Ekonomi
2
Muhasebe
konomi Bakanı Nihat Zeybekci, yastık altındaki paranın sağlıksız
birşey olduğunu ancak kriz anında ortaya çıkarak krizi frenleme
özelliğinin olduğunu da söyledi.Bakan Zeybekci, ekonominin ana
yapısı, güzergâhı ve rotu anlamında büyük bir şey yapılması
gerektiğini belirterek, "Seçim öncesinde bir ekonomi paketi yok.
Zaten istesek de bu memlekette krizi çıkaramayız" dedi. Ekonomi
Bakanı Nihat Zeybekci, B ve C planlarının tartışıldığı bir dönemde
ekonominin ana yapısı, güzergahı ve rotu anlamında büyük bir şey
yapılması gerektiğini söyledi. Zeybekci, "Gidişatımız, yürüyüşümüz,
yolumuz belli ama edilgen bir ekonimiden etken ekonomiye
geçmeliyiz" dedi.Ekonomide yaşanan gelişmelerle ilgili Hürriyet'e
konuşan Zeybekci, döviz kurunun serbest bırakılması gerektiğini
belirterek, "Kurun 2.30, 2.35, 2.40 gibi bir çizgisi olmaz.
E
5
Gündem
8
BD'nin dünyaca ünlü gazetesi New York Times gazetesinin
sitesinde yayımlanan “Kimin Türkiyesi” başlıklı analizde,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Gezi Parkı gösterilerinin
ilk günlerdeki sert müdahalelerle ilgili “sorumluları ağlattığını”
söylediği öne sürülmüştü. Taksim Gezi Parkı olaylarıyla ilgili
Erdoğan’la görüşen heyette bulunan İstanbul Teknik
Üniversitesi’nden Profesör İpek Akpınar, gazeteye bomba bir
detay aktarmıştı. ABD'li New York Times gazetesinin Türkiye ve
Başbakan Erdoğan analizinde o toplantıdaki ayrıntılara dikkat
çekildi. Yapılan analize göre Başbakan görüşmeye katılanlara,
"Merak etmeyin. Sorumluları ofisime çağırdım ve azarladım.
Onları ağlattım" demişti. Medyaya yansıyan yeni bir iddiaya göre,
Başbakan'ın azarladığını söylediği kişinin İstanbul Valisi
Hüseyin Avni Mutlu olduğuna işaret ettiğini algıladık.
A
O to s a t ı ş l a r ı n a ÖT V d a r b e s i
urdaki artışın ardından ÖTV zammı fiyatlara yansıyınca otomotiv
satışları yılın ilk ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,3 azaldı.
Sektör temsilcileri, şubattan itibaren yürürlüğe giren BDDK’nın taşıt
kredilerine getirdiği kısıtlamanın etkisi ile satışlardaki gerilemenin bu ay da
sürmesinden endişe ediyor.Otomobil pazarı, 2013’te 2011’den sonra en parlak
rakamlarına ulaştı. Geçen yılın ikinci yarısından itibaren kurlardaki yükseliş,
sektörün keyfini kaçırıyordu. Ancak aralıkta Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu’nun (BDDK) taşıt kredilerine getirdiği sınırlama ile 2014’te
ne yapacağını düşünürken ekonomi yönetimi yılbaşında sürpriz ÖTV artışını
açıkladı. Hal böyle olunca markalar 2013’te 853 bin adet olarak gerçekleşen iç
pazarın bu yıl 600-720 bin arasına düşeceği tahmininde bulundu. Yılbaşı ile
araç fiyatları ve kredi faizlerinin artması ocak ayı satışlarına bir önceki yılın
aynı ayına göre yüzde 8,3 daralma olarak yansıdı.
K
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
09 ŞUBAT 2014 Pazar
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
Artık
Ekonomi
Gazetesini twitter
& facebook’dan
okuyabilirsiniz
&
Türkiye
TOPLAM 156.8
milyar $ kaybettik
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kurtulmuş, Gezi
ve 17 Aralık sürecinin zararını açıkladı. Kurtulmuş,
"Bu dönemde 156.8 milyar $ kaybımız oldu" dedi.
ortak gücümüz
Soçi'deki Kış Olimpiyatları'nın
Ticaret hacmi artırılsın
açılışına katılan Başbakan Erdoğan, iki ülkenin ticaret hacminin artırılması mesajını verdi. Başkan Putin ise, "Türkiye öncelikli ortağımız ve ortak
gücümüz" dedi.Soçi'de düzenlenen 22'nci Kış Olimpiyatları Oyunları'nın
açılışına katılmak üzere dün Rusya'ya giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyaretine iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler damga vurdu.
usya Devlet Başkanı Vladimir
Putin Başbakan Erdoğan'ı
Başkanlık Konutu'nun önünde
karşıladı. Sıcak geçen görüşmede
Putin, olimpiyat tesislerinin
yapımında büyük katkı sağlayan
Türk inşaat şirketlerine teşekkür ederken iki lider, ilişkilerin
gelişmesine verdikleri
öneme vurgu yaptı.
R
ezi ve 17 Aralık sürecinin
Türkiye'ye faturası ağır oldu.
Anadolu Aslanları İşadamları
Derneği'nin (ASKON) düzenlediği
"Gezi ve 17 Aralık Gölgesinde 2014
Türkiye Ekonomisi" konulu panele
katılan AK Parti Genel Başkan
Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Gezi
olaylarından bu yana yaşanan
ekonomik ve siyasi gelişmelere
işaret ederek, "Bu dönemde Türkiye
156.8 milyar dolarlık bir kayıpla
karşı karşıya kaldı" dedi.
G
FAİZ YÜZDE 11'LERE ÇIKTI
Kurtulmuş, olaylar nedeniyle,
Türkiye tarihinin en düşük oranına
inen faizin şu anda neredeyse 11'ler
seviyesine çıktığını belirterek, "16
Aralık ile 5 Şubat'ı arasında reel
faiz, borçlanma faizleri oranı 1.79
puan arttı" dedi. Kurtulmuş, bu
artışın devlet iç borçlanma senetleri
üzerindeki değer kaybına etkisinin
de 6.88 milyarlira olduğunu söyledi.
RİSK PRİMİ YÜZDE 36.3 ARTI
Kurtulmuş, 16 Aralık'tan sonra risk
priminin yüzde 36.3 arttığı
belirterek, şöyle konuştu: "Kısa
vadeli borç stokumuzun TL karşılığı
264.9 milyar lira oldu. 6 Şubat'ta bu
rakam 290.8 liraya çıktı. Reel
sektörün yabancı para pozisyon
açığında artış 34 milyar lira. Türkiye
bu dönemde 156.8 milyar dolar
zarar etti." Kurtulmuş, artık
darbelerin görünmeyen yüzünün de
deşifre edileceğini belirterek, "28
Şubat'ta elini ovuşturarak kasasına
para katan çevrelerin ortaya
çıkarılması gerek" yorumunu yaptı.
gerekir. Çünkü bütün bu kararların
hesabını verecek hükümettir. Bunu
söylerken Merkez siyasete bağlı bir
hale gelsin yada bağımsızlığı
kalksın demiyoruz" dedi. Son 11
yılda faizlerin düşmesi nedeniyle
lobiye 642 milyar lira daha az
ödendiğini belirten Kurtulmuş,
"Son gelişmeler içeride ve dışarıda
büyük bir konsorsiyum tarafından
ortak olarak planladı" dedi.
VESAYETE İZİN VERMEYECEĞİZ
Kurtulmuş , bugüne kadar birçok
vesayet odağının dağıtıldığına işaret
ederek, "Bundan sonra da hiçbir
vesayet odağının milletin egemen
liğinin üstünde yer almasına
müsaade edilmeyecektir" dedi.
Dev otopark müjdesi
stanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı Topbaş kentin en önemli
sorunlarından bir olan park sorunu
için müjdeyi verdi. Topbaş, "100 bin
araçlık otoparklar yapacağız. Bunların
çoğu kapalı olacak." dedi.Topbaş Ataşehir'de seçim çalışmalarını sürdürürken
Cuma namazı sonrası İçerenköy'de
toplanan kalabalığa hitap etti.Ataşehir'e
MERKEZ'İN YAPISI DEĞİŞEBİLİR 3 ayrı metro hattı kazandıracaklarını
belirten Topbaş, Ümraniye-AtaşehirKurtulmuş , Merkez Bankası'nın
Göztepe ve Kadıköy-Ataşehir-Sancakbazı fonksiyonlarının tartışmaya
tepe- Sultanbeyli ile Bostancı-Ataşehiraçılabileceğini belirterek, "Belki
siyasi perspektif ile bankanın aldığı Dudullu Metro hatları ile Ataşehir'in
kararlar arasında bir uyum olması ulaşımda en avantajlı nokta olacak.
BORSA
TİCARET HACMİ
ARTMALI
Başbakan Tayyip
Erdoğan ile Rusya
Devlet Başkanı
Vladimir Putin, iki
ülke arasındaki enerji işbirliğini
masaya yatırırken,
Akkuyu santrali projesinin hızlandırılması
için görüş birliğine
varıldı. Enerji
alanında yapılan
işbirliğine
İ
vurgu yapan Başbakan Erdoğan,
"Özellikle enerjideki dayanışmamız
çok önemli. Aramızdaki ticaret
hacmi, iyi bir noktada. Hafif bir
düşüş de olsa bunu toparlamamız mümkün" diye konuştu.
Türkiye'nin istikrarına güve
nini nakit kaynağını artırarak
gösteren Rusya, ülkedeki
nakit varlığını 2.8 milyar $
çıkardı. Erdoğan'ın görüşme
de de özellikle doğalgaz fiyatlarını masaya yatırdığı öğrenildi. Bu alanda yapılabilecek
yeni işbirlikleriyle ilgili görüşme
lerin devam etmesi yönünde prensip anlaşmasına varıldığı belirtidi.
SO Çİ'DE TÜRK İMZASI
Başbakan Erdoğan, 2018 Dünya Futbol Şampiyonası'na da Rusya'nın ev
sahipliği yapacağına işaret ederek,
şampiyona için yapılacak tesislerin
inşasında Türk müteahhit firmalarının önemli
yer alabileceğini
düşündüğünü
belirtti.
ndokuz Mayıs Üniversitesi
(OMÜ) Havacılık ve Uzay
Teknolojileri Uygulama ve
Araştırma Merkezi'nde (UZAYTEM) bir yılık çalışma sonucu
tamamen yerli malzeme kullanılarak, Türk mühendisleri
tarafından tasarlanan, sınıfının
en büyük ve en donanımlı insansız hava aracı yapıldı.
O
Mutlu sona ulaşıldı
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)'ta
önemli bir adım daha atıldı. Proje
kapsamında Suruç Ovası'na su temin
edecek olan 17 bin 185 m uzunluğundaki Suruç Tüneli tamamen delindi.
D
ünyanın en uzun 5. tüneli olan Suruç
Tüneli, Büyük Suruç Ovası'nda 950 bin
970 dekar zirai araziye su sağlayacak.
Proje tamamlandığında 190 bin kişiye istihdam
sağlayacak, ekonomiye de 270 milyon TL katkı
sağlayacak.Orman ve Su İşleri Bakanlığı, GAP
Eylem Planında yer alan ve projeleri büyük
oranda tamamlanan Suruç Ovası Pompaj Sulaması Projesi'nin inşaat işlerinin kademeli ola
rak devam ettiği bilgisini verdi. Bakanlıktan
yapılan açıklamada, Suruç Ovası'nı sulayacak
projenin en önemli ayaklarından biri olan
Suruç Tüneli'nde ise mutlu sona ulaşıldı.
UZAYTEM Müdürü Prof. Dr. Süleyman Tolun, 19 Mayıs ilçesindeki
Ballıca yerleşkesinde bulunan
merkezde bir yıldır sürdürülen
"insansız hava aracı" (İHA)
yapımının başarıyla tamamlanarak test uçuşlarının gerçekleştirildiğini söyledi.
2
9 ŞUBAT 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
konomi Bakanı Nihat
Zeybekci, yastık altındaki
paranın sağlıksız birşey
olduğunu ancak kriz anında
ortaya çıkarak krizi frenleme
özelliğinin olduğunu da
söyledi.Bakan Zeybekci,
ekonominin ana yapısı,
güzergâhı ve rotu anlamında
büyük bir şey yapılması
gerektiğini belirterek, "Seçim
öncesinde bir ekonomi paketi
yok. Zaten istesek de bu
memlekette krizi
çıkaramayız" dedi.Ekonomi
Bakanı Nihat Zeybekci, B ve C
planlarının tartışıldığı bir
dönemde ekonominin ana
yapısı, güzergahı ve rotu
anlamında büyük bir şey
yapılması gerektiğini söyledi.
Zeybekci, "Gidişatımız,
yürüyüşümüz, yolumuz belli
ama edilgen bir ekonimiden
etken ekonomiye geçmeliyiz"
dedi.Ekonomide yaşanan
gelişmelerle ilgili Hürriyet'e
konuşan Zeybekci, döviz
kurunun serbest bırakılması
gerektiğini belirterek, "Kurun
2.30, 2.35, 2.40 gibi bir çizgisi
olmaz. Ekonomi, piyasa
nerede tutturursa orada
durur" dedi.
E
eybekci, "Son 15
yıla bakarsak
liranın olması
gereken yer çok
daha üzerinde. Ama
ekonomi bunu zaten
dengeler. Matematik
olarak burası
diyemezsin.”
Z
YASTIK
on dönemde sıcak
para girişi ve
finansman anlamında
Türkiye'ye yönelen paranın
lirayı baskılamasının
yaşandığını kaydeden
Zeybekci, "Son 15 yıla
bakarsak liranın olması
gereken yer çok daha
üzerinde. Ama ekonomi
bunu zaten dengeler.
Matematik olarak burası
diyemezsin. Ben karamsar
değilim kesinlikle. 30 yıldan
beri tüm dünya Çin'e Yuan'ın
aşırı değersiz olduğunu,
haksız rekabet yarattığını ve
değerinin arttırılması
gerektiğini söylüyor. Ama Çin
dikkate almıyor, ihracatını
arttırıyor" diye konuştu.
S
Seçimden önce bir
ekonomi paketinin gündeme
gelmeyeceğini de sözlerine
ekleyen Zeybekci şunları
söyledi: "Ekonominin ana
yapısı, güzergahı, rotu
anlamında bizim büyük
birşey yapmamız gerekiyor.
Yeniden yükü indirip tekrar
sarmamız gerekiyor.
Gidişatımız, yürüyüş
yolumuz belli ama edilgen
bir ekonomiden etken
ekonomiye geçmeliyiz. Etkin
bir yapıya dönüşmemiz
gerekiyor. 2008 ve 2009'daki
o süreçte işyerlerinin
kapanması, işçilerin
çıkarılması, istihdamın
düşmesini gözönüne alırsak
kıyas kabul etmez. Teğet
geçerken bile bizi 4'le geçti.
Ama dünyayı yerle bir etti. "
Kur, su gibi 90 derece
çevrilmez
Nihat Zeybekci, kuru
engellemenin ve yönetmenin
istense de olmayacağını
belirterek şunları açıkladı:
"Aynı su gibi suyu kalkıp 90
derece çeviremezsin. Nehirler
de tabi kıvrımlarıyla hareket
eder. Dünyadaki bize
çeşitli taraflardan görüşler de alınarak bunlar üzerinde çalışılmaya başlandığını anlattı
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer,
internet düzenlemesinin hakimin kararı doğrultusunda 3
aşamadan oluşacağını belirtti.Acarer, internet
düzenlemesine ilişkin, "Kişilik hakları ve özel hayatın
gizliliği konusundaki düzenleme, şikayet, şikayetin
değerlendirilmesi ve nihai karar olarak hakimin kararı
şeklinde üç aşamadan oluşmaktadır. Bu süreçlerin
hiçbirinde herhangi bir şahsın keyfi bir kararı belirleyici
olmayacaktır" dedi.
İnternet düzenlemesi
3 aşamadan
oluş ac ak
para krizi
frenliyor
a lt ı n d a k i
benzeyen ülkeler ABD'de
mayıs ayında 'Gezi'ye denk
geldi. Piyasaya her ay verdiği
185 milyar doları çekebilirim
açıklamasından sonra
Türkiye ve bize benzer
ülkelerin paraları değer
kaybetmeye başladı.
maliyesinde çok sağlamız. 17
Aralık'tan hemen sonra
yüzde 15 kaybımıza 16 daha
ilave ettik 31'e geldik. Türk
Lirası bugüne kadar da
değerliydi zaten."
2013'ün başından alırsak
Türk Lirası, 24 Aralık'a kadar
yüzde 31 değer kaybetti. Türk
Lirası17 Aralık'a kadar olan
kısımda yüzde 15'e yakın, 17
Aralık'tan sonraki kısımda
ise yüzde 16 daha kayıp
yaşadı.O güne kadar diğer
ülkelerden ayrıştık. Kamu
17 Aralık'tan sonra
olumsuzluk beklentisinin
oluştuğunu kaydeden Nihat
Zeybekci, "Çünkü alışmışız
siyasi ve ekonomik istikrar
içinde yaşamaya. Mayıs
ayında faizler yüzde 4.6 idi.
Ama Almanya'da da aynıydı.
Tasarruf oranımızın aşırı
carer, konuya ilişkin
değerlendirmesinde,
A
5651 sayılı "İnternet
Ortamında Yapılan
Yayınların Düzenlenmesi ve
Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen
Suçlarla Mücadele Edilmesi
Hakkında Kanun"
uygulanmaya başlandıktan
sonra bazı konularda
düzenleme ihtiyacı
duyulduğunu ve özellikle
İnternet Geliştirme Kurulu
tarafından çok çeşitli
taraflardan görüşler de
alınarak bunlar üzerinde
çalışılmaya başlandığını
anlattı.
DÜZENLEME İHTİYAÇTAN
KAYNAKLANDI
Konuya ilişkin rapor
hazırlandığını ve
Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanlığına
sunulduğunu belirten
Acarer, böylece gelinen
aşamada yapılan
düzenleme ve
değişikliklerin, özel hayatın
gizliliği ve kişilik
haklarının korunması
konusunda uygulamadaki
gecikmeleri ve
mağduriyetleri giderme
ihtiyacından
kaynaklandığını vurguladı.
5 YENİLİK GETİRECEK
Yapılan düzenlemelerin beş
başlık altında yenilik
getirdiğini bildiren Acarer,
bu başlıkların Erişim
Sağlayıcılar Birliğinin
kurulması, kişilik
haklarının ihlali
durumunda yapılacaklar,
özel hayatın gizliliğinin
korunması, trafik
bilgilerinin saklanması ve
düşüklüğü de tam ölçülebilir
birşey değil. Adamın büyük
tansiyon 8, küçük tansiyon 4
vatandaşın yatıyor olması
lazım elini ayağını
oynatamıyor olması lazım,
ama takır takır top oynuyor.
Yastık altı lank diye çıkıyor
Ölçülemeyen birşey var,
tasarruf oranlarında piyasaya
girmeyen para. Yastık
altındaki para sağlıksız
birşey. Kriz anında lank diye
çıkıyor ve tutuyor krizi,
destekliyor yani. Bilinmeyen
öz sermaye" yorumunu yaptı.
HABER MERKEZİ
oluşmaktadır. Bu süreçlerin
hiçbirinde herhangi bir
şahsın keyfi bir kararı
belirleyici olmayacaktır.
Tam tersine şikayet,
şikayetin mevcut kanunlar
çerçevesinde
değerlendirilmesi ve
sonrasında erişime dair
kararın verilmesi ön
görülmüştür."
hapis cezalarının
kaldırılması olduğunu
söyledi. Erişim Sağlayıcılar
Birliği'nin koordinasyon
amaçlı olarak
kurulduğunu, tüm internet
servis sağlayıcılarının ve
erişim hizmeti veren diğer
işletmelerin katılımıyla
oluşturulduğunu kaydeden
Acarer, kişilik hakları ve
özel hayatın gizliliğinin
kanunlarla korunduğunu
belirtti. Acarer, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"İnternetin yoğun
24 SAAT İÇİNDE KARARA
BAĞLANACAK
Acarer, düzenlemeyle
internet ortamında yapılan
bağlayacağını ve erişim
engelleme kararını Erişim
Sağlayıcılar Birliğine
göndereceğini de belirten
Acarer, şöyle devam etti:
"Birlik de 4 saat içinde
gereğini yerine getirecektir.
Hakim, öncelikle kişilik
hakkı ihlalinin
gerçekleştiği yayının URL
adresine erişimin
engellenmesine karar
verebilir. Hakimin, bu
madde kapsamında
vereceği erişimin
engellenmesi kararlarını
kullanıldığı ve internette
bilgilerin hızla yaygınlaştığı
bir ortamda, düşünce
özgürlüğünü ihlal etmeden,
kişilik haklarının ihlaline
karşı alınan tedbirlerin ve
özel hayatın gizliliğini
korumaya ilişkin
tedbirlerin de hızlı ve etkin
olması zorunludur. Bu
çerçevede yeni bir
düzenlemeye gidilmiştir.
Kişilik hakları ve özel
hayatın gizliliği
konusundaki düzenleme,
şikayet, şikayetin
değerlendirilmesi ve nihai
karar olarak hakimin kararı
şeklinde üç aşamadan
yayın nedeniyle kişilik
haklarının ihlal edildiğini
iddia eden kişilerin, bu
içeriğin çıkarılması için
içerik sağlayıcısına ve/veya
yer sağlayıcısına
başvurarak içeriğin
yayından çıkarılmasını
isteyebilecekleri gibi
doğrudan sulh ceza
hakimine başvurarak
içeriğe erişimin
engellenmesini de
isteyebileceklerini anlattı.
Kişi eğer sulh ceza
hakimine başvurmuşsa,
hakimin bu başvuruyu en
geç 24 saat içinde duruşma
yapmadan karara
esas olarak yalnızca hakkın
ihlalinin gerçekleştiği
yayın, kısım, bölüm ile
ilgili olarak içeriğe erişimin
engellenmesi yöntemiyle
verecektir. Hakimin verdiği
erişimin engellenmesi
kararına konu kişilik
hakkının ihlaline ilişkin
yayının veya aynı
mahiyetteki yayınların
başka internet adreslerinde
de yayınlanması
durumunda ilgili kişi
tarafından Birliğe müracaat
edilmesi halinde mevcut
karar bu adresler için de
uygulanabilecektir."
CİHAN
9 ŞUBAT
2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Ucuz Azeri gazı için süre doluyor
3
Dr. Mehmet Cavlı
Ekonomist
45 dolar fiyatı maddesi
korunmuş. Bu son derece
avantajlı. Aynı kaynaklar
konuya açıklık getirdi:
BOTAŞ’ın çıkmazı, altyapı
yetersizliği. İran ve Azeri
doğalgazı aynı hat
üzerinden taşınıyor. Tabii,
önceki yıllarda İran ile ‘al
ya da öde’ye düşülmesi
nedeniyle, BOTAŞ,
süresinde (5 yıl) gazı geri
alabilmek için İran’a
ağırlık veriyor.
Dolayısıyla, Azeri
doğalgazı asgari miktar
alınıyor, fakat çok düşük
fiyatlı (45 dolar) gaz
taşınamıyor. Yapılacak iş,
çok hızlı bir şekilde
kompresör istasyonlarıboru hatları yeterli hale
getirilmeli. Aksi halde
anlaşmanın süresi bitiyor.
Azerilerle yapılan Faz II
gazının fiyatı daha pahalı.
ürkiye, altyapı eksikliği
T
nedeniyle ucuz Azeri
doğalgazının tamamını
alamıyor. Uzmanlara göre,
15 yıl süreli gaz alım
anlaşması 2007’de devreye
girdi. Türkiye, bir an evvel
altyapısını yeterli hale
getirip kalan sürede
kontrattaki miktarın
tamamını almalı. Bu
şekilde gaz maliyetlerinde
önemli avantaj sağlanır.
Türkiye; Rusya, İran ve
Azerbaycan ile doğalgaz
alım anlaşması yaptı. Üç
ülke ile yapılan
kontratların içerisinde en
avantajlı olanı, Azeri
anlaşması. Nedeni, Azeri
doğalgazının fiyatı İran ve
Rusya’ya göre çok ucuz.
TİCARET
Ayrıca anlaşmada, Türkiye
asgari alım miktarından
fazla gaz çekmesi
durumunda fiyat bin
metreküp için 45 dolara
sabitlendi. Ancak Türkiye,
ucuz Azeri doğalgazını
altyapı yetersizliği
nedeniyle tam olarak
alamıyor. Uzmanlar, Azeri
gazının avantajına vurgu
yaparak, ‘’Anlaşma süresi
15 yıldır ve 7 yılı gitti. En
azından altyapı
tamamlanarak kalan
yıllarda kontrat miktarının
tamamı alınmalı. Doğalgaz
maliyetleri önemli oranda
düşer.” değerlendirmesini
yapıyor.Türkiye, 2013 yılı
son fiyat döneminde bin
metreküp Rus doğalgazına
yaklaşık 425, İran gazına
490 dolar öderken Azeri
gazına ise 335 dolar ödedi.
Hatları ile Petrol Taşıma
AŞ (BOTAŞ) verilerine
göre, Türkiye-Azerbaycan
doğalgaz alım anlaşması
(Faz I), 12 Mart 2001
tarihinde imzalandı. Yıllık
6,6 milyar metreküplük
kontratın süresi 15 yıl.
Türkiye adına anlaşmaya
taraf olan kamu şirketi
BOTAŞ, ilk doğalgaz
alımına 2007 yılında
başladı.
Kontratın ilk halinde bin
metreküp gazın fiyatı 70120 dolar (alıcı-satıcıyı
korumak için) olarak
belirlendi. Anlaşmada
sonradan yapılan
düzenlemelerle fiyat 300
dolar civarına (döneme
göre değişiyor) yükseldi.
Ancak, değişikliğe rağmen
anlaşmanın ilk halinde yer
alan asgari alım miktarı
üzeri gazın bin metreküp
fiyatı 45 dolar maddesi
muhafaza edildi.
BOTAŞ, konuyla ilgili
bilgilendirme
yapmıyor.Türkiye ile
Azerbaycan arasında
yapılan doğalgaz kontratı,
diğer ülke kontratlarına
göre fiyat avantajıyla öne
çıkıyor. Sektör
kaynaklarından alınan
bilgiye göre, Azeri gazı,
anlaşmadaki değişikliğe
rağmen BOTAŞ’ın elindeki
en ucuz kontrat. En
önemlisi de asgari miktarı
üzeri alınan doğalgaz için
Doğalgaz fiyatlar
nasıl belirleniyor
Doğalgaz fiyatları üçer
aylık dönemler halinde
belirleniyor. BOTAŞ
kaynaklarından alınan
bilgiye göre fiyatın
hesaplandığı dönemlerde
6 ve 9 aylık petrol ve petrol
ürünleri fiyat ortalaması
baz alınarak fiyat
hesaplanıyor.
Fiyat formülünde;
doğalgazın güncel alım
fiyatı, doğalgaz
anlaşmasının sağlandığı
dönemdeki alım fiyatı (baz
fiyat), formülde kullanılan
ürünlerin geçmiş 6-9 aylık
ortalamaları ve anlaşma
sağlandığı dönemdeki
sabit fiyatlar yer alıyor.
Buna göre gaz fiyatları her
yıl 1 Ocak, 1 Nisan, 1
Temmuz, 1 Ekim’de
yeniden
belirleniyor.CİHAN
nşaat Sanayicileri İşverenleri
Sendikası'nın
(İNTES) etkinliğine
katılan Babacan,
burada dünyanın
en büyük
bankalarından
birinin Türkiye'de
lisans almak için
başvurduğunu ve
kendisine lisans
verilmek üzere
olduğunu açıkladı.
İ
Her insan kendine düşmanlık
yapanların düşmanlığını hak
edip, etmediğini düşüne
dursun. Dünkü dost yarına
düşman olabiliyor. Elli yıl
önceki düşman, bugün dost
olabiliyor. Hayatın acı
tecrübesi.Elinde silahı görünen
düşman merttir. Arkasında
silahını saklayıp, dost gibi
görünen düşman zorludur. O
görünen kişi zamanında
dalkavukluk, yalakalık yapmış,
ağam, paşam, sultanım
demiştir. Düşmanlık yaptığı
kişiyi yalan talanla dolu
kepçeyle beslemiştir.
Allah bizi yakınlarımızdan
korusun. Düşmanlarımızdan
korunmak kolay.Dünyanın beş
kıtasında büyük kargaşalar,
savaşlar, katliamlar ve terör
olayları bize bu tecrübeleri
yaşatıyor. Her gün yüzlerce
insan birçok ülkede boş yere
ölüyor. Yurtsuz, yuvasız
bırakılıyor. Dünyanın vebali
gökyüzüne yükseliyor.
Lakaytlık, kayıtsızlık ve
meraksızlık bataklılığında bir
sürü insanlar ve ülkeler müflis.
Kendinden ve diğerlerinin
kimliğinden kaçanlar. Kafalar
karışık. Sebebi tıbbi, biyolojik,
manevi.
Şüphecilik, kıskançlık,
güvensizlik. Bu duygular tahrip
gücü yüksek manevi yıkım
bombaları. Evvelki makale de
belirtmiştim. Gasp, talan,
tacizlik, hırsızlık, yalan. Kirliler
masum, masumlar
suçlandırılan malzeme.İnsana
en çok zaman kaybettiren şey,
kafanın karışık olmasıdır.
Birçoklarının kafası karışık.
Fotoğraflar anlamsız. Derin ve
geniş algılayamamanın acizliği.
İstişaresiz düşünme.
Düşünürken koltuk değneği
kullanma hatası. Ferdi
çalımlarla gol atma hatası.
Sebeplerin çoğu çöp
torbasında. Torbayı açmak zor.
Kokuyor.Vebali aşmak için
dostluğu pekiştirmek
gerekirken, düşmanlık neye
diyen yoksa, bulmalı ak
sakallıları. Gençlerle neyi
halletmiş ki atalarımız. Saf ve
acemi gençler kendilerini kaf
dağında göre dursun.
