Küreselleşmenin Bankalar
Üzerinde Etkileri
1. Yurt Dışı Pazarlardan Kaynak Sağlama
Olanağının Artması Sonucu Bankaların Kaynak
Yapısının Değişmesi
Finansal pazarların bütünleşmesi;
 Bankaların yurt dışı pazarlardan kaynak bulma imkanının
artmasına,
 Banka kaynakları arasında yabancı para oranının artmasına,
 Kur riskinin artmasına,
 Kur riskini azaltmak için yabancı para üzerinden yapılan kaynak
edinimlerinin bilançonun aktif tarafında yabancı para olarak
plase edilmesine,
 Böylece banka kullanımları arasında yabancı para oranının
artmasına,
 Para ikamesine, yol açmıştır.
Para ikamesi nedir?
 Enflasyonun yükselmesi ile birlikte ulusal para biriminin
taşıması gereken özellikler yıpranmaya başlar.
 Paranın fonksiyonlarını (değişim ölçüsü olma, hesap birimi ve
değer
saklama
işlevleri)
yerine
getirememeye
başlaması sonucunda ulusal para yerine yabancı para
kullanımı yaygınlaşmaya başlar. Bu olgu para ikamesi ya da
Dolarizasyon olarak adlandırılır.
Para ikamesi nedir?
 Para ikamesine yol açan nedenler,
Yüksek enflasyon
Sermaye hareketlerinin serbest bırakılmasıdır.
 Para ikamesinin en belirgin göstergesi bankalardaki döviz
işlemlerinin toplam işlemler içindeki payıdır.
 Enflasyonun düşmeye başlaması ve ekonomik istikrarın
artması ile ulusal paraya geri dönüş ortaya çıkmaktadır. Buna
da ters para ikamesi adı verilir.
2. Kısa Süreli, Spekülatif Sıcak Para
Hareketlerinin Artması
 Türkiye’ye döviz girişi başlıca 4 nedenle olur:
 (1) Türklerin yabancılara mal ve hizmet satışı karşılığında elde ettikleri
dövizler,
 (2) Cari transferler yoluyla gelen dövizler,
 (3) Yabancıların Türkiye’de doğrudan yatırım yapmak üzere getirdiği
dövizler,
 (4) Yabancıların Türkiye’ye finansal yatırım (plasman) yapmak amacıyla
getirdiği dövizler.

