EFSANE RÖPORTAJLAR
Yasama, yürütme, yargıda neler oluyor?
Sabih Kanadoğlu
NASIL BAKIYOR ?
Yargıtay Onursal
Cumhuriyet
Başsavcısı Sayın
Sabih Kanadoğlu,
Efsane
Güzeldereli’nin
sorularını yanıtladı.
10 Mart 2015 Salı
11. Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül, cuma namazı sonrası.
AK Parti Genel Başkan
Yardımcısı Mehmet Ali Şahin
ve Gaziantep Milletvekili
Hüseyin Çelik ile
Güncel gelişmeleri değerlendiren Kanadoğlu,
siyasi ortamdaki gerginliğe dikkat çekti ve
‘kaos’lu cümleler kurdu. “Polis devleti nasıl
olunur?”un yanıtını veren Kanadoğlu çarpıcı
değerlendirmelerde bulundu.
Siyasette
‘GUL’ açtı!
Toplantı, gösteri ve eylem yapmak anayasal
bir hak mıdır? Kolluğa verilen silah kullanma
yetkisi için ne düşünüyor.
Laiklik tehdit altında mı? Hukuk
üstün konumda mı?
Anayasa değişikliği konusunda neler
düşünüyor...
Efsane GÜZELDERELİ’nin röpontajı YARIN
Türkiye’yi
genel seçim
havası sararken
11’inci
Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül’ün
aktif siyasete
dönecek olması
politika
dünyasını
hareketlendirdi.
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
Muhalefet partilerinin bile müdahil
olduğu demeç trafiğinde,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
Abdullah Gül’ün AK Parti’den milletvekili
olmasının iyi olacağını söylerken Başbakan
Davutoğlu da memnuniyetini dile getirdi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 11’inci
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün AK
Parti’ye davet edilip edilmeyeceği
konusunda, “Davet ettik işte, kamuoyu
önünde davet ettik. Daha özel bir şey
yapmaktan da imtina etmeyiz. Yaparız.
Bence davet de dışardan birine yapılır.
Burası onun kendi evidir” dedi.
CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu,
Konya'da düşen askeri
uçakta şehit olan
Kurmay Yüzbaşı Mustafa
Tanış'ın ailesine taziye
ziyaretinde bulundu.
Vatandaş,
CHP’den
‘PROJE’
İSTİYOR
Başbakan Ahmet
Davutoğlu tarafından
açıklanan Güneydoğu
Anadolu Projesi (GAP)
Eylem Planı’na göre,
Proje kapsamında
1 milyon 270 bin kişiye
de istihdam imkanı
sağlanacak.
CHP Genel
Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu İzmir’de
emekli bir kadınla
sohbet eden ve kendisine "Proje üretin,
bırakın dalaşmayın"
diyen kadına
Kılıçdaroğlu "Yok
zaten onu yapmıyoruz" yanıtını verdi.
HABERİ 12’DE
Patlama
korkuttu!
ABD önderliğindeki koalisyon
güçlerine ait jetler,
Şanlıurfa'nın
Akçakale İlçesi'ne
komşu olan
Suriye'nin Telabyad
kentindeki IŞİD'e ait
akaryakıt üretim
tesisini havadan
vurdu.
YUKARIDA
HAVA NASIL?
Suriye’deki belirsizlik ve savaş ortamı, sürekli Türkiye’yi
suçlayan batılı ülkelerin vatandaşlarını cezbediyor.
Özellikle İngiliz, Fransız, Amerikalı, Danimarkalı, Hollandalı ve
başka ülkelerden gençlerin gitti Suriye’de IŞİD başta olmak
üzere başka terör gruplarına da katıldığı biliniyor.
Terör örgütü IŞİD’e katılmak için İngiltere’den Suriye’ye
gittiği iddia edilen üç İngiliz kız medyanın ilgi odağı
olurken, IŞİD'in kalesi sayılan Rakka’da 150 Fransız var.
Son olarak medyaya yansıyan haberlere göre, Suriye iç
savaşında Şam rejimi ve IŞİD’in yanı sıra PYD’nin silahlı
kanadı YPG de yabancı savaşçı kullanıyor. YPG içinde İngiliz,
Amerikan, Danimarkalı, Hollandalı ve Afrikalı yabancılar
savaşıyor. HABERİ 12. SAYFADA
LİBERMAN sanki IŞİD’çi
Gül’den beklenen
başbakan
olması mı, yoksa
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
11. Sayfada
Gümrük kapılarında ve yurtdışı temsilciliklerinde oy verme işlemleri, 8 Mayıs'ta
başlayacak, yurtdışı temsilciliklerde oy verme
işlemi 31 Mayıs'ta sona erecek, Oy verme işlemi, 7 Haziran Pazar günü tüm yurtta 08.0017.00 saatleri arasında yapılacak.
HABERİ 12. SAYFADA
Akşen
hüküm er,
sert çı ete
ktı
Lideri olduğu Evimiz İsrail Partisinin Herzliya ilinde düzenlenen
seçim mitinginde konuşan İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor
Lieberman, "İsrailli Araplardan bizim yanımızda duranlar her şeyi
elde edecek ama bize karşı olanların başını baltayla kesmek lazım.
Yoksa bu topraklarda İsrail diye bir şey kalmaz" dedi.
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
Hayata ve
Aşka dair
9. Sayfada
Seçim takvimi
bugün başlıyor
Seçime katılacak siyasi partiler aday listelerini, 7 Nisan'da en geç saat 17.00'ye
kadar YSK'ya verecek, 24 Nisan'da milletvekili kesin aday listeleriyle bağımsız
adaylar ilan edilecek.
Fehmi Koru
M.Nuri Parmaksız
GAP Bölgesi’nin ihracatı 22 milyar dolara
çıkarılması hedeflenirken, işsizlik oranının
da yüzde 10 seviyesinin altına düşürülmesi
hedefleniyor. GAP dahilinde hidroelektrik
enerji santrallerinin toplam kurulu gücü 7.
476 MW olurken, yılda 27 milyar kilovat saat
enerji üretimi hedefleniyor. 2014-2018
dönemlerini kapsayan 2. eylem planı ile sulama yatırımları hız kazanacak.
HABERİ 12. SAYFADA
Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Güneydoğu
Anadolu Projesi Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'na katıldı.
BaşbakanDavutoğlu'nu Dünyanın en uzun adamı Sultan Köse,
karşıladı. Fotoğrafa yansıyan kareler karşılaşmayı görenleri güldürdü.
Bombardımanın
ardından tesis
alevler içerisinde
kalırken, sınır hattına
yakın bazı evlerin
camları kırıldı,
Akçakale'de panik
yaşandı. Güvenlik
güçleri ise sınır hattındaki güvenlik
önlemlerini arttırdı.
9. Sayfada
2018 yılı sonunda tamamlanması beklenen proje kapsamında ekonomiye yılda
6.6 milyar dolar katkı sağlanacak. Yılda sulama faydası 2.2 milyar dolar, enerji faydası 4
milyar dolar, içme suyu faydası 410 milyon
dolar olarak hesaplandı.
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
HABERİ 12. SAYFADA
2
TV / MAGAZIN
SINEMA
10 Mart 2015 Salı
Kılıçdaroğlu, "Manda Yuvası" filmini izledi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sinema sanatçısı İlyas İlbey'in yönettiği ve başrolünde oynadığı "Manda Yuvası" filmini izledi.
ANKARA - Oyuncular
Yasemin Yalçın, Kadir
Çöpdemir, Kemal Kuruçay,
Seray Sever, Kemal
Kocatürk ve Eylem
Şenkal'ın diğer rolleri paylaştığı Manda Yuvası
filminin galası, Kızılay'daki
Büyülü Fener sinemasında
yapıldı. CHP Genel
Başkanı Kılıçdaroğlu,
Konya ziyaretinin ardından
karayoluyla geldiği
Ankara'da filmin galasına
katılmak üzere Büyülü
Fener Sineması'na geçti.
Yönetmen İlyas İlbey ile
oyuncular Yasemin Yalçın
ve Kemal Kuruçay tarafından karşılanan
Kılıçdaroğlu, filmi izlemek
üzere salona girdi. Filmi,
Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra
CHP Genel Başkan
Yardımcısı Faik Öztrak,
MHP Kastamonu
Milletvekili Ersin Çınar ve
CHP Ankara İl Başkanı Adnan
Keskin'in de aralarında olduğu
sinemaseverler izledi.
Kemal Kılıçdaroğlu, filmin
ardından yönetmen İlbey ile
oyuncular adına Yasemin
Yalçın'a plaket sundu, filme
emeği geçenlere teşekkür etti.
Plaket için teşekkür eden
İlbey, "İçimde bir yara var.
Ankara'da 11-15 Şubat'ta
Kastamonu Günleri yapacaklardı. Bana 'Kastamonu
kültürünü tanıtımınızdan dolayı
plaket vermek istiyoruz' dediler. Daha sonra, 'Plaketinizi
Vizyona
yeni
girecek
filmler
içeride vermek istiyoruz, protokolde değil' dediler. Ben de
nedenini sordum ve
'Utanılacak bir şey mi yaptık,
kapı aralığında alacağız'
dedim. Sonradan bunun
Kastamonu valisinden kaynaklandığını öğrendim.
Kendilerine şöyle bir cevap
verdim. Sizin vereceğiniz
plakete, doğanın teşekkürünü
tercih ederim. Benim esas
ödülüm oldu. Bunu da bu
vesileyle belirtmek istiyorum"
dedi. Kılıçdaroğlu bunun üzerine, "Valiyle ilgili söyledik-
Asabiyim Ben"
Damian Szifron'un yönettiği ve
Ricardo Darin, Oscar Martinez,
Leonardo Sbaraglia, Dario
Grandinetti, Erica Rivas, Maria
Marull, Monica Villa ile Rita
Cortese'in oynadığı filmde, intikamla
ilgili altı farklı trajikomik hikaye
anlatılıyor.
"Öfke ile yoğrulmuş bir toplumda,
aşklar, nefretler, intikamlar. Satın alınan şereflerin gölgesinde kanunların
çaresiz bıraktığı insanların öfkesi ve
tepkisi. Yolsuzluğun ve karmaşanın
kol gezdiği bir ülkede, muhteşem
düğünler, öç ve ölüm danslarının"
işlendiği film, ağlanacak haline
gülen bir toplumun gerçekliğini
gözler önüne seriyor.
05:13İstiklal Marşı ve Günün
05:15 Ana Ocağı
06:40 1'de Sabah
09:001'de Bugün
09:15 Beni Böyle Sev
11:25 İyi Fikir
13:25 Ana Ocağı
15:00 Annem Söyler Ben
Yaparım
16:10 1'de Bugün
16:25 Seksenler
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Filinta
23:00 Bak Hele Bak
00:00 Annem Söyler Ben
Yaparım
01:00 Beni Böyle Sev
02:35 Komiser Rex
06:10 Benim Annem Bir Melek
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Alemin Kıralı
16:00 Zahide ile Yetiş Hayata
18:45 Atv Ana Haber
19:45 Kupa Günlüğü
20:30 Kayserispor - Fenerbahçe
22:30 Kim Milyoner
Olmak İster?
19:55 FİLİNTA
Televizyon tarihinin ilk Osmanlı
Polisiyesi olan Filinta, adalet, dostluk,
kardeşlik kavramlarını ortaya koyan
bir dizi. İlim irfan sahibi Kadılar,
adaletin kılıcını 600 yıl Devlet-i
Aliyye-i Osmaniye'de taşımış,
dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Osmanlı İmparatorluğu’nun
yüzyıllar boyunca dirliğini sağlamış,
toplumda huzuru ihtisas etmişlerdir.
Filinta işte bu nedenle, Osmanlı’nın
temel gücü olan hukuka bir saygı
duruşudur. Hikaye Galata Kadısı
Gıyasettin Hatemi ve onun yetiştirdiği
Galata Amiri Filinta Mustafa ekseninde geçmektedir. Mustafa oldukça
zeki, maharetli, yakışıklı bir gençtir.
Kendisi gibi öksüz ve yetim olan en
yakın arkadaşı Ali ile birlikte zaptiye
olarak görev yapmaktadır.
leriniz çok önemli. O vali
kimse kusura bakmasın
sanatın ve sanatçının ne
olduğunu bilmiyor. Sanat ve
sanatçı yaşamın kalitesidir.
Eğer yaşamı daha kaliteli kılmak istiyorsanız sanatı ve
sanatçıyı yüceltmek zorundasınız. Eğer Türkiye çağdaşlaşacaksa, Türkiye uygar
bir ülke olacaksa, Türkiye
kendi yaşam standardını yükseltecekse, sanatı ve sanatçıyı
yüceltmek zorundadır. Ben her
zaman sanata ve sanatçılara
şükran duygularımı ifade
ettim, tekrar ifade ediyorum. Sizleri yürekten kutluyorum" diye konuştu.
Köyünde çektiği filmde
akrabalarını da oynattığını
belirten İlbey, filmle ilgili
şunları söyledi:
"Bir derdim vardı. Filmi
onun için çektim. O canım
doğanın içerisinde
korkunç bir HES yaptılar.
HES'e karşı oluruz,
olmayız, memleketin
yararınadır, değildir bilemem. Fakat HES projesi
bitti, köy ablukaya alındı.
6 metre derinliğinde, 12
metre genişliğinde koca
bir kanal, etrafında bir tel
örgü yok. En son 4 gün
önce üç ceylan telef
olmuş. Bugün ceylan,
yarın çocuk, öbür gün
insanlar. Kanala
hapsedilmiş bir köy.
Burada atlar, eşekler,
mandalar, kuzular, insanlar yuva yapmışlar koyun
koyuna yatıyorlar. Manda
Yuvası ismi oradan geliyor."
İlbey, filmde Oğuz
Türkçesini kullandıklarını,
amacının bu kültürü unutturmamak olduğunu söyledi.
Filmden sonra vatandaşlarla fotoğraf çektiren ve CHP
Gençlik Kollarınca 15 Mart'ta
Arena Spor Salonunda düzenlenecek konserin tanıtıldığı
standı ziyaret eden
Kılıçdaroğlu, ardından sinemadan ayrıldı.
(AA)
"Lazarus Etkisi"
Mark Duplass, Olivia Wilde, Donald
Glover ile Evan Peters'in oynadığı
filmin yönetmenliğini
David Gelb yaptı.
Korku ve gerilim türündeki filmin
konusu şöyle:
"Bir grup araştırmacı, ölen insanları
yeniden diriltmeyi başaran bir proje
üzerinde çalışmaktadırlar. Bu projelerini tüm dünyaya duyurmaya çalışan
ekibin hevesi, bulundukları üniversitenin dekanının, gizli deneylerini
öğrenmesiyle birlikte kursaklarında
kalır. Proje sona erdirilirken projeye
dair tüm kayıtlar da ellerinden alınır.
Fakat ekip üyeleri kolay kolay pes etmeye niyetli değildir ve deneyi yeniden
uygulamaya karar verirler.
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:40 DUDAKTAN KALBE
DİZİ-TEKRAR
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
ÖĞLE HABERLERİ
12:50 DERYA'NIN DÜNYASI
KADIN PROGRAMI-CANLI
15:00 DUDAKTAN KALBE
17:00 İKİNCİ BAHAR
18:15 EKİN OLCAYTO İLE
ANA HABER
19:45 YABANCI SİNEMA
YOLUN SONU ADALET
21:30YABANCI
SİNEMA
23:30 HAYATIN RENGİ
01:20 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
02:40 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
04:10 DÜNYAYI GEZİYORUM
TEKRAR
05:10 BOKS GECESİ
05:40 Benim Hala
Umudum Var
06:45 Aşkın Bedeli
07:30 Bugün
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
11:45 Hayat Sevince Güzel
13:15 Aşkın Bedeli
14:45 Benim Kuaförüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
19:15 Deniz Yıldızı
20:30 Kaderimin Yazıldığı Gün
23:30 Yerli Dizi
19:45 YOLUN SONU ADALET
Orjinal İsmi:Walking Tall:
Lone Justice
Yönetmen:Tripp Reed
Oyuncular:Joe Halpin
Yapım Yılı:2007
Tür:Aksiyon/Macera
Kasabasında huzuru
sağladıktan sonra Nick
(Sorbo) şeriflik görevinden
ayrılır. FBI ajanı kız arkadaşı
ve onun 12 yaşındaki kızıyla
birlikte yeni bir yaşama
başlamak için Dallas'a
taşınır. Acımasız bir uyuşturucu kaçakçısı, federal bir
davanın görgü tanıklarını
hedef alınca kimsenin birbirine güvenmediği bir
savaşın ortasında bulur kendini...
Harrison Ford’un
kullandığı uçak düştü
NEW YORK - Kullandığı tek motorlu
uçağı ABD'nin Los Angeles kentinde düşen
film yıldızı Harrison Ford'un oğlu Ben Ford,
babasının sağlık durumunun iyi olduğunu
bildirdi.
Los Angeles'ın Venice bölgesinde uçağı
düşen İndiana Jones ve Yıldız Savaşları
filmi gibi önde gelen Hollywood yapımlarında başrol oyuncusu 72 yaşındaki Harrison
Ford'un hayati tehlikesinin bulunmadığı
belirtildi.
Gönderdiği sosyal medya mesajında,
babası Harrison Ford'un hastanede bulunduğunu ancak hayati tehlikesinin olmadığını
belirten Ben Ford, babasının "inanılmaz
derecede güçlü biri" olduğunu kaydetti.
Amerikan Federal Havacılık Dairesi
sözcüsü Patrick Jones da kazayla ilgili yaptığı basın toplantısında, kazanın, uçağın
motorunda yaşanan bir arızadan kaynaklandığını bildirdi.
Kazanın, Ford'un motordaki arızayı fark
ettikten sonra hava limanına geri dönmeye
çalıştığı sırada meydana geldiğini belirten
Jones, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını,
nihai rapor sonucunun açıklanmasının ise
bir yılı bulabileceğini kaydetti.
(AA)
"Chappie"
"District 9" ve "Elysium" başarılı
yapımlara imza atan Neill
Blomkamp'ın yönettiği filmin
başrolünde Sharlto Copley, Dev
Patel, Jose Pablo Cantillo ile Hugh
Jackman oynuyor.
Yakın gelecekte geçen bilim-kurgu
ve aksiyon içerikli filmin konusu
şöyle:
"Baskıcı mekanik robotlardan
oluşan polis güçleri görev yapmaktadır. Ancak insanlar onlara karşı
koymaya başlar. Bu robot polislerden birisi çalınarak yeni bir program
yüklenir ve böylece ilk kez kendisi
adına düşünen ve hisseden
"Chappie" adlı robot ortaya çıkar.
00:15 Ütopya
01:30 Ver Fırına
02:30 Aramızda Kalmasın
04:30 Şeffaf Oda
05:30 Para Bende
06:30 Oynat Bakalım
07:15 Disney Çocuk Kuşağı
08:15 Magazin
08:45 Aramızda Kalmasın
11:45 Oynat Bakalım
12:45 Para Bende
14:00 Kaçak Gelinler
15:15 Ver Fırına (Yeni Bölüm)
17:00 Çok Güzel
Hareketler Bunlar
18:30 Ütopya (Yeni Bölüm)
06:00 Geniş Aile GENİŞ AİLE
06:45 Günaydın
09:30 Alın Yazım ALIN
11:00 Bana Her Şey Yakışır
12:30 Gün Arası
13:00 Ben Bilmem Eşim Bilir
15:45 Evim Şahane
17:15 Arka Sokaklar
18:40 Baba Haber Bülteni
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Küçük Ağa
20:30 KADERİMİN YAZILIĞI GÜN
Kahraman, Elif’in aşklarını inkar
etmesine inanamaz. Ne kadar
ısrar etse de Elif’i konuşmaya
ikna edemez. Ama asla pes etmeye niyeti yoktur.
Elif ise bebeğin kendisinin
olduğunu öğrenmiş, çok mutludur. Bir o kadar Kahraman’a
kızgındır ve hayal kırıklığı
içindedir. Onun için artık
Kahraman yoktur. Bebeği ve hayatıyla ilgili çok önemli bir karar
alır. Defne Kahraman’la Elif’in
arasını açmış, ilk zaferini kazanmıştır. Ne var ki Kahraman’dan
kurtulması o kadar kolay olmayacaktır. Elif’e duyduğu aşkla yanıp
tutuşan Kerem, Meryem ne kadar
karşı çıksa da, aşkını sonuna
kadar yaşamaya kararlıdır.
AK Parti’de mülakat
hareketliliği yaşanıyor
AK Parti Genel Merkezi'nde 7 Haziran'da yapılacak milletvekili genel seçimleri için başvuran aday adaylarının mülakatları nedeniyle hareketlilik yaşanıyor.
ANKARA- AK Parti Genel Merkezi'nde 7
Haziran'da yapılacak milletvekili genel seçimleri
için başvuran aday adaylarının mülakatları nedeniyle hareketlilik yaşanıyor.
Dün başlayan ve 10 gün sürecek mülakatlarda, genel başkan yardımcılarının başkanlığında,
MKYK üyeleri ile bazı milletvekillerinden oluşan
4'er kişilik 12 alt komisyon, 6 bin 223 aday adayı
ile yüz yüze görüşecek.
Aday adayları içerde listelere girebilmek için
ter dökerken dışarda da yakınları heyecanla bekliyor. Engelli, kadın ve başörtülü aday adayı sayısının fazlalığı dikkati çekiyor.
"Nasıl 3-0 yaparız diye sordular"
Niğde'den milletvekili aday adayı olan ticaretle uğraşan İbrahim Bıçkı, mülakat sonrası AA
muhabirine yaptığı açıklamada, komisyonda
kendisine projelerinin sorulduğunu söyledi.
Daha önce de aday adayı olduğunu ancak
yine de farklı bir heyecan yaşadığını dile getiren
Bıçkı, "Niğde'de nasıl 3-0 yapabiliriz, neler yapabilirsiniz gibi sorular sordular. Son derece dostça
bir ortamdı" dedi.
Yine Niğde'den aday adayı olan kamu işçisi
Seyfettin Pisil de engelli olduğu için kendisine
bu konuda sorular yöneltildiğini, hükümetin
engellilere yönelik politikasını değerlendirmesinin
istendiğini anlattı.
AK Parti hükümeti döneminde engellilerle ilgili
büyük adımlar atıldığını vurgulayan Pisil,
"Özürlülerle ilgili yapılanları daha da ileriye götürmek için aday adayı oldum. Mülakatta aile ortamında gibiydik" diye konuştu.
-"İkna odalarından milletvekili aday adaylığına"
Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi
Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevinden, Hatay'dan milletvekili aday adaylığı için
istifa eden Doç. Dr. Tülin Durgun Yetim de
TBMM'de başörtüsü sorunun çözülmesinden
sonra artık başörtülülerin de rahatça bu seçimlerde aday adayı olabildiğini söyledi.
İl teşkilatında başkan yardımcısı olarak görev
yaptığı için siyasete alışık olduğunu kaydeden
Yetim, "Birazdan mülakata gireceğim ama hiç
heyecanlı değilim. Zaten hep kendim gibi davranırım. Tıp doktoru olarak insan psikolojisini çok
yakından biliyorum. Kadınlar için bir şeyler yapmak, kadına karşı şiddetin son bulması için
mücadele amacıyla milletvekili olmak istiyorum"
ifadesini kullandı.
28 Şubat sürecinde başörtülülerin çok büyük
sıkıntılar çektiğini anımsatan Yetim, "İkna odalarından buralara kadar geldik" dedi.
AK Parti'de aday belirleme süreci
AK Parti'de aday adayları için ilk eleme,
mülakatlar sonrası olacak. Mülakatlarda başarılı
bulunan aday adayları için 15-22 Mart tarihleri
arasında genel başkan yardımcılarından oluşan
ve sayısı 4 olması beklenen ana komisyonlar
devreye girecek.
Mülakatlarda elemeden geçmeyi başaran
aday adayları, bu kez ana komisyonlarda değerlendirilecek.
Üst komisyonun çalışmaları
Temayül yoklamasının sonuçları, alt ve ana
komisyonların değerlendirmeleri, AK Parti Genel
Başkanı ve Başbakan Davutoğlu başkanlığında
oluşacak üst kurula sunulacak.
23 Mart-7 Nisan tarihleri arasında çalışma
yürütecek üst kurulun kimlerden oluşacağına
Başbakan ve Genel Başkan Davutoğlu karar
verecek. (AA)
“Cimri Mobil” destek bekliyor
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Teknoloji Kulübü üyeleri tarafından geçen yıl üretilen
"Cimri Mobil"in geliştirilmesi için destek bekleniyor.
Türkiye’nin en az yağış
alan yeri Karapınar, güneş
tarlalarına dönüşecek
Konya'nın Karapınar ilçesinde yer yer kumullarla kaplı, verimsiz
ancak bol güneş alan geniş düzlükler, elektrik üreten güneş
tarlalarına dönüşüyor.
KONYA - Karapınar, yılda metrekareye 285,6
milimetre ile Türkiye'de yıllık ortalama yağışın en
az görüldüğü yer. Yağış azlığı nedeniyle geçmişte tümüyle çöl olma tehlikesiyle karşı karşıya
kalan ilçede yürütülen erozyonla mücadele çalışmaları başarıya ulaştı, bölge çöl olmaktan kurtuldu.
Yağış azlığına bağlı olarak yaklaşık bin rakımlı
bölgede yer yer kumullarla kaplı, tarıma elverişli
olmayan araziler mevcut. Bölge, yağış durumu
şansızlığına rağmen güneş enerjisinden elektrik
üretimi açısından büyük avantaja sahip.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Karapınar Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi ilan
edildikten sonra lisans ihaleleri de yapılan yaklaşık bin 500 kilometrekarelik alanda, güneş tarlaları kurulması için çalışmalar devam ediyor.
Lisans ihalesini kazanan firmalar arazide
güneş ışını ölçümlerine başladı. Yönetimini
Konya Sanayi Odasının üstlendiği bölge için parselasyon aşamasına geçildi.
"İlk etapta 4-5 bin megavat güneş enerjisi
potansiyeli var"
Karapınar Kaymakam Ramazan Yıldırım, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, 3 bin kilometrekarelik alana sahip ilçenin yaklaşık bin 500 kilometresinin çöl diye tabir edilen, hiçbir şekilde
tarım faaliyeti yapılamayan, mera bile olmayan
topraklarla kaplı olduğunu söyledi.
Verimli arazilerde modern tarım ve hayvancılık faaliyetleri yapılan ilçede çölü andıran verimsiz
arazilerde güneş enerjisi üretimi için çalışmalar
yapıldığını ifade eden Yıldırım, güneş enerjisine
uygun bu arazilerin güneş tarlalarına dönüştürülmesinin söz konusu olduğunu vurguladı.
Yıldırım, şöyle konuştu:
"Bu arazilerimiz Karapınar Enerji İhtisas
Endüstri Bölgesi ilan edildi. Türkiye'de böyle üç
bölge var. Biri Karapınar'da. Burada güneş enerjisi yatırımı yapmak isteyen firmalarımız ölçümlerine başladı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığımız bölge ile ilgili çalışmaları yürütüyor.
Harita, proje etütlerini yaptılar. Süreç hızlı şekilde
işliyor. Bundan sonra sıra güneş enerjisi yatırımlarına gelecek. Hatta ilk lisanslar da Karapınar'a
tahsis edildi. Öyle görülüyor ki ilk etapta 4-5 bin
megavat ya da daha fazla bir güneş enerjisi
potansiyeli oluşacak."
Yıldırım, lisans ihalesine onlarca firmanın
katıldığını bildiklerine işaret ederek, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumunun bu çalışmaları
yürüttüğünü, Konya Sanayi Odası Karapınar
Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi İşletme
Müdürlüğünün diğer işlemleri sürdürdüğünü kaydetti.
Parselasyon aşamasına geçildi
Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Yaka da
arazi eğiminin uygun, gece gündüz sıcaklık farkının az olması nedeniyle ilçenin güneş enerjisi
yönünden çok elverişli bir konuma sahip olduğuna dikkati çekerek, verimsiz arazilerin güneş tarlalarına dönüşeceğini anlattı.
