qwertyuiowww.aofdersozetleri.compgüasdf
ghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfg
hjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfgh
jklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghj
PSİKOLOJİYE GİRİŞ
klsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjk
5-8. ÜNİTE ÖZETİ
lsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjkls
izxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsi
www.aofdersozetleri.com
zxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsiz
xcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizx
cvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxc
vbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxcv
bnmöçqwwww.aofdersozetleri.comertyuiop
güasdfghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopg
üasdfghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgü
asdfghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüs
dfghjklsi Lütfen destek için reklamları tıklayınız.
zxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsiz
xcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizx
cvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxc
vbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxcv
[Tarihi seçin]
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 1
ÜNĠTE 5
ÇOCUKLUKTA SOSYAL GELĠġĠM
Olumlu sosyal davranıĢlar;bir baĢkasının iyiliğini gözeterek gönüllü yapılan yardım
etme, paylaĢma,teselli etme,iĢbirliği yapma gibi davranıĢlardıR.
Empati; bir baĢkasının duygusal durmunu ve yaĢadığı hissi kavrayıp aynı veya benzer
duyguyu kiĢinin bizzat kendisinin deyaĢaması anlamına gelir.Saldırgan
davranıĢlar;baĢkalarının veya onlara ait Ģeylere zarar vermeyi amaçlayan
davranıĢlardır.
KURAM;sistemli bir biçimde düzenlenmiĢ birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel
olan kurallar ve ilkeler bütünüdür.Kuramın ortaya koyduğu önermeler
görgül(ampirik) araĢtırmalar ile test edilir.Sosyal değiĢime dair kuramların belli
baĢlıcaları Psikanalitik kuram, DavranıĢcılık ve Sosyal öğrenme kuramı,BiliĢsel geliĢim
kuramı,Etolojik kuram ile Ekolojik sistemler kuramıdır.
PSĠKOANALĠTĠK KURAM
1.PSĠKOSEKSÜEL GELĠġĠM KURAMI
Sosyal ve kiĢik geliĢimiyle ilgili çalıĢmalarda önemli etkisi olan kuramlardan biri
psikanalitik kuramdır. Sigmund Freud(1910) tarafından geliĢtirilen bu kuram insanın
farkında olmadıgı dürtüler ve çatıĢmalar la hareket eden bir varlık oldugunu
varsayar.freud'a göre insan 2 temel dürtüyle dünyaya gelmiĢ
1.EROS;Bireyin hayatta kalmasını sağlayan nefes alma ,açlık ve cinsellik gibi
içgüdüler
2.THANATOS;doğuĢtan getirilen ölüme dair içgüdüler.
Freud'a göre psikoseksüel geliĢim kuramında enerjiyi libido cinsel enerji olarak
tanımlar bu yaĢ ilerledikçe değiĢik bölümlerde yoğunlaĢıp yeni bir geliĢim dönemi
oluĢturur.Çocuklar,oral(0-1yaĢ),anal(1-3yaĢ),faillikk(3-6yaĢ)gizil(6-13yaĢ) ve
genital(13-19yaĢ)olmak üzere 5 ayrı geliĢim dönemden geçerler.geliĢim 3.dönem faillik
döneminin sonunda geliĢim esas Ģeklini alır. GeliĢim sürecinin ilerlemesine engel olan 2
olumsuz süreç vardır. aĢırı engellenme ve doyum.
Freud çocugun geliĢim dönemini 3 farklı yapı içinde tanımlar : id(dürtüler),ego
(rasyonel ) süperego (ahlak)
ĠD: doğuĢtan varolan ve yeni doğan bebeğin biyolojik iç güdülerini doyurma
fonksiyonu bulunan yapı
EGO: kiĢiliğin bilinçli rasyonel kısmını oluĢturur.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 2
SÜPEREGO:cocugun hareketlerine rehber olan ahlak kurallarından
oluĢursüperegonun geliĢimiyle cocuk ebeveynlerinin ahlaki standart ve degerlerini
içselleĢtirir 3-6 yaĢlar arasında.
2-PSĠKOSOSYAL GELĠġĠM KURAMI
Erıkson'ın ,Freudun kuramını revize ederek geliĢimde sosyo-kültürel belirleyicilere
vurgu yaptığı ve sağlıklı psikolojik uyum için insanların 8 geliĢimsel dönemdeki
psikososyal çatıĢmaları çözmek zorunda oldugunu vurguladığı kuramdır.Freudun
kuramından 3 noktada ayrıĢır.Çocugun pasif biyolojik dürtülerin esiri olan ebeveyn
tarafından Ģekillenen değil kendisinin araĢtırmacı ,meraklı aktif olduğunu, cinsel
dürtülere az sosyo kültürel etkilere daha fazla vurgu yapar. Son olarak geliĢim tüm
yaĢam boyu devam eder.Psikososyal geliĢim kuramı daha çok kabul görmektedir.
DAVRANIġÇILIK ve SOSYAL ÖĞRENME KURAMLARI
1. DavranıĢçılık kuramı Ġnsan geliĢimine ait çıkarsamaların bilinçaltı güdüler veya
gözlemlenemeyen fenomenlerden ziyade,kontrollü gözlemlerin yapılabildiği
davranıĢlara dayandırılması gerektiğini savunun psikolojideki bi düĢünce okuludur.ilk
olarak jhon b. watson tarafından ortaya atılmıĢ. PekiĢtirm;bir davranıĢın gelecekte
tekrarlanma olasılığını veya sıklığını arttıran yada azaltan ,o davranıĢı takip eden ödül
veya ceza olarak tanımlanır.DavranıĢçı kurama göre ödül,davranıĢın gelecekte
yapılmasıklığını arttırır ceza ise azaltır.Watson bebekleri sosyal deneyimler sonucu
alıĢkanlıklar geliĢtiren boĢ levhalar olarak görür.'' Bana sağlıklı bir düzine çocuk verin
onları ailesel özellikleri,ırkalrı ve cinsiyetlerine bakmadan istediğiniz meslekte insanlar
haline getirebilir,onları doktor,avukat tamirci hatta hırsız veya dilenci bile yapabilirim
'' demiĢtir.
2.Edimsel öğrenme kuramı DavranıĢçı yaklasıma katkı getiren baĢka bir kuramcıda
skinner dir.Edimsel öğrenme :ürettiği sonucuna bağlı olarak artan yada azalan gönüllü
davranıĢların kazanıldığı öğrenme yaĢantısıdır
3.Sosyal öğrenme kuramı sosyal davranıĢ geliĢimini açıklarken öğrenme ilkelerinin
yanı sıra düĢünme yorumlama gibi çeĢitli biliĢsel unsurların önemine vurgu yapan bir
kuramdır.Bu kuramın en önemli ismi Alfred Banduradır.Gözlem gözlenen davranısı ve
bunun olası sonuclarını öğretir.DavranıĢ ve sonucları baĢkasında gözlemdiği için bu
öğrenmenin mekanızması dolaylı pekiĢtirmedir.Banduraya göre gözleyerek
öğrenmenin meydana gelmesi için aĢağıdaki kosulların olması gerekir
Dikkat:Taklit edilecek modelin kiĢinin dikkatini çekmiĢ bir model olması Hatırda
tutma:DavranıĢın kodlanıp hatırda tutulması
Motor üretim: taklit edilen hareketi doğru yapabilmek için gerekli motor becerilerine
sahip olma PekiĢtirme ve güdüsel süreç: davranısın performans olarak ortaya çıkması
için yada baĢkası tarafından pekiĢtirilmesi yada bireyin kendi kendini pekiĢtirmesi
KarĢılıklı tayin edicilik:Çocuk ve cevresi arasındaki etkileĢim akıĢının çift yönlü
olması;çevrenin çocugu etkilemesi çocugunda davranıslarıyla cevresini
Ģekillendirmesidir. Cinsiyet rolleri Ģiddet,sosyal çatıĢma becerisi,olumlu sosyal
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 3
davranıĢlar,aile içi roller,konusma biçimi, vb. pek çok farklı özelliğin geliĢmesinde
sosyal öğrenme önemli bir mekanızmadır.
BĠLĠġSEL GELĠġĠM KURAMI Jean piaget (1932,1952) geliĢim psikoloğu ve genetik
epistemolog olarak kendini bilginin kökenini incelemeye adamıĢtır.Piaget cocukların ne
kadar bildiğiyle değil nasıl düĢündükleriyle ilgilenmiĢtir.Çocuk
deneyerek,keĢfederek,manipüle ederek kendisi için anlmlı bir çevre yaratmaya bu
süreç içinde daha zengin ve ileri yapılar oluĢturarak bu yapılar sayesinde dünyayı
anlamaya çalıĢır.Çocukllar üzerinde otorite ,özerklik,adalet kavramları gibi konularda
araĢtırmalar yapmıĢ ve bu araĢtırmalar sonucu ahlaki yargı kuramını geliĢtirmiĢtir
DĠĞER KURAMLAR
1.Etolojik kuram< Etoloji;evrim süreçlerinin türe özgü davranıĢları nasıl
Ģekillendireceğini inceleyen bilim dalıdır.etolojik kuram,insan davranıĢlarının biyolojik
temellerine vurgu yapar. Kritik dönem:geliĢen organizmanın yaĢam evresinin kısa bir
parçasında çevredeki spesifik etkilere benzersiz Ģlekilde açık ve duyarlı olduğu
dönemdir.Hassas dönem:belli beceri ve davranıĢların ortaya cıkması için kiĢinin
özellikle belli çevresel etkilere daha duyarlı olduğu zaman dilimini ankatır.Kritik
dönem kavramı, hayvan geliĢimni açıklamada geçerliyken hassas dönem insan
geliĢimini açıklamada çok dahda doğru bir tanımlamadır<
Ekolojik Sistemler Kuramı Urie bronfenbrenner'in ekolojik sisitemler kuramı farklı
çevresel unsurlara, bu unsurların etkileĢimlerine ve çocuk geliĢimine doğrudan ve
dolaylı etkilerine odaklanır.Ekolojik sistem modeli içiçe geçen kaplar gibi küçükten
büyüğe doğru sıralanan beĢ sistem halkası ile tanımlanır. Çocuğun içinde olduğu halka
mikro sistemdir. (aile,okul,arkadaĢ)Mezosistem;Mikrosistemde yer alan farklı
geliĢimsel bağlamların birbirleriyle iliĢkisini anlatır.Ekosistem; Çocuğun içinde yer
aldığı bir sistem değildir ama çocuğun mikrosistemindeki iĢleyiĢiyle ilĢkilidir. Çocuğa
en uzak olam makrosistemde kültürel değerler, inanç sistemleri,ideoloji ve gelenekler
yer almaktadır.Halkaların hepsini içine alan Kronosistem ise yaĢanılan zaman dilimini,
o yaĢam dilimini betimleyen özellik ve olayları (sanayileĢme devrimi dönemi, çiçek
çocuklar dönemi, bilgisayar çağı vb.) anlatır.