Ülkeye Döviz Girişinin Nedenleri
 (1) Yabancılara mal ve hizmet satışı karşılığında elde edilen
dövizler: Türkler yabancılara mal ve hizmet sattığı zaman
karşılığında döviz elde ederler. Bu satış, ihracat (yani
Türkiye’den yabancı bir ülkedeki bir kişiye, şirkete mal satışı)
şeklinde olabileceği gibi, Türkiye’ye gelen turistlere mal
(burada yapacakları alış verişlerde alacakları mallar) veya
hizmet (otel konaklaması, sigorta, taşımacılık) satışı şeklinde
de olabilir.
 İhracat yoluyla elde edilen döviz gelirleri ödemeler
dengesinde cari işlemler dengesi / dışticaret dengesi / ihracat
başlığı altında yer alır. Hizmet satışları karşılığında elde edilen
döviz gelirleri ödemeler dengesinde cari işlemler dengesi/
hizmetler dengesi başlığı altında gelir kalemi olarak yer alır.
Ülkeye Döviz Girişinin Nedenleri
 (2) Cari transferler yoluyla gelen dövizler: Bu şekilde döviz
girişleri hibeler ve işçi havaleleri gibi döviz girişlerini içerir.
 Cari transferler yoluyla gelen döviz girişlerinden hibe olarak
gelenler ödemeler dengesinde cari transferler / genel
hükümet başlığı altında, işçi geliri ve diğer şekilde gelen
dövizler ise ödemeler dengesinde cari transferler / işçi gelirleri
ve diğer transferler başlığı altında yer alır.
Ülkeye Döviz Girişinin Nedenleri
 (3) Yabancıların doğrudan yatırım yapmak üzere getirdiği
dövizler: Bu tür döviz girişleri de iki başlıkta toplanabilir:
 (a) Yabancı yatırımcılar Türkiye’ye mal üreten bir birimi (işletme, fabrika,
imalathane vb) veya hizmet üreten bir birimi (banka, sigorta şirketi,
taşımacılık şirketi, süpermarket vb) satın almak üzere döviz getirebilirler.
Burada yeni bir yatırım söz konusu olmayıp mevcut bir yatırımın yabancı
bir kişi ya da şirket tarafından satın alınması söz konusudur. Bu tür
yatırımlar yeni bir iş alanı açmak, yeni istihdam yaratmaktan çok yatırımın
el değiştirmesi şeklinde ortaya çıkar.
 (b) Yabancı yatırımcılar Türkiye’ye yeni bir mal üretim veya hizmet üretim
birimi kurmak amacıyla döviz getirebilir. Burada yeni bir yatırım söz
konusu olup yeni bir iş alanı açılmakta, yeni istihdam yaratılmaktadır.
 Her iki şekilde gelen dövizler ödemeler dengesinde sermaye
ve finans hesapları / finans hesapları / doğrudan yatırımlar /
yurtiçinde başlıkları altında yer alır.
Ülkeye Döviz Girişinin Nedenleri
 (4) Yabancıların Türkiye’ye finansal yatırım (plasman) amacıyla
getirdiği dövizler: Yabancılar Türkiye’ye finansal yatırım yapmak
amacıyla şu yollarla döviz getirirler:
 (a) Senetlerin değer artışından ve temettüsünden yararlanmak için döviz getirip
TL’ye çevirerek borsadan hisse senedi alırlar.
 (b) Faiz getirisinden yararlanmak için döviz getirip TL’ye çevirerek bankalarda TL
mevduat hesabı, ya da dövizlerini TL’ye çevirmeden döviz tevdiat hesabı (DTH)
açarlar.
 (c) Faiz getirisinden yararlanmak için döviz getirip TL’ye çevirerek Devlet Tahvili
veya Hazine Bonosu (DİBS) satın alırlar.
 (d) Yabancılar Türk şirketlerine kredi verirler. Bu daha çok bankaların, yabancı
bankalar sendikasyonundan kredi kullanması biçiminde yürür. Daha ender olarak
Türk şirketleri de yabancı banka veya şirketlerden kredi alabilirler. Bu işlemler
sonucu Türkiye’ye döviz girişi olur.
 Bu şekilde gelen dövizler ödemeler dengesinde sermaye ve finans
hesapları / finans hesapları / portföy yatırımları ve diğer yatırımlar
başlıkları altında yükümlülük olarak yer alır.
Kalıcı Girişler, Geçici Girişler ve Sıcak Para
 Yukarıda sayılan (1), (2) ve (3) numaralı başlıklarda yer alan
döviz girişleri kalıcı girişler olarak kabul ediliyor. Yani Türklerin
sattığı mal veya sundukları hizmeti karşılığında elde edilen
dövizler veya cari transferler yoluyla gelen dövizler ya da
yabancıların burada bir işletmeyi satın almak veya bir işletme
kurmak üzere getirdiği dövizler Türkiye’de kalır. Bunlardan
yatırım amaçlı getirilen dövizlerin bir bölümü ileride
