Satınalma
www.satinalmadergisi.com
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yöneticilerinin Dergisi
İnternet Çağında
Satınalma
Yıl:2
Sayı : 15
MART 2014
Dr. İpek TÜRKER
Rekabet Yaklaşımında
Emtia Fiyat
Analizleri
Maliyet
Yönetimi
İlyas AKCA
Doğru
Satınalma Doğru
Şartnameden
Başlar
BUYER NETWORK.NET
Lojistik Satınalma
Kriterleri
Dr. Bülent BÜBER
Özel Güvenlik
Hizmet Alımları
Türkiye’nin
Satınalma Ağı
Satınalma ve Tedarik Zinciri Oyunu
www.buyernetwork.net/oyun
2
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
BU SAYIDA
MART 2014
05
08
13
15
19
24
25
www.b u y ernet work.net
18
Türkiye’nin
Satınalma Ağı:
Buyer Network. net
Fuardan Geliyorum
Dr. Bülent BÜBER
Prof. Dr. Emrah CENGİZ, İstanbul Üniversitesi
Cebimizden Dünyayı Yönetmek; Herkes
Prof. Dr. Mahmut TEKİN, Selçuk Üniversitesi
Rekabet Yaklaşımında Maliyet Yönetimi
Dr.İpek TÜRKER, İstanbul Üniversitesi
Özel Güvenlik Hizmet Alımları 2
www.sat inalmadergisi.com
Özel Güvenlik
Hizmet Alımları
Hukuki Düzenlemeleri
Genel Çerçevesi
15
Dr.Bülent BÜBER, Grup Başkanı, Kamu İhale Kurumu
İnternet Tabanlı Lojistik Ağı Tasarımına Dair
Örnek İnceleme
Pınar PİNZUTİ
Gülay EROL
Teknoverim
K a m i l B AYA R , E n d ü s t r i M ü h e n d i s i , M B A
Yüksek Topuklu Efendi
Selda YÜKSEKBAŞ
İnternet
Çağında
Satınalma
Satınalma ve Etik İlkeler
Düzenlenmesi Zorunlu ve Sorunlu Bir Alan
28
28
İnternet Çağında Satınalma
29
Doğru Satınalma Doğru Şartnameden Başlar
32
33
39
Satınalmada Acil İstek Kavramı
Sayfa 13
P ı n a r P İ N Z Ü T İ , İ ş G e l i ş t i r m e B i r i m Yö n e t i c i s i
Servet DEMİR
İ l y a s A KC A , Ta k s i m O t e l c i l i k A . Ş . G r u p S a t ı n a l m a M ü d ü r ü
İ ş G e l i ş t i r m e v e S a t ı ş Yö n e t i m i
S e r v e t DE M İ R , Eg e P rof i l A . Ş . D e c e unin ck Turk e y P urch a sing
Professional
Emtia Fiyat Analizleri
G ü r k a n Y I L M A Z , C E O , P u r c h a s i n g Tu r k e y
Geo- Marketing
Kaan KALKAN, Yüksek Geomatik Mühendisi, Doktara
Öğrencisi
Satınalmada Acil
İstek Kavramı
32
3
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
BU SAYIDA
MART 2014
satınalma
Sayfa
41
42
43
44
46
Modern Seracılık Tedarik Zinciri Yönetimi
To l g a B u r h a n S Ö N M E Z , Ta r ı m S i g o r t a l a r ı H a v u z İ ş l e t m e s i
A . Ş . M a l i İ ş l e r v e M u h a s e b e M ü d ü r l ü ğ ü U z m a n Ya r d ı m c ı s ı
Satınalma ve
Tedarik Zinciri Yöneticilerin Dergisi
www.satinalmadergisi.com
Farkındalığımızın Fark Etmak
İlyas YIKILMAZ, İnsan Kaynakları Md. Yrd.
Netlog Lojistik
Lojistik Satınalma Kriterleri
H a l i t K AYA , S ü r a t L o j i s t i k S a t ı ş S o r u m l u s u
Sayfa
Türkiyede Çalışan Yabancıların Sosyal
Güvenliği
S e r t a ç S e d a t KÖ K S A L , D e n e t m e n / S o s y a l G ü v e n l i k K u r u m u
Dünyadan Tedarik Zinciri Haberleri
EDİTÖR
PROF. DR. MURAT ERDAL
Arş. Gör. Burak ÖÇLÜ, İzmir Üniversitesi
YARDIMCI EDİTÖR
ARŞ. GÖR. ADİL ÜNAL
GRAFİK TASARIM
FİLİZ ÜNAL
REKLAM VE SPONSORLUK
[email protected]
Sayfa
Reklam İndeksi
Şirket / Marka Adı
Sayfa
ADRES
Prof.Nurettin Mazhar Öktel Sokak,
Dilek Apt. No:19/3, 34381 Şişli /
İstanbul
Web Sitesi
Tel
(0212) 296 96 49
Asbir Antrepo
7
www.asbir.com
Faks (0212) 219 30 04
Temesist
12
www.temesist.com
Web
Martı Gümrük Müşavirliği
14
www.martiglobal.com.tr
Buyer Network
18
www.buyernetwork.net
Planet Lojistik
23
http://www.planetlogistics.com.tr
www.satinalmadergisi.com
Sayfa
4
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
EDİTÖRD
Editörden...
Değerli Satınalma Dergisi Okuyucuları,
2014 yılı satınalma ve tedarik zinciri yöneticileri
açısından dikkatli olunması gereken işaretleri vermeye
devam ediyor. Döviz kurundaki oynamalar, kuraklık
ve yansımaları, mahsul (rekolte) riskleri, uluslararası
piyasalardaki hareketler, Ukrayna ve Kırım’daki
gelişmeler ile yurt içinde seçim döneminin yaşanması
işletmelerimizi yeni planlara yönlendirmekte. Tüm
yöneticiler belirsizlikleri ve riskleri öngörmek açısından
daha fazla çaba gösteriyor.
Satış tahminleri değişmekte ve buna bağlı olarak
üretim planları revize edilmekte. En zor konulardan bir
tanesi ise tedarik zinciri operasyonları aylar öncesinden
programlandığından bu programların güncel/ani (ve
fakat makro etkili) gelişmeler karşında revizyonunun
sağlanması. Bu tür dönemlerde satışların düşmesi,
pazarın daralması ile stok miktarlarının yükselme riski ve
ilave maliyetler oluşabilmektedir.
Yoğun ithalat yapan şirketler döviz kuru ve emtia fiyatları
konusunda tahminleme çalışmalarını derinleştirmektedir.
Göstergeler ve işaretler bize bu yıl büyük ölçüde
mevcudu koruma ve ayakta kalabilme yılı olacağını
düşündürüyor. Bazı alanlarda pazar fırsatları yakalanabilir
fakat bunun sınırlı iş kollarında olacağı düşünülmektedir.
Bütün bu ekonomik ve siyasi gelişmelerin ortasında
iki alanda üretim gerçekleştirmek bizleri hayli mutlu
ediyor. Birincisi belirsizlik ve risk ortamlarında en
önemli güçlerden bir tanesi kuşkusuz mesleki sosyal
ağlardır. Buyernetwork.net bu noktada çok önemli
bir iş görmektedir. Yöneticiler kendi aralarında
oluşturdukları grup ve forumlarla açık ve örtük bir
biçimde sektörel gelişmeleri paylaşma imkanına
www.sat inalmadergisi.com
EN
kavuşmuşlardır. Satınalma ve tedarik zinciri yöneticileri
hızla bu platformda yerini almaktadır. İkinci ayımızda
750 katılımcı sayısını geride bıraktık. Yıl sonunda bu
rakamında en az dört kat artacağını tahmin ediyoruz.
Bu meslek ağı içerisinde sizlerden gelen öneriler
doğrultusunda güncellemeler yapmaktayız. Platform
içerisinde tedarik zinciri meslek oyununu devreye aldık.
İnanıyoruz ki, yakın zamanda iş görüşmelerinde bu
oyun önemli iş üstlenecektir. Ön görüşmelerde sözlü
mülakatların yanı sıra kişinin meslek alanındaki bilgi
ve birikimini gözlemleme açısından insan kaynakları
yöneticilerine değerlendirme fırsatı sunacaktır.
BuyerNetwork.net içerisinde yeni uygulamaları hızla
devreye alıyoruz.
İlk etapta satın alma ve tedarik zinciri ile ilgili iş
ilanlarının yer almasını istiyoruz. Bu noktada profesyonel
kurumlarla görüşmelerimiz devam ediyor. İlerleyen
dönemde mobil uygulamalar konusunda bir takım
güçlendirici işleri devreye alacağız. Türkiye’nin Satın alma
Ağı Buyernetwork.net için fikirlerinizi, yeni uygulama ve
işbirliği önerilerinizi bizlere iletmeye devam edin.
Satınalma Dergisi Mart sayımızda yine birbirinden güzel
yazı ve deneyimli yazarlarla dolu. İçeriğimizde yer alan
konu başlıklarını her sayımızda genişletiyoruz. Büyük bir
devinim içerisindeyiz. Katkı veren öğretim üyesi ve sektör
yazarlarımıza teşekkür ediyoruz.
Satınalma ve tedarik zinciri yöneticilerimizi sektörel
konularda bilgi ve tecrübelerini paylaşmaya Dergi yazarı
olmaya davet ediyoruz. İşletmecilik hayatında satın
alma olmazsa olmaz bir disiplin. Bu disiplinin gelişimi
için tüm yöneticilerimizin katkı yapması ve gelecekte
bu iş kolunun daha profesyonel kadrolar tarafından
yürütülmesi için bugün verilen desteğin hayati olduğunu
düşünüyoruz.
Nisan sayımızda görüşmek dileğiyle,
E D İ T Ö R
EDİTÖR
PROF. DR. MURAT ERDAL
www.muraterdal.com
http://www.buyernetwork.net/members/muraterdal
5
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
FUARDAN GELİYORUM
Prof.Dr.Emrah CENGİZ
[email protected]
Bu ayki yazımın konusunu 09-12 Mart tarihleri arasında Almanya’nın en ünlü fuar
kentlerinden biri olan Köln’de düzenlenen EISENWARENMESSE - International
Hardware Fair’ e ayırdım.
Bu ayki yazımın konusunu 09-12 Mart tarihleri
arasında Almanya’nın en ünlü fuar kentlerinden biri
olan Köln’de düzenlenen EISENWARENMESSE International Hardware Fair’ e ayırdım.
Köln Fuarı 1922’de ilk kez kapılarını açmış.
Türkiye’deki fuarcılığı düşündüğümüzde, bir hayli
köklü bir geçmişi var. Almanya’nın sanayi devrimini
yapan ve sanayi malları ile ün yapmış bir ülke
olduğunu hatırladığımızda bu durum açıklanıyor.
Fuar daha ilk yıllarından itibaren uluslararası
fuarcılığı amaçlamış ve günümüze değin bu alandaki
haklı yerini korumayı başarmış. Gıda, kitap, mobilya,
makina ve daha pek çok alanda sektörel fuarlara
kurulduğu günden bu yana dünyanın dört bir
yanından katılımcılar çekmeyi başarıyor.
Biz de Mart ayı başında düzenlenen uluslararası
hırdavat fuarının konuğu olduk. Hırdavat furaları iki
yılda bir düzenleniyor. 5-6 sene öncesine kadar her
yıl düzenlenen fuar, ekonomik krizin de etksiyle iki
yılda bir düzenlenmeye başlanmış son üç seferdir.
Katılımcılar arasında sektörün dünyaca ünlü en
büyük firmaları düzenli olarak yer alıyorlar ilk
günden bugüne. Amaç sadece tanıtım değil, prestij
haline gelmiş fuarda yer almak. Hemen ülkemizde
düzenlenen fuarlar hatırlıyorum ve prestij amaçlı
da olsa yer almak için firmaların yarıştığı bir alan
var mı diye hafızamı yokluyorum, kayda değer bir
şey gelmiyor aklıma. Darısı başımıza deyip devam
ediyorum.
Fuarda dikkatimi çeken birkaç noktanın üstünde
durmak istiyorum. Öncelikle Türkiye’den fuara
sektörel ilgi yüksek. Türkiye’den irili ufaklı farklı
ölçekteki firmalarımız Avrupalı firmaların yer
aldığı onuncu holde yerlerini almışlar. Bazılarının
maalesef henüz başlangıç aşamasında oldukları her
hallerinden belli. Biraz derinlemesine bakıldığında
imalatçı kimliğinden ziyede ticari firma kimliğinde
oldukları anlaşılıyor. Malum endüstriyel pazarlarda
bilgi düzeyi çok yüksek. Kim üretiyor, hangi
makinalarla üretiyor, kim ithalatçı nereden kimin
ürünlerini getirip satıyor hemen herkes biliyor,
bilmeyenler de öğrenmek için her türlü çabayı
gösteriyor. Bu türden ticari firmalar, başta Çin olmak
üzere Uzak Doğulu firmalar için potansiyel müşteri
niteliğinde . bu nedenle standların içinden hiç eksik
olmuyorlar ve ürünleri inceleyip kendi kataloglarını
da incelenmesi için bırakıyorlar. Amaç bu ticari
firmalara yeni tedarikçi olabilmek.
Alman firmaları her zamanki gibi üretim alanındaki
üstünlüklerinin haklı gururu içindeler. Ancak hem
ürünlerinin fiyatlarının yüksek olması hem de
Euro’nun değerlenmesi rekabetçi avantajlarını
zorluyor. Ayrıca Alman firmalarından bu işleri
öğrenmiş ve kaliteli imalat yapan Tayvan ve Güney
Koreli firmalar çok önemli fiyat avantajları sunuyor
müşterilerine. Artık sektörde fiyet kalite paritesi
açısından özellikle Tayvanlı firmalar önemli bir yer
edinmiş.
Çin’den de bahsetmek gerekiyor. Her fuarda
olduğu gibi Çinli firmalarla kimse bir arada
görülmek istemiyo. Ancak ilk fırsatta Çinli firmaların
bulunduğu hol ziyarete gidiliyor. Kimi itiraf etmese
de tedarikçilerini ziyarete gidiyor. Çin’den yapılan
ithalatın büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda
bunun da sebebini anlamak mümkün.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Fuarda en dikkat çekici konulardan biri Türkiye’den gelen
katılımcıları bir an olsun yalnız bırakmayan İDDMİB –
İstanbul Demir Demir Dışı Maden İhracatçılar Birliği
yönetim kurulu üyeleri ile çalışanları. Ayrıca Türkiye’nin
Köln Konsolosu ve Ticaret Ateşesi de oldukça ilgili ve
misafirperver davranıyor fuar boyunca Türk firmalarına.
İDDMİB Türkiye’nin ihracatında en çok yeri olan
İhracatçılar Birliği özelliğini taşıyor. Konu maden ve
metal olunca bunların işlenmesiyle oluşan katma değer
de bir hayli yüksek oluyor haliyle. İhracatının yüksek
olması da bu konuda iyi şeyler yapıldığının en önemli
göstergesi. Bunun sorumluluğu içindeki İDDMİB yönetim
kurulu üyeleri ve kurum çalışanları da Türk temsilcilerin
standlarını sürekli olarak ziyaret ederek görüş alış
verişinde bulunup, fuar ile ilgili durum değerlendirmesi
yapıyorlar. Bu durumdan firmalarda oldukça memnun.
Geçmişi düşünüce nereden nereye geldik dememek
mümkün değil. Bir yandan Konsolosluk yetkilileri,
diğer yandan Birlik yetkilileri hiç yalnızlık hissetirmiyor.
Firmalarımıza kendilerini can-ı gönülden tebrik ediyorum.
Kendim ile ilgili bir gözlemimi de aktarmak istiyorum.
Pazarlamaya gönül vermiş bir kişi ve öğretim üyesi olarak
bugüne kadar genel yaklaşımım üretim konusunun
önceliğinin hep ikinci sırada yer aldığıydı, hala da
değişmedi. Ancak fuar esnasında bu konuyu düşünmeme
sebep olacak bazı olaylara şahit olunca bunları da
aktarmak istedim. Sanayiye gönül verenlerin “üretim gücü”
dedikleri olayı bizzat yaşama fırsatım oldu.
Katılımcılar arasında yer alan Ceta Form adlı firmamızın
kesiciler denilen, erkeklerin dünyasında pense, kerpeten,
yan keski olarak bilinen ürün kategorsinden Alman bir
firma ile stratejik işbirliği çerçevesinde çok yeni olarak
imalat yapmaya başladığını öğrendim. Benimle birlikte
sanırım bu işi yapan bütün firmalar da öğrenmiş olacaklar
ki; Alman, İngiliz, Tayvanlı, Çinli üretici ve ticari firmaların
tamamı standı ziyaret etti. Ürünlerin tasarımını ve kalitesini
uzun uzun inceledikten sonra yetkililerden bilgi aldılar.
Ben de başka bir kültürün bakış açısından durumu
öğrenmek istedim ve firmanın İngiltere temsilcisi olan
yetkili ile sohbet etme fırsatı buldum ve aldığım bilgiler
beni oldukça gururlandırdı. Ne de olsa yıllarını bu sektöre
vermiş bir yabancının ağzından Türkiye’den bir firmanın
imalat konusundaki başarısını dinlemek çok güzel geldi
kulağıma. Bana çok ciddi ilgi olduğunu ve Türkiye’nin
sunduğu avantajlarla önemli siparişler aldıklarını anlattı.
Geldiğimiz noktada Avrupalı firmalar için üretim yapan bir
firma olmayı başardık, dedi
Standlarında bir hatıra fotografı çektirdim. Kendilerini ve
sektöre gönül vermiş Türkiye’nin adını başarıyla tanıtan
tüm firmalarımıza teşekkür ediyorum
6
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Not: Bir duyurum da Türkiye’deki fuarcılara olacak.
Duyduğuma göre Köln Fuarı’nın yeni hedefi Türkiye. Çok
yakında fuarcılık alanında aranan dinamizim Köln’den
gelebilir. Haberiniz olsun ...
Prof.Dr.Emrah CENGİZ
İstanbul Üniversitesi
Uluslararası İşletmecilik
Anabilim Dalı Başkanı
[email protected]
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
7
www.asbir.com
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
8
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
P r o f . D r . M a h m u t T E K İ N / [email protected]
CEBİMİZDEN DÜNYAYI YÖNETMEK 2;
HERKES -İŞ,İŞLEM,SÜREÇDerginin geçen sayısında”
Cebimizden Dünyayı Yönetmek;
Herkes” i ele almıştık. Küresel bir
dünyada İş yapma biçimlerimizin
çok kısa bir süre içerisinde ne kadar
hızlı bir şekilde değiştiğini ve bizim
buna göre durumumuzu iletişimle
muhatap olduğumuz kişi bağlamında
incelemiştik. Bu gün cebimizden
dünyayı yönetirken öncelikle işimizi
yeniden tasarlayıp, e-business olarak
yapabilmek için devrimsel olarak kabul
etmemiz gereken üç değişimden;
(”herkes, her şey ve her yer”) “her şeyi”
inceleyeceğiz. Bu yazının konusu
cebimizden yönettiğimiz bir dünyada
yapabileceğimiz her şey (iş, işlem,..) dir.
Bu bağlamda önceki sayıdaki konunun
devamı bağlamında; herkesle ilgili olan
Her şeyi (İş, İşlem, Süreç,..) Cebimizden
Dünyayı Yönettiğimiz Bir Dünyada
Yapabilmek…!” konusunu ele alacağız.
Burada “Her şey”, her iş, her işlem, her
süreç, her…, kelimesi konuyu yapmak
istediğimiz (iletişim, yönetim, paylaşım,
etkileşim, tasarım,..) iş ve işlemleri
ifade etmektedir. Her şeyi, cebimizden
yönettiğimiz bir dünyada yapabilmek…!,
bunu nasıl anlamalıyız? Bu başlığı
nasıl okumalıyız? Bu başlık bizim
başta tedarik, lojistik ve satın alma
olmak üzere tüm iş, işlem ve süreçleri
yapma ve yönetme biçimlerimizin
yeniden kurgulanması gerektiğini
çarpıcı bir biçimde ifade etmektedir.
Konuyu lojistik ve satın alma süreçleri
bağlamında incelediğimizde bu durum
bize, teknolojik ve tekno-kültür olarak
geldiğimiz noktayı anlamamız ve buna
göre hızlı bir değişim içinde olmamız
gerektiğini göstermektedir.
Bu ve önceki yazının öncelikli
amacı, konuya felsefi bir bakış açısı
getirerek, insanlara “vizyoner bir
bakış kazandırarak yaptıkları her
şeyi (işlerini) yeniden keşfetmelerini”
sağlamaktır. Örneğin; satın almanın
yeniden keşfedilmesiyle birlikte her şey
yeniden kurgulanarak tasarlanacaktır.
Bu da başta işletme ve çalışanlar
olmak üzere tüm paydaşlara artan
sinerjiyle birlikte rekabet üstü olma
avantajı sağlayacaktır. Çünkü; hangi
konum, görev ve makamda olursa
olsun bir insanın başarısını belirleyen
tek unsur, onun farklı bir vizyonuna
sahip olarak işini keşfetmesidir. Bu
bağlamda kişisel başarı için; “ne kadar
vizyon, o kadar başarı” kuralı geçerlidir.
Vizyon bir bakıma ”bugün gelinen
noktayı doğru bir şekilde anlayarak
ve anlamlandırarak geleceği önceden
görebilme” yeteneğidir. Bu yetenek
kişiye farklı bir bakış açısı kazandırır.
Vizyoner bir bakış açısı insana bugün
önemli bir rekabet gücü olarak
başkalarının bakıp ta göremediğini
önceden görebilme yeteneği kazandırır.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Bu makalede bir satın
alma yöneticisi veya çalışanın bir
cep telefonuyla iş ve işletmesi
için iletişimde olduğu herkesle,
yapması gereken her şeyi çok
kısa süre içerisinde ve doğru bir
şekilde yapabileceğini keşfetmesi
incelenmiştir.
Konuyu biyoekonomi yani, bir
bakıma doğal akışı (sürdürülebilirlik,
yenilenebilirlik) bağlamında
inceleyelim. Etrafımıza şöyle bir
baktığımızda karada, denizde ve
havada taşıtlar, insanlar, kuşlar,
karıncalar ve canlılar gibi her şeyin
hızla hareket ettiğini ve koşulların
sürekli değiştiğini ve canlıların buna
uyabilmek için çaba gösterdiklerini
görebiliriz. Örneğin; kuşlar, karıncalar
ve balıklar gibi canlılar yaşamak için
sürekli olarak işbirliği ve rekabet
içerisinde değişen koşullar uyum
sağlamak üzere devamlı hareket
etmektedirler. Tüm bu canlılar bizim
anladığımız ve belki de anlamadığımız
bir şekilde aralarında iletişim kurarak
ve bilgiyi paylaşarak sürekli değişen
koşullara göre davranarak hareket
etmektedirler. Bu bize sürdürülebilir bir
dünyayı anlatır. İnsanlarda tıpkı diğer
canlılar gibi yeryüzünde yaşamak ve
işlerini yapabilmek için değişime uygun
bir biçimde birbirleriyle iletişim halinde
olarak ve gerekli bilgiyi kullanarak
sürekli olarak değişen koşullara göre
hareket etmektedirler. Bu hareketlilik
artan nüfus ve değişen ihtiyaçlarla
birlikte giderek artarak önemli değişim
ve dönüşümlere yol açmıştır. Örneğin;
nüfusun hareketliliği ile birlikte mal ve
hizmetlerin hareketliliği de artmıştır.
Bu da artık her şeyin yani; iş, işlem,
yönetim ve süreçlerin küresel olarak
düşünülmesine ve kurgulanarak
tasarlanmasına yol açmıştır. Kurgusal
olarak bu durum, tüm iş yapma
biçimlerini ve modellerini e-iş, e-işlem,
e-yönetim ve e- yönetişim olarak
yeniden tasarlanmasına yol açmıştır.
