Sayı: 245
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ AYLIK YAYIN ORGANI
ORTA VADELİ PROGRAM
PERSPEKTİFİNDEN TÜRKİYE
SAYI: 245
BAŞBAKAN DAVUTOĞLU İLE STK
TEMSİLCİLERİ TOBB İSTİŞARE
TOPLANTISI’NDA BİR ARAYA GELDİ >s.24
TOBB TÜRKİYE’NİN EN HIZLI
BÜYÜYEN ŞİRKETLERİNİ
ARIYOR >s.20
AVRUPA KOMİSYONU 2014
YILI TÜRKİYE İLERLEME
RAPORU’NA GENEL BAKIŞ >s.34
Teknoloji
Destekli
"çEPEIEJ
Öğrenciler
yeni
teknolojileri
kullanarak
araştırmaya özendiriliyor, cazip burs imkanları
ve deneyimli akademik kadronun desteği ile
kaliteli eğitim görüyor.
.e
w
.e
tu
.e
d
u
et
.
w
w
w
w
w
TOBB ETÜ
u.
tr
TAM YERİ
.tr
u
d
EKONOMİK FORUM
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
Aylık Yayın Organı
YÖNETİM
TOBB Yönetim Kurulu Adına Sahibi
M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU
YAYIN KOORDİNATÖRÜ
Çetin Osman BUDAK
SORUMLU MÜDÜR
Azmi ÖZGÜR
TOBB Dumlupınar Bulvarı No: 252
Eskişehir Yolu / ANKARA
Telefon : (0312) 218 20 00
Faks : (0312) 219 40 90
İÇİNDEKİLER
6
9
BÜYÜYEN ŞİRKETLERİNİ
ARIYOR
TOBB, AllWorld Network ve TEPAV
öncülüğünde bu yıl üçüncüsü
düzenlenen “Türkiye 100 Projesi”
2014 başvuruları açıldı.
HAZIRLANMASINDA
KATKIDA BULUNANLAR
GÖRSEL TASARIM
Eylem AKSÜNGER
FOTOĞRAF
Ender ÇEPEL, Mustafa KARACA,
Pınar SEZER YANIKGİL
EDİTORYAL HAZIRLIK
Ajans D
Dünya Süper Veb Ofset A.Ş.
100. Yıl Mahallesi 34204
Bağcılar/İSTANBUL
Telefon : (0212) 440 27 77
22
BASKI
Dünya Yayıncılık A.Ş.
Globus Dünya Basınevi
100. Yıl Mahallesi 34204 Bağcılar/İST.
Telefon : (0212) 440 24 24
DAĞITIM
Tele Kurye Dağıtım ve
Kurye Hizmetleri AŞ
Merkez Mh. Kağıthane Cd. No: 29/1 34407
Kağıthane / İSTANBUL-TÜRKİYE
YAYIN TÜRÜ
Süreli, her ayın 15’inde yayımlanır
Ekonomik Forum dergisi ayda bir
yayımlanır. 15 bin adet basılır.
Dergi ağırlıkla özel seçilmiş adreslere
gönderilir. Abonelik için yeni taleplerin
[email protected] adresine yapılması
gereklidir.
HİSARCIKLIOĞLU, CACCI
BAŞKAN YARDIMCILIĞI’NA
SEÇİLDİ
31 KOLON KANSERİ
GÜNÜMÜZDE ARTIK
ÖNLENEBİLEN BİR HASTALIK
TEPAV
34 AVRUPA KOMİSYONU 2014
YILI TÜRKİYE İLERLEME
RAPORU’NA GENEL BAKIŞ
Avrupa Komisyonu’nun, 2014 Yılı
Türkiye İlerleme Raporu 8 Ekim
2014 tarihinde yayımlandı.
44
48
52
Sayı: 245
Ekonomik Forum’da yer alan yazılar,
aksi belirtilmedikçe, TOBB’un resmi
görüşünü yansıtmaz. İmzalı yazılarda
belirtilen görüşler sadece
yazarlarına aittir.
HABER
SAĞLIK
GÖRSEL DESTEK
● TOBB Basın Yayın Müdürlüğü
● Dünya Gazetesi Arşiv ve
Dokümantasyon Servisi
REKLAM REZERVASYON
Mehtap YILDIRIM
Telefon : (0212) 440 28 39
BAZI ALACAKLARIN
YENİDEN
YAPILANDIRILMASINA DAİR
KANUN HAKKINDA DUYURU
20 TOBB, TÜRKİYE’NİN EN HIZLI
Gülder DEMİR
[email protected]
Telefon : (0212) 440 27 77
Nart BOZKURT ([email protected])
Recep ŞEN, Hakan GÜLDAĞ
DUYURU
GÜNCEL
EDİTÖR
54
56
96
BAŞYAZI
İŞ DÜNYASI
TÜRKİYE VE İRAN DAHA
GÜÇLÜ İŞBİRLİKLERİNE
HAZIR
HABER
HİSARCIKLIOĞLU:
“AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ
VE HUZURU, ANCAK
‘GENİŞLEMEYLE’ MÜMKÜN
OLABİLİR”
62
TOBB, NİĞDE’YE İLETİŞİM
FAKÜLTESİ KURUYOR
64
İZMİR ABİGEM, MANİSA’DA
HİZMET VERMEYE BAŞLADI
66
HİSARCIKLIOĞLU:
“RAKİPLERİMİZLE EŞİT
ŞARTLARLA YARIŞALIM BİR
TEK İŞSİZ BIRAKMAYIZ”
68
ÇORLU TİCARET VE SANAYİ
ODASI’NIN YENİ HİZMET
BİNASININ TEMELİ ATILDI
69
75
79
83
84
HABER
92
EĞİTİM
94
TÜRK-ALMAN TİCARET VE
SANAYİ ODASI 10’UNCU
YILINI KUTLADI
TOBB, AKADEMİK DÜNYA
İLE SANAYİCİLERİ BİR
ARAYA GETİRİYOR
AVRUPA BİRLİĞİ
VİZE SERBESTLİĞINE İLİŞKİN
YOL HARİTASI
HABER
ABİGEM
HABER
HABER
SEKTÖRLER
TOBB TÜRKİYE SEKTÖR
MECLİSLERİNDEN HABERLER
HABER
BURSA TSO’NUN 125’İNCİ
KURULUŞ YILDÖNÜMÜ
KUTLANDI
UMEM
UMEM BECERİ’10 KURSLARI
81 İLE YAYILDI.
HABER
KUYAP BİLGİLENDİRME
TOPLANTISI YAPILDI
HABER
TRAKYA İÇİN EN BÜYÜK
FIRSAT BALKANLARDA
TOBB ETÜ
TOBB ETÜ TIP FAKÜLTESI
ÖĞRENCİLERİ BEYAZ
ÖNLÜKLERİNİ GİYDİ
KÜTÜPHANE
HER YÖNETİCİNİN OKUMASI
VE KÜTÜPHANESİNDE
OLMASI GEREKEN
KİTAPLARI TANITIYORUZ.
113TÜRKİYE’NİN GÖSTERGELERİ
119DÜNYADAN İŞ TEKLİFLERİ
128SELECT NEWS
SU
KAPAK KONU
10
99
YENİ ORTA VADELİ PROGRAM
PERSPEKTİFİNDEN TÜRKİYE
Orta Vadeli Program üç
yıllık bir perspektifle sadece
e
ekonominin gidişatını değil,
a
aynı zamanda toplumsal
y
yaşamın kalitesini de
b
belirliyor. Türkiye’nin 20152
2017 dönemini kapsayan
ye
yeni Orta Vadeli Program’da
en
enflasyonla mücadeleyi
ka
kararlılıkla devam ettirmek,
ca
cari işlemler açığını düşürmek
ve yapısal reformlara hız
ver
vererek Türkiye’nin potansiyel
büy
büyümesini artırmak yer alıyor
ODA VE BORSALARDAN
HABERLER
k Karacabey TSO’da KOSGEB Temsilciliği açıldı,
k Bergama TO ile Kınık Belediyesi arasında
KOSGEB Protokolü imzalandı,
k Marmaris TO’da vize kolaylığı,
k Eskişehir’de 1966-2014 Sanayi Fotoğrafları
Sergisi açıldı ,
k Kıvanç: “Adana ihracatı üzerindeki ölü
toprağını atmaya çabalıyoruz”,
k Keşan TSO ve MMMBD Ödüllü Bölgesel Futbol
Turnuvası düzenliyor,
k KUYAP’ın, “Uygulamalı Mesleki Eğitim
Programı” tamamlandı,
k KOSGEB’den Edirne TSO’ya “KOBİ Haftası” ziyareti,
k Gaziantep’te ilk kez Orta Doğu Tekstil
Makinaları Fuarı açıldı,
k Bafra TSO Meclis Başkanlığı’na Nur Aydıner
Meral seçildi,
k Adıyaman TSO’da girişimcilik kursları başladı,
k Salihlili inşaatçılar sorunlarına çözüm aradı,
k Afyonkarahisar TSO, müşteri memnuniyeti
hizmetinde ilk 11 içinde yer alıyor,
k Yemek çekleri lokantaların tadını kaçırdı,
k Bursa TSO üyelerini İngiliz firmalarla
buluşturuyor,
k Çorum TSO’dan THY’nin uçuş saatleriyle ilgili
açıklama,
k Burhaniye TO’da, Balıkesirli kadın girişimciler
bir araya geldi,
k Edremit TO, DenizBank ile protokol imzaladı,
k Trabzon’da, “Fındıkta Verim ve Kaliteyi
Artırma” projesi toplantısı yapıldı,
k İskenderun TSO, “KOBİ’ler İçin Alternatif
Olanaklar” paneli düzenledi,
k Zambiya Büyükelçisi Miriam Mulenga, Konya
TB’yi ziyaret etti,
kYÖREX’e bu yıl 114 bin ziyaretçi katıldı,
kAydınlar Merzifon’da buluştu,
k Gebze TO’nun koordinatörlüğünde “Kullanırsan
Kullanılırsın” projesi başlatıldı,
k Prof. Dr. Stefan Fröhlich ile Prof. Dr. Hüseyin
Bağcı, Uzunköprü TB’de konferans verdi,
k Prof. Dr. Nazım Ekren Kütahya TSO üyeleriyle
buluştu.
ÜLKE
40
DOSYA
24
BAŞBAKAN DAVUTOĞLU
İLE STK TEMSİLCİLERİ TOBB
İSTİŞARE TOPLANTISI’NDA
BİR ARAYA GELDİ
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)
Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun
ev sahipliğinde düzenlenen ve
STK temsilcileri ile TOBB’un yerel
teşkilatlarının da yer aldığı İstişare
Toplantısı’na katıldı.
JOSEPH E. STIGLITZ
İRAN
AN EKONOMISI YENI
BIR DÖNEME GIRIYOR
İran İslam Cumhuriyeti
uluslararası yatırımlara
yönelik kısıtlayıcı politikalarını
son yıllarda değiştiriyor.
Ülkenin sermaye ve teknolojik
kaynaklara ulaşmasına
imkân sağlayan uluslararası
yatırımlar artık ekonomik
kalkınmanın bir parçası olarak
değerlendiriliyor.
86
88
Stiglitz, Çin
ekonomisinin başarı
yolunu; kentleşmeye,
sağlık hizmetlerine ve
eğitime daha fazla
yatırımda görüyor.
JEFFREY SACHS
Sachs, endüstri
çağında savaşın bir
trajedi, felaket ve yıkım
olduğunu belirterek,
“Savaş, politikanın değil
politik başarısızlığın
devamıdır” diyor.
RÜŞTÜ BOZKURT
90
Bozkurt, liderlik ve
yöneticiliğin farklı
olduğuna dikkat
çekerek, edilgen
yerel yöneticilik
üzerinde duruyor.
BAŞYAZI
Önceki OVP’de
gerçekleştirilemeyen
hedefler, bu kez
yakalanabilecek mi?
M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU
TOBB Başkanı
Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği
(Eurochambres) Başkan Yardımcısı
İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası (ICCIA) Başkan Yardımcısı ve
Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Yönetim Kurulu Üyesi
[email protected]
OVP’nin ekonomideki üç önemli yapısal sorun alanına enflasyon, cari açık ve büyümeye
odaklanmış olması çok önemli. Her ne kadar rakamlar öncekiler gibi yüksek gözükmese
de, mevcut küresel iktisadi ve siyasi ortam düşünüldüğünde, ortaya konan hedefler
iddialı hedefler. Ancak bir temel sorun var. Önceki planda gerçekleştirilemeyen hedefler,
bu kez yakalanabilecek mi? Eğer programın öngördüğü maliye politikası ve yapısal
reformlar gerçekleştirilirse bu mümkün gözüküyor.
6
EKONOMİK FORUM
Ö
nümüzdeki üç yılı (2015-2017) kapsayan Orta
Vadeli Program (OVP) açıklandı. Küresel ekonomideki belirsizliklerin yine ön plana çıktığı
bir ortamda Hükümet’in hazırladığı OVP’yi
son derece önemli görüyoruz. OVP bu küresel belirsizlik
ortamında özel sektörümüzün ve piyasaların yön arayışına
yardımcı olacak ve bir nevi deniz feneri işlevi görecektir.
OVP Türkiye ekonomisiyle ilgili doğru teşhisler içeriyor. Ekonomideki üç önemli yapısal sorun alanı olarak
enflasyon, cari açık ve büyümeye odaklanılmış olması
çok önemli. Bunlara yönelik ortaya konan eylem planları
özel sektörün de bugüne kadar vurguladığı ve talep ettiği
konular. Her ne kadar rakamlar öncekiler gibi yüksek
gözükmese de, mevcut küresel iktisadi ve siyasi ortam
düşünüldüğünde, ortaya konan hedefler iddialı hedefler.
Ancak bir temel sorun var. Önceki planda gerçekleştirilemeyen hedefler, bu kez yakalanabilecek mi? Eğer programın öngördüğü maliye politikası ve yapısal reformlar
gerçekleştirilirse bu mümkün gözüküyor.
Büyüme ve istihdam hedefleri ulaşılabilir. Büyümede
%4 ile 5 arasında bir bant içinde gidilmesi öngörülüyor.
Ancak buna rağmen işsizlik oranında kayda değer bir düşüş
olmuyor ve yatay seyrediyor. Enflasyon konusundaki hedef
ise oldukça iyimser görülebilir.
Plandaki esas kritik hedef cari açık. Cari açığın %5’e
kadar gerilemesi hedefleniyor. Tahmin edileceği gibi, başarılması en zor alan. Planlandığı gibi ihracatın ithalattan
daha fazla artması için Avrupa ekonomilerinin canlanması,
Orta Doğu’daki kargaşanın son bulması gerekiyor.
Bir diğer iddialı hedef de, sıkı maliye politikasının
devam ettirilmesi. Hem bütçe açığının hem de kamu borcunun milli gelire oranı gerilemeye devam ediyor. Kamu
gelirleri, başta vergi gelirleri olmak üzere artmaya devam
ederken, kamu harcamaları, başta faiz dışı harcamalar
olmak üzere reel olarak çok az artıyor. Hükümetin gerçekleştirmekte en çok zorlanacağı alanlardan biri olarak görünüyor. 2016 ve 2017’de seçim olmaması burada olumlu
bir katkı yapabilir.
Önümüzdeki dönemde daha dengeli bir büyüme sürecinin hedeflenmesi ve sanayimizi güçlendirecek adımlara
öncelik verilmesiyle Türkiye ekonomisinin istikrarının korunması amaçlanıyor. Bu kapsamda büyümeyi sağlayacak
esas unsur olarak özel sektörün ön plana çıkarıldığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Özel sektör öncülüğünde
güçlü bir büyüme performansı göstermek için reel kesimin
ve sanayimizin yapısal dönüşümünü tamamlayacak adımların bir an önce atılmasını bekliyoruz.
OVP’de geniş kapsamlı çok sayıda yapısal reformdan
bahsediliyor. Beşeri sermayenin kalitesinin yükseltilmesi,
iş gücü piyasasının etkinleşmesi, istihdam ve vergi yüklerinin azaltılması, kayıt dışılığın geriletilmesi, üretici sektörlerin yenilikçilik ve teknoloji açısından daha fazla teşvik
edilmesi ile kurumların işleyişinin etkinleştirilmesi gibi.
Ancak tüm bu vaatler son üç yıldır tekrarlanıyor, ama
sonuçta çok azı hayata geçiyor. Bu yüzden bunların mutlaka takvimlendirilip belli bir plan çerçevesinde hayata
geçirilmesini bekliyoruz. Bu sayede Türkiye ekonomisi
ve Türk özel sektörü ilerlemeye devam edebilir. Yine bu
sayede ülkemizde bir süredir kaybedilen reform ivmesinin
ve iradesinin yeniden canlanacağına inanıyoruz.
Dünyaya baktığımızda ülkeler yeniden dengelenme
süreci içinde. Bir yandan işsizlik ve borç sorunu gibi küresel krizden kaynaklanan sorunlarla boğuşmak, diğer
taraftan da geleceği düşünmek zorunda kalınıyor. Çünkü
potansiyel büyüme kapasiteleri kriz nedeniyle küçülüyor.
Artık geleceği tahmin etmek çok zor.
2015’de üç temel risk unsuru var. Birincisi, aşırı düşük
faizden kaynaklanıyor. Piyasa, sermaye hareketiyle yüksek
faiz veya getiri kovalıyor. Bu nedenle ekonomi politikasını yönetenler tedbirli olmalı, makro ihtiyati tedbirler
etki edebileceği ortamlarda alınmalı. İkinci risk unsuru,
jeopolitik riskler. Ukrayna sorunu bölgesel kalabilir belki,
ama Orta Doğu sorununun küresel sorunlar doğurma
riski oldukça yüksek. Üçüncü risk ise Euro Bölgesi’nde
toparlanmanın durması ve resesyonun daha da yaygın ve
güçlü hale gelmesi. Bu gerçekleşirse, tüm dünya için büyük
sorun oluşturur. Ekonomide en önemli unsur bekleyişler. İleriye yönelik beklentiler ne kadar iyi olursa tüketim ve yatırım o
kadar olumlu etkilenir. Bu sene hem yurt içi hem yurt dışı
kaynaklı çok sayıda çalkantı yaşandı. Ayrıca iki önemli
seçim oldu. Bunlara rağmen, ekonomide ciddi bir sıkıntı
yaşanmadıysa, makro temeller sağlam durumda demektir.
Öte yandan büyüme performansına bakıldığında %3-4
civarında büyüme temposu vasat bir görünüm veriyor.
Türkiye, Avrupa ülkelerinden daha hızlı büyümekte ama
rekabet içinde olduğu gelişen ekonomilerin gerisinde kalıyor. Şimdi yeni bir atılım hamlesi gerekiyor. Zira son altı
yıldır kişi başı milli gelirimiz 10 bin dolarda takıldı kaldı.
OVP rakamları da gösteriyor ki, bu gidişatla 2023 hedeflerine ulaşılması artık mümkün değil. Yeni bir reform
programına ihtiyaç var, ama bu program sadece tespit ve
temennilerden oluşmamalı. Yapılacak işler bir takvime
bağlanmalı ve netleştirilmeli. Siyasi hesaplar yerine iktisadi ve bilimsel gerçekler, gereklilikler ön plana çıkarılmalı.
Bunlar yapılırsa bu hedeflere daha sonraki yıllarda ulaşmak mümkün olur.
Ekonomiye yeni bir ivme kazandırıp, yüksek büyüme
sürdürülebilmeli. Ancak üretmek için cari açık veren, büyümek için borçlanan bir ülke olarak bunu başaramayız.
Yeni bir büyüme modeline ihtiyaç var. Yüksek seviyesini
koruyan cari açık ve bunun finansmanının dış borçlanmaya dayalı olması, ekonominin tempo kazanmasını önlüyor.
Yavaşlayan yapısal reformlara yeniden ivme kazandırmalıyız. Bekleyen çok sayıda reform adımı var.
Yapılması gereken, reel sektöre ağırlık vererek, üretim
ve ihracatı milli mesele olarak algılamak ve artırmak.
Üretim ve ihracat maliyetlerinin azaltılması, reel sektörün
üzerindeki yüklerin indirilmesi, girdi maliyetlerinin makul
seviyelere çekilmesi öncelikli hedeflerimiz olmalı. Vergi
reformunu, eğitim reformunu, yargı reformunu, kamu
yönetimi reformunu, firmaların sağlıklı büyümelerine
elverişi hale getirecek şekilde tasarlamak gerekiyor. İşte
bunlar yeni büyüme hikâyemizin başlangıcı olur.
EKONOMİK FORUM
7i
DUYURU
BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR KANUN HAKKINDA
DUYURU
Kamuoyunda Torba Kanun olarak anılan 6552 sayılı “İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişilik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun” 11 Eylül 2014
tarihli ve 29116 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Kanun’un 77’nci maddesi ile 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’na
eklenen Geçici 18’inci madde kapsamında; oda ve borsa üyelerinin yıllık ve munzam aidat, navlun hasılatından
alınacak oda payı ve borsa tescil ücreti asıl alacağına Yİ-ÜFE aylık değişim oranları üzerinden hesaplanacak tutar
ilave edilerek bulunacak toplam meblağın, üçer aylık dönemler halinde sekiz eşit taksitle veya %10 indirimli
yapılmak suretiyle peşin ödenmesi imkânı tanınmıştır.
Üyelerin, Geçici 18’inci maddede düzenlenen taksitlendirme ve indirim imkânlarından yararlanabilmesi
için 1 Aralık 2014 tarihine kadar oda ve borsaya bir dilekçeyle başvurması şarttır.
Taksitlendirilme imkânından yararlanılması halinde borçların 24 ayda ödenmesi imkânı getirilmiştir.
Ayrıca 6552 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişikliklere istinaden;
1. Anonim ve limited şirketlerde, sınırlı yetkiye sahip ticaret vekil ve diğer tacir yardımcılarının hazırlanacak (esas
sözleşmede hüküm bulunması koşuluyla) iç yönergenin tescil ve ilanını müteakip atanabileceği düzenlenmiştir.
2. Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin
tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin süre 1 Temmuz 2015 tarihine kadar uzatılmıştır.
3. Sermayelerini Kanun’da öngörülen asgari tutara yükseltmeyen şirketlere 11 Aralık 2014 tarihine kadar süre
verilmiştir. Sermaye artırımını yapmadığı için kayıtları silinen şirketlere de aynı tarihe kadar sermaye artırımı
için başvuru hakkı tanınmıştır.
Üyelerimize ve kamuoyuna önemle duyurulur.
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ
EKONOMİK FORUM
9i
KAPAK
YENİ ORTA
VADELİ PROGRAM
PERSPEKTİFİNDEN TÜRKİYE
Orta Vadeli Program üç yıllık bir perspektifle sadece ekonominin gidişatını değil, aynı
zamanda toplumsal yaşamın kalitesini de belirliyor. Türkiye’nin 2015-2017 dönemini
kapsayan yeni Orta Vadeli Program’da enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla devam
ettirmek, cari işlemler açığını düşürmek ve yapısal reformlara hız vererek Türkiye’nin
potansiyel büyümesini artırmak yer alıyor.
alkınma Bakanlığı tarafından
ilk kez 2006-2008
yılları arasındaki dönem
için hazırlanan Orta Vadeli
Program (OVP), Türkiye
ekonomisinin üç yıllık
dönemde izleyeceği
yo l u ve u l a ş mak istediği
hedefleri kapsıyor. OVP’yle ekonominin idaresinden
sorumlu olan birimler, mevcut ülke ekono10
EKONOMİK FORUM
misinin koşullarını dünyadaki ekonomik gidişat ışığında değerlendirerek temel ekonomik göstergelerle ilgili bir yol haritası
çiziliyor. Bu yol haritasında genel olarak ekonomik büyüme, cari
açık, tasarruflar, işsizlik, yatırımlar gibi birçok makroekonomik
değişken hakkında politika hedefleri sunuluyor. Dolayısıyla
OVP’lerde yer alan beklentiler, hedefler ve tedbirler, yalnızca
ekonomik olarak değil, sosyal ve siyasal bir çerçeve çizdiği için
büyük önem taşıyor.
OVP’ler, bütçe sürecini başlatarak stratejik amaçlar temelinde kamu politikalarıyla uygulamalarını şekillendirerek, kaynak
tahsisini bu çerçevede yönlendiriyor. Aynı zamanda, kamu ve
özel kesim için öngörülebilirliği artıracak bir yol haritası niteliğinde taşıyan OVP’ler, makro politikaların yanı sıra, temel ge-
KAPAK
lişme eksenlerini ve ana sektörleri kapsıyor.
Bakanlık ve kurum bütçelerinin hazırlanmasında, idari ve yasal düzenlemelerin
gerçekleştirilmesinde, kurumların karar
alma ile uygulama süreçlerinde OVP’nin
amaçları, öncelikleri esas alınıyor.
Dinamik bir yapı arz eden ve üç yıllık
perspektife sahip olan OVP’ler, yıllık uygulamaların sonuçları ve genel şartlardaki
değişmeler dikkate alınarak, her yıl yenileniyor. Bu kapsamda, OVP uygulamalarıyla
Program’ı etkileyebilecek dışsal gelişmeler
etkili bir şekilde izlenerek değerlendiriliyor. Program’da yer alan amaç ve öncelikler bakımından uygulamanın izlenmesi,
değerlendirilmesi ve Bakanlar Kurulu’na
bilgi sunulmasından Kalkınma Bakanlığı
sorumlu oluyor.
YENİ OVP’NİN ÖNCELİĞİ
ENFLASYONLA MÜCADELE
Türkiye ekonomisi için önem taşıyan
2015-2017 dönemini kapsayan yeni OVP
8 Ekim 2014 tarihinde kamuoyuna açıklanarak uygulamaya girdi. OVP’nin geçmiş
dönemlerden en önemli farklılığı ise birinci
önceliğini enflasyonla mücadeleye vermesi.
Bilindiği gibi Türkiye tasarruf açığı çekiyor. Yani Türkiye ekonomisindeki tasarruflar toplamı ekonomide gerçekleşen yatırım düzeyinden düşük kalıyor. Oluşan bu
farklar dışarıdan borçlanılmakta, bu durumda cari açık sorunu
karşımıza çıkarıyor. Bu noktada ekonomi yönetiminin tasarrufları kademeli olarak artırarak, ılımlı sayılabilecek bir ekonomik
büyüme oranıyla cari açık düzeyini 2015-2017 yılları arasında
Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) düzeyinin %5,4-5,2 bandına
oturtmayı planladığı görülüyor. Dolayısıyla cari işlemler açığını
düşürmek yeni OVP’nin öncelikleri arasında yer alıyor. Maliye politikasında geçmiş dönemlerde olduğu gibi, disiplinli ve kurallı işleyişin devam ettirilmesi, bu şekilde para
politikasının destekleneceği ifade edilen yeni OVP’de, enflasyon
oranının düşme eğilimine girmesi ve büyüme oranının artarak
devam etmesi gerekliliği birlikte ele alınıyor.
OVP’de büyüme rakamlarının aşağı yönlü revize edilmesinin
gerekçesi olarak küresel ekonomik konjonktür ve Türkiye’nin
karşı karşıya kaldığı jeopolitik riskler gösteriliyor.
2008 küresel ekonomik krizini en derinden hisseden Euro Bölgesi’ndeki toparlanmanın yavaş ilerlemesi, Türkiye’nin büyümesine
kaynaklık eden ihracat rakamlarının artmasına rağmen istenilen
düzeyde olmaması, Irak ve Suriye topraklarında yaşanan kaosun bu
bölgelerle ticari ilişkileri etkilemesi ve ABD ekonomisinde görülen
iyileşmenin para politikasında sıkılaştırmaya sebep olması, Türkiye
ekonomisinde 2014 yılı için büyüme rakamının %3,3 olarak tahmin
edilmesinde önemli rol oynuyor. OVP’de dünya ticaret hacminin
yavaş büyümesi, GSYH oranını etkileyeceği dikkate alınıyor.
Enflasyonu düşürmek, büyüme oranlarının artarak pozitif
sürecinin devam etmesini sağlamak ve cari açığı azaltmak olarak
belirlenen üç hedefin gerçekleşebilmesi için yapılması gerekenler
OVP’de ayrıntılı bir şekilde açıklanıyor. Makroekonomik ve finansal görünümünün devamı için özel ve kamu kesimlerinin izleyeceği yöntem hakkında genel bir ön değerlendirme sunuluyor. Bu
bağlamda sanayi sektöründe üretim verimliliğini artırmak, gelir
ORTA VADELİ PROGRAM’IN BÜYÜME STRATEJİSİ
Makroekonomik
İstikrar
Beşeri Sermaye
ve İşgücü
Piyasası
Teknoloji ve
Yenilik
Fiziki
Altyapı
Kurumsal
Kalite
Verimlilik artışı ve sanayileşmenin
hızlandırılması yoluyla
ihracata dayalı, özel sektör öncülüğünde, rekabetçi üretim
yapısının geliştirilmesi
İSTİKRARLI ve YÜKSEK
BÜYÜME
EKONOMİK FORUM
11i
KAPAK
miktarıyla eşgüdümlü olarak özel ve kamu
tüketim harcamalarının büyümeye katkısını
sağlamak, aynı şekilde kamu ve özel kesim
yurt içi tasarruflarının artışıyla sermaye
oluşturmak, üretim yapısının ithalat bağımlılığını azaltmak, iş gücü, enerji ve ulaşım gibi
üretim maliyetlerini düşürmek için uygulanması gereken politikalar, yalnızca Program
dönemini değil uzun vadede iyileşmelerin
hedeflendiğini açıkça ortaya koyuyor.
OVP’DEKİ HEDEFLERİN ÖN ŞARTI
YAPISAL REFORMLAR
OVP’nin hem ulusal hem de uluslararası
ekonomik şartların olumsuz olduğu dikkate
alınarak hazırlandığı dikkat çekiyor. Türkiye
ekonomisinin, Avrupa, ABD ve Orta Doğu’da
yaşanan siyasi ve ekonomik risklere rağmen,
belirlediği 2023 ekonomik hedeflerinden vazgeçmediği ve bunun için gerekli olan yapısal
reformlara Program’da yer veriliyor. Sadece
makroekonomik göstergelerde iyileşmelerin
yetmediği, üretim yapısının değişmesi gerektiği ve Yeni Ekonomi’nin ancak bu şekilde
kurulabileceğine yapılan vurgu, OVP’de ilk
kez yer buluyor. 2023 hedeflerini kapsayan
10’uncu Kalkınma Planı’na uygun olarak
belirlenen 25 maddelik dönüşüm paketinin,
OVP içeriğine dahil edildiği görülüyor. Bu
da Yeni Ekonomi adına büyük önem taşıyor.
12
EKONOMİK FORUM
Ayrıca 10’uncu Kalkınma Planı’ndaki reformların uygulanacağı
dönemle OVP başlamış bulunuyor. Dolayısıyla OVP Yeni Ekonomik
yapının yol haritasını oluşturması bakımından diğer programlardan ayrılıyor ve önemi artıyor. Büyüme stratejisinin bileşenlerinden olan beşeri sermaye, teknoloji, yenilik ve kurumsal kalite ise
Türkiye’nin Yeni Ekonomisi’nin rotasını çiziyor.
10’UNCU KALKINMA PLANI
DÖNÜŞÜM PROGRAMLARI
10’uncu Kalkınma Planı içinde yer alan yapısal reformlar şöyle sıralanıyor:
1. Üretimde verimliliğin artırılması.
2. İthalat olan bağımlılığın azaltılması.
3. Yurt içi tasarrufların artırılması ve
israfın önlenmesi
4. İstanbul’un uluslararası finans
merkezi olması.
5. Kamu harcamalarının
rasyonelleştirilmesi.
6. Kamu gelirlerinin kalitesinin
artırılması.
7. İş ve yatırım ortamının geliştirilmesi.
8. İş gücü piyasasının etkinleştirilmesi.
9. Kayıt dışı ekonominin azaltılması.
10. İstatistiki bilgi altyapısının
geliştirilmesi.
11. Öncelikli teknoloji alanların
ticarileştirmesi.
12. Kamu alımları yoluyla teknolojinin
geliştirmesi ve yerli üretim yapılması.
13. Yerli kaynaklara dayalı enerji üretimi.
14. Enerji verimliliğinin geliştirilmesi.
15. Tarımda su kullanımının
etkinleştirilmesi.
16. Sağlık endüstrilerinde yapısal
dönüşüm.
17. Sağlık turizminin geliştirilmesi.
18. Taşımacılıktan lojistiğe dönüşüm.
19. Temel ve mesleki becerileri
geliştirilmesi.
20. Nitelikli insan gücü için çekim
merkezi olunması.
21. Sağlıklı yaşam ve hareketlilik.
22. Ailenin ve dinamik nüfus yapısının
korunması.
23. Yerelde kurumsal kapasitenin
güçlendirilmesi.
24. Rekabetçiliği ve sosyal uyumu
geliştiren kentsel dönüşüm.
25. Kalkınma için uluslararası işbirliği
altyapısının geliştirilmesi.
KAPAK
BAŞBAKAN YARDIMCISI
BABACAN EKONOMİNİN ÜÇ
YILLIK HEDEFLERİNİ AÇIKLADI
2015-2017 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program’ı açıklayan Başbakan
Yardımcısı Ali Babacan, 2014 yılı büyüme tahmininin %4’ten %3’e düşürüldüğünü,
enflasyon tahmininin ise %5,5’ten 9,4’e yükseltildiğini belirtti. Babacan, “Yapısal
reformlara hız vererek Türkiye’nin potansiyel büyümesini artırmak istiyoruz” dedi.
B
aşbakan Yardımcısı Ali Babacan,
2015-2017 yıllarını kapsayan Hükümet’in yenilenmiş Orta Vadeli Program’mını 8 Ekim 2014 tarihinde
Başbakanlık Yeni Bina’da düzenlenen toplantıyla kamuoyuna açıkladı. Toplantıya Ekonomi
Koordinasyonu Üyesi Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik, Gümrük Bakanı Nurettin
Canikli, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz katıldı.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, OVP’de öncelikli üç hedef
belirlediklerini bunlardan birinci hedefin enflasyonla mücadelenin kararlılıkla devam ettirilmesi olduğunu ifade etti.
Babacan, bu yıl büyüme tahminini %4’ten %3,3’e çekildiğini,
2015 yılı büyüme tahminin ise %5’ten %4’e düşürüldüğünü, 2016
yılı için büyüme tahmininin %5’te sabit tutulduğunu, 2017 büyüme tahminin de %5 olarak açıkladı. (bkz. Grafik I)
“Bu yıl sonunda enflasyonun %9,4 olacağını tahmin etmekteyiz” ifadesini kullanan Babacan, bu rakamın yıl sonu için
yapılan bir tahmin olduğunu, Merkez Bankası’nın ay sonunda
rakamları açıklayacağına dikkat çekti. Babacan, “Enflasyonun
EKONOMİK FORUM
13i
KAPAK
OVP 2015-2017 Temel Makro Ekonomik Göstergeler
2013
2014
2015
2016
2017
2015 yılında %6,3’e düşeceğini tahmin ediyoruz, 2016 ve 2017 için ise %5’lik hedeflerimizi koruyoruz” dedi. (bkz. Grafik II)
Büyüme ve Enflasyon
4.1
3.3
4
5
5
GSYH (Milyar TL)
GSYH Büyümesi (%)
1,565
1,764
1.945
2,150
2,370
Kişi Başına Milli Gelir ($)
10,807
10,537
10,936
11,541
12,229
TÜFE Yıllık Artış Hızı (%)
7.4
9.4
6.3
5
5
İhracat (Fob)
151.8
160.5
173
187.4
203.4
İthalat (Cif )
251.7
244
258
276.8
297.5
Dış Ticaret Dengesi
-99.9
83.5
-85
-89.4
-94.1
28
29.5
31.5
33.5
35.5
Cari İşlemler Dengesi
-65.1
-46
46
-49.2
-50.7
Cari İşlemler Dengesi/GSYH (%)
-7.9
-5.7
-5.4
-5.4
-5.2
Ödemeler Dengesi (Milyar$)
Turizm Gelirleri
İşgücü Piyasası
İstihdam Düzeyi (Bin Kişi)
24,601
25,824
26,340
27,002
27,599
Tarım Dışı İstihdam (Bin Kişi)
19,397
20,335
20,958
21,741
22,493
İstihdam Oranı (%)
43.9
45.3
45.4
45.7
45.9
İşgücüne Katılım Oranı (%)
48.3
50.1
50.2
50.3
50.5
9
9.6
9.5
9.2
9.1
408.2
448.4
472.9
506.8
541.3
358.2
398.2
418.9
452.8
486.3
50
50.2
54
54
55
İşsizlik Oranı (%)
Merkezi Yönetim Bütçesi (Milyar TL)
Toplam Harcamalar
Faiz Dışı Harcamalar
Faiz Harcamaları
Toplam Gelirler
389.7
424
452
491
534.2
Vergi Gelirleri
362.2
351.6
389.5
427.9
468.5
Diğer Gelirler
63.5
72.4
62.5
63.2
65.7
Bütçe Dengesi
-18.5
-24.4
-21
-15.8
-7.1
Kamu Maliyesi (GSYH'ya Oranı %)
Kamu Kesimi Dengesi
-0.5
-1
-0.4
-0.1
0.1
Merkezi Yönetim Bütçesi
-1.2
-1.4
-1.1
-0.7
-0.3
Diğer Kamu
0.7
0.4
0.6
0.6
0.4
1
0.4
1.2
1.5
1.8
Merkezi Yönetim Bütçesi
0.9
0.5
1.1
1.3
1.7
Diğer Kamu
0.2
-0.1
0.1
0.2
Kamu Kesimi Faiz Dışı Dengesi (*)
0.2
(*) Program Tanımlı
GSYH Büyümesi (%)
Grafik I
6.0
T: Tahmin P: Program
5.0
5.0
5.0
2016 P
2017 P
4.0
4.0
3.3
3.0
2.0
1.0
0.0
2014 T
14
EKONOMİK FORUM
2015 P
CARİ AÇIK TAHMİNİ DÜŞÜRÜLDÜ
2013 ve 2014 yılındaki büyüme oranlarının son derece zor konjonktürde gerçekleşen rakamlar olduğunu ifade eden
Başbakan Yardımcısı Babacan, geçen sene
Türkiye’de yaşanan olumsuzluklara değindi. Babacan, büyümenin yanında en
önemli ekonomik göstergelerden birinin
cari işlemler dengesi olduğunu ve 2014 yılı
için cari açığın %6,4 olarak beklendiğini
hatırlatarak, “Bugün itibarıyla baktığımızda %5,7’lik bir cari açıkla bu yılı kapatacağımızı öngörüyoruz. Beklediğimizin 0,7
puan daha altında bir cari açık. Bütün bu
şartlarda 5,7’lik rakam iyi bir rakam. Cari
açığı kademe kademe düşürmeye devam
ederek program sonunda %5,2 gibi bir rakamla 2017’yi tamamlamayı düşünüyoruz”
diye konuştu. (bkz. Grafik III)
BÜTÇE AÇIĞI
Merkezi Yönetim Bütçesi’nde 2014 için
bekledikleri açığın 1,9 olduğunu anlatan
Babacan, “Merkezi hükümetin bütçe açığı
daha önceden açıklandığı gibi %1,9 olarak
değil, %1,4 olarak gerçekleşecek. Hedeflenenden %0,5 daha iyi bir noktada bu yılı
kapatacağız. Burada kuşkusuz özelleştirme
performansının büyük katkısı var” dedi.
(bkz. Grafik IV)
2017 yılında Merkezi yönetim bütçe
açığının milli gelire oranının 0,3 gibi bir
rakam olmasını öngördüklerinin altını
çizen Babacan, artık Türkiye’nin kamu
borcunun ekonomi açısından bir risk alanı
olarak algılanmadığını belirtti.
Sıkı maliye politikasının asıl hedefinin
kamunun Türkiye’nin tasarruf oranlarına destek verebilmesi olduğunu söyleyen
Babacan, niye hâlâ sıkı maliye politikası
uyguladıklarını ise şöyle açıkladı:
“Cari açığımızın oluşu ve toplam tasarruflarımızın burada etkili oluşu dolayısıyla
sıkı maliye politikasındaki bakış açımız cari
açığı düşürebilmek, Türkiye’nin tasarruf
oranını artırabilmek. Türkiye’nin toplam
tasarruflarına kamu olarak, sıkı maliye politikasıyla, daha yüksek faiz dışı fazlayla ve
daha düşük bütçe açığıyla destek verebiliriz.”
Babacan, AB tanımlı dış borç stokunun yılsonu itibarıyla %33’üne düşmesini
hedeflediklerini ifade eden babacan, söz
konusu rakamı 2017’de %28,5’e düşürmeyi öngördüklerini söyledi. (bkz. Grafik V)
KAPAK
Enflasyon Oranı (%)
Grafik II
10.0
T: Tahmin P: Program
9.4
9.0
8.0
7.0
6.3
6.0
5.0
5.0
5.0
4.0
2014 T
2016P
2017P
Cari İşlemler Açığı/GSYH (%)
Grafik III
6.0
2015P
T: Tahmin P: Program
5.7
5.7
5.4
5.4
5.4
5.2
5.1
4.8
0.0
2015 P
2014 T
2017 P
Merkesi Yönetim Bütçe Açığı/GSYH (%)
Grafik IV
1.5
2016 P
1.4
T: Tahmin P: Program
1.1
1.0
0.7
0.5
0.3
0.0
2014 T
2015 P
2016 P
2017 P
İŞSİZLİK ORANI BEKLENTİSİ
Bu yıl yurt içi tasarruflarının %14,9 çıkacağını düşündüklerini ifade eden Babacan,
kur etkisinden arındırılmamış rakamlara bakıldığında, kredi hacminin Ağustos 2013’den
Ağustos 2014’e kadarki dönemde %18,7, aynı
dönemde bireysel kredilerin %8,7 arttığına
dikkat çekti.(bkz. Grafik VI)
Vatandaşların kredi kartlarının borcunun geçen sene Ağustos ayında 81 milyar
iken, bu yıl 74 milyara düştüğünü vurgulayan
Babacan, ekonominin istihdam üretmeye
devam ettiğini belirterek, “Son 12 aylık döneme bakacak olursak yaklaşık 1 milyon 200
binlik bir artış var. İş gücüne katılım oranının
da ayı anda arttığını düşündüğümüzde, bu
yılın ortalama işsizlik oranının %9,6 olarak
gerçekleşeceğini bekliyoruz. 2017 yılında
işsizlik oranının %89,1’e düşeceğine inanıyoruz” ifadesini kullandı. (bkz. Grafik VII)
İhracatın bu yıl 160 milyarı geçmesini beklediklerini belirten ve yılbaşında koyulan
hedefin altında olmasının sebebinin Rusya,
Ukrayna’ya ve Irak’a olan ihracatın beklenenin
altında kalması olarak açıklayan Babacan,
ithalatın ise 244 milyarla kapanacağını beklediklerini, turizm gelirlerinin 30 milyara
yaklaştığını, 46 milyarlık bir cari açıkla bu yılı
tamamlamayı öngördüklerini söyledi.
YAPISAL REFORMLARA HIZ VERİLİYOR
OVP’de temel önceliklerinin enflasyonla
mücadeleye kararlılıkla devam etmek olduğunu belirten Babacan, geçen yıl birinci sırada
ele aldıkları cari açığı, bu yılki OVP’de cari
açığın ikinci öncelik sırasına koyduklarını
ifade etti. Üçüncü önceliklerinin de yapısal
reformlar olduğunu vurgulayan Babacan,
yapısal reformlara hız vererek Türkiye’nin
potansiyel büyümesini artırmayı hedeflediklerini belirtti.
Babacan, 10’uncu Kalkınma Planı içinde
şimdiye kadar olmayan öncelikli dönüşüm
programlarının yer aldığına dikkati çekerek,
söz konusu 25 programın yapısal reformların çerçevesini oluşturulduğunu ifade etti.
Her programın altında bileşenlerin, her bileşenin altında da eylemlerin olduğunu dile
getiren Babacan, bugüne kadar belirlenen
yaklaşık 1250 eylem için takvimlendirme
çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Babacan, her eylem için 2018 sonuna kadar
bir tarih belirleyeceklerini vurgulayarak, şu
ana kadar 25 öncelikli dönüşüm programından yedisinin takvimine Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda karar verdiklerini dile getirdi.
“Önümüzdeki üç yıllık OVP döneminin,
hatta 2018 yılının sonuna kadar ki dönemin
EKONOMİK FORUM
15i
KAPAK
AB Tanımlı Borç Stoku/(%GSYH )
Grafik V
35
T: Tahmin P: Program
33.1
33
31.8
31
30.0
29
28.5
27
25
2014 T
2015 P
2017 P
Toplam Yurtiçi Tasarruflar/(% GSYH)
Grafik VI
18
2016 P
T: Tahmin P: Program
17.1
17
16.2
16
15.2
15
14.4
14
14.5
14.9
13.5
13.2
13
2009
2010
2012
2013
2014 T
2015P
2016P
2017P
İşsizlik Oranı (%)
Grafik VII
9.8
2011
T: Tahmin P: Program
9.6
9.6
9.5
9.4
9.2
9.2
9.1
9.0
2014 T
16
EKONOMİK FORUM
2015P
2016P
2017P
en önemli konusu yapısal reformlar. Bu yapısal reformları gerçekleştirebildiğimiz ölçüde
Türkiye’nin potansiyel büyümesini artıracağız, kronik sorunlarını çözeceğiz. Yapısal
reformlarda takvimimize uyamazsak bunun
olumsuz sonuçlarını hep beraber göreceğiz”
diyen Babacan, “Potansiyel büyüme bundan sonra yapısal reformlarımızı kararlılıkla sürdürmemizle mümkün olacak” dedi. Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye’nin
2023 hedeflerinin iddialı, ama 2008-2009
krizinden sonra dünyanın ekonomik büyümesi ve dünyanın ticaretiyle ilgili beklentilerin aşağı doğru revize edilmesine rağmen hâlâ ulaşılabilir hedef olduğunu söyledi. Babacan, dünya ekonomisindeki toparlanma,
bölgesel problemlerin çözüm yoluna girmesiyle beraber ciddi bir hamlenin başlayacağına
inandıklarını vurguladı.
BAKAN ŞİMŞEK: “SAVUNMA VE
GÜVENLİK HARCAMALARINDA ÖZEL BİR
ARTIŞ ÖNGÖRMÜYORUZ”
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 20152017 OVP yönelik yaptığı değerlendirmede,
“Bu sene iki seçime, 17 Aralık sürecine ve jeopolitik gerginliklere rağmen, bütçe hedeflerini
rahat bir şekilde tutturuyoruz. IMF’nin vurguladığı hususlara bizde katılıyoruz. Türkiye’nin
hem tasarrufları artırması gerekiyor hem de
özellikle kamu maliyesiyle cari harcamaları,
özellikle idari harcamaları kontrol altına alması gerekiyor. 2015 yılı için vergi gelirlerine
de %10,7’lik bir artış öngöreceğiz, faiz dışı
harcamalarındaki artışı %5,1 ile sınırlı tutacağız. Çalışmalarımızı da bu çerçevede devam
ettiriyoruz. En önemli reform alanlarından
biri kamu harcamalarının rasyonelleştirilmesi
çok önemli. 2015 yılında da eğitim en büyük
harcama kalemimiz olmaya devam edecek,
muhtemelen bunu sağlık ve sosyal güvenlik
takip edecektir. Altyapı çok önemli bir kalem
olarak bütçemizde yer almaya devam edecektir. Savunma ve güvenlik harcamalarında özel
bir artış öngörmüyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin önümüzdeki birkaç yıl içinde
4-5 milyar dolarlık bir özelleştirme gelirini garanti altına aldığını açıklayan Bakan Şimşek,
“2014 yılı için 6.8 milyar liralık özelleştirme
geliri öngörümüz vardı. 2015 yılında 8.7 milyar lira, 2016 yılında 6 milyar 791 milyon
liralık bir gelir öngörüsü söz konusu. Bugünkü geldiğimiz nokta itibarıyla önümüzdeki
birkaç yıl içinde ortalama 4-5 milyar dolarlık
bir özelleştirme gelirini neredeyse garanti
altına almış durumdayız. Bu hedefler aslında
mütevazi hedefler, biz bu hedefleri çok rahat
bir şekilde yakalayabiliriz” dedi.
KAPAK
İŞ DÜNYASI ORTA VADELİ
PROGRAM’I DESTEKLİYOR
İş dünyası 2015-2017 dönemini kapsayan yenilenmiş Orta Vadeli Program’a (OVP)
yönelik değerlendirmelerinde, programı genel olarak olumlu bulduklarını ve
desteklediklerini dile getirdi.
TOBB BAŞKANI M. RİFAT HİSARCIKLIOĞLU: “REFORM İVMESİ YENİDEN CANLANACAK”
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan tarafından açıklanan
2015-2017 dönemini kapsayan Orta Vadeli
Program’ı (OVP) değerlendirirken, OVP’nin
küresel belirsizlik ortamında özel sektörün ve
piyasaların yön arayışına yardımcı olacağını ve
deniz feneri işlevi göreceğini söyledi.
Hisarcıklıoğlu, mevcut küresel iktisadi ve
siyasi ortam düşünüldüğünde ortaya konan
hedeflerin iddialı hedefler olduğunu belirtti.
Hisarcıklıoğlu, hedeflenen konuların mutlaka
takvimlendirilip, belli bir plan çerçevesinde hayata geçirilmesini de beklediklerini vurguladı.
OVP’nin Türkiye ekonomisiyle ilgili
doğru teşhisler içerdiğini ifade eden TOBB
Başkanı Hisarcıklıoğlu, ekonomideki üç
önemli yapısal sorun alanı olarak enflasyon,
cari açık ve büyümeye odaklanılmasının çok
önemli olduğunu belirtti.
Hisarcıklıoğlu, ortaya konulan eylem planlarının, TOBB olarak bugüne kadar vurguladıkları ve talep ettikleri konular olduğuna dikkat
çekerek, şunları söyledi:
“Bunların mutlaka takvimlendirilip, belli
bir plan çerçevesinde hayata geçirilmesini
bekliyoruz. Bu sayede Türkiye ekonomisi ve
özel sektörü 2023 hedefleri doğrultusunda
ilerlemeye devam edecek. Yine bu sayede
ülkemizde reform ivmesinin yeniden canlanacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde
daha dengeli bir büyüme sürecinin hedeflenmesi ve sanayimizi güçlendirecek adımlara
öncelik verilmesi, Türkiye ekonomisinin
istikrarını korumasını sağlayacak. Bu kapsamda büyümeyi sağlayacak esas unsur olarak özel sektörün ön plana çıkarıldığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Özel sektör
öncülüğünde güçlü bir büyüme performansı
göstermek için reel kesimin ve sanayimizin
yapısal dönüşümünü tamamlayacak adımların bir an önce atılmasını bekliyoruz.”
EKONOMİK FORUM
17i
KAPAK
ÇAĞLAR: “2023 HEDEFİNDEN UZAKLAŞMAYALIM”
TOBB Yönetim Kur ulu Başkan
kan
Yardımcısı ve İstanbul Ticaret Odası
ası
(İTO) Yönetim Kurulu Başkanı İbraahim Çağlar, 2015-2017 dönemini
kapsayan Orta Vadeli Program’a
(OVP) ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Büyümeden yapılacak
her fedakârlık bizi 2023 hedeflerimizden uzaklaştırır” dedi.
OVP’nin temel önceliğinin
enflasyonla mücadeleye kararlılıkla devam ederken cari açığı kademeli olarak düşürmek olduğunu
belirten Çağlar, şunları söyledi:
“2015 yılı için %4, 2016 ve 2017
017
yılları için ise %5’lik büyüme hedefefleniyor. Genç nüfusuyla Türkiye, bu
oranların çok daha üzerinde büyüme
potansiyeline sahiptir. Gelişmiş ülkeler
seviyesinde milli gelire ulaşmak için
%4-5 büyüme yeterli değildir. Türkiye
coğrafi konumu, üretimde ve lojistikte
kazandığı deneyimle çok daha fazla
büyümeyi hak etmektedir.
Büyümeden yapılacak her fedakârlığın 2023 hedeflerinden bizi adım adım
uzaklaştıracağını unutmamalıyız. Bunun
için doğru para ve maliye politikaları
kadar yapısal reformlara da hız verilmesi çok önemli. Yeni yol haritamızın en
önemli parçası, ekonomimizi yenilikçi
üretim yapısına kavuşturmak olmalı.”
Önceki OVP’lerde ve Merkez Bankası’nın enflasyon hedefindeki sap-
maların
hem üretim hem de ticaret
mala
malar
açısından
belirsizlik teşkil ettiğini beaçısın
lirten
lirte
irt Çağlar, bu sapmaları sadece
mevsimsel
ve konjonktürel nedenm
llerle açıklamanın mümkün olmale
dığını, bu noktada makro ve mikro önlemlerin aciliyetinin ortaya
çıktığını ifade etti.
Çağlar, özel sektörün
önünün yapısal reformlarla
açılabileceğine dikkat çekerrek, “Programda öngörülen istikrarlı
ve yüksek büyümeyi ancak
ti
tik
verimliliği
ve tasarrufu artırarak,
ver
veri
ayrıca
ayrıc sanayileşmeyi hızlandırarak
sağlayabiliriz.
Bu nedenle OVP’de özel
sağlay
sektör
sektö öncülüğünde, ihracata dayalı,
rekabetçi üretim yapısının geliştirilmesi
hedeflerini çok yerinde buluyoruz”
dedi. Makroekonomik istikrarın en
büyük güvencesinin sıkı maliye politikası olduğunu vurgulayan Çağlar, “Bu
çerçevede kamu maliyesindeki olumlu
gidişatın, önümüzdeki dönemde de devam edeceğinin Program’da yer alması
memnuniyet verici” ifadesini kullandı.
BUDAK: “OVP DAHA GERÇEKÇİ”
TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Antalya Ticaret ve sanayi Odası
(ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin
Osman Budak, hedefleri revize edilen
bu yıl için %3,3 büyüme öngörülen
Orta Vadeli Program’ın (OVP) artık
daha gerçekçi bir durum ortaya koyduğunu belirtti. Ekonomi yönetiminin bir açıklama yaparak duyurduğu OVP’de
hedeflerin revize edildiğine dikkat
çeken Budak, şunları söyledi:
“Şimdi daha gerçekçi bir durum var.
2014 yılında %3,3 büyüme hedefi, 2017’ye
kadar %4-5 arası büyüme hedefi var.
2023’te dünyanın 10’uncu büyük ekonomisi olacaksak bu büyüme gerçekçi olmaz.
2023’de ilk 10 olmak çok zor. Bunun gerçekleşmesi için çok şey yapılması lazım. Bu
büyüme Türkiye’yi kesmez. Petrol fiyatlarının geri gitmesinin ekonomiye büyük faydası oldu. 10 dolarlık bir düşüşte 5 milyar
dolarlık bir ekonomik rahatlama yaşıyoruz.
18
EKONOMİK FORUM
Her zaman söylediğim yapısal reformlar hayata geçmez ve yeni bir ekonomik
program yapılmazsa tablo bu ya da bundan
kötü olur. Biz bugünkü halimizle devam
edemeyiz. Nano ve bioteknoloji gibi alanlara yatırım yapılmalı. İlk olarak büyük bir
hamle eğitime yapılmalı.”
Türkiye’de kaliteli iş gücünün kullanılacağı bir alan oluşturulamadığını anlatan Budak, “Türk çocukları silikon
vadisinde büyük işlere imza atıp,
önemli programların altına isimlerini yazıyor. Ancak merkezi hükümet
bu atılımlar için 2015 seçimlerine
kadar idare edip seçimlerden sonra reformları hayata geçirmeyi düşünüyoruz derse bu çok büyük bir
zaman kaybı olur” ifadesini kullandı.
Budak, IMF 2019 yılına kadar enflasyon
rakamlarının %5’in altına inmeyeceğini ve
işsizliğin çift haneli rakamlarda kalacağını
açıkladığını dile getirerek, “Cari denge,
yani cari açığımız 2019’a kadar devam edecek. Bu da döviz ihtiyacımız devam edecek
demek oluyor. Yani 4,5 milyar dolar civarı
sıcak para Türkiye’ye girmeli. Bu durum
devam ederse ülke olarak her krizden ve
dalgalanmadan etkileneceğimiz anlamına
geliyor” ifadesini kullandı.
KAPAK
YORGANCILAR: “MAKROEKONOMİK İSTİKRARA ÖNCELİK VERİLMESİ SON DERECE YERİNDE”
TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim
Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Orta Vadeli Program’la (OVP) ilgili olarak, “Başbakan
Yardımcısı Ali Babacan’ın ekonomide dönüşüm gereğine işaret etmesi ve bu bağlamda
para ve maliye politikalarıyla gidilecek yolun
bittiğini, yapısal reformların şart olduğunu
vvurgulaması son derece haklı” dedi.
Yorgancılar, yaptığı açıklamada, OVP’yi
2023 hedefleri için yetersiz de olsa makro2
eekonomik hedefleri gerçekçi, öncelikleri de
doğru bulduklarını belirtti. Başbakan Yard
dımcısı Ali Babacan’ın daha önce Hükümet
d
Programı’nda belirlenmiş olan 25 reform
aalanıyla ilgili 1250 eylemin yapılacağının
aaçıklandığını ifade eden Yorgancılar, şunlarrı söyledi: “Sanayiciler olarak bu eylemlerin
ttanımlanmasında bizleri ilgilendiren boyyutlarında rol ve görev alabilmeyi istiyoruz.
Yeter ki, takvimlendirme planına uyulsun.
OVP’de enflasyonla mücadelenin, cari açığı
azaltmanın ve yapısal reformların ön plana
çıkarılması son derece doğru. Bizim de söylemlerimizi doğrulayan adımları içeriyor.”
Yorgancılar, Babacan’ın sanayicilerin
çok ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu söylemesinin kendileri mutlu ettiğini
belirterek, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin arazi, inşaat ve finansal
rantlarla uzun süreli yüksek ve sürdürülebilir büyüme gerçekleştirmesi mümkün
değildi. Bu alanların da artık reel sektör
düzeyinde hatta daha yüksek oranda vergilendirilmesi gerekiyor. Programdan bu durumun çok net olarak fark edildiği anlaşılıyor. Şimdi beklentimiz sanayi sektörüne
pozitif ayrımcılık yapılması. Bu çerçevede
makroekonomik istikrara öncelik verilmesi son derece yerinde. Ancak makroekonomik istikrardan öncelikle düşük değil,
gerçekçi kur ve düşük enflasyon anlaşılmalıdır. Dahilde İşleme Rejimi uygulamasının
gözden geçirilecek olması da son derece
yerindedir. Ayrıca gerçek sanayiciler ve
yenilikçi sanayi ürünleri üreten firmalara
kurumsal vergi teşviki sağlanmalı, vergi
oranı %15’e düşürülmelidir.”
BURKAY: “KAPSAMLI REFORMLARA
İHTİYAÇ VAR”
ÖZTÜRK: “TÜRKİYE’NİN HER SENE %9
BÜYÜMESİ GEREKİYOR”
TOBB Yönetim Kurulu ÜyeTO
si vve Bursa Ticaret ve Sanayi
Odası
(BTSO) Yönetim KuO
rulu
ru Başkanı İbrahim Burkay,
büyümenin yeniden
k
hızlandırılması
için kapsamh
lı reformlara ve desteklere
ihtiyaç
olduğunu ifade etti. ih
OVP’de
temel önceliklerin
O
enflasyon
ve cari açığın düen
şürülmesi olarak açıklandığını anımsatan Burkay, program
hedeflerinin oluşturulmasında özellikle küresel mali şartların
değişmesinin yol açtığı olumsuz etkilerle, dünya ekonomisi
ve ticaretindeki yavaş büyümenin dikkate alındığını söyledi.