BD yaptırımlar gevşetilse de İran'la ticaret yapılamayacağını
söylüyor. Ancak Beyaz Saray'ın bu uyarısını tüm ülkelerin
A
dikkate aldığını söylemek zor. Pek çok ülke Tahran ile ticaret için
sıraya girmiş durumda.İran'a göre, bu yıl Tahran'ı ziyaret eden
Avrupalıların sayısı yüzde 30 artmış durumda.ABD ambargoların
yumuşatılmasıyla birlikte İran'a yönelik bir anda artan
ticari ilgiden rahatsız.ABD Dışişleri Bakanı John Kerry
başta olmak üzere pek çok ABD'li yetkili yaptırımlar
hafifletilse de Tahran ile birçok sınırlamının sürdüğünü
söylüyor. Ancak tüm ülkeler ABD ile birlikte hareket
etmiyor.Pek çok ülke İran pazarından pay kapmak için
Tahran'a akın ediyor. Bu ülkeler arasında Türkiye'nin
yanısıra Çin, Hindistan, İtalya, Avusturya, İsveç,
İrlanda, Gürcistan ve Kazakistan da var.Fransa'nın önde gelen
1116 firmasının bulunduğu bir heyet de İran'a gitme hazırlığında.
Çin ve Rusya ise, Avrupalı firmalardan önce İran ile ticari
anlaşmaları yapmak için çabalıyor.Münir ARIKAN-EKONOMİ
KUYRUĞUNA
GİRDİLER
Herc-ü Merc
Mesela; A kişisi Z kişiye
dolduruşa getirerek çamur
atıyor, B kişisi masumken
suçlanıyor, C kişisi dedikodu
çıkartıyor, Bu ne biçim
bulanıklık. Siyahı beyazdan
ayırmak en iyisi. Vebalden
kurtulmak.Ehil ve olgun
insanlar az, dışlanmış, malesef
onlara muhtaç toplumlar
artıyor. Hiç kimse bir
diğerinden büyük değil. Mesele
burada. Hiç kimse alternatifsiz
de değil.
Gelişmiş ülkelerde her
tecrübeye çok önem veriliyor.
Tecrübeli dinleniyor. Ona saygı
duyuluyor. Saçı başı ağarmış
insanları dinlemeli. Gelişmemiş
ülklerde ne yazık ki, farklı.
Kamu yararına ve toplum
yararına her adım hayırlıdır.
Mütevazi bir hikaye ile cümle
aleme ders verelim.Bir gün
şeytan bir köye gelmiş. Şeytan
keyifle sırtını bir ağaca dayamış
ve buzağısı kazığa bağlı ineği
sağan genç bir kadını uzaktan
izliyor.Şeytan genç kadını kısa
bir süre izledikten sonra kalkıp
kazığa bağlı buzağının ipini
latife olsun diye biraz
gevşetmiş.Buzağı ileride kendi
annesi olan ineğin sütünün
kovaya sağılmasını aç karnına
dayanamamış. Biraz
debelenmiş ve boynundaki ipi
çözmüş.Koşarak annesini
emmeye giderken minik buzağı
süt kovasını devirmiş. Sağdığı
süt ziyan olunca çok sinirlenen
genç kadın eline geçirdiği
odunu minik buzağıya vurunca
yavru yere yığılmış.Yavrusuna
saldırılan genç kadını bu sefer
inek bir tekmede yere serip
öldürmüş.Uzaktan geçmekte
olan kadının kayınpederi,
ineğin gelinini öldürdüğünü
görüp ineği tüfekle vurmuş.
Silah sesini duyan genç kadının
kocası, karısını yerde cansız
yatar ve babasını da elinde
tüfekle görünce silahını çekip
sinirle babasını öldürmüş.Kısa
bir süre sonra gerçeği öğrenen
ölen genç kadının kocası genç
adam, bu kadar acıya
dayanamayıp intihar
etmiş.Bütün bu olayları bir
kenardan izleyen şeytan "Bu
felaketi de bana yüklerler
şimdi, oysa buzağının ipini
gevşetmekten başka ben ne
yaptım ki en iyisi kaçayım
“demiş.
Anlayana. Bu dünya hiç
kimsenin sarayı olmadı,
bundan sonra da olamaz. Her
yerde derin derin uçurumlar.
İnsan oğlu manzara
seyretmenin keyfi içinde, rahat.
Uçurumun kenarında etrafına
manzara gözü ile bakan
insanlık ne zaman uyanacak?
29 Aralık 2013
2 dev banka lisans için Türkiye kapısında
Kurda
yaşanan hızlı
artış ve Merkez
Bankası'nın sert faiz artırımı sonrası ekonomide yeni tartışmalar başlarken, deyim
yerindeyse dün asıl 'bombayı' Başbakan Yardımcısı Ali Babacan patlattı.
abacan, banka ismi verB
mezken, lisans almasıyla
300 milyon dolarlık sermaye
getirme taahhüdünde bulunan dünya devi bankanın
kim olduğu da merak
konusu oldu. Habertürk'ün
bankacılık çevrelerinden
edindiği bilgilere göre,
Türkiye'ye gelecek dünya
devi banka olarak iki isim
öne çıkıyor.
ABD İÇİN BİR İLK OLACAK
Bunlardan birincisi varlıkları bakımından ABD'nin en
büyük dördüncü, mevduat
bakımından da en büyük ikinci bankası olan Wells
Fargo. Diğeri ise dünyanın
en büyük bankası olarak bilinen Çinli The Industrial
and Commercial Bank of
China (ICBC).
ABD'li Wells Fargo'nun 1.5-2
ay önce Türkiye pazarı için
nabız yokladığını belirten
bankacılar, Babacan'ın bahsettiği dev bankanın Wells
Fargo olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.
Wells Fargo gelirse ilk kez
bir ABD bankası sermayesini getirerek
Türkiye'de banka kurmuş
olacak. Çinli dev ICBC'nin
ise daha önce adı Türkiye'de
bazı bankaları satın alma isteğiyle gündeme gelmişti.
Ancak daha sonra ICBC'nin
lisans alarak gelmek istediği
konuşulmuştu.
Bankacılar, Babacan'ın
sözünü ettiği dev bankanın
ICBC de olabileceğini
kaydediyor.HABER
MERKEZİ
4
Borsa - Finans
9 ŞUBAT
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Teknosa çoklu kanal
üzerinden büyüyecek
ürkiye teknoloji perakendeciliği
T
sektörünün lideri TeknoSA, 2013
yılını başarılı finansal sonuçlar ile
kapattı, 2014 yılında yeni hedeflere
odaklandı.
Müşteri odaklı yenilikçi uygulamalarla sektöre öncülük eden
TeknoSA, tüketiciyle dijital ve fiziki
mecraların hepsinde buluşarak,
müşteri sadakatini artıran "çoklu
kanal" modelini 2014 yılında
yatırımda öncelikli alan olarak belirledi. TeknoSA, perakendenin
geleceği olan çoklu kanal yapılanması için 60 milyon TL tutarında
yatırımı hayata geçirecek.
TeknoSA'nın 2013 yılında yarattığı
değer ile 2014 yılı ve gelecek hedefleri, Sabancı Holding Perakende
ve Sigorta Grup Başkanı Haluk
Dinçer ve TeknoSA Genel Müdürü
Necil Oyman'ın katılımıyla düzenlenen basın toplantısında paylaşıldı.
Toplantıda 2013 yılını başarılı
sonuçlarla kapattıklarını ifade
eden Sabancı Holding Perakende
ve Sigorta Grup Başkanı Haluk
Dinçer, TeknoSA'nın 2014 yılında
dijitalleşmenin sağladığı
olanaklarla bütün kanalların entegre çalışmasına imkan veren çoklu
kanal stratejisine odaklanacağının
2014
altını çizdi. Dinçer, bu çerçevede,
hem mağazalaşma yatırımlarına
hız vereceklerini hem de online
kanalda büyüyeceklerini belirtti ve
yapılacak yatırım tutarının 60 milyon TL olacağını açıkladı.
TeknoSA'nın finansal sonuçları
hakkında da bilgiler veren Dinçer,
şirketin yüzde 27'lik büyüme ile
2013 yılında çok başarılı bir performans sergilediğini ifade etti.
Dinçer, "TeknoSA her yıl olduğu
gibi geleneği bozmayarak bu yıl da
sektörün üzerinde büyüdü. Yüzde
27'lik bir oranla büyüyen TeknoSA,
2013 yılını 3 milyar TL ciro ile kapattı. Teknoloji perakende pazarının
yüzde 38'ine sahip olduk. 2014
yılında ise satış alanımıza yaklaşık
30 bin metrekare ekleyip, 1500 yeni
kişiye daha istihdam sağlamayı ve
yıl sonunda 4 milyar TL'lik büyüklüğe ulaşmayı hedefliyoruz." diye
konuştu.
Twitter 511 milyon dolar zarar açıkladı
osyal paylaşım sitesi Twitter,
geçen yıl son çeyrekte 253,5 miS
lyon olan zarar beklentisine karşın
511,5 milyon dolar zarar açıkladı.
2013 yılını başarılı
sonuçlarla kapatan
TeknoSA yeni
dönemde büyüme
stratejisini çoklu
kanal (omni-channel)
üzerine kurdu.
TeknoSA, her kanalda
standart bir müşteri
deneyimi yaratarak,
müşteri sadakatini
artırmayı hedefliyor.
Twitter yaptığı açıklamada, kullanıcı sayısındaki artışın beklenenden daha düşük, zararının ise
beklenenden daha fazla olduğunu
bildirdi.
Popüler sosyal paylaşım sitesi,
halka açılmasının ardından mali
tablolarıyla ilgili yaptığı ilk açıklamada, 2013'ün dördüncü
çeyreğinde 253,5 milyon olan zarar
İhracatın yükünü "gemiler" taşıdı
rakamlar 2012'yle
ürkiye'nin geçen
55'i deniz yoluyla,
yılki 151,8 milyar
yüzde 23'ü karaykıyaslandığında,
T
dolarlık ihracatının
oluyla, yüzde 11'i hava geçen yıl deniz
2012 yılında halka açılarak, dünya
markası olma yolunda önemli bir
adım attıklarını vurgulayan Haluk
Dinçer, bu zamana kadarki süreçte
yatırımcılarına da kazandırdıklarını söyledi. HABER MERKEZİ
yaklaşık yüzde 55'i
deniz yoluyla
yapıldı.TÜİK veri-
lerinden derlenen bilgiye göre, geçen yılki
403 milyar 519 milyon
111 bin dolarlık dış
ticaretin tutar
bakımından yüzde
Yap-İşlet-Devret’e
vergi şoku
MALİYE, kiraladıkları arsa üzerine otel, fabrika, okul,
hastane, öğrenci yurdu, eğlence merkezi, akaryakıt istasyonu gibi binaları inşa edenlere “vergi şoku” yaratacak bir düzenleme yaptı.Kira süresi bitiminde, kira
bedeline karşılık bu tesisleri arsa sahiplerine devredenler, yüksek tutarda peşin Kurumlar Vergisi ve KDV
ödeme durumu ile karşı karşıyalar.
OLAY NEYDİ?
Öteden beri süregelen uygulamaya göre;
1. Kiracı, yap-işlet-devret sözleşmesiyle kiraladığı arsaya, bina inşaatı için yaptığı harcamaları “özel maliyet
bedeli” olarak defterine kaydediyor (aktifleştiriyor).
2. Ardından bu özel maliyet bedelini kira sözleşmesi
süresine, örneğin 10 yıla ya da 25 yıla bölerek belirlediği oran üzerinden her yıl “gider” yazıyor.
3. Kira süresi bitiminde, yaptıkları bina ve tesisi arsa
sahibine 10 - 25 yıllık kiraya karşılık “emsal bedeli” üzerinden “bedelsiz” devrediyorlardı.
4. Bu aşamada kiracının, kiralayana bedelsiz devrinde
KDV hesaplanıyordu (Kiraya veren gerçek kişi ise yüzde
20’de stopaj hesaplanıyordu).
5. Kiraya veren de aynî (bina ve tesis) olarak tahsil ettiği
kira gelirini, beyan edip vergi ödüyordu.
NE OLDU?
1. Kiracı, kiraladığı arsa üzerine inşa ettiği bina ve
tesisi, “fiilen kullanmaya başladığı” tarihte; bina inşaatı harcamalarına, kâr marjı (örneğin yüzde 20)
ekleyerek bulacağı tutarı (+ yüzde 18) KDV’siyle bina
yapım hizmeti olarak kiralayana fatura edecek.
2. Kiracı şirket, inşaat harcamalarını, “özel maliyet bedeli” olarak aktifine alamayacak.
3. Bina ve tesisin yapım hizmeti nedeniyle oluşacak
yüzde 20 kazanç, faturanın düzenlendiği yılın kurum
kazancına dahil edilecek (Örneğin 50 milyon TL
maliyeti olan bina ve tesis için 10 milyon TL, kazanç
bildirilip, kurumlar vergisi ödenecek) ve % 18 KDV
beyan edilecek.
4. Kiracı, arsa sahibine fatura ettiği ancak tahsil
etmediği tutarı “alacak olarak” kayıtlarına intikal ettirecek. Bu tutarı kira süresine bölerek alacak tutarından düşüp gider yazacak.
5. Arsa sahibi hesaben yapılan kira ödemesi yüzde 20
stopaja tabi tutulacak.
6. Arsa sahibi her yıl hesaben elde ettiği kira gelirini
beyan edip, vergisini ödeyecek
(Bkz. www.vergi.com.tr)
BÜYÜK ŞOK
Vergi Usul Kanunu’nun, yap-işlet-devret modeline ilişkin uygulamayı “özel maliyet bedeli” çerçevesinde
açıklayan 272 ve 327. maddeleri halen yürürlükte.
Maliye Bakanlığı, mevcut yasalar yürürlükte olmasına
rağmen, bir özelge ile “yap-işlet-devret” şeklindeki
yatırımların vergilendirilmesini, özellikle Kurumlar Vergisi ve KDV yönüyle yeniden (bir özelge ile) belirliyor.
(7.8.2013 tarih ve 2013/391-1213 sayılı.
(Bkz. www.yaklasim.com).Yatırımcıya, yatırımı tamamladığı anda, Kurumlar Vergisi ve KDV yükü
getiriyor.Özelge ile yapılan düzenlemeler, bu güne
kadar olan uygulamayı neredeyse bütünüyle
değiştiriyor.Yatırımcılar için “vergi şoku” yaratan ve
Maliye Bakanlığı’nın uygulamaya ilişkin görüşlerini
yansıtan bu düzenlemeler, geriye dönük olarak
2009’dan bu yana uygulanırsa ve özellikle 3996 sayılı
yasaya göre yap- işlet ve devret modeliyle yatırım yapanları da kapsarsa, birçok şirket perişan olur.
HÜRRİYET 6 Şubat 2014
yoluyla, yüzde 0,6'sı
ise demir yoluyla
yapıldı.Geçen yıl ihra-
catta ilk sırayı alan
deniz yoluyla 82,9 milyar dolarlık ihracat,
139,9 milyar dolarlık
ithalat gerçekleştirildi.Söz konusu
Bankalar karını 1.2 milyar dolar artırdı
BDDK, bankacılık sektörü
dönem net karının 2012 yıl sonuna kıyasla 1 milyar 210 milyon lira (yüzde 5,1) artarak
2013 yıl sonunda 24 milyar 733
milyon liraya yükseldiğini
bildirdi.
Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu (BDDK), aralık
ayına ilişkin Türk Bankacılık Sektörü Genel Görünümü Raporu'nu
yayımladı.
Rapora göre, Aralık 2013 itibarıyla
Türk bankacılık sektöründe 49
banka 11 bin 986 şube ve 214 bin
263 personel ile faaliyet gösteriyor.
Sektörün 2013 yılındaki şubeleşme
ve istihdam artış hızı, 2009 yılından bu yana yıllık bazda gözlenen
en yüksek artış oranına ulaştı.
Bankacılık sektörünün aktif
toplamı 2013 yılında yüzde 26,4 artarak 1 trilyon 732 milyar liraya
yükseldi. TP varlıklar yüzde 19,6,
YP varlıklar USD bazında yüzde
18,5 büyüdü.
Geçen yılın ilk çeyreğinden sonra
Türk bankacılık sektöründe mevduat faiz oranları başta olmak üzere
fonlama maliyetlerinde yükselme
görüldü. Söz konusu gelişmeler
nedeniyle sektörün büyüme
hızında sınırlı bir yavaşlama
olduğu, yılın ilk çeyreğinde yüzde
4,2, ikinci çeyreğinde yüzde 7,
üçüncü çeyreğinde yüzde 7,9
büyüyen bankacılık sektörünün
büyüme hızının kur artışı etkisine
rağmen yılın son çeyreğinde yüzde
5,1 düzeyinde oluştuğu gözlendi.
Bir önceki yıl sonuna göre toplam
252,7 milyar lira artan krediler, Aralık 2013 itibarıyla 1 trilyon 47 milyar lira seviyesine ulaştı.
Kredilerin toplam aktifler içindeki
payı ise 2012 yıl sonuna göre 2,5
puan artarak yüzde 60,5'e yükseldi. Yılın son çeyreğinde kredilerin artışı hızının önceki iki
çeyreğin gerisinde oluştuğu, son
çeyrekteki büyümenin kurumsal
ve ticari krediler ağırlıklı olduğu
belirlendi.
-Bireysel kredilerdeki büyüme
oranları, şirketlere kullandırılan
kredilerin altına gerilediAmerikan Merkez Bankası'nın
(FED) varlık alım programına
yönelik açıklamaları sonrasında
diğer gelişmekte olan ülkelerle birlikte Türkiye piyasalarında gözlenen döviz kurları ve faiz artışı ile
hızlı kredi büyümesi ve tasarruf
oranlarındaki düşüklüğün oluşturacağı uzun vadeli risklerin
bertaraf
edilmesi
amacıyla
alınan önlemler, tüm
kredi türlerinin
büyüme hızlarını bir
miktar
yavaşlattı ve
özellikle
bireysel kredilerdeki yıllık büyüme
oranları, şirketler kesimine kullandırılan kredilerin altına geriledi.
Yasal üst limiti yüzde 75 olan
bireysel konut kredilerinin teminat
oranı, 2013 yılında konut kredilerindeki yüksek hacimli büyümeye rağmen yüzde 62-64 bandında
seyretti. Taksitli bireysel kredi
kartı alacaklarının toplam kredi
kartı alacakları içerisindeki payı
yıllar içerisinde artış eğiliminde
olmuş ve 2013 yıl sonunda yüzde
56,7'ye ulaştı. Bununla birlikte
Eylül 2013 ayından itibaren taksitli
kredi kartı alacaklarında belirgin
bir azalma görüldü.
-Takipteki alacaklar
yüzde 26,4 arttıSektörün takipteki alacakları, 2012
yıl sonuna göre 6,2 milyar lira
(yüzde 26,4), 2013 Eylül dönemine
göre ise 1,6 milyar lira (yüzde 5,8)
artarak, 2013 yıl sonu itibarıyla
29,6 milyar lira seviyesine yükseldi.CİHAN
& Olufsen, kablosuz
seste yeni dönemin
öncüsü olan BeoLab 17,
18 ve 19'un Türkiye
satışına başladı.Danimarkalı teknoloji devi
müzik tutkunlarını benzersiz tasarım ve
mühendislik harikası
yeni ürünlerle buluşturmaya devam ediyor.
Kablosuz hoparlör ailesine yeni yılda 3 üye
daha katan
Bang&Olufsen, BeoLab
17, 18 ve 19'u yeni satış
noktası Mozaik Ortaköy'de düzenlediği
basın toplantısı ile
tanıttı. Pazarlama Direktörü Shakeel Hussain ve
markanın Türkiye distribütörü Ferco Müzik
Genel Müdürü Ufuk İncecik'in katılımı ile
gerçekleşen toplantıda,
kablosuz sesin üç
tasarım ikonu ve yeni
teknolojiler katılımcılarla paylaşıldı.B&O
Pazarlama Direktörü
Shakeel Hussain,
kusursuz güçlü bir
akustik sese şimdiye
kadar ancak kablolu
hoparlör sistemleriyle
ulaşılabildiğini, bugün
ise Bang&Olufsen
teknolojisi ile seste yeni
bir dönemin başladığını
belirtti. Hussain, "Yüksek kaliteli ses için
geliştirdiğimiz kablosuz
standardı benzersiz
tasarım, tavizsiz
mühendislik çalışmaları
ile buluşturduk. BeoLab
17, 18 ve 19 kolay kurulumları, kullanımı ve
üstün kablosuz ses performansı ile seste yeni
bir dönemi başlatacak.
Müzik severler kablo karmaşaları nedeni ile ev ve
ofislerde artık hoparlörlerini saklamak zorunda
kalmayacak. BeoLab
serisinin yeni üyeleri,
müzikseverler için
kusursuz akustik sese,
üç yolla ulaşmalarını
sağlayacak" dedi.
Bang&Olufsen'in eşsiz
karakteristiğine sahip
yeni BeoLab serisi,
kablosuz WiSA teknolojisi ile ön plana çıkıyor.
Müzik tutkunlarının
kusursuz müziğe terfi etmeleri için WiSA uyumlu
vericiye aktif BeoLab'ı
oda içindeki prize takmanın yeterli olduğunu
beliren Ferco Müzik
Genel Müdürü Ufuk İn-
yoluyla ihracat yüzde
6,4, ithalat ise yüzde
8,4 arttı.Geçen yıl, dış
ticarette deniz yolundan sonra en çok
karayolu kullanıldı.
Söz konusu dönemde
karayoluyla gerçekleştirilen ihracat 53,7
milyar dolar, ithalat
ise 40 milyar dolar
oldu. Bu dönemde
karayoluyla yapılan
ihracat yüzde 6,4,
ithalat ise yüzde 1,6
arttı.HABER MERKEZİ
Bulgaristan belgesi
olana da geçiş izni
vermiyor, gıda
ürünleri bozuldu
apıkule Sınır Kapısı'nda, günlerdir,
dozvola (yol geçiş belgesi) sorunu
K
nedeniyle bekletilen Türk TIR’larındaki
gıda ürünleri bozuldu. Bozulan ürünlerin dondurulmuş ürünler, balık, sebze
ve çiçekler olduğu belirtildi.
Bulgaristan'ın iki ülke arasındaki anlaşmalar gereği vermesi gereken 250 bin
dozvoladan sadece 5 binini vermesi üzerine Türkiye plakalı TIR'lar bu ülkeden
geçiş yapamıyorlar.
Ulaştırma Bakanlığı da buna karşılık
Bulgar plakalı TIR’ların Türkiye’ye girişlerini durdurmuştu. Bulgaristan, elinde
geçiş belgesi olan araçlara da izin vermiyor. TIR'lar kontak kapatmış bekliyor.
Sürücüler büyük sıkıntı yaşıyor.
TIR'larındaki ürünleri bozulan şoförler
ne yapacaklarını şaşırmış durumda. TIR
şoförü Veysi Şahin, Bulgaristan'a kabak
götürdüğünü ama giriş yapamadığını
belirterek, "Gıda ürünü taşıdığımızdan
araçta bulunan ürünler bozuluyor. Bu
konuda yetkililer bize sahip çıkarak bizlere yardım etsin" dedi.
"48 saat içinde çözülecek"
Yurtdışına maydanoz taşıyan TIR şoförü
Cemil Kapar da 6 günden beri beklediğini ifade ederek, taşıdığı ürünün
ömrünün bittiğini söyledi. Kapar, "Bu
ürün artık çöpe dökülecek, hangi kurum
bu durumla ilgileniyorsa onlardan
yardım bekliyoruz" diye konuştu.
Seste yeni dönemin
öncüsü satışa çıktı
ünyanın en iyi highD
end ses ve görüntü
sistemleri üreticisi Bang
Twitter, aktif kullanıcı sayısını bir
önceki yılın aynı dönemine göre
yüzde 30 artırarak 185 milyondan
241 milyona çıkarmasına karşın,
249 milyonluk beklentinin de
gerisinde kaldı. Bir önceki çeyrekte
159 milyar bakış alan sosyal paylaşım sitesinin "timelines" hizmetine bakış sayısı, dördüncü
çeyrekte 174 milyarlık beklentinin
gerisinde kalarak 148 milyar olarak
gerçekleşti.
Merkezi San Francisco'da bulunan ve Evan Williams tarafından 2006 yılında kurulan
tanınmış sosyal medya firması,
kasım ayında halka açıldığı ilk
gün yatırımcısına yüzde 73'lük
getiri sağlamıştı.HABER
MERKEZİ
"Yatırımcılarımıza
kazandırıyoruz"
Şükrü KIZILOT
beklentisine karşın 511,5 milyon
dolar zarar ettiğini duyurdu. Twitter, 2012'nin aynı döneminde 8,7
milyon dolar zarar etmişti.
cecik, yeni hoparlör
ailesinin TV, Blu-ray oynatıcısı ya da media centerlar ile çalışabildiğini,
ürünler üzerindeki yeni
teknoloji sayesinde bulunduğu ortamda istenilen yere
konumlanabildiğini belirtti.
Markanın Türkiye'deki
yeni satış yapılanması
hakkında da bilgi aktaran İncecik, "Bugüne
kadar İstanbul Nişantaşı
ve Ankara'da ses ve
görüntü tutkunları ile
buluşan ürünlerimiz,
artık eşsiz tasarım ürünlerinin sergilendiği
Mozaik Ortaköy ve
Mozaik 220V showroomlarında da incelenip,
satın alınabilecek" açıklamasını yaptı.CİHAN
Ganço Atanasov adlı Bulgar TIR şoförü
de sıkıntının Bulgaristan kaynaklı
olduğunu belirterek, Türkiye'de herhangi bir problem olmadığının altını
çizdi. Atanasov, kendi ülkesi olan Bulgaristan'ın kendilerini de perişan ettiğini söyledi.Bu arada, bir açıklama
yapan Edirne Vali Yardımcısı
Nedim Özırmak, sorunun en geç 48 saat
içinde çözüme kavuşmasını beklediklerini dile getirdi. Gümrüklerden Sorumlu Edirne Vali Yardımcısı Nedim
Özırmak, "Bu bir duyumdur, inanıyoruz
ki kısa zamanda çözümlenecektir.
Kapıkule'den 30 Ocak'tan itibaren sistem durmuştur.
Alternatif yollar kullanarak geçişler
devam ediyor. Sanırım bakanlığın aldığı
önlemler sayesinde, alternatif yollardan
geçişler devam etmektedir" dedi.
Bulgaristan AK'ye gidecek
Bulgaristan Başbakanı Plamen
Oreşarski, Türkiye ile olan transit geçiş
belgesi sorununun çözülmemesi
halinde konuyu Avrupa Komisyonu'na
taşıyacaklarını söyledi. Plamen
Oreşarski, bir haftadır iki ülke arasında
transit geçiş belgelerinin sayısı
konusunda tartışma olduğunu belirterek, önümüzdeki günlerde bakanlar
düzeyinde bir görüşmenin yapılacağını
bildirdi.HABER MERKEZİ
2014
9 ŞUBAT
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Oto s atışlarına
ÖT V d a r b e s i
ivil Havacılık Genel
Müdürü Bilal Ekşi,
"Hava yolu ve
balon uçuşlarında
görevli mürettebatın,
alkol ve uyuşturucu gibi
psikoaktif madde
kullanıp kullanmadığını
sivil otorite olarak
denetlemeye
başlayacağız" dedi.
S
Kurdaki artışın
ardından ÖTV
zammı fiyatlara
yansıyınca otomotiv satışları
yılın ilk ayında
bir önceki yılın
aynı ayına göre
yüzde 8,3
azaldı. Sektör
temsilcileri, şubattan itibaren
yürürlüğe giren
BDDK’nın taşıt
kredilerine getirdiği kısıtlamanın etkisi ile
satışlardaki
gerilemenin bu
ay da sürmesinden endişe
ediyor.
tomobil pazarı, 2013’te
O
2011’den sonra en parlak
rakamlarına ulaştı. Geçen yılın
ikinci yarısından itibaren
kurlardaki yükseliş, sektörün
keyfini kaçırıyordu. Ancak
aralıkta Bankacılık Düzenleme
ve Denetleme Kurumu’nun
(BDDK) taşıt kredilerine
getirdiği sınırlama ile 2014’te
ne yapacağını düşünürken
ekonomi yönetimi yılbaşında
sürpriz ÖTV artışını açıkladı.
Hal böyle olunca markalar
2013’te 853 bin adet olarak
gerçekleşen iç pazarın bu yıl
600-720 bin arasına düşeceği
tahmininde bulundu. Yılbaşı
ile araç fiyatları ve kredi
faizlerinin artması ocak ayı
satışlarına bir önceki yılın aynı
ayına göre yüzde 8,3 daralma
olarak yansıdı. 2013’ün ilk
yılında 35 bin 523 adet araç
satılmıştı.Otomotiv
Distribütörleri Derneği (ODD)
verilerine göre, otomobil
satışları ocak ayında bir önceki
aya göre yüzde 5,7 azalarak 24
bin 368 adet olurken, geçen
yılın aynı ayında 9 bin 688 adet
olan hafif ticari araç pazarı
yüzde 14,31 düşüşle 8 bin 302
adet seviyesine geriledi.
Toplam satış 32 bin 670
seviyesinde gerçekleşti.
Otomotiv pazarı 2013 yılında
yüzde 9,72 artışla 853 bin 378
adet olurken, kurdaki
dalgalanmanın fiyatlara
yansımasından ve kredi
sınırlamasının yürürlüğe
girmesinden önce araç almak
isteyenler talebi önce çekti.
Bunun sonucunca da aralık
satışları yaklaşık 130 bin adet
olarak gerçekleşti.
2014 yılı Ocak ayında otomobil
pazarı ortalama emisyon
değerlerine göre
incelendiğinde, en yüksek
paya yüzde 41,31 oranıyla 100-
kşi, yaptığı açıklamada,
E
dünyanın birçok
ülkesinde hava yolunda
görev yapan uçuş
mürettebatına alkol ve
psikoaktif madde kullanımı
konusunda denetim
yapıldığını, Türkiye'de de
bazı hava yolu şirketlerinin
kendi uçuş ekibine bu
maddelerle ilgili test
uyguladığını söyledi.