Gittikçe küçülen küresel bir
dünyada herkes (müşteri, paydaş,
toplum, kamu, insan, işletme,..) ile
yapmamız gereken her şeyi (iş, işlem,
yönetim, bilgi,..) cebimizdeki bir telefon
(tablet, notebook,..) ile yönetebiliriz.
Yönetim işleminin temelinde
günümüzde stratejik bir konuma
gelen bilgi kavramı yatmaktadır. Bilgi,
verinin işlenmiş hali olup, tüm iş ve
9
süreçler için en önemli
unsurdur. Örneğin;
piyasaya çıkacak
olan yeni bir model
otomobil için tasarım
bilgisi olmaksızın bu
otomobilin üretilmesi
imkânsızdır. Bu
bağlamda otomobil
üretecek kişi ve
işletme için tasarım
bilgisi hayati öneme
sahip örtülü bir
bilgidir. Bu kişi ve
işletme için tasarım
gerekli tüm verileri
bilgiye dönüştürülerek
bilgi üzerinden de
iş ve işletmeleri
yönlendirilerek
yönetilmektedir.
Dünyanın çeşitli
yerlerinde üretim
merkezleri bulunan
küresel şirketler üretim
için satın almaları
internet teknolojisi aracılığıyla e-satın
alma ve e-üretim olarak yaparak cep
telefonu ve benzeri araçlarla kısa bir
sürede yapabilmektedirler. Benzer
şekilde tasarım, e-tasarım, sipariş
e-sipariş ve pazarlamada e- pazarlama
olarak yapılmaktadır. Rekabettin ve
hayatta kalma mücadelesinin bu
koşullarda şekillendiği küresel bir
dünyada oyunun kuralları bu şekilde
çarpıcı bir şekilde değişiyorsa diğerleri
için bu kurallara uygun oynamaktan
ve davranmaktan başka bir seçenek
yoktur. Bu koşullarda oyunun
kurallarını belirleyen tek aktör teknoloji
ve bu güce sahip olanlardır.
Konuyu temel yetkinliğimizi
(işimizi) oluşturan; tedarik, lojistik
ve satın alma üçlüsü açısından
inceleyelim. Cebimizden yönettiğimiz
bir dünyada bu üçlüyle ilgili olan her
şeyi (işimizi) yeniden kurgulayarak
tasarlamalıyız. Örneğin; satın almanın
yeniden tasarlanması için e-satın alma
modelimizi ve bu modele uygun bir
e-satın alma platformu oluşturmalıyız.
Bu e-platform üzerinden tedarikçi
piyasasından satın alma süreçlerini
yöneterek internet üzerinden e-satın
almalar yapmalıyız. E-satın alma bize
önemli; maliyet, zaman ve kaynak
tasarruflar sağlayacaktır. Bu sayede
işimizi ve iş yapma modelimizi
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
yeniden tasarlamayla birlikte yeniden
keşfederek; süreçlerin izlenebilirliği,
hızlı işlem, saydamlık, raporlanabilirlik,
doğruluk (zaman, yöntem, yer, kişi,..),
zaman faydası, maliyet faydası ve
değer artışı vb önemli kazanımlar
sağlarız. Bu durum ayrıca bize işimize
odaklanma sağlamayla birlikte inovatif
ve kreatif davranabilme sonucu
farklılaştırma da kazandıracaktır.
Artık tüm özel ve kamu
kurumlarında ve kuruluşlarında
kağıt ve kalem ortadan kalkıyor ve
kullanılmıyor. Kağıt ve kalemin yerini
elektronik ortam alıyor. İmzalar, e-imza,
bülten, e-bülten, evrak, e-evrak, kamu
işlemleri e-devlet, e-fatura ve e-reçete
vb olarak yapılıyor. İşletme için en kritik
ve stratejik konumda olan satın alma
süreçlerini etkin ve verimli bir şekilde
yönetmeliyiz. Bu bağlamda birbirine
bağlı işlemler dizisini oluşturan; tedarik,
satın alma ve lojistik süreçleriyle ilgili
ihale ve pazarlık yöntemleri, rekabetçi
süreçlerin yönetimi ve daha karmaşık
işlemlerin çözümü cebimizden
yönettiğimiz bir dünyada e-business
olarak kolaylıkla yapılabiliriz. Bu bize
kazanacağımız yeni donanımlarla (ileri
düzey bilgisayar okur yazarlığı, teknokültür, yeteneği keşfetme, işi keşfetme,
proaktif davranabilme, etkin iletişim ,..)
birlikte yapabileceğimizden çok daha
fazlasını kazandıracaktır.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Peki, cebimizden dünyayı
yöneteceğimiz araç bilgisayar ise, bu
aracın cebe girmesi mümkün olabilir
miydi. Bu sorunu cevabı kesinlikle
hayır, imkansızdır. Çünkü; o zaman
ki (20 yıl önce) bir kişisel bilgisayarın
fiziksel boyutlarına göre cebe
(pantolon, ceket, gömlek, vs) girmesi
imkânsızdır. Biz dünyayı cebimizden
yöneteceğimize göre bu bir iletişim
aracı, olsa olsa telefon olabilirdi. Peki,
bu bir telefon olsaydı o zamanki
telefonun (kablolarıyla) cebimize
girmesi ve bu şekilde dünyayı
yönetmemiz imkânsızdır.
Sonra filmi sona saralım ve
yaklaşık 20 yıl sonrasına gelelim
yani, bugüne. Bugün cebimizden
dünyayı yönetiyor muyuz? Bu
sorunun kesin cevabı evet, evet,
evettir. İster cep telefonları olsun,
isterse tablet bilgisayarlar olsun,
bugün dünyayı cebimizden
yönetiyoruz. Dünya derken; iş
dünyası, kendi dünyamız, arkadaş,
aile, akraba, tanıdıklar, meslektaşlar,
vs dünyası veya dünyalar. İş
dünyasından meseleye bakarsak,
iş dünyamız açısından cebimiz (cep
telefonu, tablet..) yani mobil bilgisayar
özellikli cep telefonumuz (akılcı
telefon) tüm bu dünyaları yönetmek
için bir milat. Bu milat, cepten önce
ve cepten sonra olmak üzere ikiye
ayrılmaktadır. Biz burada cepten
sonraki iş dünyamıza sizlerle bir
yolculuk yapıyoruz.
10
Bir konferansta
Türkiye’nin önemli gsm
şirketlerinden birisinin
ceo’su bu gün ulaştıkları
başarıyı anlatırken şöyle
diyordu; “biz bugün
geldiğimiz noktaya
ulaşmak için 1990’ların
ortasında cep telefonları
için bir kurgusal
planlama yaptık ve bir
gün bilgisayarların cep
telefonuna gireceğini
(mobil bilgisayar+telefon
olacağını) o günlerden
gördük. Bunun için çok
çalıştık ve başarımızın sırrı
bizim bu vizyonumuzdur”.
Gerçekten bu şirketin bu
vizyonuna uygun olarak
geliştirdiği cep telefonu
teknolojisi ile birlikte hem
ülkemizde ve hem de
dünyada önemli bir başarıya ulaştığı
görülmüştür.
Teknolojik değişim
rüzgârlarının hızla etkilediği
hayatımız önemli ölçüde, neredeyse
A dan Z ye değişti ve değişmeye
devam ediyor. 2000’li yıllar bilgi çağı
ve bu çağdaki toplum bilgi toplumu
ve insan da bilgiyle donanımlı insan.
Zaten sıradan insan ve yetişmiş
insan arasındaki tek farkta, bu çağın
gerektirdiği bilgi donanımına sahip
olmaktan geçiyor. Bilgi, bilgisayarlar
ve dolasıyla mobil bilgisayar olan
cep telefonu bilgi çağının en önemli
araçlarıdır. Kişilerin ve işletmelerin
artan bilgi ihtiyacı ve bilginin
yönetimi önemli ölçüde cep telefonu
aracılığıyla karşılanmaktadır. Kişinin
işini ve dünyayı yönetmesi için
gerekli tüm bilgilerin; çoğaltılması,
paylaşılması ve saklanması, transfer
edilmesi, denetlenmesi bilişim
teknolojileri aracılığıyla cep telefonları
kullanılarak yapılmaktadır.
Öncelikle cep telefonları
sayesinde dünyadaki herkesi
yönetebiliyoruz ve yönetim
sisteminin içinde yer alabiliyoruz.
Burada herkes kavramı kapsamı
içerisinde; herkes veya her kişi,
her insan, her işletme, her kurum,
her kuruluş, her ülke, her millet,
her…, vs. Biz cep telefonumuz ile
artık kendimize iş paydaşımız veya
ortağımız yada muhatabımız olan
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
herkese işimizle ilgili her konuda
dünyanın neresinde olursa olsun
kolaylıkla ulaşıp iletişime geçip
işimizi ve süreçleri yönetebiliriz.
Örneğin; Türkiye’de evimizde veya
yolda cep telefonunu kullanarak
Kanada’daki tedarikçi bir şirketten
kereste satın alabiliyoruz. E- Business
ile ilgili tüm işlemleri; e-fatura, e-satın
alma, e-ulaştırma vs yapabiliyoruz.
Bu durum hem bizim ve hem işimiz
için tüm muhatap/paydaş, ortak,
tedarikçi,… , yani, herkes kapsam ve
sınırlarının kalktığını göstermektedir.
Artık mobil cep telefonu (akılcı
telefon) ve iletişim teknolojisine
sahip olan her kişi; her işi,
dünyanın her yerinden kolaylıkla
yönetebilmektedir. Bugün cep
telefonu olmaksızın herkesle ticari
ilişkiye dayalı bir iş ve ekonomik
hayat düşünmek mümkün değildir.
Ekonomik hayatla ilgili tüm önemli
işlemler ve kayıtlar cep telefonu
tarafından yapılmaktadır. Cep
telefonu bilgisayarlarla birlikte çok
sayıda işlemi hızlı, doğru ve güvenilir
olarak kısa sürede yapmaktadır.
İnternet aracılığıyla cep telefonları
ile dünyanın en uzak yerlerindeki
işletme ve kişilere telefona
dokunarak kısa sürede ulaşmak
mümkün olmaktadır. Cep telefonu
aracılığıyla İnternet ortamında herkes
ile anında en kısa sürede elektronik
ticaret yapılmaktadır. Elektronik
ticaretle kişi, zaman, mesafe ve
mekan kavramı ortadan kalkmış
adeta her şey yeniden tanımlanmıştır.
Günümüzde işletme
içerisindeki herkes tarafından
cep telefonu bireysel ve kurumsal
amaçlar için tarafından yaygın olarak
kullanılmaktadır. Bu nedenle cep
telefonunun kişisel gelişim amacıyla
mesleki alanda kullanılması,
kişisel gelişim ve kariyeri yakından
etkileyecektir. Günümüzde bir kişinin
kariyeri değerlendirilirken mesleki
bilgiyle birlikte cep telefonu kullanma
becerisi ve teknoloji okur yazarlığı
da de göz önüne alınmaktadır.
Bu amaçla cep telefonu kullanımı
konusunda başarılı olabilmek için
özellikle cep telefonunun iletişim ve
bilgi yönetimi özelliklerini tanıması
için öncelikle bilgisayar program ve
uygulamalarının bilinmesi gerekir.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Teknolojiye hakim olanın
dünyaya hakim olduğu bu dönemde,
bilim ve teknolojide meydana gelen
değişim, bilginin önemini daha da
artırmaktadır. İşletmelerin ve kişilerin
artan bilgi ihtiyacını karşılayan
en önemli araç cep telefonlarıdır.
Cep telefonları örneğin; satın
almayla ilgili bilginin; üretilmesinde,
çoğaltılmasında, paylaşılmasında,
saklanmasında, transferinde kısaca
satın alma süreçlerinin yönetiminde
yaygın olarak kullanılan araçlardır. Bilgi
çağı da denilen bu yüzyılda bilginin
öneminin ve bilgi ihtiyacının artmasıyla
birlikte satın alma sistemindeki tüm
paydaşlarımızla hızlı, etkin ve verimli
bir iletişim kurabilmek için bilişim
teknolojileri ve en gelişmiş cep
telefonlarını kullanmak zorundayız.
Bugün kurumsal olarak profesyonel
bir şekilde yönetilen cep telefonsuz
bir satın alma sistemine sahip işletme
ve iş hayatı düşünmek mümkün
değildir. Bilim ve teknolojideki hızlı
değişmeler ve gelişmeler sonucu tüm
iş yapma biçimlerimiz köklü bir şekilde
değişerek artık cebimizden dünyayı
yönetiyoruz.
Satınalma (tedarik etme)
işlemi bir mal veya hizmetin bir şirket,
kişi ya da kurum tarafından tedarik
edilmesidir. Satınalma işini kısaca
tanımlarsak bir ürünün tedarikçiden
mümkün olan en düşük fiyatla satın
alınmasıdır. İyi bir satınalma yapmanın
en iyi yolu tedarikçi firmaların rekabet
etmesini sağlamaktır böylece satın
alma yapan departman yani şirket
11
satın alma maliyetini en aza indirmiş
olur ve aynı kalitedeki bir ürünü en
ucuza almış olur.
Satın alma süreci firmaların fiyat
teklifi hazırlamaları ve bu hazırladık
fiyat teklifini alıcı firmaya sunmaları,
satın alma yapan firmanın en ucuz
teklifi kabul etmesi işleminden oluşur.
Bu satınalma yöntemi, sağlanan mal
ve hizmetin kalitesi satın alma yapan
şirketin beklentilerini karşılıyorsa, en
etkili ve maliyeti düşürücü yöntemdir.
Satınalma süreci genellikle
satınalmacının teklif alacağı pazarı
araştırmasıyla başlar. Tedarikçi
firmaların belirlenmesinden sonra,
satıcı firmalardan kendileri hakkında
bilgi, piyasa fiyatları ve alımı yapılacak
ürün için fiyat teklifleri istenir.
Firmalarla ilan yoluyla irtibata geçmek
yerine direkt olarak irtibata geçmek
daha iyi olacaktır.
Tedarikçi adayları ya da ihaleye
girecek firmalar belirlendikten sonra
satın alınacak ürünlerin uygun olup
olmadığına karar verilebilmesi için
kalite kontrol işlemi yapılması çok
önemlidir. Bir sonraki adımda ise
satınalma dönemi, şartlar, kalite,
teslimat gibi konuların müzakere
edilmesidir. Bunlara ek olarak en
önemli iki konu ise ödeme ve nakliyat
(logistic) tır.
Satınalma işlemi için interneti
kullanmak çok faydalı olabilir. İnternet
gibi büyük bir pazarda sayısız ve daha
önce görülmemiş fırsat ve imkana
satıcı ve alıcılar ulaşabilir. Böylece
internet satın alma yapan firmalar için
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
araştırma ve danışma
konularında oldukça
popüler bir araç haline
gelmiştir.
Tüm satınalma
veya tedarik etme süreci
yasal açıdan zararlara
sebep olmaması
için, geçerli yasal
mevzuata uygun olarak
gerçekleştirilmelidir.
Satınalma işi
bazı küçük farklılıklar
olmasının yanında
genellikte tüm
şirketlerde benzer
şekilde yapılır.
Satınalma işlemi
kontratlı (sözleşmeli)
ya da kontratsız
yapılabilir. Sözleşme
ile yapılan satın
alma işleminde taraflar gereksinim
ve şartlarını ayrıntılı bir biçimde
belirtmeli ve anlaşmalıdırlar.
Sözleşme maddelerinde karşılıktı
mütabakat sağlandıktan sonra
şirketlerden imzaya yetkili kişilerce
imzalanmalı. Mal veya hizmet satın
alma sözleşmeleri yasal olarak
bağlayıcı belgelerdir bu sebeple özenle
ve hukuk müşavirine danışılarak
hazırlanmalıdırlar. Ayrıca satınalmacı
çalıştığı şirketin satınalma mevzuatına
hakim olmalıdır.
Prof. Dr. Mahmut TEKİN
S elçuk Üni v er s i tes i
B ölges el G eli ş m e Ar aş tı r m a v e
Uygulam a M er kez i M üdür ü
m ahteki [email protected] elcuk. edu. tr
m ahteki ns @gm ai l. com
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
12
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
13
www.b u y ernet work.net
REKABET
YAKLAŞIMINDA
MALİYET YÖNETİMİ
İster hizmet, ister
mamül üretsin
isterse de ticaretle
uğraşsın, kâr
amaçlı kurulan
tüm işletmelerin
ana hedefleri
özsermayesini
arttırmaktır.
Özsermayesinin
artmasında ilk adımı
dönem kâr rakamını
arttırmaktır.
Dönemin kârını
arttırmanın bir çok
yolu vardır ancak
en temel ve ideal
olanı ileriye yönelik
yapılan tahminlerin,
hazırlanan
bütçelerin gerçeğe uygun
rakamları yansıtmasıdır.
Yapılacak tahminler
ölçülmeden yönetilemez,
ölçüm ne kadar başarılı
olursa tahminlerin hedefe
ulaşması da o oranda başarılı
olur. Kâr dönem gelirinden,
dönemin giderleri düşülerek
elde edilmektedir. Haliyle kâr
rakamının arttırmak için akla
ilk gelen gelirin arttırılmasıdır.
Gelirin arttırılması sahip olunan
pazar payının arttırılması,
ürün çeşitlendirilmesi gibi
çeşitli yönetim ve pazarlama
stratejilerinde yapılacak
değişikliklerle mümkündür ki
bu da karar mekanizmalarını
içinde bulunulan sektöre,
şirket büyüklüğüne ve içinde
bulunulan ülke koşulları
gibi birçok farklı faktörlre
bağlıdır. Gelirin arttırılması bir
yana, giderlerin düşürülmesi
kâr rakamını otomatikman
arttıracaktır.
Gider kavramı geliri
azaltıcı bir unsur olarak
kullanılırken çoğu zaman
maliyet kavaramını da
kapsamaktadır. Öyle ki Tek
Düzen Muhasebe Sisteminde
Dr. İpek TÜRKER
İstanbul Üniversitesi
[email protected]
genel üretim maliyetleri,
içinde ‘Gider’ kelimesi geçen
“Genel Üretim Gideri” hesap
kaleminde izlenmektedir.
Maliyet ve gider kavramlar,
fayda ve harcama kavarmları
ile açıklanır. Fayda elde
etmek için yapılan tüm
harcamaları maliyet başlığı
altında toplarken, faydası
tükenmiş olan harcamaları
gider başlığının altında
toplamaktadır. Diğer bir
deyişle, işletmenin faaliyet
konusunu oluşturan mamul,
mal ve hizmetlerin satışı
sonucu elde edilen geliri elde
etmek için kullanılan tüm
üretim faktörlerinin parasal
değerine maliyet; satış
gelirinin elde etilmesi için
tüketilen iktisadi varlıkların
parasal değeri ise giderdir.
Maliyet ve gider arasındaki
en belirgin fark faydanın
tükenip tükenmediği, yani
gelir gerçekleşene kadar
yapılan tüm harcamalar
maliyet, gelir gerçekleştikten
sonra yapılan harcamaların
faydası tükendiğinden gider
oluşmaktadır.
Maliyet ve giderler
de ancak iyi ölçülebilirse iyi
yönetilebilir. eçmişte maliyet ve
giderler hesaplanır, arzu edilen
kâr rakamı ise hesaplanan
maliyet ve gidere ilave edilerek
satış fiyatı tespit edilirdi. Ancak
değişen rekabet koşulları ve
ucuz Çin mallarının pazara
girmesi sonucu satış fiyatı
hassaslaşarak pazara duyarlı
hale gelmiş bu nedenle bu
yaklaşım değişmiştir.
Bu değişim; “Maliyet
+ Kâr = Satış Fiyatı” olan
yaklaşımı yerini “Satış Fiyatı
– Kâr = Maliyet” yaklaşımına
bırakmıştır. Bu iki yaklaşım
arasındaki fark, geleneksel
yaklaşımda maliyetin üretim
veya satın alma esnasında
belirlenmiş olması ve kârın
maliyet üzerine ilave edilerek
satış fiyatının tüketiciye
sunulmasında nihai fiyattaki
artış kârı arttırırken azalış
kâr rakamını azaltırdı. Bu
yaklaşımda maliyetler sanki
müdehale edilemez bir rakam
olarak kabul edilirdi.
Oysa fiyata duyarlı
pazarlarda tutunabilmek,
tutunurken kâr elde edebilmek
Satış Fiyatının pazarda
belirlenen fiyattan arzu edilen
kâr rakamı düşüldüğünde
kalan rakamın maliyet olduğu
ve hedef olarak belirlendiği
www.sat inalmadergisi.com
yaklaşımlar popüler
hale gelmektedir.
Maliyetlerin
kontrolünde ve
azaltılmasında tam
zamanlı maliyetleme
(just in time – jit)
başlığı altında ; Sıfır
Stok, Sıfır Fireli Üretim
gibi sipariş miktarının
önceden doğru tespiti
ile üretilmesi gereken
miktarın hatasız
tahmini, üretilmesi
ve üretim için gerekli
hammaddenin
doğru ve zamanında
temini gibi birçok
teknik ve teknik
olmayan konuyu
kapsamaktadır.
Çok yüksek hacimli
stokla çalışılan sektörlerde
(özellikle üretim sektörlerinde)
stokların elde bulundurulma
süresi maliyetleri yükselten bir
unsurdur. Hammadde ve çeşitli
malzemelere ek olarak, nihai
mamüllerin ve satışı yapılan
malların sadece sayısal olarak
değil kapladıkları alanların
da çok büyük olduğu ürünler
düşünüldüğünde, söz konusu
malların üretimden çıkar
çıkmaz gerek üretici gerekse
aracı olan ticari işletmelerin
nihai tüketiciye ulaşana
kadar geçen bekleme süreleri
stok bulundurma maliyetini
arttıracaktır.
İyi bir yönetici, maliyet
yönetimini düzgün bir biçimde
gereçekleştirdiği zaman ileriye
yönelik alacağı kararların
sağlıklı olacağını bildiğinden,
maliyetlerin güvenilir bir
biçimde hesaplanması için
doğru yöntemi seçmelidir.
Maliyetler güvenilir ve doğru
olarak hesaplanırsa alınacak
üretim ve yönetim kararları ile
satın-alma kararları sağlıklı
olacaktır.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
14
Çobançeşme Mah. Mithatpaşa Cad. No:24 Kat:3 Yenibosna-İSTANBUL
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
http://www.martiglobal.com.tr
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
15
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Dr. Bülent BÜBER / Grup Başkanı/Kamu İhale Kurumu
ÖZEL GÜVENLİK HİZMET ALIMLARI II:
Uygulamalara Yönelİk Önerİler
Bir önceki sayıda
yayımlanan yazımızda, özel
güvenlik hizmetlerine ilişkin
mevzuatın genel çerçevesini
aktarmıştık. Bu yazımızda ise
özel güvenlik hizmetlerinin
tedarik sürecinde ve
sözleşmelerin uygulanması
aşamasında dikkat edilmesi
gereken hususları sizinle
paylaşacağız.
Günlük yaşantımızda
pek çoğumuz bir iş yerine ya da
alışveriş merkezine giriş sırasında
güvenlik kontrolüyle karşılaşırız. Bu
kontrollerin pek çoğu, yasak savma
amacıyla yapıldığı izlenimi uyandırır.
Süreç içerisinde bu kontrollere karşı
tepki bile duymaya başlarız. Aslında
özel güvenlik, kamu güvenliğinin
tamamlayıcısıdır.
Özel güvenlik hizmetlerine
ilişkin standartların bulunmaması;
özel güvenlik temel eğitiminin
tamamlanmasından sonra
uzmanlık gerektiren konularında
özel güvenlik personeline eğitim
verilmemesi; personel ücretlerinin
düşüklüğü; özel güvenlik hizmetleri
sırasında paydaşların işbirliği ve
eşgüdümünün yetersiz olması, özel
güvenlik hizmetlerinin etkin bir
şekilde yürütülmesinin önündeki
başlıca engeller olarak varlığını
sürdürmektedir.
TOBB Türkiye Özel Güvenlik
Hizmetleri Meclisi Sektör Raporu’nda,
özel güvenlik sektöründeki kayıt dışı
çalışmanın kaliteyi düşürdüğü ve
nitelikli personelin yetersiz olduğu
ifade edilmektedir. 1
Özel güvenlik kapsamında
korunan ve güvenliği sağlanan
1
yerlerde can ve mal güvenliğinin
ciddi şekilde tehlikeye düştüğü veya
düşeceği anlaşıldığında, mülki idare
amirleri genel kolluğu görevlendirir.
Bu takdirde özel güvenlik birimi
ve özel güvenlik personeli, mülki
idare amirinin ve genel kolluk
amirinin emirlerini yerine getirmekle
yükümlüdür.
Bir önceki yazımızda,
ülkemizdeki özel güvenlik
hizmetlerine ilişkin istatistikî verileri
aktarmıştık. Avrupa ülkelerinde
özel güvenlik düzenlemeleri ve
istatistikleri konusunda, Avrupa
Güvenlik Federasyonu (CoESS)
tarafından yayımlanan çalışmalar
(Private Security Services in Europe
CoESS Facts & Figures 2011) önemli
bir kaynaktır. Ülkeler arasında
karşılaştırmalar yapmak ya da yurt
dışındaki özel güvenlik ihtiyacının
temini sürecinde bu çalışmalardan
yararlanılması mümkündür.
Özel Güvenlik Hizmetlerinin
Kapsamı
Bir alışveriş merkezindeki
(AVM) özel güvenlik hizmeti ile
enerji santralindeki özel güvenlik
hizmeti ya da para nakli sırasındaki
güvenliğin sağlanması arasında
farklılıklar bulunmaktadır. Özel
güvenlik hizmetinin verileceği alanlar
dikkate alınarak riskler ve tehditler
belirlenmelidir. Enerji santralleri, petrol
üretim sahaları, limanlar ve hava
meydanlarındaki güvenlik hizmetleri,
diğer alanlardaki özel güvenlik
hizmetlerinden farklılıklar gösterir.
Şirketler özel güvenlik
ihtiyaçlarını belirlemek için
öncelikle özel güvenlik ihtiyaç
raporu hazırlamalıdır. Özel güvenlik
ihtiyacının genel çerçevesi
belirlendikten sonra özel güvenlik
TOBB, TOBB Türkiye Özel Güvenlik Hizmetleri Meclisi Sektör Raporu, Ankara, 2013, s. 9.
şirketleriyle görüşmeler yapılarak
alım dokümanlarının hazırlanmasında
yarar bulunmaktadır. Dokümanlarda,
sözleşmenin uygulanmasında
kontrolü kolaylaştıracak standart
ve kriterler oluşturulmasında yarar
bulunmaktadır.
Özel güvenlik personeli ve
özel güvenlik yönetim ekibi, özel
güvenlik hizmetlerinin kalitesi için
son derece önemlidir. Personelin
sürekli değiştirilmesinin güvenlik
hizmetlerini olumsuz etkileyeceği
akıldan çıkartılmamalıdır.
AVM’ler ile otellerdeki özel
güvenlik hizmet planlamasında
cinsiyet ve yaş grupları da dikkate
alınmalıdır. Özel güvenlik hizmetinin
niteliği dikkate alınarak giriş ve
çıkışlara yönelik raporlama ve takip
sistemi oluşturulmalıdır. Giriş ve
çıkışların yoğun olduğu saatlere
yönelik analizler yapılarak tedbirler
geliştirilmelidir.
Özel Güvenlik Hizmet Alanları
İş ve Alışveriş Merkezi
Mağazalar/Marketler
Konutlar ve Siteler
Finans Kurumları
Otel ve Dinlenme Tesisleri
Eğitim Kurumları
Hava meydanları
Limanlar
Petrol Üretim Sahaları
Enerji Nakil Alanları
Sağlık Kurumları
Toplantı/Konser
Spor Karşılaşması
Para ve Değerli Eşya Nakli
Yönetici Güvenliği
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Marketler ve büyük
mağazalardaki mal kabul bölgeleri,
güvenlik açısından özel olarak
dikkat edilmesi gereken alanlardır.
Bu alanlara giriş yapacak kişi ya da
araçlar, onaya tabi tutulmalı ve teknik
cihazlarla kontrol sağlanmalı; özel
güvenlik personelinin belirli aralıklarla
bu alanı kontrol etmesi sağlanmalıdır.
Yüksek dereceli korunması gereken
alana sadece belli bir şifre ya da
anahtarla girilmesine yönelik tedbirler
alınmalıdır.
Özel Güvenlik Hizmetlerinde
Teknolojiden Yararlanma
Özel güvenlik hizmetlerinde,
güvenlik teknolojisinden yararlanma
giderek artmaktadır. Ülkemizde
özel güvenlik hizmetlerinde daha
ziyade kamera sistemleri ile kapı ve
el tipi metal arama detektörlerinden
yararlanılmaktadır. Araç takip
sistemleri ile erken uyarı sistemleri
son yıllarda kullanımı yaygınlaşmaya
başlayan yöntemlerdir. Yüksek
güvenlik önlemine ihtiyaç duyan
kurumlar, biyometrik güvenlik
teknolojilerinden yararlanabilir. Ses
tanıma, yüz tanıma, parmak izi, göz
tarama (iris ya da retina tanıma)
biyometrik güvenlik yöntemlerinden
ilk akla gelenlerdir.
Alım Yöntemi
Özel sektör kuruluşları,
alım yöntemlerinin belirlenmesi
ve gerçekleştirilmesinde kamu
örgütlerine göre daha geniş yetki ve
takdir alanına sahiptir. Ancak, kamu
örgütlerinin tabi olduğu mevzuat ve
uygulamalarından faydalanılmasında
yarar bulunmaktadır. Alım yönteminin
16
belirlenmesi, alım konusu ve sözleşme
tutarı ile şirketlerin örgütlenmesi ve
içinde bulunulan ekonomik yapıyla
yakından ilintisi bulunmaktadır.
Avrupa Birliğinde kamu
örgütlerinin alımlarını düzenleyen
klasik direktifte, karmaşık nitelikli
alımlara yönelik olarak rekabetçi
müzakere yöntemi bulunmaktadır.
Alım konusu, mal veya hizmet alımları
ile yapım işlerinin özgün nitelikte
ve karmaşık olması; teknik ve
malî özelliklerinin belirlenememesi
durumunda bu yöntem tercih
edilmektedir.
Karmaşık nitelikli bir
özel güvenlik hizmeti alımında,
rekabetçi müzakere yönteminin
kullanılabileceği görüşündeyiz. Bu
yöntem, özel sektörün alım pratikleri
ve alım konusu hizmetin niteliği
dikkate alarak tasarlanmalıdır. Bu
yöntemde, sektördeki yetkinliğini
belirlediğiniz en az üç istekli davet
edilerek görüşmelerin yapılması
uygun olacaktır. Öncelikle özel
güvenlik hizmetinin teknik detayları
ve gerçekleştirme yöntemleri gibi
hususlarda fiyatı içermeyen ilk
tekliflerini sunması istenir.
Alım komisyonu şirketin
ihtiyacını en uygun şekilde
karşılayacak yöntem ve çözümler
üzerinde her bir istekliyle görüşme
yapmalıdır. Teknik görüşmeler
sonucunda şartların netleşmesi
üzerine bu şartları karşılayabilecek
isteklilerden, gözden geçirilerek
şartları netleştirilmiş teknik
şartnameye dayalı olarak fiyat
tekliflerini de içerecek şekilde
tekliflerini vermeleri istenilmelidir. Bu
fiyat tekliflerin alınmasından sonra
ikinci bir fiyat teklifi istenerek süreç
sonuçlandırılabilir.
Özel Güvenlik Hizmet Alımı
Sözleşmeleri
Özel güvenlik hizmet
alımlarında mutlaka yazılı
sözleşme düzenlenmelidir. Hizmet
sözleşmesinin bir sureti koruma ve
güvenlik hizmetinin başladığı gün
mesai saati bitimine kadar özel
güvenlik şirketi tarafından valiliğe
verilmelidir. Bildirimin yapılacağı son
günün tatil gününe rastlaması halinde
bildirim, takip eden ilk mesai gününün
mesai saati bitimine kadar yapılır.
Ayrıca, istihdam edilen özel güvenlik
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
personelinin listesi ve bunların özel
güvenlik mali sorumluluk sigortası
poliçelerinin birer sureti personel
göreve başladığı tarihten itibaren on
beş gün içinde ilgili şirket tarafından
valiliğe sunulmalıdır.
Sözleşmelerde Yer Almasında
Yarar Olan hususlar
Özel güvenlik sözleşmelerinde,
sözleşmenin tarafları, adresleri,
hizmetin kapsamı, personel sayısı,
hizmetin süresi ve diğer hususların
belirtilmesi zorunludur. Özel güvelik
personelinin listesi ve kimlik kartları
ile özel güvenlik mali sorumluluk
sigortasına ilişkin belgelerin
sözleşmenin imzalanmasından sonra
şirketinize verileceği hüküm altına
alınmalıdır.
Özel güvenlik şirketi tarafından
özel güvenlik görevlilerine ödenen
maaş ve bu personelin sosyal güvenlik
ödemeleri konusunda aylık olarak
bilgi ve belge verilmesi sağlanmalıdır.
Maaş ve sosyal güvenlik ödemelerinin
düzenli yapılmaması sözleşmenin
feshi nedenleri içinde sayılmalıdır.
Özel Güvenlik Sözleşmesinde Yer Almasında
Fayda Olan Hususlar
• İşin tanımı ve süresi
• Sözleşmenin tarafları ve tebligata esas
adresi
• Sözleşmenin bedeli
• Ödeme yeri ve şartları
• Vergi, resim ve hangi giderlerinin sözleşme
bedeline dahil olduğu,
• Mücbir sebepler
• Sözleşmede değişiklik yapılma şartları
• Özel güvenlik mali sorumluluk sigortasına
ilişkin hükümler
• Personele ilişkin hükümler
• Yüklenicinin personele ilişkin sorumlulukları
• Denetime ilişkin düzenlemeler
• Sözleşmenin devri ve alt yüklenicilik
• Cezalar
• Teminat alınacaksa teminat türü ve tutarı
• Yasak fiil ve davranışlar
• Sözleşmenin feshi ve tasfiyesine ilişkin
şartlar
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Ulusal ve dini bayramlar
ile fazla mesai ücretleri konusu
yakından takip edilmelidir. Özel
güvenlik personelinin iş hukukundan
kaynaklı izin haklarının kullandırılması
sağlanmalıdır. Sözleşmede özel
güvenlik personelinin kıdem tazminatı
ve diğer mali yükümlülüklerinden özel
güvenlik şirketinin sorumlu olduğu
ifade edilmelidir.
Sözleşmenin uygulanması
aşamasında düzenli hizmet içi eğitim
yapılması sağlanmalıdır. Bu eğitimler
konusunda yüklenici düzenli bilgi ve
belge vermelidir.
Özel güvenlik şirketi tarafından
sözleşmenin yürütülmesi sırasında
şirketinize düzenli rapor verilmelidir.
Ayrıca, özel güvenlikle ilgili olay
sırasında şirketinizle iletişim kurulması
sağlanmalıdır.
Özel güvenlik hizmetinin
alınmasından sonra meydana
gelebilecek yangın, doğal afet, sabotaj,
baskın, terörizm gibi olağan dışı
olaylara yönelik olarak senaryolar
oluşturulmalı ve görev dağılımlarının
yapılması sağlanmalıdır.
Sözleşmede özel güvenlik
hizmetleri kapsamında kullanılacak
ekipman ve teknik destekler açık olan
düzenlenmelidir.
Özel Güvenlik Hizmetinin Sona
Erdirilmesi
Özel güvenlik izni alarak
bünyesinde özel güvenlik birimi
kuranlar veya özel güvenlik hizmetini
şirketlere yaptıranlar, en az bir ay
önce başvurmak şartıyla özel güvenlik
komisyonunun kararı ve valinin
onayıyla özel güvenlik uygulamasını
sona erdirebilir.
Ayrıca, Özel Güvenlik İzin
Belgesi’nde belirtilen adreste
faaliyetlerine son verdiği tespit
edilenlerin özel güvenlik uygulaması,
komisyonun kararı ve valinin onayıyla
sona erdirilir.
Sonuç
Ülkemizde özel güvenlik
hizmeti sektöründe, çok sayıda
özel güvenlik şirketi faaliyette
bulunmaktadır. Hizmetlere yönelik
tedarikçileri belirlerken hizmetlerin
yerine getirilmesinde riskli olabilecek
şirketlerle çalışılmamaya özen
gösterilmelidir. Sektöre yönelik bir
17
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
ÖZEL GÜVENLİK TEDARİK SÜRECİ ŞEMASI
analiz yapılarak çalışılabilecek
şirketler belirlenmelidir. Belirlediğiniz
bu özel güvenlik şirketlerine
yönelik olarak daha önce çalıştıkları
firmaların görüşlerinin alınması da
değerlendirmelerinize katkı sağlar.
Sözleşme sürecinde özel
güvenlik hizmetlerini ve yüklenicinin
faaliyetlerini sürekli bir şekilde
gözlemleyin ve kontrol edin. Bir
denetim planı ve denetim komisyonu
oluşturun. Denetimler sonucunda
belirlenen eksikler yükleniciye iletilmeli
ve düzeltilmesi için belirli bir süre
verilmelidir. Belirli aralıklarla yapılan
denetimlerin yanında beklenmeyen
kontroller de gerçekleştirilmelidir.
Özel güvenlik personelinin iş
hukukundan kaynaklanan haklarını
kullanması mutlaka sağlanmalıdır.
Fazla mesai ve izinler ile kıdem
tazminatları konusunda yüklenicinin
sorumluluğu açık olarak belirtilmelidir.
Dr. Bülent BÜBER
Grup Başkanı
Kamu İhale Kurumu
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
18
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Türkiye’nin Satınalma Ağı Yayında:
BuyerNetwork.Net
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
19
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Gülay EROL
İnternet Tabanlı Lojİstİk
Ağı Tasarımına Daİr Örnek
İnceleme
Tedarik zinciri yönetiminde
lojistik ağı tasarımının öneminin
ve internet sayesinde lojistik ağı
tasarımlarında gözlenen değişimlerin
daha net görülebilmesi için gıda
sektöründe hizmet veren firmanın
uygulamaları incelenmiştir.
1. Firma Hakkında Genel Bilgiler
ve Görüşme Öncesi Yapılan İşler
Türkiye’de 2008 yılında faaliyet
göstermeye başlamış olan firma kısa
zamanda büyük başarılar elde etmiştir.
Firma, European Business Awards’un
Türkiye ayağında, 2012 Ulusal
Şampiyonu seçilmiştir. (Haberler.com,
2013)
Firma piyasaya girdiğinde ismi
yabancı iken fakat yakın zamanda
bu isim Türkçeleştirilmiş. Yeni ismiyle
yoluna devam eden firmanın şuan
Türkiye’de 10 farklı ilde toplam 12
şubesi bulunmaktadır. Yeni 3 şehirde
şubeler ise Franchise ile yakında
faaliyete başlayacaktır.
Literatür incelenmiş ve internet
ile değişen lojistik ağı tasarımlarını
tam olarak uygulayan bir firma olarak
Bir Hediye firması belirlenmiştir.
Firmanın kurucularından biri olan
Didem Güney Alsoy ile irtibata
geçilmiştir. İlgili yöneticiler ile görüşme
sağlanarak tedarik zinciri yönetimi
kapsamında firmanın lojistik ağı
yapısı derinlemesine irdelenmiştir.
Görüşmelerde sorulan sorular ise
lojistik ağı yapılarının internet ile nasıl
şekillendiğine dayalı yapılan geçmiş
çalışmalar ve literatür incelenerek
belirlenmiştir. Görüşmede sorulan
sorular, çalışmanın sonunda Ek’te
sunulmuştur.
2. Yapılan Görüşmelerden Elde
Edilen Bulgular
Şirketlerin pazarlama
faaliyetlerinin bir parçası olarak lojistik,
bütünsel bir anlayışa dayalı olarak
şirkete bir karlılık sağlama ve firma
müşterilerini memnun etmede anahtar
bir rol oynamaktadır. (KAYABAŞI,
2010) Literatürde Pazarlama Lojistiği
olarak ele alınan bu yaklaşım Hediye
firması tarafından benimsenmiş bir
yaklaşımdır.
a. Tedarikçi Firmalar ile Hediye
Firması Arasındaki Lojistik Ağı Yapısı
Firma yetkilileri ile yapılan
görüşmelerde öncelikli olarak istenen
bilgiler firmanın tedarikçilerinden
ürün ve hizmet tedariki sistemi ile
ilgili olmuştur. Görüşmeler sonucu
elde edilen bulgular Şekil 1 ile
özetlenmektedir.
Hediye Firması’nın düzenli
olarak çalıştığı 6 adet tedarikçisi
olduğu ve bu tedarikçiler ile iletişimin
internet ve telefon üzerinden
kurulduğu öğrenilmiştir. Bu firmalar
ithalatçı ve üretici firmalar olup
teknolojik altyapıları çok gelişmiş
olmamasına rağmen siparişler için
tedarikçi firmalara gidilmemektedir.
Tedarik edilen tüm ürünler
firmanın İstanbul’da yer alan
merkez deposunda tutulmaktadır.
Merkez depo “Toplama Merkezi”
(consolidation center) olarak
ele alınabilir. Toplama Merkezi;
tedarikçilere daha yakın noktalarda,
üretim yerlerine, hammadde çeşidi
bazında az ama karma ve büyük
hacimli sevkiyatı sağlamaya yönelik
depolar olarak tanımlanmaktadır.
(TANYAŞ, 2013)
Şekil 1: Firma tedarikçilerinin lojistik ağı yapısı
20
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Tedarikçi firmalar, internet ve
telefon kanalıyla aldıkları siparişleri
kendi araçları ve elemanları ile
Lezzetli Hediye merkez deposuna
teslim etmektedirler. Genel itibariyle
teslimat firmaların kendisi tarafından
yapılmakla birlikte bazı acil
durumlarda kargo firmaları aracılığıyla
da ürün teslimi yapılabilmektedir.
Dolayısıyla üretici firmaların Hediye
firması ile bilgi ve ürün alışverişi
sistemi literatürde belirtilen
“Fabrikadan Halka” sistemi ile
örtüşmektedir. Son olarak tedarikçi
seçimi ile ilgili firmanın yılın belirli
dönemlerinde ürettiği yeni tasarımlar
için gerekli olan sarf malzemeleri,
farklı tedarikçilerden elde ettiği
öğrenilmiştir. Geçici bir ilişkinin söz
konusu olabildiği bu durumlarda da
Hediye firması internet ve telefon
kanalıyla sipariş vermeyi tercih
etmektedir. Ürün teslimatı ise ürünün
özelliklerine ve yapısına uygun olarak
tedarikçi firma tarafından veya kargo
firması aracılığıyla merkez depoya
yapılmaktadır.
Merkez depo haricinde tüm
illerdeki şubelerin kendi depoları
bulunmaktadır. Bu depolarda tutulan
hammaddeler belirli bir sınıra
geldiğinde merkez depodan ürün
talebinde bulunulmaktadır. Başka bir
değişle stoklanabilen hammaddelerin
tedariki merkez depo tarafından
yapılmakta ve buradan şubelere
dağıtılmaktadır. Böylece
ürün kalitesinde belirli
bir standardı yakalamak
hedeflenmektedir.
Özetle, hiçbir şube
stoklanabilir ürünler
için tedarikçi firmalar
ile tek başına iletişime
geçmemektedir. Diğer
yandan, firma gıda
sektöründe hizmet
verdiği ve bazı gıda
hammaddeleri ile
meyvelerin günlük
tüketimi gerektiği için
bu tür ürünler şubeler
tarafından bulundukları
şehirlerden temin
edilmektedir.
b. Hediye Firması
ile Müşteriler Arasındaki
Lojistik Ağı Yapısı
Firma ile tedarikçileri
arasındaki ürün ve bilgi akış
sisteminden sonra Hediye Firması
ile müşterileri arasındaki sistem
incelenmiştir. Yöneticilerden
alınan bilgiler ışığında Şekil 6
oluşturulmuştur.
Hediye firması internet
sayfası üzerinden tüm ürünlerini
müşterilerinin beğenisine
sunmaktadır. Müşteriler, firmanın
internet mağazasında geniş mal
çeşitliliğine ulaşılabilmekte, mallarla
ilgili istedikleri her detayı (bu malların
Şekil 2: Firmanın müşterilere yönelik lojistik ağı yapısı
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
tesliminin ne kadar süreceği ve
teslimat maliyeti gibi) kolaylıkla
öğrenebilmektedirler. Pazara sunulan
nihai mallar, stoklanamayan gıda
ürünleri olduğu için firma sipariş
bazlı çalışmakta olduğu için Hediye
firmasının her şubesi bir üretim ve
dağıtım merkezi konumundadır.
Başka bir değişle şubelerde üretim
yapılmakta fakat bir pastane gibi
nihai ürün sunumu yapılmamaktadır.
Kek ve kurabiyeden oluşan ürünlerin
tazeliğinin 7 gün devam ettiğini ancak
meyve içeren ürünlerin üretildiği gün
tüketiminin yapılmasının gerektiğini
belirten yöneticiler, siparişlerini ürün
fotoğraflarını kullanarak aldıklarını
belirtmişlerdir. Ürün ve bilgi akışı Şekil
2’da görülmektedir.
Müşteri siparişlerinin %85’i
internet üzerinden, %10’u telefon
kanalıyla alınmaktadır. Geleneksel
yöntemleri tercih etmeye devam eden
şubelere giderek siparişlerini veren
müşteriler ise firmanın yalnızca %5’lik
bir dilimini oluşturmaktadır. Hediye
firması Pazarlama Yöneticisi, “Kredi
kartı ve havale ile ödeme seçenekleri
gibi banka kullanımı ve sonrasında
online takip yapılmasını gerektiren
sistemleri tercih etmeyen müşterimiz
mağazalarımızı tercih etmektedir.”
sözleri ile müşteri portföylerindeki
değişimi anlatmıştır. Ayrıca, İnternet ve
telefon siparişlerinin tercih edilmeme
nedeninin sipariş takip sistemine
duyulan güvensizlik olduğunu
belirtmiş ve mağaza müşterilerinin
kendilerini güvende hissetmek için bu
yöntemi seçtiklerini açıklamıştır.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Hediye firması siparişleri
farklı kanallar vasıtasıyla alınmakla
birlikte hiçbir yöntemde aracı
kullanılmamaktadır. Sipariş alınışında
aracı kullanılmadığı gibi ürün teslimatı
için de belirli koşullar altında aracı
kullanılmamaktadır.
Ürünlerin alıcılarına,
kendi araç ve
elemanları ile mi
yoksa kargo firması
aracılığıyla mı
teslim edileceğine
aşağıdaki
algoritma ile karar
verilmektedir:
1) Şube
bulunan illerde
teslimat, firmanın
dağıtım araç ve
elemanlarınca
teslimat adresinin
şubeye olan
uzaklığı;
2) 35 km’den
az ise ücretsiz olarak yapılır.
• 36-55 km arasında ise 20
TL’lik ücret karşılığında yapılır.
• 56-75 km arasında ise 30
TL’lik ücret karşılığında yapılır.
• 75-100 km arasında ise 75
TL’lik ücret karşılığında yapılır.
3) Şube bulunan illerde teslimat,
firmanın dağıtım araç ve elemanlarınca
teslimat adresinin şubeye olan
uzaklığı 100 km’nin üstünde ise kargo
firması kullanılır. Şube bulunmayan
illere teslimat sadece kargo firması
aracılığıyla yapılabilmektedir. Kargo
firması ile teslimat ücreti 9 TL’dir.
4) Teslimat ile ilgili bilgilere
ek olarak müşteriler dilerlerse
siparişlerini şubelerden kendileri de
alabilmektedirler.
Ürün teslimatının hangi yolla
yapılacağı ve teslimat ücreti gibi
bilgiler firmanın sahip olduğu bir
yazılım kullanılarak otomatik olarak
tayin edilmektedir. Kullanılan sistemde
tüm Türkiye il, ilçe, semt datası ve
çalışılan kargo firmasının lojistik ağı
güncel tutulmaktadır. Alınan sipariş
bilgileri sisteme girilerek teslimat
listeleri oluşturulmaktadır.
Ürün teslimat süreleri ise
şube bulunan illerde ortalama 2
saat olmakla birlikte müşteriler
teslimat sürelerini kendileri de
belirleyebilmektedirler. Kargo firması
aracılığıyla gönderilen siparişler
ise 24 ila 48 saat arasında teslim
21
edilebilmektedir. Ek olarak teslimat
özel araç kullanmayı gerektiriyorsa
teslim süresi ile bilgilendirme ayrıca
yapılmaktadır. Lezzetli Hediye
Pazarlama Yöneticisi, müşterilerinin
belirli amaçlar ile sipariş verdiklerini
dolayısıyla teslimat şekli ve
zamanının önemini şu sözlerle
dile getirmiştir: “Müşterilerimiz
genellikle doğum günü, sevgiliye
hediye gibi amaçlar doğrultusunda
ürün gönderimi yapmaktadır. Bu
nedenle müşterilerimiz genellikle
tercihlerini önceden belirlemiş
oluyor. Bizde onların isteklerine en iyi
şekilde cevap verebilmek için kendi
yazılımcılarımızın geliştirdiği sistemleri
kullanarak siparişe cevap süremizi
kısaltıyoruz. Fakat yılbaşı ve sevgililer
günü gibi yoğunluk yaşanan özel
dönemlerde teslimat gününde aksama
olmamasına rağmen saatinde teslimat
garantisi veremiyoruz.”
‘Şubeden teslim al’ seçeneğini
tercih edildiği takdirde sipariş alım
saati de belirlenir. Bu durumda siparişi
verilen ürün meyve içerikliyse ve
müşteri belirlediği zaman aralığında
ürününü teslim almıyorsa ürün
şubede imha edilip ücret iadesi
yapılmamaktadır. Aynı koşullarda
ürünün kek, kurabiye, çikolata çiçekleri
veya şeker çiçekleri seçildiğinde
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
önceden haber verilmek koşuluyla
ürün teslim alma zamanı ertesi güne
kadar ertelenebilmektedir.
Sipariş Görünürlüğü: İnternet
üzerinden veya telefon kanalıyla
verilen siparişlerde müşteri, ürünlerle
ve satıcı ile temas halinde olmadığı
için siparişlerin kolaylıkla ve gerçek
zamanlı takibinin müşteri tarafından
yapılabilmesi çok önemlidir. (CHOPRA
& MEINDL, 2007) Bu nedenle Hediye
firması bilgi sistemleri alt yapısı
yatırımlarına önem vermektedir.
Müşteriler mail yoluyla siparişlerinin
hangi aşamada olduğu konusunda
bilgilendirilir.
Ayrıca internet sitesinde
sipariş takip sistemi bulunmaktadır.
Bu sistem sayesinde internet ve
telefon aracılığıyla sipariş vermiş
olan müşteriler, sipariş numaraları ile
siparişlerinin güncel durumunu takip
edebilirler.
Teslimat esnasında alıcı adresinde
bulunmadığında ve siparişi teslim
alacak kimseye ulaşılamadığı
durumda ise müşteri SMS ile
bilgilendirilerek ürün şubeye geri
getirilir.
Bilgi Gizliliği: Hediye friması
müşterilerinin e-ticaret sitesi üzerinden
ilettikleri kişisel bilgilerini, ‘Gizlilik
Politikası’ ile belirlenen amaçlar ve
kapsam dışında üçüncü kişilere
açıklamayacağının güvencesini şu
sözlerle vermektedir.
“Kişisel bilgiler; ad soyadı, adresi,
telefon numarası, e-posta adresi
gibi kullanıcıyı tanımlamaya yönelik
her türlü diğer bilgiyi içermekte olup
kısaca Gizli Bilgiler olarak anılacaktır.”
Bu konuda internet sitesinde
detaylı bir bilgilendirme sayfası
mevcuttur.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
İade ve Değişim: Hediye firması
müşterilerine sevkiyat sırasında
oluşan zararlar hakkında garanti
vermektedir. Ürün hasar görmüşse
müşteriye, hasarlı ürünü teslimatı
yapan kuryeye iade edip veya
kargo görevlisine tutanak tutturup
ürünü kabul etmeme güvencesi
verilmektedir. Bu durumda en kısa
sürede yeni ürünün teslimatının
yapılacağı bildirilmektedir.
İade, gıda sektöründe uygulaması güç
bir işlem olsa da Lezzetli Hediye’de
ürün iadesi mümkündür. İadenin kabul
edilebilmesi için ürün ambalajının
zarar görmemiş ve açılmamış olması
gerekmektedir. Banka aracılığıyla
yapılan ödemelerde 7 iş günü içinde
ücret iadesi garantisi verilmektedir.
3. SONUÇ
Tedarik zinciri yönetiminde
lojistik ağı internet sayesinde
kısalmıştır. Böylelikle üreticiler,
perakendecilere ihtiyaç duymadan
tüketicilere ulaşabilir hale gelmiştirler.
İncelenen Hediye firması bu duruma
çok güzel bir örnek olmuştur.
Kuruluşunun ardından başarılarından
ötürü ödül üzerine ödül alan üretici
firma, internet aracılığıyla müşterilerine
ulaşmaktadır.
Lojistik ağı performans ölçütleri
kapsamında firmanın oldukça başarılı
olduğu ortadadır. Müşteriye cevap
süresi 2-3 gündür. Ürün çeşitliliği yıl
içinde bazı dönemlerde özel olarak
artırılmakta değişik ürünler kısa
süreli müşterilere sunulmaktadır.
Böylelikle daha çok dikkat çekmek
amaçlanmaktadır. Sipariş veren
müşterinin isteği doğrultusunda
hediye olarak ürün teslimi yapan
firma, bu açıdan müşterilerini oldukça
tatmin etmektedir. Sipariş takibi
konusunda da firma başarılı bir
politika izlemektedir. Müşterilerine
siparişlerinin güncel bilgilerini vererek
onların güven duymasını sağlamaya
çalışmaktadır. Ürün iade politikası
ise gıda ürünlerinde uygulaması zor
olmasına rağmen Hediye firması
22
tarafından uygulanmakta ve iade
ödemeleri 7 gün gibi kısa bir sürede
tamamlanmaktadır.
Öte yandan taşıma maliyetleri
firmanın en önemli dezavantajını
oluşturmaktadır. Ürünlerin özellikleri
nedeniyle nakliye, belirli bölgeler
dışında pahalıdır ve müşteriye
yansıtılmaktadır. Bu nedenle
firma daha fazla şehirde şube
açmak eğilimindedir. Müşterilere
yaklaştıkça taşıma maliyetlerini
azaltacaktır. Ayrıca tek bir merkez
depo kullanarak firma, depolama
maliyetlerini azaltmakta ve
aynı zamanda ürün kalitesinde
standardizasyon sağlayabilmektedir.
İletişim teknolojilerini etkin bir şekilde
kullanan firma bu konuda kendi
yazılım mühendislerine sahiptir.
Sonuç olarak internet Hediye
firmasında da görüldüğü gibi birçok
avantaj yaratmaktadır. Bilindiği
kadarıyla Türkiye’de bu çalışma
benzeri çalışma sayısı azdır. Bu
nedenle bu çalışma, tedarik zinciri
yönetimi ve lojistik ağı tasarımının
rekabet gücünü artıran bir sisteme
dönüşmüş olduğuna örnek teşkil
etmektedir. Öte yandan Türkiye’de
gıda sektöründe e-ticaret ile faaliyet
gösteren birçok firma olmasına
rağmen bu çalışmada yalnızca tek
bir firma ele alınmıştır. Dolayısıyla
sonuçların genellenebilirliği kısıtlıdır.
Ayrıca, ileride yapılacak olan
çalışmalarda, farklı sektörlerden
firmalar tercih edilirse internetin
lojistik ağı üzerindeki etkileri daha net
ortaya çıkarılabilir.
Gülay EROL
[email protected]
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
İSTANBUL
ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER
ENSTİTÜSÜ
TEDARİK ZİNCİRİ
YÖNETİMİ
YÜKSEK LİSANS
PROGRAMI
Yüksek Lisans,
Yüksek Hedefler !
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
23
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Uluslararası
Taşımacılık
PLANET ile
Yeniden Şekilleniyor
Planet Uluslararası Taşımacılık ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
Prof N. Mazhar Öktel Sk. Dilek Apt No:19/3 Şişli İstanbul
+90 212 219 11 81 - 219 82 32
www.planetlogistics.com.tr
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
24
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
TEKNOVERİM
K a m i l B AYA R
Endüstri Mühendisi, MBA
www.kamilbayar.com
Verimlilik, etkisi çoğu zaman
matematiksel olarak hesaplanamasa da
insanoğlunun hayatını hep etkilemiştir.
Buna verilebilecek en önemli örnek;
Endüstri Devriminin mimarı buhar
makinasının icadıdır. O dönemde
suyla çalışan makinelerin buharla
çalışabileceğinin keşfedilmesiyle
aynı zaman diliminde daha çok iş
ortaya çıkarılması, verimlilik tanımının
palazlanmasında önemli bir mihenk taşı
olmuştur.
Devam eden süreçte, adına
“telgraf” denilen aletin iki uzak uç
arasındaki iletişimi yazılı yapabilmesi,
Graham Bell’in başlangıçta “kim kullanır
ki” sorularına maruz kalarak ortaya
çıkardığı “telefon” buluşu, Henry Ford’un
döneminin modern teknolojisiyle ürettiği
“araba”sı teknolojinin verimliliğe katkısı
olarak tanımlanacak diğer önemli
örneklerdir.
Bunlara ek, bir zamanlar tıp
alanında hissi duygularla yapılan teşhis
ve tedavi yöntemlerinin yerini hata oranı
daha az modern tıbba bırakması, bilim
dünyasının insanlık adına yeni buluşlara
imza atması, çözümsüz denilen
hastalıkların çaresinin bulunması,
ölüm oranlarının azalması ve insanlığın
ortalama yaşam süresinin artması
yine teknolojik gelişmelerin etkisiyle
olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Yakın dönemlere baktığımızda,
internetin de etkisiyle teknoloji ve zaman
kavramları tarihte olduğu gibi bir kez
daha evrilmeye, yeni anlamlarını aramaya
başladığını görüyoruz. Bilgisayar kadar
büyük olmayan ama onun yaptığı birçok
işi yapan “bilgisayarımsı” teknolojik
cihazlar hayatın her alanında boy
göstermeye başladı. Bunlar daha da
ileri gidip, insan aklını kullanarak “akıllı”
sıfatını alır, insanların yerine düşünür
ve kararlar alır oldular. Her geçen gün
önüne “e” harfi eklenmiş yeni iş yapma
şekilleri karşımıza çıkmaya başladı.
Örneğin; üniversitelerin fiili kapılarını
değil ama sanal kapılarını tüm dünyaya
açması ve insanlara uzaktan interaktif
eğitimler vermesi bu gelişim-etki
sürecine verilebilecek önemli bir örnek
olabilir.
Teknolojik gelişmeler birçok
alanda olduğu gibi kaynakların daha
etkin kullanılması noktasında önemli
katkılarının olduğunu söyleyebiliriz.
Örneğin; şirketler personel işe alım
mülakatlarını uzaktan yapabiliyor,
yöneticiler saatlerce yolculuk yapmadan
önemli toplantılar yapıp hızlı kararlar
alabiliyor.
Teknolojik gelişmelerin gündelik
hayatı etkileyen örneklerin artarak
devam edeceğini öngörmek hiç de
zor değil. Kim bilir yakın gelecekte
davalar bile uzaktan görülecek, internet
kullanmamak bir ceza metodu olacak ve
teknoloji kullanılmaması kararı hakların
kısıtlanması çerçevesinde değer görecek.
Belli ki yakın ve uzak gelecekte
daha kısa sürede daha fazla iş yapmak,
verimi daha çok artırmak, insanoğlunun
hayatını kolaylaştırmak adına birçok
teknolojik yeniliğe şahit olacağız. Ben
böyle düşünürken bu düşüncelerin bir
adım ötesine geçenler de yok değil. Ünlü
fizikçi Michio Kaku:
• Evlerimizde medikal sistemlerin
kurulu olacağını ve duvara yansıtılmış
ekranlarda sanal doktorlarımızın
olacağını,
• Klonlanmış insanların aramızda
gezeceğini,
• Şeker hastalığı, şizofreni gibi
genetik hastalıkların sonunun geleceğini,
• İnsan ömrünün 150 yıla
çıkacağını ve yaşlanma tanımının yok
olacağını,
• Hatta dinozorların ve mamutların
bile yeniden canlanacağını,
öngörüyor. Peki bu akıl almaz
gelişmeler nasıl olacak? Cevabı çok da
zor değil. Bu gelişmeler, teknolojinin
gelişim etkisiyle yapılan güçlü bilimsel
çalışmalarla olacak.
25
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
YÜKSEK TOPUKLU EFENDİ
Selda YÜKSEKBAŞ / [email protected]
Bir erkek itirafı okumuştum: Satınalan
kadın çok çekicidir, diyordu…
Bir satınalmacı kadın olarak
düşündüm. Doğruydu… Satınalan
kadın seçicidir, adrenali yüksektir,
mutludur. Kendine olan güveni tamdır,
güçlüdür; çünkü bir hedefi vardır.
Para harcayarak, hedeflediğini en iyi
koşullarda elde edecektir.
Kadınların, ödemelerini kendilerinin
yapmadığı birçok ürün ve hizmette bile, satın alma
konusunda karar veren taraf olduğu ve Amerika’da
tüketicilerinin yaptığı bütün satınalmaların
%85’inin kadınların elinde olduğu araştırmalarla
kanıtlanmıştır.(www.she-conomy.com)
Konu, satınalma ile ilgili bir karar olunca,
okların doğrudan biz kadınları işaret ettiğini göz ardı
etmemiz mümkün olmuyor.
E tabi, bizim en iyi yaptığımız iş satın almak…
O nedenle de biz kadınlar en iyi bildiğimiz işe
odaklanmış durumdayız.
Günümüzde kadınların iş hayatındaki birçok
alanda başarılarını, kariyer basamaklarında hızla
ilerlediklerini ve erkeklerin daha baskın oldukları
işlerde bile kolaylıkla yer aldıklarını duyuyor,
görüyoruz. İş yaşamında geleneksel kadın ve erkek
rolleri yavaş yavaş değişiyor, meslekler cinsiyetlerini
kaybediyor, cinsiyet engelleri kalkıyor. Özellikle son
15 yılda kadınlar, erkek egemen tedarik zinciri ve
satınalma departmanlarının yönetim düzeyinde ciddi
rol almaya başladılar. Satınalmanın bir erkek mesleği
olmadığını kanıtladılar. Ojeli tırnakları ve yüksek
topuklu ayakkabılarıyla satın alırken kazandırdılar.
Kısaca, Satınalmanın “Efendisi” olduklarını
kanıtladılar.
Satınalma dünyası zirvesinde kadın
yöneticilerin sayısı devamlı artıyor. Kadınlar, satın
aldıkları ile şirketi geleceğe hazırlıyor. Artık, tedarik
zinciri ve satınalma departmanlarında çalışan kadın
sayısının erkeklerden fazla olması, şirketlerin büyük
kurumlar olduğunun işareti sayılıyor.
Citigrup EMEA Procurement Direktörü
Dr.Jane Gibbs, tedarik zinciri yönetim kurulu
düzeyindeki erkek yöneticilerin durgun ve
heyecansız olduğunu; kadınların ise çalışma şekline
bir düzen, bir estetik getirdiğini, organizasyona
zenginlik kazandırdığını ifade ediyor.
Kadınlar, yoğun şekilde satınalma
konusundaki eğitim hayatı içerisinde yerlerini alarak
güçlü yöneticilik yolundaki gelişimlerini ciddiye
aldıklarını gösteriyorlar. Supply Chain Management
(SCM) World yaptığı bir araştırmada, şu an dünyada
56 üniversitede verilen Satınalma derslerine kayıtlı
öğrencilerin %37 sinin kadın olduğu, önümüzdeki 5
yıl içinde bu oranın %71 olması beklendiği belirtiliyor.
Kadınlar, iş dünyası içerisinde de kendilerini
geliştirerek hızla ve sağlam adımlarla satınalmadaki
yerlerini alıyorlar.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Yine Supply Chain Management (SCM)
World tarafından 150 global şirkette Tedarik Zinciri
çalışanları ile yapılan anket sonucunda, kadınların
satınalmada başarılı olma nedenlerinden önemli
birinin doğal yetenekleri olduğu ezici farkla ortaya
çıkıyor. Ankete katılan kadınların %96’ sı, erkeklerin
ise %74’ü aynı şekilde düşünüyor. Kadınların doğal
beceri setleri erkeklerden farklı. Bu farklılık da
tedarik zinciri yönetimlerinde performans artıcı bir
özellik olarak kendini ortaya çıkarıyor. Kadınların
yapılarındaki duygusal zekâ, tevazu, koçluk
yeteneği başarılarının anahtarı oluyor. Kadınlar,
doğal yapıları gereği hem esneklikleri hem de bakış
açılarındaki çeşitlilik nedeniyle olaylara daha geniş
açılarla bakabiliyorlar. Titiz çalışmaları ve detaycılık
başarı getiriyor. Karşılıklı iletişimde daha başarılı
sonuçlar alıyorlar. Erkek yöneticiler akılcı bir şekilde
anlaşılmayı beklerken, kadınlar empati kurabiliyor,
önce anlamaya çalışıyorlar. Satınalma departmanını
kadın yöneticilere teslim eden kurumlar daha
yüksek performans elde ediyorlar.
Kadınlar, davranışlarında çoğu zaman
hedefe yönelik, tutumlu ve çevresiyle uyum
sağlayabilen özellikler sergiliyorlar. Ayrıca kadınlar
yeniliklere duyarlı ve duygusal zekâ açısından
olumlu farklılıklar gösteriyorlar. Çevre duyarlılığı da
önemli nitelikleri arasında yer alıyor. Sözkonusu
anket sonucuna göre kadınlar hem sorumlulukları
belirleyip tanımlamada, hem de ekibe iletmekte
daha başarılı oluyorlar. Kadınlar çoğunlukla daha
geniş bir vizyona sahipler. Kadın etkisi nedeni ile
tedarik zinciri ve satınalma niteliklerinde artan bir
farkındalık görülüyor. Erkeksi ifadelerin azaldığı
hissediliyor.
Dünyada ve ülkemizde kadınların Tedarik
Zinciri ve Satınalma departmanlarında daha
büyük sorumluluklar alması, kadınların önündeki
bariyerlerin yok edilmesi için kadın meslek
organizasyonları, satınalma eğitim programları,
tedarik zinciri kadın dernekleri kuruluyor.
Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), 4
Mayıs 2011 tarihinde resmi olarak “Küresel Tedarik
Zinciri – Global Supply Chain”e katıldı. Böylece
26
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
KAGİDER
üyeleri, bir
yandan
uluslararası
kurumların
satın
almalarında
kadınlara
yönelik pozitif
ayrımcılıktan
yararlanırken, bir yandan da işlerini geliştirmek için
uluslararası danışmanlık kuruluşlarından eğitim
desteği dahil bir çok avantajdan faydalanma
olanağına sahip olacaklar.
BPW Kadınları Türkiye (The International
Federation of Business and Professional
Women), 04.Nisan.2014 tarihinde Birleşmiş
Milletler’in “Kadınların güçlendirilmesi prensipleri
ile ilgili turizm, gıda, tekstil inşaat sektörlerinin
tedarik zincirlerinde yer alan kadın girişimci ve
profesyonellerinin artırılması” ile ilgili uluslararası bir
organizasyon düzenliyor.
Van Horne Institute (Canada), bünyesinde
WISC (Women In Supply Chain) grubu
bulunmaktadır. Kadınların tedarik zinciri ve
satınalma ile ilgili olumlu değişimi teşvik ediliyor,
gelişimi destekleniyor, bu dallarda kariyer
yapılmasına yardımcı olunuyor. The Supply Chain
and Logistics Association of Australia (SCLAA)
bünyesinde de bu dalda kadınların gelişimini
destekleyen organizasyonlar yapılıyor.
Tüm bu çabalar, küresel rekabette başarılı
olabilmek için dünya nüfusunun yarısını oluşturan
kadınların görüşlerinden ve yeteneklerinden çok
daha fazla yararlanmak için yapılıyor. Projelere
kadın elinin değmesi sağlanıyor çünkü mucizeleri
kadınların yarattığı biliniyor.
Satınalma, kadınlı erkekli eğlenceli ve
heyecan verici bir akıl oyunu…
Kırmızı rujlarımızla, renkli ojelerimizle
başladığımız bu oyunda gücümüzü kanıtlamak biz
satınalmacı kadınların hedefi olmalı.
Hadi, ne duruyoruz? Yüksek topuklu
ayakkabılarımızın sesini duyuralım bu dünyaya.
İşimizin efendisi olmak temennisi ile
kadınlarımızın her gününü kutluyorum.
Selda YÜKSEKBAŞ
[email protected]
27
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Satınalma
Profesyonellerİ
TÜSAYDER’de Bİrleştİ
Şirket ve kurumların stratejik
karar süreçlerinde yer alan ve
kritik operasyonların bel kemiğini
oluşturan satınalma profesyonelleri
dernekleşti. İstanbul’da kurdukları
derneğe TÜSAYDER adını veren
Satınalma Profesyonelleri ve
Yöneticileri Derneği başkanlığa
Gürkan HÜRYILMAZ’ı getirdi.
Satınalma mesleğini ulusal
ve uluslararası alanda geliştirmeyi
hedefleyen derneğin başkan
yardımcısı Selda YÜKSEKBAŞ
olurken, Metehan DEMİRCAN
dernek sekreteri ve Eren Çağlar
ERTUNÇ saymanlık görevine
getirildi. Derneğin yönetim kuruluna
ise Abdurrahman YILDIRIM, Meriç
BAYKAL, Merve İnci DEMİR, Suat
GERİŞ ve Korhan DEMİRCİ seçildiler.