Türkiye’nin 2014 yılı büyüme hedefinin %4’ten %3,3’e; 2015
yılı büyüme hedefinin ise %5’ten %4’e çekildiğine dikkat çeken
Burkay, “Büyümelerde sürekli aşağı yönlü revizyon yapılmakta
ve 2014 yılında olduğu gibi revize edilen büyüme hedefinin
de altında kalınmaktadır. Türkiye’nin büyüme performansı
düşmüştür. Büyümenin yeniden hızlandırılması için kapsamlı reformlara ve desteklere ihtiyaç bulunmaktadır” dedi.
OVP’de, 10’uncu Kalkınma Planı’nda yer verilen 25 reform
programının uygulanmasının hedeflendiğini dile getiren Burkay, bu reformların hayata geçirilmesiyle sanayiye, ihracata,
yüksek teknolojiye ve yurt içi girdi kullanımına dayalı büyüme
modeline geçileceğini söyledi. Burkay, 2023 yılı hedefleri için
OVP’deki yapısal reformların uygulanmasının büyük önem
taşıdığını ifade etti.
TOBB Yönetim Kur ulu
T
Üyesi ve Konya Ticaret OdaÜy
ssı (KTO) Yönetim Kurulu
Başkanı Selçuk Öztürk,
B
Türkiye’nin 2007 yılından
T
bbu yana zikzaklı bir büyüme
trendine girdiğini ve istenilen
tr
tüksek büyüme rakamlarına
tü
ulaşamadığını belirterek, şöyul
ula
le kkonuştu:
“Türkiye 2002-2006 yılları arasında ortalama %7,2 gibi yüksek bir büyüme oranı elde edilmiştir. Ancak bu yüksek büyüme
oranları sürdürülebilir olmamış, cari açığı frenlemeye yönelik
alınan tedbirler sonucunda 2012 ve 2013 yıllarında büyüme
hızı ciddi oranda yavaşlamıştır. 2008-2013 yılları arasındaki
büyüme hızı ortalama %3,2 olarak gerçekleşmiştir. Bu durum
bize ‘Orta Gelir Tuzağı’nı düşündürmektedir. Çünkü bir türlü 10
bin dolar bandına oturmuş kişi başına milli geliri artıramıyoruz.
Bunun için tasarrufların artırılması ve yatırıma dönüştürülmesi
ve katma değer yaratan üretim modeline geçilmesi gerekiyor.
Açıklanan OVP’ye göre de önümüzdeki üç yıl da düşük büyüme
devam edecek. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması için önünde sekiz senesi kaldı. Bu sene 810 milyar dolar olması beklenen
millî gelirin 2023 yılında 2 trilyon dolar; 10 bin 537 dolar olan
kişi başına düşen millî gelirin ise 25 bin dolar olması hedeflendi.
Bu şartlarda Türkiye’nin her sene %9 büyümesi gerekiyor. Bu
noktada reel sektörü motive eden ve yatırım ve üretim için teşvik
eden bir sisteme geçilmesi gerektiğini önemle vurguluyoruz.”
EKONOMİK FORUM
19i
GÜNCEL
TOBB
TÜRKİYE’NİN
EN HIZLI
BÜYÜYEN
ŞİRKETLERİNİ
ARIYOR
TOBB, AllWorld Network
ve TEPAV öncülüğünde
Türkiye’nin en hızlı
büyüyen şirketlerine küresel
ölçekte dikkat çekmek
için başlatılan ve bu yıl
üçüncüsü düzenlenen
“Türkiye 100 Projesi” 2014
başvuruları açıldı. “Türkiye
100” yarışmasına
http://turkiye100.tobb.org.tr
internet adresinden
1 Aralık 2014 tarihine kadar
başvuru yapılabiliyor.
20
EKONOMİK FORUM
Türkiye’nin
en dinamik
şirketlerinden
biri misiniz?
ŞİMDİ
BAŞVURUN...
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), merkezi ABD’de
bulunan AllWorld Network ve Türkiye Ekonomi Politikaları
Araştırma Vakfı (TEPAV) işbirliğinde “Türkiye 100” yarışmasının bu yıl üçüncüsünü düzenliyor. Yarışmaya başvuranlar
arasından 2011-2013 döneminde satış gelirlerini en hızlı artıran 100
şirket seçilecek. Yarışmada ilk 100’e giren firmalara küresel ortaklıkların
kapısı açılırken, uluslararası platformda tanıtım imkânı sağlanıyor.
“Türkiye 100” yarışmasıyla başarılı şirketlere uluslararası düzeyde
görünürlük kazandırmak ve bu şirketlerin küresel ekonomik bağlantılarını kuvvetlendirmek amaçlanıyor. Listeye girmeye hak kazanan şirketler her yıl Harvard Üniversitesi’nde düzenlenen Harvard Girişimcilik
Zirvesi’ne katılmaya hak kazanıyor.
AllWorld Network’ün dünyanın dört bir tarafında gerçekleştirdiği
“Türkiye 100” benzeri yarışmaların kazananlarıyla bir araya gelme
fırsatı buluyor. Ayrıca yarışmayla, “Türkiye 100” şirketlerinin başarı
öykülerinin genç nesillere ilham kaynağı olması ve onları girişimci
olmaya teşvik etmesi de hedefleniyor.
HİSARCIKLIOĞLU: “GİRİŞİMCİLERİMİZ DÜNYAYA TANITILACAK”
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu konuya ilişkin yaptığı açıklamada, girişimciliğin geliştirilmesi meselesinin TOBB’un en önemli
önceliklerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin girişimci sayısının
artmasıyla birlikte daha fazla büyüyeceğine inandığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, “2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri
olmamızın anahtarı girişimciliktir. Anadolu’nun her yanında doğru
fırsatları gören, inovasyon yapan ve istihdam sağlayan binlerce girişimcimiz var. Bu girişimciler en büyük varlığımızdır. TOBB’un öncülüğünde
TEPAV ve AllWorld Network’ün yürüttüğü Türkiye 100 Projesi’yle bu
girişimcilerimiz dünyaya tanıtılacak” diye konuştu.
HANGİ ŞİRKETLER BAŞVURU YAPABİLİYOR?
Türkiye 100 yarışmasına katılmak için 1 Aralık 2014 tarihine kadar başvuruda bulunacak
şirketlerin aşağıda belirtilen şartları sağlaması gerekiyor:
◆ Türkiye 100’e başvuracak
şirketler, en az üç yıllık işletme
geçmişine ve 2013 itibarıyla en az
500 bin dolar gelire/ciroya sahip
olmalı ve 2011-2013 döneminde
satış gelirlerini en az %10 artırmış
olmalı.
◆ Bağımsız, özel, halka açık
olmayan ve kâr amaçlı bir şirket,
ortaklık veya şahıs şirketi olmalı.
◆ Şirket merkezi Türkiye’de
olmalı. Ancak şirket yasal olarak
başka bir yerde şirketleşmiş olabilir.
Yabancı bir şirketin şubeleri
yarışmaya başvuramaz.
◆ Şirketin yerli veya yabancı
yatırımcıları olabilir, ancak
hisselerinin %51’i veya daha fazlası
bir halka açık şirkete veya herhangi
bir ülkenin devletine ait olmamalı.
◆ Şirket kâr amacı gütmeyen
bir kuruluş, holding şirketi, franchise,
otomobil satış bayiliği, banka veya
kamu hizmeti veren bir şirket olmamalı.
◆ Bir holdingin sahip olduğu,
ancak bağımsız tüzel kişilik
durumuna sahip işletmeler
başvuruda bulunabilir. Başvurular
http://turkiye100.tobb.org.tr internet
sitesinden ücretsiz olarak yapılıyor.
EKONOMİK FORUM
21i
HABER
n Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu’nun (CACCI)
Genel Kurulu Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da gerçekleştirildi.
Hisarcıklıoğlu, CACCI Başkan
Yardımcılığı’na seçildi
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da
gerçekleştirilen Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu’nun (CACCI)
Genel Kurulu’nda, CACCI Başkan Yardımcılığı’na seçildi.
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambres)
Başkan Yardımcılığı, 57 İslam ülkesinin
üyesi olduğu İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odaları Federasyonu (ICCIA) Başkan
Yardımcılığı, Milletlerarası Ticaret Odası
(ICC) Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinin
yanı sıra uluslararası arenada yeni bir görev
üstlendi. Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da gerçekleştirilen Asya-Pasifik Ticaret
ve Sanayi Odaları Konfederasyonu’nun
(CACCI) Genel Kurulu’nda CACCI Başkan
Yardımcılığı’na seçilen Hisarcıklıoğlu şu
açıklamayı yaptı:
“Bu seçimden dolayı ülkem ve Türk iş
22
EKONOMİK FORUM
dünyası adına gurur duyuyorum. Bu görevde de ülkemiz iş dünyasını en iyi şekilde temsil edeceğim.”
Türk iş dünyasının Asya-Pasifik ülkeleriyle ekonomik ilişkilerini daha fazla artırmak için çalışacağını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Bizim görevimiz ülkemiz bayrağını dünyanın her yerinde
dalgalandırmak. Asya-Pasifik Bölgesi’nin dünya ekonomisindeki artan önemi, gelişmiş ekonomilerin dikkatinin bu bölgeye çevrilmesine neden olmuştur. Biz de iş dünyamızı temsilen
bayrağımızı bu bölgede daha güçlü şekilde dalgalandırmak için
var gücümüzle çalışıyoruz. Bu seçimin, kardeş ülke Malezya’da
gerçekleşmiş olması bizi ayrıca mutlu etmektedir” diye konuştu.
CACCI NEDİR?
Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI), aralarında, Japonya, Hindistan, Rusya Federasyonu, Avustralya, Yeni Zelanda, Malezya, Güney Kore, Tayvan, Çin, Singapur,
Gürcistan ve Türkiye’nin de yer aldığı 26 Asya ve Batı Pasifik
HABER
n Japon Ticaret ve Sanayi Odası Özel Danışmanı ve Honda
CEO’su Takeo Fukui, CACCI Başkan Yardımcılığı’na seçilen
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na başarılar diledi.
ülkesinin oda birliklerinden oluşuyor.
1966 yılında kurulan CACCI, Birleşmiş
Milletler’in (BM) resmi istişare organları
arasında yer alıyor. CACCI’nin ana faaliyet
alanları KOBİ’lerin desteklenmesi, iş dünyası arasındaki işbirliği için network faaliyetleri ve eğitim olarak özetlenebilir.
Asya işletmelerinin öncü örgütü olarak
bölgesel işbirliklerini ve bölgesel ekonomik büyümeyi artırmayı amaçlayan CACCI, bu amaç doğrultusunda bölgedeki iş
insanlarını teşvik eden bir forum olarak
hizmet gösteriyor.
Aynı zamanda Asya ile Batı Pasifik
ticaret ve sanayi odalarıyla benzer iş dernekleri arasında işbirliği ve koordinasyonun gerçekleştirilmesini sağlıyor. Asya ve
Batı Pasifik ile bağımsız ülke ekonomileri
arasında ticaretin artması, bölgenin ekonomik büyüme, ilerleme ve iyileştirilmesi
için iş koşullarında etkin uyumlu, kolektif
eylemleri düzenliyor.
Yine bölgede nakliye, bankacılık, sigortacılık, turizm gibi hizmetlerin geliştirilmesine yönelik çaba gösteriyor. Bölge
dışındaki ülkeler arasında ortak girişimleri teşvik ederek iş ilişkilerini genişletmek
amacıyla ülkelerin hükümetleri, iş dernekleri, iş insanları arasında daha iyi bir anlayışı geliştirmeyi hedefliyor.
n CACCI Başkan Yardımcılığı’na seçilen TOBB Başkanı
M. Rifat Hisacıklıoğlu ile CACCI Başkanı ve Gürcistan
Ticaret Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Jemal Inaishvili.
EKONOMİK FORUM
23i
DOSYA
BAŞBAKAN DAVUTOĞLU İLE
STK TEMSİLCİLERİ
TOBB İSTİŞARE TOPLANTISI’NDA
BİR ARAYA GELDİ
BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU, TOBB BAŞKANI M. RİFAT
HİSARCIKLIOĞLU’NUN EV SAHİPLİĞİNDE DÜZENLENEN VE STK
TEMSİLCİLERİ İLE TOBB’UN YEREL TEŞKİLATLARININ DA BULUNDUĞU
İSTİŞARE TOPLANTISI’NA KATILDI. HİSARCIKLIOĞLU, DOĞU VE
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İÇİN HAYALİNİ KURDUKLARI
YATIRIMLARIN YAPILMASI VE HEDEFLERE ULAŞILMASININ İLK ŞARTININ
HUZURDAN GEÇTİĞİNİ BELİRTTİ.
24
EKONOMİK FORUM
DOSYA
B
aşbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen ve STK temsilcileri ile TOBB’un yerel teşkilatlarının da yer aldığı
İstişare Toplantısı’na katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu
başkanlığında TOBB Konferans Salonunda düzenlenen İstişare Toplantısı’na; Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan,
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK), Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye
İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), HAK- İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMUR-SEN), Türkiye Ziraat Odaları Birliği
(TZOB) ve TOBB yöneticileri ile temsilcileri katıldı.
n TOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu,
bölgesel kalkınma
ve planlanan
yatırımların hayata
geçmesi için
huzurun, istikrarın
sağlanması
gerektiğini belirtti.
HİSARCIKLIOĞLU: “DOĞU’DA HUZUR OLMADAN
TİCARET OLMAZ”
İstişare Toplantısı’nın açılışında konuşan TOBB Başkanı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu, IŞİD’in Kobani’ye saldırması nedeniyle Türkiye’de yaşanan protestolarla ilgili önemli açıklamalarda
bulundu. Hisarcıklıoğlu, her fikirden, her siyasi görüşten,
her inançtan üyeleri bulunan Türkiye’nin işçi, memur, çiftçi,
esnaf ve işverenlerinin İstişare Toplantısı’nda bulunduğunu,
Doğu ve Güneydoğu bölgeleri başta olmak üzere Türkiye’nin
farklı şehirlerinden gelen STK başkanları ile yerel kanaat
önderlerinin yer aldığını ifade etti.
Başbakan Davutoğlu’nun gerek Dışişleri Bakanlığı gerekse
Başbakanlığı döneminde kadim devlet geleneğinin önemli
ilkelerinden istişareye büyük önem verdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, son günlerde, Türkiye’de hiç istenmeyen görüntüler
yaşandığını, kendi şehrini yakıp yıkan, kendi insanının canına
kast eden bir akıl tutulması yaşandığını belirterek, şunları
söyledi:
EKONOMİK FORUM
25i
DOSYA
“Bu yaşananlar ne ülkemizin, ne de
komşu coğrafyamızın huzuruna, istikrarına bir katkı sağlamıyor. Bölgemize ve
bölge insanımıza katkı sağlamıyor. Tam
tersine, Türkiye’deki kardeşlikten ve istikrardan rahatsız olanların ekmeğine yağ
sürüyor. Dinine, diline, ırkına bakmadan,
coğrafyamızdaki çatışmalarda mağdur
olan herkese kapısını sonuna kadar açan
Türkiye’den rahatsız olanları memnun
ediyor.
Geçmişte, farklılıklarımızın, ayrılıklara dönüştürülmeye çalışıldığı karanlık
günleri, ülkemizde oynanan kirli oyunları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Bugün
milletimizin arasına nifak sokulmasına,
evlatlarımızın yeniden böyle bir oyuna
kurban gitmesine izin veremeyiz. Kendi
geleceğimize, kendi huzur ve zenginliğimize kastedilmesine müsaade edemeyiz.
Biz, bu oyunu bozmak zorundayız.”
“TÜRKİYE İÇİN ORTAK GELECEĞE
YÖNELİK ÇALIŞMALAR DEVAM ETMELİ”
Son birkaç yıldır Doğu ve Güneydoğu
Anadolu bölgelerinde ilk defa yatırım,
istihdam, ekonomi ve zenginliğin konuşulmaya başlandığına dikkat çeken TOBB
26
EKONOMİK FORUM
m TOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu,
Türkiye’deki birlik
ve kardeşliği her
türlü çatışmadan
uzak tutmanın
herkese düşen bir
görev olduğunu
söyledi.
Başkanı Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“İlk defa, Diyarbakır’ı, Van’ı, Urfa’yı bir sanayi ve turizm
kenti yapmanın hayalini kurduk. Mardin’i dünyanın en
büyük turizm şehirlerinden biri yapmanın hayalini kurduk.
Batman’ı yatırım merkezi, Şırnak’ı ihracat merkezi yapmanın
hayalini kurduk. Ülke olarak, büyük Türkiye’nin hayalini
kurduk. Hayal kurmaktan öte, bunlarla ilgili yol haritaları
çizdik, hedefleri ortaya koyduk. Bunu bizzat bölge insanı
kendisi yaptı. Bütün bu hayallere, hedeflere ulaşmanın ilk
şartı huzurdur. Çünkü huzur, ticaret ve zenginlik birbirinden ayrılmayan bir bütündür. Huzur olmadan ticaret olmaz,
ticaret olmadan zenginlik olmaz.
İçinde bulunduğumuz coğrafyanın istikrarı da, Türkiye’nin daha güçlü, daha zengin ve daha istikrarlı olmasına
bağlıdır. Bu coğrafyanın, bu ülkenin, bu milletin geleceğini
düşünen; şehri için, çocuğu için daha müreffeh bir gelecek
isteyen herkesin en önemli önceliği huzur olmak zorundadır.”
Türkiye’nin birliği ve kardeşliğini her türlü çatışmadan
uzak tutmanın herkesin görevi olduğunu, israf edilen toplumsal enerjinin farkına varılması ve Türkiye için ortak geleceğe
yönelik çalışmaların devam etmesi gerektiğini vurgulayan
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’yi bütün bu coğrafyadaki huzur, istikrar ve zenginliğin teminatı yapmak zorundayız. Bunu da ancak 78 milyon hep birlikte başarabiliriz.
Biz, bu milletin ferasetine inanıyoruz. Eminimiz ki, bütün bu
olaylardan, kardeşliğimiz daha da güçlenmiş olarak çıkacağız.
Bir olarak, iri olarak ve diri olarak; hep birlikte, daha güzel
günlere doğru birlikte yürümeye devam edeceğiz” dedi.
DOSYA
BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU:
“YENİ BİR TÜRKİYE’NİN İNŞA
EDİLMESİNDE KARARLIYIZ”
Kobani protestoları bahane edilerek düğmeye basıldığını ve son olayların, Türkiye’nin
ekonomisinin zirveye ulaştığı, IMF’ye bütün borçların ödendiği, Türkiye’nin çok ciddi
ekonomik ivme kazandığı bir konjonktürde gerçekleştiğine dikkat çeken Başbakan Ahmet
Davutoğlu, “Kesinlikle Türkiye 1990’lara geri dönmeyecektir, aksine 2023 hedefleri
doğrultusunda gelecek perspektifiyle yeni bir Türkiye’nin inşa edilmesinde kararlıyız” dedi.
n Başbakan Ahmet Davutoğlu, en kısa zamanda
tahrip edilen tüm iş yerlerinin eskisinden daha iyi
hale getirilerek, kamu otoritesi ve düzeninin bir daha
sarsılmayacak şekilde düzenleneceğini belirtti.
B
aşbakan Ahmet Davutoğlu, TOBB’da düzenlenen İstişare Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Kobani protestoları bahane edilerek, “Türkiye’yi tekrar karıştırabilir
miyim” diyenlerin düğmeye basmasıyla bir takım olayların geliştiğine dikkat çekti. Başbakan Davutoğlu, başta TOBB
olmak üzere bütün oda sendika temsilcilerine teşekkür ederek
“Çok kritik bir zamanda böyle kapsamlı bir istişare için bizi bir
araya getirmek, toplumsal sorumluluğun bir gereğiydi” dedi.
Son olayların, Türkiye’nin ekonomisinin zirveye ulaştığı, IMF’ye bütün borçların ödendiği, Türkiye’nin çok ciddi
ekonomik ivme kazandığı bir konjonktürde gerçekleştiğine
dikkat çeken Başbakan Davutoğlu, herkesin kriz beklediği bir
anda, Türkiye’de cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık makamının
EKONOMİK FORUM
27i
DOSYA
son derece olgun bir demokratik süreçle
el değiştirdiğini vurguladı. Toplumda yeni
beklentilerle, yeni Türkiye idealiyle ciddi
bir ivme oluşmuşken, birtakım yerlerde
Kobani olayları bahane edilerek düğmeye
basıldığını anlatan Başbakan Davutoğlu,
konuşmasına şöyle devam etti:
“Kesinlikle Türkiye 1990’lara geri dönmeyecektir, aksine 2023 hedefleri doğrultusunda gelecek perspektifiyle yeni bir Türkiye’nin inşa edilmesinde kararlıyız. Bir inşa
ve ihya dönemi başlamıştır, bunu kimse durduramayacaktır. Bu inşa ve ihya döneminin
demokratik temeli çözüm sürecinin başarıya
ulaşmasıdır. Tarihi kardeşliğin ebedi kardeşliğe dönüşmesi konusundaki çabalarımız
kesintisiz devam edecektir.”
İŞ DÜNYASI VE SENDİKALARA ÇAĞRI
İş dünyasına, sendikalara önümüzdeki
günlerde birbirleriyle kucaklaşmaları çağrısında bulunan Başbakan Davutoğlu, “Bizim
için çözüm sürecinde tek muhatap millettir. Entegre bir kalkınma stratejiyle bütün
Türkiye’yi kuşatan yepyeni bir dönemin
başlaması konusunda kararlıyız. Türkiye’nin
kalkınmasında İstanbul ile Diyarbakır ara28
EKONOMİK FORUM
m Başbakan
Ahmet Davutoğlu,
Birlik Merkezi’nin
bahçesine çınar
ağacı dikerek,
toprak attı.
sında, Konya ile Muş arasında, İzmir ile Van arasında hiçbir fark
olmayacak, bütün Türkiye yeni Türkiye ideali etrafında ortak
bir projeyle ayağa kaldırılacak ve Türkiye yükselen küresel bir
ekonominin öncüsü bir ülke olarak uluslararası alanda hak ettiği
itibarı kazanacak” ifadesini kullandı.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi Avrasya’nın medeniyet
tarihi bakımından en zengin bölgelerini oluşturduğuna dikkat
çeken Başbakan Davutoğlu, bütün ulaştırma ve enerji koridorlarının Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden geçtiğini anımsattı.
Birilerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine dönük hesaplar içinde alabileceğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, Doğu
ve Güneydoğu Anadolu’daki her bir yatırımı sadece Türkiye’nin
değil, çevre bölgelerin de yükselen bir havzası haline getirmek
üzere yürüttüklerini dile getirdi.
Başbakan Davutoğlu, “Akdeniz-Karadeniz, Karadeniz-Hazar ve Karadeniz-Basra Körfezi çerçevesindeki jeopolitik kuşak
üzerinde, diğer tarafta Kafkasya, Mezopotamya ve Levant hattı
üzerinde bu coğrafyayı biz yeni bir medeniyetin ihyasında merkez coğrafya haline getireceğiz. Ülkemizin kalkınması Doğu ve
Güneydoğu Anadolu olmadan gerçekleşemez, gerçek hedefine
ulaşamaz. O bakımdan, önümüzdeki dönemde bu bölgelerimizin
kalkınması için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz.
Türkiye’de güçlü bir milli irade var, Türkiye’nin ve bu ülkenin
her bir santimetrekaresiyle ilgili hayali, iddiası olan bir hükümet
var ve o hükümetle birlikte hareket etmeye kararlı bir millet
var. Bunu gördükçe onlar da tuzaklarının fayda getirmeyeceğini
anlayacaklar” ifadesini kullandı.
DOSYA
BÖLGEDE ÇÖZÜM SÜRECİNİN
HIZ KAZANMASI TALEP EDİLDİ
Birlik Merkezi’nde gerçekleştirilen TOBB İstişare Toplantısı’nda konuşan Başbakan Ahmet
Davutoğlu, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile STK temsilcilerinin konuşmalarının
ardından Doğu ve Güneydoğu Anadolu oda başkanları söz alarak, bölgedeki gelişmelere
yönelik görüşlerini dile getirdi. Bölge oda başkanları, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak,
çözüm sürecinin hızlandırılmasını, özelde bölge genelde Türkiye ekonomisinin yeniden ele
alınarak, reform ateşinin gündeme taşınmasını talep etti.
ADİL KONUKOĞLU
AHMET SAYAR
Son yaşanan olayların Türkiye
ekonomisini olumsuz etkilediğini ifade
eden Konukoğlu, Türkiye’nin 2023
hedeflerine ulaşabilmesi için yeni bir
teşvik sisteminin çıkartılıp, üretimin
ön plana alınması gerektiğini söyledi.
Yerli üretimin desteklenmesini, yeni
çıkarılacak teşvik yasasında mutlaka
mevcut işletmelerin de göz önüne
alınmasını vurgulayan Konukoğlu, aksi
takdirde Türkiye’nin rekabet gücünü
kaybedeceğini belirtti.
Bölgenin ekonomisine katkı
sağlayabilmek için Dörtyol-Hassa Tüneli’nin mutlaka açılmasını, Suriye
sınırındaki sığınmacıların bulunduğu belediyelere ilave ödenekler
tanınmasını, Suriye’den gelen tüm sığınmacıların kimlikleri tespit
edilip, sığınmacıların kayıt altına alınmasının hızlandırılmasını, Suriyeli
sığınmacıların çalışma imkânlarının da bir an önce belirlenmesini
dile getiren Konukoğlu, “Hem bölgede hem de Türkiye genelinde
ekonominin yeniden gündeme alınması ekonomik reform ateşinin
yeniden yakılmasını talep ediyoruz” dedi.
Diyarbakır’ın sosyoekonomik olarak
67’nci sırada olduğunu anımsatan Sayar,
bunun sebebinin de barış olmamasından
kaynaklandığını ifade etti. Süreci
aşabilmenin yolunun da sağduyu,
aklıselim, aklı ön planda tutacak şekilde
aşılabileceğini ifade eden Sayar, bu
konuda özellikle siyasilerin, siyasi aktörlerin
toplumu kaygılandıracak ve şiddete
dönüştürecek söylemlerden uzak kalması
gerektiğini vurguladı.
Çözüm sürecinin motivasyonu hiç
aksamadan, kararlı bir şekilde yürütülmesi ve
yasal adımların atılması gerektiğine dikkat çeken Sayar, “Diyarbakır’da
son iki yıldır çözüm sürecinde zaman zaman lokal olaylar, problemler
oldu ve sivil toplum örgütleri olarak bu sorunların barışçıl bir yöntemle
çözülmesi için girişimlerde bulunduk. Fakat bazen özellikle bu
sürecin bozulmasına yönelik provokasyonların amacına ulaşmaması
için, tüm çabalarımızın zaman zaman yerelde yetersiz kaldığını
tecrübelerimize dayanarak gördük. Dolayısıyla, özellikle bu son
dönemlerdeki gelişmelerde de, toplumla hem sağduyusuyla hem de
geniş çerçevesiyle meselelere bakan ve sorunların bitmesini sağlayan
bir iletişim kurulması gerekiyor” ifadesini kullandı.
Gaziantep Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı
Diyarbakır Ticaret Sanayi Odası Yönetim
Kurulu Başkanı
EKONOMİK FORUM
29i
DOSYA
HİKMET ÇİNÇİN
NECDET TAKVA
Van Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı
Bölgenin yaş ortalamasının 19, kişi
başına gelir seviyesi ile işsizlik oranının
ülke ortalamasının neredeyse iki
katı yüksek olduğunu, eğitim,
sağlık, enerji, sosyal ve kültürel
açıdan dezavantajlı bir konumda
bulunduğunu anlatan Takva, iki
yıldan beri devam eden barış
ve demokratikleşme sürecinin
bölge halkları için büyük bir umut
ve beklenti yarattığına dikkat çekti.
Takva, huzur ortamının yarattığı olumlu
sürecin yatırım ortamının iyileşmesine,
iş insanlarına iyi bir çalışma imkânı sağladığını dile getirdi. Kobani
protestolarıyla çıkan olaylardan bölgedeki iş insanlarının mağdur
olduğuna, tarafların baskıcı tutumlarına maruz kalındığına dikkat çeken
Takva, “Bizler işimizin, aşımızın, ticaretimizin tarafı olmak istiyoruz. Her
farklı anlayıştan üyeyi temsil etmekteyiz, bizim taraf olmamız kadar
tehlikeli bir durum yoktur. Kaldı ki, temsil ettiğimiz meslek odaları
toplumsal barışın ve ortaklaşmanın tek zemini ve çimentosudur.
Bu yapımızın korunması ve kollanması gerekirken en büyük zarara,
yönelime maruz kalan da bizleriz. Ortaya çıkan her olay karşısında
esnafımızın, tüccarımızın, iş yerlerinin tahrip edilmesi neredeyse
geleneksel bir hal almış durumdadır” dedi.
Bölge halkıyla, tüccarı ve esnafıyla etkin iletişim kurabilen kamu
yöneticileriyle, güvenlik güçlerinin varlığının önem kazandığını,
bölgede kamu yönetiminin bu çerçevede örgütlenmesi, etkin iletişim ve
sevgiyi önceleyen bir yaklaşım içinde olmaları gerektiğinin altını çizen
Takva, “Birleştirici söylem ve üslup ve kalıcı ve sürdürülebilir huzurun ve
güvenliğinde anahtarıdır” ifadesini kullandı.
Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim
Kurulu Başkanı
Kobani komşu ülkelerde yaşanan
olayların Türkiye’yi olumsuz
etkilediğini ifade eden Çinçin,
Kobani’yle çözüm sürecinin birlikte
mütalaa edilmemesi gerektiğini
dile getirdi. Çözüm sürecinin
tüm olumsuzluklara rağmen
devam ettirileceğine ve başarıya
ulaşılacağına inandıklarını söyleyen
Çinçin, Hatay’ın yüz yıllardır dinlerin
mozaiği olan bir il olduğunu anımsattı.
Gelinen nokta ekonomik olarak kaygı
duyduklarını belirten Çinçin, Orta Doğu’da
yaşanan sorunların, özellikle bölge esnafını, nakliyecileri oldukça
olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Çinçin, nakliyecilerin bir an önce
sıkıntılarından kurtulmaları için önerilerini ise şöyle sıraladı:
“Yeni kurulan Hatay Ro-Ro AŞ’ne vadeli teşvikli kredi imkânı
sağlanması ve güzergâh maliyetlerinin düşürülmesini talep ediyoruz.
Daha önce Ekonomi Bakanlığı tarafından verilen 1000 dolar beher
araç desteğinin devamı etmesini istiyoruz. Ayrıca nakliyecilerimizin
bir diğer büyük sorunu ise yurtdışına seferini tamamlayıp ilimize geri
dönen araçlarımızın deposunda bulunan 500 lira fazlası mazot kontrol
noktasında kaçak muamelesi görmektedir. Türk nakliye sektörünün
zarar görmemesi ve ihracat pazarının başka ülkelere kaymaması için
bu sorunun acilen çözümlenmesi gerekmektedir. Bu sorunlar yapılacak
yasal düzenlemelerle ve nakliye sektörüne verilecek desteklerle büyük
ölçüde çözüme ulaşacaktır. Nakliyecilerimiz kadar olumsuzluktan
etkilenen esnafımız da oldukça mağdur durumdadır. Esnafımız için
de Vergi ve SGK ödemelerinde destek ayrıca banka kredi borçlarının
yeniden yapılandırılması gibi bazı çözüm noktalarının esnafımızı
rahatlatacağına inanıyoruz.”
MUSTAFA USLU
OSMAN GELİŞ
Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı
Hak arama modelinin hukuk
devletine yakışır bir şekilde dile
getirilmesi gerektiğine inandıklarını
belirten Geliş, “Ne OHAL, ne bu hal
çözüme katkı sunmamıştır, çözüme
çözüm süreci katkı sunacaktır”
diyen Geliş konuşmasına şöyle
devam etti:
“Devletin sevgi ve şefkatiyle
çözüm sürecinin hızlanmasını ve
sivil anayasanın hızlanmasına katkı
sunmamız gerektiğine inanıyorum.
Şiddetsiz bir iletişim, bir yaşam dile
olmasını temenni ediyoruz. Çaresi demokrasi olan bir konunun,
çaresini silah ve güvenlik bürokrasisinde aramayalım.”
Çözüm sürecinin Meclis’te hızlandırılması gerektiğini dile
getiren Geliş, “Başbakanımız ve kabineden Meclis’te bulunan bütün
milletvekillerinden çözüm sürecine biraz daha hassasiyetle önem
vermelerini önemle rica ediyoruz” dedi.
30
EKONOMİK FORUM
Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı
Türkiye’nin huzur kenti olarak
bilinene Adıyaman’da il kez
toplumun huzurunu bozacak
davranışlar geliştiğini ifade eden
Uslu, bunun da tüm toplumu
rahatsız ettiğini vurguladı. Dün
olduğu gibi bugün ve yarın da
birlikte yaşama kültürüne zerre
kadar zarar gelmesine müsaade
etmeyeceklerinin altını çizen Uslu,
demokratik hak arayışının hukuka ve
yasalar uygun olması gerektiğini belirtti.
Uslu, “Barışa çok yaklaştığımız bu
süreci kendi elimizle heba etmeyelim. Bu mesele Türkiye’nin meselesi,
bu mesele bölgenin meselesi, bu mesele Türkiye’nin büyümesinin
önünü kesme meselesi. ‘Türkiye’yi karıştıracaksınız’ ihalesini almışlar
bizi bölmeye çalışıyorlar bunu herkes biliyor. Biz bu hükümetin bu işi
çözeceğine yürekten inanıyoruz” diye konuştu.
SAĞLIK
İ
R
E
S
N
A
K
N
O
L
O
K
GÜNÜMÜZDE ARTIK
K
I
L
A
T
S
A
H
R
İ
B
N
ÖNLENEBİLE
Kolon kanseri, sık görülen fakat önlenebilen
bir kanser türü olarak dikkat çekiyor.
Özel TOBB ETÜ Hastanesi Gastroenteroloji
Uzmanı Prof. Dr. S. Selim Karayalçın, kolon
kanserinin erkeklerde akciğer ve prostat
kanserinden sonra üçüncü, kadınlarda
meme kanserinden sonra ikinci en sık
görülen kanser türü olduğunu belirterek,
“Kolon kanseri önlenebilen bir kanser türü.
Ortalama risk altındaki kişilerin hayatları
boyunca kolon kanserine yakalanma riski
%5, ancak bu değer 50 yaşından sonra
hızla artmaya başlıyor” dedi.
K
anser tanısında erken tanı hayatı
kurtarır. Erken tanı koyabilmek
için risk altındaki kişileri belirtiler oluşmadan taramak gerekir.
Kolon kanseri, kanserler arasında bu açıdan
en başarılı olunanlardan biri. Hastaya tarama amaçlı kolonoskopiyle kolon kanseri
gelişmeden, polip döneminde tanı konulabiliyor ve polip çıkartılarak kansere dönüşmesi
engellenebiliyor. Diğer taraftan yine hasatlık
belirtileri olmadan kolonoskopiyle zamanında yapılan taramada erken dönemde bir
kanser yakalanabiliyor ve operasyonla hayat
kurtarılabiliyor.
Özel TOBB ETÜ Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. S. Selim Karayalçın,
EKONOMİK FORUM
31i
SAĞLIK
Resim I
k Bir polipin kolonoskopide görünümü. Üst karelerdeki resmin sol tarafında
1 santimetre boyutlarındaki kırmızı renkli yapı bir poliptir. Alt karede ise bu
yapı özel bir aletle tutulmuş ve bundan sonraki karede kesilip çıkartıldıktan
(polipektomi işlemi) sonra yeri beyaz olarak kalmıştır
hastaların %90’nın kolon kanseri tanısı anında 50 yaşın üzerinde
olduğunun gözlemlendiğini söyledi.
Kolon kanserinin doğal seyri konusunda bilgi verir misiniz?
Kanser genelde kontrolsüz hücre çoğalmasıdır. Hastalık kalın
bağırsak iç yüzeyini oluşturan hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla
başlar. Kontrolsüz çoğalma kanser oluşturmadan önce uzun süre
polip döneminden geçer.
Kolon polipleri kalın bağırsak iç yüzeyinden gelişip bağırsak
lümenine doğru büyüyen oluşumlardır. (Bkz. Resim I) Bunların bir
kısmı kanserleşme eğilimi olmayan (hiperplastik) yapıya sahip olup
zararsızken, bir kısmı da kanser oluşumu gösteren (adenomatöz)
yapıya sahip olup 5-6 yıl gibi uzun bir sürede %5 oranında kanserleşirler. Adenomatöz poliplerin büyüme hızı yılda 2-4 milimetre
kadardır. Polipin çapı 1 santimetreden büyükse veya kişide birden
fazla polip aynı anda varsa bunların kansere dönüşme riski daha
fazladır. Genelde 2 santimetre üzerinde kanserleşme riski %20’yken
bu oran çapın artmasıyla büyür. Kolon kanserlerinin (Bkz: Resim
II) çoğu işte bu adenomatöz özellik gösteren kolon poliplerinden
gelişir. Bu cins polipler 50 yaşlarında toplumun ortalama %25’inde,
70 yaşlarında ise ortalama %45’inde görülür. Polipler genelde klinik
olarak belirti vermediğinden bu aşamada tek tanı yöntemi tarama
yapılan kolonoskopidir.
Kanserle savaşan bağışıklık sistemi bu hücreleri hastalığın
olduğu bölge lenf bezlerinde sınırlamaya çalışır, ancak zamanla
başarısız kalır. Lenf bezi engelini aşan kanser hücreleri kan yoluyla
önce karaciğere daha sonra da akciğer ve vücudun diğer alanlarına
yayılır. Kanserli hücrelerin yayıldığı alanlara göre farklı belirtiler
çıkar. Yayılmanın fazla olması ise tedavide başarı şansını azaltır
Kolon kanserinin belirtileri neler?
Tüm kanserlerde olduğu gibi, hastalığın hiçbir belirtisinin
olmadığı (asemptomatik) ve belirtilerin olduğu (semptomatik) dönem vardır. Zayıflama, halsizlik gibi bağırsağı ilk planda
düşündürmeyen şikâyetler yanında karın ağrısı, bağırsak alışkanlıklarında değişme (her zamanki tuvalet alışkanlığının bir
aydan uzun bir süre ishal veya kabızlık şeklinde değişmesi) ve/
32
EKONOMİK FORUM
Resim II
k Karelerin sağ alt tarafında düzensiz kenarlı kırmızı renkli yapı kanserli
alandır. Hastalıklı alan görülür ve aynı seansta buradan doku örneği alınarak
tanı kesinleştirilir.
veya dışkılama sırasında kan görülmesi en
sık belirtiler arasında sayılabilir. Hastaların
çoğunda kanama yavaş veya aralıklı olduğundan ve birçok hasta tuvalet sonrası dışkısına
bakmadığından kanama geç fark edilir. Bazı
hastalarda ise izah edilemeyen bir kansızlık
nedeniyle yapılan inceleme sırasında tespit
edilebilir. İleri aşamada kanserli hücrelerin
yayıldığı organlara (karaciğer ve akciğer)
göre ek belirtiler olur.
Kolon kanseri tanısı nasıl konur?
Kolon kanseri tanısı “kolonoskopi” ile
konulur. Kolonoskopi işlemi, anal kanaldan
içeri sokulan özel aletlerle yapılır. Bu aletlerin ucundaki video-kamera sistemiyle 1-2
milimetre çapındaki çok ufak değişikler bile
rahatlıkla fark edilir. Hastalıklı alanlardan
HERHANGİ BİR ŞİKÂYETİ OLMAYAN
TOPLUMUN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNU
OLUŞTURAN “ORTALAMA RİSK”
ALTINDAKİ KİŞİYE KOLON KANSERİ
TARAMASI NASIL YAPILMALI?
Taramaya 50 yaşında başlanmalı. Taramanın amacı sadece erken
tanı ise gaitada gizli kan metodu (her yıl hastanın gaitasında kan varlığı
laboratuvarda araştırılır) önerilir. Hasta açısından çok rahat ve ucuz bir
yöntemdir. Taramanın pozitif çıkması bağırsakta bir hastalık olduğunu
düşündürür ve bunun anlaşılması için kolonoskopi yapılır.
Taramanın amacı hem erken tanı hem de kanser önleme ise
kolonoskopi metodu seçilmelidir. Daha zor ve pahalı olmasına rağmen
en kesin yöntemdir.
Her iki tarama metodu hakkında hastaya bilgi verilir ve sonuçta
hasta kendi tercihini yapar. Kolonoskopi tercih edenlerde ilk inceleme
normal çıkarsa 10 yılda bir tarama tekrarlanmalıdır.
SAĞLIK
TOPLUMUN UFAK BİR KISMINI
OLUŞTURAN “YÜKSEK RİSK” ALTINDAKİ
KİŞİYE TARAMA NASIL YAPILMALI?
k Özel TOBB
ETÜ Hastanesi
Gastroenteroloji
Uzmanı Prof. Dr. S.
Selim Karayalçın.
Aşağıdaki sorulardan birine evet cevabı verildiğinde daha erken (50
yaş öncesi) kolonoskopi gerekir.
a) Daha önceden kolon kanseri veya polipi tanısı aldınız mı?
b) Aile bireylerinde kolon kanseri veya polipi tanısı alan var mı?
Varsa, kaç kişide ve hangi yaşlarda bu tanılar konuldu?
c) Kronik inflamatuvar bağırsak hastalığınız (ülseratif kolit/
Crohn) var mı?
Kolonoskopinin yapılma yaşı taşınan risklere göre değişmekle
birlikte 20-40 yaşlarında başlamalı. Kolonoskopinin tekrarlama
sıklığıysa yine mevcut risklere göre genelde 1-3 yıl arasında
değişmeli. (Kolonoskopi başlama yaşını ve sıklığını doktorunuzdan
öğrenebilirsiniz.)
Doku tanısı konulduktan sonra hastalığın vücutta yaygınlığı
(evreleme) görüntüleme yöntemleriyle araştırılmalı. Bunun için
Ultrasonografi, Bilgisayarlı Tomografi (BT), Pozitron Emisyon Tomografi
(PET) ve Magnetik Rezonans (MR) kullanılır.
alınan biyopsinin mikroskobik incelemesiyle tanı kesinleşir.
Toplumun tümüne kolonoskopi yapmak hem hastalar (riskli ve
zahmetli) hem de kaynaklar açıdan (işlemi yapacak doktor, aletler
ve maliyet) mümkün değildir. Bundan dolayı risk altındaki grupları
iyi belirlemek gerekir.
Kolon kanseri tedavisi nasıl yapılmalı?
Tüm kanserlerde olduğu gibi, erken tanı tedavideki başarıyı
etkileyen en önemli parametredir. Hastalığın evrelerine göre tedavi
prensipleri şöyle açıklanabilir:
Kanser Öncesi Evre (Adenomatöz Polip Evresi): Kolonoskopiyle tespit edilir ve aynı seansta polip çıkartılarak (polipektomi)
tedavi kanser başlamadan sağlanmış olur. Bu aşamadan sonra yeni
polip oluşma riskine karşı hastalar üç senede bir tekrar kolonoskopiyle takip edilmelidir. Eğitimli ve yeterli ekonomik kaynakları
olan toplumlarda, hastalar şikâyetleri yokken, sadece 50 yaşına
geldikleri için tarama amaçlı kolonoskopi yaptırarak, kolon kanseri
öncesi aşamada polip tanısı alıp tedavi olabiliyorlar.
Çok Erken Kanser Evresi (Kanserli Polip Evresi): Yine
tarama amaçlı yapılan kolonoskopiyle tespit edilir. Kolonoskopik
polipektomi yöntemiyle tüm polip çıkartılabiliyorsa ve mikroskopik incelemede kanser hücrelerinin polipin derin tabakalarına
yayılmadığı gösterilmişse ve görüntüleme yöntemlerinde ek
hastalık tespit edilmemişse hastalar altı aylık dönemler içinde
takip edilir. Lenf bezine yayılma şüphesi varsa (%2-7) hastalara
operasyon (polibin olduğu alanın kalın bağırsakla birlikte blok
halinde çıkartılması) gerekebilir.
Erken Kanser Evresi (Lokalize Kolon Kanseri Evresi): Kanser tanısı konulursa önce evreleme yapılır. Bu noktada tedavide
birçok doktor (gastroenterolog dışında, kolorektal cerrah, onkolog
ve radyoterapist) devreye girer. Evreleme yöntemleriyle hastalığın
sadece kalın bağırsakta olduğuna karar verilirse, cerrahi olarak
kanserin olduğu bölge blok halinde çıkartılır. Çıkan organın patolojik incelemesinde hastalık bağırsak duvarıyla sınırlıysa ve lenf
bezlerine yayılım yoksa ek tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Lokal lenf
bezlerine yayılım varsa, tedaviye kemoterapi eklenir.
Gecikmiş Kanser Evresi (Sınırlı Metastaz Yapmış Kolon
Kanseri Evresin): Kanserin bu aşamasında hem bağırsaktaki
hastalıklı alan hem de yayılma alanlarına
operasyon yapılarak hayatı uzatmak mümkün
oluyor. Genel olarak kanser hücrelerinin karaciğer ve akciğere yayılması (metastaz) kötü
seyir belirtisidir. Mide, pankreas ve akciğer
kanseri hastalarında metastaz varsa, bu hastalara ameliyat yapmak hayatı uzatmamakta,
ancak uygun vakalarda kemoterapiyle hayat
uzatılmaya çalışılabilir.
Diğer kanserlerden farklı olarak kolon
kanseri metastazlarında eğer sınırlı sayıda ve
teknik olarak operasyona uygun metastazlar
varsa, cerrahi yöntemlerle bunların çıkartılması ve yapılacak kemoterapiyle hayatı
uzatmak mümkün olabilir.
Çok Gecikmiş Kanser Evresi (İleri Evre
Metastazlı Kolon Kanseri Evresi): Bu aşamada hastalık vücudun birçok yerine yayılmış
ve cerrahinin faydalı olmayacağı düşünülüyorsa medikal onkolog tarafından uygulanacak kemoterapiyle yaşam daha uzun ve
konforlu yapılabilir.
Bu aşamada tümör bağırsak tıkanıklığına
yol açarsa önce tıkanıklık alanına kolonoskopi
yöntemiyle “metal stent” (tümörün yaptığı
darlık alanına 2 santimetre genişliğinde 1015 santimetre uzunluğunda pasajı sağlayacak
tüp) takılarak hastanın dışkılaması ameliyatsız sağlanabilir. Bu basit işlem mümkün
değilse, operasyonla tıkanıklık giderilmeye
çalışılır.
Kalın bağırsağın anal kanala yakın (rektum) bölgesinin kanserleri tedavisinde ise
operasyon öncesi uygun evreleme (MR ve
endosonografi) yapıldıktan sonra yukardakilerden farklı olarak, uygun vakalarda radyoterapi (ışın tedavisi) seçeneği her zaman
akılda tutulmalı.
EKONOMİK FORUM
33i
TEPAV
34
EKONOMİK FORUM
Ô Nilgün ARISAN ERALP
TEPAV AB Enstitüsü, Direktör
AVRUPA
KOMİSYONU
2014 YILI
TÜRKİYE
İLERLEME
RAPORU’NA
GENEL BAKIŞ
ik
dinam a
n
i
’n
e
Türkiy sinin Avrup katkı
mi
rli
ekono hına değe 4 Yılı
a
f
ın re
en 201
kıtasın ı ifade edil ru’nda Türk
ığ
o
r
sağlad lerleme Rap rlendirmele
e
İ
e
nin
eğ
Türkiy siyle ilgili d üzakereleri
m
mi
en
ekono lıyor. Üyelik nması isten
pı
za
e
de ya n ivme ka
kiye’d
r
ü
T
e
n
i
lar
yenid r’da, AB’n
reform
Rapo ik ve siyasi lmaya
o
m
ekono emli bir çıta ektiği
ger
için ön
tmesi .
e
m
a
dev
iyor
belirtil
A
vrupa Komisyonu’nun, 2014 Yılı Türkiye İlerleme
Raporu 8 ekim 2014 tarihinde yayımlandı. 80
sayfalık rapor, Komisyonun Türkiye’ye ilişkin
yayımladığı 17’nci İlerleme Raporu oluyor. Bilindiği üzere, AB Genişleme Politikası’nın en temel araçlarından biri olan İlerleme Raporları, Komisyon tarafından aday
ülkelerdeki ilerlemenin değerlendirilebilmesi için referans
noktalarını (points of reference) içeren bir belge. Avrupa
Komisyonu’nun 2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu bu açıdan
değerlendirildiğinde, Ekim 2013-Eylül 2014 tarihleri arasında Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinde aldığı mesafeyi
değerlendirmesi açısından oldukça önemli görülüyor.
2014 YILI İLERLEME RAPORU İLİŞKİLERE
YENİ BİR BAKIŞ AÇISI GETİRİYOR MU?
Avrupa Komisyonu’nun Türkiye için hazırladığı son İlerleme Raporu AB’nin Türkiye’ye bakışı ve taraflar arasındaki
ilişkiler açısından yeni bir şey getirmiyor.
Rapor’da, Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki kararlılığının Hükümet’in yeni AB stratejisine de atıfla devam ettiği
ifade edilmekle birlikte, AB’nin Türkiye’nin katılımına yönelik perspektifinin netleştirilmesi, katılım müzakerelerinin
önündeki tek taraflı engellerin kaldırılabilmesi konusunda
ve açılması beklenen fasıllarla ilgili herhangi bir bilgi ve/veya
ipucu yok.
EKONOMİK FORUM
35i
TEPAV
Müzakerelerle ilgili olarak ifade edilen en somut husus ya
da itiraf “AB üyeleri arasındaki uzlaşı eksikliğinin müzakere fasıllarıyla ilgili çalışmaları kesintiye uğrattığı” olmuş,
ancak bu sorunun giderilmesi için bir öneride bulunulmuyor.
(a) Siyasi Kriterler: Rapor’un bu bölümünde, geçen
seneki endişeler daha ihtiyatlı bir ifadeyle dile getirilirken, bu
sene AB’nin özellikle üzerinde durduğu hukukun üstünlüğü,
kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, ifade ve basın özgürlüğü başta olmak üzere temel haklar
ile son olarak da yolsuzluk soruşturması ve bu soruşturmanın ele alınış biçimi konularında ihtiyatlı tutum bir yana
bırakılmış ve “ciddi endişelere” ağırlıklı olarak yer veriliyor.
Raporda, olumlu olarak ön plana çıkarılan başlıca konular
ise “çözüm süreci” ve Türkiye’nin mülteciler ile sığınmacılara karşı tutumu. Kamu denetçiliğinin (Ombudsman)
işleyişi ve azınlıkların kültürel hakları konuları da
olumlu bir şekilde değerlendiriliyor.
2013 yılı İlerleme Raporu’nda, siyasi kriterler bölümünde
en ağırlıklı ele alınan konu Türkiye’nin siyasi gündeminde
önemli yer tuttuğu iddiasından yola çıkarak Gezi Parkı protestolarına karşı takınılan tavırken, 2014 yılı İlerleme Raporu’nda bu sefer de yolsuzluk iddialarının araştırılması
konusunun ağırlık kazandığı görülüyor. Avrupa Komisyonu
bu konuda da ihtiyatlı üslubunu bir yana bırakarak “yolsuzluk
iddialarının ele alınma şekli, görevi suiistimal iddialarının ayrım
gözetmeden, saydam ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmeyeceğine ilişkin ciddi şüphelere yol açmıştır” ve “yargının bağımsızlığı,
36
EKONOMİK FORUM
tarafsızlığı ve etkinliğine müdahale etmesi
ile sonuçlanacak şekilde icra makamının,
yolsuzluk iddialarına cevabı endişeye yol
açmaktadır” şeklinde ağır olarak nitelendirilebilecek yorumlar yapılıyor ve hatta
“TBMM’nin yolsuzluk iddialarını araştırmada gecikmesine ve bunda iktidar
partisinin rolüne” dikkat çekiliyor.
“Çözüm süreci” geçen sene olduğu
gibi bu sene de siyasi kriterler alanındaki
en olumlu adım olarak ön plana çıkarılıyor, haziran ayında TBMM’nin çözüm
sürecine yasal dayanak olarak çıkardığı
yasaya atıfta bulunuluyor, ancak yasanın
uygulama yönetmeliğinin henüz kabul
edilmediğine de dikkat çekiliyor.
Siyasi kriterler alanında her zaman övülen “güvenlik güçlerinin sivil denetime
tabi olması” konusunda, Uludere (Roboski) olayı ile ilgili sivil ve askeri takibatların
sonuçlandırılmadığı da gündeme getiriliyor.
Ayrıca askeri vesayet sonuçlandırılırken bu sefer de “kendisine verilen olağanüstü yetkiler nedeniyle Milli İstihbarat
Teşkilatı (MİT) sivil denetimden uzaklaşmıştır” yorumu yapılıyor. Raporda bu konu
ayrıntılı ele alınarak, MİT Yasası’nın “MİT’e
bütçe dışı olan Savunma Sanayi Destek Fo-
TEPAV
nu’na erişim olanağı vermiş olduğu ve bu durumun güvenlik sektörünün mali açıdan saydamlığı daha da sınırladığı” belirtiliyor.
2014 yılı İlerleme Raporu’nda yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimi de ele alınarak, iki seçimde de “Başbakanın
ayrıcalıklı konumda olduğuna, devlet kaynaklarının ve medyanın
eşitsiz kullanıldığına, medyanın yanlı bir tutum izlediğine” dair
yorumlar yapılıyor, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu yoruma
temel olarak Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM)
ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGIT) endişeleri
gündeme getiriliyor.
(b) Kıbrıs: Bu konuda bir yandan yeniden başlayan
çözüm sürecinin desteklendiği vurgulanırken, Türkiye’nin,
Güney Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgede, denizde doğal
enerji kaynakları arama çalışmalarına karşı söylemlerine
devam etmesi eleştiriliyor. Bu bağlamda AB kurumlarının,
üye ülkelerin iki taraflı anlaşmalara taraf olma ve Birleşmiş
Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dâhil olmak üzere uluslararası hukukla uyum içerisinde kendi sınırları dâhilinde doğal
kaynakları araştırma hakkına vurgu yaptığı belirtiliyor.
Güney Kıbrıs’ın tam da bu gerekçelerle çözüm müzakerelerinden çekildiğini açıkladığı bu günlerde AB’nin konuya
bakışı önem kazanıyor.
(c) Ekonomik Kriterler: Rapor’un bu alanda Türkiye’nin performansına bakışında hemen hemen hiç bir değişiklik görülmüyor. Türkiye’nin piyasa ekonomisi olma niteliğini
devam ettirdiği, ancak yüksek cari açık ve görece yüksek enf-
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNDE
OLUMLU BİR TABLO
Ekim 2013-Eylül 2014 dönemini kapsayan 80
sayfalık Avrupa Komisyonu’nun 2014 Yılı Türkiye
İlerleme Raporu’nda, Türkiye-AB ilişkilerinde
olumlu bir tablonun yaşandığına dikkat çekiliyor.
Bu çerçevede, Avrupa Komisyonu tarafından söz
konusu olumlu sürecin temel bileşenleri olarak
görünenler şunlar:
✩ Pozitif Gündem kapsamında çalışmalara
devam edilmesi,
✩ 2014 yılının Türkiye’de AB Yılı olarak
ilan edilmesi ve 62. Hükümet’in Türkiye’nin
yeni AB Stratejisi’ni kabul etmesi,
✩ Türkiye ile AB arasında Geri
Kabul Anlaşması’nın imzalanması ve vize
serbestliği diyaloğunun başlatılması,
✩ Enerji alanında işbirliğinin
geliştirilmesi,
✩ Türkiye ile AB arasında
güçlendirilmiş siyasi diyaloğa devam
edilmesi,
✩ Gümrük Birliği kapsamında
Dünya Bankası Raporu’nun
tavsiyeleri ışında çalışmalara devam
edilmesi,
✩ Türkiye ve AB’nin yeni
Katılım Öncesi Mali Yardım’a
ilişkin strateji ve temel öncelikleri
belirlemiş olması,
✩ Türkiye’nin AB programlarına aktif katılımı.
EKONOMİK FORUM
37i
TEPAV
saydamlık kazandırılmamış olması eleştirilmeye devam ediliyor.
Rapor ilk defa bu sene “son dönemde
ekonomi politikaları oluşum süreçlerinin
ülkedeki siyasi gerilimden etkilendiğinin
gözlemlendiğine” dikkat çekiliyor.
(d) Gümrük Birliği: Dünya Bankası’nın kendi teklifiyle gerçekleştirdiği
Gümrük Birliği Değerlendirmesi Raporu’nun nisan ayında yayımlandığının ve
Rapor’un ticari ilişkilerin genişletilmesi
ve işleyişiyle ilgili sorunların ele alınması
gerektiğine işaret ettiğinin belirtilmesine
karşın, Rapor’da yer alan önerilerin hayata geçirilmesi yönünde somut bir girişim
yapılıp yapılmayacağı belirtilmiyor.
(e) AB Müktesebatı’na Uyum:
lasyon gibi önemli ekonomik dengesizliklerin devamlılığını
koruduğu yorumu yapılıyor.
En önemli uyarının düşen büyüme hızı, yüksek cari açık
ve dış borç konusunda olduğu görülüyor. Bu uyarı “yavaşlamış
bir büyümede bile dış borcun yüksek seviyelerde seyretmesi, bu
durumda yabancı yatırım akışı tersine döndüğü takdirde ülke
ekonomisinin zayıf duruma düşeceği” yönünde yapılıyor.
Özellikle devlet yardımları ve kamu alımları sistemine
17’nci Türkiye İlerleme Raporu’na göre,
Türkiye’nin AB müktesebatına uyum durumunda (Bkz. sağ sayfadaki tablo)
son bir sene içinde önemli bir değişiklik
olmamıştır. Türkiye’nin başta Malların
Serbest Dolaşımı, Mali Hizmetler, Enerji,
Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların
Koordinasyonu olmak üzere 24 müzakere
faslında, AB müktesebatına orta ve ileri
derecede uyum sağladığını ayrıntılarıyla
ortaya konuluyor. Söz konusu performans, özellikle siyasi engellerin etkisiyle
müzakere sürecine yansıtılmıyor.
Ancak, Türkiye ile AB dış politikada
işbirliği alanında niyetli gözükürken, Dış
Güvenlik ve Savunma Politikası faslında
AB kararlarının %29’una katılım sağlamıştır. 2013 yılında %46 olan bu oranın
2014 yılında 23 puan azaldığı gözlemleniyor. Taraflar arasında dış politikada
sağlıklı bir işbirliği için uyumlu kararların
sayısının artması gerekiyor.
GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK!
2014 Yılı İlerleme Raporu ışığında
Türkiye-AB ilişkilerine bakıldığında çok
olumlu bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Her ne kadar Türkiye AB katılım hedefine stratejik bir önem atfettiğini resmi söylem olarak ortaya koysa ve
AB’nin faydasına inanan toplum kesimi
genişlese de, en azından kısa vadede bu
konuda ciddi bir aşama kaydetmek mümkün gözükmüyor.
AB de şu anda Türkiye’nin katılım
sürecine bir canlılık kazandırma hevesine sahip olmadığı izlenimini veriyor. AB
katılım müzakerelerinin canlanması için
Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ve temel
38
EKONOMİK FORUM
TEPAV
özgürlükler gibi evrensel AB değerleri alanında ilerleme kaydetmesini istiyor. Türkiye ise bu alanlarda ilerleme kaydetmek
için ilgili fasılların üzerindeki blokajın kaldırılmasını bekliyor.