Hava yolu ve balon
uçuşlarında görevli
mürettebatın, alkol ve
psikoaktif madde kullanıp
kullanmadığı konusunda
sivil otorite olarak bu yıl
denetimlere başlayacaklarını
ifada eden Ekşi, "Şu anda
denetimlerde kullanmak
üzere malzemeleri satın
alıyoruz. Emniyet Genel
Müdürlüğünün trafikte
kullandığı üflemeli
cihazlardan satın alıyoruz.
nedeniyle kuraklık endişesi yaşanıyor.
Bölgede sonbaharda ekimi yapılan
buğday, arpa ve mercimek gibi tahıl
ürünlerinin yetişme döneminde yeterli
yağışın düşmemesi bölge çiftçisini
karamsarlığı sürüklüyor. Meteoroloji İl
Müdürlüğünden alınan bilgiye göre ,
geçen yıl ocak ayında metrekareye
düşen yağış miktarı 86,8 kilogram
ölçülürken, bu yılın aynı döneminde bu
miktar 44,5 kilogramda kaldı.
Alkol ve uyuşturucu
kullanımına yönelik.
Öncelikle alkol denetimine
başlayacağız, çünkü alkol
denetimi daha kolay. Daha
sonra psikoaktif dediğimiz
uyuşturucu madde
denetimlerine başlayacağız"
diye konuştu.
ISSN 1308 7606
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO)
Şanlıurfa Şube Başkanı Ali Rıza
Öztürkmen, yaptığı açıklamada,
bölgeye yakın zamanda yağmur
yağdığını ancak istenilen düzeyde
olmadığını söyledi.
Bölgenin su ihtiyacının büyük
bölümünü karşılayan Atatürk
Barajı'nda su kodunun 536 olduğunu
ifade eden Öztürkmen, bu durumun da
ciddi olumsuzluklara yol açacağını öne
sürdü. Geçen yıla oranla tüm aylarda
yağışın düşük olduğunu aktaran
Öztürkmen, "Ülkemiz ve bölgemiz
maalesef kurak bir dönem geçiriyor.
Geçen yıllara göre yüzde 56 yağış
kaybımız var. Uzun yıllar ortalamasına
göre de yüzde 43 yağış kaybı yaşandı"
dedi.AA
Yıl:70 Sayı:24704 Tarih:9 Şubat 2014 Pazar
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
İcra Kurulu Başkanı
Emin ERENER
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Sayfa Editörü
Yasemin ERENER
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
Pazar segmentinin yüzde
85,78’ini vergi oranları düşük
olan A, B ve C sınıflarında yer
alan araçlar oluşturdu.
Segmentlere göre en yüksek
satış adedine yüzde 52,45 pay
ile C segmenti (12 bin 780
adet), kasa tiplerine göre ise en
çok tercih edilen gövde tipi
yine sedan otomobiller (yüzde
46,31 pay, 11 bin 286 adet) oldu.
Otomobil ve hafif ticari araç
pazarına dair yapılan
açıklamaya göre 2013 yılının ilk
çeyreğinde yüzde 12,41, ikinci
çeyreğinde yüzde 11,84,
üçüncü çeyreğinde yüzde 7,64
ve son çeyreğinde yüzde 8,09
artış yaşandı. Ayrıca otomobil
ve hafif ticari araç pazarı 2013
yılını yüzde 9,72 artış ile
tamamladı. 2013 yılında,
otomobil pazarında yüzde
19,48 artış yaşanırken, hafif
ticari araç pazarında yüzde
14,79 daralma görüldü.
ODD Genel Sekreteri Hayri
Erce, döviz kurlarındaki artış,
Merkez Bankası’nın sert faiz
artışı sonrası kredi
faizlerindeki yükseliş, ocak ayı
başında devreye giren ÖTV
artışları ve BDDK’nın aldığı
kredi tedbirlerinin etkisiyle
2014’ün son derece kötümser
başladığını kaydetti. Sektörün
minimum yüzde 20 daralma
beklediğinin altını çizen Erce,
bu nedenle yılın ilk ayındaki
yüzde 8’lik düşüşün iyi bir satış
rakamı olduğuna dikkat çekti.
Pazar değişim yılı olan 2014’te
pazarda hâlâ 2013 model
araçlar eski fiyatlarla
satılıyor.CİHAN
Havada
alkol
denetimi
b a ş l ı yo r
Hububat ambarında
kuraklık endişesi
ürkiye'nin önemli hububat üretim
merkezlerinden Şanlıurfa'da, kışın
T
beklenen yağışların yağmaması
Sorumlu Müdür
Yavuz AYDIN
120 gr/km arasındaki
otomobiller 10 bin 66 adet ile
sahip oldu. 2014 yılı Ocak
ayında dizel otomobil
satışlarının payı yüzde 62,48’e,
otomatik şanzımanlı
otomobillerin payı ise yüzde
41,73’e yükseldi.
5
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
GENÇLER DAĞITIM
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
- "Biz alkolü
yasaklamıyoruz"
Konuyla ilgili talimatın şubat
sonunda yayınlanacağını
bildiren Ekşi, şunları
kaydetti:
"Sivil otorite olarak bütün
hava yolu şirketleri ile balon
uçuşlarında görev yapan
pilot ve hosteslere yönelik
denetimlere, yaz
döneminden önce
başlayacağız. Biz sivil otorite
olarak denetimleri rastgele,
bazen ihbar üzerine
gerçekleştireceğiz. Bunu
yaparken, uçuş ekibinde çalışan
hiçbir personelin alkol
kullanmayacağını, kurallara
uygun hareket ettiklerini
biliyoruz. Uçuş esnasında
kurallara aykırı alkol kullanımı
tüm dünyada olduğu gibi bizim
ülkemizde de yasak. Biz uçuş
sırasında alkol ya da
uyuşturucu kullanılıp
kullanılmadığını denetleyeceğiz.
Buradan yanlış mesaj çıkmasın,
biz alkolü yasaklamıyoruz."
- "4 havalimanında denetim
ekibi bulunacak"
Ekşi, Türkiye'de hizmet veren
tüm uçakların indiği
İstanbul'daki Atatürk ve Sabiha
Gökçen, Ankara'daki Esenboğa
ve Antalya havalimanları ile
Nevşehir'deki balon uçuşlarında
görev alan uçuş ekiplerinin
denetleneceğini ifade etti.
Denetime itiraz eden personelin
alkollü kabul edileceğini
vurgulayan Ekşi, denetimlerin
yolcuların görmeyeceği şekilde
yapılacağını anlattı.
Uçuş esnasında kurallara aykırı
alkollü olduğu tespit edilen pilot
veya kabin çalışanlarına, İdari
Para Cezaları Yönetmeliğine
göre ilk olarak 5 bin lira para
cezası uygulanacağını bildiren
Ekşi, Sivil Havacılık Genel
Müdürlüğünün para cezası,
idari yaptırım, belli süre
uçuştan men, lisans iptali gibi
cezalar verme yetkisine sahip
olduğunu belirtti.
Ekşi, denetim yapacak ekiplere
söz konusu cihazların
kullanımını öğrenmeleri için
verilen eğitimlerin devam
ettiğini söyledi.AA
İnşaatta demir kavgası yaşanıyor
ürkiye ekonomisinin
T
lokomotif
sektörlerinden inşaat
ile onun önemli
tedarikçilerinden
demir- çelik sektörü
arasında gerginlik
yaşanıyor.İnşaat
sektörünün temsilcileri,
kullandıkları demirin
fiyatının bir ayda yüzde
30 zamlandığını ancak
zamdan daha önemli
sorunun firmaların
birleşerek fiyat
açıklaması olduğunu
savunuyor.
İstanbul İnşaatçılar
Derneği Başkanı Nazmi
Durbakayım, Rekabet
Kurumu'nu göreve
çağırdıklarını
belirtirken, "Kendi
demirimizi üretmek için
haddehane mi
kuralım!" diye tepkisini
dile getiriyor. Demirçelikçiler ise fiyat
farklarının kur
artışından
kaynaklandığını,
bunun da piyasanın bir
gerçeği olduğunu
vurguluyor.
İnşaatçıların
iddialarına yanıt veren
Türkiye Çelik Üreticileri
Derneği Genel Sekreteri
Veysel Yayan, demir
fiyatlarının halen 2009
seviyesinin üçte biri
düzeyinde
bulunduğuna dikkat
çekiyor. Yayan,
inşaatçılara, "Rekabet
Kurumu yerine Merkez
Bankası'nı göreve
çağırırsanız daha
tutarlı olursunuz" diye
sesleniyor.
Yayan, "birleştiler"
iddiasına da,
"Türkiye'de demir-çelik
sektöründe 250
haddehane, 20 kuruluş
bulunuyor. Bunların bir
araya gelip bir kartel
oluşturduğunu iddia
etmek hayal gücünün
çok gelişmiş olduğunu
gösterir. Türkiye'deki
rekabet dünyanın
hiçbir yerinde yok"
yanıtını
veriyor.İnşaatçılar ile
demir-çelik üreticileri
arasındaki tartışmanın
Rekabet Kurumu'na
taşınıp taşınmayacağı
şu aşama belirsizliğini
koruyor ancak her
durumda demir
fiyatlarında son
dönemde bir
hareketlilik olduğu
görülüyor. Fiyatların,
inşaat sektörü
temsilcilerinin dile
getirdiği kadar olmasa
da arttığını demir çelik
üreticileri de belirtiyor.
Kardemir'in internet
sitesinde yer alan fiyat
listesine göre,
geçtiğimiz yılın aralık
ayı itibariyle 1395
liradan satılan inşaat
demiri, ocak ayının
başında 1481 liraya,
geçtiğimiz hafta da 1535
liraya yükseldi. Bu
tablo da demir fiyatının
aralıktan bugüne yüzde
10 civarında arttığını
ortaya koyuyor.
İnşaat sektörü: Enerjiye
yüzde 10, demire yüzde
30 zam geldi
Demir fiyatlarının
artmasından dolayı
rahatsız olduklarını
dile getiren İstanbul
İnşaatçılar Derneği
(İNDER) Başkanı Nazmi
Durbakayım, "Enfl
asyonun bir artış
katsayısı var. TEFE ve
TÜFE'nin bir katsayısı
var. Dövizin de artırdığı
bir yüzde var. Ancak
demir ve betondaki
artışa biz bir anlam
veremiyoruz. Bunlara
bir paralellik arz
etmiyor. Konut
üreticileri olarak bu
gelen zamları karşılayıp
nihai tüketiciye
yansıtmamaya
çalışıyoruz. Bu
hassasiyetimizi kar
marjımızdan fedakarlık
etmek suretiyle
yapıyoruz. Bizim
tedarikçilerimizin de
aynı hassasiyeti
göstermelerini
bekliyoruz. Yakıt ve
enerjiye yüzde 10 zam
geliyor ancak demir ve
betoncular yüzde 30
zam yapıyorlar.
Dolayısıyla konut
üreticileri olarak bizim
bir desteğe ihtiyacımız
var. Bu nedenle
Rekabet Kurumu'nu
göreve çağırıyoruz" diye
konuştu.Piyasada tek
bir demir fiyatının
uygulandığını öne
süren, bu fiyatların da
her pazartesi günü
açıklandığına belirten
Durbakayım,
"Betoncular da
demirciler gibi birlik
kurup belli bir rakamı
deklare ediyor.
Dolayısıyla bir
kartelleşme oluyor"
dedi.
Durbakayım, aksi
takdirde doğru olmasa
da inşaatçının bunlarla
mücadele etmek için ya
kendi betonunu
üreteceğini ya da
demiri için kendi
haddehanelerini
kurmak yönünde
çözüm arayacağını
savundu. Türkiye'de
inşaat istihdamın
yüzde 20'sini
oluşturarak ekonomide
lokomotif sektör
konumunda. İnşaat
sektörünün durmaması
için diğer tedarikçi
kuruluşların hassas
davranmasını isteyen
Durbakayım, sektörün
durması halinde bir
daha kaldırılmasının
zor olduğunu kaydetti.
Durbakayım şunları
söyledi: "Hareket
halindeyken gitmek
kolaydır. Bizde
sektörümüzün
durmamasını istiyoruz.
Faiz oranlarının
tüketicileri
etkilememesi içinde
bankalarla konuşarak
konut kredi faiz
oranlarını belli bir
nokta da tutmaya
çalışıyoruz."
dedi.CİHAN
6
9 UBAT 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
TÜRKİYE
Türkiye, işgal altındaki Doğu
Kudüs’teki yasadışı yerleşimlerde yeni konut inşa etme
kararını kınadı.
Dışişleri Bakanlığı’ndan
yapılan açıklamada, İsrail’den Doğu Kudüs ve işgal
altındaki diğer Filistin topraklarında uluslararası hukuka
aykırı davranışlara son vermesi istendi.
Açıklamada ‘‘İsrail’in 5 Şubat
günü açıkladığı işgal altındaki Doğu Kudüs’teki
yasadışı yerleşimlerde 558
yeni konut inşa etme kararını
kınıyoruz. İsrail’in bu adımı,
ABD'nin girişimiyle, 1967
öncesi sınırlarda yanyana
barış içinde yaşayacak iki devletli bir çözüm doğrultusunda İsrail ve Filistin
arasında yürütülen müzakere
sürecine zarar vermektedir.
Adil, kapsamlı ve yaşayabilir
bir nihai anlaşmada Filistin
devletinin başkenti olması
beklenen Doğu Kudüs’ün demografik yapısını değiştirmeye yönelik bu tür adımların
kabul edilmesi mümkün
değildir.’’ denildi. Dışişleri
ayrıca ‘‘İsrail’in, Doğu Kudüs
ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarında, uluslararası hukuka ve iki devletli
barış vizyonuna aykırı bu tür
uygulamalarına son vermesi
beklenmektedir.’’ sözlerine
yer verdi. CİHAN
ABD: İnternet yasası
ile ilgili
kaygıları
paylaşıyoruz
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü
Jen Psaki, Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen
internet yasası hakkındaki düzenlemeyi takip ettiklerini, Avrupa
Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı
(AGİT) temsilcisinin dile getirdiği
kaygıları paylaştıklarını belirtti.
Psaki, günlük basın bilgilendirme
toplantısında konuyla ilgili bir
soru üzerine, ABD’nin dünya
genelinde ifade özgürlüğünü güçlü
biçimde savunduğunu ve savunmaya da devam edeceklerini
söyledi. Psaki, "şüphesiz
demokrasilerin halkın farklı sesleriyle güçlendiğine inandıklarını"
kaydetti.
AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi'nin, teklif edilen tedbirlerin,
uluslararası ifade özgürlüğü standartlarıyla uyumlu olmadığı
yönündeki kaygılarını paylaştığını
belirten Dışişleri Bakanlığı
sözcüsü, "Bu tedbirler ayrıca ifade
özgürüğünü, araştırmacı gazeteciliği, gazetecilerin kaynaklarının korunmasını, siyasi söylem ve
internet üzerinden bilgiye erişim
konularını önemli ölçüde etkileme
potansiyeline sahip. Bunlar bizim
endişe ettiğimiz alanlardır” diye
konuştu. CİHAN
CPJ, Zeynalov’un
sınır dışı
kararı: Acilen
durdurulmalı
oday’s Zaman muhabiri ve
blog yazarı Mahir Zeynalov’un sınır dışı edilmesine Gazetecileri Koruma
Cemiyeti’nden (CPJ) tepki geldi.
CPJ, ‘‘Bir gaztecinin, sosyal
medya kullanıcısının ya da blog
yazarının fikrini söylemesinden
dolayı sınır dışı edilmesini kimse
haklı göremez’’ dedi.
T
Cihan Haber Ajansı'na (Cihan)
özel açıklamada bulunan CPJ’in
Avrupa ve Orta Asya program Koordinatörü Nina Ognianova, Zeynalov’un sınır dışı edilme kararını
kimsenin haklı göremeyeceğini
söyledi. Ognianova, ‘‘Sınır dışı
edilme kararı çok ciddi bir yaptırım. Türk yetkililer acilen alınan
bu kararı durdurmalı, bu kişi
farklı ülkenin vatandaşı da olsa
fikrini açıklamasından dolayı
cezaya çarptırılmamalı’’
ifadelerini kullandı.
CPJ olarak dünya genelinde
gazetecilerin mesleklerini yerine
getirmelerinde yaşadıkları sorunların çözümü için çalıştıklarını
hatırlatan Ognianova, ‘‘Verilen
karar (Zeynalov’un sınır dışı
edilmesi) çok ağır ve bu zaten
basın özgürlüğü konusunda karnesi kötü olan Türkiye’nin
görünürlüğünü daha da kötü etkileyecek’’dedi.
Türkiye'nin biran önce basın
özgürlüğü konusunda ulus-
lararası standartlara uygun şekilde düzenlemeler yapmasını
isteyen Ognianova şöyle devam
etti; ‘‘Türkiye çok önemli bir ülke.
Jeopolitik konumu önemli ve zengin potansiyelleri var. Türkiye bu
potansiyelleri ile dünya haritasında çok önemli roller
üstlenebilir. Ancak bunların olabilmesi için Türkiye’nin uluslararası sese kulak vermesi, basın
özgürlüğü ve ifade özgürlüklerinde kısıtlamaları kaldırması
ile mümkün olur.’’
Ognianova şunları kaydetti;
‘‘Türkiye’de en tepe yöneticilerin;
blog yazarlarını, gazetecileri,
sosyal medya kullanıcılarını
makamlarından elde ettikleri güç
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
RUSYA
CNN uluslar arası dünyada
ucube heykellerin yer aldığı
listeye Belarus’ta yer alan
Kahramanlık Anıtı’nı eklemesi Moskova ve Minsk’in
sert tepkisine yol açtı. CNN
özür açıklaması yayınladı.
Sovyet askerleri Brest Kalesi’ni İkinci Dünya Savaşı’nda
Nazi Almanya’sına karşı korurken en az 4 bin Sovyet
askeri yaşamını yitirdi.
CNN, Brest Kalesi kahramanları anısına dikilen anıtın listeye alınmasının kasıtlı
olmadığını ve özür dilediklerini belirtti. Açıklamada,
“Askerlerin yaşamını yitirdiği
anıta saygı gösteren insanların tepkisini kabul ediyoruz.” ifadeleri yer aldı.
Rusya Washington
Büyükelçiliği’nden yapılan
açıklamada, reyting
düşüncesi ile tarihi değerlere
hakaret edilemeyeceği, orada
zorlu mücadele veren insanların anılarının bu şekilde
sıradan bakışla değerlendirilemeyeceği belirtildi.
Ruysa Dışişleri Bakanlığı
insan hakları temsilcisi Konstantin Dolgov, CNN’in
“alaycı ve çirkin”
davranışının kabul edilemeyeceği eleştirisinde bulundu. Dolgov, “Ortak
düşmanımız Nazizme karşı
zafer kazanmak için kendilerini feda eden Sovyet halklarının kahramanlıkları asla
unutulmamalı…” dedi.
CİHAN
Afganistan’da Taliban
güçleri, İnAFGANİSTAN
giliz ordusuna ait olduğu
belirtilen bir köpeği ele
geçirdiklerini duyurdu.
Taliban güçleri, koalisyon
güçleriyle 23 Aralık’ta
yaşanan çatışma sırasında
bazı silahların yanı sıra bir
köpeğin de ele geçirildiğini
açıkladı. Taliban üyeleri,
yayınladıkları bir videoda
rehin tuttukları köpeği gösterdiler.
“Albay” adı verilen köpeğin
üzerinde bir yelek olduğu
görüldü. Yelekte uydu takip
cihazı, fener ve kamera bulunduğu belirtildi. Esir alınan
köpeğin, İngiliz ordusuna ait
olduğu tahmin ediliyor. Koalisyon güçleri, Afganistan gibi
birçok ülkede eğitimli köpek
kullanıyor.
Kingston en hızlı SD kartını
duyurdu
K
ingston, 90MB/s’ye kadar
okuma ve 80MB/s’ye kadar
yazma hızına çıkarak 4K
çözünürlükteki video çekimlerinde
kullanılabilecek U3 hız sınıfında
yeni DHC/SDXC UHS-I Speed Class 3
SD kartını duyurdu.
Kingston, SD kart ürün yelpazesini,
en hızlı modelini ekleyerek
genişletiyor. 16GB, 32GB ve 64GB
depolama seçenekleriyle gelen U3
hız sınıfındaki yeni SDHC/SDXC
UHS-I kartı, 4K ve diğer Ultra-HD
çözünürlüklerde video çekim yapan
profesyonel kullanıcılar için geliştirildi.
ile birebir baskı uygulaması çok
kötü. Hatta farklı sesleri cezalandırıyor, olmaları da ayrı bir
konu. Yönetimin farklı seslere,
düşüncülere törlans tanıması
gerekiyor.’’
Ognianova, ‘‘CPJ olarak
Türkiye’de meslek
arkadaşlarımızın gazetecilik
görevlerini özgürce yapmaları
konusunda ciddi endişe
içindeyiz’’ dedi.
CPJ’in İnternet Savunucu Koordinatörü Geoffrey King, gazeteci
Zeynalov’un sınır dışı edilmesi
yolunda alınan kararı incelediklerini bildirdi. CPJ’in bir
gazetecinin Twitterı yüzünden
sınır dışı edilmesi kararını yakından takip ettiklerini aktaran King,
‘‘Açıkçası, göçmen ya da hiç
kimse özgür ifade hakkını kullanılmasına misilleme olarak
hükümetin elindeki güç ile yaptırım uygulanmamalı’’ dedi.
CİHAN
Moskova:
Suriye’de
taraflar
Humus’tan
sivil tahliye
için anlaştı
SD kart standartlarını geliştiren SD Birliği’nin son duyurduğu UHS-I U3 (Ultra High-Speed Bus, Speed
Class 3), en az 30MB/s’lik okuma ve yazma hızı ile kesintisiz 4K video çekim yapmayı sağlayacak
kadar yeterli bant genişliğini garanti ediyor. Kingston’ın SDHC/SDXC UHS-I Speed Class 3 kartı ise
90MB/s’ye kadar okuma ve 80MB/s’ye kadar yazma hızına ulaşarak, Class 10 SD kartlara kıyasla 9
kat fazla okuma hızı ve 8 kat fazla yazma hızı sunuyor. Ayrıca USB 3.0 kart okuyucu ile bilgisayara
veri aktarımını hızlandırıyor.
Kingston’ın SDHC/SDXC UHS-I Speed Class 3 kartı, SDHC ve SDXC yuvaya sahip tüm cihazlarla
uyumlu biçimde üretildi. Kullanıcıların DSLR, DSLM ve video kameralar gibi yüksek performanslı cihazlarda Full HD (1080p), Ultra HD (2160p), 3D, veya 4K – 2K çözünürlükleriyle sinema kalitesinde
video çekebilmesine olanak sağlıyor. 4K video çekimin yanı sıra hızlı ya da sürekli çekim modunda
yüksek yoğunluklu fotoğraf çekimi için, televizyon kaydı için ve canlı yayın için de kullanılabiliyor.
Kullanıcılar, 64GB’lık kart ile 60 dakikalık 4K HD video veya RAW ve JPEG (8000 adete kadar 24MP
görüntü) formatında yüksek yoğunlukta görüntüler elde edebiliyorlar.
SDHC/SDXC UHS-I Speed Class 3, ömür boyu garanti ile henüz açıklanmayan bir tarihte Türkiye’de
de satışa sunulacak. HABER MERKEZİ
iPhone getirene Windows
Phone ücretsiz
icrosoft, Windows
Phone’un en iyi cihazlarının satışa sunulduğu
bu dönemde, büyük bir
hamle yaparak, eski iPhone’unu getirenlere, şu an piyasada olan en iyi
Windows Phone’ları ücretsiz veriyor.
M
Şu an için yalnızca ABD’de geçerli
olan bu takas kampanyasında,
iPhone 4s ve daha yeni iPhone’larını
getiren kullanıcılar, Nokia Lumia
1020 veya Lumia 1520'ye ücretsiz
olarak sahip oluyor. Microsoft’un
verdiği telefonlar, AT&T’nin iki yıllık
servis kontratıyla geliyor; cihaza
değil, yalnızca servislere ödeme
yapılması gerekiyor.
Lumia 1020 ve Lumia 1520, gerçekten başarılı akıllı telefonlar. Lumia
1020, en iyi kameraya sahip akıllı telefonken, 1520 de en iyi tabletfonlardan birisi olarak öne çıkıyor.
Fiyat açısından karşılaştırıldığında, 2011'de satışa sunulan iPhone 4s şu an (8 GB) 1349 TL fiyatla
satılıyor. Lumia 1020, 1947 TL; bu hafta Türkiye’de satışa sunulan Lumia 1520 ise 2199 TL fiyat etiketine sahip. HABER MERKEZİ
Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü
Aleksander Lukaşeviç, Suriye’nin
Humus kentinde tarafların sivillerin
tahliyesi ve insani yardımların bölgeye ulaşması konusunda anlaştıklarını söyledi.
Basına açıklamada bulunan Lukaşeviç, “Suriye hükümeti ve muhalif
gruplar; kadınlar, yaşlılar ve çocuklar başta olmak üzere sivillerin şehirden çıkmalarına izin verilmesi ve
bölgeye insani yardımların ulaştırılması konusunda anlaşma sağladı.”
dedi.
Dışişleri Bakanlığı’ndan bir kaynak
da Interfax’a verdiği bilgide anlaşmanın gün içinde uygulamaya
başlayabileceğini belirtti.
10 Şubat’ta ikinci turu başlayacak
Cenevre 2 görüşmelerine hazırlanan
tarafların kısmi ateşkes, esir takası
ve insani yardımlar konusunda ilerleme sağlaması bekleniyor.
Moskova’da önceki gün temaslarda
bulunan Suriye Muhalif ve Devrimci
Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK)
Başkanı Amet Carba, geçiş
hükümetinde Suriye lideri Beşşar
Esed’i kabul etmeyeceklerini vurgulamıştı.
CİHAN
9 UBAT 2014
AFAD
ile ilgili
"torba
teklif"
komisyon
da kabul
edildi
fet ve Acil Durum Yönetim
Durumu Başkanlığı ile ilgili
maddeleri de içeren "torba
kanun teklifi" TBMM Plan ve Bütçe
Komisyonu'nda kabul edildi.
A
Afet ve Acil Durum Yönetim Durumu Başkanlığı (AFAD) ile ilgili
maddeleri de içeren "torba kanun
teklifi" TBMM Plan ve Bütçe
Komisyonu'nda kabul edildi.
Kabul edilen teklife göre, TBMM
Plan ve Bütçe Komisyonunca tasdik
edilen Jandarma Genel Komutanlığı
2014 yılı fiili kadro kitapçığında yer
alan uzman erbaş kadrosu 3 bin
artırılacak.
"Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında
Kanun"a, yönetmelikle düzenlenecek usul ve esasları belirleyen
bir madde ekleniyor.
17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999
tarihlerinde meydana gelen depremler sonucunda iş yerlerinin
ağır hasar görmesi nedeniyle bireysel borçlanmada bulunan veya bulunmayan hak sahiplerinden üst
üste üç taksidini ödememiş olanların veya taksitlerini ödemekle birlikte kendi istekleriyle hak
sahipliğinden vazgeçtiklerini beyan
edenlerin hak sahipliği, il idare kurulu kararıyla düşürülecek ve bu iş
yerleri tapu sicilinde hazine adına
tescil edilecek.
Kişi, kurum ve kuruluşların gençlik
merkezleri ile gençlik ve izcilik
kampları inşası için yapacakları
harcamaların ya da bu tesislerin inşası için yapacakları her türlü bağış
ve yardımlarda gelir ve kurumlar
vergisi indirimi yapılacak.
Kürt siyasetinin deneyimli
isimlerinden Mardin
Büyükşehir Belediye
başkan adayı Ahmet Türk, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonundan sonra bakanlarla ilgili
hazırlanan fezlekelerin iade
edilmesine tepki gösterdi. Türk,
"Türkiye biliyor ki bunlar
suçüstü yakalanmış, işte kılıf
çekmeye çalışıyorlar." dedi.
Türk, Mardin'den miletvekili
seçilen ve 17 Aralık operasyonunda oğlu tutuklanan eski
İçişleri Bakanı Muammer Güler'e
de göndermede bulundu. Türk,
"Bir müddet önce sayın eski İçişleri Bakanı Mardin'e geldiğinde,
'Ben aklanmadan Mardin'e
gelmem' diyor ama nasıl aklanacak? Suçüstü bir durumda
yakalanan nasıl aklanır? Bunlar
da manevralardır.” diye
konuştu.
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Kariyer meslek olarak planlanan
Gençlik ve Spor Denetçi Yardımcıları ve Denetçileri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili
maddelerine ilave ediliyor.
Memur, subay, astsubay ve uzman
erbaşlara, evli olmayan ve en az
yüzde 70 oranında engelli ya da
süreğen hastalığı olan çocuğunun
hastalanması halinde hastalık raporuna dayalı olarak ana veya
babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir yıl içinde
toptan veya bölümler halinde 10
güne kadar mazeret izni verilecek.
Üniversiteler, ortak oldukları kooperatiflerin yönetim kurullarında
üye tamsayısının çoğunluğunu
geçmemek üzere üye bulundurabilecek.
Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler muhtaç olarak kabul edilemeyecek ve
kendilerine "65 Yaşını Doldurmuş
Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması
Hakkında Kanun"a göre aylık
bağlanmayacak. Sosyal Hizmetler
ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu'na göre harçlık ödenenler de
muhtaç olarak kabul edilemeyecek
ve kendilerine aynı kanun hükümlerine göre aylık bağlanmayacak.
"Biruni Üniversitesi" kuruluyor
İstanbul'da Dünya Eğitim Vakfı
tarafından, "Biruni Üniversitesi"
adı altında, yeni bir vakıf üniversitesi kurulacak. Üniversite; tıp, diş
hekimliği, eczacılık, sağlık bilimleri, eğitim, mühendislik fakülteleri
ile meslek yüksekokulu, eğitim bilimleri enstitüsü, fen bilimler enstitüsü ve sağlık bilimleri
enstitüsünden oluşacak.
