Sözlü ve Sözsüz
İletişim Semineri
Geçinmek
İnsanlarla geçinmek ;
Onları anlamaya çalışmak,
Sorunlarına yakınlaşmak,
İncinmeye ve sıkıntıya neden
olmayacak biçimde iletişim kurabilmek.

Uzlaşma
Barış için herhangi bir bedel ödemek öz
saygımıza zarar verir.
Pek çok anlaşmazlık yalnızca uzlaşmayla
çözümlenebilir ve bazen biraz ödün vermek
yerindedir.

Garip Bir Top
Beğensek de beğenmesek de, hepimiz
uzayda bu garip topun üzerine yerleştirilmiş
durumdayız.
 Yeni arkadaşlıklar oluşturarak,
Halihazırda varolan bağları daha da
sağlamlaştırarak,
Bizi yaralayanlara karşı hiçbir kin
beslemeyerek,
İnsanlarla dostça ilişkiler kurabilirsek,
bu gezegendeki zamanımızı çok daha keyifli
geçirebiliriz.

En Önemli Ders
Belki de hayatta öğreneceğimiz en önemli ders:
Pek çok insanın;
Altyapı
Kişilik
Dış görünüş
açısından kendimizden farklı olduğu ve bu
farklılıklara karşı hoşgörülü olmamız gerektiğidir. 
Kariyer
İnsanın kariyeri ;
Teknik bilgi eksikliğinden,
İnsan ilişkilerindeki yetersizliklerden
zarar görür.
İstediğimiz sonuçlara ulaşmak konusunda
çoğumuz başka insanlara bağımlıyızdır. 
Tavır
Ruhsal durumumuzu başkalarına iletmek
için kullandığımız yoldur.
Her şeyin başlangıç noktası olan beyninizin
içinde tavır, bir zihinsel değişiklik durumudur.
Zihinsel olarak olaylara nasıl baktığınızı
gösterir.
Bilinçli olarak saklanan inançlar ya da
görüşlerdir.
Olumlu ya da olumsuzdurlar.

İyimser olduğunuz ve başarılı sonuçlar
almayı beklediğinizde olumlu bir tavır
sergilersiniz.
Duygular tarafından yönetilir ya da en
azından içlerinde bir duygu öğesini
barındırırlar.
Harekete geçmemize neden olurlar. 
Kameranın iş yerinize odaklanması ;
Kendinizi geliştireceğiniz
Bir şeyler öğreneceğiniz
Kariyer hedeflerinize biraz daha yaklaşacağınız
Bir parça da eğleneceğiniz
bir ortam olarak bakabileceğiniz gibi...

Girişinizden çıkışınıza kadar katlanmanız
gereken bir sıkıntı kaynağı olarak da
bakabilirsiniz.
İşinizin ve kariyerinizin resmini kendi
istediğiniz gibi çekebilirsiniz.

Olumlu Tavır
İşinize ve çevrenizdeki insanlara daha şevkle
yaklaşırsınız.
Daha çok üretebileceğiniz bir durumda
olursunuz.
Kişiliğinizden olabildiğince yararlanırsınız. İş
arkadaşlarınıza da sizinle ilişki kurmak daha
kolay gelir ve bu ilişkiyi uzun süre canlı ve
sağlıklı tutmak için ellerinden geleni yaparlar. 
Olumlu Tavır Ne Gibi
Davranışları İçerir ?
Kilit sözcükler ve deyimler ;
Yargılamayan
Kendisini ve olayları kontrol edebilen
Yapıcı düşünmeyi ve planlamayı bilen
Değişimle başa çıkabilen ve değişimi
yönetebilen
Yukarıda sayılan davranışları yerine
getirirken iyi iletişim kurabilen
İyimser

Yargılamayan
Başka insanların kötü yönlerinden çok,
iyi yönlerini görmeye ve kötü durumlardan
olabilecek en iyi sonuçları çıkarmaya
eğilimlidirler.
Olumlu insanlar başkaları hakkında
konuşarak zaman harcamaktansa sorunlara
nasıl çözüm bulunacağı ve işlerin nasıl
yürüyeceği hakkında konuşmayı tercih
ederler.

