Sayı: 243
KÜRESEL EKONOMİYE YÖN VERENLER
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ AYLIK YAYIN ORGANI
TOBB’DA
BULUŞTU
SAYI: 243
TOBB GENEL KURUL DELEGELERİNE
HİZMET ŞEREF BELGELERİ VE
PLAKETLERİ VERİLDİ >s.36
YOİKK 2014-2015 EYLEM
PLANLARI KAMUOYUYLA
PAYLAŞILDI >s.52
AB-TÜRKİYE GÜMRÜK BİRLİĞİ TİCARETİ
ARTIRDI, ANCAK GÜÇLENDİRİLMESİ
GEREKİYOR >s.38
DEİK
GATEWAY TO THE
GLOBAL ECONOMY
“CATCH THE FUTURE IN TURKEY WITH DEİK”
HEAD QUARTER AD D RESS:
TOBB Plaza Harman Sokak No: 10 Kat: 5 Esentepe 34394 Şişli/Istanbul
Tel: (+90 212) 339 50 00 (Pbx) Fax: (+90 212) 270 30 92
www.deik.org.tr
www.turkey-now.org
EKONOMİK FORUM
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
Aylık Yayın Organı
İÇİNDEKİLER
YÖNETİM
6
BAŞYAZI
YAYIN KOORDİNATÖRÜ
8
HİSARCIKLIOĞLU, B-20
TÜRKİYE BAŞKANLIĞINA
SEÇİLDİ
SAĞLIK
Özel TOBB ETÜ Hastanesi Dermatoloji
Uzmanı Dr. Murat Bayraktar, güneş
ışınlarının, sadece zararlı etkiler
taşımadığını, özellikle de UVB diye
adlandırılan ışının, D vitamininin en
önemli kaynağı olduğunu belirtti.
TOBB Yönetim Kurulu Adına Sahibi
M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU
Çetin Osman BUDAK
SORUMLU MÜDÜR
Azmi ÖZGÜR
TOBB Dumlupınar Bulvarı No: 252
Eskişehir Yolu / ANKARA
Telefon: (0312) 218 20 00
Faks : (0312) 219 40 90
DUYURU
EDİTÖR
Gülder DEMİR
[email protected]
Telefon: (0212) 440 27 77
HAZIRLANMASINDA
KATKIDA BULUNANLAR
Nart BOZKURT ([email protected])
Recep ŞEN, Hakan GÜLDAĞ
HABER
34 HİSARCIKLIOĞLU, İSLAM
ÜLKELERİNİ DÜNYA
EKONOMİSİNDEKİ YENİ
EĞİLİMLER KONUSUNDA
UYARDI
GÖRSEL TASARIM
Eylem AKSÜNGER
FOTOĞRAF
Ender ÇEPEL, Mustafa KARACA,
Pınar SEZER YANIKGİL
EDİTORYAL HAZIRLIK
Ajans D
Dünya Süper Veb Ofset A.Ş.
100. Yıl Mahallesi 34204
Bağcılar/İSTANBUL
Telefon : (0212) 440 27 77
GÖRSEL DESTEK
TOBB Basın Yayın Müdürlüğü
l Dünya Gazetesi Arşiv ve
Dokümantasyon Servisi
l
Sayı: 243
Ekonomik Forum’da yer alan yazılar,
aksi belirtilmedikçe, TOBB’un resmi
görüşünü yansıtmaz. İmzalı yazılarda
belirtilen görüşler sadece
yazarlarına aittir.
Ekonomik Forum dergisi ayda bir
yayımlanır. 15 bin adet basılır.
Dergi ağırlıkla özel seçilmiş adreslere
gönderilir. Abonelik için yeni taleplerin
[email protected] adresine yapılması
gereklidir.
64 İSO 500 LİSTESİ AÇIKLANDI,
TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜĞÜ
YİNE TÜPRAŞ
48 İŞ DÜNYASININ HEDEFİ
İTALYA
GÜNCEL
52
YOİKK 2014-2015 EYLEM
PLANLARI KAMUOYUYLA
PAYLAŞILDI
YOİKK’in yıllık çalışma takvimini
oluşturan eylem planlarının
sonuncusu, 3 Temmuz 2014 tarihinde
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci
başkanlığında gerçekleştirilen toplantı
sonrasında kamuoyuna duyuruldu.
BASKI
Dünya Yayıncılık A.Ş.
Globus Dünya Basınevi
100. Yıl Mahallesi 34204 Bağcılar/İST.
Telefon : (0212) 440 24 24
YAYIN TÜRÜ
Süreli, her ayın 15’inde yayımlanır
HABER
HABER
REKLAM REZERVASYON
Mehtap YILDIRIM
Telefon : (0212) 440 28 39
DAĞITIM
Tele Kurye Dağıtım ve
Kurye Hizmetleri AŞ
Merkez Mh. Kağıthane Cd. No: 29/1 34407
Kağıthane / İSTANBUL-TÜRKİYE
98
32 D VİTAMİNİ VE GÜNEŞ
İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi
Kuruluşu 2013 yılı araştırmasının
sonuçları açıklandı. Açıklanan
sonuçlara göre ilk sırayı yine
TÜPRAŞ aldı.
HABER
77 HİSARCIKLIOĞLU AB VE
GÜMRÜK BİRLİĞİ’NE “HAKSIZ
REKABETİ ÖNLEYELİM”
ÇAĞRISINDA BULUNDU
UMEM
81 UMEM BECERİ’10
PROJESİ’NDE DEV ADIM
HABER
86 DİLUCU GÜMRÜK KAPISI
TOBB’UN İŞTİRAKİYLE
YENİLENİYOR
TOBB ETÜ
94 ORTAOKUL VE LİSELERİN 200
TOBB ETÜ MED
58 ÖMÜR BOYU SÜREN MEZUN
STATÜSÜNÜN KESİŞİM
NOKTASI: TOBB ETÜ MED
MATEMATİK PROJESİ TOBB
ETÜ’DE SERGİLENDİ
96
98
KÜTÜPHANE
Her yöneticinin okuması ve
kütüphanesinde olması gereken
kitapları tanıtıyoruz.
YENİ ÜRÜN
Piyasaya çıkan yeni teknolojik ürünler
hakkında bilinmesi gerekenler.
113TÜRKİYE’NİN GÖSTERGELERİ
119DÜNYADAN İŞ TEKLİFLERİ
128SELECT NEWS
SU
KAPAK KONU
10
10 BAŞLIKTA ICC NEDİR?
ICC, kuruluşundan bu yana gelişerek
büyümüş ve 130’un üzerinde
ülkede binlerce üyesiyle iş
dün­ya­sı­nı en üst düzey­de
tem­sil eden bir “İş Dünyası
KÜRESEL EKOM
OMİYE YÖN VE
RENLER
Organizasyonu” haline
geldi. Organizasyon, küresel
platformda özel teşebbüsü
tüm sektörleriyle temsil
etmekte, BM, WTO, OECD,
G20 ve diğer uluslararası
arenalarda iş dünyasını
ilgilendiren tüm sorunlara
çözümler aramakta ve
politikalar üretmekte.
101ODA VE BORSALARDAN
HABERLER
kAfyonkarahisar TSO’nun yeni hizmet binası
açıldı,
k Aksaray sanayisi büyüyor,
k Alanya doğal gaz kampanyasının startı
TÜRKİYE ODAL
AR VE BORS
TOBB’DA
BULUŞTU
ALAR BİRLİĞ
İ AYLIK YAYIN
ORGANI
SAYI: 243
verildi,
k Bergama’nın turizm sorunları konuşuldu,
k Antalya’dan Mostar’a ticari köprü
kuruluyor,
k Bodrum Odaları Ortak Toplantısı yapıldı,
k Türk-Alman TSO heyeti, Bandırma TSO’yu
ziyaret etti,
k Vezirköprü TSO, 37. Uluslararası Yapı
Fuarı’nı ziyaret etti,
k Bafra Medikal OSB için ilk imzalar atıldı,
k Edremit TO, Zeytincilik Yasa Tasarısı’na
uyarıda bulundu,
k Erzurum’un sorunları ortak akılla çözülecek,
k Kütahya TSO’dan Kütahya’ya dev proje,
k Gümüşhane TSO, “Elektronik Doküman
Yönetim Sistemiyle Modernleşiyor” projesi
uygulamasına başladı,
k Manavgat TSO, Manavgat Portakalı’nı
markalaştırmak için ilk adımı attı,
k Marmaris ve Artvin Ticaret Odaları
Kardeşlik Protokolü imzalandı,
k Uzunköprü TB, AB projesinin final
toplantısını yaptı,
k Milas TSO, üyelerinin rekabet gücünü
artırabilmek için ucuz enerji arayışında,
k Kahraman, Türkiye-Rusya Ticaret
Forumu’na katıldı,
k Sakarya TB, üniversite sanayi işbirliğini
yeni bir boyuta taşıyor,
k Tokat Teknokent Tanıtım Toplantısı
gerçekleştirildi,
k Uzunköprü Kalkınma Çalıştayı
gerçekleştirildi,
k Samsun tarımsal alet ve makine sayısında
Türkiye ortalamasını solladı.
Sayı: 243
TOBB GENEL
KURUL DELEGE
LERİNE
HİZMET ŞER
EF BELGELERİ
VE
PLAKETLER
İ VERİLDİ >
s.36
YOİKK 2014-201
5
PLANLARI KAM EYLEM
UOYUYLA
PAYLAŞILD
I >s.52
AB-TÜRKİYE GÜM
RÜK BİRLİĞİ TİCA
ARTIRDI, ANCAK
RETİ
GÜÇLENDİRİLME
GEREKİYOR >
Sİ
s.38
AB
JOSEPH E. STIGLITZ
68 AB-TÜRKİYE GÜMRÜK
DOSYA
36 TOBB GENEL KURUL
DELEGELERİNE HİZMET ŞEREF
BELGELERİ ve PLAKETLERİ
VERİLDİ
TOBB 70’inci Mali Genel Kurul Hizmet
Şeref Belgesi ve Plaket Töreni Ankara
Birlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. 10
ve 20 yıl süreyle görev yapan TOBB
Genel Kurul delegelerine Hizmet
Şeref Belgesi ve Plaketleri, TOBB
Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun
ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati Yazıcı’nın da katıldığı
törende verildi.
BİRLİĞİ TİCARETİ
ARTIRDI, ANCAK
GÜÇLENDİRİLMESİ
GEREKİYOR
Dünya Bankası uzmanları
tarafından yayımlanan yeni
rapora göre, Türkiye-AB
arasındaki Gümrük Birliği basit
bir serbest ticaret anlaşmasının
sağlayabileceğinden çok
daha büyük faydalar getirdi.
88
90
92
Stiglitz, teknolojik
yeniliklerin etkisinin
pozitif olduğunu ama
bu yeniliği GSYİH
istatistiklerinde tespit
etmenin güç olduğunu
vurguluyor
JEFFREY SACHS
Sachs, Putin’in giderek
artan savaş tehdidiyle
dünyayı karşısına
alırken, Rusya’nın
ekonomik potansiyelini
baltaladığına dikkat
çekiyor.
RÜŞTÜ BOZKURT
Bozkurt, sürdürülebilir
büyüme yaratabilmek
için sürdürülebilir
rekabet gücü
yaratmak gerektiğini
anlatıyor.
BAŞYAZI
Dünya da bol likidite
döneminin sonuna
geldik
M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU
TOBB Başkanı
Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği
(Eurochambres) Başkan Yardımcısı
İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası (ICCIA) Başkan Yardımcısı ve
Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Yönetim Kurulu Üyesi
[email protected]
ABD öncülüğünde başlayan bol likidite döneminin sonuna gelindi. Dünyada yeni bir dönem
başlıyor. Bol likiditenin getirdiği rahatlıkla kolay para bulma ve harcama günleri bitiyor. Türkiye
olarak buna hazırlıklı olmalıyız. Yıllık 3-4 civarında vasat büyümeye razı olmak istemiyorsak,
istihdam, üretim ve tasarruf alanlarındaki yapısal sorunlara çözüm bulmamız gerekiyor.
6
EKONOMİK FORUM
E
konomideki öncü göstergeler ikinci çeyrekte tükeAvrupa Merkez Bankası’nın faiz
tim ve yatırımlarda canlanmanın zayıf kaldığına
indirimi ve uzun süreli düşük faizli
işaret ediyor. Altın hariç ihracat ve ithalatın benzer
finansman politikasının yanında varlık
oranlarda artıyor olması net ihracatın çeyreklik
alımlarına gitme ihtimali oldukça dübüyümeye katkısını sınırlıyor. Sanayi üretimi yatay sevişük görünüyor. Dolayısıyla Avrupa’dan
yede seyrediyor. Tüketim ve aramalı ithalatındaki artış
kısa vadede sermaye akımlarını canlantemposunun düşmesi ve dayanıklı tüketim malı imalatında
dıracak bir hamle gelmesi beklenmiyor.
düşüşler, tüketim görünümünün de yeterince güçlü olmaABD’den gelecek haberler de muhtemedığını gösteriyor.
len ters yönlü akımları güçlendiriyor.
Cari açık altın ithalatının azalması ile azalmaya devam
Tüm bu gelişmeler yılın ikinci yarıediyor. Cari açığın milli gelire oranının ilk çeyrek sonunda
sında Türkiye ekonomisinde büyüme%7,5’den ikinci çeyrek sonunda %6,4’ düşmesi bekleniyor.
nin %4’ün üzerine çıkmasını güçleştiAltın hariç cari açık oranının ise %6,4’den %5,8’e ineceği
riyor. Veriler iç talepte canlanmanın
tahmin ediliyor. İhracat artmaya devam ediyor ancak
zayıf olduğunu, dış talebin büyümeye
Avrupa’da büyümenin bir miktar yavaşlamış olması ihrakatkısının da ilk çeyrek kadar güçlü
catta artış hızını düşürüyor. İthalattaysa aylık bazda ılımlı
olmadığını gösteriyor. Büyüme görüartışlar devam ediyor.
nümünde riskler devam ediyor.
Dayanıksız tüketim malları üretimi bir önceki çeyrek
Önümüzdeki dönemde belirsizlik
seviyesinin üzerinde gerçekleşirken, dayanıksız tüketim
algısındaki azalma, güven endekslemalları ithalatı ise bir önceki çeyreğe kıyasla geriliyor. Darinde gözlenen iyileşme ve Türk Liyanıklı tüketim malları ürerası’ndaki oynaklığın düştimi ve ithalatıysa bir önceki
mesiyle birlikte tüketim
çeyrek seviyelerinin üzerinde
talebinin yeniden güçlenolduğu gözlemleniyor.
ÜRETMEK İÇİN CARİ AÇIK VEREN, mesi ve böylelikle yurt içi
O tomobil satışları ilk
talebin yeniden toparlanma
BÜYÜMEK İÇİN BORÇLANAN
çeyrekteki sert düşüşün arolasılığı var. Küresel ölçekBİR ÜLKE OLARAK KALIRSAK,
dından ikinci çeyrekte yatay
teki ılımlı toparlanmanın ve
seyrederken, beyaz eşya sadünya ticaretindeki canlanİSTİKRARLI VE YÜKSEK BÜYÜMEYİ
tışları iki çeyrek aranın aretkileriyle önümüzBAŞARAMAYIZ. YENİ BİR BÜYÜME manın
dından yeniden artış gösterideki dönemde ihracatın da
MODELİ İÇİN DE BİR DİZİ YAPISAL
yor. Böylelikle ikinci çeyrekte
büyümeye olumlu katkısıdayanıksız tüketim malları
nın artması öngörülüyor.
REFORMA İHTİYAÇ DUYULUYOR.
talebindeki artış eğiliminin
Diğer taraftan ABD öndevam ettiği, dayanıklı mal talebindeki gerilemenin de
cülüğünde başlayan bol likidite dönedurmuş olabileceği düşünülüyor.
minin sonuna gelindi. Dünyada yeni
Makine-teçhizat yatırımlarına ilişkin göstergeler yatıbir dönem başlıyor. Bol likiditenin
rımlardaki zayıf seyrin korunduğuna işaret ediyor. İnşaat
getirdiği rahatlıkla kolay para bulma ve
yatırım göstergeleri ise ikinci çeyrekte inşaat yatırımlarınharcama günleri bitiyor. Türkiye olarak
daki artışın yavaşlayarak sürdüğünü gösteriyor.
buna hazırlıklı olmalıyız. Yıllık 3-4
Geçtiğimiz yıldan buyana süregelen güçlü istihdam
civarında vasat büyümeye razı olmak
artışı ilk çeyrek sonunda hız kesmiş, mevsimsellikten arınistemiyorsak, istihdam, üretim ve tadırılmış verilerle işsizlik oranları yatay bir seyir izlemişti.
sarruf alanlarındaki yapısal sorunlara
Bu dönemde inşaat istihdamı gerilerken, sanayi istihdamı
çözüm bulunmamız gerekiyor.
yatay seyretmiş, tarım dışı istihdam hizmet sektörünün
Üretmek için cari açık veren, bükatkısıyla artış gösterdi. Yılın ikinci çeyreğine ilişkin ilk
yümek için borçlanan bir ülke olarak
göstergeler istihdam artışında ılımlı bir seyre işaret ediyor.
kalırsak, istikrarlı ve yüksek büyümeyi
Irak’ta meydana gelen olayların ekonomi üzerindeki
başaramayız. Yeni bir büyüme modeli
oluşturduğu riskler halen devam ediyor. Petrol fiyatları
için de bir dizi yapısal reforma ihtida Irak’a bağlı endişeler nedeniyle bir miktar arttı. Ancak
yaç duyuluyor. Siyasetçisi, bürokratı,
olayların Irak’ın güney bölgesine yayılmaması nedeniyle
akademisyeni, iş dünyası el ele verip,
sınırlı kaldı.
ortak akılla, doğru politikaları tasarlaAmerika Merkez Bankası’nın (FED) izlediği iki önemli
mak gerekiyor. Bu çerçevede dışarıdan
gösterge, işsizlik oranı ve enflasyon, ABD ekonomisinde
kaynak gelmesine daha az bağımlı,
iyileşme sinyalleri veriyor. Tahvil alımlarının Ekim ayında
devlette ve ekonomide kurumsallaşsonlandırılması bekleniyor. Önümüzdeki aylarda olumlu
mayı öne çıkaran, yurt içi üretimi ve
verilerin gelmeye devam etmesi ABD’de faiz artırımı tartasarrufları çoğaltmaya yönelik yeni
tışmalarının süreceğini gösteriyor.
bir büyüme modeli bulmamız lazım..
EKONOMİK FORUM
7i
DUYURU
Hisarcıklıoğlu, B-20 Türkiye
Başkanlığına seçildi
Türkiye’de yapılacak 2015 G-20 Zirvesi için çalışmalar hızlandı. G-20 Dönem
Başkanlığı kapsamında yapılacak olan B-20 Türkiye Yürütme Kurulu Başkanlığı’na
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu seçildi. Türkiye’nin 2015 G-20 Zirvesi’ni fırsata
dönüştürmesi gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, “İyi değerlendirirsek, aleyhimize
işleyen küresel konuları çözme şansını yakalarız” dedi.
G
elecek yıl G-20 Dönem başkanlığı çerçevesinde B-20 (Business20) Zirvesi’ne de ev sahipliği yapacak olan Türkiye
hazırlıklarını sürdürüyor. Türkiye’nin tanıtımına katkı
sağlayacak B-20 Zirvesi’nin çalışmalarını yönlendirmek
üzere hükümet tarafından iş dünyasının önde gelen temsilcilerinden
oluşan B-20 Türkiye Yürütme Kurulu belirlendi.
B-20 Türkiye Yürütme Kurulu Başkanlığı’na Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu seçildi. B-20
Yürütme Kurulu, dönem başkanlığına yönelik hazırlıklar sırasında
ve dönem başkanlığı süresince G-20 Yönlendirme Komitesi’yle yakın işbirliği ve eşgüdüm içinde hareket edecek.
B-20 Türkiye Yürütme Kurulu üyeleri şu isimlerden oluşuyor:
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı
Nail Olpak, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye Sanayiciler ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Haluk Dinçer, Türkiye İşveeren Sendikaları Konfederasyonu
(TİSK) Başkanı Erol Kiresepi, İstanbul sanayi odası (İSO) Yönetim
Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu
(DEİK) Başkan Yardımcısı Tuncay Özilhan.
KÜRESEL POLİTİKALAR BELİRLENİYOR
Türkiye’nin 2015 G-20 Zirvesi’ni fırsata dönüştürmesi gerektiğini belirten TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “İyi
8
EKONOMİK FORUM
m TOBB ve B-20
Türkiye Yürütme
Kurulu Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu,
Sidney’de yapılan
B-20 Zirvesi’nde
küresel iş dünyası
liderleriyle
katıldığı panelde
küresel ekonomiyi
değerlendirdi.
değerlendirirsek, aleyhimize işleyen küresel konuları çözme şansını yakalarız” dedi. G-20’nin iş dünyası kolu olan B20’ye liderlik
edecek olmasının kendisi için büyük onur
olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, G-20 ve
Türkiye’nin dönem başkanlığına ilişkin şu
değerlendirmeyi yaptı:
“B-20 Türkiye Yürütme Kurulu Başkanlığı’na seçilmiş olmaktan son derece mutluyum. B-20 Türkiye Yürütme Kurulu’nda Türk
iş dünyasının birbirinden değerli liderleriyle
B20 HAKKINDA
B-20, güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyümenin ana itici güç olarak
özel sektörün rolünü yansıtmak için G-20 üyesi ülkeler genelinde iş liderlerini
bir araya getiriyor.
B-20 ilk olarak Haziran 2010’da Kanada G-20 Dönem Başkanlığı sırasında
bir iş zirvesi olarak toplandı. İkinci B-20 Zirvesi, G-20 Kore Başkanlığı’nda
yapıldı. 2011 yılında, Fransa’nın G-20 Başkanlığı altında, üçüncü B-20 Zirvesi
gerçekleştirildi. 2012 ve 2013 yılında, dördüncü ve beşinci B-20 Zirvesi
Meksika ve Rusya’nın G-20 başkanlığında gerçekleştirildi. 2014 yılında G-20
Dönem Başkanı olan Avusturalya, B-20 Zirvesi’ni düzenliyor.
m TOBB ve B-20 Türkiye Yürütme Kurulu Başkanı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu, B-20 CEO’larına Türkiye’nin
B-20 hazırlıklarını anlattı.
çalışacağız. Türkiye’nin hak ettiği şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Küresel ekonomi politikalarının belirlendiği ana platform olan G-20, yeni dengelerin
kurulduğu, finansman imkânlarının azaldığı
küresel sistemde daha önemli bir hale gelecek. Türkiye’de de tam bu dönemde G-20 dönem başkanlığını Avustralya’dan devralacak.
Türkiye’nin bu zamanda dönem başkanlığını
devralması, yeni küresel ekonomik sistemi
şekillendirecek tartışmaların da ülkemizde
yapılacağı, yani tüm gözlerin bize çevrileceği
anlamına geliyor. Bunu bir fırsata dönüştürmek elimizde. G-20 dönem başkanlığıyla Tür-
m TOBB ve B-20
Türkiye Yürütme
Kurulu Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu,
Türkiye’yi B-20’de
TOBB’un temsil
etmesinden duyduğu
gururu dile getirdi.
kiye’nin önceliklerinin G-20 platformuna taşınmasını ve bizim gibi
gelişmekte olan ülkeleri oldukça zorlayan sorunların çözülmesini
sağlayabiliriz. Bu fırsatı iyi değerlendirirsek, aleyhimize işleyen küresel konuları çözme şansını yakalarız.
Ayrıca G-20 platformu Türkiye ekonomisinin tanıtımı için de
büyük bir fırsat. Gelecek sene dünya ekonomisini yöneten herkes
Türkiye’ye gelecek, hem de defalarca. Sadece devlet başkanlarını değil, ekonomiden sorumlu bakanları, merkez bankası başkanlarını,
uluslararası kuruluşların yöneticilerini, üst düzey bürokratları Türkiye’de ağırlayacağız.
Yıl boyunca 100’e yakın üst düzey toplantı yapılacak. Dolayısıyla
dünyanın en büyük şirketlerinin patronları, CEO’ları, sendika liderleri, düşünce kuruluşları da dâhil olmak üzere küresel ekonomiyi
yönlendiren 10 bine yakın kişi Türkiye’ye gelecek.”
TOBB SIDNEY’DE DÜZENLENEN B-20 ZİRVESİ’NE KATILDI
G-20’nin uluslararası iş zirvesi ayağı olan B-20 Zirvesi 17-18
Temmuz 2014 tarihleri arasında Avustralya’nın Sidney kentinde düzenlendi. Zirveye, TOBB Başkanı ve B-20 Türkiye Yürütme Kurulu
Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Türk delegasyonu katıldı.
“B-20/G-20 Büyüme ve İstihdamı Tetiklemek, Küresel Yatırım
Zorluğu” başlıklarıyla yapılan B-20 Zirvesi’nde Aralık 2013 tarihinden bu yana B-20 Avusturalya Dönem Başkanlığı tarafından belirlenen beş çalışma grubunda oluşturulan özel sektör önerileri ele
alındı. Bu öneriler 15-16 Kasım 2014 tarihlerinde Avusturalya’nın
Brisbane kentinde düzenlenecek G-20 Liderler Zirvesi’ne sunulacak.
B-20 Avustralya Zirvesi’ne de katılan Hisarcıklıoğlu, küresel iş
dünyasının G-20 ülkelerinden beklentilerini, bu yılın B-20 lideri Richard Goyder ile birlikte Avustralya Başbakanı Tony Abbot’a teslim
etti. Hisarcıklıoğlu, B-20 Avustralya Zirvesi kapsamında küresel iş
dünyasının liderleriyle bir araya geldi.
700 MİLYAR DOLARLIK DAVET
Türkiye-Avustralya İş Konseyi Çalışma Yemeği, Ekonomi Baakanı
Nihat Zeybekci, TOBB/DEİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve iş dünyası
temsilcilerinin katılımıyla Sidney’de gerçekleştirildi. Türkiye-Avustralya
İş Konseyi Çalışma Yemeği’nde konuşan TOBB/DEİK Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, küresel krizle birlikte ekonomide, Batı’dan Doğu’ya doğru
bir yönelme yaşandığına dikkat çekerek, bu dönüşümle birlikte Asya
Pasifik Bölgesi’yle daha güçlü ve çeşitli ekonomik ilişkilere sahip olmanın,
Türkiye’nin stratejik çıkarlarına uygun olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Avustralyalı iş insanlarına birçok sektörde fırsatlar
sunduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, “Önümüzdeki 10 yılda eğitim,
sağlık, iletişim, altyapı ve ulaşım alanında 700 milyar dolarlık yatırım
planlanıyor” dedi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de konuşmasında, iki ülke arasındaki
ticaretin önündeki engelleri kaldırmak için çalıştıklarını belirterek,
“Avustralyalı mevkidaşımla yaptığım görüşmede Türkiye-Avustralya arasında
Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine başlama kararı aldık. Önümüzdeki
yıl tamamlanmasını ikimiz de arzu ediyoruz” dedi. Katılımcıların sorularıyla
devam eden toplantıda, Türkiye ve Avustralya arasındaki ekonomik ve ticari
ilişkilerin geliştirilmesi yönünde fikir alışverişinde bulunuldu.
EKONOMİK FORUM
9i
KAPAK
?
10 BAŞLIKTA
NEDİR
1
BARIŞIN TÜCCARLARI
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bozulan ekonomik dengeleri yeniden sağlamak
ve savaşın uluslararası ticaret üzerindeki
yıkıcı etkilerini bertaraf etmek üzere ilk
kez 1919 yılında ABD’nin Atlanta kentinde
yapılan uluslararası bir konferansta bir araya gelen dönemin ileri görüşlü iş insanları
tarafından Milletlerarası Ticaret Odası’nın
(International Chamber of Commerce/ICC)
temeli atıldı. 1920 yılında, merkezi Paris’te
yapılanan organizasyonun ilk başkanlığına,
dönemin Fransa Ticaret Bakanı Etienne
Clemental seçildi. Ticaretin barış ve refahın
10
EKONOMİK FORUM
sağlanmasında en önemli etken olduğunu savunan, ICC’nin
kurucuları olan o günün liderleri ve iş insanları kendilerine
“Merchants of Peace” yani “Barışın Tüccarları” adını verdi. ICC,
o günden bugüne uluslararası ticareti, sınır ötesi yatırımları
ve işbirliğini destekleyerek dünyada yaşam standartlarının ve
refahın arttırılmasını amaçlıyor.
2
ICC İŞ DÜNYASININ BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİ
• ICC, kuruluşundan bu yana gelişerek büyümüş ve 130’un
üzerinde ülkede binlerce üyesiyle iş dünyasını en üst düzeyde
temsil eden bir “İş Dünyası Organizasyonu” haline geldi. Organizasyon, küresel platformda özel teşebbüsü tüm sektörleriyle
temsil etmekte, Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Ticaret Örgütü
(WTO), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), G20
ve diğer uluslararası arenalarda iş dünyasını ilgilendiren tüm
sorunlara çözümler aramakta ve politikalar üretmekte.
• ICC’nin dünya genelindeki nüfuzu büyük oranda milli
komiteler ve grupların yer aldığı küresel ağından kaynaklanıyor.
90’dan fazla ülkede bulunan ICC bölge temsilcileri iş dünyasının
çıkarlarını ülke hükümetleri nezdinde dile getiriyor ve aynı
zamanda ICC’nin politika çalışmalarına da destek veriyor. ICC,
gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden üyeleri bir çatı altında
toplayarak, iş dünyasının sesini Milli Komiteleri aracılığıyla aynı
anda tüm dünyaya duyurabiliyor.
• Küreselleşmenin getirdiği değişimlere uyum sağlaması ve
küreselleşmenin yarattığı fırsatları değerlendirebilmesi için iş
dünyasına yardımcı olan ICC, uluslararası ticaretin, işbirliğinin
geliştirilmesi, ticarette korumacı politikalarla mücadele edilmesi,
özel teşebbüsün güçlendirilmesi ve uluslararası iş dünyasının
gerektirdiği şartların düzenlenip standart kurallar uygulanması
yönünde çalışmalar yapıyor. Üye kuruluşlardan dünya çapında iki
KAPAK
KOMİSYONLAR:
• Tahkim
• Bankacılık Tekniği ve Uygulamaları
• Ticaret Hukuku ve Uygulamaları
• Rekabet
• Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve
Yolsuzlukla Mücadele
• Gümrük ve Ticaret
• Dijital Ekonomi
• Ekonomi Politikaları
• Çevre ve Enerji
• Fikri Mülkiyet Hakları
• Reklamcılık ve Pazarlama
• Vergi
• Ticaret ve Yatırım Politikası
ICC Türkiye Milli Komitesi Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu 2012
Temmuz ayından itibaren bu önemli iş dünyası organizasyonunun Yönetim Kurulu
üyeliğini yürütüyor.
binin üzerinde uzman bu yolda hizmet veriyor.
• ICC, 90 yıllık deneyimiyle, iş dünyasında evrensel nitelikte
kullanılan kurallar, rehberler, kodlar oluşturmakta, sorunlara
çözümler sunmakta. Böylelikle uluslararası iş dünyası içerisinde sınırlar kaldırılmakta, iş insanları ticari alanda aynı dili
konuşabiliyor.
• ICC, şirketler ve diğer kuruluşlar için dünya ekonomisinde
meydana gelen büyük değişimleri inceleyerek daha iyi anlayabilecekleri bir ortam sağlıyor.
• ICC, aynı zamanda hükümetlere iş dünyasında liderlik konusunda yardım alabilecekleri saygın ve etkili bir kanal sunarak
bu değişimlerin işbirliği içinde dünya ekonomisinin bütününe
fayda sağlayacak şekilde yönetilmesine imkân veriyor.
3
PARANIN YÖNETİCİLERİ BU ÇATININ ALTINDA
ICC’nin bünyesinde bulunan 13 Teknik Komisyon’da alanlarında etkin temsilciler bulunuyor. Yönetim Kurulu Başkanlığını
McGraw Hill Şirketler Grubu’nun Başkanı Harold McGrraw III’ün
yaptığı komisyonlarda yer alan temsilciler, ICC’yi bu kadar özel
yapan unsurlardan biri. Örneğin ICC üyesi olan ATT&, British
American Tobacco, Daimler, Coca Cola, DHL, IBM, Microsoft,
Nestle, Pfizer, Procter&Gamble, Philips, Shell, Toyota, Uni Lever
gibi şirketlerin üst düzey yöneticileri.
m 5. Dünya
Odalar Kongresi
4-5 Temmuz 2007
tarihleri arasında
İstanbul’da
gerçekleştirildi.
n Orta Doğu’da ilk
kez düzenlenen,
8. ICC Kongresi,
“Herkes İçin
Fırsatlar” temasıyla
Katar’da yapıldı.
4
ICC MİLLETLER ARASI TAHKİM DİVANI
1923 yılında ICC’nin tahkim organı olarak kurulan Milletlerarası Tahkim Divanı*,
günümüzde bilinen haliyle milletlerarası
ticari tahkime öncülük eden bir kuruluş.
Divan, uluslararası ticari ihtilafların çözümlenmesi bakımından dünyanın önde
gelen merkezlerinden biri olarak tanınıyor.
Çoğu tahkim kuruluşu, kapsam itibarıyla
yerel veya ulusal nitelik taşımaktayken, ICC
Divanı tamamen uluslararası bir çerçeveye
sahip bulunuyor. Her kıtada yer alan toplam 90 ülkedeki üyelerden oluşan Divan, en
yaygın temsil edilen tahkim kuruluşu olma
özelliğini de taşıyor
Uluslararası ticari anlaşmazlıkların çözümlenmesinde tahkimin dünya çapında
(*) Tahkim: Taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların
resmi yargı organları yerine, kendileri tarafından
belirlenen hakemlerce çözümlendiği bir uyuşmazlık
çözüm yöntemidir. ICC Milletlerarası Tahkim Divanı,
ticari anlaşmazlıklarda tercih edilen dünyanın en
önemli tahkim mekanizmasıdır.
EKONOMİK FORUM
11i
KAPAK
en etkili yol olarak kabul edilmesine de
kılavuzluk eden Milletlerarası Tahkim Divanı, kuruluşundan bugüne dek 180’in
üstünde ülke ile bölgeden tarafların ve
hakemlerin sürecin içinde yer aldığı, 19
binden fazla uluslararası tahkim davasını
yönettiği biliniyor. Bu davaların da üçte
birinin son 10 yıl içinde görüldüğü dikkat
çekiyor. Hizmetlerine yönelik talep, dünya
ekonomisinin hızla küreselleşmesi ve uluslararası ticaretin genişlemesiyle günden
güne artıyor. ICC Tahkim Divanı’na sadece
2013 yılında 138 ülkeden 767 tahkim başvurusu yapıldı.
ICC tarafından geliştirilen ihtilafların
halli mekanizması, özellikle uluslararası
bağlamda ticari ihtilaflar için tasarlandı.
Bu ihtilaflarda muhtelif zorluklar söz konusu. Çoğunlukla taraflar, farklı uluslararası
kimliklere, dillere, yasal ve kültürel arka
planlara sahip. Aynı zamanda ihtilafların
adilane ve mantıklı bir biçimde çözümlenmesi hususunda çok farklı beklentiler
olabilmekte, görece güçlü bir temelde güvensizlik baş gösterebiliyor. Bunların yanı
sıra, olayların seyri hakkında belirsizlik ve
bilgi eksikliği de mevcut olabiliyor. Bu zorluklara ek olarak, taraflardan birinin, diğer
tarafın ülkesindeki bir prosedüre uyum
sağlamaya çalışırken karşılaşacağı mesafe
ve dezavantajlar da ilave oluyor.
Tüm bu sebeplerden dolayı, taraflardan
birinin ülkesinde yer alan milli mahkemeler
diğer taraflara kimi zaman uygun gözükmüyor. Bu anlamda ICC, uluslararası iş dünyasına adli yargı sürecinin yanında alternatif
sunmakta öncülük ediyor.
Yurt içi bağlamda dahi, taraflar çözüm
12
EKONOMİK FORUM
süreçlerinde daha az vakit harcamak ve masrafları azaltmak için,
giderek artan bir oranda alternatiflere yöneliyor. ICC tahkimi
bunları sunmakla birlikte, taraflara gizlilik ve tahkim yerini, tatbik edilecek kanunu ve üstelik yargılama usullerinin hangi dilde
yürütüleceğini seçme özgürlüğü sağlıyor.
n TOBB’un ev
sahipliğinde ICC
G20 Danışma
Grubu tarafından
düzenlenen G20
Bölgesel Danışma
Toplantısı, 2012
yılında İstanbul’da
yapıldı.
5
DÜNYA TİCARETİNE YÖN VEREN KURALLAR BU ÇATIDA
ICC, dünya genelinde iş kurallarının temel kaynaklarından
biri olma rolünü üstleniyor. Bugün ticaret finansmanında kullanılan kuralların hemen hemen hepsi ICC tarafından oluşturuluyor.
Her gün milyarlarca dolarlık ticareti finanse etmek için kullanılan akreditiflere ilişkin birörnek usuller ve uygulama kurallarını
(ISBP, BPO, URDG) ve ithalat/ihracat sözleşmelerinde kullanılan
INCOTERMS ticari terimlerini ICC geliştiriyor.
Buna ilaveten, ticari acentelik anlaşmaları, franchising sözleşmeleri, distribütörlük sözleşmeleri, anahtar teslimi projelerle
ilgili yapılan sözleşmeler ve daha pek çok özel kapsamlı sözleşme
örnekleri ICC tarafından geliştiriliyor.
KAPAK
ikili ve uluslararası odalar, kamu veya özel
hukuka bağlı olan odalar WCF’in etkinlikleri
ve projeleri içinde yer alıyor.
Odaların üyelerine destek vermek için
yeni yöntemler geliştirmelerine yardımcı
olmanın yanı sıra, WCF aynı zamanda odalara yönetim, fikri haklar, mali hususlar
ve işletme konularında performanslarını
geliştirmekte yardımcı oluyor.
WCF’nin dünyanın önemli merkezlerinde iki yılda bir organize ettiği “Dünya Kongreleri”ne, yüzlerce delege katılıyor. Geçtiğimiz yıl 8’incisi Katar’da gerçekleşen WCF
Dünya Odalar Kongresi’nin 5’incisi Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev
sahipliğinde İstanbul’da düzenlendi.
6
WCF DÜNYANIN BÜTÜN ODALARINI BİR ARAYA GETİREN
TEK PLATFORM
1950’lerin başlarında ICC tarafından oluşturulan Dünya
Odalar Federasyonu (WCF), 140 ülkedeki 14 bin oda ve odalar
birliğini kapsayan bir kuruluş. WCF’nin amacı odaların yerel
iş dünyasını destekleyen birer kurum olarak rollerini kolaylaştırmak, odaların finansman, yönetim, icraat ve hizmetlerinin
gelişimi, tanıtımı gibi alanlarda etkili olmak için odalar arasında
başarılı tecrübelerin paylaşıldığı küresel bir platform yaratmak.
WCF, yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde projeler ve ortaklıkların oluşturulması yönünde uzmanlık ağını kullanarak bütün
odalarla birlikte çalışıyor. Dünyada bütün yerel, bölgesel, ulusal,
7
n ICC taklit ve
korsana karşı 20
ülkede yürüttüğü
“Sahtesi Pahalıya
Gelir Ben Gerçeğini
Alıyorum”
kampanyası,
TOBB’un ve
ICC Türkiye’nin
organizasyonuyla
Türkiye’de
başlatıldı.
ICC TİCARİ SUÇLAR SERVİSİ GÜVENLİ
TİCARET İÇİN TEK ADRES
ICC Ticari Suçlar Servisi (Commercial
Crime Services /CCS), Milletlerarası Ticaret
Odası’nın suçla mücadele kolunu oluşturuyor. İngiltere merkezli CCS, ticari suçların
her çeşidiyle mücadele etmekle görevli. CCS,
üyelerini, kendilerini tehditlerden korumak
için alabilecekleri önlemler konusunda uyararak milyarlarca dolar ticari kaybı önlüyor
ve dolandırıcıların adalete teslim edilmesini
sağlıyor.
CCS, üç uzman bürodan oluşuyor. Bunlar; ticaret finansmanı, denizcilik, nakliye
ve ticaret dolandırıcılığının ve yolsuzluğun
önlenmesi için faaliyet gösteren Uluslararası
Denizcilik Bürosu (IMB), finansal dolandırıcılık ve kara para aklamayla mücadele
hizmetleri veren Mali İstihbarat Bürosu
(FIB), ürün ve belgelerde sahtecilikle mücadele, fikri mülkiyet hakları ve markaların
EKONOMİK FORUM
13i
KAPAK
bütünlüğünü korumak ve telif hakkının
kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla
kurulmuş Sahtecilik İstihbarat Bürosu (CIB).
Ekonomik krizin ektilerinin dünya ekonomisine yayılmasıyla birlikte dolandırıcılık
vakalarında ciddi bir artış görülüyor. CCS
her yıl 10 binlerce ticaret finansmanı soruşturmasıyla ilgilenmiş ve gerçekleştirdiği
kontrollerde ticaret belgelerinin yaklaşık
%3’ünde sahte işlem yapıldığını ortaya çıkarmıştır. CCS’nin tavsiyeleri sayesinde üye
bankalar ve tüccarlar bu sahte işlemlerden
sakınarak ciddi zararlara uğramaktan kurtuluyor.
Bu bağlamda, dünyada başka bir örneği
bulunmayan CCS dünya ticaretinin güvenli
bir şekilde yapılması açısından büyük bir rol
üstleniyor.
8
DÜNYA TİCARET HUKUKU ENSTİTÜSÜ
ICC Teknik Komisyonları ve Milletlerarası Tahkim Divan’yla yakın ilişki içinde
faaliyet gösteren ICC Dünya Ticaret Hukuku
Enstitüsü, ICC’nin eğitim ve fikir üretim
hizmeti sunan bir birimi. Ticaret Hukuku
ve Milletlerarası Tahkim konularında dünyanın önemli merkezlerinde toplantılar,
seminerler organize ediyor. Enstitü’nün
yıllık toplantıları, hukuk alanında dünyanın
önde gelen isimleri bir araya getiren organizasyonlar olarak dikkat çekiyor.
Enstitü bir fikir üretim kuruluşu olarak,
14
EKONOMİK FORUM
k ICC-WCF
Kongresi 10-12
Haziran 2015
tarihleri arasında
İtalya’nın
Torino kentinde
gerçekleştirilecek.
araştırma ve eğitim faaliyetleriyle uluslararası ticaret hukukunun gelişimi için akademisyenlere ve hukukçulara bilgi sağlıyor
ve bu alanlarda önemli doktrinlerin oluşturulmasına katkıda
bulunuyor.
9
ICC ARAŞTIRMA SERVİSİ
Misyonu, küresel ticaret ve yatırımlarda, ICC’nin, kamu politikaları konularında entelektüel önderliğini desteklemek olan
ICC Araştırma Vakfı, 2009 yılında ICC tarafından kuruldu. Bu
kapsamda, uluslararası alanda tanınmış araştırmacılar, akademisyenler ve organizasyonların işbirliğinde;
• Uluslararası ticaret ve yatırımlarda artışların, ekonomik
büyüme ve istihdam üzerinde etkileri,
• Çok taraflı ticaret sisteminin, ekonomik büyüme ve istihdama katkıları,
• Kamu yararına karşı çalışan korumacılığın, sürdürülebilir
büyüme, istihdam ve piyasa ekonomisi üzerinde olumsuz etkilerini kanıtlamak üzere bilimsel projeler yürütüyor.
k Latin Amerika’da
ilk kez düzenlenen
7. ICC-WCF
Kongresi 10 Haziran
2011’de tarihinde
Meksika’da yapıldı.
KAPAK
10
ICC YÖNETİM KURULU ÜYELERİ, BAŞKANLIK DİVANI VE
GENEL SEKRETERLİK
Başkan (ABD) Harold MCGRAW,
US Council for International
Business (USCIB) Başkanı,
McGraw-Hill Companies Başkan
ve CEO’su.
40 ülkede 280 ofisi bulunuyor.
Standard and Poor’s derecelendirme
kuruluşunu, S&P Capital I&Q ve S&P
Dow Jones endekslerini bünyesinde barındırıyor. Yayıncılık, bilgi, finansal analiz, eğitim alanlarında
faaliyet gösteriyor.
Başkan Yardımcısı (Hindistan) Sunil Bharti MITTAL,
Bharti Girişim’in Kurucusu, Başkanı ve Grup CEO’su.
30 bin çalışanıyla telekomünikasyon, perakende, gayrimenkul, finansal
hizmet ve tarım ürünleri alanında
Hindistan’ın lider iş gruplarından
biri olan Bharti Girişim’in Kurucusu,
Başkanı ve Grup CEO’sudur.
Bharti Girişim’in telekomünikasyon sektöründeki şirketi Bharti Airtel,
abone sayısı bakımından dünyadaki ilk dört
mobil servis sağlayıcıları arasında yer alıyor.
Baharti Airtel, Hindistan, Sri Lanka, Bangladeş, Seyşel, Burkina Faso, Çad, Kongo Brazzzaville, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Gabon, Gana, Kenya, Madagaskar, Malavi, Nijer, Nijerya,
Ruanda, Sierra Leone, Tanzanya, Uganda, Zambiya gibi Asya
ve Afrika boyunca 20 ülkede marka ve aynı zamanda telekom
konusunda dünyaca ünlü şirketlerle ortaklıkları bulunuyor. Şuanda ki önemli ortakları; Singtel, IBM, Ericsson, Nokia Siemens,
Alcatel-Lucent Axa Grup ile iş sigortası konusunda ve Del Monte
Pacific ile işlenmiş gıdalar bölümünde bir ortaklıkları bulunuyor.
Bharti Grup, Hindistan’da 38 binden fazla kimsesiz çocuklara ve
gençlere Baharti Vakfı aracılığıyla yardımda bulunuyor.
Onursal Başkan (Fransa)
Gerard WORMS, Rothschild
Europe Başkan Yardımcısı
Worms, 42 ülkede üç bin çalışanıyla dünyanın en büyük bağımsız
mali danışmanlık gruplarından biri
olan Rothschild’in Avrupa bölgesi
Başkan Yardımcısı. Rothschild Grubu’nun faaliyetleri alanları arasında, yatırım bankacılığı, varlık yönetimi, özel bankacılık bulunuyor.
200 yıllık bankacılık deneyimiyle dünyanın en önde gelen
finansal kuruluşlarından biri olarak gösterilen Rothschild, son
yıllarda Türkiye’de de birçok büyük şirket alım/satımlarında tercih
edilen kurumun bu güne kadar üstlendiği işlerin başında Özelleştirme İdaresi ve TMSF gibi kamu kurumlarının satışları geliyor.
Aycell ve Aria birleşmesinde, Telsim’in Vodafone’a satışında görev
alan kurum, Çolakoğlu ailesinin danışmanı olarak Türk Ekonomi
Bankası’na PNB Paribas’nın ortak olması sürecinde de danışmanlık yaptı. Rothschild, GE
Consumer Finance’a Garanti Bankası’na ortak
olması sürecinde, Dexia’nın Denizbank’ın satın alınmasında ve son olarak TAV’ın Tunus’ta
iki havaalanı projesini almasında görev aldı.
TOBB ve ICC Türkiye Başkanı
M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU
Ö z e l s e k tö rd e k i
profesyonel hayatına, yapı malzemeler i, inşaat ,
ihracat, ithalat,
tarım, arazi ıslahı, gıda ve otomotiv sektöründe
faaliyet gösteren
Eskihisar Şirketler
Grubu’nda başlayan
TOBB Başkanı M. Rifat
Hisrcıklıoğlu, aynı zamanda, Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambres)
Başkan Yardımcısı, İslam Ticaret, Sanayi ve
Tarım Odası (ICCIA) Başkan Yardımcısı,
Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Yönetim
Kurulu Üyesi ve Kudüs Tahkim Merkezi
Uluslararası Başkanı.
Hisarcıklıoğlu ayrıca, Balkan Odalar Birliği (ABC), Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret ve Sanayi Odası (ECO-CCI) ve Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (CACCI)
yönetim kurullarında görev almakta.
Katar Uluslararası
Tahkim ve Uzlaşma
Merkezi Başkanı
Khalifa bin Jassim
bin Mohammad
AL-THANI
(Katar), Katar
TSO Başkanı,
Doha Insurance
Company Yönetim
Kurulu Üyesi
Katar TSO Başkanı, Doha Insurance
Company (Doha Sigorta Şirketi) Yönetim
Kurulu Üyesi, Katar Uluslararası Tahkim ve
Uzlaşma Merkezi Başkanı.
Doha Sigorta Şirketi, Katar ekonomisinin hızla büyümeye başlamasının ardından,
devletin yatırımların teşvik yasasını yürürlüğe girmesiyle garanti ve sigorta sektöründe, büyüme ihtiyacına karşılık olarak kuruldu, bugün ise bölgesel sigorta sektöründe
önemli rol oynamaya hazırlanıyor.
EKONOMİK FORUM
15i
KAPAK
Maria
Fernanda
GARZA
(Meksika),
Mascomex
Başkan
Yardımcısı,
PIDSA Kurucu
Ortağı, Orestia
Başkanı ve CEO’su
Dennis M. NALLY (ABD),
PricewaterhouseCoopers Başkanı
Maria Fernanda Garza; ICC Meksika
Başkanı, Meksika Çalışma Bakanlığı Uluslararası İşler Danışma Komitesi Üyesi,
Meksika İşverenler Konfederasyonu Başkan Yardımcısı (Coparmex), INFONAVIT
Teyakkuz Komitesi Üyesi ve OECD İşletme
ve Sanayi Danışma Komitesi Kurumsal
Sorumluluk Ağı Üyesi.
Abdul Rahman
ATTAR (Suriye)
Attar Group ve
Suriye Kızılayı
Başkanı
Attar Grup,
sanayi, turizm
ve ticaret alanlarında faaliyet
göstermekte.
Latifur RAHMAN
(Bangladeş),Transcom Group Başkanı
ve CEO’su, ICC
Bangladeş
Başkan
Yardımcısı,
Nestlé
Bangladeş
Başkanı
Latifur Rahman, 1885 yılında
bir çay plantasyonu
olarak başlayan, şu an Bangladeş’in en eski ve en büyük şirketlerinden olan Transcom Grubu’nun Başkanı.
10 binden fazla çalışanı olan Grup, içecek,
gıda, ilaç, elektronik ve medya sektöründe
faaliyet göstermektedir. Rahman, Linde
Bangladesh Yöneticisi, Dhaka Metropoliten Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı,
Bangladeş İşverenler Konferdesyonu Başkanı, Bangladeş Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Üyesi ve Bangladeş Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi.
16
EKONOMİK FORUM
Dennis M. Nally, 157 ülkede 184
bini aşkın çalışanı ile denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan
PricewaterhouseCoopers’ın Başkanı.
Kendisi aynı zamanda; Amerika Yeminli Mali Müşavirler Enstitüsü Üyesi,
New York Yeminli Mali Müşavirler Derneği
Üyesi, Duke Üniversitesi Fuqua İşletme Okulu Danışma Kurulu Üyesi, Carnegie Hall Mütevelli Heyeti Üyesi ve Business
Roundtable Üyesi.
Yongmaan (YM) PARK (Kore), Doosan Grubu Başkanı
ve CEO’su, Kore İspanya Ekonomik İşbirliği
Komitesi Başkanı
Yongmaan Park, Kore’nin en eski şirketi olan, altyapı desteği sektöründe
bir çok global firmayı bünyesinde barındıran Doosan Grubu’nun Başkanı.
Park ayrıca Kore Ticaret ve Sanayi Odası
Başkanı ve Özel Olimpiyatlar Yönetim
Kurulu Üyesi.
Sebastian ESCARRER
JAUME (İspanya), Melia Hotels
International Başkan Yardımcısı
Melia Hotels, 30 ülkede 30’dan
fazla otelle önde gelen tatil otel zincirini oluşturuyor ve otellerin büyük
bir kısmı Almanya, Hırvatistan, Küba,
Brezilya ve Portekiz’de bulunuyor.
Sebastian Escarrer Jaume, 1997’de World
Economic Forum tarafından 21. yüzyılın önde gelen iş insanlarından biri olarak seçildi. Ayrıca 2009 yılında The Barometer of
Corporate Confidence tarafından büyük güven oluşturan İspanyol iş lideri olarak seçildi.
Kasemsit PATHOMSAK (Tayland), Merchant Partners
Menkul Kıymetler ve Merchant Partners Varlık Yönetimi
Başkanı, Pathomshak Holdings Başkanı,
Kasemsit Pathomsak aynı zamanda;
Tayland Christiani ve Nielsen Denetleme ve Kurumsal Yönetişim Kurulu
Başkanı, ICC Tayland Başkanı, Tayland Ticaret Kurulu Direktörü ve
Genel Sekreter Yardımcısı ve CLSA
Yatırım Bankacılığı Ülke Direktörüdür. Kasemsit Pathomsak, Tayland
Başbakan Yardımcısı ve Ticaret Bakanı’nın Danışmanlığını da yapmaktadır.
KAPAK
Thomas WELLAUER (İsviçre),
COO, Swiss Re
Thomas Wellauer, dünyanın
ikinci büyük reasürans şirketi olan Zürih Merkezli Swiss
Re’nun CEO’su.
Kendisi aynı zamanda İsviçre merkezli çokuluslu ilaç
şirketi Novartis’in Kurumsal
İşler Başkanı ve İcra Komitesi
Üyesi, Munich Re Danışma Kurulu Üyesi, Credit Suisse Finansal
Hizmetler Bölümü CEO’su ve Winterthur
Sigortacılık Grubu CEO’su.
Yogendra MODI (Hindistan), YKM
Holdings Başkanı, Great Eastern
Energy Corporation Başkan
ve CEO’su
Ener ji Sektöründe
faaliyet gösteren Great
Eastern Energy Şirketi,
Londra Borsa’sında işlem
gören ilk Hintli firması
olma özelliği taşıyor.
Yogendra Modi, aynı
zamanda Hindistan Ticaret
ve Sanayi Odaları Federasyonu
eski Yönetim Kurulu Başkanı.
Andrea TOMAT (İtalya),
Lotto Sport Başkanı
Meşhur İtalyan spor
ürünler markası olan
Lotto, 80 ülkede faaliyet gösteriyor. 1990’ların başında, Ar-Ge yatırımlarını hızlandıran
Lotto, ürünlerinin teknik özelliklerini daha da
geliştirdi.
Ocak 2000’de Lotto Sport
Italia SPA ile imzalanan lisansörlük anlaşmasıyla, Linteks Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ Lotto’nun Türkiye ve
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki dağıtım ve pazarlama
haklarını aldı.
Bugün Lotto, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hem
profesyonellerin hem de sportif tarzı benimseyenlerin referans markası. Lotto, Türkiye Futbol Federasyonu’na kayıtlı
takımların 1/3’ini sponsorluğunu ve çok sayıda futbol oyuncusunun da bireysel sponsorluğunu yapıyor.
Zola TSOTSI
(Güney Afrika),
Eskom Yönetim
Kurulu Başkanı
Güney Afrika’nın en büyük
elektrik dağıtım şirketi olan Eskom, bir kamu
şirketi olarak faaliyet yürütüyor.
Güney Afrika’nın %95, Afrika’nın ise %45
elektriği Eskom tarafından sağlanıyor.
Karien VAN GENNIP (Hollanda),
eski Dış Ticaret ve Ekonomik İşler
Bakanı, ING Bank Özel Bankacılık ve
Yatırım Genel Müdürü
Karien Van Gennip 20032 0 0 7 y ı l l a r ı a ra s ı n d a
Hollanda Parlamentosu’nda, Dış Ticaret
ve Ekonomik İşler
Bakanı görevinden
s o n ra I N G B a n k
Özel Bankacılık ve
Yatırım Genel Müdürlüğü yapıyor. Dış
Merkezi Hollanda’da bulunan ING Bank, Afrika hariç
her kıtada faaliyet sürdürüyor. ING Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Polonya, Romanya, Türkiye, Hindistan, Tayland ve Çin’de
bireysel bankacılık hizmetleri sunuyor. Perakende olmayan özel bankacılık hizmetlerini
ise Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İsviçre
ile Asya ve Orta Avrupa’daki çeşitli ülkelerde
yürütüyor. Hollanda’da ING Bank cari mevduatını %40’ta tutarak en büyük perakende
bankası olmayı başardı.
Yanling ZHANG (Çin), Bank of
China Aviation’ın Yönetim Kurulu
Başkanı, Çin Dış Ticaret Teşvik Konseyi
Başkan Yardımcısı ve Çin Merkez
Bankası eski Başkan Yardımcısı
Ya n l i n g Z h a n g ,
2002-2010 yılları
arasında Çin Merkez Bankası Başkan
Yardımcılığını yürüttü. Şu anda Bank
of China Aviation’ı
Yönetim Kurulu Başkanı olan Zhang, aynı zamanda Çin Dış Ticaret Teşvik
Konseyi Başkan Yardımcısı.
EKONOMİK FORUM
17i
KAPAK
Bank of China Aviation ( BOC) merkezi
Singapur’da bulunan uçak satımı ve leasingi
gerçekleştiren bir şirkettir. Dünya çapında 50’den fazla havayolu ile uçan modern
uçak filosu ile önde gelen Asya merkezli
uçak kiralama şirketi. Şirket ortalama dört
yıldır uçak kiralama işinin içinde. Filo öncelikle popüler Airbus A320 ailesi ve Boeing
Yeni Nesil 737 serisinin yanı sıra Embraer
190/195 ailesinden oluşmakta. BOC Aviation hem doğrudan hem de ana şirketi Bank
of China ile, kira yönetimi ve uçak finansmanında geniş bir hizmet yelpazesi sunmakta.
Şirketin Dublin, İrlanda ve Seattle, ABD’ de
bölgesel ofisleri bulunuyor. 2006 Çin Merkez Bankası, Singapur Havayolları, WestLB,
Temasek Holding hisselerini satın alarak
BOC Aviation’ı satın aldı.
