GÜDÜLENME
• GÜDÜ: İstekleri arzuları, gereksinimleri, dürtüleri
ve ilgileri kapsayan genel bir kavramdır.
• Açlık susuzluk, cinsellik gibi fizyolojik kökenli
güdülere dürtü adı verilir.
• İnsanlara
özgü
başarma
dürtülere gereksinme denir.
isteği
gibi
yüksek
Güdüler; organizmayı
1. Uyarır ve faaliyete geçirir.
2. Organizmanın davranışını belirli bir
amaca yönetir.
* Organizmanın davranışında bu iki özellik
gözlendiği zaman organizmanın
güdülenmiş olduğu söylenir.
GÜDÜLENMEYE KURAMSAL
YAKLAŞIMLAR
1. DÜRTÜ KURAMI:
Organizma, yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan su ve uyku
uyku gibi bir koşuldan mahrum bırakılmışsa, organizmanın bu
durumuna gereksinme adı verilir. Gereksinme hali organizmayı
gergin
bir
hale
sokar.,
organizma
harekete
hazırdır;
organizmanın bu durumuna dürtü hali adı verilir. Bu gergin hal,
organizmanın gereksinmesini giderme yönünde harekete iter.
Gereksinme giderildikten sonra organizmanın gerginliği azalır
ve normal hale döner.
2. ÖZENDİRİCİ UYARICI KURAMI:
Bazı davranışlarımız belirli bir biyolojik temel
olmadan, çevredeki uyarıcılardan kaynaklanır.
Psikologlar,
davranışa
bireyin
ilgisini
sürükleyen
çeken
uyarıcılara
ve
onu
‘özendirici
uyarıcı’ adını vermişlerdir. Özendirici uyarıcılar
çevremizde bulunan, bizi belirli bir davranışta
bulunmaya yönelten, çekici eşya ya da olaylardır.
Bu
davranışlar
herhangi
gereksinmeden kaynaklanmazlar.
bir
biyolojik
3. OPTİMAL DÜZEYDE UYARILMA KURAMI
Bu kuram organizmanın belirli bir uyarılma düzeyinde
kalmak istediğini varsayar. Bu uyarılma düzeyine
optimal uyarılma düzeyi adı verilir. Bu uyarılma
düzeyinin altına düştüğünde organizma çevresinde
daha çok uyarılma arar. Organizma optimal uyarılma
düzeyinin üstünde bir uyarılma halindeyse, daha
sakin bir çevre arar. Homeostasis gibi belirli bir
uyarılma düzeyini devam ettirmeye çalışır.
4. İÇ GÜDÜ KURAMI:
Hayvanlar bazen belirli durumlarda ve belirli uyarıcılar karşısında türlerine
özgü son derece yapılanmış davranışlar gösterirler. Bu tür davranışlara
içgüdüsel davranış adı verilir. İçgüdüsel davranışlar;
-
Doğuştan vardır
-
Öğrenilmemişlerdir
-
Önceden saptanmış bir yapı içerisinde kendilerini gösterirler.
* Basımlama: Bazı kuşların yumurtadan ilk çıktıkları anda çevresinde
hareket eden ilk nesneye bağlanıp sürekli o nesneyi izlemelerine verilen
isimdir.
BİLİNÇ DIŞI GÜDÜLENME
KAYNAĞI
-Yaptığımız bazı davranışların altında yatan nedenlerin
farkında olabilir miyiz?
- Davranışın güdüsü bilincimizin dışında yatabilir mi?
Bazı psikologlar bu iki soruya da evet cevabı vererek,
bilinçdışı güdülerin varlığını kabul ederler. Bu
psikologları iki grupta ele almak gerekir;
1- ilk gruptakiler bilinçdışı güdülerin kuvvetli
olduğunu
ve
davranışı
büyük
ölçüde
biçimlendirdiğini savunur
2- ikinci gruptakiler; bilinçdışı güdülerin ancak
sınırlı
derecelerde davranışımızı
kabul ederler.
etkilediğini
MASLOW’UN GEREKSİNME
DERECELEMESİ
Abraham H. Maslow; klinik gözlemlerinden yola çıkarak
insan davranışlarına yön veren temel gereksinimlerin
neler olduğunu, çalışmalarında ortaya koymaya
çalışmıştır. Onun ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramı, belki
de motivasyon ve gereksinimlerle ilişkili olarak
dünyada en yaygın şekilde tanınan motivasyon
kuramıdır.
