Ayet 1
َ ‫َََل‬
‫ُون‬
‫ُر‬
‫ْف‬
‫تك‬
‫لى و‬
‫ُر‬
‫َاشْك‬
‫ْ و‬
‫ُم‬
‫ْك‬
‫ُر‬
‫ْك‬
‫َذ‬
‫ٖى ا‬
‫ُون‬
‫ُر‬
‫ْك‬
‫َاذ‬
‫ف‬
ٖ ‫ُوا‬
Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin. (Bakara 152)
Ayet 2
ََّ
َ‫ُو‬
َ‫َّسُو‬
ُ ْ
‫ُوا اه‬
‫ن‬
‫َم‬
‫ْح‬
‫تر‬
‫ُم‬
‫لك‬
‫ل َلع‬
‫َالر‬
‫ّٰللَ و‬
‫ٖيع‬
‫َط‬
‫َا‬
‫و‬
Allah'a ve Peygambere itaat edin ki size merhamet edilsin. (Ali İmran 132)
Ayet 3
َْ‫ْس‬
َّ‫َّبىُّ ا‬
ً‫َ شَاه‬
َ‫ي‬
َ
َُّ
َُ
‫ًا‬
‫َشر‬
‫مب‬
‫دا و‬
‫َاك‬
‫لن‬
‫َر‬
‫نا ا‬
‫ها الن‬
‫يا ا‬
ََ
‫ًا‬
‫ٖير‬
‫نذ‬
‫و‬
Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve
aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik. (Ahzab 45)
Ayet 4
َّ ‫ها‬
ْ‫ُوا ا‬
َ ‫ن‬
‫ُوا اه‬
َٰ
َ‫ي‬
َ
َُّ
َ‫ّٰلل‬
‫ُر‬
‫ْص‬
‫تن‬
‫من‬
‫َ ا‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
‫يا ا‬
َْ
َ‫دا‬
َ
ْ
َُ
‫ُم‬
‫مك‬
‫َق‬
‫ْ ا‬
‫َبت‬
‫يث‬
‫ْ و‬
‫ُم‬
‫ْك‬
‫ُر‬
‫ْص‬
‫ين‬
Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve
ayaklarınızı sağlam bastırır. (Muhammed 7)
Ayet 5
َّ ‫ها‬
َٰ
َ‫ي‬
َ
َُّ
‫ْر‬
‫َّب‬
‫ُوا بالص‬
‫ٖين‬
‫َع‬
‫ُوا اسْت‬
‫من‬
‫َ ا‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
‫يا ا‬
َ
َّٰ
َّ‫لوة ا‬
‫ن اه‬
َ‫ّٰللَ َمعَ الصَّابرٖين‬
‫َالص‬
‫و‬
Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.
(Bakara 153)
Ayet 6
ْ َ
ُ
َُ
ُ ‫ْض‬
‫ٖيت‬
‫يم‬
‫ْيٖ و‬
‫يح‬
‫اَلَر‬
‫َات و‬
‫ٰو‬
‫السَّم‬
َ ‫َََل‬
‫دون اه‬
ُ
‫ٖير‬
‫نص‬
‫َلىٍّ و‬
‫ْ و‬
‫ّٰلل من‬
ٍّ
ْ‫م‬
َّ‫ا‬
‫ن اه‬
ُ‫لك‬
ُ ‫ه‬
ُ‫ّٰللَ َل‬
ْ
ََ
‫ْ من‬
‫ُم‬
‫ما َلك‬
‫و‬
Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah'ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka ne bir
dost, ne de bir yardımcı vardır. (Tevbe 116)
Ayet 7
ْ ‫الوا‬
ُ َ
َ‫ُّو‬
َ ْ
ُ ‫َّا‬
ُ ‫هى‬
‫ن‬
‫تحب‬
‫ُوا مم‬
‫ْفق‬
‫تن‬
‫َت‬
‫َّ ح‬
‫البر‬
‫تن‬
‫َلن‬
َّ‫َا‬
ُ ‫ما‬
‫ن اه‬
ََ
ٍّْ‫ْ شَی‬
‫ٖيم‬
‫َل‬
‫ٖ ع‬
‫ّٰللَ به‬
‫ء ف‬
‫ُوا من‬
‫ْفق‬
‫تن‬
‫و‬
Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.