Kendisini ve Olayları
Kontrol Edebilen
Olumlu tavır sahibi insanlar kendilerine ve
yeteneklerine güvendiklerini gösterirler.
Ancak bu, onların çevrelerindeki herkesi ve
her şeyi yönetmek ve onlar üzerinde güç
kullanmak isteyen birer diktatör olma hevesi
taşıdıkları anlamına gelmez.

Yapıcı Düşünmeyi ve
Planlamayı Bilen
Yönetim becerileri açısından ;
Yeni fikirler
Yeni çözümler
Yeni stratejiler üretebilmek
Zorluklarla başa çıkabilmek

Değişimle Başa Çıkabilen ve
Değişimi Yönetebilen
Onlar için değişim ;
Yeni anları keşfetme,
Yeni deneyimler yaşama
Olanaklarının sınırlarını genişletme
fırsatlarını temsil eder.

Olumlu insanların değişimle kolayca başa
çıkabilmelerinin yolu;
Kendilerine ve koşullara uyum sağlama
Başa çıkma
Farklı durumlarda becerilerini gerektiği gibi
kullanabilme
yeteneklerine güvenmeleridir.

İyi İletişim Kurabilen
Tavırlarımız, ancak onları başkalarına
ilettiğimiz ölçüde fark edilebilir.
Eğer insanlar hiç bir şey yapmasaydı,
konuşmasalardı, sözsüz mesajlar vermeselerdi
tavırlarının ne olduğunu bilmek olanaksız olurdu.
Etkili iletişim, olumlu tavrın vazgeçilmez bir
parçasıdır.

İyimser
İyimser olmak ;
Neşeli
Canlı
Olayların iyi tarafını gören
Gelecek günlerin daha iyi olacağı konusunda
umut besleyen kişi olmak demektir.

Olumlu Tavrın
Sağladığı Yararlar
Kendiniz için,
Yönettiğiniz insanlar için,
Sizi yöneten insanlar için,
Müşterileriniz, potansiyel
müşterileriniz ve yaptığınız işleri
eleştirenler için yararlar sağlar.

Sizin Açınızdan Yararları
Yönetici olarak daha etkili hale gelirsiniz
Kendinizi daha iyi hissedersiniz
Kariyerinizden beklentileriniz artar

Yönettiğiniz İnsanlar
Açısından Yararları
Elemanlarınız daha iyi bir yönetici ile çalışma
şansını bulurlar.
Birlikte daha verimli çalışırlar.
Şevkle çalışıp kendilerini geliştirebilecekleri
bir ortam hazırlamış olursunuz.
Çalışmaktan hoşlanan, kendilerine örnek
alabilecekleri iyi bir model oluşturursunuz. 
Sizi Yönetenler
Açısından Yararları
İşlerin şirket / kurum politikasına uygun
yürütülmesi konusunda yöneticiniz size
güvenebileceğini bilecektir.
Sonuçta onların sorumlu olduğu ürünün ya da
hizmetin kalitesi ve verimliliği artacaktır.
Çözülmesi gereken daha az sorun olacak, zarar
vermenizi önlemek için harcayacakları zamanı
ortak ve yapıcı işler için kullanabileceklerdir. 
Özellikle kuruluşun hedeflerine ulaşması
daha da kolaylaşacaktır.
Yönetim, yalnızca nezaret etmek anlamına
gelmeyecek, kalite yönetimi haline
dönüşecektir.

