2014 YILI DÖNEM SONU
İŞLEMLERİ
Yeditepe Bağımsız Denetim A.Ş.
D. Erkan ATEŞLİ
KASA
 Kasada bulunan yabancı paralar, efektif alış kuru ile değerlenir (VUK
md.280).
 Nakit döviz dışındaki tüm döviz varlıkları döviz alış kuru ile
değerlenir. Sadece kasada bulunan nakit dövizler efektif alış kuru ile
değerlenir.
 Dönem sonu kasa sayımı yapıldı mı ? Yapıldı ise kasa sayım tutanağı
ile kaydi kasa mevcudu tutuyor mu?
 Kasa noksan ve fazlalıklarının ilgili mevzuat hükümlerine göre
muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği kontrol edildi mi? Ayrıca
bunların miktarı ve tekrarlanma sürelerinin normal izah edilebilir
sınırlar içerisinde olup olmadığı da araştırıldı mı?
KASA
 Kasanız alacak bakiyesi (eksi kasa mevcudu) vermemelidir.
 Kasadan yapılan ödeme ve tahsilatlarda 8.000TL’nin üzerinde işlem
var mı?
 Kasada ticari teamüllere göre yüksek miktarda bir nakit
tutuluyorsa, bunun nedeni araştırılıp, bu durum transfer
fiyatlandırması
hükümleri bakımından irdelendi mi? Adat
hesaplanması gerekiyor mu?
ALINAN ÇEKLER
 Döviz tutarlı alınan çekler, döviz alış kuru ile değerlenir.
 Bu hesap kayıtları içerisinde ortaklar veya şirketin ilişkili
olduğu kurumlara ait çekler olması halinde, bunlar işle ilgili
olma ve Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki örtülü kazanç ve örtülü
sermaye hükümleri açısından kontrol edilmelidir. (KVK 12 ve
13).
 64 seri no.lu VUK sirküleri ile vadeli çeklere uygulanan
reeskont sonucunda hesaplanan reeskont faiz giderinin ticari
kazançtan indirilmesi sağlanmıştır.
BANKALAR
 Şirketin sahip olduğu tüm banka hesaplarının şirket muhasebe
kayıtlarında gösterildiğine dair kontroller yapılmalı; şirketten bu
konudaki teyit mektupları istenmelidir. Bir çok şirketi banka hesapları
için geçici vergi dönemlerinde onaylı ekstre yerine internet
bankacılığı yoluyla ekstre teminini tercih etmektedir. Ancak yıl
sonunda mutlaka yazılı mutabakat yapılmasını öneriyoruz.
 Şirketin banka hesaplarını ve mutabakatı yapılan yıl sonu bakiyelerini
gösteren “banka hesapları takip dosyası” hazırlanabilir.
 Vergi incelemelerinde; personele bankadan, kasadan yapılan
ödemeler ile SGK bildirimleri karşılaştırılıyor ve farklar sorguluyor..
Çalışanların internetteki linkedin profilindeki bilgilerden hareketle
ücreti ile ilgili sorular yöneltilmektedir.
BANKALAR
 Banka hesaplarında bulunan yabancı para mevcutları, döviz alış kuru
ile değerlenir. Döviz bankadaki hesaptan çekildikten sonra yani
nakde dönüşmesi halinde efektif hale geldiği kabul edilmelidir.
Kasaya çekilen döviz mevcutları dönem sonu kur değerlemesinde
Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan ilgili döviz efektif alış kuru ile
değerlenmelidir. (VUK Mad. 280)
 Vergi Usul Kanunu’nun 281/1. maddesinde “Alacaklar mukayyet
değerleriyle değerlenir, mevduat ve kredi sözleşmelerine müstenit
alacaklar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte
dikkate alınır.” denilmektedir.
 Bu nedenle vadeli mevduatların dönem sonu itibariyle tahakkuk
eden faiz tutarlarının gelir olarak dikkate alınması gerekmektedir.
BANKALAR
Örnek: ( ABC ) Limited Şirketi’nin, 01.08.2014 tarihinde açtırmış
olduğu 1 yıl vadeli mevduat hesabı dolayısıyla, vade tarihi olan
01.08.2015 tarihinde 60.000 TL faiz geliri elde ettiği bir durumda: söz
konusu kazancın tamamı 2014 yılı kurum kazancının tespitinde dikkate
alınmayacak, toplam faiz gelirinin 01.08.2014– 31.12.2014 tarihleri
arasında kalan beş aylık kıst döneme isabet eden kısmı olan 25.000 TL,
2014 yılı kurum kazancının hesabında; 01.01.2015 – 31.07.2015
tarihleri arasında kalan yedi aylık kıst döneme isabet eden kısmı olan
35.000 TL ise 2015 yılı kurum kazancının hesabında gelir olarak
dikkate alınacaktır.
Ticari işletmeler, dönem sonu itibariyle geri dönmeyen repo bedelleri
için de aynı şekilde işlem yapacaklardır.
BANKALAR
 Vadeli mevduatların işlemiş faizlerine isabet eden
mahsubu yapılabilir.( 1 Seri Numaralı KVK GT 34.8. md)
stopajların
Örnek: Liman Limited Şirketi, vadesi 31.03.2015 tarihinde dolan 6 ay vadeli
mevduat hesabından 200.000 TL brüt faiz geliri elde etmiş, bankaca faiz ödemesi
sırasında 30.000 TL gelir vergisi tevkifatı yapılmıştır. Söz konusu faiz gelirinin
01.10.2014 – 31.12.2014 tarihleri arasında kalan üç aylık kıst döneme isabet
eden kısmı olan 100.000 TL 2014 yılı kurum kazancının hesabında, 01.01.2015 –
31.03.2015 tarihleri arasında kalan üç aylık kıst döneme isabet eden kısmı olan
100.000 TL ise 2015 yılı kurum kazancının hesabında gelir olarak dikkate
alınacaktır.