Bu açıdan bakıldığında taraflar arasındaki ilişki bir sağırlar
diyaloguna dönüşmüş gözüküyor.
Ancak ne Türkiye ne AB şu anda katılım müzakerelerinde
bir ilerleme olmasa da, bir ilerleme umudu kısa vadede gözükmese de bu süreci sonlandırmak niyetinde değil. Sürecin
devam etmesinin ya da devam ediyor gözükmesinin en azından uluslararası konjonktürün karmaşıklığı ile istikrarsızlığı
ve bunun yarattığı güvenlik endişeleri nedeniyle iki tarafın da
yararına olduğu düşünülüyor. Ayrıca iki tarafta bu sürece son
verildiği takdirde tekrar başlatmanın imkânsızlığını farkında.
Ancak çeşitli AB yetkilileri tarafından kapalı kapılar ardında giderek daha fazla gündeme getirildiği gibi AB Türkiye’yi
giderek “katılımı hedefleyen bir aday ülke” yerine çok riskli
bir bölgede yer alan ve bu nedenle istikrarlı olması gereken
bir “stratejik ortak” olarak görüyor. Tarafların içinde bulundukları bölgede ortak çıkarlara sahip olduğu düşüncesi de bu
görüşü güçlendiriyor. Bu bakış açısının günümüz koşullarında
Türkiye’nin de işine geldiği yönünde değerlendirmeler de
mevcut. Bu konuda somut adımlar atılabilmesi için önemli
dış politika konularında bir uzlaşıya varılmasının gerekliliği
de unutulmamalı.
Bu durumdan memnun olmayan kesim Türkiye ile AB’de
güvenilir ve aktif bir katılım sürecinin faydasına gerçekten
inananlar. Bu kesim “stratejik ortak” olarak görünen bir
ülkede demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel özgürlükler
gibi konulara duyarsız kalınacağı ve Türkiye’nin eriştiği demokrasi düzeyinin AB’nin gerisinde kalsa da böyle bir ilişki
için yeterli görülebileceği endişesini taşıyor. İlerleme Raporu,
bu konularda duyarsız bir tutuma sahip olunduğu izlenimini
vermese de, Türkiye’yi gerçek bir “katılım ortağı” olarak görerek katılım sürecindeki tıkanıklıkların açılması konusunda
bir öneri de getirmiyor.
Belki de Türkiye-AB ilişkilerine pragmatik bakmak, taraflar gerçek anlamda “stratejik ortak” olabilir ve dış politikada
TÜRKİYE’DE AB YILI VE
TÜRKİYE’NİN AB STRATEJİSİ
Avrupa Komisyonu’nun 2014 Yılı Türkiye İlerleme Raporu’nda,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (dönemin Başbakanı) tarafından 2014
yılının Türkiye’de AB Yılı ilan edilmesi; ardından Başbakan Erdoğan’ın başta
Brüksel olmak üzere kimi AB üye ülke başkentlerine gerçekleştirdiği resmi
ziyaretleri memnuniyetle karşılanıyor. Aynı zamanda Komisyon, Eylül 2014
tarihinde kabul edilen Türkiye’nin AB Stratejisini de, ilişkilerde olumlu bir adım
olarak değerlendiriyor.
anlamlı bir işbirliği gerçekleştirebilirlerse
karşılıklı güven eksikliğinin giderilerek,
ilişkinin katılımı da içeren farklı boyutlara
ulaşması umulabilir. İçinde bulunduğumuz koşullarda başka bir umut beslemek
mümkün gözükmüyor.
2014 İlerleme Raporu Müzakere Fasılları İtibarıyla Türkiye’nin AB Müktesebatına Uyum Durumu
Sınırlı Uyum
İşçilerin Serbest Dolaşımı
İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu
Serbestliği
Kısmi Uyum
Orta Düzeyde Uyum
İleri Düzeyde Uyum
Yargı ve Temel Haklar
Sermayenin Serbest Dolaşımı
Malların Serbest Dolaşımı
Adalet, Özgürlük ve Güvenlik
Kamu Alımları
Şirketler Hukuku
Rekabet Politikası
Fikri Mülkiyet Hukuku
Bilgi Toplumu ve Medya
Mali Hizmetler
Tarım ve Kırsal Kalkınma
Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki
Sağlığı
Balıkçılık
Çevre
Mali ve Bütçesel Hükümler
7 FASIL
2 FASIL
Taşımacılık Politikası
Enerji
Vergilendirme
Ekonomik ve Parasal Politika
Sosyal Politika ve İstihdam
İstatistik
Eğitim ve Kültür
İşletme ve Sanayi Politikası
Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların
Koordinasyonu
Trans-Avrupa Ağları
Tüketici ve Sağlığının Korunması
Bilim ve Araştırma
Dış Güvenlik ve Savunma Politikası
Gümrük Birliği
Mali Kontrol
Dış İlişkiler
12 FASIL
12 FASIL
EKONOMİK FORUM
39i
ÜLKE
İRAN
EKONOMİSİ
YENİ BİR
DÖNEME
GİRİYOR
İran İslam Cumhuriyeti
uluslararası yatırımlara
yönelik kısıtlayıcı
politikalarını son yıllarda
değiştiriyor. Bu bağlamda
ülkenin sermaye ve
teknolojik kaynaklara
ulaşmasına imkân
sağlayan uluslararası
yatırımlar artık ekonomik
kalkınmanın bir parçası
olarak değerlendiriliyor.
40
EKONOMİK FORUM
İ
ran, özellikle sahip olduğu petrol rezervi potansiyeli sayesinde stratejik açıdan önemli bir ülke olarak tanımlanıyor.
OPEC’in ikinci en büyük petrol üreticisi olan İran, Suudi
Arabistan’dan sonra dünyanın en büyük ikinci petrol rezervlerine sahip ülke konumunda. Ham petrol taşımacılığının
yoğun olarak yapıldığı Umman Körfezi, Basra Körfezi ve Hazar
Denizi’ne kıyıları olan İran; dünya rezervlerinin %10,3’ünü elinde
bulunduruyor. İran’ın ham petrol rezervlerinin önemli bir bölümü
Irak sınırı yakınındaki Kuzistan’da bulunuyor. İran petrol yataklarındaki rezerv kapasitesi 2012 yılı verilerine göre 151.2 milyar
varile ulaştığı belirtiliyor.
Sahip olduğu bu potansiyele bağlı olarak ülkenin en büyük
ihraç kalemi de petrol ve petrol ürünleri. İran, petrol ihracatının
yaklaşık yarısını Asya pazarına, geriye kalanını ise Avrupa ve Af-
ÜLKE
rika ülkelerine gerçekleştiriyor. Ülke, ihracat
gelirlerinin %80-90’ını, bütçe gelirlerinin
de %40-50’sini petrolden elde ediyor. 2011
yılında 87.359 milyon dolar, 2012 yılında
ise 69.094 milyon dolarlık petrol ihracatı
gerçekleştiren İran’ın, 2013’ü ise 57.737
milyon dolarlık petrol ihracatıyla tamamladığı belirtiliyor.
Son yıllarda petrol gelirlerinde sağlanan
büyümeyle birlikte ülkede ekonomiye yönelik politikalar da genişletiliyor. Buna bağlı
olarak yatırım harcamalarıyla birlikte ülkede
tüketim de hızla artıyor. Ekonomisinin belkemiği petrol olan İran, %17’lik bir oranla
dünyada Rusya’dan sonra en büyük doğal gaz
rezervini de elinde bulunduruyor. Doğal gaz
rezervinin %48’lik bölümünü işleten İran,
boru hattı kanalıyla Türkiye, Ermenistan,
Azerbaycan’a doğal gaz ihracatı yapıyor.
GSYH’nın Sektörlere Göre Dağılımı
Sektör
2010
2012
2013
Tarım
8.8
4
4,4
4,3
4,3
4
Sanayi
7.4
-1,3
-5,6
-3,2
1,1
1,6
4
-0,3
-3,1
-7,7
0,9
Hizmetler
2011
2014*
2015**
1,1
*Tahmin
** Öngörü EIU Iran Country Report
Reel GSYH Artış Projeksiyonu (%)
Sektör
2009
2010
2011
2012
İran
0.5
2.9
3.5
4.1
3.8
1
4.3
4.4
4.8
4.8
-2.6
1.8
2.3
2.8
3
Orta Doğu ve Kuzey Afrika
Dünya
2013
Kaynak: EIU Iran Country Forecast
GENEL EKONOMİK DURUM
2010 yılının haziran ayından itibaren uygulamaya konulan Birleşmiş Milletler (BM)
yaptırımları ve yine 2010 yılından itibaren
kapsamı ile etkisi çok genişleyen ABD ve AB
yaptırımlarının sonucunda İran ekonomisi
önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor.
Nükleer silah üretimi kaygısıyla uygulanan yaptırımlar ve bu çerçevede finansal
sektöre ilişkin sıkıntılar ile döviz sıkıntısı
gibi nedenler İran’a yıllardır ciddi ekonomik
sorunlar yaşatıyor. Bu nedenlerle bütçe gelirleri azalan hükümet, doğrudan yabancı
yatırımlar ve özelleştirmeler yoluyla petrol
ve doğal gaz üretiminin sürdürülebilirliği
için gerekli yatırımların yapılmasını hedefliyor. İran’ın 2010-2015 yıllarını kapsayan 5.
Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın ana temasını
enflasyonla mücadele ve yerli yatırımların
teşviki oluşturuyor. Plan’da enerji ve petrokimya sektörlerinde yerel şirketlere tanınan
avantajların devam edeceği belirtiliyor.
İran’ın 2013 yılında enflasyon oranı
%39’a ulaşmış olduğu görülüyor. Yüksek
enflasyonun temel nedenlerinden biri, petrol gelirlerine bağlı olarak artan hükümet
harcamaları olarak gösteriliyor. Bir diğer
neden ise ithalatının %40’ını Avrupa ülkelerinden euro cinsinden yapan İran için
euronun değer kazanması da enflasyonist bir
etki yaratması oluyor. İşsizlik oranının 2013
yılında %16 olarak gerçekleştiği tahmin edilen İran’da, bu koşullar altında eğitimli iş
gücünün başka ülkelere göçü ülke ekonomisi
için uzun vadede sorun oluşturuyor.
İran’ın ulusal para birimi olan Riyal’in
resmi değeri ile serbest piyasa değeri arasında geçmişte çok ciddi farklılıklar söz
EKONOMİK FORUM
41i
ÜLKE
konusu iken, 21 Mart 2002 itibarıyla ithalat ve ihracatta tek döviz kuru uygulanmasına başlanarak, resmi ve serbest piyasadaki döviz kuru eşitlenmiştir. Ancak,
resmi ve serbest piyasadaki döviz kurları
arasında bir miktar farklılık görülüyor.
Reel ekonomik büyümenin 2013 yılında % -3 olarak gerçekleştiği tahmin edilen İran’da 2014 yılında büyümenin
%1,5 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.
ABD ve AB yaptırımları, İran Merkez Bankası
üzerinde etkili olması, İran’ın bütçe gelirlerinin önemli bir bölümünü oluşturan petrol
ürünleri ihracatını da büyük oranda etkiliyor. Yaptırımlar, İran’ın potansiyel müşteri kaybına sebep olduğu gibi, hali hazırda
petrol ürünleri satabildiği Çin ve Hindistan
gibi ülkelere olan satış fiyatlarını ve anılan
ülkelerden sağlayabileceği petrol gelirlerini de azaltıyor. Ülkede 2013 döneminde
ambargo nedeniyle petrol ihracat gelirleri
düşerek son beş yılın en düşük değeri olan
36, 8 milyar dolar olduğu gözlemleniyor. Söz
konusu durum sonucu ortaya çıkan daralma
neticesinde cari hesap dengesi 4,7 milyar
dolar açık veren İran’ın 2014 yılında da 3,5
milyar dolar cari açık vermesi bekleniyor.
42
EKONOMİK FORUM
İran’da hurma, çiçek ve fıstık gibi ihracata yönelik tarımsal
ürün gruplarının yanı sıra iç tüketime yönelik olarak tütün, çay,
buğday, arpa, pirinç, pamuk ve şekerpancarı gibi ürünler üretiliyor. Hazar Denizi’nden elde edilen havyar dünya pazarlarında
yer alıyor. Hidrokarbon, İran’ın başlıca ihracat gelir kaynağı
olup; tarımdan sonra en fazla istihdam bu sektörde yaratılıyor.
İran dünyanın en büyük beşinci ham petrol ihracatçısı olmasına
rağmen, petrol işleme altyapısının yeterli olmaması nedeniyle
işlenmiş petrol ürünleri ithal ediyor. Petrol dışında başlıca sanayi dalları ise gıda işleme, makine, kimya, halıcılık ve mücevherat
oluşturuyor.
İran’ın ithal ettiği ürünlerin başında ise benzin, demir ve çelik,
otomotiv yedek parça, tarım ürünleri, ilaç, otomobil ve sanayi
ürünleri geliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün
verilerine bakıldığında İran’ın miktar bazlı en fazla ihraç ettiği
ürünler sigara, sebze, baharat, ipek böceği kozası, elma suyu, bebek maması, et, konserve mantar, kakao ezmesi ve yağsız süt. Aynı
verilere göre en fazla ithal edilen ürünler ise mısır, işlenmemiş
şeker, işlenmiş pirinç, soya fasulyesi, soya fasulyesi yağı palmiye
yağı, arpa, buğday, patates ve ayçiçeği yağı.
YATIRIM FIRSATLARI
İran İslam Cumhuriyeti uluslararası yatırımlara yönelik kısıtlayıcı politikalarını son yıllarda değiştiriyor. Bu bağlamda ülkenin
sermaye ve teknolojik kaynaklara ulaşmasına imkân sağlayan
uluslararası yatırımlar artık ekonomik kalkınmanın bir parçası
olarak değerlendiriliyor. İranlı firmalar ülkeye teknoloji ve serma-
ÜLKE
tiye uğrayan İran’a yönelik başta altın olmak üzere değerli madenler sevkiyatının
da yeniden başlayacak olmasıyla iki ülke
arasındaki ticareti canlanlandıracağı öngörülüyor. Öncelikli öneme sahip olan altın
ticaretindeki kısıtlamaların kalkması ve iki
ülke arasında yapılacak yeni düzenlemelerle
altın ihracatında yaşanan 1 milyar dolarlık
kaybın telafi edilmesi planlanıyor.
Yeni dönemde Türkiye ile İran arasında temasların artması maden sektörüyle
birlikte inşaat, tekstil, mobilya gibi daha
birçok sektörü de yakından ilgilendiriyor.
Çoğu sektörde ambargodaki gevşemesiyle
iki ülke arasında sorunların masaya yatırılmasının ihracata olumlu yansıyacağı öngörüsü hâkim. Duruma tekstilciler açısından
bakıldığında ise son yıllarda ambargo nedeniyle en büyük beşinci tekstil pazarı olan
İran’a yönelik para transferinde yaşanan sorunlar neticesinde oluşan kaybın ihracatın
artırılmasıyla telafi edilmesi hedefleniyor.
En büyük ilk üç pazardan biri olan İran’a
satışlarında düşüş yaşayan mobilya sektöründe de beklentiler yükselirken, gündemde olan İran doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını sağlayacak boru
hattı projesiyle ilgili çalışmalar da boru
üreticilerini umutlandırıyor. Tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye-İran arasında 2012
yılı Ocak-Haziran döneminde 12 milyar 930
milyon dolar 2013 aynı döneminde 8 milyar
265 milyon dolar olarak gerçekleşen dış
ticaret hacminin artması bekleniyor.
yenin çekilmesine yönelik olarak uluslararası ortaklarla işbirliğine
sıcak bakıyor. İran ekonomisi büyük ölçüde KOBİ’lere dayanıyor.
Bu alanda uluslararası yatırımcılar için işbirliği imkânları mevcut.
İran yabancı yatırımı ülkeye çekme hedefi çerçevesinde sınırlamaları ve ithalat vergilerini azaltırken, serbest ticaret bölgeleri
oluşturuyor. Ülkede yatırım projeleri özellikle petrol, doğal gaz
ve madenciliğe dayalı. Ülkede uluslararası yatırımlar petrol ve
doğal gaz ve madencilik sektöründe yoğunlaşmış bulunmakla
birlikte çeşitli sanayi dallarında da yatırımlar teşvik edilmektedir.
Bu sektörlerin dışında kalan alanlarda ise yatırımlar daha küçük
ölçekli boyutta gerçekleşiyor.
TÜRKİYE İLE TİCARET CANLANACAK
Türkiye ve İran, benzer coğrafi yapı, tarih, jeopolitik konum,
nüfus ve kültürel kimlik özellikleri itibarıyla birbiri için stratejik
açıdan büyük önem taşıyor. Buna bağlı olarak iki ülke arasında
geniş bir alanda iş birliği imkânı mevcut. İran, Türkiye’ye Orta
Asya’ya kara yoluyla ulaşım fırsatı sunarken, Türkiye İran için
Avrupa’ya açılan bir kapı konumunda.
Türkiye, İran’dan günlük 100-110 bin varil arasında petrol
alımı yapıyor. İran Türkiye’ye petrol ve doğal gazın yanı sıra bakır,
plastik ve mamulleri, organik kimyasal ürünler, demir-çelik, çinko,
kurşun eşyalar ihraç ediyor. Türkiye’den ise altın, kıymetli madenler, demir, çelik, mobilya, otomotiv sanayi ürünleri, dokumacılık
ürünleri, tütün ve mamulleri, kâğıt ve karton, ahşap eşya, odun,
plastik mamulleri ile mekanik cihazlar ithal ediyor.
Türkiye’nin İran’a olan ihracatı 2011 yılında 3 milyar 590
milyon dolar olurken 2012 yılında bu rakam 6 milyar 332 milyon
dolar artarak 9 milyar 922 milyon dolar olarak gerçekleştiği görülüyor. İran ise Türkiye’ye 2011 yılında 12 milyar 461 milyon dolar,
2012 yılında 497 milyon dolarlık azalışla 11 milyar 964 milyon
dolar seviyesinde ihracat gerçekleştirdiği belirtiliyor. 2012 ve
2013 yıllarının Ocak-Haziran dönemleri karşılaştırıldığında Türkiye’nin İran’a olan ihracatında %57, ithalatta ise yüzde oranında
bir azalma söz konusu.
Yaptırımların kısmen ortadan kalkacak olmasıyla İran’a
yönelik ticarette beklenen ivmenin en çok fayda sağlayacağı
ülkelerin başında Türkiye geliyor. Ambargo nedeniyle kesin-
Türkiye-İran Dış Ticareti (Milyon $)
YILLAR
İHRACAT
İTHALAT
2008
2,029
8,199
HACİM
DENGE
10,228
-6,170
2009
2,024
30,402
5,426
-1,377
2010
3,044
7,645
10,689
-4,600
2011
3,590
12,461
16,051
-8,870
2012
5,887
7,043
12,930
-1,156
2013
2,527
5,738
8,265
-3,211
EKONOMİK FORUM
43i
İŞ DÜNYASI
m TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,
Türkiye-İran arasında Ticaret
Anlaşmasının yürürlüğe girmesinin,
ticaret rakamlarında rekor seviyelere
ulaşılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
TÜRKİYE VE İRAN DAHA
GÜÇLÜ İŞBİRLİKLERİNE HAZIR
Türkiye-İran İş Forumu’nda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, halkların
refahı için ticaretin artırılması gerektiğini vurgulayarak, “Ortalamada 15 milyar
dolarlık bir ticaret hacmimiz var. Ama bu bizim için yeterli değil, hedefimiz ticaret
hacmimizin 30 milyar dolara ulaşmasıdır” dedi.
T
ürkiye-İran İş Forumu, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, bakanlar ve iki ülke iş insanlarının katılımıyla Ankara’da TOBB Birlik Merkezi’nde gerçekleştirildi.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, ikili ilişkiler konusunda
tarihi bir gün yaşandığını, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin 18 yıl sonra, “cumhurbaşkanı” düzeyinde
Ankara’ya resmi ziyaret gerçekleştirdiğine dikkat çekerek, İran
ile Türkiye arasında kadim bir dostluk bulunduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, “İran bizim için sadece komşu bir devlet değil, aynı
zamanda kardeş olarak gördüğümüz bir ülkedir” dedi.
Son bir kaç yıldır tüm dünyada değişim ve hareketlilik yaşandığını belirten Hisarcıklıoğlu, yeni bir dönemin işaretleri olan
bu değişim sürecinin, Türkiye ve İran’ın tam merkezinde olduğu
coğrafyada düğümlendiğini ifade etti.
Batı’daki ülkelerin derin ve nasıl çözüleceği bilinmeyen ekonomik sorunlarla boğuştuğunu, Orta Doğu’daki ülkelerde ise
siyasi karışıklığın arkasının kesilmediğini anlatan Hisarcıklıoğlu,
şöyle konuştu:
“Biz bu coğrafyaya yön veren iki ülke olarak, bu değişim sürecini çok iyi anlamak ve adımlarımızı buna göre atmak zorundayız.
Aramızdaki güçlü kültürel ve tarihi bağları çok boyutlu işbirliğine
dönüştürmemiz olmazsa olmazımız haline gelmeli. Ancak bu yolla
44
EKONOMİK FORUM
değişime ayak uydurabilir, bölgemizi huzur,
istikrar ve refah alanı yapabiliriz.”
TERCİHLİ TİCARET ANLAŞMASI
TİCARETİ REKORA TAŞIYACAK
Dünyanın zengin ülkelerinin daha fazla
işbirliği ve ticaret düsturuyla hareket ettiklerinin ve komşularıyla beraber zengin olduklarının altını çizen TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye ile İran’ın da kendi halklarının
refahı için bu yolda ilerlemesi gerektiğini
dile getirdi. Türkiye ile İran arasındaki 15
milyar dolarlık dış ticaret hacminin yeterli
olmadığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, dış ticaret hacminin 30 milyar dolara ulaşmasının
hedeflendiğini belirtti. Bunun için de bölgesel
işbirliği anlaşmaları olan Ekonomil İşbirliği
Teşkilatı Ticaret Anlaşması (Economic Cooperation Organization Trade Agreement/
ECOTA) ve İslam Konferansı Örgütü Üye
Devletleri Arasında Tercihli Ticaret Sistemi
Çerçeve Anlaşması’nın (The Framework Agreement on Trade Preferential System among
İŞ DÜNYASI
nTOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, İran’a
yapılan ticarette en büyük problemlerden birinin de
taşımacılık olduğunu, bu durumun İran ve Türkiye
arasındaki ticarete sekte vurduğunu söyledi.
the Member States of the Organisation of the Islamic Conference/
İTPS-OIC) uygulamaya konulmasının önemine vurgu yaptı.
İran’ın taviz listelerini bir an önce teslim etmesini dilediklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Ülkelerimiz arasında ocak ayında
imzalanan Tercihli Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle,
ikili ticaret rakamlarında rekor seviyelere ulaşmamıza katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla bu anlaşmanın da bir an önce yürürlüğe
girmesini rica ediyoruz” diye konuştu.
İPEK YOLU YENİDEN CANLANDIRILMALI
Türkiye ile İran arasındaki ticarette en büyük problemlerden
birinin taşımacılık olduğunu anlatan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, hem ikili hem de transit geçişlerde Türk taşımacılardan 750
dolara varan yakıt farkı alınmasının ikili ticarete sekte vurduğuna
dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Türk iş dünyası olarak Cumhurbaşkanı Ruhani’den beklentimiz hava yolundaki sorunları çözdüğü gibi bu alanda da çözüm
için gerekli girişimleri başlatmasıdır. Bizleri zengin kılacak diğer
bir husus da karşılıklı yatırımlardır. İran ve Türkiye, bölgede çıtaları her geçen gün yükselten iki ekonomik güçtür. İran son beş
yılda ortalamada her yıl %5’lik bir büyüme yakalamıştır. Özellikle
savunma sanayii, ilaç sanayi ve petro-kimya sektörlerinde İran
bölgenin en güçlü ülkelerinden biridir. Türkiye de son 10 yılda
sanayi, inşaat, istihdam, hizmet ticareti, ihracat kalemleri ve
turizm gibi alanlarda önemli atılımlar gerçekleştirdi.”
İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması sürecinin de gerektiğini anlatan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, konuşmasını şöyle
tamamladı:
“Dost ülke İran ile karşılıklı ticaret ve yatırım ilişkilerimizin
yanı sıra üçüncü ülkelerde ortak projelere de imza atabiliriz. Biz,
sanayileşme ve girişimcilik alanındaki deneyimlerimizi bölgemizdeki ülkelerle paylaşmaya çalışıyoruz. İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması perspektifinde İran ve Türkiye aynı güzergâhlarda yer
almaktadır. İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması demek, bölgemizin ve dolayısıyla bizim hayat damarlarımızdan birinin dirilmesi
mTOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu,
Türkiye ile İran’ın
dostluğunun kadim
olduğunu söyledi.
demektir. Bu konuda da ınisiyatifi ele almalıyız, iki ülke olarak süreci hızlandırmalıyız.
Türkiye ile İran’ın dostluğu kadimdir. Bizim
için başarının şifresi birlik ve beraberliktir.
Türkiye-İran İş Forumu’nun gerçekleşebilmesi, iş insanlarımızın ilgisi, ülkelerimiz
arasında hayat bulacak olan daha güçlü bir
birlik ve beraberliğin mesajıdır. Hem ülkelerimizin liderleri hem de iş insanları bu
noktada büyük sorumluluk taşıyor. Halklarımızın geleceği, bizlerin gayretlerine ve
birliğine bağlı.”
EKONOMİK FORUM
45i
İŞ DÜNYASI
İRAN İSLAM CUMHURİYETİ
CUMHURBAŞKANI RUHANİ:
“TÜRKİYE,
İRAN İÇİN
ONUR
KAYNAĞI“
Türkiye-İran İş Forumu’nun ülkeler
arasındaki ticaret hacminin
yükseltilmesinde bir dönüm noktası
olması temennisinde bulunan İran İslam
Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan
Ruhani, 20 yıl sonra geldiği Türkiye’de
gördüğü olumlu gelişme ve yeniliklerden
İranlı olarak onur duyduğunu belirtti.
Ruhani, “Güvenli, istikrarlı ve gelişmiş bir
Türkiye, İranlılar için de gerçekten onur
kaynağıdır” dedi.
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Konferans Salonu’nda düzenlenen Türkiye-İran İş Forumu’na katılan İran
İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, toplantının ülkeler arasındaki ticaret hacminin yükseltilmesinde
bir dönüm noktası olması temennisinde bulundu.
İranlı ve Türk iş insanlarının iki ülkenin ekonomik ilişkilerinin
belkemiği olduğunu belirten Ruhani, kendilerinin de arzu edilen
sonuçlara ulaşmak için çaba sarf ettiğini, iki ülkenin potansiyelinden yararlanmak için etkili adımlar attığını ifade etti. Ruhani, tarih
boyunca dostluk, kardeşlik ilişkisi yaşayan Türkiye ve İran’da benzer
şekilde yöneticilerin seçimle işbaşına geldiğini ve iki ülkenin birçok
ortak noktası bulunduğunu dile getirerek, “İki ülke ve liderleri olarak
ilişkileri geliştirmek için çaba göstermekte kararlıyız” diye konuştu.
Bölgede iki ülkenin çıkarlarının çelişmediğini belirten Ruhani,
20 sene sonra geldiği Türkiye’de gördüğü olumlu gelişme ve yeniliklerden bir İranlı olarak onur duyduğunu vurguladı. “Güvenli, istikrarlı, gelişmiş ve onurlu bir Türkiye, biz İranlılar için de gerçekten
onur kaynağıdır” diyen Ruhani, iki milletin ortak onurlara sahip
olduğunu söyledi. Ruhani, konuşmasına şöyle devam etti:
“Hem İran hem de Türkiye’de sanayiciler ekonomik ilişkilerimizin temelini teşkil etmektedir. Onlar, daha yakın ilişkiler ve ortak
algıyla iki ülkenin yararına olan projelere ilişkin ekonomik gelişme
ve işbirliğini garantileyebilir. İlişkiler arasında engeller varsa bunlar
kesinlikle giderilecektir.”
46
EKONOMİK FORUM
mİran İslam
Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı
Hasan Ruhani,
İranlı ve Türk iş
insanlarının iki
ülkenin ekonomik
ilişkilerinin
belkemiği
olduğunu belirtti.
İki ülkenin ekonomik bağlantılarını kesinlikle güçlendirmesi gerektiğini belirten
Ruhani, taşımacılığın önemine dikkat çekti.
Demir yollarını İran’dan Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve oradan da Çin’e bağlayan
bir proje üzerinde çalıştıklarını ifade eden
Ruhani, “Yakın gelecekte demir yollarımız
Azerbaycan’a da bağlanacak ve bu yoldan
Karadeniz’e kadar uzanacak. Neden, İran
demir yolları bizim için önemli olan Türk
demiryollarına bağlanmasın?” dedi.
İRAN’IN ÖZEL SEKTÖR POLİTİKASI
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Ruhani, iki ülke arasındaki ticaret hacmini
iki katına çıkarma iradesini yöneticiler olarak
kendilerinin göstermesi gerektiğinin altını
çizdi. Ruhani, bunun uygulamasının ise ticaret odalarına kaldığını söyledi.
İŞ DÜNYASI
mİran İslam
Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı
Hasan Ruhani,
TOBB’un hatıra
defterini imzaladı.
İran’ın hükümetinin politikalarından
birinin de özel sektörün daha etkin hale gelmesi için gereken kolaylıkları sağlamak olduğunu ve bunun için gerekli birçok adımın
atıldığını vurgulayan Ruhani, hükümetin
İran aleyhinde adaletsiz yaptırımlar hususunda müzakere ederek masaya oturmaya
hazır olduğunu ve bu doğrultuda ilk adımı
Cenevre mutabakatıyla attığını hatırlattı.
Ruhani, sadece barışçıl nükleer teknoloji peşinde olduklarını dünyaya ispatladıklarını
ve buna diğer milletlerin de hakkı olduğunu
gösterdiklerini söyledi.
Ruhani, iki ülkenin işbirliği alanları
hakkında konuşurken de, “Biz bölgesel
kalkınma noktasında İran’ın Doğu ve Uzak
Doğu’ya, Türkiye’nin de Avrupa ve Batı’ya
bağlanmak için bir köprü olduğuna inanıyoruz. Gelin bölgemizin bu iki büyük
köprüsünü birbirine bağlayalım” ifadesini kullandı.
Her iki ülkede de insan kaynağının mevcut olduğunu ve
iki ülkenin ekonomilerini rakip değil, tamamlayıcı şekilde
geliştirmesi gerektiğini belirten Ruhani, ülkelerine yapılacak
yatırımları destekleme adına politika yürüttüklerini söyledi.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ruhani, şunları söyledi:
“Fars Körfezi ve Umman Denizi’nin sahilleri, demir yolu
sistemimiz, doğal gaz ve petrol intikali için limanlar ve bütün
serbest bölgelerimiz yatırım yapmak için hazır. İran’da çeşitli siyasi riskler azalmaya başlamıştır ve bu durum ülkelere kesinlikle
benzersiz bir fırsat sunmaktadır.”
Konuşmasının ardından TOBB’un Anı Defteri’ni imzalayan
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye,
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, yaprak motifli bir tablo
hediye etti.
İRAN TİCARET SANAYİ,
MADENLER ve TARIM ODASI
BAŞKANI SHAFEI
Türkiye-İran İş Forumu’nda konuşan İran Ticaret Sanayi, Madenler
ve Tarım Odası Başkanı Gholam Hussein Shafei, Türkiye’yi sadece ticari
partner olarak görmediklerini belirterek, iki ülke arasındaki tarihi
ve kültürel bağlara dikkat çekti. İki ülke arasındaki Tercihli Ticaret
Anlaşması’nın yeni işbirliklerinin de önünü açtığını ifade eden Shafei,
“Komşu Müslüman ülkelerle ticaretimizi artırmaya büyük önem
veriyoruz. Türkiye’de hem komşumuz hem de Müslüman bir ülke.
Dolayısıyla Türkiye bizim için önceliklidir” diye konuştu.
EKONOMİK FORUM
47i
HABER
HİSARCIKLIOĞLU:
“AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ VE
HUZURU, ANCAK ‘GENİŞLEMEYLE’
MÜMKÜN OLABİLİR”
A
vrupa Birliği (AB) Türkiye
Karma İstişare Komitesi’nin
(KİK), 33’üncü Ortak Toplantısı, Eurochambres Başkan
Yardımcısı ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, AB-Türkiye KİK Eş başkanları
Bendevi Palandöken, Cveto Stantič, AB
Türkiye Delegasyonu Başkanı H.E. Stefano
Manservisi, AB Ekonomik ve Sosyal Komitesi (Europees Economisch en Sociaal
Comité/EESC) Dışilişkiler Başkanı José
María Zufiaur ile AB Bakanlığı görevlilerinin katılımıyla İzmir’de yapıldı.
Açılış oturumunda konuşan Eurochambres Başkan Yardımcısı ve TOBB Baş48
EKONOMİK FORUM
m 33’üncü KİK
Ortak Toplantısı’nda
konuşan
Eurochambres
Başkan Yardımcısı
ve TOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu
“AB’yle
bütünleşmek,
yeni enerjiyi
AB bünyesinde
kullanmak istiyoruz”
dedi.
kanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, AB ekonomisiyle Türkiye’nin
AB’deki konumunu anlatarak, “AB’nin güvenliği ve huzuru ancak genişlemeyle yani AB standartlarının bütün çevre ülkelere
yerleşmesiyle mümkün olur. Son beş yılda AB’de tam 5 milyon
kişi işini kaybetti. Avrupa ekonomisi uzun süre bunun etkisini
atlatamadı ama aynı süreçte Türkiye tam 4,5 milyon vatandaşına istihdam sağladı. İşte Avrupa’ya yeni enerji derken bunu
kastediyoruz. Biz AB’yle bütünleşmek, bu yeni enerjiyi de AB
bünyesinde kullanmak istiyoruz” dedi.
GENİŞLEME SÜRECİ
Ekonomik krizin, tüm dünyada olduğu gibi, Avrupa ekonomilerini de derinden etkilediğini belirten Hisarcıklıoğlu,
AB’nin bu krizden de fırsat çıkarmayı bildiğini söyledi. AB’nin
ekonomik ve mali sistemdeki sorunları tespit ederek, yeni dü-
HABER
İzmir’de düzenlenen AB-Türkiye
33’üncü Karma İstişare Komitesi (KİK)
Toplantısı’nda konuşan Eurochambres
Başkan Yardımcısı ve TOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu, AB’nin güvenliğinin
ve huzurunun ancak genişlemeyle, yani
AB standartlarının bütün çevre ülkelere
yerleşmesiyle mümkün olabileceğini,
bu nedenle AB’nin kapsamlı bir strateji
geliştirmesi gerektiğini söyledi.
zenlemeleri hayata geçirdiğini, yeni kurallar ile denetim mekanizmalarını devreye soktuğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, böylece
AB’nin, ekonomi yönetimini yeniden tasarladığını dile getirdi.
Krizi ve ortaya konulan reçetenin acısını Avrupa kamuoyunun derinden hissettiğini, bunun çok farklı ve ciddi yansımaları olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, konuşmasına
şöyle devam etti:
“AB kurumlarında yapılacak yeni görevlendirmelerle bunun etkisini daha yakından hissedeceğiz. AB’de bir genişleme
yorgunluğunun olduğunu da görüyoruz. Genişleme karşıtları
kamuoyunda giderek daha fazla öne çıkmaktadır. Önümüzdeki süreçte bu gerçeği bilerek hazırlıklı olmalıyız. Dolayısıyla, genişleme konusunda çok daha istekli ve gayretli olmak
durumundayız. Ekonomik ve siyasi reform yapmak isteyen
ülkeler için AB hâlâ en önemli çıtadır. Hem Avrupa’nın hem
de bölgemizdeki coğrafyanın huzur ve zenginliği için AB’nin
genişleme sürecinde AB’nin daha kararlı durması gerekmektedir. Ukrayna’daki gelişmeler hepimize bu gerçeği çok açık
ve net olarak ortaya koymuştur. AB bu gelişmelere kesinlikle
duyarsız kalamaz. Avrupa’nın güvenliği ve huzuru, ancak
‘genişlemeyle’, yani AB standartlarının bütün çevre ülkelere
yerleşmesiyle mümkün olabilir. Bu nedenle AB’nin kapsamlı
bir strateji geliştirmesi gerekiyor.”
“TÜRK İŞ DÜNYASI AB ÜYELİĞİNİ
EN ÇOK DESTEKLEYEN KESİMDİR”
Genişleme sürecini yeniden canlandırmak için hep birlikte
çalışmak zorunda olduklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, TOBB
olarak her zaman bu bilinç ve sorumlulukla hareket ettiklerini
belirtti. Türk iş dünyasının AB üyeliğini en çok destekleyen
kesim olduğuna vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Başkan Yardımcısı
olduğum Eurochambres ile birlikte yaptığımız iki ankette, Türkiye’de iş dünyasının AB üyeliğine destek oranının %75 olduğunu gördük. Bu, Türkiye ortalamasının üzerinde bir destektir.
Aynı şekilde, AB üyesi ülkelerin iş dünyasının da Türkiye’nin
m EESC Dışilişkiler Başkanı José María Zufiaur,
Eurochambres Başkan Yardımcısı ve TOBB Başkanı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu, AB-Türkiye KİK eş başkanları
Cveto Stantič, Bendevi Palandöken ile AB Türkiye
Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Stefano Manservisi.
EKONOMİK FORUM
49i
HABER
n İzmir’de düzenlenen AB-Türkiye
33’üncü KİK Toplantısı yoğun
katılımla gerçekleştirildi.
AB üyeliğine inandığını görüyoruz. Ankete
katılan AB şirketlerinin %88’i Türkiye’nin
AB üyesi olacağına inanıyor. Bu rakamlar
bize şunu gösteriyor. İş dünyaları entegrasyona ve Türkiye’nin AB üyeliğine hazır
ve istekli” dedi.
Sorunlu bir alanda çok önemli bir adım
attıklarını vurgulayan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, TOBB, Kıbrıs Türk Ticaret
Odası, Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası ve
Yunanistan Ticaret Sanayi Odaları Birliği’nin Lefkoşa’da bir araya gelerek, Lefkoşa Ekonomi Forumu’nu oluşturarak bir ilki
gerçekleştirdiklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu, “Önümüzdeki dönemde, Kıbrıs konusunda çözüm kapsamında somut projeleri
hayata geçireceğiz. Biz atmamız gereken
adımların, yapmamız gereken reformların farkındayız. Bunları da yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Avrupalı
dostlarımızdan da, bu süreçte bizim haklı
taleplerimizi yerine getirmelerini ve genişleme konusunda daha kararlı durmalarını
bekliyorum” ifadesini kullandı. PALANDÖKEN: “AB’NİN TEMELİ
EKONOMİK İŞBİRLİĞİ”
AB-Türkiye KİK Eş Başkanı ve TESK
Genel Başkanı Bendevi Palandöken de,
Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinde KİK
çalışmalarında önemli mesafeler kaydettiklerini söyledi.
Bu süreçte AB’ye üyelik kriterlerini
yerine getirmek için önemli adımlar atıldığını belirten Palandöken, şunları söyledi:
“Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinde
50
EKONOMİK FORUM
ikili ilişkilerimizin en önemli unsurlarından biri olan KİK
çalışmalarında geride bıraktığımız dönemde önemli mesafeler
kat ettik. Bu süreçte ülkemiz de AB’ye üyelik kriterlerini yerine getirmek için önemli adımlar attı. Ülkemiz için AB süreci,
demokratik, sosyal, ekonomik, kazanımlarla taçlanırken, kimi
zaman da vize, kota, serbest ticaret anlaşmaları, veto gibi
siyasi ve ekonomik sorunlarla tıkandı. Gerek Türkiye, gerek
AB kanadı KİK üyeleri olarak çalışmalarımızda bu sorunların
çözümüne katkı sağlayacak adımları ele aldık, mevcut durumu değerlendirdik ve pozitif bir yaklaşımla diyalog ortamını
geliştirmeyi hedefledik.”
AB’nin temelinin ekonomik birlik olduğunu herkesin
bildiğini vurgulayan Palandöken, “Siyasi birliğe giden en
önemli adımı da ekonomik birlik oluşturmaktadır. Malla-
HABER
rın serbest dolaşımda olduğu, ancak bu
malların ticaretini yapanların önüne vize
engellerinin konulduğu bir ortamda, rekabetin korunduğundan, serbest ticaret
yapıldığından ve dolayısıyla ekonomik
birliğin sağlanacağından söz edilemez.
O nedenle vize konusunda atılacak her
adım, sürecin önündeki engelleri ortadan
kaldırabileceği gibi, coğrafya olarak birbirine çok yakın ve tarihsel bağlarla bağlı AB
ve Türkiye’yi birbirine yakınlaştıracaktır.
Sorunların aşılması için karşılıklı atılan
adımlar, bir bütün ve beraber olmamızı
sağlayacaktır” dedi.
AB TÜRKİYE DELEGASYONU
BAŞKANI MANSERVISI
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Stefano Manservisi de, AB ile ABD
arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması görüşmeleri konusunda Türk iş dünyası ve
hükumetin endişelerini haklı bulduğunu
belirtti.
Türkiye ve AB ortak hedeflerini sorguladığını anlatan Manservisi, bunun siyaseten normal karşılanması gerektiğini,
ancak verilerin ekonomik entegrasyonun
iki taraf için de zorunlu olduğunu gösterdiğini söyledi.
Türkiye’nin ekonomik performansına ve
entegrasyon sayesinde sağlanan ekonomik
gelişmelere dikkat çeken Manservisi, Gümrük Birliği’nin ekonomik gelişimin yanında
reformları da tetiklediğini, bu sayede belli
kurumlara daha fazla demokrasi ve özgürlüğün geldiğini belirterek, şöyle konuştu:
m AB-Türkiye
KİK Eş Başkanı
ve TESK Genel
Başkanı Bendevi
Palandöken, AB
ülkeleriyle vize
engelleri kalkmadan
ekonomik birlik
sağlanamayacağını
belirtti.
“AB’de yapısal reformlar gündemde, daha rekabetçi hale
gelinmesi gerekiyor. Türkiye’nin kendi ekonomik başarısını dayandırdığı modelde de bazı değişim ihtiyacı sinyalleri geliyor.”
Dünya Bankası’nın Gümrük Birliği’yle ilgili yayınladığı raporda bu sürecin tarım, hizmetler ve kamu alımları alanlarıyla
genişletilmesi gerektiğine vurgu yapıldığına dikkat çeken Manservisi, diğer yandan da AB’nin ikili serbest ticaret anlaşmalarıyla (STA) ilgili görüşmelerinin gündemde olduğunu ifade etti.
AB’nin 1990’lı yıllarda ikil STA yapmadığını, çok taraflı
anlaşmaları tercih ettiğini ancak Dünya Ticaret Örgütü’ndeki
blokajlar ve AB düşüncesine karşı akımların ikili anlaşmaları
gündeme taşıdığını anlatan Manservisi, konuşmasını şöyle
sonlandırdı:
“Türk iş dünyası ve hükümeti haklı. ‘Türkiye olarak biz
zorda kalıyoruz. Bu anlaşmalara hiç dahlimiz olmadan sonuçlarına katlanıyoruz’ diyor. Buna çözüm bulunması şart. Çözüm
de kolay değil. Çünkü çok fazla kurumsal karışıklık ve mekanizmanın devreye girmesi gerekiyor. Türkiye’nin STA’larda adil bir
söz hakkı olması için çalışıyoruz ve adil bir pozisyon bulunması
için çözüm üretilmesi gerekiyor. Çözümleri de sırayla ele almak
lazım. Gümrük Birliği’nin genişletilmesi herkesin çıkarlarına
uygun ve genişleme olmadığında herkes kaybedecek. Bu bağlamda da Türkiye’nin STA’larda söz hakkı olması gerekiyor.
Sıralama böyle olmalı. Terse çevrildiğinde siyasi katılıklar
getirir. Çözümleri sırayla bulmamız bir esneklik getirecektir.”
KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ
Türkiye AB Karma İstişare Komitesi AB Kanadı Başkanı
Cveto Stantic ise KİK’in vize sorunun çözümünde önemli bir
aşamaya geldiğini, geri kabul anlaşmasının imzalanmasıyla bu
konuda bir takım sonuçların alınmaya başlanacağını düşündüklerini ifade etti.
Stantic, Kıbrıs sorununun çözümü konusundaki gelişmelerin de umut verici olduğuna dikkat çekerek, Kıbrıs’ın birleşmesinin AB-Türkiye ilişkileri açısından gelecek için önemli bir
başarı olacağını söyledi.
EKONOMİK FORUM
51i
HABER
TÜRK-ALMAN TİCARET VE
SANAYİ ODASI 10’UNCU
YILINI KUTLADI
TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, Türk-Alman Ticaret
ve Sanayi Odası’nın Olağan Genel Kurul Toplantısı ve 10’uncu Kuruluş Yıldönümü
Yemeği’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin AB üyeliğinin önemine değinerek, iki
ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesinin önündeki engellerden birinin de, Türk iş
insanlarının karşılaştığı haksız vize uygulamaları olduğunu söyledi.
T
ürk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TD-IHK) Olağan Genel Kurul
Toplantısı ve 10’uncu Kuruluş
Yıldönümü Yemeği, AB Bakanı
Volkan Bozkır, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, Türkiye’den gelen oda/borsa başkanları, Türk
ve Alman Hükümet temsilcileri ile iş insanlarının katılımıyla, Almanya’nın başkenti
Berlin’de mukim Türkiye Büyükelçiliği’nde
gerçekleştirildi.
TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak yaptığı konuşmada, TD-IHK’nin 10 yıldır her iki ülke arasında bir köprü görevi yürüttüğünü vurguladı.
Budak ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne
52
EKONOMİK FORUM
(AB) üyeliğinin önemine ve Türk iş insanlarının karşılaştığı
haksız vize uygulamalarına da değindi.
TOBB olarak, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik
işbirliğinin, yüzyıllardır barış içinde süregelmiş sosyal, kültürel
ve siyasi bağlara uygun olarak geliştirilmesi gayretinde olduklarına değinen Budak, “Almanya’yı Türkiye açısından dünyadaki
tüm diğer ülkelerden farklı konuma getiren kuvvetli beşeri
bağlarımıza da büyük önem veriyoruz. Bu noktadan hareketle,
ülkemizin en önemli ticari partneri ve milyonlarca Türk’e ev
sahipliği yapan Almanya, TOBB’un dış ekonomik ilişkilerinde
özel bir yere sahiptir” ifadesini kullandı.
“SAĞLAM ORTAKLIĞIN DESTEKÇİSİYİZ”
Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği’yle (DIHK) birlikte
Berlin ve İstanbul’da ilişkileri kurumsallaştırmak adına kurulan
iki odayı da kendilerinden sonraki nesillere gururla bırakabile-
HABER
ceklerini ifade eden Budak şöyle konuştu:
“Almanya’da, gurur duyduğumuz 70
bini aşkın Türk girişimci, Alman ekonomisinin yapı taşları oldu. Alman meslektaşlarıyla ortaklıklar kuruldu, çok önemli başarıların altına imzalar atıldı. TOBB ve DIHK
olarak bu sağlam ortaklığın destekçileri ve
teminatıyız. Bu sebeple de, kuruluşundan
bu yana TD-IHK bizim için ayrıcalıklı bir
konumdadır. Kuruluşundan 10 yıl sonra,
bugün geldiği nokta ise bizleri gururlandırmaktadır.”
Budak, TD-IHK’nin 10 yılda Almanya’da
tanınan, üye portföyünde yerleşik Türk girişimcilerin yanı sıra birçok önemli Alman
firmasını bulunduran, ikili platformlarda
ve toplantılarda rol alan, her yıl gerçekleştirdiği birçok etkinlikle hem Almanya’da yaşayan Türklerin ekonomiye entegrasyonunu artıra, hem de her iki ülke özel sektörü
arasında bir köprü görevi yürüten güçlü ve
kurumsal bir yapı haline geldiğini anlattı.
“EN BÜYÜK ENGELLERDEN BİRİ VİZE
UYGULAMALARI”
AB’nin küresel sistemdeki ağırlığını artırabilmesinin yolunun genişleme politikasından geçtiğini ifade eden TOBB Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı Çetin Osman
Budak, genişleme sürecinin, AB ekonomisi
için yeni bir enerji olacağını söyledi. Budak, AB ekonomisinin böyle bir enerjiye,
tazelenmeye ihtiyacı bulunduğuna dikkat
çekerek, bu nedenle, Türkiye ile Balkanlara
dönük genişleme stratejisinin korunması ve ileri götürülmesi gerektiğinin altını
çizdi. Kriterleri tümüyle yerine getirebilen
her Avrupa ülkesi için, AB üyeliğinin açık
olmasını isteyen Budak, “AB, tüm Avrupa
ülkeleri için, tam üyeliğe imkân sağlayacak
pozitif gündem geliştirmelidir” diyerek,
konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu kapsamda, sürecin hızlanması için,
Türk ve Alman iş dünyasının da etkin desteği gerekiyor. Söz konusu atılımı başaracak
olan bizleriz, hükümetlerimiz kadar biz de
bu gidişten sorumluyuz. Çünkü yeni nesillere bu ortaklığı sağlamlaştırarak bırakmak
bizim borcumuzdur.
İkili ticaretimizin önündeki en büyük engellerden biri de vize uygulamalarıdır. Türk
vatandaşlarına uygulanan vize, Türkiye-AB
ortaklık ilişkisine aykırı olduğu gibi, Türkiye’yle AB arasındaki Gümrük Birliği’nin aksayan yönüdür. Vize konusu Türkiye ekonomisinin gelişmişlik düzeyiyle bağdaşmıyor.
Türkiye’nin AB’ye bakışı ve AB değerleriyle
de bağdaşmıyor. Vizelerin kaldırılması, yeni
m AB Bakanı ve
Başmüzakereci
Volkan Bozkır ile
TOBB Yönetim
Kurulu Başkan
Yardımcısı Çetin
Osman Budak.
reformlara kamuoyu desteği için çok önemli bir teşvik unsurudur.
Biz bu konunun somut şekilde ele alınmasını bekliyoruz.”
AB BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BOZKIR: “TÜRKİYE AB
SÜRECİNDEN MAHRUM BIRAKILMAMALI”
Almanya’nın AB İşlerinden Sorumlu Bakanı Michael Roth’un
daveti üzerine Berlin’de bulunan AB Bakanı ve Başmüzakereci
Volkan Bozkır da, TD-IHK 10. yıldönümü vesilesiyle Türkiye’nin
Berlin Büyükelçiliği’nde düzenlenen etkinliğe katıldı. Bakan
Bozkır etkinlikte yaptığı konuşmada, AB Bakanlığı’nı üstlendiği
zaman herkesin çok zor bir görev üstlendiğini söylediğini ifade
ederek, “Özellikle de Brüksel’e gittiğimde Genişleme Komiseri
Stefan Füle, ‘Normal olarak biz siyasilere 100 gün tanırız ama
sana 10 gün bile tanıyamayız’ dedi. Onun için beklenti çok fazla”
ifadesini kullandı.
Almanya’da Türklere karşı oluşan yanlış kanaati de değerlendiren Bakan Bozkır, “Maalesef Almanya’da yanlış bir kanaat
oluşmuş vaziyette. Bu yanlış kanaati gidermenin yolu da, Almanya’da kendisini geçici olarak hissetmeyen, yıllardır burada
çalışmış ailelerin çocuklarının nasıl Almanya’ya entegre olduklarını ve entegre olma sayesinde de bu dostluğa ne kadar çok
hizmet ettiklerini, aynı zamanda da kültürlerini koruduklarını
görmek hepimizi çok mutlu etti” dedi.
AB sürecinin Türkiye için oldukça önem taşıdığını vurgulayan Bakan Bozkır, Türkiye’nin AB sürecinde mahrum bırakılması durumunda zararının sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya
olacağını sözlerine ekleyerek, şöyle konuştu:
“Türkiye, birçok kişinin beklemediği çok büyük bir ekonomik
hamleyi gerçekleştirmiştir. Bir seviye atlamıştır. Ve etrafında
bütün yangınların olduğu bir Türkiye yaklaşık 10 küsur yıldır
siyasi istikrarını, ekonomik istikrarını muhafaza etmiş, demokrasisindeki gelişmesini sürdürmüş, AB sürecini bütün sıkıntılara
rağmen bırakmamış görüşmeye devam ettirmiş bir ülke olarak
gerçekten Almanya’yla en önemli ortaklığı, en önemli ilişkiyi
sürdürebilecek konumdadır.”
EKONOMİK FORUM
53i
EĞİTİM
TOBB, akademik dünya ile
sanayicileri bir araya getiriyor
Akademik Danışmanlar Eğitim Programı’nda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, sanayi ile akademik dünyayı bir araya getirmenin önemine vurgu
yaparak, “Hepimiz bu takım oyununun içinde olmalıyız. Akademik dünya ile
sanayicilerin farklı fikirlerini birleştirip ortak sonuçları bulmamız lazım” diye konuştu.
A
kademik Danışmanlar Eğitim Programı TOBB
Birlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. 15 Haziran
2014 tarihinde TOBB’da başlayan bilgilendirme
toplantıları, 16-18 Haziran 2014 tarihlerinde Türkiye Ekonomik Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB
Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde (ETÜ) devam etti.
Toplantılarda; TOBB’un yapısı, hizmet, görev ve faaliyetleri,
Türkiye, dünya ve küresel ekonomilerin görünümü, bölgesel
kalkınma ve rekabet gündemi, yatırım ortamı, ihracat ve üretim
yapısı analizi, değer zinciri analizi, yaşanabilir kentler analizi,
girişimcilik, endeks ve bülten hazırlama, proje yönetim döngüsü, fon kaynaklarına yönelik uygulamalar, üniversite-iş dünyası
işbirliği, dünya ticaretinde yeni dinamikler ve Türkiye, Türk
dış politikasının geleceği, AB politikaları ile Türkiye’nin üyelik
süreci konularında bilgilendirme yapılarak, fikir alış verişinde
bulunuldu. Ayrıca İŞKUR, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ile
Ekonomi Bakanlığı yetkililerince İŞKUR destekleri, KOSGEB
destekleri ve Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) Projesi hakkında sunumlar yapıldı.
54
EKONOMİK FORUM
AKADEMİSYENLER SANAYİ VE
ÜRETİM İÇİN KÖPRÜ OLACAK
Akademik Danışmanlar Eğitim Programı’nın açılışında konuşan TOBB Başkanı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu, akademisyenlerin
çok değerli bir görev üstlendiklerini anlatarak, üniversite ile sanayi arasındaki
köprünün önemi üzerinde durdu. Akademisyenlerden bölgelerindeki oda/borsa
başkanlarına yol haritası oluşturmak için
yardımcı olmalarını, sorunların ve çözüm
önerilerinin belirlenmesinde destek vermelerini, istihdam, üretim meselesine hep
beraber sahip çıkılmasını isteyen TOBB
Başkanı Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu:
“Türkiye’nin zenginliği bu camiaya bağlı. Devlet eliyle zenginlik olamayacağını
hep beraber gördük. Girişimcilerimiz ne
kadar öne çıkarsa, sayıları ne kadar artarsa
toplumun her kesimi o kadar refaha kavu-
EĞİTİM
n TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,
üniversite-sanayi işbirliğinin önemini anlattı.
şur. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde en
önemli meselelerinden birisi istihdam. Her
yıl 1 milyon yeni gencimize daha iş bulmak
zorundayız. Bunun çaresi ise özel sektörde.”
Japonya ve Almanya’nın savaş sonrası
durumlarını örnek gösteren Hisarcıklıoğlu, iki ülkenin de girişimcilerinin başarısı
sayesinde dünyanın ikinci ve üçüncü büyük ekonomileri haline geldiklerini anlattı.
TOBB’un faaliyetleri hakkında da bilgi veren
Hisarcıklıoğlu, sadece sorunları tespit etmek
değil, çözüm önerileri oluşturmak üzerinde
de durduklarını dile getirdi. Hisarcıklıoğlu,
“Aslında biz bir orkestra şefiyiz. Orkestrada
her türlü enstrüman var. Orkestra şefinin
görevi de bunların hepsinin bir uyum içinde
çalışmasını sağlamak” dedi.
Ticaret için huzurun elzem olduğunu
anımsatan Hisarcıklıoğlu, dünyaya barışı iş
insanlarının getirebileceğini söyledi.
ODA/BORSALAR YEREL KALKINMANIN
ODAK NOKTASI OLUYOR
Akademik Danışmanlar Eğitimi’nin kapanış toplantısında konuşan TOBB Başkanı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin tamamında örgütlü olan oda/ borsaların yerel
veri ve bilgi üretme kapasiteleri ile strateji
oluşturma kapasitelerinin, akademik danışmanların desteğiyle daha da gelişeceğine inandığını belirtti. Hisarcıklıoğlu, “Akreditasyon süreciyle üyelerine ‘beş yıldızlı’
hizmet vermeye başlayan odalarımız ve
borsalarımız bu yeni süreçle birlikte yerel
kalkınmanın da odağı olacak” diye konuştu.
m TOBB hem üniversite-iş dünyası işbirliğinin geliştirilmesi hem de
oda/borsaların yerel ekonomi ve kalkınma süreçlerine katkı sağlanması
amacıyla Akademik Danışmanlar Eğitim Programı’nı başlattı.
m TOBB Başkanı
M. Rifat
Hisarcıklıoğlu,
Akademik
Danışmanlar Eğitim
Programı’nda
akademisyenlerle bir
araya geldi.
Hem üniversite-iş dünyası işbirliğinin geliştirilmesi hem
de oda/borsaların yerel ekonomi ve kalkınma süreçlerine
katkı sağlanması maksadıyla TOBB Yönetim Kurulu kararıyla
başlatılan 81 İle 81 Akademik Danışman Projesi çerçevesinde,
illerdeki oda/borsaların tamamının mutabakatıyla belirlenen
akademik danışmanların birinci grubunun bilgilendirme toplantısı sona erdi.
Toplantının ardından TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, akademisyenlere eğitimlere katıldıkları için teşekkür mahiyetinde
birer TOBB rozeti taktı.
EKONOMİK FORUM
55i
AVRUPA BİRLİĞİ
AVRUPA
KOMİSYONU’NUN
TÜRKİYE İLE VİZE
SERBESTLİĞİNE
İLİŞKİN YOL
HARİTASI
Avrupa Komisyonu, Türkiye ile vize
serbestliğine ilişkin Yol Haritası’nın
Birinci Değerlenme Raporu’nu 20 Ekim
2014 tarihinde kamuoyuna açıkladı.
Böylece 16 Aralık 2013 tarihinde Türkiye
ile AB arasında imzalanan Geri Kabul
Anlaşması sonrasında resmiyet kazanan
Türk vatandaşları için vize serbestliği
diyaloğunda ilk dönemeç alınmış oldu.
yıla yakın süren müzakerelerin ardından Şubat
2011 tarihinde müzakereleri tamamlanan ve taraflarca paraflanan Türkiye- Avrupa Birliği (AB)
Geri Kabul Anlaşması, 16
Aralık 2013 tarihinde imzalandı. Anlaşma, Mart
2014 tarihinde Avrupa
Parlamentosu, Haziran
2014 tarihinde ise TBMM tarafından onaylandı. Anlaşma’nın
imzalanmasıyla birlikte Türk vatandaşlarına yönelik vize serbestliğine yönelik Yol Haritası resmiyet kazanırken, Avrupa
Komisyonu Türkiye’nin Yol Haritası’nda belirtilen kriterlere
uyum düzeyine ilişkin ilk değerlendirme raporunu 20 Ekim
2014 tarihinde açıkladı.