Müşterileriniz, Potansiyel
Müşterileriniz ve Yaptığınız İşleri
Eleştirenler Açısından Yararları
Hepimiz, doğrudan ya da dolaylı olarak
insanlara bir ürün veya hizmet sunma çabası
içindeyiz.
Müşteriler en geniş anlamda sizin
sürdürdüğünüz çabaların diğer ucunda
bulunanlardır.
Yani, sizin ürettiğiniz ürünü ya da sunduğunuz
hizmeti alanlar veya sizin satış yaptığınız
insanlardır.

Olumlu Tavır Sahibi Olma
Konusunda Beş Altın Kural
Profesyonel olun
Vizyon sahibi olun
Formda olun
a. Dinlenme
b. Sağlıklı beslenme
c. Egzersiz
Adil olun
Ekip çalışmasına önem verin 
Ekip Çalışmasına
Önem Verin
Etkili ve düzgün çalışan bir ekibin özellikleri ;
Ekip üyelerinin tümü ekibin hedef ve amaçları
ile yakından ilgilidir ve kendilerini sürecin bir
parçası olarak görürler.
Ekibin amacı ekip üyeleri tarafından
onaylanmıştır.

Ekip üyeleri birbirlerini dinler.
Yapıcı düşünce desteklenir.
Anlaşmazlıkların üzerine gidilir, üstü örtülü
olarak sürüp gitmesine izin verilmez.
Önemli stratejik kararların çoğu ekip üyelerinin
oy birliği ile alınır.
Eleştiriler her zaman yapıcı niteliktedir, kişiler
değil konular üzerinde durulur.

Ekip üyeleri kendilerinin ekipteki rolleri ve
sorumluluklarının ne olduğunu iyi bilirler.
Liderlik, insanların uzmanlığına ve bilgisine
göre el değiştirebilir.
İlerlemelerin değerlendirilmesi ekibin
hedeflerine ulaşma süreci içinde kabul edilen
ve istenilen bir olaydır.

Bir başkası bana şunları
yaptığında üzülürüm:
Başkalarının da olduğu bir toplulukta beni
önemsemez görünürse
Bana verdiğini düşündüğüm bir sözünü
tutmazsa
Öğrenmeye hakkım olduğunu düşündüğüm
bir bilgiyi benden saklarsa
Benimle olan randevusunu iptal ederse
Beni can kulağıyla dinlemezse
Bir başkası ile daha çok ilgilenirse

Sonuç olarak ;
Bir çoğumuz kötü niyetle yapılmamış ufacık
bir hareket yüzünden önemli bir ilişkimizin
bozulmasına göz yummuşuzdur.
Yukarıdakilere benzer durumlarla başa
çıkmanın en iyi yolu, ya sizin olayı yanlış
değerlendirmiş olabileceğinizi düşünmek ya da
konuyu açıkça konuşarak kara bulutları
dağıtmaktır.

“Kötülüğün kazanması için gerekli olan tek
şey iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır.”
Edmund Burke
Konuşmak
Her ne kadar hepimiz zaman zaman karşı
koyuşlarımızı ve hatta öfkemizi ifade etmeliysek
de, esas olan kişisel ilişkilerimizde birbirimizi
anlama arayışıdır.
Belki de en önemli gereklilik diğer insanlarla
özdeşleşmeye çalışmak, onların sorunlarına
sempatiyle yaklaşmaktır.
Haksızlığın karşısında güçlüce dikilmek
gerektiğini de göz ardı edemeyiz.

Sözcükler ve Cümleler
Tüm sohbetlerimizde kastettiğimiz anlamı ifade
edebildiğimizden emin olmaya çalışmalıyız.
Düşüncelerinizi duruş ve jestler ile ortaya
koymadığınız sürece en iyi seçilmiş sözcükler
bile yanlış yorumlanmaya açık olacaktır.

Seçtiğiniz sözcüklerin değerini ve etkisini
kendinize göre değil de başkalarının algılama
biçimine göre değerlendirmeniz çok önemlidir.
Anlaşılmayan sözcük kullandığınızda
dinleyici dinlemekten vazgeçer.