SOSYAL DAVRANIġLARIN GELĠġĠMĠNE ETKĠ EDEN UNSURLAR
<p> Ebeveyn DavranıĢları:ToplumsallaĢma, çocuğun sosyal geliĢimindeki en öçnemli
süreçlerden biridir. DOğum ile baĢlayıp bireyin tüm yaĢamı boyunca devam eden bu
süreçte özellikle ilk çocukluk dönemindeki etkiler ve etkileĢimler önemli
görünmektedir. Anne, kardeĢ, arkadaĢ, öğretmen vs. olan ilĢkileri toplusallaĢma
sürecine katkıda bulunur. Okul öncesi dönemde ki sosyal geliĢimde en belirleyici olanın
ebeveyn - çocuk iliĢkisi olduğu düĢünülmektedir. <p>
Açılayıcı Akıl Yürütme:Br davranıĢın baĢkalrı için doğurduğu sonuçları anlatan ve
davranıĢın neden yapılması ve yapılmaması gerrektiğini çocuğa açıklayan çocuk
yetiĢtirme davranıĢıdır.Anne baba en önemli kiĢilerdir. <p>
Model Alma:Model alınan kiĢi çocuk tarafından etkili ve güçlü olarak algılanıyorsa
veya sevilen biri ise davranıĢlarının taklit ediilme olasılığı daha yüksektir.Ġleri ki
yıllArda akranların etkisi artacak olmakla birlikte okul öncesi dönemde anne babalar
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 4
en çok model alınan kiĢilerdir.Anti sosyal davranıĢlarda aynen yardım etme gibi
gözlem ve modelleme yoluyla kazanılır. <p>
Ödül Ve Ceza:istenilen davranıĢı artırmak için söz konusu davranıĢın hemen ardından
çocuğu ödüllendirmek de etkili bir yöntem olabiliri. Sosyal ödüller özellikle kiĢilik
özelliklerine yönelik atıflardır. <p>
Güç Kullanımı:AraĢtırmalar Ģiddete dayalı fiziksel disiplin yöntemlerinin (tokat,
dayak, sarsma) çocuklarda ki duygusal ve davranıĢsal problemleri fazalalaĢtırıcı etkiye
sahip olduğunu göstermektedir.ġiddete dayalı disiplin çocuğun fizksel sağlında
bozulmanın yanısıra özgüvende zedelenmeye depresyon, kaygı bozuklukları ve anti
sosyal davranıĢ problemlerinde artıĢa yol açmaktadır. <p>
Mizaç:bebikliğin çok erken dönemlerinden itibaren gözlenebilen duygu davranıĢ ve
dikkat süreçlerindeki biyolojik
farklılıklardır.YakınlaĢma/çekingenlik,uyumluluk,tepkilerin yogunlugu,dikkat
süresi,ritmiklik,uyarılma eĢiği ve aktivite düzeyi mizaç özelliklerinden sadece
bazılarıdır.Uyku ve beslenme düzeylerinde problem olmayan değiĢikliklere uyum
gösterebilen sakin huylu çocuklar 'kolay mizaçlı' olarak, 'zor mizaçlı' düzensiz uyku ve
beslenme alıĢkanlığına sahip değiĢikliklere uyum gösteremeyen nagatif ve hırcın
cocuklardır. 'yavaĢ alıĢan ' çocuklar ise 2 uç nokta arasında yer alan zaman zaman
hırçın olabilien ,az olumsuz tepki veren ve az hareketli çocuklardır.
Çocuk mizacı 3 temel boyutta incelenebilir:
Olumsuz tepkisellik:Kızgınlık ağlama, sızlanma, ve mızmızlanma gibi yüksek
yoğunluktaki tepkileri içeren mizaç özelliği. <p>
Duygu süzenleme boyutu.
<p>
Sıcakkanlı-Çekingenlik:yeni durum ve insanlara yaklaĢma yada uzaklaĢma
davranıĢlarını içeren mizaç özelliği. DavranıĢları düzenleyen boyutu. S
ebatkarlık:bir iĢe uzun süre dikkatini yoğunlaĢtırabilme kapasitesi ve iĢi
tamamlayıncaya kadar üzerinde çalıĢmaya devam etme eğilimini içeren mizaç özelliği.
Dikkati düzenleyen boyutu.
BAĞLANMA <p> Bağlanma kiĢiye değil iliĢkiye dair bir özelliktir.GeliĢim psikolojisi
literatürünün en çok odaklandığı bağlanma iliĢkisi anne ile çocuk arasında olandır.Bu
iliĢki güvenli, kaçınan ve kaygılı-kararsız olmak üzere 3 tipte incelenirken bu
sınıflandırmaya dağınık bağlanma türüde eklenmiĢtir.Bağlam kuramında irdelenen
çocuk-ebeveyn iliĢkisi arasındaki bağlanma iliĢkisi, tipik olarak Yabancı ortam testi adı
verilen çalıĢma yöntemiyle ölçülmüĢtür.
Güvenli bağlanma: Çocugun, annesi çevre ile olan iliĢkisinde güven verici bir dayanak
olarak kullandığı bağlanma Ģeklidir. Güvensiz bağlanma: Çocugun, annesi ile güvenli
bağlanma geliĢtirmediği durumlarda oluĢanbağlanma biçimidir.3 türde güvensiz
bağlanma olabilir;Kaçınan, Kaygılı-karasız ve Dağınık. Ayırıcı yatkınlık:Riskli
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 5
olarak tanımlanacak bazı mizaç özelliklerine sahip çocıkların , çevreden gelen hem
olumlu hem de olumsuz etkilere diğer çocuklardan daha fazla açık olduklarını bu
çevresel etkilerden daha cok etkilendiklerni savunan yaklaĢımdır.ayırıcı yatkınlık savı
''zor'' olarak tanımlanan mizaç özelliklerinin aslınmda birer risk unsuru olmadığını
belirtmekle kalmayıp aynı zamanda koruyucu nitelikte olabildiklerine iĢaret etmektedi
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 6
ÜNĠTE 6
SOSYAL PSĠKOLOJĠ
Sosyal psikoloji; insanı özelliklede baĢka insanlarla iliĢkileri bağlamında anlamaya
çalıĢır.Hayatın insana dair her yönü hakkında söyleyecek sözü olan çok geniĢ ve zengin
bir bilim dalıdır.Klinik psikolojisi,psikolojik sorunları olan insanları anlamak ve tedavi
maksadını taĢır.Sosyal psikoloji ise daha genel olarak ''normal'' insanı anlamak
arzusundadır.
SOSYAL PSĠKOLOJĠNĠN KISA TARĠHĠ
Alanın tarihçesini biçimlendiren en önemli olaylardan biri, Hitler Almanyasından
kaçan çok sayıda sosyal psikologun 1930 ve 40'lı yıllarda Amerikaya yerleĢip buradaki
üniv.lerde baĢarılı çalıĢmalarda bulunması olmuĢ. Nazizm ve FaĢizm akımlarının
psikolojik kökenlerini anlama arzusu ve 2.Dünya savaĢının gerekleri bu dönemde
alanın sorduğu sorular üzerinde etkili oldu.Bugün sosyal psikoloji psikolojinin değiĢik
alt dallarda içinde en dinamik olanlarından biridirve sosyal psikologlar dinden
politikaya aĢktan önyargıya saldırganlıktan iĢbirliğine insana dair akla gelebilecek her
konuyu anlayıp anlatmaya çalıĢırlar.
>ĠNSANLAR NE ĠSTER?
1 Hayatımız üzerinde hakimiyet sahibi olmak;Bu güdü bizi kendimizi baĢkalarını ve
hayatın bizimle alakalı kısımlarını en doğru biçimde anlamaya ve bu bilgiyi kendi
lehimize kullanıp hayyatta arzuladığımız noktalara gelmemizi sağlamayıa sevk eder.
2.Sevmek ,sevilmek,ait olmak; BaĢkalarıyla yakın iliĢkiler içinde olmak,onlar
tarafından kabul görmek vs.
3.benliğimizi değerli görmek;Ġyi düzgün sevilesi bir insan olduğumuza bir anlamda
varoluĢumuzun ''doğru'' olduğuna inanmak.< Ortalamanın üstü etkisi:AraĢtırmalar
insanların çogunun kendilerini okul baĢarısı,iĢ
performansı,zeka,popülerlik,sportiflik,liderlik,araba sürme becerisi ve daha pek çok
konuda ortalamanın üstünde gördüğünü belgelemektedir.Çoğunluğun ortalamanın
üstünde olması istatistiki açıdan mümkün olmadığından bu olgu benliğimizi degerli
görme ihtiyacımızın bir uzantısı olarak görülür.<
SOSYAL BĠLĠġ Sosyal biliĢ; sosyal psikolojinin ''insanları nasıl anlarız, onlar
hakkında izlenimlere ve yargılara nasıl varırız? '' gibi sorulara cevap vermeye çalıĢan
alt dalıdır.
KiĢi Algısı''ince davranıĢ dilimleri''ne maruz bırakılan denekler o insanın zekası,
kendine güveni,dıĢa dönüklüğü, cinsel yönelimi gibi konularda oldukça isabetli
tahminlerde bulunmuĢlardır.Keza, insanlar bir kadınla bir erkeği kısa süreli yan yana
gözlemlediklerinde onların yabancı mı , arkadaĢ mı yoksa çift mi olduklarını sıklıkla
doğru Ģekilde algılayabnilmektedir.Bir insana baktığımızda otomatik olarak
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 7
gördüğümüz ilk üç Ģey o insanın cinsiyeti, yaĢı, ve ait olduğu ırktır.''Güzel olan iyidir''
Ģeklinde geçen bu kalıp yargıya göre, daha güzel insanların genel olarak daha uyumlu ,
daha arkadaĢ canlısı, daha baĢarılı ve daha mutlu olduğu düĢünülüyor.