Kısa süre önce 22 megavat gücünde bir
enerji üretimi için lisans ihalesi yapıldığını bildiren
Yaka, ilçenin kuzeyinde çok büyük alanın haritasının Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlandığını, zemin etüdünün yapıldığını,
parsel aşamasına geçildiğini kaydetti. (AA)
ANTALYA - SDÜ Teknoloji Kulübüne üye çeşitli
branşlardaki 37 mühendislik fakültesi öğrencisi tarafından 5 aylık çaba ile ortaya çıkarılan elektrikli otomobil "Cimri Mobil"in yakıtta daha cimri olabilmesi
ve daha uzun yol kat edebilmesi için Ar-Ge çalışmalarının yapılması gerekiyor.
Kulüp üyeleri, özellikle aracın motor kısmında
yapılacak çalışmaların ardından Türkiye'nin en
verimli otomobilini ortaya çıkarmak istiyor.
Türkiye'nin en verimli 5'inci aracı seçildi
Teknoloji Kulübü Başkanı Ferdi Alakuş, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, beş aylık bir çabanın ardından 37 arkadaşının özverili çalışmasıyla 45
bin lira maliyetle ilk elektrikli otomobilleri olan "Cimri
Mobil"i yapmayı başardıklarını söyledi.
Tek seferde 150 kilometre gidebilen araçlarıyla
geçen yıl TÜBİTAK Alternatif Enerjili Araç
Yarışması'na katıldıklarını bildiren Alakuş, "İlk defa
katılmamıza rağmen bizden profesyonel olan birçok
takımı eleyerek elektromobil kategorisinde yarışmayı 100 kilometrede 3 kilowatlık enerji harcayarak
Türkiye'nin en verimli 5'inci aracı olarak tamamladık" dedi.
"Elektrikli araçlar üretilmesine katkı sağlamak
istiyoruz"
10 Mart 2015 Salı
Fehmi KORU
[email protected]
3
[email protected]
bölge haberlerİ
Gül’den beklenen başbakan
olması mı, yoksa?
ABDULLAH Gül milletvekili adaylığına başvuruyor, listeye giriyor, seçilip Meclis’e geliyor, Ahmet
Davutoğlu’nun yerine başbakanlığı üstleniyor...
Bunlar benim değil, Cumhurbaşkanı Tayyip
Erdoğan’ın “Adaylığı iyi olur” demesi üzerine medyamızda yer bulan Abdullah Gül senaryoları...
Olabilir tabii; neden olmasın? AK Parti kimliğini
oluşturanların topluca davetine kim dayanabilir...
Siz yine de söyleyeceklerime kulak verin hele.
Senaryoların cazibesini artıran ve giderek çığa
dönüşmesine yol açan da Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın böyle bir açıklamayı neden yaptığına
dair fikir cimnastikleri... “Başbakanı köşeye sıkıştırmak için” ile başlayan ve her biri diğerinden daha
kötücül bir dizi uyduruk şey...
Kimsenin henüz sormadığı bir soruyu dikkatinize
sunayım: Abdullah Gül, aktif siyasette kalmayı
“olmazsa olmaz” bir kariyer seçeneği olarak görseydi, henüz cumhurbaşkanlığı koltuğunda otururken
bunu daha kolay sağlayamaz mıydı?
Derdi cumhurbaşkanı olarak kalmaksa, bunun
için... Başbakanlığı üstlenmekse, onun için...
Gerekli adımları atamaz mıydı sanıyorsunuz?
Ya da şu soru: Meclis’e girmek istese Abdullah
Gül, telaffuz etmesi durumunda, bu arzusunun
önüne bugün geçilebilir mi?
En yakın arkadaşlarının tereddütler yaşadığı günlerde “Yenilikçi Hareket” bayrağı açan, yıllarca hizmet verdiği partilerin birbiri ardına kapatılması gerçeği üzerine bütün toplumu kucaklayacak yeni parti
arayışına giren bir siyaset adamı olduğu biliniyor
Abdullah Gül’ün; istese o azmini şimdi sergileyebileceği de...
Geçen hafta, henüz “Adaylığı iyi olur” açıklaması
yapılmamışken görüştüm kendisiyle; güncel siyasi
konulara olan ilgisi eksilmemişti, ama dikkati, deneyimli bir “devlet adamı” olarak kendisini davet eden
yurtdışı kurumlar önünde yapacağı konuşmalar üzerinde yoğunlaşmıştı.
Tayyip Erdoğan’ın açıklamasına tepkisi alınmak
istendiğinde sessiz kalması, aklından geçmeyenin
diline yansımaması yüzündendir.
Cumhurbaşkanlığı makamını ilk yedi yıl sonrasında Tayyip Erdoğan’a bırakmaya karar verdiğinde
Abdullah Gül, bir şeye daha karar vermiş olmalı:
Halkın seçtiği cumhurbaşkanı olmanın “farklı davranma serbestliği” olarak algılandığı bir ortamda
başbakanlığı üstlenmemeye...
Beklentisi istikametinde gerçekleşti yeni ortam;
Cumhurbaşkanı Erdoğan başbakan ve bakanlar
kurulu ile ilişkilerinde yeni uygulamalar başlattı.
Başbakanlığı Erdoğan’dan teslim alan Ahmet
Davutoğlu yeni dönemin devirteslim günlerinde ilan
edilen şartlarını biliyor ve görevini mümkün olan en
uyumlu biçimde yerine getiriyor.
Dışarıdan bakıldığında göze batan herhangi bir
uyumsuzluk yok Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında; Tayyip Erdoğan’ın Ahmet Davutoğlu’ndan
rahatsızlık duymasını gerektiren bir ihtilaf çıkmadı
bugüne kadar... Ahmet Davutoğlu’nun kendisi
üsluptan kaynaklanan sorunlar yaşayabilir, yaşıyordur da; ancak yaşananların hiçbiri öngörülemeyen
türden değildi.
Açıktan bir itirazı da duyulmadı şimdiye kadar...
Erdoğan-Davutoğlu ilişkisi çok partili dönemin en
uyumlu cumhurbaşkanı-başbakan ilişkisidir; GülErdoğan ilişkisinden bile daha uyumlu...
“Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakan
Davutoğlu’na karşı manevrasıdır” yakıştırması bu
sebeple doğru olamaz.
Daha açık yazayım: Güncel siyasetin içerisine
dönen Abdullah Gül, buna imkân sağlayan süreci
başlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gönlündeki
tarzda bir başbakan olmaz, olamaz.
Bunu en iyi kim bilir?
Elbette Tayyip Erdoğan bilir.
O halde?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temennisi, sonrasında
yazılan senaryolara ve yapılan spekülasyonlara hak
verdirmiyor.
“Ben ayrılayım, seçime katılıp milletvekili olayım
ve yeniden başbakanlığı üstleneyim, Abdullah kardeşim de yeniden cumhurbaşkanı olsun” deseydi...
İşte bu açıklama o zaman üzerinde konuşmaya ve
tartışmaya değer bir temenni olurdu.
9 Mart 2015/ HABER TÜRK
Türk Kızılayından
Türkmenlere 150 tır yardım
Alakuş, araçlarını daha da geliştirmek istediklerini, bunun için destek beklediklerini dile getirerek,
özellikle aracın motorunu geliştirmeyi amaçladıklarını vurguladı.
"Ülkemizin vizyonu doğrultusunda elektrikli
araçlar üretilmesine katkı sağlamak istiyoruz" diyen
Alakuş, kendilerini geliştirerek otomotiv sektöründe
"Biz de varız" demeyi hedeflediklerini kaydetti. (AA)
Gölbaşı’ndaki kazada
3 ÖLÜ 2 YARALI
GÖLBAŞI - Edinilen bilgiye göre, Asker
Özmen Daşdemir (32) yönetimindeki 74 AK 004
plakalı otomobil, Konya yolunun 35. kilometresinde kontrolden çıkarak tarlaya girdi. Takla attığı
belirtilen otomobilde, sürücü Daşdemir ile Çağla
Çiftçi (17) ve Cüneyt Topçu (30) hayatını kaybetti.
Yaralanan İpek Nadas ile soyadı öğrenilemeyen Ayşe isimli kişi, Gazi Hastanesine kaldırıldı.
Kazada hayatını kaybedenlerin cenazeleri Gölbaşı
Hasvak Devlet Hastanesi morguna götürüldü.
ANKARA - Türk Kızılayı, Irak'taki çatışmalardan etkilenen Türkmenlere şimdiye kadar
yaklaşık 150 tır yardım malzemesi gönderdi.
Dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahiplerine el uzatan Türk Kızılayı, Irak'ta yaşanan
çatışmaların ilk gününden itibaren de bölgeye
yardımlarını sürdürüyor. Çatışmalardan en
fazla etkilenen Türkmenler başta olmak üzere
Ezidiler, Kürtler, Araplar, Hristiyanlar ve tüm
gruplara destek olan Kızılay, yardımların herkese ulaşması için geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor. Sincar'da başlayan yardım
çalışmalarını bugün Erbil merkezden sürdüren
Kızılay, gıdadan giyime, çadırdan çocuk ve
kadın ihtiyaç malzemelerine kadar birçok insani yardımı Irak'a ulaştırdı. Şimdiye kadar
Irak'a, yaklaşık 150 tırla 10 milyon liralık yardım malzemesi gönderildi.
Tüm şehirlerde yardıma ihtiyacı olanların
yanında
Kızılay, Bağdat, Süleymaniye, Musul,
Necef, Kerbela ve çevresinde de yardım malzemesi dağıtıyor. Türk Kızılayı Genel Başkanı
Ahmet Lütfi Akar'ın son Bağdat ziyaretinde
yaptığı görüşmeler üzerine, Türkmen ailelerinin
barınması için de bin konteyner gönderilmeye
hazırlanıyor. (AA)
4
ANKARA
10 Mart 2015 Salı
Türkiye Kalkınma
Bankası Yönetim
Kurulu Başkanı ve
Genel Müdürü
Ahmet Buçukoğlu
ve Genel Müdür
Yardımcısı Zekai
Işıldar, Müstakil
Sanayici ve
İşadamları Derneği
(MÜSİAD) Ankara
Şubesi gerçekleştirdiği kurumsal
bilgilendirme
toplantılarının bu
haftaki konuğu
oldu.
Kalkınma Bankası’ndan
finansman bilgilendirmesi
HABER MERKEZİMÜSİAD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu
ve üyelerin yoğun katılımı ile gerçekleşen
programda işadamlarının yatırım projelerine
yönelik krediler hakkındaki sorunları
masaya yatırıldı.
İşadamları ile bir araya gelmekten
yaşadığı mutluluğu dile getirerek sözlerine
başlayan Türkiye Kalkınma Bankası Genel
Müdürü Ahmet Buçukoğlu, Kalkınma
Bankası tarafından verilen hizmetler ve
krediler hakkında detaylı bilgi verdi.
Kalkınma Bankası’nın, ülkenin kalkınması
ve sürdürülebilir büyümenin gerçekleştirilmesi doğrultusunda yatırım projeleri için
uygun kredi finansman olanakları sağlayarak, istihdam, gelir ve refah düzeyini artırmayı kurum olarak amaçladıklarını belirtti.
Sağladıkları finansman imkanlarının %47’sinin
kalkınmada öncelikli alanlara gerçekleştirildiğini
belirten Buçukoğlu, özellikle Enerji ve Enerji
Verimliliğini artırmaya yönelik projelere yönelik
desteklerinin de %58 oranında gerçekleştiğinin
altını çizdi.
Kalkınma Bankası tarafından sunulan hizmetlerin yalnızca kredi ve finansmanla sınırlı
olmadığını, aynı zamanda kredi başvurusu ile
kendilerine ulaşan projelere bir anlamda
danışmanlık hizmeti de sunduklarını belirten
Buçukoğlu, “Bizler terzi gibi çalışıyoruz.
İşadamlarından gelen projeleri inceliyor,
değerlendiriyor, ihtiyaçları olan en uygun
finansman alternatiflerini, birlikte belirliyoruz”
dedi.
Programda katılımcı MÜSİAD’lı
işadamlarının sorularını da yanıtlayan
Buçukoğlu, üyelerden gelen “Sadece teminata dayalı finansman değil, projeye yönelik
finansman uygulamasının hayata geçmesini
bekliyoruz” talebine cevaben; “Bu noktada iş
dünyası olarak sizlerin hassasiyetlerinin
farkındayız. Konunun tüm taraflarının bir
araya gelmesini ve bu noktada iş dünyasının
ihtiyaçlarına yönelik bu çözümün en kısa
sürede karşılanmasını ümit ediyorum” dedi.
Programın sonunda günün anısına MÜSİAD
Ankara Şubesi adına teşekkür eden MÜSİAD
Ankara Şube Başkan Yardımcısı Nuh Acar, Genel
Müdür Ahmet Buçukoğlu’na plaket takdim etti.
Keçiören’e yeni spor tesisleri
HABER MERKEZİKeçiören’e yeni spor tesisleri kazandırmak için Gençlik ve Spor Bakanlığı ile
Keçiören Belediyesi işbirliği yaptı.
Bakanlığa bağlı Spor Genel Müdürü
Ömer Altunsoy ve Gençlik Hizmetleri
Genel Müdürü Sinan Aksu, Keçiören
Belediye Başkanı Mustafa Ak’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede Bakanlık ile
Keçiören Belediyesi’nin birlikte yapmayı
planladıkları spor tesisleri için fikir alışverişinde bulunuldu. Başkan Ak daha sonra
ziyaretçileri ile birlikte Keçiören sınırları
içerisinde spor tesisleri yapılacak alanları
gezerek inceledi.
Sporu eğitimin bir parçası olarak
gördüklerini kaydeden Başkan Ak,
“Bakanlığımızla birlikte Keçiören’e yeni
spor tesisleri kazandıracağız. Spor yapmak insanın hem sağlığını korur hem de
ruhunu dinlendirir. Spor ile gençlerimizi
sokağın kötü etkilerinden korumayı da
hedefliyoruz. Her gencimizin mutlaka bir
spor dalı ile uğraşmasını arzu ediyoruz.
Gençlerimizin yanısıra spor yapan vatandaşlarımızın sayısının da artmasını istiyoruz. Çünkü sağlıklı toplumlar spor yapan
sağlıklı bireylerden oluşur. Keçiören
Belediyesi olarak spora ve sporcuya
desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.
Keçiören’de İstiklal Marşı’nı en
güzel okuma yarışması yapıldı
HABER MERKEZİKEDEM öğrencileri, “Milli Şair” Mehmet Akif
Ersoy’un anısına İstiklal Marşı’nın kabulünün 94’üncü
yıldönümü “İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma
Yarışması”nda kıyasıya yarıştı.
Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapılan yarışmayı
Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, İlçe Milli
Eğitim Müdürü Mustafa Kılıçgil, Belediye Meclis
Üyeleri ve çok sayıda vatandaş izledi.10 KEDEM
şubesinden 12 yarışmacının katıldığı yarışmada,
Mehmet Akif Ersoy’un hayatının anlatıldığı bir belgesel
de gösterildi. Bütün yarışmacıların İstiklal Marşı’nı çok
güzel okuduklarını ve yorumladıklarını ifade eden
Başkan Mustafa Ak, “Yarışmaya katılan tüm çocuklarımız gönlümüzün birincisi oldular. Yarışmacılarımızın
her birinin ayrı bir özelliği, ayrı bir güzelliği vardı. Milli
şairimiz Mehmet Akif’in dediği gibi Cenab-ı Allah bu
millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.
Çocuklarımızın İstiklal Marşı’nın kim tarafından
yazıldığını bilmesi ve Milli Şairimizi tanıması önemlidir”
diye konuştu. Başkan Ak, katılımcıların yanısıra yarışmayı düzenleyen KEDEM öğretmenleri ve yöneticilerini
de tebrik etti.
Çekişmeli geçen yarışmanın birinciliğini Bağlum
KEDEM’den Kenan Toy, ikinciliğini Ayvalı KEDEM’den
İbrahim Yazıcı, üçüncülüğünü ise Kuşcağız
KEDEM’den Ebru Yılmaz kazandı. Jürinin belirlediği
sonuçları açıklayan Başkan Ak, birinciye notebook bilgisayar, ikinciye tablet bilgisayar, üçüncüye de kol
saati hediye etti.
Engelsiz doğa yürüyüşü
HABER MERKEZİODTÜ Eymir Gölü’nde düzenlenen ‘Engelsiz
Toplum İçin Doğa Yürüyüşü’ etkinliğinde, Görme
engelli gençler ve aileleri, doğada zaman geçirmenin keyfini yaşadı.
Çankaya Belediyesi’nin, Gören Kalpler Eğitim
Derneği ve Özgür Çevre Topluluğu ile birlikte düzenlediği yürüyüşe katılan gençler, bastonlarıyla
kaldırımlara ya da üstündeki engellere takılmadan
özgürce yürüdü. Göl kenarında mola veren gençler,
kaz sesleri eşliğinde sabah çaylarını yudumladı.
Günü birlikte geçiren, sohbet edip yeni insanlarla
tanışma imkânı bulan gençler, her gün yaşadıkları
sıkıntılardan uzak doğada özgürce zaman geçirebilmekten çok mutlu olduklarını belirtti.
Bilgi Evi Öğrencileri
kültürel mirası öğrendi
HABER MERKEZİMamak Belediyesi, bilgi evi öğrencilerine yönelik düzenlediği sosyal ve kültürel geziler i
sürdürüyor.
Öğrencilerin yakın tarih hakkında bilgi sahibi
olmaları ve Türk Kültürü’nü görerek öğrenmeyi
amaçlayan geziler kapsamında Kutludüğün Bilgi
Evi öğrencileri Somut Olmayan Kültürel Miras
Müzesi’ni ziyaret etti.
Öğretmenleri ile birlikte müzeyi gezen öğrenciler, asker uğurlama, sünnet, evlenme, doğum
gelenekleri, ekmek yapımı, hayvancılık, geleneksel
meslekler gibi bölümleri gezdi.
Türk kültürünün görülerek öğrenilmesi amacıyla
gerçekleştirilen gezide öğrenciler, müzedeki 3 bin
eseri inceleme fırsatı buldu. Karagöz-Hacivat
oyunu ve kukla gösterilerini izleyerek gösteri
sanatları hakkında bilgi sahibi olan öğrenciler,
masal dinledi, geleneksel çocuk oyunlarından
üçtaş oynayıp, topaç ve çember çevirdiler.
Öğrencilerin yalnız eğitim alanında değil, sosyal
ve kültürel alandaki gelişimine de katkı sağladıklarını kaydeden Mamak Belediye Başkanı Mesut
Akgül, öğrencilerimiz düzenlediğimiz gezi ile Türk
halk kültürünü yansıtan eserleri görme fırsatı
buldu. Mamak Belediyesi olarak biz de oyuncaktan elbiseye kadar, cumhuriyetin ilk yıllarından
günümüze birçok değeri Başkentlilerle buluşturacak Türkiye’nin ilk Çocuk Müzesinin yapımını
tamamladık. İç dizayn çalışmaları devam eden
müzemiz, çocuklarda kültür ve tarihsel mirası
korumaya yönelik duyarlılığı geliştirecek. Yine
müzede belirli dönemlerde çeşitli temalar
işlenecek ve işlenen temalara uygun çocukluk
anıları sergilenecek. Çocuklarımıza yönelik sosyal
ve kültürel faaliyetlerimiz devam edecek” dedi.
Duruay'dan odalara ziyaret
HABER MERKEZİGölbaşı’nda bulunan odaları ziyaret eden
Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay, sorunları ve
sıkıntıları dinledi.
Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay ve
beraberindeki Gölbaşı Belediyesi Meclis üyeleri,
Gölbaşı’nda faaliyet gösteren Ziraat Odası, Şoförler
ve Otomobilciler Esnaf Odası ve Esnaf ve
Sanatkârlar Odası’nı yerlerinde ziyaret etti. Başkan
Duruay yaptığı ziyaretler de Oda Başkanları ve
yönetim kurulu üyeleri ile görüşerek sorunları ve
sıkıntılarını dinledi. Duruay, ‘Odalarımızın her zaman
yanlarındayız. Odalarımız, vatandaşlarımıza,
esnafımıza, çiftçimize, şoförümüze destek ve
yardımcı olan kuruluşlardır. Biz Belediye olarak
odalarımızın yanlarında olarak destek verelim ki,
odalarımızda vatandaşlarımıza daha iyi hizmet
versinler’ ifadelerini kullandı.
Başkan Duruay’ın yaptığı ziyaretten oldukça
memnun kaldıklarını belirten Oda başkanları ve
yöneticileri, ziyaretlerinden dolayı Başkan Duruay’a
teşekkür ettiler. Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı
İsa Albut, Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay’a
babası Fethi Duruay’a ait 42 yıllık Esnaf Ruhsatı
Belgesini hediye etti.
KAYIP
06 CDL 36 plakalı aracımın Ankara Büyükşehir
Belediyesi izin belgemi kaybettim.
Hükümsüzdür.
Şeref KÜÇÜK
ANKARA
10 Mart 2015 Salı
5
Adem Yavuz IRGATOĞLU
[email protected]
Altındağ
Belediyesi,
5 mahalleye
Aile Sağlığı
Merkezi,
2 mahalleye
de cami
yapımı için
çalışmalara
başladı.
Altındağ’a toplu temel atma
HABER MERKEZİAltındağ Karapürçek, Ali Ersoy, Beşikkaya,
Feridun Çelik ve Başpınar Mahalleleri’ne yapılacak olan 5 aile sağlığı merkezi ile 2 cami projesinin temelleri törenle atıldı. Beşikkaya
Mahallesi’nde düzenlenen temel atma töreni
yoğun bir katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleşti.
Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin
ev sahipliği yaptığı törene, Ak Parti Ankara
Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Salih
Kapusuz, Altındağ Kaymakamı Ali Fuat Türkel,
Karayolları Genel Müdür Yardımcısı Gökalp
Yılmaz, Altındağ Belediyesi Ak Parti meclis
üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Altındağlılar, Altındağ Belediyesi THM koro
şefi İlkim Eylül İlk’in türküleriyle şenlenirken,
coşku Altındağ Belediyesi halk oyunları ekibiyle
doruğa ulaştı.
Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki yaptığı konuşmada, uzun soluklu bir yola çıktıklarını
ve adım adım hedefe yaklaştıklarını belirtti.
“10 yıl sonra bile aynı heyecanla karşınızdayım. Altındağ Belediyesi, artık çok güçlü bir
belediye. Kendi ayakları üzerinde durabilen, tüm
yatırımlarını kendi öz kaynakları ile yapabilen bir
belediye. Sadece Ankara’da değil, Türkiye’de
takip edilen bir belediye. Biz bu gücümüzü
sizden, ağzı dualı Altındağlılardan alıyoruz.
“diyerek konuşmasını sürdüren Başkan Tiryaki,
bugünü değil 20-30 yıl sonrasını planlayarak
yatırımlar yaptıklarını dile getirdi.
Bu dönemde Altındağ’a, silinmez izler bırakacak işler yapacaklarını da sözlerine ekleyen
Başkan Veysel Tiryaki, bir müjde daha verdi.
Beşikkaya Mahallesi’nde yakında 32 derslikli bir
okulun inşaatına başlayacaklarını belirten Veysel
Tiryaki, “Biz sizin çocuklarınızı, sizden daha çok
düşünmek zorundayız. “ dedi.
Ak Parti Ankara Milletvekili ve Genel Başkan
Yardımcısı Salih Kapusuz ise, Altındağ
Belediyesi’ni yakından takip ettiğini ve her
geldiğinde Altındağ’ı değişmiş ve gelişmiş bulduğunu belirtti.
“Temelini attığımız yatırımların açılışlarını da
en yakın zamanda yapmayı diliyorum” diyerek
sözlerini sürdüren Salih Kapusuz, Başkan Tiryaki
ve ekibini tebrik etti.
Konuşmaların ardından protokol, 7 yeni
yatırımı temsilen Beşikkaya Mahallesi’ndeki aile
sağlığı merkezinin temelini hep birlikte attı.
Çetin, yeni cenaze aracını inceledi
HABER MERKEZİPursaklar'da 7/24 mesai
yapan cenaze hizmetlerine
yeni bir araç daha alındı.
Pursaklar Belediyesi Tevfik
İleri Kültür Merkezi’nde
aracı inceleyen Belediye
Başkanı Selçuk Çetin,
aracın şoför koltuğuna
geçip test sürüşünü yaptı.
Başkan Çetin’e Belediye
Başkan Yardımcıları Nedim
Erçetin ve Seyit Mehmet
Gümüş de eşlik etti.
Personelden sağlık ve
cenaze hizmetleri hakkında
Pursaklar
Belediyesi
Sağlık ve
Cenaze İşleri
araç filosuna
dahil edilen yeni
araç Başkan
Çetin tarafından
incelenip test
edildi.
bilgi alan Çetin, şu mesajı
verdi: “Hemşerilerimize en
iyi hizmeti sunmak için elimizden gelen tüm gayreti
göstermeliyiz.
Hemşerilerimizin mutlu günlerinde olduğu gibi acı günlerinde de yanlarında olup,
üzerimize düşen görevi en
iyi şekilde yerine getirmeliyiz. Gece gündüz demeden
özveri ile çalışan personelime teşekkür ediyorum.
Yeni aracımız hayırlı olsun.
Rabbim kazasız kullanmayı
nasip etsin.”
ÇSM’de Türk-Yunan buluşması
HABER MERKEZİTürk –Yunan Medya Buluşması Projesi
kapsamında düzenlenen, ‘Klasik Anadolu’
konseri Çankaya Belediyesi Çağdaş
Sanatlar Merkezi’nde düzenlendi. Turkey
Symphony Orchestra’nın Ege’nin iki
yakasından seslendirdiği ‘Anadolu
Türküleri’ iki ülke arasındaki binlerce yıldır
üretilen ortak değerleri de anımsattı.
Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı
Nafiz Kaya ve Avrupa Gazeteciler Birliği
(AEJ) Başkan Yardımcısı ve G 9
Gazeteciler Platformu Dönem Sözcüsü
Dr. Doğan Tılıç’ın da izlediği konserde Şef
Tayfun Bozok eşliğinde sahne alan
Turkey Symphony Orchestra,
Anadolu’nun farklı bölgelerinde hayat
bulmuş, kulaklarda yer etmiş birbirinden
güzel türküleri çağdaş müzikle yeniden
yorumladı.
“Bitlis’te Beş Minare” ve “Sarı Gelin”
türküleriyle başlayan konserde; “Arda
Boyları”, “Çayeli’nden Öteye”, “Yarim
Senden Ayrılalı”, “Bülbülüm Altın
Kafeste”, “Gökte Yıldız Ay mısın”,
“Zeytinyağlı Yiyemem Aman”, “Selanik
Türküsü” ve “Çökertme” türküleri
beğeniyle izlendi.
Kardeş Türküler Çankaya için söyledi
Çankaya’da
ibadethane temizliği
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi ibadethanelerdeki temizlik
çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.
Her gün yeni bir ibadethane temizleyen ve Mart
ayı boyunca Bahçelievler, Dikmen, Emek, Oran,
Yıldız, Balgat, Konutkent, Yaşamkent, Koru ve
Çayyolu bölgelerinde çalışacak olan ekipler son
olarak Oran Semti Ürdün Caddesi’nde bulunan
Fatih Camisi’nin detaylı temizliğini gerçekleştirdi.
Vatandaşların ibadetlerini temiz ve sağlıklı bir
ortamda yapabilmeleri için yürütülen uygulama
yeni ayla birlikte başka bölgelerde devam edecek.
HABER MERKEZİKardeş Türküler, Ahmet
Taner Kışlalı Spor Salonu’nu
dolduran Çankaya Belediyesi
çalışanları ile ailelerine verdikleri konserde Anadolu, Trakya
ve Mezopotamya Halk
Şarkılarını seslendiren grup,
keyifli anlar yaşattı.
Konsere Çankaya
Belediye Başkanı Alper
Taşdelen’in yanı sıra DİSK
Genel Başkanı Kani Beko,
Çankaya Belediyesi Meclis
Üyeleri, CHP Ankara İl
Başkanı Adnan Keskin, CHP
Çankaya İlçe Başkanı Selçuk
Dereli, Çankaya Belediyesi
Bürokratları ve çalışanları
katıldı.