işletmenin kârı yurtdışına transfer edilirken çıkarılır.
 (4) numaralı grupta toplanan döviz girişleri ise kalıcı olarak
kabul edilmez. Bunlar geçici olarak faizden ya da borsanın
değerlenmesinden yararlanmak üzere gelir.
Kalıcı Girişler, Geçici Girişler ve Sıcak Para
 Sıcak para, bir ülkedeki yüksek faizlerden, yüksek getirilerden
yararlanmak üzere o ülkeye gelen dövizlere verilen addır. Bu
tür döviz akımları yabancıların hisse senedi veya kısa vadeli
borç senedi (tahvil, bono vd) alımları, Türk bankalarına açılan
kısa vadeli krediler, reel sektöre açılan kısa vadeli krediler,
yabancıların Türkiye’deki bankalarda açtığı mevduat
hesaplarını içerir. Bunların sıcak para olarak adlandırılmasının
nedeni bu fonların sahiplerinin ya da yöneticilerinin risklerde
artış
gördüklerinde
paralarını
alıp
gitmelerinden
kaynaklanıyor.
Sıcak Paranın Sakıncaları
 Sıcak para, ülkede riskler arttığında hızla ülkeyi terk edebildiği
için finansal piyasalarda ve onun etkisiyle bütün piyasalarda
istikrarsızlık ortaya çıkarabilir. Sıcak paranın bir ülkeyi terk
etmesinin nedenleri arasında siyasal risklerde artış, kurlarda
oynaklık ve artışlar (kur riski), ekonomideki risklerde genel
artış gibi nedenler ön planda sayılabilir. Genel olarak sermaye
hassastır, yabancı sermaye ise korkaktır. Bir ülkede siyasal
riskler artıyorsa yerli sermaye yatırım yapma kararlarını
erteler, yabancı sermaye ise ülkeyi terk etmeye yönelir.
Kurlarda yerli paranın değer kaybına yol açacak oynaklık ve
artışlar yerli yatırımcının yatırım kararlarını ertelemesine,
yabancı yatırımcının ise gelişini ertelemesine veya parasını
alıp gitmesine yol açar.
Sıcak Paranın Sakıncaları
 1 USD = 2 TL iken Türkiye’deki net yüzde 10 faizden yararlanmak üzere
buraya 100 dolar getiren bir Amerikalı yatırımcıyı düşünelim. Parasını
TL’ye çevirdiğinde eline 200 TL geçecektir. 1 yıl vadeli bir mevduat hesabı
sonucunda elindeki anapara ve faiz toplamı (200 + 20 =) 220 TL olacaktır.
Kurun hiç değişmediğini varsayalım. Bu durumda bu Amerikalı yatırımcı
ülkesine dönerken elinde (220 / 2) 110 dolar olacaktır. Kendi ülkesinde
100 dolarına 2 dolar faiz elde edeceği yerde burada 10 dolar elde etmiş
olmaktadır. Şimdi de Amerikalı parasını getirip mevduat hesabı açtıktan
sonra kurun değiştiğini ve 1 USD = 2,25 TL olduğunu düşünelim. Bu
durumda dönem sonunda Amerikalı yatırımcının eline geçen 220 TL
anapara ve faizi toplamının dolar karşılığı (220 / 2,25 =) 98 dolar olacaktır.
Bu durumda Amerikalı yatırımcı kazanç sağlamak bir yana getirdiği 100
doları bile koruyamamış olmaktadır. Böyle bir durumda kalmamak için bu
yatırımcı çok kısa vadeyle parasını getirmekte, en ufak bir tehlike
gördüğünde parasını alıp ülkeden çıkmaktadır. Bu durumda da ülkenin, ani
döviz çıkışları nedeniyle döviz ihtiyacını karşılamakta sıkıntıya düşmesi
gündeme gelmektedir.
Türkiye Ödemeler Dengesinde Sıcak
Para
 Türkiye’nin Ocak – Kasım 2014 dönemindeki ödemeler dengesine bir
bakalım.
 (1) Yabancılara mal ve hizmet satışı karşılığında elde edilen dövizler: 208,1
milyar dolar (ihracat geliri 155,6 milyar dolar, hizmet gelirleri 47,7 milyar
dolar ve gelirler 4,8 milyar dolar.)
 (2) Cari transferler yoluyla gelen dövizler: 0,5 milyar dolar
 (3) Yabancıların doğrudan yatırım yapmak üzere getirdiği dövizler: 10,9
milyar dolar
 (4) Yabancıların Türkiye’ye finansal yatırım (plasman) amacıyla getirdiği
dövizler: 38,4 milyar dolar (20,2 milyar doları borç senetleri ve hisse
senetleri gibi portföy yatırımları, 18,2 milyar doları krediler gibi diğer
yükümlülükler) SICAK PARA)
 (5) Bunlara nereden geldiği bilinmeyen net hata ve noksan kalemindeki
2,2 milyar doları da eklemek gerekir.. (SICAK PARA)
Faiz/Kur Arbitrajı-Spekülatif Para
ve Ekonomik Sonuçları
 Yıllık TL Faiz Oranı; % 20
 Yıllık USD Faiz Oranı; % 5
 1 USD=10 TL