ġemalar
BiliĢsel psikolojinin temel prensiplerinden biri,dünyayı Ģemalar yardımıyla
algıladığımızdır.ġemalar hayatın değiĢik öğeleri hakkında zihnimizde var olan, basite
indirgenmiĢ,genelleĢtirilmiĢ resimlerdir.Zihnimiz,sosyal hayaın değiĢik yönleriyle de
ilgili Ģemalarla doludur - kiĢilik özellikleri(içe dönük insan nasıl bir insandır) , kendi
benliğimiz (ben kimim nasıl bir insanım ?), sosyal roller (bir doktor nasıl davranır?) ,
sosyal durumlar (bir doğum günü partisi nasıl geçer ) hakkındaki Ģemalarımız gibi.
DavranıĢlara Sebep Atfetme Sosyal psikologlar genelde iki temel çeĢit atıftan
bahsederler:
1 Ġçsel atıf:Ġçsel atıfta bulunmak , bir davranısı davranısta bulunan insanın
tabiatına,niyetine,arzularına,kısacası o insanın içsel özelliklerine bağlamaktır.ÖR. yere
düĢen birinin sakar olduğu için düĢtüğünü söylemek içsel atıftır.
2 DıĢĢal atıf:DıĢĢal atıfta bulunmak davranısı cevresel kosullara davranısta bulunan
kiĢinin dısında yer alan birtakım sebeplere bağlamaktır. ÖR. yere düĢen kiĢinin yerler
kaygan olduğu için düĢtüğünü söylemek dıĢĢal atıftır.
• Temel atıf hatası: insanlarin davranıĢlarını dıĢsaldan çok içsel sebeplere bağlama,
durumsal ve çevresel faktörlerin rolünü dikkate almayı ihmal etme eğilimimiz “temel
atıf hatası” (fundamental attribution error) diyegeçer. Örnegin, asık suratlı ve soğuk
bir tezgahtarla karĢılaĢınca bunu hemen onun nemrut karakterine baĢlıyorsak,
aklımıza zor bir gün geçiriyor olduğu ihtimali gelmiyorsa, temel atıf hatası
iĢliyoruzdur.
• Kendine yontan atıf hatası: insanların baĢarılarını içsel ve kalıcı, baĢarısızlıklarını ise
dıĢsal ve geçici sebeplere bağlama eğilimine “kendine yontan atıf hatası” (self-serving
bias) denir. Örneğin iyi not alınca bunu parlak zekanıza, kötü not aldığınızda ise
sınavların zor olmasına gibi. Tutumlar Nesnelere kiĢilere yada olgulara yönelik
genel degerlendirmelere ''tutum ' denir. BiliĢsel çeliĢki kuramı,davranısların nasıl
tutumlardan önce gelip onları biçimlendirebilecegi konusunda ortaya altılmıs en etkili
kuramlardandır.Yaptıklarımızla düĢündüklerimiz arasında bir tutarsızlık olması bizde
psikolojik bir gerginlik yaratır.Bu tutarsız halden kurtulmak için düĢüncelerimizle
davranıslarımızı tutarlı hale getirmeye calısırız
Sosyal Etki Ġnsanların birbirlerine dikkatlerini zamanlarını paralarını sevgilerini
vermesini sağlayan Ģey sosyal etkidir. Sosyal etki baskalarının duygu düĢünce ve
davranısları üzerende bir zor kullanma olmadan söz sahibi olmaktır.
Sosyal psikologlar 2 tür sosyal etkiyi birbirinden ayırır:
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 8
1 Bilgilendirici sosyal etki: Ne yapacağımızı bilmediğimiz bir durumda
çevremizdekilerin hareketlerini takip ederek ne yapmamız gerektiğini ögreniriz
2 normatif sosyal etki: Yaptıklarımızın toplum tarafından begenilmesi kabul
görmesidir. Normatif etki olmasaydı moda yada trendler olmazdı. Normatif sosyal
etkinin gücünü Asch kart deneyi ortaya koymustur BaĢakaları tarafından
dıslanmamak için toplumun ne söylediğine yanlıĢta olsa uyup grup tarafından kabul
görme arzusunu göstermiĢtir. Ġtaat Bireyin kendine bir otorite figürü tarafından
yöneltilmiĢ talebe yada buyruga uymasına itaat denir.Sosyal psikoloijnin en iyi bilinen
en çarpıcı oldugu düĢünülen çalıĢma Stanley milgram ın itat konusundaki
deneyleridir.Milgram deneyinde insanın kör bir itaat ugruna baskalarına zarar
verebilecegini göstermiĢtir. </p>
Asch ve milgram deneyleri de sosyal etkinin karanlık yüzü hakkındaki
deneylerdir.Sosyal etkinin bizi nasıl kendi duygu organizmamızdan dahada fenası
vicdanımızdan ahlak anlayısımızdan ters düĢen hareketlerde bulunmaya itebileceğini
gösterir. <p>
GRUP ETKĠSĠ
Sosyal kolaylaĢtırma BaĢkalarının varlıgı performansı bazen iyileĢtirebilir bu duruma
sosyal kolaylaĢtırma denir. Görüldü ki baskalarının varlıgı performansı bazen
iyileĢtiriyor bazense kötüleĢtiriyor.BaĢkalarıyla birarada bulunmanın yarattıgı sosyal
uyarılma hali bize basit gelen bir alanlarda performansı iyileĢtiriyor.bize zor gelen
durumlarda ise yabancı oldugumuz durumlarda da performansımızı kötüleĢtiriyor.
Sosyal kaytarma Bir hedefe doğru grup içinde çalıĢmanın aynı hedefe doğru tek
basına çalıĢmayla kıyasla motivasyonu ve sarf edilen eforu düĢürebildiğini göstermiĢ
Buna sosyal kaytarma adı konmuĢtur.
Grup kutuplaĢması Bilhassa iĢ dünyasında grupların komitelerin bireylere nazaran
daha doğru analizler yapacağı düĢünülür.Bu varsayım herzaman doğru
olmayabilir.Gruplar bazaen sağlıksız kararlara ulaĢabiliyorsa bunun bir sebebide
Grup kutuplaĢmasıdır.Grup kutuplaĢması,bir grubun bir konu hakkındaki
baĢlangıctaki eğilimi neyse grup içi etkileĢimlerin o eğilimi daha aĢırı hale gelmesine
denir.
Kitlelerin Bilgeliği Grupların övgüye layık bulunduğu alanlar vardır.Bunlardan
birincisi ortaklaĢa grup aklının sıklıkla tek tek uzmanların verdiği cevapların ya da
yaptığı tahminlerin önüne gectiğidir. Buna kitlelerin bilgeliği denmiĢtir.Ör: Kim
milyoner olmak ister adlı yarıĢmada seyirci jokerinin telefon jokerinden çoğu zaman
daha doğru sonuc vermesi gibi.
SOSYAL ĠLĠġKĠLER Saldırganlık ve ġiddet Bir baĢkasına zarar verme niyetiyle
yapılmıs davranısa saldırganlık denir. zor kullanımı ve fiziksel zararda içeriyorsa
ozaman buna Ģiddet denir.Saldırganlık hem doğuĢtan gelebilir hem de sonradan
öğrenilebilir.Ġnsanları toplumsan ve duygusal bazda Ģiddete yönlendren psikolojik
faktörlerin basında aĢağılandıgını Ģerefiyle oynandıgını küçük düĢürüldüğünü
hakarete ugradıgını hissetmek yer alır.Fiziksel rahatsızlık hissetmenin saldırganlığı
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 9
arttırmasına paralel olarak kötü kokular,gürültü, kalabalık, hava kirliliği, sigara
dumanı, ve sıcak havaların körüklediği tespit edilmiĢtir.cinayet saldırı tecavüz gibi
olayları sıcak havalarda daha çok arttığı söylenebilir.
ĠĢbirliği ve Yardım ĠĢ birliği bireylerin ve grupların refahını arttıran toplumların
geliĢmesi için hayati önem taĢıyan bir olgudur.Ġnsanların baĢkalarına güvenmesi
onların üzerlerine düĢeni yapacağından Ģüphe duymaması iĢbirliğini arttıran kilit
faktörlerdendir.'Güven toplumların tutkalıdır'denir.Güven hissi bireyleri birbirlerine
güçlü bağlarla bağlar.hayatı daha emniyetli daha az korkulası daha yaĢanası bir yer
haline getitir.Türkiye güvenin en düĢük seyrettiği birkaç ülke arasındadır.Ġskandinav
ülkelerinde insanların birbirlerine güvenme oranları %70 lerde iken bu oran
Türkiyede %10-15 lerdedir.
Yardım DavranıĢı Bir baĢkasına faydası dokunacak bir davranısta bulunmaya
yardım etmek denir.Yanınızda oturan kiĢiye kalem ödünç vermek ,hasta akrabanıza
bakmak vb.. Psikologlar insanların en fazla kendileriyle aynı genetik materyali
paylaĢan kiĢilere yardım etmeye yatkın olduğunu çünkü bunun kendi genlerinin ilerki
nesillere aktarılmasını sağlayacağını söylemiĢlerdir.Genlerinin %100ünü paylaĢan tek
yumurta ikizlerinin %50sini paylaĢan çift yumurta ikizlerine göre birbirlerine daha
çok yardım ettikleri görülmüĢtür. Mütekabiliyet:ĠliĢkilerde karĢılıklı esasının
gözetilmesine denir.Mütekabiliyet normu bizi geçmiĢte bize iyilikte bulunmuĢ yada
ileride bulunabilecek olanlara yardım etmeye iter.Yardım davranıĢında en net fark
yaratan etmenlerden biri empatidir. Empati: kendini baĢkasının yerine koymadır.
Gruplararası ĠliĢkiler Ġç Grup kayırmacılığı ve dıĢ gruba yönelik düĢmanlık büyük
ölçüde benliğimizi değerli görme ihtiyacımızın sonucudur.AraĢtırmacılar birbirini
tanımayan denekleri yazı tura yöntemi ile iki gruba ayırdıklarında dahi deneklerin
kendi gruplarının üyelerine daha olumlu özellikler atfettikleri ve onları dıĢ gruba
tercih ettikleri görülmüĢtür.Buna asgari grup etkisi(minimal group effect) denir. 'X
değil mi hepsi birbirinin aynı' gibi genellemelere gitmekten çekinmeyiz.Buna dıĢ
grubun homojenliği yanılgısı denir. </p>
Önyargı
Bireyler hakkında yalnızca grup üyeliklerinine (cinsiyet ırk,yaĢ ) bakılarak
oluĢturulmuĢ ve genellikle olumsuz tutumlara önyargı denir.Buradaki kritik unsur
önyargının hedefi olan kiĢinin kendine yönelen tepkiyi belirleyecek Ģahsi bir Ģey
yapmamıĢ olması yalnızca belli bir gruba mensup bulunmasıdır. Önyargılar birer
tutumdur ve her tutum gibi biliĢsel davranıssal ve duygusal boyutları vardır.Grup
üyelerinin beslediği özelliklere dair inançlar önyargının biliĢsel boyutunu
oluĢtururlarki bunlara kalıpyargı denir.
