qwertyuiowww.aofdersozetleri.compgüasdf
ghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfg
hjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfgh
jklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghj
DEVLET BÜTÇESİ
klsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjk
5-8. ÜNİTE ÖZETİ
lsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjkls
izxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsi
www.aofdersozetleri.com
zxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsiz
xcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizx
cvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxc
vbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxcv
bnmöçqwwww.aofdersozetleri.comertyuiop
güasdfghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopg
üasdfghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgü
asdfghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüs
dfghjklsi Lütfen destek için reklamları tıklayınız.
zxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsiz
xcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizx
cvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxc
vbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxcv
[Tarihi seçin]
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 1
5. ÜNİTE
Türk Kamu Maliyesinde Bütçe Türleri ve Kamu Kesimi Büyüklüğü
Kamu Tüzel Kişilikleri
1. Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu idareleri
a. Merkezî Yönetim Kapsamındaki Kamu idareleri
1. Genel Bütçe Kapsamındaki idareler
2. Özel Bütçe Kapsamındaki idareler
3. Düzenleyici ve Denetleyici Kurumları
b. Sosyal Güvenlik Kurumları
c. Mahallî idareler
Merkezî Yönetim Kapsamındaki Kamu idareleri
Merkezî yönetim kapsamındaki kuruluşlar 5018 sayılı yasa’nın 3. maddesinde
Genel Bütçeli idareler, Özel Bütçeli idareler ve Düzenleyici ve Denetleyici
Kurumlardan oluştuğu belirtilmiştir.
Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu idareleri
Genel Bütçe: Genel bütçe, Devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanun’a ekli
(I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesidir.
5018 sayılı Yasa’nın diğer ilgili maddelerinden genel bütçeli kuruluşların şu
özelliklere sahip oldukları
söylenebilir:
• Genel bütçeli kuruluşlar tek bir tüzel kişilik altında toplanmıştır.
• Aynı nakit idaresi altındadırlar. Nakit idaresini genel bütçeli kuruluşlar adına
hazine yapmaktadır.
• Genel bütçeli kuruluşların kendi mal varlıkları yoktur, mal varlığını onlar
adına Maliye Bakanlığı yürütmektedir.
• Hazine birliği kapsamında sayılmaktadırlar.
Özel Bütçeli idareler
5018 sayılı Yasa’nın 12. maddesi özel bütçeyi şöyle tanımlamaktadır; “Özel
bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek
üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi
verilen, kuruluş ve çalışma esasları özel kanunla düzenlenen ve bu Kanuna ekli
(II) sayılı cetvelde yer
alan her bir kamu idaresinin bütçesidir.
Katma Bütçe: Eski düzenlemede katma bütçeli kuruluşlar olarak adlandırılan
birçok kuruluş, örneğin üniversiteler, özel bütçeli idare olarak belirlenmiştir.
Özel bütçeli idareleri olarak adlandırılan kurumların listesine bakıldığında ve
5018 sayılı Yasa’daki hükümlerden özellikleri olarak şunlar sayılabilir:
• Her bir özel bütçeli kuruluşun ayrı bir tüzel kişiliği vardır.
• Sosyal, bilimsel, teknik, kültürel alanlarda görevlidirler.
• Belirli bir bakanlığa bağlıdırlar. Ancak bu bağlılık, özerkliğe sahip olmalarına
engel değildir.
• Kendi mal varlıkları vardır ve yönetimini kendileri yaparlar.
• Kendilerine ait gelirleri vardır.
• Kendi nakit idarelerini yaparlar
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 2
Özel bütçeli kuruluşların mali yıl sonunda elde ettikleri gelir fazlaları da genel
bütçeye aktarılarak gelir kayıt edilir. Genel bütçeden özel bütçelere yapılan
hazine yardımı, Maliye Bakanlığının cari transferler ödenekleri içinde yer alır.
Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar
5018 sayılı Yasa, “Düzenleyici ve denetleyici kurum bütçesi, özel kanunlarla
kurul, kurum veya üst kurul şeklinde teşkilatlanan ve bu Kanuna ekli (III)
sayılı cetvelde yer alan her bir düzenleyici ve denetleyici kurumun bütçesidir.”
biçimde tanımlamaktadır.