Etki oluşturan sözcükler ;
Kesinlikle, açıkça, tek seçenek, başta gelen,
mükemmel sonuç, özellikle, hemen vb.
Bazı sözcükler hiç düşünülmeyen duyguların işin
içine girmesine yol açarlar.
Fakat kelimesinin yerine ancak veya yine de
kullanılması

Doğrudan, Güvenli İletişim
Güvenli iletişim;
Kendinizi açık, özlü, doğrudan ve dürüst bir
biçimde ifade etmek demektir.
Karşınızdaki insanın eğitimini, statüsünü ve
sosyal konumunu dikkate alıp onun anlayacağı
dilden konuşulmalı.
Asla kendinizin ne kadar kibar ve üstün
olduğunuzu gösterecek dilden konuşulmamalı. 
Etkin ve güvenli bir iletişimde tonlama ve
konuşma şekline dikkat edilmeli.
Karşınızdakilere ne düşündüğünüzü ya da ne
hissettiğinizi tam olarak söyleyin
Kişilerle değil sorunlarla uğraşın
Genelleme yapmayın, o andaki sorun ile
ilgilenin

Gereğinden fazla açıklama yapmayın
Mesajınıza sahip çıkın
Kendinize karşı dürüst olun ve gerçekten ne
hissettiğinizi güvenli bir biçimde ifade edin.
Açık, özlü ve yapıcı sözcükler güvenli davranış
tarzının olmazsa olmaz parçalarıdır.

Gereğinden fazla özür dilemeyin
Dinleyicinin ilgisini sürekli kılmak
istiyorsanız konuşmanız gölge ve aydınlık
arasında gidip gelmelidir.
Tanışma sırasında önceden bilmediğiniz
kişilerin isimlerini dikkatle dinleyiniz. 
Dinlemek
İyi bir dinleyici olabilmek için ;
Kaynaktan gelen her türlü ileti arasından
hangisini seçeceğinizi bilin.
Bakışlarınız, baş sallamanız, jest ve
mimiklerinizle dinler gözükmeyin ya da
kaynaktan gelen iletilerin yüzeyinde kalmayın.
Kaynağın verdiği iletiyi gözlerine, yüzüne
bakarak
izleyin;
sözlerini,
mimiklerini,
hareketlerini bir bütün olarak algılamaya ve
çözmeye çalışın.

Karşınızdakini dinlerken zaman zaman sözlü
olarak, “Anlattıklarınızı dikkatle izliyorum”,
“Anlamak için dikkat ediyorum” biçiminde geri
iletişimi kolaylaştıracak bilgiler verin.
Kaynağın bilgi aktardığı, ileti verdiği süre
içinde dinleyici olarak kalın. Yalnız kaynaktan
gelen iletilerde çözülmeyen bölümler varsa,
düşünce ve mantık sürecini cevabı hazırlamak
için işletmeyin. Önce iletilerin tam olarak
çözülmesi için harcayın.

Kaynağın aktardığı bilgi, ortaya koyduğu
önerileri onaylayıp onaylamadığınızı konuşma
bittikten sonra açık olarak belirtin.
Karşınızdakini dinlerken alay eden,
küçümseyen, küçük düşüren, kötüleyen mimikler,
jestler ya da sözcükler kullanmayın.

Konuşanın açığını yakalamak, kişiliğinizin
gücünü ve üstünlüğünü göstermek amacıyla
tuzak kuran bir dinleyici olmayın.
Kaynaktan gelen tüm iletileri kendinize
yöneltilmiş bir saldırı olarak kabul etmeyin.
Hemen savunmaya geçmeyin. Bu tür iletişimler
kaynakta ya da alıcıda kaçma ya da saldırma
biçiminde davranışları oluşturan savunma
düzenlerinin işlerlik kazanmasına yol açar.

