´´AMAÇ AÇIK ÖGRETIMDEKI ÖGRENCI ORANINI DÜSÜRMEK´´
Portal
Adres
: www.gastee.com
İçeriği : Haber
Tarih : 24.05.2014
: http://www.gastee.com/haber/24413/amac-acik-ogretimdeki-ogrenci-oranini-dusurmek.html
´´Amaç açık öğretimdeki öğrenci oranını düşürmek´´ YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, yüksek öğretim sistemi itibariyle Türkiye´nin ilk
10´da yer aldığını belirterek, 'Amacımız açık öğretimdeki yüzde 47´lik öğrenci oranını son 10 yılda 20´lere, 15´lere çekebilmek' dedi. Bu
haber 2014-05-23 23:40:33 eklenmiş ve 739 kez görüntülenmiştir. Tweetle
YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, yüksek öğretim
sistemi itibariyle Türkiyenin ilk 10da yer aldığını belirterek, 'Amacımız aÇık öğretimdeki yüzde 47lik öğrenci oranını son 10 yılda
20lere, 15lere Çekebilmek• dedi. YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, İstanbul Üniversitesi Baltalimanı Sosyal Tesislerinde ?2. AÇık ve
Uzaktan Eğitim Ulusal Vizyon Çalıştayı• programına katıldı. Programda İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet ve Çok
sayıda akademisyen katıldı. AÇık ve uzaktan eğitimin önemine değinen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinsaya, ?Yüksek
öğretim sistemimizin öğrenci sayısı yüzde 46.7si aÇık öğretimden ibaret. Bu üzerinde durmamız ve düşünmemiz gereken bir mesele.
Çünkü dünyada yüksek öğretim sistemimiz itibariyle ilk 10dayız. Ama hiÇbir sistemde aÇık öğretimin bu kadar büyük bir payı yok.
Türkiyede yüzde 46.7lik bir sistem var. Buna karşı uzaktan öğretimin payı ise aÇık öğretim hariÇ tutulduğunda 0.8, dahil edildiğinde 1.7
ile 0.8 arasında gidip geliyor. Pasif öğrenci yüzdesine baktığımızda ise yüzde 40 olarak görüyoruz. Kontenjan aÇısından baktığımızda
ise aÇık öğretimin payı yüzde 24, öğrenci sayısı olarak baktığımızda ise yüzde 47. Bu yüzden üzerinde durmamız gereken bir nokta var•
diye konuştu. AmaÇlarının aÇık öğretimdeki yüzde 47lik öğrenci oranını son 10 yılda 20lere 15lere Çekebilmek olduğunu söyleyen
Çetinsaya, ?Bunu yapabilmek iÇin yüz yüze eğitimi teşvik etmek lazım. Diğer yandan da uzaktan öğretimin payını arttırmamız gerekir
diye düşünüyorum. Bunu da buradaki üniversite temsilcileriyle yapabiliriz diye düşünüyorum. Bu toplantıdan eylem planı olmadan
ayrılmamamız gerektiğini düşünüyorum• dedi. ?AÇIK ERİŞİM DE TARTIŞILMALI• AÇık eğitim tartışırken aÇık erişimi de tartışmak
gerektiğini belirten Çetinsaya, bunun da YÖK dil sistemle aşılabilineceğini söyledi. Çetinsaya, ?YÖK dilde öğretmenler ve öğrenciler
Türkiyenin neresinde olursa olsun yapancı dillerini geliştirmeye Çalışıyorlar. Bu kurulmuş durumda. Ancak aÇık öğretime ve uzaktan
eğitime uzmanlığıyla katkı yapan bu alanın en iyileri, en büyükleri olan üniversitelerimizin, yabancı dil öğretme meselelerine öğretim
araÇları olarak uzaktan öğretim meselesine de katkı yapmasını bekliyoruz• şeklinde konuştu. ?TEZ MERKEZİMİZİ BÜTÜN
DÜNYANIN İSTİFADESİNE SUNACAĞIZ• Ulusal AÇık Arşiv Projesi kapsamında tez merkezini hayata geÇeceklerini söyleyen
Çetinsaya sözlerini şöyle tamamladı: ?Bu tez merkezimiz 1987 sonrası 350 bin tezimiz mevcut. Tez merkezimizi geliştiriyoruz. Aynı
zamanda bu tez merkezimizin iÇine yurt dışındaki Türk vatandaşlarımız tezlerini de ekledik. Daha da ötesine geÇiyoruz. Türk üniversite
tarihi boyunca üretilmiş, yapılmış bütün resmi yayınları da bu merkezimize ekleyeceğiz. Yani İstanbul Üniversitesindeki hocaların
yapmış olduğu makaleleri, tezleri ulusal aÇık erişim sistemi iÇerisinde bütün dünyanın istifadesine sunacağız. Bunun iÇin bütün alt
yapılar tamamlandı. Bunu da dispeÇ yazılımı ile yapıyoruz. Bu sayede bütün arama motorlarında kullanıma aÇılacak. Eylül sonu- Ekim
başında aÇılışını gerÇekleştireceğiz.• (İHA)
ETİKETLER :
SEKSENLER DIZISININ FEHMI BABASI RASIM ÖZTEKIN: DAYIMI OYNUYOR...
