KONJENİTAL KALP
HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ
AHMET ERDOĞAN SHMYO
Öğr. Gör. Dilek KARAMAN
KALP
Ön medistinumda,
sağ ve sol akc’ler
sternum , özafagus,
ve diyafragma
arasında perikart
içinde bulunan
yaklaşık 250-390 gr
ağırlığında pompa
organıdır.
KALBİN TABAKALARI
•
•
•
•
•
•
Miyokart;
Kas tabakasıdır.
İstem dışı çalışan çizgili
kaslardır.
Atriyumlarda çok ince
ventriküllerde çok kalındır.
Endokart ;
Kalp gözlerinin iç yüzünü örten
epitel dokudur.
Perikart;
Kalbin içinde bulunduğu
torbadır.
İçte visseral perikart, dışta
pariyatal perikart ve aralarında
da perikart sıvısı vardır.
KALBİN BOŞLUKLARI
• SAĞ ATRİYUM;
 Kalbin sağ arka tarafını oluşturur.
 Vena cava superior, üst ektremite baş boyundan, Vena cava
infrerior alt ektremiteden getirdiği venöz kanı sağ atriyuma
boşaltırlar.
 Sağ atriyum triküspit kapak ile sağ ventriküle açılır.
• SAĞ VENTRİKÜL;
 Kalbin ön kısmındadır.
 Sağ atriyumdan triküsbit kapakla gelen venöz kan sağ
ventrikülün kasılmasıyla pulmoner artere atılır. (Kalpten çıkan
damar olması ve duvar yapısından dolayı arter adını alır.)
 Pulmoner arterin çıktığı yerde semilunar (yarımay) kapak
vardır.
KALBİN BOŞLUKLARI
• SOL ATRİYUM;
 Kalbin sol yan tarafında bulunur.
 Akc’ lerden oksijenlenmiş kanı getiren 4 tane pulmoner ven (kalbe
girdikleri için ven adını alırlar.) açılır.
 Sol atriyum mitral (biküspit) kapak ile sol ventriküle açılır.
•



SOL VENTRİKÜL;
Kalbin sol yan ve arka tarfında yer alır.
Duvarı en kalın olan kalp boşluğudur.
Sol atriyumdan mitral kapak aracılığıyla sol ventirüle gelen temiz
kan sol ventrikülün kasılmasıyla aortaya atılır.
 Aorta çıkış yerinde semilunar kapak bulunur.
KALBİN BOŞLUKLARI
KALBİN ARTERLERİ
•



Sol koroner arterLMCA(Left Main Coroner Arter)
LAD (Left Anterior Desending) ve
Sircumflex olarak iki kısma ayrılır.
LAD apexe kadar uzanır ve sol ventrikülün gerçek ön duvarını
,septumun 2/3 ön kısmını besler.
 Circumflex arter ,sol atrium ve ventrikül arasında oluğun
üzerinde seyreder ve sol ventrikülün yan ve arka yüzeyini
kanlandırır
• Sağ coroner arter(right coronary artery veya kısaca RCA)
ve
 Sağ atrium ile sağ ventrikül arasında ilerler.
!!!!!Eğer koroner arter ya da dallarından biri herhangi bir nedenle
tıkanacak olursa o damarın beslediği alan kansız kalır.Kansız
kalan sahadaki doku ölür,nekroz oluşur.Bu olaya enfarktüs
denir
KALBİN ARTERLERİ
BÜYÜK DOLAŞIM
SOL ATRİYUM
SAĞ ATRİYUM
SOLVENTRİKÜL
KÜÇÜK DOLAŞIM
SAĞ ATRİYUM
SOL ATRİYUM
SAĞ VENTRİKÜL
KALP KASININ ÖZELLİKLERİ
• Ritmik çalışma iletim: Elektriksel uyarı düzenli olarak
atriyumdan ventriküle iletilir. Kalp kası fiberleri elektriksel
impulsları ilete bilme yeteneğine sahiptir.
• Eksitabilite(uyarılabilme): Uyarıma yanıt verme
yeteneğidir.