Aynı şekilde bankaca faiz ödemesi sırasında yapılan 30.000 TL gelir vergisi
tevkifatının 01.10.2014 – 31.12.2014 tarihleri arasında kalan üç aylık kıst
döneme isabet eden kısmı olan 15.000 TL 2014 yılı kurumlar vergisi
beyannamesinde, 01.01.2015 – 31.03.2015 tarihleri arasında kalan üç aylık kıst
döneme isabet eden kısmı olan 15.000 TL ise 2015 yılı kurumlar vergisi
beyannamesinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilecektir.
Mevduat faizlerinin tahakkuk kaydı yapılırken brüt faiz tutarının gelir olarak
dikkate alınması gerekir.
BANKALAR
 Vadeli banka mevduatlarına ilişkin faiz gelirinin kıst dönem gelir
yazılması , ticari işletmelerin aktifine kayıtlı vadeli mevduat
hesaplarının değerlemesine ilişkindir.
 Dolayısıyla gerçek kişiler tarafından GVK’nun“Menkul Sermaye
İratları” başlıklı 75/7,12, ve 14. bentleri kapsamında elde edilen;
mevduat faizleri, kar payları ve repo kazançları, eskiden olduğu
gibi vadesinde elde edilmiş sayılacak; kıst getiri hesabı
yapılmayacaktır.
DİĞER HAZIR DEĞERLER
Nakit para, çekler ve bankadaki paralar dışında kalan hazır
değerler yer alır. Bu hazır değerlerin en önemlileri;
Henüz bedeli tahsil edilmemiş kredi kartı slipleri,
Henüz bedeli tahsil edilmemiş menkul kıymet kuponları,
Henüz işletmeye ulaşmamış yoldaki paralardır.
Diğer hazır değerler mukayyet bedelle değerlenir.
Kredi kartlı satışlarınız için fiş değil fatura tanzim etmeye,
faturayı da mutlaka kart hamilinin adına düzenlemeye
dikkat ediniz . Fatura , veya fiş ile kart slipleri arasında
birebir ilişki kurulabilmesi imkanı veren bir sistem
kurmanızı tavsiye ederiz.
VERİLEN ÇEKLER VE ÖDEME EMİRLERİ
 Döviz tutarlı verilen çekler, döviz alış kuru ile değerlenir.
 Bu hesap kayıtları içerisinde ortaklar ve şirketin ortak olduğu
kurumlara ait çekler olması halinde, bunların işle ilgili olma ve
Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki örtülü kazanç ve örtülü sermaye
hükümleri açısından kontrolleri yapılmalıdır. (KVK 12,13).
 64 seri no.lu VUK sirküleri ile vadeli çeklere uygulanan reeskont
sonucunda hesaplanan reeskont faiz giderinin ticari kazançtan
indirilmesi
sağlanmıştır. Alınan
çeklerle
ilgili
reeskont
hesaplaması yapıldıysa
verilen
çekler
içinde
reeskont
hesaplanmalı ve reeskont faiz geliri olarak ticari kazanca ilave
edilmelidir.
MENKUL KIYMETLER
 VUK’un 279. maddesinde,
“-Hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51’i Türkiye’de
kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım
fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan her türlü
menkul kıymet borsa rayici ile değerlenir.
-Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde
oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin
özel kesim tahvili (devlet tahvili gibi) alış bedeline vadesinde elde
edilecek gelirin (kur farkı dahil) iktisap tarihinden değerleme
gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi
suretiyle hesaplanır.
-Ancak, borsa rayici bulunmayan, getirisi ihraç edenin kar veya
zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle
hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler, alış bedeli ile
değerlenir.” hükmü yer almaktadır.
 Hisse senetleri alış bedeliyle değerlendiği için alış giderleri
maliyete dâhil edilmez.
MENKUL KIYMETLER
 Hisse senedinin döviz cinsinden borçlanılarak veya banka kredisi
kullanılarak alınması durumunda; kur farkı, faiz ve komisyon tutarları
gider yazılır.
 İştirak payı satışlarının KVK 5/1-e maddesindeki KV istisnasından
faydalanıp
faydalanılmayacağına
hakkında
şartların
sağlanıp
sağlanmadığı hakkında bir araştırma yapılması gerekir.
 Vergi incelemelerinde; KVK 5/1-e maddesi kapsamında beyan edilen
istisna kazançlar sorgulanmaktadır.
 İştirak paylarının; alış tarihi, alış bedeli, nominal bedel, alınan miktarlar
ve tutarlar itibariyle bir listesi, temin edilerek incelenmelidir. Hisse
alımının kaynağı ( satın alma, sermaye artışı ) bu listeye ilave edilmeli,
listenin hazırlanmasında esas alınan bilgi ve belgeler de ayrıca muhafaza
edilmelidir.
ALICILAR ve ALACAK SENETLERİ
 Alacakların dönem sonu fiili envanterinin çıkartılması ilgili (borçlu)
işletmelerle yazılı mutabakat sağlanarak yapılmalıdır.
 Senetli ve senetsiz alacaklar, mukayyet değerleriyle değerlenir (VUK
md. 281).
 Döviz tutarlı senetli ve senetsiz alacaklar, döviz alış kuru ile değerlenir
(VUK md. 280).
ALICILAR ve ALACAK SENETLERİ
 Bu hesap kayıtları içerisinde ortaklar ve şirketin ortak olduğu
kurumlara ait alacaklar olması halinde, bunlar işle ilgili olma
durumları ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun örtülü kazanç ve
örtülü sermaye hükümleri açısından kontrol edilmelidir. (KVK
12,13)
 Uzun süredir tahsil edilememiş alacaklar varsa nedeni
sorgulanmalıdır. İşletmenin genel politikası ve ilgili müşteri ile
bağlantıları dikkate alınarak, faiz ve vade farkı hesaplanması
gerekip gerekmediği, hesaplanan tutarın fatura düzenlenerek
kayıtlara yansıtılıp yansıtılmadığı kontrol edilmelidir.