Kalıpyargılar, bireylerin zihinlerinde gruplar hakkında var olan Ģemalardır.Önyargı
ve gruplar arası düĢmanlığı körükleyen unsurlardan biri rekabet ise,bir diğeri de
cehalettir
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 10
ÜNĠTE 7
KLĠNĠK PSĠKOLOJĠSĠ
Klinil Psikolojisi;bireyin duygusal biliĢsel davranıssal ve psikolojik sıkıntılarını ve
zorlanmalarını anlamak bunların gelecekteki seyirlerini yordamak ve hafifletmek
amacıyla bilimi ,teoriyi ve uygulamayı birleĢtiren psikolojinin alt dalıdır.Bu alanda
uzmanlaĢan psikologlara ise klinik psikolog denir. Klinik psikolog olabilmek için 4
yıllık psikoloji lisanstan sonra klinik psikolog yüksek lisans ya da doktora proglarından
mezun olmak gerekir. Lisanstan sonra 2 yıl yüksek lisans eğitimi tamamlayanlar
uzman kilinik psikolog , 4 yıllık lisans eğitimini tamamlayanlar ise psikolog doktor
unvanı alırlar.
Birbiriyle Yakından ĠliĢkili Ruh Sağlıgı Uzmanlık Alanları
Psikiyatr:Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra psikiyatr alanında uzmanlaĢan
hekimdir. Psikiyatr anormal davranısların tedavisinde ilaç kullanmakla, fiziksel
hastalıkları tedavi etmekte ve inceleme yapmakta yetkili tıp hekimlerinden oluĢan
alandır.
Psikolojik DanıĢman: Normal ve orta düzeyde sıkıntı ve uyum problemi yaĢayan birey
yada gruplarla çalıĢan meslek grubudur.Psikolojik DanıĢma ve Rehbetlik
Bölümlerinden mezun olanlar bu alanda hizmetvermektedir.
ÇalıĢma faaliyetleri:
a.Önleyici koruyucu ruh sağlığıhizmetleri,
b.danıĢmanlık
c.kiĢisel geliĢim programları geliĢtirme ve uygulama
d.mesleki danıĢmanlık
e. bir ile beĢ oturum arasında değiĢen kısa süreli psikolojik danısmanlık hizmeti.
Sosyal Hizmet Uzmanı/Sosyal Hizmet ÇalıĢanı:Ekonomik, sosyal ve kültürel yönden
sıkıntı içinde bulunan kiĢi grup yada toplulukların sorunlarını tanımaları , sahip
oldukları olanakları kullanmaları cevredeki olanakları araĢtırmaları ve
yararlanmalarına yönelik hizmet veren uzmandır.Sosyal hizmet bölümlerinden mezun
olan bu meslek grubu çalıĢanları psikolog ve psikiyatrdan farklı olarak daha cok aile
ortamı , çalıĢma koĢulları okul ortamı yada sosyal çevrede çeĢitli düzenlemeler yaparak
bireylerin sorunlarının azaltılmasına katkı sağlar.
Sağlık Psikologları: 4 yıllık lisans eğitiminden sonra sağlık psikolojisi alanında yüksek
lisans yaparak uzmanlaĢan meslek grubudur.Temel çalıĢma alanı olarak hastalıkların
önlenmesi, iyi sağlık koĢullarının yaratılması geliĢtirilmesi ve devam ettirilmesi yada
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 11
tıbbi rahatsızlığa sahip kiĢilerin tedavi edilmesine yönelik araĢtırma ve uygulama
yapar.
Klinik Psikologun ÇalıĢma Alanları
Klinik psikolog,duygusal biliĢsel ve davranıssal zorluk ve yetersizlikleri bulunan
bireyleri tedavi etmeye yönelik çalıĢmalar yapan uzmandır.
*Tanılama/Değerlendirme:
Değerlendirme;bireyin davranısları ,problemleri,özgün
karakterleri,yetenekleri,zihinsel ve entellektüel kapasiteleri hakkında bilgi toplamayı
içerir.Klinik psikologların gözledikleri kiĢilerle ilgili karalarınıbelirli bir temele
oturmak için kullandıkları değerlendirme araçları 3 baĢlık altında toplanabilir:
görüĢme,testler ve gözlem.
Öz değerlendirme ölçeği;bireyin bir dizi soruya kendisi için en uygun seçeneği
iĢaretlemesini içeren psikolojik testlerdir.
*Tedavi/Terapi
Psikoterapi;bireyin yaĢamıs oldugu problemleri ortadan kaldırmak yada azaltmak için
belirli bir teorik anlayıĢ çerçevesinde belirli teknik ve yaklaĢım kullanmayı içeren
sistematik müdahale sürecidir.Bu müdahale yönteminin terapi sayılabilmesi için ilaç ve
cerrahi yöntemlerin kullanılmaması gerekir.
*AraĢtırma/Yayın
AraĢtırma bütün psikoloji alanlarının ortak özelliğidir.Bu noktada kilink psikolojiyi
diğer alanlardan ayıran noktayı araĢtırma yaptıgı konular oluĢturmaktadır.Bireyin
yaĢamında zorlanmaya sıkıntıya ve uyumsuzluklara yol açan unsurları belirleyip
bunları hafifletmeye yönelik konulara odaklanmöaktadır.
*Öğretim/Süpervizyon
Süpervizyon,meslekte deneyimli bir uzmanın daha az deneyimli bir kiĢiye ,onun terapi
sırasında karsılaĢtığı durumlarla baĢa çıkmada yeterliliğini ve becerilerini geliĢtirecek
bir Ģekilde bilgi ve deneyim kazanmasına yardımcı olmasıdır.
*Konsültasyon(DanıĢmanlık)
Dilimzdeki ''bir bilene soralım'' sözü konsültasyonu en iyi açıklayan
ifadedir.*YöneticilikKilinik psikologlar çok istemeseler bile bazı yöneticilik görevleri
yada dosyalama gibi resmi süreçlerle ilgili faaliyetlerde de bulunurlar.Klinik
Psikolojinin Tarihsel GeliĢimi3 temel zaman dilime ayrırarak incelenebilir.
*Ġlk GeliĢim Dönemi(1896-1917)
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 12
Bu dönemde psikolojinin insanın zihinsel süreçlerini anlamaya yönelik bilimsek
çalıĢmalara ağırlık verdiği bir dönemdir.Sir Francis Galton bireyler arası farklılıkları
ve nedenlerini anlamaya yönelik ilk düzenli çalıĢmayı yöneten bilim adamları arasında
yer almĢıtır.Cattell geliĢtirdiği testlere zeka tesleri adını vermiĢtir.Lightner Witmer ilk
psikoloji kliniğini kurarak 'klinik psikolojisi' terimini kullanmaya baĢlamıĢtır.Josef
Breueer ilk formal psikoterapi yaklaĢımı olan psikoanalizi gelirtirmiĢtir.
*I.ve II. Dünya SavaĢları Dönemi
1920 'de Army alpha ve Army Beta isimli 2 test geliĢtirilmiĢ.Bunu 1920 ve 1920 yılları
arasında birçok baĢarılık zeka ve kiĢilik testlerinin geliĢtirilmesi izlemiĢtir.Bu nedenle
bu dönemde kilinik psikoloji psikolojik testlerin geliĢtirilmesi uygulanması
puanlanması ve yorumlanmasına yönelik çaılĢmalar üzerinde yoğunlaĢmaya
baĢlamıstır.
*II.Dünya SavaĢı Sonrası Dönem
Zeka ve kiĢilk testlerinin eski versiyonları yenilenerek revize edilmiĢ,yeni ölçüm
araçları geliĢtirilmiĢve geçerlilik - güvenirlikleri test edilmiĢtir.1950li yıllarda ''Zihinsel
Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı'' kullanılmaya baĢlandı.Bir takım
eksiklikler nedeniyle revize edilerek kullanılmaya devam edildi. ġuanda DSM-IV
olarak bilinen dördüncü versiyonu kullanılmaktadır.Hümanistik ve davranıscı
psikoterapi akımları gibi birçok akım ortaya çıkmaya baĢlamıstır.
NormaldıĢı(Anormal)DavranıĢ nedir?
Toplumsal normlardan sapma/istatistiksel seyreklik,KiĢisel rahatsızlık hissetme,
ĠĢlevsellikte bozulma normaldısı davranısın tanımlanmasında bu 3 kreter önerilmiĢtir.
*Normlara uygunluk:Davrnısın Nadir Olarak Gözelnmesi yada Toplumsal Normların
Ġhlal Edilmesi
Bir bireyin davranısının istatistiksel olarak seyreklik gösterip göstermediğine karar
vermede normal eğri yada çan eğrisi kullanılır.Bu eğride insanların çogunun
sergilediği özellikler ortaya yerleĢtirilir ve insanların çok azının iki uca yerleĢeceğine
inanılır.
Güçlü yönleri:Ġstatistiksel olark bir davranısın ya da özelliğin toplumun genelinde
gözlenme oranının belirlenmesinde bir bireyin herhangi bir psikolojik testten almıs
oldugu puanın yorumlanmasını kolaylaĢtırır.
Zayıf Yönleri:Öncelikle bir toplumun içinde bir grup tarafından yaygın olarak
sergilendiği için normal kabul edilen bir davranıs baĢka bir grup tarafından cok nadir
sergilendiği için normaldıĢı kabul edilir.
*KiĢisel Rahatsızlık Hissetme
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 13
Bu tanıma göre normaldısı davranıslar bireyin kendisinde belirli bir sıkıntıya
rahatsızlığa yol acan davranıslardır. Güçlü yöleri:Bireye herhangi bir duygusal yada
davranıssal problemi olup olmadıgı soruldugunda bunu rahatlıkla ifade edebilir.çünkü
bu problemler bireyde belirgin sıkıntıya yol acar.Zayıf yönleri:Hasta olarak
adlandırılan her birey bu durumdan dolayı psikolojik bir sıkıntı yaĢamayabilir.