Etkinlik, çalışanların haklarının gittikçe kaybolduğu bir
ortamda buna karşı direnen
ve yöneticisi, işçisi ve memuruyla tüm emekçilerin haklarına sahip çıkma dik duruşunu
gösterme duygusuyla
“Emeğin Kalesi Çankaya”
temasıyla düzenlendi.
Çankaya halkına 7/24 hizmet
sunan belediye çalışanları ile
ailelerine moral ve motivasyon
kazandıran konser öncesi
Belediye Başkanı Taşdelen de
bir konuşma yaptı.
“İnsan odaklı, sorun değil
çözüm üreten, halkıyla iç içe
olan bir belediye yaratmak
için sizlerle birlikte bir yıllık
çok ciddi bir çalışmanın
içerisinde olduk” ifadeleriyle
konuşmasına başlayan Alper
Taşdelen, işçisi, memuru ve
yöneticileri birlik ve beraberliği yakalayamamış
belediyelerin başarılı olamayacağını belirtti. Belediyenin
gerçek sahibinin emekçileri
olduğunu söyleyen
Taşdelen’in “Ben işçimin,
memurumun ve halkımın
belediye başkanıyım, asla
müteahhitin, taşeronun
belediye başkanı değilim”
sözleri salondan büyük alkış
aldı.
Çankaya’nın rantının
Çankaya halkına hizmet
olarak döneceğini belirten
Taşdelen, “Çankaya’yı hak
ettiği hizmet noktasına birlikte
taşıyacağız” dedi.
BAKIŞ AÇISI
Birbirimizi ne için seviyoruz?
Sihirli kelimelerden biridir sevmek. Üzerine yüzlerce
kitap yazılmış, filmler çekilmiş, tiyatrolar gösterilmiş; adına
türküler, şarkılar bestelenmiş, içinde derin anlamlar
barındıran bir kavramdan söz edeceğiz bu yazımızda. Ve
başlıkta kullandığımız soru cümlesinin cevabını arayacağız
hep birlikte.
Şunu baştan belirtelim ki zor bir soru ama bu soruya
herkesin kendince vereceği cevaplar vardır. Fakat biz
yazarlar, yazıyı kaleme alırken bireysellikten öte, toplumsal
bir bakış açısıyla analizlerimizi yapmak ve tespitlerimizi
ona göre ifade etmek zorundayız. Bunu yaparsak başarılı
olur, amaca ulaşmış sayılırız.
Sevmek konusuna dönecek olursak, bu sözcüğünün
sözlüklerdeki anlamlarına baktığınız zaman karşımıza
“Herhangi bir nedene dayandırılmayan duygudaşlık”
tanımı çıkıyor. Asıl mesele burada ortaya çıkıyor ve bu
tanımlamalar bize ipucu veriyor. Buradaki en önemli ifade
“Herhangi bir nedene dayandırılmadan” cümlesidir.
Tabii sevgi deyicine aklımıza Allah sevgisi, Peygamber
sevgisi, anne-baba sevgisi, aile sevgisi, vatan sevgisi, millet
sevgisi, ülke sevgisi, karı-koca sevgisi, kardeş sevgisi,
arkadaş sevgisi, cinsel sevgi gibi art arda sıralayabileceğimiz birçok tür geliyor. Bunların kimi “isteğe bağlı”
olarak gerçekleşiyor kimi de “zorunlu” olarak. Hatta bunun
için toplumda yaygın olar bir ifade vardır; “Allah rızası için
seviyorum” ya da “Sevmek zorunda değilim.”
Bu türler, sevginin hangi katmanlarda nasıl şekillendiğini gösteriyor aslında. İnsanın doğumundan ölümüne
kadar kalbinde olan sevinme duygusu, sevmenin hem
nedeni hem de sonucu olma özelliğine sahip. Yaratılış
gereği insanda hem sevinme hem de üzülme duygusu
vardır. Bundan dolayıdır ki bu duygularımızı kimi zaman
bir şarta bağlayarak dışa vururuz.
Dilerseniz insanın doğumundan ölümüne kadar geçen
bir sürede, sevgi duygusunu nasıl kullandığına örnekler
üzerinden bakarak bu konuyu daha da somutlaştırmaya
çalışalım. Dünyaya gelen insan hep bir sevilme duygusu
içinde yaşar. Bunu kimi zaman “beğenilme” kimi zaman
“saygı duyulma” bazen de karşısındaki tarafından “korkulan kişi” olarak algılar. Bunun altında yatan nedenlerden
birisi ve en önemlisi henüz çocuklata başlayan yanlış uygulamalardır.
Çocukluğunda aile büyükleri tarafından “Beni sevdiğini
söyle sana şunu alacağım, beni sevdiğini söyle sana şunu
yapacağım” gibi şartlı cümlelerle emeklemeye başlayan
çocukların, koşarken hangi şartlı yanlışların içine sürüklendiğini varın sizler düşünün! İşte sevginin tanımı içinde
olan “herhangi bir nedene bağlanmadan” kısmı daha hayata
başlarken ihmal ediliyor.
Biraz daha ileri boyutu “beni sevdiğini söyle seni kabul
edeyim” şartlı ergenliğiyle şekillenip, “beni seviyorsan
şunu yaparsın, beni seviyorsan bundan vazgeçersin” olgun
şartlarla aile kurumunu şekillendirmeye çalışıyor. Hayatın
her alanında, evde, okulda, iş yerinde, siyasette, sporda,
sanatta, ekonomide, aklınıza gelebilecek her yerde bir şart
ve bu şarta bağlı olarak geliştirilmeye çalışan duygudaşlıklar vardır. Bunların çoğu ne yazık ki menfaat üzerine şekilleniyor. Ve birbirimizi neden sevdiğimize cevap veriyor.
Küçücük bir iş yerinde menfaat uğruna kırk takla
atarak “sevdiğini beyan etmek” zorunda kalanlar, siyasetin
büyüsüne kapılıp “sevmek zorunda” olanlar, paranın sıcaklığı ve makamların gücüyle kendini “sevdirenler”, makammevki peşinde olup da “yalan yemin edenler”, yapmacık
sevgilerle her gün “kişilik değiştirenler”, bir de Allah rızası
için sevenler… Bunlar maalesef toplumsal gerçekler!
Bizim için ölçü ne olmalı? Burada Ebu Hüreyre
(ra)’dan rivayet edilen “Canım kudret elinde olan Allah’a
yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş
olmazsınız…” Hadis-i Şerif temelindeki Allah rızasıdır.
Menfaat için değil, Allah rızası için sevmek ve sevilmek
dileğiyle…
Büyükşehir Zabıtası
"Yeni Hali" denetledi
HABER
MERKEZİAnkara
Büyükşehir
Zabıta Daire
Başkanlığı ekipleri tarafından
Ulus Yeni Hal
Çarşısı’nda
yapılan denetimde; yaş meyve, sebze ve balık reyonlarının yanı sıra sakatat ve kasap dükkanları kontrol edildi, temizlik, kılık kıyafet ile bulunması
gereken belgeler gibi konularda denetim yapıldı.
Ulus Yeni Hal’de yapılan denetimlerin aralıksız
sürdüğünü söyleyen Büyükşehir Belediyesi Zabıta
Dairesi Başkanı Abdurahman Karabudak,
amaçlarının ceza yazmak olmadığını, asıl
amaçlarının işyerlerinin eksikliklerin giderilmesi ile
kaliteli ve düzenli bir hizmetin verilmesi olduğunu
söyledi.
Yaşar, zabıtalarla
bir araya geldi
HABER MERKEZİBelediyede görevli zabıtalarla bir araya gelen
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, onlarla
toplantı yaptı. Zabıtalardan cezacı değil eğitici
olmalarını isteyen Yaşar, “Biz bir aileyiz, aile olarak
Yenimahalle halkına en iyi hizmeti vermeliyiz” dedi.
Belediyenin Meclis Salonu’nda gerçekleşen
toplantıya, Yaşar'ın yanı sıra Yenimahalle Belediyesi
Başkan Yardımcısı Başar Bal ve Zabıta Müdürü Halil
Özalp katıldı. Yapılan gündem toplantısında vatandaşın öncelikle memnuniyetinin önemli olduğunu
söyleyen Başkan Yaşar, "Hepinize kapım sonuna
kadar açık. Hepimiz vatandaşa hizmet etmek için
buradayız. Sizlerde beni temsil ediyorsunuz. Bu yüzden yaptığınız görevi layıkıyla yerine getirmelisiniz.
Yaptığınız
hizmetten
vatandaşın
yüzü gülüyorsa, işte siz o
zaman benim
yol
arkadaşımsınızdır" dedi.
6
ANKARA
10 Mart 2015 Salı
Kızılay
Metrosu’nda
bulunan
dükkanlar,
Ankara
Büyükşehir
Belediyesi Zabıta
Daire
Başkanlığı'nca
denetlendi ve
işyeri sahipleri ile
çalışanları
bilgilendirildi.
Büyükşehir Zabıtası
Metro esnafını denetledi
HABER MERKEZİAnkara Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire
Başkanı Abdurahman Karabudak başkanlığındaki ekipler, Kızılay Metro altındaki çarşıda
bulunan dükkanları denetledi. Denetimlerde
işyeri önlerinin işgal edilmemesi, çığırtkanlık
yaparak satış yapılmaması, yüksek sesle
müzik yayını yapılmaması, ilan ve afiş asılmaması, çevrede görüntü kirliliği oluşturulmaması gibi konularda işyeri sahipleri ile çalışanlara uyarılarda bulunuldu.
Büyükşehir Zabıtası, 101 esnafın bulunduğu çarşıda yaptığı denetimlerde 14 dükkan
sahibine idari para cezası verirken, yasal
eksikleri bulunan 15 esnafa da uyarı cezası
uygulandı.
Denetimlerle ilgili açıklama yapan Zabıta
Daire Başkanı Abdurrahman Karabudak şunları söyledi :
“Amacımız huzur ve güven ortamının
olduğu bir Başkentte esnaf ve halkımızın iç
içe güvenli ve huzurlu bir şekilde yaşamalarını
sağlamak. Şu an yaptıklarımız sadece dene-
tim olarak görülmemeli. Bizler Büyükşehir
zabıtası olarak birçok konuda olduğu gibi
esnaf arkadaşlarımızı ziyaret ederek de
Başkenti ve Başkentlileri nasıl huzura kavuş-
Sincan’da
mesnevi sohbeti
Sincan’da Kültür ve Sanat etkinlikleri Mesnevi
Sohbetleri ile devam ediyor.
HABER MERKEZİSincan’da Mevlana eserleriyle anıldı. Mart Ayı Kültür
ve Sanat Etkinlikleri kapsamında Sincanlılar, Mesnevi
Sohbetlerinde bir araya geldi. Lale Meydanı Lale
Konferans Salonunda düzenlenen sohbetlere katılan
Sincanlılara, Mevlana’nın eşsiz eseri Mesnevi anlatıldı.
Beraberce yaşamanın güzelliklerinin anlatıldığı sohbette
katılanların kalpleri huzur ve dostlukla doldu. Bütün bir
yıl boyunca Mesnevi eserinin ele alınacağı sohbetlerde
Mevlana’nın hayatı ve öğretileri izleyenlerle buluşmaya
devam edecek. Bir sonraki sohbet ise 20 Mart Cuma
günü saat:14.00’da Lale Medyanı Konferans Salonunda
yapılacak.
Mevlana’nın önemine ve öğretilerinin nesillerini aşan
bilgeliğine vurgu yapan Yazar Dursun Ali Taşçı; “Mevlana
eseri için şunları söylemektedir. “Bu kitap, masal diyene
masaldır; fakat bu kitapta halini gören, bu kitap vasıtasıyla kendini tanıyan, anlayan da er kişidir.
Mesnevî, Nil ırmağının suyudur; Kıpti’ye kan görünür,
ama Musa kavmine sudur.” O yüzden Mesnevi’yi anlayabilmek ve anlatabilmek gerekir. Bu fırsatı bize veren
Sincan Belediyesine teşekkür ederim.” dedi.
Mesnevi Sohbetleri’ne katılan Meltem Çelik;
“Mevlana Celaleddin Rumi’nin hayat felsefesini bizlerle
buluşturduğu için, belediyemize çok teşekkür ediyorum.
Huzur dolu ve çok memnun ayrılıyorum programdan.
İkinci program için şimdiden heyecanlanıyorum, mutlaka
geleceğim.” dedi.
turabiliriz çabası içerisindeyiz. Bu nedenle
bundan sonra da esnaflarımızı zaman zaman
ziyaret ederek, yasal çerçeve içerisinde
karşılıklı bilgi alışverişi yapacağız.”
Altındağlı çocuklar yazarlık yolunda
HABER MERKEZİAltındağ Belediyesi Gençlik
Merkezleri’ndeki gençler, yazar olmak
için yola çıktı. Gençlik Merkezleri
sayesinde iyi birer okur olma yolunda
emin adımlarla ilerleyen Altındağlı
gençler, yazarlık yolunda ilerlemek için
de önemli bir adım attı.
Altındağ Belediyesi, çocukları,
çocuk kitapları yazarı Özlem Özyurt ile
buluşturdu. Ulucanlar Yarı Açık
Cezaevi Kültür ve Sanat Merkezi’nde
gerçekleştirilen söyleşiye 150
Altındağlı çocuk katıldı. Altındağlı
çocuklarla bir arada olmaktan büyük
mutluluk duyduğunu ifade eden yazar
Özlem Özyurt, çocuklara kendi
yazarlık serüvenini anlattı ve Altındağlı
yazar adaylarına önemli ipuçları verdi.
Çocuklarla gerçekleştirdiği renkli
söyleşinin ardından Altındağlı çocuklarla “Yaratıcı yazarlık atölyesi” yapan
Özyurt, çocukların kendi hikayelerini
yazmasına yardımcı oldu.
Altındağlı çocukların ilgisinden çok
etkilendiğini ifade eden Özyurt
“Altındağ Belediyesi ile bu tarz etkinliklere devam etmeyi çok isterim.
Kendilerine çok teşekkür ederim.”
dedi.
Çocuk Meclisi üyeleri
Oyuncak Atölyesi'ni gezdi
HABER MERKEZİKüçük Ustam Ahşap Oyuncak Atölyesi’ni
ziyaret eden Ankara Büyükşehir Belediyesi 20.
Dönem Çocuk Meclisi üyeleri farklı bir gün geçirdi.
Çocuk Meclisi’nin 17 üyesi, Çayyolu’ndaki
Küçük Ustam Atölyesi’ni ziyaret ederek, çocuklar
için özel olarak üretilmiş makinelerde el becerilerini
kullanma fırsatı buldu.
Merkezin kurucuları Mine Ağca ile Serap
Demiray’ın sıcak ev sahipliğinde neşeli bir gün
geçiren çocuklar, atölyede bulunan ahşap
malzemeleri keserek, önce şekillendirdi daha
sonra zımparalama ve boyama işleminden geçirerek süsledi.
Çocuklar, el becerilerini kullanma fırsatı bulmalarından dolayı büyük mutluluk duyduklarını
ifade ederek, atölye temsilcilerine teşekkür ettiler.
Uzman eğitimcilerin nezaretinde kitap
ayraçlarını ve minik topaçlarını, kendi yaratıcılıklarını da katarak tamamlayan çocuklar, hem el
becerilerini keşfetmenin hem de zevkli olduğu
kadar verimli bir atölye çalışmasının ardından
mutlu bir şekilde atölyeden ayrıldılar.
Etimesgutlu
Etimesgut Zabıtası’na kadınlar ayrıcalıklı
HABER MERKEZİEtimesgut Belediyesi Zabıta
Müdürlüğü personeli haftanın 3 günü
sabah sporuna başladı. İş akışının
aksamaması için gruplar halinde yapılan
ilk spor Atatürk Stadyumu’nda yapıldı.
Zabıtalar sabahın erken saatinde
spor kıyafetleriyle statta bir araya
geldiler. Etimesgut Belediyespor
antrenörleri nezaretinde ısınma hareketleri yapan zabıtalar daha sonra koştular,
şınav ve mekik çektiler. Genç zabıtalar
antrenman boyunca ayakta kalmayı
başarırken orta yaşlı zabıtaların zorlandıkları dikkatlerden kaçmadı. Genel
olarak zabıtalar, kondisyonlarıyla göz
doldurdular. Zabıtaların antrenmanına
Belediye Başkan Yardımcısı Ayhan Ünal
da katıldı.
Zabıta ekipleri sporlarını haftanın 1
günü toplu halde statyumda; diğer 2
günü de karakolların bahçelerinde
düzenli olarak yapacaklar. Etimesgut
Belediye Başkanı Enver Demirel, zabıta
ekiplerinin formlarını korumaları gerektiğini formda olmayan zabıtaların da kısa
sürede form tutmaları gerektiğini ifade
ederek, “Hizmet alanımız genişledi.
Zabıta sayımız 102’yi buldu.
Zabıtalarımız hemşehrilerimize en iyi
hizmeti sunmak için her zaman göreve
hazır, zinde enerjik olmak zorundalar.
Bunun için sporlarını aksatmadan
devam ettirecekler” dedi.
Etimesgut Belediyesi etiSEM kurslarıyla
meslek edinen kadınlar, Aile Akademisiyle aile
bağlarını güçlendiriyor.
HABER MERKEZİEtimesgut Belediyesi, ilçedeki kadınların kişisel
gelişimi, meslek eğitimleri, sosyal hayata katılımları ve
haklarını savunmaları konularında kapsamlı bir hizmet
veriyor. Kırsal alandan ilçeye göç eden ve okuma
yazma bilmeyen kadınlar için sürekli kurslar düzenliyor.
Kadınlar, Etimesgut Belediyesi Sürekli Eğitim ve
Uygulama Merkezi(etiSEM) ile yeni meslekler ediniyorlar. Açılan meslek, bilgi ve beceri kursları kadınlara
yeni ufuklar açıyor. Kadınlar etiSEM’de ilgi alanlarına
göre bilgisayar kullanımı, ofis programları, yönetici
asistanlığı, evde çocuk bakımı, kurdela nakışı, kırk
yama, takı tasarım, saç bakımı, cilt bakımı ve pratik
İngilizce, internet ve e-posta yöneticiliği, kadın giysileri
dikimi, bilgisayar destekli grafik ve tasarım, yağlı boya
resim, girişimcilik, İngilizce, Arapça, Osmanlı Türkçesi,
diksiyon, gitar, keman, bağlama, halk oyunları; ebru
sanatı, keçe yapımı, dekoratif ahşap süsleme, kilim
dokuma, fotoğrafçılık, kat-ı, minyatür, tezhip, ney
kurslarına katılıyorlar.
Etimesgutlu kadınlar, Etimesgut Kent Konseyi
bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Meclisiyle yönetimde söz sahibi oldular. 2 bin üyesi bulunan Kadın
Meclisi, kadınları ilçe yönetiminde daha çok söz sahibi
yapıyor. Etimesgut Belediyesi, engelli çocukların
annelerini de ihmal etmiyor. İlçedeki yüzlerce engelli
ailesi her yıl tatile gidiyor. Çocuğuyla birlikte bir hafta
tatil yapan anneler moral ve motivasyon kazanıyorlar.
Etimesgut Belediyesi’nin 3 yıl önce kurduğu Aile
Akademisi, 3 yılda 10 bin kişiye ücretsiz danışmanlık
hizmeti sundu. Sorunları nedeniyle boşanma aşamasına gelen 2700 çiftin yuvası, akademiden aldığı destekle yıkılmaktan kurtuldu. Akademi ayrıca kadınlara
hukuki danışmanlık hizmeti veriyor.
EKONOMİ
10 Mart 2015 Salı
Muğla'da bir
evin bahçesine
kurulan asırlık
tezgahlarda
kadınlar
tarafından el
dokuması ipek
ve pamuktan
yapılan ürünlerle
dokumacılık
geleneği yaşatılmaya çalışılıyor.
dokumacılığını yaşatmaya çalışıyor
MUĞLA - DURMUŞ GENÇ - Yeşilyurt
Mahallesi'nde yüzyıllardır ipek kozalarından
ürettikleri iplerle yaptıkları bükmen beziyle el
emeği ürünler hazırlayan kadınlar, son yıllarda
unutmaya başlayan halk kültürü mirasının gelecek nesillere aktarılması için çalışıyor.
Anadolu'nun kültürel zenginlikleri arasında
yer alan dokumacılığın yüzyıllardır asırlık tezgahlarda yapıldığı Yeşilyurt Mahallesi'nde,
üretilen el emeği göz nuru ürünler yöredeki
kadınların aile bütçelerine katkı sağlıyor.
Yeşilyurt Mahallesi'nde yaşayan dokuma
ustası Zeynep Karacan, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, evinin avlusuna asırlık tezgahlar
kurarak kaybolmaya yüz tutmuş ipek el dokumacılığını kadınlarla el ele vererek ürettiklerini
söyledi.
300 yıllık geçmişe sahip Yeşilyurt el dokumalarının önemli bir kültürel ürün olduğunu vurgulayan Karacan, kültürel bir miras olan el
dokumacılığını ayakta tutmayı hedeflediklerini
dile getirdi.
Atalarından miras kalan dokumacılığın
yaşatılması için özellikle yaşlı kadınların büyük
destek verdiğini belirten Karacan, şöyle
konuştu:
"Yeşilyurt'ta 300 yılık geçmişi olan
'Bürümcük' ipek dokumacılığını günümüzde
geliştirerek yaşatmaya çalışıyoruz. İpek
böceğinden üretilen ipeklerle yapılan Bürümcük
kumaşlarımızla ünlü olan Yeşilyurt, günümüzde
bu tarihi değerine sahip çıkıyor. Biz artık
günümüzde biraz daha zenginleştirilmiş pamuk
ve yün dokumalarla yeni ürünler tasarlayarak
asırlık tezgahlarda üretiyoruz. Bu tezgahlarda
her bir ürüne kadınlarımızın elleri değiyor.
Kadınlarımızın el emeği, göz nuru ile şekillenen
ürünler çok büyük ilgi görüyor."
Ürünleri eski tekniğinden hiçbir şey
değiştirmeden şekillendirdiklerine işaret eden
Karacan, "Teyzelerimizin, ninelerimizin mesleği
olan dokumacılığı 300 yıllık tezgahlarla
günümüz şartlarında ayakta tutmaya devam
ediyoruz. Kültürümüzü yaşatmak amacıyla
gençlere ve beldemizdeki hanımlara da eğitim
veriyoruz. Ayrıca yurt dışından da yaz aylarında
eğitim almak için öğrenciler geliyor" dedi
Mesleğin yaşatılması için Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun da büyük bir adım attığını vurgulayan Karacan, şunları söyledi:
"Bu mesleğin yaşatılabilmesi için ürettiğiniz
ürünün de satılması gerekiyor. Bunun için yurt
içi ve yurt dışı fuarlarında tanıtımlar yapıyoruz.
Kültür Bakanlığının hazırladığı 'Altın Eller' festivallerine katılıyoruz. Ürünlerimizin satılacağı,
sergilenebileceği turistik bir mekan istiyoruz.
Böylelikle bölgemize gelen turistlere el emeği
ürünlerimizi daha çok tanıtıp iyi bir gelir elde
edebiliriz. Başbakanımız, Geleneksel Türk El
Sanatlarının yaşatılması için çalışma başlattı.
AVM'lerde daha ucuz yer tahsis edilecek. Bu
çalışmanın da olumlu etkilerinin olacağına
inanıyorum." (AA)
Kulaklar 4G’de,
akıllar 5G’de olacak
TOKİ, bu yıl 50 bin
kişiyi ev sahibi yapacak
GAZİANTEP - KEREM KOCALAR - TOKİ
Başkanı Ergün Turan, yılın ilk iki ayında 11 bin konutun ihalesini gerçekleştirdiklerini ve sene sonuna
kadar bu sayının 50 bini aşmasını hedeflediklerini
bildirdi.
Turan, Gaziantep'teki kentsel dönüşüm alanlarında
yaptığı incelemelerin ardından AA muhabirine yaptığı
açıklamada, orta ve alt gelir grubundaki vatandaşları
bütçeyi zorlamayacak rakamlarla ev sahibi yapmaya
çalıştıklarını söyledi.
Bu kapsamda Türkiye'nin dört bir yanında yoğun
çalışmalar yürüttüklerini anlatan Turan, her geçen gün
önemli adımlar atarak daha fazla kişiye ulaşmaya
çalıştıklarını vurguladı.
Her geçen gün Türkiye'nin farklı alanlarından
yoğun talep aldıklarını dile getiren Turan, şöyle
konuştu:
"Bu taleplere cevap verebilmenin arzusu
içerisindeyiz. Bu kapsamında yılın sadece ilk 2 ayını
kapsayan ocak ve şubat döneminde 11 bin konutu
ihale ettik. İnşallah en kısa sürede bunları tamamlayacağız. Bu arzuyla çalışmalarımızı sürdürürken öte yandan da yeni konut alanları oluşturma gayretindeyiz.
İnşallah sene sonuna kadar 50 bin konutu aşmış olacağız."
TOKİ olarak sadece bina yapmakla yetinmediklerine dikkati çeken Turan, "Sadece insanlara ev yapmıyoruz. Tam anlamıyla nitelikli sosyal konut inşa
ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki
inşaatlarımızda da nitelikli sosyal konut anlayışımıza
devam edeceğiz" dedi.
''Üst gelİr grubuyla İlgİlenmİyoruz"
Turan, zaman zaman üst gelir grubundan da konut
talebiyle karşılaştıklarını söyledi.
Ancak TOKİ'nin en önemli görevi ve misyonunun
konut edinmede sorun yaşayan, orta ve alt gelir
grubundaki vatandaşları konut sahibi yapmak
olduğuna işaret eden Turan, "Üst gelir grubunun
konutlarıyla ilgilenmiyoruz. Çünkü biz insanları 400500 lira taksitlerle konut sahibi yapmanın derdine
düşmüş durumdayız. Bu yöndeki çalışmalarımız da
sürecek" diye konuştu. (AA)
ANKARA - GÖKSEL
YILDIRIM - Elektronik
haberleşmede 4G'ye geçmeye hazırlanan Türkiye'de,
bir yandan da 5G teknolojisi
için Ar-Ge ve standart çalışmalarına başlanacak.
Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan
2015-2018 Bilgi Toplumu
Stratejisi ve Eylem Planı'na
göre, elektronik haberleşmedeki gelişmeler yakından takip edilecek. Bu
amaçla söz konusu
dönemde 5G Ar-Ge ve standart çalışmalarına
başlanacak. 5G mobil
genişbant internet için kullanılacak elektronik haberleşme ekipmanlarının Ar-Ge
çalışmaları yürütülürken 5G
için uygulanacak standartların gelişmesi sürecine
katılım sağlanacak.
5G standartlarının
gelişimine paralel olarak
uluslararası platformlardaki
Ar-Ge çalışmaları yakından
takip edilecek, bu çalışmalara Türkiye'nin adına
katılım sağlanması teşvik
edilecek.
5G elektronik haberleşme
ekipmanlarının Türkiye'de de
üretilmesine imkan sağlamak üzere yerli sanayinin bu
alana özendirilmesi amacıyla
Ar-Ge kaynakları kullandırılacak. Diğer yandan, standartlaşma-üretim avantajı ilişkisi
göz önünde bulundurularak
5G'ye ilişkin standartların
belirleneceği süreç yakından
takip edilerek uluslararası
çalışmalara katılım
sağlanacak.
Ar-Ge ve standart çalışmalarında Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı, Bilim Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığı, Bilgi
Teknolojileri ve İletişim
Kurumu, TÜBİTAK, TSE ve
sivil toplum kuruluşları işbirliği içinde çalışacak.
Bilgi Toplumu Stratejisi ve
Eylem Planında yer alan Yerli
4G Elektronik Haberleşme
Ekipmanlarının Teşvik
Edilmesi Eylemi yerli
sanayinin mobil genişbant
ekipmanları üretiminde kapasitesinin gelişmesine yönelik önemli bir adım olacak.
5G Ar-Ge çalışmaları da bu
desteklerin devamı olarak
başlatılacak.