Esko AHO
(Finlandiya),
Finlandiya eski
Başbakanı, Nokia
Danışma Ortağı
Esko Aho, 1991995 yılları arasındaki Finlandiya’nın
Başbakanı, 2008-2012
yılları arasında Nokia Şirketi’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı yaptı. Aho, 2012 yılından bu yana da,
Nokia Şirketi’nin Danışma Ortağı olarak
görev yapıyor. Aho, aynı zamanda Harvard
Üniversitesi’nin kıdemli akademik üyesi.
Milos BARUTCISKI
(Kanada), Bennett
Jones LLP
Uluslararası
Ticaret ve Yatırım
Grubu Başkanı
Bennett Jones,
Kanada, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (Abu
Dabi ve Dubai) ofisi bulunan
uluslararası Bir Hukuk Bürosu. Toplam 890
avukatı bulunan Bennet Jones’un Çin’de de
bir temsilciliği bulunuyor.
Kanada Ticaret Odası Uluslararası İlişkiler Komitesi Eşbaşkanı olan Barutciski, ICC
Ticaret ve Yatırım Komisyonu ve OECD İş
ve Sanayi Danışma Komitesi Üyesi. NAFTA
ve DTÖ anlaşmaları konusunda uzman olan
Barutciski, uluslararası ticaret ve rekabet
konularında Kanada’nın önde gelen avukatlarından biri olarak tanınıyor.
18
EKONOMİK FORUM
Frederico Fleury CURADO
(Brezilya), Embraer SA Başkanı
ve CEO’su, Brezilya Endüstriyel
Kalkınma Ulusal Konseyi Üyesi
Embraer SA, 120 koltuk kapasitesine kadar ulaşabilen ticari jet üretiminde
dünyanın en büyük üreticisi. Bugün 19
binden fazla kişinin çalıştığı şirket, New
York ve Sao Paulo borsasında halka sunuluyor.
Brezilya, şirketin %60’ını kontrol altında tutuyor, %20’lik diğer
bölümü Dassault Aviation, EADS, Snecma ve Thales gibi Avrupa’nın önde gelen firma grupları ortak olarak ellerinde tutuyor.
Frederico Fleury Embraer Başkanlığının yanında Brezilya-ABD İş Konseyi’nin Brezilya Tarafı Başkanı ve Brezilya Endüstriyel Kalkınma Ulusal Konseyi Üyesi.
Eduardo EURNEKIAN (Arjantin),
Corporacion America Başkanı
Comporacion America bünyesinde
yaklaşık 5 bin çalışana istihdam sağlayan
bir holding. Holdingin Arjantin, Fas ve
Ermenistan’da altyapı, perakende, enerji,
bankacılık ve tarım gibi farklı alanlarda
hizmet veren şirketleri de mevcut.
Comporacion America, Latin Amerika’da ve
Avrupa’da 49 havaalanı ve kargo terminallerini işletiyor. Bu şirket
havaalanlarının operasyonları ve ticari faaliyetlerinin yanı sıra
yakıt, kargoyla ilgili hizmetleri de yürütüyor. Ayrıca Arjantin’in
hayvancılık sektörünün ve modern genetik teknolojisinin en
önemli ödüllerini aldı.
Cherie NURSALIM (Singapur), GITI
Group Direktörü
Araba Lastiği üretiminde bölgede
lider olan GITI Group, bunun yanı sıra
gayrimenkul geliştirme, üretim ve tüketici yaşam varlığı gibi alanlarda dünyaca
ünlü markalarla ortaklık yürütüyor. Forbes tarafından dünyanın ilk 48 hayırseverinden biri olarak seçilen Cherie Nursalim ayrıca
Colombia Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu üyesi ve MIT
İşletme Fakültesi Asya Danışma Kurulu Üyesi.
Peter MIHOK (Slovakya), ICC
Dünya Odalar Federasyonu Başkanı
1950’lerin başlarında ICC tarafından
oluşturulan Dünya Odalar Federasyonu
(WCF), 140 ülkedeki 14 bin oda ve odalar
birliğini kapsayan bir iş dünyası organizasyonu. WCF’nin amacı odaların yerel iş dünyasını
destekleyen birer kurum olarak rollerini kolaylaştırmak, odaların finansman, yönetim, icraat ve hizmetlerinin
gelişimiyle tanıtımı gibi alanlarda etkili olmak için odalar arasında
başarılı tecrübelerin paylaşıldığı küresel bir platform yaratıyor.
KAPAK
John BEECHEY, ICC Milletlerarası
Tahkim Divanı Başkanı
1923 Yılında kurulan ICC Milletlerarası Tahkim Divanı, dünyanın önde
gelen tahkim merkezlerinden. Çoğu
tahkim kuruluşu, kapsam itibarıyla
yerel veya ulusal nitelik taşırken, ICC
Divanı tamamen uluslararası bir çerçeveye
sahip. Her kıtada yer alan toplam 90 ülkenin
üyelerinden oluşan Divan, en yaygın temsil edilen tahkim kuruluşu olma özelliğine de sahip.
Milletlerarası Tahkim Divanı, uluslararası ticari anlaşmazlıkların çözümlenmesinde tahkimin dünya çapında en etkili yolu
olarak kabul edilmesine de kılavuzluk yapıyor.
görevini üstlenmek ve böylece iş dünyasının operasyonlarını sürdürebilmesi için
gerekli lisanslarını korumalarını, aynı zamanda yeni yatırımlarla gelişmesini sağlamak. WBCSD 2012 yılı itibarıyla 200’den
fazla uluslararası üye şirketten oluşuyor.
Üye ülkelerin %89›u OECD’ye bağlı. Üye
şirketlerin toplam çalışan sayısı 12,1 milyon olup her gün üç milyar müşteri WBCSD
üyesi şirketlerin ürünlerini ve servislerini
kullanıyor.
Charles O. HOLLIDAY, Dünya
Sürdürülebilir İş Konseyi
Başkanı
John
Danilovich,
Genel Sekreter
John Danilovich, ticaretle
ilgili konularda
geniş deneyime
sahip bir global iş
lideri. Donilovich,
aynı zamanda uluslararası bir diplomat olarak uzun bir kariyere sahip.
Dünya Sürdürülebilir İş Konseyi’nin (WBCSD) görevi, şirketlerin
sürdürülebilir kalkınma konusuna
uyumu için destek vererek katalizör
LİĞİNE “EVET” DEDİ
UN HAKEM
ORTA DOĞU HİSARCIKLIOĞLU’N
Filistin ve İsrailli iş insanları
arasındaki anlaşmazlıkları çözecek
Kudüs Uluslararası Tahkim Merkezi’nin
uluslararası başkanlığına seçilen TOBB ve
ICC Türkiye Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,
“Kudüs Tahkim Merkezi’nin Filistin ve
İsrail arasındaki ekonomik ve ticari
ilişkileri daha fazla kolaylaştıracağına olan
inancım tam” dedi.
ICC Filistin Başkanı Munib El
Masri, söz konusu girişimin iki
ülke arasındaki, ilişkileri olumlu
etkileyeceğini söylerken, ICC İsrail
Başkanı Oren Scachor da, “Tahkim
Merkezi’nin barış sürecine köprü
olacağına inanıyorum” diye konuştu.
Hisarcıklıoğlu, ICC Filistin Başkanı
Munib El Masri ve ICC İsrail Başkanı
Oren Scachor ile Doğu Kudüs’teTahkim
Merkezi’nin açılışı için düzenlenen
imza töreninde bir araya geldi.
Törende Filistin ve İsrail iş dünyasının
temsilcileri yer aldı.
Doğu Kudüs Tahkim Merkezi’nin
açılış töreninde konuşan TOBB ve ICC
Türkiye Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,
“Filistin ve İsrail tarafına, başkanlık
görevine gelmem için yaptıkları
ortak teklife teşekkür ediyorum. Bu
davetlerinden büyük onur duydum.
İki tarafa da duyduğum bu güven,
bana büyük sorumluluk yüklüyor. Ben
de elimden geleni yapacağıma söz
veriyorum” ifadesini kullandı.
Hisarcıklıoğlu, huzur, ticaret ve
zenginliğin birbirini desteklediğine
inandığını belirterek, “Bunlardan birinin
olması için diğerinin de var olması
gerekir. Eğer huzur varsa, zenginlik de
olacaktır. Dolayısıyla iş dünyası huzur,
ticaret, zenginlik zincirinin en önemli
halkalarından biridir” dedi.
EKONOMİK FORUM
19i
KAPAK
KÜRESEL EKONOMİYE
YÖN VERENLER
TOBB ve ICC Türkiye Başkanı, ICC Yönetim Kurulu Üyesi M. Rifat Hisarcıklıoğlu,
ICC’nin 2014 yılı ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nda “Uluslararası ticaretin gelişimi odaklı
hareket eden ICC ile G20’nin birlikteliği büyük önem kazanıyor” dedi.
M
illetlerarası Ticaret Odası’nın (ICC) 2014 yılı ilk
Yönetim Kurulu Toplantısı
TOBB Birlik Merkezi’nde
TOBB ve ICC Türkiye Başkanı, ICC Yönetim Kurulu Üyesi M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Toplantı öncesinde düzenlenen basın toplantısına; TOBB ve ICC Türkiye Başkanı,
ICC Yönetim Kurulu Üyesi M. Rifat Hisarcıklıoğlu, ICC Başkanı ve McGraw Hill
Financial Başkanı Harold McGraw, Nokia
Danışma Ortağı, Finlandiya eski Başbakanı Esko Aho, Katar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve Doha Insurance Company
Yönetim Kurulu Üyesi Khalifa bin Jassim
20 EKONOMİK FORUM
m ICC Kore Başkanı
Young Tae Kim, ICC
Bankacılık Komisyon
Başkan Yardımcısı
Yanling Zhang, ICCWCF Başkanı Peter
Mihok, TOBB ve ICC
Türkiye Başkanı,
ICC Yönetim Kurulu
Üyesi M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, ICC
Başkanı Harold
McGraw, Nokia
Danışma Ortağı
Esko Aho, ICC Katar
Khalifa bin Jassim
bin Mohammad Al
Thani, Avustralya
G20 Sherpası Robert
Milliner ve ICC Genel
Sekreteri Jean-Guy
Carrier.
bin Mohammad Al Thani, Dünya Odalar Federasyonu (WCF)
Başkanı Peter Mihok, Daesung Industrial Başkanı Young Tae
Kim, Bank of China Aviation’ın Yönetim Kurulu Başkanı Yanling Zhang ve ICC Genel Sekreteri Jean-Guy Carrier katıldı.
KÜRESEL EKONOMİNİN LİDERLERİ
TOBB ve ICC Türkiye Başkanı, ICC Yönetim Kurulu Üyesi
M. Rifat Hisarcıklıoğlu, basın toplantısına ICC Başkanı Harold
McGraw ve ICC Yönetim Kurulu üyelerini tanıtarak başladı.
Terry McGraw’in, ICC’nin başkanlığını Temmuz 2013’ten beri
başarıyla yürüttüğünü anımsatan Hisarcıklıoğlu, konuşmasını
şöyle sürdürdü:
“Kendisi McGraw-Hill Financial şirketler grubunun Yönetim Kurulu Başkanı. En bilinen şirketi de hepimizin yakından
bildiği Standard&Poor’s Kredi Derecelendirme Kuruluşu. Aynı
zamanda ABD’nin en etkili iş dünyası örgütlerinden olan ABD
TOBB’DA
BULUŞTU
Uluslararası İş Konseyi’nin Başkanı olan
Terry, ABD Başkanı Barack Obama’nın
Ticaret Politikaları ve Müzakereleri konusundaki Danışmanlar Komitesi’nin de
başkanı.
ICC ’nin Genel Sekreteri Jean-Guy
Carrier, Dünya Ticaret Örgütü’nde (DTÖ)
yıllarca üst düzey yöneticilik yapıyor. Jean-Guy, aynı zamanda altı kitap yazmış bir
araştırmacı ve düşünce adamı.
Finlandiya’dan aramızda bulunan Esko
Aho, Finlandiya’nın 1991-1995 arasında
Başbakanlığını yürüttü. Daha sonra deneyimlerini iş dünyasına aktaran Aho, Nokia
şirketinin 2012’ye kadar yönetim kurulu
başkanlığını yaptı. Halen de Nokia’nın
danışman ortağı.
Khalifa bin Jassim bin Mohammad Al
Thani, Katar Ticaret Odası’nın başkanıdır.
Al Thani, Katar Emiri’nin ailesinden geliyor. Aile olarak birçok sektörde ciddi yatı-
KAPAK
rım kapasiteleri var. Aynı zamanda Al Thani, Doha Sigorta’nın
da Yönetim Kurulu Başkanı. Al Thani ile İslam Ticaret, Sanayi
ve Tarım Odası’nda (ICCIA) da çok yakın çalışıyoruz.
Young Tae Kim, Kore’nin dünyaca ünlü gruplarından Daesung Sanayi’nin Yönetim Kurulu Başkanı. Daesung, enerji
üretiminden, dağıtımına kadar birçok alanda faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda grup bünyesinde çeşitli sektörlerde çalışan
10’larca şirketleri var. Daesung’un en önemli özelliği çevreye
duyarlı enerji kaynakları geliştirmesidir.
Yanling Zhang, Çin Merkez Bankası’nın sahibi olduğu Bank
Of China Aviation’ın Yönetim Kurulu Başkanı. Aynı zamanda
döviz ve altın rezervleriyle tüm dünyayı peşinden koşturan Çin
Merkez Bankası’nın eski Başkan Yardımcısı. Giderek büyüyen
bir uçak filosu sahibi olan Banka, Türk Havayolları (THY) gibi
birçok havayolu şirketine uçak kiralamasıyla tanınıyor.
Peter Mihok, 140 ülkede 14 binden fazla odayı bünyesinde
barındıran WCF’nin Başkanı ve aynı zamanda Slovakya Ticaret
Odası Başkanı olarak Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği’nde (Eurochambres) yakın bir mesai arkadaşım.”
AMAÇ HUZUR VE TİCARET
ICC’yi 1919’da bir grup girişimcinin 1. Dünya Savaşı’nın
yaralarını sarmak için kurduğunu anımsatan Hisarcıklıoğlu,
“Kendilerine ‘barış tacirleri’ diyen bu grup, herkesin ayrı telden çaldığı, herkesin birbirine husumet beslediği bir dünyada,
farklı ülkelerden özel sektör temsilcilerini bir çatı altında
topladı. Dünyada huzuru sağlamak, huzurla birlikte daha
fazla ticaret yapmak ve artan ticaretle topluma refah getirmek
ortak amaçlarıydı. Zamanla ICC dünyada ticaretin artırılması
ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için referans
kurum haline geldi. ICC, 130 ülkede 93 milli komitesiyle 6
milyon işletme, oda ve derneğin üyesi olduğu, dünyanın en
büyük iş örgütü haline geldi. ICC uzun yıllardır dünya ticaretinin gelişimi için gönüllü olarak uyulabilecek kurallar ve yol
haritaları hazırlıyor” dedi.
2015’TE G20 DÖNEM BAŞKANLIĞI TÜRKİYE’YE GEÇİYOR
Dünyanın artık eskisi gibi olmadığını belirten Hisarcıklıoğlu, karmaşık küresel ekonomik yapının ortak eylemleri gerekli
kıldığını anlattı. Dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya
getiren platform olan G20’nin, küresel büyümenin canlandırılması ve istihdamın artırılması maksadıyla ortak eylemler
geliştirdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Son 60 yıldır dünya
ekonomisinin lokomotifi uluslararası ticaret. Bundan sonra da
küresel kalkınma ticaret sayesinde devamlılığını sürdürecek”
ifadesini kullandı.
Bu noktada, uluslararası ticaretin gelişimine odaklı hareket
eden ICC ile G20’nin birlikteliğinin büyük önem kazandığını
söyleyen Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:
“Küresel ekonominin 2030’a kadar 57 trilyon dolarlık alt-
“ULUSLARARASI TİCARETİN GELİŞİMİ ODAKLI
HAREKET EDEN ICC İLE G20’NİN BİRLİKTELİĞİ
BÜYÜK ÖNEM KAZANIYOR.”
TOBB VE ICC TÜRKİYE BAŞKANI, ICC YÖNETİM KURULU ÜYESİ M. RİFAT HİSARCIKLIOĞLU
EKONOMİK FORUM 21i
KAPAK
m TOBB ve ICC
Türkiye Başkanı,
ICC Yönetim Kurulu
Üyesi M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, son
60 yıldır dünya
ekonomisinin
lokomotifinin
uluslararası ticaret
olduğunu söyledi.
n ICC Başkanı
Harold McGraw
ile TOBB ve ICC
Türkiye Başkanı,
ICC Yönetim Kurulu
Üyesi M. Rifat
Hisarcıklıoğlu,
TOBB’da ICC
Yönetim Kurulu
üyeleriyle bir araya
geldi.
22
EKONOMİK FORUM
yapı yatırımına ihtiyacı var. Eğer önlem
alınmazsa bu projelerin 20 trilyon dolarlık kısmı rafta kalacak. Bunun da küresel
büyümeyi yavaşlatmasından ve dünya çapında yaklaşık 160 ile 200 milyon kişinin
bu yüzden işsiz kalmasından korkuluyor.
İşte bu yüzden G20 hükümetleri resmen
altyapı için yatırımcı arayışına girmiş durumda.”
ICC olarak bu konularda çözümler
geliştirdiklerini belirten Hisarcıklıoğlu,
ICC’nin G20 Danışma Grubu ile G20 liderlerine iş dünyasının görüşlerini ve önerilerini başarıyla aktardığına değindi.
Hisarcıklıoğlu, 2015 yılında G20 Dönem Başkanlığı’nın Türkiye’ye geçeceğini
vurgulayarak, bu sürece çok önem verdiklerinin altını çizdi.
ICC BAŞKANI MCGRAW: “TÜRKİYE
BÜYÜME YOLUNDA İLERLİYOR”
ICC Başkanı Harold McGraw da, Türkiye’nin büyüme yolunda ilerlediğini dile getirerek, “Kredi derecelendirme kuruluşları
böylesi bir gelişimi dikkate alacaktır” dedi.
McGraw, ABD ile AB arasında görüş-
meleri devam eden Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı
Anlaşması’nda (TTIP) Türkiye’nin rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan McGraw, şunları söyledi:
“Bu durum, Türkiye’nin AB ile olan ilişkisine bağlı olacaktır.
Türkiye AB üyesi olursa bu durumda otomatik olarak TTIP’nin
de üyesi haline gelecektir. ABD ile Türkiye arasında serbest
ticaret anlaşması olabilir ama bizim için odak Transatlantik ve
Türkiye’nin AB üzerinden ortaklığa dâhil olması üzerinedir.”
McGraw, Standard&Poor’s da dâhil olmak üzere herhangi
bir kredi derecelendirme kuruluşunun düşünceleri açısından
bağımsız olması gerektiğini belirtti.
2000-2005 arasında Türkiye’de ortalama %5-6 büyüme
oranlarının görüldüğünü ifade eden McGraw, küresel mali
krizden tüm ülkelerin etkilendiğini söyledi. Küresel mali krize
Türkiye’nin çok büyük bir direnç gösterdiğine dikkat çeken
McGraw, 2014-2015’te Türkiye’nin %3,5 büyümesinin beklendiğini ifade etti.
Bu tür bir büyüme oranına sahip olmak isteyecek birçok
ülkenin bulunduğunu söyleyen McGraw, “Bu büyüme oranını
etkileyecek ne olabilir? İnsanlar bunlara bakacaktır ama şu
konudan eminim, Türkiye, büyüme yolunda ilerlemektedir.
Kredi derecelendirme kuruluşları bu tür gelişimi dikkate alacaktır” dedi.
Türkiye’nin büyüme vaadinin devam edeceğini dile getiren
McGraw, “Yaşam standardının yükselme süreci başladı, bunun
geri dönüşü yok” vurgusunu yaptı.
KAPAK
ICC Heyeti Tarabya
Köşkü’nde
C
umhurbaşkanı Abdullah Gül, ICC Yönetim Kurulu
üyelerini Tarabya Köşkü’nde kabul etti.
Kabulde Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati
Yazıcı, ICC Başkanı Harold McGraw, ICC Yönetim
Kurulu Üyesi, ICC Türkiye Milli Komitesi ve TOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu ve diğer heyet üyeleri yer aldı.
büyük engelin dünyanın çeşitli bölgelerindeki çatışmalar ve dondurulmuş ihtilaflar
olduğunu belirtti.
Kıbrıs soruna bu yıl kalıcı bir çözüm
getirileceğini dile getiren Bakan Çavuşoğlu, bunun da Türkiye’nin AB sürecini hızlandıracağını söyledi.
ICC YÖNETİM KURULU, TOBB’DA AB BAKANI VE
BAŞMÜZAKERECİ ÇAVUŞOĞLU’YLA GÖRÜŞTÜ
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, ICC Başkanı Harold McGraw ve ICC Yönetim Kurulu
Üyeleriyle bir araya geldi. Bakan Çavuşoğlu yaptığı konuşmada,
“barışın tacirleri” olarak nitelenen ICC”nin dünya ticaretinde
ve yatırımda çok önemli bir rol oynadığına dikkat çekerek,
Avrupa’da yaşanan gelişmelere değindi.
Bakan Çavuşoğlu, “Bugün Avrupa’da barışın, istikrarın,
ekonomik kalkınmanın ve etrafında birleştiğimiz değerlerin
önündeki en büyük tehdit Avrupa’da artan ırkçılıktır, yabancı
düşmanlığıdır, her türlü ‘fobia’dır ve bunu sadece söylemde
değil eylemde de görmeye başladık. Ulusal parlamentolardaki
ırkçı partilerin sandalye sayılarının artmasında gördük” ifadesini kullandı.
Bakan Çavuşoğlu, ekonomik kalkınmanın önündeki en
EKONOMİK FORUM
23i
KAPAK
m Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, ICC-WCF Başkanı Peter Mihok, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal
Bahçıvan, TOBB ve ICC Türkiye Başkanı, ICC Yönetim Kurulu Üyesi M. Rifat Hisarcıklıoğlu, ICC Genel Sekreteri Jean Guy
Carrier, ICC Başkanı Harold McGraw, Avustralya G20 Sherpası Robert Milliner, Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, ICC
Katar Khalifa bin Jassim bin Mohammad Al Thani ile Finlandiya eski Başbakanı ve Nokia Danışma Ortağı Esko Aho.
Değişen Küresel Ekonomi
ve Türkiye paneli yapıldı
TOBB ve ICC Türkiye Başkanı, ICC Yönetim Kurulu Üyesi M. Rifat Hisarcıklıoğlu,
ICC Yönetim Kurulu’nun Türkiye programı kapsamında düzenlenen “Değişen
Küresel Ekonomi ve Türkiye” panelinde yaptığı konuşmada, küresel anlamda
likidite azalmasına, ABD öncülüğünde devam eden yeni bir pazar oluşturulması
çabalarına ve küresel enerji haritasındaki değişimlere dikkat çekti.
M
illetlerarası Ticaret Odası (ICC) Yönetim Kurulu’nun Türkiye programı kapsamında düzenlenen “Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye”
konulu panel, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) ve ICC Türkiye Başkanı, ICC Yönetim Kurulu Üyesi M.
Rifat Hisarcıklıoğlu, ICC Başkanı Harold McGraw, Ekonomi
Bakanı Nihat Zeybekci ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati
Yazıcı’nın katılımıyla yapıldı.
Panelde Avustralya G20 Sherpası Robert Milliner, ICC
Genel Sekreteri Jean Guy Carrier, İstanbul Sanayi Odası (İSO)
Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Garanti Bankası Genel
Müdürü Ergun Özen ve Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı
birer sunumda bulundu.
24
EKONOMİK FORUM
KÜRESEL SİSTEMDEKİ
ÜÇ ÖNEMLİ DEĞİŞİM
TOBB ve ICC Türkiye Başkanı, ICC Yönetim
Kurulu Üyesi M. Rifat Hisarcıklıoğlu panelin
açılışında yaptığı konuşmada, dünyanın en büyük iş dünyası örgütü olan, ICC’nin 2014’teki
ilk Yönetim Kurulu toplantısını Ankara’da gerçekleştirdiklerine anımsatarak, ICC’nin tarihi
ve yapısı hakkında bilgi verdi. Dünyanın önemli
bir süreçten geçtiğine değinen Hisarcıklıoğlu
küresel sistemde üç önemli değişime karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi.
Öncelikle, önümüzdeki dönemde kendile-
KAPAK
rini yeni bir küresel iktisadi ortam beklediğini
ifade eden Hisarcıklıoğlu, küresel kriz öncesinde ve küresel kriz sonrasında görülen parasal
genişleme dönemindeki bol likidite dönemin
sona erdiğine dikkat çekti.
Eskisi gibi, rahat ve ucuz borçlanma imkânlarının azaldığının altını çizen Hisarcıklıoğlu,
hem şirketlerin hem de vatandaşların artık
daha tedbirli ve temkinli hareket etmek zorunda olduğunu dile getirdi.
Hükümetler ve özel sektör olarak, bu yeni
ortama nasıl uyum sağlayacaklarına, büyüme,
istihdam ve refah artışı dengesini nasıl koruyacaklarına odaklanmaları gerektiğini vurgulayan
Hisarcıklıoğlu, “ Bizi değişime zorlayan ikinci
konu ise küresel ticaret ve yatırımlarda yaşanan
yeniden yapılanmadır. Dünyada bölgeselleşme
hız kazanıyor. Bunda da öncülüğü ABD yapıyor.
Önce Pasifik ülkeleriyle Trans Pasifik Ortaklık
Anlaşması başlatıldı. Burada ABD, Japonya,
Kore, Kanada, Avustralya, Malezya, Meksika
gibi önemli ülkeler bulunuyordu. ABD geçen
sene de AB ile Transatlantik Ticaret ve Yatırım
Ortaklığı girişimine hız verdi. Bu iki girişimin
önemi şurada. Birincisi, Dünya Ticaret Örgütü’nün dünya çapında uygulamaya çalıştığı
ticaretin serbestleştirilmesi görüşmelerine bir
alternatif çıkıyor. Bu iki girişim, birlikte dünya
ekonomik gücünün üçte ikisine denk geliyor.
Bu da sadece ticareti ve yatırımları değil, üretim standartlarını belirleme konusunda da
büyük bir güç elde etmelerini sağlıyor” dedi.
Ortaklık gerçekleştiğinde dünya ekonomisinin üçte ikisini artık yeni standartların
belirleyeceğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, açıklamasına şu örnekle devam etti:
“Şu an bizim ürettiğimiz ürünler 220
volt’a göre dizayn ediliyor. Eğer bunlar 110
volt’u benimserse, tüm üretim kapasitemizi yeniden yapılandırmamız gerekecek. Bir
başka deyişle, bu yeni küresel sistemin içinde
olanlarla dışında kalanlar arasında ciddi bir
makas açılacak. Bizleri etkileme potansiyeli
taşıyan bir diğer önemli konu da küresel enerji
haritasıyla ilgili. Biliyorsunuz ABD başta olmak üzere bir çok enerji bağımlısı ülke kaya
gazı üretimiyle kendine yeter noktaya geldi.
Örneğin, ABD dışardan 10 liraya aldığı gazı
artık üç liraya üretiyor. Bu şu anlama geliyor.
Son 20-30 yılda ABD’den Uzak Doğu’ya kayan
imalat sanayi yavaş yavaş ABD’ye geri dönmeye başlayacak. Enerji dengelerinin yeniden
kurulduğu bu yeni ortamda, üretim ilişkileri
de yeniden şekillenecek.” KÜRESEL KALKINMADA ULUSLARARASI
TİCARETİN ÖNEMİ ARTIYOR
TOBB ve ICC Türkiye Başkanı, ICC Yö-
netim Kurulu Üyesi M. Rifat Hisarcıklıoğlu, doğal olarak küresel
ekonomideki bu değişim sürecinden Türkiye’nin de etkilendiğini,
ilk olarak, son aylarda finans akımlarındaki daralmanın etkilerinin
görüldüğünü ama gelecek dönemde kendilerini yeni ortama hazırlamaları gerekeceğini söyledi.
Bu nedenle TOBB olarak hem küresel iş dünyasının liderleri
olan ICC yönetimiyle hem de AB ve ABD’deki muadilleri nezdinde
çalışmalar yaptıklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, konuşmasına
şöyle devam etti:
“Ayrıca, bugünkü gibi kamuoyuna bu süreçlerin içinde olmamızın önemini anlatıyoruz. Çünkü, küresel sorunları tek başımıza
çözemeyiz. Dünya artık eskisi gibi değil, karmaşık küresel ekonomik yapı ortak eylemleri gerekli kılıyor. Bildiğiniz gibi dünyanın en
büyük ekonomilerini bir araya getiren platform olan G20, küresel
büyümenin canlandırılması ve istihdamın artırılması maksadıyla
ortak eylemler geliştiriyor. Son 60 yıldır dünya ekonomisinin
lokomotifi uluslararası ticaret. Bundan sonra da küresel kalkınma
m TOBB ve ICC
Türkiye Başkanı,
ICC Yönetim Kurulu
Üyesi M. Rifat
Hisarcıklıoğlu,
küresel sistem,
likidite, pazar
ve enerjideki
değişimlere dikkat
çekti.
ticaret sayesinde devamlılığını sürdürecek. Bu noktada, uluslararası
ticaretin gelişimi odaklı hareket eden ICC ile G20’nin birlikteliği
büyük önem kazanıyor.”
Hisarcıklıoğlu, G20 toplantıları için Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan’la Sidney’de bulunduğunu anımsatarak, altyapı yatırımları için iş dünyası liderleriyle hükümetlerin bir masa etrafında
oturarak altyapı yatırımlarını nasıl artırabileceklerini konuştuklarını anlattı. Bu konunun hayati bir önemi olduğunu vurgulayan
Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:
“Küresel ekonominin 2030’a kadar 57 trilyon dolarlık altyapı
yatırımına ihtiyacı var. Eğer önlem alınmazsa bu projelerin 20
trilyon dolarlık kısmı rafta kalacak. Bunun da küresel büyümeyi
yavaşlatmasından ve dünya çapında yaklaşık 160 ile 200 milyon
kişinin bu yüzden işsiz kalmasından korkuluyor. İşte bu yüzden
G20 hükümetleri resmen altyapı için yatırımcı arayışına girişmiş
durumda. ICC olarak bu konularda çözümler geliştiriyoruz. ICC
G20 Danışma Grubu ile G20 liderlerine iş dünyasının görüşlerini ve
önerilerini başarıyla aktarıyoruz. TOBB olarak G20’nin iş dünyası
ayağı olan B20’de dört yıldır aktif rol üstleniyoruz. Biliyorsunuz
2015 yılında G20 dönem başkanlığının Türkiye’ye geçecek. Bu
sürece çok önem veriyoruz ve hazırlıklarımızı tüm gayretlerimizle
sürdürüyoruz.”
EKONOMİK FORUM
25i
KAPAK
ICC BAŞKANI MCGRAW:
“Türkiye parlayan yıldız”
ICC ve McGraw Hill Financial Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Harold McGraw,
Türkiye’yi parlayan bir yıldız olarak nitelendirerek, “Bu bölgede bir takım gerilimler
var ama yine de siz toplumunuza nasıl bakacağınızı, onlarla nasıl ilgileneceğinizi,
ülkenizi nasıl büyüteceğinizi ve halkınızı nasıl koruyacağınızı çok güzel bir şekilde
gösteriyorsunuz” dedi.
M
cGraw, ana tema konuşmacısı olarak katıldığı TOBB
ve ICC Türkiye ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye” paneline ana tema konuşmacısı olarak katılan
ICC ve McGraw Hill Financial Grubu’nun
Yönetim Kurulu Başkanı Harold McGraw,
Türkiye’nin büyüme hikayesinin, bir çok
alanda sağladığı liderlik ve rol sayesinde,
dünyanın geri kalanı tarafından yakından
takip edildiğini söyledi.
26
EKONOMİK FORUM
m ICC ve McGraw
Hill Financial
Grubu’nun Yönetim
Kurulu Başkanı
Harold McGraw,
Türkiye’nin
gelişmekte olan
ülkeler açısından
büyüme fırsatlarını
daha da artırdığını
söyledi.
Türkiye’nin dünyada ve bölgesindeki önemine dikkati çeken McGraw, konuşmasında şunları söyledi:
“Türkiye gerçekten de parlayan bir yıldız. Avrupa, Orta
Doğu ve Afrika’nın tam ortasında bir yerdesiniz. Bu bölgede
bir takım gerilimler var ama yine de siz toplumunuza nasıl bakacağınızı, onlarla nasıl ilgileneceğinizi, ülkenizi nasıl büyüteceğinizi ve halkınızı nasıl koruyacağınızı çok güzel bir şekilde
gösteriyorsunuz. Öyle bir örnek ki bu, gerçekten dünyanın geri
kalanı çok büyük bir dikkatle sizi takip ediyor.”
McGraw, 30 yıl önce, ABD, AB ülkeleri ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerin, dünya Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH)
%80’ini oluşturduğunu, bu durumun dünyanın çok hızlı bü-
KAPAK
yümediği ve gelişmiş ülkelerin dünya büyümesiyle ilgili bütün
fırsatları elinde bulundurduğu anlamına geldiğini belirtti.
Günümüzde bu rakamın çok değiştiğini ifade eden McGraw, “Gelişmiş ülkelerin dünya genelinde GSYH içindeki payı
şu anda ancak %50. Bir de bunu 2030 gibi daha uzak bir tarihe
yansıtacak olursak bu %50, %30’a düşecek. Bunun anlamı ise
dünya artık çok hızlı bir şekilde büyüyor ve öyle bir hızla büyüyor ki gelişmiş ülkeler bu payda geride kalıyor. 2007-2008’de
küresel mali kriz yaşanmıştı ve tabii ki bu durum gelişmiş ülkeleri mahvetti” diye konuştu.
KÜRESEL TİCARET ÖNEM KAZANIYOR
ICC’nin ilk amacının G20 ülkeleri için büyüme, ikincisinin
de istihdam yaratılması olduğunu anlatan McGraw, “Dünyadaki işsizliğin durumunu, gençlerin işsizliğinin nasıl bir yıkıma
yol açtığını biliyoruz. Dolayısıyla daha fazla istihdam yaratmalıyız, daha fazla insan için daha yüksek yaşam standartları istiyoruz” ifadesini kullandı.
McGraw, orta gelir sınıfını büyütmek ve geliştirmek istediklerini ve KOBİ’lerin de önemini anlayarak, sorunlarını çözmeleri gerektiğini, politikalarının her zaman bu hedeflere hizmet etmek olacağını dile getirdi.
m İstanbul’da
yapılan “Değişen
Küresel Ekonomi
ve Türkiye” paneli
büyük ilgi gördü.
n ICC ve McGraw
Hill Financial
Grubu’nun
Yönetim Kurulu
Başkanı Harold
McGraw,TOBB ve
ICC Türkiye Başkanı,
ICC Yönetim Kurulu
Üyesi M. Rifat
Hisarcıklıoğlu ile
ICC Yönetim Kurulu
üyeleri günü anısına
fotoğraf çektirdi.
Başbakan Yardımcı Ali Babacan’ın sıra
dışı bir lider olduğunu söyleyen McGraw,
“Babacan, Meksika G-20’ye ev sahipliği
yaparken ticaret gündemini ortaya atan
ve bunu çok güçlü bir şekilde savunan en
önemli liderlerden biriydi. İşte böyle liderlere güvenmeliyiz” dedi.
12 ülke arasında gerçekleştirilecek
olan Trans Pasifik Ortaklık anlaşmasının
dört ay sonra sonuçlanacağını belirten
McGraw, “Eğer Kore, Filipinler ve Endonezya’yı da bu ortaklığa dahil edebilirsek
belki Çin’le ilgili bir sorunu çözebileceğiz.
Ayrıca, Transatlantik Ticaret ve Yatırım
Ortaklığı (TTIP) da belki bir kaç ay sonra
çözülecek. Ticaret gündemi küresel olarak
hiç bu kadar önemli olmamıştı ve Türkiye’nin de bu durumun bir parçası olması
gerekiyor” ifadesini kullandı.
McGraw, küresel mali krizin gelişmiş
ülkeler arasında sarsıcı etki gösterdiğini,
bu süreçte gelişmekte olan ülkelerin ön
plana çıkmasına Türkiye’nin çok büyük
katkıda bulunduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sonlandırdı:
“Türkiye gelişmekte olan ülkeler açısından büyüme fırsatlarını daha da artırdı.
Bu tabii ki düz bir denklem değil, bazıları
bundan faydalandı, bazıları faydalanamadı. Türkiye bu konuda muhteşem bir
örnek. Diğer gelişmekte olan piyasalara
kıyasla Türkiye çok ileri bir düzeyde. Türkiye, büyümeyi sürdürüyor ve burada olup
bitenden heyecanlanmamak elde değil.
Yalnızca bulunduğunuz coğrafya içinde değil, sizler büyüyorsunuz kalkınıyorsunuz.
AB’nin son aylarda Türkiye’ye gösterdiği
ilgi bile bunun işaretidir. O yüzden Türkiye çok pozitif gelişmelere gebe.”
EKONOMİK FORUM
27i
KAPAK
EKONOMİ BAKANI NİHAT ZEYBEKCİ:
“Türkiye ekonomisinin
temelleri sağlam”
Ekonomi Bakanı Nihat
Zeybekci, Türkiye
ekonomisinin temellerinin
sağlam olduğunu belirterek,
“Hem Türkiye’deki hem de
uluslararası piyasalardaki
oyuncuların bunun farkında
olduğunu düşünüyorum.
Dolayısıyla, önümüzdeki
dönemde de küresel düzeyde
Türkiye’ye olan güven
devam edecektir” dedi
T
OBB ve ICC Türkiye ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye” panelinde
konuşan Ekonomi Bakanı Nihat
Zeybekci, küresel ekonominin, bir geçiş
süreci içinde bulunduğunu belirterek, dünyanın en yoğun şekilde 2009’da hissettiği
küresel krizin etkilerinden çıkmaya yönelik
olumlu belirtiler gösterdiğini söyledi.
Gelecek dönemin ihracatın niteliği konusunda da fırsatlar sunduğunu belirten Bakan
Zeybekci, “Yüksek büyümeyle sürdürülebilir
bir cari açığın, hatta dengeye doğru giden bir
ödemeler dengesinin yollarını araştırıyoruz.
Türkiye’de yüksek büyüme ve yüksek cari
açığın bir arada yürüdüğü algısını kıracağız.
Türkiye’nin ham madde ithalatçısı olduğu
dikkate alındığında bu yönde bir dezavantajımız olduğu düşünülebilir ama bu dönemde
ihracatımızda sadece nicelik değil nitelikte
de bir sıçrama gerçekleştirerek, ihracatımızda ileri teknoloji ürünlerinin payını artırarak
bunu başarabileceğine inanıyorum” dedi.
Bakan Zeybekci, ucuz paraya erişimin
kolay olmadığı ve ihracata mecbur olunduğu bu yeni dönemin, Türkiye ekonomisinde
yıllardır arzulanan ithalata aşırı bağımlı ekonomik büyüme sorununun da kalıcı olarak
çözümü için uygun bir ortam oluşturacağına dikkat çekerek, “Türkiye ekonomisinin
temelleri sağlam. Hem Türkiye’deki hem de
28
EKONOMİK FORUM
m Ekonomi Bakanı
Nihat Zeybekci,
Türkiye’nin AB’ye
tam üyelik hedefini
stratejik bir hedef
olarak gördüklerini
söyledi.
uluslararası piyasalardaki oyuncuların bunun farkında olduğunu
düşünüyorum. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde de küresel düzeyde Türkiye’ye olan güven devam edecektir” ifadesini kullandı.
TÜRKİYE TTIP ANLAŞMASI İÇİNDE OLMALI
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’nin dış dünyadan
kalıcı sermaye yatırımlarının önünü açmak için cesur adımlar
atacağını belirtti. Son dönemlerde rahatsızlık yaratmaya başlayan bir anlaşma haline gelmesinin en önemli nedenlerden birinin üçüncü taraflarla imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
“AB-ABD arasındaki Trans Atlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) ve Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) anlaşmaların Türkiye
üzerine getireceği etkiler bizim tarafımızdan endişeyle karşılanmaktadır. AB’ye ihracatımız düzenli olarak artarken, genel ihracatımız içinde AB’nin payı ise azalmaktadır. AB’nin 2002’de ihracatımız içindeki payı %56,6 iken 2013’e gelindiğinde %41,5’e
gerilemiştir. Türkiye’nin AB’ye tam üyelik hedefini stratejik bir
hedef olarak görüyor ve bu süreci önemsiyoruz. Görüşmelerin
sonunda Türkiye’nin tam üye olup olmaması tam anlamıyla bir
detaydır. Zaten tam üyelik müzakereleri bittiğinde en son kararı
AB’nin birkaç ülkesi referanduma giderek halklarına soracaktır.
Türkiye’nin AB standartlarını yakalaması bizim için son derece
önemlidir.
Türkiye olarak G-20 platformunu da son derece önemsiyoruz. G-20 platformunun ekonomik kriz döneminde son derece
önemli hale geldi. ‘G-20 üyesi ülkelerinin önümüzdeki ekonomik
krizin biraz rahatlamasıyla öneminin kaybedeceğini’ düşünenlerle aynı görüşte değiliz. G-20 platformunun bir şans olduğunu ve önümüzdeki dönemde güçlü bir şekilde yer almaya devam
edeceğini düşünüyoruz.”
KAPAK
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANI HAYATİ YAZICI:
“Küresel kriz
döneminde
ICC önemli
işlere imza
attı”
ICC’nin küresel ticaretin önemli bir aktörü
olduğunu belirten Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati Yazıcı, bu bağlamda ICC’nin
iş dünyasının beklenti, talep ve ihtiyaçlarını
en üst düzeyde hükümetlere ileten önemli
bir organizasyon olduğunu söyledi.
G
ümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TOBB ve
ICC Türkiye ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye” panelindeki konuşmasında, Türkiye ve dünya ekonomisine ilişkin
değerlendirmeler yaptı.
Türkiye’nin coğrafi ve ekonomik avantajlarına değinen
Bakan Yazıcı, “Türkiye, dört saatlik uçuşla 50 ülke ve 1,5
milyar insana, 23 trilyon dolarlık bir pazara kolayca ulaşılabilecek bir imkân sunmaktadır. Türkiye aynı zamanda, Orta
Doğu, Balkanlar, Kafkaslar gibi çalkantılı bir coğrafyanın ve
dünyanın en önemli ticaret ile enerji hatlarının kesiştiği bir
kavşak noktasında yer almaktadır. Bu anlamda, zor ama fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunuyoruz. Ülke olarak bölgemizde barışı, istikrarı, dayanışmayı ve demokrasiyi her zaman
ve her zeminde savunuyoruz. Dünyanın herhangi bir yerindeki gerilim, esen hafif bir rüzgâr, dünya genelinde bir fırtınaya dönüşebilmektedir. Yerel refahın, yani ülkelerde sağlanan
ekonomik ve siyasi istikrarın varlığı aslında küresel refahın
varlığına bağlıdır” dedi.
Bakan Yazıcı, büyük daralmanın ardından küresel ticaretin yeniden toparlanma sürecine girdiğine dikkat çekerek,
buna rağmen, ICC’nin özellikle Euro Bölgesi’ndeki krizden
kaynaklı riskler nedeniyle 2013’e ilişkin dünya ticaretindeki
büyüme beklentisini %3,3’e düşürdüğünü anımsattı.
Teknoloji sayesinde ulaştırma ve iletişim maliyetlerinin
m Gümrük ve
Ticaret Bakanı
Hayati Yazıcı,
TOBB’un G-20
Danışma Grubu’nda
yer almasını çok
önemsediklerini
belirtti.
azalmasının, bugünkü küresel ticaret
sisteminin arkasındaki belirleyici gücü
oluşturduğunu vurgulayan Bakan Yazıcı,
ticaretin hızını etkileyen bir diğer önemli
mekanizmanın ise gümrükler olduğunu
ifade etti.
ICC’nin küresel ticaretin önemli bir
aktörü olduğunu belirten Bakan Yazıcı,
bu bağlamda ICC’nin iş dünyasının beklenti, talep ve ihtiyaçlarını en üst düzeyde
hükümetlere ileten önemli bir organizasyon olduğunu söyledi.
Küresel kriz döneminde de ICC’nin
önemli işlere imza attığını anımsatan Bakan Yazıcı, “Özellikle G-20 Londra Zirvesi
sonrası küresel finansal istikrarın sağlanmasına yardımcı olmak amacıyla kurulan
G-20 Danışma Grubu ve B-20 İş Zirvesi
çok önemli adımlardır. TOBB’un G-20 Danışma Grubu’nda yer almasını çok önemsiyoruz. Türkiye, küresel ekonomik sistemin bir parçasıdır. 2015’te Türkiye’nin
G-20 Dönem Başkanlığı’yla bu sürecin
daha da güçleneceğine inanıyoruz. Dünya
ekonomisini ‘takım oyunu’ gibi düşünmek zorundayız. Gerilim ekonomisinden
ziyade işbirliği ekonomisine gitmeliyiz.
Bu işbirliğinin anahtarı da ticaret odalarıdır. Ticaret, kültür köprüleri kurmak,
dünyaya, insanlığa hizmet etmek demektir” diye konuştu.
EKONOMİK FORUM
29i
KAPAK
HAZİNE MÜSTEŞARI İBRAHİM ÇANAKCI:
“G-20
önemli
başarılar
elde etti”
G-20’nin önemli başarılar elde ettiğini belirten Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, G-20
ülkelerinin işbirliği içinde attığı adımlar sayesinde 2008-2009 dönemindeki küresel krizin
bir küresel çöküşe dönüşmesinin engellendiğini ifade etti.
H
azine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, G-20’nin 1990’lı yıllarda
yükselen ekonomilerde sıklıkla
yaşanan krizlerin tekrarını önlemek ve küresel ekonomik istikrarı korumak amacıyla gelişmiş ülkeler ile sistemik
öneme sahip gelişmekte olan ülkeleri bir
araya getiren bir platform olarak oluşturulduğunu söyledi.
G-20 önderliğinde finansal sektöre
ilişkin kapsamlı düzenlemelerin hayata
geçirildiğine değinen Çanakcı, G-20’nin
ekonomik ve finansal konuların yanı sıra
ticaret, istihdam, kalkınma, enerji vergi ve
yolsuzlukla mücadele gibi önemli başlıkları
da gündemine aldığını, bu alanlarda önemli
ilerlemeler elde edilmesine katkı sağladığını dile getirdi.
Bugüne kadar elde edilen başarı ve
kazanımlara rağmen küresel ekonomik
finansal ve kalkınma gündeminin önünde
halen önemli sorunlar bulunduğuna dikkati çeken Çanakcı, şunları söyledi:
“Küresel ekonomi hâlâ güçlü, sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme patikasına kavuşturulmuş değil. Gelişmiş ekonomilerdeki yapısal sorunlar devam ediyor.
Gelişmekte olan ekonomilerin mali piyasalarında son dönemde keskin dalgalanmalar yaşanıyor. Bu ekonomilerin gelecek
döneme ilişkin büyüme görünümlerinde
belirgin bir zayıflama söz konusu. İçinde
yaşadığımız dönemde ABD’de, önümüzdeki
dönemde diğer gelişmiş ülkelerde göreceğimiz ultra gevşek para politikalarından çıkış
sürecinin küresel ekonomiye en az hasar
30
EKONOMİK FORUM
m Hazine Müsteşarı
İbrahim Çanakcı,
Türkiye olarak
G-20’de kapsayıcı
büyüme ve istihdam
konularına öncelik
vereceklerini
söyledi.
verecek şekilde nasıl başarılacağı önemli bir soru işareti olarak
karşımızda duruyor.
Önümüzdeki dönemde küresel ölçekte büyüme ve istihdamın artırılmasına, kırılganlıkların azaltılmasına ve politika
koordinasyonunun güçlendirilmesine odaklanmak durumundayız. Bu alanda daha hızlı ilerleme için G-20 ülkeleri olarak daha
iddialı, somut ve ölçülebilir hedefler belirlememiz gerekiyor. Bu
hedeflere ulaşmak için de G-20 bünyesinde politika koordinasyonunu ve işbirliğini güçlendirecek daha etkin ve hesap verebilir
mekanizmalar tesis etmemiz gerekiyor.”
Çanakcı, Türkiye’nin 1 Aralık 2013 tarihinden itibaren
G-20’nin temel yönlendirme mekanizması olan üçlü yapı troyka
içinde yer aldığını anlattı. TOBB ile ICC arasında G-20 konusunda yakın bir işbirliğinin oluşmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Çanakcı, Türkiye’nin G-20 dönem başkanlığının
sadece kamu kurumlarının bir sorumluluğu olmadığını, Türk
iş dünyasının da G-20 sürecine önemli katkılar sağlayacak bir
potansiyele sahip olduğunu sözlerine ekledi.
KAPAK
BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN:
“G-20 nüfus olarak dünyanın
üçte ikisini temsil ediyor”
ICC Yönetim Kurulu Üyesi, ICC Türkiye Milli Komitesi ve TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, ICC Yönetim Kurulu’nun katılımıyla düzenlenen
çalışma yemeğine katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “G-20 nüfus olarak
dünyanın üçte ikisini temsil etmesine rağmen, dünya ticaretinin çok daha yüksek oranları
burada temsil ediliyor” dedi.
I
CC Yönetim Kurulu Üyesi, ICC Türkiye Milli Komitesi ve
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen çalışma yemeğinde, Başbakan
Yardımcısı Ali Babacan, ICC Başkanı Harold McGraw, ICC
Genel Sekreteri Jean-Guy Carrier ve ICC Yönetim Kurulu Üyeleri
ile bir araya geldi.
Toplantının açılışında konuşan ICC Yönetim Kurulu Üyesi,
ICC Türkiye Milli Komitesi ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, ICC’nin 2014 yılı ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nı tamamladıklarını söyledi. ICC’nin kurulduğu 1919’dan bu yana ticaretin gelişimi için gönüllü olarak uyulabilecek kurallar ve yol haritalarını oluşturduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, ticaretin gelişimi için de G-20 başta
olmak üzere pek çok uluslararası örgütle işbirliği içinde hareket
edildiğini anlatarak, yoğun programına rağmen toplantıya katılan
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a teşekkür etti.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BABACAN:
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da, Türkiye’nin dünya ekonomisindeki yeri ve küresel ekonomiyle entegrasyonu bakımından
önemine değindi.
Türkiye’nin G-20’ye birçok konuda önemli katkılar verdiğini
ve G-20’nin yüksek bir temsil gücüne sahip olduğunu ifade eden
Babacan, “G-20 nüfus olarak dünyanın üçte ikisini temsil etmesine rağmen, dünya ticaretinin çok daha yüksek oranları burada
temsil ediliyor” dedi.
Hükümet olarak G20 dönem başkanlığına büyük önem verdik-
m ICC Yönetim
Kurulu üyeleri,
Başbakan Yardımcısı
Ali Babacan ile
günün anısına aile
fotoğrafı çektirdi.
lerini belirten Babacan, “Biz kendi içimizde
organize olabilmek için bir koordinasyon komitesi kurmuş durumdayız. Başkanlığımda,
Dışişleri Bakanlığı, Merkez Bankası, Hazine
Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlıktan katılımla bu çalışma yürütülüyor. İçerik ve lojistik komitesi olmak üzere iki ayrı alt
komite kurmuş durumdayız” diye konuştu.
Babacan, bu konuda 10 ayrı çalışma
grubu oluşturduklarını, henüz gündem ve
takvimi belirlemediklerini sözlerine ekledi.
ICC BAŞKANI MCGRAW: “TUTARLI BİR
BÜYÜME AJANDASI OLMALI”
ICC Başkanı Harold McGraw da, TOBB
Başkanı ve ICC Yönetim Kurulu Üyesi M.
Rifat Hisarcıklıoğlu’nun daveti üzerine Türkiye’ye geldiklerini söyledi.
Türkiye’ye gelmekten mutluluk duyduğunu dile getiren McGraw, ülkelerin tutarlı
bir büyüme ajandası olması gerektiğinin
altını çizdi.
G-20 ile ilgili dört oturum gerçekleştireceklerinin söyleyen McGraw, bunun sadece
Türkiye’nin büyümesi için değil, bölgenin
büyümesi için çok önemli bir atılım olduğunu söyledi.
EKONOMİK FORUM
31i
SAĞLIK
D VİTAMİNİ
VE GÜNEŞ
Türkiye’de ve tüm dünyada D vitamini eksikliği sessiz
bir salgın gibi etkisini sürdürüyor. Güneş ışığının
yanı sıra balık, süt ve süt ürünleri gibi besinlerde
bulunan D vitamini alınmasının önemi hakkında son
yıllarda birçok araştırma ve çalışmalar yapılıyor.
Başta kanser, diabet, hipertansiyon, kalp-damar
hastalıkları, sık enfeksiyon geçirme, romatizmal
hastalıklar, multıpleskleroz, kronik yorgunluk,
depresyon gibi bir çok hastalığın önlenmesinde D
vitaminin önemli olduğu belirtiliyor.
A
çık hava yerine ofislerde çalışan şehirli insanlar güneş
ışınlarından yeterince faydalanamıyor. Dolayısıyla yaz
tatillerinde ya da fırsat buldukça güneşlenerek vücudun ihtiyaç duyduğu D vitamini üretmesine olanak
sağlamak zorunlu oluyor. D vitamini eksikliğinin kemik erimesine
yol açtığı, diş ve kemik gelişimini aksatıp fiziksel bazı sorunlara
sebep olduğu biliniyor. Aynı zamanda yapılan araştırmalar güneş
ışınları ve UV ışınlarıyla karşılaşmanın, hücre DNA’larını bozduğu,
bağışıklık sistemini baskıladığı, başta deri kanserleri olmak üzere
çeşitli hastalıklara neden olduğunu da gösteriyor.
Özel TOBB ETÜ Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Murat Baykır, güneş ışınlarının, sadece zararlı etkiler taşımadığını, özellikle
de UVB diye adlandırılan ışının, D vitamininin en önemli kaynağı
olduğunu belirterek, konuya yönelik şu bilgiyi veriyor:
“Vücudumuzdaki D vitamininin ana kaynağı güneş ışınlarından
gelen UVB diye adlandırılan ışındır. Günlük D vitamini ihtiyacının
yaklaşık %80-90’ı güneş ışınlarından elde edilir. Besin ve gıdalardan
ise maalesef çok düşük bir miktar alınır. UVB ışınının insan psikolojisi ile görme duyusu üzerine olumlu etkileri olduğu gibi patojen
mikroorganizmaların yok edilmesini sağlar ve bazı deri hastalıklarında da yararlı etkileri vardır. Bu açıdan değerlendirildiğinde sürekli
güneşten kaçmanın veya hiç güneşe çıkmamak doğru değildir.” İnsan
sağlığı üzerindeki olumlu etkilerin ortaya çıkabilmesi için D vitamini
düzeyinin normal seviyede kalması gerektiğine dikkat çeken Dr.
Baykır, “D vitamini vücutta kemik oluşumu, mineralizasyonu, büyüme ve onarım için gerekli olan kalsiyum ve fosfatın kanda yeterli
düzeyde kalmasını sağlar. Vücudun savunma sisteminde görev alır.
İnce bağırsaktan kalsiyum emilimini artırır.”
HANGİ BESİNLER D VİTAMİNİ İÇERİR
Vitamin D eksikliği kemik metabolizmasının bozulmasına yol
açarak çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde osteomalazi ve osteo32
EKONOMİK FORUM
n Özel TOBB
ETÜ Hastanesi
Dermatoloji Uzmanı
Dr. Murat Baykır
poroz diye adlandırılan kemik erimesi oluşturabileceğine dikkat çeken Özel TOBB ETÜ
Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Murat
Baykır, vitamin D’nin iki formunun mevcut
olduğunu belirterek, şu açıklamayı yaptı:
“Bunlar Ergokalsiferol (Vitamin D2) ve
Kolekalsiferol (Vitamin D3) olarak adlandırılır. Karaciğer ve böbreklere giderek aktif
formu olan Kalsitriol’un yani 1,25-Dihidroksivitamin D’ye dönüşür. Temelde D vitamini
kaynağı güneş ışınlarından özellikle UVB
olmakla birlikte süt, yoğurt, ekmek, tahıllar,
balık, et, peynir ve yumurta D vitamini içeren gıdalardır. Güneş daha çok D3 kaynağı
iken, bu gıdalarda hem vitamin D2 hem de
vitamin D3 vardır.
Bazı kaynaklara göre yaşlı bireylerde,
koyu tenlilerde ve güneş ışığına yetersiz
maruz kalanlarda gıdalar ve/veya gıda takviyeleri yoluyla dışarıdan vitamin D alınması
gerektiği belirtilmektedir.”
GÜNEŞ IŞINLARI ULTRAVİYOLENİN
ESAS KAYNAĞI
Bilim insanları ultraviyole (UV) ışınlarını, aynı karakteristiklere sahip olmadıkları ve canlılar üzerindeki etkilerinin
farklı olması sebebiyle UVA, UVB ve UVC
olmak üzere üç kategoriye ayırıyor. UV
ışınlarının %95’le en yaygın olanı UVA’dır
(>315-400nm)* ve ozon tabakası bu ışınların geçmesine izin verir. UVB(>280-315nm)
oldukça tehlikelidir. Bu ışınların büyük bir
kısmı, ozon tabakası tarafından engellenir.
Bunları biliyor musunuz?
• Güneş, yüz kırışıklıklarının en önemli sebebidir.
• Hayat boyu maruz kaldığımız güneş, cilt kanserlerinin oluşmasında etkilidir,
etkisi birikerek ortaya çıkar.
• 18 yaşına kadar ömür boyu alınan güneş ışınlarının yaklaşık %70-80’ine maruz
kalınılıyor. Bu nedenle doğumdan itibaren güneşten korunmak gerekiyor.