Sosyal Güvenlik Kuruluşları
Sosyal güvenlik kuruluşları; kişileri iradeleri dışında uğradıkları fiziki ve
iktisadi tehlikelerin zararlarından kurtarmak veya bu tehlikelerin zararlarını
azaltmak, kişiye bu zararlar karşılığında insanlık onuruna yaraşır asgari bir
yaşam düzeyi sağlamak amacıyla sosyal devlet ilkeleri gereğince kurulmuş
kamu kuruluşlarıdır.
Mahallî idareler
Mahallî idareler yerel düzeyde mal ve hizmet sunmakla yükümlü kamu
idareleridir. Türkiye’de mahallî idareler; belediyeler, il özel idareleri ve köyler
olmak üzere üç çeşittir. Mahallî idareler arasında en geniş uygulama alanına
sahip üniteler belediyelerdir. il özel idareleri ise büyük ölçüde belediye sınırları
dışına taflan hizmetlerin
yerine getirilmesi amacıyla kurulmuş idarelerdir Mahallî idarelerin gelir
kaynakları devlet bütçesinden aldıkları vergi payları ve kendi öz gelirleridir
1982 Anayasası’nın 127. maddesinin, Türkiye’de mahallî idareler olarak
getirdiği temel düzenlemeler şunlardır:
• Türkiye’de yerel yönetimler deyiminin kapsamına giren kuruluşlar;
belediyeler,
il özel idareleri ve köylerdir.
• Yerel yönetimler kamu tüzel kişiliğine sahip anayasal kuruluşlardır.
• Yerel yönetimlerin karar organları seçimle oluşturulacaktır
• Seçilmiş yerel yönetim organlarını veya bu organların üyelerini, geçici bir
önlem olarak, içişleri Bakanı görevden alabilir. Ancak bu işlem, görevleri ile
ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan üyeler
hakkında, yargının vereceği kesin hükme kadar uygulanabilir.
Belediye
Buna göre, nüfusu 5.000 ve üzerinde olan yerleşim birimlerinde belediye
kurulabilir. il ve ilçe merkezlerinde
belediye kurulması zorunludur. içme ve kullanma suyu havzaları ile sit ve diğer
koruma alanlarında ve meskun sahası kurulu bir belediyenin sınırlarına 5
km’den daha yakın olan yerleşim yerlerinde belediye kurulamaz. işlem dosyası
valinin görüşüyle birlikte içişleri Bakanlığına gönderilir. Danıştay’ın görüşü
alınarak müşterek kararname ile o yerde belediye kurulur.
Mevcut düzenlemelere göre dört ayrı belediyenin varlığından söz edilebiliriz.
Bu belediyeler:
• Olağan (Normal) Belediyeler: Olağan belediyeler, büyükşehir belediyelerinin
bulunmadığı iller ile bu illerin ilçelerinde ve diğer beldelerde kurulmuş olan
belediyelerdir.
• Büyükşehir Belediyesi: En az üç ilçe veya ilk kademe belediyesini kapsayan,
bu belediyeler arasında koordinasyonu sağlayan; kanunlarla verilen görev ve
sorumlulukları yerine getiren, yetkileri kullanan belediyelerdir.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 3
• Büyükşehir Belediyesi Sınırları içindeki ilçe Belediyeleri: Bu belediyeler de
aynen büyükşehir belediyelerinin tabi olduğu kanunlara bağlı olarak hizmet
üretmektedirler.
• ilk kademe belediyesi: Büyükşehir belediye sınırları içinde ilçe kurulmaksızın
oluşturulan ve büyükşehir ilçe belediyeleriyle aynı yetki, imtiyaz ve
sorumluluklara sahip belediyedir.
Belediyenin Organları
Belediyenin organları; belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye
başkanıdır.
Belediye Meclisi
Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas
ve
usullere göre seçilmiş üyelerden oluşur. Seçimler beş yılda bir yapılır.
Belediye Encümeni
Belediye encümeni, belediye başkanının başkanlığında; il belediyelerinde ve
nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyelerde, belediye meclisinin her yıl kendi
üyeleri arasından bir yıl için, gizli oyla seçeceği üç üye, mali hizmetler birim
amiri ve belediye başkanının her yıl birim amirleri arasından seçeceği iki üye
olmak üzere
yedi kişiden, diğer belediyelerde, belediye meclisinin her yıl kendi üyeleri
arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği iki üye, mali hizmetler birim amiri ve
belediye başkanının her yıl birim amirleri arasından seçeceği bir üye olmak
üzere beş kişiden oluşur. Belediye encümeninin görev ve yetkileri şunlardır:
• Stratejik plan ve yıllık çalışma programı ile bütçe ve kesin hesabı inceleyip
belediye meclisine görüş bildirmek.