Dünya genelinde elektronik haberleşme ekipmanlarının üreticileri teknolojik
standartların belirlenmesinde
önemli pay sahibi oluyor.
Standartlaşma sürecinde
ortaya çıkan bu ilişki firmalara üretim avantajı
sağlıyor. Dolayısıyla yerli
üreticilerin Ar-Ge çalışmalarının teşviki kadar ilgili
standartların gelişimi
sürecinde bulunmaları da
önem arz ediyor. Bu neden-
le, 5G'ye ilişkin standartların
gelişimi sürecinde uluslararası platform ve kuruluşlarda yürütülen standardizasyon çalışmalarına katılım
sağlamaları ve katkı vermeleri hedefleniyor.
Bilgi Toplumu Stratejisi ve
Eylem Planı'na göre, sektördeki gelişmeler dikkate
alınarak izlenecek uygulama
adımları şöyle belirlendi:
- 5G konusunda AB başta
olmak üzere uluslararası
platformlardaki Ar-Ge çalışmaları yakından izlenecek,
geliştirilen ortak araştırma
projelerine Türkiye'den işletmeciler ve yerli üreticilerin
katılım sağlaması teşvik
edilecek.
- 4G'ye elektronik haberleşme ekipmanlarının üretimi
konusunda sağlanacak
teşviklerin etkisi değerlendirilerek yol haritası belirlenecek.
- 5G elektronik haberleşme ekipmanlarının yerli
sanayi tarafından üretilmesine destek olacak Ar-Ge
çalışmaları ilgili tarafların
katılımıyla planlanacak,
ihtiyaç duyulan kaynaklar
tahsis edilecek.
- 5G'ye ilişkin standartların
belirleneceği süreç yakından
takip edilerek uluslararası
çalışmalara katılım
sağlanacak.
5g İhtİyacı kapıda
Dünyada 3G mobil
genişbant teknolojilerinin
yanında 4G de yaygın olarak
kullanılmaya başlandı.
İnternete bağlı cihaz sayısındaki hızlı artış, nesnelerin
interneti, haberleşme cihaz
ve ekipmanlarındaki enerji
verimliliği, artan hız ve kapasite talebi 5G şebekelerini
gündeme getirdi.
5G'ye ilişkin standartların
ve tesis edilecek şebekelerin
2020 sonrası için gündeme
geleceği öngörülüyor. (AA)
ARA-SIRA
7
Nurullah AYDIN
[email protected]
KADINLAR GÜNÜ MESAJI
8 Mart kadınlar günü kutlu olsun.
Kadınlar gününde acı gerçekler dile getirilirken,
kadınların sorunu yine kadınlardadır. Erkeği yetiştiren
kadın; kendisine yönelik şiddetin, cinsel saldırıların
da, farklı uygulamaların da bir nevi sebebi olmaktadır.
Her yıl olduğu gibi bu yılda bu günde siyasetçiler,
sivil toplum kuruluşları, vakıflar, dernekler kadınlar
günü nedeniyle mesajlar yayınlıyorlar.
İstatistikler veriliyor.
Bu arada dünyada Türkiye’nin yeri konusunda farklı yorumlar yapılıyor.
Türkiye'de kadının çalışma hayatına katılma
oranı,
İstihdama katılan kadınların sektörlerdekioranları,
kadın işsiz oranları,
Kamu kurumlarında çalışan kadın oranı,
öğretmenlerin, üniversitelerdeki öğretim elemanlarının, baroya kayıtlı avukatların, hakimlerin,
savcıların, polislerin kadın oranı,valilerin, vali
yardımcılarının, kaymakamların, elçilerin kadın oranı,
Parlamenterlerin, belediye başkanlarının, belediye
meclisi üyelerinin, il genel meclisi üyelerinin, mahalle
muhtarının kadın oranı,
Türkiye, kadın-erkek eşitsizliğinde Dünya ülkeleri
arasında sonlardadır.
Kadın cinayetleri artmıştır. Töre cinayetlerinin
dışında her gün ortalama beş kadın aile içi şiddet
nedeniyle öldürülmektedir. Erkekler kadının boşanmasını, kendisini terk etmesini kabul etmemekte,
kadını geri dönmesi için tehdit etmekte, şiddet uygulamakta, eğer bu yaptıklarında başarılı olmazsa,
öldürmektedir.
Eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz
bırakılan kadınların oranı,
Hayatının herhangi bir dönemde duygusal şiddet
yaşayan kadınların oranı,
Sadece cinsel şiddete maruz kalan kadınların oranı,
Fiziksel veya cinsel şiddetin birlikte yaşanma oranı,
Kentte fiziksel şiddet oranı, kırsal kesimde oranı,
Yaşadıkları fiziksel şiddet sonucunda yaralanan
kadınların oranı,
Tecavüze uğrayan kadın oranı, taciz edilen, cinsel
saldırıya uğrayan kadın oranı,
Aile içi şiddet kapsamında şiddete maruz kalarak
hastanelik olan kadın oranı,
Mağdur olan kadın oranı,
Korktukları için şikâyetçi olamayan kadın oranı,
İstatistikî verilerle yıldan yıla değişmektedir.
Kadının bedeni üzerinden tanımlanan namus
kavramı ile birlikte, onur kavramına odaklanamadığımız sürece, insanı insan yapan değerlerin çok
gerisinde kalacağımız kesindir.
Kadınlar haklarını bilmek ve haklarını aramak
zorundadırlar. Kadınların sağlıkta, eğitimde, yargıda,
bilimde, sanatta, sporda, medyada ve siyasette öncelikle yer almasında toplumun aydınlığı ve geleceği
için büyük yararlar bulunmaktadır.
Kadınlar sevgidir, dostluktur, emektir. Kadınlar
toplumun ışığıdır, aydınlatır ve ilerlemesine öncülük
ederler. Aydınlık ve güzel günlerde kadınlarımıza
sevgiler, saygılar.
Günün Sözü: Kadın kendi başına ne gül goncasıdır
ne de diken. Koklamasını bilirsen gül, tutmasını
bilmezsen diken olur.
Talih kuşu devlete
8 milyar lira taşıdı
ankara - İbrahİm yılmaz - Şans oyunlarından son 10 yılda (2004-2013) kamuya 8 milyar 43,6
milyon lira aktarıldı. Söz konusu dönemde talihlilere de
7 milyar 541 milyon lira ikramiye ödendi.
AA muhabirinin yaptığı hesaplamalara göre,
özelleştirme sürecinde son aşamaya gelinen şans
oyunu faaliyetlerinden kamuya önemli miktarda kaynak sağlandı. 2004'te 615 milyon lira olan kamuya
aktarılan kaynak, 2008'de 813,5 milyon, 2013'te ise 1
milyar 37,4 milyon lira olarak gerçekleşti. 2013 yılındaki 1 milyar 37,4 milyon liranın, 560 milyon lirasını şans
oyunları satış KDV'si ve şans oyunları vergisi oluştururken, 468 milyon liralık bölümünü ise kamuya
doğrudan aktarımlar oluşturdu.
Kamuya 10 yılda (2004-2013) aktarılan kaynak ise
8 milyar 43,6 milyon liraya ulaştı.
Bu
dönemde
dağıtılan
ikramiyelerin
tutarı ise 8
milyar 43,6
milyon lira
oldu. 2004
yılında 489,5
milyon lira
olan dağıtılan ikramiye miktarı, 2013'te yüzde 117
artışla 1 milyar 63 milyon liraya yükseldi.
Söz konusu yıllarda dağıtılan ikramiyelerde
kademeli bir artış gözlenirken, 1 milyar liralık eşik ilk
kez 2012 yılında geçildi.
Şans oyunları biletlerine ya da kuponlarına dikkatli
bakmayan talihliler, 10 yılda 342 milyon lira tutarında
ikramiyeyi, oyunları düzenleyen kuruluşlara bıraktı.
Vatandaşların Milli Piyango İdaresi Genel
Müdürlüğünden tahsil etmediği ikramiye tutarı sadece
2013'te 44 milyon 513 bin 350 liraya ulaşırken, bunun
17,1 milyon lirasını Piyango, 9,4 milyon lirasını Sayısal
Loto, 8,6 milyon lirasını Süper Loto ikramiyeleri oluşturdu. On Numara'da alınmayan ikramiye tutarı
5 milyon lira, Şans Topu'nda 3,8 milyon lira, Hemen
Kazan'da da 525 bin lira oldu.
Milli Piyango biletlerinde ikramiyelerin alınması için
talihlilere 1 yıllık süre tanınıyor. 1 yıl içinde tahsil
edilmeyen ikramiyeler, otomatik olarak kamu payına
dahil oluyor. Bu kapsamda ikramiyeler Maliye
Bakanlığı Merkez Saymanlığına gönderiliyor. (aa)
8
EKONOMİ
10 Mart 2015 Salı
Domateste “
Gıda,
Tarım ve
Hayvancılık
Bakanlığının
desteğiyle
Antalya'daki
bir firma
köy
domatesi
ıslah çalışması gerçekleştirdi.
YOĞURT AMBALAJ MALZEMESİ SATIN ALINACAKTIR
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜ
MUHTELİF YOĞURT AMBALAJ MALZEMESİ alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu
maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer
almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/24385
1-İdarenin
a) Adresi : ALPARSLAN TÜRKEŞ CAD.NO:75 06560 YENİMAHALLE/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3122110170 - 3122110179
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı : 2000 Gramlık Yoğurt Kovası ve Kapağı 400.000 Adet 2750 Gramlık
Kaymaklı Yoğurt Kabı ve Kapağı 300.000 Adet 900 Gramlık Yoğurt Kabı ve Kapağı 500.000 Adet
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : A.O.Ç Müdürlüğü Süt ve Süt Mamulleri Fabrikasına teslim edilecektir.
c) Teslim tarihi : Yüklenici ihale konusu malları, işe başlama tarihinden itibaren 4 ay içerisinde Süt ve
Süt Mamulleri Fabrikasının talebi doğrultusunda 4 parti halinde teslim edecektir.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : A.O.Ç. Müdürlüğü, Alparslan Türkeş Caddesi, 06560 Yenimahalle/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 01.04.2015 - 10:30
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar
Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine
göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin
tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere
ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza
sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Yetkili satıcılığı veya imalatçılığı gösteren belgeler:
a) İmalatçı ise imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgeler,
b) Yetkili satıcı veya yetkili temsilci ise yetkili satıcı ya da yetkili temsilci olduğunu gösteren belge
veya belgeler,
c) Türkiye’de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarıdaki belgelerden biriyle birlikte sunduğu
serbest bölge faaliyet belgesi.
İsteklilerin yukarıda sayılan belgelerden, kendi durumuna uygun belge veya belgeleri sunması yeterli
kabul edilir. İsteklinin imalatçı olduğu aşağıdaki belgeler ile tevsik edilir.
a) Aday veya istekli adına düzenlenen Sanayi Sicil Belgesi,
b) Adayın veya isteklinin üyesi olduğu meslek odası tarafından aday veya istekli adına düzenlenen
Kapasite Raporu,
c) Adayın veya isteklinin kayıtlı olduğu meslek odası tarafından aday veya istekli adına düzenlenen
İmalat Yeterlik Belgesi,
ç) Adayın veya isteklinin kayıtlı olduğu meslek odası tarafından aday veya istekli adına düzenlenmiş
ve teklif ettiği mala ilişkin Yerli Malı Belgesi,
e) Alım konusu malın gıda veya gıda ile temas eden madde ve malzeme olması durumunda gıda ve
gıda ile temas eden madde ve malzemelerin üretimini düzenleyen mevzuat çerçevesinde aday veya
istekli adına düzenlenmiş ve alım konusu mal veya malların faaliyet konusu olarak belirlendiği Gıda
Sicil Belgesi (Sertifikası) ya da aday ve istekli adına ve teklif edilen ürüne ilişkin düzenlenen Gıda
Üretim Sertifikası/Gıda Üretim İzin Belgesi,
ğ) Adayın veya isteklinin alım konusu malı ürettiğine ilişkin olarak ilgili mevzuat uyarınca yetkili
kurum veya kuruluşlarca düzenlenen ve aday veya isteklinin üretici veya imalatçı olduğunu
gösteren belgeler.
Yetkili Satıcılık Belgesi sunulması halinde, yetkili satıcılık veren imalatçının Gıda Sicil Belgesi
(Sertifikası) ya da Gıda Üretim Sertifikası/Gıda Üretim İzin Belgesi ihale dosyasında sunulacaktır.
Sunulan belgeler, belgelerin sunuluş şekline uygun olacaktır.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı A.O.Ç. Ticaret
Müdürlüğü, Alparslan Türkeş Caddesi, 06560 Yenimahalle/ANKARA adresinden satın alınabilir.
İhale dokümanının posta yoluyla da satın alınması mümkündür. Posta yoluyla ihale dokümanı almak
isteyenler, posta masrafı dahil yurtiçi için 150 TRY (Türk Lirası), yurtdışı için 200 TRY (Türk Lirası)
doküman bedelini ZİRAAT BANKASI ANKARA KAMU GİRİŞİMCİ ŞUBESİ TR 80
0001002533031996655738 yatırmak zorundadır. Posta yoluyla ihale dokümanı satın almak isteyenler, ihale doküman bedeline ilişkin ödeme dekontu ve adına ihale dokümanı satın alınacak
gerçek/tüzel kişiye ait TC Kimlik/Vergi Kimlik numarası bilgisi ile ihale dokümanının gönderileceği
adresin de belirtildiği ihale dokümanı talep başvurularını yukarıda yer alan faks numarasına veya
yazılı olarak idareye ihale tarihinden en az beş gün önce göndermek zorundadır. İhale dokümanı iki
iş günü içinde bildirilen adrese posta yoluyla gönderilecektir. İhale dokümanının posta yoluyla gönderilmesi halinde, postanın ulaşmamasından veya geç ulaşmasından ya da dokümanın eksik
olmasından dolayı idaremiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Dokümanın postaya verildiği tarih,
dokümanın satın alma tarihi olarak kabul edilecektir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar A.O.Ç. Ticaret Müdürlüğü, Alparslan Türkeş Caddesi, 06560
Yenimahalle/ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta
vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim
fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici
teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Basın - 38040 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
” sofraya taşınıyor
ANTALYA- Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar
Genel Müdürlüğü Bahçe Bitkileri Daire Başkanı
Nejdet Kaplan, gazetecilere yaptığı açıklamada,
Anadolu Köy Domateslerinin Islahı ve
Ekonomiye Kazandırılması projesi kapsamında
Antalya'daki bir tohum firmasının desteklendiğini söyledi.
Firmaya 197 bin lira bütçe ayrıldığını anlatan
Kaplan, 3 yıldır süren çalışmanın ardından firmanın halkın özlem duyduğu köy domatesini
ıslah ettiğini belirtti.
Raf ömrü uzun, hastalıklara dayanıklı ve
lezzetli domates üretildiğini anlatan Kaplan,
"Eski özlediğimiz veya unuttuğumuz ama tadınca hemen hatırladığımız köy domateslerinin aromasını katarak, bu çeşitlere ticari özellik katmak
amacıyla gerçekleştirilen bir proje. Şirketin iddiası 2016 geliştirdikleri köy çeşitlerini tescil
ettirmek" dedi.
Kaplan, firmanın proje ile köy popülasyonlarını ıslah ederek ticari bir değer kazandırdığını
kaydetti.
Domatesin dışındaki sebzelerde de yerli
tohumu teşvik etmek amacıyla bu tür destek
çalışmalarının yapılacağını dile getiren Kaplan,
şunları söyledi:
"2004 yılında Türkiye'de tükettiğimiz tohumun sadece yüzde 10'unu yerli firmalarımızda
üretebiliyorduk. Yüzde 90'ını ithal ediyorduk.
Bakanlık olarak yaptığımız çalışmalarla 2013
yılının sonu itibarıyla yüzde 50'yi geçmiş
bulunuyoruz. Yerli üretimimiz artıyor. İleriki yıllarda daha yüksek oranda bir üretim yapacağız."
Proje Yürütücüsü Nadide Tohum Şirket
Müdürü Hüsnü Ekiz de yerli tohum ıslahı
konusunda gördükleri eksikliği gidermek
amacıyla böyle bir çalışma yaptıklarını bildirdi.
Anadolu'nun köylerinde yerel olarak üretilen
köy domateslerinin raf ömrünün kısa olması
nedeniyle pazara sunulamadığını anlatan Ekiz,
"Islah sürecinde raf ömrünü pazarlanabilir
seviyeye getirdik, 7-12 güne çıkardık. Yerel
çeşitlerin başka bir problemi de verimlerinin çok
düşük olmasıydı. Kök başına 2 kilogram alınıyordu. Bu çeşitleri ıslah çalışmasıyla 7 ila 15 kilograma çıkardık. Mükemmel bir çiftçi kazancı
sağladık" diye konuştu.
Ekiz; Çin, Şile, İran ile 7 Avrupa ülkesine
tohumdan numune gönderdiklerini, talep olduğu
takdirde bu ülkelere ihraç edeceklerini söyledi.
(AA)
KOMPOZİT SINIR ELEMANI VE HIRDAVAT
MALZEMELERİ SATIN ALINACAKTIR ANKARA
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENT ESTETİĞİ
DAİRE BAŞKANLIĞI
Kent Bakım Onarım Şube Müdürlüğü Şehir İçi Bulvarlar ve Muhtelif Yerlerde Kullanılmak Üzere
Kompozit Sınır Elemanı ve Hırdavat Malzemeleri Alımı İşi alımı 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı
bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/22014
1- İdarenin
a) Adresi : EMNİYET MAH. HİPODROM CAD. 5 VARLIK YENİMAHALLE/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3125072357 - 3125072361
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2- İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı : 3 Kalem Kompozit Sınır Elemanı ve Hırdavat Malzemeleri
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı-Kent Bakım Onarım Şube Müdürlüğü'nün
göstereceği yere teslim edilecektir
c) Teslim tarihi : Sözleşmenin imzalanmasına müteakip işe başlama tarihinden itibaren 30 Takvim
Günü içerisinde idarenin Ankara ili mücavir alan sınırları içerisinde göstereceği yere teslim edilecektir
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer: Ankara Büyükşehir Belediyesi Emniyet Mah. Hipodrom Cad. No:5 Yeni Hizmet
Binası B Blok 7.Kat Yenimahalle/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 31.03.2015 - 13:30
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve
Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış,
ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. Bu ihaleye sadece yerli istekliler katılabilecek olup yerli malı teklif eden yerli istekliye ihalenin
tamamında % 15 (On Beş) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk
Lirası) karşılığı Ankara Büyükşehir Belediyesi Emniyet Mah. Hipodrom Cad. No:5 Yeni Hizmet
Binası B Blok 10. Kat Yenimahalle/ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Ankara Büyükşehir Belediyesi Emniyet Mah. Hipodrom
Cad. No:5 Yeni Hizmet Binası B Blok 7. Kat
Yenimahalle/ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta
vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale
sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif
edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda
geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Basın - 38285 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
İLAN ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE
BAŞKANLIĞI İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRESİ
BAŞKANLIĞINDAN
Ankara Büyükşehir Belediye Encümenin 26.02.2015 tarih ve 564 sayılı kararı ile Etimesgut ilçesi,
Eryaman Mahallesi, 16867 ada 1 nolu parseli kapsayan 85267 nolu parselasyon planı onaylanmış
olup, 3194 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca 10.03.2015 tarihi itibariyle "1" aylık süreyle askıya
çıkarılacaktır.
ADA/PARSEL
Etimesgut İlçesi, Eryaman Mahallesi, 16867 ada 1 nolu parsel, ilanen ilgililere duyurulur.
Basın - 38369 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
KÜLTÜR-SANAT
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
ÖLÜMÜNÜN 71. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE
DR. CEVDET NASUHİ SAVRAN
Hayatı:
Dr. Cevdet Nasuhi Savran, üç gün süren kısa bir
hastalıktan sonra 12 Haziran 1944 tarihinde
İstanbul'da vefat etmiştir.
C.N. Savran, 1888 de Muğla'da Yüksekkumda doğmuştur. Babası Hacı Halil Efendi sevilen ve sayılan
bir tüccardı. Çocukluğu Muğla'da geçmiş olup
İzmir İdadisini (lise) bitirmiştir. İstanbul'da
Tıbbıye'ye girmiş, iki yıllık öğrenimden sonra
İsviçre'de Cenevre Tıp Fakültesine giderek öğrenimine orada devam etmiştir. 1912’de Balkan Savaşı'nın
başlaması üzerine İstanbul'a dönmüş, Darülfünun
Hastanesinde savaşın sonuna kadar çalışmıştır.
Daha sonra Cenevre'ye giderek tıp öğrenimini
tamamlamıştır. Çok zor şartlarda öğrenim, yapan C.
Savran, Cenevre'deki Türk ailelerinin çocuklarına
Türkçe dersler vererek hayatını kazanmıştır. 1916
yılında Cenevre Tıp Fakültesini bitirmiş ve doktor
olarak İstanbul'a dönmüştür. İlk görevi Şişli Fransız
Hastanesi'nde Prof. Dr. Mazhar Osman'ın asistanlığıdır. Bu arada İstanbul Darülfünunu'nda psikoloji
dersleri okutmuştur.
1918 yılında evlenen C.N. Savran, bir ara Münih'te
Felsefe Fakültesinde doktora yapmak üzere bulunmuştur.
1923 yılında kamu görevini bırakarak
Çanakkale'deki Ezine civarında bulunan kayınpederinin çiftliğine yerleşmiş ve ziraatle meşgul olmaya
başlamıştır.
1927 yılında Çanakkale'den Ankara'ya gelerek
Gazi Terbiye Enstitüsü Orta Muallim Mektebinde
psikoloji hocalığına tayin edilmiştir. Aynı yıl, Ziraat
Bankası'nın İdare Meclisi Azalığı'na seçilmiş, ölümüne kadar bu görevde bulunmuştur. 1929 ve 1930 yıllarında Ziraat Bankası İdare Meclisi Reisliği görevini
de yapmıştır.
Kooperatifçiliği:
C.N. Savran'ın kooperatifçilik sahasındaki çalışmaları Ziraat Bankası Meclis Azası olduktan sonra başlar. 1923-1927 yılları arasındaki Ezine'deki ziraatçılık
hayatı da kooperatifçilik görüşünün doğmasına sebep
olmuştur. Gazi Terbiye Enstitüsünde 1928 yılında
psikoloji hocası iken şöyle söylemiştir:
"Hastalıklara karşı koymak, kuraklığı az zararla
atlatmak, ekinleri zamanında toplamak ve süratle
anbarlara yerleştirmek, çekirgelerle, kargalarla ve
yeraltı hayvanlarıyla savaşmak vs. Türkiye'nin başlıca işlerindendir. Bunlara çare bulunamamasının sebebi her çiftçinin bu işlerle birer birer uğraşmasındandır. Halbuki bu meseleleri en iyi olarak birleşmelerle,
dayanışmalarla, kooperatiflerle halletmek mümkündür. Eğer köylüler mukadderatlarını birbirine bağlarlarsa bu büyük dâvalar gelecekte kolaylıkla çözülebilir."
İşte Ziraat Bankası İdare Meclisine geçtikten sonra
canla başla kooperatifçiliğe sarılması bundandır.
Türk Kooperatifçilik Kurumunun Ankara'ya naklinden sonra Kurumun yönetim kurulu üyesi ve başkanı olarak uzun yıllar çalışmıştır. 17.2. 1936 27.3.1937 tarihleri arasında ilk Kurum Başkanlığını
yapmış, ikinci Başkanlığı 16.4.1943 -12.6.1944 tarihleri arasında vefatına kadar devam etmiştir.
1928 yılında Ziraat Bankasının yardımıyla kooperatif faaliyetlerini tesbit ve tanımak amacıyla anket
uygulamış, anket sonuçları ile kooperatif düşüncelerini 1929 yılında "Kooperatifçilik, Bitirenler
Yetirenler Dâvası" adı altında yayımlamıştır. Yine
verdiği konferans ve kooperatifçilik üzerine raporlarını "Bir Rapor Üç Konferans" adı altında 1929 yılında, "Kooperatifçilik, Sosyalistlik, Devletçilik" konularını ihtiva eden yazılarını 1932'de yayımlamıştır.
Ayrıca 1935 yılında yine konferans ve yazılarını
"Dokuz Yazı" adı altında bir kitapta toplamıştır.
C.N. Savran, 1926-1933 yılları arasında Ziraat
Bankası'nın açtığı Bankacılık Kurslarında kooperatifçilik dersleri, 1942-1944 yılları arasında açılan
Kooperatif Memurları Yetiştirme Kurslarında İktisat
dersleri vermiştir.
1928 yılında Balkan ülkeleri ile Almanya ve
Fransa'ya yaptığı kooperatif tetkik gezisi C.N.
Savran'ın kooperatifçilik uygulamaları hakkında
görüş ve düşüncelerinin gelişmesine yardımcı olmuştur. Bu geziden sonra 1470 sayılı Tarım Kredi
Kooperatifleri Kanunu'nun hazırlanmasında faydalı
oldu. C.N. Savran, yaşadığı sürece Tarım Kredi
Kooperatiflerinin köylünün bütün mali muamelelerini görecek birer köy bankası haline gelmesi fikrini
ileri sürmüştür.
Karınca Dergisi ve Ulus Gazetesinde kooperatifçilikle ilgili çeşitli yazıları yayımlanmıştır.
Dilciliği:
C.N. Savran, dilde sadeleşmeyi isteyen samimi bir
Türkçü idi. Bu sebeple yazılarının pek çoğunu
"Öztürkçe" kelime ve deyimlerle yazmıştır. Hatta,
Türk Dil Kurumu'nun İktisat Cemiyeti ile birlikte tespit ettiği 'Türk İktisat Terimleri" üzerinde oluşturulan
komisyonlarda görev almıştı.
10 Mart 2015 Salı
9
CNR Kitap Fuarı,
yayınevlerini umutlandırdı
Bu yıl ikincisi "Çanakkale Savaşı'nın 100. Yılı" temasıyla düzenlenen CNR Kitap Fuarı,
yayınevlerinin geleceğe dönük umutlarını güçlendiriyor.
İSTANBUL - CNR EXPO
Yeşilköy'de 27 Şubat'ta açılan ve 8
Mart'a kadar ziyaret edilebilecek fuar,
CNR Holding tarafından Basın Yayın
Birliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı,
Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Milli
Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul
Büyükşehir Belediyesi desteğiyle
düzenleniyor.
Anadolu Ajansı'nın (AA) "Global
İletişim Ortağı" olduğu fuara katılan
yayınevleri, bu etkinliğin uzun yıllar
sürmesini istediklerini, bu yönde
umutlu olduklarını ifade etti.
Profil Kitap Satış Sorumlusu
Osman Küçük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, CNR Kitap Fuarı'nın
ikincisinin düzenlenmesinin önemine
işaret etti.
Bunun, TÜYAP Kitap Fuarı'na
rakip olmadığını ifade eden Küçük,
etkinliğin merkezi yerde olmasının
okuyuculara önemli bir avantaj sağladığını kaydetti.
Etkinliğin, geçen yıla göre çok
daha başarılı geçtiğini, fuara bu yıl
daha fazla yayınevinin katılarak desteklemesinin önemli olduğunu dile
getiren Küçük, "CNR Kitap Fuarı,
desteklenirse, yayıncılarımız gelirse
daha başarılı olacaktır diye ümit ediyorum. Bunu, çocuk olarak düşünürsek, henüz emekledi, birkaç sene
sonra yürüme aşamasına gelecek,
oturacak olan bir fuar. Biz CNR Kitap
Fuarı'nın geleceğinden umutluyuz"
dedi.
- "Destek artarsa bu fuardan
umutluyuz"
İtaki Yayınevi Sorumlusu Gökhan
Aytar da başlı başına zor bir iş olan
fuarın, en başından sonuna kadar
ciddi bir çaba gerektirdiğini belirterek, etkinliğe ikinci yılında gösterilen
ilginin iyi olduğunu, ilerleyen zamanlarda daha çok yol katedileceğini vurguladı.
Aytar, "Fuardan memnunuz ve
geleceğinden de oldukça umutluyuz"
diye konuştu.