• Gün içinde tesadüfen güneşe maruz kalma oranı, isteyerek maruz kalmaktan
beş kat daha fazla oluyor.
• Sadece yaz aylarında değil, her mevsim güneşin zararlı ışınlarını alırız.
Dolayısıyla yaz kış güneş ışınlarından korunmak gerekiyor!
• Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre günlük D vitamini ihtiyacınız için gün
içinde el sırtı ve yüzden alınan 15 dakikalık güneş ışını yeterli oluyor.
• Dikkat! Güneş lekeleri güneşten yeterince korunulamadığını gösteren önemli
bir belirtidir.
UV ışınlarının %5’ini oluşturur. UVC (>100-280nm) sağlık için
en tehlikeli ışınlardır. Ozon tabakası bu ışınların yeryüzüne
ulaşmasını önler.
Yeryüzüne geçiş esnasında atmosferde UVC radyasyonunun
tama yakını ve UVB radyasyonunun %70-90’ı engelleniyor. Bu
nedenle ultraviyolelerden yeryüzüne çok az bir miktar ulaşıyor.
Ancak bu az miktar UV’nin bile insan vücudunda zararlı etkiler
göstermesi için yeterli olduğunu söyleyen Özel TOBB ETÜ Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Murat Baykır, yaşanılan ülkenin,
hangi ayda olunduğunun, günün hangi saatinde bulunulduğunun, havanın bulutlu olup olmadığının ve denizden ne kadar
yüksek olunduğunun insanların UV ışığıyla temasını etkileyen
faktörler arasında sayıldığını belirtti.
Ultraviyolenin deri kanserini artırıcı yönde olumsuz etkilerinin pek çok çalışmada yer aldığını ifade eden Dr. Baykır, “Elbette
bunu öğrenince güneşten korunma önlemlerinin de önemi ortaya
çıkmıştır. Ancak güneş ışınlarıyla karşılaşmanın bazı hastalıklarda yararlı etkilerinin de bir takım çalışmalarda gösterilmesi,
bizim tamamen güneşten uzak yaşamamamız gerektiği gerçeğini
işaret eder. Birçok çalışmada UV ışınının prostat, meme, kolon,
over, mesane, özefagus, böbrek, akciğer, pankreas, mide ve rahim
kanserlerinin özellikle mortalitesinde yani ölüm oranlarında
azalmaya yol açtığı sonucuna ulaşılmıştır. Koruyucu etkinin de
daha çok UVB ışını tarafından vücutta D vitamini sentezine yol
açarak etki gösterdiği düşünülmektedir. Ancak bu çalışmaların
yapıldığı dönemler, güneşten korunma çabalarının olmadığı ve
yoğun ultraviyole ışını aldığımız dönemlerdi. Şimdi biliyoruz ki,
yeterli D vitamini düzeyini sağlamak amacıyla UV radyasyona
aşırı maruz kalmak (Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerisiyle) hem
gerekli değildir hem de önerilmemektedir.”
ÖNERİLER
Yeterli serum D vitamini düzeyini sağlayabilmek için gereken güneş ışınlarına maruziyet süre ve saati, bölgenin enlemsel
özelliklerine göre değişmekle birlikte ortalama yaz mevsiminde
15 dakika, kış mevsiminde 20 dakikanın yereli olduğunu söyledi.
Siyah tenlilerin bu sürenin yaklaşık iki katına ihtiyaç duyduklarını
ifade eden Özel TOBB ETÜ Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr.
Murat Baykır, güneşle temasta yüzün olabildiğince korunmasını,
açık tenli kişilerin olabildiğince az güneşe çıkmasını, çok az güneş
görenlerin ayrıca D vitamini içeren gıda, gerekirse ilaç takviyesi
almalarını önerdi. Dr. Bayraktar, güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için diğer önerilerini ise şöyle sıraladı:
• Özellikle çocukları D vitamini alacaklar diye direkt güneşe
maruz bırakmayın. İki yaşın altındaki çocukları çok daha iyi koruyun, mümkünse direkt güneşe çıkartmayın.
• Saat 10-16 arasında özellikle güneşten uzak durun. Güneşten kaçmak güneşten korunabilmenin en iyi yoludur.
• Bronzlaşmak amacıyla güneş altında ASLA kalmayın.
• Güneşe çıkmadan yarım saat önce doğru güneş koruyucuyu
doğru miktarlarda sürün. Açık alanda iseniz iki saatte bir tekrar
güneş koruyucu sürün.
• Şapka takın.
• Solaryum ASLA kullanmayın
* Işıkta olduğu gibi, mor ve ötesi ışımada da, dalga boyu nanometre (nm) olarak
tanımlanır. Metrenin milyarda biridir.
EKONOMİK FORUM
33i
HABER
HİSARCIKLIOĞLU,
İSLAM ÜLKELERİNİ
DÜNYA
EKONOMİSİNDEKİ
YENİ EĞİLİMLER
KONUSUNDA
UYARDI
ICCIA’ın 30. Genel Kurulu’na katılan TOBB Başkanı ICCIA Başkan Yardımcısı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu, İslam ülkelerini, dünya ekonomisindeki yeni eğilimleri dikkate
almaları ve bu gelişmelere göre kendilerini hazırlamaları konusunda uyarırken,
İslam ülkeleri arasındaki gümrük vergileri, kotalar dâhil tüm tarife dışı engellerin
kaldırılması gerektiğini ifade etti.
İ
slam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası
(ICCIA) 30. Genel Kurul Toplantısı
Tunus’ta gerçekleştirildi. ICCIA üyesi
57 ülkenin temsilcilerinin katıldığı
toplantıya TOBB Başkanı ve ICCIA Başkan Yardımcısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,
TOBB Yönetim Kurulu üyeleri Necdet
Özer, Selçuk Öztürk ile Türkiye’nin Tunus
Büyükelçisi Ömer Gücük iştirak etti. Uluslararası kara yolu taşımacılığı “TIR sistemi” ve “Helal gıda” konusunun ele alındığı
toplantıda, ICCIA’ın önümüzdeki dönem
çalışma programı ve stratejik öncelikleri
masaya yatırıldı.
TOBB Başkanı ve ICCIA Başkan Yardımcısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, dünya
ekonomisindeki gelişmelerle İslam ülkeleri arasındaki iktisadi ve ticari ilişkilerin
geliştirilmesi konusundaki görüşlerini
dile getirdi. İslam ülkelerinin küresel ekonomideki rolünün göz ardı edilemeyeceğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Küresel
ticaret yollarının ve küresel politikaların
şekillendiği coğrafyanın merkezindeyiz.
Dünya ekonomilerinin gıdası olan enerji
kaynaklarına sahibiz. İslam ülkeleri olarak
çok önemli bir turizm gücümüz var. Bu
34
EKONOMİK FORUM
gücümüz her yıl daha da artıyor. İnşaat yatırımlarında ciddi
bir payımız var. Öte yandan sanayileşme alanında önemli yatırımlar yapıyoruz. Pek çok İslam ülkesi sanayileşme konusunu
öncelikleri arasına koymuş durumda. Yani hemen her sektörde
küresel ekonomiyle entegre olmuş durumdayız. Küresel dengenin önemli bir parçasıyız. Dolayısıyla dünya ekonomisindeki
gelişmeleri çok iyi okumak, kendimizi bu gelişmelere çok iyi
hazırlamak zorundayız” dedi.
DÜNYA EKONOMİSİNİ ETKİLEYECEK DEĞİŞİMLER DÖNEMİ
Küresel ekonominin yepyeni bir sürece girdiğini, dünya ekonomisinde görülen canlanma eğiliminin 2008 yılında başlayan
k ICCIA 30. Genel
Kuru Toplantısı’nda
57 ülkenin odalar
birliği temsilcileri
bir araya geldi.
HABER
l TOBB Başkanı
ve ICCIA Başkan
Yardımcısı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu,
İslam ülkeleri
arasında tercihli
ticaret sisteminin
kurulamadığını
belirtti.
küresel krizin etkilerini zayıflattığının gözlemlendiğini ifade
eden Hisarcıklıoğlu “Amerika’dan sonra, Avrupa ekonomileri
de toparlanma sinyalleri veriyor. Bu gelişme hepimizi olumlu
etkileyecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Bu olumlu gelişmenin yanında küresel sistemde de üç
büyük değişiklik olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Adeta
bütün ekonomik kurallar yeniden yazılıyor. Bu üç değişikliğe
ayak uyduramazsak, İslam ülkeleri olarak bizi büyük bir tehdit
bekliyor” dedi.
Hisarcıklıoğlu, söz konusu değişikliklerin birincisinin finansman alanında olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Küresel krizden sonra alınan tedbirlerle birlikte, dünyadaki
sermaye akımı azaldı. Gelişmiş ülkeler makroekonomik dengelerini güçlendirdikçe, gelişmekte olan ülkelere para akışı daha
da azalacak. Yani önümüzdeki süreçte finansman kaynakları
eskisi gibi bol olmayacak.”
KÜRESEL TİCARETİN ROTASI DEĞİŞİYOR
İkinci köklü değişikliğin ise küresel ticaretin rotasında yaşandığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:
“İlk defa gelişmekte olan ülkelerin toplam üretimi, geliş-
miş ülkelerin üretimiyle aynı seviyeye geldi.
Önümüzdeki süreçte hem üretim potansiyeli
hem de tüketim potansiyeli gelişmekte olan
ülkelere kayacak. Yani dünyanın ekonomik
merkezi batıdan doğuya kaydı ve kaymaya
devam edecek. Bunu gören ABD önlemini
şimdiden alıyor. ABD’nin liderliğinde, dünya
ekonomisi adeta yeniden tasarlanıyor. Trans
Pasifik Ticaret Ortaklığı (TTP) ve Trans Atlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) ile
dünyada iki yeni blok ortaya çıkıyor.”
İslam ülkeleri arasında tercihli ticaret
sisteminin kurulamadığına dikkat çeken
Hisarcıklıoğlu, “Birbirimize sürekli engeller
çıkartıyoruz. Gümrük prosedürlerimiz arasında uyum yok. Gümrük kapılarımızın alt
yapısı birbiriyle uyumlu değil. En vahimi de,
ülkelerimize vize olmadan seyahat edemiyoruz. Bir yandan ‘kardeşiz’ diyoruz, ama
kardeşimizin evine vizesiz giremiyoruz” dedi
ENERJİ ALANINDAKİ DEĞİŞİM
Küresel alandaki üçüncü köklü değişimin ise enerji alanında olduğunu anlatan
Hisarcıklıoğlu, yüzyıllardır küresel çatışmaların temelinde enerji kaynakları olduğunu
belirtti. “Ama şimdi ABD kaya gazı ile enerji
alanındaki ezberleri bozuyor” diyen Hisarcıklıoğlu ABD’nin sahip olduğu 2,4 trilyon
metreküplük kaya gazı rezervini harekete
geçirdiğini açıkladı. Hisarcıklıoğlu, “Kanada ve Meksika’daki rezervlerle birlikte bu
rakam 55 trilyon metreküpe ulaşıyor. Bu gelişmeyle ABD, 10 liraya satın aldığı enerjiyi
3 liraya mal eder hale geliyor. Önümüzdeki
5-10 yıl içinde enerji ihracatçısı haline gelmesi bekleniyor. Bu ne demek? Hem enerji
üreten bazı İslam ülkelerinin hem de Rusya
gibi enerji satan ülkelerin küresel dengelerdeki rolleri değişecek. Aynı zamanda ABD’de
üretim maliyetlerinin ucuzlamasıyla Asya
ülkelerine akan yatırımlar tekrar Batı’ya
yönelecek. Yani tüm ekonomik ve siyasi dengeler kökünden sarsılacak. Dahası, Batı’da
üretim ucuzlayacak. Batı yeniden rekabetçi
bir yapı kazanacak” ifadesini kullandı.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Yönetim Kurulu Üyeleri Necdet Özer’le Selçuk Öztürk, International
Chamber of Commerce (ICC) Tunus Milli
Komitesi Başkanı Ali Ben Yahya’yla görüştü. Görüşmede iki milli komitenin birlikte
çalışması için ICC Tunus Milli Komitesi’nden bir temsilcinin Türkiye’ye davet edilmesine ve bu temsilciyle birlikte ‘işbirliği
programı ve eylem planı’ üzerinde çalışılmasına karar verildi.
EKONOMİK FORUM
35i
DOSYA
m TOBB bünyesinde 10 ve 20 yılını dolduran
delegelere Hizmet Şeref Belgesi ve Plaketleri
takdim edildi ve hatıra fotoğrafı çektirildi.
TOBB GENEL KURUL
DELEGELERİNE HİZMET
ŞEREF BELGELERİ ve
PLAKETLERİ VERİLDİ
TOBB 70’inci Mali Genel Kurul Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Töreni Ankara Birlik
Merkezi’nde gerçekleştirildi. 10 ve 20 yıl süreyle görev yapan TOBB Genel Kurul
delegelerine Hizmet Şeref Belgesi ve Plaketleri, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun
ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati
Yazıcı’nın da katıldığı törende verildi.
36
EKONOMİK FORUM
DOSYA
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 10 ve 20 yıl süreyle
görev yapan 70’inci Mali Genel
Kurul delegelerine Hizmet Şeref
Belgesi ve Plaketleri, TOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın
da katıldığı törende verildi. Törende Türkiye ekonomisinin yapı taşları olan oda/
borsaların Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanları da hazır bulundu.
Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Töreni’nin açılış konuşmasını yapan TOBB
Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve
Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’ya Türk iş
dünyasına yaptıkları katkılar için teşekkür etti.
m TOBB Başkanı
M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, “En
kısa sürede, bu
ülkeyi dünyanın 10
ekonomisi arasına
sokacağız” dedi.
TOBB camiası olarak, birlik ve beraberliğe, kadirşinaslığa, vefaya büyük önem verdiklerini belirten Hisarcıklıoğlu,
her yıl Mayıs ayında yapılan TOBB Genel Kurulu’ndan bir
gün önce yapılan Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Töreni’nin
Soma’da meydana gelen maden faciasından dolayı yapılamadığını dile getirdi. Töreni erteleyerek Soma için yardım
kampanyası başlattıklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu
kapsamda toplanan 16 milyon 800 bin lirayı aşan bağışı,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurunda ilgili kamu
kurumuna ilettiklerini söyledi.
Hisarcıklıoğlu, “Bu vesileyle, maden şehitlerimizin geride
bıraktığı emanetlerine sahip çıkan ve bağışta bulunan oda/
borsalarımıza, iş dünyamıza ve vatandaşlarımıza şükranlarımı
sunuyorum” dedi.
“ÖZEL SEKTÖR ADETA RÜŞTÜNÜ İSPAT ETTİ”
Son 30 yılda Türkiye’nin müthiş bir dönüşüm yaşadığını
vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “30 yıl önce rahmetli Özal’la birlikte özel sektörün fark edilmesi ve daha sonra özellikle 2002
EKONOMİK FORUM
37i
DOSYA
yılında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün
Başbakanlığı döneminde başlatılan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan döneminde
de devam eden reform ve istikrar adımlarıyla, Türkiye müthiş bir atılım yaptı. Bu
süre zarfında, Türk özel sektörü neleri
başarabileceğini tüm dünyaya gösterdi.
Adeta rüştünü ispat etti” diye konuştu.
Türkiye’nin bir tarım ülkesiyken, İtalya ile Çin’in arasındaki en büyük sanayi
devi haline geldiğini ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 30 yıl önce sadece beş
tarım ürünü satabilirken, bugün 200’den
fazla ülkeye, 20 bin çeşit mal satar hale
gelindiğini anlattı. Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Yılda 152 milyar dolar ihracat yapıyoruz, bunun %92’si de sanayi malı. Birçok
sektörde küresel başarı hikâyeleri yazdık.
Tarım hasılasında dünyanın yedinci büyük ülkesi olduk. Yılda 36 milyon turist
ağırlayarak, turizmde dünyada en fazla
turist çeken altıncı destinasyonu haline
geldik. Müteahhitlikte ve kara yolu taşımacılığında dünyanın ikinci büyük gücü
olduk. Bütün bunları, özel sektör eliyle
yaptık. Yani, bu salonda gördüğünüz insanların temsil ettiği kitle yaptı. Çünkü
bu salondakiler, 81 il 160 ilçede Türk özel
sektörünü temsil ediyor. Bu salondakiler,
tüm Türkiye’de 1,5 milyon müteşebbisi
38
EKONOMİK FORUM
m Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül
ile Gümrük ve
Ticaret Bakanı
Hayati Yazıcı’nın
katılımıyla
düzenlenen Hizmet
Şeref Belgesi ve
Plaket Töreni’nde
oda/borsaların
Yönetim Kurulu ve
Meclis başkanları
da hazır bulundu.
temsil ediyorlar. İşte bu nedenle, bu salonu dolduran, Türk
özel sektörünün temsilcisi olan başkanlarımızı kutluyor, her
birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”
HİZMET ŞEREF BELGESİ ALANLARA TEŞEKKÜR
Hizmet Şeref Belgesi alan iş dünyası temsilcilerine de ayrı
ayrı teşekkür eden Hisarcıklıoğlu, “Bu ülkede daha üretimin,
ticaretin adı yokken onlar üretiyordu, ticaret yapıyordu. Bu
ülkede tüccarın itibarı yokken, memur olmayana kız bile
verilmediği yıllarda onlar bu işe baş koydular. Kazanırken
kazandırmanın, insanlara iş ve aş sağlamanın mutluluğunu
öğrettiler, herkese örnek oldular. Dürüst tüccarın ne olduğunu
gösterdiler. Hem bu işin cefasını çektiler hem de TOBB camiası
içinde farklı kademelerde görev alarak, Türk özel sektörünün
yükünü üstlendiler. Özel sektörün önünü açmak için, bu camiadaki herkes gibi para pul almadan çalıştılar. Bu gayretler
sayesinde Türkiye’de girişimci sayısı arttı. İş adamlarımızın,
iş kadınlarımızın sayısı arttıkça biz zenginleştik, ülkemiz
zenginleşti. Bu başarı hikâyesi böyle yazıldı” dedi.
Bu camianın kendisine hizmet edenleri, ülkesine hizmet
edenleri asla unutmayacağını belirten Hisarcıklıoğlu, verilen
plaketlerin bu emeğin ve vefanın buluşması olduğunu söyledi.
“ÖZEL SEKTÖR ODAKLI EKONOMİYİ DEVLET
POLİTİKASI HALİNE GETİRDİNİZ”
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı
Gül’e Türk özel sektörünün büyük bir şükran borcu olduğunu
ifade ederek şöyle konuştu:
“Göreve geldiğinizden bugüne kadar; Bakanlığınız, Başbakanlığınız ve Cumhurbaşkanlığınız döneminde, devlet
yönetimine köklü bir değişiklik getirdiniz. Milleti öne alan
DOSYA
m TOBB 70’inci Mali
Genel Kurul Hizmet
Şeref Belgesi ve
Plaket Töreni oda/
borsaların Yönetim
Kurulu ve Meclis
başkanlarının
katılımıyla
gerçekleşti.
BAKAN YAZICI: “ÜÇ
NOKTAYA ÖNEM VERDİK”
TOBB’da 10 ve 20 yıl hizmet verenlere yönelik düzenlenen Hizmet
Şeref Belgesi ve Plaket Töreni’ne katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı
Hayati Yazıcı, Birliğin Mayıs ayında yaptırdığı anketin sonuçlarına göre
katılımcıların %29’unun Türkiye’de en temel sorun alanı olarak yargı ve
adaleti gördüğünü dile getirdi.
Bakan Yazıcı, “Cumhuriyet hükümetleri olarak 2002 yılı sonundan
bu yana üç noktaya önem verdik. Sosyal güvenlik, ekonomik güvenlik
ve hukuksal güvenlik. Bir ülkede güven ve istikrarı temin eden en temel
faktör hukuksal güvenliktir. Müteşebbis yaptığının ve yapmadığının, risk
alanlarının ölçüsünü hukuk normlarıyla bilecek. Demek ki, bu alanda
daha çok çalışacağız” diye konuştu.
anlayışı hâkim kıldınız. Devletin özel sektöre bakışını değiştirdiniz. ‘Özel sektör
odaklı ekonomiyi’ devlet politikası haline
getirdiniz. ‘Güçlü özel sektör olmadan,
güçlü ekonomi olmadan, güçlü devlet olamaz’ dediniz. Böylece her ortamda, her
platformda bizlere destek verdiniz, güç
verdiniz. Bu süreçte ilginizi ve alakanızı
camiamızdan hiç eksik etmediniz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, Türk özel
sektörünün çatı kuruluşu olan TOBB’un
Yönetim Kurulu toplantısına katılan ilk
Cumhurbaşkanı oldunuz.
Yurt dışı resmi ziyaretlerinize TOBB’u
ve iş dünyamızı davet ettiniz. En üst düzey görüşmelerde Türk özel sektörünü öne
çıkardınız. Biz de, sizin bu desteğinizden
güç aldık. Gittiğimiz her ülkeye daha fazla
cesaret ve özgüvenle gittik. Yaptığımız her
işi daha iddialı yaptık. Bugün Türk özel sektörünün başarısı varsa, Türkiye bölgesinin
en büyük ekonomik gücü haline geldiyse
bunda sizin çok büyük emeğiniz var. Türkiye için büyük bir kazanım olan siyaset
adamlığınızın, devlet adamlığınızın çok
büyük rolü var. Ben bütün bu süreç boyunca her ortamda bizi öne çıkaran ve himaye
eden yaklaşımınızdan dolayı, bizlere verdiğiniz büyük destek ve cesaretten dolayı bu
salonu dolduran müteşebbisler adına, camiam adına ve Türk özel sektörü adına size en
içten minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Biz, dün olduğu gibi yarın da bu ülkeyi daha
zengin, bu milleti daha müreffeh yapmak
için koşacağız. Ve en kısa sürede, bu ülkeyi
dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına
sokacağız. Çünkü biz şuna inanıyoruz: Allah hiçbir emeği zayi etmez.”
EKONOMİK FORUM
39i
DOSYA
CUMHURBAŞKANI GÜL:
“SANAYİSİ
GÜÇLÜ
OLMAYAN
ÜLKE BÜYÜK
BİR ÜLKE
OLAMAZ”
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’de sanayicilerin azaldığını gördüğünü dile
getirerek, “Sanayisi güçlü olmayan ülke büyük bir ülke olamaz, gelişmiş ülkelerin
arasına da katılamaz. Sanayiyi muhakkak daha çok teşvik etmemiz gerekir” dedi.
C
umhurbaşkanı Abdullah Gül,
TOBB’da 70’inci Genel Kurul
Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket
töreninde yaptığı konuşmada,
TOBB üyeleriyle birlikte olmaktan duyduğu
mutluluğu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Gül, 2002 yılında Başbakan olduğu dönemden, Dışişleri Bakanı
olduğu süre içinde ve Cumhurbaşkanı olduğu
yedi yıl boyunca da TOBB camiasıyla birçok vesileyle birlikte olduklarını belirterek,
“Sizlerle yurt dışı ziyaretlerine gittik. Bazen
sizlere çok önemli görevler verdik. Sizlere
diplomasi yaptırdık. Gazze’de ilişkilerin normalleşmesi için çabalar göstermenizi istedik.
TOBB olarak siz sadece mensuplarınızın
zenginleşmesi için değil, Türkiye’nin dertleri ve Türkiye’nin dostlarının meseleleriyle
de ilgilendiniz. Türkiye dışındaki işlerinizi hep beraber takip ettik. Öyle zamanlar
oldu ki, sadece bir proje için onu Türk iş
insanlarına almak için gittiğimiz ülkeler
oldu. Neticede siz kazandınız. Sizin sayenizde Türkiye kazandı” ifadesini kullandı.
Yedi yıllık görev süresinin dolmak üzere olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Gül,
“Bununla ilgili çalışmalar yapılırken, ‘Cumhurbaşkanımızın mektupla telefonla bizzat
giderek konuşarak müdahil olduğu ve Türkiye’nin, Türk iş insanlarının kazandığı proje40
EKONOMİK FORUM
lerin toplam değeri nedir’ diye bir çalışma da yapıldı. 35 milyar dolarlık işi Türk iş insanları, Türk müteahhitleri ve sizler aldınız. Sizin
bu başarınız, bu kapasiteniz olmasa ben hiçbirinizi tanıtamazdım.
Dolayısıyla esas maharet sizdeydi. Siz gücünüzü koydunuz, o büyük
işleri başarabileceğinizi söylediniz, biz de arkanızda durduk” dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’de son 12 yıl içinde çok büyük değişimler olduğunu, çok büyük başarılar elde edildiğini vurgulayarak,
şunları söyledi:
“2001 yılındaki krizi fırsata çevirdik. Ama bu sadece ekonomik değildi. Bu, Türkiye’de yapılan köklü reformların, yapısal
değişikliklerin sayesinde oldu ve bunun neticesinde Türkiye bu
noktaya geldi. 250 milyar dolarlık GSMH’den 850 milyar dolarlık
GSMH’ye ulaşmış bir ülke olduk.”
“REFORMLAR TÜRKİYE’NİN ZEMİNİNİ DÜZELTTİ”
Türkiye’nin kronik problemleri olduğunu ve bu problemden
kurtulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, “Bütün bunlar
“TAMAMEN BELİRSİZLİKLER İÇERİSİNDE OLAN
BİR ÜLKEYİ ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR ÜLKE HALİNE
GETİRDİK VE BÖYLE BİR ÜLKEDE SİZ KENDİNİZİ
GÖSTERDİNİZ, SEL GİBİ ÇAĞLADINIZ. KENDİ
ŞİRKETLERİNİZİ BÜYÜTÜRKEN TÜRKİYE’Yİ DE
BÜYÜTTÜNÜZ. TÜRKİYE’NİN TAŞI TOPRAĞI
ALTIN HALİNE GELDİ.”
CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL
DOSYA
m Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “TOBB olarak siz sadece mensuplarınızın
zenginleşmesi için değil, Türkiye’nin dertleri ve Türkiye’nin dostlarının
meseleleriyle de ilgilendiniz” dedi.
mümkün değil. Siyasi ve ekonomik reformları güçlü bir şekilde devam ettirmek, eğitimin kalitesini en iyi şekilde yükseltmemiz
gerekir” dedi.
yapılırken Türkiye’nin bu değişiminin önündeki lokomotif
Türk özel sektörü oldu. Şüphesiz ki bu yapısal reformları, hukuk, ekonomik, siyasi reformları hükümetimiz yaptı. Bunlar, Türkiye’nin zeminini düzeltti. Tamamen belirsizlikler
içerisinde olan bir ülkeyi öngörülebilir bir ülke haline getirdi
ve böyle bir ülkede siz kendinizi gösterdiniz, sel gibi çağladınız. Kendi şirketlerinizi büyütürken Türkiye’yi de büyüttünüz. Türkiye’nin taşı toprağı altın haline geldi” diye konuştu.
“Son birkaç yıl içinde kendi iç konularımızla uğraştık ve enerjimiz
bunlara gitti” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Gül, “Şimdi ise
tekrar toparlanma, tekrar yeni bir yörüngeye oturtturma, adeta
roketlerimizi ateşler gibi Türkiye’yi ileriyi taşıma mecburiyetindeyiz. Son 10. Kalkınma Planı’nda bunlar yazılı. Türkiye’nin birçok
tabuları nasıl yıkıldı, birçok kronik meseleleri nasıl halledildi, en
önemli meselesi Kürt meselesinde hangi noktalara gelindi bunları
göz önüne aldığınızda bundan sonraki konuları da başarmamak
m Karabük
TSO Yönetim
Kurulu Başkanı
Sedat Namal,
Cumhurbaşkanı
Abdullah
Gül’e Türkiye
Cumhuriyeti’nin
ilk kâğıt parasını
hediye etti.
“SANAYİYİ DAHA ÇOK
TEŞVİK ETMEMİZ GEREKİR”
Türkiye’nin bölgede güvenli bir ada olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Gül,
“İnsanlar evini barkını terk edip Türkiye’ye
geliyorlar. Suriye’de, Irak’ta olanları görüyoruz, bunların çoğu komşularımız, akrabalarımız. Binlerce, yüzbinlerce insan Türkiye’ye
geldi, milyonlarca insan evini terk etti. Tanıdığımız, bildiğimiz şehirler, mahallelerin
halini ekranlarda görünce nasıl içiniz kan
ağlıyor. Memleketimizin, ülkemizin kıymetini bilelim. Diyarbakır, Yozgat, Erzurum, Adana’dan, Türkiye’nin her tarafından insanlar
burada. Türkiye’nin her tarafının da kendine
has güzellikleri, farklılıkları var. Bunlar zenginliğimizdir. Farklılıkları anlayışla karşıladığımızda çatışma unsurları problem olan noktalarda konuşularak halledilmekte ve bütün
bunların zenginlik olduğu anlaşılmaktadır.
İşte bunu Türkiye gerçekleştiriyor. Bunları
daha güçlendirdikten sonra doğacak büyük
sinerji Türkiye’yi 10 sene içinde gelişmiş ülkelerin arasına sokacaktır” ifadesini kullandı.
Türkiye’de sanayicilerin azaldığını gördüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, “Sanayisi güçlü olmayan ülke büyük bir ülke olamaz,
gelişmiş ülkelerin arasına da katılamaz. Sanayiyi muhakkak daha çok teşvik etmemiz
gerekir” dedi.
EKONOMİK FORUM
41i
DOSYA
TOBB’DA HİZMET
AŞKIYLA GEÇEN
YILLAR PLAKETLE
ONURLANDIRILDI
10 ve 20 yılını dolduran TOBB 70’inci Mali Gen
el Kurul delegelerine Hizmet Şeref
Belgesi ve Plaketleri Ankara Birlik Merkezi’nde
düzenlenen törenle Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati
Yazıcı ile TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu tarafından verildi. Törende, topla
m 365 oda/borsadan 24 delegeye
Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket verildi.
20 Yıllık Hizmet Plaketi
m Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile 20 yılını doldurarak Hizmet Şeref belgesi ve Plaket
alan TOBB delegeleriyle günü ansısına fotoğraf çekildi.
42
EKONOMİK FORUM
DOSYA
HİZMET ŞEREF
BELGESİ VE
PLAKET ALANLAR
TOBB Birlik Merkezi’nde düzenlenen
Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Töreni’nde
plaketlerini alan delegelerin isimleri şöyle:
10 YILLIK HİZMETİ
NEDENİYLE PLAKET
ALANLAR:
İnegöl TSO Yönetim Kurulu Başkanı Metin
Anıl’a TOBB delegeliğinde 20 yılını doldurduğu
için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük
ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı tarafından
Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket verildi.
TOBB delegeliğinde 20 yılını dolduran İzmir
TO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş’a
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve
Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı tarafından Hizmet
Şeref Belgesi ve Plaket verildi.
• Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası
Meclis Üyesi Rahmi Yılmaz.
• Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası
Meclis Üyesi Emin Dönmez.
• Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Tetiker.
• Malkara Ticaret ve Sanayi Odası
Meclis Üyesi Yusuf Eker.
• Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim
Kurulu Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu.
• Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası
Meclis Üyesi Tayfun Sezeroğlu.
• Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Cengiz.
• Gaziantep Ticaret Odası Meclis Üyesi
Mustafa Aydınçelebi.
• Konya Ticaret Odası Meclis Üyesi
Abdullah Işık.
• Konya Ticaret Odası Meclis Üyesi
Arif Dinçer.
• Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu
Başkanı Selçuk Öztürk.
• Ege Bölge Sanayi Odası Meclis Üyesi
Ertaç Karagözlü.
• Adana Ticaret Borsası Meclis Üyesi
Abdurrahman Altunbaş.
• Adana Ticaret Borsası Yönetim Kurulu
Başkanı Muammer Çalışkan.
• Akşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu
Üyesi Mustafa Doğru.
• Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu
Üyesi Yakup Er.
• Diyarbakır Ticaret Borsası Yönetim Kurulu
Başkanı Ebubekir Bal.
• Keşan Ticaret Borsası Yönetim Kurulu
Başkanı Yusuf Yörük.
• Şanlıurfa Ticaret Borsası Meclis Başkan
Yardımcısı Halil Alkan.
• Tekirdağ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu
Başkanı Osman Sarı.
20 YILLIK HİZMETİ
NEDENİYLE PLAKET
ALANLAR:
TOBB delegeliğinde 20 yılını dolduran
Kırklareli TB Yönetim Kurulu Başkanı Turhan
Altıntel’e, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı
tarafından Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket verildi.
Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu
Üyesi Necati Naran’a TOBB delegeliğinde 20
yılını doldurduğu için Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı
tarafından Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket verildi.
• İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim
Kurulu Başkanı Metin Anıl.
• İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu
Başkanı Ekrem Demirtaş.
• Kırklareli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu
Başkanı Turhan Altıntel.
• Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu
Üyesi Necati Naran.
EKONOMİK FORUM
43i
DOSYA
10 Yıllık Hizmet Plaketi
m Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile 10 yılını doldurarak Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket
alan TOBB delegeleriyle günün anısına fotoğraf çekildi.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Çerkezköy TSO Meclis Üyesi
Rahmi Yılmaz, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
44
EKONOMİK FORUM
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Dörtyol TSO Meclis Üyesi Emin
Dönmez, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
DOSYA
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Malkara TSO Meclis Üyesi Yusuf
Eker, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret Bakanı
Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Karadeniz Ereğli TSO Yönetim
Kurulu Başkanı Yaşar Tetiker, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Trabzon TSO Yönetim Kurulu
Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
EKONOMİK FORUM
45i
DOSYA
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Trabzon TSO Meclis Üyesi Tayfun
Serezoğlu, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Tunceli TSO Yönetim Kurulu
Başkanı Yusuf Cengiz, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve
Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Gaziantep TO Meclis Üyesi
Mustaafa Aydınçelebi, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve
Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Konya TO Meclis Üyesi Abdullah
Işık, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret Bakanı
Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Konya TO Meclis Üyesi Arif
Dinçer, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret Bakanı
Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Konya TO Yönetim Kurulu
Başkanı Selçuk Öztürk, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük
ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
46
EKONOMİK FORUM
DOSYA
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Adana TB Meclis Üyesi
Abdurrahman Altunbaş, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük
ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Adana TB Yönetim Kurulu
Başkanı Muammer Çalışkan, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Aydın TB Yönetim Kurulu Üyesi
Yakup Er, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Diyarbakır TB Yönetim Kurulu
Başkanı Ebubekir Bal, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve
Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Keşan TB Yönetim Kurulu Başkanı
Yusuf Yörük, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
TOBB delegeliğinde 10 yılını dolduran Tekirdağ TB Yönetim Kurulu
Başkanı Osman Sarı, plaketini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Gümrük ve
Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın elinden aldı.
EKONOMİK FORUM
47i
HABER
m TOBB/DEİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, İtalya ile Türkiye arasındaki
ticaret hacminin 2013 yılında 20 milyar dolar seviyesine kadar çıktığını belirtti.
İş dünyasının hedefi İtalya
TOBB/DEİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu “Hedef İtalya-İtalya’ya Yatırım” konulu
toplantıda yaptığı konuşmada, “Taşımacılık kotasının kaldırılması ve taşımaların
karşılıklı olarak serbestleştirilmesi, aramızdaki ekonomik ilişkiyi çok daha güçlü
kılacak” dedi.
D
ış Ekonomik İlişkiler Konseyi
(DEİK) Türkiye-İtalya İş Konseyi, İtalya Büyükelçiliği ve İtalya
Yatırım Ajansı Invitalia işbirliğinde, İtalya’ya yabancı yatırımları teşvik
etmeye yönelik bazı uygulama ve tedbirleri
içeren “Destinazione Italia” projesi kapsamında somut yatırım ve işbirliği olanaklarının anlatıldığı, “Hedef İtalya-İtalya’ya
Yatırım” toplantısı, 16 Nisan 2014 tarihinde İstanbul’da yapıldı. Toplantıya TOBB/
DEİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, DEİK
Türk-İtalyan İş Konseyi Başkanı Zeynep Bodur Okyay ve İtalya’nın Ankara Büyükelçisi
Gianpaolo Scarante ile çok sayıda Türk ve
İtalyan iş insanı katıldı.
Toplantının açılışında konuşan TOBB/DEİK
Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Akdeniz’in
iki büyük ekonomisi, Avrupa-Atlantik sisteminin iki ortağı, G-20 platformunun iki küresel oyuncusu olan Türkiye ve İtalya’nın, ortak
tarih ve değerleri paylaşan iki güç olduğunu
söyledi. Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve İtalya’nın
Akdeniz Havzası’nda asırlardır devam eden
ticaret kanalıyla birbirine her zaman çok
yakın olduğunu anımsatarak şöyle konuştu:
“Bu güçlü etkileşimin sonucu olarak Türkçe’deki ticari ve mali terimlerin çoğu İtalyanca kökenlidir. Akdeniz ticaret havzasında
48
EKONOMİK FORUM
n Hedef
İtalya-İtalya’ya
Yatırım” toplantısı
İstanbul’da
Venedik Sarayı’nda
gerçekleştirildi.
eskilere dayanan dostluk ilişkilerimiz, son 10 senede ekonomik
alanda da çok önemli başarılara sahne olmuştur. İtalya’yla Türkiye arasındaki ticaret hacminin 2013 yılında 20 milyar dolar seviyesine kadar çıktı. Son yıllarda İtalyan yatırımcıların Türkiye’ye
ilgisi önemli ölçüde artmış olup Türkiye’de 2 bine yakın İtalyan
şirketinin 5 milyar dolar değerinde yatırımı bulunmaktadır. Buna
karşılık İtalya’da ise Türk şirketlerinin yaklaşık 141 milyar dolar
yatırımı bulunmaktadır.”
İki ülke arasındaki turizm ilişkisine de değinen Hisarcıklıoğlu,
her yıl 700 bin İtalyan’ın Türkiye’yi ziyaret ettiğini, İtalya’nın da
HABER
Türkler için önemli bir turizm destinasyonu
haline geldiğini söyledi.
TOBB/DEİK Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin bugün geldiği noktada, artık yatırım alan bir ülke olduğu kadar yurt dışına
yatırım yapan da bir ülke olduğuna dikkat
çekerek, “Bir taraftan ülkeye yatırım çekmeye çalışırken, bir taraftan da küresel rekabet
gücünün artması için gerekli olan yurt dışına yatırımı teşvik ediyoruz. Şirketlerimizin
yurt dışındaki yatırım stoku 30 milyar dolar
seviyesine çıktı” dedi.
Türk şirketlerinin uluslararası piyasalarda
marka toplamaya da başladığını vurgulayan
Hisarcıklıoğlu, Türkiye uluslararası şirket
birleşme ve satın almaların yükselen yıldızı
haline geldiğini ifade etti. Hisarcıklıoğlu,
yakın dönemde Türk şirketleri tarafından
yapılan büyük satın almalar kapsamında
örnekler vererek, DEİK bünyesinde kurulan
“Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi”nin Türk
şirketlerinin küresel yatırımlarına öncülük
ve rehberlik ettiğini anlattı.
İTALYA AVRUPA’NIN EN BÜYÜK İTİCİ
GÜÇLERİNDEN BİRİ OLACAK
TOBB/DEİK Başkanı Hisarcıklıoğlu, önümüzdeki süreçte İtalya’nın Avrupa’nın en
büyük itici güçlerinden biri olacağına yönelik
inancını dile getirerek, “Bu yüzden İtalya da
hedef ülkelerin başında geliyor. Son yıllarda
firmalarımızın İtalya’ya artan ilgisi de bunun
en somut göstergesidir” diye konuştu.
İtalya’nın içinden geçtiği ekonomik krize rağmen yatırımcı çekme yarışında “biz
de varız” tavrını önemli bulduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:
“Bu durum bile İtalya’nın geleceğine daha
fazla güven duymamızı sağlıyor. Çünkü
küresel ekonomide cidden bir yatırımcı avı
yaşanıyor. Tüm ülkeler en iyi yatırımcıları, en başarılı girişimcileri kendi ülkesine
çekmeye çalışıyor. Dünyanın en büyük ekonomisi ABD bile bu yarışta. Dünyanın en
önemli teknolojilerinin geliştirildiği Silikon
Vadisi’ndeki girişimcilerin %52’si ABD dışında doğmuş. Bu bile doğru yatırımcılar
bulmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. İtalya’ya gelecek Türk yatırımcıların
İtalya’nın yeniden büyümesine ciddi katkı
yapacağına inanıyorum. Çünkü bizim şirketlerimiz dinamiktir. Hızlı hareket eder.
Gittiği yere de hareket ve kazanç götürür.”
Hisarcıklıoğlu, bu kapsamda İtalya’da yatırım
ve ticaret yaparak ülkenin büyümesine katkı
sağlayabilmesi için İtalya’nın da Türk şirketlerinin önünü açması gerektiğinin altını çizdi.
m TOBB/DEİK
Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu ve
İtalya’nın Ankara
Büyükelçisi
Gianpaolo
Scarante.
İTALYA’YLA TİCARETTEKİ SORUNLAR
TOBB/DEİK Başkanı Hisarcıklıoğlu, konuşmasında İtalya’yla ticarette yaşanan sorunlar üzerinde de durarak şunları söyledi:
“Vize sorunumuz hepinizin malumu. Yatırım gelsin istiyorsunuz,
ama yatırım getirecek iş adamından vize istiyorsunuz. Sadece bu
da değil. Bildiğiniz gibi karşılıklı yatırım ve ticarette ulaşım ve
taşımacılığın önemi yadsınamayacak kadar büyük.
Taşımacımızı engelleyen en önemli unsur sınırlı olan ikili geçiş
belgesi kotası. Taşımacılık kotasının kaldırılması ve taşımaların
karşılıklı olarak serbestleştirilmesi aramızdaki ekonomik ilişkiyi
çok daha güçlü kılacak.
Taşımacılığa dair bir başka sorunumuz da, İtalya üzerinden İsviçre, Fransa, İspanya ve Portekiz’e yapılan taşımalarımızın belli bir
rakamda sınırlandırmasıdır. Bu nedenle, İsviçre, Fransa, İspanya
ve Portekiz’e ulaşmak için araçlarımız yaklaşık bin kilometre fazla
yol kat etmek zorunda kalıyorlar.”
Bu durumun Dünya Ticaret Örgütü’nün Gümrük Tarifeleri ve
Ticaret Genel Anlaşması’na (GATT) da aykırı olduğunu hatırlatan
Hisarcıklıoğlu, “Ticari ilişkilerimize ciddi zararlar veriyor. İtalyan
hükümetinden isteğimiz bu sorunlara eğilmeleri ve önümüzdeki engelleri kaldırmalarıdır. Biz Türk iş dünyası olarak bugüne
kadar ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesinden yana olduk”
diye konuştu.
OKYAY: “İTALYA, TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK
ÜÇÜNCÜ TİCARİ ORTAĞI”
DEİK Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkanı Zeynep Bodur Okyay
toplantıda gerçekleştirdiği konuşmada, iki ülkenin birbirlerinin
öncelikli ticari ortağı olduğunu dile getirerek, “İtalya Türkiye’nin,
Almanya ve Rusya’dan sonra en büyük üçüncü ticaret ortağıdır
ayrıca İtalya, Türkiye’deki en büyük beşinci yabancı yatırımcı
konumunda olan ülkedir” dedi.
Okyay, Türkiye ve İtalya’nın ekonomik yapılarının birbirlerini taEKONOMİK FORUM
49i
HABER
mamlayıcı özelliklere sahip olduğuna dikkat
çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Türkiye ile İtalya arasındaki ticari ilişkiler son dönemde iki önemli trend izliyor.
İlk olarak pek çok Türk şirketi İtalya’dan
şirket ve marka satın alarak ‘Made in Italy’
logosunun gücüyle işlerini büyütme yoluna
gidiyor. İkinci olarak İtalyan şirketleri,
başta Orta Asya olmak üzere üçüncü ülkelere Türk şirketleriyle ortak olarak gitmeye
başladı. Bu iki trend de ticari ilişkimizin
stratejik ortaklık noktasına yükselmesi için
doğru adımlardır.”
Türk ve İtalyan iş insanlarının aynı iş algılarına, yaklaşımlara sahip olmasından, küresel
yakınlığın katkısını ifade eden Okyay, iki ülkenin özellikle KOBİ’leri arasında da büyük
bir sinerji fırsatı olduğunu vurguladı.
Okyay, iki ülke özel sektörleri arasında
tekstil, konfeksiyon, deri, makine imalat, gıda işleme, kimyasal, seramik, ilaç,
ambalaj, madencilik, mobilya, otomotiv,
otomotiv yan sanayi, beyaz eşya yan sanayi, mücevherat, altyapı taahhüt, enerji,
çevre, savunma, sağlık, finans ve turizm
alanlarında işbirliği imkanlarının yüksek
olduğuna belirtti.
İtalya’dan birkaç dostane beklentisi oldu50
EKONOMİK FORUM
m İtalya’nın
Ankara Büyükelçisi
Gianpaolo Scarante,
Türkiye ile İtalya
ekonomilerinin
birbirini
tamamlayan
nitelikte olduğunu
söyledi
ğunu söyleyen Okyay, bu beklentilerini de şöyle özetledi:
“Türkiye’nin 2007 yılındaki ihracatında İtalya’nın payı %7 iken,
bu oran geçen yıl %4,4’e geriledi. Aynı dönemde İtalya’nın ithalatımızdaki payı da %5,7’den %5,1’e düştü. Bu yıldan itibaren
İtalya’nın yeniden büyümeye başlamasıyla ikili ticaretimizin
dengeli şekilde artacağını ümit ediyorum. Bu dönemde sizden,
vize serbestisi ve AB-ABD Serbest Ticaret müzakerelerinde
Türkiye’nin zarara uğratılmaması başta olmak üzere ortaklık
hukukunun gerektirdiği tüm alanlarda destek bekliyoruz.”
Konuşmaların ardından İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Gianpaolo Scarante, Zeynep Bodur Okyay’a iki ülke ekonomik ilişkilerine
yaptığı katkılardan dolayı İtalya Cumhuriyeti üstün hizmet
nişanı verdi.
İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Scaran:
“Şimdi artık Türk girişimcilerin İtalya’ya
yatırım yapması dönemi”
İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Gianpaolo
Scarante de, iki ülke ilişkilerinin tarihinin çok
eskilere dayandığına dikkat çekerek, İtalya’nın
Türkiye ile Avrupa arasında daima bir bağlantı
noktası oluşturduğunu bildirdi. Scarante,
iki ülke KOBİ’lerinin çok sağlam ilişkilere
sahip olduğuna vurgu yaparken, İtalya’ya
50’den fazla sektöre yatırım yapılabileğini,
bunu kolaylaştırıcı bir dizi yapısal reform
yaptıklarını anlattı.
İki ülkenin tarihteki ve günümüzdeki
ticaret hacimleri, iş ilişkileri konularına da
değinen Scarante, “Türkiye’de son 12 yılda
olağanüstü bir değişim gerçekleşti. Bunu
başka ülkelerle karşılaştırmak pek de kolay
değil. İtalyan girişimciler bu ülkeye inandılar,
güvendiler ve güvenlerini sürdürüyorlar.
Nasıl İtalyanlar bu ülkeye inandıysa şimdi
artık Türk girişimcilerin İtalya’ya inanması ve
yatırım yapması dönemidir. İtalya avantajlı bir
ülke ve bunu sözlerle değil, somut örneklerle
anlatmak istiyoruz” diye konuştu.
GÜNCEL
2014-2015 EYLEM
PLANLARI
KAMUOYUYLA
PAYLAŞILDI
2007 yılından bu yana yayımlanmakta olan ve YOİKK’in yıllık çalışma takvimini
oluşturan eylem planlarının sonuncusu, 3 Temmuz 2014 tarihinde Ekonomi Bakanı
Nihat Zeybekci başkanlığında gerçekleştirilen YOİKK toplantısı sonrasında kamuoyuna
duyuruldu. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “2023 hedeflerini yakalamak
istiyorsak, YOİKK eylem planlarının hızlıca çözüme kavuşturmalıyız” dedi.
atırım Ortamını İyileştirme Koordinasyonu Kurulu (YOİKK),
Türkiye’deki yatırımlarla ilgili düzenlemeleri rasyonel hale getirmek, yatırım ortamının rekabet gücünü artıracak gerekli düzenlemeleri tespit ederek
politika önerileri geliştirmek, işletme
dönemi de dâhil olmak üzere yatırımın
her safhasında, ulusal ve uluslararası
yatırımcıların karşılaştığı idari engellere
çözüm üretmek amacını taşıyor.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 11 Aralık 2001 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde oluşturulan YOİKK’in
üyesi konumundadır. Ekonomi Bakanlığı sekretaryasında yü52
EKONOMİK FORUM
rütülen YOİKK platformunda tüm kamu
kurumları ve özel sektör (TOBB, TÜSİAD, TİM, YASED) temsil ediliyor.
YOİKK platformunda çalışmalar eylem planları bazında yürütülüp, takip
ediliyor. Özel sektör tarafından hazırlanan eylem önerileri, 10 Teknik Komite
tarafından değerlendirilerek, yatırım ortamını iyileştirecek eylem önerileri öncelikle seçiliyor ve Yönlendirme Komitesi’ne
sunuluyor. Yönlendirme Komitesi’nde ele
alınan öneriler, Ekonomi Bakanı’nın başkanlığını yürüttüğü YOİKK toplantısında
kabul edilerek, kamuoyuna açıklanıyor.
n YOİKK 20. Toplantısı, Ekonomi
Bakanı Nihat Zeybekci başkanlığında
gerçekleştirildi.
YOİKK’İN
BAŞARILARI
YOİKK’İN YAPISI
Yatırım Ortamını
İyileştirme Koordinasyon
Kurulu (YOİKK)
Yönlendirme Komitesi
Ekonomi
Bakanlığı
İzleme - Takip
(Sekretarya)
• Şirket kurma işlemleri basitleştirildi.
• İstihdam teşviklerini de içeren İstihdam
Paketi çıkarıldı.
• İşyeri açma ruhsatları basitleştirildi.
• Ar-Ge Kanunu çıkarıldı.
• Yeni Yatırım Teşvik Sistemi hazırlandı.
• Kurumlar Vergisi’nde indirim sağlandı.
TEKNİK KOMİTELER
TOBB/YOİKK Çalışma Grupları
Diğer Özel Sektör Kuruluşları
1. Şirket İşlemleri ve
Kurumsal Yönetim
2. İstihdam
3. Girdi Tedarik Stratejisi (GİTES) ve Sektörel
Lisanslar
4. Yatırım Yeri, Çevre ve İmar İzinleri
5. Vergi ve Teşvikler
6. Dış Ticaret ve Gümrükler
7. Fikri Sınai Mülkiyet Hakları ve Ar-Ge
8. Yatırım Ortamı Mevzuatı ve Hukuksal Süreçler
9. Finansmana Erişim
10. Altyapı
TOBB/YOİKK ÇALIŞMA GRUPLARI
◆ Her teknik komiteye paralel TOBB/YOİKK Çalışma Grubu kuruldu.
◆ Çalışma Grubu Üyeleri, akredite olan
oda/borsaların Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ve Türkiye Sektör Meclisleri
üyelerinden oluşuyor.
◆ Çalışma Grupları, eylem önerilerinin değerlendirilmesi, hazırlanması ve Teknik
Komitelere iletilmesinden sorumlu.
◆ Her Çalışma Grubu’na bir başkan, iki
başkan yardımcısı oy çokluğuyla seçiliyor.
◆ Her Çalışma Grubu’nda, TOBB’da görev
yapan ve konusunda uzman olan kişilerden bir kişi Sorumlu Yönetici, iki kişi
Raportör olarak görev alıyor.
YOİKK 2014-2015 EYLEM PLANI
HAZIRLAMA SÜRECİ
Eylem planı hazırlıkları, özel sektör
kuruluşları tarafından yapılıyor ve TOBB
öncülüğünde yürütülüyor. 2014-2015 eylem planı hazırlıkları aşağıda belirtildiği
şekilde yürütüldü:
EKONOMİK FORUM
53i
GÜNCEL
1. Eylem Önerisi Toplama
Mart 2014’te oda/borsalar, Birliğin iştirakleri olan diğer özel sektör kuruluşları,
sektör meclisleri ve TOBB bünyesinde bulunan TOBB/YOİKK Çalışma Grupları’ndan yeni döneme ilişkin eylem önerileri
alındı. Ayrıca Sektörel Ekonomi Şurası Raporu ve Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı
Raporu’ndan faydalanıldı.
Toplam 187 adet eylem önerisi alınarak,
TOBB/YOİKK Çalışma Grupları’na iletildi.
2. TOBB/YOİKK Çalışma Grupları
Başkan ve Başkan Yardımcıları
Seçimleri
14-15 Nisan 2014 tarihleri arasında
YOİKK çalışmaları kapsamında Teknik Komite eylem planlarının takip edilmesi ve
özel sektör eylem önerilerinin oluşturulması amacıyla, YOİKK bünyesinde bulunan
10 adet Teknik Komiteye, özel sektörün
görüşlerini aktarmak üzere oluşturulan
TOBB/YOİKK Çalışma Grupları başkan ve
başkan yardımcıları seçildi.
54
EKONOMİK FORUM
m TOBB/
YOİKK Çalışma
Grupları'nın
ilk toplantıları,
14-15 Nisan 2014
tarihlerinde TOBB
Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı
Halim Mete
başkanlığında
gerçekleştirildi.
n YOİKK
Finansmana Erişim
Çalışma
Grubu toplandı.
Yeni üyelerin katılımıyla TOBB/YOİKK Çalışma Grupları
başkan ve başkan yardımcılığı seçimleri, TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete’nin başkanlığında gerçekleştirildi.
3. TOBB/YOİKK Çalışma Grupları Toplantıları
28 Nisan 2014 ve 2 Mayıs 2014 tarihleri arasında, 20132014 eylem planı mevcut durumlarının gözden geçirilmesi ve
yeni dönem eylem önerilerinin görüşülerek taslak eylem planlarının oluşturulması amacıyla, TOBB/YOİKK Çalışma Grupları toplantıları gerçekleştirildi.
4. YOİKK Özel Sektör Ortak Çalışma Grupları Toplantıları
YOİKK özel sektör paydaşlarımız olan Türk Sanayicileri
ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Türkiye İhracatçılar Meclisi
(TİM) ve Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) başta olmak üzere eylem önerisi gönderen diğer özel sektör kuruluşları
ve TOBB iştiraklerinin de katıldığı “Özel Sektör Ortak Çalışma
Grupları” toplantıları 15-16 Mayıs 2014 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Toplantılarda özel sektör eylem önerileri ele alınarak, uyumlaştırıldı.
Toplantılara;
• TÜSİAD, YASED ve TİM temsilcileri,
• Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı temsilcileri,
• Borsa İstanbul (BİST), Bankalar Birliği, Kredi Garanti
GÜNCEL
Fonu (KGF) AŞ, Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret (GTİ)
AŞ, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Noterler Birliği gibi kuruluşların temsilcileri katıldı.
5. Özel Sektör Eylem Önerilerinin Gözden Geçirilmesi
Toplantısı
26 Mayıs 2014 tarihinde, TOBB Başkan Yardımcısı Halim
Mete başkanlığında TOBB/YOİKK Çalışma Grupları başkan ve
başkan yardımcılarının katılımıyla eylem önerileri toplantısı
gerçekleştirildi.
Söz konusu toplantıda eylem önerileri son kez ele alınarak,
özel sektör eylem önerisi olarak toplamda 147 eylem önerisi
hazırlandı.
6. Teknik Komite Toplantıları
Eylem planlarına son şeklinin verilmesi amacıyla 12-18 Haziran 2014 tarihleri arasında 10 adet Teknik Komite toplantısı
TOBB’un ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Toplantılarda, eski dönemden devam eden etmesi öngörülen eylemler değerlendirildi ve yeni dönemde ele alınması plan-
m 5-16 Mayıs 2014
tarihlerinde YOİKK
Özel Sektör Çalışma
Grupları Ortak
Toplantıları
gerçekleştirildi.
n YOİKK 20142015 dönemi
özel sektör eylem
önerileri, TOBB
Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı
Halim Mete’nin
katıldığı toplantıda
ele alındı.
lanan eylem önerileri ele alındı.
Kamu kesiminin eylem önerileri ve eski
dönemden devam edecek eylemler olmak
üzere toplam 153 eylem önerisi değerlendirilerek, gündeme alınacak eylemlere karar verildi.
7. Yönlendirme Komitesi Toplantısı
20 Haziran 2014 tarihinde TOBB’un ev
sahipliğinde YOİKK Yönlendirme Komitesi
toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda YOİKK 2014-2015 döneminde çalışma yürütülmesi planlanan eylem önerileri açıklandı.
Toplam 62 adet eylem önerisinin,
2014-2015 dönemi eylem planı taslağı olarak YOİKK toplantısına sunulmasına karar
verildi.
8. YOİKK Toplantısı
3 Temmuz 2014 tarihinde Ekonomi
m Sunt ma et
estrum quis aut
aut iumquatem
ad excepedit
et et volor reic
teces simusam
rescil modiori
onserae num
quam ant ipsam
doluptatinum
rerumquo quatem
fuga. Hillab
idempore sim
EKONOMİK FORUM
55i
GÜNCEL
Bakanı Nihat Zeybekci’nin başkanlığında
gerçekleştirilen YOİKK toplantısında toplam 63 eylemden oluşan 2014-2015 dönemi eylem planı kabul edilerek, kamuoyuyla
paylaşıldı.
YOİKK 2014-2015 DÖNEMİ
EYLEMLERİNDEN BAZILARI
◆ 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun
uygulanmasından kaynaklı sorunlara yönelik olarak TOBB tarafından hazırlanan
rapordaki tespitler değerlendirilerek,
uygun görülen tesbitlere yönelik yasa
değişiklik önerileri hazırlanacak,
◆ İstihdam teşviklerinin etki analizi
yapılacak,
◆ 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, uygulama ihtiyaçları doğrultusunda
incelenecek,
◆ Engelli çalıştırma zorunluluğu düzenlemesi gözden geçirilecek,
◆ Organize Sanayi Bölgeleri’yle (OSB) ilgili
olarak yatırım yeri başta olmak üzere uygulamada karşılaşılan sorunlara yönelik
56
EKONOMİK FORUM
m YOİKK İstihdam
Teknik Komitesi
Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı
Müsteşar Yardımcısı
Mehmet Selim
Bağlı başkanlığında
toplandı.
n YOİKK
Yönlendirme
Komitesi,
2014-2015
eylem planlarını
görüşmek üzere
TOBB’un ev
sahipliğinde
toplandı.