56
EKONOMİK FORUM
Ô Melih ÖZSÖZ
İKV Genel Sekreter Yardımcısı ve
Araştırma Müdürü
EKONOMİK FORUM
57i
AVRUPA BİRLİĞİ
BİRİNCİ DEĞERLENDİRME RAPORU’NDA NELER VAR?
Avrupa Komisyonu, Türkiye ile vize serbestliğine yönelik
Yol Haritası’nın Birinci Değerlendirme Raporu’nda, kriterlerin
Türkiye tarafından karşılanma seviyesini somut bir şekilde
ortaya koyuyor.
Komisyon’un Avrupa Parlamentosu (AP) ile AB Konseyi’ne
tavsiye niteliği taşıyan ve 40 sayfadan oluşan Birinci Değerlendirme Raporu; Belge Güvenliği, Göç Yönetimi, Kamu Düzeni ve
Güvenliği, Temel Haklar ile Geri Kabul başlıklarını içeren beş
ayrı bloktan oluşuyor. Söz konusu bloklarda yer verilen 72 ayrı
kriterde, Aralık 2013 tarihinde başlatılan diyalog sürecinden
bugüne, Türkiye tarafından söz konusu teknik kriterlerin karşılanması yönünde atılan adımlar değerlendirilirken, kriterlere
uyumun artırılmasına yönelik, hedef odaklı politika önerilerinde bulunuluyor.
Beş blokta yer alan 72 kriter genel itibarıyla değerlendirildiğinde; Türkiye’nin 22 kriteri karşılamış veya karşılamaya yakın
olduğu, 40 kriterin bir bölümünün karşılandığı, 10 kriterin
ise karşılanmadığı görülüyor. Bu çerçeveden bakıldığında, 72
kriterden 62’sinde Türkiye Yol Haritası kriterleriyle belli seviyelerde uyumu yakalıyor.
KRİTER DEĞERLENDİRMESİ
KRİTER SAYISI
"Kriter karşılanmıştır"
13
"Kriter neredeyse karşılanmıştır"
9
“Kriterlerin bir Bölümü karşılanmıştır, ancak sağlanan ilerleme
ilerisi içi ümit vaat etmektedir"
23
"Kriterin bir bölümü karşılanmıştır"
17
"Kriter karşılanmamıştır"
10
Bloklar itibarıyla bakıldığında ise Türkiye’nin Yol Haritası’nı
oluşturan Belge Güvenliği ve Temel Haklar bloklarında ilgili kriterleri “neredeyse karşıladığı”, Göç Yönetimi ile Kamu Düzeni
ve Güvenliği bloklarında ilgili kriterlerin “bir bölümünün karşılandığı, ancak sağlanan ilerlemenin ilerisi için ümit vaat ettiği”
görülüyor. Birinci Değerlendirme Raporu’nda Türkiye’nin en
düşük notu aldığı blok ise Geri Kabul başlığını taşıyan 5’inci
blok oluyor. Bu çerçeveden bakıldığında Türkiye’nin mevcut
uyumu iki blokta iyi düzeyde, üç blokta ise orta düzeyde olduğu
gözlemleniyor.
BLOKLAR
KRİTER SAYISI
0
1
2
3
4
7
-
1
1
2
3
BLOK 2: GÖÇ YÖNETİMİ
28
2
5
16
3
2
BLOK 3: KAMU DÜZENİ VE
GÜVENLİĞİ
21
3
7
6
3
2
5
BLOK 1: BELGE GÜVENLİĞİ
BLOK 4: TEMEL HAKLAR
9
-
3
-
1
BLOK 5: GERİ KABUL
7
5
1
-
-
1
72
10
17
23
9
13
TOPLAM
MEVCUT PASAPORTLAR AB STANDARTLARIYLA
UYUMLU DEĞİL
Yol Haritasının “Belge Güvenliği” başlıklı 1’inci bloğunda,
en dikkat çekici olan değerlendirme, Türk vatandaşları tarafından kullanılan pasaportların AB standartlarıyla uyumlu
olmadığı yönünde. Komisyon değerlendirmesinde Türkiye’ye,
“2252/2004 sayılı Konsey Tüzüğü ile uyumlu; parmak izi ve dijital fotoğraf gibi biyometrik verileri içeren ve yüksek güvenlik
58
EKONOMİK FORUM
düzeyine sahip pasaportların kullanılması” tavsiyesinde bulunuyor.
Yol Haritası’nın Göç Yönetimi başlıklı 2’nci bloğunda ise üç değerlendirme
özellikle dikkat çekiyor. Bu kapsamda,
Komisyon:
Sayısı 1,5 milyona yaklaşan Suriyeli
ve Iraklı sığınmacıya, Türkiye tarafından
uluslararası korumanın sağlandığının altını çizerken, bu uluslararası göçün nedenleri arasında, “terk edilen ülkelerdeki
olumsuz koşullardan kaçan mültecilerin
ülkelerine geri gönderilmesini” ifade eden
itici faktörlerin (push-back factors) bulunmadığını belirtiyor.
Sınır kapıları hariç, diğer sınır çizgilerini ifade eden yeşil sınırların korunması
ve yönetiminin, kademeli olarak profesyonel sınır güvenlik birimlerine aktarılmasını
tavsiye ediyor.
AB üye ülke vatandaşlarına yönelik
Türkiye tarafından uygulanan vize uygu-
•
•
•
AVRUPA BİRLİĞİ
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA
ÖNEM VERİLMELİ
Yol Haritası’nın ‘Kamu Düzeni ve Güvenliği’ başlıklı 3’üncü bloğunda, Komisyon, özellikle Türkiye’nin kişisel verilerin
korunması alanındaki kriterleri karşılamakta yetersiz kaldığına dikkat çekiyor.
Bu çerçevede Komisyon, Türkiye’nin, 1981
tarihli Kişisel Verilerin Otomatik İşleme
Tabi Tutulma Sürecinde Bireylerin Korunmasına İlişkin 108 sayılı Sözleşme ve
181 Numaralı Ek Protokol’ü onaylaması
ve uygulaması tavsiyesinde bulunurken;
Türkiye’de kişisel verilerin korunması alanındaki ulusal mevzuatın AB müktesebatını karşılayacak şekilde kabul edilerek,
uygulanması önerisinde bulunuyor.
Yol Haritası’nın, “Temel Haklar” başlıklı
4’üncü bloğunda en dikkat çekici değerlendirme ise Türkiye’de bulunan Roman kökenli vatandaşlara yönelik değerlendirme.
Komisyon, Türkiye’de bulunan Roman kökenli vatandaşların durumunun iyileştirilmesine yönelik bir strateji ve ulusal eylem
planının kabul edilmesi ve uygulanması
tavsiyesinde bulunurken; her türlü ayrımcılıkla mücadele edilmesine ilişkin yasal
düzenlemelerin, AB müktesebatını karşılayacak şekilde kabul edilerek, uygulanmasını öneriyor. Komisyon aynı blokta ayrıca,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4 ve
7 numaralı protokollerinin onaylanması ve
uygulanmasını da talep ediyor.
lamasına son verilmesini; bu çerçevede başta Güney Kıbrıs
Rum Yönetimi (GKRY) olmak üzere, kimi AB üye ülke vatandaşlarına yönelik ayrımcı uygulamaların kaldırılması talep
ediliyor. Bu çerçevede Komisyon, e-vize kapsamında resmi
internet sitesinde “GKRY” olarak kullanılan ifadenin “Kıbrıs
Cumhuriyeti” olarak değiştirilmesini talep ediyor.
UPA
AVR YON
S
İ
KOM ESİ
N
ÜY
M’Ü
STRÖ ASI
M
L
MA IKLAM
AÇ
Türkiye-AB Geri
Kabul Anlaşması’nın
yürürlüğe girmesi
konusunda Avrupa
Komisyon Üyesi Cecilia
Malmström 1 Ekim
2014 tarihinde yaptığı
açıklamada şu görüşleri
dile getiriyor:
“Türkiye ile
AB arasındaki Geri
Kabul Anlaşması’nın
yürürlüğe girmiş
olmasını memnuniyetle
karşılıyorum. Uzun
bir süreç neticesinde
varılan bu anlaşma,
ileriye dönük önemli bir
adım teşkil etmektedir.
Bu Anlaşma sayesinde
taraflardan birisinin
topraklarında yasadışı
şekilde ikamet
eden kişilerin, geri
göndermeme (nonrefoulement) ilkesi dâhil
uluslararası hukuka ve
temel haklara tam riayet
ederek, ivedilikle geri
gönderilmesi mümkün
olacaktır. Anlaşmanın
yürürlüğe girmesiyle
Türk topraklarından
AB’ye gelen düzensiz
SÖZLEŞMELER VE PROTOKOLLER
ONAYLANMALI VE UYGULANMALI
Birinci Değerlendirme Raporu kapsamında Komisyon, farklı bloklar ve kriterler
altında bazı uluslararası anlaşma ve sözleşmelerle ilgili protokollerinin, Türkiye
tarafından onaylanmasını ve uygulamaya
alınması tavsiyesinde bulunuyor.
göç hareketlerinin
daha iyi bir şekilde
yönetilmesi mümkün
olacaktır. Geri Kabul
Anlaşması’nın eksiksiz
ve etkin bir şekilde
uygulanması aynı
zamanda Türkiye ile
Vizesiz Rejime yönelik Yol
Haritası’nda belirlenen
ön koşullardan birisini
oluşturmaktadır.
Bu nedenle, bugün
yürürlüğe giren anlaşma
vize serbestisi açısından
önemli bir ilerleme teşkil
etmektedir.”
EKONOMİK FORUM
59i
AVRUPA BİRLİĞİ
Bu çerçevede Komisyon:
Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konması ve Müsaderesi ile
Terörün Finansmanı Hakkındaki Avrupa
Konseyi Sözleşmesi,
Sanal Suçlara ilişkin Avrupa Konseyi
Sözleşmesi,
Suçluların İadesine ilişkin Avrupa
Sözleşmesi,
Hükümlülerin Nakline ilişkin Avrupa
Sözleşmesi,
Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardıma
ilişkin Avrupa Sözleşmesi,
1996 ve 2007 tarihli Lahey Sözleşmeleri,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin
4 ve 7 Numaralı Protokollerini işaret ediyor.
Ayrıca Komisyon, Türkiye’den Birleş-
•
miş Milletler Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Cenevre
Sözleşmesi’ne koyduğu coğrafi sınırlamaları da kaldırma tavsiyesinde bulunuyor.
•
•
•
•
•
•
GÜNEY KIBRIS VATANDAŞLARINA AYRIMCI
MUAMELE SONA ERDİRİLMELİ
Birinci Değerlendirme Raporu kapsamında Komisyon, farklı
bloklar ve kriterler altında, özellikle GKRY’ye ve Güney Kıbrıs
vatandaşlarına yönelik ayrımcı muamelenin sona erdirilmesi
çağrısında bulunuyor. Bu çerçevede Komisyon:
Türkiye tarafından uygulanan e-Vize kapsamında GKRY vatandaşlarına yönelik ayrımcılığın sona erdirilmesini (Kriter 22),
E-vize kapsamında resmi internet sitesinde GKRY olarak
kullanılan ifadenin “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak değiştirilmesini (Kriter 22),
Yargıyı ilgilendiren konularda tüm AB üye ülke birimleriyle adli işbirliğinin sağlanması kapsamında “Kıbrıs Cumhuriyeti”
-AB
KİYE
TÜR KABUL
İ
GER ŞMASI İ
A
G
ANL DA BİL
N
I
K
HAK
16 Aralık 2013 tarihinde,
AB Komisyonu’nun
İçişleri’nden sorumlu Üyesi
Cecilia Malmström ile Türk
yetkililer Ankara’da ABTürkiye geri kabul anlaşması
imzalayarak, AB-Türkiye Vize
Serbestisi diyaloğu başlatıldı.
AB-Türkiye Geri Kabul
Anlaşması’nın ana hedefi;
mütekabiliyet esasına
dayalı olarak, diğer tarafın
topraklarına yasadışı yollardan
giren ya da bu topraklarda
yasadışı yollardan ikamet
eden kişilerin ilgili tarafça
uygun ve ivedi bir şekilde geri
kabulüne yönelik prosedürleri
ortaya koymak.
Anlaşma, AB üye
devletleri ve Türkiye
yurttaşlarının geri kabulüne
ilişkin hükümlerin yanı
sıra, taraflardan birinin
topraklarına diğer tarafın
topraklarından doğrudan giriş
yapan ya da orada kaldıktan
sonra giren (üçüncü ülke
vatandaşları ve vatansız
kimseler dâhil olmak üzere)
tüm diğer kişilerin geri
kabulünü de içeriyor.
Anlaşmanın, her iki
tarafın vatandaşlarının geri
kabulüne ilişkin hükümleriyle
vatansız kimseler ve
Türkiye’nin Geri Kabulle
60
EKONOMİK FORUM
ilgili ikili antlaşmalar veya
düzenlemeler yaptığı üçüncü
ülkelerin vatandaşlarının
geri kabulüne ilişkin
hükümleri, derhal yürürlüğe
girerken, diğer üçüncü ülke
vatandaşlarının geri kabulüne
ilişkin hükümler ise ancak üç
yıl sonra yürürlüğe girer.
AB-Türkiye Vize Serbestisi
diyaloğunun amacı, kısa süreli
ziyaret amacıyla Schengen
Bölgesi’ne seyahat eden
Türk vatandaşlarına halen
uygulanmakta olan vize
yükümlülüğünün kaldırılması
yönünde ilerleme kaydetmek.
Diyalog kapsamında
Komisyon tarafından
detaylandırılan, “Türkiye ile
Vizesiz Rejime Yönelik Yol
Haritası” başlıklı doküman
temel alınarak, Türk mevzuat
ve idari uygulamalarına
ilişkin bir tarama çalışması
yürütülecektir.
Yukarıda sözü edilen
döküman, AB’nin dış
hudutlarından geçişte vize
bulundurmak zorunda olan
üçüncü ülkelerle bu şarta tabi
olmayan ülkelerin listesinin yer
aldığı 539/2001 sayılı Avrupa
Komisyonu Tüzüğü’nde
değişiklik yapılmak suretiyle,
Türkiye’nin negatif listeden
pozitif listeye geçirilmesi
amacıyla, Komisyon’un Konsey
ve Parlamento’ya sağlam
temellere dayanan bir teklif
sunabilmesi için Türkiye’nin
yerine getirmesi gereken
şartları sıralıyor.
Yol Haritası’nda yer alan
koşulların birçoğu, diğer
hususların yanı sıra;
• Geri Kabul
•
•
•
Anlaşması’nın eksiksiz ve etkin
bir şekilde uygulanmasına,
• Sınır yönetimi ve vize
politikasının düzensiz göçü
etkin olarak engelleyecek
şekilde yönetilmesine,
• Seyahat belgelerinin
güvenliğinin sağlanmasına,
• Uluslararası
standartlara uygun göç
ve iltica sistemlerinin
oluşturulmasına,
• Organize suçlarla
mücadelenin göçmen ve
insan kaçakçılığını merkeze
oturtan, işleyen yapılarla
yönetilmesine,
• Polis ve kolluk
alanında AB üyesi devletler ve
uluslararası toplumla yeterli
düzeyde işbirliğine ve azınlık
ve kırılgan kategoriler başta
olmak üzere, vatandaşlar ve
yabancıların temel haklarına
saygıya atıfta bulunuyor.
Komisyon, Yol
Haritası’nda tespit edilen
koşulların karşılandığına
kanaat getirdiğinde ve
Avrupa Komisyonu 539/2001
sayılı Tüzüğü’nü değiştiren
teklifini sunduğunda,
bu teklif AB Konseyi ve
Avrupa Parlamentosu’nda
nitelikli çoğunluğun oyuna
sunulacaktır.
Yol Haritası, diyalogun
ne zaman neticelendirilmesi
veya bu teklifin ne zaman
sunulması gerektiğine
dair kesin bir takvim
sunmadığından, vize
serbestisine giden sürecin
hızı aslen, Türkiye’nin Yol
Haritası’nda tespit edilen
koşulları karşılama konusunda
kaydedeceği ilerlemeye bağlı
olacaktır.
Katılım Öncesi Mali
Yardım Aracı (IPA) kapsamında
sağlanan destek çerçevesinde
Komisyon, Türk makamlarının
Yol Haritası’nda belirlenen
koşulları yerine getirmesini
kolaylaştırmak üzere, faydalı
olacağı düşünülen yasal
reformları ve idari kapasiteyi
geliştirme çalışmalarını
destekliyor.
http://www.avrupa.info.
tr/tr/bilgi-kaynaklari/haberarsivi/news-single-view/
article/tuerkiye-ab-geri-kabulanlasmasinin-yueruerluegegirmesi-konusunda-komisyonueyesi-malmstroem.html
AVRUPA BİRLİĞİ
Söz konusu istatistiki veriler kapsamında;
Geri Kabul kapsamında Yunanistan tarafından Türkiye’ye iade edilmesi talep edilen
yasadışı göçmenlerin Türkiye tarafından ret
oranının halen yüksek seviyelerde olduğu
belirtiliyor.
yetkilileriyle de işbirliğinin sağlanmasını (Kriter 47),
İkili ve çok taraflı operasyonel işbirliği anlaşmalarının
etkin uygulanması kapsamında “Kıbrıs Cumhuriyeti” yetkilileriyle de işbirliğinin sağlanmasını (Kriter 49) tavsiye ediyor.
•
İSTATİSTİKLER OLUMLU BİR TABLO ÇİZİYOR
Vize Yol Haritasında belirtilen kriterlere ek olarak Avrupa
Komisyonu, göç ve vizeye ilişkin yayımladığı güncel istatistiklerle, Türkiye’deki mevcut durumu ortaya koyuyor. Bu çerçevede
neredeyse tüm temel istatistiki göstergelerde Türkiye’nin olumlu
bir tablo çizdiği ortaya çıkıyor. Bu çerçevede olumlu eğilimin görüldüğü göstergeler:
Türkiye’den yapılan Schengen vize başvurularında ret oranı,
Schengen Alanı’na girişlerine izin verilmeyen Türk vatandaşlarının sayısı,
AB üye ülkelerine yasadışı yollarla giriş yapan Türk vatandaşlarının sayısı,
AB üye ülkelerine yasadışı yollarla ikamet eden Türk vatandaşlarının sayısı,
Türkiye’den AB üye ülkelerine yapılan sığınma başvuruları
sayısı,
Üye ülkeler tarafından, Geri Kabul kapsamında Türkiye’ye
iade edilen sığınmacı sayısı;
Yunanistan tarafından, Geri Kabul kapsamında Türkiye’ye
iade talebinde bulunulan yasadışı göçmen sayısı,
Türkiye üzerinden AB üye ülkelerine giriş yapan yasadışı
göçmen sayısı,
Türkiye üzerinden AB üye ülkelerine giriş yaparken sahte
seyahat belgeleri ile yakalanan yasadışı göçmen sayısı.
•
•
•
•
•
•
•
•
•
C TİPİ SCHENGEN BAŞVURUSUNDA
RET ORANI %4,7
Komisyonun Birinci Değerlendirme Raporu kapsamında verilen güncel istatistiki veriler arasında en dikkat çekici olanı Türkiye’den
yapılan C Tipi Schengen vize başvurularındaki artış. Rapora göre 2013 yılında Türkiye’den
yapılan C Tipi Schengen vize başvurusu sayısı
780 bin 846. Rapora göre, 2009 yılında yapılan başvurularla kıyaslandığında bu rakam
%61’lik bir artışa denk geliyor. Söz konusu
vize başvurularında ret oranı ise %4,7.
Türkiye ve dünya genelinde C Tipi
Schengen vizesi red oranları (%)
C TİPİ VİZE RET ORANLARI
(TÜRKİYE)
C TİPİ VİZE RET ORANLARI
(DÜNYA GENEL)
2010
6.73
5.79
2011
5.04
5.5
2012
4.51
4.77
2013
4.7
4.8
EKONOMİK FORUM
61i
HABER
m TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Niğde Üniversitesi İletişim Fakültesi Binası Protokol ve İmza Töreni’ne katıldı.
TOBB, Niğde’ye
İletişim Fakültesi kuruyor
Niğde Üniversitesi Kampüsü içinde yer alacak İletişim Fakültesi TOBB tarafından
yapılıyor. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “İnsanların en hayırlısı insanlar için
faydalı olandır. Yapılan her işte zarar edebilirsiniz, ama bir tek eğitime yapılan
yatırımda zarar etme riskiniz yok” diye konuştu.
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Niğde’de TOBB tarafından
yapılacak olan TOBB Niğde Üniversitesi İletişim Fakültesi Binası Protokol
ve İmza Töreni ile bir dizi ziyarette bulundu. Niğde Ticaret ve Sanayi Odası’nda
(NİTSO) gerçekleştirilen TOBB Niğde Üniversitesi İletişim Fakültesi Binası Protokol
ve İmza Töreni’ne; Niğde Valisi Necmeddin
Kılıç, NİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şevket Katırcıoğlu, Niğde Ticaret Borsası (TB)
Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Uyanık, Bor
Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim
Kurulu Başkanı Nurettin Eriç, Niğde Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Görür,
Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan,
TOBB Başkan Danışmanı ve Niğde TB’nin
eski Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ile çok sayıda iş insanı katıldı.
Protokol töreninde konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, eğitimin önemine vurgu yaparak, şunları söyledi:
“Yapılan her işte zarar edebilirsiniz,
ama bir tek yatırımda zarar etmezsiniz, o
da eğitime yapılan yatırımdır. Eğitime yapılan yatırımda muhakkak siz kâr edersiniz,
Niğde ve Türkiye kâr eder.”
NİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şevket Katırcıoğlu da, TOBB’un birçok alanda
62
EKONOMİK FORUM
NİĞDE TSO’NUN MECLİS TOPLANTI
SALONU’NA HİSARCIKLIOĞLU’NUN
İSMİ VERİLDİ
Niğde Ticaret ve Sanayi Odası’nın (NİTSO) yenilenen Meclis Toplantı Salonu’na TOBB Başkanı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ismi verildi. M. Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nun kurdelasını
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Niğde Valisi Necmeddin Kılıç, NİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şevket
Katırcıoğlu, Niğde TB Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Uyanık, Bor TSO Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin
Eriç, Niğde Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Görür ve Erdoğan Özegen birlikte kesti.
Hisarcıklıoğlu TOBB adına yapılan hizmetlere kendi adının verilmesine çok sıcak bakmadığını
ifade ederek, yine de salona kendi ismini vermek isteyen NİTSO Yönetim Kurulu’na teşekkür etti.
HABER
olduğu gibi eğitim alanında da örnek işlere
imza attığına dikkat çekerek, bu yatırımda
emeği geçenlere teşekkür etti.
NİĞDELİLER HİSARCIKLIOĞLU’NU
“FAHRİ HEMŞERİ” İLAN ETTİ
Niğde programı kapsamında Niğde
Belediyesi ve Valiliği ziyaret eden TOBB
Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na Fahri
Hemşerilik Beratı verildi. Hemşerilik Beratı, Hisarcıklıoğlu’na Niğde Belediyesi’ni
ziyareti sırasında Belediye Başkanı Faruk
Akdoğan tarafından takdim edildi.
Kendisine layık görülen Hemşerilik Beratı’nın büyük bir onur olduğunu ifade eden
Hisarcıklıoğlu, “Bizim tek bir davamız var;
Türkiye’nin zenginleşmesi. Bu da girişimciler sayesinde olur” diye konuştu.
Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan
da, TOBB’un Türkiye genelinde kendisini
ciddi şekilde hissettiren çok önemli bir
kurum olduğunu dile getirerek, verdiği
desteklerden dolayı Hisarcıklıoğlu’na teşekkür etti.
Niğde Valisi Necmeddin Kılıç’ı da makamında ziyaret eden TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, Valiliğin Şeref Defteri’ni
imzaladı. Hisarcıklıoğlu, Vali Kılıç’a birlik
beraberlik içinde Niğde’ye hayırlı hizmetlerde bulunmasını temenni etti. Vali Necmeddin Kılıç da, Hisarcıklıoğlu’na Niğde
ekonomisine ve eğitimine katkılarından
dolayı teşekkür etti.
HİSARCIKLIOĞLU’NA “FAHRİ
DOKTORA” UNVANI VERİLDİ
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu
Niğde Üniversitesi’nin diploma törenine
katıldı. Törende, Niğde Üniversitesi Yönetimi tarafından Hisarcıklıoğlu’na “Fahri
Doktora” unvanı verildi. Hisarcıklıoğlu,
bu unvanın kendisi için büyük bir onur
olduğunu belirterek, bu gururu ömrünün
sonuna kadar taşıyacağını söyledi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Niğde
Üniversitesi’nden mezun olan öğrencilere
girişimcilik dersi verdi. Hisarcıklıoğlu yaptığı konuşmada, herkesin hayalinin olması
gerektiğini, hayalsiz hiçbir yere gidilemediğini ifade ederek şunları söyledi:
“Hayatta en özgür olduğunuz alan hayalinizdir. Hayal alanınızı en uzak noktasına
kadar açık tutmalısınız. Hayalinizi hedefe
koymadan başarıya ulaşamazsınız. Başarısızlıktan kesinlikle korkmayacaksınız.
‘Başarısız oldum’ diye hayalinizden, hedefinizden vazgeçmeyeceksiniz. Zengin olmak
istiyorsanız girişimci olacaksınız. Girişimci-
m Niğde Valiliği ve Niğde Belediyesini ziyaret eden TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Niğde
Belediye Başkanı Faruk Akdoğan ve Meclis üyeleri “Fahri Hemşerilik” beratı verdi.
m Niğde
Üniversitesi, TOBB
Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu’na
“Fahri Doktora”
unvanı verdi.
liğin tek isteği cesaret, bu da sizde çok var. Dil biliyorsunuz, internet biliyorsunuz dünyayı bizden çok daha iyi tanıyorsunuz.”
Konuşmalar sonrasında Niğde Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Adnan Görür, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na “Fahri
Doktora” vererek, cübbe giydirdi.
HİSARCIKLIOĞLU, BOR TİCARET VE
SANAYİ ODASI’NI ZİYARET ETTİ
TOBB Başkanı M. Rİfat
Hisarcıklıoğlu, Bor Ticaret ve
Sanayi Odası (BTSO) Yönetim
Kurulu Başkanı Nurettin Eriç
ve Yönetim Kurulu üyelerini
makamlarında ziyaret etti.
BTSO Yönetim Kurulu üyeleri,
yeni hizmet binasının yapımı için
Hisarcıklıoğlu’ndan destek istedi.
İş dünyasına hizmet için ellerinden
geleni yapacaklarını söyleyen
Hisarcıklıoğlu, daha sonra Bor
iş insanlarının katıldığı yemeğe
iştirak etti.
Hisarcıklıoğlu burada
yaptığı konuşmada, Bor’un OSB avantajıyla birlikte 6’ıncı bölge teşviklerinden yararlanabileceğini belirtti.
Hisarcıklıoğlu, “Bir yatırımcı için en uygun yerlerden biri de Bor. Bor ve Niğde’deki yatırımcı için büyük teşvik
var. Ayrıca iki saatlik mesafede liman olması bir avantaj. Bu avantaj hiçbir yerde yok” dedi.
EKONOMİK FORUM
63i
ABİGEM
İZMİR ABİGEM, MANİSA’DA
HİZMET VERMEYE BAŞLADI
İzmir ABİGEM, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında hizmet vermeye başladı.
İzmir ABİGEM Yönetim Kurulu Başkanı Ateş Demirkalkan, küresel ekonomik ortamda
işletmelerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin finansal kaynak olduğunu vurgulayarak,
Manisalı firmalara, “Gelin birlikte yürüyelim” çağrısında bulundu.
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde Avrupa
Birliği (AB) fonlarıyla Türkiye’nin
ilk üç Avrupa Birliği İş Geliştirme
Merkezleri’nden (ABİGEM) biri olarak faaliyete geçen İzmir ABİGEM, Manisa’da da
hizmet vermeye başladı. Manisa ofisinin
faaliyete geçmesinin ardından konuşan İzmir ABİGEM Yönetim Kurulu Başkanı Ateş
Demirkalkan, yeni yatırım planlayan ilk kez
ihracat hedefleyen, Türkiye’nin kanayan
64
EKONOMİK FORUM
m İzmir ABİGEM
Yönetim Kurulu
Başkanı Ateş
Demirkalkan,
Manisalı firmalara,
“ABİGEM’le
şirketinize,
ürünlerinize,
gücünüze güç katın”
çağrısında bulundu.
yarası işsizliğin çözümüne katkı sağlamak isteyen Manisalı
firmalara Ar-Ge ve inovasyon içeren projelere öncelik vermeleri
çağrısında bulundu.
Yeniden yapılanma çalışmalarını tamamlamalarının ardından Manisalı girişimcilere seslenen İzmir ABİGEM Yönetim Kurulu Başkanı Demirkalkan, “Fikriniz varsa ekibiniz hazır. Yenilik
ve kurumsal altyapı yatırımları için maddi desteğe ihtiyaç duyan
firmalarımız Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) çatısı altında hizmet veren ofisimize başvursun ve fırsatı kaçırmasın”
dedi. Demirkalkan, 2014 büyüme hedeflerinde ihracata özel bir
önem verildiğini, bu kapsamda İzmir ABİGEM tarafından geliş-
ABİGEM
İZMİR ABİGEM
PROJELERİNE
DESTEK SAĞLAYAN
KURUMLAR
• Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma
Kurumu (TÜBİTAK).
• Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV).
• T.C. Ekonomi Bakanlığı.
• T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı.
• T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı.
• Avrupa Birliği Fonları.
• Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı
(KOSGEB).
• İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA), ZAFER
Kalkınma Ajansı, Güney Ege Kalkınma Ajansı
(GEKA) ve Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKA).
tirilmiş olan Ex-Point hizmetiyle ilk kez dış pazara açılmak ve
ihracat yapmak isteyen işletmelere yönelik danışmanlık desteği
sağlandığını da anımsattı.
İşletmelerin küresel ekonomik ortamda en çok ihtiyaç duyduğu şeyin finansal kaynak olduğunu vurgulayan Demirkalkan,
konuşmasına şöyle devam etti:
“Küresel rekabet ortamında rakiplerinin bir adım önüne
geçebilmek için maliyetlerini düşürerek verimlilik artışı sağlamaya odaklanan, dünyanın 220 farklı ülkesine mal ve hizmet
ihraç eden Egeli firmaların sayısı ile ihracat yapılan ülke sayısını
artırmanın yolu Ar-Ge ve inovasyondan geçiyor. Bu açıdan Manisalı firmalara gelin birlikte yürüyelim çağrısında bulunuyoruz. Şehrimize, bölgemize ve ülkemize birlikte destek verelim,
büyüyelim ve büyütelim. Böylelikle yeni girişimci ve işletmelere
destek ortamını sürekli kılalım.”
İZMİR ABİGEM’İN HİZMETLERİ
• Proje fikirlerinin değerlendirilmesi, geliştirilmesi, yazımı ve
yürütülmesi.
• İhracat ve dış ticaret.
• Uygun fon, destek ve proje ortaklarının bulunması.
• Yatırım Teşvikleri.
• Eğitim ve ürün tasarımı.
m İzmir ABİGEM
Direktörü Arzu
Amirak, “Finansman
sıkıntısı çeken
işletmelerin
kaynak sorununun
çözümünde İzmir
ABİGEM devrede”
dedi.
RAKİPLERİN ÖNÜNE GEÇİN
Küresel ekonomik ortamda rakiplerinin
bir adım önüne geçmek isteyen firmaların
yenilikçilik ve Ar-Ge yatırımlarına ağırlık
vermeleri gerektiğine dikkat çeken İzmir
ABİGEM Direktörü Arzu Amirak da, “Bu
konuda yatırım yapmayı hedefleyen ancak
finansman sıkıntısı çeken işletmelerin kaynak sorununun çözümünde İzmir ABİGEM
devrede. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik
Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK), Kalkınma Ajansları ile Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme
İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) başta olmak
üzere finans desteği sağlayan kurumlara
başvuru ve destek sağlamanın yolu ABİGEM’den geçiyor” dedi.
ÜCRETSİZ ÖN DEĞERLENDİRME
Amirak, İzmir ABİGEM’in verdiği hizmetler arasında ücretsiz ön değerlendirmenin önemine değinerek, “ABİGEM olarak
önemli bir misyonumuz da işletmelerin
akla gelen ilk çözüm ve iş ortağı olmak.
Bunun en önemli adımı ise işletmelere
sunduğumuz ücretsiz ön değerlendirme
hizmeti. Bu hizmetle işletmenin röntgenini
çekiyor, firmaya özel çözümler sunuyoruz”
ifadesini kullandı.
Amirak, Manisa’da açılan ABİGEM ofisiyle Kırsal Kalkınma Desteleme Yatırımları’nın yanı sıra AB standartlarına uyumu
teşvik etmek için gıda güvenliği, hayvan
sağlığı, bitki sağlığı ve çevreyle ilgili açılacak mali destek çağrılarına da “Yerinden
Proje Yazımı” desteği verebileceklerini dile
getirdi.
EKONOMİK FORUM
65i
HABER
HİSARCIKLIOĞLU:
“Rakiplerimizle eşit şartlarda
yarışalım bir tek işsiz bırakmayız”
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’yla birlikte Keşan Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni
hizmet binasının açılışına katılan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Biz bir tane işsiz,
aşsız bırakmayız ama tek isteğimiz rakiplerimizle eşit şartlarda yarışalım” diye konuştu.
T
OBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’yla birlikte Keşan Ticaret ve
Sanayi Odası’nın (TSO) yeni hizmet
binasının açılışını gerçekleştirdi. Bölgeye geldiğinde kendisine pirince uygulanan KDV konusundaki sıkıntının anlatıldığını ifade eden
Hisarcıklıoğlu, bulgurda KDV oranının %1,
pirinçte ise %8 olduğunu, pirinçte de KDV
oranının %1 olmasının istendiğini belirtti.
Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı
Mustafa Helvacıoğlu’nun aile şirketlerinin
kurumsallaşmasına ilişkin olarak düzenlemeyi önerdikleri çalıştaya destek vermeye hazır
olduklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, ülkenin geleceğinden umutlu olduğunu söyledi.
Kriz döneminde özel sektörün 5,5 milyon kişiye istihdam sağladığına değinen
Hisarcıklıoğlu, “Bizi bağlasanız duramayız.
Biz koşmak istiyoruz. Artık dünyayı öğrendik” dedi.
Keşan’ın batısında çok önemli bir pazar
bulunduğuna dikkat çeken TOBB Başkanı
Hisarcıklıoğlu, “Yanı başınızdaki coğrafyayı
keşfedin yeter. Oraya neler satabiliriz, neler
66
EKONOMİK FORUM
k Sağlık
Bakanı Mehmet
Müezzinoğlu, TOBB
Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu ile
Keşan TSO Yönetim
Kurulu Başkanı
Mustafa Helvacıoğlu
Oda üyeleriyle
birlikte.
üretebiliriz onu düşünmek lazım” ifadesini kullandı.
Hisarcıklıoğlu bölgenin çok önemli tarımsal kaynaklara sahip
olduğuna vurgu yaparken, damızlık hayvancılık konusunda da
büyük bir potansiyel olduğunu belirtti.
Konuşmasında, markalaşmanın önemine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, birlik ve beraberliğin şehirlerin markalaşması için önem
taşıdığını sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu
ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Keşan TSO Yönetim
Kurulu tarafından plaket verildi. Bakan Müezzinoğlu ile TOBB
Başkanı Hisarcıklıoğlu, protokol mensuplarıyla birlikte Keşan
TSO’nun yeni hizmet binasının açılışını yaptı.
HABER
İpsala Ticaret Borsası’nın yeni
Hizmet Binası’nın temeli atıldı
İpsala Ticaret Borsası’nın yeni Hizmet Binası’nın temel atma töreni Sağlık Bakanı Mehmet
Müezzinoğlu ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.
Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada, “Kayıtlı ekonomiye katkısı olacağı için
pirincin KDV’sinin %8’den %1’e indirilmesi gerekiyor” dedi.
İ
psala Ticaret Borsası’nın (TB) yeni Hizmet Binası’nın temel
atma töreni Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, TOBB
Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Edirne Valisi Dursun Ali
Şahin, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kopuz,
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay, İpsala TB Yönetim
Kurulu Başkanı İbrahim Girgin ile bölge oda/borsa başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.
Törende konuşan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, bulgur ile
pirincin hiçbir farkının olmadığını, iki ürünün de aynı özelliklere
sahip olduğunu belirterek, “Kayıtlı ekonomiye katkısı olacağı için
pirincin KDV’sinin %8’den %1’e indirilmesi gerekiyor. Ayrıca İpsala,
temeli atılan Ticaret Borsası binasıyla kabına sığmayacaktır” dedi.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da,
Bölge insanının ortak aklın peşinde koştuğu sürece başarıya ulaşacağını belirtti.
Çalışmaların birlik ve beraberlik içinde
yapılması gerektiğini vurgulayan Bakan
Müezzinoğlu, şöyle konuştu:
“Daha önce de ifade ettiğimiz gibi pirincin KDV oranını bulgurla aynı seviyeye
ulaştıracağız. Bakanlar Kurulu’nda bu konu
tekrar gündem alınarak sonuçlandırılacak.
Yeter ki, birlik ve beraberlik içinde olalım ve
günlük enerjimizi yanlış yerlerde tüketmeyelim. Ayrışan değil, birleşen ve bütünleşen
olalım. Çatışan değil birbirini kucaklayan
olalım. Yeter ki, bölgenin zenginliklerini öncelikle bölge insanına kazandıralım. Girişimcilik ruhumuzu tek başımıza değil, birlikte
daha güçlü yapabilmenin yollarını arayalım.”
Bakan Müezzinoğlu, Türkiye’nin birçok
konuda gelişerek ilerlediğini ve özellikle
sağlık alanında çok yol kat ettiğini söyledi.
Konuşmaların ardından, Sağlık Bakanı
Mehmet Müezzinoğlu, TOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu, Edirne Valisi Dursun
Ali Şahin, İpsala TB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin ve diğer yetkililer İpsala TB’nin yeni binasının temelini butona
basarak attı.
HİSARCIKLIOĞLU: “BİRBİRİMİZE SIMSIKI SARILIRSAK BUNDAN KAZANÇLI ÇIKARIZ”
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kopuz ve TOBB
Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay, Keşan Ticaret
Borsası (TB) Meclis Toplantısı’na katılarak, Meclis
üyeleriyle bir araya geldi.
Keşan TB tarafından hazırlanan sunumu
aldığını ve inceleyeceğini belirten TOBB Başkanı
Hisarcıklıoğlu, Yunus Emre’nin, “Bu dünya kimseye
kalmaz. Gelin dost olalım” dizelerini anımsatarak
şöyle konuştu:
“Bütün mesele şu; Allah insanları bütün
yaratıklardan ayırmak için sevgiyi vermiş. Gelin
birbirimizi sevelim. Birbirimize sımsıkı sarılırsak
bundan kazançlı çıkarız. İşte Keşan bunu yapıyor.”
EKONOMİK FORUM
67i
HABER
Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası
yeni Hizmet Binası’na kavuşuyor
Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni Hizmet Binası’nın temel atma törenine katılan
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Çorlu’daki sanayicilerin Ticaret ve Sanayi Odası
sayesinde Avrupa standartlarına göre hizmet aldığını söyledi.
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde
Ticaret ve Sanayi Odası tarafından
yaptırılacak olan yeni Hizmet Binası’nın temel atma törenine katıldı. Çorlu Ticaret ve
Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Enis Sülün’ün ev sahipliği yaptığı törene
Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra, CHP Tekirdağ
Milletvekili Candan Yüceer, Tekirdağ Valisi
Ali Yerlikaya, Tekirdağ Büyükşehir Belediye
Başkanı Kadir Albayrak, oda başkanları ile
üyeleri katıldı.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,
Çorlu’daki sanayicilerin Çorlu TSO sayesinde Avrupa standartlarına göre hizmet
aldığını belirterek, “Çorlu Türkiye’nin
dördüncü büyük sanayi kenti. Çorlu ürettiği katma değer açısından baktığımız zaman Türkiye’nin unutamayacağı ve göz
ardı edemeyeceği başlıca şehirlerimizden
biridir” dedi.
Çorlu TSO Yönetim Kurulu Başkanı
Enis Sülün de, Oda’ya yeni bir yer kazandırmanın mutluğunu yaşadıklarını söyledi.
68
EKONOMİK FORUM
Çorlu Valisi Ali Yerlikaya ise Çorlu’nun çok önemli bir ticaret
ve sanayi kenti olduğunu ifade ederek kente üç yılda dokuz adet
organize sanayi bölgesi (OSB) kurulduğunu anlattı.
Konuşmaların ardından TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile beraberindekiler Çorlu TSO’nun yeni Hizmet Binası’nın
temelini attı.
TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU,
ÇORLU TİCARET BORSASI’NI ZİYARET ETTİ
TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, Çorlu Ticaret Borsası (TB)
Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Ertan ve
Yönetim Kurulu üyelerini ziyaret etti.
Ziyarette Hisarcıklıoğlu’na Tekirdağ
TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB
Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay da
eşlik etti.
Hisarcıklıoğlu, TOBB Başkanı olarak
Çorlu’ya dokuzuncu kez geldiğini
anımsatarak, “5 yıldızlı” Çorlu TB’nin
çalışmalarıyla gurur duyduğunu söyledi.
Çorlu TB Yönetim Kurulu Başkanı
Yüksel Ertan ise ziyaretten duydukları
memnuniyeti dile getirerek, Bölge’nin
bu sene verimlilikte önemli başarılara
imza attığını belirtti.
SEKTÖR
TOBB TÜRKİYE
SEKTÖR MECLİSLERİNDEN
HABERLER
EKONOMİK FORUM
69i
SEKTÖR
Gıda ile içecek sanayi
sektörünün sorunları masaya
yatırıldı
TOBB Türkiye Gıda Sanayi Meclisi ile TOBB Türkiye İçecek Sanayi Meclisi üyelerinin
bir araya gelerek düzenledikleri toplantıda, kanatlı sektöründeki DİR uygulamaları
değerlendirildi. Toplantıda, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin yeniden
düzenlenmesi talep edildi.
T
OBB Türkiye Gıda Sanayi Meclisi
ile TOBB Türkiye İçecek Sanayi
Meclisi, TOBB Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı Çamur Ali
Kopuz’un katılımıyla TOBB İstanbul
Hizmet Binası’nda toplandı.
Toplantının gündem maddesi kapsamında, Dâhilde İşleme Rejimi’nin (DİR)
kanatlı sektöründe (yem ham maddesinde) uygulanmasında yaşanılan sıkıntılar görüşüldü. İthal edilen ham
madde kullanılarak yetiştirilen kanatlı
hayvanların menşeinin belirlenmemesi,
yan sanayici faktörünün göz önünde
bulundurulmaması, takip sisteminin bu
sektörde düzgün işleyemeyecek olması,
70
EKONOMİK FORUM
eşdeğer eşyayla ilgili kurallarda sürekli değişim yapılması gibi
sorunlara dikkat çeken Meclis üyeleri, bu konular üzerinde
kapsamlı çalışma yapılması gerektiğini belirtti. Bu alanlarda
çalışma gruplarının oluşturulması, yeni düzenlemelerin
hayata geçirilmesi konusunda sektördeki Meclis üyesi firma
ve derneklerle birlikte ortak rapor hazırlanması, hazırlanan
raporun Ekonomi Bakanlığı’na iletilmesi talep edildi.
Toplantıda, Türkiye’de kırmızı et ve ürünlerinin yurt dışı
pazarlara göre pahalı olması sebebiyle kırmızı etin ihracatta
önemli bir aşama kaydedemediğine değinildi. Meclis üyeleri;
sucuk, pastırma, döner, köfte gibi geleneksel kırmızı et ürünlerinin yanı sıra salam, sosis gibi ürünlerin Türkiye’ye yakın
pazarlarda oldukça talep gördüğünü, bu kapsamda kırmızı et
sektörünün ihracatta rekabetçi hale getirilebilmesi için süt
tozuna uygulanan destek modelinin kırmızı et sektörüne de
uygulanabileceğini dile getirdi.
SEKTÖR
ÜRÜN DOĞRULAMA VE TAKİP SİSTEMİ TEKRAR DEĞERLENDİRİLDİ
Toplantıda, Ürün Doğrulama ve Takip Sistemi’yle (ÜDTS)
ilgili son gelişmeler ve ayrıca sektöre olası etkileri ele alındı.
Sahte, taklit ile tağşiş edilmiş ürünlerin üretimini, satışını
engelleyerek halkın güvenli gıdaya ulaşmasını amaçlayan yeni
bir işaretleme ve kontrol sistemi olan ve altı alt sektörde uygulanması öngörülen ÜDTS’nin yatırım, tedarik, işletme, maliyet
gibi unsurlar göz önünde bulundurulduğunda sektörü ciddi
sıkıntılara sokacağı ifade edildi. Uygulamanın ertelenmesinden
ziyade, tasnif edilmesini isteyen sektör temsilcileri, gerekirse
tekrar bir rapor hazırlayarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na iletilmesine karar verdi.
Mevzuat değişikliklerinin de görüşüldü toplantıda; meyve
şarabı, mistel, cidder gibi ürünlerde mevzuat eksikliği olduğu
dile getirildi. Sektör üyeleri tarafından, meyvenin kendinden
veya konsantresinden yapılması gereken meyveli şarabın, ilgili
mevzuatın tamamlanmaması sebebiyle çoğu üretici tarafından
meyve esansı katılarak yapıldığını, böylece tüketicinin hem sıhhi
siyle ilgili Danıştay iptal kararı ve sektöre etkileri de ele alındı.
Danıştay iptal kararına istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
tarafından illere iletilen yazıyla üreticilerden ambalaj atıklarını
belediyenin toplama sistemine veya toplama ayırma tesislerine
bedelsiz olarak verilmesine başlandığını belirten Meclis üyeleri,
söz konusu uygulamanın hem üretici firmalar hem de lisanslı
toplama/ayırma firmaları için ciddi sorunlar yaratacağı, hâlihazırda sorunsuz bir şekilde işleyen ambalaj atıkları yönetim
sistemine zarar vereceğini ifade etti. Yeni bir yönetmelikle
kararın tekrar düzenlenmesini isteyen üyeler, bu düzenlemenin
hem üretici firmaların, hem lisanslı firmaların hem de ambalaj
atıkları toplama sisteminin yararına olacağını söyledi.
Mevzuat değişikleri kapsamında ayrıca, Yayın Hizmeti Usul
ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik kapsamında yapılan düzenleme ile Sağlık Bakanlığı
tarafından hazırlanan ve aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen yiyecekler listesinin, bazı kriterler tespit edilmeden ve sektörün
görüşü alınmadan yayınlanmasının sakıncaları görüşüldü. Bu
konuda yapılan çalışmalar ve alınan kararlarda sektörün temsil
açıdan hem de mali açıdan kandırıldığını belirtildi. Gıda, Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı mevzuatın biran
evvel tamamlanmasına yönelik talebin Bakanlığa iletilmesine
karar verildi.
Toplantıda ayrıca, şarapta pet ambalajın kullanımıyla ilgili
olarak Türk Gıda Kodeksi Gıda İle Temas Eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliği’nde değişiklik yapılması konusu görüşüldü.
Meclis üyeleri, alkollü içkilerde cam veya pet ambalaj kullanılması konusunda yönetmelikte bir kısıtlama getirilmemesinden
dolayı, şarapta da pet ambalaj kullanımına gidildiğini ifade etti.
Gerekli koşulların (kalite, sertlik gibi) sağlamaması durumunda
pet ambalajın şaraplarda kullanımının sakıncalı olduğu, tebliğde
düzenlemeye gidilmesi gerektiği belirtildi.
edilmesi için Sağlık Bakanlığı’na talep yazısı gönderilmesine
karar verildi.
Toplantıda son olarak, firmaların ihtiyacı olan ham maddelerde işlem yardımcısı olarak kullanılan enzimlerin ithalatında
yaşanan zorluklar dile getirildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın geçtiğimiz Mayıs ayından itibaren başlattığı uygulamayla enzimlerin ithalatı esnasında firmalardan “GDO’suzdur”
belgesi istendiğini ve bu belgeyle ürünün ülkeye girişine izin
verildiğini belirten Meclis üyeleri, bikrobiyal kaynaklı enzimler
için böyle bir yazının üretici firmalardan alınamadığına dikkat
çekti. Meclis üyeleri, bu uygulamanın gıdanın süt, bira, şarap,
meyve suyu, ekmek, pasta, nişasta ve şekerleme sanayilerinde
kullanılan enzimlerin hepsini etkilediğini vurguladı.
Türkiye’de de enzim ithalatının ticarileştirilerek, rekabet edilebilir boyutta olması gerektiğinin altını çizen Meclis
üyeleri, ürünün kendisine geçmeyen, sadece işlem yardımcısı
olarak kullanılan GDO’lu enzimlerin ithalatının bir an önce AB
mevzuatına uygun hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
AMBALAJ ATIKLARININ KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ
YENİDEN DÜZENLENMELİ
Toplantıda, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin
5’inci maddesinde yer alan “bedelsiz şartı aranmaksızın” ibare-
EKONOMİK FORUM
71i
SEKTÖR
Orman Ürünleri Meclisi, Orman Genel Müdür
Yardımcısı Coşkun’u ağırladı
TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclisi’nin, Orman Genel Müdür Yardımcısı Halil
Coşkun’un katılımıyla yapılan toplantısında, orman ürünlerine ek maliyet
bindiren fonların kaldırılması amacıyla yapılan çalışmalar değerlendirildi.
Meclis Başkanı Kahraman, sektörün istekleri doğrultusunda hazırlanan dosyaların
ilgili yetkililere verildiğini belirtti.
T
TOBB Türkiye Orman Ürünleri
Meclisi, Meclis Başkanı Ahmet
Kahraman başkanlığında TOBB
İstanbul Hizmet Binası’nda kamu,
özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının
üst düzey temsilcilerinin katılımıyla toplandı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman
Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı
Halil Coşkun’un da katılımlarıyla gerçekleştirilen toplantıda sektörün gündemindeki
konular ele alındı.
COŞKUN: “TOPRAĞIMIZI HAKKIYLA
KULLANAMIYORUZ”
Toplantıda Orman Genel Müdür Yardımcısı Halil Coşkun ormancılık sektörüyle ilgili genel bir değerlendirmede bulundu. Coşkun, sektörün gelişebilmesi için
ormanlara gereken bakımın yapılması ve
önemin verilmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’de 22 milyon hektar orman bulunduğunu ve bu alanın %50’sinin bozuk
alan olduğunu belirten Coşkun, 10 milyon hektar alandan 18 milyon metreküp
üretim yapılabildiğini belirtti. Üretim
düzeyinin gelişmiş ülkelerde 5 milyon
metreküp civarında olduğunu sözlerine
72
EKONOMİK FORUM
ekleyen Coşkun, “Toprağımızı hakkıyla kullanamıyoruz, daha
yapmamız gereken çok iş var” dedi.
FONLARIN KALDIRILMASI KONUSUNDA
ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclisi Başkanı Ahmet Kahraman ise orman ürünlerine ek maliyet bindiren fonların kaldırılması amacıyla yapılan çalışmaları Meclis üyelerine anlattı.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Orman Eski Genel Müdürü,
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Karabük Milletvekili Osman
Kahveci ve Türkiye Orman Ürünleri Meclis Üyesi aynı zamanda
AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin’le yaptığı ikili görüşmeler hakkında bilgi veren Meclis Başkanı Kahraman, sektörün
istekleri doğrultusunda hazırlanan dosyaların ilgili yetkililere
verildiğini belirtti. Bu dosyalarda VII. Türkiye Ticaret ve Sanayi
Şurası’nda, TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclisi olarak belirlenen “5 Sorun 5 Çözüm Önerisi”nin en önemli maddesi olan
fonların kaldırılması hususunu içerdiğini söyledi.
MECLİS, OGM TARAFINDAN BİLGİLENDİRİLDİ
Orman Genel Müdürlüğü (OGM) İşletme ve Pazarlama Daire
Başkanı ve TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclis Üyesi Kenan
Akyüz de, Meclis üyelerine üretim ve pazarlama faaliyetlerinin
değerlendirildiği bir sunum yaptı. Akyüz sunumunda endüstriyel,
tomruk, lif-yonga odun ile türevlerinin üretim ve satış miktarları,
dikili ağaç satış miktarıyla tüm orman ürünlerinin stok miktarlarını anlattı.
SEKTÖR
TOBB Türkiye
Kozmetik ve Temizlik
Ürünleri Sanayi
Meclisi mevzuatı
ele aldı
Kâğıt sektörü için
hayati önem taşıyan
sera gazı emisyonları
değerlendirildi
TOBB Türkiye Kâğıt ve Kâğıt Ürünleri
Sanayi Meclisi’nin toplantısında, Sera
Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında
Yönetmelik masaya yatırıldı. Çevresel
Etiket Sistemi Meclis üyeleri tarafından
büyük ilgi gördü.
T
OBB Türkiye Kâğıt ve Kâğıt Ürünleri Sanayi Meclisi
üyeleri, Çevresel Etiket Altyapısı (ÇETAY) kapsamında fotokopi ve grafik kâğıtları için Düzenleyici
Etki Analizi (DEA) çalışması sunumunu değerlendirmek ve Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında
Yönetmelik konusunda bilgi edinmek üzere bir araya geldi.
Toplantıda, Armada Danışmanlık yetkilileri Çevresel
Etiket Sistemi hakkında TOBB Türkiye Kâğıt ve Kâğıt Ürünleri Sanayi Meclisi üyelerine bilgi verdi. Yapılan sunumda
sistemin hedefleri ve kâğıt sektörüne katacağı değerleri
anlatan Armada
Danışmanlık yetkilileri, bu sistemin
amacının çevreye
d a h a a z z a ra r l ı
ürün ile hizmetlere yönelik talebi ve
arzı teşvik etmek
olduğunu belirtti.
Toplantıda ayrıca, Sera Gazı Emisyonları Hakkındaki Yönetmelik hakkında
da bilgi vermek üzere Armada Danışmanlık yetkilileri tarafından detaylı bir sunum gerçekleştirildi. Kâğıt sektörü için
hayati önem taşıyan sera gazı emisyonlarıyla ilgili firmalar
tarafından atılması gereken adımlara değinen yetkililer,
30 Eylül 2014’te izleme planlarının hazırlanması, 30 Nisan
2016’da da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın belirlediği usul
ve esaslar çerçevesinde hazırlanan raporların Bakanlığa sunulması gerektiğini anımsatıldı. T
OBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi
Meclisi toplantısı, TOBB İstanbul Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda, Sağlık Beyanı ile Satışa Sunulan Ürünlerin Sağlık Beyanları Hakkında
Yönetmelik, karşılaştırmalı reklamlar, deterjan reklamlarındaki leke çıkarma iddiaları, biyosidal ürün ruhsatlarının
sürelerinin uzatılması, kozmetik ürünlerde ürün takip
sistemi (karekod) çalışmaları, Tıbbi Cihaz Satış Reklam ve
Tanıtım Yönetmeliği, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Piyasa
Gözetim ve Denetimi Uygulamaları ile 2011-2012-2013
yıllarına ilişkin sektörel istatistikler görüşüldü.
TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi
Meclisi Başkanı Ahmet Pura, karşılaştırmalı reklamlarla
ilgili olarak hazırlanan yönetmeliğin yakın zamanda
kamuoyunun görüşüne sunulacağını belirterek, konu
hakkında Meclis üyelerinin önerilerini TOBB’a iletmesinin önemini dile getirdi.
Pura, kozmetik ürünlerde, ürün takip sistemi çalışmalarının Sağlık Bakanlığı bünyesinde devam ettiğini,
ancak çalışmanın içinde sektör olarak yer alamadıklarını
belirtti. Çalışmaların sektörün görüşü alınmadan yürütülmesinin sağlıksız olacağını vurgulayan Pura, Sağlık
Bakanlığı’ndan bilgi almak için temasların gerçekleştirilmeye çalışıldığını söyledi.
Pura, toplantı gündeminin diğer maddeleriyle ilgili
olarak bilgi notlarının hazırlanıp, ilgili makamlara iletilmesinin, çalışmaların ilerlemesi bakımından faydalı
olacağını ifade eti.
Pura, sektör temsilcileriyle piyasa gözetimi ve denetimi yapan birinci derece kuruluşlarının kapsamlı bir
çalıştay gerçekleştirmesinin, piyasa gözetimi ve denetimi
faaliyetleri konusunda sektör temsilcileriyle kamu görevlilerinin iletişimini artıracağını ifade etti.
EKONOMİK FORUM
73i
SEKTÖR
Petrol ve petrol
ürünleri sektörünün
sorunları görüşüldü
T
TOBB Türkiye
Kuyumculuk Sanayi
Meclisi BDDK’yı
ziyaret etti
BDDK Başkanı Mukim Öztekin’i
makamında ziyaret eden TOBB
Türkiye Kuyumculuk Sanayi
Meclisi, kredi kartlarındaki taksitin
kaldırılmasının sektör üzerindeki
olumsuz etkilerini dile getirdi.
T
OBB Türkiye Kuyumculuk Sanayi Meclis Başkanı
İmam Altınbaş ve Meclis üyelerinden oluşan heyet,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)
Başkanı Mukim Öztekin’i makamında ziyaret etti.
Meclis üyeleri görüşmede Banka Kartları ve Kredi Kartları
Hakkında Yönetmelik ile kredi kartlarındaki taksitin kaldırılmasının sektör üzerindeki olumsuz etkilerini aktardı.
Taksit sıfırlamasının, sektörde rekabet eşitsizliğine sebep
olduğunu dile getiren TOBB Türkiye Kuyumculuk Sanayi
Meclis Başkanı İmam Altınbaş, kuyumculuk sektörünün üreten, ihracat yapan ve dünya sıralamasında yer alan bir sektör
olduğunu belirtti. Altınbaş, sektörün tasarruf aracı olarak
kullanıldığını, bu sebeple diğer sektörlerdeki taksit sayısı kadar
taksitin bu sektöre de uygulanması gerektiğini, ancak bu yolla
rekabet eşitsizliğinin kaldırılabileceğini dile getirdi.
Kuyumculuk sektörünün, bu sınırlamanın getirildiği diğer sektörlerden farklı iş ve işleyişte olduğunu da anımsatan
Altınbaş, bu uygulamanın sektörü kayıt dışına sürükleyebileceğini vurguladı. Altınbaş, pos tefeciliği yapan kuyumcuların
engellenmesi sorununun bankalar tarafından kolaylıkla çözülebileceğini ifade etti. Meclis üyeleri ise kuyumcu odalarının bu
önerileri desteklediklerini belirtti.
BDDK Başkanı Mukim Öztekin de, TOBB Türkiye 7.
Sektörel Ekonomi Şurası’nda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a konunun aktarıldığından haberdar olduklarını, bu
konuda görevlendirildiklerini, düzenlemenin sonuçlarının
izlenmekte olunduğunu ve gerekli çalışmaların gerçekleştirileceğini söyledi.
74
EKONOMİK FORUM
OBB Türkiye Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi Meclisi
toplantısı, Petrol İşleri Genel Müdürü Selami İncedalcı’nın da katılımıyla, Meclis Başkanı Muammer
Ekim’in başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi.
Toplantıda, 1240 sayılı Petrol Piyasasında Dağıtıcı Lisansı
Sahiplerinin Bayi Denetim Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkındaki EPDK Kurul Kararı’yla ilgili alınan yürütmeyi
durdurma kararları ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda yapılan değişiklikler değerlendirildi.