Kırmızı Kitap Yayınevi Satış
Koordinatörü Alp Özalp da fuarın
beklentilerini karşılamadığını ancak
bir önceki yıla göre hem ziyaretçi
sayısında hem de satış anlamında bir
artışın gözlendiğini aktardı.
Buna karşın istedikleri hedefe
henüz ulaşamadıklarını anlatan
Özalp, "Yavaş yavaş insanların alışacağını düşünüyorum. Çünkü yaklaşık
30 yıldır bu ülkede, kasım ayının ikinci haftası ya da yakın tarihlerde fuar
düzenleniyor. Dolayısıyla burası ulaşım anlamında daha avantajlı görünüyor. Destek artarsa bu fuardan
umutluyuz" ifadelerini kullandı.
Alp Özalp, İstanbul'da bu çapta
iki büyük fuarın yeterli olduğunu,
yayınevlerinin bu fuarlar için büyük
emek harcadığını vurgulayarak,
"Anadolu Yakası'nda bir fuar olabilir.
Ama o da yapıldığı zaman bu kadar
emek boşa gider mi, ne olur, onu
düşünmek lazım" değerlendirmesinde bulundu.
- "Anadolu Yakası'nda da böyle
bir fuarın olmasını istiyoruz"
Timaş Yayınları Fuar Sorumlusu
Mustafa Karakoç da bir fuarın tam
anlamıyla oturması için 5 yıl gerektiğini belirterek, yeni başlayan etkinlikte eksiklikler olduğunu söyledi.
Bu eksikliklerin ancak 5 yıl içerisinde tamamlanabileceğini dile getiren Karakoç, yayınevi olarak fuarın
devamlı olmasını istediklerini ve desteklediklerini bildirdi.
Karakoç, şöyle konuştu:
"İstanbul, potansiyeli olan çok
büyük bir yer. Bir veya iki fuarla bite-
cek gibi değil. Anadolu Yakası'nda
da böyle bir fuarın olmasını talep ediyoruz. Geçen yıla göre tanıtımlar
daha iyi yapıldı. Gelen ziyaretçi sayısı
fazla. Özellikle hafta sonunda gayet
iyiydi. Geçen yıl gelmeyen yayınevleri
olduğu gibi uzun vadeli ya da orta
vadeli düşünen yayınevleri de var. 5
yıl sonra bu etkinlik ayakları yere
basan bir fuar olacak. Öğrencilerin
ilgi göstermesi, okulların organize
olması çok güzel ve önemli. CNR'ın
avantajları fazla. İstanbul'un göbeğinde ve ulaşım sıkıntısı yok."
Doğan Kitap İstanbul Bölge Satış
Sorumlusu Hakan Konakçı da
Türkiye'de kitap fuarcılığı anlamında
büyük bir gelişim ve atılımın başladığını söyledi.
Bu ay içinde Bursa fuarının, arkasından da İzmir fuarının başlayacağını bildiren Konakçı, "Diyarbakır,
Malatya, Samsun'da kitap fuarları
açılmaya başlandı. Bu ilk zamanlarda
sadece İstanbul, İzmir ve Bursa ile
sınırlıydı. Şimdi artış gösterdi, bu
memnunluk verici. Bir toplumun gelişebilmesi için her türlü yayını okuması lazım" şeklinde konuştu.
(AA)
“Kanlı Nigar” sahnelere
müzikalle geliyor
Geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli figürlerinden olan "Kanlı Nigar"ın müzikli ve
danslı serüveni başkentlilerle buluşacak
ANKARA - Eserin yönetmeni
Özörten: "Seyirci, eseri izleyip salondan çıkarken kendisine 'acaba kadın
bugün özgür mü, ayaklarının üzerinde
durma çabasında mahalle baskısına
direnebiliyor mu' diye soracak"
ŞENAY ÜNAL - Geleneksel Türk
tiyatrosunun en önemli figürlerinden
biri olan "Kanlı Nigar" başkentlilerle
buluşuyor.
İzmir Devlet Opera ve Balesinin
(DOB) 2014 sanat sezonunda seyirciyle buluşturduğu ve kapalı gişe oynayan Kanlı Nigar oyunu, 15 Mart'ta
Leyla Gencer Sahnesi'nde başkent
prömiyerini yapacak.
Eser, Cem İdiz'in yeniden yazdığı
müzikler ve Özlem Belkıs'ın metniyle
sunulacak. İki perdelik müzikal, koro
şefi Lyubomira Aleksandrova yönetiminde ve Haldun Özörten'in rejisiyle
sahnelenecek.
-Kadının fendi erkeği yendi
Müzikal'in yönetmeni Haldun
Özörten, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kanlı Nigar'ın, geleneksel Türk
tiyatrosunun pek çok unsurunu içerisinde barındırdığını ve tiyatronun eski
ustalarına selam gönderdiğini söyledi.
Özörten, eserin konusunun
1900'lerin ilk yıllarında geçtiğini dile
getirerek, şunları söyledi:
"Bizim Kanlı Nigarımız biraz farklı.
Sadık Şendil'in metne dökerek tiyatroya kazandırdığı eserin orijinal hikayesinde Nigar, hafif meşrep ve randevu
evi işleten bir kadın. Biz orta oyununa
sadık kalarak bir yıllık çalışmanın
sonucunda günümüz olaylarına çok
uyan bir Kanlı Nigar ortaya çıkardık.
Nigar, ayakları üzerinde durmaya çalışan, koca dayağından muzdarip
olmuş, töre baskısından bunalmış
kadınları kendi evinde toplayıp, bohçacılık yaparak ve fal bakarak namusuyla hayatını geçindirip mahalle baskısına karşı direnen bir kadın çünkü o
dönemde de bu dönemde olduğu gibi
yalnız yaşayan kadına kötü gözle
bakılıyor. Mahalledeki her erkek
Nigar'dan faydalanmaya çalışıyor.
Nigar'da bunlara itiraz ederek 'hayır
ben namusumla çalışıyorum, ayakta
duruyorum' diyerek erkeklerden intikamını alıyor."
Özörten, dekorda bugüne de gönderme yapıldığını vurgulayarak,
"Dekorda arka fonda kırık dökük gökdelenler gösterdik ki günümüzde hala
bu mahalle baskısı devam ediyor
demek için. Seyirci, eseri izleyip salondan çıkarken kendisine 'acaba kadın
bugün özgür mü, ayaklarının üzerinde
durma çabasında mahalle baskısına
direnebiliyor mu' diye soracak" ifadesini kullandı. (AA)
Gelincikler sergisi
Toronto’da
TORONTO - Ressam Hikmet
Çetinkaya'nın "Gelincikler" resim
sergisi, Kanada'nın Toronto kentinde belediye binası salonunda açıldı.
Türkiye'nin Toronto
Başkonsolosluğu ile Kanada Türk
Topluluğu
Derneği tarafından, Çanakkale
Savaşları'nın
100. yılı dolayısıyla düzenlenen
etkinlikte, Hikmet
Çetinkaya'nın 44
yağlı boya tablosu izlenime
sunuldu.
Serginin açılışına katılan
Toronto Belediye Başkan
Yardımcısı Minna Wong, Türk toplumunun gerçekleştirdiği etkinliklerden duyduğu memnuniyeti dile
getirerek, "Barışı bu kadar güzel
anlatan sergi için teşekkür ederim"
dedi.
Türkiye'nin Toronto
Başkonsolosu Ali Rıza Güney de
dünyada çarpışan ve birbirini öldü-
ren tarafları, birbirine bu kadar
yaklaştıran başka bir savaş olmadığını ifade etti. Güney, sanatçı
Çetinkaya'nın bir gelincik tablosunu, günün anısına Toronto
Belediye Başkan Yardımcısı
Wong'a hediye etti.
Kanada Türk Topluluğu Derneği
Başkanı Cenk Sayın da AA muhabirine yaptığı açıklamada, sanatçı
Çetinkaya'nın katılamadığı serginin, 6 Mart'a kadar açık kalacağını
söyledi. Sayın, gelinciğin, Kanada
toplumunda da savaşlarda hayatını
kaybedenleri hatırlamakta sembol
olarak kullanıldığını kaydetti..
(AA)
mücadele ederek, kanuni ve kut- miştir. İlesam ile Telif haklarını birleştiren bu kitap
sal bir hak olan telif hakkını top- alanında bir ilk olarak görülebilir. Bu kitap içinde
lum içinde anlatmaya çalışmak “Fikri Mülkiyetin Dünyadaki Yeri, Dünya Fikri
olmuştur.
Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) hakkında bilgiden bilgi
Telif hakları alanında köklü bir casusluğuna; Telifi olan eser türlerinden, 5846 sayılı
kuruluş olan İLESAM için bazı kanuna; Korsan yayınlardan, kitap inceleme raporuisimler kanaatimce vazgeçilmez- na; İlesam’ın doğuş serüveninden son dönem
[email protected]
dir ve bu emeği ödenemeyecek İlesam’ın kurullarına ve Telif Hakları Yönergesi ve
isimlerin
başında
Cemal Yetki Belgesi’ne” kadar birçok bilgiyi Cemal
Tuzcuoğulları gelir. Telif hakkı Tuzcuoğulları bir araya getirmiştir.
BENCİLEYİN SÖZLER
konusunda onlarca davada bilirkiBugün itibariyle İlesam’ın Genel Muhasipliğini
şilik yapan, on yıldır gecesini yapan Cemal Tuzcuoğulları, İlesam’a sevgisini ve
gündüzünü İlesam’a için feda telif haklarına olan saygısını bu kitapla ortaya koyeden Cemal Tuzcuoğlulları’nda muştur. Önümüzdeki zamanda bu eserin genişletilTELİF HAKLARI, İLESAM ve CEMAL
görülen ruh hâli tamamen İlesam’ı miş baskılarının yapılacağına dair inancımın tam
ve yaptığı işi sahiplenmekle anlatı- olduğunu belirterek, değerli çalışma arkadaşım
TUZCUOĞULLARI’NA DAİR
labilir.
Tuzcuoğulları’nı, İlesam’ı ve telif haklarını anlattığı
Bir kuruluşun resmî olarak ortaya çıkması, işler
bu eserden dolayı İLESAM üyeleri ve telif hakları
Elimizdeki
bu
kitapla
Cemal
Tuzcuoğulları,
25
hâle gelip kalıcı olması hiç de kolay değildir.
Kuruluş çalışmaları bundan 25 yıl önce başlanan ve yıllık İlesam’ı ve Telif haklarının kısa bir tarihi savunucuları adına kutluyor; daha nice eserlere imza
atması dileklerimle kendisine teşekkür ediyorum.
28 Nisan 1986’da Bakanlar Kurulu kararı ile kuru- anlatmaya çalışarak adeta “bende herkes gibi
herhangi
bir
konuda
bir
kitap
yazabilirdim
ama
lup ilk yönetimi Bakanlar Kurulu tarafından atanan
İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri İlesam’a ve telif haklarına hizmet sadece çalışGÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Meslek Birliği) Telif Hakları konusunda 5846 sayılı makla değil, ona dair bir eser vermekle olur”
dercesine
hacimce
küçük
görünse
de
içerik
ola“Fikir ve Sanat Eserleri” kanunu kapsamında çalışDünyadayken mahşeri yaşamaktı hayalim,
rak önemli bir esere imza atmıştır.
maya başlayan ilk Meslek Birliği’dir.
Aşkta cahilim lakin bana diyorlar âlim.
Bu eser İLESAM’ın bir nevi geçmişi ve
1986’dan bugüne İlesam adına çalışan birçok kişi
çalışmalarının
belgesidir.
Telif
Hakları
üzerine
Ateşine vurgunum Hüdâ ihsan ederse,
onun için emek harcamış ve 11 Genel Kurul geçiren
İlesam’ın her döneminde öncelik, üyelerinin Telif Türkiye’de çok az kitap yazılmış ama bunu
Sonsuza ulaşırız şükür ile sağ salim.
Haklarını korumak ve her platformda korsanla kuruluş adıyla birleştiren bir kitap neşredilme-
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
10
SAĞLIK
10 Mart 2015 Salı
Mevsimsel alerji hastalarına
“gözlerinizi kaşımayın” uyarısı
AKÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İnan: “Mevsimsel alerji genellikle baharda ortaya çıkar, özellikle mayıs ve haziran aylarında, polenlerin havada uçuşmaya başladığı ve güneş ışınlarının direkt olarak göze temas ettiği aylarda başlar”
AFYONKARAHİSAR - "Gözde
hafif kaşıntıyla başlar, hasta gözünü
ovalar rahatlatmak ister ancak kaşıdıkça şikayetler daha da artar.
Susayan insanın tuzlu su içmesi gibi
kaşıntılı gözü kaşımak, şikayetleri
daha da artırır"
CANAN TÜKELAY - Afyon
Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp
Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim
Dalı Başkanı Prof. Dr. Ümit Übeyt
İnan, genellikle ilkbaharda görülen
mevsimsel alerji rahatsızlıklarında,
gözleri kaşımanın şikayetleri artıracağı
uyarısında bulundu.
İnan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, göz alerjilerinin "mevsimsel",
"yıl boyu süren" ve "akut" olmak
üzere üç çeşidi bulunduğunu söyledi.
Bunlardan en sık görüleninin mevsimsel alerji olduğunu vurgulayan
İnan, "Mevsimsel alerji genellikle
baharda ortaya çıkar, özellikle mayıs
ve haziran aylarında, polenlerin havada uçuşmaya başladığı ve güneş ışınlarının direkt olarak göze temas ettiği
aylarda başlar. En çok şikayetler bu
aylarda olur. Sonbaharda havalar tekrar soğuyuncaya kadar şikayetler
devam edebilir" dedi.
Söz konusu rahatsızlığın nedeninin, gözün konjonktiva tabakasının
karşılaştığı alerjen etkenlere tepki
göstermesi olduğunu ve belirtilerinden sulanma, kızarma ve kaşıntının
öne çıktığını dile getiren İnan, nadiren
de göz kapaklarında hafif şişlik görü-
lebileceğini anlattı.
Alerjinin başlangıç ve alevli döneminde ışıktan rahatsızlık duyulabileceği bilgisini veren İnan, şöyle konuştu:
"Görme genellikle etkilenmez.
Alerji varsa mutlaka göz kaşıntısı olur.
Gözde hafif kaşıntıyla başlar, hasta
gözünü ovalar rahatlatmak ister ancak
kaşıdıkça şikayetler daha da artar.
Susayan insanın tuzlu su içmesi gibi
kaşıntılı gözü kaşımak, şikayetleri
daha da artırır. Mümkün mertebe
gözümüzü elimizden korumak gerekir.
Şikayetlerin rahatlaması için de göz
damlası öneriyoruz. Alerji çok büyük
oranda çocukluk çağında başlar,
ergenlik dönemi ve üniversite çağında
da karşımıza çıkabilir.
Hastaların büyük bir
oranı bu yaşlardadır.
30'lu yaşlardan sonra
genellikle mevsimsel
alerji daha nadirdir.
Tedavide alerjiye özel
damlalarla özellikle
şikayetler çok rahatsız
edici ise kortizonlu
YYÜ'nün organ nakli merkezi
bölgenin umudu oldu
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi'nde 5 ay önce kurulan
organ nakli merkezi, bölgede böbrek bekleyen hastaların umudu haline
geldi. Kurulduğu günden bu yana 5 böbrek naklinin gerçekleştirildiği merkezde, böbrek yetmezliği yaşayan iki kardeşe, ablaları tarafından verilen
böbrekler nakledildi. YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Öğretim Üyesi
Sümer: "2011 yılında deprem geçirmiş ve hastanesi tamamen yıkılmış bir
üniversiteden, organ nakli yapılabilecek bir merkez oluşturmak kolay değil"
VAN - Yüzüncü Yıl Üniversitesi
(YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezi
bünyesinde hizmet veren organ
nakli merkezi, bölgede böbrek
bekleyen diyaliz hastalarının
umudu oldu.
Kentte 5 ay önce kurulan ve
bugüne kadar 5 böbrek naklinin
gerçekleştirildiği merkezde, geçtiğimiz hafta iki kardeşe ablalarından böbrek nakli yapıldı. Başarılı
geçen ameliyatların ardından diyaliz makinesine bağlı yaşamaktan
kurtulan kardeşler, yeniden yaşama tutundu.
YYÜ Dursun Odabaş Tıp
Merkezi Başhekimi Prof. Dr.
Hakan Çankaya, gazetecilere yaptığı açıklamada, daha önce böbrek
nakli yapmak isteyen hastaların
batıdaki illere gitmek zorunda kaldığını anımsatarak, bu bağımlılığı
ortadan kaldırdıklarını söyledi.
Batıda hastalara sağlanan tüm
hizmetlerin Van'da da verildiğini
vurgulayan Çankaya, "Geçtiğimiz
hafta 3 hastaya daha nakil gerçekleştirdik, şu anda durumları çok
iyi. Yakında taburcu edeceğiz.
Sağladığımız bu imkanı vatandaşlarımızla paylaşmak istedik.
Burada bu işlemlerin sürekli olarak
yapılması için elimizden geleni
yapacağız. Bu çalışmalarda emeği
geçen tüm hocalarımızı tebrik ediyorum" dedi.
Organ Nakil Merkezi olarak
geçtiğimiz hafta yaptıkları ameliyatlarla 5'inci böbrek naklini gerçekleştirdiklerini anlatan YYÜ
Dursun Odabaş Tıp Merkezi
Obezite ve Diyabet Cerrahisi
Merkezi Başkanı Doç. Dr. Aziz
Sümer ise geçtiğimiz hafta iki
abladan iki kardeşe böbrek nakli
damlalar da kullanılabilmektedir
ancak bunların yan etkileri bulunduğu
için hekim kontrolünde alınması gerekir. Tedavi dışında polenler gibi alerji
nedeni etkenlerden veya ortamlardan
kaçınmak, güneşli havalarda güneş
gözlüğü kullanmak yararlı olabilir."
Soğuk suyla gözü yıkamanın hastayı geçici rahatlatabileceğine değinen İnan, gözü kaşımak yerine bu
uygulamaların daha doğru olacağını
bildirdi.
İnan, mevsimsel göz alerjisinin
bulaşıcı olmadığını ancak ailede alerji
öyküsü olan ve buna duyarlı kişilerde
daha sık rastlandığını sözlerine ekledi.
(AA)
Mart sonuna
kadar grip aşısı
yapılabilecek
Sağlık Bakanlığı, grip aşısının
Türkiye'de eylül-aralık ayları arasında
yapılmasının önerildiğini, bununla birlikte
grip mevsimi nisan ayına kadar devam
ettiği için mart ayının sonuna kadar aşı
yapılabileceğini bildirdi.
ANKARA - Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Grip Bilimsel Danışma Kurulunun, bugün toplanarak yaşanan grip vakalarını değerlendirdiği belirtildi.
Gribin, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de
mevsimsel olarak yaygın görülebildiğine işaret edilen
açıklamada, her yıl bu aylarda Kuzey Yarım Küre ülkelerinde grip aktivitesinin arttığı anımsatıldı.
Avrupa'da artış gösteren grip vaka sayılarının yılın
ikinci haftasından sonra düşüşe başladığı ifade edilen
açıklamada, halen herhangi bir bölgede salgın bulunmadığı bildirildi.
Türkiye'de grip vakalarının dağılımı ve sayılarında
önceki yıllara göre belirgin bir artış olmadığı kaydedilen açıklamada, "Ülkemizde vaka sayıları ve yatış hızlarında artış gözlenmemektedir. Tüm ülkelerde olduğu
gibi ülkemizde de olası grip salgını durumunda uygulanacak bir salgın eylem planı bulunmaktadır. Bu
durumda gerekebilecek ilaç ve malzeme yeterli miktarda mevcuttur. Sadece ülkemizde değil, tüm ülkelerde grip sıkça ölüme yol açabilmektedir" değerlendirmesinde bulunuldu.
Gripten korunmada bilinen en etkili yöntemin aşı
olduğu bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Grip aşısının etkinliği, her sene dolaşan virüsle aşı
içeriği aynı olduğunda artmaktadır. Ülkemizin bilimsel
verileri değerlendirildiğinde grip aşısının eylül-aralık
ayları arasında yapılması önerilmekle birlikte grip mevsimi nisan ayına kadar devam ettiği için mart ayının
sonuna kadar aşı yapılabilir. Gripten korunmak için
aşılanmanın yanı sıra sık sık su ve sabunla eller yıkanmalı, öksürük ve hapşırık esnasında ağız ve burun tek
kullanımlık kâğıt mendille kapatılmalı ve mendil çöp
kutusuna atılmalıdır. Mendil yoksa kolun iç yüzüne
hapşırılmalı, içinde bulunulan mekanlar havalandırılmalı, grip belirtileri olan kişilerin evde istirahat etmeleri
sağlanmalıdır." (AA)
Yüksek dozda parasetamol
kalbe zarar verebilir
gerçekleştirerek önemli bir başarıya daha imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Hastaların durumunun çok iyi
olduğunu, taburcu edileceklerini
ifade eden Sümer şöyle konuştu:
"Böbrek nakli merkezi kurmak
çok zor. Kısa zaman önce kurulan
merkezimizde başarılı nakiller gerçekleştirdik. Bu başarının elde
edilmesinde büyük emekleri olan
rektörümüze ve başhekimimize
teşekkür ederiz. 2011 yılında deprem geçirmiş ve hastanesi tamamen yıkılmış bir üniversiteden,
organ nakli yapılabilecek bir merkez oluşturmak kolay değil.
Amacımız daha fazla nakil yapmak. Bunun için de süreye ve halkın bizi tanımasına ihtiyacımız var.
Bölge insanının burada bu işlerin
yapıldığını algılaması gerekiyor."
İnsanların Van'da da bu tür
başarılı tıbbi işlemlerin yapıldığını
bilmesinin kendileri açısından son
derece önemli olduğuna dikkati
çeken Sümer, kadavradan da nakil
yapmak istediklerini ifade etti
(AA)
ANKARA - İngiliz bilim adamları, birçok ağrı kesici
ve ateş düşürücü ilaçta bulunan parasetamol adlı
etken maddenin uzun süre ve yüksek dozda tüketilmesinin kalbe zarar verebileceğini belirledi.
İngiliz bilim adamları daha önce yapılmış 8 ayrı
araştırmaya dayanarak günde 3 gram parasetamol
tüketenlerin ölüm riskinin yüzde 63'e kadar çıkabileceğini saptadı.
Parasetamol içeren haplardan haftada 15 adet
tüketenlerde ise kalp-damar hastalığına yakalanma
riskinin yüzde 68'e kadar çıkabileceği görüldü.
Bilim adamları, söz konusu etken maddenin yüksek dozda kullanımının mide, bağırsak, böbrek hastalıklarına da davetiye çıkarabileceğine dikkati çekti.
Genellikle hap şeklinde, 500-1000 miligram dozda,
çoğu reçetesiz satılan parasetamol içeren ilaçlardan
ömürlerinde 500 gramdan fazla tüketenlerin de böbrek
hastalıklarına yakalanma riskinin yaklaşık 2 kat arttığı
ortaya çıktı.
Leeds Hastanesi'nden Profesör Philip Conaghan
ve ekibi, tıp camiasının düşündüğünün aksine parasetamolün tehlikeli olabileceği uyarısında bulundu.
Daha önce yapılan araştırmalar fazla parasetamolün karaciğere zarar verdiğini göstermişti.
Araştırmanın sonuçları İngiliz "Annals of The
Rheumatic Diseases" dergisinde yayımlandı. (AA)
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
10 Mart 2015 Salı
Annesinin sevgisi sayesinde
“yapamaz” denilenleri başardı
Antalya'da 510 gram ağırlığında dünyaya gelen, yoğun bakımda 5 kez kalbi durmasına rağmen bin 270 gram ağırlığında hastaneden taburcu edilmeyi başaran 5
yaşındaki serabral palsi hastası Mehmet Ercan Sönmez, annesinin desteğiyle
kendisi için "yapamaz" denilen her şeyi başardı.
ANTALYA - Kepez ilçesinde yaşayan
Semra Sönmez'in ikinci çocuğu olan
Mehmet Ercan Sönmez, 5 yıl önce 21
haftalık olarak 510 gram ağırlığında
dünyaya geldi. Hastane çalışanlarınca
"parmak bebek" olarak nitelendirilen
Sönmez, bazı organları tam gelişmediği
için yoğun bakım ünitesinde tedavi görmeye başladı.
Doktorlar anne Sönmez'e, "Hastaneye
3 ay gelme, sadece anne sütü gönder"
demesine rağmen Sönmez, aylarca
yoğun bakım kapısında oğluna bir kez
olsun dokunabilmek için bekledi.
Sönmez, oğluna ilk kez doğumdan 2 ay
sonra dokunabildi.
Yoğun bakımda tedavi görürken solunum yetmezliği nedeniyle 5 kez duran
kalbi çalıştırılan minik Mehmet, doktorların tabiriyle "mucizeyi" başardı.
Mehmet bebek, yoğun bakımda geçen
4,5 ayın ardından bin 270 gram ağırlığında hastaneden taburcu edildi. Tam
her şey yoluna girmişti derken anne
Sönmez, 13 aylıkken oğlunun kafasını
sabit tutamadığını, insanlarla göz teması
kuramadığını fark etti.
Atatürk Devlet Hastanesine götürülen
Mehmet'e "serebral palsi" (Merkezi sinir
sisteminin hareket işlev alanlarının hasar
görmesinden dolayı oluşan durum) hastalığı teşhisi konuldu.
Doktorlar, küçük Mehmet'in konuşması ve yürümesinin zor olduğunu bildirdi.
Çevresindeki umutsuz söylemlere rağ-
men anne Semra Sönmez, bir gün bile
umutsuzluğa düşmeden oğluna her şeyi
anlatmaya başladı.
Oğlu için evinin bir odasını adeta anasınıfına çeviren anne Sönmez, yaptığı
her şeyi oğluna bir bir anlattı.
Komşularının "Sen deli misin, konuşmayan bir çocukla her gün saatlerce sohbet ediyorsun. Seni anlamıyor" demesine rağmen oğlunun konuşacağı inancını
bir gün bile yitirmeyen Sönmez'in hayali, 4 yaşındayken oğlunun ağzından
çıkan "anne" sözüyle gerçek oldu.
Mehmet, 5 yaşına ulaştığında yaşıtları
gibi olmasa da kısa cümleler kurabilmeye başladı. Bu sırada özel bir rehabili-
BARTIN - Bartın'ın Amasra ilçesinde,
tahta ve naylondan yaptığı barakada
yaşayan Ömer Çetinol, sıcak bir yuvaya
özlem duyuyor.
Memur olarak çalışırken 1999'da 10
gün mazeretsiz gitmediği için iş akdi
feshedilen Çetinol, 2008'de eşinden
boşandı. Bir süre, eşinin istememesi
nedeniyle kendisine verilen oğlu, bakamadığı için koruma altına alınarak yurda
yerleştirilen Çetinol, Kum Mahallesi
Karaevler mevkisinde tahta ve naylondan yaptığı barakada yaşamını sürdürü-
yor. Ömer Çetinol, gazetecilere yaptığı
açıklamada, memurluktan çıkarılmasının ardından önce eşinden, sonra
çocuğundan ayrıldığını, ayağının kırılması nedeniyle de çalışamadığı için
sokak hayatı yaşamaya başladığını söyledi.
Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakfı'nın kendisine verdiği
aylık 200 liralık yardımla karnını doyurmaya çalıştığını ifade eden Çetinol,
"Tabi aldığım bu para da yetmeyince
ondan bundan yardım istiyorum. Bir
tasyon merkezi ve annenin girişimleriyle
hayırseverler tarafından alınan cihazlarla
evde fizik tedavi gören Mehmet, kimsenin yardımı olmadan kısa süre de olsa
ayakta durabiliyor.
Epilepsi ve reflü rahatsızlıkları da
bulunan Mehmet, evinde hastanelerdeki
gibi otomatik yatak bulunmadığı için her
gün bebek sandalyesinde uyumak
zorunda kalıyor.