(Ali İmran 92)
Ayet 8
َّ ‫ها‬
ُُ
َٰ
َ‫ي‬
َ
َُّ
‫دوا‬
‫َاسْج‬
‫ُوا و‬
‫َع‬
‫ْك‬
‫ُوا ار‬
‫من‬
‫َ ا‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
‫يا ا‬
ََّ
َُ
ْ ‫لوا‬
ُُ
ََّ
ْ
‫ُم‬
‫لك‬
‫َ َلع‬
‫ْر‬
‫الخَي‬
‫ْع‬
‫َاف‬
‫ْ و‬
‫ُم‬
‫بك‬
‫دوا ر‬
‫ْب‬
‫َاع‬
‫و‬
َ‫ُو‬
ُ
‫ن‬
‫ْلح‬
‫تف‬
Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. (Hac 77)
Ayet 9
َْ
َّ‫مال ا‬
ََ
‫تى اه‬
َ ‫َل‬
َ ُ
َ ‫َ ََل‬
َ
‫ٖيم‬
‫لبٍّ سَل‬
‫ّٰللَ بق‬
‫ْ ا‬
‫من‬
‫َع‬
‫ْف‬
‫ين‬
‫ْم‬
‫يو‬
ٍّ
َ‫ُو‬
َ ‫َََل‬
‫ن‬
‫بن‬
‫و‬
O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar! (Şuara 88) Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka. (Şuara 89)
Ayet 10
َ‫َا‬
َ‫َا‬
‫َسُول اه‬
َْ
‫ن‬
‫ْ ك‬
‫َن‬
‫َة لم‬
‫َسَن‬
‫َة ح‬
‫ُسْو‬
‫ّٰلل ا‬
‫ٖى ر‬
‫ْ ف‬
‫ُم‬
‫ن َلك‬
‫د ك‬
‫َلق‬
ْ َ
ْ َ
‫َ اه‬
‫ُوا اه‬
َ
‫ًا‬
‫ٖير‬
‫َث‬
‫ّٰللَ ك‬
‫َر‬
‫َك‬
‫َذ‬
‫َ و‬
‫اَلٰخر‬
‫ْم‬
‫َو‬
‫الي‬
‫ّٰللَ و‬
‫ْج‬
‫ير‬
Andolsun, Allah'ın Resûlünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için
güzel bir örnek vardır. (Ahzab 21)
Ayet 11
ََ
َ َ
ْ ‫َب‬
ْ َ
ْ ‫لى‬
َ
‫د ه‬
ُْ
‫ٖين‬
‫الم‬
‫الع‬
‫ّٰلل ر‬
‫َم‬
‫الح‬
‫َ و‬
‫ٖين‬
‫ْسَل‬
‫ُر‬
‫الم‬
‫َسَََلم ع‬
‫و‬
ْ ‫َب‬
َ‫ُو‬
َ‫َا‬
َ ‫َّا‬
‫ن‬
‫يصف‬
‫َم‬
‫َّة ع‬
‫العز‬
‫َبكَ ر‬
‫ن ر‬
‫ْح‬
‫سُب‬
Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. (Saffat 180)
Peygamberlere selâm olsun. (Saffat 181)
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. (Saffat 182)
Ayet 12
ََ
ََ
ْ ‫لى‬
َُ
ََ
َُ
َ ‫َل‬
ََ
‫لى‬
‫نوا ع‬
‫َاو‬
‫تع‬
‫ٰى و‬
‫ْو‬
‫َّق‬
‫َالت‬
‫البر و‬
‫نوا ع‬
‫َاو‬
‫تع‬
‫و‬
ْ‫اَل‬
ْ ‫د‬
ْ َ
َّ‫ّٰللَ ا‬
ْ
َّ َ
‫ن اه‬
‫ُوا اه‬
ُْ
ُ‫ٖي‬
‫َاب‬
‫العق‬
‫ّٰللَ شَد‬
‫اتق‬
‫َان و‬
‫دو‬
‫الع‬
‫ثم و‬
İyilik ve takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere
yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah'ın cezası çok şiddetlidir. (Maide 2)
Ayet 13
َّ‫ٖى ل‬
َ‫ه‬
ْ ‫ذا‬
َٰ
َّ‫ا‬
َ ‫ن‬
ُ
َُ
ْ‫ي‬
ٰ ‫ن‬
‫َشر‬
‫يب‬
‫ُ و‬
‫َم‬
‫ْو‬
‫َق‬
‫ٖى هىَ ا‬
‫لت‬
‫هد‬
‫ْا‬
‫ُر‬
‫الق‬
َُ
َّ َ
ْ
َ‫لو‬
ََّ
َ َ
ْ
ُ‫ن َل‬
‫هم‬
‫َات ا‬
‫َّالح‬
‫ن الص‬
‫ْم‬
‫يع‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
‫ٖين‬
‫ْمن‬
‫ُؤ‬
‫الم‬
‫ًا‬
‫َبٖير‬
‫ًا ك‬
‫ْر‬
‫َج‬
‫ا‬
(9-10) Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü'minler için büyük bir mükâfat
olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler. (İsra 9)
Ayet 14
ََ
َْ
َْ
َ ‫ْه‬
َ‫َا‬
‫ما‬
‫لي‬
‫ٖيز ع‬
‫َز‬
‫ْ ع‬
‫ُم‬
‫ُسك‬
‫نف‬
‫ْ ا‬
‫َسُول من‬
‫ْ ر‬
‫ُم‬
‫ءك‬
‫د ج‬
‫َلق‬
ََ
ْ ‫ْ ب‬
‫َحٖيم‬
‫ُف ر‬
‫َؤ‬
‫َ ر‬
‫ٖين‬
‫ْمن‬
‫ُؤ‬
‫الم‬
‫ُم‬
‫ْك‬
‫لي‬
‫ٖيص ع‬
‫َر‬
‫ْ ح‬
‫ُّم‬
‫َنت‬
‫ع‬
Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size
çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir. (Tevbe 128)
Ayet 15
ََ
َّ‫ه ا‬
ْ‫َا‬
َ ‫ن‬
‫َسْبىَ اه‬
َ‫ّٰللُ ََل اٰل‬
ُ ‫َل‬
‫ْه‬
‫لي‬
‫َ ع‬
‫هو‬
‫ْ ح‬
‫ُل‬
‫َق‬
‫ْا ف‬
‫ََّلو‬
‫تو‬
‫ف‬
َّْ
ْ ‫ْش‬
ْ ُّ
َ
َُ
‫ٖيم‬
‫َظ‬
‫الع‬
‫َر‬
‫الع‬
‫َب‬
‫َ ر‬
‫هو‬
‫ُ و‬
‫لت‬
‫َك‬
‫تو‬
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O'na tevekkül ettim. O,
yüce Arş'ın sahibidir. (Tevbe 129)
Ayet 16
ُ‫َم‬
َّ ‫ن‬
َّ‫ا‬
َٰ
‫ُوا‬
‫َت‬
‫ْب‬
‫َخ‬
‫َا‬
‫َات و‬
‫َّالح‬
‫لوا الص‬
‫َع‬
‫ُوا و‬
‫من‬
‫َ ا‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
ْ ُ
ٰ ُ
َ‫ٖي‬
ُ ‫َّة‬
‫ها‬
‫ْ ف‬
‫هم‬
‫َن‬
‫الج‬
‫َاب‬
‫ْح‬
‫َص‬
‫ولئكَ ا‬
‫ْ ا‬
‫َبهم‬
‫اٰلى ر‬
َ‫دو‬
ُ‫َال‬
‫ن‬
‫خ‬
İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada
ebedî kalacaklardır. (Hud 23)
Ayet 17
َ
َْ
‫نسُوا اه‬
ْ
ُ‫نسٰي‬
‫هم‬
‫َا‬
‫ّٰللَ ف‬
ْ ُ
َ‫ُو‬