Yüksek faizi cazip bulan yabancı yatırımcı 100 USD’ si birlikte
Türkiye’ye gelir ve parasını %20 faiz getirisi olan Hazine Bonosuna yatırır.

100 USD*10=1000 TL ile Hazine Bonosu alır.

Yabancı yatırımcının parası dönem sonunda;
1000*(1000*0.20)=1200 TL olur.


1200 TL’ yi yeniden USD’ ye çevirir ve ülkeyi terk eder.
1200/10=120 USD
Yabancı yatırımcı eğer USD’ de kalsaydı 100 USD’ si;
100*(100*0.5)=105 USD olacaktı.
Sabit
kurun
sürdürülmesi
konusunda
bir
kuşku
oluşmuşsa
(DEVALÜASYON), spekülatörler derhal o paradan kaçıp, sağlam bir
paraya yönelirler.



Yıllık TL Faiz Oranı; % 20
Yıllık USD Faiz Oranı; % 5
Spekülatörler tarafından 1 USD=10 TL paritesine uyulamayacağı ve kurun 1
USD=20 TL olması bekleniyorsa,

Yüksek faizi cazip bulup Türkiye’ye gelen yatırımcı bu durumda parasını
Hazine bonosuna yatırdığında,

Başlangıçta 100 USD*10=1000 TL ile Hazine Bonosu alır.

Yabancı yatırımcının parası dönem sonunda;
1000*(1000*0.20)=1200 TL olur.


1200 TL’ yi yeniden USD’ ye çevirdiğinde,
1200/20=60 USD olacaktır.
Böylece, yabancı yatırımcının getirisi azalacaktır. Bu durumu bilen
spekülatör, derhal TL’ den çıkıp Türkiye’de kazanacağı getiriden daha
fazla bir getiri elde edeceği ülkelere gidecektir.
Sabit
kurun
sürdürülmesi
konusunda
bir
kuşku
oluşmuşsa
(REVALÜASYON), spekülatörler derhal ulusal paraya yönelirler.



Yıllık TL Faiz Oranı; % 20
Yıllık USD Faiz Oranı; % 5
1 USD=10 TL paritesine uyulamayacağı ve kurun 1 USD=5 TL olması
bekleniyorsa,

Yüksek faizi cazip bulup Türkiye’ye gelen yatırımcı bu durumda parasını
Hazine bonosuna yatırdığında,

Başlangıçta 100 USD*10=1000 TL ile Hazine Bonosu alır.

Yabancı yatırımcının parası dönem sonunda;
1000*(1000*0.20)=1200 TL olur.

1200 TL’ yi yeniden USD’ ye çevirdiğinde,
1200/5=240 USD olacaktır.
Böylece, yabancı yatırımcının getirisi artacaktır. Bu durumu bilen
spekülatör, başka ülkelerdeki yatırımlarını bir kenara bırakarak
derhal
TL’ ye yönelecektir.