4 bin sporcu
Spor Genel Müdürlüğünce 2020 yılı
sonuna kadar yapılacak yaz ve kış
olimpiyat oyunlarına hazırlanmak
amacıyla, olimpik ve paralimpik
spor dallarında en az yıldızlar seviyesinde olmak kaydıyla seçilecek
4 bin sporcu yetiştirilecek.
Yetiştirilecek sporcuların sportif
amaçlı iaşe, ibate ve yol giderleri
genel müdürlük tarafından
karşılanacak. Ayrıca bu sporculara
asgari ücretin net tutarını
geçmemek üzere her ay harçlık
ödenecek. Yapılan harçlık
ödemeleri damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ayda bir ödenecek ve
bu ödemeler hiçbir suretle
haczedilemeyecek.
Finansal kiralama şirketleri, OSB
Bakanı Mardin'e
geldiğinde, 'Ben aklanmadan Mardin'e gelmem'
diyor ama nasıl aklanacak? Suçüstü bir durumda
yakalanan nasıl aklanır? Bunlar
da manevralardır.” değerlendirmesinde bulundu.
"KİMSE TEMİZ TOPLUMUN
GELECEĞİ İÇİN HIRSIZLIĞIN
ÜSTÜNÜ ÖRTMEYECEKTİR"
Bu toplumun hırsızlığın,
rüşvetin, yolsuzluğun hesabını
soracağını ifade eden Türk,
şöyle konuştu: "Başından beri
söylüyoruz, siz siyasi
düşüncelerinden dolayı insanları yargılıyorsunuz. Fezlekeler
düzenliyorsunuz. Ama rüşvet,
zimmet, yüz kızartıcı suçlardan
ise olayı örtbas etmeye çalışıyorsunuz? Bugün Türkiye'nin düzlüğe çıkması, temiz bir
Ahmet Türk: Hırsızlar suçüstü yakalandı, şimdi kılıf aranıyor
Mardin Büyükşehir
Belediye başkan adayı
Ahmet Türk, yaptığı açıklamada, 4 bakan
hakkında hazırlanan fezlekelerin Meclis'e gelmeden
iade edilmesine tepki gösterdi.
Seçim çalışmaları kapsamında
Mardin'de seçmenlerini ziyaret
eden Ahmet Türk, 17 Aralık’ta
ortaya çıkan yolsuzluk
dosyalarının üstünü kapatmaya
çalışan hükümeti eleştirdi. Ortaya çıkan yolsuzluk dosyaları
ardından bu olayda ismi geçen 4
bakan için hazırlanan fezlekelerin Meclis'e gelmeden
iade edilmesine tepki gösteren
Ahmet Türk, "Türkiye biliyor ki
bunlar suçüstü yakalanmış, işte
kılıf çekmeye çalışıyorlar. Bir
müddet önce sayın eski İçişleri
toplumun oluşması için,
her şeyden önce rüşvetin,
yolsuzlukların, haksızlıkları, gerçekten ortadan
kaldıracak bir yaklaşım biçim
önemlidir. Tabii ki toplum hırsızlığın, rüşvetin yolsuzluğun
hesabını soracaktır.”
Bu olayları parti olarak dikkatle
izlediklerini kaydeden Türk,
konuşmasına şöyle devam etti:
"Bu konuda partimizin tavrı
açıktır. Demokratik bir Türkiye,
ama şeffaf bir Türkiye, temiz bir
Türkiye anlayışı. Umut ediyorum
bu iddialar en kısa zamanda gün
yüzüne çıkacaktır. Kimse temiz
toplumun geleceği için hırsızlığın üstünü örtmeyecektir, örtmemelidir."
CİHAN
7
sınırları içinde finansal kiralama
yapılabilecek
Teklife göre, Finansal kiralama şirketleri ve Organize Sanayi Bölgeleri
(OSB) içinde yer alan katılımcılardan gelen talepler doğrultusunda,
OSB sınırları içinde finansal kiralama yapılabilecek.
Organize Sanayi Bölgeleri, kamulaştırma işlemlerini Valilik, İl Özel
İdaresi, Belediye veya Yatırım
İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına yaptırabilecek.
Gençlik ve izcilik kampı inşasına
vergi indirimi
İstanbul'un maruz kaldığı deprem
riski nedeniyle oluşması muhtemel
hasarların önlenmesi ve depreme
karşı tedbir ve hazırlık amacıyla
oluşturulacak projelerin finansmanına yönelik İstanbul İl Özel
İdaresine tahsis edilen krediler, İstanbul Valiliği tarafından kullanılacak.
Üyelerinin tamamı il özel
idarelerinden oluşan ulusal düzeydeki birlik için Birlik Başkanı, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı olacak.
Orman köylüsüne tanınan hak ve
imtiyazlardan yararlanan belde
sakinleri, beldenin mahalleye
dönüştürülmesinin ardında aynı
hak ve imtiyazlardan yararlanabilecek.
Kişi, kurum ve kuruluşların gençlik
merkezleri ile gençlik ve izcilik
kampları inşası için yapacakları
harcamaların ya da bu tesislerin inşası için yapacakları her türlü bağış
ve yardımlarda gelir ve kurumlar
vergisi indirimi yapılacak.
Konut Edindirme Yardımı Hak
Sahiplerine Ödeme Yapılması Dair
Kanunu'nunda yapılan değişiklikle, bu madde uyarınca yapılan ilamlar sonucunda talep edilmeyen
alacaklar, Resmi Gazete'de yayımlanan son listenin ilan tarihinden 5
yıl sonra, hazineye irad olarak
kaydedilecek.
Deprem gözlem verileri AFAD'a aktarılacak
Deprem gözlemi yapan üniversiteler, yerel yönetimler ve tüm
kurum ve kuruluşlar deprem gözlem verilerini eşzamanlı olarak
Afet ve Acil Durum Yönetimi
Başkanlığına aktaracak. Meydana
gelen depremin büyüklük ve şiddet
gibi temel verileri kamuoyuna
resmi olarak sadece başkanlık
tarafından duyurulacak.
İllerde bütünleşik afet ve acil
durum yönetiminin tüm unsurlarını içerecek şekilde, Afet ve
Acil Durum Yönetimi Başkanlığının
taşra teşkilatı olarak valiye bağlı il
afet ve acil durum müdürlükleri kurulacak. Müdürlüğün sevk ve
idaresinden, ildeki afet ve acil
durum faaliyetlerinin yönetiminden birincil derecede vali sorumlu
olacak. AA
Başbakan’a
sarı-lacivert
elbise sorusu
CHP Artvin Milletvekili Uğur
Bayraktutan, Başbakan’a haberlerde İstanbul Büyükşehir
Belediyesine bağlı İETT çalışanlarına verilen sarı lacivert renkli elbiseleri sordu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın
yazılı cevaplaması istemiyle TBMM
Başkanlığı’na soru önergesi veren
Uğur Bayraktutan, basında çıkan
“İstanbul Büyükşehir Belediyesine
bağlı İETT çalışanlarına 2 ay önce
kışlık lacivert takım elbisenin
yanında sarı kravat, sarı yelek verilmiş, şimdi ise Mustafa Sarıgül’ü
anımsatıyor diye kravatları ve
yelekleri yasaklanmış, siyah olanlarla değiştirilmiş şeklinde haberler
yer almaktadır.“ haberlerini hatırlattı.
CHP’li Bayraktutan, Erdoğan’a şu
soruları yöneltti:
"Yukarıda belirttiğim basında çıkan
haberlerin içeriği doğru mudur?
Yukarıdaki haberin içeriği ve
gerekçe doğru ise bu konuda ilgililer hakkında her hangi bir işlem
yapmayı düşünüyor musunuz?
İETT personeline dağıtılan 6 bin
sarı renkteki kravat ve yeleklere kaç
TL para ödenmiştir?
Toplatılıp geri alınan sarı kravat ve
yeleklerin akıbeti ne olacaktır?
Eğer gerekçe doğru ise İstanbul’un
çeşitli yerlerindeki park ve bahçelerde ekili bulunan sarı gülleri, sarı
papatyaları kaldırmayı düşünüyor
musunuz?
İstanbul’da faaliyet gösteren sarı
renkteki taksilerin renklerini 30
Mart 2014 yerel seçimlerinden önce
değiştirmeyi düşünüyor
musunuz?" CİHAN
MHP'li Koray
Aydın: Başbakan
baş sansürcü
olmuş
MHP Trabzon Milletvekili Koray
Aydın, "Televizyonun geçtiği iki
cümlelik alt yazıya bile tahammül
edemiyor. Başbakan değil de sanki
baş sansürcü olmuş. Bu nasıl çarpık
bir anlayıştır Allah aşkına?" diye
sordu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
(TBMM) Genel Kurulu'nda, Askerlik
Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair
Tasarı'nın tümü üzerindeki
görüşmelere başlandı. Birleşimi
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut
yönetiyor. Milliyetçi Hareket Partisi
(MHP) Grubu adına söz alan Trabzon Milletvekili Koray Aydın,
okullarıyla ilişiği kesilen askerî
öğrencilerin bir dizi sorunla karşı
karşıya bulunduğuna dikkat çekti.
Yapılacak düzenlemelerle, eğitimde
geçen sürelerin askerlik
hizmetinden sayılması, yine ağır bir
cezaya dönüşen yüksek miktardaki
tazminatların da daha makul seviyelere çekilmesini istedi.
Kanun tasarısının 61'inci maddesindeki kuvvet komutanlarının
yargılanmalarına izin veren yetkisinin Başbakana veya bir bakanına
verilmesi uygun olmadığını dile getiren Aydın, soruşturma açılması
konusunda Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısının yetkili olması gerektiğini vurguladı. Yargı yetkisinin bir
bölümünü İçişleri Bakanına,
Başbakana ve Cumhurbaşkanına
vermesinin ötesinde bu yetkinin
denetimi yönüyle de Anayasa'ya
aykırı olduğuna dikkat çekti.
Aydın, şöyle devam etti: "Tasarının
esas amacı, Başbakanın yetkisine
yetki katmak, nihayetinde siyaseti
kışlaya sokmaktır. Komutanların
yargılanması Başbakanın isteğine
bırakılmaktadır. Başbakan
yargılanmasını isteği komutan için
izin verecek, istemediği için de izin
vermeyecek. İtiraz mercisi Cumhurbaşkanlığı ve kararı da kesin, üstelik bu süreç de yargı denetimine
tabi değil. Böyle bir düzenleme
Anayasa'ya ve hukukun temel
esaslarına uygun değildir. Türkiye
Cumhuriyeti'nin 26'ncı Genelkurmay Başkanının, onlarca generalin
ve görevleri sadece emir ve talimatlara uymak olan askerî personelin
terör suçundan mahkûm olmasını
sadece seyreden AKP'nin bundan
sonra askerî yargılamalarla ilgili atacağı adımlar, sadece geçici bir ittifak arayışı olarak
değerlendirilecektir. Millî ordunun
canını okunurken ses çıkarmayanlar eş zamanlı olarak teröristle
pazarlık masası kurmuşlardır. Bundan sonra AKP'nin her düzenlemesinin ortaya saçılan yolsuzluk,
rüşvet ve yağmanın üzerini örtmek
üzerine olacağı anlaşılmaktadır. İnternet'i tek tuşla kapatma yetkisinin
iktidara verilmesi arayışı, İnternet
medyasına sansürün hayata geçirilmesi işte bu örtbas projesinin
sonucudur. Kendi ikbal ve istikbalini kurtarmak için Anayasa'yı
ihlal eden, adaletin canını okuyan,
bürokrasiyi hallaç pamuğu gibi
atan, Sayıştay denetiminden kaçan,
yargı kararlarını hiçe sayan ve nihayet basına sansür uygulayan AKP
Hükûmeti ve Sayın Başbakandır."
Yolsuzluk soruşturmalarını da
değerlendiren Aydın, Adalet Bakanı
ve Müsteşarının İzmir'de
yürütülmekte olan bir yolsuzluk
soruşturmasıyla ilgili yargıya açıkça
müdahale ettiğini ve konuyla ilgili
fezleke bile düzenlendiğini hatırlattı. "Muhalefet milletvekilleriyle
ilgili fezlekeler Parlamentoya jet
hızıyla gelirken söz konusu AK Parti'nin bakanları olunca fezlekeler
neredeyse yandı, bitti, kül oldu
masalındaki gibi." diyen Aydın,
"Adeta buhar olmuşlardır. Açıkça
anlaşılıyor ki Anayasa'nın 138'inci
maddesi askıya alınmış, fezlekelerle
ilgili yasamanın yetkisine Adalet
Bakanı el koymuştur. Meclis
Başkanımız da bu yetkinin gasbedilmesine maalesef nezaret etmektedir. O fezlekeler bu Parlamentoya
gelmedikçe söylenen sözlerin hiçbir
anlamı olmayacaktır." diye
konuştu.
Başbakanın Bahçeli'nin açıklamasını sansürlettiği iddiaları
konusunda ise Aydın, "Hatta, televizyonun geçtiği iki cümlelik alt
yazıya bile tahammül edemiyor.
Başbakan değil de sanki baş sansürcü olmuş. Bu nasıl çarpık bir anlayıştır Allah aşkına? Muhalefet
liderinin televizyonda alt yazı
olarak geçen sözüne tahammülü olmayanların demokratlığı sahte ve
vicdanları da nasırlıdır." ifadelerini
kullandı. CİHAN
8
BD Hazine Bakanlığı,
Türkiye'nin aralarında
A
bulunduğu bir dizi ülkedeki
şirket ve kişileri, İran'a
yönelik yaptırımları
deldikleri gerekçesiyle kara
listeye aldı.Söz konusu kişi ve
şirketler, İran'ın tartışmalı
ABD Hazine Bakanlığı bazı şirket ve kişileri İran yaptırımlarını
deldiği gerekçesiyle kara listeye aldı. Kişiler arasında bir de
Türk bulunuyor. Bu Türk'ün kim olduğu merak ediliyor.
sürdürüyor.Bunlar arasındaki
Türk vatandaşı Ali Canko,
İran'ın silah taşıyabilen bir
sürat teknesi edinip 'ters
mühendislik' yapmasına
aracı olmakla suçlanıyor.
Bir İspanyol firması, İran'ın
nükleer programına destek
olmaktan sorumlu
tutulurken, Alman firması
Deutsche Forfait'in, İran'ın
petrol anlaşmaları yapmasına
yardım ettiği öne sürülüyor.
Körfez-TürkiyeSuriye rotası
ABD Hazine
Bakanlığı'nın iki
düzine kadar
şirket ve kişiye
yönelik
suçlamalarının
bazıları da,
"terörizme destek
olmak" üzerine
kurulu.
nükleer programına destek
olmakla ve terörizmi
desteklemekle suçlanıyor.
Kişiler arasında bir Türk
bulunuyor.
Bakanlık açıklamasında,
Suriye'deki El Kaide
bağlantılı grupların İran ve
Türkiye üzerinden
desteklendiği resmen ifade
ediliyor.Uzmanlar, ABD'nin
bir resmi raporda İran ile
Suriye'deki El Kaide arasında
bağ kurmasına dikkat
çekiyor.Bir Türk
vatandaş da listede
ABD, İngiltere, Fransa,
Almanya, Çin ve Rusya ile
İran arasında nükleer
programı konusunda Kasım
ayında varılan 6 aylık
anlaşma uyarınca, Tahran
hükümetine yönelik
ekonomik yaptırımlarda 7
milyar dolarlık bir
gevşetmeye gidilmişti.
Buna rağmen, ABD Hazine
Bakanlığı, İran'a yönelik
yaptırımların 'arkasından
dolanan' kişi ve şirketlere
ilişkin tespitlerde bulunmaya
devam ediyor.En son
açıklanan kişi ve şirketler
Türkiye, İspanya, Almanya,
Gürcistan, Afganistan,
Liechtenstein ve Birleşik Arap
Emirlikleri'nde faaliyet
Bu bölümde de Türkiye'nin
adı geçiyor. El Kaide'nin
deneyimli unsurlarını
Pakistan'dan Suriye'ye
naklettiği iddia edilen İran
merkezli Yasin el Suri'nin,
örgüt militanlarının Türkiye
üzerinden Suriye'ye geçişini
sağladığı öne sürülüyor.
Bakanlık açıklamasında,
"Ezedin Abdel Aziz Khalil"
adıyla da bilinen El Suri'nin
bu faaliyetleri İran
yetkililerinin bilgisi dahilinde
yaptığı iddia edilerek şöyle
deniyor: "El Kaide'nin
İran'daki ağı, Körfez'deki
bağışçılardan gelen paraların
El Kaide'nin çekirdek
grubuna ve Suriye'deki El
Nusra Cephesi dahil olmak
üzere, diğer ilişkili
unsurlarına aktarılmasını
sağlamakta. İran'da üslenen
El Kaide ağı ayrıca, Kuveytli
cihatçı bağışçıların Türkiye
üzerinden Suriye'ye para
göndermesi için yaygın bir ağ
oluşturmuştur."
ABD Hazine Bakanlığı
Terörizm ve Mali İstihbarat
Müsteşarı David Cohen,
"Bugün belirlenen küresel
hedefler, İran'ın nükleer
programını desteklemekle ve
Vatan'ın sorularını
cezaevinden mektupla
yanıtlayan Eski
Emniyet Müdürü
Hanefi Avcı'nın
ifadeleri özetle şöyle:
BÖYLE BİR YAPI
DÜNYADA
GÖRÜLMEDİ
Hükümet ve cemaatin
birbirleriyle kavgalı
olmalarını istemem.
Çünkü olayın nerelere
gidebileceğini tahmin
ediyorum. Karşılıklı
çatışma iki tarafı da
kuralsızlığa götürecek,
iki taraf da kirlenecek,
yıpranacak. Cemaat,
aynı inanç sistemine
sahip kimselerin
oluşturduğu bir
topluluk. Üyeleri
üzerlerinde etkili
olmaları,
yönlendirmeleri,
onlardan kendisine bir
şey yapmasını
istemeleri bu
sınırlarda olabilir. Bir
şeyler talep etmeleri
makul sayılabilir. Ama
devletin işlerine
müdahil olmak, dış
politikadan polise,
yargıya, daha garibi
devlet faaliyetlerini,
hem de en önemlisi
olan güvenlik
politikalarının
oluşturulması, adli
soruşturmaların
yapılma biçimini,
rakiplerini susturmak
için devlet sistemini ve
sistemin içerisindeki
taraftarlarını
müdahalede
kullanmak, bir de bu
işleri normal seyrinde
değil sahte deliller
üreterek normal fiil ve
eylemleri oradaki
taraftarları vasıtasıyla
suç sayarak
yaptırmak, cemaat
olgusuyla bağdaşmaz.
Fiili gerçeği ise
bundan ileri olup tüm
devlet içerisindeki
taraftarlarını kullanıp
tüm devlet arşivine
sahip olmak, hatta
hükümetin icraatını
boşa çıkaracak
eylemlere girişmek,
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
terörizme aktif destek
olmaktadır" dedi.Cohen,
ABD'nin İran'a yönelik
yaptırımları uygulanmasında
kararlılığının sürdüğünü dile
getirdi.
Batı basınında sıkça
yer alan iddia
Batı medyasında, Suriye'deki
El Kaide bağlantılı grupların
Türkiye üzerinden destek
aldığına yönelik haber ve
analizler yer alıyor.
Amerikan gazetesi Wall Street
Journal'da Milli İstihbarat
Teşkilatı Müsteşarı Hakan
Fidan hakkındaki profil
yazısında da bu konuya
değiniliyordu.
Söz konusu haberlerde, ABD
Başkanı Barack Obama'nın
Beyaz Saray'da kabul ettiği
Başbakan Tayyip Erdoğan,
Dışişleri Bakanı Ahmet
Davutoğlu ve MİT Müsteşarı
Fidan'a, Türkiye üzerinden
Suriye'ye akan savaşçı ve
silahların Batılı ülkelerin
'terör örgütü' olarak gördüğü
cihatçı grupların eline
geçmesinden duyduğu
kaygıyı aktardığı
belirtiliyordu.
Daha önce ABD Hazine
Bakanlığı'nda terörizm
finansı analizcisi olarak
çalışmış olan ve şu anda
Washington'daki
Demokrasileri Koruma
Vakfı'nda uzman olarak
çalışan Jonathan Schanzer,
bu konuda şöyle diyor:
"Açıklamanın merkezinde her
ne kadar Türkiye yoksa da, El
Kaide'nin Suriye'ye akış
kanalında oynadığı tehlikeli
rolü açıkça işaret etmektedir.
Bu açıklama, Türkiye'nin
terörizm finansı dünyasıyla
bağlantılarını göstermede bir
başka rahatsız edici
detaydır."
BD'nin New
York Times
Gazetesi'nin
yazdığı, Başbakan
Erdoğan'ın Gezi
Parkı olaylarında
eylemcilere sert müdahale ile ilgili
'ağlattım' dediği kişi
ortaya çıktı.
BD'nin New York Times
Gazetesi'nin yazdığı,
Başbakan Erdoğan'ın Gezi
Parkı olaylarında
eylemcilere sert müdahale
ile ilgili 'ağlattım' dediği
kişi ortaya çıktı.
A
ABD'nin dünyaca ünlü
gazetesi New York Times
gazetesinin sitesinde
yayımlanan “Kimin
Türkiyesi” başlıklı
analizde, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan’ın Gezi
Parkı gösterilerinin ilk
günlerdeki sert
Cemaat böyle bir şey
yapmamalı,
yaptırılmamalı. Böyle
bir yapı dünyada
görülmedi. Hiçbir
düzen ve sistem böyle
bir şeyi kabul etmez.
Böyle bir olgunun,
olayın literatürde yeri
yok.
BU ÇATIŞMANIN
GALİBİ OLMAZ!
AKP ve cemaatin
karşısında olanlar
dahil, bu ülkede
herkes bundan zarar
görür. Bu devleti,
toplumu, tüm
değerleri temelinden
sarsar. Bu çatışmanın
galibi olmaz. Bu öyle
anormal ki
soruşturması, barışı,
çözümümün
konuşulması bile
olmayacak bir şey.
Devletin içindeki
elemanları vasıtasıyla
devlet işlerinin
tazmini keenlemyekün
butlan (Hiç olmamış)
denilen cinsten varlığı
kabul edilemez türden
olduğundan, bu
varlığın yaptığı herşey
de kabul edilemez ve
tanınamaz.
CEMAAT
YÖNETİCİLERİNİN EN
ÇOK DÜŞÜNMESİ
GEREKEN ŞEY...
Görünen o ki cemaat
bu işte mücadeleye
devam edecek,
hükümeti epey
sıkıntıya sokacak. AK
Parti'yi karaladıkça
kendisi de kirlenecek.
Ortaya attığı herşey
kendisi hakkında soru
işaretleri doğuracak.
Bence cemaati
yönetenlerin en çok
düşünmesi gereken
şey, bu olay devam
ettiği sürece çok fazla
kirlenecekleridir.
Bugüne kadar
biriktirdiği saygınlığı
önemli ölçüde yitmeye
başlayacak. Rakipten
intikam almak adına
yapılan her hareket,
haklı da olsa adalet,
hak hukuk değil
intikam olduğu için
tepkiyle
karşılaşacaktır.
Cemaat saygınlığını
koruyabilmek için
kendi sınırlarında
durmak, özellikle polis
ve yargıya müdahale
etme, orayı
yönlendirme
işleminden süratle
elini çekmelidir.
Bugün sadece siyasi
davalarda değil diğer
davalarda da masum
yüzlerce insana özel
yetkili yargıda çok ağır
cezalar verilmektedir.
Bunların çoğu hukuka
aykırıdır ve bu
kararlarda cemaat
anlayışının
yansımaları vardır. Bu
aşamada ÖYM'lerde
son dönem yapılan
yargılamalar şaibe
altındadır. Hepsinin
yeniden adil bir
yargıda yenilenmesi
gerekir. Yoksa
haksızlar giderilemez.
müdahalelerle ilgili
“sorumluları ağlattığını”
söylediği öne sürülmüştü.
Erdoğan'dan itiraf:
Ofisime çağırıp ağlattım
Taksim Gezi Parkı
olaylarıyla ilgili Erdoğan’la
görüşen heyette bulunan
İstanbul Teknik
Üniversitesi’nden Profesör
İpek Akpınar, gazeteye
bomba bir detay
aktarmıştı.
ABD'li New York Times
gazetesinin Türkiye ve
Başbakan Erdoğan
analizinde o toplantıdaki
ayrıntılara dikkat çekildi.
Yapılan analize göre
Başbakan görüşmeye
katılanlara, "Merak
etmeyin. Sorumluları
ofisime çağırdım ve
azarladım. Onları
ağlattım" demişti.
Medyaya yansıyan yeni bir
iddiaya göre, Başbakan'ın
azarladığını söylediği
kişinin İstanbul Valisi
Hüseyin Avni Mutlu
olduğuna işaret ettiğini
'MUAMMER GÜLER
ODADAN ÇIKTI'
Toplantıda Hüseyin Çelik,
Muammer Güler, Suat Kılıç
ve Başbakanlık Müsteşarı
da vardı. O dönem İçişleri
Bakanı olan Muammer
Güler'in toplantıya
katılmasına tepki verdik.
Yüksek sesle, 'Benim
öğrencilerimi darp eden
teşkilatın başındaki bir
bakanın burada olmasını
kabul etmiyorum' dedim.
Güler, odadan çıktı.
Hükümet Sözcüsü Hüseyin
Çelik yanıma gelerek,
öğrencilerin darp edilmesi
konularında en net
bilgilerin Muammer
Güler'den
öğrenilebileceğini
belirterek, 'Uygun
görürseniz toplantıya
çağıralım' dedi. Biz de
kabul ettik.”
Bahçeli: İnternet gardiyanları kuyruğa girdi
HP Genel Başkanı Devlet
M
Bahçeli, tarafsız ve
bağımsız olması gereken
medyanın köleleşmiş, uzaktan
kumanda edilen oyuncağa
dönüştüğünü belirterek
"İnternet gardiyanları haber
alma özgürlüğünü zapturapt
altına almak için kuyruğa
girmişlerdir." dedi.Bahçeli,
Twitter'dan yaptığı açıklamada,
hayal kırıklığı yaşayan
toplumlarda çözülmenin
başladığı ilk yerin ahlak
olduğunu vurguladı. İnsanı
ahlaklı kılan temel duygunun
Schanzer, Beyaz Saray ile
yakın danışma halinde
yapılan Hazine Bakanlığı
açıklamasının, Kuveyt'ten
Suriye'deki El Kaide
gruplarına uzanan para
aktarım rotasını açıkça tarif
ettiğini belirtiyor.BBC
hileli soruşturmalar
başlatmak, aklın
alamayacağı şeyler
yapmak...
Başbakanlık Basın Merkezi'nin internet
sitesinden yapılan açıklamada, Başbakan
Erdoğan'ın, laiklik ilkesinin Anayasa'ya
girişinin 77. yıl dönümü nedeniyle mesaj
yayımladığı bildirildi.
algıladık. Başbakan,
yereldeki en üst yetkili,
bürokrata işaret etti.
Başbakan, 'Sorumluları
ofisime çağırdım,
azarladım. Ben burada
Vali'yi ağlattım, müsterih'
olun dedi. Bizzat ifade etti
Başbakan.
A
da hayâ olduğuna dikkat çeken
Bahçeli, hayâ perdesi yırtılan
birisi için yaptığı işin, aldığı
kararın, ağzından çıkan sözün
doğru veya yanlışlığın önemli
olmadığını belirtti. Çıkarları
uğruna vicdanların sesine
kulak tıkayanların insani ve
vicdani haslet ve değerlerinin
de ya çürük ya da çorak
olduğunu dile getiren Bahçeli,
şunları kaydetti: "Bir şeyin
gereğini, gerçeğini, güzelliğini
saptıran ve sulandıranlar
ahlaki sorumluluktan kaçan,
manevi vebali
umursamayanlardır. Bunlar
fıskın kelepçelerini ruhlarına
geçirerek ahlaksızlığın
dehlizlerinde dolaşırlar. Bunlar
aydınlığa çıkınca ayakta
duramazlar. Ve bunlar şu an
yetki, unvan, para, şöhret,
mevki ve koltuk sahibidir.
Görüyorsunuz, Türkiye’de ihlal
ve inkar edilmedik bir şey
bırakılmadı.Tarafsız ve
bağımsız olması gereken
medya; köleleşmiş, uzaktan
kumanda edilen oyuncağa
dönüşmüştür. İnternet
gardiyanları haber alma
özgürlüğünü zapturapt altına
almak için kuyruğa
girmişlerdir. Meraklanmayın,
ülkemizin bu karabasandan
uyanması, kabus gibi çöken
zulüm ve baskıdan kurtulması
muhakkak ki gerçekleşecektir.
Dar ve köhne kalıpları kıracak,
korku dağlarını yıkacak, hak ve
hukukumuzu savunacak
cesaret ve irade hepimizde
vardır."HABER MERKEZİ
aşbakan Recep Tayyip Erdoğan, yakın tarihte
B
bilhassa laiklik ilkesi konusundaki yanlış
uygulamaların, toplumda kutuplaşma ve gergin-
HP Aydın Milletvekili Bülent
C
Tezcan, iki önemli iddiayı
TBMM gündemine getirdi. Tezcan,
Adana'daki TIR olayıyla ilgili 2
savcının casusluk suçundan
tutuklanacağını öne sürdü. Milli
Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile Tarım
Bakanı Mehdi Eker'in de yolsuzluk
olayından tutuklanan Rıza
Sarraf'ın uçağı ile yurt dışı
gezilerine gittiklerini iddia etti.
Bülent Tezcan, Adalet Bakanı
Bekir Bozdağ hakkında hazırlanan
fezlekeler, Adana'daki TIR olayı ve
İran kökenli Azeri iş adamı Rıza
Sarraf ile ilgili önemli iddiaları
gündeme getirdi ve şöyle dedi:
İKİ SAVCI TUTUKLANACAK
''Adana'nın yeni Cumhuriyet
Başsavcı vekili, TIR soruşturmasını
yapan emniyet görevlileri
hakkında casusluk soruşturması
başlattı. Bu soruşturmayı emniyet
mensupları ile sınırlı tutmayıp,
arama emrini veren savcılar Aziz
Takçı ve Özcan Şişman’ın da
casusluk soruşturması kapsamına
dahil edilip, ibreti alem olsun diye
tutuklanacakları konuşuluyor.”
YOKSA ÜZÜLÜRSÜNÜZ
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan
İpek, dönemin Adana Başsavcısı
Süleyman Bağrıyanık’ı arıyor,
‘Kırıkhan’a giden savcıyı arama
yapmaktan vazgeçir, TIR'ın MİT
kontrolünde olduğunu tespit etsin,
aksi halde aramayı yapacak savcı
dahil hepiniz çok üzüleceksiniz’
diyor. Bu tehdit suçudur. İpek,
telefonu yanındaki Adalet
Bakanı’na veriyor. Bakan da
Bağrıyanık’a ‘İhbara konu TIR,
MİT’e aittir. Savcı arama yapamaz,
yetkini kullanarak derhal savcıyı
görevden aldığına dair yazıyı
emniyete ve jandarmaya gönder’
diyor.
BAKANIN FEZLEKESİ
Tır olayıyla ilgili Adalet Bakanı
hakkında fezleke hazırlandı.
Fezlekenin mağduru Başsavcı
Süleyman Bağrıyanık. Şüpheli ise
Bekir Bozdağ. Suç; yargı görevini
yapanı etkilemeye teşebbüs. 1
Ocak 2014 tarihinde Kırıkhan
civarında bir ihbar üzerine
savcılığın bir TIR’ı durdurup arama
istemesi olayında savcıların ve
savcının emrindeki adli kolluğun
görevini yapmasını engellemek
üzere hükümetin bütün güçleri,
Valiyi ve Bakanı da devreye
sokarak soruşturmaya müdahale
etmişlerdir.
SARRAF'IN UÇAĞI
Eski bakan Zafer Çağlayan, Rıza
Sarraf’ın uçağına binip umreye
gitmişti. Milli Eğitim Bakanı Nabi
Avcı ve Tarım Bakanı Mehdi Eker
de aynı uçakta uluslararası
seyahatler yapmıştır. Ayakkabı
kutusu faili olan ve ayakkabı
kutusunda 4,5 milyon dolar
bulunan Halk Bankası Genel
Müdürü Süleyman Aslan da aynı
uçağın içindedir.
amuoyunda "torba
K
tasarı" olarak bilinen, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın
Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile
Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair
Tasarı, TBMM Genel
Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
satışlar da özel iletişim
vergisine tabi olacak.
Ön ödemeli hat kullanıcıları tarafından
yapılan yüklemelerin
farklı oranlara tabi
hizmetlerde kullanılması halinde, her
hizmet tabi olduğu
oran üzerinden
vergilendirilecek.
Kamuoyunda "torba
tasarı" olarak bilinen,
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın
Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile
Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair
Tasarı, TBMM Genel
Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Yüzde 25 ve yüzde 15
vergi oranlarını yüzde
5'e, yüzde 5 oranını ise
sıfıra kadar indirmeye
ve artırmaya Bakanlar
Kurulu; ön ödemeli hatlara yapılan yüklemelerin farklı
oranlara tabi
hizmetlerde kullanılması halinde fazla tahsil edilen vergiyi
kullanıcıya ödenmesi
koşuluyla mükellefe
iade ettirmeye Maliye
Bakanlığı yetkili olacak.
Kanuna göre, Türk
Standartları Enstitüsü'nün en üst organı olan Genel
Kurul'da, Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı da
temsil edilecek.Muzır
Neşriyattan Koruma
Kurulu'nda Aile ve
Sosyal Politikalar
Bakanlığı'ndan da bir
üye bulunacak.
Ön ödemeli hatlara
yüklemeler için yapılan
Kabul edilen bölümde,
Anadolu Ajansı'nın
(AA) tespit edilemeyen
hissedarlarına ait
hisselerin şirket tüzel
kişiliği tarafından
geriye alınabilmesine
imkan tanıyan hukuki
altyapı hazırlanıyor.
Düzenleme ile AA'nın
mevcut hukuki
statüsünün ve özerkliğinin devamının
sağlanması
Korumalı iş yerlerinde
çalışan engellilerin işsizlik sigortası işveren
payı, İşsizlik Sigortası
Fonu'ndan
karşılanacak.
Yıllık indirilecek tutar,
her engelli çalışan için
asgari ücretin yıllık
brüt tutarının yüzde
150'sini aşamayacak.
Bu bentte yer alan
oranı, engellilik derecelerine göre yüzde
150'ye kadar artırmaya
veya tekrar kanuni
oranına indirmeye
Bakanlar Kurulu;
bendin uygulamasına
ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Aile ve
Sosyal Politikalar ile
Çalışma ve Sosyal
Güvenlik bakanlıklarının görüşünü alarak
Maliye Bakanlığı yetkili
olacak.
Korumalı iş yerleri,
çevre temizlik vergisinden muaf olacak.
Maliye Bakanlığı, vergi
güvenliğini sağlamak
amacıyla niteliklerini
belirleyip onayladığı
elektrikli, elektronik,
manyetik ve benzeri ci-
hazlar ve sistemleri
kullandırmaya, bu
cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul,
barkod, hologram,
kupür, damga, sembol
gibi özel etiket ve
işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye;
mükelleflere bandrol,
pul, barkod, hologram,
kupür, damga, sembol
gibi özel etiket ve
işaretlerin verilmesinde, mükelleflerin Maliye
Bakanlığı'na bağlı vergi
dairelerine vadesi
geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge
arama zorunluluğu getirmeye yetkili
olacak.Bandrol, pul,
barkod, hologram,
kupür, damga, sembol
gibi özel etiket ve
işaretlerin basımı,
dağıtımı ile sistemin
kurulması ve
işletilmesi hizmetlerinin, süresi 5 yılı
geçmemek üzere yetkilendirilecek gerçek
veya tüzel kişiler
tarafından yerine getirilmesine de yetkili olacak.Tahkim
yargılamasında karar
ve ilam harcına göre
hesaplanan harç yüzde
50 oranında uygulanacak.
liklere neden olduğunu belirterek, "İnanıyorum
ki, Hükümetimizin öncülüğünde başlatılan
demokratik reformlar kökleştikçe, hukuk devleti
ilkesi, insan hak ve hürriyetleri pekiştikçe, devlet
ile millet arasındaki mesafe bütünüyle kapanacak, insanımızın özgürlük alanı genişleyecek, toplumsal aidiyet
daha da güçlenecektir"
dedi.Başbakanlık Basın
Merkezi'nin internet
sitesinden yapılan açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın, laiklik ilkesinin
Anayasa'ya girişinin 77. yıl
dönümü nedeniyle mesaj
yayımladığı bildirildi.Türkiye Cumhuriyeti'nin,
Anayasa'da da ifade edildiği gibi, demokratik,
laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu ilkelerin her birinin, toplumun
daha huzurlu, daha müreffeh ve barış, hoşgörü
içinde yaşamasını temin etmek için elzem
olduğunu ifade etti.Erdoğan, "Bu temel ilkeler
ayrıştırıcı, ötekileştirici, dışlayıcı bir şekilde
değil, bilakis birleştirici, bütünleştirici şekilde
yorumlanmalı; toplumsal barışımıza, toplumsal
istikrarımıza güç katacak şekilde uygulanmalıdır"
değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:"Yakın tarihimizde, bilhassa laiklik ilkesi konusundaki yanlış uygulamalar, toplumumuzda kutuplaşma ve
gerginliklere neden olmuştur. İnanıyorum ki,
Hükümetimizin öncülüğünde başlatılan
demokratik reformlar kökleştikçe, hukuk devleti
ilkesi, insan hak ve hürriyetleri pekiştikçe, devlet
ile millet arasındaki mesafe bütünüyle kapanacak, insanımızın özgürlük alanı genişleyecek, toplumsal aidiyet daha da güçlenecektir.AA
Savcı, MİT
Müsteşarı'nı
ifadeye çağırdı
Şubat 2012. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. 2012'de saat
717.00'de
MİT müşteşarına savcı tarafından ifadeye
çağırıldı.Müsteşarın özel hattı, 'Hayırdır inşallah'
dercesine açıldı. Telefondaki ses, 'Ben, Özel Yetkili Savcı Sadrettin Sarıkaya. İfade vermek üzere
makamıma bekliyorum' diyordu.7 Şubat 2012.
Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri
görülmemiş bir olayla sarsıldı.
Yer alan haberlere göre; Telefondaki ses MİT personeline ne dedi? "Bu işleri sadece CIA yapar
zannederdik. Vallaha göğsümüzü kabarttınız"
diye övgüde bulunan Özel Yetkili Savcı, daha
odasından çıkar çıkmaz MİT görevlilerini nasıl
teknik takibe aldırdı? MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın çok gizli uçuş rotasını kim ele geçirdi?
TORBA TASARI KABUL EDiLEREK YASALAŞTI
amaçlanıyor.Engelli istihdamını teşvik
amacıyla, korumalı iş
yerlerinde istihdam
edilen, iş gücü
piyasasına kazandırılması güç olan zihinsel
ve ruhsal engelli
çalışanlar için diğer kişi
ve kuruluşlar tarafından karşılanan tutar
dahil, yapılan ücret
ödemelerinin yıllık
brüt tutarının yüzde
100'ü oranında iş yeri
indirimi yapılacak. İndirim her bir engelli
çalışan için 5 yıl süreyle
uygulanacak.
9
Erdoğan laiklikle ilgili algıya dikkat çekti
Erdoğan'ın ağlattığı kişi Vali Mutlu Mu?
Hanefi Avcı'dan cemaatle ilgili çarpıcı açıklama
yaşananları
değerlendirirken,
“Görünen o ki cemaat
mücadeleye devam
edecek, hükümeti
sıkıntıya sokacak”
dedi.
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ABD'nin
kara listeye
aldığı Türk
kim?
ezaevinde tutuklu
C
olan Hanefi Avcı, 17
Aralık sonrası
9 ŞUBAT 2014
9 ŞUBAT 2014
Gündem
karşılanması için
düzenlemeler yapılacak.Milli Eğitim Temel
Kanunu'nun eğitim kurumlarının dil, ırk, cinsiyet ve din ayırımı
gözetilmeksizin
herkese açık olduğunu
vurgulayan maddesine,
ayrımcılık yapılamayacak hususlar arasına
"engellilik" ibaresi de
eklendi.
"Ev Tipi Sosyal Hizmet
Birimleri Koordinasyon
Merkezi", "Çocuk Evleri
Sitesi" ve "Ev Tipi
Sosyal Hizmet Birimleri" tanımlanıyor.
-Yer değiştirme talepleri için düzenleme
yapılacak
Buna göre, Ev Tipi
Sosyal Hizmet Birimleri
Koordinasyon Merkezi,
"İl müdürlüğü
bünyesinde oluşturulan
ev tipi sosyal hizmet
birimlerinin bağlı
olduğu merkezi";
Çocuk Evleri Sitesi "Korunma ihtiyacı olan
çocukların bakımlarının sağlandığı aynı
yerleşkede bulunan birden fazla ev tipi sosyal
hizmet biriminden
oluşan kuruluşu"; Ev
Tipi Sosyal Hizmet Birimleri "Çocuk, kadın,
engelli ve yaşlılar ile
bakım veya barınma
ihtiyacı olan kişilere
hizmet verilen mesken
niteliğindeki yatılı
sosyal hizmet birimlerini" şeklinde tanımlanıyor.
Verilecek rapora göre
kendisi, eşi veya birinci
derece kan hısımlığı
bulunan bakmakla
yükümlü olduğu aile
fertleri engelli olan
memurların engellilik
durumundan kaynaklanan yer
değiştirme taleplerinin
Bakım elemanlarının
kısa zaman aralığında
değişmesinin sakıncalarının ortadan
kaldırılması amacıyla
ev tipi sosyal hizmet
birimlerindeki
hizmetler, 24 saat
esasına göre kesintisiz
verilecek.AA
zel dershaneler
faaliyetlerini 1 Eylül
Ö
2015 tarihine kadar
sürdürebilecek ve
bunlardan özel okula
dönüşmek isteyenler
desteklenecek; öğrenci
etüt eğitim merkezleri ise
12 yaş ve altındakilere
yönelik olacak.
Dershanelerde çalışan
öğretmenler bakanlıkta
istihdam edilebilecek.
Milli Eğitim Temel Kanunu
ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı, TBMM
Başkanlığı'na
sunuldu.Tasarıyla, eğitim
sisteminin, gerek
işleyişinde gerekse
kurumsal
örgütlenmesinde ihtiyaç
duyulan yasal
düzenlemelerin hayata
geçirilmesi ve eğitim
hizmetlerinin daha etkin
ve verimli sunulabilmesi
için gerekli dönüşümün
sağlanması amaçlanıyor.
Tasarıyla getirilen bazı
düzenlemeler özetle şöyle:
- Aday öğretmenlikten
öğretmenliğe geçişte sınav
uygulanacak
- Yurtdışına eğitim
amacıyla gönderilecek
öğrencilere, yurtdışında
yaşayan vatandaşların
eğitim ihtiyaçlarına ve
yükseköğretime ilişkin
Bakanlığa verilen görevleri
yürütmek üzere,
Yükseköğretim ve Yurtdışı
Eğitim Genel Müdürlüğü
kurulacak
- Ölçme ve Değerlendirme
Genel Müdürlüğü
kurularak, halen Yenilik
ve Eğitim Teknolojileri
Genel Müdürlüğü
tarafından görülen sınav
hizmetleri
ihtisaslaştırılacak
- Talim ve Terbiye Kurulu
Bakanlığın bilimsel
danışma ve inceleme
organı olarak
düzenlenecek ve böylece
Kurulun eğitim politikaları
konusundaki karar alma
yetkileri ilgili hizmet
birimlerine devredilecek
- Lisansüstü eğitim
amacıyla yurtdışına
gönderilecek öğrencilerin
seçimi yazılı ve/veya sözlü
sınavla yapılacak
- Milli Eğitim Bakanlığı
merkez teşkilatında Talim
ve Terbiye Kurulu Başkanı
ve üyesi, müsteşar
yardımcısı, genel müdür,
strateji geliştirme başkanı,
inşaat ve emlak grup
başkanı ve grup başkanı
olanlar taşra teşkilatında
il müdürü kadrolarında
bulunanların görevleri, bu
düzenlemenin yayımı
tarihinde sona erecek.
Talim ve Terbiye Kurulu
Başkanı ve üyesi,
müsteşar yardımcısı, genel
müdür ve strateji
Geliştirme başkanı
bakanlık müşaviri
kadrolarına atanacak
- Bakanlıkta grup başkanı
ve il müdürü olarak görev
yapanlar ile halen şahsa
bağlı daire başkanı, şube
müdürü ve il müdürü
kadrolarında bulunanlar,
özlük hakları korunmak
suretiyle eğitim uzmanı
kadrolarına atanacak, bu
şekilde eğitim uzmanı
olarak atananlar harcırah
almaksızın okullarda
öğretmen olarak
görevlendirilebilecek
- Milli Eğitim Bakanlığı
adına yurtdışına
gönderilenlerden,
gönderildikleri ülkede
doktora öğrenimlerini
başarıyla tamamladıktan
sonra mecburi hizmet
yükümlülüklerini ifa
etmek üzere yurda
dönenler eğitim uzmanı
kadrolarına atanacak
- Özel dershaneler
faaliyetlerini 1 Eylül 2015
tarihine kadar
sürdürebilecek ve
bunlardan özel okula veya
başka bir özel öğretim
kurumuna dönüşmek
isteyenler desteklenecek;
öğrenci etüt eğitim
merkezleri ise 12 yaş ve
altındakilere yönelik
olacak
- Hazineye ait taşınmazlar
üzerinde, dönüşüm
programına dahil
dershaneler lehine
bedelsiz olarak en fazla 25
yıl süreli irtifak hakkı tesis
edilebilecek ve mülkiyeti
Hazine'ye ait olup Milli
Eğitim Bakanlığı'na tahsis
edilen taşınmazlar
üzerindeki okul binaları
kiraya verilebilecek
- Dershanelerde çalışan
öğretmenler bakanlıkta
istihdam edilebilecek
- Dönüşüm kapsamındaki
dershanelerde ve diğer
özel öğretim kurumlarında
okuyan öğrenciler için
eğitim öğretim desteğinde
bulunulacak
- Her ne ad altında olursa
olsun tüm eğitim ve
öğretim hizmeti sunanlar,
Bakanlığın izin ve
denetimine tabi kılınacak
- Grup başkanı kadroları
Daire başkanlığına
dönüştürülecek
- Uzmanlaşma, etkinlik ve
iş bölümünün sağlanması
amacıyla, il milli eğitim
müdürlükleri
bünyesindeki eğitim
denetmenleri
başkanlıkları rehberlik ve
denetim başkanlığının
taşra birimlerine
dönüştürülecek ve
bakanlık denetçileri ile il
eğitim denetmenleri
eğitim denetmeni unvanı
altında birleştirilecek
- Öğretim üyelerine
verilebilecek disiplin
cezaları kanunda açıkça
belirlenecek.
- Hazine'ye ait
taşınmazlar üzerinde;
dönüşüm programına
dahil dershaneler lehine,
bedelsiz olarak en fazla 25
yıl süreli irtifak hakkı tesis
edilebilecek ve mülkiyeti
Hazine'ye ait olup Milli
Eğitim Bakanlığı'na tahsis
edilen taşınmazlar
üzerindeki okul binaları
kiraya verilebilecek
- Okul binalarının tamamı
veya bir kısmı ile bu
binaların eklenti ve
bütünleyici parçaları,
eğitim ve öğretim
faaliyetlerinde
kullanılmak üzere,
pazarlık usulüyle 10 yıla
kadar bakanlıkça kiraya
verilebilecek
- Öğrenci etüt eğitim
merkezleri, 12 yaş ve
altındaki öğrencilere
yönelik olarak faaliyet
gösterecek şekilde yeniden
düzenlenecek.AA
Başbakan'ın iki ayrı ofisinde bulunan 'böcekler'
nasıl bulundu? Gece yarısı MİT Lojmanları'na
giren polis ne yaptı? "İmralı'daki kozmik tutanaklar" soruşturma dosyasına hangi yöntemle
girdi? İstanbul'dan Ankara'ya gönderilen "ifade
talimatını" kimler jet hızıyla işleme aldı? Diyarbakır BDP İl Başkanlığı'nda ele geçirildiği
iddia edilen ve içinde Oslo görüşmelerinin bulunduğu söylenen hard disk hangi ülkenin istihbarat
servisleri tarafından paralel yapının polislerine
verildi? Oslo ve Uludere bir senaryo muydu?
MİT'in 85. kuruluş yıl dönümünde açıkladığı
vizyon kimleri rahatsız etti? Düğmeye basmak
için Başbakan'ın ameliyat olmasını bekleyenlerin
asıl planı neydi? Başbakan, neden, "Alacaksanız
beni alın?" deme gereği duydu? Ve MİT Kanunu
değişikliği için zirvede nasıl bir trafik işledi? İki
yıl önce yaşanan "devlet krizinin" bilinmeyen
yönlerini, "paralel devlet operasyonunun" ayrıntılarını "akıl tutulmasının" sonuçlarını bir
solukta okuyacaksınız...
Her şey, sürpriz bir ismin MİT Müsteşarlığı'na
atanması ile başladı. Başbakanlık Müsteşar
Yardımcısı Hakan Fidan'ın, MİT Müsteşarlığı'na
önerilmesi, içeride ve dışarıda çok sayıda ezberi
bozdu. Geleneksel müttefikleri ile çalışmaya
alışmış, istihbarat kurumu üzerinden Türkiye'yi
kontrol altında tutmayı başarmış küresel güçler,
Fidan ismine hazırlıksız yakalanmış gibiydi.
Aslında TİKA'daki çalışmalarından, nükleer
silahların yayılmasını önleme ve nükleeri barışçı
amaçla kullanma müzakerelerinden biraz tanıyorlardı. Fidan, Erdoğan'ın özel temsilcisi olarak
toplantılarda bulunuyordu.
Ama kariyer olarak daha ileriye gidebileceğine
pek ihtimal vermemişlerdi. İşte o tarihlerde
kesintiye uğrayan Oslo ve Habur süreçlerinden
sonra Ankara, 30 yıllık kanlı çatışmayı bitirmek
üzere oldukça önemli yeni bir inisiyatif başlatmıştı. Bu kez alınan karar, eskisinden çok ama
çok farklı idi. Türkiye, üçüncü ülkeleri doğrudan
işin içine katmadan tamamen kendi milli imkanları ile "Çözüm Süreci'nde" karar kılmıştı. İmralı
ile sürdürülen görüşmelerde ilerleme sağlanmış,
artık kamuoyuna süreçle ilgili bilgi verme zamanı
gelmişti. HABER MERKEZİ
10
9 ŞUBAT 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Etyen MAHÇUPYAN
Tarhan ERDEM
Yargıya niye güvenelim?
Odaların yeniden tanımı
Y
olsuzluk operasyonu etrafındaki
tartışmalarla birlikte ‘milli irade’
sorunsalına da geri döndük. Bu
mesele Ergenekon davaları sürecinin
arkasındaki motiflerden biriydi.
Demokrasilerde çoğunluğu temsil
eden hükümetlerin askerî vesayet altına alınma, engellenme ve
düşürülme gayretlerinin gayri meşru
olduğunu söylüyordu.
Bu tür girişimlerin tespiti ve değerlendirmesi yargıya aitti ama yargının
kendisi bu gerilimde evrensel bir
hakem olarak telakki ediliyordu,
milli iradenin parçası olarak değil.
Ancak yargı o süreçte ve örneğin
KCK davalarına ilişkin olarak,
hakemlik işlevinin sınırlarını fazlasıyla esnetti, kolaya kaçtı, cidiyetsiz davrandı ve ideolojik bir tutum
aldığına dair bir kanaat yarattı.
Bu durum davaların esasını ortadan kaldırmadı, ama yargının
niteliğine ilişkin ağızda buruk bir
tat bıraktı.
Çünkü hakemlik konumunu korumakta titiz davranmayan bir
yargının, ideolojik açıdan ‘proaktif’
olduğu bir olayda ne derece
savunulabilir olduğu sorusu ortadaydı.
Nitekim söz konusu ayak bağı
bugünün yolsuzluk operasyonunda,
yargıyı temsil eden savcıların tutumu ve duruşu ile birleşerek,
dosyanın içinin boşalması
tehlikesini üretti.
Hükümet de bu fırsatı kullanmakta
tereddüt etmedi ve önümüzdeki
seçimleri ‘milli iradenin’ hakemlik
yapabileceği bir karşılaşma olarak
sunma yoluna girdi.
Şimdilerde kuvvetler ayrılığı ilkesinden hareketle yargının da ‘milli
iradeyi’ temsil ettiği öne
sürülebiliyor. Ama bu, yargının bizatihi siyasi bir taraf olduğunun ikrarı
anlamına gelir. Çünkü doğrudan
seçilmediği sürece hiçbir yargı ve bu
meyanda savcılık müessesesi milli
iradeyi temsil etmez.
Hükümeti sıkıştırmak isteyenlerin
alternatif milli irade üretmekle
uğraşmaktansa, milli iradenin sınırları üzerinde durmaları gerekir.
Bu ise doğal olarak ‘hukuk’
kavramını denkleme sokacak ve
yürütmenin denetlenebilmesinin bir
ayağını oluşturacaktır. Ancak bu
adım sorunu çözmek için yeterli
değil…
Çünkü hukukun hayata yansıması
belirli bir kurumsal yapı ve kişiler
eliyle oluyor.
Bu yapı ve kişilerin ‘hakem’ olarak
güvenilirliği ise sınamaya muhtaç.
Diğer bir deyişle belirli bir mekaniz-
maya, sırf adına ‘yargı’ dediğimiz
için güven duymamız beklenemez. O
güvenin kazanılması lazım…
Eğer toplumun savcı ve yargıçları
seçme ve geri çağırma yetkisi olsaydı, bu güvenilirliğin çıtası daha
düşük olabilirdi. Ama Türkiye’de
toplumun yargının personeli, yapısı
ve çalışma biçimi üzerinde
neredeyse hiçbir etkisi yok.
Buna yargının Cumhuriyet’in başından bu yana özellikle devletin koruyuculuğu misyonunu taşıdığını,
devletin resmî ideolojisinin takipçisi
olduğunu ve ideolojinin sisteme
girebilmenin ve yükselebilmenin asgari zeminini oluşturduğunu ekleyin. Türkiye gibi cemaatçi, parçalı
bir toplumda yargı ‘reformunun’
ister istemez hakemlik müessesesini
yeniden kurmak anlamına geldiğini,
ama eldeki beşerî malzemenin kendi
kimliğinden ötürü bizatihi ideolojik
olduğunu da düşünün. Bunun anlamı yargının ideolojisini değiştirmenin nispeten kolay, ama onu
ideolojik olmaktan çıkarmanın epeyce zor olacağıdır.
Her şey bir yana, bazı insanların sırf
belirli bir üniversiteye gidip belirli
bir mesleği seçmeleri ve ideolojik
zemini güçlü bir kurum olan yargı
mekanizmasına kabul edilmeleri onları niçin ‘hakemliğe’ elverişli kılsın?
Hukuk felsefesinin olmadığı, yargı
mensuplarının kendilerini bir ‘sınıf’
sandıkları ve sınıfsal çıkarları ideolojik tutumla bütünleştirdikleri bir
ülkede, kim karşımızda bir ‘hakemlik’ kurumu olduğuna inanır?
Kendimizi aldatmayalım. Türkiye bir
hukuk devleti değil ve daha bir süre
olmayacak. Hukuk devleti nosyonu
hiçbir ülkeye paraşütle inmiyor.
Ancak bir toplumsal talep olarak ortaya çıktığı zaman işlevsel olabiliyor. Ama söz konusu talep de
toplum olma iradesinin hakim olmasını gerektiriyor.
Halen bir geçiş döneminin
içindeyiz… Bu süreçte yargı
demokrasiyi inşa etme yönünde çok
kritik bir işlev görebilir ve yolsuzlukların engellenmesi de bu bağlamda
değerlendirilmeli.
Ne var ki her tarafı sarkan, tarihsel,
ideolojik ve siyasi bagajları olan,
kronik güvenilirlik krizi yaşayan bir
yargının çok dikkatli olması lazım.
Milli iradeyi temsil edenlere karşı
darbe girişiminin yargılanmasında
yapılan yanlışlar bile kalıcı etkiye
sahip.
Aynı yanlışları milli iradeyi temsil
eden bir aktöre karşı yaptığınızda
ise, altınızdaki halının bir anda çekilmesi ihtimali ile karşılaşırsınız.
Çünkü insanlar bu yargının siyasi olmasına alışmışlar ve bunu hissettikleri anda kesin bir kanaat
oluşturabiliyorlar. Yargı bu topraklarda henüz rüşdünü ispat etmedi…
O nedenle yanlışın maliyeti de yüksek oluyor.
Zaman 18 Kasım 2013
M
ühendislerin halka
karşı sorumluluğu, devletin imtiyaz verdiği tek bir
kurumca karşılanamaz.
Geçen perşembe günü
bakanlar kurulunun Orman
Mühendisleri Odası üzerinde
idari ve mali denetimin
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca yapılmasına dair
kararı Resmi Gazete’de
yayımlandı.
ve mali’ denetimi ile aynıdır.
Özensiz yazılması nedeniyle
olacak, kararname “Bakanlar
kurulu denetim yetkisini
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na devretti” olarak anlaşıldı.
Bakanlar kurulunun kararı,
bazılarınca anlaşıldığı gibi
‘Orman Mühendisleri
Odası’nın bakanlık denetimine alınması’ olmadığı
gibi, ‘Orman Mühendisleri
Odası’nda denetime başlanması’ da değildir. Odalar
kural olarak zaten
hükümetin ‘idari ve mali
denetiminde’ bulunmaktadır.
Bakanlık mali denetim
yapma gereği duymuş olmalı
ki ‘orman mühendisleri ilgili
bakanlığının Orman ve Su İşleri Bakanlığı olduğu’
hakkında kararname çıkarılması için Başbakanlık’a eylül
sonlarında başvurmuş ve
ekim başında kararname çıkmıştır. Kararnamenin çıkışından bir ay sonra
yayımlanmasının nedeni anlaşılamamaktadır. Bu kararnamenin çıkarılmış olması,
oda başkanının yazdığı gibi,
1983’ten bu yana denetimin
Denetim yapılmakta mıdır,
biraz daha girmeye
çalışayım: TMMOB ve bu birliğe bağlı çeşitli mühendislik
ve mimarlık mesleği mensuplarını içinde buluşturan 24
‘oda’ vardır. Odalar alanlarında tekeldir, başka bir kurumun aynı yetkisi yoktur.
fiilen yapılmadığını da
göstermiştir. Çünkü denetim
yapılmış olsaydı, ilgili bakanlığın hangisi olduğuna dair
kararname o zaman yayımlanırdı.
TMMOB üzerindeki idari ve
mali denetimin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca, diğer
odaların ise ‘ilgili bakanlıklarca’ yapılacağı yasada
açıkça yazılmıştır. ‘İlgili
bakanlıkların’ bakanlar kurulu kararnamesi ile belirleneceği de aynı maddenin
bir hükmüdür.
Son yayımlanan kararname,
Orman Mühendisleri
Odası’nın idari ve mali denetimi bakımından ilgili bakanlığının Orman ve Su İşleri
Bakanlığı olduğuna dairdir.
‘İdari ve mali denetim’ deyimi, ‘vesayeti’ tanımlayan bir
deyimdir; merkezi idarenin
belediyeler üzerindeki ‘idari
Ancak odalar ve birlik temsilcilerinin, kararı ‘antidemokratik bir uygulama,
hukuka aykırı istek, AK
Parti’nin TMMOB üzerinde
yürüttüğü yeniden yapılandırma, etkisizleştirme,
işlevsizleştirme ve TMMOB’ye
kendine göre bir düzen
verme çabaları, Gezi Parkı
direnişinin rövanşı’ olarak
değerlendirip eleştirmeleri
tuhafıma gitti. Kamu tüzelkişiliği yöneticilerinin, bakanlığın idari ve mali denetimi
yapmasının karşısına çıkmasını anlayamadım.
Gerçekte, kamu tüzelkişiliklerinin denetlenmesi çok
doğaldır. Kendi özsermayesiyle iş yapan kurumlar
ve vakıflar denetime tabi
olurken kamu yetkilerini kullanan odalar, denetimden
kaçınır görünmemelidir.
Ayrıca mühendislik ve mimarlık mesleğini yapmak için
odalara üye olma şartı yasa
hükmüdür. Bu yasal imtiyazı
bulunan bir kurum, kamu
adına idari ve mali denetimi
eleştirmek yerine, denetimin
açık ve sürekli olmasını ve
sonuçlarının belirli zamanlarda halka açıklanmasını istemelidir.
Denetim olayı, mühendis ve
mimar mesleğinin halkla ilişkilerini gündeme getirmiş
olmalıdır. Şu soruların cevabı
yeni baştan tartışılmalı, gözden geçirilmeli ve bu cevaplara göre mühendislik
mesleği yeniden düzenlenmelidir.
Mühendislik nasıl tanımlanır? Nasıl kazanılır?
Mühendislik yeteneğinin
sürdüğüne kim nasıl karar
verir? Mühendis, yaptıklarından kime veya kimlere karşı
sorumludur? Mühendislik
kurumlarında çalışan
mühendislerin teknik sorumlulukları ne kadardır?
Ben, mühendislerin halka
karşı sorumluluğunun
tanımının halkımız için
önemli olduğuna ve devletin
imtiyaz verdiği tek bir kurumca bu sorumluluğun
karşılanamayacağına inanıyorum. Mühendislerin, kanunla kurulan bir
tüzelkişiliğe üye olarak
mesleklerini kullanma yetkisi
almalarını gözden geçirmeli
ve dernekler kanununa tabi,
örgütlenme özgürlüğünün bir
parçası olan mühendis
derneklerinin kurulmasını
tartışmalıyız diye düşünüyorum. Radikal 18 Kasım 2013
Bahçesaray'dan Van'a doğru gelirken geçirdiği
trafik kazası sonucu belden aşağısı tutmayan
Mehmet Özdemir, 7 yıldır yatağa bağlı yaşıyor.
Ağaç evde teknolojiyle
nostaljiyi buluşturdu
7 yıldır yatağa bağlı yaşayan engelli:
Her gün yaşadığıma şükrediyorum
aradeniz insanı pratik zekası ve icatlarıyla kendinden söz ettiriyor.
K
Karadeniz'de görmeye alışık olduğumuz ağaç evlere bir yenisi daha
eklendi. Sakarya'nın Kocaali ilçesinde meşe ağacının üzerine inşaa
edilen 8 metre yükseklikte tek odalı ev görenlerin ilgisini çekiyor.
Terası da bulunan evde televizyon, ısıtıcı ve internette bulunuyor.
Kestanepınarı köyünde yaşayan Musa Durdu ile oğlu Ümit evlerinin
bahçesinde ki meşe ağacına tek odalı ev yaptı. Yaklaşık 20 metrekare
büyüklüğündeki ağaç evi 2 aya yakın bir sürede tamamlayan Durdu,
ailesi ve misafirleriyle evde hoşça vakit geçiriyor. Yaz, kış 4 mevsim
durulabilen evde internet bağlantısı, ısıtıcı ve su bağlatısı da bulunuyor.
Alt ve üst katında teras alanı bulunan ağaç evin manzarası içinde
kalanları kendine hayran bırakıyor. Ümit Durdu, ağaç evin herkesin ilgisini çektiğini söylüyor. Babasının meraklı biri olduğunu kaydeden
Durdu, "Evin önünde ağaç vardı. Bir gün biz yoktuk. Ağacın içine birinci katı yapmış.
Bizde yaptıktan sonra gördük. Güzel oldu. Sonra aradan 1-2 sene geçti.
İkinci katı yaptı. Önce etrafı açıktı. Daha sonra ağaç müsait diye
üçüncü katı yaptı. Yazın burada kalıyordu. Dağ havası daha iyi oluyor.
İnsan burada gece kaçta yatarsa yatsın 5'de 6'da uykusunu almış
oluyor. Yazın serin oluyor.
Bu senede etrafını çevirip kapadık. Şimdi sıcak oluyor. Gelen giden de
misafirlerimizde çok oluyor. İnterneti ben bağladım. Hepimiz burada
duruyoruz. Çocuklarda seviyor. Soğuk olmuyor. Manzaralı güzel.
Yoldan geçenin dikkatini çekiyor. 'Gezebilir miyiz' diyorlar." diye
konuştu.
CİHAN
Yavru ayı rehabilitasyon merkezine gönderilecek
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde donmak üzereyken bulunan yavru ayı, ilgi odağı oldu.
Z
onguldak Orman ve Su İşleri
Müdürlüğü ekipleri 48 saat
boyunca ormanlık alanda yaptığı incelemede anne ayıya rastlayamadı.
Gökçebey ilçesindeki Çanakçılar Hayvanat Bahçesi’nde veteriner hekim
tarafından özenle beslenen yavru ayı,
annesine rastlanılmazsa Bursa Celal
Acar Yaban Hayatı Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne gönderilecek.
malarda annenin izine maalesef rastlayamadık. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Bursa’da Celal Acar Yaban
Hayatı Tedavi ve Rehabilitasyon
Merkezi var. Buradaki uzman veterinerlerle sürekli irtibat halinde
olduk. Onların direktifleri doğrultusunda hareket ettik. Şimdi
Bursa’daki ekibe teslim edeceğiz ve
yavru ayıyı Bursa’ya yol edeceğiz.
Veteriner Hekim Baki Aydemir
tarafından bakımı yapılan ve özel
karışımla hazırlanan biberonla beslenen yavru ayı, Orman ve Su İşleri
Müdürlüğü ekipleri ile hayvanat
bahçesindeki görevlilerin ilgi odağı
oldu. Yavru ayının, kendisine uzatılan biberondan ayrılmaması ilginç
görüntülere sahne oldu.
Zaten ayıyı ilk bulduğumuzda donma
tehlikesi geçirmişti. Aslında 2 günlük
süreç o anlamda da önemliydi. Her
an kaybedebilirdik. Bulduğumuz
güne göre sağlık durumu daha iyiye
gidiyor.” dedi. Yavru ayının özel
karışımla beslediklerini ve ilk güne
göre daha düzenli yemeye
başladığını anlatan Veteriner Hekim
Baki Aydemir ise şunları söyledi:
Çanakçılar hayvanat bahçesindeki
klinikte özel olarak bakılan yavru ayı
hakkında bilgi veren Zonguldak
Orman ve Su İşleri Müdürü Sezgin
Örmeci, “Öncelikle yavru ayımız 48
saat önce Alaplı ilçesi Aydınyayla
köyü mevkiinde bulundu. 48 saatlik
süre bizim için çok önemliydi. Öncelikle hedefimiz yavru ayının annesine
kavuşturulmasıydı. Özellikle yaban
hayatında ayılar çok önemli hayvanlardır. Biz bu çalışmamızı gizli tuttuk.
Bu anlamda arazide yaptığımız çalış-
“Bize geldiğinde üşüdüğü için ayının
sağlık durumu iyi değildi. Yemesi
düzenli değildi. Şu anda yemesi daha
düzenli hale geldi. Annesi olmadığı
için keçi sütüyle besliyoruz. Şu an
çok küçük olduğu için hayati
tehlikesi hakkında net bir şey
söyleyemiyoruz. Biz daha önce bu
kadar küçük ayıyla karşılaşmamıştık.
Sütün içine yumurta ve bal katıp
anne sütüne yakın besinle besliyoruz.”
CİHAN
A
ynı kazada babası ve
kardeşini kaybeden
Özdemir, 7 yıldır her gün Allah'a şükrettiğini söylüyor.
Kendi gibi böyle imtihana
tabi tutulanlara da isyan etmemelerini, Allah’a çokça
şükretmelerini tavsiye
ediyor. Van Yüzüncü Yıl İş
Merkezi'nde 2007 yılında
bekçilik yapan Mehmet
Özdemir, babası, kardeşi ve
3 arkadaşıyla Bahçesaray’a
gezmeye gitti.
Bahçesaray’dan Hizan üzerinden Van’a gelen araçta
bulunan 6 kişilik araba, keskin virajda dönemeyince
kaza yaptı. Kazada Mehmet
Özdemir’in babası ve
kardeşi hayatını kaybederken diğer arkadaşlarıyla
birlikte kendisi de ağır yaralandı. Kazadan sonra belden
aşağısı tutmayan Özdemir, 7
yıldır yatağa bağlı yaşıyor.
3’ü öğrenci 7 çocuk babası
olan Özdemir, geçimini
malullük maaşıyla sağlıyor.
Tedavisi için Van’da
gezmediği doktor
kalmadığını anlatan
Özdemir, "Bana nereye
gidersen git artık iyileşme
ihtimalin yok dediler. Ben
de kaderime razı oldum. Allah’a çok şükrediyorum. Diyorum ki demek Rabb'im
böyle uygun görmüş. Hepimiz ölüp gideceğiz. Ben de
o yüzden çok şükrediyorum.
Benim gibi böyle hastalıklarla imtihana tabi tutulanlara da isyan etmemelerini,
Allah’a çokça şükretmelerini
ve kadere razı olmalarını
tavsiye ediyorum." dedi.
9 kişilik ailesinin geçimini,
aldığı malullük aylığıyla
yapmaya çalıştığını aktaran
Özdemir, "Bir de bakıcı
parası veriyorlar. Bunun
yanında aldığım herhangi
bir yardım falan yok. Yine
de şükür. Ama kömür
yardımı, gıda yardımı olsaydı iyi olurdu. 9 kişilik aileyi bir aylıkla idare etmek
zor. 3 tane öğrencim var.
Bunların ihtiyaçlarını
görmekte zorlanıyorum."
ifadelerini kullandı. CİHAN
9 ŞUBAT 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
11
En çevreci
üniversite
YDS adaylarına bilgi
güncelleme uyarısı
u yıl dördüncüsü yayınB
lanan "UI Green Metric
World University Sustainability
ÖSYM, 3 Şubat'ta başlayan Yabancı Dil Bilgisi Seviye
Tespit Sınavı (YDS) başvurularında adayların eğitim
bilgilerini güncellemeleriyle ilgili bir duyuru yaptı.
Y
abancı Dil Bilgisi Seviye Tespit
Sınavı (YDS) başvurularında
adaylar, yeni eğitim bilgilerini sınav
koordinatörlükleri ile sınav için
tanımlı üniversite rektörlükleri
aracılığıyla yapabilecek. Eğitim bilgilerinde değişiklik yapılması için
de sınav koordinatörlüklerine
başvurabilecek.
ÖSYM tarafından yapılan duyuruda, Yabancı Dil Bilgisi Seviye
Tespit Sınavı (YDS) başvurularında
adayların, yeni eğitim bilgilerini
sınav koordinatörlükleri ile sınav
için tanımlı üniversite rektörlükleri,
eğitim bilgilerini düzeltmek için ise
sadece sınav koordinatörlükleri
aracılığıyla yapabilecekleri belirtildi. ÖSYM'den yapılan YDS eğitim
bilgisi duyurusunda şu ifadeler yer
aldı: "Yabancı Dil Bilgisi Seviye
Tespit Sınavı (YDS) başvurularında
adaylar; yeni eğitim bilgilerini ekle-
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
Amasya Üniversitesi’nden öğrencilerine sosyal sorumluluk projesi
Amasya Üniversitesi ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ortaklaşa hazırladığı ‘Gönüllü Elmalar’ projesinin bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
mek için sınav koordinatörlükleri
veya ilgili sınav için tanımlı üniversite rektörlükleri; eğitim bilgilerini
düzeltmek için sadece sınav koordinatörlükleri aracılığı ile eğitim bilgilerini belgeye dayalı olarak
kontrol ettirip sisteme kaydettirecekler. Yanında eğitim bilgisini
gösteren resmi bir belgesi olmayan
adayların da başvuruları sınav koordinatörlükleri veya diğer başvuru
merkezlerince alınacak.
D
ezavantajlı grupların
sosyalleşmesini
amaçlayan ve yaklaşık bir ay
önce çalışmalarına başlanan
projede, üniversite öğrencilerinin topluma karşı sosyal
sorumluluklarının gereğini
yerine getirmelerine yardımcı
olmak, duyarlılık ve farkındalıklarının artırılması
amaçlanıyor.
GÖNÜLLÜ ELMALAR PROJESİ
NEDİR?
Ancak eğitim bilgileri alanlarına ait
herhangi bir bilgi girişi veya güncellemesi yapılmayacak. Bireysel
olarak İnternet aracılığıyla başvuru
yapma hakkı olan adaylar da eğitim
bilgileri alanında ekleme/güncelleme yapamayacak. Ancak
başvuru işlemlerini eğitim bilgileri
alanında herhangi bir işlem yapmadan tamamlayabilecekler."
CİHAN
Gönüllü Elmalar Projesi Koordinatörü Derya Piroğlu, 20132014 akademik yılı 2.
döneminin başlamasıyla birlikte proje çalışmalara hız verileceğini söyledi. Proje
Koordinatörü Derya Piroğlu,
''Projemizin başladığı bir aylık
süreç içerisinde tanıtımını yaptık ve öğrencilerimizin gelme-
Gençlik ve Spor Bakanlığı ülke
genelinde uygulanmak üzere
üniversitelerin başvurabileceği
ve üniversite rektörlüklerinin
proje yürütücüsü olarak proje
teklifinde bulunabildiği 2013
yılı Gençlik Projeleri Destek
Programı başlığı altında proje
teklif çağrısını başlattı. Rektörlüklerin projenin asıl sorum-
siyle beraber gönüllülerimizi
belirleyip eğitimlere başlayacağız. Gönüllülük bilincinin
nasıl artırılacağıyla ilgili bir
proje olan çalışmalarımızda
öğrenci katılımının üst seviyede olması en büyük temennimiz.'' dedi.
lusu olmakla birlikte sivil
toplum kuruluşları, kamu kurumları, yerel yönetimler ve
sanayi bölgesi yönetimleriyle
işbirliği de yapabildikleri ve
gönüllülük esasına dayanan
‘Gönüllü Elmalar’ projesi
sadece üniversiteler için açılan
bir program ve projesi kabul
edilen 34 üniversite arasında
Amasya Üniversitesi de bulunuyor.
Gönüllü Elmalar projesiyle
sosyal yaşamın dışına itilmiş
gençlerin sosyal uyumunun
desteklenmesi ve sosyal
yapının organik bir parçası haline getirilmesi ile gönüllü
çalışmaların teşvik edilerek
gönüllülük bilincinin arttırılması hedefleniyor.
CİHAN
Ranking 2013" listesine İzmir
Ekonomi Üniversitesi 254'üncü
sıradan giriş yaptı. Türkiye'den
listede, Sabancı 260, Bilkent
290, İnönü Üniversitesi de
293'üncü sırayı aldı. 61 ülkeden
301 üniversitenin değerlendirildiği çalışmanın ana
amacı olarak kurumların iklim
değişikliği ile mücadeleye
küresel çapta dikkat çekmeleri,
sürdürülebilirlik ile ilgili
ekonomik, sosyal ve çevresel
faktörler belirlendi.
İzmir Ekonomi Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Tunçdan Baltacıoğlu, çevre dostu üniversite
olma hedefiyle yola çıktıklarını
belirterek, "Üniversitemiz öğretim üyelerimiz ve öğrencilerimiz ile birlikte çevresel
sorumluluğu artıracak projeler
geliştiriyoruz. Çevre dostu
teknolojilerin gelişmesini ve
yaygınlaşmasını destekliyoruz.
Bu ilkeler Birleşmiş Milletler
Küresel İlkeler Sözleşmesi'nin
temel ilkeleri arasında da yer
alıyor. Üniversite olarak uluslararası alanda yer alma
gayreti içinde olacağız" dedi.
AA
Bulgaristan'da proje sunumu yapan öğretmenler Manavgat'a döndü
ündoğdu Düriye
G
Duran İlköğretim
Okulu, AB Sağlık,
Spor ve Dengeli
Beslenme Projesi kapsamında proje paydaşı
6 ülkenin 27-Ocak-4
Şubat tarihleri arası
Bulgaristan Vidin'de
yapılan 2. toplantısına
katıldı. İkici toplantıda okulu proje koordinatörü Süha Yaşar,
beden eğitimi öğretmeni Makbule Özcaner ve okul müdürü
Zeynep Sakarya temsil
etti. Proje kapsamında
müdür Zeynep
Sakarya, Vidin'de yaptıkları çalışmalarla
Avrupa Birliği
(AB) Hayat Boyu
Öğrenme Programı kapsamında
Bulgaristan Vidin'e giden Gündoğdu Düriye
Duran İlkokulu
sunumunu
yaptı.
hakkında Vidin'de
sunum yaptı.
Beden eğitimi
öğretmeni Makbule
Özcaner'de
okullarında yaptıkları sağlıklı yaşam
için spor etkinlikleriyle ilgili İngilizce
bilgilendirme yaptığı belirtildi.
Müdür Sakarya,
"Sağlık, Spor ve
Dengeli
Beslenme” temalı
proje sunumları
kapsamında Bulgaristan Vidin'de
yapılan ikinci
toplantıya
katıldık. Sunumla ilgili
proje logosu hazırlandık ve sağlık ve
spor alanında yaptığımız çalışmalarla ilgili bilgilendirmek
yaptık. Sunumumuzu
diğer ülke ortaklarımızda beğendi. Voleybol alanındaki
kazandığımız
başarılarımızı tebrik ettiler." dedi.
CİHAN
12
9 ŞUBAT 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Stres astıma yol açıyor!
lkemizde yıl boyu devam
eden sınav maratonu çocuklarda aşırı strese yol açıyor.
Stres ise alerjik hastalıklar ve
astım başta olmak üzere birçok
kronik hastalığın sebebi.
Ü
Sınav stresinin mide asit salgısını
arttırarak reflü başta olmak üzere
birçok hastalığa ve astıma neden
olduğunu söyleyen Çocuk Sağlığı
Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Prof.
Dr. Yonca Tabak, erken teşhis
konusuna dikkat çekerek, çocuk ve
gençlerin sağlığı için ailelere
tavsiyelerde bulundu.
ine, buruna ve akciğerler
kaçtığında geçmeyen balgamlı öksürükler ve burun akıntısı, burun
tıkanıklığı ile seyreden sinüzit ve
gece kriz şeklinde gelen öksürük
ve nefes darlığına yol açabilir. Bu
gidişin önü alınmazsa astım
kaçınılmazdır”.
SINAV ÖNCESİ BUNLARA DİKKAT
Prof. Dr. Yonca Tabak, merkezi sınavlara hazırlanan çocuklara ve
ailelerine şu tavsiyelerde bulundu:
1- Sınav hazırlığında olan veya ara
sınıflarda ders başarısını artırmak
isteyen öğrencilere bir de aileleri
Psikolojik stresin alerjik hastalıktarafından karne notları
lar ve astım başta olmak üzere
konusunda ek baskı uygulamabirçok müzmin hastalığın temelini ması ve çocukların stresten uzak
oluşturduğunu belirten Prof. Dr.
tutulması gerekir.
Yonca Tabak, “Ülkemizde yıl boyu 2- Sınavlara hazırlık aşamasında
aralıksız olarak devam eden sınav
çocuk ve gençlerin uyanık kalmak
maratonu birçok çocuk ve gençte
için kafein içeren çay, kahve ve enbaşarılı olma yönünde büyük bir
erji içeceklerinden uzak tutulması
kaygı oluşturmaktadır. Kaygı ve ge- uygun olacaktır.
tirdiği strese bağlı gelişen mide asit 3- Geç saatlere kadar çalışmak dusalgısı artışı, reflü hastalığı adı ver- rumunda olunduğunda yatmadan
ilen bir mide sorununu beönceki 2 saatte beslenmenin keraberinde getirir. Özellikle çocuk
silmesi ve bol su içilmesi gerekve gençlerin sağlığını korumasının mektedir.
daha da büyük önem taşıdığı
4- Zihin açar mantığı ile çikolata ve
merkezi sınavlara yaklaşılan şu
benzeri kakaolu gıdalardan uzak
dönemlerde reflü ve getirdiği
durulmalıdır.
sorunları erken dönemde fark
5- Strese bağlı psikolojik rahatlama
etmek gerekir” açıklamasında buadına sağlıksız beslenmeye yönelundu.
len çocukları, fastfooddan uzak tutacak alternatif gıdaların (Ör: ev
“Reflü çocuk ve gençlerde karın ve köftesi + ekmek + ayran; evde
mide ağrısı, ağza ekşi su gelmesi,
yapılmış sıvı yağlı mayasız poğaça,
ses kısıklığı, ağız kokusu, diş gıcır- kurabiye; cevizli tarçınlı meyve
datma, geğirme ve iştahsızlık gibi
tatlıları) el altında bulundurulması
belirtilerle kendini gösterir” diyen önemlidir.
Dr. Yonca Tabak, “Bunlardan bir
6- Kış aylarında zihinsel akveya bir kaçının devamlı var oltivitenin desteklenmesi ve bağışıkması halinde midede bir sorun ola- lık sisteminin güçlü tutulması için
bileceğinden şüphe etmek gerekir” balık yağı (Omega 3) ve D vitamini
uyarısını yaptı.
takviyesi yapılmalıdır.
7- Ekşi portakal vb. meyve suları
KONTROL ALTINA ALINMAYAN
yerine taze sıkılmış elma, havuç
REFLÜ ASTIM NEDENİ
suyu tercih edilmelidir.
8- Kızartmadan kaçınılmalı, fırında
Reflünün sadece bir mide sorunu
kızartılmış az yağlı gıdalar tercih
olmadığına dikkat çeken Prof. Dr.
edilmelidir.
Yonca Tabak, hastalığın kontrol al- 9- Çiğ sarımsak ve soğan mide asitına alınmaması halinde astıma
dini artırdığından antibiyotik
yol açabileceğini söyleyerek doğa- niyetine çiğ sarımsak; soğan
bilecek diğer rahatsızlıkları da
yedirme uygulamasından kaçınılşöyle açıkladı: “Mideden yukarı
malıdır.
çıkan asitli içerik, solunum sistem- HABER MERKEZİ
Marijn
Dekkers: İlacı
zenginler için
geliştirdik
BAYER firmasının Hollandalı
CEO'su Marijn Dekkers, 67 bin
dolarlık kanser ilacı hakkında
"Doğruyu konuşalım Biz bu ilacı
fakirler için değil zenginler için
geliştirdik" dedi.
'BİZ BU İLACI BATILI ZENGİNLER İÇİN GELİŞTİRDİK'
Amerikan dergisi Business
Week'in son sayısında yer alan
habere göre, Hindistan hükümetinin Nexavar adlı kanser
Ş e k e r, k a l p k r i z i r i s k i n i
ar tır abilir
ilacının patentsiz üretimine
onay vermesine tepki gösteren
Dekkers, "Bunun adı hırsızlıktır.
Doğruyu konuşma zamanı geldi.
Biz bu ürünü Hindistan pazarı
için geliştirmedik. Kanser ilacını
batıda yaşayan ve maddi güce
sahip insanlar için geliştirdik"
dedi.
DAVA GELİYOR
Bayer firmasının kanser ilacı
Nexavar için hasta başına yılda
67 bin dolar talep ettiği belirtildi.
Hindistan'da da üretilmeye
başlanan ilacın ise sadece 177
dolara satıldığına dikkat çekildi.
Birçok dernek, Dekkers'in bu
şok açıklamaları nedeniyle dava
açacağını açıkladı. Bayer yetkilileri, CEO Marijn Dekkers'in
açıklamalarının yanlış anlaşıldığını iddia etse de, dernekler bunu kabul etmedi. HABER
MERKEZİ
aşta obezite olmak
üzere çok sayıda
hastalığın gelişimine
zemin hazırlayan şekerli gıdaların kalbe de zarar verdiği
belirlendi. ABD'de yapılan
araştırma, aşırı şeker tüketiminin kalp krizi riskini
artırabileceğini ortaya koydu.
B
ABD'de binlerce kişinin
şeker tüketimine ilişkin verilerinin ve kalp-damar sorunlarına bağlı ölüm oranlarının
incelendiği araştırmada,
şeker tüketimi ve kalp
hastalığı riski arasında belirgin bir ilişki bulunduğu saptandı.
BBC'nin haberine göre çalışmada, günlük kalori tüketimlerinin % 25'i şekerden
oluşan kişilerin kalp rahatsızlığından ölme riskinin, daha
az şeker tüketenlere oranla
üç kattan fazla olduğuna
dikkat çekildi.
Araştırmada, günde 1 kutu
şekerli gazlı içecek tüketenlerin kalp-damar hastalığından ölme riskinin daha
yüksek olduğuna işaret
edildi.
Şeker tüketimi, kalp rahatsızlıklarını tetiklemesinin yanı
sıra kilo alımına da yol
açıyor.
Dünya Sağlık Örgütü ise
şeker tüketiminin günlük
kalori alımının yüzde 10'unu
geçmemesi gerektiğini
konusunda uyarıyor. Uzmanlar, kadınların günde 50
gram, erkeklerin ise 70 gramdan fazla şeker tüketmelerini
tehlikeli buluyor.
VÜCUDUN ENERJİ İHTİYACINI KARŞILIYOR AMA...
ABD ve İngiltere gibi ülkeler,
şeker tüketiminin fazla
olduğu bölgeler olarak
biliniyor. Bilim insanları,
%22,5'ten fazla şeker içeren
gıdaları çok şekerli, %5 veya
daha az şeker içeren gıdaları
ise az şekerli kabul ediyor.
İngiliz Kalp Vakfı'ndan Prof.
Dr. Naveed Sattar, aşırı şeker
tüketenlerin sağlık problemi
yaşamalarının farklı sebepleri olabileceğini belirterek,
"Elbette şeker kendi başına
zararlı bir şey değil ve
vücudun enerji ihtiyacını
karşılamak için önemli.
Ancak aşırı şeker tüketimi
kilo alımına yol açabilir ki bu
da kalp krizi riskini artırabilir" uyarısında bulundu.
Çalışma, Amerikan Tıp Birliği
Dergisi'nde (JAMA) yayınlandı. AA
20 yıllık hastalıktan 1 gramlık organ çıktı
Yıllarca baş ağrısı, nefes darlığı, kilo kaybıyla doktor doktor
dolaştı. Kanser hatta Akdeniz anemisi teşhisi kondu. Şikayetlerinin nedeni 1 gramlık hipofiz olduğu belirlenen Fesih
Akkuş, sağlığına kavuştu.
DİYARBAKIR’da yaşayan
59 yaşındaki Fesih Akkuş,
20 yıl önce başlayan ve bir
türlü teşhis konulamaması
sebebiyle gittikçe artan
şikayetleri nedeniyle Memorial Dicle Hastanesi’ne
kaldırıldı. Hastanede Fesih
Akkuş’un yaşamsal
fonksiyonları durmak üzereyken, Endokrinoloji ve
Metabolizma Hastalıkları
Bölümü’nden Doç. Dr.
Deniz Gökalp’in müdahalesiyle hayata döndü.
Teşhis hipofiz yetmezliğiydi.
konuştu. Yoğun bakım ünitesinde saatler içinde kaybedilme
riski olan Akkuş, uygulanan tedavi sonrası sağlığına kavuştu.
20 yıldır anlaşılamayan sorunun, beynin altındaki fasulye
büyüklüğündeki 1 gramlık organ olduğunu öğrenen Akkuş,
“Kendimi yenilenmiş hissediyorum” dedi. Doç. Dr. Gökalp,
hipofiz yetmezliğinin çoğu zaman
belirti vermeden ilerleyen bir
hastalık olduğunu söyledi. Fesih
Akkuş’un her türlü müdahaleye
rağmen yükselmeyen tansiyonu ve
vücut ısısı ile genel görünümün
hipofiz yetmezliğine işaret ettiğini
dile getiren Doç. Dr. Gökalp,
“Hipofiz yetmezliği sorunu hastayı
koma haline sokabilir hatta
ölümüne bile neden olabilir. Hastamıza tanı konulduktan sonra tedavisini yoğun bakımda
düzenledik. 10’uncu günde günlük
ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde
taburcu edildi” açıklaması yaptı.
FASULYE KADAR ORKESTRA
HASTA KOMAYA GİRİYOR
Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökalp, “Halsizlik, düşük tansiyon, baş ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle koma durumunda
Akkuş’un yüz şekli hipofiz yetmezliği sorununun olduğunu
gösteriyordu. Bir bakışta konulan teşhisi yapılan testler de
doğrulayınca, hasta özel bir tedavi programına alındı” diye
Beynin alt bölgesinde fasulye
büyüklüğündeki hipofiz bezinin, vücuttaki tüm hormonların
düzenli çalışması için orkestra görevi yaptığını dile getiren
Gökalp, “Yaklaşık 0,5-1 gr ağırlığındaki hipofiz bezi küçük
ama hayati önem taşıyan bir organdır. Hipofiz hormonlarından bir veya daha fazlasındaki eksiklik, hipofiz yetmezliği
adını alır” diye konuştu. HABER MERKEZİ
Türkiye'de bugünlerde dikkat çeken durum, havanın açık olmasından kaynaklanan
kuvvetli ayaz. Doğu Anadolu ayazın en şiddetli olduğu kesim, sıcaklık Kars'ta -28
dereceye iniyor. Ülkede yine önemli bir yağış yok, hafta sonu sadece batıdaki birkaç
kentte bekleniyor.
İstanbul parçalı bulutlu sıcaklık 11 derece. Hafta sonu ise rüzgar sertleşse bile sıcaklık 14-15 dereceye çıkacak.
Ankara'da güneş olsa da hava soğuk, merkezde sıcaklık 8 derece. İzmir Körfez'de pus var, rüzgar hala soğuk esiyor,
sıcaklık 13 derece. Bursa 11, Adana 14 derece.