Toplantıda Meclis üyeleri tarafından, 1240 sayılı Kurul
Kararı’nın sağlıklı uygulanabilmesi amacıyla yeni bir düzenlemeye gidildiği bilgisi verildi. Dağıtım şirketleri daha önce 5607
sayılı Kanuna göre kaçakçılık şüphesi durumunu ilgili mercilere
iletirken, yayımlanması beklenen Kurul Kararı’yla bu durumun
değişeceği ve ilgili belgelerin EPDK ile paylaşılmasının yeterli
olacağı dile getirildi. Ayrıca, bayileri zor durumda bırakan “tespitin yerinde olması” şartının kaldırılması konusunun tekrar
düzenleneceği belirtildi.
Meclis üyeleri, Kurul Kararı’ndan kaynaklı yaşanan sıkıntıları yazılı ve sözlü olarak EPDK ile paylaştıklarını ifade ederek,
EPDK yetkililerinin de ilgili mevzuatın sadeleştirilmesi üzerinde çalıştığı belirtildi.
KAÇAK AKARYAKIT TESPİTİNDE KARŞILAŞILAN
RİSKLER ELE ALINDI
Toplantıda Meclis Üyeleri tarafından, 5607 sayılı Kanun’da
18 Haziran 2014 tarihinde yapılan son değişiklikle “kaçak
akaryakıt” ölçümünün nerede yapılacağının belli olmamasının
yaratacağı riskler dile getirilerek, konunun önemi açısından
ilgili merciler nezdinden girişimde bulunulmasına karar verildi.
“Petrol Piyasası’nda Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma
ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkındaki
Yönetmelik “üzerinde yapılan son değişiklikler ele alındı. Rafineriden pompaya kadar tüm aşamaların detaylı olarak anlatılması ve sektörün sorunlarının paylaşılması amacıyla kamu, sivil
toplum kuruluşları ve firmaları bir araya getirecek bir eğitime
ihtiyaç olduğuna dikkat çekildi.
HABER
n BTSO’nun 125’inci kuruluş yıldönümü Merinos
Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlene
muhteşem bir törenle kutlandı.
BURSA TSO’NUN
125’İNCİ KURULUŞ
YILDÖNÜMÜ KUTLANDI
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 125’inci
kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen programa katıldı. Hisarcıklıoğlu
yaptığı konuşmada, Türkiye’nin orta gelir tuzağıyla karşı karşıya olduğuna
dikkat çekerek, bu durumdan kurtulmak için reform ateşini yeniden yakmak
gerektiğini vurguladı.
B
ursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın
(BTSO) 125’inci kuruluş yıldönümü dolayısıyla Bursa Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde
düzenlenen geceye Kalkınma Bakanı Cevdet
Yılmaz ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep
Altepe, BTSO Meclis Başkanı Remzi Topuk,
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim
Burkay, Bursa Ticaret Borsası (BTB) Yönetim
Kurulu Başkanı Özer Matlı, milletvekilleri,
ilçe oda/borsa başkanları ile çok sayıda iş
insanı katıldı.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, BTSO’nun 125’inci Kuruluş Yıldönümü
etkinliğinin açılışında yaptığı konuşmada reform çağrısında
bulundu. Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere ayak uydurmadan
zenginleşemeyeceğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “Türkiye bu
gelişmelere ayak uyduramazsa zenginleşemez. 17’inci ekonomiyiz
biz. Önümüzdeki ülkeleri geçmek istiyoruz. Ama maalesef altı
yıldır yerimizde sayıyoruz. Buna ‘orta gelir tuzağı’ diyoruz. Bu
durağanlıktan çıkmamız lazım. Biz koşmak istiyoruz. Ülkede
reform ateşini yeniden yakalım. Bunu yakamazsak yükler altında
eziliriz, rekabet gücümüzü kaybederiz” diye konuştu.
İlave bir kişiye iş ve aş verebilmenin büyük bir bahtiyarlık
olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Türk özel sektörü bu ülkenin geleceğine inandı 160 milyar dolar yatırım yaptı. Dünyadaki
siyasi ve ekonomik krizlere rağmen Türk özel sektörü 4,5 milyon
kişiye ilave istihdam sağladı. Biz bu ülkeyi ekonomi de bir numara
yaparız, yeter ki birliğimize, beraberliğimize halel getirmeyelim”
ifadesini kullandı.
EKONOMİK FORUM
75i
HABER
m TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa’nın
son beş yılda ihracatını 10 kat artırdığını söyledi.
“BAŞKENTLER HER ZAMAN BAŞKENTTİR”
Bursa’nın bir başkent olduğunu anımsatan TOBB Başkanı
Hisarcıklıoğlu, kentin başkent olmanın kültürünü fazlasıyla
taşıdığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Başkentler her zaman başkenttir. Başkentli olmanın farklı
bir kültürü vardır. Çok farklılık çok seslilik vardır. Biz oda kültürünü ve sistemini Fransa’dan aldık gibi görünüyor ama aslında
onlar bizden almış. Çünkü ahilik ve lonca sistemi, bugünün
oda sistemidir. Oda sisteminin ana kurucusu sizsiniz. Bursa,
ilk locanın kurulduğu şehrin tam merkezidir. Bursa, her zaman
üretimin ve ticaretin başkenti oldu. Biz belki de 125’inci yılı değil
beş asırlık bir örgütlenmeyi kutluyoruz.
‘Dünyada üyesine en iyi hizmeti veren odalar bizim olacak’
76
EKONOMİK FORUM
n Türkiye’nin en
eski ve en büyük
ticaret odası olan
BTSO’nun kurucusu
Osman Fevzi
Efendi’nin hologram
konuşması ile
başlayan gecede,
BTSO’nun
kuruluşundan
bugüne 125 yıllık
tarihi gözler önüne
serildi.
dedik ve aynı otellerde olduğu gibi odalarda
da ‘5 yıldız’ uygulamasını getirdik. Bugün
Londra, Berlin, Paris odası üyelerine hangi
hizmetleri veriyorsa BTSO da aynı hizmetleri veriyor.”
“YENİ ORTA SINIF PATLAMASI
BİZİM İÇİN MÜTHİŞ BİR FIRSAT”
TOBB olarak iş insanlarının sıkıntılarını
çok iyi bildiklerini ifade eden TOBB Başkanı
Hisarcıklıoğlu, “TOBB bu sıkıntıları çözmek
için çalışıyor. Bursa, Türkiye için çok önemli. Son 10 yılda ihracatını beş kat artırarak,
12 milyar dolara yükseltmiştir. Bursa’ya her
gelişimde motive oluyorum, ama 500 bin
turist sayısı çok az. Dünyaya en açık şehir
Bursa’dır. Bursa’nın dünyada neler olup bittiğini çok iyi takip etmesi gerekir. Dünyada
finans haritası, enerji haritası ve kuralları
değişiyor. Yeni bir orta sınıf patlaması var
ki, bu bizim için müthiş bir fırsat. Artık ülkeler değil, şehirler yarışacak. Rekabet artık
şehirlerde olacak. 10 yıl sonra dünya ekonomisinin %60’ı şehirlerde gelişecek. 600
büyük şehirde 2 milyar insan yaşayacak.
Dolayısıyla Bursa ne kadar katma değer üretirse Türkiye o kadar kazanır” diye konuştu.
“ARTIK DÜNYA YA MAL DEĞİL
GİRİŞİMCİ İTHAL EDİLİYOR”
Uluslararası rekabette girişimciliğin
ana unsur haline geldiğini anımsatan TOBB
Başkanı Hisarcıklıoğlu şunları söyledi:
“Dünyanın en zengin şirketleri ABD’de
HABER
l Kalkınma Bakanı Cevdet
Yılmaz, “Daha fazla reform
yapmamız gerekiyor, 2023
hedeflerimize reform yapmadan
ulaşamayız” dedi.
Silikon Vadisi’ndedir. Silikon Vadisi’ne yatırım yapan girişimcilerin %52’si, çalışanlarının da %50’si ABD dışında doğmuş. Artık
her millet mal değil, girişimci ithal ediyor. Daha fazla üretim,
daha fazla zenginlik için daha fazla girişimciyi Bursa’ya çekiyor olmamız lazım. Türkiye’nin en büyük şirketlerinin üretim
üssünün Bursa’da olması gerekir. Günümüzde ekonominin bel
kemiği internettir, ama biz bunu sadece haberleşme ve haberler
için kullanıyoruz. İnterneti esas ticaret için kullanmalıyız. Malını
internete koyuyorsun bir saniye sonra Kanada’da, Bolivya’da.
İngiltere’nin toplam ticaretinin %14’ünü e-ticaret oluşturuyor.
Türkiye’nin e-ticareti ise sadece %1. Biz e-ticaret yaptığımızda
vergi kaçakçısı oluyoruz. E-ticaret önündeki engeller kaldırılmalı, e-ticaret olmazsa olmazımız olmalı.”
KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ:
“REFORMLARA DEVAM ETMELİYİZ”
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz BTSO’nun 125’inci yıl dönümü kutlama programında yaptığı konuşmada, Bursa’nın çok göç
olan bir kent olduğunu, her yıl kente 50 bin kişinin eklendiğini,
bunun da kente ciddi bir zenginlik ve renk kattığını belirtti.
Bursa’nın 125 yıllık Ticaret ve Sanayi Odası’yla önemli derecede
altyapı kültürünü barındırdığını ifade eden Bakan Yılmaz, Türkiye’de cumhuriyetin kuruluşundan bu güne önemli sanayileşme
devrimlerinin gerçekleştiğini, Bursa’nın bu serüvende ayrıcalıklı
bir konuma sahip olduğunu ifade etti.
Bakan Yılmaz, “Bursa hizmet, tarım ve her şeyden önce sanayi ve üretim şehridir. Üretim şehri olmak kolay olmuyor, 125
yıllık kültürle oluşuyor. Bursa büyürse, Türkiye büyür. İkisini
birlikte düşünmemiz gerekiyor. Nereden geldiğimizi, nerede
olduğumuzu ve nereye gitmek istediğimi bilmemiz gerekiyor.
Bunlardan da önemlisi nasıl gitmek istediğimiz ve nereye gideceğimizdir. Nasıl sorusuna cevap vermezsek hedeflerimiz
havada kalır” dedi.
Türkiye’nin son 10 yıldaki ekonomik gelişimini rakamlarla
açıklayan Bakan Yılmaz, “Neresinden bakarsanız bakın Türkiye
gerçekten çok önemli bir atılım yaptı. Küresel krizin etkisine rağmen %5 civarında reel olarak büyüme sağladık. Bir taraftan da
yoksulluğu azalttık. Günlük harcaması 4,5 doların altında olan
nüfusumuz %30’lardan %2,3’lere kadar geriledi. Bütün bunlar
gerçekten önemli başarılar. Ancak geldiğimiz noktadan dolayı
rehavete kapılırsak, hata yapmış oluruz. Reformlara devam et-
l BTSO
Yönetim Kurulu
Başkanı İbrahim
Burkay, odanın
125’inci kuruluş
yıldönümü
nedeniyle
duyduğu gururu
dile getirdi.
memiz gerekiyor. Türkiye’nin son 10 yılda
başardığı en önemli işlerden biri de, kriz
yaşamadan reform yapmayı becerebilmesi
oldu” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin ekonomik alanda geldiği
noktayı yeterli bulmadıklarını, rehavete
kapılmadan reformlara devam etmeleri
gerektiğini vurgulayan Bakan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Rehavete kapılırsak çok büyük bir yanlış yapmış oluruz. Başarılarımız iyi güzel
ama bu başarıların üzerinde oturup beklersek zaman kaybederiz ve olduğumuz
yerde kalıp daha ileriye gidemeyiz. Dolayısıyla reformlara devam etmemiz gerekiyor.
Reformlara devam ederken yeni bir kriz
yaşamamalıyız. Kriz yaşarsınız mecburen
reform yaparsınız. Türkiye’nin son 10 yılda başardığı en önemli işlerden biri kriz
yaşamadan reform yapmayı becerebilmesi
oldu. Dünya genelinde 60 milyondan fazla
insan istihdamını kaybederken Türkiye,
5 milyondan fazla istihdam üretti. Bütün
bunlar reformların değişimlerin sonucu.
Bu değişim ve dönüşüm sürecini devam
ettirmek zorundayız.”
“NİTELİKLİ İNSANIN KAÇTIĞI YERLER
KALKINMIŞ YERLER DEĞİLDİR”
Bakan Yılmaz, Türkiye’nin 2023 vizyonunun toplumun tüm kesimlerince sahiplenildiğini, bundan dolayı da çok mutlu
olduklarını dile getirerek, Türkiye’nin 2023
hedeflerine reform yapmadan ulaşamayacağını vurguladı.
Bakan Yılmaz, “Dünya Bankası, ülkeleri
gelir durumlarına göre sınıflandırıyor. Düşük, orta ve yüksek gelirli ülkeler var. Orada
gelir de ikiye ayrılıyor düşük orta gelir, yüksek orta gelir. Türkiye son 10 yılda düşük
seviyelerden, orta seviyelere doğru yükseldi.
EKONOMİK FORUM
77i
HABER
kınmış yerler olmadığına dikkat çeken Bakan Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti:
“Artık şehirler yarışıyor. Nitelikli insanların ve nitelikli yatırımların cezp edildiği
yerler kalkınmış yerlerdir. Bütün boyutlarıyla şehrimizin tanıttığı imkânları tanıtmak, bu şehre insanları cezp etmek gerekir.
Bunu başarınca, kalkınmış bir bölge, ülke
oluyorsunuz. Sermayeyi, yatırımları ve insanları cezp edemediğiniz zaman kalkınma
yarışında da geri kalmış oluyorsunuz. Çevreyle birlikte sürdürülebilir kalkınma için de
sanayisini devam etmesi lazım.
10’uncu Beş Yıllık Kalkınma Planı’nında
dördüncü eksenimiz ise uluslararası işbirlikleridir. Ne kadar gelişirseniz gelişin çevre
komşu ülkeler başta olmak üzere dünyayla
bağınızı güçlendiremezseniz yine kalkınma
yarışında geri kalmak durumundasınız.”
Orta gelirden, yüksek gelire geçmemiz için kişi başına 13
bin dolar gerekiyor. Şuan kişi başına düşen yaklaşık 11 bin dolar
gelire sahibiz. Bu eşiği aştığımız zaman yüksek gelir gurubuna
girmiş olacağız. Bunu başarmak zorundayız.
Peki, bunu nasıl yapacağız? Bu konuda 10’uncu Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın bir cevap olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin
2023 vizyonu için bir plan hazırladık. İki yıl boyunca bu plan
üzerinde çalıştık. 10 binden fazla insanın katkısını aldık. Bütün
bölgelerden katkıları aldık. Bu plan önümüzdeki ilk 10 yılın ilk
5 yılını kapsıyor. Bu planda 25 alan belirledik ve bu alanlarda
reformlarımızı devam ettirmek istiyoruz” dedi.
Bakan Yılmaz, planın dört temel ekseni olduğunu vurgulayarak, bunlardan birincisinin nitelikli insan odaklı kalkınma olarak
belirlendiğini, ikinci eksenin yenilikçi ve yüksek bir ekonomik
büyüme, üçüncü eksenin de yaşanabilir şehirler ve sürdürülebilir
çevre olduğunu açıkladı.
Nitelikli insanların, nitelikli sermayenin kaçtığı yerlerin kal-
m BTSO Meclis
Başkanı Remzi
Topuk, TOBB
Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu ile
BTSO Yönetim Kurulu
Başkanı İbrahim
Burkay günün
anısına Kalkınma
Bakanı Cevdet
Yılmaz’a bir plaket
takdim etti.
HİSARCIKLIOĞLU,
BURSA TB’Yİ ZİYARET ETTİ
TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, Bursa Ticaret Borsası
(BTB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer
Matlı ve Yönetim Kurulu üyelerini
ziyaret etti. Hisarcıklıoğlu, Özer
Matlı başkanlığındaki Borsa’nın
Bursa’ya ve Türkiye’ye çok önemli
hizmetler vereceğine inandığını
vurguladı. Matlı’nın Karacabey’de
de çok önemli hizmetlerde
bulunduğunu anımsatan
Hisarcıklıoğlu, bu görevinde de
hizmete devam edeceğini söyledi.
Elbirliği ve güç birliğinin önemine
dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “BTB
binasının yeni hali çok güzel olmuş ancak burası artık bize dar geliyor” dedi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Özer Matlı’ya Yunus Emre Külliyatı hediye etti.
78
EKONOMİK FORUM
BURKAY: “EL ELE VEREREK
AŞAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR HEDEF YOK”
BTSO’nun kurucusu Osman Feyzi Efendi’ye teşekkür ederek konuşmasına başlayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim
Burkay, 125 yılı geride bırakan Oda’nın
tarihine ilişkin bilgi verdi.
Büyük işlerin büyük hayaller kuran insanlar tarafından gerçekleştirildiğini belirten Burkay, konuşmasında şunları söyledi:
“10 yıl öncesinde kadar yarının ne olacağını kestiremeyen ülkemiz bugün önümüzdeki 10-20 yıl için planlar yapabilmektedir.
Milli birliğimizi güçlü tutmamız çok
önemli. Milletçe elele vererek başaramayacağımız hiçbir hedef bulunmamakta. Atalarımız, kümelenme modellerinin ve organize
olmanın örneklerini yıllar önce vermişler.
Bursa iş dünyası olarak artık oyunun
kurallarını kendimiz koymak istiyoruz. İmparatorluk kumaşı taşıyan bu kent daha
iyisini hak etmektedir.
Dünyanın en büyük 10 ekonomisini
inceledeğimizde, bu ülkelerin otomobilden
sonra uzay ve savunma sanayinde öncü
olduklarını görüyoruz. BTSO olarak biz de
Bursa Gökmen Projesi’ni sektörümüzün
önüne hedef olarak koyduk. Bursa Finans ve
Ticaret Merkezi’nin kurulması çalışmalarını
başlattık. Yedisini hayata geçirdiğimiz 16
projemizin yanı sıra birçok makro projelerle
değişimi gerçekleştirip, geleceği fethetmek
için ilerlemekteyiz.”
Konuşmaların ardından ödül töreniyle gece sona erdi. Eski Oda başkanları ve
Meclis üyelerinin yanı sıra BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin torunu Memduh Gökçen’e vefa ödülü verildi.
UMEM
BECERİ’10
BECERå’10
www.umem.org.tr
www.beceri10.org.tr
ÇAĞRI MERKEZİ
444 86 36
EKONOMİK FORUM
79i
UMEM
UMEM Beceri’10 kursları 81 ile yayıldı
UMEM Beceri’10 Projesi kapsamında Ağrı Ticaret ve Sanayi Odası ve Ağrı İŞKUR İl
Müdürlüğü işbirliğinde yürütülen çalışmalar sonucunda, işverenlerden alınan iş gücü
talepleri doğrultusunda Ağrı’da ilk defa mesleki eğitim kursu açıldı.
T
ürkiye odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR, Milli Eğitim
Bakanlığı ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) işbirliğinde yürütülen ve 2011 yılından bu yana toplam 80 ilde
uygulanan proje kapsamında bugüne kadar
hiç kurs açılmayan Ağrı’da, firmalardan alınan
iş gücü talepleri doğrultusunda ilk kurs açıldı.
Ağrı’da başlayan “Bilgisayar Destekli Proje
Çizimi” kursuyla Türkiye’nin 81 ilinde de kurs
açılmış oldu. Böylece Ağrı, UMEM Beceri’10
Projesi kapsamında kurs açan son il oldu.
Ç
Çanakkale’de UMEM kursuna katılanlar
sertifikalarını aldı
anakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) koordinatörlüğünde
yürütülen Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Projesi (UMEM
Beceri’10 ) kapsamında, aşçı yardımcılığı,
kat hizmetleri yardımcılığı ve servis elemanı kurslarını bitiren kursiyerlere sertifikaları Çanakkale Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nde düzenlenen törenle verildi. Törende, kursu başarıyla bitirerek mezun
olan kursiyerlere sertifikaları verildi.
Mezun olanların büyük bölümünün de
80
EKONOMİK FORUM
çeşitli kuruluşlarda işe başladığı belirtildi. Sertifika törenine
Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü Zülküf Memiş, ÇTSO Genel
Sekreteri ve UMEM Kurs Yönetim Başkanı Sema Sandal, Çanakkale İŞKUR İl Müdürü Ali Çalışkan, Çanakkale Milli Eğitim
Şube Müdürü Bünyamin Oruç, Çanakkale Ticaret Borsası Genel
Sekreteri Sevcan Elver, Çanakkale Turizm ve Otelcilik Müdürü
Esat Engin, Biga Endüstri Meslek Lise Müdürü Hayri Ulutaş
ile Çanakkale Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Teknik Müdür
Yardımcısı Saffet Tüzel katıldı. Sertifika töreninin ardından Çanakkale UMEM Beceri’10 Kurs Yönetim Toplantısı yapıldı. Toplantıda Gelibolu Ticaret ve Sanayi Odası vasıtasıyla yapılan 320
kişilik makineci ve ütücü kursu açılması konusunda karar alındı.
UMEM
Aydın Sanayi Odası, işsizliğe karşı
seferberlik başlattı
Aydın Sanayi Odası (AYSO), meslek edindirme konusunda başlattığı seferberlikte
önemli bir adım attı. AYSO, “İşin Burada Geleceğin Burada” sloganıyla yürüttüğü
proje kapsamında Aydın sanayisinin en önemli ihtiyacı olan istihdam konusunda
birçok kişiye iş imkânı sağlıyor.
A
YSO 2013-2016 dönemi 16 sayılı toplantısı AYSO
Meclis Başkanı Ercan Çerçioğlu Başkanlığı’nda gerçekleşti. AYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet
Yunus Şahin’in açılış konuşmasını yaptığı toplantıda, Uzmanlaştırılmış Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM) Beceri’10 Projesi eğitimler vereceklerini ifade ederek, Aydın’ın her
köşesinde üyeleri için mesleki eğitim olanaklarını yaygınlaştırıp ara eleman sorununu çözmeyi amaçladıklarının altını çizdi.
AYDIN’IN EN ÖNEMLİ İHTİYACI VASIFLI, EĞİTİMLİ İŞ GÜCÜ
Aydın sanayisinin en önemli sorunlarından olan istihdam konusunda seferberlik başlattıklarını vurgulayan AYSO Yönetim Kurulu
Başkanı Mehmet Yunus Şahin, “Gençlerimizi, işsiz vatandaşlarımızı
ekonomiye kazandırmak, onları meslek sahibi yapmak için AYSO
olarak mücadeleye, mesleği eğitim seferberliğiyle başlamış bulunuyoruz. Çünkü Aydın’da üretim sektöründe kartopu gibi büyüyen
ara eleman sorunu nedeniyle sanayici üyelerimiz neredeyse aldıkları
siparişlerin imalatını yapamaz hale geldi ve büyüme hedeflerini
ertelemek zorunda kaldı. 1 milyon üzerindeki nüfusumuzun %5
ile %10’unu hiç çalışmamış ortaokul veya lise mezunu, üniversiteye
gidememiş belli bir mesleği olmayan, çoğunlukla köylerde sıkışıp
kalmış, mevsimine göre çiftçilik yapan 17-25 yaş aralığında gençlerimiz oluşturmaktadır. AYSO’ya kayıtlı 870 üyemiz olduğunu düşünürsek, meslek edindirebileceğimiz ekonomiye kazandıracağımız iş
gücü kaynağımızı mutlaka değerlendirmeliyiz. Farklı sektörlerdeki
üyelerimizin %50’si işletmeleri için sertifikalı mesleki eğitim almış
en az 3-5 ara eleman ihtiyacı içinde olduklarını belirtiyor. Bu yıl
ilimiz ihracatı olumlu bir ivme kazandı ve yılsonunda ihracatımızın
740 milyon dolar olarak gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bu ihracat
rakamlarına ulaşmak için durmadan üretmek gerekiyor. Bunun için
de en önemli ihtiyaç vasıflı, eğitimli iş gücüdür.”
İSTİHDAM GARANTİLİ KURSLAR AÇILIYOR
Aydın’da UMEM Beceri’10 Projesi kapsamında bugüne kadar 460
kursiyerin mezun olduğunu ve 255 kursiyerin istihdam edildiğine
dikkat çeken Şahin, konuşmasına şöyle devam etti:
“AYSO olarak UMEM Tanıtım ve UMEM’e katılım için seferberlik başlattık. Özellikle “İşin Burada Geleceğin Burada” sloganıyla
UMEM’in köylerde tanınması için çalışmalar yapacağız. Saç-metal
işçiliği, kaynakçılık, makine operatörlüğü, gıda işleme, endüstriyel
boyacılık, tekstil işçisi, tarım ürünleri işleme gibi konularda istihdam
garantili kurslar açılabileceği, üretim sektörü dışında da hayvan yetiştiriciliği, turizm ve hizmet sektöründe büyük ihtiyaç olan yetişmiş
eleman için istihdam garantili kurslar açacağız. AYSO’nun hedefi üç
yıl içinde başlattığımız bu seferberlikle 1000 kursiyere eğitim verilmesini ve en az 500 kursiyerin istihdam edilmesini sağlamak. Bu bizim
üyelerimize ve iş arayan, meslek sahibi olmak isteyen gençlerimize
karşı en önemli görevimiz. Bu konu
AYSO’nun bu dönemde birinci gündem maddesi olacaktır. Çalışmalarımız
sonucunda Aydın’ı ekonomik istikrar
için mesleki ve sektörel eğitimde bir
model hatta marka haline getirebileceğimize inanıyorum” diye konuştu.
ASTİM’E 20 YENİ FABRİKA
MÜJDESİ
Toplantıda ASTİM Organize Sanayi Bölgesi
(OSB) hakkında görüşlerini dile getiren AYSO
Meclis Başkanı Ercan Çerçioğlu, “ASTİM’de
ilave 20 tane fabrika sahası oluşturulması noktasında ASTİM OSB Başkanı Gökhan
Maraş’la ortak bir çalışma yapıyoruz. İmarla ilgili sorunları çözmek içinde Büyükşehir
Belediyesi’yle görüşmeler yaptık. Bir yandan
UMEM Beceri’10 Projesi’yle nitelikli eleman
yetiştirirken bir yandan da gelecekte OSB’ye
yapılacak yatırımlar sonucunda ihtiyaç duyulacak olan iş gücünü sağlamaya çalışıyoruz. Son
yıllarda UMEM Beceri’10 projeleriyle yaptığımız çalışmaların başarılı olduğunu, yüksek bir
ortalama tutturulduğunu gördük. 460 kişiye
eğitim verdik. Yaklaşık 255 kişiyi işe yerleştirdik. Nerdeyse %55 bir başarı yakaladık. AYSO
olarak şimdi hedefi büyüttük, 1000 kişiye eğitim verip en az 500’ünün iş sahibi olmasını
sağlayacağız. AYSO etkin ve yoğun bir çabayla
köylere ulaşacak. Köylerde miras yüzünden
bölünen araziler sonucunda geçim sıkıntısı
çeken gençlerimize yeni bir çıkış yolu açmış
olacağız. Proje sonlandığında yaklaşık 750
gencimizi istihdam etme hedefindeyiz” dedi.
EKONOMİK FORUM
81i
UMEM
Eskişehir’de muhtarlara UMEM
Beceri’10 Projesi hakkında bilgi verildi
Türkiye’nin işsizlik sorununa çözüm bulmak amacıyla başlatılan UMEM Beceri’10 Projesi
hakkında Eskişehirli mahalle muhtarlarının bilgilendirilmesi amacıyla Eskişehir Sanayi
Odası (ESO) toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan ESO Yönetim Kurulu Başkanı Savaş M.
Özaydemir, günümüzde sanayicilerin nitelikli işçi aradığına dikkat çekti.
E
skişehir Sanayi Odası’nda(ESO)
düzenlenen toplantıda, Eskişehirli
muhtarlara beceri kazandırma ve iş
edindirmeyi amaçlayan Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM)
Beceri’10 Projesi hakkında bilgi verildi.
Eskişehir’deki mahalle muhtarlarının yoğun bir şekilde katıldığı toplantıya İŞKUR İl
Müdürü Hasan Yoldaş, Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş M.
Özaydemir, Eskişehir Ticaret Borsası (ETB)
Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Zeydan ve
İŞKUR uzmanları katıldı.
Toplantının açılışında konuşan İŞKUR
İl Müdürü Hasan Yoldaş, UMEM projesinin
önemine değinerek muhtarlardan projeye
sahip çıkmalarını ve görevli bulundukları
mahallerde de işsiz kişilere projeyi anlatarak, UMEM aracılığıyla bir iş sahibi olmaları
konusunda yardımcı olmalarını istedi.
Toplantıda konuşan ESO Yönetim Kurulu
Başkanı Savaş M. Özaydemir ise günümüzde
sanayilerin nitelikli işçi aradığını ancak bulmakta zorluk çektiğini belirterek, “İşsizlik
82
EKONOMİK FORUM
rakamları ortada ancak sanayicimiz de yoğun bir şekilde işçi arıyor.
Bu durum gösteriyor ki, iş var ama çalışacak insan yok. Sanayicimizin bugün nitelikli ve konusuna hâkim çalışana çok ihtiyacı var. Bu
yüzden işsizlerimizi eğitecek ya da mesleğini geliştirmek isteyenlere büyük bir katkı sağlayacak UMEM Beceri’10 Projesi’ni bizler çok
önemsiyoruz. İşsizler proje boyunca eğitim alırken hem ücret alıyor
hem de eğitim sonrası iş garantisi olduğundan işe yerleştiriliyor.
Muhtarlarımızın mahallerindeki işsiz gençlere bilgi verip onları
mutlaka İŞKUR’a yönlendirmesi çok önemli” dedi.
Toplantıda konuşan ETB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Zeydan da, UMEM Beceri’10 Projesi hakkında muhtarlara açıklamalarda bulunarak, projenin içeriğine yönelik bilgi verdi. Türkiye’nin
kaliteli ve değerli ürün üretebilmesi için yetişmiş insana ihtiyacı
olduğunun altını çizen Zeydan, mesleki eğitimin gelişmesi ve desteklenmesi gerektiği söyledi.
Zeydan, “Tarım sektöründe olsun sanayi sektöründe olsun
üretim kalitemizi arttırarak dış bağımlılığı azaltmak için yetişmiş
ara elemana ihtiyacımız var. UMEM bir yandan işsizlere iş imkânı
sağlarken bir yandan da mesleki gelişmişliğe katkı sağlamayı amaçlamakta” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından UMEM Beceri’10 Projesi Eskişehir İl Koordinatörü ve ESO Genel Sekreteri Y. Emre Heper
ile İŞKUR yetkilileri muhtarlara projenin detayları hakkında bilgi
vererek, konuya ilişkin soruları yanıtladı.
HABER
KUYAP Bilgilendirme Toplantısı yapıldı
TOBB’un faydalanıcısı olduğu ve AB ile TOBB tarafından ortaklaşa finanse edilen
KOBİ Çalışan ve İşverenlerinin Küresel Ekonomideki Değişimlere Uyum Yeteneğinin
Artırılması Projesi (KUYAP) kapsamında KUYAP Bilgilendirme Konferansı gerçekleştirildi.
K
OBİ Çalışan ve İşverenlerinin
Küresel Ekonomideki Değişimlere Uyum Yeteneğinin
Artırılması Projesi (KUYAP)
kapsamında bilgilendirme konferansı düzenlendi. Ankara Midi Otel’de 24 Eylül
2014 tarihinde yapılan konferansa; ilgili
bakanlıklar, Gaziantep, Kahramanmaraş
ve Şanlıurfa’dan kamu kurum ve kuruluşları, kalkınma ajansları, valilikler, Gaziantep Sanayi Odası (GSO), Kahramanmaraş
Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO), Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (SUTSO)
temsilcileri, meslek, işçi, işveren örgütleri,
sivil toplum örgütleri, üniversiteler, mesleki eğitim kurumları, özel sektor temsilcileri ile projeyi yürüten Teknik Destek
Ekibi uzmanları katıldı.
Konferansta, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Avrupa Birliği (AB)
Proje Geliştirme ve İzleme Müdür Vekili
Werner Gruber, KUYAP ProjesiTeknik
Destek Ekibi’nden Alberto Gomez, Carlo Penco, Gaziantep Eğitim Destek ve
Koordinasyon Merkezi Koordinatörleri
Türkan Çakmakyurdu ile Candost Aydın
tarafından, bölgede yapılan çalışmalar,
uyum yeteneği ve önemi konularında bilgi
verildi. Aynı gün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, AB Delegasyonu, TOBB
ile KUYAP kapsamındaki 15 ilden proje
paydaşlarının da katılım sağladığı KUYAP
Projesi 2’nci Yönlendirme Komitesi Toplantısı da gerçekleştirildi.
KUYAP PROJESİ HAKKINDA
TOBB’un faydalanıcısı olduğu, AB ile TOBB tarafından
ortaklaşa finanse edilen KUYAP, 2013 yılının şubat ayında
uygulanmaya başlandı.
KUYAP ile Türkiye’nin 15 ilinde (Gaziantep, Malatya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Trabzon, Kayseri, Van, Kastamonu, Sivas,
Samsun, Elazığ, Kars, Erzurum, Kahramanmaraş ve Batman)
işletme çalışanlarının ve işverenlerinin, insan kaynaklarına
yatırım yoluyla küresel ekonomideki değişimlere uyum yeteneklerinin artırılması hedefleniyor.
KUYAP, uygulandığı illerde, işletmeleri küresel iş ortamına
hazırlamayı amaçlıyor. Bu amaçtan hareketle, hem işveren hem
de çalışanlara genel ve mesleki alanlarda eğitimler verilerek,
ticaret ve sanayi odalarının eğitim alanında kurumsallaşmalarıyla birer eğitim üssü haline gelmeleri yönünde önemli bir
adım atılıyor.
EKONOMİK FORUM
83i
HABER
TRAKYA İÇİN EN BÜYÜK FIRSAT
‘BALKANLAR’DA
TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu Tekirdağ
Ticaret ve Sanayi
Odası’na yaptığı ziyarette,
bölge için en büyük
fırsatın Balkanlar
olduğunu vurgulayarak,
“Yanıbaşınızda müthiş bir
Balkan pazarı var. Burayı
mutlaka keşfetmeniz
lazım” dedi.
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi
Odası’nı (TTSO) ziyaret etti. TOBB
Yönetim Kurulu Üyesi ve TTSO Yönetim
Kurulu Başkanı Cengiz Günay, TTSO Meclis
Başkanı Mustafa Özden, TTSO Yönetim
Kurulu üyeleri, Meclis üyeleri ile çevre ilçelerden gelen oda/borsa başkanlarıyla bir
araya gelen Hisarcıklıoğlu, Tekirdağ’ın tarım
ve hayvancılık açısından çok önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. 2014’ün ilk dört
ayı verilerine göre Türkiye’nin ihracatının
%9 artarken, Tekirdağ’ın ihracatının %150
artış gösterdiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu,
özellikle komşularla olan ticaretin önemi
üzerinde durdu.
ARTIK ÜLKELER DEĞİL ŞEHİRLER YARIŞIYOR
Dünyada artık ülkelerin değil, şehirlerin ön plana çıktığını
belirten TOBB Başkanı Hisarcıkıloğlu, “Şehirler artık kendi yol
haritalarını kendileri çiziyor. Tekirdağ’ın da bunu yapması gerekir” dedi. Gaziantep örneğini veren Hisarcıklıoğlu, Gaziantep’in
büyümesinde özellikle komşularıyla olan ticaretinin önemli payı
olduğuna dikkat çekerek, Tekirdağ’ın da önünde bu açıdan önemli
fırsatlar bulunduğunu anlattı.
Ekonomiye ilişkin olarak tahsilatta yaşanan sıkıntıların aşılması için alacak sigortası sistemine vurgu yapan Hisarcıklıoğlu,
“Vadeli alışverişleri batak olmaktan çıkarmamız ve daha iyiyi daha
ucuza nasıl satabileceğimize odaklanmamız lazım” diye konuştu.
TTSO ziyaretinde, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve TTSO
Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Günay ile TTSO Meclis Başkanı
Mustafa Özden de kısa birer konuşma yaptı. Toplantının son bölümünde TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Tekirdağlı iş insanlarının
sorunlarını dinleyerek, sorularını yanıtladı.
HİSARCIKLIOĞLU MALKARA TİCARET BORSASI’NI ZİYARET ETTİ
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı Ali Kopuz ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz
Günay, Malkara Ticaret Borsası’nı (TB) ziyaret ederek, Malkara TB
Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Ayaz ve Meclis üyeleriyle bir araya
geldi. Hisarcıklıoğlu, Malkara’da çok güzel bir tabloyla karşı karşıya
olduklarını, bu birlik ve beraberliğin Malkara’nın kazancı olduğunu
söyledi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Malkara TB Yönetim Kurulu ve
Meclis üyelerine, görev sürelerince gerek Malkara gerekse Türkiye
için hayırlı hizmetler yapmalarını diledi.
“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” diyen
Hisarcıklıoğlu, “İnsanlara faydalı olabilmek için en önemli
makamdasınız. Ama bu size sorumluluk getirir” dedi.
Malkara’nın tarım ve hayvancılık alanında müthiş bir
potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, bu
potansiyeli daha çok kazanca çevirmeleri gerektiğini söyledi.
Dünya nüfusunun arttığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, orta sınıfın
tüketiminin artacağını, ekilebilir arazi açısından dünyada yedinci ülke
olarak, bu fırsatı iyi değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.
84
EKONOMİK FORUM
HABER
TOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu,
Tekirdağ Ticaret
Borsası’na yaptığı
ziyarette, birlik
ve beraberlik
vurgusu yaptı.
Hisarcıklıoğlu,
tarımın artık
karın doyurmak
için değil, para
kazanmak için
yapıldığını söyledi.
HİSARCIKLIOĞLU:
“TARIM ARTIK KARIN DOYURMAK İÇİN
DEĞİL, PARA KAZANMAK İÇİN YAPILIYOR”
T
ekirdağ Ticaret Borsası (TTB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sarı ve
Meclis Başkanı Bahattin Atıcılar’ın
ev sahipliğinde TTB’yi ziyaret eden
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu konuşmasında, Trakya’daki bütün oda/borsa
başkanlarını bir arada, birlik içinde görmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Hisarcıklıoğlu, bulundukları makamların
hizmet için aracı olduğunu vurgulayarak,
TTB’nin akreditasyon belgesi almış “5 yıldızlı” bir borsa olduğunu belirtti. Hisarcıklıoğlu, “Dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki
borsalar üyelerine ne hizmet veriyorsa, TTB de aynı hizmeti
veriyor” diye konuştu.
TARIMIN ÖNEMİ
Dünyada gelirler %33 artarken, tarım ürünleri fiyatının %176
arttığını ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Trakya’daki
verimliliğin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu ve özellikle
tarım açısından çok önemli fırsatlar bulunduğunu dile getirdi.
Bölgenin özellikle damızlık hayvancılık konusunda önemli imkanlara sahip olduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, “Hayvancılığı
mutlaka gıdaya dayalı sanayiyle birleştirmemiz lazım” dedi.
Hisarcıklıoğlu, ne iş yapılırsa yapılsın ürünlerin mutlaka
markalaştırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
HİSARCIKLIOĞLU: “MALKARA TARİHSEL ROLÜNÜ
YENİDEN OYNAMAK ZORUNDA”
Trakya ziyaretleri kapsamında
Malkara Ticaret ve Sanayi Odası’nı (TSO)
ziyaret eden TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu’na, TOBB Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı Ali Kopuz ve TOBB
Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay da
eşlik etti. Malkara TSO Meclis üyeleriyle
bir araya gelen Hisarcıklıoğlu, Malkara
TSO Yönetim Kurulu’nda bir kadın
üyenin olmasına dikkat çekerek, kadın
girişimciliğini desteklemenin Türkiye’nin
yararına olduğunu söyledi.
Girişimcilik kursu açtıkları için
Malkara TSO Yönetim Kurulu’nu kutlayan
Hisarcıklıoğlu, özellikle genç kızların girişimciliğe
özendirilmesinin önemine değindi.
Dünyadaki oda sistemlerinin ana
merkezlerinden birinde olduklarını anımsatan
Hisarcıklıoğlu, “600 yıl önce Malkara’ya Ahilik
sistemi kuruluyor. Ahilik sistemi bizim oda
sistemimizin aynı. Osmanlı ordusu o dönemde
bütün ihtiyaçlarını Malkara’dan görürmüş. 600 yıllık
tarihi kapsamında Malkara geleceğe
yönelik yapabileceği çok şeyler var.
Topraklarınız verimlilik açısından
Türkiye’nin iki katı verimli. Bunu iyi
değerlendirmelisiniz” dedi.
Birlik ve beraberliğe vurgu yapan
Hisarcıklıoğlu, “Birlikte rahmet ve bereket,
ayrılıkta azap vardır. Birlik olursa bereket
oluyor. Malkara ne kadar zengin olursa
hepimiz o kadar zengin oluruz. Malkara
tarihindeki o rolü yeniden oynamak
zorunda. Bireysellik yerine Malkara dersek
kazanırız” ifadesini kullandı.
Malkara peynirine coğrafi tescil
alındığını anımsatan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu,
diğer ürünler içinde bunun yapılması gerektiğini,
Malkara’nın kendisine bir yol haritası belirlemesi
gerektiğini söyledi.
EKONOMİK FORUM
85i
ANALİZ
JOSEPH E. STIGLITZ
Çin’deki devlet-piyasa
dengesi reformları
Çin ekonomisinde başarının yolu belli; vergilerdeki artıştan
destek alarak kentleşmeye, sağlık hizmetlerine ve eğitime daha
fazla yatırım yapılırsa eş zamanlı olarak büyüme sağlar, çevre
şartları iyileşebilir ve eşitsizlik azalabilir aynı zamanda büyüme
kalıcı olur. Eğer Çin’in politikası bu gündemin uygulamasını
idare edebilirse, Çin’in ve tüm dünyanın durumu düzelir.
T
Joseph E. Stiglitz Columbia
Üniversitesi’nde profesör
ve Nobel Ekonomi ödülü
sahibidir. Bruce Greenwald
ile beraber kaleme aldığı
en son kitabı, Öğrenen
Bir Toplum Yaratma:
Büyümeye, Gelişmeye
ve Sosyal İlerlemeye Yeni
Bir Yaklaşım (Creating a
Learning Society: A New
Approach to Growth,
Development, and
Social Progres) ismini
taşımaktadır.
arihte Çin’in son 30 yıl içinde büyüdüğü
kadar hızla büyüyen ve bu kadar çok
sayıda insanı yoksulluktan çıkaran hiçbir
ülke olmadı. Çin’in başarısının ayırıcı
özelliklerinden biri, güçlü çıkar gruplarından
gelen itirazlara rağmen, ülkenin ekonomik modelini gerektiği zaman ve gerektiği şekilde gözden
geçirmeye istekli olan liderlere sahip olmasıydı.
Ve bugün Çin yeni bir dizi temel reformu uygulamaya koyarken, bu çıkar grupları yine direnmeye hazırlanıyor. Reformcular bu kez de başarılı
olabilecek mi? Bu soruyu yanıtlarken, akıldan
çıkarılmaması gereken önemli husus; geçmişte
olduğu gibi bugünkü reform paketinin de sadece
ekonomiyi değil, aynı zamanda gelecek reformları
şekillendirecek hatta bunların mümkün olup olmadığını belirleyecek çıkar gruplarını da yeniden
yapılandıracak olması. Ve bugün, yüksek profilli
inisiyatifler (örneğin hükümetin yolsuzluğa karşı
büyüyen savaşı) çok dikkat çekiyor. Çin’in karşı
karşıya olduğu daha derin mesele devlete ve piyasalara düşen uygun görevlerle ilgili.
Çin 30 yıldan uzun zaman önce kendi reformlarını başlattığında, gidileceği yön netti ve
pazarın kaynak tahsisatında büyük bir rol oynaması gerekiyordu. Şimdi özel sektör eskiye göre
çok daha önemli. Ayrıca, kamu iktisadi teşekküllerinin (KİT) hâkim olduğu piyasada devletin
yetkililerce “belirleyici rol” olarak ifade edilen bir
görev üstlenmesi gerektiği konusunda fikir birliği var. Fakat piyasaların diğer sektörlerdeki ve
daha genel olarak ekonomideki görevi ne olmalı?
ÇİN EKONOMİSİ İÇİN DAHA İYİ BİR STRATEJİ
Çin’in birçok sorunu “çok fazla” piyasa ve
“çok az” hükümet etkisi olmasından kaynaklanıyor. Ya da diğer bir ifadeyle devlet, yapmaması
gereken bazı şeyleri yaparken yapması gereken
bazı şeyleri de yapmıyor. Örneğin kötüye giden
çevre kirliliği yaşam standartlarını tehdit ederken, gelir ve servet adaletsizliği ABD’dekiyle re-
86
EKONOMİK FORUM
kabet halinde. Yolsuzlukların kamu kurumlarını
ve özel sektörü ele geçirdiği gözlemleniyor. Bütün bunlar toplumun hükümete duyduğu güvenini zayıflatıyor. Gıda güvenliği gibi konular da
toplumun bu eğilimini iyice belirginleştiriyor.
Çin, ekonomisini ihracatın güdümündeki büyümeden hizmetlere ve hane tüketimine doğru
yeniden yapılandırdıkça bu tür sorunlar daha
da kötüleşebilir. Özel tüketimde büyüme fırsatı
olduğu açık, ama ABD’nin savurgan materyalist
yaşam tarzının benimsenmesi Çin için ve gezegen için bir felaket olabilir. Çin’deki hava kalitesi zaten insan yaşamını riske atmakta, Çin’deki
karbon emisyonlarının daha da artmasından
kaynaklanan küresel ısınma tüm dünyayı tehdit ediyor. Oysa Çin için daha iyi bir strateji var.
Öncelikle, sağlık hizmetlerindeki ve eğitimdeki
büyük eksiklikleri telafi etmek amacıyla daha
fazla kaynak ayrılsa, Çin’deki yaşam standartları
yükselebilir. Burada hükümet de lider bir görev
üstlenmeli ve birçok pazar ekonomisinde de hükümetler haklı olarak böyle yapıyor.
ABD’nin özel sağlık hizmetleri sistemi pahalı, verimsiz ve Avrupa ülkelerinde olup daha
az harcama yapılan sisteme göre çok daha kötü
sonuçlar veriyor. Çin’in gitmesi gereken yol daha
fazla piyasa odaklı bir sistem değil. Son yıllarda,
Çin hükümeti özellikle kırsal kesimlerde temel
sağlık hizmetlerini sağlamaya yönelik çok büyük
ve önemli adımlar attı. Bazıları Çin’in bu yaklaşımını, özel hizmetlerin bir kamu zemini üzerine
yayıldığı İngiltere’ye benzetiyor. Bu modelin örneğin Fransa tarzı, hükümetin hâkimiyetindeki
tedarik şeklinden daha iyi olup olmadığı tartışılabilir. Ama eğer İngiltere modeli benimsenirse, zeminin düzeyi fark yaratır. İngiltere’de özel
sağlık hizmetlerinin nispeten az rol oynadığı düşünülürse, ülkenin temelde bir kamu sistemine
sahip olduğu görülür.
Benzer şekilde, Çin imalattan hizmet bazlı
bir ekonomiye doğru geçişte önemli ilerleme-
ler kaydetmiş olmakla beraber, (hizmetlerin
GSMH’daki payı ilk kez 2013 yılında imalatın
payının ötesine geçti) hâlâ katedeceği çok uzun
bir yol var. Çin’de birçok endüstri zaten kapasitesinin üzerinde çalışıyor. Dolayısıyla, yeniden
yapılanmanın verimli ve pürüzsüz olması için
hükümet desteği şart.
HIZLI KENTLEŞEN ÇİN YENİDEN
YAPILANIYOR
Çin başka bir yoldan yeniden yapılanıyor: hızlı kentleşme. Şehirlerin yaşanabilir ve
çevresel açıdan sürdürülebilir olmasını sağlamak
için hükümetin kararlılıkla harekete geçerek diğer kamu mallarının yanı sıra yeterli toplu taşıma, devlet okulları, devlet hastaneleri, parklar ve
etkili imar planları temin etmesi gerekiyor.
2008 sonrası küresel ekonomik krizden alınmış olması gereken önemli derslerden biri de piyasaların kendi kendini düzenlemediği gerçeğidir. Piyasalar kaçınılmaz şekilde patlayacak olan
varlık ve kredi balonları oluşturmaya yatkındır.
Bu balonlar sıklıkla da, sınır ötesi sermaye akışları aniden yön değiştirdiğinde, muazzam sosyal
maliyetlere yol açarak patlar.
Krizin nedeni ABD’nin liberalleşmeye duyduğu büyük hayranlık ve deregulasyon sevdasıydı.
Burada mesele bazılarının dediği gibi sadece liberalleşmenin hızı ve sırası değil; elde edilen sonuçların da önemi var. Mevduat faizlerinin liberalleşmesi 1980’lerde ABD’de yaşanan tasarruf
ve kredi krizine yol açtı. Borçlanma oranlarının
liberalleşmesi yoksul tüketicileri istismar eden
yağmacı davranışı teşvik etti. Banka deregulasyonu büyümeyi ateşlemedi, sadece riski artırdı.
Umuyoruz ki Çin ABD’nin gittiği, felaketlere gebe olan yoldan gitmeyecek. Çinli liderlerin
önündeki güçlük, ülkenin kalkınma aşamasına
uygun olan etkili düzenleyici rejimler tasarlamak. Bunun için de hükümetin daha fazla yatırım
yapması gerekiyor. Ekonomideki çarpıklıkların
çoğunun ve yolsuzluğun büyük bölümünün kaynağı yerel hükümetlerin şu aralar arazi satışına
bel bağlamış olması. Yetkililer bunun yerine çevre
vergileri (karbon vergisi dâhil), daha kapsamlı bir
artan oranlı gelir vergisi (sermaye kazancı dâhil)
ve emlak vergisi toplayarak geliri artırabilir. Ayrıca
devlet kâr payları aracılığıyla KİT’lerin değerinden
kendine daha fazla pay ayırabilir. (Bu payın bir kısmı bu firmaların yöneticilerinden kesilebilir.)
Asıl mesele Çin’in kredi genişlemesini dizginlediği (varlık fiyatlarının aniden ters dönmesiyle
sonuçlanabilecek bir eylem), zayıf küresel taleple
karşı karşıya olduğu, kendi ekonomisini yeniden
yapılandırdığı ve yolsuzlukla mücadele ettiği bir
dönemde (geçmiş yıllara göre biraz daha yavaş
olmakla beraber) hızlı büyümeyi sürdürüp sürdüremeyeceği. Diğer ülkelerde, bu tür zorlayıcı
engeller ilerlemeye değil felce yol açtı.
Çin ekonomisinde başarının yolu belli; vergilerdeki artıştan destek alarak kentleşmeye,
sağlık hizmetlerine ve eğitime daha fazla yatırım
yapılırsa eş zamanlı olarak büyüme sağlar, çevre şartları iyileşebilir ve eşitsizlik azalabilir aynı
zamanda büyüme kalıcı olur. Eğer Çin’in politikası bu gündemin uygulamasını idare edebilirse,
Çin’in ve tüm dünyanın durumu düzelir.
Umuyoruz ki Çin
ABD’nin gittiği,
felaketlere gebe
olan yoldan
gitmeyecek.
Çinli liderlerin
önündeki
güçlük, ülkenin
kalkınma
aşamasına
uygun olan
etkili düzenleyici
rejimler
tasarlamak.
Bunun için de
hükümetin
daha fazla
yatırım yapması
gerekiyor.
Telif Hakkı: Project Syndicate, 2014.
www.project-syndicate.org
EKONOMİK FORUM
87i
GÖRÜŞ
Prof. JEFFREY D. SACHS
Savaş, politikanın değil
politik başarısızlığın
devamıdır
I. Dünya Savaşı’nın başladığı tarihin 100. yıl dönümüne geldik ve
kendimizi kademeli şiddet, ikiyüzlülük ve tam da 1914’te dünyayı
felakete götüren cinsten kinizmle (kuşkuculuk) sarmalanmış halde
bulduk. Ve o tarihte işin içinde olan dünya bölgeleri yine sahnede.
Endüstri çağında savaş trajedidir, felakettir ve yıkımdır, hiçbir
politik sorunu çözmez.
Jeffrey D. Sachs
Columbia Üniversitesi’nde
Sürdürülebilir Kalkınma
Profesörü, Sağlık Politikası
ve Yönetimi Profesörü
ve Dünya Enstitüsü
Direktörüdür. Ayrıca
Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri’ne Milenyum
Kalkınma Hedefleri
konusunda Özel
Danışmanlık yapmaktadır.
K
arl Marx’ın tarihin “önce trajedi, sonra fars olarak” tekerrür ettiğine dair
meşhur sözünü anımsatalım, ancak
bugün çevremize bakınca, trajedinin
ardından başka trajedilerin gelip gelmeyeceğini
merak etmekten kendimizi alamıyoruz. I. Dünya
Savaşı’nın başladığı tarihin 100. yıl dönümüne
geldik ve kendimizi kademeli şiddet, ikiyüzlülük
ve tam da 1914’te dünyayı felakete götüren cinsten kinizmle (kuşkuculuk) sarmalanmış halde
bulduk. Ve o tarihte işin içinde olan dünya bölgeleri yine sahnede.
I. Dünya Savaşı, sosyal ve politik meselelerin
Orta Avrupa’da oluşturduğu baskının askeri yöntemlerle çözülebileceği inancına dayanan bir zihniyetle başladı. Bir yüzyıl önce, Alman askeri kuramcısı Carl von Clausewitz savaşın “siyasi ilişkinin
başka araçlarla yürütülen bir devamı” olduğunu
yazmıştı. 1914 yılında yeterince siyasetçi bu fikre
katılıyordu. Ancak I. Dünya Savaşı Clausewitz’i
modern zamanlar için acı biçimde haksız çıkardı.
Endüstri çağında savaş trajedidir, felakettir ve
yıkımdır, hiçbir politik sorunu çözmez. Savaş, politikanın değil politik başarısızlığın bir devamıdır.
I. Dünya Savaşı dört imparatorluk rejimini
sonlandırdı: Prusya (Hohenzollern) Hanedanlığı,
Rus (Romanov) Hanedanlığı, Osmanlı (Türk) Hanedanlığı ve Avusturya-Macaristan (Habsburg)
Hanedanlığı. Savaş sadece milyonlarca kişinin ölümüne yol açmakla kalmadı, ayrıca geride devrim,
devletin iflası, himayecilik ve mali çöküntüden
oluşan, Hitler’in doğuşuna, II. Dünya Savaşı’na ve
Soğuk Savaşa zemin hazırlayan bir miras bıraktı.
BUGÜN HÂLÂ YALPALIYORUZ
Bir zamanlar çok etnik gruplu, çok devletli
ve çok dinli Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları
88
EKONOMİK FORUM
dâhilinde olan bölge bugün yine Libya’dan Filistinİsrail’e, Suriye ile Irak’a uzanan çatışma ve savaşla
çevrelenmiş halde. Bosna Hersek’in etkili bir merkezi hükümet kuramadığı, Sırbistan’ın 1999 yılındaki
NATO bombardımanıyla ve kendisinin sert muhalefeti üzerine Kosova’nın 2008 yılındaki tartışmalı
bağımsızlığıyla derinden sarsıldığı Balkanlar hâlâ
kasvetli ve politik olarak bölünmüş durumda.
1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler
Birliği’nin çöküşüne verilmiş bir tür gecikmeli
tepki olarak, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı
ve Gürcistan’da, Moldova’da ve başka yerlerde
şiddetin patlak vermeye devam ettiği eski Rusya
İmparatorluğu da giderek büyüyen bir karmaşa
içinde. Doğu Asya’da, geçen yüzyılın yankıları
olan Çin ve Japonya arasındaki gerilim de giderek
büyüyen bir tehlike oluşturuyor.
Tıpkı yüzyıl önce olduğu gibi, kibirli ve cahil
liderler gerilimlere öncelikli olarak yol açan altta
yatan politik, ekonomik, sosyal ya da ekolojik
faktörleri çözmek için net bir amacı veya gerçekçi
umutları olmayan bir savaşa sürüklüyor. Çoğu
hükümetin yaklaşımı önce vurup sonra düşünmek.
ABD’yi ele alalım. ABD’nin temel stratejisi,
petrole erişimini tehdit edebilecek, radikal İslamcıların yuvalanabileceği veya ABD’nin menfaatleri
için başka biçimde sorun yaratan (örneğin Somali
sahili açıklarında korsanlık) her yere birliklerini,
insansız uçaklarını veya bombacılarını göndermek oluyor. Bu nedenle ABD birlikleri, CIA, insansız uçak mermileri veya ABD destekli ordular
Batı Afrika’da Sahel’den, Libya’ya, Somali’ye,
Yemen’e, Suriye’ye, Irak’a, Afganistan’a ve ötesine
uzanan bir bölgede savaşıyor.
Bu askeri faaliyetin tamamı yüz binlerce hayata ve trilyonlarca dolara mal oluyor. Sonuçta
altta yatan tek bir sorunun çözülmesi yerine
Dünyanın
vatandaşları
olarak, şimdiki
görevimiz
diplomasi
aracılığıyla barışı
talep etmek ve
küresel, bölgesel
ve ulusal
inisiyatiflerle
yoksulluk,
hastalık ve
çevresel
bozulma gibi
dertleri çözmek.
İnsanlık tarihinin
en büyük
felaketlerinden
birinin 100.
yıldönümünde,
trajedinin
ardından fars
ya da başka
trajediler değil,
işbirliğinin ve
itidalin zaferi
gelsin.
kaos büyüyor ve giderek genişleyen bir savaş
tehdidine dönüşüyor.
Rusya da kendi içinde aynı durumda. Rusya bir süreliğine, uluslararası hukuka dayanarak
ABD’nin ve NATO’nun Kosova, Irak, Suriye ve
Libya’da uluslararası hukuku ihlal ettiğinden haklı
olarak şikâyet etti. Sonra Başkan Vladimir Putin,
Ukrayna’nın Avrupa’nın kucağına düşmek üzere
olduğundan korkarak bu ülkeyi hedef aldı. Aniden,
uluslararası hukuka uygunluk konusunda sessiz
kaldı. Onun hükümeti Kırım’ı yasadışı yollardan
aldı. Doğu Ukrayna’da, vekiller aracılığıyla ve göründüğü kadarıyla Rus kuvvetlerinin doğrudan
görevlendirilmesi yoluyla, giderek daha gaddarlaşan bir gerilla savaşı yürütüyor.
Bu bağlamda, Malezya Havayolları’nın 17 numaralı uçuşu sadece gaddarlığı açısından değil,
aynı zamanda çılgına dönmüş bir dünyadan haber
veriyor olmasıyla da korkutucu. Bu yazının kaleme
alındığı sırada, doğu Ukrayna’daki Rusya destekli
isyancılar en olası zanlılar olmakla beraber, füzeyi
kimin hedeflediği ve ateşlediği henüz belli değil.
Ancak kesin olan bir şey varsa o da Putin’in Ukrayna’daki savaşıyla salıverilen şiddet yüzlerce
masumun hayatına mal oldu ve dünyayı felakete
bir adım daha yaklaştırdı.
DÜNYA VATANDAŞLARININ GÖREVİ
Bugünün büyük güçleri arasında hiç kahraman yok. Kinizm (kuşkuculuk) her tarafta hüküm
sürüyor. ABD, Birleşmiş Milletler’in (BM) onayı
olmadan kuvvete başvurarak uluslararası hukuku etkin biçimde ihlal ediyor. Egemen ülkelerin
onayını almadan buralara insansız uçaklar ve gizli
kuvvetler gönderiyor. Dost düşman ayırmadan
acımasızca casusluk yapıyor.