 Vergi incelemelerinde ilişkili kişilerden olan alacaklara uygulanan
vadeler
ve
emsal
olarak
dikkate
alınan
faiz
oranı
sorgulanmaktadır.
REESKONT UYGULAMASI
Reeskont işlemi, bir işletmenin bilançosunda bulunan alacak ve borç
senetlerinden değerleme günü itibariyle, vadeleri henüz gelmemiş
olanlarının değerleme günü cari değerine indirgenmesi işlemidir.
 Reeskont işlemi banka, banker ve sigorta şirketlerinin senede bağlı
olsun olmasın bütün borç ve alacak işlemleri için zorunludur.
Reeskont Uygulaması İçin Gerekli Şartlar:
 Alacak ve borç senede ve/veya çeke bağlanmış olmalıdır.
 Alacak ve borç ticari bir ilişkiden kaynaklanmış olmalıdır.
 Çek ve/veya senedin bir vade içermesi ve dönem sonu itibariyle
vadesinin dolmamış olması gerekmektedir.
 Alacak ve borç senedinin işletme aktifinde yer alması gerekmektedir.
REESKONT HESAPLAMASI
 Reeskont Hesaplamasında Uygulanacak Formül:
F=A-(A x 360/(360 + n x t))
 Örnek: 31.12.2014 tarihi itibariyle,
1.000,00 TL tutarında ve vadesi
bulunmaktadır.
A işletmesinin portföyünde,
31.3.2015 olan bir senet
Vade 90 gün (31.3.2015-31.12.2014), senet üzerinde faiz oranı yok,
TCMB avans faiz oranı %11,75*, Nominal Değer KDV hariç 1.000,00
TL'dir.
Reeskont Tutarı = 1.000,00 – 1.000,00 x 360
360+(0,1175 x 90)
Reeskont Tutarı = (1.000,00 – 971,46=) 28,54 TL
*Resmi Gazete’de yayımlanan TCMB avans faiz oranının %11,75 olacağı kabul edilmiştir. 2014 yılı için Resmi
Gazete’de oran yayımlandığında bu oranın kullanılması gerekir.
REESKONT UYGULAMASINDA ÖZELLİKLİ DURUMLAR
 Alacak senetlerini değerleme gününün değerine irca eden mükellefler,
borç senetlerini de aynı şekilde işleme tabi tutmak zorundadır.
 Teminata ve tahsile verilen senetler de anılan şartları taşımak kaydıyla
reeskont işlemine tabi tutulabilir.
 Şüpheli alacaklar için reeskont hesaplanmaz.
 Avans niteliğindeki senetler ile hatır senetleri için reeskont hesaplanmaz
 Kısmi reeskont uygulaması yapılamaz.
 Müflisten olan senetli alacaklar için reeskont hesaplanmaz.
REESKONT UYGULAMASINDA ÖZELLİKLİ DURUMLAR
Gerçekleşmemiş satışla ilgili alacak senetleri, sipariş avansı
mahiyetindedir. Bu nedenle bu tür alacak senetleri için reeskont
hesaplanmaması gerekir.
Henüz Gelir İdaresi özelgeler havuzunda olmamasına rağmen,
reeskont işlemlerinde senet tutarından KDV’nin ayrıştırılması
gerektiği yönünde şifahi görüşleri bulunmaktadır.
ŞÜPHELİ ALACAKLAR
 Şüpheli Alacaklar (VUK md. 323)
Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak
şartıyla
-Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar,
-Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine
rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine
değmeyecek derecede küçük alacaklar,
şüpheli alacak sayılır.
 Bir Alacağın Şüpheli Hale Gelmesi İçin :
1. Alacak ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ile ilgili olmalıdır.
2. Mükellef bilanço esasına göre defter tutmalıdır.
3. Alacak teminatsız olmalıdır.
ŞÜPHELİ ALACAKLARLA İLGİLİ ÖZELLİKLİ DURUMLAR








Avans mahiyetindeki alacaklar için karşılık ayrılabilir.
İştiraklerden olan alacaklar için karşılık ayrılabilir.
İflas halindeki kişilerden olan alacaklar için karşılık ayrılabilir.
Ciro yoluyla kabul edilen alacaklarda cirantaların asıl borçlu ile birlikte
takibi sonucunda karşılık ayrılabilir.
KDV alacakları için de karşılık ayrılabilir.( 334 Seri Nolu VUK GT )
Yurtdışından olan alacaklara karşılık ayrılabilmesi için dava açılmış
olması ve bu belgelerin dış temsilciliklerimize onaylatılması
gerekmektedir.
Aciz vesikası alacağın şüpheli hale geldiğini gösterir ve karşılık ayrılır.
Alacağa ilişkin teminat varsa, şüpheli alacak karşılığı teminatı aşan
kısım için ayrılabilir.
DEĞERSİZ ALACAKLAR
 Değersiz Alacaklar (VUK md. 322)
Kazai bir hükme (Yargı Kararı) veya kanaat verici bir vesikaya göre
tahsiline imkan olmayan alacaklardır.
 Kanaat verici vesika olarak aşağıdakiler örnek verilebilir.
-Mahkeme tarafından verilmiş borçlu hakkındaki gaiplik kararı,
-İcra takibatına ait dosyanın işlemden kaldırıldığını gösteren yazı,
-Borçlunun miras bırakmadan ölümü ve mirasçıların mirası reddettiğini
gösteren belge,
-Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş iflas kararı ve iflas masasındaki
varlığın borçları karşılamadığını gösteren belge,
-Borçlunun yurtdışına kaçması ve haciz edilebilecek malı olmadığını
gösterir belge,
-Konkordato anlaşması yapılmış ise konkordato dışı kalmış alacak
tutarı.
VAZGEÇİLEN ALACAKLAR
Vazgeçilen Alacaklar (VUK md.324)
 Konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar,
alacaklı yönünden değersiz alacak sayılır.