ُ
‫ن‬
‫َاسق‬
‫الف‬
‫هم‬
َّ َ
ُ ُ
َ
َ ‫َََل‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
‫ونوا ك‬
‫تك‬
‫و‬
َْ
ٰ ُ
َ‫ولئك‬
َُ‫ُس‬
‫ْ ا‬
‫هم‬
‫نف‬
‫ا‬
Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık
kimselerin ta kendileridir. (Haşr 19)
Ayet 18
ُ
‫ُجٖيب‬
‫ٖيب ا‬
‫َر‬
‫ٖى ق‬
‫َان‬
‫ٖى ف‬
‫َن‬
‫ٖى ع‬
‫َاد‬
‫ََلكَ عب‬
‫َا سَا‬
‫َاذ‬
‫و‬
َْ
ََ
َ ‫َا‬
َ
َّ
‫لى‬
‫َجٖيب‬
‫َسْت‬
‫لي‬
‫َان ف‬
‫دع‬
‫الداع اذ‬
‫ة‬
‫ْو‬
‫دع‬
ٖ ‫ُوا‬
ََّ
َ‫دو‬
ُُ‫ْش‬
َ ْ
ُ‫ل‬
‫ن‬
‫ير‬
‫هم‬
‫ٖى َلع‬
‫ُوا ب‬
‫ْمن‬
‫ُؤ‬
‫َْلي‬
‫و‬
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap
veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler. (Bakara 186)
Ayet 19
َّ ‫َسَق‬
َّٰ
َ‫لو‬
ُ‫ة ل‬
‫ْل‬
‫الي‬
‫ْس اٰلى غ‬
‫دُلوك الشَّم‬
‫َقم الص‬
‫ا‬
ْ ‫ن‬
ْ ‫ن‬
َ‫َا‬
َٰ
َٰ
َّ‫ْر ا‬
ً‫هو‬
َ ‫ن‬
ُْ‫مش‬
‫دا‬
‫ْر ك‬
‫َج‬
‫الف‬
‫ْا‬
‫ُر‬
‫ن ق‬
‫َج‬
‫الف‬
‫ْا‬
‫ُر‬
‫َق‬
‫و‬
Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir
de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir. (İsra 78)
Ayet 20
َّٰ
ْ َ
َ‫لو‬
‫ة‬
‫َقم الص‬
‫َا‬
‫َاب و‬
‫الكت‬
‫من‬
ْ َ
ْ ‫َن‬
‫َر‬
‫ْك‬
‫ُن‬
‫الم‬
‫ْشَاء و‬
‫َح‬
‫الف‬
‫ع‬
َْ
َ‫ُو‬
َ ‫ما‬
‫َاه‬
َ ُ
َ ُ‫ّٰلل‬
‫ن‬
‫َع‬
‫ْن‬
‫تص‬
‫لم‬
‫يع‬
‫و‬
َ‫ْك‬
‫اَلي‬
َ
ْٰ
‫هى‬
‫تن‬
ُ
‫َر‬
‫ْب‬
‫َك‬
‫ا‬
ُْ
َ ُ
‫ما ا‬
‫تل‬
‫ا‬
َ‫ُوحى‬
َّٰ
َ‫لو‬
َّ‫ا‬
‫ة‬
‫ن الص‬
‫ُ اه‬
‫ّٰلل‬
‫ْر‬
‫ََلذك‬
‫و‬
(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten
alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. (Ankebut 45)
Ayet 21
َْ
ْ
‫َو‬
‫ها ا‬
‫َ من‬
‫ْسَن‬
‫َح‬
‫ُّوا با‬
‫َي‬
‫َح‬
‫ٍّ ف‬
‫َّة‬
‫َحي‬
‫ْ بت‬
‫ُم‬
‫ُيٖيت‬
‫َا ح‬
‫َاذ‬
‫و‬
َٰ
َ‫َا‬
َّ‫ها ا‬
‫ن اه‬
ُُّ
َ‫دو‬
ٍّْ‫ُل شَی‬
‫ًا‬
‫ٖيب‬
‫َس‬
‫ء ح‬
‫لى ك‬
‫ن ع‬
‫ّٰللَ ك‬
‫ر‬
Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selâmla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin
hesabını gereği gibi yapandır. (Nisa 86)
Ayet 22
ْ ‫ن اَلى‬
َ‫ُو‬
َ‫ُو‬
ْ‫ي‬
ََ
َ ‫مة‬
َُّ
ُْ
‫ن‬
‫مر‬
‫يا‬
‫ْر و‬
‫الخَي‬
‫دع‬
‫ْ ا‬
‫ُم‬
‫ْك‬
‫ْ من‬
‫ُن‬
‫َك‬
‫َْلت‬
‫و‬
ْ ‫َن‬
ْ ‫ب‬
َْ
ٰ ُ
َْ
ََ
ُ
ُ َ‫ولئك‬
‫هم‬
‫َا‬
‫َر و‬
‫ْك‬
‫ُن‬
‫الم‬
‫ن ع‬
‫هو‬
‫ين‬
‫ُوف و‬
‫ْر‬
‫َع‬
‫الم‬
ْ
َ‫ُو‬
‫ن‬
‫ْلح‬
‫ُف‬
‫الم‬
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler
onlardır. (Ali İmran 104)
Ayet 23
َّ‫ْهىَ ل‬
ْ َ
َ‫ْض‬
َّْ
‫اَلَر‬
‫َات و‬
‫ٰو‬
‫َ السَّم‬
‫َر‬
‫َط‬
‫ٖى ف‬
‫لذ‬
‫َج‬
‫ُ و‬
‫هت‬
‫َج‬
‫ٖى و‬
‫ان‬
ََ
ْ َ
َ
ََ
‫ٖين‬
‫ُشْرك‬
‫الم‬
‫نا من‬
‫ما ا‬
‫ًا و‬
‫ٖيف‬
‫َن‬
‫ح‬
Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan
değilim. (Enam 79)
Ayet 24
َْ
َّٰ
ََّ
َّ‫ُر‬
ُ ‫ٖى‬
‫َا‬
‫بن‬
‫ٖى ر‬
‫يت‬
‫ْ ذ‬
‫َمن‬
‫لوة و‬
‫َ الص‬
‫ٖيم‬
‫مق‬
‫لن‬
‫ْع‬
‫َب اج‬
‫ر‬
ََ
ُ ْ
‫َاء‬
‫دع‬
‫َّل‬
‫َب‬
‫تق‬
‫و‬
ْ‫َل‬
َ‫َال‬
َ
َ َ
ََّ
‫ْم‬
‫يو‬
‫ٖين‬
‫ْمن‬
‫ُؤ‬
‫لم‬
‫دیَّ و‬
‫َلو‬
‫لى و‬
‫ْفر‬
‫َا اغ‬
‫بن‬
‫ر‬
ٖ ْ
ْ ُ
َ
ُ
‫الحسَاب‬
‫ُوم‬
‫يق‬
Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.
(İbrahim 40)
Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla. (İbrahim 41)
Ayet 25
ُ‫َّخ‬
َّ ‫ها‬
ْ ‫ذوا‬
َ
َ ‫ُوا ََل‬
َٰ
َ‫ي‬
َ
َُّ
‫ٖين‬
‫َافر‬
‫الك‬
‫تت‬
‫من‬
‫َ ا‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
‫يا ا‬
ْ ‫دون‬
َ‫دو‬
َْ
َُ
ُ‫ٖي‬
ُ ْ
َ‫َا‬
‫ن‬
‫ن ا‬
‫تر‬
‫َ ا‬
‫ٖين‬
‫ْمن‬
‫ُؤ‬
‫الم‬
‫ء من‬
‫ْلي‬
‫َو‬
‫ا‬
ََ
ُْ‫ْ س‬
َُ
ً َ
َ
‫لوا ه‬
ُ ‫انا‬
‫ًا‬
‫مبٖين‬
‫لط‬
‫ُم‬
‫ْك‬
‫لي‬
‫ّٰلل ع‬
‫ْع‬
‫تج‬
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a apaçık bir delil mi vermek
istiyorsunuz? (Nisa 144)
Ayet 26
َّ ‫ها‬
ْ‫ُوا ا‬
َٰ
َ‫ي‬
َ
َُّ
َ‫َا‬
ٍّ
‫َا‬
‫َب‬
‫َاسق بن‬