çalışmalar yürütülecek,
◆ Sözleşmelerden alınan damga vergisi başta olmak üzere
Damga Vergisi Kanunu’nun bazı hükümleri gözden
geçirilecek,
◆ İhracat süreçlerindeki maliyetler ve süreleri tespit edilecek,
◆ Ticari alacakların sigortalanması kapsamındaki sigorta
poliçelerinin bankalarca teminat olarak kabul edilebilmesiyle,
KOBİ’lerin kredi başvuru sürecindeki yaşadıkları bankaya
teminat verme sorununa çözüm yolu bulunacak,
◆ Üniversite-sanayi-kamu işbirliğine dair etkin işleyen bir
yönetim modelinin araştırılması için çalışmalar yürütülecek,
◆ Arabuluculuk ve tahkim gibi alternatif uyuşmazlık çözüm
mekanizmalarının kullanımının yaygınlaştırılmasını yönelik
çalışmalar yürütülecek,
◆ Sermayesi 250 bin lirayı aşan anonim şirketlerin avukat
bulundurma zorunluluğunun kaldırılması için çalışmalar
yürütülecek,
◆ Kıyı tesislerine işletme izni verilmesi konusunda yaşanan
tıkanıklığın çözüme kavuşturulması sağlanacak,
◆ Demir yolu ulaşımının özel sektöre açılmasını sağlamak ve
demir yollarının kullanımını etkinleştirmek amacıyla ikincil
mevzuat düzenlemeleri yapılacak,
◆ Demir yollarının sanayi bölgelerine götürülmesi amacıyla bir
eylem planı hazırlanacak ve öncelikler belirlenecek.
TOBB ETU M
MED
ED
D
ÖMÜR BOYU SÜREN MEZUN STATÜSÜNÜN KESİŞİM NOKTASI:
TOBB ETÜ MED
TOBB Ekonomik Forum Dergisi’nde yeni bir bölüm açıyoruz. Altı yıldır TOBB ETÜ
camiasına hizmet veren TOBB ETÜ MED üyeleriyle yapılan söyleşilere yer vereceğiz.
Aynı zamanda TOBB ETÜ MED’in faaliyetleri ve duyurularını da sayfalarımızda
bulacaksınız. İlk söyleşimiz derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Burak Tolga Terzi’yle oldu,
Terzi, TOBB ETÜ MED’in amacını, faaliyetlerini ve geleceğe yönelik hedeflerini anlattı.
T
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi ve Teknoloji
Üniversitesi Mezunlar Derneği (TOBB ETÜ MED), 2008
yılında kuruldu. TOBB ETÜ camiasını bir arada tutmak
ve mezunlarının üniversiteleriyle ilişkilerini devam ettirmeleri amacıyla yola çıkan TOBB ETÜ MED Yönetim Kurulu beş
mezundan oluşuyor. TOBB ETÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
İşletme Bölümü 2008 yılı mezunu Burak Tolga Terzi, TOBB ETÜ
MED’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor.
1985 Ankara doğumlu olan TOBB ETÜ MED Yönetim Kurulu
Başkanı Terzi, 2009 yılında Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü’nde Üretim Yönetimi ve Sayısal Yöntemler üzerine Yüksek
Lisans eğitimi yaptı. TOBB ETÜ’den mezun olduğu 2008 yılında
çalışmaya başladığı ve 5,5 yıl görev yaptığı TOBB Dış Ekonomik
İlişkiler Dairesi’nden ayrılan Terzi, Weatherford isimli Amerikan
menşeli petrol hizmetleri firmasında Lojistik ve Satınalma Koordinatörü olarak çalışıyor.
TOBB ETÜ MED Yönetim Kurulu Başkanı Terzi, TOBB Ekonomik Forum Dergisi için yaptığımız söyleşide sorularımızı şöyle
yanıtladı:
TOBB ETÜ MED’in kuruluş amacı ve hedefleriyle ilgili
bilgi verir misiniz?
TOBB ETÜ MED’in kuruluş amacı, aslında tüm üniversitele58
EKONOMİK FORUM
rin mezun dernekleriyle aynı. Kısaca, üyeler
arasındaki dayanışmayı artırmak, üyelere
iş olanakları sağlamak amacıyla çalışmalar
yapmak, üniversitenin gelişimine mezun
bakış açısıyla katkıda bulunmak olarak sıralayabiliriz.
TOBB ETÜ MED, TOBB ETÜ’nün mezun
vermeye başladığı 2008 yılında kuruldu. O
tarihten bu yana 1800’ün üzerinde mezun
verildi. Bu kişilerin 400’ü derneğimize şu an
üye durumda. Diğer üniversitelerle karşılaştırıldığında TOBB ETÜ MED, ortalamanın
üzerinde bir orana sahip. Çünkü genel olarak
mezunlar derneği üyelik oranı, mezun oranının %10-20 arasında olduğu görülüyor.
Derneğin hedefi uzun vadede, TOBB
ETÜ mezunlarının en az %50’sinin TOBB
ETÜ MED’e üye olmasını sağlayacak imkânları yaratmak olmalı. Üyelerine iş sağlama
kapasitesine sahip, sosyal ve iktisadi projeler
yürüten, sosyal tesisleri olan ve her organizasyonu bir şenlik havasında geçen bir dernek olmalı TOBB ETÜ MED.
TOBB ETU M
MED
ED
D
TOBB ETÜ MED’in Yönetim Kurulu
kimlerden oluşuyor ve kaç üyesi var?
Yönetim kurulumuz, ben dâhil beş kişiden oluşuyor. 2008 yılında ilk mezunlar
verilirken, mezun sayısının azlığından dolayı tüzükte yönetim beş kişi olarak belirlenmiş. İlerideki hedefimiz tüzüğümüzde
değişiklik yaparak yönetim kurulu üye sayımızı yedi veya dokuz kişiye çıkartmak.
Böylece daha çok arkadaşımız bize resmi
olarak destek verebilir.
Mevcut yönetimimizde, 2008 mezunlarımızı temsilen ben bulunuyorum. 2009
mezunlarımızı temsilen Buse Turpçu yer
alıyor. 2009 İşletme Bölümü mezunu olan
Turpçu, TOBB ETÜ MED’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri. 2010 mezunlarımızı temsilen Rabia Çiğdem Usta, 2010
Makine Mühendisliği Bölümü mezunu.
2012 mezunlarımızı temsilen Ahmet Ertuğrul Bilkan, 2012 Görsel İletişim Tasarımı Bölümü mezunu. 2013 mezunlarımızı
temsilen de Yusuf Demirtaş, 2013 İşletme
Bölümü mezunu.
TOBB ETÜ MED’in çalışmaları
hakkında bilgi verir misiniz?
Dernekle ilgili aslında yapılacak çok iş
var ama ben ilk etapta yapılacak en önemli
faaliyetin, derneğin iletişim ve PR faaliyetleri
olduğuna inanıyorum. Çünkü mezunlarımız
derneğin oluşumu, hedefleri, misyonu ve
faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmayabilir. Bunun da yeni kurulan bir üniversitenin
m TOBB ETÜ MED
Yönetim Kurulu
Başkanı Burak Tolga
Terzi.
öncü mezunları açısından normal bir durum olduğunu düşünüyorum. Bu zamana kadar 1830 mezundan 400 mezunumuzun
dernek bünyesine katılımını sağlayabildik. Diğer üniversitelere
bakıldığı zaman bu oranın ortalamanın bir miktar üstünde olduğu görülecektir. Dernek yönetimi olarak önceliğimiz, derneğe üye
olmayan mezunlarımızın neden üye olmadıklarını tespit ederek
onların da zincirimize halka olarak eklenmesini sağlamak.
Göreve geldiğimizde iletişim ve algı yönetimi çalışmalarına
ağırlık verdik. Tüm yönetimimize, mezunlarımızın iletişimini
kolaylıkla yapabilmesi için web adresimiz uzantılı e-mail hesabı
alınması, kartvizit bastırılması gibi çalışmalarımız tamamlandı.
EKONOMİK FORUM
59i
TOBB ETU M
MED
ED
D
Daha önceleri derneğimiz, üyeleri ve mezunlarıyla e-mail yoluyla haberleşiyordu.
Biz yönetim olarak SMS paketi alarak sadece üyelerimizin değil, tüm TOBB ETÜ mezunlarının cep telefonlarına ulaşımı sağladık. Bu konuda çok olumlu geri dönüşler
aldık. Bundan sonraki duyurularımızı da
mail ile birlikte SMS yoluyla yapmayı planlıyoruz. Bu durum, mezunlarımızın derneğimizin faaliyetlerinden haberdar olması
açısından önem kazanıyor.
Derneğimizi sembolleştirmek adına,
okulumuz orta bahçesindeki çim alana bir
çınar ağacı diktik. Ağacımızın ön kısmına,
ağacın dernek tarafından dikildiğini belirten
bir anıt taşı yerleştirdik. Bu da görsel iletişim
açısından önemliydi. Ağaç, sadece mezunlarımız arasında bir sembol olmayacak, üniversitenin görsel olarak en iyi noktasında bulunmasından dolayı öğrencilerimiz tarafından
her gün görülerek, derneğimizin varlığından
onları haberdar edecektir.
İlk Yönetim Kurulu toplantımızdan 10
gün sonra tüm mezunlarımız için Geleneksel
İftar Yemeği gerçekleştirdik. Mütevelli Heyeti Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun
himayelerinde gerçekleşen yemeğe mezunlarımızın da ilgisi yoğundu. Davetimize 350
kişinin üzerinde mezunumuz katıldı. İlk
etkinliğimizden önce dernek yönetimini ve
derneğimizi tanıtan bir broşür hazırladık.
60
EKONOMİK FORUM
TOBB ETU M
MED
ED
D
Bu broşürleri iftarda tabakların altına yerleştirerek, dernekle ilgili görsel bir iletişim
aracını daha kullanmış olduk. Broşürün bir
sayfasını koparılabilir şekilde hazırlayarak
derneğimizle ilgili beş soruluk mini bir anket
ekledik. Şu an anket değerlendirme sürecimiz devam ediyor. Bittiği zaman, organizasyonumuza katılan mezunlarımızın dernek
hakkında ne düşündüğü ve beklentileriyle
ilgili fikir sahibi olacağız
TOBB ETÜ MED’in yakın ve uzun
vadedeki projeleri neler?
Geleceğe yönelik güzel planlarımız var.
Öncelikle “Ölçemediğinizi Yönetemezsiniz”
mantığıyla mezunlarımızın dernekle ilgili
algılarını, beklentilerini, şikâyetlerini tespit
etmemiz gerektiğine karar verdik. Bunun
için tüm mezunlarımıza bir anket yapmayı
planlıyoruz. Anketi, mobil olarak görüntülenebilen bir şekilde hazırlayarak, mezunlarımızın cep telefonlarına SMS yoluyla link
atıp, katılımı artırmayı hedefliyoruz. Bu
anket, bizim plan ve projelerimiz üzerinde
direkt etkili olacaktır.
İleriki dönemde bir mezun dergisi çıkartmak istiyoruz. Ancak bunun için mezunlarımızın katkısı çok önemli. Mezunlarımız artık iş hayatında ilerliyorlar. Onların
da mesleki anlamda söyleyecek sözleri, yazacak makaleleri muhakkak var. Bu derginin
mezunlarımızı makale veya köşe yazısı yazma konusunda geliştireceğini düşünüyorum. Şu an altyapımızın yeterli olup olmadığını görmek için, TOBB’un aylık dergisi Ekonomik Forum’da 3-4
sayfa tahsis edilmesini istedik ve bu talebimiz kabul gördü. Şuan
da içeriği hazırlama konusunda çalışmalarımız devam ediyor.
Derneğimize daha çok üye kazandırmak, mevcut üyelerimizin dernekte görev almasını sağlayarak aidiyet duygusunu gelişEKONOMİK FORUM
61i
TOBB ETU M
MED
ED
D
tirmek ve derneğimizin faaliyet alanlarını genişletmek amacıyla,
dernek bünyesinde çeşitli komiteler oluşturmak istiyoruz. Bu
komitelerde, Yönetim Kurulu haricinde üyelerimiz yer alacak ve
belirli konularda bağımsız çalışarak aldıkları kararları tavsiye karar niteliğinde Yönetim Kurulu’na iletilecek. Bu konuda da üyelerimizin desteği bizim için çok önemli. Bu konuyu ilk defa iftar
yemeğimizde gündeme getirdik ve olumlu geri dönüşler aldık.
Planladığımız komiteler, Mali Kaynak Yaratma, Sosyal Yardımlar, Organizasyonlar ve Dış İlişkiler komiteleridir. Anketimizde
bu konuya da yer vererek, mezunlarımızdan başka görüş ve öneriler de isteyeceğiz.
Bu saydıklarım yeni yönetimimizin, görevi devir aldıktan sonraki 10 gün boyunca yaptığı çalışmalar. Büyük plan ve projelerimizin ise bir miktar daha olgunlaşması gerekiyor. Derneğimizle
ilgili yapmak istediğim çok şey var. Bunların arasında kariyer ve
iş bulma siteleri ile ortaklıklar vasıtasıyla üyelerimize iş bulmaktan, işgücü gelişimiyle ilgili AB projesi yapmaya, iktisadi işletme
faaliyetlerinden sosyal tesis kiralamaya kadar birçok konu var. Düşünceler yeterince büyük, hepsi için ilk taslak planlar hazır ancak
gerçeğe dönüştürebilmek için zaman, kaynak ve destek gerekiyor.
Derneğin kuruluşunda bugüne yaptığı etkinlikler ve
etkinliklerdeki amaç hakkında bilgi verir misiniz?
Gerçekleştirdiğimiz etkinliklerdeki amacımız, üyelerimizin
sosyal, kültürel, sportif, mesleki ve bilimsel yaşantılarına katkı
sağlamanın yanı sıra, kendi aralarında dayanışmayı artırmak ve iş
fırsatları yaratabilmek adına üniversite, öğrenci ve mezun arasında köprü görevi oluşturmak.
62
EKONOMİK FORUM
m TOBB ETÜ MED’in
çeşitli etkinliklerine
katılan üyeleri
bir araya gelerek
eğlendiler.
Derneğimiz, kuruluş yılı olan 2008’den
2011 yılına kadar yapılanmasını tamamlama
ve üye sayısını artırma faaliyetleriyle meşgul
oldu. Bunun nedeni ise 2008’de 90 mezunla
yola çıkmamızdır. Üye sayısının artmaya başlamasından sonra 2011 senesinden itibaren
aktivitelere katılım oranı da giderek arttı.
Dernekler üniversitelerin ve öğrencilerinin kültürlerini yansıtmalıdır diye düşünüyorum. Bizim okulumuz yeni bir okul
olduğundan dolayı kültürümüzün yeni yeni
oluşmakta. Derneğimizin altı yıllık geçmişine bakarsanız, her yıl bir iftar yemeği, bir
de mezun buluşması yapıldığını görürsünüz.
Dolayısıyla derneğimiz, geleneksel olarak
yılda iki defa mezunlarını bir araya getirmek
için geniş katılımlı aktivite yapıyor. Bu aktivitelere ek olarak küçük katılımlarla bowling
turnuvası gibi, şehir dışı turu gibi organizasyonlar da gerçekleştiriyor.
Bunun dışında, derneğimiz yurt dışında
bulunan bazı kurumlarla bağlantı kurarak
mezunlarımızın kendilerini geliştirmelerine
katkıda bulunmakta. Dernek, yapmış olduğu AB Standartlarında Genç Girişimciler
Rekabetçilik Projesi kapsamında, üyelerini
Almanya, Belçika, Portekiz ve İngiltere’ye
eğitim için göndermiş, bu kapsamda beşer
TOBB ETU M
MED
ED
D
n TOBB Başkanı ve TOBB ETÜ Mütevelli
Heyeti Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,
TOBB ETÜ MED’in sembolü olan çınar
ağacını dikerken.
haftalık dil ve girişimcilik eğitiminin yanı
sıra kendilerinin firma ve kurum ziyaretlerini de gerçekleştirmesini sağladı. Üyelerimizin mesleki gelişimlerine katkı sağlamak
derneğimizin görevlerinden biridir.
Çalışma yaşamına bu tür derneklerin
katkıları oluyor mu?
Bu tür dernekler insanların sosyalleşmesi açısından önemli. Artık günümüzde kişilerin özgeçmişlerinde üyesi bulunulan dernek
veya vakıflar adı altında bir bölüm bulunmakta. İşverenler de işe alacakları kişinin
sosyal hayatında girişken olup olmadığını
bu bölümden anlayabiliyor. Derneğin etkinliklerine katılan insanlar arasında da ayrıca
bir sosyalleşme oluyor. Bence her üniversite
mezununun, kendi üniversitesinin mezunlar
derneğine üye olması gerekiyor. Bu durum işverene, kişinin geçmişine bağlılığı konusunda olumlu mesaj vererek, işe alım sürecine
pozitif bir katkı sağlayacaktır. Öte yandan,
üniversitedeyken hiç tanışmadığınız belki
de siz okula girmeden önce mezun olmuş
bir kişiyi bu tip sosyal etkinliklerde tanıma
fırsatınız oluyor. Bu kişiler ileride birbirine
iş olanağı sağlayabilir veya ortak iş yapabilir.
Son olarak mezunlarınıza
tavsiyelerinizi alabilir miyiz?
Biz, TOBB ETÜ öğrencileri olarak diğer
üniversite öğrencilerinden daha farklı öğrencilik hayatı yaşıyoruz. Biz haftada altı
gün okula gelir, pazar günleri sınav olur, yazın herkes tatildeyken biz yine okula gelir,
yılda toplam sadece bir ay tatil yapar, diğer
aylar ya bir şirkette çalışırız ya da derslere
girmeye devam ederiz. Diğer okullarda olmayan bu sistemden dolayı aslında biz birbirimize çok yakınız. İki TOBB ETÜ’lü bir
araya geldiği zaman hep şikâyet edecek bir
konu bulur. Ancak okuldan mezun olduğumuz zaman, bu şikâyetler gülünecek anılara
dönüşür. Aslında TOBB ETÜ’lü olmak, sırf
bu nedenle keyiflidir. İçinde olmadan ve
yaşamadan bilemezsiniz. Biz TOBB ETÜ’lü
olmaktan gurur duyan insanlarız. Arkadaşlarımıza tavsiyem, mezunlarına sahip çıksınlar, okullarına sahip çıksınlar, derneklerine sahip çıksınlar.
Mütevelli Heyet Başkanımız M. Rifat
Hisarcıklıoğlu’nun da dediği gibi, “Bu okula
sahip çıkma görevi size ait. Çünkü ömrünüz boyunca bu sermayeyi yiyeceksiniz.” Bu
söylemin doğruluğunu, gerçekten mezun
olduğunuz gün anlıyorsunuz. Bizim de mezunlarımıza tavsiyemiz, kendi yiyecekleri
sermayeye yatırım yapmalarıdır.
EKONOMİK FORUM
63i
HABER
İSO 500 LİSTESİ AÇIKLANDI,
TÜRKİYE’NİN
EN BÜYÜĞÜ YİNE
TÜPRAŞ
İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2013 yılı araştırmasının sonuçları açıklandı.
Açıklanan sonuçlara göre ilk sırayı yine TÜPRAŞ alırken, Ford Otomotiv ikinci, Elektrik
Üretim AŞ üçüncü sırada yer aldı. Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun 2013 yılı
kârlılığına bakıldığında, yılı kârlı kapatan şirketlerin sayısının önceki yıla göre önemli
ölçüde azaldığı görülüyor.
İ
stanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından
46 yıldır geliştirilerek sürdürülen Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu
araştırmasının 2013 yılı sonuçları 23
Haziran 2014 tarihinde açıklandı. Türkiye
ekonomisine tutulan güçlü bir ayna niteliğinde olan araştırmaya göre Türkiye’nin
ilk 500 sanayi kuruluşu listesinde Türkiye
Petrolleri Rafineri AŞ (TÜPRAŞ), 39,7 milyar liralık üretimden satışlarla bu yıl da ilk
sırada yer alıyor. 500 Büyük Sanayi Kurulu64
EKONOMİK FORUM
şu’nun üretimden satışları bir önceki yıla göre %8,3 artışla 383
milyar liraya yükselirken, ihracatta ise %0,7 düşüşle 63,3 milyar
dolara gerilediği görülüyor.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Başkan yardımcıları Adnan Dalgakıran ve İrfan Özhamaratlı’yla birlikte açıkladığı araştırma verilerine göre, Türkiye’nin 500 büyük kuruluşu,
2012 yılına göre net satışlarını %7,4 artırarak 454 milyar 990 milyon liraya çıkardı. En büyük şirketlerin ağırlıklı olarak petrokimya, otomotiv ve demir-çelik sektörlerinden gözüktüğü araştırmada, 9 milyar 714 milyon liralık üretimden satışı ile Ford Otomotiv
ikinci, bir önceki araştırmada beşinci olan Elektrik Üretim AŞ 9
milyar 263 milyon liralık üretimden satışıyla üçüncü oldu.
HABER
ENERJİ ŞİRKETLERİ KÂRLILIKTA
İLK SIRALARDA YER ALIRKEN,
DÖVİZDEKİ ARTIŞ NEDENİYLE
500 BÜYÜK ŞİRKETİN DÖRTTE BİRİ
ZARAR ETTİ.
Dördüncü olan şirket ise 842 milyon liralık
kârıyla Eti Maden İşletmeleri. Araştırmaya göre Türkiye’nin 500 Büyük
Sanayi Kuruluşu’nun 2013 yılı kârlılığına
bakıldığında, yılı kârlı kapatan şirketlerin
sayısının önceki yıla göre önemli ölçüde
azaldığı görüldü. 2013 yılında kâr edenlerin
sayısı 437’den 371’e geriledi. Zarar eden kuruluşların sayısı da 63’ten 129’a çıktı.
EKONOMİDE SANAYİNİN PAYI AZALDI
Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu
araştırması, sanayinin ekonomi içindeki ağırlığının giderek azaldığını gösteriyor. Araştırmaya göre 2012 yılında %2,1,
2013 yılında %4 olan ekonomik büyümeye karşılık imalat sanayindeki büyüme
sırasıyla %1,7 ve %3,8 düzeyinde kaldı.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, araştırmanın Türkiye’de son yıllarda
büyümenin kaynağının üretime değil tüketime, hizmetler ve inşaat sektörüne dayalı olduğunu gözler önüne serdiğini ifade
ederek şu açıklamayı yaptı:
“Sanayi sektörü tüm ülkeler için ekonomik büyümenin ve bütünsel kalkınmanın
temelini oluşturuyor. Türkiye de üretime
odaklı bir anlayışla kaliteli ve sürdürülebilir
bir büyümeyi ve refahı yakalayabilir ancak.
2001 yılından itibaren sanayinin ve özellikle
ARAŞTIRMA
NASIL YAPILIYOR?
2013 YILININ EN KÂRLILARI
2 0 1 2 ’d e e n k â r l ı 1 0 s a n ay i k u r u l u ş u i ç e r i s i n d e ,
kamu sektöründe faaliyet gösteren iki kuruluş yer alırken 2013’te bu sayı üçe çıkmış durumda. İsmini açıklamayan bir şirket dışındaki dokuz şirketten sadece üçü Mercedes, Philip Morris ve Soda Sanayii, imalat sanayisini
temsil ediyor. Diğerleri ise enerji ve madencilik sektörlerinden.
Önceki yıl en kârlı firmalar arasında 12’nci sırada bulunan
Elektrik Üretim AŞ, 2013’te 2 milyar 569 milyon liralık kârıyla
birinci oldu. 2012’nin kâr şampiyonu Türkiye Petrolleri Anonim
Ortaklığı (TPAO) 1 milyar 634 milyon liralık kârıyla ikinci oldu.
Sıralamada üçüncü şirket ise isminin açıklanmasını istemedi.
İSO1968 yılında 100 Büyük Sanayi Kuruluşu
olarak başlatılan ve her yıl geliştirilerek
sürdürülen Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi
Kuruluşu çalışması, Türkiye ekonomisine tutulan
güçlü bir ayna niteliğini taşıyor. 500 Büyük
Sanayi Kuruluşu araştırmasıyla sanayinin hiçbir
yerde bulunmayan gerçek röntgeni çekiliyor.
Sıralamada temel kriter, üretimden satışlar. Yani
sonuçlar, kuruluşların kendi üretmiş olduğu
ürünlerden yaptığı satışları kapsıyor. Bunun
yanı sıra çalışma kapsamında satış hasılatı, brüt
katma değer, özkaynak, aktif toplamı, vergi
öncesi dönem kâr ve zarar toplamı, ihracat
ve ortalama çalışan sayısı büyüklükleri gibi,
istatistiki değerleri eşsiz verilerle yapılmış
analizlere de yer veriliyor.
EKONOMİK FORUM 65i
HABER
m İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2013 yılı araştırmasının sonuçları İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran, İSO Yönetim Kurulu
Başkanı Erdal Bahçıvan ile İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı tarafından açıklandı.
de imalat sanayinin milli gelir içindeki payının cari fiyatlarla hesaplandığında bir gerileme eğilimi içine girdiği ve önemli ölçüde düştüğü görülmektedir. İmalat sanayinin milli
gelir içindeki payı 1998 yılında %23,6 iken
bu 16 yıl içinde sürekli bir düşüşle 2013 yılında %15,3 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye
daha sanayileşmiş bir ülke olmadan bu oranın gerilemeye başlaması, sanayi, ekonomi
ve Türkiye için sağlıklı bir gelişme değildir.”
Bahçıvan, İSO olarak, bu döngüden çıkmanın tek yolunun, tüketimden değil üretimden itibar kazanan bütünsel kalkınma
perspektifi olduğunu söylediklerini, böyle
bir büyüme modeli için çalışmak gerektiğini
vurgulayarak, “Türkiye ekonomisinin son
yıllardaki hikâyesi, adeta büyüme ile cari
açık arasındaki kıskaçta yazılmaktadır. Bu
da büyümeyi, özellikle de sanayi büyümesini olumsuz etkilemektedir. Her zaman
vurguladığımız gibi, finansal istikrar en
önemsenmesi ve en çok korunması gereken
temel önceliğimizdir. Bu yıl 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmamızın belki de en
çarpıcı yönü bu gerçeği bir kez daha tüm
açıklığıyla ortaya koymasıdır” dedi.
BORÇ/ÖZ KAYNAK ORANI 10
YILIN ZİRVESİNDE
Araştırma, şirketlerin borç ve öz kaynak
oranının 2013 yılında son 10 yılın zirvesine
66
EKONOMİK FORUM
2013 Yılının En Büyük 10 Sanayi Kuruluşu
2013 Sıra
No
2012Sıra
No
ŞİRKET
2013 YILI ÜRETİMDEN
SATIŞLAR(NET/TL)
1
1
TÜPRAŞ-TÜRKİYE PETROLLERİ RAFİNERİ A.Ş.
39 milyar 729 milyon
2
2
FORD OTOMOTİV SNAYİ A.Ş.
9 milyar 714 milyon
3
5
EÜAŞ ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş.
9 milyar 263 milyon
4
3
OYAK-RENAULT OTOMOBİL FABRİKALARI A.Ş.
8 milyar 646 milyın
5
4
ARÇELİK A.Ş.
7 milyar 790 milyon
6
6
TOFAŞ TÜRK OTOMOBİL FABRİKALARI A.Ş.
5 milyar 818 milyon
7
8
İÇTAŞ ÇELİK ENERJİ TERSANE VE ULAŞIM
SANAYİ A.Ş.
5 milyar 640milyon
8
8
EREĞLİ DEMİR VE ÇELİK FABRİKALARI T.A.Ş.
5 milyar 265 milyon
9
7
İSKENDERUN DEMİR VE ÇELİK A.Ş.
5 milyar 170 milyon
10
10
AYGAZ A.Ş.
5 milyar 26 milyon
2013 Yılında En Fazla İhracat Yapan 10 Kuruluş
2013 Sıra
No
2012 Sıra
No
Şirket
İhracat (Bin $)
1
1
TÜPRAŞ
4 milyar 118 milyon
2
2
FORD OTOMOTİV
3 milyar 696 milyon
3
3
OYAK-RENAULT
3 milyar 523 milyon
4
5
TOFAŞ
2 milyar 166 milyon
5
4
ARÇELİK
2 milyar 116 milyon
6
10
TOYOTA OTOMOTİV
1 milyar 662 milyon
7
6
VESTEL ELEKTRONİK
1 milyar 396 milyon
8
8
OMV PETROL OFİSİ
1 milyar 12 milyon
9
7
İÇDAŞ ÇELİK
1 milyar 10 milyon
10
11
BOSCH
970 milyon
HABER
çıktığını ortaya koydu. Buna göre borç ve öz kaynak oranı
2013 yılında 20.4 puan artarak % 132,4 oranına
yükseldi. Gelişmiş ülkelerde %70’ler seviyesinde olan bu orandaki artışta, kârlılık
ve öz kaynak yaratma olanaklarında
yavaşlama, uzun vadeli borçlanma olanakları ve liradaki değer
kaybı etkili oldu. Şirketler, öz
kaynak yetersizliği nedeniyle daha çok banka kredilerini
tercih ederek finansman giderlerini plansız bir şekilde
artırdı. Kârlılığı düşen şirketlerin, öz kaynaklarının büyümesi de olumsuz etkilendi.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal
Bahçıvan, dünyada, öz kaynakların
toplam aktifler içindeki payında %50
oranının kritik bir eşik olduğunu ifade ederek,
“Şirketlerimiz ne yazık ki bono, tahvil, halka arz,
uzun vadeli finansman, hedging gibi borçlanma araçlarından
yararlanmamaktadır. Kendi faaliyet alanlarında başarılı bir performans sergileyen sanayi şirketlerimizin, finansman sağlama ve
kullanmada aynı başarıyı sergileyememesi üzüntü vericidir. Bu
noktada Türkiye Kalkınma Bankası’nın daha işlevsel hale getirilerek
sanayicinin yatırımlarında uygun finansman çözümleri oluşturmasına ihtiyaç olduğunu vurgulamak istiyorum” ifadesini kullandı.
ŞİRKETLER KUR VE FAİZ NEDENİYLE FİNANSMAN
BASKISINA YENİLDİ
Bahçıvan, sanayicinin kur baskısı ve faizler nedeniyle
finansman baskısına yenilmiş gözüktüğünü söyledi. Araştırmanın çarpıcı verilerinden biri de, şirketlerin esas faaliyetlerinden elde ettikleri kârlarının yarısından fazlasını
finansman giderlerine harcaması oldu. 2013 yılında faaliyet
kârları olan 36,5 milyar liranın 19 milyar lirasını finansman
gideri olarak harcayan şirketlerin, 2013 yılı dönem kârları
ise bir önceki yıla göre yarı yarıya düşerek, %4,9’a geriledi.
Araştırma’nın ortaya koyduğu diğer bir gerçeklik de teknoloji-katma değer denkleminde görülüyor. Bahçıvan bu tabloyu
şöyle değerlendirdi:
m İSO Yönetim
Kurulu Başkanı
Erdal Bahçıvan,
500 Büyük Sanayi
Kuruluşu’nun
temel tablolarına
bakıldığında,
sanayicinin
kur baskısı ve
faizler nedeniyle
finansman
baskısına yenilmiş
gözüktüğünü
söyledi.
RAPORDA
DİKKAT ÇEKEN
SONUÇLAR
◆ Üretimden satışlar, 2012’ye göre %8,3’lük
artışla 353,6 milyar liradan 383 milyara yükseldi.
◆ Şirketlerin kârlılık oranı yedi yılda
%7,2’den 4,9’a düştü.
◆ Özel şirketlerin kârı 2012’ye göre %4,3
geriledi.
◆ Kamu şirketlerinin kârı %47,3 artarak 5,5
milyara ulaştı.
◆ Özkaynakların aktiflere oranı %43 ile son
10 yılın en düşük seviyesine indi.
Teknoloji Grubu Katma Değer Üretimi Payı
%2,6
◆ Finansman giderleri faaliyet kârının
%53’üne denk geldi.
◆ 2012’yi kârla kapatan şirket sayısı bir yılda
437’den 371’e geriledi.
◆ Ar-Ge’ye üretimden satışların binde 47’si
ayrıldı.
%17,8
%43,6
Orta-düşük teknoloji
Düşük teknoloji
%36,1
“Bu noktada yüksek teknolojili sektörlerin dünya imalat sanayi içindeki
payının ortalama % 16,7 olduğunu anımsatmak isterim. Güney
Kore’de bu oran %21,6, Singapur ’da %49,9, ABD’de
%20,6. Türkiye bu oranları teknoloji lehine çevirmek zorunda. Aksi
takdirde bu tablonun
sanayideki kârlılık yansımasınıdadeğiştiremeyiz.”
Bahçıvan, ileri sanayi
ülkelerinde şirketlerin
Ar-Ge harcamalarının satışlara oranının %6 ile %8
oranlarına kadar yükseldiğini
belirterek, “500 Büyük şirketlerimizin bu konudaki karnesi Türkiye
ortalamasının altında. Türkiye’de bu oran
binde sekiz. Şirketlerimiz Ar-Ge’ye üretimden satışlarının ancak binde 47’sini
ayırıyorlar” dedi.
Orta-ileri teknoloji
Yüksek teknoloji
◆ Özel sektörde çalışan sayısı %4,2, ücretler
de %13,1 oranında arttı.
◆ Listeye 61 yeni şirket girdi.
◆ 2013’te en fazla sıçrama yapan şirket
listeye 29’uncu sıradan giren ve 471 şirketi
geride bırakan “isminin açıklanmasını istemeyen
şirket” oldu.
EKONOMİK FORUM
67i
AVRUPA BİRLİĞİ
AB-TÜRKİYE
GÜMRÜK BİRLİĞİ
TİCARETİ ARTIRDI, ANCAK
GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR
ürkiye ekonomisi son 15 yıl içerisinde
bir dönüşüm geçirmiş ve bugün yüksek
gelir eşiğine ulaşmış görünüyor. Birçok
kişi 1995 yılının sonlarında Avrupa
Birliği (AB) ile imzalanan Gümrük Birliği’nin (GB) Türkiye’nin bu dönüşümünde kilit bir katalizör rolü oynadığını savunuyor.
Bu anlaşma ne kadar önemlidir ve
hangi kanallarla Türkiye’nin ekonomik ilerlemesini etkilemiştir? Ayrıca,
küresel ekonomideki değişiklikler ve bölgesel serbest ticaret
anlaşmalarındaki artış göz önüne alındığında, GB Avrupa ile
68
EKONOMİK FORUM
Türkiye arasında hâlâ bir entegrasyon
aracı mıdır? Türkiye ekonomisinin daha
fazla modernizasyonuna hâlâ katkıda bulunabilir mi? GB yeni gerçekliklere nasıl
uyarlanmalıdır ve mevcut sorunlar nasıl
çözülmelidir?
Tüm bu sorular Avrupa Komisyonu’nun talebi üzerine Dünya Bankası
(World Bank) tarafından kısa süre önce
hazırlanan “AB-Türkiye Gümrük Birliği Değerlendirmesi” başlıklı raporda ele
alınıyor. Raporun resmi tanıtımı 8 Nisan
2014’te İstanbul, 10 Nisan 2014’te Brük-
Ô Melih Özsöz
İKV Genel Sekreter Yardımcısı ve
Araştırma Müdürü
Dünya Bankası uzmanları tarafından yayımlanan yeni rapora göre, Türkiye-AB
arasındaki GB basit bir STA’nın sağlayabileceğinden çok daha büyük faydalar
getirdi. Ancak taraflar arasındaki ticaretin artırılabilmesi için halen çok şey yapılabilir.
Özellikle taraflar arasındaki ticaretin hizmetler ve tarımsal ticareti kapsayacak şekilde
genişletilmesi gerekiyor.
sel’de yapıldı.
Avrupa Komisyonu tarafından finanse
edilen ve Dünya Bankası uzmanlarının hazırladığı “AB-Türkiye Gümrük Birliği Değerlendirmesi” başlıklı raporda, GB’nin ilk
uygulamaya girdiği zamandan bugüne kadar geçen sürede yaklaşık 20 yıllık süreçte
bu öncü anlaşmanın sağladığı etkiler mercek altına alınıyor. Rapora göre, ekonomik analizler bir serbest ticaret anlaşması
(STA) yapılmış olması halinde, Türkiye’nin
AB’ye ihracatının %7,2, Türkiye’nin AB’ye
ihracatının ise %4,2 düşük olacağını özelEKONOMİK FORUM
69i
AVRUPA BİRLİĞİ
İhracat
2009
2007
2005
2003
2001
1999
1997
1995
1993
1991
1988
1987
1985
1983
1981
1979
1977
1975
1973
1971
1969
1967
1965
1963
1961
1959
100,000
90,000
80,000
70,000
60,000
50,000
40,000
30,000
20,000
10,000
0
1957
Gümrük Birliği yürürlüğe girdiğinden bu yana Türkiye’nin AB ile olan ticareti
dört kat arttı (milyon ABD doları)
İthalat
Kaynak: IMF Ticaretin Yönü İstatistikleri
likle ortaya koyuyor. Aynı zamanda, iki taraf arasındaki ikili ticaretin değeri önemli
oranda artmasına rağmen, küresel ekonomideki değişiklikler, GB’nin ele alması gereken yeni sorunlar doğurduğuna dikkat
çekiliyor. Bu bağlamda GB’de spesifik olarak, sanayi ürünlerinin çoğunu kapsayan
ticaret düzenlemesinin tarım ve hizmetleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi
ve üçüncü ülkeler ile yapılacak STA’lar için
paralel müzakerelerin resmileştirilmesine
ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
Dünya Bankası’nın Uluslararası Ticaret Biriminde Kıdemli Ticaret Ekonomisti
olarak görev yapan ve raporun başyazarı
olan Ian Gillson, bu değişikliklerin her iki
tarafın küresel ticaretteki artışa, yükselen piyasa ekonomilerinin artan rolüne ve
AB’nin doğuya doğru genişlemesine uyum
sağlamasına yardımcı olacağını belirtiyor.
Gillson sözlerine şöyle devam ediyor: “1995 yılından bu yana küresel ekonomide bazı tektonik değişimler yaşandı. Bugün artık Türkiye ile AB arasındaki ticaret
ilişkilerinin belirli bölümlerinin acil olarak
yeniden düşünülmesi gerekiyor. Daha fazla entegrasyona ihtiyaç duyuluyor.”
TÜRKİYE-AB ARASINDAKİ TİCARETİN
ARTMASININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER
Rapora göre, ticaret ilişkisinin hizmetler ticaretini de kapsayacak şekilde geniş70
EKONOMİK FORUM
k Dünya Bankası
Türkiye Direktörü
Martin Raiser,
raporun yazılma
amacını İstanbul’da
düzenlenen
toplantıda açıkladı.
AVRUPA BİRLİĞİ
n Brüksel’de düzenlenen etkinliğe
Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi
(CEPS) ev sahipliği yaptı.
l Genişlemeden
Sorumlu Avrupa
Komisyonu
Üyesi Stephan
Füle, raporun
başyazarı Ian
Gillson ile tanıtım
toplantısında.
letilmesi statik bazda tahmini olarak 1,1 milyar dolar düzeyinde bir kazanım sağlaması öngörülüyor. Hizmetler sektörü
Türkiye’nin GSYH’sının %60’ını oluşturuyor, ancak sektör GB
kapsamında yer almıyor. Bazı kilit sektörlerde, hizmetler ticaretiyle ilgili düzenlemelerin açıklık düzeyi Türkiye ile AB ülkeleri arasında farklılık gösteriyor, dolayısıyla serbestleştirme ve
uyumlaştırma yoluyla ticareti artırmak için halen kullanılmayan bir potansiyel mevcut.
Tarım Türkiye’nin GSYH’sının %10’unu oluşturuyor ve şu
anda GB’nin kapsamı dışında. Bazı önlemler Türkiye’nin tarım ürünleri için yüksek derecede bir ithalat koruması sağlıyor. Ortalama “en çok kayrılan ülke (MFN)” tarifesi %41,7 ile
yüksek bir düzeyde ve tarife kotalarıyla fiyat düzenlemeleri de
tarımsal ticareti engelliyor. Ancak, rapora göre, tarafların ikili tarım ticaretini serbestleştirmesi halinde, zeytin ve domates gibi bazı ürünlerde Türk ihracatçıları Akdeniz ülkelerinde
daha rekabetçi hale gelebilir. Bunun uygulanabilir olması için,
Türkiye’nin gıda güvenliği, veterinerlik ve
bitki sağlığı konularındaki AB kurallarıyla
uyumlu hale gelmesi gerekiyor.
Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) çok
taraflı ticaret müzakerelerinin Doha Turu’ndaki yavaş ilerleme karşısında, hem
Türkiye hem de AB STA’ları bir politika
önceliği haline getirmiştir. GB’nin mevcut
tasarımı kapsamında, Türkiye’nin AB’nin
üçüncü ülkelerle olan müzakerelerinde
masaya oturmasına izin verilmiyor. Türkiye’nin aynı ülkelerle aynı anlaşmaları yapabilmesi halinde bu bir sorun oluşturmayacak, ancak her zaman paralel anlaşmalar
da yapılamıyor. Örneğin, Türkiye, AB ile
STA imzalayan Cezayir, Güney Afrika veya
Meksika’yla bir anlaşmaya varamadı. Gillson bu konuda şunları belirtiyor: “Bu asimetri potansiyel olarak her iki
taraf için de oldukça maliyetlidir. Bu durum, mevcut GB düzenlemesi kapsamındaki faydaların kilit bir kaynağı olarak
kaldırılmış olan menşe kontrollerinin
tekrar uygulamaya konulması riskini doğurmaktadır.”
Raporda ayrıca taşımacılık kotaları,
iş vizeleri ve ticaret politikası savunma
araçları gibi Türkiye ile AB arasındaki ticaretin artmasının önündeki bir dizi başka
engeller de değerlendirilmekte ve ticaretin
önündeki bu caydırıcı etkenlerin nasıl aşılabileceğiyle ilgili öneriler sunuluyor.
EKONOMİK FORUM
71i
AVRUPA BİRLİĞİ
Dünya Bankası, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenme
müzakerelerine ışık tutacak raporunu açıkladı. Raporda, Gümrük Birliği’nin
kapsamının genişletilmesi ve Türkiye’nin AB’nin üçüncü ülkelerle serbest ticaret
müzakerelerine paralel müzakerelerinin resmi hale getirilmesi öneriliyor.
A
vrupa Komisyonu’nun talebi üzerine hazırlanan “Türkiye-AB Gümrük Birliği Değerlendirmesi” raporunda,
Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği
(GB) anlaşmasında tarafların dile getirdikleri sıkıntı ve eksiklikler dikkate alınarak
günümüz küresel ticaretine uyumlu hale
getirilmesine yönelik öneriler yer alıyor.
AB ile Türkiye’nin tarım ürünlerinde
72
EKONOMİK FORUM
serbest ticarete geçmesinin Türkiye’nin genel tarım ihracatı ve
ithalatına etkisini ortaya koyan bir çalışmaya raporda yer verildi.
Başlıca tarımı ürünlerinin ölçüldüğü çalışmada, Türkiye’nin şeker
ihracatı artacak ama süt ürünleri ithalatı da patlayacak.
Rapor henüz AB veya Türkiye tarafından resmen onaylanmasa
ve yalnızca Dünya Bankası’nın görüşlerini yansıtsa da, GB’nin
güncellenmesi için müzakerelere temel oluşturması hedefleniyor.
Müzakereler için ön görüşmeler, Avrupa Komisyonu’nun
ticaretten sorumlu üyesi Karel De Gucht’un Şubat ayı sonunda
Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretle başladı. Raporun içeriği ana
başlıklar altında şöyle özetlenebilir:
AVRUPA BİRLİĞİ
1.Türkiye-AB arasındaki GB öncü bir
girişim olmuştur ve halen bir benzeri
bulunmamaktadır: 1995 yılında uygulamaya konulan GB, AB ile Türkiye arasındaki
ticaret ilişkilerinde çok önemli bir an olarak
tarihe geçmiştir. Türkiye ile olan GB, AB’nin
üye olmayan bir devletle gerçekleştirdiği
ilk işleyen GB olmuştur ve AB’nin hukuk
sisteminin bir bölümünü başka bir ülkeyle
paylaşmak için gerçekleştirdiği girişimlerden birisidir. Türkiye ayrıca aday ülke statüsüne kavuşmadan önce AB ile GB’ye giren
üç ülkeden biridir. GB kapsamında, Türkiye
çoğu sanayi ürünü ve tarımsal ürünlerin
endüstriyel bileşenleri için AB’nin ortak
gümrük tarifesini (CET) kabul etmiştir ve
hem AB hem de Türkiye ikili ticaretlerinde
denk bir etkiye sahip olacak şekilde tüm
gümrük vergilerini, miktar sınırlamalarını
ve harçları kaldırmayı kararlaştırmıştır.
2. AB-Türkiye arasındaki ticaret entegrasyonu son 20 yılda önemli ölçüde
artmıştır: İki taraf arasındaki ikili ticaretin
değeri 1996 yılından bu yana dört kattan
fazla artmıştır. AB’den Türkiye’ye olan doğrudan yabancı yatırım (DYY) akışındaki artış da, Türk ve Avrupalı şirketler arasındaki
ürün ağlarındaki entegrasyondaki derinleşme gibi önemli düzeyde gerçekleşmiştir. GB
bu gelişmeleri desteklemiş ve çoğu sanayi
ürünündeki ithalat tarifelerinin düşürülmesi
yoluyla söz konusu dönemde Türkiye’nin
üretkenlik artışına katkıda bulunmuştur. GB
aynı zamanda kalite altyapısını geliştirerek ve
Türkiye’deki teknik düzenlemelerde Türk tüketiciler için de yararlı olacak şekilde yapılan
reformları kolaylaştırarak AB müktesebatıyla
uyum süresine yardımcı olmuştur. GB ayrıca
Türk Gümrük İdaresi’nin (TGİ) modernizasyonu gibi yollarla Türkiye’de ticaretin kolaylaştırılmasına ve gümrük reformuna önemli
bir ivme kazandırmıştır. Bu iyileşmeler Türkiye için büyük ekonomik öneme sahiptir
ve Türkiye’nin son 10 yıldaki güçlü ihracat
performansının merkezinde yatmaktadır.
3. GB, Türkiye’nin sanayi ürünlerine uyguladığı tarifeler için çıpa sağladığından ve ikili ticarette menşe
kurallarına duyulan ihtiyacı ortadan
kaldırdığından dolayı AB ile Türkiye
arasında yapılabilecek bir serbest ticaret anlaşmasından (STA) daha fazla
fayda sağlamıştır: Kısmi denge modeli
(SMART) kullanıldığında ve menşe kurallarıyla ilgili maliyetler değer bazında %2 ile 6
arasında varsayıldığında, Türkiye’nin AB’ye
olan ihracatının STA kapsamında %3-7,2 arasında daha düşük
olacağı ortaya çıkmaktadır. Menşe kurallarının daha kısıtlayıcı
olması ve Türkiye’nin sanayi ürünlerine yönelik %4,2 daha düşük
olacağı veya Türkiye’nin sanayi ürünlerine uyguladığı ithalat tarifelerini 1993 seviyelerine gelecek şekilde değiştirmesi ve menşe
kurallarının daha az kısıtlayıcı olması halinde AB’nin Türkiye’ye
ihracatının %0,7 daha yüksek olacağı öngörülmektedir.
4. Bununla birlikte, değişen küresel ekonomi GB’nde
bazı tasarım kusurlarını ortaya çıkarmaktadır: GB’nin 1995
sonrası dönemdeki uygulaması, Türkiye’nin ekonomik büyüme
modelinde önemli değişiklikler ve küresel ekonomide tektonik
değişikliklerle rastlaşmıştır. Bu dönemde küresel ticarette şimdiye kadar görülmemiş boyutta bir artış yaşanmıştır ve bunda
büyük ölçüde yükselen piyasa ekonomilerinin artan zenginliği
ve AB’nin doğuya doğru genişlemesi rol oynamıştır. Bu değişen
dinamiklerden karşılıklı olarak faydalanmak her iki taraf için de
önemli bir mekanizma olmuştur. Bununla birlikte, GB küresel
ticaret entegrasyonunun değişen dinamiklerine cevap verme
bakımından giderek daha az donanımlı hale gelmektedir. GB’nin
bir zamanlar çok az rahatsız edici olan tasarım unsurları artık
daha bağlayıcı hale gelmeye başlamaktadır. Dolayısıyla, GB’nin
her iki taraf için daha iyi sonuçlar verecek ve değişen küresel
ticaret ortamından tamamen yararlanmalarını sağlayacak şekilde
işleyebilmesi için değişikliklere ihtiyaç duyulmaktadır.
5. 2000’li yıllarda AB’nin Doğu Avrupa’ya doğru genişlemesi, Türkiye-AB ticaret ilişkisini yöneten çerçevenin
acil bir şekilde yeniden düşünülmesi ihtiyacının altını
çizen bir başka temel gelişmedir: Bu gelişme hem Türkiye
hem de başka ülkeler için fırsatlar ve zorluklar sunmaktadır.
Türkiye için genişleyen bir AB, GB kapsamında yararlanılabilecek genişleyen bir pazar anlamına gelmektedir. Aynı zamanda
AB üyelerinin daha gelişmiş ve daha büyük pazarları için artan
rekabet anlamına gelmektedir. AB ile daha derin entegrasyona
bağlılığın sürdürülmesi gerekecektir. Aksi taktirde Türkiye entegrasyon faydalarını yeni AB üyelerine bırakma riskiyle karşı karşıya
kalacaktır. Bu değerlendirmede sunulan kanıtlar Türkiye’nin
AB’ye yüksek teknoloji ihracatı bakımından daha şimdiden yeni
AB üyelerinin (örneğin Macaristan) gerisinde kaldığını göstermektedir. AB’ye katılmak isteyen komşu ülkeler bakımından,
AB üyeliği sadece Türkiye için bir kilit amaç olmamıştır, onun
üzerinde Doğu ve Orta Avrupa ülkesi katılım yolunda Türkiye’yi
EKONOMİK FORUM
73i
AVRUPA BİRLİĞİ
geçmiştir ve şu anda ekonomik entegrasyon
bakımından doğu ve güneydeki diğer komşuların bile gerisinde kalması söz konusu
olabilir. Türkiye’nin deneyimi göz önüne
alındığında, komşu ülkelerin çıkaracakları
ders, nihai amaçları olan AB’yle entegrasyona ulaşma olasılığını önceden iyi bir şekilde kalibre etmeleri gerektiğidir. AB’yle
yakınsama sürecinin diğer tüm hususların
önünde tutulacağına dair açık ve güvenilir
bir kararlılık olmadığı sürece, düzenleyici
yakınsama beklenen faydaları vermeyebilir.
6. Dünya Ticaret Örgütü Doha Turu
Çok Taraflı ticaret müzakerelerindeki
yavaş ilerleme karşısında, hem Türkiye hem de AB daha fazla STA yapılmasını bir politika önceliği olarak belirlemiştir: Bu politika değişikliği, AB’nin
üçüncü ülkeler ile STA müzakerelerinde
bulunabilmesi ancak Türkiye’nin AB üyesi
olmaması sebebiyle müzakerelerde masaya
oturmasına izin verilmemesi bakımından
GB tasarımında önemli bir asimetri ortaya
çıkarmıştır. Bu durum iki tarafın da ticaret
ortaklarından aynı anlaşmayı elde edebilmesi halinde özellikle sorun yaratmamaktadır.
Ancak, uygulamada, üçüncü ülkelerle her
zaman paralel anlaşmalar yapılmadığından
dolayı (örneğin AB-Meksika Anlaşması)
Türkiye için güç bir durum doğurmuştur.
Bu asimetri, yokluğu GB’den elde edilen
faydalarının kilit bir kaynağını oluşturan
74
EKONOMİK FORUM
menşe kontrollerinin yapılmasını riske attığından dolayı her iki
taraf için de potansiyel olarak oldukça maliyetlidir.
7. GB’nin tarım ve hizmetleri de kapsayacak şekilde
genişletilmesi her iki taraf için de önemli faydalar sağlayacaktır: Türkiye’nin GSYH’sinde tarım %10’luk, hizmetler
ise %60’lık bir paya sahiptir, ancak bu sektörler GB’nin kapsamı
dışında bırakılmıştır. Türkiye’nin ortalama tarımsal MFN (en
fazla kayırılan ülke) tarifesi çok yüksektir (%41,7). Tarımsal
ticaret aynı zamanda tarife kotalarına ve fiyat düzenlemesine
tabidir. Bu durum hem AB hem de Türkiye’de yüksek derecede
bir koruma yaratmıştır. İkili tarımsal ticaretin serbestleştirilmesi ve tarım için AB’nin ortak gümrük tarifesinin kabul edilmesi,
Türkiye’nin bazı ürünlerdeki ithalat korumasında önemli bir
azalma ve tarımsal istihdamda düşüş anlamına gelecektir. AB’deki Akdeniz ülkeleri Türk yağları ve domatesiyle daha fazla rekabet etmek durumunda kalırken, diğer üye ülkelerden Türkiye’ye
hayvansal ürün ihracatı artacaktır. Bununla birlikte, Türkiye ile
AB arasında tarımsal ürün hareketindeki artış, Türkiye’nin gıda
güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı konularındaki AB kurallarını ne kadar hızlı bir şekilde kabul edeceğine ve uygulayacağına
kritik bir şekilde bağlı olacaktır. Hizmetler bakımından, Türkiye
neredeyse tüm AB üye devletleriyle potansiyelin altında ticaret
yapmaktadır ve bu durum bu alanda ticaretin artırılması konusunda kullanılmayan bir potansiyelin mevcut olduğunu göstermektedir. Genel olarak, Türkiye ve AB’deki hizmetler ticareti
düzenleme rejimleri benzer açıklık düzeylerine sahiptir ve bu
durum iki taraf arasında ticaret entegrasyonunu kolaylaştırabilir. Bununla birlikte, önemli sektörel farklılıklar da mevcuttur.
Perakende hizmetler ve bazı taşımacılık hizmetleri bakımından
AB Türkiye’den daha yüksek kısıtlayıcılık endekslerine sahiptir.
Öte yandan, mesleki hizmetler ve raylı hizmetler bakımından
Türkiye AB’den daha kısıtlayıcıdır.
AVRUPA BİRLİĞİ
8. Türkiye’nin AB’yle olan ticaretinde
sürekli büyümenin sağlanması için daha
fazla reforma ihtiyaç duyulmaktadır: Artan ticaret, artan miktarda ve değerde malın
hareketini gerektirmektedir. Dolayısıyla, özellikle transit olmak üzere, GB kapsamındaki
malların serbest dolaşımını sınırlayan kara
yolu taşımacılığı izinleri, tıpkı ikili ticareti
sınırlayan Ticaret Politikası Savunma Araçlarının (TDI) kullanımı gibi kilit bir endişe
kaynağı oluşturmaktadır. İş amacıyla seyahat
eden kişilere ilişkin AB vizelerinin algılanan
kısıtlayıcılığı da benzer bir şekilde endişe kaynağıdır. Bu üç alanın hepsinde politika eylemi
gerekmektedir (en azından GB kapsamında
yer alan ürünlerin sevkiyatında.)
AB üye devletlerinin Türk meslek üyelerine uyguladıkları ve çok fazla evrak işi ve
yüksek ücretler barındıran mevcut vize rejimi
de AB-Türkiye arasındaki iş ve ticaret ilişkilerinde önemli sonuçlar doğurmaktadır. Türk
şirket yöneticilerinin ve iş insanlarının AB’yle ticaret yapabilmek için yoğun bir şekilde
seyahat etmesi gerekmektedir. Basit belge
gereklilikleriyle önceden yeterliliği saptanan
iş insanları için uzun süreli ve çoklu giriş olanağı tanıyan özel bir vize kategorisinin oluşturulması ikili ticaret üzerinde olumlu bir etki
yaratacaktır. Son olarak, Türkiye ile AB’nin
birbirlerinden son dönemde kullandıkları ve
ekonomik olarak önemli Ticaret Politikası
Savunma Araçları kullanımları ticareti tehdit
edebilir. Türkiye-AB, 1 milyar dolardan daha
fazla mal ticaretini etkileyen Ticaret Politikası
Savunma Araçlarına sahiptir veya hâlihazırda önerilmektedir. Potansiyel olarak önemli
düzeydeki bu etkiyi azaltmak için, soruşturmaların başlatılmasından önce bu önlemlerin
kullanımıyla ilgili olarak taraflar arasında
daha fazla istişare yapılması gerekmektedir.
9. Mevcut veya genişletilmiş bir
GB’nin faydalarının en üst düzeye çıkarılması için, karar verme ve katılımdaki
asimetrilerin düzeltilmesi gerekmektedir: GB ile ilgili kararlarda Türkiye’nin
katılım ve istişare sürecindeki asimetriler
başlangıçtaki anlaşma tasarımından kaynaklanmaktadır. Başlangıçta anlaşmanın
Türkiye tam AB üyeliğine doğru ilerlerken
geçici bir düzenleme olması bekleniyordu.