Maslow’’
un yapmış olduğu çalışmaya göre, insanların doğuştan
gelen bazı ihtiyaçları vardır.Bu ihtiyaçlar zamanla
davranışlarına yansır. Maslow, bu ihtiyaçları belirli bir
sıraya koymuştur. Bu ihtiyaçlar en alttan üste kadar, belirli
bir hiyerarşiye göre sıralanmıştır. İnsan en alttaki
ihtiyacını giderdikçe, bir üstteki gereksinimine doğru
otomatik olarak ilerler. Daha doğru bir ifade ile alt düzey
ihtiyacını tatmin ettikçe, en üste doğru ilerler. Maslow bu
hiyerarşiyi 5 temel kategoride incelemiştir.
AÇLIK
• Bazı araştırmacılar kandaki glikoz olarak adlandırılan basit
şeker düzeyine duyarlı bir şekilde beynin bazı alanlarının
uyarıldığını ileri sürmektedirler.Organizmada açlık ile ilgili
tepkileri yönlendiren merkez hipotalamustur. Kana doğrudan
verilen insülün kandaki şeker miktarını düşürerek açlık hissine
yol açmaktadır. Aynı şekilde kana verilen glikozda açlık hissini
ortadan
kaldırmaktadır.
Açken
midede
ortaya
çıkan
kasılmaların sebebinin beyindeki açlıkla ilgili merkez olduğu
düşünülmektedir.
Güzel bir pastanın görüntüsü güzel kokan
bir simit gibi çevresel unsurlar biyolojik
süreçleri tetikleyebilir ve ani bir açlık
dürtüsüne
sebep
olabilir.
Bu
tarz
yiyecek, koku, görüntü ve düşüncesi
insülün salgılanmasına ve kandaki glikoz
seviyesinin düşmesine neden olmaktadır
HOMEASTASİS KURAMI
Organizmanın yaşamını sağlıklı şekilde sürdürebilmesi su hava
temel besin maddeleri temel bazı ihtiyaç unsurlarının
düzenli olarak alınmasına bağlıdır. Organizmanın bünyesine
katılan maddelerin hangi yoğunluk ve ne şekilde alınacağı ve
alınan bu maddelerin arasında nasıl bir denge kurulacağı
homeostasis kavramıyla açıklanabilir. Sabit içsel durumu
işaret
eden
biyolojik
denge
olarak
tanımlanabilecek
homeostasis ısıyı sürekli dengede tutan termostat gibi
vücudun sürekli olarak dengede olmasını ve bir şekilde
işlemsini sağlar.
Aç olduğumuzu bize bildiren ip
uçları
1- Kandaki şeker düzeyi ve kısa süreli denetim
2- Yağ düzeyi ve uzun süreli denetim
3- Hormanlar ve yeme davranışı
4- Bir uyarıcı olarak mide
5- Diğer iç uyarıcılar
* Hipotalamik Denetim
* Dış Uyarıcılar ve Açlık
* Aşırı Şişmanlık
SUSUZLUK
Vücuttaki su ve tuz dengesinin bozulması
susuzlukla ilgili gereksinimizin belirmesine
neden olur. Susuzluk da açlıkta olduğu gibi
çevreden gelen dışsal uyarıcıların etkisi
altındadır. Örneğin yaz aylarında buz gibi
bir içecek görüntüsü
AÇLIK VE SUSUZLUK İLE İLGİLİ
•
Kültür farklılıkları da her bireyde ortak biyolojik bir unsur olan açlık
gereksinimin
adlandırılan
doyurulmasını
farkın
kültüre
etkilemektedir.
göre
Damak
değiştiğini
ve
tadı
olarak
açlık
hissini
şekillendirdiğini unutmamak gerekir. Bazı ülkelerde bazı böcek türleri
iştah açıcı olarak nitelendirilebilmektedir.
•
Öte yandan kültür farkı ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle günümüzde
ABD toplumu gibi gelişmiş ülkelerde küçük yaşlardan başlayarak aşırı kilo
sorunlarının
yaşandığı
görülmektedir.
Sonuçta
açlık
gereksinimin
doyurulması biyolojik unsurdan öte psikolojik sosyal ve kültürel etkilerle
şekillenir.
CİNSELLİK
•
Üreme davranışı ile ilgili birincil dürtü olan cinsellik biyolojik ve çevresel
unsurlar tarafından uyarılarak ortaya çıkar. Açlık ve susuzluk dürtüleri
organizmanın yaşamını sürdürmesi için önemlidir cinsellik ise türün
devamının sağlanması açısından önem kazanmaktadır.