‫ْ ف‬
‫ُم‬
‫ءك‬
‫ن ج‬
‫من‬
‫َ ا‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
‫يا ا‬
َ ‫ه‬
َْ
ُ ‫ن‬
ََ
ًْ
‫ُوا‬
‫ْبح‬
‫ُص‬
‫َت‬
‫ٍّ ف‬
‫الة‬
‫ما بج‬
‫َو‬
‫ُوا ق‬
‫ٖيب‬
‫تص‬
‫ُوا ا‬
‫َّن‬
‫َي‬
‫َب‬
‫َت‬
‫ف‬
َْ
َ ْ
َٰ
َ
َ ‫لى‬
‫ٖين‬
‫نادم‬
‫ُم‬
‫لت‬
‫َع‬
‫ما ف‬
‫ع‬
Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak
için o haberin doğruluğunu araştırın. (Hucurat 6)
Ayet 27
َّ ‫ها‬
ُ ‫ُوا ََل‬
َ‫ي‬
َ َ
َ ‫موا‬
َٰ
َ‫ي‬
َ
َُّ
ُ‫َد‬
‫دی‬
‫ْن‬
‫بي‬
‫تق‬
‫من‬
‫َ ا‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
‫يا ا‬
َّ‫ّٰللَ ا‬
َّ َ
‫ن اه‬
‫ُوا اه‬
‫اه‬
‫ٖيم‬
‫َل‬
‫ٖيع ع‬
‫ّٰللَ سَم‬
‫اتق‬
‫ٖ و‬
‫َسُوله‬
‫َر‬
‫ّٰلل و‬
Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah
hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Hucurat 1)
Ayet 28
ْ ُ
ْ َ
‫َه‬
ُ
َْ‫اَل‬
ُ ‫ْه‬
‫مر‬
‫َع‬
‫ْج‬
‫ير‬
‫َاَلي‬
‫ْض و‬
‫اَلَر‬
‫َات و‬
‫ٰو‬
‫ُ السَّم‬
‫ْب‬
‫َي‬
‫ّٰلل غ‬
‫و‬
ََ
ُُّ
ََ
ُْ
ََ
َُّ
ُ‫د‬
ُ‫ل‬
‫َافل‬
‫بكَ بغ‬
‫ما ر‬
‫ْه و‬
‫لي‬
‫ْ ع‬
‫َّل‬
‫َك‬
‫تو‬
‫ه و‬
‫ْب‬
‫َاع‬
‫ه ف‬
‫ك‬
ٍّ
َُ
َ‫لو‬
َ ‫َّا‬
‫ن‬
‫ْم‬
‫تع‬
‫َم‬
‫ع‬
Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah'a mahsustur. Bütün işler O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na
tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir. (Hud 123)
Ayet 29
ْ
ْ‫َا‬
َ‫ه ب‬
ُ‫ُو‬
‫ُوا‬
‫َر‬
‫َذ‬
‫ها و‬
‫دع‬
‫ٰى ف‬
‫ُسْن‬
‫الح‬
ُ َ
َْ
َ ‫ن‬
‫انوا‬
‫ما ك‬
‫َو‬
‫ْز‬
‫ُج‬
‫ٖ سَي‬
‫َائه‬
‫َسْم‬
‫ٖى ا‬
‫ف‬
َُ
َ‫لو‬
َ
‫ن‬
‫ْم‬
‫يع‬
ْ ‫ّٰلل‬
‫َه‬
ُ‫َا‬
‫ء‬
‫اَلَسْم‬
‫و‬
ْ‫ي‬
َّ
َ‫دو‬
ُ‫لح‬
ُ َ
‫ن‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları
bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır. (Araf 180)
Ayet 30
َُ
ْ َ
َ‫َا‬
ْ ‫ُوا فى‬
‫ة‬
‫َاقب‬
‫ن ع‬
‫َ ك‬
‫ْف‬
‫َي‬