 Borçlu, vazgeçilen alacak tutarını defter kayıtlarında özel bir karşılık
hesabına kaydeder.
 Borçlu yönünden kar niteliğinde olan vazgeçilen alacak, vazgeçilen yılın
sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmezse, dördüncü yılın
sonunda kara alınmak suretiyle vergilendirilir.
ALACAKLARLA İLGİLİ DİĞER ÖNEMLİ HUSUSLAR
 Bu hesap kayıtları içerisindeki tutarların ve işlemlerin işle ilgili olma
ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun örtülü sermaye ve transfer
fiyatlaması hükümleri açısından kontrolu yapılmalıdır. (KVK 12, 13)
 Ortaklardan alacaklar varsa ortaklar itibariyle listesi hazırlanmalı,
tutarların mizan bakiyeleri ile uyumlu olup olmadığı kontrol
edilmelidir.
 Vergi incelemelerinde; firma aktifinde yer alan stok ya da sabit
kıymetlerin personele satılması ile oluşan alacaklar sorgulanmakta
ve satış fiyatlarının emsal bedele uygun olup olmadığı kontrol
edilmektedir.
STOKLAR
 Stoklar, maliyet bedeli ile değerlenir (VUK md.274).
 Maliyet bedeli, satın alma maliyeti ile birlikte stokların işletme ambarına
girinceye kadar yapılan bütün masrafları kapsar.
 Depo giderleri stok maliyetine dahil edilmez.
 Mal depoya girdikten sonraki finansman (kur farkı, faiz, vade vb)
giderlerinden stok maliyetine pay verilmez.
 Fire, emtianın üretim, taşınma ve depolama gibi işlemlere tabi tutulması
aşamalarında fiziken yok olması veya kullanılamaz hale gelmesidir.
Ticaret ve Sanayi Odaları tarafından belirlenen fire oranları, satılan malın
maliyetine aktarılmak suretiyle maliyet olarak dikkate alınır. Ancak
Ticaret ve Sanayi Odaları tarafından belirlenen fire oranını aşan fire
oranlarının gerçekleşmesi durumunda aşan kısmın mali kârın tespitinde
KKEG olarak dikkate alınması gerekir. Bu aşan kısma (KKEG olan kısım)
ait KDV’nin de KDV indiriminden çıkarılması gerekir.
STOKLAR
Malların Zayi Olması Sonucu Meydana Gelen Kayıplarda KDV
İndirimi
İmalatta kullanılmak için alınan ancak imalata girmeden eskime, bozulma,
çürüme, çatlama vb. nedenlerle kullanılamaz hale gelen ve bu nedenle imalatta
veya ambalajlamada kullanılabilme vasfını yitiren hammadde ve malzeme ile
ambalaj maddeleri,
Son kullanma tarihinin geçmesi, çeşitli kimyasallar içerdiğinin tespit edilmesi gibi
nedenlerle kanunen tekrar satılması mümkün olmayan ve imha edilen bisküvi,
çikolata, konserve gibi gıda ürünleri,
Sağlık Bakanlığınca kullanımının yasaklanması nedeniyle imha edilen ilaçlar ile
kullanım süresi içinde formül hatası bulunan, miadının dolması veya hasar görmesi
nedeniyle kullanılamaz hale gelmiş, üretimden kalkmış, insan sağlığını tehdit eden
ilaçlar,
Hatalı dikim, renk farklılığı, leke ve benzeri nedenlerle ya da şirket politikası
gereği satışı mümkün olmadığından imha edilen mallar,
için yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
STOKLAR
Malların Değerinin Düşmesi Sonucu Meydana Gelen Kayıplar
Malın tamamen yok olmaması, ancak değerinde önemli derecede
düşüklük meydana gelmesi halinde malın zayi olması hükümleri geçerli
olmayacaktır. Bu durumda malların zayi olması değil düşük bedelle veya
zararına satışı söz konusu olacağından, bu malların iktisabı dolayısıyla
yüklenilen KDV’nin indirim konusu yapılabileceği tabiidir.
Örneğin;
Üretim esnasında renginde problem olan giyeceklerin,
Yangın sonucu tamamen yok olmayan ve ekonomik değeri olan yedek
parça ve malzemelerin
daha düşük bir fiyatla satılması halinde bunlar nedeniyle yüklenilen
KDV’nin tamamı indirim konusu yapılabilecektir.
STOKLAR
 Hırsızlık nedeni ile çalınan malların maliyet bedeli, gelir ve
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak hasılattan
indirilmemekte ve KKEG kabul edilmektedir. Çalınan mallar ile ilgili
alışta ödenen KDV’nin de indirim konusu yapılmaması gerekir.
 İşletme varlıklarından bir kısmı dönem içinde yangın, deprem,
su basması gibi afetler yüzünden veya bozulmak, çürümek,
kırılmak, paslanmak gibi haller neticesinde yok olmuşsa bu tür yok
olmalar ticari ve mali kazancın tespitinde gider olarak dikkate
alınabilecektir. Ancak mali açıdan giderleştirme yapılması için yok
olmanın takdir komisyonu kararı ile belgelenmesi gerekmektedir.
 Deprem, sel ve Maliye Bakanlığı tarafından yangın sebebi ile mücbir
sebep ilan ettiği yerlerde zayi olan mallara ait KDV indirim konusu
yapılabilir. Ancak Maliye Bakanlığı yangın sebebi ile mücbir sebep ilan
etmemiş ise yanan mala ait KDV’nin indirimlerden çıkarılması gerekir.
(KDV sirküleri 57 mad. 5)
STOKLAR
 Satın alınan stokun işletme deposuna girdiği tarihe kadar oluşan kur
farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunludur.