Rusya da aynısını yaparak, Ukrayna’da,
Gürcistan’da ve diğer komşularda ölüme yol açtı.
Bütün bunlarda değişmeyen tek şey şiddete kolayca başvurulabilmesi ve kaçınılmaz olarak buna
eşlik eden yalanlar.
Bugün ile 1914’ün dünyası arasında başlıca
dört fark var. Öncelikle, o zamandan bu zamana
iki yıkıcı savaş, bir Büyük Buhran ve bir Soğuk
Savaş atlattık. Organize toplu şiddetin aptalca ve
faydasız olmasıyla ilgili bir iki şey öğrenme fırsatımız oldu. İkincisi, bu nükleer çağda bir sonraki
küresel savaşın dünyanın sonunu getireceği kesin.
Üçüncü büyük fark da, bugün mükemmel teknolojilerimizle, yoksulluk, açlık, yer değiştirme ve
çevrenin bozulması gibi çok sayıda tehlikeli çakmak taşı oluşturan sorunları çözmek için elimizde
her tür fırsatın olması.
Son olarak, eğer uygulamayı tercih edersek
uluslararası hukukumuz var. 100 yıl önce Avrupa
ve Asya’daki savaşçılar politikanın devamının savaş yerine diplomasiyle sağlandığı ortamlar olan
BM Güvenlik Konseyi’ne ve BM Genel Meclisi’ne
başvuramıyordu. Oysa şimdi küresel savaşın asla
tekrar etmemesini temin etmek için kurulmuş
olan küresel bir kurum aracılığıyla başarıyı tesis
etmek gibi bir imkânımız var.
Dünyanın vatandaşları olarak, şimdiki görevimiz diplomasi aracılığıyla barışı talep etmek ve
küresel, bölgesel ve ulusal inisiyatiflerle yoksulluk,
hastalık ve çevresel bozulma gibi dertleri çözmek.
İnsanlık tarihinin en büyük felaketlerinden birinin
100. yıldönümünde, trajedinin ardından fars ya
da başka trajediler değil, işbirliğinin ve itidalin
zaferi gelsin.
Telif Hakkı: Project Syndicate, 2014.
www.project-syndicate.org
EKONOMİK FORUM
89i
YÖNETİM
RÜŞTÜ BOZKURT
Edilgen yerel yöneticilik
ve kaynak israfı
Etkin yerel yöneticiler ve yerel liderler; toplumun elinin menzilindeki
kaynakları etkin ve verimli biçimde değerlendirilmesinde de
etkilidir ayrıca erişilebilir dış kaynakların maddi ve kültürel
zenginliğe dönüştürülerek refahın yükseltilmesine de katkı yapar.
L
[email protected]
iderlik ve yöneticilik farklı özelliklere sahiptir. Kapsayıcı yerel yöneticilik, yerel kaynakları etkin ve verimli değerlendirmede
rutinden sorumlu, lider ise toplumu daha
ileri taşıyacak olan değerler üreten, irade koyan, projeler sunan, kurumlar oluşturan ve sonuçlar alandır.
Ülkemizde “yerel yöneticiliğin ve liderliğin önemi”
üzerinde 30 yılı aşkın bir zamandır “sahada gözlem”
yapıyorum. Kendi öznel değerlendirmelerime göre
yöneticiliğin ve liderliğin beş eğilimden söz edebilirim. Bu eğilimlerden ilk dördü farklı yöneticileri,
beşinci de gerçek lideri temsil eder.
Birincisi, Celal Sılay’ın, “Suya sabuna dokunmazmış/Pise bak, pise...” dizeleriyle anlatabileceğimiz
günü kurtarmaya dönük sıradan ve “edilgen” yöneticiliktir.
İkincisi, kasaba kültürü odaklı, değerleri, ilkeleri,
kuralları olmayan her şeyi kendi algıları çerçevesinde
yorumlayan, “şark kurnazı” yöneticilik anlayışıdır.
Üçüncüsü, üretken ama gelenek taassubunu aşamayıp kendini anlatmaktan sakınan yöneticilik anlayışıdır: On yumurtlayıp bir gıdaklamayı beceremeyen
“politikayı aşırı ilkelere dayalı düşünen, pragmatiklikten uzak klasik yöneticilik” örneğidir.
Dördüncüsü, iletişim cambazları: Bir yumurtlayıp
on gıdaklamasını bilenler, ben-merkezci ama görece
“olumlu dışsallık yaratan” yöneticilik modelidir.
Beşincisi, ortak değer, ortak irade, ortak yarar, ortak proje ve ortak kurumların kapsayıcılığına inanan
kapsayıcı anlayışla “yönetişimi içselleştiren lider.”
Bu ilk yazıda, beş değişik özelliğini saptadığımız yerel yönetici tipi arasında “edilgen” yönetici
dediklerimizi ele alacağım. Bir rastlantının, bir
toplamsal boşluğun eseri olan, suya sabuna dokunmayan, günübirlik yaşayan, vazgeçilmez bir
ideali veya yaratmak istediği sonucu zihninde
şekillenmemiş yönetici tipidir.
“İŞİ İDARE ET” ANLAYIŞINI BENİMSEYEN
YÖNETİCİLER
Edilgen yöneticiler, etliye, sütlüye karışmamayı
benimser, “önde gitme asılırsın, arkada kalma basılırsın,
90
EKONOMİK FORUM
ortada kal idare et” kültüründen beslenir. Kültürel
geleneğimizin ve gelenek taassubunun zihinlere
perçinlediği, biraz da adaletsiz toplumsal yaşamın
kristalleştirdiği bu anlayışın temel eksiği “hata kültüründen” yoksun olması nedeniyle gelişme ve ilerlemeye açık olmamasıdır. Ayrıca, suya sabuna dokunmadan “işi idare et” anlayışını benimseyen yöneticiler,
hamasi söylemlere de açık durur; insanları hangi
inanca, cemaate, kabileye, aşirete, yerleşim yerine
ait olduklarına göre ayırma eğilimindedir. Edilgen
yöneticilerin temel özelliklerinden biri de, “kendi
anlam çerçevesini” aşamaz. Çünkü edilgen yöneticiler
çevrede olup biteni sezememiş ve anlayamamıştır.
Kendisi farkında değildir ve gelecekle ilgili kaliteli bir
fikri de yoktur. Edilgen yöneticinin planları da yoktur. İşleri akışına bırakan, küçük müdahalelerle idare
etmeye çalışan “edilgen yöneticiler” öncülük nitelikleri
olmadığı için kaynak israfına açıktır.
Bilincin temel bileşeni olan “çevreyi sezme ve
kavrama” odağından bakıldığında, suya sabuna
dokunmayan, yetkinliklerinden çok sistemin zaaflarından beslenen, edilgen karakterli yöneticilerin
kitlelerde karşılık bulmadığını söylersek kendimizi
aldatmış oluruz. Toplumsal yaşamda karşılık bulmuş olmalıdır ki, edilgen yöneticilere her dönemde
yaygın biçimde rastlıyoruz. Toplumların edilgen
yöneticileri eleyerek etkilerini azaltabilmesi, gelişmenin ileri aşamalarında mümkün olabilmektedir.
EDİLGEN YÖNETİCİ TİPİ
Toplum, kendi anlam çerçevesine uygun düşeni
seçme eğilimindedir. Dijital medya kanallarında,
iletişimde insanların kendi merkezi düşüncelerinden, kimliklerini oluşturan değer ve iradeyi aşarak,
farklı değerlerle ne kadar yüzleştiği araştırıldığında, Hollanda gibi gelişmiş toplumlarda bile bunun
%12 düzeylerde kaldığı görülmektedir.
Bilim ve teknolojinin iletişim kanallarında
yarattığı erişebilirlik olanağının yarattığı iki sorundan söz etmekte yarar var: Birincisi, ağırlıklı
olarak insanlar kısa mesaja dayalı iletişimle Orhan
Pamuk’un bir değerlendirmesinde ileri sürdüğü
gibi, “kısa mesajla iletişim kurabiliriz,
ama düşünce geliştiremeyiz” saptamasıdır. Bunun tersini söyleyenler de var.
Kısa mesaj derinlikten uzaklaştırdığı gibi, anlamadan “anlamış gibi”
davranmaya neden olabiliyor. İkincisi,
kısa mesaja dayalı, anlamadan anlamış
gibi durmaya fırsat kapılarını açan gelişmelerin “entelektüel korkaklık” yarattığını, entelektüel kapasitenin gelişmesini engellediğini, sistem tasarımı
ve sistem kapasitesinin gelişmesine
de katkı yapamadığını gözlemliyoruz.
Edilgen yönetici tipi, gazete manşetleriyle yetinen, sosyal medya kısa
mesajlarına dayalı önyargılarıyla düşünen ve yerleşik doğruları aşamamış
“anlam çerçevesine sıkı sıkıya bağlı
kitlelerin” desteğini alabiliyor. Siyasi
iradenin seçimle oluşmasında edilgen yöneticilerin iş başına gelmesine
fırsat verebiliyor. Bu oluşum yerelde
seçimle işbaşına gelmiş yöneticiler ve
STK yöneticileri için de geçerliliğini koruyor. Bazı
yörelerde, yeterince interaktif olmadıkları, yörenin
hak ve çıkarlarını etkin biçimde savunmadıkları,
işleriyle ilgili kaliteli fikir üretmedikleri halde kimi
yöneticilerin yıllarca seçim kazanmalarını başka
nasıl açıklayabiliriz?
Dünya genelindeki eğilimleri umursamayan,
fırsat ve tehlikeler üzerinde kafa yormayan, kendi
olanak ve kısıtlarını dinamik bir envanterle izlemeyen, gelecek inşa etme iddiası olmayan edilgen
yöneticilerin kaynakları etkin ve verimli kullanması
beklenmemeli. Edilgen yöneticilerin kaynak israfına yol açabileceği açıktır. Çünkü onlar, öngörme
ve önlem alma disiplininden uzak, gözetim ve denetimden hoşlanmaz, gelecek inşa etmenin temel
kurallarından biri olan “zamanında atılım” yapma
cesaretinden yoksundur.
EDİLGEN YÖNETİCİLERİ AZALTMANIN
YÖNTEMLERİ
Edilgen yöneticileri azaltmanın, onların gelişmeyi engelleyici tutumlarının zarar vermesini
engellemenin en etkin yolu, kitlelerin bilinçlenmesidir. Kitlelerin bilinçlenmesinde, yerel ölçekte
tartışmalar hayati önem taşır. Bu konuda çok etkili araç, yerel medyanın konuyu nasıl ele aldığıdır. Basın İlan Kurumu’na bağımlılık, özel ilan ve
reklam bağımlılığı ve ekonomik anlamda medya
kuruluşunu yaşatma zorunluluğu gibi etkenler,
sözcüğün tam anlamıyla “bağımsız medya” oluşumunu engelliyor. Siyasi otorite ve ekonomik ihtiyaç
ister istemez çok tehlikeli bir tutum olan “kendini
sansürlemeye” yol açıyor. Bu durum, edilgen yöneticilerin tutum ve davranışlarının netleştirilmesini
engelliyor.
“Sürdürülebilir
ekonomik
gelişmenin temel
bileşenlerinden
biri de farklı
seçimleri olan
ve gelecek inşa
etme iddiası
taşıyan yerel
liderliktir.”
Edilgen yerel yöneticilerin doğrudan kurumlara, giderek yerel olanaklara ve daha da ötesinde ülkeye
verdiği zararı analiz edecek “donanıma
eksikliği” de bir başka sorundur. Bu eksiklik, sadece yerel medyaların sorunu
da değildir. Yerel medyayı bilgi olarak
besleyecek olan STK’lar kadar, yöredeki üniversitelerin de sorunudur. Yerel
üniversiteler, örneğin belediyelerin
“proje ve harcama disiplini” üzerinde
lisansüstü tezler ve doktora tezleriyle
değerlendirse, kentin sosyoekonomik
gelişmeleri akademik çalışmalarla belgelemiş olur; üniversitenin rasyonel
otorite olabilme özelliğine göre, kitlelerin zihninde doğru bir meşrulaştırma temeli de yaratabilir. Bu çalışmalar
yerel medyayla da paylaşırlarsa, edilgen yöneticilerin sakıncalı tutum ve
davranışları nesnelliğine inanılan bir
kurumdan öğrenilir. Bu verileri değerlendiren ve değerlendirmeyen, nesnel
kalan ya da yandaş duran medya hakkında daha
nesnel karar verebilme olanaklarımız artar, güven
yaratma kanalları açık kalır.
Yerel kalkınmada entelektüel ve sistem kapasitesinin arka planı az tartıştığımız sorunlarımızdan
biri. Oysa hep birlikte gözlemliyoruz ki, kentleşme,
kent yönetimi, kent akışkanlıkları, kent ekonomisinin verimi gelecekteki rekabet gücümüzü belirleyecek. Eğer kentleşme eğiliminin olası etkileri üzerine
kafa yormuyor; siyasi irade, seçilmiş yerel yönetim,
atanmış yerel yöneticiler, özel girişimler ve onların
sivil örgütlenmeleri, diğer alanlardaki sivil inisiyatifler, üniversiteler ve yerel medyanın gündeminde
“yerel yöneticilerin durumu” yer alırsa, farklı açılardan yapılan değerlendirmeler, eleştiriler, analizler,
savunmalar ve gerekçeler daha netleşir. Dolayısıyla
kitlenin bilinci yükselir.
Edilgen yerel yöneticiliğin belirleyici
özelliklerini şöyle sıralayalım:
◆ Genellikle dönemsel gelişmelerin aldatıcı
etkileri ya da rakiplerin kitleler nezdindeki zaaflarından yararlanarak işbaşına gelir.
◆ Açık değillerdir; hesap verebilirliği, kitlelerle
yüzleşmeyi göze alamayacak kadar özgüvenden
yoksundur.
◆ İlkesiz gizlilik, “etliye sütlüye karışmama, suya
sabuna dokunmama ve işi idare etme” eğilimleri ağır
basar.
◆ Gelecek iddiaları, gelecekle ilgili plan ve projeleri yoktur.
Bir sonraki yazıda “kasaba kültüründen beslenen Şark kurnazı” yöneticiler üzerinde duracağız.
Kasaba kültürü ve Şark kurnazlığından beslenen
yerel yöneticiliğin tipik özelliği, proje ve harcama
disiplininin olmamasıdır.
EKONOMİK FORUM
91i
TOBB ETÜ
İ
S
E
T
L
Ü
K
A
F
IP
T
Ü
T
E
B
TOB
ÖĞRENCİLERİ BEYAZ
ÖNLÜKLERİNİ GİYDİ
TOBB ETÜ Tıp Fakültesi’nde 2014-2015 Açılış ve Beyaz Önlük Giyme Töreni
gerçekleştirildi. Törende hazırlık sınıfını tamamlayan ve girdikleri sınavda hazırlık
okuma muafiyeti kazanan 46 öğrenciye beyaz önlükleri giydirildi.
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği
Ekonomik ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) Tıp Fakültesi’nin
2014-2015 Açılış ve Beyaz Önlük
Giyme Töreni gerçekleştirildi. TOBB ETÜ
Rektör Vekili Prof. Dr. Adem Şahin törende
yaptığı konuşmada, Tıp Fakültesi’nin kuruluşuna çok emek verildiğini ve buna devam
edeceklerini belirtti.
TOBB ETÜ Tıp Fakültesi öğrenci ve ebeveynlerinin artık TOBB ETÜ ailesinin birer
ferdi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şahin,
“Çocuklarınız emin ellerde. Bu emanetlerinize sahip çıkacağız. Onlar sizin olduğu
kadar bizim için de çok değerlidir. Onları
iyi hekimler olarak yetiştirerek insanlığa
armağan edeceğiz” diye konuştu.
Hekimliğin kendine has yemine sahip
ve etik ilkeleri gelişmiş bir meslek olduğunu, hangi dine mensup olursa olsun yaradanın yarattığı cana dokunma sorumluluğunu
taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Şahin,
hekimliğin bu yönlerden kutsal bir meslek
sayıldığını söyledi.
TOBB ETÜ’nün, TOBB’un titizlikle üzerine eğildiği ve en önemli sosyal sorumlu92
EKONOMİK FORUM
luk projelerinden biri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Şahin, “Biz
gelecek yıllarda da, 10 yıl önce yazılmaya başlanmış bu başarılı
hikâyeye yeni halkalar ekleyeceğiz” dedi.
PROF. DR. EDİZ DEMİRPENÇE: “TOBB ETÜ TIP FAKÜLTESİ
ÇEKİM MERKEZİ OLDU”
TOBB ETÜ Tıp Fakültesi’nin 2014-2015 Açılış ve Beyaz Önlük
Giyme Töreni’nde konuşan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ediz
Demirpençe de, Fakülte’nin ilk kez eğitim-öğretim vermeye başladığı 2013-2014 döneminde olduğu gibi, 2014-2015 yılında da
TOBB ETÜ
Lisans Yerleştirme Sınavı’nın (LYS) başarılı
öğrencileri için çekim merkezlerinden biri
olduklarını belirtti. Tam burslu programdaki
öğrencilerin LYS’de, tüm devlet üniversitelerine ait tıp fakültelerini tercih eden öğrencilerden daha iyi bir başarıya sahip olduğunu
ifade eden Prof. Dr. Demirpençe, “Bu öğren-
cilerimizden ilk 712 ve 9’unun birinci tercihi TOBB ETÜ Tıp’tır”
dedi. Öğrencilerin hekimlik mesleğini seçerek çok önemli bir
karar aldığını, hekim olarak yetişmenin ve onları yetiştirmenin
kolay olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Demirpençe, hekimliğin
doğrudan insan yaşamını ilgilendiren bir meslek olduğunu söyledi. Prof. Dr. Demirpençe, Türkiye’de tıp fakültesi sayısının 90’ı
geçtiğini vurgulayarak, bu sayının çok fazla olduğunu gelişmiş
ülkelerde daha az sayıda fakülte bulunduğuna dikkat çekti. Törende öğrenci temsilcisi Zeynep Nur Karagöz de konuştu. Açılış
töreni Prof. Dr. Şükriye Ayter’in “Kanserin Moleküler Temelleri”
adlı ilk dersiyle sona erdi.
TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ediz Demirpençe
ile öğretim üyeleri, birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinden oluşan bir heyet Anıtkabir’e giderek büyük önder Mustafa Kemal
Atatürk’ün mozolesine çelenk koyup, saygı duruşunda bulundu.
Prof. Dr. Demirpençe, Anıtkabir Defteri’ne bir mesaj yazdı.
Aynı gün Tıp Fakültesi Temel Tıp Laboratuvarı’nın da açılışı
gerçekleştirildi.
Prof. Dr. Mehmet Mutlu, Polonya Bilimler Akademisi’ne
“Yabancı Üye” Sıfatıyla Seçildi
TOBB ETÜ Mühendislik Fakültesi
Biyomedikal Mühendisliği Bölümü
öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet
Mutlu, plazma polimerizasyonunun
“biyosensörler”, “biyomalzemeler”,
“sterilizasyon ve dekontaminasyon”,
“hücre kültürü için iskele tasarımları”
gibi farklı alanlardaki kullanımıyla ilgili
yaptığı çalışmalardan dolayı, Polonya
Bilimler Akademis’ine “Yabancı Üye”
sıfatıyla seçildi.
Prof. Dr. Mehmet Mutlu, Polonya
Bilimler Akademisi’nin “Düşük Sıcaklık
Plazma Kimyası Komisyonu”nda dört
yıl süreyle görev yapacak.
EKONOMİK FORUM
93i
KÜTÜPHANE
Yirmi Birinci Yüzyıl’da
Türkiye’de Yahudiler
Hoşgörünün Öteki Yüzü
Marcy Brink-Danan
Çeviren: Barış Cezar
Koç Üniversitesi Yayınları
272 Sayfa, Mayıs 2014
İstanbul
Osmanlı İmparatorluğu ve onun devamı olan
Tü
Türkiye Cumhuriyeti azınlıklara hoşgörü örnekleri
o
olarak gösterile gelmiştir. Hatta bugün bazı Türkler,
g
geçmişte kalan Osmanlı kozmopolitizmine karşı
n
nostaljik hisler beslemektedir. Marcy Brink-Danan,
g
geçmişe dair bu görüşleri sorgularken, Yahudilerin
gözünde, günümüz İstanbul’unda hoşgörülen
bir azınlık olarak yaşamanın ne anlama geldiğini
mercek altına alıyor. Çoğunlukla “iyi azınlık” olarak
tasvir edilen Türkiye’deki Yahudiler, bölgedeki uzun
geçmişlerini kucaklarken, bir yandan da ayrımcılığa
maruz kalıyorlar; kurumları, düzenli olarak tehdit
ve saldırılara hedef oluyor. Brink-Danan Türkiye’yi
bir hoşgörü diyarı olarak resmeden Türk popüler
ideolojisindeki çelişki ve boşlukları keşfe çıkarak,
Türk Yahudilerin kozmopolitizm ve yurtseverlik,
hoşgörü ve şiddet, Yahudiler olarak farklılık ve Türkiye
yurttaşları olarak aynılık arasındaki gerilimlerle nasıl
başa çıktıklarını anlatıyor.
Küçük bir fikirden
nasıl büyük marka ç
çıkar?
Günümüzün zorlu piyasasında her
yaştan pek çok kişi girişimci belirsiz
bir gelecekle karşı karşıya. Hayaliniz
ister geniş ölçekli bir girişim yaratmak
olsun, isterse tek başınıza başarılı bir
iş kurmak olsun, başarılı olmak için
sahip olduğunuz her şeyi güçlendirmeli
ve her fırsatın peşinden koşmalısınız.
Markalaşmak ve girişimcilik siz son
vermeye karar verene kadar devam eden
bir yolculuk. Bir marka girişimcisi olarak
her zaman bir sonraki hamleyi düşünüyor
olmalısınız.
Çığır Açan Marka
Catherine Kaputa
Çığır açan markalaşma zihniyeti hem
Çeviren: Fulya Çetin
stratejik ve yaratıcıdır hem de her yerden bir
Mediacat Yayıncılık
fikir doğabileceğini bilir. Çığır açan markalaşma
368 Sayfa, Ekim 2014
maceranız boyunca keşfedebileceğiniz yeni yollar
İstanbul
ve deneyebileceğiniz yeni taktikler her zaman var.
Kaputa dünyadan başarılı girişim örnekleri eşliğinde
markalama zorluklarının üstesinden nasıl geleceğinizi anlatıyor.
Çığır Açan Marka kitabı, herhangi bir yerde herhangi bir iş kuran herhangi
birine, yani bir hayali ve amacı olan girişimcilere, “Gerçek” bir iş bulamayan
gönülsüz girişimcilere, bir şirket içerisinde bir iş kolunu yöneten kurumsal
girişimcilere, küçük bir iş kurmayı ya da yönetmeyi amaçlayan herhangi bir
kişiye, tek başına bir işle veya meslekle uğraşanlara kısaca bu dünyada fark
yaratmak isteyen, kâr amacı gütmeyen veya sosyal olan girişimcilere hitap
ediyor.
94
EKONOMİK FORUM
Küresel Siyasete Giriş
Uluslararası İlişkilerde
Kavramlar, Teoriler, Süreçler
Editör: Evren Balta
İletişim Yayınları
581 Sayfa, Eylül 2014
İstanbul
Uluslararası ilişkilerin küresel
siyasete dönüşüm serüveni
Dünyanın büyük bir hızla dönüşüme uğradığı
bir dönemde yaşıyoruz. Bir önceki yüzyıla ait bütün
bilgilerimiz hızla geçersizleşiyor, sosyal bilimlerin
içindeki disiplinlerarası ayrımlar bulanıklaşıyor.
Uluslararası göç, küresel ekonomik krizler, küresel
çevre sorunları, enerji krizleri, ulusüstü oluşumların
derinleşmesi, savaşın yeni biçimleri uluslararası
ilişkiler disiplinini kuran ve onu diğer disiplinlerden
ayıran, içerisi ile dışarısı arasındaki ayrımın geçerli
olmadığı iddialarının yaygınlaşmasına yol açıyor.
Hukuksal bir statü olarak egemenlik korunmaya
devam etse de bütün bu sözü edilen dönüşümler
egemenliğin siyasal bir kapasite olarak dönüşmesine
neden oluyor. Ekonomiden siyasete, yönetimden idari
yapılanmaya, insan haklarından çevre sorunlarına,
kuvvet kullanmadan cezai yargıya, spordan kültüre,
bilim-sanattan eğitime kadar neredeyse tüm
alanlarda yeni ilke ve kurallar getirmeye başlayan
küresel hukuk, devletlerin sadece dış değil aslında iç
egemenliklerinin de bir şekilde sınırlanması anlamına
geliyor.
Türkiye’deki farklı üniversitelerden genç kuşak
akademisyenlerin ortak ürünü olan bu çalışma,
üniversite öğrencileri için bir kaynak kitap olmasının
yanında, uluslararası ilişkilerin küresel siyasete
dönüşüm serüvenini izlemek isteyen bütün okurlara
keyifli bir yolculuk imkânı sunuyor.
KİTAP Gülder DEMİR | [email protected]
GÖNDERMEK Ekonomik Forum Dergisi, Dünya Yayıncılık AŞ,
İÇİN... 100. Yıl Mahallesi, Kat: 3 34440 Bağcılar/İSTANBUL
Hayatınızda
yeni bir pencere açın
İş hayatında da özel yaşamımızda da zaman zaman önemli kararlar almak zorunda kaldığımız
dönemler olur. Psikoloji alanında yapılan araştırmalar, insanların karar verirken nasıl bir dizi
önyargının ve duygusal faktörün etkisi altında kaldığını ve verdiği kararlardan sonra pişmanlık
duyduğunu ortaya çıkarıyor. Karar verirken, çoğunlukla kendimize aşırı güven duyarız. Kısa
vadeli duygularımızın etkisinden kurtulamayız. Ancak miyop olduğumuz gerçeğini bilmemiz,
nasıl görmemize yardımcı olmuyorsa, bu eksiklikleri farkında olmamız da sorunu çözebilmemiz
için yeterli olmuyor.
Chip Heath ve Dan Heath tarafından yazılan “Doğru Karar” adlı kitap, karar verme
konusunda yapılan araştırmaları içeriyor ve bu karar aşamasında en iyi seçimi
yapmanızı sağlayacak bir yöntem öneriyor. Kitap, okuyucularına üniversite
Doğru Karar
Hayatınızı Değiştirecek En İyi
seçiminden evlilik kararına, iş hayatında doğru kişileri istihdam etmekten
Kararları Vermek
yeniliklere açık olmaya kadar geniş bir yelpazeye yayılmış pek çok karar
Chip Heath&Dan Heath
konusunda pratik örnekler sunuyor. Bu kitabı okuduktan sonra hayatınızla ilgili
Çevireni: İclal Büyükdevrim Özçelik
Boyner Yayınları
konularda çok daha sağlıklı seçimler yapabileceksiniz.
302 Sayfa, Ekim 2014
İstanbul
Değişime yön verme stratejileri
İnovasyonla ilgili hiçbir şey okumadıysanız buradan
başlayabilirsiniz! İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya
kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı göze almalıyız.
İnovasyon hem çok tartışılan hem de çok kafa karışıklığı yaratan bir
kavram. İnovasyonu Clayton Christensen, Peter Drucker ve Rosabeth
Moss Kanter gibi öncü isimlerin kaleminden öğrenmeye ne dersiniz?
Yönetim alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den
derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her
yöneticilere bambaşka bir perspektif sunuyor. Bu kitapta hem
kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin
ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.
İnovasyon
Yayına Hazırlayan: Ufuk
Umut Bulsun
Çeviren: Melis İnan
Optimist Yayın
230 Sayfa, Ekim 2014
İstanbul
Ağ pazarlamacılığında
uzmanlaşmak için yedi adım
21. yüzyılın en bilinen mesleklerinden ve pazarlama modellerinden biri olan ağ
pazarlamacılığında 25 yıldan fazla tecrübeye sahip ABD’li iş insanı Eric Worre, bu alanda
başarılı olmanın sırlarını “Profesyonel Ol” adlı kitabında anlatıyor.
Ağ pazarlamacılığı sektöründe başarılı olmak için yapı taşı haline gelen ve dünya çapında
300 binden fazla satan kitap, “Ağ Pazarlama Profesyoneli”ne dönüşme yolunda sahip
olunması gereken temel prensipleri ve becerileri keyifli bir anlatımla sunuyor.
Ağ pazarlamacılığında profesyonellik çıtasını yükseltecek
rehber niteliğindeki bu kitap sayesinde ağınız için yeni katılımcılar
Profesyonel Ol
bulmanın, onların doğru bir başlangıç yapmalarına yardımcı olmanın,
Eric Worre
ekibinizi büyütmenin ve takip etmenin, takım arkadaşlarınızın
Çeviren: Özgür
Çavuşoğlu
verimli ve kalıcı bir şekilde iyi birer müşteri ve distribütör olmalarına
Elma Yayınevi
katkı sağlamanın, ürünlerinizi uzun süreli satış getirebilecek derecede
152 Sayfa, Ekim 2014
iyi tanıtmanın inceliklerini öğrenecek ve siz de bir “Ağ Pazarlama
Ankara
Profesyoneli” olabileceksiniz.
EKONOMİK FORUM
95i
YENİ ÜRÜN
Tüy kadar
hafif,
karbon
kadar
dayanıklı
bir dizüstü
Dünyanın uzaya çıkan ilk dizüstü
bilgisayarı unvanının sahibi olan ThinkPad, şimdi profesyoneller için tam bir savaşçı
yarattı. Karbon fiber yapıya sahip yeni nesil
X1 Carbon, zorlu koşullarda gerçekleşen
sekiz askeri testi başarıyla geçti. Darbe ve
düşmeye karşı dayanıklı olan ThinkPad X1
Carbon, -20 derece soğuğa, 60 derece ısıya
dayanabiliyor. 500 mililitre sıvıya ve 15 bin
fit basınca da bana mısın demiyor.
14 inçlik ThinkPad X1 Carbon, 1,27 kg
hafifliğiyle dikkat çekiyor. Esnek kullanım
için ideal olan ekran, geriye doğru 180
derece yatabiliyor ve yüksek çözünürlük
kalitesi, şık tasarımlı X1 Carbon’un en
belirgin özelliği ise sunduğu yüksek
performansı ile geniş depolama alanı.
Dokuz saate varan pil ömrüyle
her an her yerde kesintisiz çalışma
özgürlüğü sunan X1 Carbon, benzersiz
kişiselleştirilebilir klavyesiyle de çalışma
şekline uyum sağlıyor. Ses tanıma ve
hareketle kontrol özellikleri çalışma hızını
ve etkinliğini artırıyor.
Goodyear’dan yeni kış
lastiği: Ultragrip 9
Goodyear, UltraGrip 9’u (UG9) Ar-Ge
merkezlerinden biri olan Lüksemburg
İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen etkinlikle
tanıttı. UG9, 33 farklı ebadı, 14-16 inç’lik
çeşitleriyle küçük ve orta büyüklükteki araçları
hedefliyor. UG9, yalnızca kış mevsiminin
getirdiği zorlu koşullar için değil, aynı
zamanda çamurlu ve aşırı ıslak zeminler de
düşünülerek üretildiği belirtiliyor.
UG9, geliştirilmiş yeni sırt deseniyle
sürüş, viraj alma, frenleme ve hızlanmada
daha etkin performans sunuyor. 3D BIS (Üç
Boyutlu Kilitleme) teknolojisi sayesinde
soğuk ve yağmurlu günlerde ıslak zeminde
daha iyi frenleme sağlıyor. UG9’un bileşeni
önceki serilere göre geliştirilmiş olup,
lastiğin hamuruna özel reçine ve bitkisel
yağ içeren akışkan karışım eklenerek lastiğin
kış koşullarında yola tutunma kabiliyetini
artırıyor.
TÜV SÜD Automotive tarafından Ocak
96
EKONOMİK FORUM
2014’te yapılan ve UG9’un önde gelen üç
rakip lastiğin ortalama performanslarının
karşılaştırıldığı teste göre, Goodyear’ın yeni
kış lastiği UG9, karda %4 daha kısa fren
mesafesi ve %4 daha iyi yol tutuşu sağlıyor.
Ayrıca yoğun kılcal damarlar içeren kare
şeklinde genişletilmiş lastik izi, buzlu zemin
performansını, hidrodinamik kanallar, suda
kızaklama direncini artırıyor. Test sonuçlarına
göre UG9; ıslak zeminde %8 daha fazla
kızaklama direnci göstererek, değişken kış
koşullarında optimum performans sergiliyor.
Ô Gülder DEMİR |
Editör
[email protected]
Toshiba’dan ikisi bir arada
ayrılabilir notebook
İris taraması ve
uçan parmak
teknolojisiyle
tanışın
Türkiye ve EMEA bölgesine
akıllı kart, biyometri ve güvenlik
çözümleri, uygulama geliştirme ve
teknoloji entegrasyonu alanlarında
1984 yılından bu yana hizmet sunan
Türk teknoloji şirketi ÖLÇSAN, kimlik
doğrulama ürünleri alanında önde
gelen uluslararası şirketlerden Morpho
işbirliğiyle günümüzün en gelişmiş
biyometri teknolojileri artık Türkiye’de.
İki şirketin işbirliğiYle Türkiye’de de
kullanılmaya başlayacak olan Finger
On the Fly (Uçan Parmak) geçiş kontrol
sistemi ve dünyada ilk defa uzak
mesafeden gözdeki iris tabakasını
tanıyan Iris at the Distance (IAD)
çözümü yer alıyor.
IAD teknolojisi kişileri bir
saniyeden daha kısa bir sürede iris
tabakalarından tanıyabiliyor. Çözümün
kişiyi tanıması için kişiye temas
etmesine gerek duyulmuyor. Bu sayede
yalnızca 80 santimetre uzaklıktaki bir
mesafeden, iris taramasıyla kimlik
tespiti mümkün oluyor. İhtiyaç
duyulması halinde Türkiye’de başta
havaalanları ve karasal sınır kontrol
noktaları olmak üzere geçiş kontrol
sistemlerine gereksinim duyulan her
yerde kullanılabilecek.
Bir diğer teknoloji ürünü Finger
On the Fly (Uçan Parmak) tarayıcısıyla
kimliği doğrulanacak kişinin elini
yalnızca bir kez sallamasıyla dört
parmağın izini aynı anda alabiliyor. Bir
saniyeden de kısa sürede çok parmaklı
eşleştirme becerisine sahip Finger On
the Fly, yüksek güvenlik seviyesiyle de
dikkat çekiyor. Ürün havalimanlarında
sınır kontrolü, duyarlı ve yoğun trafik
sahalarındaki giriş kontrolü ve akış
yönetimi gibi yüksek hızda kayıt,
eşleştirme, rahatlık ve güvenliğin
hakim olduğu durumlarda kullanılıyor.
Toshiba ikisi bir arada
ayrılabilir Satellite Click
2 L30W notebook
modelini satışa sundu.
Satellite Click 2
L30W modelinin sahip
olduğu 33.8 santimetrelik
ekran, hem hareket halinde
hem de gün içinde masa başı
kullanım için uygun. Kullanım kolaylığı
için ergonomik olarak tasarlanan model,
çalışma esnasında bile tek elle ve yalnızca
iki adımla notebook’u tablete dönüştüren
özel bir mekanizmaya sahip. Masaüstü
kullanımda tam boyutlu çerçevesiz
klavye ve geniş clickpad alanıyla tam bir
PC performansı sunarken, evde ya da
hareket halindeyken HD video içeriklerini
gösterebilen ve internet gezintisi sağlayan
kullanışlı bir tablete
dönüşüyor.
Tablette bulunan
500 GB HDD’nin
sağladığı geniş bir
kapasite ile kullanıcılar
büyük boyutlu dosya,
müzik ve fotoğraf arşivlerini
depolayabiliyor ve diledikleri
zaman istedikleri içeriğe erişebiliyorlar.
Bu da kayıtlı verilere erişirken güvenlik ve
kullanışlılık anlamına geliyor ve önemli
verilerin her ihtiyaç duyulduğunda
erişilebilir olmasını sağlıyor.
Satellite Click 2 L30W modelinin
kullanışlılığı HD IPS dokunmatik ekranla
artıyor. Gürültüleri engelleyen stereo
mikrofonlu entegre HD web kamera video
konferans gerçekleştirmek için ideal.
İş analitiği artık
parmaklarımızın
ucunda
Analitik alanında lider konumdaki IBM,
son 10 yıldaki en büyük duyurusu olarak
nitelendirilebilecek Watson Analitik ürününü
tanıtımını yaptı. Watson Analitik çözümünün
ilk versiyonu, bu yılın sonlarında masaüstü ve
mobil aygıtlarda çalışmak üzere tasarlanmış,
buluta dayalı bir hizmetin freemium (ücretsiz
olan ve farklı özellikler istendiği taktirde
satın alma opsiyonu sunan) sürümünü
içeriyor. İş dünyasındaki kullanıcıların
eyleme dönüştürebilecekleri ve etkileşim
kurulabilecekleri analiz ve görselleştirmeler
için bu hizmetler, verileri (basit elektronik
tabloların ötesinde) elde etmeyi ve kullanıma
hazır hale getirmeyi mümkün kılıyor.
Özellikle görselleştirmeye odaklanan
veri bilimcileri ve analistleri temel alarak
tasarlanmış analitik yeteneklerin aksine IBM
Watson Analitik; pazarlama, satış, operasyon,
finans ve insan kaynakları gibi veriyi yoğun
olarak kullanan işlerdeki profesyoneller için
veriyi hazırlama, öngörüsel analiz yapma
ve görsel hikaye anlatımı gibi adımları
otomatikleştiriyor.
Basitlik ve kullanım kolaylığı temel alınarak
oluşturulan bu hizmet, iş dünyasındaki
kullanıcıların kendi görevleri dahilindeki,
kişisel iş senaryolarına anında erişim sunuyor.
Bu sistemle kullanıcılar; verileri manuel olarak
aramak, yanıtları bulmak ve hipotezleri test
etmekle uğraşmak yerine, işi anlamaya ve
sonuçları paydaşlarla etkin biçimde paylaşmaya
odaklanabilir. Verileri kullanıma hazır hale
getirmek ve yüklemek, bir analiz projesindeki
toplam sürenin %60’ını veya daha fazlasını
alabiliyor. Buna ek olarak kullanıcılar, hangi
analizin işlerine yaracağını ve hangi senaryonun
raporda veya şemada nasıl anlatılacağını
bulma konusunda da zorluklar yaşıyor. Watson
Analitik ise kullanıcının aradığı yanıtları bulma
yeteneklerini hızlandırmak için veri hazırlama ve
yükleme adımlarını otomatik hale getiriyor.
EKONOMİK FORUM
97i
GÜNDEM
ODALAR VE BORSALARDAN
HABERLER
100
ODALAR ve BORSALAR
TOBB ÜYELERİ HABERLER, GELİŞMELER VE GÖRÜŞLER
Karacabey TSO’da KOSGEB Temsilciliği açıldı
Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi
Başkanlığı (KOSGEB) arasında gerçekleştirilen işbirliği sonucu, KTSO bünyesinde
KOSGEB Temsilciliği düzenlenen törenle
hizmete girdi.
KTSO üyelerinin KOSGEB destekleri
hakkında bilgi düzeylerini artırmak ve
olası sorulara yanıt bulabilmeleri için
KTSO bünyesinde yer alan KOSGEB
Temsilciliği’nin açılış törenine;
Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan,
KOSGEB Bölge Müdürü Ahmet Akdağ,
Karacabey Kaymakamı Ahmet Yurtseven KTSO Yönetim Kurulu Başkanı Naci
Güncü ile KTSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri katıldı.
Açılışta konuşan KTSO Yönetim Kurulu Başkanı Naci Güncü, “Akredite Oda
olarak İlçe ekonomimize katkı sağlamak
KOBİ’lerimizin devlet destek ve teşviklerinden yararlanma kapasitesini artırmak
üzere başladığımız çalışmalar meyvesini
vermeye başladı. Odamız bünyesinde
KOSGEB Temsilciliği açılmasıyla ilgili
başvurumuz kabul edildi ve bugün açılışı
hep birlikte gerçekleştiriyoruz” dedi.
Karacabey KOSGEB Temsilciliği’nin
Karacabeyli KOBİ’lere hayırlı olmasını dileyen Güncü, “Üyelerimize etkin hizmet
sunma noktasında önemsediğimiz çalışmanın KOBİ’lerimize fayda sağlamasını
diliyoruz” ifadesini kullandı.
Açılışa katılan Bursa Valisi Münir
Karaloğlu da yaptığı konuşmada, Yeni
Türkiye’de hizmetin artık iş insanlarının
ayağına gittiğini vurgulayarak şunları
söyledi:
“KOSGEB sadece temsilcilik açmayacak, temsilci sadece ofiste oturmayacak,
il müdürü ofisinde oturup sizi beklemeyecek, çıkacak ve buralara gelemeyenlere
imkânları anlatacak. Bu ofisin amacı hizmeti ayağa getirmektir.”
Karacabey KOSGEB Temsilciliği yapılan açılış konuşmalarının ardından
gerçekleştirilen törenle hizmete girdi.
ayağının Kınık’ta yapılmasına karar verildi.
BERTO Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Ürper, daha önce de girişimcilerin
iş kurmasında büyük öneme sahip olan
eğitimi gerçekleştirerek 29 girişimcinin
Bergama’ya kazandırıldığını belirtti. Ür-
per, yeni hedeflerini Kınık’ta ikamet eden
girişimci adaylarını Kınık Belediyesi ortaklığıyla Girişimcilik Eğitimi’nden yararlanmasını sağlanmak ve bölgenin gelişmesine katkıda bulunmanın BERTO’nun
öncelikleri arasında olduğunu söyledi.
Bergama TO ile
Kınık Belediyesi
arasında
KOSGEB
Protokolü
imzalandı
Bergama Ticaret Odası (BERTO),
Kınık Belediyesi ve ABİGEM ortaklığı ile
Kınık ilçesinde yapılması planlanan, altı
hafta sürecek olan KOSGEB Uygulamalı
Girişimcilik Eğitimi için 25 Ekim 2014
tarihinde protokol imzaladı. Daha önce 5
Mayıs-22 Haziran 2014 tarihleri arasında Bergama’da gerçekleştirilen KOSGEB
Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’nin ikinci
100
EKONOMİK FORUM
ODALAR ve BORSALAR
Marmaris TO’da vize kolaylığı
Marmaris Ticaret Odası’nda (MTO)
hizmete giren Vize İşlem Ofisi aracılığıyla
Yunanistan’a ve AB ülkelerine Shengen vizesi verilmeye başlandı. MTO Meclis Başkanı Ali Kansu, MTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Baysal ve MTO Yönetim Kurulu
üyelerinin de katıldığı basın toplantısında vize işlem ofisi hakkında bilgi verildi.
MTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet
Baysal yaptığı konuşmada, “Son yıllarda
hızla gelişen Türkiye ile Yunanistan ticari
ilişkilerinde Ege kıyıları ve adalarda turist
sirkülasyonu arttı. Vizeyle ilgili sıkıntıları ortadan kaldırmak ve kolaylaştırmak
için MTO bünyesinde Marmaris’e Vize
İşlem Ofisi’ni açtık. Vize kolaylığı hem
turizm hem de ekonomik ilişkileri daha
da güçleştirecek. Ayrıca Muğla, Fethiye ve
Marmaris’te yaşayan tüm vatandaşlarımız
bundan böyle MTO’ya başvurarak vize ve
pasaport işlemlerini halledebilirler” dedi.
MTO Meclis Başkanı Ali Kansu da, “Biz göreve geldiğimiz zaman demiştik ki, hizmet
artıları olarak olağan Ticaret Odası tab-
losunun dışına çıkacağız. Bu vize ofisinin
açılışı bana göre bir sıra dışılıktır bu işten
başarı elde edersek ki, elde etmememiz için
hiçbir neden yok, günlük başvuru sayısı da
artacaktır” ifadesini kullandı.
Haftanın beş günü mesai saatleri içerisinde hizmet veren Vize İşlem Ofisi’nde,
0-12 yaş grubu için 60 lira, 12 yaş ve üstü
kişiler içinse 240 lira vize ücreti alınırken,
25 Eylül 2014 tarihinden itibaren biyomet-
ri sistemine geçilmiş, kişilerin vize başvuruları için birebir kendilerinin ofise gelmesi
ve parmak izi vermeleri gerekiyor.
lisi kullanılan makinelerin
olabildiğince yerli yapım
makineler olduğuna dikkat çektik. Yapılan işleri de,
Türkiye’de ilk kim yaptıysa
onları fotoğraflarını çekerek
günümüze kadar taşıdık. Bunların içerisinde en önemlisi Türkiye
sanayicisinin yapmak istediği entelektüel
atılımı nelerle yapmış ve nasıl geliştirmiş
bunları bir anlamda depolayarak sonunda
bir Türk sanayi sergisi açtık. Sanayinin
Türkiye’de nerede başlayıp, nereye geldiğini
izleyicilere göstermek istedik” dedi. Öte yandan
sergiye Adalet ve Kalkınma
Partisi Eskişehir Milletvekili Salih Koca, Tepebaşı Belediye
Başkanı Ahmet Ataç ve ETO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Güler katıldı.
ETO, serginin 31 Aralık-14 Kasım tarihleri
arasında açık olacağını ve tüm sanatseverleri fotoğraf sergisine bekledikleri belirtti.
Eskişehir’de
1966-2014
Sanayi
Fotoğrafları
Sergisi açıldı
Eskişehir Ticaret Odası (ETO) tarafından 1966-2014 sanayi fotoğrafları sergisi törenle açıldı. ETO Sanat Galerisi’nde
açılan sergide, 1966 yılından günümüze
Türkiye’deki sanayi hareketlerinin nasıl
oluştuğu ve gelişim gösterdiği anlatılıyor.
Sergi fotoğrafları sahibi fotoğrafçı
Ersin Alok, serginin Türkiye sanayisini
olabildiğince anlatmaya çalıştığını belirterek, “Bu sergi 1966 yılında Türkiye’nin
ikinci sanayi devrimi olarak kabul edilen
süreçte Türkiye’deki sanayi hareketlerini
yeni ve modern anlamda nasıl kurulduğunu anlatıyor. Sergi, Türkiye sanayisini
olabildiğince anlatmaya çalıştı. En önem-
EKONOMİK FORUM
101i
ODALAR ve BORSALAR
Kıvanç:
“Adana
ihracatı
üzerindeki
ölü toprağını
atmaya
çabalıyoruz”
Adana Sanayi Odası (ADASO),
Ekonomi Bakanlığı ile Akdeniz İhracatçı
Birlikleri (AKİB) işbirliğiyle düzenlenen
Dış Ticaret Bilgilendirme Semineri’nin
açılışında konuşan ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, sanayi firmalarının ihracat kapasitesinin artması ve
yapmayanların da ihracata yönlendirilmesi amacıyla dış ticaret bilgilendirme
seminerlerine önem verdiklerini belirtti.
Kıvanç, köklü sanayi kültürüne ve zengin
ekonomik potansiyele sahip Adana’nın 2
milyar dolarlık ihracat yapmasını yeterli
görmediklerini, bu rakamın 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini ifade
etti. İhracatta önemli sorunlar bulunduğunu, özellikle KOBİ’lerin finansman, likidite ve haksız rekabet gibi zorluklarla
Keşan TSO
ve MMMBD
Ödüllü
Bölgesel
Futbol
Turnuvası
düzenliyor
Keşan Ticaret ve Sanayi Odası
(TSO) ile Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Birliği Derneği (MMMBD) Keşan Şubesi yöneticileri, Keşan, İpsala ve
Enez’i kapsayan Ödüllü Bölgesel Futbol
102
EKONOMİK FORUM
karşı karşıya kaldığına dikkat
çeken Kıvanç, “Ülkemizin
ve kentimizin bu tür bahanelerle vakit kaybedecek
durumu yok. Bizler Adana
ihracatının üzerindeki ölü
toprağını atmak durumundayız. Ülke ve kent ihracatını çok
daha ileriye taşımaya mecburuz” dedi.
Kıvanç, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümünün kutlanacağı 2023 yılı
için 500 milyar dolarlık ihracat hedefi öngörüldüğünü anımsatarak, şöyle konuştu:
“Bu hedefe ulaşmak amacıyla yıllık 150
milyar dolarlık ihracat üç kat artırılmalıdır. Bunu başarabilmek için Türkiye’nin
ihracatının %90’ından fazlasını gerçekleştiren sanayi kesiminde vakit geçiril-
meden yatırım hamlesi
gerçekleştirilmesi, ArGe faaliyetlerine ağırlık
verilerek daha yüksek
katma değerli ürün ihraç
edilmesi gerekmektedir.”
ADASO Toplantı Salonu’nda
gerçekleştirilen ve firmaların
dış ticaret elemanlarının ilgi gösterdiği seminerde, Ekonomi Bakanlığı’ndan
İhracat Genel Müdürlüğü Dış Ticaret Uzmanı Ayhan Bozkurt “İhracatta Sağlanan
Destek Programları”, İhracatı Geliştirme
Uzmanı Esin Şen “Ülke Masaları Brezilya Pazarı Fırsatları”, Anlaşmalar Genel
Müdürlüğü Şube Müdürü Talat Kaya ise
“Pazara Giriş Engelleri ve Çözüm Yolları”
konularında bilgi verdi.
Turnuvası için bir araya geldi.
Kasım ayı içinde başlatılması düşünülen
meslekler arası Bölgesel Futbol Turnuvası
için çalışmalara başlayan oda ve dernek yöneticileri, sosyal bir proje kapsamında planladıkları Futbol Turnuvası’nın Keşan, İpsala
ve Enez çapında düzenleneceğini belirtti.
Geçtiğimiz yıllarda Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Birliği Derneği Ke-
şan Şubesi’nin organize ettiği Futbol
Turnuvası’nın bu yıl Keşan TSO ile birlikte
yapılması kararlaştırıldı.
Kamu kurum ve kuruluşları, dernekler
ile meslek örgütlerinin katılacağı Ödüllü Futbol Turnuvası’nın hazırlıklarına başlayan iki
kurum yöneticileri, turnuvaya katılım esasları ve Turnuva detaylarıyla ilgili ayrıntılı bilgileri kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti.
ODALAR ve BORSALAR
KUYAP’ın, “Uygulamalı Mesleki Eğitim
Programı” tamamlandı
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın
(ETSO) da aralarında bulunduğu beş oda,
TOBB ve Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen, KOBİ Çalışan ve İşverenlerinin
Küresel Ekonomideki Değişimlere Uyum
Yeteneğinin Artırılması Projesi’nin (KUYAP)
Erzurum’daki faaliyetleri sürüyor.
Ülke genelinde 15 ilde uygulanan
KUYAP’ın başka bir etabını oluşturan
“Uygulamalı Mesleki Eğitim Programı”
Erzurum’da tamamlandı. 29 Eylül-10 Ekim
2014 tarihleri arasında yürütülen programda, meslek liseleri ile meslek yüksekokullarındaki öğretim elemanlarının, KOBİ’lerin
işleyişi ve sorunları konusunda bilgi ve
farkındalık düzeylerinin artırılması hedeflendi. KUYAP Erzurum Eğitim, Destek ve
Koordinasyon Merkezi tarafından ETSO’da
gerçekleştirilen bilgilendirme seminerlerine
katılan 40 öğretmen ve öğretim elemanı
daha sonra il genelinde faaliyet gösteren
toplam 16 KOBİ’yi ziyaret ederek buralardaki uygulamaları yerinde inceledi.
Programın sona ermesinin ardından
katılımcılara ETSO’da düzenlenen törenle
sertifikaları verildi. Törende konuşan ETSO
Genel Sekreteri Av. Harun Delibaş, öğretmen
ve öğretim elemanlarına projeye katkılarından dolayı teşekkür etti.
KUYAP’ın, KOBİ’lerin çalışan ve işverenlerinin eğitimi konusunda yürütülen
önemli bir proje olduğunu vurgulayan
ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik de, işletmelerin projeyle sunulan eğitim
imkânlarından mutlak surette yararlanması
gerektiğinin altını çizdi. Günün şartlarında
iç ve dış piyasalarda rekabet edebilmenin
tek şartının, kendini yenilemek ve yenilikleri
sürekli takip etmek olduğunu vurgulayan
Yücelik, bunu başaramayan firmaların sıkıntı
yaşamasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
KUYAP eğitimlerinin değişen dünya şartlarında adapte olabilmek için iyi bir fırsat
olduğunu ifade eden Yücelik, her işletmenin
çağın teknolojisinden ihtiyaçları ve imkanları ölçüsünde azami seviyede yararlanması
gerektiğini sözlerine ekledi.
KOBİ’lerden oluşuyor. KOBİ’ler bizim için
önemli. KOBİ’lerimizi ne kadar güçlendirirsek, ne kadar güçlü kılarsak Türkiye’nin
ekonomisini de o kadar sağlıklı bir yapıya
kavuştururuz” diye konuştu.
KOSGEB Edirne Hizmet Müdürü Bedri
Döngel ise “29 Eylül-4 Ekim tarihler arası
Avrupa KOBİ Haftası olarak kutlanıyor.
Türkiye’de KOBİ Haftası’nın etkinlikleri-
ni KOSGEB yürütüyor. KOBİ’lere destek
veren, onlara yardım eden ve onları destekleyen sivil toplum kuruluşları ile kamu
kuruluşlarını ziyaret ediyoruz. Ziyaretlerimizde bu kapsamda gerçekleştiriyoruz.
Edirne’de yapmış olduğumuz tüm faaliyetlerde ETSO’nun desteğini her zaman yanımızda görüyoruz. Bu konuda da ayrıca teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum” dedi.
KOSGEB’den
Edirne TSO’ya
“KOBİ Haftası”
ziyareti
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası
(ETSO), Avrupa KOBİ Haftası nedeniyle
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Edirne
Hizmet Merkez Müdürü Bedri Döngel tarafından ziyaret edildi.
ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Recep
Zıpkınkurt, KOSGEB Edirne Hizmet Merkez Müdürü Bedri Döngel’e ziyareti içim
teşekkür ederek, “ETSO ve KOSGEB Edirne
Hizmet Müdürlüğü her zaman ciddi bir
diyalog içinde. ETSO ve KOSGEB’in müşterek hareket etmesiyle KOBİ’lerimize destek
oluyoruz. Edirne iş dünyamızın çoğunluğu
EKONOMİK FORUM
103i
ODALAR ve BORSALAR
Gaziantep’te
ilk kez Orta
Doğu Tekstil
Makinaları
Fuarı açıldı
Gaziantep Sanayi Odası’nın (GSO)
işbirliğiyle, TÜYAP Fuarcılık ve Teknik
Fuarcılık tarafından Gaziantep’te ilk kez
düzenlenen Ortadoğu Tekstil Makinaları Fuarı (OTM 2014), Orta Doğu Fuar
Merkezi’nde gerçekleştirildi. GSO Yönetim
Kurulu Başkanı Adil Konukoğlu, fuara ev
sahipliği yapmaktan çok mutlu olduklarını
belirterek, Gaziantep’e dünyanın her tarafından 560 şirketi getirdikleri için TÜYAP
ve Teknik Fuarcılık şirketlerine teşekkür
etti. Gaziantep’in tekstil sektörünün en
önemli üretim ve ihracat merkezlerinden
biri olduğunu vurgulayan Konukoğlu,
“Gaziantep’te tekstil makinası üreticilerimiz bugüne kadar dünya markası olması gerekirken bunu başaramadılar, ama
bundan sonra da bu konuda elimizden
gelen her desteği vermeye hazırız” dedi.
Türk sanayicisi ve mühendislerinin yerli
makina yapacak bilgiye ve beceriye sahip ol-
duğunu, “Bir firma cesaret edip yaptığı takdirde devamı mutlaka gelecektir” sözleriyle
dile getiren Konukoğlu, şunları söyledi:
“Tekstil firmalarını ve tekstil makinacılarını birlikte proje üretmeye davet ediyorum. Tekstil sektörü, Gaziantep’ten
Ocak-Temmuz 2014 döneminde yatırım
tutarı 915 milyon lira olan 47 adet yatırım teşvik belgesi aldı. Bunu fırsata
çevirelim, makinalarımızı biz üretelim. Elbirliği yaparsak bu işi başarırız.”
“Gaziantep, OTM Fuarı’nı düzenlemek için
doğru adresti” diyen TÜYAP Fuarcılık Anadolu Grubu Genel Müdürü İlhan Ersözlü
ise ipliğinden boyasına, halısından konfeksiyona kadar çok çeşitli ürün yelpazesinin tek çatı altında toplandığını belirtti.
Gaziantep Orta Doğu Fuar Merkezi’nde
düzenlenen fuarda, iplik, dokuma, örgü,
boya, baskı-terbiye ve konfeksiyon makinalarının en yeni modelleri ve ürünleri sergileniyor. Fuar’a, Türkiye’nin yanı sıra Afganistan, Avusturya, Belçika, Brezilya, Çek
Cumhuriyeti, Fransa, Almanya, Kanada,
Yunanistan, Hindistan, İran, İsrail, İtalya,
Japonya, Kore, Lüksemburg, Hollanda,
Polonya, Singapur, Slovakya, İspanya, İsveç, İsviçre, Tayvan, Tayland, İngiltere ve
ABD ülkelerinden gelen firmalar da katıldı.
lis Toplantısı’nda gerçekleştirilen seçimde Bafra
TSO Meclis Başkanlığı’na
seçilen Nur Aydıner Meral
“Bana bu görevi layık gören
değerli meclis üyesi arkadaşlarım
hepinize teşekkür ediyorum” dedi.
Bafra TSO Yönetim Kurulu Başkanı
Göksel Başar yaptığı konuşmada, “Hüseyin
Çamaş’a Bafra TSO’ da yapmış olduğu Meclis
Başkanlığı görevi süresince katkı ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyor, yeni Meclis
Başkanımız Nur Aydıner Meral’e de yeni görevinde başarılar diliyorum” dedi. Ayrıca Nur
Aydıner Meral tarafından Hüseyin Çamaş’a
bir plaket taktim edildi.
Bafra TSO
Meclis
Başkanlığı’na
Nur Aydıner
Meral seçildi
Bafra T icaret ve Sanayi
Odası’nda (TSO) yapılan Meclis
Başkanlığı seçimleri sonucunda
Nur Aydıner Meral Meclis Başkanlığı görevine seçildi.
Bafra Belediye Başkan
Yardımcılığı’na atandıktan sonra Meclis
Başkanlığı görevinden istifa eden Bafra TSO
Meclis Başkanı Hüseyin Çamaş’tan boşalan
göreve 24 Eylül 2014 tarihinde yapılan Mec104
EKONOMİK FORUM
ODALAR ve BORSALAR
Adıyaman
TSO’da
girişimcilik
kursları
başladı
Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası
(ATSO) ile İŞKUR İl Müdürlüğü’nün ortak
organizasyonunda düzenlenen Uygulamalı
Girişimcilik Eğitimi mülakatları sonrasında
kurs verilmeye başlandı. Mülakatlar, ATSO
Hizmet Binası’nda oluşturulan komisyon
tarafından yapıldı. Tam gün süren mülakatlar ardından, komisyonun yaptığı değerlendirme sonucunda başvuru yapan girişimci
adaylarından 25’i KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’ne katılmaya hak kazandı.
AT S O, ayr ıca çevre ilçeler in de
KOSGEB’ten faydalanması kapsamında
Kahta, Gölbaşı, Samsat ve Besni’de de kurlar
düzenliyor. 21 Eylül-4 Kasım 2014 tarihleri
arasında ATSO Eğitim Salonu’nda yapılacak
olan eğitim toplamda 72 saat olup, kursiyerler eğitim sonunda sertifikalarını alıyor.