‫ُوا ك‬
‫ُر‬
‫انظ‬
‫ْض ف‬
‫اَلَر‬
‫ٖير‬
‫ْ س‬
‫ُل‬
‫ق‬
ْ
َ
‫ٖين‬
‫ْرم‬
‫ُج‬
‫الم‬
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın. (Neml 69)
Ayet 31
ََ
ْ َ
َ ‫ما‬
ََ
ََ
َُ
َ‫َا‬
‫َا‬
‫هم‬
‫ْن‬
‫بي‬
‫ْضَ و‬
‫اَلَر‬
‫ء و‬
‫َا السَّم‬
‫ْن‬
‫لق‬
‫ما خ‬
‫و‬
َ
‫ََلعبٖين‬
Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık. (Enbiya 16)
Ayet 32
َْ
‫َّاس‬
‫لق الن‬
‫ْ خ‬
‫من‬
َْ
َ‫ُو‬
َ
‫ن‬
‫لم‬
‫يع‬
َْ‫َلخ‬
ْ َ
ُ
‫َر‬
‫ْب‬
‫َك‬
‫ْض ا‬
‫اَلَر‬
‫َات و‬
‫ٰو‬
‫ُ السَّم‬
‫لق‬
‫َّاس ََل‬
‫َ الن‬
‫َر‬
‫ْث‬
‫َك‬
‫َّ ا‬
‫َٰلكن‬
‫و‬
Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu
bilmezler. (Mümin 57)
Ayet 33
ْ ُ
َْ
‫َاه‬
‫ء اَلى اه‬
َ‫ي‬
َ
َُّ
ُ‫َا‬
ُ‫ّٰلل‬
‫ّٰلل و‬
‫َر‬
‫ُق‬
‫الف‬
‫ُم‬
‫نت‬
‫َّاسُ ا‬
‫ها الن‬
‫يا ا‬
ْ ُّ‫َنى‬
ْ َ
ُ‫ٖي‬
ُ
‫د‬
‫َم‬
‫الح‬
‫الغ‬
‫هو‬
Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla lâyık olandır. (Fatır 15)
Ayet 34
ْ‫ت‬
َّ ‫ها‬
ُ َ
ُ ‫ُوا ََل‬
َٰ
َ‫ي‬
َ
َُّ
َْ
‫َََل‬
‫ْ و‬
‫ُم‬
‫الك‬
‫مو‬
‫ْ ا‬
‫ُم‬
‫لهك‬
‫من‬
‫َ ا‬
‫ٖين‬
‫الذ‬
‫يا ا‬
ٰ ُ
َ‫ولئك‬
‫ْر اه‬
ُ‫ََْل‬
َ ْ
ََ
‫َا‬
‫ٰلكَ ف‬
‫ْ ذ‬
‫َل‬
‫ْع‬
‫يف‬
‫من‬
‫ّٰلل و‬
‫ْ ذك‬
‫َن‬
‫ْ ع‬
‫ُم‬
‫دك‬
‫َو‬
‫ا‬
َ‫ُو‬
ُ
‫ن‬
‫ُ اْلخَاسر‬
‫هم‬
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar
ziyana uğrayanların ta kendileridir. (Münafikun 9)
Ayet 35
َْ
َ‫ُو‬
َ ‫ْ ََل‬
‫َاه‬
َ‫م‬
َُّ
ُ ْ
‫ن‬
‫لم‬
‫تع‬
‫ُم‬
‫هاتك‬
‫ُون ا‬
‫بط‬
‫ْ من‬
‫ُم‬
‫َك‬
‫َج‬
‫ْر‬
‫َخ‬
‫ّٰللُ ا‬
‫و‬
َ‫د‬
ْ َ
ْ َ
َ‫ْپ‬
َْ‫اَل‬
‫ة‬
‫اَلَف‬
‫َ و‬
‫َار‬
‫بص‬
‫َ و‬
‫ْع‬
‫ُ السَّم‬
‫ُم‬
‫َ َلك‬
‫َل‬
‫َع‬
‫َج‬
‫ًا و‬
‫ْپ‬
‫شَي‬
ََّ
َ‫ُو‬
َ ْ
‫ن‬
‫ُر‬
‫تشْك‬
‫ُم‬
‫لك‬
‫َلع‬
Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler
ve kalpler verdi. (Nahl 78)
Ayet 36
ُ ‫ه‬
َ ْ
َ َّ
َ ْ
َ ْ
ََ
َُ‫ْس‬
ً‫ْ سُو‬
‫ْفر‬