•
Kadın ve erkekte cinsel davranışın altında yatan en önemli biyolojik unsur
testesteron hormonudur. Diğer yandan bazı araştırmacılar insanlarında
birçok hayvanın cinsel davranışlar ortaya koymadan önce hazırlık
döneminde feromen adı verilen maddeler gibi koltuk altı ve cinsel
organların bulunduğu bölgede benzer kimyasallar salgıladıklarını ortaya
koymaktadır. Cinsel heyecanın uyarılmasında beynin iç kısmında yer alan
limbik sistemin etkisinin olduğu düşünülmektedir.
Açlık ve susuzluk güdüsü birey istemese
gereksinim
olarak
çoğalmaya
devam
eder. Cinsellik ise uyarılma hem birey
tarafından
devamında
çalışılır.
istenir
bu
başlatılır
gerginlik
ve
giderilmeye
Uyarıcı Kaynaklı Güdüler
Öğrenilmemiş güdüler arasında yer alan
uyarıcı kaynaklı güdüler dış uyarıcılara
daha fazla bağlı olup çevreden bilgi
edinmeye yöneliktir.
1. Araştırma ve Merak
Bir kısım araştırmalar merak kavramını
yaşamın
anlamını
bulma
yolunda
bir
gereksinme olarak ortaya koyarlarken
bir kısmada merak zeka ve yaratıcılıkla
ilişkilendirilmiştir ilerleme ve gelişmenin
temeli merak ve araştırmadan geçer.
2. Kurcalama
Birey
bilmediği
kurcalayarak
ne
yeni
bir
cihazı
olduğunu
anlama
yönünde
kendini
tatmin
yandan
tesbih
çekmek
oynamak
gibi
eder.
Öte
yüzüğüyle
durumlarda
maddelerle kendini sakinleştirir.
birey
3. Sosyal Güdüler
Öğrenilmiş güdüler olan sosyal güdüler biyolojik
gereksinmelerden
toplum
etkilenmelerine
rağmen
yaşantısının
etkisiyle
değerleri
şekillenmiş
güdülerdir.
Öğrenilmiş
bu
tarz
güdülerin bireyde sıkıntı yaratarak psikolojik
sorunların yaşanmasına neden olabilir.
Bu
tarz
gereksinimler
değişebilmektedir.
kültürden
kültüre
4. Başarı Gereksinimi
Başarı gereksinimi yapılan işin en iyi şekilde yerine getirme ve
sonuçları ile ilgili haz alma davranışı ile ilgilidir. Başarı
gereksiniminde ailenin yetiştirme tarzı da önemlidir. Özellikle
çocuğun küçük yaşta kendi seçimlerini yapmasına izin verilmesi
kendi parasını kazanabilmesi ve inisiyatif alabilmesi için bağımsız
bir kişi olarak büyütülmesi başarı gereksinimin artmasına yol
açar.
Başarı gereksinimin başarısızlık korkusuyla karıştırılmaması gerekir.
Başarısızlık korkusu yüksek bireyle başarılı olmayacakları işler
yerine başarı olasılığı yüksek işleri tercih eder ve başaracak
yeterlilikleri olsa dahi dahi üst seviyedeki işlerden kaçınırlar.
5. İlişki Kurma ve Bağlanma Gereksinimi
Toplumdaki diğer insanlarla ilişki kurma
onlarla yakın olma gereksinimi yine insan
davranışlarını
şekillendiren
önemli
gereksinimler içerisinde yer almaktadır.
Örneğin bir sosyal topluluğa üye olma
dernek
faaliyetlerine
katılma
kurma gereksinimiyle ilgilidir.
ilişki
6. Kontrol Altında Tutma Gereksinimi
Bazı bireyler çevrelerindeki olaylar ve kişiler
üzerinde denetim kurma onları kontrol
edebilme gereksinimi duyarlar. Örneğin
yaşlılık
döneminde
çevreleri
üzerinde
denetim kurma inisiyatifi olan kişiler daha
sağlıklı ve uzun yaşama konusunda daha
avantajlıdırlar.
7. Ödülün Kaynağına Göre Güdülenme
Yapılan işin doğası gereği işin kendisinin ve içeriğin
ödül niteliğini taşıması birey için zevk ve tatmin
sağlıyorsa bu tarz ödüller içsel kaynaklı ödül olarak
nitelendirilebilir. Hızlı ve yeterli olma isteği gibi.
Eğer davranışın gerçekleştirilmesi için dışarıdan bir
ödül sunuluyor ve davranış oluşuyorsa bu durumda
dışsal kaynaklı ödülden söz etmek mümkündür. Bir iş
yerinde fazla mesaiye prim verilmesi gibi.
Download

Slayt 1