Belediye Başkanı
Buna göre; belediye başkanı halk tarafından çoğunluk usulü ile beş yıl için
seçilir. Belediye başkanları,
1963 yılına kadar belediye meclisleri tarafından seçilirken 1963 yılından
itibaren tek dereceli olarak halk tarafından seçilmeye başlanmıştır. Belediye
başkanı tarafından hazırlanan bütçe tasarısı eylül ayının birinci gününden önce
encümene sunulur ve içişleri Bakanlığına gönderilir. Kabul edilen bütçe, mali
yılbaşından itibaren yürürlüğe girer.
Büyük şehir Belediyeleri
Toplam nüfusu 750.000’den fazla olan il belediyelerinin, fizikî yerleşim
durumları ve ekonomik gelişmişlik düzeyleri de dikkate alınarak kanunla
büyükşehir belediyesine dönüştürülebileceği hususu düzenlenmiştir. 16
Büyükşehir Belediyesi (Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum,
Eskişehir, Gaziantep, istanbul, izmir, Kayseri, Kocaeli, Konya,Mersin, Sakarya,
Samsun) ve bu büyükşehirlerde 143 Büyükşehir ilçe Belediyesi bulunmaktadır.
Mahallî idare Birlikleri
Mahallî idare Birlikleri Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5355 sayılı Mahallî idare
Birlikleri Kanunu gereğince içiflleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu izni
ile kurulan, kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlardır.
il Özel idaresi
5302 sayılı il Özel idaresi Kanunu yürürlüğe girmiştir. Buna göre il özel idaresi
“il halkının mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan
ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari ve mali
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 4
özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi” olarak tanımlanmıştır. Görev alanı, il
sınırlarını kapsar.
il Özel idaresinin Organları
il özel idaresinin organları, il genel meclisi, il encümeni ve validir.
il Genel Meclisi
il genel meclisi, il özel idaresinin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen
esas ve usullere göre ildeki seçmenler tarafından seçilmiş üyelerden oluşur.
il özel idaresi gelirleri 42. maddede şöyle sıralanmıştır:
• Kanunlarla gösterilen il özel idaresi vergi, resim, harç ve katılma payları
• Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar
• Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler
• Faiz ve ceza gelirleri
• Bağışlar
Genel bütçe vergi gelirlerinden verilen pay ise il özel idarelerinin en büyük gelir
kaynağını oluşturmaktadır. Bütçenin hazırlanmasından vali sorumludur.
Köy
• Nüfusu iki binden az olan yerleşme birimlerine köy denilmektedir. Köylerin
kesin hesapları muhtar tarafından düzenlenir.
Kamu iktisadi Teşebbüsleri
Kamu kesiminin bir unsuru da kamu iktisadi teşebbüsleridir. Kamu iktisadi
teşebbüsü kavramı, genelde kamu kaynaklarını kullanmak suretiyle işletmecilik
faaliyeti yapan kuruluşları ifade etmek için kullanılmaktadır. iDT’ler
sermayesinin tamamı devlete ait, tamamen iktisadi alanda ve ticari esaslara
göre faaliyet gösteren işletmelerdir. iDT’lerin herhangi bir özel sektör
işletmesinden farkı yoktur. Tek farkı kullanılan sermayenin tamamının kamuya
ait olmasıdır.. KiK’lerde ise yine sermayesinin tamamı devlete ait ancak
üretilen hizmette kamusal nitelik bulunması veya tekel niteliğindeki mal ve
hizmetlerin üretilmesi söz konusudur.
