Satınalma
www.satinalmadergisi.com
Yıl: 2
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yöneticilerinin Dergisi
Sayı: 22
EKİM 2014
Prof. Dr. Selim YAZICI
Tedarik Zincirinde
İş Sürekliliği Yönetimi
Sertaç Sedat KÖKSAL
6552 Sayılı Yasa İle Hizmet
Alımlarında Neler Değişti?
Hamza BULUT
Bütçe Satınalma İlişkisi
Yrd.Doç.Dr. Hüseyin ŞENKAYAS
Gıda Tedarik Zincirinde
Risk Yönetimi
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yöneticileri için
Ücretsiz Uzaktan Eğitim Fırsatı
Röportaj:
Osman ULUIŞIK,
Ramada Plaza İzmit, Satınalma Müdürü
Emtia Fiyat Analizleri
Gürkan HÜRYILMAZ
Tedarik Zinciri Planlama Çalıştayı, 22 Ekim 2014 tarihinde yapılacak !
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
2
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yöneticileri için
Ücretsiz Uzaktan Eğitim Fırsatı
S
atınalma ve Tedarik Zinciri Yöneticilerinin Global Ağı BuyerNetwork.net bu
alanda çalışan uzmanlara veya kariyerini satınalma ve tedarik zinciri alanında
geliştirmek isteyen profesyonellere yönelik ücretsiz uzaktan eğitim fırsatı sunuyor.
Buyer Network ve İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programı ile yapılan işbirliği sonucu programda yer alan derslere ait tüm paylaşımların
Buyer Network üzerinde yapılması kararı alındı. Satınalma ve tedarik zinciri uzmanlarının hem sosyalleşmesinin hem de kariyer gelişiminin hedeflendiği çalışma alanında bir ilk olma özelliğini taşıyor.
Ücretsiz olarak derslere erişimi sağlayabilmek için siteye kayıt olduktan sonra takip
etmek istediğiniz dersin sayfasını ziyaret etmeniz yeterli olmaktadır.
Ücretsiz Kayıt:
www.buyernetwork.net
3
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
BU SAYIDA
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Eda EKİNCİOĞLU
28
Kurbanlıklar
Marketlerde
EKİM 2014
21
Tedarik Zincirinde İş Sürekliliği Yönetimi
26
28
29
30
31
32
33
34
41
42
Gıda Tedarik Zincirinde Risk Yönetimi
Kurumu
P r o f . D r . S e l i m YA Z I C I , İ s t a n b u l Ü n i v e r s i t e s i
Yr d . D o ç . D r . H ü s e y i n Ş E N K AYA S , A d n a n M e n d e r e s
Üniversitesi
Kurbanlıklar Marketlerde
Hamza BULUT
Bütçe
Satınalma
İlişkisi
E d a E K İ N C İ O Ğ L U , P e r a k e n d e Te d a r i k Z i n c i r i M d r .
29
Bütçe Satınalma İlişkisi
Hamza BULUT
H a l i t K AYA
Turizm ve Otelcilik Sektöründe Satınalma
Röportaj: Osman ULUIŞIK, Ramada Plaza İzmit
E-İhale Yöntemi ve Uygulamaları
Özge GÜLDEN, Promena Stratejik Satınalma Çözümleri
Hassas Ürün
Taşımacılığı
Satınalma ve Etik İlkeler
Dikkat! Büyüme Tuzağı Var
K a m i l B AYA R , E n d ü s t r i M ü h e n d i s i
Düzenlenmesi Zorunlu ve Sorunlu Bir Alan
33
Sayfa 13
Hassas Ürün Taşımacılığı
H a l i t K AYA , S ü r a t L o j i s t i k S a t ı ş S o r u m l u s u
Emtia Fiyat Analizleri
G ü r k a n H Ü R Y I L M A Z , C E O , P u r c h a s i n g Tu r k e y
Simge ERDAĞ
Empatik
Dinleme
Empatik Dinleme
Simge ERDAĞ
6552 Sayılı Yasa İle Hizmet Alımlarında
Neler Değişti?
S e r t a ç S e d a t KÖ K S A L , D e n e t m e n / S o s y a l G ü v e n l i k
41
4
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
BU SAYIDA
EKİM 2014
Reklam İndeksi
Şirket / Marka Adı
Sayfa
Web Sitesi
Planet Eğtim ve
Danışmanlık
Asbir Antrepo
5
www.planetconsulting.com.tr
8
www.asbir.com
MCR MultiCar Rental
10
www.multicarrental.com
Lösev
13
www.losev.org.tr
Martı Gümrük
Müşavirliği
Planet Lojistik
16
www.martiglobal.com.tr
20
www.planetlogistics.com.tr
Buyer Network
44
www.buyernetwork.net
EDİTÖR
PROF. DR. MURAT ERDAL
İNTERNET EDİTÖRÜ
ARŞ. GÖR. ADİL ÜNAL
GRAFİK TASARIM
FİLİZ ÜNAL
ONLINE DAĞITIM
satınalmadergisi.com
buyernetwork.net
REKLAM VE SPONSORLUK
[email protected]
YÖNETİM YERİ
Tinova Bilişim Teknolojileri A.Ş., İstanbul
Teknokent Kosgeb Hizmet Binası No:204
Avcılar / İstanbul
Tel: 0(212) 509 56 56
Fax: 0(212) 509 56 57
www.satinalmadergisi.com
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Değerli Satınalma Dergisi Okuyucuları,
Yeni dönemde birçok projeyi gündemimize aldık. Satınalma ve Tedarik Zinciri
Yöneticileri bir araya gelerek 2014-2015
yılı etkinlik takvimimizi belirledik. 22
Ekim 2014 tarihinde Planlama Çalıştayı
ve 18 Aralık 2014 tarihinde ise geniş
katılımlı Satınalma ve Tedarik Zinciri
Yönetimi Kongresi’ni düzenleyeceğiz.
Sayfa
Tedarik Zinciri Planlama Çalıştayı 22 Ekim 2014 (Ücretsiz)
“Planlamanın planını yeniden yapalım” sloganı ile yola çıktık.
Planlama guruları bu çağrımız size. İstiyoruz ki, bir araya
gelelim, yaşadığımız sorunlara birlikte çözüm arayalım ve
meslek standartlarını yeniden belirleyelim. Program içeriği ve
uzman konuşmacılarımıza ilişkin detayları Dergi içerisinde
bulacaksınız.
• Kullandığımız planlama araçlarından yeterince emin miyiz?
• Talep planlama mı? Talep tahminleme mi?
• Şirketimiz için en doğru planlama modeli hangisi?
• Güzel haber, satışlarımız artıyor. Peki ya stoklar?
• Meslek standartlarında şirketimiz hangi aşamada ?
Çalıştaydan Beklentilerimiz:
• Çalıştayın amacı, sunumları sadece dinlemek değil, katılımSayfa
cı olmak, tartışmak soru sormak.
• Gün sonunda katılımcı şirketlerden gelen planlama problemlerinin konuşulduğu açık oturum.
Planlama Forumu
Planlama uzmanları, satınalmacılar ve tedarik zinciri yöneticileri hep birlikte daha fazla bilgi paylaşımında bulunalım.
Sektörel sorunları konuşalım çözüm yöntemleri geliştirelim. http://www.BuyerNetwork.net üzerinde Planlama
Forumu Blog sayfalarımıza sizleri bekliyoruz.Tüm uzman
konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza şimdiden teşekkür
ediyoruz.
Planlama uzmanlarına yönelik bu çalıştaya konu uzmanlarını
davet ediyoruz. Ücretsiz olan bu etkinliğimizde 40 kişilik bir
katılımcı sınırımız var. Bu nedenle her şirketten en fazla iki
kişi alabileceğiz. Kayıt için [email protected]
Sayfa
adresi ile temasa geçebilirsiniz.
Uzaktan Eğitim Fırsatı (Ücretsiz):
Bizlere sıklık yöneltilen bir sorunun cevabını aralıyoruz. Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programı içerisinde yer
alan belirli dersleri yerinizden takip etme fırsatını sunuyoruz.
Türkiye’nin her yerinden çalışan arkadaşlarımıza uzaktan
eğitim penceresi sağlıyoruz. Tedarik Zinciri Yönetimi, Lojistik Yönetimi ve Üretim Yönetimi derslerine ilişkin; haftalık
akışları, bilgi, sunum, duyuru, olay çalışmaları ve ödevleri
BuyerNetwork.net üzerinde “sayfa”larda (ders grupları) takip
edebilirsiniz. Bu platform üzerinde iletişim kurabilir ve sektörel sorularınızı yönlendirebilirsiniz. Kişisel gelişime katkı
sağlayacağına inandığımız bu projede sizlerden de sektörel
Sayfa
olay (vaka) çalışmalarınızı göndermenizi istiyoruz.
Kurban Bayramınız kutlu olsun. Yeni sayıda görüşmek üzere,
EDİTÖR
PROF. DR. MURAT ERDAL
www.muraterdal.com
http://www.buyernetwork.net/members/muraterdal
5
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Konu: Eğitim
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Yer: Planetconsulting.com.tr
SATINALMA VE
TEDARİK ZİNCİRİ
YÖNETİMİ
EGİTİMLERİ
SATINALMA
OYUNU
TEDARİK ZİNCİRİ
YÖNETİMİ
PAZARLIK
SATINALMA
YÖNETİMİ
VE PAZARLIK
TEKNİKLERİ
TEDARİKÇİ
PERFORMANS
DEGERLEME
DEPO
YÖNETİMİ
YÜZ YÜZE
YÖNETİCİ
EGİTİMLERİ
ve daha
fazlası
Profesyonellerle çalışmaktan daha
pahalı olan tek şey
amatörlerle çalışmaktır
PLANET EGİTİM VE DANIŞMANLIK
Bilgi ve Egitim Planlaması İçin:
[email protected]
PLANET EĞİTİM VE DANIŞMANLIK / WWW.PLANETCONSULTING.COM.TR
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
6
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Deneyİm nasıl kazanılır?
Üniversiteden mezun olup iş arama sürecine girenlerin ortak sorunu, iş ilanlarının büyük bir kısmında deneyim şartının
aranması. Yenibiris.com, farklı sektörlerden yöneticilere iş ilanlarındaki deneyim kriteri için gençlere ne önerdiklerini sordu.
Günümüzde şirketler üniversite sırasında edinilen pratiğe bakıyor. Yapılan
her iş veya faaliyet, özgeçmişe yazılacak değerde birer deneyim. Seçilen
alanda veya henüz seçilmediyse birkaç farklı alanda staj yapmak, gönüllü
çalışmak, birilerine yardım etmek, anket yapmak, okulun sosyal faaliyetlerinde görev almak fark yaratıyor. Bunların yanı sıra iş aramaya başlamadan önce uzmanlaşmak istenilen alanda çalışan kişileri bularak, onlarla
konuşup eksiklerini öğrenmek de yeni mezunlar için önemli.
Potansiyeli oluşturan değerlerden iletişim becerileri, iş ilanlarının hemen
hepsinde aranan ortak kriter. Yeni mezunların ne yapabileceklerini göstermeleri için neden o işi istediklerini, neden o şirkete başvurduklarını, alanlarında ilgili ne gibi çalışmalar yaptıkları veya o pozisyonla ilgili ne bildikleri
gibi önce özgeçmişlerinde sonra iş görüşmesinde kendilerini ve hedeflerini
doğru ve net bir şekilde ifade etmeleri çok önemli.
Günümüzde İnsanlar şİrketlerden 4 kat
daha uzun yaşıyor
IBM Türk Ankara Bölge Müdürü Onur Buçukoğlu 2014’te,
beklenen insan yaşamı süresinin 67 yıl, şirketlerin yaşam
süresinin ise 15 yıl olduğuna dikkat çekti. 1955’ten bu yana
Fortune 500 listesinde kalmayı başaran sayılı şirketlerden
biri olan IBM’in sırrını ise “konfor alanının dışına çıkmak, her durumda inovasyona yatırım yapmak ve kendi
dönüşümünü sürdürülebilir kılmak” olarak açıkladı.
Ankara’da konuşan IBM Türk Ankara Bölge Müdürü Onur
Buçukoğlu bilişim teknolojilerinin, yöneticilerin cesur
inovasyon adımlarını gerçekleştirmesine, yeni pazarlara
ulaşmasına ve karlılığı artırmasına yardımcı olduğunun
altını çizdi. Buçukoğlu, IBM’in dünya ve Türkiye’deki
çalışmalarına ilişkin de bilgi verdi.
1911’de Ankara’da kurulan IBM’in, 1938’den bu yana Türkiye’de faaliyet gösterdiğine değindi ve günümüzdeki
rekabetçilik ortamında insanların şirketlerden daha uzun
yaşadıklarına dikkat çekti. “2014 yılında, beklenen insan
yaşamı süresi 67 yıl iken şirketlerin yaşam süresi ise 15
yıl. 1920’lerde, şirketlerin ortalama yaşı 67’ydi. 2014 yılında ise sadece 15. 1955 yılındaki Fortune 500 listesindeki
şirketlerin sadece %13’ü bugün hala listede. IBM bunlardan bir tanesi. Bizim ayakta durma sırrımız, konfor
alanımızdan dışarıya çıkmayı başarmak, her durumda
inovasyona yatırım yapmamız ve kendi dönüşümümüzü
sürdürülebilir kılmamızdır” diye konuştu.
Bilişim teknolojilerinin yöneticilerin cesur inovasyonları hayata
geçirmelerine, yeni pazarlara erişmelerine ve karlılıklarını artırmalarına yardımcı olduğunu kaydeden Buçukoğlu, büyük veri ve
analitik, bulut, sosyal iş, mobil ve güvenlik gibi yükselen trendlerin şirketlerin başarı sırrının önemli bileşenleri olduğunu ekledi.
1945’te ilk kurumsal araştırma laboratuvarını kuran IBM, 1981
yılında PC ile
bilgisayarların günlük hayatlarımızın bir parçası olması olmasını sağladı 1990’da hareketli atomlarla nano-teknolojinin
başlangıcında önemli bir adım atan IBM 2011 yılında ise programlamanın ve öngörüsel bilişimin yeni çağına öncülük etti.
Bugün IBM Araştırma birimi, beyin kanseri hastalarına Watson’ın
Gelişmiş Analitik yeteneklerinin Genom tedavisi uygulanması
gibi insan
hayatında çığır
açacak çalışmalar
yürütüyor.
22 senedir ABD
patent listesinde
lider olan IBM, 12
araştırma laboratuvarına sahip
ve her yıl ortama
6 milyar dolarlık
Ar-Ge bütçesi
ayırıyor.
7
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Tedarik Zinciri
Planlama Çalıştayı
Ajandanızda yer açın!
22 Ekim 2014 Çarşamba
İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi, Beyazıt
2.Kat 3 No’lu Salon
Sınırlı sayıda katılımcıya açık olacak bu özel etkinlik için kaydınızı
yaptırmayı unutmayın.
Katılım için;
www.buyernetwork.net adresinde bulunan etkinlik sayfası üzerinden iletişime
geçmeniz veya lcv vermeniz gerekmektedir.
Lcv: 0 (543) 250 32 32
Çalıştay Programı
09:00 - 09:45
Kayıt ve Tanışma
09:45 - 10:00
Çalıştay Hakkında...Tedarik Zinciri Toplantılar Dizisi Hakkında Bilgilendirme
Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi
10:00 - 11:00
Planlamada Bilimsel Yaklaşımlar
· Tahmin Modelleri
· Talep Planlama
· ABC Analizi, XYZ Analizi
· Hırdavat Sektörü İçin Bir Örnek
Boran İZKUT
Häfele
11:15 - 11:45
Tedarik Zincirinde Bütünleşik Planlama ve Optimizasyon
· Neden Planlama?
· Planlama Ve Planı Yürütme Süreçleri
· Neden Bütünleşik Planlama? Örnek Bütünleşik Planlama Uygulamaları
Doç. Dr. Z. Caner TAŞKIN
Boğaziçi Üniversitesi
13:30 - 14:30
Tedarik Zincirinde Yapay Zeka Uygulamaları
· Zeka, Beyin ve Doğa
· Algoritmalar ve Sezgisel Yöntemler
· Tedarik Zincirinde Optimizasyon, Kümeleme ve Tahmin İhtiyacı
· Bazı Yapay Zeka Teknikler ve Tedarik Zinciri Yönetimindeki Uygulamaları
· Yöntemler için Eleştiriler
Doç. Dr. Hakan SATMAN
İstanbul Üniversitesi
14:45 - 15:45
Entegre Planlama: Satış Envanter Ve Operasyon Planlama
· Yeni Nesil Tedarik Zincirlerine Kısa Bakış
· Satış ve Operasyon Planlama Nasıl Yapilmaz ?
· Otomotiv Sektorunde Planlama Yolculugu
Barış MELEK
Operasyon ve TZ
Geliştirme Danışmanı
16:00 - 17:00
Taner AĞTAŞ
ERP Programlama Dili Tedarik Zinciri Yönetimi / Örnek Vakalar
Flokser
· Malzeme Ana Verileri Kod yapısı
· Üretim Planlama
· Kapasite Planlama
· İş Çizelgeleme
· Malzeme Planlama ve Stok Optimizasyon Örnek Çalışmaları
· İnbound Lojistik Uygulamaları (Kanban Süpermarket Order Kanban Uygulama Örnekleri)
17:00 - 18:00
Katılımcı Şirketlerin Planlama Problemlerinin Konuşulması ve Çözüm Önerileri
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
8
www.asbir.com
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Orakçıoğlu;
“Tekstil ve
Hazır Giyim
Endüstrisi’nde
Yunanistan’ın
Toplam İhracatını Geçtik”
MÜSİAD Tekstil ve Deri Sektör Kurulu,
MÜSİAD İzmir Şubesi’nin ev sahipliğinde
Swissotel Büyük Efes Kongre Merkezi’nde
‘’Abiye, Damatlık ve Gelinlik’’ konusunun
ele alındığı sektör zirvesini gerçekleştirdi.
Zirvede Dünyaca Ünlü Moda Tasarımcısı
Arzu Kaprol, ‘Sektörün değişen
dinamiklerinde tasarım’ , ORKA Group YK
Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, ‘Pazarlama
satış ve marka’, Ege Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Tekstil Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ziynet Öndoğan
sürdürülebilir ve izlenilebilir kalite’
konularını ele aldı.
Zirvenin ev sahibi olarak açılış
konuşmasını gerçekleştiren MÜSİAD İzmir
Şube Başkanı Ümit Ülkü, “Tekstil Sanayisi
gelişmekte olan ülkelerin ekonomik ve
kalkınma sürecine büyük rol oynayan en
önemli bir sanayi dalıdır. Sanayileşme
dalının ilk başladığı sektörlerden birisidir.
Türk tekstil sektörü ekonominin lider
sektörlerinden birisi olup Tük ihracatının
da % 22.6’sına sahiptir. Sektöründe
yaklaşık iki milyon kişiye istihdam
sağlayıp, Türkiye’deki istihdamın en
büyük önderlerinden birisidir.” diyerek
tekstil sektörünün ülke ekonomisine olan
katkısına değindi. Ülkü ayrıca, MÜSİAD
ile birlikte iş amaçlı yurt dışı ziyaretlerinde
Türk markalarının gerçekten ne kadar
kaliteli olduğunu ve bu kalitenin de son
yıllarda ciddi rağbet gördüğünü görmüş
olmanın bir işletmeci olarak kendisini çok
mutlu ettiğini söyledi.
MÜSİAD Tekstil ve Deri Sektör Kurulu
Başkanı Ahmet Yazıcı panel öncesi
yaptığı konuşmasında MÜSİAD Tekstil
ve Deri Sektör Kurulu olarak başlıca
sorumluluklarının Sektör Kurulu olarak
Tekstil ve Deri Sektöründe iştigal eden
üyelerinin gelişimlerini sağlamak, işlerini
geliştirmek ve varsa sorunlarına çözüm
9
arayışlarında bulunmak için çalışmalarını
sürdürmek’’ olduğunu söyledi. Her yıl
sektörün değişik dallarında ve değişik
şehirlerinde sektör zirveleri yapmakta
olduklarını belirten Yazıcı bu yıl da abiye,
damatlık ve gelinlik sektöründe Türkiye’nin
öncüsü, katma değerli tekstil ürünlerinde
lider, Dünya’da gelinlik üretiminde
Türkiye’yi yukarılara taşıyan, 1200’den
fazla iş yeriyle Türkiye’nin en büyük
gelinlik ve abiye üretim merkezi Ege’nin
incisi İzmir’deyiz diyerek, program yeri
olarak bu nedenle İzmir’i tercih ettiklerini
belirtti.
Protokol konuşmaları sonrası panel
kısmına geçildi. Oturum başkanlığını
MÜSİAD Tekstil ve Deri Sektör Kurulu
Başkanı Ahmet Yazıcı’nın yaptığı panele
konuşmacı olarak Dünyaca Ünlü Moda
Tasarımcısı Arzu Kaprol, ‘Sektörün değişen
dinamiklerinde tasarım’ , ORKA Group YK
Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, ‘Pazarlama
satış ve marka’, Ege Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Tekstil Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ziynet Öndoğan
‘sürdürülebilir ve izlenilebilir kalite’
konularını ele aldı.
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
buluyorum” diyerek tasarımda tasarım
zinciri halkasının önemine değindi.
Öndoğan;” Hedef Pazar Belirlenmeli”
Kaprol’dan sonra söz alan Ege Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Tekstil Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ziynet Öndoğan’da
Sürdürülebilir ve Devamlı Kalite için
başlıklar altında şunları söyledi;
Hedef pazar belirlenmeli, hedef pazara
yönelik koleksiyon hazırlığı yapmalı, üretim
sürecinin planlanması, yüksek teknoloji
desteği ile üretim, ürün ve üretime uygun
kalite kontrol yöntemlerinin uygulanması,
ileri teknoloji desteği ile pazarlama.
Orakçıoğlu; ‘Tekstil Hazır Giyim
Endüstrisi’nde Yunanistan’ın Toplam
İhracatını Geçtik’
Panelde son olarak katılımcılara ORGA
Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman
Orakçıoğlu hitap etti. Sektörün 2001
yılından bugüne geldiği noktanın altını
çizen Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı
Süleyman Orakçıoğlu, 2014 yılı itibari
ile Tekstil Hazır Giyim Endüstrisi’nde
Yunanistan’ın toplam ihracatını geçtiklerini
söyledi.
Kaprol;”Tasarımda Üretici
Markalar Haline Geldik”
“Son 15-20 yılda tasarıma
olan talep ve ilgi gördü
değeri muazzam arttı.
Şu anda pek çoğumuz
dünya kategorisinde
değerlendirilen markalar,
tasarımcılar ve üretici
markalar haline geldik.
Bu böylede devam
edecek görülüyor
“diyerek tasarım alanında
gelinen noktaya değindi.
Tasarım bir bütünü
tasarlayabilmektir. Dolayısıyla hem
her türlü tasarımı ortaya çıkartan tüm
disiplinler için, özellikle moda içinde
muhakkak sürdürülebilen tasarım
zincirlerini oluşturabilmek gerekiyor.
Bu sürdürülebilen zincir içerisinde
gerçek bir ikram, kalite ve marka
algısını oluşturabiliyoruz. Dolayısıyla bu
anlamda ben tasarım zinciri halkasını
hem şirketlerde hem mağazalarda hem
de ürünün başından sonuna kadar olan
her şeyde büyümesinden, astarından,
iç dikişine kadar veya onun hangi
mağazada hangi köşede duracağına
kadar yönetilmesini ve bir duygusal bağ
kurulmasını takip açısından da çok önemli
Orakçıoğlu bu konuda şunları söyledi;
Kendimizi belki daha önce hep sektörün
önemini, büyüklüğünü vurgulayan
ifadelerle gündeme getirmeye çalışıyorduk.
İşte istihdama şu kadar katkımız var,
gayri safi milli hasıla içinde şu kadar
gelirimiz var. Ülke ekonomisinde ve
ihracatta şu kadar payımız var derken,
bu rakamlarla ifade etmeye çalışıyorduk.
Ve o dönemde en çok kullanılan iki tane
sözcük vardı; Tekstil, Hazır Giyim Sektörü.
Ben artık bunun çok gerilerde kaldığını
düşünüyorum. Biz bir endüstriyiz. Tekstil,
Hazır Giyim Endüstrisiyiz. Aslına baktığımız
zaman gerçekten bu endüstrinin içinde
tasarım ekonomisi, marka ekonomisi var.