• Refrakterlik (uyarılamazlık): Sistol süresince uyarılara
yanıt vermAez.
• Otomasite : Kendi kendine çalışabilir.
• Kasılabilme ve uzayabilme: Kasılma süresi atriyumlarda
0-15 sn. ventüküllerde 0-30 sn’dir. Bir kasılmanın
sonundan diğer kasılmanın sonuna kadar olan süreye kalp
siklusu nedir.
KALBİN ÇALIŞMASI
İki yolla olur.
1-Otoregülasyon : Starling kanunu ile çalışır. Kalp kası
ne kadar fazla gerilirse o kadar kuvvetli
kontraksiyon yapar.
2-Nörohormonal kontrol:
 Effernet lifler: İmpulsları medulla
oblangatadaki kardiak merkezden kalbe taşır.
 Afferent lifler : Ağrı impulslarını kalpten beyne
taşırlar.
 Sempatik lifler: Kasılma gücünü ve hızı artırırlar
sempatik sinir uçlarından norepinefrin salgılanır.
 Parasempatik lifler: Asetilkolin salgılayarak kalp
hızını azaltarak dinlenme süresini uzatırlar.
KALP ÇALIŞMASINDA İYONLARIN ETKİSİ
• Sodyum: Eksikliğinde kalpte uyarı oluşumu
seyrekleşir kalp yavaşlar.
• Potasyum: Kalp kasının diyastolünü sağlar
eksikliğinde kalp sistolde durur. Fazlalığında kalp
gevşeyerek diyastolde durur.
• Kalsiyum: Normal yoğunlukta olması sistolü
kolaylaştırır. Fazlası sistolü zorlaştırır.
• Hidrojen: Fazlalığında sistol kısalır diyastol uzar ve
kalp diyastolde durur. Eksikliğinde sistol uzar diyastol
kısalır kalp sistolde durur.
KALBİN ATIM HACMİ
(STROKE VOLUME)
Her sistolde sağ ve sol ventrikülden bir defada
damarlara pompalanan kan miktarıdır.
Yaklaşık 70 ml dir.
KARDİAK OUT-PUT
Sağ ve sol ventrikülden kalpten 1 dk atılan kan
miktarıdır.
Kardiak out-put=Atım hacmi× dakikada vurum sayısı
KONJENİTAL KALP HASTALIKLARI
1.ASİYANOTİK (siyanozsuz) KALP DEFEKTLERİ
2.SİYANOTİK KALP DEFEKTLERİ
1.ASİYANOTİK (siyanozsuz)
KALP DEFEKTLERİ
•
•
•
•
•
•
Patent duktus arteriosus
Atrial septal defekt
Ventriküler septal defekt
Aort koarktasyonu
Aort stenozu
Pulmoner stenoz
PATENT DUKTUS ARTERİOSUS
Ductus arteriosus, fetal hayatta kanı pulmoner dolaşımdan
aortaya aktaran kanaldır. Normalde doğumdan kısa bir
süre sonra bu kanal kapanır. Ductusun açık kalması ile
patent ductus arteriosus (PDA) oluşur. PDA konjenital kalp
defektlerinin 1/6'ini oluşturur ve kadınlarda daha sık
görülür.
PATENT DUKTUS ARTERİOSUS BELİRTİLERİ
 Pulmoner hipertansiyonun olup olmadığı ya da çok
ilerlediği durumlara göre farklılık gösterir.
 PDA vakalarında sistolik bir kuvvetlenme gösteren devamlı
üfürüm duyulur.
 Aortaya atılan kanın bir kısmı pulmoner yatağa kaçtığı için,
nabız basıncı (sistolik arter basıncı ile diyastolik arter
basıncı arasındaki fark) artar.
 Sol ventrikül hipertrofisi görülebilir.