Portal
Adres
: www.turkiyegazetesi.com.tr
İçeriği : Haber
: http://www.turkiyegazetesi.com.tr/magazin/158426.aspx
Tarih : 24.05.2014
Seksenler dizisinin Fehmi Babası Rasim Öztekin: Dayımı oynuyorum Rasim Öztekin, rolü için: Benim babam da, yan komşu Zeki
Amca da, dayım da var. Fehmi nin konuşma tarzı, hareketleri tamamen rahmetli dayımdır dedi.
Ziyneti KOCABIYIK - Fotoğraflar:
Ali ÇELİKTRT nin izlenme rekorları kıran dizisi Seksenler in Fehmi si Rasim Öztekin in Beykoz sırtlarındaki muhteşem manzaralı
evine konuk olduk. Öztekin, eşi gazeteci Esra Kazancıbaşı Öztekin ile birlikte ağırladı bizi. Artık aileden biri olan müthiş Alman
kurdu?Diego?Bey?de?fotoğraf?çekiminde katıldı?aramıza... Rasim Öztekin i Seksenler den aldık 2014 e getirdik. Kah 1980
lerden?günümüze,?kah?günümüzden 1980 lere baktık birlikte. Keyifle okuyacağınızı umduğumuz bir söyleşi çıktı ortaya...>?Çoğu
iddialı dizinin yeterli izlenme oranlarına erişemediği için 10. bölümünü göremeden yayından kaldırıldığı bir yarış ortamında, Seksenler,
sessiz ve derinden giderek izlenme rekorları kırıyor. Bu kadar beğenilmesinin sebebi nedir?Seksenler, kaybettiğimiz insanî değerleri,
samimiyeti hatırlattığı için bu kadar çok sevildi. 1980 ler zaten dönem itibariyle samimi bir dönem. Baktığınız zaman o yıllarda siyasi
istikrarsızlık, ekonomik kaos ve terör vardı ama samimiyet de vardı. Her şeye rağmen insanlar birbirlerine güveniyorlardı. Ama şimdi
toplum paranoyak oldu. Kimse kimseye güvenmiyor. İlk tanıdığın adam hakkında şunu düşünüyorsun: Ben bundan kazık yer miyim
acaba? . Ama eskiden böyle değildi. Gel canım ciğerim diye tanışırdın. >?Daha çok kimler izliyor
sizi?İlginçtir?bizi?daha?çok?gençler?izliyor. 1980 ler?ne?güzelmiş?yahu?keşke?o?dönemde yaşasaydık diye mesajlar atıyorlar.
O?dönemin?aşklarını,?insanların?çekingenliğini?hoş?buluyorlar.?Mesela?Ahmet le Gülden ilişkisinde Ahmet in bir sezon
boyunca?Gülden e?açılamamasını?da hoş buluyorlar. Şimdi tanıştıklarının birinci günü arkadaşlık teklif ediyorlar çiftler birbirlerine.
İnsanlararası ilişkiler ve o dönemde mahalledeki dayanışma insalara hoş geliyor. Böyle bir mahallede yaşamak istiyorlar. Esnafıyla,
mahalle sakiniyle herkesin birbiri ile tanıştığı, selamlaştığı, herkesin neredeyse birbirinin derdini bildiği bir ortamda yaşamak istiyorlar.
Eskiden doğduğumuz büyüdüğümüz semtte sokağa çıktığımızda herkese selam verirdik. Şimdi öyle bir şey yok. >?İstanbullu
musunuz?Doğma büyüme Nişantaşılıyım. 14 yaşından sonra ailem Kadıköy e taşındı. Annem babam Kadıköylü dür. Hayatımın bir
dönemi Nişantaşı nda bir dönemi Caddebostan da geçti. Benim çocukluğumda mahallede herkes birbirini tanırdı, dertlerini bilirdi.
Dedikodusunu yapmadan dertlerini çözmeye çalışırdı. Şimdi insanlar kapı komşusunu tanımıyor.FEHMİ KARAKTERİ İLE DAYIMI
OYNUYORUM>?Seksenler de?tatlı?sert?bir?babayı?canlandırıyorsunuz.?Dizideki?Fehmi ile evdeki Rasim?Öztekin arasında bir
benzerlik var mı? Hayır yok. Aslında Fehmi, 1980 lerde etrafımdaki babaların bir toplamı. O tiplemede benim babam da, yan komşu
Zeki Amca da, rahmetli dayım da var. Fehmi nin konuşma tarzı, hareketleri tamamen rahmetli dayımdır. Dayım da öyle konuşurdu.
Fehmi 80 lerdeki genel baba portresi. O dönemdeki babaların en belirgin özelliği ailesini koruma içgüdüsüdür. Ortam anarşi ortamı
olduğu için çocuklarını güvence altına alma içgüdüsü telaşı vardı.>?Annede de bir sosyal sigortalar takıntısı var.O zamanlar ciddi bir
takıntıydı bu gerçekten. İş bulan herkese sigortalı iş mi? diye sorulurdu. O dönemde iki iş garantiliydi. Bir tanesi assubaylık, diğeri
devlet memurluğu. Bu iki mesleğe mensup olanlara hemen kız verilirdi.>?Seksenler dizisi tatile giriyor. Bu süreci değerlendirip yeni bir
şeyler yapacak mısınız?Hemen tatil yapmak istiyorum. Sezon boyunca çok yoğun çalıştık. Geçen sene sadece 4 gün tatil yapabilmiştim.
Geçen yıl dizi tatile girince 'Düğün Dernek' ve 'Mandıra Filozofu'nda oynadım. Her ikisi de reddedemeyeceğim çok başarılı senaryolardı.
'Mandıra Filozofu' hepimizi şaşırtan bir başarıya ulaştı. Biz onu daha çok festivaller için düşünmüştük. Dünyanın dördüncü önemli
festivali olan Şanghay Film Festivali nde 2014 ün Dikkat Çeken Filmleri kategorisinde 300 film içinden ilk 8 e girdi. >?Tiyatroyu
özlemiyor musunuz?Özlemez olur muyum çok özlüyorum tabii ki. Ancak kalp rahatsızlığım sebebiyle kendimi fazla yormak
istemiyorum. >?Kızınız da oyuncu, onun oyunculuğunu nasıl buluyorsunuz? Pelin, henüz yolun başında. Ancak çok başarılı
buluyorum. Bazı insanlarda bir ışık vardır. Sahneye çıktığında, televizyona çıktığında onu fark edersin. Doğal bir şey o, herkeste olmaz.
Pelin de o var mesela. O çok önemli bir şey. Şu ana kadar hep güzel projelerde yer aldı. Oyunculuğu tabii ki gelişecek. Ben bile daha
geliştirmeye çalışıyorum. O da geliştirecektir. Ben oyunculuğu kaçak inşaata benzetirim. Kaçak inşaatın temel teli hep dışarıdadır. Her
an üzerine bir kat daha yapılmak üzere. Oyunculuk da böyle bir şeydir. Inşaat bitti dediğin anda oyunculuk da bitmiş demektir. Her sene
her an bir kat çıkmak lazım oyunculuğun üzerine. Dolasıyısla inşaatı bitirmemek lazım. Seksenler, yıllar öncesinde kalmış klasik bir
Türk ailesinin yaşadıklarını anlatıyor. Hayatta olmamı eşime borçluyumGeçtiğimiz yıllarda ağır bir sağlık problemi yaşayan ve kalbine
pil takılan Rasim Öztekin, sağlık habercisi olan eşi Esra nın yönlendirmeleri sayesinde bugün hayatta olduğunu söylüyor.Rasim Öztekin
ve eşi Esra Öztekin in aşkı da aslında bir film senaryosuna konu olabilecek nitelikte. Aynı okullarda okumuşlar, aynı semtte oturmuşlar
ancak yıllar sonra birbirlerini bulmuşlar. Esra Kazancıbaşı Öztekin bu buluşmayı şöyle anlatıyor: 'Asılnda Rasim le aynı liseden mezun
olmuşuz. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu nda birlikte okuduk. O erkek basketbol takımında, ben de kız basketbol
takımında oynuyorduk. Ancak samimi değildik. Her ikimiz de ilk evliliklerimizi bitirdikten sonra bir televizyon programında karşılaştık.
Ben özel bir televizyon kanalında program yapıyordum. Rasim le tekrar karşılaşınca sanatçı görüşü almak üzere telefonlarımızı alıp
verdik. Sonra görüşmeye başladık. 2002 yılında başlayan ilişkimiz 2005 yılında evlilikle sonuçlandı.' En tecrübeli sağlık habercilerinden
biri olan Esra Öztekin, aynı zamanda eşinin sağlık problemlerinin çözümünde de yanında oluyor. Bir sure önce kalp problemi geçirdiğini
ve doktorun ameliyat önerdiğini söyleyen Öztekin, 'Esra tek görüşle ameliyat olunmaz deyip 7 tane profesöre danıştı. Onlar kesinlikle
ameliyat olamayacağımı, ameliyatın beni öldürebileceğini söylediler. Eğer Esra nın sağlık çevresi bu kadar geniş olmasaydı, belki de ben
bugün ölmüş olacaktım' dedi. Öztekin ailesinin 3. üyesi Diego BeyEsra ve Rasim Öztekin çifti, Beykoz daki son derece zevkli
döşenmiş, yeşillikler içindeki evlerinde şehrin gürültüsünden uzak sakin bir hayat sürdürüyorlar. Tabii bu arada Diego Bey i de
unutmamak gerekiyor. Çekirdek ailenin üçüncü ferdi olan Diego Bey, 5 yaşında bir Alman kurdu. Evdeki zamanının büyük bir
bölümünü Dieogo Bey le oynayarak geçirdiğini söyleyen Öztekin, 'Diego bey önemli bir şahsiyet. Hatta kendine ait bir facebook hesabı
bile var. Tabi onun yerine Esra paylaşıyor gönderileri' diyor. Büyük derbi rekabetiRasim ve Esra çiftinin en önemli özelliklerinden biri
de iki ezeli rakip olan Galatasaray ve Fenerbahçe ye gönül vermiş olmaları. Rasim Öztekin GS kongre üyesi, Esra FB kongre üyesi.
Bahçe kapılarında GS ve FB tabelaları karşılıyor konukları. Park yerleri ayrı! Fanatik taraftar olan çifte soruyoruz 'Kavga çıkmıyor mu?'
diye. Rasim Öztekin şöyle cevaplıyor: Biz şu andaki Fenerbahçe Galatasaray rekabetini değil, 1980 lerdeki Fenerbahçe Galatasaray
rekabetini yaşıyoruz. Eskiden derbileri statta yan yana seyrederdik. Fakat futbol giderek Türkiye nin en büyük anarşisi haline dönüştü.
1980 lerde bunlar yoktu. Bu düşmanlık ticari olarak üretildi. Yöneticiler kullanıyor bu durumu; taraftarı ile oynayarak yerlerini daha
sağlam tutuyorlar.
FAYIN KALBINE INILIYOR
Portal
Adres
: www.ahaber.com.tr
İçeriği : Gündem
: http://www.ahaber.com.tr/Gundem/2014/05/23/fayin-kalbine-iniliyor
Tarih : 23.05.2014
Fayın kalbine iniliyor İstanbul da olası büyük depreme süper hazırlık: Doğrudan fayın içine, yerin 150 metre altına en yeni teknolojik
imkânlarla donatılmış bir cihaz yerleştirilecek GÜNDEM 23 Mayıs 2014, Cuma Marmara Bölgesi, Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı
kapsamında deprem tehlikesi en yüksek bölge kabul edilerek Avrupa nın ilk supersite ı seçildi. Bu kapsamda 1,5 yıl önce Marmara
Supersite (MARsite) adlı proje başlatıldı. Proje ile deprem dair işaretlerin önceden alınabilmesi için fayın içine son teknoloji ürünü
ölçüm cihazları yerleştirilecek. Yer bilimleri alanında şimdiye kadar yapılan en kapsamlı proje olan MARsite nin koordinatörü Boğaziçi
Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, projeyi ilk kez
SABAH a açıkladı. Marmara nın supersite seçilmesi için büyük çaba harcayan Özel, Supersite nin, bir bölgenin yer bilimleri açısından
en ince ayrıntısına kadar incelenmesini öngördüğünü belirterek 'İtalyanlar Etna yanardağı bölgesinin, İzlandalılar Eyjafjallajökull
volkanının, Yunanlılar ise Girit in supersite olmasını önerdiler. Ben de Avrupa da bir supersite olacaksa, bunun Marmara dan başka
bir yer olamayacağını söyledim. Marmara, deprem tehlikesi en yüksek bölge olduğu için Avrupa nın ilk supersite ı seçildi' dedi.
MARsite projesi kapsamında Marmara da kara, deniz ve uzay odaklı gözlemler yaptıklarını belirten Özel, 'Bölgedeki sismik riskin tespiti
ile gerçek ve yarı-gerçek zamanlı tsunami riskinin belirlenmesine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Projeyle Marmara bir laboratuvara
dönüştü. Amacımız, Marmara da belirecek büyük depremden önce tehlikenin boyutunu, yerini tam anlamak ve riskin azaltılmasını
sağlamak. Beklenen depreme ilişkin bir iz arıyoruz.' Proje kapsamında şu ana kadar 10 adet sismik, 16 adet de GPS tabanlı sismik
gözlem istasyonu yapıldığını belirten Özel, en önemli çalışmalardan birinin Tekirdağ Şarköy de kurulan Derin Kuyu (Borehole) sistemi
olduğunu kaydetti. Özel, 'Doğrudan fayın içine, yerin 150 metre altına en yeni teknolojik imkanlarla donatılmış bir cihaz yerleştireceğiz.
Dünyada benzeri olmayan bir sistem dizayn ediyoruz. Anlık yer hareketlerini, deformasyonları ve faylar üzerindeki gerilmeleri aynı anda
ölçebilen en hassas ölçümleri yapabilecek. Bu sayede, var olan sismometrelerle izlenemeyen çok küçük depremleri bile izleyebileceğiz.
Kuyu sistemini Haziran da kuracağız.' dedi. Projede, koordinatör kurum olan Boğaziçi Üniversitesi nin yanı sıra, TÜBİTAK, İstanbul
Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi nin de bulunduğu yerli ve yabancı 18 i üniversite 21 kurum yer alıyor.
MARSİTE İLE YAKIN TAKİP MARsite Projesi Derin Kuyu nun yanında şu çaılşmaları kapsıyor: Uzun dönemli sismoloji, yeraltı
suyu, radon gazı gözlemi. Uydulardan yararlanarak, kabuk deformasyonunun belirlenmesi amaçlı uzun dönem sürekli jeodezi
gözlemleri. Gerçek zamanlı deprem ve tsunami riskinin belirlenmesi Marmara da deprem kaynaklı heyelan riski. Marmara
sismotektoniğinin yeniden değerlendirilmesi. Kablolu ve kablosuz çok parametreli deniz dibi cihazları kullanılarak fay yakınındaki
deprem ve sıvı aktivitesini izleme. Erken uyarı ve gerçek zamanlı sarsıntı ve kayıp bilgisi gelişiminin belirlenmesi. Kaynak: Sabah
DOKTORA EGITIM KRITERLERI IÇIN YENI YOL HARITASI
Portal
Adres
: www.bolutakip.com
İçeriği : Haber
: http://www.bolutakip.com/git.asp?Kimlik=22556
Tarih : 23.05.2014
DOKTORA EĞİTİM KRİTERLERİ İÇİN YENİ YOL HARİTASI
Doktora eğitimi alan 5 bin civarında öğrencisi ve doktora
eğitimi sonrası üniversiteler dışındaki sektörlerde kariyerlerine devam eden kişi oranları açısından Türkiye, Avrupa ülkelerinin gerisinde
kalıyor. Konu ile ilgili yeni bir yol haritası belirlemek amacıyla İstanbul da Ulusal ve Uluslararası Boyutlarıyla Doktora Eğitimi
Çalıştayı düzenlendi. İstanbul Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezinde 20/21 Mayıs 2014 tarihlerinde gerçekleşen çalıştayda, Abant
İzzet Baysal Üniversitesi de (AİBÜ) yer aldı. AİBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Gençer, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof.
Dr. Yaşar Dürüst, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Esra Koçoğlu, Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Türkan Argon
ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Erol Öztürk ün katıldığı çalıştayda, Türkiye de doktora eğitiminin daha iyi bir seviyeye
getirilebilmesi için yapılması gerekenler ele alındı. Çalıştayda, Türkiye deki doktora öğrencileri üzerine yapılan anket sonuçları
değerlendirilirken, Ulusal ve uluslararası bağlamda doktora eğitimi, yeterlik ve çerçeve açısından ortak doktora programları, Türkiye
deki doktora eğitiminin kurumsal yapısı ve işleyişi, Bologna uyum süreci, denklik kriterleri, kalite güvencesi gibi konularda bilimsel
tebliğler sunuldu. Ulusal ve Uluslararası ortak doktora programlarının güç birliği yapılarak özendirilmesi, Türkiye deki doktora
eğitimin mevcut durumu ve geleceği üzerine, çeşitli üniversitelerden gelen bilim adamlarının fikir alış verişinde bulunduğu Çalıştayda,
gündeme gelen öneri ve fikirler bir rapor Yüksek Öğretim Kurulu na sunulacak.
ÇALIK HOLDING ILK ISIM GIRISIM YARISMASI SONUÇLANDI!
Portal
Adres
: www.emlakkulisi.com
İçeriği : Emlak
Tarih : 23.05.2014
: http://www.emlakkulisi.com/calis-holding-ilk-isim-girisim-yarismasi-sonuclandi/255598
Çalık Holding İlk İşim Girişim yarışması sonuçlandı! Çalık Holding İlk İşim Girişim yarışması sonuçlandı! Çalık Holding İlk İşim
Girişim yarışması sonuçlandı!
Çalık Holding ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen 'İlk İşim Girişim' yarışması
sonuçlandı. 29 farklı üniversiteden 225 projenin yarıştığı ve 10 projenin finale kaldığı etkinlikte, birinciliği `Damar Görüntüleme Spreyi´
aldı... 23 Mayıs 2014, Cuma / 13:07 Tweetle Facebook
Kategori: GenelÇalık Holding ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliğiyle
düzenlenen 'İlk İşim Girişim' yarışması sonuçlandı. 29 farklı üniversiteden 225 projenin yarıştığı ve 10 projenin finale kaldığı etkinlikte,
birinciliği `Damar Görüntüleme Spreyi´, ikinciliği `Dokunma Hissine Sahip Yapay Deri´ ve üçüncülüğü `Şeker Otu Üretimi´ projeleri
aldı. Finalde ilk 3´e kalan yarışmacılar, Çalık Holding´ten toplam 1 milyon TL´ye kadar finansman sağlama şansını kazandılar. Bunun
yanı sıra birinci olan proje YTÜ Teknoloji Transfer Ofisi Kulukça Merkezi´nde 1 yıl ücretsiz ofis ve mentorluk hizmetinden faydalanma
imkanını elde etti.Başta Türkiye olmak üzere, dünyanın birçok noktasında faaliyet gösteren, yaptığı yatırımlarda önce insana ve topluma
fayda sağlayan çalışmalara odaklanan Çalık Holding ve bir asrı geride bırakan tarihiyle, Türkiye´nin köklü üniversitelerinden Yıldız
Teknik Üniversitesi (YTÜ) işbirliği ile, uygulanabilir iş fikri olan girişimci adaylara yönelik düzenlenen 'İlk İşim Girişim' yarışması
sonuçlandı.Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Otağ-ı Hümayun´da düzenlenen, Çalık Enerji Genel Müdürü Osman Saim
Dinç, Gap İnşaat Proje Direktörü Ender Hıdıroğlu, Abraaj Group İcra Kurulu Üyesi ve Ortağı Selçuk Yorgancıoğlu ile YTÜ TTO Proje
Yürütücüsü Prof. Dr. Cengiz Kaya´nın jüri üyeliğini yaptığı yarışmada finale kalan 10 genç, projelerini savunarak kıyasıya mücadele
etti.İlk üç projeye Çalık Holding´ten toplam 1 milyon TL´ye kadar finansmanYarışmanın birinciliğini Yıldız Teknik Üniversitesi
Biyomühendislik Bölümü´nden `Damar Görüntüleme Spreyi´ isimli projeleriyle İlkay Şenel, Vildan Erci, İsmail Ağır, Rıdvan Yıldırım,
Özlem Tavukçuoğlu, Mustafa Niğde ve Mustafa Cemek´ten oluşan ekip kazandı. Birinciliği hak eden `Damar Görüntüleme Spreyi´
projesi, damar yolu bulunması zor olan bebek ve çocuklar, kanser hastaları, yaşlılar ve koyu renkli tene sahip insanların damarlarının
kolaylıkla bulunmasında etkili oluyor. Biyo uyumlu yapısıyla insan sağlığına yan etkisi olmayan sprey, vücuda uygulandıktan birkaç
saniye sonra damar yolunu belirginleştirmeye başlıyor. Maliyeti oldukça düşük olan bu ürün ile, sağlık sektörünün işinin
kolaylaştırılması, hastaların ise acısız damar yolunun açılması amaçlanıyor. İkinciliği ise, HTMSS İleri Teknoloji Mekatronik
Sistemler´den `Dokunma Hissine Sahip Yapay Deri´ isimli projesiyle Yrd. Doç. Dr. Utku Büyükşahin kazandı. Bu projede, uzvunu
kaybeden kişilerin eksik uzuvları yerine dokunma hissine sahip yapay deri kaplanıyor. Yapay derinin algıladığı dokunma ve sıcaklık
duygusunun insan beynine aktarılması ve dolayısıyla kişinin protez el, kol, bacak gibi yapay uzuvları kendi uzuvları gibi hissetmeleri
sağlanabiliyor.Yarışmanın üçüncülüğü ise İstanbul Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü´nden Ayhan Parlar´ın oldu.
Parlar´ın `Bitki doku teknikleri kullanılarak yüksek verimde stevia rebaudiana (şeker otu) üretimi ve bu bitkiden doğal tatlandırıcıların
eldesi´ ismini verdiği proje, yapay ve diğer şekerlerin insan sağlığındaki olumsuz etkilerinin önlenebilmesi için doğal ve zararsız
şekerlerin üretiminin arttırılmasını amaçlıyor. Aynı zamanda bu projeyle Türkiye´de şeker otu üretiminin arttrılması ve büyük pazarlarda
söz sahibi ülkelerden biri konumuna getirilmesi hedefleniyor.Projeleriyle kıyasıya yarışan diğer 7 finalist ve projeleri:QLoad: Berkin
Gülay, Erdem Emekligil, Ahmet Oğuz KansızGiyilebilir Fikirler: Gülsüm Çiğdem ÇavdaroğluTasarruf Yapabilen Akıllı Piriz: Umut
AkparlarErken Dönem Diyabet Teşhis Cihazı: Ulaş ÇırpıcıKablosuz RF Enerji Hasatlayan Pilsiz Sensörler Geliştirilmesi:
Yrd.Doç.Dr.Hakan Paşa Portal, Yrd.Doç.Dr. Sibel Zorlu PortaArşın Akıllı Sanal Market: Behboud BashiriTartaros Mitolojik Bilmece
Oyunu: Mustafa Yurt, Oytun Önal, İbrahim Çavdaroğlu
ISTANBUL'DA OLASI BÜYÜK DEPREME SÜPER HAZIRLIK
Portal
Adres
: www.f5haber.com
İçeriği : Gündem
Tarih : 23.05.2014
: http://www.f5haber.com/yazete/istanbul-da-olasi-buyuk-depreme-super-hazirlik-haberi-4680195/
İstanbul da olası büyük depreme süper hazırlık YAZETE - 23 Mayıs 2014 Cuma, 10:20 İstanbul da olası büyük depreme 'süper' hazırlık
olarak nitelendirilen olayda doğrudan fayın içine, yerin 150 metre altına en yeni teknolojik imkânlarla donatılmış bir cihaz
yerleştirilecek.Marmara Bölgesi, Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı kapsamında deprem tehlikesi en yüksek bölge kabul edilerek
Avrupa nın ilk supersite ı seçildi. Bu kapsamda 1,5 yıl önce Marmara Supersite (MARsite) adlı proje başlatıldı. Proje ile deprem dair
işaretlerin önceden alınabilmesi için fayın içine son teknoloji ürünü ölçüm cihazları yerleştirilecek. Yer bilimleri alanında şimdiye kadar
yapılan en kapsamlı proje olan MARsite nin koordinatörü Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü
Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, projeyi ilk kez Sabah gazetesine açıklamış.Marmara nın 'supersite' seçilmesi için büyük
çaba harcayan Özel, 'Supersite'nin, bir bölgenin yer bilimleri açısından en ince ayrıntısına kadar incelenmesini öngördüğünü belirterek
'İtalyanlar Etna yanardağı bölgesinin, İzlandalılar Eyjafjallajökull volkanının, Yunanlılar ise Girit in supersite olmasını önerdiler. Ben
de Avrupa da bir supersite olacaksa, bunun Marmara dan başka bir yer olamayacağını söyledim. Marmara, deprem tehlikesi en yüksek
bölge olduğu için Avrupa nın ilk supersite ı seçildi' dedi. MARsite projesi kapsamında Marmara da kara, deniz ve uzay odaklı gözlemler
yaptıklarını belirten Özel, 'Bölgedeki sismik riskin tespiti ile gerçek ve yarı-gerçek zamanlı tsunami riskinin belirlenmesine yönelik
çalışmalar yürütüyoruz. Projeyle Marmara bir laboratuvara dönüştü. Amacımız, Marmara da belirecek büyük depremden önce tehlikenin
boyutunu, yerini tam anlamak ve riskin azaltılmasını sağlamak. Beklenen depreme ilişkin bir iz arıyoruz.' Proje kapsamında şu ana kadar
10 adet sismik, 16 adet de GPS tabanlı sismik gözlem istasyonu yapıldığını belirten Özel, en önemli çalışmalardan birinin Tekirdağ
Şarköy de kurulan Derin Kuyu (Borehole) sistemi olduğunu kaydetti. Özel, 'Doğrudan fayın içine, yerin 150 metre altına en yeni
teknolojik imkanlarla donatılmış bir cihaz yerleştireceğiz. Dünyada benzeri olmayan bir sistem dizayn ediyoruz. Anlık yer hareketlerini,
deformasyonları ve faylar üzerindeki gerilmeleri aynı anda ölçebilen en hassas ölçümleri yapabilecek. Bu sayede, var olan
sismometrelerle izlenemeyen çok küçük depremleri bile izleyebileceğiz. Kuyu sistemini Haziran da kuracağız.' dedi. Projede,
koordinatör kurum olan Boğaziçi Üniversitesi nin yanı sıra, TÜBİTAK, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Kocaeli
Üniversitesi nin de bulunduğu yerli ve yabancı 18 i üniversite 21 kurum yer alıyor.MARSİTE İLE YAKIN TAKİPMARsite Projesi
Derin Kuyu nun yanında şu çaılşmaları kapsıyor: Uzun dönemli sismoloji, yeraltı suyu, radon gazı gözlemi.Uydulardan yararlanarak,
kabuk deformasyonunun belirlenmesi amaçlı uzun dönem sürekli jeodezi gözlemleri.Gerçek zamanlı deprem ve tsunami riskinin
belirlenmesiMarmara da deprem kaynaklı heyelan riski.Marmara sismotektoniğinin yeniden değerlendirilmesi.Kablolu ve kablosuz çok
parametreli deniz dibi cihazları kullanılarak fay yakınındaki deprem ve sıvı aktivitesini izleme.Erken uyarı ve gerçek zamanlı sarsıntı ve
kayıp bilgisi gelişiminin belirlenmesi. Haberin alındığı kaynak » www.yazete.com
TATLANDıRıCı DA O YOLUN YOLCUSU ÇıKTı
Portal
Adres
: www.haberekspres.com.tr
İçeriği : Gündem
Tarih : 23.05.2014
: http://www.haberekspres.com.tr/tatlandirici-da-o-yolun-yolcusu-cikti-h24457.html
Günümüzde kilo probleminin çok yaygınlaşması daha düşük enerji değeri olan yiyecek ve içeceklere karşı ilgiyi artırıyor. Gün geçmiyor
ki yeni yeni düşük kalorili diyet ürünleri market raflarında ortaya çıkmasın. Ama artık uzmanlar yapay tatlandırıcıları, ne kadar sıfır
kalorili olsa da diyetlere almıyor.Araştırmalara göre; insan vücudu kalorisiz yapay tatlandırıcılarla gerçek şekeri ayırt edemiyor. Bu
yüzden de tatlandırıcılar, tıpkı şeker gibi, glikozun emildiği bağırsaklardaki sensörleri harekete geçirerek şekerle aynı etkiyi gösteriyor.
Bu da kilo almaya sebep oluyor. Kilo verme konusunda çalışmaları bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, tatlandırıcı
önermediğini özellikle vurguluyor. Akşam gazetesinin haberine göre; Kaya, 'Tatlandırıcıları yüksek dozda ve uzun süre kullanmak başta
mesane kanseri olmak üzere bazı kanser türlerini artırdığı biliniyor. Bizim için önemli olan, kilo fazlalığı olanların mevcut kilolarından
kalıcı olarak kurtulmaları ve daha sağlıklı bir vücuda sahip olmalarıdır. O nedenle sağlıklı yeme alışkanlıkları kazanmalarıdır.
Tatlandırıcı ve şeker kullanmadan çay, kahve içmek daha sağlıklıdır ve kişi bu tarz yeme içmeyi benimsemelidir' dedi.İstanbul
Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Bölümü Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın'a göre de
insanlar tatlandırıcıyı hayatlarından çıkarmalı:'Yüzde 40 oranında sinirsel bir uyarıcı olan aspartik asit, yüzde 50 oranında fazla
alındığında beyin için zararlı maddelere dönüşüyor. Aynı zamanda da kanserojen etki yapıyor. Bu madde vücuda girdiğinde beyne,
'şeker geldi' komutu geliyor ve bedende insülin salgılanmaya başlıyor. Çevrede şeker olmadığı için insülin kanda açlık şekerini
düşürüyor, dolayısıyla da karnı acıkan insan daha çok yemeye başlıyor.'Dünya fark ettiİngiltere'de Liverpool Üniversitesi'nde Prof. Dr.
Soraya Shirazi -Beechey ve arkadaşlarının fareler üzerinde yaptıkları çalışmada yapay tatlandırıcıların da bağırsaklar tarafından şeker
gibi algılandığını ve GLP-1 ve GIP hormonlarını salgılattığı gösterildi. Bu hormonların artması yapay tatlandırıcıların bağırsaklardan
şeker emilimini artırarak kilo alınmasına neden olabileceği ortaya kondu. ABD'de Indiana Eyaleti Purdue Üniversitesi'nde yapılan
araştırmada, yapay tatlandırıcı ve normal şeker olan glikoz ile beslenen fareler incelendi. Glikozla tatlandırılan yoğurt verilen farelerle
kıyaslandıklarında, sakarinli yoğurt yiyen farelerin, daha fazla kalori harcadıkları, daha fazla kilo aldıkları ve daha fazla vücut yağı
depoladıkları tespit edildi.American Psychological Association tarafından Behavioral Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmada
vücudu kalori almaya yönlendirebilen yapay tatlandırıcıların daha fazla yeme hissi ortaya çıktığını ya da normalden az enerji harcadığını
belirlendi.Kalbin düşmanı Memorial Şişli Hastanesi Kalp Damar Cerrahizi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez de, tatlandırıcıların
kalp sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekti. Sönmez, 'Diyet tatlandırıcılar, vücut tarafından şeker gelmiş gibi kabul edildiği için vücutta
insülin salgılanmasına neden olur. İnsülin muhatap olacak şeker bulamadığı için o kişide hipoglisemi gelişir. Hipoglisemi açlık yaratır ve
sürekli yeme ihtiyacı ortaya çıkar. Bunun sonucunda da insülin direnci ortaya çıkar. İnsülin direnci de kalp sağlığı açısından en tehlikeli
durumdur' uyarısında bulundu.
ISTE TÜRKIYE'NIN BUGÜNKÜ GÜNDEMINDEN BASLIKLAR
Portal
Adres
: www.namehaber.com
İçeriği : Gündem
Tarih : 23.05.2014
: http://www.namehaber.com/haber/turkiye/458206-iste-turkiyenin-bugunku-gundeminden-basliklar
İŞTE TÜRKİYE'NİN BUGÜNKÜ GÜNDEMİNDEN BAŞLIKLAR -Cumhurbaşkanı Abdullah Gül sırasıyla, Türk-İş Genel Başkanı
Ergun Atalay ve beraberindeki heyeti, Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün ve beraberindeki heyeti, Kırgızistan
Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Erlan Abdyldayev ve beraberindeki heyeti kabul edecek (11.30 - 14.30 - 15. 30 - Ankara) -Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı´na katılacak (11.00 - Ankara)POLİTİKA- CHP Genel Başkan
Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili TZOB ve TBB'ni ziyaret edecek. (11.00 - 12.30 - Ankara)- Gıda Tarım ve
Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Ankara´da görev yapan büyükelçilere 'EXPO 2016 Antalya' konusuyla ilgili bir resepsiyon
verecek. (19.30 - Ankara)-Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğü´nce restorasyonu tamamlanan Üsküdar´daki
Aziz Mahmut Hüdayi Camii'nin ibadete açılış törenine katılacak. (12.30 - İstanbul)-Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bugün
Kırgızistan Dışişleri Bakanı Erlan Abdyldaev ile buluşuyor. Davutoğlu, Abdyldaev ile ortak basın toplantısı düzenleyecek ve birlikte
öğle yemeği de yiyecek. (09.30-10.15-14.20 - Ankara)EKONOMİ-Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 'Türkiye- Ülke Ekonomik
Memorandum' raporunun tanıtım toplantısına katılacak. (10.00 - Ankara)-Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Dünya Bankası 'Yüksek
Gelire Ulaşıncaya Kadar Ticaret' başlıklı ülke ekonomik notuna ilişkin konferansa katılacak, akşam saatlerinde Genç Türkiye Zirvesi İnovasyon Ekonomisi Oturumu açılış programına katılacak (10.00 - 17.00 - Ankara)-Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Soma´daki
maden kazasıyla ilgili Konfederasyon Genel Merkezi´nde basın toplantısı düzenleyecek (10.00 - Ankara)DÜNYA-Tayland'da ordunun
yönetime el koymasından sonra uygulanan sokağa çıkma yasağı, devam ediyor. Gelişmeler takip edilecek. (Bangkok)-Avrupa Birliği
üyesi 28 ülkenin vatandaşları kendilerini önümüzdeki 5 yıl boyunca Avrupa Parlamentosu´nda (AP) temsil edecek 751 milletvekilini
seçmek içi sandık başına gidiyor.-Siyasi kriz yaşayan Ukrayna'da, 25 Mayıs'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindeki
gelişmeler takip ediliyor. (Kiev)-3. Uluslararası Güvenlik Konferansı Moskova´da başlayacak. Konferansa İran Savunma Bakanı
Hüseyin Dehghan katılacak. (Moskova)GÜNCEL-Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, İstanbul
Üniversitesi Baltalimanı Tesisleri'ndeki `Açık ve Uzaktan Eğitim Ulusal Vizyon Çalıştayı´na katılacak. (14.00 - İstanbul) -Manisa´nın
Soma ilçesinde meydana gelen maden kazası ile ilgili gelişmeler takip ediliyor. (Manisa)-Mesai arkadaşlarının işten çıkarıldığını belirten
Dev Sağlık-İş üyeleri Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi önüne ikinci kez çadır kurma girişiminde bulunacak.
(12.30-Bursa)-Kimse Yok Mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Afrikalı çocukların katarakt ameliyatı yapılmasıyla ilgili özel bir
program düzenliyor. (21.00-Bursa)-İstanbul Okmeydanı'nda vurularak öldürülen Uğur Kurt için Bursa'da yürüyüş düzenlenecek.
(19.30-Bursa)SPOR-Beko Basketbol Ligi Play Off yarı final maçında Banvit ile Galatasaray Liv Hospital karşı karşıya gelecek.
(19.00-Balıkesir) -Beşiktaş'ta Fulya Şan Ökten Kamp Tesisleri açılışı yapılacak. (16.00-İstanbul) -Spor Toto 2. Lig play off maçlarında
Hatay - Göztepe ve Ankaragücü- Alanya maçları oynanacak. -Bursaspor olağanüstü seçimli genel kurulu Atatürk Kapalı Spor
Salonu´nda yapılacak. (18.00-Bursa)
Download

amaç açık ögretımdekı ögrencı oranını düsürmek