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
10
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
ARISTON THERMO’dan
DEV SATIN ALMA
Ariston Thermo “ATAG
Heating”i satın aldı
Ariston Thermo, büyüme yolculuğuna ATAG
Heating’i de bünyesine katarak devam ediyor.
Ariston Thermo Yürütme Kurulu Başkanı Paolo
Merloni, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke
pazarlarında, bu satın almanın önemli bir anlamı
olduğunu vurguladı.
Dünyanın ısınma ve su ısıtma alanında lider firmalarından biri olan Ariston Thermo, Benelüks ülkeleri
ısıtma pazarının önemli aktörü ATAG Heating’i satın
aldı.
Benelüks ülkelerindeki seçkin piyasalarında sahip olduğu önemli pozisyon nedeniyle güçlü bir aktör olması,
en yüksek teknolojiyi kullanması ve uyumlu bir ürün
çeşitliliğine sahip olması nedeniyle, şirket birçok Avrupa ülkesine hizmet veriyor.
Hem konut hem de sanayi tipi ürünler odaklı bir üretim
yapan ATAG Heating, hem konut hem de sanayi tipi
ürünler üretmek üzere 1948 yılında kuruldu. Şirketin
merkezi ve üretimi Hollanda, Lichtenvoorde’de… ATAG
Heating’in 2013 yılı net geliri 53 milyon Euro...
ATAG, konularında oldukça ihtisaslaşmış AR-GE ekibiyle ve ileri teknoloji ve yüksek verimlilik standartlarıyla
karakterize olmuş ürün sunumuyla yoğun bir şekilde
inovasyona odaklanmıştır.
Şirket, Hollanda’daki yüksek verimli ve düşük emisyonlu yoğuşmalı boylerlerin üretimini gerçekleştiren
üretim tesisinde, güçlü ve girişimci 170 kişilik yönetim
kadrosu tarafından yönetiliyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan, Ariston Thermo
Yürütme Kurulu Başkanı Paolo Merloni yaptığı
açıklamada, “Bu satın alma yoluyla, gelişmiş ülkeler ve
gelişmekte olan ülkeler pazarlarındaki iç ve dış büyümeye dayalı gelişim stratejimizi sürdürüyoruz. ATAG
Heating satın almasıyla grubumuz, gelirlerini artıracak.
Yüksek verim, düşük emisyon ve maliyet rekabeti
üzerine odaklanan yoğuşma teknolojisi platformu, iyi
bilinen ve en yüksek kalitede konumlanmış bir marka,
seçkin piyasalarda güçlü bir duruş dışında en önemlisi
sağlam, iyi motive olmuş ve girişimci bir yönetim ekibi.”
11
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
PIRELLI ÜST ÜSTE 8 YIL LASTİK
SEKTÖRÜNÜN EN
SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞİRKETİ OLDU
Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 100 üzerinden 85 puan alan
Pirelli, otomotiv parçaları ve lastik sektörü ortalamasının üzerinde başarı
sağlayarak 8 yıl üst üste sektörünün en sürdürülebilir şirket seçildi.
Dünyanın en büyük
firmalarının ekonomik, çevresel ve sosyal faktörlere göre finansal performansını
takip eden Dow
Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nde
Pirelli, 100 üzerinden
85 puan aldı. ATX
Otomotiv parçaları ve
lastik sektörü ortalaması ise 48 puan
olarak hesaplandı.
Başta grubun en
önemli üretim merkezlerinden biri olan
İzmit Pirelli Fabrikası olmak üzere dünya genelindeki üretim merkezlerinde
sürdürülebilirlik alanında önemli çalışmalar gerçekleştiren Pirelli, lastiğin üretim ve kullanım sırasında çevreye olan etkisini en aza indirmek için çalışmalarına ve yatırımlarına devam ediyor.
Pirelli, devam eden sürdürülebilirlik çalışmalarıyla 2020 itibarıyla, karbon emisyonunu yüzde 15, enerji tüketimini yüzde 18, su kullanımını yüzde 58 oranında
düşürmeyi hedefliyor.
Vestel, Sharp’ın Avrupa’dakİ
pazarlama ve satış
faalİyetlerİnİ devraldı
Vestel, global markalarla işbirliğini güçlendirme stratejisi doğrultusunda
Sharp’la lisans anlaşması imzaladı. Vestel Şirketler Grubu’nun yüzde100 bağlı
ortaklığı Vestel Ticaret A.Ş., 26 Eylül 2014 tarihinde imzaladığı anlaşmayla,
Sharp markası lisansı altında beyaz eşya ürünleri geliştirme, üretme ve
Avrupa’da satış ve pazarlama hak ve yetkilerini devraldı. Vestel Ticaret A.Ş., 1
Ocak 2015 itibariyle Vestel Beyaz Eşya fabrikalarında ve Sharp Corporation’ın
Asya’daki tesislerinde Sharp markası altında üretilen ürünlerin Avrupa’daki
münhasır satıcısı olacak.
LCD TV’lerin dünyadaki ilk geliştiricisi olarak tanınan Sharp Corporation, 2013
yılını 28,7 milyar dolar tutarındaki global ciroyla tamamladı. Sharp’ın piyasa
değeri ise 26 Eylül 2014 tarihi itibariyle 4,9 milyar dolar oldu. Japonya TV
pazarının lideri Sharp, aynı zamanda Japonya ve Asya beyaz eşya pazarlarının
önde gelen oyuncularından biridir. Sharp’ın toplam cirosunun yaklaşık 3 milyar
doları beyaz eşya satışlarından geliyor.
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
12
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Makİne sektöründe mİlyar dolarlık İşbİrlİğİ
Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları
Derneği (TİAD) ve Makina İmalatçıları
Birliği (MİB), ilk kez yaptıkları işbirliğiyle
makine sektörünün Avrasya’daki en büyük
buluşması olan MAKTEK Avrasya 2014
Fuarı’nı birlikte düzenliyor. Fuar, 14-19 Ekim
tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi
Beylikdüzü İstanbul’da gerçekleştirilecek.
Düzenlenen basın toplantısında,
cari açığı çözmedeki en önemli
parametrenin,sektörde ölçek ekonomisi ve
katma değer yaratarak daha çok ihracata
yönelmek olduğu belirtildi. Sektörün 2023
hedefi olarak belirlenen 100 milyar dolar
ihracat için yıllık yüzde 21 büyümeye ihtiyaç
olduğuna, ancak sanayinin ekonomideki
payının giderek düştüğüne dikkat çekildi.
Türkiye’nin stratejik sektörleri
olan “makine” ve “takım tezgâhları”nı
temsil eden iki büyük meslek örgütü,
Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları
Derneği (TİAD) ve Makina İmalatçıları Birliği
(MİB), 2023 vizyonunu gerçekleştirmeye
yönelik önemli bir işbirliği yaparak,
makine sektörünün en büyük buluşması
MAKTEK Avrasya 2014 Fuarı’nı, 14-19
Ekim tarihlerinde, TÜYAP Fuar ve Kongre
Merkezi Beylikdüzü İstanbul’da birlikte
düzenleyecek.MAKTEK Avrasya Fuarı
öncesi Ceylan Intercontinental Otel’de
düzenlenen basın toplantısına katılan
Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları
Derneği (TİAD) Başkanı Dr. Müh. Erdal
Gamsız, Makina İmalatçıları Birliği (MİB)
Başkan Yardımcısı Ahmet Özkayan, TÜYAP
Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel
Müdürü Bülent Ünal ile TÜYAP Fuarcılık
Genel Müdür Yardımcısı İlhan Ersözlü,
sektörün ekonomideki yeri ve fuarın önemi
hakkında bilgi verdi.
TİAD Başkanı Gamsız: “Cari açığı çözmek
için daha çok üretim, daha çok ihracat...”
Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları
Derneği (TİAD) Başkanı Dr. Müh. Erdal
Gamsız, MAKTEK 2014 Fuarı için sektörün
iki güçlü meslek örgütünün işbirliği
yapmasının önemli bir gelişme olduğunu
belirterek, ”TİAD ve MİB işbirliğinin,
ticaret hacmine katkı sağlamanın yanı
sıra sektörde yeni stratejik ortaklıkların,
birleşmelerin olması için yol açıcı bir
fonksiyonu olmasını diliyorum” dedi. Kendi
kendini üretebilen tek makine grubu olan
takım tezgâhları sektörünün, makine
imalat grubu içinde özel bir konuma sahip
olduğunu ve dünya ekonomisine yön veren
gelişmiş ülkelerde stratejik ve öncelikli
sektörler arasında yer aldığına dikkat
çeken Gamsız, şunları söyledi: “Cari açığı
çözmedeki en önemli parametre ölçek
ekonomisi yaratmak, katma değer ve daha
çok üretmek. Daha çok üretip daha çok
ihraç edilmeli. İhraç etmek için üretilirken
kullanılan ara mallar çok fazla. Türkiye’nin
takım tezgâhları vasıtasıyla üretemeyeceği
ara mal yok. Takım tezgahı tasarımı ve
imalatı temel mühendislik sanayidir.
Temel üretim makinasıdır. Takım tezgâhı
sektörü, genel makina imalat, otomotiv ve
savunma sanayi sektörü ile doğrudan ilişkili
stratejik bir sektördür. Yanı sıra tekstil, gıda,
elektronik gibi sektörlerin faaliyetlerine
devam edebilmeleri, yenilenebilmeleri
makine sektörüne bağlıdır. Kalemden,
otomobil üretim endüstrisine kadar, her
ürünün üretilmesinde bir veya birden
fazla takım tezgâhı kullanılıyor.İşbirliği,
stratejik ortaklık ve birleşmeler yoluyla
güçlü sermaye yapısına sahip kurumların
yaratılması, yoğun ARGE ve ÜRGE çabası
gerektiren bu sektör için kaçınılmazdır.
Sektör ileri teknolojiye sahip ürünler üzerine
odaklanırken iç ve dış pazar potansiyelini
birlikte değerlendirmelidir.”
MİB Başkan Yardımcısı Özkayan: “Sektörde
100 milyar dolar ihracat için yılda %21
büyüme şart”
Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Başkan
Yardımcısı Ahmet Özkayan, “2023’e 10
yıl var, 100 milyar dolar ihracat hedefi için
yıllık yüzde 21 artışlarla gitmek gerek.
Türkiye’de sanayinin ekonomideki payı
giderek düşüyor. Payı yüzde 25’lerden
16’ya gerilemiş. Ülkenin ve ekonominin
geleceği için bu tabloyu makine imalat
sanayi lehine değiştirecek adımlar atılması
gerektiğini düşünüyoruz. Sektörün birbirini
tamamlayan iki büyük meslek örgütü
MİB ve TİAD’ın ilk kez yaptığı işbirliğiyle
düzenlenen MAKTEK Avrasya 2014,
söz konusu stratejik sektörler
arasındaki koordinasyonun ve yeni
işbirliklerinin gelişmesinin önemli
bir aşaması olacak. MAKTEK
Fuarı ile başlayan işbirliğimizin,
üretimimizin katma değerini
artırmak için, hem ürün bazında
hem entegre makine sistemleri
üretmeyi destekleyecek inovatif iş
modelleri geliştirmek anlamında iyi
bir başlangıç olmasını diliyorum.”
dedi.
Özkayan’ın verdiği bilgilere göre; Türkiye’nin
2023 yılı için koyduğu 500 milyar dolarlık
ihracat hedefi içinde 100 milyar dolarlık
payla en büyük ihracatçı sektör olmayı
planlayan makine sektörü, 2013 yılında 13
milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.Makina
İmalatçıları Birliği’nin (MİB) 167 üyesi, yatırım
tipi makine ihracatının yüzde 60-65’ini
gerçekleştiriyor ve 100’den fazla ülkeye
yatırım makineleri ihracatı yapılıyor.Makine
sektörü 10 milyar doların üzerinde ihracat
yapan 5 sektörden biri konumunda. Türk
makine sektörü 10 yıl gibi kısa bir sürede
yakaladığı başarıyı, 2012 ve 2013 yılında
da devam ettirdi. Türk makine sektöründe
ihracatın ithalatı karşılama oranı son on
yılda yüzde 27 seviyesinden yüzde 43
seviyelerine çıktı. Sektör 2012 ve 2013’te
başta Almanya, İngiltere, ABD, Fransa,
Irak, Rusya ve İtalya gibi sanayileşmiş
ülkeler olmak üzere 200 ülkeye ihracat
gerçekleştirdi. Makine ihracatında Türkiye;
dünya genelinde 2001 yılında 35. sırada
iken, 2012 yılında 27. sıraya, Avrupa’da ise
2001 yılında 18. sırada iken 2012 yılında 15.
sıraya yükseldi. TÜİK verilerine göre makine
sektöründeki istihdam 2010 yılında 154 bin
kişiye ulaştı.
TÜYAP: “MAKTEK Avrasya Fuarı’ndan 900
milyon dolarlık iş hacmi bekliyoruz”
TÜYAP Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı
ve Genel Müdürü Bülent Ünal da,122 bin
metrkarelik fuar alanı kapasitesine sahip
olan, 15 ayrı salonuyla birçok sektöre hizmet
veren TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nin,
Türkiye’de özel sektörün sahip olduğu en
büyük fuar merkezi olduğunu belirterek,
“35 yıllık fuarcılık deneyimiyle TÜYAP’ın,
ülkemizin en stratejik sektörlerinden biri
olan makine sektörünün, geçen yıl olduğu
gibi bu yıl da ulusal ve uluslararası arenada
en iyi biçimde temsil edilmesine katkı
sağlayacağına inanıyorum.” dedi.
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
13
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
14
Volkswagen, DowAksa
ürünlerİ İle üretİlen yenİ
tİcarİ araçprototİpİnİ tanıttı
Dünyanın sayılı karbon elyaf üreticileri arasında yer alan DowAksa’nın
karbon elyaf takviyeli gelişmiş polimer teknolojisi ile daha hafif,
daha verimli ve daha çevre dostu bir araca dönüşen Volkswagen
Transporter’ın prototipi IAA Hannover 2014 Fuarı’nda görücüye çıktı.
Otomotiv sektörü, şehir içi trafiğinin yoğunlaşması nedeniyle en son karbon
elyaf takviyeli polimer teknolojisini kullanarak daha hafif, verimli ve çevre dostu soğutmalı araçlar üretmek için harekete geçti. Bu kapsamda karbon elyaf
takviyeli polimer binek araçları alanında teknoloji lideri olarak bilinen TTT The
Team Composite AG şirketinin sektör birikimi ve deneyimi doğrultusunda
hayat geçirilen proje, CT&T ve Volkswagen Nutzfahrzeuge gibi tecrübeli iş
ortaklarıyla beraber yürütülüyor.
Söz konusu işbirliği için memnuniyetini dile getiren DowAksa Genel Müdürü
Mithat Okay, “DowAksa olarak karbon elyaf alanında dünyada ve sektörde
yeni bir oyuncu olmamıza rağmen, rakiplerimizin önüne geçerek global
işbirliklerine imza atmak bize güç veriyor. Otomobillerdeki yakıt tüketiminin
azaltılması, rüzgar türbinlerinin enerji üretiminin artırılması, altyapı ve yapıların
güçlendirilerek ömürlerinin uzatılması gibi dünyanın karşı karşıya olduğu en
önemli sorunlara yönelik inovatif çözümler sağlayan karbon elyaf stratejik
öneme sahip bir ürün. Ekonomi Bakanlığı’nın da kısa bir süre önce özel teşvik
sistemi kapsamına aldığı karbon elyafın, Türkiye’yi bir adım öteye götüreceğine inanıyoruz” dedi.
TTT The Team Composite AG şirketinin ilk defa 3,5 tonluk bir dağıtım aracı
üzerinde uyguladığı geleceğin ürününde, karbon elyaf teknolojisinin sunduğu
birçok özellik dikkat çekiyor.
Dizel tüketimi ve karbondioksit salımında büyük ölçüde azalma sağlanacak
Aracın özel olarak geliştirilen karbon elyaf takviyeli polimer soğutma yapısının
yanı sıra şasisinin geleneksel üretim yöntemlerine kıyasla sayısız avantajı
bulunuyor. Araçta karbon elyaf kullanımı aracın hafif, verimli ve çevreci olmasını sağlamakla kalmıyor, aracın yüzde 40 daha fazla yük kapasitesi ve
yüzde 30’a varan nakliye tasarrufu sayesinde dizel tüketimi ve karbondioksit
salımında büyük ölçüde azalma sağlıyor. Vakumlu ısı izolasyonu ile araçta
bulunan soğutma makinesinin de yüzde 60 daha verimli çalışmasına olanak
sağlıyor.
Araçta yer alan ve özel
olarak geliştirilen karbon
elyaf takviyeli polimer
soğutma teknolojisi, CO2
emisyonu ve gürültü gibi
soğutmalı nakliye alanında
en yaygın görülen iki soruna da büyük ölçüde çözüm
sunuyor.
Tüm bu özellikleriyle çevre
dostu bir araç olan prototip, karbon elyaf kullanımının sağladığı hafiflik ve hacim sayesinde elektrikli olarak da kullanıma
uygun olacak. Aracın sunduğu diğer avantajlar arasında binek araç ehliyeti
gerektirmemesi, şehir içi dağıtımda kulanılabilmesi, gıdanın yanı sıra medikal
ürünlerin nakliyesi için de uygun olması geliyor.
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Gefco Grup İlk altı ayda
2.1 mİlyar Euro cİro
elde ettİ
Sanayi lojistiği alanında dünyanın öncü şirketlerinden biri olan, Avrupa’nın otomotiv lojistiği alanındaki
lider şirketi GEFCO Grup 2014 senesinin ilk yarısında
rekor düzeyde ciroya ulaştı. GEFCO’nun 2014’ün ilk
yarısında cirosu geçen senenin aynı dönemine göre
%6.9’luk bir artış göstererek 2.1 milyar Euro olarak
kaydedildi. İlk yarıda mevcut işletme gelirleri 53.9
milyon Euro’ya; net kar da %60 artarak 32 milyon
Euro’ya ulaştı.
GEFCO Grup Yönetim Kurulu Başkanı Luc Nadal
sonuçlarla ilgili açıklamasında,”2014’ün ilk yarısında
kaydedilen bu olumlu sonuçlar grubun müşterilerinin
tedarik zincirlerini optimize etme ve zorlayıcı ekonomik koşullara rağmen daha rekabetçi olmalarına
yardımcı olma konusundaki uzmanlığının ve yetkinliklerinin tüm dünyada kabul edildiğinin bir göstergesidir”dedi.
Tatmin Edici Finansal ve Operasyonel Performans
GEFCO Grup’un cirosu 2014’ün ilk yarısında önceki
senenin aynı dönemine oranla %6.9 artarak 2 milyar
Euro’ya ulaştı. Cironun büyük kısmı Avrupa ve Asya
operasyonlarından elde edildi. GEFCO ayrıca otomotiv lojistiği alanındaki uzmanlığını diğer önemli sektörlere de uyarlıyor. 2013’ün ilk yarısı ile 2014’ün ilk
yarısı arasında geçen sürede, GEFCO cirosunu sanayi
sektöründe %20, elektronik sektöründe de %7 artırdı.
2014’ün ilk yarısında büyük uluslararası müşterilerden ve orta ölçekli işletmelerden elde edilen
ciro- PSA Peugeot Citroen hariç- toplamda 1 milyar
EUR’yı aştı ve toplam cironun %54.3’ünü oluşturdu.
Bu oran geçen senenin aynı döneminde %46.5 olarak
gerçekleşti.
Müşteri portföyünün çeşitliliği her geçen gün arttı
Grubun büyümesi, çeşitlilik stratejisi ve bu stratejinin
uygulanmasındaki başarının önemini yansıtıyor.
1949 yılında PEUGEOT’nun fabrikalar arası nakliye
işlemlerini yürütmek için kurulan GEFCO, lojistik operatörleri için en karmaşık ve zorlayıcı sektör olarak
kabul edilen otomotiv sektöründe doğdu. O günden
bugüne GEFCO benzersiz bir entegre lojistik hizmet
yelpazesi oluşturdu; her geçen gün büyüyen global
ekonomi ortamında yürütme planları ile çok modelli
taşımacılık optimizasyon planları tasarladı.
GEFCO’nun bu uzmanlığı günümüzde başlıca
müşterileri arasında en büyük otomobil üreticilerinin yer almasında en büyük etken oldu. GEFCO Grup
Avrupa’da Bitmiş Araç Lojistiği alanında bir numara. GEFCO General Motors’un 4PL* ortağı olarak
GM’in Avrupa ve Rusya’daki tedarik zincirinin kapsamlı yönetimini üstleniyor. Sözleşme kapsamında
ayrıca yılda bir milyondan fazla aracın nakliyesini
gerçekleştiriyor.
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
15
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
SAP’nin kârlılık ve tasarruf sağlayan ekonomİk
çözümlerİnİ artık fırıncılar da kullanıyor
Kurumsal uygulama ve yazılım
alanında dünya lideri SAP, KOBİ’lere
rekabetçilik, kârlılık ve verimlilik artışı
sağlayan yenilikçi SAP Business One
çözümünü geliştirmeyi sürdürüyor. SAP
Business One kurumsal kaynak yönetimi
(ERP) çözümü üzerinde Otantik Bilişim iş
birliğiyle hayata geçirilen yeni projeyle,
unlu mamuller üreticileri ve tedarikçileri
tüm iş süreçlerini hızlı ve güvenilir SAP
altyapısı üzerinden yönetebilEcek. Düşük
maliyetli çözüm, içinde ücretsiz mobil
uygulamasını ve raporlama araçlarını da
barındırıyor.
Türkiye’de işletmeleri geleceğe
taşıyan yenilikçi teknolojiler geliştiren,
kurumsal uygulama ve yazılım
alanında dünya lideri SAP, sektörlerin
sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamak
vizyonuyla yeni bir iş birliğine imza attı.
SAP Business One kurumsal kaynak
yönetimi (ERP) çözümü hızlı, doğru, tam
zamanında faturalama, satış ve dağıtım
yönetimi konularında fırıncılara hizmet
sunuyor. SAP Business One özelinde
Otantik Bilişim ile hayata geçirilen
proje sonucunda artık unlu mamuller
üreten işletmeler de kurumsal kaynak
planlamanın sağladığı verimlilik ve kârlılık
artışından faydalanarak maliyetlerini
düşürebilecek. Alanında bir ilk olan çözüm
içinde ücretsiz mobil uygulamasını ve
raporlama araçlarını da barındırıyor ve
düşük maliyetiyle dikkat çekiyor. Mobil
uygulama, verilere gerçek zamanlı erişim,
sistemde kolayca dolaşma süreçleri
uzaktan yönetme imkanı sağlıyor.
SAP
ve Otantik
Bilişim çözüm
ortaklığında
doğan yeni
proje, saha
uygulamaları
ön planda
olan ekmek
ve ekmek
türevlerinin
gıda satış
organizasyonlarına dönük bir grup
yazılımdan oluşuyor. Özellikle zincir
mağazalara unlu mamuller veren
KOBİ’lere hitap eden uygulama, SAP’nin
dünya lideri kurumsal kaynak yönetimi
(ERP) sistemi SAP Business One’dan
güç alıyor. Üreticilere ve dağıtıcılara
rekabetçilik, verimlilik, kârlılık, tasarruf ve
maliyet avantajı sağlayan çözüm, büyük
mağazalar kadar bakkal ve marketlere de
dağıtım yapan fırınlar ve ekmek dağıtıcıları
için tasarlandı.
SAP Business One altyapısıyla
fırıncılara sunulan ERP çözümü,
faturalama ve dağıtım gibi iş süreçlerinin
gerçek zamanlı entegrasyonunu
sağlıyor; dolayısıyla fırıncıların günlük
operasyonlarında hız artışı sağlarken,
nakit akışındaki görünürlüğü artırıyor
ve maliyetleri düşürüyor. Ekmek
üreticilerinin ve dağıtıcılarının net
kârlarını artırabilmeleri hedefiyle; sabit
varlık yönetimi, depo ve lojistik lokasyon
yönetimi, fiyatlama gibi süreçleri artık
çok daha kolay takip edilebiliyor. Tüm
bu işlemler gerçek zamanlı raporlamaya
imkan sağlayandünyanın ilk ve tek gerçek
zamanlı bellek içi platformu SAP HANA
ile sağlanıyor. Bilanço, stok devri ve satış
analizi gibi sıradan raporlama işlemleri bu
çözümle daha da hızlanıyor.
