‘İÇ GÜVENLİK’
PAKETLENDİ!
28 Mart 2015 Cumartesi
Arap
Birliği
‘Ortak
Güç’
kararı
aldı
Arap Birliği Dışişleri
Bakanları Konseyi'nin,
"Ortak Arap Gücü"
kurulmasını öngören
karar tasarısını onayladığı bildirildi.
Mısır Dışişleri Bakanı
Samih Şükri de 26. Arap
Zirvesi'nin, Arap ümmetinin benzeri
görülmemiş tehdit ve
zorluklarla karşı karşıya
olduğu bir zamanda
gerçekleştiğini
anlatarak, "Arap devletleri bunlarla kararlılıkla
mücadele etme ve
sorumluluğu taşıma
gücüne sahiptir" dedi.
HABERİ 12’DE
Telefonla
görüşme
Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan, ABD
Başkanı Barack Obama
ile telefonda görüştü.
Görüşmede, iki lider,
DEAŞ ile mücadele
konusunda devam
eden işbirliği, Irak ve
Suriye'de barış ve
istikrarın tesisi amacıyla
yürütülen ortak çabalar
ile Yemen ve
Ukrayna'daki son
gelişmeleri ele aldı.
HABERİ 12’DE
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
MÜSLÜMANLARI
Yemen
SAVAŞ
ALANI
İslam dünyasını
saran kan
ve gözyaşı,
emperyal güçlerin
‘Müslümanı
Müslümana kırdırma’ politikasına
dönüştü. Mezhep
savaşı ilkelliğinden kurtulamayan
Müslümanlar da
bu politikaya
çanak tutuyor.
Suudi Arabistan,
Yemen'de ilerleyişini sürdüren
Husi militanlarına karşı hava
operasyonu
başlatırken,
bölge ve dünya
ülkelerinden
farklı tepkiler,
açıklamalar
geliyor.
S. ARABİSTAN
Operasyona bazı Körfez ülkeleriyle 10
ülkenin destek verdiğini kaydeden
Suudi Arabistan'ın ABD Büyükelçisi Adil
el-Cubeyr, "Yemen halkını ve meşru
hükümeti korumak için gerekli her şeyi
yapacağız" dedi
BARACK OBAMA
ABD Başkanı Barack Obama, Körfez
Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi önderliğindeki askeri operasyonlara lojistik ve
istihbarat desteği sağlanması emri
verdi. Meehan, istikrarsızlık ve kaos vurgusu yaptı.
TÜRKİYE DESTEĞİ
Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından
yapılan açıklamada, Husilere karşı
başlatılan ve Türkiye'ye Suudi
Arabistan tarafından önceden bilgisi
verilen askeri harekatı Türkiye'nin
desteklediğini bildirdi.
Keçiören Belediyesi
ÇODAM (Çocuk
Danışma Merkezi) ve
Üstün Zekalı ve Yetenekli
Çocuklar Derneği
(ÜZYEÇDE) işbirliğiyle
Dünya Su Günü etkinli ği
düzenlendi.
HABERİ 4’TE
Başkan Yaşar,
Divriğililerin
gecesinde
İngiltere Dışişleri Bakanlığından
yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'ın
Yemen'deki askeri müdahalesine
destek verildiği belirtilerek, "Atılacak
her adım, uluslararası hukuka uygun
olmalıdır" denildi.
BM Genel Sekreterlik Sözcülüğü'nden
yapılan açıklamada, Ban Ki-mun,
Suudi Arabistan'ın Yemen'e askeri
müdahalesine dikkat çekerek, krizin
çözümü için tek seçeneğin ‘diyalog’
olduğunu bildirdi.
Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil elArabi, "Kararlılık Fırtınası" operasyonunu desteklediklerini açıkladı. Nebil
el-Arabi, operasyonun tüm girişimlere
rağmen çözümün olmayınca başladığı
belirtildi.
İran Dışişleri Bakanı Zarif ise, tepkilerin aksine, Suudi Arabistan'ın
öncülüğündeki Arap ülkelerinin
Yemen'deki Husilere başlattığı
"Kararlılık Fırtınası" operasyonunun
ivedilikle durdurulmasını istedi.
Ankara
Büyükşehir
Belediyesi'nce
yaptırılan
YenimahalleŞentepe teleferik hattında 2.
etap hattın, 1.
etap hat ile
Mekanik
Entegrasyon
çalışmaları
tamamlandı.
HABERİ 4’TE
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
11. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
Fransa Dışişleri Bakanlığı, Yemen'deki
hükümete desteklerinin devam ettiğini açıkladı. Dışişleri Yemen'deki
hükümete ve Cumhurbaşkanı
Abdurrabbu Mansur Hadi'ye desteklerinin devam ettiğini bildirdi.
Irak Dışişleri Bakanı İbrahim el-Caferi,
ülkesinin, Yemen'deki Husilere yönelik
başlatılan "Kararlılık Fırtınası" operasyonuna karşı olduğunu belirtti. Caferi,
Irak'ın siyasi çözümden yana olduğunu
ifade etti.
Birbirleriyle bağlantıları sağlanan 3 bin 257 metre uzunluğundaki iki ayrı hattan oluşan Yenimahalle-Şentepe teleferik hattının tamamında maksimum yükleme test sürüşleri de uluslararası akredite edilmiş kuruluşların gözetiminde sürüyor.
Siyasette
fermuara
yer yoktur
Hayata ve
Aşka dair
9. Sayfada
ARAP BİRLİĞİ
2. HAT GELİYOR
Fehmi Koru
M.Nuri Parmaksız
TEK YOL SİYASET
IRAK KARŞI ÇIKTI
Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan
açıklamada, "Egemenlik, toprak bütünlüğü ve birliğini her zaman desteklediğimiz dost Yemen
Cumhuriyeti'ndeki son gelişmelerden
derin kaygı duyuyoruz" denildi.
HABERİ 6. SAYFADA
9. Sayfada
Suriye’deki Müslüman katliamı, Irak’taki istikrarsızlık ve IŞİD
zulmü, İran’ın bölge ülkelerindeki yayılmacı politikası derken
Yemen’de bardağı taşıran damla geldi. Suudi Arabistan
öncülüğündeki Arap gücünün Husilere bomba yağdırmaya
başlaması, mezhep savaşının sınırlarını genişletecek bir ateş
yakmışa benziyor. Müslümanlar aklını başına almazsa,
tepemizde dolanan kuzgunların ‘leşe’ konması kaçınılmaz…
İNGİLTERE NE DEDİ İRAN’DAN KINAMA FRANSA’NIN TAVRI
RUSYA KAYGILI
Suya sahip
çıkıyorlar
Kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi"
olarak bilinen, Polis Vazife ve Salahiyet
Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı,
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. HABERİ 12. SAYFADA
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Başkan Akgül’den
muhtarlık ziyareti
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Gazetemizi
5’TE
https://www.
/yedigun.gazetesi
Arınç: Seçim
sonrasındaki
gücü görelim
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Yeni
Anayasa Çalışmaları Işığında Demokratik
Açılım Süreci ve Başkanlık Sistemi"
başlığıyla düzenlenen 124. Bab-ı Ali
Toplantıları'na katıldı.
Arınç, hükümet olarak öncelikle yeni
anayasayı hedeflediklerini belirterek, "Yeni
anayasa yapabilecek güce gelirsek, bunun
içerisine de bu hükümet modelini koymak
mecburiyetindeyiz. Düşüncelerimiz, projelerimiz var ama Sayın Cumhurbaşkanımız gibi
doğrudan başkanlık sistemi, Türk tipi başkanlık sistemi, bunların hepsinin tartışılabileceğini ama gerçekleştirilmesi için seçimlerden
sonraki gücümüzü görmek gerektiğini
düşünüyoruz" dedi.
Bülent Arınç, "Şimdi şöyle bir çelişkiden
bahsedilebilir; 'Halkın yüzde 52 oyunu birinci
turda almış bir cumhurbaşkanı var. Güçlü bir
cumhurbaşkanıdır, adeta ilan edilmemiş bir
başkanlık gibidir'. İyi ama anayasada yazılı
olan 102, 103, 104. maddelerinde cumhurbaşkanına tanınan yetkiler Meclis'ten
seçilen cumhurbaşkanının yetkilerinin
aynısı” diye konuştu.
2
SİNEMA
TV / MAGAZİN
28 Mart 2015 Cumartesi
BBC'nin “Top Gear” programı
sunucusunun işine son verildi
İngiliz yayın kurumu BBC, bir yapımcıyla kavga
eden "Top Gear" adlı otomobil programının
sunucusu Jeremy Clarkson'ın işine son verdi.
Vizyona
yeni
girecek
filmler
"Bizim Hikaye"
Yönetmenliğini Yasin
Uslu'nun üstlendiği film;
Cansel Elçin, Haluk Piyes,
Sera Tokdemir, Naz Elmas,
Burcu Kıratlı, İbrahim
Kendirci, Çiğdem Batur,
Şebnem Dilligil, Erdinç
Gülener ve Ahmet Mekin
gibi isimlerden oluşan güçlü
oyuncu kadrosuyla dikkati
çekiyor.
Film, yazdığı bir kitaptan
dolayı 12 Eylül 1980 döneminde hapis yatan babasının
iade-i itibar davası hakkı için
mücadele eden bir adamın
dramını anlatıyor.
05:53 İstiklal Marşı ve Günün
05:55 Mazi Kalbimde Yaradır
07:20 Osmanlı Tokadı
09:00 Rüzgar Gülü
10:00 Yabancı Sinema
"Çılgın Köpek"
11:40 1'de Bugün
11:55 6 Mantı
13:10 Savaşta Barışta
Türk Ordusu
13:35 1'de Bugün
13:50 Türk Sineması
"Hasan Boğuldu"
15:35 Gezelim Görelim
16:15 1'de Bugün
16:30 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Beni Böyle Sev
23:00 Yabancı Sinema
"Görevimiz Tehlike 2"
01:20 Türk Sineması
"Hasan Boğuldu"
02:50 Gezelim Görelim
06:00 Çocuklar Duymasın
08:30 Adanalı
10:35Yahşi Cazibe
12:45Alemin Kıralı
15:40 Truvalı Helen 18:45 Hafta Sonu
atv Ana Haber
20:00 Kertenkele
23:20 Yabancı Sinema
02:05 Aliye
03:05 Hayat Devam Ediyor
05:00 Şöhret
20:00 KERTENKELE
İmkansız bir aşkın acayip
hikayesi...
Zekâsı ve sıra dışı yetenekleri sayesinde İstanbul polisi
tarafından bir türlü ele geçirilemeyen profesyonel bir
hırsız olan
KERTENKELE'nin 'Hayatın
yalan olsa da aşkın gerçek
olsun' dedirten hikayesi...
Dizi, yapımcı Yalçın Şen
imzasını taşıyor. Yapım
Atölyesi tarafından yapılan
dizinin senaryosu Savaş
Korkmaz ve Hakan Kandal'a
ait. Hasan Burakın konsept
danışmanı Ayşe Özerin proje
koordinatörü olduğu dizinin
uygulayıcı yapımcısı da
Erdoğan Sevinç.
LONDRA - Clarkson ile kanalın yapımcılarından Oisin
Tymon arasında bu ay başında yaşanan kavgaya ilişkin
yürütülen soruşturmayla ilgili açıklamada bulunan BBC
Genel Müdürü Tony Hall, olay sonrasından görevden
uzaklaştırılan Clarkson'ın iş sözleşmesinin yenilenmeyeceğini duyurdu.
Hall, "BBC'nin sözleşmesini yenilemeyeceğini bugün
büyük bir üzüntüyle Jeremy Clarkson'a bildirdim. Bu
kararı almak kolay olmadı. Benim için sınır geçildi. Hem
Jeremy hem de Oisin Tymon ile kişisel olarak
görüşmelerimin ardından aldığım bir karardı. Programın
ne kadar popüler olduğunu ve bu kararın görüş ayrılığı
yaratacağını biliyorum" dedi.
Clarkson'ı öven, Oisin'in de BBC'de gelecekte
önemli roller oynamaya devam edeceğini belirten Hall,
dünya genelinde takip edilen "Top Gear" adlı programın
geleceğine ilişkin program yetkilileriyle görüştüğünü
söyledi ve "BBC şimdi Top Gear'i 2016 için nasıl
yenileyeceğine yönelik araştırmaya girmeli" diye konuştu. Soruşturma kapsamında elde edilen bulgulara göre,
Jeremy Clarkson'ın programın yapımcısı Oisin Tymon'a
yönelik saldırısı yaklaşık 30 saniye sürdü ve saldırı olayın
görgü tanığı tarafından durduruldu. Olay sırasında
Clarkson'a karşılık vermeyen Tymon, hem saldırı anında
hem de sonrasında birden fazla kez Clarkson'ın sözlü
tacizine maruz kaldı. 4 Mart'ta meydana gelen olayda
Clarkson'ın ayrıca Tymon'ı işten atmakla tehdit ettiği ve
olayın ardından Tymon'ın yakındaki bir hastanenin acil
servisine gittiği kaydedildi.
10 Mart'ta görevi askıya alınan Clarkson'ın tekrar
işine dönmesi için yaklaşık bir milyon kişinin destek
verdiği imza kampanyası başlatılmıştı.
Deneyimli sunucu Clarkson bu tür iddialarla ilk kez
gündeme gelmiyor. 54 yaşındaki Clarkson, daha önce
de aynı programda kullandığı hakaret içerikli ifadeler
sebebiyle tepki çekmiş ve BBC'den uyarı almıştı. 2002
yılından itibaren "Top Gear" programını sunan Clarkson,
geçen yıl mayıs ayında kullandığı ırkçı ifadeler nedeniyle,
"Bir kez daha rencide edici ifadeler kullanmam halinde
işten atılacağımı söylediler" demişti. (AA)
"İçimdeki İnsan"
Şebnem Bozoklu, Vedat
Erincin, Suavi Eren,
Menderes Samancılar ile
Füsun Demirel'in
oynadığı filmin yönetmenliğini Aydın Sayman
yaptı.
İrfan Yalçın'ın "Fareyi
Öldürmek" adlı romanından yola çıkılarak senaryolaştırılan film; gazeteciyazar Nuri'nin, uzun yıllar sonra doğup
büyüdüğü taşra kentine
geri dönmesini, eski
dostu Sabri ile buluşmasının ardından yaşanan
süreci konu alıyor.
07:00 GAGGUK
08:30 BURADA NE YENİR?
09:30 SON TREND
10:30 DİZİ DOKTORU
11:30 HAFTASONU
12:50 GAGGUK
13:45 GÜRKAN ŞEF İLE
MANGAL ZAMANI
15:00 DOLU DOLU
ANADOLU
16:20 YABANCI
SİNEMA
18:15 EMRE BUGA İLE ANA
HABER
19:00 THE UNIT (EKİP)
20:00 SİNEMA
ZORRO EFSANESİ
21:50 YABANCI
SİNEMA
23:50 BOKS GECESİ
BEST OF KICKBOKS GECESİ
02:20 THE UNIT (EKİP)
06:00 Dila Hanım
07:30 Akasya Durağı
10:00 Melek
12:00 Yerli Dizi
14:00 Yerli Dizi
16:30 Yerli Sinema
18:30 Star Haber
19:15 Star Life
21.30 Ateş Kapanı
00:30 Yerli Dizi
03:00 Yerli Sinema
04:30 Yerli Sinema
20:00 ZORRO EFSANESİ
Orjinal İsmi:The
Legend Of Zorro
Yönetmen:Martin Campbell
Oyuncular:Antonio Banderas,
Catherine Zeta-Jones,
Giovanna Zacarias, Raul
Mendez, Adrian Alonso
Yapım Yılı:2005
Tür:Aksiyon / Macera /
Western
Don Diego de la Vega, istediğini elde etmiş ve bir
serseriden bir halk kahramanı
yaratmıştı. Yeni Zorro,
Alejandro de la Vega, düşmanlarından intikamını almış
ve artık güzeller güzeli karısı
Elena ve oğlu Joaquin ile
huzurlu bir hayat yaşamaya
başlamıştır.
Nebahat Çehre'den
Yeşilçam sitemi
İSTANBUL - Azerbaycan’ın bağımsızlık
süreci ele alan ‘Kanlı Ocak’ filminde
oynayan Yeşilçam’ın ünlü ismi Nebahat
Çehre, "Yeşilçam kıymetimi bilemedi”
dedi. Zeynep Özek’in Birleşik Arap
Emirlikleri’nden yayın yapan MBC4 kanalı
için hazırladığı ‘Turki Ekstra’ programında,
Vahid Mustafayev'in yazıp yönettiği,
Nebahat Çehre, Faik Mirzayev ve Azer
Aydemir'in başrollerini paylaştığı film ekibi
ile yapılan röportaj ekrana getirildi. 1990
yılının ilk aylarında Bakü'de bir ailenin
özgürlük mücadelesini beyaz perdeye
yansıtan filmde oğulları iki ayrı tarafa
düşen bir anneyi canlandıran Nebahat
Çehre, bu yapıtta rol almaktan mutlu
olduğunu vurgularken, "Yeşilçam kıymetimi bilemedi. Azerbaycan'da onlar için çok
önemli bir projenin içinde olmaktan çok
mutluluk duyuyorum. Sinemayı çok
özlemiştim. Sinemayı böyle tatmin ettirdiler bana" diye konuştu.
"Danny Collins"
Filmlerinde komedi, romantizm ve dramı
harmanlayan Dan Fogelman'ın hem
yönetmenliğini hem de senaristliğini yaptığı ve gerçek bir hikayeden uyarlanan
"Danny Collins", yaşı geçmiş bir rock
yıldızının kendini yeniden keşfetmesini
konu alıyor. Al Pacino, Annette Bening,
Bobby Cannavale ve Jennifer Garner'ın
oynadığı filmin konusu şöyle:
"70'li yıllarda epey popüler bir rock
yıldızı olan Danny (Al Pacino), çılgın bir
hayat yaşamış ancak artık epey yaşlanmıştır. Menajeri, John Lennon tarafından
kendisine 40 yıl önce yazılmış bir mektubu verdiği gün son kez beste yapmaya
ve pişmanlık duyduğu şeyleri telafi etmeye karar verir.
08:00 Ver Fırına
10:30 Ütopya
12:15 Ütopya
14:00 Kaçak Gelinler
16:45 Çok Güzel Hareketler
18:00 Yabancı Sinema
20:00 Bu Tarz Benim
01:15 Yabancı Sinema
03:15 Yabancı Sinema
05:00 Arda’nın Mutfağı
05:45 Ütopya
06:00 Kanal D Çocuk Kulübü
07:15 Akasya Durağı
09:30 Magazin D
12:15 Çok Güzel
Hareketler Bunlar
13:15 Yerli Dizi
16:00 Ben Bilmem Eşim Bilir
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Tanrının Kitabı
23:00 Arkadaşım Hoşgeldin
01:30 Gönül Yarası
02:45 Yabancı Sinema
04:00 Yabancı Sinema
20:30 AÇLIK OYUNLARI
Katniss ve yoldaşı Peeta 74. Açlık
Oyunları'nı kazandıktan sonra sorunsuz bir şekilde evlerine dönmeyi
başarırlar. Ancak bu galibiyet her
şeyden önce zafer turu yapmalarını
gerektirmektedir. Her bölgeyi ayrı
ayrı ziyaret ettikleri bu yolculuk
sırasında Katniss, büyük bir ayaklanmanın ilk işaretlerine şahit olur.
Başkaldırmanın ilk ipuçlarını gören
Başkan Snow ise direnişi engelleyecek çareler aramaya başlar. Yeni
Açlık Oyunları ile ilgili beklenmedik
'sürprizler' tasarlayan Snow 75. yılını
kutlayacak Açlık Oyunları'nda, 25
yılda bir düzenlenen Çeyrek Asır
Oyunları'nın (Quarter Quell)
üçüncüsünün yapılacağını duyuracaktır
Kırıkkale'de
yürütülen
"Güneşten
Gelen Su
Projesi" kapsamında kurulan
güneş panelleriyle, köylerdeki
su depolarının
elektrik ihtiyacı
karşılanıyor.
KIRIKKALE - İl Özel İdaresince hazırlanan ve
Ahiler Kalkınma Ajansı (AHİKA) tarafından desteklenen proje çerçevesinde 17 köyde kurulan
güneş panellerinden elde edilen enerji, içme
suyu depolarındaki pompalama sistemlerinin
çalıştırılmasında kullanılıyor. Su depolarının üstüne kurulan 436 güneş panelinden yıllık 207 bin
kilovat saat enerji üretilmesi planlanıyor.
Panellerin kurulduğu köylerde yaşayan vatandaşlar, bu çalışma sayesinde su depoları için
yüksek elektrik faturası ödemekten kurtulmanın
mutluluğunu yaşıyor.
Kırıkkale Valisi Ali Kolat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AHİKA'nın desteklediği
"Güneşten Gelen Su Projesi" kapsamında 17
köyde güneş panelleri kurulduğunu belirterek,
"17 köyde güneş enerjisinden yararlanarak elektrik üretimini sağlamış olduk. Bu projemiz, 800
bin liralık bir projedir. Bunun 550 bin lirasını
AHİKA'dan aldık, 250 bin liralık kısmını da İl Özel
İdaresi karşıladı" diye konuştu.
Panellerden üretilen enerjinin depolarda kullanıldığını belirten Kolat, "Ürettiğimiz elektrikle,
çıkarılan suyu depoya pompalıyoruz. Projeyi
yakından takip ettim, çalışmaları yerinde inceleyerek gördüm. Son derece faydalı. Köylülerimiz
çok memnun olduklarını iletti. Bu çalışmalarımız
devam edecek" dedi.
Kolat, şunları söyledi:
"Bu proje oldukça faydalı ve örnek bir çalışma oldu. Bu çalışmalarımızı gören özel sektörden bazı vatandaşlar, bu projeden yararlanarak
kendileri de buna benzer projeler geliştirdi ve
sulama suyunda maddi anlamda ciddi katkılar
sağladı. Yer altından çıkardıkları suyla arazilerini,
bahçelerini, meyve ağaçlarını ve sulanması gereken alanları suluyorlar. Ülkemizde güneş enerjisi
çok yaygın değil. İnşallah güneş enerjisinden
daha çok faydalanırız çünkü ülkemiz, güneş
enerjisi konusundan oldukça iyi potansiyele
sahip. İyi bir enerji birikimi var. Bundan faydalanacağız. Böyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz
inşallah."
Delice ilçesine bağlı Çongar köyünün muhtarı
Mesut Onuş ise güneş panelleri kurulmadan
önce elektrik faturasının köylülere bazen "ağır
yük" olduğunu belirterek, sağlanan bu imkanlardan dolayı yetkililere teşekkür etti.
Onuş, artık motorun enerjiyi güneş panellerinden aldığını ve suyu depoya pompaladığını ifade
ederek, "Bu sistem vatandaşımıza daha düşük
bir maliyetle suyu kullanma olanağı sağlıyor. Biz
bu sistemden sadece kapalı ve yağmurlu havalarda yararlanamıyoruz" dedi.
Önceden su deposunun aylık elektrik faturasının 500-600 liraya kadar çıkabildiğini anlatan
Onuş, "Ayda 1-2 gün bile güneş olduğu zaman
sistemi devreye sokarak faturalarımızı 60-70 liraya kadar düşürdük. Güneşi yakaladığımız yaz
aylarında köylülerimiz fatura ödemiyor. Suyumuz
24 saat kesintisiz akıyor. Köylümüz hiçbir ücret
ödemeden suyunu bedavadan kullanabiliyor"
diye konuştu.
Onuş, su israfını önlemek ve sistemde arıza
olduğu takdirde bunu giderebilmek için vatandaşlardan makbuz karşılığında cüzi miktarda
para aldıklarını söyledi.
Köylülerin çalışmalardan çok memnun kaldığını ifade eden Onuş, "Bizler çok memnunuz,
isteriz ki her köye bu hizmet yapılsın. Eskiden
biz bu suyu günlük 4 saat depoya basıp 2 saat
kullanamıyorduk ama şimdi 4 saat bastığımız
suyu bir hafta akıtıyoruz. Şehirde su kesintisi
olur bizde olmaz. Köyün her alanındaki vatandaş
24 saat suyunu kullanabiliyor" şeklinde konuştu.
(AA)
ANKARA - Uzun yaşam hedefi üzerinde yapılan çalışmalara göre, 2050'de 85 yaş üzerindeki
yaşlıların sayısının 65 yaşındakilerden altı kat fazla
olacak.
Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları
Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) Müdürü
Prof. Dr. Emine Özmete, AA muhabirine, sağlık ve
teknoloji alanlarındaki ilerlemelerin insanların
yaşam kalitesine artırdığını ve "uzun yaşam" hedefinin gerçekleştiğini belirtti.
Avrupa'da yaşlı nüfusun durağan hale geldiğine, Asya'da ise arttığına işaret eden Özmete,
"Örneğin, Fransa'da yaşlı nüfusun yüzde 7'den
yüzde 14'e yükselmesi 115 yıl gerektirirken, Çin'de
aynı oranda artış için yalnızca 27 yıl geçmesi
yeterlidir. Şu an 65 yaş ve üzeri dünya nüfusunun
yaklaşık üçte biri Çin ve Hindistan'da bulunuyor.
Küresel olarak, tüm yaş grupları ile kıyaslandığında, 80 ve üstü yaş grubunda bulunan en yaşlı
nüfusun, 2040'a kadar yüzde 160 artacağı tahmin
ediliyor" diye konuştu.
Özmete, hızlı yaşlanmanın aile yapısında, çalışma kalıplarında ve göç hareketlerinde değişimlere
neden olduğunu söyledi.
Doğumda beklenen yaşam süresinin gün geçtikçe arttığını anlatan Özmete, doğumda beklenen
yaşam süresi en uzun olan kadınların Japonlar
olduğunu belirtti. Özmete, Japon kadınların
doğumda beklenen ortalama yaşam süresinin 86,
Türkiye'de bu sürenin ortalama 75 olduğunu söyledi.
Bunun 2023'te erkekler için 76, kadınlar için
yaklaşık 80 olarak tahmin edildiğini dile getiren
Özmete, "Türkiye'de 1960 ve 2008 arasında
yaşam uzunluğu 25 yıl arttı ve OECD ülkeleri arasında bu açıdan en başarılı ülke olarak gösterildi"
dedi.
Dünyada 2100'de doğumda beklenen yaşam
süresinin 100 yıl olacağını vurgulayan Özmete,
hem bireyler hem de hükümetlerin sosyal güvenlik
harcamaları ile karşı karşıya kalacağını, bu nedenle
kamunun ve özel sektörün ayırdığı kaynaklar arasında bir dengeye ihtiyaç duyulacağını ifade etti.
Gelişmiş ülkelerde her 7 kişiden birinin 65 yaşın
üzerinde olduğunu, 15 yıl sonra bu oranın her 4
kişiden birinde bulunacağına dikkati çeken
Özmete, "Bu durum, yaşlı nüfus için 'yaşlıların
yaşlanması' olarak adlandırılan bir süreci de başlattı. 2050'de 85 yaş üzerinde 'yaşlı yaşlılar'ın sayısı 65 yaşındaki 'genç yaşlı'ların sayısından altı kat
fazla olacak" ifadesini kullandı. (AA)
85 yaş üzeri yaşlıların sayısı artacak
"Mart karı" elma
üreticilerini sevindirdi
KAYSERİ - Türkiye'nin önemli elma üretim merkezlerinden Kayseri'de, mart ayında etkili olan kar
yağışı ve soğuk hava, elma ağaçlarının zamansız
çiçek açmasını önlediği için üreticileri sevindirdi.
Yahyalı Elma Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet
Araç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yahyalı,
Yeşilhisar ve Develi havzasında 80 bin dönüm arazide elma üretimi yapıldığını söyledi.
Bu alanda her yıl 180-190 bin ton elma ürettiklerini ifade eden Araç, "Ancak geçen yıl mart ayında etkili olan don, üretimimizi düşürmüştü. 25-30
bin ton civarında ürün alabilmiştik. Bu yıl kış sert
geçtiği için ağaçlar erken uyanmadı. Son günlerde
kar ve soğuk hava da ağaçları olumlu etkiledi,
çiçek açmalarını öteledi" dedi.
Araç, bu yıl bölgelerinin çok iyi yağış aldığını
belirterek, toprağın suya doyduğunu kaydetti.
Ağaçlardaki çiçeklenme için 18 Nisan'ı beklediklerini, bu tarihte çiçeklenme olması halinde ürün
kaybı yaşanmayacağını belirten Araç, Yahyalı,
Yeşilhisar, Develi havzasından bu yıl 180-190 bin
ton civarında rekolte beklediklerini kaydetti.
Elma fiyatlarının üreticileri tatmin etmediğine de
dikkati çeken Araç, "Tüketiciye yansıyan fiyat farkı
çok fazla. Şu an depodan çıkış fiyatı 1 lira 10 kuruş
olan elmanın, marketteki fiyatı 3,5 liraya kadar çıkıyor. Bundan aracılar kazanıyor. Çok fazla kar payı
koyuyorlar" diye konuştu.
Yahyalı Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Genç de
geçen yıl 30 Mart'taki don nedeniyle yüzde 80
ürün kaybı yaşandığını ifade etti.
Önceki gün bölgedeki bahçeleri gezdiğini anlatan Genç, "Şu an soğuk hava dolayısıyla ağaçlarda
herhangi bir zarar yok. Ağaçlar geç uyanacağı için
bu yıl geçen sene yaşanan sıkıntının olmayacağını
düşünüyoruz. İnşallah 30 Mart'ı da sağ salim atlatır
ve geçen yıl ki ürün kaybını yaşamayız" ifadelerini
kullandı. (AA)
28 Mart 2015 Cumartesi
Fehmi KORU
[email protected]
3
[email protected]
Devletten köylüye “güneş
enerjili su deposu”
bölge haberlerİ
Siyasette fermuara yer yoktur
GEÇEN haftaya damgasını vuran iki tartışma
birdenbire kapandı. Birinin kapanışını Başbakan
Yardımcısı Yalçın Akdoğan “Cumhurbaşkanı’nın
sözleri talimattır” cümlesiyle ilan etti; diğerini ise
kamuoyu, Ankara’nın AK Partili Belediye
Başkanı’nın ağzından “Başbakan’ımın emriyle
susuyorum; bizde emir demiri keser” cümlesinden
öğrendi.
Artık “çözüm süreci” için atılan son adımlar
olan, Dolmabahçe Sarayı’nda buluşma, izleme
heyetinin oluşması ve 10 maddelik yol haritası,
bir tarafında hükümet -hatta bizzat Yalçın
Akdoğan bulunmasına rağmen “olmuş ama olmamış” hale geldi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan,
hükümete “talimat” yerine geçen müdahalesiyle,
bunların hepsini “olumsuz” bulduğunu açıklamıştı
çünkü...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hükümete müdahalesini şık bulmayan Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç’ı AK Parti’de “istenmeyen adam” ilan eden
Ankara’nın AK Partili Belediye Başkanı Melih
Gökçek’in başlattığı ağız dalaşı da, daha ilk aşamada, yerini derin bir sessizliğe bıraktı.
Bülent Arınç’ın kendini savunurken sarf ettiği
onca iddia da, böylece “söylenmemiş” hükmüne
sokulmuş oldu.
Emirin demiri kestiği ortamlarda hep böyle olur
çünkü.
İyi de, demokrasilerde siyaset alanına giren
konularda bu olup bitenlerin yeri var mıdır?
Demokrasilerden vazgeçtim, günümüzde, isterse yönetimin babadan oğula miras kaldığı rejimlerde yaşıyor olalım, devlet yönetiminde yer alan
insanlar görüşlerini serbestçe açıklar.
Bulundukları konum bunu gerektirdiği için...
O insanları o konumlara getiren irade, o noktadan sonra onlara bu kadar özgürlük tanır.
Sözleri ve eylemleriyle içinde yer aldıkları siyasi kadroya ya da onları bulundukları konuma getiren iradeye zarar verdiği görülenler, eğer verdikleri zarar kalıcı veya derin ise bunu yerlerinden edilerek öderler...
Hiç kimse, yönetimde yer alan kişilerin ağızlarının fermuarlı olduğu bir ülkede yaşamak istemez.
Ağızlarına fermuar çekilenler de bu duruma
tahammül edemez zaten...
Türkiye her bakımdan önemli, iktidar partisi
açısından hayati bir seçime doğru hızla yol alıyor;
her partinin seçim şansını zayıflatacak yanlışlıklardan kaçınmayı getirecek tedbirler alması bu
sebeple doğaldır. Parti yetkilileri ağızlarından
çıkana her zamankinden fazla dikkat etmeli, söyledikleri ve yaptıklarının içinde yer aldıkları harekete zarar vermemesi için çaba göstermelidir.
Fermuar yöntemiyle değil ama...
Partiler, günümüzde tek bir ideolojiden beslenmez; bu sebeple içlerinde konulara farklı yaklaşan
unsurları da barındırırlar. Her partinin her mensubu her konuda aynı düşünmez; partiye oy verenler
de partilerinin böyle tek sesli olmasını beklemez.
Farklı fikirler zenginliktir; muhaliflerin parti politikası belirlenene kadar kendi fikirlerini özgürce
ifade etmesi amaçlanır; politika haline dönüşen
fikirleri esas sahipleri savunurken muhalifler ister
koroya katılır, ister seslerini çıkarmaz.
Demokratik teamül bunu gerektirir. Son günlerin emir ve talimatla sona erdirilen iki tartışma
konusu teamülle ilgisizdi. “Çözüm süreci”dir
AKP için parti politikası olan...
Süreci bugünkü hükümette yürüten kişinin sözleri ve eylemi talimatla açığa düşürülmüş oldu.
Bülent Arınç’ın kendisini “ihanet” ile suçlayana
karşı savunmak için söyledikleri parti çıkarları
açısından -belki- söylenmese daha iyi olabilirdi;
ancak söylenenlere söylenmemiş muamelesi
yapılması parti çıkarına acaba daha mı uygun?
Hata yapılabilir siyasette, ama zamanında dönülmesi şartıyla...
27 Mart 2015/ HABER TÜRK
Evde çocuk bakımıyla 10 bin kadın iş hayatına dönecek
ANTALYA - Sosyal Güvenlik İl Müdürü Selim
Erol, 24 aylıktan küçük çocuğu bulunan annelere
çocuk bakıcısı tutabilmeleri için aylık 300'er avro
civarında hibe verilmesini öngören "Evde Çocuk
Bakım Projesi" ile yaklaşık 10 bin kadının iş
hayatına dönmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Erol, müdürlük binasında düzenlediği basın
toplantısında, Türkiye'de kadınların düşük
ücretlerle çalışması, çocuk bakım imkanlarının
kısıtlı olması nedeniyle anne ve anne adaylarının
iş hayatından çekildiklerini, bu nedenle kadınların işgücünde istihdam oranının da düştüğünü
kaydetti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine
göre, ev hizmetleri sektöründe kayıt dışı istihdam oranının yüzde 96 olduğuna işaret eden
Erol, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının
bunun önüne geçebilmek için 1 Nisan'dan itibaren "Evde Çocuk Bakımı Projesi"ni uygulanmaya başlayacağını açıkladı.
Projenin 2017 yılının üçüncü çeyreğinde
tamamlanacağını belirten Erol, 30 aylık proje
için Antalya, Bursa ve İzmir'in pilot iller seçildiğini ifade etti.
Projenin, bakanlık yönetiminde SGK bünyesinde yürütüleceğini belirten Erol, projeden 0-24
ay aralığında çocuk sahibi olan kadınların yararlanabileceğini söyledi. İş hayatına geri dönecek
veya yeni girecek annelere çocuklarının bakımı
için çocuk bakıcısı istihdam etmelerine yönelik
aylık yaklaşık 300 avro hibe desteği sağlanacağını vurgulayan Erol, şöyle konuştu:
"Çocuğuna tek başına bakıp engelli çocuğu
olan ve resmi makamlarca sertifikalı çocuk
bakıcısı çalıştıran annelere yapılacak hibe desteği 390 avro civarında olacaktır. 24 aylıktan
küçük çocuğu olan kadınların başvuru yapabileceği proje kapsamında çocuklar 36'ncı ayını
doldurana kadar hibe desteği sağlanacaktır.
Sosyoekonomik gelişmişlik düzeyleri, sigortalı
çalışan sayıları, bir yılda analık iznine ayrılan
ortalama çalışan sayıları, nüfus kriterlerine göre
pilot il olarak seçilen Antalya, İzmir ve Bursa
illerinde uygulanacak operasyon kapsamında ilimizde bin 500 anne ve bin 500 bakıcı olmak
üzere 3 bin kadının istihdamı hibe yardımı ile
desteklenecek olup, üç pilot ilde istihdamı desteklenecek kadın sayısı 5 bin anne, 5 bin çocuk
bakıcısı olmak üzere toplam 10 bin düzeyindedir."
Projede hibe desteğinin Avrupa Birliği ve
SGK tarafından karşılanacağını açıklayan Selim
Erol, bütçenin yaklaşık 38 milyon avrosunun
annelere mali destek olarak hibe edilmesinin
planlandığının altını çizdi.
Erol, proje ile kayıt dışı çalışan çocuk bakıcılarının kayıtlı istihdamının artırılması ve çalışan
annelerin doğum sonrasında işlerine geri
dönme süreçlerinin kolaylaştırılarak işgücü piyasasından kopmalarının önlenmesinin amaçlandığına dikkati çekti.
Projeden yararlanmak isteyen anne ve bakıcılarda aynı illerde ikamet etmesi ve Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı olmaları şartı arandığına
değinen Erol, annelerin başvuru anında sigortalı
çalışan olması, çocuk bakıcılarının ise en az ilkokul mezunu olması gerektiğini bildirdi.
Erol, başvuruların internet ortamından alınacağını, projeden yararlanmak isteyen anneler ile
çocuk bakıcılarının "www.sgk.gov.tr" ve
"www.antalyasgk.gov.tr" adreslerinden gerekli
bilgilere ulaşabileceklerini sözlerine ekledi. (AA)
4
ANKARA
28 Mart 2015 Cumartesi
AK Parti Pursaklar
İlçe Teşkilatı Mart
Ayı Danışma
Toplantısı’na katılan
AK Parti Ankara İl
Başkanı Nedim
Yamalı, “Pursaklar
her zaman partimize
en büyük desteği
verdi. Selçuk
Başkanımızın
başarısı ve
hizmetleri bunun
göstergesidir” dedi.
AK Parti Ankara İl Başkanı Nedim Yamalı:
“AK Parti’ye en büyük
destek Pursaklar’dan”
HABER MERKEZİPursaklar Belediyesi Saray Kültür
Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Pursaklar İlçe
Teşkilatı Mart Ayı Danışma Toplantısı’na AK
Parti Ankara İl Başkanı Mustafa Nedim Yamalı,
Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin, AK
Parti Ankara İl Yönetim Kurulu Üyeleri ile AK
Parti Pursaklar İlçe Başkanı Mehmet
Kabasakaloğlu’nun da aralarında bulunduğu
çok sayıda partili katıldı.
AK Parti Ankara İl Başkanı Nedim Yamalı
yaptığı konuşmada, teşkilatlar olarak Haziran
2015 seçimlerine büyük bir özveri ve disiplin
içinde çalıştıklarını belirterek “2015 Haziran
seçimlerinde Başkanlık için gerekli çoğunluğu
almamız gerekiyor. Bunun için Pursaklar’a
söyleyecek bir şey yok; çünkü Pursaklar her
zaman partimize en büyük desteği verdi.
Selçuk Başkanımızın başarısı ve hizmetleri de
bunun göstergesidir. Hizmetleri takdirle
izliyoruz. Hem Belediye Başkanımıza hem de
ilçe başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi.
Pursaklar’da yürütülen faaliyetlerin değerlendirildiği toplantıda konuşan Pursaklar
Belediye Başkanı Selçuk Çetin, “Pursaklar hızla
gelişiyor. Yaptığımız hizmetler hemşerilerimizin
takdirini kazanıyor. İlçemizdeki yatırımlar bundan sonra da devam edecek. Hep birlikte
hizmet ederek ilçemizi örnek şehir haline
getirdik. Bizler doğumdan ölüme kadar
hemşerilerimizin zaman yanında ve
hizmetindeyiz. Pursaklar’da yatırımlar devam
edecek” dedi.
Programda Büyükşehir Belediyesi’nin, ilçe
teşkilatının sunumlarının yanı sıra AK Parti
Pursaklar mahalle başkanları da yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Programın sonunda AK Parti Pursaklar İlçe
Başkanı Mehmet Kabasakaloğlu,
Çanakkale’deki Şehitlik’ten getirmiş olduğu
toprağı, Çanakkale Zaferi’nin 100. Yıldönümü
anısına İl Başkanı Nedim Yamalı’ya takdim etti.
Pursaklar’a yeni yol yapılıyor
Pursaklar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, 12 metre boyundaki yükseltiyi
yararak, 500 metre uzunluğunda yeni yol yapıyor.
HABER MERKEZİHer geçen gün artan ilçe nüfusu,
ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. Pursaklar,
Saray, Altınova ve Sirkeli’yi kapsayan hizmet
alanındaki yenilikler birbiri ardına halkın
hizmetine sunuluyor.
Şehirleşme yolunda atılan adımlar ilçeyi
yeni bir görünüme kavuşturdu. Asfalttan
kaldırıma, yeni imar yollarından yeşil alan
çalışmasına kadar bir dizi faaliyetle Pursaklar
hızla değişti. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri
Küllüce Sokak ile Yıldız Caddesi’ni birbirine
bağlayacak olan 500 metre uzunluğunda ve
10 metre genişliğindeki yol yapımına başladı.
12 metre yüksekliğindeki dağı yararak etkin
bir çalışma yürüten ekipler, nisan ayı
içerisinde yeni yolun yapımını tamamlamayı
planlıyor.
Hem Ankara Büyükşehir Belediyesi ekipleri hem de Pursaklar Belediyesi ekipleri ilçe
genelinde gece gündüz mesai yaparak
hizmetini sürdürüyor.
Keçiörenli çocuklar
suyuna sahip çıkıyor
HABER MERKEZİKeçiören Belediyesi ÇODAM (Çocuk Danışma
Merkezi) ve Üstün Zekalı ve Yetenekli Çocuklar
Derneği (ÜZYEÇDE) işbirliğiyle Dünya Su Günü
etkinliği düzenlendi.
Etkinliklere katılan çocuklar, su deneylerinden su
tasarrufu yöntemlerine, su üstüne sanattan su ürünleri konulu interaktif sunumlara varan çeşitlilikte bir
eğitimden geçerek “Suyuma sahip çıkacağım”
sözünü verdiler.
Dünya Su Günü etkinliklerine Faik Erbağı
İlkokulu’ndan 200, ÇODAM atölyelerinden 50 olmak
üzere toplam 250 çocuk katıldı. Etkinliğin ilk gününde
TEMA Vakfı suyun en korkutan hali olan “Yok Hali”nde
yaşamın nasıl etkileneceğini anlatan ve su kaynaklarını
korumanın önemine dikkat çeken bir sunum gerçekleştirdi. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Eğitim
Fakültesi öğrencilerinin yaptığı şaşırtan su deneylerini
izleyen çocuklar, suyla ilgili bilimsel prensipleri ve ilginç
bilgileri de öğrenmiş oldular.
İkinci gün çocuklar “Su Üstüne Sanat” atölyesinde
resim öğretmeni Lale Avcıdırlar’ın Ebru performansını
ilgi ve merakla izlediler. Ardından bazı deniz canlılarını
keçe üzerine çizip keserek, çantalarına, anahtarlıklarına
ve evlerine süs eşyası yaptılar. ASKİ’nin “Su Tasarrufu
Eğitimi Projesi” çalışması olan Askids ekibinin eğlenceli
sunumuyla su tasarrufu yöntemlerini öğrenen çocuklar
hep bir ağızdan “Suyuma sahip çıkacağım” sözünü de
verdiler.
Etkinliğin üçüncü gününde Ankara Üniversitesi Su
Ürünleri Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Prof.Dr.
Ercüment Genç “Su, su ortamları ve su ürünleri” konulu interaktif bir sunum yaptı. Daha sonra “Keçeden su
canlıları yapımı”, “Şaşırtan su deneyleri” ve “Su canlıları inceleme” istasyonlarındaki etkinliklere katılan
çocuklar eğlenerek öğrenmenin ayrıcalığını yaşadılar.
Etkinlikler boyunca AOÇ Elmacık Su ve ASKİ sponsorluğunda dağıtılan suları içen çocuklar, TRT Çocuk
Kanalı’nın “Haberin Olsun” programı için röportaj
konuğu da oldular.
H2O Günleri kapsamında ÇODAM’da açılan deniz
canlıları sergisi de büyük ilgi çekti. Ankara Üniversitesi
Su Ürünleri Mühendisliği Bölümü’nden getirilen doldurulmuş ve kemikleri çıkarılmış balıklar, balık iskeletleri
ve formaldehit içinde bozulmadan yıllardır bütünlüğünü
korumuş farklı deniz canlılarından oluşan sergi 3 gün
boyunca ÇODAM’da sergilendi Etkinliklerin sonunda
katılan tüm çocuklara ve öğretmenlerine katılım ve
teşekkür belgeleri ile çeşitli hediyeler sunuldu.
KEDEM’li çocuklar
Çanakkale'yi yaşattı
Şentepe Teleferiği’nde
2. hat devreye giriyor
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nce yaptırılan Yenimahalle-Şentepe
teleferik hattında 2. etap hattın, 1. etap hat ile Mekanik
Entegrasyon çalışmaları tamamlandı.
Gorajde Müftüsü’nden
BAŞKAN AK'A ZİYARET
HABER MERKEZİKeçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, Bosna
Hersek Gorajde Müftüsü Remzija ef. Pitić’i ağırladı.
Pitić, Gorajde'ye ve Gorajde halkına yaptığı yatırım
ve desteklerinden dolayı Başkan Ak’a teşekkür etti.
Aynı zamanda Keçiören Belediyesi'nin yaptırdığı
Gorajde Kültür ve Eğitim Merkezinin şu andaki eğitim
ve kültür faaliyetleri ve gelecekte çocuk, genç ve
kadınlara yönelik yapılması planlanan faaliyetler
hakkında bilgi verdi. Başkan Ak’ın makamında
yapılan görüşme sıcak ve samimi bir ortamda
gerçekleşti. Başkan Ak'ın hizmetlerini de öven
Gorajde Müftüsü Remzija ef. Pitić üniversite
ihtiyaçlarının hayati önemde olduğunu vurgulayarak
bu alandaki çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Yakın
zamanda hayata geçirmeyi planladıkları ve üç dilde
eğitim verecek uluslararası nitelikteki bir okul projesiyle ilgili de düşüncelerini ifade etti.
Başkan Mustafa Ak da Keçiören Belediyesi
tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen
Uluslararası Ramazan Etkinliklerinde 27 Haziran
2015'te Bosna Gecesi yapmayı planladıklarını iletti.
Ayrıca ziyaretin sonunda Erzurum Valiliği ile birlikte yapılan ve Allahın 99 isminin hat sanatıyla yazıldığı,
23 sanatçı tarafından iki yıllık bir çalışma sonucu
hazırlanan ve dünyanın eşsiz koleksiyonları arasında
gösterilen “Esmaü’l Hüsna Hat Koleksiyonu" kitabını
Başkan Ak, Bosna Hersek Gorajde Müftüsüne
ziyaretin bir anısı olarak hediye etti.
HABER MERKEZİBirbirleriyle bağlantıları
sağlanan 3 bin 257 metre
uzunluğundaki iki ayrı hattan oluşan YenimahalleŞentepe teleferik hattının
tamamında maksimum yükleme test sürüşleri de uluslararası akredite edilmiş
kuruluşların gözetiminde
sürüyor.
Yenimahalle-Şentepe 1.
etap teleferik hattında
Metro ile senkronize olarak
yaklaşık bir yıldır toplu taşıma amaçlı olarak hizmet
verildiğini hatırlatan EGO
yetkilileri, 1.etap teleferik
hattının yıllık bakımı ve 2.
etap teleferik hattının entegrasyonu çalışmaları kapsamında yolcu taşımacılığına 16 Mart Pazartesi
gününden itibaren ara verildiğini hatırlattılar.
Zorunlu olan yıllık bakım
ve entegrasyon çalışmaları
tamamlanan teleferik hattının tümünde yolcu taşımacılığına başlamadan
önce güvenlik açısından
test sürüşleri yapıldığını
anlatan yetkililer, “Can ve
mal güvenliğinin en üst
düzeyde tutulduğu sistemde yolcuların taşınması-
na başlamadan önce belirli
süre test sürüşleri gerçekleştirilecek. Test sürüşleri
kabinlerin içerisine konulan
her biri 200 litre olan
4 adet su bidonu taşınarak
yapılıyor. Böylece 10 kişinin
ağırlığı göz önünde bulundurularak, maksimum kapasiteye ulaşmış durumda
kabinler ve halatlar güvenlik
açısından test ediliyor” diye
konuştular.
EGO yetkilileri, test
sürüşleri devam eden
Yenimahalle-Şentepe teleferik hattının 1 Nisan’dan
itibaren tam kapasiteyle
çalışmaya başlayacağını
kaydettiler.
Metro ile senkronize 18
saat çalışacak teleferik hattının toplamında 4 durak ve
her biri 10 kişi taşıma kapasitesine sahip 106 adet
kabinden oluştuğunu
belirten yetkililer, “Toplam
uzunluğu 3 bin 257 metre
olan teleferik hattı ile
Şentepe merkezden
Yenimahalle Metro
istasyonuna vatandaşlar
13,5 dakikada giderken,
sistem ile günde 86 bin 400
kişi taşınabilecek”
dediler.
HABER MERKEZİKeçiören Belediyesi Eğitime Destek Merkezi
(KEDEM) öğrencileri sunduğu “Çanakkale Zaferi”
konulu tiyatro gösterisi, izleyenlere duygusal anlar
yaşattı.
Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki Çanakkale
programına Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak
da katılırken, programa gelen konukları Aşıkpaşa
KEDEM Seğmen Ekibi’nin güzel gösterisi karşıladı.
KEDEM öğrencilerinin hazırladığı Çanakkale
Şehitlerini Anma Resim Sergisi’nin açılışını yapan
Başkan Ak, sergiyi gezerek öğrencilerin eserlerini
tek tek inceledi. Atapark KEDEM Mehteran
Ekibi’nin gösterisi de programa ayrı bir renk kattı.
6 perdelik tiyatro oyununda öğrenciler
Çanakkale’de kahramanca savaşarak şehit düşen
Mehmetçikleri, onları savaşa gönderen anneler ile
eşlerini başarıyla canlandırdılar. Özellikle Seyit
Onbaşı’nın 276 kiloluk top mermisini sırtında
taşıdığı sahne ile savaşta şehit olan Mehmetçiklerin
mezarlarından çıkarak Türk Bayrağı açtıkları sahne
izleyicilerden büyük alkış alırken, birçok kişi
gözyaşlarına hakim olamadı.
Tiyatro gösterisini büyük bir gurur duyarak ve
duygulanarak izlediklerini ifade eden Başkan
Mustafa Ak, “Çanakkale’nin ruhunu bize çok güzel
yaşatan bütün öğrencilerimize, KEDEM öğretmenlerimize ve emeği geçen herkese çok teşekkür
ediyorum. Çanakkale Zaferi 100 yıl önce milletimizin birlik beraberlik içerisinde vatanımızı nasıl
koruduğumuzu tüm dünyaya gösterdi. Ülkemiz
bize atalarımızın emanetidir. Bugün çok güzel bir
Çanakkale tiyatrosu sunan çocuklarımız bu
emanete ne kadar iyi sahip çıktıklarını ve iyi
koruyacaklarını da bize göstermiş oldular” diye
konuştu.
ANKARA
28 Mart 2015 Cumartesi
5
Mamaklı sayokanlardan 12 Altın
Müstakil
Sanayici ve
İşadamları
Derneği
(MÜSİAD)
Ankara Şubesi
Gümrük ve
Ticaret Bakanı
Nurettin
Canikli’yi
makamında
ziyaret etti.
HABER MERKEZİÇanakkale Şehitlerini Anma Bagatur Oyunları
Başak Gençlik ve Spor Merkezi’nde gerçekleşti.
Mamak Belediyesi’nin Sayokan Dünya
Federasyonu Türkiye Temsilciliği ile birlikte düzenlediği ve 12 kulüp ile 156 sporcunun katıldığı
Türkiye Şampiyonası’nda 42 sporcusuyla katılan
Mamak Sayokan Topluluğu 12 altın, 12 gümüş ve
17 bronz madalyanın sahibi oldu. Eski Türk dövüş
tekniklerinden esinlenen “Sayokan” sporuyla,
Osmanlı tokatının da ringlerde uygulandığı yarışmalarda Mamak Sayokan Topluluğu takım halinde
de ikinci oldu. Yarışmacıları tebrik eden Mamak
Belediye Başkanı Mesut Akgül, “Kendi değerlerimizden kendi kültürümüzden ortaya çıkan ata sporumuz Sayokan'ın daha da yaygınlaşması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Organizasyonun
Mamak’ta yapılmış olmasından da mutluluk
duyuyoruz. Yarışmaya katılan tüm sporcu
kardeşlerimizin başarılarının devamını diliyorum.
Mamak Belediyesi olarak her zaman sporun ve
sporcunun destekçisi olmaya devam edeceğiz”
dedi.
MÜSİAD Ankara,
Canikli’yi ziyaret etti
HABER MERKEZİMÜSİAD’ın Ankara Şubesi
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin
Canikli’yi Ziyarettine Ankara Şube
Başkanı İlhan Erdal, Başkan
Yardımcıları Nuh Acar, Hasan Fehmi
Yılmaz, Hasan Basri Acar, Ercan
Ata, Yönetim Kurulu Üyeleri ile Genç
MÜSİAD Başkanı katıldı.
MÜSİAD Ankara Şube Başkanı
olarak heyetin kabulü için teşekkürlerini ileten İlhan Erdal, “MÜSİAD
Ankara Şube Yönetim Kurulunda,
kendi sektöründe başarılı
işadamlarından teşekkül eden bir
yönetim ile üyelerimizin ve
işadamlarımızın sorunlarına çözüm
üretme gayreti ile çalışıyoruz. Kamu
kurumları ile iş dünyasını bir araya
getirerek iş dünyasının sorunlarına
çözüm aradığımız toplantılarımıza
ara vermeden devam ediyoruz” diyerek, MÜSİAD Ankara Şube faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
Türkiye’nin 2023 vizyonu doğrultusunda 500 milyar dolar ihracat
hedefi için ihracatçılarımıza hususi
pasaport sağlanmasının ve vize
işlemlerinde kolaylıklar getirilmesinin
işadamlarımıza hız kazandıracağını
belirten Başkan Erdal; “
İhracatçılarımız çoğu zaman
Türkiye’ye uğramadan ülkeler arası
yolculuklar yapıyorlar. Böylesine
yoğun bir program içerisinde ihracatçılarımıza sağlanacak hususi
pasaport alma imkanı,
işadamlarımıza büyük kolaylıklar
Başkan
Akgül’den
muhtarlık
ziyareti
HABER MERKEZİMamak Belediye Başkanı Mesut Akgül,
Küçükkayaş Mahallesi Muhtarı Serkan Çetintaş’ı
ziyaret etti. Daha önce Mamak’ta bulunan muhtarlık
binalarını baştan sona yenileyen Mamak Belediyesi
son olarak ta Küçükkayaş Mahallesi muhtarlığını
yeniledi. Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül:
“Mamak’ta bulunan mahalle muhtarlarının vatandaşlarımıza daha iyi hizmet etmeleri için öncelikli
olarak fiziki mekanlarının iyileştirilmesi gerekiyordu.
Bizler göreve geldikten sonra muhtarlık binalarında
kapsamlı bir yenileme çalışması yaptık. Önemli olan
Mamaklı vatandaşlarımızın en güzel şekilde hizmet
almasıdır. Bu manada muhtarların hizmet verdikleri
binaları belli bir standarda kavuşturarak hem muhtarlarımızın hem de Mamaklıların hizmetine sunduk.
Bilgisayar ve yazıcı desteğiyle birlikte artık
Mamaklılar çok daha hızlı ve kaliteli hizmet alıyor”
dedi. Muhtarlık binasında yapılan çalışmalar için
Akgül’e özellikle teşekkür eden Küçükkayaş
Mahallesi muhtarı Serkan Çetintaş, Belediye hizmetlerinin Küçükkayaş sakinlerince büyük bir memnuniyetle karşılandığını dile getirdi. Çetintaş ayrıca
Mobil Anaokulu uygulaması kapsamında
Küçükkayaş’a giden eğitim otobüsünün de vatandaşlar arasında büyük bir memnuniyetle karşılandığını söyledi.
getirecek ve 2023 ihracat hedefine
ulaşılması için önemli bir adım olacaktır.” dedi.
MÜSİAD Ankara Şube heyetinin
ziyareti için teşekkür eden Bakan
Canikli, heyette yer alan tüm
işadamlarının sektörleri ile ilgili
değerlendirmelerini ve sorunlarını
dinleyerek; “Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı olarak işadamlarımızın
sorunlarını takip ederek çözüm
adına gerekli adımları atıyoruz.
Önümüzdeki süreçte hayata geçecek olan yenilikler ile işadamlarımızın
2023 hedeflerine ulaşacaklarına
inanıyorum. ” dedi.
Minikler (Çayanbala), yıldızlar (Edizbala),ayakboyu (Gençler),ortayaşlı (Ortaboy) ve
büyükler(Başboyu) olmak üzere 5 kategoride
gerçekleşen şampiyonada Alpler, 4 farklı oyun sistemiyle gövde gösterisinde bulundu. Uruş yarışmasının haricinde Sayokan tarihinde ilk kez
oynanan Tola, Tayçu ve Kün-Eki yarışmalarında
Alpler kıyasıya mücadele etti. Uruş yarışmasında
miniklerde 4, yıldızlarda 1 ve gençlerde 1 birincilik
elde eden Mamak Sayokan Topluluğu, miniklerde 6
gümüş ve yıldızlarda da 3 gümüş madalyanın sahibi
oldu. Yine uruş yarışmalarında miniklerde 4, yıldızlarda 4, gençlerde 2 ve ortayaş kategorisinde 1
bronz madalyayı evine götüren topluluk, Tola yarışmalarında da miniklerde 3, yıldızlarda da 3 altın
madalyayı kazandı. Mamak Sayokan Topluluğu Tola
yarışmasında yıldızlar kategorisinde 3 gümüş
madalyanın sahibi olurken, miniklerde 3, yıldızlarda
da 3 bronz madalya aldı. Yarışmanın sonunda
sporculara sertifika ve madalyaları verildi. Mamak
Sayokan Topluluğu sporcularından Merve Erpolat
ve Gamze Demirel’in okuduğu Çanakkale şiirlerinin
ardından gösteri sona erdi. Organizasyonda kısa bir
zaman içinde çok başarılı olduklarını kaydeden
Aybar Murat Çekiç, “Uzakdoğu sporlarından farklı
olarak estetik için değil, gerçek dünyada mücadele
etmek için geliştirilen Sayokan sporunu Mamak’ta
yaygınlaştırmaya çalışacağız. Bize verdiği destelerden dolayı Mamak Belediye Başkanımıza teşekkür
ediyorum” dedi.
MKM’de el sanatları sergisi
HABER MERKEZİMamak Kültür Merkezi
(MKM) el sanatları kurslarında yapılan eserler Mamak
Kültür Merkezi sergi salonunda görücüye çıktı. Sergi
MKM bünyesinde yıl boyu
tezhip, ahşap boyama ve
perspektif kurslarında eğitim
gören kadınların en güzel ve
en seçkin çalışmalarından
oluşuyor. Mamaklı kadınların
ve çocukların en büyük
destekçisi olan Mamak
Belediyesi kurslarından
yüzlerce Mamaklı kadın
faydalanıyor. Sergi açılışında
bir konuşma yapan Mamak
Belediye Başkanı Mesut
Akgül: “Mamaklı kadınların
en büyük destekçisi
oluyoruz. Kurslarımızda
yüzlerce kadın kursiyer
eğitim görüyor. En güzel el
emeği göz nuru eserlerden
oluşan bu ürünlerde emeği
geçen herkese teşekkür
ediyorum. Belediye olarak
kadın ve çocuklara yönelik
desteğimizi artırarak devam
ettireceğiz” dedi.
Serginin açılışına Mamak
Belediye Başkanı Mesut
Akgül ve Eşi Zeliha Akgül,
Ak Parti Mamak İlçe
Başkanı Muhammet
Abdullah Özer, Meclis
üyeleri, çok sayıda vatandaş
katıldı. Sergide bulunan
bütün eserleri detaylı bir
şekilde eşi Zeliha Akgül ile
birlikte inceleyen Mesut
Akgül kurs hocalarından da
bilgi aldı.
Serginin en özel
parçalarını ise tezhip eserleri
oluşturuyor. Son derece ince
bir işçilik ve sabır isteyen
tezhip eserlerini tamamlayan
kursiyerlerden bazıları yaptıkları çalışmaları sergide
satışa sundu. Bazı kursiyerler ise yaptıkları çalışmaları
evladiyelik olarak değerlendirecek.
Hacettepe Spor’dan Tiryaki’ye ziyaret
HABER MERKEZİHacettepe Spor Kulübü, Altındağ
Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'yi ziyaret
etti.
Hacettepe Spor Kulübü Başkanı Arda
Çakmak ve yönetim kurulu üyelerini
makamında kabul eden Başkan
Tiryaki’ye Hacettepe forması armağan
edildi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile
getiren Başkan Veysel Tiryaki, Altındağ
Belediyesi olarak spora büyük önem
verdiklerini söyledi. BAL Liginde
mücadele eden Yeni Altındağ Belediye
Spor Futbol Takımı’nın bu sene çok
başarılı olduğunu ve liderliği koruduğunu
söyleyen Başkan Tiryaki, Altındağ
Belediyesi olarak sadece futbolda değil
boks, güreş ve tekvandoda da başarılı
işlere imza attıklarını belirtti. Çocukları
sporla buluşturmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını ifade eden Tiryaki
“Bu sayede çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan uzak tutuyoruz.” dedi.
Halk Ekmek'e
"Güvenilir gıda" ödülü
28. Uluslararası Tüketici Zirvesi’nde, “En
Güvenilir Gıda Üreticisi” kategorisinde
Ankara Halk Ekmek Fabrikası'na “2015
Lobin Kalite Ödülü” verildi.
HABER MERKEZİLobin Turkey tarafından her yıl geleneksel
olarak Dünya Tüketici Hakları Günü’nde düzenlenen zirvede “Yılın En”leri seçildi. Çırağan
Sarayı’nda gerçekleşen “28. Uluslararası Tüketici
Zirvesi”nde, “2015 Lobin Kalite Ödülleri” sahiplerini buldu. Ankara Halk Ekmek Fabrikası’nın
ödülünü Genel Müdür Ali İlkbahar aldı.
Türkiye’nin önde gelen iş, sanat, kültür, spor
ve sivil toplum kuruluşlarının ağırlandığı Tüketici
Zirvesi; Lobin Turkey tarafından, DMW (Avrupa
Diplomatlar Birliği), TÜRDER (Tüketicinin ve
Rekabetin Korunması Derneği)’in desteği ve
Yeniyüzyıl Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirildi.
Yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla her yıl
Dünya Tüketici Hakları gününde düzenlenen
Tüketici Zirvesi’ne katılan uzmanlar bu yıl, tüketici
sorunları, kalite, marka pazarlama, iş güvenliği,
gıda güvenliği, çocuk ve reklam konularını
masaya yatırdı. 28 yıldır kesintisiz devam eden
Tüketici Zirvesi’nin ardından da katılımcı kuruluşlara, Katılım Sertifikası ile birlikte, “2015 Lobin
Kalite Ödülü” takdim edildi.
Kuruluşundan bugüne her yıl son teknoloji
ürünü cihazlarla birlikte kendini yenileyerek
geliştiren, kaliteden, sağlık, hijyen ve örnek çalışmalarından ödün vermeden ürün yelpazesini
geliştiren Ankara Halk Ekmek, Türkiye’nin en çok
tercih edilen markaları arasında yer aldığını bir kez
daha uluslar arası bir platformda aldığı ödülle
kanıtladı.
6
ANKARA
28 Mart 2015 Cumartesi
Yenimahalle
Belediye
Başkanı Fethi
Yaşar, 6 yılda
50 binin
üzerinde
daireye iskan
verdiklerini
belirtti.
Susuz Mahallesi’nde
tapu sevinci yaşandı
HABER MERKEZİYenimahalle Belediye Başkanı
Fethi Yaşar, olarak Susuz
Mahallesi’nde 2001 yılında yapımına
başlanan 7 blok, 263 konutluk
Rüyakent Sitesi sakinlerinin rüyalarını
gerçeğe çevirdi.
Yıllar sonra evlerinin gerçek
sahibi olan Susuz Mahallesi sakinleri,
tapu dağıtım törenine büyük ilgi gösterdi. Saatler öncesinden hazırlıklarını
tamamlayan site sakinleri, Yaşar’ı
davul, zurna ve alkışlarla karşıladı.
Tapu dağıtım töreninde Yaşar’a,
Yenimahalle Belediyesi Başkan
Yardımcısı Yaşar Neslihanoğlu da
eşlik etti.
Geçen hizmet döneminde olduğu
gibi yeni dönemde de vatandaşın tapu sevincine
ortak olmaya devam ettiklerini kaydeden Yaşar,
“Dişinizden, tırnağınızdan artırarak aldığınız bu
evlerin, şimdi gerçek sahibi oldunuz. Artık
evlerinizi değerinde alıp, değerinde satacaksınız”
dedi.
Düğüme düğüm atmak yerine, o düğümleri
çözmek hedefinde olduklarını kaydeden Yaşar.
“Yenimahalle’yi seviyorum, halkımı seviyorum
Sizlere hizmet etmeyi, ibadet sayıyorum. Şimdi evlerinizde çocuklarınızla
huzurlu, mutlu bir yaşam geçirmenizi
diliyorum” ifadelerini kullandı.
Susuz Mahallesi’nin son yıllarda
Yenimahalle Belediyesi’nin hizmetleriyle büyük bir gelişim ve değişim
gösterdiğini ifade eden Yaşar, Nisan
ayı içerisinde Susuz Sağlık Ocağı ve
Semt Birimi’nin hizmete açılacağını
müjdeledi.
Bu yıl içerisinde 2 parkı daha bölgeye kazandıracaklarını belirten
Yaşar, “Bunlarla da yetinmeyeceğiz.
Bu dönem içerisinde beş yıldızlı bir
kültür merkezini Susuz’a kazandıracağız” dedi.
Site Yöneticisi Cemal Aydın ise
Yaşar’a teşekkürlerini sunarak tapularını almış
olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.
Konuşmaların ardından Yaşar, bina sakinlerine
tapularını dağıttı.
Yaşar, Divriğililerin gecesinde
HABER MERKEZİDivriği Kültür Derneği tarafından düzenlenen birlik, kardeşlik, dayanışma ve
eğitime destek yemeğine Yenimahalle
Belediye Başkanı Fethi Yaşar da katıldı.
Sürmeli Otel’de düzenlenen geceye
Yaşar'ın yanısıra, Belediye Başkan Vekili
Mehmet Kartal, Belediye Başkan
Yardımcısı Başar Bal ve meclis üyeleri ile
birlikte katıldı. CHP Milletvekili aday adaylarının da katıldığı gecede, CHP Ankara
Milletvekili Aylin Nazlıaka, CHP Ankara İl
Başkanı Adnan Keskin ve Çankaya
Belediye Başkanı Alper Taşdelen de
Divriğililerin yanındaydı.
Dayanışma gecesi Divriği Kültür
Derneği Semah Ekibi’nin gösterileriyle
başladı. Semahların dönüldüğü, türkülerin
söylendiği gecede konuşan Yenimahalle
Belediye Başkanı Fethi Yaşar, “Hemşeri
derneklerine önem veriyorum. Çünkü bu
dernekler gelenek, göreneklerimizin yaşatılmasına, ülkemizin birlik ve bütünlüğünün
korunmasına ciddi katkılar yapıyorlar” diye
konuştu.
Divriği Derneği’nin Ankara’daki dernekler arasında en faal dernek olduğunu da
sözlerine ekleyen Yaşar “Çok güzel işler
yapıyorsunuz. Bu ülkenin değerlerine,
bölünmez bütünlüğüne, bizi biz yapan
değerlere sahip çıkıyorsunuz. Onun için
sizlerle bir arada olmaktan onur duyuyorum. Geceniz sevgi gecesi, geceniz barış
gecesi olsun” dedi.
Altındağ'da
temizlik
seminerleri
HABER MERKEZİAltındağ Belediyesi, ilçe genelinde başlattığı temizlik seferberliğiyle, yediden yetmişe tüm Altındağlıları
temizlik konusunda bilgilendiriyor.
Daha sağlıklı bir çevrenin
oluşması için emin adımlarla
ilerleyen Altındağ Belediyesi,
kültür merkezlerinde düzenlediği temizlik seminerlere ara vermeden
devam ediyor.
Altındağ
Belediyesi Temizlik
İşleri Müdürlüğü
tarafından düzenlenen bu seminerler tüm Kadın
Eğitim Kültür
Merkezlerini ve
Gençlik
Merkezlerini kapsıyor. Sırasıyla tüm
merkezlerde seminer veren Temizlik İşleri Müdürlüğü,
bu kez Karakum Kadınlar Eğitim Kültür
Merkezi’ndeydi. Yaklaşık 100 kişinin katıldığı seminer
sonrası Altındağlı kadınlara kokulu çöp poşeti, temizlik
magneti ve kalem hediye edildi. Temizliğe verdikleri
önem hakkında konuşan Altındağ Belediye Başkanı
Veysel Tiryaki, ‘En güzel temizlik kirletmemektir’ parolasıyla yola çıktıklarını ifade etti. Tiryaki, daha sağlıklı
bir çevre oluşturmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacaklarını belirterek, Altındağ’ı hep birlikte el ele
temizleyeceklerini söyledi.
Gültepe Mahallesi'ne dev yatırımlar
HABER MERKEZİAltındağ Belediye Başkanı
Veysel Tiryaki, Altındağ’da
yaptığı yatırımlarla adından
sıkça söz ettiriyor.
Vatandaşların yaşantısını
kolaylaştırıp sosyal hayatın
kapısını aralayacak bu
yatırımlar, bölge halkından da
tam not alıyor. Altındağ’ın her
geçen gün gelişen ve
değişen mahallesi, Gültepe
Mahallesi’nde, temelleri kısa
bir süre önce atılan yatırımlar
mahallenin ortasına güneş
gibi doğuyor.
Kültür Merkezi ve çarşı, 2
yüzme havuzu, 2 yurt binası,
park ve camiden oluşan 7
dev projenin yapımı büyük
bir hızla ilerliyor. Yatırımlar
hakkında bilgi veren Altındağ
Belediye Başkanı Veysel
Tiryaki “Altındağlı hemşehrilerimiz için gece gündüz
çalışıyoruz. Günü kurtaracak
değil, geleceğe değer katacak yatırımlara imza
atıyoruz.” dedi. Tiryaki,
yapımı devam eden yüzme
havuzu ve spor tesisinin
özellikle gençler için büyük
önem taşıdığını vurguladı.
Spor yaparak kötü alışkanlıklardan uzak durulabileceğini
belirten Başkan Tiryaki,
çocukları ve gençleri bu
tesislerde spor yapmaya
çağırdı. Tiryaki, Çinçin adıyla
bilinen Gültepe
Mahallesi’nde sadece fiziki
değil sosyal dönüşüm için
projeler ürettiklerine dikkati
çekti.
Altındağ’a daha önce 3
yüzme havuzu kazandırdıklarını hatırlatan Başkan
Tiryaki, Altındağlıların her
şeyin en iyisine layık
olduğunu vurguladı. Tiryaki,
yapımı devam eden tesisin
en modern şekilde hizmet
vereceğini ifade ederek spor
kompleksinde, yarı olimpik 2
yüzme havuzu, kafeterya,
soyunma odaları ve dinlenme
bölümlerinin yer alacağını
aktardı.
Mahalle sakinlerinden
Ümit Baştuğ, mahallelerinin
yaşadığı değişime çok
şaşırdıklarını ifade etti.
Özellikle yapılan yüzme
havuzunu sabırsızlıkla beklediklerini belirten Baştuğ,
yatırımların hem vatandaşlara
hem de Altındağ’a büyük
kazanç sağlayacağını belirtti.
Baştuğ, mahallelerinde kısa
süre içinde büyük değişiklikler yaşandığını dile getirerek
“Spor yapan, sanatla
uğraşan, gezen, gören bilgi
sahibi olan gençler var artık
mahallemizde... Artık zihinler
aydınlanıyor. Bunda Başkan
Tiryaki’nin çabası çok
büyük… Allah razı olsun.”
Bülent Ecevit'in adı
bu tesiste yaşayacak
HABER MERKEZİYenimahalle Belediyesi’nin Mehmet Akif Ersoy
Mahallesi’nde inşaatına başladığı Yüzme Havuzu ve
sosyal Tesisi'nde çalışmalar aralıksız sürüyor.
Merhum Başbakan Bülent Ecevit’in adı verildiği
tesisi inceleyen sYenimahalle Belediye Başkanı
Fethi Yaşar, “Bu tesisin adına yakışır şekilde olması
için büyük uğraş veriyoruz” dedi.
Yenimahalle Belediyesi, ilçenin dört bir köşesini
devasa yatırımlarla donatmaya devam ediyor. İlçeye
değer katan yatırımların bir başkası Mehmet Akif
Ersoy Mahallesi’nde hayata geçiyor. Kaba inşaatı
tamamlanan ve yakın zamanda hizmete açılacak
olan tesis, Batıkent Turgut Özakman Yüzme Havuzu
ve Sosyal Tesisi’nin tip projesi olarak tasarlandı.
5 bin metrekare alanda yükselen tesiste yüzme
havuzu, eğitim havuzu, sauna, güneşlenme terası ve
fitness salonu yer alacak. Bölgeye ayrı bir güzellik
katacak olan Bülent Ecevit Yüzme Havuzu ve
Sosyal Tesisi’nin kapıları, 7’den 70’e herkese açık
olacak.
Yüzme bilmeyenler, uzman hocalar eşliğinde
yüzme öğrenirken, mahalle sakinleri aynı zamanda
spor yaparak zinde ve fit kalacak. Mahalle sakinlerinin sosyalleşmesine katkı sağlayacak olan
tesiste, koyu sohbetlere ev sahipliği yapacak bir
kafeterya ve vitamin bar da yer alacak.
Merhum Başbakan Bülent Ecevit’in ismini
taşıyan tesisin adına yakışır şekilde olması için her
ayrıntıyı düşündüklerini ifade eden Yaşar, “Ülkemize
hizmet etmiş önemli şahsiyetlerin isimlerini ilçemizde yaşatmaya devam edeceğiz. Bu tesisimizde
halk adamı olan, dürüst ve ilkeli duruşuyla her kesimin hayranlığını ve takdirini kazanmış Karaoğlan’ı o
çok sevdiği halkıyla buluşturacağız” dedi.
Yenimahhalleli sporcular
gönül gözüyle 7 madalya,
bir kupa aldı
HABER
MERKEZİTürkiye Görme
Engelliler Judo
Şampiyonası’na
katılan
Yenimahalle
Belediyesi Görme
Engelliler Spor
Kulübü sporcuları,
başarıları ile
göğüsleri kabarttı.
Yenimahalle
Belediye Başkanı Fethi Yaşar da judo takımının
şampiyona heyecanına ortak oldu. Tribündeki yerini
alarak takıma destek veren Yaşar, 7 madalya ve bir
kupa kazanan sporcularını tebrik etti.
Altınpark Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen
şampiyonaya Türkiye genelinden 45 takım ve 200’ü
aşkın sporcu katıldı. Büyükler, Yıldızlar, Gençler ve
Ümitler kategorilerinde müsabakaların yapıldığı
şampiyonda görme engelli sporcular, azimleri ve
başarılı performanslarıyla büyük alkış aldı.
Şampiyonaya 11 sporcusu ile katılan
Yenimahalle Belediyesi, hem takım hem bireysel
karşılaşmalarda zirveye yerleşti.
Şampiyonada fırtına gibi esen sporcular, takım
olarak erkekler takım kupasını kaldırmayı başardı.
Bireysel yarışlarda ise büyük erkekler kategorisinde 90 kiloda Sabri Yur, büyük bayanlar kategorisinde ise 63 kiloda Çağlar Yur birinciliği elde
ederek altın madalya kazandı.
Büyük erkeklerde 60 kiloda Yasin Altan Önel ve
66 kiloda Halil İbrahim Önel 2’nci, 100 + kiloda
Gökhan Kudu ise 3’üncü oldu. Ümitler kategorisinde de Kağan Çakmak 81 kiloda, Ömer Efe
ise 50 kiloda bronz madalya almaya hak kazandı.
Sporcularını tebrik eden Yenimahalle Belediye
Başkanı Fethi Yaşar, “Engel tanımayarak
göğsümüzü kabartmaya devam eden sporcularımızla gurur duyuyorum. Onların elde ettiği bu
başarıların, tüm engelli gruplarına örnek olmasını
temenni ediyorum” dedi.
EKONOMİ
28 Mart 2015 Cumartesi
Ankaralı bir nanoteknoloji firması;
esnek cep telefonu
ekranı ve bilgisayar
çipi gibi birçok
stratejik alanda kullanılabilen ve 2010
yılında iki araştırmacıya Nobel Fizik
Ödülü'nü
kazandıran süper
ince karbon maddesini (grafen) yerli
imkanlarla üretmeyi
başardı.
Ankaralı bir nanoteknoloji firması, Nobel Fizik
Ödülü'nü kazandıran " "i yerli imkanlarla üretti
ANKARA - ERDAL ÇELİKEL - Bilinen ilk iki
boyutlu malzeme olarak nitelendirilen grafen üretimini İvedik OSB'de gerçekleştiren Nanografi firmasının Proje Yöneticisi Mehmet Başçı, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, grafenin grafen
üzerine çalışmalara 2011'de başladıklarını, Ar-Ge
sürecinin ardından geçen yıl ürünü piyasaya
sürdüklerini dile getirdi.
Grafen nano tüplerin bakırdan bin kat daha
fazla akım taşıyabildiklerini ve çelikten 100 kat
daha dayanıklı olduğunu belirten Başçı, "Bu ürün
normalde dünyada petrol türevi malzemelerle
üretiliyor.
Biz ise Hindistan'da yetişen bir bitkiden üretmeyi başardık ve diğer şekilde üretilenlere göre
daha fazla verim sağladık" dedi.
Grafenin cep telefonlarındaki esnek dokunmatik ekranın ham maddesi olduğunu ifade eden
Başçı, "Bu ürünün Türkiye'de üretilmesi esnek
dokunmatik ekranın birçok ülkeden önce
Türkiye'de kullanılmaya başlanmasının önünü
açacaktır" diye konuştu.
Maddenin savunma ve havacılık sanayi, otomotiv, sağlık gibi daha birçok sektörde kullanım
alanının bulunduğuna dikkati çeken Başçı, özellikle insansız hava araçlarında ürünün kullanılmasının
uçağı hafifleteceğini ve menzilini artıracağını kaydetti.
Grafen sayesinde çok daha hafif kurşun
geçirmez yelekler yapılabileceğinin altını çizen
Başçı, sürat teknesi imalatının da ürünün bir diğer
kullanım alanı olduğunu belirtti.
Türkiye'nin önde gelen savunma sanayi firmalarının ürünü talep ettiklerini dile getiren Başçı,
grafen alanında Türkiye'deki tek üretici olduklarına
işaret etti. Ürünün ihracına da başladıklarını ifade
eden Başçı, yurt dışından gelen talebi karşılamak
için Hamburg'taki bir Ar-Ge merkezinde yer edinme konusunda görüşmelerin devam ettiğini bildirdi.Grafen maddesinin 50 gramının 2 bin dolara
ithal edildiğini anlatan Başçı, "Biz aynı miktarda
ürünü 200 dolara kullanıcıyla buluşturabiliyoruz.
Bu ürünün yerli imkanlarla üretilmesi ithalatı azaltacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Ürünün nasıl kullanıma hazır hale getirildiği
konusunda da bilgi veren Başçı, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Prototip üretim tesisimiz var. Burada iki
reaktör bulunuyor ve bu reaktörleri İvedik
OSB'deki firmalardan sağladık. Bu reaktörlerde
nano partiküller üretiyoruz. Toz halindeki nano
partikülleri uygulanacak malzemeye göre bir sıvıyla ve özel yöntemlerle karıştırıyoruz. Bu noktada
sıvının çeşidini biz belirliyoruz. Havacılık, otomotiv
veya hangi sektörde kullanılacaksa ona uygun bir
hale getiriyoruz. Sonra müşteri kendi sektörüne
uygun olan ürünü kullanıyor."
Karbon atomunun bal peteği örgülü yapılarından bir tanesine verilen isim olan grafen, bilinen ilk
iki boyutlu malzeme olması nedeniyle teknolojik
uygulamalar açısından ilgi çekiyor. Bilgisayar
işlemcilerini yüksek hızlara çıkarma potansiyeli
olan grafenle ilgili çalışmalar, İngiltere'deki üniversitelerde araştırmalarını sürdüren Hollanda
Vatandaşı Andre Geim ve İngiliz vatandaşı
Konstantin Novoselov'a 2010 yılında Nobel Fizik
Ödülü'nü kazandırdı. (AA)
7
KARA’CA
İsmail KARA
[email protected]
DERS
Ders deyince hemen aklımıza okul geliyor,
değil mi?
Fakat, ders illa okulda olmaz, okulda alınmaz ki…
Başımızdan geçen birçok olay, bize ders olur.
Anamızdan, babamızdan, atalarımızdan
aldığımız bazı bilgiler, bazı meseller bize ders
verir.
Okuduğumuz kitaplardan, izlediğimiz filmlerden ders alırız.
Peki, nedir bu ders?
Ders, aslında insanların belleklerine yerleşen ve
onları iyiliğe, doğruluğa, güzelliğe yönlendiren iz,
öğüt, yaşanan olumlu ya da olumsuz olaydır/olaylardır.
Aksine kişileri eğriye, yanlışa, kötülüğe yönlendiren sözlere, olaylara hiçbir zaman ders
denilmez.
Peki, onca ders veren okullara ve öğretmenlere
rağmen, bunca kötülükler, arsızlık ve hırsızlıklar
nasıl, neden yapılıyor?
Yoksa, kötülüklerin dersleri de mi var?
“Öğretmenim” adlı şiir kitabımın son şiiri
“Ders” i size sunuyorum;
En önemli dersi
Vermedin bana
Nasıl döndürülür
Kocaman dolaplar
Nasıl yükseltilir
Sıfırdan binalar
Kısacası
Nasıl zengin olunur
Yoktan
Öğretmedin
Öğretmenim
Bu şiiri bazen emekli öğretmen arkadaşlarıma
okuduğum da diyorlar ki; “Bu dersi bilseydik,
uygulamasını da önce kendimiz yapardık”. Tabiî,
bunu şakayla karışık söylüyorlar.
Hayatınıza daima iyilkler, güzellikler dolsun;
tüm kötülükler temelli yok olsun! Hak, hukuk ve
adalet hep yerini bulsun!
Turkcell, 3.9 Milyar lira kar payı dağıtacak
İSTANBUL- Turkcell Genel Kurulu gerçekleştirildi.
Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ'nin Kamuyu Aydınlatma
Platformu'nda yer alan açıklamasında, şirketin olağan
genel kurul toplantısının bugün yapıldığı bildirildi.
Açıklamada, şirketin 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014
yılları faaliyetlerine ilişkin bilanço ve kar zarar
hesaplarının onaylandığı belirtilerek, gündemin yönetim
kurulu üyeleri ve kanuni denetçilerin ibraları hakkındaki
maddelerine ilişkin olarak 2010, 2011, 2012, 2013 ve
2014 yılları faaliyet ve işlemlerinden dolayı görev yaptıkları dönemler itibarıyla ibralarına karar verildiği kaydedildi. Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası mevzuatı
gereği 2015 yılı hesap ve işlemlerinin denetimi için DRT
Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik AŞ'nin bağımsız denetçi olarak seçildiği ifade
edilen açıklamada, şunlara karar verildiği belirtildi: "2013
ve 2014 yıllarında yapılan bağış ve yardımların onaylanmasına, 2015 hesap dönemindeki yapılacak bağışlar için
üst sınırın Şirketimizin bir önceki faaliyet yılına ilişkin
Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri uyarınca
kamuya açıklanan yıllık konsolide finansal tablolarında
yer alan gelirinin binde ikisine (yüzde 0,2) kadar olarak
belirlenmesine, şirket kar dağıtım politikasının onaylanmasına, şirket genel kurul çalışma usul ve esasları
hakkında iç yönergenin onaylanmasına, 2010, 2011,
2012, 2013 ve 2014 faaliyet yılları kar dağıtımı hakkında
gündem maddelerine ilişkin şirketimiz hissedarı Turkcell
Holding AŞ'nin teklifinin oylanması neticesinde: şirketin
nakit durumu ve ihtiyaçlarını da dikkate alarak yayınlanmış şirket mali tablolarında yer alan net dağıtılabilir
dönem karının gündemde yer alan her bir mali yıl
için şirket ana sözleşmesi, 6102 sayılı Türk
Ticaret Kanunu ve 6362 sayılı Sermaye
Piyasası kanunun emredici hükümleri uyarınca
ayrılması mecburi olan yedek akçelerin ayrılmasından sonra dağıtılmasına ve hissedarlara
dağıtımın en geç 6 Nisan 2015 tarihine kadar
gerçekleştirilmesine..."
Şirket esas sözleşme değişikliklerine ilişkin
teklifin kabul edilmemesine karar verildiği aktarılan
açıklamada, gündemin bağımsız üyeler dışında kalan
yönetim kurulu üyeliği seçimine ilişkin 39'uncu ve gündemin yönetim kurulu üyelik ücretlerinin belirlenmesine
ilişkin 40'ıncı maddelerine ilişkin olarak oylanacak bir
teklif önerilmediğinden oylama yapılmadığı belirtildi.(AA)
TERMO TABAN SATIN ALINACAKTIR
AYAŞ AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU İŞ YURDU DİĞER ÖZEL BÜTÇELİ KURULUŞLAR CEZA VE
İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KURUMU
80000 çift termo taban alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık
ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/33324
1-İdarenin
a) Adresi : ESKİ ALAY MEVKİ-İ AYAŞ/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3127122509 - 3127122547
c) Elektronik Posta Adresi :
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı : 80.000 çift termo taban alımı
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : AYAŞ AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU İŞYURDU MÜDÜRLÜĞÜ AMBARLARI
c) Teslim tarihi : Sözleşme imzalandıktan sonra 15.gün söz konusu tabanın 20.000 çifti, 40. gün
25.000 çifti, 80. gün 35.000 çifti teslim edilecek. Bu süreler beklenmeksizin tabanların tamamı teslim edilebilir.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : AYAŞ AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU İŞYURDU MÜDÜRLÜĞÜ ASKİ ALAY
MEVKİ-İ AYAŞ ANKARA
b) Tarihi ve saati : 24.04.2015 - 14:30
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar
Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek
üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli
imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği veya
yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir veya noter tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın
korunduğunu gösteren belge, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyimini gösteren belgeler:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kesin kabul işlemleri tamamlanan ve teklif
edilen bedelin % 25 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş
deneyimini gösteren belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.3.2. Yetkili satıcılığı veya imalatçılığı gösteren belgeler:
a) İmalatçı ise imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgeler,
b) Yetkili satıcı veya yetkili temsilci ise yetkili satıcı ya da yetkili temsilci olduğunu gösteren belge
veya belgeler,
c) Türkiye’de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarıdaki belgelerden biriyle birlikte sunduğu serbest bölge faaliyet belgesi.
İsteklilerin yukarıda sayılan belgelerden, kendi durumuna uygun belge veya belgeleri sunması
yeterli kabul edilir. İsteklinin imalatçı olduğu aşağıdaki belgeler ile tevsik edilir.
a) İstekli adına düzenlenen Sanayi Sicil Belgesi,
b) İsteklinin Kayıtlı olduğu meslek odası tarafından istekli adına düzenlenen İmalat Yeterlilik Belgesi
c)İsteklinin Kayıtlı olduğu meslek odası tarafından istekli adına düzenlenmiş ve teklif ettiği mala
ilişkin Yerli Malı Belgesi,
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. İHALE KONUSU İŞLE İLGİLİ OLARAK BENZERLİK GÖSTEREN TABAN İMALATI VE SATIŞI
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olup yerli malı teklif eden istekliye ihalenin tamamında
% 1 (bir) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 150 TRY (Türk Lirası) karşılığı AYAŞ AÇIK
CEZA İNFAZ KURUMU İŞYURDU MÜDÜRLÜĞÜ ASKİ ALAY MEVKİ-İ AYAŞ ANKARA adresinden
satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar AYAŞ AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU İŞYURDU MÜDÜRLÜĞÜ ASKİ ALAY MEVKİ-İ AYAŞ ANKARAadresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese
iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale
sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif
edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici
teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (atmış) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Basın - 50161 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
8
EKONOMİ
28 Mart 2015 Cumartesi
Yunanistan’ın elinde 20 Nisan’da
kadar yetecek para kaldı
Dünyada
sadece
Muğla'nın
Kavaklıdere
ilçesinde
çıkarılan
Milas leylak
ve Milas
sedef mermerinin yüzde
95'i ihraç
ediliyor.
Milas leylak ve sedef mermeri
36 ülkeye ihraç ediliyor
MUĞLA - Muğla Mermerciler Derneği
Başkanı Abdullah Koçar, AA muhabirine, Milas
leylak ve sedef taşlarının Muğla'ya has güzel
görünümlü bir taş olduğunu vurguladı. Bu
türün dayanıklılığı ve kalitesinin yanı sıra az
üretilmesi nedeniyle dünyanın en kıymetli
taşlarından biri olduğunu kaydeden Koçar,
"Sedef ve leylak, herhangi bir mermer taşı
değildir. Güzel görünümü ve kalitesi nedeniyle
özel projelerde kullanılmaktadır. Özellikle
otellerde kullanılan taşlar, lüks tekne ve yatların
banyo ve mutfaklarını bile süslemektedir" dedi.
Koçar, leylak ve sedefin çıkarıldığı Muğla'da
mermerciliğin, ildeki en önemli sanayi kuruluşlarından biri olduğunun altını çizerek, kent-
teki 100 mermer fabrikası ile 70 mermer
ocağının 10 bin kişiyi istihdam ettiğini dile
getirdi.Milas leylak ve sedef mermerinin büyük
bölümünü çıkartan Dumanlar Mermer Genel
Müdürü Ahmet Hayati Ersoy ise bu mermer
türlerinin dünyada sadece Kavaklıdere ilçesine
bağlı Kestanecik Mahallesi'nde çıkarıldığını,
kalitesi nedeniyle diğer taşlara oranla daha
kıymetli olduklarını söyledi. Bu tür mermerin
işlendikten sadece yüzde 5'inin iç pazara
sunulduğunu, geri kalan bölümünün 36 ülkeye
ihraç edildiğini ifade eden Ersoy, en fazla
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Irak, Dubai,
Katar, Kuveyt ve Singapur gibi ülkelerde 5
yıldızlı otellerin kral dairelerinde kullanıldığına
dikkati çekti.
Ersoy, şöyle devam etti:
"Milas leylak ve sedef taşının fiziksel ve
kimyasal yapıları bakımından ince kristal
olmasından dolayı kesilmesi ve cilalanması
çok daha sert, aynı zamanda da kaliteli bir
işçilik gerektiriyor. Fabrikada işlendikten sonra
yüzde 95'i ihraç edilen sedef ve leylak mermeri, özellikle yapı kaplamaları, mutfak tezgahlarında kullanılıyor. Dumanlar Mermer
olarak 36 ülkeye ihracatımız devam ediyor.
Ortadoğu, Uzakdoğu ve Avrupa ülkelerinin
neredeyse tamamına gönderiyoruz. Ürün çeşidine göre Amerika, Kanada, Avustralya gibi
ülkelerde de pazarlarımız var." (AA)
4'ÜNCÜ KORKLIĞI 2014-YOL-STA-047 ALBÜM
NOLU 2 NU'LI TALİ KIŞLA SORUMLULUĞUNDA
BULUNAN YOLLARIN BAKIM VE
ONARIMINDA KULLANILMAK ÜZERE
MALZEME ALIM İŞİ 4. KOR. K.LIĞI MİLLİ
SAVUNMA BAKANLIĞI GENEL KURMAY
BAŞKANLIĞI BAĞLILARI VE MÜSTEŞARLIK
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/34450
1-İdarenin
a) Adresi : SAMSUN YOLU ORGENERAL ESREF AKINCI KISLASI 06262 MAMAK/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3123695710 - 3123699376
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı : 7 KALEM 4'ÜNCÜ KOR.K.LIĞI 2014-YOL-STA-047 ALBÜM NO.LU 2
NU'LI TALİ KIŞLA SORUMLULUĞUNDA BULUNAN YOLLARIN BAKIM VE ONARIMINDA KULLANILMAK ÜZERE MALZEME ALIMI
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : 28'inci Mekanize Piyade (Barış Gücü) Tugay Komutanlığı 625 Taşınır (Tük.) Mal
Saymanlığı Mamak /ANKARA
c) Teslim tarihi : Sözleşmenin yapılmasını müteakip 20 (Yirmi) takvim günü içerisinde defaten
teslim edilecektir.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : 4'üncü Kolordu İhale Komisyon Başkanlığı Mamak/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 14.04.2015 - 10:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve
Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış,
ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı 4'üncü
Kolordu İhale Komisyon Başkanlığı Mamak/ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar 4'üncü Kolordu İhale Komisyon Başkanlığı
Mamak/ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta
vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale
sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif
edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda
geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Basın - 50541 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
ATİNA - Analiz Haber - ALİ ÖZTÜRK/MEHMET
HATİPOĞLU - Mali kalkınma programı konusunda Avrupalı
ortaklarıyla olan anlaşmazlık nedeniyle nakit akışı kesilen
Yunanistan'ın, yeni yardım alamaması durumunda ödemeleri
yerine getirmekte zorlanacağı ve elindeki nakit kaynağın 20
Nisan'a kadar tamamen tükenebileceği belirtiliyor.
Ekonomik darboğaz içinde bulunan Yunan hükümetinin,
Avrupa Finansal İstikrar Fonu'ndan (EFSF) talep ettiği 1,2 milyar
avronun EuroWorking Group tarafından engellenmesiyle 9
Nisan'da Uluslararası Para Fonu'na (IMF) yapılacak 465 milyon
avroluk ödemeyi gerçekleştirmekte zorlanacağı tahmin ediliyor.
EuroWorking Group dün yaptığı toplantıda, Yunanistan'ın,
EFSF'de bankaların sermayelendirilmesinde kullanılmak üzere
toplanan fondan talep ettiği 1,2 milyar avronun ödenip ödenmemesi konusunda kararsız kalarak, bu konudaki karar yetkisini
EFSF yönetim kuruluna bırakmıştı. Yunan hükümeti, geçici
olarak umut bağladığı 1,2 milyar avronun engellenmesinin ardından ortaya çıkan olumsuz ortamda kreditörlerle uzlaşma sağlamadığı sürece de Troyka ile olan anlaşmazlık nedeniyle daha
önce dondurulan 7,2 milyar avroluk kredi dilimini alamayacak.
Yapılan değerlendirmelerde, bu durumda Yunanistan'ın elindeki
nakdin en fazla 20 Nisan'a kadar yeteceği belirtiliyor.
Avro Bölgesi maliye bakanlarının, Yunanistan'a 20 Şubat
anlaşması kapsamında yerine getirmeyi taahhüt ettiği yükümlülükleri netleştirmesi ve bu konuda Avrupalı ortaklarını ikna
etmesi için 30 Mart Pazartesi gününe kadar süre tanıdığı bildirildi. Alınan bilgiye göre, Yunan hükümetinin Avrupalı ortaklarını
ikna etmesi ve nakit akışının aşamalı olarak serbest bırakılması
için, Brüksel'e sunduğu reformları netleştirmesi ve bundan sonra
atacağı adımları söz konusu süre içerisinde bildirmesi gerekiyor.
Brüksel'in, Atina'dan öncelikli olarak yeni vergilendirmeler ve
bölgesel bazı havaalanlarıyla, Yunanistan telekomünikasyon şirketi OTE'nin ve Atina hipodromunun özelleştirilmesiyle ilgili adım
atmasını beklediği kaydediliyor.
Ana muhalefet Yeni Demokrasi Partisi (ND) Genel Başkanı
Antonis Samaras da Yunanistan'ın zamanı ve parasının tükendiğini belirterek, ülkenin nefes alabilmesi için Başbakan
Aleksis Çipras'ın Avrupa ile uzlaşması ve yeni tedbirleri bir an
önce kabul etmesi gerektiğini söylemişti.
"Yunanistan'ın boğulmaktan kurtulabilmesi için Çipras'ın yeni
tedbirler sınavını geçmesinin önkoşul olduğunu" ifade eden
Samaras, "Bu konuda not verecek olanlar ise Atina'da Troyka,
Brüksel'de de Eurogroup olacak ve tüm bunlar, bugüne kadar
duyduğumuz yalanların sona erdiği, zamanın ve paranın tükendiği bir anda olacak" diye konuşmuştu. (AA)
Mermerci umudunu
fuara bağladı
İZMİR- Çin'de inşaattaki durgunluktan dünya genelinde etkilenen doğaltaş sektörü, İzmir'de
açılan MARBLE Fuarı'yla çıkış
arıyor.
Yapı malzemeleri sektörünün
en önemli girdilerinden olan
doğaltaş sektöründe Çin'in
Xiamen ve İtalya'nın Verona fuarlarıyla birlikte en büyük fuarlar
arasında yer alan MARBLE İzmir
Uluslararası Doğaltaş ve
Teknolojileri Fuarı, yeni yeri Fuar
İzmir'de açıldı. Bu yıl, geçen yıla
göre 3 kat büyümeyle 58 bin
metrekare alanda bin 562 firmanın katılımıyla düzenlenen
fuara ABD, AB, Ortadoğu ve
Uzakdoğu ülkelerinden çok sayıda alım heyeti geldi.
Ege Maden İhracatçıları Birliği
Başkanı Mevlüt Kaya, yaptığı
açıklamada dünya doğaltaş rezervlerinin yaklaşık yüzde 40'ına
sahip olan Türkiye'nin sektördeki
iddiasını bu fuarla yansıttığını, bu
yıl açılan yeni fuar alanının ticari
bağlantıları da destekleyeceğini
belirtti.
Sektörün kaderinin dünya
genelinde inşaat sektörünün
durumuna bağlı olduğunu,
2008 krizi sonrası ABD ve
AB ülkelerine yaptıkları ihracatın yavaşladığını, bu
süreçte Çin'den gelen blok
mermerle ihracatlarını artırmaya devam ettiklerini ifade
eden Kaya, ancak son
dönemde Çin'de inşaat
sektöründeki büyümenin
frenlenmesi nedeniyle blok
pazarının da yavaşladığına
işaret etti.
Sektördeki durgunluğun
İtalya'deki Verona ve
Çin'deki Xiamen fuarlarında
gözlendiğini bildiren Kaya,
İzmir'deki MARBLE fuarından ise yeni fuar merkezinin
verdiği heyecanla daha iyi
sonuçlar beklediklerini dile
getirdi.
Kaya, şöyle konuştu:
"Geçen yıla göre üç katı
bulan metrekare artışına rağmen
firmaların stant talepleri o kadar
çok oldu ki 45- 50 firma dışarıda
kaldı. Yurt dışından katılım da
çok yüksek. Alt şirketler ve acentelerle birlikte 30 ülkeden 373
yabancı firma burada. Ancak
sektörün yaşadığı sıkıntılardan
dolayı beklentilerimizi yüksek tutmuyoruz. Fuar sonunda iş
bağlantılarını daha net göreceğiz.
ABD ekonomisinde bir kıpırdanma var, Singapur, Malezya,
Avusturalya, Irak, Dubai ve
Katar'ın ilgisi var. Bu ülkelerden
ciddi alım heyetleri geldi. Yeni
fuar alanımız yeni bir sinerji yarattı. Umarız bu fuar çıkış için bir
vesile olur. Kötü bir netice beklemiyoruz ancak 3-4 yıl önceki
çıkışlarımızı görür müyüz bilemiyorum. Katılımcı firmaların yüzde
75-80 oranında bir memnuniyet
oranıyla fuardan ayrılacağını tahmin ediyorum."
MARBLE'ın bu yıl yeni fuar
alanı sayesinde katılımcı sayısı
bakımından İtalya'nın Verona
fuarıyla aynı seviyeye geldiğini
kaydeden Kaya, İzmir
Büyükşehir Belediyesi'nden
mevcut fuar alanına bir hol daha
eklenmesini isteyeceklerini
belirterek, dışarıda kalan firmalar
da ilave edildiğinde dünyanın
ikinci büyük fuarı olma hedefine
ulaşmış olacaklarına dikkati çekti.
Fuarın başarısına rağmen
Türkiye'nin farklı kentlerinde
doğaltaş sektörüne yönelik fuarlar açılmaya devam ettiğini
söyleyen Kaya, "İtalya ve Çin'de
de görüldü ki bir ülkede birden
fazla doğaltaş fuarı olmuyor.
Sektör, enerjisini boşa harcamamalı" ifadesini kullandı.
Sadece profesyonel
ziyaretçilere açık olan fuarda
ağırlıkları 10 ile 30 ton arasında
değişen işlenmiş, yarı işlenmiş ve
ham blok olmak üzere 15 bin ton
doğal taş, 784 blok sergileniyor.
Türkiye'nin yanında Çin,
Yunanistan, İspanya ve
İtalya'dan firmaların stantlarıyla
dikkati çeken fuar, 28 Mart 2015
Cumartesi günü sona erecek.
(AA)
İLAN ANKARA 1. ASLİYE HUKUK
MAHKEMESİNDEN
Esas No: 2014/501 Karar No: 2015/66
Elazığ İli, Sivrice İlçesi, Dedeyolu Mah/Köyü, Cilt No: 16, Hane No; 109'da nüfusa kayıtlı Taş ve
Şükriye oğlu Yukarı Huh 28.03.1941 doğumlu 39733206632 TC numaralı Metin Erbil’e ait kaydın
iptaline karar verilmiştir,
İlan olunur.
Basın - 50069 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
KÜLTÜR-SANAT
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
İbrahim Aslanoğlu'nun yayımlanmış eserleri şunlardır:
1- Divriği Şairleri (1961)
2- Cıvıltılar (Çocuk Şiirleri) (1962)
3- Her Yönden Sivas (1964, 1965, 1979)
4- Âşık Veysel (1964, 1967)
5- Sivas Halk Şairleri Bayramı (1965)
6- Seyit Türk (1967)
7- Külhaşzâde Rahmi (1967)
8- Kul Himmet Üstadım (1976)
9- Yalınkat (Aşık Sefil Selimî'nin Şiirleri) (1978)
10- Pir Sultan Abdallar (1985)
11- Âşık Veli (1984)
12- Söz Mülkünün Sultanları (1985)
13- Evliya Çelebi Sivas'ı ve Sivaslıları Anlatıyor
(1991)
14- Şah İsmail Hatayı (1992)
Baskıya hazır olup da yayımlama fırsatı bulamadığı kitapları ise şunlardır:
1- Erzurumlu Emrah
2- Kul Himmet
3- Teslim Abdal
4- Tokatlı Hakî
5- Zileli Ceyhunî
Üzerinde çalıştığı ama henüz tamamlayamadığı
eserleri ise şunlardır:
1- Dedemoğlu
2- Muhyiddin Abdal
3- Anadolu Hatayileri
4- Sivas Şairleri
5- Sivas Meşhurları
6- Atatürk Sivas'ta
İbrahim Aslanoğlu; 1981 yılında Folklor
Araştırmalar Kurumunun İhsan Hınçer Türk
Folkloruna Hizmet Ödülünü, 1980 yılında ise
Müzik-San Vakfı'nın Folklor Üstün Hizmet
Ödülü'nü kazanmış bir folklorcuydu.
Milli ve milletlerarası seviyede yapılan 15'den
fazla kongre, seminer ve sempozyuma katılan
İbrahim Aslanoğlu'nun Ana Britannica ve Büyük
Larousse gibi ansiklopedilerde biyografisi yayımlanmıştır.
İbrahim Aslanoğlu, folklorun çilesini çeken bir
gönül adamıydı. Tam 55 yıl halk edebiyatı ve halk
şiiriyle meşgul olan bu fedakar savaşçının sessiz
ölümü, onu seven dostlarını derin üzüntüye boğmuştur. Yaşadığı sürece yaptıklarına karşı ilgi duyulmadığından ve yardım edilmediğinden şikayetçi olan
Aslanoğlu'nun tek başına çıkardığı "Sivas Folkloru"
ve "Türk Folkloru" adlı dergiler Türk folklor külliyatıdır. Sivas Folkloru Dergisi'nin ilk sayısını Kasım
1975'de çıkarmıştır. 78 sayı ve 7 cilt olarak yayımlanan bu dergi, zengin Sivas folkloru ve halk edebiyatı
için büyük bir kaynaktır. Türk Folkloru Dergisi'ni
çıkarmaya Ağustos 1979'da başlamış ve 1989 yılına
kadar 93 sayı ve 8 cilt olarak yayımlamıştır. Kasım
1975'ten Mart 1989 yılına kadar toplam 14 yıl aralıksız 32 sayfalık dergi çıkarmanın zorluğunu yayın
hayatında olanlar çok iyi bilirler.
"Her derleyici emeğini kendi adıyla yayımlasın.
Çevresinden teşvik ve alkış gördükçe heveslensin,
yüreklensin ve işin önemini kavrasın. Ondan sonra
çalışmanın peşini bırakmaz artık. İşte bu konuda
doğru düşündüğümü ve amacıma ulaştığımı kesinlikle söyleyebilirim.”
İşte Aslanoğlu bu iki dergiyi söylediği bu amaçla
çıkarmıştır. Bu dergilerde yüzlerce amatör derlemeci, bilim adamı ve yazarlar çalışmalarını yayımladı.
İhsan Hınçer'in 30 yıl boyunca çıkardığı Türk
Folklor Araştırmaları Dergisi ile Aslanoğlu'nun
çıkardığı dergilerin Türk kültürüne, folkloruna ve
halk edebiyatına kazandırdıkları hiç birşeyle ölçülemez. Bu dergiler temel kaynak olma özelliklerini
daima koruyacaklardır.
İbrahim Aslanoğlu ne yazık ki öldü. Ölmeseydi
Türk kültürüne ve folkloruna eserler, yazılar kazandıracaktı. Yaşlı bir çınar gibi çöktü. Büyük insan
Aslanoğlu çok değerli iki evlat yetiştirdi. Tecer ve
Erman.
Erman Yayınlarını kuran Erman Aslanoğlu, babasının sağlığında bastıramadığı eserleri sıra ile Türk
kültürüne kazandıracaktır. "Türk Folkloru" dergisini
de kaldığı yerden devam ettirecektir. Buna gönülden
inanıyoruz. Aslanoğlu adını Tecer ve Erman devam
ettirecektir.
Allah'tan Aslanoğlu'na rahmet, ailesine ve bütün
folklorculara başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet
olsun!
Islığıyla müziğe renk katıyor
MERSİN - Klasik müzikten halk müziğine
kadar birçok eseri ıslıkla seslendiren Güncan,
kendi çaldığı piyanoyla da müzik şölenine renk
katıyor. 2 oktavlık ıslık sesiyle seslendirdiği parçalarla dinleyicileri büyüleyen Güncan, Neşet
Ertaş'ın türkülerini de ıslığıyla yorumluyor.
Güncan, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
obua parçalarını çalmadan önce melodileri ıslıkla
seslendirip kendini hazırladığını belirterek, bu
çalışma yöntemi sayesinde ıslıkla müzik yapabilme yeteneğini keşfettiğini söyledi.
Daha sonra bu yeteneğini ilerlettiğini aktaran
Güncan, şöyle devam etti:
"Bir müddet sonra oktavımın yavaş yavaş
genişlediğini fark ettim ve şu anda yaklaşık 2
oktava yakın bir ıslığım var. Daha sonra da bu
yeteneğim hobi olarak gelişti, halen de hobi olarak bunu yapıyorum. Genelde klasik müzik çalışıyorum. Bunun yanı sıra türkülerimizden de
dünya müziklerinden de çalabiliyorum. Herkes
ıslık çalabilir, ben sadece ıslıkla müzik yaparak
keyif alıyorum."
Her türlü müziğe ıslıkla eşlik edebildiğini ifade
eden Güncan, etrafından da çok olumlu tepkiler
aldığını kaydetti.
Güncan, "Bozkırın tezenesi" olarak bilinen
Neşet Ertaş'ın eserlerini ıslık yorumunun da din-
leyenler tarafından beğenildiğini aktararak, ıslığın
müziğe ayrı bir tat kattığını söyledi.
Islığın yanı sıra piyanoyu da kullandığına dikkati çeken Güncan, "Ben bir piyanist değilim,
sadece amatörce ıslığıma eşlik etmek için piya-
noyu kullanıyorum" dedi.
Güncan, ıslığın yanına birçok enstrümanın da
yakıştığını belirterek, gitar, yaylı kuartet veya bir
yaylı orkestra eşliğinde de ıslıkla parçaların seslendirilebileceğini sözlerine ekledi. (AA)
Muğla’lı kadınlar, kilim dokumacılığını yaşatmaya çalışıyor
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
[email protected]
BENCİLEYİN SÖZLER
OKUYAN, DÜŞÜNEN ve ÜRETEN BİR
KALEM: CEMAL TUZCUOĞULLARI
MUĞLA - Muğla'da unutulmaya yüz tutmuş kilim dokuması, kadınların tezgahlarında dokunarak gelecek kuşaklara aktarılmaya çalışılıyor.
Ula ilçesine bağlı Kızılağaç Mahallesi'nde
Ula Kaymakamlığı, Halk Eğitim Merkezi ve
Kızılağaç Muhtarlığı tarafından açılan Kilim
Dokuma Kursu'na katılan kadınlar, yöreye
ait kilim örneklerini dokuyor.
Kilimleri desenleme ve dokuma konusunda da eğitim alan kursiyerler, kök boyası
ile boyanmış ipleri dokuma tezgahlarında
kilime dönüştürüyor.
Kızılağaç Mahallesi Muhtarı Orhan
Akcan, gazetecilere yaptığı açıklamada,
amaçlarının unutulmaya yüz tutmuş kilim
dokumacılığını yaşatmak olduğunu söyledi.
Tezgahlarda, el emeği, göz nuruyla yapılan ürünleri satışa sunduklarını belirten
Akcan, "Kursiyerler burada kendilerini çok
mutlu hissediyor. Burası bir nevi tüten baca
konumunda. Kilimleri dokuyan kadınlar bir
şeyler üretmekten çok mutlu. Burada hem
yeni dostluklar kuruluyor hem de mahallemize bir kazanç kapısı sağlanıyor. Atölyede
dokunan ürünlerin tamamı kök boyasından
doğal olarak yapılıyor. Kadınlarımız burada
Anadolu'nun motiflerini yaşatıyor" dedi.
Kurs öğreticisi Kezban Aydın ise ilçedeki
kurumların desteğiyle açılan kurslarda el
sanatları geleneklerini yaşatmaya çalıştığını
dile getirdi.
Kilim atölyesinde unutulmaya yüz tutmuş
el dokumacılığını yaşatmaya çalıştıklarına
işaret eden Aydın, "El dokumacılığını bulan
ve dünyaya geliştiren Türkler. Muğla'da el
dokumacılığı son yıllarda unutuldu. Biz bunu
daha cazip hale getirmek ve yaşatmak için
çalışıyoruz. Kadınlarımız dokuma tezgahlarında çanta, cüzdan, torba, yastık, heybe,
minder gibi kullanım eşyaları da dokuyorlar.
Kursumuza her yaş grubundan katılım var.
Bundan dolayı çok mutluyuz" diye konuştu.
Aydın, kursiyerlerin dokuduğu kilimlerde
geleneksel desenleri kullanmaya özen gösterdiklerine vurgu yaptı.
Kursiyerlerden Ayşe Akcan ise katıldığı
kurstan büyük keyif aldığını dile getirdi.
Kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel el
sanatlarına ilginin her geçen yıl azaldığını
anlatan Akcan, üniversite mezunu olduğunu, atama beklediği için kurslara katılarak
aile bütçesine katkı sağladığını kaydetti.
Kursiyerlerden Özge Demircan da kilim
dokuma atölyesinde yeni dostluklar kurduklarına dikkati çekerek, "Burada hem dokuma öğreniyoruz hem aile bütçemize katkı
sağlıyoruz. Kursun açılmasında emeği
geçenlere teşekkür ederim" dedi. (AA)
Çamurdan oyuncak aşkı sayesinde heykeltıraş oldu
EDİRNE - Edirne'de yaşayan bir çocuk
annesi öğretmen Emel Benzet, çamurdan
oyuncak aşkı sayesinde heykeltıraş oldu.
Benzet'in (38) yaptığı birçok heykel Edirne,
Kırklareli ve Tekirdağ'daki meydanlarda sergileniyor.
Benzet, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
9
Mersin Devlet Opera ve Balesi'nin (MDOB) obua sanatçısı Bilal Güncan, 2 oktavlık ıslık
sesiyle seslendirdiği türkü ve klasik müzik eserleriyle dinleyenlerin beğenisini topluyor.
[email protected]
FOLKLORCU İBRAHİM ASLANOĞLU -II
28 Mart 2015 Cumartesi
babasının köy öğretmeni olması nedeniyle
çocukken çok oyuncağı olmadığını söyledi.
Kendisinin de bir köyde doğup büyüdüğünü
belirten Benzet, şöyle konuştu:
"Köyümde çamurla çok haşır neşir oldum.
Çocukken oyuncaklarımın tamamına yakınını
kendim yapıyordum. Çocukluğumdan getirdi-
ğim bu aşk bana yaratıcılık kazandırdı. Bu
yaratıcılığı bugüne kadar bu aşkla taşıdım.
Liseden sonra güzel sanatlara adım attım ve
resim bölümünü okudum. Oradan çıktıktan
sonra yurtdışı maceram oldu. Yurtdışından
döndükten sonra resimden oldukça tat almıştım ancak heykeli çok seviyordum. Doğadaki
çamura çocukluğumdaki gibi şekil vermek
beni çok mutlu ediyor."
Benzet, çok sayıda heykel yaptığını ve bu
heykellerin farklı şehirlerdeki meydanlarda sergilendiğini dile getirdi.
Heykellerini yaşantısından yola çıkarak
yaptığını vurgulayan Benzet, şöyle devam etti:
"Mesela kiraz çalan çocuklar heykelim var.
Bu benim de çocukluğumda yaşadığım bir
olay. Herkesin yaşadığı bir olaydır bu.
Kırklareli'nin bir bahçesinde kiraz çalıp dededen kaçan çocukların heykelini yaptım. Üzüm
toplayan insanlar var. Etrafımda gördüğüm,
yaşadığım insanların, yaşantıların heykellerini
yapıyorum."
Benzet, heykellerinin sergilenmesinden
büyük onur ve gurur duyduğunu, birçok heykelinin açılışına da gitmediğini aktardı. (AA)
Okumanın herkes yararından bahseder, okumak iyidir,
herkes okumalı der ama insanların okuması ve de daha
çok okuması için neler yapılması gerektiği üzerine çok az
insan kafa yorar, düşünür ve üretir.
Cemal Tuzcuoğulları okuyan, düşünen ve üreten bir
beyin olmanın yanında insanların daha çok okuması için
neler yapılabiliri de devamlı düşünen ve bu konuda çok
çaba sarfeden bir kalem erbabıdır.
Vericidir, yardımı sever Tuzcuoğulları. Bir iş verildi mi
kendisine yapabilecekse evet der ve sahiplenir o işi.
Sonuna kadar araştırmayı sever; en ince ayrıntıları düşünme konusunda üzerine yoktur; hatayı hiç sevmez ve hata
yapmamak
için
inceden
inceye
düşünür.
Tuzcuoğulları’nun başarısının anahtarıdır bunlar.
Prensiplerinden ödün vermez ve özellikle kitap bağışı
konusunda yaptığı yardımlar takdire şayandır.
Cemal Tuzcuoğulları hayatını millî kültürü, toplumu
ve sporu geliştirmeye adamış önemli bir şahsiyettir
Türkiye için; İLESAM için…Spor yönünü çok az insan
bilir ama o ayrıca millî bir hakemdir. Son 15 yılını Telif
Hakları konusuna adamış, onlarca davada bilirkişilik yapmış, yazmış, düşünmüş, kanun görüşmelerine katılmış ve
bu alana fayda sağlamak için okumuş, araştırmış ve neticelere ulaşmıştır kendisi.
İLESAM denince akla gelen ilk isimlerden olması
onun kurumumuza yaptığı hizmetlerden dolayıdır. 2012
yılı İLESAM Ödülleri’nden İLESAM’a Hizmet Ödülüne
lâyık görülmesi boşuna değildir. Bu ödül Cemal Bey’in
yaptığı hizmetleri karşılamaz ama ancak bir kadirşinaslık
ve vefa olarak görülebilir; çünkü Tuzcuoğulları’nın
İLESAM’a harcadığı zaman ve mesai karşılanamayacak
kadar büyük ve ödüller üstüdür.
Okuyan ve okutan bir insan Cemal Tuzcuoğulları.
Kitap bağışı konusunda sayısını bilmiyorum ama 6 klasör
teşekkür yazısının kendisinde olduğunu biliyorum.
Yüzlerce kuruma kitap bağışlamış ve yaptığı bağışları
birer belge hâline getirmiştir kendisi. On binlerce kitap
bağışlamış ve bunu hiç üşenmeden büyük bir zevkle yapmıştır. İlesam’da çalıştığımız dönem içinde de defalarca
şahit olduğum şey şudur: Bir yere konferansa, seminere
ve programa beraber gideceğimiz zaman Tuzcuoğulları
hemen önceden bir hazırlık yapar ve birkaç koli kitabı
mutlaka önceden oraya ulaştırır ve sonrada o kurumu
ziyaret ederek kitaplarının ulaşıp ulaşmadığını kontrol
eder. Keşke herkes Cemal Bey gibi kitap okuma ve bağışlama hususunda hassas olabilse… Bu kadar bağıştan
sonra Cemal Tuzcuoğulları’nın adının mutlaka bir kütüphaneye verilmesi gerek. Bu konuda İLESAM olarak elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız ve gerekli yerlere
müracaatı bilhassa benim imzamla yapmak benim için bir
onur olacaktır. En kısa zamanda Cemal Tuzcuoğulları
isminin bir kütüphaneye verileceğini düşünüyorum.
Tuzcuoğulları anlatmakla bitiremem lakin onun hakkında ne kadar yazsam da yazdıklarım onun hizmetini
karşılayamaz. Elinizdeki bu kitap yine Cemal
Tuzcuoğulları’nın mesaisini İLESAM başta olmak üzere
okuma kültürünü, sanatı, sanatçıları, haklarımızı, kütüphaneleri, dergileri, yasaları, Telif Haklarını ve daha nice
konuyu bize tanıtan, hatırlatan ve öğreten nitelikte belgeleyen bir eserdir.
İyi ki varsın Cemal Tuzcuoğulları… İyi ki senin gibi
toplumu, vatanı, insanları düşünen insanlar var…Yaptığın
hizmetler büyük; topluma yararlılığın, insanlığın ve çalışma azmin karşısında sana saygılarımı sunmak benim için
şereftir…
Kalemin her daim keskin, ömrün sağlıklı ve bahtiyar
olsun…
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Gönlümü yakan korsun aşksın güneşsin bana,
Dünyadaki nişanlım mahşerde eşsin bana.
Doymam mümkün değil ki çok seviyorum seni,
Gül kokan nefesinle her dem nefessin bana.
10
SAĞLIK
28 Mart 2015 Cumartesi
Tekerlekli sandalyeye bağımlı
yaşayan kadının annelik sevinci
Bursa'nın İnegöl ilçesinde, doğuştan kas yetersizliği hastalığı nedeniyle omurga eğriliği bulunan ve bu nedenle tekerlekli sandalyeye
bağımlı yaşayan kadın, hamileliği riskli olmasına rağmen doktorlarının takibiyle sağlıklı şekilde bir kız bebek dünyaya getirdi.
BURSA - Bursa'nın İnegöl ilçesinde, doğuştan kas yetersizliği hastalığı nedeniyle omurga
eğriliği bulunan ve bu nedenle tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşayan kadın, hamileliği riskli
olmasına rağmen doktorlarının takibiyle sağlıklı
şekilde bir kız bebek dünyaya getirdi.
Alınan bilgiye göre, doğuştan kas hastalığı
yetersizliğine bağlı olarak omurga eğriliği bulunan
ve tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşayan Nevin
Öztürk'ün (24) beline, skolyoz tedavisi kapsamında 6 yıl önce metal çubuk takıldı.
Öztürk, geçen yıl hamile kaldı. Rahatsızlığı
dolayısıyla riskli bir hamilelik süreci geçiren kadının durumu, ilçede bir özel hastanedeki doktorları tarafından sürekli kontrol altında tutuldu.
Doktorlarının kararı doğrultusunda hamileliğinin 33'üncü haftasında sezaryenle 1 kilo 390
gram ağırlığında kız bebek dünyaya getiren
Nevin Öztürk ile eşi Mahmut Öztürk (26), ona
"Ela" ismini verdi.
Hastanenin Genel Müdürü Dr. Mehmet
Güncan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Nevin
Öztürk'ün hastalığının tıp literatüründe "spinal
muskuler atrofi" olarak geçtiğini bildirdi.
Bir aksilik çıkmazsa iki gün içinde anneyi taburcu etmeyi planlıyoruz."
Anestezi Uzmanı Dr. Mahmut Gül de
Öztürk'ün boyunun daha önce 1 metre 44 santimetre olduğunu, skolyoz tedavisinden sonra
1,5 metreye çıktığını öğrendiklerini söyledi.
Operasyon öncesi anestezi yöntemini belirlemek için araştırma yaptığını aktaran Gül,
"Belden uyuşturmanın uygulanmadığını, iki
hastada denendiğini ancak yapılamadığını gördük. Bu hastalara yine en son anestezi verilmiş. Spinal anesteziyi başarılı bir şekilde uyguladık. Bunu uygularken her türlü önlemlerimizi
alarak ameliyata girdik. Zannedersem dünyada
bir ilki gerçekleştirdik" ifadesini kullandı.
Nevin Öztürk, hayatının en güzel duygularından birini yaşadığını belirtti. Anne olma isteğinden asla vazgeçmediğine dikkati çeken Öztürk,
"Çocuk düşününce başta korku oldu. Her
zaman önce Allah'a, sonra doktorlarıma inandım. Hiçbir zaman hayatta risk diye bir şey
yoktur, önemli olan inanmaktır" diye konuştu.
(AA)
Öztürk'ün doğum öncesi ağırlığının 42
kilogram olduğunu belirten Güncan,
"Bebeğimiz, zor bir hastalıkta dünyaya geldi.
Öyle ki literatürde bile bunun bir örneğini bulmak çok güç. Yaptığımız araştırmalarda dünyada bunun örneğine rastlamadık. Belki de
dünyada ilk" değerlendirmesinde bulundu.
Op. Dr. İbrahim Yaşa ise çok zor bir operasyonu başarıyla gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Annede damar tıkanıklığına bağlı komplikasyon gelişmesi ve beyin hasarı oluşması,
bebeğin kaybedilmesi gibi çok ciddi riskler
bulunduğunu dile getiren Yaşa, şunları kaydetti:
"Gebelik takibi boyunca sık sık idrar yolları
iltihabı geçiriyordu. Bunun dışında zaman
zaman solunum fonksiyonlarında bozulmalar
oluyordu. İlk hedefimiz, annenin ve bebeğin
hayatını tehlikeye sokmadan 26'ncı haftaya
gelebilmekti. Tedaviler sonucu 28'inci hafta
geçtikten sonra rahatladık. 32 hafta iki günlük
iken gebeliği sonlandırmak zorunda kaldık. Şu
anda hem bebeğimiz hem de annemiz çok iyi.
ÇİĞİLTEPE ASKERÎ LOJMANLARI 10 KATLI
BLOKLARIN İLK TAHSİS ANINDA VE BEŞ
SENE OTURMA SÜRESİ DOLAN DAİRELERİN
İÇ CEPHE PLASTİK VE SENTETİK YAĞLI
BOYASININ YAPILMASI VE ESASLI SIHHİ
TESİSAT ARIZALARI BAKIM ONARIMINDA
KULLANILMAK ÜZERE MALZEME ALIMI İŞİ
4. KOR. K.LIĞI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI BAĞLILARI VE
MÜSTEŞARLIK
ÇİĞİLTEPE ASKERÎ LOJMANLARI 10 KATLI BLOKLARIN İLK TAHSİS ANINDA VE BEŞ SENE
OTURMA SÜRESİ DOLAN DAİRELERİN İÇ CEPHE PLASTİK VE SENTETİK YAĞLI BOYASININ
YAPILMASI VE ESASLI SIHHİ TESİSAT ARIZALARI BAKIM ONARIMINDA KULLANILMAK
ÜZERE MALZEME alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale
usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/34032
1-İdarenin
a) Adresi : SAMSUN YOLU ORGENERAL ESREF AKINCI KISLASI 06262 MAMAK/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3123695710 - 3123699376
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı : ÇİĞİLTEPE ASKERÎ LOJMANLARI 10 KATLI BLOKLARIN İLK TAHSİS
ANINDA VE BEŞ SENE OTURMA SÜRESİ DOLAN DAİRELERİN İÇ CEPHE PLASTİK VE SENTETİK YAĞLI BOYASININ YAPILMASI VE ESASLI SIHHİ TESİSAT ARIZALARI BAKIM ONARIMINDA KULLANILMAK ÜZERE MALZEME ALIMI
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : 28'inci Mekanize Piyade (Barış Gücü) Tugay Komutanlığı 625 Taşınır (Tük.) Mal
Saymanlığı Mamak /ANKARA
c) Teslim tarihi : Sözleşmenin yapılmasını müteakip 20 (Yirmi) takvim günü içerisinde defaten teslim edilecektir.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : 4'üncü Kolordu İhale Komisyon Başkanlığı Mamak/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 13.04.2015 - 10:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve
Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı 4'üncü Kolordu
İhale Komisyon Başkanlığı Mamak/ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar 4'üncü Kolordu İhale Komisyon Başkanlığı Mamak/ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale
sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Basın - 50204 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Obezite anne babadan geçebiliyor
KONYA - Vücutta yağ dokusunun aşırı miktarda
bulunmasıyla ortaya çıkan obezitenin, anne ve
babası fazla kilolu çocuklarda görülme riskinin
yüzde 80 civarında olduğu bildirildi.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp
Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Mehmet Emre Atabek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluk döneminde obezitenin
önemli bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.
Erişkin dönemde obez olanların yaklaşık üçte
birinde rahatsızlığın çocuklukta başladığını ifade
eden Atabek, obezitenin hormonal bozukluklara
bağlı görülebildiğini dile getirdi.
Şişmanlığın en önemli nedenini, harcanan enerjiden daha fazla enerji alınması olarak değerlendiren
Atabek, "Anne ve babanın her ikisi birden şişman
ise çocuklarında obezite görülme ihtimali yüzde
80'lere ulaşıyor. Ebeveynlerden sadece biri şişman
olduğunda çocuğunun obez olma ihtimali yüzde
40'lara düşmektedir. Obez çocukların ailelerinde de
fiziksel aktivitenin, enerji tüketiminin az olduğu görü-
lüyor" diye konuştu.
Şişmanlığın çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirdiğini aktaran Atabek, şöyle devam etti:
"İnsülin salgısının artması, erişkin tipi şeker hastalığının çocukta da ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Obez çocukta ergenlik, normalden erken
ya da geç gelişebilir. Psikososyal bozukluklar ortaya çıkabilir. Obezite çocuk ve ergende çeşitli organ
ve sistemleri etkileyebilir. Obez çocukların bir kısmında hipertansiyon olabilir. Kanda kötü kolesterol
de yükselme, iyi kolesterol de ise düşme gözlenebilir. Yağların artmasına bağlı kalp damar hastalıkları
görülme oranında artış, alkolik olmayan karaciğer
yağlanması, safra kesesi hastalıkları ortaya çıkabilir.
Obez çocuk ve gençlerde ağırlık artışına bağlı
eklemlere aşırı yük binmesi nedeniyle çeşitli ortopedik bozukluklar olabilir. Solunum fonksiyonu bozularak, kalbe binen yükü artırıp hareket yeteneğini
azaltabilir. Bu durum sık solunum yolu hastalıkları
açısından önemli bir risk faktörü olarak karşımıza
çıkabilir." (AA)
T.C. POLATLI 2. İCRA DAİRESİ
2014/2389 ESAS
TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Satılmasına karar verilen taşınmazın cinsi, niteliği, kıymeti, adedi, önemli özellikleri:
TAŞINMAZIN
Özellikleri : Ankara İl, Polatlı İlçe, 156 Ada No. 7 Parsel No, Cumhuriyet mah.
Mahalle/Mevkii, 11 Bağımsız Bölüm. Dairenin bulunduğu binanın alt yapı sıkıntısı yoktur. Her türlü
belediye hizmetlerinden yararlanmaktadır. Cephe aldığı caddelerin yol kaplaması sıcak asfalttır.
Bina betonarme tarzda, 4 katlı olarak bitişik nizamda inşa edilmiştir. Toplamda 5 daire ve 6 dükkan'lıdır. Bina ticari faaliyetin orta yoğunlukta olduğu bir bölgededir. Şehir merkezine yakın konumdadır. Binanın giriş kapısı demir doğramadır. Merdivenleri mermer ile kaplıdır. Doğalgaz bağlantısı
yapılmıştr. Dış cephesi sıvalı ve boyalıdır. Dükkan zemin katta bulunan dükkanlardandır. Bina giriş
kapısının hemen sağındadır. Doğu (Bozkurt caddesi) cephelidir. Dükkan 24,18 m2 net alana
sahiptir. Camekanı alüminyum doğramadır. Zeminleri seramik ile kaplıdır. Duvarları ahşap lamine
levhalar ile kaplıdır. Arka kısımda metalden yapılmış asma kat vardır. Bu kısmın altında klozet ve
lavabo vardır. Ön kısmı rafla dükkandan ayrılmıştır. (Daha fazla detaylı bilgi dosyada bulunan bilirkişi raporunda mevcuttur)
Adresi : Cumhuriyet Mah.Bozkurt Cad.Dörtler Apt.No:46/A Polatlı / ANKARA
Yüzölçümü : 24,18 m2
Arsa Payı: 16/170
Kıymeti: 80.000,00 TL
KDV Oranı: %18
Kaydındaki Şerhler: Tapu kaydında
1. Satış Günü: 06/05/2015 günü 14:30- 14:35 arası
2. Satış Günü: 01/06/2015 günü 14:30- 14:35 arası
Satış Yeri: POLATLİ 2.İCRA MÜDÜRLÜĞÜ KALEMİ
Satış şartları :
1- İhale açık artırma suretiyle yapılacaktır. Birinci artırmanın yirmi gün öncesinden,
artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda
teklif verilecektir. Bu artırmada tahmin edilen değerin %50 sini ve rüçhanlı alacaklılar varsa
alacakları toplamını ve satış giderlerini geçmek şartı ile ihale olunur. Birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden, ikinci artırma
gününden önceki gün sonuna kadar elektronik ortamda teklif verilebilecektir. Bu artırmada da
malın tahmin edilen değerin %50 sini, rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları toplamını ve satış giderlerini geçmesi şartıyla en çok artırana ihale olunur. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi
düşecektir.
2- Artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen değerin % 20'si oranında pey akçesi veya
bu miktar kadar banka teminat mektubu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir, alıcı isteğinde
(10) günü geçmemek üzere süre verilebilir. Damga vergisi, KDV, 1/2 tapu harcı ile teslim masrafları alıcıya aittir. Tellaliye resmi, taşınmazın aynından doğan vergiler satış bedelinden ödenir.
3- ipotek sahibi alacaklılarla diğer ilgilerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklarını özellikle faiz ve
giderlere dair olan iddialarını dayanağı belgeler ile (15) gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır;
aksi takdirde hakları tapu sicil ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaktır.
4- Satış bedeli hemen veya verilen mühlet içinde ödenmezse İcra ve İflas Kanununun 133 üncü
maddesi gereğince ihale feshedilir, ihaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak sureti ile
ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardır.
İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairemizce tahsil olunacak, bu fark,
varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır.
5- Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup gideri verildiği takdirde isteyen alıcıya bir örneği gönderilebilir.
6- Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 2014/2389 Esas sayılı dosya numarasıyla müdürlüğümüze başvurmaları ilan olunur. 17/03/2015
Basın - 50434 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
Suriyeli Kürtler
“Ağlayarak geldiler
gülerek dönüyorlar”
Terör örgütü DAEŞ ile bazı Kürt gruplar arasındaki çatışmalar nedeniyle 6 ay önce
ülkelerini ağlayarak terk etmek zorunda kalıp Türkiye'ye sığınan Suriyeli Kürtler,
terör örgütünün geri çekilmesiyle evlerine dönmenin mutluluğunu yaşıyor.
ŞANLIURFA - DAEŞ'ın geçen yılın
eylül ayında Kobani'ye saldırması sonucu çareyi "güvenli liman" olarak gördükleri Türkiye'de sığınmakta bulan
Suriyeliler, çatışmaların bitmesi üzerine
evlerinin yolunu tutmaya başladı.
Umutlarını yitirerek geldikleri Türkiye'de
gördükleri misafirperverlik karşısında
duydukları hayranlığı gizleyemeyen sığınmacılar vatanlarına dönmenin haklı mutluluğunu yaşıyor.
Ön yargılarla geldikleri Türkiye'de karşılaştıkları dostane ilgi sayesinde bu
düşüncelerinden sıyrılan sığınmacılar
teşekkürlerini dile getiriyor. Suruç
Kaymakamı Abdullah Çiftçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada el birliğiyle çok
büyük bir krizin başarılı bir şekilde atlatıldığını ve bunun mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
İki gün içinde 130 bin kişinin geldiği
Suruç ilçesinde kimsenin burnunun bile
kanamadığını belirten Çiftçi, buna katkı
sağlayan herkese teşekkür etti.
Sığınmacıların artık ülkelerine dönmeye
başladığını anımsatan Çiftçi, "Devletin
bütün kurumları, AFAD'ından, Türk
Kızılayı'na herkes kendi çocuklarını unutup Suriyeli çocukların derdine düştü ve
bu süreç başarılı bir şekilde neticelendi.
Ancak bu sığınmacıların büyük kısmının
Suruç ve civar illerde barınmaya devam
edeceğini, en azından orta vadede burada kalacağını değerlendiriyoruz ve hazırlıklarımızı ona göre yapıyoruz" dedi.
Misafirlerin ülkelerine memnun bir
şekilde gittiğinin altını çizen Çiftçi, herkesin Türkiye'nin nasıl bir ülke olduğunu
anladığını ifade etti.
Suriyeli Kürtlerin, ülkeye gelişlerinde
kafalarında büyük bir ön yargının yer
aldığını ancak yapılan çalışmalarla bunun
gerçek olmadığını anladıklarını anlatan
Çiftçi, şöyle konuştu: "Bu insanlar ilk geldiklerinde büyük ön yargılarla gelmişlerdi, yani gerçekle bağdaşmayan bir ön
yargıları mevcuttu, ama şükürler olsun
geldiğimiz aşamada artık her dönen
Suriyelinin kalbini kazanmış durumdayız.
Bu sürecin gerek bölge barışına gerekse
ülkemiz iç barışına çok büyük katkı sunduğunu değerlendiriyorum." (AA)
“Mucize bebek” Buğlem, 3 yaşına girdi
ZONGULDAK - Ankara'da 27 haftalıkken 690 gram olarak dünyaya gelen
Buğlem Uçar, 3 yaşına girdi. Küçük
Buğlem, fizyoterapi ve özel eğitim
sayesinde yeni yaşında yürümeye ve
konuşmaya da başladı.
İlçede yaşayan Özlem Uçar (40),
hamileliğinin 6. ayında geçirdiği bir hastalıktan dolayı Ankara'da acil doğuma
girdi ve üçüncü çocuğu olan Buğlem,
600 gram olarak dünyaya geldi. Erken
doğum nedeniyle beyin kanaması
geçirdiği bildirilen çocuk, üç ay kuvözde tutuldu.
Hastanede yapılan müdahaleler
sonucu yaşama tutunan ve 1 kilo 710
gram ağırlığa ulaşan Buğlem, ailesine
teslim edildi. Ereğli'de özel bir rehabilitasyon ve fizyoterapi merkezine getirilen Buğlem Uçar, gördüğü fizyoterapi
ve özel eğitim sayesinde üç yaşında
yürümeye ve konuşmaya başladı.
Anne Özlem Uçar, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, yaklaşık 1,5 yıl
önce ilçede bulunan özel eğitim ve
rehabilitasyon merkezine başvurduklarını belirterek, çocuğunun o dönemde
konuşamadığını ve yürüyemediğini söy-
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
ledi.
Fizyoterapi ve özel eğitim sayesinde
kızının yaşama tutunduğunu anlatan
Uçar, şöyle konuştu:
"Kızım rahatsızlığı dolayısıyla kafasını
dahi tutamıyordu ve hiçbir şekilde oturamıyordu. Buğlem, Ankara'da 27 haftalık iken 600 gram olarak dünyaya
geldi. Erken doğum nedeniyle beyin
kanaması geçirdi. Doktorları, 'bana ya
ciğerleri patlar ya da bağırsakları delinebilir, yaşaması çok zor' dediler.
Parmak bebek olarak dünyaya geldi ve
kuvözde yaşadı. 1 kilo 710 gram
kuvözden bize teslim edildi. Yaklaşık üç
ay kuvözde kaldı. Kuvözden çıkınca
normal soluyamıyordu ve 24 gün
boyunca tüple nefes alarak yaşama
7
8
9
10
tutunmaya çalıştı. Kızımın üç yaşında ilk
kelimesi 'anane' oldu. Yavaş yavaş
diğer kelimeleri de söyledi. Çok büyük
mutluluk hissettim ve bunun tarifi yok.
Bu kadar olacağını sanmıyordum.
Kızımı merkeze bıraktıktan sonra ağlayarak evime döndüğüm dönemler oldu,
Hiç umudum yoktu. Başaramayacağız
ve olmayacak diyordum."
Rehabilitasyon merkezinin fizyoterapisti Ayşe Karagülmez, erken doğum
nedeniyle beyinde meydana gelen
hasarın vücuda yansıdığını ifade ederek, "Buğlem 1,5 yaşında iken bize
geldi. Yaklaşık 1.5 yıldır özel eğitim ve
fizyoterapi eğitimi alıyor. İlk geldiğinde
dengesini sağlayamıyor ve hiçbir şekilde konuşamıyordu. Rahatsızlığı ise
erken doğum sürecinde geçirdiği beyin
kanamasının vücudunda hasar oluşturması. Buğlem de bu olay vücudun bir
bölümünü olumsuz etkilemiş.
Buğlem'le yeni tedavi yaklaşımı olarak
özel egzersiz ve dengesini kurmasına
yönelik çalışmalar yaptık. Buğlem şu an
3 yaşında, bağımsız yürümeye ve
konuşmaya başladı" ifadesini kullandı.
(AA)
BULMACA
Soldan sağa:
1. Güzel sanatların bir dalı. – Üye. 2. Yapıt. – Örnek alınacak söz. 3.
Tamamlanmamış, eksik, bitmemiş. – Radyumun simgesi. 4. Binek hayvanı. –
Bir renk. 5. Bütün, tüm. – Bir nota. – Telefon sözü. 6. Kadınların gece yatarken
giydikleri giysi. 7. Şehzadelerin özel eğitmenleri. – Evliya, ermiş, veli. 8.
Tembih sözü. – Mercanada. 9. Bizmutun simgesi. – Baş çoban. – Gözleri
görmeyen. 10. Güzel sanat. – İnsan öldüren kimse, cani. 11. Coşkun, ilhamla
dolu. – Konut, ev. 12. Öğe, unsur. – Bir mevsim. 13. Dinleyiciler önünde
seçilmiş bir konuşmacı grubunun bir konuyu tartışmak amacıyla düzenlediği
toplantı. – Lantanın simgesi. 14. Olumsuzluk anlatan önek. – Erek, maksat,
gaye. 15. Bir nota. – Emirlik, beylik. 16. Sarma, çevirme, kuşatma. – Kırık
kemikleri bir arada tutmak amacıyla kullanılan tahta gibi düz nesnelere verilen
ad. 17. Sert ve fazla kızarmayan bir domates türü. – Bir göz rengi. 18. Tembel
hayvan. – Gazete ya da dergi yazısı. 19. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan
kıl, tüy veya pulla kaplı tabaka, cilt. – Kansızlık hastalığı. 20. Tıp dilinde idrar
kesilmesine verilen ad. – Hayat arkadaşı.
Yukarıdan aşağıya:
1. Bir kimsenin yapmaya ya da ödemeye borçlu olduğu bir şeyi göstermek için
imzaladığı remi kâğıt, belgit. – Ağzına kadar dolmuş olan, silme. – Japon
imparatorlarına verilen unvan. 2. Bir peygamber. – Güney Amerika’da yaşayan,
mavi ve yeşil metalik yansımalı kuş. – Sonsuza kadar. 3. Gizli bir tehlikesi
olduğu sanılan, tekin olmayan. – Boğa güreşi alanı. – Şikâr. – Eski Mısır’da bir
tanrı. 4. Erden çavuşa kadar olan askerlere verilen ad. – Kalsiyumun simgesi. –
Katı halden sıvı hale geçme. – Seyrek olarak dokunmuş bir tür delikli kumaş. 5.
Tavlada bir sayı. – İlkel silah. – Bir tür etli ve büyük zeytin. 6. Bir parçanın
canlı ve sevimli çalınacağını anlatan müzik terimi. – İlave. – Arapçada su. –
Kiraya verilerek gelir getiren mülk. 7. Halk dilinde babanın kız kardeşine verilen ad, hala. – İrlanda Cumhuriyet Ordusunun kısaltması. – İlenme, beddua. –
Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı. – Bir anda oluveren, apansız. 8. İskambilde
ÇÖZÜMÜ
birli. – Resmi ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydikleri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri
BUGÜN
yuvarlak kesilmiş ceket. – Çizilerek veya oyularak
13. SAYFADA
açılan kertik. 9. Erbiyumun simgesi. – Ad belirtilerek
yapılan. – Bir tür tuzsuz ve yumuşak peynir. 10.
Rafadan. – Lale bahçesi. – Bir nota. – Meslek.
Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu
11
28 Mart 2015 Cumartesi
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
ZİHİNSEL EMPERYALİZMİN EĞİTİME UZANAN KOLU
Zihinsel emperyalizm, bir milletin ya da
ülkenin, başka bir millet üzerindeki ekonomik ve siyasi emperyalizmini kolayca gerçekleştirebilmek için kendi değerlerini,
dünya görüşünü, inanışını değişik yollarla
kabul ettirme, benimsetme ve o milleti kendine yabancılaştırma, özünden saptırma,
mankurtlaştırma çalışmalarıdır. Bu bağlamda
Batı, özellikle Tanzimat’tan bu yana Osmanlı
ülkesini parçalayıp, bu coğrafya üzerinde
kolayca ekonomik sömürü, siyasi bağımlılık
ve teslimiyet sistemini gerçekleştirebilmek
için yoğun bir çalışmaya girişti.
Bunun için önce Müslüman Türk milletinin zihinlerini allak bullak ederek karıştırmaya, Türk-İslam inanış, felsefe, dünya görüşü
ve yaşama biçiminden uzaklaştırıp değersiz,
kültürsüz, medeniyetsiz, inançsız, tarihsiz ve
geleceksiz bir kalabalık, bir yığın hâline
getirmeye çalıştılar.
Müslüman Türkün Türk-İslam değerleriyle örülü zihinsel dünyasını biyolojik materyalizm, felsefî materyalizm, tarihsel materyalizm, rasyonalizm, pozitivizm, ateizm,
komünizm, kapitalizm, batıcılık, ilericilik
gibi bir sürü kavramla sarsıp boşaltmaya
çalıştılar. Sonra da ortaya çıkan bu boşluk
zemininde zihinleri tamamen teslim almak
için Hristiyanlaştırma çalışmalarını olmadık
yöntemlerle yürütmeye gayret ettiler. Yani
misyonerlik çalışmaları doğrudan ya da
dolaylı yollarla eskiden beri devam etmiştir.
Bunun için batılı değerlerle donattıkları,
parayla, makamla mevkiyle satın aldıkları,
ideolojik olarak kendilerine bağladıkları bir
takım adamları, gazeteci, şair, yazar, bilim
adamı, siyasetçi gibi ünvanlarla sömürge
aydını olarak içimize salıp onların Türk milletinin zihinlerini esir alma çalışmalarına,
propaganda faaliyetlerine imkân ve zemin
sağladıkları gibi eğitim alanında da kurumsal
düzeyde büyük çalışmalara girişmişlerdir.
Bunlar için yerli işbirlikçilerden de büyük
destek görmüşlerdir.
Doğrudan misyoner faaliyet ve okullarının
yanında dolaylı misyoner faaliyet ve okulları
da ortaya çıkmıştır. Ayrıca günümüze kadar
devam edegelen süreçte Türk okullarının
eğitim ve öğretim programları üzerinde de
oynamışlar, Türk eğitimini millî kimliğinden
uzaklaştırarak gayr-i millî, kozmopolit, batıcı
bir içeriğe dönüştürmeye çalışmışlardır ve
çalışmaktadırlar.
Bizzat Amerikalı ya da diğer batılı uzmanlar istihdamından tutun da batılı eğitim ve
öğretim programlarının alınıp bizim eğitim
sistemimize uyarlanmasına kadar bir çok
çalışma olmuştur.
1945 yılında Türkiye-Amerika arasında
yapılan bir anlaşma gereğince 4’ü Türk, 4’ü
Amerikalı olmak üzere 8 kişilik bir eğitim
kurulu oluşturulmuş. Kurul başkanı her
zaman Amerikalı olacak ve 2 oy hakkına
sahip olacak denilmiş. Bunun ne demek
olduğu, ne gibi sonuçlar doğurduğu veya
doğuracağı gayet açıktır.
Bugün de Avrupa Birliğine giriş süreci
içindeki dayatmalarla Batı, Türk millî eğitimini millî motif ve değerlerin tasfiyesiyle
millî Türk eğitimi olmaktan çıkarma gayretleri içindedir. Bize öyle bir eğitim programı
dayatıyorlar ki Avrupalılar gücenmesin, kızmasın diye gerçek Türk tarihi öğretilememekte, bazı şeyler gizlenmekte, yok sayılmakta ve gerçek Türk tarihi bilgileriyle millî
bilinç verilememektedir.
Yine Avrupa Birliği dayatmalarıyla Türk
milletinin kültürünün belirleyicisi ve ana
kaynağı olan İslam medeniyetinin yine gerçek anlamda öğretilmesi engellenmek istenmektedir. Bu sefer de Hıristiyan ve Yahudiler
gücenmesin diye İslam, budanarak, eğilerek
bükülerek, kuşa çevrilmiş hâlde, yarım
yamalak sunulabilmektedir. Din derslerinin
içeriği sulandırılmakta, hatta seçmeli hâle
getirilerek iyice kadük edilmek istenmektedir.
Hangi Avrupa ülkesi, Türkleri hesaba
katarak, bizi incitmekten korkarak kendi
millî tarihlerinden, kimliklerinden ve dinlerinden taviz veren bir eğitim programı yapmıştır? Bir tek örnek gösterilemez. Onlar
millî ve dinî değerlerini kimseyi hesaba katmadan, gereğine inandıkları şekilde öğretiyorlarsa biz de bizim için gerekli olan, millî
varlık ve devamımızın teminatı olacak şekilde millî ve dinî değerlerimizi en verimli, en
etkili bir şekilde öğretmek zorundayız.
Türk eğitim sisteminin, çok eski zamanlardan beri, özellikle Türkiye’nin Batıyla
kurumsal ilişkilere girmesinden bu yana hem
çağdaş anlamda pozitif bilgiler hem millî
tarih, sanat, edebiyat ve kültür bilgileri hem
de dinî bilgiler bakımından kötürümleştirilmek, millî Türk eğitimi olmaktan çıkarılıp
tamamen kozmopolit, zayıf, yetersiz bir hâle
dönüştürülmek istendiğini gözlemlemekteyiz.
Bu sorun, şu iktidar bu iktidar sorunu
değil, uzun zamandan beri devam eden bir
sürece bağlıdır. Özellikle 1940’lı, 1950’li yıllardan bu yana bilinmez, görünmez, gizli
ellerin Türk eğitim sistemini yozlaştırmaya
çalıştığını üzülerek izlemekteyiz.
Bu böyle giderse Türk çocuklarının millî
kimliklerinden soyutlanarak Avrupa değerleri
içinde asimile edilmesi, eriyip gitmesi, millet
olma bilincini kaybedip, tek başına yaşayan,
amaçsız dünya vatandaşı bir birey olması
sonucunu doğuracaktır.
Millî bilinç sahibi, evrensel bakış açısına
sahip, şahsiyetli bir birey üretmesi gereken
millî eğitim, korkarım ki tedbir alınmazsa
millî bilinçten yoksun, emperyalist Batı tarafından kolayca sömürülebilecek değersizleştirilmiş soyut bir birey üretilmesi sonucunu
doğurabilecektir.
O bakımdan her devlet, -buna en fazla
Batılı ülkeler dikkat eder- kendi millî değerleriyle donanmış, millî şuur sahibi bireyler
yetiştirmeyi hedefleyen bir millî eğitim sistemine sahiptir. Bizim de Türk milleti olarak
yani bilinçli, ahenkli, uyumlu, şahsiyetli bir
millet olarak devamımız, her şeyden önce
çağın gereklerine uygun pozitif bilgiler, en
son fen ve teknoloji bilgileri, millî tarih, millî
kültür, millî edebiyat ve sanat bilgileri ve
dinî, ahlakî bilgiler bakımından verimli,
işlevsel bir sistem uygulamamız lazımdır.
Yoksa, geleceği tehlikede olan bir millet
ortaya çıkabilecektir.
Yazımı, günümüz sorunlarına da, yabancı
dilde eğitim, yabancı okullar, Türk çocuklarının Batıya öğrenci olarak gitmesi,
Türkiye’de yabancı üniversite açılması gibi
konulara da ışık tutacak olan ve güncelliğini
hâlâ koruyan bir alıntıyla bitirmek istiyorum.
Büyük Türk şairi Mehmet Âkif Ersoy,
Cumhuriyet’ten önceki yıllarda yayınladığı
bir yazısında şöyle bir olay aktarıyor:
“Evvelki akşam muhterem arkadaşım
Akçora Yusuf Bey şöyle bir vak'a hikâyet etti
(bir olay anlattı): Lehistan (Polonya)
Müslümanlarından bir zengin adam geçenlerde İstanbul'a gelmiş. Maksadı hem bu
memlekette büyücek bir iş yapmak, hem de
oğlunu mekteplerimizden birine vermek
imiş.
Çünki ora cimnazya (okul) larına devam
eden çocuğun Ruslaş-masını istemiyormuş.
Bu hamiyetli adam evvelâ Mekteb-i
Sultanî (Galatasaray Lisesi) ye gitmiş; maksadını dili döndüğü kadar anlatmış. Fakat
karşısın-dakiler bir türlü zavallı adama istediği malûmatı (bilgiyi) vere-memişler; hatta
eline sundukları program da Fransızca yazılmış imiş.
Başka bir mektep yok mu, demiş. Robert
Kolleji sağlık vermişler, gitmiş. Yanına kattıkları tercüman vasıtasıyla, gezmekte olduğu
müessese (kurum) hakkında malûmat alırken
mabede benzer bir yer nazar-ı dikkatini celbetmiş (dikkatini çekmiş)!
-Burası nedir?
-Kilisedir. Şu kürsüye her hafta bir
Protestan pa¬pazı çıkarak talebeye vaaz
eder.
-Vaazı dinlemek mecburi midir?
-Evet, umûm talebe (bütün öğrenciler) için
mecburidir.
-Pek âlâ! Talebe içinde Müslüman yok
mu?
-Seksen kişi var.
-Çok şey! Müslüman çocukları Protestan
papazın vaazında bulunsunlar, hem de mecburen bulunsunlar ha! Lâkin Rusya mektepleri buradan çok iyi imiş. Onlar Müs¬lüman
talebeyi papazların verdiği vaazlarda, din
ders¬lerinde hazır bulundurmak şöyle dursun, talebe kendiliğinden girmek istese men'
ederler (engellerler).
Bunun üzerine adamcağız şu ukdeyi
(düğümü) çözmek için hey'et-i idareye
(yöneticilere), içinizde bir Türk olsa da
onunla anlaşsak demiş. Kendisine vardır
cevabını vererek centilmen bir zatın yanına
götürmüşler. Bu zat umum talebenin mev'ize
(vaaz) günleri mabedde bulunması müessesenin vâkıfı (vakfeden, kurucu) tarafından
vaz'edilmiş (konulmuş) bir usûl (kural) olduğunu, binaenaleyh (dolayısıyla) Müslüman
çocukların da bundan istisnası kabil (mümkün) olama¬yacağını söyledikten sonra sırf
ahlakî bir zeminde cere¬yan eden bu
mev'izelerden (vaazlardan) o kadar ürkmek
icab etmeyeceğini bildirmiş. Zaten insan,
dini mektepte almazmış; büyüdükten, düşüncesi kuvvetlendikten sonra din hak-kında bir
fikir edinirmiş...
Bu mülahazaları dinleyen Lehistanlı kardeşimiz: “İyi ama insanın büyüyünceye
kadar bulunacağı muhitler (çevreler),
ma¬ruz olacağı telkinler büsbütün tesirsiz mi
kalır? Bunların her birinin vicdaniyât (vicdanlar) üzerinde mühim mühim intibââtı
(izlenimleri, etkileri) olmaz mı?” demişse de
muhatabından “O hâlde Mekteb-i Sultanî'ye
müracaat ediniz” sözünden başka cevap
ala¬mamış.
Şimdi bu adamcağız rast geldiğine çocuğu
için bir mektep soruyormuş.
Bir Müslüman çocuğuna hem Rusya'daki
cimnazlar derecesinde ulûm ve fünûn (ilim
ve fen) öğretecek hem de sağlam bir
Müslüman terbiyesi verecek bir mektep
kimin hatırına gelirse lütfen bize bildirsin!”
Kaçak avcılara havadan denetim
BURSA - Orman ve Su İşleri 2'nci
Bölge Müdürlüğü, Bursa'nın
Karacabey ilçesindeki Uluabat Gölü
başta olmak üzere çevrede kaçak
avlananların tespitinde "multikopter"
cihazıyla havadan kameralı takip
dönemini başlattı.
Kameralı ve elle kumanda edilen
cihaz, Uluabat Gölü'nde gerçekleştirilen tatbikatta basına tanıtıldı.
Tatbikat senaryosu gereği kaçak
avlanan kişilerin bulunduğu teknenin
yeri söz konusu cihazla tespit edildi.
Kısa sürede botla bu avcıların yanına
ulaşan ekipler, cezai işlem uyguladı.
Orman ve Su İşleri 2'nci Bölge
Müdürü Yahya Güngör, tatbikat sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada,
Uluabat Gölü'nün özellikle balıkçılık
ve kuşlar için önemli bir bölge olduğunu söyledi.
Uluabat'ın, uluslararası anlamda
korunan bir göl olduğu bilgisini veren
Güngör, şöyle devam etti:
"Gölün ve özellikle göl çevresinde
yaşayan kuşların, diğer canlıların
korunması maksadıyla yönetim planları 2002 yılında hazırlandı. 2007 ve
2012 yıllarında da bunları revize
ettik. Buradaki amaç, göldeki biyolojik çeşitliliğin devamı ve bunların
korunmasıdır. Uluabat Gölü'nde
200'ü aşkın su kuşu türü tespit edildi. Bunların bir kısmı göç sırasında
uğrayan kuşlar. Özellikle 85 tür,
burada yuvalayan ve yavru çıkaran
kuşlar. Bunların yuva yapma ve yavrulama dönemi başladı." (AA)
12
İç Güvenlik Paketi yasalaştı
28 Mart 2015 Cumartesi
ANKARA- Kamuoyunda "İç
Güvenlik Paketi" olarak bilinen, Polis
Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel
Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Tasarı, Komisyon'a çekilen 63
maddenin metinden çıkarılmasıyla, 69
madde olarak yasalaştı. Yasaya göre,
elle dıştan kontrol hariç kişinin üstü ve
eşyası ile aracının dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin
aranması; İçişleri Bakanlığı'nca belirlenecek esaslar dahilinde mülki amirin
görevlendireceği kolluk amirinin yazılı,
acele hallerde sonradan yazıyla teyit
edilmek üzere sözlü emriyle yapılabilecek. Kolluk amirinin kararı 24 saat
içinde görevli hakimin onayına sunulacak. Bu kapsamda yapılacak aramalarda, kişiye, arama gerekçesini de
içeren belge verilecek.
Polis, başkalarının can güvenliğini tehlikeye düşürenleri, fiilleri ayrı bir suç oluşturmadığı takdirde, kişinin can güvenliğinin
sağlanması bakımından koruma altına alabilecek ya da olay yerinden uzaklaştırabilecek.
Polis sadece, "müşteki, mağdur ve tanıkların
istemesi halinde" evde veya iş yerinde
ifadelerini alabilecek.
Polis, kendisine veya başkalarına, iş yerlerine, konutlara, kamu binalarına, okullara, yurtlara, ibadethanelere, araçlara, kişilerin tek tek
veya toplu halde bulunduğu açık veya kapalı
alanlara molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı,
boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla
saldıran veya saldırıya teşebbüs edenlere
karşı, saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde silah kullanabilecek.
Yasa dışı toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin
dağıtılmasında, gerektiğinde boyalı su da kullanılabilecek.
Hakim kararı veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü veya
İstihbarat Dairesi Başkanının yazılı emriyle,
telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin
tespit edilip, dinlenip, sinyal bilgileri değerlendirilirken; gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde verilen yazılı emir, artık 24 saat yerine
48 saat içinde yetkili ve görevli hakimin onayına sunulacak.
Toplantı veya gösteri yürüyüşlerinde,
"havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı patlayıcılar, demir bilye ve sapan" bulundurulması
ve taşınması yasak olan maddeler kapsamında ele alınacak.
Toplumsal olaylarda bulundurulması ve
taşınması yasak olan suç aletlerini taşıyanlara
verilecek cezalar artırılacak. Bunları taşıyanlar,
2 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezasına
çarptırılacak.
Yasa dışı örgüt ve topluluklara ait amblem,
işaret taşıyarak veya bunları üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyerek
katılanlar; kanunların suç saydığı afiş, pankart,
döviz, resim, levha, araç, gereçler taşıyarak,
bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses
cihazlarıyla yayınlayarak katılanlar, 6 aydan 3
yıla kadar hapis cezası alacak.
Kimliklerini gizlemek için yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesaire unsurlarla
örterek toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak suç kapsamına alınacak.
Şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylarda, kamu mallarına
verilen zararlar ile gerçek ve tüzel kişilerin
mallarına verilen zararların devletçe karşılanması halinde, ilgili idare bunu sorumlulara
rücu edecek.
