aktivitesinin inhibisyonu
Muronomab-CD3
T-hücre reseptör kompleksinde antijen
tanınmasının blokajı
Azotioprin
DNA’ya yanlış nükleotid bağlanması
Mikofenolat mofetil İnozin monofosfat dehidrogenaz
aktivitesinin inhibisyonu
Daklizumab /
Basiliksimab
www.tusem.com.tr
IL-2 reseptör aracılı T hücre
aktivasyonunun blokajı
30
Download

incele - Tusem