Anne Sönmez, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, oğlunu yatağında uyutursa
ilerlemiş reflü ve epilepsiden dolayı
nöbet geçirmesi halinde kusmalar olabileceğini, bu nedenle oğlunun boğulabileceğini vurguladı. (AA)
Naylon barakada yaşıyor
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
nevi dilenci gibi oldum. Gururuma
dokunuyor, ağrıma gidiyor ama açlık bir
taraftan, soğuk bir taraftan ne yapayım.
Ben sıcak bir çorbaya, sıcak bir yatağa
hasret kaldım" dedi. İki yıldır yaşadığı
barakada her sabah kalktığında karnını
nasıl doyuracağını düşündüğünü dile
getiren Çetinol, şunları kaydetti:
"Kış aylarında 2 yorgan, 4 battaniye
örtüyorum ama yine de ısınamıyorum.
Yağmur yağdığında yorganlar da ıslanıyor. Rüzgarda soğuk enseme, yüzüme
vuruyor. Sıcağı çok özlüyorum. Güneş
açtığı zaman çok seviniyorum çünkü
vücudum ısınıyor. Karlı havalarda 2 gün
yatağın içinden çıkamadım. Damlalar
yüzüme gelmesin diye başımı battaniyenin altına soktum. En son ne zaman
sıcak çorba içtiğimi hatırlıyorsam Allah
canımı alsın. Rüyalarımda hep yemek
görüyorum, sıcak çorba görüyorum.
Yemeye yemeye 90 kilodan 60 kiloya
düştüm. İnsanlardan da bir yere kadar
yardım isteyebiliyorsunuz. Artık mecburen kabuğuma çekilip yarı aç yarı tok
yaşamaya çalışıyorum. Tek istediğim
evime geleyim, lambamı açabileyim,
mutfağımda bir yumurtamı kırayım.
Benim için en lüks hayat bu." (AA)
BULMACA
Soldan sağa:
1. Eski dilde masraflar. – Uzaklık anlatır. 2. Tembellik. – Şube, dal. 3.
Antalya ilinde dünyaca ünlü bir plaj. – Yurdumuzun güneyinde Akdeniz’e
dökülen bir çay. 4. Gözleri görmeyen. – Herhangi bir aracın çeşitli amaçlarla
kullanılmasını sağlayan parçaları. 5. Resimli duvar ilanı. – Kuzu sesi. 6.
Çocuk sahibi olmuş kadın. – Mısır’ın plaka işareti. – Nazım Hikmet’in soyadı. 7. Osmanlı – Mısır donanmasının bozguna uğradığı deniz savaşı. 8.
Duman karası. – Kayıp, zayi. 9. Ödünç alınan ya da verilen şey. – Öz su. 10.
Atın yürüyüş şekillerinden biri. – Akla ve gerçeğe aykırı. 11. Binek hayvanı.
– Hıristiyan tapınağı. 12. Okul. – Ata bakan, tımar eden kimse, at bakıcısı. 13.
Soğuk denizlerde yaşayan, karaciğerinden balıkyağı çıkarılan, eti yenilen bir
balık. – Hitit. 14. Taht. – Suçu bağışlama. 15. Bir tür tatlı. 16. Eski dilde
bayram. – Boya inceltici madde. 17. Mısır. – Güney Amerika’da kullanılan
bir tür kement. 18. Balıkesir ilinin eski adı. – Bir renk. 19. Hava basıncı birimi. – Herhangi bir konuda bir görüş ve düşünceyi bildiren yazı. 20. Asya’da
bir göl. – Bataklık gazı.
Yukarıdan aşağıya:
1. Harç alıp sürmeye yarayan duvarcı aracı. – İstikbal, gelecek. – Mermerde
bulunan sert kısım. – Baryumun simgesi. 2. Rus Kazaklarda başkan. – Düz
dokunmuş, açık saman renginde bir tür ipek kumaş. – Afrika’da bir başkent.
3. Rus köylü kadınlarının giydiği, kollu veya kolsuz uzun elbise. – Güzel söz
söyleme, hitabet sanatı. – Sivas ilinin bir ilçesi. 4. Karışık renkli. – Kuran
cümlesi. – Voynukların küçük rütbeli subaylarına verilen ad. 5. Bir nota. –
Lokanta. – Yumurtanın bir bölümü. – Denizlerin çekilmesiyle oluşmuş yurtlanmaya elverişli bölge. 6. Paylama, azarlama. – Eskiden Karagöz oynatılan
kahvelere verilen ad. – Bir peygamber. – Lahza. – Çölde esen rüzgâr. 7.
Parlak kırmızı renkte değerli bir tür taş. – Küçük
kitap, broşür. – Yapılan iş, işlem. 8. Bir yağış türü.
ÇÖZÜMÜ
– Sadrazamların ya da çeşitli devlet adamlarının
padişaha verdikleri armağan. – Eski dilde otlar. –
BUGÜN
Köpek. 9. Genç irisi. – Tek bir sanatçının tek bir
13. SAYFADA
müzik aletiyle verdiği konser. – Meydan, alan. 10.
Cüzamlı. – Çekinik. – Kadın giysilerinin etek ucu,
kol gibi yerlerine verev kesilmiş kumaştan yapılan
süs.
Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu
11
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
AYDIN ÜZERİNE MÜLAKAT 10
ABD’den ithal edilen bakan Kemal
Ülkemizde bugün 80 milyar dolar
Derviş’in ısrarıyla kâr eden ve büyük civarında bir yabancı sermaye var.
bir iş ve teknoloji potansiyeli olan
Türk ekonomisi Dünya tekelci serTürk Telekom, yani ülkemizin sinir
mayesinin elinde, emrinde ve güdüsistemi, 2005 yılında özelleştirildi.
mündedir. Özelleştirme İdaresi başTürk Telekom, 2000-2004 yılları
kan yardımcısı Osman Demirci’nin
kurumlar vergisi rekortmenidir.
verdiği bilgilere göre Türkiye 20032005 yılı sonunda Saudi Oger şir2007 yılları arasında özelleştirmede
keti patronajındaki bir yabancı şirdünya birincisi. 2003 yılı öncesi 20
ketler birliğine 6 milyar 650 milyon
yıllık sürede Türkiye’de yapılan
dolara satılmış. Bu rakam, Türk
özelleştirme 8 milyar dolar, 2003Telekom’un yaklaşık 4 yıllık kârına
2007 yılları arasında ise 18 milyar
karşılıktır. Telekom’un yabancı ortadolar.
ğının yıllık kâr payı 1 milyar dolarMersin ve İzmir limanları özelleşdır. Bu önemli kuruluş ve başkaları
tirilmiş, sırada Derince Limanı var.
yabancı sermayeye devredilerek
İzmir Limanını Hutchison ve
Türk ekonomisi yabancılara teslim
Singapur firması PSA satın almış.
edilmiştir.
Türkiye küresel sermayenin sömürge
Yabancı sermaye payı batılı ülkealanı haline getiriliyor. Soros,
lerde şöyle: Hollanda %12, İsveç:
Rotchild, Rockefeller gibi adamlar,
%5,6, İspanya: %5,6, Almanya: %2
paralarıyla dünya çapında tefecilik,
Batılı ülkelerde devletin sermaye
spekülatörlük yaparlar. Değişik gazepayı: Fransa: %58,9, Belçika: %51,6, te haberleri, yazarlar ve ilgili kayİsveç: %64,4, İsviçre: %62,7,
naklardan aldığımız bu bilgiler, özelNorveç: %53,2, Lüksemburg: %100
leştirmenin nasıl bir şey olduğunu,
Maalesef Türkiye’de siyasî iktidar- Türk milletine faydalı mı zararlı mı
lar, özelleştirmede daha çok yabancı- olduğunu herhâlde ortaya koymaya
lara açılmışlar, Türk milletinin el
yetiyor.
emeği ve öz kaynakları yabancılara
Mehmet ÇEVİK: Bir de Türkiyeli
peşkeş çekilmiştir. Türkiyeli aydın
aydının genelde özgürlükler, özelde
bu uygulamayı desteklemektedir.
din ve vicdan özgürlüğü bağlamında
Bunu da dışa açılma, dünyayla birmisyonerlik çalışmalarına serbestiyet
likte hareket etme, içine kapanmama, tanınması yaklaşımı var. Buna ne
yabancı sermaye girdisi gibi sunmak- dersiniz?
tadır. Türkiyeli aydın ve onun sözüne
Prof. Dr. Nurullah ÇETİN:
bakan siyasetçi, kâr getiren ve strate- Türkiyeli aydın, misyonerlik çalışjik önemi olan kuruluşların yabancımalarını din ve vicdan özgürlüğü
lara satılması konusunda ısrarlı olubağlamında demokratik bir hak olayorlar. Böylece millî menfaatler ve
rak görüyor ve misyonerlik faaliyetbağımsızlığımız tehlikeye giriyor.
lerinin serbest bırakılmasını normal
Batılı ülkelerde bankalarda yabankarşılıyor. Türkiye’de Avrupa Birliği
cıların payı %14 bizde ise %45. Bu
uyum yasaları yürürlüğe girdiğinden
oran daha da artırılacak. %76’2yı
beri kilise ve havra sayısı artmış.
hedeflemektedirler. Birçok banka
300’den fazla kilise kurulmuş. Pazar
yabancılara satıldı. Böylelikle Türk
ayinine katılan Türklere aylık 250
parası, ülkenin kan dolaşım sistemi
dolar ücret ödeniyormuş. Ayrıca misyabancıların eline geçiyor.
yonerlik amacıyla çok sayıda kitabYabancılar ve yerli işbirlikçileri para- evi, kütüphane, yayınevi, gazete,
mızı elimizden alıp bizi köleleştiredergi, radyo, manastır, şirket, kahvecekler, proleterya yapıp istedikleri
hane, acente otel, müze bulunuyorpolitikaları para gücüyle uygulayamuş. Bâlâ’nın Kesikköprü beldesinde
caklardır. Daha şimdiden bu oyun
her Ağustos ayı öğrenci kampları
oynanmaya başladı.
kuruluyormuş.
Türkiye yabancı sermayeye teslim
Rahşan Ecevit şöyle demiş: “AB
ediliyor. Gelen yabancı sermaye
süreciyle birlikte dinimiz elden gidiTürk ekonomisine yatırım yapmıyor, yor. Müslümanlığın gerilemesine razı
Türk milletinin el emeği göz nuru ve olamam. Yabancıların toprak alımıyöz kaynaklarını alıyor, yeni iş sahası
la birlikte misyonerlik faaliyetleri
açmıyor. Kuruluşlar el değiştiriyor.
arttı. Türkiye’yi bölmenin bir yolu da
Türklerin elinden yabancıların eline
vatandaşların dinlerini değiştirmelegeçiyor. Türk milletinin serveti
rini teşvik etmekten geçer.”
yabancı devletlerin serveti hâline
Vaktin İçişleri Bakanı Sadettin
geliyor. Yabancı sermaye kısa vadeli
Tantan da şöyle demiş: “İnsanlarımız
para sıkıntısını gideren sıcak paradır. fakirlikten kaynaklanan tuzak içinde
Ancak bu, iş sahası açmıyor, kalkınmisyonerlerin kucağına süratle itilimamıza hizmet etmiyor. Yabancı ser- yor.”
maye yeni üretim tesisleri kurmuyor,
CHP’li Ankara Çankaya belediye
üretim kapasitelerini genişletmiyor,
başkanı Muzaffer Eryılmazda şöyle
istihdamı artırmıyor. Yabancı sermayakınmış: “Kilise, havra, yani camiye, bir süre sonra kendi vatanına kâr
lerin dışındaki yerler 7’yi buldu.
transferi yapacaktır.
Örneğin Cebeci’de var. Oraya giden,
-2007’nin ilk iki ayında geçen yılın orayı kabul eden adama bir de
aynı dönemine oranla yurtdışına öde- 250’şer dolar aylık veriyorlar. Yani
nen faizler % 13,2 artarak 936 milfelâket bir şey bu.”
yon doları bulmuştur.
Emniyet Genel Müdürlüğü
-Aynı dönemde yurtdışına yapılan
MGK’ya iletilmek üzere Şubat
kâr transferleri %19,1 artarak 1 mil2005’te hazırladığı raporda misyoyar 256 milyon dolara ulaşmıştır.
nerlerin İstanbul’u üs seçtikleri
Merkez Bankası bağımsız iradesiy- Anadolu’ya açıldıkları ve son bir yıl
le faiz oranlarını, döviz kurlarını
içinde 230 korsan kilise açtıkları
belirleyememektedir. Çünkü borsanın iddia edildi. Raporda tamamı kaçak
% 70’i, finans sektörünün %50’si,
olan apartman altı kiliselerde toplabankacılık sektörünün % 45’i yaban- nıldığı ve işsiz gençlerin hedeflendicıların ellerindedir.
ği vurgulanıyordu. DEVAM EDECEK
Şiddet gören kadınlara
destek için konser
EDİRNE - Güzel Sanatlar Genel
Müdürlüğü Edirne Devlet Türk
Müziği Topluluğu, 8 Mart Dünya
Kadınlar Günü kapsamında, şiddet
gören kadınlara destek olmak
amacıyla konser verdi.
Türk Üniversiteli Kadınlar
Derneği Edirne Şubesi ve Aile ve
Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü
işbirliği ile 8 Mart Dünya Kadınlar
Günü kapsamında Devecihan
Kültür Merkezi'nde düzenlenen
etkinlikte, konserin yanı sıra kadınlar için şiir dinletisi sunuldu ve
Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği
ekibi de gösteri sundu.
Dernek Başkanı Serpil Koçmer,
etkinlik öncesi gazetecilere yaptığı
açıklamada, son günlerde artış
gösteren kadına şiddet olaylarının
yürekleri burktuğunu söyledi.
Kadının toplumda bağdaştırıcı
görev üstlendiğini aktaran Koçmer,
şunları kaydetti:
"Bu cinayetleri görmek bir insan
olarak, kadın ve anne olarak hepimizin yüreğini burkuyor ve yüzünü
kızartıyor. Bizler toplum olarak hep
beraber el ele verir, birbirimizi dinlersek, çözüm süreci mutlaka başlayacak ve devam edecektir. Bu tür
olayları engelleyen ve belirleyen
cezai müeyyidelerin uygulanması
bu sorunların önüne geçecektir."
Edirne Belediye Başkan
Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu da
Türkiye'de bir yerde şiddet gören
bir kadın varsa sessiz kalmaması
gerektiğini ifade etti. (AA)
12
GAP ile istihdam patlaması
10 Mart 2015 Salı
MARDİN- Güneydoğu
Anadolu Projesi (GAP) Eylem
Planı Başbakan Ahmet
Davutoğlu tarafından açıklandı. 2018 yılı sonunda
tamamlanması beklenen proje
kapsamında ekonomiye yılda
6.6 milyar dolar katkı
sağlanacak. Yılda sulama faydası 2.2 milyar dolar, enerji
faydası 4 milyar dolar, içme
suyu faydası 410 milyon dolar
olarak hesaplandı. Proje kapsamında 1 milyon 270 bin
kişiye de istihdam imkanı
sağlanacak. GAP Bölgesi’nin
ihracatı 22 milyar dolara
çıkarılması hedeflenirken, işsizlik oranının da yüzde 10
seviyesinin altına düşürülmesi
hedefleniyor. GAP dahilinde
hidroelektrik enerji santrallerinin toplam
kurulu gücü 7. 476 MW olurken, yılda 27
milyar kilovat saat enerji üretimi hedefleniyor. 2014-2018 dönemlerini kapsayan 2.
eylem planı ile sulama yatırımları hız
kazanacak.
Başbakan Davutoğlu yeni planın 115
eylemden oluştuğunu belirterek 5 ana
eksen bulunduğunu ifade ederek, bunların
‘ekonomik kalkınma, sosyal gelişme,
şehirlerde yaşanabilirliliğin artması, alt
yapının geliştirilmesi ve kurumsal kapasitenin artırılması’ olarak sıraladı. 2018 yılı
sonuna kadar 26,7 milyar TL kaynak ayrılacak.
651 bin hektar sulamaya açılacağını
bildiren Başbakan Davutoğlu, organik
Üretim ve kalkınma odaklı
perspektiften taviz vermediklerine ifade eden Başbakan
Davutoğlu, “Kervan yolunda
yürümektedir. Kimse bu kervanın istikamet değiştireceğine
yönelik hesap yapmamalıdır.
Üretime dayalı kalkınma projeleri bu kapsamda önemlidir”
dedi.
Çözüm süreci öncesinde 30
yılda yaşananların önemli kayıplara neden olduğunu dile
getiren Davutoğlu, “Doğu ve
Güneydoğuda iliklerimizi
sömüren bir yapıdır. Toplam
kaybımız 400 milyar doları
geçmiştir. 33 yılda 0,5 daha az
kalkındık. Terör bağlamındaki
gelişmeler dolayısıyla. 6-7
Ekim olaylarının darbesi dış
tarımla uğraşanlara destek sağlanacağını
kaynaklı gelişmelerden daha çok olmuştur.
kaydetti. Meraların koyun melemelerini
Ekonomi ile demokrasi arasında doğrudan
özlediğini ifade ederek çözüm süreci ile
irtibat var” dedi. 2008 yılında açıklanan
yaylalarda tarım ve hayvancılığın gelişeeylem planının bütün unsurları hayata
ceğini kaydetti. Davutoğlu, küçükbaş haygeçirildiğini belirten Davutoğlu, dünyada en
vancılığın gelişmesine yönelik çalışma
büyük toplulaştırma ( 2,4 milyon hektar) bu
yapılacağını bildirdi. Organik tarım,
dönemde yapıldığını bildirdi.
yenilenebilir enerji ve sağlık turizmi önemli
Başbakan Davutoğlu tarafından açıkolurken, vatandaşın iş ve yaşam koşulları
iyileştirilerek göçün azaltılması hedefleniyor. lanan eylem planına çok sayıda Bakan ve
milletvekili de eşlik etti. Başbakan
Habur sınır kapısının güçlendirileceğini
Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Kalkınma
ifade eden Davutoğlu, KOBİ’lere yönelik
finansman desteğinin artırılacağını kaydetti. Bakanı Cevdet Yılmaz, Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Maliye
Davutoğlu GAP dahil 43 şehirde girişim
Bakanı Mehmet Şimşek, Orman ve Su İşleri
sermayesi fonu oluşturulacağını bildirdi.
Bakanı Veysel Eroğlu, Adalet Bakanı Kenan
Davutoğlu 2003 yılındın itibaren toplam
İpek, Türk Medya Yönetim Kurulu Başkanı
41,2 milyar TL toplam yatırım ödeneği
Ethem Sancak da toplantıda hazır bulundu.
ayrıldığını bildirdi.
Seçim takvimi bugün başlıyor
ANKARA - Yüksek Seçim
Kurulunun (YSK), 7 Haziran'da
yapılacak 25. Dönem Milletvekili
Genel Seçimi için açıkladığı
takvim bugün başlayacak.
Buna göre, Milletvekili Genel
Seçimi'ne katılacak siyasi partiler, aday listelerini 7 Nisan'da en
geç saat 17.00'ye kadar YSK'ya
verecek, 24 Nisan'da milletvekili
kesin aday listeleri ile bağımsız
adaylar ilan edilecek. Yurtdışında
oy kullanımında son seçimde
yaşanan aksaklıkların giderilmesi
için de çalışan YSK, randevu sistemini kaldırarak, yurtdışında oy kullanma
süresini uzattı. Buna göre, gümrük
kapılarında ve yurt dışı temsilciliklerinde oy
verme işlemleri 8 Mayıs'ta başlayacak.
Yurtdışı temsilciliklerinde oy verme işlemleri
31 Mayıs'ta sona erecek. Seçmenler, tüm
yurtta, 7 Haziran Pazar günü 08.00-17.00
saatleri arasında oy verecek. Saat 17.00'ye
geldiği halde, sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler, başkan
tarafından sayıldıktan sonra sırayla oylarını
kullanacak. Seçim takviminin diğer aşamaları şöyle: 14 Mart: Muhtarlık bölgesi
askı listeleri saat 08.00'de askıya çıkarılacak. Tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü
askı listeleri de güncelleştirilmek üzere
askıya çıkarılacak. Yurtdışı seçmen kütüğü
"www.ysk.gov.tr" adresinde ilan edilecek
ve itirazlar başlayacak. "www.ysk.gov.tr"
adresinden bina bazında seçmen kayıtlarının sorgulanmasına başlanacak. Siyasi
partiler, hangi seçim çevrelerinde hangi
usul ve esaslarla aday tespiti yapacaklarını
YSK'ya saat 17.00'ye kadar bildirecek.
15 Mart: YSK, siyasi partilerin, hangi
seçim çevrelerinde hangi usul ve esaslarla
aday tespiti yapacaklarını ilgili seçim
kurullarına bildirecek.
24 Mart: Siyasi partiler, ön seçim ya da
aday yoklaması seçmen listelerini kesinleştirecek.
27 Mart: Muhtarlık bölgesi askı listeleri
ile tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü
askı listeleri askıdan indirilecek.
"www.ysk.gov.tr"de bina bazında seçmen
kayıtları sorgulanmasının son günü.
29 Mart: Muhtarlık bölgesi askı listeleri,
yurtdışı seçmen kütüğü ile tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü askı listelerine yapılacak itirazlar karara bağlanacak.
3 Nisan: Siyasi partilerin birleşik oy
pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için
YSK tarafından kura çekilecek.
7 Nisan: Siyasi partilerin genel merkezlerinin, seçime katılacakları seçim çevrelerine ait aday listelerini, YSK'ya alındı belgesi
karşılığında DVD ve kağıt ortamında en geç
saat 17.00'ye kadar vermelerinin son günü.
Bağımsız milletvekili adaylığı için il
seçim kurullarına başvurularda son gün.
8 Nisan: Yurtiçi ve yurtdışı seçmen
kütüklerinin kesinleştirilecek.
15 Nisan: Milletvekili geçici aday listeleri
radyo, televizyon ve Resmi Gazete'de
yayınlanacak. Geçici aday listelerine karşı il
seçim kurullarına ve YSK'ya yapılacak itirazlar başlayacak ve incelenecek.
16 Nisan: Geçici aday listelerine karşı
ilgili il seçim kuruluna yapılacak itirazların
son günü.
19 Nisan: Milletvekili geçici aday listelerine karşı il seçim kurullarına yapılan itirazlar
üzerine bu kurullarca verilen kararlara
yönelik itirazların YSK tarafından karara
bağlanmasının ve milletvekili geçici
adaylığından istifa edenlerin YSK'ya
bildirmesinin son günü.
21 Nisan: Birleşik oy pusulasında yer
alacak bağımsız aday sıralaması için tüm il
seçim kurullarında aynı anda olmak üzere
saat 11:00'de kura çekilecek.
24 Nisan: Siyasi partilerin seçim
çevreleri itibarıyla milletvekili kesin aday listeleri ile bağımsız adaylar, radyo, televizy-
on, Resmi Gazete ve illerde ilan
edilecek.
8 Mayıs: Gümrük kapılarında
ve yurtdışı temsilciliklerinde oy
verme işlemi başlayacak.
23 Mayıs: Radyo ve televizyonda yayın için başvuran
siyasi partilerin radyo ve televizyonda yapacakları propaganda konuşmalarının yayın ve
zaman sıralarının belirlenmesi
için YSK tarafından kura çekilecek.
28 Mayıs: Propaganda
serbestliği ve bir kısım seçim
yasakları başlayacak. 31 Mayıs: Radyo ve
televizyon propaganda konuşmaları start
alacak. Yurtdışı temsilciliklerde oy verme
işlemi sona erecek. 1 Haziran: Seçmen
bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtılması
tamamlanacak ve dağıtılmayanlar ilçe
seçim kurulları başkanlıklarına teslim edilecek.
6 Haziran: Saat 18.00'de seçim propagandası sona erecek.
7 Haziran: Oy verme günü.
YSK, 2014 nüfus sayımına göre, illerin
çıkaracağı milletvekili sayısını da belirledi.
Buna göre, milletvekillerinin illere göre
dağılımı şöyle:
"Adana 14, Adıyaman 5, Afyonkarahisar
5, Ağrı 4, Amasya 3, Ankara 32, Antalya
14, Artvin 2, Aydın 7, Balıkesir 8, Bilecik 2,
Bingöl 3, Bitlis 3, Bolu 3, Burdur 3, Bursa
18, Çanakkale 4, Çankırı 2, Çorum 4,
Denizli 7, Diyarbakır 11, Edirne 3, Elazığ 4,
Erzincan 2, Erzurum 6, Eskişehir 6,
Gaziantep 12, Giresun 4, Gümüşhane 2,
Hakkari 3, Hatay 10, Isparta 4, Mersin 11,
İstanbul 88, İzmir 26, Kars 3, Kastamonu 3,
Kayseri 9, Kırklareli 3, Kırşehir 2, Kocaeli
11, Konya 14, Kütahya 4, Malatya 6,
Manisa 9, Kahramanmaraş 8, Mardin 6,
Muğla 6, Muş 3, Nevşehir 3, Niğde 3, Ordu
5, Rize 3, Sakarya 7, Samsun 9, Siirt 3,
Sinop 2, Sivas 5, Tekirdağ 6, Tokat 5,
Trabzon 6, Tunceli 2, Şanlıurfa 12, Uşak 3,
Van 8, Yozgat 4, Zonguldak 5, Aksaray 3,
Bayburt 2, Karaman 2, Kırıkkale 3, Batman
4, Şırnak 4, Bartın 2, Ardahan 2, Iğdır 2,
Yalova 2, Karabük 2, Kilis 2, Osmaniye 4,
Düzce 3." (AA)
Vatandaş, CHP’den ‘PROJE’ İSTİYOR
İZMİR - CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
nedeniyle Çeşme ilçesindeki kadınlara karanfil
dağıttı. Sheraton Oteli'nde düzenlenen "2015
Seçimlerine Doğru Sağlık Politikalarına Bakış"
toplantısına katılan Kılıçdaroğlu, daha sonra ilçe
merkezine geçti.
Burada kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar
Günü'nü kutlayan Kılıçdaroğlu, karanfil dağıttı.
Esnafı ziyaret eden, kendisine ikram edilen
pideden yiyen Kılıçdaroğlu bazı vatandaşlarla da
sohbet etti. Emekli bir kadınla sohbet eden ve
kendisine "Proje üretin, bırakın dalaşmayın" diyen
kadına Kılıçdaroğlu "Yok zaten onu yapmıyoruz"
yanıtını verdi. Son birkaç dönemdir CHP'ye oy
vermediğini, emekli olduğunu ve geçinmekte zorluk çektiği için çalışmaya devam ettiğini, bu
nedenle maaşından kesinti yapıldığını anlatan
kadına Kılıçdaroğlu, "Ürettiğimiz size göre proje
yok mu? Aile sigortası diye bir proje duydunuz
mu?" dedi. Emeklilere Ramazan ve Kurban
bayramlarında birer ikramiye maaş vereceklerini
açıkladıklarını, çalışan emeklinin maaşından
kesilen Sosyal Destek Pirimini kaldıracaklarını dile
getiren Kılıçdaroğlu'na kadın, "Çocuk gibi
ikramiye istemem. Bana çok ters geldi anlattığınız. Az olsun ama her ay maaşıma yansıyan
bir şey olsun" yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu, asgari ücreti de bin 500 lira
yapacaklarını ifade etti.
Alaçatı'ya geçen ve buradaki kadınlara da
karanfil dağıtan Kılıçdaroğlu'na CHP Genel
Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç,
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, İzmir
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile
bazı milletvekilleri de eşlik etti.
haber
İpini koparan
Suriye’de
ANKARA - Suriye’deki belirsizlik ve savaş
ortamı, sürekli Türkiye’yi suçlayan batılı ülkelerin
vatandaşlarını cezp ediyor.
Özellikle İngiliz, Fransız, Amerikalı, Danimarkalı,
Hollandalı ve başka ülkelerden gençlerin gitti
Suriye’de IŞİD başta olmak üzere başka terör gruplarına da katıldığı biliniyor.
Terör örgütü IŞİD'e katılmak için İngiltere’den
Suriye'ye gittiği iddia edilen üç İngiliz kız medyanın
ilgi odağı olurken, kızların Rakka kentinde oldukları
ileri sürüldü.