ATRİYAL SEPTAL DEFEKT (ASD)
ASD atriyumlar seviyesinde,
soldan sağa doğru şant ile
birlikte olan bir anomalidir. Bu
durumda sağ ventrikül, sistemik
venlerden kalbe dönen kandan
daha fazla kan alır. Çünkü
akciğerlerden sol atriyuma
dönen kanın bir kısmı,
atriyumlar arası septumun
defektli kısmından sağ
ventriküle geçer
ATRİYAL SEPTAL DEFEKT (ASD)
 Belirtileri: Röntgende akciğer alanlarında damar
gölgelerinin dolgun olduğu görülür. Akciğer enfeksiyonları
sık görülür.
 Hastalarda taşikardi, eforle gelen solunum darlığı ve
beslenme bozukluğu görülür.
 Tedavi cerrahidir.
Cerrahi Tedavi:
• Cerrahi tedavi için en uygun dönem okul öncesi
dönemdir. 24 yaşın altında uygulanan cerrahi
tedavide başarı oranı çok yüksektir.40yaş üstü
uygulanan cerrahi tedavi de semptomlar düzelir
ancak bazı komplikasyonlar (ameliyat sonrası
beklenmeyen hastalıklar)oluşabilir.
• Cerrahi dezavantajları:
%5 oranında komplikasyon görülür: Ölüm, felç,
tekrar ameliyat, kanama, aritmi, sinir hasarı, kalp
yetmezliği, infeksiyon
Ameliyat için hasta 5-7 gün hastanede kalır. Tam
iyileşme 45 günde olur.
VENTRİKÜLER SEPTAL DEFEKT (VSD)
Defekt sol ventrikülden sağ
ventriküle doğru bir şanta yol açar
Sol ventrikülden kan septal defekt
aracılığı ile doğrudan doğruya sağ
atriyuma geçebilir.
Sağ ventrikül ve pulmoner arter
basıncındaki yükselmeye bağlı
olarak derecesi de artar.
Tedavi cerrahidir.
• VSD’nin tedavisi nasıl yapılır?
Küçük VSD’ler genellikle tedavi
gerekmeksizin periyodik izleme alınır.
Daha büyük VSD’ler kalp yetersizliğini
önleyici ilaçlar ile izlenir.
AÇIK KALP CERRAHİSİ İLE VSD’NİN
KAPATILMASI
Kapanma ihtimali olmayan VSD’lerin açık
kalp cerrahisi ile kapatılması mümkündür.
Özellikle geniş VSD’lerde bu yöntem tercih
edilir. Ancak, kardiyolog ve kalp cerrahı
tarafından ortak alınması gereken bir
karardır.
Kateter anjiokardiyografi ile
VSD’nin kapatılması:
•
Açık cerrahiye üstün olarak, göğüs kafesinin açılması
gerekmez.
• ·
Bu yöntemin hastaya uygun olup olmadığı kararı,
kardiyoloji ve cerrahi ekibi tarafından alınmalıdır.
Özellikle çok büyük olmayan VSD’ler için tercih
edilebilen bir yöntemdir.
• ·
Kasık atardamarı ve toplar damarından ince bir
iğne ile girilerek, kateter yardımı ile VSD’nin tipi ve
boyutuna göre değişen cihazlar ile VSD kapatılır.
• ·
İşlem sonrasında hastanın 6 ay süre ile aspirin
kullanması gerekir.
•
AORT STENOZU
 Aort darlığı konjenital olarak
prevalansı yüksektir.
 Normal aort da ventrikül ve aort
sistolik basıncı eşittir.
 Aort stenozunda ventrikül sistolik
basıncı aort basıncında düşüktür.
 Yorgunluk ve senkop görülebilir.
 Ani ölümler görülme oranı yüksektir.
 Tedavi cerrahidir.
KONJENİTAL AORT KAPAĞI PATOLOJİLERİNDE
TEDAVİ SEÇENEKLERİ
• Balon valvuloplasti
• Cerrahi valvotomi
Transventriküler kapalı valvotomi
Inflow oklüzyon ile valvotomi
KPB ile açık valvotomi
• Aort kapak onarımı
• Aortik kapak replasmanı
• Ross operasyonu
AORT KOARKTASYONU
 Koarktasyon; Sıkışarak daralma, büzülmedir.