Yönetim kurulu 8 Mart’taki ilk
toplantısında derneğin genel faaliyet
alanlarını şu şekilde belirlediler :
• Ulusal ve uluslararası
satınalma profesyonellerinin
satınalma hizmeti konusunun
Türkiye’de geliştirilmesi için
çalışmalarda bulunmak,
• Satınalma ile ilgili bilimsel
ve teknik araştırmalar yapmak,
sektörlerin referans kabul edeceği
bir organizasyon yaratmak,
• Sektörel piyasa verilerini
analiz etmek ve üyelerle paylaşmak,
• Kamu kurum ve kuruluşlar
nezdinde; sektörü ilgilendiren
konularda girişimlerde bulunarak
görüş bildirmek, yapılacak yasal
düzenlemelerde mesleki fayda
uygulamalarına yardımcı olmak,
• Satınalma faaliyetleri
için gerekli olan her türlü bilgi,
doküman ve yayınları temin
ederek dokümantasyon merkezi
oluşturmak,
• Dernek üyeleri arasında
dayanışmayı sağlamak, üyeler
arasında beşeri ilişkileri geliştirmek,
• Satınalma ile ilgili dış
dünyadaki kuruluşların çalışmalarını
takip ve ülke yararına olan teknolojik
ve mesleki gelişmeleri ülkemizde
uygulanabilir hale getirilecek
tedbirler almak,
• Satınalma mesleğinin
daha iyi anlaşılması için kongre,
panel, konferans ve seminerler
düzenlemek, mesleki eğitim
faaliyetleri organize edip kurslar
açmak,
• Dernek, amaçlarını
gerçekleştirmek için Türkiye’de
ulusal, yerel veya sektörel düzeyde
faaliyet gösteren, ortak ilke ve
hedefleri benimseyen sektörel
dernekler ve kuruluşlarla bir
federasyon oluşturmak,
• Satınalma mesleği ile
ilgili her seviyede, resmi ve özel
kuruluşlar nezdinde temsilci
bulundurmak,
• Derneği ve dernek üyelerinin
tümünü ilgilendiren konularda
doğabilecek idari ve kazai ihtilaflara
taraf olmak, hukuki çerçeve
içerisinde aksiyonlar almak,
• Dernek, ülkemizin ekonomik
ve sosyal yönden kalkınmasında
bölgesel ve sektörel potansiyelleri
en iyi şekilde değerlendirerek
ulusal ekonomik politikaların
oluşturulmasına katkıda bulunmak,
• Satınalma mesleğinin
gerçekleştirilmesi için dernek ve
vakıfların kamu kurum ve kuruluşları
ile ilişkilerine dair kanun hükümleri
saklı kalmak üzere, kamu kurum ve
kuruluşları ile görev alanlarına giren
konularda ortak projeler yürütmek,
• Satınalmada yolsuzlukların
önlenmesi, etik davranışın önemini
ortaya koymak için gerekli
aksiyonlarda bulunmak, bunlarla
ilgili denetim mekanizmaları
oluşturmak.
TÜSAYDER hakkında daha
fazla bilgi için www.tusayder.org
adresini ziyaret edebilir, üyelik için
[email protected] adresine mail
atabilirsiniz.
Satınalma Profesyonelleri ve Yöneticileri Derneği
İstanbul Outlet Park AVM Cumhuriyet Mah. D-100 Karayolu Sk. No:374/K2/D64-69 TR-34500
Büyükçekmece/ İSTANBUL
Saygılarımızla,
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
28
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
İNTERNET ÇAĞıNDA
SATINALMA
Pınar PİNZUTİ
İ ş G e l i ş t i r m e B i r i m Yö n e t i c i s i
[email protected]
’Satınalmanın şirket süreçleri içindeki önemi her geçen gün artıyor. Satınalma
şirketin ürettiği ürünün hammaddesinin tedariğinden, ürünün yapılış aşamasına ve sonunda da müşteriye ulaşmasına değin süren karışık ve zor bir sürecin
tamamında olan bir departmandır. Sistematik bir satınalma süreci bu karmaşık
sistemi, şirket için avantaj haline getirebilir.” Bu sözler, tedarik zinciri yönetimi
konusunda dünyaca ünlü uzmanlardan Prof. Dr. Douglas Lambert’e ait. Ona
göre, şirketler artık sadece pazarlama ve satış departmanlarına yatırım yaparak
rekabette öne geçemeyeceklerinin bilincinde. Bu nedenle de satınalmaya ve
satınalma yöneticilerine daha fazla önem veriyorlar.
Flurry, 2013 yılında genel mobil uygulamaların 2012 yılına göre kullanım oranının %115 arttığını açıkladı. Gartner Inc., 2017 yılına kadar kurumların %65’inin
mobil uygulamalara geçiş yapacağını belirtti. Gartner Araştırma Birimi Başkan
Yardımcısı Phil Redman, masa üstü bilgisayar çağının sona erdiğini, çalışanların
hep daha fazla mobil olmanın ve nerede olurlarsa olsunlar bir şekilde bağlantıda kalmanın yollarını aradıklarının altını çizdi.
Pazardan gelen taleplere daha hızlı cevap verebilmek, maliyetlerde tasarruf
arayışları, müşterilerin ürünlere karşı artan beklentileri, firmalarda mobil uygulamalara geçiş sürecini hızlandıran ve uygulama kullanımını arttıran etkenler
oldular. Daha iyi bir işbirliği ile bilgiyi hızla paylaşarak üretim, finans ve satış
stratejilerini tek bir yerden yönetmek ve yürütmek için platform uygulama
çözümleri yönetim kurulu toplantılarının öncelikli konu başlıkları arasına girdi.
Mobile App: Datanıza heryerden ulaşın
Chatter: Çalışanlarınız ve tedarikçilerinizle iletişim ve kollaborasyon alanını kullanın
Reports & Dashboards: Raporlar ve gösterge tabloları parmak ucunuzda olsun
Peki ya satınalma? Satınalma platformları satınalma taleplerini standardize etmenize, satınalma sürecinin kolaylaşmasına ve tedarikçilerden daha hızlı teklif
almanıza imkan sağlar.
Satınalmanın mobil uygulamalar ile yönetilmesi için 3 neden:
• Talepleri yaratma ve onaylama dahil olmak üzere satınalma süreçlerini izleyebilirsiniz
• Bir satınalma emrinin içindeki birden fazla satınalma talebi kayıtlarını
görüntüleyebilirsiniz
• Uygun fiyatla satınalma yapılabilmesi için tercih edilen tedarikçilerin ürün kataloglarını listeleyebilirsiniz.
Tükenmez kalemden araç filolarına kadar satınalma yapan bir çok firma bu
süreci manuel olarak yönetmektedir. Satınalma platformları ile sayfalarca excel
tablolarının ve emaillerin yerine merkezi bir bilgi bankası sahibi oluyorsunuz.
Bu bilgi bankasında firmanızın tüm satınalmalarını izliyor, kontrol ve analiz
ediyorsunuz.
Uygulamanın rapor ve gösterge tablolarından anında (gerçek zamanlı) onaya
düşen talepleri, ürün bazında kategorilere ayrılmış tedarikçi bilgilerini ve tedarikçi bazında yapılan satınalma hacimlerini görüntüleyebilirsiniz.
Sipariş emri bazında talepleri izleyebilir,
talep kodu, içerik, talebi yaratan ve diğer
kritik verileri görebilirsiniz. Satınalma
taleplerini departman bazında görür,
hatta haftalık ve aylık olarak raporlayabilirsiniz.
Farklı departmanlardan gelen satınalma taleplerini birleştirerek daha büyük
hacimler için tedarikçilerinizden daha
avantajlı fiyatlandırma alabilirsiniz.
Kurumsal tedarik sürecinize
görünürlülük kazandırabilir tüm operasyonlarınızı izleyebilir harcama
analizlerinizi, tedarikçi performans
kayıtlarınızı, sözleşme yönetiminizi ve
tedarikçi ilişkileri yönetiminizi yapabilirsiniz.
29
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
DOĞRU SATINALMA
DOĞRU ŞARTNAMEDEN BAŞLAR
İ LYA S A KC A
Ta k s i m O t e l c i l i k A . Ş .
Grup Satınalma Müdürü
1966 yılından bu yana turizmde var olan TAKSİM OTELCİLİK A.Ş.’nin yaklaşık yarım asırlık tecrübesi, turizmde bir çok otele personel yetiştiren adeta
bir okul gibidir.
Bu tecrübe ve kurumsallığın vermiş olduğu yüksek hizmet kalitesi özellikle
tekrar gelen misafir oranını arttırmıştır.
Satınalma departmanı da otellerde hizmet kalitesini arttırmak için en önemli
departmanlardan biridir.
2004 yılında Güney Otelleri Satınalma Müdürü olarak başlamış olduğum
şirketimizde, 2006 yılından bu yana Grup Satınalma Müdürü olarak görev
yapmaktayım ve işletme malzemesinden, demirbaş alımlarına, teknik tadilatlardan, kapsamlı renovasyona, hizmet alımlarından, yiyecek-içecek
malzemelerine kadar tüm işletmelerimizin ihtiyaçları satınalma departmanı
tarafından sağlanmaktadır.
DOĞRU SATINALMA, DOĞRU ŞARTNAMEDEN BAŞLAR
Yaklaşık 10 yıllık Satınalma müdürlüğümün vermiş olduğu tecrübe, doğru
bir Satınalma sürecinin en önemli ayağının doğru şartname hazırlamaktan
geçtiğini gösteriyor. Çalıştığım kurumda Satınalma süreci kapalı zarf teklif
alma usulüyle ve ihale yöntemiyle yapılmaktadır. Kimi zaman tedarikçilerde
veya sürekli acil ! diye talep getiren diğer departmanlarda bu sistem bir hantallık olarak gözükse de Satınalma departmanı planlamayı doğru yaparsa
bu süreç asla hantallık değil tam dersi doğru planlama sayesinde hareket
kabiliyetinin artmasına yol açar. Kapalı zarf teklif alma usulünde yukarıda
da bahsettiğim gibi en önemli kısım başlangıç kısmıdır. Bir Satınalma yetkilisi, tekstilden, mutfak malzemesinden, etten, sütten veya diğer ihtiyaç
malzemelerinden birimin yetkilisi kadar anlayamaz, anlamak zorunda da
değildir!. Eğer öyle olsaydı, mutfak şefine, housekeepera veya diğer birim
müdürlerine ne gerek vardı? Bu nedenle şartname hazırlanırken Satınalma
departmanı ilgili birim müdürlerinden istifade etmeli, onları da bu sürecin
sorumluluğunu paylaşmaya davet etmelidir.
İlerleyen yazılarımda doğru firma belirlemeden bahsedeceğim.
Tüm meslektaşlarıma hayırlı işler diliyorum
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
30
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Bu sayfayı
K
I
D
R
I
Y
A
SİZE
Sat ınal m a D e rgi s i Re kl a m A l a n l a r ı Hakk ın da Bi lg i
d e rgi @ s a ti n a l m a d e rgi s i .com
31
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
SATINALMADA ACİL İSTEK
KAVRAMI
Servet DEMİR
E g e P r o f i l A . Ş D e c e u n i n c k Tu r k e y
Purchasing Professional
[email protected]
Günümüz teknoloji ve çalışma hızı baş döndürücü şekilde hızla devam ediyor. Sürekli birşeyler için koşturuyor ve
sürekli birşeyler üretiyor.doğada olan oluşan ekoloji sistemi kendi dünyamızda arz ve talepler kendi biçimimize
çeviriyoruz.Peki birşeyleri üretirken istediğimiz tüm materyaller ve teknik donanım için yeterli planlama , zaman
yönetimimi ve departmanlar arası verimli etkileşim gösteriyormuyuz ? Muhtemelen üretim yapan bir yerdeyseniz
cevabınız kişiye bağlı olmak üzere değişkenlik gösterecektir. Ama şu ülkemizce bir gercekki biz yeterince planlama yapamıyoruz ve yeterince etkileşim halinde de değiliz. İşletmelerde normal satınalma işlemlerinin yanı sıra acil
istek talepleri normalin fazlası halinde satınalma departmanına geliyorsa genellikle sebepleri ;
• Planlama ve bakım onarım departmanının ilgili ürünlere ait sarf tüketim miktarlarını net saptayamaması.
• Sistemsel ve fiziki olarak ürün miktarlarının birbirini tutmaması.
• Ürünlerin sistemsel olarak anlık sarf girdi-cıktılarının yapılmaması ve satınalmadan acil istekle ürün talep edilmesi.
• Düzenli depo kullanımının olmamasından
kaynaklı fazla malzeme bardındırması ve buna
istanden depo stok maliyetinin artması.
• Bakım ve Onarım departmanında çalışan personelin teknik bilgi yetersizliği
• Satınalma ve Bakım-Onarım arasında acil taleplerin sözlü belirtilmesi ya da e-posta yolu ile
gönderilmesi. Bu doğru bir uygulama değildir.
Öncelikle acil isteklere anında müdehale edilmesi için ilgili kişiden o ürün için onay alındıga
dair imzalı bir belge talep edilmelidir. Bu tarz işler
için standart bir matbu belgesi oluşturulmalıdır.
Oluşturulan bu belgeden sonra sistemsel olarakta istenilen taleplerinin açılması gerekmektedir.
Aşagıda bu belgeye örnek bir tablo mevcuttur.
Tablo 1 : Acil İstek Formu Örneği
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
32
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
G ö k s a l İ Z C İ / g o k s a l i z c i @gmail.com
Sosyal medya ile ilgili bir önceki
yazımı “Orada koskoca bir dünya var
ve bizleri her gün daha yüksek sesle
uyarıyor. Bu uyarıyı dikkate alıp almamak
artık bize kalmış.” diyerek bitirmiştim.
O yazıdan bu zamana kadar ;
Facebook’ un günlük aktif kullanıcı
sayısı 700 milyona dayandı, aylık aktif
kullanıcı sayısı ise 1 milyarı geçti, mobil
cihazlardan 800 milyona yakın kişi her ay
siteyi ziyaret etti.
Twitter % 40 daha büyüdü ve
geleceğe yatırım için hisseleri kapışılmaya
başlandı, aylık aktif kullanıcı sayısı 250
milyonlara ulaştı ve kayıtlı kullanıcı sayısı
500 milyonu geçti.
Youtube’ da aylık 6 milyar saatlik
video izlendi, aylık kullanıcı sayısı 1
milyarı geçti, kullanıcıların yaş aralığı ise
üniversite öğrencileri ve 1981 - 1986 arası
doğmuş kuşak.
Diğerleri kadar pek olmasa da
Google Plus ise 400 milyona yaklaşan
kullanıcı sayısı ile sosyal medyada yine
önemli bir yer kaplıyor.
İş dünyasının sosyal medya
buluşması olan birbirinden önemli
kariyerlerin profillerinin aynı havuzda yer
aldığı Linkedin ‘ de ise 200 milyonu aşan
kullanıcı sayısı artarak büyümekte.
Bu sayıların ve değerlerin sahipleri
profiller yani bizler yine sosyal medyada
birilerini beğendik, birilerini şikayet
ettik, birileriyle buluştuk, birileriyle
tartıştık, gezdik en önemlisi; topluluklar
oluşturduk. Sosyal medya ile oluşturulan
topluluklar bugün hayati derecede önem
arz ediyor. Bunu dikkate alan işletmeler,
ünlü kişiler ve hükümetler gelişimleri
takip ederek daha çok nefes alıyorlar.
Bunun tam karşısında duranlar ise
başta değindiğim bu koskoca dünyanın
uyarılarına kayıtsız kalarak önümüzdeki
yıllardaki devamlılıklarını tehlikeye
atıyorlar.
Bugün bir şirket hatalı ürününün
ya da hizmetinin sosyal medyada
paylaşılan fotoğrafı veya bilgisinin peşine
düşmediğinde kapanacak noktaya
gelebiliyor. En az zararla kapatanlar ya bir
şubesini kapatmış oluyor ya da bir çok
çalışanı kapı önüne koymak zorunda
kalıyor. Ünlü kişiler için de hayati önem
taşıyan sosyal medya hesapları önceden
kullanılmaz iken, şu anda kullanıcı
sayısından tutun da ne kadar paylaşımda
bulunduğu ekipler tarafından yönetilip
anında geri dönüş yapılıyor.
Sosyal Medya’ nın yukarıdaki
bilgilerden hareketle artık tüketicilerin
satınalma alışkanlıklarını etkileyen bir
faktör olduğunu söyleyebiliriz. Almak
Sosyal Medya ve
Satınalma
istediğimiz bir ürünü artık ilk önce
sosyal medyada araştırıyoruz. Markanın
kurumsal kimliğini yansıtan bir sayfası
var mı, ürün hakkındaki şikayetlere marka
tarafından ne kadar süre içinde dönülmüş,
marka hakkındaki müşteri yorumları
büyük önem taşırken firmaların kendi
sayfalarıyla ne kadar ilgilenip teknolojiyi
ne kadar yakından takip ettikleri de bu
şekilde ortaya çıkıyor.
Müşteriler bugün ayakabı
mağazasına gittiğinde mağazanın
vitrininin önünde akıllı telefonlarından
mağazanın sosyal medya vitrinini de
geziyor. “Sayfası bile yok! “ ya da “Sayfası
çok kötü!” tepkileri vererek o mağzaya
girmekten vazgeçebiliyorlar. Daha ilgililer
ise alacakları ürün hakkında videolar
ve yorumların bulunduğu bloglara
yönelerek satınalma kararı vermeden
önce ön araştırma yapıp buna göre
satınalma eylemini gerçekleştiriyorlar.
Satınalma eylemi burada bitmiyor. İyi
bir sosyal medya takipçisi ve kullanıcısı
firma ürününü takip edip bu konu
hakkındaki olumlu görüşlerin Sosyal
Medya aracılığıyla diğer müşterilere
ulaşmasını sağlıyor. Bunu sağlayarak
müşteri memnuniyetini kullanarak yeni
bir satınalma döngüsü gerçekleştiriyorlar.
Memnun müşteri sosyal medya
mecralarında ya check-in yaparak ya
da aldığı ürünü paylaşarak markanın
bir bakıma devamlılığını sağlıyor. Yani
markanın sosyal medya alanı olması değil,
iyi bir sosyal medya takipçisi olması da
gerekiyor.
Sosyal Medya ve satınalma
ilişkisine aşağıdaki şekilde bakar isek ;
Sosyal medya kullanıcılarının % 40 ‘ ı
sosyal medya mecrasında paylaşılan ve
favori edilen ürünleri alıyor.
Facebook müşterilerin satınalma
kararlarını vermesi için önemli bir etkiye
sahiptir.
Sosyal medya satınalmayı sadece
internet sayfasıyla sınırlı bırakmıyor,
şubelerde mağazalarda da sağlıyor.
İnternette bu ve bunun gibi veriler
çok ilgi çekiyor ve firmalar tarafından
günden güne daha çok takip ediliyor.
Bunun için araştırma şirketleri ve
ajanslar bu işin bir kısmını kapmak
için anketler yapıp istatistikler yapıyor
ve bunu güçlenmek isteyen markalara
pazarlıyorlar. Tahmin ettiğimiz gibi
teknoloji ile içli dışlı olmayı reddeden ve
sosyal medya alanlarında görünmemekte
ısrar eden firmalar gelecekteki satışlarını
büyük ölçüde engelliyorlar. Karşı
çıkmayıp içeride olmak isteyenler ise
bunu ajanslarla veya kendi içlerinde
profesyonel şekilde yürüterek en azından
kendileri için zararlı olacak bilgileri, verileri
ayıklıyorlar.
Firmalar ürettikleri markalarla
ürünlerle hayatta kalırlar. Bu da o
markaların ve ürünlerin satınalınmasıyla
hayat bulur. Bugün Sosyal Medya artık
Satınalmanın çok önemli bir ayağını
oluşuturuyor. Sosyal medya alanlarını
savaş alanı gibi görüp sosyal medya
mecrileri ile savaşa girmek firmaların,
markaların hiç tahmin edemeyecekleri
sonuçlar doğurabiliyor. Bundan dolayı
firmalar artık yeniliklere açık olunmalı
ve Sosyal Medya içinde yer alarak daha
şeffaf olmalı. Artık kimse satmak için
gizem yaratmıyor.
33
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
EMTİA FİYAT
ANALİZLERİ
G ü r k a n H Ü R Y I L M A Z / C E O P u r c h a s i n g Tu r k e y / g u r k a n h u r y i l m a z @ g m a i l . c o m
Değerli Satınalma Profesyonelleri,
Şubat ayında kurların yatay seyir izlemesi piyasaların oturduğu izlenimi oluştursa da Mart ayındaki
seyiri de izlemek gerekiyor. Mart ayı içinde Ukrayna’daki gelişmelere ve FED’den gelecek açıklamalara
istinaden kurlarda oynamalar olabilir. Tabii ki yerel seçimleri de göz önünde tutmak gerekiyor. Özellikle
Mart ayı seçimlerinden sonra piyasaların seyri merak ediliyor. Bu sebeple birçok tedarikçimiz ile fiyatları
Mayıs ayında masaya yatırmak üzere randevulaşabiliriz. Mayıs ayında başlayan görüşmelerimizi Haziran
ayında H2 veya Q3-Q4 anlaşmalarını şeklinde tamamlayacağız. Enerji fiyatlarının sabit kalması, benzin
ve metal fiyatlarının yatay seyirde devam etmesi görüşmeleri ertelemek için bizim elimizi güçlendiren
kriterlerdir. Tedarikçilerimizin maliyetlerindeki artışı görmezlikten gelmemiz tabii ki etik değildir. Ancak
artış taleplerini öncelikle fiyatı birlikte nasıl düşürebiliriz sorusu ile karşılamamız ve aksiyonlar başlatmamız gerekiyor. Kısaca fiyat artışlarına tedarikçilerimiz ile birlikte karşı çıkmalıyız. Tedarikçilerimiz bu
bilinç ile hareket ederek kendi maliyet kalemlerini azaltmayı sürekli düşünmelidirler. Hatta çoğumuzun
yaptığı üzere tedarikçilerimizin yaptıkları fiyat iyileştirmelerini ödüllendirmeliyiz. Tedarikçimiz öncelikle
yaptığı fiyat iyileştirmelerinin kendisine daha uzun dönemli belki de daha yüksek miktarlı siparişler olarak döneceğini bilmelidir. Hepimizin zorlandığı bizden daha güçlü , tekel olarak hareket etmeye çalışan
tedarikçilerin fiyat artış baskılarına ise derneğimizin de üstleneceği misyon ile ortak hareket ederek karşı
koymaya çalışacağız. Bu ortak hareketin aynı zamanda ithalatın da düşmesi anlamına geleceği için devlet tarafından da destekleneceğini düşünüyoruz.
Global piyasalar Çin ekonomosinin yavaşlama beklentisi ile Ukrayna’daki olayların gelişimi ile etkilenecektir. Çin ekonomisindeki yavaşlama ile talebin azalacağı ve emtia fiyatlarının aşağı yönlü olacağı
beklentisini görüyoruz. Ayrıca, Ukrayna’daki gelişmeler çözülemeyerek koas daha da büyür ise yatırımcılar güvenli limanlara kayabilir, enerji fiyatlarında da yukarı yönlü hareket izlenebilir.
TÜİK tarafından ÜFE endeksi Yurtiçi, Yurtdışı ve Tarım ÜFE olarak alt 3 gruba ayrılmış olup fiyat endeksimiz bu aydan itibaren tümünü gösterecek şekilde revize edilmiştir. Ayrıca gelen taleplere istinaden
global gıda fiyatlarındaki değişimi gösteren FAO Gıda İndeksini de bu aydan itibaren takip edeceğiz.
Selamlarım ve Saygılarımla,
34
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Bakır / Alüminyum
Nikel / Çinko
ME Bakır stoklarındaki düşüş Şubat
ayında da devem etti. Buna rağmen;
özellikle Çin’deki daralma beklentisi ile
fiyatlarda yukarı yönlü ciddi bir hareket
görülmedi. Çin’deki daralma ile ilgili
resmi verilerin gelmesi durumunda ise
fiyatlarda aşağı yönlü hareket devam
edecektir. Gelecek dönem beklentileri
ise şu şekilde gerçekleşti : Citibank 6-12
aylık dönemde fiyatların %2.7 oranında
düşmesini bekliyor. Credit Suisse 2014
ve 2015 ortalamalarını sırasıyla 6625
ve 6750 $/mt olarak tahmin ediyor.
Dukas 2014 yılı sonuna kadar fiyatların
düşüş eğilimli olacağını öngörüyor.
KBC fiyatların 2014 yılında düşeceğini
ve ortalamanın 6720 $/mt şeklinde
olacağını tahminliyor. Danske Bank
2014 yılı sonuna kadar fiyatların ~3%
düştükten sonra 2015 yılında tırmanışa
geçeceğini açıklıyor.
sonuna kadar yatay hareket edeceğini
açıklıyor.
L
Alüminyum
www.sat inalmadergisi.com
Kurşun / Diğer Metaller
seviyelerine düştükten sonra 2015 yılı
sonunda 2090 seviyelerinde olacağını
açıklıyor.
Nikel
L
ME Nikel stokları halen son 5
yılın zirvesinde hareket etmeye
devam ediyor. Fiyatların küçük iniş
ve çıkışlara rağmen yatay hareket
ettiğini söyleyebiliriz. Gelecek dönem
beklentileri ise şu şekilde gerçekleşti
: Citibank 6-12 aylık dönemde
fiyatların %17.7 oranında yükselmesini
bekliyor. Dukas 2014 yılı sonuna
kadar fiyatların artış eğilimli olacağını
öngörüyor. KBC fiyatların 2014-Q2’de
fiyatların 14510 seviyelerine düşürek
ve ortalamanın 14800 $/mt şeklinde
olacağını tahminliyor. Danske Bank
2014 yılı sonuna kadar fiyatların yatay
hareket edeceğini ve 2015 yılında hızla
yükseleceğini açıklıyor.
L
ME Alüminyum stokları Şubat
ayında ~%3 oranında eridi. Buna
rağmen LME fiyatları yatay seyrediyor.
Ancak, Alüminyum primlerinde
daha önce büyük üreticilerin yaptığı
açıklamalarda da gördüğümüz üzere
primlerde artışlar oldu. Primlerdeki
yükselişler Alüminyum sektöründeki
son ürün fiyatlarına da yansıdı.
Gelecek dönem beklentileri ise şu
şekilde gerçekleşti : Citibank 6-12
aylık dönemde fiyatların %3.1 oranında
yükselmesini bekliyor. Credit Suisse
2014 ve 2015 ortalamalarını sırasıyla
1813 ve 2000 $/mt olarak tahmin
ediyor. Dukas 2014 yılı sonuna kadar
fiyatların artış eğilimli olacağını
öngörüyor. KBC fiyatların 2014 yılında
yatay seyredeceğini ve ortalamanın
1745 $/mt şeklinde olacağını
tahminliyor. Danske Bank 2015 yılı
www.b u y ernet work.net
Kurşun
L
ME Kurşun stokları Şubat ayında
az da olsa düşüş trendi devam
etti. Fiyatlar Şubat’ın 2.haftasından
itibaren hızla artarak 2160 seviyelerini
zorladı. Ayın son haftası ise tekrar 2100
seviyesine geriledi. Gelecek dönem
beklentileri ise şu şekilde gerçekleşti :
Citibank 6-12 aylık dönemde fiyatların
%9.7 oranında yükselmesini bekliyor.
KBC fiyatların 2014 yılı sonuna kadar
yükseleceğini ve ortalamanın 2220
$/mt şeklinde olacağını tahminliyor.
TD Economics 2014 yılı sonuna kadar
fiyatların %7 oranında artacağını
açıklıyor.
Çinko
Diğer Metaller
ME Çinko stokları Çin’den gelen
yüksek taleplerin etkisi ile Şubat
ayında ~%15 gibi yüksek bir oranda
eridi. Stoklardaki bu hızlı erime
fiyatları yılbaşı seyilerine yükseltti.
Gelecek dönem beklentileri ise şu
şekilde gerçekleşti : Citibank 6-12
aylık dönemde fiyatların %4.5 oranında
yükselmesini bekliyor. Dukas 2014 yılı
sonuna kadar fiyatların artış eğilimli
olacağını öngörüyor. KBC fiyatların
2014-Q2’de düştükten sonra yıl
sonuna kadar ~%5 oranında artacağını
ve ortalamanın 2040 $/mt şeklinde
olacağını tahminliyor. Danske Bank
2014-Q3’e kadar fiyatların 2000
TD Economics Molibden, Paladyum
ve Platin fiyatlarının 2014 yılı sonuna
kadar sırasıyla -%8, %10 ve -4% şeklinde
değişeceğini tahmin ediyor. Dukas’a
göre ise Paladyum ve Platin fiyatları
2014 yılı sonuna kadar yükseliş eğilimli
olacak. Dünyanın en büyük Paladyum
üreticisi konumundaki Rusya’nın
Ukrayna ve Kırım ile ilgili aldığı
müdahele kararlarına karşı yaptırımlar
geleceği endişesi fiyatları yukarı doğru
hareket ettirdi. Dünya Platin arzının
%70’ini oluşturan Güney Afrika’da ise
70.000’den fazla işçinin greve devam
kararı alması ülkeyi zorda bırakırken
fiyatlarda da yukarı yönlü bir baskı
oluşturuyor.
L
35
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.sat inalmadergisi.com
Demir-Çelik / Plastik
Kağıt / Enerji
Enerji
Demir - Çelik
eğilimli olarak hareket ediyor. PS için
zayıf talep devam ediyor. ABS talebinin
zayıf olmasına rağmen fiyatlarda düşüş
gözlenmedi. Hatta bazı fiyat artışları
dikkat çekti. Çin’de ise ABS fiyatları
düşüş eğilimi hareket ediyor. Üreticiler
düşen fiyatlara karşı üretimi azaltma
hamlesi gelebilir. PET talebi global
olarak zayıf seyretmeye devam ediyor.
Bu da fiyatların yatay yönlü olacağı
beklentisini getiriyor.
teklif gelmedi.” açıklaması yapıldı. İran
tarafından da konu ilgili açıklamalar
geliyor. İran Petrol Bakanı Bijen
Namdar Zengene “Türkiye, İran’dan
aldığı doğalgaz ücretinin düşürülmesini
istiyor. Türkiye, ithal ettiği doğalgaz
hacmini arttırırsa fiyatı düşürebiliriz”
izahında bulundu. İran Ulusal Gaz
Şirketi Genel Müdürü ve Petrol Bakanı
Yardımcısı Hamid Rıza Iraki, “Her türlü
fiyat indiriminin, doğalgaz hacminin
arttırılmasına ve yapılacak yeni
mukavelenin türüne bağlı olduğunu”
ifade etti. AB ülkeleri de doğalgazda
Rusya’ya bağımlılıklarını azaltmaya
çalışıyor. AB, Rusya’ya ilaveten Norveç,
Cezayir ve Katar’dan önemli oranda
gaz ithal ediyor. AB istatistik kurumu
Eurostat’ın 2012 yılı verilerine göre
AB’nin doğalgaz ithalatının yaklaşık
yüzde 29’u Norveç, yüzde 14’ü Çezayir,
yüzde 9’u Katar, yüzde 3’ü Nijerya ve
yüzde 2’si Libya’dan geliyor.
G
lobal piyasalara baktığımızda
TD Economics Demir Cevheri
fiyatlarının 2014 yılı sonuna kadar %9
oranında azalacağını tahmin ediyor.
Yurtiçi fiyat endeksine göre Şubat
ayında sıcak, soğuk ve galvanizli rulo
da fiyatlarda yatay bir hareket görüldü.
Demir fiyatlarında azalış beklentisi
piyasalarda konuşuluyor. Hurda
fiyatlarındaki beklenen düşüş Şubat
ayında gerçekleşerek Hurda indeksini
%10.80 oranında azalttı. Eurofer hurda
endeksi de Şubat ayında %5.7 oranında
azaldı.
Plastik
Ş
www.b u y ernet work.net
ubat ayında Petkim PE fiyatlarında
aşağı yönlü hareket görülürken
diğer ürünler yatay hareket etti.
Türkiye piyasalarına baktığımızda PP
fiyatlarında zam beklentisi yurtdışı
kaynaklı olarak sürüyor. Ancak Çin
fiyatlarındaki düşüş eğilimi devam
ederse fiyatlar yatay olarak devam
edebilir. PVC fiyatları global piyasalarda
düşüş eğilimli olarak hareket ederken,
yurtiçinde yatay seyretti. Etilen bazlı
PVC’deki yüksek primler talebi Asetilen
bazlı PVC’e kaydırabilir. PE fiyatlarına
Petkim’den gelen indirime rağmen
yurtiçinde ihtal fiyatlarda artışlar
görülüyor. Çin’de ise PE’de üretim
fazlası olabileceği beklentisi fiyatlara
aşağı yönlü baskı uyguluyor. PS fiyatları
global piyasalarda ve yurtiçinde düşüş
Kağıt
K
ağıt fiyatları Şubat ayında yatay
hareket izledi. Kahverengi ve
Beyaz kraft kağıtta sırayısla %1.92 ve
%0.84 azalma görülürken; Testliner’da
ortalamada %0.12’lik bir artış görüldü.
Gri kartonda ise Şubat ayında küçük bir
artış yapıldı.
Enerji
P
iyasalardaki fiyat artış beklentisine
rağmen Mart ayında da elektrik
ve doğalgaz fiyatlarında bir değişiklik
olmayacağı açıklandı. Diğer yandan
Nordea Markets Küresel Emtia ve
Petrol Kıdemli Analisti Saltvedt:
“Ukrayna çalkantısı Avrupa’da gaz
arzına engel olabilir ve fiyatları
yükseltebilir” uyarısında bulundu.
Alternatif olarak görülen İran doğalgazı
ile ilgili Bakan Taner Yıldız’dan “Şu
ana kadar İran’dan bizi tatmin edecek
ve olumlu bulabileceğimiz bir fiyat ve
Elektrik fiyatlarında bir yandan
doğalgaz fiyatlarının etkisi tartışılırken
bir yandan da kuraklık beklentisinin
getireceği risk tartışılıyor. Artan
kuraklık riskinin elektrik üretimini
olumsuz etkileyeceğini söyleyen Enerji
ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız,
“Tükettiğimiz enerjinin dörtte birini
HES’lerden elde ediyoruz. O barajlarda
biriken sulardan elde ediyoruz.” dedi.
Yıldız, artan kuraklık riskinin HES’lerin
elektrik üretimini etkileyeceğini söyledi.
Doğal Gaz için global beklentilere
baktığımızda TD Economics fiyatların
Q4 sonuna kadar ~%15 oranında
düşeceğini ve 2015-Q1’de %4 daha
düştükten sonra 2015 yılı sonuna
kadar ~%6.5 oranında yükseleceğini
öngörüyor.
36
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Benzin / Motorin Tarım / Gıda / Et
Benzin - Motorin
D
öviz kurları ve global piyasalardaki
yatay harekete istinaden
Dizel ve Benzin fiyatlarında Şubat
ayında sırasıyla %0.42 ve %0.20’lik
artışlar görüldü. Doğal Gaz için
global beklentilere baktığımızda TD
Economics fiyatların 2015 yılı sonuna
kadar 92-102 bandında yatay hareket
edeceğini öngörüyor. Danske Bank
ise aynı periyotta fiyatların 96-108
bandında olacağını tahmin ediyor.
Global piyasaların Ukrayna’daki kaosa
duyarlı olacağını da tekrar belirtelim.
İ
TO geçinme indeksine göre Ocak
ayında perakende fiyatı en fazla artan
ürün %36,78 ile balık oldu. Fiyatı en çok
artan ikinci ürün %19,17 ile mandalina
olurken, ayva %10,99 artış oranı ile
üçüncü sırada yer aldı. Karnabahar
%14,84 ile şubat ayında fiyatı en fazla
azalış gösteren ürün oldu. Bunu %9,70
düşüşle ıspanak izlerken, fiyatı %5,97
oranında gerileyen pırasa ise üçüncü
oldu. Geçinme Endeksi’nde yer alan
242 ürünün 85’inin perakende fiyatı
artarken, 13 ürünün fiyatı düştü, 144
ürünün fiyatı ise değişmedi. Grup
bazında aylık değişimler şu şekilde
görüldü : Ekmek/Tahıllar %2.49, Et/
Balık/Kümes Hayvanları %6.02, Yağlar
Süt/Süt Mamulleri %0.94, Yaş Kuru
Sebze/Meyve -%2.47.
Global piyasalarda, kahve fiyatları
www.sat inalmadergisi.com
Tarım/Gıda/Et - Döviz
Kurları / Altın ve Gümüş
Diğer Emtialar ve
Haberler
yılbaşından beri ortalama %54 gibi
çok yüksek bir oranda arttı. Citibank
kahve fiyatlarının 6-12 aylık periyotta
%34 oranında gerileyeceğini belirtiyor.
Bunun yanında Şeker, Buğday ve Mısır
fiyatlarında da ortalama %10’luk bir
artış görüldü. Dukas Mısır ve Buğday
fiyatlarının yılsonuna kadar yükseliş
eğilimli olacağını tahmin ederken;
kahve fiyatlarının yıl sonuna kadar
yatay bir aralıkta hareket edeceğini
belirtiyor. Soya fiyatlarında ise düşüş
tahmin ediliyor. Citibank’a göre 6-12
aylık periyotta Mısır, Soya ve Kakao
fiyatları sırasıyla %20.2, %31.4 ve %9.4
oranında düşecek.
seyredeceğini belirtiyor. Credit Suisse
ise 12 aylık tahmininde EUR/USD
paritesinin 1.31-1.24 aralığında olacağını
açıklıyor. Morgan Stanley 2014 yılı
Q1,Q2,Q3 ve Q4 çeyrek sonları EUR/
USD parite tahminini sırasıyla 1.34, 1.31,
1.27 ve 1.24 olarak tahmin ediyor. Scotia
Bank aynı dönemler için EUR/USD
paritesini 1.40, 1.37, 1.33 ve 1.30 olarak;
USD/YTL paritesini 2.28, 2.30, 2.33 ve
2.35 olarak öngörüyor. TD Economics
aynı dönem tahminlerini EUR/USD
paritesi için 1.33, 1.27, 1.24 ve .122 olarak
açıklarken USD/TRY paritesininde yıl
sonuna kadar %5 artış göstereceğini
belirtiyor. TCMB Mart yı beklenti
anketine göre yılsonu USD kuru 2.2367
olarak açıklandı.
Diğer yandan Birleşmiş Milletler Gıda
Tarım -Gıda - Et
www.b u y ernet work.net
ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Fiyatları
Endeksi bu yılın şubat ayında 208,1
puan ortalama ile 2012 ortalarından bu
yana en keskin artışı gerçekleştirdiğini
açıkladı. Örgüt şu an panic için erken
olmasına karşın kuraklıkların gıda
fiyatlarını arttırabileceğini de ekledi.
Nordea Altın ve Gümüş fiyatlarının
3-6 aylık periyotta yatay hareket
edeceğini tahmin ediyor. TD Economis
ise fiyatların yılsonuna kadar ~%17
oranında artacağını belirtiyor.
Ukrayna’daki olaylar gibi dünyayı
ısındıran gelişmelerin güvenli liman
olarak görülen altına talebi arttırabilir.
Döviz Kurları / Altın ve
Gümüş
Diğer Emtialar ve
Haberler
P
ariteler ile ilgili beklentiler ise şu
şekilde gerçekleşti : Dankse Bank;
EUR/USD paritesini 3,6 ve 12 aylık
periyotlarda sırasıyla 1.34, 1.30 ve 1.26
olarak tahmin ediyor. Aynı dönemler
için USD/YTL paritesini 2.15, 2.20 ve
2.25 olarak; EUR/YTL paritesini ise
2.88, 2.86 ve 2.84 olarak öngörüyor.
Citibank EUR/USD paritesini 12 aylık
dönemde 1.37-1.40 aralığında; EUR/
YTL paritesini ise 2.30-2.40 aralığında
S
unSirs tarafından izlenen verilere
göre Şubat ayında fiyatı yükselen
bazı emtialar : Kükürt %15.93, PTFE
%7.07, Sülfirik Asit %4.19, Hurma Yağı
%2.84, Kloroform %1.21 ve fiyatı düşen
bazı emtialar : Doğal Kauçuk %10.37,
Kok %9.37, Glikol %7.78, Metanol %7.71,
Akrilik Asit %7.57 şeklinde görüldü.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Yurtiçi Fiyat ve Maliyet
Endeksleri
Ü
reticilerin ürün fiyat değişimlerini
izleyerek tedarikçilerimizin
maliyetlerinde fikir edinebileceğimiz
fiyat ve maliyet endeksleri aşağıda
verilmiştir :
Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE)
2014 yılı Şubat ayında bir önceki
aya göre %1,38, bir önceki yılın Aralık
ayına göre %4,75, bir önceki yılın
aynı ayına göre %12,40 ve on iki aylık
ortalamalara göre %6,11 artış gösterdi.
Bir önceki aya göre endekslerin en
fazla artış gösterdiği alt sektörler;
diğer mamul eşyalar (%3,72), kok ve
rafine petrol ürünleri (%3,08), motorlu
kara taşıtları (%2,93) alt sektörleridir.
Buna karşılık elektrik, gaz üretim ve
dağıtımı (%-2,97) ve tütün ürünleri (%0,64) bir ay önceye göre endekslerin
en fazla gerilediği alt sektörler oldu.
Yurt dışına ihraç edilen ürünlerin
üretici fiyat değişimlerini ölçen Yurt
Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE);
2014 yılı Ocak ayında bir önceki
aya göre %5,73, bir önceki yılın
Aralık ayına göre %5,73, bir önceki
yılın aynı ayına göre %22,48 ve on
iki aylık ortalamalara göre %8,53
artış gösterdi. Bir önceki aya göre
endekslerin en fazla artış gösterdiği
alt sektörler; temel eczacılık ürünleri
ve müstahzarları (%8,73), kauçuk ve
plastik ürünler (%8,34), tütün ürünleri
(%8,26) alt sektörleridir. Buna karşılık
deri ve ilgili ürünler (%1,96), ana
metaller (%4,15), tekstil ürünleri (%4,26)
bir ay önceye göre endekslerin en az
artış gösterdiği alt sektörler oldu.
Tarım, ormancılık ve balıkçılık
sektörlerindeki üreticilerin sattıkları
37
Yurtiçi Fiyat ve Maliyet
Endeksleri
ürünlerin fiyat değişimini yansıtan
Tarım ÜFE; 2014 yılı Ocak ayında bir
önceki aya göre %2,78, bir önceki yılın
Aralık ayına göre %2,78, bir önceki
yılın aynı ayına göre %13,54 ve on iki
aylık ortalamalara göre %0,36 artış
gösterdi. Aylık değişim; tarım ve
avcılık ürünlerinde %2,02, ormancılık
ürünlerinde %8,15 ve balıkçılık da
%33,17 olarak gerçekleşti.
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Yurtiçi Fiyat ve Maliyet
Endeksleri
sektöründe %4,8, inşaat sektöründe
%1,4 ve hizmet sektöründe %10,2
olarak gerçekleşti. Mevsim ve takvim
etkilerinden arındırılmış saatlik kazanç
dışı işgücü maliyeti endeksinde
2013 yılı IV. çeyreğinde bir önceki
çeyreğe göre en yüksek artış %31 ile H
(Ulaştırma ve depolama) sektöründe
gerçekleşti.
Tedarikçilerimizin işgücü maliyetini
ölçebileceğimiz TÜİK İşgücü maliyet
endeksine göre; Mevsim ve takvim
etkilerinden arındırılmış saatlik
işgücü maliyeti endeksi, 2013 yılı IV.
çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre
%4 arttı. Endeks, sanayi sektöründe
%3,8, inşaat sektöründe %3,2 ve
hizmet sektöründe %4,3 arttı. Ücretli
çalışana yapılan düzenli ve düzensiz
ödemelerdeki saatlik değişimin
göstergesi olan, mevsim ve takvim
etkilerinden arındırılmış saatlik kazanç
endeksi 2013 yılı IV. çeyreğinde, bir
önceki çeyreğe göre %3,2 arttı. Endeks
değerlerindeki artış oranları; sanayi
sektöründe %3,1, inşaat sektöründe
%3 ve hizmet sektöründe %3,1 olarak
gerçekleşti. Mevsim ve takvim
etkilerinden arındırılmış saatlik
kazanç endeksinde en yüksek artış
%9,4 ile J (Bilgi ve iletişim) sektöründe
gerçekleşti. İşverenin yaptığı sosyal
güvenlik, ihbar ve kıdem tazminatı
ödemelerindeki saat başı değişimin
göstergesi olan mevsim ve takvim
etkilerinden arındırılmış saatlik
kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi,
2013 yılı IV. çeyreğinde bir önceki
çeyreğe göre %6,7 arttı. Endeks
değerlerindeki artış oranları; sanayi
Gürkan HÜRYILMAZ
CEO, Purchasing Turkey
[email protected]
38
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
EMTİALAR
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
OCAK
ŞUBAT
MART
NİSAN
MAYIS
HAZİRAN
TEMMUZ
AĞUSTOS
EYLÜL
EKİM
KASIM
ARALIK
OCAK
2014
ŞUBAT
2014
BAKIR
101,05
96,82
93,78
87,49
89,56
85,55
84,17
87,76
90,17
89,47
86,69
91,46
87,71
87,93
ALÜMİNYUM
99,04
93,62
89,87
88,20
89,56
83,78
82,73
84,79
86,12
87,56
81,18
84,28
79,46
79,03
NİKEL
105,45
95,61
94,92
87,23
83,99
79,40
77,88
78,94
79,54
83,30
76,84
80,17
78,62
79,31
ÇİNKO
102,49
98,97
89,63
88,84
90,18
87,83
85,91
89,96
89,91
92,26
88,91
99,93
94,18
95,11
KURŞUN
102,22
95,91
87,80
84,65
91,95
86,33
85,26
90,59
87,00
90,99
85,56
92,49
87,69
87,13
KALAY
103,08
96,65
95,07
85,42
85,52
81,13
81,70
87,19
96,08
94,44
93,16
92,61
90,04
90,60
ALTIN
99,58
94,62
95,30
87,59
83,87
73,95
79,19
82,83
79,44
79,32
73,60
71,45
74,13
74,93
GÜMÜŞ
103,76
93,78
86,95
79,11
73,11
62,97
64,59
76,58
70,23
71,91
63,98
63,17
62,55
64,37
MOTORİN
101,20
102,87
101,67
97,61
100,96
102,87
104,78
110,05
106,46
106,46
108,37
110,77
113,16
113,64
BENZİN(95)
104,09
104,09
101,94
98,06
101,51
101,51
104,30
106,45
103,01
103,01
105,16
106,45
109,03
109,25
DOĞALGAZ-TR
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
ELEKTRİK
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
USD
98,61
101,40
101,90
100,93
106,42
108,45
108,94
114,36
113,18
112,96
114,20
122,28
127,44
124,91
EUR
101,49
99,67
98,49
100,23
104,48
106,52
108,78
114,35
115,72
115,20
116,76
126,30
129,76
129,75
EUR/USD
102,92
98,30
96,65
99,30
98,17
58,23
99,85
99,99
102,24
101,98
102,24
103,29
101,82
103,88
YURT İÇİ ÜFE
99,82
99,69
100,50
99,99
100,99
102,46
103,48
103,52
104,43
105,15
105,80
106,97
110,52
112,5
YURT DIŞI ÜFE
86,32
86,73
86,86
86,06
87,06
90,45
92,05
94,05
96,93
96,32
97,23
100,00
105,73
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
---
TÜFE
101,65
101,95
102,63
103,06
103,21
104,00
104,32
104,21
105,01
106,90
106,91
107,40
109,52
109,99
ASGARİ ÜCRET
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
104,37
104,37
104,37
104,37
104,37
104,37
109,43
109,43
HAM PETROL GLOBAL
106,47
100,13
105,94
101,85
99,87
106,79
117,41
124,28
110,75
103,11
101,13
103,99
105,94
114,06
DOĞALGAZ GLOBAL
97,60
103,53
118,23
129,19
118,38
106,41
100,21
108,64
106,68
104,48
115,83
127,52
143,97
133,97
KRAFT (KAHVE/BEYAZ)
99,57
99,07
98,89
99,58
99,91
100,30
100,33
99,85
99,90
98,98
98,67
99,96
97,51
96,17
TESTLİNER(2/3)
96,97
100,68
103,42
104,48
104,57
104,22
104,16
108,03
110,02
111,25
112,92
99,89
113,50
113,57
DÜZ YUVARLAK ÇELİK
101,55
98,45
100,78
100,00
100,78
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
PROFİL DEMİR
100,00
95,10
95,10
95,10
95,10
92,16
92,16
92,16
90,20
90,20
90,20
90,20
90,20
90,20
PİK
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
105,15
105,15
105,15
105,15
100,00
KÖŞEBENT
100,00
98,29
98,29
98,29
98,29
94,02
94,02
92,31
88,89
88,89
88,89
88,89
88,89
88,89
HURDA DEMİR
100,00
100,00
102,77
99,38
98,46
97,23
102,77
102,77
115,54
125,69
125,69
131,23
136,77
122,00
HRP SAC
103,99
102,40
100,00
99,33
96,00
96,00
101,20
99,60
95,59
95,59
96,79
96,79
95,20
95,20
DKP SAC
102,75
102,75
104,82
104,13
103,79
103,79
103,79
103,10
99,65
99,65
101,03
101,03
97,24
96,55
GALVANİZLİ SAC
110,33
110,33
105,81
105,16
102,59
102,59
110,97
107,74
101,93
104,52
103,23
103,23
101,93
101,93
ABS
102,36
104,93
104,28
101,28
95,07
97,00
97,00
97,43
97,22
97,22
93,58
94,22
94,22
94,22
HIPS
103,77
106,13
101,36
97,50
96,36
96,82
97,73
97,95
97,73
97,73
95,91
96,59
96,59
96,59
PVC
100,63
101,05
100,21
96,25
98,34
100,83
100,83
102,30
99,79
99,79
99,79
99,79
99,79
99,79
PP
101,65
100,24
101,24
96,43
97,94
99,51
99,46
102,60
101,22
100,26
100,56
101,85
102,04
101,04
PE
100,66
97,32
96,49
93,87
93,96
95,21
95,34
99,28
96,75
95,85
97,01
98,33
98,84
97,39
PA
101,26
109,78
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
102,52
103,15
101,26
101,26
PAMUK
110,22
113,21
117,49
116,35
105,52
113,69
113,55
111,10
114,97
101,93
104,52
111,90
112,96
117,16
KAKAO
97,69
96,82
99,74
106,71
101,08
98,22
106,29
111,54
117,78
11840
123,81
117,80
130,26
128,82
KAHVE
102,29
104,53
100,78
99,87
94,08
88,79
88,68
86,70
82,24
75,46
81,22
80,69
95,74
123,22
ŞEKER
93,33
96,58
93,21
93,42
87,94
90,23
89,66
87,46
93,48
92,58
86,75
84,14
81,01
91,,21
SOYA
104,80
102,86
98,95
99,15
107,21
101,90
87,70
96,30
90,07
88,93
93,80
90,22
91,72
100,06
BUĞDAY
101,67
95,26
91,60
93,31
89,04
81,71
81,30
79,74
80,93
8247
81,90
77,55
72,31
79,48
MISIR
105,24
101,97
96,30
92,80
94,94
76,21
69,73
69,06
62,85
61,05
60,76
60,26
62,34
67,50
ÇİĞ SÜT
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
100,00
111,11
111,11
111,11
111,11
111,11
111,11
116,67
GEMİ YAKITI
103,14
100,72
99,28
94,90
94,51
96,50
97,92
102,69
99,22
99,70
100,06
99,70
98,13
97,68
DÖKÜM PİKLERİ
98,58
95,01
98,09
96,12
98,02
102,74
105,48
109,68
113,77
110,37
111,34
112,97
122,86
120,33
KIRMIZI ET
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
101,42
104,37
BEYAZ ET
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
103,99
106,03
MEYVE
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
110,16
106,83
SEBZE
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
--
100,00
102,47
91,42
99,58
99,45
100,49
101,44
100,38
99,12
97,04
95,66
95,30
96,62
96,22
96,24
94,90
97,35
TARIM ÜFE
FAO GIDA İNDEKSİ
(31.12.2012=100)
39
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
K a a n K a l k a n / Yü k s e k G e o m a t i k M ü h e n d i s i
Konum ve Pazarlamanın Bİrleştİğİ Yer:
Geo-Marketİng
Bulunduğu yeri bilmek, etrafını
tanımak ihtiyacı insanlığın uzun
zamandır ilgilendiği bir konudur.
İnsanlar, bulundukları yeri öğrenmekle
başlayarak, etraflarında neler olup
bitiyor, insanlar hangi mağazalarda
alışveriş ediyor, etraftaki en iyi spor
salonu hangisi gibi soruları kendilerine
soruyorlar. Akıllı telefonların artık
birçoğumuzun ceplerine girmesiyle
de kişilerin kendi konumlarını küresel
konumlama sistemi (GPS) yardımıyla
bulmaları çok kolay bir hal almış
durumda. Bu noktadan hareketle de
birçok konum bazlı
servis (Location
Based Services) ve
uygulama kullanıcılara
sunulmuş durumda.
Bunun yanında
konum tabanlı
reklam uygulamaları
(Location Based
Advertising) da son
zamanlarda adından
bir hayli söz ettirmeye
başladı bile. Buna en
kolay örneğini Google
arama sonuçları
olarak gösterebiliriz.
Örneğin, siz
Google’da bir arama
yaparken sonuçlar
size sunulduğunda
internet tarayıcı ya da
mobil cihazınızdan
alınan konum
bilgisi yardımı ile Google size özel
sonuçları ve ya bulunduğunuz
konuma yakın olan mekân ve arama
sonuçları göstererek konum bazlı
reklam uygulamalarına örnek teşkil
eden bir uygulamayı hali hazırda
kullanmaktadır. Diğer popüler sosyal
medya uygulamaları Facebook ve
Twitter’da da benzer uygulamalar
bulunmaktadır. Örnek bir arama
sonucunda bunu denemek isterseniz,
Google’da “Alışveriş Merkezi” araması
yaptığınızda ekrana çıkacak sonucu
görebilirsiniz.
Yazımızda buraya kadar,
konumun önemi ve konum bazlı
servisler üzerinden hızlıca geçmiş
olduk. Peki bu kadar önemli olan
konum verisini işletmeler pazarlama
faaliyetlerinde nasıl kullanabilirler?
İşte bu sorunun cevabı da “GeoMarketing” teriminde gizli. Coğrafi
pazarlama şeklinde Türkçeleştirip
yazımızın devamında bu terimi
kullanacağız. Bu konuya basit bir
örnek vererek başlayabiliriz, örneğin
siz bir kırtasiye açmak için bir konum
aramaktasınız, bu konumun bir okulun
ya da üniversitenin yakınlarında
olması sizin için önem arz eden bir
konu olacaktır. Coğrafi Bilgi Sistemleri
(CBS) bu noktada, çözüm üreten
bir araç olarak devreye girmektedir.
Yukarıdaki şekilde, CBS ile oluşturulan
basit bir uygun yer analizi örneği
görülmektedir. Bu örnekte, bir okul
’un 300 metre etrafında bir kırtasiye
açmak isteyen girişimci aynı zamanda
diğer kırtasiyelere de 50 metre uzak
olmak istemektedir. Sonuç olarak
yeşil alanlar kırtasiye açmak isteyen
girişimci için uygun yerler olarak
ortaya çıkmaktadır.
Bir marka açısından duruma
baktığımızda; Nerede yeni bir
şube açmalıyım? Ürünüm hangi
bölgelere hitap
ediyor? Potansiyel
müşterilerimin
konumları nelerdir?
Aktif müşterilerimin
konumları nerelerdir?
Rakiplerimin
konumları nerelerdir?
Bayilerimin coğrafi
dağılımı nasıldır?
Düşük performanslı
satış noktalarım
nerelerdir? gibi
sorular hem
pazarlama hem de
dağıtım için önemli
hususlar olarak
ortaya çıkmaktadır.
Hali hazırda
yüksek hızlı fiber
optik internet
hizmeti sağlayıcıları
bu hizmeti hangi
bölgelere sunacaklarını araştırmak
için CBS’ni aktif bir şekilde
kullanmaktadırlar. Bölgesel olarak
hangi bölgelerde yüksek gelir sahibi
insanların oturduğu, hangi bölgelerde
genç nüfusun yoğun olduğu gibi
bilgileri kullanarak hizmetin önce
pazarlanması gereken yerleri
belirlemektedirler.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
40
Araştırmalar akıllı telefon
kullanıcılarının %60’dan fazlasının
sıklıkla yerlerini belirlemeye yarayan
uygulamalar kullandığını gösteriyor.
Bir diğer istatistikte kullanıcıların
%50’sinin Google Maps aramalarındaki
ilk 3 sonuç ile alışveriş, iş yaptığını
gösteriyor. Bu veriler sonucunda aslında
mekan verisinin ne kadar önemli
olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.
(Kaynak: https://blog.kissmetrics.
ile oluşturulmuş veri tabanı içerisinden
program size en çok trend olan ve en
beğenilen restoranı sizin için bulup
konumu size paylaşıyor. Mekan sahipleri
de işyerlerinde kimlerin hangi saatlerde
yer bildirimi yaptığını, yaş aralıkları,
cinsiyet gibi bilgilerine kolaylıkla
erişebiliyor. İnsanların konumlarını
paylaşmaları yanında, uygulamanın
aslında böylece bir pazarlama aracı
haline geldiğini de söyleyebiliriz.
com/location-location-location).
Son günlerde gittikçe popülerliğini
arttıran Foursquare uygulaması da bir
coğrafi pazarlama aracı haline gelmiş
durumda. Kullanıcıların yorumladığı ve
yer bildirimi yaptığı milyonlarca mekan
kendi için diğer kullanıcılar için bir
coğrafi pazarlama aracı gelmiş durumda.
Örneğin hiç bilmediğiniz bir yere
gittiğinizde, diğer kullanıcıların verileri
Yazımızın başında vermiş
olduğumuz uygun yer analizi
örneğinin yanında bir de dağıtım
analizi örneği uygulaması yaparak
yazımızı sonlandıracağız. Bu analizde
bir pizzacının anlık trafik bilgisini
kullanarak hangi bölgeye kaç dakika
da dağıtım yapacağını gösteren bir
harita hazırlayacağız. Bu çalışmadaki
örnek bölgede saat 10:00 için
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
toplanmış ortalama trafik verisi
kullanılarak bir pizzacının pizzasını kaç
dakikalık bölümlerde hangi bölgelere
ulaştırabileceğini görebilirsiniz. Bu
şekilde pizzanızı zamanında teslim
ediyoruz diyen bir şirketin bu dağıtımı
hangi bölgelere zamanından yapacağını
analiz etmesi çok kolay olacaktır.
Konum bilgisi hayatımızın birçok
alanında faydalı bir veri olarak ortaya
çıkmasının yanında, pazarlama alanında
da birçok farklı uygulama dâhilinde hem
işletmeler hem de müşteriler için çok
faydalı veriler üretmektedir. Yazımızda
coğrafi pazarlama konusu dâhiline
giren bazı örnekler vermiş olsak da,
konum bilgisi ve coğrafi pazarlama
ile birlikte yapılacak birçok uygulama
bulunmaktadır. Gelecekte konum
bilgisi ve önemi daha da artacağından
işletmelerin bu verileri pazarlama
çalışmalarında kullanmaları işletmeler
için anlamlı ve faydalı veriler üreterek
hem işletmecilerin verimliliğini ve
karlılığını arttıracak hem de müşterilerin
daha iyi hizmet almalarını sağlayacaktır.
Kaan KALKAN
Yüksek Geomatik Mühendisi,
Doktora Öğrencisi
İstanbul Teknik Üniversitesi
Geomatik Mühendisliği Bölümü
41
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
MODERN SERACILIK
TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
To l g a B u r h a n S Ö N M E Z
Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.
Mali İşler ve Muhasebe Müdürlüğü Uzman Yardımcısı
[email protected]
Ülkemiz iklimsel ve coğrafi
koşullar, Pazar ülkelere yakınlık,
ucuz iş gücü, sulama suyu miktarı ve
kalitesi, alternatif yenilenebilir enerji
kaynaklarının varlığı gibi nedenlerle
seracılık açısından önemli avantajlara
sahiptir. Modern anlamda üretim,
özellikle 1940’lı yıllarda Akdeniz sahil
bölgesinde başlamış ve 1970’li yıllarda
gelişmiştir.
Ülkemizde seracılık faaliyetleri
sebze yetiştiriciliğinde yoğunlaşmıştır.
Toplam yetiştiriciliğin %95’ini sebze,
%5’ini ise, meyve ve süs bitkileri
yetiştiriciliği oluşturmaktadır. En
çok ürettiğimiz ve ihraç ettiğimiz
ürünün başında domates gelmektedir.
Domates bitkisinin üretiminden,
nihai tüketiciye ulaşmasına kadar
ki olan süreçte dikkat edilmesi
gereken unsurların başında,
tarımın sürdürülebilir tarım olması
gerekmektedir. Tedarik sürecinin
başarısı için Gübreleme, toprak ve
bitki analizlerine göre yapılmalı,
hastalık ve zararlılara karşı entegre
savaş programları uygulanmalı,
Toprak dezenfeksiyonunda kimyasal
maddelerin kullanımından kaçınılmalı
ve solarizasyon uygulanmalıdır. Damla
sulama sistemi ile sıvı gübreleme,
yetiştirilen tür ve toprak özellikleri
dikkate alınarak yapılmalıdır.
Karlılığı arttırmak için seralarda
tür çeşitlendirilmesi olanakları
araştırılmalıdır. Kamu kuruluşları’nın
ve özel sektör’ün çalışmalara
katılması gerekir. Üretimin yanında
tasnif ve ambalajlamaya gereken özen
gösterilmeli, en önemlisi de yetiştirilen
ürünler için pazar olanakları
belirlenmeli ve ihracatın arttırılabilmesi
için gereken önlemler alınmalıdır.
Bu araştırma, tedarik zinciri
yönetimi ile işletme performansı
arasında belirli bir zaman kesitinden
incelenmiştir. Ortaya çıkabilecek
problemlere karşı çözümler
üretilmiştir. Bu problemler, bilgi,
malzeme ve finansman akışının
sağlanması tedarik zincirinin
karmaşıklığına paralel olarak
zorlaşmaktadır. Tedarik zincirinde yer
alan bir ortaklık ilişkilerinin birbirleriyle
zamanında ve doğru bilgi alışverişinde
bulunulması gerekir. İyi ortaklık
ilişkileri olmayan aksi durumlarda
ise, stok fazlası, atıl kapasite, yüksek
üretim, taşıma masrafları ve artan
müşteri memnuniyetsizliği gibi
problemlerle karşılaşılır. Bunların
çözümünde ise Tedarikçilerin ve
müşterilerin hedefi aynı olmalı ve her
iki tarafında birbirine olan güvenin
tam olması gerekir. Müşteriler,
tedarikçilerinin sunduğu mal ve
hizmetlerin kalitesine güvenmek
zorundadır. Tedarikçiler, müşteriler,
tedarik zincirinin tasarımına ve
oluşumuna beraberce katılmalıdır.
Böylece hedefleri paylaşırlar,
haberleşmeyi ve bilgi akışını etkin
şekilde sağlarlar.
Etkin bir tedarik zinciri
yönetimi, işletmenin üretim ve
pazarlamaya ilişkin faaliyetlerini
olumlu yönde etkileyerek; daha fazla
müşteri memnuniyeti, daha etkin
ve verimli bir işletme olunmasını
sağlarken, daha düşük maliyetler ve
daha yüksek kar ile birlikte istikrarlı
büyümenin yolunu açmaktadır.
Bu durum ancak tedarik zinciri’nin
en iyi şekilde yönetilmesi sonucu
olmaktadır.
42
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
İlyas YIKILMAZ
İ n s a n K a y n a k l a r ı M d . Yr d . / N e t l o g L o j i s t i k
[email protected]
FARKINDALIĞIMIZI FARK ETMEK
Ülkemiz zor bir süreçten
geçmekte ve artık birbirimizi dinlemek ve
anlamak yerine inandığımız düşünceler
uğruna sonrasını düşünmeden harekete
geçiyoruz.
Eğitim fakültesinde,
derslerimizden birinde hocamız içeri girdi
ve hepimizden bir A4 kâğıt çıkarmamızı
ve bu kâğıda istediğimiz bir şekil
vermemizi istedi. Bende tabi haylazlık
yapmak için elimdeki kâğıt sadece
buruşturdum. Her şey bu aşamaya
kadar yolundaydı ama hocamız şimdi
bu şekil verdiğimiz kâğıtla 100 şekilde
tanımlamamızı, nitelendirmemizi istedi
ve çıktı. Şimdi ne yapacağım diye
düşünmeye başladım. Önümde buruşuk
bir kâğıt ve bu kâğıdı 100 şekilde
tanımlamam gerekiyordu. Başladım;
buruşuk kâğıt, yıpranmış kâğıt diye
sonra durdum aklıma bir şey gelmedi ve
bunun çok saçma olduğunu düşünmeye
başladım. Etrafıma baktım, kâğıdını
uçak, gemi, masa vb. şekilde yapan
arkadaşlarımı gördüm onlar benden biraz
daha fazla nitelendirme yapabilmişlerdi
fakat sonuç itibari ile onlarda bir yerde
tıkanıp kalmışlardı. Zaman ilerleyip
kâğıda baktıkça aslında bu kâğıdın
bir şekli olduğunu gördüm yani şekilli
kâğıt, sonra başkasına göre anlam ifade
etmediği için şekilsiz kâğıt dedim, sonra
sağlam kâğıt, temiz kâğıt, çizgisiz kâğıt,
pis kâğıt, yazısız kâğıt ve ve ve kısa bir
süre içinde nitelendirmeler gelmeye
başladı. Etrafımda arkadaşlarımda birçok
nitelendirme yapmaya başlamışlardı
ve hepimiz önümüzdeki kâğıtlarla ilgili
100 nitelemenin de üzerine çıkmıştık.
Yaklaşık bir saat geçmişti ve hocamız
sınıfa geri döndü, bizlere “yazamayan var
mı?” diye sordu, ukalalık baki olduğu için
bir gürültü ile ne demek yazamaz mıyız,
geçtik bile, bu kadar kolay mıydı gibi
yanıtlar verdik. Hocamız bu dersimizden
ne anladınız sorusuna da keşke aynı
gürültü tufanı ile yanıt verebilseydik ama
sadece bir sessizlik yaşandı…
Hocamız, önümüzde duran
kâğıtlar ile ilgili yüzlerce nitelik
yazabildiğimizi ve ileride öğretmen
olduğumuzda sınıfımızda olan
onlarca öğrencinin de binlerce niteliği
olabileceğini ve ona göre onları
anlamaya çalışmamız gerektiğini söyledi.
Benim adıma gerçekten etkili
bir dersti ve bu dersi hem sosyal
hayatımda hem de meslek hayatımda
asla unutmadım ve bu farkındalık ile
insanları değerlendirmeye çalıştığımı
söyleyebilirim. İnsan Kaynakları alanında
çalışan arkadaşlarımın da buna dikkat
etmeleri gerektiği kanısındayım.
Bir şirkette üst düzey
yöneticilerden, temizlik görevlilerine;
müdürlerden, bekçilere kadar
birçok değişik pozisyonda kişiler
çalışmaktadır. Bunların eğitim seviyesi,
sosyal durumları, yaşam çevresi hatta
tüm geçmişleri o pozisyonlara geliş
süreçleri farklılıklar gösterebilmekte,
bunula beraber bu kişiler durumlara
göre farklı davranışlar ve tepkiler
gösterebilmektedir. Bu davranışları ve
tepkileri kapsamlı ve farklı bakış açıları
ile değerlendirmek gereklidir.
Çalışanların terfilerinde,
rotasyonunda, performansında hatta
disiplin uygulamalarında bunlar dikkate
alınması gereken unsurlardır.
İşe alım faaliyetlerini de
bu kapsamın dışında tutmamak
gereklidir. Sayısız kişi ile görüşen İnsan
Kaynakları çalışanları karşısındaki
kişinin içinde bulunduğu durumun
farkında olmalı ve özel bir durum olan iş
görüşmesinde görüşmeye gelen kişilerin
durum karşısında farklı davranışlar
sergileyebileceklerinin bilinci ile onları
yönlendirmeli ve rahatlatmalıdır.
Aslında meslektaşlarımın bunun bilince
olduğunu biliyorum burada bunun
farkında olması gereken kişiler İnsan
Kaynakları Uzmanı olmayıp iş görüşmesi
yapan yöneticilerdir. Karşısındaki kişi
uzun süreli bir iş arayışının içinde olabilir,
iş değiştirme aşamasında veya sosyal
hayatında sıkıntılar veya heyecanlar
yaşıyor olması davranışlarında
farklılıklara neden olabilir. Bunları
düşünmemek olumlu ya da olumsuz
kararlar vermeye neden olabilir.
Büyük firmalarda özellikle
Türkiye’ nin birden fazla ilinde işyerleri
olan firmalarda da şu sıkıntılar
yaşanabilir. Sanayisi gelişmemiş
şehirlerimizde veya kurumsal firmaların
az olduğu bölgelerde kişiler, bu tarz
firmalarda çalışma kültürlerine sahip
olmadıkları için çok çabuk işi bırakabilir
ya da çok çabuk ters tepkiler verebilirler.
Bu tarz şirketlerimizin de bölgelerindeki
farklılıkların bilinci ile hareket etmeleri
doğru olacaktır.
Umarım
farklılıklarımızın
farkında oluruz. Umarım
karşımızdakini önce
anlar sonra tepki veririz
hepimiz şirketlerimizin
başarısı için, hepimiz
ülkemizin huzuru için
çalışıyoruz.
43
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Lojİstİk
Satınalma
Krİterlerİ
H a l i t K AYA
Satış Sorumlusu, Sürat Lojistik
Firmaların önemli gider
kalemlerinden biride lojistik
harcamalardır. Firma sahipleri
lojistik harcamaların maliyetlerini
özellikle inceler ve lojistik Satınalma
faaliyetini yürüten yöneticiye hep
şunu sorarlar;”Daha uygun fiyata
bizim işimizi yapacak var mı?
Piyasayı iyi araştırdınız mı? “
Daha uygun fiyat dan
kasıt;hem işimizi en sorunsuz
şekilde yapacak,hem de fiyatı en
uygun olacak bir lojistik şirketi ile
yapılacak iş ortaklığıdır.Lojistik
sektöründe memnuniyet o kadar
değişkendir ki, X lojistik şirketinden
çok memnun olan,sorunsuz
hizmet aldığını söyleyen firmalar
varken,aynı X lojistik şirketinden
hiç memnun olmayan,daha önce
çalışmış ve bir çok problem
yaşamış firmalarda mevcuttur.
Burada bir satın almacı için önemli
olan ana kıstas,firmanın ihtiyaçları
doğrultusunda,firmanın yapmış
olduğu lojistik aksiyonlar ışında
firmasına en uygun lojistik şirketini
bulmaktadır. Yapılan iş aynıda
olsa,her lojistik şirketinin;kullandığı
sistem,çalışan yapısı,aktarma
operasyonları,iş aksiyonu akışı,iyi
olduğu dağıtım bölgeleri,kötü
olduğu dağıtım bölgeleri,hasar
verme yüzdeleri,teslimat
performansları ve en önemlisi fiyat
politikaları farklıdır. Satınalma
yöneticisi;şirketinin gönderdiği
koli ebatlarından,bu kolilerin
sirkülasyon analizlerinden,ürün
sevk ettiği bölgelerin yoğunluk
haritalarından,şirketinin
yapmış olduğu;ithalat,ihracat
,depolama,kargo,taşımacılık vb. tüm
lojistik operasyonlara kadar her
konuya vakıf olmalı ve şirketinin bu
anlamda net olarak neler istediğini
bilmelidir. Net olmayan ve analizsiz
talepler,lojistik şirketlerinden
alacağınız fiyatların yüksek olmasına
sebep olacaktır.Firma Satınalma
yöneticisi,elinde detaylı bir data ile
lojistik şirketi ile pazarlık masasına
oturduğunda ve lojistik şirketinin de
kar-zarar maliyet analizi yapmasına
yardımcı olduğunda fiyat teklifinde
kazan-kazan prensibine göre bir
fiyat teklifi alacaktır.Lojistik şirketleri
hesap edemedikleri ve kendileri
için kar-zarar analizi yapamadıkları
firmalara teklif verirken her
zaman,”Ya zarar edersek” tereddüdü
ile yüksek fiyattan teklif sunarlar.
Durum böyle olunca,belki de çok
kaliteli bir hizmet alacak firma,uygun
teklif verdiği için kalitesiz bir
şirketten lojistik hizmet alacak,buda
tüm iş akışını aksatarak,belki de
firmanın en yoğun döneminde tekrar
bir lojistik ihale açmasına sebebiyet
verecektir.Lojistik Satınalma
yöneticisi her noktada lojistik
piyasasını takip ediyorsa,piyasa
değerlerini ve fiyatlarını az çok
biliyordur.Piyasa şartlarının çok
altında fiyat teklifleri sunan
firmalara hemen inanmayın. 10
yıllık saha tecrübelerime dayanarak
söylüyorum ki;bu şekilde tekliflere
inanan bir çok firma daha sonra telefi
edilmez bir çok problem ile karşılaştı.
İşin kötü yanı da,fiyat sebebi ile
bıraktığınız lojistik şirketine geri
dönmek istediğinizde,maalesef eski
çalıştığınız fiyatlar ile değil en az
%20 lik bir zam ile çalışmak zorunda
kalabilirsiniz.
Firmalarda, yanlış yapılan
satın alma süreçleri sebebiyle,
ödemesi gerekenden çok daha fazla
para ödeyen birçok firma vardır.
Bunun ana sebebi şirketin diğer
gider kalemlerinin yanı sıra, lojistik
faaliyet verilerine tam anlamıyla vakıf
olmamaktan kaynaklanmaktadır.
Lojistik Satınalma
süreçlerinde, hizmet talep eden
firma, uygun fiyat istiyorsa, lojistik
şirketinin elini kuvvetlendirecek
verileri mutlaka sunmalıdır.
Hizmet talep eden firma şunu da
unutmamalı; Lojistik şirketleri de
bir ticari firmadır. Amacı kar etmek
ve hizmet vermektir. Hizmeti talep
eden ve hizmeti veren firmalar
KAZAN-KAZAN prensibi noktasında
mutabık kalırlarsa, her iki taraf içinde
sorunsuz bir iş ortaklığı olacaktır.
44
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Herkes
için Sosyal
Güvenlik
TÜRKİYE’DE ÇALIŞAN
YABANCILARIN SOSYAL GÜVENLİĞİ
S e r t a ç S e d a t KÖ K S A L
Denetmen / Sosyal Güvenlik Kurumu
[email protected]
Küreselleşme olgusunun
işletmeleri her alanda etkilediği
çağımızda insan kaynaklarının da
bu etki altında kalması kaçınılmaz
bir durum. Çoğu işletmenin
uluslararası sermayeler tarafından
yönetildiği gerçeğinden hareketle,
her sermayedar hissesini temsilen
bir yönetici görevlendirebilmektedir.
Ülkemiz iş yaşamında birçok
yabancı yatırımcının ortaklıklarının
faaliyetlerine merkez şirket
adresinden görevlendirme
yöntemiyle yöneticiler atadıkları,
proje yatırımlarında ise teknik
personelin yurtdışı ortağın ana
şirket çalışanları arasından
seçildiği gözlemlenmektedir. Bu
durumda yasal risk faktörü olarak
görevlendirilmenin yapılacağı ülkenin
çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatı
ön plana çıkmaktadır.
Türkiye’de İnsan Kaynaklarına
İlişkin Yasal Risk Faktör
Ülkemizde insan kaynaklarına
yönelik yasal risk faktörlerini çalışma
mevzuatıyla ve sosyal güvenlik
mevzuatıyla ilgili alanlar şeklinde
iki ayrı yapıda değerlendirmek
gerekmektedir. Bunlardan ilki çalışma
mevzuatına ilişkin alan olup genel
anlamda 4857 sayılı İş Kanunu’nu,
yabancı çalışanlar için 4817 Sayılı
Yabancıların Çalışma İzinleri
Hakkında Kanun’u ve bu kanunların
ikincil mevzuatlarını kapsamaktadır.
İkinci yasal risk faktörü
sosyal güvenlik mevzuatına ilişkindir.
Ülkemizin sosyal güvenlik sistemi
şuan için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
ve bu kanunun ikincil mevzuatı ile
düzenlenmektedir. Risk faktörleri
analiz edilirken her iki alanın ayrı ayrı
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yabanci Uyruklu Çalişanlar İçin
Sosyal Güvenlik
Çalışma hayatıyla içi içe olan
sosyal güvenlik sistemi, küreselleşme
etkisi altında şekillenmeye devam
etmektedir. Yurtdışına işçi olarak
gidenlerin emeklilik ve sağlık gibi
hem çalışma hayatıyla paralel
ilerleyen hem de çalışma hayatı son
bulsa dahi sosyal hayatın devamı
için vazgeçilmez olan güvenceler
uluslararası düzenlemeler ile
sağlanmaktadır. Bu kapsamda
ülkemizi temsilen Sosyal Güvenlik
Kurumu ve muhatap ülkelerin
sosyal güvenlik makamları arasında
ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri
imzalanarak ülkeler arasındaki
insan kaynağı transferinden
kaynaklanabilecek sosyal güvenlik
kayıplarının önüne geçilmeye
çalışılmaktadır.
Ülkemizde çalışacak yabancı
uyrukluların sosyal güvenlik
durumları genel anlamda 5510 sayılı
Kanun’da belirlenmiştir. Kanun’un
4üncü ve 6ncı maddeleri sigortalı
sayılan ve sayılmayan kişiler ile ilgili
açıklamalarda bulunmaktadır.
Buna göre; 5510 sayılı
Kanun’un 4 üncü maddesinin
ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince
mütekabiliyet esasına dayalı
olarak uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda
olanlar hariç olmak üzere, yabancı
uyruklu kişilerden hizmet akdi ile
çalışanlar 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendine tabi yani
eski adıyla SSK’lı olarak sigortalı
sayılmışlardır.
Aynı Kanun’un 6 ıncı
maddesinin (e) bendinde ise yabancı
bir ülkede kurulu herhangi bir
kuruluş tarafından ve o kuruluş adına
ve hesabına Türkiye’de bir iş için
gönderilen ve yabancı ülkede sosyal
sigortaya tabi olduğunu belgeleyen
kişiler ile Türkiye’de kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt
dışında ikamet eden ve o ülke sosyal
güvenlik mevzuatına tabi olanlar
sigortalı sayılmamışlardır.
Geçici Görevlendirme İle
Ülkemizde Bulunanların Sigortalılık
Durumu
Ülkemize çalışmaya gelen
yabancı uyruklu kişilerin sigortalılık
durumlarının değerlendirilmesinde
kişinin uyruğunun bulunduğu ülke ile
ülkemiz arasında bir sosyal güvenlik
sözleşmesinin bulunup bulunmadığı
en önemli kriterdir. Bu kriteri önemli
yapan nokta sigortalılık durumlarının
iki ülke arasında imzalanan sosyal
güvenlik sözleşmesinde özel şartlar
ile belirlenmiş olmasıdır. Konu ile
ilgili ikincil mevzuat olan Sosyal
Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 10
uncu maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendinin tarihsel değişimini
vurgulanmak istenen hususu daha iyi
açıklayacaktır.
Yönetmeliğin 12 Mayıs 2010
tarihinde yayınlandığı halinde konuya
ilişkin düzenlemeler getiren maddesi
“Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları hükümlerinin uygulanmasında;
Yabancı bir ülkede kurulu herhangi
bir kuruluş tarafından ve o kuruluş
adına ve hesabına Türkiye’ye bir iş için
gönderilen ve yabancı ülkede sosyal
sigortaya tabi olduğunu belgeleyen
kişiler ile Türkiye’de kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt
dışında ikamet eden ve o ülke sosyal
güvenlik mevzuatına tabi olanlar
sigortalı sayılmazlar.” denilmekteydi.
45
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
Ancak daha sonra sistemin
suiistimallere maruz kalması nedeniyle
02.03.2011 tarihinde Sosyal Güvenlik
Kurumu ilgili maddeye ilişkin
düzenlemeye giderek Türkiye’de
gönderilen iş için çalışma süresini
3 ay ile sınırladı. 3 ayı aşan çalışma
izinlerinde ve fiili olarak 3 ayı geçen
çalışmalarda iznin ve fiili çalışmanın
başladığı tarihi takip eden 3 üncü
aydan itibaren mütekabiliyet esasına
dayalı olarak çalışmayan yabancı
uyruklu kişilere sigortalı olma
zorunluluğu getirildi. Bu düzenleme
ile geçici görevli olarak ülkemizde
bir iş için gönderilen ve geldikleri
ülkelerde sosyal güvenliklerinin
sağlandığını belgelemeleri nedeniyle
sigortalı sayılmayan sözleşmesiz
ülkelerden gelen yabancı uyruklular
3 ay, sözleşmeli ülkelerden gelenler
ise sözleşmede öngörülen sürelerin
bitim tarihinden itibaren sigortalı
sayılmaktaydı.
Son Düzenleme 21.08.2013
Tarihinde Yapıldı
Konu hakkında son düzenleme
21.08.2013 tarihinde yapıldı. Yapılan
düzenlemeye göre ülkemiz ile sosyal
güvenlik sözleşmesi bulunmayan
ülkelerde merkezi bulunan şirketler
tarafından o ülkeden Türkiye’ye
geçici görev ile gönderilen
kişiler 3 aylık süre göz önünde
bulundurulmayarak görevlendirmeyi
yapan ülkede ikametlerini ve
sosyal güvenlik sistemine kayıtlı
olduklarını belgelemeleri halinde
sigortalı sayılmayacaklar. Ancak
sosyal güvenlik sözleşmesi
imzalanmamış ülkelerde sosyal
güvenlik sistemine tabi çalıştığını ya
da kendi çalışmalarından dolayı aylık
aldığının belgelendirilmesinde bu
belgenin yabancı uyruklunun kendi
ülkesinin sosyal güvenlik kurumundan
alınmış olması ve Ülkemizde bulunan
temsilciliğinden (elçilik, konsolosluk,
ataşelik vb) onaylanmış olması
gerekmektedir.
Örneğin; Bir rüzgar enerji
santrali yapım faaliyeti
için kurulan Türk-FransızGeçici Görev
Sözleşmeli Ülke
Uzatılabilecek Süre
Süresi
Çin ortak yatırımında
İngiltere
Geçici görevde bulunduğu sürece kayıtlı
proje yöneticilerinin bir
olduğu ülke mevzuatı uygulanır.
kısmını Türk şirketin
F. Almanya
5 yıl
3 yıl
atadığı, kuruluş yeri
seçimi için yapılması
Hollanda
Mutabık kalınan süre kadar
24 ay
gereken analizlerde
Belçika
Mutabık kalınan süre kadar
görevlendirilmek üzere
24 ay
(uygulamada 60 ay ile
merkezi Fransa’da
sınırlıdır)
bulunan şirketin rüzgar
Avusturya
Mutabık kalınan süre kadar
24 ay
mühendisini Türkiye’de
İsviçre
24 ay
Mutabık kalınan süre kadar
görevlendirdiği, Çin
Fransa
Mutabık kalınan süre kadar
3 yıl
merkezli şirketin de
(uygulamada 6 yıl ile sınırlı)
şantiye müdürünü kendi
Danimarka
İşin bitimine kadar (mutab12 ay
ülkesinden görevlendirdiği
akat koşuluyla)
durumdan yola çıkarsak;
İsveç
12 ay
12 ay
21.08.2013
Norveç
12 ay
Mutabık kalınan süre kadar
tarihinden önce;
Libya
1/9/1985 tarihinden sonra daimi geçici işçi
Fransız Mühendisin
uygulaması vardır.
Fransa’da sosyal güvenlik
K.K.T.C.
24 ay
Mutabık kalınan süre kadar
primlerinin yatırıldığına
Makedonya
24 ay
60 aya kadar uzatılabilir
dair belgelerin bulunması
Azerbaycan
24 ay
60 aya kadar uzatılabilir
ve ücretinin Fransız şirket
Romanya
24 ay
60 aya kadar uzatılabilir
tarafından ödenmesi
durumunda Türkiye ile
Gürcistan
24 ay
60 aya kadar uzatılabilir
Fransa arasında sosyal
Bosna Hersek
60 aya kadar uzatılabilir
24 ay
güvenlik sözleşmesi
Kanada
24 ay
60 aya kadar uzatılabilir
bulunması nedeniyle 3 yıl,
Çek Cumhuriyeti
24 ay
Mutabık kalınan süre kadar
en fazla 6 yıla kadar geçici
Arnavutluk
24 ay
60 aya kadar uzatılabilir
görevlendirilmesi halinde
Lüksemburg
12 ay
12 ay
Fransız mühendisin
İtalya
12 ay
Mutabık kalınan süre kadar
Türkiye’de sigortalı olması
Portekiz
12 ay
Mutabık kalınan süre kadar
gerekmiyordu.
İspanya
12 ay
Mutabık kalınan süre kadar
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Aynı projede görevli Çin uyruklu
yönetici ise her ne kadar ücretlerini
Çin merkezli şirketten alsa ve Çin’de
sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olsa
da en çok 3 aya kadar Türkiye’de
sigortalı olmuyor; 3 ayı aşan süreler
için 4-1/a eski adıyla SSK sigortalısı
olması gerekiyordu.
21.08.2013 tarihinden sonra;
Aynı projenin 21.08.2013
tarihinden sonra başladığını
varsaydığımız durumda Fransız
mühendis için bir önceki örnekteki
şartlar geçerli olmasına karşın
Çin uyruklu yönetici Çin Hal
Cumhuriyeti’nin sosyal güvenlik
konusunda yetkili kurum veya
kuruluşundan alacağı belgeleri
ülkemizde bulunan temsilciliklerine
onaylatması durumda 3 ayı
aşan sürelerde 4/1-a sigortalısı
olma gerekliliği ortadan kalkmış
bulunmakta.
Genel olarak ülkemizde
gerçekleşen işletme operasyonlarına
baktığımızda birçok yabancı ortaklı
şirketin çeşitli kademelerinde
yabancı uyruklu çalışana rastlamak
mümkün. Bu çalışanların sosyal
güvenceleri ile ilgili hak kayıplarının
bulunup bulunmadıkları hakkında
değerlendirme yapmak için öncelikle
kişinin sosyal güvenlik hakkına
ihtiyaç duyacağı ülkenin belirlenmesi;
değerlendirmenin bundan yola
çıkılarak yapılması gerekmektedir.
Kişinin yaşamını geçireceği ana ülkede
sosyal güvenlik sistemine kayıtlı
bulunması, Türkiye’de geçen süreler
dahilinde bir hak kaybına uğramaması
gibi durumların bütünüyle ele alınması
halinde mevcut uygulamanın yerinde
olduğu kararını vermek gerçekçi
olacaktır.
S e r t a ç S e d a t KÖ K S A L
Denetmen
Sosyal Güvenlik Kurumu
[email protected]
46
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
D Ü N YA’ D A N T E D A R İ K Z İ N C İ R İ H A B E R L E R İ
HABERLER
Arş. Gör. Burak ÖÇLÜ,
İzmir Üniversitesi , İİBF İşletme Bölümü
[email protected]
Lojİstİk Sektörünün Önde Gelen Kadınları
Toronto’da Bİr Araya Geldİ
Toronto’da düzenlenen
“Kadının Lojistik Sektöründeki
Geleceği” panelinde sektörde üst
düzey yönetici olarak çalışan kadınlar
tecrübelerini paylaştı. Her yıl Dünya
Kadınlar Günü’nde düzenlenen panele
bu yıl “değişim” teması hakimdi.
UPS Kanada sponsorluğunda
gerçekleşen organizasyon genelde
erkek egemen olarak algılanan
lojistik sektöründe kadınlara yönelik
fırsatlar ve yol haritaları davetli
konuşmacılar tarafından işlendi.
Davetli konuşmacılar arasında Kanada
Çalışma ve Kadının Statüsü Bakanı Dr.
K. Kellie Leitch kamu sektörü adına
yer alırken UPS Amerika Kıtası CEO’su
Romaine Seguin, Kanada İhracatçılar
ve İthalatçılar Birliği Başkanı Joy Nott,
Ericsson Tedarik Zinciri Birimi Müdürü
Debra Dinger ve Kanadalı bir nakliyeci
olan Julia Kuzeljevich özel sektör
adına tecrübelerini paylaştılar.
Paydaş Değerini Arttıran 10
Tedarik Zinciri Yönetimi Trendi
Tennessee Üniversitesi
tarafından 132 farklı firmada görevli
163 tedarik zinciri üst düzey yönetim
mensubuna uygulanan ankette
rekabetçi bir ortamda firmaları öne
çıkarabilecek 10 tedarik zinciri
yönetimi trendi analiz edildi. Bu
trendler ise şu şekilde açıklandı:
1. Müşteri İlişkileri Yönetimi:
Önde gelen firmalar halihazırda ürün
ve müşteri sınıflandırması yaparak
bireysel tedarik zinciri çözümlerini
geliştirmeye çalışmaktadırlar.
Bu şekilde gerçekleştirilen bir
optimizasyon ile anket uygulanan
şirketler stoklarını yeniden
gözden geçirerek yüzde 46’lık bir
tasarruf sağlarken bu rakam ürün
bulunabilirliğine yüzde 96 olarak
yanmaktadır.
2. İşbirliğine Dayalı İlişkiler:
Müşteri ve Tedarikçiler arasındaki
işbirliğine dayalı ilişkiler bazen
çarpıcı sonuçlara yol açabilmektedir.
OfficeMax firması tedarikçisi olan
Avery Dennison firması ile bu tip bir
işbirliğine gitmiştir. Böylece gelirlerde
yüzde 22’lik bir artık yakalayan
OfficeMax firması yaklaşık 11 milyon
dolar lojistik maliyetinden tasarruf
etmiştir.
3. Dönüşümsel Stratejiler:
Anket sonuçlarına göre şirketlerden
sadece yüzde 16’si bir çok yılı içeren
strateji planını kağıda dökmektedir.
Bu konuda bir örnek olan Whirlpool
firması bu konuya gösterdiği
hassasiyet ile lojistik maliyetlerinde
20 milyon dolarlık bir düşüş
gerçekleştirebilmiştir.
4. Süreç Entegrasyonu: Anket
sonuçlarına göre yöneticiler tedarik
zinciri süreçlerinin entegrasyonu
ile avantaj yakalayabileceklerine
inanmaktadırlar.
5. Teslimat Bazlı Ölçütler:
Performans değerleme ölçütlerinde
yapılan güncellemeler ve iyileştirmeler
rekabetçi ortamlarda avantaj
sağlamaktadır.
6. Şirket İçi Veri Akışının
Düzenlenmesi: Şirket içi veri akışının
güncel teknolojiler ile yeniden
düzenlenmesi tedarik zinciri
süreçlerine güç kazandırmaktadır.
7. Talep Yönetimi: Tahmin
tutarlılığındaki artışlar ve talep-tedarik
arasındaki entegrasyon maliyetlerin
düşmesine yardımcı olmaktadır
8. Yetenek Yönetimi: Tedarik
Zinciri Departmanlarında çalışanların
eğitimi ve işe yönelik oryantasyon
lojistik performansında artışa neden
olmaktadır.
9. Sanal Entegrasyon: Anket
sonuçlarına göre gelişmiş bir tedarik
zinciri temel işlevlerine sıkı sıkıya
bağlanırken diğer faaliyetleri için dış
kaynak kullanımı yapmaktadır.
10. Değer Bazlı Yönetim: Ürün
ve hizmet faaliyetlerinin gerektiği gibi
gerçekleştirilmesi paydaşların değerini
de arttırmaktadır.
47
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
2014 Nİsan Ayı Önde Gelen Tedarİk Zİncİri Yönetİmİ
ve Lojİstİk Fuarları
INTERMODAL ASIA 2014 – Şangay, Çin ( 1-3 Nisan 2014)
Intermodal Taşımacılık sektöründe yer alan temsilcilerin katılacağı fuar özellikle
ticaretin kalbi Asya ve civarı
için önemli bir yere sahip.
Intermodal taşımacılığın
geleceğinin de tartışılacağı
bu fuar 1-3 Nisan arasında
Şangay’da sergilenecek.
TOC CONTAINER SUPPLY CHAIN: Asia 2014 – Singapur (8-9 Nisan)
1995 yılından beri düzenlenen TOC CSC Asia’ya bu yıl
Singapur ev sahiliği yapacak.
Denizcilik sektöründen temsilcilerinin bir araya geleceği bu
fuarda denizcilik sektöründeki
son gelişmeler sergilenirken
bilgilendirme toplantıları da
düzenlenecek.
HOME DELIVERY WORLD 2014- Atlanta, Amerika (7-8 Nisan)
Amerika merkezli düzenlenen Home Delivery 2014 fuarı perakendecilik sektörünce faaliyet gösteren
taşımacılara yönelik öğeler içerecek. Bu amaçla özellikle günümüzün trendi olan e-tailing örnekleri sergilenirken aynı zamanda verimlik için entegrasyon konuları da işlenecek.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
48
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
NUCLEAR SUPPLY CHAIN 2014, South Carolina, Amerika (28-30 Nisan)
Nükleer faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için gerekli olan tedarik zinciri operasyonları için özelleştirilmiş
olan bu fuar sektörün önde gelen isimlerini ağırlayacak. Nükleer teknolojideki gelişmeler, kalite yönetimi,
satınalma stratejileri gibi bir çok spesifik konu bu fuarda tartışılacak.
Yüksek Teknoloji Ürünleri Tedariği ve Talebi Konferansı,
San Francisco, Amerika ( 8-9 Nisan)
Dünyanın önde gelen teknoloji firmalarından üst düzey yöneticilerin konuşmacı olarak katılacağı bu
toplantıda sektördeki son gelişmeler ve tedarik zincirine dair hususlar tartışılacak. Toplantıya konuşmacı
olarak Mercedes- Benz Operasyon Müdürü , HTC CEO’SU, BlackBerry Global Dağıtım Direktörü, HarleyDavidson CEO’su, Motorola E-Ticaret Direktörü, T-Mobile Lojistik Yöneticisi yer alacak.
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
49
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Satınalma ve
Tedarik Zinciri O yunu
Yayında!
www.buyernetwork.net/oyun
S AT INA L MADE R GİSİ | MA R T 20 1 4
50
www.b u y ernet work.net
www.sat inalmadergisi.com
Türkiye’nin Satınalma Ağı Yayında:
BuyerNetwork.Net
Siz hala Buyer Network’e üye olmadınız mı?
http://www.buyernetwork.net/register
Download

Satınalma Dergisi Mart 2014 (PDF)