Örneğin Türkiye, AB politikaları ve mevzuatıyla uyumlaşmayı sağlamakla yükümlü
olmakla birlikte, GB anlaşmasındaki resmi
hükümler Türkiye’nin karar verme sürecine
değil, kararların şekillendirilmesiyle ilgili
hükümler düzgün şekilde uygulanmamış ve
kullanılmamıştır, bu da uyumsuzluk riskini
artırmıştır. Dolayısıyla, GB’nin her iki taraf için faydalarının en
üst düzeye çıkarılabilmesi ve Türkiye’nin tam AB üyeliğine geçiş
sürecinde GB’nin yeni alanları kapsayacak şekilde genişletilmesi
halinde benzer sorunların ortaya çıkmasının önlenmesi için,
anlaşmanın daha dengeli bir şekilde işlemesinin sağlanması gerekmektedir. Bu noktada ilk uygulanabilecek en iyi çözüm katılım
müzakerelerini ilerletmek olacaktır. AB üyeliği, müktesebatın geliştirilmesinde Türkiye’ye doğrudan girdi sağlama ve oy kullanma
olanağı sağlayarak bu asimetrileri ortadan kaldıracaktır. Bununla
birlikte hâlihazırda mevcut olmayan istişare ve bilgi paylaşımı
mekanizmalarının geliştirilmesi gibi, bu asimetrilerin etkilerinin
azaltılabilmesi için her iki tarafça atılabilecek bazı uygulamaya
dönük adımlar bulunmaktadır.
10. AB müktesebatının Türkiye mevzuatına aktarılmasında şeffaflığı sağlayacak resmi bir mekanizmaya ihtiyaç
duyulmaktadır: Bu mekanizma “bildirim açığının” azaltılmasına yardımcı olacak ve GB kapsamındaki teknik düzenlemelerin
uyumlaştırılması çalışmalarının sürdürülmesini sağlayacaktır.
Aynı zamanda, AB’deki paydaşların (örneğin gümrük, piyasa
gözetimi, ihracatçılar) Türkiye’nin uyum durumunu daha iyi
bilmelerine ve 1/95 sayılı kararın 9’uncu maddesini uygulamalarına (yani uyumlaştırılmayan sektörlerdeki Türk ürünleri için
AB sertifikası istemelerine) yardımcı olacaktır. Bazı istisnalar
bulunmakla birlikte, Türkiye GB’nin kapsadığı alanlarda teknik
düzenlemelerini AB müktesebatıyla uyumlaştırmıştır. Ancak,
özellikle bazı Eski Yaklaşım direktifleriyle ilgili belirli alanlarda
uyumlaşmanın olmaması ve sürekli uyumlaşmanın sağlanamaması, özellikle müktesebatın gelişmesiyle birlikte ticaretin
önünde engeller yaratabilir. Güncelliğini yitiren prosedürler müktesebata uyum sürecini olumsuz etkilemektedir. AB ve Türkiye,
Türk mevzuatına aktarılacak düzenlemelerin bir listesini en son
1997 yılında yayımlamıştır. Mevcut ilgili AB mevzuat stokunun
kaydını tutan ve uyumlaşma durumunu belirleyen resmi bir
mekanizma “bildirim açığının” kapatılmasına yardımcı olacak,
uyumlaşma düzeyini yükseltecek ve işletmelere mevcut kurallar
hakkında açıklık sağlayacaktır.
11. Çeşitli taraflar arasındaki paralel müzakereler için
resmi yapıların geliştirilmesi, ortak ticaret politikalarının
formülasyonundaki dengesizliklerin giderilmesine yardımcı olacaktır: AB’nin STA imzaladığı üçüncü ülkeler bazen
EKONOMİK FORUM
75i
AVRUPA BİRLİĞİ
Türkiye’yle STA imzalamayı reddetmektedir.
Bunun sonucunda, bu ülkelerden ithal edilen ürünler AB üzerinden ticaretin saptırılması yoluyla Türkiye’ye gümrüksüz bir şekilde girebilirken, Türk şirketleri bu pazarlara
otomatik karşılıklı erişim imkânına sahip
olamamıştır. GB’nin kilit faydalarından biri,
AB ile Türkiye’nin yeterli katılımı olmaksızın üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları
müzakere etme ve imzalama sürecindeki
asimetriler, ticaretin saptırılmasını önlemek
amacıyla menşe kontrollerinin yapılmasını
riske etmektedir. Özellikle ABD ve Kanada
gibi büyük ülkelerle AB arasındaki STA’ların
artması Türkiye için potansiyel kayıpların
artması riskini doğurmaktadır. Ortak ticaret politikasının oluşturulmasında, taraflar
arasında ikili diyalogun geliştirilmesine yönelik iyi yönetilen paralel müzakereler bu
sorunun çözülmesine yardımcı olacaktır.
AB ile Türkiye’nin STA müzakerelerini yaklaşık olarak aynı zamanda başlatmasını ve
sonuçlandırmasını sağlamayı amaçlayan ve
üçüncü ülkelerle temel AB müzakerelerini
yansıtan paralel müzakereler en akla yatkın
çözüm olacaktır. Bu süreç kapsamında, Türkiye Maddesi, üçüncü ülkelerin belirlenen,
bir süre zarfında Türkiye’yle STA imzalamalarını sağlayacak şekilde güçlendirilebilir.
76
EKONOMİK FORUM
Aynı zamanda, her iki taraf, AB STA’ları bağlamında Türkiye menşeli olan GB’de serbest dolaşımda olan malların, AB STA’larının
ikili kümülasyon hükümleri bağlamında AB menşeli olarak kabul
edilmesini düşünmelidir.
12. İşleyen bir İhtilaf Çözüm Mekanizması’nın (İÇM)
uygulanması GB’nin piyasa erişim yükümlülüklerinin ve
ticaret imtiyazlarının yeniden dengelenmesine yardımcı
olacaktır: Böylece herhangi bir anlamlı ticaret anlaşmasında
kaçınılmaz olarak ortaya çıkan çeşitli “ticareti bozucu etkenleri”
ortadan kaldıracaktır. GB kapsamındaki mevcut İÇM, sadece
koruma önlemlerinin süresiyle ilgili anlaşmazlıklarla sınırlı olduğundan dolayı etkili değildir.* Daha geniş bir çeşitliliğe sahip
olası ihtilaflar için tek bir tarafın dava açabileceği bir ihtilaf
çözüm mekanizmasına geçiş, ticareti bozucu etkenlerin ortadan
kaldırılmasında daha etkili olacaktır. Örneğin, Meksika’nın son
zamanlarda ABD pazarındaki kara yolu taşımacılık hizmetleri için
ihracat erişim eksikliği sorununu çözmek için NAFTA İÇM’sini
kullanması, GB için uygun olabilecek bir çerçeve sunmaktadır.
Ancak, GB kapsamındaki alanlarda ortak ticaret politikasının ve
teknik düzenlemelerin oluşturulmasıyla ilgili mevcut asimetriler
eşzamanlı olarak giderilmediği taktirde AB ile Türkiye arasındaki
yeni bir İÇM’nin uygulanması zor olacaktır. Bu örneğin, AB’nin
Türkiye’yle yeterli bir istişare yapmadan kanunları tek taraflı olarak değiştirmesi ve daha sonra İÇM’de uyumsuzluk gerekçesiyle
Türkiye’ye dava açma olasılığını engelleyecektir.
*Ankara Anlaşması’yla kurulan mekanizma bu önlemlerle sınırlı değildir, ancak her iki
tarafın rızasıyla tetiklenebilmektedir.
HABER
Hisarcıklıoğlu AB ve Gümrük
Birliği’ne “haksız rekabeti
önleyelim” çağrısında bulundu
Türkiye-AB Gümrük Birliği Değerlendirme Raporu tanıtım toplantısında konuşan TOBB
Başkanı ve Eurochambres Başkan Yardımcısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, raporun Türk özel
sektörü olarak yıllardır dile getirdikleri sorunların haklılığını tescillediğini belirterek, “Türk
özel sektörünün Gümrük Birliği içinden veya dışından haksız rekabete maruz kalması
önlenmeli” dedi.
T
ürkiye-AB Gümrük Birliği Değerlendirme Raporu’nun İstanbul’da
yapılan tanıtım toplantısına TOBB
Başkanı ve Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambres) Başkan
Yardımcısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, AB Türkiye Delegasyonu Temsilci Yardımcısı Bela
Szambodi, Dünya Bankası Türkiye Direktörü
Martin Raiser, Ekonomi Bakanlığı AB Genel
Müdürü Murat Yapıcı ve iş dünyasından çok
sayıda temsilci katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan
TOBB Başkanı ve Eurochambres Başkan Yardımcısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin AB
ile GB’ne bundan tam 18 yıl önce, 1996 yılında
adım attığını ve GB’nin kapsamının Ortaklık
Konseyi kararıyla belirlendiğini anımsatan
Hisarcıklıoğlu şunları söyledi:
“GB, Türkiye-AB ortaklık ilişkisinin bir
aşamasıdır. Ankara Anlaşması’nda tam üyeliğe
kadar öngörülen, ‘geçiş döneminin’ sonudur.
Nihai aşamadır ama maalesef çeşitli sebeplerle
‘nihai aşama’ bir türlü nihayete ermemiştir ve
üyelik sürecinin bir aşaması olarak tasarlanan
GB, 20 yıla merdiven dayamıştır.”
AB’nin ürün bazında oldukça yüksek
standartlara sahip olduğunu ve pazara girişin bu standartlar sebebiyle kolay olmadığını
belirten Hisarcıklıoğlu, sürecin başında bu
m TOBB Başkanı
ve Eurochambres
Başkan Yardımcısı
M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, AB
ülkelerine ABD
ile paraflayacağı
STA’ya Türkiye’yi
de dâhil etmeye
çağırdı.
sebeple Türk üreticisinde ciddi bir endişenin hâkim olduğunu
anlattı. “Ancak zaman içinde gördük ki, GB sağladığı yapısal değişim ve getirdiği yeni rekabet zihniyeti, Türkiye’nin dönüşümünde
önemli bir rol oynadı. GB, Türkiye’nin ekonomik dönüşümünde
bir mihenk taşı dır” dedi.
“EKONOMİK TEMELLER DEĞİŞTİ”
Son yıllarda dünyada GB’nin kurulduğu ekonomik temellerin değiştiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, “Türkiye AB ile GB
anlaşmasını imzalarken, AB 15 ülkeydi. Sonra AB değişti. AB’nin
hızla gelişen, Türkiye ile benzer gelir ve üretim koşullarına
sahip 13 yeni üyesi oldu. Gelişmiş Avrupa pazarlarından pay
almak isteyen GB içindeki ülke sayısı katlanarak arttı. 1995’te
yani GB’ye girdiğimiz yıl, 15 AB ülkesinin toplam ithalatından
aldığımız pay %1,7’ydi. GB üyeliğinden sonra 2004 yılında AB
pazarındaki payımız %2,7 ile zirveye ulaştı” dedi.
AB’ye 10 yeni ülkenin katıldığı 2004 yılının ardından AB
pazarında Türkiye için kayıpların başladığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin 2004 yılında zirveye ulaşan payının
%2,2’ye kadar düştüğünü ifade etti.
“TÜRK ÖZEL SEKTÖRÜ REKABETE HAZIR”
GB’nin, Türkiye’nin yeni AB ülkelerine karşı rekabet koşullarını korumak üzere tasarlanmadığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu,
“Yeni ortaklarımız AB’de serbestçe gezerken, biz transit kara yolu
kotalarıyla boğuşmaya başladık. Rakip iş insanları AB pasaportuyla
gezerken, Türk iş insanları vize çilesiyle boğuşmaya devam etti. Biz
AB’nin karar alma süreçlerinde, istişari bile yer almazken, yeni AB
üyeleri ortak AB hukukunun avantajlarını yaşadılar” diye konuştu.
EKONOMİK FORUM
77i
HABER
Bu değerlendirmeleri, yeni AB ülkelerinden kaynaklı rekabete karşı çıktığı için yapmadığının altını çizen Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Aksine biz Türk özel sektörü olarak her
türlü rekabete hazırız. Sanayimize ve girişimcilerimize sonuna kadar güveniyoruz.
Anlatmak istediğim AB’nin değişen yapısına
rağmen, GB’de Türkiye’nin ve Türk özel sektörünün haklarını koruyacak düzenlemelerin
bir türlü yapılmamasıdır. Bürokratik manevralarla iş insanları için vize konusunun,
Türk TIR’ları için transit belgesi konusunun
bile bir türlü çözülememesidir. Türk özel
sektörü olarak, AB’nin değişen koşullara göre
hakkımızı teslim edeceğine inanıyor ve bu
konuların çözülmesini talep ediyoruz.”
“TÜRKİYE’Yİ TTIP’E DÂHİL ETMEK AB’YE
DÜŞÜYOR”
TOBB Başkanı ve Eurochambres Başkan
Yardımcısı Hisarcıklıoğlu, küresel krizin ardından AB’nin hız verdiği yeni nesil serbest
ticaret anlaşmalarının GB açısından çok daha
önem arz ettiğini, GB’ye rağmen AB’ye tam
üye olmadığı için Türkiye’nin bu anlaşmalara
dâhil olmadığını dile getirerek, şunları söyledi:
“Üçüncü ülkelerin malları rahatça Türkiye’ye gelirken, Türk mallar oraya gidemiyor.
HİSARCIKLIOĞLU’DAN
DAHA ADİL BİR GB
OLUŞTURULMASI İÇİN
ÖNERİLER
GB’yle ilgili tartışılması gereken konular
bulunduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, bu
çerçevede, zamanlaması son derece önemli
olan bu raporu hazırladıkları için Dünya
Bankası’na ve bu raporu Dünya Bankası’ndan
talep ettikleri için Avrupa Komisyonu’na
teşekkürlerini ileterek, rapora yönelik
önerilerini şöyle sıraladı:
- Türkiye ile AB arasında, danışma
mekanizmaları güçlendirilmeli ve
çeşitlendirilmelidir.
- Türkiye’nin ve Türk özel sektörünün GB
içinden veya dışından haksız rekabete maruz
kalması önlenmeli.
- ABD dâhil, üçüncü ülkelerle
gerçekleştirilen STA müzakerelerinde,
Türkiye’nin de eş zamanlı müzakere yürütmesi
sağlanmalıdır.
- Transit taşımacılığa öncelik verilerek, kara
yolu taşımacılığı serbestleştirilmelidir.
- Türkiye-AB GB ilişkisinin geleceği
için, İşleyen bir ‘Anlaşmazlıkların Çözümü
Mekanizması’ oluşturulmalıdır.
- İş dünyası için vize sorunu kaldırılmalıdır.
78
EKONOMİK FORUM
l TOBB Başkanı
ve Eurochambres
Başkan Yardımcısı
M. Rifat
Hisarcıklıoğlu,
GB’nin Türkiye’yi
AB ekonomisiyle
yakınlaştıran bir
araç olduğunu
belirtti.
Son yıllarda birçok Latin Amerika ve Uzak Doğu ülkesiyle anlaşmalar imzalandı ya da mevcut anlaşmalar genişletildi. Özellikle Kore
ve Meksika’yla yapılan anlaşmaları ve etkilerini çok tartıştık. Ama
özellikle, AB ve ABD arasında müzakereleri başlayan Transatlantik
Ticaret ve Yatırım Anlaşması’na (TTIP) müdahil olamamamız, bu
yöndeki endişelerimizi daha da ileri taşıyor. Çünkü TTIP çağımızın en önemli anlaşmalarından biri. TTIP sadece bir STA değil.
İçinde ticaretin yanı sıra karşılıklı yatırımlara ve standartlara
ilişkin düzenlemeler de var. Taraflar ekonominin dünya devleri
ve toplamda 820 milyonluk bir nüfusa ev sahipliği yapan ABD ve
AB dünyadaki toplam üretimin (GDP) %45’ine sahip. Dünya ticaretinin ise %30’unu gerçekleştiriyor. Bir de TTIP’in kardeşi Transpasifik İşbirliği Anlaşması (TPP) var. Burada da ABD ve 13 Pasifik
ülkesi yer alıyor. TTIP ile TPP birlikte yeni bir küresel ekonomik
düzen demek. Çünkü dünyanın üçte ikisi bu yeni düzene uymak
durumunda kalacak ve böylesine devasa bir anlaşmanın dışında
kalanların olumsuz etkilememesi imkânsız.”
Hisarcıklıoğlu, ABD’nin Meksika ve Kanada gibi müttefiklerini
bu anlaşmaya dâhil etme çabaları karşısında, GB içinde yer alan
Türkiye’yi TTIP’e dâhil etmenin de AB tarafına düştüğünü söyledi.
RAISER: “GB’YE YENİ BİR KAN İÇİN DOĞRU ZAMAN”
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser, AB-Türkiye GB Değerlendirme Raporu tanıtım toplantısında yaptığı
konuşmada, Dünya Bankası tarafından, AB’nin ricası üzerine
hazırlanan raporun objektif bir değerlendirme olduğunu söyledi. Raporun sadece Dünya Bankası’nın görüşlerini yansıttığına
dikkat çeken Raiser, raporun Türkiye’deki ve Avrupa’daki paydaşlarla istişare halinde hazırlanmasına rağmen, sonuçların her
iki taraftan da onaylanmış sonuçları olmadığını belirtti. Raiser,
her iki tarafın da üzerinde tartışmaya devam edebileceği iyi bir
temel sunduklarına dikkat çekti.
Küresel ortamdaki değişikliklerin Avrupa’daki ve Türkiye’deki
ticaret politikalarına yansıyan değişiklikler sayesinde artık GB’nin
önemli bir kavşakta bulunduğu değerlendirmesini yapan Raiser, bazı hususları ele almadan yola devam etmenin en iyi sonuç
olmayabileceğini söyledi. Bunun nedenini de pek çok potansiye-
HABER
lin kullanılmaması olarak açıklayan Raiser,
özellikle hizmetler ve tarım alanında GB’nin
genişletilmesi, bazı ticareti bozucu unsurların
ortadan kaldırılması yoluyla ticaretin iyileştirilmesinin mümkün olabileceğini dile getirdi.
Özellikle, AB ile Türkiye arasında GB’nin
uygulanması konusunda bazı önemli hususların olduğuna dikkat çeken Raiser, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bunlar her iki tarafın da bu ticareti bozucu unsurlara cevaben yapabileceği birtakım adımlar olduğunu gösteriyor. Yani
hiçbir şey yapmamak etkili olmayacak. Artık
bir önlemler paketi düşünmek, GB’ye yeni
bir kan katmak için doğru bir zaman olduğunu düşünüyorum. Elde edilen bu büyük
başarının, GB Anlaşması’nın üzerine bir
şeyler koymalı ve böylelikle bir STA’ndan
daha üstün olmasını sağlamalıyız.”
Raiser, GB’nin özünü koruyarak, uygulamada ortaya çıkan birtakım meselelerle
ilgilenerek, kapsamlı şekilde her iki tarafın da
maksimum kazan-kazan sonucunu elde edebilmesini sağlamak gerektiğini vurgulayarak,
“Özellikle bu anlaşmayı yeniden canlandıralım ve modernleştirelim” dedi.
SZOMBATI: “GÜMRÜK BİRLİĞİ
BAŞARIYA ULAŞTI”
AB Türkiye Delegasyonu Temsilci Yardımcısı Bela Szombati de, raporun ilk cümlesi
olan “AB ve Türkiye arasındaki GB öncü bir
çalışma ve benzersiz bir çalışma olmuştur”
cümlesine atıfta bulunarak, tam potansiyeline ulaşamamasına ve zayıflıklarına rağmen
GB’nin başarıya ulaştığı yorumunda bulundu. GB’nin somut başarılarını dile getiren
Szombati, anlaşmanın Türk ekonomisini
Avrupa üretim ve imalat ağına eklediğini,
Türkiye’nin iç pazarın bir uzantısı olduğunu,
arz ve tedarik açısından tam bir entegrasyonun gerçekleştiğini söyledi.
Türkiye’deki ihracatın bir numaralı destinasyonunun Avrupa pazarları olduğunun
altını çizen Szombati, şunları söyledi:
“Üretim zincirleri o kadar iç içe geçmiş
durumda ki artık pek çok sektörde GB altında
Türk mallarını, ürünlerini, Avrupa mallarından ayırt etmek mümkün değil. İkinci olarak
GB Türkiye’ye özellikle mevzuatın uyumlaştırılmasında erken dönemde yardımcı oldu ve
pürüzsüz bir şekilde geçiş sağladı. Türkiye,
Avrupa standartlarının ve yönetmeliklerinin,
mallarla ilgili olan kuralların büyük bir çoğunluğunu iç hukuka aktarmış oldu ve daha
iyi kalitede ürünleri vatandaşlarına sundu.
Türkiye mevzuatını GB’nin gerekleri doğrultusunda güncellemeye devam etmeli ve katılım
l Dünya Bankası
Türkiye Direktörü
Martin Raiser,
GB’nin AB ile
Türkiye ticaretini
dört kat artırdığını
belirtti.
çalışmalarını bu doğrultuda yürütmelidir.”
Szombati, başarı hikâyelerinin yanı sıra GB’nin her iki tarafa
faydalı olacak şekilde devam etmesinin önünde birtakım zorlukların olduğunun itiraf edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, şu
değerlendirmede bulundu:
“İki tarafın da uzun süredir süren birtakım şikâyetleri olduğunu biliyoruz. İlgili paydaşlarla yapılan istişarelerin sonunda bu
rapor bize bu zorlukları gösterecek. Türkiye’nin en büyük endişesi,
özellikle STA’larının, yeni STA taraflarıyla yapılabilmesi yönünde.
Özellikle AB’nin ortak ticaret politikasının, GB yükümlülükleri
bağlamında ele alınması söz konusu. Biz AB karar alma sürecine
katılmaktan bahsediyoruz. Burada ticaret politikalarının şekillenmesinde asimetrik bir durum var. Bu endişe, hem resmi hem de
gayriresmi ortamlarda dile getirildi.”
Szombati, vize uygulamaları, malların serbest dolaşımı gibi
konularda Türkiye’nin birtakım sıkıntıları olduğunu ifade ederek,
AB tarafındaki endişelerden de bahsetti. AB’nin özellikle anlaşmazlıkların çözülmesi mekanizması, ruhsatlandırma konuları, gözetim
uygulamaları, tarif kotalarının ayrımcı bir şekilde uygulanması gibi
konularda endişeler taşıdığını dile getiren Szombati, “Bütün bunlar
bize gösteriyor ki GB yeni bir ivmeye ihtiyaç duymakta. GB’ni yeni
boyuta taşımak çok önemli ve küresel ekonominin gerçeklerini göz
önünde bulundurarak, her iki tarafın faydasına olacak şekilde bunu
yapmak önemli” diye konuştu.
GRANJE: “GB’DEKİ ASİMETRİK SORUNUN FARKINDAYIZ”
Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü Aday Ülkeler
Direktörü Alexandra Cas Granje, GB’deki asimetrik düzenlemelerin
EKONOMİK FORUM
79i
HABER
m AB Türkiye Delegasyonu Temsilci Yardımcısı Bela Szombati, GB’nin yeni bir
ivmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi.
farkında olduklarını belirterek, hazırlanan bu
raporu rafa kaldırmayacaklarını ve genel bakış
açısını göz önünde bulunduracaklarını söyledi.
Yeni üye devletlerin katılmasıyla Türkiye’nin GB’de sorun yaşamasına neden
olduğunu ifade eden Granje, “Bu gelişmeler
durdurulamaz ve devam da edecek” dedi.
Granje, GB’nin Türkiye’ye bir STA’dan
daha faydalı olduğunu anlatarak, “AB’nin
üçüncü ülkelerle yapacağı STA’lar Türkiye’ye
risk getirecektir, biz bunun farkındayız ve
bunun üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu.
Türkiye ve AB’yle ilgili son gelişmelerin
istikrarlı ve daha güçlü bir ortaklığa ihtiyacın olduğunu gösterdiğini anlatan Granje,
sorunların nasıl yapılacağına ilişkin işbirliği
içinde çalışılması gerektiğini vurguladı.
ÖZDEMİR: “TİCARET İLİŞKİLERİNE
HİZMETLERİN EKLENMESİ OLUMLU”
Dünya Bankası Kıdemli Ekonomisti Kamer Karakurum Özdemir AB-Türkiye GB
Değerlendirme Raporu’nu sundu. Özdemir,
Türkiye ile AB arasındaki ticaretin değerinin
1996’dan itibaren yaklaşık dört kat arttığını
ifade ederek, şunları söyledi:
“AB’den Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermaye akışındaki artış ve bununla
birlikte Türk ve Avrupalı şirketlerin üretim
ağları yoluyla entegrasyonundaki iyileşme
önemli düzeyde gerçekleşti. Türkiye’ye giren
doğrudan yabancı yatırımın da 4’te 3’ü AB
kaynaklıdır.”
Özdemir, hem AB hem de Türkiye’nin
üçüncü ülkelerle STA yapma girişimlerinin
olmasının ticaret ilişkilerinde değişikliklere
yol açtığını anlatarak, “Raporun en önemli
bulgularından biri GB’nin bir STA’ya göre
daha fazla fayda sağladığıdır. GB kapsamında Türkiye’nin AB’ye ihracatı bir STA ile kıyaslandığında %7’ye kadar daha yüksektir.
AB’nin Türkiye’ye ihracatı da %4 artmıştır.
80
EKONOMİK FORUM
m GB’yle ilgili saptamalarda bulunan raporu Dünya Bankası Kıdemli
Ekonomisti Kamer Karakurum Özdemir tanıttı.
GB’den en fazla etkilenen sektörler motorlu taşıtlar, televizyon
ve giysi gibi görülmektedir” diye konuştu.
Rapor çerçevesinde yapılan analize göre anlaşmanın temel
tarımı kapsayacak şekilde genişletilmesinin her iki taraf için de
kazanç sağlayacağına dikkat çeken Özdemir, “Türkiye’nin AB’nin
yiyecek güvenliğiyle ilgili kuralları karşılayabilmesi için süt ürünleri, et, canlı hayvan ve balık işletmelerinin modernizasyonu için
yaklaşık 2 milyar euroya ihtiyaç duyulacaktır” ifadesini kullandı.
Özdemir, ticaret ilişkilerine hizmetlerin eklenmesinin olumlu
olacağını belirterek, “Hizmetler Türkiye’nin GSYH’nin %60’ını
teşkil etmesine rağmen GB’de yer almamaktadır. Türkiye hemen
hemen tüm AB üye ülkeleriyle kapasitesinin altında ticaret
yapmaktadır. Bu bağlamda örnek tahminler sınır ötesi hizmet
ticaretinin açılmasının Türkiye’nin 1,1 milyar dolar statik kazanç
sağlayacağını göstermektedir” dedi.
Mevcut veya genişletilmiş bir GB’nin faydalarının en üst düzeye
çıkarmak için karar verme ve katılım süreçlerindeki asimetrilerin
düzeltilmesinin önemini vurgulayan Özdemir, şunları söyledi:
“Karar verme sürecindeki asimetriler GB anlaşmasının
başlangıçta Türkiye’nin tam üyeliğine giden yolda geçici bir
düzenleme olarak düşünülmesinden kaynaklanmıştır. Anlaşmadaki resmi hükümler Türkiye’nin karar verme sürecine
değil kararların şekillendirilmesi sürecine katılımına imkân
tanımaktadır. Asimetrilerin etkisini azaltmak için ‘Türkiye’nin
dostları’ çalışma gruplarının oluşturulması ve Türkiye’nin
komitoloji komitelerine ilişkin temsiliyetinin artırılması gibi
adımlar atılabilir. AB’nin STA imzaladığı üçüncü ülkeler zaman
zaman Türkiye ile STA imzalamayı kabul etmemektedir. Meksika, Güney Afrika ve Cezayir gibi. ABD ve Kanada gibi büyük
ülkelerle AB arasındaki STA’nın artması Türkiye için potansiyel
kayıpların artması riskini doğurmaktadır.”
Özdemir, Türkiye’nin AB müktesebatını aktarımında şeffaflığın sağlanmasına yönelik resmi bir mekanizmanın gerektiğini
belirterek, GB kapsamındaki alanlarda ortak ticaret politikasının
ve teknik düzenlemelerin oluşturulmasıyla ilgili mevcut asimetrilerin eş zamanlı olarak giderilmediği takdirde anlaşmazlıkların
halli mekanizmasının uygulanmasının zor olacağını söyledi.
Özdemir, Türk iş insanları için özel bir yeşil şerit oluşturulmasının ticaret üzerinde olumlu etki yaratacağını dile getirerek,
“AB-Türkiye ticaretinde Ticaret Politikası Savunma Aracı araştırmaları başlatılmadan önce iyi bir diyalog sağlayabilmek için bir
erken uyarı sistemi kurulmalıdır” dedi.
UMEM
BECERİ’10
BECERå’10
www.umem.org.tr
www.beceri10.org.tr
ÇAĞRI MERKEZİ
444 86 36
EKONOMİK FORUM
81i
UMEM
UMEM Beceri’10 Projesi’nde
dev adım
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
Çelik, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun
katılımlarıyla gerçekleştirilen UMEM
Beceri’10, kurs yönetimlerinden alınan
görüşler doğrultusunda mevcut protokolü
yenilenerek kamuoyuna açıklandı.
Ç
alışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı,
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) ve TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) işbirliğiyle İstihdam
ve Mesleki Eğitim çalışmaları devam ediyor. Kamu, özel sektör ile üniversite işbirliğinin
en somut örneklerinden biri olan Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM)
Beceri’10 Projesi kapsamında 2011-2013
döneminde sanayi, hizmet ve tarım sektörlerinde Türkiye genelinde 6 bine yakın
kurs açıldığı, bu kurslardan mezun olan
binlerce kişinin istihdam edildiği belirtildi.
Projeden eleman talep eden firmalar ise
hem nitelikli elemana sahip olma hem de
proje kapsamında firmalara tanınan istihdam teşviklerinden yararlanma şansına
sahip oldu. İş gücü piyasasının ihtiyaçları ve
illerde yer alan kurs yönetimlerinden alınan
görüşler doğrultusunda mevcut protokol,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
Çelik, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun
katılımlarıyla 8 Mayıs 2014 tarihinde ger82
EKONOMİK FORUM
çekleştirilen Protokol ve Ödül Töreni’yle yenilenerek kamuoyuna açıklandı.
ARTIK TÜM MESLEK LİSELERİNDE KURS AÇILABİLİYOR
Yenilenen protokolle Türkiye’nin tamamında bulunan meslek
liselerinde, sanayi, hizmet, tarım ve sigortacılık sektörlerinde mesleki eğitim kursları açmak mümkün hale geldi. Ayrıca, firmaların
talep ettiği alanlarda her il ve ilçede UMEM Beceri’10 kursları açılabiliyor. Yapılan değişiklikle birlikte Organize Sanayi Bölgelerinde
(OSB) bulunan özel meslek liseleri, üniversiteler, TOBB ile oda/
borsalar tarafından kurulan eğitim merkezlerinde kurs açılabiliyor.
Yeni protokolle tüm şahıs firmaları ve tek çalışanı olan şirketler de
UMEM Beceri’10 Projesi’nden eleman temin edebiliyor. Getirilen bu
yeniliklerle, Türkiye’deki şirketlerin %35’ini oluşturan tek çalışanı
olan firmaların da proje avantajlarından yararlanması sağlanıyor.
Ayrıca isteyen firmalar, İŞKUR kayıtlarında bulunan kişileri direkt
istihdam edebiliyor. Bunun için firmaların yapmaları gereken tek
şey üye oldukları oda/borsaya başvurmaları.
FİRMALAR 4,5 YILA VARAN İSTİHDAM TEŞVİKLERİNDEN
FAYDALANIYOR
UMEM Beceri’10 kurslarından başarılı olan kursiyerleri,
18-29 yaş arası erkek ve yaşa bakılmaksızın kadınları istihdam
eden firmalar için 4,5 yıla varan, 30 yaş üzerindeki erkekleri istihdam eden firmalar için 3,5 yıla varan süreyle Sigorta
Primi İşveren Payı ödemeleri kamu kaynaklarından karşılanıyor. Firmaların yararlanacakları istihdam teşvikleri belirli illerde değil, Türkiye’nin 81 ilinin tamamında geçerlidir.
UMEM Beceri’10 Projesi kurslarına katılan kursiyerler teorik ve
işbaşı eğitimi süresince günlük 25 lira alıyor, kursiyerlere kurs
süresince Genel Sağlık Sigortası yaptırılıyor. Detaylı bilgi almak
ve ihtiyaç duyulan elemanı talep etmek için beceri10.org.tr ve
umem.org.tr adreslerinden ve 7/24 UMEM Beceri’10 Çağrı Merkezi
444 86 36’dan iletişime geçilebileceği gibi, TOBB çatısı altında
yer alan oda/borsalardan da konuyla ilgili detaylı bilgi alınabilir.
UMEM
UMEM Beceri’10 Projesi’nde yeni dönem
UMEM Beceri’10 Projesi kapsamında kamu, özel sektör ve üniversite işbirliğini sağlam
zeminler üzerine oturtmayı amaçlayan yeni protokol Muğla TSO’da anlatıldı.
U
zmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM) Beceri’10 Projesi Muğla Kurs Yön e t i m i B a ş k a n l ı ğ ı ’n ı y ü r ü te n M u ğ l a T i c a ret ve Sanayi Odası’nda (MUTSO) yenilenen
protokol kapsamında ilk toplantısını gerçekleştirdi. MUTSO Eğitim Birim Sorumlusu Seher Taner Akgün, toplantıya
katılanlara yeni uygulamanın getirilerini anlattı. Akgün, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR Genel Müdürlüğü, Milli
Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ve
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, TOBB ve TOBB ETÜ arasında imzalanan yeni protokolün kapsamıyla kamu, özel sektör
ve üniversite işbirliğine güzel bir örnek oluşturduğunu söyledi.
Akgün, “Yeni uygulamayla yapılan protokol gereğince daha önce
hizmet ve tarım sektörlerinin de dâhil edildiği Proje kapsamında,
bütün meslek liselerinde mesleki eğitim kursları açılabilecek.
Tek çalışanı olan şirketler bile bu Proje’den eleman temin ede-
bilecek. Hizmetler sektöründe İŞKUR ihale
usulü kaldırıldı. Eğitimler meslek liseleriyle
verilebilecek. İş gücü talebinde bulunan işletme staj taahhüdünü yerine getirmezse
12 ay boyunca İŞKUR’un diğer eğitim programlarından yararlanamayacak. İş gücü talebinde bulunan işletme istihdam taahhüdünü
yerine getirmezse 24 ay, talep ettiği iş gücü
sayısının yüzde 50’sinin altında bir oranda
gerçekleştirirse 12 ay boyunca İŞKUR’un diğer
eğitim programlarından yararlanamayacak.
Eğitime katılan kursiyerlere Kurs Eğitim Değerlendirme Anketi ve İşbaşı (Staj) Eğitimi
Değerlendirme Anketi uygulanacak. İşyerinde
verilecek kurslarda staj zorunluluğu kalkacak”
açıklamasında bulundu.
Gümüşhane’de UMEM
Beceri’10 kursları başladı
U
zmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM
Beceri 10) Projesi kapsamında Gümüşhane Ticaret
ve Sanayi Odası, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İŞKUR
İl Müdürlüğü Koordinatörlüğünde “Kişisel Bakım
Kursu” başlatıldı.
60 gün sürecek teorik eğitim sonrasında, başarılı olan kursiyerler Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası üye işyerlerinde
istihdam edilecek.
EKONOMİK FORUM
83i
UMEM
UMEM Beceri’10 Projesi Kumluca ve
Finike’de de işsizliğe çözüm oluyor
Antalya TSO, TOBB, Milli Eğitim Bakanlığı
ve TOBB ETÜ işbirliğiyle hayata geçirilen
UMEM Beceri’10 Projesi Kumluca ve
Finike’de de gençleri meslek ve iş sahibi
yaptı. Antalya TSO Yönetim Kurulu
Başkanı Çetin Osman Budak, “Bu
eğitimlere katılan yaklaşık bin kişinin %90’ı
ATSO üyesi firmalarda istihdam edildi.
UMEM Beceri’10 Projesi adeta iş garantili
meslek edindirme kursu gibi” dedi.
A
ntalya Ticaret ve Sanayi Odası
(ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Osman Budak, TOBB,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve TOBB
ETÜ işbirliğiyle hayata geçirilen UMEM
Beceri’10 Projesi’nin Kumluca ve Finike’de
gençleri meslek ve iş sahibi yaptığını söyledi. UMEM Beceri’10 Projesi’nin yalnızca
Antalya’da değil, ilçelerde de tüm hızıyla
devam ettiğini belirten Budak, “Mesleksiz
veya işsiz gençlere meslek ve iş sunan, diğer
taraftan kalifiye iş gücüne ihtiyaç duyan işletmelere eleman sağlayan Proje kapsamında Kumluca’da 22 kişinin katılımıyla Nisan
ayında başlayan ve teorik eğitimleri devam
eden aşçı kursundan sonra Temmuz ayında
Finike’de başlayan düz dikiş makineci kursu
işsiz 20 gencimize daha iş sağlayacak” dedi.
İŞ GARANTİLİ MESLEK EDİNDİRME KURSU
Eğitimleri tamamlayan gençlerin neredeyse tamamının meslek
sahibi olarak istihdam edildiğini ifade eden Budak, “Bugüne kadar
Antalya’da 65 farklı konuda kurs açtık ve gençlerimizi meslek sahibi yaptık. Bu eğitimlere katılan yaklaşık bin kişinin %90’ı ATSO
üyesi firmalarda istihdam edildi. UMEM Beceri’10 Projesi adeta iş
garantili meslek edindirme kursu gibi” dedi.
DAHA ÇOK İL VE İLÇEYE MESLEK
EDİNDİRME KURSU AÇILIYOR
Haziran ayında imzalanan yeni protokolle
UMEM Beceri’10 Projesi’nden daha çok gencin
yararlanmasının önünün açıldığını vurgulayan Budak, “Yenilenen protokolle Türkiye’nin
tamamında bulunan meslek liselerinde, üniversitelerde ve TOBB’a bağlı oda/borsalar tarafından kurulan eğitim merkezlerinde sanayi, hizmet, tarım ve sigortacılık sektörlerinde
mesleki eğitim kursları açılabilecek. Böylece
daha çok il ve ilçede meslek edindirme kursları açma imkânına kavuşulacak” diye konuştu.
Firmaların 4,5 yıla varan istihdam teşviklerinden faydalandığını anımsatan Budak, konuşmasına şöyle devam etti:
“Projenin gençlere meslek ve iş kazandırmasının yanı sıra işverenle projeden yarar-
KUMLUCA TSO’DAN UMEM BECERİ 10’A TAM DESTEK
Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu
Başkanı Murat Hüdavendigar Günay da, Proje’nin Kumluca ve
Finike’de de uygulanıyor olmasından duyduğu memnuniyeti
belirterek, şunları söyledi:
“UMEM Beceri’10 Projesi, ekonomideki sorunların doğru tespit
edilip değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkmış, başarılı ve arkasında
güçlü bir ekibin olduğu bir projedir. Gençlerimizi, ihtiyaç olan sektörlere doğru bir şekilde ve yeterlilik sahibi eleman olarak kazandırılmasını sağlayan bu projeyi hizmet verdiğimiz Kumluca, Finike, Demre
ve Kaş ilçelerinde biz de destekliyoruz. KUTSO adına bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. ATSO’nun bölgemizde yapacağı projeleri ilerleyen dönemde de desteklemeye devam edeceğiz.”
UMEM Beceri 10 projesine ilişkin detaylı bilgi almak veya eleman
ihtiyacı için www.beceri10.org.tr ve www.umem.org.tr adreslerinden ya da 7/24 UMEM Beceri’10 Çağrı Merkezi 444 86 36 aranabileceği gibi, doğrudan ATSO Mesleki Sınav ve Sertifikasyon Merkezi
Müdürlüğü’ne başvuru da yapılabilir.
84
EKONOMİK FORUM
lanan gençlere önemli avantajlar sağlıyor. Kurslarda başarılı olan
kursiyerleri istihdam eden firmalar önemli teşviklerden faydalanıyor.
UMEM Beceri’10 Projesi kurslarına katılan kursiyerler meslek edinirken, teorik ve işbaşı eğitimi süresince günlük 25 lira harçlık veriliyor.
Ayrıca kursiyerlere, kurs süresince Genel Sağlık Sigortası yapılıyor.”
UMEM
Zonguldak TSO’da
UMEM’in yeni
protokolü
görüşüldü
Zonguldak Uzmanlaşmış Meslek
Edindirme Merkezleri Kurulu, UMEM
Beceri’10 Projesi’nin yeni protokolünü
görüşmek üzere Zonguldak Ticaret ve
Sanayi Odası’nda bir araya geldi.
Didim’de UMEM
Beceri’10
kurslarını bitiren
kursiyerlere
sertifikaları verildi
Uzmanlaşmış Meslek
Edindirme Merkezleri
(UMEM) Beceri’10 Projesi
kapsamında Aydın’ın Didim
ilçesinde açılan üçüncü
meslek kursunun sertifika
töreni, Didim Ticaret Odası
Aytaç Nurullah Kocabıyık
Kültür Merkezi’nde
gerçekleştirildi.
D
U
MEM Beceri’10 Projesi’nin yeni protokolünü görüşmek üzere Zonguldak UMEM Kurul Başkanı ve
Zonguldak TSO Genel Sekreteri Renda Okay başkanlığında İŞKUR İl Müdürü Gönül Demirsu, İŞKUR İl
Müdür Yardımcısı Hakkı Alkan, Kurslar servisi Şefi İsmail Maden, Zonguldak Milli Eğitim Şube Müdürü Ali Yılmaz, Zonguldak Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Burhan Koyu bir araya geldi.
UMEM Beceri’10 Projesi yeni protokolü hakkında bilgiler veren Zonguldak UMEM Kurul Başkanı ve Zonguldak TSO Genel
Sekreteri Renda Okay, yeni protokolle kurs açılacak okulların
kapsamının genişleyerek Türkiye genelindeki bütün meslek liselerinde, mesleki eğitim kursları açılabileceğini belirtti. Yeni
protokolle, mesleki eğitimin önündeki tüm engellerin kaldırıldığına dikkat çeken Okay, bundan sonra ayda iki sefer konuyla
ilgili olarak toplanma kararı aldıklarını belirtti.
Okay, Zonguldak’ta hangi meslek dallarında ihtiyaç olduğunu
belirlediklerin, özellikle müşteri temsilcisi, madencilik, makine
tekstili, satış elemanı, hasta bakım ve çocuk bakım konularında
ihtiyaç olduğunu söyledi.
Okay, “Zonguldak TSO olarak üyemiz işverenlerine, projeyle ilgili işveren taahhütnamesi göndereceğiz. Talep formların
doldurulup bizlere verilmesinden sonra kurslara başlayacağız.
İşverenlerin en az 10 kişilik istihdamı taahhüt etmesi gerekirken,
kurslar en az 20 kişiyle açılacak. Bu kurslara katılanlara mesleki
eğitim belgesi verilecek” dedi.
idim Belediyesi, Didim Turizm
Altyapı ve Hizmet Birliği, Didim Turizm Derneği ile Didim Halk Eğitim Merkezi’nin
içinde bulunduğu Didim Kent Konseyi’nin
sekretaryasını üstlendiği “Benim de Mesleğim Olacak” UMEM Beceri’10 Projesi meslek
edindirme kursu, Didim Zeynep Mehmet
Dönmez Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nde
tamamlandı.
Rezervasyon elemanı, çağrı merkezi elemanı ve aşçı çırağı kurslarına katılan kursiyerler düzenlenen törenle sertifikalarını
aldı. İŞKUR Aydın İl Müdürü Rahmi Terzi,
törende yaptığı konuşmada, Aydın’da işsizlik
sorununun olmadığını ifade ederek, Aydın’ın
en büyük sorununun kalifiye eleman ihtiyacı
olduğunu belirtti.
Salonda bulunan öğrencilere seslenen
Terzi, “Mesleğinizi iyi öğrenin. Aydın sanayisinin, Aydın turizminin kalifiye elemanlara
ihtiyacı var. Onların aradığı eleman olmanız
için kendinizi geliştirmeniz ve yetiştirmeniz
gerekiyor. Eğer kendinizi geliştiremezseniz
diplomanızın hiçbir kıymeti yok” dedi.
EKONOMİK FORUM
85i
HABER
DİLUCU GÜMRÜK KAPISI TOBB’UN
İŞTİRAKİYLE YENİLENİYOR
TOBB’un girişimleriyle Yap-İşlet Devret modeliyle modernizasyonu gerçekleştirilecek
olan Dilucu Gümrük Kapısı’nın temel atma töreninde konuşan TOBB Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı Çamur Ali Kopuz, “Dilucu’dan yılda 150 bin tır, 715 bin yolcu, beş
yıl sonra ise 500 bin tır ve 5 milyon yolcu geçecek” dedi.
Y
ap-İşlet-Devret modeliyle modernizasyonu gerçekleştirilecek
olan Dilucu Gümrük Kapısı temel atma töreni TOBB Başkanı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati Yazıcı, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çamur Ali Kopuz,
TOBB Yönetim Kurulu üyeleri Şahin Bilgiç, Cengiz Günay, Selçuk Öztürk, Gümrük ve Turizm İşletmeleri Tic. AŞ Yönetim
Kurulu Başkanı Mehmet Arif Parmaksız,
Iğdır Valisi Davut Haner, milletvekilleri,
bürokratlar ile oda/borsa başkanlarının
katılımıyla gerçekleştirildi.
Törende konuşan TOBB Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı Çamur Ali Kopuz, Iğdır’ın bu yatırımı fazlasıyla hak ettiğini
belirterek, “Bu kapıyı 2014 yılı sonunda
hizmete açacağız. Dilucu Gümrük Kapısı’nın modernizasyonu için 75 milyon
86
EKONOMİK FORUM
n Dilucu Gümrük
Kapısı’nın temel
atma törenine
Iğdır halkı büyük
ilgi gösterdi ve
öğrencilerin
“Geleceği Birlikte
Taşıyoruz”
pankartları ilgi çekti.
liralık yatırım yapıyoruz. Habur ve Sarp’tan sonra en çok taşımacılığının yapıldığı kapımız Dilucu Gümrük Kapısı’dır. Iğdır bu yatırımı hak ediyor. Tüm dünya ekonomik kriz yaşarken Iğdır istihdamını %80 artırdı. Dilucu bu bölgenin umut
köprüsü olacak. Kapıdan çıkınca 400 bin nüfuslu Nahcivan
merkezi ulaşıyorsunuz. Dilucu’ndan yılda 150 bin tır, 715 bin
yolcu geçiyor. Bu kapıdan beş yıl sonra 500 bin tır ve 5 milyon
HABER
n TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çamur Ali Kopuz, TOBB’un yenilenen
gümrük kapılarıyla, gümrüklerde bekleme süresini yarı yarıya indiğini söyledi.
yolcu geçecek. Yenilediğimiz sınır kapılarıyla gümrüklerde bekleme süresini yarı
yarıya indirdik. Bugüne kadar Kapıkule,
Hamzabeyli, İpsala, Habur, Nusaybin ve
Cilvegözü olmak üzere yedi sınır kapısına
300 milyon liralık yatırım yaptık. TOBB
Türkiye’nin geleceğine işte böyle yatırım
yapıyor” diye konuştu.
BAKAN YAZICI: “HAZİNEDEN TEK
KURUŞ HARCANMADI”
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı
da, gümrük kapılarının yenilenmesinin,
iş dünyası açısından kolaylaştırıcı sonuçlar doğuran bir çalışma olduğunu belirterek, “Hazineden tek kuruş harcamıyoruz.
TOBB, Gümrük Ticaret İşletmeleri AŞ
ile hesaplamalar, müzakereler yapılıyor,
maliyet hesabı, maliyetin geri dönüşü ve
elbette makul bir kâr hesaplaması yapmak suretiyle süreler belirleniyor. Bunu
anlamayanlar eleştirilerini sürdürüyor.
Sanıyorlar ki, kapıların tamamı TOBB’a
verilmiş” dedi.
Dilucu Gümrük Kapısı’nı görsellerle anlatan Bakan Yazıcı, Dilucu Gümrük Kapısı’nın üçlü bir kapı olarak tasarladıklarını,
gecikmenin bir sebebinin de bu olduğunu
fakat bunun yapılamadığını ifade ederek,
şöyle konuştu:
“Uzun süre müzakere ettik, ‘Tamam’ denildi ama sonra olmadı. Bunu başarsaydık
bu kapıyı üç ülkenin ortak kapısı olarak yapacaktık. Ortak gümrük kapısında üç ülke-
m Gümrük ve
Ticaret Bakanı
Hayati Yazıcı, Dilucu
Gümrük Kapısı’nı
görsellerle tanıttı.
nin gümrük idareleri olacaktı. Bizim işimiz size hizmet etmek,
önünüzdeki engelleri kaldırmak. Bu anlamda çok kararlı ve dirayetli bir yürüyüş sergiliyoruz. Millete olan sorumluluğumuz,
bu topraklara olan bağlılığımız, 76 milyon insanımızı ayırmadan kardeşliğine olan vurgumuz bizi durmadan koşturuyor.”
Dilucu Gümrük Kapısı
TOBB’un iştiraklerinden olan Gümrük ve Turizm İşletmeleri
Ticaret AŞ (GTİ) tarafından Yap-İşlet-Devret modeliyle modernize
edilecek Iğdır’ın Aralık ilçesinde, Türkiye Cumhuriyeti ile
Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında yer alan Dilucu Gümrük
Kapısı, 18 bin 822 metrekaresi kapalı olmak üzere 79 bin 848
metrekare alana sahip olacak.
Küresel ticaret anlayışına uygun modernlikte tasarlanan
tesiste, ihracat ve ithalat yükü taşıyan kamyon ve tırlara ilişkin
işlemlerin yapılabilmesi için muayene peronları, Gümrük
Müdürlüğü ofisleri, yolcuların gümrük ve pasaport işlemlerinin
gerçekleştirileceği ofisler ile ticari ünitelerin de yer alacağı yolcu
salonu, arama hangarı ve lojman binaları inşa edilecek.
GTİ, bugüne kadar Habur, Cilvegözü, Kapıkule, Sarp,
Hamzabeyli ve Nusaybin gümrük kapılarını modernize ederek
hizmete sundu.
EKONOMİK FORUM
87i
ANALİZ
JOSEPH E. STIGLITZ
Yenilik muamması
Dünyanın dört bir yanında, Silikon Vadisi’yle sembolize edilen
teknolojik yenilik türü için büyük bir coşku var. Bu görüşte,
ABD’nin mahareti, diğerlerinin taklit etmeye çalıştığı gerçek
mukayeseli üstünlüğünü temsil ediyor. Ancak bir mesele var, bu
yeniliğin faydalarını GSYİH istatistiklerinde tespit etmek güç.
B
Joseph E. Stiglitz,
Columbia Üniversitesi’nde
Profesör ve Nobel Ekonomi
Ödülü sahibidir. Son kitabı
The Price of Inequality How Today’s Divided
Society Endangers our
Future - Eşitsizliğin Bedeli:
Günümüzün Bölünmüş
Toplumu Geleceğimizi
Nasıl Tehdit Ediyor ismini
taşımaktadır.
ugün gerçekleşen gelişmeler, birkaç on yıl
önceki, kişisel bilgisayarların erken dönemindeki gelişmelere benziyor. Ekonomist
Robert Solow, 1987’de, “Bilgisayar çağını
her yerde görebilirsiniz, ama verimlilik istatistiklerinde göremezsiniz” diye yakınan, büyüme üzerine
çığır açan çalışmasıyla Nobel Ödülü aldı. Bunun
çeşitli açıklamaları var.
Belki GSYİH, bilgisayar çağı yeniliklerinin
ortaya çıkardığı yaşam standartlarındaki iyileştirmeleri pek yakalayamıyordur. Ya da belki bu
yenilik, hayranlarının inandığından daha az kayda
değerdir. Meğer her iki bakış açısında da biraz
gerçeklik payı varmış.
Birkaç yıl önce, Lehman Brothers’ın çöküşünden hemen önce, mali sektörün yenilikçiliğiyle
nasıl övündüğünü anımsayalım. Mali kuruluşların
dünyanın dört bir yanından en iyi ve en parlak
kişileri cezbettiği göz önüne alındığında, daha azı
beklenemezdi. Ancak daha yakından incelendiğinde, bu yeniliklerin büyük kısmının başkalarını dolandırmanın, piyasaları yakalanmadan (en
azından uzun bir süre için) manipüle etmenin
ve piyasa gücünü sömürmenin daha iyi yollarını
bulmayı kapsadığı ortaya çıktı.
YENİLİK TOPLUMSAL REFAHA YANSIYOR MU?
Bu dönemde, kaynaklar bu “yenilikçi” sektöre
aktığında, GSYİH artışı daha öncekinden dikkat
çekici ölçüde düşüktü. En iyi zamanda bile yaşam
standartlarında bir iyileşmeye yol açmadı (bankerler hariç) ve eninde sonunda şimdi ancak toparlanmaya başladığımız krize sürükledi. Bu “yeniliğin”
net sosyal katkısı, negatif oldu.
Benzer şekilde bu dönemden önceki dot-com
balonuna*, yenilik (köpek maması ve meşrubatların çevrimiçi sipariş edilebildiği internet siteleri)
damga vurdu. En azından o dönem, verimli arama
motorlarını ve fiber optik altyapıyı miras olarak
bıraktı. Ama çevrimiçi alışverişin getirdiği zaman
tasarrufunun veya artan rekabetin doğurduğu
maliyet tasarrufunun (fiyat karşılaştırmasını çevrimiçi yapmanın büyük kolaylığı sayesinde) yaşam
standardımızı nasıl etkilediğini değerlendirmek
kolay iş değil.
88
EKONOMİK FORUM
İki nokta açık olmalıdır. İlki, bir yeniliğin
kârlılığı, yaşam standardımıza yaptığı net katkının iyi bir ölçüsü olmayabilir. Kazananın her şeyi
aldığı ekonomimizde, çevrimiçi köpek maması
satın ve teslim almak için daha iyi bir internet
sitesi geliştiren bir yenilikçi, dünyanın her yanında köpek maması sipariş etmek için interneti
kullanan herkese cazip gelebilir ve bu süreçte muazzam kârlar elde edebilir. Ama sevkiyat hizmeti
olmazsa, bu kârın çoğu başkalarına gider. İnternet
sitesinin ekonomik büyümeye net katkısı, aslında
görevce küçük olabilir.
Ayrıca, bankacılıktaki ATM cihazları gibi bir
yenilik işsizliğin artmasına yol açıyorsa, sosyal
maliyetin hiçbir kısmı (ne işten çıkarılanların
ızdırabı ne de onlara işsizlik yardımı ödemenin
finansal maliyeti) firmaların kârlılığına yansımaz.
Aynı şekilde GSYİH ölçümümüz, insanların yükselen iş kaybetme riskiyle birlikte daha güvensiz
hissetmelerinin maliyetini yansıtmaz. Bir o kadar
önemli olan da, yenilikten gelen toplumsal refahtaki iyileşmeyi genellikle doğru yansıtmadığı.
TEKNOLOJİK YENİLİKLERİN ETKİSİ
Daha basit olarak anlatılacak olursa, yenilik,
örneğin bir otomobilin üretim maliyetini azaltmayı ifade ettiğinde, yeniliğin değerini belirlemek
kolay. Ama yenilik bir otomobilin kalitesini etkilediğinde, bu iş çok daha zor oluyor. Bu durum başka
alanlarda daha da bariz. Tıbbi ilerleme sayesinde,
tahmini ömürde ve yaşam kalitesinde önemli bir
artışa yol açan kalp cerrahisinin muhtemelen
geçmişte olduğundan daha başarılı olduğunu nasıl
daha doğru şekilde değerlendirebiliriz?
Yine de her şeyin sonunda, son dönemdeki
teknolojik yeniliklerin yaşam standartlarındaki
uzun dönemli artışa katkısının, teknoloji tutkunlarının iddia ettiğinden büyük oranda düşük olabileceği rahatsızlığından kaçınılamıyor.
Özellikle ürünü gerçekten satın alabilecek varlıklı
müşterileri hedef almanın, reklam ve pazarlama
bütçelerini azami seviyeye çıkarmanın daha iyi
yollarını bulmak için büyük miktarda zihinsel gayret gösterildi. Ancak tüm bu yenilikçi yetenekler,
daha temel bir araştırmaya hatta yeni ürünlere
götürebilecek daha uygulamalı araştırmalara tahsis edilseydi, yaşam standartları yükselebilirdi.
Elbette, birbirimizle Facebook veya Tweeter
ile daha iyi iletişim kurmamız değerlidir. Fakat
bu yenilikleri lazer, transistor, turing makinesi ve
insan gen haritasının çıkarılması gibi, her biri dönüştürülen ürünlerin çıkarılmasına yol açanlarla
nasıl karşılaştırabiliriz?
Bunlar tabii ki, rahat bir nefes alınmasına
temel teşkil ediyor. En son teknolojik gelişmelerin refahımıza ne kadar katkıda bulunduğunu
bilemiyor olmamıza rağmen, en azından biliyoruz
ki, kriz öncesi küresel ekonomiye damga vuran
finansal yenilik dalgasının aksine bu yeniliklerin
etkisi pozitif oluyor.
* Dot-com balonu: 2000 yılının Mart ayında
teknoloji firmalarını yer aldığı borsa endeksi
olan NASDAQ’daki senetlerin büyük değer kaybı
yaşamasıyla sönen ekonomik balon.
En son teknolojik
gelişmelerin
refahımıza ne
kadar katkıda
bulunduğunu
bilemiyor
olmamıza
rağmen,
en azından
biliyoruz ki, kriz
öncesi küresel
ekonomiye
damga vuran
finansal yenilik
dalgasının
aksine bu
yeniliklerin etkisi
pozitif oluyor.
Telif Hakkı: Project Syndicate, 2013.
www.project-syndicate.org
EKONOMİK FORUM
89i
GÖRÜŞ
Prof. JEFFREY D. SACHS
Putin’in tehlikeli yolu
Rusya’nın gerçek uzun dönemli menfaati çok taraflılık, dünya
ekonomisine entegrasyon ve uluslararası hukukun üstünlüğünde
yatıyor. Putin’in şimdiki yolu, ölümcül tehlikelerle dolu. Giderek
artan bir savaş tehdidiyle dünyayı karşısına alırken, Rusya’nın
ekonomik potansiyelini baltalıyor. Tek umudumuz herkesin, çok
uzun süredir terk ettikleri uluslararası hukuk ilkelerine geri dönmesi.