Marmara'da Cuma günü de biraz bulutlu geçecek, hafta sonu fark lodosen sert eserken, diğer taraftan da öğlen sıcaklığı yükseltecek olması. Akşam üstüleri ise yine soğuk olacak. Pazar günü beklenen yağmurlar ise hafif.
İç Anadolu'da güneş parlıyor ancak hava soğuk, sıcaklık gündüz 7-8 derece, gece ise Sivas -8 dereceye iniyor. Pazar
günü sıcaklık 12-13 dereceye çıkacak. Ege'de rüzgar hala soğuk esiyor, Muğla 12 derece. Hafta sonu rüzgar sertleşse
bile lodosa döneceğinden sıcaklık artıyor ama Pazar İzmir, Bodrum arasında hafif yağmur da var.
Akdeniz'de sonraki günlerde de hava parçalı bulutlu, sahillerde 14-15 derecelerde olan sıcaklık Pazar günü 1617'lere çıkacak ama denizden uzak ilçeler yine soğuk. Güneydoğu güneşli Diyarbakır 10, Gaziantep 12 derece.
Doğu Anadolu'da havayı yumuşatan bulutlar olmadığından, geceler şiddetli soğuk eçiyor, gece Erzurum -18, Van
-10 derece.
Karadeniz'i de etkileyen açık ve soğuk hava koşulları, hafta sonu değişiyor, 7-8'lerde olan sıcaklık Pazar günü
14'lere çıkacak, aynı zamanda Bolu-Zonguldak bulutlanıyor.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
9 Şubat Pazar
14
10
Bugün
9 Şubat Pazar
Rüzgar
Nem
14
%63
10
0
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
9 Şubat Pazar
Rüzgar
Nem
13
%76
18
12
Bugün
9 Şubat Pazar
Rüzgar
Nem
22
%96
16
8
Rüzgar
20
Nem
%72
9 ŞUBAT 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
İstanbul’u
Ocak’ta
635 bin
turist ziyaret
etti, 100 bin
artış görüldü
2
014 yılı Ocak ayında İstanbul’a
gelen turist sayısı, geçtiğimiz
yıla göre 100 binin üzerinde artış
gösterdi. En çok Almanya’dan turist geldiği belirtildi. İstanbul Kültür
ve Turizm İl Müdürlüğü raporuna
göre, 2014 yılı Ocak ayında İstanbul’a gelen turist sayısı, geçtiğimiz
yıla göre 100 binin üzerinde artış
gösterdi.
İstanbul’a en çok Almanya’dan turist geldiği belirtildi. Raporda, son 5
yıl içinde İstanbul’a gelen turist
sayısında periyodik olarak artış
olduğu gözlendi. 2010 yılında
294.352 olan sayı, 2014 yılı Ocak
ayında 635.283 olarak açıklandı.
Havayolunu tercih edenlerin
sayısının da geçen yıla oranla
yüzde 20 oranında arttığı belirtildi.
2013 yılı Ocak ayında 532.776 turist
İstanbul’u ziyaret etti. 2014 yılı
Ocak ayında ise bu oran 100 binin
üzerinde arttı. Verilere göre İstanbul’a en çok turist Almanya’dan
geldi. Almanya’yı Rusya Federasyonu ve İran takip etti.
AA
Aladağ'ın turizm bölgesi ilan
edilmesi için ilk resmi adım atıldı
Turistler İzmir’i
hem dürüst hem
neşeli buldu
Derbent Aladağ Kayak Merkezi Projesi kapsamında Aladağ bölgesinin turizm bölgesi ilan
edilmesi konusunda ilk resmi adımlar atıldı.
K
İ
zmir’e son bir yılda gelen turistlere,
“İzmir’i nasıl buluyorsunuz?” diye
soruldu, ortaya şehre atfedilen sevindirici özellikler çıktı. Yaşar Üniversitesi
Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel
İşletmeciliği Programı Öğretim Görevlisi
Dr. Özge Adan’ın tamamladığı doktora
tezine konu olan turistler, İzmir’in
dürüst, neşeli ve arkadaş canlısı olduğu
konusunda birleşti. Sağlık amacıyla gelenlerinse ortalama 15 gün kaldığı ortaya
çıktı. Dr. Adan, doktora tezinde İzmir'e
son bir yılda kruvaziyer ve sağlık amacı
ile gelen turistleri konu aldı. 450 turistle
anket çalışması yapan Adan, İzmir’in
kişiliğini ve imajını nasıl algıladıklarını
araştırdı. Turistlere yönelik pazarlama
çalışmalarına da ışık tutacak çalışması
hakkında bilgi veren Adan, yabancıların
destinasyon seçimlerinde gittikçe daha
özellikli, gerçeğe uygun ve bozulmamış
mekanları tercih ettiğine dikkat çekti.
Özge Adan turizm faaliyetlerini arttıracak şu önerilerde bulundu: “İzmir’in
gelişimi, kentin özellikleri bozulmadan
sağlanmalı ve bu algı sürdürülebilir
kılınmalı. Yerel yönetimler tarafından
da turlar geliştirilmeli. Ayrıca turların
güzergâhları çeşitlendirilmeli ve kruvaziyerle gelen turistlerin daha uzun
süre kalması sağlanmalı. Kruvaziyerle
turistlerinin yüzde 62,2’sinin Avrupa kıtasından geldiği belirlendi. Türkiye’nin
Avrupa’ya yakınlığı, bunların tekrar ziyaret etme olasılığını arttırmakta. Bu
durum, İzmir ve hattâ Türkiye için bir
fırsat olarak değerlendirilmeli. İzmir Limanı içine veya yakın çevresine kurulabilecek turist danışma bürosunda, İzmir
ve Türkiye’yi tanıtıcı broşür, katalog ve
ücretsiz tanıtım filmi gibi tanıtıcı araçlar
yanında özellikle İngilizce, İtalyanca ve
Fransızca dillerini iyi bilen çalışanlar istihdam edilmeli.” Anketten, sağlık turizmi içinse sağlık imkanları kadar iklim
faktörünün de çok önemli olduğu, iklim
şartlarının uygun olmadığı destinasyonlarda sağlık turizminin yapılmasının
mümkün olmadığı sonucu da çıktı.
İzmir’e gelen turistlerin cinsiyet
dağılımda önemli bir farklılık yok.
İzmir’e sağlık amacı ile gelen turistler,
en yüksek yüzde 31 oranla 55-64 yaş
grubundan, kruvaziyer ile gelen turistler
ise en yüksek yüzde 27,9 oranla 45-54
yaş grubundan oluşmakta. Buna göre
İzmir’e sağlık amacı ile gelen turistlerin
yaş ortalaması, kruvaziyerle gelenlere
oranla daha yüksek. Sağlık amacı ile
gelen turistler, yüzde 76,4, kruvaziyerle
gelen turistler yüzde 63,6 üniversite ve
üstü mezunu. Sağlık amacı ile gelen turistlerin yüzde 86,1’i, kruvaziyerle gelen
turistlerin ise yüzde 72,1’i 50 bin doların
üstü gelire sahip. Araştırmaya katılan
turistlerin geldikleri kıtalar incelendiğinde, kruvaziyerle gelen turistlerin yüzde 27,8’i Amerika, yüzde 62,2’si
Avrupa'dan gelmekte. Sağlık amacı ile
gelen turistlerin çoğunluğu ise Kuzey
Avrupa’dan. İzmir’e sağlık amacı ile
gelen turistler, ortalama 15 gün kalıyor.
İzmir Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre 2013 yılında 1 milyon 407 bin
turist geldi. Bu da yüzde 2,8 artışa tekabül etti. Ocak-Aralık 2013 döneminde
İzmir’i ziyaret eden yabancıların 874 bin
225’i havayolu, 533 bin 15’i denizyoluyla
geldi. Aralık ayında ise İzmir’i toplam 37
bin 701 kişi ziyaret etti. Yabancı misafirlerin yüzde 25’ini Alman, yüzde 11’ini
İtalyan, yüzde 9’unu Fransız, yüzde 8’ini
İngiliz, yüzde 6’sını Hollandalılar oluşturdu.
CİHAN
onya’nın Kış Sporları ve Turizm Merkezi olması için çalışma yürütülen Derbent Aladağ
Kayak Merkezi Projesi kapsamında Aladağ bölgesinin turizm bölgesi ilan edilmesi konusunda
ilk resmi adımlar atıldı.
Derbent İlçe Kaymakamı Arif Oltulu ve Derbent
Belediye Başkanı Hamdi Acar, Konya Valisi
Muammer Erol’u makamında ziyaret etti. Kaymakam Oltulu ve Belediye Başkanı Acar’ın ziyaretine Kayak Federasyonu Konya İl Temsilcisi
Zarif Yıldırım da eşlik etti.
Ziyaretle ilgili açıklamalarda bulunan Derbent
Belediye Başkanı Hamdi Acar, Aladağ Bölgesi’nin Bakanlar Kurulu kararıyla turizm bölgesi
ilan edilmesi için resmi yazının Konya Valisi
Muammer Erol tarafından imzalanarak
Ankara’ya havale edildiğini belirterek, “Gençlik
ve Spor Bakanlığı tarafından Bakanlar Kurulu’na
sunulmasının ardından ise konu Bakanlar Kurulu’na gelerek burada görüşülecek.
Bakanlar Kurulu’ndan karar çıkması halinde
Kayak Merkezi Projesi’nin hayata geçirileceği Aladağ bölgemiz turizm bölgesi ilan edilecek. Bu
konuyla ilgili olarak Konya Valimizi makamında
ziyaret ettik. Kendisine ilgi ve desteklerinden
ötürü teşekkür ediyoruz” dedi.
AA
Katar Kraliyet Sarayı'ndaki son Osmanlı ressamı Türk Dünyası'nda
Mahtumkulu yılı
B
ununla ilgili etkinliklerin
açılış töreni, 5 Şubat'ta
Ankara'da yapılacak. Bir yıl
boyunca dünyaca ünlü Türkmen
düşünürü ve şairi Mahtumkulu
Firaki ile ilgili değişik etkinlikler
tertip edilecek. Etkinliklerin kapanış töreninin ise Aralık ayında
Aşkabat'ta yapılması planlanıyor.
Bu arada Türkmenistan'da bu
sene Mahtumkulu'nun doğumunun 290. yıldönümü çeşitli
etkinlikler ile kutlanacak.
D
ünyada gelişen teknoloji ile birlikte, yerini çağdaş eserlere
bırakan Osmanlı minyatür sanatının
son temsilcilerinden Haydar
Hatemi’nin eserleri, Katar Kraliyet
Ailesi Sarayı’nın duvarlarını süslüyor.
Aynı zamanda Katar Kraliyet Ailesi’nin özel ressamı olan Hatemi, Hazar
Strateji Enstitüsü tarafından
çıkartılan Hazar World dergisinin
Ocak sayısına konuştu. Ünlü sanatçı,
söyleyişinde minyatür sanatının nasıl
ortaya çıktığını, Osmanlı’dan
günümüze nasıl gelişim gösterdiğini
ve gelecek nesillere nasıl aktarılabileceğini dile getiriyor. 13 Mart 1945
yılında Azerbaycan’ın Nahçıvan özerk
bölgesi yakınlarındaki Hadişehr
kasabasında dünyaya gelen Haydar
Hatemi, ilk ve orta öğrenimini
Hadişehr’de, lise öğrenimini ise
Tebriz’de yaptı. Lise yıllarında İran’ın
ünlü minyatür ustalarından Hüseyin
Behzad ve tezhip ustası Abdollah
Bagiri’den ders aldı. Liseden sonra
İran’ın en saygın sanat okulu olan
Tahran Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Fakültesi’ni kazanan Hatemi,
üniversitenin ikinci senesinde Takh-iTavus madalyasının dizaynı için
yapılan bir yarışmada ülke genelinde
birinci olur ve İran Kraliçesi Farah
Pahlavi tarafından ödüllendirilir.
Hatemi Türkiye’deki çalışmalarını
şöyle anlattı:” 1983 senesinde sanat
atölyemi Tahran’dan İstanbul’a ve
13
daha sonra Bursa’ya taşıdım. Sanat
aktivitelerime Bursa’da kurduğum
Dizayn Sanat Merkezi çatısı altında
1997 senesine kadar devam ettim. 1997
senesinde Katar Kraliyet Ailesi’nin
ressamı oldum ve Katar Kraliyet Ailesi
ile olan çalışmalarıma devam ediyorum. Ayrıca son 15 sene içerisinde
Amerika’da birçok müzede kişisel
sergilerim oldu. Sanat atölyemi İstanbul’a taşıdığım zamandan itibaren Osmanlı tarihine ilgi duymaya başladım.
Bir sanatçı olarak İstanbul beni hep
büyüledi ve bana ilham kaynağı oldu.
Sanat hayatımın büyük bir kısmını insanlara Osmanlı’nın ihtişamını yansıtmaya adadım. Eserlerimin birçoğunun
teması Osmanlı İmparatorluğu ve Osmanlı idealleridir. Ayrıca Katar
Kraliyet Ailesi için Osmanlı İmparatorluğu’nu konu alan birçok sanat
eseri ürettim. Eserlerimin birçoğunu
Katar’daki kraliyet saraylarında görebilirsiniz.” Hatemi, minyatür
sanatının Osmanlı İmparatorluğu’na
gelmesine II. Mehmet’in minyatür
sanatına olan ilgisinin vesile
olduğunu ifade etti. 15’inci yüzyılın
başlarında Edirne Saray Nakkaşhanesi’ne İran’dan birçok minyatür
sanatçısının getirildiğini dile getiren
ünlü sanatçı, İstanbul’un fethinden
sonra minyatür sanatının daha fazla
itibar ve ehemmiyet kazandığını kayd
etti. Nakkaşhane’deki sanatçıların
büyük bir kısmının daha sonra
Edirne’den İstanbul’a getirildiğini
kayd eden Hatemi, Osmanlı
padişahlarının himayesinde minyatür
sanatının gelişmeye başladığını dile
getirdi. “İlk etapta Edirne ve İstanbul’da Fars sanatçıların gözetimi altında birçok Türk minyatür ustaları
yetişti ve bu sanatçılar Osmanlı’ya
özgü kendi ekollerini yarattılar. Zamanla Osmanlı minyatürü Fars ekollerinden ayrıldı. Bu dönemde Nakkaş
Sinan Bey ve öğrencisi olan Ahmet
Siblizade ilk büyük Türk minyatür
ustaları olarak ön plana çıktılar. Daha
sonraki dönemlerde Matrakçı Nasuh,
Seyyid Lokman ve Levni Osmanlı
minyatür sanatını zirveye taşıdılar.Osmanlı İmparatorluğu’nun İran’dan
etkilenmesi kaçınılmazdı. Ancak Osmanlıların Avrupa’ya doğru olan
genişlemesi ve Avrupalı sanatçıların
İstanbul’a gelmeleri ile batı ve doğunun sentezi olan bir sanat akımı ortaya çıktı ve Osmanlı minyatürü bu
akımdan etkilendi.” diyen ünlü
sanatçı, minyatür sanatının Osman
Hamdi Bey ve Şeker Ahmed Paşa gibi
ustalar ortaya çıkarttığını aktardı. En
son olarak 2011 senesinde New York’ta
Niagara Üniversitesi bünyesinde Osmanlı İmparatorluğu’nu konu alan bir
resim sergisi açtığını ifade eden ünlü
sanatçı, bu serginin daha güzel ve
gelişmiş bir versiyonunu ise İstanbul’da 2014’te sanatseverlerle paylaşacağını ifade etti.
CİHAN
Ülke yönetimi, bu etkinliklere
büyük önem veriyor. Bu nedenle, Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov
başkanlığında düzenlenen geniş
katılımlı Bakanlar Kurulu'nun
ana gündemini bu konu oluşturdu.
Devlet Başkanı Berdimuhamedov, Mahtumkulu Firaki'nin
doğum yıldönümünü büyük bir
Afyonkarahisar
Belediyesi tarafından
226 metre uzunluğundaki tarihi Karahisar
Kalesi'nin aydınlatılması
için yürütülen çalışmalarda test aşamasına
geçildi.
coşkuyla kutlayacaklarını kaydederek, yardımcılarına bu
konuda bir takım talimatta bulundu.
değerlerinden olan Mahtumkulu, Türkmenistan ve
Türkiye ilişkilerinde de önemli
yer edindi.
Berdimuhamedov, Dışişleri
Bakanı ve Devlet Başkanı
Yardımcısı Raşit Meredov'dan
yurtdışındaki büyükelçilikler ve
konsolosluklarda çeşitli etkinliklerin yapılmasını istedi.
Türkiye'nin birçok yerinde
18'inci yüzyılın büyük Türkmen
bilgini ve şairi Mahtumkulu Firaki'nin büstü bulunuyor.
Dışişleri Bakanı Meredov, Mahtumkulu Firaki'nin Türkmen
halkının hayatından önemli yer
edindiğini söyleyerek, bu yıl
çeşitli uluslararası konferansların ve büyük düşünürün
yabancı dillere tercüme edilen
kitaplarının tanıtım törenlerini
düzenleneceğini kaydetti.
Bakan, TÜRKSOY tarafından
2014 yılının Mahtumkulu yılı
ilan edildiğini ve bununla ilgili
etkinliklerin açılış töreninin 5
Şubat'ta Ankara'da yapılacağını
belirtti. Türk kültürünün ortak
Türkiye’deki uluslararası kuruluşlar Mahtumkulu’nun eserlerinin ve düşüncelerinin
Türkiye’de anlatılması ve yayılması için büyük çaba harcamaktadır.
2012 yılında Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli
Berdimuhamedov’un Türkiye’ye
yapmış olduğu ziyarette, başkent
Ankara’nın Dikmen Vadisi'nde
yaptırılan Türkmenistan Parkı
ile Mahtumkulu'nun heykelinin
açılışı yapılmıştı. Türkmenistan'da her sene 18 Mayıs'ta
Mahtumkulu'yu anma etkinlikleri düzenleniyor.
CİHAN
14
9 UBAT 2014
Magazin-Tv
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Dormen Şahan'dan özür
diledi
İşte Nejat İşler ‘ in
son şiiri
süren Nejat İşler'in doktoru
Prof. Dr. Çağlar
Çuhadaroğlu'ndan sevindiren açıklama geldi: Hayati riski ortadan kalktı.
Bilinci tam açık. Solunum
desteği ihtiyacı ortadan
kalkan hasta, hafta başından bu yana artan miktarlarda ağızdan
beslenmektedir. Küçük
çaplı hareket egzersizlerine
de başlanmıştır.
Türkler
çalışkan baş
edemiyoruz
İŞTE O ŞİİR
Cem Yılmaz büyük sanatçı. 'Recep İvedik' beni ilgilendirmiyor"
diyen Haldun Dormen, Şahan Gökabakar'dan özür diledi
"
Haldun Dormen, katıldığı bir televizyon programında Cem Yılmaz ile
Şahan Gökbakar’ı kıyaslayarak “Cem’i Şahan’ı aynı kategoriye koyamayacağım. Çünkü Cem büyük bir sanatçı. Cem Yılmaz’ın benim için
ayrı bir yeri var. ‘Recep İvedik’ beni ilgilendirmiyor” diye konuşmuştu.
Bodrum'da rahatsızlandıktan sonra çoklu organ yetmezliği teşhisiyle yoğun
bakıma alınan Nejat
İşler'in yazdığı son şiir, Ot
Dergisi'nin şubat sayısına
kapak oldu. Yoğun bakımdaki tedavisi İstanbul'da
devam eden İşler, rahatsızlanmadan birkaç gün
önce dergiye gönderdiği şi-
irde, zamanla arasının pek
iyi olmadığını, 'nefesini
sevdiği birinin' yakınlarında olmasının ise kendisinin rahatlattığını
söylüyor.
HAYATİ RİSKİ ORTADAN
KALKTI
Yoğun bakımda tedavisi
Zamanla aram pek iyi
değildir.
bunun dışında kendimi
şanslı sayarım yine de...
***
Yalnız kalmakla ilgili
bir sorunum yok. sadece
nefesini sevdiğim birinin
yakınlarda olması beni rahatlatır.
***
Bencilce bi şey, biliyorum.
ama birbirimize ihtiyacımız
olduğunu hissediyorum
ve bunu değerli buluyorum.
***
Zaman nefes almakla
geçen günler değil,
birinin aklında olmakla
ilgili biraz...
***
Hayatın
kronometresini
sen değil, senin
yanındaki tutar.
***
O kadar. HABER MERKEZİ
‘SAKİN OL İHTİYAR’ DEMİŞTİ
Gökbakar, Dormen’in bu sözlerine “Sakin ol ihtiyar. Ona buna satacağına hayatın tadını çıkar. Senin değil, bu yüzünü güldürdüğüm milletin verdiği değer bana yeter de artar. Zamanlama manidar ihtiyar”
diye cevap vermişti.
‘KUSURA BAKMASIN’
Haldun Dormen, aynı televizyon programına telefonla bağlanarak
“Yanlış anlaşıldım. Şahan, tepki vermekte haklı. Asla sanatına laf etmeye hakkım yok” diyerek Şahan Gökbakar’dan özür diledi. Gökbakar
da bunun üzerine “Problem yok. Usta, kendisine yakışanı yapmış.
Ben de onu kırdıysam kusura bakmasın. Düzeltmesinden dolayı kendisine teşekkür ederim” dedi.
‘İVEDİK’DE KÜFÜR YOK ARGO VAR’
Gökbakar, aynı zamanda ‘Recep İvedik’ filmlerinin küfürlerle dolu
olduğu yönündeki eleştiriler hakkında da yorum yaptı. Gökbakar, “Bir
Recep filminde duyacağının 10 katını trafikte, maçta veya mecliste
duyabilirsin. Tek fark Recep’te yardıra yardıra kahkaha atarsın. Recep
küfür etmez. Argo konuşur. Argo küfür değildir. Argo sokak ağzıdır.
Küfür ise ‘O.Ç’, ‘A.S’, ‘A.K’dır. Bunlar Recep’te hiç olmamıştır. Anlamayan?” HABER MERKEZİ
Neslişah
Alkoçlar
evlilik
sorusuna ne
yanıt verdi
Oyuncu Engin
Altan Düzyatan
ile aşk yaşayan
sosyetik güzel
Neslişah Alkoçlar
önceki gün Nişantaşı’ndaydı. Yakın
arkadaşı Mert
Vidinli ile bir kafe
de yemek yiyen
Neslişah Alkoçlar
çıkışta görüntülendi.
Neşesi yerinde olan sosyetik güzel elindeki dergileri
göstererek ‘Bundan sonra bu dergide sağlıkla ilgili sağlıklı beslenme ile alakalı
yazılar yazacağım’ diyerek ‘Women’s Health’ dergisi ile poz verdi.
Engin Altan Düzyatan ile ilişkisinin sorulması üzerine ‘Her şey iyi gayet yolunda...
Aşk da iyi iş de’ yanıtını verdi. Aileleriniz tanışmış yaz sonunda da ünlü oyuncu ile
evleneceğiniz konuşuluyor ne diyorsunuz sorusuna da ‘Yaa hava bugün ne güzel
değil mi?’ diyerek gazetecilerin yanından gülümseyerek ayrıldı. HABER MERKEZİ
Kurt Seyid ve Şura'nın Rusya'daki setinden ilginç detaylar
çıktı: Her görevi bir Türk bir Rus
üstleniyor. Biz günde 12 saat
çekime alışığız, Türkler 16 saate
bana mısın demiyor!
'
Kıvanç Tatlıtuğ ile Farah Zeynep
Abdullah'ın başrolü paylaştığı
'Kurt Seyid ve Şura'nın çekimleri
Rusya'nın St. Petersburg kentinde
devam ediyor. Yapıma, Rus medyası da büyük ilgi gösteriyor.
Rusya'nın Sesi'nde dizi setinden
fotoğraflar eşliğinde diziyle il gili
ilginç bilgilere yer verildi. 'İmparatorluk yıkıntıları üzerinde vals'
başlığıyla kullanılan haberde,
konu ayrıntılı şekilde aktarılıyor.
Sette çalışanların gizlilik anlaşması imzaladığı vurgulandıktan
sonra da Rus çekim grubunun bir
üyesinin ağzından şu ifadelere yer
veriliyor: Şahsen ben, Türk televizyon ekibinin, kendilerini tamamen ve bütünüyle işe adayan
olağandışı çalışkan insanlar
olduğunu söyleyebilirim. Biz, 12
saatlik çekim gününe alışığız, Türk
konuklarımız ise 16 saat çalışıyor.
Çalışmamız öyle bir ayarlandı ki
her bir görevi iki kişi yürütüyor.
Örneğin, biri Türk diğeri Rus iki
yönetmenimiz var. Biri Türk, diğeri
Rus iki film seti yöneticisi var.
Rus basınında yer alan haberde,
setten şu bilgiler aktarılıyor: Türk
ekibi takma saçtan takıya,
ayakkabıdan elbiseye her şeyi
Türkiye'den getirdi. Bu yüzden
kadın giysilerinin çoğu ince yapılı
kadınlar için. Diziye katılamayan
iri yapılı kızlarımız çok üzülüyor.
Yine de kendilerini çar ailesi ve
Dünya Savaşı döneminin çağdaşları olarak hissetmelerini
sağlamamız için yalvarmaya
devam ediyor.
HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
09:00Denize Açılan Kapı
09:35Affedilmeyen
11:45Enine Boyuna
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:30Böyle Bitmesin
15:25Beni Böyle Sev
17:45Süper Dadı
19:00Ana Haber Bülteni
19:35Spor
19:40Hava Durumu
19:50Osmanlı Tokadı
21:40Stadyum
00:05Yabancı Sinema
08:00Yaz Günlüğü
11:00Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
12:00Akustikhane
13:00Kusursuz Düğün
14:158. Etap
15:15Sinema
17:00Bir Ses Bir Nefes
18:30Hafta Sonu Haberleri
19:00Hava Durumu
19:05Spor Bülteni
19:15Para Konuşur?
20:15Atalarımızın Bayrakları
23:15Telegol
02:15Sinema
03:30Telegol
05:30Aç Kanatlarını Türkiye
06:15Para Konuşur?
06:00Kanal D Çocuk Kulübü
06:45Harika Köpek
08:00Afrika Macerası
09:45Akasya Durağı
11:45Merhamet
14:00Arka Sokaklar
16:45İntikam
19:00Kanal D Ana Haber Bülteni
19:50Spor
20:00Ben Bilmem Eşim Bilir
23:15Sinema
01:30Kızma Kazan
03:00Oxford Cinayetleri
04:30Geniş Aile
07:10Gagguk
08:45Elimin Lezzeti
10:30Bunu Konuşalım
11:40Burada Ne Yenir?
12:50Pasaport
14:50Dünyayı Geziyorum
15:455 Çayı
16:15Dolu Dolu Anadolu
18:00Sıcak Gündem
18:15Ana Haber
19:00Ana Haber
19:15Pasaport
20:30Yabancı Sinema
22:30Top Bizde
00:50Alarm-Alarm
00:50Yabancı Sinema
02:40Yabancı Sinema
04:10Gagguk
07:00Çocuklar Duymasın
08:30 Adanalı
10:30 Selena
12:20 Ben Onu Çok Sevdim
14:15 Dizi TV
14:30 Alemin Kıralı
16:15 Doksanlar
19:00 Hafta Sonu atv Ana
Haber
23:45 Tatar Ramazan
01:50 Taşıyıcı
02:50 Romandaki Katil
04:10 Aşk Bir Hayal D
05:35 Tövbeler Tövbesi
06:00Spot Central
07:00Çizgi Film Kuşağı
09:00Bir Bulut Olsam
11:00Svein İle Farecik
12:30Yabancı Sinema
13:00Yabancı Sinema
14:50Trend Topic
15:50Yabancı Sinema
17:30Yabancı Sinema
19:30Yabancı Sinema
21:30Yalan Dünya
00:00Yabancı Sinema
05:50Yerli Dizi
07:00Yalancı Yarim
08:00İki Aile
10:00Nedir Ne Değildir
12:00Süper StarLife
14:00Tülin Şahin ile Moda
15:00Yerli Dizi
16:40Yerli Dizi
18:30Star Haber
19:15En Güzel Bölüm
20:00Yetenek Sizsiniz
Türkiye
23:30Bir Erkek Bir Kadın
00:30Titanik
01:30Yerli Dizi
10:00Haber Merkezi
11:00Haber Merkezi
12:00Haber Merkezi
12:30Spor Aktüel
13:00Öğle Bülteni
13:50Ekonomi Grafik
14:00Günün İçinden
14:20Transfer Günlüğü
15:00Günün İçinden
16:00Günün İçinden
16:10Ekonomi Piyasalar
16:20NTV'ye Sorun
16:502 Dakikada Bilim
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Haberleri
19:00 Akşam Haberleri
20:00 Ana Haber Bülteni
21:00Yakın Plan
07:00Cennet Mahallesi
09:00Winx Club- Poppixie
10:00Pazar Sürprizi
14:10Türk Sineması
16:00Pis Yedili
16:00Pis Yedili
19:00Show Tv Ana Haber
Bülteni
20:00Her Şey Yolunda Merkez
22:15Benim İçin Üzülme
00:15Pazar Sürprizi
03:00Türk Sineması
03:30Pis Yedili
05:00Türk Sİneması
12:00Bugün
12:40Bugün
13:47Spor
13:55Hava Durumu
14:00Günlük
14:40Ekonomi
14:45Spor
15:00Günlük
15:42Afiş
16:00Eğitim ve Başarı
16:48Spor
17:00Ana Haber
17:33Paranın İzi
17:43Spor Vizyon
18:00Ana Haber
19:00Spor Vizyon
20:00Haber
21:00 Kıtaların Yükseleşi
05:00Mike&Molly
05:45The Simpsons
06:30Rizzoli and Isles
07:00Nickelodeon Kuşağı
13:00CSI:NY
14:00Doctor Who
15:00The Big Bang Theory
16:00Hot in Cleveland
17:00The Closer
18:00Mike&Molly
19:00Merlin
20:00Doctor Who
21:00The Vampire Diaries
23:00Game Of Thrones
00:00The Vampire Diaries
06:00 A1 Sabah
09:00 A2 Bugün
09:15 Eko Yorum
10:35 Spor Bülteni
11:00 A2 Bugün
11:35 Satır Arası
12:00 A2 Bugün
12:35 İş'in Sırrı
13:00 Ajans
15:00 A3 Bugün
15:35 Satır Arası
16:00 A3 Bugün
16:35 Spor Bülteni
17:00 A3 Bugün
17:30 Z Raporu
18:00 A4 Akşam
19:15 Son Sayfa
20:00 A4 Akşam
07.00FOX İzliyoruz
07.30Murat Güloğlu ile Çalar
Saat Hafta Sonu
10.00Barbie Mariposa
11.45Fatih Harbiye
14.00Karagül
16.15Lale Devri
18.30Gülbin Tosun ile FOX
19.30Sana Bir Sır Vereceğim
22.00Babam Sınıfta Kaldı
00.30Çocuklar Duymasın
01.30Alcatraz
02.15Bir Aşk Hikayesi
03.45Hindistan'da Aşk
05.15Görüş Günü Kadınları
06:00Dünden Sonra
07:00Gün Başlıyor
09:35Ekonomide Görünüm
10:00Haber Masası
10:35Ekonomide Görünüm
11:00Haber Masası
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:40Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:15Eğitim ve Yaşam
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
16:00Güne Bakış
17:00Güne Bakış
18:00Haber Bülteni
18:10Kutsal Yolculuk
19:00Akşam Raporu
9 ŞUBAT 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Arda Turan'a
büyük onur
Yakup Aslan: Önümüzdeki
gerçek hedef Şampiyonlar
Ligi'ne katılmak
Atletico Madrid forması giyen Arda Turan, Türkiye'ye Nihat Kahveci'den sonra bir büyük onur daha yaşatabilir.
Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı ve Basın
Sözcüsü Pof. Dr. Yakup Aslan, kadrolarındaki golcüler iyi organize edildiği takdirde forvet hattında sıkıntı yaşayacaklarını sanmadığını söyledi.
İ
spanya'da futbol hayatını sürdüren Arda Turan, yine
Türk futbol tarihine geçmek üzere. Daha önce yine La
Liga'da gururumuz olan Nihat Kahveci'nin tahtını sallayan
Arda, yeni bir rekora imza atmak üzere. Real Sociedad forması giyerken Real Madrid ile şampiyonluk mücadelesi
veren Nihat Kahveci, Brezilyalı Ronaldo'yla da gol krallığı
mücadelesine girişmişti. Şampiyonluğu adeta kıl payı
kaçıran Real Sociedad, efsane kadrosuyla Türk futbolseverlerin de aklına kazınmıştı.
L
ig şampiyonluğunun uzak ihtimal olduğunu anlatan Aslan, en
önemli hedeflerinin ise Şampiyonlar Ligi’ne katılmak olduğunu
açıkladı. Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Prof. Dr. Aslan, ligin ikinci yarısına kötü başlamadığını belirterek, “Beşiktaş maçının genelinde üstün olan taraf
bizdik.
Önce Nihat şimdi de Arda
O dönem İspanya Ligi'nin en iyi yabancı oyuncusu seçilen
Nihat Kahveci, La Liga'daki başarılı kariyerini Villarreal ile
sürdürmüştü. Nihat Kahveci'den sonra İspanya Ligi'nde iz
bırakan bir başka oyuncu da Arda Turan. Atletico Madrid'e
gittiği sezondan bu yana en çok konuşulan futbolculardan
biri olan Arda Turan, dünyanın sayılı takımlarının da
transfer listesine girmeyi başardı. UEFA Avrupa Ligi, UEFA
Süper Kupa ve İspanya Kral Kupası'nı kazanma başarısı
gösteren Arda Turan performansıyla da göz kamaştırıyor.
O maçta alınan bir puanı saymıyoruz. Hakem de Beşiktaş maçında
lehimize olan 2 kırmızı kartı vermedi. Bu kartlar verilmediği için
aldığımız bir puanı yok sayıyoruz. Çaykur Rizespor ise bizden daha
iyi oynadı.
Birkaç gol pozisyonumuz olmasına rağmen Trabzonspor’a yakışan
bu oyun değil. Bence o maçta yeterli mücadeleyi göstermedik.
Takımımız savaşan bir yapıya sahip değildi. Yeterince gayret
gösteremedik ve bir puana razı olduk.” dedi.
Hedeflerinin Şampiyonlar Ligi’ne katılmak olduğunu ifade eden
Aslan, şampiyonluk için ise hayalci olmamak gerektiğini dile getirdi.
Lig şampiyonluğunun uzak göründüğünü anlatan Basın Sözcüsü,
şöyle devam etti: "Ama Şampiyonlar Ligi’ne katılmamız çokta uzak
değil.
Beşiktaş ve Çaykur Rizespor maçlarından birisini alsaydık lig
şampiyonluğu şansımız da çok daha yüksek olacaktı ama biz hala
Şampiyonlar Ligi hedefimizi bırakmadık. Türkiye'de çok iyi futbol
oynayan takım yok. En istikrarlı takımlardan bir tanesi Fenerbahçe
bana göre. Diğer bütün takımlar enteresan beraberlikler ya da
mağlubiyetler alabiliyor.”
Aslan, camianın beklentilerine rağmen gerçekleşmeyen forvet transferiyle ilgili olarak da şunları ifade etti: “Gerek başkanımız, gerekse
biz, ‘mutlaka bir transfer yapacağız’ diye bir tabir kullanmadık. Ama
yaparsak transferin forvet olmasını istediğimizi söyledik.
Gerçekten 4-5 forvet üzerinde çalıştık. Bir kısmının ismi basın
tarafından yazılınca fiyatlar yükseldi. Bazılarında ise sakatlık
sorunu oldu. Bazı oyuncularda gelmek istemedi. Ama kesinlikle
sorun maddi değildi. Maddi anlamda transfer yapacak bütçemiz
vardı.”
Mevcut kadrolarında Emre, Henrique ve Janko gibi forvetler bulunduğunu hatırlatan Aslan, “Özer de bu mevkiye dönük oynayabiliyor.
Bu futbolcularımızı iyi organize ettiğimiz zaman forvette sıkıntı
yaşayacağımızı sanmıyorum. Ama bir tane çok iyi bir golcü alabilseydik gerçekten uygun olabilirdi.
Devre arasında aldığınız oyuncular her zaman sıkıntılı olabiliyorlar.
Başkanımız kulübün menfaatleri için her türlü savaşı veriyor ve bir
kuruşu gereksiz harcamak istemiyor. İlla transfer yapalım, milleti
ikna edelim kimse eleştirmesin mantığı ile gitmedik. Yani bir bakıma
yanlış da olsa cesaret örneği gösterdik. Şimdiden planlamalarımızı
yaparak yeni sezonda şampiyonluğa oynayacak bir ekip için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
HAKEMLER BASKI ALTINDA
Türkiye’de hakemlerin rahat çalışamadığını da söyleyen Aslan, aynı
Türk hakemlerin yurt dışında çok daha başarılı olduğuna değindi.
Hakem hatalarının yüzde 90’ının da 3 büyük takımın lehine
yapıldığını savunan Aslan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu takımların kendi aralarındaki maçlarda ise hakem hatası az oluyor.
Bunlar önemli şeyler. Demek ki bu üç büyük takım aleyhine hatalar
yaptığınızda sizi hırpalıyorlar. Lehlerine hata yaptığınızda ise ödüllendiriyorsunuz. Camialar çok büyük baskı yapıyorlar. Hakemler
büyük etki ve baskı altında.
Bu aslında futbola zarar veriyor. Üç büyük takımla oynuyorsanız en
hafif müdahalede sarı kart görüyorsunuz. Hakemleri rahat bırakalım
kendilerini geliştirsinler. Bundan Türk futbolu da büyük kazanç
sağlayacaktır.”
CİHAN
15
Roberto Carlos
pusuya yattı
Vicente Calderon'un yeni kralı
Milli yıldızımız, Atletico Madrid forması altında gösterdiği
başarılı performanstan ötürü, yıl sonunda düzenlenecek
olan yılın en iyi yabancı futbolcusu olma yolunda da ilerliyor. Atletico Madrid taraftarları ve İspanya Futbol Federasyonu, Atletico Madrid'ten Arda Turan'ı sezon
sonundaki ödül için aday göstermeyi planlıyor.
Eurosport'un haberine göre, Vidente Calderon'un yeni
kralı olarak adlandırılan Arda Turan için hem kulüp hem
de taraftarlar seferber oldular. Hem başarılı futbolcu hem
de sempatik tavırları dolayısıyla taraftarın sevgilisi haline
gelen Arda Turan, sezon sonunda Türkiye'ye ikinci mutluluğu yaşatabilr. Nihat kahveci'den sonra bu ödülü alan ikinci Türk futbolcu olabilir.
AA
Roberto Carlos, Fenerbahçe ile hafta sonu iç sahada yapacakları maçta takımının iyi bir oyun ortaya koymasını arzuladığını
belirterek, "Taraftarlarımıza çok iyi bir oyun izletmek istiyoruz.
S
ahada iki büyük takımın mücadelesini izleyecekler. Maçın
sonucu, takımımızın iyi motivasyonuna ve çalıştıklarımızı sahada
göstermesine bağlı. Bunları yaparsak çok iyi sonuçlar alabileceğimize inanıyoruz" dedi. Ligin 20.
haftasında Pazar günü sahasında
Fenerbahçe ile yapacağı maçın
hazırlıklarına kulüp tesislerinde
gerçekleştirdiği idmanla başlayan
Sivasspor'da, teknik direktör Carlos, antrenmanın ardından basın
mensuplarının sorularını yanıtladı.
Fenerbahçe maçında takımının çok
iyi bir oyun ortaya koymasını arzuladığını belirten Carlos, "Taraftarlarımıza çok iyi bir oyun izletmek
istiyoruz. Sahada iki büyük takımın
mücadelesini izleyecekler. Maçın
sonucu, takımımızın iyi motivasyonuna ve çalıştıklarımızı sahada
göstermesine bağlı. Bunları yaparsak çok iyi sonuçlar alabileceğimize inanıyoruz" dedi. Bir
basın mensubunun, Fenerbahçe'de
sakatlıkları bulunan futbolcular
Webo ve Emenike'nin yokluğunun,
Ziraat Türkiye Kupası A Grubu'nda
Sivasspor'un sahasında Bursaspor'a 2-1 mağlup olduğunun hatırlatılması üzerine Carlos, ligde ve
kupada üst üste oynanan maçlar
nedeniyle futbolcularının yorulduğunu ve sıkıntı yaşadıklarını
ifade ederek, "Bundan dolayı da
lige ağırlık vermeye karar verdik.
Lige daha fazla önem vererek
devam ettik ama yine de dünkü
maçta kötü oynamadık. Özellikle
de takımımızda fazla forma şansı
bulamayan arkadaşlarımız, oynama fırsatı buldu. Yine de maç eksikliklerine rağmen iyi bir oyun
ortaya koydular. Maalesef kendi
kalemize attığımız bir gol var ve
bunun sonucunda mağlup olduk
ama lig daha uzun ve mayısa kadar
zamanımız var" diye konuştu.
Sivasspor açısından bir avantaj
olup olmayacağını sorması üzerine
Carlos, "Fenerbahçe gibi büyük bir
takımın 1-2 oyuncusunun eksik olmasının çok büyük bir problem
olacağını zannetmiyorum. Kaliteli
oyunculardan oluşan bir takım.
Eğer ki onlar çıktıysa onların yerine
mutlaka aynı kalitede çok iyi işler
yapabilecek oyuncular dahil olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Carlos, Bursaspor maçında
sakatlanan kaleci Korcan Çelikay'ın
tedavisinin sağlık ekipleri gözetiminde devam ettiğini söyledi. Korcan'ın çok ciddi bir problemi
olmadığını dile getiren Carlos, hazır
olmaması durumunda diğer kaleciler Nihat Şahin ve Mahmut
Bezgin'e görev verebileceğini belirtti.
AA
Çamdal: "Ağladığım günler oldu"
Eskişehirsporlu Tarık Çamdal, ara transfer döneminde en çok konuşulan oyuncuların başında geliyordu. G.Saray ve Beşiktaş ile adı anılan genç oyuncu, bu süreçte yaşadıklarını NTVSpor TV’ye anlattı.
U
zun yıllar Eskişehir'de forma giymek istediğini belirten Tarık, "Eskişehirspor benim
yuvam. Ben Almanya'dan geldim ve burada 3.
sezonumu geçiyorum. Burası benim ikinci
memleketim oldu. Burada kendimi çok değerli
hissediyorum ve burada kaldığım için çok mutluyum. Burada futbola tam konsantre oluyorum. Eskişehirspor'a imza attım ve uzun yıllar
bu kulüpte forma giymek istiyorum" dedi.
"Eskişehirspor'un rızası olmadan adım atmam"
Transfer döneminin kendisi adına çok yıpratıcı
olduğunu söyleyen genç oyuncu, "Transfer
dönemi benim için çok sıkıntılı geçti. Mümkün
mertebe televizyon izlememeye çalıştım. Kadro
dışı kaldığım için bana verilen programı uyguluyordum. Ağladığım günler de oldu. Transfer
dönemi futbolcuyu biraz yıpratıyor ama bu da
benim için tecrübe oldu. Bu süreçte sessiz
kaldım ve hiçbir yere röportaj vermedim.
Tabiki gelen teklifler vardı ama ben Eskişehirspor'un rızası olmadan hiçbir adım atmayacağımı söyledim. Ben Almanya'da büyümüş
olabilirim ama kendimi Eskişehirspor çocuğu
olarak görüyorum. Türkiye'yi ben Eskişehirspor sayesinde tanıdım. O dönemde bazı şeyleri çok negatif gelişti ama sonu çok hayırlı
oldu" ifadelerini kullandı. Taraftarlardan
destek isteyen Tarık, "Bize bugüne kadar nasıl
destek verdilerse bundan sonra da umarım bu
destek devam eder. Biz Anadolu takımıyız ve
bizim sahamızda oynayan tüm rakipler zorlanıyor. Eskişehir, onlar için zor bir deplasman.
Taraftarımızın bizim üzerimizde etkisi çok
büyük. Hırsı ve ateşli bir taraftarımız var.
Bugüne kadar Eskişehirspor forması ile naısl
mücadele ettiysem bundan sonra da devam ettirmeliyim" dedi.
"A Milli Takım Çocukluk Hayalim"
A Milli Takım'da ilk milli maçına çıkan genç
oyuncu, "Milli Takım'da oynaman çok güzel bir
duygu. Çünkü bu benim çocukluk hayalimdi.
Allaha şükür Fatih hoca beni o kadaroya
uygun gördü ve bir hayalim gerçekleşti" şeklinde konuştu. Galatasaray maçı için iddialı
konuşan Tarık Çamdal, "Ligin ikinci yarısına
iyi başlayamadık. Galatasaray maçı için çok
güzel bir maçın bizi beklediğini söyleyebilirim.
Hem Galatasaray hem de biz kaliteli bir
takımız. Bizim korkumuz yok. İstediğimiz futbolu ortaya koyabilirsek puanlar alabiliriz"
dedi.
"Gökhan Gönül'ü örnek alıyorum"
En büyük hayalinin Eskişehirspor ile Avrupa'da mücadele etmek olduğunu söyleyen
yıldız oyuncu, "Burada uzun bir kontrata imza
attım çünkü burada mutluyum. Takım olarak
daha yükseklere çıkmak istiyorum. Kendi performansım olarak sürekli forma giyiyorum ve
inşallah bu devam eder. Birgün nasip olursa
burada kaptan olmak istiyorum. Milli formayı
giydiğim için bu hayalimi gerçekleştirdim ve en
büyük hayalim Eskişehirspor ile Avrupa kupalarında mücadele etmek. Örnek aldığım kişi
ise Gökhan Gönül" diyerek sözlerini sonlandırdı.
CİHAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
09 ŞUBAT 2014 Pazar
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
S
&P'NİN
kötüleşme
beklentisi
TUTARSIZ
Üst düzey ekonomi yetkilileri, S&P'nin Türkiye'ye ilişkin pozitif büyüme
öngörüsüne rağmen varlık kalitesindeki ciddi kötüleşme beklentisinin
tutarsız olduğunu ifade etti.Üst düzey ekonomi yetkilileri, uluslararası kredi
derecelendirme kuruluşu Standart&Poor's'un (S&P) Türkiye'nin "BB+" olan
kredi notunu koruyarak, not
görünümünü "durağan"dan
"negatif"e çevirmesinin geçerli
bir gerekçesinin olmadığını
bildirdiler. Yetkililer, S&P'nin
Türkiye'ye ilişkin pozitif büyüme
öngörüsüne rağmen varlık
kalitesindeki ciddi kötüleşme
beklentisinin tutarsız olduğunu
vurguladılar.
SÜRDÜRÜLEBİLİR GIDADA
ÖNEMLİ MESAFE KATETTİK
oplantının düzenlenmesinde,
Cezayir Tarım ve Kırsal
Kalkınma Bakanı Abdulvehhab
Nuri'ye ve MAYZEM Sekretaryasına
sağladıkları katkılardan dolayı
teşekkür ederek sözlerine başlayan
Bakan Eker, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 5'ine yakın bir kısmının
MAYZEM üyesi ülkelerde yaşadığını
ifade etti.
T
Üye ülkelerin tarımsal üretimlerinin
Dünya Bankası verilerine göre yıllık
300 milyar dolar olduğunu aktaran
Eker, "Gelecekte kuraklık ve küresel
ısınma Akdeniz Bölgesi için problem
oluşturabilir. Akdeniz havzasında bulunan su kaynakları kısıtlı ve düzensiz. Bu riskler nedeniyle bölgedeki su
kaynaklarının korunması ve etkin
kullanılması, her zamankinden daha
fazla önem kazanıyor" dedi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı
Mehdi Eker, başkent Cezayir'de
düzenlenen Milletlerarası Akdeniz
Yüksek Zirai Etütler Merkezi'nin
(MAYZEM) 10. Gıda ve Balıkçılık
Bakanları Toplantısı'nda yaptığı
konuşmasında, sürdürülebilir gıda
sistemlerinin önemine değinerek,
Türkiye'nin bu konuda önemli
mesafeler katettiğini belirtti.
Konuşmasında sürdürülebilir gıda
güvenliği için Türkiye olarak çeşitli
politikalar uyguladıklarını vurgulayan Eker, bu politikaların başında
üretimde kalite ve verimliliğin artırılması, kırsal kalkınmanın, küçük
işletmelerin desteklenmesi ve israfla
mücadelenin geldiğini kaydetti.
Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin tarım sektörüne olası olumsuz
etkilerini en aza indirerek amacıyla,
Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı hazırladıklarını dile getiren Eker, bunun
yanısıra kuraklığa dayanıklı tohum
çeşidi geliştirmek için de çalışmaların sürdürüldüğü bilgisini verdi.
"TARIM DANIŞMANLIĞI SISTEMI
ILE 10 BIN TARIM DANIŞMANI ISTIHDAM ETTIK"
Özellikle küçük çaptaki üretimin gıda
arz zincirine dahil olabilmesi için
işleme, depolama ve pazara ulaşım
faaliyetleri desteklediklerini söyleyen
Bakan Eker, "Tarım danışmanlığı sistemi ile ülkemizin en ücra yerlerinde
bile yayım hizmeti sunuyoruz. Kırsalda ve köylerde çalışmak üzere 10
bin Tarım Danışmanı istihdam ettik"
diye konuştu.
Bakan Eker, hem yerli gıda kaynaklarının hem de nesli tehlikede
olan türlerin korunması amacıyla
gerekli önlemleri aldıklarını belirterek, bu kapsamda kapasite
açısından dünyanın 3. büyük Tohum
Gen Bankası'nı kurduklarını dile getirdi.
"SON 10 YILDA TARIMSAL
HASILAMIZI ÜÇE KATLADIK"
Son 10 yılda bir stratejik plan hazırladıklarını ve yeni politikalar uyguladıklarını söyleyen Bakan Eker,
şunları kaydetti:
T
Açıklama detaylı olarak incelendiğinde,
S&P'nin Türkiye ekonomisi için 2014 ve 2015
yılları için sırasıyla yüzde 2,4 ve yüzde 2
büyüme öngördüğüne dikkati çeken yetkililer,
"S&P, aynı yıllar için cari açığın milli gelire
oranının ise yüzde 2,9 ve yüzde 2,7 seviyesine
gerilemesini beklemektedir. Bu tahminler,
Kuruluşun Türkiye ekonomisinin bir daralma
sürecine girmeden dış dengede çok ciddi bir
iyileşmeyi gerçekleştirmesini beklediğini
ortaya koymaktadır. Buna rağmen böyle bir
karar alınması tutarsızdır"
değerlendirmesinde bulundular.
Kuruluşun, bankacılık kesiminin varlık
kalitesinde 2009 yılındakine benzer bir
kötüleşme beklentisinin doğru olmadığını
ifade eden yetkililer, 2009 yılında yüzde 4,8
oranındaki küçülmeye rağmen takipteki kredi
oranın net bazda sınırlı bir artış göstererek
yüzde 0,9'a çıktığını, S&P'nin pozitif büyüme
öngörüsüne rağmen varlık kalitesindeki ciddi
kötüleşme beklentisinin tutarsız olduğunu
kaydettiler.
TARIMSAL KURAKLIKLA MÜCADE
LE STRATEJISI VE EYLEM PLANI
Toplantının konusu olan
"Sürdürülebilir Gıda Sistemleri"nin,
özel sektörü de yakından ilgilendirdiğini belirten Bakan Eker,
sürdürülebilir gıda sistemlerinin,
doğal kaynakların etkin ve verimli
kullanımının yanısıra sürdürülebilir
beslenme, gıda kaybı, geri dönüşüm,
çevre dostu üretim uygulamaları gibi
pek çok diğer unsuru da kapsadığını
belirtti.
ürkiye'nin kredi notu görünümünü
durağandan negatife çevirmesinin sağlam
bir temele dayanmadığını ifade ettiler.
Yetkililer, "kuruluşun almış olduğu kararın
ana gerekçesi olarak büyüme üzerindeki aşağı
yönlü risklerin gösterildiğini ancak kuruluşun
kendi tahminleri dikkate alındığında bunun
geçerli bir gerekçe olmadığını" belirttiler.
"Bütün bu çalışmalarımız sonucunda, Türkiye, tarımsal hasılasını
üçe katladı. Gıda güvenliğini büyük
ölçüde sağladık.
2013 yılında ülkemizde Cumhuriyet
tarihinin en yüksek buğday, mısır ve
çeltik üretim miktarlarına ulaştık.
2012 verilerine göre ülkemiz yaklaşık
63 milyar dolarlık tarımsal hasılaya
sahip olarak dünyada 7., Avrupa'da
ise 1. sıraya yükseldi."
Yatırımcıyı ters
KÖŞEYE YATIRDI
"MAYZEM ÜYESI ÜLKELERLE
TARIMSAL IŞBIRLIĞI YAPMAYA
HAZIRIZ"
MAYZEM ülkeleri olarak Tarım
Bakanları düzeyinde 9 toplantı
düzenlendiklerini vurgulayan Bakan
Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şu an 10. toplantıyı gerçekleştiriyoruz. Her bir toplantı sonrasında da
bir dizi tavsiye kararı alındı.
Tavsiye kararlarının uygulamaya
konmasındaki en somut adımlardan
birisi, MAYZEM bünyesinde bir
Tarımsal Piyasalar Bilgi Sistemi
(MED-AMİN) kurulması olmuştur.
MAYZEM'in faaliyetlerinin iklim
değişikliği, kuraklık, tuzlanma,
toprak bozulması, su kıtlığı, biyoçeşitliliğin azalması ve fiyat dalgalanmalarının yanında gıda, enerji
ve su güvenliği gibi olası yeni
tehditler göz önünde bulundurularak, yeniden düzenlenmesine
ihtiyaç bulunmaktadır."
EXPO 2016'nın "Çiçek ve Çocuk"
temasıyla Antalya'da düzenleneceğini ve etkinliğe yaklaşık 100
ülke ve 30 uluslararası kuruluştan 8
milyondan fazla kişinin katılımını
beklediklerini ifade eden Eker, davetiyelerin resmi kanallardan üye
ülkelerin Bakanlıklarına gönderildiğini söyledi.
Eker, konuşmasının sonunda
MAYZEM üyesi ülkelerle tarım
alanında işbirliği yapmaya hazır
olduklarını vurgulayarak tüm
katılımcılara teşekkür etti.
HP Genel Başkan Yardımcısı
Faik Öztrak, TÜİK'in Ocak
ayında enflasyonu yanlış
hesaplamasının TÜİK'in veri kalitesi
ve güvenilirliği üzerinde şüpheleri
artıracağına dikkat çekti. Yanlış
verinin yatırımcıların, başta faiz
olmak üzere, getiri hesaplamalarında
sorunlar yaratacağını da vurguladı.
C
"TÜİK'in Ocak ayında aylık yüzde
1.98 olan enflasyonu % 1,72 olarak
açıklaması büyük bir hatadır. Ekonomide alınacak kararların öncelikle
güven ve algıya dayandığı düşünül
düğünde “devletin resmi istatistiklerininö hatalı açıklanması, Türkiye
'ye yatırım yapmak isteyen yatırımcıların kafasında yeni soru işaretleri
yaratacak, TÜİK'in veri kalitesi ve
güvenilirliği üzerindeki kuşkuları
ağırlaştıracak, Türkiye'ye yönelik risk
algısını da artıracaktır. Hükümetin
yolsuzlukların üstünü, “hukukun
üstünlüğünü yok ederekö örtme
gayreti yatırımcıları halihazırda
ürkütmüşken, buna bir de Türkiye
'nin kurumsal kapasitesi ve veri
kalitesi hakkında şüphelerin eklen
mesi yerli ve yabancı aktörlerin Türki
ye'ye yatırım iştahını yok edecektir.
"TÜİK YATIRIMCIYI TERS KÖŞEYE
YATIRDI"
"Enflasyonun hatalı hesaplanması,
yatırımcıların başta reel faiz olmak
üzere tüm getiri hesaplarını şaşırtır.
Bu, yatırım kararlarını kuyumcu titizliğiyle alan ekonomik aktörler
açısından 'pardon' denilerek düzelti
lebilecek bir hata değildir. TÜİK'in
Ocak ayı enflasyonunu yüzde 2 seviyesine kadar yükseltmesi, açıklama
ile düzeltme arasında geçen sürede
yatırım kararı alan tüm yatırımcıları
adeta ters köşeye yatırmıştır."
"YILLIK ENFLASYONUN ÜÇTE BİRİ
İLK AYDA GERÇEKLEŞTİ"
"Diğer taraftan Ocak ayı enflasyonunun yüzde 2 seviyesine yükselmesiyle hükümetin 2014'te resmi
olarak öngördüğü yüzde 5,3'lük enflasyonun üçte birinden fazlasının
daha yılın ilk ayında gerçekleştiğini
göstermektedir. Bu yıl yerel seçimlerin sonrasına bırakılan elektrik ve
doğalgaz zamları da
düşünüldüğünde 2014'te çift haneli
enflasyon riski artmıştır."
"ZAMANLAMA DOĞRU DEĞİL"
Kredi notu görünümündeki değişikliğin
zamanlamasının da doğru olmadığını
vurgulayan yetkililer, "2014 yılında yürürlüğe
giren AB düzenlemeleri uyarınca, kredi
derecelendirme kuruluşları, ülke kredi notu ve
görünüm değişiklik tarihlerini her yılbaşında
açıklamakla yükümlüler. Bu çerçevede, anılan
Kuruluş da, 30 Aralık 2013'te yaptığı
açıklamada, Türkiye için not değişiklik
tarihlerini 23 Mayıs 2014 ve 21 Kasım 2014
olarak açıklamıştı" görüşünü dile getirdiler.
Yetkililer, kuruluşun tutarlılığı hayli tartışmalı
olan gerekçelerle bu takvimin dışına çıkarak
böyle bir karar almış olmasının anlaşılmaz
bulunduğunu ifade ettiler.
Son dönemde gerek maliye politikası ve makro
ihtiyati politika alanlarında, gerekse para
politikası alanında atılan önemli adımlar
dikkate alınmadan ve bunların en azından
kısa vadedeki sonuçları beklenmeden S&P
tarafından böyle bir karar alınmasının doğru
ve sağlıklı bir yaklaşım olmadığını vurgulayan
yetkililer, "Türkiye ekonomisi, güçlü kamu
maliyesi ve bankacılık kesimi, sıkı ve daha
öngörülebilir hale gelen para politikası
çerçevesi ile küresel çapta yaşanan
dalgalanmalara karşı önemli bir dayanıklılığa
sahiptir" dediler.
Yetkililer, Türkiye’nin 2013 yılından itibaren
S&P ile sözleşme yapmadığını, bu nedenle
kuruluşun 2013 yılında analizini ülkemizi
ziyaret etmeden yapmayı tercih ettiğine dikkati
çektiler.
ÇOK ÖNEMSENECEK BİR KARAR DEĞİL
Burgan Yatırım Başekonomisti Haluk
Bürümcekçi, S&P'nin zaten Türkiye'ye diğer iki
büyük kredi derecelendirme kuruluşuna göre
daha negatif yaklaştığını ve yüzden de yatırım
yapılabilir kategorisine yükseltmediğini
söyledi. S&P'nin şimdi de görünümü negatife
alarak Türkiye'nin notunun mevcut
kademenin de altına indirebileceği mesajını
verdiğini ifade eden Bürümcekçi, "Yine de
piyasa üzerindeki etkisinin diğer iki kredi
derecelendirme kuruluşunun benzer bir kararı
almasına göre çok sınırlı kalacağını
düşünüyorum" dedi.Global Menkul Değerler
Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, kredi
derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's'un
(S&P), Türkiye'nin not görünümünü
"durağan"dan "negatif"e çekmesinin piyasa
üzerinde çok fazla etkisi olmayacağını söyledi.
Download

9 şubat 2014 - Ekonomi Gazetesi