Fonlar
Belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için ayrılmış bulunan ve gerektiği zaman
kullanılmak üzere belirli bir hesapta toplanan ve harcanabilen paralar fonu
oluşturur. Bütçe içi fonlar genel olarak ekonomik kaynağını bütçe
ödeneklerinden alan ve bütçe tertibi olan ancak ödeneğin kullanılmasında
özelliği olan fonlardır. Bütçe dışı fonlardan kastedilen, genel olarak gelirleri ve
giderleri bütçe ile ilişkilendirilmeyen, özel mevzuatına göre faaliyetlerini
gerçekleştiren, özel yasalarla kurulan, kendilerine ait özel gelirleri yine
kendilerince kullanılabilen, bütçe ilkeleri ve bütçe kanunlarının hükümleri
dışında yönetilen ve uygulanan tutarlardır.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 5
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 6
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 7
6.ÜNİTE
Analitik Bütçe Sınıflaması
Ekonomik sınıflama daha çok mali politikaların ekonomi üzerinde etkilerini
ölçebilmek ve değerlendirebilmek için uygun iken fonksiyonel sınıflama ise
kamu kesiminin performansını belirlemede kullanılabilmektedir.
Analitik bütçe sınıflaması 1995 yılında kamunun yeniden yapılandırılmasını
amaçlayan Kamu Mali Yönetim Projesi kapsamında geliştirilen bir bütçe
sınıflandırmasıdır. IMF’nin geliştirdiği GFS (Government Finance Statistics)
Devlet Mali istatistikleri temel alınmıştır. Analitik bütçe sınıflaması 1998 yılında
tamamlanmış ve
Avrupa Birliği tarafından tavsiye edilen ESA’95 (European System of integrated
Economic Accounts) standardına uygun hâle getirilmiştir.
KURUMSAL SINIFLAMA
Kurumsal sınıflamada kamu kesiminin idari yapısı esas alınmaktadır. Bu idari
yapı içerisindeki yetki ve sorumlulukları açıklığa kavuşturmayı
amaçlamaktadır. kurumsal sınıflama 4 düzeylidir. Birinci düzey bakanlıklar ve
benzer kurumlar yer almaktadır. Bunlar arasında genel bütçeli kurumlar
arasında TBMM, yüksek yargı organları gibi kurumlar yer almaktadır. İkinci
düzey ise birinci düzeydeki kişiye karşı sorumlu en üst düzey kişiyi ifade
etmektedir. Üçüncü düzey ise ana hizmet birimleri gibi ikinci düzeye bağlı
birimleri gösterir.
Dördüncü düzey ise politikaları uygulayan ve halkla doğrudan temas hâlinde
olan birimler ile destek ve lojistik hizmetlerini kapsamaktadır.
FONKSiYONEL SINIFLAMA
Fonksiyonel sınıflandırma, harcamayı yapan kuruluşa bakılmaksızın, hükümet
harcamalarının hangi
maksatlarla kullanıldığını açıkça ortaya koyar. Hükümetlerin hangi hizmetlere
öncelik verip hangilerine daha az
öncelik verdiği kamuoyu tarafından kolaylıkla izlenebilmekte ve
değerlendirilebilmektedir.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 8
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 9
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 10
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 11
EKONOMİK SINIFLAMA
Cari harcamalar, var olan ekonomik kapasiteyi kullanmaya yönelik, faydaları
daha çok bir yıl içerisinde
çıkan ve nispeten küçük ölçekli harcamalardır. Yatırım harcamaları ise var olan
ekonomik kapasiteyi arttırıcı, faydaları uzun yıllar devam eden ve daha çok
büyük ölçekli harcamalardır. Personel için yapılan ödemeler (sosyal güvenlik
dâhil) ile bütçe kanunlarıyla belirlenmiş asgari değeri aşmayan ve/veya normal
ömrü bir yıl veya bir yıldan daha uzun olmayan mal ve hizmet alımları ve faiz
giderleri “cari giderleri” oluşturmaktadır. Cari nitelikli mal ve hizmet
alımlarının finansmanı amacıyla yapılan karşılıksız ödemeler de “cari
transferler” olarak adlandırılmıştır. Dolayısıyla cari giderler ile cari
transferlerin toplamı “toplam cari giderler” olarak ifade edilmektedir. Analitik
bütçe sınıflandırmasında, her yıl bütçe kanunlarında belirlenmiş asgari değeri
aşan ve normal ömrü bir yıldan daha uzun olan mal ve hizmet alımları
“sermaye giderleri”dir. Sermaye nitelikli mal ve hizmet alımlarının finansmanı
amacıyla yapılan karşılıksız transferler ise “sermaye transferleri” olarak