Beden Dili
İletişimle oluşturulan etkinin;
Söylenen sözcükler (kelimeler)
%7
Ses tonu (tonlamalar)
% 39
Konuşma dışı davranışlar (görsel)
% 54
Bu çok şaşırtıcı bir istatistik gibi görünebilir.
Doğru şeyi söyleyen ancak bunu yeterince iyi ifade
edemeyen biriyle hiç konuştunuz mu?
“Afiyet olsun” derken cümleyi günde binlerce
kez tekrarladığını hissettiren bir ses tonu kullanan
bir garson olabilir.
Anlattıklarınızı anlayıp anlamadığını sorduğunuz
bir elemanınızın karışık bir yüz ifadesiyle ve titrek
bir sesle anladığını söylemesi de örnek olabilir. 
Telefonda konuşan kişi sözcüklere ve
tonlamaya mahkum kalacaktır, çünkü mesajını
iletebilmesi için başka yol yoktur.
Telefonda satış yapan kimselere ve telefon
santrallerinde çalışanlara, telefonda müşterilerle
konuşurken gülmeleri öğretilir.
 Bazen, telefonda birine yol tarif ederken,
ahizeyi kulağınızla omzunuzun arasına sıkıştırıp
yönleri elinizle gösterdiğiniz olur.

Tam olarak oturuş biçimimiz, bir mesaj iletir.
Hem ruhsal hem fiziksel olarak dinlenmek işin
sırrıdır; eldeki konuya zihnimizi tümüyle vererek
zihnimizi dinlendirdiğimiz gibi bedenimizi de
dinlenmeye teşvik etmeliyiz.
Sohbet açısından, dinlenmiş kaslar zihnin de
rahatlamasını sağlar.
Dinlerken kendinizi kontrol edemeyecek kadar
yorgun hissediyorsanız; açıklayın ve özür dileyin. 
Yüzünüzdeki ifade ;
Konuşulanlara uygun,
Dikkatli
Duyarlı olmalıdır.

Arada bir göz temasını kesmeniz gerekir,
çünkü sürekli bakmak karşıdakini rahatsız
edebilir ve agresif bir davranış olarak
görülebilir.
Dinleme süresinin çoğunda gözlerinizi
kaşlarla burun arasında kalan hayali üçgende
tutun.

Başınızı sallamak, karşınızdakini dinlemeye
devam ettiğinizi ve konuşmayı sürdürmesinde
sakınca olmadığını gösterir.
Elleriniz ile yüzünüzün ilişkileri de konuşanın
sözlerinin nasıl algılandığının iyi bir
göstergesidir.

Duyguları karşınızdaki insana belli
etmek için ellerinizle yüzünüzü
nasıl kullanırdınız?
Samimi bir ilgi;
El yumruk biçiminde dudaklara dayalı, belki
beraberinde dikkatli bir yüz ifadesi ve başın
onaylar biçimde öne doğru eğilmesi
Kuşkulanma;
İşaret parmağı dudakların, diğer parmaklar
çenenin üzerinde ya da kulağın çekilmesi

Sıkıntı;
Çenenin yumruk şeklindeki ele dayanması
Aklınızın karışması ;
Alnın ovuşturulması

Sıkılmış bir pozisyon alın, bir süre sonra
gerçekten sıkılacaksınız. Omuzlarınızı düşürün,
bir kaç kez ah’layın, parmak eklemlerinizi ısırın,
çok geçmeden ruh halinizin kötüleşeceğini ve
gerilmeye başladığınızı hissedeceksiniz.
Kendinizi rahat hissetmeseniz bile aynada diğer
insanlara ya da kendinize gülümseyin, moraliniz
yükselmeye başlayacaktır.