Böylece Adıyaman ve ilçelerinde düzenlenen
KOSGEB kurslarına katılan 225 kursiyer iş
kurmak için ilk adımı atmış oluyor.
Girişimciliğin desteklenmesinin ve yeni
istihdam yaratmanın önemini vurgulayan
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa
Uslu, “İlimizde girişimciliğin artırılması yönünde ATSO olarak çeşitli faaliyetler yürütmekteyiz. Bugüne kadar yaklaşık 650
kişi ATSO tarafından sağlanan girişimcilik eğitimlerinden faydalandı. Kendi işini
kurmak isteyen girişimcilerimize, yeni iş
fikirlerini hayata geçirmelerinde yardımcı
olmak ve projelerini hazırlarken izleyecekleri yol ile kuracakları işletmelerin başarı
düzeylerinin artırılmasına katkı sağlamak
amacıyla KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik
Eğitimi’ni hayata geçirdik. ATSO olarak girişimciliği önemsiyoruz. Devletin bu konuda
sağladığı desteklerden maksimum oranda
faydalanmamız gerekiyor. 72 saat sürecek
olan eğitimleri tamamlayan kursiyerlerimiz
KOSGEB Girişimcilik Sertifikası alabiliyor.
Sunacakları projelerin başarılı bulunması halinde, yeni kuracakları işlerinde KOSGEB’in
sunduğu 30 bin liralık hibe ve 70 bin liralık faizsiz kredi desteğinden yararlanıyor.
Girişimci adayla, ‘Uygulamalı Girişimcilik
Eğitimi’ne katılmaya davet ediyorum” dedi.
Salihlili inşaatçılar sorunlarına çözüm aradı
Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın
(TSO), “Sorunsuz Üye Profili Yaratma Projesi” olan Sektör İncelemeleri’nin beşincisi inşaat sektörüne yönelik olarak yapıldı.
Odanın en kalabalık gruplarından birini
oluşturan inşaat sektörü temsilcilerine yönelik düzenlenen anket çalışmasının sonuçları, toplantıda detaylı olarak ele alındı.
Toplantıya Salihli Belediyesi’ni temsilen
İmar İşleri Müdürlüğü’nden Mimar Selcen
Doğan, İŞKUR Salihli Müdürlüğü’nden Sevil
Çalışkan, Salihli İMKB Teknik ve Endüstri
Meslek Lisesi Müdür Yardımcısı Tamer Yazan, İnşaat Teknolojileri Alan Şefi Muhittin
Çilingir, Mimarlar Odası Temsilcisi Şefaat
Karabulut ile İnşaatçılar Odası Temsilcisi
Mesut Gökalp katıldı.
Salihli TSO Yönetim Kurulu Başkanı
İbrahim Yüksel, inşaat sektörünün Türk
ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri
olduğuna dikkat çekerek, ikinci çeyrekteki
inşaat durgunluğunun büyüme rakamlarının düşmesinde kaynaklandığını, Oda olarak üyelerinin sorunlarını ortaya çıkarmak
üzere yaptıkları anket çalışmasında çıkan
ortak sorunları çözmek için gayret göstereceklerini dile getirdi.
Yapılan ankette sektörde eğitim durumunun yüksek olduğu, istihdama büyük
katkı sağlandığı, üyelerin ağırlıklı olarak
Oda’ya 10 yıldan daha fazla süredir kayıtlı olduğu gibi sonuçların ortaya çıktığını
belirten Yüksel, sorunların en önemlisinin
kalifiye eleman ile sektörün karşı karşıya
kaldığı bürokrasi konusu olduğunu ifade
etti. Anket sonuçlarını detaylı olarak okuyan Yüksel, sorunların çözümüne ilişkin sıralanan öneriler hakkında üyelere söz vererek karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
İnşaat sektörü temsilcileri, tesisatçı,
elektrikçi, duvar ustası gibi meslekleri yapanlardan herhangi bir sertifika aranmadığı
ve bu konuda bir başıboşluk olduğuna dikkat çekti. Sektörde haksız rekabetin yoğun
olduğunu vurgulayan inşaat temsilcileri,
İŞKUR’un da katkılarıyla iş güvenliği eğitimi, mantolama, tesisatçılık eğitimi gibi
kurslar açılmasını, fakat kursların uzun süreli olmamasını talep etti.
Belediye temsilcisi Mimar Selcen Doğan
da, sık değişen yasalar ve yönetmelikler, AB
uyum mevzuatları nedeniyle sorunlar yaşadıklarını, bu yüzden proje müracaatlarında onay
süresinin uzadığını kabul ederek, proje takibinin müteahhitler veya mal sahipleri tarafından
değil, proje mükellefi tarafından yapılmasının
daha isabetli olacağı görüşünü dile getirdi.
EKONOMİK FORUM
105i
ODALAR ve BORSALAR
Afyonkarahisar TSO, müşteri memnuniyeti
hizmetinde ilk 11 içinde yer alıyor
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi
Odası (ATSO), Türkiye’de 365 oda/borsa
arasında önemli bir başarıya imza attı.
TS ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti
Yönetim Sistemi’ni almaya hak kazanan
ATSO, bu belgeyi alan 11’inci Oda olmanın gururunu yaşıyor.
ATSO Türk Standartları Enstitüsü
(TSE) tarafından 20 Eylül 2005 tarihinde
belgelendirilmeye hak kazandığı TS EN ISO
9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi kapsamında; 28 Mayıs 2014 tarihinde yapılan
Belge yenileme tetkiki başarıyla geçti.
Ayrıca ATSO yürütülmekte olan Kalite Yönetim Sistemi, TSE tarafından 11
Haziran 2014 tarihinde, TS ISO 100022006 standardına göre yapılan Müşteri
Memnuniyeti Yönetim Sistemi tetkikini başarıyla tamamladı.
Konuya yönelik bir açıklama yapan
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, şunları söyledi:
“ATSO olarak müşterilerimizin ve üyelerimizin memnuniyetini sağlamak, sunmuş
olduğumuz hizmetlerin kalitesini artırmak
için proseslerimizi sürekli iyileştirmeye
tabii tutmaktayız. Sürekli iyileştirmeler
doğrultusunda ATSO’nun hizmetleriyle
ilgili yapılacak her türlü şikâyeti; Şeffaflık, erişilebilirlik, cevap verebilirlik, objektiflik, gizlilik, yasalara uygunluk, ücretler,
müşteri odaklı yaklaşım, hesap verebilirlik
ve sürekli iyileştirme prensiplerine uygun
olarak ele almayı taahhüt etmektedir. Bu
kapsamda ATSO tüm makul çözüm yolları
tükenene ve müşterilerimiz tatmin edilene
kadar şikâyeti izlemeyi, şikâyetleri objektif
değerlendirerek, çözmeyi ve müşteri beklentilerini karşılamayı taahhüt etmektedir.
Her iki belge kapsamında Afyonkarahisar’a
ve üyelerimize hizmet vermekte olan ATSO
adına, milli kuruluşumuz olan TSE’ye, destek veren tüm paydaşlarımız ile ATSO personeline teşekkür ederim.”
Yemek çekleri lokantaların tadını kaçırdı
İstanbul Ticaret Odası (İTO), yemek çekinde yaşanan sorunlara çözüm
bulmak amacıyla bir sektörel farkındalık
toplantısı düzenledi. İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar’ın başkanlık
yaptığı toplantıya, Türkiye’nin dört bir
yanından temsilciler katıldı.
Sektör temsilcileri, çalışanlarına öğle
yemeği imkânı sunamayan pek çok iş yerinin yemek kartı dağıtmayı tercih ettiklerini, ancak piyasada faaliyet gösteren yemek
çeki firmalarının lokantalara uyguladığı
yüksek komisyon oranlarının, yemek sektöründe faaliyet gösteren firma ve lokantaların tadını kaçırdığını belirtti.
Sektör temsilcilerinin dile getirdikleri
sorunlardan bazıları şunlar:
Komisyon oranları %12’ye çıkmış
durumda. Satışa göre komisyon oranları
uygulanması bir çözüm olabilir.
Kartlar amacı dışında marketlerde,
•
•
106
EKONOMİK FORUM
akaryakıt istasyonlarında, hatta tatil köylerinde kullanılıyor.
Yemek çeki firmalarının ödemelerinin gecikmesi zor durumda bırakıyor.
Sistemde kullanılan POS cihazlarına
uygulanan sigorta bedelleri ve bakımı için
istenen ücret yüksek
İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, yaşanan bu sorun nedeniyle
15-20 bin İTO üyesinin olumsuz etkilendiğini söyledi. Çağlar, “Üyelerimizin
•
•
taleplerine duyarsız kalmamız elbette
söz konusu olamaz. İTO tavrını ortaya
koymak zorundadır.
Türkiye’deki tüm odaların katkı sağlayacağı bir çözüm oluşturabiliriz. Alternatif
bir kart çıkartarak, üyelerimize bu kart
kullanmaları yönünde istekte bulunuruz.
Bunun için bir de tarih belirleriz. Birlik
oluşturmak zorundayız. Bu sorunun çözümünde belki bir ay, iki ay zarar edeceğiz.
Ama sonra rahatlama olacak” diye konuştu.
ODALAR ve BORSALAR
Bursa TSO, üyelerini İngiliz firmalarla buluşturuyor
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO)
ile Türkiye’deki İngiliz Ticaret Odası Derneği arasında Mutabakat Bildirisi imzalandı.
BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen
imza törenine BTSO Yönetim Kurulu üyeleri
İlker Duran ile Aytuğ Onur, Birleşik Krallık
Başkonsolosu ve Birleşik Krallık Yatırım ve
Ticaret Ajansı Türkiye, Orta Asya ve Güney
Kafkasya Genel Direktörü Leigh Turner, İngiliz Ticaret Odası Derneği Yönetim Kurulu
Başkanı Christopher William James Gaunt,
BTSO Genel Sekreteri Hüseyin Güler ile iş
insanları katıldı. Mutabakat Bildirisi, iki
ülkedeki şirketlerin ticaret, yatırım, teknoloji transferi, teknik, mesleki deneyim, ekonomik ve ticari yasa-yönetmelik hakkında
bilgi alışverişi gibi konuları kapsıyor. Bu
anlaşmayla Türkiye ve İngiltere’deki şirketler, ikili yatırım ve ekonomik ilişkileri
geliştirmek amacıyla seminer, konferans ile
eğitim programları düzenleyip kendi bölgelerinde iş yapmanın incelikleri hakkında
bilgi verilmesi amaçlanıyor.
BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, imza töreninde yaptığı konuşmada,
her iki ülke için de önemli bir anlaşmaya
imza atıldığını söyledi. Bursa’da 12 İngiliz
firmanın yatırımının bulunduğunu ifade
eden Duran, bu rakamın artması gerektiğini
dile getirdi. Duran, İngiltere’deki firmaların
teknolojik altyapısından faydalanmak istediklerini belirtti.
BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ
Onur da, Bursa’nın Türkiye’nin ihracatında
ikinci sırada bulunduğuna dikkat çekerek,
“Bursa ile İngiltere’deki firmaların ticari ilişkilerinin gelişmesi İngiltere için de
önemli bir fırsattır” dedi.
Birleşik Krallık Başkonsolosu Leigh
Turner ise “İngiltere, dünyanın en büyük
beşinci ekonomisi. Bu yıl ikinci çeyreğinde
% 3,2 büyüdük. Hızlı bir büyüme kapasitesine sahibiz. Kolay İş yapma kapasitesi ve
olanaklarında dünyada yedinci sıradayız.
İngiltere’de geçen yıl 1,6 milyon araç üretildi. Bursa’nın da otomotiv sektöründeki
başarısını biliyoruz. Böylece hem ihracat
hem de yatırım fırsatları ortaya çıkmış oluyor” diye konuştu.
İngiliz Ticaret Odası Derneği Başkanı Gaunt, BTSO’nun 35 bin üyesini İngiltere’deki sanayicilerle bir araya getirebileceklerini, kasım ayında İngiltere’deki
en büyük yedi ticaret ve sanayi odasını ziyaret edeceklerini söyledi. Gaunt,
“Türkiye çok önemli bir üretim merkezi.
İngiliz firmalarına Türk firmalarla ortak
olmalarını tavsiye ediyoruz. İngiliz firmalarının Bursa’daki yatırımlarını en az
iki katına çıkarmak istiyoruz” ifadesini
kullandı.
BTSO Genel Sekreteri Hüseyin Güler,
BTSO’nun projelerinin yanı sıra iştirakleriyle de dikkat çeken bir kurum olduğunu söyledi. Bu iştiraklerden birinin de Bursa’daki
teknopark olduğunu ifade etti.
bul uçuş sefer saatlerinde 1 Kasım 2014
tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişiklik yapacağını resmi web sayfası aracılığıyla duyurulmasının ardından ÇTSO’nun
harekete geçtiğini belirten Başaranhıncal,
şunları söyledi:
“AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM
İdari Amiri Salim Uslu, TSO’nun talebi üzerine, 1 Kasım 2014 tarihinden itibaren
yürürlüğe girmesi planlanan değişikliğin
iptal edilmesi noktasında girişimlerde bulunurken, AK Parti Çorum Milletvekili Cahit
Bağcı da, THY’nin Merzifon-İstanbul arası
uçuş saatlerinde yapmayı planladığı değişiklikle ilgili konuyu Başbakan Prof. Dr.
Ahmet Davutoğlu’na iletti. ÇTSO olarak söz
konusu değişikliğin gerçekleşmemesi için
yaptığımız girişimlerde milletvekillerimiz
bizlere destek olmuşlardır. Desteklerinden
dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. 1
Kasım’dan itibaren uygulanmak istenen
uçuş saatleri, iş dünyası açısından verimlilik
arz etmemektedir” dedi.
Çorum TSO’dan
THY’nin uçuş
saatleriyle ilgili
açıklama
Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı (ÇTSO) Çetin Başaranhıncal, Türk Hava Yolları’nın
(THY), İstanbul-Merzifon/Merzifon-İstanbul uçuş sefer saatlerinde 1 Kasım
2014 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere yapacağı değişikliğin iş dünyası açısından verimlilik arz etmediğini açıkladı.
THY, İstanbul-Merzifon/Merzifon-İstan-
EKONOMİK FORUM
107i
ODALAR ve BORSALAR
Burhaniye
TO’da,
Balıkesirli
kadın
girişimciler
bir araya geldi
Burhaniye Ticaret Odası (TO), İl
Kadın Girişimciler İcra Kurulu Toplantısı’na
ev sahipliği yaptı. Balıkesir’in ve ilçelerinde
bulunan oda/borsalara kayıtlı kadın girişimcilerin katıldığı toplantıda, kadın girişimcileri destekleyecek projeler ele alındı.
Burhaniye TO Yönetim Kurulu Başkanı
Hüseyin Sarıbaş, toplantıya ev sahipliği
yapmaktan mutlu olduklarını belirterek,
”Uluslararası rakamlara bakıldığında, çalışmak isteyen kadın sayısının özellikle
kentlerde göreli olarak hızla arttığı söylenebilir. Bu durum, kadınların tarımsal
faaliyetlerden çok ticari ve ekonomik alanda daha bilinçli girişimcilik faaliyetlerine
yöneldiğini göstermesi açısından önemli
olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’de
kadın girişimciliğinin niteliksel ve niceliksel
gelişiminin ivmesini yitirmeden kuvvetlenmesini sağlamak görevimiz olmalıdır.
Ekonomi hayatında kadınlarımızın olmadığını düşünmek, tek kanatlı bir kuştan
uçmasını beklemekle eşdeğerdir” dedi.
Balıkesir İl Kadın Girişimciler İcra Kurulu
Başkanı Nurbin Tüfekçioğlu ise “Türkiye’de
özelikle 1984 yılından sonra önemli ölçüde
kadın girişimcilerimiz hayata atıldı ve büyük başarı sağladı. Türkiye’de birçok sektörde olan kadın girişimcilerimiz turizmden,
sanayiye kadar hemen hemen her alanda
varlar. Kadınlar, artık her sektörde hızla
ilerliyor” ifadesini kullandı.
Tüfekçioğlu, toplantıları, il merkezi ve
ilçelerde sürdürerek, kadın girişimcilerin
desteklenmesi konularında bilgi verdiklerini belirterek, “Balıkesir’imiz de çok sayıda
başarılı kadın girişimcimiz var. Körfez’den
de çok başarılı kadın girişimciler çıkacağına
inanıyoruz” diye konuştu.
Burhaniye TO’dan Hülya Özdemir de
“Nurbin Tüfekçioğlu çok faydalı bilgiler
verdi. Bu toplantıların devamını bekliyoruz” dedi.
Balıkesir Kadın Girişimciler Burhaniye
temsilcisi olduğunu belirten Şirin Sarı da,
“Burhaniye TO olarak ilk kez kadın girişimciler toplantısına ev sahipliği yaptık.
Kadının gücünün Türkiye’nin gücü olduğuna inanıyoruz. Daha çok kadının girişimci
olması için çalışıyoruz. Kadın girişimcilerin sayısının artması çok önemli” dedi.
Toplantıyı Burhaniye Kaymakamı Osman
Yenidoğan ile Burhaniye TO Meclis Başkanı
Mustafa Aysel de izledi.
Edremit TO, DenizBank ile protokol imzaladı
Edremit Ticaret Odası (ETO) üyelerinin DenizBank İşletme Kart avantajlarından yararlanabilmesi için DenizBank ile
anlaşma yaptı. Anlaşmayı ETO Yönetim
Kurulu Başkanı İsmail Aynur, ETO Genel Sekreteri Recep Akgün ve Denizbank
Edremit Şube Müdürü Tezcan Erol imzaladı. 22 Ekim 2014 tarihinde yapılan
anlaşmayla DenizBank İşletme Kart’ın
avantajları, ETO üyelerine özel olarak
sunulmaya başlandı.
DenizBank İşletme Kart ile ETO üyeleri ihtiyaçları olduğunda nakit çekebiliyor, internetten ve ATM’den prosedür ve
evrak işleriyle uğraşmadan 7/24 taksitli
kredi kullanabiliyor. İşletme Kart sahipleri cuma günleri çektikleri nakdi, pazartesi
günü masrafsız faizsiz geri ödeyebiliyor ve
hafta sonu ödemelerinde kolaylık sağla108
EKONOMİK FORUM
yan “Sıfır Faizli Hesap”tan faydalanabiliyor. İşletme Kart ayrıca fatura, vergi, SGK
pirim ödemeleri ve OGS ödemelerinde
otomatik ödeme imkânı sunuyor. SGK
ödemeleri için 1.200 liraya kadar ek limit
imkânı, DenizBank Shuttle Hizmeti’nden
%30 indirim, MasterKOBİ fırsatları ve
Sanal POS üzerinden e-ticaret işlemleri
yapabilme imkânı da İşletme Kart’ın sun-
duğu avantajlar arasında yer alıyor.
İki kurum arasındaki anlaşmaylailgili
açıklama yapan DenizBank Edremit Şube
Müdürü Tezcan Erol, “DenizBank olarak
amacımız, bir yandan KOBİ’lerin finansman ihtiyaçlarına cevap verirken, bir yandan da günlük hayatlarında çeşitli avantajlar sağlayacak, hayatlarını kolaylaştıracak
hizmetler sunmak. Bu bakış açısıyla da
KOBİ’lere hem finansman hem de hizmetlerimiz açısından daha fazla destek olabilmek amacıyla ürünlerimizi sürekli olarak
geliştiriyoruz. Ürünlerimizi geliştirirken
KOBİ’lerimizin ihtiyaçlarını doğru tespit
ederek, ihtiyaçlarına yönelik yeni ürün ve
hizmet paketleri oluşturuyoruz. İşletme
Kart ile KOBİ’lerimizin hayatını kolaylaştırıyoruz. ETO üyelerini İşletme Kart’ın
avantajlı dünyasına bekliyoruz” dedi.
ODALAR ve BORSALAR
Trabzon’da, “Fındıkta Verim ve Kaliteyi Artırma"
projesi toplantısı yapıldı
Trabzon Ticaret Borsası
(TTB) Yönetim Kurulu Başkanı
Şükrü Güngör Köleoğlu’nun da katıldığı “Fındıkta Verim ve Kaliteyi
Artırma” projesi imece toplantısı Trabzon’un Yomra İlçesi İkisu
Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Trabzon Valisi Abdil Celil
Öz, Büyükşehir Belediye Başkanı
Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu,
TTB Meclis Başkanı Mehmet Cirav, Tarım
İl Müdürü Cahit Gülbay ile üreticiler katıldı.
TTB Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü
Güngör Köleoğlu yaptığı konuşmada, “Hiçbir ithal mal katkısı olmadan, tamamen
kendi öz kaynaklarıyla ürettiğimiz ve yıllık
2 milyar dolar döviz kazandırdığımız fındığa önem vermemiz gerektiğini görüyoruz.
Bu kapsamda da devlete örnek olsun diye
TTB’nin koordinatörlüğünde, Gıda, Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığı Trabzon İl Müdürlüğü, Fındık Tanıtım Grubu, TOBB,
Doğu Karadeniz İhracatçı Birlikleri, Trab-
zon TSO, Ulusal Fındık Konseyi, Türkiye
Ziraat Odaları Birliği ve Ziraat Mühendisleri Odası’nın katkılarıyla bu projeyi
oluşturduk. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin
dönümünden 80-90 kilo aldığımız fındık
ağaçları var. Üreticilere örnek olsun diye
bazı bahçeler alarak, Trabzon’da dokuz
fındık bahçesinden 90 kilo aldığımız fındığı
4-5 sene sonra 200 kiloya kadar verim elde
edeceğiz. Hem üretici kazanacak hem de
devlet kazanacak. Eğer bu şekilde üretim
yapan bahçelere devlet el atarsa Türkiye’de
ki fındık miktarı 1 milyon tona çıkabilir
ve Türkiye’nin fındıktan
kazanacağı döviz ise 3-4
milyar dolara çıkar. Bahçelerin tamamı maddi
güce dayandığı için sınırlı
sayıda fındık bahçesi yapabildik. Asıl amacımız bu
bahçelerin devlete örnek
olması ve devletin bu şekilde bahçeleri yenilemesi,
üreticilere daha çok yardımcı olması. Tarım
Bakanlığı’yla yaptığımız görüşmelerde projemizi çok olumlu bulundu” dedi.
Fındıkta verim ve kalitenin artırılmasında ana unsurun, üreticinin eğitimi ile
bilgilenmesi olduğunu vurgulayan Köleoğlu, bunun için fındık üretiminde yapılması gerekenler, hastalıklarla mücadele
konularını içeren ve cepte taşınabilecek
şekilde tasarlanan 100 sayfadan oluşan 10
bin adet kitapçık bastırdıklarını söyledi.
Yapılan toplantı sonrası kurayla toplam 20
fındık üreticisine jüt çuvalı dağıtıldı.
e-arşiv, e-imza, e-bulut, EBYS, gelişen finans
sektörü, yabancı sermayeye ulaşma konusunda katılımcılar sinevizyon destekli olarak
bilgilendirildi.
TOSYÖV Hatay Destekleme Derneği
Başkanı Tahsin Rende, “İskenderun’da KOBİ’lere yönelik düzenlemiş olduğumuz bu
etkinliğimizde bizlere desteklerini esirgemeyen İTSO’ya teşekkür ederiz” dedi.
İTSO Yönetim Kurulu Başkanı Levent
Hakkı Yılmaz da panelin sonunda yaptığı
konuşmada, “İTSO olarak her zaman gerek KOBİ’lerimiz gerekse girişimcilerimize
imkânlarımız el verdiği kadarıyla destek
vermekteyiz. Oda olarak, bu tür etkinliklerde her zaman sizlerin yanınızdayız. Konuşmacılarımıza da yaptıkları sunumdan dolayı
teşekkür ediyoruz” ifadesini kullandı.
İskenderun
TSO, “KOBİ’ler
İçin Alternatif
Olanaklar”
paneli
düzenledi
İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası
(İTSO), “KOBİ’ler İçin Alternatif Olanaklar”
konulu panel düzenledi. Panele konuşmacı
olarak TOSYÖV Hatay Destekleme Derneği
Başkanı Tahsin Rende, Konrad Adenauer Stiftung Derneği Türkiye Temsilcisi Dr.
Colin Durko, Eurohold Türkiye Yönetici
Ortağı Dilek İlhan ve Finansal Kurumlar
Birliği Direktörü Sevilay Alşar katıldı. Ayrıca
EDM Bölge Direktörü Mehmet Kalender de
bir sunum yaptı.
Panelde KOBİ’ler için alternatif yeni sorumluluklar ve kolaylıklar, e-fatura, e-defter,
EKONOMİK FORUM
109i
ODALAR ve BORSALAR
Zambiya Büyükelçisi Miriam Mulenga,
Konya TB’yi ziyaret etti
Konya Ticaret Borsası’nı (KTB), bir
dizi temaslarda bulunmak üzere Konya’ya
gelen Zambiya’nın Ankara Büyükelçisi Miriam Mulenga ile beraberindeki heyet ziyaret etti. KTO Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Uğur Kaleli, Büyükelçi Mulenga
ile beraberindeki heyete Konya’nın tarımı
ve tarımsal ticareti hakkında bilgi verdi.
İki ülke arasındaki ilişkilerin Türkiye›nin
Afrika stratejisi doğrultusunda önemli mesafe aldığını ve karşılıklı büyükelçiliklerin
açıldığını ifade eden Kaleli, THY’nin direk
uçuşlara başlamasıyla ilişkilerin daha da
ilerleyeceğini ifade etti.
Kaleli, “Türkiye ile Zambiya arasında
yaklaşık 23 milyon dolarlık ticaret hacminin bulunuyor. Bunun yaklaşık 1 milyon
dolarlık kısmını tarım sektörü oluşturuyor.
İki ülke arasında çerçeve mutabakat zaptı
hazırlandı. Zapt, Zambiya’da iç prosedür
tamamlama sürecini bekliyor. Bu, kırsal
kalkınma, tarım ve hayvancılıkta önemli
bir süreci başlatacaktır. İmzalanması beklenen anlaşma, tarımsal mekanizasyon,
modernizasyon, hayvan hastalıklarıyla mücadele, küçük ve orta ölçekli tarımsal işletmelerin geliştirilmesi, tarımsal ürünlerin
depolanması konularını kapsıyor. Türkiye
bu alanlarda son 10 yılda büyük gelişme
sağladı. KTB de işlem hacmiyle, lisanslı depoculuk yatırımlarıyla, tohumculuk Ar-Ge
faaliyetleriyle, BorsaKonya Elektronik Platformu ile bölgesinin en güçlü borsalarından
biri oldu. Toplamda 300 bin tonluk lisanslı
depoculuk yatırımıyla, tahıl depolama ve
ticarette önemli adımlar attık. Deneyimlerimizi ticari ortaklarımız ve dostlarımızla paylaşmak istiyor. Bereketli topraklara
sahip Zambiya’da uygun koşullarda tarım
arazisi kiralanmasıyla birlikte eminim
ki Konya’dan da yatırımcı gidecektir. Bu
amaçla Valimiz mihmandarlığında Konya
STK’larıyla birlikte bir ticaret heyeti oluşturulabilir. Tarım ve tarım sanayi konusunda
Türk firmaları çok şey yapabilir” dedi.
Afrika kıtasının güneyinde yer alan 15
milyon nüfuslu Zambiya’nın, Türkiye’yle ticari ilişkilerini geliştirmek istediğini vurgulayan Büyükelçi Miriam Mulenga, özellikle
tarım konusunda Konya’nın ve KTB’nin
bilgi, tecrübe ve ticari işbirliğinden faydalanmak istediklerini söyledi.
KTB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Kaleli, günün anısına Büyükelçi Mulenga’ya
çini işlemeli bir tablo hediye etti.
YÖREX'e bu yıl 114 bin ziyaretçi katıldı
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya’da
22-26 Ekim tarihleri arasında 5’inci defa
kapılarını açan Yöresel Ürün Fuarı (YÖREX) için düzenlenen değerlendirme
toplantısında. 325 katılımcının stant açıp
ürünlerini sergilediğini, Fuar’a ilginin
beklenin üzerinde olduğunu ve bu yıl 114
bin ziyaretçinin Fuar’a katıldığını söyledi.
Çandır, önümüzdeki yıllarda fuarın daha
büyük katılımcılarla daha uzun süre
yapmayı planladıklarını belirtti. Özellikle fuar süresince çeşitli ticaret gruplarından Fuar’a ilişkin teklifler aldıklarını ifade eden Çandır, “Bu yıl fuara
ziyaretçilerimizin ilgisi beklentimizin
üzerinde oldu. YÖREX’e ziyaretçi olarak Türkiye’nin her bölgesinden 114 bin
kişi katıldı. Bu sayı iyi bir şeyler yaptı110
EKONOMİK FORUM
ğımızın göstergesi. Fuar süresince bazı
ticaret gruplarından önümüzdeki yılda
düzenleyeceğimiz YÖREX’e ilişkin bazı
görüşmelerimiz oldu. YÖREX’in 6’ncısını düzenleyeceğimiz 2015 yılında daha
farklı bir organizasyon planlıyoruz.
Katılımcılarımızı ve ziyaretçilerimizi
memnun ettiysek ne mutlu bize” dedi.
YÖR E X ’ i z i ya re t e d e n l e r a ra s ı n d a
Antalya’da tatil yapan yabancı turistlerin
sayısına da değinen Çandır, turist sayısının az olduğunu dile getirdi. Turizm firmalarıyla bu konuda görüşmelerinin olacağını da söyleyen Çandır, şöyle konuştu:
“Turizm firmalarıyla bu işi daha koordineli hale getirmek için görüşme planlıyoruz. Fuarımızın açık olduğu süre içerisinde gelen turist sayısı 1-2 otobüsü
geçmedi. Antalya’ya gelen turistlerin ülkemizin değişik lezzetlerini görmeleri ve
tanımaları için önümüzdeki yıl bununla
ilgili bir çalışma yapmayı planlıyoruz.”
ODALAR ve BORSALAR
Aydınlar Merzifon’da buluştu
Merzifon Ticaret ve Sanayi Odası
(TSO) ile Merzifon Belediyesi tarafından
düzenlenen Aydınlar Buluşması “Türk
Modernleşmesi ve Demokrasi” sempozyumu Akif Gülle Kültür Merkezi’nde
yapıldı. Sempozyumuna Gazeteci-Yazar
Ahmet Turan Alkan, Şahin Alpay, Bestami S. Bilgiç, Fatma Y. Özcan, Hayko
Bağdat, Işık Çuhacıoğlu, Lütfi Özcan,
Mehmet Altan, Osman Eğri katıldı.
Kültürel kalkınmanın olmadığı yerde ekonomik kalkınmanın da olmayacağının çok
açık bir gerçek olduğunu belirten Merzifon TSO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih
Altınay, “Sosyal ve kültürel etkinliklere
destek olmamız gerektiğinin farkındayız.
Şehrin fiziki yapısı, iş alanlarının fazlalığı,
ekonomik canlılık gibi etkenler gelişmişliğin ölçüsü olarak kabul edilmektedir.
Ancak gelişmişliğin ölçüsü olarak altyapı
hizmetlerinin yanında bilimsel kültürel
ve sanatsal etkinlikler de büyük önem arz
etmektedir. Şehir halkına su, elektrik, doğal gaz ve altyapı hizmetleri ulaştırmak ne
kadar önemliyse kültüre sanata erişmek ve
bu tür etkinliklere destek olmak da en az
onlar kadar önemlidir” dedi.
Merzifon TSO’nun sosyal ve kültürel
etkinliklere destek olmayı vazife olarak
gördüğünü söyleyen Altınay, “Merzifon
Aydınlar Buluşması 2014 programının
şehrimizin kültürel altyapısının daha fazla
gelişmesi adına önemli rol oynayacağına
inanıyoruz. Ülkemizin tanınmış akademisyen ve yazarlarının Merzifon’da bir
araya gelmesi, değerli fikirlerin Merzifon
halkıyla buluşturulması güzelliklere vesile olacaktır. Böyle bilimsel toplantıların
yalnızca akademik ortamlarda ve büyük
şehirlerde yapılmayıp Anadolu’ya da açılması gerekmektedir” ifadesini kullandı.
Gazeteci-Yazar Şahin Alpay “Modernleşme ve Sekülerleşme” ilişkisini
ele alırken, İstanbul Üniversitesi’nden
Prof. Dr. Mehmet Altan da “Tarihi Süreçte Modernleşme”ye ışık tuttu. Doç. Dr.
Lütfi Özcan ise Osmanlıdan Günümüze
Modernleşmeyi konusunda açıklamalarda
bulundu. Gazeteci-Yazar Hayko Bağdat
ise “Türk Modernleşmesinde Azınlıkların
Rolü”ne dikkat çekerek fikirlerini sempozyum katılımcılarıyla paylaştı.
Gebze TO’nun koordinatörlüğünde “Kullanırsan
Kullanılırsın” projesi başlatıldı
Gebze Ticaret Odası’nın (GTO) koordinatör görevini üstlendiği madde bağımlılığına yönelik gerçekleştirilen “Kullanırsan Kullanılırsın” projesinin tanıtım
toplantısı yapıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan GTO Yönetim Kurulu
Başkanı Nail Çiler, uyuşturucu maddeler
hakkında bilgi vererek, gerçekleştirilecek
olan “Kullanırsan Kullanılırsın” projesi
hakkında detayları açıkladı.
Çiler, piyasada farklı isimlerle adlandırılan uyuşturucu maddelerin bir seferlik kullanımında bile büyük tahrip edici özelliğe
sahip olduklarını, madde bağımlılığından
ölen gençlerimizin sayısının, önceki yıllara
göre iki kat arttığına dikkat çekti.
Çiler, “Kullanırsan Kullanılırsın” sloganıyla madde bağımlılığının önemine
dikkat çekmek istediklerini, Bölge’nin her
anlamda iyileşmesi gayretleri doğrultusunda projenin dört ilçedeki kaymakam-
lıklar, emniyet müdürlükleri, milli eğitim
müdürlükleri ve belediyelerle birlikte gerçekleştirileceğini vurguladı.
Projeyle, Bölge’nin madde bağımlılığıyla
mücadele profilinin oluşturulacağını dile
getiren Çiler, ayrıca ilk ve ortaöğretim öğrencileri ile ailelerine konunun uzmanları
tarafından görsel temalarla desteklenen,
periyodik aralıklarla gerçekleştirilecek seminer ve eğitimler verileceğini belirtti. Çiler,
dört ilçede 6 ile 12’nci sınıf aralığında eğitim
gören öğrencileri ilgisini çekecek, farklı metotlarla zenginleştirilen eğitim programlarına geçileceğinin de müjdesini verdi.
EKONOMİK FORUM
111i
ODALAR ve BORSALAR
Prof. Dr. Stefan Fröhlich ile Prof. Dr. Hüseyin
Bağcı, Uzunköprü TB’de konferans verdi
Uzunköprü Ticaret Borsası (UZTB) 10 Ekim 2014
Cuma günü Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası
İlişkiler Bölüm Başkanı Prof.
Dr. Hüseyin Bağcı ve Konrad
Adenauer Vakfı’nın davetlisi olarak Türkiye’ye gelen
Erlangen-Nürnberg Üniversitesi Uluslararası İlişkiler
Bölümü’nden Prof. Dr. Stefan
Fröhlich’i konuk etti.
“Avrupa’nın Ekonomik
ve Güvenlik Politikalarındaki
Gelişmeler ile Türkiye’nin AB
ve Rusya Politikaları” konulu konferansa
Uzunköprü Kaymakamı Kemal Yıldız,
Meriç Kaymakamı M.Nurullah Karaman,
Uzunköprü Belediye Başkan Vekili Necmettin Akın, Trakya Üniversitesi Uygulamalı Bilimler MYO Müdür Yardımcısı
Doç. Dr. Volkan Dayan, Uzunköprü MYO
Müdür Yardımcısı Ali Asma, AK Parti İlçe
Başkanı Çağatay Yılmaz, İlçe Emniyet
Müdürü Ahmet Kenar, Uzunköprü TSO
Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri, kamu
ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve
idarecileri ile UZTB üyeleri katıldı.
UZTB Yönetim Kurulu Başkanı Egemen Aslan konferansın açılış yaptığı
konuşmada, “Üyelerimizi ve Bölge insanımızı, yöresel, ulusal ve uluslararası gündemdeki güncel her türlü konu
hakkında bilgi, düşünce sahibi
yapacak olan toplantılar, paneller
ve konferanslar organize etmeyi
UZTB’nin gelecek vizyonu içinde
görüyoruz” dedi.
Konferans Prof. Dr. Hüseyin Bağcı ve Prof. Dr. Stefan
Fröhlich’in, “Avrupa’nın Ekonomik ve Güvenlik Politikalarındaki
Gelişmeler ile Türkiye’nin AB ve
Rusya Politikaları” başlığı altında
Türkiye’nin komşularıyla yaşadığı
sorunlar ile ABD, Suriye ve Arap
ülkelerindeki gelişmelerle ilgili sunum ve değerli yorumlarını katılımcılarla paylaşması ile devam etti.
Sunumlarının ardından Prof. Dr. Stefan Fröhlich, katılımcıların sorularını
yanıtlamasıyla devam eden konferans,
UZTB Yönetim Kurulu Başkanı Egemen
Aslan’ın kapanış konuşmasında panelistlere ve katılımcılara teşekkür ederek,
bu tip konferansların devam edeceğini
belirtmesiyle sona erdi.
temel göstergelerini açıklayarak, Türkiye
ve dünyadaki bu küresel ekonomik durumun işletmeler açısından önemini anlattı.
Prof. Dr. Ekren, işletmelerin yeni ticari
ekonomik yapılanmaya göre, tedbir almaları ve piyasayı takip etmeleri gerektiğinin altını çizerek, bunun rekabet avantajı
açısından da önemli olduğunu vurguladı.
İşletmelerin ekonomik yönden dikkat etmesi gerekli hususlarda tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Ekren, piyasadaki mevduat ve
kredi faizleriyle kur değişim oranlarını güncel takip etmenin yararlı olacağını söyledi.
Prof. Dr. İlker Parasız ise para politikaları
ile dünyadaki kur sistemi konusunda genel
bilgi verdi. TCMB’nin faaliyetleri ve diğer illerde bulunan ticaret ve sanayi odalarıyla yaptığı
çalışmaları anlatan Prof. Dr. İlker, KUTSO Yönetim Kurulu’na davetleri için teşekkür etti.
Konuklarımızın hitabının tamamlanmasının
ardından, KUTSO eğitim ve kültür hizmeti
olarak kazandırdığı Kütahya Sanatçıları kitabı ile Ahmet Yakupoğlu’nun “Rengarenk
Kütahya” adlı eseri, günün anısına, KUTSO
Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral tarafından, konuklara hediye edildi.
Prof. Dr. Nazım
Ekren Kütahya
TSO üyeleriyle
buluştu
Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nın
( K U T S O ) E k i m ay ı O l a ğa n M e c l i s
Toplantısı’na, İstanbul Ticaret Üniversitesi (İTİCÜ) Rektörü Prof.Dr. Nazım
Ekren ile İTİCÜ Öğretim Görevlisi ve
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası
(TCMB) Bursa Şubesi Danışmanı Prof. Dr.
İlker Parasız konuk oldu.
İTİCÜ Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren, “İş Dünyası Perspektifinden Makroekonomik Gelişmeler ile Beklentilerin
İzlenmesi ve Değerlendirilmesi” başlıklı sunumunda, iş dünyası temsilcilerine
önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. Ekren, temel makroekonomik göstergeler, dünya
ekonomisindeki yeri açısından Türkiye’nin
112
EKONOMİK FORUM
Ô Alaattin AKTAŞ
GÖSTERGELER
[email protected]
PROJEKSİYON
DIŞ BORÇ:
İç ve dış borcu birlikte değerlendirmek,
hatta kıyaslamak aslında elmayla armudu
kıyaslamaktan farksız. İç borç, aynı zamanda iç alacak demek. Kaynakların belli ellerde
toplanıyor olması, gelir dağılımı adaletsizliğini pekiştirmesi gibi olumsuzluklar bir
yana, ne kadar iç borç varsa, o kadar da iç
alacak vardır. Şöyle bir örnek düşünelim:
Bir baba işi için, kazanç elde eden oğlundan 10 bin lira borç almış olsun; babasına
10 bin lira borç veren oğul da varsayalım
ablasından 15 bin lira borç alsın. Şu durum-
Toplam Dış Borç 402 Milyar Dolara Ulaştı (Milyar $)
2014 (*)
2013
2012
2011
2014 (*)
2013
2012
2011
401,7
389,3
338,7
303,6
Kısa vadeli
130,7
129,3
100,2
81,6
Kamu
18,2
17,6
11,0
7,0
1,2
Toplam dış borç stoku
Vadeye göre
TCMB
Özel
Finansal kuruluşlar
Finansal olmayan kuruluşlar
0,7
0,8
1,0
111,8
110,9
88,1
73,4
77,5
75,9
59,3
46,5
26,8
34,3
35,0
28,8
Uzun vadeli
271,1
260,0
238,6
Kamu
101,3
98,3
92,9
87,2
TCMB
3,6
4,4
6,1
8,1
Özel
222,0
166,1
157,3
139,6
126,6
Finansal kuruluşlar
78,5
71,7
55,5
47,0
Finansal olmayan kuruluşlar
87,6
85,6
84,1
79,7
119,5
115,9
104,0
94,2
4,3
5,2
7,1
278,0
268,2
227,7
200,0
Kısa vadeli dış borç / Toplam dış borç
32,5
33,2
29,6
26,9
Kamu dış borç stoku / Toplam dış borç stoku
29,7
29,8
30,7
31,0
102,2
101,3
119,0
108,2
-
47,4
43,1
Borçluya göre
Kamu kesimi
TCMB
Özel sektör
9,3
Yüzde oranlar
TCMB rezervler (net) / Kısa vadeli dış borç
Toplam dış borç stoku / GSYH
da ailede toplam borç 25 bin liradır. Ama
alacak toplamı da 25 bin liradır. Baba net
10 bin lira borçludur, oğlu 10 bin lira alacaklı, 15 bin lira borçlu, yani net 5 bin lira
borçlu durumdadır. Ablanın ise net 15 bin
lira alacağı vardır. İster brüt borç ve alacağı
kıyaslayalım ki 25’er bin liradır, yani borç
ve alacak birbirine eşittir; ister net alacak
ve borcu kıyaslayalım, o da 15 bin liradır ve
birbirine eşittir.
Yani aile içinde alınan ve dolayısıyla verilen borçlar her zaman için birbirine eşittir.
Bu aile, ancak komşusuyla bir alacak-borç
ilişkisi yaşarsa o zaman net alacaklı ya da
borçlu konumuna geçer.
İç borçlanma aracı olarak çıkarılan ve
yurt dışında yerleşiklere satılan kıymetler
elbette farklı bir durum yaratır, o konumuz
dışında.
Yüksek enflasyonu göze aldığınız sürece iç borçla baş etme şansı her zaman için
olabilir, çok maliyetliyse de olabilir. Ama
bizim banknot matbaamızın dolar basma
olanağı yok. Yani önemli olan iç borç değil,
dış borçtur.
39,2
(*) Haziran itibarıyla
Dış borç 400 milyarı aştı
Dış borç, aile bireylerinden değil, komşudan, komşulardan alınan borçtur. Üstelik
onlardan başka para cinsinden, döviz cinsinden borçlanmışsınızdır. Siz TL kazanırken, TL’yi denkleştirip dövize çevirip dış
borcunuzu ödemeye çalışırken, bir de döviz
kuru yükselirse işler iyice sarpa sarar, bu
kaçınılmazdır ve Türkiye’de son dönemde
kaygı uyandıran da budur. 2 lira ile 1 dolar
alıp 1 dolarlık borcunuzu kapatma şansınız,
kur yükseldiğinde 2,2 lira ile 1 dolar alma
noktasına getirir sizi. Ve panik başladı mı da
çığ gibi önüne katar götürür sağlam görünen
çoğu kişi ve kurumu.
EKONOMİK FORUM
113i
GÖSTERGELER
Türkiye’nin dış borç stoku haziran sonu
itibarıyla 400 milyar dolar eşiğini aştı. Dış
borç toplamı haziran sonunda 401.7 milyar dolar oldu. Borç, yılın ilk yarısında %3,2
oranında 12.4 milyar dolar arttı.
Aslında altı ay için çok hızlı bir artış yok.
Ama kabul etmeli ki belli eşikleri aşmak
psikolojik bir etki yaratıyor. Yoksa dış borç
2013 yılının tümünde 50.6 milyar, 2012
yılında 35.1 milyar dolar artmıştı.
Yani dış borcun artışı hız kesti aslında.
Haziran sonrasında da yukarı yönlü bir
hareket yok. Merkez Bankası tarafından
açıklanan verilere göre özel sektörün ağustos sonundaki dış borç stokunu biliyoruz
ve hazirana göre yaklaşık 2 milyar dolarlık
bir azalma var. Haziran sonrasındaki dönem
için kamunun borç stoku verilerini bilmiyoruz. Yani, eğer kamunun dış borcunda bir
artış olmamışsa, stok en azından ağustos
itibarıyla yeniden 400 milyar doların altına inmiş durumda. Yılsonuna kadar nasıl
3
2
1
0
-1
Ocak
2013
1.65
2014 1.95
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haz.
Tem.
Ağus.
Eylül
Ekim
Kas.
Ara.
0.30
0.43
0.66
1.13
0.42
1.34
0.15
0.4
0.76
0.31
0.31
0.45
-0.10
0.09
0.77
0.14
1.80
1.90
0.02
0.46
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haz.
Tem.
Ağus.
Eylül
Ekim
Kas.
Ara.
7.03
7.89
7.29
8.39
6.13
9.38
6.51
9.66
8.30
9.16
8.88
9.32
8.17
9.54
7.88
8.86
7.71
8.96
7.32
7.40
10
9
8
7
6
Ocak
2013
7.31
2014 7.75
114
EKONOMİK FORUM
bir gelişme yaşanır, dış borç hangi düzeyde
oluşur, elbette onu bilmek mümkün değil.
Bir de şu gerçek var elbette. Türk özel
sektörü yurt dışında tutma olanağı bulunan
dövizi, bir cebinden öbür cebine aktarmak
suretiyle kendi kendine kredi açıyor. Dolayısıyla özel sektörün 278 milyar dolarlık borcu
kaygı veriyor, ancak bu borcun bir kısmının
zaten bizim şirketlerimizin alacağı olması
yüreklere su serpiyor.
ENFLASYON:
Yılı tamamlamaya üç ay kala orta vadeli
program yapıp, içinde bulunduğumuz yılın
enflasyonunu tahmin eder ve genellikle tutturamazdık. Ama bu kez, tahmini de çeşitlendirdik. 2015-2017 dönemi Orta Vadeli
Program’ına göre 2014 yılının enflasyon
gerçekleşme tahmini %9,4 düzeyinde. Bu,
Kalkınma Bakanlığı tarafından oluşturulan,
aslında hükümete ait bir tahmin.
Bu tahminin belirlenmesinde, “Merkez
Bankası’nın da görüşü en azından alınmıştır” diye düşünmek gerekiyor. Ancak Orta
Vadeli Program’ın açıklanmasından üç hafta
kadar sonra ilan edilen Merkez Bankası’nın
yılın son enflasyon raporunda, 2014 yılına
ilişkin gerçekleşme tahmininin %8,9 olarak
yer alması da elbette dikkat çekiyor. Merkez
Bankası için % 9,4 tahmin aralığının üst sınırı. Hükümete göre ise bu oran beklenen
düzey.
Merkez Bankası ile hükümet arasında
tahmin oluşturulurken pek diyalog kurulamadığı için mi böyle oldu, yoksa Merkez
Bankası “Ben bağımsızım” vurgusuyla mı
böyle yaptı ya da Orta Vadeli Program açıklandıktan sonra enflasyonun daha düşük
oluşmasını sağlayacak çok önemli değişiklikler yaşandı da mı böylesine farklı bir oran
ortaya konuldu, bilemeyiz. Ama durum bu;
2014 için hükümet %9,4, Merkez Bankası
%8.9 düzeyinde bir gerçekleşme bekliyor.
Farklılık yalnızca bu yıla özgü de değil
ki. Geçmiş yıllarda, buna 2014 de dâhil,
öngörülen enflasyon aynı düzeyde olurdu.
Ama bu kez 2015 için bu durum da değişmiş
durumda. 2015 yılı için hükümetin enflasyon hedefi %6,3, Merkez Bankası’nın hedefi
ise %6,1.
Neyse ki, daha sonraki yıllara ilişkin
hedef hükümet için de, Merkez Bankası
için de %5 ve aynı. Zaten Türkiye’nin orta
vadeli enflasyon hedefinde %5 değişmeyen
bir oran adeta.
GÖSTERGELER
BİR BAKIŞTA ÜÇ YILIN EKONOMİK GÖSTERGELERİ
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Tem.
Ağus.
Eylül
Ekim
Kasım
Aralık
TÜFE
(% değ.)
2012
2013
2014
0.56
1.65
1.95
0.56
0.30
0.43
0.41
0.66
1.13
1.52
0.42
1.34
-0.21
0.15
0.40
Haziran
-0.90
0.76
0.31
-0.23
0.31
0.45
0.56
-0.10
0.09
1.03
0.77
0.14
1.96
1.80
1.90
0.38
0.01
0.38
0.46
Yİ-ÜFE
(% değ.)
2012
2013
2014
0.38
-0.18
3.32
-0.09
-0.13
1.38
0.36
0.81
0.74
0.08
-0.51
0.09
0.53
1.00
-0.52
-1.49
1.46
0.06
-0.31
0.99
0.73
0.26
0.04
0.42
1.03
0.88
0.85
0.17
0.69
0.92
1.66
0.62
-0.12
1.11
İhracat (Aylık)
(milyon $)
2012
2013
2014
10,348
11,482
12,402
11,748
12,386
13,055
13,209
13,122
14,683
12,630
12,468
13,132
13,277
13,231
12,400
12,831
13,060
13,753
14,201
12,605
13,175
13,704
12,894
13,360
12,953
13,060
13,660
13,191
12,054
13,375
12,831
11,118
11,411
İthalat (Aylık)
(milyon $)
2012
2013
2014
17,469
18,803
19,286
17,787
19,395
18,240
20,677
20,559
19,273
22,825
21,750
23,245
20,438
21,013
20,835
22,966
20,948
21,414
19,827
23,139
20,650
20,865
20,778
19,871
19,924
20,621
20,550
18,787
19,483
19,932
18,828
18,198
19,475
Cari denge
(milyon $)
2012
2013
2014
-5,816
-5,807
-4,989
-4,270
-5,092
-3,341
-6,264
-5,648
-4,595
-8,112
-5,346
-7,611
-3,996
-4,792
-4,129
-6,289
-2,651
-3,397
-1,171
-3,293
-4,077
-4,214
-4,860
-8,379
-3,335
-4,887
-3,524
-4,090
-2,652
-1,322
-2,434
-2,768
İç borç stoku
(milyar ¨)
2012
2013
2014
372.2
389.0
406.3
377.0
390.9
407.1
375.2
392.8
374.7
393.6
377.7
395.8
382.1
401.0
386.5
403.0
408.4
408.2
387.7
407.9
408.2
387.8
405.4
409.4
384.9
404.4
407.4
391.3
406.9
409.0
375.9
395.2
412.4
Sabit faizli iç
borçlanmanın
ortalama maliyeti (%)
2012
2013
2014
10.49
6.46
10.81
9.41
6.17
10.87
9.55
6.47
11.07
9.63
6.56
10.43
9.46
5.69
9.17
9.10
8.37
8.67
8.00
9.03
8.57
7.93
9.27
9.24
7.89
9.79
9.35
7.52
8.51
7.16
8.86
5.77
9.23
Bütçe geliri
(Aylık)
(milyon ¨)
2012
2013
2014
28,087
36,872
37,908
27,518
32,500
34,424
21,813
24,768
31,968
29,131
30,488
34,069
30,826
34,901
37,555
24,804
31,404
34,557
28,056
37,086
34,699
30,250
31,905
37,985
23,207
30,122
30,339
27,345
30,018
33,362
36,918
28,076
32,458
Bütçe gideri
(Aylık)
(milyon ¨)
2012
2013
2014
26,347
30,933
36,001
30,159
33,948
32,756
27,344
30,157
37,060
27,719
29,893
36,789
26,239
30,337
36,080
31,074
32,603
35,170
28,302
36,774
39,990
31,822
35,050
32,038
29,037
34,847
39,550
31,749
33,188
27,943
30,496
44,153
49,666
Reel kur end.
(TÜFE’ye göre)
(2003=100)
2012
2013
2014
112.21
120.31
101.50
115.66
119.51
101.95
113.95
120.04
102.05
115.66
121.13
107.55
116.54
119.55
109.89
116.76
115.03
109.42
117.98
114.34
109.68
118.62
111.55
109.21
116.02
108.45
109.27
117.11
110.03
110.43
119.12
109.15
117.90
106.70
Aylık Ort. $
(¨)
2012
2013
2014
1.8389
1.7639
2.2168
1.7511
1.7699
2.2128
1.7793
1.8072
2.2178
1.7798
1.7965
2.1275
1.7970
1.8228
2.0908
1.8161
1.8945
2.1157
1.8049
1.9305
2.1187
1.7858
1.9547
2.1583
1.7956
2.0171
2.2036
1.7941
1.9903
2.2583
1.7855
2.0217
1.7791
2.0578
Aylık Ort.Euro
(¨)
2012
2013
2014
2.3723
2.3414
3.0215
2.3146
2.3689
3.0194
2.3504
2.3448
3.0658
2.3432
2.3355
2.9382
2.3052
2.3666
2.8745
2.2747
2.4987
2.8758
2.2222
2.5240
2.8764
2.2113
2.6018
2.8769
2.3051
2.6902
2.8501
2.3283
2.7132
2.8642
2.2909
2.7291
2.3332
2.8180
Mevduat
(Milyar ¨)
2012
2013
2014
416.7
470.2
541.0
412.3
475.0
537.1
416.5
487.2
535.3
420.9
489.1
538.3
419.4
501.9
539.5
427.3
511.2
569.3
434.3
515.8
584.1
436.5
513.1
563.8
445.7
529.9
449.5
525.6
454.8
528.1
470.7
556.2
DTH
(Milyar $)
2012
2013
2014
105.1
116.3
132.3
107.9
112.1
134.4
106.6
111.7
139.9
108.6
114.8
140.6
106.0
111.8
139.2
108.3
108.9
134.5
107.8
113.7
136.2
107.9
118.8
138.6
109.8
122.1
110.8
125.2
110.0
126.7
113.4
127.2
Kredi
(Milyar ¨)
2012
2013
2014
562.6
668.3
917.3
564.8
688.3
918.1
581.9
704.5
921.4
590.2
718.3
918.5
601.3
757.8
931.7
615.0
783.7
953.8
612.1
790.3
967.1
625.8
821.9
980.8
632.0
837.7
635.5
837.4
649.6
860.3
665.2
890.4
Tük.kredileri
(Milyar ¨)
2012
2013
2014
162.1
188.2
238.5
162.9
192.5
238.8
165.3
197.2
240.4
167.0
200.9
241.7
169.1
207.6
245.3
172.3
213.6
248.6
173.2
218.1
250.8
175.4
222.3
253.9
177.4
225.8
179.5
227.7
182.3
232.1
185.9
236.0
Kredi kartları
(Milyar ¨)
2012
2013
2014
58.0
76.9
92.7
58.6
77.2
89.4
59.9
77.9
87.2
62.0
80.9
85.4
64.1
83.1
84.7
65.7
84.5
84.5
67.5
84.5
83.7
68.7
87.6
82.8
70.8
89.7
72.5
89.5
73.1
90.3
75.2
90.8
San.ür.ende.değ. (%)
(Arındırılmamış
endekse göre)
2012
2013
2014
2.6
2.2
7.1
5.4
1.4
4.6
3.7
0.2
2.7
4.7
6.0
1.9
2.1
3.0
3.3
5.9
4.9
6.5
-6.3
-0.5
13.3
4.7
-2.8
6.9
4.2
4.5
1.7
1.6
-4.6
-2.6
-1.3
12.6
San.ür.ende.değ. (%)
(Arındırılmış
endekse göre)
2012
2013
2014
0.7
2.0
7.1
2.2
4.6
4.6
3.7
2.2
4.2
4.8
2.7
4.6
5.8
0.2
3.5
2.1
5.0
1.6
3.3
3.9
3.6
0.8
0.7
5.2
4.0
6.5
0.9
1.5
2.9
4.7
-0.9
7.0
Protestolu
senet
(Milyon ¨)
2012
2013
2014
494.2
729.0
756.5
430.0
534.1
535.8
414.0
543.0
558.1
467.0
568.1
578.8
510.6
636.2
581.9
583.3
592.9
588.2
571.4
710.1
601.8
615.8
590.9
690.6
649.0
721.8
646.0
769.2
643.3
681.3
651.6
Dış borç öde.