 Depoda bulunan stokla ilgili daha sonradan oluşan kur farklarından
stoklara pay verilmesi ihtiyaridir.(VUK 262, 274, GT 238)
 Finansman temini maksadıyla banka ve benzeri kredi kurumlarından
alınan krediler için ödenen faiz ve komisyon giderlerinden dönem
sonu stoklarına pay verilmesi de ihtiyaridir. (VUK 262, 274, GT 238).
 Stok alımı ile ilgili örneğin 2014 yılı için tahakkuk eden ciro primi,
2014 yılında gelir olarak dikkate alınmalı, prime ait fatura 2014
yılında düzenlenmeli ve KDV 2014 yılında beyan edilmelidir.
 Vergi dairesi, İ.O.T.İ.lerde ciro primi faturalarının ilgili olduğu ayda
alınmaması halinde yüklenilen KDV olarak dikkate alınamayacağını
dolayısı ile iade de alınamayacağı şeklinde uygulama yapmaktadır.
Ancak bu konuda mükellef lehine yargı kararları bulunmaktadır.
ALINAN ve VERİLEN SİPARİŞ AVANSLARI
 Alınan ve verilen TL avanslar, mukayyet bedelle değerlenir.
 Döviz olarak verilen avansların mukayyet bedeli, Maliye
Bakanlığı’nca dönem sonunda yayımlanan döviz alış kuru ile
değerlenip, değerleme farkları, 646 Kambiyo Karları veya 656
Kambiyo Zararları hesaplarına kayıt edilmelidir.
 Avansın
bir alacağı veya borcu ifade etmediği, bu nedenle
değerleme işlemine tabi tutulmaması gerektiğini savunan görüşler
bulunmaktadır. Bu hususta farklı Danıştay kararları mevcuttur.
AVANSLAR
Vergi incelemelerinde;
 Taşeronlara verilen hakediş avansları üzerinden gelir vergisi, fon payı ve
damga vergisi kesintisinin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmektedir.
 Bu hesap kayıtları içerisinde ortaklara ait iş avansları olması halinde,
bunların işle ilgili olma durumu ve Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki örtülü
kazanç hükümleri açısından sorgulanmaktadır.
 Personele verilen avansları, personele sağlanan menfaat yönünden
incelenmekte ve bu türden işlemlerin tespiti halinde bunlar
brütleştirilmek suretiyle ücret olarak vergilendirilmektedir.
MADDİ DURAN VARLIKLARIN DEĞERLEMESİ
Maddi duran varlıklar, maliyet bedeli ile değerlenir.
 Maliyet bedeline giren giderler: (VUK Md. 270)




İthalatta ödenen gümrük vergileri,
Nakliye ve montaj giderleri,
Bina yıkım ve arsa düzenleme giderleri,
Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon giderleri, emlak alım
vergisi, özel tüketim vergisi ile KDV’nin maliyete veya gidere
yazılması hususunda mükellefler serbesttir.
 Kredi Faizleri ve Kur Farkları:

VUK’un 163 ve 187 no.lu Genel Tebliğleri’ne göre, yatırımların
finansmanında kullanılan kredilere ilişkin faiz ve kur farklarından
yatırım dönemine ait olanlar yatırım maliyetine eklenir ve
amortisman yoluyla giderleştirilir, işletme dönemine ilişkin olanlar
ise ister maliyetlere eklenir ister doğrudan gider yazılır.
GAYRİMENKULLERDE MALİYET BEDELİNİN ARTMASI
 Maliyet bedelini artırıcı giderlerin aktifleştirilmesi, sadece
gayrimenkuller için değil, gayrimenkuller gibi değerlenen bütün
iktisadi kıymetler için zorunludur.
 Gayrimenkulün kullanım ömrünü artırıcı giderler, asıl sabit
kıymetin amortisman süresinde aktifleştirildikleri yıldan
başlayarak itfa edilir.
 Gayrimenkulün genişletilmesi için yapılan giderler ise, asıl
gayrimenkulün kalan itfa süresinde ve eşit tutarlarda itfa edilir.
AMORTİSMAN UYGULAMASI
 Amortisman uygulamasının konusu, işletmede bir yıldan fazla
kullanılan, yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye
maruz bulunan, envantere dahil olan ve belli bir tutarı aşan sabit
kıymetlerdir (VUK md. 313).
 Sabit kıymetler kullanım sürelerine göre (faydalı ömür) 333,339
ve 365 Sıra No.lu VUK GT dahilinde itfa edilir.
 Amortisman oranları VUK’un 315. maddesi
Bakanlığı tarafından tespit ve ilan edilir.
uyarınca
Maliye
 İktisadi ve teknik açıdan bütünlük arz eden kıymetler, fatura
düzenleme haddinin altında dahi satın alınsa, doğrudan gider
yazılmamalı bütünlük arz ettiği varlıklar gibi amortismana tabi
tutulmalıdır.
AMORTİSMAN AYIRMA YÖNTEMLERİ
 Normal Amortisman: İktisadi kıymet için amortisman süresince
oranlarda amortisman ayrılır.
eşit
 Azalan Bakiyeler Usulüne Göre Amortisman: Bu usulde amortisman,
önceki yıllarda ayrılmış bulunan amortismanlar düşüldükten sonra kalan
değer üzerinden ayrılır. %50 amortisman nispetini geçmemek üzere
normal amortisman oranının 2 katı’dır.
 Fevkalade Amortisman: Yangın, deprem su basması gibi afetler
neticesinde değerini tamamen veya kısmen kaybeden, yeni icatlar
dolayısıyla teknik verim ve kıymetleri düşerek tamamen veya kısmen
kullanılamaz hale gelen aşırı yıpranmaya ve aşınmaya maruz kalan
aktiflere mükelleflerin müracaatı üzerine Maliye Bakanlığı tarafından
amortisman oranının belirlenmesidir.
 Azalan bakiyeler usulünden normal amortismana dönülür. Ancak normal
amortisman usulünden azalan bakiyeler usulüne dönülemez.
BANKA KREDİLERİ
 TL bedelli banka kredileri mukayyet değeri ile değerlenir.
 Döviz bedelli kredi borçlar ise Maliye Bakanlığı’nca yayımlanmış
döviz alış kuru ile değerlenir.
 VUK’un 285/1 maddesi uyarınca, mevduat veya kredi
sözleşmelerine müstenit borçlar değerleme gününe kadar
hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır.
 Vergi incelemelerinde; yurtdışındaki banka ve finansal
kuruluşları dışındaki kişi ve kurumlardan sağlanan kredilere
ödenen faizler; KVK’nın 30 ve KDVK’nın 9. maddeleri yönünden
sorgulanmaktadır.
SATICILAR
 Ticari borçların dökümü gözden geçirilmeli, doğrulama mektupları
gönderilmeli, cevaplar şirket kayıtları ile karşılaştırılarak varsa farklar
araştırılmalı ve mutabakatlar yapılmalıdır.
 Yurtiçi satıcılara olan dövizli borçlar ile yurtdışı satıcılara olan borçlarla
ilgili döviz değerlemeleri kontrol edilmelidir. (VUK 281).
 Yurtdışından alınan döviz cinsinden faturalar, çifte vergilendirmeyi
önleme anlaşmaları da göz önünde tutularak kurumlar vergisi stopajı
ve sorumlu sıfatıyla KDV yönünden incelenmelidir. (KDVK 26 KVK 30).
 Vergi incelemelerinde; hizmetten veya gayrimaddi haktan Türkiye’de
faydalanıp faydalanmadığı sorgulanmaktadır. Yurtdışı fatura ilişkili
şirketten alınmış ise bedelinin emsallere uygun olup olmadığı
sorgulanmaktadır. Yurtdışından alınan faturalarla ilgili tedarikçiden
mutlaka mukimlik belgesi alınmalıdır.
PERSONELE VERİLEN TEMETTÜ İKRAMİYELERİNİN HANGİ YILDA GİDER OLARAK
DİKKATE ALINACAĞI VE STOPAJA TABÎ TUTULMASI
Personele verilen temettü ikramiyeleri bu ikramiye hangi yılın karından
ayrılarak verilmişse o yıla ait kurumlar vergisi matrahının hesabından
dikkate alınmalı ve bunların personele nakden veya hesaben ödendiği
ayda stopaja tabî tutulmalıdır.
Söz konusu ikramiyelerin kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği
sürenin (Nisan ayı) sonuna kadar, Yönetim Kurulu, personele verilecek
temettü ikramiyesinin toplam brüt tutarını belirlemeli ve bu tutarın genel
kurul onayına sunulması hakkında karar almalı ve bu kararda temettü
ikramiyesinin ilgili olduğu yıl zikredilmelidir.
Genel Kurula sunulan bilanço ve kar/zarar tablosu temettü ikramiyesi
tutarını da (karşılık ayrılmak suretiyle) ihtiva edecek şekilde
düzenlenmelidir.
PERSONELE VERİLEN TEMETTÜ İKRAMİYELERİNİN HANGİ YILDA GİDER OLARAK
DİKKATE ALINACAĞI VE STOPAJA TABÎ TUTULMASI
 Genel Kurul, hem bu teklifi kabul ettiğini belirtmek, hem de
temettü ikramiyesini dikkate alan netice hesaplarını
onaylamak suretiyle global miktarı kesinleştirmeli ve
yönetim
kuruluna,
bu
tutarın
personel
arasında
paylaştırılması ve ödenmesi konusunda yetki vermelidir.
 Yönetim Kurulu, genel kurulun tamamlandığı ayda ödeme
işlemini yapmalı ve yine bu ayda
GV stopajını beyan
etmelidir. İkramiyenin geçmiş yıl karından indirilebilmesi için
kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği sürenin (Nisan
ayı) sonuna nakden veya hesaben ödeme yapılması önerilir.
GEÇ GELEN FATURALAR
(Fatura tarihi: 2014, içerik: 2014 , kayıt tarihi: 2015 )
2014 Hesap döneminde gerçekleşen mal teslimi veya hizmet ifasına
yönelik, 2014 tarihini taşıyan faturaların, 2014 Aralık KDV beyannamesi
verildikten sonra 2015 yılında şirketin eline geçmesi ilgili aşağıda
açıklanan yöntemlerden durumunuza uygun olan biri tercih ederek işlem
yapılabilirsiniz;
1- Fatura tutarı düşük ise ve 2014 yılına ilave kayıt yapılmak
istenmiyorsa, KDV dahil tutar 2015 yılında KKEG yazılır.
Bu yöntem pratik olmasına rağmen mükellefin KDV ve KV açısından hak
kaybettiren bir yoldur, bu nedenle düşük tutarlı faturalarla ilgili olarak
tercih edilmelidir.
GEÇ GELEN FATURALAR
(Fatura tarihi: 2014, içerik: 2014 , kayıt tarihi: 2015 )
2- Söz konusu belgelerde yer alan KDV dahil tutarın;
-2015 yılı yasal defterlerinde 681 Önceki Dönem Gider ve
Zararları hesabına kaydedilmesi,
-2014 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi'nde diğer indirim
olarak kurum kazancından indirilmesi,
-2015 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi'nde ise KKEG olarak
dikkate alınması,
şeklinde uygulama yapılabilir.
Bu yöntemde ise, KDV açısından indirim hakkı kaybedilmekte,
ancak KV açısından fatura tutarı diğer indirim olarak kurumlar
vergisi
beyannamesinde
kurum
kazancından
indirilebilmektedir.
GEÇ GELEN FATURALAR
(Fatura tarihi: 2014, içerik: 2014 , kayıt tarihi: 2015 )
3. Söz konusu faturaların 2014 hesap döneminde yasal defterlere kayıt
edilememiş olması haklı ve makul bir nedene dayanıyor ve bu durumun
ispatlayabiliyorsanız, bu durumda 2014 Aralık KDV beyannamesinin
düzeltilmesini tercih edebilirsiniz.
Ancak indirilecek KDV tutarını artıran veya ödenecek KDV’yi azaltan
düzeltme beyannameleri vergi incelemesine sevk edilecektir. Bu
nedenle; düzeltme beyannamesi veren şirketin Yeminli Mali Müşaviri
varsa, düzeltme beyannamesi 3568 sayılı Kanuna ilişkin 20 Nolu Tebliğ
D bölümü çerçevesinde Yeminli Mali Müşavir tarafından hazırlanacak
kısa bir raporla vergi dairesine açıklanmalıdır. Yapılan açıklamalar Vergi
Dairesi Müdürünce yeterli görülürse düzeltme beyannameleri
incelemeye sevk edilmeyebilir. (2002/8 Vergi Denetimi ve Koordinasyon
İç Genelgesi )
GEÇ DÜZENLENEN FATURALAR
(İçerik: 2014 , fatura tarihi: 2015, kayıt tarihi: 2015 )
2014 Hesap döneminde gerçekleşen mal teslimi veya hizmet ifasına yönelik
ancak 2015 tarihini taşıyan faturalarla ilgili açıklamalarımız;
Söz konusu belgelerde yer alan KDV dahil tutarın;
- 2015 yılı yasal defterlerinde 681 Önceki Dönem Gider ve Zararları hesabına
kaydedilmesi,
-Vergiyi doğuran olay 2014 yılında meydana geldiği için ve bu faturanın tarihi
2015 olduğundan, faturada yer alan KDV'nin 2015 KDV beyannamelerinde
indirim konusu YAPILMAMASI,
-2014 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi'nde diğer indirim olarak kurum
kazancından indirilmesi,
-2015 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi'nde ise KKEG olarak dikkate
alınması,
şeklinde uygulama yapılması önerilir.
Dolayısıyla KDV indirim hakkından yararlanabilmek için, dönem içinde alınan
mal ve hizmetlere ilişkin faturaların, dönem kapanışından önce temin
edilmesinin büyük önem arz etmektedir.
AR-GE FAALİYETLERİ
 Şirketinizce yürütülen Ar-Ge faaliyetleri kapsamındaki harcamaların
tamamı 263-Araştırma ve Geliştirme Giderleri Hesabında takip edilmesi
doğrudan gider yazılmaması gerekir.
 Ar-Ge faaliyetleri neticesinde, tescil edilip edilememesine bağlı
kalınmaksızın gayri maddi hak niteliğinde bir kıymete ulaşılması halinde
263 nolu hesapta takip edilen söz konusu harcamalar aktifleştirilerek
beş yılda (%20) itfa edilmesi gerekir. (333 Sıra No.lu VUK GT 57Araştırma ve Geliştirme Giderleri sınıfı)
 Ar-Ge projesinin tamamlanmasına imkan kalmaması veya projenin
başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle herhangi bir gayri maddi hakkın
ortaya çıkmadığı durumlarda önceki yıllarda 263 nolu hesapta takip
edilen tutarlar projenin başarısızlıkla sonuçlandığı hesap döneminde
doğrudan gider yazılabilir.
AR-GE FAALİYETLERİ
 Maliye Bakanlğı, 1 sıra no.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel
Tebliğinde açıklandığı üzere aktifleştirilen araştırma ve geliştirme
giderlerinin 5 yıl içinde eşit taksitlerle itfa edilerek yok edilmesi
gerektiğinden söz konusu giderlerin azalan bakiyeler usulü ile itfası
mümkün bulunmadığı görüşündedir.
 Ar-Ge projesine TEYDEP tarafından hibe olarak verilecek destek
tutarlarının, verildiği tarihte ( tahakkuk esasına göre ) özel bir fon
hesabına alınması gerekmektedir. Özel Fon hesabına alınan bu tutarlar
KV tabi değildir. Ayrıca söz konusu hibe tutarı, KVK’nun 10.maddesi
kapsamında Ar-Ge harcaması olarak dikkate alınmamalıdır. Ancak
TEYDEP tarafından destek karar yazısının düzenlediği veya proje
sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapılan Ar-ge
harcamalarının, hibe tutarını aşan kısmı KVK’nun 10.maddesi
kapsamında Ar-ge indirimine konu edilebilir.
NUMUNE, EŞANTİYON, BROŞÜR DAĞITIMINDA KDV
UYGULAMASI ve BELGE DÜZENİ
 Gerek numune, gerekse eşantiyon (hediye) adı altında müşterilere
verilen malların;
 Ticari teamüllere uygun nitelikte ve miktarda olması,
 Hiçbir şekilde bir bedel alınmaksızın teslimi,
 Ayrıca bir satışa konu olmayacak şekilde verilmesi,
halinde bu malların teslimi nedeni ile KDV hesaplanmayacaktır. (50 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin A.2 bölümü)
 Ayrıca numune malların firmanın unvanı ve para ile satılmayacağını
belirten bir şerhi taşıması gerekmektedir. Numune mal olarak teslimi
yapılan malların üzerinde gerekli şerhlerin yer almaması halinde emsal
bedel üzerinden KDV hesaplanmalıdır.
 İşletmenin iktisadi faaliyetini yaygınlaştırmaya ve tanıtmaya yönelik
olarak verilen bu mallar için yüklenilen vergiler, genel hükümler
çerçevesinde indirim konusu yapılabilir.
NUMUNE, EŞANTİYON, BROŞÜR DAĞITIMINDA KDV
UYGULAMASI ve BELGE DÜZENİ
 Satışları artırmak amacıyla dağıtılan ve yukarıda yer alan hususlar
doğrultusunda numune ve eşantiyon olarak kabul edilen ürünler için bu
malların numune ve eşantiyon olduğuna dair şerh düşülmek suretiyle
sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmekte olup, fatura düzenlenmesine
gerek bulunmamaktadır.