 Genellikle Ductus Arteriosus'un aortaya giriş yerinin
üstünde ya da altında lokalize olur.
 Aorta koarktasyonu, koarktasyon bölgesinin yukarı ve aşağı
kısımları arasında basınç farkı yapar. Bu nedenle de
hastanın üst ekstremitelerinde ölçülen kan basıncı yüksek,
alt ekstremite kan basıncı düşüktür.
 Aort koarktasyonu olan hastalar, genel olarak bir yaşına
ulaşmadan kaybedilir.
 Tedavi cerrahidir.
• Koarktasyon tanısı konduğunda
koarktasyonun özelliklerine bağlı olarak
cerrahi yöntemle (Şekil), ya da kateter
aracılığıyla yerleştirilen balonla darlığın
açılmasına çalışılır ya da yine kateter
aracılığıyla dar olan
bölgeye stent dediğimiz tel kafes şeklinde
sert bir tüp yerleştirilerek buradaki darlık
giderilmeye çalışılır. Eğer aort kapağında
da sorun varsa bu da onarılabilir.
PULMONER STENOZ
Tanım; Pulmoner stenoz, konjenital olarak
pulmoner kapakçıkların darlıklarıdır.
Belirti ve Bulgular;
 Çarpıntı,
 Efor dispnesi,
 Akciğer enfeksiyonları
 Beslenme bozuklukları
Tedavi: Pulmoner darlıklarda, çok defa cerrahi
tedavi uygulanır. ilk tedavi yolu balon yardımıyla
kalp kapaklarının genişletilmesi tekniğidir.
PULMONER STENOZUN CERRAHİ TEDAVİSİ
• Hafif darlıklarda genellikle hiç müdahale gereksinimi
olmaz. Daha ciddi darlıklarda tedavi gerekir.Günümüzde
pulmoner kapak darlığı tedavisinde ilk tercih balon
valvuloplastidir.
• Cerrahi tedaviye ancak balon valvuloplasti işlemi
başarısız olursa veya hastanın kapak yapısı balon
valvuloplasti işlemine uygun bulunmaz ise başvurulur.
Pulmoner kapak darlığının cerrahi tedavisi kalp ameliyatı
ile kapağın onarılmasıdır.
• Balon valvuloplasti (Pulmoner kapağı balon ile
genişletme işlemi ) çoğu vakada hastalığı ortadan
kaldırıcı tedavi sağlar. Az sayıda hastada daha sonra
işlemin tekrarı gerekebilir.
2.SİYANOTİK KALP DEFEKTLERİ
• Büyük Damarların Transpozisyonu
• Trunkus Arteriosus
• Triküspit Atrezisi ve Ebstein
Hastalığı
• Fallot Tetrolojisi
BÜYÜK DAMARLARIN
TRANSPOZİSYONU
 En sık görülen şeklinde aorta sağ
ventrikülden, pulmoner arter sol
ventrikülden çıkar. Her iki dolaşım
arasında atriyal, ventriküler ya da
büyük damarlar seviyesinde şant
vardır.
 Genellikle bebekte doğuştan
siyanoz bulunur. Akciğer kan
dolaşımı artmıştır. Genellikle
erken dönemlerde, kalp
yetmezliğine bağlı ölüm olur.
 Tedavi: Bebeklik döneminde
tedavi cerrahidir.
BÜYÜK DAMARLARIN TRANSPOZİSYONU CERRAHİ
GİRİŞİM (arteryel switch ameliyatı)
• Sol karıncıktan çıkan pulmoner arter sağ karıncıktan;
sağ karıncıktan çıkan aort damarı ise sol karıncıktan
çıkar hâle getirilmektedir. (arteryel switch ameliyatı)
• Kalbi besleyen 1 mm. çapındaki özel damarlar ise tek tek
yerlerinden ayrılarak yerli yerine getirilen aort damarına
yeniden birleştirilmektedir. Ayrıca ameliyat tekniğini daha
da güçlendiren sağ karıncık çıkım yolu darlıkları aynı
seansta özel bir yöntemle genişletilmektedir.