U
Jeffrey D. Sachs
Columbia Üniversitesi’nde
Sürdürülebilir Kalkınma
Profesörü, Sağlık Politikası
ve Yönetimi Profesörü
ve Dünya Enstitüsü
Direktörüdür. Ayrıca
Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri’ne Milenyum
Kalkınma Hedefleri
konusunda Özel
Danışmanlık yapmaktadır.
krayna’daki krizin tehlikeleri abartılıyor
olamaz. Rusya Devlet Başkanı Vladimir
Putin hem açıkça hem de el altından
doğu Ukrayna’da ayrılıkçılığı teşvik ediyor ve uluslararası hukuka tamamen aykırı bir şekilde Rusya’nın o bölgeye tek taraflı müdahale etme
hakkını ilan etti. Rusya’nın kışkırtıcı politikaları,
kendisini Batı ile ciddi bir çatışma içine sokuyor.
Putin, kendi görüşünü yakın tarihte bir televizyon programında açıkladı. Rusya’nın hâlihazırdaki
sınırları, Kırım’ın 1954’te Rusya’dan Ukrayna’ya
intikali veya Rus topraklarının 1920’lerde doğu
Ukrayna’ya intikali gibi tarihteki arızi olaylarla
belirlenmiş geçici sınırlar. Putin, komşu ülkelerdeki etnik Rusları korumanın Rusya’nın hakkı ve
görevi olduğunu ileri sürüyor. Özellikle de mevcut
sınırların keyfiliği göz önüne alındığında.
Putin, etnik Rusların Rusya’ya geri dönmek
istemeleri durumunda Rusya’nın bu çağrıya kulak
vermek zorunda olduğunu savunuyor. Programın
izleyicilerine de, Doğu Ukrayna’nın Çarlık dönemde “Novorossiya” (Yeni Rusya) olarak adlandırıldığını anımsattı ve açıkça yine Novorossiya
olabileceğini ifade etti.
Belli ki Putin, bağımsızlıklarını baltalamak ve
onları Rusya’nın taleplerine boyun eğmeye zorlamak üzere planlanmış komşu devletler üzerindeki
amansız baskı ve iddiaların, Batı’ya daha kolay
karşı durabilecek, daha güçlü bir Rusya ortaya çıkaracağına inanıyor. Rusya yakın geçmişte, Libya,
Suriye ve Sırbistan’daki ABD ve NATO askeri müdahalesine, Batı’nın bu ülkelerin bağımsızlıklarını
ihlal ettiği gerekçesiyle şiddetli şekilde karşı çıkmıştı. Putin şimdi, Rusya’nın sadece yurt dışındaki
etnik Rusların haklarını koruduğu bahanesiyle,
onların o ülkelerden ayrılma ve anavatan Rusya’ya
katılmalarına kadar varacak, komşu ülkelerin bağımsızlığını hiçe sayma hakkını talep ediyor.
PUTİN’İN EYLEMLERİ ABD VE AVRUPA’DA
RUSYA KARŞITI GERİ TEPMEYİ TETİKLEDİ
Putin hiç şüphe yok ki, şiddetli bir Batılı
tepkisine yol açmaksızın, Kırım’daki gibi fiili
gerçekler yaratmayı umuyor. Rusya, bir işgal ol-
90
EKONOMİK FORUM
madan bile komşularının istikrarını bozmak için
tehditler, askeri güç gösterileri, gizli harekâtlar
ve ateşli söylemler kullanabilir. Bu, komşularının
uysallığı dâhil, Rusya’nın dış politika amaçlarına
erişmesine yetebilir.
Ama Putin’in maceracılığı Rusya için çok kötü
sona erecek gibi. Batı, Rusya ile NATO sınırlarının
ötesinde herhangi bir askeri yüzleşmeye girme
konusunda haklı olarak suskun kalsa da ve hatta
ekonomik yaptırımlar uygulamaya çekiniyor olsa
dahi, Putin’in eylemleri ABD ve Avrupa’da güçlü
ve artan bir Rusya karşıtı geri tepmeyi tetikledi. Rusya, bahanesi ne olursa olsun birliklerini
sınırlarının ötesine gönderecek olursa, Batı’nın
tepkisi dramatik şekilde şiddetlenecek. Rusya
siyasi istikrarsızlığın daha sinsi yöntemlerini
benimseyecek olursa da, Batı’nın baskısı daha
kademeli olarak artacak.
Rusya ile Batı dünyası arasındaki mevcut
ticari, yatırım ve finansal ilişkileri oldukça yıprandı. Yeni yatırım projeleri ve ortak girişimler
beklemeye alınıyor. Batılı yatırımcıların Rus kuruluşlarına verdiği krediler tahsil ediliyor. Rus
banka ve şirketleri büyüyen bir kredi darboğazı
ile karşı karşıya kalacak.
Kısa vadede Rusya’nın sermaye çıkışını telafi
edecek büyük miktarda döviz rezervi var, ancak
sermaye akışının terse dönmesi, aylarla ifade
edilecek bir süre içinde etkisini hissettirmeye
başlayacak. Rusya’nın Kırım’ı güç kullanarak ele
geçirmesinin ardından, Rus müdahalesi, darbesi
veya Ukrayna’nın bir başka bölgesini ilhak etmesi
sırasında Rusya ile Batı arasında normal ekonomik
ilişkilerin sürmesi neredeyse hayal bile edilemez.
Bir başka deyişle, giderek muhtemel görünen
İkinci Soğuk Savaş başlarsa, uzun dönemde ekonomik
açıdan kaybeden Rusya olacak. Avrupa Birliği (AB),
Rusya’dan ithal ettiği doğal gaz olmadan (tamamen
kesilse bile) kesinlikle hayatta kalabilir. Rusya’nın
Avrupa’ya ihraç ettiği doğal gaz, AB’nin birincil enerji
tüketiminin %10’undan azına tekabül ediyor. Oysa
Rusya, gelirlerinde büyük bir kayıp yaşar.
Putin, Rusya’nın Batı ile ekonomik ilişkilerindeki herhangi bir kötüye gidişin, Çin’le eko-
nomik ilişkileri güçlendirerek dengelenebileceğine inanıyor gibi gözüküyor. Fakat teknoloji ve
ticaret, dünyayı ekonomik bloklara bölünmesini
olanaksız kılacak ölçüde küresel olarak birbirine
geçmiş durumda. Çin, uzun dönemde ekonomik
refahının ABD ve Avrupa’yla iyi ekonomik ilişkileri olmasına bağlı olduğunu biliyor. Putin bu
noktayı, hatta Sovyet ekonomisinin teknolojik
açıdan gelişmiş ülkelerden izole olduğu için çöktüğünü anlamıyor gibi.
Rusya’nın gelecekteki ekonomik gücü, havacılık,
yüksek hızlı demir yolu, otomobil, makine ve ağır
sanayi gibi kilit sektörlerdeki teknolojileri iyileştirme kabiliyetine bağlı. Bu ancak Rus şirketlerinin,
kendilerini en son teknolojiye ve ileri mühendisliğe
dayanan Alman, Japon, Amerikan ve Çin firmalarıyla birbirine bağlayacak küresel üretim ağlarına
daha yakından entegre olmasıyla başarılabilir.
RUSYA’NIN GERÇEK UZUN DÖNEMLİ
MENFAATİ ÇOK TARAFLILIKTA
Tabii ki işler daha kötüye de gidebilir. Yeni
bir soğuk savaş, kolayca sıcak savaşa dönüşebilir. ABD’de çoğu kişi, Rusya’yı caydırmak için
Ukrayna’yı silahlandırma çağrısı yapıyor bile. Fakat
askeri caydırıcılık bazen işe yarasa da, Batı dünyası
Rusya’nın kışkırtmalarına askeri yolla tepki vermek
yerine ticari ve finansal misillemenin üzerinde
durmalı. Askeri tepkiler, Ukrayna’nın açıklanmayan binlerce can kaybının olduğu Suriye benzeri
bir savaş alanına dönmesi gibi felakete yol açabilir.
NATO’nun gerekirse kendi üyelerini koruyacağına ilişkin hiçbir şüphe olamaz. Ancak Rusya’nın
kavgacılığı ve yıldırıcı davranışları, Batılı sertlik
yanlılarının siyasi tartışmalarda kontrolü ele geçirmesine olanak vermemeli. Sertlik yanlısı yaklaşımlar Afganistan, Irak, Libya ve Suriye’de daha büyük
çatışmaları getirdi ve birçok can kaybına yol açtı,
ama bu ülkelerde anlamlı siyasi veya ekonomik
çözümler sağlamadı. Savaş, politikanın başka bir
yöntemi değil. Savaş, kaos ve ıstıraptır.
Putin şüphe yok ki, Ukrayna’da iç politikayı
aklında tutarak hareket ediyor, içerideki politik
tabanını desteklemek için dışarıda maceracılığını
kullanıyor. Rusya ekonomisi zayıflıyor, nüfus
baskıdan bezmiş durumda, Rusya’nın her tarafa
sinmiş yolsuzluklarından bahsetmeye gerek
bile yok. Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ve doğu
Ukrayna’yı işgal etmekle tehdit etmesi, son derece popüler görünüyor. Politikacıların, savaşı genellikle içerideki zayıflığın ilacı olarak algılaması
ürkünç bir gerçek olmaya devam ediyor.
Son yıllarda hem Rusya hem de Batı, uluslararası hukuk konusunda sorumsuz davrandı. Batı,
Sırbistan, Afganistan, Irak, Libya ve Suriye’nin
ulusal bağımsızlığını çiğnedi. Şimdi Rusya, aynı
kozu şaşırtıcı bir yüzsüzlükle kendi komşuları
üzerinde oynuyor ve genellikle eylemlerini Batılı
emsalleri işaret ederek haklı çıkarıyor.
Ancak Rusya’nın gerçek uzun dönemli menfaati çok taraflılık, dünya ekonomisine entegrasyon
ve uluslararası hukukun üstünlüğünde yatıyor.
Putin’in şimdiki yolu, ölümcül tehlikelerle dolu.
Giderek artan bir savaş tehdidiyle dünyayı karşısına alırken, Rusya’nın ekonomik potansiyelini
baltalıyor. Tek umudumuz herkesin, çok uzun
süredir terk ettikleri uluslararası hukuk ilkelerine
geri dönmesi.
Rusya’nın Kırım’ı
güç kullanarak
ele geçirmesinin
ardından, Rus
müdahalesi,
darbesi veya
Ukrayna’nın
bir başka
bölgesini ilhak
etmesi sırasında
Rusya ile Batı
arasında normal
ekonomik
ilişkilerin sürmesi
neredeyse hayal
bile edilemez.
Telif Hakkı: Project Syndicate, 2013.
www.project-syndicate.org
EKONOMİK FORUM
91i
YÖNETİM
RÜŞTÜ BOZKURT
Sürdürebilir rekabet
ve girişimcilik (I)
Sürdürülebilir büyüme yaratabilmemiz için sürdürülebilir
rekabet gücü yaratmak gerekiyor. Sürdürülebilir rekabet gücü,
avcı-toplayıcı dönemde, Tarım Toplumu ve Sanayi Toplumu
aşamalarında hangi temel dinamiklere bağlı ise Bilgi Toplumu
aşamasında da benzer dinamikler tarafından yönlendiriliyor.
[email protected]
92
EKONOMİK FORUM
S
ürdürülebilirlik kavramı, doğanın düzenini, dengesini ve döngüsünü bozmadan,
yeraltı ve yerüstü kaynaklarını, insan
eliyle yapılan fiziki sermaye stokunu, insan kaynağını ve teknolojiyi gelecek kuşakların
yararını da gözeterek değerlendirmeyi içeriyor.
Ayrıca, sürdürebilirlik kavramı; çevreyi, sosyal
ve ekonomik gelişmeleri dikkate alan, kesintisiz
üretimin yapılmasını da güven altına alan kaynak
yönetimi anlamına da geliyor. Sürdürülebilirlik
kavramının kapsama alanı genişledikçe, sınırları
çizilmemiş genel anlatımların netliğinden uzaklaşılarak, soyutlanıyor ve ideolojiye dönüşme
tehlikesi de taşıyor.
İdeoloji, inanç ve düşünce alanında “tek tip
düşünceyi” egemen kılarak, karşılaşılan bütün
sorunlara “tek tip bakış açısı”yla yanıt verebilen,
insanların akıllarını emanet ettikleri bir ortak
düşünce oluyor. Bu açıdan bakıldığında, sürdürebilirlik kavramının bileşen ve bağlamlarına
ilişkin bilimsel kuşku ihmal edilirse, ideolojiye
dönüşebilir ve kavramdan beklenen analizleri
üretme verimliliği azalır.
Sürdürülebilirlik kavramı çok fazla soyutlaşır
ve her anlama gelen, her türlü sorunu çözen bir
anlatım aracına dönüşürse, “kötülük asla çıplak
gelmez, mutlaka üstüne kutsal şallar örter” özdeyişinde açıklanmak istenen gerçekle yüzleşilir.
Kapsayıcı, içermeci ve geliştirici kurum ve eylemleri anlatmak için kullanıldığı kadar dışlayıcı,
sömürücü ve uzun soluklu gelişmeleri engelleyen
olumsuzlukları saklamak için kullanılan “kutsal
şallar” gibi ulu orta piyasaya sunulabilir.
Sürdürülebilirlik kavramı için geçerli olan fırsat
ve tehlikeler “girişimci enerjisi” kavramı için de geçerli oluyor. İlk kez ekonomist Richard Cantillon’un
dolaşıma sunduğu “girişimcilik enerjisi kavramı”na,
Jean Babtiste Say ekonomik içerik kazandırıyor.
Schumpeter de “yaratıcı yıkıcılık kuramı” çerçevesinde “yenilikci girişimcilik” boyutunu ekliyor.
Girişimci enerjisinin sürdürebilir gelişmeye
katkı yapabilmesi için “girişimci kişiliğin ayırt edici
özelliklerine” özetle değinmekte yarar var.
Alışkanlıkların esiri olmayan, önyargıların,
yerleşik doğruların, kalıp düşüncelerin, ezberlerin
tuzağına düşmeyen bilinç uyanıklığı, girişimci
kişiliğin çok temel özelliklerinden biridir. Girişimcinin risk alma cesareti, korkuların, endişelerin ve
tabuların üzerine gidebilen sorgulama yeteneği de
olmazsa olmaz nitelikler arasında sayılır.
Bir başka girişimci kişilik özelliği, inançtan
düşünceye geçmiş olmayı gerektirir. Eriştiği her
bilgiyi sorgulama süzgecinden geçirecek kadar
bilgisi, zamana kıyma becerisi, özveride bulunma yeteneği olmaksızın da gerçek bir girişimci
kişilikten söz edilemez.
Girişimci kişilik, hiç görmediği, bilmediği,
tanımadığı insanlar için üretme düzeyi olan
“topluluktan topluma geçme düzeyini” de içselleştiren kişiliktir.
Fırsat yaratan ve paylaşan olgunluk, adil davranış, ilham veren ve saygı uyandıran tutum, herkesten farklı sonuçlar yaratabilme yeteneği, geliştirici
değerlere sahip çıkarken, tutucu değerleri aşabilme
gücü de girişimciyi diğer insanlardan ayırır.
Girişimci insanın gözlemlerini düşünceye,
düşüncelerini kaliteli fikre, fikirlerini projeye ve
projeleri de hayata taşıma ayırt edici özellikleri
arasında yer alıyor. Girişimci enerjisi yeraltı ve
yerüstü kaynakları, insan eliyle yapılan fiziki
sermaye stokunu, insan kaynağını ve teknolojiyi
etkin biçimde koordine etmeyi de kapsar.
Girişimci enerjinin işlevleri dikkate alındığında, yukarıda belirtilen özelliklere daha onlarcasını eklemek mümkün. Son tahlilde girişimci
enerjisi, birikim yeteneğini koruma, geliştirme
ve uzun dönemli geleceği güven altına almanın
itici gücünü oluşturur. Bu açıdan, sürdürülebilirlik girişimci enerjisi birbirini bütünleyen iki
temel kavramsal çerçevedir.
GİRİŞİMCİ ENERJİSİNİN İŞLEVLERİ
Kapsayıcı kurumlar aracılığıyla kullanılan
girişimci enerjinin sürdürülebilir rekabet ve istikrarlı büyümeyi sağlamada hayati önemi var.
Etkin girişimci, daha düşük katma değer yaratan
kırsal emekten sanayide daha yüksek katma değerli emeğe geçişin öncüsü olur. Sanayi Toplumu
aşamasında kırsal emeğin sanayi emeğine dönüşmesinde girişimcilerin üstlendiği geliştirici
rol, Sanayi Toplumu aşamasından Bilgi Toplumu
aşamasına geçişte de önemli rol oynar.
Geçiş dönemlerinde, iş gücünün yeniden konumlanmasında, marjinal işlerden örgütlü işlere
geçiş yaparken, orta sınıfın oluşması, orta sınıfın
yarattığı tüketici değer, beklenti ve davranışlarının yönlendiriciliği etkileri kalkınma yarışına
katılan toplumların gözardı edemeyecekleri hususlar arasında yer alır. Marjinal işlerden örgütlü
işlere geçiş, düşük ücret alanlarından daha yüksek
ücret alanlarına sıçramayı da hızlandırır. Sıradan
iş gücü yerine eğitimli iş gücüne olan talebi artıran
bu süreç eğitim, öğretim sisteminin yapısı, işlevi
ve kültürünü de yeniden biçimlendirir.
Sanayi Devrimi sonrasında herkese geçimini
sağlayacağı bir iş yaratma, herkesi barınabileceği
bir konuta kavuşturma ve konutla işyeri arasında
hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım kamu yönetiminin temel görevi olarak algılanıyor.
İçinde bulunduğumuz Bilgi Toplumu aşamasında, üretim hiyerarşisi değiştiği gibi, iş içinde
sosyal sınıflar ve toplumun katmanlaşması da
yeniden biçimleniyor. Hep birlikte “alın teri dönemini geride bırakıp akıl teri dönemine” doğru
ilerliyoruz. Bu yeni örgütlenme ve hak arama
algısını de yeniden biçimlendirerek, büyümenin
yol haritasının yeniden çizmek zorunda kalınacağı
dönemi işaret ediyor. İşte tam bu aşamada toplumların girişimci enerjisinin düzeyi, etkinliği ve
sonuç alıcı niteliği hayati önem kazanıyor.
aşamalarında hangi temel dinamiklere bağlı ise
Bilgi Toplumu aşamasında da benzer dinamikler
tarafından yönlendiriliyor.
Yaşam döngüsü, normal, kriz ve yeni normal
aşamalarının birbirini izlemesi biçiminde sürüyor. Büyük sayılar nedeniyle, normal koşullarda
en küçükler kitleyi temsil edenler çan eğrisinin
solundaki bir aralığı temsil ederken, en büyükler
de sağında kalan daha küçük bir azınlığı temsil
ediyor Çoğunluk ise çan eğrisinin merkezine
yakın yerde toplanır.
Kuşkusuz, büyük kitleler türdeş eşya gibi değil homojen bir yapı, işlev ve kültürleri yok, kendi
içlerinde bir hiyerarşileri, iş bölümleri bulunuyor. Hiyerarşi ve işbölümü kitlelerin zihinlerinde
meşrulaştırılır ve uzlaşma sağlanırsa toplumsal
ilişkiler de “istikrar” kazanıyor.
Gelir yaratan çalışma koşulları, yaşam biçimi
ve yaşam tarzlarında, kültürel algı ve davranışlarda
belli farklılıkları barındıran yapılar oluşturuyor. Zamanla farklılaşmaların yarattığı sınıf ve katmanlar
arasında çatışma kızışır; açgözlülük ve sorumsuzluk, gözetim ve denetimsizlik, kurullara uymama,
sloganların ciddi fikirlerin yerine geçmesi, aklı bir
ideolojiye veya inanca emanet etme, önyargıları
ve yerleşik doğruları aşamama, farklı seçimleri ve
gelecek inşa etme iddiası olan liderlerden yoksunluk, kibir ve üstünlük inancı gibi niteliksel etkiler
normal koşulların dengesini sarsar. Dolayısıyla
kriz koşulları geçerli hale gelir. Kriz, sürmekte olan
üretim, paylaşım ve yeniden üretim mekanizmasını
bozar; büyük kitleler konumlarını yitirirken, azınlıkta olanlar konumlarını farklılaştırır.
Sürdürebilir rekabet, yeni normal koşullarını
(kriz sonrası konsolidasyonu) iyi okuma, ona göre
konumlanmayı gerektirir. Makalenin II. bölümünde sürdürülebilir rekabet ve girişimcilikte krizin
yarattığı dört temel dinamik üzerine durulacak.
Alışkanlıkların
esiri olmayan,
önyargıların,
yerleşik
doğruların, kalıp
düşüncelerin,
ezberlerin
tuzağına
düşmeyen bilinç
uyanıklığı,
girişimci kişiliğin
çok temel
özelliklerinden
biridir.
BÜYÜMENİN YOL HARİTASI
Sürdürülebilir büyüme yaratabilmemiz için
sürdürülebilir rekabet gücü yaratmak gerekiyor. Sürdürülebilir rekabet gücü, avcı-toplayıcı
dönemde, Tarım Toplumu ve Sanayi Toplumu
EKONOMİK FORUM
93i
TOBB ETÜ
Ortaokul ve liselerin 200 Matematik
Projesi TOBB ETÜ’de sergilendi
TOBB ETÜ’nün ev sahipliğinde 1. Matematik Etkinliği, Bilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanı Fikri Işık, TOBB Başkanlık Divanı Üyesi ve TOBB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi
Faik Yavuz, TOBB ETÜ Rektörü Prof. Dr. Necip Camuşcu ve MATDER Başkanı Prof.
Dr. Ömer Akın’ın katılımıyla açıldı. Türkiye çapından 200’e yakın ortaokul ve lisesin
katıldığı etkinlikte üç ayrı kategoride yarışan projeler sergilendi.
T
OBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) ile Matematikçiler Derneği’nin (MAT-DER)
ortaklaşa düzenlediği 1. Matematik
Fuarı, 30 Nisan-2 Mayıs 2014 tarihlerinde
gerçekleştirildi. Türkiye çapından 200’e yakın ortaokul ve lisesin katıldığı etkinlikte üç
ayrı kategoride yarışan projeler sergilendi.
Etkinliğin açılışına katılarak bir konuşma yapan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Fikri Işık, Türkiye’de eğitim sisteminin matematik fobisine neden olduğunu belirterek,
Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı yeni
müfredatla bundan sonra matematiğin korkulan değil, sevilen bir ders haline geleceğini
ifade etti.
Bakan Işık, kendisinin de bir matematik94
EKONOMİK FORUM
çi olduğunu ve hayatında matematiğin çok önemli yeri olduğunu
dile getirerek, bu tür programların Türkiye’de daha fazla yapılması gerektiğini söyledi.
Bakan Işık, temel bilimlere ne kadar çok dikkat çekilirse, ülkenin geleceğine yönelik o kadar hayırlı bir iş yapılmış olacağını
vurgulayarak şöyle konuştu:
“Şu anda Türkiye, teknolojide bir sıçrama yapmanın eşiğinde.
Artık orta ve orta-yüksek teknolojiye geçmek, teknoloji geliştirmek zorundayız. Matematik olmadan, temel bilimler olmadan
da teknolojinin gelişmesi mümkün değil. İslam dünyasının son
300 yılındaki en önemli geri kalma sebebi, temel ve sosyal bilimlere verdiği değerin azaltmasıdır. Eleştirel düşünen, sorgulayan,
hayata sadece basmakalıp yaklaşımlarla değil de hayatı anlamaya
çalışan bilimlere değer vermezseniz, teknolojiyi geliştirmeyi
başaramazsanız. Hükümet olarak, üniversiteye girişte temel
bilimleri seçen veya bu alanda yan dal yapanlara ciddi tutarlarda
burs vereceğiz. Amacımız Türkiye’nin öğrenci niteliği açısından
TOBB ETÜ
‘en iyi’ denilen kısmının temel bilimlere
yönelmesini sağlamaktır.”
YAVUZ: “YENİ NESLİN MATEMATİK
ALANINDA YETİŞTİRİLMEYE İHTİYACI VAR”
TOBB Başkanlık Divanı Üyesi ve TOBB
Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Faik Yavuz,
matematiğin, günlük yaşamın her alanında
bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin, Cumhuriyetin 100. yılı için çok büyük hedefleri
olduğuna dikkat çeken Yavuz, hedeflere
ulaşmanın tek yolunun ise sanayide orta
teknolojiden orta-yüksek ve yüksek teknolojiye geçmek olduğunu belirterek, şöyle
konuştu:
“Yüksek teknolojiye geçişi sağlayacak
üretim kapasitesine ulaşmamız gerekiyor.
Yeni icatlar üzerinde kafa yoracak vizyona,
yeni teknolojileri üretecek mühendislik teknolojilerine sahip olmamız gerekiyor. Bütün
bunları yapacak olan da bizim insanımız,
yetiştireceğimiz yeni nesildir. Yeni neslin
de özellikle matematik alanında yetiştirilmesine ihtiyaç var. Çünkü, bütün bu işlerin
temeli matematik. Matematik iki artı iki
eşittir dört değildir. Bugün yeni bir makine
icat edecekseniz, matematik hesabı bu işin
temelidir. Uzaya roket gönderecekseniz, işin
temeli matematik hesabıdır. Atomun içindeki enerjiyi hesaplayacaksanız, matematik
her şeyinizdir. O yüzden yeni nesle yeni
bir matematik anlayışını vermemiz, matematiği mutlaka ama mutlaka sevdirmemiz
gerekiyor.”
PROF. DR. CAMUŞCU: “MATEMATİKLE
İLGİLİ BÖYLESİ BİR ETKİNLİK İLK KEZ
DÜZENLENİYOR”
TOBB ETÜ Rektörü Prof. Dr. Necip Camuşcu da, ülkelerin kalkınmalarının bilim
ve teknolojide sergiledikleri atılımlara bağlı olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda yapılan kongreler ve fuarların da bilimsel faaliyetlerin gelişmesinde önemli rol oynadığını anlatan Prof. Dr. Camuşcu, matematikle ilgili toplam 200’den fazla materyal ve projenin
sergilendiği bu etkinliğin Türkiye’de ilk olduğunu belirtti.
Matematikçiler Derneği (MATDER) Başkanı Prof. Dr. Ömer
Akın ise kalkınmayı gerçekleştirmek için önemli bir altyapıya ihtiyaç olduğunu söyledi. Bu altyapının da temel bilimlerle atıldığını,
mühendislik bilimleriyle uygulamaya geçirildiğini dile getiren
Prof. Dr. Akın, sosyal bilimlerle toplumun refah ve huzurunun
sağlandığını ifade etti.
PROJELERE ÜÇ AYRI KATEGORİDE ÖDÜL VERİLDİ
Konuşmaların ardından Bakan Işık ve beraberindekiler, sergi
alanındaki öğrencilerin projelerini inceledi. Projelerle tek tek ilgilenen Bakan Işık, öğrencilere başarılarının devamını diledi. Etkinliğin son gününde Matematik Projesi Yarışması, Somut Öğretim
Materyali Yarışması ile Dijital Öğretim Materyali Yarışması’nda
ilk üçe giren ortaokul ve liselerle ödül kazanan projelerin danışman öğretmenlerine ödülleri verildi.
TOBB ETÜ Öğrenci Konseyi tarafından
Soma için yardım kampanyası
yürütüldü
TOBB ETÜ Öğrenci Konseyi, Mayıs
ayında Soma’da meydana gelen elim
maden faciası sonrasında, haziran
ayında yapmayı planladığı Etüfest
kapsamındaki şenlikleri iptal ederek,
ayrılan bütçeyi bu üzücü olayın
mağduru ailelere bağışlamaya
karar vererek, yardım
kampanyası başlattı. TOBB
ETÜ Öğrenci Konseyi’nden
yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Manisa’nın Soma ilçesindeki maden
ocağında meydana gelen kazayı büyük bir
üzüntüyle öğrendik. Ailelerinin rızkını temin
etmek için en zor şartlarda çalışan maden
işçilerimizin acı haberi milletimizin her ferdi
gibi bizi de derinden yaraladı. Hiçbir söz
onların acısını ifade edemez ve teselliye
yetmez.
TOBB ETÜ Öğrenci Konseyi olarak
13-14 Haziran 2014 tarihleri arasında
yapmayı planladığımız Etüfest
kapsamındaki şenliklerin iptaline,
şenlik için ayrılan bütçenin bu
üzücü olayın mağduru olan ailelere
bağışlanmasına Üniversite Yönetimi’yle
birlikte karar verdiğimizi ve bir yardım
kampanyası başlattığımızı bildiririz.”
EKONOMİK FORUM
95i
KÜTÜPHANE
Farklı bir yol haritası
Norman M. Scarborough’un kaleme
a
aldığı
kitap, girişimci olarak yeni bir işe
b
başlayan
ya da girişimci olup, işlerini
ssistemli ve stratejik olarak büyütmek
iisteyen kişilere, girişimciliğin tüm
yyönlerini kapsayan pratik bir rehber
sunuyor. Kitap, hedef kitlesine 21.
yyüzyılda girişimciliğin kaçınılmaz
gerekliliği olan fırsatların hızlı olarak
geliştirilmesi ve kârlı şirketlere
dönüşüm sürecinde ihtiyaç duyulan
stratejilerle ilgili farklı bir perspektif
vaat ediyor.
Başarılı bir işletme oluşturmak için
gerekli olan düzgün yasal altyapıya, iş
organizasyon modellerine, pazarlama
stratejilerine, güçlü finansal altyapıya,
fikri sınai mülki haklara, patentleme
ve lisanslamaya, müşteri ihtiyaç analizlerine ve
müşteri memnuniyeti gibi prosedürlere geniş yer
veriliyor. Sosyal inovasyon ve sosyal girişimcilik ile
Girişimciliğin ve
ekonomik refah sağlamanın önünde dünyayı daha
Küçük İşletme
yaşanılası bir yer haline getirmeye yönelik sistem
Yönetiminin Temelleri
Norman M. Scarborough
hakkında bilgi veren Scarborough, kitabında
Çeviri: Gamze Sart
yaratıcı müşteri odaklı, yeni ürün ve hizmetler
Nobel Akademik
sunan, kendilerini başarılı olmaya adamış, dinamik,
Yayıncılık
kararlı, kadın ve erkek girişimcilere yeni bir yol
720 Sayfa, Temmuz 2014
Ankara
haritası sunuyor.
Sağlığın ekonomi politiği
Tanınmış sağlık ekonomisti Gavin Mooney, sağlık
hizmetinin ekonomi politiğini
gözler önüne seriyor. Sağlık
hizmetlerine bu kadar çok kaynak
ayrılmasına rağmen neden hâlâ bu
kadar çok hastalıkla boğuşulduğunu
ve sağlıkta süregelen eşitsizliğin diz
boyu oluşunu sorguluyor. Sağlığın
sosyal belirleyicilerinin ne kadar az
ele alındığını açığa çıkarıyor. Kitap, aralarında ABD, İngiltere,
Güney Afrika ve Küba’nın da
bulunduğu pek çok örnek üzerinden,
sağlık politikalarının hizmet ettiği
topluma dönmesi gerektiğini
gösteriyor. Yazar, küresel olarak
sağlık ve sağlık hizmetlerine
Ulusların Sağlığı
yaklaşımın yeniden ele alınmaya
Gavin Mooney
Çeviri: Cem Terzi
ihtiyacı olduğunu güçlü verilerle
Yordam Kitap
kanıtlıyor. Kitapta, çevirmen Prof. Dr. Cem
320 Sayfa, Mayıs 2014
Terzi de neoliberal sağlık politikalarının
İstanbul
Türkiye’deki uygulamalarını tartışıyor.
96
EKONOMİK FORUM
Vermek ve Almak
Adam Grant
Çeviri: Acar Erdoğan
Modus Kitap
386 Sayfa, Temmuz 2014
İstanbul
Başarıya ulaşmada temel
fikirleriniz değişiyor...
Bugüne dek başarının arkasındaki bireysel
faktörlere, yani hırsa, sıkı çalışmaya, yeteneğe ve
şansa odaklandık. Ancak günümüzün hızla değişen
dünyasında, başkalarıyla olan etkileşimlerimizin
başarıya olan etkisi her geçen gün artıyor. Wharton
İşletme Okulu’nun en başarılı öğretim üyelerinden,
ödüllü araştırmacı Adam Grant, Vermek ve Almak adlı
kitabı ile iletişim, işbirliği, müzakere ve liderlik
konularına çığır açan bir yaklaşım getiriyor ve
başarının ardında yatan yeni dinamiklere ışık tutuyor.
Grant’e göre iş dünyasında insanları üçe ayırmak
mümkün. Alıcılar, vericiler ve dengeleyiciler...
İstatistiklere baktığımızda başarı merdivenlerinin
dibinde, insanlara yardım etmekten kendi enerjilerini
tüketen vericileri görüyoruz. Peki, zirvede kimler var;
alıcılar mı dengeleyiciler mi? İlginç bir şekilde, zirvede
de yine vericiler var. Peki nasıl?
Vermek ve Almak’ta, doktorların, satıcıların,
mimarların, politikacıların ve daha pek çok farklı
meslek dalından insanın şaşırtıcı hikâyelerini ve
dünyanın önde gelen psikologlarının on yıllar süren
detaylı araştırmalarının sonuçlarını gördüğünüzde
bu soruların cevaplarını bulmakla kalmayacak, hem
işinize hem de sosyal hayatınıza yepyeni bir gözle
bakacaksınız.
New York Times ve Wall Street Journal’ın çok
satanlar listesine giren Vermek ve Almak, pek
çok sosyal bilimci, işletme uzmanı ve şirket lideri
tarafından da bu alandaki en önemli kitaplardan biri
olarak gösteriliyor.
KİTAP Gülder DEMİR | [email protected]
GÖNDERMEK Ekonomik Forum Dergisi, Dünya Yayıncılık AŞ,
İÇİN... 100. Yıl Mahallesi, Kat: 3 34440 Bağcılar/İSTANBUL
Bir benlik eylemi
Uluslararası bir grubun Türkiye Başkanı olan Daniş Navaro’nun kaleme aldığı
eser, mesleğinin zirvesinde bir iş insanının, çalışma, insan, meslek, kariyer ve iş
hayatı üzerine düşüncelerini felsefi bir düzlemde aktardığı, şaşırtıcı ve zihin açan
bir çalışma. Kitapta geçen tüm olaylar yazarın iş yaşamı boyunca deneyimlediği,
tanık olduğu, hissettiği, sorguladığı gerçekliklere dayanıyor. Gündelik olaylardan,
iş yaşamından, spordan, sanattan örneklerle, deneyimlerle zenginleşen çalışma,
meslek seçimi ve kariyer yolculuğunun başında olan gençlerin, çalışma hayatının
tüm bireylerinin çalışma hayatında karşılaşabileceği somut durumları, sadece
pozitif bilimlerin bakış açısıyla değil, aynı zamanda insan ve varoluş felsefelerinin
kavramları ve öğretileriyle ilişkilendirerek anlatıyor.
Kariyer ve Varoluş
Daniş Navaro
Elma Yayınevi
336 Sayfa, Mart 2014
Ankara
AVM’lerde sürdürülebilirliğin sırrı
Türkiye’de AVM’ler 25 yıllık bir geçmişe sahip. Bu sektörde 12 yıl boyunca üst düzey
yöneticilik yapan Dr. Aydoğan Süer, genel ekonomik gidişat, AVM’lerdeki değişim ve yönetimde
sürdürülebilirlik konularını merak eden geniş bir kesime hitap ediyor.
AVM’ler, teknolojinin sunduğu imkânlar, iş yapma biçimindeki değişim ve artan çevre
bilincinin doğurduğu etkilerle yeniden şekilleniyor. Yönetim anlayışını
Alışveriş Merkezleri
da etkileyen sürdürülebilirlik kavramının irdelendiği kitapta, alışveriş
ve Perakendede
dünyasındaki değişimi anlamak isteyenlere farklı bir bakış açısı sunuyor.
Sürdürülebilirlik
Kitap, ayrıca alışveriş merkezlerini asırlar önce yaratılmış ilk örneği olan
Dr. Aydoğan Süer
Kapalıçarşı’dan yola çıkarak 10 yıla uzanan bir tarihsel bakış açısı, Dr.
Yakamoz Yayınları
Süer’in kendi gözlemlerinin yanı sıra akademisyenlerin, ekonomistlerin,
280 Sayfa, Haziran 2014
İstanbul
pazarlama uzmanlarının görüşleriyle zenginleştirilmiş bir içeriğe sahip.
Google yöneticilerinden geleceğin
tablosu
Kitap, geleceğini yeniden şekillendirmeye ihtiyaç duyan şirketler, insanlar, uluslar
için Google’un yöneticilerinden geleceğe dair anekdotları sıralıyor. Google’ı küçük bir
startup’tan dünyanın en etkili şirketlerinden birine dönüştüren Google Yönetim Kurulu
Başkanı Eric Schmidt ile Google Ideas’ın yöneticisi ve Dışişleri Bakanları Condoleezza
Rice ve Hillary Clinton’ın danışmanlarından Jared Cohen,
“Gelecekte en güçlü kim olacak, yurttaşlar mı yoksa devlet mi?
Yeni Dijital Çağ
Teknoloji terörizmi kolaylaştıracak mı yoksa zorlaştıracak mı?
Eric Schmidt&Jared A.
Mahremiyetle güvenlik arasındaki ilişki nasıl olacak ve yeni
Cohen
Çeviri: Ümit Şensoy
dijital çağın bir parçası olmak için nelerden vazgeçmek zorunda
Optimist Yayınları
kalacağız?” gibi gelecekteki zorlu sorulara bilgi ve deneyimlerini
324 Sayfa, Şubat 2014
birleştirerek yanıt arıyorlar.
İstanbul
EKONOMİK FORUM
97i
YENİ ÜRÜN
Büyük veriler “Lenovo Storage”a emanet
Bilişim teknolojileri dünyasına damgasını
vuran “büyük veri” her geçen gün daha da
büyümeye devam ediyor. Mobil erişimdeki artış,
sosyal ağların gelişimi, internete bağlanabilen
yeni cihazlar, mobil alışveriş seçenekleri ve online
paylaşımlardaki artış, artık büyük bir “dijital evren”
yaratmış durumda. Öyle ki araştırmalar, 2009’da
0.8 Zettabytes (Zb) olan veri miktarının 2020’ye
kadar 35.2 Zb’ye çıkacağını öngörüyor. Bu 44 kat
büyüyen veriyi saklamak, korumak ve yönetmek
ise bireysel ve kurumsal kullanıcıların en çok önem
verdikleri konuların başında geliyor.
Pazarın bu dinamiklerinden yola çıkan
Lenovo, EMC ile depolama alanında imza attığı
büyük işbirliği sonucu bu alanda da Türkiye
pazarındaki yerini aldı. Böylece 425 milyon
kullanıcı sayısıyla liderliğini koruyan, 2008’den
bu yana da EMC şirketi olarak yoluna devam eden
Iomega ürünlerinin Türkiye’de “Lenovo Storage”
markasıyla satışı başladı.
Dokunmadan
uzaktan
teşhis
Xerox, Hindistan’daki Ar-Ge merkezinin
ve ABD’deki Webster Ar-Ge merkezinin
ortaklaşa yürüttüğü bir projeyle bazı vücut
tepkilerini hastalara dokunmadan izlemeyi
sağlayacak bir kamera sistemi geliştirdi.
Xerox’un geliştirdiği teknoloji özellikle
kalp ve solunum sistemiyle ilgili kronik
hastalıkların ve enfeksiyon riskinin olduğu
tedavi süreçlerinde kullanılacak. Geliştirilen
teknoloji, hastanın vücuduna herhangi
bir kablo bağlamadan, enfeksiyon riski
yaratmadan ve rahatını bozmadan kalp atışı,
ateş, tansiyon gibi belirtileri uzaktan takip
etmeyi sağlıyor.
Xerox’un geliştirdiği uzaktan izleme
cihazının maliyeti, bugün kullanılan birçok
sensör ve kablodan oluşan sistemlerden
daha az. Xerox bilim insanlarının
geliştirdiği patentli yazılım algoritmaları,
insan vücudunun hareketlerini, gözle
görülemeyen ısı ve renk değişimlerini
algılıyor. Kameraların ölçümlediği hareket,
ısı ve renk değişimleri de yaşamsal verilerle
ilgili yorumlamalara dönüştürülüyor.
98
EKONOMİK FORUM
Örneğin kalp kan pompaladığı zaman taze
oksijenli kan cildin daha kırmızı görünmesini
sağlıyor. Kalp atışının hızlanmasının
oluşturduğu vücut hareketi kamera
tarafından uyarı sinyali olarak algılanıyor.
Aynı şekilde vücut ısısı değişimlerinin
yarattığı ciltteki renk değişimleri kamerayla
görülüp ölçümleniyor. Göz bebeğinde
kaydedilen bir hareket veya farklılaşma
yaşamsal bir değişimin göstergesi olabiliyor.
Geliştirilen teknolojinin hastane
ortamında gerçek yaşam vakalarında
denenmesi, doktor ve sağlık görevlilerinin
anlık geri bildirimlerinin alınarak test
edilmesi, sistemin güvenli kullanımıyla ilgili
kuşkuları da azaltıyor. Xerox bilim insanları,
geliştirilen teknolojinin, sağlıkla ilgili yeni
inovatif yaklaşımların ve özellikle de benzeri
teletıp çalışmalarının önünü açacağını
vurguluyor.
Ô Gülder DEMİR |
Editör
[email protected]
Farklı yüzeylere zengin
baskı seçeneği
Philips’den yeni
MediaSuite
Hospitality
TV’ler
Enerji tasarruflu yeni Philips
MediaSuite Hospitality TV’yi piyasaya
sürülüyor. MediaSuite Hospitality TV’ler,
düşük işletme maliyetleri ve Philips’in
geniş TV çözüm ortağı ağı üzerinden
sağlanan kapsamlı hizmetleriyle otel
işletmecilerine büyük fayda sağlayacağı
öngörülüyor. 71 santimetre (28 inç) ile
140 santimetre (55 inç) arasında değişen
ekran boyutlarına sahip beş model,
2014’ün ikinci çeyreğinden itibaren
Avrupa, Orta Doğu, Rusya ve Türkiye’de
satışa sunuluyor.
Yeni Philips MediaSuite Hospitality
TV’ler, misafirlere ve otel işletmecilerine
bağlanabilirlikte en son yenilikleri
sunarken, düşük sahip olma maliyetini
güvence altına alan kapsamlı bir özellik
seti olan Philips OXIGEN’i de içinde
barındırıyor. Bu TV’lerdeki SmartInstall
özelliği ile, otelciler ciddi tasarruf
sağlayabiliyor. SmartInstall, otelcilerin
Philips MediaSuite TV’lerin kurulum
ve bakımını çok az bir çabayla uzaktan
yapmasına olanak sağlıyor. Otelciler,
misafir odalarına hiç girmeksizin
kolay kullanımlı PC aracılığıyla
yazılım yükseltmelerini uzaktan
yapabiliyor ve SmartInfo sayfalarını
güncelleyebiliyorlar. Kanal eşleştirme
de yine misafirleri rahatsız etmeden
uzaktan gerçekleştirilebiliyor.
Philips MediaSuite TV’ler, yüksek
sayıda çevrimiçi uygulama, özel
hospitality uygulamaları, kaçırılan
programları izleme hizmetleri ve sosyal
medya platformlarının aralarında
bulunduğu bulut tabanlı Philips
Smart TV portalına da erişim sağlıyor.
Veri mahremiyetini sağlamak üzere,
MediaSuite TV’ler kişisel bilgiyi kullanım
sonrasında otomatik olarak siliyor.
Teknoloji şirketi OKI’nin inovasyon
yeteneğini
kullanarak, grafik sanatları
y
sektörüne
özel olarak geliştirdiği, s
kendi
segmentinde bir ilk olan devrim
k
niteliğindeki
beş renkli A3 yazıcı
n
ES9541, CMYK+1 spot renkle baskı
yapabiliyor ve renkli yüzeylere beyaz
renk veya parlak baskı yapma özelliğiyle
ön plana çıkıyor.
OKI, LED teknolojisi kullanılarak
kurumların ve son kullanıcıların
taleplerine uygun olarak geliştirilen
ES9541, tasarımlarını müşterilerine
en canlı şekilde göstermek isteyen
reklam ajanslarına, kâğıdın yanı
sıra transfer kâğıdı aracılığıyla farklı
medyalara baskı veya prova baskı
yapan promosyon firmaları ile benzeri
şirketlere çok zengin seçenekler
sunuyor. Vinil ve şeffaf film üzerine
pencere grafikleri, çeşitli medyalara satış
noktası materyalleri, parlak ve renkli
broşürler, kırtasiye ürünleri, kartvizitler,
davetiyeler, menüler, el ilanları, renkli
tişörtler ve bu işlemleri ofis içine
almak isteyen firmalar da ES9541’in
avantajlarından yararlanabilecek geniş
grup içinde yer alıyor.
ES9541 ile geçmişte birden fazla
işlem sonucu elde edilen ve maliyeti
yüksek olan uygulamalar yerini, çok
daha kolay gerçekleştirilen maliyeti
uygun yaratıcı çalışmalara bırakıyor.
Casper’dan şaşırtan tablet
Casper, tablet segmentindeki iddiasını
yepyeni VIA T1E ile sürdürüyor. Gençlerin
favorisi haline gelecek olan yeni model
rahat taşınabilirliğinin yanı sıra
ekran boyutuyla kullanıcılarına farklı
avantajlar sunuyor. VIA T1E, parlak
dizaynı, Full HD IPS ekranı, hassas
dokunmatiğiyle göz dolduruyor.
2 MP ön, 5 MP arka kameraya
sahip Casper VIA T1E tablet , 8.9 IPS
Ekran, 1920x1200 full HD çözünürlük
ile hem fotoğraf çekiminde, hem de
HD videoların görüntülenmesinde,
her an elinizin altındaki yardımcınız
olacak. Taşıma kolaylığıyla yanınızdan
ayıramayacağınız bu model, yazın en
önemli anlarını en net şekilde unutulmaz
kılacak.
Casper VIA T1E tablet modelinin en
dikkat çekici özelliklerinden biri de parlak
tasarımı. Tüketiciye siyah ve beyaz renk
alternatifiyle sunulan model, 8,6 mm
inceliğinde ve 441.7 gr ağırlığında. Cam
arka/ön yüzey ve metal yan şeritlerle
estetik kazandırılan modelin, şıklığına
yaraşır, katlanabilir koruma kılıfı da
kutusundan çıkıyor.
Casper VIA T1E ile uygulamalara,
dosyalara her yerde, anında, hızlı ve kolay
erişim sağlanıyor. Yükseltilebilir 16 GB
hafıza, 2 GB bellek ve ekstra güçlü Wi-Fi
donanımıyla aksamayan iş hayatının ve
aralıksız sosyal bağlantıların tadını çıkarın.
EKONOMİK FORUM
99i
Yenilikçi
QHQĈH=NuJ
.e
u.
TOBB ETÜ
ed
u
et
w
.e
tu
.
.
w
w
w
w
w
TEKNOLOJİ
MERKEZİ,
74
araştırma
laboratuvarı, 13 tasarım stüdyosu, 37 eğitim
laboratuvarı ve dünyanın en büyük su türbini
test laboratuvarı ile araştırmacılara rahatça
çalışabilecekleri üstün nitelikli bir araştırma
ortamı sunuyor.
.tr
u
d
tr
TAM YERİ
GÜNDEM
ODALAR VE BORSALARDAN
HABERLER
102
ODALAR ve BORSALAR
TOBB ÜYELERİ HABERLER, GELİŞMELER VE GÖRÜŞLER
Afyonkarahisar TSO’nun yeni hizmet binası açıldı
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi
Odası’nın (ATSO) yeni hizmet binası açıldı. Açılış törenine Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi,
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı,
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu,
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Vali
İrfan Balkanlıoğlu, Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, ATSO Yönetim Kurulu
Başkanı Hüsnü Serteser, ATSO üyeleri, iş
insanları ve çok sayıda davetli katıldı.
Açılış töreninde Afyonkarahisar’ın
termal turizmde bir çekim merkezi haline
geldiğini belirten Başbakan Erdoğan, “Afyonkarahisar son yıllarda gerek sanayide,
gerek ticarette son derece önemli adımlar
attı. Ve bu adımlar büyük bir heyecanla büyük bir aşkla ilerleyerek devam ediyor. Artık
Afyonkarahisar sadece ulaşımda trafiğin kesiştiği bir nokta olmaktan çıkıyor. Özellikle
bundan sonra termal turizmde çok ciddi bir
çekim haline gelecek” dedi. Konuşmasında
Afyonkarahisar mermerinin ve üreticilerinin Afyonkarahisar’a sağladığı faydalara
değinen Başbakan Erdoğan, “ATSO’nun
yeni hizmet binasının Afyonkarahisar sanayi ve ticaretine büyük katkı sağlayacağına
inanıyorum. Bizim mermer sanayinde Af-
yonkarahisarın konumu, özel bir yeri var.
Artık blok mermerleri ihraç ettiğimiz bir
ülke değil bunları işleyip, ülkemizde aynı
zamanda işlenmiş olarak ihracını sağlayacak
bir konuma gelmenin de adımlarını atmaya
inşallah vesile olur” ifadesini kullandı.
Başbakan Erdoğan, konuşmasının
ardından beraberindekilerle birlikte
ATSO’nun yeni hizmet binasının açılışını
gerçekleştirdi.
Aksaray sanayisi büyüyor
Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası
(ATSO), son dönemde Aksaray sanayisinde
yaşanan olumlu gelişmelerin meslek liselerinde farklı bölümlerin açılmasına neden
olduğunu belirtti. Açılan bölümlerle nitelikli eleman sıkıntısının önüne geçileceğini
dile getiren ATSO Yönetim Kurulu Başkanı
102
EKONOMİK FORUM
Ahmet Koçaş, şu açıklamayı yaptı:
“Organize Sanayi Bölgesi (OSB)
Yönetimi’nde ve ATSO Yönetim Kurulu’nda
devamlı olarak dile getirmiş olduğumuz nitelikli eleman sıkıntısının önüne geçilmesi
noktasında koordineli bir şekilde çalışmalar yaparak, problemin minimum seviyeye
indirilmesi için düğmeye bastık. Meslek liselerimizde açılmasına karar verilen süt işleme, lastik üretimi, yapı yalıtımı, kadastro,
statik yapı ressamlığı, hemşire yardımcısı,
ebe yardımcısı sağlık bakım teknisyenliği, elektronik taşıyıcılar bakım onarım ve
erken çocukluk eğitimi bölümünde öğrencilerimiz yetişecekler. Bu bölümlerin içerisinde özellikle süt işleme ve lastik üretimi
bölümünde okuyacak olan öğrencilerimiz
OSB’de bulunan fabrikalarımız da istihdam
edilerek nitelikli eleman sıkıntısının önüne
geçecektir.
Hedefleri büyük olan bir yönetim olarak Aksaray’ı hak ettiği yerlere getirmek
için çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz. Yolumuzun uzun ve zorlu bir yol
olduğunu biliyoruz. Bunun için tüm üyelerimizin ve Aksaraylı vatandaşlarımızın
desteklerini bekliyoruz.”
ODALAR ve BORSALAR
Alanya doğal gaz kampanyasının startı verildi
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası
(ALTSO) tarafından doğal gazın Alanya’ya
getirilmesi için başlatılan imza kampanyası yoğun ilgi gördü. ALTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin, doğal gazın
Alanya’ya gelmesi konusunda başlatılan
imza kampanyasına yönelik bir basın toplantısı düzenleyerek kampanya hakkında
detaylı bilgi verdi. Toplantıya Şahin’in yanı
sıra ALTSO Yönetim Kurulu, Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Başkan Yardımcısı ve Alanya Gazeteciler Cemiyeti (AGC)
Başkanı Mehmet Ali Dim, AGC yönetimi ve çok sayıda basın mensubu katıldı. ALTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet
Şahin, “Geçtiğimiz yıl seçim öncesinde doğal gaz konusunda lokomotif olacağımız
yönünde taahhüdümüz vardı. Doğal gazı
Alanya’ya getirmek için elimizden geleni
yapacağız demiştik. Bununla ilgili normalde BOTAŞ’ın Enerji Bakanlığı’nın istediği
elektrik abone sayısının yüzde 60’ı kadar
BOTAŞ’a doğal gaz için abone olması gerekiyor. Ancak biz bunu bir anda sağlayamayacağımız için ALTSO olarak ilk etapta
imza kampanyasını başlattık” dedi.
İmza kampanyası hakkında olumlu
tepkiler geldiğini belirten Şahin, “Kömür
yakmak yasak olduğu için ilçemizde, odun
yakılıyor. Dolayısıyla hava kirliliğine ve
ağaçların kesilmesine de sebep oluyor. Bu
bağlamda doğal gazın ilçemize gelmesiyle
artık odun yakmak için ağaç kesilmeyecek.
Bu konuda esnafımızın, sivil toplum örgütlerinin bizi destekleyeceğinden şüphemiz yok. Tabii doğal gazın bunun yanında
turistik tesislerimiz ve seralarımızda da
çok büyük katkısı olacak. Sadece turizm-
le değil, tarımla uğraşan arkadaşlarımız
da bu hizmetten yararlanacak. Seraların
kış aylarında donma tehlikesi var. Doğal
gaz sayesinde az bir gider yapılarak donma tehlikesi de ortadan kaldırılabilecek.”
Şahin, kampanya için AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu’nun verdiği desteğe dikkat çekti, oda üyeleri ve halkı doğal
gazın Alanya’ya gelmesi için başlatılan imza
kampanyasına katılmaya davet etti.
Bergama’nın turizm sorunları konuşuldu
Bergama Ticaret Odası (BERTO)
Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Ürper, 24
Haziran 2014 tarihinde Bergama Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan Bergama’nın
Turizm Sorunları konulu toplantıya katıldı.
Toplantıya BERTO Yönetim Kurulu Üyesi
Tahir Erdoğan, Meslek Odası başkanları,
sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve turizm sektöründe yer alan firmalar katıldı.
Toplantıda Bergama’ya gelen turistlere sergilenen yanlış tavırlar, turizmi
daha iyi hale getirebilecek çözüm öne-
rileri ile Bergama’nın UNESCO Dünya
Kültür Mirası’na girmesiyle değişecek
ve gelişecek konular ele alındı. Turizm
sektöründe alınması gereken önlemler
hakkındaki Valilik tarafından hazırlanan
raporun okunmasının ardından öneriler
ve sorular için söz toplantıya katılan sektör temsilcilerine bırakıldı.
BERTO Yönetim Kur ulu Başkanı Fikret Ürper yaptığı konuşmada,
“Yunanistan’a yapmış olduğum ziyarette
bir turizm ofislerini gördüm. Bizim de
turizm bölgesi olarak sağlıklı bir turizm
ofisi oluşturmamız ve turizm sektöründe
uğraş verenlerin bu alana yönelik oluşturulan kurslara toplantılara çok daha
dikkat etmeleri gerekiyor” dedi.
Katılımcıların turizm sektöründeki sorunlarını belirtmelerinin ardından toplantı
sonlandırıldı.
EKONOMİK FORUM
103i
ODALAR ve BORSALAR
Antalya’dan Mostar’a ticari köprü kuruluyor
Antalya Ticaret Borsası (ATB), Bosna Hersek’e çalışma ziyaretinde bulundu.
ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır,
ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Antalya Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ahmet Dallı’nın bulunduğu
heyette, ATB Yönetim Kurulu, Meclis ve
Komite Üyesi iş insanları yer aldı. Ekonomik ve ticari alanda yapılabilecek çalışmaların ele alındığı ziyarette ATB heyeti,
Mostar Ticaret Odası (TO) Müdürü Zeljana Bevanda’yla bir araya geldi. Mostar
Başkonsolosluğu Konsolos Yardımcısı
Özge Karahan’ın da hazır bulunduğu ikili
görüşmede ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, “Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi Antalya’dan geliyoruz” dedi.
Antalya’nın tarım ve turizm olmak üzere
iki lokomotif sektöre sahip bir şehir olduğunu belirten Çandır, ATB’nin üyelerinin
tamamının tarımsal ürünleri üreten, işleyen, satan ve ihracatını yapanlardan oluştuğunu söyledi. Bosna Hersek ile tarihe
dayalı ilişkilerin dışında ticari ilişkilerin
gelişmesini de arzu ettiklerini dile getiren Çandır, “Karşılıklı ticaret rakamları
çok tatmin edici değil. Türkiye Bosna’da
ithalat ve ihracatta sekizinci sırada. Bölgemizde ticari alanlara kolay ulaşabilecek
adres konumundayız. Karşılıklı ticaret
fırsatlarını belirleyip bunları hayata geçirmek her ülke için de yarar sağlayacaktır”
ifadesini kullandı.
ATB’nin Yöresel Ürünler Projesi hakkında bilgi veren Çandır, “81 ildeki yöresel
ürünleri Antalya’da toplayıp fuar yapıyoruz. Ülkenizde de çok sayıda yöresel ürün
var. Yöresel ürünlerinizi 22-26 Ekim tarihlerinde Antalya’da Yöresel Ürünler
Fuarı’nda görmek isteriz” diyerek Mostar
TO Müdürü Bevanda’yı uluslararası alana
açılacak fuara davet etti.
Mostar TO Müdürü Zeljana Bevanda,
1992-1995 yıllarında yaşanan savaş sonrasında ithal eden bir ülke haline geldiklerini
belirterek, “Şimdi bazı ürünlerimizi ihraç
eder hale geldik. Türkiye’den gelecek yatırımlar bizleri memnun edecektir” dedi.
Antalya Yöresel Ürünler Fuarı’nı üye-
lerine duyuracaklarını söyleyen Bevanda, yöresel değerlerini sergilemekten
memnun olacaklarını ifade etti. Bevanda,
ATB üyelerini her yıl Nisan ayında yapılan
Mostar Fuarı’na davet etti.
Bodrum Odaları Ortak Toplantısı yapıldı
Bodrum Ticaret Odası’nda
(BODTO), Bodrum’da ortak ve
benzer üyeleri olan odaları ilgilendiren konuları ve çıkan sorunları
görüşmek, gündem oluşturmak,
çözümleri için birlikte faaliyetler
planlamak üzere ilki 5 Mayıs 2014
tarihinde gerçekleştirilen Bodrum
Odaları Ortak Toplantısı’nın ikincisi 30 Temmuz 2014 tarihinde
gerçekleştirildi.
Toplantıya BODTO’yu temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut S. Kocadon
ve BODTO Genel Sekreter Prof. Dr. Fuat
Önder, Deniz Ticaret Odası Yönetim Kuru104
EKONOMİK FORUM
lu Başkanı Gündüz Nalbantoğlu, TÜRSAB
Başkanı Sevinç Gökbel, Esnaf ve Sanatkârlar
Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan
Başeğmez, Şoförler ve Otomobilciler Esnaf
Odası Başkanı Hasan Kablı, Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası Başkanı
Mustafa Uslu, BOYTAV Genel Sekreteri Cemil Bayraktar ile misafir
olarak davet edilen BODER Başkanı
Halil Özyurt ve Bodrum Kent Konseyi Başkanı Hamdi Topçuoğlu katıldı.
Toplantının gündem maddelerini Bodrum’da uygulanan yüksek
Ecrimisil ödemeleri için yapılan girişimler, özellikle yaz döneminde yaşanan otopark sorunu ve çözüm önerileri, zincir market ve mağazaların sayısının
artışı nedeniyle görülen işyeri enflasyonu
sorunu ve çözüm önerileri ve BODTO Ticaret Sicil Servisi’nin muhasebecilerle yaşadığı
sorunlar ve çözüm önerileri oluşturdu.
ODALAR ve BORSALAR
Türk-Alman TSO heyeti, Bandırma
TSO’yu ziyaret etti
Bandırma Ticaret
Odası’nı (TO), TürkAlman Ticaret ve Sanayi
Odası Yönetim Kurulu
Başkanı Rolf A. Königs
ve beraberindeki heyet
ziyaret etti. Bandırma
TO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mevlüt
Solmaz, Meclis Başkanı
Bahadır Çenberci ve Yönetim Kurulu üyelerinin
ev sahipliğinde öncelikle
Bandırma Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) bir dizi incelemelerde bulunan heyet, Bandırma OSB Müdürü
Onur Yüce’den bölgeyle ilgili bilgi aldı.
Bandırma OSB’de kısa bir konuşma
yapan Türk-Alman TSO Yönetim Kurulu Başkanı Rolf A. Königs, sahibi olduğu
Aunde Group’un aralarında Türkiye’nin
bulunduğu 27 ülkede 89 şirketinin bulunduğunu ve bu şirketlerde toplam 13 bin
kişinin çalıştığını dile getirdi.
Königs, “Türkiye’de 25 yıldan beri varız. Aunde Group olarak Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakları konusunda
yatırım yapmak istiyoruz. Güney Marmara
da yatırım yapmayı planladığımız yerleşim
yerlerinden biridir” dedi. Königs, Alman iş insanları olarak
Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediklerini, Türkiye’nin AB’ye üye olmasının
Türkiye’den çok Avrupa’ya fayda sağlayacağını söyledi.
Bandırma OSB ziyaretinin ardından
Bandırma TO’da verilen öğle yemeğinde
söz alan Bantırma TO Başkan Yardımcısı
Mevlüt Solmaz, Türk-Alman TSO heyetini
Bandırma TO üyelerine tanıtarak, sektörleri hakkında kısa bilgi verdi.
Königs yemekte yaptığı konuşmada,
“Türk-Alman TSO’nun Türkiye ile Almanya arasındaki
ekonomik ilişkileri geliştirmek için kurulduğunu,
400’den fazla üyelerinin olduğunu söyledi. Türkiye’de
6 b i n A l m a n s e r m aye l i
şirketin bulunduğunu dile
getiren Königs, 2013 yılında Türkiye’nin Almanya’ya
14 milyar euroluk ihracat
yaparken 28 milyar euroya yakın ithalat yaptığını
anımsattı. Bu aradaki açığın
kapatılabilmesi için Türk sanayicilerinin
katma değer yaratacak yatırımlar yapması
gerektiğinin altını çizen Königs, “Bu açığın kapatılması için gerek Türk şirketleri
gerekse Türkiye’de faaliyet gösteren Alman şirketleri üretime katkı sağlayacak
Ar-Ge çalışmaları yapmalı ve bu yönde
yapılan çalışmalara destek vermeleri gerekmektedir. Dışarıdan getirilen bir ürünün Türkiye’de yapılan montajlarıyla bu
açığın kapanması mümkün değildir. Bunun için katma değer üretecek yatırımlar
konusunda Ar-Ge çalışmaları yapılması
kaçınılmazdır” dedi.
Vezirköprü TSO, 37. Uluslararası Yapı
Fuarı’nı ziyaret etti
Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Türk Yapı Sektörü’nün ve bölgenin en büyük buluşması olan 37. İstanbul
Uluslararası Yapı Fuarı’nı ziyaret etti. Vezirköprü TSO Yönetim Kurulu Başkanı
Abdülkadir Fişekçi, bu tür organizasyonları
düzenlemelerinin amacını şöyle açıkladı:
“Vezirköprü TSO Yönetim Kurulu
olarak üyelerimizle birliktelik sağlamak,
yeniliklere açık olmak, mesleki alanlarımızda daha çok başarılı olmaktır. Üyelerimiz,
imalatçımız, tüccarımız her şeyin en güzelini hak ediyor biz de bunun için elimizden
ne gelirse yapmaya çalışacağız. Bu fuarlar
sektörel bazda düzenlendiği için bütün üye-
lerimizi iştigal konularına göre götürmek
için program yaptık. Bunun ilkini geçtiğimiz yıl Ağaç İşleme ve Mobilya Ekipmanları
Fuarı’ydı. Bu yıl ikincisini Uluslararası İnşaat
ve Yapı Fuarı’na düzenledik. Bu yıl bütün
üyelerimizi kapsayacak KOSGEB destekli
yurt dışı fuarı çalışmalarımız var netlik kazandığı zaman bunu da paylaşacağız.”
EKONOMİK FORUM
105i
ODALAR ve BORSALAR
Bafra Medikal
OSB için ilk
imzalar atıldı
Bafra Ticaret ve Sanayi Odası
(TSO), Türkiye’nin ilk Medikal Organize
Sanayi Bölgesi (OSB) için çalışmalarına hız
verdi. Bafra OSB’de kurulması planlanan
Medikal İhtisas OSB’nin kurulması için
ilk adım olan başvuru dilekçesi imzalandı.
Başvuru dilekçeleriyle müracaat eden Samsun Medikal Sanayi Kümelenme Derneği
Başkanı Ahmet Aydemir ve beraberindeki
heyetle Bafra OSB İdari binasında yapılan
imza protokolüne Bafra Belediye Başkanı
Zihni Şahin, Bafra TSO Yönetim Kurulu
Başkanı Göksel Başar ve Bafra OSB Müdürü Mustafa Reis katıldı.
Bafra TSO Yönetim Kurulu Başkanı
Göksel Başar, “Samsun Medikal Sanayi
Kümelenme Derneği (Mediküm) üç yıldan
bu yana Samsunda Medikal İhtisas OSB
kurmayla ilgili bir çalışma yürütüyordu. Bu
çalışmalar sonucunda, bu sektörde 40’a yakın firmanın olduğunu ve 1300 civarında
kişinin çalıştığını öğrendik” dedi.
Başar, “Bafra OSB’nin ikinci etabının
Medikal OSB ilan edilmesi yönünde bir
çalışma yaptık ve karşılıklı görüşmeler
sonucunda Bafra OSB’nin ikinci etabın
Medikal İhtisas OSB ilan edilmesiyle ilgili resmi süreci başlatmış bulunuyoruz.
Bundan sonra artık Ankara ve Bakanlıklar
süreci var. Tabii yasal ve bürokratik boyutunu en kısa sürede tamamlanarak Medikal OSB’nin Bafra’ya kurulması için sonuç
almak istiyoruz. Bu süreç başladı, Medikal
Sanayi sektöründe faaliyet gösteren fir-
Edremit TO, Zeytincilik Yasa
Tasarısı’na uyarıda bulundu
Edremit Ticaret Odası (ETO) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Aynur, Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Is-
106
EKONOMİK FORUM
lahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Kanun
Tasarısı’na yönelik kamuoyuna açıklamada
bulundu. Aynur, Kanun Tasarısı’yla yörenin
malarımıza ve Bafra’mıza hayırlı olmasını
diliyorum” ifadesini kullandı.
Samsun Medikal Sanayi Kümelenme
Derneği Başkanı Ahmet Aydemir de, “Bafra Türkiye’nin ilk Medikal OSB’si olacaktır. Dünyada sayılı medikal sanayi üretim
bölgelerinden birisi haline gelecektir. İlk
adımı arkadaşlarımızla beraber atıyoruz.
Buraya ulusal ve uluslararası yatırımcılarında çok kısa sürede geleceğini düşünüyoruz. Hayırlı uğurlu olmasını temenni
ediyorum” diye konuştu.
geçim kaynağı olan zeytinciliğin tamamen
biteceğini belirtti.
Aynur, yasa taslağına karşı Balıkesir,
Çanakkale, Manisa, İzmir, Aydın ve Muğla
başta olmak üzere zeytincilikle geçimini
sağlayan tüm yörelerin sivil toplum kuruluşları, yöre milletvekilleri, üretici ve bu
sektörden geçimini sağlayan kişilerin birlik
beraberlik içerisinde mücadele etmeleri
gerektiğini dile getirdi.
Kanun Tasarısı’na gelen tepkilerin artmasıyla, yapılması düşünülen değişikliğin
yeniden görüşülmek üzere alt komisyona
gönderilmesinin yanlıştan dönülmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade
eden Aynur, bu sürecin zaman kazanmak
adına olumlu fakat tehlikenin geçtiği anlamında bir gelişme olmadığının altını çizdi.
Önümüzdeki günlerde alt komisyonda
görüşülecek Yasa Taslağının ETO olarak
takipçisi olacaklarını vurgulayan Aynur,
Başbakanlık başta olmak üzere konuyla
ilgili tüm Bakanlıklar nezdinde girişimde
bulunacaklarını ifade etti.
ODALAR ve BORSALAR
Erzurum’un sorunları,
ortak akılla çözülecek
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası
(ETSO) tarafından düzenlenen, “2. Erzurum Çalıştayı ve Ortak Akıl Platformu”,
İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Gıda, Tarım
ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in katılımıyla yapıldı.
ETSO’nun, üniversiteler, kamu kurum
ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla düzenlediği, “2. Erzurum
Çalıştayı ve Ortak Akıl Platformu” toplantısında “2023’e Doğru Erzurum’un Gündemi” sloganıyla 10 başlık altında yürütülen
ve Erzurum’un mevcut durumuyla ilgili
önemli verilerin elde edildiği çalıştayın
sunumları yapıldı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, toplantıda yaptığı konuşmada tarım
ve hayvancılık konusunda verdikleri destekleri anlatarak, Tarım İl Müdürlüğü’nün
verilerine göre, Erzurum’da tarım ve hayvancılığın durumunun ifade edildiği gibi
kötü olmadığını söyledi.
İçişleri Bakanı Efkan Ala da, 2023’e doğru Erzurum’un gündemini önemsediklerini
dile getirdi. Ala, “Elde ettiğimiz yeni bilgiler
ışığında Erzurum’da yeni yatırım alanlarını tespit ediyoruz. Bu konuları sadece
bu toplantılarda değil hem burada hem de
Ankara’da yetkilerle, ilgililerle konuşacağız
ve çözüm arayacağız” dedi.
ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü
Yücelik de yaptığı konuşmada “1. Erzurum
Çalıştayı ve Ortak Akıl Platformu”nun, 12
Şubat 2010 tarihinde yapıldığını anımsatarak, aradan geçen dört yıllık sürenin Erzurum açısından kısa bir değerlendirmesini
yaptı. Aradan geçen yıllara rağmen aslında
Erzurum’un gündeminin çok değişmediğini
vurgulayan Yücelik, yaşanan sıkıntılara çözüm bulma konusunda ortak akılla hareket
etmenin önemine değindi.
Erzurum’un, tarihindeki başarısını henüz günümüz modern dünyasına taşıyamadığını vurgulayan Yücelik, çalıştay hazırlığının sürdürüldüğü üç aylık dönemde 100
paydaş anketi yapıldığını belirtti. Yücelik,
çalıştaya konu edilen başlıkların anketlerden yola çıkılarak belirlendiğini söyledi.
Konuşmasında, anketten çıkan sonuçlara da yer veren Başkan Yücelik, “Bizim
amacımız, bu gündem maddelerinin ortak
akılla önümüzdeki 10 yılın şehrimiz açısından sistemli, planlı ve koordineli şekilde
yönetilmesine, yaşanabilirliğin artırılmasına, şehrin sahiplenilmesine ve insanımızın yaşam standartlarının yükseltilerek
Erzurum’un hak ettiği konuma gelmesine
katkıda bulunmaktır” diye konuştu.
Kütahya TSO’dan Kütahya’ya dev proje
Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (KUTSO), “Kütahya
Markaları Tanıtım Merkezi” projesi, Zafer Kalkınma Ajansı (ZEKA)
Turizm, Enerji ve Çevre Altyapı
Mali Destek Programı kapsamında
destek almaya hak kazandı.
Zafer Kalkınma Ajansı’nda, destek almaya hak kazanan projelerin
sahipleriyle imzalanmaya başlayan
sözleşmelerin imza törenine, KUTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Bağırgan, KUTSO
Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Alkış,
KUTSO Genel Sekreteri Salih Nafi Alıç
katıldı.
Kütahya markalarının turizm açısından da tanıtılmasına katkı sağlanması
amacıyla geliştirilen KUTSO’nun “Kütahya Markaları Tanıtım Merkezi” projesiyle
tarih, kültür, termal, doğal güzellik gibi
alanlarda önemli ve büyük zenginliğe sahip Kütahya’nın ulusal ve uluslararası
platformlarda tanıtılmasına büyük katkı
sağlaması hedefleniyor.
KUTSO Yönetim Kurulu Başkan Nafi
Güral, “KUTSO üyelerinin turizm
yatırımlarıyla daha da büyük değer
kazanacak olan projeyle Kütahya
markaları, iş turizmi, kongre ve
ticari enformasyon faaliyetlerinin
yapılabileceği fiziki altyapı da şehrimize kazandırılacak. Söz konusu
merkezde yer alacak olan sergi ve
sinevizyon, tanıtım ve konferans
salonlarıyla, tanıtım ofisleri, markaların satış ofisleriyle Kütahya markalarının tanıtılmasının sürekliliği
de sağlanmış olacak. ‘Kütahya Markaları Tanıtım Merkezi’ projemizin,
üyelerimize ve Kütahyamıza hayırlı olmasını diler, şehrimizin sosyal, ekonomik,
kültürel ve ticari açıdan geliştirilmesine
yönelik çalışmalarımıza, üyelerimizin de
desteğiyle devam edeceğimizi kamuoyuyla
paylaşırız” açıklamasında bulundu.
EKONOMİK FORUM
107i
ODALAR ve BORSALAR
Gümüşhane TSO, “Elektronik Doküman
Yönetim Sistemiyle Modernleşiyor” projesi
uygulamasına başladı
Gümüşhane Ticaret ve Sanayi
Odası (TSO), Doğrudan Faaliyet Desteği
kapsamında Doğu Karadeniz Kalkınma
Ajansı’na sunmuş olduğu 77 bin 500 lira
bütçeyle “Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Elektronik Doküman Yönetim
Sistemiyle Modernleşiyor” projesinin uygulamasına başladı. Proje finansmanının
tamamı Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı
mali desteğiyle gerçekleşiyor.
Akredite oda ve Kalite Yönetim Sistemi şartlarını sağlayan Gümüşhane TSO,
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından
uygulamaya sokulan Merkezi Sicil Kayıt
Sistemi’nin (MERSİS) etkin ve sağlıklı
hale getirilmesi için çalışmalara başladı.
Gümüşhane TSO bünyesinde faaliyet gösteren Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde kayıtlı
üyelere ait Oda ve Ticaret Sicil dosyaları, elektronik olarak arşivlenmek üzere
tasnifleme ve taramaları yapılıyor. Proje
kapsamında yaklaşık 200 bin evrakın taranarak arşivlenmesi hedefleniyor. Projenin
ikinci aşamasında ise Ticaret Sicil Bilgileri
MERSİS programına girilecek.
Projenin tamamlanmasıyla gerek
Gümüşhane TSO’nun gerekse Ticaret
Sicili’nin iş ve işlemlerinin yürütülmesi
kolaylaşacak, Oda üyelerinin ve diğer kurumların talep etmiş olduğu bilgi ve belgeler daha hızlı temin edilecek, zaman içinde
oluşacak veri ve evrak kayıplarının önüne
geçilmiş olacak.
Gümüşhane TSO Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Akçay, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elbeyi Gergin, Oda Genel
Sekreter Lütfi Kılıç, Ticaret Sicil Müdürü
Aydın Ayar’la birlikte çalışmaları yerinde
inceleyerek Firma Yetkilisi Necati Keleş’ten
projenin yürütülmesi ve yapılan çalışmalar
hakkında bilgi aldı.
Manavgat TSO, Manavgat Portakalı’nı
markalaştırmak için ilk adımı attı
Manavgat Ticaret ve Sanayi
Odası (MATSO) tarafından “Manavgat Portakalı”nı markalaştırmak amacıyla “Bizim Tadımız Başka” sloganıyla
bir etkinlik gerçekleştirildi. Manavgat
Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen
etkinliğe Manavgat Kaymakam Emir
Osman Bulgurlu, Belediye Başkan Vekili Ersan Özden, Başkan Yardımcısı
Aydın Öz, Manavgat Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr Hacer Bakır Sert,
İlçe Emniyet Müdürü İsmail Taşkıran,
MATSO Meclis Başkanı Kerim Erdem,
MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet
Boztaş, MATSO Yönetim Kurulu üyeleri,
oda ve dernek başkanları ile siyasi parti
temsilcileri katıldı.
MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Boztaş, Manavgat ürünlerini markalaştırmak için çeşitli çalışmalar yaptıklarını
belirterek ürünlerden birinin de Manavgat
108
EKONOMİK FORUM
Portakalı olduğunu söyledi. Boztaş, “Sizlerin karşısına turizmimizi, ticaretimizi,
diğer iş kollarımızı göz ardı etmeden yöresel ürünlerimizi tanıtmak, ürünlerimizin
markalaşmasını sağlamak, tarım sektörünün önemini vurgulamak için çıktık. Kısaca
bu çalışmamız portakal suyu ikramımızın
ötesinde bir anlam taşımaktadır. Daha
güçlü bir ekonomiye, daha güçlü bir tarıma,
daha müreffeh bir Manavgat’a dikkat
çekmek istedik. Yöresel değerlerimize
markalaşma yoluyla sahip çıkmanın
önemi konusundaki duyarlılığımızı
göstermek istedik. MATSO olarak tüm
sektörlere önem verdiğimiz gibi, tarım sektörümüze de önem veriyoruz.
Manavgat’ın yöresel ürünlerinin hak
ettiği ilgiyi ve değeri görmesi için gayret gösteriyoruz” diye konuştu.
Manavgat Susamı’nın coğrafi işaretini almak için Türk Patent Enstitüsü’ne
başvurduklarını belirten Boztaş, Altın
Susam’dan sonra şimdi de Manavgat Portakalı için tanıtım çalışmasını yaptıklarını
vurguladı. MATSO’nun bir yandan üyesine
rutin ve resmi işleriyle kaliteli bir hizmet
verdiğine dikkat çeken Boztaş, diğer yandan
da Manavgat ekonomisinin gelişmesi için de
yoğun, kararlı ve güçlü bir iradeyle çalışmalar yaptığını söyledi.
ODALAR ve BORSALAR
Marmaris ve Artvin Ticaret Odaları
Kardeşlik Protokolü imzaladı
Marmaris Ticaret Odası (MTO) ile
Artvin Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO)
arasında düzenlenen Kardeş Oda Protokolü düzenlenen törenle imzalandı. MTO
Meclis Salonu’nda düzenlenen imza törenine, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı
Kurtul Özel ve 10 kişilik ATSO heyeti ile
MTO’nun Meclis Başkanı Ali Kansu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Malik
Yavuz ve Yönetim Kurulu üyeleri katıldı.
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Kurtul Özel,
törende yaptığı konuşmada, MTO’yla birlikte Edirne ve Hakkâri’deki ticaret odalarıyla
da kardeş olmak için çalışma başlattıklarını
söyledi. Özel, “Hem Edirne hem de Hakkari’deki görevdaşlarımla konu hakkında görüştüm. Onlar da projemizi memnuniyetle
karşıladı. Adı geçen dört Oda’nın meclislerinden çıkacak kararları doğrultusunda,
projenin en kısa sürede hayata geçeceğine,
kardeşliğimizin, tüm Türkiye’yi kucaklayacak şekilde olacağına inanıyorum” dedi.
MTO Meclis Başkanı Ali Kansu da, Özel’in
projesini desteklediklerini belirtti. Artvin
ve Marmaris’in hemen her yönüyle tanıtıldığı imza töreninde konuşan Kansu, ATSO
ile birlikte, turizmde bilgi alışverişi, AB
projelerinin hazırlanması, Artvin’de Mar-
maris, Marmaris’te Artvin kültür evlerinin
açılması ve mesleki eğitim konularında işbirliği yapmayı kararlaştırdıklarını da ifade
etti. Konuşmaların ardından, iki tarafın
da ekonomik ve kültürel kalkınmışlığına
katkı sağlayacağına inandıkları kardeşlik
protokolüne Kurtul Özen ile Ahmet Malik
Yavuz imza attı.
Uzunköprü TB,
AB projesinin
final toplantısını
yaptı
Uzunköprü Ticaret Borsası (UTB),
Ergene Havzası’nda Tarım Topraklarının Kirlilikten Arındırılması ve Islahı Projesi’nin final toplantı yemeğini düzenledi. Yemeğe Uzunköprü Kaymakamı
Kemal Yıldız, Belediye Başkanı Enis İşbilen, İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Kenar,
Proje ortağımız Yunanistan Kavala Ticaret
Odası temsilcileri, kamu kurumu müdür
ve temsilcileri, diğer il ve ilçe oda/borsa
yönetim kurulları ve meclis başkanları,
Uzunköprü TSO (UTSO) ile UZTB meclis
üyeleri ile üyeleri katıldı.
UZTB’nin final toplantı yemeği, Ergene Havzası’nda Tarım Topraklarının Kirlilikten Arındırılması ve Islahı Projesi’nin
genel tanıtımı, amaçları ve 15 ayda yapılan
faaliyetlerle ilgili yapılan bilgilendirme konuşmasıyla başladı.
UZTB Yönetim Kurulu Başkanı Egemen
Aslan yaptığı açılış konuşmasında, “UZTB
olarak kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalarımızın tümünün, içinde bulunduğumuz
coğrafyaya ve birlikte yaşadığımız insanlara
fayda sağlayan, deneyimlerimize deneyim
katan, gözle görülebilir çıktıları olan, yerli
ve yabancı STK’larla ortaklaşa gerçekleşecek projeler bütünü olması amacı ve hedefiyle hareket ediyoruz” dedi. UZTB’nin ana hibe faydalanıcı kurum
olarak yerelde, uluslararası platformda ise
Yunanistan Kavala ve Romanya Sibiu Ticaret ve Sanayi Odaları ortaklığıyla 2013
Ocak ayından bu yana titizlikle yürütü-
lerek uygulama dönemi sonuna geldiğini
belirten Aslan, “Ergene Havzası’nda Tarım
Topraklarının Kirlilikten Arındırılması ve
Islahı Projesi”nin final toplantısı yemeğine
katılanlara teşekkür ederek şöyle konuştu:
“Borsamız bu tip çok ortaklı projelerin
haricinde, TOBB bünyesinde yer alan tüm
oda/borsaların sisteme akredite sürecini de
başarılı bir şekilde uygulayarak akreditasyon alabilmek için çalışmalarımızı aralıksız
sürdürüyoruz. UZTB olarak, bundan sonraki süreçte insan ve çevre odaklı daha nice
başarılı projelere imza atarak bölgemize
faydalı eserler bırakmaya devam edeceğiz.”
TEKZİP: TOBB Ekonomik Forum Dergisi’nin 242. sayısında
çıkan “Uzunköprü TSO, AB projesinin final toplantısını
yaptı” haberinin aslı “Uzunköprü TB, AB projesinin final
toplantısını yaptı” olacaktı. Haberi düzeltir, Uzunköprü TB
Yönetim Kurulu ve okuyucularımızdan yapılan yanlışlıktan
dolayı özür dileriz.
EKONOMİK FORUM
109i
ODALAR ve BORSALAR
Milas TSO, üyelerinin rekabet gücünü
artırabilmek için ucuz enerji arayışında
Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nın(
MİTSO) üyelerinin üretim maliyetlerin
düşürülerek piyasalarda rekabet gücünün artırılması için ucuz elektrik enerjisi
sağlanması konusundaki girişimleri sürüyor. Bir süre önce MİTSO Yönetim Kurulu
Başkanı Reşit Özer’in daveti üzerine bir
elektrik dağıtım firması yetkilileri, kültür
balığı ve zeytinyağı üreticileri buluşturan MİTSO, indirimli elektrik tarifesi için
toplantı gerçekleştirmişti. Bu kez MİTSO
Meclis Başkanı Mustafa Yüksel’in davetiyle Milas’a gelen Altema Enerji Makineleri
Genel Müdürü Saffet Pakkan, yenilenebilir
enerji kaynakları ile rüzgâr ve güneş enerjisi üretimi konusuna MİTSO üyelerini
bilgilendirdi. Pakkan MİTSO Meclis ve
meslek komiteleri üyelerine rüzgâr enerjisi üretmek için türbin alırken dikkat edilmesi gereken konuları ve üretimin yasal
durumunu anlattı.
Pakkan konuşmasında, Türkiye’nin
rüzgâr enerjisi üretme potansiyelinin pek
çok Avrupa ülkesinden daha çok olduğunu belirterek, “Türkiye’nin rüzgâr enerjisi üretme potansiyeli 116 TWh/yr iken,
buna karşın İngiltere’nin 114, İspanya’nın
86, Almanya’nın 34 ve Danimarka’nın 29
TWh/yr rüzgâr enerjisi potansiyeli bulunuyor. Böyle olmakla birlikte bu ülkeler
Türkiye’den üç dört kat daha çok rüzgâr
enerjisi üretiyorlar” dedi.
Pakkan, rüzgâr enerjisi santralinin illa
fabrikanın bahçesine kurulmasının gerekmediğini vurgulayarak, “Örneğin rüzgâr
Denizli’de çok ise siz santralinizi Denizli’de
kurup ürettiğiniz enerjiyi enterkonnekte
sisteme vererek Muğla’daki fabrikanızda bu
enerjiden yararlanabilirsiniz. Yıl sonunda
yapılacak değerlendirmede eğer kullandığınızdan çok enerji üretmişseniz devletin
belirlediği rakamlar üzerinden fark parasını
alabilirsiniz veya ürettiğinizden çok tükettiyseniz aradaki farkı TEDAŞ’a ödersiniz”
ifadesini kullandı.
Pakkan, bir rüzgâr enerjisi üretimi için
kurulacak tesisin kendi kendini ödeme süresinin 8-8,5 yıl olduğunu, ancak 11’inci
yılda tesisin büyük bir bakım ve onarımdan
geçirilmesinin de unutulmaması gerektiğini vurguladı. Pakkan sunumunda, rüzgâr
enerjisi kurulum maliyetleriyle ilgili üretim
gücüyle orantılı maliyet fiyatlarını da verdi.
Kahraman, Rusya-Türkiye Ticaret Forumu’na katıldı
Ordu Ticaret Borsası (TB)
Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB
Ticaret Borsaları Konsey Başkan
Yardımcısı Ziver Kahraman 26
Haziran 2014 tarihinde Ekonomi
Bakanlığı Koordinatörlüğü’nde
Doğu K aradeniz İhracatçılar Birliği organizasyonunda
Trabzon’da gerçekleştirilen Rusya Federasyonu Kuzey Osetya
Alania Cumhuriyeti ve Dağıstan
Cumhuriyeti Ticaret Foruımu’na katıldı.
Rusya Federsayonu heyetindeki 28
kişi ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiren forumda, Ziver Kahraman
Türkiye’nin üretim ve ticaretinde lider olduğu fındık hakkında detaylı bilgi verdi.
Rusya Federasyonu’nun anılan bölgesinin
Türkiye’ye yakın ve ikili iş ilişkilerinin geliştirilmesi noktasında oldukça cazip bir
konumda bulunduğuna dikkat çeken Kahraman, Karadeniz Bölgesi’nin ve özelde
Ordu ilinin taşıdığı avantaj ile potansiyellere değinerek şöyle konuştu:
“Ordu, Türkiye fındık üretiminin
110
EKONOMİK FORUM
%30’unu tek başına sağlamaktadır. Bu haliyle, dünya ölçeğinde, lokal bazda dünyada
en çok fındık üretilen coğrafya Ordu’dur.
Sadece üretici bazında ele alırsak Çiftçi Kayıt
Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üretici sayısı 114
bindir. Bu, kocaman bir şehir nüfusu demektir. Yani, Ordu’da bir şehir kalabalığında fındık üreticisi vardır. Bunun ticaret, sanayi ve
ihracat ayağındaki çarpan etkisini de hesaba
kattığımızda, ortada duran potansiyel daha
net anlaşılacaktır. Fındığın yanında Ordu,
Türkiye bal üretiminde liderdir. Kivi üretiminde de Yalova’dan sonra ikinci sırada yer
alan kentin, halen kivi dikilebilecek arazilerin varlığına sahip olması, önemli bir avan-
taj. Kivi, sanayide birçok çıktı için
hammadde olma özelliğine sahip.
Ordu’nun bir diğer potansiyeli de
kesme çiçekçiliktir. Bilindiği gibi,
Rusya ciddi bir kesme çiçek ithalatçısıdır. Rusya, çiçek ihtiyacını
Avrupa ülkelerinden karşılamaktadır ve Avrupa ülkeleri, özellikle
Hollanda, çiçek yetiştiriciliğini
Ekvator ve Kolombiya gibi ülkelerin, yüksek rakımlı yaylalarında, sözleşmeli
tarım esasına göre yapmaktadır. Ordu ilinin
avantajı şudur; Ekvator ve Kolombiya’nın
yüksek rakımlarının ekolojik yapısı Ordu’yla
aynıdır. Toprak, iklim vs. çok benzerlik göstermektedir. Şimdi, bir düşünün, karşı komşunuzda ihtiyacınız olan ürün, ihtiyaç duyduğunuz kadar yetişmektedir. Her şeyden
önce nakliyeden dolayı bu iş ilişkisine kârlı
başlamış olacaksınız. Bunun yanında Ordu,
denize kıyısı olan ve iç sular bakımından da
zengin bir coğrafyadır. Bu sularda balıkçılık
yapılmakta ve balıkçılık sektörü, gelişmeye
açık ciddi bir potansiyeldir.”
ODALAR ve BORSALAR
Sakarya TB, üniversite sanayi işbirliğini
yeni bir boyuta taşıyor
Sakarya Ticaret Borsası (STB) ile
Sakarya Üniversitesi Sakarya Ekonomik
ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SESAM)
arasında İş Birliği Protokolü imzalandı.
İmza protokolüne STB Yönetim Kurulu
Başkanı Cevdet Mete, Meclis Başkanı Recep Pulat, Sakarya Üniversitesi Rektörü
Muzaffer Elmas, SESAM Müdürü Alev
Erkilet, SESAM ve STB yetkilileri katıldı.
Protokolle ilgili açıklamada bulunan
Rektör Muzaffer Elmas, “Sakarya’da
üniversite sivil toplum örgütlenmesine
çok önem veriyoruz. İki köklü kurumun
işbirliğinde ortak akıl çerçevesinde imzalanan protokol, Sakarya gelişimine
katkı sağlayacaktır. Üniversite olarak
amacımız kendi içine kapalı izole yapılar
değil başta bulunduğu şehir olmak üzere
tüm ülkeye hizmet eden kurumlar inşa
etmektir. Bu anlamda bu protokolü çok
fazla önemsiyoruz” dedi.
STB Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet
Mete de konuşmasında şunları söyledi:
“Sakarya doğası ve stratejik konumuyla
özel bir şehir olmasına rağmen zamana ve
değişen şartlara göre önceliklerini belirlemede, mevcut siyasi gücünü sosyoekono-
mik güce dönüştürmede yetersiz kalmaktadır. Dünyaya bakıldığında bir ülkenin
gelişmişliği, o ülkenin GSMH ile Ar-GE
faaliyetlerine ayrılan payla ölçülmektedir.
Ülke olarak Ar-Ge çalışmalarına ayrılan
maddi kaynağı artırmak ve bu kaynakları
hızla projeye dönüştürmek gerekmektedir. STB bu düşünceden hareketle proje
çalışmalarını hızlandırmıştır. Bunun ilk
adımını atmaktan büyük gurur ve heyecan
duymaktayım. Üniversitemiz le yaptığımız protokolle ‘kazan kazan’ ilişkisi içinde
borsamıza büyük fayda sağlayacağız. Bu
protokolle, araştırma olanakları sağlan-
ması, üyelerimize ve personelimize yönelik
hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi, iki
kurum arasında ortak yayınlar üretilmesi,
ortak akıl komisyonu oluşturulması, bilimsel ve toplumsal amaçlı toplantıların düzenlenmesinde işbirliği yapılması, Sakarya
Üniversitesi akademisyenlerinin STB’nin
programlarına görüşleri ve bilimsel çalışmalarıyla katkı sağlaması yanında sosyal
ilişkilerin de geliştirilmesini kapsıyor.”
Protokol, SESAM adına Sakarya Üniversitesi Rektörü Muzaffer Elmas ve STB
adına Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet
Mete tarafından imzalandı.
Ali Kasap, Zile TSO Meclis Başkanı Sami
Solmaz, Zile TSO Yönetim Kurulu Başkanı
Şükrü Sargın, Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Ahmet
Fenercioğlu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji
İl Müdürü Halil İbrahim Yüksel ile Zile
TSO üyesi sanayi sektörü temsilcileri ve
mühendislik fakültelerinin farklı bölümlerinden öğretim üyeleri katıldı.
Teknopark AŞ Genel Müdürü Doç. Dr.
Ahmet Fenercioğlu, Tokat Teknokent’in
toplam 3 bin 650 metrekare alanda
beş katlı, son teknolojiyle donatılan 20-41 metrekarelik değişik
büyüklükte 40 adet ofis ile 30-90
metrekare arasında alana sahip beş
adet toplantı salonu bulunduğunu
söyledi. Ayrıca Doç. Dr. Fenercioğlu
tarafından Teknopark Uygulama
Yönetmeliği ve Teknoparkın öğretim görevlilerine, sanayicilere sağladığı avantaj ve destek unsurları
hakkında bilgilendirme sunumu yapıldı.
Özellikle araştırma, geliştirme ve yenilik
yapmak isteyen işletmelere teknoparkta
yer almaları tavsiye edildi.
Zile TSO Yönetim Kurulu Başkanı
Şükrü Sargın da, yaklaşık 30 sanayici ve
iş insanıyla programa katıldıklarını, çok
verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini ve
Zile’den destek programlarından yararlanabilecek firmaların çıkacağını ifade etti.
Tokat
Teknokent
Tanıtım
Toplantısı
gerçekleştirildi
Zile Ticaret ve Sanayi Odası (TSO)
işbirliği ile Kamu-Üniversite-Sanayi işbirliği (KÜSİ) kapsamında Tokat İl Müdürlüğü, Gaziosmanpaşa Üniversitesi,
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın
destekleriyle Tokat Teknokent’in tanımı
gerçekleştirildi. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Taşlıçiftlik yerleşkesinde yapılan
tanıtım toplantısına Vali Yardımcısı Mehmet Suphi Küsbeci, Zile Kaymakamı Nuri
Özder, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr.
EKONOMİK FORUM
111i
ODALAR ve BORSALAR
Uzunköprü Kalkınma Çalıştayı gerçekleştirildi
Uzunköprü Ticaret Borsası (UZTB)
ile Uzunköprü Ticaret ve Sanayi Odası’nın
(UTSO), Uzunköprü’nün kalkınmasına
yönelik ortaklaşa düzenledikleri “Ortak
Akıl ve Stratejik Plan Toplantısı” 6 Haziran
2014 tarihinde Uzunköprü’de gerçekleştirildi. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) katkılarıyla gerçekleştirilen bu çalışmada, Uzunköprü’nün
kalkınma önceliklerini belirlendikten sonra, bunlara yönelik somut bir strateji ve bir
eylem planı hazırlanacak.
Çalıştay da Uzunköprü’nün mevcut sorunları, fırsatları ve kalkınma önceliklerine
ilişkin paydaşların görüşlerini sürece dâhil
edilerek, Uzunköprü’nün genel ekonomik
durumu, dış ekonomik çevreye ilişkin fırsatlar, tarım dışında yeni fırsatlar ve tarım/hayvancılıkta öncelikli hedefler tespit
edildi. Çalıştaya Uzunköprü Kaymakamı
Kemal Yıldız, Meriç Kaymakamı M. Nurullah Karaman, Meriç Belediye Başkanı Nihat Yörük, Uzunköprü eski milletvekilleri
Rasim Çakır ve Necdet Budak, Ak Parti İlçe
Başkanı Çağatay Yılmaz, Belediye Meclis
Üyeleri, Uzunköprü Uygulamalı Bilimler
Meslek Yüksekokulundan akademisyen ve
öğretim görevlileri, UZTB ve UTSO Meclis
Üyeleri, Ziraat Odası Başkanı Yavuz Karamolla, Tarım İlçe Müdürü Halil Karahan,
Trakya Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünden Dr. Sami Süzer ve Dr. İrfan Öztürk, K.
Sanayi Sitesi Başkanı Hasan Yılmaz, Esnaf
Kefalet Kooperatif Başkanı Ümit Leventer,
Halk Eğitim Merkezi Müdürü İlhami Öztürk, Muhtarlar Derneği Başkanı Hayati
Balkan, tarım üreticileri ile esnaf katıldı.
Çalıştayda, katılımcıların görüş ve kat-
kılarının en üst seviyede alınabilmesi, toplantının amacına ulaşabilmesi için elektronik oylama cihazlarıyla “müzakereli tercih”
olarak tanımlanan bir yöntem kullanıldı.
Bu yöntem sayesinde her birinde 8-10 kişinin yer aldığı yuvarlak masa toplantılarında belli bir akış çerçevesinde yapılan görüş
alışverişi, tartışma soruları çerçevesinde
yapılan elektronik oylamalarla zenginleştirilerek, masa içinde ve masalar arası etkileşim sağlandı.
Samsun tarımsal alet ve makine sayısında
Türkiye ortalamasını solladı
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası
(TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki
Murzioğlu, Türkiye İstatistik Kurumu
(TÜİK) verilerine dayanarak Samsun’un
tarımsal alet ve makine ile canlı hayvan
ve hayvansal ürün miktarlarıyla ilgili
açıklamada bulundu. Murzioğlu, TÜİK
verilerine göre Samsun’daki 2002-2013
yılları arasında tarımsal alet ve makine sayısının Türkiye ortalamasının çok
üzerinde gerçekleştiğini söyledi. Verilere bakıldığında Samsun’un tarımda ne
kadar önemli bir yere sahip olduğunun
görüldüğünü belirten Murzioğlu, “İstatistiklerde Samsun’un 2013 yılı itibarıyla
49 bin 767 adet pulluk ile %3,62 paya, 19
bin 805 adet su pompası ile %3,07 paya,
41 bin 540 adet traktör ile %3,42 paya,
336 adet biçerdöver ile %2,17 paya sahip
112
EKONOMİK FORUM
olduğu görüldü” dedi.
İstatistiklere bakıldığında Samsun’un
önemli bir tarım kenti olduğunun bir kez
daha görüldüğünü söyleyen Murzioğlu, “İlimizde tarım önemli bir yer teşkil
ediyor. Ama tarım ürünlerimiz ihracat
kaleminde önemli bir yere maalesef sahip değil. Bilindiği gibi, tarımı daha ileri
bir noktaya taşıyabilmek, yapılan çalışmalarda yol haritasını belirlemek adına
Samsun’un Tarım Master Planı çalışması
tamamlandı. Tarım Master Planı, Samsun’daki tarımsal üretimimiz daha üst
noktalara taşınarak, buradan elde edilecek
gelirlerle ülke ekonomisine de önemli bir
katkı sağlanmış olacak. Samsun’da sadece
kendimize yeten ülke içinde ürettiğimiz
ürünleri satan bir bakış açısından ihracata
dayalı bir üretim modeline, ihracata dayalı
bir gıda organize sanayi bölgesi modeline
doğru geçmek mecburiyetindeyiz. Kentimiz tarımda ve tarımı dayalı sanayide hak
ettiği noktaya en kısa zamanda gelecek”
ifadesini kullandı.
Ô Alaattin AKTAŞ
GÖSTERGELER
[email protected]
PROJEKSİYON
AÇIK POZİSYON:
Finansal kesim dışındaki firmaların,
yani reel sektörün döviz varlık ve yükümlülük farkını gösteren açık pozisyon, mayıs
sonu itibarıyla 169 milyar 971 milyon dolar
düzeyinde. Yani yaklaşık 170 milyar dolarlık bir açık pozisyon söz konusu. Merkez
Bankası verilerine göre, açık pozisyon nisan
sonunda 169.3, mart sonunda 165.5 milyar
dolardı. Yani mayıs itibarıyla az da olsa bir
artış var. Ancak, açık pozisyonun geçen yıl
sonundaki 173.6 milyar doların altında olduğu da bir gerçek.
Aydan aya olan birkaç milyar dolarlık değişiklikler aslında öyle çok da önemli değil.
Bu küçük oynamalara takılmamak ve resmin
bütününü gözden kaçırmamak gerekiyor.
170 milyar dolarlık açık pozisyonun bugünlerdeki kurdan karşılığı (2.17’lik dolar
kuruyla) yaklaşık 369 milyar lira. Yani dolar
kuru 1 kuruş, evet yalnızca 1 kuruş arttığında
reel sektörün açık pozisyondan kaynaklanan
yükü 1.7 milyar lira büyüyor.
Bazen tuhaf değerlendirmeler yapılıyor.
Açık pozisyon, en büyük dert
Açık pozisyon
(Milyon $)
Dolar kuru
Açık pozisyon
(Milyon ¨)
2002
6.538
1,6345
10.686
2003
18.449
1,3958
25.751
2004
19.082
1,3421
25.610
2005
21.952
1,3430
29.482
2006
28.807
1,4131
40.707
2007
53.861
1,1647
62.732
2008
71.324
1,5123
107.863
2009
70.805
1,5057
106.611
2010
92.423
1,5460
142.886
2011
122.608
1,9065
233.752
2012
138.968
1,7826
247.724
2013
173.614
2,1343
370.544
Mart 14
165.474
2,1898
362.355
Nisan 14
169.285
2,1180
358.546
Mayıs 14
169.971
2,0922
355.613
Açık pozisyonu olmayan şirketler pek bir rahat. Hele hele vatandaş, “Borcu olan şirket
düşünsün, bana ne” havasında. Ama konu
döviz olunca, “ateş düştüğü yeri yakmıyor”,
her yer yangın yerine dönüveriyor.
Döviz borcu, dönüp dolaşıp kurların yukarı gitmesi demek. İster döviz borcu bulunmayan küçük sanayici olsun, ister sıradan ve dövizle doğrudan hiçbir işi olmayan bir çalışan
ya da esnaf, hiç kimse “Kur artışından bana
ne” diyebilir mi? Var mı böyle bir şansımız?
İşte o yüzden diyoruz ya dövizde “ateş
düştüğü yeri yakmıyor, her yeri yakıyor”
diye...
Elbette bugünden yarına bu 170 milyar
doların kapatılması gerekmiyor. Hatta kısa
vadeli açık pozisyon yalnızca 10 milyar dolar,
yani hem düşük, hem eğilim olarak özellikle
geçen yılın ortasından itibaren azalıyor. Ama
yine de dövizdeki açık pozisyon, hepimiz için
EKONOMİK FORUM
113i
GÖSTERGELER
bela sayılacak bir düzeyde.
Ne hükümetin, “Ne yani, o borç devletin
borcu değil ki, borçlu olan özel sektör düşünsün” deme lüksü var ne de borçlu olmayan
kesimlerin bu duruma burun kıvırma lüksü.
ENFLASYON:
Enflasyonda hedef bir yana, yılın ikinci
tahminini tutturmanın bile mümkün olamayacağı daha yılı tamamlamaya aylar varken
neredeyse kesinleşti. Aslında aylar öncesinden belliydi de, hani çıkmadık canda umut
vardır hesabı, belki deniliyordu. Ancak, önce
haziranda umulan ölçüde bir gerileme olmadı,
ardından temmuz yaraya adeta tuz basan bir
oranla karşımıza çıktı ve enflasyona ilişkin
tüm umutlar suya düştü.
Enflasyonda temmuz ayı için en çok merak edilen geçen yıldan daha fazla artış olup
olmayacağıydı. Geçen yılın temmuzundaki
yüzde 0,31’lik artışın üstüne çıkılması, yıllık oranın yeniden artması demekti çünkü.
Temmuzdaki TÜFE artışı, %0,15’lik beklentileri aşarak %0,45 oldu. Böylece ilk yedi aydaki
114
EKONOMİK FORUM
artış %6,18’i buldu, yıllık artış da yönünü yeniden
yukarı çevirdi ve haziran sonunda %9,16 düzeyindeyken, temmuz sonunda %9,32’ye yükseldi.
Enflasyonun dönemsel seyri (%)
Beş aylık artış % 1,34 olur mu?
İlk 7 ay
2004
3,45
Son 5 ay
İlk 7 ay 100 ise…
Yıllık
İlk 7
ay
Son 5 ay
5,70
9,35
100
165
2005
2,00
5,61
7,72
100
280
2006
5,76
3,68
9,65
100
64
2007
3,11
5,12
8,39
100
165
2008
6,61
3,24
10,06
100
49
2009
2,08
4,35
6,53
100
209
2010
3,09
3,21
6,40
100
104
100
241
100
256
2011
3,00
7,23
10,45
2012
1,71
4,38
6,16
2013
4,32
2,95
7,40
100
68
2014
6,18
1,34(*)
7,60 (T)
100
22(**)
(*) Yıllık %7,6 tahminin tutması için kalınması gereken düzey.
(T) Merkez Bankası’nın yıllık tahmini.
(**) Yıllık tahmin için öngörülen.
GÖSTERGELER
YÜZDE 7,60 HAYAL OLDU
Merkez Bankası, 2014 enflasyon tahminini ilk enflasyon raporunda %6,60’a çıkarmış,
tahmin ikinci raporda %7,60’a yükseltilmiş,
üçüncü raporda da bu düzeyde tutulmuştu.
Yani mevcut durumda Merkez Bankası’nın
yıllık enflasyon tahmini %7,60. Ancak, çok açık
3
2
1
0
-1
Ocak
2013
1.65
2014 1.95
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haz.
Tem.
Ağus.
Eylül
Ekim
Kas.
Ara.
0.30
0.43
0.66
1.13
0.42
1.34
0.15
0.4
0.76
0.31
0.31
0.45
-0.10
0.77
1.80
0.02
0.46
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haz.
Tem.
Ağus.
Eylül
Ekim
Kas.
Ara.
7.03
7.89
7.29
8.39
6.13
9.38
6.51
9.66
8.30
9.16
8.88
9.32
8.17
7.88
7.71
7.32
7.40
10
9
ki bu oranı tutturabilme şansımız neredeyse
hiç kalmadı.
Yılın ilk yedi ayında %6,18 olan artıştan
sonra, son beş aydaki artışı %1,34’de tutabildiğimiz takdirde, yıllık %7,60’da kalabileceğiz.
Geride kalan 10 yılın son beş ayının ortalama
TÜFE artışı %4,5 dolayında. Bu yıl ne yapılacak
da ortalama %4,5 olan artışı %1,34’e indirebileceğiz ki?
Bu yılki artışın boyutunu ve yılın tümüne
ilişkin gerçekleşmenin olanaksızlığını ortaya
koyan bir başka gösterge daha var. İlk yedi aydaki artışı 100 kabul edersek, yıllık hedefe ulaşmak için kalan beş aydaki artışı 22’de tutmamız
gerekiyor. İlk yedi ay artışı 100 düzeyindeyken,
geride kalan 10 yılın ortalamasında son beş ay
artışı ne mi olmuş; tam 160. Yani biz ortalamada 160 olan artışı, bu yıl 22’ye indireceğiz!
GEREKÇE BELLİ, GIDA FİYATLARI
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, son
enflasyon raporunu açıklarken, %7,60’lık tahminin tutmasının büyük ölçüde gıda fiyatlarındaki yıllık artışın %9’da kalmasına bağlı olduğunu söylemişti. Oysa bu açıklama yapılırken
bile biliniyordu ki, gıdada yıllık artışı %9’da
tutmak mümkün değildi. Temmuz verileriyle
birlikte bu durum daha da pekişti.
Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki
fiyat artışı ilk yedi ayda %8,26 oldu. Yani,
%7,60’lık tahminin dayanağı olan %9’a, yalnızca %0,68’lik bir “adımcık” kaldı.
Bu arada, gıda maddelerinin TÜFE içindeki
ağırlığı sorgulanmaya başlandı. Bizde dörtte
bire yakın olan bu ağırlık, birçok Batı ülkesinde çok daha düşük. Ancak, o ülkelerdeki
gelir düzeyi ve gelir dağılımıyla bizdeki bir
mi? Gıda maddelerinin ağırlığını aşağı çekerek
TÜFE artışını yavaşlatabileceğimizi umuyorsak
ve böyle bir yolu tercih edersek, enflasyonla
mücadelede zaten havlu attık demektir. Yıllar
yılı enflasyonun halkın tükettiği maddelerle
hesaplanmadığı yargısı yer etmişti zihinlerde
ve bir şehir efsanesine dönmüştü bu durum.
Son zamanlarda zor da olsa kırılan bu yargı,
eğer gıda maddelerinin ağırlığı düşürülürse,
yeniden pekiştirilmiş olacaktır.
8
7
6
Ocak
2013
7.31
2014 7.75
EKONOMİK FORUM
115i
GÖSTERGELER
BİR BAKIŞTA ÜÇ YILIN EKONOMİK GÖSTERGELERİ
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Tem.
Ağus.
Eylül
Ekim
Kasım
Aralık
TÜFE
(% değ.)
2012
2013
2014
0.56
1.65
1.95
0.56
0.30
0.43
0.41
0.66
1.13
1.52
0.42
1.34
-0.21
0.15
0.40
-0.90
0.76
0.31
-0.23
0.31
0.45
0.56
-0.10
1.03
0.77
1.96
1.80
0.38
0.01
0.38
0.46
Yİ-ÜFE
(% değ.)
2012
2013
2014
0.38
-0.18
3.32
-0.09
-0.13
1.38
0.36
0.81
0.74
0.08
-0.51
0.09
0.53
1.00
-0.52
-1.49
1.46
0.06
-0.31
0.99
0.73
0.26
0.04
1.03
0.88
0.17
0.69
1.66
0.62
-0.12
1.11
İhracat (Aylık)
(milyon $)
2012
2013
2014
10,348
11,482
12,403
11,748
12,386
13,058
13,209
13,122
14,689
12,630
12,468
13,132
13,277
13,231
12,400
12,831
13,060
12,831
11,118
12,953
13,060
13,191
12,054
13,753
14,201
12,605
13,175
13,381
13,718
12,923
İthalat (Aylık)
(milyon $)
2012
2013
2014
17,469
18,803
19,287
17,787
19,395
18,240
20,677
20,559
19,273
22,825
21,750
23,245
20,438
21,013
20,835
22,966
18,828
18,198
19,924
20,621
18,787
19,483
20,948
21,414
19,827
23,139
19,932
20,650
20,864
20,776
Cari denge
(milyon $)
2012
2013
2014
-5,816
-5,812
-5,015
-4,270
-5,096
-3,330
-6,264
-5,651
-4,595
-8,115
-5,346
-7,615
-3,996
-4,796
-4,129
-6,290
-1,322
-2,436
-2,651
-3,401
-1,171
-3,296
-4,077
-4,218
-4,860
-8,384
-3,327
-4,882
-3,504
-4,093
İç borç stoku
(milyar ¨)
2012
2013
2014
372.2
389.0
406.3
377.0
390.9
407.1
375.2
392.8
374.7
393.6
377.7
395.8
382.1
401.0
384.9
404.4
387.7
407.9
391.3
406.9
387.8
405.4
386.5
403.0
409.0
409.4
375.9
395.2
412.4
Sabit faizli iç
borçlanmanın
ortalama maliyeti (%)
2012
2013
2014
10.49
6.46
10.81
9.41
6.17
10.87
9.55
6.47
11.07
9.63
6.56
10.43
9.46
5.69
9.17
9.10
8.37
8.67
8.00
9.03
8.57
7.93
9.27
7.89
9.79
7.52
8.51
7.16
8.86
5.77
9.23
Bütçe geliri
(Aylık)
(milyon ¨)
2012
2013
2014
28,087
36,872
37,908
27,518
32,500
34,424
21,813
24,768
31,968
29,131
30,488
34,069
30,826
34,901
37,555
24,804
31,404
34,557
28,056
37,086
30,250
31,905
23,207
30,122
27,345
30,018
33,362
36,918
28,076
32,458
Bütçe gideri
(Aylık)
(milyon ¨)
2012
2013
2014
26,347
30,933
36,001
30,159
33,948
32,756
27,344
30,157
37,060
27,719
29,893
36,789
26,239
30,337
36,080
31,074
32,603
35,170
28,302
36,774
31,822
35,050
29,037
34,847
31,749
33,188
27,943
30,496
44,153
49,666
Reel kur end.
(TÜFE’ye göre)
(2003=100)
2012
2013
2014
112.48
120.60
101.74
115.94
119.80
102.19
114.23
120.33
102.30
115.95
121.42
107.82
116.84
119.84
110.16
117.03
115.30
109.58
118.26
114.62
109.75
118.89
111.82
116.29
108.71
117.39
110.30
119.41
109.42
118.18
106.96
Aylık Ort. $
(¨)
2012
2013
2014
1.8389
1.7639
2.2168
1.7511
1.7699
2.2128
1.7793
1.8072
2.2178
1.7798
1.7965
2.1275
1.7970
1.8228
2.0908
1.8161
1.8945
2.1157
1.8049
1.9305
2.1187
1.7858
1.9547
1.7956
2.0171
1.7941
1.9903
1.7855
2.0217
1.7791
2.0578
Aylık Ort.Euro
(¨)
2012
2013
2014
2.3723
2.3414
3.0215
2.3146
2.3689
3.0194
2.3504
2.3448
3.0658
2.3432
2.3355
2.9382
2.3052
2.3666
2.8745
2.2747
2.4987
2.8758
2.2222
2.5240
2.8764
2.2113
2.6018
2.3051
2.6902
2.3283
2.7132
2.2909
2.7291
2.3332
2.8180
Mevduat
(Milyar ¨)
2012
2013
2014
416.7
470.2
541.0
412.3
475.0
537.1
416.5
487.2
535.3
420.9
489.1
538.3
419.4
501.9
539.5
427.3
511.2
569.3
434.3
515.8
584.1
436.5
513.1
445.7
529.9
449.5
525.6
454.8
528.1
470.7
556.2
DTH
(Milyar $)
2012
2013
2014
105.1
116.3
132.3
107.9
112.1
134.4
106.6
111.7
139.9
108.6
114.8
140.6
106.0
111.8
139.2
108.3
108.9
134.5
107.8
113.7
136.2
107.9
118.8
109.8
122.1
110.8
125.2
110.0
126.7
113.4
127.2
Kredi
(Milyar ¨)
2012
2013
2014
562.6
668.3
917.3
564.8
688.3
918.1
581.9
704.5
921.4
590.2
718.3
918.5
601.3
757.8
931.7
615.0
783.7
953.8
612.1
790.3
967.1
625.8
821.9
632.0
837.7
635.5
837.4
649.6
860.3
665.2
890.4
Tük.kredileri
(Milyar ¨)
2012
2013
2014
162.1
188.2
238.5
162.9
192.5
238.8
165.3
197.2
240.4
167.0
200.9
241.7
169.1
207.6
245.3
172.3
213.6
248.6
173.2
218.1
250.8
175.4
222.3
177.4
225.8
179.5
227.7
182.3
232.1
185.9
236.0
Kredi kartları
(Milyar ¨)
2012
2013
2014
58.0
76.9
92.7
58.6
77.2
89.4
59.9
77.9
87.2
62.0
80.9
85.4
64.1
83.1
84.7
65.7
84.5
84.5
67.5
84.5
83.7
68.7
87.6
70.8
89.7
72.5
89.5
73.1
90.3
75.2
90.8
San.ür.ende.değ. (%)
(Arındırılmamış
endekse göre)
2012
2013
2014
2.6
2.2
7.1
5.4
1.4
4.6
3.7
0.2
2.7
4.7
6.0
1.9
2.1
3.0
3.3
5.9
-2.6
-1.3
4.9
6.5
-6.3
-0.5
13.3
4.7
-2.8
6.9
4.2
4.5
1.7
1.4
San.ür.ende.değ. (%)
(Arındırılmış
endekse göre)
2012
2013
2014
0.7
2.0
7.1
2.2
4.6
4.6
3.7
2.2
4.2
4.8
2.7
4.6
5.8
0.2
3.5
2.1
5.0
1.4
3.3
3.9
0.8
0.7
4.0
6.5
0.9
1.5
2.9
4.7
-0.9
7.0
Protestolu
senet
(Milyon ¨)
2012
2013
2014
494.2
729.0
756.5
430.0
534.1
535.8
414.0
543.0
558.1
467.0
568.1
578.8
510.6
636.2
581.9
583.3
592.9
588.2
571.4
710.1
615.8
590.9
690.6
649.0
721.8
646.0
769.2
643.3
681.3
651.6
Dış borç öde.