Konuşma sırası size geldiğinde göz temasını
sürdürmenin çok daha zor olduğunu görürsünüz.
Bunun nedeni de arada bir uzaklara, nötr bir
noktaya bakarak düşüncelerinizi toparlama ve
doğru sözcükleri arayıp bulma ihtiyacıdır.
Göz teması iletişimimizin etkisini arttırır, mesaj
önemli ise göz temasını da arttırın. Düzenli olarak
dinleyiciye bakmak onun konsantrasyonunu
arttırır ve konuşmanın sınırları içinde kalmasını
sağlar.

Kaşların hafifçe çatılması, akıllarının karıştığını
ya da söylediklerinizi tam olarak anlamadıklarını
veya devam etmeden önce giderilmesi gereken bir
anlaşmazlık olduğunu gösterebilir.
Kaşların çatılmasına eşlik eden bir yüz
buruşturma uzun süredir ara vermeden
konuştuğunuzu ve artık sıranın karşı tarafa
geldiğini anlatabilir.

Etkin bir iletişim için ;
Sözcükler
Konuşma tarzı
Beden dili uyum içinde olmalıdır.

Agresif Beden Dili
Tipik agresif duruşta eller kalçaların
üzerinde, dirsekler dışa açık, dik (boyunuz tüm
haşmetiyle ortaya çıkacak şekilde) bir durum
alırsınız.
Yüzdeki tüm kaslar gerilir.
Ağız çevresi gergindir ve ne anlama geldiği
belli olmayan bir gülümseme vardır, gözler bu
gülümsemeye katılmaz, katı bir ifade ile
bakarlar.

Bazı kişilerde dişlerin sıkılmasından dolayı
çene kasları hareket halindedir ki bu da
agresifliğin bir göstergesidir.
Gözler kısılmış ve dik dik bakıyor olabilir.
Karşı tarafı daha aşağı bir konuma düşüren her
davranış agresiftir.

Yüzde renk değişmesi de olabilir, çünkü agresif
davranış kan basıncını yükseltir.
Hareketler gergin ve rahatsızdır.
Bacakların birbirine sürtülmesi veya ayakların
yere vurulması gibi sabırsızlık ifade eden
hareketler görülebilir.

Agresif kişi sizin alanınızı işgal edebilir, rahatsız
edici ölçüde yakın durur.
Karşıdaki insana sözünü bitirme fırsatı vermeden
arkasını dönmek ya da oradan uzaklaşmak tipik bir
agresif davranış örneğidir.
Başımızı ileriye iterek, parmağımızı uzatarak ya
da sallayarak ve yumruklarımızı sıkarak yapılan
jestler de agresiftir.

Ellerin karşıdakini kovalar, “çek git” der gibi
hareket ettirilmesi de agresif bir davranıştır.
Sabırsızlık ifade eden kısa ve hızlı baş sallamalar
görülebilir.
Ses tonu ya her zamankinden daha yüksek ve
sert ya da ürkütücü bir şekilde sakindir.

Pasif Beden Dili
Araştırmalara göre aynı cinsiyetten, benzer
yaşlarda ve görünüşde -biri dik duran, diğerinin
ise omuzları düşmüş- iki insandan hangisinin
patron, hangisinin ast olduğu sorulduğunda çoğu
kişi dik duranın yönetici konumunda olduğunu
var sayacaktır. Bu bize güvenli duruş ile pasiflik
ve boyun eğmenin başarı ile ilişkisi konusunda
bir şeyler anlatır.

Düşük bir görüntü pasif ve güvensiz bir insanın
tipik görünüşüdür; oturduğu zaman vücut kendi
üzerine kıvrılmayı tercih eder.
Bir insanın pasif olduğu çoğunlukla yüzündeki
hüzünlü ifadeden, özür diler veya yalvarır gibi
bakmasından ya da alt dudağın ısırılması gibi stres,
gerginlik ve endişe ifade eden belirgin işaretlerden
anlaşılır.

Kolların sıkıca kavuşturulması, bacakların
birbirine sarılması da karakteristiktir.
Çene göğse doğru düşmüş, omuzlar
kamburlaşmıştır.
Yüzde renk değişmesi ve hatta kızarma
görülebilir.