 Faiz kur arbitrajında hedef paranın (TL) yatırımcının parasına göre (USD)
devalüe
olması
arbitraj
getirisini
azaltır.
DEVALÜASYON
ARBİTRAJCININ BAŞ DÜŞMANIDIR.
 Faiz kur arbitrajında hedef paranın (TL) yatırımcının parasına göre (USD)
revalüe
olması
arbitraj
getirisini
ARBİTRAJCININ BAŞ DOSTUDUR.
yükseltir.
REVALÜASYON
SICAK PARANIN EKONOMİK SONUÇLARI
1) SICAK PARA YERLİ PARADA AŞIRI DEĞERLENME YARATARAK
DIŞ TİCARET AÇIĞINA YOL AÇAR.
 Bir ülkeye, ülkenin dış dünyaya yaptığı mal ve hizmet alışverişinden doğan
döviz açığının, yani cari açığın üzerinde döviz girişi olursa, Merkez
Bankasının fazla dövizi piyasadan çekmemesi halinde ülke parasının döviz
karşısındaki reel (enflasyondan arındırılmış) değeri artmaya başlar.
 Bunun sebebi döviz bolluğu sonucunda kur artışının gerilemesi, hiç
olmazsa
kurun
artış
temposunun
yani
devalüasyonun
enflasyonun
gerisinde kalmasıdır. Bu olguya Türk Lirasının (döviz karşısında) reel
değerinin artması, kısaca reel kurun artması denmektedir.
SICAK PARANIN EKONOMİK SONUÇLARI
 Reel kurun artması Türk mallarının döviz cinsinden fiyatının artması
demektir. Benzer şekilde, ithal malların reel (enflasyondan arındırılmış)
Türk Lirası faaliyetleri de geriler. Eğer reel kurdaki artış iyice yükselirse,
ithal mallarının nominal fiyatı (enflasyondan arındırılmamış) Türk Lirası
fiyatları bile geriler.
 Türk Lirası ve döviz arasındaki bu değer değişikliklerinin ekonomiye
yansımasını bir örnekle açıklayalım.
DEVALÜASYON=ENFLASYON

YILBAŞINDA

YILSONUNDA

1 USD=10 TL

1 USD=20 TL

TR’NİN İHRAÇ MALI FİYATI

TR’NİN İHRAÇ MALI FİYATI
%100
 TL: 10 TL
 YP: 1 USD
Enflasyon=Devalüasyon
Hesap: 10 YTL * (1/10) = 1 USD
 TL: 20 TL
 YP: 1 USD
Hesap: 20 TL * (1/20) = 1 USD
SONUÇ: DIŞ TİCARET DENGESİ ETKİLENMEZ.
TL’NİN DEĞER KAZANMASI II

YILBAŞINDA

YILSONUNDA

1 USD=10 TL

1 USD=16 TL

TR’NİN İHRAÇ MALI FİYATI

TR’NİN İHRAÇ MALI FİYATI
%100 > %60
 TL: 10 TL
 YP: 1 USD
Enflasyon > Devalüasyon
Hesap: 10 YTL * (1/10) = 1 USD
 TL: 20 TL
 YP: 1.25 USD
Hesap: 20 TL * (1/16) = 1.25 USD
SONUÇ: İHRACAT DÜŞER, İTHALAT ARTAR.
TL’NİN DEĞER KAYBETMESİ III