ARTERİAL SWİTCH OPERASYONU
• Doğum sonrası ilk birkaç hafta içerisinde uygulanan tam düzeltici bir
operasyondur. Operasyonun nihai amacı kalbin içerisinde büyük
arterlerin doğru pozisyonlarına yerleştirilmesidir.
• Operasyonda öncelikle göğüs ön duvarına yapılan insizyon ile
göğüs açılır. Kalbi besleyen koroner arterlerin anatomisi incelenir.
Koroner arterler de büyük damarlarla birlikte yer değiştireceği için
koroner anatominin ortaya çıkarılması çok önemlidir.
• Koroner arterler incelendikten sonra hasta kalp-akciğer makinesine
bağlanır. Aorta aortik kökün ve koroner arterlerin üzerinden kesilerek
sağ ventrikülden ayrılır. Pulmoner arter de pulmoner bifürkasyona
(dallanmaya) yakın bir noktadan kesilerek sol ventrikülden ayrılır.
Koroner arterler sağ ventrikülden çıkan aort kökündeki orjinal
yerlerinden kesilerek çıkarılır ve sol ventrikülden çıkan nativ (doğal)
pulmoner arter köküne transfer edilir. Takiben, aorta sol ventrikülden
çıkan nativ pulmoner arter köküne transfer edilerek, dikişlerle
birleştirilir. Bu yapı artık yeni aorta olmuştur. Takiben sağ atriuma bir
insizyon yapılır ve herhangi bir atrial veya ventriküler septal defekt
tamir edilir.
ARTERİAL SWİTCH OPERASYONU
• Atrial insizyon sütürlerle kapatıldıktan sonra, sağ
ventrikülden çıkan aortik kök üzerinde koroner arterlerin
çıkarıldığı yerlerde oluşan defektler perikardiyal doku
yamaları ile rekonstrükte edilir.
• Son olarak, pulmoner arter eski aortik köke transfer
edilerek dikişlerle birleştirilir. Bu yapı artık yeni pulmoner
arter olmuştur. Takiben hasta kalp-akciğer makinesinden
ayrılır.
• Hastaların yoğun bakımda kalma süresi ortalama 3-15
gün arasında, hastanede kalma süresi 10-30 gün
arasında değişmektedir.
• Ameliyat sonrası mortalite (ölüm oranı) %5
dolaylarındadır.
TRUNKUS ARTERİOSUS
 Sağ ventrikülden tek bir büyük
damar çıkar ve bundan
pulmoner arterler ayrılır. Bu
anomalide büyük bir ventriküler
septal defekt vardır. Pulmoner
arter trunkustan ayrılır.
 Basıncı sistemik basınca eşittir
ve akciğer kanlanmasının
arttığı görülür.
 Tedavi: Açık kalp cerrahisi
yöntemiyle total düzeltmeler
yapılmaktadır.
FALLOT TETROLOJİSİ
1) Pulmoner darlık,
2) Ventriküler septal defekt,
3) Aortanın sağa pozisyonu
4) Sağ ventriküler hipertrofi bulunur.
Eğer bunlara ek olarak atriyal
septal defekt birlikte olursa Fallot
pentolojisi olarak adlandırılır.
FALLOT TETRALOJİSİ 4 AYRI KALP
ANOMALİSİNİ BİRDEN İÇEREN, SIK GÖRÜLEN
BİR DOĞUMSAL KALP HASTALIĞIDIR
• Ventriküler septal defekt (kalbin karıncıkları arasında
delik). Kalbin iki karıncığı arasında geniş bir delik bulunmaktadır ve
oksijenden fakir kan sağ karıncıktan sola geçmektedir. Bu şekilde
oksijenden fakir olan kan akciğerlerde oksijenlendirilemeden aorta
yoluyla vücuda gönderilir.
• Pulmoner stenoz (akciğer atardamarında veya çıkış yolunda
darlık). Bu dar bölge nedeniyle oksijenden fakir kan yeteri kadar
akciğere gönderilemez. Darlığın ciddiyeti çocuktan çocuğa farklılık
gösterir ve esas olarak morluğun (siyanoz) derecesini belirler.
