2015 Görünüm - II-
25 Aralık 2014
•
2015’de ABD’de beklenen politika normalizasyonuna rağmen, uzun vadeli ABD faizlerindeki artış kısa vadeli
faizlerdeki artışa nazaran daha sınırlı olabilecek. Bu, gelişmekte olan piyasalara destek verecek bir
dinamik. Buradaki temel sebep; ABD faizlerinin diğer risksiz getiri alternatiflerine (Almanya, Japonya) göre
daha yüksek seyredecek olması ve bunun, global risksiz varlık talebini ABD’ye çekme potansiyeli. Dolayısı ile ABD uzun
vadeli faizlerin (10 yıllık) sınırlı yükseleceğini değerlendiriyoruz. Model tahminimiz: 2015 sonu için %2.50 seviyesini
işaret ediyor. Buna mukabil piyasa beklentisi: %3.1 seviyesinde.
•
Risksiz baz faizin daha yavaş artacak oluşu, daha spesifik yerel faktörler tersi yönde etki etmedikçe, global risk iştahının
riskli aktifleri ve GOÜ’leri olumlu etkilemesi beklenir.
•
Ancak özellikle GOÜ açısından belirgin risk faktörlerinin altını çizmek gerekir: Olası volatilite unsurları:
o Fed’in piyasa beklentisinden daha hızlı faiz normalizasyonu: İlk faiz artırımı 2015 ortasında bekleniyor.
Beklentiler farklı finansal kuruluşlarda Haziran-Eylül arasında değişiyor. Ancak, ekonomik büyümede
öngörülenin de üzerinde gelen güçlü trendin devam etmesi bu normalizasyon sürecini bir miktar öne
çekebilir. Bu gerçekleşme farklılığı riskli aktifler açısından bir volatilite kaynağı. Fakat bunun geçici olması
makul gözüküyor. Zira, 2015’te ilk faiz artırımının ardından temel politika barometresi “faiz artırım hızı” olacak.
İlk artırım erkene çekilse dahi, 2015 süresince, kısa vadeli büyümeden bağımsız olarak, artırım hızında sert bir
değişiklik olması zor görünüyor. Fed beklentisi 2015 sonu: %1.13.
o Rusya’daki ekonomik volatilitenin tekrar artış göstermesi, bir diğer risk faktörü: Rusya’daki görülen
volatilitenin kaynağı olan gerileyen petrol fiyatları ve ekonomik yaptırımlar konusunda kısa vadede (en az 6
ay) olumlu bir gelişme beklenmemeli. Rusya’da son günlerde, büyük kamu ihracat şirketlerinin döviz satışına
yönlendirilmesi yoluyla alınan tedbirler (resmi olmayan sermaye kontrolü) rublede kısmi bir istikrar getirdi.
Fakat sorunu çözmüş değil, sermaye çıkışlarının devam etmesi beklenebilir. Rus şirketlerinin (banka+ reel
sektör) 1 yıl içinde çevirmeleri gereken borç servisi miktarı ise 100 milyar $. 2015 yılının ikinci yarısında, global
talepteki kısmi iyileşmeden dolayı, petrol fiyatlarında bir toparlanma beklenebilir. Bu da zaman içinde buradan
kaynaklanabilecek bir volatilite artışı olasılığını düşürebilecek bir gelişme olur.
•
Türkiye görünümü:
o 2014’de öngördüğümüz %3 civarında bir büyümenin kısmi ivmelenerek 2015’de %3.5-%4 seviyesinde
gerçekleşmesini bekliyoruz. Petrol fiyatlarındaki düşüş, önemli bir pozitif dışsal şok. Büyümeye katkılar
açısından bakıldığında; 2014’de özel yatırım ve özel tüketimin büyümeye verdiği katkı, toplamda +0.6 puan ile
çok sınırlı olacak. Büyüme esas olarak net ihracattan (+2.3 puan) kaynaklanıyor: 2014’de ithalat gerilerken,
ihracatta artış trendi devam ediyor. Diğer bir deyişle; son 4 yılda reel olarak ortalama %10 artan ithalatın,
2014’de %1.4 oranında daralmasını bekliyoruz. Aynı dönemde ortalama %6.8 artan ihracat ise; %7.3 oranında
artacak.
o 2015’de, ithalat trendinin eski trendine yeniden yakınsaması ile büyüme kompozisyonunda tüketim ve
yatırımın ağırlığı artacak. Yine de düşen petrol fiyatlarının etkisiyle, net ihracatın büyümeye katkısı 0.3 puan
ile daha sınırlı olmakla birlikte pozitif seyrini sürdürecek. 2015 cari açık beklentimiz 36 milyar $ ; beklenen
milli gelirin %4.5’i düzeyinde.