adlandırılmıştır. Bu iki harcamanın toplamı ise “toplam sermaye giderleri”ni
oluşturmaktadır.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 12
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 13
7. ÜNİTE
Türkiye’de Merkezî Yönetim Bütçeleme Süreci
TÜRK BÜTÇE SiSTEMiNDE BÜTÇENiN HAZIRLANMASI Merkezî Yönetim Bütçe
Kanunu
1982 Anayasası’nın 161. Maddesine göre hazırlanması, uygulamaya konulması
ve denetlenmesi için kanunlaşması gerekmektedir. Merkezî Yönetim Bütçe
Kanunu, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir ve gider
tahminlerini gösteren, bunların uygulanmasına ve yürütülmesine yetki ve izin
veren kanun olarak tanımlanmıştır
Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu aşağıda sayılan maddeleri kapsamaktadır:
• Yılı ve izleyen iki yılın gelir ve gider tahminleri (üç yıllık)
• Bütçe açık veya fazlasının tutarı (varsa), ve bu açık veya fazlanın nasıl
kullanılacağı
. Borçlanma ve garanti sınırları
Orta Vadeli Program
Merkezî Yönetim Bütçesinin hazırlanma süreci, Kalkınma Bakanlığının
hazırladığı orta vadeli programının en geç eylül ayının ilk haftasının sonuna
kadar Bakanlar Kurulu tarafından görüşülmesi ile başlar. Orta vadeli program
kalkınma planları, stratejik planlar ve genel ekonomik koşulların gerekleri
doğrultusunda makro politikaları, ilkeleri, hedef ve gösterge niteliğindeki temel
ekonomik büyüklükleri de kapsayacak şekilde hazırlanır.
Orta Vadeli Mali Plan
Orta vadeli mali plan gelecek üç yıla ilişkin gelir ve gider tahminlerini içerir.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan orta vadeli mali plan, orta vadeli
program ile uyumlu olmak zorundadır. Yüksek Planlama Kurulu tarafından
eylül ayının on beşine kadar karara bağlanıp Resmî Gazete’de yayımlanır.
Yüksek Planlama
Kurulu, Başbakanın başkanlığında, Bakan ve Başbakanın belirleyeceği diğer
bakanlardan oluşur.
Bütçe Çağrısı ve Yatırım Genelgesi
Bütçe Çağrısı ve Yatırım Genelgesi’ni eylül ayının on beşine kadar Resmî
Gazete’de yayımlarlar. bütçe hazırlanmasına esas teşkil etmek üzere kamu
idarelerinin uyması gereken ilkeleri, nesnel ve ölçülebilir standartları,
hesaplama yöntemlerini, bunlara ilişkin olarak kullanılacak cetvel ve tablo
örneklerini ve diğer bilgileri içerir.
Kamu idarelerinde Bütçesinin Hazırlanması
Kamu idareleri merkez ve merkez dışı birimlerinin ödenek taleplerini dikkate
alarak gider tekliflerini hazırlar.
MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUN TASARISININ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET
MECLİSİ’NE SUNULMASI VE GÖRÜŞÜLMESİ
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 18. maddesine göre,
makroekonomik göstergeler ve bütçe büyüklüklerinin en geç ekim ayının ilk
haftası içinde Yüksek Planlama Kurulunda görüşülmesinden sonra, Maliye
Bakanlığınca hazırlanan merkezî yönetim bütçe kanun tasarısı ile millî bütçe
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 14
tahmin raporu, mali yılbaşından en az yetmiş beş gün önce Bakanlar Kurulu
tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur
Bütçe Komisyonu
Komisyon kırk üyeden oluşur. iktidar partisi veya iktidardaki koalisyon partileri
en az yirmi beş üyeye sahip olup bu sayı siyasi partilerin temsil oranlarına göre
değişebilmektedir. Aynı şekilde muhalefet partileri de
kalan 15 üyeyi paylaşırlar. Bütçe Komisyonu metni elli befl gün içinde kabul
eder ve mali yılın başına kadar karara bağlanmak üzere Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülür.
Genel Kurul
Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu’na uygun olarak Kalkınma Bakanlığı tarafından
hazırlanır ve anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün
içinde Bakanlar Kurulu Kararı olarak Resmî Gazete’de
yayımlanır.
Geçici Bütçe
Kanunda öngörülen şekliyle geçici bütçe uygulaması altı ayı geçemez. Geçici
bütçe ödenekleri, bir önceki yıl bütçe başlangıç ödeneklerinin belirli bir oranı
esas alınarak belirlenir.