‫َغ‬
‫يسْت‬
‫ثم‬
‫نف‬
‫ْلم‬
‫يظ‬
‫َو‬
‫ءا ا‬
‫َل‬
‫ْم‬
‫يع‬
‫من‬
‫و‬
‫يجد اه‬
‫اه‬
َ َ‫ّٰلل‬
‫ًا‬
‫َحٖيم‬
‫ًا ر‬
‫ُور‬
‫َف‬
‫ّٰللَ غ‬
Kim bir kötülük yapar, yahut kendine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlama dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı ve çok
merhamet edici bulur. (Nisa 110)
Ayet 37
ْ ‫َا‬
َّ‫ا‬
َ‫ُو‬
َ ‫ُوا‬
ْ
َْ
‫ُم‬
‫يك‬
‫َو‬
‫َخ‬
‫َ ا‬
‫ْن‬
‫بي‬
‫ْلح‬
‫َص‬
‫َا‬
‫َة ف‬
‫ْو‬
‫ن اخ‬
‫ْمن‬
‫ُؤ‬
‫الم‬
‫نم‬
ََّ
َ‫ُو‬
َّ َ
ُ ْ
‫ُوا اه‬
‫ن‬
‫َم‬
‫ْح‬
‫تر‬
‫ُم‬
‫لك‬
‫ّٰللَ َلع‬
‫اتق‬
‫و‬
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size
merhamet edilsin. (Hucurat 10)
Ayet 38
َْ
ُ ‫ََْل‬
َ ‫ما‬
َ ْ
‫د‬
‫َق‬
‫ْ ف‬
‫ُم‬
‫ُك‬
‫َاؤ‬
‫دع‬
‫ٖى َلو‬
‫َب‬
‫ْ ر‬
‫ُم‬
‫ُا بك‬
‫َٶ‬
‫ْب‬
‫يع‬
‫ُل‬
‫ق‬
ََّ
ُ‫ُو‬
َ َ
ً‫َا‬
ْ‫ذ‬
‫ما‬
‫ن لز‬
‫يك‬
‫ْف‬
‫َسَو‬
‫ْ ف‬
‫ُم‬
‫بت‬
‫ك‬
(Ey Muhammed!) De ki: "Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı
bırakmayacak. (Furkan 77)
Ayet 39
َّ‫الوا ا‬
ُ َ
‫نا ه‬
َ‫َا‬
ُ ْ
ُْ
‫ّٰلل‬
‫َة ق‬
‫ٖيب‬
‫مص‬
‫هم‬
‫بت‬
‫َص‬
‫َا ا‬
‫َ اذ‬
‫ٖين‬
‫ََّلذ‬
‫ا‬
َّ‫َا‬
َ‫ُو‬
‫ن‬
‫َاجع‬
‫ْه ر‬
‫نا اَلي‬
‫و‬
Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.
(Bakara 156)
Ayet 40
َْ
َّ َ
َ‫َّسُو‬
َٰ
ََّ
‫ل‬
‫َا الر‬
‫ْن‬
‫َع‬
‫اتب‬
‫َ و‬
‫َْلت‬
‫نز‬
‫َا ا‬
‫َّا بم‬
‫من‬
‫َا ا‬
‫بن‬
‫ر‬
َ
َ ‫َا‬
‫ٖين‬
‫َ الشَّاهد‬
‫مع‬
‫ْن‬
‫ُب‬
‫ْت‬
‫َاك‬
‫ف‬
Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber'e uyduk. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenlerle beraber yaz.
(Ali İmran 53)
Not : Ayet-i Kerimelerin mealleri için kaynak olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an-ı Kerim ve Meali kullanılmıştır.
Download

ayetleri̇ pdf formatinda i̇ndi̇rmek i̇çi̇n tiklayiniz