YILBAŞINDA

YILSONUNDA

1 USD=10 TL

1 USD=20 TL

TR’NİN İHRAÇ MALI FİYATI

TR’NİN İHRAÇ MALI FİYATI
%60 > %100
 TL: 10 TL
 YP: 1 USD
Enflasyon < Devalüasyon
Hesap: 10 YTL * (1/10) = 1 USD
 TL: 16 YTL
 YP: 0.800 USD
Hesap: 16 TL * (1/20) = 0.800 USD
SONUÇ: İHRACAT ARTAR, İTHALAT AZALIR.
SICAK PARANIN EKONOMİK SONUÇLARI
2) SICAK PARA AÇIK POZİSYONA NEDEN OLUR.
 Açık pozisyon bir bilanço kavramıdır. Bir bilançoda bir finansal varlığın
pasif tarafta yani borç olarak bulunup, pasif tarafta yani varlık olarak
bulunmamasıdır.
 Açık pozisyon bono ya da hisse senedi gibi finansal varlıklar için de söz
konusu olsa da sıcak para mekanizmasıyla bağlantılı olan ve ekonominin
geneli açısından önemli sonuçlar doğurabilen türü bilançolardaki, özellikle
banka bilançolarındaki döviz açık pozisyonudur.
SICAK PARANIN EKONOMİK SONUÇLARI
 Bir ülkede uluslararası sermaye hareketleri serbest bırakılmışsa, ve devlet
bütçe finansmanı için yoğun bir şekilde borçlanmaya gitmişse, bu ülkede
bankalar DEVLETİN TEFECİSİ haline gelirler.
 Sermaye hareketleri kontrol altında ise, bankaların iç borç piyasasında
yatırım yapma imkanları kendi öz kaynakları ile sınırlıdır. Ancak sermaye
kontrolleri kaldırılmışsa, o zaman banka yurt dışından borçlanır. Tabi bu
döviz cinsi kaynağı iç borç piyasasında kullanabilmek için TL’ ye çevirmek
gerekir. Böylece bankalar sürekli döviz borcu altında yaşamaya başlarlar.
SICAK PARANIN EKONOMİK SONUÇLARI
 Eğer sıcak paranın yarattığı döviz fazlası MB’ nca piyasadan çekilmiyorsa,
yani yerli para dövize karşı değerlenme sürecinde ise o zaman döviz
kaynaklı fonlama ile bono tahvil yatırımı yapmak, TL kaynaklı fonlamayla
aynı yatırımı yapmaya göre daha karlı olur. Bu durumda bütün özel sektör
döviz borcuna gömülür.
3. Bankalarda Faiz ve Kur Riskinin
Artması
Bankaların aktif ve pasifinde yer alan kalemlerin yabancı para
oranlarının artması, faiz değişkenliği ile birleştiğinde,
bankaların risklerini arttırmakta ve çeşitlendirmektedir.
Faiz Riski
Faiz oranı riski, bankanın faize duyarlı varlıklarıyla (değişken
gelirli varlıkları) faize duyarlı kaynakları (değişken faizli
kaynakları) arasındaki dengesizlikten kaynaklanmaktadır.
SGMK’lerin getirileri, mevcut faiz oranları ile ters orantılıdır.
Elinde SGMK olan bankalar faizlerin yükselmesi durumunda,
pozisyonlarından dolayı zarar edeceklerdir. Benzer durum
krediler için de geçerlidir. Eğer banka, düşük faizden kredi
kullandırmış ise ve ardından faizler yükselmeye başlamış ise,
banka zarar edecektir.
Risk en çok, bilançonun aktif ve pasifi arasında VADE
UYUMSUZLUĞU olduğunda doğar.
Kur Riski
 Bankaların varlıkları ile yükümlülüklerinin AYNI
BİRİMİNDEN OLMAMASI durumunda doğan risktir.
PARA
 Bankaların açık pozisyonları ile yakından ilgili bir kavramdır.
Kur Riski Örneği
Bir bankanın,
 Yurt dışından,
 Bir yıl vadeli,
 % 10 faizli,
 100 Milyon USD KREDİ ALDIĞINI ve bunu,
 1.5 YTL=1 USD kuruyla YTL’ ye çevirerek aynı gün,
 1 yıl vadeli
 Yıllık %20 faizli,