(Milyon $)
2012
2013
2014
1,756
2,810
2,478
1,121
1,008
2,145
840
997
1,154
676
644
631
1,263
957
609
570
498
567
2,127
666
620
789
337
499
902
846
1,136
1,129
696
931
579
653
640
EKONOMİK FORUM
115i
GÖSTERGELER
GSYH
Fiyatlar
(% değişim)
2014
Birinci çeyrek
İkinci çeyrek
Üçüncü çeyrek
Dördüncü çeyrek
Yıllık
2013
3.1
4.7
2.1
2012
3.1
2.7
1.5
1.3
2.1
4.2
4.6
4.5
4.1
2011
12.4
9.3
8.7
5.3
8.8
(% değişim)
TÜFE
.Ekim
.On aylık
2014
2013
1.80
Yİ-ÜFE
.Ekim
2014
1.90
0.92
0.69
8.45
6.90
.On aylık
8.22
5.15
.Yıllık
8.96
7.71
.Yıllık
10.10
6.77
.Yıllık ortalama
8.65
7.32
.Yıllık ortalama
10.11
3.93
Repo Hacmi (Bin ¨)
Dış Ticaret (Milyon $)
2014
2013
Değ.(%)
Eylül
. Müşterilerle yapılan
. İhracat
13,660
13,060
4.59
. İthalat
20,585
20,621
-0.17
-6,925
-7,561
-8.41
66.4
63.3
. İhracat
157,974
151,992
3.94
. İthalat
243,683
247,187
-1.42
. Açık
-85,709
-95,195
-9.96
64.8
61.5
. Açık
2013
.İhracat/ithalat (%)
. Mali kuruluşlar arasında yapılan
30/10/2014
28/10/2013
1,415,193
1,567,508
-9.72
34,681,334
20,902,111
65.92
Merkezi Yönetim Bütçesi (Milyon ¨) (Ocak-Eylül)
2014
2013
. Gelir
313,504
290,046
8.09
. Harcama
325,435
294,541
10.49
. Denge
-11,931
-4,495
165.43
26,339
39,344
-33.05
Yıllık (Eylül itibarıyla)
.İhracat/ithalat (%)
Değ. (%)
. Faiz dışı denge
Cari İşlemler Dengesi (Milyon $) (Ocak-Ağustos)
Yurtiçindekilerin toplam ¨ mevduatı (Bin ¨)
2014
2013
Fark
CARİ İŞLEMLER DENGESİ
-29,586
-45,785
-16,199
-35.4
24/10/2014
01/11/2013
Döviz geliri
149,495
140,728
8,767
6.2
TOPLAM
562,064,864
527,307,339
6.59
. İhracat
113,309
106,798
6,511
6.1
. Vadesiz
98,517,518
87,394,648
12.73
. Turizm
19,018
17,891
1,127
6.3
1,027
1,144
-117
-10.2
. Vadeli
463,547,346
439,912,691
5.37
. Faiz
. Diğer
Değ.(%)
Değ.(%)
16,141
14,895
1,246
8.4
Döviz gideri
-179,081
-186,513
-7,432
-4.0
. İthalat
-154,128
-161,475
-7,347
-4.5
. Turizm
-3,438
-3,101
337
10.9
TOPLAM
. Faiz
-3,457
-3,768
-311
-8.3
. Diğer
-18,058
-18,169
-111
-0.6
Ağustos itibarıyla yıllık
-48,869
-58,544
-9,675
-16.5
Merkez Bankası Döviz Rezervi (Milyon
TOPLAM
.Döviz rezervi
.Altın
24/10/2014
132,685
112,362
20,323
Değ. (%)
Yurtiçi Yerleşiklere Ait DTH (Milyon $)
24/10/2014
01/11/2013
Değ. (%)
140,144
121,387
15.45
. ABD Doları
79,764
64,819
23.06
. Euro (Dolar karşılığı)
11.46
51,913
46,576
.Diğer dövizler (Dolar karşılığı)
2,756
2,120
30.00
.Kıymetli Mad. Dep. Hes. (Dolar karşılığı)
5,711
7,872
-27.45
$)
01/11/2013
133,899
112,398
21,501
Değişim (%)
-0.91
-0.03
-5.48
Reel Kur Endeksi (2003=100) (TÜFE’ye göre)
Mevduatın Vade Dağılımı (Bin ¨)
17/10/2014
11/10/2013
Değ. (%)
a- ¨ mevduat
584,813,972
550,330,612
6.27
. Vadesiz ve yedi gün ihbarlı
102,294,380
99,913,070
2.38
. Bir ay vadeli
81,308,307
65,503,438
24.13
Ekim 07
129.76
Ekim 11
106.49
. Üç ay vadeli
348,917,690
330,317,329
5.63
Ekim 08
118.15
Ekim 12
117.11
. Altı ay vadeli
27,663,281
28,376,031
-2.51
Ekim 09
117.19
Ekim 13
110.03
. Bir yıl vadeli ve daha uzun vadeli
Ekim 10
131.06
Ekim 14
110.43
Tüketici Kredileri ve Kredi Kartları (Bin ¨)
Tüketici Kredileri ve Kredi Kartları
. Tüketici kredileri
Konut
Taşıt
Diğer
.Kredi kartları
24,630,314
26,220,744
-6.07
380,397,729
296,050,461
28.49
. Vadesiz ve yedi gün ihbarlı
74,773,086
58,666,108
27.46
58,137,348
37,838,967
53.64
29.58
24/10/2014
01/11/2013
Değ.(%)
. Bir ay vadeli
341,969,647
318,998,455
7.20
. Üç ay vadeli
182,069,098
140,511,071
259,758,087
228,240,483
13.81
. Altı ay vadeli
27,295,755
24,930,584
9.49
110,508,389
98,005,035
12.76
. Bir yıl vadeli ve daha uzun vadeli
38,122,442
34,103,731
11.78
6,270,571
7,744,992
-19.04
142,979,127
122,490,456
16.73
82,211,560
90,757,972
-9.42
Tasfiye olunacak
. Tüketici kredileri
6,620,552
5,171,452
28.02
. Kredi kartları
5,828,170
4,792,978
21.60
Yatırım Teşvikleri Belgeleri (Milyon ¨) (Ocak-Eylül)
.Enerji
b-Yabancı para mevduat
2014
2013
Değ.(%)
-33.01
Mevduat Bankaları Kredileri (Bin ¨)
24/10/2014
01/11/2013
Değ. (%)
TOPLAM
1,009,668,255
842,763,781
19.80
Yurtiçi krediler
1,001,636,204
838,897,163
19.40
.¨ krediler
748,936,076
637,415,128
17.50
.Yabancı para krediler
252,700,128
201,482,035
25.42
8,032,051
3,866,618
107.73
Yurtdışı krediler
9,030
13,480
.Hizmetler
15,443
12,969
19.08
.İmalat
16,113
22,686
-28.97
2014
2013
1,823
6,977
-73.87
. Kurulan
43,170
36,609
17.92
42,409
56,112
-24.42
. Kapanan
9,853
11,210
-12.11
.Madencilik
Toplam
116
EKONOMİK FORUM
Şirket Kuruluşları (Ocak-Eylül)
Değ.(%)
En Yüksek Faiz Oranları (20 Ekim 2014 itibarıyla)
¨ mevduata
uygulanan faiz (%)
ABD Doları mevduata
uygulanan faiz (%)
İnşaat Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi
Euro mevduata
uygulanan faiz (%)
Daire sayısı (Ocak-Haziran)
2014
2013
Değ.(%)
. Ruhsat
525,520
412,346
27.45
414,632
313,113
32.42
. Bir aya kadar
vadeli
3,00 -20,00
. Bir aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Bir aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Yapı kullanma izin belgesi
. Üç aya kadar
vadeli
4,00 -20,00
. Üç aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Üç aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı (%)
4,00 -20,00
. Altı aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Altı aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
.Ekim
4,00 -20,00
. Bir yıla kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Bir yıla kadar
vadeli
0,25 -10,00
Protestolu Senetler (Ocak-Temmuz)
. Altı aya kadar
vadeli
. Bir yıla kadar
vadeli
İç Borç Stoku (Milyar ¨)
. Adet
2014
.Eylül
2013
408.2
Değ.(%)
407.9
. Tutar (Bin ¨ )
2014
2013
74.9
76.4
2014
2013
Değ.(%)
563,490
631,810
-10.81
4,201,100
4,313,400
-2.60
0.07
İşsizlik Verileri (Bin Kişi-Temmuz 2014 itibarıyla)
Para Arzı (Bin ¨)
Toplam
Erkek
Kadın
.15 ve daha yukarı yaşta nüfus (Bin kişi)
57,021
28,162
28,859
17.00
.İşgücü (Bin kişi)
29,276
20,374
8,903
67,805,768
17.21
… İstihdam (Bin kişi)
26,410
18,573
7,837
89,946,967
76,842,924
17.05
… İşsiz (Bin kişi)
2,867
1,801
1,065
Banka Kasaları (-)
10,469,035
9,037,156
15.84
VADESİZ MEVDUAT (¨ )
.İşsizlik oranı (%)
9.8
8.8
12.0
99,236,645
88,556,255
12.06
.Tarım dışı işsizlik oranı (%)
12.0
10.2
17.2
Mevduat Bankaları
91,460,693
81,110,190
12.76
.Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı (%)
18.2
17.3
20.1
7,767,083
7,434,555
4.47
8,869
11,510
-22.95
VADESİZ MEVDUAT (YP)
69,871,974
56,111,232
24.52
Mevduat Bankaları
64,049,340
50,629,088
26.51
2014
2. Ç.
2014
1. Ç.
2013
2012
2011
5,814,748
5,473,403
6.24
Türkiye brüt dış borç stoku (toplam) 401,706
388,008
389,273
338,732
303,578
7,886
8,741
-9.78
Kısa vadeli
130,653
124,687
129,310
100,169
81,622
M2
991,695,368
869,725,985
14.02
Uzun vadeli
271,053
263,321
259,963
238,563
221,956
VADELİ MEVDUAT (¨ )
475,346,706
452,132,280
5.13
119,457
117,124
115,862
103,983
94,238
Mevduat Bankaları
446,960,801
425,047,181
5.16
Kısa vadeli
18,159
17,843
17,605
11,040
7,013
28,385,905
27,085,099
4.80
Uzun vadeli
101,298
99,281
98,257
92,943
87,225
TCMB (toplam)
4,289
4,862
5,234
7,088
9,334
Kısa vadeli
661
762
833
1,036
1,239
3,628
4,100
4,401
6,052
8,095
200,006
24/10/2014
01/11/2013
Değ. (%)
248,586,551
212,473,255
DOLAŞIMDAKİ PARA
79,477,932
Dolaşıma Çıkan Banknot + Madeni Para
M1
Katılım Bankaları
TCMB
Katılım Bankaları
TCMB
Katılım Bankaları
-
-
VADELİ MEVDUAT (YP)
TCMB
267,762,111
205,120,450
30.54
Mevduat Bankaları
249,248,136
188,722,517
32.07
18,513,975
16,397,933
12.90
-
-
1,039,179,746
911,545,279
Katılım Bankaları
TCMB
M3
REPO
14.00
9,706,562
5,295,882
83.29
PARA PİYASASI FONLARI (B TİPİ LİKİT FONLAR)
12,586,023
13,078,337
-3.76
İHRAÇ EDİLEN MENKUL DEĞERLER
25,191,793
23,445,075
7.45
DIŞ BORÇ STOKU (Milyon $)
Kamu sektörü (toplam)
Uzun vadeli
Özel sektör (toplam)
277,960
266,021
268,177
227,661
Kısa vadeli
111,833
106,082
110,872
88,093
73,370
Uzun vadeli
166,127
159,939
157,305
139,568
126,636
ÖNCEKİ DÖNEME GÖRE FARK (Milyon Dolar)
13,699
-1,266
50,541
35,154
11,912
Kısa vadeli
5,966
-4,623
29,141
18,547
4,329
Uzun vadeli
7,733
3,357
21,400
16,607
7,583
2,332
1,262
11,880
9,745
5,157
316
238
6,565
4,027
2,723
Türkiye brüt dış borç stoku (toplam)
Tüketici Güven Endeksi
Ekim 14
Eylül 14
Değ.(%)
TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ(*)
70.3
74.0
-5.0
.Hanenin maddi durum beklentisi
90.2
91.2
-1.1
.Genel ekonomik durum beklentisi
91.3
102.1
-10.6
Uzun vadeli
2,016
1,024
5,315
5,718
2,434
.İşsiz sayısı beklentisi (**)
73.7
78.7
-6.4
TCMB (toplam)
-573
-372
-1,854
-2,246
-2,231
.Tasarruf etme ihtimali
26.1
23.9
9.2
Kısa vadeli
-101
-71
-203
-203
-314
Uzun vadeli
-472
-301
-1,651
-2,043
-1,917
(*)Beklentiler gelecek 12 aylık dönem için sorgulanıyor.
(**)Söz konusu endeksin artması, işsiz sayısı beklentisinde azalışı, azalması ise işsiz sayısı
beklentisinde artışı gösteriyor.
Sanayi Üretimi Değişimi (%)
Ağustos 2014
Ağustos 2013
.Arındırılmamış endekse göre (yıllık)
12.6
-1.3
.Takvim etkisinden arındırılmış endekse göre (yıllık)
5.2
0.7
.Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endekse
göre (bir önceki aya göre)
-1.4
-2.6
Dış Borç Anapara ve Faiz Ödemesi (Milyon $) (Ocak-Eylül)
Toplam
. Kamu
. Merkez Bankası
. IMF'ye ödemeler
2014
9,839
9,510
329
0
2013
8,762
7,623
280
859
Değ.(%)
12.29
24.75
17.50
Turist Sayısı
Ocak-Eylül
Kamu sektörü (toplam)
Kısa vadeli
Özel sektör (toplam)
11,939
-2,156
40,516
27,655
8,986
Kısa vadeli
5,751
-4,790
22,779
14,723
1,920
Uzun vadeli
6,188
2,634
17,737
12,932
7,066
ÖNCEKİ DÖNEME GÖRE DEĞİŞİM (Yüzde)
3.5
-0.3
14.9
11.6
4.1
Kısa vadeli
4.8
-3.6
29.1
22.7
5.6
Uzun vadeli
2.9
1.3
9.0
7.5
3.5
2.0
1.1
11.4
10.3
5.8
1.8
1.4
59.5
57.4
63.5
Türkiye brüt dış borç stoku (toplam)
Kamu sektörü (toplam)
Kısa vadeli
Uzun vadeli
2.0
1.0
5.7
6.6
2.9
TCMB (toplam)
-11.8
-7.1
-26.2
-24.1
-19.3
Kısa vadeli
-13.3
-8.5
-19.6
-16.4
-20.2
Uzun vadeli
-11.5
-6.8
-27.3
-25.2
-19.1
4.5
-0.8
17.8
13.8
4.7
Özel sektör (toplam)
2014
2013
Değ.(%)
Kısa vadeli
5.4
-4.3
25.9
20.1
2.7
30,088,502
28,355,164
6.11
Uzun vadeli
3.9
1.7
12.7
10.2
5.9
EKONOMİK FORUM
117i
DÜNYADAN
İŞ TEKLİFLERİ
İşbirliği Teklifleri Bülteni
120
İşbirliği Teklifleri Bülteni’nde, çeşitli ülkelerdeki firma ve kuruluşlardan TOBB’a
gönderilen ticari, mali ve teknik işbirliği teklifleri duyurulmaktadır. Bu bilgilere
www.tobb.org.tr adresinden de ulaşabilmektedir.
Burada yer alan işbirliği teklifleri, kaynak belirtilmesi koşuluyla yayımlanabilir.
Duyurusu yapılan yabancı firmalarla temaslar ve müzakereler konusunda TOBB’un
herhangi bir aracılık, tercüme veya danışmanlık hizmeti bulunmamaktadır.
Bültende yer alan bilgilerin doğruluğu ve güncelliği konusunda TOBB’un herhangi
bir sorumluluğu bulunmamaktadır. TOBB, tekliflerin içeriğinden, size değişikliğe
uğrayarak ya da geç ulaşmasından sorumlu tutulamaz.
Öte yandan, siz de mal ve hizmet alışverişine yönelik ticari, ortak yatırım ve
finansmana yönelik mali ve teknoloji alışverişine yönelik teknik nitelikteki teklif ya
da taleplerinizin İngilizce olarak yurtdışındaki ekonomi ve ticaret çevrelerine
iletilmesini istiyorsanız, lütfen http://boft.tobb.org.tr adresine bağlanınız.
Adres: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği - Dış Ticaret Müdürlüğü
TOBB İkiz Kuleleri, Eskişehir Yolu 9. Km (Bilkent Kavşağı) 06530 - ANKARA
Tel: 0 (312) 218 22 29 Faks: 0 (312) 218 22 09 e-posta: [email protected]
EKONOMİK FORUM 119i
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
YYur
ur tdışından
tdd ışındd an İşbirliği
İ şbb i rll i ğ i TTeklifleri
ekk l i f l er
Tarım, bahçıvanlık, avcılık ve
ilgili ürünler
PERU
201400173
FİRMA ADI: ERKSAM
Manzana P Lote 3 Urbanicaion
San İgnacio, Avenida San
Hilarion, San Juan de
Lurigancho, Lima - PERU 036
TEL: +51 (1) 3874139
FAKS: +51 (1) 4585473
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Nazım Kurul
Güney Amerika ülkesi olan
Peru’nun başkenti Lima’da
bir şirket kuran yurttaşımız;
Türkiye’ye muz, mango, ananas,
mandalina, üzüm, portakal gibi
meyveler ile kuru gıda, bakliyat,
farklı özelliklerde pirinç, beyaz/
esmer şeker, kuru fasulye ve
kakao ihraç etmek istediğini
bildirmiştir.
RUSYA
201400142
FİRMA ADI: Ecoline, LLC
644092, Omsk, Russia, 9,
Komarova Avenue
TEL: +7 (3812) 388-445
FAKS:+7 (3812) 782-295
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Anastasiya Tril,
marketing consultant
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, Ecoline firmasının
buğday, arpa, maltlık arpa ve
yulaf gibi tahıl ürünleri ihraç
etmek istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
201400146
FİRMA ADI: RAZDOLIE
119048, Moscow, Usatcheva St.
35’, bld.1
TEL: +7 (7495) 735-44-85
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Dmitry Polev
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen
bir yazıda, buğday, mısır,
120
EKONOMİK FORUM
ayçiçeği tohumu gibi hububat
üreten ‘Razdolye’ firmasının
Türkiye ile işbirliği yapmak
istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
SRi LANKA
201400136
FİRMA ADI: Sri Lanka Ticaret
ve Sanayi Odası
The Ceylon Chamber of
Commerce 50, Navam Mawatha
Colombo 02 Sri Lanka
TEL: +94 (11) 5588869
FAKS: +94 (11) 2381012
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Shehan Hettige
Sri Lanka Ticaret ve Sanayi
Odasından alınan bir yazının
ekinde, Türkiye ile işbirliği
yapmak isteyen firmaların
ihracat talepleri gönderilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız.
TATARiSTAN
201400165
FİRMA ADI: Kamskiy Sapropel
Ltd. Şti.
Syymbike avenue 28,
Naberezhnye Chelny, Tatarstan
republic, Russia. Office 217
TEL: +7 (8552) 446465
e-posta: [email protected]
Tatlı su göllerinde uzun süreç
içerisinde birikmiş canlı ve bitki
kalıntılarından oluşan sapropele
dayalı organik ve mineral gübre
üretimi yapan firma, Tataristan
Cumhuriyeti Beloye Gölü’nden
çıkartılan organik sapropelden
ürettiği organik ve mineral
gübreyi tarımla uğraşan Türk
firmalarına satmak veya ortak
şirket kurup RF, Tataristan
Cumhuriyeti’nde veya Türkiye’de
sapropelden humat ve hümik
asit üretim tesisi kurmak istediği
bildirilmiştir. Organik tarımda
gübre olarak kullanılan bu
ürünün gerekli sertifikalarının
bulunduğu ve her türlü toprak
türü ve sebze, meyve, tahıllar,
süs bitkileri, çim, fidan ve ağaç
yetiştiriciliği için uygun olduğu
belirtilmiştir. Ürünün, içinde
bulunan humus sayesinde
verimsiz toprağı verimli hale
getirme, tuzlu topraklarda
yetiştirilen ürün verimliliğini
arttırma, bitkinin ve toprağın
susuzluğa karşı direnci arttırma,
toprağı zararlı bakterilerden
arındırma, bitkinin hastalıklara
karşı direncini arttırma
gibi avantajlarının olduğu
vurgulanmıştır. Söz konusu
teklif Birliğimize, T.C. Kazan
Başkonsolosluğu Ticaret
Ataşeliği aracılığıyla iletilmiştir.
Madencilik, taş ocağı işletme
ve diğer ilgili ürünler
RUSYA
201400141
FİRMA ADI: Lorens LLC
Russia 630099 Novosibirsk 37
Sovetskaya Street
TEL: +7 (383) 222-16-75
Yetkili Kişi: Boris M. Perlov
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, kompozit çimento
yapımında kullanılan
kireçtaşı ve dolomit (beyaz
mermer) öğütme üzerine
faaliyette bulunan firmanın
Türkiye ile işbirliği yapmak
istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Gıda maddeleri ve içecekler
ALMANYA
201400155
FİRMA ADI: mediawirt media
consulting
Dettinger Straße 67 * 73230
Kirchheim
TEL: +49 ((0)7) 8602991
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Yakub Kambir/
CEO
Halihazırda telekomünikasyon,
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
bilgi işlem ve sigorta
sektörlerinden şirketlerle
çalışmakta olan firma,
Almanya’ya açılmak isteyen
kimya, sağlık ve gıda gibi
sektörlerde faaliyette bulunan
Türk firmaların ürünlerini
pazarlamak istediğini bildiriyor.
Ayrıca firma yetkilisi ile + 49
(0)163 5000 344 numaralı
cep telefonlarından da irtibat
kurulabilir.
ARJANTiN
201400162
FİRMA ADI: JAB Comercio
Exterior y Aduana SRL
Tacuari 202 1ero ‘ Capital
Federal
TEL: +54 (11) 5199-1600 Dahil
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mrs. Maricel Seijas
Firma süttozu ihraç etmek
istediğini bildiriyor. Söz konusu
talep Birliğimize T.C. Buenos
Aires (Arjantin) Büyükelçiliği
Ticaret Müşavirliğimiz
aracılığıyla iletilmiştir.
KARADAĞ
201400188
FİRMA ADI: PLANTAZE
TEL: +382 (20) 648148
FAKS: +382 (20) 648149
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Nikola Perovic
Karadağ’ın en büyük şarap
üreticisi ve ihracatçı firması,
Türkiye’ye şarap satma
isteklerini bildiriyor. Söz konusu
işbirliği teklifi, T.C. Podgorica
Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği
aracılığıyla Birliğimize
gönderilmiştir.
KAZAKiSTAN
201400180
FİRMA ADI: MARKHAM
FENER MAH. SINANOGLU
CAD. NO:113, RUYMAKENT
TEL: +7 (701) 4544006
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Rafael MIKHRALI
Kazakistan ve Türkiye çapında
hizmet veren bir firma,
Birleşik Arap Emirlikleri
tarafından talep edilen meyve
suyu ve kuruyemiş talebini
Türk ürünlerinden temin
etmek istediklerini ve Türk
firmalardan konuyla ilgili bir
sunum istediklerini bildiriyor.
1.Tetra pak ambalajlı meyve
suları (ayda bir (1) konteyner),
2.Kuru yemiş (ayda bir (1)
konteyner). Sunum aşağıdaki
şartlara sahip olmalıdır: 1.
İngilizce, 2. Ürünün kapsamlı
açıklaması, 3. Teslimat şartları,
4. Teslimat tarihleri ve 5.
Ürünün kullanım tarihleri
PERU
201400174
FİRMA ADI: ERKSAM
Manzana P Lote 3 Urbanicaion
San İgnacio, Avenida San
Hilarion, San Juan de
Lurigancho, Lima - PERU 036
TEL: +51 (1) 3874139
FAKS: +51 (1) 4585473
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Nazım Kurul
Güney Amerika ülkesi olan
Peru’nun başkenti Lima’da
bir şirket kuran yurttaşımız;
Türkiye’ye muz, mango, ananas,
mandalina, üzüm, portakal gibi
meyveler ile kuru gıda, bakliyat,
farklı özelliklerde pirinç, beyaz/
esmer şeker, kuru fasulye ve
kakao ihraç etmek istediğini
bildirmiştir.
201400175
FİRMA ADI: ERKSAM
Manzana P Lote 3 Urbanicaion
San İgnacio, Avenida San
Hilarion, San Juan de
Lurigancho, Lima - PERU 036
TEL: +51 (1) 3874139
FAKS: +51 (1) 4585473
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Nazım Kurul
Güney Amerika ülkesi olan
Peru’nun başkenti Lima’da
bir şirket kuran yurttaşımız;
Türkiye’den sızma zeytinyağı
ithal etmek istediğini
bildirmiştir.
RUSYA
201400150
FİRMA ADI:
LENOBLPTITSEPROM
15 Leningradskaj street,
Tervolovo Russia,Leningradskaj
oblast 188351
TEL: +7 (812) 9600160
FAKS:+7 (812) 9600161
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: İ.B.Rezvvyakov/
Genel Müdür
Kümes hayvancılığı sektöründe
faaliyet gösteren firma,
Türkiye’ye bıldırcın yumurtası
ve eti satmak istediklerini
bildiriyor.
SRi LANKA
201400138
FİRMA ADI: Sri Lanka Ticaret
ve Sanayi Odası
The Ceylon Chamber of
Commerce 50, Navam Mawatha
Colombo 02 Sri Lanka
TEL: +94 (11) 5588869
FAKS: +94 (11) 2381012
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Shehan Hettige
Sri Lanka Ticaret ve Sanayi
Odasından alınan bir yazının
ekinde, Türkiye ile işbirliği
yapmak isteyen firmaların
ihracat talepleri gönderilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız.
201400182
FİRMA ADI: Sri Lanka Ticaret
ve Sanayi Odası
The Ceylon Chamber of
Commerce 50, Navam Mawatha
Colombo 02 Sri Lanka
EKONOMİK FORUM
121i
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
TEL: +94 (11) 5588869
FAKS: +94 (11) 2381012
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Shehan Hettige
Sri Lanka Ticaret ve Sanayi
Odasından alınan bir yazının
ekinde, Türkiye ile işbirliği
yapmak isteyen firmaların
ihracat talepleri gönderilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız.
Tekstil ve tekstil malzemeleri
FRANSA
201400158
FİRMA ADI: IMAGINENETWORKS
Prc Valmy 8F rue Jeanne Barret
F-21000 DIJON
TEL: +33 (687) 15 75 92
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Jean François
Chanot CEO/ Suzanne Yılmaz
T.C. Ekonomi Bakanlığı
Yurtdışı Yatırım Daire
Başkanlığı’ndan alınan alınan
bir yazıda, Strazburg Ticaret
Ataşeliğimizden gelen bir yazıya
atfen, Fransa’nın Franche-Comte
Bölgesinin Dole şehrinde üst
kalite örme hazır giyim imalatı
alanında faaliyet gösteren ve
tanınmış firmalara üretim yapan
SAS WT Creations tesisinin
önümüzdeki dönemde daha
üst alım gücüne sahip ve daha
merkezi konumda bir şehir
olan Luxeuil’e taşınmasının
planlandığı ve bu aşamada
şirketin finansman ihtiyacı
nedeniyle ortaklar aradığı,
yabancı ortaklara da açık
olduğu hususlarının ifade
edildiği belirtilmektedir. Yazıda
devamla, World Tricot Creations
firmasının yaşanan bir ihtilafın
ardından 10 Nisan 2012
tarihinde 50.000 avro sermayeli
bir şirket olarak yeniden
kurulduğu, 26 Eylül 2013
tarihinde sermayesini 118.000
avroya yükselttiği, sermaye
artışının 188.000 olması ve
hisse bölüşümünün aşağıdaki
şekilde olmasının öngörüldüğü
ifade edilmektedir. Business
Angels de Bourgogne %55,85,
Carmen Colle % 42,55 ve Diğer
122
EKONOMİK FORUM
%1,6. Ortak Sayısı: 10. İlgilenen
firmaların Strazburg Ticaret
Ataşeliğimiz ile veya konuyla
ilgili bilgiye sahip olan ve aşağıda
irtibat bilgileri yer alan ImagineNetwork firması yetkilisi JeanFrançois Chanot ile iletişime
geçmeleri gerekmektedir.
KARADAĞ
201400140
FİRMA ADI: Tex enterijer d.o.o.
TEL: +382 (69) 394957
FAKS: +382 (31) 321147
The Ceylon Chamber of
Commerce 50, Navam Mawatha
Colombo 02 Sri Lanka
TEL: +94 (11) 5588869
FAKS: +94 (11) 2381012
FİRMA ADI: IMAGINENETWORKS
Prc Valmy 8F rue Jeanne Barret
F-21000 DIJON
TEL: +33 (687) 15 75 92
e-posta: [email protected]
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Shehan Hettige
Sri Lanka Ticaret ve Sanayi
Odasından alınan bir yazının
ekinde, Türkiye ile işbirliği
yapmak isteyen firmaların
Mayıs Ayı ihracat talepleri
gönderilmiştir. Ayrıntılar için
tıklayınız.
Yetkili Kişi: Jean François
Chanot CEO/ Suzanne Yılmaz
T.C. Ekonomi Bakanlığı
Yurtdışı Yatırım Daire
Başkanlığı’ndan alınan alınan
bir yazıda, Strazburg Ticaret
Ataşeliğimizden gelen bir yazıya
atfen, Fransa’nın Franche-Comte
Bölgesinin Dole şehrinde üst
kalite örme hazır giyim imalatı
alanında faaliyet gösteren ve
tanınmış firmalara üretim yapan
SAS WT Creations tesisinin
önümüzdeki dönemde daha
üst alım gücüne sahip ve daha
merkezi konumda bir şehir
olan Luxeuil’e taşınmasının
planlandığı ve bu aşamada
şirketin finansman ihtiyacı
nedeniyle ortaklar aradığı,
yabancı ortaklara da açık
olduğu hususlarının ifade
edildiği belirtilmektedir. Yazıda
devamla, World Tricot Creations
firmasının yaşanan bir ihtilafın
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Herceg Novi
Karadağ’ın Herceg Novi
şehrinde faaliyet göstermekte
olan firma, otel için yatak
çarşafları (çarşaf, nevresim
ve yastık kılıfı), havlu, masa
örtüsü, pike gibi tekstil ürünü
satın almak istemektedir. Söz
konusu teklif Birliğimize T.C.
Podgorica Ticaret Müşavirliği
tarafından iletilmiştir.
SRi LANKA
201400181
FİRMA ADI: Sri Lanka Ticaret
ve Sanayi Odası
YUNANiSTAN
201400147
FİRMA ADI: model line
parasiyou 16 komotini
gumulcine 69100 00
TEL: +30 (697) 4835530
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: cevat demir
Firma, toptan satış yapmak
üzere otellere satılacak A dan
Z’ye her türlü tekstil ürün için
teklif istediğini bildiriyor.
Elbise ve ayakkabı
FRANSA
201400159
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
ardından 10 Nisan 2012
tarihinde 50.000 avro sermayeli
bir şirket olarak yeniden
kurulduğu, 26 Eylül 2013
tarihinde sermayesini 118.000
avroya yükselttiği, sermaye
artışının 188.000 olması ve
hisse bölüşümünün aşağıdaki
şekilde olmasının öngörüldüğü
ifade edilmektedir. Business
Angels de Bourgogne %55,85,
Carmen Colle % 42,55 ve Diğer
%1,6. Ortak Sayısı: 10. İlgilenen
firmaların Strazburg Ticaret
Ataşeliğimiz ile veya konuyla
ilgili bilgiye sahip olan ve aşağıda
irtibat bilgileri yer alan ImagineNetwork firması yetkilisi JeanFrançois Chanot ile iletişime
geçmeleri gerekmektedir.
İRAN
201400177
FİRMA ADI: Arad Rayan of
Persian Gulf Co.
TEL: +98 (91) 72542800
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mehdi Ghaemi
İran’lı bir firma, pamuklu
kumaş ve kot pantolon satmak
istiyor.
Deri ve deri mamulleri
KAZAKiSTAN
201400145
FİRMA ADI: Murat Saurbekov
TEL: +7 (717) 2531924
FAKS: +7 (717) 2531916
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
e-posta: [email protected]
Kimyasal maddeler, kimyasal
ürünler ve yapay elyaflar
ALMANYA
201400153
FİRMA ADI: mediawirt media
consulting
Dettinger Straße 67 * 73230
Kirchheim
TEL: +49 ( (0)) 8602991
Yetkili Kişi: Murat Saurbekov
Firma, deri eldiven yapımında
kullanılmak üzere üretimden
geri kalan deri parçacıkları satın
almak istediğini bildiriyor.
Ahşap, ahşap ürünler,
mantar ürünleri, sepetçilik
malzemeleri ve hasır işleri
RUSYA
201400148
FİRMA ADI: KLPK
350062 , Krasnodar region
Krasnodar, Yan Poluyan St. 60,
Russia
TEL: +7 (861) 240-88-16
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, MDF, ahşap paneller
ve diğer ahşap ürünler
konusunda uzmanlaşmış olan
firmanın Türkiye ile işbirliği
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Yakub Kambir/
CEO
Halihazırda telekomünikasyon,
bilgi işlem ve sigorta
sektörlerinden şirketlerle
çalışmakta olan firma,
Almanya’ya açılmak isteyen
kimya, sağlık ve gıda gibi
sektörlerde faaliyette bulunan
Türk firmaların ürünlerini
pazarlamak istediğini bildiriyor.
Ayrıca firma yetkilisi ile + 49
(0)163 5000 344 numaralı
cep telefonlarından da irtibat
kurulabilir.
SRi LANKA
201400137
FİRMA ADI: Sri Lanka Ticaret
ve Sanayi Odası
The Ceylon Chamber of
Commerce 50, Navam Mawatha
Colombo 02 Sri Lanka
TEL: +94 (11) 5588869
FAKS: +94 (11) 2381012
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Shehan Hettige
Sri Lanka Ticaret ve Sanayi
Odasından alınan bir yazının
ekinde, Türkiye ile işbirliği
yapmak isteyen firmaların
ihracat talepleri gönderilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız.
201400183
FİRMA ADI: Sri Lanka Ticaret
ve Sanayi Odası
The Ceylon Chamber of
Commerce 50, Navam Mawatha
Colombo 02 Sri Lanka
TEL: +94 (11) 5588869
FAKS:+94 (11) 2381012
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Shehan Hettige
Sri Lanka Ticaret ve Sanayi
Odasından alınan bir yazının
ekinde, Türkiye ile işbirliği
yapmak isteyen firmaların
ihracat talepleri gönderilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız.
TATARiSTAN
201400166
FİRMA ADI: Kamskiy Sapropel
Ltd. Şti.
Syymbike avenue 28,
Naberezhnye Chelny, Tatarstan
republic, Russia. Office 217
TEL: +7 (8552) 446465
e-posta: [email protected]
Tatlı su göllerinde uzun süreç
içerisinde birikmiş canlı ve bitki
kalıntılarından oluşan sapropele
dayalı organik ve mineral gübre
üretimi yapan firma, Tataristan
Cumhuriyeti Beloye Gölü’nden
çıkartılan organik sapropelden
ürettiği organik ve mineral
gübreyi tarımla uğraşan Türk
firmalarına satmak veya ortak
şirket kurup RF, Tataristan
Cumhuriyeti’nde veya
Türkiye’de sapropelden humat
EKONOMİK FORUM
123i
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
ve hümik asit üretim tesisi
kurmak istediği bildirilmiştir.
Organik tarımda gübre olarak
kullanılan bu ürünün gerekli
sertifikalarının bulunduğu
ve her türlü toprak türü ve
sebze, meyve, tahıllar, süs
bitkileri, çim, fidan ve ağaç
yetiştiriciliği için uygun olduğu
belirtilmiştir. Ürünün, içinde
bulunan humus sayesinde
verimsiz toprağı verimli hale
getirme, tuzlu topraklarda
yetiştirilen ürün verimliliğini
arttırma, bitkinin ve toprağın
susuzluğa karşı direnci arttırma,
toprağı zararlı bakterilerden
arındırma, bitkinin hastalıklara
karşı direncini arttırma
gibi avantajlarının olduğu
vurgulanmıştır. Söz konusu
teklif Birliğimize, T.C. Kazan
Başkonsolosluğu Ticaret
Ataşeliği aracılığıyla iletilmiştir.
Kauçuk, plastik ve pelikülfilm
ürünler
KARADAĞ
201400169
FİRMA ADI: MATİNO
PC Danilovgrad Orja Luka bb.
81400 Danilovgrad -MNE
TEL: +382 (20) 811020
FAKS: +382 (20) 811020
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mijat Tomic
Sıhhi tesisat ve merkezi ısıtma
sistemleri satan firma, bu
ürünler için Türkiye’den bayilik
almak istediğini bildiriyor.
Söz konusu işbirliği teklifi,
T.C. Podgorica Büyükelçiliği
Ticaret Müşavirliği aracılığıyla
Birliğimize gönderilmiştir.
201400179
FİRMA ADI: Franca
Meso-promet DOO Industrijska
b.b. 84000 Bijelo Polje
Montenegro
TEL: +382 (50) 478 488
FAKS: +382 (50) 480 700
istediğini bildiriyor. Söz konusu
işbirliği teklifi, T.C. Podgorica
Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği
aracılığıyla Birliğimize
gönderilmiştir.
Metalik olmayan diğer
ürünler
ARJANTiN
201400160
FİRMA ADI: GLASS BEADS SA
- SOVITEC
Becquerel 344 ‘ Spegazzini,
Buenos Aires B1812EED ‘
Argentina
TEL: +54 ((0)2) 430009
FAKS: +5491164484999
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mr. Eduardo
Bradley
Firma hurda cam ithal etmek
istediğini bildiriyor. Söz konusu
talep Birliğimize T.C. Buenos
Aires (Arjantin) Büyükelçiliği
Ticaret Müşavirliğimiz
vasıtasıyla iletilmiştir.
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: ERVİN FRANCA
Karadağ’ın Bijela Polje şehrinde
yerleşik ‘Franca’ firması, tavuk
taşıma kafesi satın almak
124
EKONOMİK FORUM
KARADAĞ
201400170
FİRMA ADI: MATİNO
PC Danilovgrad Orja Luka bb.
81400 Danilovgrad -MNE
TEL: +382 (20) 811020
FAKS: +382 (20) 811020
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mijat Tomic
Sıhhi tesisat ve merkezi ısıtma
sistemleri satan firma, bu
ürünler için Türkiye’den bayilik
almak istediğini bildiriyor.
Söz konusu işbirliği teklifi,
T.C. Podgorica Büyükelçiliği
Ticaret Müşavirliği aracılığıyla
Birliğimize gönderilmiştir.
Ana metaller ve ilgili ürünler
ALMANYA
201400149
FİRMA ADI: Türk Yan Sanayi
Borsası
TEL: +90 (212) 4556225
FAKS: +90 (212) 5138219
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Ozan Arıcasoy
İstanbul Ticaret Odası
bünyesinde bulunan Türk Yan
Sanayi Borsası tarafından, bir
Alman firmasının, magnezyum
döküm yapan Türk firmalarıyla
bağlantı kurmak istediği
bildirilmiştir. İlgilenen firma
yetkililerinin, O-MGC-726
referans numaralı işbirliği teklifi
ile ilgilendiklerini belirterek
20 Mayıs 2014 tarihine kadar
Türk Yan Sanayi Borsası’nın
[email protected] e-posta
adresine şirket bilgilerini
göndermeleri istenmektedir.
ARJANTiN
201400163
FİRMA ADI: MATERIALES
SUR S.A.
Hipólito Yrigoyen 488, Puerto
Madryn (U9120JKR) Chubut,
Argentina
TEL: +54 (280) 4453353
FAKS: +54 (280) 4454815
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mrs. Mariángeles
Flores
Firma metal inşaat malzemeleri
ithal etmek istediğini
bildiriyor. Söz konusu talep
Birliğimize T.C. Buenos Aires
(Arjantin) Büyükelçiliği Ticaret
Müşavirliğimiz aracılığıyla
iletilmiştir.
201400164
FİRMA ADI: Raul A. Keszler
Peru 980, 1641 Acassuso,
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
Buenos Aires, Argentina
TEL: +54 (11) 4793 6018
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mr. Raul A.
Keszler
Firma metal eşyalar ithal etmek
istediğini bildiriyor. Söz konusu
talep Birliğimize T.C. Buenos
Aires (Arjantin) Büyükelçiliği
Ticaret Müşavirliğimiz
aracılığıyla iletilmiştir.
PERU
201400152
FİRMA ADI: CORPORACION
FABAROC S.A.C
Lima / Peru
TEL: +51 (1) 6545916
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: BAHADIR CERİ /
GERENTE COMERCIAL
Mimarlık, tasarım, inşaat ve
uluslararası ticaret firmasının
Türkiye’den demir ürünleri ithal
etmek istediği bildirilmiştir.
Ticaret Müdürünün Türk olması
sebebiyle Firma ile iletişim
sorunu bulunmamaktadır.
SRi LANKA
201400184
FİRMA ADI: Sri Lanka Ticaret
ve Sanayi Odası
The Ceylon Chamber of
Commerce 50, Navam Mawatha
Colombo 02 Sri Lanka
TEL: +94 (11) 5588869
FAKS: +94 (11) 2381012
Sıhhi tesisat ve merkezi ısıtma
sistemleri satan firma, bu
ürünler için Türkiye’den bayilik
almak istediğini bildiriyor.
Söz konusu işbirliği teklifi,
T.C. Podgorica Büyükelçiliği
Ticaret Müşavirliği aracılığıyla
Birliğimize gönderilmiştir.
201400178
FİRMA ADI: Franca
Meso-promet DOO Industrijska
b.b. 84000 Bijelo Polje
Montenegro
TEL: +382 (50) 478 488
FAKS: +382 (50) 480 700
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: ERVİN FRANCA
Karadağ’ın Bijela Polje şehrinde
yerleşik ‘Franca’ firması, tavuk
taşıma kafesi satın almak
istediğini bildiriyor. Söz konusu
işbirliği teklifi, T.C. Podgorica
Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği
aracılığıyla Birliğimize
gönderilmiştir.
SRi LANKA
201400139
FİRMA ADI: Sri Lanka Ticaret
ve Sanayi Odası
The Ceylon Chamber of
Commerce 50, Navam Mawatha
Colombo 02 Sri Lanka
TEL: +94 (11) 5588869
FAKS: +94 (11) 2381012
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Shehan Hettige
Sri Lanka Ticaret ve Sanayi
Odasından alınan bir yazının
ekinde, Türkiye ile işbirliği
yapmak isteyen firmaların
ihracat talepleri gönderilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız.
Makineler, ekipmanlar,
aletler, cihazlar ve ilgili
ürünler
ARJANTiN
201400167
FİRMA ADI: Carlaren
TEL: +54 (11) 4805 5305
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mr. Hector M.
Garcia Real
Firma dökme malzeme taşıma
ekipmanları üreticileri ile
bağlantı kurarak temsilcilik
almak istediğini bildiriyor.
Söz konusu talep Birliğimize
T.C. Buenos Aires (Arjantin)
Büyükelçiliği Ticaret
Müşavirliğimiz aracılığıyla
iletilmiştir.
201400168
FİRMA ADI: Fiber-K Industrial
S.A
Juan Vucetich 76, Firmat,
(2630) Santa Fe, Argentina
TEL: +54 (3465) 422556
e-posta: [email protected]
Firma tohum paketleme
ekipmanları satmak istediğini
bildiriyor. Söz konusu talep
Birliğimize T.C. Buenos Aires
(Arjantin) Büyükelçiliği Ticaret
Müşavirliğimiz aracılığıyla
iletilmiştir.
HONG KONG
201400187
FİRMA ADI: CARPET MASTER
CARE LTD.
Flat G & H 13/F Wong King
Ind’l Bldg. 2-4 Tai Yau St., San
Po Kong, Kowloon, Hong Kong
TEL: +852 (2892) 0680
FAKS: +852 (2838) 7625
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Bayan Eva LEONG
Firma, profesyonel halı
yıkama sistemi ithal etmek
istemektedir. Söz konusu
talep Birliğimize, T.C. Hong
Kong Başkonsolosluğu Ticaret
Ataşeliği aracılığıyla iletilmiştir.
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Shehan Hettige
Sri Lanka Ticaret ve Sanayi
Odasından alınan bir yazının
ekinde, Türkiye ile işbirliği
yapmak isteyen firmaların
ihracat talepleri gönderilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız.
Mamul ürün ve malzemeler
KARADAĞ
201400171
FİRMA ADI: MATİNO
PC Danilovgrad Orja Luka bb.
81400 Danilovgrad -MNE
TEL: +382 (20) 811020
FAKS: +382 (20) 811020
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mijat Tomic
EKONOMİK FORUM
125i
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
İRAN
201400176
FİRMA ADI: TAHER
MAHDAVIEH
TEL: +98 (21) 2202 37 62 -63
FAKS: +98 (21) 2201 94 32
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: TAHER
MAHDAVIEH
Firma meyve sebze endüstriyel
fırınları/ makineleri satın almak
istediğini bildiriyor.
KARADAĞ
201400172
FİRMA ADI: MATİNO
PC Danilovgrad Orja Luka bb.
81400 Danilovgrad -MNE
TEL: +382 (20) 811020
FAKS: +382 (20) 811020
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mijat Tomic
Sıhhi tesisat ve merkezi ısıtma
sistemleri satan firma, bu
ürünler için Türkiye’den bayilik
almak istediğini bildiriyor.
Söz konusu işbirliği teklifi,
T.C. Podgorica Büyükelçiliği
Ticaret Müşavirliği aracılığıyla
Birliğimize gönderilmiştir.
Optik ve hassas ölçüm
aygıtları, saatler, eczacılık
ürünleri ve tıbbi tüketim
malzemeleri
RUSYA
201400151
FİRMA ADI: Axion
90, M. Gorkogo St., 426000,
Izhevsk
TEL: +7 (3412) 78 45 47
FAKS: +7 (3412) 78 78 24
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Aleksey Mikhalev
Tıbbi malzeme üreticisi
olan firma, bu ürünlerini
Türkiye’ye satmak istediğini
ve aynı zamanda alıcı
firmanın markasıyla da üretim
yapabileceğini bildirmiştir.
Markman/ Deputy Director
General
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir yazıda,
tıbbi cihazlar üreten firmanın
Türkiye ile işbirliği yapmak
istediği bildirilmiştir. Temsilcilik
yazısında, ilgilenenlerin
kendilerine de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Motorlu taşıt, römork ve araç
parçaları
ARJANTiN
201400161
FİRMA ADI: CORVEN
SACIF - Grupo Iraola
Roberto M. Imperiale 1190 ‘ Pq.
Industrial S2600XAA Venado
Tuerto ‘ SF ‘ ARGENTINA
TEL: +54 (3462) 439400
(PABX) D
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mr. Luciano
Matias Presello
Firma otomotiv yedek
parçası ithal etmek istediğini
bildiriyor. Söz konusu talep
Birliğimize T.C. Buenos Aires
(Arjantin) Büyükelçiliği Ticaret
Müşavirliğimiz aracılığıyla
iletilmiştir.
e-posta: [email protected]
BOSNA HERSEK
201400189
FİRMA ADI: DEAL INDUSTRY
M.M. Baseskije 63 Sarajevo
TEL: +387 (61) 222 475
FAKS: +387 (33) 238 434
Yetkili Kişi: Lev Borisovich
e-posta: [email protected]
201400185
FİRMA ADI: MICARD-LANA
CJSC
TEL: +7 (812) 274 0442
126
EKONOMİK FORUM
Yetkili Kişi: Demir Sahman
İçten yanmalı motorlar için
buji üreten firma, pazar payını
arttırmak üzere bayilik vermek
istediğini bildiriyor. Uluslararası
sertifikalara sahip ve M10,M12,
M14, M18 ölçülerinde düz ve
konik dişli bujilerin kullanım
alanı: yolcu araçları, otobüsler,
traktör, motosiklet, kamyon,
savunma sanayi araçları ve
gemilerdir.
Mamul ürünler, mobilya, el
işleri, özel amaçlı ürünler
ve bunlarla ilgili tüketim
maddeleri
FRANSA
201400157
FİRMA ADI: PHILIPPE COHEN
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Philippe Cohen
Strazburg Ticaret
Ataşeliğimizden alınan ve
“acil talep” kodlu bir yazıda,
Fransa’da büyük otel zincirleri
ve dağıtım kanalları ile irtibatlı
olan Philippe Cohen’in tek
ve çift kişilik yataklarda
(döşek) alt, orta ve üst kalite
olmak üzere fiyat ve teknik
özelliklerini içeren teklif talep
ettiği bildirilmektedir. Yazıda
ayrıca, Philippe Cohen’in
önümüzdeki hafta büyük
dağıtım zincirlerini dolaşacağı
belirtilerek, elinde teklifler
olması halinde firmalarımızın
yatak konusunda büyük sipariş
alma olasılığı bulunduğu
vurgulanmaktadır. İlgilenen
firmalarımızın aşağıdaki
e-posta adreslerine ürün
teknik özellikleri ile birlikte
fiyat tekliflerini iletmeleri
gerekmektedir. Ferdane Çelik:
[email protected] (Türkçe
veya Fransızca), Philippe Cohen:
[email protected] (İngilizce
veya Fransızca).
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
İnşaat işleri
BiRLEŞiK ARAP
EMiRLiKLERi
201400127
FİRMA ADI: CDCT
TEL: +974 (40) 006800
FAKS: +974 (40) 006803
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mohamed Sheik Al
Souk/ Deputy General Manager
Birleşik Arap Emirliklerinde
birçok inşaat projesi yürüten
bir inşaat firması, Katar’da
önümüzdeki aylarda
gerçekleşecek büyük ölçekli
inşaat projelerinde kendileriyle
işbirliği yapmak isteyen Türk
inşaat firmalarıyla bağlantı
kurmak istiyor.
Bilgisayar ve ilgili hizmetler
RUSYA
201400186
FİRMA ADI: MICARD-LANA
CJSC
TEL: +7 (812) 274 0442
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Lev Borisovich
Markman/ Deputy Director
General
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, tıbbi cihazlar üreten
firmanın Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Mimarlık, inşaat, hukuk,
muhasebe ve işletme
konularında hizmetler
ALMANYA
201400156
FİRMA ADI: mediawirt media
consulting
Dettinger Straße 67 * 73230
Kirchheim
TEL: +49 ((0)7) 8602991
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Yakub Kambir/ CEO
Halihazırda telekomünikasyon,
bilgi işlem ve sigorta
sektörlerinden şirketlerle
çalışmakta olan firma,
Almanya’ya açılmak isteyen
kimya, sağlık ve gıda gibi
sektörlerde faaliyette bulunan
Türk firmaların ürünlerini
pazarlamak istediğini bildiriyor.
Ayrıca firma yetkilisi ile + 49
(0)163 5000 344 numaralı
cep telefonlarından da irtibat
kurulabilir.
RUSYA
201400143
FİRMA ADI: TRANSKOR-K
111141, Perovskaya str., 31 A,
Moscow
TEL: +7 (495 ) 2259652
FAKS: +7 (495) 2259653
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: S.S. KAMAEVA
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir yazıda,
boru hatlarının denetlenmesi
için teknolojiler geliştiren
‘Transkor-K’ firmasının Türkiye
ile işbirliği yapmak istediği
bildirilmiştir. Temsilcilik
yazısında, ilgilenenlerin
kendilerine de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Petrol ve gaz endüstrisi ile
ilgili hizmetler
RUSYA
201400144
FİRMA ADI: TRANSKOR-K
111141, Perovskaya str., 31 A,
Moscow
TEL: +7 (495 ) 2259652
FAKS: +7 (495) 2259653
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: S.S. KAMAEVA
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, boru hatlarının
denetlenmesi için teknolojiler
geliştiren ‘Transkor-K’
firmasının Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Sağlık ve sosyal çalışma
hizmetleri
ALMANYA
201400154
FİRMA ADI: mediawirt media
consulting
Dettinger Straße 67 * 73230
Kirchheim
TEL: +49 ((0)7) 8602991
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Yakub Kambir/
CEO
Halihazırda telekomünikasyon,
bilgi işlem ve sigorta
sektörlerinden şirketlerle
çalışmakta olan firma, Almanya’ya
açılmak isteyen kimya, sağlık ve
gıda gibi sektörlerde faaliyette
bulunan Türk firmaların
ürünlerini pazarlamak istediğini
bildiriyor. Ayrıca firma yetkilisi ile
+ 49 (0)163 5000 344 numaralı
cep telefonlarından da irtibat
kurulabilir.
EKONOMİK FORUM
127i
SELECT NEWS
ECONOMIC FORUM
Turkey from the new Medium Term Program Perspective
The Medium Term Program, with a
three year perspective, will determine
not only the course of the economy but
also society’s quality of life. The Medium
Term Program which will cover the
2015-2017 will continue the determined
fight against inflation, lower current
deficit and continue structural reforms
with renewed speed while increasing the
growth potential of Turkey.
Announcing the new Medium Term
Program, Deputy Prime Minister Ali
Babacan reported that the 2014 growth
estimate has been lowered to 3% from
4%, the inflation estimate has been
increased to 9.4% from 5.5% and the
growth estimate for 2016 has remained
at 5% while the 2017 estimate also
remains at 5%. Babacan said, “We want
to speed up structural reforms in order
to increase Turkey’s growth potential.”
The Union of Chambers
and Commodity Exchanges of
Turkey (TOBB) President M. Rifat
Hisarcıklıoğlu stated that the Medium
Term Program, spanning 2015-2017,
will provide assistance in determining
a path for the private sector and the
markets during this time of global
uncertainty.
their global economic connections.
Companies selected for the list will
be able to attend the annual Harvard
Entrepreneurship Summit at the
Harvard University.
AllWorld Network’s competitions
similar to “Turkey 100” worldwide brings
together all the collective winners of
these competitions. Also, the success
stories of the “Turkey 100” provide a
source of inspiration and encouragement
for the youth to be more entrepreneurial.
Applications can be made free of charge
at http://turkiye100.tobb.org.tr.
TOBB looking for
Turkey’s fastest
growing companies
The Union of Chambers and
Commodity Exchanges of Turkey
(TOBB), in cooperation with US-based
AllWorld Network and Turkey Economic
Research Foundation (TEPAV), is
holding the third annual “Turkey 100”
competition. 100 companies with the
highest increase in their sales revenue
between 2011 and 2013 will be selected
from among the applicants. The top
100 will be offered opportunity to form
global partnerships as well as promotion
on the international platform.
“Turkey 100” competition aims
to provide successful companies
international visibility and strengthen
128
EKONOMİK FORUM
Ô Mehmet Baybulat AŞETEY
TOBB Bilgi Erişim Uzman Yardımcısı
Hisarcıklıoğlu elected as
CACCI Vice President
Prime Minister Davutoğlu and
NGO representatives convened
at TOBB Arbitration Meeting
TOBB President M. Rifat Hisarcıklıoğlu, in addition to his the
Association of European Chambers of Commerce and Industry
(EUROCHAMBRES) Vice Presidency, Islamic Chamber of Commerce,
Industry and Agriculture (ICCIA) Vice Presidency, International
Chamber of Commerce (ICC) Board Membership, has taken on a new
duty in the international arena. During his speech at the General
Assembly of the Confederation of Asia-Pacific Chambers of Commerce
and Industry (CACCI) taking place in the capital of Malaysia,
Kuala Lumpur, wherein he was elected as CACCI Vice President,
Hisarcıklıoğlu said:
“I am greatly honored by this election on behalf of my country
and the Turkish business community. I will strive to represent the
business community of our country in the best light in this office.”
Emphasizing that he will work to increase the economic relations
between the Turkish business community and the Asia-Pacific
countries, Hisarcıklıoğlu said, “The increasing importance of the
Asia-Pacific Region in the global economy has drawn the attention of
developed economies to it. We, too, want to fly our flag representing
our business community in a stronger manner in this region. The fact
that this election has taken place at our brother country of Malaysia is
cause for further joy.”
Prime Minister Ahmet Davutoğlu, attended the
Arbitration Meeting hosted by the Union of Chambers
and Commodity Exchanges of Turkey (TOBB) President
M. Rifat Hisarcıklıoğlu with the additional attendances
of the representatives of NGOs and TOBB’s local
organizations.
Speaking during the Arbitration Meeting, TOBB
President M. Rifat Hisarcıklıoğlu spoke in regards to the
protests which took place in response to ISIS’ attack on
Kobane. Hisarcıklıoğlu stated that, taking part in the
Arbitration meeting are representatives of all views,
creeds; from all parts of society, worker, public servants,
farmers, craftsmen and employers as well as the heads of
NGOs from throughout Turkey, mainly the Eastern and
Southeastern regions in addition to local opinion leaders.
Stating that it is their duty to protect Turkey’s
unity and solidarity from all calamity, it is necessary to
appreciate the wasted social energy in these endeavors
and emphasizing the need to work together for the
future of Turkey TOBB President Hisarcıklıoğlu said,
“We must ensure that Turkey remains a guarantor of
peace, stability and prosperity in this region. We can only
achieve this with the cooperation of the 78 million.”
General outlook of the European Commission 2014 Turkey Progress Report
The European Commission’s
2014 Turkey Progress Report
was announced on October 8th,
2014. The 80 page report is the
17th Progress Report published
on Turkey by the Commission.
One of the primary tools of the
EU Expansion Policy, the Progress
Report includes points of reference
to determine the progress of
candidate countries. The European
Commission’s 2014 Turkey Progress
Report when considered in this
light, is significant in regards
to Turkey’s progress achieved
between October 2013 and
September 2014.
It is stated in the Report that
Turkey’s dynamic economy has
contributed to the European
continent’s prosperity in 2014,
as well as providing additional
assessments in regards to the
Turkish economy. Stressing
the need to reaccelerate the
membership process, the Report
points to the importance of EU
continuing to provide an anchor for
the economic and political reforms
in Turkey.
EKONOMİK FORUM
129i
SELECT NEWS
ECONOMIC FORUM
Hisarcıklıoğlu: “Europe’s
security and peace can only be
attained via expansion”
The European Union (EU)
Turkey Joint Arbitration
Committee (JIC) held its 33rd
Joint Meeting in İzmir with the
attendances of Eurochambres Vice
President and TOBB President M.
Rifat Hisarcıklıoğlu, EU-Turkey JIC
Co-President and Confederation
of Turkish Tradesmen and
Craftsmen (TESK) President
Bendevi Palandöken, EU-Turkey
JIC Co-President Cveto Stantič, EU
Turkey Delegation President H.E.
Stefano Manservisi, EU Economic
and Social Committee (Europees
Economisch en Sociaal Comité/
EESC) Foreign Relations President
José María Zufiaur and various EU
Ministry officials.
Speaking at the EU-Turkey
33rd Joint Arbitration Committee
Meeting, Eurochambres Vice
President and TOBB President M.
Rifat Hisarcıklıoğlu stated that
the EU’s security and peace can
only be attained via expansion,
by introducing the EU standards
to neighboring countries –
resulting in a need to develop a
comprehensive strategy by the EU.
TOBB is bringing the academic
world and industrialists together
The Academic Consultants
Training Program was held
at the TOBB Union Center.
The meetings which began on
June 15th, 2014 at TOBB were
continued at Turkey Economic
Policy Research Foundation
(TEPAV) and the TOBB University
of Economy and Technology
(TOBB ETU) between the 16th
and 18th of June.
Speaking during the opening
of the Academic Consultants
130
EKONOMİK FORUM
Training Program, TOBB
President M. Rifat Hisarcıklıoğlu
stated that academicians shoulder
an important duty and stressed
the importance of the bridge
between universities and the
industry. Hisarcıklıoğlu urged
academicians to aid their local
chamber and exchange presidents
in forming roadmaps, to support
them in formulating solutions to
problems and focus on the issue of
employment generation together.
Turkish-German Chamber
of Commerce and Industry
celebrated its 10th
anniversary
Turkish-German Chamber of Commerce and
Industry (TD-IHK) General Assembly and 10th
Anniversary Dinner was held at the Turkish Embassy in
Berlin, Germany, with the attendances of EU Minister
Volkan Bozkır, TOBB Board Vice President Çetin Osman
Budak, various chamber/exchange presidents from
Turkey, representatives of the Turkish and German
governments as well as business people.
TOBB Board Vice President Çetin Osman Budak
stated in his speech that TD-IHK has acted as a bridge
between the two countries for the last 10 years. Budak
also touched on the importance of Turkey’s European
Union membership as well as the unfair visa treatments
encountered by Turkish business people.
The New Turkey, new AB
and old problems
Assessments
are being made
which report
to the advent
of a new era for
relations between
Turkey and the
EU in 2014.
Those making
these assessments and hopeful for a revitalization of
relations with the EU point to recent developments
in Turkey and the EU. These developments – the
presidential election and the formation of the
cabinet of ministers in Turkey; European Parliament
elections and the changing of many offices such as EU
Presidency, European Commission Presidency and EU
Foreign Relations and Security Policy Agency. Many
members of the European Parliament and the
European Commission have also been replaced.
2014 is significant for the possibilities offered for
Turkey’s EU membership process in regards to the EU
expansion policy.
Teknoloji
Destekli
"çEPEIEJ
Öğrenciler
yeni
teknolojileri
kullanarak
araştırmaya özendiriliyor, cazip burs imkanları
ve deneyimli akademik kadronun desteği ile
kaliteli eğitim görüyor.
.e
w
.e
tu
.e
d
u
et
.
w
w
w
w
w
TOBB ETÜ
u.
tr
TAM YERİ
.tr
u
d
Sayı: 245
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ AYLIK YAYIN ORGANI
ORTA VADELİ PROGRAM
PERSPEKTİFİNDEN TÜRKİYE
SAYI: 245
BAŞBAKAN DAVUTOĞLU İLE STK
TEMSİLCİLERİ TOBB İSTİŞARE
TOPLANTISI’NDA BİR ARAYA GELDİ >s.24
TOBB TÜRKİYE’NİN EN HIZLI
BÜYÜYEN ŞİRKETLERİNİ
ARIYOR >s.20
AVRUPA KOMİSYONU 2014
YILI TÜRKİYE İLERLEME
RAPORU’NA GENEL BAKIŞ >s.34
Download

haber - TOBB