Hareketler gergin, heyecanlı, huzursuzdur ve
sık sık pozisyon değiştirilir.
Gerginlik, bu kişileri beceriksiz yapabilir,
eşyaları döküp saçar, kağıtları ellerinden
düşürürler.
Karşıdaki insanla araya fiziksel bir mesafe
koyma, hatta geri çekilme eğilimi görülür.

Oturduklarında bilinçli olarak dirseklerini ve
dizlerini vücutlarına doğru çekip sarılır gibi bir
pozisyon alırlar.
Jestlerde, sıkılmış eller ya da sinirli bir şekilde
sürekli elleri sıkıp-açma hareketi görülebilir.
Saç, giysi, kalem vb. nesnelerle oynama
eğilimi vardır. Konuşurken genellikle ağız el ile
kapatılır, sık sık yüze dokunulur.

Pasif insanlara göz temasını sürdürmek zor
gelir, çoğunlukla bakışları aşağıya iner.
Normalden daha fazla göz kırparlar.
Tedirgin bir şekilde çevrelerine bakınırlar. 
Bu kişilerin karşıdaki insanı dışarıda bırakmak
istercesine uzun sürelerle gözlerini kapalı tutmaları
da şaşırtıcı bir olgudur.
Ses tonu genellikle sakindir, uç durumlarda seste
titreme olabilir.

Güvenli Beden Dili
Güvenli insanın dik, sakin, açık bir duruşu
vardır, eller ya rahatça iki yana sarkar ya da gevşek
bir biçimde kucağa bırakılır.
Kollar ve bacaklar çoğunlukla kavuşturulmaz,
gözle görülür bir gevşeklik söz konusudur.

Yüz kasları da gevşektir, içtenlik, güven ve
duyarlılık ifade ederler.
Güvenli insan karşısındakini gerçek bir
gülümseme ile selamlar.
Dostça selamlamanın bir işareti olarak “kaşlar”
fark edilmeyecek bir şekilde kaldırılıp indirilir. 
Hareketler düzenli, kurallı ve rahattır.
Karşıdakinin alanını ihlal etmeksizin insanlara
yakın durur ve rahatsız olmaz.
Jestler sürmekte olan konuşmaya uygundur, aşırı
veya rahatsız edici hareketler görülmez.

Doğrudan ve sürekli bir göz teması vardır.
Ses tonu duruma uygundur, iniş-çıkışlar fazla
değildir, düzgündür ve kolayca duyulur.

Bir televizyon programını sessiz izlemeyi
deneyin. Ne olup bittiğini anlıyor musunuz, yoksa
yüz ifadeleri, hareketler ve jestlerden insanlar
arasındaki ilişkileri çıkarmaya mı çalışıyorsunuz,
bir bakın. Ne kadar çok şey anladığınızı görüp
şaşıracaksınız.
Davranışlar gerçekten de sözcüklerden daha
anlamlıdır.

Göz Göze İletişim
Birisine bakmadan onunla iyi geçinmek
neredeyse tümüyle olanaksızdır.
Eğer birisi gözlerini kaçırıyor, çevreye göz
atıyorsa, omzumuzun üzerinden veya aşağıya
ellerimize bakıyorsa, sıkıldığı ya da
sabırsızlandığı duygusunu edinir ve
konsantrasyonumuzu yitiririz.

Çoğu kez insanların göz göze iletişimden
kaçınmalarına neden olan utangaçlıktır, ama
sabırla kendimizi geliştirmemiz gerekir.
Öz-saygıdan yoksun insanlar genelde kendilerini
açığa vurmak istemediklerini hissederler; sanki
insanlar gözlerine bakınca ruhlarını görecektir.
Kendi gerçek benliğimizi ne denli saklamaya
çalışırsak o denli mutsuz oluruz.

Download

Sözlü ve Sözsüz İletişim