 DEVLET TAHVİLİNE yatırdığını düşünelim.
 Bir yılın sonunda 1 USD=1.6 YTL ve enflasyonunda 0 olduğunu varsayalım.
Kur Riski Örneği
Alınan kredi YTL’ ye çevrilirse,
100.000.000 USD X 1.5 = 150.000.000 YTL (Anapara)
Söz konusu tutar % 20 faiz oranı üzerinden DİBS’e yatırılırsa,
150.000.000 YTL X 0.20 = 30.000.000 YTL (Faiz)
Toplam gelir = 150.000.000 YTL + 30.000.000 YTL =
180.000.000 YTL
Kur Riski Örneği
Öte yandan alınan kredi için % 10 faiz ödenirse,
100.000.000 USD X 0.10 = 10.000.000 USD (Faiz)
Toplam gider = 100.000.000 USD + 10.000.000 USD =
110.000.000 USD olacaktır.
Toplam gideri, yıl sonu kuru üzerinden YTL’ ye çevirirsek;
110.000.000 USD X 1.6 = 176.000.000 YTL
Kur Riski Örneği
O halde,
180.000.000 YTL-176.000.000 YTL=4.000.000 YTL Net Kar elde
edilecektir.
Kur Riski Örneği
Yıl sonu kur, 1 USD=1.7 YTL olsaydı,
Toplam gider = 110.000.000 USD X 1.7 = 187.000.000 YTL
olacak ve sonuçta,
180.000.000 YTL – 187.000.000 YTL = - 7.000.000 olacak ve
7.000.000 YTL net zarar doğacaktı.
4. Ülke Riskinin Önem Kazanması
Yurt dışına kredi veren ve ihracat kredileri kullandıran ülke
bankalarında ülke riski, borçlu ülkenin ödeme gücü, plasman
kararlarında çok önem göstermektedir.
Ülke Riski
5. Fon Yönetiminin Kar Merkezi Haline
Gelmesi
Bankacılık sistemi, toplamış olduğu mevduatları kredi olarak
kullandırmanın yanında, menkul kıymet ve kambiyo
faaliyetleri sonucunda elde ettiği karlarda bilançolarında
büyük yer kaplamaktadır.
6. Korunganlık (Hedge) Tekniklerini
Daha Yaygın Olarak Kullanmaları
Korunganlık tekniklerinin gelişmesinin amacı;
Kambiyo ve sermaye piyasalarındaki belirsizliklerin,
Faiz dalgalanmalarının, getirdiği riskleri azaltmaktır.
Bu bağlamda, vadeli işlem piyasaları uygulama alanı bulmuştur.
7. Bilanço Dışı İşlemlerinin Artması
Nazım hesaplar olarak adlandırılan bu işlemlerin artmasında,
Hedge tekniklerinin daha fazla kullanılması ve uluslar arası
finansal pazarlardaki gelişme önemli rol oynamıştır.
8. Yurt dışı Faaliyetlerin Genişlemesi
Küreselleşme ile bankaların yurt dışı faaliyetleri artmış ve
banka örgütlenmeleri sınırlar ötesine taşınmıştır.
9. Birleşme ve Satın Almaların
Yaygınlaşması
Bankalar arası birleşme ve satın almaları arttıran nedenler;
Bankalararası rekabet,
Finans sektöründeki kapasite fazlalığı,
Banka karlarındaki düşüş,
Yabancı ülkelerde faaliyete geçme stratejisi,
Marka değeri düşmüş bankaları satın alarak sermaye kazancı
sağlama güdüsü,
Bankalararası dayanışmayı arttırmak için grup bankaları
oluşturma isteği.
10. Banka Kurallarının, Düzenlemelerinin
Tekdüze Uygulanması
Tekdüze uygulamaların nedenleri;
 Bankalar arası haksız rekabeti önlemek,
 Bankaların daha güvenilir kurumlar olarak hizmet vermelerini
sağlamak,
 Başka başarısızlıklarının doğurduğu zararları azaltmak.
Bu bağlamda, Bank For International Settlements (BIS)Uluslararası Ödemeler Bankası ve bu bankanın gözetiminde
Basel Bankacılık Gözetim Komitesinin yaptığı düzenlemeler
bankacılık alanında yaygın olarak uygulanmaktadır.
Download

1 USD