Sky haber kanalının Türkiye-Suriye sınırında
bulunan muhabiri Stuart Ramsay'e dayandırdığı
haberine göre, üç kız, kendileriyle daha önce internet aracılığıyla irtibatta olan başka bir İngiliz kızın
yanında,Rakka'da bir evde bulunuyor. Ramsay,
haberde, "Sağlam kaynaklardan edindiğimiz bilgiye
göre, kızlar Rakka'dalar, güvendeler ve başka bir
İngiliz kızla kalıyorlar" ifadesini kullandı.
IŞİD'in kalesinde 150 Fransız kadın var terör
örgütü IŞİD içindeki yabancı savaşçıların ve gönüllülerin sayısının bilinenden kat kat fazla olduğu
ortaya çıktı. Bir gönüllü Fransız kadın tarafından
gizli kamera ile Rakka'da çekilen görüntülerde,
gündelik hayata dair önemli kareler var.
Son olarak medyaya yansıyan haberlere göre,
Suriye iç savaşında Şam rejimi ve IŞİD’in yanı sıra
PYD’nin silahlı kanadı YPG de yabancı savaşçı kullanıyor. YPG içinde İngiliz, Amerikan, Danimarkalı,
Hollandalı ve Afrikalı yabancılar savaşıyor
Suriye’de süren iç savaşta, yabancı savaşçılar
sorunu uluslar arası bir hal aldı. IŞİD’e yapılan
yoğun katılımların yanı sıra, rejim güçleri tüm
dünyadan lejyoner takviyeleriyle güçlendirilmeye
çalışıyor. Bir diğer yabancı katılımların adresi ise
PYD’nin askeri kanadı olan YPG.
YPG’ye yabancı katılımlar, IŞİD’in Kobani kuşatmasıyla birlikte başladı. Danimarka, Hollanda,
Avusturya, İngiliz hatta Afrikalılardan oluşan
yabancı askerler Suriye’de YPG saflarında savaşıyor. Türkiye’den de bazı radikal sol örgütler
Suriye’nin Kürt bölgelerine savaşçı götürüyor.
Kobani’de IŞİD’le savaşan İngilizler James
Hughes ve Jamie Read, İngiliz basınına, dünyaya
en büyük tehdidin IŞİD tarafından geldiğini bu
nedenle Suriye’ye savaşmaya geldiğini açıkladı. İki
asker “Rojava Kürt Halk Koruma biriminde hizmet
ettiklerini” söyledi.
“Rojava’nın aslanları” isimli savaşçı grubun
içinde çok sayıda yabancı faaliyet gösteriyor. Bu
grubun Amerikalı üyesi Jordan Matson, “Burada
her an kafanızın üzerinden kurşun geçebilir, İlk kez
geçtiğinde oldukça ilginç bir deneyimdi” ifadelerini
kullandı.
Suriye’de YPG saflarında savaşırken ölen Afrikalı
“Avaşin Tekoşin” de bu savaşçılardan biri. YPG’ye
Almanya’dan katılan savaşçının gerçek kimliği YPG
tarafından açıklanmıyor. Yine YPG’nin “Bagok” kod
adını verdiği Avustralyalı savaşçı da Suriye’de IŞİDYPG çatışmalarında hayatını kaybetti.
Akşener: Masadan kalkın
İSTANBUL - TBMM
Başkanvekili Meral
Akşener, dünyadaki
bütün hak
mücadelelerinin önce
emek üzerine olduğunu
belirterek, "Bütün hak
mücadelelerinin arkasında çalışmak vardır, üretmek vardır" dedi.
TBMM Başkanvekili
ve MHP İstanbul
Milletvekili Meral
Akşener, Dolmabahçe'de
HDP'li Sırrı Süreyya
Önder'in okuduğu 10 maddelik çözüm süreciyle ilgili
yol haritasını sert bir dille eleştirdi. Hükümete, o
masadan kalkması gerektiğini söyleyen Akşener,
bunun hesabının 7 Haziran'da görüleceğini ifade
etti.
Akşener, MHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından
Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde 8 Mart
Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen
"Sesimiz Siz Olun" etkinliğine katıldı.
Etkinlikte konuşan Akşener, Bağlarbaşı Kongre ve
Kültür Merkezi'nin 3 Mart'ta "Atatürk'e hakaret
edilen ve cumhuriyetin değerleriyle dalga geçilen bir
toplantı"ya ev sahipliği yaptığını söyledi.
Akşener, kendilerinin bu nedenle organizasyonu
burada düzenlediklerini aktararak, "Fotoğraflarını
kaldırdığınız Atatürk olmasaydı, cumhuriyete 'reklam
arası' diyen hanımefendi, acaba nerede olurdu?
Türkiye'nin kurtuluşu, cumhuriyetin kuruluşu, İstiklal
Savaşı'nın yapılışı, o iradenin ortaya konuluşunda
Türk milliyetçilerinin iradesi öndedir. Atatürk'e olan
düşmanlığın arka planı ise kendisinin açık ve net
Türk milliyetçisi olmasıdır" ifadelerini kullandı.
Bugünün "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü"
olduğunu hatırlatan Akşener, "Yani eşit işe eşit ücret
isteyerek yola çıkmış, bunun bedelini canıyla
ödemiş, dünyanın her tarafındaki kadınların anısına
1800'lü yıllarda başlayan o mücadelenin anısına,
1970'li yılların ortasında BM tarafından kabul edilen
bir gün. Emekçi ne demek? Çalışan kadın demek.
Bilmelisiniz ki dünyadaki bütün hak mücadeleleri
önce emek üzerine olmuştur. Bütün hak
mücadelelerinin arkasında çalışmak vardır, üretmek
vardır. Ürettiğinize eşit kazanç talebi mevcuttur.
Dolayısıyla bu mücadelelerin de ölümle sonuçlanan
bedelleri olmuştur" diye konuştu.
Akşener, bu yıl 55 kadının öldürüldüğünü
anlatarak, "Bunların kimisi kocası tarafından, kimisi
başkası tarafından, çoğunluğu tecavüz edilerek ya
da tecavüze yeltenilerek öldürüldü. Bütün değerlerin
hali hazırda hayatın içinde yaşandığı bir ülkede, iki
buçuk ayda 55 kadının katledilmesini neye bağlayabiliriz? Peki hani dindar nesil yetiştirmek için yola
çıkan bugünkü iktidar, bu 55 kadının katli için nasıl
bir açıklama getirecektir?" dedi.
dış dünya
10 Mart 2015 Salı
Savaşın “cefakar”
kadınları
IŞİD ile bazı Kürt
gruplar arasındaki
çatışmalar nedeniyle, Kobani'den
(Ayn el Arap) kaçarak Türkiye'ye sığınan ve Suruç ilçesindeki çadır kentte kalan Suriye
Kürt kadınlar, "8
Mart Kadınlar
Günü"nden uzakta
hayata tutunma
mücadelesi veriyor.
ŞANLIURFA - Ülkelerindeki iç
savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan
Suriyelilerin çoğunluğunu kadın ve
çocuklar oluşturuyor.
Yaklaşık 6 ay önce başlayan çatışmalar nedeniyle Kobani'den Suruç
ilçesine sığınan Suriyeli Kadınlar, AFAD
tarafından kurulan çadır kentte hayatlarını sürdürmeye çalışıyor.
En kısa sürede ülkelerine dönmenin
umudunu yaşayan Suriyeli Kürt kadınlar, "8 Mart Kadınlar Günü"nden uzakta günlük yaşamın içinde kendilerine
sunulan imkanlarla acılarını unutmaya
çalışıyor.
Kampta yemek, bulaşık, temizlik,
çamaşır gibi işlerin yanında çocuklarına bakan kadınlar, artan zamanlarında
bir araya gelerek sohbet edip hüzünlerini paylaşıyor.
Çocuklarının mutluluğu için çalışan
kadınlar, artan zamanlarında da bilgisayar, dikiş, nakış ve kuaförlük kursları
ile resim gibi sosyal aktivitelere katılıp
savaşın izlerini biran olsun unutmaya
çalışıyor.
Savaşın en büyük mağduru kadınlar, yaşadıkları tramvalar nedeniyle bir
Ermeni işgalinin
tahribatı dünyaya
duyurulacak
BAKÜ - Azerbaycan, Ermeni işgali
nedeniyle Yukarı Karabağ ve etrafındaki illerde oluşan mal ve can kaybının belirlenmesi ve bunun dünyaya
duyurulması için oluşturulan çalışma
grubu faaliyetlerine başladı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham
Aliyev'in talimatıyla geçen yıl kurulan
çalışma grubu, doğada, tarihi ve kültürel anıtlarda oluşan tahribatın ve
can kaybının belirlenmesi için çalışmalarını başlattı.
Tarih, iktisat, mimari, maliye,
arkeoloji gibi birçok alanda uzmanların yer aldığı grubun hazırlayacağı
rapor, önce Cumhurbaşkanı Aliyev'e,
daha sonra ise uluslararası kurumlara
sunulacak.
Grubun başkanlığını yürüten milletvekili Hanhüseyin Kazımlı, Dini
Kurumlardan Sorumlu Devlet
Komitesi'nin düzenlediği bir konferansta, işgal altındaki topaklarda
bulunan tarihi ve kültürel anıtların
durumuyla ilgili bilgi verdi. Kazımlı,
Ermeniler tarafından işgal edilen arazilerde resmi kayıtlı 901 tarihi ve kültürel anıt bulunduğunu belirtti.
Çalışma grubu olarak işgal altındaki anıtlarla ilgili araştırma yaptıklarını söyleyen Kazımlı, "O bölgelerde
Azerbaycanlılara ait 50 türbe, 67
cami, 92 ziyaretgah, 106 mabet, 32
köprü, 39 kale, 262 hatıra anıtı, 253
arkeolojik anıt bulunuyordu" dedi.
Kazımlı, işgal altındaki bölgelerde
kalan anıtların büyük kısmının
Ermeniler tarafından tamamen yok
edildiğini veya tahrip edildiğini belirterek, "En fazla İslami anıtlar yıkıma
maruz kaldı. 67 camiden 63'ü tamamen yok edildi. Dört cami ise tahrip
edildi" şeklinde konuştu. (AA)
13
Rusya ile Abhazya stratejik
ortaklık anlaşması imzaladı
zamanlar ellerinden düşürmedikleri
makyaj malzemelerinin ise artık kendileri için bin anı olarak kaldığını düşünüyor.
Kadınlar, her türlü zorluğa rağmen
sığınmacılara kapılarını açan ve her
anlamda yalnız bırakmayan Türkiye'ye
çok şey borçlu olduklarını ifade ediyor.
Narin Ali, AA muhabirine yaptığı
açıklamada yaklaşık 5 ay önce Suruça
geldiğini ve burada bir ay önce ikiz
çocuklarını dünyaya getirdiğini söyledi.
Gurbette yaşamanın üzüntüsünü
yaşadıklarını ifade eden Ali, evlerinin
savaşla yerle bir olduğunu belirtti.
Evlerinden uzakta oldukları için özel
günlerin kendileri için herhangi bir
anlam ifade etmediğini vurgulayan Ali.
"Memleketimizi çok özledik, insanın
toprağı her şeyden tatlı ama televizyondan görüyoruz Kobani'yi, yurdumuzu yıkıp talan etmişler, yüreğimiz
dayanmıyor buna. İnşallah en kısa
sürede döneriz" dedi.
"Türkiye olmasaydı ne yapardık"
diyen Ali, Türk halkına sürekli dua
ettiklerini dile getirdi.
Bu zorlu günlerin biteceğine inandı-
ğını aktaran Ali, şöyle devam etti:
"Allah Türkiye'den razı olsun bizleri
barındırıyor, korudu, bütün ihtiyaçlarımızı karışılıyor. Burada herkes iyi,
Türkiye olmasaydı nereye giderdik, kim
bizi kabul ederdi. Sağolsun sınırı açtı
bizleri kabul etti, sınırı açmasaydı nereye giderdik. İkiz çocuklarımı burada
hastane doğurdum. Çocuklarıma baktılar, bedava tedavi ettiler."
Rahimi Abdullah da ülkelerindeki
yaşamı özlediklerini belirterek, vatanlarından uzak kalmanın getirdiği bazı
sıkıntılar yaşadıklarını söyledi.
Savaş nedeniyle bazı yakınlarını
kaybettiğini anlatan Abdullah, "Birçok
akrabam Kobani'de savaşırken hayatını kaybetti, onların mezarlarını dahi
ziyaret edemiyoruz. Kentimizde çatışmalar bitti ama her şey yıkıldı havalar
düzelince ülkemize gitmeyi düşünüyoruz. Eski hayatımız olmasa da kendi
ülkemizde yaşamayı tercih ediyoruz"
dedi.
Meryem Kasım da çadır kentte
günlük işleri yaparak savaş atmosferini
hatırlamamaya çalıştıklarını dile getirdi.
(AA)
Belçika, Kosovalı'lara
sığınma izni vermeyecek
PRİŞTİNE - Belçika Sığınma ve Göç
Müsteşarı Theo Francken, ülkelerini terk
ederek Belçika'ya göç eden Kosovalı'lara
bu ülkede sığınma izni verilmeceğini açıkladı.
Francken, Kosova'nın başkenti
Priştine'deki temasları kapsamında,
İçişleri Bakanı Skender Hyseni ile bir
araya geldi.
Görüşmenin ardından düzenlenen
ortak basın toplantısında konuşan
Francken, Belçika'nın ülkedeki Kosovalı
kaçak göçmenlere sığınma izni vermeyeceğini belirterek, "Belçika'da, Kosova ve
diğer Balkan ülkelerinden çok sayıda
kaçak göçmen olduğu doğru ancak bu
kişilere ülkemizde sığınma izni verilmeyecek. Çünkü onlar gerçekten mülteci
değiller" diye konuştu.
Belçika'da yasa dışı kalan
Kosovalı'ların tespit edilip Kosova'ya geri
gönderileceğini de aktaran Francken,
"Belçika, Kosova'nın dostudur ancak son
dönemde ülkemize gelen kaçak göçmenler sığınmacı değiller. Bu nedenle de
onlara sığınma izni verilmeyecek" dedi.
Kosova İçişleri Bakanı Hyseni de
Belçikalı yetkililerden sığınma taleplerinin
değerlendirilmesi sürecini hızlandırmaları
talebinde bulunduklarını belirterek,
"Schengen ülkelerinden sığınma izni alın-
masının şansı yok. Bu nedenle yeniden
vatandaşlara göç etmemeleri çağrısında
bulunuyorum. Göç ettikleri takdirde yola
çıktıklarından daha fakir olarak geri dönecekler" uyarısında bulundu.
Belçika'nın Priştine Büyükelçiliğinden
yapılan açıklamada, Francken'in üç gün
boyunca Kosova'da temaslarda bulunacağı, Kosovalı'ların Avrupa ülkelerine
göçünün önüne geçmek için çeşitli
görüşmeler gerçekleştireceği bildirildi.
Son günlerde Kosova'dan Avrupa
Birliği (AB) ülkelerine yoğun bir şekilde
göç eden vatandaşlar, Sırbistan üzerinden yasa dışı yollarla Macaristan'a giriyor.
Bazı Kosova vatandaşları Macaristan'da
kalıp burada sığınma başvurusunda bulunurken, bazıları da buradan diğer AB
ülkelerine gidiyor. (AA)
NEW YORK - ABD'nin Texas eyaletinde bir Iraklı, yağan karın fotoğrafını
çekerken uğradığı silahlı saldırı sonucu
hayatını kaybetti.
The Dallas Morning gazetesinin haberine göre, 36 yaşındaki Ahmed El
Cumayli, Dallas kentinde ailesiyle fotoğraf
çekerken açılan ateş nedeniyle yaralandı.
Hastaneye kaldırılan El Cumayli, tüm
müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Cumayli'nin 20 gün kadar önce
Irak'tan ABD'ye geldiği belirtildi.
Cumayli'nin Teksas'ta yaşayan kayınpederi Muhammed Altae, damadının yeni
bir hayata başlamak için iş aradığını söyledi. Altae, tek amaçlarının iyi bir çevrede,
güvenli bir yerde yaşamak olduğunu
belirterek, "Ama onun bulduğu tek şey
kalbine giren kurşun" diyerek tepkisini
dile getirdi.
Dallas polisi, Cumayli'nin öldürülmesiyle bağlantısı olduğu düşünülen iki şüpheliyi bulmak üzere çalışma başlattı.
Dallas Polis Teşkilatı'ndan Jeff Cotner,
yetkililerin bu olayda ''önyargı'' unsurunu
göz ardı etmediğini belirtti.
Amerika İslam İlişkileri Konseyi,
Cumayli'nin ölümünün arkasında dini
önyargıların olup olmadığının araştırılması
için çağrı yaptı.
Konseyin Kuzey Texas Şubesi
Yöneticisi Alia Salem, son olarak Kuzey
Carolina'da üç Müslüman gencin öldürülmesinin ardından bir Iraklının da hayatın
kaybetmesinin Müslüman toplumunda
kaygılara neden olduğunu belirtti. Salem,
bu kaygıların giderilmesi için olaydaki tüm
detayların aydınlatılması ve kanunların
sonuna kadar uygulanması gerektiğini
söyledi. (AA)
MOSKOVA - Rusya ve
Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Abhazya arasındaki
"İttifak ve Stratejik Ortaklık
Anlaşması"nın yürürlüğe girdiği bildirildi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı
Sözcüsü Aleksandr Lukaşeviç,
düzenlediği basın toplantısında,
Dışişleri Bakan Yardımcısı Grigoriy
Karasin ve Abhazya'nın Moskova
Büyükelçisi İgor Ahba'nın daha
önce imzalanan "İttifak ve Stratejik
Ortaklık Anlaşması" belgelerini
bugün birbirlerine teslim ettiğini
bildirdi.
Lukaşeviç, belgelerin teslim
sürecinin tamamlanmasıyla ortaklık
anlaşmasının yürürlüğe girdiğini
vurgulayarak, "İmzalı belgelerin
değişimi, anlaşmanın yürülüğe girdiği anlamına gelir" dedi.
Rusya ile Abhazya yönetimi
arasındaki "İttifak ve Stratejik
Ortaklık Anlaşması", Rusya Devlet
Başkanı Vladimir Putin ile ayrılıkçı
Abhazya Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı Raul Hacimba
tarafından 24 Kasım 2014'de Soçi
kentinde imzalanmıştı. Rusya parlamentosunun üst kanadı
Federasyon Konseyi, anlaşmayı
ocak ayında onaylamıştı.
Anlaşma sosyal, ekonomi, kültür ve güvenlik alanlarında işbirliğini öngörüyor. Rusya, bu anlaşmayla Abhazya'nın uluslararası ilişkilerini güçlendirecek, uluslararası
kuruluşlara üye olabilmesi için faaliyetlerde bulunacak ve özerk cumhuriyeti resmen tanıyan ülke sayısını artırmaya çalışacak.
Anlaşmayı imzalayan taraflardan birine karşı herhangi bir devlet
ya da grup tarafından saldırı olursa
diğer taraf bu saldırıyı kendine
yapılmış kabul edecek, askeri güç
dahil gereken tüm yardımı sağlayacak.
Rusya ve Abhazya orduları en
geç bir yıl içinde "ortak savunma
birliği" oluşturacak. Abhazya ordusu en geç üç yıl içinde tüm masrafları Rusya tarafından karşılana-
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
ABD'de kar fotoğrafı çeken Iraklı öldürüldü
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
rak modernize edilecek. AbhazyaGürcistan sınırının korunması için
Rusya iki yıl içinde teknik ekipman
desteği verecek ve sınırı Rusya ile
Abhazya birlikleri koruyacak.
Rusya, anlaşma uyarınca
Abhazya'da maaşların yükseltilmesi için mali yardımda bulunacak,
ayrıca Abhazların Rus vatandaşlığına geçme prosedürü kolaylaştırılacak. Moskova yönetimiyle ayrılıkçı Abhazya Özerk Cumhuriyeti arasındaki anlaşmanın süresi 10 yıl
olacak ve bu süre beşer yıllık
dönemler halinde uzatılabilecek.
Gürcistan yönetimi, anlaşmanın
uluslararası hukuk ilkelerine aykırı
olduğunu belirterek, bu davranışı
kınadıklarını belirtmişti. NATO da
anlaşmayı tanımadığını açıklamıştı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı
Sözcüsü Lukaşeviç, ayrıca, Suriye
muhalefetindeki birçok grubun
barış görüşmeleri yapılmadan
Suriye krizinin çözüme kavuşmayacağının farkında olduklarını söyledi.
Lukaşeviç, Suriye krizine ilişkin
muhalefet ve rejim temsilcileri arasındaki ikinci Moskova görüşmelerinin nisan ayında yapılacağını söyledi. Görüşmelerin ilki ocak ayında
yapılmış, sonuç çıkmamıştı.
Ukrayna krizi hakkında da
konuşan Lukaşeviç, ABD askerlerinin Ukrayna'ya geldiğini, aldıkları
bilgiye göre Lvov'daki Yavorovskiy
askeri üssüne ABD'nin İtalya'da
konuşlandırılan 173. Hava indirme
tugayına ait 300 personelin aktarıldığını belirtti.
Amerikalı personelin Ukrayna
ordusuna başka ülkelerden gelen
silahlara ilişkin eğitim vereceğini
kaydeden Lukaşeviç, bu faaliyetlerin Rusya'nın çıkarlarına doğrudan
tehdit oluşturduğunu ve
Washington yönetiminin Minsk
anlaşmasını desteklediklerine ilişkin açıklamalarıyla çeliştiğini ifade
etti. (AA)
6
7
8
9
10
14
10 Mart 2015 Salı
Asırlık broşürler
genç turizmcilere
"rehber" oluyor
KAYSERİ - Kültür ve Turizm Bakanlığı
Tanıtma Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Turizm
Fakültesi'ne devredilen "Seyyahinden
Turizme Sergisi"nde yer alan asırlık broşürler, turizm kitapları ve diğer tanıtım
materyalleri, eğitim amaçlı kullanılıyor.
ERÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr.
Kurtuluş Karamustafa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlığın 50. kuruluş yılı
anısına 2013 yılında hazırlatılan sergide,
Türkiye'nin 150 yıllık turizm serüveninin
anlatıldığını ve çok önemli tarihi değere
sahip eserlerin bulunduğunu ifade etti.
İstanbul ve Ankara'da sergilendikten
sonra eserlerin Bakanlık tarafından ERÜ'ye
devredildiğini belirten Karamustafa, öğrencilerin aradan geçen zaman içerisinde turizmdeki gelişimi görebilmeleri ve geleceğe
yönelik daha profesyonel bakabilmeleri için
bazı dersleri sergideki materyalleri kullanarak işlediklerini anlattı.
Geleceğin turizmcilerini yetiştirme
gayreti içinde olduklarını dile getiren
Karamustafa, geçmişe yönelik tarihi dokümanların öğrencilerin ufkunu açması ve
gelecekte daha güzel projeler geliştirebilmeleri adına önemli olduğunu vurguladı.
Karamustafa, turizm eğitiminin uygulamalı olması gerektiğine dikkati çekerek,
şunları kaydetti:
"Sergide 80-100 yıl öncesine ait, daha
çok İstanbul'u anlatan kitaplar, tanıtım
broşürleri, tanıtım kitapçıkları, afişler ve kullanılan sloganlar var. Turizme giriş, seyahat
acenteciliği gibi dersleri sınıfta monolog
şeklinde anlatmaktansa burada interaktif
etkileşimli bir şekilde anlatıyoruz, öğrencilerin zihninde daha kalıcı oluyor. Bu derslerde teorik olarak anlattığımız unsurları
sergide görebiliyorlar. Sergideki birbirinden
önemli tarihi materyaller, öğrencilerimizin
gelecekte iyi bir turizmci olabilmeleri için
onlara rehber oluyor."
Sergideki eserlerle öğrencilerin eski
dönemlerde kullanılan dil, üslup ve anlatım
şekillerini, pazarlama ve tutundurma
faaliyetlerini, mesaj değişimini birebir
görme imkanına kavuştuğunu anlatan
Karamustafa, "Fakültemizde turizme yön
verecek gençler yetiştiriyoruz. Bunu
yaparken de öğrencilerimizin özellikle
geçmişi iyi bilmeleri, o dönemlerde yaşanan
gelişmelerden ders çıkarmalarını önemsiyoruz çünkü tarihi ve nereden geldiğini
bilmeyenlerin geleceği planlaması da
mümkün değildir" şeklinde konuştu.
Karamustafa, sergide 1958 yılında bir
Amerikan ajansı tarafından hazırlanan 7,5
dakikalık Türkiye'nin ilk tanıtım filmi ile
1973 yılında Fransızlar tarafından hazırlanan
15 dakikalık ikinci tanıtım filminin de yer
aldığını kaydetti.
(AA)
ISSN 1308-7622
Yıl: 45
Sayı: 15113
10 Mart 2015
Salı
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi:
Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bil. Med. Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına
Ahmet Serkan Küçük
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Muhabir - İnternet Editörü
Kenan ERGEN
Haber Merkezi
Şenol Günüç, Emine Özcan, Hakkı Murat Söbütay,
Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Yeni Batı Mah. 2412 Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle /
ANKARA Tel: 0312 397 49 79 - [email protected]
Basıldığı Yer:
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Budaklı kaplıcaları,
fotoğrafçıların ilgi odağı
TURİZM
Güroymak ilçesindeki doğal kaplıcalar, kış aylarında fotoğrafçıların ilgi odağı oldu.
BİTLİS - İlçeye bağlı Budaklı köyündeki
kaplıcalar, görselliğiyle fotoğraf tutkunlarının dikkatini çekiyor.
Kış aylarında manda ve atlarla doğal
kaplıcaya girenleri görüntülemek için bölgeye gelen fotoğrafçılara kaplıcaların ve
köyün tanıtımı yapılıyor.
Kaplıcaları görmek için köye tur
düzenleyen fotoğraf sanatçıları ise bölgenin
doğal güzelliklerini yakından görüntüleme
imkanı buluyor. Fotoğraf sanatçılarından
Oktay Subaşı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, amatör fotoğrafçılık yaptığını
belirterek, kaplıcalara Ahlat Fotoğraf
Derneği'ndeki sanatçılarla geldiğini vurguladı. Bölgeyi fotoğraflarken heyecanlandığını belirten Subaşı, "Burası açık bir
kaplıca. Yazın genelde şifa amacıyla gelenler buradan faydalanıyor. Kış aylarında ise
burada mandalar ve atlar kalıyor. Çobanlar,
manda ve atlarını erken saatlerde kaplıcaya
getirip yüzdürüyor. Tabi bu durum
Karadeniz'de av turizmi yaygınlaştırılacak
ORDU - Gür ormanları arasından
akan derelerinin yanı sıra yaylaları ve
temiz havasıyla son yıllarda yerli ve
yabancı turistlerin ilgi odağı olan
Karadeniz'de av turizminin de yaygınlaştırılması amacıyla çalışma başlatıldı.
Ordu'da valilik tarafından başlatılan
proje kapsamında, kentin değişik bölgelerinde yapılması planlanan avlak
sahalarıyla hem bölgenin av turizmine
katkıda bulunulacak hem de yaban hayvanı popülasyonu dengede tutulacak.
Vali İrfan Balkanlıoğlu, AA muhabirine,
bölgede yaban hayatı popülasyonunun
çok canlı olduğunu söyledi. Özellikle
yaban domuzu sayısının her geçen yıl
artış gösterdiğine işaret eden
Balkanlıoğlu, gelinen noktada bu hayvan-
ların saldırısı sonucu yaralanan ve ölen
vatandaşların dahi olduğunu dile getirdi.
Yaban domuzlarının tarım ürünlerine
de zarar verdiğini anlatan Vali
Balkanlıoğlu, şöyle konuştu: "Daha önce
görev yaptığım yerlerde de gördüm, av
turizmine çok meraklı insanlar var.
Geldikleri bölgelere önemli derecek döviz
bırakıyorlar. Finlandiya'dan özel jetleriyle
avlanmak için ülkemize gelen turistler var.