• Sağ ventrikül duvar kalınlaşması. Karıncık duvarı normale göre
daha kalındır.
• Aort (Ana atardamar) direkt olarak karıncıklar arası delik
üzerindedir ve her iki karıncıktan da kan alır.
FALLOT TETROLOJİSİ
 Belirtileri:
 Siyanotik kalp hastalıklarının en sık
görülen tipidir.
 Hastalarda, doğumdan itibaren
siyanoz ile ortaya çıkar.
 Emme hareketi ile siyanoz artar.
 Sık sık bayılam nöbetleri ortaya
çıkar.
 Hemoglobin ve hemotokritte belirgin
artma, troboza eğilim vardır.
 Fallot tetrolojili hastaların %90'ı 25
yaşından önce ölür. Bu hastaların
yaşam süreleri kısa olduğu gibi
gelişme geriliği, paroksismal dispne
gibi rahatsızlıklar gösterirler.
 Cerrahi tedavi uygulanır.
• Fallot tetralojisinin ciddiyetinin ağır olduğu çocuklarda bir
süre iyileşme sağlayabilmek için akciğerlere giden kan
akımını arttıran "şant" ameliyatı yapılabilir. Şant
ameliyatında aort ile akciğer atardamarı arasında bir
damar bağlantısı kurulur. Bu şekilde aort kan akımından
alınan fazladan bir miktar kan oksijenlenmek üzere
akciğerlere yönlendirilmiş olur. Bu sayede çocuk
büyüyüp daha ileri bir yaşta ameliyat olana kadar
morarma (siyanoz) şikayetlerinin azalması sağlanır.
Ameliyat sayesinde çocuğun bu dönemde büyüme ve
gelişmesi mümkün olur.
•
•
•
•
•
•
•
Fallot tetralojisi' nin kesin tedavisi tam düzeltme ameliyatıdır. Şant
ameliyatından sonra veya akciğer atardamarı yeteri kadar gelişmiş olan
hastalarda ilk ameliyat olarak yapılabilir. Genellikle erken çocukluk
döneminde uygulanır.
Ameliyatta karıncıklar arası delik (VSD) yama ile kapatılır.
Bu esnada aort damarı sol karıncıktan çıkacak hale getirilir ve akciğer
damarındaki veya çıkış yolundaki darlık ortadan kaldırılır.
Pulmoner kapak (akciğer atardamarı kapağı) dar ise darlık giderilir, kapak
küçükse darlığı gidermek için yama kullanılması gerekebilir.
Pulmoner kapağı yama ile genişletilen hastalarda zaten bozuk olan bu
kapakta yetersizlik ortaya çıkabilir. Bu durum çocuğun normal gelişimini ve
fonksiyonlarını etkilemez.
Uzun yıllar sonra bazı hastalarda pulmoner kapak takılması gerekebilir. Bazı
hastalarda ilk ameliyatta bozuk olan pulmoner kapağın yerine yapay bir
kapak takılabilir. Bu kapaklar belli bir süre sonra bozulmaya uğrayabileceği
için, değiştirilmesi gerekebilir. Ameliyattan sonra dolaşım normal hale gelir
ve siyanoz tamamen ortadan kalkar.
• Fallot tetralojisi olan çocukların ameliyat
öncesi ve sonrasında kalp duvarı veya
kalp kapaklarında enfeksiyon (endokardit)
gelişme riski vardır. Endokardit gelişimini
engellemek için ameliyat veya dişlerle ilgili
bir girişim yapılmadan önce bir antibiyotik
kullanılmalıdır. İyi bir ağız hijyeninin
(temizlik, bakım) sağlanması endokardit
riskini azaltmaktadır.
TRİKÜSPİT ATREZİSİ VE EBSTEİN HASTALIĞI
 Triküspit kapağının oluşmaması haline triküspit atrezisi,
kapağın normal yerinden aşağıda (sağ ventrikül kaidesini
küçültecek şekilde) oluşması ve çoğunlukla kapağın
yetmezliği haline ise Ebstein hastalığı denir.