*ĠĢlevsellikte Bozulma
Birey yaĢadıgı psikolojik yada davranıssal problemlerrinden dolayı iĢlevselliği
bozulmus yani normal haytını sürdürebilmesi belirgin bir Ģekilde zorlanmıstır.Güçlü
yönleri:Sosyal ve iĢ hayatındaki belirgin bozulma bireyleri problemlerine iliĢkin
yardım arama davranısına yönlendirir.Zayıf Yönleri:Tıpkı diğer kriterlerde oldugu
gibi iĢ ve sosyal hayatındaki hangi derecedeki bir bozulmanın anormal oalrak kabul
edileceğini belirlemek zordur.
NormaldıĢı(Anormal)DavranıĢların sınflandırılması
Tanı kategorileri
Eksen I. KiĢilk bozuklukları,Zihinsel gerilik hariç bütün ruhsal bozukluklar
Eksen II. KiĢilk bozuklukları,Zihinsel gerilik
Eksen III. Genel Tıbbi durumlar
Eksen IV. Psikososyal ve Çevresel Sorunlar
Eksen V. ĠĢlevselliğin Genel Değerlendirilmesi
*Duygu Durumu Bozuklukları;Tıpkı adındanda anlasılacağı gibi duygu durumunda ki
rahatsızlıkları içermektedir.Bazı ortamlarda oldukça neĢeli, bazı ortamlarda
üzgün,bazı ortamlarda ise cesaretimiz kırılmıs ve korkmus hissederiz.Bu oldukça
normaldir.Ancak duygu bozukluklarında bu ceĢitlilik belirgin bir ölçüde azalmıĢ ve
koĢullardan bağımsız olarak kutuplaĢmıĢ bir Ģekilde sürekli ya cok üzgün yada aĢırı
mutlu(öforik) duygu durumu gözlenmeye baĢlanmıĢtır.
Duygu durum bozuklukları depresyon manik ve iki uçlu bozukluk olmak üzere 3
baĢlık altında incelenebilir.Depresyon;AĢırı üzüntü,sucluluk ve degersizlik en belirgin
duygu tablosudur.birkaç ay süren yoğun üzüntü dönemi Ģeklinde ise major depresif
bozukluk iki yıl ve daha fazla sürer ise distimik depresyon adı verilir.Manik
bozukluk;depresyonun aksine bu bozuldukça kiĢi öforik (aĢırı mutlu) ve
grandiyozdür(bireyin abartılı benlik algısının olması,kendini çok degerli görmesi)Ġki
uçlu bozukluk; hem manik dönem hemde depreyon dönemleri döngü içindedri. az
rastlanan durumdur.
*Kaygı Bozuklukları;kiĢi ya korkusunun kaynagını bilmez yada hissetmiĢ oldugu kaygı
durumla orantısız biçimde uygunsuzdur.Özgül fobi;yükseklik
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 14
,kan,enjeksiyon,kedi,köpek ,örümcek vb.nesnelere karsı aĢırı ve mantık dısı
korkusudur.
Açık alan korkusu;Bireyin tipik olarak evden ayrılarak kaçmanın zor olacağı alıĢveriĢ
merkezi,toplu tasıma araçları,konser alanı vs. alanlara girmek istememesi girince aĢırı
kaygılanması durumudur.
Panik bozukluk;Tekrarlayan panik ataklarla bilinen kaygı bozukluğudur.
Sosyal fobi;Bireyin sosyal durumlarla ya da diğer insanlar önünde performans
göstermeyle ilgili aĢırı ve uygunsuz korkularıdır.
Yaygın kaygı bozukluğu;Belirli bir nesne yada durma spesifik olmayan yaĢamın
genellikle bir çok alanına yayılmıs yogun endiĢe durumudur.
Obsesif-kompulsif bozukluk(saplantı/zorlantı); Saplantı(obsesis) bireyin istemesine
rağmen bir türlü durduramadıgı fikirlerdir. Zorlantı(kompulsif) ise bireyin zorlantının
ortaya cıkardıgı kaygıyı ortadan kaldırmak için sergilemiĢ oldugu yineleyici
davranıslardır 50kere el yıkaması gibi.<p> </p>
*Psikosomatik Bozukluklar;bireyin tıbbi olarak kanıtlanabilir fizyolojik temelli bir
rahatsızlığı vardır ancak bu rahatsızlığın nedeni büyük ölçüde stres ve kaygı gibi
psikolojij bir faktördür.<p> </p><p>
*Somatoform Bozukluklar;bireyin saptanabilir doğrudan fizyolojik bir rahatsızlığı
olmaksızın sürekli ağrılar hissetmesi ve bunlara tıbbi bir yardım
aramasıdır.Konversiyon bozukluk;hiçbir rahatsızlığı bulunmamasına rağmen örneğin
bacaklarının tutmaması ve yürüyememesi</p><p>
Hastalık hastası(hipokondriyak)Bu bozuklukta kiĢi bazı küçük ve önemsiz belirtileri
ciddi fiziksel hastalığı iĢareti olarak yorumlar Beden Biçimine takıntılı
bozukluk;Hayali çirkinlik olarak ifade edilir.kiĢi bedeninin bazı yerlerini begenmez ve
sürekli kendini çok cirkin hisseder.</p><p> </p>
*Disosiyatif Bozukluklar;bellek yada kimliğin bir bölümünün ani kaybı ile bilinçlilikte
ortaya cıkan gecici yada kalıcı değiĢikliklerdir.Disosiyatif Amnezi (Bellek kaybı)
;Bireyim tüm gecmiĢini yada zamanın belli bir bölümünü unutmasıdır.Disosiyatif
füg(kaçıĢ) ;Bireyin ani bir Ģekilde yaĢadıgı yerden ayrılarak yeni bir yere gitmesi ve
yeni hayata baĢlamasıdır. GeçmiĢini ve kimliğini hatırlamaz.Disosiyatif kimlik
bozukluğu (çogul kiĢilik bozukluğu) ;DeğiĢik zaman dilimlerinde baskın olan bir yada
birden fazla kimliğin ortaya cıkmasıdır.bazı durumlarda kimlikler birbirinden
haberdardır bazı durumlarda is bir kimlikten diğer kimliğe gectiğinde diğer kimlik
hatırlanmaz.Depersonalizasyon (benlik yetimi)Birey sanki kendi bedeninin içinden
çıkıp hareket ettiğini ya da aynaya baktıgında kendini tanımadıgını ifade
edebilir.<p> </p><p>
*Cinsel Bozukluklar;3 temel alanı kapsamaktadır</p><p>Parafili;Bireyin cinsel
doyum kaynağının alıĢılmıĢ kaynaklardan sapması ,tek nesne ya da objeye
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 15
odaklanmasıdır.teĢircilik, gözetlemecilik, mazohizm, sadizm gibi.Cinsel iĢlev
bozuklukları;Bireyin orgazm olmamak , cinsel olarak uyarılmamak gibi nedenlerden
ötürü normal cinsel döngüyü tanımlayamamasıdır.Cinsel Kimlik bozukluğu; kendi
anatomik cinsel özelliklerinden aĢırı rahatsız olma,kendini karsı cinsin üyeleri ile
özdeĢleĢtirme ve onlar gibi olmak istemeleridir.</p><p> </p>
* Yeme Bozuklukları;Anoreksiya nervozada olduğu gibi kiĢi çok kilolu olduğunu
düĢünerek yemekten kaçınır ve ayrıca egzersiz yaparak kilo kaybetmeye devam etmek
ister ve aĢırı kilo kaybeder. Yada bulimiya nervozzada oldugu gibi tıkanırcasına yemek
yedikten sonra aĢırı suçlu hissederek kusma ,aĢırı spor yapma ve laksatif (yağların
kana karısmadan atılmasını saglayan ilaç ) kullanma gibi yöntemlerle kilosunu kontrol
etmeye calıĢır.Anoreksiyada kiĢi belirgin biçimde zayıf olmasına ragmen bunu kabul
etmez.<p> </p><p>
*KiĢilik Bozuklukları;sürekli ,değiĢmeyen uyumsuz ve içselleĢtirilmiĢ davranıs ve
yasantı örüntüleri olarak tanımlanabilir.3 temel kategori grubu altında
tanımlanmıĢtır.</p><p> </p><p>
A kümesi kiĢilik bozuklukları</p><p>ġizoid kiĢilik bozukluğu,kiĢi sosyal çevresine
karsı ilgisizdir,çok az arkadası vardır. ġizotipal kiĢilik bozukluğu,tıpkı Ģizoid gibi yakın
iliĢkiler kurmakta bütük güçlük yaĢar. Tuhaf büyüsel inançlara
sahiptirler.konuısurken herkes tarafından anlasılmayan normalde kullanılmayan bir
dil kullanırlar.Paranoid kiĢilik bozuklukları, aĢırı Ģüphecidirler.sürekli olarak
cevrelerindeki kiĢilerin kendilerine tuzak kurduklarını düĢünürler.</p><p> </p><p>
B kümesi kiĢilik bozuklukları</p><p>Narsistik kiĢilik,kiĢi kendisinin herkesten üstün
ve ayrıcalıklı olduguna inanarak baĢka insanların degersiz oldugunu
düĢünür.Antisosyal kiĢilik bozukluğu,genellikle 15 yaĢından önce baslar.Evden ya da
okuldan kaçma,saldırganlık,çevresindeki kiĢi ve nesnelere zarar verme hırsızlık vb
davranıslarda bulunur ve herhangi bir rahatsızlık duymaz.Histriyonik kiĢilik,Bu
kiĢiler için diğerlerinin ilgi ve dikkatini cekmemek oldukça kaygı vericidir.Bu nedenle
baĢka bireylerin dikkatlerini sürekli olarak kendi üzerlerine toplayacak hareketler
sergileyebilirler.Sınır kiĢilik bozukluğu,kiĢinin kendilik imgesinde duygu durumunda
ve kiĢiler arası iliĢkilerde iki ucta gidip gelen değiĢkendik belirgindir.initihar ve
kendine zarar verme davranısını sık sık sergiler.</p><p> </p><p>
C kümesi kiĢilik bozuklukları</p><p>Çekingen kiĢilik bozukluğu,çok yakın
arkadasları dostları yoktur. kendinilerini diger insanlardan asagıda ve beceriksiz
görürler.Bağımlı kiĢilik bozuklukları,özgüvenleri cok düĢüktür. bu nedenle tek basına
dogru karar veremeyeceklerini düĢünerek sorumluluk almak istemezler.Obsesif Kompulsif kiĢilik bozuklukları,Genellikle cok mükemmelliyetçidirler. bu nedenle diğer
insanlar ve kendileri için ulaĢılması zor yüksek standartlar belirlerler.</p><p> </p>
*ġizofreni ve Diğer Psikotik Bozukluklar:
ġizofrenisi olan kiĢiler sıklıkla varsanılar yaĢarlar.Varsanı;dıĢ bir uyaran olmamasına
rağmen ortaya cıkan duyusal yaĢantılardır.olmayan sesi duymak gibi.Varsanılara ek
olarak Ģizofreni hastalarının sanıları (hezeyanları) vardır. Sanı;temelli olmayan
gerçeklikle ilgisi olmayan inanıĢlardır. onun arkasından iĢ cevrildigini düĢünmek
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 16
gibi.Dağınık Ģizofreni,kiĢiler uygunsuz yerde gülmeye baĢlama, garip mimikler,
dıĢkılayıp idrar yapma gibi belirtiler gösterirler.Katatonik Ģizofreni,saatlerce bi
pozisyonda oturabilirler.ellerini bacaklarını tuhaf Ģekillere sokup saatlerce
kıpırdamayabilirler.yada aĢırı hareket ederler.Paranoid ġizofreni,aĢırı Ģüpheci ve
karmasık sanılar içindedirler.yabancı gücleri onu öldürecekleri gibi.Paranoid kiĢilikten
farkı paranoid kiĢilkte kiĢi kendini peygamber sanacak kadar gerceklikle bağı
kopmaz.AyrıĢmamıĢ ġizofreni,sanılar varsanılar yada anlaĢılmaz konusma gibi
Ģizofreninin birkaç belirtisini gösteren ancak Ģizofreninin alt tiplelerinden hiçbirinin
tipik özelliğini göstermeyen kiĢilerdir.