Fırıncılar, unlu mamuller üreticileri
ve dağıtıcıları için tasarlanan çözüm,
SAP Business One’ın KOBİ’lere sunduğu
kurumsal kaynak yönetimi çözümüyle
entegre olarak testler dâhil yedi gün
içinde müşterilerin iş süreçlerine
entegre ediliyor ve kullanışlı hale geliyor.
Yaşayan bir proje olarak tasarlanan iş
çözümü, müşterilerden gelen talepler
doğrultusunda sürekli geliştiriliyor.
Teknolojinin kullanımı ile fırın ve fırıncılık
sektörlerinde yer alan şirketler, eski ve
atıl iş yapış şekillderinden kurtularak,
üretimden sıcak ve soğuk satış
uygulamalarına, maliyetlendirmeden
bütçeye, müşteri ilişkileri yönetiminden
(CRM) en geniş raporlamalara kadar tüm
süreçlerini entegre takip edebildikleri bir
yapıya kavuşuyor.
SAP Ekosistem ve Satış Direktörü
Selçuk Öznal, konu hakkında şunları
söyledi:
“SAP Türkiye olarak Türkiye
ekonomisinin itici gücü olan KOBİ’lere
destek verme vizyonuyla, onların iş
süreçlerine değer katacak uygulama
ve yazılım çözümleri geliştiriyoruz. Bu
alandaki global liderliğimizle KOBİ’lerin
hizmetine sunduğumuz SAP Business
One, işletmeler için rekabetçilik, verimlilik
ve kârlılık artışı sağlayarak maliyetlerin
azalmasını ve tasarruf imkanları yaratmayı
hedefliyor. Uçtan uca bir kurumsal kaynak
yönetimi çözümü olarak tasarlanan
SAP Business One, işletmelerin tüm
fonksiyonlarının kısa sürede bütünleşik
çalışmasına zemin oluşturuyor. Başta
perakende, otomotiv, hizmet, hızlı tüketim
ve dağıtım gibi ana sektörler olmak üzere
150 ülkede 44.000 müşterisi bulunan
SAP Business One çözümümüzün,
Türkiye’deki şirketler tarafından da büyük
ilgi görmesinden mutluluk duyuyoruz.
Otantik Bilişim iş birliğiyle unlu
mamuller üreticilerine ve tedarikçilerine
sunduğumuz çözümümüzle, SAP
Business One’ın eriştiği ve verimlilik
artışı sağladığı sektörlere bir yenisini
daha eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bu
vesileyle Türkiye’de faaliyet gösteren
tüm unlu mamuller üreticilerini ve
tedarikçilerini Otantik Bilişim iş birliğiyle
SAP Business One altyapısında hayata
geçirdiğimiz çözümümüzü kullanmaya ve
işlerini büyütmeye davet ediyoruz.”
Otantik Bilişim Genel Müdürü Tanju
Canay, iş birliği hakkında şunları söyledi:
“Müşterimiz olan zincir mağazaların
iş süreçleri, tedarikçilerden beklenen
bilgilerin zamanında ve doğru bir şekilde
gelmemesinden dolayı aksıyordu. Maddi
ve manevi zararlara neden olan bu durumu
düzeltmek için, projeyi hayata geçirdik.
Projemizin güçlü bir ERP entegrasyonuna
ihtiyacı vardı. Köklü bir geçmişi ve parlak
bir geleceği olan, ulaşabileceğimiz en
iyi ve en güvenilir ERP uygulaması ile
projemizi entegre ettik. SAP Business
One çözümünü sunarak dünyanın en
iyisine ulaşabildiğimiz ve bize bu imkanları
sağladığı için SAP’ye müteşekkiriz.”
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
16
Çobançeşme Mah. Mithatpaşa Cad. No:24 Kat:3 Yenibosna-İSTANBUL
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
http://www.martiglobal.com.tr
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
17
HP geleceğİn BT dünyasını
şekİllendİrİyor
HP, “BT’nin Yeni Tarzı” stratejisini HP World 2014 etkinliğinde açıkladı. Büyük
veri, mobilite, bulut ve güvenlik başlıkları altında sürekli inovasyon hedefini
açıklayan HP, yeni teknolojilerini ve çağın trendlerini binin üzerinde katılımcı ile
paylaştı.
HP, Türkiye’deki müşterilerine ve iş ortaklarına yönelik HP World 2014 etkinliğini İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi. Binden fazla şirket
yöneticisinin katıldığı etkinlikte sektörün önde gelen uzmanları interaktif
oturumlar ve özel eğitimler eşliğinde sektör paydaşlarına büyük veri, bulut,
mobilite ve güvenlik başlıkları altında Türkiye teknoloji pazarındaki değişimleri
anlattı.
Intel ana sponsorluğunda yapılan etkinliğin ana temasını HP’nin tüketici ve
kurum deneyimini birbirine bağlayan dönüşümsel bir değişim olarak gördüğü
“BT’nin Yeni Tarzı” anlayışı oluşturdu. Bilişim teknolojilerinin toplumu yeniden
tanımlayan bir endüstri olarak öne çıktığı bir dönemi tasvir eden “BT’nin Yeni
Tarzı” anlayışı bireysel üretkenliğin yanı sıra kişilerin iletişim ve iş birlikleri kurma şekillerini değiştirirken birçok fırsatı ve zorluğu da beraberinde getiriyor. Bu
dönemde tüketiciler, değişim halindeki dünyada onlara teknoloji konusunda
rehberlik edecek güvenilir danışmanlara ihtiyaç duyuyorlar. HP’nin BT’nin Yeni
Tarzı stratejisinde “büyük veri”, “bulut”, “mobilite” ve “güvenlik” olmak üzere
dört alan üzerinde inovasyon hedefleniyor.
Tüketicilerin aradığı bu danışmanlığı sunmaya talip olan HP, inovasyonun ve
iş birliklerinin önemine duyduğu inançla organize HP World etkinliğinde, HP
EMEA Genel Müdürü ve Kurumsal Çözümler Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı Peter Ryan, DreamWorks Animation Teknoloji İletişimi ve Stratejik İş Birlikleri Başkanı Kate Swanborgh’un yanı sıra birçok konuğu ağırladı.
Etkinliğin konuşmacıları arasında yer alan HP Türkiye Genel Müdürü Güngör
Kaymak görüntüleme ve baskı cihazları, kişisel sistemler, yazılım, hizmet ve
BT altyapısı alanlarında yenilikçi çözümler sunan dünyanın en büyük BT şirketi
olan HP’nin kurumsal çözümlerini şirket yöneticilerine anlattı.
“Geleceği şekillendiriyoruz”
HP’nin tarihinde hep ilklerin ve enlerin olduğunu söyleyen HP Türkiye Genel
Müdürü Güngör Kaymak, ilk genel amaçlı mobil bilgisayar, fonksiyon özellikli
ilk hesap makinesi, Inkjet baskı teknolojisinin BT endüstrisine kazandırılması,
dünyanın en hızlı masaüstü yazıcısı ve ilk yazılım tabanlı sunucu gibi yeniliklerin tamamının HP tarafından tasarlanıp üretildiğinin altını çizdi. HP bünyesinde Ar-Ge’den sorumlu HP Laboratuvarları’nın yaptığı çalışmalara da değinen Kaymak, “Geleceği şekillendiriyoruz. Verinin ışık üzerinden iletilmesi ile hız
ve güç verimliliği alanlarında çığır atan fotonik teknolojisinin yanı sıra, büyük
veriyi görselleştirerek hızlı karar almayı sağlayan çözümler ve yazılım tabanlı
hesaplamayı gerçeğe dönüştüren, evrensel bellek mimarisine sahip Memristor
teknolojisi üzerinde çalışıyoruz” dedi. Yeni nesil BT gereksinimlerinin arttığını
vurgulayan Güngör Kaymak, kurumların daha hızlı inovasyon, daha hızlı servis,
yüksek çeviklik seviyesi, az kaynakla çok iş yapma gibi beklentilerini “Yeni
Nesil BT için çözümler sunmak” stratejisiyle karşılayacaklarının altını çizdi.
“İnovasyon DNA’mızda”
HP EMEA Genel Müdürü ve Kurumsal Çözümler Bölümü Kıdemli Başkan
Yardımcısı Peter Ryan, ise yaptığı konuşmada 2014’ün HP’nin 75. yıldönümü
olduğunu söyleyerek, keşif ve inovasyonun HP’nin DNA’sında yer alan genler
olduğunun altını çizdi. Ar-Ge’ye şirket tarihinde eşi benzeri görülmemiş ölçüde
yatırım yapıldığını ifade eden Ryan, “BT’nin Yeni Tarzı” stratejisiyle kurumlara
düşük maliyet, daha yüksek seviyede çeviklik, sadelik ve hız katacaklarını
belirtti.
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Panasonic Ultra
360° kamerasını
pİyasaya sürüyor
Panasonic, Almanya’da düzenlenen Security Essen’de yeni 360°, ultra yüksek 4K çözünürlüklü
akıllı izleme kamerasını tanıtıyor.
Bankacılık, perakende ve lojistik gibi uygulamaları
hedefleyen kamera, geleneksel güvenlik kameralarının erişebileceğinden çok daha geniş bir
alanda çok daha fazla detay yakalıyor. Bu da daha
az kamera ile daha fazla kapsama alanı anlamına
geliyor.
Kamera, ısı haritası çıkarmadan insan sayımına
kadar hem pazarlama hem de güvenlik amacıyla
kullanılabiliyor. Bu yerleşik analiz araçları, kullanıcının insanların nereye doğru hareket ettiklerini
ve odada nerede durduklarını tanımlamasına imkân
veriyor. Örneğin bir perakende satış mağazasında,
bu araçlar sayesinde satış promosyonlarının etkililiği ölçülebiliyor ve hareketin anlaşılmaz hale getirilmesi yöntemiyle veri gizliliği korunuyor.
Bu son teknoloji ürünü kamera (WV-SF481), keskin ve doğal bir renk üretimiyle birlikte güçlü bir
düşük ışık performansı sunuyor. 1/1,7” sensör, siyah
beyaz modda 0,05lx kadar düşük bir değerde bile
çalışıyor ve gerçek gündüz/gece geçişini mümkün kılıyor. Bu sayede ortaya ideal bir 7/24 izleme
çözümü çıkıyor. Görüntünün ortasında ve kenarında netlik sağlayan yüksek çözünürlüklü 4K motor
da bu sisteme eşlik ediyor.
Panasonic Ürün Pazarlama Müdürü Gerard Figols
bu konuda şunları söylüyor: “Ürün, Otomatik Arka
Odak (AFB) özelliğine sahip, kurulum süresini,
maliyetleri ve bakımı azaltarak oldukça yüksek bir
görüntü kalitesi sunan ilk 4K 360 derece gece/
gündüz kamerası olma özelliğini taşıyor. Kamera
aynı zamanda su geçirmez ve darbeye dayanıklı.
Bu özelliği onu hem iç hem de dış mekan kullanımı için uygun kılıyor. Pek çok işletme için
mükemmel performans sunabilecek oldukça çok
yönlü bir izleme kamerası olan ürünümüz, akıllı
analiz özelliği sayesinde kurumlara izleme kameralarından güvenlik hizmetinden fazlasını alma
imkânı tanıyor.”
18
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
PLASTİK AMBALAJ SEKTÖRÜNDE DEĞİŞİM RÜZGÂRLARI
Yeni plastik ambalajlar “çevre” odaklı teknolojilerle geliştiriliyor
Ambalaj sektörü; ürünü dış
etkenlerden koruyarak raf ömrünü
uzatırken, hijyenini sağlıyor, taşıma
kolaylığı ile görsel olarak pazarlama
desteği yaratıyor. Hızlı kentleşme, nüfus
artışı, yaşam standartlarının yükselmesi,
kadınların aktif iş hayatına katılımı, ihracat
artışı, alışveriş merkezlerinin çoğalması
ile tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve
perakende alışveriş eğiliminin artması
neticesinde ambalaj pazarı bugün dünyada
700 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı.
Ambalaj sektörü içinde yüzde 35’lik paya
sahip olan plastikler ise üretim ve geri
dönüşüm süreçleri, kullanım kolaylığı,
hafifliği, kolay şekil alabilme özelliği
ile alternatif malzemelere göre önemli
avantajlara sahip. Plastik ambalaj sektörü
teknolojik gelişmelere paralel değişerek
büyürken, geri dönüşüm süreçlerinin
uygulanması ile gerçek değerine de
kavuşuyor.
Türk Plastik Sanayicileri Araştırma,
Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), sektör
için oldukça önemli olan plastik ambalajlar
konusunun tüm yönleri ile değerlendirildiği
“Uluslararası Plastik Ambalaj Teknolojileri
Kongresi”ni 17 Eylül 2014 tarihinde Hilton
İstanbul Bosphorus’ta gerçekleştirdi.
Türk plastik sektörü ile
uluslararası boyutta sektör temsilcilerinin,
uzmanların ve akademisyenlerin bir
araya geldiği kongrede; plastik ambalaj
teknolojilerindeki yeni gelişmeler ağırlıklı
olarak ‘çevre’ boyutuyla değerlendirildi.
Yeni teknolojiler artık ambalaj sektöründe
plastiklerin diğer tüm malzemelere
karşı yarattığı avantajı net olarak ortaya
koyuyor. Kongrede sürdürülebilir bir çevre
için plastik ambalaj tercihinin önemi
vurgulanırken sektör ile ilgili çarpıcı birçok
konu da gündeme geldi.
Ambalaj sektörü ve plastik
ambalajlar…
Dünya ambalaj sanayi pazarı
700 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip
ve sektör yıllık her yıl ortalama yüzde
3 büyüyor. Türk ambalaj sektörünün
büyüklüğü ise 16 milyar dolar. Plastik, kağıtkarton, metal, cam ve ahşap malzemeleri
üretim yapan sektör içinde plastik
ambalajlar yüzde 35’lik bir pay ile ilk sırada
yer alıyor. Son beş yıllık değerlendirmeye
göre Türk ambalaj sektörünün yıllık
ortalama büyümesi, dünya ortalamasını da
geçerek yüzde 6’lara ulaştı. Plastik sektörü
içinden ambalajlar da yaklaşık yüzde 40
pay alıyor.
Plastik ambalaj sektörünün üretimi
2013 yılında bir önceki yıla oranla miktar
olarak yüzde 13 artarak 3,24 milyon tona,
değer olarak yüzde 17 artarak 12,7 milyar
dolara ulaştı. Plastik ambalajlar 3,6 milyar
dolarlık genel ambalaj sektörü ihracatından
yaklaşık yüzde 70 pay alarak lider
konumda yer alıyor.
Plastik ambalajlar sürdürülebilir
çevre için 1 numaralı seçenek…
Plastik ambalajların yeri doğa
değildir. Kullanım sürecini tamamlayan
plastik ambalajların atık olarak
değerlendirilmesi ve geri dönüştürülmesi
gerekiyor. Tam bu noktada bilinçli insan
faktörü de önem kazanıyor. Plastik
ambalaj atıkları tüketiciler tarafından
kaynağında ayrıştırılarak geri dönüşüme
yönlendirildiğinde doğal ortamların
plastiklerden zarar görmesi de engellenmiş
olur.
Plastik ambalajlar üretim ve geri
dönüşüm süreçlerine göre en çevreci
malzeme özelliğini taşıyor. Örneğin kâğıt
en fazla beş geri dönüştürülürken, plastik
onlarca kez geri dönüştürülebiliyor.
Plastikler geri dönüştürülürken en az
enerjiyi harcar. Cam 1400, alüminyum 650
derecede geri dönüştürülürken plastiğin
geri dönüşümü için 120-200 derecelik
enerji yeterli oluyor. Bugün plastikten
üretilen ambalajlar eğer ahşap, cam, kâğıt,
karton veya alüminyumdan üretilseydi,
ambalajların ağırlığı ve buna bağlı olarak
nakliye giderleri 4 katına çıkacaktı. Bu
ambalajları üretmek için iki katı enerji
harcanacak ve ambalajların atık hacmi de
2,5 kat artacaktı.
Dünyada içilebilir sudan mahrum
1 milyarın üzerinde insan var. Plastik
su ambalajları sayesinde su ekonomik,
güvenilir ve sağlıklı bir şekilde onlara
ulaştırılabiliyor. Üstelik yapılan bilimsel
araştırmalar damacanalarda bulunan BPA
maddesinin insan sağlığı açısından risk
taşıdığına yönelik sonuçlar da içermiyor.
Konu ile ilgili ilk kez Türkiye’de yapılan
araştırma, BPA maddesinin suya geçme
riskinin insan sağlığına etkisinin ‘yok
denecek düzeyde’ olduğunu ortaya
koyuyor. Yapılan araştırma bir insanın
damacanalardan sağlığını tehdit eder
düzeyde BPA alabilmesi için, günde 60
damacana, bir bebeğin de 6 damacana
su içmesi gerektiğini gösteriyor. Gıda
enflasyonunun önüne geçme için tek
çözüm; plastik ambalajlar…
Plastik ambalajlar özellikle gıda
sektörü tarafından tercih ediliyor. Düşük
maliyet, taşıma kolaylığı, değişik üretim
teknolojileri, hafiflik, saydamlık ve en
önemlisi plastiğin geri dönüşüm avantajları
bu tercih için ilk sıralarda geliyor.
Plastik sektörü cam endüstrisinden
cam pet ile pay alıyor…
“PAGEV Uluslararası Plastik
Ambalaj Teknoloji Kongresi” plastik
gıda ambalajları konusunda en son
teknoloji ürünleri de gündemine aldı.
Cam pet plastik ambalaj sektörünün cam
endüstrisinden pay aldığı çok özel bir
ürün. Yüzde 90’ı petten üretilen ürünün
en önemli özelliği pet şişenin ürünle
temas eden bölümünün çok ince bir
camla kaplanmış olması. Böylece ürün
pet ve hava ile kesinlikle temas etmiyor.
Uygulanan camın inceliği ambalajın
ağırlığını da olumsuz etkilemiyor. Zira cam
ambalajlar ağırlıkları ile nakliye ve karbon
salınımını artırmak gibi oldukça önemli
dezavantajlara sahip. Ayrıca cam ambalaj
ürünlerinin genellikle tek kullanımlık
olması ve kırılmalar üretim maliyetlerini
de artırıyor. Yeni ürün ‘cam pet’ ise tüm bu
dezavantajları ortadan kaldırarak sağlık ve
hafiflik avantajları ile özellikle sıvı gıdaların
ambalajlanmasına alternatif bir çözüm
getirmiş oluyor.
Biyobozunur plastikler ise fosil
yakıtlar yerine mısır gibi yenilebilir
bitkilerden üretiliyor. Mısır gibi tamamen
doğal ve yenilebilir kaynaklardan elde
edilen PLA hammaddesinden yapılan
ürünlerin üretiminde, petrol yerine bitkilerde
fotosentezle elde edilen şekerden
yararlanılıyor. Biyobozunur plastiklerin
en önemli özelliği yüksek şeffaflık ve
parlaklığa sahip olmaları. Sert ve kırılmaya
da dayanıklı ürünlerin içine konulan
gıdaların kokusunu ve aromasını da uzun
süre koruyarak benzerlerinden ayrılıyor.
Biyobozunur plastiklerin geri dönüşümü
de mümkün ancak doğada kalsalar dahi
altı ila sekiz hafta içinde tamamen toprağa
karışarak yok oluyor. Böylece çevreci bir
ürün olarak da nitelendiriliyor.
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
19
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Yeşİlİ Sevİyoruz, Yeşİl Ofİsİ
Desteklİyoruz !
Satınalma Dergİsİ Ve Buyer Network Olarak Okur Ve Paydaşlarımıza Yeşİl Ofİsİ Önerİyoruz.
Siz de ofisinizde gerekli önlemleri alıp, enerjiyi en verimli şekilde kullanarak iklim
değişikliğiyle mücadeledeki yerinizi alın. Geç kalmadan, ofisinizde bilinçli tüketimi
sağlamak ve bunu yaygınlaştırmak için Green Office Programı’na katılın.
Yeşil Ofis Hakkında Detaylı Bilgi İçin: www.wwf.org.tr
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
20
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Uluslararası
Taşımacılık
PLANET ile
Yeniden Şekilleniyor
Planet Uluslararası Taşımacılık ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
Prof N. Mazhar Öktel Sk. Dilek Apt No:19/3 Şişli İstanbul
+90 212 219 11 81 - 219 82 32
www.planetlogistics.com.tr
21
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
P r o f . D r . S e l i m YA Z I C I
İs ta n bu l Ü n i v e rs i te s i
S i y a s a l B i l g i le r F a k ü l te s i
İ şl e tm e B ö l ü m ü , s e li m @ i s ta n b u l . e d u . tr
w w w . i s s u re k l i li g i y o n e ti m i . c o m
Tedarİk Zİncİrİnde
İş Süreklİlİğİ Yönetİmİ
Günümüzde küçük veya büyük
ölçekli olsun; üretim veya hizmet
sektöründe faaliyet göstersin, tüm
kuruluşlar çeşitli risklerle karşı karşıya
kalmaktadırlar. Dolayısıyla, hiçbir
kuruluş krizlere karşı “kurşun geçirmez”
bir yapıya sahip değildir. Genellikle kriz
denildiğinde, deprem, sel, fırtına gibi
doğal afetlerden kaynaklanan olaylar
gelse de, kuruluş içinde gerçekleşen bir
su baskını, küçük çaplı bir yangın veya
bilgi işlem sisteminde (IT) meydana
gelen bir sistem çöküntüsü de kuruluş
açısından kriz yaratabilmekte ve
kuruluşun üretim sürecinde veya
faaliyetlerinde çeşitli kesintilere veya
duraksamalara neden olmaktadır.
Bu yazıda, ülkemizde yeni yeni
üzerinde tartışılmaya başlayan “iş
sürekliliği” kavramı, kuruluşların tedarik
zinciri açısından değerlendirilmeye
çalışılacaktır. Tedarik zincirleri, küçük
veya büyük ölçekli tüm kuruluşların
varlıklarını sürdürmesinde hayati
bir rolü üstlenmiş durumdadırlar.
Tedarik zincirinden kaynaklanabilecek
riskler de, kuruluşların faaliyet
kesintilerinin temel nedenleri
arasında yer almaktadır. Başka bir
açıdan değerlendirildiğinde; tedarikçi
riskleri, kuruluşların kontrolü dışında
kaldığından, yönetilmeleri de son
derece zor riskler arasında yer
almaktadır. Ancak, olaylar iş sürekliliği
ve risk yönetimi perspektifinden
değerlendirildiğinde, belirlenebilen her
tür riskin yönetilmesi de söz konusu
olmaktadır.
İş Sürekliliği Yönetimi
İş sürekliliğinin önemi, yakın
dönemde yaşanan felaketlerle giderek
daha fazla hissedilmeye başlansa da,
kesintilerin kuruluşların faaliyetlerine
olan etkisi sürekli gündemde olan bir
konu olmuştur. Nedeni her ne olursa
olsun, faaliyetleri kesintiye uğrayan
bir kuruluş, kendisine bağlı olarak
çalışan diğer kuruluşları da etkilemeye
başlamış ve bir zincir reaksiyonu
oluşturmuştur. Günümüzde giderek
yakınsayan kuruluşlar, birbirlerinin
faaliyetlerine daha fazla bağlanmaya ve
bu zincirdeki yerlerine göre, aksamaya
veya kesintiye olan tahammülleri
de giderek azalmaya başlamıştır. İş
sürekliliği sadece ekonomik bir konu
olmasının ötesinde; kamu güvenliği,
kamu sağlığı ve piyasaların dayandığı
kamu fonksiyonları nedeniyle, gerek
kamu ve gerekse özel tüm sektör
kuruluşları için kritik bir konu haline
gelmiştir.
Günümüzün global
ekonomisinde, lokal bir doğal
afetin etkileri global boyutlara
ulaşabilmektedir. Örneğin 1995 yılında
Kobe’de (Japonya) meydana gelen 7.2
büyüklüğündeki deprem, büyük ölçüde
can ve mal kaybına neden olmuştur.
Deprem sonrasında, bölgedeki sanayi
ile birlikte büyük çelik haddehaneleri
de faaliyetlerini durdurmuşlardır.
Tedarik zinciri ise neredeyse tamamen
durmuştur. Kobe, Japonya’nın en büyük
ticari ağının üzerinde yer almakta;
temel üretim ve lojistik merkezi olarak
faaliyet göstermektedir. Deprem
sonrası liman, demiryolu, karayolu ve
diğer altyapı tesislerinde meydana
gelen hasar sonucunda, tedarik
zincirinin diğer tarafında bulunan tüm
kuruluşlar etkilenmişlerdir. Toyota’nın
en büyük fren balata tedarikçisi
olan ve Osaka yakınlarında üretim
yapan Sumitomo Metal Industry’e ait
fren balata fabrikası da depremden
etkilenerek kapanmıştır. Bunun doğal
bir sonucu olarak, Just-in-Time (JIT)
üretim yapan ve sadece çok düşük
bir emniyet stoğu ile çalışan Toyota
fabrikası da üretim bandını durdurmak
zorunda kalmıştır. Bu kesinti Toyota’nın
cirosunda yaklaşık 200 milyon dolarlık
bir kayba neden olmuştur (Kildow,
2011). Bu durum sadece Toyota için
değil, dünyanın farklı bölgelerinde
üretim yapan ve kaynak tedariğini
Kobe’den yapan şirketler için de
geçerlidir. Kobe’dekine benzer bir
durum 1999 yılında yaşanan Marmara
Depremi’nin yarattığı etkiler için de söz
konusu olmuştur. Ülkemiz sanayisinin
büyük bir bölümüne ev sahipliği
yapan bölgede yaşanan deprem,
ülke sanayisini derinden etkilemiştir.
Benzer şekilde İzlanda’da 2010 yılında
Eyjafjallajökull yanardağının patlaması,
üretim merkezlerinde herhangi bir
yıkıma neden olmamasına rağmen,
Kuzey Avrupa hava trafiğini kesintiye
uğratarak ulaşımı olumsuz yönde
etkilemiştir.Yukarıdakine benzer türden
doğal afetlerin yaşanması son derece
mümkündür. Ancak unutulmaması
gereken, bu türden risklerin sadece
doğal afetlere bağlı olarak değil, doğal
afetler dışında önlenemeyen birçok
faktörden de kaynaklanabileceğidir.
Bu durumda önemli olan, planlama ve
hazırlık çalışmaları ile bu türden risklere
karşı gerekli tedbirlerin alınarak,
risklerin yönetilebilir bir duruma
getirilmesidir.
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Özellikle iş sürekliliği
planlamasının yapılması sırasında, tedarik
zincirinin satın almadan, dağıtıma kadar
tüm süreçlerinin planlama ve uygulama
aşamalarına dahil edilmesi, kuruluşun
karlılığını etkileyeceği gibi, markanın,
müşterilerin ve yatırımcıların güvenini
sağlaması açısından önemli olacaktır.
Genel olarak kuruluş tepe yöneticilerinin,
tedarik zincirini etkileyecek bir unsurun,
şirketi de etkileyeceğini unutmamaları
gerekmektedir. Dolayısıyla kuruluşun
risk yönetimi sürecinin, tedarik zincirinin
unsurlarını da içine alacak şekilde
genişletilmesi gerekmektedir.
“İş Sürekliliği” veya “İş Sürekliliği
Yönetimi” kavramları ülkemizde yeni yeni
tartışılmaya başlayan kavramlar halini
almaya başlamışlardır. Oysaki sanayi
tarihimiz incelendiğinde, kuruluşların
büyük bir çoğunluğunun bu kavramın
kapsamını oluşturan olaylar sonucunda
ortadan kaybolduğunu kanıtlamaktadır.
Bu durumda öncelikle iş sürekliliği
kavramının ne olduğunu anlamak ile
başlamamız gerekir. En basit tanımı ile
İş Sürekliliği, üretim veya hizmetlerle
ilgili süreçlerin her koşulda kesintiye
uğramadan devamlılık sağlamasını
veya kesintilerden en az derecede
etkilenerek çıkılmasını ifade eder. Bu
kapsamda İş Sürekliliği Yönetimi ise, bir
kriz veya felaket sonrasında, kuruluşun
üretim sürecinin veya faaliyetlerinin
kesintiye uğramaması; oluşabilecek
muhtemel bir kesinti sonrasında da
kuruluşun en kısa sürede toparlanarak
faaliyetlerine geri dönmesini sağlayacak
planlama, örgütleme, yönetim ve kontrol
faaliyetlerini içeren proaktif bir süreçtir.
Dolayısıyla, kuruluşların temel ürün ve
hizmet süreçlerinde kesinti meydana
getirebilecek olaylara karşılık verme
ve bunun planlamasının yapılması
konusunda, kuruluşun stratejik ve
operasyonel becerisi olarak düşünmek
mümkündür (Yazıcı, 2014).
İş Sürekliliği Planlamasının dört
bileşeni bulunmaktadır. Bunlar (Johns,
2001):
1. Potansiyel risklerin ve etkilerinin
tanımlanması,
2. Risklerin gerçekleşme
ihtimallerini minimize edecek önleyici
tedbirlerin alınması,
3. Risklerin gerçekleşmesi
22
durumunda, organize edilen bir tepki/
eylem geliştirilmesi,
4. Risklerin gerçekleşmesinden
sonra, toparlanma döneminde iş
süreçlerinin devamlılığının sağlanmasıdır.
İş sürekliliği yönetimi yalnızca
acil durumlarda yapılması gereken
işlemleri kapsamamaktadır. İş sürekliliği
yönetiminde amaç; olay öncesinde,
süresince ve sonrasında yapılması
gereken işlemlerin tümünü kavramak
ve bir plan doğrultusunda uygulamaktır.
Böylece oluşabilecek risklere karşı
kuruluş hazırlıklı hale gelmekte, olay
süresince kriz başarılı bir şekilde
yönetilmekte ve olay sonrasında ise işler
daha kısa bir sürede belirlenen düzeyine
dönebilmekte ve kuruluş sürekliliğini
devam ettirebilmektedir.
İş Sürekliliği Yönetim Sistemi
Standardı
İş sürekliliği yönetimi,
günümüzde ISO (International Standards
Organization) tarafından uluslararası bir
yönetim sistem standardı olarak kabul
edilmiştir. İş Sürekliliği Yönetim Sistemi
Standartları, 2006 yılında BS 25999
koduyla bir İngiliz standardı olarak
kullanılmaya başlanmış; 2012 yılından
itibaren ise Uluslararası Standartlar
Örgütü (ISO) tarafından ISO 22301 İş
Sürekliliği Yönetim Sistemi Standardı
adıyla uluslararası bir standart olarak
varlığını devam ettirmektedir.
ISO 22301 İş Sürekliliği Yönetim
Sistemi Standardı, kuruluşların büyüklük,
yer ve faaliyetlerinden bağımsız olarak,
iş süreçlerinde meydana gelebilecek
olan her türlü kesintiye karşı hazırlıklı
olmasını sağlayan ve kesinti anında
yapılması gerekenleri ortaya koyan
bir yönetim sistemi standardıdır.
Kuruluşların faaliyetleri sırasında çeşitli
tehlikelerle veya acil durumlarla karşı
karşıya kalmaları kaçınılmazdır. Bu
olaylar, kuruluşların faaliyetlerinde çoğu
zaman kesintiye yol açmakta, hatta
bazen de faaliyetlerin durmasına neden
olabilmektedir. ISO 22301 standardı,
kuruluşların bu gibi durumlarda, faaliyet
kesintilerini en aza düşürmeyi hedefleyen
sistemlerin kurulması amacıyla ortaya
konulan bir standarttır. Doğal afetlerde,
terör ve teknolojik saldırılar ve çevresel
felaketler gibi değişen bir yelpazede yer
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
alan küçük veya büyük çaplı olayların
gerek özel, gerekse kamu kuruluşları
üzerinde yaratacağı çeşitli etkiler
bulunmaktadır. Bu durumda, hem iş
sürekliliğinin sağlanması ve hem de bu
olayların yaratacağı toplumsal etkiler
göz önünde bulundurularak, kuruluşların
acil durumlar karşısında nasıl hazırlıklı
olmaları gerektiği, acil durum esnasında
nasıl davranmaları gerektiği, acil durum
sonrasında yapmaları gerekenlerin
ortaya konulması, çevresel etkilerin
azaltılması açısından kuruluşlar için bir
anlamda global bir sorumluluk olarak da
nitelendirilebilir.
Standart, en beklenmedik
durumlarda dahi kuruluşların temel
fonksiyonlarının devamlılığını sağlamak
amacıyla özel olarak tasarlanmıştır. Bu
kapsamda ISO 22301 Standardı aşağıdaki
gereklilikleri tanımlamaktadır (Yazıcı,
2014):
• Kuruluşu etkileyen önemli
faktörlerin belirlenmesi,
• Kuruluşun ihtiyaçlarının ve
amaçlarının anlaşılması,
• İş Sürekliliği Yönetim Sisteminin
kurulması, uygulanması ve korunması,
• Beklenmeyen olaylara karşı
kuruluşun kapasitesinin ölçülmesi,
• İş Sürekliliği Yönetimi Politikası
ile aradaki tutarlılığın garanti edilmesi.
İş sürekliliği planlaması gelişmeye
devam ederek, risk yönetiminin ayrılmaz
bir parçası olma yolunda ilerlemektedir.
Kuruluşun riskini yönetmenin sadece
sigorta yöneticisinin, finans direktörünün,
güvenlik sorumlusunun veya denetçinin
sorumluluğunda olmadığına yönelik
artan bir farkındalık söz konusudur.
Bir iş sürekliliği programının başarısını
sağlamak için, programın kuruluşun
her bir birimine entegre edilmiş olması
gerekir. Bu da ancak bütün tedarik
zincirinin tüm unsurlarını içeren bir
yaklaşımla mümkün olabilmektedir.
23
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Tedarik Zinciri ve İş Sürekliliği
Yönetimi
Tedarik zinciri yönetimi, genel
anlamda, hammadde temininden
müşteriye kadar uzanan ürün ve/
veya hizmet, bilgi ve para akışını ifade
etmektedir. Bu süreçlerde oluşabilecek
herhangi bir kesinti, tedarik zincirinin
bütününü etkilemektedir. Oluşabilecek
kesintilerin ya da problemlerin
önlenebilmesi amacıyla iş sürekliliği
yönetimi ve tedarik zinciri yönetimi
arasında güçlü bir ilişki sağlanmalıdır.
İş sürekliliğinde önemli olan,
olayları risk yönetimi perspektifinden
değerlendirebilmektir. Dolayısıyla iş
sürekliliği yönetiminde entegre yaklaşım
çerçevesinde, tedarik zincirinin tüm
unsurlarının da risk yönetimi çerçevesinde
ele alınması gerekecektir. Bu riskler
geleneksel olarak sadece doğal afetlerden
oluşabilecek riskler kapsamında
değerlendirilmemelidir. Bir kuruluşun
tedarik zinciri ne kadar geniş kapsamlı
ise, karşılaşılacak riskler de o kadar fazla
www.b u y ernet work.net
ve çeşitli olabilecektir. Örneğin yurt dışı
tedarikçilerin kullanılması durumunda,
tedarikçilerin bulundukları ülkelerden
kaynaklanan riskler de göz önünde
bulundurulmalıdır.
Aşağıda potansiyel olarak bir
tedarik zincirinde yer alabilecek riskler
gösterilmektedir. Kuruluşların bu
risklerden etkilenme dereceleri, bu risk
faktörlerini tanımalarına, yaratacağı etkileri
anlamalarına ve hazırlıklı olma durumlarına
göre değişiklik gösterecektir (Chopra ve
Sodhi, 2004).
Tedarik zincirlerinde, Tablo 1’de
belirtilen tarzdaki risklerin yönetilmesi zor
olabilmektedir. Risklerin büyük bölümü
birbirleri ile etkileşim içinde olabildiği
gibi, birbirlerini tetikleme durumları da
bulunabilmektedir. Dolayısıyla, bir riskin
önlenmesi, bir diğerinin tetiklenmesine
de neden olabilmektedir. Yaratacakları
etkinin süresi ve kapsamı da bu durumda
farklılık gösterecektir. Kalite sorunu
yaşayan küçük bir tedarikçinin yaratacağı
RİSK KATEGORİLERİ
www.sat inalmadergisi.com
etki ve bunun için üretilebilecek çözümler
ile deprem bölgesinde bulunan ana
tedarikçinin riskleri, bunun yaratacağı
etki, çözüm yolları ve maliyetler farklılık
gösterecektir. Fazladan stok tutmak veya
gecikmelere karşı sigorta yapmak gibi
maliyetli ve klasik çözümler günümüzde
yeterli olmamaktadır. Burada yöneticiler
için önemli olan, maliyetleri artırmadan
ve karlılığı düşürmeden etkin stratejiler
üretebilmektir.
Burada belirtilen birçok riske ve risk
azaltma yaklaşımına rağmen, yöneticilerin
iki önemli faktöre odaklanmaları
gerekmektedir. Bunlardan birincisi, tedarik
zinciri risklerinin kuruluşta çalışan herkes
tarafından anlaşılmasını sağlayacak bir
kültür geliştirmektir. Risklerin herkes
tarafından anlaşılmasının ardından, kendi
tedarik zincirlerinden kaynaklanan riskleri
önlemek veya etkisin azaltmak üzere
stratejiler geliştirmeleri gerekmektedir.
Bu durumda kuruluşların risk yönetimi
süreci içerisinde mutlaka bir iş etki analizi
yapmaları gerekecektir.
RİSK FAKTÖRLERİ
•Doğal afetler,
• İşçi-işveren uyuşmazlıkları,
• Tedarikçinin iflası,
Kesinti Riskleri
• Savaş ve terör olayları,
• Sivil huzursuzluk veya iç savaş,
• Sabotaj,
• Tek tedarikçiye bağlı kalarak alternatif geliştirememe.
• Aşırı kapasite kullanımı,
Gecikme Riskleri
• Tedarikçinin esnek olmaması,
• Tedarikçinin düşük kaliteli veya yetersiz olması,
• Sınır geçişlerinden ya da taşıma yöntemlerinin değişmesinden kaynaklanan aşırı elleçleme.
• Bilgi işlem alt yapısının yetersizliği,
Sistemlerden Kaynaklanan Riskler
• Sistem entegrasyonu veya sistem ağının aşırı kullanımı,
E-ticaret sistemlerinin yetersiz kullanımı.
Tahmin Riskleri
Fikri Mülkiyet İhlalleri
• Uzun temin süreleri, mevsimsel etkiler, ürün çeşitliliği, kısa ömür döngüsü, yetersiz müşteri desteği
gibi nedenlerden kaynaklanan tutarsız tahminler,
• Satış promosyonları, teşvikler, tedarik zinciri süreçlerinin düzensizliği ve düşük üretime karşı aşırı
talepten kaynaklanan bilgi kirliliği ya da kamçı etkisi.
• Tedarik zincirinin dikey bütünleşmesi,
• Küresel dış kaynak kullanımı.
• Kur riskleri,
Tedarik Riskleri
• Tek kaynaktan tedarik edilen temel kalemlerin ya da hammaddenin oranının yüksekliği,
• Kapasite kullanımının yetersizliği,
• Anlaşma süreleri.
Müşterilerden Kaynaklanan Riskler
• Müşterilerin sayısı,
• Müşterilerin finansal güçleri.
•Ürünün eskime payı,
Envanter Riskleri
• Stok tutma maliyeti,
• Ürünün değeri,
• Arz-Talep belirsizliği.
Kapasite Riskleri
•Kapasite artırma/azaltma maliyeti,
• Kapasitenin esnekliği.
Tablo 1: Tedarik Zincirinin Potansiyel Riskleri
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Yukarıdaki açıklamadan da
görülebileceği gibi, iş sürekliliğinin
temelinde risk yönetimi yatmaktadır.
İş sürekliliği yönetimi felsefesine göre
(Johns, 2001):
1. Kuruluşların işlevsel faaliyetleri
ve fonksiyonları tanımlanabilir risklerle
karşı karşıyadır,
2. Her bir riskin meydana gelme
olasılığı ve yaratacağı etki hesaplanabilir,
3. Risk düzeyini azaltmak
mümkündür,
4. Herhangi bir riskin
gerçekleşmesi durumunda, kuruluş
fonksiyonları üzerindeki etkisi
gerçekleşmeden önce tahmin edilebilir,
5. Her risk ve bu risklerin örgüt
fonksiyonları üzerinde etkisi, örgütün
ihtiyaçları ile tutarlı biçimde yönetilmelidir.
İş etki analizi, her şeyden önce
bir felaket anı için risklerin önceden
belirlenmesini sağlayacak bağımsız bir
bakış açısı sunar, maliyet açısından etkin
stratejilerin belirlenmesini kolaylaştırır,
kritik ve zorunlu süreç ve fonksiyonların
ve bunların bağımlılıklarının belirlenmesini
sağlar, felaketin yaratacağı etkinin
finansal ve operasyonel boyutlarını ve
kritik iş süreçlerinin ve fonksiyonların
toparlanma sürelerini (RTO) ortaya koyar
ve kuruluşa strateji seçimi konusunda
kolaylık sağlar (Barnes, 2001).
Tedarik Zincirlerinde İş Sürekliliği
Planlaması
Günümüzde kuruluşlar
özyetenekleri dışında kalan işleri
uzman kuruluşlara devrederek kaliteyi
yükseltmeyi ve maliyet tasarrufu
sağlamayı amaçlamaktadırlar. Bu şekilde
dışarıdan temin edilen işler sonucunda
kuruluşların yapılarının giderek birbirine
yakınsadığı görülmektedir. Bu durum
tedarik zincirlerinin önemini giderek
artırmaya başlamıştır. Tedarik, üretim,
taşıma, depolama ve dağıtım gibi farklı
konularda uzmanlaşan kuruluşların
tümünün özellikleri, yapıları, çalışma
biçimleri, regülasyonları, faaliyet
gösterdiği ülkeler ve dolayısıyla riskleri de
birbirinden farklı olmaktadır. Bu durumda,
tüm tedarik zincirini kapsayacak
şekilde entegre bir iş sürekliliği planının
yapılması giderek daha karmaşık bir hale
gelmektedir.
24
www.b u y ernet work.net
Kuruluşun tüm tedarik zincirinin
iş sürekliliği planının yapılabilmesi
amacıyla, öncelikle tedarik zincirinin
analiz edilmesi gerekmektedir. Bunu
yapabilmek için, tedarik zincirinin süreç
akışları göz önünde bulundurularak
haritalanması gerekmektedir. Tedarik
zincirinin haritalanması süreci, öncelikle
görsel olarak bağlantıların görülmesine
ve sonrasında ise hangi tehditlerin neleri
tetikleyebileceğini, risklerin yaratacağı
etkileri ve bağımlılıkları görmek açısından
etkili olacaktır. Tedarik zincirinin
haritalanmasından sonra, kabul edilebilir
limitler kapsamında, kuruluşun üretim
sürecini etkileyebilecek tüm risklerin
listelenmesi gerekmektedir. Daha sonra
yapılacak risk analizleri sonucunda,
belirlenen risklerin daha önce gerçekleşip
gerçekleşmediği, gelecekte gerçekleşme
olasılığı ve gerçekleştiğinde yaratacağı
etkiler belirlenmeye çalışılır. Risk ve
iş etki analizleri yapıldıktan sonra, bu
analizlerin çıktıları kullanılarak, olay
müdahale ve kurtarma planlaması
gerçekleştirilir. Planlama çalışmalarından
sonra gerçekleştirilen tatbikatlar ile
kağıt üzerindeki planların işleyip
işlemediği gözlemlenir ve aksayan
noktalar iyileştirilerek planlama süreci
tamamlanmış olur. Planlama sürecinin
tamamlanmış olması, bu planın rafa
kaldırılarak, bir daha okunmayacağı
anlamına gelmemektedir. İş sürekliliği
planlama çalışmaları, süreklilik gösteren
faaliyetlerdir. İş sürekliliği planları,
belirlenen periyotlarda veya süreçlerde ve
şartlarda herhangi bir değişiklik olması
durumunda yeniden gözden geçirilerek
yenilenir.
Sonuç
Yukarıda, iş sürekliliği yönetimi
kavramı, kuruluşun tüm tedarik zinciri
yönetimini kapsayacak biçimde, özetle
ele alınmaya çalışılmıştır. Kuruluşun
büyüklüğüne ve tedarik zincirinin
uzunluğuna ve karmaşıklığına göre
kullanılacak yöntemler farklılık
gösterebilmektedir. Ancak burada
esas olarak birkaç temel felsefe
üzerinde odaklanmak gerekmektedir.
Bunlardan birincisi, olayları risk yönetimi
perspektifinden değerlendirmektir.
“Allah korusun, bize birşey olmaz”
veya “daha önce hiç olmamıştı ki!”
gibi kültürden kaynaklanan kaderci
yaklaşımlar maalesef iş sürekliliği ile
www.sat inalmadergisi.com
bağdaşmamaktadır. İkincisi, analitik
düşünme becerisine sahip olmaktır.
Yani olaylar arasında neden-sonuç
ilişkisini kurarak, çok yönlü ve stratejik
düşünerek, gelecekle ilgili projeksiyonlar
yapıp, kararlar alabilmektir. Üçüncüsü
ise, sadece kendi kuruluşunu düşünecek
bencil yaklaşımlardan kaçınmaktır.
Günümüzde bu kadar birbirine
yakınsayan ve kırılgan bir biçimde birlikte
çalışan kuruluşların tedarik zincirlerinde
herşeyi “en zayıf halka” belirlemektedir.
Dolayısıyla bir felaket durumunda
kuruluşun sadece kendini kurtarması
yeterli olmayacaktır. Tedarik zincirinde
kendini besleyen kuruluşlardan herhangi
birinde meydana gelecek bir aksaklık,
kendi kuruluşunu ve diğer kuruluşları da
etkileyecektir.
İş Sürekliliği Planı oluşturmak
için harcanan zaman, para ve
kaynakların çoğu zaman geri
dönüşü sorgulanmaktadır. Bu açıdan
değerlendirme yapıldığında, durumu bir
buz dağına benzetmek mümkündür. Buz
dağının görünen kısmında çalışanların ve
tesisin güvenliği; görünmeyen kısmında
ise karlılık ve verimliliğin artması, pazarda
güven oluşması, kurum itibarının ve
çalışanların işe bağlılığının artması
görülebilir. Benzer şekilde, kuruluşun bir
risk yönetimi sistemine sahip olması,
sorumluluk ve sigorta açısından da
risklerini azaltılmasına neden olacaktır.
İş sürekliliği planının oluşturulması, aynı
zamanda tedarik sürecinde yer alan
tüm paydaşların katılımıyla kuruluşun
tedarik zincirini de güçlendirmektedir.
Bu anlamda zincirin sağlamlığı, süreçte
yer alan tüm paydaşların aynı risk bilinci
ve duyarlılıkla bir iş sürekliliği planı
oluşturmalarına bağlı olmaktadır. Durum,
kuruluşların yatırımcıları açısından
değerlendirildiğinde ise, yatırımcıların
varlıklarının güvence altında olduğunu
bilmeleri kendilerini ve fonlarını güvende
hissetmelerine neden olacaktır.
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
25
www.b u y ernet work.net
Satınalma Dergisi ile
Ürün ve Hizmetlerinizi
Örgütsel Pazarlarda
En Kolay ve Doğrudan
Tanıtma Fırsatı
B2B pazarında en hızlı büyüyen sektör dergisiyiz. Türkiye’nin
tüm bölgelerinden hemen her şirketten yöneticiler Satınalma
Dergisi’ni takip ediyor. Birçok şirketimiz üretici (alıcı) fakat aynı
zamanda tedarikçi (satıcı) kimliğine sahip. Kurumsal iletişime
daha fazla değer verildiği bir dönemdeyiz. Şirketiniz ile ilgili
teknik çalışmaları, haber ve bültenleri doğrudan bizlere yönlendirin. Hedef pazarınızda yer alan diğer şirketlerin satınalma yöneticilerinin de bu dergiyi okuduğunu unutmayın. Şirketiniz ve ürünlerinin bilinirliğini Satınalma Dergisi ile yükseltin.
Rek l a m A la n la r ı H a kkı n d a Bi lgi i çi n
de r g i @ s a t i n a lm a d e r g i s i . c o m
www.sat inalmadergisi.com
26
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Yr d . D o ç . D r . H ü s e y i n Ş E N K AYA S
Adnan Menderes Üniversitesi NAzilli
İİBF İşletme Bölümü
Ü r e t i m Yö n e t i m i v e P a z a r l a m a A B D B a ş k a n ı
[email protected]
GIDA TEDARİK ZİNCİRİNDE
RİSK YÖNETİMİ
Tedarik zincirlerinin amacı müşteri taleplerini
zamanında, eksiksiz ve mümkün olduğunca en yüksek
kârla karşılamaktır. Belirli yönetmelikler ve standartlara
uyarak yerine getirilen siparişler, zincirin bütünsel
maliyetini en düşük kılacak şekilde gerçekleştirilmeye
çalışılır.
Gelişen ekonomiler tüketici bilincini artırırken,
daha kaliteli, güvenilir ve sağlıklı gıdalara olan talepte artış
gözlemlenmektedir. Müşterinin gıda satın alırken tolere
edebileceği risk düzeyi giderek düşerken, gıda mallarının
güvenliği işletmeler ve özellikle gıda tedarik zincirleri için
dikkatle yönetilmesi gereken bir konu haline gelmiştir.
Gıdadaki bozulmanın toplumda duyulması, hastalıkların
ortaya çıkması hem kamu sağlığı hem de şirketin imajı
açısından tehlike oluşturmaktadır.
Tarımsal üretim, hasat, paketleme, saklama,
işleme, dağıtım ve taşıma fonksiyonlarının meydana
getirdiği gıda tedarik zinciri, en dinamik zincirlerden
biridir. Gıda çabuk bozulan bir mal olduğundan, hasattan
son tüketiciye ulaşana kadar dikkatle takip edilmelidir.
Özellikle tüketici pazarlarına coğrafi yakınlık bu nedenle
önem kazanır. Türkiye, işlenmiş ve taze gıda tüketiminin
yüksek düzeylerde olduğu Avrupa ülkelerine yakınlığı
nedeniyle gıda ihracatı açısından avantajlı konumdadır.
Ancak bu avantajın korunması, gıda zincirinde etkili bir
risk yönetimi sayesinde mümkün olabilecektir. Toplum
sağlığı hedeflerine, müşteri taleplerine, uluslararası
standartlara uygun gıda güvenliği yönetimi, Türkiye’nin
gıda ve tarım sektörü açısından yüksek katma değer
sağlayacaktır.
İhraç edilen işlenmiş gıdalar, tarımsal sektörün
gücüne bağımlıdır. Tarımsal üretimin geliştirilmesi,
finansal olanakların ve pazar imkânlarının iyileştirilmesi
gıda zincirinin başlangıcında riskin azaltılmasını sağlar.
Hasat sonrası ise hava durumu ile ilgili ısı, nem, soğukluk
gibi değişkenler etkilidir. Gıda mallarının sınırlı raf ömrü,
teslimat gecikmeleri ve değişken talep yapısı, risk ve
belirsizliği artırır. Aslında risk, işletmeler için kazanç
fırsatıdır. Teknolojik yenilikler sayesinde gelişme ve
büyüme hızlanır. Ancak risk aynı zamanda tedarik
zincirindeki üst yöneticiler tarafından yönetilmesi gerekir.
Gıda güvenliği için risk yönetimi, kolaylaştırır. Tedarik
zincirindeki risklerden ve belirsizliklerden korunmanın
yollarını aşağıdaki gibi gruplayabiliriz:
1. Zincirde malların izlenebilirliği
2. Standartlar, yasa ve yönetmeliklere uygunluk
3. Zincir üyelerinin dikey bütünleşmesi
4. Gıda dağıtım planlaması
İzlenebilirlik
Gıda zinciri boyunca kalite, modern izleme
teknolojileri ile izlenerek ürün ve süreç bilgileri eksiksiz
olarak, şeffaf bir şekilde müşteriye iletilebilir. Sağlık
açısından tehdit (risk) oluştuğunda süreci geri izleyerek
sorunun kaynağının bulunması, ileriye doğru izleyerek
kriz yönetimi için bilgi sisteminin kurulması gerekir.
Tedarik zinciri içinde ısı kontrollü lojistik çevrede gıdanın
kalitesindeki değişimler izlenebilir. Gıdanın kalitesi
genelde ısıya bağımlıdır. Bu ısı izleme yöntemi, maliyet
ve gıda kalitesi bakımından lojistik işlemleri planlamada
kullanılabilir.
Gıda zinciri içinde işletmeler arasında farklı
tanımlamalar olabilir, idari ve fiziksel birimler arasında
uyumsuzluk sorunları çıkabilir ya da gıdayla ilgili
bilgiler doğrulanamayabilir. Üyeler arasındaki farklılıklar
giderilerek zincirde birlik sağlanmalıdır. Gıdayı takip
edebilmek için tüm üyeler şeffaf bir bilgi ağına
bağlanmalı, ürünün özellikleri ve konumu ile
ilgili bilgiler anında paylaşılmalıdır.
Bu amaçla kâğıtla izleme, ürün etiketleme,
barkod, ısı, ışık, nem sensörleri yerleştirilmiş
RFID (radyo frekanslı tanımlama) gibi
izleme teknolojilerinden faydalanılabilir.
RFID ile izleme kayıtları, davalarda
ve şikâyetlerde delil olarak kullanılabilir.
Elektronik izleme sayesinde
yanlış yükleme ve ürün
kayıpları azalır, ürün taşıma
gelişir, malların görünürlüğü
artar.
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
27
Taşıma ve depolamadaki risk ve belirsizliği
yönetmek üretim ve dağıtım teknolojilerini geliştirmek için
finansal yapı da yeterli olmalıdır. İzleme sistemleri ile gıda
ürünündeki risk ve belirsizlikler azaltılarak lojistik maliyet
düşürülebilir.
Zincirde zararların kontrolü, markayı koruma, pazar
payını ve müşteri güvenini koruma için izlenebilirlik gerekli.
İzlenebilirliğin nicel ve nitel faydaları şu şekilde sıralanabilir:
1. Pazar payı artışı
2. Geri dönüşlerde azalma
3. İşgücü maliyetinde azalma
4. Davalarda azalma
5. Stokta azalma
6. Kalite güvenilirlik ve sağlıkta iyileşme
Standartlar
Tedarik zincirlerindeki işletmelerin riski yönetme
sürecinde düzenlenen kural, düzenleme, yasa ve
standartlar yol gösterici olabilir. Tüm zincirde kodlama
standart olmalı, izleme ve takip sistemleri buna göre
bütünleştirilmelidir. Genellikle büyük şirketler şeffaf
bilgi paylaşımını diğer üyelere kabul ettirmeye çalışır. Bu
amaçla kendi bilgi altyapısı ve kalite sistemini kurarak
tedarikçilerin buna uyum sağlamasını ister. Özellikle
uluslararası gıda güvenliği standartları, bir zorlama ya
da engel olarak değil, işlem maliyetini ve uyuşmazlıkları
azaltan bir faktör olarak görülmelidir. Standartlar özellikle
sağlık riskini azaltır, ancak bazı ülkelerde belirlenen yasa ve
standartlar, gelişmiş ülkelerin gıda ihracatını azaltıcı etki de
yapmaktadır.
Gıda zincirindeki şirketler genellikle HACCP, BRC,
ISO 9000 gibi standartları kullanmaktadır. HACCP Gıda
Güvenliği Yönetim Sistemi Belgesi (TS 13001), tedarik
zinciri boyunca kontrol önlemlerinin sistematik yönetim
sistemleriyle uygulanmasıdır. Tehlike analizi yapılır ve
gıda ürünü için kritik kontrol noktası oluşturulur. Geçerli
kontrol önlemlerinin seçimi, sistematik uygulama ve
izlemesini içerir. Limitler uzmanlara göre, gıda zincirinin
gereksinimlerine göre ya da kamu sağlığı çıktılarına uygun
belirlenir.
BRC (British Retail Consortium), Avrupalı alıcıların
talep ettiği sektöre özel kalite sertifikasıdır. 90 ülkede
20.000’den fazla tedarikçi tarafından kullanılan güvenlik
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
ve kalite sertifikasyonu programıdır.
Standartlar kaliteyi, güvenliği ve işlem
kriterlerini garanti ederek imalatçının
yasal zorunlulukları yerine getirdiği ve son
tüketici için koruma sağladığını gösterir.
Dikey Bütünleşme
Gıda piyasalarında, özellikle yabancı pazarlara
girişte, işletmelerin tek başına çalışması risklidir. Pazara
girişteki engeller, rakipleri dışlamak için kurulan birleşmeler,
artan rekabet maliyeti risk yaratır. Stratejik işbirlikleri ve
tedarik zincirinin genişlemesi ile riskler azaltılabilir.
Gıda zincirinde üyeler arası iletişim altyapısı ya da
yatay ve dikey ortaklıklar kurulabilir. (Yetiştirici, tohumcuyemci, paketleme, taşıma, depolama arasında) Dikey
bütünleşmeyle risk yönetimi ve piyasa kontrolü yapılır.
Geçici işbirlikleri dikey olarak yapılabilir, böylece her işletme
kendi işine odaklanır, rekabet gücü artar. İşbirliği sayesinde
fiyatların dalgalanma riski, kapasite ile ilgili riskler ve gıda
güvenliği hijyen riski yok edilebilir.
Dikey bütünleşmenin nedenleri aşağıdaki gibi
sıralanabilir:
1. İşlem maliyetlerinde azalma.
2. Riskin azalması, eksikliklerin giderilmesi.
3. İnovasyon ve farklılaşma yeteneği.
4. Bilgi alışverişi ve örgütsel yapı etkinliği.
5. Gelişmiş piyasa konumu.
Dağıtım Planlaması
Tüketiciye taze, sağlıklı ve kaliteli gıda sunmak için
hasattan son müşteriye kadar taze gıda taşımanın en iyi
dağıtım ağı tasarlanmalıdır. Teslimat rotası (dağıtım planı)
ve üretim miktarları, toplam lojistik maliyeti minimum
yapan saklama ve taşıma sıcaklıklarına göre belirlenir. İyi
bir dağıtım planlaması ile coğrafi uzaklıklar azaltılır.
Bozulabilir gıdalarda sık teslimat ve gıda güvenliği
için dağıtım stratejileri belirlenebilir. Kalite ve maliyeti
göz önüne alan bir gıda dağıtım sisteminin tasarımı ve
işletilmesi, kalite güvencesinin (sağlamlık, güvenlik, raf
ömrü açısından) sağlanması gerekir. Isı, nem ve bozulma
da stok modellerine ve ürün kalitesi fonksiyonuna dâhil
edilmeli, üretim-taşıma-stok bütünleşmesi sağlanmalıdır.
28
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Eda EKİNCİOĞLU
P e r a k e n d e Te d a r i k Z i n c i r i M d r .
[email protected]
KURBANLIKLAR MARKETLERDE
Eskiden büyüklerimiz hayıflanırdı, şimdi biz
dövünüyoruz; Hey gidi hey.. Eski bayramlar nerde? Eskiden
bayramlar için günler öncesinden başlanan hazırlıklar,
bayram ihtiyaçları için aylar öncesinden bütçe planlaması
yapılırdı. Şimdi artık her şey bir saat içerisinde tedarik
ediliyor. Nakit paran mı yok, kredi kartın var. Bu ay hepsini
ödeyemez misin? Olsun taksit imkanın var. Dolaşıp
seçmeye vaktin mi yok? Online alışveriş yaparsın.
Yine bir bayram ve gıda perakendede nabzın artacağı
dönem.
Senelerdir alışıla gelmiş şekilde insertler market
kasa önlerinde yerlerini aldı, hatta sokak sokak lokasyon
çevresinde dağıtılmaya başlandı. Zaten hepimiz alıştık
insert kapağında Karagöz ve Hacivat gördüğümüzde
Ramazan Bayramı, kıvrılmış boynuzlu koç gördüğümüzde
kurban bayramı yaklaşıyor. Bayramdan 2 hafta önce
bayram insertleri dikkatimizi çekmeye başlıyor. Hangi
market neyi ne kadara satacak? Hangi market genel indirim
kampanyasında oranı yüksek tutacak? Hangi marketin
promosyon ürünü daha çok işimize yarar?
Birçok ulusal marketin önderliğinde artık yerel
marketlerde de kampanya ve insert yarışı boy göstermekte.
Kurban Bayramı yaklaşırken marketlerin kurbanlık mesaisi
başlıyor. Öncelikle Bayram tatlıları, tatlı yapım malzemeleri,
kurban kesimi ve sonrası için ihtiyaç duyulacak
malzemelerdeki indirimlere dikkat ediliyor ve devamında
unu, pirinci, yağı, şekeri derken kitapçık halinde insertlere
dalıp gidiyoruz. Yalnız son dönemlerde artık Kurban
Bayramına özel insertlerde farklı bir olaya da değiniliyor.
“Büyükbaş kurbanlık hisse paketi” , “karaman koç kurban
paketi”, “kıvırcık koç kurban paketi”, “canlı satış” ve bu
bilgilerin altında dipnot, “vade farksız 9 taksit”, “kapıya
teslim”
Çocukluğumuzda kurban pazarları günler öncesinde
dolup taşardı. Hali vakti yerinde olan aileler bütçelerine
uygun fiyatta büyük baş, küçük baş gibi alımlarını 2-3 gün
öncesinden yapar, bayramda kesim sonrasında kurban
kesemeyen eşe dosta dağıtırdı. Kurban Bayramı bizler için
bir yandan çocukluğun da vermiş olduğu heyecan bir yanda
da birkaç gün misafir ettiğimiz hayvanlar için yaşadığımız
hüzünü kapsardı.
Günümüzde halen kurban pazarları bulunuyor,
tek fark kapı önünde, bahçelerde çocukların gözleri
önünde değil de hazırlanan kesim alanlarında işlemler
tamamlanıyor. Fakat marketlerin sunmuş olduğu fiyatlar ve
müşteriye servis kalitesi birçok insanı cezbediyor. İslami
usullere uygun olarak noter, veteriner ve din görevlisi
gözetiminde, modern tesislerde kesim yapacak marketler,
özel ambalajlanmış paketlerde evlere ya da mağazada
teslim veya vekaletle bağış imkanı da sağlıyor.
Marketler kurbanlık fiyatlarını 2 hafta öncesinden
belirliyor ve siparişleri almaya başlıyor. Belirledikleri tarih
aralığında satış ve teslim şekilleri tüketici ile netleştiriliyor
ve yine belirlenen tarih aralığında kesim gerçekleştirilip ya
elden teslimat ya da adrese teslimat gerçekleştiriliyor.
Hepimiz biliriz ki kurban bayramı yorucu ve zahmetli bir
bayramdır. Özellikle çok yoğun iş temposu olanlar, yaşlı
olup kurban seçimini yapamayacaklar için Marketler burada
imdada yetişiyor. Kaliteli hizmetin yanı sıra taksit imkanları
yanında indirim kuponları ile tüketicinin yüzünü güldürüyor.
Eskiden kurban kesebilen sayısı daha az iken, son
yıllarda marketlerin sağlamış olduğu fiyat avantajları ve
ödeme koşulları sayesinde daha çok eve et girebiliyor. Bu
hizmeti sunan market sayısı her sene artıyor ve her geçen
sene daha farklı, daha cezbedici, tüketicinin dikkatini
çekecek hale getiriliyor. Örneğin Anadolu illerimizden
birinde aynı zamanda et entegre tesisine de sahip olan yerel
market sahibi bu sene yeni bir proje ile memleketine hizmet
veriyor. Belirtilen internet sitesine giriliyor ve burada farklı
seçeneklerle karşılaşılıyor. Tüketici hisse seçenekleriyle
kilogramına göre fiyatları görebiliyor. Kurbanlıkların kulak
numarasından kesim saati ve kesim numarasına kadar
ayrıntılı bilgiler sitede yer alıyor. Kurbanının kesimine
gidermiyorsa da kesim sonrası eti evine telim ediliyor.
Anlaşıldığı gibi kıyasıya rekabet yaşanan marketler
arasındaki kurbanlık satışları hem fiyat hem de kalite, hijyen
ve hizmet bakımından tüketicilere yarıyor.
Hayırlı ve bol kazançlı bayramlar…
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
29
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Hamza BULUT
Endüstri Mühendisi
Satınalma Direktörü
[email protected]
BÜTÇE SATINALMA İLİŞKİSİ
Satınalma sınırlarını zorlayan
kısıtlar
1. MALİYET*
2. KALİTE
3. VADE
4. ZAMAN
5. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Maliyetin tüm satınalma kısıtları
içinde en zorlayıcı olduğu düşünülebilir.
Satınalmaya yenilikçi ya da geleneksel
de bakılsa maliyet önem bakımından en
üst sırada yerini bulur. Maliyeti de bütçe
ile beraber bir takvime göre takip etmek
gereklidir.
Bütçe bir işletmenin en önemli
operasyonel aracıdır, işletme disiplini ve
adalet için olmazsa olmazdır. İşletmenin
akılcı yönünün beyanı ve işin kendisi
ile işi yapan arasında sözleşmedir.
Muhasebe, finans başlığında
değerlendirilse de işletmenin tüm
birimleri için gereklidir.
Konumuz sadece bütçe olsaydı
daha detaylı tanımlar mümkün idi. Bu
kısımdan sonra satınalmanın bütçedeki
rolünü açıklamaya çalışacağım.
Bütçe yapmaya başlarken işe
satışı bütçelemekle başlamakta fayda
var. Satış için hedefler olmalıdır ki arkası
doldurularak diğer alanlara ilişkin bütçe
verileri oluşturulabilsin. Satıştan geriye
doğru gittiğimizde, maliyetlere geleceğiz.
Satınalma tanımlarında sıklıkla dile
getirilen ‘doğru fiyat’ bütçedeki maliyettir.
Bütçenin revize edilebilir bir araç
olduğunu da unutmayalım.
Peki, doğru fiyatı kim belirler?
Doğru fiyatı, yani maliyeti piyasa belirler.
Çoğu zaman böyledir. Bazı maliyetlerin
yıllık ya da daha uzun dönemlerde
sabitlenmesi mümkündür ancak piyasa
etkisinden tamamen arındırılamaz.
Bu maliyet de işletme karlılığında;
bölümlere ayıracak olursak üretim ya da
satış bölümlerinin karlılığı ile doğrudan
ilişkilidir. Buna benzer cümleler maliyetin
önemini ifade etmekte yeterli olmaz;
maliyet her şeydir.
Satınalmanın bütçedeki ilk rolü
maliyetlerin belirlenmesi aşamasında
çıkar. Satınalma işletmenin karlılığının
kalesidir. Bütçe yapılırken satınalma
görüşleri, değerlendirmeleri, raporları
alınmalı ve hesaplara katılmalıdır;
alınmaz ise o bütçe en basit tabiri ile
güdük kalır. Bütçe satış ya da tepe
yönetim tarafından satış rakamları
temelli hazırlanır ve uygulamaya
konursa, bütçenin şaşacağı kesindir.
Kısa süre içinde revize edilmesi
gerekecektir. Bu durumda satınalmanın
müdahil olmadığı bir maliyet kısıtı
belirlenmiştir ve o kısıta sıkı sıkıya
uyulması beklenecektir. Satınalmadan
kendisine yabancı olan silahlarla karlılık
kalesini savunması istenmiş olur.
Kale kısa sürede düşer, hesap tutmaz.
Satınalmanın bütçedeki rakamları
yakalayamaması eleştirileri ortaya atılır.
Eğer yaşananlar bu sıra ile gerçekleşmiş
ise satınalmaya hesap sorulamaz, bütçe
açıklaması beklenemez. Satınalma
çalışanı bunun farkında olmalı ve yanlışı
başta tespit ederek düzeltmelidir.
Bütçe bir takım işidir ve
satınalmanın katılımı olmadan yapılacak
bütçe kabulleri, bütçe hesapları
eksik olacaktır. Belirlerken inisiyatif
tanınmayan bir birimden daha sonra
yönetirken açıklama istenemez.
İnisiyatif tanındı diye de bu bütçeye
satınalma bütçesi denemez; bütçede
birim maliyetlerin gerçekleşmesinden
sorumlu tutulabilir ancak miktarlar
işin içine girdiğinde bütçe tüm şirket
için değerlendirilmelidir. Örneklersek;
satışın bütçesi satış taahhüdü olarak
kabul edilerek bütçe ile ilgili tutar
kontrolü yapılabilir. Ancak satınalma
maliyetlerinin tutar kontrolünü yapmak,
yani toplam tutara bakarak bütçe
uygunluğunu denetlemek hata olur.
Burada birim fiyat üzerinden satınalma
maliyeti kontrolü yapılmalıdır; bütçe
uygunluğu denetlenmeli ve değişen
şartlar var ise bütçe güncellenmelidir.
Satınalma ile ilgili tutar kontrolü
yapılacak bütçe satınalma bölümü
giderlerine ait bütçedir. Bütçede
satınalmanın 2. rolü budur. Satınalma
bölümüne ait, personel, donanım, ofis,
ulaşım vb. ne kadar gider kalemi var
ise genel bütçe kabulleri içerisinde
belirlenmelidir. Bu konuyla ilgili
bütçeleme yöntemleri diğer bölümler ile
aynıdır. Şirketin bütçe kabullerine göre,
bütçe sınırları içinde değerlendirilerek
tamamlanır.
Bu rol faaliyet dışı,
kısıtlı operasyonel olarak
değerlendirilebilecekken, ilk rolü
ise çok daha önemli ve stratejiktir.
İşletmelerde bütçenin önemi açıktır.
Satınalma çalışanları ise bütçenin
öneminin ve gereğinin farkında
olmalıdır. İşletmesinde uygulanmasa
da bölümde kendi hedefleri için bütçe
çalışmaları yapmalıdır. Bu çalışmalara
göre bölümünü ve faaliyetleri sürekli
geliştirmelidir.
30
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Osman ULUIŞIK
Ramada Plaza İzmit
Satinalma Müdürü
Turİzm ve Otelcİlİk sektörüNDE
SATINALMA
1. Turizm ve Otelcilik sektörü çok özel bir sektör.
Ekonomideki hayati rolü ve yarattığı katma değer gözler
önünde... Satınalma yöneticisi olarak bu sektörün
zorluklarını nasıl değerlendirirsiniz ?
satınalmasını gerçekleştirdiğimiz malzemelerin ömürlerinin
uzun olması ve kazalara sebebiyet vermemek için önem
arz etmektedir. Sonrası ise operasyonun sürdürülebilmesini
sağlayan alımlardır.
Turizmin ülke ekonomisine katkıları büyük önem
taşımaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde,
hizmet sektörü sürekli büyüme eğilimi göstermektedir.
Ülkemizde, böylesi bir büyümenin en belirgin bir biçimde
turizm sektöründe gerçekleştiği görülmektedir. Turizm
sektöründeki büyüme, turizm işletmeciliği ve otelcilik
alanında yüksek öğrenim görmüş kişilere duyulan
gereksinimi de artırmaktadır. Geleceğe dönük büyüme ve
gelişim çerçevesindeki tahminler, bu gereksinimin daha
da artacağını göstermektedir. Sektör olarak ekonomiden
en çok etkilenenlerin başında gelen otelcilik en ufak
kıpırdanmada olumsuz etkilenmekte ve alımını yapacağınız
bir ürünün ya da hizmetin bir gün sonraki hareketini tahmin
etmeniz çok zor.
4. Türkiye’de bu sektöre ürün ve hizmet veren tedarikçi
profili ve profesyonellik düzeyi hakkında neler söylersiniz ?
2. Mesleğe ilk başladığınız dönem ve bugünü
karşılaştırdığınızda bu sektörde satınalma yöneticiliğinin
evriminden kısaca bahsedebilir misiniz ?
5. Satınalma ve tedarik zinciri yöneticisi olmak isteyen
gençlere tavsiyeleriniz nelerdir ?
Mesleğe ilk başladığımda satınalma ve tedarik zincirini
yönetmek çok zordu , çarşaf liste dediğimiz mutfak listesini
hazırlamak günlerinizi alabiliyordu şimdi ise oturduğunuz
yerden piyasa araştırması yapıp kolayca aradığınız
ürüne ulaşabiliyorsunuz. Teknolojinin tüm nimetlerinden
yararlanıyor olmak işimizi çok kolaylaştırmaktadır. Özellikle
RAMADA PLAZA İZMİT’i bölge turizmine kazandırdığımız
dönemde kurmuş olduğumuz sistem ve özverili çalışma
hala bölgede bulunan diğer işletmelere referans olarak
gösterilmektedir.
3. Yerli ve yabancı misafir ihtiyaçlarını ve temel alım
gruplarını ( tesis yönetimi, gıda, içecek, tamir-bakım ve
hizmet alımları ) göz önünde bulundurduğunuzda satınalma
bölümü için öncelikler nelerdir ?