Cumhurbaşkanının Bütçe Kanununu Onaylaması
Yani Cumhurbaşkanının Bütçe Kanunu’nu veto etme yetkisi bulunmamaktadır.
ivedilikle onaylamak durumundadır.
Yüklenmeye Girişilmesi
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 26. maddesinde yüklenme, usulüne
uygun olarak düzenlenmiş sözleşme esaslarına veya kanun hükmüne
dayanılarak iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması karşılığında geleceğe
yönelik bir ödeme yükümlülüğüne girilmesi olarak tanımlanmıştır.
Faaliyet Raporları ve Kesin Hesap
Faaliyet Raporları
içişleri Bakanlığı da tıpkı üst yöneticiler gibi bu raporları esas alarak mahallî
idareler genel faaliyet raporunu hazırlar ve kamuoyuna açıklar.
Kesin Hesap Kanunu
Kesin
Hesap Kanunu tasarısı Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanır.
Kesin Hesap Kanun tasarısının ekinde;
a) Genel mizan,
b) Bütçe gelirleri kesin hesap cetveli ve açıklaması,
c) Bütçe giderleri kesin hesap cetvelleri ve açıklaması,
d) Bütçe gelir ve giderlerinin iller ve idareler itibarıyla dağılımı,
e) Devlet borçları ve Hazine garantilerine ilişkin cetveller,
f) Yılı içerisinde silinen kamu alacakları cetveli,
g) Mal yönetim hesabı icmal cetvelleri,
h) Maliye Bakanlığı tarafından gerekli görülen diğer belgeler yer alır.
Maliye Bakanlığı, bütçelerin kesin hesabının düzenlenmesine ilişkin usul ve
esasları belirlemekte yetkili kurumdur
Genel Uygunluk Bildirimi
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 15
Sayıştay hazırladığı genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesin hesap
kanun tasarısının verilmesinden başlayarak yetmiş beş gün içinde Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunar
8. ÜNİTE
Türk Devlet Bütçe Sisteminde Özel Konular
Bütçe kanunlarında “gerektiğinde kullanılacak ödenekler” olarak ifade edilen
ancak 5018 sayılı Kanun’da “yedek ödenek” olarak adlandırılan ödenekler,
• Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan bütçe gerekçelerinde “kaydedilen
ödenek” olarak adlandırılan ve gösterilen, özel gelir karşılığı özel ödenek
tahsisi uygulaması ile bu ödeneklerin yılsonu harcanmayan kısımları ile ilgi
olan “devredilen ödenekler”,
• Kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, devletin millî güvenliği ve
yüksek menfaatleri ile devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel
amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili Hükümet icapları için kullanılmak üzere
Başbakanlık bütçesine konulan “örtülü ödenek”,
• 5018 sayılı Kanun’da ve bütçe kanunlarında yer almayan ancak kesin hesap
kanunları ile verilen tamamlayıcı ödenek,
BÜTÇE DÜZENi VE KULLANILAN DEYiMLER
Tefrik: Ödenek tahsisi
Fasıl ve bölüm deyimleri: Fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyini ifade
eder.
Kesim deyimi: Fonksiyonel sınıflandırmanın ikinci düzeyini ifade eder.
Madde deyimi: Fonksiyonel sınıflandırmanın üçüncü düzeyini ifade eder.
Tertip deyimi: Kurumsal, fonksiyonel ve finansman tipi kodların bütün
düzeyleri ile ekonomik sınıflandırmanın ilk iki düzeyini ifade eder.
YEDEK ÖDENEK KAVRAMI VE KULLANIMI
Yedek ödenek kavramı 5018 sayılı Kanun’un 23’üncü maddesi ile uygulamada
yer almaktadır. Bu madde de “Merkezî yönetim bütçe kanununda belirtilen
hizmet ve amaçları gerçekleştirmek, ödenek yetersizliğini gidermek veya
bütçelerde öngörülmeyen hizmetler için, bu Kanun’a ekli (I) sayılı cetvelde yer
alan idareler ile (II) sayılı cetvelde yer alan idarelerden merkezî yönetim bütçe
kanununda gösterilecek olanların bütçelerine aktarılmak üzere, genel bütçe
ödeneklerinin yüzde ikisine kadar Maliye Bakanlığı bütçesine yedek ödenek
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 16
konulabilir. Bu ödenekten aktarma yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir. Malî yıl
içinde yedek ödenekten yapılan aktarmaların tür, tutar ve idareler itibarıyla
dağılımı, yılın bitimini takip eden on beş gün içinde Maliye Bakanlığınca ilan
edilir.” hükmü ile yedek ödeneğin hangi konularda, hangi idarelerin bütçeleri
için kullanılacağı ve ne kadar büyüklükte olacağı hüküm altına alınmıştır.