o 2015 sonu enflasyon beklentimiz: %7; kullandığımız varsayımlar petrolde muhafazakar olmak adına
ortalama 70 $. USD/TL’de yıllık ortalama %10 artış öngördük. Enflasyon düşen petrol fiyatları, olumlu baz
etkisi ve normalize olabilecek gıda fiyat artışları nedeniyle 2015 ortasında %6’ya kadar gevşeyebilir.
o TCMB’nin bu dönem boyunca faiz indirimi meylinin olacağını fakat yılın 2. yarısında ABD kaynaklı faiz
artırımlarına paralel politika faizini uyarlayabileceğini değerlendiriyoruz. Yıl sonu enflasyon beklentimiz ve 150
bps reel faize karşılık gelen politika faiz seviyesi %8.5; iki yıllık gösterge faiz ise %8-%9 aralığında.
o Hisse senedi piyasasında ise değerlemelerin bulunduğu seviyeler, Türkiye lokal piyasasını diğer gelişmekte
olan ülkelere göreli cazip kılıyor (gelecek dönem F/K: 10.4 vs diğer GOÜ (Brezilya, Endonezya, Brezilya,
Hindistan) ortalaması: %16.7.
F/D Türkiye: %1.6 vs diğer GOÜ: %2.1) kılıyor. 2015 yılı için endeks
seviyesindeki yükselişin ortalama özkaynak karlılığının hafif üzerinde seyretmesini bekliyoruz.
o Volatilite: Faiz farklarının göreli istikrarlı seyredebileceği yıl boyunca USD/TL volatilitelerinin de Euro/USD
volatilitesine paralel hareket etmesi beklenebilir. Bu trendin muhtemel istisnaları ABD ilk faiz artırım dönemi,
jeopolitik risklerden kaynaklanabilecek volatilite artışları olabilir.
Dr. Fatma Melek – Dr. Eralp Denktaş, CFA
Ekonomik Araştırmalar
Bu rapor Akbank Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanmıştır.
[email protected]
Dr. Fatma Melek – Baş Ekonomist
[email protected]
Dr. Eralp Denktaş, CFA
[email protected]
Şahin Zuluğ
[email protected]
M. Sibel Yapıcı
[email protected]
Doğukan Ulusoy
[email protected]
Bilal Bağış
[email protected]
Meryem Çetinkaya
[email protected]
YASAL UYARI: Bu rapor ve yorumlardaki yazılar, bilgiler ve grafikler, ulaşılabilen ilk kaynaklardan iyi niyetle ve doğruluğu, geçerliliği,
etkinliği velhasıl her ne şekil , suret ve nam altında olursa olsun herhangi bir karara dayanak oluşturması hususunda herhangi bir teminat,
garanti oluşturmadan, yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla derlenmiştir. İş bu raporlardaki yorumlardan; eksik bilgi ve/veya güncellenme gibi
konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Akbank TAŞ, Ak Yatırım AŞ ve çalışanları sorumlu değildir. Akbank TAŞ ve Ak Yatırım AŞ her an,
hiçbir şekil ve surette ön ihbara ve/veya ihtara gerek kalmaksızın söz konusu bilgileri, tavsiyeleri değiştirebilir ve/veya ortadan kaldırabilir.
Genel anlamda bilgi vermek amacıyla hazırlanmış olan iş bu rapor ve yorumlar, kapsamı bilgiler, tavsiyeler hiçbir şekil ve surette Akbank
TAŞ ve Ak Yatırım AŞ’nin herhangi bir taahhüdünü tazammum etmediğinden, bu bilgilere istinaden her türlü özel ve/veya tüzel kişiler
tarafından alınacak kararlar, varılacak sonuçlar, gerçekleştirilecek işlemler ve oluşabilecek her türlü riskler bizatihi bu kişilere ait ve raci
olacaktır. Hiçbir şekil ve surette ve her ne nam altında olursa olsun, her türlü gerçek ve/veya tüzel kişinin, gerek doğrudan gerek dolayısı ile
ve bu sebeplerle uğrayabileceği her türlü doğrudan ve/veya dolayısıyla oluşacak maddi ve manevi zarar, kar mahrumiyeti, velhasıl her ne
nam altında olursa olsun uğrayabileceği zararlardan hiçbir şekil ve surette Akbank TAŞ, Ak Yatırım AŞ ve çalışanları sorumlu tutulamayacak
ve hiçbir şekil ve surette her ne nam altında olursa olsun Akbank TAŞ, Ak Yatırım AŞ ve çalışanlarından talepte bulunulmayacaktır. Bu
rapor, yorum ve tavsiyelerde yer alan bilgiler “yatırım danışmanlığı” hizmeti ve/veya faaliyeti olmayıp; yatırım danışmanlığı hizmeti almak
isteyen kişi ve kurumların, iş bu hizmeti vermeye yetkili kurum ve kuruluşlarla temasa geçmesi ve bu hizmeti bir sözleşme karşılığında
alması SPK mevzuatınca zorunludur. "Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım
danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak
yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel
görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir."
Download

2015 Görünüm - II-