Faaliyette olduğumuz KOCAELİ bölgesi jeopolitik önemi
sayesinde dünyanın her yerinden insanları içerisinde
barındırmaktadır. Bu nedenledir ki önceliğimiz gıda ve
içecek ürünleridir. Tüm misafirlerimize hitap edecek
dünyanın her yerinde bulabilecekleri aşina oldukları
malzemeleri seçmek ve hizmetlerine sunmak birinci
önceliğimizdir. Sonrasında tamir bakım gelmektedir ki
Sektöre hizmet eden tedarikçi profili sektörle eş
zamanlı gelişip hızlı reaksiyon vermektedir, her bölgede
bakkal mantığıyla çalışanını da kurumsal çalışanını da
bulmak mümkün, önemli olan arz talep dengesini iyi
yönetebilmekte ve talep ettiğimiz ürünü istenilen kalitede
zamanında teslim edilebilmesindedir. Tabii birde karşılıklı
güven çok önemli tedarikçi için en önemli kavram verdiği
hizmetin karşılığını zamanında alabilmesidir, bunu
sağlayabilirseniz kusursuz hizmetine devam eder aksi
takdirde suistimaller başlar ve istenmeyen sonuçlar
karşımıza çıkabilir.
Aktif çalışma hayatını benimseyen devamlı araştırmacı
olmak isteyen genç arkadaşlarım korkmayın gelin bizler
elimizden geldiği kadar bilgilerimizi sizlerle paylaşalım.
Bilin ki kariyer planlamanızda bu meslek sizi istediğiniz
hedeflere rahatlıkla ulaştıracaktır.
31
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Özge GÜLDEN
Promena Stratejik Satınalma Çözümleri
İ ş G e l i ş t i r m e v e S a t ı ş Yö n e t i c i s i
e-İhale Yöntemİ ve Uygulamaları
e-İhale yöntemi son yıllarda dünyada olduğu gibi Türkiye’de de
satınalma bölümlerinin en çok tercih ettiği pazarlık yöntemlerinden biri haline geldi.
e-İhale yöntemi son yıllarda
dünyada olduğu gibi Türkiye’de
de satınalma bölümlerinin
en çok tercih ettiği pazarlık
yöntemlerinden biri haline geldi.
Endirekt malzeme ve hammadde
alımları, hizmet alımları, inşaat
ve yatırım proje satınalmaları
gibi satınalma bölümlerinin
yürüttüğü bir çok alım sürecinde
e-İhale yönteminin uygulanması
mümkündür. Uygulamalara
bakıldığında bu yöntemin en
önemli getirilerinin maliyet avantajı,
şeffaflık, raporlanabilirlik ve zaman
tasarrufu olduğu tespit edilmiştir.
e-İhale yöntemi, alım
sürecindeki pazarlık aşamasının
son adımı olarak nitelendirilebilir.
Bir alım konusunun e-İhale
yöntemi ile başarılı bir şekilde
sonuçlandırılması için, e-İhale
öncesindeki hazırlık süreçleri önem
arz etmektedir. Satınalma talebinin
satınalma yetkililerine ulaşması
ile başlayan alım süreci, idari ve
teknik şartların belirlenmesi, ürün
e-İhale yöntemin
en önemli getirilerinin maliyet
avantajı, şeffaflık, raporlanabilirlik
ve zaman tasarrufu olduğu
tespit edilmiştir.
ya da hizmeti belirlenen şartlara
uygun olarak tedarik edebilecek
firmaların belirlenmesi ve belirlenen
firmalardan ilk tekliflerin alınması
ile devam eder. Firmalardan alınan
teklifler değerlendirildikten sonra
e-İhale sürecine geçilebilir.
Alımın e-İhale ile
sonuçlandırılması için uygun
koşulların sağlanması da son
derece önemlidir. e-İhale öncesinde
sürece dahil olacak firmalarla alım
konusu ile ilgili bilgiler eksiksiz
ve eşit bir şekilde paylaşılmalıdır.
Teklif toplama sürecinde
firmaların verdikleri teklifler
değerlendirildiğinde verilen teklifler
arasında bir farklılık bulunuyorsa
firmaların tekliflerini kontrol ve teyit
etmeleri talep edilmelidir. Firmalar
tarafından teklif edilen ürün ya
da hizmetin gerek kalite gerekse
içerik ve teknik yeterlilik açısından
incelendiğinde eşit şartlarda
olmaması e-İhale sürecinin
olumsuz sonuçlanmasına neden
olabileceği gibi, alım kararını da
etkileyecektir.
Öte yandan bir
alım konusunun e-İhale ile
sonuçlandırılabilmesi için, ürün
ya da hizmeti tedarik edebilecek
firma sayısının yeterli olması
gerekmektedir. Genel geçer bir
kural olarak belirtmek gerekirse
e-İhale yönteminin uygulanması
için e-ihale sonucunda
çalışılabilecek nitelikte en az iki,
tercihen üç firmanın sürece dahil
edilmesi önerilir.
e-İhale süreci
sonuçlandığında süreci önde
bitiren firma ya da firmaların tercih
edilmesi, sonraki alım süreçlerinin
de başarısını etkileyecektir.
Özetle, satınalma bölümleri
için önemli getirileri olan bu
yöntemin başarısı temelde
satınalma sürecinin yönetimi
ile doğrudan ilişkili olduğunu
söyleyebiliriz.
32
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
K a m i l B AYA R
Endüstri Mühendisi, MBA
w w w . k amilbay ar. co m
Dİkkat! Büyüme Tuzağı Var
Basİt Bİr Stratejİ Hatası
Herkeste bir büyüme arzusudur gidiyor. Gerek
patronların gerekse başta CEO’lar olmak üzere üst
düzey yöneticilerin aklının bir ucunda hep şu düşünce
vardır: Büyümeliz!
Büyüme strateji denilince aklıma, yönetim
gurusu Michael Porter’in Büyüme Tuzağı yaklaşımı
gelir. Bu yaklaşım şöyle der; Yöneticiler, şirketlerini
hep büyütmek isterler. Bunlar, büyüme hayali peşinde
koşarken verdikleri ödünler ve yaşanan tutarsızlıklar
nedeniyle orjinal ürün ya da hizmetlerinden uzaklaşırlar,
hatta kendi müşteri kitlesinin beklentilerini öylesine
ikinci plana atarlar ki, yüksek ciro uğruna ellerinde
tuttukları rekabet avantajını da kaybeder.
Bu yaklaşımı örnekle somutlaştırmak gerekirse;
güvenilir ve kaliteli çamaşır makinesine odaklanmış ve
bu alanda ün yapmış bir markanın sektörün rüzgarından
etkilenerek, bayilerinden ve etraftan gelen baskılara da
bağlı olarak ürün yelpazesini genişletir. Firma çamaşır
makinesine ek tüm beyaz eşya ürünlerine hatta küçük
ev aletleri sektörüne giriş yaparak ürün gamını oldukça
artırır. Piyasaya hakim olmaya, ürün çeşitliliğine ve irili
ufaklı marka sayısının artmasına odaklanan firma geriye
dönüp baktığında yüksek cirosuna rağmen karlılığının
büyük kısmının yine çamaşır makinesinden geldiğini
görmesi şeklinde düşünebiliriz.
Büyüme tuzağına düşen ülkeler sıralaması
yapılsa sanırım Türkiye olarak ilk sıralarda yerimizi
hemen alırız. Patronlarımız mevcut işini kurumsal
yaklaşım temelinde layıkıyla yapmak, yapacak
profesyonelleri isdihdam etmek yerine, yeni alanlara
bilinçsizce girme konusunda oldukça mahirdirler. Bu
yeteneğimizi daha iyi anlamak için etrafımızdaki sözüm
ona bazı holdinglere veya birden fazla işle uğraşan
firmalara bakmamız yeterli olacaktır. Zira, üretim
alanında başarılı firmalamız üretim işine odaklanmak,
alanından yapabileceğinin en iyisini yapmak, araştırma
geliştirmeye kafa yorarak ilişkili genişleme stratejisi
izlemek yerine sırf popüler diye kazançlarını inşaat,
hayvancılık veya enerji gibi hiç bilmedikleri alanlara
aktarabiliyorlar. Peki sonuç ne oluyor? Çoğunlukla
hüsran.Bu durum, sadece üretim firmalarına has bir
durum da değil, bu tarz uygulamalar farklı sektörlerde
faaliyet gösterenler için de geçerli. Bu tarz stratejik
kararların ardından ne yatıyor diye baktığımızda;
temelinde hesapsız büyüme arzusunun yattığını
görebiliyoruz. Sanılıyor ki, daha fazla sektörde faaliyet
gösterildiğinde daha güçlü olunur, karlılığı yüksek
alandaki başarılar her alanda benzer şekilde devam eder.
Eğer büyüme kararı, şirketin güçlü yönleri ve
fırsatlarından hareketle tüm boyutları düşünülmüş planlı
bir şekilde alınıyorsa sorun yok. Fakat ülkemizdeki
stratejik uygulamalara, ömrü daha ikinci kuşağa
bile ulaşmayan şirket sayılarımızın azlığına, en ufak
krizde bile batma tehlikesi yaşayan kurumlarımıza
baktığımızda kararların pekte uzun vadeli bakış açısıyla
alınmadığını görebiliyoruz.
Hayallerin esiri olup mümkün olduğunca büyüme
arzusunda olmak, yüksek cirolar ederek piyasada ciddi
pazar payına sahip olmak her zaman doğru bir strateji
değildir. İster patron, ister tüccar isterse işletmecililik
bakış açısıyla bakın asıl başarı; artan ve sürdürülebilir
karlılıktır. Unutulmamalıdır ki; bir şirket yüksek cirolarla
az kar yapabildiği gibi, düşük ciroyla da yüksek kar elde
edebilir.
Elbette, güçlenmek, olası riskleri minimize
etmek, tüm yumurtaları aynı sepete koymamak adına
çeşitlendirme stratejileri de uygulanmalıdır fakat bunun
hesaplı ve planlı olması sürdürülebilir başarı için şarttır.
Patronların ve profesyoneller şu soruyu
kendilerine tekrar sormalıdır: Yüksek ciro mu? Yüksek
kar mı? Yoksa her ikisi de mi?
Unutmayın, cevabınıza göre stratejileriniz
değişecektir.
33
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
H a l i t K AYA
Sürat Lojistik A.Ş
Lojistik Satış Sorumlusu
Hassas Ürün Taşımacılığı
Gerek kargo bazlı gerekse
kamyon ve Tır bazlı taşıma olsun bazı
ürünlerin hasar görme olasılığı çok
yüksektir. Bu ürünlerin en başında
cam ve sıvı ürünler gelmektedir.
Özellikle sıvı ürün gönderiyorsanız ve
bu ürünler kargo ile gidiyor ise, sıvı
akması sebebiyle, ürünün kendisine
hasar vermesi dışında, hat araçları ile
sevk edilen diğer tüm ürünlere de hasar
verecektir. Bu sebeple özellikle kargo
şirketleri sıvı kargo taşımak istemezler.
Çünkü kargo mantığında sevk edilen
bu tür ürünlerin varış noktasına gidene
kadar birçok aşamadan geçmesi, ürünün
hasar görme olasılığını ciddi anlamda
arttırmaktadır. Örnek vermek gerekirse;
İstanbul, Pendik çıkışlı, İzmir
Torbalı varışlı sıvı veya cam bir kargo,
önce alım şubesi tarafından alıcısından
alınır. Daha sonra faturalama işlemi
yapılmak üzere şube götürülür. Araçtan
indirilir. Faturası kesilir, barkotu
yapıştırılarak, aktarma merkezine sevki
için tekrar şube aracına bindirilir. Şube
aracı tarafından aktarma merkezine
götürülen kargo, aktarma merkezinde
İzmir’e gidecek olan hat aracına
bindirilmek üzere, indirilir aktarmanın
bantlı sitemi varsa ise bant üzerinde
yoksa tamamen insan emeği ile İzmir
hat aracına yüklenir. Daha sonra bu
ürün İzmir’e yola çıkar. İzmir’e varan
araç, Torbalı şubenin aracına bindirilmek
üzere rampaya yanaşır. Tekrar, bant
sitemi veya insan emeği ile Torbalı şube
aracına aktarılır ve teslim edilmek üzere
müşteriye götürülür.
Operasyon aynen böyle işler.
İşte cam veya sıvı olan bu tür hassas
kargolar bu aktarma operasyonları
esnasında hasar görür. Yani kısacası
hassas bir ürün ne kadar çok
operasyonel işlem görürse hasar
görme olasılığı da o kadar yüksek
olur. Bu tür ürünlerin en az hasarla
sevk edilmesi için parsiyel bazlı
sevk edilmesi en uygun taşıma şekli
olacaktır. Tabi ki parsiyel sevkiyatında
dezavantajları vardır. Bunlar; geç
teslimat, ürün takibinin yapılamaması,
hizmet kalitesinin düşüklüğü vb. olarak
sayabiliriz. Kargo şirketleri eğer sıvı veya
cam bir ürün taşıyacaklar ise mutlaka
ürünlerin sağlamlığını test etmek isterler.
Sıvı ise, taşındığı
bidon, teneke veya
varilin sağlamlığı,
cam ise kolinin
kalınlığı, muhteviyatı
önemli kıstaslardır.
Eğer taşımaya karar
verirlerse mutlaka
sigortasız ve diğer
ürünlere göre daha
yüksek fiyata
taşımasını yaparlar.
Çünkü sektörde ki
birçok kargo şirketi
taşıdığı sıvı kargo
sebebiyle, hasar
verdiği diğer ürünler
için her yıl binlerce
TL hasar tanzim
ödemektedir. Hiç bir
firma sadece sıvı veya
cam kargolar için özel
taşımacılık yapmaz.
Mecburen birçok
farklı ürün çeşidinin
bulunduğu hat
araçları ile ürünlerin
sevki yapılır. Aktarma
merkezlerinde
çalışan personelin
eğitimli olması, koli
işaretlerini bilmesi,
sıvı kargo taşıma prosedürlerine dikkat
etmesi, hasarı en aza indirmek için
önemlidir.
Günümüzde birçok kargo firması
hat araçlarına hasarı önleyici tedbirler
yaptırmaktadır. Bunlar bölme, kafes gibi
bazı uygulamalardır. Hasarı önlemek için
alınan bu tedbirler bir yere kadar fayda
gösterse de insan faktörü ve ürünün
birden çok yerde elleçlenmesi işin içine
girdiği zaman hasar kaçınılmazdır.
34
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
EMTİA FİYAT
ANALİZLERİ
G ü r k a n H Ü R Y I L M A Z / C E O P u r c h a s i n g Tu r k e y / g u r k a n h u r y i l m a z @ g m a i l . c o m
Değerli Satınalma Profesyonelleri,
Global piyasalar; jeopolitik risklerdeki değişikliğe göre hareket ederken emtia fiyatları da bu değişimlerden
etkileniyor. Rusya-Ukrayna arasındaki krizin derinleşmesi sonucu Rusya’ya yaptırımların artması gündeme
gelirken; Rusya’dan temin edilen Nikel, Titanyum gibi madenlerdeki arz sıkıntıları da üreticileri ve fiyatları
etkiliyor. %40’ı Rusya’ya bağlı titanyum madeninin kullanan Airbus ve Boeing firmalarının üretimlerinin
etkilendiği haberleri gündeme geldi. İlave yaptırımlar için Rusya Federasyonu Devlet Başkan Yardımcısı
Andrey Belousov “Rusya ikinci yaptırım paketinde otomobil ve hafif sanayiden bazı ürünlere ithalat yasağı
getirebilir.” şeklinde bir açıklama yaptı. Dünya’nın en fazla enerji ihraç eden ülkesi Rusya yaptırımlara karşı
hamlelerini yapıyor. En fazla sanayi imalatı yapan Çin ile enerji ortaklığını doğalgazdan sonra kömür alanına da taşıdı. Rostec ve Shenhua, Sibirya’da yer alan kömür havzalarında ortaklık için mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, iki ülke bölgede sanayi, altyapı, elektrik üretim tesisleri ile elektrik iletim hatları inşa edecek.
Rusya, İran ile birlikte de hamleler atıyor. İran Petrol Bakanı, “Rusya ile ticarette dolar yerine riyal ve ruble
kullanmayı planlıyoruz” dedi. Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak ise Rus ve İran şirketlerinin uzun yıllar
boyunca enerji ve endüstri alanında ortak projelere imza attığını kaydetti. Diğer yandan; Çin’deki para arzı
endişeleri ve FED’in 2015’te faiz oranlarını erken arttıracağı açıklamalarından sonra dolardaki yükselişin
etkisi ile emtialar üzerindeki azalış baskısı devam ediyor. Piyasalar FED’in 16-17 Eylül’deki toplantısından
çıkacak sonuçlara odaklanmış durumda. UBS AG emtia analistleri ‘’Doların güçlenmesi kesinlikle emtianın
zayıflamasına sebep oluyor’’ açıklamasında bulundu. Global piyasalar, İskoçya’da 18 Eylül’de yapılacak
bağımsızlık referandumunu da takip ediyor. Uluslararası finans uzmanları, İskoçya’da bağımsızlık referandumu öncesinde finans piyasalarında belirsizlik havasının hakim olması sebebiyle referanduma
kadar İngiliz sterlininde düşüşün devam edebileceği uyarısında bulundu. Bazı ekonomistler ise İngiltere
Merkez Bankası’nın faiz artırmak zorunda kalabileceği görüşünde. Bu gelişmeleri yakından izleyen Euro
bölgesinde ise Avrupa Merkez Bankası (ECB) sürpriz bir biçimde faiz indirimine gitti ve varlık alım planı
açıkladı. Euro Bölgesi ekonomisini desteklemek için politika faizini %0,05 ile tarihi düşük seviyeye çekti. Açıklamanın ardından euro, dolar karşısında 14 ayın en düşük seviyesine geriledi. ECB’nin genişleyici
politikaya gitmesi, piyasadaki likiditeyi arttıracak şeklinde yorumlandı. Açıklamanın ardından; piyasada
artan likiditenin de sanayi metallerine olan talebi arttıracağı düşüncesi ile LME’de bakır fiyatları %0.6
oranında yükseldi. Tüm bu gelişmelerden etkilenen Türkiye ekonomisi Q1’de %1.7 büyümesinin ardından
Q2’de dönemsel bazda %0.5 daralarak yıllık bazda %2.1 ile, 2012 yılının son çeyreğinden itibaren en düşük
hızla büyüdü. IMF, Türkiye’nin 2014 yılında %2,3 oranında büyüyeceğini tahmin etmektedir. Satınalma
Profesyonelleri, 2015 yılı bütçe hazırlıklarına bu gelişmeler altında başlıyor. Jeopotilik risklerden kaynaklanan belirsizlikler şu anda fiyat tahminlerini zorlaştırıyor. Bu sebeple şimdiden hazırlıklara başlamamız ve
gelişmelere göre fiyatları revize etmemiz daha doğru olacaktır. Ayrıca, tedarikçilerimizden de fiyat tahminleri konusunda destek alabiliriz. Önümüzdeki aylardan itibaren 2015 yılı bütçeleme çalışmalarına yer
vereceğiz.
Selamlarım ve Saygılarımla,
35
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Bakır - Alüminyum
Alüminyum - Nikel
Nikel - Çinko
ünyada bakırı en çok tüketen iki
ülke olarak Çin ve ABD’den gelen
veriler ve güçlü dolar bakır üzerinde
aşağıda baskı oluşturuyor. Çin’de
sanayi şirketlerinin kâr büyümesi
Haziran ayındaki 17,9’dan 7 ay içindeki
en hızlı şekilde Temmuz ayında
13,5’e gerilemesi; ABD ekonomisinin
genişleme hızının ikinci çeyrekte
geçtiğimiz ayın ilk tahmininden
fazla bir değişiklik göstermeyeceği
yönünde tahminler ile Bakır fiyatları
stoklarda yükseliş olmamasına rağmen
%1.17’lik düşüş gösterdi. 2014 yılının
geri kalanında Çin’in rafine bakır
tüketiminin enerji sektöründen gelecek
siparişlerle desteklenmesi bekleniyor.
Citibank fiyatların 0-3 aylık dönemde
7.000; 6-12 aylık dönemde 7.150$/
ton seviyesinde olmasını bekliyor.
Danske Bank; 2014 ve 2015 yılsonu
fiyatlarını sırasıyla 7.350 ve 7.950$/ton
olarak tahmin ediyor. Dukascopy Q4,
2015-Q1 ve Q2 ortalama tahminlerini
sırasıyla 6.947, 6.930 ve 6.973$/ton
olarak açıkladı. IMF Q4 ve 2015 yılsonu
beklentisini 7.056 ve 7.050$/ton olarak
tahminledi. TD Economics ise Bakır
fiyatlarını 2014-Q4, 2015-Q4 ve 2016Q2 için sırasıyla 3.10, 2.80 ve 2.75$/lb
olarak öngörüyor. Scotiabank 2015 yılı
Bakır fiyatlarının 2014 yılı ortalamasına
göre %1.90 oranında düşeceğini
belirtiyor.
artmasında; ABD ekonomisindeki
toparlanmanın hızlandığı işaretlerinin
talebi arttıracağı spekülasyonları da
etkili olduğu görülüyor. Stoklarında
azalmasında arz daralmalarının
etkisi görülüyor. Rusal 2014 yılının ilk
yarısında üretiminin %10.8 oranında
azaldığını açıkladı. Diğer yandan
Saxo Bank Çin’de son dönemde
araba talebinin artmasıyla alüminyum
fiyatlarında %10’luk artış bekliyor.
Citibank fiyatların 0-3 aylık dönemde
1.885; 6-12 aylık dönemde 1.900 $/
ton seviyesinde olmasını bekliyor.
Danske Bank; 2014 ve 2015 yılsonu
fiyatlarını sırasıyla 2.050 ve 2.250$/ton
olarak tahmin ediyor. Dukascopy Q4,
2015-Q1 ve Q2 ortalama tahminlerini
sırasıyla 1.935, 1.950 ve 1.973$/ton
olarak açıkladı. IMF Q4 ve 2015 yılsonu
beklentisini 2.083 ve 2.136$/ton
olarak tahminledi. TD Economics ise
Alüminyum fiyatlarını 2014-Q4, 2015Q4 ve 2016-Q2 için sırasıyla 0.94, 0.86
ve 0.88$/lb olarak öngörüyor.
24.000$/ton seviyesinde olmasını
bekliyor. Danske Bank; 2014 ve 2015
yılsonu fiyatlarını sırasıyla 19.500 ve
20.500$/ton olarak tahmin ediyor.
Dukascopy Q4, 2015-Q1 ve Q2 ortalama
tahminlerini sırasıyla 18.223, 19.539
ve 20.099$/ton olarak açıkladı. IMF
Q4 ve 2015 yılsonu beklentisini 18.943
ve 19.147$/ton olarak tahminledi. TD
Economics ise Nikel fiyatlarını 2014-Q4,
2015-Q4 ve 2016-Q2 için sırasıyla 8.50,
9.75 ve 10.50$/lb olarak öngörüyor.
Scotiabank 2015 yılı Nikel fiyatlarının
2014 yılı ortalamasına göre %30.30
oranında artacağını belirtiyor.
D
Alüminyum
K
utu içeceklerden uçak yapımına
kadar pek çok alanda kullanılan
bir metal olan alüminyum stokları
29 Ağustosta son iki yılın en düşük
seviyesi olan 4,8 milyon tona kadar
gerilerken, ağustos ayında fiyatlar
%7.61 oranında artış gösterdi. Fiyatların
Nikel
R
usya-Ukrayna arasındaki
gelişmeleri yakından izleyen Nikel
fiyatlarının; arz fazlalığı haberlerinin
de etkisi ile Ağustos ayında tansiyonu
düşerek %0.96 oranında artış gösterdi.
Stoklar ise yükselmeye devam ediyor.
Rusya’daki risk artar ise fiyatlar yerine
tırmanışa geçebilir. Diğer yandan;
Filipinler’in işlenmemiş minerallerin
ihracatını yasaklamayı düşünmesiyle
birlikte oluşabilecek arz sıkıntısı
endişeleri fiyatlara yukarı yönde baskı
yaratabilir. Ancak, doların güçlenmesi
ile bakır fiyatları aşağı yönlü seyir
izleyebilir. Citibank fiyatların 0-3 aylık
dönemde 22.000; 6-12 aylık dönemde
Çinko
S
tokların daralacağı söylentileri ile
Çinko fiyatları ay sonuna doğru
yükselişe geçerek Ağustos ayında
%0.51 oranında artış gösterdi. Fujitomi
Co. ‘a göre çinko, küresel açığın
büyümesi göz önüne alındığında bu
yıl en iyi performansı gösterenlerden
biri olabilir. Citibank fiyatların 0-3 aylık
dönemde 2.125; 6-12 aylık dönemde
2.200$/ton seviyesinde olmasını
bekliyor. Danske Bank; 2014 ve 2015
yılsonu fiyatlarını sırasıyla 2.450$/t
ve 2.650$/t olarak tahmin ediyor.
Dukascopy Q4, 2015-Q1 ve Q2 ortalama
tahminlerini sırasıyla 2.189, 2.229 ve
2.294$/ton olarak açıkladı. IMF Q4 ve
2015 yılsonu beklentisini 2.358 ve 2.373
$/ton olarak tahminledi. TD Economics
ise Çinko fiyatlarını 2014-Q4, 2015-Q4
ve 2016-Q2 için sırasıyla 1.06, 1.14 ve
1.30$/lb olarak öngörüyor. Scotiabank
2015 yılı Çinko fiyatlarının 2014 yılı
ortalamasına göre %25.00 oranında
artacağını belirtiyor.
36
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Kurşun - Diğer
Metaller
L
ME kurşun stokları artmaya devam
ederken fiyatlarda da Ağustos
ayında yükseliş devam etti. Ancak
Kurşun fiyatlarında da güçlü doların
aşağı yönlü etkisi olacaktır. Gelecek
dönem beklentileri ise şu şekilde
gerçekleşti : Citibank fiyatların 0-3
aylık dönemde 2.260; 6-12 aylık
dönemde 2.350$/ton seviyesinde
olmasını bekliyor. IMF Q4 ve 2015-Q4
beklentisini 2.252 ve 2.277 $/ton olarak
tahminledi. TD Economics ise Kurşun
fiyatlarını 2014-Q4, 2015-Q4 ve 2016Q2 için sırasıyla 1.04, 1.12 ve 1.20$/lb
olarak öngörüyor. Deutsch Bank 2015Q1 ve Q2 için fiyat tahminini öncekine
göre sırasıyla %2.2 ve %1.1 düşürmesine
rağmen 2015 yılı sonuna kadar
fiyatların %10.64 oranında artacağını
belirtiyor.
Diğer Metaller
P
aladyum, Rusya karşısında daha
fazla yaptırım ihtimallerinin
dünyanın en büyük paladyum
üreticisi olan ülkeden gelecek olan
arzı olumsuz etkileyeceği yönündeki
endişeleri giderek artırması ile, 13
yıldan uzun bir zamanın en yükseğine
tırmandı. Citibank paladyum fiyatlarının
0-3 aylık dönemde 890; 6-12 aylık
dönemde 920 $/oz seviyesinde
olmasını beklerken aynı dönem için
Platin fiyatlarını 1520 ve 1560 $/oz
olarak bekliyor.
IMF Uranyum
için Q4 ve 2015-Q4 beklentisini 28.4
ve 23.5 $/lb olarak tahminledi. TD
Economics’e göre Molibden fiyatları
2015 yılı sonuna kadar yatay bir seyir
izleyecek. Deutsche Bank’a göre Kalay
fiyatları 2015 yılı sonuna kadar %5.67
oranında artacak. Paslanmaz çelikte
Avrupa’lı büyük üreticiler Eylül ayı
prim değerlerini 430 kalite (1.4016) için
%1.55; 304 kalite (1.4301) için %0.14
www.b u y ernet work.net
Demir - Çelik /
Plastik
Diğer Metaller /
Demir - Çelik
oranında arttırırken; Japonya’nın en
büyük paslanmaz çelik üreticisi Nippon
Steel & Sumikin Stainless (NSSC)
Eylül ayı için fiyatlarında değişiklik
yapmadığını açıkladı.
Demir - Çelik
O
tomotiv sektöründen gelen güçlü
talep, Meksika’da soğuk rulo
fiyatlarını yükseltiyor. Çin’deki en
büyük paslanmaz çelik üreticilerinden
Taigang Stainless, 304 kalite fiyatlarını
Ekim ayı için değiştirmeyeceğini
bildirdi. Bu şekilde 3mm’lik 304 kalite
Sıcak Rulo fiyatı FOB 2900$/ton, 2mm
Soğuk Rulo fiyatı 3.050$/ton olarak
açıkladı. Çin’li Shagang sıcak rulo çelik
fiyatını Eylül ayı için 130-160RMB/
ton arasında düşürürken TİSCO Eylül
ayında fiyatı sabit tutacağını belirtti.
ArcelorMittal ise Q4 fiyatlarında 20€/
ton artış yaptığını açıkladı. Taywan’lı
Hsing karbon çelik teller için Eylül
ayı fiyatını ~%1.43 oranında düşürdü.
Baoshan Iron &Steel, Ekim ayı için
ürün fiyatlarını düşüreceğini açıkladı.
Şirket belirtilen ay için sıcak ve soğuk
haddelenmiş ürün fiyatlarını 100 CNY/
ton, galvanizli ürünlerini 80-100 CNY/
ton indirecek. Diğer yandan Güney
Afrika tarihindeki en uzun süreli platin
madeni grevlerinin ardından üretimi
eski seviyelere ulaştırmakta zorlanıyor.
5 ay süren grevler sebebiyle stoklar
tükendi. Yeniden başlanan üretimler ile
ancak Q4’te stoklar normal seviyeye
gelebilecek. Platinin en önemli talep
kaynaklarından biri olan otomotiv
sektörünün büyümeye devam etmesi
fiyatların artması için uygun bir ortam
oluşturuyor. IMF demir cevheri için Q4
ve 2015-Q4 beklentisini 95.1 ve 81.8 $/
ton olarak tahminledi. TD Economics
ise Demir Cevheri fiyatlarını 2014-Q4,
www.sat inalmadergisi.com
2015-Q4 ve 2016-Q2 için sırasıyla
95, 95 ve 95$/ton olarak öngörüyor.
Goldman Sachs demir cevheri fiyatının
bu yıl arzın talebi güçlü şekilde
aşmasına bağlı olarak beklentilerin
üzerinde düşüş gösterdiğini ve kısa
vadede bir toparlanmanın muhtemel
görünmediğini söyledi. Goldman Sachs
raporunda 2015 için demir cevheri fiyat
tahminini 80$/ton olarak korurken,
2016 tahminini 82 USD’den 79 USD’e
çekti. 2017 tahminini ise 85 USD’den
78 USD/ton seviyesine düşürdü.
Deutsche Bank göre demir cevheri
fiyatları 2015 yılı sonuna kadar %7.19
oranında azalacak.
Plastik
B
azı Orta Doğulu üreticiler, bu hafta
Güneydoğu Asya’ya yeni Eylül ayı
PE tekliflerini açıkladı. Açıklanan son
seviyelerin Ağustos ayı üzerinden
yenilendiği gözlendi. Üreticileri stok
baskısından uzak tutan kısıtlı PE
tedariki, bu ortak fiyat politikasının
ardındaki başlıca destekleyici faktör
oldu. Yurtiçinde PP piyasasındaki
düşüş eğilimi sürüyor. Zira, ham
madde maliyetleri gerilemeye devam
ederken, alım ilgisi halen durağan
seyrediyor. İtalya PP piyasasında Eylül
ayı beklentileri de azalış yönünde
görülüyor. Yurtiçinde; ihracatının
azalmasıyla birlikte zayıf seyreden
talep, süregelen nakit sıkıntıları ve
rahat arz, PVC piyasasını gölgelemeye
devam etti. Avrupa’da düşen maliyetler
PVC fiyatları üzerindeki artış baskını
azalttı. Çin’de de Eylül ayı PVC
fiyatlarında indirimler görülüyor.
Hindistan’da muson yağmurları
sonrası PVC talebinde toparlanma
beklenmesine rağmen bunun
fiyatları yukarı yönlü taşıyamayacağı
düşünülüyor.
37
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Orta Doğulu üreticiler Eylül ayı
tekliflerini değişmeyen seviyelerden
veya 10-30$/ton arasında değişen
düşüşlerle açıkladı. Gerileyen ham
madde maliyetleri ve özellikle
LAYPE ve YYPE için zayıf seyreden
talep, fiyatlar üzerinde baskı kurdu.
Avrupa’da Ağustos ayı PE işlemleri
Temmuz’a kıyasla çoğunlukla 20€/
tona varan indirimlerle tamamlanırken;
Eylül ayında daha belirgin düşüşler
bekleniyor. Çin’de stiren fiyatlarının
gevşemesi ile PS fiyatları azalma
eğilimi gösterirken; yurtiçinde satıcılar
Eylül ayına istinaden doğan zayıf
beklentiler ışığında PS faaliyetlerinin
durağan seyretmesini bekliyor.
Avrupa’da da PS fiyatlarında ağustos
sonunda gevşemeler görüldü. ABS
fiyatları Çin ve Avrupa’da eylül
ayında düşüşe hazırlanırken; yurtiçi
piyasalarda da daha önce açıklanan
artışlar geri alınmaya başlandı. PET
fiyatlarının Avrupa düşüş eğilimli;
Çin’de ise durağan olduğu görülüyor.
Türkiye’de ise ithal PET fiyatlarının
son haftalarda kaydettikleri düşüşlere
rağmen yurtiçi mallar karşısında
rekabet gücünden yoksun kaldığı
gözleniyor.
Kağıt
A
ğustos ayında kağıt satış
fiyatlarına baktığımızda yatay
hareketler görülürken; Avrupa
piyasalarında Kraft/Kahverengi %1.36,
Kraft/Beyaz %9.19, Testliner2/3 ort.
%14.14, RB Fluting %22.52’lik artışlar
gösterdi. OMÜD verilerine göre dünya
ve yurtiçi kağıt fiyatları Ağustos ayında
ortalama %1.80 azaldı. Yurtiçi fiyatlarına
baktığımızda fiyatlar şu şekilde değişti
: Esmer Testliner -%9.8, Beyaz Testliner
www.sat inalmadergisi.com
Kağıt / Enerji
Enerji / Benzin - Motorin
-%2.8, Fluting %1.40; Dünya fiyatlarına
baktığımızda ise fiyatlar şu şekilde
değişti : Kraft Liner -%1.80, Beyaz Kraft
Liner %5.2, Fluting %3.2, Beyaz Test
Liner -%3.2. Geri dönüşen kağıtlarda
fiyatlar yurtiçinde oluklu mukavva
ortalama %2.6 azalırken ve karışık kağıt
atıkları %5.1 artış gösterdi. Dünyada ise
fiyatların yatay hareket ettiği görüldü.
ekimden itibaren doğalgaz fiyatlarının
artacağını, ancak bu artışın geçen
yılki kadar olmayacağını kaydetti.
Saxo Bank, geçen yıl ABD’de sert bir
kışın yaşandığını, ancak Avrupa’da
soğuk olmaması nedeniyle fiyatların
nispeten düşük kaldığı hatırlatılırken;
Ukrayna ile ilgili sorunlar nedeniyle
Rusya’nın Avrupa’ya verdiği doğalgazı
kesebileceği riskini de vurguladı.
Öngörülen senaryolar arasında
Rusya’dan Avrupa’ya tedarik edilen
tüm doğalgaz kaynaklarında 7 aya
varan kesintiler bulunuyor. Türkiye ise
olası bir kesintiden en çok etkilenecek
ilk üç ülke arasında gösterilirken
BOTAŞ’ın şimdiden önlem alması
öneriliyor.
Plastik - Kağıt
PE yurtiçi piyasalarına baktığımızda;
www.b u y ernet work.net
Enerji
E
nerji Bakanı Taner Yıldız
yaptığı açıklamada zayıflayan
TL nedeniyle artan maliyetlere
rağmen Eylül ayında doğalgaza
zam yapılmayacağını açıkladı.
Doğalgaz fiyatları aylık, elektrik
fiyatları ise çeyreksel belirlendiğinden
önümüzdeki ay başında iki kolda
da fiyat değişikliği yapılma ihtimali
olabilir. Global piyasalarda jeopolitik
risklerin izlenmeye devam ederken;
Fitch, Avrupa’nın Rusya gazına olan
bağımlılığının en az 10 yıl daha devam
edeceğini bildirdi. Diğer yandan
Commerzbank analistleri, “Doğudaki
büyük petrol limanlarının yeniden
açılması ile Libya’nın petrol arzının
daha da artması ile arz fazlalığı
oluşma ihtimalinin Brent petrolde kısa
süre içinde toparlanma yaşanmasını
imkansız hale getirdiğini savunuyor.
BNP Paribas, 2015 yılı için Brent
petrolün tahminini 2 puan düşürerek
106 $/varil olarak belirledi. Yurtiçindeki
pompa fiyatlarında ise döviz kurundaki
yükselişler sebebi ile indirimler
görülmedi. Citibank 6-12 aylık dönemde
NYMEX doğal gaz fiyatlarında %11.4’lük
artış bekliyor. Deutsche Bank ise
2015 yılı sonuna kadar doğalgaz
fiyatlarının %3.4 oranında düşeceğini
öngörüyor. Diğer yandan Saxo Bank,
Benzin - Motorin
K
üresel kriz ve savaşlara rağmen
artan üretim ve daralan talep petrol
fiyatlarını 98.46 USD seviyelerine kadar
düşürerek, fiyatların son 16 ayın en
düşük seviyesine gelmesine neden
oldu. Saxo Bank, artan petrol üretiminin
fiyatların üzerinde aşağı doğru baskı
yapmayı sürdüreceğini belirtirken;
başta Irak olmak üzere yaz aylarından
itibaren jeopolitik riskler düşmeye
başladığını; kısa vadede fiyatların
düşün seyreceğini de ilave etti. ABD ve
OPEC ülkelerindeki üretimin yüksek
seyretmesinin yanında Libya, Irak ve
İran’dan gelen üretim artışları fiyatlarda
azalış baskısı yaratacak. Ancak, bu
durum uzun sürmeyebilir. Zira Suudi
Arabistan geçen ay günlük petrol
üretimini 400 bin varile çekeceğini
duyurdu. 2015 için küresel petrol talebi
artışı tahminini de günlük 1,2 milyon
varil seviyelerine çeken IEA, 2015’te
küresel petrol talebinin günlük 93,8
milyon varil olacağını bildirdi.
38
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Benzin - Motorin / Tarım
-Gıda - Et
ABD’nin üretiminin artacağını ve
global talebin gerileyeceğini öngören
Enerji Bilgi İdaresi (EIA), 2014 yılı için
Batı Teksas petrolü ortalama fiyat
tahminini 100,45 dolar/varilden 98,28
dolar/varile ve 2015 yılı için tahminin
96,08 dolar/varilden 94,67 dolar/
varile indirdi. EIA, Brent petrolü için
2014 ve 2015 yılı tahminlerini 108,11 ve
105 dolar/varilden 106 ve 103 dolar/
varil seviyesine çekti. Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ham
petrol fiyatlarında istedikleri oranda
olmasa da bir gevşeme yaşandığını,
bunun Türkiye açısından olumlu bir
gelişme olduğunu belirtirken; dolar
paritesinin yüksek olması sebebiyle
hedeflenen maliyetlere inilemediğini
belirtti. Petrol fiyatlarındaki düşüş
ile birlikte USD kurundaki azalış
veya yatay hareketin yurtiçi pompa
fiyatlarına indirim olarak yansıması
beklenecektir.
Tarım - Gıda - Et
Tarım-Gıda-Et / Döviz
Kurları / Altın ve Gümüş
Meyve -%1.14, Çeşitli/Hazır Yiyecekler
%0.69, Tütün/Alkollü-Alkolsuz İçkiler
%5.41 ve Dışarıda Yenen Yemek
%0.43. FAO Gıda endeksi Ağustos
ayında %3.58’lik gerileme ile Eylül
2010 sonrasındaki en düşük seviyeyi
gördü. Örgütün süt ürünleri endeksi
%11 gerilerken, bitkisel yağ endeksi
%8’lik azalma ile Kasım 2009’dan bu
yana en düşüğü gördü. Pamuk, soya
çekirdeği, mısır ve buğday fiyatları,
ABD’deki çiftçilerin rekor düzeyde
olması beklenen hasatından önce,
aşağı yönlü eğilim gösteriyor. Saxo
Bank, Brezilya’da kahve üretiminin
yapıldığı yerlerle yaşanan kuraklık
nedeniyle kahve fiyatlarının arttığını
belirtirken kahve fiyatlarında yukarı
yönlü risklerin sürdüğünü de ilave etti.
Citibank’ın 6-12 aylık periyotta gıda
fiyatları tahmini ise şu şekilde oluştu
: Mısır %8.6, Buğday -%9.1, Soya -%8.2,
Pirinç %11.2, Şeker %22.7, Kahve %2.2
ve Kakao -%0.6. Fiyat endeksimize
baktığımızda ise ağustos ayında
meyvede ithal kalemlerin; sebzede ise
yeşilliklerin arttığını görüyoruz.
İ
TO geçinme indeksine göre Ağustos
ayında fiyatı en fazla artan gıda ürünü
%34.81 ile limon olurken, bunu %3.826
ile Pirinç ve %3.55 ile Kıvırcık Salata
fiyatları izledi. Bamya ise %13,92 ile
Temmuz ayında fiyatı en fazla azalış
gösteren ürün olurken, bunu %10.94 ile
Armut ve %10.53 ile Erik fiyatları takip
etti. Geçinme Endeksi’nde yer alan 242
ürünün 79’unun perakende fiyatı arttı,
32 ürünün fiyatı düştü ve 131 ürünün
fiyatı ise değişmedi. Grup bazında
aylık değişimler şu şekilde görüldü
: Ekmek/Tahıllar %0.58, Et/Balık/
Kümes Hayvanları %1.62, Yağlar Süt/
Süt Mamulleri %0.58, Yaş Kuru Sebze/
Döviz Kurları / Altın ve
Gümüş
F
ED para politikası toplantısı
tutanaklarında çoğu üyenin
beklenenden daha erken bir dönemde
faiz artırımı kararı alınabileceğini
belirtmesinin ardından Dolar’ın diğer
gelişmiş ülke para birimleri karşısında
değeri artarken, EUR/USD paritesi de
düşüş gösterdi. Standard Bank yaptığı
açıklamada; ödemeler dengesindeki
güçlü dengenin zayıflamasını ve ABD
tahvil faizlerinin aksine Euro Bölgesi
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Döviz Kurları / Altın ve
Gümüş
tahvil faizlerinin düşmesini neden
göstererek; EUR/USD paritesinin 6 ay
içerisinde 1.25’e gerilemesini beklediği
uyarısında bulundu. TCMB Beklenti
anketine göre USD cari yıl sonu kuru
2.19 ve 12 ay sonrası kuru 2.26 olarak
açıklandı. Ayrıca TCMB enflasyon
görünümünde belirgin bir iyilesme
sağlanana kadar para politikasındaki
sıkı duruşun sürdürüleceğini belirtti.
Citibank gelecek 12 aylık EUR/USD
parite tahminini 1.32 olarak açıklarken
Almanya ekonomosindeki büyüme
beklentilerindeki düşüşe istinaden
piyasaların 1.27’i test edebileceğini
öngörüyor. Danskebank pariteyi 3 aylık
dönemde 1.27, 6 aylık dönemde 1.26
ve 12 aylık dönemde 1.25 tahminliyor.
TD Economics 2014-Q4, 2015-Q4 ve
2016-Q2 için EUR/USD paritesinin
sırasıyla 1.29, 1.22 ve 1.25 olacağını
raporluyor. Scotiabank’ın EUR/USD
parite tahmini ise 2014 yılsonu için
1.30 ve 2015 yılsonu için 1.24 oldu.
Citibank, USD kuru beklentisi ise 0-3
aylık dönem için 2.17 olurken 6-12 aylık
dönem için 2.30 oldu. TD Economics
USD kurunu 2014-Q4, 2015-Q1 ve
2015-Q4 için sırasıyla 2.22, 2.25 ve
2.20 olarak tahmin ederken; aynı
dönemler için EUR kurunu 2.86, 2.88 ev
2.68 olarak tahminledi. Scotiabank’ın
USD kur tahmini ise aynı dönemler
için 2.18, 2.20 ve 2.22 oldu. Citibank
6-12 aylık dönemde altın ve gümüş
fiyatları için sırasıyla %5.7 ve %8.3 artış
beklerken Danskebank ve Dukas
ise düşüş bekliyor. ABD’de faizlerin
beklenenden daha önce artırılacağı
spekülasyonunun doları güçlendirmesi,
yatırımcıların altından uzaklaşmasına
sebep olmuş ve altının ons fiyatı
son yedi ayın en düşük seviyesine
indirmişti.
39
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Yurtiçi Fiyat ve Maliyet
Endeksleri
Diğer Emtialar ve Haberler
S
unSirs tarafından izlenen verilere
göre Ağustos ayında yükselen bazı
emtialar : Cam %4.67, Alüminyum
%2.87, Sıvılaştırılmış Gaz %1.65, Soğuk
Haddelenmiş Levha %0.91; Nikel
%0.59, PP %0.51 ve fiyatı düşen bazı
emtialar : Stiren-Bütadien Kauçuk
%7.25, Devir Cevheri %6.07, Doğal
Kauçuk %4.35, Vidalı Çelik %3.50,
LLDPE %3.43, HDPE %2.48, Kurşuk
%2.39, Sıcak Haddelenmiş Rulo %1.88,
PA6 %1.69, Gümüş %1.67 şeklinde
görüldü. Scotiabank’a göre Kereste
fiyatlarının 2015 yılı ortalaması 2014
yılına göre %9.86 oranında artacak.
IMF’e göre Tomruk fiyatları 2015 yılı
sonuna kadar %1.8 artarken, kesilmiş
ağaç %2.0 azalacak. IMF aynı dönem
için Kauçuk fiyatlarında ise %15.7 artış
bekliyor.
reticilerin ürün fiyat değişimlerini
izleyerek tedarikçilerimizin
maliyetlerinde fikir edinebileceğimiz
fiyat ve maliyet endeksleri aşağıda
verilmiştir :
OCAK
ŞUBAT
BAKIR
101,05
96,82
ALÜMİNYUM
99,04
93,62
NİKEL
105,45
95,61
ÇİNKO
102,49
KURŞUN
KALAY
MART
sektörleridir. Buna karşılık bilgisayarlar
ile elektronik ve optik ürünler (%-5,68),
metal cevherleri (%-1,11) ve makine ve
ekipmanlar (b.y.s) (%-0,34) bir önceki
aya göre endekslerin en fazla düşüş
gösterdiği alt sektörler oldu.
Tarım ÜFE, 2014 yılı Temmuz ayında
bir önceki aya göre %0,73 azalırken, bir
önceki yılın Aralık ayına göre %5,89,
bir önceki yılın aynı ayına göre %6,32
ve on iki aylık ortalamalara göre %7,04
artış gösterdi. Aylık değişim; tarım ve
avcılık ürünlerinde %0,74, ormancılık
ürünlerinde %0,06 ve balıkçılıkta %1,42
azalış gerçekleşti.
Yurt dışı üretici fiyat endeksi (YDÜFE), 2014 yılı Temmuz ayında bir
önceki aya göre %0,62 artış, bir önceki
yılın Aralık ayına göre %2,09 artış, bir
önceki yılın aynı ayına göre %10,90
artış ve on iki aylık ortalamalara
göre %15,71 artış gösterdi. Bir önceki
aya göre endekslerin en fazla artış
gösterdiği alt sektörler; kauçuk ve
plastik ürünler (%1,79), giyim eşyası
(%1,67), ana metaller (%1,64) alt
Ü
NİSAN
MAYIS
HAZİRAN
TEMMUZ
93,78
87,49
89,56
85,55
84,17
89,87
88,20
89,56
83,78
82,73
94,92
87,23
83,99
79,40
77,88
98,97
89,63
88,84
90,18
87,83
102,22
95,91
87,80
84,65
91,95
103,08
96,65
95,07
85,42
85,52
AĞUSTOS
www.sat inalmadergisi.com
Yurtiçi Fiyat ve Maliyet
Endeksleri
Tedarikçilerimizin maliyetlerinin
artışı hakkında bize fikir veren
göstergelerden biri olan Yurt içi
üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2014 yılı
Ağustos ayında bir önceki aya göre
%0,42, bir önceki yılın Aralık ayına
göre %6,33, bir önceki yılın aynı ayına
göre %9,88 ve on iki aylık ortalamalara
göre %9,55 artış gösterdi. Bir önceki
aya göre endekslerin en fazla artış
gösterdiği alt sektörler; gıda ürünleri
(%1,59), deri ve ilgili ürünler (%1,54),
ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç)
(%1,47) alt sektörleridir. Buna karşılık
ham petrol ve doğal gaz (%-3,10),
diğer ulaşım araçları (%-2,76), ve kok
ve rafine petrol ürünleri (%-2,00) bir
ay önceye göre endekslerin en fazla
gerilediği alt sektörler oldu.
Yurtiçi Fiyat ve Maliyet
Endeksleri
EMTİALAR
www.b u y ernet work.net
Gürkan HÜRYILMAZ
CEO, Purchasing Turkey
[email protected]
ŞUBAT
2014
MART
2014
NİSAN
2014
MAYIS
2014
HAZİRAN
2014
TEMMUZ
2014
AĞUSTOS
2014
87,71
87,93
86,98
83,03
82,86
86,77
87,54
86,52
79,46
79,03
79,99
84,86
82,95
87,77
93,84
100,98
78,62
79,31
83,27
92,57
104,45
108,18
104,91
105,98
99,93
94,18
95,11
100,38
95,06
96,43
105,13
112,46
113,03
85,56
92,49
87,69
87,13
87,25
85,37
86,39
89,27
92,10
94,72
93,16
92,61
90,04
90,60
94,99
94,97
94,46
92,73
92,32
89,73
EYLÜL
EKİM
KASIM
ARALIK
87,76
90,17
89,47
86,69
91,46
84,79
86,12
87,56
81,18
84,28
78,94
79,54
83,30
76,84
80,17
85,91
89,96
89,91
92,26
88,91
86,33
85,26
90,59
87,00
90,99
81,13
81,70
87,19
96,08
94,44
OCAK
2014
40
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
EMTİALAR
OCAK
ŞUBAT
MART
NİSAN
MAYIS
HAZİRAN
TEMMUZ
AĞUSTOS
EYLÜL
EKİM
KASIM
ARALIK
OCAK
2014
ŞUBAT
2014
MART
2014
NİSAN
2014
MAYIS
2014
HAZİRAN
2014
TEMMUZ
2014
AĞUSTOS
2014
ALTIN
99,58
94,62
95,30
87,59
83,87
73,95
79,19
82,83
79,44
79,32
73,60
71,45
74,13
74,93
79,94
76,36
76,30
78,95
76,39
76,46
GÜMÜŞ
103,76
93,78
86,95
79,11
73,11
62,97
64,59
76,58
70,23
71,91
63,98
63,17
62,55
64,37
69,52
64,20
61,74
68,29
65,89
63,07
MOTORİN
101,20
102,87
101,67
97,61
100,96
102,87
104,78
110,05
106,46
106,46
108,37
110,77
113,16
113,64
103,83
103,59
104,55
107,18
105,74
105,98
BENZİN(95)
104,09
104,09
101,94
98,06
101,51
101,51
104,30
106,45
103,01
103,01
105,16
106,45
109,03
109,25
107,53
108,39
107,96
110,11
107,10
107,10
GEMİ YAKITI
103,14
100,72
99,28
94,90
94,51
96,50
97,92
102,69
99,22
99,70
100,06
99,70
98,13
93,78
94,75
97,95
97,92
94,87
93,15
DOĞALGAZ-TR
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
SANAYİ KÖMÜRÜ
100,00
103,86
103,86
103,86
103,86
103,86
103,86
113,51
113,52
117,80
117,80
117,80
LNG
100,00
101,25
101,16
107,24
107,24
107,24
107,34
107,63
108,08
108,39
112,16
112,44
LPG
100,00
96,34
96,34
96,34
90,03
91,70
94,09
94,09
102,78
101,17
103,26
FUEL-OİL
100,00
100,00
104,45
103,96
99,53
101,50
104,94
104,94
108,89
111,84
ELEKTRİK
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
USD
98,61
101,40
101,90
100,93
106,42
108,45
108,94
114,36
EUR
101,49
99,67
98,49
100,23
104,48
106,52
108,78
114,35
EUR/USD
102,92
98,30
96,65
99,30
98,17
58,23
99,85
99,99
YURT İÇİ ÜFE
99,82
99,69
100,50
99,99
100,99
102,46
103,48
YURT DIŞI ÜFE
86,32
86,73
86,86
86,06
87,06
90,45
92,05
TARIM ÜFE
97,68
100,00
100,00
117,80
117,80
117,80
117,80
116,60
117,80
112,71
112,85
121,11
122,19
122,65
122,90
122,93
122,75
113,87
113,59
110,33
108,74
108,46
108,46
107,65
106,15
109,67
110,36
108,89
109,38
118,25
114,80
114,80
112,34
111,35
112,34
111,84
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,06
100,06
100,06
100,06
113,18
112,96
114,20
122,28
127,44
124,91
121,01
118,65
118,01
119,33
120,75
121,53
115,72
115,20
116,76
126,30
129,76
129,75
125,88
123,97
121,11
123,19
121,95
120,81
102,24
101,98
102,24
103,29
101,82
103,88
104,02
104,48
102,63
103,24
101,00
99,41
103,52
104,43
105,15
105,80
106,97
110,52
112,05
112,88
112,97
112,38
112,45
113,27
113,74
94,05
96,93
96,32
97,23
100,00
105,73
105,80
101,68
----
---
---
101,46
106,68
117,80
---
112,44
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
102,78
TÜFE
101,65
101,95
102,63
103,06
103,21
104,00
104,32
104,21
105,01
106,90
106,91
107,40
109,52
109,99
111,23
112,73
113,17
113,53
114,04
114,15
--
ASGARİ ÜCRET
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
104,37
104,37
104,37
104,37
104,37
104,37
109,43
109,43
109,43
109,43
109,43
109,43
109,43
109,43
HAM PETROL GLOBAL
106,47
100,13
105,94
101,85
99,87
106,79
117,41
124,28
110,75
103,11
101,13
103,99
105,94
114,06
108,55
108,26
112,28
122,60
106,67
104,35
DOĞALGAZ GLOBAL
97,60
103,53
118,23
129,19
118,38
106,41
100,21
108,64
106,68
104,48
115,83
127,52
143,97
133,97
126,16
140,47
135,66
132,19
112,77
120,13
KRAFT (KAHVE/BEYAZ)
99,57
99,07
98,89
99,58
99,91
100,30
100,33
99,85
99,90
98,98
98,67
99,96
97,51
96,17
95,65
95,69
95,73
95,58
90,87
95,58
TESTLİNER(2/3)
96,97
100,68
103,42
104,48
104,57
104,22
104,16
108,03
110,02
111,25
112,92
99,89
113,50
113,54
112,41
112,13
108,77
106,91
93,19
106,91
DÜZ YUVARLAK ÇELİK
101,55
98,45
100,78
100,00
100,78
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
106,98
PROFİL DEMİR
100,00
95,10
95,10
95,10
95,10
92,16
92,16
92,16
90,20
90,20
90,20
90,20
90,20
90,20
86,27
86,27
87,25
87,25
87,25
89,22
PİK (H1-H2)
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
105,15
105,15
105,15
105,15
100,00
100,00
104,12
104,12
104,12
104,12
109,28
KÖŞEBENT
100,00
98,29
98,29
98,29
98,29
94,02
94,02
92,31
88,89
88,89
88,89
88,89
88,89
88,89
88,89
88,89
89,74
89,74
89,74
91,45
HURDA DEMİR
100,00
100,00
102,77
99,38
98,46
97,23
102,77
102,77
115,54
125,69
125,69
131,23
136,77
122,00
135,23
129,69
129,69
122,31
122,31
133,38
HRP SAC
103,99
102,40
100,00
99,33
96,00
96,00
101,20
99,60
95,59
95,59
96,79
96,79
95,20
95,20
95,20
95,20
96,79
96,79
96,79
98,40
DKP SAC
102,75
102,75
104,82
104,13
103,79
103,79
103,79
103,10
99,65
99,65
101,03
101,03
97,24
96,55
95,17
95,17
96,55
96,55
93,79
95,17
GALVANİZLİ SAC
110,33
110,33
105,81
105,16
102,59
102,59
110,97
107,74
101,93
104,52
103,23
103,23
101,93
101,93
100,33
100,97
101,62
102,26
103,23
102,26
ETİAL SICAK LEVHA
97,53
99,94
100,36
97,32
101,31
104,56
102,25
109,39
107,92
105,61
107,08
113,48
121,35
118,83
116,52
112,54
111,17
112,75
115,05
126,81
ETİAL METALİK FOLTO
97,61
99,91
100,54
97,39
101,23
104,63
102,37
109,35
108,26
105,77
107,34
113,45
121,36
118,87
116,64
112,76
111,18
115,50
117,55
129,30
ETİAL KÜLÇE /T.İNGOT
97,64
99,93
100,40
97,39
101,28
104,54
102,23
109,33
108,10
105,68
107,09
113,48
121,29
118,79
116,47
112,58
111,20
113,64
115,86
127,69
ETİAL YUVARLAK İNGOT
97,64
99,95
100,43
97,51
101,35
104,54
102,23
109,49
18,33
105,91
107,41
113,67
121,40
118,98
116,63
112,80
111,42
113,08
114,93
134,28
DEMİR CEVHERİ
117,12
120,31
108,87
106,93
96,50
89,34
98,99
106,69
104,44
103,19
106,07
105,68
99,69
94,47
87,00
89,17
78,26
72,17
74,75
72,07
DÖKÜM PİKLERİ
98,58
95,01
98,09
96,12
98,02
102,74
105,48
109,68
113,77
110,37
111,34
112,97
122,86
120,33
120,12
117,86
116,13
117,10
117,10
117,38
PASLANMZ PRİM -430K
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
98,53
101,59
100,41
94,53
100,18
101,12
104,18
105,12
PASLANMAZ PRİM -304K
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
95,70
99,19
100,65
103,17
114,03
130,72
134,21
134,31
106,24
102,45
95,74
92,19
97,70
90,37
82,42
82,61
84,83
81,50
80,06
82,27
74,80
68,98
73,36
70,60
66,66
67,10
64,92
59,49
99,31
97,18
95,05
95,98
95,41
97,39
95,94
97,35
98,07
99,60
99,41
99,82
99,80
100,43
100,69
101,21
101,86
102,07
102,93
100,93
ABS
102,36
104,93
104,28
101,28
95,07
97,00
97,00
97,43
97,22
97,22
93,58
94,22
94,22
94,22
92,08
92,08
92,08
92,08
92,08
92,72
HIPS
103,77
106,13
101,36
97,50
96,36
96,82
97,73
97,95
97,73
97,73
95,91
96,59
96,59
96,59
92,05
92,05
92,05
90,91
92,05
92,50
PVC
100,63
101,05
100,21
96,25
98,34
100,83
100,83
102,30
99,79
99,79
99,79
99,79
99,79
99,79
99,79
99,16
99,79
100,41
100,83
101,25
PP
101,65
100,24
101,24
96,43
97,94
99,51
99,46
102,60
101,22
100,26
100,56
101,85
102,04
101,04
103,05
101,10
104,63
106,55
107,42
107,85
PE
100,66
97,32
96,49
93,87
93,96
95,21
95,34
99,28
96,75
95,85
97,01
98,33
98,84
97,39
97,53
97,28
99,68
102,69
104,83
105,12
PA
101,26
109,78
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
103,15
101,26
101,26
97,16
105,36
97,16
97,16
97,16
95,38
PAMUK
110,22
113,21
117,49
116,35
105,52
113,69
113,55
111,10
114,97
101,93
104,52
111,90
112,96
117,16
122,24
125,47
115,10
96,77
83,98
88,53
KAKAO
97,69
96,82
99,74
106,71
101,08
98,22
106,29
111,54
117,78
11840
123,81
117,80
130,26
128,82
130,48
128,38
136,42
138,36
141,88
143,69
KAHVE
102,29
104,53
100,78
99,87
94,08
88,79
88,68
86,70
82,24
75,46
81,22
80,69
95,74
123,22
113,25
127,64
110,11
111,95
121,28
123,38
ŞEKER
93,33
96,58
93,21
93,42
87,94
90,23
89,66
87,46
93,48
92,58
86,75
84,14
81,01
91,,21
87,51
91,32
88,51
90,84
83,33
79,96
SOYA
104,80
102,86
98,95
99,15
107,21
101,90
87,70
96,30
90,07
88,93
93,80
90,22
91,72
100,06
105,28
103,72
106,36
93,61
76,56
72,72
BUĞDAY
101,67
95,26
91,60
93,31
89,04
81,71
81,30
79,74
80,93
8247
81,90
77,55
72,31
79,48
83,43
85,58
74,89
68,91
63,46
65,26
PİRİNÇ
103,63
104,31
102,73
99,97
102,93
105,99
106,70
106,26
100,77
102,25
107,00
106,16
102,96
101,68
105,59
105,28
100,03
91,05
86,07
84,69
MISIR
105,24
101,97
96,30
92,80
94,94
76,21
69,73
69,06
62,85
61,05
60,76
60,26
62,34
72,58
72,59
66,52
59,05
50,32
52,32
ÇİĞ SÜT
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
111,11
111,11
111,11
111,11
111,11
111,11
116,67
116,67
116,67
116,67
116,67
127,78
127,78
KIRMIZI ET
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
101,42
104,37
105,90
106,85
107,48
110,96
110,96
114,17
BEYAZ ET
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
103,99
106,03
106,43
113,53
113,53
113,53
112,86
112,86
100,00
125,11
125,11
118,59
118,59
91,54
77,67
86,04
84,19
87,40
88,99
88,99
84,98
91,72
91,72
91,72
94,67
94,58
96,12
MEYVE
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
110,16
106,83
120,37
128,35
119,90
126,73
129,46
154,74
SEBZE
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
102,47
91,42
107,91
100,53
89,42
96,63
87,47
121,42
99,58
99,45
100,49
101,44
100,38
99,12
97,04
95,66
95,30
96,62
96,22
96,24
94,90
97,35
99,53
97,89
97,19
96,33
95,38
91,97
KAUÇUK-SİNGAPUR
KERESTE-GLOBAL
YEM (SÜT SIĞIR)
FAO GIDA İNDEKSİ
67,50
91,72
41
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Simge ERDAĞ
[email protected]
Empatİk Dİnleme
“Seni duyuyorum fakat
dinlemiyorum!”
Duymak doğal olarak gelişen
bir yetidir ve sonradan edinilmez.
Nasıl duyacağınızı öğrenmezsiniz,
sadece duyarsınız. Duyduklarınızı
anlamlandırma ise dinlemeyle olur.
Duyduğunuz sesleri “dinlemeden” bir
anlam çıkaramazsınız. Dinlemenin
birçok çeşidi vardır ve karşımızdaki
insanı en iyi şekilde anlayabilmemize
yarayan ise empatik dinlemedir - bir
başka deyişle “can kulağıyla dinlemek”.
Empati nedir sorusuna hemen
hemen herkesin vereceği cevap
“kişinin kendini karşısındakinin
yerine koymasıdır” olacaktır. Fakat bu
“yerine koyma” genel olarak yanlış
anlaşılır ve “senin yerinde olsam bunu
yapmazdım”, “bir arkadaşım da aynı
durumu yaşadı” gibi ifadelerin empatik
iletişimin parçası olduğu düşünülür.
Empati “kişinin kendini duygu
ve düşünce olarak karşısındakinin
yerine koyma” becerisidir. Söylenenin
ötesini duymak, satır aralarını
okumak, karşınızdaki kişinin bakış
açısıyla bakmak ve onun duygu ve
düşüncelerini hissetmeye çalışmaktır.
Empatik dinleme sayesinde
dinleyici konuşana şu mesajı verir,
“Sorununu ve bu konuda ne hissettiğini
anlıyorum, söylediklerinle ilgileniyorum
ve seni yargılamıyorum.”. Dinleyici bunu
gerek sözleriyle gerek vücut diliyle karşı
tarafa göstererek konuşanın kendini
daha iyi ifade edebilmesine yardımcı
olacaktır.
Empatik dinlemede önemli
olan ilk adım sözel olan ve olmayan
ipuçlarının farkına varabilmektir.
Duymak dışındaki diğer duyularla da
bilgiyi işlemek yani söylenmeyenleri
de “duymak” gerekir. Tabii ki bunları
sadece sizin bilmeniz yetmez, aynı
zamanda karşınızdaki kişiye de onu can
kulağıyla dinlediğinizi göstermelisiniz.
Örneğin: “Bu konu hakkındaki
düşüncenizi öğrenmek önemliydi”,
“Bakış açınızla ilgili daha fazla bilgi
almak isterim”, “Konuyla ilgili duygu
ve düşüncelerinizin nasıl şekillendiğini
paylaştığınız için teşekkür ederim” gibi
cümleler karşınızdaki kişiyi gerçek
anlamda dinlediğinizi gösterebilir fakat
bunları söylerken vücut dilinizin de aynı
mesajı vermesi gerekir.
Söylenenleri takip ettiğinizi
göstermek, empatik dinleme
davranışlarından bir diğeridir.
Karşınızdaki kişinin ne söylediğini
hatırladığınızı
belirtmek için
“Özetle sorun
olarak gördüğünüz
noktalar şunlardır...”,
“Anlaşmaya
vardığımız konular
kısaca...”, “Sonraki
adım olarak tavsiyem
budur - ne dersiniz?”
gibi konuşmayı
özetleyen ve önemli noktaları
vurgulayan mesajlar da konuşanı ve
konuyu önemsediğinizi gösterir.
Bir diğer davranış, dinlediğinizi
göstererek konuşanın konuşmasına
devam etmesini sağlamaktır. “Hmmm”,
“Evet”, “Güzel bir bakış açısı” gibi
ifadeler veya mimik ve hareketlerinizle
konuşmaya devam edebileceğini
gösterebilirsiniz.
Tüm bunları yaparken,
karşınızdaki kişinin ses tonu, duruşu,
kullandığı kelimeler, yüz ifadesi gibi
işaretleri de dikkate alıp kendinizi
onun yerine koymanız ve olaylara
onun duygu ve düşüncesiyle bakmanız
empatik dinlemenin temelini oluşturur.
Bunu yaparken tüm önyargılardan
ve eleştirilerden uzak olmanız; o’nun
yerindeymiş gibi değil o imiş gibi
düşünmeniz gerekir.
Empatik dinleme sırasında
veya sonrasında vereceğiniz cevaplar
da sizin ne konuyu ne denli önem
vererek dinlediğinizi gösterecektir.
Asla konuşanın lafını yarıda kesip bir
çözüm üretmeye çalışmayın. Birkaç
saniye bekeyin; böylece konuyu
düşündüğünüz ve uygun bir çözüm
bulmaya çalıştığınızı göstermiş
olursunuz.
42
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
Çalışma
Hayatı
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
S e r t a ç S e d a t KÖ K S A L
Denetmen
Sosyal Güvenlik Kurumu
[email protected]
6552 SAYILI YASA İLE HİZMET
ALIMLARINDA NELER DEĞİŞTİ?
11.09.2014 tarih ve 29116 (Mükerrer) sayılı Resmi
Gazete ’de yayımlanan 6552 sayılı “İş Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına
Dair Kanun’un birçok maddesi yayım tarihi itibariyle
yürürlüğe girdi. Söz konusu Kanunun yürürlüğe
girmesiyle mevzuatta satın alma camiasını ilgilendiren
ciddi değişiklikler yapılmış oldu. Mevzuatta yapılan
değişikliklere profesyonellerin dikkatini çekerek, iş
yapma süreçlerinin revize edilmesine katkı sağlamayı
amaçlamaktayım. Yapılan değişiklikleri satın alma
camiası açısından iş mevzuatı alanına ilişkin değişiklikler
ve kamu ihale mevzuatına ilişkin değişiklikler olarak iki
gruba toplamamız mümkündür.
İŞÇİLİK HİZMET ALIMLARINA İLİŞKİN İŞ
KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
İtiraz süresi otuz güne çıkarıldı
6552 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 4857
sayılı İş Kanunu’nun 3 üncü maddesinin bazı fıkraları
değiştirilmiştir. Anılan değişiklik ile İş Müfettiş raporlarına
itiraz süresi altı iş gününden otuz iş gününe çıkarılmıştır.
Kamu idarelerince müfettiş raporlarına karşı yetkili iş
mahkemelerine itiraz edilmesi ve mahkeme kararlarına
karşı diğer kanun yollarına başvurulması zorunlu hale
getirilmiştir.
İşçi ücretleri gerekirse hak edişlerden ödenecek
6552 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile yapılan
düzenleme ile 4857 sayılı Kanun’un 36 ıncı maddesinin
5 inci fıkrası değiştirilerek, üst işveren tarafından
alt işverence ödenmeyen işçi ücretlerinin ödenip
ödenmediğinin işçinin başvurusu üzerine veya aylık
olarak re ’sen kontrol edilmesi ve varsa ödenmeyen
işçi ücretlerinin alt işverenin hak edişlerinden kesilerek
işçilerin banka hesabına yatırılması yükümlülüğü
getirilmiştir.
Alt işverenin işçilerinin izinleri üst işverence
kontrol edilecek
6552 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesi ile yapılan
değişiklik ile 4857 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesine
ilave fıkra eklenerek, alt işveren işçilerinden, alt işvereni
değiştiği halde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin
yıllık ücretli izin sürelerinin, aynı işyerinde çalıştıkları
süreler dikkate alınarak hesaplanacağı,
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
43
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak
kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp,
kullandırılmadığının üst işveren tarafından kontrol
edilmesi ve ilgili yıl içerisinde kullandırılmasının
sağlanması, alt işverenin ise tutmak zorunda olduğu
izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle
yükümlü kılınmıştır.
6552 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi ile 4734
sayılı Kanun’a ilave edilerek 11.01.2015 tarihinde
yürürlüğe girecek olan maddeler neticesinde;
Kamu ’da çalışan alt işveren işçilerin kıdem
tazminatı doğrudan bankaya aktarılacak
b) Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet
alımı ihaleleri çerçevesinde çalıştırılan personelin
ihale ve sözleşme konusu iş dışında başka bir işte
çalıştırılmayacağı ve görevlendirilmeyeceği hükme
bağlanmış; aksine hareket edenler hakkında ağır
müeyyideler getirilmiştir.
6552 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile yapılan
değişiklik ile 4857 sayılı Kanun’un 112 nci maddesine
eklenen fıkralar ile özetle, alt işverenler tarafından
çalıştırılan işçilerin hak ettiği kıdem tazminatlarının ilgili
kamu kurum ve kuruluşları tarafından doğrudan işçinin
banka hesabına aktarılması öngörülmüştür. Ayrıca alt
işverenlerin yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde
geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt
işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci
ile ilgili diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve
Kamu İhale kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle
belirleneceği belirtilmiştir.
KAMUYA İŞÇİLİK HİZMET ALIMLARINA
İLİŞKİN KAMU İHALE KANUNU’NDA YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER
6552 sayılı 10 uncu maddesi ile 4737 sayılı Kamu
İhale Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının
(e) bendi değiştirilmiştir. Söz konusu maddenin
yürürlük tarihi ise 11.01.2015 olarak belirlenmiştir.
Yapılan değişiklik ile özetle; personel çalıştırılmasına
dayalı hizmetlerden hangi yardımcı işler için ihaleye
çıkılabileceği hususuna Bakanlar Kurulunca karar
verileceği hükme bağlanmıştır.
a) Personel çalıştırılmasına dayalı hizmetler
(danışmanlık hizmet alımları hariç) için ihaleye
çıkılmadan önce Maliye Bakanlığından uygun görüş
alınması zorunlu kılınmıştır.
6552 sayılı Kanun ile toplanda 40’ı aşkın
kanunda değişikliğe gidilerek beraber satın alma
camiasını ilgilendiren ve özellikle ihale süreçlerini
işleten kamu idareleri ile bu ihalelere giren firmaları
yeni düzenlemelere göre aksiyon almaya zorunlu
kılmıştır. Yeni mevzuata uyum noktasında her
işletmenin ve kamu kurum ve kuruluşunun gerekli
talimat ve el kitapçıkları düzenlemesi personelin
adaptasyon sürecine olumlu katkı sağlayacaktır.
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
44
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Global Satınalma Uzmanları Ağı
BuyerNetwork.Net
SAT INAL MADE RG İSİ | E K İ M 2 0 1 4
45
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Download

Tedarik Zincirinde İş Sürekliliği Yönetimi