Genel ve özel bütçeli idarelerin hizmet ve amaçlarını gerçekleştirmelerinde
ödeneklerinin yetmemesi
ya da öngörülmeyen hizmetlerin ortaya çıkması durumunda Maliye Bakanlığı
bütçesi içine konulan ve bu bakanlığın izni ile kullanılan ödenek toplamıdır.
Maliye Bakanlığının ilgili yıl bütçesi içine genel bütçe ödeneklerinin en fazla
%2’si kadar konulan yedek ödenekler yukarıda belirtilen konularda
kullanılabilmektedir. Yapılacak her tür aktarma 5018 sayılı Kanun’a göre Maliye
Bakanının yetkisi dâhilinde mümkündür
KAYDEDiLEN VE DEVREDiLEN ÖDENEK UYGULAMALARI
Özellikle kaydedilen ödenek, çeşitli gelirlerin bütçeye kaydedilip karşılığının
ödenek gösterilmesi şeklinde uygulanır. Bütçeye gelir kaydedildiğinde bu gelir
ilgili yıl içinde harcanmazsa ertesi seneye devreden gelir-ödenek şeklinde
kaydedilir. Özel gelir (kaydedilen ödenek) kavramı 5018 sayılı Kanunu’n 39. ve
40. Maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Bu özel tertiplerdeki ödeneklerden
önceki yılda harcanmayan kısımları carî yıl bütçesine devren gelir ve ödenek
kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir.” Özel gelir ve özel ödenek uygulamaları
geçmiş dönemlerde önemli boyutlara ulaşmış bütçe rakamlarının % 20’sini
oluşturmuştur. Günümüz itibarıyla ise bu oran son beş yıllık dönemde ise
ortalama % 6 olmuştur. Özel gelir işlemleri ile beraber diğer konu devredilen
ödenek uygulamalarıdır. Ödenek devri işlemleri, harcanmayan kısmının ertesi
yıla devredeceği ilgili kanunlarla hüküm altına alınmış olan her türlü ödeneğin
yılı bütçesiyle ilişkisinin kurulması ve kullanımına imkân sağlanması amacıyla
mevcut veya yeni açılacak tertiplere eklenmesi işlemini ifade eder. Diğer bir
deyişle ilgili yıla ait ödenekler sonraki yıla aktarılmaz. Ancak bağış ve yardım
konuları ile bütçe kanunlarının izin verdiği durumlarda ödenek devirleri
gerçekleşmektedir.
ÖRTÜLÜ ÖDENEK KAVRAMI VE UYGULAMASI
Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüz kadar ilgili kanunlarda ve uygulamada
yer alan “örtülü ödenek” eski adı ile “tahsisatı mesture”, gizli tutulan resmi
ifllerde harcanmak için hükümetin emrine verilen para olarak Osmanlıca
sözlükte açıklanmıfltı r. Cumhuriyet tarihinde ilk olarak 1927 tarihli 1050 sayılı
Genel Muhasebe Kanunu’nda örtülü ödeneğe yer verilmifltir. Kanunun 77.
maddesine göre Baflbakanlık bütçesine konulan bu ödenek “kapalı istihbarat
ve kapalı savunma hizmetleri için, devletin yüksek güvenliği ve yüksek
menfaatlerinin isterleri için, siyasi, sosyal konularla, kültür ve devlet itibarı
alanlarında ve olağanüstü hizmetlerin sağlanmasında Hükümet icapları sayılan
maksat ve gayeler için sarf edilmek üzere” kullanılmıfltır.
Tahsisatı mesture: Örtülü Ödenek
Yasaya göre örtülü ödeneklere ilişkin giderler Baflbakan, Maliye Bakanı ve ilgili
bakan tarafından imzalanan kararname esaslarına göre gerçeklefltirilir ve
ödenir
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 17
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 18
Download

ghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfg