Ekonomi
2
Muhasebe
5
Gündem
aşbakan Erdoğan Çanakkale'de Zaferin 99. yılında konuştu.
Erdoğan, "Türkiye, dışarıdan teslim alınamayacağı gibi
içeriden de ihanetlere boyun eğmeyecek, ihanetlere teslim
olmayacak" dedi. Başbakan Erdoğan, "Türkiye üzerine hesapları olanlar
bilsin ki, Çanakkale 99 yıl önce geçilmemiştir, bugün de yarın da
geçilemeyecektir" dedi.Erdoğan, "Tarih boyunca Türkiye'yi esir almaya,
Türkiye'nin istiklalini boğmaya çalışan her devlet, çok açık bir yenilgi ve
hezimetle geldiği gibi gitmiştir. Türkiye, dışarıdan teslim alınamayacağı
gibi içerden de ihanetlere boyun eğmeyecek, ihanetlere teslim olmayacak,
her türlü ihanete gereken cevabı verecek ve ihanetleri ezecek güçte bir
ülkedir" şeklinde konuştu.Erdoğan, "99 yıl önce bugün, donanmalar,
zırhlı gemiler, torpidolar, toplar, mitralyözler, hatta uçaklar bu milletin
imanlı evlatlarının kahramanlığı karşısında silinip gitmişlerdir.
nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Biz, 28 Avrupa
Birliği üyesi ülke arasında doğalgazı en ucuza alan ülke değiliz
ama en ucuza satan ülkeyiz" dedi. Yıldız, yaptığı konuşmada,
Türkiye'nin güneş enerjisine, yerli enerjiye, yenilenebilir enerjiye çok
fazla yatırım yapması gerektiğini, bunun bir ihtiyaç olduğunu söyledi.
Nevşehir'de güneş enerjisi panelleriyle elektrik ihtiyacını karşılayan bir
fabrika olduğuna dikkati çeken Yıldız, bu konunun her yönüyle
vurgulanması gerektiğini ifade etti. Özellikle yenilenebilir enerjiyle alakalı
konuların, Türkiye'nin yerli kaynaklarla buluşması adına ön plana
çıkarılmasını tavsiye eden Yıldız, basın mensuplarından da bu konuları
vurgulamasını istedi. Kırşehir'in Mucur ilçesinde doğalgaz kompresör
merkezi açılışına katılacağını ifade eden Yıldız, bunun, Türkiye'nin batıdaki
ihtiyacını karşılamak üzere doğudan gelen bütün doğalgazın batıya
aktarılabilmesi için Mucur'da önemli bir yatırım olacağını kaydetti.
E
D O Ğ A LGA Z I E N
U CUZ A SATA N
üLKEYiZ
8
B
anayi Bakanlığı, mezun genç girişimcilere, fikirlerini gerçekleştirmeleri
ve pazara sunmalarını için 100 bin lira hibe desteği verecek. Işık, hayata
geçirdikleri "Teknogirişim Sermaye Desteği Programı"nın ülkenin
ekonomik geleceğini gençlere emanet etme projesinin adı olduğunu belirtti.Bunun aynı
zamanda genç girişimcilerin teknolojik ürün fikirlerini gerçekleştirmeleri ve pazara
sunmalarını sağlamak üzere "cansuyu" niteliğinde olduğunu anlatan Işık, söz konusu
programla gençlere karşılıksız ve teminatsız olarak destek verdiklerini söyledi. Işık, bu
destek programından üniversitelerin sosyal bilimler hariç teknik bölümlerin son
sınıfında okuyan, master, doktora yapan veya mezuniyetleri üzerinden 5 yıl geçmemiş
gençlerin yararlanabileceğini anlattı. Bakanlığın Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğünün internet sitesinden online olarak proje fikirlerini göndermelerinin yeterli olduğunu
dile getiren Işık, iş fikirlerinin, bakanlığa sunulmuş projeler alanlarında uzman öğretim
üyelerinden oluşan panellerde değerlendirildiğini, proje sahiplerine bu panellerde
sunuş yaparak interaktif bir değerlendirme ortamı sunulduğunu kaydetti.
S
i
onom
EKONOM i Y i
REKOR KIRACAĞIZ
H
Özel sektörün borcu
156 milyar $ azaldı!
ERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
zel sektörün yurtdışından sağladığı uzun
vadeli kredi borcu, ocak sonu itibarıyla 2013
yılsonuna göre 0.5 milyar $ azalarak 155.9
milyar $ düzeyin de gerçekleşti. TCMB verilerine göre,
bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki
borçlanmalarının 68 milyon $ arttığı, tahvil ihracı biçi
mindeki borçlanmalarının 60 milyon $ azaldığı gözlendi.
Aynı dönemde, banka cılık dışı finansal kuruluşların
kredi biçimindeki borçlan maları 184 milyon $ azalırken,
tahvil ihracı biçimindeki borçlanmaları ise 1.5 milyar $.
Ö
19 MART 2014 Çarşamba
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
Milli büyümede bu yıl
bozdurtmayız
Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Binası'nın
açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, paralel yapının
hedefinin dev projeler olduğunu belirterek, "Gücünüz
yetmez, ekonominin dengesini bozdurtmayız" dedi.
Bakan Zeybekçi rakamları açıkladı
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,
"Milli büyümede bu yıl, son 4-5 yılın rekorunu kıracağız" dedi. Ekonomi
Bakanı Nihat Zeybekci, "Adana'da o tırları durduran vatan hainidir.
Bu ülkenin başbakanını dinleyen vatan hainidir, bu ülkenin bakanlarını
dinleyen vatan hainidir, milletvekillerini dinleyen vatan hainidir dedi.
eybekci, Hayriye Yardımlaşma
ve Dayanışma Derneğinin
Beste Düğün Salonu'nda
düzenlediği toplantıda, Türkiye'nin kamu
borçlarının milli gelire
oranının 28
Avrupa Birliği
(AB) üyesi
ülkenin
25'inden
daha iyi
olduğunu
ifade etti.
Z
aşbakan Tayyip
Erdoğan, Türkiye'nin
hayata geçireceği dev
projelerin küresel güçlerin yanı sıra
paralel yapı tarafından da
engellenmeye çalışıldığını söyledi.
İzmir Adnan Menderes
Havalimanı'nın 21 ayda
tamamlanan yeni iç hatlar terminal
binasının açılışını gerçekleştiren
Erdoğan, "Bunlar bu ülkenin
kalkınmasının önüne geçme
gayreti içinde. Yurtiçi ve dışında
bunun çalışmasını yapıyorlar"
dedi. Geçmişteki İzmir'i hatırlatan
ve engellenmeye çalışılan dev
eserler hakkında önemli
açıklamalarda bulunan Başbakan
Erdoğan, şu mesajları verdi:
B
GECEKONDU GİBİYDİ:
Dış ve iç hatlar binası yapılmadan
önceki İzmir Havaalanı binasını
lütfen bir düşünün. Adeta bir
gecekondu gibiydi. Bu güzel İzmir'e
öyle bir havaalanı yakışıyor
muydu? Biz buna tahammül
edemedik. Yapİşlet- Devret'le
burada bir adım attık. Şuradaki
huzuru, refahı görüyorsunuz.
Bizim iktidarımız bir huzur,
mutluluk, iktidarıdır. Ve bunu da
eserlerimizle ortaya koyuyoruz. Laf
değil icraat ürettik.
2017'DE BİTECEK:
İstanbul'a yapacağımız 3'üncü
Havalimanı'nı engellemek isteyen
küresel güçler var. Ama bütün
bunlara rağmen biz bu
havalimanını yapacağız. Şatıllarla
25 dakikada süratle merkeze
ulaşımın altyapısını da kuracağız.
Paralel yapı, işi yüklenen
müteahhit firmalara fatura
kesmeye çalışıyor. Faturalar
BORSA
ödenmeyince bunların önünü bir
kısım paralel yargı ile kesmeye
çalışıyorlar. Bunlara rağmen
hedefimiz 2017'de projeyi bitirmek.
KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ:
Ekonominin dengeleriyle oynamak
isteyenlere fırsat vermedik,
vermeyeceğiz. Gerek İzmir'deki
gerek İstanbul ve diğer illerdeki
dev projeleri engellemeye kimsenin
gücü yetmeyecek. Türkiye'nin,
Balkanlar, Ortadoğu, Afrika ve
Asya'nın yükselen yıldızı
olmasından rahatsızlık duyanlar
olduğunu biliyorum. Bu
mücadelede İzmir'in Ege'nin bize
destek verdiğini biliyoruz. S.3’de
Türkiye'deki bankaların sermayelerinin
verdikleri kredilere yeterlilik oranının, 28
AB üyesi ülkenin 21'inden daha iyi
olduğunu vurgulayan Zeybekci, bu yıl
ihracatın 152 milyar dolardan 166 milyar
dolara çıkacağını kaydetti.
Zeybekci, "166 milyar dolara çıkacak da ne
olacak? İhracat 166 milyar dolara çıktığı
zaman Türkiye'de üretim yüzde 10 artacak,
istihdam yüzde 10 artacak, yatırım yüzde
10 artacak, refah yüzde 10 artacak, tüketim
yüzde 10 artacak. Bunun sonucunda
milli büyümede, bu yıl son 4-5 yılın
rekorunu kıracağız" diye konuştu.
heyetin Kanal İstanbul Projesi'nin, nükleer
santrallerin iptal edilmesini, İstanbulİzmir otoyolunun durdurulmasını,
hidroelektrik santrallerden
vazgeçilmesini, üçüncü köprü inşaatının
ve ikinci tüp geçit inşaatının durdurulmasını talep ettiğini anımsattı.
Bu talepler karşısında insanların
"donup kaldığını" anlatan Zeybekci,
"Hani Taksim'di, hani Gezi'ydi, hani
ağaçlardı, hani yeşildi, hiçbiriyle
alakası yoktu. Niyetleri başkaydı,
niyetleri olmasın, yapılmasın.
"Türkiye'de bu kadar güzel şeyler olmasının birilerini rahatsız ettiğini,
geçen yıl mayıs ayında İstanbul'da Gezi
Parkı bahanesiyle olaylar çıkarıldığını,
Taksim'in yerle bir edildiğini" dile getiren
Zeybekci, Başbakan Erdoğan yurt dışında
olduğu için Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç ile görüşen
İstanbul'da ibretlik duvarlarda
bir yazı vardı, "Zulüm 1453'te
başladı" diyordu. Ne zulmü?
"Zulüm Fatih Sultan Mehmet'le
başladı" diyordu. "Zulüm, Konstantinepol'den İstanbul'a
dönüşmesiyle başladı" diyordu" şeklinde konuştu.
Haberi Sayfe.3’de
B ankalar
ç i f tç iy i
tenhada
sıkıştırdı
ankalar, çiftçiye verdiği
krediyi erken çağırarak
sıkıntı yaratmaya başla
dı.Borcu kapatmadan krediyi yenilemiyorlar" dedi. Çiftçiyi 'üretici
kredisi' adı altında yüksek faizle
borçlandı ran özel bankalar şimdi
de krediyi erken çağırmaya başla
dı. Kredileri yenilenmeyince üreticiler 'kara listeye' alınıyor. Krediyi
kapatmak için eşten-dostan para
alan üretici, daha çok borç sarma
lına giriyor. Bolu Ziraat Odası Başkanı İsmail Yamantürk, bu gelişme
lerin bir operasyon gibi başlatıl
dığını belirte rek, "Kamu bankaları
kredilerde bürokrasiyi uzatınca
meydanı özel bankalar kaptı.
B
Kuzey Kıbrıs’a su
&
KKTC tarihinin gelmiş geçmiş en büyük projesi
olan ‘Türkiye’den boruyla su temini’ için hummalı bir çalışma sürüyor. Projenin 20 Temmuz’a yetiştirilmesinin planlandığı öğrenildi.
u tarihin özel bir anlamı var.
Türkiye, Kıbrıs Barış Harekatı’nı
20 Temmuz 1974’te başlattı. 20
Temmuz 2014’te ise, ‘Asrın Projesi’ ile adeta
ikinci bir Barış Harekatı başlamış olacak.
Mart ayında barajları tamamlanan projede,
normal şartlarda ilk suyun eylül ayında
Ada’ya ulaşması bekleniyordu.
B
250 metre derinden...
Ancak yapılan görüşmeler sonunda suyun 20
Temmuz kutlamaları sırasında Ada’ya gitme
si çalışması başlatıldı. Projenin tamamlanmasıyla borularla Türkiye’den KKTC’ye yıllık
75 milyon metreküp su aktarılacak. Anamur
Dragon Çayı üzerinde inşa edilecek Alaköprü
Barajı’ndan sabit debi esasına göre alınacak .
Artık
Ekonomi
Gazetesini
twitter &
facebook’dan
okuyabilirsiniz
2
19 MART 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
nerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Yıldız, Nevşehir'de,
28 Avrupa ülkesi içinde
doğalgazı en ucuza satan ülke
olduklarını söyledi.Yıldız,
Nevşehir Belediye Başkanı
Hasan Ünver'i ziyaretinde
yaptığı konuşmada,
Türkiye'nin güneş enerjisine,
yerli enerjiye, yenilenebilir
enerjiye çok fazla yatırım
yapması gerektiğini, bunun
bir ihtiyaç olduğunu
söyledi.Nevşehir’de güneş
enerjisi panelleriyle elektrik
ihtiyacını karşılayan bir
fabrika olduğuna dikkati
çeken Yıldız, bu konunun her
yönüyle vurgulanması
gerektiğini ifade etti. Özellikle
yenilenebilir enerjiyle alakalı
konuların, Türkiye'nin yerli
kaynaklarla buluşması adına
ön plana çıkarılmasını tavsiye
eden Yıldız, basın
mensuplarından da bu
konuları vurgulamasını istedi.
E
DOĞALGAZI
en ucuza
s a t a n ü l ke
biziz
"Doğalgaz fiyatı 2008 Kasım
ayından daha düşük"
Yıldız, daha sonra,
Kapadokyagaz Doğalgaz
Dağıtım Şirketini ziyaret etti.
Bakan Yıldız, burada yaptığı
açıklamada, Türkiye'nin,
2008'in kasım ayından itibaren
referandum ve genel seçim
geçirmesine rağmen doğalgaz
fiyatlarının artmadığını
belirterek, şöyle devam etti:
"Şu anda BOTAŞ'ın sattığı
doğalgaz fiyatı, 2008 kasım
ayından daha düşük. 'Bu
nominal mi, reel mi, dövizle mi
alınıyor?' diye soruyorlar.
Hayır, Türk Lirası ile. O zaman
bin liraya satıyorsak şu anda
900 küsür liraya satıyoruz.
2008'in kasım ayından bu
tarafa petrol, doğalgaz fiyatları,
döviz, artmış olmasına rağmen
fiyatlarımız artmadı. Biz, 28
Avrupa Birliği üyesi ülke
arasında doğalgazı en ucuza
alan ülke değiliz ama en ucuza
satan ülkeyiz. O yüzden bunu
vatandaşlarımızın da
değerlendirmesi gerekiyor."
HABER MERKEZİ
K
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi
Bayraktar, tarımın 5 milyon 507 bin istihdam yarattığını
bildirerek, tarımın Aralık ayında 25 milyon 262 bin olan
istihdamın yüzde 21,8'ini sağladığını bildirdi.
İstihdamın
yüzde 21'i
tarımdan
olduğuna dikkati çeken Yıldız,
"Enlem açısından baktığımızda
Avrupa'nın ikinci uzun ülkesi.
Zaman farkı da yaklaşık 76
dakika. Böyle bir mesafede
doğalgazın gidebilmesi için
basıncı yükseltmek gerekiyor.
Azerbaycan'dan, İran'dan
gelen gazı kendi haline
bıraksanız Eskişehir’e,
İstanbul’a gitmiyor. Kademeli
olarak onların basıncının
yükseltilerek daha ileriye
aktarılması gerekiyor. Bu
konuda Mucur’un büyük
katkısı olacak. Erzincan’da,
Hanak'ta, Ardahan'da var.
Bunların her biri, doğudaki
kaynakların batıya
aktarılmasını sağlayacak" diye
konuştu.
ırşehir'in Mucur ilçesinde
doğalgaz kompresör
merkezi açılışına katılacağını ifade
eden Yıldız, bunun, Türkiye'nin
batıdaki ihtiyacını karşılamak üzere
doğudan gelen bütün doğalgazın
batıya aktarılabilmesi için Mucur’da
önemli bir yatırım olacağını kaydetti.
Tarım işsizliği 2,1 puan düşürüyor
ürkiye'nin doğusuyla
T
batısı arasındaki
mesafenin bin 800 kilometre
ürkiye Ziraat
Odaları Birliği
T
(TZOB) Genel
Başkanı Şemsi
Bayraktar, yaptığı
yazılı açıklamada,
Aralık ayında
tarımın yüzde 12,1
olan işsizlik oranını
2,1 puan düşürerek
yüzde 10'a
indirdiğini kaydetti.
Bayraktar öte
yandan tarımdaki
istihdamın Aralık
ayında 5 milyon 507
bine gerilediğine de
dikkati çekti.
yüzde 23 iken, 2013
yılı Aralık ayında 1,2
puan azaldı.
Tarımda mevsim
şartları nedeniyle
istihdamda düşüş
olmasına rağmen,
sanayiden 551 bin,
inşaattan 3 milyon
754 bin daha fazla
istihdam sağlandı."
Tarım işsizliği 2,1
puan düşürüyor
yüzde 12,1 olan
işsizlik oranını 2,1
puan düşürerek,
yüzde 10'a çekmesi
tarımın
ekonomimize
yaptığı çok büyük
katkıdır.
Aralık ayında bile
5,5 milyonun
üzerinde istihdam
yaratması, işsizliği
2,1 puan indirmesi
indirdiğini belirtti.
Son bir yıllık
dönemde mevsimsel
oynamalar
nedeniyle tarımın
istihdamdaki
payının yüzde 21,8
ile yüzde 26
arasında
değiştiğinin altını
çizen Bayraktar,
Aralık ayında
hizmetler
sektörünün 13
çalışan 5 milyon 507
bin kişinin yüzde
54,86'sını
erkeklerin, yüzde
45,14'ünü ise
kadınların
oluşturduğunu
belirtti.
milyon 47 bin,
tarımın 5 milyon 507
bin, sanayinin 4
milyon 956
bin, inşaat
sektörünün ise 1
milyon 753 bin
kişiye istihdam
oluşturduğu
bilgisini verdi.
hizmetler, 2 milyon
486 bininin tarım, 1
milyon 116 bininin
sanayi, 80 bininin
ise inşaat
sektöründe çalıştığı
bildiren Bayraktar,
"Tarımda
çalışanların yüzde
45,14'ü kadınlardan
oluşuyor. Toplam
çalışan kadınların
yüzde 33,2'si
tarımda istihdam
ediliyor" ifadelerini
kullandı. CİHAN
Türkiye'de 7 milyon
484 bin kadının
istihdamda yer
aldığını, bunların 3
milyon 802 bininin
Geçen yılın Aralık
ayında toplam
istihdamın 2012'nin
aynı ayına göre 496
bin artarak 25
milyon 262 bine
çıktığını belirten
Bayraktar, şunları
kaydetti:
"2012 yılının Aralık
ayına göre, 2013'ün
Aralık ayında
hizmetler
sektöründe
istihdamın 470 bin,
sanayide 100 bin,
inşaatta 106 bin
arttı, tarımda ise 179
bin azaldı.
Toplamda 2013
Aralık ayında,
Kasım ayına göre
181 bin azalarak, 25
milyon 262 bine
inen istihdamda,
tarımın payı yüzde
21,8 oldu. 2012
yılının Aralık ayına
göre tarımın
istihdamdaki payı
Bayraktar,
Türkiye'de işsiz
sayısının Aralık
ayında 2 milyon 809
bin kişi, işsizlik
oranının yüzde 10
olduğuna dikkati
çekerek, "2012
Aralık ayında
işsizlik oranı yüzde
10,1 düzeyindeydi.
Tarım, 5 milyon 507
bin kişiye iş, aş
sağlayarak, işsizliği
2,1 puan düşürdü.
2013 Aralık ayında,
tarımın Türkiye
ekonomisi ve sosyal
hayatı için çok
önemli olduğunu
ortaya koyuyor"
değerlendirmesinde
bulundu.
Bayraktar, tarımın
kentlerdeki işsizliği
yüzde 11,8'den
yüzde 11,5'e,
kırsalda yüzde
13,7'den yüzde 7'ye,
toplamda 12,1'den
yüzde 10'a
Tarımda
çalışanların yüzde
45'i kadın
TZOB Başkanı
Bayraktar, tarımda
3
19 MART 2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Türkiye'nin en büyük iç hatlar terminali açıldı
kullanan Erdoğan, sözlerine şöyle
devam etti:
AV İnşaat tarafından hayata
geçirilen yeni iç hatlar
terminali, yaklaşık 200 bin
metrekare kapalı alan
büyüklüğüyle Türkiye'nin en
büyük iç hatlar terminali olma
özelliğini kazandı
T
özelliğini kazandı. Terminal, 64
check-in kontuarı, 40 asansör, 30
yürüyen merdiven, 66 metre
yürüyen bant ve saatte 5 bin bagaj
işleme kapasitesi ile 2 bin 537
araçlık kapalı ve 3 bin araçlık açık
otoparka sahip bulunuyor.
Türkiye'nin en büyük iç hatlar
terminali olma özelliğini kazanan
Adnan Menderes Havalimanı
terminali açıldı.
Adnan Menderes Havalimanı yeni
iç hatlar terminal binasının açılış
töreninde konuşan Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'in
Türkiye'ye ve dünyaya açılan
kapısı Adnan Menderes
Havalimanı yeni iç hatları
binasının hayırlı olmasını diledi.
Havalimanının dış hatlar terminal
binasının açılışını da 2006 yılında
bizzat kendisinin yaptığını
söyleyen Başbakan Erdoğan, yılda
20 milyon yolcu kapasitesi ile
hizmet verecek terminal binasının
İzmir'e yakışan ve İzmir'i temsil
eden bir eser olduğunu ifade etti.
DHMİ tarafından 17 Kasım 2011'de
yapılan ihale sonucunda 2032
sonuna kadar 610 milyon euro artı
KDV karşılığında TAV tarafından
işletilecek terminalin temeli, 15
Haziran 2012'de atılmıştı. TAV
İnşaat tarafından hayata geçirilen
yeni iç hatlar terminali, yaklaşık
200 bin metrekare kapalı alan
büyüklüğüyle Türkiye'nin en
büyük iç hatlar terminali olma
303 MiLYON
İzmir'e yakışanı yaptıklarını, laf
yerine icraat ürettiklerini söyleyen
Erdoğan, "Bizim iktidarımız bir
huzur iktidarıdır bir mutluluk
iktidarıdır bunu da eserlerimizle
ortaya koyuyoruz" dedi.
Erdoğan, "Türkiye'nin,
Balkanların, Ortadoğu'nun,
Afrika'nın, Asya'nın yükselen
yıldızı olmasından rahatsızlık
duyanlar olduğunu biliyorum.
Yaşanan olayların gerisindeki
sebeplerden birisinin de bu
olduğunu biliyorum.
Kimse kusura bakmasın eğer
bundan rahatsız oluyorlarsa biz
onları rahatsız etmeye devam
edeceğiz" dedi.
İstanbul'a 3. havalimanı
2017'ye kadar yapılacak
"Artık uzak diye bir kavram
kalmadı ülkemizde" ifadesini
"Havalimanlarıyla, bölünmüş
yollarla, otoyollarla, hızlı tren
hatlarıyla Türkiye'nin her yerini
yakın hale getirdik. Şimdi
İstanbul'da, 3. havalimanını
yapıyoruz. Engellemek isteyen
küresel güçler var, biliyoruz ama
bütün engellemelere rağmen biz
bu havalimanını yapacağız. Bütün
engellemelere rağmen yapacağız.
Orada artık yeni sistemi de
devreye sokacağız, şatırlarla artık
süratle şehir merkezine, 25
dakikada inişin bütün altyapısını
da orada ortaya koyuyoruz.
Bunu da başaracağız. Öyle veya
böyle yurt içi ve yurt dışı, yurt
içinde paralel yapı engellemeye
çalışıyor. Ne ile? Orayı yüklenmiş
olan müteahhit firmalara
bakıyorsunuz fatura kesmeye
çalışıyorlar. Faturalar
ödenmeyince bu defa bunların
önünü bir kısım paralel yargıyla
kesmeye çalışıyorlar. Bunların
vatanseverlik diye bir şeyleri yok,
bunların milleti sevmek diye bir
dertleri yok. Bunlar bu ülkenin
kalkınmasının önünü nasıl
keseriz, bunun gayreti
içerisindeler. Yurt içinde, yurt
dışında şu anda bunun
çalışmasını yapıyor. Bütün
bunlara rağmen biz bu engelleri
aşa aşa Allah'ın izniyle İstanbul
havalimanını da yapıp bitireceğiz.
2017 hedefimiz."
THY ve diğer hava yolu
şirketleriyle vatandaşları
istedikleri yerlere kolaylıkla
ulaştıracaklarını, 3-4 gün içinde
de İzmir'deki yeni terminal
binasında şirketlerin
çalışmalarına başlayacağını
bildiren Erdoğan, "Bütün THY ve
diğer şirketler burada çalışmaya
başlayarak inanıyorum ki
ülkemizin her yerine, yurt dışına
rahatlıkla artık buradan dış
hatlarda zaten devam ediyor, iç
hatlarda da bu süreç başlamış
olacak" diye konuştu.CİHAN
Soyak Holding iştiraki Koru Gayrimenkul'ün
Büyükdere Caddesi üzerinde inşa ettiği Kristal Kule'yi
FKDVinansbank,
dahil 303 milyon euroya satın aldı.Soyak Holding
iştiraki Koru Gayrimenkul Yatırım'ın 4.Levent'de inşa ettiği
Kristal Kule ofis binasını, Finansbank Genel Müdürlük
binası olarak kullanılmak üzere satın aldı.Yaklaşık
100 bin metrekare inşaat alanı ve 60 bin metrekare
kullanım alanına sahip Kristal Kule, Büyükdere
Caddesi üstünde, 2. Köprü bağlantı yolu çıkışında
bulunuyor.Kristal Kule'nin satışı, Finansbank ve
Koru Gayrimenkul arasında 2013 yılında
imzalanan satış vaadine istinaden, Şubat 2014'de
inşaatın tamamlanmasının ardından
gerçekleşti.KDV dahil 303 milyon euro satış fiyatı ile
gerçekleşen işlem, Türkiye ticari gayrimenkul piyasasında
bugüne kadar gerçekleşmiş en büyük ofis binası alım-satım
işlemi olarak biliniyor.Münir ARIKAN-EKONOMİ
EUROYA
SATIN ALDI
ürkiye'de
ki
bankalar
ın sermayelerinin
verdikleri
kredilere
yeterlilik
oranının, 28 AB
üyesi ülkenin
21'inden daha
iyi olduğunu
vurgulayan Zeybekci, bu yıl
ihracatın 152
milyar dolardan
166 milyar
dolara çıkacağını kaydetti.
T
640 milyon dolarlık
depo 2016'da hazır
Tuz Gölü'nün altına 640
milyon dolara inşa
edilecek doğalgaz
depolama tesisinin ilk
bölümü iki yıl sonra ikinci
fazı da 2019 yılında
devreye alınacak
ış aylarında artan tüketim
K
doğalgazda darboğaza yol
açarken, gözler yeraltı
depolarına çevrildi.
Kuzey Marmara ve
Değirmenköy Sahaları Yeraltı
Doğalgaz Depolama Tesisleri
faaliyete geçerken, Tuz Gölü’ne
inşa edilecek deponun
yapımına hız verilecek. 640
milyon dolarlık projenin ilk
bölümünün 2016’da, ikinci
fazının ise 2019’da devreye
alınması için çalışmalar
hızlandırılacak.
Ülkelerin enerji planlamaları
açısından ithalat kesintisi
durumunda doğalgaz yeraltı
depolama tesislerine ihtiyaç da
artıyor. Bu gelişmeden yola
çıkan Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı, ani talep artışlarını
karşılamak için yeraltı
depolama projelerini
uygulamaya koydu.
Depodan şebekeye
günlük 20 milyon
m3 doğalgaz
Geçen yıl 40 milyar metreküp
tüketim gerçekleşti. Uzmanlar
günlük tüketimin 180 milyon
metreküpü geçmesi halinde
Ege ve Marmara bölgelerinde
sıkıntı yaşanabileceğini
belirtirken, olası krizlerin
etkilerini azaltmak için uzun
süredir gündemde olan yeraltı
doğalgaz depolama
projelerinin bir an önce
tamamlanması gerektiğini
kaydediyor.
Türkiye ilk yeraltı
depolamasını, Silivri’de yaptı.
Kuzey Marmara ve
Değirmenköy Sahaları Yeraltı
Zeybekçi: Bu yıl rekor kıracağız
Doğalgaz Depolama Tesisi’nin
yaklaşık 2.5 milyar metreküp
kapasitesi bulunuyor. Depodan
ulusal şebekeye günlük 20
milyon metreküp doğalgaz
verilebiliyor. İkinci depolama
alanı ise daha önce
planlanmasına rağmen Tuz
Gölü’nde projelendirilmişti.
Ancak aradan uzun zaman
geçmesine rağmen proje
faaliyete geçirilemedi.
Planlaması 1987 yılına kadar
uzanan projenin mühendislik
çalışmaları Mayıs 2006’da
tamamlandı. Alınan karar
üzerine projenin ilk
bölümünün 2016 yılında ikinci
fazının ise 2019 yılında devreye
alınması için çalışmalar
hızlandırılacak.
Aksaray Sultanhanı'nda 12
mağara oluşturulacak
Tuz Gölü Yeraltı Depolama
Projesi kapsamında gölün
yaklaşık 40 kilometre
güneyindeki Aksaray’a bağlı
Sultanhanı yakınlarında
toplam 12 kaverna (suni
mağara) oluşturulacak.
1 milyar metreküp gaz
depolanabilecek
Yerin yaklaşık 1100 ile 1400
metre altındaki tuz yapılarında
doğalgaz depolanması
amacıyla kurulacak bu
mağaraların her birinin fiziksel
hacmi 630 bin metreküp
olacak. 12 kavernanın
tamamlanmasıyla yaklaşık 1
milyar metreküp çalışma gazı
kapasitesine ulaşılacak ve
günlük 40 milyon metreküp
gaz şebekeye verilebilecek.
Değişik hukukî süreçlerin
yaşandığı 640 milyon dolara
mal olacak projede son olarak
Kasım 2011’de Çinli China
Tianchen Engineering
Corporation ile BOTAŞ
arasında anlaşma
imzalanmıştı.CİHAN
Ekonomi
Bakanı Nihat Zeybekci, Hayriye
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin Beste Düğün Salonu'nda düzenlediği toplantıda, Türkiye'nin kamu
borçlarının milli gelire oranının 28 Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkenin 25'inden daha iyi olduğunu ifade etti.
eybekci, "166 milyar
Z
dolara çıkacak da ne
olacak İhracat 166 milyar
dolara çıktığı zaman
Türkiye'de üretim yüzde 10
artacak, istihdam yüzde 10
artacak, yatırım yüzde 10
artacak, refah yüzde 10 artacak, tüketim yüzde 10 artacak. Bunun sonucunda
milli büyümede, bu yıl son
4-5 yılın rekorunu kıracağız" diye konuştu.
"Türkiye'de bu kadar güzel
şeyler olmasının birilerini
rahatsız ettiğini, geçen yıl
mayıs ayında İstanbul'da
Gezi Parkı bahanesiyle
olaylar çıkarıldığını, Taksim'in yerle bir edildiğini"
dile getiren Zeybekci,
Başbakan Erdoğan yurt
dışında olduğu için
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile görüşen
heyetin Kanal İstanbul
Projesi'nin, nükleer
santrallerin iptal
edilmesini, İstanbul-İzmir
otoyolunun durdurulmasını, hidroelektrik
santrallerden
vazgeçilmesini, üçüncü
köprü inşaatının ve ikinci
tüp geçit inşaatının durdurulmasını talep ettiğini
anımsattı.
Bu talepler karşısında insanların "donup kaldığını"
anlatan Zeybekci, "Hani
Taksim'di, hani Gezi'ydi,
hani ağaçlardı, hani
yeşildi, hiçbiriyle alakası
yoktu. Niyetleri başkaydı,
niyetleri olmasın, yapılmasın. İstanbul'da ibretlik
duvarlarda bir yazı vardı,
"Zulüm 1453'te başladı"
diyordu. Ne zulmü "Zulüm
Fatih Sultan Mehmet'le
başladı" diyordu. "Zulüm,
Konstantinepol'den İstanbul'a dönüşmesiyle
başladı" diyordu" şeklinde
konuştu.
Başbakan'ın Afrika
dönüşünde havaalanında
ve gittiği illerde mahşeri
kalabalıkla karşılandığını
hatırlatan Zeybekci, İstanbul Kazlıçeşme'de 2 milyon
insanın katılımıyla miting
yapıldığını, CNN ve
BBC'nin o mitingi dünyaya
"İstanbul'da hükümeti 2
milyon kişi protesto etti"
diye duyurduğunu ifade
etti.
"Bunlar yalan, iftira
dediğin zaman sınır
tanımıyorlar" diyen Zeybekci, 17 Aralık'ta aynı
oyunun tekrarlandığını
ifade ederek şöyle
konuştu:
"Karşıdan saldırdılar olmadı, bu sefer dibinden,
en yakınından saldırdılar.
Böyle bir şey beklemezdik.
24-25 Aralık günü savcının
biri, mahkemeye 32 çuvalın içinde belgelerle bir
talepte bulundu, belge
olduğu iddia edilen. 1005
sayfa gerekçesi vardı. 15
dakika sonra karar geldi,
1005 sayfa gerekçeyi okumayı bırak, çuvalların ağız
açılmamış. 15 dakika sonra
gelen karar, ekli listedeki
iş adamlarının ve şirketlerinin mal varlıklarının
dondurulmasına şeklindeydi.
Bu şirketler, üçüncü
havaalanını yapacak olan
müteahhitler, kanal projesini alan müteahhitler,
İstanbul-İzmir otoyolunu
alan müteahhitler, nükleer
santralleri yapacak olanlar, hidroelektrik santralleri yapacak olanlar,
üçüncü köprüyü yapacak
olanlar, ikinci tüp geçidi
yapacak olanlar. İstiyorlar
ki 'dünyada ikinci olan bu
devletin en sağlam kolunu
keselim' diyorlar. Amaç bu,
niyet bu."CİHAN
4
Borsa - Finans
19 MART
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Gündemde Neler Var?
Faruk BAKAÇ
12:00_Almanya ZEW Beklenti
Endeksi (Mart) Beklenti: 52,0
Önceki: 55,7
14:00_TCMB-PPK faiz kararı
(Mart) Beklenti: 10,00%
Önceki: 10,00%
Şirket Haberleri
şirketine satışı
sözleşmesi
imzalandığını açıkladı.
Borusan Boru 30
Mayıs’ta hisse başına
net 0,1105 TL temettü
ödemeyi kararlaştırdı.
Temettü verimliliği
%2,00
Bimeks Bilgi İşlem
Electroworld İç ve Dış
Ticaret A.Ş ile devir
alınması süretiyle
birleşilmesine kara
verdi.
Ayes Çelik Hasır 3
Haziran’da hisse
başına 0,05 TL temettü
ödemeyi kararlaştırdı.
Temettü verimliliği
%6,41
Euro Yatırım Menkul
Değerler Moldova’da
banka satın alınması
için yetkilendirme
yaptı.
Bağfaş yapımı devam
eden ve 2015 yılı Ocak
ayında deneme
çalışma ve üretimine
başlaması planlanan
granül stabilize
Amonyum Nitrat ve
granül Kalsiyum
Amonyum Nitrat
kimyevi gübre
kompleksi üretimi
granül Kalsiyum
Amonyum Nitrat
kimyevi gübresinden
yıllık 120.000 ton +
50.000 ton, 3 yıl süre
ile belirli ülkelere ihraç
edilmek üzere
Almanya'da faaliyet
gösteren BayWa AG
Gen Yatırım Holding
bedelli sermaye
artırımı ile ilgili
başvurunun en kısa
sürede yapılacağını
açıkladı.
Tüpraş kararında dış
etki bulunmuyor.
Tüpraş’a verilen 412
milyon liralık rekabeti
ihlal cezasıyla ilgili
gerekçeli kararın
imzada olduğunu
belirten Rekabet
Kurulu Başkaını
Kaldırımcı şöyle
konuştu: “Tüpraş’la
ilgili 2012 başında ön
araştırma yaptık. Bu
soruşturmanın son
tartışmalardan
bağımsız süreci var.
Başka tartışmalarla
meşgulken
spekülasyon olacağını
kendi içimizde de
tartıştık. TÜPRAŞ için
tüm erteleme süreci
bitmişti. Daha fazla
uzatamazdık. Ancak
dış etki yok, öyle bir
şey olmadı.”
Bireysel emeklilikte bu
yıl hedef 5 milyon kişi.
Uzun vadeli getiri
sağlayan tasarruf
sistemi olarak BES için
bu yıl 4.1 milyon olan
katılımcı sayısını 5
milyona çıkarmaya
hazırlanıyor. Yüzde 25
devlet katkısının
ardından siteme
girişlerin tavan yaptığı
2013’ün ardından bu yıl
özellikle 25 yaş altı
nüfusu da çekmeye
odaklanan sektör
oyuncuları, 2004-2012
arası reel getiri oranı
yüzde 5.4 olan BES
fonlarının ilerleyen
dönemde önemli bir
yatırım aracı olacağını
belirtiyorlar.18
emeklilik şirketi 231
fon ile hizmet verdiği
sektörün büyüklüğü
GSYİH’ye oranı ise
şimdiden yüzde 1.7’ye
ulaştı. Axa Hayat ve
Emeklilik Yönetim
Kurulu Başkanı Olgun
Küntay, “Devlet katkısı
dahil fon tutarının ise
26 milyar liradan 33
milyara yükseleceğini
öngörüyoruz” dedi.
Konut cambazına ceza.
Konut kredilerini
mercek altına alan
BDDK, değerleme
haritası hazırlıyor. 50
bin TL'lik konutu iki
katı gösterip alınan
krediye yaptırım
uygulanacak.
Bankalara para ve
yetki iptali cezası
gündemde.
Bankacılık Düzenleme
ve Denetleme Kurumu
(BDDK), toplamı 112
milyar lirayı aşan
konut kredilerini
mercek altına aldı. Bazı
bankaların, konutları
değerinin üzerinde
göstererek kredi
kullandırdığı
yönündeki şikâyetler
üzerine inceleme
başlatıldı.
Başkentteki açık oto pazarı taşınıyor
oto pazarının
hemen taşınması
konusunda karar
aldık. Çalışmalara
da başladık. Modern ve güvenli bir
ortamda araç alım
satımının yapılacağı yeni açık oto
pazarı 2 ay içinde
açılacak."
aşkent Otomotivcileri
Derneği Başkan
B
Yardımcısı Niyazi Berktaş,
"OSTİM'de pazar günleri
kurulan açık oto pazarı, 2
ay içinde Esenboğa Havalimanı yolu üzerinde kurulan Otonomi arazisine
taşınacak" dedi.
Berktaş, yazılı açıklamasında, OSTİM'de yeni
bir AVM inşaatının
başladığını, açık oto
pazarının kurulduğu
arazinin bir kısmının da
inşaatın alanı içinde
kaldığını bildirdi.
Araçların yollarda,
kaldırımlarda sergilenmeye başlandığını belirten
Berktaş, sergilenen otomobillere bakan müşterilerin, sık sık hızla giden
araçlarla karşılaştıklarını
ve kalabalık yüzünden
trafikte aksamalar
yaşandığını ifade etti.
Açık oto pazarında araç
sergileyenlerin yüzde
80'inin Başkent Otomotivcileri Derneği üyesi
olduğuna değinen Berktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
''Sıfırcı hoca'' Arjantin'in notunu düşürdü
luslararası kredi derecelendirme kuruluşu
Moody's Arjantin'in kredi notunu
düşürdü.
U
"İçişleri Bakanlığı'nın
genelgesi doğrultusunda
Ankara'daki tüm oto galerilerini tek merkezde
toplamak amacıyla Esenboğa Havalimanı yolu üzerinde Avrupa ve
Ortadoğunun en büyük
otomobil ticaret merkezini
inşa ediyoruz. 2015 yılı
üçüncü çeyreğinde
faaliyete geçecek proje
kapsamında ikinci el açık
oto pazarı da yer alıyordu.
Otonomi arazisi üzerinde
80 bin metrekare alan
ayırarak, 2015 yılı üçüncü
çeyreği beklenmeden açık
Yaklaşık 750 milyon
liralık yatırımın
hedeflendiği
Otonomi ile 5 bin
kişiye istihdam
imkanı
sağlanacağına
dikkati çeken Berktaş, 375 bin metrekarelik
alanda 490 showroom, 25
işletme ve 68 ofisten
oluşan meydan ticaret ve
ofis blokları, 13 teknik
servis ile 10 oto plaza yer
alacağını kaydetti.
Berktaş, sektörel kuruluşların yanı sıra AVM,
otel-kongre merkezi, caferestaurant, banka, noter,
trafik tescil bürosu, kuru
temizleme, kırtasiye,
camii ve diğer yaşam
alanlarıyla mikro bir şehir
tasarlandığını
belirtti.CİHAN
Son 3 yılın zirvesinde
evsimsellikten arındırılmış istihdam 2013 yılı aralık döneminde, 2013 Kasım ayına göre 210 bin
M
kişi artarak son 3 yılın zirvesini gördü.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgiye
göre, mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı 2013
yılı aralık ayında bir önceki aya göre 0,4 puanlık
azalışla yüzde
9,8'den yüzde
9,4'e düşerek,
9 ayın en
düşük seviyesine geriledi.
Aynı dönemde
tarım dışı işsizlik oranı da
yüzde 12'den yüzde 11,6'ya gerilerek son 16 ayın en
düşük seviyesine indi. 2013 aralık ayında iş gücüne
katılım oranın bir önceki aya göre 0,1 puan aratarak
yüzde 50,9'a yükselmesine rağmen yaşanan düşüşte
güçlü istihdam artışı etkili oldu.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu
Moody\'s Investors Service, sermaye çıkışları
ile başa çıkmakta karşı karşıya kalınan zorluklar ve uluslararası borçlanma piyasalarına
ulaşım imkanı olmaması nedeniyle Arjantin'in
kredi notunu düşürdü.
Moody\'s, Arjantin'in devlet tahvili notunu bir
kademe indirererek Caa1'e çeti. Göirünümü ise
'durağan' olarak belirledi. Moody\'s açıklamasında Arjantin'de son yıllarda yüzde 25
olan enflasyonun, Ocak ayında yapılan devalüasyonun da etkisi ile 2014 yılında daha da
artmasını beklediğini vurguladı.CİHAN
14:30_ABD TÜFE (Şubat)
Beklenti: 0,10% Önceki: 0,10%
19:45_BOE Başkanı Carney
Konuşması
DÜNYA
Moody's, Arjantin'in kredi
notunu düşürdü… Uluslararası
kredi derecelendirme kuruluşu
Moody's Investors Service,
sermaye çıkışları ile başa
çıkmakta karşı karşıya kalınan
zorluklar ve uluslararası
borçlanma piyasalarına ulaşım
imkanı olmaması nedeniyle
Arjantin'in kredi notunu
düşürdü. Moody's, Arjantin'in
devlet tahvili notunu bir
kademe indirerek Caa1'e çekti.
Görünümü ise 'durağan' olarak
belirledi. Moody's
açıklamasında Arjantin'de son
yıllarda yüzde 25 olan
enflasyonun, Ocak ayında
yapılan devalüasyonun da
etkisi ile 2014 yılında daha da
artmasını beklediğini
vurguladı.
Rusya Kırım Cumhuriyeti’ni
tanıdı… Rusya, Ukrayna’dan
tek taraflı olarak bağımsızlığını
ilan eden Kırım Cumhuriyeti’ni
tanıdı. Rusya Devlet Başkanı
Vladimir Putin’in imzaladığı
kararnameye göre, Rusya
Federasyonu, Kırım
Cumhuriyeti’ni egemen ve
bağımsız devlet olarak tanıdı.
Putin, Kırım'ın Rusya'ya
katılma isteği konusunda
parlamentoyu resmi olarak
bilgilendirdi… Kremlin'den
yapılan açıklamaya göre Rusya
Devlet Başkanı Vladimir Putin,
Kırım Cumhuriyeti'nin Rusya
Federasyonu'na katılma isteği
konusunda Rusya
Parlamentosu'nu resmi olarak
bilgilendirdi.
ABD ve AB, Rus yetkililere
yaptırım kararı aldı… ABD ve
Avrupa Birliği, Kırım’ın
Ukrayna’dan ayrılması ve
Rusya’ya bağlanması yönünde
destek sağlayan üst düzey Rus
yetkililerle ilgili yaptırım kararı
aldı. Rusya Devlet Başkanı
Vladimir Putin’e yakın 20’den
fazla kişinin ABD ve AB’ye
seyahatleri yasaklanırken, mal
varlıkları da donduruldu. ABD
Başkanı Barack Obama’nın
imzaladığı listede üst düzey 7
Rus bulunuyor.
AVRUPA
Venedik İtalya'dan ayrılmak
istiyor, bağlayıcı olmayan
referandum düzenliyor…
cnbce.com'un haberine göre,
Venedik İtalya'dan ayrılmak
istiyor. Venedik'in başkenti
olduğu Veneto bölgesi
Roma'dan bağımsızlık talebiyle
referanduma gitti. İnternet
üzerinden Cuma gününe kadar
devam edecek referandumun
bir bağlayıcılığı yok. Ancak
çoğunluğun “evet” demesi
durumunda referanduma
Güngör URAS
Yavaşlayan bir ekonomide
hiç de fena sayılmaz...
Her ay istihdam tartışmaları “indi-bindi”
tartışmasına dönüştü.
Nüfus artıyor.15 ve daha fazla yaşta bulunan ve
çalışabilir sayılan nüfusun sadece yarısı iş
bulduklarında çalışmak istiyor. İş gücü diye
adlandırılan bu kadın ve erkeğin sayısı ise 2013
yılı sonunda 28 milyon.İşte bu 28 milyon
çalışmaya hazır nüfusun 25 milyon 262 bininin işi
var.
2 milyon 809 bini de işsiz.İşsizlerin çalışmaya
hazır nüfusa oranı da yüzde 10.Ama tarım dışı
işsizlik oranı yüzde 12.1 ve de gençlerde işsizlik
oranı yüzde 18.7. Açık anlatım ile çalışmaya hazır
100 gencin 18.7’si iş bulamıyor.
İşsizlik muhabbetinde işsizlik göstergelerinin
değerlendirilmesi için genelde, (1) Bir ayın
göstergeleri bir önceki yılın göstergeleri ile
karşılaştırılır. (2) Bir ayın göstergeleri bir önceki
ayın göstergeleriyle karşılaştırılır.
Aralık 2013 rakamlarına göre:
- 2013 yılında işgücünde (çalışmaya hazır
nüfusta) bir önceki aralık ayına göre yıllık artış
515 bin. (2012’de artış 1 milyon 88 bin idi.)
- Çalışmaya hazır nüfus, aralıktan aralık ayına
515 bin artarken, 496 bin kişiye iş imkânı
yaratılmış. İşsizler ordusuna 19 bin kişi eklenmiş.
(2012 yılında 1 milyon 88 bin kişiye iş imkânı
yaratılmış, işsiz sayısı 214 bin artmıştı.)
- Aralıktan aralık ayına sanayide çalışan sayısı
100 bin, maaş ve ücretle çalışanların sayısı 671
bin artmış. (Ekonominin yavaşladığı bir dönemde
bunlar olumlu.)
- Aralık 2013’te bir yıl öncenin aynı ayına göre
işsizlik oranlarında az da olsa iyileşme var.
Kasım 2013’ten aralık ayına değişimde ise,
- Çalışmaya hazır nüfusta 156 bin azalma dikkat
çekiyor.
- Bir ayda çalışan sayısı 181 bin azalmış. İşsiz
sayısı 25 bin artmış.
Bunlar rakamların yalın biçimde değerlemesidir.
Bunlara mevsim etkisinden arındırılmamış
rakamlar deniliyor.
Mevsim etkilerinden arındırıldığında Aralık
2013’te çalışan sayısı 25.262 binden 25.812 bine
yükseliyor. İşsiz sayısı 2.809 binden 2.690 bine
geriliyor. İşsizlik yüzde 10.0 yerine yüzde 9.4
oluyor.
Geçen yılın aralık ayında aylık bazda 210 bin kişilik
ek istihdam yaratılarak son 34 ayın en yüksek istihdam artışı gerçekleştirildi. Mevsim etkilerinden
arındırılmış sektörel veriler istihdamın geçen yıl aralık döneminde tüm sektörlerde arttığını gösteriyor.
Sanayi üretim endeksinde kasım, aralık ve ocak aylarında gözlemlenen artışlara paralel olarak sanayi
istihdamı 2013 Aralık'ta 29 bin kişi arttı. Hizmet istihdamı bu dönemde 84 bin kişi artarak son14 ayın en
kuvvetli dönemsel artışını kaydetti.
Mevsim etkilerinden arındırılmamış rakamlara
göre, 2013 yılı Aralık ayında çalışanların yüzde
51.6’sı hizmetler sektöründe. Bu kesimde
ayakkabı boyacısından, simit satıcısından,
otopark kâhyalığına çok değişik iş alanları var.
Aynı dönemde inşaat sektöründeki istihdam 2013
temmuz ayından beri artışını sürdürdü. Düşme eğiliminde olan tarım istihdamında ise 54 binlik artış
kaydedildi. Hizmet sektöründeki artış bu dönemde
84 bin kişi artarak 33 aydır artışını
sürdürdü.Mevsimsellikten arındırılmamış işsizlik
oranı ise geçen yıl aralık ayında 2012 yılının aynı
dönemine göre 0,1 puan düşerek yüzde 10'a
geriledi.CİHAN
Sanayi kesimi 2012 yılında 156 bin kişiye iş imkanı
yaratırken 2013 yılında 100 bin kişiye iş imkanı
yaratabildi.Olumlu gelişme çalışanların yüzde
65.5’inin ücretli ve yevmiyeli çalışması.
Sanayi kesiminde çalışanların toplam çalışanlara
oranı yüzde 19.6 iken tarımda çalışanların oranı
yüzde 21.8, inşaatta çalışanların oranı yüzde 6.9.
Toplam çalışanlar içinde ücretsiz aile işçisinin
oranı yüzde 11.4 ve her yıl geriliyor. Çalışanların
yüzde 4.4’ü işveren, yüzde 18.7’si de kendi
hesabına çalışıyor.MİLLİYET 18.03.2014
önayak olan grup ayrılık
sürecini resmen
başlatacaklarını söylüyor.
Referandum, yerel yönetim
tarafından da destekleniyor.
ASYA
RBA: Rekor düşük faiz
büyümeyi destekliyor… Rekor
düşük faizlerin büyümeyi
desteklediğine yönelik daha
fazla sinyal gördüklerini dile
getiren Avustralya merkez
bankası, düşük borçlanma
maliyetlerinin muhtemelen bir
süre daha devam edeceğini
tekrarladı.
bloomberght.com'un haberine
göre, 4 Mart'taki toplantısının
tutanaklarını yayınlayan RBA,
tutanaklarda göstergelerin,
ekonomik şartlarda son
aylarda görülen ilerlemelerle
uyumlu olduğunu söyleyerek,
"Tarihi standartlara kıyasla
yüksek olsa da, kurdaki düşüş
dengeli büyümenin
sağlanmasına yardımcı
olacak" dedi.
Çin'e doğrudan yabancı
yatırımlar Ocak-Şubat
döneminde yüzde 10,4 arttı…
Çin Ticaret Bakanlığı verilerine
göre ülkeye doğrudan yabancı
yatırımları Ocak-Şubat
döneminde geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 10,4 artış
gösterdi. İlk iki ayda doğrudan
yabancı yatırımları 19,31 milyar
dolar oldu. Ocak ayında 10,76
milyar dolar olan yatırımlar,
Şubat ayında 8,54 milyar dolar
olarak gerçekleşti. 2013 Şubat
ayında ise yatırımlar 8,2 milyar
dolar seviyesindeydi.
19 MART
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ilgi Teknolojileri
ve İletişim
B
Kurumu (BTK)
A v r u p a l ı 'd a n ç o k k o n u ş u p a z ö d ü y o r u z
2012'de mobil
abone başına
aylık 306
dakika olan
konuşma
süresi, geçen
yıl yüzde 7,84
artarak 330
dakikaya yükseldi.
Başkanı Tayfun
Acarer, Türkiye'de
mobil abone başına
aylık ortalama
konuşma süresinin
330 dakikaya
yükseldiğini
belirterek,
''Türkiye'de mobil
telefonla konuşma
için aylık ödeme,
abone başına
ortalama 8,7 avro,
Avrupa'da ise 20,98
avro, hatta birçok
ülkede 30 avronun
üzerinde'' dedi.
Acarer, yaptığı
açıklamada, 2012'de
mobil abone başına
aylık ortalama 306
dakikayla
Türkiye'nin,
Avrupa'da cep
telefonuyla en çok
anayi Bakanlığı, mezun
genç girişimcilere,
fikirlerini
gerçekleştirmeleri ve pazara
sunmalarını için 100 bin lira
hibe desteği verecek.
S
konuşulan ülke
olduğunu belirtti.
Geçen yıl aylık kişi
başına konuşma
süresinin yüzde
7,84 artışla 330
dakikaya
yükseldiğini ifade
eden Acarer,
Türkiye'nin mesaj
göndermede de açık
ara önde olduğunu
söyledi. Acarer, bu
artışlarda en önemli
etkenin ara bağlantı
ücretlerindeki
düşme olduğunu
kaydetti.
Acarer, 2004'ten bu
yana ara bağlantı
ücretlerinde
kademeli
düşüşlerin
gerçekleştirildiğini
belirterek, şöyle
konuştu:
''Böylece diğer
operatörler
arasında konuşma
kolay hale geldi ve
ucuzladı.
Operatörlerin
şebeke içi
konuşmalarındaki
artış sınırlı
kalırken, asıl artış
farklı operatörleri
arama, cepten sabit
numaraları arama
ve sabitten cep
telefonunu
aramada yaşandı.
Fiyatlarındaki
düşüş,
haberleşmedeki
toplam süreyi
uzattı.
Cazip tarife
paketleri ve
kampanyalar,
tüketici lehine
ödenen faturalara
yansıyor. Türkiye'de
mobil abone başına
aylık gelir, yani
ARPU bedelleri
ürkiye'de, bu yılın ilk iki ayında
T
köprü ve otoyollardan 60 milyon 614
bin 662 araç geçti, bunlardan 129
milyon 728 bin 50 lira gelir sağlandı.
Karayolları Genel Müdürlüğü verilerine
göre, 2014 yılı şubat ayı itibarıyla köprü
ve otoyolları kullanan 60 milyon 614
bin 662 araçtan 129 milyon 728 bin 50
lira gelir elde edildi.
İstanbul'daki Boğaziçi ve Fatih Sultan
Mehmet köprülerinden geçen 24 milyon
554 bin 632 araçtan 37 milyon 827 bin
321 lira ücret alındı. Aynı dönemde
otoyolları kullanan 36 milyon 60 bin 30
taşıttan 91 milyon 900 bin 729 lira gelir
sağlandı.
Arzu ediyoruz ki 'benim
uygulanabilir bir fikrim var,
teknoloji geliştireceğim ve bunu
ülkemizin katkısına sunacağım'
diyen her bir gencimizi fikir
aşamasından satış aşamasına
kadar her aşamada
destekleyelim, şirketlerinin
kurumsallaşmasını ve onların
ülkeye hizmet eder noktaya
gelmesini sağlayalım. Burada
hiçbir girişimcimiz kendini
yalnız hissetmesin" ifadesini
kullandı.
ekonomik geleceğini gençlere
emanet etme projesinin adı
olduğunu belirtti.
Bunun aynı zamanda genç
girişimcilerin teknolojik ürün
fikirlerini gerçekleştirmeleri ve
pazara sunmalarını sağlamak
üzere "cansuyu" niteliğinde
olduğunu anlatan Işık, söz
konusu programla gençlere
karşılıksız ve teminatsız
olarak destek verdiklerini
söyledi.
KİMLER FAYDALANABİLİR?
Bakan Işık, bu destek
programından üniversitelerin
sosyal bilimler hariç teknik
bölümlerin son sınıfında
okuyan, master, doktora
yapan veya mezuniyetleri
üzerinden 5 yıl geçmemiş
gençlerin yararlanabileceğini
anlattı.
ISSN 1308 7606
Geçen yıl sonu itibarıyla otoyol ve
köprülerden geçen 383 milyon 618 bin
964 araçtan toplam 505 milyon 446 bin
52 dolar ücret alınmıştı.CİHAN
Yıl:70 Sayı:24743 Tarih:19 Mart 2014 Çarşamba
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
İcra Kurulu Başkanı
Emin ERENER
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Sayfa Editörü
Yasemin ERENER
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
Avrupa'da mobil
telefonla
konuşmada aylık
ödemenin en
yüksek olduğu ülke,
abone başına
ortalama 35,67 avro
ile Norveç olurken,
onu 34,24 avro ile
İsviçre takip
ediyor.CİHAN
sürecinde de teknolojik ürün
desteği verdiklerine işaret
ederek, "Orada da KOBİ'lere 10
milyon liraya kadar hibe
desteğimiz var.
şık, hayata geçirdikleri
IDesteği
"Teknogirişim Sermaye
Programı"nın ülkenin
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
oldukça düşük.
Bizim yaklaşık
konuşma
ödemelerimiz, aylık
abone başına
ortalama 8,7 avro
civarında.
Avrupa'da ortalama
aylık abone başına
20,98 avro, hatta
birçok ülkede 30
avronun üzerinde.
Milli geliri bizden
düşük ülkeler var.
Avrupa'da en az
fatura ödeyen
ülkeyiz."
Devletveokulunu
bitirene
100
bin
TL
recek
Otoyol ve köprüler
yine para bastı
Sorumlu Müdür
Bilal ÇETİN
5
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
GENÇLER DAĞITIM
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
"BAŞARILI OLSALAR DA
OLMASALAR DA GERİ
İSTEMEYECEĞİZ"
Katılımcıların Bakanlığın Bilim
ve Teknoloji Genel
Müdürlüğünün internet
sitesinden online olarak proje
fikirlerini göndermelerinin
yeterli olduğunu dile getiren
Işık, iş fikirlerinin, bakanlığa
sunulmuş projeler alanlarında
uzman öğretim üyelerinden
oluşan panellerde
değerlendirildiğini, proje
sahiplerine bu panellerde sunuş
yaparak interaktif bir
değerlendirme ortamı
sunulduğunu kaydetti.
Teknogirişim Sermaye Desteği
Programı kapsamında projesi
kabul edilen her gence 100 bin
lira hibe verdiklerini vurgulayan
Işık, proje başarılı olsa da
olmasa da bu parayı geri
istemediklerini anlattı.
700 MÜRACAT OLMUŞTU
Amaçlarının gençlerin teknoloji
üretmesinde onlara yardımcı
olmak, cesaretlendirmek ve
özgüven kazandırmak olduğuna
dikkati çeken Işık, söz konusu
destek programıyla ilgili 2008
yılından bu yana 1034 gence
sermaye desteği verdiklerini
kaydetti.
Bakan Işık, 2014 yılı
çalışmalarını tamamladıklarını
ifade ederek, "Programa
yaklaşık bin 700 müracaat
olmuştu, bunlardan 284
gencimize Teknogirişim
Sermaye Desteği olarak 100'er
bin lira vereceğiz. Bunu bugün
itibariyle internet sitemizde
yayınlamaya başlıyoruz.
Gençlerimiz kendi isimlerini TC
kimlik numaralarıyla girecekler
ve görecekler" diye konuştu.
İŞİNİ GELİŞTİRMEK İSTEYENE...
Desteklenen 284 gencin 15 gün
içerisinde şirket kurmasını
istediklerine dikkati çeken Işık,
şunları kaydetti: "Şirket
kurduktan sonra bize
müracaatlarını yapacaklar. Bu
şirket kurulduktan sonra biz
onlara avans olarak 50 bin lira
nakit vereceğiz. 6 aylık bir
izleme sürecinden sonra proje
başarılı yürürse, ikinci 50 bin
liralık dilimi de altıncı ayın
sonunda vereceğiz ve bir yıl
içinde gençlerimize 100 bin lira
destek sağlayacağız.
Yalnız bu, burada da
kalmayacak. Bundan sonra işini
daha da geliştirmek, büyütmek
isteyen gençlerimizi de
TÜBİTAK'ın 1512 kodlu Girişim
Sermaye Programı'na alacağız.
Orada da 550 bin liraya kadar
yüzde 75'i hibe olmak kaydıyla
destek vereceğiz. Arzu ediyoruz
ki burada fikirden pazara kadar
gençlerimizi hiçbir aşamada
yalnız bırakmayalım."
KOBİLERE 10 MİLYON
LİRA HİBE DESTEĞİ
Işık, fikrin ürüne dönüşmesi
Her yıl teknogirişim desteği alan
gençlerden 10'unu Amerika'daki
Silikon Vadisi'ne
gönderdiklerini belirten Işık,
girişimcilerin projelerini burada
uluslararası yatırımcılara
tanıttıklarını ve orada ortak
yatırımcı bulmaya çalıştığını
dile getirdi.
EN FAZLA BAŞVURU
NEREDEN GELDİ?
Işık, desteklenen projelerin
108'ini elektronik, bilişim
teknolojileri ve
telekomünikasyon
alanındakilerin oluşturduğunu
anlatarak, endüstriyel üretim,
malzeme ve taşıma teknolojileri
alanında 54, enerji ve biyolojik
bilimler alanlarında 30'ar
projenin destek almaya hak
kazandığını belirtti.
En az desteğin 2 projeyle sosyal
ve ekonomik konular alanında
verildiğini dile getiren Işık,
programa en fazla başvurunun
159 adetle Ortadoğu Teknik
Üniversitesi'nden yapıldığını, 73
farklı üniversite ile 31 farklı
şehirden iş fikrinin
desteklendiğini kaydetti.CİHAN
Yaşlıların bedava kart izdihamı
ursa'da, 65 yaş ve
B
üstü vatandaşlar,
toplu ulaşım araçlarıyla
ücretsiz seyahat
edebilmek için uzun
kuyruklar oluşturdu.
Bursa'da toplu
ulaşımda kullanılan
Bukart'larla seyahat
eden 65 yaş ve üstü
vatandaşlar için yeni
bir düzenleme yapıldı.
Bugünden itibaren 65
yaş ve üstü vatandaşlar
Bukart geçen metre
istasyonları ve
otobüslere bedava
binebilecek.
Vatandaşlar, bu
hizmetlerden
yararlanabilmesi için
nüfus cüzdanı
fotokopisi ve 1 adet
fotoğraf ile birlikte
Şehreküstü,
Arabayatağı, HamitlerFethiye ve Üniversite
metro istasyonlarındaki
BURULAŞ şefliklerine
başvuracak. Gemlik
ilçesinde oturan
vatandaşların Bukart
alabilmek için şehir
merkezine gelmesine
gerek yok. Bu ilçede
oturan vatandaşlar
Gemlik'teki Burulaş
ofisine giderek vize
işlemlerini
yaptırabilecek.
60 yaş ve üstü Bukart'ı
olanlar, ofise
uğramadan
Şehreküstü, Acemler ve
Üniversite
istasyonlarında
bulunan vizematiklerde
işlemlerini yapacak. 60
yaş üstü Bukart'a sahip
olan vatandaşlar bu
hizmet için para
ödemeyecek. Kartı
olmayanınsa yeni kart
çıkartmak için 20 lira
ödemesi gerekiyor.
Vize işlemleri ofislerde
mesai saatleri boyunca,
vizematiklerde ise 7/24
yapılabilecek. Vize
işlemlerinin ardından
vatandaşlar sabah
10.00 ile 16.00, akşam
20.00 ile 00.00 arasında
Bukart geçen her toplu
taşıma aracından
bedava yararlanacak.
Bir kişiye günde 4 defa
Bukart'la ücretsiz
seyahat hakkı
tanınacak. 4 defadan
sonra indirimli
tarifeden ücret
alınacak.
BUKART İZDİHAMI
Bu uygulamanın bugün
başlamasıyla birlikte
Şehreküstü metro
istasyonunda izdiham
yaşandı. Uygulamayı
duyan 65 yaş ve üstü
kişiler Bukart alabilmek
için uzun kuyruklar
oluşturdu.
Bu uygulamadan dolayı
belediyeye teşekkür
eden vatandaşlar, "Bu
imkanı duyunca hemen
geldik. Ama biraz
kuyruk var. Kartımızı
alabilmek için
bekliyoruz. Günde 4
defa geçiş hakkımız
varmış. Bu imkanı
sunanlara teşekkür
ederiz" dedi.
Bukart ile ilgili bilgiler
veren Burulaş Genel
Müdürü Levent
Fidansoy,
"Bu hizmetten
yararlanmak isteyen
vatandaşlar
Arabayatağı, HamitlerFethiye ve Üniversite
istasyonlarına gelerek
işlemlerini yaptıracak.
Gemlik ilçemizde bir
ofisimiz var. Orada da
bu işlemleri yapıyoruz.
Vatandaşlar, Bukartlar
ile toplu taşıma
araçlarına günde 4
sefer ücretsiz
binebilecek. 4 defadan
sonra aynı
Bukartlardan indirimli
fiyatlarla
yararlanacaklar" diye
konuştu.CİHAN
6
19 MART 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
AFGANİSTAN
Afganistan'da son 24
saatte Taliban'a karşı
düzenlenen operasyonlarda 8 militan
öldürüldü, 6 militan
yaralandı. İçişleri
Bakanlığı'ndan
yapılan yazılı açıklamada, güvenlik güçleri
tarafından, Zabul,
Uruzgan, Gazne, Paktika ve Paktiya vilayetlerinde düzenlenen
operasyonlarda 8 militanın öldürüldüğü, 6
militanın yaralandığı,
bir militanın da yakalandığı ifade edildi.
Çok sayıda silah ve
patlayıcının ele geçirildiği operasyonlarda,
Taliban'ın yol kenarına
yerleştirildiği bir
bomba da etkisiz hale
getirildi.
AA
VENEZUELA
Devlet Başkanı Nicolas
Maduro'nun gösterilerin
dağıtılacağı ve yollardaki barikatların
kaldırılacağı uyarısına
rağmen binlerce gösterici başkente hücum
etti. Ülkedeki yaşam
şartlarını ve Maduro
yönetimini protesto
eden göstericiler, son
günlerde Küba'nın
ülkenin içişlerine karışmaya başladığını belirttiler. Göstericiler, Küba
askerlerinin Venezuela
Ordusu'na dahil edilerek
protestoları dağıtmak
için istihdam edildiğini
savundu. Yönetim
karşıtı gösterilerin 12 Şubat'tan bu yana devam
ettiği Venezuela'da,
güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki
çatışmalar devam
ediyor. Gösterilerde
toplam ölü sayısı 25'e
yükselirken çok sayıda
kişinin de yaralandığı
belirtildi.
AA
Rusya’da
14 kişi sahte
alkolden
zehirlenerek
öldü
Ukrayna, Moskova Büyükelçisini geri çağırıyor
usya’nın Sibirya bölgesinde 14
kişi sahte alkolden zehirlenerek
hayatını kaybetti. Sibirya’nın
Zabaykalski bölgesinde Krasnıy Velikan kasabasında aralarında erkek ve
kadınların bulunduğu ondan fazla
kişinin acilen hastaneye kaldırıldığı
kaydedildi. Rus basını ölü ve
yaralıların kasabanın farklı semtlerinden getirildiğine dikkat çekiyor.
Sağlık Bakanlığı bölge basın sözcüsü
İrina Beloşitskaya konuyla ilgili yaptığı
açıklamada, bölgeye acilen özel doktorların gönderildiğini ifade etti.
R
Beloşitskaya, “Kasabaya Tıp Merkezi’ne ait zehirlenme vakasıyla ilgilenen
özel uzman ve ayrıca Zabaykalski
Merkez Hastanesi doktorları
sevkedildi.” bilgisini verdi. Olayla ilgili
Zabaykalski Soruşturma Dairesi
Başkan Yardımcısı Svetlana Stambulova’nın başkanlık yaptığı savcılık heyeti
inceleme başlattı. Sahte alkol ürünlerinin bölgeye hangi şirketler tarafından sevkedildiğini araştıran polisin,
kasaba mercileri ve yerel sakinlerin
ifadesini aldığı kaydedildi. Rus Mir
Novostey gazetesine göre, Rusya’da
alkol zehirlenmesinden yılda yaklaşık
30-40 bin kişi hayatını kaybediyor.
CİHAN
Ukrayna'nın,
Kırım Özerk
Cumhuriyeti
etrafındaki
durumdan dolayı
Moskova
Büyükelçisi
Vladimir
Yelçenko'yu
istişarelerde
bulunmak üzere
geri çağıracağı
bildirildi.
krayna Dışişleri Bakanlığından
yapılan yazılı açıklamada,
Kırım Özerk Cumhuriyeti
etrafındaki durum ve onun uluslararası etkisini tartışmak ihtiyacından dolayı Moskova Büyükelçisi
Vladimir Yelçenko'yu istişarelerde
bulunmak üzere geri çağıracağı ifade
edildi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı,
ülkenin federe yapıya kavuşması için
anayasaya değişiklik getirilmesine ilişkin Rusya'nın yaptığı açıklamanın
kabul edilemez olduğunu belirtti.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Basın
Sözcüsü Yevgeniy Perebyynis, yaptığı
açıklamada, Rusya Dışişleri Bakanlığının Ukrayna'nın federe yapıya
kavuşması için anayasaya değişiklik
getirilmesine ilişkin açıklamasını bir
ültimatom olarak nitelendirirken,
bunun Ukrayna için mutlak kabul
edilemez olduğunu kaydetti. Perebyynis, Rusya'nın Ukrayna ile müzakere yapması için ülkenin egemenliği
U
ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi, ayrıca ülkenin içişlerine karışmaması gerektiğini ifade ederken,
ayrıca Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesini acilen durdurması ve askerlerini geri çekmesi gerektiğini belirtti.
Perebyynis, Rusya Federal Güvenlik
Servisi görevlileri tarafından Simferepol'daki sivil halka silah dağıtılması
vakalarından tedirginlik duyduklarını ifade ederek, Kırım'da hala Rus
yanlısı ayrımcılar tarafından bir olası
provokasyon saldırısı yapılması
tehdidinin bulunduğunu kaydetti.
Perebyynis, Ukrayna'nın Kırım'daki
durumla ilgili BM Genel Kurulunun
toplanmasını teklif etmeyi planladığını vurgulayarak, Kırım'daki
sorunun çözümüne uluslararası
toplumun da dahil edilmesi için aralarında BM genel Kurulunu
Ukrayna konusunda toplanmasını
teklif etme dahil her yolu denemeyi
öngördüğünü kaydetti. Rusya'nın,
halkların kendi kaderini tayin etme
haklarından yola çıkarak Kırım'daki
referandumun yasal olduğunu iddia
ettiğini hatırlatan Perebyynis, bu
çerçevede Rusya'nın Kırım'ın yerli
halkı olan Kırım Tatarı, Karayı ve
Kırımçakların kendi kaderini tayin
etme hakkını da bulunduğunun unutmaması gerektiğini vurguladı.
Perebyynis, yerli halkların hak ve
hukuklarının uluslararası düzeyde
korunduğunu ve 2007'de kabul
edilen Yerli Halkların Hakları
Deklarasyonu ile belirlendiğini kaydetti. Ukrayna Adliye Bakanı Pavel
Petrenko da bugün düzenlediği basın
toplantısında, Rusya'nın Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ihlal
etmesinden dolayı BM Uluslararası
Mahkemesine başvurmak istediklerini kaydederek, şu anda bununla
ilgili gereken başvuru hazırlıklarının
yapılmakta olduğunu dile getirdi.
AA
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
GÜNEY KORE
Kuzey Kore’nin 18 adet
füze denemesi yaptığı
bildirildi. Güney Kore
Savunma Bakanlığı’ndan alınan bilgiye
göre, Kuzey Kore
bugün akşam saatlerinde 18 adet füze
denemesi yaptı. Yerel
saatle 18.20’den başlayarak 10 dakika ara ile
10 füze, 20.03’ten
başlayarak 5 dakika
ara ile 8 füze fırlatıldı.
Güney Kore’deki askeri
kaynaklar, füzelerin
ateşlenme yerinin
Kuzey Kore’nin batı
yakasındaki Wonsan
şehri olduğunu ifade
etti. Doğu Denizi’ne
düşen füzelerin herhangi bir yere zarar
vermediği bildirildi.
Askeri yetkililer, artçı
füze denemeleri için
gerekli tedbirleri aldıklarını ifade etti.
CİHAN
Evrendeki en
büyük yıldız bulundu
ırım'ı ilhak etmemesi
konusunda Rusya
uyarıldı. NATO, Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk
Cumhuriyeti'nde dün
yapılan referandumun
ardından Rusya'yı yarımadayı ilhak etmemesi
konusunda uyardı.
K
NATO'nun karar organı
Kuzey Atlantik Konseyi'nden yapılan açıklamada, dünkü "sözde
referandumun yasa dışı
ve gayrimeşru olduğu,
uluslararası hukuku ve
Ukrayna anayasasını
ihlal ettiği" bildirildi.
NATO müttefiklerinin,
"hiçbir güvenilirliği bulunmayan" referandum
sonucunu tanımayacakları vurgulanan açıklamada, Rusya'ya
Ukrayna'daki askeri
faaliyetlerini durdurarak tansiyonu
düşürmesi çağrısı
yapıldı.
UKRAYNA
Ukrayna Başbakan
Yardımcısı Vitaliy Yarema’nın yaptığı açıklamada, Rusya’nın
Ukrayna ile savaşmayacağını ama Ukrayna'nın
yine de tüm imkânlarıyla
muhtemel savaşa hazırlanmaya çalıştığını
söyledi. Yarema:
“Muharebeye hazır
olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Savaş olmayacağından da
eminim. Kendi topraklarımızda bir savaş;
korku, yıkım ve
ekonomiyi düzeltmek
için kaybedilen yüzyıllar
demektir. Savaşın olmayacağından eminim ama
biz yinede tüm imkânlar
ile savaşa hazır olmaya
çalışıyoruz. Bütçe, insani
kaynaklar ve ideolojik
faaliyetler devam ediyor.
Umarım Ukrayna’nın ve
uluslararası toplumun
ortak çabaları ile saldırganı durdurabiliriz ve
Ukrayna’da kan akmaz.”
dedi.
CİHAN
NATO'dan
Rusya'ya
sert uyarı
vrende şimdiye kadar gözlenebilen en büyük yıldızı ortaya çıkaran Avrupalı
astronomlar, önemli bir başarıya
imza attı.
E
kategorisindeki yıldızın büyüklüğünün, daha önce yapılan gözlemlerde hesaplanandan daha
fazla olduğunun ortaya çıkarıldığı
bildirildi.
Avrupa Uzay Ajansı'na (ESO) ait Şili'deki Çok Büyük Teleskop
(ÇBT)yardımıyla yapılan çalışma,
Dünya'dan 12 bin ışık yılı uzaklıktaki, çapı Güneş'inkinin 1300 katından daha büyük olan HR 5171 A'nın
evrende şimdiye kadar gözlenen en
büyük yıldız olduğunu ortaya
çıkardı
Yıldızın son 40 yıl içinde daha da irileştiğini ve büyüdükçe soğuduğunun belirlendiğini kaydeden ESO
yetkilileri, yıldızın bu değişikliklerin olduğu sırada görüntülenmesinin büyük bir şans olduğunu
dile getirdi.
Yapılan ölçümlere göre, HR 5171 A,
Avcı Takım yıldızındaki ikinci,
Dünya'dan bakıldığında
gökyüzünde görülen 9. en parlak
yıldız olan, İkizlerevi yıldızından
yüzde 50 daha büyük bir kütleye
sahip bulunuyor.
ESO'ya bağlı Avrupa Güney Gözlemevi yetkilileri, Güneş'ten 1 milyon
kat daha parlak, "sarı hiper dev"
Yetkililer, şimdiye kadar çok az
sayıda yıldızın, hızla evrildikleri ve
sıcaklıklarında son derece büyük
değişiklikler meydana geldiği, bu
son derece kısa süren aşamalarındayken görüntülenebildiğine
dikkati çekti.
Sarı hiper dev kategorisindeki yıldızlar, son derece büyük yapıları ve
parlaklıklarıyla diğer yıldızlardan
ayrılıyor.
ESO'ya göre, Samanyolu galak-
sisinde sadece 12 sarı hiper dev kategorisinde yıldız bulunuyor.
Bu kategorideki yıldızlar hızla
değişikliğe uğramaları ve üzerlerindeki materyalleri etraflarında
geniş bir atmosfer yaratacak şekilde
fırlatmaları nedeniyle son derece
kararsız yapıda yıldızlar olarak
tanımlanıyor.
Araştırmacılar ayrıca, HR 5171 A'nın
çok yakınında başka bir yıldızın
daha bulunduğunu ortaya
çıkararak bu yıldıza ilişkin, yeni ve
şaşırtıcı bir keşfe daha imza attıklarını bildirdi.
ÇBT yardımıyla çalışan bilim
adamlarından Olivier Chesneau,
yeni keşfe ilişkin yayımladığı yazılı
açıklamada, neredeyse birbirlerine
dokunacak kadar yakın olan yıldızların oluşturduğu sistemin
görünümünün, muazzam boyutlardaki bir yer fıstığını andırdığını kaydetti.
NATO üyelerinin
büyükelçilerinin imzaladığı ortak açıklamada,
"sözde referandumun
Ukrayna'daki krize
siyasi çözüm çabalarını
zayıflattığı" ifade edildi.
Açıklamada, Rusya'dan
uluslararası tüm taahhütlerine bağlı kalması
ve Ukrayna
hükümetiyle doğrudan
diyalog kurarak barışçıl
ve siyasi çözüm
arayışına girmesi ısrarla
talep edildi.
NATO üyeleri Ukrayna'nın egemenliğine,
toprak bütünlüğüne ve
uluslararası tanınmış
sınırlarının ihlal edilemezliğine tam destek
vererek Rusya'ya "BM
Sözleşmesi'nin açık ihlali anlamına gelecek
Kırım'ı ilhak için hiçbir
adım atmaması" çağrısı
yaptı.
AA
19 MART 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
MHP’li Acar:
Bir AVM'nin
imar değişikliği
ile 3,5 milyar
dolar rant
sağlandı
illiyetçi Hareket Partisi (MHP)
İstanbul Büyükşehir Belediye
başkan adayı Rasim Acar, İstanbul'da son 10 yılda 4 binin üzerinde
imar planı değişikliği gerçekleştiğini
söyledi. Acar, “Son 20 yılda İstanbul
Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu’na giren dosyaların ekonomik
hacmi 1 trilyon doları buluyor. Sadece
bir alışveriş merkezini parsel bazında
imar planı değişikliği ile 3,5 milyar
dolar rant sağlandı.
M
Bunun gibi binin üzerinde imar planı
değişikliği söyleyebilirim milyar dolar
üzerinde.” dedi. MHP İstanbul
Büyükşehir Belediye başkan adayı
Rasim Acar, Milliyetçi Hekimler
Derneği’nin 14 Mart Tıp Bayramı sebebiyle düzenlediği toplantıya katıldı.
Hekimlerle kahvaltı yapan Acar,
sağlıkçıların sorunlarını dinledi.
Dernek üyelerine seslenen Rasim Acar,
önemli açıklamalarda bulundu. Seçim
sürecine değinen MHP adayı Acar, parti
olarak üzerlerinde medya karartması
olduğunu savundu. İktidarın tek alternatifi olduklarını ifade eden Acar,
erel seçim çalışmalarını mahalle,
köy, fabrika ve esnafları tek tek
gezerek sürdüren Milliyetçi
Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye başkan
adayı Prof. Dr. Tahir Akgemci, ilde
partisine olan teveccühün arttığını
söyledi. ‘100 ağartan 100 proje’ adını
verdiği 3 aşamalı eylem planıyla
Kahramanmaraş’ın kendi markasını
üreten, cazibe merkezi bir şehre
dönüşeceğini belirten Akgemci, tarihi
kent için değişim zamanının geldiğini
söyledi.
Y
MHP Kahramanmaraş
Büyükşehir Belediye başkan
adayı Prof. Dr. Tahir Akgemci,
yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş’ın uzun yıllar hak ettiği yere
ulaşamadığını ifade etti. Akgemci;
belediyecilik, ulaşım, toplu konut,
kentsel dönüşüm, istihdam, turizm,
teknoloji, rekreasyon alanı, sosyal
belediyecilik ve kültür-sanat başlıkları
altında topladığı projelerini anlattı.
Şehrin yönetimiyle ilgili stratejik
analiz yapılarak uzun, kısa ve orta
ölçekli mastır planlamaların hazırlandığını kaydeden Akgemci, “Kahramanmaraş, hak ettiği yerde değil. Bu
haber kanallarına çıkmalarının engellendiği iddiasında bulundu. Acar,
“Adımızın bir alt yazıda geçmesine dahi
tahammül edemeyenler özellikle şunu
söylüyorum; çıktığım ilk canlı yayından itibaren benim haber kanallarına
çıkmamı engelliyorlar. Çok daha ciddi
duyumlar alıyoruz. Bunları tabi burada
sadece şöyle söyleyebilirim; para vererek, reklam vererek, şantaj yaparak
her iki adayın da benim medyada yer
almamın engellediklerini duyuyorum.
Bu çok ciddi bir olay.” şeklinde
konuştu. İstanbul’un en iddialı
adayının kendisi olduğunu söyleyen
Rasim Acar, “İşini bilen ve yıllardır
hizmet veren bir kardeşinizim. Diğer
adayların maalesef özellikle iki adayın
İstanbul’a artık verebileceği bir şey
kalmadı. Sadece vaat kültüründen
öteye gidemiyorlar. Ne yapacaklarsa,
ne yaptılarsa şu ana kadar milletimiz
teveccüh göstermiş ve sandıkta kendilerini seçmiş, yetki vermiş ve çok
büyük bütçelerle İstanbul’u yönetmelerini istemiş. Ne yaptılarsa şimdiye
kadar yaptılar.
Kılıçdaroğlu:
Hiç kimseyi
ötekileştirmeyeceğiz
Bundan sonra vaat vermeleri yalandan
öte değil. Şimdiye kadar yapsaydınız.”
diye konuştu. İstanbul’un çok büyük
bütçelere sahip olduğunun altını çizen
Rasim Acar, “Son 20 yılda İstanbul
Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu’na giren dosyaların ekonomik
hacmi 1 trilyon doları buluyor. Değerli
arkadaşlar 1 trilyon doları. Sadece bir
alışveriş merkezini parsel bazında imar
planı değişikliği ile 3,5 milyar dolar
rant sağlandı. Bunun gibi binin üzerinde imar planı değişikliği söyleyebilirim milyar dolar üzerinde. Ve son
on yılda 4 binin üzerinde imar planı
değişikliği gerçekleşti.
Olup bitenin ne kadar büyük paralar
olduğunu, sadece bir tane ayakkabı kutusu içerisine sığmayacak derecede
paralar olduğunu, milyonlarca
ayakkabı kutuları içerisinde bu paraların kimlere hizmet ettiği ve kimlere
paylaştırıldığını sizler düşünün.” şeklinde konuştu. İktidarın antidemokratik yollarla ayakta kalmaya
çalıştığını öne süren Rasim Acar,
medya üzerinde oynanan oyunlarla
halkın haber alma özgürlüğünün engellendiğini savundu. Acar, medyanın
şantaj, tehdit ve baskı altında olduğunun altını çizdi. Acar, adaylığının açıklanmasının ardından iş hayatında
yapmış olduğu 4 önemli projenin iptal
edildiği iddiasında bulundu. Toplantı,
hekimlerin sorunlarının anlatıldığı
sunumun ardından sona erdi. CİHAN
jelerini de aktaran Akgemci, şöyle
konuştu: “Yusuflar Mahallesi'nin
kentsel dönüşümüyle ilgili projemiz
var. Bu projeyle şehrimizin çehresi
değişecek. Burada 7 bin 200 insanımız
var. 24 hektarlık bir alanı rehabilite
ederek, kent meydanını yeniden
düzenleyeceğiz. Ayrıca, Kahramanmaraş’ın özlemini çektiği fünikler sistem dediğimiz eğimli tramvay hattıyla
Abdülhamithan Camii ile Ulu Cami'yi
birbirine bağlıyoruz.Daha sonra açılacak diğer tramvay hatlarıyla da şehirdeki trafik yoğunluğu önemli ölçüde
çözülecek.”
Menzelet Barajı çevresinin de
rekreasyon projeleriyle cazibe
merkezine dönüşeceğini belirten Akgemci, “Zengin su potansiyeline sahip ilimizde, Menzelet Barajı
çevresindeki kıyıyı, rekreasyon alanlarıyla yaşam alanlarına dönüştüreceğiz. Mahalle restorasyonları
projemiz var. İsa divanlı, Kurtuluş,
Kayabaşı gibi şehrin tarihi mahallelerini sit alanlarını belirleyerek, eskiden olduğu gibi nezih yaşam
alanlarına dönüştüreceğiz. Kentte
zaten konut ve sanayi arsı sorunu var,
bu sorun da çözüme kavuşmuş ola-
Akgemci
Kahramanmaraş, markasını üreten
cazibe merkezi şehre dönüşecek
durum beni rahatsız ettiği için ilimizden aday oldum. Amacımız, şehrimizi
metropol kentlerle yarışır hale getirerek, marka bir şehir yapmak.” dedi.
Sorunların çözümü için hazırlanan yol
haritasında problemlerin 3 ana
başlıkta toplandığını dile getiren
Akgemci: “Kahramanmaraş, bir
sanayi şehri, Türkiye’nin 13’üncü
büyük ekonomisine sahip, ancak
gelişmişlik ve sosyal yaşantı sıralamasında 60’ıncı sırada yer alıyor. Buradan şu anlaşılıyor;
cak. Bunu yaparken de Avrupa Birliği
fonlarının desteğinden yararlanılacak.” ifadelerini kullandı. Seçim
sürecinde adayların ortaya attığı afakî
vaatlere dikkat çeken Akgemci, “Proje
sayısının çok olması bir anlam ifade
etmez, bizim öyle çılgın projemiz yok,
bu şehirle alay etmektir, önemli olan
ortaya atılan projelerin uygulanabilirliği. Biz 100 projeyle yola çıktık ama
bunların içinden 5 tanesi olmazsa olmazımız, yıldız projemiz, diğerleri alt
projeler.” açıklamasında bulundu.
Kahramanmaraş ekonomisini
sosyal hayat aktaramıyor. Biz
büyükşehir bütçesiyle bunun
önünü açacağız. Organize Sanayi Bölgesi'nde doğal gaz yok, yol bağlantısı
yok, 7 bin 500 işçi çalışıyor, fakat şehirden kopuk bir sanayi bölgesi.
Kahramanmaraş’ın imaj sorunu var,
yatırımların yapılmasında ve yönlendirilmesinde koordinasyon sorunu
var.” diye konuştu. Kentteki ulaşım
sorununun, belediye bünyesinde oluşturulacak ulaşım koordinasyon
merkeziyle aşılacağını anlatan
Akgemci, “Sorunsuz ulaşım sağlayacağız. Ekonomik İş Birliği Birimi kurarak birbirinden kopuk olan STK,
kamu ve siyasetçilerin iletişim eksikliğini gidereceğiz. Böylece, yatırımların daha yararlı hale dönüşmesini
amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.
Kentsel dönüşüm alanındaki pro-
Büyükşehir yasasının,
Türkiye’nin bütünlüğüyle ilgili
bir takım çekinceleri de beraberinde getirdiğine dikkat çeken
Akgemci, şunları kaydetti: “Büyükşehir yayası, birçok yenilikler ve farklılıkları da beraberinde getiriyor. Bu
yasanın emin ellerde kullanılması
gerekiyor. Aksi durumda ülkemizin
başına ciddi sıkıntılar açabilir. Bu
yasa, bilhassa Güneydoğu'da bazı
illerde terör hadisesi var. Belirli partiler seçimden sonra özerklik çalışması yapıyor. Bu durum, onun
altyapısına zemin oluşturabilir, ellerine ciddi bir koz verir. Bu endişe,
Türkiye’nin tamamında var. Bunun,
vatandaşlara iyi anlatılması gerekiyor.
Türkiye’nin bütünlüğüyle ilgili bazı
sıkıntıları ortaya çıkarabilecek bir
yasa olduğunu söyleyebilirim.”
Sabri ÖZDEMİR-EKONOMİ
7
SP Oltu adayı
Bektaş: Bakan
Bey'in sıkça
gelmesi zorda
olduklarını
gösterir
aadet Partisi (SP) Oltu
Belediye başkan adayı Sebahattin Bektaş, Oltu AKP teşkilatının köylerde ve mahallelerde
yaptıkları ziyaretlerde, 'Biz
Saadet adayıyla anlaştık, siz oylarınızı AK Parti adayına verin'
şeklinde istekte bulunduklarını,
bu tür sözlerin hiçbir anlam ifade
etmediğini söyledi. Bektaş, ortalığa yalan yanlış söz kalıpları
atanların seçim günü hüsrana
uğrayacaklarını söyledi. SP Oltu
Belediye başkan adayı Sebahattin
Bektaş, düzenlediği basın toplantısında, medya temsilcileri ile bir
araya geldi, Oltu’da hayata
geçirecekleri projeleri paylaştı.
Bektaş, son günlerde kamuoyunda kasıtlı olarak yanlış
algılara sebebiyet verilmek istendiğini, bunun, kendisini ve
arkadaşlarını son derece
üzdüğünü ifade ederek, 'Saadet
Partisi adayı Sebahattin Bektaş’ın
adaylıktan çekilerek AKP’ye
destek vereceği' gibi hurafe laflar
kullanılarak ilçe halkının zihninin bulandırılmaya çalışıldığını
ifade etti. SP Oltu Belediye
başkan adayı Bektaş, şunları
ifade etti: "3 ay içerisinde bin
500’e yakın esnaf ve 9 bini aşkın
ev ziyaretim oldu. Köylerde mahallelerde halkın bütün kesimleriyle bir araya geldik.
Çalışmalarımızı, projelerimizi anlattık. Mevcut yönetimlerin
seçimden seçime uğradığı yerlerdeki vatandaşlarımızın halini
hatırını sorup, desteklerini aldık.
S
umhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kimliği ve
inancı ne olursa olsun hiç kimseyi ötekileştirmeyeceklerini ve herkesi kucaklayacaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, " ‘Efendim
bunları paralel devlet yaptı’ diyor. Yine sordum, ‘senin bakanının koluna 700 bin liralık
saati paralel devlet mi taktı, o bakanların
çocuklarının yatak odalarına 7 para kasasını
paralel devlet mi koydu?
C
Senin bakanını haram parayla, Rıza Sarraf’ın
uçağıyla umreye paralel devlet mi gönderdi?
Senin çocuğunun evine 1 milyar doları paralel devlet mi koydu? O vakfı paralel devlet mi
kurdurdu? Daha ne söyleyeyim. Onun için,
bu seçimlerde bir tercihimiz var, ya helalden
yana ya haramdan yana oy kullanacağız.”
dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, partisince Karaman’da
düzenlenen mitinge katılarak halka hitap
etti. Aktekke Meydanı’nda yapılan ve ‘Hırsız
var’, ‘Yolsuzluk ve rüşvetin hesabı sorulsun’,
‘Yine mağduriyet, yine mağduriyet, yeter
artık’ pankartlarının açıldığı mitingde Kılıçdaroğlu, "O başçalan bizi bölmek istiyor,
ayrıştırmak istiyor. Bölünmeyeceğiz, kavga
etmeyeceğiz. Beraber güzel bir Türkiye'yi
yeniden inşa edeceğiz." diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, 17 Aralık operasyonunun, devletin sırlarının birilerine rüşvet karşılığı
pazarlanması operasyonu olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, “CHP’de ilk 4 ayda çıkaracağımız kanunun adı 'siyasi ahlak' kanunu
olacak. Siyaseti ahlak üzerine inşa
etmediğiniz zaman başka bir gerçek ortaya
çıkar. O gerçek de şudur, siyasetçinin zenginleştiği ortamda halk fakirleşir.
Türkiye’nin yaşadığı da budur. 'Ben yırtık
ayakkabıyla siyasete girdim' diyordu. O
zaman şu soruyu sormayacak mıyız? Arkadaş
sen yırtık ayakkabıyla siyasete girdiysen
nasıl oldu da dünyanın en zengin başbakanlarından biri oldun?“ şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan’ın ünvanının tüm dünyayı
sardığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam
etti: “Bakın bir vakıf kurdu, adına TÜRGEV
dedi. Devletten ihale veriyorsun, ‘rüşveti
vakfa yatır’ diyorsun. Kendisine sordum; 100
milyon dolar para TÜRGEV’in banka
hesabına yattı. Vakıflar Bankası’nın adını
verdim, hesap numarasını verdim; ‘arkadaş
bu para senin oğlunun vakfına niçin geliyor?’
Diye sordum. Cevap verdi mi? ‘Efendim bunları paralel devlet yaptı’ diyor.
Yine sordum, ‘senin bakanının koluna 700
bin liralık saati paralel devlet mi taktı, o
bakanların çocuklarının yatak odalarına 7
para kasasını paralel devlet mi koydu? Senin
bakanını haram parayla, Rıza Sarraf’ın
uçağıyla umreye paralel devlet mi gönderdi?
Senin çocuğunun evine 1 milyar doları paralel devlet mi koydu? O vakfı paralel devlet mi
kurdurdu? Daha ne söyleyeyim. Onun için,
bu seçimlerde bir tercihimiz var, ya helalden
yana ya haramdan yana oy kullanacağız.”
Kılıçdaroğlu, Karaman CHP Belediye başkan
adayı Merih Ünver’i sahneye çağırarak,
“Türkiye’nin bulunduğu ortamdan dolayı
umutsuzluğa kapılmıyoruz. Biz büyük bir
ülkeyiz, karanlıktan çıkmayı biliriz. Kadınlar
bugün seçme ve seçilme hakkına sahipse
bunun tek nedeni CHP’dir. El ver Karaman
diyor. Ben Karamanlılara güveniyorum.
Kadın elinin değdiği her yer güzel olur, bunu
hepimiz evlerimizden biliyoruz. Karaman,
güzel bir gelecek için tercihini yapsın.” dedi.
CİHAN
Broşürler bastırıp Oltu
Belediyesi’nin yönetimine talip
olduğumuzu duyurduk. Oltu’ya
Saadet belediyeciliği anlayışıyla
çok şeyler kazandıracağımızı anlattık. Bütün bu çalışmalarımızı
bir kenara bırakıp, AKP oltu teşkilatının saflarına katılacağımızı
düşünenlere sesleniyorum. Bize
güvenen, bizi destekleyen insanlara vefasızlık olmaz mı. Emeğe
saygısızlık etmiş olmaz mıyız.
Halkımız hiç endişeye düşmesin.
İnşallah kazanacağız, bunun
ötesinde bir oy bile alacağımızı
bilsek yine de Oltu Belediyesi’ni
yönetmeye talibiz. Halkımızın
bize verecek olduğu oylar bizim
namusumuzdur, bize emanettir.
AKP oltu teşkilatı, kendi adaylarının durumunu kurtarmak ve
koltuğu kaybetmemek için
değişik çalışmalar içerisindedir.
Ülke gündeminin o kadar yoğun
olmasına rağmen İçişleri Bakanı
Efkan Ala Bey'i, sürekli Oltu’ya
getiriyorlar. Bakan Bey gelip
gidiyor. Onlar oy için gittikleri
yerde umduklarını bulamıyorlar,
kapılar yüzlerine kapanıyor.
Bakan Bey'i de kendilerine
destekçi görüyorlar. Oltu'da
seçimi kaybetme korkusu yüreklerine düştüğü için bakan üzerinden siyaset yapmaya
çalışıyorlar.
Bizim çalışmalarımızdan korkuyorlar. Oltu’ya gelen bakan oy için
gelmemeli, işsizliği bitirdik, istihdamı artırdık demek için gelmelidir." Oltu’da yapılacak işleri
sıralayıp halka anlatmak yerine,
hayvancılığı, üretimi destekleyeceğiz demek yerine, 'Bize oy
verin, bizi mahvedecekler, bize
sahip olun, elimizi güçlendirin'
gibi ifadeleri de çok tuhaf bulduğunu belirten Bektaş, "Mevcut
başkan, kendi köylülerini
toplamış, kendime oy istemiyorum, Başbakan’a istiyorum
demiş. Kendi yaptıkları bir şey
yok, kendilerine nasıl oy istesinler. Biz gündüz 8-9 saat çalışıyorsak, geceleri de rüyalarımızda
çalışıyoruz. Yönetime
geçtiğimizde de bu çalışmalarımızı daha da artıracağız.
Projelerimizin ilk sırasında içme
suyu var. Mevcut başkan diyor ki
'Doğalgaz tamam, su zaten
tamam' deyip seçim afişlerinde
böyle komik ifadelere yer vermiş.
İnsanlar buna gülüyorlar. Su
tamam olsa insanlar mahalle aralarındaki çeşmelerden bidon ellerinde su taşırlar mı? Arabaların
bagajlarında su bidonu taşırlar
mı. Oltu halkının aklını bu kadar
hafife almanın anlamı var mı?
Halk her şeyi görmüyor mu?"
dedi.
CİHAN
8
19 MART 2014
Gündem
Kardeş kavgasını
barış sürecine
çevirdik
ivas’ın Gemerek ilçesinde
gerçekleştirdiği seçim
S
çalışmalarının ardından
Şarkışla ilçesine geçen Milli
Savunma Bakanı İsmet
Yılmaz’ı ilçe girişinde Sivas
Valisi Alim Barut, Şarkışla
Kaymakamı Davut Gül,
Şarkışla Belediye Başkanı
Kasım Gültekin ve il
protokolü karşıladı. Bakan
Yılmaz, daha sonra Şarkışla
Spor Salonu’nda temel atma
törenine katıldı.Burada bir
konuşma yapan Milli
Savunma Bakanı İsmet
Yılmaz, “18 Mart bizim
Şehitler Günümüz,
Çanakkale’de şehit olan
kardeşlerimizi Çanakkale
Zaferi'ni andığımız gündür.
Dolayısıyla bu toprakları bize
vatan yapan başta Çanakkale
şehitleri olmak üzere,
Sarıkamış şehitleri olmak
üzere o günden bugüne kadar
bu vatanın birliği için, dirliği
için, vatan için, bayrak için,
din için, ezan için can veren
Mehmetçiklerimizi rahmetle
anıyoruz. Hakk'ın rahmetine
kavuşmuş gazilerimize
Allah’tan rahmet diliyorum,
hayatta olan gazilerimize de
Allah’tan uzun ömür
diliyorum” dedi.
"Çanakkale’yi unutmamamız
lazım" diyen Bakan Yılmaz,
şunları kaydetti:
“Çanakkale’de şehit olanlar
sadece Türkiye’nin bu
coğrafyasında yaşayanlar
değil. Sadece bu coğrafyanın
anaları evlatlarını
göndermedi. Kudüs’teki
analar da Halep’teki analar
mitinginde vatanaşlara
sokak yerine sandığa gidin
derken Başbakan Erdoğan'ı
da sert bir dille eleştirdi.
MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli, “Sizi sandık yerine
sokağa çekenlere aman ola
dikkat edin. Sokak
karanlıktır, kirlidir, kanlıdır.
Sokakta kim kimdir
bilinmez. Sokak yerine
sandığa gidin” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli Kocaeli’de akşam
mitinginde halka hitap etti.
Başbakan Erdoğan’ı
eleştiren Bahçeli, “Erdoğan
güç çılgını olmuştur. Artık
Başbakan değil tek adam
olmaya yönelmiş, ülkeyi
otoriter bir anlayışla
yönetme arzusuna
kapılmıştır. Şimdi de önce
Ortadoğu’nun sultanı ve
padişahı, sonra da
Türkiye’nin diktatörü
olmaya yönelecek bir
gafletin içine düşmüştür.
Sayın Başbakan iki üç tane
aklı uçuk danışmanla
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, barış süreci ile ilgili
önemli açıklamalar yaptı.Sivas’ın Gemerek ilçesinde gerçekleştirdiği seçim çalışmalarının ardından Şarkışla ilçesine
geçen Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ı ilçe girişinde Sivas
Valisi Alim Barut, Şarkışla Kaymakamı Davut Gül, Şarkışla
Belediye Başkanı Kasım Gültekin ve il protokolü karşıladı.
da Şam’daki analar da
Üsküp’teki analar da
evlatlarını gönderdiler ve
onlar da Çanakkale’de şehit
oldular. Çanakkale’de o
Kudüs’ten, Halep’ten,
Şam’dan, Basra’dan,
Bağdat’tan, Üsküp’ten buraya
gelen şehitler olmasaydı
İstanbul bize vatan olmazdı.
Şimdi bize soruyorlar,
'Gazze’de ne işin var, Halep’le
niye bu kadar ilgileniyorsun?'
Gönül somun değil ki, o
analar evlatlarını
Çanakkale’ye niye
gönderdiyse biz de ondan
dolayı. Şimdi manevi
sorumluluğumuz var. Gazze
ile de ilgileniriz, Halep’le de
ilgileniriz, Bağdat’la da
ilgileniriz. Allah göstermesin
gerekirse Üsküp’e de bakarız,
Sivas’a da bakarız. Bu kültür
coğrafyasında nerede bir
mazlum varsa, nerede bir
darbeye uğramış, zulme
uğramış birisi varsa bilin ki
onun ilk başvuracağı kapı
Türkiye’dir. İşte bu nedenle
bizim Türkiye’yi güçlü
tutmamız lazım. Bu Türkiye
sadece Türkiye’de olan 76
milyonun umudu değil, bu
Türkiye aynı zamanda bu
coğrafyada yaşayan herkesin
ortak umudu. Gazzeli de
buraya bakar, Kahireli
kardeşim de buraya bakar,
Libya’daki Müslüman da
bakar, Tunus’taki de buraya
bakar, Halep’teki de buraya
bakar, Kuzey Irak’taki de
buraya bakar,
Azerbeycan’daki de buraya
bakar, Balkanlardaki de
buraya bakar. İşte onların
umutlarını boşa çıkarmamak
için bizim bir olmamız lazım,
bizim beraber olmamız lazım,
bizim Türkiye’nin istikrarını
korumamız lazım.”
"30 YILLIK KARDEŞ
KAVGASINI BARIŞ
SÜRECİNE ÇEVİRDİK"
Çözüm sürecine değinen
Bakan Yılmaz, 30 yıllık
kardeş kavgasını barış
sürecine çevirdiklerini
belirterek, "Şehitlik istenilen
bir şey fakat biz diyoruz ki
yine de hiçbir şehidimiz
olmasın, hiçbir şehit
gelmesin. Ne zaman şehit
veririz? Darda kaldığımız
zaman, vatan tehlike de
olduğu zaman, bayrak
tehlikede olduğu zaman, din
ve namus tehlikede olduğu
zaman, bir namahrem eli
mabede değerse o zaman
şehit olmayı canla başla
isteriz ama aslolan hayattır,
aslolan yaşatmaktır. En çok
şehit cenazesine katılmış bir
kardeşinizim. Her gittiğim
yerde analar şunu söylüyor,
‘Benim ocağıma ateş düştü,
başkasına düşmesin. Ben
yandım, başkası yanmasın.’
Şehit dahi olsa ateşin
düştüğü evdeki analarababalara sorun, evlatlarının
şehit olmasını istemezler. Biz
de diyoruz ki, şehitli en
kutsal rütbedir ama bizim
amacımız yaşatmak. Cenab-ı
Allah’a hamdolsun, biz kavga
sürecini barışa çevirdik. Artık
hiçbir eve ateş düşmüyor,
hiçbir anamız artık, 'Ben
yandım başkası yanmasın'
demiyor. Bu şeref bize yeter,
bu hizmet bize yeter ama bu
hizmeti sizlerle beraber
yaptık. Eğer siz bizlere destek
olmasaydınız, bu sürecin
arkasında durmasaydınız,
'Kardeş kavgasına bir nihayet
olsun' demeseydiniz bizim
biz mesafeyi alabilmemiz
mümkün değildi. Bizim bu
yürüdüğümüz barış yolunda,
kardeşlik yolunda herkesi
dilinde ve dininde özgür
kılan bu mücadelemizde bize
destek olursanız 30 Mart’tan
sonra da bu sürece inşallah
nihayetle erişeceğiz. Birlikte
yürüdük, birlikte başardık,
inşallah bundan sonra da
birlikte yürüyeceğiz, birlikte
yaşacağız, birlikte de
başaracağız” ifadelerini
kullandı.CİHAN
Türkiye’yi felakete
sürüklemeye çalışmıştır”
şeklinde konuştu.
“Tam 91 günden bu yana
komplo ve montajla aziz
millet istismar ediliyor,
aldatılıyor” diyen Bahçeli,
sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu ülkenin bir evladı
olarak sizler gibi aynı
düşünceyle, ‘bu nasıl iştir
Yarabbi. Keşke montaj olsa.
Türkiye’nin Başbakanı bu
duruma düşmemeli’ diye
insanın içinden geçiyor.
Başbakanın ağzında gittiği
her yerde tek bir türkü var.
Yolsuzluk ve rüşvet değil de
kendisine yapılan bir
komplo olduğunu söylüyor.
Sayın Başbakan bunu
tekrarla bir yere
varamazsın. Bu
inatlaşmayla bir yere
gideme gezsin. Bunlar
meclise geldiği zaman sen
ne yapacaksın? Sen
Kasımpaşalılık diye
geçiniyorsun. Bana göre
Karagümrük daha
delikanlıdır. Milleti
kışkırtmaya, birbirine
düşürmeye gerek yok.
Bunlar için milleti sosyal
olaylarla kışkırtıp, üç vatan
evladını hakkın rahmetine
kavuşturmaya ne hakkın
var senin? Sayın Başbakan
yolsuzluk ve rüşvet halka
mal olmuştur. Halkın kafası
karışmıştır. Bu karışıklık
çözülmeden, senin siyaset
yapma şansında
kalmamıştır. Ya sen kendini
aklayıp paklamalısın ya da
‘Haydi benim yaptığım
yeter’ deyip gidiyorum
demen lazım.”
“İktidara milli irade dersi
vererek oy kaybına
uğratmalıyız” diyen
Bahçeli, “Bu oy kaybını
görünce, ‘Ben ne yaptım,
nereye gidiyorum’ diyerek
kendisine çeki düzen
vermeli. Yok ille de ben
dediğim dediktir. Ben
diktatörüm her şeyi
yaparım diyorsan, bu millet
öyle aziz bir millettir ki
sana öyle bir tokat vurur,
havada üç takla atar yere
çakılırsın. Senin kurtuluşun
yok Recep Tayyip Erdoğan,
siyasi ömrün tükenmiştir.
Sen yanıyorsun, memleketi
yakma. Sizi sandık yerine
sokağa çekenlere aman ola
dikkat edin. Sokak
karanlıktır, kirlidir, kanlıdır.
Sokakta kim kimdir
bilinmez. Sokak yerine
sandığa gidin. Sandığa
gidin ya ezersiniz ya
yüceltirsiniz. Geleceğe yön
verecek olanlar sizlersiniz”
dedi.CİHAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
üneyt
Özdemir'i
n CNN
Türk'te sunduğu 5N
1K programına
konuk olan işadamı
Fadıl Akgündüz,
canlı yayında
rüşvet teklif edince
sert tepki ile
karşılaştı.
9
Dünya İstanbul'un seçimine katılıyor
Jet Fadıl'dan Cüneyt Özdemir'e para teklifi
İl Gençlik Kollarının düzenlediği 'Live the
Election' programı kapsamında, İstanbul'da üniversite öğrenimi gören 15 ülkeden 200 öğrenci, 30 Mart yerel seçimlerini
gözlemlemek için meydanlara iniyor.
isafirlerimiz, AK
M
Belediyecilik
anlayışı ile İstan-
C
et Fadıl lakaplı
JAkgündüz,
işadamı Fadıl
Cübbeli
Ahmet ile
aralarındaki
kırgınlığın nedenini
açıkladı.
Cübbeli Ahmet'in,
AK Parti- Cemaat
kavgasında taraf
olarak STV kanalına
çıktığını söyleyen
Akgündüz, bir
dönem cemaate
kendisinin de
yardımda
bulunduğunu
anlattı. Akgündüz,
STV'ye yardım için
gelindiğinde
cemaate 1 Milyon
700 bin dolar para
verdiğini de iddia
etti.
operatörlerinin
yaptığı satışlar
hakkında bilgi verdi
bu rakamla ilgili
iddiaları gündeme
getirdi.
CNN Türk'te Cüneyt
Özdemir, Fadıl
Akgündüz ile
Maldivler'deki
yeni otel projesi
hakkında
konuştu.
Akgündüz'e 6
haftada yaptığı
satışın abartılı
olduğunu söyleyen
Özdemir,
Türkiye'deki tur
CÜBBELİ İLE NEDEN
AYRILDINIZ?
Cübbeli Ahmet ile
yaşanan kırgınlığıda
gündeme getiren
Özdemir, olayın
neden yaşandığını
sordu.
Ülkede istikrar için
AK Parti'ye destek
verdiğini söyleyen
Akgündüz, 17 Aralık
sonrası Cübbeli
Ahmet'in STV
kanalına çıkarak
taraf olduğunu iddia
etti.
Bu arada STV'ye bir
dönem kendisinin
de yardım ettiğini
söyleyen Akgündüz,
kanalın zor bir
döneminde 1 milyon
700 bin liralık
bağışta
bulunduğunu
anlattı.
ÖZDEMİR'İ
KIZDIRAN TEKLİF
Özdemir'in isteyen
herkese böyle bir
yardım yapıyor
musunuz sorusuna
karşılık olarak
düşünceme
uyuyorsa
evet cevabı
veren Akgündüz,
isterse CNN
Türk'e de
yardım
yapabileceğini
söyledi.
Akgündüz'ün bu
sözleriyle suratı
asılan Özdemir,
Akgündüz'e teşekkür
ederek programı
kapadı.CİHAN
Ala: Yanlışı olan varsa cezalandırılır
çişleri Bakanı Efkan Ala,
Berkin Elvan'ın ölümünün
ardından çıkan olaylarda bir
İ
Bahçeli:
Karagümrük
daha
delikanlıdır
HP Genel Başkanı
M
Devlet Bahçeli,
partisinin Kocaeli
19 MART 2014
polisin kaskıyla göstericilerden
birini darp ettiği iddiasıyla ilgili
konuştu. Ala, "Yanlış yapan
varsa gereğini yaparız"
dedi.İçişleri Bakanı Efkan Ala,
Berkin Elvan'ın ölümünün
ardından çıkan olaylarda bir
polisin kaskıyla göstericilerden
birini darp ettiği iddiasıyla ilgili
konuştu.Ala şunları
söyledi:"Şu ana kadar Türkiye
genelinde takdire şayan
güvenlik hizmeti sunuyoruz
ama her zaman yanlış
yapanlar, eksik yapanlar
olabilir. Biz ilkemizi ortaya
koymuşuzdur. İyi yapanları,
çok daha iyi yapanları
ödüllendiririz.Eksik
yapanların, yanlış yapanların
gereğini yaparız ama herkesin
ne yapacağı bellidir. Bu
spesifik konuda da inceleme,
soruşturma başlatılmıştır.
Orada eksiği, yanlışı olan
varsa cezalandırılır, yoksa bu
da kamuoyuyla
paylaşılır."CİHAN
bul'da her alanda
büyük işler yapan
AK Parti'nin
belediyecilik sistemini öğrenme fırsatı
bulacaklar. Seçimin sadece AK Parti ve Türkiye
için değil, dünyadaki bütün mazlum ve mağdur
coğrafyalar için önemli olduğunu düşünen misafir öğrencilerimiz, ev sohbetleri, esnaf ziyaretleri ve mitingleri takip edecekler. Misafirlerimiz,
15 gün sürecek çalışmanın ilk iki gününde yerel
seçimler ve belediyecilik çalışmaları ile ilgili bilgi
alacak ve 4 gün boyunca ilçelerde aday Belediye
Başkanlarımız ile seçim çalışmalarına katılacak.
HP Lideri Kemal
C
Kılıçdaroğlu
daha önce CHP'nin
üzerinde karar
kıldığı konuşuluyor.
KILIÇDAROĞLU
TARİF ETMİŞTİ
köşk adayının parti
dışından kadın bir
ismin olacağını
söylemişti. Ankara
kulislerinde,
Kılıçdaroğlu'nun
cumhurbaşkanlığı
adaylığı için MHP'li
Meral Akşener
üzerinde karar
kıldığı iddia edildi.
Eski Genelkurmay
Başkanı İlker
Başbuğ'un
Ergenekon davası
kapsamında tahliye
edilmesinin
ardından kulislerde
Başbuğ'un Köşk'e
çıkabileceği
konuşulmaya
başlamıştı. Ancak
Milliyet Gazetesi
yazarı Melih Aşık,
CHP'nin Köşk için
adayının Başbuğ
yerine MHP'li isim
Meral Akşener
olabileceğini iddia
etti.
Yazısında CHP
lideri
Kılıçdaroğlu'nun
tarifine dikkat
çeken Aşık şu
ifadelere yer verdi:
"Kılıçdaroğlu geçen
yıl 10 Eylül'de bir
televizyon
konuşmasında
adayın tarifini
yapmış ama
yıpranmaması için
bu ismi
açıklamayacağını
söylemişti... Tarifi
şöyleydi: CHP'nin
Cumhurbaşkanı
adayı kadın olacak.
Ankara
kulislerinde, CHP
lideri Kemal
Kılıçdaroğlu'nun
cumhurbaşkanlığı
adaylığı için MHP'li
Meral Akşener
Türkiye
Cumhuriyeti'ne bir
kadının
Cumhurbaşkanı
seçilmesini doğru
buluyorum.
Bunun için
herhangi bir isim
veremem.
Yıpranmaması
gerekiyor. Bu isim
bizim partimizin
içinden değil...
TARİFE UYAN TEK
İSİM: MERAL
AKŞENER
MHP Milletvekili ve
Meclis Başkan
Vekili Meral
Akşener ise Kemal
Bey'in tariflerine
tam uyuyor... Eski
Türkiye
büyükelçilerinden
Morton Abramowitz
ve Eric Edelman'ın
başkanlığında
hazırlanan raporda
Tayyip Erdoğan'ın
Cumhurbaşknı
adaylığı zayıf
ihtimal görülüyor.
Abdullah Gül'ün
ikinci dönem
adaylığı karşısında
Akşener'in şansının
olabileceği
kaydediliyor.
Bakalım CHP'liler
bu işe ne diyecek?"
İZMİR’İN İMAR PLANI YOK
k Parti İzmir Büyükşehir
Belediye Başkan adayı
Binali Yıldırım, 17 Aralık sonrası
AK Parti’den istifa eden, eski
kabine arkadaşı Ertuğrul
Günay’la ilgili ilk kez konuştu.
A
Yıldırım, “Siz bu hükümette
görev yapacaksınız. Bakanlık
yapacaksınız. Bakanlık
görevinden ayrıldıktan sonra
içinde bulunduğunuz
hükümetin yanlışlarını ardı
ardına sıralayacaksınız. O
zaman kamuoyu buna prim
vermiyor. Çok doğru da etik de
bulmuyor. ‘Kardeşim madem
burası yanlış yerdi, o zaman
senin orada ne işin vardı. Niye
orada bakan oldu? Bakanlık
gitti yeni mi aklına geldi bunları
söylemek’ tarzında bir duruş
sergiliyor”
AK Parti İzmir Büyükşehir
Belediye Başkan adayı Binali
Yıldırım, Mehmet Barlas’ın
NTV’de hazırlayıp sunduğu
programa katıldı. Yıldırım,
İzmir’in olaylara ideolojik bakıp
bakmadığı konusundaki bir
soruya, “Önceleri bu doğru
olabilirdi. İzmir’i genellikle
solun kalesi olarak CHP
tarafından tanımıyor. Şehir bu
şekilde mobilize edilmeye
çalışılıyor. Çok partili
dönemden itibaren İzmir’deki
siyasete baktığınız zaman İzmir
demokrat bir kent. Adnan
Menderes’in son büyük
mitingini yaptığı bir yer.
19999’dan bugüne kadar yerelde
sol iktidar olmuş. AK Parti
“AK Parti hükümeti İzmir’e
gerekli hizmetleri getiriyor.
İzmirliler neden yerelde AK
Parti’ye oy versin ki” söylemi ile
ilgili Yıldırım, “Yetmiyor. Artık
tabi sürdürülebilir bir söylem
değil. Biz çevre yolu raylı sistem
yaptık ama şehrin içine
detaylara indiğinizde müthiş
sorunlar var. Yağmur
yağdığında şehri su götürüyor.
Altyapıyetersiz. Bu yerel
yönetimlerin asli görevleri
içerisindedir. İzmir’de hal çöpler
vahşi şekilde depolanıyor.
İzmir’in merkezinde harmandalı
çöp dağları var. Ümraniye
çöplüğünü hatırlayın. Patlayan
yapı şuan İzmir’de var. İzmir’de
ciddi anlamda imarsız
yapılaşma var. En vahim durum
yapı durumudur. 1.5 milyon
konut stokunun yüzde 62’si
kaçak, imarsız, güvensiz
yapılar. Deprem halinde
olacakları bile düşünmek
istemiyorum. İmar planı yok. 2
bin 500 kent imar planı
Bergama’da yapılmış ama
İzmir’in imar planı yok. Bir
kentin anayasası onun imar,
master planıdır. Bu olmayınca
keyfilik getiriyor” dedi.
İZMİR’İ KENDİ HALİNE
BIRAKMAYACAĞIZ KOCAOĞLU
BUNDAN MEMNUN
OLMAYABİLİR
İzmirliler’den destek beklediğini
belirten AK Partili Yıldırım,
yerel seçimlerin genel seçim
havasına sokulmaya
çalışıldığını öne sürdü. Yıldırım,
şunları söyledi:
“Genel siyasetin gürültüsü
içerisinde ne kadar etkileyecek
ondan emin değilim. 30 Mart’ın
yerel seçim olduğunu
aklımızdan çıkartmıyoruz.
Ancak bu konuda rakipleri
farklı görüyorum. Hiç ama hiç
yerel seçim havasına girmek
istemiyorlar. Projelerle
uğraşmıyorlar. Genel
gündemdeki olayları
anlatmakla günlerini
geçiriyorlar. Genel siyaset
konuşulsun ama İzmir için
buradayız. Buna talip olduk.
Oturalım İzmir’i konuşalım.
Maalesef İzmir’i konuşan yok.
Onlar yanaşmıyor. ‘İzmir’i kendi
haline bırakın’ diyor. Bıraktık
İzmir’in ne hale geldiği ortada.
İzmir’in her köşesine gittim.
İnsanlar bana, ‘bakan bu kenti
köy olmaktan, köye
dönüşmekten kurtarın’ diyor. Bu
İzmir’in layık olduğu bir durum
değil.
Kentleşme, zenginleşmenin
ölçütüdür. İzmir’de kırsalında
yaşayan yüzde 8’de kaldı.
Herkes geldi köydeki yaşamını
kente taşıdı. Kent sorunlarını
aşamayacak kadar ciddi bir alt
yapı eksikliği var. Otopark, yeşil
alan yok. İzmir kültür ve sanat
şehri olarak bilinir. İzmir
ihracatı Türkiye’ye öğreten,
fuarları başlatan bir şehirdir.
Bugün İzmir’in nüfustan başka
3. olduğu bir şey yok. Bunu
İzmir’in kaderini olarak
göremiyoruz. Biz İzmir’i kendi
haline bırakamayacağız. Başkan
bundan memnun olabilir. İzmir
tekrar Egenin değil Türkiye’nin
başa güreşen bir şehir
olmalıdır” dedi.
CHPİZMİR’E AK PARTİ’NİN
KARŞISINDAYMIŞ GİBİ ROL
VERİYOR, MİSYON YÜKLÜYOR.
AMA BÖYLE BİR ŞEY YOK!
AK Parti İzmir Büyükşehir
Belediye Başkan adayı Binali
Yıldırım, CHP’nin İzmir’de farklı
bir algı yaratmaya çalıştığını
iddia etti. Yıldırım, “
CHP’nin yerel yöneticileri
özellikle seçim zamanında, AK
Parti ile CHP’nin siyasi
çatışmaya girdiği alanlarda bu
algıyı çok amansız bir şekilde
yayıyorlar. Burada İzmir’i AK
Parti iktidarının karşısındaymış
gibi rol veriyorlar. Misyonu
olduğunu söylüyorlar. Böyle bir
şey olamaz. Başkan sürekli
kavga ediyor. Herkesle kavgalı.
İstiyor ki İzmir’de kavgalı olsun.
Vali ile bürokratları ile kendi
milletvekilleriyle bazı belediye
başkanları ile kavgalı. Onları
aday bile yaptırmadı. İzmir’i bu
halde tutmak istiyor. ‘İzmir
bunlara prim vermez. Şöyle
yapacaklar böyle yapacaklar’
diye korku siyaseti ile İzmir’i
mesafeli tutmaya çalışıyor bize.
Bu bize zarar vermez, İzmir’e
zarar verir” dedi
KİMİN YAŞAM TARZINA
MÜDAHALE EDİLDİ?
Yıldırım, sözlerine şöyle devam
etti:“İnsanlara soyut kavramlar
üzerinden duruş mu
sergileyecek? ‘Yerel seçimde bu
ne diyor’ diye baksınlar. Şu
projelerden bahsediyor. Bu
adam, ‘Yerel ekonomide
canlanma olacak’ diyor. Şimdi
bizim başkanlığımız
döneminde, ellerindeki tarlaları
arsaları, evleri gayrimenkulleri
iki katına çıkacak. Çünkü
İstanbul, Ankara’da böyle.
Yaşam tarzından bahsediliyor.
Açıkça söylüyorum. Ulus’taki
Nişantaşı’ndaki, Ortaköy’deki,
Bebek’teki yaşam tarzı ile
İzmir’in Konak, Alsancak’ın da
bir fark var mı? İzmir
Türkiye’nin bir özetidir.
İstanbul’da öyle. 81 ilden gelen
vatandaşlarımız buraya gelip
yerleşmiş.”EGEPOSTASI
BİZ MİSAK-I MİLLİ SINIRLARIYLA
SINIRLI DEĞİLİZ
Düzenlediğimiz programa 15 Ülkeden 200 üniversite öğrencisinin katıldığını belirten Gergin,
konuşmasına şöyle devam etti:
"Hep ifade ediyoruz; biz Misak-ı Milli sınırlarıyla
sınırlı değiliz. Aslında bunun çok daha ötesinde
bir anlam taşıyor bizim yaptığımız ve yapmaya
çalıştığımız işler. Bu gençleri aslında birer fahri
konsolos olarak görüyoruz. Bu fahri elçilerle
gönülden gönüle bağ kuruyoruz”dedi.AA
Destici uçağı
düşüreni
açıkladı
BP Genel Başkanı Mustafa Destici, BBP eski Genel
B
Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümü ile ilgili
çarpıcı açıklamalarda bulundu.Yerel seçimlere sayılı
günler kala seçim çalışmalarına hız kesmeden devam
eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Bayburt
mitingi öncesi Erzurum'da partililerle bir araya geldi.
Erzurum Havalimanında partililerle görüşerek bir
basın açıklaması yapan Destici, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili Genelkurmay tarafından yapılan
açıklamayı doğru bulmadığını ifade etti.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "5 yılda 4
dakikalık radar kayıtlarının akıbeti neden öğrenilemiyor hala muallakta ve tatmin edici cevaplar verilemiyor?" dedi. Destici, "Özel yetkili mahkemelerin
kapatılmasıyla birlikte dosya yerel mahkemeye
Maraş'a gitti.
BiNALi YILDIRIM ERTUĞRUL GÜNAY'A CEVAP VERDi
buruda 2. parti. Bu algı gittikçe
giderek kayboluyor.
Kaybolmasında artık bu
söylemler İzmir’in geri
gitmesini, kan kaybetmesini
önlemiyor” dedi.
Açılış programında konuşan AK Parti İstanbul İl
Gençlik Kolları Başkanı Gıyaseddin Gergin, "Live
the Election isimli programımızda merkeze
aldığımız mesele, komşu coğrafyalardan
Türkiye'ye gelerek eğitim gören ve Türkiye'de
yaşayan üniversite öğrencisi arkadaşlarımızı 30
Mart yerel seçim çalışmalarımıza davet ederek
yaptığımız işleri göstermek ve bu işlerin birer
paydaşı olmalarını sağlamak" dedi.
aşbakan Erdoğan
B
Çanakkale'de Zaferin
99. yılında konuştu.
Erdoğan, "Türkiye,
dışarıdan teslim
alınamayacağı gibi
içeriden de ihanetlere
boyun eğmeyecek,
ihanetlere teslim
olmayacak" dedi.
Başbakan Erdoğan,
"Türkiye üzerine
hesapları olanlar bilsin
ki, Çanakkale 99 yıl önce
geçilmemiştir, bugün de
yarın da
geçilemeyecektir" dedi.
Erdoğan, "Tarih boyunca
Türkiye'yi esir almaya,
Türkiye'nin istiklalini
boğmaya çalışan her
devlet, çok açık bir
yenilgi ve hezimetle
geldiği gibi gitmiştir.
Türkiye, dışarıdan teslim
alınamayacağı gibi
içerden de ihanetlere
boyun eğmeyecek,
ihanetlere teslim
olmayacak, her türlü
ihanete gereken cevabı
verecek ve ihanetleri
ezecek güçte bir ülkedir"
şeklinde konuştu.
Erdoğan, "99 yıl önce
bugün, donanmalar,
zırhlı gemiler, torpidolar,
toplar, mitralyözler, hatta
uçaklar bu milletin imanlı
evlatlarının kahramanlığı
karşısında silinip
gitmişlerdir. O modern
silahların teslim
alamadığı Türkiye'yi,
hiçbir fitne girişimi,
hiçbir ahlaksız saldırı,
hiçbir namert taarruz da
teslim alamayacaktır"
ifadelerini kullandı.
İşte Erdoğan'ın
konuşmasından
satırbaşları:
Bu ülke için canını vermiş
tüm şahidlerimize
Allah'tan rahmet
diliyorum. Allah onlardan
razı olsun. Onların
ardından dua ediyor ve
fatihalar okuyoruz.
Bugün millet bugün dua
edebiliyorsa, ezan
minarelerden özgürce
okunabiliyorsa
şehidlerimizin ruhu şad
olmuştur. Bu ülke
bağımsızsa şehidlerimizin
kanı boşuna akmamıştır.
Bölgenin ve dünyanın
parmakla gösterilen ülke
olacak. Reformları
yapmış, yeni Türkiye'yi
inşaa edeceğiz. 1000 yıllık
kardeşliğimizi daha da
perçinleyeceğiz.
olan paslı yürek sînede
yüktür!
Hoşgörünün egemen
olduğu bir iklimi egemen
kılacağız. Şehidlerimiz
bizden böyle bir Türkiye
istiyorlar. Bu yüzden
şehid oldular.
Kendilerinden sonra
gelen nesiller
kutuplaşması değil
kucaklaşması için bu
toprağa kan döktürler.
Türkiye içeriden de
ihanetlere boyun
eğmeyecek ve her türlü
ihaneti üzecek güçte bir
ülkedir. Milli
güvenliğimize yönelik her
saldırı Türkiye'nin iman
dolu göğsü gibi ser
haddini bulacaktır.
Modern silahların teslim
alamadığı Türkiye'yi
hiçbir namert saldırı
teslim alamayacaktır.
Çanakkale 99 yıl önce
geçilmemiştir. Bugün de
yarın da geçilemeyecektir.
Milletimizin imanı ve
kardeşliği Çanakkale
ruhunun çiğnenmesine
müsaade etmeyecektir.
Şehidliğimizde Türk,
kürt, arap, roman ayrımı
görebilir misiniz? Sünni
alev görebilir misiniz?,
Okumuş, ümmi ayrımını
görebilir misiniz?
Çanakkale 99.
yıldönümüne ulaştı.
Allah ömür verirse seneye
100. yıla gireceğiz.
Şu şehidlikte üniversiteye
yeni başlamış şehidler
var. İşte biz böyle bir
neslin evladıyız.
Çanakkale'de 100. yıl
kutlamaları çok daha
farklı olacak.
Çanakkale'de yanımızda
yer alan dost ülkelerden
onbinlerce kişi burada
olacak.
Şehidlerimiz bir bayrak
için, bir vatan için, bir
devlet için şehid oldular.
Bize düşen onların
izinden gitmektir.
Çanakkale Kurtuluş
savaşımızın aslında
başlangıcıdır.
2023'te Türkiye'yi
dünyanın en büyük 10
ülkesine sokacağız.
Türkiye büyük bir
mücadelenin, büyük
zaferlerin üzeirne
kurulmuş bir ülkedir.
Dünyanın en büyük
güçlerine karşı imanıyla
karşı koymuştur.
İmandır o cevher ki ilâhi
ne büyüktür... İmansız
Tarih boyunca
Türkiye'nin istiklalini
boğmaya çalışan her
devlet yenilgiyle gitmiştir.
Böyle kahraman bir
neslin ahvadı olarak
gurur duyuyoruz. Yılda
2.5 milyon vatandaşımız
ve turist şehidliğimizi
geziyor.
Bu şehidliği ortaya
çıkarmak ve yapılan
çalışmalar hamdolsun
bize nasip oldu.
Ömrümüz yettiği sürece
şehidlerimizin
hatıralarını yaşatacağız.
Başta Mustafa Kemal
olmak üzere tüm
şehidlerimizi rahmetle
minnetle
anıyorum.CİHAN
Son süreçte özellikle Muhsin Yazıcıoğlu rahmetli
genel başkanımız öldürüldü diye toplumda oluşan bu
algının ana sebeplerinden bir tanesi de 4 dakikalık
radar kayıtlarının ulaşılamamış olması ya da tatmin
edici cevaplar kamuoyuna bize ve savcılığa gönderilmemiş olması ya da Meclis Araştırma Komisyonuna,
Devlet Denetleme Kurulu'na cevap verilmesi, daha
sonra Devlet Denetleme Kurulu raporunu yazdıktan
sonra bu konuda cevap verilmesi, Genelkurmay'daki
kadro değişikliğinden sonra cevap verilmesi ve o cevapların da tatmin edici olmaması üzerine savcılığın,
bizlerin, avukatlarımızın talebiyle savcılığın yazısıyla
Genelkurmay, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bazı kısımlarına, basına yansıdığı için söylüyorum.
Çünkü biz bunları basına yansıtmadık veya bilirkişiler
raporlarını bitirmeden basına yansımasını istemiyorduk ama başka kaynaklardan ve en son Genelkurmay'ın kendisi bunu açıklamış oldu tabi avukatlarımız
bu konuya hassasiyet ve titizlikle bir cevap verdiler.
Biz şuanda bilirkişi tarafından hazırlanacak raporu
bekliyoruz. Yani BBP olarak elbetteki oralara gidildi
oralarda incelemeler yapıldı ama bilirkişiler raporunu
açıklamadan Genelkurmay tarafından böyle bir açıklama yapılmasını şahsen doğru bulmadık ve bunu
yadırgadık çünkü bu bilirkişileri etkileyen ve kamuoyunu da yanıltmaya yönelik bir açıklama olarak
görüyoruz. Keşke Genelkurmay böyle bir açıklama
yapmasaydı bilirkişiler raporlarını açıkladıktan sonra
hem bilirkişilerin bu raporlarına göre savcılık yan
hukuk biz hep hukuk içerisinde kaldık.
Keşke savcıların hükmünü bu iş bırakılsa bizim beklentimiz buydu ama bizim avukatlarımız zaten hem
ailenin hem de partinin avukatları bu konuda birlikte
gerekli cevabı verdiler ve neticede bu çalışmalar
devam ediyor. Bilirkişiler raporlarını açıkladığında kamuoyu daha detaylı bilgiye sahip olacaktır ama benim
buradan sormak istediğim bir şey var neden 5 yıl ? 5
yılda 4 dakikalık radarların akıbeti neden öğrenilemiyor hala muallakta ve tatmin edici cevaplar verilemiyor? Ya da oradaki hava hareketliliği 5 yıl
boyunca çok mu zordu yani olaydan kısa bir süre
sonra orada gerçekten bir hava hareketliliği olmuşsa
orada uçan uçaklar kim ne kadar yakın mesafeden
geçmiş gerçekten helikopteri düşürebilir mi düşüremez mi çok rahat bir şekilde bunları uzmanlar ortaya
koyarlar. Hala bugün bizim geldiğimiz noktada en
büyük şüphelerimizden bir tanesi bu radar kayıtlarının verilmemesinden dolayı bu helikopteri uçaklar
düşürdü ama yanlışlıkla mı bilerek mi devletin en tepelerinde bile bu kuvvetli şüphe olarak devam ediyorsa biz bu işin peşin bırakmayacağız" şeklinde
konuştu.CİHAN
10
1
19 MART 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Yusuf KELEŞ
Fatih ÖZATAY
Kentsel rant ‘havuz’da değil, bütçede toplanmalı
Zorunlu intibak
4 Ocak Salı günü, benim de
yazılarını zevkle okuduğum Mümtaz’er Türköne, köşesinde Sayın
Hayrettin Karaman Hoca’nın bir fetvasının dayanak yapılarak kentsel ve
ihale rantlarının bir kısmından oluşturulan havuzu işledi. Daha sonra da
kent rantını vergiye bağlayacak bir kanunun çıkartılmaması halinde, devlet
hazinesine girecek paranın yani milletin parasının keyfi bir şekilde kullanılmış olacağı belirtildi. Konuyu
araştırınca güzel bir bilimsel makaleye
ulaştım ve bu yazıyı hazırlarken yararlandım. (Mustafa Ökmen, Hatice Yurtsever, Kentsel Planlama Sürecinde
Oluşan Kamusal Rantın
Vergilendirilmesi, Maliye Dergisi, Sayı
158, Ocak-Haziran 2010.) Kentsel rant
kavramı, gayrimenkul değerinde meydana gelen emeğe ve herhangi bir
ilave inşa faaliyetine dayanmayan
artıştır. Tarımsal toprak parçasının
kent toprağına dönüşümü ve değer
artış süreci grafikten görülebilir.
Buna göre, başlangıçta tarımsal nitelikli toprağın değeri 0R1 iken, yakın
çevredeki imar hareketlerinin başlamasıyla 0R2’ye yükselmekte, tarımsal
toprağın belediye sınırları içine alınması ve imara açılması ile değeri daha
da artarak 0R3’e yükselmektedir.
Ardından altyapının hazırlanması ile
toprak kent toprağı haline dönüşerek
değeri 0R4’e, bölgedeki inşaat artışı ile
beraber değeri 0R5’e yükselecektir.
Kentteki büyümenin hızla devam
etmesi ile toprağın konumu değişecek,
emsal artışı ve dolayısıyla kat artışı,
imar fonksiyonunda değişiklik
dolayısıyla iş bölgesi gibi toprağın yeni
tip kullanımlarıyla değeri daha da artarak 0R6’ya ulaşacaktır. Kentsel rantların vergilendirilmesi gerektiği, 8. Beş
Yıllık Kalkınma Planı’nda da, “Mahalli
idarelerin imar ve altyapı faaliyetlerinin finansmanında kullanılmak
üzere merkezi ve yerel yönetimlerin
çeşitli faaliyetleri sonucu oluşan
kentsel rantların vergilendirilmesi
sağlanacaktır.” ifadesi ile belirtilmiş.
Kentsel rantın oluşmasında kamu
otoritesinin gücü büyük önem taşımaktadır. Çünkü özellikle planlama
yolu ile oluşan rantların kamu adına
karar veren otoritenin arazi kullanım
kararına bağlı olarak oluşmasına
karşın, onlardan yalnızca mülk sahibi
yararlanmaktadır. Örneğin konut
imarlı bir arsanın benzin istasyonu arsasına dönüştürülmesi durumunda arsanın değerinde çok ciddi artış olacağı
açıktır. Oysa kamu kurumlarının
kişisel fayda değil, toplumsal fayda
üretmesi gerekmektedir. Dolayısıyla,
oluşan rant gelirlerinden bütün halkın
vergi yoluyla pay alması, diğer bir
ifadeyle halen ödedikleri vergi yüklerinin böylece hafiflemesi gerekir.
Kentsel rantların vergilendirilmesiyle,
toprak üzerinden elde edilen rantın bir
kişinin üzerinde kalarak ayrı bir rant
zengini sınıf oluşturması engellenecek. Bunun yerine, adil bir
vergilendirme yapılarak toprak sahibi
olmayan insanlar da rant gelirinden
pay alacaktır. Dünyada toprak
rantının vergilendirilmesi “Land Value
Taxation” (LVT) -Toprak Değer Artış
Vergisi- olarak isimlendirilen bir
vergilendirme ile yapılmaktadır. İngiltere’de toprağın değerlenmesiyle ortaya çıkan rantın vergilendirilerek,
devletin temel kamu gelirleri arasında
yer alması hedeflenmiştir. Hatta, öyle
ki ücretler, kârlar, mal ve hizmetler üzerinden alınan vergilerin yerini alması
gerektiği bile tartışma konusu olmaktadır. “Toprak Rantının
Vergilendirilmesi” adı verilen bu politika ile ülkelerin kronik ekonomik
problemlerin çözümünü de sağlayabileceği belirtilmektedir. Avustralya’da
Toprak Değer Artış Vergisi, uygulanan
bir vergidir. Sidney şehrinde meydana
gelen değer artışı üzerinden alınan
vergileri belediyeler tahsil etmekte.
Çin ve Hong Kong, yüksek oranlı
Toprak Değer Artış Vergisi’ni başarılı
bir şekilde uygulayan belki de en
başarılı ülkelerdendir. Vergi gelirlerinin yüzde 35’inden fazlasını toprak
rantı üzerinden aldıkları vergilerden
elde etmektedirler. Danimarka gelir ve
harcamalar üzerinden çeşitli vergiler
almakta ise de, toprak rantı üzerinden
de vergi tahsilâtı yapmaktadır.
Türkiye’de, kentsel dönüşüm ve
kentsel planlama süreci sonrasında
ortaya çıkan rant gelirlerinin
vergilendirildiğini ifade etmek
mümkün değildir. Çünkü ilk olarak
belediyelerce alınan Şerefiye Vergisi
1981 yılında kaldırılmış durumda. İkinci olarak yürürlükte bulunan Gelir
Vergisi Kanunu’nun 80. maddesinde
yer alan gayrimenkul değer artış
kazancı üzerinden alınan Gelir Vergisi
ise değer artışının her yıl bir kısmını ve
5 yıldan fazla elde tutulması durumunda da tamamını vergi dışında
bıraktığı için kentsel rantlar yine
vergilenmemekte. Üçüncü olarak; Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5’inci
maddesinde düzenlenen gayrimenkul
satış kazancı istisnası ile de şirketlerin
elinde bulunan kentsel dönüşüm ve
gelişim sonucu kıymetlenen yani
kentsel rantlaşan gayrimenkuller hem
yüzde 20 oranındaki Kurumlar Vergisi’nden hem de yüzde 18 oranındaki Katma Değer Vergisi’nden
istisna edilerek vergilendirilmemektedir. Son olarak; asıl kentsel rantların oluştuğu kentsel dönüşüm
alanlarında oluşan rantlardan vergi
alınmasını bırakın normalde alınan
KDV, harç, Damga Vergisi, ruhsat harcı
vs. bile yok. Genel olarak Türkiye’de
özelde ise İstanbul’da son yıllarda,
gerek kentsel dönüşüm gerek
havaalanı, metro, yol, kavşak, köprü,
hastane gibi kamusal yatırımlarla
gerekse alışveriş merkezi ve konut ve
ticari projeleri gibi özel sektör yatırımları nedeniyle mevcut arsa, arazi ve binaların değerinde yer yer 10 kata
kadar varan oranlarda rant gelirleri ortaya çıkmıştır. İstanbul’daki 3.
havaalanının Silivri’ye mi, Çatalca’ya
mı ya da Tayakadın’a mı yapılacağı ya
da 3. köprünün güzergâhının neresi
olacağı ve bu güzergâhtaki kavşakların nereler olacağı gibi spekülasyonlar üzerinden, İstanbul kent toprağı
üzerinden organize bir şekilde ciddi
tutarlarda elde edilen rant gelirlerinin,
mevcut vergi düzenlemeleri ile bütçeye aktarılamadığı ve vergi dışı kaldığı
bir gerçektir. Oysa şehirlerin geliştirilmesi, yapılan planlama ve kentsel
dönüşüm planları çerçevesinde
sağlanmakta. Zaman 28 Aralık 2013
N
et sermaye girişleri ne
ölçüde azalırsa, o
ölçüde daha az tüketim ve
yatırım yapmak ve o ölçüde
daha az büyümek zorunda
kalacağız.
Çeşitli raporlara göre, dış
borcundan doğan yükümlülükleri nedeniyle 2014
yılında Türkiye’nin 160 milyar doların üzerinde ödeme
yapması gerekiyor.
Bu değer, 2013 ya da 2012’de
ödediğimize kıyasla fazla
fark etmiyor. Sorun başka:
En az bu kadar yeni dış borç
bulmalıyız ki, Merkez
Bankası’nın (MB) rezervlerini eritmeden cari işlemler açığı verebilelim.
Mesela bu yıl geçen yılki
kadar cari açık verecek olursak, 160 milyar doların üzerine 65 milyar dolar daha
bulmamız gerekiyor.
Ya da şöyle düşünebiliriz:
Tüketim ve yatırım harcamalarımızı gelirimizin üzerinde tutmaktan
vazgeçmedikçe ve aradaki
farkı geçen yılki düzeyde tuttukça, ‘sadece’ 160 milyar
dolar yeni borç bulursak,
MB’nin rezervleri 65 milyar
dolar erimek; farklı bir
ifadeyle, yarıya düşmek
zorunda.
Sorunu böyle basit bir
çerçevede düşününce, “son
zamanlarda Türkiye’den
fazla sermaye (döviz) çıkışı
olmadı” söyleminin ne
derece yanıltıcı olduğu
hemen belirleniyor.
Zira 160 milyar dolar yurtdışına ödeme yapacaksak ve
‘sadece’ 160 milyar dolar
yeni borç bulabileceksek,
2014’te Türkiye’den net sermaye çıkışı zaten ‘sıfır’
düzeyinde olacak anlamına
gelir. Farklı bir deyişle, ne
net sermaye girişi ne de
çıkışı olduğuna göre, ya cari
açık vermeyeceğiz ya da cari
açık kadar MB rezervlerini
eriteceğiz demektir.
Dolayısıyla, önümüzdeki
döneme net sermaye
hareketleri açısından doğru
bakış, net sermaye girişlerinin ne düzeyde kalacağıdır.
Net sermaye girişleri ne
ölçüde azalırsa, MB rezervlerini sürekli eritemeyeceğimize göre, o ölçüde
daha az cari açık vermek
zorunda kalacağız.
Bunun Türkçesi ise açık: Net
sermaye girişleri ne ölçüde
azalırsa, o ölçüde daha az
tüketim ve yatırım yapmak
ve o ölçüde daha az
büyümek zorunda kalacağız.
Dikkatinizi çekerim:
‘Zorunda kalacağız’ diyorum. Zorundayız çünkü,
tasarlayıp uygulamaya koyduğumuz bir politikayla cari
açığı düşürmüş olmayacağız; yurtdışından bulabileceğimiz finansman
miktarı bizim cari açığımız
belirleyecek. Bu anlamda
‘zorunlu bir intibak’ olacak
cari açıkta.
Zorunlu intibakın ne şiddette olacağı iki unsura
bağlı: Bizim kırılganlığımıza
ve küresel risk alma iştahına.
Biz kırılgan olmasaydık,
küresel risk alma iştahı
azalsa bile fazla olumsuz
etkilenmezdik; net sermaye
Oysa hem kırılganız hem de
küresel risk alma iştahı
düşük. Kırılganlığımız iki
boyutlu: Ekonomik ve siyasi.
Ekonomik kırılganlığımızı
azaltmak için çok geç kaldık.
Ayrıntısını, perşembe günü
tamamladığım ‘ekonomi
politikası hataları’ dizisinde
ele aldım.
Siyasi riskleri elbette azaltmak elimizde. Oysa gidişat
ters yönde. Bu durumda,
zorunlu intibakın şiddeti
doğrudan küresel risk alma
iştahı tarafından belirlenecek.
Zihin açıcı olsun diye,
2013’teki net dış finansman
(sermaye) hareketlerinden
birkaç örnek verip bitireyim:
Yılın ilk dört ayında ayda ortalama 10,8 milyar dolar
gelmiş. Mayıs ayında ortalık
karışmıştı.
Bu karmaşa yaklaşık eylül
ortalarına kadar sürdü. Bu
beş aylık dönemde gelen net
sermaye ayda ortalama 2,6
milyar dolara düştü.
Sonraki iki aydaki göreli rahatlama ile ayda ortalama
5.9 milyar dolar geliyor. Aralık ortasından sonra işler
yine karışıyor. Bu ayda gelen
net sermaye miktarı ise 3
milyar dolar.
Radikal 28 Aralık 2013
Türk eşinin dininden etkilenen
Moldovalı İrina Müslüman oldu
on bir yıllık dönemde özellikle ulusal çapta kentsel dönüşüm faaliyetS
lerinin hız kazanması moloz, demir gibi inşaat atıklarının önemli oranda
artmasına neden olurken, söz konusu artış hafriyatın döküleceği yer soru-
Üstelik hafriyat sahibi için nakliyat maliyetleri de artmış oluyor" diye
konuştu. Hafriyat döküm ücretinin kamyonlar için araç başına 50 lira,
TIR'lar için ise 70 lira civarında olduğunu kaydeden Bulut, nakliye masrafları ile birlikte bir aracın hafriyatı taşıması için oluşan maliyetin 600 liraya kadar çıkabildiğini ifade etti. Emlak Müşaviri Salim Taşçı da
İstanbul'da faaliyetleri bulunan müşterilerinin birçoğunun hafriyat için yer
bulamadıklarından şikayet ettiklerini ifade ederek, "İnşaat sektöründe
büyüme alabildiğine hız kazandı ancak özellikle İstanbul'da inşaat faaliyetleri sırasında ortaya çıkan atıkları boşaltacak yer bulunamıyor" dedi. Birçok
müteahhidin maliyetleri göze alarak hafriyat yeri aramasına karşın sonuca
ulaşamadıklarını anlatan Taşçı, kamyon başına maliyetlerin de Kemerburgaz'da 30-40 lira, Ömerli 1. bölgede 120-180 lira, 2. bölgede ise 70-95 lira
arasında değiştiğini kaydetti. Şu an için mevcut hafriyat alanlarının kullanılmasına karşın söz konusu yerlerin kapasitesinin sınırlı olduğuna işaret
eden Taşçı, "Ancak bu yerler de dolduğu zaman hafriyatları boşaltacak yer
kalmayacak" diye konuştu.
Gürkan ÖZTEKİN-EKONOMİ
Olumsuz etkilenmek bir
tarafa, 2010’daki ya da
2012’nin sonu ile 2013’ün ilk
dört ayındaki gibi ‘gökten
dış finansman yağardı’.
Eşinin dininden etkilenen Moldovalı İrina Eryörü, Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.
İstanbul'daki hafriyatçıların
döküm yeri sıkıntısı
nunu gündeme getirdi. İstanbul-Anadolu Yakası'nda firması bulunan İsmail
Aygün, döküm yerlerinin özel sektörün elinde olmasından dolayı zaman
zaman döküm fiyatlarının yükselebildiğini bunun da maliyetleri oldukça
artırdığını söyledi. Büyükşehir Belediyesinin döküm alanı işini kendisinin
yapmasının maliyetleri düşüreceğini anlatan Aygün, "Döküm sahaları genel
olarak inşaat atıklarının yüklendiği yerlere çok uzak noktalarda bulunuyor.
Bu da hafriyatçılar açısından maliyet problemlerinin ortaya çıkmasına
neden oluyor" dedi. Avrupa Yakası'ndaki bir hafriyat firmasının sahibi olan
Erdoğan Bulut da Avrupa Yakası'nda şu an için yer problemi görünmemesine karşın Anadolu yakasında ise yıllardır sorunun gündemde olduğunu
söyledi. Anadolu yakasında hafriyat için yer sıkıntısı çeken firmaların
Avrupa yakasına yönelmesinin de kendi bölgelerinde yoğunluğu artırdığını
belirten Bulut, "Ayrıca Avrupa yakasında bir araç 6 sefer yapma imkanına
sahipken, Anadolu yakasından gelen bir araç en fazla 3 sefer yapabiliyor.
girişi pek düşmezdi. Tersi de
doğru: Kırılgan olsak bile,
küresel risk alma iştahı çok
yüksek ise yine olumsuz etkilenmezdik.
Acılı anne, ‘arabalı vapur’ dehşetini anlattı
Sirkeci’deki arabalı vapur kazasında 5 yaşındaki kızı Ece Su’yu kaybeden acılı
anne Ebru Güleren Yılmaz, kızının lösemi olduğu iddialarına tepki gösterdi.
K
azanın detaylarını anlatan acılı
anne, kaptan ve iki personelin
serbest bırakılmasıyla ilgili de, “Vicdanlarına kalmış bir şey. Ama hepsi cezasını
bulmalı. Tek hatalı onlar” dedi.Ebru
Güleren Yılmaz ve kaza sırasında
yanında bulunan teyzesi Mine Dalkılıç,
yaşadıkları korkunç kazanın detaylarını
anlattı. Atakent’teki evinde gazetecilere
açıklama yapan anne Ebru Güleren Yılmaz, “Ben arabayı kullanıyordum.
Kuyruğa girdik, kuyruk ilerledi en son
sıraya ben geldim. Güvenlik arkadaş dedi
ki ‘gemiye binemezseniz öbürüne binersiniz.’ Ben de dedim ki ‘o zaman ben
gitmeyeyim, burada bekleyeyim.’ Tam o
sırada telsizine anons geldi: ‘iki araba
gönderin’ diye. Ben gittim, daha kapağın
üzerindeydim yarım. Daha kapağın üzerindeyken gemi hareket etti. Hiçbir şey
yapamadım, 3 saniye de oldu ne olduysa.
Birden suya gömüldük. Bilmiyorum
sudan nasıl çıktık. Sadece kapağın üzerindeydim, daha geçememiştim onu
hatırlıyorum. Beni gönderen arkadaşın
telsizinden ben duydum. Arka tekerlekler
boşa düştü, daha ileriye gidemedim.
Benim camım açıktı, herhalde oradan
çıktım. Emniyet kemerim de takılıydı,
nasıl çıktım bilmiyorum. Ama yüzlerce
kere arabalı vapura bindim, hiç böyle bir
şey görmedim. Kapak kapanmadan, daha
üstündeyken gemi hareket etti. Fark
etmedim bile. Ben hiçbir şey duymadım.
Sadece ‘hareket ediyor’ diye bağırtılar
duydum. Herkes bağırınca ne olduğunu
anlayamadan suda bulduk kendimizi.
Sadece kızımın, teyzemin bağırdığını
duydum. Ama hiçbir şey yapamadım”
dedi.Kaza sırasında arabada bulunan annesinin hala yoğun bakımda olduğunu
dile getiren Yılmaz, “Biz kendimiz çıktık.
Nasıl çıktığımı bilmiyorum. Aynı anda
çıktık herhalde. Çarpa çarpa çıktık. Zaten
bir şey gözükmüyordu, ışığa göre çıktık.
Annem ve kızım çok sonra dalgıçlar
tarafından çıkarıldı” diye konuştu.Acılı
anne, arabalı vapurun, kapak kapanmadan hareket ettiğini vurgulayarak,
“Bir kapak kapanmadan arabalı vapur
hareket etmez. Ben daha kapağın
üstündeydim gemi hareket etti. İstediği
kadar şey söyleyebilirler” dedi.Yılmaz,
kızının lösemi olduğu yönündeki iddialara ise tepki göstererek, “Hiçbir rahatsızlığı yoktu kızımın, gayet de sağlıklıydı.
Okuluna giden, balesine giden gayet
sağlıklı bir kız çocuğuydu” şeklinde
konuştu.Kaptan ve iki gemi personelinin
serbest kalmasını da değerlendiren Ebru
Güleren Yılmaz, “Vicdanlarına kalmış bir
şey. Ama hepsi cezasını bulmalı. Tek
hatalı onlar. Ben orada bana ne denildiyse onu yaptım. Beni ilk gönderenin
de hatası yok bence ama ondan sonraki
hepsinin haytası var. Çünkü ona ‘arabayı
gönder’ dediler, ben de gittim” diye
konuştu.Yeğeninin doğum gününe gitmek için yola çıktıklarını dile getiren Yılmaz, “Yeğenimin doğum gününe
gidiyorduk. Trafik çok diye arabalı vapuru tercih ettik. Benim genellikle tercih
ettiğim bir yöntem. Anne diye bağırıyordu ama tutamadım” dedi.
AA
A
ntalya Manavgat
Müftülüğü, müracaat
üzerine Müslüman olan
İrina Eryörü'ye ihtida (din
değiştirme) töreni düzenledi.
Moldovalı İrina, ihtida
törenine eşi ve yeni
dünyaya gelen bebeğiyle
katılarak Kelime-i Şehadet
getirdi, Müslüman oldu.
İrina'yı, eşi ve Manavgat
Müftüsü tebrik etti.
Manavgat Müftülüğü'nden
yapılan yazılı açıklamada,
Moldovalı İrina
Eryörü'nün, kimsenin etkisi altında kalmayarak
Müslüman olduğunu
bildirdi.
İrina'ya ihtida belgesini
Müftü Hasan Hayri Yaşar
teslim etti. İslam'la tanışan
İrina Eryörü, Türk ve Müslüman olan eşinin dininden etkinlediğini ve hiç
kimsenin zorlaması,
baskısı olmadan, kendi hür
ve özgür iradesiyle Müslüman olduğunu kaydetti.
Müslüman olduğu için
mutlu ve huzurlu
olduğunu belirten Eryörü,
yeni dinini öğrenmek için
var gücüyle gayret göstereceğini ifade etti.
Eryörü, "Müslüman olmamda Müslüman olan
eşimin güzel ahlak ve
davranışları etkili oldu.
Eşimin İslami yaşantısı
beni İslam dinini yakından
tanımama vesile oldu.
Ben de kendi özgür
irademle Müslüman olmaya karar verdim. Kelime-i Şahadet getirerek
Müslüman olma sevinci
yaşadım." dedi.
Müftü Yaşar da İrina'yı
tebrik ettikten sonra
Kur'an-ı Kerim ile Türkiye
Diyanet Vakfı yayınlarından kitaplar hediye etti.
CİHAN
19 MART 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
11
Altın
çocuklar
Serhat'te
yarıştı
Körfez Dershanesi'nin 'Son Prova'
isimli deneme sınavına rekor katılım
Öğrenciler 'Başarı Sınavı'nda ter döktü
Balıkesir Körfez Dershaneleri, 23 Mart'ta yapılacak YGS öncesi yaptığı deneme sınavına rekor sayıda öğrenci katıldı.
Kars'ta Özel Sultan Alparslan Koleji, 2 bin öğrenciye başarı sınavı düzenledi. Sultan Alparslan Koleji'nde gerçekleşen sınava, 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri katıldı.
B
B
alıkesir Üniversitesi Necatibey
Eğitim Fakültesi'nde yapılan ve
ÖSYM'nin sınav standartlarının birebir uygulandığı 'Son Prova' isimli
deneme sınavına bin 510 öğrenci
katıldı. Balıkesir Körfez Dershaneleri, öğrenci ve velilere YGS
heyecanını bir hafta önce yaşattı.
Körfez Dershaneleri ÖSS Şube
Müdürü Faik Eğilmez, öğrencilere
gerçek sınav standartlarının birebir
yaşatıldığı deneme sınavını bu yıl ikinci kez yaptıklarını söyledi.
Amaçlarının sınavın bir hafta önce
provasını yapıp öğrencileri motive
etmek olduğunu bildirdi. Eğilmez,
"Ayrıca öğrencilerimizin sınav heyecanını yenmelerine yardımcı olmak
istedik. Bu sınavda öğrencilerin
heyecan ve streslerini dağıtıp, 23
Mart Pazar günü yapılacak YGS'ye
daha rahat girmelerini istiyoruz."
dedi. Sınavda öğrenciler adına
düzenlenmiş optik form, kalem,
kalem açacağı, silgi ve şekerden
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
oluşan sınav takımı da verdiklerini
belirten Faik Eğilmez, "Ayrıca YGS'ye
kadar öğrencilerin ne yapmaları
gerektiğini anlatan 'Son Dakika
Broşürü' ve dershane faaliyetlerinin
içinde bulunduğu kitapçığı sınava
giren bütün öğrencilere hediye ettik.
Öğrencilerimiz gerçek sınavın birebir
provasını yaptı. Bizler ve velilerimiz
de öğrencilerimizin heyecanına
ortak olduk." değerlendirmesinde
bulundu.
Sınava bin 510 öğrencinin katıldığını
aktaran Faik Eğilmez, "İki saat 40
dakika süren sınavda öğrencilerimize toplam 160 soru yöneltildi. Sınav
sonuçları önümüzdeki hafta içinde
açıklanacak. Sınav sonuçlarını
öğrencilerimizin cep telefonlarına
SMS ile göndereceğiz. Ayrıca isteyen
öğrencilerimiz dershanemizden de
öğrenebilirler." diye konuştu.
Eğilmez, 23 Mart Pazar günü YGS'ye
girecek bütün öğrencilere başarılar
diledi.
CİHAN
aşarı sınavında öğrencilere
matematik, Türkçe, fen,
teknoloji, sosyal bilgiler, din
kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce soruları yöneltildi. 8. sınıf
öğrencileri için bu sınav ayrıca
TEOG sınavlarına hazırlık
niteliği taşıdı.
Konuya ilişkin açıklama yapan
Sultan Alparslan Koleji Müdürü
Fatih Akaslan, "Kars'taki, ilk ve
ortaokul öğrencilerinin temel
derslerdeki, bilgi ve hazır bulunurluk seviyeleri yanı sıra
yorum kabiliyetlerini ölçmek ve
de yorumlamaya bağlı yapılabileceğini öğrencilerimize bir
kez daha göstermek istedik.
Öğrenciler, günümüzde çeşitli
sınavlara tabi tutuluyor. Eğer
başarı sağlamak istiyorsak bu
sınav sistemine uyum sağlamamız gerekiyor. Biz de Sultan
Alparslan Koleji olarak öğrenci-
lerimizin Kars genelinde kendi
seviyelerini görmeleri için Kars
Başarı Sınavı'nı düzenledik."
dedi. 15-16 Mart tarihlerinde
yapılan 'Başarı Sınavı'na Kars
merkez ve ilçelerde bulunan tüm
ilkokul ve ortaokul öğrencileri
katılırken, yaklaşık 2 bini aşan
bir başvuru aldıklarına değinen
Akaslan, "Buradan katılımı
sağlayan Milli Eğitim camiasına,
okul müdürlerine, öğrencilerimizi hazırlayan öğretmenlerimize,
velilerimize ve sevgili öğrencilerimize çok teşekkür ediyorum."
şeklinde konuştu.
Velilerden Şaban Arasan ise
"Öğrencilerimiz içerde ter dökerken, bizler de dışarıda ter döktük. Kitap ve gazete okuduk.
Öğrencilerimizin yaşadığı
duyguların farklı bir halini bizler
de yaşamış olduk. Başarı sınavını düzenleyen Sultan Al-
parslan Koleji'ne çok teşekkür
ediyorum. Çocuklarımızı bizlerden daha çok düşünüyorlar."
ifadesini kullandı. Kağızman'dan sınava katılan Muhammed
Fatih Karaca da "Sultan Alparslan Koleji her yıl bizleri bu
sınava davet ediyor.
Bizler de 2 saatlik yolu göze
alarak heyecanla her yıl bu sınava katılıyoruz. Kendimizi il
genelinde denemiş oluyoruz. Bu
sınava katılımın yüksek olması,
kendimizi daha iyi tanımamızı
sağlıyor. Her yıl bu sınavı
düzenleyen Sultan Alparslan
Koleji'ne çok teşekkür ederim."
diye belirtti. Öte yandan sınav
sonuçları www.sultanalparslankoleji.com adresinden
duyurulacak. Öğrenciler, sisteme TC numarasını girerek
ayrıntılı olarak sonuçları
öğrenebilecek.
CİHAN
an Erciş'te Özel Serhat
V
İlköğretim Okulu'nda
yapılan 'Altın Çocuk Sınavı'na
ilçe genelinden 3000'den fazla
öğrenci katıldı.
Cumartesi ve pazar günleri 3,
4, 5,6, 7, 8. sınıfların katıldığı
sınavda birincilere çeyrek
altın, ilk üçe başarı belgesi verilecek ve birçok öğrenci de indirim hakkı kazanacak.
Veliler, öğrencileri sınavda
iken konferans salonunda
Eğitimci Yazar Halil İbrahim
Erdem'in 'Çocuklarda ahlaki
eğitim ve karakter gelişimi'
adlı seminerine katıldı.
Serhat İlköğretim Okulu
Müdürü Mahmut Kankılıç,
Altın Çocuk Sınavı'na ilçe ve
köylerdeki tüm okulları ziyaret
edip davet ettiklerini belirterek, "Tüm okullardan
öğrenciler geldi ve yarıştılar.
İnşallah hepsi iyi bir başarıya
sahip olur." dedi.
CİHAN
Üftade'nin YGS provası gerçeğini aratmadı
şak ÜniversiteU
si'nde saat
09.00’da amfilere alınan öğrenciler, 10.0012.40 saatleri arasında
YGS deneme sınavında
ter döktü. Üniversitenin İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi'nde
yapılan sınavda
ÖSYM’nin tüm sınav
prosedürleri okul
idareci ve öğretmenleri
tarafından uygulandı.
Öğrencilerin, cep telefonları, küpe, yüzük,
bilezik, saat gibi
materyallerle girmesine izin verilmedi. Sınavda öğrenciler
içerde ter dökerken
Sınava bir hafta
kala üniversite
adayları deneme
testinde ter döktü.
Özel Üftade Fen ve
Anadolu Liseleri'nin Uşak Üniversitesi'nde yaptığı
YGS provası
gerçeğini aratmadı.
anne ve babaları
dışarıda evlatları
için dua etti.
YGS provasında
öğrenci ve
velilerinin heyecanlarının gözlerden
kaçmadığını
söyleyen okul
müdürü Mustafa
Taşkıran, “Üniversite hazırlık sadece
son sınıfa bırakılacak bir çalışma
değil. Dört yıldır
planlı bir
biçimde bu sınavlara öğrencilerimizi
hazırlıyoruz. Yıl
içinde verdiğimiz
seminerlerin ve okul
psikolojik danışmanlarımızın önerisiyle
üniversitemizin de
desteğini alarak böyle
güzel bir çalışmaya
imza attık. Öğrencilerimizin de heyecanını
yakından görmüş
olduk. 23 Mart’ta
yapılacak sınavda tüm
öğrencilerimize
başarılar diliyorum.”
CİHAN
dedi.
12
19 MART 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Yere düşen bir yiyecek yenir mi yenmez mi
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
B
irmingham Aston Üniversitesi
tarafından gerçekleştirilen bir
araştırma, yere düşen bir yiyeceğin
beş saniye içinde yerden alınırsa
buna fazla bakteri bulaşmayabileceğini ve dolayısıyla da yenebileceğini ortaya koydu (1).
Çalışmada fayans, laminat veya
ahşap ve halı olmak üzere üç farklı
yüzeylerden E. coli ve S. aureus türü
bakterilerin yiyeceklere 3 ilâ 30
saniye süresince ne kadar geçtikleri
araştırıldı.
Deneylerde tost, makarna, bisküvi
ve şekerleme gibi ıslaklıkları farklı
olan birçok yiyecek test edildi.
Araştırmadan çıkan sonuçlar şunlar:
BİR: Bir yiyecek yere temas ettiğinde
oradaki bakteriler yiyeceğe hemen
geçiyor.
İKİ: Halıya nazaran fayans, laminat
ve ahşap zeminlerden daha fazla
bakteri bulaşıyor.
ÜÇ: Nemi fazla olan yiyeceklere kuru
olanlara göre daha fazla bakteri
geçiyor.
Biyoloji öğrencileriyle beraber
araştırmayı gerçekleştiren mikrobiyoloji profesörü Anthony Hilton şunları söylüyor (2):
“Kuru yiyeceklere zeminde bulunan
bakterilerin sadece milyonda biri,
ıslak yiyeceklere ise bunun yirmi
misli fazlası geçiyor ama yiyecek
düştükten beş saniye içinde yerden
alınırsa bulaşan bakteri sayısı azalıyor.
Yerle temas eden yiyecekler elbette
enfeksiyon riski taşıyor; burada zeminde hangi bakterilerin bulunduğu
çok önemli. Temiz ev ortamında yere
düşen kuru yiyecekler beş saniye
içinde alınması durumunda
yenebilir.”
Benzer bir araştırma daha önce de
yapıldı
2007’ de Güney Karolina’ daki Clemson Üniversitesi araştırmacıları benzer yöntemler kullanarak yaptıkları
deneylerde aynı sonuçlara varmışlar
ama yorumları çok farklı olmuştu
(3).
Onlar, yere düşen bir yiyecek için
sürenin önemi olmadığını, zemindeki bakterilerin yiyeceğe
hemen geçtiğini, sıfır saniyenin bile
riskli olduğu sonucuna varmışlardı.
Clemson çalışmasında yiyecek
olarak sadece sucuk ve ekmek, bakteri olarak da Salmonella typhimurium kullanıldığını
hatırlatırım.
Araştırmanın eksik tarafları var
Her iki araştırmada da bakteriler test
ediliyor ama yiyeceklere asıl zemindeki kimyasal maddelerin geçip
geçmediği araştırılsa çok daha doğru
olurdu.
Temizlik malzemeleri üreticileri
tarafından ‘hijyen manyağı” yapılan
kadınların “bal dök yala kıvamındaki” evlerinde bakteri bulmak
mümkün olamaz ama zeminlerinin
yüzlerce zararlı kimyasalla dolu
olduğuna da şüphe yoktur.
Şöyle yiğit bir araştırmacı çıksa da
yere düşen yiyeceklere hangi
kimyasalların geçtiğini bir incelese
ne güzel olur!
Gelelim neticeye
Yere düşen bir yiyeceği alıp yemek
doğru mu yoksa bu yüzden yerdeki
mikropları da alarak sağlığımızı
riske atmış mı oluruz?
BİR: Annem “yere düşen bir şeyi
asla yememiz” gerektiğini söylerdi
ama doğrusu ben bu tavsiye çok sıkı
uyan bir çocuk değildim.
Hele de yere düşen sevdiğim bir
yiyecekse, hemen alır üzerine hızla
üfler ve ağzıma atardım ve hâlâ da
durum geçmişe göre pek farklı değil.
Karnım açsa, yiyecek başka bir şey
yoksa ve yere düşen yiyecek yıkanmaya uygunsa yıkar yerim.
İKİ: Yere düşen şeker veya dondurma gibi ıslak yiyecekler de ise
durum değişir tabii ki. Bunları kimsenin yerden alıp üfleyip yiyeceğini
sanmıyorum, “ben bile yemem”.
ÜÇ: Her iki çalışma da ev içindeki
zeminlerde yapılmış, keşke bunun
bir de sokak versiyonunu yapan
çıksa da aradaki farkı görebilsek.
Ç o c u k l a rd a
b ü y ü m e ge r i l i ğ i
hastalık belirtisi
S
ağlığın temelleri hayatın ilk
yıllarında atılıyor. Ebeveynlerin çocukları için gerekli olan
düzenli kontrol ve muayeneleri
dikkatle takip etmesi büyük
önem taşıyor.
Liv Hospital Yeni Doğan ve
Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr.
Pınar Boncuk Dayanıklı, özellikle 0-6 yaş arasındaki çocukların büyüme ve gelişmelerini
izleyerek, oluşabilecek aksaklıkları fark etmenin, önemine
dikkat çekiyor.
Dr. Pınar Boncuk Dayanıklı
"Çocuk sağlığında, hastalık tedavisinin yanı sıra önleyici tıp
ilkeleri doğrultusunda,
muayenelerde boy, kilo, baş
çevresi, vücut kitle indeksi,
kan basıncı ölçümü yapmak
çok önemlidir. Düzenli kontrol
ile hastalıkların erken tanı ve
tedavisini kolaylaştırmış olu-
OBEZITE ÇOCUKLARI DA VURUYOR
Obezite, yani aşırı derecede şişmanlık, fiziksel ve ruhsal dengelerin bozulmasına neden
oluyor.
Anne sütüyle başlayan ve ek gıdaların eklenmesiyle devam
eden beslenme hikayesinin
çocuktaki en somut bulgusu
boy, kilodaki artıştır.
Çocuklarda ileriye dönük,
şeker hastalığı, kemik ve eklem
problemleri, uyku apnesi, ve
kalp-damar hastalığı riskiyle
gidebiliyor.
Düzenli aralıklarla değerlendirmeyle büyüme hızındaki
aşırı artış ya da yavaşlamanın
fark edilmesi çok değerlidir.
2 yaşın üstündeki çocuklarda
düzenli olarak kan basıncının
ölçülmesi de kalp-damar sisteminin değerlendirilmesine
katkıda bulunuyor.
ruz" diyor.
Dünya yeni bir salgınla karşı
karşıya. Dünya Sağlık
Örgütü'ne göre, dünyanın her
yerinde obezite geçtiğimiz 20
yılda iki katına çıktı.
Yarım milyar kişi obez kabul
ediliyor; çocuklarda ve ergenlik
döneminde de yüzde 20'ye
varan bir oran var.
Bana soracak olursanız sokakta yere
düşen bir yiyecekte daha fazla bakteri bulunabilir ama sağlığımıza
zarar verme ihtimali evdekinden
daha azdır.
apılan araştırmalarda tiryakinin
günün ilk sigarasını ne zaman
içtiğiyle kansere yakalanma riski
arasında bir bağ olduğunu ortaya
çıkarttığını belirten uzmanlar, sabah
erkenden içilen sigaranın akciğer
kanserinin yanı sıra boyun kanseri ve
beyin tümörü riskini de arttırdığını
ifade etti. Yapılan araştırmalar
uyandıktan sonra 30-60 dakika
arasında ilk sigarasını içenlerin ak-
Gelişmenin ana bir diğer
parçası da ruhsal ve zihinsel
gelişmedir. Rutin muayenelerle
yapılan sorgulamalar ve gözlemler, çocukların ayına
uygun motor ve duyusal
gelişmelerini ortaya koyar.
Günümüzde tanısı çok daha
fazla koyulan otizm ve türevi
gelişme bozuklukları ancak detaylı sorgulamalarla erken
dönemde tanınabilir.
BÜYÜME TAKIBI ÇOK ÖNEMLI
Yetersiz beslenme, kronik
metabolik bir hastalık, hormon
eksikliği ya da kanser gibi
hastalıkların erken tanısı için
çocuklarda büyümenin takibi
önem taşıyor. Özellikle ek gıdalara geçiş sonrasında 2-3 ay
Erken ve detaylı değerlendirmeler, spastik paralizi ve
kas hastalıkları gibi kas ve sinir
sistemini etkileyen hastalıkları,
otizm, konuşma zorlukları,
sosyal uyum bozuklukları vb
zihinsel-ruhsal bozuklukların
erken tanısını sağlar.
AA
Yaralar elektrik akımıyla daha hızlı iyileşecek
raştırmacılar, dokuların daha denetimli biçimlerde düzenlenmesine
A
imkan veren buluşun, elektrik akımını
Çünkü ticari ev temizlik ürünlerindeki “kimyasallar en azgın
mikroplardan bile daha tehlikelidir”, ne dersiniz?
yaraların daha hızlı iyileşmesini sağlayacak şekilde kullanan "akıllı" sargı bezleri
üretilmesi gibi pratik uygulamalarının
bulunduğuna işaret etti. Bilim adamları,
birbirlerine bağlanarak deri, böbrek, kornea ve diğer organları kaplayan sağlam
zarlar üretilmesini sağlayan epitel
hücrelerden oluşan küçük bir tabaka üzerinde yaptıkları deneylerde, bu
hücrelerin santimetreye yaklaşık 5 volt
elektrik akımı verilmek suretiyle doğru
akım alanı boyunca hareket ettirilebileceğini gösterdi. Yaraların, vücutta bulundukları bölgelerde elektrik alanlarını
değiştirdiğinin 1843'ten beri bilindiğini
belirten araştırmacılar, bu buluşu,
yaraların iyileşme sürecindeki biyoelektrik işaretleri belirlemek amacıyla
sürdürdükleri çalışmalar sırasında yap-
Sabah sigaraları daha tehlikeli
Y
aralarla kilo ve boy takibi
yapılmalı ve gelişim eğrilerine
göre değerlendirilmelidir.
ciğer kanserine yakalanma riskinin
daha yüksek olduğunu ortaya
koyuyor. Uzmanlar, Erken saatte
içilen sigaranın boyun ve beyin
kanserini de tetiklediği ortada.
Mümkünse sigara tamamen bırakılmalı bunu yapamayan kullanıcılar en
azından sabah uyanır uyanmaz sigara
içerek hayatlarını daha da büyük
tehlikeye atmaması gerektiğini vurguluyor.
AA
tıklarını kaydetti. Daniel Cohen başkanlığındaki California Üniversitesi-Berkeley'den (UC-Berkeley) bilim adamlarının
yaptığı araştırma, Nature Materials adlı
bilimsel dergide yayımlandı. Cohen
araştırmalarının, doğru akım alanlarının
epitel hücre tabakalarının hassas bir
şekilde hareket ettirilebileceğini
gösteren ilk veri olması bakımından
önem taşıdığını vurguladı. Yaraların
oluştuğu ve iyileştiği zamanlardaki elektrik akımlarını saptamak suretiyle iyileşme sürecinin hızlandırılabileceğine
ve geliştirilebileceğine dikkati çeken
Cohen, bulgularının "akıllı" sargı bezlerinin üretilmesi için ihtiyaç duyulan
tipte hücresel denetimin sağlanabileceğini açıkça ortaya koyduğunun altını
çizdi. Cohen, araştırmalarındaki bir sonraki aşamanın bunu gerçek yaralar üzerinde denemek olacağını bildirdi.
AA
Türkiye'de bahar etkili olmaya başlıyor,
haftanın geneli yağışsız geçecek. Sıcaklıklar Mart ortalamasını 7-8 derece aşacak.
Marmara'da yarın güneşli, sıcaklık 16-20 dereceye çıkıyor. Ege güneşli ve ılık, sahiller 20-22 derece. Akdeniz de
hafta boyunca güneşli, sıcaklık sahillerde 22 dereceyi bulacak.
İç Anadolu sonraki günlerde güneşli, sıcaklık 12-15 derece. Karadeniz'de sıcaklık biraz artıyor, Batı ve Orta Karadeniz güneşli.
Bolu 13, Samsun 16 derece, Trabzon yağmurlu 13 derece. Doğu Anadolu'da Bitlis-Hakkari arasında yağış sürüyor,
Erzurum 7 derece.
Güneydoğu'da yağmur Çarşamba günü kesilecek ve sıcaklık 13-16 derece. İstanbul güneşli 16 derece. En sıcak gün
Çarşamba olacak 20 derece.
Ankara açık gündüz 15, gece 4 derece. İzmir güneşli, sıcaklık 19 derece, ancak akşamlar serin olacak. Bursa yarın
güneşli 19 derece, Adana 21 dereceye yükselecek.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
19 Mart Çarşamba
18
Rüzgar
14
10
Bugün
19 Mart Çarşamba
Nem
%63
17
Rüzgar
13
5
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
19 Mart Çarşamba
Nem
% 76
24
Rüzgar
22
9
Bugün
19 Mart Çarşamba
Nem
% 96
23
Rüzgar
20
11
Nem
% 72
19 MART 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Odunpazarı
turizm
öncelikli
yöre oldu
O
dunpazarı Belediye Başkanı
Burhan Sakallı’nın girişimcileri
sonucu belediye, bakanlık
bütçesinde mahalli idareler için
ayrılan ödenekten pay alma hakkı
elde etti.
Konu ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bakanlığımızın ‘İmar
Uygulamaları’ projesi ile turistik yönden önem arz eden belediyeler
tarafından yapılacak tarihi ve turistik
eserlerin çevre ve alt yapı düzenlemeleri ile turizm potansiyelini
geliştirecek üst yapı projelerine, projeye esas mali yardımlar gerçekleştirilmektedir.
Söz konusu projemiz ile turistik yönden önem arz eden belediyelerin
bayındırlık çalışmalarına katkı
sağlanması amaçlanmaktadır”
ifadelerine yer verildi. Odunpazarı
Belediye Başkanı Burhan Sakallı ise,
bu fırsatın en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi’nin sürdürülebilirliği için önemli
projeleri birbiri ardına hayata
geçirdiklerini belirten Başkan
Sakallı, böylelikle projenin belediyeye önemli yükler getirmeden devam
etmesine olanak sağlandığını ifade
etti.
AA
Tarihi El Aman
H a n ı ye n i y ü z ü y l e
ye r l i ve ya b a n c ı
t u r i s t l e r i b e k l i yo r
Palandöken'de karton
kızaklar yarıştı
B
itlis’te bulunan tarihi El Aman
Hanı, yeni yüzüyle yerli ve yabancı turist ve misafirlerini bekliyor.
Bitlis – Tatvan arasında bulunan ve
16. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı
Devleti'nin Van Beylerbeyi Köse Hüsrev Paşa tarafından bir hayrat olarak
yaptırılan ve uzun yıllar kervansaray
olarak kullanılan tarihi El Aman Hanı
şimdilerle ise halka açık soysal tesis
olarak kullanılmaya başlandı.Geçmişi,
gizemi ve içerisinde bulundurduğu 45
odasıyla içerisinde bir tarihi
barındıran tarihi El Aman Hanı, her
gün yüzlerce yerli ve yabancı turistin
akınına uğruyor. Eskiden yoldan
geçen kervanların konaklamak
amacıyla kullandığı tarihi han Bitlis
Eren Üniversitesi tarafından aslına ve
günün şartlarına uygun şekilde restore edilerek turizme kazandırıldı.
Bitlis Vakıflar Bölge Bitlis Eren Üniversitesi'ne kiraya verilen ardından
işletilmek üzere Bitlis Tarihi ve
Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'ne
kiralanan han yeni yüzüyle ziyaretçi
ve misafirlerini bekliyor. Anadolu'nun
en büyük kervansaraylarından biri
olan El Aman Hanı, dükkanları, cami
ve hamamı ile bir külliye teşkil ederken, son yapılan düzenleme ile yerli
ve yabancı turistlerin istifade edebileceği sosyal bir alana dönüştürüldü.
Bitlis Tarihi ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Müdürü Eyyüp Şimşat,
Tarihi El Aman Hanı'nın tarihi ve yeni
yüzüyle yerli ve yabancı turist ve misafirlerini beklediğini söyledi.
E
Yeni El Aman Hanı'nı basına tanıtan
Şimşat, Tarihi İpekyolu üzerinde bulunan hanın hem kervanların dinlenmesini sağladığını, hem ticaret
yapmalarını sağladığını hem de
Bitlis’in yerli ürünlerinin pazarlanabileceği bir yer olarak kullanıldığını
söyledi. Tarihi El Aman Hanı'nın
Türkiye’nin en büyük hanları arasında
bulunduğunu ve 6 bin 400 metrekare
alan üzerine kurulduğunu anlatan
Şimşat, El Aman Hanı'nın en büyük
özelliğinin ise Türkiye’de külliye şeklinde kurulan ilk ve tek han olması
olduğunu ifade etti.
Tarihi El Aman Hanının Bitlis Eren
Üniversitesi ve Bitlis Tarihi ve Kültürel
Varlıkları Koruma Derneği tarafından
ortak olarak kullanıldığını dile getiren
Şimşat, “Han içerisinde bin 500 kişilik
restorantı, hamamı, öğrenciler için
akademik merkezi ayrıca kurulmaya
başlanan kahvaltı salonu ve yöresel
yemek mekanı, şark odaları, bilardo
salonu, tenis salonu ve diğer oyun salonları, internet salonu, 2 adet 50’şer
kişilik sinema salonu, 15 bin kitap kapasiteli kütüphane, toplantı salonları
bulunuyor.” diye konuştu. El Aman
Hanı'nın bundan sonra sadece tarihiyle değil, kafeterya, restoran, yöresel yemek sergi yeri, bal merkezi,
sinema salonlarıyla tüm misafirlerin
ve yerli-yabancı turistlerin ailecek zi-
Anzak askerlerine Osmanlı çarığı
yaret edip güzel vakit geçirebilecekleri
bir yer olarak kullanılacağını kaydeden Eyyüp Şimşat, “El Aman Hanı
bundan sonra yerli ve yabancı turistler başta olmak üzere, gençlere,
öğrencilere ve Bitlislilere sosyal bir
mekan olarak 24 saat hizmet verecek.
Buraya gelen misafirlerimizin en iyi
şekilde ağırlanması ve vakitlerini en
iyi şekilde geçirmeleri için her şey
düşünüldü. Özellikle yaz aylarında
yapmış olduğumuz yeniliklere yenilerini de ekleyerek bu sosyal alanımızı
en iyi şekilde kullanmaya çalışacağız.
Bunun içinde dernek olarak bu tarihi
mekanda daha çok faaliyet ve daha
çok hizmete ağırlık vereceğiz.” şeklinde konuştu. Hanı ziyaret amacıyla
Mardin’den geldiği belirten Seyfetullah Salim ise gerek tarihi gerekse yeni
dizaynı ile hanı çok beğendiğini
söyledi. Arkadaşlarıyla birlikte uzun
süre hanı inceleyip fotoğraf çektiklerini anlatan Salim, herkesi hanı ziyaret etmeye davet etti. Ziyaretçilerden
Hülya Bozkurt ise “Gerçekten han
içerisinde oluşturulan sosyal alanlarla
çok daha güzel bir cazibe merkezi
olmuş durumda. Bizler arkadaşlarımızla mümkün oldukça burayı ziyaret
edip burada vakit geçiriyoruz. Herkese
de burayı gelip görmeyi ve burada
vakit geçirmeyi tavsiye ediyoruz.”
dedi.
CİHAN
kadının, birbirleri içinden
geçen hikayesini anlatan
beden tiyatrosu "3 Kadın Bin
Turna"da susturulmuş, ezilmiş,
duyguları hapsedilmiş bu üç
kadın, tüm kadınların sesine
dönüşüyor!
Çok bilindik, bir o kadar da
sarsıcı hikayelerle tiyatro severleri derinden etkileyen "3 Kadın
Bin Turna"; 25 Mart 2014, Salı
akşamı 20:30'da Emek Sahnesi'nde, 26 Mart 2014,
ahramanmaraş'ta çarık üretimi
yapan Kopar ailesinin dördüncü
kuşak temsilcisi Hüseyin Kopar, birbirinden önemli film prodüksiyonları
için aksesuar üretmeye devam ediyor.
Gişe rekorları kıran Truva, Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi gibi filmlerde kullanılan çarıkları üreten
Kahramanmaraşlı çarık ustası
Hüseyin Kopar, çekimleri devam
eden Çanakkale Belgeseli'nde rol
alan Osmanlı ve Anzak askerlerinin
giymesi için çarık üretti.
Kahramanmaraş'ta çarık üretimi
yapan Kopar ailesinin dördüncü
kuşak temsilcisi Hüseyin Kopar, birbirinden önemli film prodüksiyonları
için aksesuar üretmeye devam ediyor.
Sinema tarihinin başyapıtları arasına
giren Truva, Yüzüklerin Efendisi ve
Harry Potter gibi filmlere çarık dikerek Osmanlı çarıklarını dünyaya
duyuran Kopar, Çanakkale
Savaşları'nın anlatıldığı yeni bir
belgeselde de çarıklarıyla yer aldı.
Savaşa katılan Osmanlı, İngiliz ve
Anzak askerleri için çarık üreten
Kopar, “Bu prodüksiyonda da rol alacak olan Anzak askerlerinin birebir o
dönemde ne giydiğini, hangi
ayakkabıları giydiğini, kullanılan
materyaller neydi birebir aynısını
yapmaya çalıştık.
de önemli ve ibret verici bir film olacağına inanıyorum. Bu filmde köylülerin giyeceği tamamen el yapımı
çarıkları yaptık.
Yani bu çalışmayla Anzak askerlerine
de Osmanlı çarığı giydirmiş olduk.
Çünkü şu anda bizim yaptığımız
çarıkların ne Avrupa'da, ne İrlanda'da, ne de İngiltere'de üretimi yok.
Yapan usta da yok” diye konuştu.
Karda giyilebilen topuklu tamamen
deri, el yapımı birebir o dönem giyilen çizmeleri yaptık. Subayların o
dönemde taktığı kemerleri bitirmiş
bulunmaktayız.”
PRODÜKSİYON SAYISI 20'Yİ GEÇTİ
OSMANLI ÇARIKLARI “MUCİZE”
SETİNDE
Kopar, Mahsun Kırmızıgül'ün yeni
filmi “Mucize” için de üretim yaptıklarını söyledi. “Beyaz Melek”,
“Güneşi Gördüm ve “New York'ta Beş
Minare” filmleriyle büyük beğeni
toplayan ve yeni filmi Mucize'yle
sinemaseverlerin karşısına çıkmaya
hazırlanan Kırmızıgül'ün bu filminde
kullanılacak aksesuarları bitirdiklerini ifade eden Kopar, şöyle
konuştu:
“Yeni film çalışmalarımızdan birinde
de Mahzun Kırmızıgül'ün yönettiği
Mucize filmi var. Bu filmde kullanılacak ürünleri bitirdik. İnşallah o film
yakında vizyona girecek. Türkiye için
Mucize filmiyle birlikte bugüne kadar
11 sinema filmine üretim yaptıklarını
kaydeden Kopar, dizi film ve belgesellerle birlikte bu sayının 20'yi
aştığını söyledi. Kopar, sözlerini şöyle
tamamladı:
“Bu filmlerle birlikte 11 sinema eserine üretim yapmışız. Bunun içinde
Büyük İskender var, Fetih 1453 var,
Truva var, Harry Potter var, Lord Of
Rings var, Aregon ve bu son yaptığımız Mucize var.
Toplamda büyük filmlerde 11 film
var. Kısa metrajlı filmlerle birlikte
20'yi geçtik. İnşallah bundan sonraki
süreçte de bu yöndeki çalışmalarımız
devam edecek.”
AA
rzurum Palandöken Dağı'nda ilk kez karton
kızak yarışması düzenlendi. Yarışmaya
Amerika, Kanada ve Türkiye'den toplamda 37 kişi
yarıştı. Yarışların en ilginç tasarımı ise tank,
ejderha ve taş devri araçlarıydı. Erzurum'da karton
kızaklar yarıştı. Kurak ve yağışsız bir kışın
yaşandığı Türkiye'de Palandöken Dağı'ndaki
otellerde suni kar pistleri kayakseverlerin kayak
yapmasına olanak sağlıyor.
Xanadu Otel pistinde birbirinden ilginç tasarımlı ve
tamamı kartondan yapılan kızaklar görsellikleriyle
ilgi topladı. Amerika, Kanada ve İsveç'in yanı sıra
çok sayıda Erzurumlu ile yerli turist karton kızakları
ile kazanmak için kıyasıya yarıştı. 100 metrelik
parkurda birinci gelmek için yarışan kızak kartonların çok azı final çizgisine ulaşmayı başardı.
Bu sırada kızaklardan düşenler ya da kızakları
sürtünme nedeniyle yırtılanların oluşturduğu
görüntü ise tam bir seyirlikti. Yarışmanın en ilginç
tasarımı ise Atak kulübü üyelerinin aynı isimle 2
günde yaptıkları tanktı. Start çizgisine güçlükle
çıkartılan karton tank yine 45 derece eğimli pistten
güçlükle inmeyi başardı.Xanadu Otel Müdürü
Murat Altuğ Kargı, Türkiye'de ilk kez karton kızak
yarışmasına ev sahipliği yapmanın mutluluğunu
yaşadıklarını söyledi.
Altuğ, yarışmaya çeşitli ülkelerin yanı sıra Erzurumluların da katılmasının sevinç verici olduğunu kaydetti. Kargı, ilk üçe giren yarışçıların çeşitli
hediyeler ve kupa ilçe ödüllendirileceğini ifade etti.
Organizasyon Müdürü Kanadalı Matthew Braun,
Türkiye'de ve Erzurum'da ilk kez karton kızak yarışması düzenlediklerini ve belirtterek "Kanada'da 25
yıldır karton kızak yarışları düzenleniyor. İlkini
Türkiye'de ve Erzurum'da gerçekleştirmekten sevinçliyiz." diye konuştu.
CİHAN
3 kadın bin turna
duygularınızı alt üst edecek
3
K
13
Çarşamba akşamı 20:00'de ise
Hayal Perdesi'nde! Daha önce
yolda, okulda, otobüste, manavda, kafede, düğünde, sinemada, barda, pazarda, çarşıda,
evde karşılaştığımız kadınların
sadece üçü... Biri, babası
yaşında adamla evlendirildiği,
biri, bir gün ansızın ortadan
kaybolan evladını aradığı, biri,
güvenilir insanların varlığına
inanıp tecavüze uğradığı için;
sustular, susturuldular, susmak
zorunda kaldılar. Bir beden tiyatrosu olarak hayata geçen "3
Kadın Bin Turna"; buruşturulup
bir kenara atılmış kağıt
parçaları gibi, yere düştüğü
anda unutulan bu hayatlara
dikkat çekmek için yola çıktı.
3 Kadın Bin Turna 25
Mart Salı akşamı
20:30'da Emek Sahnesinde, 26 Mart
Çarşamba akşamı
20:00'de ise Hayal
Perdesinde gösterilecek.
Turna"; derdini, bedensel anlatımın önde olduğu performansla tiyatro sahnesine
taşıyor.
Kadınlar artık susmasın, susturulmasın, susmak zorunda
kalmasın umuduyla perdelerini
açan "3 Kadın Bin Turna"; Tiyatro Tatavla'nın ikinci projesi.
Tiyatro Tatavla; "3 Kadın Bin
Turna" projesiyle, kadına yönelik şiddetle ilgili uluslar arası
kamuoyu oluştururken aynı zamanda, dünyada tuhaf bir şekilde yoksunluğu hissedilen
"Kadına Yönelik Şiddet Utanç
Müzesi"nin İstanbul'da açılması için ön ayak olmayı hedefliyor.
Konsepti, rejisi ve koreografisi
Arda Alpkıray'a ait olan,
Eraslan Sağlam'ın danışmanlık
yaptığı "3 Kadın Bin Turna"da
Ayça Bildik, İrem Erkaya ve
Yeşim Egemen Özaydın rol
alıyor. Kostümlerini Elif Bayraktar'ın hazırladığı, ışık
tasarımını Koray Erhan
Doğrul'un yaptığı "3 Kadın Bin
25 Mart 2014, Salı akşamı saat
20:30'da Kadıköy Emek Sahnesi'nde, 26 Mart 2014, Çarşamba
akşamı 20:00'de ise Hayal
Perdesi'nde sahnelenecek "3
Kadın Bin Turna"ya ait biletler;
mekanların gişelerinin yanı sıra
Emek Sahnesi için MyBilet'ten,
Hayal Perdesi içinse Biletix'ten
temin edilebilir.
AA
14
19 MART 2014
Magazin-Tv
Kerem'le
bir
durum
yok
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
urcu Esmersoy, programına
B
konuk ettiği genç oyuncu
Kerem Bursin'den hoşlanığı id-
dialarının doğru olmadığını
söyledi. 10 yıldır ekranlarda
olduğunu ve 227 erkek konuk
ağırladığını belirten Esmersoy,
"Belki yakıştırmışlar ama
Kerem'le aramda kesinlikle bir
şey yok" dedi.10 yıldır ekranlarda olduğunu ve 227 erkek
konuk ağırladığını belirten Esmersoy, "Belki yakıştırmışlar
ama Kerem'le aramda kesinlikle bir şey yok" dedi.HABER MERKEZi
Sevgilisi için paraya kıydı
'Çok özür
dilerim
Gülse'
azal Kaya,
H
sevgilisi
Ali Atay'ın köyüne
taşındı! Bir süredir
birlikte olan ama
aşklarını gözlerden
uzak yaşayan Kaya
ile Atay, komşu oldu.
Balat'ta ailesiyle birlikte yaşayan güzel
oyuncu, yıllardır
Zekeriyaköy'de
yaşaşan sevgilisiyle
daha rahat görüşebilmek için
geçtiğimiz günlerde
emlakçının yolunu
tuttu.Zekeriyaköy'de
kendisine uygun bir
ev arayan Hazal
Kaya, sonunda muradına erdi. Kaya,
Zekeriyaköy'ün
gözde sitelerinden
birinde bir villa
tuttu. Güzel oyuncu
sevgilisi Ali Atay'ın
evine birkaç yüz
metre mesafedeki
villaya aylık 4 bin
lira kira
ödüyor.HABER
MERKEZİ
r
o
y
ı
ç
a
r
e
l
l
ü
g
e
d
n
yüzü
ol aldığı Yalan Dünya dizisinin
senaristi ve başrol oyuncusu
Gülse Birsel'i Cihangir'de bir
kafede eleştirip şımarmakla
suçlayan Hümeyra, geri adım attı.
Büyük pişmanlık yaşayan usta
oyuncu, sabah erken saatlerde
Gülse Birsel'i arayıp defalarca özür
diledi.Hümeyra konuyla ilgili, "Perişan haldeyim. Bir sinir anında
Gülse'yi yaraladım, özür dilerim.
Yalan Dünya çalıştığım en iyi set.
Şartlarımız da gayet düzgün" açıklamasını yaptı.HABER MERKEZi
R
örf hoSBora
cası
Kozanoğlu
ile ayrılığı
sonrası
vergi rekortmeni avukat
Can
Verdi'yle
yeni bir
aşka yelken
açan ikoncan lakaplı
sosyetik
güzel Eda
Taşpınar
önceki gün
avukat
sevgilisi ile
Bebek'te
görüntülendi.
HABER
MERKEZi
KANAL AKIŞLARI
07:00Sabah Haber
08:15İyi Şeyler
08:30Sen de Gitme
10:00Eline Sağlık
11:15 İyi Şeyler
11:30 İyi Fikir
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:30Elde Var Hayat
14:45Aileler Yarışıyor
16:30 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Kızılelma
04:30Oynat Bakalım
05:00Saba Tümer'le
Bu Gece
06:15Flashpoint
07:00Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
08:40Aramızda Kalsın
12:00Özge İle Yeni Hayat
14:30Anlatacaklarım Var
17:15Sine 8
18:15Flashpoint
19:00Komedi Dükkanı
19:45Cehennemden Kaçış 2
06:45İrfan Değirmenci ile
Günaydın
09:00Doktorum
11:00 Mutfağım
12:15Gün Arası
12:30Kaynana Gelin
Seda’ya Gelin
15:00Evim Şahane
17:00Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Zeytin Tepesi
22:30 Merhamet
00:00Gerçek Adalet
01:45Ekip 49
03:30Yedi Psikopat
05:10Dudaktan Kalbe
06:15Yeter Ki Sen Kazan
07:00Her Sabah
08:452. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:45Dudaktan Kalbe
16:15Dolu Dolu Anadolu
17:50Sıcak Gündem
18:00Ana Haber
18:50Yeter Ki Sen Kazan
19:50Fünye
21:45Kayıp Kimlik
23:45Hayatın Rengi
05:30Adanalı
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00Kızlar ve Anneleri
15:00Alemin Kıralı
16:00Zahide ile Yetiş Hayata
19:00ATV Ana Haber
20:00Sümela’nın Şifresi
22:00 Kim milyoner
olmak ister?
23:35 Kusursuz Kaçış
06:40Ejder Avcıları
07:00Kavak Yelleri
09:00Bir Bulut Olsam
11:00Bıçak Sırtı
13:00Menekşe İle Halil
15:15Hanımın Çiftliği
17:10Ejder Avcıları
18:10Kobra Takibi
20:00BKM Mutfak Çok
Güzel Hareketler Bunlar
21:30Kaplanlar Timi
23:50Ah Biz Kadınlar
06:45Bugün
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00En Güzel Bölüm
12:30Aşkın Bedeli
14:30Soframız
15:30Küçük Kadınlar
kardeşlerin hikâyesi...
16:45 En Güzel Bölüm
17:15 Beni Affet
19:00Star Haber
20:00Muhteşem Yüzyıl
23:30Dizi
08:45Lifestyle
08:55 Hava Durumu
09:00Haber Merkezi
09:15Ekonomi Piyasalar
09:20Spor
09:30Ekonomi Notları
10:00Haber Merkezi
10:15Ekonomi Piyasalar
10:20Spor
10:30Seçim Aktüel
10:45Spor
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Haber Merkezi
11:35Ekonomi Piyasalar
11:40Spor
06:30Cennet Mahallesi
07:15Büyük Sır
08:20Pepee
08:30Yeni 1 Gün
10:00Her Şey Dahil
12:00Gülben
14:15Büyük Sır
15:45 Show Dünyası
16:15Adını Feriha Koydum
18:20Pepee
18:30 Show Ana Haber
19:15Büyük Risk
20:00Maça Doğru
20:30Türkiye - İsveç
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00 Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00 Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00 Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00The Simpsons
20:00Mom
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
05:45Çocuklar Duymasın
06:45İsmail Küçükkaya ile
10:00Doktorlar
12:30Yemekteyiz Anadolu
14:30Unutma Beni
16:30Esra Erol'da
Evlen Benimle
19:00Fatih Portakal ile
Ana Haber
19:30Deniz Yıldızı
20:45Çocuklar Duymasın
22:45 Umutsuz Ev Kadınları
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
19 MART 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Carlos savunmaya
çare bulamıyor!
Fikret Orman: Tapelerde
konuşanlar gelsin birde
yüzüme konuşssunlar göreyim
Ligin ilk yarısında başarılı bir grafik çizen ve topladığı 29
puanla devreyi 4. sırada tamamlayan Carlos yönetimindeki
Sivasspor, aynı başarı grafiğini ikinci devreye taşıyamadı.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, son günlerde kendisi
hakkında çıkan tapeler için "Şahsımla alakalı sözlere üzüldüm.
İ
kinci devre üst üste aldığı mağlubiyetlerle taraftarını
üzen kırmızı-beyazlı ekip, dün de sahasında Trabzonspor'a 4-0 mağlup olarak puan cetvelindeki yerinden de
oldu. Haftalardır puan cetvelinin 4'üncü basamağında bulunan Sivasspor, bu mağlubiyetle maç fazlasıyla 6. sırada
kendisine yer bulabildi. Ligin ikinci yarısına 3-0'lık Kayserispor galibiyeti ile başlayan, sonraki hafta aynı skorla
deplasmanda Torku Konyaspor'a mağlup olan kırmızıbeyazlılar, ligin 20. haftasında ise sahasında Fenerbahçe'yi 2-0 mağlup etti. Sivasspor, bu maçtan sonra
oynadığı 5 lig maçında da galibiyet sevinci yaşayamadı.
T
apelerde benim arkamdan konuşan arkadaşların yüzlerini göreyim.
Birde benim yüzüme konuşsunlar." dedi. Beykoz'da Beşiktaşlı
taraftarlarla buluşan Başkan Fikret Orman, burada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Birkaç gün önce medyada kendisi hakkında yer
alan tapelerle ilgili Başkan, şunları ifade etti: "Bu konu hakkında bir
defa konuşayım bir daha vermek istemiyorum. Ben ve arkadaşlarım
Beşiktaş'a aday olduğumuzda Beşiktaş'ın büyük gemisi su alıyordu. Her
taraftan delikleri vardı. Herkes bu geminin batacağını bizim iki ayda
gideceğmizi konuşuyordu. Biz bu gemiyi yüzdüreceğimize inandık.
Borçlar, hacizler, davalar hepsininin üstünden gelmeyi başardık. Bizim
tek amacımız bu gemiyi istediğimiz limana getirmekti. Beşiktaş'ı Avrupa'da dünya kulübü yapabilmek için vargücümüzle çalışıyoruz. Rakiplerimizi saygılı olduk. Kimseyle kavga etmedik. Bilmediğimiz yol
üzerinde tayfunlar, boralar oldu. Siyaseten olaylar oldu. Stadımızın
yıkımı sırasında gezi olayları gelişti. Birçok olaylarla karşı karşıya geldik.
Beşiktaş bizim işimiz spor kulubü olarak sporla alakalı bir kulübüz.
Derdimiz kendimizi aşıyor. Kendi dertlerimizle uğraşıyoruz. Siyaseten
olaylar bizim dışımızda gelişsin bu işlerin içinde camia olarak olmak istemiyoruz. Bunun haricinde bu doğrultuda gitmeye devam edeceğiz. Bu
stat bitecek en kısa sürede bunu başaracağız. Tabiki zorluklar oldu.
Camiamız içinden de oldu gün gelir onları bir gün anlatırım. Tapelerde
şahsımla alakalı sözlerle üzüldüm. Avukatlarım maddi ve manevi
davalar açıyor. Tapelerde benim arkamdan konuşan arkadaşların yüzlerini göreyim. Birde benim yüzüme konuşsunlar onları bir göreyim.
Ama biz doğru rotamızda gidiyoruz. İnönü Stadı'nın yapımında
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ilk günden beri bize destek oldu.
Birçok bakan engellemeye çalışmasına rağmen Başbakan'ın desteği olmasa bu stadın izni alınıp, inşaatını başlayamazdık. Biz yeni stadımızı
yasal olarak yapıyoruz. Projelerimizde devletin bir kuruşu yoktur. Hepsi
bizim kendi paramızdır."
"ŞAMPİYONLUK HEDEFİ"
Spor Toto Süper Lig'deki şampiyonluk hedefleri konusunda da iddialı
açıklamalarda bulunan Fikret Orman, "Biz şampiyonluğu hedefliyoruz
da hakemler. Ben hala ligi şampiyon olarak bitereceğimize inanıyorum."
diye konuştu. Beşiktaş üzerine bu sezon oyunlar oynandığını iddia eden
Başkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu sene görüyorsunuz Galatasaray
maçı ile üzerimize oynanmaya başladı hala devam ediyor. Bu sene en
çok mağdur olan kulüp biziz. Rizespor maçında da gözüktü biz ne
zaman birşey yapmaya kalkışsak dur deniliyor. Bizim maçımıza genç
hakem veriliyor. Nedeni ise kokart takacakmış.
Neden genç hakem bizim maça verilirir test edilir. TFF'nin hakem hocasını İstanbul'daki maçlarımızda görmezken onu orada gördük. Her
olayda sahası kapatılan kulüp başkanı olarak emek ve alınterimizi yazık
diyorum." Orman, cezaları nedeniyle bu hafta kendi sahalarında kadın
taraftarının önünde oynayacaklarını fakat onların kötü tezahüratlarından dolayı sahalarının yeniden kapandığını bu nedenle TFF'den hafta
sonundaki maçta seyircisiz oynama talebinde bulunacaklarını da kaydetti. Başkan Fikret Orman, Vodafon Arena Stadı'nın ağustos ayında
bitmesi için gayret ettiklerini de ifade etti.
"ŞAMPİYONLAR LİGİ'NE BİZ BİRİNCİ OLARAK GİDECEĞİZ"
Fikret Orman, Şampiyonlar Ligi'ndeki statü ile igili de şunları ifade etti:
"Şampiyonlar Ligi'nin özel statüsü var; Birinci takım direk 2.ön eleme
oynuyor. Bendeki bilgi ise "Birinci ve ikinci gider" şeklindeydi. UEFA'ya
bir yazı yazıp sorduk. Aldığımız cevap; Kimin gideceğini TFF bildiriyor.
Fenerbahçe cezalı olduğu için ligi 2.bitiren ya da 3.bitiren de gidebilir.
Biz birinci olarak gideceğimiz için öyle bir endişemiz yok." Öte yandan
bir vatandaşın 'Yıldırım Demirören'den hesap soracak mısnız ?"
sorusuna ise Başkan Orman, "Hesap sorma konusunda en az 50-60 defa
cevap verdim.
Bu bir süreç ve özellikle Yıldırım Demirören konusunu iyi yönettiğini
düşünüyorum. Yıldırım Demirören uzaydan gelmedi Beşiktaş Genel
Kurul Üyeleri seçti ve bu süreç Beşiktaşlıların gözü önünde yapıldı. O
dönemde tribünler "Çıldırt bizi başkan hoplat bizi başkan" diye inledi.
Biz doğru bir yolda olduğumuza inanıyorum Yıldırım Demirören ve
ailesi Beşiktaş ile barışsın verdikleri parayı bağış yapsın iyi bir Beşiktaşlı
olarak bunu yapacaklarına inanıyorum. Kimseden korkum yok. Yaptıklarımı Beşiktaş menfaati için yapıyorum. Seçimde Yıldırım Demirören
2013'te beni değil rakibimi destekledi. Yaptıklarım Beşiktaş içindir
kimseden korkum yok."
CİHAN
15
Ligde 21. haftada deplasmanda Eskişehirspor ile 2-2 berabere kaldıktan sonra Kasımpaşa'ya 6-2, Elazığspor'a 3-1,
Gençlerbirliği'ne 2-1 mağlup olan Sivas ekibi, galibiyet
hasretini Trabzonspor karşısında da sonlandıramadı.
Sivasspor, ligin ikinci yarısında yaşadığı düşüş ve üst üste
aldığı yenilgilerin yanı sıra farklı mağlubiyetlerle de futbol kamuoyunun dikkatini çekti. Futbol tarihinin en iyi
sol bek oyuncularından biri olarak gösterilen Carlos yönetimindeki Sivasspor, ligin ilk devresinde kalesinde 23 gol
görürken, ikinci devrede ise geride kalan 8 haftada 20 gol
yedi.
Galatasaray'a
Bruma piyangosu
Sivasspor, gol yemeden geçirdiği ligin 18. haftasındaki
Kayserispor maçından sonraki 7 maçta da kalesinde gol
gördü. Kırmızı-beyazlılar, son 7 karşılaşmada maç başına
2,85 gol yedi. Sivas ekibi, ligde geride kalan haftalarda
kalesinde gördüğü 43 golle, 48 gol yiyen Elazığspor'un
ardından geride kalan haftalar itibariyle en fazla gol yiyen
ikinci ekip oldu. Devre arasında yapılan transferlerin
takıma yeteri kadar katkı verememesi, sakatlıklar ve kart
cezalıları nedeniyle baş gösteren kadro sıkıntısı ve Portekizli savunma oyuncusu Manuel Da Costa'nın Kasımpaşa
karşılaşmasının ardından aldığı 6 maçlık ceza, kötü gidişe
yol açan nedenler arasında gösteriliyor.
AA
Eski Portekiz Başbakanı Amarol, Bruma'nın yargıya gitmesi durumunda kazanabileceğini söyledi. Bu durumda Galatasaray, kulübüne 10 milyon euro verdiği oyuncuyu bonservissiz alabilecek.
G
alatasaray'ın Portekizli yıldızı
Bruma ile ilgili ülkesinde
önemli bir gelişme yaşandı.
Başkent Lizbon'da düzenlenen
Spor Hukuku Kongresi'nde sarı kırmızılıların sezon başında Sporting
Lizbon'dan kadrosuna kattığı
oyuncu ile ilgili oldukça önemli
ifadeler kullanıldı ve 19 yaşındaki
futbolcunun Galatasaray'a bedelsiz gelme ihtimali doğdu. Bilindiği
üzere Bruma eski kulübüyle sözleşmesine dair bir ihtilaf
yaşamıştı.
2012-2013 sezonunun sonunda
oyuncu kontratının sona erdiğini
öne sürerek bedelsiz ayrılmak istemiş; ancak yeşil-beyazlılar bu
dönemde ek bir sözleşme daha
imzaladığını iddia ettikleri Bruma'nın bir yıl daha kontratı
olduğunu öne sürmüşlerdi.
Portekiz Futbol Federasyonu kulüp
lehine karar verirken, tahkime
giden oyuncu buradan da istediği
sonucu alamamış ve sözleşmesinin 2014'e kadar devam ettiğine hükmedilmişti. Bunun
üzerine Galatasaray'ın oyuncu için
bonservis ödeme zorunluluğu doğmuş ve 10 milyon euro karşılığında
genç yıldız transfer edilmişti.
"Bruma haklıydı"
Kongrede konuşan Eski Portekiz
Başbakanı Feritas do Amarol, Bruma'nın kulübüyle arasındaki ihtilafta aslında haklı olduğunu
söyledi. Siyasetçi ve aynı zamanda
hukuk profesörü olan Amaral,
"Ben Bruma'yla ilgili alınan karara
katılmıyorum. Genç futbolcuları
koruyan, yalnızca üç yıllık sözleşme yapmalarına izin veren bir
FIFA kuralı var. Bence Bruma haklı
olan taraftı. Bununla ilgili Sporting
Lizbon ve Portekiz Futbol Federasyonu'na karşı hala girişimde
bulunma imkanı var" ifadelerini
kullandı.
Galatasaraylı oyuncunun yasal
yollara başvurması ve haklı bulunması, sözleşmesinin 2012-2013 sonunda bittiği anlamına gelecek. Bu
durum, oyuncuyu kontratı 2013-14
sonuna dek sürdüğü için bonservis
bedeli karşılığında transfer eden
sarı-kırmızılılar için de yeni bir
kapı açabilecek. Galatasaray'ın,
kulübüyle aslında sözleşmesi bitmiş bir oyuncuyu bonservissiz
olarak alma ihtimali belirecek.
Sarı-kırmızılılar Bruma için
kulübüne 10 milyon euronun yanı
sıra iki Şampiyonlar Ligi katılımı
ve bir çeyrek final karşılığında 3
milyon euro bonus ve sonraki
satıştan da tüm ödemeler çıkıldıktan sonra yüzde 25 pay verileceğini
bildirmişti.
Haber Merkezi
Bedelsiz geldi, K.Erciyes’e hayat verdi
Spor Toto Süper Lig'de kümede kalma mücadelesi veren Kayseri Erciyesspor'un, sezon sonuna kadar bedelsiz kiraladığı Edinho, 6 maçta 7 gol atarak, takımının ligde kalma umutlarını artıran oyuncu oldu.
A
ra transfer döneminin son saatlerinde
Portekiz'in Sporting Braga takımından
satın alma opsiyonuyla bedelsiz olarak kiralanan Arnaldo Edi Lopes da Silva (Edinho),
yeni kulübü mavi-siyahlılarda çıktığı 6 maçta
atığı 7 gol ve 1 asistle takımının kurtarıcısı
oldu. Son olarak hafta sonu İstanbul'daki
maçta penaltıdan Fenerbahçe filelerini de
havalandıran 31 yaşındaki Portekizli oyuncu
ligdeki 7. golünü kaydetti.
Maç başına 1.17 gol
Golcü futbolcu, ligde Akhisar Belediyespor ve
Kayserispor maçlarında 2'şer, Torku Konyaspor, Çaykur Rizespor ve Fenerbahçe
maçlarında birer kez meşin yuvarlağı ağlarla
buluşturdu. Maç başına 1.17 gol ortalaması
yakalayan Edinho, sadece Kayseri Erciyesspor'un 2-1 kazandığı Kardemir Karabükspor
maçında fileleri havalandıramadı. Portekizli
oyuncu bu karşılaşmada gol atamasa da yaptığı asistle takımının sahadan 2-1 galip ayrılmasında pay sahibi oldu.
İkinci yarının en golcü oyuncusu
Edinho, attığı 7 golle Spor Toto Süper Lig'in
ikinci yarısının en golcü oyuncusu oldu. Ligin
ikinci yarısında Edinho'dan sonra en fazla gol
atan oyuncular ise 8 maçta 6 gol kaydeden
Elazığsporlu Deniz Yılmaz ve 8 maçta 5 kez
fileleri havalandıran Gençlerbirliği'nin golcüsü Bogdan Stancu oldu. Gol krallığı
yarışında 13'er golle Sivassporlu Aatif Chahechouhe ve Galatasaraylı Burak Yılmaz zirvede
yer alırken, Edinho da ikinci yarısında gelmesine rağmen Süper Lig'de 7 golle bu listede
kendine yer buldu.
4 yıl sonra milli takıma çağrıldı
Kayseri Erciyesspor'daki performansıyla ön
plana çıkan Edinho, Portekiz Milli Takımı
Teknik Direktörü Paulo Bento'nun da dikkatini çekti. Bento, Portekiz'in 5 Mart'ta
Kamerun ile yaptığı hazırlık maçı kadrosuna
Edinho'yu da çağırdı. Edihno bu davetle tam
4 yıl sonra milli takıma çağrılmış oldu.
Portekiz'in 5-1 kazandığı maçta ikinci yarıda
oyuna giren Edinho, 77. dakikada takımının
4. golünü kaydetti. Kayseri Erciyesspor'da gollerini atan Edinho, Kamerun'u filelerini havalandırarak, mili takımı da boş geçmemiş
oldu.
"Takım için çok önemli bir futbolcu"
Kayseri Erciyesspor Basın Sözcüsü Kaan
Savruk, Edinho gibi kaliteli bir oyuncunun
kadrolarında olduğu için çok mutlu olduklarını söyledi. Edinho'nun ilerleyen haftalarda daha da iyi olmasını beklediklerini
vurgulayan Savruk, şöyle devam etti: "Edinho'nun başarısından dolayı çok sevinçliyiz.
Oyuncumuz takım arkadaşlarıyla kısa sürede
güzel bir uyum sağladı. Oyuncumuzu tebrik
ediyoruz. Kesinlikle çok iyi bir performans
gösteriyor. Takım için çok önemli bir futbolcu.
Edinho'dan beklentilerimiz fazla. İnşallah bu
performansını sene sonuna kadar devam ettirir ve biz de ligde kalırız."
AA
onomi Z VE COŞKUN
H
19 MART 2014 Çarşamba
ERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
Ö
bayburtta vergi
paneli düzenledi
25. Vergi haftası kapsamında Bayburt Defterdarlığı
ve Bayburt Üniversitesi işbirliği ile panel düzenlendi.
iMALAT SANAYiiNDE ARTIŞ VAR
Bakan Işık,
imalat sanayiin deki net
satışların 2013
yılında 921 mil yar liraya çıktığını belirterek,
"Ciddi bir artış
var" dedi.
B
Türkiye'nin bugün 152 milyar dolarlık
ihracat gerçekleştiren ülke olduğunu
ifade eden Işık, bunları vatandaşlar
için yeterli görmediklerini, milletin
bu rakamların daha fazlasını hak ettiğini kaydetti.
Türkiye'nin 2013 Mayıs ayının sonundan itibaren "türbülans" yaşadığını
dile getiren Işık, "Aslında Cumhuriyet
tarihinin ekonomik veriler açısından
en parlak ayıydı.
IMF'ye olan borcunuzu ödemişsiniz.
Kredi derecelendirme kuruluşlarından 2 tanesi notunu yükseltmiş ve
yatırım yapılabilir seviye mertebesine
çıkarmış.
Devletin borçlanma faiz oranları
Cumhuriyet tarihinin en dip seviyesine inmiş yüzde 4.61'e gelmiş. Reel
faiz sıfırın altında 2'ye gelmiş.
Bunun üretim yapanlar için anlamı,
faiz yatırım aracı olmaktan çıkmış,
sermayesi olanın gideceği adres üretim. Borsa rekor kırarak 92 bin puanı
görmüş. 3. havalimanı ihalesi
sonuçlanmış. Nükleer santral ihalesi
sonuçlanmış" diye konuştu.
Bakan Işık, 2013 yılının mayıs ayının
sonunda 2 milyar 800 milyar fidan
diken iktidara operasyon yapılmaya
çalışıldığını belirterek, bu olayla
Türkiye'nin istikrarsızlaştırılmaya
çalışıldığını bildirdi.
İMALAT SANAYİİ RAKAMLARINDA
CİDİ ARTIŞ VAR
Işık, bu süreçte günlerce sokak
eylemleri yapıldığını anımsatarak, o
günkü sürecin belirli bir süre sonra
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
ve milletin duruşu sayesinde belirli
bir süre sonra sona erdiğini söyledi.
Daha sonra 17 Aralık operasyonuyla
bazı mihrakların Türkiye'nin istikrarını hedef aldığını ifade eden
Işık, "Bu istikrarsızlaştırma ça-
B
Modaratörlüğünü Yrd .Doç. Dr. Ender
Coşkun’un yaptığı panelde Pamukkale
Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersan
Öz, ’Hukuki ve İdari Açıdan Vergilemeye
Normatif Yaklaşımlar’; Bayburt Üniversitesi
İİBF Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. M. Kemal
Yılmaz, ‘Mükelleflerin Vergilere BakışıLitaratür Araştırması’; Bayburt Defterdarlığı
Vergi Dairesi Müdürü Refik Akgün, ‘Gönüllü
Uyum’; konularında panelist olarak
katılımcılara bilgi verdi.
Panelist Pamukkale Üniversitesi İİBF Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Ersan Öz Bayburt’un kendiyle ve
vergiyle barışık şehir olduğunu belirterek vergi
afları, seçim ve af, vergi mükellef portresi,
Bayburt’un aktif vergi mükellef sayısı,
vergilendirmede kanunilik ilkesi, vergi
yargılamasında problem, Türkiye’de vergi
bilinci, vergiye gönüllü uyum, kayıtlı ekonomi
gibi konularda bilgi verdi.
ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Fikri Işık, "2012 yılında net
satışlar 824 milyar lirayken
Türkiye'de imalat sanayiinde, 2013
yılında 921 milyar liraya çıkmış. Ciddi
bir artış var. 2012 yılında faaliyet karı
şirketlerimizin imalat sanayiinde 39
milyar lirayken 2013 yılında 56 milyar
liraya çıkmış. 2012 yılında faaliyet karlılığı yüzde 4.7'yken 2013'de yüzde 6'ya
çıkmış. Bu veriler, bu süreçte
Türkiye'ye verilmek istenen zararın
çok şükür çok da verilmediğinin en
güzel göstergesidir" dedi.
Işık, gazetecilere yaptığı açıklamada,
2013 yılının mayıs ayında Türkiye
ekonomisinde yaşanan önemli
gelişmeleri anlatarak, iktidarı devir
aldıkları dönemde Türkiye'nin 36 milyar dolar ihracat yaptığı söyledi.
ayburt Üniversitesi Prof. Dr. Gökhan
Budak Konferans Salonu’nda
gerçekleştirilen panele Bayburt
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selçuk Coşkun,
Bayburt Defterdarı Davut Karadağ, Bayburt
Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr.
Necmettin Tozlu, Bayburt Üniversitesi Genel
Sekreteri Fatih Yalçın, bazı kamu müdürleri,
defterdarlık personeli ve öğrenciler katıldı.
Öz, Türkiye’de vergi bilincini anlatırken, "Belki
de en büyük problem Türkiye’de Vergi
Bilincinin Yerleştirilememiş olmasıdır. Yani
mükellefe kendi isteğiyle vergi ödetilmesinde
sorun vardır. Sistemde yaşanan problemlere ne
kadar çözüm üretilirse üretilsin, insan unsuru
eğitilmediği, ikna edilmediği ve sisteme
kanalize edilmediği sürece mevzuatın ötesine
geçmekte zorlanıyoruz.
balarına inat Türkiye'de çok önemli 2
veriyi sizinle paylaşmak istiyorum.
2013 yılı sonu itibariyle Türkiye'de
imalat sanayimizde net satışlar,
faaliyet karı ve karlılık oranı 2013'te,
2012'ye göre ciddi oranda yükseldi"
şeklinde konuştu.
Bakan Işık, birileri moral bozmaya
kalktıkça Türkiye'nin inadına üretmeye ve yatırıma devam ettiğini dile
getirerek, "2012 yılında net satışlar
824 milyar lirayken Türkiye'de imalat
sanayiinde, 2013 yılında 921 milyar liraya çıkmış.
3. Havalimanında yürütmeyi
durdurma kararı kaldırıldı
Ciddi bir artış var. 2012 yılında
faaliyet karı şirketlerimizin imalat
sanayiinde 39 milyar lirayken 2013
yılında 56 milyar liraya çıkmış. 2012
yılında faaliyet karlılığı yüzde
4.7'yken 2013'de yüzde 6'ya çıkmış"
ifadesini kullandı.
Bu verilerin, bu süreçte Türkiye'ye
verilmek istenen zararın çok da verilmediğinin en güzel göstergesi
olduğuna dikkati çeken Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Biz Türkiye'ye güveniyoruz, bu
rakamlardan güvencemizin ne kadar
doğru olduğunu ortaya koyan önemli
rakamlar.
stanbul Bölge İdare Mahkemesi, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 3.
Havalimanı Projesi'ne ilişkin ÇED
raporunun yürütmesinin durdurulNet satışlarımız tüm sektörlerde, 3 tri- masına ilişkin kararını, yapılan itiraz
lyon 163 milyar liradan, şu anda 3 tri- sonucu kaldırdı.
lyon 604 milyar liraya çıkmış. Ciddi
İstanbul 3. Havalimanı projesiyle ilgili
bir satış artışı var.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)
Aynı zamanda faaliyet karlarında da olumlu raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptaline ilişkin açılan
107 milyar liradan 135 milyar liraya
davada yürütmenin durdurulması
çıkmış. Aynı zamanda faaliyet karkararına, Çevre ve Şehircilik Bakanlılığında da 3.4'den yüzde 3.7'ye çıklığınca kararın kaldırılması yönünde
mış. Yani bunun anlamı şu, Türkiye
itirazda bulunuldu.İtirazı değer2013'deki tüm operasyon gayretlerine, lendiren İstanbul Bölge İdare
Türkiye'nin istikrarına yönelik tüm
Mahkemesi, verdiği kararda ''dava
müdahalelere rağmen büyümeye
konusu işlemin yürütülmesi isteminin
devam etti. Daha fazla üretti, daha
nihai olarak karara bağlanabilmesi
fazla sattı, daha verimli çalıştı. "
için, yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş
Bakan Işık, bunun 2014'te de devam olan davada, bilirkişi raporları
edeceğine vurgu yaparak,
alanına kadar uygulanması ile etkisi
Türkiye'nin istikrarını bozma girişim- tükenecek niteliği bulunmadığı gibi,
bu aşamada yürütmenin durdurullerinin hepsinini tek tek boşa
ması isteminin geçici mahiyette durçıkarılacığını kaydetti.
İ
durulmasına karşın, uzun süre
sürüncemede kalmasına yol açılacak
olması da dikkate alındığında, henüz
açıkça hukuka aykırılığı bulunmayan
işlemin yürütmesinin durdurulmasında hukuka uyarlılık
görülmemiştir'' ifadeleri yer
aldı.Mahkeme, bu nedenle davalı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın itirazının kabulü ile İstanbul 4. İdare
Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına oy birliğiyle karar verdi.
Davanın geçmişi
İstanbul 4. İdare Mahkemesi'ne
başvuran Özgür Aytaç, Alican Ocak,
Cevat Ocak ve Yıldırım Yılmaz'ın
avukatı Alptekin Ocak, İstanbul 3.
Havalimanı projesiyle ilgili ÇED
olumlu raporunun yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açmıştı.Dava
dilekçesinde, 3. Havalimanı Projesi'nin çevreye ve doğal hayata zarar
vereceği iddia edilerek, ÇED raporunun görüşlere açılması gereken 10
günlük süre dolmadan havalimanı
İkisi de birbirinden “zeki” davranabilen vergi
idaresi ve mükellef birbirinin boşluğunu
kollamak yerine sinerji yapmalıdır. “dedi. Öz,
Türk vergi sistemindeki adalete yönelik bir
soruyu ise çok parçalı vergi olmaması böylece
de verginin mütebessim bir şekilde alınması
şeklinde yanıtladı.
Bayburt Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Yrd.
Doç. Dr. M. Kemal Yılmaz ise ‘Mükelleflerin
Vergilere Bakışı-Litaratür Araştırması’
konusunda bir sunum yaptı.
Yılmaz, verginin tanımı yaparak
Türkiye’de vergi kaçakçılığının en önemli
nedenleri arasında şunları saydı: "Herkes
kaçırıyor, ben de kaçırıyorum" mantığının
yaygın olması, vergi idaresinin ve
denetimlerinin yetersiz olması, vergi
kanunlarının vergi kaçırmaya müsait olması,
mükelleflerde vergi bilincinin yerleşmemiş
olması, kamu harcamalarındaki israf ve
etkinsiz harcama."
Vergi bilincinin arttırılmasında vergi
adaletinin, eğitim ve kültür seviyesinin
arttırılmasının, vergi oranlarının
düşürülmesinin, kamu harcamalarındaki
savurganlığın önlenmesinin önemli olduğuna
değinen Yılmaz, mükelleflerin vergi kaçırma
eğiliminde olmalarına etki eden unsurları ise
vergi oranlarının yüksek olması, mükelleflerde
vergi bilinci ve ahlakının yerleşmemiş olması,
herkes kaçırıyor ben de kaçırayım mantığının
yaygın olması, vergi idaresi ve denetimlerinin
yetersiz olmasına bağladı.
Bayburt Defterdarlığı Vergi Dairesi Müdürü
Refik Akgün, ‘Gönüllü Uyum’ konusunu
anlattı. Akgün, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın
Türkiye’deki ‘Mükelleflerin Vergiye Gönüllü
Uyumunun Artırılması yönünde Maliye
Bakanlığınca belirlenen gelir politikalarının
uygulanması aşamasında genel olarak vergi
bilinci ve adalet anlayışı konusunda yapılacak
çalışmaları istenen sonuca ulaşılması adına
şöyle sıraladı:
"Vergi oranlarının düşürülmesi, vergi
denetiminin etkinleştirilmesi, vergi
yasalarında sık değişiklik yapılmaması, vergi
aflarının azaltılması, vergi beyan ve ödemede
kolaylık sağlanması, tüm giderlerin indirimine
imkân tanınması, istisna ve muafiyetlerin
azaltılması, nakit kullanımının kısıtlanması,
devlet kurumları arasında bilgi paylaşımının
yaygınlaşması çalışmalarının tamamlanması."
Olduğunu söyledi.
Download

19 MART 2014 - Ekonomi Gazetesi