Dolayısıyla biz, ilimizde özel avlak
sahaları oluşturmak için çalışma başlattık. Belki Türkiye'de bir ilk olacak şekilde
Ordu'nun tüm ilçelerinde avlak sahaları
oluşturacağız. İlgili arkadaşlar evrak ve
harita üzerinde çalışmaları yaptılar ama
mevsim şartları nedeniyle alanda henüz
bir çalışma yapma fırsatı bulamadılar.”
fotoğrafçılar için büyük fırsatlar sunuyor.
Çünkü sıcak su ve çevredeki karla birlikte
yoğun buhar ortaya çok farklı görüntüler
çıkmasını sağlıyor. Bu da fotoğrafçıların
ilgisini çekiyor" diye konuştu.
Özkan Olcay ise arkadaşlarıyla doğa
gezileri düzenlediklerini, bu kez Budaklı
köyündeki kaplıcaları seçtiklerini belirterek,
"Burada oldukça güzel bir ortam bulunuyor.
Atların kaplıca keyfini fotoğrafladık.
Oldukça verimli geçti" şeklinde konuştu.
ABONE TALEP FORMU
$',62<$',
)ù50$$',
6$'(&(7h=(/.ùúù/(5
9(5*ù180$5$6,9(5*ù'$ù5(6ù
6$'(&(7h=(/.ùúù/(5
6$'(&(7h=(/.ùúù/(5
$'5(6
6(07ù/d(ú(+ù5
3267$.2'87(/()21*60
(3267$7&.ù0/ù.12
$%21(/ù.6h5(6ù<,//,.<,//,.
g'(0(ú(./ù3(úù1..$57,DOÖQPÖûWÖU
$ERQHOLNELWLûWDULKLQGHQLWLEDUHQJQ|QFHDERQHOLNLSWDOL\D]ÖOÖûHNLOGHLVWHQPHGLøLWDNWLUGHDERQHOLNVUHVL\ÖOX]D\DFDNWÖU
7$5ù+
)RUPGDNLELOJLOHULQHNVLNVL]GROGXUXOXSLP]DODQPDVÖQGDQYHWDUDIÖPÖ]DXODûPDVÖQGDQVRQUDDERQH
OLNLûOHPOHULQL]EDûOD\DFDNWÖU
<HGLJQ*D]HWHVLQH
$ERQH2OPDNùVWL\RUXP
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
ù0=$
<XNDUÖGDNLELOJLOHULQGRøUXOXøXQXNDEXOYHEH\DQHGL\RUXP
%HOLUWWLøLPJD]HWHJD]HWHOHULQDGUHVLPHJ|QGHULOPHVLQLRQD\OÖ\RUXP
:2
<,91
4;
8735
*5; <97: 7/2
<+; .6/ <
. 3*
:8' 8<,
612
:11 4: <-65' 69<; 6/,;7
944 1-6
;6<
;<* 6<:6< 87;1;8#97927:;87 0.6$
438
98, 8; <5;4;/<;043 4:1<: 2< %698: 0/8 <*94 6<+%7- 9*<(
12
/. 6;5 <+9
5;28:7<.7;4;<: 0+:
(: 6/2 6989<5;;7' 87:69
4/ :7: .,0 4:
7:
8(
4: 8/8<, <8: 7795 %8:2 38
/ 8.295 :8: 9)<4 87;638 9$
:5. +9796$< <56 .6; 6<4:4
295
.7; 8. /&< -0.
:A
:5. 84:<, 6-7
4>
7:69 13#3<(%
:?
;61
BA
*
;B
>9@
-2
B=,
>?>
$
"$
$
>AB
$6@
&
# %
"
'
!
$
#
$
#
$ERQHOLNùûOHPOHULYH'DøÖWÖPÖ<DSDQ)LUPD
*UXS%LULNLP0DWEDDFÖOÖN
<D\ÖQFÖOÖN%LOLûLP0HG\D6$1YH7ù&$ú
%DWÖNHQW<HQL%DWÖ0DK6RNDN1R
<HQLPDKDOOH$1.$5$
ZZZ\HGLJXQJD]HWHVLFRPWU‡JD]HWH\HGLJXQ#JPDLOFRP
=8
;B9A
@(
-= ;
B92 @6 <[email protected]
9@> ;<5 ?B@ ?6A.
B+@ @=AB 8
=A. 9'B ,><A5
B), @=A
B), 0@>A <4B @=@ 41
94=
.B5 @
A9A
;>; ;> A:A>
<A 7B1?=B? A=B B89?:
@6 6@
0@
@B0 7 ?<:?'B# @: @+@/ [email protected];=>?>B?> 31A95
A: A>[email protected] &?& A=? B8@ ?8'
>;
8@
=A8 /6 >B@ 9?<< [email protected] ?=:
>
@/
)A @+@ ;&; "B8@'B!2- ?/9
7=1 3?- [email protected]@
9;'B :@:;5B
:;8 ?B:A(
50 @3 @/ B?<A %?>
A @/;>; @& =?>
7 A-B!AB# (<7 >B?
@5 B3A
>@
792 32 >.
A
>B+
@8
(@ @+ [email protected] =8A ;
1;= 1A>?>
:A
:2
94=
"
$= 5A9B" =B2 <;B /8@><7.
*0 8@><@@/@=;A<B#@ =2(
9A
1@ 8B1 A> :@
:?9 %
%2 B <B;<;%+<A9. 9A0 ;-B8@ =A
5@ B:A >B?<8B [email protected] =?69<A
A<
A %<4 ;<@ B1; =,
! &
4 <@/<@=;>; .B9A <A BA>
=/;
(?< A8 8?>
8@
[email protected]
B:A =5
92- 8<@ +A :?'B A<B!A >7 7
$%
"
5@ =6?>?B= B:A 4=6 [email protected] 2> ?<A
&
!
:A >7 9A=?B -A [email protected] 4B:
4>
'
'
!
&
!
&
2<7 8=A 0B2 2- 4/ A<
A .B @ @9B ,= A>
?6A (?<.B597=B)B
:A 7/ ?'B
2<59?=: <?
)A @0%A
B#
<A9 @0
A+
;B" 5@>B); @
@>
@3 8% ;=
/8 <A3
#@ .B 4 ?B+AB =8@;<5;/9 @-9;'
:A =1A6 2<[email protected] A6?B3
63
!4 [email protected] B1; ?=5
A=@ @>
@ &4694 >:
B2- ;6;>:<@=;>
34 (A=<A
3?
3A ;/B@%/;5
:A
?5
=8?
?=
!4 @[email protected]@8<@ ;<B1 ?B6A% A5
@6
2> B17
>B> A(?>6;<B,>=;>:@
<4>
1, @6A9A A=A :A.B@ %<@
B
6?3 >7%B+ =?> B62>7
$
62 8A9<A ?5
"*
#$ *
@> ?B6A% A(?&'
* *
<?6 =A
'B
),
#
'
& **
%
"*
5? @> >7
)
:4<0@@3;[email protected];>
?B [email protected]?:BB-A@>B@
$
9?
B
B
B
B
B
<
B
<
<
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
<
<
<
<
<
<
<
B
B
<
<
<
<
B
<
<
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
<
<
<
<
B
B
B
B
B
B
B
B
<
<
<
<
B
B
B
B
<
<
<
<
<
<
<
B
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
B
B
>
>@
7>
2=7
5?
92= >2(<7 :A 5?<<A%28B, A=@ B17 .B8
.
B2-4>:A <@[email protected]
5@ .B "A =8B ?>B
B?% 3<A
6 8?> B!4A:B?% -;<@>B,>
5@ :464@&@
@ ,&
?<?/ 1A6?.55
)4 0@ B@<5@ ?
94= 0@ 9<?:?='B9<A=B)
57 ;>@ :A<A6
7 5A ?3A
@<9 @ >7 8;3 [email protected]
54 (7 32
0@
<:7 >4 :?
B B
>
:A <A=
4> A>
<5 85
B&7 B!4= B
" @> 3A
<
B
B
:?
>B8?>1:4<0 B;[email protected] 35 5A ?B+A B17 =7
7> :7
5 5<
( 7<9@ 7B* .[email protected] &B4<A
9?.B >A 632> <7>
8
B%2
;[email protected] A=A "$
@0B A8B4&
:?'B
/9?=
2(<7.B?B),=4/5
8<A
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
$
10 Mart 2015 Salı
"Kutlu", play-off için "umutlu"
Beşiktaş'ın yüzünü
güldüren pazar
İSTANBUL - Beşiktaş, 8 Mart Pazar günü
çeşitli branşlarda çıktığı 8 karşılaşmadan da
galibiyetle ayrıldı.
Beşiktaş Futbol Takımı, Spor Toto Süper
Lig'in 23. haftasında deplasmanda Medicana
Sivasspor'la karşı karşıya geldi. Siyah-beyazlılar, rakibini Kanadalı futbolcusu Atiba
Hutchinson'ın 44. dakikada attığı golle 1-0
yenerken, önemli bir 3 puanı hanesine yazdırdı.
Lider Galatasaray'ın Fenerbahçe Şükrü
Saracoğlu Stadı'ndaki derbi maçta
Fenerbahçe'ye 1-0 yenilmesiyle Beşiktaş,
sarı-kırmızılı takımla puanını eşitledi ve zirveye
ortak oldu.
Beşiktaş İntegral Forex Erkek Basketbol
Takımı ise Türkiye Basketbol Ligi'nin 21. haf-
tasında deplasmanda Pınar Karşıyaka'ya
konuk oldu.
Başantrenör Henrik Dettmann yönetiminde
ilk maçına çıkan siyah-beyazlılar, büyük bir
çekişmeye sahne olan mücadeleden 81-79
galip ayrıldı.
Beşiktaş İntegral Forex, aldığı bu galibiyetle ligdeki 7 maçlık yenilgi serisine son verirken, ligin ilk yarısında 87-82 mağlup ettiği
rakibine rövanşı da vermemiş oldu.
Beşiktaş Kadın Voleybol Takımı, Bayanlar
Voleybol 1. Lig'in 20. haftasında Bakırköy
Belediyesi Yeşilyurt'a konuk olduğu karşılaşmadan da 3-0 galip ayrıldı ve ligdeki dördüncü galibiyetini elde etti.
Beşiktaş Erkek Hentbol Takımı ise Süper
Lig'in 21. haftasında Süleyman Seba Spor
Salonu'nda Kayseri Rainbow'la karşılaştı.
Ligde lider durumda bulunan siyah-beyazlı
takım, mücadeleyi 41-23 kazanırken, ligdeki
20. galibiyetini elde etti ve zirvedeki yerini
korudu.
Beşiktaş'ın altyapı futbol takımları da 8
Mart Pazar günü yaptıkları maçları kazandı.
Siyah-beyazlıların 21 yaş altı futbol takımı,
deplasmanda karşılaştığı Medicana
Sivasspor'u 1-0 yenerken, 19 yaş altı futbol
takımı ise aynı rakiple BJK Nevzat Demir
Tesisleri'nde oynadığı maçtan 3-1 galip ayrıldı.
Beşiktaş 17 Yaş Altı Futbol Takımı, İstanbul
Başakşehir maçını 1-0, 16 yaş altı futbol takımı da yine İstanbul Başakşehir'le yaptığı maçı
2-1 kazanarak pazar gününü galibiyetle kapatan diğer takımlar oldu. (AA)
GAZİANTEP- PTT
1. Lig ekiplerinden
Gaziantep Büyükşehir
Belediyespor'un teknik
direktörü Hakan Kutlu,
son haftalarda elde
ettiklerin galibiyetlerin
ardından play-off için
yeniden hesap yapmaya başladıklarını söyledi.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre,
sezona büyük hedeflerle başlayan mavibeyazlı ekip, istediği
sonuçları alamayınca
ligin ilk yarısında teknik direktör değişikliğine gitti. Nurullah
Sağlam'ın yerine
Hakan Kutlu'yu getiren
Gaziantep temsilcisi,
bu süreçte de inişliçıkışlı bir performans
ortaya koydu. (AA)
Altın kemerin ebedi
sahibi olmak istiyor
ORDU - Geçen yıl Edirne'de yapılan 653.
Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde rakibini yenerek başpehlivanlığı kazanan Fatih Atlı, 2015 ve
2016 yıllarında yapılacak müsabakalarda başpehlivanlığı tekrar elde ederek altın kemerin
ebedi sahibi olmayı hedefliyor.
Atlı, AA muhabirine, geçen yıl elde ettiği başpehlivanlık unvanının kendisi açısından bir gurur
vesilesi olduğunu söyledi.
653. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde çok
çalışmasının karşılığı olarak başpehlivanlığı
kazandığını anlatan Atlı, "Şimdi amacım 2015 ve
2016 yıllarında yapılacak müsabakalarda başpehlivanlığı tekrar kazanarak altın kemerin ebedi
sahibi olmak" dedi.
Bu yılki müsabakalar öncesi hazırlıklara başladığını ifade eden Atlı, "Aralık ayı itibarıyla çalışmalara başladık, Şu an herhangi bir sakatlığım
yok. İnşallah işler yolunda gittiği sürece şansta
yanım da olduğu sürece Allah bu kemeri bana
nasip edecek. Biz buna inanıyoruz ve onun için
var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu.
Başarısındaki en büyük etkenin hiç yılmadan
çalışmak olduğunu vurgulayan Atlı, her başarının
çok çalışmakla elde edildiğini anlattı.
Genç güreşçilere tavsiyelerde bulunan Atlı,
"Yaptıkları müsabakalarda hatalarından ders
çıkararak önlerine bakmaları gerekiyor. Çünkü
isteyene ve çok çalışana Allah bazı şeyleri nasip
ediyor. Ben hiçbir zaman yılmadım, çalıştım ve
çalışmaya da devam edeceğim. Allah bize bu
gücü, kuvveti verdiği sürece kemer için mücadele edeceğiz. Biz 653 yılık geleneğin temsilcileriyiz. İnşallah bizden sonra geleceklerde bu
geleneği en üstlere taşır" ifadesini kullandı.
(AA)
“Cim Bom”un Kadıköy kabusu sürüyor
İSTANBUL - Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe'ye 1-0
yenilen Galatasaray, Kadıköy'de kazanamama serisini sürdürdü. Sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Stadı'nda 15 yılı aşkın süreyi kapsayan son 19 resmi maçında galip gelemedi. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda
rakibi karşısında son galibiyetini 22 Aralık 1999'da yapılan lig
maçında 2-1'lik skorla alan Galatasaray, daha sonra
Kadıköy'de oynadığı 3'ü Türkiye Kupası, 16'sı da lig olmak
üzere 19 resmi maçta galibiyete ulaşamadı.
Sarı-krmızılı ekip, 5 bin 555 günü kapsayan bu süre içinde Kadıköy'deki beraberliklerinden 2'sini Türkiye Kupası
maçlarında alırken, deplasmandaki son 16 lig maçından
13'ünü yitirdi, sadece 3 maçta beraberlik alabildi.
İki takım arasında Kadıköy'deki son 19 resmi maçtan
14'ünü Fenerbahçe kazanırken, 5'i berabere sonuçlandı.
Fenerbahçe'nin bu süredeki 40 golüne, Galatasaray 13 golle
yanıt verebildi. Kadıköy'de galibiyet göremeyen
Galatasaraylılar arasına kulüp başkanı Duygun Yarsuvat ile
teknik direktör Hamza Hamzaoğlu da eklendi.
Galatasaray Kulübü'nün son 5 başkanı ve 8 teknik adamı,
Kadıköy'de Fenerbahçe galibiyeti göremedi.
Sarı-kırmızılı takımın Kadıköy'deki son galibiyetinin tarihi
olan 1999'da kulüp başkanlığını Faruk Süren yürütüyordu.
Faruk Süren'in ardından kulüpte başkanlık koltuğuna oturan
Mehmet Cansun (2001-2002), merhum Özhan Canaydın
(2002-2008), Adnan Polat (2008-2011), Ünal Aysal (20112014) ve son başkan Duygun Yarsuvat, deplasmanda
Fenerbahçe galibiyetine tanık olamadı.
Galatasaray'ı son dönemde çalıştıran teknik adamlardan
8'i de aynı şekilde Kadıköy'de galibiyet yaşayamadı.
Kadıköy'de son galibiyetini Fatih Terim yönetiminde alan
sarı-kırmızılı ekip, Rumen Mircea Lucescu (3) ve Gheorghe
Hagi (2), Belçikalı Erik Gerets (3), Alman Karl Heinz Feldkamp
(2), Michael Skibbe (1), Hollandalı Frank Rijkaard (1), İtalyan
Roberto Mancini (1) ve Hamza Hamzaoğlu yönetiminde deplasmandaki maçlarda Fenerbahçe'ye karşı galibiyet elde
edemedi. (AA)
Yattara'nın
favorisi Beşiktaş
BRÜKSEL - Futbol hayatını Belçika'nın
üçüncü lig takımlarından La Louviere'de oyuncu-antrenör olarak sürdüren eski Trabzonsporlu
İbrahim Yattara, Beşiktaş'ı, UEFA Avrupa Ligi
son 16 turunda eşleştiği Club Brugge karşısında
şanslı görüyor.
AA Brüksel Temsilciliği'ni ziyaret ederek 12
Mart'ta Jan Breydel Stadı'nda oynanacak Club
Brugge-Beşiktaş karşılaşmasını değerlendiren
Yattara, "Beşiktaş eğer Liverpool karşısındaki
futbolunu oynarsa Club Brugge'ü çok kolay eleyecektir" dedi. Suudi Arabistan'ın Al Shabab
takımında 7 ay birlikte çalıştığı teknik direktörü
Michel Preud'homme'u ve Club Brugge'ü yakından takip ettiğini belirten Yattara, "Club Brugge
iyi takım. Genç ve enteresan oyuncuları var ama
hem mücadele hem takım oyunu açısından
Beşiktaş daha iyi. Siyah-beyazlılar, Club
Brugge'den daha iyi oyunculara sahip.
Beşiktaş'ın buradaki ilk maçta bir gol atması
lazım. Eğer bunu başarırsa Türkiye'de kolay
kolay turu kaybetmez" diye konuştu.
10 Mart 2015 Salı
Sorgun ilçesine bağlı Aşağıcumafakılı köyünde
çiğdem gezdirme geleneğini yaşatmak amacıyla
bu yıl ilk kez "Çiğdem Şenliği" düzenlendi.
Sorgun’daki Çiğdem Şenliği renkli geçti
YOZGAT - Baharın gelişini de
müjdeleyen Çiğdem Şenliği'nde
çocuklar, kırlardan toplanan çiğdem
çiçeklerini ağaç dallarına dizerek tekerlemeler söyleyerek köyde dolaştırdı.
Çiçekleriyle köydeki evleri gezen
çocuklar, toplu halde 'çiğdem çiğdem
çiçecik, emmim oğlu köçecik, yağ
verenin oğlu olsun, bulgur verenin kızı
olsun' şeklinde mani söyleyerek, yağ
ve bulgur topladı. Toplanan yağ ve
bulgur ile çiğdem çiçekleri ile
karıştırılıp 'Çiğdem Pilavı' olarak pişirilerek vatandaşlara ikram edildi.
Çiğdem Şenliği'ne katılan Sorgun
Kaymakamı Ali Arslantaş, gazetecilere
yaptığı açıklamada, şenliğin gelenekleri sürdürülmesi açısından önemli
olduğuna dikkat çekerek, "Önemli
olan birlik ve beraberliğin sağlanması
açısından bu tür güzel geleneklerin
sürdürülmesidir. Ben emeği geçenlere
teşekkür ediyorum" dedi.
Sorgun Belediye Başkanı Ahmet
Şimşek de, güzel bir ananeyi yaşatmalarından dolayı köy halkına
teşekkür ederek, "Cemre önce
havaya, ardından suya, daha sonrasında ise toprağa düşerek böyle
güzelim çiğdemler ortaya çıkıyor.
Toprak uyanmaya ve ardından
çiğdemler ortaya çıkmaya başlıyor.
Baharın müjdecisi olan böyle güzel
günlerde bir arada olmak bizleri mutlu
ediyor. İnşallah kötü günler görmeyip,
hep güzel günlerde bir arada oluruz"
diye konuştu.
Aşağıcumafakılı köyü muhtarı
Yakup Yılmaz da, unutulmaya yüz
tutan çiğdem gezdirme geleneğini
yeniden yaşatmak istediklerini ifade
ederek, çiğdem gezdirme geleneğini
yeniden canlandırmak istedikleri
söyledi.
Yılmaz, çiğdem çiçeklerinin
açmasının baharın geldiğini
müjdelediğini anlatarak, gelecek yıllarda Çiğdem Şenliği mart aylarında
düzenleyerek geleneksel hale
getirmeyi planladıklarını belirtti. (AA)
Washington, cesur
kadınları ödüllendirdi
WASHINGTON - ABD
Dışişleri Bakanlığının
"Uluslararası Kadın Cesaret
Ödülü"ne layık görülen 10
kadın belirlendi
Dışişleri Bakanlığında,
"Uluslararası Kadın Cesaret
Ödülü"ne layık görülenler için
tören düzenlendi.
Törende, Suriye'den kadın
aktivist Macide Çorbacı,
Afganistan'dan pilot Nilüfer
Rahmani, Bangladeş'ten
gazeteci Nayda Şermin, kadın
hakları savunucuları
Bolivya'dan Rosa Julieta
Montano Salavatierra,
Myanmar'dan May Sabe Phyu,
Orta Afrika Cumhuriyeti'nden
Beatrice Epaye, Japonya'dan
Sayaka Osakabe, Kosova'dan
eşitliğin sağlanması noktasında uzun bir yolun bulunduğunu
da temsil ediyor" diye konuştu.
Higginbottom, konuşmasının ardından "Uluslararası
Kadın Cesareti Ödülü'nü
sahiplerine takdim etti.
Ödüle 2007 yılından bu
yana 50 ülkeden 86'dan fazla
kadın layık görüldü. ABD
Dışişleri Bakanlığı Uluslararası
Kadın Cesaret Ödülü her yıl,
kadın hakları ve kadınların
toplumda güçlenmelerini
savunma çabalarında cesaret
ve liderlik gösteren, büyük
risklerle karşılaşan kadınlara
veriliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığınca
ödüle değer görülen "10 cesur
kadının" nitelikleri şöyle
Doğuştan iki kolu ve bir bacağı olmayan İlknur Peder, engelli olduğu için ilkokula, tiyatro salonlarına,
yüzme havuzuna kabul edilmediği günleri geride bıraktı ve tek ayağıyla yazmayı öğrenerek bugün binlerce
kişiye "kişisel gelişim" seminerleri veren bir psikolog oldu.
Arbana Xharra ve Pakistan'dan
Tebessüm Adnan ile Gine'de
Ebola ile mücadele rol alan
hemşire Marie Claire Tchecola,
bu yılın "en cesur kadınları"
olarak belirlendi.
ABD Dışişleri Bakanı
Yardımcısı Heater
Higginbottom, törende yaptığı
konuşmada, ödüle layık
görülen kadınların hikayelerini
"yürek parçalayıcı olduğu
kadar ilham verici" diye niteledi. Higginbottom, "Kendi
ülkelerini ve dünyayı
değiştirmek için çabalayan
cesur ve kahraman kadınları
kutluyoruz. Yolsuzluğu ortaya
çıkaran haberler yazan gazeteci, fikirleri için dik duran
aktivist, tacize rağmen sadece
kendi ve ülkesi için değil
kadınlara yeni ufuklar bulmak
için de her yere uçan pilot...
Bunlar gerçek cesur yüzler. Bu
kişiler, kadınların, hakları ve
özgürlükleri için ayağa kalktığında ne yapabileceklerini
gösteriyor ancak aynı zamanda herkes için adalet ve
özetlendi:
Afgan hava gücünün ilk
kadın pilotu olan Rahmani,
mesleği nedeniyle Taliban
tarafından tehdit etilmesine ve
birçok kereler mekan
değiştirmek zorunda kalmasına rağmen kariyerini sürdürüyor ve genç kadınları da pilot
olmaya teşvik ediyor.
Bangladeş'ten gazeteci ve
kadın hakları savunucusu
Şermin, 2013 yılında ülkede
kadınlara yönelik hakların geri
alınmasını savunanların düzenlediği yürüyüşte 50-60 erkek
tarafından dövülerek ciddi
biçimde yaralanmasına ve
işten çıkarılmasına rağmen,
gazeteciliği ve davasını
sürdürüyor. Bolivya'dan
geçmişte hapse de atılmasına
rağmen özgür toplumun
savunucu olmaktan
vazgeçmeyen Montano, kurduğu sivil toplum kuruluşu
vasıtasıyla bugüne kadar taciz
ve tecavüz vakalarında 30
binden fazla kadına hukuki
danışmanlık sundu. (AA)
İZMİR - EFSUN YILMAZ - Peder,
engelli bir kadın olarak yaşadığı zorlukları,
"bu kızı okula göndermenize gerek yok"
yanıtıyla ilkokula alınmadığı dönemleri ve
mücadeleden vazgeçmeden kazandığı
başarıları AA muhabirine anlattı. Kadın
olmanın da zaman zaman bir tür engel
olarak algılandığını söyleyen ve iki kat
dezavantajlı duruma düştüğünü söyleyen
İlknur Peder, başarıya giden öyküsünü
şöyle özetledi:
"Çok fazla zorluk yaşadık, sokağa çıkmak bile zordu, bir de eğitim almaya
çalışıyordum. Bazı okul müdürleri hem
engelli hem de bir çocuğunun okumasına
gerek görmüyor ve babamı geri çeviriyorlar. O yüzden ben 18 yaşına kadar okuyamadım. Annem evde okumayı öğretti
kendim de ayağımla yazı yazmayı
öğrendim. Bol bol kitap okudum. 18
yaşından sonra okulları dışarıda bitirdim.
Hep psikolog olmayı hayal etmiştim ve
Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nü
kazandım."
"EN büYük bAşARIM
kENDİMİ SEvEbİLMEM"
İstediklerini yapabilmek için çok zorlandığını ama zorluklardan yılmadığını
söyleyen İlknur Peder, engelli bir kadın
olarak kendini önce arkadaşlarına sonra
da topluma kabul ettirdiğini ifade etti.
Okuldan mezun olduktan sonra kendi
merkezini kurduğunu ve zamanla danışan
sayısının yükseldiğini dile getiren Peder,
10 yılda binlerce insana "kişisel gelişim"
seminerleri veren bir psikolog haline
geldiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde
"İstihdamda Engel Yok" programına
katılan ve çiçek takdim eden, çok sayıda
başarı belgesi de olan Peder, amacının
sertifika kazanmak, başarı belgesi toplamak olmadığını, kendisine saygısını kaybetmeden topluma bir şeyler kazandırmak
istediğini kaydetti.
Bunları yaparken tüm kadınlar gibi
psikolojik baskıya da maruz kaldığını anlatan Peder, "Bir tane hayatım var, o şansımı elimden geldiğince en iyi şekilde kullanıp onurumla ruhumu teslim etmek istiyorum. Ne engelli ne de kadın olarak ezilecek biri olarak görülmeyi isterim" dedi.
İkİ kEZ DEZAvANtAj
Engelli kadınların da eğitim alma, tiyatroya gitme, havuzda yüzme, aşık olma
haklarına sahip olduğunu dile getiren
İlknur Peder, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir engellisiniz ve bir kadınsınız. İki
kere dezavantaj gerçekten. Hem engelli
hem de kadın olarak 'Yaşama, öl' denilen
bir ortamda yaşayabiliyorsan, kendini
sevebiliyor ve hayattan keyif alabiliyorsan
en büyük başarı bu bence.
Kadın olarak kendimize tutumuzu da
belirlemeliyiz. Kadın olarak kendimi nasıl
anlamlandırdığımız çok önemli. Gücü
elinde tutan erkekse o güce yaranmak,
onun onayını almak, beğenisini elde
etmek adına verdiğimiz tavizler biçim için
bir engel daha oluşturuyor. Hepimizin
yapabileceği çok şey var diye düşünüyorum. Kadın olalım, erkek olalım fark
etmez, birbirimize katacağımız çok şey
var."
İlknur Peder, kadın sorunları konusunda yüksek lisans eğitimi alıyor, tiyatro
çalışmalarına katılıyor, resim yapıyor ve
Avusturalya'dan da olsa çalışanlarına
internet üzerinden tek ayağının yardımıyla
danışmanlık hizmeti veriyor.
(AA)
Download

Siyasette `GUL` açtı!