 Şirketler tarafından müşteri ziyaretlerinde ticari mal niteliği taşımayan
ve ürünlerinizin/hizmetlerinizin tanıtımına yönelik olarak dağıtılan
broşür, bloknot, kalem gibi promosyon ürünlerinin taşınması sırasında
sevk irsaliyesi düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, bu
şekilde yapılan teslimlerin bir şekilde takip edilmesi ve tevsiki önem arz
etmektedir. Bunu gerçekleştirebilmek amacıyla bu tür ürün teslimlerinin
bir tutanakla yapılması mümkündür. Düzenlenecek tutanakta; tarih,
promosyonun miktar ve cinsi, malın niçin ve kime teslim edildiği ve
kaşe imza gibi bilgilerin bulunması önem arz etmektedir.
YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ
Gelir İdaresi Başkanlığı yap-işlet-devret modeli ile ilgili görüşünü
değiştirmiştir. Buna göre;
Yap-işlet-devret modeli çerçevesinde “özel maliyet bedeli”
( dolayısı ile kira süresinde itfa ) uygulaması kaldırılmıştır.
Kiracı yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptığı binanın/tesisin
faturasını eskiden kira süresi sonunda düzenliyordu, artık bina
tamamlandığında emsaline uygun tutarlı bir fatura ( + %18 KDV )
arsa sahibi adına kiracı tarafından düzenlenmelidir.
Arsa sahibi adına düzenlenen fatura kiracı tarafından, kira süresine
bölünerek kira gideri olarak kurum kazancından indirilecektir
YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ
 Arsanın sahibi gerçek kişi ise, kiracı her yıl gider yazdığı kira
tutarı üzerinden GV stopajı yapmalıdır.
 Arsa sahibi kira süresinin sonunda ayni olarak tahsil ettiği kira
gelirini ( binayı ) GV beyanına konu ediyordu.
 Yeni
uygulamada
arsa
sahibi,
kira
süresinin
sonu
beklemeyecek, her yıl ayni olarak elde ettiği kira tutarı* ( 2013
için 26.000TL idi ) GVK’da belli edilen tutarı aşarsa GV
beyannamesi verecektir.
(*) Kiracı tarafından, kira süresine bölünerek kira gideri olarak
kurum kazancından indirilen tutar, arsa sahibi tarafından kira geliri
tutarıdır.
VERGİ İNCELEMELERİ
 Önümüzdeki dönemde inceleme elemanı sayısı 15.000’e çıkacak.
 Özellikle büyük mükellefler, büyük işlemler, birleşme bölünme gibi
özellikli durumlar vergi incelemesine alınıyor.
 Sektörel incelemelere ağırlık veriliyor. Bu nedenle sektörün inceleme
konularında dayanışma/iletişim halinde olunması gerekli.
 Maliye Bakanlığı vergi incelemesine tabi tutacağı şirketleri «Risk Analiz
Sistemine göre tespit ediyor . Bu sistem;







Beyan ve eklerinin tutarlılığı,
Sektörüne göre kasa,alacaklar gibi hesapların aktif büyüklüğü içindeki payı,
Sürekli zarar beyanları,
Sektörüne göre devreden KDV beyanı,
Karlılık oranı,
Stokların aktif büyüklüğü içindeki payı,
İlişkili kişilerden borç/alacak tutarlarını büyüklüğü,
gibi kriterleri esas alarak bir analiz yapıyor.
VERGİ İNCELEMELERİ
 İhbar ve şikayetlerin tamamı merkezde toplanıyor. Tüm ihbar ve
şikayetler inceleme emrine dönüşüyor. (İhbarcının profiline dikkat; eski
çalışanlar , sorunlu ayrılanlar ve profesyonel ihbarcılar var)
 Ayrıca Gelir İdaresi tarafından verilen bir muktezaya aykırı işlem var mı
? araştırılıyor ve muktezaya aykırı işlem yapanlar incelemeye alınıyor.
 Son dönemlerde Damga Vergisi ile ilgili incelemelere de ağırlık verildi.



Ciro primi sözleşmelerinden DV açısından sorgulanıyor. Bu nedenle
sözleşmeler düzenlenirken asgari satış tutarı gibi tutar içeren hükümler
gözden geçirilmeli.
Gümrükte düzenlenen taahhütnameler üzerinden damga vergisi isteniyor.
Sözleşmelerde bir hüküm mahiyeti taşımayan bilgi verme amaçlı (taahhüt ve
tutar içermeyen) tutarlar DV tabi olmamalı, ancak vergi incelemelerinde bu
tutarlardan DV istenebiliyor. Dolayısı ile zorunlu olmayan tutarların tamamı,
sözleşmelere hiç konulmamalıdır.
VERGİ İNCELEMELERİ
 İlişkili şirkete verilen hizmet, alınan hizmetin şirketin kendisi tarafından
yapılabileceği ileri sürülerek red ediliyor. Hatta söz konusu hizmet
faturalarına muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir yorumu yapılıyor. Bu
nedenle ilişkili şirket alım satım işlemlerinin transfer fiyatlandırması
açısından analiz edilmesi ( ihtiyaç, fiili durum ve emsallere uygunluk
ilkesi açısından ) gerekir.
 Vergi Cennetindeki şirketler yok sayılıyor. Düzgün bir şirket olsa vergi
cennetinde ne işi var? iddiası ile , vergi cennetindeki şirketten gelen
faturaların tutarının kurum kazancından indirilemeyeceği ileri sürülüyor.
Teşekkür Ederiz
Erkan Ateşli YMM ve Bağımsız Denetim Ltd. Şti.
Yeditepe Bağımsız Denetim A.Ş.
F. Kerim Gökay Cad. Okul Sok. No: 1-E D:16 Altunizade
Üsküdar / İstanbul
Tel: 0216 327 62 62
Fax: 0216 327 62 63
Download

PowerPoint Template