Terör örgütünün propagandasına
dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü
tamamen veya kısmen kapatanlara, 3 yıldan 5
yıla kadar hapis cezası uygulanacak. Bu suçu
işleyenlerin cebir ve şiddete başvurmaları ya
da her türlü silah, molotof ve benzeri patlayıcı,
yakıcı ya da yaralayıcı maddeler bulundurmaları veya kullanmaları halinde verilecek
cezanın alt sınırı 4 yıldan az olamayacak.
Sentetik uyuşturucu maddelere yönelik
cezai yaptırımın daha caydırıcı hale getirilmesi
için, "sentetik kannabinoidler (bonzai) ve türevi uyuşturucu maddeler" de TCK kapsamına
alınıyor. Bu maddelerin imali ve satışına yönelik ceza yarı oranında artırılıyor.
Uyuşturucu satışı cezasının okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim,
askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina
ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel
örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafe
içindeki umumi veya umuma açık yerlerde
işlenmesi, halinde verilecek ceza yarı oranında
daha artırılıyor.
Okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla
toplu bulunulan bina ve tesislerle bunların
varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri
engel ve işaretlerle belirlenen sınırlarına 200
metreden yakın mesafe içindeki açık yerlerde
uyuşturucu bulunduran, kullanan ve satın
alanların cezaları yarı oranında artırılacak.
Böylece, 200 metrede uyuşturucu kullanan
veya bulunduranlara 7,5 yıla kadar hapis
cezası verilecek.
Toplantı ve gösteri yürüyüşüne, yasaklanan
silahlar, molotofkokteyli, demir bilye ve sapan
taşıyarak katılanlar tutuklanabilecek.
Vali, lüzumu halinde, kolluk amir ve
memurlarına suç faillerinin bulunması için
gereken emirleri verebilecek.
Vali, kamu düzenini ve güvenliğini, kişilerin
can ve mal emniyetini sağlamak amacıyla
aldığı önlem ve kararların uygulanması için
adli kuruluşlar ile yardım isteyebileceğine dair
hükmü saklı kalmak kaydıyla askeri kuruluşlar
dışında, mahalli idareler dahil bütün kamu
kurum ve kuruluşlarının itfaiye, ambulans,
çekici, iş makinesi ve tedbirlerin zorunlu kıldığı
diğer araç ve gereçlerinden yararlanabilecek,
personeline görev verebilecek.
Kamu kurum ve kuruluşları, valinin bu
konudaki emir ve talimatlarını yerine getirecek; aksi takdirde vali, emir ve talimatlarını
kolluk aracılığıyla uygulayacak. Bunların yerine
getirilmemesi veya geciktirilmesi nedeniyle
oluşan kamu zararı ile gerçek ve tüzel kişilerin
devlet tarafından karşılanan zararları, ilgili
idarece genel hükümlere göre sorumlu
kamu görevlilerinden tazmin edilecek.
Valilerin bu yetkileri, ilçelerde kaymakamlar tarafından kullanılabilecek.
Kamu düzenini ve güvenliğini veya
kişilerin can ve mal emniyetini tehlikeye düşürecek toplumsal olayların baş
göstermesi halinde vali tarafından
kamu düzenini sağlamak amacıyla alınan karar ve tedbirlere aykırı
davrananlar, 3 aydan 1 yıla kadar
hapis cezasına çarptırılacak.
Toplumsal olaylarda kamuya ve
özel kişilere ait bina, araç ve mallara
zarar verenlerin, zararı karşılamasında
zaman aşımının da önüne geçilmesi
amaçlanıyor. Rücu istemine ilişkin
zaman aşımı süresi bir kat artırılıyor.
Araç kiralama şirketlerinin sorumlu
işleticileri ve yöneticileri, kiralanan
araç bilgileri, aracı kiralayanların kimlik
bilgileri ve kira sözleşmesi kayıtlarını
usulüne uygun şekilde günü gününe tutacak,
mevcut bilgi, belge ve kayıtları genel kolluk
kuvvetlerinin her an incelemelerine hazır
bulundurmak zorunda olacak. Kanunda, söz
konusu yükümlülükleri yerine getirmeyenler
için ruhsat iptali ve para cezası gibi cezalar
uygulanacak.
Polis alımındaki üst yaş sınırı 28'den 30'a
çıkarıldı. Buna göre, lisans mezunlarından
KPSS'de Bakanlıkça belirlenecek taban puanı
alanlar arasından sınavın yapıldığı yılın, 31
Aralık tarihi itibarıyla 30 yaşından gün
almayan erkek ve kadın adaylar arasından,
sınavda başarılı olanlar polis meslek eğitim
merkezlerine alınacak.
Mevcut amir rütbeleri için ihdas edilen
kadro sayılarının, her amir rütbesi için
öngörülen azami kadro sayısından fazla
olması halinde, bu fazlalık giderilinceye kadar,
boşalan kadrolar herhangi bir işlem yapılmaksızın iptal edilmiş sayılacak.
Polis meslek yüksekokulları İçişleri
Bakanı'nın onayıyla polis meslek eğitim
merkezine dönüştürülebilecek. Buradaki personel, ayrıca bir işleme gerek olmaksızın polis
meslek eğitim merkezi kadro ve görev unvanlarına uygun kadrolara atanmış sayılacak.
Polis Amirleri Eğitimi Merkezi, enstitü ve
polis meslek yüksekokullarında, ilk derece
amirlik eğitimi alanlarla lisansüstü veya ön
lisans eğitimi yapanlar 6 yıl mecburi hizmetle
yükümlü olacak.
Belediye sınırları içinde olmakla birlikte,
hizmet gerekleri bakımından uygun görülen
yerler jandarmanın görev ve sorumluluk alanı
olarak tespit edilebilecek.
General rütbesinde olmayan daire başkanlarıyla il ve ilçe jandarma komutanlarının atanmaları, yer değiştirmeleri ve geçici
görevlendirmeleri İçişleri Bakanı tarafından
yapılacak. Gerektiğinde Jandarma Genel
Komutanı da bu konuda teklifte bulunabilecek. Diğer subaylar ile astsubaylar ve uzman
jandarmaların atanması, yer değiştirmesi ve
geçici görevlendirmeleri Jandarma Genel
Komutanı'nın yetkisinde olacak.
İl ve ilçe jandarma komutanlarıyla karakol
komutanlarının izinleri, ilgili komutanlıkların
planlaması da dikkate alınarak mahalli mülki
idare amirlerinin onayıyla verilecek.
Amiraller haricinde, Sahil Güvenlik
Komutanlığı Kurmay Başkanı, Sahil Güvenlik
Komutanlığı karargahında görevli başkanlar ve
bölge komutanlarının atanmaları İçişleri
Bakanı tarafından yapılacak. Diğer subayların
ve astsubayların, devlet memurlarının, uzman
erbaşların ve sözleşmeli erbaş ve erlerin atanmalarıyla erbaş ve erlerin dağıtımları Sahil
Güvenlik Komutanı'nca yapılacak.
Arap Birliği, ‘Ortak Güç’ kararı aldı
ŞARM EŞ-ŞEYH - Arap Birliği
Dışişleri Bakanları Konseyi'nin, "Ortak
Arap Gücü" kurulmasını öngören karar
tasarısını onayladığı bildirildi.
Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil elArabi, Arap Birliği Dışişleri Bakanları
Konseyi'nin Mısır'ın Şarm eş-Şeyh
kentinde düzenlediği toplantının ardından
gazetecilere açıklama yaptı.
Dışişleri bakanlarının, Arap ulusal
güvenliğinin sağlanmasını öngören karar
tasarısını onayladığını dile getiren Arabi,
tasarı üzerinde Eylül 2014'ten bu yana
çalışıldığını belirtti. Arabi ayrıca, tasarının,
Arap liderlerinin cumartesi günü Şarm eşŞeyh'te bir araya geleceği toplantıda
görüşülmesi için sunulduğunu kaydetti.
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri de
26. Arap Zirvesi'nin, Arap ümmetinin
benzeri görülmemiş tehdit ve zorluklarla
karşı karşıya olduğu bir zamanda gerçekleştiğini anlatarak, "Arap devletleri bunlarla kararlılıkla mücadele etme ve
sorumluluğu taşıma gücüne sahiptir"
dedi. Arap dışişleri bakanlarının
Yemen'deki kriz ile ilgili özel oturum
düzenlediklerini kaydeden Şükri, bu oturum sonucunda Arap ülkeleri ve Arap
Birliği'nin etkin siyaset yolu izleme ve
sözleri icraata dönüştürme yönündeki
kararlılığını açıklayan bir bildiri yayınlandığını aktardı. Toplantıya katılan kaynaklardan alınan bilgiye göre de tasarı,
üye ülkelerin güvenliği ile Arap milletinin
güvenliğinin doğrudan tehdit edilmesi
durumunda ve terör örgütlerine karşı
bölgede hızlı müdahalede bulunacak
"Ortak Arap Gücü"nün kurulmasını
öngörüyor.
haber
Ruhani
diplomasisi
TAHRAN - İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Rusya
Devlet Başkanı Putin ve İngiltere Başbakanı
Cameron'la görüştü. Ruhani'nin, görüşme sonrası
Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Bölge
ülkeleri, bölgedeki krizi tırmandıracak her türlü
eylemden kaçınmalı” diye konuştu.
Cameron'ı ve Putin'i arayan Ruhani'nin, İran
olarak bağımsız ülkelere karşı yapılan her türlü
askeri müdahaleyi kınadıklarını belirttiği bildirildi.
Görüşmede Ruhani; “Bölge ülkeleri, bölgedeki
krizi tırmandıracak her türlü eylemden kaçınmalı"
diye konuştu.
İran'ın Yemen'de 3 hedef için çaba gösterdiğini
belirten Ruhani; “Yemen'e karşı yapılan askeri
müdahaleleri durdurmak, teröristlerin yeniden
faaliyete geçmesini önlemek ve kapsamlı bir milli
hükümetin oluşturulmasını" ülkesinin hedefleri
olarak sıraladı.
Erdoğan, Obama
telefonda görüştü
ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile telefonda
görüştü. Görüşmede, iki lider, DEAŞ ile mücadele
konusunda devam eden işbirliği, Irak ve Suriye'de
barış ve istikrarın tesisi amacıyla yürütülen ortak
çabalar ile Yemen ve Ukrayna'daki son gelişmeleri
ele aldı.
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye
göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Obama ile 1 saatlik
bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, DEAŞ ile mücadele konusunda
devam eden işbirliği, Irak ve Suriye'de barış ve
istikrarın tesisi amacıyla yürütülen ortak çabalar ele
alınırken, iki lider Suriye ile ilgili "Eğit-Donat" programı kapsamında ılımlı Suriye muhalefetini destekleme, yabancı savaşçıların söz konusu ülkeye sızmasını önleme konularında işbirliğini artırmaya yönelik çalışmalar hakkında da görüş teatisinde bulundu.
Başkan Obama'nın görüşme sırasında, Suriye ve
Irak'tan Türkiye'ye sığınan yaklaşık 2 milyon insana
ev sahipliği yapmasından ve yabancı savaşçılarla
mücadele konusundaki katkılarından dolayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdir ve teşekkürlerini
ilettiği öğrenildi.
Yemen ve Ukrayna'daki son gelişmeler ile İran'ın
nükleer programıyla ilgili müzakerelerin ele alındığı
görüşmede Erdoğan ve Obama, anılan meseleler ve
diğer bölgesel konularda önümüzdeki süreçte de
yakın işbirliği içerisinde birlikte çalışma hususunda
mutabık olduklarını teyit ettiler.
dış dünya
28 Mart 2015 Cumartesi
13
Obama: “İsrail-Filistin ilişkilerinin
nasıl idare edileceğini yeniden
gözden geçirmek zorundayım”
Cameron, bir dönem
daha başbakanlık istiyor
ABD Başkanı Barack Obama,
İsrail-Filistin ilişkilerinin gelecek yıllarda nasıl idare edileceğini yeniden gözden geçirmek zorunda olduğunu belirterek, "Konu, liderler (kendisi
ile Netanyahu) arasındaki ilişkiyle alakalı bir durum değil.
Konu (politikalarımızdaki) çok
açık ve önemli farklılıklarla
ilgili. Bu, bölge ve iki ülke için
de büyük sonuçları olacak
gerçek ciddi politika farklılıklarının nasıl gidereceğimizi
çözmekle ilgili" dedi.
WASHINGTON - Obama'ya,
Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani
ile Beyaz Saray'da düzenlediği ortak
basın toplantısında, İsrail'in, İran'la
yürütülen nükleer müzakerelerle ilgili
casusluk yaparak elde ettiği bilgileri
olası bir anlaşmayı engellemek için kullandığına yönelik haberler soruldu.
İstihbarat konularında yorum yapmadığını belirten Obama, ancak İran'ın
nükleer silah elde etmemesini sağlayacak bir anlaşma kapsamında, sadece
Kongre'yi değil İsrail ve dünya ile bölgedeki diğer partnerlerini sürece dair
bilgilendirdiklerini kaydetti.
Obama, eğer İran ile bir anlaşma
ortaya çıkarsa bunun Amerika'nın,
İsrail'in ve bölgenin güvenliği için iyi bir
anlaşma olacağını, bu kriteri karşılamıyorsa da anlaşma imzalamayacaklarını
bildirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin
Netanyahu'nun ülkesindeki seçimlerden önce "Filistin devleti olmayacağına" yönelik ifadelerini hatırlatan
Boko Haram'a karşı
Boko Helal
DUALA - Kamerun'da bazı medreselerde gençlerin Boko Haram örgütüne katılmasına engel olmak için eğitimin önemine
dikkati çekmek üzere "Boko Helal" (Eğitim
Helal) kampanyası başlatıldı.
Ülkenin ekonomi başkenti Duala'da
kentteki camilerin koordinatörü İmam Şeyh
Sarbu, diğer imamlara ders vererek "eğitimin helal" olduğunu bilincini yerleştirmek
için kolları sıvadı. İmam Sarbu, Hz.
Muhammed'in "İlim Çin'de de olsa alınız"
hadisine atıfta bulunarak "Boko Haram
Batılı eğitime karşı. Hz. Muhammed eğitim
konusunda ayrım yapmıyor, bu nedenle biz
eğitimden yanayız" dedi.
Medreselerde çocuklara, büyüklere
saygıya çağıran ve cinayeti yasaklayan
Kur'an-ı Kerim'in öğretildiğine dikkati
çeken Sarbu, "Medreselerde küçük de
büyük de olsanız birbirinize saygı göstermek öğretilir" ifadesini kullandı.
İmam, çocukların Boko Haram'a katılmasını önlemek için imamların birlikte
yaşamanın değerlerini, barışın ve eğitimin
önemini öğrettiğini vurguladı.
Kentin en yoksul mahallelerinden
Newtown'da da ebeveynlerin, çocuklarının
Boko Haram'a katılmaması için medreselere yöneldiği belirtildi.
Medresede okuyan birçok çocuğa rağmen, Douala kentinin en büyük mahallelerinden New Bell'de çocuklarda suç oranının yüksek olmasına değinen Şeyh Sarbu,
Boko Haram'ın fırsat kolladığını bu nedenle
çocukları bilinçlendirmeye çalıştıklarını söyledi. Mahallenin önde gelen eğitimcilerinden El Hacı İbrahim Çido, Boko Haram'ın
üye bulmak için özellikle yoksul bölgelere
yöneldiğini hatırlatarak bu bölgedeki
çocukların eğitim görmesinin önemine dikkati çekti ve Boko Haram ile mücadelenin
medreselerde başladığını belirtti.
Arap dilini öğreten Abdu Kadci de
"Kur'an-ı Kerim ışıktır. Onu her gün öğrencilerimi aydınlatmak için kullanıyorum.
Derse başlamadan önce dua ediyoruz,
ders sonunda tüm öğrenciler ne yapmaması gerektiğini öğrendiklerini söylüyor.
Hepsi bir insanı öldürmenin yasak olduğunu biliyor" dedi.
Dünyanın 7. en kalabalık, Afrika'nın da
en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi
Nijerya'nın Borno eyaletinde vaiz
Muhammed Yusuf tarafından 2002'de
kurulan silahlı örgüt, cinayet, kentleri, kamu
binalarını ve kiliseleri ateşe verme, göçlere
sebep olma, genç kızları kaçırıp satma gibi
pek çok eylem düzenliyor. (AA)
Obama, "Sözlerine inanıyorum, söylediklerini kasetti" diye konuştu.
Obama, Netanyahu'nun seçimden
sonraki ifadelerine de değinerek, hiç
kimsenin bir barış anlaşmasında bir
gecede Filistin devleti ortaya çıkacağını
tahayyül etmediğini ama buradaki
meselenin, Filistinlilere günün sonunda,
tanınmış ve güvenli bir Yahudi İsrail
devletiyle yan yana kendi devletlerinin
mümkün olabileceğinin umudunu verecek bir sürecin ve çerçevenin oluşturulması olduğunu dile getirdi.
Obama, "Başbakan Netanyahu'nun
açıklamalarından sonra bunun nasıl
olacağını tasavvur etmek zor" diye
konuştu.
ABD'nin İsrail politikasını yeniden
değerlendirmesinin, İsrail'in bölgedeki
güvenliği, askeri donanımı ve istihbarat
işbirliğiyle ilgili olmadığına da dikkati
çeken Obama, bunların aynı şekilde
devam edeceğini bildirdi.
"Ancak, açıkçası önümüzdeki yıllarda İsrail-Filistin ilişkilerinin nasıl idare
edileceğini yeniden gözden geçirmek
zorundayım" diyen Obama, şunları söyledi:
"Şu ana kadar hem Cumhuriyetçi
hem Demokrat yönetimlerin önermesi,
barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayan iki devlet ihtimali, zor ve zorlu
olduğu kadar, daha fazla aşırı unsurları
azaltabilir, halkları sağduyuyla merkeze
getirebilir ve bu can sıkıcı ve İsrail'e de
tamamen tehdit oluşturan durumu
çözebiliriz şeklindeydi. (Şimdi) Bu ihtimal çok az görünüyor."
Obama, bazı haberlerde bunun kendisi ile Netanyahu arasında kişisel bir
mesele gibi gösterildiğine işaret ederek,
Netanyahu ile "iş ilişkisinin" olduğunu
belirtti. Obama, "Dolayısıyla konu, liderler arasındaki ilişkiyle alakalı bir durum
değil. Konu (politikalarımızdaki) çok açık
ve önemli farklılıklarla ilgili. Bu, bölge ve
iki ülke için de büyük sonuçları olacak
gerçek ciddi politika farklılıklarının nasıl
gidereceğimizi çözmekle ilgili" değerlendirmesinde bulundu. (AA)
17 Peşmergeyi kurtarma
girişimleri başarısız oldu
KERKÜK - Irak'ta,
terör örgütü DAEŞ'in elindeki 17 Peşmergeyi kurtarmak için yürütülen girişimlerin başarısız olduğu
bildirildi. Kürdistan
Yurtseverler Birliği (KBY)
Kerkük Milletvekili Rebwar
Taha, "Maalesef tutsak
Peşmergeleri, kurtarma
planımız başarısız oldu.
DAEŞ, sunduğumuz teklifleri kabul etmedi" dedi.
Taha, DAEŞ'in rehin
aldığı ve 21 Mart'ta infaz
edeceğini duyurduğu 17 Peşmergeyi
kurtarma girişimlerini, AA muhabirine
anlattı.
"Arap aşiretlerini devreye sokarak
başlattığımız müzakerelerde üç adım
attık" diyen Taha, "Buna göre rehin
Peşmergelerle Kürdistan bölgesinin
elindeki DAEŞ militanlarının takası gündeme getirildi. Ardından yine
Peşmergeler karşılığında DAEŞ'in daha
önce talep ettiği militanlara ait cesetlerin verilmesi önerildi. Üçüncü olarak
rehin Peşmergeler için mali ödeme teklif edildi. Ancak ne yazık ki DAEŞ bu
seçeneklerin hiçbirini kabul etmedi.
Girişimlerimiz şimdilik başarısızlıkla
sonuçlandı" değerlendirmesinde bulundu.
Rehinelerin durumu hakkında 24
saat içinde gerçekçi bir bilgi verilmemesi halinde "akla gelmeyecek eylemler" yapacaklarını duyuran
Peşmergelerin aileleriyle saatler süren
görüşmelerde bulunduğu dile getiren
Taha, "Tutsak Peşmerge yakını ailelerle
bizatihi görüştüm. Özellikle nevruz
günü iki saatten fazla süren bir görüşme yaptım. Onların durumunu anlıyorum. Psikolojileri bozulmuş durumda.
Evlatlarından gelecek kötü bir haber
beklentisi içinde her gün ölüp ölüp diriliyorlar. Çabalarımız sonucunda onları
eylemlerinden vazgeçirdik" ifadelerini
kullandı.
Taha, Peşmerge ailelerinin atacakları
olumsuz adımların, DAEŞ'in çıkarına
hizmet edeceğini ve Kerkük'e zarar
LONDRA - İngiltere Başbakanı
David Cameron, Mayıs ayında
yapılacak genel seçimi lideri olduğu Muhafazakar Parti'nin kazanması halinde bir dönem daha başbakanlık yapacağını, ancak üçüncü
dönem için yeni liderliğe ihtiyaç
duyulacağını, bu nedenle başbakanlık koltuğuna oturmayı düşünmediğini açıkladı.
İngiliz yayın kurumu BBC'ye
konuşan Cameron, yaklaşan seçimin ardından tekrardan seçilmesi
halinde 5 yıl daha hizmet vereceğini ancak bir sonraki dönem için
başbakanlık görevinde yeni isimlerin bulunması gerektiğini bildirdi.
İngiltere'de 2010 yılındaki genel
seçimle başbakanlık görevine
gelen Cameron, "Taze gözler ve
taze liderliğin daha iyi olacağı
zaman kesinlikle gelecektir.
(Muhafazakar Parti'de) Birçok yetenek olduğunu biliyorsunuz.
Muhafazakar Parti'de harika kişiler
bulunuyor, parti Theresa May,
George Osborne ve Boris Johnson
gibi harika kişilere sahip. Etrafım
çok iyi insanlarla çevrili. İkinci
dönemde beş yıl boyunca görevde
bulunacağımı söyledim ancak
ondan sonra bence yeni bir liderlik
zamanı gelmiş olacaktır" diye
konuştu.
Cameron, Mayıs ayında yapılacak genel seçimi kazanmak için
hevesli olduğunu belirterek, "Kendimi bu
görev için yeterli ve
sağlıklı buluyorum.
Bunun için bir tutkum
var. Eğer oylar yetersiz
kalırsa hayal kırıklığına
uğrayacağım. Bu
görevde daha yapacak
işlerim olduğunu hissediyorum. Bu işin yarısı
tamamlandı. Ekonomi
düzlüğe çıktı. Bütçe
açığı yarıya indi. Bu işi
bitirmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Yaklaşan seçimi
kazanamaması halinde
ne yapacağına ilişkin soruya ise
Cameron, "Bundan önce bir hayatım vardı. Bu görevden sonra da
hayatım olacak. Harika bir ailem,
mükemmel bir eşim var.
Yaşadığımız yere bayılıyoruz.
Harika giden bir ilişkimiz var.
Yapacak başka şeyler bulurum.
Zaten milletvekili olarak devam
etmeyi umuyorum" yanıtını verdi.
Bu arada İngiltere'de genel
seçim yaklaşırken, kamuoyu yoklamaları Muhafazakar Parti ile İşçi
Partisi arasındaki yarışın başa baş
geçeceğine işaret ediyor.
"YouGov" adlı araştırma şirketinin dün yayınlanan son anketine
göre, muhalefetteki İşçi Partisi ile
Cameron'ın liderliğindeki
Muhafazakar Parti'ye destek yüzde
34 ile aynı seviyede seyrediyor. Bu
iki partiyi, yüzde 12 ile Avrupa
Birliği ve göçmen karşıtı görüşleriyle bilinen Birleşik Krallık
Bağımsızlık Partisi (UKIP), yüzde 8
ile koalisyon hükümetinin küçük
ortağı Liberal Demokrat Parti,
yüzde 6 ile de Yeşil Parti takip ediyor.
Birleşik Krallık'ta genel seçim 7
Mayıs'ta yapılacak ve siyasi partiler
650 koltuklu İngiliz
Parlamentosu'nun alt kanadı Avam
Kamarası'na girmek için yarışacak.
(AA)
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
2
vereceğine inandığını belirterek şunları
söyledi:
"Zaten DAEŞ'in en büyük planlarından biri Kerkük'te fitne ateşini yakarak
kargaşa ve kaos çıkarmaktır. DAEŞ'in
çıkarlarına hizmet edecek eylemlerden
uzak durmak gerekiyor. Birlik olup, bu
belayı Kerkük'ten def etmemiz lazım.
Şehitlerimizin intikamını olacak, rehin
tutulan güvenlik güçlerimizi kurtaracak
Peşmegelerimize destek olmalıyız."
DAEŞ'in daha önce Kerkük'e bağlı
Havice ilçesinde kafesler içinde görüntülerini yayımladığı 17 Peşmergenin
akıbeti bilinmiyor.
Öte yandan infaz edilen 3 Peşmerge
için Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY)
Başkanı Mesut Barzani ve Bölgesel
Hükümet sert açıklamalar yaptı.
Barzani açıklamasında, "Şehit ailelerine
söz veriyorum, kanları boşa gitmeyecek. Bunlar, teröristlerin yanına kar kalmayacak. Teröristler bütün cürümlerinin
hesabını ağır bir şekilde ödeyecek.
Peşmergeleri şehit edenler, geçmişte
olduğu gibi bundan sonra da nasıl
cezalandırılacaklarını çok iyi bilecekler"
dedi.
IKBY hükümetinin açıklamasında ise
"Terör örgütü DAEŞ'in eylemleri her
türlü insani, ahlaki ve dini değerlerin
dışındadır. Bu vahşetin bedelini en ağır
bir şekilde ödeyecek olan teröristler,
çok iyi bilmeliler ki hiçbir şekilde
çocuklarımızın kanları yerde kalmayacak. Terör örgütü, büyük cezayı beklesin" denildi. (AA)
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
14
28 Mart 2015 Cumartesi
“BÜYÜK SİNAGOG”
yeniden ayağa kalktı
TURİZM
Edirne'deki, Türkiye'nin en büyük Avrupa'nın üçüncü büyük sinagogu, Vakıflar
Genel Müdürlüğü tarafından aslına uygun şekilde restore edildi.
Alman turist
uzun tatil
seviyor...
ANTALYA - Yabancı turistler geçen yıl
toplam 292,6 milyon geceleme yaparken,
ortalama geceleme sayısında ilk sırayı
Almanlar aldı.