KLĠNĠK DEĞERLENDĠRME
Değerlendirme bir birey hakkında bir yargıda bulunabilmek amacıyla bir dizi bilginin
toplanması ,analiz ve sentez edilmesi sürecidir.Klinik psikolojide değerlendirme
amacıyla yapılan bilgi toplama iĢlemi daha resmi ve sistematik bir Ģekilde
yapılmaktadır.Klinik Değerlendirmenin Tanımı ve AmacıBireyin zayıf ve güçlü
yönlerini degerlendirmek problemi ile ilgili en doğru betimlemeyi yapabilmek ve
sıkıntılarının azalmasına yönelik etkili çözüm yolları üretebilmek amacıyla birey
hakkında ayrıntılı bilgi toplama sürecini içerir.
1.Yönlendirilme (sevk edilme) nedenini anlamak ve netleĢtirmek:Bu aĢamada ilk
olarak klinik değerlendirme için yönlendirilen kiĢinin yönlendirilme nedeni ile ilgili
bilgi edinilir.
2.Değerlendirme sürecini planlamak: Bu aĢamada kiĢinin yönlendirilme nedenine
dayanarak nasıl bir değerlendirme süreci gercekleĢtirileceği hangi alanlarda
degerlendirme yapılacagı ve handi değerlendirme araçlarının kullanılacağı gibi
unsurlar kararlaĢtırılır.
3.Değerlendirme için gerekli bilgiyi toplama:Yapılan plan doğrultusunda
degerlendirme aracları kullanılarak hedeflenen alanlarda birey hakkında ayrıntılı bilgi
toplanır.
4.Toplanan bilgiyi bir araya getirmek ve bir karara varmak:Farklı degerlendirme
araçları ile farklı alanlara iliĢkin toplanmıĢ olan bilgiler bir araya getirilir birey
hakkında bir karara varılır.
5.Değerlendirme sonucunu ilgili yere iletmek: Yapılan degerlendirme sonucu raporlar
haline getirilerek ilgili birimlere iletilir.
Klinik degerlendirme nin temel amaçlarını 4 baĢlık altında toparlamak mümkün.
1. Tanılama 2. Betimleme 3. tedavi planının geliĢtirilmesi 4. tahmin etme (yordama)
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 17
Klinik Değerlendirme Yöntemleri
*Bireysel GörüĢme
GörüĢmeyi yapan kiĢiye görüĢmeci,sorulara cevap veren kiĢiye ise görüĢendenilir.Bir
görüĢmecinin davranıs bozukluklarının kökenine iliĢkin hangi kurama inandığı
görüĢme sırasında hangi sorular soracağını ve bunları nasıl yorumlayacağını etkiler
*Gözlem
Bazı durumlarda bireyin kendi davranıslarını kendisinin gözlemesi ve kayıt altında
tutmasıda istenebilir.Buna kendi kendini izleme denir.Kendi kendini izleme kendilik
bilincini arttırarak davranısın değiĢmesine yani tepkimeye neden olabilir.
*Objektif testler
SorulmuĢ olan sorulara evet yada hayır Ģeklinde cevap verdiği yada birkaç secenek
arasından kendisine en uygun olanı iĢaretlemesini gerektirir. En yaygın kullanılan
testler bjektif testler kiĢilik degerlendirme testi olarak kullanılan minesota çok yönlü
kiĢilik envanteri,depresif ve kaygı belirtilerini ölçmek için kullanılan Beck depresyon
ve kaygı envanteri,Maudsley Obsesif kompulsif envanteri sayılabilir.
*Projektif testler
Bu testlerde kiĢilere ya belirsiz resimler ya da yarım bırakılmıs anlamsız malzemeler
sunularak bunların ne anlama geldiği sorulur. Birçok klinik psikolog bu belirsiz ve
anlamsız malzemeye kiĢileri geçmiĢlerinde bilinç dıĢında yer etmiĢ yaĢaantılara dayalı
olarak anlam yükleyeceğine inanır. En sık Rorschach mürekkep lekeleri testi ve
tematik algı testi kullanılır.
KLĠNĠK PSĠKOLOJĠDE NORMALDIġI DAVRANIġLARIN TEDAVĠLERĠ ĠLE
ĠLGĠLĠ TERAPĠ YAKLAġIMLARI
Psikoterapi,bu alanda eğitim görmüĢ olan ruh sağlıgı uzmanları tarafından hastaya
yardım etmeyi amaçlayan profesyonel iliĢki sürecidir.Psikoterapi yapan kiĢiye
psikoterapist yada terapist denir.
*Biyolojik Model
Biyolojik yaklaĢıma göre ruhsal bozukluklara yanlıĢ biyolojik ya da bedensel iĢleyiĢ
neden olmaktadır.Bu model ayrıca tıbbi model veya hastalık modeli olarak da
adlandırılır.
*Psikoanalitik kuram ve Psikoanalitik Psikoterapi
Psikolojik bozukluklar bilinçdıĢında yeralan çatıĢmalardan
kaynaklanmaktadır.Psikoanalitik terapi hastanın erken çocukluk yıllarına ait
çatıĢmaları ile yüzleĢerek bu yıllara ait bastırmaların kaldırılmasına çalıĢır.Bu nedenle
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 18
hipnoz,rüya analizleri, serbst çağrıĢım gibi teknikler kullanılarak bilinçdıĢındaki
yaĢantılara ulaĢarak bunların açığa çıkmasını ve ortadan kaldırılmasını amaçlar.
*DavranıĢçı Model ve DavranıĢçı Terapi
DavranıĢçı modele göre normaldıĢı davranıĢlarda tıpkı diğer davranıĢlar gibi öğrenme
yoluyla yani yaĢantılar sonucunda kazanılmıstır.DavranıĢçı terapiler hastanın geçmiĢ
yaĢantısına odaklanmazlar. Davranısı bugün devam ettiren koĢulları anlamaya ve
değiĢtirmeye çalıĢırlar.
*BiliĢsel DavranıĢçı Model ve BiliĢsel-DavranıĢçı Terapiler
BiliĢsel-DavranıĢçı modeller Skinner ve Watson tarafından geliĢtirilen tamamen
insanların gözlenebilir hareket ve davranıslarına bunların nasıl ögrenildiğine
yoğunlaĢan davranısçı modelin genel ilkelerini kabul etmekle birlikte insan
davranıslarının açıklanmasında düĢünce, algı, dikkat gibi doğrudan gözlenemeyen
biliĢsel süreçlerinde etkili olabileceğini vurgulamaktadırlar.Duygusal problemler
yaĢayan bireyler olayları ele alırken aĢırı genelleme ya hep ya hiç Ģeklinde düĢünme
hataları sergiler.BiliĢsel yaklaĢıma göre yeni boĢanmıĢ bireyin yaĢadıgı depresyon
aĢağıdaki gibi açıklanır:Olay: BoĢanma DüĢünce:Sevilmeye değer değilim asla mutlu
olamayacağım Duygu:Üzüntü Umutsuzluk DavranıĢ:Ġnsanlarla görüĢmeme içe
kapanıklıkBiliĢsel davranıĢcı terapiler bireyin hatalı düĢünme gibi fonksiyonel
olmayan manık dıĢı düĢüncelerinin yerine daha sağlıklı ve gercekçi düĢünceler
koymaya çalıĢır.
*Ġnsancıl YaklaĢım ve DanıĢan Odaklı Terapi
Biyolojik,biliĢsel ve davranıssal yaklaĢımlardan farklı olarak insancıl yaklaĢım
psikolojik bozuklukları bireye özgü olan dünyayı algılayıĢ biçimi ile
iliĢkilendirir.Bireyin tehlikeli olan duygulardan kaçınmak için gerçek doğru benlik
degerlerinden uzaklaĢması kendine yabancılaĢmasıdır.Rogers ve maslowun
çalıĢmalarına dayanmaktadır.Buna göre herkes biricik tek ve özeldir.Terapide bireyin
gerçek benliği ile barıĢmasına anı yasamasına duygularını ve ihtiyaclarını kabul
etmesine ve bireyin kendini gerçekleĢtirme potansiyelin iortaya çıkarmasına yardımcı
olur.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 19
ÜNĠTE 8
ADLĠ PSĠKOLOJĠ BĠLĠM DALI VE UYGULAMA ALANI OLARAK ADLĠ
PSĠKOLOJĠ
Hukuk ve psikolojinin kesiĢim alanında yer alan adli psikoloji için adalet psikolojisi
suç psikolojisi eĢ anlamlı olarak kullanılan terimdir.Türkiyede adli psikolojinin
tanımı:hukuk davaları ve ceza davalarında yasaların uygulanmasında cezaların
düzenlenmesinde ve infazında psikolojinin bilimsel bilgi ve yöntemlerinin kullanıldığı
psikolojinin bir alt dalıdır.Adli psikoloji insanların yasalar yasaların insanlar
üzerindeki etkilerini inceleyen bilim dalıdır.
ADLĠ PSĠKOLOJĠNĠN TARĠHĠ
Ġlk psikoloji - hukuk lisansüstü programı ABD de 2000 yılında eğitime baĢlamıĢtır. Ġlk
defa 1505 te ingilterede delilik nedeniyle bi ceza yargılamsında beraat kararı verilmiĢ.
Ancak ceza davalarında davalının akıl sağlığının yerinde olmamasının cezai
sorumluluğu ortadan kaldırdığına dair bir prensibin kabulü 1843 yılında McNaughten
davası olarak bilinen davada gerçekleĢmiĢ.W. Marston ise 1915 te yalan söyleyenlerin
sinir sistemlerinin iĢleyiĢinde uyarılmaya bağlı olarak bazı değiĢiklikler olduğu
fikrinden hareketle ilk poligraf (yalan makinası)protipini icat etti.Yine 1960lı yıllıarda
feminizm dalgasının yarattığı toplumsal hareketle birlikte geçmiĢte ihmal edilen aile içi
Ģiddet ve cocuk istismarı gibi konular birer mesele olarak tanımlanarak toplumun
dikkatini çekmeye baĢlamıĢ.1990lardan itibaren aile mahkemeleri,çocuk
mahkemeleri,denetimli serbestlik büroları ile koruma kurullarında ceza infaz
kurumlarında psikologlar uzman olarak görev yakmaktadır.
ADLĠ PSĠKOLOGUN ROLLERĠ
Adalet sistemi; kiĢiler birbirleriyle veya yasayla ihtilafa düĢtüklerinde karĢılaĢtıkları
adalet sistemi,kolluk güçleri,savcılık,mahkemeler ceza infaz kurumlarının da içinde
bulunduğu bir sistemdir.Yasalar ve yasa uygulayıcıların içinde bulunduğu bu sistemin
adli psikologlarda bir parçasıdır.Psikologların üstlendiği roller:
*Polisiye ve yargı sürecine yönelik hizmetler;polise yardım etmek
*Klinik hizmetler; mahmkeme öncesi ve sürecinde ölçme degerlendirme
*Ceza infazına dair hizmetler;cezaevinde rehabilitasyon ve denetimli serbestlik
sürecinde gözetim programı oluĢturulması.Akademik uca yakın psikologların
üstlendikleri görevler ise kendi uzmanlık alanlarına göre Ģekillenmektedir.
SUÇU AÇIKLAYAN PSĠKOLOJĠK KURAMLAR
Suç davranıĢlarını açıklamada farklı bilim dalları farklı inceleme ve açıklama
çerçeveleri kullanmıĢlardır.Sosyoloji alanı bireylerin suc davranısında sosyal gerilimin
etkisi üzerinde dururken biyolojik psikoloji beynin ve sinir sisteminin üzerinde duru.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 20
*Makro Düzey KuramlarSuçun ortaya çıkısını tolumsal ve çevresel etkilerle
açıklar.AraĢtırma birimi tek tek kiĢiler değil kiĢinin içinde yaĢadığı geniĢ toplum veya
topluluklardır.Ör.suça itilen gençlerin aidiyet duydukları ceteler içindeki sosyal
statülerini yükseltmek için suça yönelmeleri söz konusudur.
*Mikro Düzey KuramlarMikro düzey kuramlar ise bireye iliĢkin özelliklerle suç
davranısının iliĢkisini incelerler.
Biyo-Psikolojik ve Nöropsikolojik YaklaĢımlar
Biyo_psikolojik yaklaĢımlar suç davranısının ortaya cıkısını açıklarken beynin organik
özelliklerini kiĢilerin fizyolojik özelliklerini genetik özelliklerini ve beynin iĢleyiĢini
inceler.Beynin ön lobunun kabuk bölgesinin karar verme problem çözme gibi iĢlevleri
yürüttüğü bilinir. Bu bölgeye darbe alan kiĢiler daha sonraları davranıslarını kontrol
etmede baĢarısız olmuĢlardır.AraĢtırmalar beynin organik yapısındaki farklılıklar
dıĢında genetik yapıya iliĢkin özelliklerin de kiĢileri agresif davranıslarda etken oldugu
ve sucla iliĢkili olabileceğini göstermektedir.Genetik özellikler beynin iĢleyiĢi
arasındaki araĢtırmalarda ikiz çalıĢmaları önemli yer tutar.Ayrıca doğumdan itibaren
ayrılmıĢ ve ayrı ortamda yetiĢtirilmiĢ ikizlerin ne kadar benzer özellikler gösterip
göstermediği de bilim insanlarına söz konusu özelliğin ne kadarının genetik yapıya ne
kadarının ise yetiĢtirilme koĢullarına bağlı olduğu hakkında bilgi verir.Bir arada ve
ayrı yetiĢtirilen ikizlerle ilgili suc alanlarındaki araĢtırmaların özellikle antisosyal
davranıslar üzerine yoğunlaĢtığı görülür.
Antisosyal kiĢilik;özelliklerinin belli bazı genlerin dıĢ çevreyle etkileĢimi sonucunda
ortaya cıktıgı sonucuna varmak mümkündür.
Mizaç;bazı mizaç özelliklerinin suç davranıĢlarıyla iliĢkili olduğu bildirilmiĢtir.
Psikanalitik Kuram ve Suç
Freud doğduğunda bebeğin haz alma ve agresyon dürtülerinden ibaret sosyal ve ahlaki
kurallardan uzak henüz akılcı muhakeme yeteneği geliĢmemiĢ bir canlı oldugunu ileri
sürer.Bebeklikte agresif dürtüler ve haz alma dürtüsü acil tatmin için organizmayı
harekete geçirsede bebeklikten cocukluğa ve yetiĢkinliğe geçiĢ yolunda ego ve süperego
geliĢimiyle birlikte dürtülerin yarattığı gerilim gidermek için sosyal ve ahlaki tatmin
yolları arayan dıĢ dünyanın beklentileri ile içgüdüsel dürtüler arasında denge kurmaya
çalıĢan bir kiĢilik örgütlenmesi oluĢur.Ego güçlü değilse süperegonun ahlaki kuralları
vicdani baskı yapacak id kaynaklı dıĢ dünyanın gereklerini süperegoya bağdaĢmayan
Ģekilde hareket etmeye baĢlayacaktır.Bu bağlamda kiĢi haz almak için çeĢitli yasak
eylemlere yönelebilir.Ego gücünün baĢlıca göstergeleri dürtü tatminini erteleyebilme ve
engellenme toleransı geliĢtirmedir.
Öğrenme Kuramları ve Suç
Öğrenme kuramları genel olarak Ģiddet ve suç davranıslarının da diğer davranıĢların
öğrenildiği gibi öğrenildiği ortaya konmustur. Öğrenme kuramlarının ortak yanı
bireylerin suç ve Ģiddete yönelmelerinin nedenini dıĢĢal etkenlerle
açıklamalarıdır.Psikanaliz yaklaĢımından farklı olarak insanlar doğuĢtan gelen
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 21
içgüdüsel agresif dürtülerle suç ve Ģiddette yönelmezler.yanlıĢ öğrenmeler veya
öğrenememel neticesinde suç davranıĢı ortaya cıkar.Öğrenme kuramları arasında
Pavlovun klasik koĢullanma kuramına göre suç teĢkil eden davranıĢların edinimini
söyle açıklanabilir:çocuklar ebeveynlerinin uyarı ve cezalarıyla yasak olan ve olmayan
ayrımını çok küçük yaĢta öğrenmeye baĢlar.çocuk yasak olan bir eylemi
gerçekleĢtirdiğinde ebeveynin kendisine rahatsızlık veren bir tutumu ile karĢılaĢır.Eğer
sosyalizasyon sürecinde ebeveyn ve aile çevresi,çocugun doğru ve yanlıĢı klasik
Ģartlanma yoluyla öğrenilmesini sağlamazsa çocuk yasak davranıslardan uzak kalmayı
sağlayacak rahatsızlık duygusunu yaĢayamaz.
Skinner ın operant (edimsel ) koĢullanma kuramına göre;organizma ,eylemin
sonucunda meydana gelen değiĢikliğe göre söz konusu eylemi tekrarlar veya
tekrarlamaz.Yani öğrenmenin sonucuna bağlıdır.Eylemin sonucunda kiĢi bir kazanca
ulaĢıyorsa (ödül) pozitif pekiĢtirmeden sıkıntılı bir durumdan kurtuluyorsa negatif bir
pekiĢtirmeden bir zarara uğruyorsa cezadan söz ederiz.
Banduranın Sosyal öğrenme kuramına göre;insanlar doğrudan tecrübe etmeseler de
baĢkalarını gözlemleyerek model alma yoluyla onların ödüllendirilen davranıĢını
tekrarlamayı ,cezalandırılan davranıĢlarından sakınmayı öğrenebilir.Gözlemlenen
modelin statüsü de model alınmasıda , taklit edilmesinde önemli bir etken
olmaktadır.Benzer bir öğrenme mekanizmasıyla tv. programları ile birlikte bilgisayar
oyunlarının da çocukları ve gençleri Ģiddete yönelttiği ileri sürülmüĢ.
Hans Eysenck'in Suç Kuramı:Biyo- psiko- sosyal YaklaĢımBu kuramın psikoloji
alanında suça iliĢkin en kapsamlı açıklamayı sunduğu ifade edilmiĢtir.Üçfaktörlü
kiĢilik kuramını geliĢtiren Eysenckkuramını öğrenme kuramları ile entegre ederek suç
davranıĢlarının ortaya çıkısını açıklamıĢtır. KiĢiliği oluĢturan faktörleri de genetik
yapımızdan kaynaklanan sinir sistemimizdeki farklılıklara bağlı olarak
değerlendirmektedir.Bazı insanların fizyolojileri nedeniyle suça daha yatkın olduğunu
ileri sürer.
KiĢiliği biyolojik temelli üç temel özellik ile açıklar Bunlar:
Ġçedönüklük-dıĢadönüklük, nevrotizm (duygusal dengelilik-dengesizlik) ve
psikotisizmdir.
Ġçedönüklük-dıĢadönüklük ekseninde dıĢadönüklük ucuna yakın kiĢiler sosyal ,
dürtüsel, iyimser heyecan arayan kiĢilerdir.Bu kiĢiler uyarıma daha çok ihtiyaç
duyarlar.Nevrotisizm ekseninin ise duygusal dengelilik ve dengesizlik olarak iki ucu
bulunur.Bu eksendeki yerimiz genetik biyolojik özelliklerimizden dolayı stres
karĢısında verdiğimiz fizyolojik tepki iliĢkilidir.Psikotisizm ekseninde yüksek puan
ucuna yakın kiĢiler insan iliĢkilerinde soğuk suygusuz sosyal normların dıĢında
tercihleri olançevrelerine karsı hasmane tutumlar içindedirler.
ADLĠ PSĠKOLOJĠDE TEMEL KONULARRUH SAĞLIĞI VE SUÇ ĠLĠġKĠSĠ
Bu tip tanılara sahip olan kiĢiler hakkında açıklanması gereken 2 husus vardır.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 22
1.akıl hastaları ve zeka geriliklerine sahip kiĢilerin normal nüfusa kıyasla tehlikeli olup
olmadıklarıdır.
2.akıl hastalıkları ve zeka geriliklerine sahip kiĢilerin eğer suç iĢlerlerse bu suctan ne
kadar sorumlu tutulabilecekleri yani ceza ehliyetine sahip olup olmadıklarıdır.
AraĢtımalara göre ağır psikiyatrik durumlar dıĢında psikiyatrik bozukluğa sahip olan
kiĢiler doğru ve yanlıĢı ayırt edebilmektedirler.Alkol ve madde bağımlılığı genel olarak
suc iĢleyen grup arasında oldukça yaygındır.Antisosyak kiĢlerinde suç iĢleme oranları
yüksektir.Suç iĢlemiĢ ve psikiyatrik tanıya sahip olanlar arasında bu iki grup dıĢında
kalanlar arasında en sık Ģizofreni paranoid tippsikotik özellikli duygudurum
bozukluklarını görmekteyiz.Suç madurları arasında akıl hastalıkları ve zeka
geriliklerine sahip kiĢilerin oranı hasta olmayan kiĢilerin oranından oldukça
fazladır.Zeka gerilikliklerinde sıklıkla dürtüsellikle iliĢkili Ģiddet suçları ile
baĢlkalarının telkini ile iĢlenen suçlar ve basit cinsel suclara rastlanır.Ceza ehliyeti bir
kiĢinin iĢledigi suctan dolayı sorumlu tutulmasıdır.Bunun için kiĢinin iĢlediği sucun
anlam ve sonuclarının farkında olması gerekir.
SUÇA SÜRÜKLENEN GENÇLER
12yaĢın altındaki çocukların eylemlerinin anlam ve sonuclarını ayırt edemedikleri
jabul edilir ve ceza ehliyetleri yoktur.12-15 yaĢ ve 15-18 yaĢ aralığındaki gençlerin
gerçekleĢtirdiği suç teĢkil eden eylemlerin yargılanmasını bu yaĢ için düzenlenmiĢ
çocuk mahkemeleri oluĢturur.BaĢlıca araĢtırma soruları;hangi suçlara
yöneldikleri,suça yönelme mekanizmalrı,ridk faktörleri,koruyucu faktörlerve suca
baĢlama gibi farklı suc türlerine göre çocukların özellikleridir.önemli olan diğer bir
husus suca ysürüklenen çocuklar teriminin kullanılmasının gerekliliğidir.Gençlerin
sıklıkla iĢlediği suçlar mala karĢı,Ģahsa karĢı ve uyuĢturucu suçları dır.Erken yaĢta suç
eylemlerine baĢlama ile yaĢam boyu sürdürme arasında iliĢki olduğunu gösteren
yaklaĢımlar vardır.ergenlikte davranım bozukluğu ilerki yaĢlarda ise antisosyal kiĢililk
bozukluğu tanısına sıklıkla rastlanmaktadır.Erken yaĢta suca baĢlama
cezalandırıcılık,ebeveyn davranıĢları,sevgisizlik,gözetimsizlik ve gevĢek sınırlar ,
cocuğu reddeden ortam dağılmıĢ aileler,uyuĢturucu vb. nedenlerden
kaynaklanmaktadır.
AĠLE ĠÇĠ ġĠDDET VE COCUK ĠSTĠSMARI
Aile içi Ģiddet gerek özelliklerinin belirlenmesinde risklerin tespit edilmesi ve önlenmesi
, gerekse mağdurların ve faillerin rehabilitasyonu için gerekli müdahele yöntemlerinin
geliĢtirilmesi amacıyla adli psikolojinin önemli bir uygulama alanıdır. Aile içi Ģiddet
baĢlığı altında adli makamlara en sık yansıyan ve en yüksek oranda gerçekleĢen kadına
yönelik Ģiddettir.kadına yönelik Ģiddet kimi zaman kadının yaralanması kimi zamanda
ölümü ile sonuclanabilmektedir.çocuklardan ebeveyne yönelik Ģiddet yaĢlı istismarı,ve
cocuk istismarıda aile içi Ģiddet kapsamındadır.Çocuk istismarı;çocugun sağlıgını
fiziksel geliĢimini psikososyal geliĢimini olumsuz yönde etkilyen bir yetiĢkin toplumu
veya ülkesi tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan davranıĢlar çocuk istismarı
olarak kabul edilir.Polat'agöre0-18 yaĢ grubundaki çocugun kendisine bakmakla
yükümlü kiĢler tarafından zarar verici olan kazı dıĢında çocugun fiziksel ve psikososyal geliĢimini engelleyen istismar kabul edilen bir davranısa maruz kalmasıçocuk
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 23
istismarı veya ihmaldir.Çocuk istismarı türleri;cinsel istismar fiziksel
istismar,duygusal istismar ve ihmaldir.Cinsel istismarda cocugun rızasından söz
edilmez.Çocuk tanımitibariyle cinsel eylemin anlam ve sonuclarını bilemez.Kız
cocuklar daha cok cinsel istismar maduru olmakla birlikte erkek cocuklarda mağdur
olmaktadır.Aile içinde gerçekleĢen cinsel istismara ensest adı verilir.Cinsel istismar
eylemi gerçekleĢtiren lerin özelliklerinin belirlenmesi de adli psikoloji alanına girer. Bu
grubun içinde bir kısım pedofili adlı bir cinsel sapma (parafili) bozukluğuna
sahiptirler.Bu kiĢilere adli psikologlar bakar.
SUÇ ĠġLEYEN BĠREYLERĠN SAĞALTIMI
Cezanın amaçları caydırıcılık ıslah etme,toplumu koruma veya kamu vicdanını
rahatlatmadır.Bu amaçlardan hangisine ağırlık verildiğine göre cezaların miktarı
değiĢiklik gösterir.Eldeki veriler katı ve ağır hapis cezalarından ziyade ceza infaz
rejimlerinin faydacı bir yaklaĢımla düzenlenmesinin suç oranını düĢürmede yararlı
olduğunu göstermiĢtir.
TÜRKĠYEDE ADLĠ ALANDA GÖREV YAPAN PSĠKOLOGLARIN TEMEL
ÇALIġMA ALANLARI
*Aile Mahkemeleri
Aile içi uzlaĢmazlıklarda , boĢanma , velayet gibi konularda görev yapan özel
mahkemelerdir.Aile mahkemelerinde Sosyal çalıĢmacı olarak psikologlar görev
yapar.Hakimin gerekli gördüğü durumlarda anlaĢmazlığın sulh yoluyla çözülüp
çözülemeyeceğine dair kanaatini mahkemenin takdirine bir rapor halinde sunar.
*Çocuk Mahkemeleri
Yasayla ihtilafa düĢen cocuklarla haklarında koruma veya tedbir kararı verilmesi
gereken cocukların davalarına bakar.Uzman kadrosunda psikologlar görev yapar.18
yaĢından küçüklerin yargılanmasında çocuk mahkemeleri yetkilidir.Psikologlar
duruĢma öncesinde çocugu sürece hazırlar.En önemli görevi Sosyal Ġnceleme raporu
hazılamaktır.Sosyal Ġnceleme Raporu,cezanın süresi kadar,infaz Ģeklinide etkileyecek
önemli bir belgedir.
*Denetimli Serbestlik Büroları ve Koruma Kurulları
Hapis cezalarına alternatif yaptırımlar arasında denetimli serbestlik ve 18 yaĢından
küçükler için gözetim programları oluĢturulmuĢtur.Denetimli Serbestlik ve korula
kurullarında uzman Sosyal çalıĢmacı olarak psikologlar,yetiĢkin ve gençlerin suça
yönelme nedenlerini inceleyerek tekrar suc iĢlememeleri için kiĢiye özel programlar
oluĢturulur.Hapis cezalarının neden olduğu sosyal psikolojik, ekonomik maliyetlerin
düĢürülmesi, kiĢinin bir yandan iĢlediği suçtan ötürü bir yaptırıma maruz kalırken
aynı zamanda toplumsal yaĢamın parçası olarak kalmasının sağlanmasıdır. Hapis
cezasını tamamlamıĢ, tahliye olmuĢ kiĢilerin toplumsal yaĢama entegrasyonu içn de
çeĢitli çalıĢmalar yürütürler.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 24
*Ceza Ġnfaz Kurumları
ÇeĢitli güvenlik seviyelerindeki cezaevleri ve tutukevlerini kapsamaktadır.kadınlara ve
çocuklara özgü farklı tipleri de bulunan cezaevlerinin psikososyal servislerinde görevli
psikologlar bulunmaktadır.Tahliye öncesi mahkumları dıĢarıda ki yaĢama hazırlama
amaçlı çalıĢmalar yürütmektedir.
*Adli Tıp Kurumu
Resmi bilir kiĢilik kurumu olarak görev yapar.Ruh sağlığı ve yaĢ küçüklüğüne iliĢkin
konulardaki ihtisas kurullarında görevli psikologlar, bağlı bulundukları kurul üyeleri
ile birlikte kendilerinden istenen değerlendirmeleri yapar, kurula sevk edilen sanık ve
mağdurlars çeĢitli ölçme değerdlendirme araçları uygularlar.
*Emniyet Ve Jandarma TeĢkilatında ÇalıĢan Psikologlar
Emniyet ve jandarma teĢkilatı bünyelerinde suça sürüklenen çocuklar (S.S.Ç.) için özel
düzenlenmiĢ çocuk Ģubeleri bulunmaktadır.Ayrıca teĢkilat üyelerine rehberlik ve
danıĢmanlık hizmeti verilmesinde görevli psikologlar bulunmaktadır.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 25
Download

ghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfg