TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu:
YENİ
GÖREV
‘Türk bayrağını
dalgalandırmak
vazifemizdir’
TOBB
Başkanı
Rifat
Hisarcıklıoğlu,
Asya-Pasifik
Ticaret ve
Sanayi
Odaları
Konfederasyonu Başkan
Yardımcılığına seçildi.
HABERİ 6,
SAYFADA
Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği Başkanı
Rifat Hisarcıklıoğlu, Aksaray
Valisi Şeref Ataklı'yı
ziyaretinde, Asya-Pasifik
Ticaret ve Sanayi Odaları
Konfederasyonu Başkan
Yardımcılığına seçilmesiyle
ilgili, uluslararası kuruluşlarda, iş dünyasını temsil edecek tüm kuruluşlarda, Türk
bayrağını dalgalandırmanın
en büyük vazifesi olduğunu
söyledi.
2 Ekim 2014 Perşembe
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
Yeni Yasama Yılı başladı
HAYIRLI
OLSUN
TEZKERE GÜNÜ
Irak ve Suriye Tezkeresi, TBMM’de
bugün görüşülecek. Tezkere, TSK'nın
gerektiği takdirde sınırötesi harekat ve
müdahalede bulunmak üzere yabancı
ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara
yönelik olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasını içeriyor.
Yeni yasama yılı başladı. TBMM Başkanı
Cemil Çiçek'in, Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan'ı Genel Kurul'a takdiminin ardından İstiklal Marşı okundu. Ardından
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kez yasama yılı
açılış konuşmasını yaptı. 12’DE
TEZKERE GEREKÇESİNDEN
Pentagon Sözcüsü itiraf etti...
Balıkçılar
YASAK
İSTEDİ
İzmir Bölgesi Su
Ürünleri
Kooperatifleri Birliği
Başkanı Ahmet
Yapıcı, İzmir ve Ege
Bölgesi'ndeki
balıkçıların uluslararası sularda
balık avının yasaklanmasını istediğini
söyledi.
HABERİ 7’DE
Fehmi Koru
Obama’ya bak,
halimizi anla
12. Sayfada
Türkiye Şoförler ve Otomobilciler
Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi
Apaydın, 16 milyon kişinin Kurban
Bayramı tatiline çıkmasını beklediklerini,
son 9 Kurban Bayramı'nda ortalama günlük 17 kişinin hayatını kaybettiğini
belirterek, sürücüleri kurallara uymaları
konusunda uyardı.
‘IŞİD hala etkili
bir güce sahip’
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Sözcüsü John Kirby, ABD ve koalisyon güçlerinin terör örgütü IŞİD'in Suriye ve Irak'taki hedeflerine yönelik saldırılarının örgütü
izlediği taktiği değiştirmeye ittiğini söyledi. Kirby, "IŞİD'in hala etkili bir güce sahip
olduğuna inanıyoruz. Evet, üzerlerinde kurduğumuz baskıdan dolayı onlar bazı taktiklerini değiştirdi, bundan hiç şüpheniz olmasın” dedi. HABERİ 12. SAYFADA
Kültürel Boyut
14. Sayfada
Türkçe Bakış
9. Sayfada
M.Nuri Parmaksız
Bencileyin Sözler
8. Sayfada
İsa Kayacan
Sırası Geldikçe
8. Sayfada
Tamer Karahan
Aşk-ı Efsun
3. Sayfada
"Türkiye'nin güney kara sınırları boyunca ulusal güvenliğimize dönük risk ve
tehditler, son dönemde yaşanan gelişmeler
neticesinde ciddi biçimde artmıştır."
"Irak'ın kuzey bölgesinde silahlı PKK
terör unsurları varlığını sürdürmektedir.
Öte yandan Suriye ve Irak'ta diğer terör
unsurlarının sayısı ve ortaya koydukları
tehditte de önemli artış gözlenmektedir."
"Uluslararası hukuk uyarınca Türk toprağı
kabul edilen Süleyman Şah Saygı
Karakolu'na dönük güvenlik riski de artmıştır."
HABERİ 12. SAYFADA
TŞOF’tan
trafik uyarısı
Hayrettin İvgin
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Hisarcıklıoğlu, Aksaray
Ticaret Odası hizmet
binasının açılış töreninde
yaptığı konuşmada ise,
"Şimdilik hedeflerimiz 2023.
Birey olarak 2,5 misli daha
zengin olmak istiyoruz. Kişi
başına düşen milli gelirimizi
10 bin dolardan 25 bin
dolara çıkartmak istiyoruz.
Bunu ancak sizler sayesinde
yaparız" dedi.
HABERİ 12. SAYFADA
Bu ayçiçeği
çok ‘farklı’
Erken hasat
‘altın sıvı’sı
Bölgenin Ayçiçeği üretim
merkezlerinden
Kırıkkale'de, ham yağ ithalatının azaltılması için yağlık
ayçiçeği üretimine ağırlık veriliyor.
HABERİ 6. SAYFADA
Sezonun erken hasat
yeşil zeytinlerin sıkılmasından elde edilen
zeytinyağı, fabrikalarda
şişelere doldurulmaya başlandı.
HABERİ 6. SAYFADA
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
HABERİ 12. SAYFADA
Karabibere de
bayram zammı
Et yemeklerinde sıklıkla kullanılan
karabiberin fiyatı, geçen yıla göre
yüzde 25 artışla 50 liraya ulaştı.
Vietnam, Endonezya ve Brezilya'dan
ithal edilen karabiberin dünya
rekoltesinin düşmesi nedeniyle fiyatının
hızla arttığı belirtildi.
HABERİ 7. SAYFADA
Erdoğan’lar Konut’ta
Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip
Erdoğan, yaklaşık 12
yıldır ikamet ettiği
Subayevleri'ndeki evden
Cumhurbaşkanlığı
Konutu'na taşındı. 12’DE
2
TV / MAGAZIN
SINEMA
2 Ekim 2014 Perşembe
Saz kursu onları hayata hazırlıyor
Seydişehir ilçesinde Halk Eğitim
Merkezi tarafından, dezavantajlı
grupların yoğun olduğu
Değirmenci Mahallesi'nde açılan
bağlama kursuna ilgi büyük.
KONYA - AA muhabirinin aldığı bilgiye göre,
Seydişehir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde
açılan bağlama kursuna, 20 kursiyer katılıyor.
Bağlama eğitmeni, halk müziği sanatçısı Aliaba Çağlı,
kursa katılan ve "dezavantajlı" olarak tabir edilen öğrencilerle tek tek ilgilenerek, bağlama kullanmayı öğrenmeleri için elinden gelen gayreti gösteriyor.
İlçe merkezindeki Çelmeli Spor Salonu'nda hafta içi 5
gün devam eden kursa gösterilen yoğun ilgiden memnun
olduklarını ifade eden Çağlı, kursiyerlerin bağlama çalma
konusunda çok yetenekli olduklarını belirtti.
Kursiyerlerin kısa sürede halk türkülerini çalabilecek
seviyeye geleceklerine inandığını dile getiren Çağlı, "Üç
ay sürecek kursta akşam saatlerinde günde 2 saat ders veriliyor. Kursumuzda önce notadan başlayıp parmak egzersizlerinden sonra türkülere geçeceğiz. Kursiyerlerimizin
baba ve ağabeyleri de müzikle uğraştıkları için elleri saza
yatkın. Kurs sonunda halk türkülerini çalabilecek seviyeye gelecekler" dedi. (AA)
İZDSO, 40 yaşında
İZMİR - İzmir Devlet
Senfoni Orkestrası (İZDSO), 40.
sezonunu, 10 Ekim'de piyanist
Gülsin Onay solistliğindeki konserle açacak.
İZDSO Müdürü Ender
Ünal, basın toplantısında,
40 yıl önce bir oda
orkestrası olarak 6
sanatçıyla kurulan
İZDSO'nun, günümüzde
96 sanatçıyla İzmirlilere
hizmet verdiğini söyledi.
İzmirlilerin büyük ilgi
gösterdiği konserlerinde,
her zaman dolu salona
çaldıklarını dile getiren
Ünal, bu sezon oda orkestrası formunda sahne aldıkları "köy konserleri"ne devam edeceklerini, bu
konuda teklifleri beklediklerini
ifade etti.
Ahmed Adnan Saygun Sanat
Merkezi'nde (AASSM) 10 Ekim
Cuma günü piyanist Gülsin Onay
solistliğindeki konserle sezonu
açacak İZDSO, sezonu, 29 Mayıs
2015'te Efes Antik Kenti'nde
gerçekleştireceği konserle kapatacak. İZDSO, bu sezon, Türk
solistlerden İdil Biret, Emre Şen,
Ayşegül Sarıca, Muhiddin
Dürrüoğlu ve Özgür Aydın'ın yanı
sıra Berlin Filarmoni Orkestrasına
kabul edilen Hande Küden ve
geleceğin önemli isimleri arasında
gösterilen Yusuf Çelik gibi genç
solistleri de ağırlayacak.
ADALET
gizemli geçmişini
Vizyona McCall
geride bırakıp, sakin ve
sessiz bir yaşama doğru
yeni
yelken açar. Fakat acımasız
Rus mafyasının kontrolü
Teri isimli genç
girecek altındaki
kızla tanıştığında onun
r
içinde bulunduğu duruma
le
lm
fi
kayıtsız kalamaz. Kendi
kendisini emekli etmiş
olan McCall, içindeki
adalet duygusunun peşinden giderek Teri'ye yardım
edecektir.
05:53 İstiklal Marşı ve Günün
05:55 Sarayın İncisi
07:00 Sabah Haber
08:15 Böyle Bitmesin
10:20 1'de Bugün
10:35 Beni Böyle Sev
13:00 Haber
13:15 Spor
13:18 Hava Durumu
13:25 1 Çorba
13:30 Küçük Hanımefendi
15:00 1'de Bugün
15:15 Joker
16:45 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Yabancı Sinema
"Neşeli Ayaklar"
21:50 Beni Böyle Sev
00:05 Joker
01:45 Yedi Güzel Adam
03:25 Yoldaki Haber
06:45 Benim Annem Bir Melek
07:00 Selena
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Çocuklar Duymasın
14:50 Alemin Kıralı
16:30 Zahide ile Yetiş Hayata
18:55 Atv Ana Haber
20:00 Hükümet Kadın
23:30 Hawaii Five 11
00:30 Yalan
21:30 ŞEHRİN AZİZLERİ 2
Orijinal Adı : The Boondock
Saints 2: All Saints Day
Yönetmen : Troy Duffy
Oyuncular : Sean Patrick
Flanery, Norman Reedus,
Billy Connoly
Yapım : 2009 Aksiyon
MacManus kardeşler,
babaları ile İrlanda'nın sessiz
vadilerinde saklanmaktadır ve
eski kanunsuzluklarından
temizlenmişlerdir. Fakat
herkes tarafından sevilen bir
rahibin, bir çete tarafından
öldürülmesinin ardından
kardeşler adaleti yerine
getirmek için Boston'a kanlı
bir savaş vermeye giderler.
“Susuz Yaz” festival afişinde yer buldu
ANTALYA - 51 yaşındaki Uluslararası
Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin afişinde,
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 100. yılında Türk Sineması'nın en iyi filmi seçilen "Susuz
Yaz" kullanıldı.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı
Menderes Türel başkanlığında, Elif Dağdeviren
direktörlüğünde bu yıl 51'incisi düzenlenen
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film
Festivali'nin afişi belirlendi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından internet üzerinden gerçekleştirilen halk oylamasında
22 bin 582 oyla "Türk Sinemasının En İyi Filmi"
seçilen, başrollerini Hülya Koçyiğit ile Erol
Taş'ın paylaştığı "Susuz Yaz" afişte yer alıyor.
Emre Erdem'in tasarladığı afişin ana görselinde
Hülya Koçyiğit'in aynaya baktığı sahne bulunuyor. Sahne üzerinde kıvrılan yaprak ise Türk sinemasının yolculuğunu simgeliyor. (AA)
AŞKA DAİR
Sam genç bir yazardır, her
zaman gittiği bir kafede
çalışan Birdie’ye aşık olur.
Oldukça utangaç olan Sam
arkadaşının tavsiyesiyle kızı
etkileyebilmek için internette
sahte bir profil hesabı oluşturur. Onun ilgi alanlarına
yönelerek Birdie'nin hayalindeki erkeğe dönüşmeye
çabalar. Bu hem kolay
değildir hem de yapması
gereken çok şey vardır. İş,
görüşme safhasına geldiğinde
karışıklık başlar.
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:30 HAFTANIN ANNESİ
11:45 DÜNYAYI GEZİYORUM
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
ÖĞLE HABERLERİ
12:50 FATMAGÜL'ÜN
SUÇU NE?
15:00 SONGÜL KARLI İLE
YENİDEN
16:45 HAFTANIN ANNESİ
18:15 EKİN OLCAYTO İLE
ANA HABER
19:30 SPOR BÜLTENİ
19:45 YABANCI SİNEMA
SOLOMON KANE
21:30 YABANCI SİNEMA
FIRTINA BÖLGESİ-SUPER
CYCLONE
23:15 THE WALKING DEAD
YABANCI DİZİ-TEKRAR
00:10 YABANCI SİNEMA
3 SİLAHŞÖRLER:GİZLİ
GÖREV MUSKETEERS
05:20 Dila Hanım
07:00 Aşkın Bedeli
07:45 Deniz Yıldızı
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
12:00 En Güzel Bölüm
12:30 Aşkın Bedeli
14:30 Benim Kuaförüm
16:00 En Güzel Bölüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
19:15 Deniz Yıldızı
20:30 Aramızda Kalsın
23:15 İlk Aşk
19:50 İNTİKAM KURŞUNU
Orjinal İsmi :
Bullet To The Head
Yönetmen:Walter Hill
Oyuncular:Sylvester Stallone,
Jason Momoa, Christian
Slater
Yapım Yılı:2012
Bir kiralık Katil olan James
Bonomo, New York Polis
Departmanı'ndan genç bir
dedektifle birlikte tehlikeli bir
soruşturmanın tam ortasında
kalır. Ortak bir amaç uğruna
bir ölüm kalım savaşına gireceklerdir. Bu alışılmadık birliktelikte önlerine ne çıkarsa
yıkılacak ve intikam için her
şey feda edilecektir.
Haluk Levent'in
tedavisine Zürih'te
devam edilecek
İSTANBUL - Özel otomobiliyle Bursa'dan
İstanbul'a gelirken geçirdiği trafik kazasında
yaralanan şarkıcı Haluk Levent'in tedavisine
İsviçre'nin Zürih kentinde devam edilecek.
Şoförü Kadir Kökalsan'ın kullandığı 34 AZ
4321 plakalı özel otomobiliyle 25 Eylül'de
Bursa'dan İstanbul'a seyrederken trafik kazası
geçiren ve şoförü ile hafif yaralanan Haluk
Levent, özel Uzmanlar Yalova Hastanesi'nde
tedavi altına alındı.
Hastanede MR'ı çektirilen Levent'in bel
tarafında omur rahatsızlığı olduğu tespit edildi.
Bunun üzerine Levent, tedavisi için dünyaca
ünlü futbolcuların da tedavi edildiği Zürih'teki
Schulthess Klinik'ten randevu aldı.
Levent'in önümüzdeki günlerde Zürih'e
giderek Doktor E. Porsche'nin gözetiminde fizik
tedaviye başlayacağı ve 20 günlük tedavi
sürecinin ardından konserlerine devam edeceği
öğrenildi. (AA)
AŞK TARİFİ
Bombay'da yaşayan Hassan
Haji, dedesinin işlettiği
restoran sayesinde mutfakla
çocuk yaşta tanışmış, bu ilgisini yeteneğiyle pekiştirmiştir.
Şimdilerde genç bir adam olan
Hassan, dedesinden kalan
müesseseyi başarıyla işletirken
beklenmedik bir trajedi
nedeniyle Bombay'dan taşınmak durumunda kalır. Ailesiyle
birlikte Fransa'nın bir kasabasına yerleşir ve işini burada
devam ettirmek için hazırlıklara başlar, restoranını açar.
00:45 Batman
02:45 Aramızda Kalsın
04:45 Oynat Bakalım
05:45 Söyle Söyleyebilirsen
07:30 Batman (Tekrar)
08:10 Batman
09:05 Duck Dodgers (Tekrar)
09:30 Duck Dodgers
10:00 Aramızda Kalsın
13:00 Çok Güzel Hareketler
Bunlar
14:15 Oynat Bakalım
16:00 Sinema
18:45 Şıp Sevdi
21:30 Dürüst Oyun
06:00 Geniş Aile
06:45 Günaydın
09:30 Alın Yazım
11:00 Özledim Seni
13:00 Gün Arası
13:30 Çok Güzel Hareketler
Bunlar
15:00 Evim Şahane
17:00 Arka Sokaklar
18:50 Koca Kafalar
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Kurtlar Vadisi Pusu
20:00 DAHA HIZLI DAHA ÖFKELİ
Tür : Aksiyon ,
Gerilim , Suç
Yönetmen : John Singleton
Oyuncular : Paul Walker ,
Eva Mendes , Tyrese Gibson
, Amaury Nolasco ,
Devon Aoki
Senaryo : Gary Scott
Thompson , Michael Brandt
Eski polis Brian O'Conner
(Paul Walker), eski arkadaşı
Roman Pearce (Tyrese
Gibson) ile birlikte, Carter
Verone (Cole Hauser)
isminde bir adam için kara
para taşıma işine girer.
Gerçekte ise gizli ajan
Monica Clemente (Eva
Mendes) ile birlikte Verone'u
yakalamak için çalışmaktadır.
ANKARA
2 Ekim 2014 Perşembe
Bakan Akdoğan’dan
Başkan Ak’a ziyaret
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, ilk ziyaretini Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’la gerçekleştirdi. Belediyeye gelişinde Başkan Mustafa Ak, AK Parti Keçiören İlçe Başkanı Zafer Çoktan ve
Keçiören Belediyesi Meclis üyeleri tarafından karşılanan Yalçın Akdoğan'a, çiçek takdim edildi.
HABER MERKEZİ Keçiören'de oturduğu için ilk
ziyaretini buraya yaptığını belirten
Yalçın Akdoğan, “Mustafa Ak'ı 30
Mart seçimlerindeki başarısından
dolayı tebrik ediyorum. AK
Parti'nin büyükşehir belediye
başkanlığını kazanmasında
Keçiören'deki siyasi varlık ve
belediyenin performansı büyük
önem taşıyordu.
Cumhurbaşkanımız Keçiören’de
birkaç miting yaptı. Halkımızın da
desteğiyle büyükşehir temelinde
dengeler değişti ve seçimi daha
rahat kazandık” dedi.
Yeni Türkiye'nin inşasında
belediyelerin performansının
önemli olduğunu hatırlatan
Akdoğan, "Kalkınma yerelde
başlar sloganıyla yola çıktık, Yeni
Türkiye'yi inşa ederken kalkınmayı yerel
düzeyde başarılı kılmalıyız.
Belediyelerimizin çalışmalarını aynı kararlılıkla devam ettirmeleri büyük önem taşıyor” diye konuştu. 30 Mart seçimlerinde
maçın ilk yarısını aldıklarını ifade eden
Akdoğan, “Şimdi önümüzde ikinci yarı var;
Haziran, milletvekili genel seçimi. Vatandaş,
bu tür seçimlerde belediye, milletvekili,
hükümet çok ayırt etmez. Biz milletvekili
seçimine gittiğimizde kaldırımların hesabı
milletvekilinden soruluyordu.
Genel seçimde belediye icraatları
etkili olur, belediye seçiminde
genel siyasi gündem etkili olur”
dedi. AK Parti'nin belediyecilikte
farklı bir vizyon ortaya koyduğunu, eskiden devletlerin
yarıştığı arenada şimdi dünya
çapında marka şehirlerin
yarıştığını, hatta bazı büyük
ilçelerin de sesini duyurarak
yarışa katıldığını dile getiren
Akdoğan, birçok ilçe belediyesinin
Balkanlar’da, Ortadoğu'da faaliyet
gösterdiğini ve Suriye'den son göç
dalgasında olduğu gibi insani
yardım konusunda güzel bir performans ortaya koyduğunu anlattı.
Keçiören'in de bu ilçelerden
biri olarak ülke sınırlarının
ötesinde faaliyetlerde bulun-
duğunu belirten Akdoğan, Balkanlar,
Ortadoğu ve Orta Asya'daki belediye etkinlikleri ile kardeş belediyeciliğin
gelişmesinde, Türkiye'nin son dönemde elde
ettiği bölgesel konumun da ilgisi olduğunu
kaydederek “Türkiye, bu yumuşak güçle,
kültürel ilişkilerle, işbirlikleriyle bölgede
daha fazla sempatiyle bakılan bir ülke haline
geldiyse, bunda belediyelerimizin bu tür
etkinliklerinin de önemli payı olduğunu
söyleyebiliriz" dedi. AK Parti'nin, sosyal
devleti lafta bırakmayıp icraata
döktüğünü, belediyelerin de sosyal
belediyecilik ile öne çıktığını
ifade eden Akdoğan, özellikle
Suriye'den gelen göçmenler
konusunda millet olarak büyük
başarı gösterildiğinin altını çizdi.
Başbakan Yardımcısı Yalçın
Akdoğan, Kurban Bayramı'nın,
Türkiye'ye sığınan göçmenlere
sahip çıkma konusunda fırsat
olmasını temenni ederek, "Yalın
ayak, can havliyle Türkiye'ye sığınan o bebeler, kadınlar, yaşlılar…
Bunlara el birliğiyle Kurban
Bayramı'nda daha fazla sahip çıkmak durumundayız. Daha fazla
bütünleşmek durumundayız. Bu
yüzden belediyelerimizin de bu
yönde daha fazla etkinlik göstermesinin önemli olduğunu
düşünüyorum” dedi. Akdoğan, yaklaşan
Kurban Bayramı'nın bütün İslam aleminde
ve dünyada barışa vesile olması dileğiyle
sözlerini tamamladı.
Yapılan ziyaretin kendilerini çok mutlu
ettiğini vurgulayan Keçiören Belediye
Başkanı Mustafa Ak ise, “Keçiören’de oturuyorsunuz, bu nedenle burası sizin eviniz.
Bize her zaman destek verdiniz ve vermeye
de devam ediyorsunuz. Bunun için size çok
teşekkür ediyorum” dedi. Keçiören Metrosu
inşaatının son durumu hakkında
da bilgi veren Ak, metronun
hizmete açılması ile Keçiören
trafiğinin rahatlayacağına dikkat
çekti.
Görüşmenin sonunda Başkan
Ak Başbakan Yardımcısı
Akdoğan'a, "Sizin milli irade
konusundaki hassasiyetinizi biliyoruz" diyerek Sabri Akça imzalı
"Milli İradeye Saygı" isimli
tabloyu ve "Keçiören Tarih ve
Kültür Atlası" adlı kitabı hediye
etti. Başkan Ak ayrıca Belediye
Başkanlığı binasının girişinde
bulunan Gümüşdere Ihlamur
Vadisi, Mevlana Kültür ve Spor
Merkezi ile Neşet Ertaş Sanat ve
Gösteri Merkezi maketlerini de
Yalçın Akdoğan’a göstererek projeleri tanıtıcı bilgiler aktardı.
3
Aşk-ı Efsun
Tamer KARAHAN
FISILDA
Esir düştüm,gözlerine sevdam..!
Gözlerindeki,müebbetimin bitmesinden
korkuyorum ..
Göz bebeklerinde kendimi görüyorum,
her bakışımda..
Senin sevdan,her hücremi
işgal etmiş ..
Teninin,
Kokusunu çekiyorum içime.
Huzuru doluyor ..
Ama korkuyorum…
Bir daha, kokunun üstüme sinmemesinden.
Korkuyorum,sen kokamamaktan...
Parmak uçların, tenime dokunduğunda,
Titriyorum ..
Seni bende,beni sende hissetmek…
Mutluluğun tanımı bence..
Üşüsem de sıcaklığın ısıtıyor,bedenimi ve ruhumu.
Sesini duymak, bir bebeğin annesine
güvenmesi kadar,
Bana güven veriyor ..
Meleklerden miras güzel sesinde,
Aşkı fısıldaman yok mu,aşk doluyor her yanım.
Seni,kaybetmek düşüncesinden
korkuyorum, be sevdam ..!
Canımı yakıyor sessizliğin ..
Sensiz kalmaktan,gitmenden
korkuyorum.
Aşkım ..!
Sensiz ölmekten,
Korkuyorum ..
Senin olmadığın,senin kokunun olmadığı,
Her şiirden korkuyorum ..!
Halk Eğitim
öğretmenleri Tuna’yı
ziyaret etti
Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr.
Mustafa Tuna, yeni dönem heyecanını
yaşayan eğitmenleri konuk etti.
Mamak Yüzme Havuzu kış için hazırlandı
Periyodik bakımları yapılan yüzme havuzu, yazın olduğu kadar soğuk havalarda da
talep görüyor. Bugüne kadar 180 bin kişinin faydalandığı tesiste kursiyer ve yüzücülerin
soğuktan etkilenmemesi için, havuzun TSE standartlarında yalıtım ve ısıtması sağlandı.
HABER MERKEZİHavuz keyfi yaşamak isteyen
vatandaşların havuza akın ettiğini
kaydeden Mamak Belediye
Başkanı Mesut Akgül, kış sezonunun açılmadan önce havuzun
detaylı bir bakımdan geçirildiğini
söyledi. Akgül, kış mevsiminde
de yaz sıcaklığı sunduklarını
belirterek, halkı spor yapmaya
teşvik ettiklerini kaydetti.
Mamak’ta bir eksikliği dolduran
ve insanların ilgi duyduğu mekânlardan bir tanesi olma yolunda
emin adımlarla hizmetlerine
devam eden yüzme havuzu, su
sıcaklığı 28 derece, ortam sıcaklığı 30 derece olarak hizmet
veriyor. 7'den 70'e yüzme bilen
bilmeyen tüm vatandaşlara hizmet
veren havuzdan, günlük 5 yüz kişi
faydalanıyor. Bu güne kadar 8 bin
kursiyere eğitim veren tesiste 9
eğitmen eşliğinde profesyonel
yüzme eğitimleri, dalış ve su
sporları eğitimleri veriliyor. Su
altı ve dalış meraklılarına da talep
doğrultusunda uygulamalı ve
nazari eğitimlerle birlikte sertifikalı scuba diving eğitimleri veriliyor. Salı-perşembe ve cumartesi
günleri bayanlara, çarşamba,
cuma ve pazar günleri erkeklere
hizmet veren havuz, ilk yardım ve
cankurtaran eğitimi almış uzmanlar eşliğinde kullanılıyor.
Çin Kültür Haftası başladı
HABER MERKEZİÇin Büyükelçiliği etkinlikleri kapsamında
düzenlenen “Çin Kültür Haftası” Çankaya
Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Çin
ve Türk halklarının katılımıyla düzenlenen
törenle başladı.
“Benim Adım Wu Xi” isimli fotoğraf sergisinin açılışıyla başlayan Çin Kültür Haftası,
renkli görüntülere sahne oldu. Binlerce yıllık
kültürü ve yüzyıllık sanayi kenti refahı ile birlikte Güney Çin’in zarif ve ferah kültürel rüzgarını estiren serginin açılışında Çinli yetkililerin yanı sıra Çankaya Belediye Başkan
Yardımcısı Gülsün Bor Güner de katıldı.
Etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk
duyduklarını belirten Güner; “Bizim
kültürümüz insanların birbirlerini tanımalarını
ve sevmelerini öğütler. Biz de bu kültürün
izinden giderek dünyanın bütün insanlarına
kucak açıyoruz. Etkinliğe emeği geçen
herkese Çankaya Belediye Başkanımız Alper
Taşdelen adına teşekkür ediyorum.”
ifadelerinde bulundu. Çin Büyükelçisi Yu
Hongyang ise Çankaya Belediyesi’ne ve
destek verenlere teşekkür ederek başladığı
konuşmasında Türk ve Çin Halklarının
dostluğundan söz ederek “İnanıyorum ki, siz
değerli dostlarım bu akşam ki programı
izlerken her iki ülkenin ilerlemesi ve zenginleşmesi açısından tıpkı benim gibi mutluluk
ve onur duyacaksınız. Büyükelçi olarak ben
iki ülkenin politika, ekonomi ve kültürel alanda güzel işlere imza atması için her türlü
desteği vermeye hazırım.” şeklinde konuştu.
HABER MERKEZİSincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna,
Sincan Halk Eğitim Merkezi eğitimcileri ile bir
araya geldi. Başkan Tuna’yı makamında ziyaret eden
eğitmenler, Sincan’daki kurslar hakkında bilgi verdi.
Yeni eğitim öğretim döneminin başlamasıyla
Sincan’da çok sayıda yeni kursun da açılacağını
belirten eğitimciler, Sincanlıların kursa gösterdiği
ilgiden de oldukça memnun olduklarını belirtti. Her
yeni dönemde, yeni bir heyecanı daha içlerinde doğduğunu belirten eğitimciler, Başkan Tuna’ya destekleri için de teşekkür etti.
Eğitimcilerin baş tacı olduğunun altını çizen
Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna,
“Sincan Halk Eğitim Merkezi öğretmenlerimizi burada görmekten büyük mutluluk duydum. Halk Eğitim
Merkezimizle birlikte çok güzel işlere imza atıyoruz.
Kurslarımıza tüm halkımızın katılımını bekliyor,
yeni eğitim ve öğretim döneminin hayırlara vesile
olmasını niyaz ediyorum.” dedi.
4
ANKARA
2 Ekim 2014 Perşembe
Sincan Belediyesi’nde
Kurban Bayramı hazırlığı
Sincanlıların huzurlu bir bayram
geçirmesi için çalışmalara başlayan
Sincan Belediyesi zabıta ve temizlik
ekipleri, 24 saat boyunca hizmet veriyor.
Taşdelen’den Maltepe
yerleşkesi'ne ziyaret
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, Çankaya Belediyesi Maltepe Yerleşkesi’ni ziyaret etti.
HABER MERKEZİ - Çankaya Belediye
Başkanı Alper Taşdelen, içerisinde gündüz
bakımevi ve etüt merkezi, sanat atölyeleri, engelli gençler için açılan atölye ve kafeteryanın da
yer aldığı Maltepe Yerleşkesini ziyaret etti.
Engelli gençlerin rehabilitasyonu
çerçevesinde faaliyet gösteren Çengel Atölye’yi
ziyaret eden Başkan Taşdelen, öğretmenlerden
bilgi alıp seramik, resim ve takı tasarımı çalışması yapan gençlerle sohbet etti. Birleşmiş
Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği’nce oluşturulan Sanat Sokağı atölyesini gezen Başkan
Taşdelen, ressam Mehmet Ali Doğan ve Halil
Coşkun’un eserleri hakkında bilgi alarak
Çankaya’nın dört bir köşesini sanat eserleriyle
bezemek için destek istedi. Çağdaş Sanatlar
Merkezi’nde bir sergi hazırlığı içinde olan
Ressam Halil Coşkun, ziyaretin anısına
Taşdelen’e bir çalışmasını armağan etti.
Çankaya Halk Eğitim Merkezi işbirliği ile
kurulan heykel atölyesindeki çalışmaları da
inceleyen Taşdelen, taşa, ahşaba ve çamura soluk
veren kursiyerler ve eğitmenleriyle de sohbet
ederek çalışmaların yaygınlaştırılması için
belediyenin gayret içinde olacağını belirtti.
Bin Çocuk Korosu Atölyesi, Yılmaz Güney
Sahnesi, Umut Etüt Merkezi ve Gündüz
Bakımevi’ni de gezen Başkan Taşdelen, Maltepe
Yerleşkesi’nin, ilgi odağı olan yaşayan bir
merkez olması için ellerinden geleni yapacaklarını aktardı. İnceleme gezisinde Çengel Kafe’de
çay molası veren Taşdelen, kafedeki gençlerle bir
süre sohbet etti. Taşdelen, kampüs içerisinde
hizmet veren Maltepe Aile Sağlığı Merkezi’ne
uğrayarak hekimlerden çalışmaları hakkında da
bilgi aldı.
Pursaklar’a yeni çöp araçları...
Pursaklar Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü araç filosuna yeni çöp araçları kattı.
HABER MERKEZİSincan Belediyesi, kurban bayramına sayılı gün
kala hazırlıklarını tamamladı. Sincan’a yakışır bir
Bayram için çalışmalarını şimdiden tamamlayan
Sincan Belediyesi zabıta ve temizlik ekipleri 24 saat
boyunca çalışmalarını sürdürüyor.
Göreve geldiği ilk yıl modern bir kurban
pazarının oluşturulması için düğmeye basan Sincan
Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, ilçeyi
görüntü kirliliğinden kurtarmıştı. Ana amacı her
zaman Sincanlı’nın mutluluğu olan belediye, bayramda da huzurlu ve mutlu bir ortam oluşturmanın çabası
içinde çalışmalarını yürütüyor. Bayram koşuşturması
içerisinde çevrede alış verişlerden kaynaklı oluşacak
her türlü görüntü kirliliği için temizlik ekipleri gece
gündüz çalışmalarını sürdürecek.
Vatandaşın rahat, güvenli ve hijyen bir ortamda
kurbanlığını seçmesi ve uygun koşullara göre
kesilmesi için her şeyi düşünen ve planlayan Sincan
Belediyesi, kurban satış merkezlerinin geceleri
aydınlatılmasını da sağlayacak. Güvenlik, zabıta
görevlileri tarafından sağlanırken, kurulacak tuvalet
de kurbanlık satıcılarına hizmet verecek. Alışveriş
çadırının da yer alacağı kurbanlık satış merkezinde
kurbanlıkların su ihtiyaçları tankerler vasıtasıyla
Belediye tarafından karşılanacak.
Kurban Bayramı için hazırlıkların devam ettiğini
belirten Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa
Tuna da: “Tüm vatandaşlarımızın bayramını en güzel
biçimde geçirmesi için çalışıyoruz. Bu amaçla
belediye çeşitli tedbirler ve düzenlemelerle bayrama
yakışır bir Sincan için gece gündüz mesai başında
hizmetlerini sürdürüyor. Bayramın Sincan’da sorunsuz bir şekilde geçmesi için çalışmalarımızı
sürdürüyoruz.” dedi.
Vatandaşlara sorunsuz bir Kurban Bayramı yaşatmak için çalışmalarını sürdüren Sincan
Belediyesi’nden bayram süresince 3 veteriner hekim,
95 zabıta personeli, 100 temizlik personeli vardiyalı
olarak kurban satış ve kesim yerlerinde hizmet verecek. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tüm satış ve
kesim yerlerinde hayvanların sağlık durumunu
denetleyecek. Zabıta Müdürlüğü ekipleri de bayram
boyunca 24 saat denetimlerini sürdürecek.
Ayrıca; Sincan Belediyesi'ne bağlı ekipler, ilçede
bulunan camilerin iç ve dış temizliğinin yanı sıra
mezarlıklarda da temizlik çalışması yaparak bayrama
hazır hale getiriyor. Sincan Belediyesi tarafından her
bayramda olduğu gibi bu bayramda da mezarlıklara
ücretsiz servisler hizmet verecek. Bayram süresince
talep ve şikayetlerini iletmek isteyen tüm vatandaşlar
24 saat boyunca kesintisiz hizmet verecek olan 444 4
762 numaralı telefondan zabıta ve temizlik personellerine taleplerini iletebilecek.
Son sistem teknolojiyle donatılan araçlar tonlarca çöp
alma kapasitesine sahip. Yüksek performansla çalışan
küçük zemin süpürge araçları, hem kapalı alanlara
kolaylıkla ulaşabiliyor hem de trafikte engel oluşturmuyor.
HABER MERKEZİPursaklar Belediyesi
Temizlik İşleri Müdürlüğü
ilçedeki temizlik hizmetlerinde
önemli adımlar atmaya devam
ediyor. Daha önce yer altı çöp
konteynır sistemini uygulayama
koyarak çöp konusuna köklü
çözüm üreten müdürlük, şimdi
de 7 adet çöp kamyonu, 2 adet
de zemin süpürge aracı ile araç
filosunu güçlendirip hizmet
kalitesini arttırdı.
Son sistem teknolojiyle
donatılan araçlar tonlarca çöp
alma kapasitesine sahip. Yüksek
performansla çalışan küçük
zemin süpürge araçları, hem
kapalı alanlara kolaylıkla ulaşabiliyor hem de trafikte engel
oluşturmuyor.
Pursaklar Belediyesi
Temizlik İşleri Şantiyesinde
araçları teslim alan Pursaklar
Belediye Başkanı Selçuk Çetin,
araçları inceledi ve
Pursaklar’daki gelişime dikkat
Başkan Yaşar, Onkoloji Hastanesi’ni ziyaret etti
HABER
MERKEZİYenimahalle
Belediye Başkanı
Fethi Yaşar, ilçe sınırlarındaki bütün kurum
ve kuruluşlara destek
olmaya devam ediyor.
Öğrencilerin daha
sağlıklı ortamlarda
eğitim almaları için
okulların tadilat ve
çevre düzenlemelerini
yapan belediye, ilçe
sınırlarındaki hastanelerin de
ihtiyaçlarına cevap
veriyor. Ankara
Onkoloji Eğitim ve
Araştırma
Hastanesi’ni ziyaret
eden Yaşar, hastaneye
çevre düzenlemesi
sözü verdi.
Hastane yöneticisi
Prof. Dr. Mustafa
Ertek tarafından
karşılanan Yaşar, hastanede tedavi gören
hastaları ziyaret etti.
Hastalarla sohbet
ederek acil şifalar
dileyen Yaşar, hastanenin yoğun bakım
ünitesinde tedavi
gören hemşehrisi Prof.
Dr. Semih Kandilci’yi
de ziyaret etmeyi
ihmal etmedi.
Kandilci’nin sağlık
durumu hakkında doktorlarından bilgi alan
Yaşar, hemşerisinin
ailesi ile de bir araya
geldi ve “Her zaman
yanınızdayım” dedi.
Ziyaretinde Yaşar,
hastanenin çevre
düzenlemesinde eksikliklerin olduğunu
belirten Ertek’e destek
sözü verdi.
çekti. Başkan Çetin: “Geniş bir
coğrafyaya hizmet ediyoruz. Her
geçen gün araç filomuzu
artırarak Pursaklar’daki temizlik
hizmetini en üst seviyeye
çıkartıyoruz. Temiz Pursaklar
için hep birlikte el ele vererek
geleceğe yürüyoruz. Araçlarımız
ilçemiz için hayırlı olsun.”dedi.
Çankaya Belediyesi’nden bayram temizliği
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi
Sosyal Yardım İşleri
Müdürlüğü’ne bağlı Evde
Temizlik Birimi ekipleri,
ihtiyaç sahibi
Çankayalıların bayram
temizliği için kolları sıvadı.
Evde Temizlik Birimi ekipleri, periyodik olarak
sürdürdükleri Evde
Temizlik hizmetini her
bayram öncesi yoğunlaştırıyor.
Sosyal yardımlar
konusunda dezavantajlı
kesimlere ve ihtiyaç sahibi
vatandaşlara öncelik veren
Belediye, bayram öncesi
hizmetlerini artırdı.
Kendisiyle ilgilenecek bir
yakını bulunmayan hasta
ve yaşlı kesimler ile engelli
olan ya da engelli bir
yakınına bakmakla yükümlü vatandaşlara verilen
Evde Temizlik Hizmetinin
amacı, Anadolu kültürünün
bir parçası olan bayram
temizliğinin yerine getirilmesine yardımcı olmak.
Belediye böylece bayram
öncesi verdiği evde temizlik hizmeti ile yüzlerce
vatandaşın evini temizleyerek yüzlerini güldürüyor.
Çankaya’da yaşayan
vatandaşların yararlandığı
Çankaya Belediyesi Sosyal
Yardım İşleri Müdürlüğü
bünyesinde faaliyet
gösteren Evde Temizlik
Birimi, başvurusunu yapan
ihtiyaç sahiplerine düzenli
aralıklarla hizmet veriyor.
Çankaya Belediyesi kadın
temizlik işçilerinden oluşan
evde temizlik ekibi, evin
kapı, cam, halı silme,
süpürme, toz alma gibi
komple temizliğini gerçekleştiriyor.
ANKARA
2 Ekim 2014 Perşembe
5
İLESAM kaliteli projeler için kolları sıvadı
İLESAM, düzenlediği, şiir, hikaye, roman yarışmaları slogan ve
logo tasarım yarışmaları, paneller sempozyumlar ve edebî
alanda yaptığı çok yönlü atılımlarla ve telif hakları konusunda
yaptığı çalışmalarla geniş kitlelere duyurmaya devam ediyor.
T.C. GÖLBAŞI (ANKARA)
İCRA DAİRESİ
2009/1541 ESAS
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup:
Birinci artırmanın aşağıda belirtilen gün, saat ve yerde yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %50'sine istekli
bulunmadığı taktirde, yine aşağıda belirtilen gün, saat ve aynı yerde 2. artırmanın yapılarak satılacağı; şu
kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %50'sini bulmasının ve satış isteyenin alacağına
rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; birinci artırmadan on gün önce başlamak üzere artırma tarihinden
önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebileceği, birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden başlamak
üzere ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar elektronik ortamda teklif verilebileceği, mahcuzun
satış bedeli üzerinden aşağıda belirtilen oranda KDV.'nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin icra
dosyasından görülebileceği; gideri verildiği takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene gönderilebileceği;
fazia bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla dairemize başvurmaları ilan olunur.
24/09/2014
1. İhale Tarihi
: 16/10/2014 günü, saat 13:45 - 13:45 arası.
2. İhale Tarihi
: 31/10/2014 günü, saat 13:40- 13:45 arası.
İhale Yeri: Bahçelievler Mahallesi 162. Cadde No:1 Şoförler Odası Otoparkı - Gölbaşı / ANKARA
No
Takdir Edilen Değeri TL
Adedi KDV Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri)
120.000,00
1
%1
06 LYL 83 Plakalı Volkswagen Marka Bora,
1.6 Comf. Tipi 2001 model AKL891138 Motor Seri Numaralı Beyaz Renkli Stepne orjinal oto teyp sağ çamurluk
ve kapıda ezik muhtelif kısımlarında çizikler mevcut, Anahtar ve ruhsat var, H. otomobil
Basın - 12776 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
MOBİLYA SATIN ALINACAKTIR
TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON
KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SATINALMA
DAİRESİ BAŞKANLIĞI
TRT İngilizce Kanal Koordinatörlüğüne Mobilya Alımı alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu
maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası: 2014/124710
1-İdarenin
a) Adresi: TRT Sitesi Turan Güneş Bulvarı 06109 Oran- Çankaya/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası: 3124634200 - 3124634207
c) Elektronik Posta Adresi :ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa): https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı: 4 Kişilik 34 Adet Masa, 2 Kişilik 12 Adet Masa, Tek Kişilik 7 Adet Masa, Masa
Paneli 80 Adet, Keson 167 Adet, Taşıyıcı 167 Adet, Ofis Sandalyesi 167 Adet, Dosya Dolabı 8 Adet,
Vestiyer Dolabı 17 Adet Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : TRT İstanbul Televizyonu Kuruçeşme /İstanbul
c) Teslim tarihi: Malların montajı yapılmış tüm fonksiyonları ile çalışır vaziyette teslimatı, teslim süresi
olan 30 (otuz) takvim günü içinde olmak kaydıyla tek partide yapılacaktır.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü ihale Komisyon Toplantı salonu
C Blok Kat:3 307 No.lu Oda 06109 Oran-Çankaya/ANKARA
b) Tarihi ve saati: 23.10.2014 - 14:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre
Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin
tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili
Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları ve
açıklamaları içeren doküman:
Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren doküman:
(1) Teklif edilen malın teknik şartnamede yer alan teknik kriterlere uygunluğunu belirlemek amacıyla
teknik bilgilerin yer aldığı katalog, teknik doküman ve broşür (Türkçe olacaktır) basılı verilecektir.
İstekliler teklifleriyle birlikte “Teknik Şartnameye Cevaplar” belgesini vereceklerdir. Teknik şartnamenin
her maddesi İstekli tarafından cevaplandırılacaktır. “Tamam”, “Anlaşıldı” gibi ifadeler yerine, şartnamenin
ilgili maddesine “Kabul edilmiştir.” ifadesi kullanılacak ve nasıl
sağlanacağı da açıklanacaktır.
(2) İş ortaklığında teklif edilen mal esas alınarak ortaklardan biri, birkaçı veya tümü tarafından teklif edilen
mala ilişkin olarak idari şartnamede yapılan düzenleme çerçevesinde; teknik bilgilerin yer aldığı katalog,
teknik şartnameye cevapları sunulur.
(3) Gerekli görüldüğü takdirde idare ihale değerlendirme sırasında teklif edilen ürünlerin teknik ve fonksiyonel özelliklerini görmek amacıyla istekliden tanıtım talep edebilecektir.
(4)Tanıtım istenen hususlarda Teknik Şartname’ye verilen cevaplar, katalog değerleri ve tanıtım sırasındaki
tespitler arasında çelişki olursa tekliflerin değerlendirilmesinde tanıtım sırasındaki tespitler esas alınacaktır.
(5)Tanıtım istenmeyen hususlarda, Teknik Şartname’ye verilen cevaplarla sunulan kataloglar arasında çelişki olursa tekliflerin değerlendirilmesinde katalog değerleri esas alınacaktır.
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı Türkiye Radyo
Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Satınalma Dairesi Başkanlığı Satınalma Müdürlüğü C Blok Kat:3
No:304 06109 Oran-Çankaya/ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Genel
Sekreterlik Genel Evrak Müdürlüğü Zemin Kat TRT Sitesi 06109 Oran-Çankaya/ANKARA adresine elden
teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu,
üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (Yüzyirmi) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Basın - 12822 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
GAZİ BOZKURT- Ülke
çapında gittikçe büyüyen üye
sayısı, şubeleri, temsilcilikleri
ve yürüttüğü çalışmalara bir
yenisini katmak üzere kolları
sıvayan İLESAM yönetimi
Ankara'da bir ilke daha imza
atıyor.
Ankara'da ikamet eden ve
her birisi ayrı değer olan TSM
bestekarlar yarattıkları eserler
ve Türk Sanat Müziği alanında
verdikleri emeklerle büyük
ustalar,
öz musikide faydalı olacak
projelerde el
ele verip
nesillere
kalıcı eserler
bırakmak için
dinlenecek ve
fikirlerinden
yola çıkarak
hedefler en
doğru şekilde
koyulacak.
İLESAM
bundan sonra
her Cumartesi
sabahı
Ankara'da
yaşayan dört bestekârı Genel
Merkez’deki kahvaltı sohbetlerinde bir araya getirerek
onların engin fikir ve sanat
görüşlerinden faydalanarak bu
alandaki çalışmalara katkıda
bulunacak.
İLESAM Genel Başkanı
Mehmet Nuri Parmaksız ve
Genel Başkan Yardımcısı İlter
Yeşilay tarafından koordine
edilen bu toplantıların ilki
gerçekleştirildi.
Davete icabet eden
bestekârlar İsmail Akçapınar,.
Prof. Dr. Yaşar Bedük, Hüseyin
Soysal, Yener Topaloğlu ile
yapılan görüşmelerde onların
fikirlerinden yola çıkarak
önemli tespitlerde bulunuldu.
İLESAM Genel
Merkezi’ndeki toplantı, İLE-
SAM Genel Başkanı Mehmet
Nuri Parmaksız’ın konuklara
katılımlarından dolayı teşekkür
ederek yaptığı hoş geldiniz
konuşmasıyla başladı.
Daha sonra, özellikle şiirin
ve musikinin kardeşliği
konusuna değinen Genel
Başkan, İLESAM ailesini oluşturan üye sayısının hızla
çoğaldığını anlatarak, Türk
Sanat Musikisine gereken
kaliteli söz üretiminin artması
ve gelecek nesillere özgün
eserler bırakılması açısından
beste kadar sözlerin de
tekniğine uygun anlamlı ve
orijinal olması gerektiğinin
altını çizdi. Bu yüzden şairlerimizin şiirin aruz, hece vs.
bütün kalıplarını bilmek zorunda olduğunu belirtti. İLESAM’ın Ankara’da bulunan
bestekarların bilgi ve önerilerine kulak vererek. TSM’ye
katkısı olacak büyük çaplı projeler yapmak için Yönetim
Kurulu’nun çalışmalara
başladığına değinen Mehmet
Nuri Parmaksız, daha sonra
sözü İLESAM Genel Başkan
Yardımcısı İlter Yeşilay’a
bırakarak bütün bestekarların
kalplerinde özel bir yeri
olduğunu ve birlikte güzel
çalışmalar yapılacağına dair
inancının tam olduğunu
belirterek sözlerine son verdi.
Genel Başkan Yardımcısı
İlter Yeşilay’da davetlerine icabet eden konuklara hoş geldiniz diyerek başladığı konuşmasında, İLESAM olarak
Ankara’daki bir boşluğu kurum
bazında doldurmak istediklerini, söz sahipleriyle müzik
sahiplerini aynı potada en verimli haliyle bir araya getirecek
projelere imza atmak için girişimlere başladıklarını anlattı.
Bestekârlarla yapılacak bu
toplantılardan doğan bilgi,
istek ve
ihtiyaçların
tespit
edilmesinin
belirleyecekleri
hedeflere yönelik çalışmaların
temelini oluşturacağını belirten
Yeşilay:
“Sanata
hizmet etmek
ülkemizin
medeniyetine
hizmet etmekle
eşdeğerdir. Türk
Sanat Müziği alanında arkasında başarı ve güzelliklerin
olduğu bir kapıyı açmak istiyorsak bunun başını çekmekteki
sorumluluğun kurum olarak
İLESAM’ı çok ilgilendirdiğini
düşünüyorum. Çünkü İLESAM bünyesindeki binlerce
şairle dev bir portalı zaten
kendi içinde barındıyor” diye
konuşan Yeşilay, her birisi
kendi alanında büyük
başarılara imza atmış olan
bestekârların önemine vurgu
yaparak sözlerine son verdi.
Ankara’lı Bestekârlarla
yapılan bu ilk toplantı karşılıklı iyi niyet dilekleriyle sona
ererken İLESAM yöneticileri
gelecek toplantının hazırlıklarına başlamak için kolları
sıvadılar.
Mengen’de Aşçılık
Festivali yapıldı
HABER MERKEZİBolu'nun Mengen İlçesi'nde bu
yıl 30'uncusu düzenlenen
Uluslararası Mengen Aşçılık ve
Turizm Festivali'ne
Yenimahalle Belediye Başkanı
Fethi Yaşar da katıldı.
festival Aşçı heykeli önünden
bando eşliğinde hareket eden
kortejle başladı.
Mengen Belediye Başkanı
Turhan Bulut, “4 Bin
metrekarelik festival alanını
ekonomik anlamda bizler asfalt
CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu, CHP Bolu
Milletvekili Tanju Özcan, CHP
Gaziantep Milletvekili Ali
Serindağ, CHP İstanbul
Milletvekili Umut Oran,
Mengen Belediye Başkanı
Turhan Bulut, partililer ve çok
sayıda vatandaşın da katıldığı
yapamazdık. Alanın asfaltlanmsını üstlenen ve festival
alanımızı bize kazandıran
Yenimahalle Belediye
Başkanımız Fethi Yaşar’a
30.Festivalimiz için verdiği
destekler için teşekkür ediyorum” dedi. Bulut, festivale
katkılarından dolayı Yaşar’a bir
de plaket verdi.
CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu, “Fatih Sultan
Mehmet'ten bugünlere uzanan
süreçte Mengen'in aşçılığın
merkezi ve Türkiye'nin kalbi”
olduğunu söyledi. Mengen'de
festivalin 30 yıldır yapıldığını
hatırlatan Kılıçdaroğlu, bundan
sonra da çok daha güçlü
sürdürüleceğini kaydetti.
"Nerede derdiniz varsa ve
nerede sorunla karşılaşırsanız
hiç çekinmeden bana
gelebilirsiniz" diyen
Kılıçdaroğlu, "Mutlaka sorununuzu çözmek için çaba harcayacağım. Kamuda aşçılığın
meslek sayılması için
mücadele vereceğim" ifadesini
kullandı.
Festival kapsamında 2 ayrı
rekor denemesi yapıldı. İlk
denemede Türkiye Aşçılar
Federasyonu tarafından
Guinness Rekorlar Kitabı'na
girebilmek için 'Dünyanın en
çok büyük Mengen pilavı'
yapıldı. 40 aşçı 4 tonluk dev
tencerede yapılacak olan etli
pilav için gece boyu hiç uyumadan çalıştı.
Obeziteye karşı yürüdüler
ALP ASLAN OĞUZKazan Kurtboğazı Barajı'nda
düzenlenen obeziteye karşı
yürüyüş yağmura rağmen
gerçekleştirildi. Kazan
Belediyesi'nin Sağlık Bakanlığı
Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı
ile birlikte düzenlediği yürüyüşe
Kazan Belediye Başkanı
Lokman Ertürk, Türkiye Halk
Sağlığı Kurumu Başkanı Prof.
Dr. Seçil Özkan, Kızılcahamam
Belediye Başkanı Muhittin
Güney, Kazan İlçe Sağlık
Müdürü İbrahim Ünlü, ilgililer
ve vatandaşlar katıldı.
Sata 11.00’de Kurtboğazı
Barajı girişinden başlayan
yürüyüş sete kadar sürdü. Burada
sanatçı Ali Seven bağlamasıyla
kısa bir konser verdi. Konserin
ardından kürsüye gelen Prof. Dr.
Seçil Özkan, Sağlık
Bakanlığınca yürütülen Türkiye
Sağlıklı Beslenme ve Hareketli
Hayat Programı kapsamında
2014 yılının ‘Sağlıklı Yaşam ve
Hareket Yılı’ ilan edildiğini
söyledi. Sağlıklı beslenmeye ve
yürüyüşlere dikkat çeken Özkan,
aktivitenin ev sahipliğini yapan
Kazan belediye Başkanı Lokman
Ertürk’e ve katılımcılara
teşekkür etti.
Belediye Başkanı
Lokman Ertürk de,
toplumda bir farklılık
yaratabilmek ve halk
sağlığı noktasında
dikkat çekebilmek için
Kazan Belediyesi
olarak böyle bir etkinliğe ev sahipliği yaptıklarını belirtti. Ertürk,
“Başta Başbakanımız
olmak üzere Sağlık
Bakanımız ve tüm kurumlarımızla beraber, Türkiye’nin sigarada
göstermiş olduğu başarısını
obeziteyle mücadelede de
göstereceğine inanıyoruz” dedi.
Yürüyüş öncesinde katılımcılara kahvaltı olarak elma ikram
edilirken yağmura karşı korunmaları için de yağmurluk
dağıtıldı.
6
EKONOMİ
2 Ekim 2014 Perşembe
Önemli
ayçiçeği
üretim
merkezlerinden
Kırıkkale'de,
ham yağ
ithalatının
azaltılması
için yağlık
ayçiçeği
üretimine
ağırlık
veriliyor
Yağlık ayçiçeği üretimi
dışa bağımlılığı azaltacak
KIRIKKALE - ZEKERİYA
KARADAVUT - Türkiye'nin
önemli ayçiçeği üretim merkezlerinden Kırıkkale'de, dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlanması için yağlık ayçiçeği üretimine ağırlık veriliyor.
Hububata alternatif ürün olarak
yetiştirilen ve hasadına başlanan
yağlık ayçiçeği, kilogram başına
30 kuruş devlet desteği ile çorak
ve sulanamayan arazilerde
ekilebiliyor, masrafının az,
getirisinin yüksek olması
nedeniyle çiftçiler tarafından tercih ediliyor.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl
Müdürü Recep Kırbaş, Çelebi ilçesine bağlı Karabucak köyünde
Abdullah Çağlayan'a ait tarlada
AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ham yağ açığını
dikkate alarak kentte yağlık
ayçiçeği ekimini teşvik ettiklerini
söyledi.
Üreticileri, alternatif tarım
ürünlerine yönlendirmeye çalıştıklarını dile getiren Kırbaş, şöyle
konuştu:
"Kentte yaklaşık 300 bin hektar
ekilebilir alanımız var. Bu alanın
190 bin hektarında her yıl ürün
alabiliyoruz. Öncelikle ilimizde
buğday ve arpa yetiştiriciliği
yapılıyor, daha sonra çerezlik ve
yağlık ayçiçeği ekimi yapılıyor.
Kentte 13 bin hektar alanda çerezlik, bin hektarda yağlık ayçiçeği
Erken hasat "altın sıvı"
şişelere dolmaya başladı
BALIKESİR - HAKAN
FİRİK - Sezonun erken hasat yeşil
zeytinlerin sıkılmasından elde
edilen zeytinyağı, fabrikalarda
şişelere doldurulmaya başlandı.
Ayvalık ilçesindeki fabrikasında
kurban kesip zeytin sıkarak sezonun erken hasat zeytinyağını elde
eden Ahmet Sucu, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, bereketli bir
sezon beklediklerini söyledi.
Ağaçlardan özenle toplanan sezonun ilk yeşil zeytinlerinin fabrikaya
getirildiğini anlatan Sucu, burada
fabrikanın kabul haznesine dökülen
ürünün, bantlar vasıtasıyla yıkama
ünitesine sevk edildiğini aktardı.
Tazyikli suyla yıkanan zeytinlerin öğütme makinesinden geçirildiğini ifade eden Sucu, "Burada
ezilerek posa haline getirilen yeşil
zeytinler, sezonun ilkerken hasat
zeytinyağına dönüştürülmek üzere
vakumlanıyor" dedi.
Üreticilere hayırlı bir sezon
dileyen Sucu, bu sene Ayvalık ve
Gömeç ilçelerinde beklenen mahsulün olmadığını bildirdi.
Erken hasat zeytinyağında çok
sert meyve tadı olduğunu ancak
kendine özgü kokusu ve lezzetiyle
ilgi gördüğünü vurgulayan Sucu,
bunun yine damaklarda tat bırakmaya başlayacağını dile getirdi.
Tekrarı bulunmayan ve taklit
edilemeyen bir lezzetin ortaya çıktığını belirten Sucu, şunları kaydetti:
"Ekim ayının 20'sine kadar
böyle devam eden bir düzenek var
şu anda. Normal zamanda 5 kilo-
gram zeytinden bir kilogram yağ
alıyorsanız, erken hasatta 8-9 kilogram zeytinden bir kilogram ancak
çıkıyor. Çünkü zeytin, tam
anlamıyla yağını almamış oluyor.
Bu yüzden de erken sıkmanın
maliyeti ve ürünün fiyatı yüksek
oluyor. Bu yıl dünyada
zeytinyağının az olması bekleniyor.
İspanya'da beklenen yıllık ürün 900
bin ton civarında. Yunanistan ve
İtalya'da beklenen rekolteler yok.
Onun için zeytinyağı fiyatına
ilişkin şu anda bir şey söylemek
çok erken. İlerleyen günlerde
ürünün randımanı ve kalitesi, fiyatı
belirleyecek." (AA)
ekiliyor. Yağlık ayçiçeğinde
dekara 300 kilograma yakın verim
var. Bakanlığımız olarak yağlık
ayçiçeğinde kilogram başına 30
kuruş destek veriyor. Bununla birlikte mazot ve gübre destekleri de
var. İlimizde yağlık ayçiçeğinin
ekim alanlarını yükseltme gayreti
içerisindeyiz."
Kırbaş, kuraklığın bu yıl verimi
çok etkilediğini, "sarı altın" olarak
bilinen yağlık ayçiçeğinin de bu
kuraklıktan etkilendiğini vurguladı.
Türkiye için yağlı tohumların
çok önemli bir ürün olduğunun
altını çizen Kırbaş, şöyle devam
etti:
"Ülke genelinde 600 bin hektar
alanda 450 bin ton civarında
üretimimiz var. Ancak
ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz. Petrolden sonra en çok
dövizi yağlı tohumlara ödüyoruz. 450 bin ton üretimimiz
var ama yaklaşık 400 bin ton
da ithalat yapıyoruz. Ham yağ
ve yağlı tohum ithalatı için
yılda 1 milyar dolar döviz
veriyoruz. Ayçiçeği,
Türkiye'nin ithalat kalemleri
içinde en büyük miktardaki
ürünlerin başında geliyor.
Amacımız Türkiye
ekonomisine yük olan bu ithalattan kurtaracak kalite ve verimlilikte ürünler üretmek.
Yağlı tohum ürün ekim alanlarını artırmak istiyoruz.
Ancak sulanabilir alanlarla bu
alanların artışı olacak. Kentte
tarım alanlarını sulama çalış-
malarımız devam ediyor. Bunlar
tamamlandığında yağlı tohum
ekilebilir alanlarımız daha da
çoğalacak."
Yağlık ayçiçeğinin yetişme
periyodunun 100-150 gün
olduğunu ve toplamda 2600 - 2850
derece civarında sıcaklık istediğini
aktaran Kırbaş, İç Anadolu
Bölgesi'ndeki bütün illerde ürünün
rahatlıkla yetiştirilebileceğine
işaret etti.
Kırbaş, ayçiçeği derin ve kazık
kök sistemine sahip olduğu için
kuraklık, tuzluluk ve yaşlılık gibi
problemleri olan topraklardaki
üretim performansının diğer bitkilerden daha iyi olduğuna dikkati
çekerek, şu bilgileri verdi:
"Yağlık ayçiçeği her türlü
toprakta yetişmesine rağmen, iyi
drenajlı ve su tutma kapasitesi
yüksek toprakları daha fazla sever.
Ayçiçeğinin çimlenmesi için en
az toprak sıcaklığı 8-10 derece
olması gerekir. Bu nedenle ülkemizde genelde mart ayı sonu mayıs
ortası arasında ekimi yapılmalıdır.
Ayçiçeği soğuğa dayanıklı olup,
genelde ilk donlardan 4-6 yapraklı
devreye kadar zarar görmez."
Yağlık ayçiçeğini ikinci kez
tarlasına ektiğini ifade eden çiftçi
Çağlayan da "İlk ektiğimde 480
kilogram civarında ürün almıştım.
Bu yılda inşallah bu rakamlara
yakın ürün alacağım. Arazim
sulanabilir olduğu için de bu yıl
yaşanan kuraklıktan çok fazla etkilenmedim" dedi. (AA)
Pilav tarifi
isteyen de sahte
balı merak eden de
Gıda Hattı'nı aradı
ANKARA - Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığının etkin gıda güvenliği sağlamak için hayata
geçirdiği "Alo 174 Gıda Hattı" son 9 ayda 187 bin 405
şikayet amaçlı telefon alırken, pilav tarifi almak isteyen
de sahte balın nasıl yapıldığını merak eden de aradı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, etkin
bir gıda güvenliği sağlamak için hayata geçirilen "Alo
174 Gıda Hattı''na ilgi her geçen gün artıyor.
Vatandaşların gıdayla ilgili taleplerini dinleyen ve
çözüm üreten hatta son 9 ayda 187 bin 405 şikayet telefonu geldi.
Alo 174'e gıdayla ilgili şikayetlerin yanı sıra ilginç
çağrılar da geliyor. Bu kapsamdaki çağrıların birinde
öğrenci olduğunu belirten vatandaş, yaptığıpilavın lapa
lapa olmasından şikayet
ederek çağrı merkezi
yetkililerinden pirinç pilavı tarifi
isterken,
başka bir vatandaş, sahte
balın nasıl yapıldığını öğrenmek istedi. Marketten
aldığı yumurtaların kabuklarının çok ince olduğunu
düşünen bir tüketici de yumurtaların sahte olduğunu
düşünerek denetim talep etti.
Çağrı merkezi yetkililerini şaşırtan başka bir şikayet
mezarlıktan aradığını söyleyen bir vatandaştan geldi.
Söz konusu vatandaş, "Bakkaldan gofret aldım.
Gofrette kimyasal bir madde var. Bu gofreti tükettim ve
öldüm. Şu an mezarlıktan arıyorum. Şarjım da bitmek
üzere" diyerek telefonu kapattı.
Tüketicileri denetim sisteminin içine sokmayı hedefleyen Alo 174'e gıdayla ilgili gelen 38 bin 458 ihbardan 36 bin 725'i sonuçlandırılırken, bunların 2 bin
526'sına cezai işlem uygulandı. Cezi işlemlerin 2 bin
453'ü idari para cezası, 50'si üretimden men, 23'ü ise
cumhuriyet savcılığına suç duyurusu şeklinde oldu.
Alo 174'e genel itibarıyla gıda üreten ve satan işletmelerin hijyen kurallarına aykırı faaliyetler gösterdikleri, ürünlerin içerisinde yabancı maddelerin çıkması,
ürünlerin etiket bilgilerinde yeterli bilgi bulunmaması
ve haksız rekabete neden olan ifadeler içeren etiketler,
son tüketim tarihi geçmiş ürünlerin satışı, gıda
zehirlenmesi şüphesi, izinsiz gıda satışı gibi konularda
şikayetler geldi.
Son 9 ayda hatta en çok şikayet edilen ürün grubu 6
bin 849 ihbarla et ve et ürünleri olurken, bunu, 5 bin
576 adetle tahıl, un ve unlu mamulleri, 4 bin 482 adet
ihbarla hazır yemek grubu izledi.
2009 yılında faaliyete geçen Alo 174 Gıda Hattı'na
gelen ihbar ve şikayet veya bilgi edinme konulu başvurular, web tabanlı yazılım üzerinden bakanlığın ilgili
birimlerine 7/24 ve 365 gün boyunca iletiliyor.
Başvuruların incelenmesinden sonra, şikayete konu
gıda işletmesine gidilerek gerekli resmi kontrolleri
yapan bakanlık yetkilileri uygunsuzluk tespit etmesi
halinde 5996 sayılı kanun gereği yasal işlem yapıyor.
Şikayet sonucu yapılan denetimlerle ilgili bilgiler
aynı web yazılımına kaydediliyor. Tüketiciler şikayetlerinin sonucunu Alo 174'ü tekrar arayarak veya kendisine verilen başvuru numarası aracılığıyla
www.alo174.gov.tr internet adresi üzerinden
öğrenebiliyor. (AA)
Bill Gates 21 yıldır ABD'nin en zengini
NEW YORK - Forbes dergisinin açıkladığı ''ABD'nin en zengin 400 kişisi'' listesinde Microsoft kurucusu ve eski
CEO'su Bill Gates, bu yıl 21. defa listede
ilk sırada yer alırken, teknoloji dünyasından yeni isimler de sıralamaya girdi.
Forbes'un 2014 yılı ''ABD'nin en zengin 400 kişisi'' listesinde 2014'te 81 milyar dolarlık servetiyle ilk sırada yer
alan Bill Gates'in, eşi Melinda
Gatesile kurdukları ''Bill ve Melinda
Gates Vakfı''na yaptığı 30 milyar
dolarlık bağışa rağmen, ''ABD'nin en
zengini'' unvanı bu yıl da değişmedi.
Gates'in, listedeki liderliği 21 yıldır
art arda sürüyor.
Teknoloji dünyasından Gates dışında yeni isimler de listede yer alırken,
bu yıl 27 yeni zengin ilk defa listeye
girdi. Listeye girenler arasında
7,6 milyar dolarlık
servetiyle 62. sırada yer
alan WhatsApp'ın
sahibi Jan Koum da
bulunuyor.
ABD'nin en
zenginleri listesinde ikinci sırada 67 milyar dolar ile Warren Buffet, üçüncü sırada
50 milyar dolar ile Oracle'ın sahibi Larry
Ellison bulunurken, Facebook'un kurucusu
Mark Zuckerberg'in 34 milyar dolar ile 11.
sırada, Google'ın kurucuları Larry Pageve
Sergey Brin ise 31,5 milyar ve 31 milyar
dolarlık servetleriyle 12. ve 13.
sıralarda yer aldı.
Amazon'un sahibi Jeff
Bezos'un 30,5 milyar dolar
ile 15. sırada bulunduğu
listede, Microsoft eski
CEO'su Steve Ballmer de
22,5 milyar dolar ile 18.
oldu.
Forbes'un ABD'nin en
zenginleri listesinde yer alanların ortalaması 2013
yılında 5 milyar
dolarken 2014
yılında bu
rakam 5,7
milyar
dolara
çıktı.
Listede yer alan 400 üyeden 303'ünün
değerini artırdığı, 36 zenginin ise mal varlığında azalma olduğu belirtildi.
ABD'nin en zengin ilk 10 ismi sırasıyla
şöyle:
1- Bill Gates 81 milyar dolar.
Servetinin kaynağı, Microsoft.
2- Warrent Buffet, 67 milyar dolar.
Servetinin kaynağı, Berkshire Hathaway.
3- Larry Ellison 50 milyar dolar.
Servetinin kaynağı Oracle.
4- Charles Koch 42 milyar dolar.
Servetinin kaynağı çeşitli şirketler.
5- David Koch 42 milyar dolar.
Servetinin kaynağı çeşitli şirketler.
6- Christy Walton ve ailesi 38 milyar
dolar. Servetinin kaynağı Wall-Mart.
7- Jim Walton 36 milyar dolar.
Servetinin kaynağı, Wall-Mart.
8- Michael Bloomberg, 35 milyar
dolar. Servetinin kaynağı Bloomberg.
9- Alice Walton, 34,9 milyar dolar.
Servetinin kaynağı, Wal-Mart.
10- S. Rabson Walton, 34,8 milyar
dolar. Servetinin kaynağı Wal-Mart.
(AA)
Enerji yatırımları Maliye'ye yaradı
ANKARA - GÖKSEL YILDIRIM Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
(EPDK) enerji piyasasında dağıttığı
lisanslar, Maliye Bakanlığına gelir olarak
döndü.
EPDK, geçen yıl beklentileri yüzde 42
aşarak net 195 milyon 767 bin 758 liralık
gelire ulaştı.
EPDK verilerine göre, kurum, geçen
yıl gelir tahminlerini aştı. Kurumun 2013
bütçe gelirleri 137 milyon 290 bin lira tahmin edilirken, yıl sonunda 195 milyon 247
bin liralık gelir seviyesi yakalandı.
Böylece bütçe gerçekleşme oranı yüzde
142 oldu.
EPDK, geçen yıl en fazla geliri, yeni
yatırım kararları ve devreye giren enerji
yatırımları dolayısıyla malları kullanma
veya faaliyette bulunma izninden sağladı.
Kurum, bu kapsamda 174 milyon 834 bin
619 lira gelir elde etti. İzin gelirlerinin 72
milyon 330 bin 942 lirası petrol piyasası,
44 milyon 889 bin 688 lirası elektrik
piyasası, 36 milyon 597 bin 479 lirası
doğalgaz piyasası, 21 milyon 16 bin 509
lirası LPG lisanslarından sağlandı.
Geçen yıl kurum gelirlerinin, giderlerini karşılamasıyla oluşan fazla nedeniyle
Maliye Bakanlığına gelir aktarımında
bulunuldu. Kurumun gelir fazlasını ertesi
yılın mart ayı sonuna kadar genel bütçeye
aktarması gerekiyor. Bu kapsamda, EPDK
geçen yıl için genel bütçeye gelir
kaydedilmek üzere 97 milyon 929 bin 170
lira gelir fazlasını Maliye Bakanlığına
sundu.
Böylece 2012'de 82 milyon 674 bin
832 lira gelir fazlası aktaran EPDK, geçen
yıl bu miktarı yaklaşık yüzde 18 artırmış
oldu.
Kurumun geçen yıl aktardığı gelir
fazlası 2001'den bu yana en yüksek ikinci
miktara karşılık geldi. EPDK, 2006'da 129
milyon 85 bin 873 liralık gelir fazlasının
aktarımını gerçekleştirmişti. (AA)
EKONOMİ
2 Ekim 2014 Perşembe
İzmir Bölgesi Su Ürünleri
Kooperatifleri Birliği
Başkanı Yapıcı: "Ege
Denizi'nin uluslararası
sularında balık avlamanın yasak olmasını
istiyoruz. Uluslararası
sularda balık üreten bir
kaç yer var. Av yasağı
başladıktan sonra
balıkçılar bu bölgede
gırgırla avlanıyor. Deniz
dibini tarayan bu yöntem
balığa yaşam şansı
tanımıyor"
Balıkçılar uluslararası
sularda av yasağı istiyor
İZMİR- ALİ RIZA KARASU - İzmir
Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği
Başkanı Ahmet Yapıcı, İzmir ve Ege
Bölgesi'ndeki balıkçıların uluslararası sularda
balık avının yasaklanmasını istediğini söyledi.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan Yapıcı,
Ege Denizi'nde balığa üreme zamanı kalmadığı
için balık miktarının her geçen gün azaldığını
belirtti. Av yasağının kalkmasıyla bol olan balığın
kasım ayından sonra giderek azaldığını ifade eden
Yapıcı, "Ege Denizi'nin uluslararası sularında
balık avlamanın yasak olmasını istiyoruz.
Uluslararası sularda balık üreten bir kaç yer var.
Av yasağı başladıktan sonra balıkçılar bu bölgede
gırgırla avlanıyor. Deniz dibini tarayan bu yöntem
balığa yaşam şansı tanımıyor" dedi.
Ege Denizi'nde av sahasının dar olduğunu,
Türkiye ile Yunanistan'ın birlikte kullandığı bu
denizde balık miktarının her geçen gün azaldığını
kaydeden Ahmet Yapıcı, "Türkiye'de av yasağı
başlarken, Yunanistan'da av sezonu açılıyor.
Sürekli avlanma sebebiyle deniz dinlenmiyor"
diye konuştu.
Türkiye'de uluslararası sularda avlanma izni
olan balıkçıların av yasağının başladığı 15 Nisan
tarihinden itibaren uluslararası sularda avlanmaya
çıktığını, benzer durumun Yunan balıkçılar için de
geçerli olduğunu vurgulayan Yapıcı, şunları söyle-
di:
"Denizde sürekli avlanma var. Bizde yasak
başlıyor, Yunanistan'da avlanma sezonu açılıyor.
İkimizde aynı sularda avlanıyoruz. İki ülkenin av
ve yasak sezonunun aynı olması gerekiyor. İki
ülkenin birlikte hareket etmesi Ege Denizi'nde
balık miktarını artırır. Zaten avlak sahamız dar, 6
milde avlanabiliyoruz. Biz kesinlikle Ege
Denizi'nin uluslararası sularında avlanmanın
yasaklanmasını istiyoruz. Herkes namusuyla
çalışmıyor. Uluslararası sulara gidenler, balık
üreme bölgeleri olan yasak yerlerde de avlanıyor.
Bunların denetimi çok zor. Kaçak avlanma olunca
deniz dinlenmiyor, bindiğimiz dalı kendimiz
kesiyoruz."
Ege Denizi'nun uluslararası sularında balık
avlanmanın kesinlikle yasak olması gerektiğini
ifade eden Yapıcı, Ege Bölesi'nde 25-30 civarında
kaçak avcılık yapanların bulunduğunu,
teknelerinin ruhsatı olmayan bu kişilerin 12 ay
boyunca avlanma yaptığını dile getirdi. Sahil
güvenlik ekiplerinin kaçak avcıları zaman zaman
yakaladığını anlatan Ahmet Yapıcı, yakalanan bu
kişilere para cezası kesildiğini, kimsenin cezayı
ödemediğini savundu.
Yapıcı, kaçak avcılar konusuyla ilgili
geçtiğimiz günlerde İzmir Valisi Mustafa Toprak
başkanlığında bir toplantı yaptıklarını, Toprak'ın
konuyu cezadan öteye götürmek gerektiğini dile
getirerek, şöyle konuştu:
"Sayın Vali, bizden bu bölgede iki adet
yediemin limanı istedi. Özbek ile Mordoğan
limanlarını söyledik. Yakalanan kaçak teknelerin
bu yediemin limanlarına çekilmesini istiyoruz.
Valilik konunun üzerine gidiyor. İnşallah önlemi
alınacak. 1380 sayılı su ürünleri kanunu da
değişiyor. Bu değişince küçük balıkçı biraz nefes
alacak."
Av sezonunun başlamasıyla birlikte gırgırcıların denize açıldığını, yaklaşık 4.5 ay süren av
sezonunun ilk iki ayında balığın bol olduğuna
dikkat çeken Yapıcı, "Her gün 30-40 trol gemisi
bin-2 bin metre telle denizi taradığı zaman balığın
yönü değişiyor" dedi.
Yapıcı, İzmir bölgesinde bin 800 ruhsatlı
balıkçının bulunduğunu, 20 bin civarında da
amatör balıkçının kıyıdan balık avladığını kaydetti. Amatör balıkçıların, oltalarla küçük balığı da
tuttuğuna işaret eden Yapıcı, "Oltaya ne gelirse
çekiyor. 3 santimetre balığı da 5 santimetre balığı
da tutuyorlar. Küçük olan balık ne yeniyor ne de
satılıyor. Bunlar zevk için tutuluyor. Amatör
balıkçılar için önlem alınması lazım, denizlerimizde ahtapot kalmadı. Emekli olan herkes dalgıç
oluyor, zıpkıncı oluyor" diye konuştu.
(AA)
Karabibere bayram zammı
Bankacılık
sektörünün
aktif büyüklüğü
1,8 trilyon lira
ANKARA - Bankacılık
sektörünün aktif büyüklüğü,
Ağustos 2014 döneminde 1
trilyon 851 milyar 938 milyon
lira oldu.
Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu (BDDK)
bankacılık sektörünün ağustos
ayına ilişkin "Konsolide
Olmayan Ana Göstergeleri"ni
açıkladı.
Buna göre, sektörün aktif
toplamı 2013 yılı sonuna göre
yüzde 6,9 artarak, 119 milyar
537 milyon lira oldu.
Ağustosta en büyük aktif
kalem olan krediler 1 trilyon
145 milyar 999 milyon lira,
menkul değerler 291 milyar
112 milyon lira olarak
kaydedildi. Geçen yıl sonuna
göre krediler yüzde 9,4, brüt
takipteki alacaklar yüzde 15,3
ve menkul değerler yüzde 1,5
yükseldi.
Sektörün aktif büyüklüğü,
ağustos döneminde 1 trilyon
851 milyar 938 milyon lira
olarak hesaplandı.
Bankaların kaynak yapısına
bakıldığında, en büyük fon
kaynağı durumunda olan mevduat 2013 yıl sonuna göre
yüzde 4,8 artışla 991 milyar
452 milyon lira oldu. Temmuz
2014 döneminde sektörün
dönem net karı ise 16 milyar
658 milyon lira, sermaye
yeterliliği standart oranı yüzde
16 olarak kaydedildi. (AA)
İZMİR - TOLGA ALBAY Kurban Bayramı öncesi et yemeklerinde sıklıkla kullanılan baharatlarda zam haberleri gelmeye başladı. Et
denince akla ilk gelen baharat olan
karabiberin kilogram fiyatı geçen
yıla göre yüzde 25 artarak 50 liraya
ulaştı.
Dönemsel olarak tüketimi en
fazla Kurban Bayramı öncesi artan
baharat ürünlerinde
geçen yıla göre çeşitli
oranlarda artışlar
görülüyor. İzmir'de
Tarihi Kemeraltı
Çarşısı'nda perakende
satışı yapılan ve özellikle ithal edilen
baharat türlerinde fiyat
artışları dikkati çekiyor.
Kurban öncesi tüketiciyi en çok üzecek fiyat etiketi ise karabiber rafında
gözleniyor. Geçen yıl kilogramı 40
liradan satılan karabiber, bu yıl 50
lirayla satışa sunuluyor.
Türkiye'de üretimi bulunan kimyon, kekik, pul biber gibi ürünlerde
ise fiyatlar genel olarak yatay
seyrediyor. Baharatçı dükkanlarının
raflarında kimyon 15 lira, pul ve kırmızı biber 20 lira, köfte baharatı 15
lira fiyatla satışa sunuluyor.
Ege'de toptan ve perakende
olarak baharat ticareti yapan bir şirketin temsilcisi olan Yılmaz Yelken,
baharat satışlarının her yıl Kurban
Bayramı öncesi ve sonrasında arttığını, vatandaşın özellikle karabiber,
kimyon, kekik, kırmızı biber
gibi baharatları tercih ettiğini
ifade etti.
Baharatların et yemeklerinde kullanıldığını ayrıca
kurban etinin uzun süre saklanabilmesi için sucuk
yapımında da değerlendirildiğini anlatan Yelken,
"İster yemek isterse sucuk
yapılsın baharat ürünleri etle
birlikte kaçınılmaz olarak
kullanılıyor. Baharatta kırmızı ve pul biber, kimyon ve
kekik gibi ürünlerde talebin
tamamı Türkiye'den karşılanabiliyor. Bu ürünlerin üretiminde de geçen yıla göre
artışlar var. Bu nedenle fiyat
artışları diğer tarım ürünlerinden çok farklı değil.
Ancak en çok kullanılan
baharat olan karabiberde üretimimiz yok. Dış
piyasaya
bağımlı
durumdayız.
Vietnam,
Brezilya ve
Endonezya'dan ithal ediyoruz"
dedi.
Karabiberde bir kaç yıldır üretimin düşmesi nedeniyle dünya fiyatlarının yükseldiğine işaret eden
Yelken, döviz kurlarındaki yükselmenin de fiyatları etkilediğini kaydetti. Fiyatların yükselmesinde tüketimin yüksek olduğu Kurban
Bayramı'nın da etkisinin bulunduğunu kaydeden Yelken, bayram
sonrası fiyatlarda düşüş beklenmediğini de ifade etti.
Kemeraltı'nda bayram alışverişi
yapan vatandaşların karabiberin fiyatını görünce şaşırdığını kaydeden
Yelken, "Kilogramının 50 lira olması
7
GAP'ta "
"
uygulamaya geçiyor
DİYARBAKIR- ÖZGÜR AYAYDIN - Güneydoğu
Anadolu Projesi'ni (GAP) daha ileriye taşımak amacıyla revize GAP Eylem Planı uygulamayageçiriliyor.
Kalkınma Bakanlığı ve GAP Bölge Kalkınma
İdaresi Başkanlığı, 2008-2012 yılları arasında uygulanan GAP Eylem Planı sayesinde bölgenin ekonomik
ve sosyal göstergelerinde kısa sürede önemli iyileşmeler sağlanması üzerine 2014-2018 yıllarını kapsayan
yeni bir eylem planı hazırladı.
Bölgenin rekabet gücünü artırmak ve GAP'ı daha
ileriye taşımak amacıyla hazırlanan revize GAP Eylem
Planı önümüzdeki ay açıklanacak.
GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin
Karahocagil AA muhabirine yaptığı açıklamada,
GAP'ın bölgedeki vatandaşların gelir düzeyini artırmayı hedefleyen entegre bir proje olduğunu söyledi.
Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis,
Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak'ı kapsayan projenin
tamamlandığında 1.8 milyon hektar tarım alanının suya
kavuşacağını dile getiren Karahocagil, bunun için 16
barajın tamamlandığını ve 935 kilometre uzunluğunda
sulama ana kanalı inşa edildiğini kaydetti.
Karahocagil, 2013 yılı sonu itibariyle sulama projelerinin yüzde 23'ünün işletmeye alındığını, kalan kısmın suya kavuşturulması için de yoğun çalışma
yürütüldüğünü vurguladı.
Başkan Karahocagil, 2008-2012 dönemini kapsayan
GAP Eylem Planı'nda yer alan proje ve faaliyetlerin
büyük oranda tamamlandığını işaret ederek, "Planın
uygulaması neticesinde bölgenin ekonomik ve sosyal
göstergelerinde kısa sürede önemli iyileşmeler sağlanmıştır. Plan çerçevesinde sorumlu kuruluşlara toplam
18,2 milyar lira kaynak aktarılmış ve bu kaynağın 14,7
milyar lirası fiili yatırıma dönüştürülmüştür" ifadelerini
kullandı.
- "Bölgesel gelişmeye ivme kazandıracak"
Karacahocagil, devam eden yatırımları tamamlamak, yatırımlarla doğan potansiyeli ekonomik, sosyal
ve kültürel gelişimin hızlandırılması yönünde tam
olarak kullanmak ve projeyi daha ileriye taşımak
amacıyla yeni GAP Eylem Planı hazırlandığını
belirterek, şöyle konuştu:
"Yeni planda insanı hedef alan, yenilikçi,
sürdürülebilir, gelir eşitsizliğini giderici, dezavantajlı
alanları ve grupları önceleyen ve yaşanabilir mekanlar
oluşturan proje ve programlara yer verilmiştir. Bölgesel
gelişmeye ivme kazandıracak, eğitimli ve nitelikli
insan gücüne dayalı, istihdamı artıran, kültürel mirası
ve çevreyi koruyan, teknolojik gelişmeleri ön plana
alan, sulama, ulaşım ve sanayi altyapısının tamamlanmasını amaçlayan proje ve programlar planın temel
eylemleri arasındadır. Eylem planı önümüzdeki ay
kamuoyuna açıklanacak."
"Yeni GAP Eylem Planı ile bölge illerini 21.
yüzyılın parlayan yıldızı haline getirmeyi hedefliyoruz"
diyen Karacahocagil, yaşanabilir şehirler, turizm,
organik ve iyi tarım uygulamaları, yenilenebilir enerji
ve inovasyon çalışmalarının yeni dönemin önemli
unsurları olacağını söyledi.
Karacahocagil, modern sulama teknikleri, ulaşım ve
konut altyapısı, rekabetçi ürün türlerine geçiş, pazarlama olanaklarının genişletilmesi, doğal ve kültürel
dokunun değerlendirilmesi gibi ekonomik kalkınma ve
sosyal gelişmeyi kolaylaştırıcı yeni politikalar uygulayacaklarına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Proje, hidroelektrik santralleri ve sulama
altyapıları yanında, tarım ve sanayinin, ulaşım ve
haberleşmenin, eğitim ve sağlığın, turizmin, kırsal ve
kentsel altyapının ve benzeri tüm sektörleri kapsamaktadır. Bölgenin sahip olduğu toprak ve su kaynakları
sebebi ile bu sektörler içerisinde tarım sektörünün
önemli bir yeri vardır. Bu nedenle öncelik hedef; tarım
ve tarıma dayalı ihracat merkezi haline getirmektir."
(AA)
Bayramda kredi
kullanacaklara uyarı
bir çok vatandaşımızı üzüyor.
'250 gram almak istiyorum' diyerek
dükkana giren vatandaşlar, fiyatı
görünce 100 gram alıyor" dedi.
Baharat fiyatlarının yükselmesinin sahteciliği de cazip hale
getirdiğine dikkati çeken Yelken,
vatandaşların çok düşük fiyatlarla
satışa sunulan baharat ürünlerinden
şüphe duyması ve güvendikleri noktalardan alışveriş yapması gerektiğini belirtti. Yelken, güvenilir
baharatçı yoksa baharatların
mümkün olduğu kadar öğütülmemiş
halde alınması ve el değirmenlerinde
öğütülmesi önerisinde bulundu.
(AA)
KASTAMONU- YUSUF ÇELİK - Tüketici Sorunları
Derneği (TÜSODER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla bankaların tüketicilere
çeşitli kredi imkanları sunduğunu belirterek, vatandaşları
gereksiz borçlanmalara yol açabilecek kredileri kullanmaktan kaçınmaları konusunda uyardı.
Ağaoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüketicilere, talepleri olmamasına karşın çeşitli bankalar tarafından telefon, elektronik posta veya kısa mesajla çeşitli kredi
kampanyaları sunulduğunu söyledi.
Bu kredilerin tuzaklarla dolu olduğunu öne süren
Ağaoğlu, "Bankaya gidenlerden değişik adlar altında birtakım bedeller isteniyor ve böylelikle ortaya çıkacak reel
maliyet, ilan edilenin çok üzerinde oluşabiliyor. Çeşitli
kampanya ve promosyonlarla cazip gibi gösterilen kredileri alacak tüketicilerin bu borcu öderken yaşayacakları
güçlükleri düşünmeleri ve borçtan kaçınmaları kendi çıkarlarına olacaktır. Bugün alınan ve kullanılan o paralar
ileride kabus haline gelebilir" diye konuştu.
Aydın Ağaoğlu, kredi veren finans kuruluşlarının
reklamlarının tuzaktan farksız olduğunu, zorunlu ihtiyaçlar
dışında kredi kullananların son pişmanlığının fayda
etmeyeceğini savundu.
Herkesin krediler konusunda dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Ağaoğlu, "Geleceğinizi kurban etmeyin. İlan
edilen faiz oranları dışında finans kuruluşları, dosya masrafı ve benzeri isimler altında ücretler de tahakkuk ettiriyor. Tüketici hakem heyetleri, bu şikayetlerin çözümü için
başvuran tüketicilerin şikayetleriyle dolu" ifadesini kullandı.
Ağaoğlu, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2013 ağustos ayında 56,5 milyon olan kredi kartı
sayısının 2014 ağustos ayı itibariyle 57,1 milyona çıktığını,
yüzde 1'lik bir artışın olduğunu dile getirdi.
Ağustos ayında kredi kartıyla yapılan ödeme tutarının
geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 artarak 37,9 milyar
lira düzeyinde gerçekleştiğini vurgulayan Ağaoğlu, şunları
kaydetti:
"Türkiye Bankalar Birliği'nin verilerine göre, 2013
yılının ilk altı ayında tüketici ve konut kredisi kullanan
toplam kişi sayısı 13 milyon 878 bin 974 , kredi miktarıysa
209 milyar lira oldu. 2014'ün ilk altı aylık sürecinde ise bu
oran 14 milyon 958 bin 927 kişiye, kredi miktarıysa 33
milyar lira artarak 242 milyar liraya ulaştı. Şu anda tüketici
kredi borçlarını ödeyemeyenlerin sayısı 800 bindir. Bu,
endişe verici bir durumdur. Bayramların bayram gibi
geçmesi için para harcamak gerekmez. En güzel bayram,
sağlıklı, borçsuz ve sevgiyle yaşanan bayramdır." (AA)
8
KÜLTÜR-SANAT
2 Ekim 2014 Perşembe
SIRASI
GELDİKÇE
Prof. Dr. İSA KAYACAN
[email protected]
Ahmet Tufan Şentürk’ün
anlatım zenginliği
Güçlı mısralarıyla, şiirimizin zirvesine
bağdaş kurup oturan, buradan seslenen,
şiirimizin beş yıldızlı çınarı rahmetli
Ahmet Tufan Şentürk ağabeyimizin güçlü
şiirlerinden ikisinin daha mısraları arasında gezmek, mısra örnekleri nakletmek
istiyorum efendim:
Bu şiirlerden birinin, ilkinin ismi
“Özgür-Tutsak”. Ankara’da 1965 yılında
kaleme alınmış. Üç ayrı bölümden
oluşuyor. Bu şiirin iki bölümü:
İkiye böldüm evreni:
Biri kara, birisi ak.
Yüreğimde bir tutku var,
Taze-sıcak.
Geride bıraktım kara günleri,
Üzerine ölü toprağı serptim,
Aydın sabahlara açtım gözümü,
Yarınlar güzel olacak..
Ve güçlü şiirleriyle tanıdığımız, takdirlerimizle alkış tuttuğumuz Ahmet Tufan
Şentürk ağabeyimizin, masamda bulunan
ikinci şiiri “Söyle Türkan” adıyla
karşımıza çıkıyor. Bu şiir de üç ayrı
bölümle oluşmuş, oluşturulmuş. Bir türkü
söylensin isteniliyor ilk mısralarda, bilinen dillerde söylenenler arasında
seçilmesi isteniyor bu türkünün. İçinde
‘hicran’ın olmaması isteniyor. ‘Söyle
Türkan’ın öteki bölümlerindeki mısralardan naklettiklerimiz:
Bir dağ köyünde doğmuşum,
Öyle bir dağ köyü ki şehirden uzak,
Sen bilemezsin, ben anlatamam,
Yüksektir dağları, başı dumanlı,
O dağların çocuğuyum,
Benim de başım dumanlı,
Dumanlı Türkan.
Bir türkü söyle unuttur bana,
Yokluğu, hasreti, çocukluğumu,
Bir dağ türküsü olsun, pervasız, hoyrat,
Su sesi, kuş sesi ve senin sesin,
Başlasın şöyle keyfimce,
İçinde olmasın “hicran, yine hicran”
söyle Türkan.
Bitlis'in el sanatlarını
dünyaya tanıtıyorlar
Bitlis Eren Üniversitesi Ahlat Meslek Yüksekokulu Geleneksel El Sanatları Bölümünde okuyan
öğrencilerin yaptığı el sanatları yurt içinde ve yurt dışında açılan sergilerle dünyaya tanıtılıyor.
yor. Daha sonra Ankara Kalesinde bir ay kadar
sürecek bir etkinlikte yine sergileyeceğiz.
Avusturya'nın başkenti Viyana'da 10 gün süren ve
ağırlıklı olarak Ahlat yöresindeki kazılarda çıkan
sanatsal ve tarihi objelerin çiniler üzerine
işlendiği bir sergi gerçekleştirdik. Bu sergi yaklaşık 260 parçadan oluştu. Bunu yine Viyana'da
Scönbrunn Sarayında sergiledik. Bütün bilim
insanlarının ve sanata meraklı insanların
beğenisine sunduk."
Viyana'daki sergilerinin dünyada yankı bulduğunu belirten Doğru, serginin, önümüzdeki
yıl gerçekleştirecekleri "Doğuda ve Batıda
Selçuklu" Sempozyumu'nun ana kaynağı
olduğunu kaydetti. (AA)
BİTLİS - Öğrenciler, büyük emeklerle yöreye
özgü motifleri işleyerek yaptıkları el sanatlarını
uluslararası etkinliklerde sergileyerek Bitlis ve
Ahlat kültürünü dünyaya tanıtmayı amaçlıyor.
Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof.
Dr. Mahmut Doğru, gazetecilere yaptığı açıklamada, üniversitenin atölyelerinde işlenen tarihsel
objeleri dünyaya tanıtmayı amaçladıklarını belirtti.
Doğru, el sanatları bölümündeki akademisyenler ve öğrenciler tarafından elde işlenen eserleri,
çeşitli ulusal ve uluslararası etkinliklerde
sergilediklerini bildirerek, şöyle konuştu:
"Örneğin şu anda Pendik Belediyesi tarafından
yapılan uluslararası sergide bu eserler sergileni
ANTDOB, "Otello" ile sezona
"merhaba" diyecek
ANTALYA - Antalya Devlet Opera ve Balesi
(ANTDOB), sanat sezonuna edebiyat, tiyatro ve
opera tarihinin başyapıtlarından biri olarak kabul
edilen "Otello" balesinin prömiyeri ile "merhaba"
diyecek.
ANTDOB'dan yapılan açıklamaya göre, sanat
sezonu 11 Ekim'de "Otello" balesinin prömiyeri ile
başlayacak. Konusu William Shakespeare'a, müziği
ise Giuseppe Verdi'ye ait, Utku Şilliler'in müziklerinin yer aldığı Otello, Uğur Seyrek'in koreografisi ve Işık Noyan'ın librettosu ile İzmir ve
İstanbul'dan sonra Antalya Devlet Opera ve Balesi
sanatçıları tarafından yorumlanacak.
Masum, sadık ve cesur bir kadın olan
Desdemona'nın her yönüyle farklı bir erkek olan
Otello'yu severek aslında kaderini seçmesi üzerine
kurgulanan eser, bir kıskançlığın trajedisiyle sonlanmasını anlatıyor.
Bir kadının aşkı uğruna savaşını, erkeğin önü
alınamaz hırsları ve rekabet duygusuna yenik
düşüşü modern bale adımları ile ifade ediliyor.
11 Ekim Cumartesi günü saat 20.00'de Haşim
İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi'nde prömiyeri
gerçekleştirilecek eserin dekor tasarımı Adnan
Öngün, kostüm tasarımı Sevtaç Demirer, ışık
tasarımı da Mustafa Eski imzasını taşıyor. (AA)
“Hekimoğlu”, Karadeniz’in
ilk operası oldu
SAMSUN - Karadeniz yöresine ait
sevilen türkü "Hekimoğlu", Samsun
Devlet Opera ve Balesi tarafından
opera eserine dönüştürüldü.
Asıl adı "Hekimoğlu İbrahim" olan,
mertliği, dürüstlüğü, yardımseverliği
ve yiğitliği ile adına türkü yakılan halk
kahramanı Hekimoğlu için yazılan
eser, opera sahnesinde sanatseverlerin
beğenisine sunulacak.
Karadeniz Bölgesi'nin ilk operası
olduğu belirtilen Hekimoğlu operasının
tanıtımı Samsun Devlet Opera ve
Balesi binasında yapıldı.
Eserin orkestra şefi Tolga Taviş,
fazlasıyla global bir kavram olduğunu
belirterek, "Biz Türk halkının tanıdığı
operatik ve dramaturji anlamında sahnelemeye uygun en belirgin hikayenin
'Hekimoğlu' olduğunu düşündük.
Çünkü bütün Türk halkı türküden
dolayı tanıyor Hekimoğlu'nu" dedi.
Bundan hareketle hikayeyi inceledik-
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
BENCİLEYİN
SÖZLER
İSTİRİDYE VE İNCİ
Denizi bilirler lakin beni
tam olarak bilmezler;
anlatayım da öğrenin gerçeği
benden.
Rabbim hiç bir şeyi gereksiz hele de fuzuli yarat-
mamıştır evrende. Yaratılan
her şey fıtratı neyse o gözle
görür âlemi ve kaderi neyse
onu yaşar âhir ömründe…
Varlığın özünden mi;
yaratılışın gayesinden mi
nedir bilinmez ama her
varolan kendini sever biraz
enaniyete düşerek… Geçer
ayna karşısına ve kendi güzelliğini izler benim gibi bazen
dakikalar bazen saatlerce…
İşte bu yüzden mercanlar,
yosunlar, balıklar bir derya
içre yaşayan mahlûkat içinde
benim gibisi yoktur ki…
Beklerim ben kaderimi; sabır
benim ekmeğim, tevekkül ile
şükür benim nimetim. Neyi
lerini dile getiren Taviş, hikayedeki en
insansı ögeleri alıp insana ait olgularla
işleyerek bir hikaye ortaya çıkardıklarını anlattı.
Taviş, çoğunluğun opera sanatının
batı kültürüne ait olduğunu bilindiğine
dikkati çekerek, "Bu, çok yanlış. Biz
opera sanatını Türk seyirciler olarak
bambaşka bir kültüre ait olarak
tüketiyoruz. Bu, yanlış bir ortak kanı.
Bunun da en güzel kanıtı bu tarz eserler. Bizim amacımız halka, 'bizim
hikayemizden, bizim folklorumuzdan
da bir opera çıkabiliyormuş ve ne
kadar etkileyici, çok etkilendik' dediklerini görmek. Türkiye izleyicisini bu
global statüye çıkarmak" şeklinde
konuştu.
- Karadeniz'den çıkan hikaye
dünyaya tanıtılacak
Operanın uluslararası bir sanat
olduğunu vurgulayan Taviş, şunları
mi beklerim? Beni ben
yapacak o damlayı… Ağzımı
açarım duaya kalkan eller gibi
Yaradan’a…
Yıllar yıllar süren; hasretin
hârıyla pişen bir sergüzeşt
benim yaşadığım… Mutlu son
azdır bizde… İştiyakla ölür
çoğumuz lakin ölmek de
güzel değil mi aşka dair? Aşk
olduktan sonra kavuşmanın
hayaliyle beklemek güzel…
Âşık olduktan sonra vuslat
yolunda yaşanan mutluluk ve
huzurla beraber hasrete göğüs
germek ve muzafferiyetin
edasını duyarak nefes almak
güzel…
Bildiniz değil mi beni? Ben
kaydetti:
"Tiyatroyu düşünecek olursak bir
İngiliz oyununu Türkiye'de sahnelemek söz konusu olabilir fakat bir Türk
oyununu İngiltere'de veya Amerika'da
sergilemek çok istisnai bir durum.
Çünkü tiyatro yazıldığı ülkenin normlarına göre şekillenen bir şey ve çok
zorlarsanız ancak enternasyonel bir
boyuta ulaşabilir. Opera öyle değil.
Opera içinde müzik barındırdığı için
dünyanın her yerinde sahnelenebilecek
bir enternasyonel sanat örneği. Biz
lokal Samsun ve Karadeniz hikayesini,
Karadeniz folklorüne dair bir hikayeyi
opera sanatıyla buluşturarak nasıl
ölümsüzleştiririz, nasıl bütün dünyada
bunu global sanat marketine sunabilirizin çabası içindeyiz.''
Eserin rejisörü Figen Ayhan ise sahneleyecekleri dünya prömiyerinin tam
anlamıyla bir iyi-kötü çatışması
olduğunu ifade etti. (AA)
sevgiliyi; yani o yağmur
damlasını bekleyen; bulduğunda onu cilalayıp bir
inciye çeviren; içindeki cihanı
ölürcesine herkesten
kıskanan; ona bakmaya bile
kıyamayan; ona hiçbir şekilde
doyamayan ve aşk deryasında
yaşayıp “çok şükür Yâ Rab,
çok şükür…” diye her nefeste
Yaradan’a hamd ü sena eden
istiridyeyim.
Merak ettiğiniz incim ise
içimde… Ben buldum incimi
ve kendimi, mahşerimi de
verdim ona…
Benim incim, hiç sönmeyecek şükür meşalem yüreğim…
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Sen gönlüme düşünce hayaller ayaklanır
Sensin benliğe hâkim geçmiş senle aklanır.
Burası dünya yârim hüzün değse de bana
Mahşerin benim diye umutlar kucaklanır.
KÜLTÜR-SANAT
BULMACA
2 Ekim 2014 Perşembe
ANADOLU EFSANELERİ,
opera ve bale sahnelerinde
ANKARA - ŞENAY ÜNAL TUĞBA ÖZGÜR DURMAZ - Devlet
Opera ve Balesi (DOB), Ankara,
İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya ve
Samsun'daki yerleşik sahnelerinde,
yeni sezonda 23'ü yeni olmak üzere
105 eseri sanatseverlerle buluşturacak.
DOB Genel Müdürü Selman Ada,
AA muhabirine yaptığı açıklamada,
yeni sanat sezonunu yarın açacaklarını
belirtti.
Yeni sezonda seyirciler için geniş
bir repertuvar sunduklarını ifade eden
Ada, bu çerçevede 23'ü yeni olmak
üzere 105 eseri izleyiciyle buluşturacaklarını bildirdi.
Anadolu efsaneleri ve masallarının
büyüsünün yansıdığı opera ve bale
eserlerinin dünya prömiyerlerinin de
bu sezonda gerçekleştirileceğine işaret
eden Ada, "Bulunduğumuz
coğrafyadan birçok efsane ve hikaye
sahneye taşınacak. Bunlar arasında
'Şahmeran', 'Hekimoğlu' ve 'Şehrazat'
gibi yapımlar bulunuyor" dedi.
Yeni sezonda, birbirinden ilgi çekici eserleri sahneleyeceklerini bildiren
Ada, şunları kaydetti:
"Ankara DOB'un sahneleyeceği,
düzenlemesi Murat Gedikli'ye ait
'Dostlar Beni Hatırlasın' dans tiyatrosu, İzmir DOB'un sahneleyeceği Uğur
Seyrek'in koreografisini yaptığı
'Kaderin Çığlığı' balesi, Mersin
DOB'un sahneleyeceği bastesi Bujor
Hoinic'e ait 'Şahmeran' operası, Can
Atilla'nın bestesi, Volkan Ersoy ve
Armağan Davran'ın koreografileri ile
sahneye taşınacak 'Piri Reis' balesi,
Samsun DOB'un sahneleyeceği Tolga
Taviş'in bestelediği 'Hekimoğlu'
operasının dünya prömiyerleri izleyiciye yepyeni tatlar sunacak. 2014-2015
sanat sezonunda yapılacak bir diğer
dünya prömiyeri de Antalya DOB
tarafından sahneye koyulacak "Romeo
ve Juliet" balesi olacak. Klasik bir
bale olan eser, Armağan Davran ve
Volkan Ersoy'un koreografileriyle
seyircinin karşısına çıkacak."
-Kapalı gişe yapımlar
yeniden sahnede
Öte yandan DOB, geçen yıl temsilleri kapalı gişe oynanan birçok yapımı
bu yıl da repertuvarına aldı. Yeni
sezonda izlenebilecek eserler şöyle:
-Ankara
Opera: "Carmen", "Tosca", "Attila",
"Rigoletto", "Saraydan Kız Kaçırma",
"Don Giovanni"
Operet: "Arşın Mal Alan", "Yarasa"
Bale: "Kont Dracula", "Harem",
"Akdeniz Esintisi", "Coppelia"
Müzikal: "Bir Tenor Aranıyor",
"Kanlı Nigar'
Müzikli oyun: "Seslerle Anadolu"
Modern Dans: "Sanatın İfadesi",
"Bir Yaz Gecesi Rüyası", "Arda
Boyları"
Müzikli çocuk oyunu: "Masal
Şatosu"
-İstanbul
Opera: "Kötülüğün Döngüsü",
"Önce Müzik Sonra Söz-Opera
TOSKA
ATİLLA
Müdürü", "Külkedisi", "Aşk İksiri",
"Ariadne Naksos'ta", "Jül Sezar",
"Yusuf ile Züleyha", "Uyurgezer Kız",
"Aida"
Bale: "Genç Werther'in Acıları",
"Giselle", "Dans Mavi"
Müzikli gençlik oyunu: "Mozart
Küçük Dahi"
Çocuk balesi: "Fındıkkıran"
-İzmir
Opera: "Aida", "Madama
Butterfly", "Muhteşem Süleyman",
"Tosca"
Bale: "Kerbela", "Giselle", "Dans
ve Kutlama", "Sylvia", "Mevlana"nın
Çağrısı"
Dans Tiyatrosu: "Çakırcalı Efe"
Müzikal: "Kanlı Nigar"
-Mersin
Opera: "La Boheme", "Karyağdı
Hatun", "Tosca"
Operet: "Lüküs Hayat"
Bale: "Fındıkkıran", "Notre
Dame'in Kamburu", "Çalıkuşu",
"Afife"
Müzikal: "Batı Yakası Hikayesi"
Müzikli oyun: "Seslerle Anadolu"
Müzikli çocuk oyunu: "Bremen
Mızıkacıları", "Opera Okulda"
Çocuk müzikali: "Keloğlan'ın Sırrı"
-Antalya
Opera: "La Traviata", "Tosca",
"Herkül", "Don Giovanni",
"Figaro'nun Düğünü", "La Boheme",
"Ali Baba ve Kırk Haramiler",
"Carmen",
Bale: "V. Murad", "Judit-Çeşme
Başı", "Othello", "Kuğu Gölü"
Müzikal: "Tangopera", "Anadolu
Sihri"
Çocuk Oyunu: "Uyuyan Güzel"
-Samsun
Opera: "Sihirli Flüt", "Aşk İksiri"
Operet: "Şen Dul"
Bale: "Uyuyan Güzel", "This İs
Your Life", "Troy Game", "Bach
Alaturca", "Fındıkkıran"
Müzikal: "Batı Yakası Hikayesi"
(AA)
BULMACA
1
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
5
6
7
8
9
10
Soldan sağa:
1. Çiftçilikte toprağı işleyerek ürüne ortak olan kimse,
şerik. – Yumurtanın bir bölümü. 2. İhtimal. 3. Eskiden,
türlü eşya ve öteberi satılan çarşı ya da pazaryeri. –
Yayvan sepet. 4. Artvin yöresinde oynanan bir halk
oyunu. – Pişirilerek hazırlanmış yemek. 5. Jamaika’nın
plaka işareti. – geleneksel. 6. Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm. – Yumurtlayan omurgalılardan, iki ayaklı,
gagalı, vücudu tüylerle örtülü, kanatlı uçucuların ortak
adı. 7. Gülle yerine çakıl taşı atan bir top türü. 8. Nezir. –
Yasaklama, yasak etme. 9. Bir halk sazı. – garson
yamağı. 10. Rafine. – Çelik çomak oyunu. 11.
Olumsuzluk anlatan önek. – Bir gezegen. 12. Bayındır,
mamur. – Takılmış ad. 13. Parazit, tufeyli. – Neonun
simgesi. 14. Eski dilde bencillik. 15. Adana ilinin bir
ilçesi. 16. Bir meyve. – Uzakdoğu’da yetişen Amerika
elmasından çıkan zamk. 17. Bir renk. – Güzel sanatların
bir dalı. 18. İlaç, merhem. – Bir cetvel türü. – Avuç. 19.
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan,
hevesli kimse. – Arapçada su. 20. Kedi, köpek yavrusu.
– “Bir şeyin olmasını çok az kalmak” anlamında bir
sözcük.
Yukarıdan aşağıya:
1. Bildirme yazısı, ileti. – Bir cins iri at. – Bir sınav türü.
2. Cüretkâr. – Kalp için vurma, vuruş, atış. – uzun soluklu bir edebiyat türü. 3. gemi ya da uçakların izlediği yol.
– Ele avuca sığmaz kimse. – Askerler. – Bir nota. 4.
Ayağının biri sekili at. – Zabıt. – Şenlik kemeri. 5. Geviş
getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak. – İhtiyaca yetmeyecek kadar az. – Mitolojik bir
çalgı. – Voleybol, tenis gibi oyunlarda maçın her bir
bölümü. 6. Favori. – Sayıları göstermek için kullanılan
işaretlerden her biri. – Boş ve yararsız, saçma. – İçinde
ateş kırıntıları olan kül, köz. 7. Kalori. – Arnavutluk’un
para birimi. – Tenis aracı. – Sarhoş ya da külhanbeyi
bağırması. 8. Ağaçlıklı yol. –
İktisadi. – İstek, istem. 9. Yol
gösteren kimse, rehber. –
ÇÖZÜMÜ
Bataklık gazı. – Güzel kokulu
BUGÜN
bir tür küçük kavun. 10. Rahip.
11. SAYFADA
– Liste başı olmuş müzik
parçası. – Geri, arka, art. –
Baştan geçirilerek giyilen,
genellikle kollu, örme üst giysisi.
Hazırlayan: Ercan BOSTANCIOĞLU
9
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
TÜRK DOĞULUR DA, OLUNUR DA - 1
Avrupa’nın, İsrail’in ve bu üç haricî
Bugün ülkemizde en çok tartışılan
bedhâhın yerli işbirlikçisi olan kozkonulardan biri, kavmiyetçilik-milmopolit, dinsiz ve milliyetsiz liberalliyetçilik meselesidir. Bu meseleyi
bilmeyen ya da kendi siyasî amaçları lerin ve PKK’lıların oyuncağı olmaktan kurtulmalarını umut ediyoruz.
için saptırarak, çarpıtarak yorumMehmet Akif, baba tarafından
layanlar, Türk milletinin kafasını
Arnavut’tur. Bunu kendisi de söylüykarıştırmaya devam ediyorlar.
Kavmiyet, doğuştan getirilen, kişinin or. Arnavutluk onun kavmî kimliğidir. Ama o, hiçbir zaman Arnavut
iradesi dışında sahip olduğu,
kavmiyetçiliği yapmadığı gibi, tam
dolayısıyla bu özelliğiyle üstünlük
tersine Arnavutları daima Osmanlı
davası yapamayacağı verili kimDevleti’ne isyan ettiği, ayrı baş çekliğidir.
tiği, kavmiyetçilik yaptığı için
Milliyet ise bile isteye tercih
eleştirdi.
edilen, iradî olarak benimsenen,
Akif, Türklüğü etnik bir yapı, bilihangi kavme mensup olursa olsun
nen manasıyla bir kavmiyet olarak
insanların içine dahil oldukları üst
görmedi. O Türklüğü bir çok etnik
toplumsal yapının adıdır. Yani farklı
unsurun içinde yer aldığı sosyolojik,
kavimlerden de gelseler, geniş bir
kültürel, hukukî manada bir üst
insan kitlesinin ortak sosyolojik,
toplumsal yapı yani milliyet olarak
kültürel ve hukukî değerlerde buluşgördü. Dünya genelinde İslam miltuğu uyumlu, anlaşmış, kaynaşmış,
leti, siyasi, idarî, coğrafî sınırları
birlikte hareket etme şuuruna sahip
belli olan Türkiye’de ise Türk millet
toplumsal yapının adıdır.
birliği üzerinde durdu. Ayrıca kenBu bağlamda ülkemizde insanlarımızın çok büyük bir bölümü Türk disini “Türk” olarak tanımlamaktan
da çekinmedi.
olarak doğmuş ve Türk olarak yaşaArnavutluğundan yani
maktadır. Bir kısım vatandaşlarımız
kavmiyetinden ziyade, milliyetiyle
da farklı kavimlere yani etnik
unsurlara mensup olsalar da zamanla yani Türklüğüyle övündü. Demek
aynı kültürü, aynı dili, aynı değerleri, istediğimiz şu ki, etnik köken
aynı amacı paylaşarak Türk olmuşlar, itibariyle Arnavut bile olsa bir insan,
Türklüğü millî bir kimlik olarak ben- Türklüğü bir milliyet kimliği olarak
benimseyebilir. Bunda gocunacak bir
imsemişlerdir.
durum olmadığı gibi, birlik ve bütünBu bakımdan “Türk doğan” ve
lük sağlayan bir yaklaşım olduğu
“Türk olan” insanlarımız, ortak
için şeref duyulacak bir durumdur.
değerlerde buluşarak tek bir millet
Yani Akif, Türk milliyetçiliğini ayakyani Türk milleti olmuşlardır.
lar altına almadığı gibi, tam tersine
Birlikte yaşadığımız uzun tarihî
“Türk eriyiz, silsilemiz kahraman”
tecrübe bu sonucu doğurdu. Tarihin
diye de Türk milliyetiyle övündü.
tabiî akışı içinde milletleşme sürecAkif’in Türklüğü etnik bir yapı
imizi büyük ölçüde tamamlamışken,
değil, her kavimden insanın içine
son dönemlerde Batı emperyalizmi,
Türk millet birliğini çözüp dağıtmak, dahil olabileceği genel bir milliyet
şemsiyesi olduğu gerçeğini vurgulu
parçalayıp birbirine düşman haline
bir şekilde ortaya koyan çok soylu
getirmek için yoğun bir çaba
bir tavrı vardır. Onu aktaralım:
sarfediyor.
Yakın dostu Hasan Basri Çantay,
Bu bağlamda bazı insanlarımıza
onunla ilgili bir hatırasını şöyle
sürekli etnik aidiyetlerini yani
nakleder:
kavmiyet damarlarını hatırlatıp
“Evet, ona tam bir İslâm şairi diyedurarak onların kavmî kimliklerini
biliriz. Kuvvetli, imanlı, ateşli bir
Türk millet birliğine karşı kışkırtıyİslâm şairi, fakat Türk, daima başta
orlar ve ayrılıkçı Türk düşmanı
kalmak şartıyla. Dört lisanı edebiyhaline getirmeye çalışıyorlar. HaçlıSiyon tezgâhının bu projesini bugün- atıyla bilen Âkif, Türk olarak yazdı,
lerde sözde İslamcı, liberal ve Kürtçü Türk olarak düşündü, Türk olarak
üçlüsü, ittifak halinde gerçekleştirm- yaşadı ve nihayet Türk olarak öldü.
Âkif’in bir vakasını hatırlarım:
eye çalışıyorlar. Bu üçlü şer ittifakı,
İlk millî kaynaşma ve savaşlarda
Türk millet birliğini bölüp
üstat Balıkesir’e gelmişti. Onun
paramparça edinceye kadar,
samimi arkadaşlarından biri Gönen’e
emperyalizmin uygulama memuru
teşkilât kurmaya gitmişti. Dönüşünde
olarak görevlerine sadakatla devam
o arkadaş dedi ki: ....’ler (muhtemeediyorlar.
len Rum çeteleri) Türklere cefa ediyBu fitneye karşı bugünlerde en
orlar. Millî teşkilâtı boğmaya çalışıyçok, değişik etnik köken sahibi
orlar. Akif’in o zaman hiç düşünvatandaşlarımızın uyanık davranmeden, kükreyerek verdiği cevap
ması, tepki koyması ve kavmî
şudur: “Orada bir Türk Ocağı açınız
aidiyetlerini öne sürmeyip kendilerive mücadele ediniz!” Akif’in
ni “Türk milleti” olarak tanımlamaları, “biz Türk doğmasak bile Tük beraberinde bulunan İstanbul’dan
gelen bir kişi: “Üstat, sizi Türkçü
olduk” yani, “ne mutlu Türk’üm
görüyorum” demek istedi. Akif’in
diyene” demeleri gerekir.
ağzından alev gibi şu kelimeler çıktı:
Böyle bir tavır sergilerlerse
“Ya ne zannediyorsun? Türk’e hiçbir
emperyalizmin bu coğrafyadaki
kavmin horoz olmasına tahammül
oyunlarını bozmuş olacaklardır.
edemem!”
Nitekim tarihimizde de Türk doğBenzer bir yaklaşımı Abdülhakîm-i
mayıp Türk olan pek çok örnek
Arvasî sergilemiştir. Kendisinin etnik
vardır. Ben sadece iki örnek vereaidiyet bakımından Arap olduğunu
ceğim. Zira bu iki örnek, bugünün
İslamcı geçinen siyasetçilerinin itiraz söyleyen bu maneviyat adamı,
edemeyecekleri iki önemli kişi.
Arapçılık yapmadığı gibi, Türklüğü
millî bir kimlik olarak rahatça benBu iki Türk-İslam büyüğünü dinimsediğini de ifade eder.
lerlerse liberallerin ve Kürt
ırkçılarının dümen suyundan belki
(Devam Edecek)
çıkabilirler. Ayrıca Amerika’nın,
İstanbul’un 100
şarkısı kitap oldu
İSTANBUL - İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Kültür AŞ, dünyada adına en çok şarkı bestelenen
şehir olan İstanbul'un en meşhur 100 şarkısını
"İstanbul'un Yüzleri Serisi" arasında yayımladı,
Kültür AŞ'den yapılan açıklamaya göre,
Mehmet Güntekin tarafından "İstanbul'un 100
Şarkısı" adıyla yayıma hazırlanan kitap, içinde
İstanbul geçen veya dekorunu İstanbul'un oluşturduğu 100 şarkıyı bir araya getirdi.
Yıllarca İstanbul müzik çevrelerinde kullanılan,
çeşitli nota hattatlarının elinden çıkmış, radyoevi
ve konservatuvar gibi kurumlarda elden ele
geçerek İstanbul'a malolan orijinal nüshaların
bulunduğu kitapta, şarkıların hikayeleri ve
bestekarlarıyla ilgili bilgiler yer aldı.
"İstanbul'un 100 Şarkısı"ndaki eserler arasında
klasik eserlerin yanı sıra yakın dönemlerde bestelenmesine rağmen başarı kazanan ve toplumsal
hafızada yer edinenler de bulunuyor.
Kitaptaki eserler arasında Zeynettin Maraş'ın
"İnleyen nağmeler", bestesi Şekip Ayhan Özışık'a,
güftesi Orhan Veli Kanık'a ait "İstanbul'da
Boğaziçi'nde", bestesi ve güftesi Erol Sayan'a ait
"İstanbul'u artık hiç sevmiyorum" ve bestesi Avni
Anıl'a güftesi Sadri Alışık'a ait "Merhaba
İstanbul'um" yer alıyor. (AA)
10
SAĞLIK
2 Ekim 2014 Perşembe
Hiperaktivite bozukluğu olan gençlerde “madde bağımlılığı” riski
ESKİŞEHİR- YILDIZ NEVİN GÜNDOĞMUŞ - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
(ESOGÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı
Bağımlılık Birimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülcan
Güleç, çocukluğunda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı konulan kişilerin, tedavi
edilmediği takdirde ileri yaşlarda uyuşturucu maddeleri kullanmaya eğilimli olduğunu bildirdi.
Güleç, AA muhabirine yaptığı açıklamada
çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuk-
luğu konusuna önem verdiklerini ve mutlaka tedavi
edilmesi gerektiğini söyledi.
Söz konusu hastalığın okul öncesi dönemde
belirti verse de genellikle okul döneminde öğretmen ve arkadaşlarından gelen şikayetlerle kendini
belli ettiğini dile getiren Güleç, "Yaramazlıkla,
hiperaktivite bozukluğunu çok iyi ayırmak lazım"
dedi. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun çocuğun çok hareketli davranması, dikkatini
toplayamaması veya her ikisinin birden baskın
Dünya Türkiye'de
"derman" buldu
Sahte ve yasa dışı ilaçla mücadele için yeni
stratejilerin belirlendiği İlaç Güvenliği
Kurumunun toplantısı, Türkiye'nin bu alandaki başarılı çalışmalarının desteklenmesi
için Türkiye'de yapıldı
ANKARA - SELMA BIYIKLI ADABAŞ - Sahte ve yasa
dışı ilaçla mücadele için yeni stratejilerin belirlendiği İlaç
Güvenliği Kurumunun toplantısı, Türkiye'nin bu alandaki
başarılı çalışmalarının desteklenmesi için Türkiye'de yapıldı.
Piyasaya sahte ilaç süren uluslararası çetenin çökertildiği
"Derman" operasyonu, Türkiye'nin tercih edilmesinde önemli
rol oynadı.
Türkiye, araştırma-geliştirme yürüten uluslararası ilaç
üreticisi 28 firmanın üye olduğu, İlaç Güvenliği Kurumunun
(Pharmaceutical Security Institute-PSI) her sene düzenlediği
"ilaç Sahteciliği ve Kanunsuzluğu ile Mücadele" başlıklı
"Avrupa ve Yakın Çevresi Konferansı"na ev sahipliği yaptı.
Konferansa, PSI üyesi ilaç firmaları, eczacılık şirketlerinden üst düzey güvenlik uzmanları, eczacılık şirketleri,
endüstri profesyonelleri, sektöre dair kalite güvenliği, hukuk
ve ilgili diğer alanlarda faaliyet gösteren yetkililer katıldı.
Konferansta, "ilaç sahteciliği, diğer yasa dışı ilaç trafiği ve
ticareti şekilleri", "ilaçların resmi ticaret yollarından sapması
ve etkileri", "internette online ilaç ticareti ve buna ilişkin
tehditler", "bağlantılı yasa dışı finansal kazanç ve para aklama
faaliyetleri", "yeni gelişen trendler ve hasta güvenliği etkileri",
"ilaç sahteciliği, yasa dışı ticareti, sapması ve kaçakçılığı sorununa stratejik ve operasyonel seviyede yaklaşımlar",
"tehditlere en etkili ve doğru yanıtın, eylemin geliştirilmesi"
konuları ele alındı.
-Neden Türkiye?
Piyasaya sahte ilaç süren uluslararası çetenin çökertildiği
"Derman" operasyonu, toplantı için Türkiye'nin tercih
edilmesinde önemli rol oynadı.
İlaç Güvenliği Kurumu Avrupa, Afrika ve Ortadoğu
Direktörü Ashley How, Türkiye'nin jeopolitik konumu gereği,
Batı ve Doğu arasında bağlantı rolü üstlenmesinin, bu konuda
transit ülke olması sonucu doğurduğunu ifade ederek, Türk
ilaç pazarının büyük olmasının, bununla bağlantılı tehditleri de
ortaya çıkardığını söyledi.
Türk emniyetinin başarılı "Derman" operasyonunu anımsatan How, Türk yetkililerin ve makamların ilaç sahteciliği,
sahtekarlığı ve kaçaklığıyla mücadelesindeki çabalarını ve iyi
çalışmalarını da takdir etmeyi amaçladıklarını bildirdi.
Bu konuda Türkiye ile işbirliğini geliştirmek istediklerini
vurgulayan How, şu değerlendirmelerde bulundu.
"Hasta güvenliği tüm dünyada önemli bir husus. Geniş bir
ilaç pazarına sahip Türkiye'de sahte ürün piyasasının oluşturulmak istenmesi son derece normal. Masum insanlardan yararlanmak isteyecek kötü niyetli kişiler mutlaka ortaya çıkacaktır.
Üyelerimiz küresel güvenlik stratejisinin bir parçası ve bu
konuda bir ağ oluşturuldu. Bu şekilde tüm dünya ile iletişim
halindeyiz. Türkiye, önemli paydaşlarımızdan biri. Türk
hükümetinin ve kolluk kuvvetlerinin çabalarını desteklemek
istiyoruz."
-"En büyük sorun internette"
İnternetin sahte ve yasa dışı ilaç için büyük bir pazar
olduğunu vurgulayan How, "Her yerde olduğu gibi burada da
müşteriler ve satıcılar var. Bankalar gibi finansal kurumlar da
bulunuyor. Birçok ürün ve para el değiştiriyor. Fakat bu suçlulara yaptıkları yasa dışı işi tanıtma ve yayma imkanı da sağlıyor. Sahte, kaçak ve çalıntı ilaçların dağıtımı da buna dahil"
dedi.
Söz konusu ilaçların internet siteleri üzerinden satıldığını,
bu mecranın aynı zamanda tanıtım için de kullanıldığını ifade
eden How, "Kolluk kuvvetleri ve ilaç şirketleri, bu mecrayı
gözlem altında tutmak zorunda. Bu bir tehdit ve halkın bu
tehdidin farkında olması çok önemli" ifadesini kullandı. (AA)
Elektronik burun
hastalıkları koklayacak
İZMİR - İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fen
Fakültesi Kimya Bölümü'nce gerçekleştirilen ve 'Elektronik
burun' diye nitelendirilen 'Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü'
projesiyle, akciğer kanseri ve diyabetin tanısı insanın nefesiyle
konulabilecek.
Maske içerisine yerleştirilen özel sensörler aracılığıyla insanın
nefesindeki bileşenlerden akciğer kanseri ve diyabet tanısı konulmasına olanak sağlayacak cihazın yapım projesini, İstanbul
Kalkınma Ajansı'nın 1.2 milyon liralık desteğiyle İzmir Yüksek
Teknoloji Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi birlikte
gerçekleştirecek.
Projenin üstlenicisi İYTE Fen Fakültesi Kimya Bölümü
Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit Hakan Yıldız, Türkiye'de hem
akciğer kanseri hem de diyabet hastalığının her geçen yıl arttığını,
bu rahatsızlıkların tanısının hastalığın geç evresinde konulması,
tedavi süreçlerinin de maliyetinin yüksek olması nedeniyle "Tek
Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü" projesini hayata geçirmeye
karar verdiklerini anlattı.
Projenin, İstanbul Kalkınma Ajansı'ndan 1,2 milyon liralık
kaynakla desteklendiğini, üniversitesiyle birlikte İTÜ ve
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nin de desteğiyle cihazı
yapacaklarını ifade eden Yıldız, prototipin birkaç ay içerisinde
ortaya çıkacağını, ilk etapta 25 adet üreteceklerini dile getirdi.
Akciğer kanseri ve diyabetin ön tanısını sağlayacak cihazı,
"Elektronik burun" olarak nitelendiren Yıldız, şöyle konuştu:
"Her şeyiyle tamamen yerli üretim olan cihaz toz maskesi şeklinde olacak. Sistemin toz maskesi kısmında sensör bulunacak.
Bu bir elektronik devre. Sensörün tepesinde de gaz sensörü membranı var. Onun üzerinde seçici katman olacak. Bu sadece toluen
ve asetonu seçecek, her türlü gazı seçmeyecek.” (AA)
olması şeklinde yaşandığını aktaran Güleç,
"Ergenliğe girmekle hiperaktivite azalıyor ama
dikkat eksikliği baki kalıyor. Biz çocuğa tanı
koyuyorsak, ailelere diğer çocuklar gibi olmadığını
anlatıyoruz. İçlerindeki enerjiyi yönlendirecek bir
alan bulmaları gerektiğini ve dikkat sürelerini arttırıcı, uyarıcı ilaçlar reçete edilmişse mutlaka kullanmalarını söylüyoruz" diye konuştu.
Ailelerin bunu bir hastalık olarak kabul etmek
istemediklerini belirten Güleç, son yıllarda genç-
lerin uyuşturucu madde kullanımında artış
yaşandığını vurgulayarak, şunları söyledi:
"Çocuklarını madde bağımlılığı şikayetiyle
getiren ailelere bazen, 'küçükken nasıldı'
dediğimizde, 'hiperaktifti, doktora götürmüştüm,
ilaç vermişti. Bağımlılık yapar diye kullanmamıştım' diyor. Oysa çocukluğunda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı konulan kişilerin, tedavi edilmediği takdirde ileride uyuşturucu
maddeleri kullanmaya eğilimi oluyor.” (AA)
“Sağlıklı yaşam” için
bisiklete bindiler
Konya'da çok sayıda bisikletli, Dünya Kalp Günü dolayısıyla
düzenlenen "Kalbin için pedalla" etkinliğine katıldı.
KONYA- Konya'da çok sayıda bisikletli,
Dünya Kalp Günü dolayısıyla düzenlenen
"Kalbin için pedalla" etkinliğine katıldı.
Konya Bisiklet Grubu tarafından organize
edilen "Kalbin için pedalla" etkinliğine grup
üyesi çok sayıda bisikletli katıldı. Etkinlik kapsamında kent merkezindeki Kültürpark'tan yola
çıkan grup üyeleri, kalp sağlığının korunmasında bisiklete binmenin önemine dikkati çekmek
için yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki Meram'a
kadar kadar pedal çevirdi.
Etkinliğe katılan grup üyelerinden sağlık
memuru Şahin Akkaş, Dünya Kalp
Federasyonu tarafından eylül ayının son pazar
gününün Dünya Kalp Günü olarak belirlendiğini anımsattı.
Geçen yıl İstanbul'da "Kalbin için pedalla"
etkinliği adı altında bir tur düzenlendiğini,
Konyalı bisikletçiler olarak kendi şehirlerinde
de bu organizasyonu gerçekleştirmek istediklerini dile getiren Akkaş, "Kalp hastalıklarının
yüzde 80'i sigara kullanımı, hareketsiz bir hayat
ve sağlıksız beslenme nedeniyle olmaktadır.
Dünya Kalp Federasyonu; düzenli spor ve iyi
bir beslenmeyle bu hastalıkların önüne
geçilebileceğini kanıtlamıştır" dedi.
Sağlık Bakanlığının 2014 yılını "Sağlıklı
beslenme ve hareket yılı" ilan ettiğini, bisiklet
ve sporla ilgili birçok etkinlik düzenlendiğini
anlatan Şahin, İl Sağlık Müdürlüğünün de bu
yıl sadece bisiklet anlamında 4 etkinlik gerçekleştirerek vatandaşları bisiklet binmeye teşvik
ettiğini söyledi.
Şahin, "Bugün biz de kalbimiz için pedal
çevirip farkındalık oluşturmaya çalıştık.
Buradan insanlara 'sağlığınız için arabalarınızdan inin, pedallayın' diyoruz" ifadesini kullandı. (AA)
AMATEM’de, 1 yılda 300 kişi tedavi gördü
ESKİŞEHİR - Eskişehir'de geçen yıl
Devlet Hastanesi bünyesinde hizmete giren
Alkol ve Madde Bağımlılarının Tedavi ve
Eğitim Merkezi'nde (AMATEM), bugüne
kadar tedavi gören 300 hastaya, verilen
çeşitli eğitim ve oyunlarla "ayık ve temiz
hayatı" öğretiyorlar.
Eskişehir AMATEM Sorumlu Hemşiresi
Şenay Kızılkum yaptığı açıklamada,
AMATEM'in 7 Ekim 2013'te resmi olarak
hizmete açıldığını hatırlatarak, toplam 12
yataklı bir serviste hizmet verdiklerini kaydetti.
Alkol ve madde bağımlılarına aynı anda
hizmet verdiklerini ifade eden Kızılkum,
şöyle konuştu:
"AMATEM'i açtığımızdan beri 300 hastamız tedavi gördü.
Hastalarımızı çoğu madde bağımlılığı için başvuru yaptı. Son
dönemde bonzai yaygın olarak kullanıyor ve gençler arasında
bağımlılık yapıyor. Hastalarımızın büyük bölümünde önceki
yaşamında bonzai kullanımı var. Son bir yıldan bu yana bonzai kullanımında ciddi bir artış yaşandı. Bonzai içinde çok fazla sentetik
madde bulunmasından dolayı kişiye çok ciddi zararlar veriyor.
Beyni mekanikleştiriyor ve düşünme yeteneğini azaltıyor. Kişinin
psikolojik rahatsızlıklara yakalanmasına sebep oluyor."
"ÇAĞIN HASTALIĞI: BAĞIMLILIK"
Kızılkum, AMATEM'de bir haftalık çalışma programını uyguladıklarını bildirdi.
Her güne "günaydın toplantısı" ile
başladıklarını anlatan Kızılkum, "Özellikle
pazartesi günleri hafta sonunu değerlendiriyoruz. Akşamı nasıl geçirdiklerini,
sıkıntısı olanları, işleyiş aksaklıkları varsa
onları değerlendiriyoruz. Hastaların grup
başkanları var. Onlar hastalarla bizim
aramızda adeta bir köprü görevini sağlıyor.
Çay sorumlumuz var. Her işin, bir görevlisi
var. Bazı oyunlar oynuyoruz" dedi.
Kızılkum, "çağın hastalığı" olan bağımlılığın adeta salgın gibi arttığını belirtti.
Özelikle gençlerin ciddi tehdit altında
olduğunu vurgulayan Kızılkum, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Herkesin bu konuda çok dikkatli olması gerekiyor. 'Bir kereden
bir şey olmaz' diyerek başlamamak gerekiyor. Çünkü, keyif verici
bütün maddeler bağımlılık yapar. Bir kereden bir şey değil çok şey
olur. Bütün hayatımız değişebilir. Yapılan istatistikler Eskişehir'de,
madde kullanım oranının yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Biz de
böyle bir ortamda hizmet veriyoruz. Bu yüzden tedavide eğitimi ön
planda tutuyoruz. Kişiler üzerinde ne kadar farkındalık uyandırabilirsek, ona ayık ve temiz hayatı ne kadar özendirebilirsek bizim
için o kadar kardır." (AA)
Kalp yetmezliği ile “daha erken” tanışıyoruz
ANKARA - SELMA BIYIKLI ADABAŞ Cumhuriyet
Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
Başkanı Prof. Dr. Mehmet Birhan
Yılmaz, Türkiye'de kalp yetmezliğinin dünya ortalamasına göre
10 yaş daha erken ortaya çıktığını
belirtti.
Dünya Kalp Günü (29 Eylül)
dolayısıyla açıklamalarda bulunan
Yılmaz, kalbin, vücudun
ihtiyaçlarını karşılayacak güçte
çalışamaması ve yorgun düşmesiyle kalp yetersizliği sorunun
ortaya çıktığını bildirdi. Yılmaz,
bunun pek çok sebebi olabileceğini ifade ederek, hastalığın belirtileriyle ilgili şu bilgileri aktardı:
"Nefes darlığı tipik belirti
olarak kabul edilir. Ayakkabı
bağlanırken nefesin daralması bir
belirti olabilir. Yokuş çıkarken
nefes açlığı hissedilmesi halinde
de kalp yetersizliği başlangıcından
şüphelenilir. İlerleyen evrelerde,
kalbin halsizliğine genel vücut halsizliği ve bitkinliği eşlik etmeye
başlar. Takiben, ayak bileğinden
başlayan şişlikler tabloyu belirler.
Daha ilerleyen dönemlerde hasta
sırt üstü düz yatamayacak hale
gelir. Bir kaç saat sırt üstü yatıp
uyuyabilmek bazı hastalar için
lüks kabul edilir."
Türkiye'de son yapılan çalışmaya göre, erişkin nüfusta kalp
yetmezliği görülme sıklığının
yüzde 3, ortalama yaşın ise 62
olduğunu bildiren Yılmaz, bu
oranın dünyada yüzde 2, ortalama
yaşın ise 72 olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bunun anlamı şu, sıklık
açısından dünya şampiyonuyuz.
Üstelik bizde hastalık 10 yaş daha
erken ortaya çıkıyor. Dünyadaki
ve ülkemizdeki rakamları özetlemek gerekirse Avrupa ülkelerinde
yaklaşık 15 milyon, Amerika
Birleşik Devletleri'nde 6 milyon
kalp yetersizliği hastası bulunuyor.
Türkiye'de ise 1 milyona yakın
kalp yetersizliği olgusunun bulunduğu tahmin ediliyor. 40 yaşındaki
bir bireyin, yeterince uzun yaşarsa,
kalp yetersizliğine yakalanma sıklığı dörtte bir oranında. Yani her 4
kişiden birisi."
Tansiyon, şeker hastalığı, kalp
krizi ve kalp damar darlığının bir
süre sonra kalp yetersizliğine yol
açtığı uyarısını dile getiren
Yılmaz, "Burada acı olan tablo şu,
ülkemiz insanlarının bu çaresiz
denebilecek hastalığa yakalanma
yaşı 10 yaş daha erken. Çaresiz
derken kastım, bu hastalığın son
çaresi kalp nakli. Unutmamak
lazım ki herkeste yalnızca 1 tane
kalp var. Oysa iki böbreğimiz var
ve biri sevdiklerimize bağışlanabilir. Öte yandan kalbimiz tek.
Sadece ölüm halinde kalp sağlamsa başkasına nakledilebiliyor"
dedi.
Hastalığın görülme nedenleriyle ilgili de bilgi veren Yılmaz,
kalbe yük olan her hastalığın
eninde sonunda kalp yetersizliğine
yol açtığını bildirdi.
Yılmaz, kalp krizi, hipertansiyon, şeker hastalığı, viral hastalıkların en sık görülme nedenleri
olduğunu belirterek, kalp yetmezliğinin genelde yaşlı nüfusun
hastalığı olarak bilindiğini ancak
ülkede gençler arasında da sık
rastlandığını söyledi. (AA)
dış dünya
2 Ekim 2014 Perşembe
11
Ruhani: “İran, doğalgazda Rusya’nın alternatifi değil”
TAHRAN - İran Cumhurbaşkanı
Hasan Ruhani, Rusya'nın Avrupa'ya
gaz ihracını kesmesi halinde İran'ın
Rusya'nın alternatifi olacağına
ilişkin iddiaları reddetti.
Ruhani, Rusya 2 televizyonuna
yaptığı açıklamada, "Rusya'nın
Avrupa ülkelerine gaz ihracını durdurması halinde şu anki şartlarda
İran, bu ülkeler için Rusya'nın alternatifi olmayacak" ifadesini kullandı.
Batı ülkeleri tarafından yaptırım
uygulanan Rusya'ya yaptırımlarla
mücadele etmesi için İran ürünlerini
ihraç edebileceklerini ifade eden
Ruhani, "Şu anda Rusya hükümeti
Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi
ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve
Çin ile Almanya'nın oluşturduğu
5+1 ülkelerinin de kararlı olması
halinde, nükleer meselede anlaşmanın mümkün olduğunu söyledi.
ABD ve AB'nin, Ukrayna krizi
bağlamında Rusya'ya karşı uyguladığı ekonomik yaptırımlara bu
ülke "gıda ambargosu" kararıyla
karşılık vermişti. Rusya, 7
Ağustos'tan itibaren AB, ABD,
Norveç, Kanada ve Avustralya'dan
meyve, sebze, et, balık ve süt ürünleri alımını bir yıllığına durdurmuştu. (AA)
Hazar’a
yeni
statü
Azerbaycan
Dışişleri Bakan
Yardımcısı Halef
Halefov, Hazar
denizinin yasal
statüsünün belirlenmesi konusunda
Astrahan'daki
zirvede ülkelerin
"yüzde 80-90"
uzlaştığını bildirdi.
BAKÜ - Halefov, düzenlediği
basın toplantısında, Hazar kıyısındaki Rus kenti Astrahan'da dün
gerçekleştirilen Hazar Ülkeleri
Devlet Başkanları 4. Zirvesi'nde
alınan kararlarla ilgili bilgi verdi.
Zirvede nihai statü belgesinin
kabul edilmesi yolunda önemli
uzlaşı sağlandığını ve hidrometeoroloji alanında işbirliği, olağanüstü
hallerde karşılıklı haberleşme ve
yardımlaşma ile Hazar'ın biyolojik
kaynaklarının korunması ve rasyonel kullanılmasını öngören anlaşmaların imzalandığını belirten
Halefov, zirvenin sonuçlarına dair
bildirinin ayrıntılarını da
paylaştı.Biyolojik kaynaklar meselesinin her ülke için önemli ve
güncel konu olduğunu vurgulayan
Helefov, "Bu Zirve'de balıkçılık
konusu tam olarak belirlendi.
Biyolojik ürünlerin kullanımı kontrol edecek, büyük yetkilere sahip
hükümetlerarası komite oluşturuldu. Bu komite kaynakların kullanılmasına, avcılığa müdahale
edebilecek, yasak getirebilecek.
Nesli tükenmekte olan balıkların
korunması için gereken adımları
atacak" dedi.
Hazar'ın deprem bölgesi
ve halkına elimizden gelen tüm
yardımı sağlayacağız. Gerekli ticari
prosedürlerin tamamlanması halinde
Rusya halkı gelecek yıl dükkanlarında İran ürünlerini görecek"
dedi.
Ruhani, Rusya ile ticarette yakın
zamanda barter sistemini kullanmayı planladıklarını belirterek,
bunun Batı'nın Rusya'ya yaptırımları başlamadan önce alınan bir
karar olduğunu hatırlattı.
Nükleer müzakereler konusuna
da değinen İran Cumhurbaşkanı
Ruhani, İran'ın nihai anlaşmaya varmak için kararlı olduğunu ve BM
olduğunu hatırlatan ve buranın
petrol ve doğalgaz üretiminin
yapıldığı büyük alana dönüştüğünü
kaydeden Halefov, güvenliğin
artırılması için bu yönde bir işbirliği mekanizmasının oluşturulduğunu bildirerek, "Ülkeler,
olağanüstü hallerde birbirlerine
yardımcı olacaktır" diye konuştu.
Hidrometeoroloji alanının da
Hazar'da yapılan ulaşım işlemi için
önem arzettiğini ifade eden
Halefov, ülkelerin bu konuda da
bilgi alışverişinde bulunacaklarını
bildirdi.
Liderlerin Hazar'ın hukuki
statüsünün belirlenmesi aşamasında önemli bir bildiriye imza
attığını ifade eden Halefov, bildiride, ülkelerin bağımsızlık ve toprak
bütünlüğüne vurgu yapıldığını ve
Hazar'ın sadece barış için kullanılmasının vurgulandığını kaydetti.
Ülkelerin Hazar'da silahlanmaya taraftar olmadığını söyleyen
Halefov, "Bildiride, sabit ve dengeli silahlanma konusu yer aldı.
Ayrıca Hazar'da beş ülkenin dışında başka bir ülkenin askeri gücü
bulundurulmayacak. Bu konu nihai
senette de yer alacak" diye konuştu.
Zirvede ülkelerin su alanının da
belirlendiğine dikkati çeken
Halefov, şunları söyledi: "Sahilden
15 deniz mili mesafeye kadarki
bölgeler her ülkenin kendi arazisi
olarak kabul edildi. Bu mesafeye
10 deniz mili de eklenerek (toplam
25 mil) her ülkenin balıkçılık alanı
olarak belirtildi. Bu sınırların
ortasında kalan deniz ise ortak alan
kabul edildi."
Bildiride Hazar'ın dibinin
bölünmesi konusuna da yer verildiğini ifade eden Halefov, şöyle
devam etti: "Bu konuda ortak yaklaşım, Hazar'ın dibinin 'orta çizgi'
ilkesiyle devletler arasında bölünmesidir. Azerbaycan, Kazakistan
ve Rusya arasında bu konuda
anlaşmalar bulunuyor. İran ve
Türkmenistan'ın yaklaşımı aynı
olsa da bölünmenin yöntemleri
konusunda bazı fikir ayrılıkları
bulunuyor. Fakat bu da çözüme
kavuşacaktır. Nihayet, 18 yıldan
sonra temel konular üzerinde ortak
uzlaşma sağlandı. Nihai senetle
ilgili yüzde 80-90 gibi bir uzlaşma
var. İki yıl sonra Kazakistan'da
yapılacak toplantıda son anlaşmanın imzalanmasını umuyoruz ve
bunun için çalışacağız." (AA)
Danimarka ikinci karikatür
krizinin eşiğinden döndü
KOPENHAG - 2005 yılında hakaret karikatürlerinin yayınlanmasıyla Müslümanlar arasında büyük
bir infiale neden olan Danimarka'da ikinci karikatür
krizinin eşiğinden dönüldü. Irkçı çalışmaları
dolayısıyla İsveç’te hapis cezasına çarptırılan
karikatürist Dan Park’ın Danimarka’da dün gerçekleştirilmesi planlanan sergisi son anda iptal edildi.
Konuyla ilgili kısa bir açıklama yapan organizatörler; kamuoyunda son dönemde oluşan baskılardan
dolayı böyle bir karar almak zorunda kaldıklarını
belirtti. Sergide gösterilmesi planlanan çizimlerden
bazılarının karikatür krizine neden olan çizimlerden
bile çok daha ağır hakaretler içerdiği belirtiliyordu.
Afganistan'da 112 Taliban
üyesi teslim oldu
MEZAR-I ŞERİF Afganistan'ın Faryab ve
Badahşan vilayetlerinde
112 Taliban militanı
silahlarını bırakarak teslim oldu.
Faryab Vali
Yardımcısı Abdulsattar
Barez, örgütten ayrılan
100 militanın silahlarıyla
teslim olduğunu belirtti.
Militanların, daha
önce Faryab'ın Kohistan
ilçesinde çeşitli eylemlere karıştığının tespit
edildiğini bildiren Barez,
söz konusu kişilerin bundan sonraki süreçte
güvenlik güçlerine
yardımcı olacağını söyledi.
Barez, Kohistan'ın 32 köyünün yönetimini elinde
bulunduran militanların Barış Programı'na katılmasının, bölgenin güvenliği için önemli olduğunu
vurguladı.
Kohistan İlçesi Kaymakamı Emamyar Takva da
silah bırakan militanların komutanlarıyla yaklaşık 2
ay önce barış müzakerelerinin başladığını, bu sürecin
olumlu sonuç verdiğini kaydetti.
Badahşan Valisi Şah Veliullah Adib de Deraim
ilçesinde 12 Taliban üyesinin, Barış Komitesi'nin
çabaları neticesinde saf değiştirdiğini vurguladı.
Yunanistan nüfusu hızla azalıyor
ATİNA - Yunanistan, her geçen yıl
hızla yaşlanıyor. 2013 yılında genel toplam
içerisindeki doğum oranı bir önceki yıla
göre yüzde 6,21 düşüş kaydetti. Ülke
nüfusu bir yılda 17 bin 660 kişi azalmış
oldu.
Yunanistan nüfusu, her geçen yıl azalıyor. 2013 yılında 94 bin 134 doğum meydana gelirken (2012'de 100 bin 371), hayatını kaybedenlerin sayısı ise 111 bin 794
oldu. Bu, ülke nüfusunun 2013 yılında 17
bin 660 kişi azalması anlamına geliyor.
Kadın ve erkeklerde ölüm yaş ortala-
ması 2012'de erkeklerde 75,25, kadınlarda
ise 80,25 olarak ölçülmüştü. Bu arada 2013
yılında bebeklerdeki ölüm sayısı ise 347
oldu. Genel toplam içerisinde yabancı
kadınlardaki doğum oranı da 2012'ye göre
yaklaşık 1 buçuk puan düşüşle yüzde 14,02
şeklinde gerçekleşti. 2013 yılında genel
toplam içerisindeki evlilik dışı doğum oranı
ise 6,7 oldu. Yunanistan'da kadınların anne
olma yaş ortalaması ise 31,8.
Öte yandan evlilik oranlarında ise
küçük bir artış kaydedildi. 2013'te 51 bin
256 evlilik yapılırken, 2012'de bu sayı 49
bin 710 olmuştu.
Yunanistan İstatistik Kurumu
(ELSTAT) 2011 nüfus sayımına göre ülke
nüfusunun 10 milyon 816 bin 286 olarak
belirlendiğini açıklamıştı. Yunanistan'da
kadın sayısı erkeklerden 209 bin 840 daha
fazla. Ülke nüfusunun yaş ortalaması ise
41,9 olarak hesaplanmıştı. Yunanistan'da
evlilerin oranı yüzde 49,6 iken, her 10 kişiden 4'ü ise bekar. Ülkede bir ailenin ortalama birey sayısı ise 2,55. Tek başına
yaşayanların oranı ise yüzde 27,93.
(CHA)
1
1
2
3
4
5
6
8
9
10
11
12
13
14
15
16
Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi ise ülkenin
kuzeyinde 50’ye yakın çocuğun ölümüne sebep olduğu iddia edilen
kızamık aşıları ile ilgili Türkiye’yi suçladı. Caferi, ‘zehirli aşıların
teröristler tarafından Türk aracıların yardımıyla ülkeye yasadışı yollardan sokulduğunu’ iddia etti.
Birleşmiş Milletler, daha önce konuyla ilgili yaptığı açıklamada,
aşılarda sorun olmadığını fakat alandaki görevlilerin aşı seyreltici ile
anestezi ilacını karıştırdığı için çocukların hayatını kaybettiğini
duyurmuştu. (CHA)
Militanların savaştan el çekip devlete katılmasının büyük bir nimet olduğunun altını çizen
Adib, ''Din kardeşlerimizin yaptığı bu hareket İslam'a
yakışır bir iş oldu, biz de onlara her türlü yardıma
hazırız'' dedi.
Barış Programı'nın başlamasıyla ülke genelinde
binlerce Taliban üyesi teslim olurken, saldırılar ise
devam ediyor.
Önceki gün ülkenin kuzeyindeki Cevizcan ve
Faryab vilayetlerinde Taliban militanlarıyla güvenlik
güçleri arasında çıkan çatışmalarda 15 kişi hayatını
kaybetmişti. (AA)
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
7
Yeni bağışlar gelmezse Suriye’de
gıda dağıtımı iki ay sonra duracak
NEW YORK - BM Acil Yardımlar Koordinatörü Valerie Amos,
Suriye’de gıda yardımlarını sürdürmek için yeni bağışlara ihtiyaç
duyduklarını söyledi.
BM Güvenlik Konseyi’ne bilgi veren Valerie Amos, tehlikelere
rağmen BM Dünya Gıda Programı’nın (WFP) geçtiğimiz ay 4 milyon kişiye gıda, 16,5 milyon kişiye de temiz su ulaştırdığını kaydetti.
Mali yardımların hayati olduğuna değinen Amos, yeni bağışlar
yapılmadığı takdirde iki ay içinde WFP’nin tüm operasyonlarını
durdurmak zorunda kalacağını ifade etti. Amos, daha fazla insana
ulaşabilmek için şimdiden öğün sayısını azaltmak zorunda kaldıklarına değindi. Kış mevsiminin yaklaştığına dikkat çeken Amos,
insanları soğuktan koruyacak malzemelerin de dağıtılması gerektiğini dile getirdi.
Valerie Amos, milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan komşu
ülkelerin de acilen yardıma ihtiyacı olduğunu vurguladı.
IŞİD tehdidi sebebiyle son haftalarda 160 binden fazla insanın
Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldığına dikkat çeken Amos, bunlardan bazılarının mayınlı tarlalardan bile geçmeyi göze aldığını ifade
etti. IŞİD’in mevzi kazanması halinde on binlerce insanın daha
Türkiye’ye kaçabileceğini dile getirdi. Amos, Suriye’de hükümet
güçlerinin de varil bombaları ile sivilleri vurmaya devam ettiğini
dile getirdi.
Serginin iptal edilmesi başta Müslümanlar olmak
üzere Danimarka toplumunun değişik kesimleri
tarafından memnuniyetle karşılandı.
1968 doğumlu Dan Park İsveç’te hakaret dozu
yüksek provokatif çalışmalarıyla tanınan bir isim.
Geçmişte defalarca İsveç'te kovuşturma geçirdi.
Çok sayıda çalışması İsveç mahkemeleri tarafından “etnik gruplara karşı nefret oluşturmak” gerekçesiyle yasaklandı. Dan Park halihazırda aynı
gerekçeyle verilen 6 aylık cezasını çekmek için
hapiste bulunuyor. Kendisine ayrıca 60 bin İsveç
Kronu (8 bin 700 dolar) tazminat cezası verilmişti.
(CHA)
17
18
19
20
2
3
4
5
6
7
8
9
10
haber
2 Ekim 2014 Perşembe
Yeni yasama yılı
başladı. TBMM Genel
Kurulu, dün saat
15.00'te toplandı.
TBMM Başkanı Cemil
Çiçek, birleşimi
açtıktan sonra sunuş
konuşması yaptı.
Çiçek'in,
Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip
Erdoğan'ı Genel
Kurul'a takdiminin
ardından İstiklal
Marşı okundu.
Fehmi KORU
[email protected]
Obama’ya bak, halimizi anla
24. Dönem 5. Yasama Yılı başladı
ANKARA- Çiçek'in, Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan'ı Genel Kurul'a takdiminin
ardından İstiklal Marşı okundu. Ardından
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kez yasama yılı
açılış konuşmasını yaptı.
Böylece, 24. Dönem 5. Yasama Yılı,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın
TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı açılış konuşmasıyla başlamış oldu.
Ayrıca Meclis Başkanı Cemil Çiçek, TBMM
[email protected]
12
Atatürk Anıtı'na çelenk bırakarak, yasama yılının
başlaması dolayısıyla Meclis'te resepsiyon verdi.
Genel Kurul, Erdoğan'ın konuşmasının ardından başka konuyu ele almadı.
ONUR ÖDÜLÜ VE TEZKERE
TBMM 2014 Onur Ödülü, 1 Ekim'de sabah
saatlerinde Meclis'te yapılacak törenle sahiplerine verildi.
Onur Ödülü bu yıl Ankara Üniversitesi Tıp
Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Demirer
ve Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsamettin Koçan'a
verildi.
TBMM Genel Kurulu, bugün tezkere için
mesai yapacak. Genel Kurul, Irak ve Suriye’yi
kapsayan tezkereyi görüştükten sonra Kurban
Bayramı nedeniyle çalışmalarına 14 Ekim Salı
gününe kadar ara verecek. (AA)
Irak ve Suriye Tezkeresi TBMM’de bugün görüşülecek
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı
ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara yönelik olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasını
içeren Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Hisarcıklıoğlu’na
YENİ GÖREV
ANKARA - Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) Başkanı Rifat
Hisarcıklıoğlu, Asya-Pasifik
Ticaret ve Sanayi Odaları
Konfederasyonu (CACCI)
Başkan Yardımcılığına seçildi.
TOBB'dan yapılan yazılı
açıklamaya göre, Hisarcıklıoğlu,
Malezya'nın başkenti Kuala
Lumpur'da gerçekleştirilen genel kurulda CACCI Başkan
Yardımcısı seçildi. Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Bizim
görevimiz ülkemiz bayrağını dünyanın her yerinde dalgalandırmak. Asya-Pasifik Bölgesinin dünya ekonomisindeki
artan önemi, gelişmiş ekonomilerin dikkatinin bu bölgeye
çevrilmesine neden olmuştur. Biz de iş dünyamızı temsilen bayrağımızı bu bölgede daha güçlü şekilde dalgalandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu seçimin,
kardeş ülke Malezya'da gerçekleşmiş olması bizi ayrıca
mutlu etmektedir.''
Türk iş dünyasının Asya Pasifik ülkeleri ile ekonomik
ilişkilerini daha fazla artırmak için çalışacağını belirten
Hisarcıklıoğlu, "Eurochambres Başkan Yardımcılığı, 57
İslam ülkesinin üyesi olduğu İslam Ticaret, Sanayi ve
Tarım Odaları Federasyonu Başkan Vekilliği, Milletlerarası
Ticaret Odası (ICC) Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini
yürütüyorum. Bunlara ilaveten, şimdi de Asya Pasifik
Ticaret ve Sanayi Odaları Başkan Yardımcısı seçildim. Bu
seçimden dolayı ülkem ve Türk iş dünyası adına gurur
duyuyorum. Bu görevde de ülkemiz iş dünyasını en iyi
şekilde temsil edeceğim" ifadelerini kullandı. CACCI,
aralarında Japonya, Hindistan, Rusya, Avustralya, Yeni
Zelanda, Malezya, Güney Kore, Tayvan-Çin, Singapur,
Gürcistan ve Türkiye'nin de yer aldığı 26 Asya ve Batı
Pasifik ülkesinin odalar birliklerinden oluşuyor. 1966 yılında kurulan CACCI, Birleşmiş Milletler'in resmi istişare
organları arasında yer alıyor. (AA)
Hisarcıklıoğlu: ‘Türk bayrağını
dalgalandırmak vazifemizdir’
AKSARAY Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği
(TOBB) Başkanı Rifat
Hisarcıklıoğlu, AsyaPasifik Ticaret ve
Sanayi Odaları
Konfederasyonu
(CACCI) Başkan
Yardımcılığına seçilmesiyle ilgili, uluslararası
kuruluşlarda, iş dünyasını temsil edecek tüm kuruluşlarda,
Türk bayrağını dalgalandırmanın en büyük vazifesi
olduğunu söyledi.
Aksaray Ticaret Odası'nın (ATSO) açılış törenine katılmak için Aksaray'a gelen Hisarcıklıoğlu, Vali Şeref Ataklı'yı
makamında ziyaret etti.
ATSO ve Ticaret Borsası'nın çalışmalarını yakından
takip ettiklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, çalışmalarından
ötürü yetkililere teşekkür etti.
Aksaray'ın geleceğinin çok parlak olduğunu dile getiren
Hisarcıklıoğlu, ilin parlayan bir yıldız olduğunu vurguladı.
Hisarcıklıoğlu, CACCI Başkan Yardımcılığına seçilmesiyle ilgili, "TOBB Başkanı olduktan sonra bir hedefimiz
dünyanın her tarafında, Türk iş aleminin Türk bayrağını dalgalandırmaktı. Uluslararası kuruluşlarda, iş dünyasını temsil
edecek tüm kuruluşlarda, Türk bayrağını dalgalandırmak en
büyük vazifemizdir" diye konuştu.
DAHA ZENGİN OLMAK
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı
Rifat Hisarcıklıoğlu, "Şimdilik hedeflerimiz 2023. Birey
olarak 2,5 misli daha zengin olmak istiyoruz. Kişi başına
düşen milli gelirimizi 10 bin dolardan 25 bin dolara çıkartmak istiyoruz. Bunu ancak sizler sayesinde yaparız" dedi.
Aksaray Ticaret Odası (ATSO) hizmet binasının açılış
töreninde konuşan Hisarcıklıoğlu, seçim dönemlerinde
reform yapılmasının zor olduğunu söyledi. (AA)
TBMM - "Bakanlar Kurulu
Prensip Kararı" başlığı ile sunulan
Tezkere'de, "Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik terör tehdidi ve her türlü
güvenlik riskine karşı uluslararası
hukuk çerçevesinde gerekli her türlü
tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tüm
terörist örgütlerden ülkemize
yönelebilecek saldırıları bertaraf
etmek ve kitlesel göç gibi diğer
muhtemel risklere karşı güvenliğinin
idame ettirilmesini sağlamak, kriz
süresince ve sonrasında hasıl olabilecek gelişmeler istikametinde
Türkiye'nin yüksek menfaatlerini etkili bir
şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin
seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla
karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir
politika izlenmesine yardımcı olmak üzere
hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükümetçe
takdir ve tayin olunacak şekilde Türk Silahlı
Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi
harekat ve müdahalede bulunmak üzere
yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı
amaçlara yönelik olmak üzere yabancı
silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması, bu
kuvvetlerin Hükümet'in belirleyeceği
esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Hükümet tarafından belirlenecek
esaslara göre yapılması için, Anayasa'nın
92. maddesi uyarınca TBMM'den bir yıl
süreyle izin istenilmesi, Bakanlar Kurulunca
30 Eylül 2014 tarihinde kararlaştırılmıştır"
denildi.
Tezkere'nin gerekçesinde, Türkiye'nin
güney kara sınırları boyunca ulusal güvenliğine dönük risk ve tehditlerin, son
dönemde yaşanan gelişmeler neticesinde
ciddi biçimde arttığı belirtilerek, şu ifadelere
yer verildi: "Irak'ın kuzey bölgesinde silahlı
PKK terör unsurları varlığını sürdürmektedir. Öte yandan Suriye ve Irak'ta diğer terör
unsurlarının sayısı ve ortaya koydukları
tehditte de önemli artış gözlenmektedir.
Nitekim bu nedenle, Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi, 2170 (2014) ve 2178
(20I4) sayılı kararlarıyla, Irak ve Suriye'nin
toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını teyit
etmiş, bu ülkelerdeki terör faaliyetlerini
kınamış, IŞİD ve benzeri terör örgütlerinin
faaliyetlerine karşı BM üyesi tüm ülkelere
1373 (2001) sayılı BM Güvenlik Konseyi
kararı ve uluslararası hukuk çerçevesindeki
sorumluluklarına uygun şekilde gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunmuştur. Bütün
bu faktörler gözönüne alındığında, daha
önce ilk olarak 2007 yılında çıkan ve altı
defa uzatılan Irak Tezkeresi ve 2012 yılında
çıkan ve bir defa uzatılan Suriye
Tezkeresi'ni zaruri hale getiren risklerin
devam etmesi ve yeni unsurların da devreye
girmiş olması dolayısıyla Irak ve
Suriye'deki güvenlik boşluğundan kaynaklanan tehdit ve tehlikelere karşı ilave
tedbirler almamız, ulusal güvenliğimizin
gereği olduğu kadar uluslararası hukuktan
kaynaklanan bir yükümlülüğümüz haline de
gelmiştir."
Irak'ın toprak bütünlüğünün, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına büyük
önem atfeden Türkiye'nin, terör gruplarının
Irak'taki mevcudiyetine ve bunun doğurduğu tehditlere karşı askeri, siyasi ve diplomatik tedbir ve girişimlerini artırarak
sürdürmek durumunda olduğu kaydedilerek,
"Diğer taraftan, Suriye'de rejimin dördüncü
yılına giren şiddet politikalarının insani,
bölgesel güvenlik ve istikrar bakımından
yol açtığı risk ve tehditler artmaktadır.
Rejim, sivillere yönelik saldırılarını ayrım
gözetmeksizin ve her türlü ağır silaha
başvurmakta beis görmeksizin sürdürmektedir. Ayrıca, meşruiyetten yoksun iktidarını
idame ettirebilmek amacıyla terör gruplarına destek vermekte; etnik ve mezhepsel
aidiyetleri istismar etmek suretiyle toplumsal farklılıkları fiili çatışmaya dönüştürmeyi
hedefleyen bir siyaset izlemektedir. Suriye
rejiminin özellikle ülkemize yakın bölgelerde faaliyette bulunmalarını teşvik ettiği
terör gruplarının, nüfuz arayışları
çerçevesinde gerçekleştirdikleri eylemlerin
neden olduğu güvenlik bunalımı derinleşmiştir" denildi.
Esad rejiminin desteği ve işbirliği
sayesinde Suriye'deki faaliyetleri için uygun
zemin bulan söz konusu terörist grupların,
eylemlerini Irak'a da taşıyarak bu ülkeyi
kaos ortamına ve istikrarsızlığa sürüklediği
kaydedilerek, "Dolayısıyla Suriye rejimi
kaynaklı tehditlerin kapsamı, terör tehlikesiyle birlikte genişlemiş; bölgesel ve uluslararası barış, güvenlik ve istikrara yönelik
ciddi bir tehdit haline gelmiştir" ifadesi kullanıldı. (AA)
Pentagon Sözcüsü John Kirby:
‘IŞİD hala etkili bir güce sahip’
WASHINGTON - ABD Savunma
Bakanlığı Pentagon Sözcüsü John Kirby,
ABD ve koalisyon güçlerinin terör örgütü
IŞİD'in Suriye ve Irak'taki hedeflerine
yönelik saldırılarının örgütü izlediği taktiği
değiştirmeye ittiğini söyledi.
Kirby, Pentagon'da, IŞİD'in Suriye'deki
ve Irak'taki hedeflerine yönelik bir haftayı
geride bırakan saldırılara ilişkin basın
toplantısı düzenledi. ABD ordusu ve
koalisyon güçlerinin bugüne kadar 300'den
fazla hava saldırısı düzenlediğini, bunların
230'unun Irak'ta, 76'sının da Suriye'de
gerçekleştirildiğini belirten Kirby, örgüte
verilen hasara ilişkin ise tespit çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan
Kirby, hava saldırılarının ardından örgütün
gücünü nasıl gördüklerinin sorulmasını
üzerine, şunları ifade etti:
"IŞİD'in hala etkili bir güce sahip
olduğuna inanıyoruz. Evet, üzerlerinde kurduğumuz baskıdan dolayı onlar bazı taktiklerini değiştirdi, bundan hiç şüpheniz
olmasın. Ancak bu, onları daha az tehlikeli
veya daha az etkili yapmıyor. Bu nedenle
hem ABD askeri perspektifi hem de
koalisyon perspektifinden üzerlerindeki
baskıyı sürdürmeye devam edeceğiz."
Kirby, bir soru üzerine, hava
saldırılarının maliyetinin günlük 7 ila 10
milyon dolar olduğunu ancak zamanla bu
maliyetin yukarılara doğru çıkabileceğini
belirtti. (AA)
Şu anda haline en fazla acımamız gereken kişi kim olabilir?
Hayır, aklınıza gelenlerin hiçbiri değil; hiçbir zaman aklınıza
gelmeyecek biri: ABD başkanı Barack Obama...
Düşünün: Hayatınız hep savaş-karşıtlığı cephesinde geçmiş...
Üniversitede oda arkadaşlarınızı çocukluğunuzu geçirdiğiniz
ülkeden (Endonezya) âşina olduğunuz müslüman öğrencilerden
seçmişsiniz... Siyasete ‘barışçı’ sloganlar eşliğinde girmiş, senatörken Bush’un savaşlarına şiddetle karşı çıkmışsınız...
Başkanlık yarışında savaşları bitirmeyi ve askerlerini
Ortadoğu’dan çekmeyi Amerikan halkına vaat etmiş, seçildikten
sonra da İstanbul ve Kahire’den İslâm Dünyası’na yeni bir beyaz
sayfa açacağınızı duyurmuşsunuz...
Obama’nın Beyaz Saray’daki geçici ikametinin sonuna doğru
olana bakın bir de: Amerikan uçakları Suriye üzerine bombalar
yağdırıyor; Obama da kara harekâtı için emir vermek ve askerlerini bölgeye göndermek zorunda kalacağa benziyor...
Bir hukukçu Obama; savaşlarına Kongre’den onay almadığı
için Bush’u Amerikan Anayasası’nı çiğnemekle suçlayıp duruyordu; şimdi kendisi Suriye’ye savaşını onaysız başlatmış oldu.
Ne kadar hazin bir durum değil mi?
Hem de komplolara âlet edilerek...
Wesley Clark ABD ordusunun en parlak generallerinden...
Kosova’ya müdahale edildiği dönemde NATO başkomutanıydı.
Emekliliği sonrası ABD başkanlık seçiminde adı geçmeye
başladı; 2004’te kazanacak gibi görünürken adaylığını geri çekmişti.
Önceki gün, çıktığı bir televizyon programında, Gen. Clark, 11
Eylül (2001) uğursuz eylemlerinden hemen sonra uğradığı
Pentagon’da kulağına fısıldanan bir gerçeği ilk kez açıkladı.
Daha önce yanında görev yapmış bir subay, Gen. Clark’a,
“Efendim, bunlar Irak’a saldıracaklar” haberini verdikten sonra
bir gizli belgeden söz etmiş. Belgede, ABD’nin beş yıllık
hedefinde yedi ülkenin --Irak, sonra Suriye, Lübnan, Libya,
Somali, Sudan ve en sonunda da İran’ın-- bulunduğu yazıyormuş...
Ürperdiniz, değil mi?
Daha da ürperin diye, adım adım uygulandığı artık iyice ortaya
çıkan planın hayata geçirilmesi için başvurulan ispatlı şeytani
yöntemi de yazayım: Yalanla dolanla kamuoyu oluşturma yöntemi...
Birkaç gün önce, burada, tam Suriye üzerine bomba yağdırılması öncesi, “IŞİD’ten de tehlikeli” denilerek adı devreye sokulan Horasan Grup’tan söz etmiştim; biraz da ‘ti’ye alarak... AP
ajansı, New York Times gazetesi ve CBS televizyonu başta
olmak üzere Amerikan medyası, günler boyu ve ısrarla,
“Amerika’da eylem planlayan IŞİD’ten tehlikeli” bir örgüt olarak
sundu Horasan’ı...
Aynı Amerikan medyası, şimdi, oyuna getirildiğini itirafa
başladı. Meğer, böyle bir örgüt yokmuş, hiç olmamış...
‘Horasan tehdidi’ haberleri adsız kaynaklara dayandırılarak
veriliyordu ABD medyasında, şimdiyse “Böyle bir grup yok”
diyenler adları ve unvanlarıyla medyada yer alıyor.
Gazeteciler birbiri ardına günah çıkarıyor...
Söylenen, Suriye’yi bombalamayı Amerikan toplumuna mâzur
gösterebilmek için yönetimin böyle bir yönteme başvurduğu...
“IŞİD ABD’yi tehdit etmiyorsa, o zaman size tehdit eden
Horasan’ı verelim” ayağı...
‘Yönetim’ deniliyor, ama savaş kararı vermekte zorlanan
Obama’yı ikna için uydurmuş olabilirler bu aslı astarı olmayan
tehdidi...
İşler ABD’de böyle görülüyor da başka ülkelerde durum çok
mu farklı sanki?
Ak Parti hükümeti ‘IŞİD yanlısı’ diye damgalanarak bulaşmak
istemeyeceği savaşa doğru itilmiyor mu?
1 Ekim 2014/ HABER TÜRK
TŞOF’tan Bayramı
trafiği uyarısı
ANKARA - Türkiye Şoförler ve Otomobilciler
Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi Apaydın, 16
milyon kişinin Kurban Bayramı tatiline çıkmasını beklediklerini, son 9 Kurban Bayramı'nda ortalama günlük 17 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, sürücüleri kurallara uymaları konusunda uyardı.
Apaydın, yazılı açıklamasında, geçen yıl Kurban
Bayramı'nda 131 vatandaşın hayatını kaybettiğini,
6 bin 738 kişinin yaralandığını hatırlatarak, Kurban
Bayramı tatiline çıkacakların kurallara uymasını ve
yağışlı havada yollara dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı.
Yola çıkmadan önce meteorolojinin uyarılarının
dikkate alınması gerektiğine işaret eden Apaydın,
"Bayram tatillerinde trafik 10 katın üzerinde bir artış
gösteriyor. Tatil süresinin kısa olmasına rağmen 16
milyon kişinin yollara düşmesi bekleniyor. Son 9
Kurban Bayramı'nda ortalama günlük 17 kişi hayatını
kaybetti. Sürücüleri uyarıyorum. Kurallara harfiyen
uyun, uykusuz ve yorgun asla yola çıkmayın" ifadesini
kullandı.
Apaydın, sis ve yağmurlu havalarda meydana
gelebilecek kazalara karşı önlem alınmasına dikkati
çekerek, araç bakımlarının yaptırılması, zincir ve
çekme halatı bulundurulması, aracın antifriz, yağ, cam
suyu gibi eksiklerinin giderilmesi uyarısında bulundu.
(AA)
Erdoğan’lar
Konut’ta
ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
yaklaşık 12 yıldır ikamet ettiği Subayevleri'ndeki evden
Cumhurbaşkanlığı Konutu'na taşındı.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile dün yaptığı görüşmenin ardından Konut'a geçen Erdoğan, Başbakan
Ahmet Davutoğlu ile görüşmesini de burada yaptı.
Taşınma işlemlerinin Erdoğan'ın ABD ziyareti sırasında
gerçekleştiği öğrenildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bugün Çankaya
Köşkü'ne geçişi de basın mensuplarınca görüntülendi.
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, dışişleri bakanı
olarak görev yaptığı dönemde kullanmaya başladığı,
cumhurbaşkanı olduktan sonra da ikamet için tercih
ettiği Konut, Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı
arasında 2009'da imzalanan protokolle
Cumhurbaşkanlığına tahsis edildi.
Cumhurbaşkanlığı Konutu'nun, bir kısmı meyve ve
sebze yetiştirmek için ayrılan bahçesinde, süs havuzu ve
eski bir bağ evi de bulunuyor. (AA)
13
TURİZM
2 Ekim 2014 Perşembe
Kızılırmak’taki “batık minare”,
fotoğraf tutkunlarını bekliyor
SAMSUN- Mustafa Çavuş - Bafra ilçesine bağlı
Boğazkaya Mahallesi'ndeki Kızılırmak içinde bulunan
"batık minare" ve etrafındaki göl manzarası, fotoğraf
tutkunlarını bekliyor.
Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından 1991 senesinde
Kızılırmak üzerine kurulan Altınkaya ve Derbent barajları, manzaralarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Kültür ve Turizm İl Müdürü Yüksel Ünal, AA
muhabirine yapmış olduğu açıklamada, Kızılırmak
üzerindeki Altınkaya Barajı yapıldığında su altında
kalan köyden geriye bir tek minarenin kaldığını anlattı.
Derbent Baraj Gölü altında olan Boğazkaya köyünün
su üzerinde kalan minaresinin fotoğraf tutkunları için
güzel bir mekan olduğunu ifade eden Ünal, "Deniz turizmine alternatif olarak gelişen doğa turizmi, saklı
kalmış birden fazla doğal güzelliğin keşfedilmesini
sağlıyor. Bu çerçevede doğal güzellikleriyle ön plana
çıkan Derbent Baraj Gölü ve çevresindeki eşsiz manzara, fotoğraf severlere güzel kareler oluşturuyor" diye
belirtti .
Baraj gölü suları altında çok fazla sayıda ev, cami
ve çeşitli yapının kaldığını dile getiren Ünal, "Batık
cami ve kısımda milattan öncelere dayanan
mağaralara, Ören yerlerine her sene foto safari
düzenliyoruz. Batık caminin yanında Bafra Tependeliği,
Bakacak Kayası Mağarası ve Hayat Kayası Mağarası'na
her sene bölgeden ve Türkiye'nin çeşitli illerinden
fotoğrafçılar geliyor. Amacımız bölgeyi en iyi şekilde
tanıtmak, bunun için çalışmaları sürdürüyoruz" diye
açıkladı . (AA)
Munch Müzesi, Müslüman Kültür Müzesi olacak
OSLO - Norveç'in başkenti Oslo'da buluyardım sözü almış durumdayız" dedi.
ülkeleri ziyaret etmeyi planlıyorum" diye
nan ve ünlü ressam Edward Munch'ün "Çığlık"
Eski başbakanlardan ve Oslo Barış ve İnsan konuştu.
tablosunun da sergilendiği Munch
Hakları Merkezi Başkanı Kjell Magne
Müslüman Kültür Müzesini projelendiren
Müzesi'ndeki eserler başka binaya taşınacağı
Bondevik de projeyi gördüğünü ve yardım
mimar Sverre Svendsen, müzenin iki bölümden
için müze binasının Müslüman Kültür Müzesi
isteme konusunda Müslüman ülkelere gitmeye
oluşacağını ve birinci kısmın caminin nasıl
olarak düzenlenmesi önerildi.
hazır olduğunu açıkladı. Bondevik açıklamasın- işlediği ve camide neler yapıldığının gösterileMunch Müzesi 2019 yılında Oslo'nun
da, "Projeyle ilgili bilgilendirildim ve çizimleri
ceğini belirterek bu bölümde Hazreti İbrahim,
Töyen semtinden Björvika semtine taşınacak.
gördüm. Bu dönemde bazı Müslümanlar, bazı
Hazreti Musa, Hazreti İsa ve Hazreti
Barış İçin Diyalog Derneği Başkanı ve iktidaraşırı grupların hatalarını taşımak zorunda kalıy- Muhammed hakkında bilgi verileceğini anlattı.
daki sağcı partide siyaset yapan Aamir Sheikh,
orlar. İslam'ın ve İslam tarihinin doğru anlatıla- Diğer bir kısımda ise 500 kişilik bir toplantı
boşalan bina ve arsaya dinler arasındaki
cağı böyle bir müzeye hem Oslo'nun hem de
salonu yapılmasını projelendirdiklerini ifade
hoşgörü ve anlayışı artırmak için Müslüman
Norveç'in ihtiyacı var. Vaktim olduğu sürece
eden Svendsen, müzenin minare ve kubbe gibi
Kültür Müzesi inşa etmeyi önerdi. Öneri,
Sheikh ile yardım toplamak üzere Müslüman
İslami motifleri de içereceğini kaydetti. (AA)
mimar Sverre Svendsen tarafından
projelendirildi ve Oslo Belediyesi
tarafından kabul görmesi halinde
hayata geçirilecek.
Dernek, Oslo Belediyesi'ne gönderdiği başvuruda, aşırı sağcı
terörist Anders Behring Breivik'in
BAKANLIK HİZMET BİNALARI VE DİKMEN LOJMANLARININ BAKIM VE ONARIM İŞLERİ
22 Temmuz saldırılarına dikkati
yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
çekerek bu proje ile Norveç
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
toplumunun bilinçlendirilmesi ve
İhale Kayıt Numarası : 2014/123134
farklılıklara saygının artırılmasının
1-İdarenin
amaçlandığını belirtti.
a) Adresi: ATATÜRK BULVARI NO:98 3.KAT C BLOK 06650 BAKANLIKLAR ÇANKAYA/ANKARA
Aamir Sheikh ise 3 yıldır böyle
b) Telefon ve faks numarası : 3124131883 - 3124180470
bir proje üstünde çalıştıklarını
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
belirterek "Töyen semtinde boşalaç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
cak olan bu yer, bu amaç için gayet
2-İhale konusu yapım işinin
uygun bir alan. Şimdiden bazı
a) Niteliği, türü ve miktarı : İhale kapsamında aşağıda belirtilen 3 kalem iş yaptırılacaktır.
Müslüman ülkelerden maddi
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
BİNA BAKIM VE ONARIMI YAPTIRILACAKTIR
DESTEK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİLLİ
EĞİTİM BAKANLIĞI MÜSTEŞARLIK
1
130.000,00
1
%1
06 FF 3010 Plakalı, 2013 Model, VOLKSWAGEN Marka,
PASSAT 3CC Tipli, Yakıt Tipi Dizel, Vites Tipi Otomatik, Kasa Tipi Sedan, Beyaz renkli otomobil. Binek
otomobilin sağ ön teker jantı darbeli, muhtelif yerlerinde ezik ve çizikler mevcuttur. Anahtar ve ruhsatı
yoktur. Araç bir borç nedeniyle açık artırma usulü ile satılacaktır.
Basın - 12781 (www.bik.gov.tr)
b) Yapılacağı yer : 1-Bakanlığın; Ankara Kızılaydaki Hizmet Binası ile Teknikokullardaki Yenilik ve
Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, 2- Milli Müdafaa Cad.
Ek Hizmet Binası, 3- Dikmen Cad. 316 ve 318 numaralı lojmanlar
c) İşe başlama tarihi : Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak işe
başlanacaktır.
ç) İşin süresi : Yer tesliminden itibaren 40 (Kırk) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü Atatürk Bulvarı No:98
Kat: 3 C Blok Bakanlıklar / ANKARA
b) Tarihi ve saati : 16.10.2014 - 10:30
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar Odası veya
ilgili Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sânatkar
odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya
kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin
tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili
Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere
yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla
hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret
sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan
tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın
korunduğunu gösteren belge.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 50
oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
Yapım İşlerinde İş Deneyiminde Değerlendirilecek Benzer İşlere Dair Tebliğ'de yer alan BIII grubu işler
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri:
İnşaat Mühendisliği/Mimarlık bölümü diplomaları
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı Milli Eğitim
Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü Atatürk Bulvarı No:98 Kat: 3 C Blok Bakanlıklar /
ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü
0Atatürk Bulvarı No:98 Kat: 3 C Blok Bakanlıklar / ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi,
aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale
yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 30 (Otuz) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1
Teklifi sınır değerin altında olduğu tespit edilen isteklilerin teklifleri, Kanunun 38 inci maddesinde
öngörülen açıklama istenmeksizin reddedilecektir.
Basın - 12825 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
T.C. GÖLBAŞI (ANKARA) İCRA DAİRESİ
2014/1008 TLMT.
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup:
Birinci artırmanın aşağıda belirtilen gün, saat ve yerde yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %50'sine istekli
bulunmadığı taktirde, yine aşağıda belirtilen gün, saat ve aynı yerde 2. artırmanın yapılarak satılacağı; şu
kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %50'sini bulmasının ve satış isteyenin alacağına
rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; birinci artırmadan on gün önce başlamak üzere artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebileceği, birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden
başlamak üzere ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar elektronik ortamda teklif verilebileceği,
mahcuzun satış bedeli üzerinden aşağıda belirtilen oranda KDV.'nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin icra dosyasından görülebileceği; gideri verildiği takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene
gönderilebileceği; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla dairemize başvurmaları
ilan olunur. 24/09/2014
1. İhale Tarihi
: 16/10/2014 günü, saat 13:30 -13:35 arası.
2. İhale Tarihi
: 31/10/2014 günü, saat 13:30 -13:35 arası.
İhale Yeri
: Bahçelievler Mahallesi 162.Cadde No: 1 Şoförler Odası Otoparkı-Gölbaşı/ANKARA
No
Takdir Edilen
Değeri TL.
Adedi
KDV
Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri)
1
20.000,0.0
1
%1
06 DB 6067 PlakaIı, Peugeot Marka,Bipper.Kom.Comft. 1,4
HDİ Tipi, 2010 Model, Gri Renkli. Arka sol sürgü camı ile sağ kapı camı mekanizması kırık,Tavan kısmında boya çatlakları ile muhtelif yerlerinde ezik ve çizikler bulunan, Orjinal Cd ve Kontak anahtarı mevcut, Hususi Kapalı Kasa Araç
Basın - 12779 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
T.C. ANKARA 26. İCRA DAİRESİ
2014/15491 ESAS
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup:
Birinci artırmanın aşağıda belirtilen gün, saat ve yerde yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %50'sine istekli
bulunmadığı taktirde, yine aşağıda belirtilen gün, saat ve aynı yerde 2. artırmanın yapılarak satılacağı; şu
kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %50'sini bulmasının ve satış isteyenin alacağına
rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; birinci artırmadan on gün önce başlamak üzere artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebileceği, birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden
başlamak üzere ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar elektronik ortamda teklif verilebileceği,
mahcuzun satış bedeli üzerinden aşağıda belirtilen oranda KDV.'nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin icra dosyasından görülebileceği; gideri verildiği takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene
gönderilebileceği; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla dairemize başvurmaları
ilan olunur. 25/09/2014
1. İhale Tarihi
: 23/10/2014 günü, saat 10:20 -10:25 arası.
2. İhale Tarihi
: 07/11/2014 günü, saat 10:20 - 10:25 arası.
İhale Yeri
: ANKARA ADLİYE MEZAT SALONU
No
Takdir Edilen
Değeri TL.
Adedi
KDV
Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri)
14
YAŞAM-ÇEVRE
2 Ekim 2014 Perşembe
KÜLTÜREL
BOYUT
Aile ve Sosyal
Politikalar
Bakanı
Ayşenur İslam,
şehit yakını,
gazi, gazi
yakını, vazife
ve harp malullerine verilecek
ücretsiz seyahat kartlarının
bu ay sonuna
kadar
dağıtılacağını
bildirdi.
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
KİMLER YALANCIDIR?
ISSN 1308-7622
Yalan, doğruyu söylememek anlamına gelir.
Gerçekte olmayan şeylerin, gerçeğe uymayan sözlerin
anlatımıdır yalan. “Kizb ü kâr”, “laf u güzaf”, “kîl ü
kâl”, “galat”, “palavra”, “buğuz” gibi kelimeler de
yalanın eşdeğeridir.
Yalan, bütün toplumlarda ve bütün inançlarda hoş
karşılanmaz ve de yasaklanmıştır. İslâmiyet’te ve de
kültürümüzde yalana, en büyük suç olarak bakılır.
Yalancı da tehlikeli bir kişi olarak kabul edilir.
Yalanın tüm toplum ve tüm inanç sistemlerinde
yasaklanmasına, ahlâkî bir kusur sayılmasına rağmen,
yine da söyleyenler vardır. Hem de bunların sayısı
anımsanmayacak derecede çoktur.
Kutsal kitapların hemen hepsinde yalanın büyük suç
ve günah olduğu yazılıdır.
Kutadgu Bilig adlı eserde; yalan söyleyen ve
sözünde durmayan kişinin yönetici olamayacağı, olursa devletin yok olacağı kitabın birçok yerinde vurgulanır.
Atabet’ül-Hakayık adlı eserde de yalan reddedilir.
Yalan soğan gibi acı, verem gibi bir hastalıktır diye
ifade edilir.
Tarihimizdeki tüm didaktik eserlerde yalan, telin
edilir ve kınanır.
Buna rağmen, günümüzde o kadar çok söyleniyor ki
adeta yalan, bazılarının sermayesi ve de kişiliği haline
gelmiştir. Politikacıların sürekli yalan söyledikleri ve
sözlerinde durmadıklarına ilişkin genel bir kanı
bulunmaktadır.
Yalanı kimler söyler? Şeytan’ın, büyücü ve falcıların, hokkabazların ve sihirbazların, politikacıların
yalan söylediklerine kesin inanç vardır. Burada,
doğruyu ifade eden, hiç yalan söylemeyen politikacıları ayrı tutuyorum.
Şairlerin de yalan söyledikleri genel kabul görmektedir. Şairler; hayallerini, benzetmelerini, düşlerini,
övgü ve yergilerini aşırı biçimde dile getirdikleri için
yalan söyleyenler sınıfına sokulur. Oysaki şairin
şiirinin malzemesi; biraz fantezi, biraz gerçek ötesi,
biraz duygu ve tasarımdır. Bunlar yalan sanılabilir.
Şairler yalanı aynalara, sabâ rüzgarına, elindeki
kaleme, mektup taşıttığı kaşlara ve turnalara, belinde
taşıdığı hançere söylettirir. Şairler; zamanın (dehr),
feleğin, dünyanın (âlemin), fecrin, rüyanın, mal ve
mülkün arasında yalan olduğunu şiirlerinde vurgularlar. Akıl dışı, gerçek dışı şeyleri söylerken bunları
aracı olarak kullanırlar.
Halk arasında da mal ve mülkün, devlet ve
saltanatın, dünyanın (âlemin), güzelliğin (gençliğin),
davanın gelip geçiciliği sebebiyle “yalan olduğu”
kabul edilir. Umutun, çok sözün de yalanlığı ifade
edilir.
Peki yalan kimlere söylenir? Yani yalana muhatap
olanlar kimlerdir? Devlete, devlet adamlarına, nüfus
sahiplerine, nedense çok yalan söylenir. Sevgililere de
yalan oldukça fazla söylenir. İş rakiplerine, karşı
tarafta olanlara, öğretmenlere, aile içinde hem büyüklere hem küçüklere, özellikle eşlere yalan söylemek
adeta normal hale gelmiştir.
Devlet büyükleri yalan söylememeli ama üzgünüm
en çok yalanı onlar üretiyorlar. Bir defa seçmenlerine
çeşitli yalanlarla, vaadler sıralanıyor. Ama üzücü olan
devlet yönetimin sırasındaki istatistiki bilgilerin ve de
iş ve işlemlerin açıklanmasındaki yalanlardır.
Enflasyon rakamına kimseler inanmamaktadır. İthalat
ve ihracat rakamları hiçbir zaman doğruyu yansıtmamaktadır. Dış borçlar nedense hep az gösterilir.
İşsizlik rakamları, üretim ve tüketimdeki rakamlar,
büyüme hızı, milli gelir rakamları vb. yalanlarla süslü
olan ve o anda açıklanan rakamlardır. Sadece politikacıları ve devlet yönetimini elinde bulunduranları
değil; maalesef basını da en büyük yalan söyleyenler
arasında saymamız gerekir.
Muhataba teselli vermek, gönlünü ferahlatmak,
onlardan acı gerçeği gizlemek için söylenen yalanlara
“Beyaz Yalan” denir. Bunun hoş görülecek yanı
vardır. Ama; tarihi olaylarda bile yalanı malzeme yapmak, dinen ve ahlaken yasak olan “Kara Yalan”ı
isteyerek, bilinçli olarak söylemek hem günahtır, hem
de ahlaken tasvip görmez.
Yüce Yaradan bizleri yalancıların şerrinden
korusun.
Yıl: 44
Sayı: 14991
2 Ekim 2014
Perşembe
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi
İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Ayşegül BALDEMİR
İstihbarat Şefleri
Şenol GÜNÜÇ - Kenan ERGEN
Görsel Yönetmen
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörleri
Yasemin AYDOĞDU - Emine ÖZCAN
İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
İsmail Yıldız, Hakkı Murat SÖBÜTAY, Tülay CANPOLAT,
Gazi BOZKURT, Burcu KERİM, Betül SÜSLEN
İdari Merkez
Macun Mah. 195. Cadde No: 2 Yenimahalle/ANKARA
Yazı İşleri Tel: 397 91 40 (PBX) Fax: 397 41 54
[email protected]
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
İstanbul Temsilciliği
Ankara Temsilciliği
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad.
Rüzgarlı Cd. Plevne Sk. No: 14
No: 2 K.1 Sefaköy/Küçükçekmece/İSTANBUL
Ulus/ANKARA
Tel: (0212) 540 40 45
Tel: (0312) 310 35 53
Dağıtım: TURKUVAZ DAĞITIM SAN. VE TİC. A.Ş.
Yayın Türü: Yaygın Süreli (Pazar hariç)
Basıldığı Yer:
Dorukkaya Mat. Yay. Rek. Mağ. Enerji ve İnş. A.Ş. - İstanbul Yolu
6. km Macun Mh. 3. Cd. No: 2/1 Yenimahalle/ANKARA Tel: 397 11 97
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
Ücretsiz seyahat kartları
bu ay sonuna kadar dağıtılacak
ANKARA- Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığından alınan bilgiye göre, Bakan İslam,
bazı şehit yakınları ve gazi derneklerinin
yöneticileriyle makamında bir araya geldi.
Görüşmeye, Türkiye Harp Malulü Gaziler,
Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı
Taner Uran, Türkiye Muharip Gaziler Derneği
Genel Başkanı Şükrü Tandoğan, Malul
Sayılmayan Gaziler Dayanışma ve
Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Niyazi
Özman, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve
Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma
Derneği Genel Başkanı Gülsen Bal, Köy
Korucuları ve Şehit Aileleri Federasyon
Başkanı Ziya Sözen başkanlığındaki heyet
katıldı. Derneklerin talep ve önerilerini dinleyen
İslam, konuları ilgili mercilere ileteceğini ifade
etti.
Bakanlık olarak şehit yakınları ve gazilerin
tarafı olarak hareket ettiklerini vurgulayan
İslam, "Sizin için ne yapsak az. İmkanlar
ölçüsünde elimizden geleni yapmaya
çalışıyoruz. Yaptıklarımız için bize teşekkür
etmeyin çünkü bu bizim vazifemiz" değerlendirmesinde bulundu.
Bakan İslam, görüşmede, şehit yakını, gazi,
gazi yakını, vazife ve harp malullerine verilecek ücretsiz seyahat kartlarının ekim ayı
sonuna kadar dağıtılacağı müjdesini verdi.
Ücretsiz seyahat kartları ilk kez üç dernek
başkanına verildi. Türkiye Harp Malulü
Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel
Başkanı Taner Uran, Türkiye Muharip Gaziler
Derneği Genel Başkanı Şükrü Tandoğan,
Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit
Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Genel Başkanı Gülsen Bal, ücretsiz seyahat
kartlarını Bakan İslam'dan aldı. (AA)
Oyuncakları köylerinde kaldı
ŞANLIURFA- RAUF MALTAŞ Ülkelerindeki çatışmalardan kaçarak Türkiye'ye
sığınan Suriyeli Kürtlerin çocukları, evlerinde
bıraktıkları oyuncaklarına kavuşmayı hayal ediyor.
Bazı Kürt gruplar ile terör örgütü IŞİD arasında
Halep'e bağlı Kobani (Ayn el Arap) bölgesindeki
çatışmalardan kaçan Suriyelilerin kimisi AFAD
koordinesinde kurulan kamplarda, kimisi de ilçe
merkezindeki park ve bahçelerde barınıyor.
Kobani'nin Şeyran köyünde yaşayan çoğunluğu
kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 70 Suriyeli
Kürt ise Suruç ilçesindeki Altınova Camisi'nin
küçük mescidinde yaşam mücadelesi veriyor.
Hayırseverlerin ve sivil toplum kuruluşlarının
desteğiyle hayata
tutunmaya çalışan
sığınmacılar, en kısa
sürede ülkelerine
döneceklerini
düşündükleri için
geçici olarak mescitte
konakladıklarını dile
getirdi.
Henüz 10 yaşında
5 kardeşiyle ülkesini
terk etmek zorunda
kalan Silva Şahabi,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha
önce sadece televizyondan gördüğü
bir ülkeye geldiğini
söyledi.
Türkiye'de
Sokağa bırakılan ikizler
koruma altına aldındı
KIRKLARELİ - Kırklareli'nde
sokağa terk edilen ikizler, Aile ve
Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce
koruma altına alındı.
Kırklareli Emniyet Müdürlüğü
Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri,
Demirtaş Mahallesi Büyük Mezarlık
Sokak'ta bir yaşındaki ikiz kızlarını
bebek arabası içinde, sokağa bırakan
baba Nuri P'yi güvenlik kameralarından
teşhis etti.
Lüleburgaz ilçesine bağlı Sakızköy
beldesinde yakalanan Nuri P. nüfus
kayıtları olmadığı belirlenen kızlarını
sokağa bıraktığı iddiasıyla gözaltına
alındı.
Nuri P'nin emniyetteki ifadesinde
"Sudenaz ve Busenaz" ismindeki ikiz
çocuklarını, ekonomik sıkıntıları
nedeniyle bir süre nikahsız olarak
yaşadığı eşi Nevin T'den habersiz olarak
sokağa bıraktığını söylediği öğrenildi.
Savcılık sorgusunun ardından
çıkarıldığı adli makamlarca "Bakmakla
yükümlü olduğu kişilere yükümlülüğünü yerine getirmediği" gerekçesiyle hakkında adli işlem yapılan Nuri
P, tutuksuz yargılanmak üzere serbest
bırakıldı.
İkizler ise Aile ve Sosyal Politikalar
İl Müdürlüğünce koruma altına alındı.
Öte yandan Nevin T'nin nüfusa
kayıtlı olmayan 9 çocuğunun bulunduğu iddia edildi.
(AA)
herkesin kendilerine yardımcı olmaya çalıştığını
anlatan Şahabi, buna rağmen tekrar köylerine dönmek istediğini ifade etti. Çevreyi tanımadıkları için
dışarı çıkamadıklarını belirten Şahabi, ''Köyümüze
geri gitmek istiyoruz çünkü oyuncaklarımız
köyümüzde kaldı. Onları yanıma alamadan buraya
geldik" dedi.
Bozan Kamış da ülkelerindeki savaşın kendi
köylerine kadar ulaşması nedeniyle yaklaşık bir
yıldır gidemediğini okulunu özlediğini dile getirdi.
Türkiye'de canının istediği şeyleri alamadığını
belirten Kamış, ''Orada az para götürüyor çok şey
alıyorduk ama burada bir sürü para veriyoruz yine
de çok az yiyecek alıyoruz. Biz biran önce
köyümüze dönmek istiyoruz. Bir de köyümde çok
sevdiğim kamyonum vardı onu yanımda
getiremedim burada oynayacak başka oyuncakta
bulamıyorum'' ifadelerini kullandı.
Siyar Havaş ise köylerinin etrafında silah seslerinin duyulmasının ardından annesi ve 7
kardeşiyle Türkiye'ye kaçtıklarını anlattı.
Yaklaşık bir haftadır evlerine dönmeyi beklediğini dile getiren Havaş, ''Olayların nasıl
geliştiğini bilmiyoruz. Saldırılar nedeniyle buraya
geldik. Suruç'u çok fazla tanımıyoruz. Bu nedenle
de daha bildiğimiz köyümüzde yaşamak istiyoruz''
dedi. (AA)
"Es-Es"te hedef Çaykur Rizespor
2 Ekim 2014 Perşembe
ESKİŞEHİR Eskişehirsporlu futbolcu Birol
Parlak, Spor Toto Süper Lig'in 5.
haftasında yapacakları Çaykur
Rizespor maçını kazanıp,
Kurban Bayramı'nı mutlu
geçirmek istediklerini bildirdi.
Parlak, Eskişehirspor
Kulübü'nün resmi internet televizyonu olan
"esestvonline.com"a yaptığı
açıklamada, ligde geçen hafta
yaptıkları Beşiktaş maçında
galip gelememekten duydukları
üzüntüyü dile getirdi.
Maçtaki hava ve saha
koşullarının kötü olduğunu hatırlatan Parlak, şöyle konuştu:
"Şartlar ne kadar bozuk olsa
da gereken mücadeleyi gösterdik. Golleri bulduk şansız bir
gol yedik. İlerleyen haftalarda
daha iyi olacağız. Önümüzdeki
Çaykur Rizespor maçını
kazanıp, Kurban Bayramı'nı
mutlu geçirmek istiyoruz. Daha
sonra milli maç arası var. O
dönemi de verimli geçireceğiz."
“Hedefimiz her
kulvarda en üst
noktaya çıkmak”
galibiyet arıyor
İSTANBUL - Londra'daki
White Hart Lane Stadı'nda TSİ
22.05'te oynanacak karşılaşmayı
Alman hakem Manuel Grafe
yönetecek. Grafe'nin yardımcılıklarını Guido Kleve ve Christoph
Bornhorst yapacak. Karşılaşmada
dördüncü hakem olarak Mike
Pickel görev alacak.
Grubun ilk maçında Atatürk
Olimpiyat Stadı'nda Yunan takımı
Asteras ile 1-1 berabere kalan
Beşiktaş, Londra deplasmanında ilk
galibiyetini almaya çalışacak.
C Grubu'nda ilk haftada deplasmanda Sırp takımı Partizan ile golsüz berabere kalan Tottenham da
taraftarının karşısındaki ilk maçta 3
puanı hedefliyor. İngiliz ekibi,
evinde oynadığı son 13 Avrupa
kupası maçının 10'unu kazanırken,
sadece 1 kez mağlup oldu.
Grubun diğer maçında Asteras
ile Partizan, Yunanistan'ın Tripolis
kentinde TSİ 22.05'te karşı karşıya
gelecek.
Beşiktaş'ta Mustafa Pektemek'in
de dün takımla çalışmaya başlamasıyla sakat futbolcu kalmadı.
Londra'ya tam kadro gidecek
olan siyah-beyazlıların Tottenham
karşısına şu muhtemel 11 ile çıkması bekleniyor:
Tolga Zengin, Serdar Kurtuluş,
Sivok, Franco, İsmail Köybaşı,
Gökhan Töre, Hutchinson, Veli
Kavlak, Sosa, Olcay Şahan, Demba
Ba.
Beşiktaş'ın yer aldığı C
Grubu'nda tüm takımların 1'er
puanı bulunuyor. (AA)
Beşiktaş, UEFA
Avrupa Ligi C Grubu
ikinci hafta maçında
bugün deplasmanda
İngiltere temsilcisi
Tottenham ile
karşılaşacak.
İngiliz takımlarıyla 17. randevu...
UEFA Avrupa
Ligi C Grubu
ikinci maçında
bugün
Tottenham'la
karşılaşacak
Beşiktaş, Avrupa
kupaları tarihinde 10. kez bir
İngiliz ekibinin
rakibi oldu.
İSTANBUL - Siyah-beyazlılar,
Avrupa kupalarında İngiliz takımlarına karşı bugüne dek 16 maça çıktı. Bu
16 maçta 4 galibiyet, 4 beraberlik ve 8
yenilgi alan "Kara Kartallar", rakip
filelere gönderdiği 11 gole karşılık
kalesinde 28 gole engel olamadı.
Bir İngiliz takımıyla ilk kez, 198283 sezonu Avrupa Şampiyon Kulüpler
Kupası 1. turunda karşılaşan Beşiktaş,
rakibi Aston Villa'ya karşı ilk maçı
deplasmanda 3-1 kaybedip, ikinci
maçı ise seyircisi önünde 0-0 berabere
tamamladı.
Ardından 2000-2001 sezonu
UEFA Şampiyonlar Ligi H Grubu'nda
Leeds United'la karşı karşıya gelen
siyah-beyazlılar, ilk maçı deplasmanda 6-0 yitirdi, İstanbul'daki maçı 0-0
eşitlikle noktaladı.
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 20032004 sezonu G Grubu'nda
İngiltere'nin
Chelsea takımıyla
eşleşen Beşiktaş,
güçlü rakibini
deplasmanda 2-0
yenerek dikkati
çeken bir sonuca
imza attı ancak
cezası nedeniyle
Almanya'da tarafsız sahada yapılan
maçta rakibine aynı
skorla yenilmekten
kurtulamadı.
UEFA Avrupa Ligi'nde 2005-2006
sezonu H Grubu'nda Bolton
Wanderers'la karşılaşan siyah-beyazlılar, tek maçlık sistem üzerinden
İstanbul'da yapılan karşılaşmayı 1-1
berabere tamamladı.
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde 8
yıl önce bugünkü rakibi Tottenham ile
eşleşti.
O dönemde
gruplarda her
takım birbiriyle bir
kez karşılaşırken,
İstanbul'da
oynanan maçı
İngiliz ekibi 2-0
kazandı.
BJK İnönü
Stadı'nda 19 Ekim
2006'da oynanan
maçta Tottenham'ın
gollerini Ghaly ve Berbatov attı.
Beşiktaş'ın mevcut kadrosundan
sadece Serdar Kurtuluş, 2006'daki
Tottenham karşılaşmasında forma
giydi.
İngiliz ekibi Liverpool ile UEFA
Şampiyonlar Ligi 2007-2008 sezonu
A Grubu'nda eşleşen Beşiktaş,
İstanbul'daki maçı 2-1 kazanarak
taraftarının yüzünü güldürmesine
karşın deplasmanda 8-0 gibi farklı bir
skorla mağlup olarak hayal kırıklığı
yarattı.
İngiltere'nin güçlü ekiplerinden
Manchester United'la 2009-2010
sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi B
Grubu'nda karşı karşıya gelen "Kara
Kartallar", taraftarı önünde ilk maçı 10 yitirmesinin ardından, deplasmandaki müsabakayı 1-0 kazanmayı başardı.
Beşiktaş, 2011-2012 sezonu UEFA
Avrupa Ligi E Grubu'nda Stoke City
ile eşleşti. İlk maçını rakip sahada 2-1
kaybeden siyah-beyazlılar, İstanbul'da
ise rakibine 3-1 üstünlük sağlamayı
bildi. Son olarak bu sezon UEFA
Şampiyonlar Ligi play-off turunda
Arsenal'ın karşısına çıkan "Kara
Kartallar", İstanbul'da golsüz berabere
kaldı, rövanşta ise 1-0 kaybederek,
elendi. (AA)
İSTANBUL - Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret
Orman, hedeflerinin mücadele ettikleri her kulvarda
en üst noktaya çıkmak olduğunu söyledi.
Fikret Orman, Beşiktaş Dergisi'nin ekim ayı
sayısında yer alan yazısında siyah-beyazlı taraftarlara
seslendi. Yapımı süren Vodafone Arena'nın günden
güne yükseldiğini ifade eden Orman, şunları kaydetti: "Evimizden uzak olarak Süleyman Seba
Sezonu'nda ve UEFA Avrupa Ligi'nde mücadelemizi
sürdürüyoruz. Amacımız bulunduğumuz her kulvarda en üst noktaya ulaşmak. Bu uzun maratonda
başarılı olacağına inandığımız çok iyi bir ekibimiz,
çok kaliteli bir kadromuz var. Evimizden uzak
olduğumuz bu dönemde, sizleri her maçımızda aynı
coşku ve aynı heyecanla görmek istiyorum.
Camiamızın desteğini sezon boyunca sürdürmesi,
bizi başarıya taşıyacak en önemli etken olacaktır.
İnşallah bu sezon sonunda şampiyonluğumuzu
Vodafone Arena'da kutlayacağız." (AA)
Sow: Bizim için çok
zorlu bir sezon olacak
İSTANBUL - Fenerbahçeli futbolcu Moussa
Sow, Spor Toto Süper Lig'de 4 haftalık bölümde
karşılaştıkları takımların kendilerine karşı kapalı
savunma anlayışıyla oynadığını ifade ederek,
"Bizim için zorlu bir sezon olacak" dedi.
FBTV'ye açıklama yapan Senegalli futbolcu,
önlerinde, ilk 4 haftada olduğu gibi yine zorlu
maçlar bulunduğunu kaydederek, "Sezon başından beri karşımızda gördüğümüz tüm rakipler
gerçekten son derece kapalı bir savunma
anlayışıyla oynayan ve bizi bekleyerek oynayan
takımlardı. Bizim için zorlu bir sezon olacak.
Fakat biz büyük bir takımız, bizim adımız
Fenerbahçe. Maçların zorluğu ne olursa olsun,
çok zor maçlar da karşımızda olsa, biz bu maçları
kazanmak zorundayız" ifadelerini kullandı. (AA)
Trabzonspor'dan
"uyum" açıklaması
TRABZON - Trabzonspor Kulübü Başkan
Yardımcısı ve Basın Sözcüsü Yakup Aslan, yönetim
kurulu, hocası ve futbolcusuyla bordo-mavili kulübün
tam bir uyum içinde olduğunu ifade etti. Aslan, yaptığı
yazılı açıklamada, son günlerde bazı basın organlarında,
Trabzonspor futbol takımının hocasıyla bazı oyuncular
arasında kavga ve geçimsizlik olduğu şeklinde haberler
yayınlandığını belirtti. Bu haberlerin asılsız, bordo-mavili takımın motivasyonunu bozmaya ve başarısını önlemeye yönelik olduğunu kaydeden Aslan, "Yönetim
kurulu, hocası ve futbolcusuyla tam bir uyum içinde.
Büyük bir azimle çalışmalarına devam eden ekibimizi,
hiçbir güç ve hiçbir çaba şampiyonluk hedefinden uzaklaştıramayacaktır" ifadesini kullandı. (AA)
2 Ekim 2014 Perşembe
Yüzen restoran
denize indirildi
ZONGULDAK - Zonguldak'ın Ereğli ilçesindeki
tersanede yapılan 200 kişi kapasiteli restoran gemi,
denize indirilerek Finlandiya'ya gönderildi.
İsmi açıklanmayan Finlandiyalı iş adamının siparişi
doğrultusunda Tersaneler Bölgesi'ndeki bir işletmede
geçen yılın mart ayında yapımına başlanan 30 metre
uzunluğunda, 9,60 metre genişliğindeki, restoran olarak
kullanılacak geminin yapımı tamamlandı.
Deniz indirilen gemi, törenle Finlandiya'ya uğurlandı.
Tersanenin genel koordinatörü Avni Biçer, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, geminin ana makineleri
hariç tamamının yerli malzemeler kullanılarak
yapıldığını söyledi.
"SILVER SKY" adı verilen geminin Finlandiya'ya
yola çıktığını dile getiren Biçer, "Gemimiz çok beğenildi. Siparişlerin devamı için bu ülkede görüşmeler
yapılıyor. Yeni gemi siparişlerinin alınmasıyla
işletmedeki istihdam sayısını da artırmayı amaçlıyoruz"
dedi. (AA)
Köpeklerin
sörf yarışı
ilgiyle izlendi
HUNTINGTON BEACH- ABD'nin
Huntington Beach şehri sahilinde
köpeklerin ''sörf'' yapması ilgiyle izlendi.
Üzerlerinde can yelekleri ve renkli
aksesuarlarıyla dalgalara karşı ayakta
kalmayan çalışan 65 köpek, sörf tahtası
üzerinde durabilmek için yoğun çaba harcadı. Bazı köpekler ise suya girmekte
isteksiz davranarak sahiplerine zor anlar
yaşattı.
Köpekler ağırlıklarına göre küçük,
orta ve büyük olmak üzere farklı klasmanlarda yarıştırıldı. Etkinliği izleyen 2
bin 500 kişiden hayvansever kuruluşlara
dağıtılmak üzere 6 bin dolar bağış toplandı. (AA)
75 liralık elektrikle
5 bin km yol katetti
BBC, Çanakkale'nin
yöresel yemeklerini
tanıtacak
ÇANAKKALE - İngiliz yayın
kurumu BBC, Çanakkale'nin yöresel
yemeklerini tanıtıcı çekimler yaptı.
Çanakkale Profesyonel Aşçılar
Derneği Başkan Yardımcısı Osman
Demirci, yazılı açıklamasında, BBC
ekibinin Çanakkale'nin yöresel yemekleri, yemek kültürü ve yemeklerin
hazırlanış aşamalarını konu alan
çekimler yaptığını bildirdi.
Demirci, ekibin ağustos ayında
kente gelip, ön araştırma yaptığını
belirterek, "Son yıllarda Akdeniz bölgesindeki yemek kültürüne yoğun bir
ilgi olduğunu ifade eden yapımcılar, bu
nedenle Çanakkale mutfağını yakından
incelediklerini ve geniş çekim yaptıklarını bizlere aktardı" ifadesini kullandı.
Çekimler sırasında, sardalya,
keşkek, oğlak çevirmesi ve mantıyı
tanıttıklarını dile getiren Demirci, şunları kaydetti:
"Bu defa tam zamanlı program
çekimi için geldiler. Çekimlerimiz ünlü
yemek programcısı Rick Stein'in programında, BBC'de yayınlanacak. İlk
görüşmelerimizde olduğu gibi Ezine
peynir üretimimizi, Balaban'da oğlak
çevirmemizi, mantımızı, asma
yaprağında sardalyamızı geniş ve
detaylı olarak tanıttık. Çekimleri farklı
mutfak ve ortamlarda yaparak ilimizin
turizm zenginliklerini de tanıtmaya
özen gösterdik. Troia Antik Kenti'ni
onlara gezdirdik."
Osman Demirci, son yıllarda
Çanakkale'nin yemek kültürünün
beğeni topladığını, gastronomi turizminin ilgi görmeye başladığını belirtip, Çanakkale'deki yemek kültürünün
birçok mutfağın karışımı, Balkan, Ege,
İstanbul, Anadolu ve Akdeniz
kültürünün birleştiği merkez olduğunu,
bundan dolayı yapımcıların ilgisini
çektiğini aktardı. (AA)
İSTANBUL- İstanbul Üniversitesi
(İÜ) akademisyen ve öğrencileri tarafından geliştirilen ve 5 bin kilometrelik
Türkiye turuna çıkan elektrikli araç,
turunu tamamladı.
İÜ Bilimsel Araştırma Projeleri
Birimi tarafından desteklenen YEREL
Projesi kapsamında yapılan "T1" adlı
elektrikli araç, yaklaşık 5 bin kilometrelik Türkiye turuna başladığı, Sultanahmet
Meydanı'na getirildi.
Tanıtım sürüşü yapılan aracın pilotlarından Serdar Zurnacı, Türkiye turuna
Sultanahmet meydanından başlayıp 13
şehir gezip 5 bin kilometre yol gittikten
sonra başladıkları noktaya döndüklerini
belirtti.
Yüzde yüz elektrikli olan aracın
tasarım ve üretiminin bir buçuk yıl
sürdüğünü dile getiren Zurnacı,
"Yaptığımız araç 500 kilogram ağırlığında, bir defalık şarjla 500 kilometre yol
katedebiliyor ve hızı saatte 120 kilometreye çıkıyor. Biz 15 gün önce bir Türkiye
turuna çıktık. Çıktığımız bu turda ülkemizin etrafında dolaşarak halkımıza
aracımızı tanıttık ve 5 bin kilometre yol
katettik. Bu 5 bin kilometre yolu katederken sadece 75 liralık elektrik harcadık.
Sadece elektrikle çalışan bir araba yapıp
ve bu arabayla Türkiye turu yaptığımız
için çok mutluyuz. Halkımızdan çok
güzel tepkiler aldık. İnsanlar bizi
beğendiler, alkışladılar, tebrik ettiler.
Erzurum'un yollarından, Gaziantep'in
otobanından, İzmir'den, Çanakkale'den
ve her yerden geçtik ve başladığımız
nokta olan İstanbul'a döndük" diye
konuştu.
Kendilerine projede destek veren
İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Yunus Söylet ve hocaları Sıddık
Yarman'a teşekkür eden Zurna, aracın
motoru ve bataryası hariç tüm aksamının
yerli olduğunu vurguladı.
Bundan sonraki araçlarında motoru
ve bataryayı da yerli imkanlarla üretmeyi
deneyeceklerine dikkati çeken Zurna,
araçtaki bazı eksiklikleri, T2 ve T3 modellerinde gidereceklerini bildirdi. (AA)
El işlemeli yorgan
yeniden gün yüzünde
TRABZON - MELTEM YILMAZ Trabzon'daki tarihi Alacahan'da açılan kurslarla bir
zamanlar gelin adaylarının çeyizlerinin vazgeçilmezi
olan "el işlemeli yorganlar" yeniden gün yüzüne
çıkartılıyor.
Trabzon Usta Öğreticiler Derneği Başkanı Fatma
Tomar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmişte
çok önemli meslek olan yorgancılığın, günümüzde
unutulmaya yüz tutmuş el sanatları arasında yer
aldığını söyledi.
Yorgancılığa yeniden dikkati çekmek istediklerini
belirten Tomar, "Yorgancılık geçmişte önemli olduğu
için yorgana yönelik talep de fazlaydı. Talebin fazla
olması da mesleğe ilgiyi artırıyordu. Biz de bu kapsamda tarihi Alacahan'da kadınlar olarak yorgancılık
sanatını yaşatmak için el işlemeli yorgan üretiyoruz"
diye konuştu.
Tomar, geçmişte el işlemeli yorganların, genç
kızların çeyizlerinin vazgeçilmezi olduğuna dikkati
çekerek, günümüzde yün ve pamuktan üretilen el
işlemeli yorganlar yerine kullanımı daha pratik olan
fabrika ürünlerinin tercih edildiğini kaydetti.
Bu durumun mesleğe olan ilgiyi azalttığını dile
getiren Tomar, yorgancılık sanatının kaybolmasını
istemediklerini vurguladı.
Tomar, bu nedenle tarihi Alacahan'da yorgancılık
kursu düzenlediklerini anlatarak, "Amacımız kaybolmaya yüz tutmuş sanatımızı unutturmamak ve kadınlarımızın aile bütçelerine katkıda bulunabilmelerini
sağlamak. Kursumuz yeni olmasına rağmen katılım
oluyor. Kadınlarımız hem üretiyor hem de ürettikleri
ürünü Alacahan'da pazarlayabiliyor. Bu sayede aile
bütçelerine de katkı sağlamış oluyorlar. İnşallah
açtığımız kurs sayesinde yorgancılığa dikkati çekebiliriz" şeklinde konuştu.
Tomar, yorgancılık sanatını el işlemeli yorganlar
dışında farklı eşyalarda da kullanacaklarına işaret
ederek, el işlemeli yorganlara özellikle yabancı turistlerin ilgi gösterdiğini anlattı.
Talebe göre yorgan ürettiklerini ifade eden
Tomar, "Bir yorganın üretimi işçiliğine göre 3 gün
ile 1 hafta arasında değişiyor. İşimizi severek yapıy-
oruz ve Alacahan'da sanatımızın yeniden ilgi göreceğine inanıyoruz. El yapımı yorganlar eskiden
olduğu gibi yeniden çeyizlerin olmazsa olmazı olacaktır" dedi.
- "Herkesin sağlık açısından
tercih etmesi gerekiyor"
Kursiyerlerden 29 yaşındaki Gülten Karagöz de
tesadüfen başladığı yorgancılık kursu sayesinde el
işlemeli yorganların ne kadar sağlıklı olduğunu
öğrendiğini söyledi.
Hatice Ömeroğlu ise kursa farklı şeyler öğrenmek
için başladığını anlatarak, "Yorgancılık önceden beri
ilgimi çekiyordu. Kısa süre oldu kursa başlayalı ama
memnunum. Hem sanat öğreniyorum hem de yaptığım ürünleri satarak elde ettiğim gelirle aile
bütçeme katkıda bulunuyorum" diye konuştu.
Kız kardeşinin bir ay içerisinde evleneceğini
belirten Ömeroğlu, yorgancılık sanatı unutulmasın
diye kardeşinin çeyizi için el işlemesiyle seccade
yaptığını kaydetti. (AA)
Download

2ekimtoplama.qxp_Layout 1