AA muhabirinin Akdeniz Turistik Otelciler
ve İşletmeciler Birliğinin (AKTOB) Turizm
Raporundan yaptığı derlemeye göre, geçen
yıl Türkiye'yi ziyaret eden yaklaşık 35,8
milyon yabancı turist toplam 292,6 milyon
geceleme yaptı.
Geceleme yapılan yerler bakımından ilk
sırayı 161,6 milyon geceleme ile konaklama
tesisleri aldı. Gecelemelerin 98,8 milyonu
ise evlerde, 32,2 milyonu da diğer yerlerde
yapıldı.
Konaklama tesislerinde yapılan
gecelemelerin yüzde 47,6'sı Antalya'da,
yüzde 29,6'sı İstanbul'da gerçekleşti. Bu
şehirleri sırasıyla Muğla, Aydın, İzmir,
Nevşehir, Ankara, Bursa ve Denizli takip
etti.
Evlerde yapılan gecelemelerin ise yüzde
42,8'i İstanbul'da, yüzde 7,7'si Ankara'da,
yüzde 6,9'u Antalya'da, yüzde 5,3'ü
İzmir'de, yüzde 2,7'si Muğla'da ve yüzde
2,6'sı da Bursa'da gerçekleşti.
Pazarlara göre turistlerin ortalama kalış
sürelerine bakıldığında, ilk sırayı 8,2 ortalama geceleme süresi ile Alman turist aldı.
Rusya'dan gelen turist ortalama 7,9
geceleme yaparken, Belçika'dan gelen turist ortalama 7,3, İngiltere'den gelen turist
ortalama 7,2, Danimarka, Hollanda ve
Ukrayna'dan gelen turist ise ortalama 6,8
geceleme yaptı.
İsveç'ten gelen turist ortalama 6,
Fransa'dan gelen turist ortalama 5,2, İsrail
ve İran'dan gelen turist ortalama 4,7,
ABD'den gelen turist ortalama 3,8,
İtalya'dan gelen turist ortalama 3,7,
Yunanistan'dan gelen turist ortalama 2,8,
Bulgaristan'dan gelen turist de ortalama 2,7
gün geceleme gerçekleştirdi.
Geçen yıl Antalya'da toplam 85,1 milyon
geceleme yapıldı. Bunların yüzde 90,6'sı
konaklama tesislerinde, yüzde 8'i evlerde
gerçekleşti.
Ortalama kalış süresi bakımından en
uzun konaklamayı 9,5 gece ile Almanya'dan
gelen turist yaptı. Bunu 8,7 geceleme ile
Rusya, 8,4 geceleme ile Ukrayna ve İsviçre,
8,2 ile Belçika, Hollanda ve İngiltere, 7,4 ile
Danimarka, 7,1 ile İsveç, 6,8 ile Fransa, 6,6
ile İran ve 6,5 geceleme ile İsrail takip etti.
ISSN 1308-7622
Yıl: 45
Sayı: 15128
28 Mart 2015
Cumartesi
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi:
Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bil. Med. Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına
Ahmet Serkan Küçük
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Muhabir - İnternet Editörü
Kenan ERGEN
Haber Merkezi
Şenol Günüç, Emine Özcan, Hakkı Murat Söbütay,
Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Yeni Batı Mah. 2412 Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle /
ANKARA Tel: 0312 387 25 40 - Fax: 0312 387 25 60
Basıldığı Yer:
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
web: www.yedigungazetesi.com.tr email: [email protected]
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
EDİRNE - AA muhabirinin aldığı bilgiye
göre, Edirne'de dini hoşgörünün
simgelerinden sayılan Büyük Sinagog'ta
dört yıl süren çalışmalar tamamlandı.
Sinagog, 26 Mart'ta törenle açılacak.
Törene, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç
ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun
da katılımı bekleniyor.
Türkiye Musevi Cemaati Başkanı İshak
İbrahimzadeh, AA muhabirine yaptığı
değerlendirmede, Vakıflar Genel
Müdürlüğüne, sinagogun restorasyonu için
teşekkür etti.
Restorasyonun cemaati de sevindirdiğini belirten İbrahimzadeh, mutluluğunu dile
getirdi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, restorasyon
kapsamında, günümüze sadece ön duvarı
ulaşan sinagogun kar birikmeleri ve bakımsızlıktan çöken çatısı ile içerisini temizledi,
çelik konstrüksiyonunu yaparak çatısını
kapattı.
Aslına uygun inşa edilen sinagogun iç
ve dışına sıva uygulandı, binada 2 bin
metrekare kalem işi uygulaması yapıldı.
Ayrıca idari bina ve müştemilat
binasının da çatı ve sıva işleri tamamlandı.
Sinagogun eski haline getirilmesi için 4 yıl
yürütülen çalışmalar çerçevesinde 5 milyon
750 bin lira harcandı.
Edirne'de nüfus bakımından sayıca
yeterli cemaate sahip Yahudiler için önemli
dini mabetlerden Büyük Sinagog, 1905'te
yaşanan ve "büyük yangın" olarak
adlandırılan yangında yok olan 13 ayrı sinagogun yerine 2. Abdülhamid'in fermanıyla
yapıldı ve 1907'de ibadete açıldı.
Fransız mimar France Depre tarafından
Viyana Sinagog'u örnek alınarak projelendirilen yapının büyük bir bölümü aradan
geçen süre içinde tahrip oldu.
Trakya Üniversitesinin geçmiş dönemde
restorasyonunu üstlenerek kültürel amaçlı
kullanma isteğine sıcak bakılmasının ardından üniversiteye tahsis edilen bina, Yahudi
cemaatinin tepkisi üzerine yeniden Vakıflar
Genel Müdürlüğüne devredildi.
Büyük Sinagog, anıtsal girişin iki yanın-
Gümüşhane konakları turizme kazandırılıyor
GÜMÜŞHANE - Gümüşhane'de
kültür varlığı olarak tescilli tarihi konaklar restore edilerek kentin turizmine
ivme kazandıracak. Gümüşhane Valisi
Yücel Yavuz, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Gümüşhane'de kültür varlığı olarak tescilli 59 konak bulunduğunu belirterek, "Zamana meydan
okur gibi günümüze dek ayakta
kalmayı başarmış, mimari üslubu,
çatısı, merdiveni, yapı malzemesi ve
balkonuyla kültür mirasımız olan bu
konaklarımızı gelecek kuşaklara taşımak, en önemli görevimiz" dedi.
Balyemez, Özdenoğlu, Hasan
Fehmi Ataç, Erol Karabiber ve Zeki
Kadirbeyoğlu konakları gibi tarihi konakların restore edilerek hizmete
açıldığını ve turizme kazandırıldığını
ifade eden Yavuz, bu tarihi konakların
ilin sosyal hayatına katkı sağlarken,
aynı zamanda yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri haline geldiğini söyledi.
Kurtarılabilir durumdaki diğer tescilli konakları da tespit ederek özel idare
imkanlarıyla kamulaştırıp restore
ederek özel sektöre kiralamayı
düşündüklerini dile getiren Yavuz,
"Kadirbeyoğlu Konağı'ndan başlamak
üzere Süleymaniye Mahallesi'ndeki
binalar için çalışmalarımız sürüyor. Bu
konakların, ikamet veya konaklama
amaçlı değil, gezilip görülebilir,
Gümüşhane'nin tarihini anlatabilir
mekanlar olarak değerlendirilmesini
istiyoruz.” (AA)
da yer alan simetrik kuleleri ile Kaleiçi
semtindeki en görkemli yapıdır. Bazikal
planlı yapıda özellikle orta kısmın üst
örtüsü olarak kullanılan aynalı çapraz
Tonoz adeta bir gök kubbe gibi bezenmiştir. Büyük Sinagog, idari bina ve
müştemilat binasından oluşuyor.
Maftirimin (Yahudi dini müziği) doğduğu
yer olarak da bilinen, mimari estetik açısından önemli dini mabetler arasında sayılan
Büyük Sinagog, Vakıflar Genel Müdürlüğü
tarafından 4 yılda restore edildi.
Osmanlı'ya sığınan Sefarad Yahudileri
ve diğer Yahudi cemaatleri, o dönemde
Edirne'ye gelerek kendi mahallelerini oluşturdu. 20 bine yakın Yahudi, Edirne ve
civarında yaşamaya başladı.
Zamanla kentten ayrılmaya başlayan
Yahudiler, 1983 yılına kadar sinagogu kullandı. Sinagog, cemaatsiz kalınca harap
hale geldi.
Edirne'de, günümüzde Musevi cemaatine mensup bir ailenin yaşadığı biliniyor.
(AA)
28 Mart 2015 Cumartesi
Tolga’ya ameliyatsız tedavi uygulanacak
İSTANBUL Fenerbahçe ile oynadıkları
derbi maçta sakatlanan
Beşiktaş Futbol Takımı'nın
kaptanı Tolga Zengin'e
ameliyatsız tedavi uygulanacak. Beşiktaş
Kulübü'nden yapılan açıklamada, sağlık kurulunun
yaptığı incelemeler sonucunda Tolga'nın sahalara
daha çabuk dönmesi için
tedavisine başlandığı belir-
"Kartal" penaltılarla uçuyor
tilerek, "Bu kapsamda
Tolga Zengin'e ameliyatsız
tedavi (konservatif) uygulanacak ve bu yöntemle takıma daha çabuk kazandırılması sağlanacak" denildi.
Tolga Zengin,
Fenerbahçe maçında
sakatlanarak oyundan çıkmış ve çekilen MR sonucunda sağ arka adalesinde
4. derece yırtık tespit edilmişti. (AA)
Spor Toto Süper Lig'in ikinci yarısında Beşiktaş, şu ana kadar en çok penaltı kazanan takım oldu.
Edinho geçen
sezonu arıyor
İSTANBUL - AA muhabirinin derlediği
verilere göre hakemler, ikinci devrenin ilk 8
haftalık bölümünde 24 kez penaltı kararı
verdi. Kullanılan penaltı atışlarından 4'ü
kaçarken, 20'si golle sonuçlandı.
Ligin ilk yarısında sadece bir penaltı kullanan Beşiktaş, ikinci devrenin 8 haftalık periyodunda 4 penaltı kazandı.
Çaykur Rizespor, Bursaspor, Balıkesirspor
ve SAİ Kayseri Erciyesspor maçlarında kazanılan penaltıları Senegalli futbolcu Demba Ba
ile golle sonuçlandıran Beşiktaş, ikinci devre
penaltı istatistiklerinde ilk sırada yer aldı.
Siyah-beyazlı takım, penaltılarda fire vermezken, "penaltı kralı" Demba Ba da ligdeki
15 golün 5'ini beyaz noktadan kaydetti.Ligin
ilk devresinde lehine 7 penaltı kararı çıkan
Fenerbahçe'ye, sezonun ikinci yarısında ise
bir kez penaltı düdüğü çalındı.
Fenerbahçe, ikinci devre şu ana kadar
attığı tek penaltı golünü, 20. haftada
Gaziantepspor karşısında Emre
Belözoğlu'nun ayağından buldu.
Bu sezon toplamda lehine en fazla penaltı
verilen takım olan Fenerbahçe, kullandığı 8
penaltı atışından 6'sını gole dönüştürdü.
Şampiyonluk yarışında son 9 haftaya zirvede giren Galatasaray ise 25 haftada 3 penaltı kullandı.
Ligin ilk yarısında Burak Yılmaz ile 2 penaltıdan birini gole çevirebilen sarı-kırmızılılar
lehine hakemler, ikinci yarıda bir kez beyaz
noktaya yöneldi.
Galatasaray, topun başına geçen Emre
Çolak'ın penaltı golüyle 18. hafta yapılan
Bursaspor maçından (2-2) bir puanla ayrıldı.
Spor Toto Süper Lig'de sezonun genelinde ise 25 haftalık bölümde 58 penaltı kararı
çıkarken, futbolcular 48'inde başarılı oldu.
Süper Lig'de iki takım lehine ise penaltı
düdüğü çalmadı. Gaziantepspor ve
Gençlerbirliği lehine penaltı kararı çıkmayan
iki takım oldu.
Penaltı kullanan takımlar arasında ise
beyaz noktaya en az Akhisar Belediyespor
geldi. Ege temsilcisi, bu sezon kazandığı tek
penaltıyı 6. haftada, Kasımpaşa'yı 2-0 yendikleri maçta Uğur Demirok ile gole çevirdi.
Akhisar Beldiyespor'u, lehine en az penaltı
verilen takım sıralamasında Çaykur Rizespor,
Eskişehirspor ve Suat Altın İnşaat Kayseri
Erciyesspor izledi.
Eskişehirspor, penaltılarda 2'de 2 yaparken, Çaykur Rizespor ve SAİ Kayseri
Erciyesspor ise birer penaltı atışından faydalanamadı.
Kalesinde penaltıdan en fazla golü
Kasımpaşa gördü. 11 metreden yapılan 7
vuruşun 6'sında top Kasımpaşa fileleriyle
buluştu.
Akhisar Belediyespor ve SAİ Kayseri
Erciyesspor kalecileri de penaltıdan 5 gole
engel olamadı.
KAYSERİ- Spor Toto Süper Lig'de geçen
sezonun ikinci yarısında en çok gol atan oyuncu
unvanını elinde bulunduran Erciyessporlu Edinho,
bu sezonun 25 haftasında kümede kalma mücadelesi veren takımına beklenen katkıyı sağlayamadı. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kayseri
Erciyesspor formasıyla geçen sezon çıktığı 15
maçta attığı 11 gol ve yaptığı 2 asistle mavi-siyahlı
ekibin kümede kalmasında büyük pay sahibi olan
Portekizli oyuncu Edinho, bu sezon ise 19 karşılaşmada 7 kez rakip fileleri havalandırarak, ilk
sezonundaki performansının gerisinde kaldı.
Sakatlıklar ve kart cezaları nedeniyle bazı maçlarda takımını yalnız bırakan Edinho, forma bulduğu karşılaşmalarda da gol yollarında fazla etkili
olamadı ve kümede kalma mücadelesi veren takımına beklenen katkıyı sağlayamadı.
Edihno, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
takım olarak bu sezon geride kalan haftalarda iyi
performans ortaya koyamadıklarını, ligde istedikleri yerde olmamanın üzüntüsünü yaşadıklarını
söyledi. Sakatlıklar ve kart cezalarının performansını olumsuz etkilediğine dikkati çeken Edinho,
"Geçen sezonun ikinci yarısında çok iyi bir dönem
geçirmiştik. Attığım gollerle takımımın ligde kalmasına katkı sağlamıştım. Ancak bu sezona istediğimiz gibi başlayamadık, şanssızlıklar yakamızı
bırakmadı. Geride kalan haftalarda daha fazla gol
atarak, takımımı üst sıralara taşımak isterdim ama
olmadı" diye konuştu. Fizik açıdan kendisini iyi
hissettiğini dile getiren Edinho, şöyle devam etti:
"Lige milli maçlar dolayısıyla verilen arayı en iyi
şekilde değerlendirerek, daha da iyi duruma geleceğiz. Ligin bitmesine 9 hafta kaldı ve takım olarak küme düşme hattınını içinde bulunuyoruz. Biz
kaliteli bir takımız bu 9 haftayı iyi değerlendireceğimizi düşünüyorum.”
Milli güreşçilerin hedefi altın madalya
BOLU - Avrupa ve Dünya
Şampiyonası hazırlıklarına
devam eden Genç Erkekler
Grekoromen Güreş Milli Takımı
sporcuları, bu yıl da Türkiye'ye
madalyalar kazandırmayı amaçlıyor.
Gençler kategorisinde 74
kiloda Dünya şampiyonu olan
Furkan Bayrak, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, bu yıl
İstanbul'da düzenlenecek
Avrupa ve Brezilya'da gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonasında,
önemli başarılar elde etmeyi
hedeflediklerini belirtti.
Güreşe, Samsun'un Bafra
ilçesinde 6 yaşındayken başladığını dile getiren Bayrak, "Sonra
orada Bafra Güreş İhtisas
Kulübü'nde güreşe devam ederken Türkiye 3'üncüsü olup
Kavak'a geçtim. Oradan da
Akhisar Spor Kulübü'ne geçtim.
Şu anda milli takımda ter döküyorum. Geçtiğimiz yıl gençler
kategorisinde Avrupa üçüncüsü
ve Dünya şampiyonu oldum.
Amacım bu sene de şampiyon
olmak" diye konuştu.
Furkan Bayrak, gençler kategorisinde elde ettiği madalyaları,
büyükler kategorisinde de
kazanmak istediğini vurguladı.
Türkiye Güreş
Federasyonu'nun sunduğu
imkanların çok iyi olduğunu kaydeden Bayrak, "Çok iyi imkan-
larda eğitim görüyoruz. O yüzden önemli derecelere sahibiz.
Benim gibi güreşerek dünya
şampiyonu olmak isteyen sporcular, hiç durmadan çalışsınlar,
dururlarsa arkadaki adam onları
geçer. Güreş sayesinde çoğu
şeyi elde edebilirler" dedi.
Yıldızlar kategorisinde
Avrupa ve Dünya üçüncüsü olan
Ahmet Uçar ise geçen yıl Avrupa
Şampiyonasında bir talihsizlik
yaşadığını ve sakatlandığını
anımsattı.
Avrupa ve Dünya
Şampiyonasına hazırlandıklarını
hatırlatan Uçar, "Avrupa
Şampiyonası İstanbul'da düzenlenecek. Orada ülkemizi en iyi
şekilde temsil edeceğimi düşünüyorum" ifadesini kullandı.
Şampiyonalarda takım arkadaşlarıyla büyük başarılar elde edeceklerini düşündüğünü dile getiren Uçar, şöyle konuştu:
"Avrupa Şampiyonası hazırlıklarına Bolu Aladağ Kamp
Eğitim Tesisleri'nde devam ediyoruz. Günde 2 idman yapıyoruz. Onlardan önce sabah
7.30'da zihnimizin açılması için
yürüyüş yapıyoruz. İki idmanımızın toplamı 5 saatten fazla sürüyor. İdmanlarımız genellikle ağır
geçiyor. Rakımı yüksek, temiz
havalarda genellikle vücuda yükleniyoruz. Amacımız şampiyonada başarılı olmak." (AA)
Omzu kırılan
şampiyon minderi
terk etmedi
KONYA - Dünya Görme Engelliler Spor
Federasyonu (IBSA) Görme Engelliler Judo
Dünya Kupası'nda şampiyon olan Yunus
Emre Uludağ, Türkiye Judo
Şampiyonası'ndaki müsabakada omzunun
kırılmasına rağmen maçı bırakmadı ve rakibini eleyerek finale yükseldi.
Ankara'da düzenlenen Türkiye Judo
Şampiyonası'na katılan ve yarı final maçında
rakibiyle girdiği mücadele sonucu yere düşen
Uludağ, omzunda bir acı hissetti.
Maçı bırakmayı düşünen Uludağ, antrenörü Demet Yavuz Orhan'ın telkini üzerine
ayağa kalkarak maça devam etti. Rakibini
yenen milli sporcu, finale yükselmesine rağmen ağrısının artması üzerine maça çıkmadı.
2 ay sonra antrenmanlara başlayacak olan
milli sporcu, 2015 Avrupa Şampiyonası'nda
altın madalya hedefinden vazgeçmedi. (AA)
28 Mart 2015 Cumartesi
Miss Poem, 2015 İlkbahar-Yaz
Koleksiyonu’nda bahar çiçeklerinin renklerini
ve canlılığını kıyafetlerinize yansıtıyor…
Miss Poem’den çiçek kızlar
İlkbahar - yaz trendleri arasında baharın
tüm çiçekleri cıvıl cıvıl bir renk yelpazesi oluşturuyor.
Ayrıca çizgili, kareli desenlerde siyah ve
beyazın hakimiyeti devam ediyor.
Canlı renklerden oluşan ilkbahar-yaz koleksiyonunda kumaşlarda pamuklu, viskon yanı
sıra danteller, fileler, şifon ve emprime gibi
özellikli ürünler de yer alıyor.
2015 yaz sezonunda farklı çizgilerin kombi-
nasyonu saçaklar, lazer kesimler, kısa üstler,
derin yırtmaçlı etekler, yüksek bel şortlar, pantolonlar, etekler, uzun bluzlar, gömlek elbiseler,
devoreler, laklı parlak kumaşlar, fileler kadın
masumluğuna ve doğallığına yakışan çiçek,
gül desenleriyle bezeniyor.
Yüksek bel girlfriend yırtıklı denimler
gardroplara spor şıklık getirirken, Avant Pop
tarzıyla sanat ve modanın uyumu t-shirtlere,
elbiselere, eteklere yansıyor.
“Yüz tanıyan”
arılar ödül getirdi
ANKARA - ŞEYMA TAHAN
- Fransız bilim kadını Aurore
Avargues-Weber, "toplu iğne
başı'" kadar beyni bulunan
arıların insan yüzünü
tanıdığını ortaya çıkaran
araştırmasıyla dünya
genelinde bilimsel çalışmalar
yapan kadınları
cesaretlendirmek amacıyla
verilen 2015 L'Oreal-UNESCO
Uluslararası Burs Programı
kapsamında ödüle layık
görüldü.
Fransa'nın Toulouse 3
Üniversitesi'nden Dr.
Avargues-Weber (31), AA
muhabirine, arılarla ilgili
çalışması, yeni projeleri ve
aldığı ödül kapsamındaki
bursa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Arıların nektar bulduğu
çiçeğin şeklini ezberlediğini
ve bu doğrultuda çevredeki
benzer çiçeklere yöneldiğini
"üzerinde", "altında" gibi
nesneler arasındaki ilişkileri
anlayabildiğine hatta sayıları
ayırt edebildiğine vurgu yaptı.
Avargues-Weber, insanlarda ön beyin kabuğuyla
bağlantılı bu becerinin
kazanılmasının primatlarda
yıllar aldığına değinerek bir
sonraki aşamada küçücük
beyne sahip arıların bunu
kolayca başarmasının nedenlerini araştıracağını vurguladı.
Fransız araştırmacı, çalışmasının sonuçlarının arıların
beyninden yola çıkarak karmaşık insan beyninin ve
zekasının daha iyi anlaşılmasını sağlayabileceğini
belirtti. Dr. Avargues-Weber,
sonuçların yapay zeka sistemlerindeki uygulamalara da
ışık tutabileceğine dikkati
çekti.
L'Oreal-UNESCO
Uluslararası Burs Programı
Kırık camlar, sanata
dönüştürülüyor
Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde, kadın istihdamını arttırmak için sanatsal mozaik kursu
açıldı. Halk Eğitim Merkezince açılan kurs kapsamında, çoğunluğu köyde yaşayan kadınlara, farklı renklerdeki kırık cam parçalarından süs eşyası yapımı öğretiliyor.
belirten Avargues-Weber,
ekibiyle bu davranıştan yola
çıkarak söz konusu hayvanların insan yüzlerini tanıdığını
da saptadıklarını söyledi.
Avargues-Weber, araştırma kapsamında önce gözler
için iki nokta, burun için
dikey çizgi, ağza yönelik
yatay bir çizginin bulunduğu
yüz resimlerini kullandıklarını
dile getirerek, bu üç organın
doğru sıralandığı resme
konan arıları şekerli suyla
ödüllendirdiklerini, ardından
arıların, daha önce karşılaşmadıkları yüze benzeyen resimleri de bulabildiğini vurguladı. Araştırmada, ''Toplu iğne
başı kadar'' bir beyni bulunan
arıların insanlar gibi uzamsal
zekaya sahip olduğunun
görüldüğüne işaret eden
Avargues-Weber, ayrıca
arıların 1 saat gibi kısa
sürede "daha büyük",
kapsamında ödüle layık
görülmesine ilişkin ise
Avargues-Weber, memnuniyet duyduğunu ve bunun
projelerine katkıda bulunacağını ifade etti.
Böcekler ve zeka
konusundaki bazı önyargıları
kırabildiğini belirten
Avargues-Weber, ödüllerin
genellikle dünyayı değiştirebilecek konulardaki çalışmalara verildiğini hatırlatarak
"İnsanlığa katkıda bulunan
çalışmalara verilmesi
nedeniyle ödüle layık
görülmem beni şaşırttı" dedi.
Genç araştırmacı, bursun
dünyanın önde gelen kurumlarından Fransa Ulusal
Bilimsel Araştırma Merkezi'ne
(CNRS) girebilmesinin önünü
açtığını ayrıca arıların korunmasının önemini bir kez daha
gözler önüne serdiğini vurguladı. (AA)
KIRKLARELİ - ÖZGÜN TİRAN - Yıl
sonuna kadar 300 kadına eğitim verilmesi
planlanıyor.
Demirköy Kaymakamı Musa Aydemir,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurs
kapsamında, 15 köy ile İğneada beldesindeki 24 kadına sanatsal mozaik eğitimi
verildiğini söyledi.
Kursun ilçe adına önemli olduğunu,
kurs sonunda köylü kadınları evlerinde
üretecekleri ürünlerle aile bütçelerine
katkı sağlayacaklarını belirten Aydemir,
şöyle konuştu:
"Kursa kadınlarımız yoğun ilgi gösteriyor. Yıl sonuna kadar 300 köylü
kadınımıza eğitim vermeyi planlıyoruz.
Kadınlar, erkeklere göre daha üretken ve
çalışkan. Kursumuz yaklaşık 4 ay sürecek. Kurs sonunda başarılı olan kursiyerlerimize belgeleri verilecek. Köylü kadınlarımız evlerinde ürettikleri ürünleri
İstanbul'da anlaşma sağladığımız firmaya
satacak. Köylü kadınlarımız evlerinde
aylık en az 700 lira kazanabilecek. Bu
kurs Demirköy'ün ekonomisini de
oldukça güçlendirecek."
Aydemir, bu tür kursların gelir getirici
olduğunu, kadınların da kursun açılmasından memnuniyet duyduğunu dile
getirdi.
Kursun sürdürülebilirliğine de önem
verdiklerini dile getiren Aydemir,
"İstanbul'daki firmayla görüşmelerimiz
sürüyor" diye konuştu.
Halk Eğitim Müdürü Mehmet Kuşçu
da kursun 3 Temmuz'da sona ereceğini
ve başarılı kişilere belge verileceğini kaydetti.
"ALLAH DEvLETİMİZDEN
RAZI oLsuN"
Kursa katılan Mediha Altınel ise
eğitime her gün heyecanla geldiklerini
vurguladı. Kursta öğrendikleriyle aile
bütçelerine katkı sağlayacak olmanın
mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden
Altınel, "Allah devletimizden razı olsun.
Kursu tamamladığımızda evlerimizde
ürünler üreteceğiz. Kursun açılmasında
emeği geçenlere teşekkür ederim" şeklinde konuştu.
Kursiyerlerden Selma Akıncı da orman
köylüsünün ekonomik sıkıntılarının sanatsal ürünlerle bitebileceğini kaydetti.
(AA)
Download

Yemen SAVAŞ ALANI - Yedigün Gazetesi