 Tedavi: Triküspit atrezilerinde, kalbin yükünü azaltmak ve
akciğerlere yeterli kan gitmesine yardımcı olmak amacıyla,
cerrahi tedavi uygulanır.
• Bu çocuklarda akciğerlere giden kan akımı az ise bunu
artırmak için genellikle şant ameliyatının (aort ile
pulmoner arter arasında yapay damar bağlantısı
kurulması) yapılması gerekli olur. Böylece çocuğun
morarması azaltılır.
• Triküspid atrezili çocukların bazılarında ise akciğere
giden kan akımı aşırı olabilir. Bu çocuklarda ise akciğer
atardamarında kann basıncının artmaması için,
akciğerlere giden kan miktarının azaltılması gerekir. Bu
işleme pulmoner arter banding (akciğer atardamarı
bantlama) denir.
•
•
•
•
•
Triküspit atrezili hastalara Fontan ameliyatı ile tam düzeltme uygulanabilir.
Bu ameliyatla sağ atriyuma dönen oksijenden fakir kan, oluşturulan tünel ve
bağlantılar yardımıyla oksijenlenmek üzere doğrudan doğruya akciğerlere
yönlendirilir. Oksijenden fakir bu kann, kalbe uğramayacağı için, kan
karışımı ve dolayısı ile morarma ortadan kalkar.
Fontan ameliyatında gelişmemiş olan sağ ventrikül, dolaşıma dahil edilmez.
Kanın akciğerlere gidişi pasif olarak sağlanır. Bu nedenle akciğer
damarlarının iyi gelişmiş olması ve basıncının düşük olması gerekmektedir.
Fontan ameliyatı fizyolojik bir düzeltmedir. Yeni gelişen cerrahi yöntemlerle
uzun dönem sonuçlarının daha iyi olacağı varsayılmaktadır.
Triküspit atrezisi olan çocukların ameliyat öncesi ve sonrasında kalp
kapaklarında enfeksiyon (endokardit) gelişme riski vardır. Endokardit
gelişimini engellemek için ameliyat veya dişlerle ilgili bir girişim yapılmadan
önce bir antibiyotik kullanılmalıdır. İyi bir ağız hijyeninin (temizlik, bakım)
sağlanması endokardit riskini azaltmaktadır.
TRİKÜSPİT ATREZİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ
•
•
•
•
•
Triküspit atrezili hastalara Fontan ameliyatı ile tam düzeltme uygulanabilir.
Bu ameliyatla sağ atriyuma dönen oksijenden fakir kan, oluşturulan tünel ve
bağlantılar yardımıyla oksijenlenmek üzere doğrudan doğruya akciğerlere
yönlendirilir. Oksijenden fakir bu kann, kalbe uğramayacağı için, kan
karışımı ve dolayısı ile morarma ortadan kalkar.
Fontan ameliyatında gelişmemiş olan sağ ventrikül, dolaşıma dahil edilmez.
Kanın akciğerlere gidişi pasif olarak sağlanır. Bu nedenle akciğer
damarlarının iyi gelişmiş olması ve basıncının düşük olması gerekmektedir.
Fontan ameliyatı fizyolojik bir düzeltmedir. Yeni gelişen cerrahi yöntemlerle
uzun dönem sonuçlarının daha iyi olacağı varsayılmaktadır.
Triküspit atrezisi olan çocukların ameliyat öncesi ve sonrasında kalp
kapaklarında enfeksiyon (endokardit) gelişme riski vardır. Endokardit
gelişimini engellemek için ameliyat veya dişlerle ilgili bir girişim yapılmadan
önce bir antibiyotik kullanılmalıdır. İyi bir ağız hijyeninin (temizlik, bakım)
sağlanması endokardit riskini azaltmaktadır.
TEŞEKKÜRLER…
Download

CER113 Konjenital Kalp Hastalıkları ve Cerrahisi