(Milyon $)
2012
2013
2014
1,756
2,810
2,478
1,121
1,008
2,145
840
997
1,154
676
644
631
1,263
957
609
570
498
567
2,127
666
620
789
337
902
846
1,129
696
931
579
653
640
116
EKONOMİK FORUM
Haziran
408.4
GÖSTERGELER
GSYH
Fiyatlar
(% değişim)
2014
Birinci çeyrek
İkinci çeyrek
Üçüncü çeyrek
Dördüncü çeyrek
Yıllık
2013
2.9
4.3
2012
3.1
2.7
1.5
1.3
2.1
4.5
4.3
4.4
4.0
2011
12.4
9.3
8.7
5.3
8.8
(% değişim)
TÜFE
.Temmuz
2014
2013
0.31
Yİ-ÜFE
.Temmuz
2014
0.45
0.73
2013
0.99
.Yedi aylık
6.18
4.32
.Yedi aylık
5.89
3.48
.Yıllık
9.32
8.88
.Yıllık
9.46
6.61
.Yıllık ortalama
8.35
7.47
.Yıllık ortalama
9.26
3.23
Repo Hacmi (Bin ¨)
Dış Ticaret (Milyon $)
2014
2013
Değ.(%)
Haziran
. Müşterilerle yapılan
13/8/14
13/8/13
Değ. (%)
1,533,525
1,905,307
-19.51
25,152,408
23,883,111
5.31
. İhracat
12,923
12,340
4.72
. İthalat
20,776
21,013
-1.13
-7,853
-8,673
-9.45
62.2
58.7
2014
2013
. İhracat
156,840
153,299
2.31
. Gelir
210,481
190,934
10.24
. İthalat
245,570
244,990
0.24
. Harcama
213,857
187,870
13.83
. Açık
-88,730
-91,691
-3.23
. Denge
-3,376
3,064
63.9
62.6
. Faiz dışı denge
23,088
26,364
. Açık
.İhracat/ithalat (%)
. Mali kuruluşlar arasında yapılan
Merkezi Yönetim Bütçesi (Milyon ¨) (Ocak-Mayıs)
Yıllık
.İhracat/ithalat (%)
Cari İşlemler Dengesi (Milyon $) (Ocak-Haziran)
-12.43
Yurtiçindekilerin toplam ¨ mevduatı (Bin ¨)
2014
2013
Fark
CARİ İŞLEMLER DENGESİ
-24,151
-37,085
-12,934
-34.9
8/8/14
8/7/13
Döviz geliri
110,466
103,689
6,777
6.5
TOPLAM
560,735,172
515,917,349
8.69
. İhracat
86,604
80,981
5,623
6.9
. Vadesiz
93,270,498
85,965,539
8.50
. Turizm
11,813
11,200
613
5.5
801
886
-85
-9.6
. Vadeli
467,464,674
429,951,810
8.72
. Faiz
. Diğer
Değ.(%)
Değ.(%)
11,248
10,622
626
5.9
Döviz gideri
-134,617
-140,774
-6,157
-4.4
. İthalat
-115,926
-121,571
-5,645
-4.6
. Turizm
-2,582
-2,315
267
11.5
TOPLAM
. Faiz
-2,687
-2,863
-176
-6.1
. Diğer
-13,422
-14,025
-603
Mayıs itibarıyla yıllık
-52,176
-55,295
-3,119
Merkez Bankası Döviz Rezervi (Milyon
TOPLAM
.Döviz rezervi
.Altın
8/8/14
133,578
112,476
21,102
Değ. (%)
Yurtiçi Yerleşiklere Ait DTH (Milyon $)
8/8/14
8/7/13
Değ. (%)
135,777
114,610
18.47
. ABD Doları
76,143
60,993
24.84
-4.3
. Euro (Dolar karşılığı)
50,935
43,361
17.47
-5.6
.Diğer dövizler (Dolar karşılığı)
2,758
2,078
32.72
.Kıymetli Mad. Dep. Hes. (Dolar karşılığı)
5,941
8,178
-27.35
$)
8/7/13
128,818
107,832
20,986
Değişim (%)
3.70
4.31
0.55
Reel Kur Endeksi (2003=100) (TÜFE’ye göre)
Mevduatın Vade Dağılımı (Bin ¨)
1/8/14
2/8/13
Değ. (%)
a- ¨ mevduat
594,937,484
532,049,155
11.82
. Vadesiz ve yedi gün ihbarlı
114,825,740
88,721,952
29.42
. Bir ay vadeli
81,818,169
70,135,316
16.66
10.10
Temmuz 07
122.58
Temmuz 11
109.45
. Üç ay vadeli
341,917,444
310,549,624
Temmuz 08
123.52
Temmuz 12
118.27
. Altı ay vadeli
31,442,063
31,166,139
0.89
Temmuz 09
115.28
Temmuz 13
114.62
. Bir yıl vadeli ve daha uzun vadeli
24,934,068
31,476,124
-20.78
Temmuz 10
125.87
Temmuz 14
109.75
b-Yabancı para mevduat
29.03
Tüketici Kredileri ve Kredi Kartları (Bin ¨)
Tüketici Kredileri ve Kredi Kartları
. Tüketici kredileri
Konut
Taşıt
Diğer
.Kredi kartları
274,449,867
71,850,309
55,252,087
30.04
52,565,424
38,201,809
37.60
34.16
8/8/14
8/7/13
Değ.(%)
. Bir ay vadeli
334,691,880
305,468,052
9.57
. Üç ay vadeli
168,248,391
125,409,410
251,736,281
219,348,163
14.77
. Altı ay vadeli
24,193,552
24,396,881
-0.83
106,356,651
95,039,369
11.91
. Bir yıl vadeli ve daha uzun vadeli
37,259,326
31,189,680
19.46
6,660,300
7,766,388
-14.24
138,719,330
116,542,406
19.03
82,955,599
86,119,889
-3.67
Tasfiye olunacak
. Tüketici kredileri
5,892,170
4,569,373
28.95
. Kredi kartları
5,306,207
4,118,966
28.82
Yatırım Teşvikleri Belgeleri (Milyon ¨) (Ocak-Haziran)
.Enerji
354,117,002
. Vadesiz ve yedi gün ihbarlı
2014
2013
Değ.(%)
7,234
12,232
-40.86
Mevduat Bankaları Kredileri (Bin ¨)
8/8/14
8/7/13
Değ. (%)
TOPLAM
963,799,208
797,262,066
20.89
Yurtiçi krediler
959,157,230
793,272,553
20.91
.¨ krediler
722,074,972
606,989,570
18.96
.Yabancı para krediler
237,082,258
186,282,983
27.27
4,641,978
3,989,513
16.35
Yurtdışı krediler
Şirket Kuruluşları (Ocak-Temmuz)
.Hizmetler
10,824
8,428
28.43
.İmalat
12,767
16,489
-22.57
2014
2013
882
5,056
-82.56
. Kurulan
34,027
29,611
14.91
31,707
42,205
-24.87
. Kapanan
8,222
9,363
-12.19
.Madencilik
Toplam
Değ.(%)
EKONOMİK FORUM
117i
En Yüksek Faiz Oranları (8 Ağustos 2014 itibarıyla)
¨ mevduata
uygulanan faiz (%)
ABD Doları mevduata
uygulanan faiz (%)
İnşaat Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi
Euro mevduata
uygulanan faiz (%)
Daire sayısı (İlk çeyrek)
2014
2013
Değ.(%)
. Ruhsat
279,306
162,916
71.44
255,231
153,399
66.38
. Bir aya kadar
vadeli
3,00 -20,00
. Bir aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Bir aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Yapı kullanma izin belgesi
. Üç aya kadar
vadeli
4,00 -20,00
. Üç aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Üç aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı (%)
4,00 -20,00
. Altı aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Altı aya kadar
vadeli
0,25 -10,00
.Temmuz
4,00 -20,00
. Bir yıla kadar
vadeli
0,25 -10,00
. Bir yıla kadar
vadeli
0,25 -10,00
Protestolu Senetler (Ocak-Haziran)
. Altı aya kadar
vadeli
. Bir yıla kadar
vadeli
İç Borç Stoku (Milyar ¨)
. Adet
2014
. Haziran sonu
2013
408.4
Değ.(%)
395.8
. Tutar (Bin ¨ )
2014
2013
74.9
75.5
Değ.(%)
2014
2013
482,817
532,724
-9.37
3,599,265
3,603,273
-0.11
3.18
İşsizlik Verileri (Bin Kişi-Mayıs 2014)
Para Arzı (Bin ¨)
Toplam
Erkek
Kadın
.15 ve daha yukarı yaştaki nüfus
56,869
28,088
28,781
.İşgücü durumu
29,089
20,180
8,909
… İstihdam edilenler
26,538
18,564
7,974
2,551
1,616
935
8.8
8.0
10.5
8/8/14
8/7/13
Değ. (%)
235,680,124
207,249,595
13.72
DOLAŞIMDAKİ PARA
77,120,485
68,859,326
12.00
Dolaşıma Çıkan Banknot + Madeni Para
86,722,222
80,073,041
8.30
9,601,737
11,213,715
-14.38
VADESİZ MEVDUAT (¨ )
93,387,604
86,302,398
8.21
.Tarım dışı işsizlik oranı (%)
10.7
9.2
10.5
Mevduat Bankaları
86,003,807
79,292,539
8.46
.Genç nüfusta işsizlik oranı (%)
15.8
15.2
17.0
7,357,684
6,994,714
5.19
26,113
15,145
72.42
VADESİZ MEVDUAT (YP)
65,172,035
52,087,871
25.12
Mevduat Bankaları
59,905,562
46,870,458
27.81
2014
1. Ç.
2013
4.Ç.
2013
3.Ç.
2013
2.Ç.
2013
1.Ç.
5,258,437
5,209,178
0.95
Türkiye brüt dış borç stoku (toplam) 386,786
388,243
373,149
367,408
351,800
8,036
8,235
-2.42
Kısa vadeli
124,681
129,107
125,001
124,937
114,453
M2
967,120,155
835,399,947
15.77
Uzun vadeli
262,105
259,136
248,148
242,471
237,347
VADELİ MEVDUAT (¨ )
480,522,305
440,632,176
9.05
117,034
115,976
111,846
108,589
104,857
Mevduat Bankaları
452,315,009
414,454,681
9.13
Kısa vadeli
17,843
17,605
16,606
15,382
12,598
28,207,296
26,177,495
7.75
Uzun vadeli
99,191
98,371
95,240
93,207
92,259
-
-
TCMB (toplam)
4,862
5,234
5,649
6,395
6,637
VADELİ MEVDUAT (YP)
250,917,726
187,518,176
33.81
Mevduat Bankaları
232,695,426
172,521,402
34.88
Kısa vadeli
762
833
905
963
980
18,222,300
14,996,774
21.51
4,100
4,401
4,744
5,432
5,657
-
-
1,008,685,238
877,141,654
15.00
M1
Banka Kasaları (-)
Katılım Bankaları
TCMB
Katılım Bankaları
TCMB
Katılım Bankaları
TCMB
Katılım Bankaları
TCMB
M3
REPO
5,535,004
6,259,688
-11.58
PARA PİYASASI FONLARI (B TİPİ LİKİT FONLAR)
12,003,760
14,911,779
-19.50
İHRAÇ EDİLEN MENKUL DEĞERLER
24,026,319
20,570,240
16.80
… İşsizler
.İşsizlik oranı (%)
DIŞ BORÇ STOKU (Milyon $)
Kamu sektörü (toplam)
Uzun vadeli
Özel sektör (toplam)
264,890
267,033
255,654
252,425
240,307
Kısa vadeli
106,076
110,669
107,490
108,592
100,875
Uzun vadeli
158,814
156,364
148,164
143,833
139,432
ÖNCEKİ DÖNEME GÖRE FARK (Milyon Dolar)
-1,456
15,093
5,741
15,608
13,491
Kısa vadeli
-4,426
4,106
64
10,484
13,913
Uzun vadeli
2,970
10,987
5,677
5,124
-422
1,059
4,130
3,257
3,732
833
238
999
1,224
2,784
1,558
Türkiye brüt dış borç stoku (toplam)
Tüketici Güven Endeksi
Temmuz 14
Haziran 14
TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ(*)
73.9
73.7
Değ.(%)
0.3
.Hanenin maddi durum beklentisi
91.1
90.9
0.2
.Genel ekonomik durum beklentisi
98.4
98.7
-0.3
Uzun vadeli
821
3,131
2,033
948
-725
.İşsiz sayısı beklentisi (**)
81.1
81.2
-0.1
TCMB (toplam)
-372
-415
-746
-242
-451
.Tasarruf etme ihtimali
25.0
24.0
4.2
Kısa vadeli
-71
-72
-58
-17
-56
Uzun vadeli
-301
-343
-688
-225
-395
(*)Beklentiler gelecek 12 aylık dönem için sorgulanıyor.
(**)Söz konusu endeksin artması, işsiz sayısı beklentisinde azalışı, azalması ise işsiz sayısı
beklentisinde artışı gösteriyor.
Sanayi Üretimi Değişimi (%)
Haziran 2014
Haziran 2013
.Arındırılmamış endekse göre (yıllık)
1.4
3.0
.Takvim etkisinden arındırılmış endekse göre (yıllık)
1.4
5.0
.Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endekse
göre (bir önceki aya göre)
0.1
2.3
Dış Borç Anapara ve Faiz Ödemesi (Milyon $) (Ocak-Temmuz)
Toplam
. Kamu
. Merkez Bankası
. IMF'ye ödemeler
2014
8,204
7,942
263
0
2013
7,580
6,481
240
859
Değ.(%)
8.23
22.54
9.58
Turist Sayısı
Ocak-Haziran
118
EKONOMİK FORUM
Kamu sektörü (toplam)
Kısa vadeli
Özel sektör (toplam)
-2,143
11,379
3,229
12,118
13,109
Kısa vadeli
-4,593
3,179
-1,102
7,717
12,411
Uzun vadeli
2,450
8,200
4,331
4,401
698
ÖNCEKİ DÖNEME GÖRE DEĞİŞİM (Yüzde)
-0.4
4.0
1.6
4.4
4.0
Kısa vadeli
-3.4
3.3
0.1
9.2
13.8
Uzun vadeli
1.1
4.4
2.3
2.2
-0.2
0.9
3.7
3.0
3.6
0.8
1.4
6.0
8.0
22.1
14.1
-0.8
Türkiye brüt dış borç stoku (toplam)
Kamu sektörü (toplam)
Kısa vadeli
Uzun vadeli
0.8
3.3
2.2
1.0
TCMB (toplam)
-7.1
-7.3
-11.7
-3.6
-6.4
Kısa vadeli
-8.5
-8.0
-6.0
-1.7
-5.4
Uzun vadeli
-6.8
-7.2
-12.7
-4.0
-6.5
-0.8
4.5
1.3
5.0
5.8
Özel sektör (toplam)
2014
2013
Değ.(%)
Kısa vadeli
-4.2
3.0
-1.0
7.7
14.0
15,238,221
14,549,521
4.73
Uzun vadeli
1.6
5.5
3.0
3.2
0.5
DÜNYADAN
İŞ TEKLİFLERİ
İşbirliği Teklifleri Bülteni
120
İşbirliği Teklifleri Bülteni’nde, çeşitli ülkelerdeki firma ve kuruluşlardan TOBB’a
gönderilen ticari, mali ve teknik işbirliği teklifleri duyurulmaktadır. Bu bilgilere
www.tobb.org.tr adresinden de ulaşabilmektedir.
Burada yer alan işbirliği teklifleri, kaynak belirtilmesi koşuluyla yayımlanabilir.
Duyurusu yapılan yabancı firmalarla temaslar ve müzakereler konusunda TOBB’un
herhangi bir aracılık, tercüme veya danışmanlık hizmeti bulunmamaktadır.
Bültende yer alan bilgilerin doğruluğu ve güncelliği konusunda TOBB’un herhangi
bir sorumluluğu bulunmamaktadır. TOBB, tekliflerin içeriğinden, size değişikliğe
uğrayarak ya da geç ulaşmasından sorumlu tutulamaz.
Öte yandan, siz de mal ve hizmet alışverişine yönelik ticari, ortak yatırım ve
finansmana yönelik mali ve teknoloji alışverişine yönelik teknik nitelikteki teklif ya
da taleplerinizin İngilizce olarak yurtdışındaki ekonomi ve ticaret çevrelerine
iletilmesini istiyorsanız, lütfen http://boft.tobb.org.tr adresine bağlanınız.
Adres: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği - Dış Ticaret Müdürlüğü
TOBB İkiz Kuleleri, Eskişehir Yolu 9. Km (Bilkent Kavşağı) 06530 - ANKARA
Tel: 0 (312) 218 22 29 Faks: 0 (312) 218 22 09 e-posta: [email protected]
EKONOMİK FORUM 119i
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
YYur
ur tdışından
tdd ışındd an İşbirliği
İ şbb i rll i ğ i TTeklifleri
ekk l i f l er
Tarım, bahçıvanlık, avcılık ve
ilgili ürünler
ROMANYA
201400091
FİRMA ADI: Suceava Ticaret ve
Sanayi Odası
Universitatii Str 15-17 5800
- Suceava TEL: +40 (30) 52-15-06
FAKS: +40 (30) 52-00-99
gösteren firma, bu ürünlerle
ilgili ticari işbirliği yapmak
istediğini bildiriyor.
e-posta: [email protected]
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: ELENA ZAMCU/
Consultant Cameral
Suceava (Romanya) Ticaret
ve Sanayi Odasından alınan
bir yazının ekinde, Türkiye ile
işbirliği yapmak isteyen Roman
firmaların ihracat talepleri
gönderilmiştir. Ayrıntılar için
tıklayınız.
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, mantar üretimi yapan
bir firmanın Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
RUSYA
201400067
FİRMA ADI: LiOr Ltd
office 213, MalyPolujaroslavsky
per, Moscow, Russia
TEL: +7 (495) 916-32-90
FAKS: +7 (495) 916-32-90
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Evgeny Chernov
Petrol ürünleri, buğday ve demir
döküm alanlarında faaliyet
201400090
FİRMA ADI: Etalon
634520, Russia, Tomsk region,
Mezheninovka village, Lenin
st. 2
TEL: +7 (3822) 59-12-86
Ormancılık ve tomruk
endüstrisi ürünleri
DEMOKRATiK KONGO
CUMHURiYETi
201400083
FİRMA ADI: AIO HABITAT Sarl
11 rue du Donon F-67120
MOLSHEIM
TEL: +33 (3) 88383323
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Ahmet YILDIRIM
Kereste fabrikası bulunan
firmanın, Türkiye’ye istenilen
ölçülerde wenge, iroko,
afromosia, sapeli gibi tropikal
kereste çeşitleri satmak istediği
bildirilmiştir.
Ham petrol, doğalgaz, yağ ve
ilgili ürünler
RUSYA
201400066
FİRMA ADI: LiOr Ltd
office 213, MalyPolujaroslavsky
per., Moscow, Russia
TEL: +7 (495) 916-32-90
FAKS: +7 (495) 916-32-90
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Evgeny Chernov
Petrol ürünleri, buğday ve demir
döküm alanlarında faaliyet
gösteren firma, bu ürünlerle
ilgili ticari işbirliği yapmak
istediğini bildiriyor.
FAKS: +359 (8) 88450994
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Mrs. Marieta
Dimitrova
Firma, katkı malzemesi
bulunmayan ve doğal lezzette
her türlü ambalajda birinci sınıf
yağ, yüksek kalitede organik
sirke, arı balı ve bal ürünleri,
şeftali, nektarin ve karpuz
satmak istediğini bildiriyor.
İRAN
201400108
FİRMA ADI: ALTIN MANAY
TEL: +98 (462) 422 3192
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Ebrahım
Ramazani
Firma, hurma ve kuruyemiş
satmak istediğini bildiriyor.
201400109
FİRMA ADI: ALTIN MANAY
TEL: +98 (462) 422 3192
e-posta: [email protected]
Gıda maddeleri ve içecekler
BULGARiSTAN
201400088
FİRMA ADI: VSD-70
26, 11th August Str.
TEL: +359 (9) 88872411
Yetkili Kişi: Ebrahım
Ramazani
Firma, tavuk yemi (mısır) almak
istediğini bildiriyor.
ROMANYA
201400092
FİRMA ADI: Suceava Ticaret ve
Sanayi Odası
Universitatii Str 15-17 5800 Suceava
TEL: +40 (30) 52-15-06
FAKS: +40 (30) 52-00-99
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: ELENA ZAMCU/
Consultant Cameral
Suceava (Romanya) Ticaret
ve Sanayi Odasından alınan
bir yazının ekinde, Türkiye ile
işbirliği yapmak isteyen Roman
firmaların ihracat talepleri
gönderilmiştir. Ayrıntılar için
tıklayınız.
RUSYA
201400079
FİRMA ADI: RUSOLIVA Ltd.
394033 Russia, Voronezh,
Leninskiy prospekt 160a, Office
346
TEL: +7 (800) 555-3600
120
EKONOMİK FORUM
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
Suceava
TEL: +40 (30) 52-15-06
FAKS: +40 (30) 52-00-99
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: ELENA ZAMCU/
Consultant Cameral
Suceava (Romanya) Ticaret
ve Sanayi Odasından alınan
bir yazının ekinde, Türkiye ile
işbirliği yapmak isteyen Roman
firmaların ihracat talepleri
gönderilmiştir. Ayrıntılar için
tıklayınız.
Petrol ürünleri ve yakıtlar
RUSYA
201400077
FİRMA ADI: Centre- Oil
644041, Omsk, 6 ‘ 60 Berko
Cementa street
TEL: +7 (3812) 32-19-18
FAKS: +7 (3812) 32-19-18
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, firmanın Amarant
bitkisinden elde edilen
ekmek, yağ gibi malzemelerin
üretiminin yapılacağı dünyanın
ilk ve tek Amarant tesisini
kurma projesi için işbirliği
yapabileceği yatırımcılar
aradığını bildiriyor.
201400089
FİRMA ADI: Etalon
634520, Russia, Tomsk region,
Mezheninovka village, Lenin st. 2
TEL: +7 (3822) 59-12-86
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, mantar üretimi yapan
bir firmanın Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Tekstil ve tekstil malzemeleri
PAKiSTAN
201400104
FİRMA ADI: Khizer Group of
Companies
FEDERAL B AREA, KARACHI 75950 PAKISTAN No. 13631
TEL: +92 (021) 36320577
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Junaid Baghdadi
Firma, yatak örtüleri havlu
gibi tekstil ürünleri satmak
istediğini bildiriyor.
ROMANYA
201400096
FİRMA ADI: Suceava Ticaret ve
Sanayi Odası
Universitatii Str 15-17 5800 Suceava
TEL: +40 (30) 52-15-06
FAKS: +40 (30) 52-00-99
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: ELENA ZAMCU/
Consultant Cameral
Suceava (Romanya) Ticaret
ve Sanayi Odasından alınan
bir yazının ekinde, Türkiye ile
işbirliği yapmak isteyen Roman
firmaların ihracat talepleri
gönderilmiştir. Ayrıntılar için
tıklayınız.
TEL: +40 (30) 52-15-06
FAKS: +40 (30) 52-00-99
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: ELENA ZAMCU/
Consultant Cameral
Suceava (Romanya) Ticaret
ve Sanayi Odasından alınan
bir yazının ekinde, Türkiye ile
işbirliği yapmak isteyen Roman
firmaların ihracat talepleri
gönderilmiştir. Ayrıntılar için
tıklayınız.
Ahşap, ahşap ürünler,
mantar ürünleri, sepetçilik
malzemeleri ve hasır işleri
ROMANYA
201400094
FİRMA ADI: Suceava Ticaret ve
Sanayi Odası
Universitatii Str 15-17 5800 -
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Parhomenko
Sergey, General Director
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, yağ ve yağlayıcı madde
(lubricant) üreticisi olan
firmanın, Türkiye’de satış/
işbirliği yapabileceği firmalar
aradığı bildirilmiştir.
Kimyasal maddeler, kimyasal
ürünler ve yapay elyaflar
BiRLEŞiK ARAP
EMiRLiKLERi
201400103
FİRMA ADI: RASASI
PERFUMES INDUSTRY:
Jebel Ali Free Zone, Dubai. U. A.
E P. O. Box
Elbise ve ayakkabı
ROMANYA
201400093
FİRMA ADI: Suceava Ticaret ve
Sanayi Odası
Universitatii Str 15-17 5800 Suceava
EKONOMİK FORUM
121i
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
TEL: +971 (56) 919 0112
FAKS: +971 (4) 881 6429
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Irfan Bashir
Blue for Men, Blue Lady,
Catherine, Emotion, Romance,
Hope and Chastity gibi marka
parfümlerin üreticisi olan firma,
ürünlerini satmak üzere bu
alanda faaliyet gösteren parfüm
üreticisi ve parfüm ticareti
ile ilgilenen Türk firmalarla
bağlantı kurmak istediğini
bildiriyor.
İRAN
201400107
FİRMA ADI: ALTIN MANAY
TEL: +98 (462) 422 3192
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Ebrahım Ramazani
Firma, petrokimya (bitumen)
maddeleri satmak istediğini
bildiriyor.
RUSYA
201400065
FİRMA ADI: RUSYA
FEDERASYONU TÜRKİYE
TİCARET TEMSİLCİLİĞİ
Atatürk Bulvarı, No.106,
Kavaklıdere / ANKARA
TEL: +90 (312) 4254690
FAKS: +90 (312) 4252090
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen
bir yazıda, petrokimya
alanında faaliyet gösteren
Novokuibyshevsk Petrochemical
Company firmasının Türkiye
ile işbirliği yapmak istediği
bildirilmiştir. Temsilcilik
yazısında, ilgilenenlerin
kendilerine de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
201400078
FİRMA ADI: Centre- Oil
644041, Omsk, 6 ‘ ‘ 60 Berko
Cementa street
TEL: +7 (3812) 32-19-18
FAKS: +7 (3812) 32-19-18
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Parhomenko
Sergey, General Director
122
EKONOMİK FORUM
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, yağ ve yağlayıcı madde
(lubricant) üreticisi olan
firmanın, Türkiye’de satış/
işbirliği yapabileceği firmalar
aradığı bildirilmiştir.
201400087
FİRMA ADI: Parapharm
Russia, Penza, Kalinina street
116-a
TEL: +7 (8412) 69-97-04
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Dmitry G.
Elistratov
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, Osteomed isimli inovatif
(yenileşimci) bir besin takviyesi
ihracatını yapan bir firmanın
Türkiye ile işbirliği yapmak
istediği bildirilmiştir. Temsilcilik
yazısında, ilgilenenlerin
kendilerine de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
201400102
FİRMA ADI: Diastam
Russia, 634028, Tomsk, st.
Karpova 23/1
TEL: +7 (8) 382242-73-31
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Vladimir Khudoley
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, ağız bakım ürünleri
üreten bir firmanın Türkiye
ile işbirliği yapmak istediği
bildirilmiştir.
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
Kauçuk, plastik ve pelikülfilm
ürünler
HiNDiSTAN
201400098
FİRMA ADI: Goodrich Gasket
Private Limited
40, Velichai Village, (Next to:
Pasupathi Eswaran Temple)
Vandalur ‘ Kelambakkam Road,
Chennai ‘ 600048 Tamilnadu
TEL: +91 (44) 27498022
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Ms. D. Aarthi/
Business Development
Executive
Firma endüstriyel conta
satmak üzere, özellikle
petrol ve gaz sanayi alanında
faaliyet gösteren acente ve
distribütörlerle bağlantı
kurmak istediğini bildiriyor.
Firmanın ürünleri : API
Ring Joint Gasket, RTJ Type
Gaskets, Spiral Wound
Gasket (SPW) & Low Stress
Gaskets, Metal Double
Jacketed, Heat Exchanger
Gaskets, Kammprofile Gasket,
Camprofile Gaskets, Serrated
Gaskets, Tanged Insert Graphite
Gaskets, Metal Bonded Rubber
Gaskets, Insulating Flange
Kit Gaskets, Corrugated
Metal Graphite Gasket, Metal
Reinforced Graphite Gasket,
Non Asbestos Gasket Sheets,
Asbestos Free Gaskets , Metal
Gaskets, Lens Type Gasket,
Delta Gasket, Bridge-Man
Gasket, Sandwich Gaskets,
Metal Valve Bonnet Seat
Rings, Precision Machined
Components, Compressed
Braided Packing, Ropes,
Tapes, Mica Gaskets, Ptfe /
Expanded Ptfe Gasket, Sheets,
Rods, Envelope Gaskets,
Flexible Graphite Gaskets /
Sheets / Packing’s, Rubber
Gaskets / Sheets / Tapes ,
High Temperature Gaskets
/ Materials, High Pressure
Gaskets / Materials
KANADA
201400117
FİRMA ADI: Les ventes
Premium sales
1555 boulevard de l’Avenir ,
bureau 306, Laval ,Quebec , H7S
2N5 - CANADA
TEL: +1 (450) 629-3110
FAKS: +1 (450) 979-7235
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Pierre Poirier /
President
Tanınmış sıhhi tesisat
malzemeleri üreticilerinin
temsilciliğini yapan firma,
ülkemizden PVC vanalar ve PVC
boru bağlantı parçaları ithal
etmek istediğini bildirmiştir.
Metalik olmayan diğer
ürünler
RUSYA
201400081
FİRMA ADI: RUSYA
FEDERASYONU TÜRKİYE
TİCARET TEMSİLCİLİĞİ
Atatürk Bulvarı, No.106,
Kavaklıdere / ANKARA
TEL: +90 (312) 4254690
FAKS: +90 (312) 4252090
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, Voronejmedsteklo
firmasının yüksek kalite ilaç
şişeleri üretme projesinde
Türkiye ile işbirliği yapmak
istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Ana metaller ve ilgili ürünler
RUSYA
201400068
FİRMA ADI: LiOr Ltd
office 213, MalyPolujaroslavsky
per, Moscow, Russia
TEL: +7 (495) 916-32-90
FAKS: +7 (495) 916-32-90
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Evgeny Chernov
Petrol ürünleri, buğday ve demir
döküm alanlarında faaliyet
gösteren firma, bu ürünlerle
ilgili ticari işbirliği yapmak
istediğini bildiriyor.
ile bağlantı kurmak istediğini
bildirmiştir.
KANADA
201400118
FİRMA ADI: Les ventes
Premium sales
1555 boulevard de l’Avenir ,
bureau 306, Laval ,Quebec , H7S
2N5 - CANADA
TEL: +1 (450) 629-3110
FAKS: +1 (450) 979-7235
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Pierre Poirier /
President
Tanınmış sıhhi tesisat
malzemeleri üreticilerinin
temsilciliğini yapan firma,
ülkemizden PVC vanalar ve PVC
boru bağlantı parçaları ithal
etmek istediğini bildirmiştir.
Mamul ürün ve malzemeler
ALMANYA
201400115
FİRMA ADI: MODUS
KONZEPT
Fritz-Windisch-Str.120, 40885
Ratingen / DEUTSCHLAND
TEL: +49 (2102) 73 33 55
FAKS: +49 (2102) 73 33 55
KUZEY KIBRIS TÜRK
CUMHURİYETİ
201400069
FİRMA ADI: Muslu Akgüney
Ankara caddesi no:114B Girne
Alsancak
TEL: +392 (82) 18422
FAKS: +392 (82) 11891
e-posta: [email protected]
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Ömer Yasemin
Firma, Almanya merkezli olarak
Avrupa pazarına açılmak üzere
bor madeni içerikli ürünleri
satmak isteyen Türk firmalar
Yetkili Kişi: Muslu Akgüney/
Direktör
Kıbrıs’ta uydu sistemleri,
elektronik sektörü, su deposu,
termosifon, su ısıtıcısı ve
EKONOMİK FORUM
123i
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
güneş enerji paneli üreticisi
olan firma, demir doğrama,
ferforje işleri ve su tesisat
sistemleri alanlarında da hizmet
vermek istediklerini bildiriyor.
Diğer taraftan, firmanın
Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki
SFE Enterprises Ltd. adlı
aracı firması aracılığıyla her
sektörden ürünü Türkiye’ye
satmak istediklerini bildiriyor.
RUSYA
201400074
FİRMA ADI: NAT, LLC (Yeni
Aşındırma Teknolojileri)
TEL: +7 (904) 552 10 53
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: İakov Evsyukov
Metal işleme, maden çıkarma ve
elmas sentezinde yaygın olarak
kullanılan karbür araçları tedarik
eden şirketin Rusya’dan getirilen
son teknoloji karbür araçları Türk
sanayi kuruluşlarına ulaştırmak
için Türkiye Cumhuriyeti
pazarına girmeyi planladığı
bildirilmiştir. Metaller, metalik
olmayan ve sert malzemelerin
işlenme, kaya delme, çeşitli yol
çalışmaları ve başka işlemler
için özel olarak tasarlanmış
olan 6000’den fazla ürünün HS
Sistem kodlarının 8209008000,
8207199001, 8207130000,
8207801900 olduğu ve ayrıca
müşterinin çizimlerine göre
gerekli aletleri üretme olanağının
da bulunduğu bildirilmiştir.
Söz konusu işbirliği teklifi
Birliğimize, T.C. St. Petersburg
Başkonsolosluğu Ticaret Ataşeliği
aracılığıyla iletilmiştir.
201400086
FİRMA ADI: RIZOLIN, LLC
Omsk, 644043, Krasniy put
street, 28 apt.
TEL: +7 (3812) 23-81-52
FAKS: +7 (3812) 23-55-57
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Voronina
Nadezhda, Accounting Officer
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, kendinden yapışkanlı,
124
EKONOMİK FORUM
su geçirmez çatı kaplama
malzemesi üreten bir
firmanın Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Makineler, ekipmanlar,
aletler, cihazlar ve ilgili
ürünler
ALMANYA
201400110
FİRMA ADI: SOLARWAY
Stuttgart - GERMANY
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Yakup Yenisu
SOLARWAY Firmasının
temsilciliğini yürüten
yurttaşımız, Türkiye’de lisanssız
elektrik üretimi yapmayı
planlayan ve Güneş Enerjisi
Santrali (GES) ile ilgili çalışma
yapacak kişi ve kuruluşlara
arazi ve çatıya kurulum için
aşağıda belirtilen koşulları
kapsayan uygun fiyat teklifleri
sunabileceklerini bildirmiştir:
10 yıl ürün garantisi, 5 yıl
evirici (inverter) garantisi, 25
yıl güç/başarı garantisi, araziye
doğu-batı yönünde kurulum,
10 yıl kuvvetli yağmurdan
dolayı kirlenme ve istenmeyen
otlara karşı özel koruma folyosu
garantisi, modüllerden eviriciye
kadar kablo döşenmesi, tesisin
topraklama hattı.
KUZEY KIBRIS TÜRK
CUMHURİYETİ
201400070
FİRMA ADI: Muslu Akgüney
Ankara caddesi no:114B Girne
Alsancak
TEL: +392 (82) 18422
FAKS: +392 (82) 11891
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Muslu Akgüney/
Direktör
Kıbrıs’ta uydu sistemleri,
elektronik sektörü, su deposu,
termosifon, su ısıtıcısı ve
güneş enerji paneli üreticisi
olan firma, demir doğrama,
ferforje işleri ve su tesisat
sistemleri alanlarında da hizmet
vermek istediklerini bildiriyor.
Diğer taraftan, firmanın
Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki
SFE Enterprises Ltd. adlı
aracı firması aracılığıyla her
sektörden ürünü Türkiye’ye
satmak istediklerini bildiriyor.
MISIR
201400112
FİRMA ADI: Egyptian Natural
Gas Co. (GASCO)
Ring Road, El Teseen Str. 5th
Settlement, New Cairo / Egypt
TEL: +202 (261) 71 510 / 11
FAKS: +202 (261) 71 514
e-posta: [email protected]
Mısır İstanbul Konsolosluğu
Ticaret Ofisi’nden alınan bir
yazıda, yerli ve endüstriyel
uygulamalarda kullanılan
bileşenlerin işlenmesi ve geri
kazanılması yanı sıra, ulusal
gaz şebekesinin yönetim,
operasyon, bakım, yenileme,
gelişim ve modernizasyon
işleri gibi gaz işleme ve dağıtım
alanında faaliyet gösteren
bir firmanın Türk firmalarla
bağlantı kurmak istediğini
bildiriyor.
ROMANYA
201400095
FİRMA ADI: Suceava Ticaret ve
Sanayi Odası
Universitatii Str 15-17 5800 Suceava
TEL: +40 (30) 52-15-06
FAKS: +40 (30) 52-00-99
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: ELENA ZAMCU/
Consultant Cameral
Suceava (Romanya) Ticaret
ve Sanayi Odasından alınan
bir yazının ekinde, Türkiye ile
işbirliği yapmak isteyen Roman
firmaların ihracat talepleri
gönderilmiştir. Ayrıntılar için
tıklayınız.
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
RUSYA
201400106
FİRMA ADI: RUSYA
FEDERASYONU TÜRKİYE
TİCARET TEMSİLCİLİĞİ
Atatürk Bulvarı, No.106,
Kavaklıdere / ANKARA
TEL: +90 (312) 4254690
FAKS: +90 (312) 4252090
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen
bir yazıda, havalandırma
ekipmanı üreticisi olan Medved
firmasının Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
201400071
FİRMA ADI: RUSYA
FEDERASYONU TÜRKİYE
TİCARET TEMSİLCİLİĞİ
Atatürk Bulvarı, No.106,
Kavaklıdere / ANKARA
TEL: +90 (312) 4254690
FAKS: +90 (312) 4252090
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen
bir yazıda, atık su artıma
sistemleri üreten ‘Ekolos’
firmasının Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Cumhuriyeti pazarına girmeyi
planladığı bildirilmiştir.
Metaller, metalik olmayan ve
sert malzemelerin işlenme,
kaya delme, çeşitli yol
çalışmaları ve başka işlemler
için özel olarak tasarlanmış
olan 6000’den fazla ürünün HS
Sistem kodlarının 8209008000,
8207199001, 8207130000,
8207801900 olduğu ve
ayrıca müşterinin çizimlerine
göre gerekli aletleri üretme
olanağının da bulunduğu
bildirilmiştir. Söz konusu
işbirliği teklifi Birliğimize, T.C.
St. Petersburg Başkonsolosluğu
Ticaret Ataşeliği aracılığıyla
iletilmiştir.
201400099
FİRMA ADI: ZAREM
362 Shovgenova st. Maykop,
385000, Republic of Adgea
Russia
TEL: +7 (8772) 570956
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Pshizov Sh. P.
General Director
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen
bir yazıda, dişli ünitesi
üreten ‘ZAREM’ firmasının
Türkiye ile işbirliği yapmak
istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Elektriksel makineler,
düzenekler, donanımlar ve
tüketim malzemeleri
RUSYA
201400076
FİRMA ADI: Center of energy
saving and innovations
technologies
89, Taganskaya street, office 8
TEL: +7 (343) 345-62-11
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, yenilikçi bir teknolojik
sistem geliştiren ve enerji
tasarruflu LED ışıklandırma
sunan bir firmanın, Türkiye’de
işbirliği yapabileceği firmalar
aradığı bildirilmiştir.
201400100
FİRMA ADI: PUMOS
17K Naugorskoe shosse, Orel,
302020, Russia
TEL: +7 (48) 62423434
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: V.Y.Putilin/
General Manager
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, aydınlatma araçları
üreten bir firmanın Türkiye
ile işbirliği yapmak istediği
bildirilmiştir.
Optik ve hassas ölçüm
aygıtları, saatler, eczacılık
ürünleri ve tıbbi tüketim
malzemeleri
AVUSTURYA
201400084
FİRMA ADI: TKH-Medical
GmbH
Haselgehr 141, 6651 Haselgehr,
Austria
TEL: +43 (5634) 6185
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Kayhan Ünüs
Ortopedik rehabilitasyon
sağlık gereçleri alanında çalışan
firmanın, ürünlerini satmak için
işbirliği yapabileceği firmalar
aradığı ve Türkiye’de genel
distribütörlük vermek istediği
bildirilmiştir.
RUSYA
201400062
FİRMA ADI: Aybolit 2000
201400075
FİRMA ADI: NAT, LLC (Yeni
Aşındırma Teknolojileri)
TEL: +7 (904) 552 10 53
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: İakov Evsyukov
Metal işleme, maden çıkarma
ve elmas sentezinde yaygın
olarak kullanılan karbür
araçları tedarik eden şirketin
Rusya’dan getirilen son
teknoloji karbür araçları
Türk sanayi kuruluşlarına
ulaştırmak için Türkiye
EKONOMİK FORUM
125i
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
Santrali (GES) ile ilgili çalışma
yapacak kişi ve kuruluşlara
arazi ve çatıya kurulum için
aşağıda belirtilen koşulları
kapsayan uygun fiyat teklifleri
sunabileceklerini bildirmiştir:
10 yıl ürün garantisi, 5 yıl
evirici (inverter) garantisi, 25
yıl güç/başarı garantisi, araziye
doğu-batı yönünde kurulum,
10 yıl kuvvetli yağmurdan
dolayı kirlenme ve istenmeyen
otlara karşı özel koruma folyosu
garantisi, modüllerden eviriciye
kadar kablo döşenmesi, tesisin
topraklama hattı.
Russia, 603108, Nizhny
Novgorod, Elektrovoznaya St. 7
TEL: +7 (831) 417-89-98
FAKS: +7 (831) 468-86-60
e-posta: direct @aybolit2000.ru
Yetkili Kişi: Vyacheslav Ilyin/
Director
Hastane mobilyası üreten firma,
ürünlerini satmak için Türk
firmalarla bağlantı kurmak
istediğini bildiriyor.
201400064
FİRMA ADI: LenOm LCC
646905 Russia, Omsk region,
Kalachinsk, Cherepova st. 79-A
TEL: +7 (3812) 94-84-66
FAKS: +7 (3815) 21-770
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, nanoteknolojileri
kullanarak pamuktan üretilmiş
pansuman malzemeleri
üreten Lenom firmasının
Türkiye ile işbirliği yapmak
istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
FEDERASYONU TÜRKİYE
TİCARET TEMSİLCİLİĞİ
Atatürk Bulvarı, No.106,
Kavaklıdere / ANKARA
TEL: +90 (312) 4254690
FAKS: +90 (312) 4252090
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, Voronejmedsteklo
firmasının yüksek kalite ilaç
şişeleri üretme projesinde
Türkiye ile işbirliği yapmak
istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
126
EKONOMİK FORUM
201400101
FİRMA ADI: Diastam
Russia, 634028, Tomsk, st.
Karpova 23/1
TEL: +7 (8) 382242-73-31
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Vladimir Khudoley
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, ağız bakım ürünleri
üreten bir firmanın Türkiye
ile işbirliği yapmak istediği
bildirilmiştir.
e-posta: [email protected]
Enerji ve inovasyon
(yenileşimci) teknolojileri
alanında faaliyet gösteren firma,
Türk firmalarla işbirliği yapmak
istediğini bildiriyor.
İnşaat işleri
MISIR
201400113
FİRMA ADI: Egyptian Natural
Gas Co. (GASCO)
Ring Road, El Teseen Str. 5th
Settlement, New Cairo / Egypt
TEL: +202 (261) 71 510 / 11
FAKS: +202 (261) 71 514
e-posta: [email protected]
Mamul ürünler, mobilya, el
işleri, özel amaçlı ürünler
ve bunlarla ilgili tüketim
maddeleri
RUSYA
201400063
FİRMA ADI: Aybolit 2000
Russia, 603108, Nizhny
Novgorod, Elektrovoznaya St. 7
TEL: +7 (831) 417-89-98
FAKS: +7 (831) 468-86-60
e-posta: direct @aybolit2000.ru
201400082
FİRMA ADI: RUSYA
Hastane mobilyası üreten firma,
ürünlerini satmak için Türk
firmalarla bağlantı kurmak
istediğini bildiriyor.
RUSYA
201400061
FİRMA ADI: LLC Center of
Energy saving and innovative
technologies
61, Komsomolskaya street,
office 211, Ekaterinburg,
620078, Russia
TEL: +7 (343) 345-62-11
Yetkili Kişi: Vyacheslav Ilyin/
Director
Elektrik, gaz, nükleer enerji
ve yakıtlar, buhar, sıcak su ve
diğer enerji kaynakları
ALMANYA
201400111
FİRMA ADI: SOLARWAY
Stuttgart - GERMANY
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Yakup Yenisu
SOLARWAY Firmasının
temsilciliğini yürüten
yurttaşımız, Türkiye’de lisanssız
elektrik üretimi yapmayı
planlayan ve Güneş Enerjisi
Mısır İstanbul Konsolosluğu
Ticaret Ofisi’nden alınan bir
yazıda, yerli ve endüstriyel
uygulamalarda kullanılan
bileşenlerin işlenmesi ve geri
kazanılması yanı sıra, ulusal
gaz şebekesinin yönetim,
operasyon, bakım, yenileme,
gelişim ve modernizasyon
işleri gibi gaz işleme ve dağıtım
alanında faaliyet gösteren
bir firmanın Türk firmalarla
bağlantı kurmak istediğini
bildiriyor.
İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ
ROMANYA
201400097
FİRMA ADI: Suceava Ticaret ve
Sanayi Odası
Universitatii Str 15-17 5800 Suceava
TEL: +40 (30) 52-15-06
FAKS: +40 (30) 52-00-99
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: ELENA ZAMCU/
Consultant Cameral
Suceava (Romanya) Ticaret
ve Sanayi Odasından alınan
bir yazının ekinde, Türkiye ile
işbirliği yapmak isteyen Roman
firmaların ihracat talepleri
gönderilmiştir. Ayrıntılar için
tıklayınız.
RUSYA
201400072
FİRMA ADI: RUSYA
FEDERASYONU TÜRKİYE
TİCARET TEMSİLCİLİĞİ
Atatürk Bulvarı, No.106,
Kavaklıdere / ANKARA
TEL: +90 (312) 4254690
FAKS: +90 (312) 4252090
e-posta: [email protected]
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen
bir yazıda, atık su artıma
sistemleri üreten ‘Ekolos’
firmasının Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Atatürk Bulvarı, No.106,
Kavaklıdere / ANKARA
TEL: +90 (312) 4254690
FAKS: +90 (312) 4252090
201400085
FİRMA ADI: ROSSIMA Ltd.
199155, St. Petersburg,
Morskaya Naberejnaya, 35, Bina
6, Lit. A, 34-H ofisi
TEL: +7 (812) 320 71 17
FAKS: +7 (812) 331 03 00
e-posta: [email protected]
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Vitaliy
KREKHOVETSKİY / Genel
Müdür
St. Petersburg’da sanayi tesisleri
ve konut inşaat sektöründe
faaliyet gösteren ve otoyol
inşası alanında yenilikçi bir
yapı teknolojisi geliştirdiği
ifade edilen firmanın Türk
şirketleriyle işbirliği yapmak
istediği bildirilmiştir. Söz
konusu işbirliği teklifi, T.C. St.
Petersburg Başkonsolosluğu
Ticaret Ataşeliği aracılığıyla
Birliğimize iletilmiştir. Şirketin
başvuru yazısının Türkçe
tercümesini incelemek için
tıklayınız.
Onarım, bakım ve montaj
hizmetleri
RUSYA
201400073
FİRMA ADI: RUSYA
FEDERASYONU TÜRKİYE
TİCARET TEMSİLCİLİĞİ
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen
bir yazıda, atık su artıma
sistemleri üreten ‘Ekolos’
firmasının Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
ilgilenenlerin kendilerine
de başvurabilecekleri
belirtilmektedir.
Mimarlık, inşaat, hukuk,
muhasebe ve işletme
konularında hizmetler
BREZiLYA
201400105
FİRMA ADI: VEDAT MUTLU
11 Qd.02 LT: 20 SETOR SUL
CEP:77.270.000 TAQUARALTO
- PALMAS - TO - BRASIL
TEL: +55 (63) 92026263
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Vedat Mutlu
Yıllardır Brezilya’da yatırım ve
öncesi için araştırmalar, pazar
araştırması ve pazarlama ile
ilgili diğer çalışmalar, gümrük
mevzuatı vb. konularda
çalışmalar yapan yurttaşımız;
Brezilya pazarında ticari
faaliyette bulunmak, işyeri,
şube, temsilcilik açmak, fabrika/
üretim tesisi kurmak, yatırım
yapmak, dağıtımcı ağı kurmak,
ithalat-ihracat vs. ile uğraşmak
isteyen ve yerel yönetimlerle,
diğer devlet kuruluşları ve
yerel piyasada faaliyet gösteren
her alandaki şirketlerle temas
kurmak isteyen firmalarımıza
yardımcı olacağını bildirmiştir.
Vedat Mutlu ile vedatmutlu06@
hotmail.com e-posta adresinden
de bağlantı kurulabilir.
Petrol ve gaz endüstrisi ile
ilgili hizmetler
MISIR
201400114
FİRMA ADI: Egyptian Natural
Gas Co. (GASCO)
Ring Road, El Teseen Str. 5th
Settlement, New Cairo / Egypt
TEL: +202 (261) 71 510 / 11
FAKS: +202 (261) 71 514
e-posta: [email protected]
Mısır İstanbul Konsolosluğu
Ticaret Ofisi’nden alınan bir
yazıda, yerli ve endüstriyel
uygulamalarda kullanılan
bileşenlerin işlenmesi ve geri
kazanılması yanı sıra, ulusal
gaz şebekesinin yönetim,
operasyon, bakım, yenileme,
gelişim ve modernizasyon
işleri gibi gaz işleme ve dağıtım
alanında faaliyet gösteren
bir firmanın Türk firmalarla
bağlantı kurmak istediğini
bildiriyor.
201400080
FİRMA ADI: Tomat
Karl Marx-St., 80 Voronezh,
394036
TEL: +7 (473) 261-00-57
e-posta: [email protected]
Yetkili Kişi: Igor Lotkov/
Director
Rusya Federasyonu Türkiye
Ticaret Temsilciliği’nden
Birliğimize gönderilen bir
yazıda, Tomat firmasının
sera kompleksinin inşaatı
projesinde Türkiye ile işbirliği
yapmak istediği bildirilmiştir.
Temsilcilik yazısında,
EKONOMİK FORUM
127i
SELECT NEWS
ECONOMIC FORUM
Hisarcıklıoğlu elected as B-20 Turkey President
Preparations are underway as
Turkey will be hosting the B-20
(Business20) Summit as a part of its
G-20 term presidency next year. The
B-20 Turkey Executive Council has been
formed by the government, comprised
of prominent members of the business
community in order to direct the
efforts for the B-20 Summit, which will
aid in promoting Turkey.
The Union of Chambers
and Commodity Exchanges of
Turkey (TOBB) President M. Rifat
Hisarcıklıoğlu has been elected as
the President of the B-20 Turkey
Executive Council. B-20 Turkey
Executive Council President will work
together and cooperate with the G-20
Steering Committee throughout the
preparations for the term presidency
and the term presidency.
overseas investments and cooperation,
aiming to increase living standards and
prosperity.
Since its founding, ICC has grown
to acquire thousands of members in
over 130 countries, representing the
business community at the highest
level as a “Business World Organization”.
The organization represents private
enterprise at the global platform with all
of its sectors. The ICC seeks solutions to
problems concerning the business world
at the UN, WTO, OECD, G20 and other
international arenas and generates policy.
ICC in 10 topics
The foundations of the International
Chamber of Commerce (ICC) were laid
by foresighted business people down
during an international conference
taking place in Atlanta, USA, in 1919 with
the goal of bringing balance to economy
following the upheavals of WWI and
rectify the negative effects of war on
international commerce. In 1920, the first
president elected for the organization,
headquartered in Paris, was the French
Trade Minister Etienne Clemental.
Stating that trade is the most important
factor in ensuring peace and prosperity,
founders of the ICC called themselves
the Merchants of Peace. Since then
ICC has supported international trade,
128
EKONOMİK FORUM
Ô Mehmet Baybulat AŞETEY
TOBB Bilgi Erişim Uzman Yardımcısı
The business world targets Italy
Foreign Economic
Relations Council (DEİK)
Turkey – Italy Business
Council held the “Target
Italy, Invest in Italy”
meeting as a part of the
“Destinazione Italia” project
which aims to draw in foreign
investment into Italy on
April 16th, 2014, in İstanbul,
held in cooperation by the
Italian Embassy and the
Italy Investment Agency
Invitalia. Attending the meeting were TOBB/DEİK President M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, DEİK Turkish – Italian Business Council President
Zeynep Bodur Okyay and Italy’s Ambassador to Ankara Gianpaolo
Scarante as well as many Turkish and Italian businesspeople.
During his speech at the meeting, TOBB/DEİK President M. Rifat
Hisarcıklıoğlu said, “The lifting of the transportation quota and mutual
deregulation of transportation will render the economic relations between
us very strong.”
Crossroads of life-long
alumni status: TOBB ETÜ MED
The Union of Chambers and
Commodity Exchanges of Turkey
University of Economics and
Technology Alumni Association
(TOBB ETÜ MED) was established in
2008 yılında kuruldu. Established
in order to keep the TOBB ETÜ
community together and to enable
the alumni to continue their
relationships with the university,
TOBB ETÜ MED’s Board of
Directors is comprised of 5 alumni.
TOBB ETÜ School of Economics
and Administrative Sciences,
Department of Business 2008
graduate Burak Tolga Terzi is the
current President of the TOBB ETÜ
MED Board of Directors.
Speaking in regards to TOBB
ETÜ MED’s aim, activities and
future goals Terzi said, “The goal
of our activities is to contribute
to the social, cultural, sportive,
occupational and scientific aspects
of the lives of our members as well
as increasing solidarity among
them, create job opportunities
- acting as a bridge between
the students, alumni and the
university.”
YOİKK 2014-2015
Action Plans
announced to the
public
The Coordination Council
for the Improvement of
Investment Environment
in Turkey (YOİKK aims to
rationalize the regulations on
investments in Turkey, develop
policies by determining the
necessary arrangements that will
enhance the competitiveness of
the investment environment,
generate solutions to the
administrative barriers
encountered by the domestic
and international investors in all
phases of the investment process
including the operating period.
The Union of Chambers
and Commodity Exchanges of
Turkey (TOBB) is a member of
YOİKK which was established
in accordance to a Ministerial
Council decision made on
December 11th, 2011. All public
institutions and the private
sector (TOBB, TÜSİAD, TİM,
YASED) are represented on the
YOİKK platform.
YOİKK’s most recent action
plans, the first of which was
formed in 2007, were announced
to the public during a meeting
on July 3rd 2014 presided
by Economy Minister Nihat
Zeybekçi. TOBB President M.
Rifat Hisarcıklıoğlu said, “If we
are to achieve our 2023 goals we
must enact YOİKK’s action plans
with all due haste.”
EKONOMİK FORUM
129i
SELECT NEWS
ECONOMIC FORUM
İSO 500 list announced,
TÜPRAŞ still no. 1 in Turkey
EU-Turkey Customs
Union has increased trade
but needs reinforcement
The latest iteration of the
study conducted by the İstanbul
Chamber of Industry (İSO) every
year for the last 46 years to
determine the 500 largest industry
establishments in Turkey was
announced to the public in June
23rd, 2014. According to the study
acting as a mirror for Turkey’s
economy, Turkey Petroleum
Refineries Inc. (TÜPRAŞ) with
its 39.7 billion TRY in production
sales, is in the first place among
500 large industry establishments.
Production sales of the 500 largest
industry establishments increased
by 8.3%, reaching 383 billion
TRY while 0.7% drop in exports
brought the volume back to 63.3
billion USD.
İSO Board Chairman Erdal
Bahçıvan, announcing the results
of the study with Vice Chairs
Adnan Dalgakıran and İrfan
Özhamaratlı, stated that according
to the study, the 500 largest
industry establishments of Turkey
had increased net sales by 7.4% in
regards to 2014, reaching 454.99
billion TRY.
Financed by the European
Commission and prepared by the World
Bank experts, the EU – Turkey Customs
Union Assessment Report, the results of
the Customs Union since the time was it
was started in almost the 20 year span
of time since it had gone into effect are
reviewed. According to the report a Free
Trade Agreement would decrease EU’s
Turkey exports by 7.2% and Turkey’s
EU exports by 4.2%. Additionally,
despite the fact that bilateral trade has
increased, due to the changes in global
economics the Customs Union must
address new issues. In this regard, it is
necessary to extend trade regulations
which cover most industrial products
specific to the Customs Union to
agriculture and service industries as well
as making parallel negotiations to FTAs
with third countries official.
Hisarcıklıoğlu urges EU and Customs Union to
“prevent unfair competition”
Attending the
announcement
meeting of the TurkeyEU Customs Union
Assessment Report
in İstanbul were
TOBB President and
Eurochambres Vice
President M. Rifat
Hisarcıklıoğlu, EU
Turkey Delegation Vice
Representative Bela
Szambodi, World Bank
Turkey Director Martin
Raiser, Economy Ministry
130
EKONOMİK FORUM
EU General Director
Murat Yapıcı and many
representatives of the
business world.
Giving the opening
speech of the meeting
TOBB President and
Eurochambres Vice
President M. Rifat
Hisarcıklıoğlu stated that
the Customs Union of
Turkey and the EU was
founded 18 years ago,
in 1996, the scope of
which was agreed upon
via a Partnership Council
decision and went on:
“The Customs Union
is a phase of Turkey – EU
partnership relationship.
It is the end of the
transitional process as
defined in the Ankara
Agreement in regards
to full membership.
Unfortunately this ‘end’
has failed to end, and the
Customs Union, designed
to be just one phase, has
lasted almost 20 years.”
Download

KÜRESEL EKONOMİYE YÖN VERENLER