EFSANE RÖPORTAJLAR
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
17 Şubat 2015 Salı
Vatandaşta ve medyada
‘İDAM’ ÇIĞLIĞI
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin
Efsane GÜZELDERELİ’ye konuştu
7 Haziran için
‘İDDİA’ ÇOK
İTTİFAK YOK
Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın Tarsus’ta vahşice
katledilişi 7’den 70’e infiale yolaçtı. İnfial televizyon
ekranlarına, gazete manşetlerine, sokağa yansıdı.
Sapık katil
tutuklandı
Hunharca cinayete kurban
giden Çağ Üniversitesi
Psikoloji Bölümü öğrencisi
20 yaşındaki Özgecan
Aslan’ın katil zanlısı
minibüs sürücüsü 26 yaşındaki Suphi Altındöken jandarmada verdiği ve duyanı
dehşete düşüren ifadesinin
ardından tutuklandı.
HABERİ 12. SAYFADA
TAKİP SÖZÜ
Yürek dağlayan
cinayetin ardından
‘idam’ sesleri yeniden
yükseldi. Milyonlarca
kişi, “Katil Suphi
Altındöken idam edilsin”
diye slogan attı, kampanya başlattı.
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Efsane
Güzeldereli’nin röportaj konuğu oldu. “Elhamdülillah
dindarım” diyen, “Korunacak bir şeyimiz yok ki” diyerek korumasız gezen Gürsel Tekin, protesto ettikleri
TRT hakkında ve son dönemde gündemden düşmeyen
MİT hakkında düşüncelerini anlattı.
Sokağa taşan
protestolar ‘idam’
sesleri arasında
yapılırken, sosyal medyada milyonlarca kişi
“Özgecan’ın katili asılsın”,
“Katil Suphi Altındöken
idam edilsin” şeklinde
mesajlar paylaştı.
Tekin, “CHP, ÖDP, HDP'nin seçim ittifakı için
Kadıköy'de bir araya gelindiği konuşuluyor. Doğru
mu?” sorusunun yanında; 7 Haziran genel seçimleri bir
başkanlık oylaması mı olacak? Bürokratlar milletvekili
aday adaylığı için neden daha çok AK Parti’yi tercih ediyor? CHP’de durum nasıl? Gürsel Tekin nasıl bir değerlendirme yapıyor? Sorularına da açıklık getirdi.
Süper Lig maçlarında
da taraftarlar, “Katil
idam edilsin” diye tezahürat yaptı. Mersin’deki
protestolarda ise binlerce
kişi “İdam, idam, idam”
sloganları attı. İdam
cezası için birçok şehirde
imza kampanyaları açıldı.
Özgecan için yurdun
dörtbir yanında gıyabi
cenaze namazları kılındı.
HABERİ 12. SAYFADA
Gürsen Tekin, CHP’den istifalar, ihraçlar, partiye
büyük zarar veren Sarıgül-İnönü kavgası medya
tarafından hep öne
çıkarılırken diğer
partilerle ilgili
haberler konusunda
bu kadar cömert
davranmadığını
söyledi.
“Cemaat- CHP
işbirliği” var mı?
Bu işbirliği varmış
havası yayanların
amacı ne? Baykal
yeniden aktif
siyasete döner mi,
dönmeli mi?
Baykal'ın yokluğu
CHP'yi nasıl etkiledi?
Özgecan’ın adı tesise verildi
‘Gereken yapılacak’
Başbakan Davutoğlu, Özgecan Aslan’ın hunharca katledilmesini lanetleyerek, şiddet gören
kadınlar için seferberlik başlattıklarını açıkladı. “Bu
tür şiddetin bir daha olmaması için ne gerekiyorsa
yapacağız. Kadına uzanan eller kırılsın” diyen
Davutoğlu, Antalya’da açılan gençlik merkezine
Özgecan Aslan’ın isminin verileceğini söyledi.
HABERİ 12. SAYFADA
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kızları
Sümeyye Erdoğan ve Esra Albayrak, katledilen
Özgecan Aslan’ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu ve gelişmelerin takipçisi olacaklarını söyledi.
HABERİ 12. SAYFADA
SURİYELİ
çocuklara
destek var
ÇODAM, savaşın
Suriyeli çocuklar
üzerindeki olumsuz
etkilerini ortadan
kaldırmak amacıyla
onlara yönelik özel bir
eğitim programı hazırladı. HABERİ 6’DA
Demokratik Fransız Müslümanlar Birliği (UDMF)
ilk kez mart ayında Fransa’da yapılacak olan
yerel seçimlerde seçmenlerin karşısına çıkacak.
Ölümün teğet geçtiği
kadınların öfkesi bu...
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
Efsane GÜZELDERELİ’nin röpontajı YARIN
Fransız Müslümanlar
SİYASİ PARTİ KURDU
Fehmi Koru
9. Sayfada
Bank Asya operasyonunu nasıl değerlendiriyor?
Böcek Davası ile ilgili neden soru önergesi verdi? “İç güvenlik paketi” ile ilgili
düşünceleri nedir? Adalet Bakanlığı
raporunda, suçlarda patlama olduğu
ifadesini neye bağlıyor? Gibi soruların
yanıtları röportajda.
Sporun çözüm süreci
İspanyol basınında yer alan
haberlere göre,
UDMF’nin parti programında Türkiye ile
ilgili cümleler de var.
Türkiye’nin AB’ye
tam üyeliğine destek
veren parti Avrupa
Hristiyanlarına da
Türkiye ile ilgili ön
yargıları kırması
çağrısı yapıyor.
Filistin davasına
sahip çıkılmasını
isteyen partiye aşırı
sağın tepkisi var.
Gençlik Hizmetleri ve Spor Diyarbakır İl Müdür Vekili
Mehmet Demir’in açıklamaları SPOR SAYFASINDA
HABERİ
12. SAYFADA
IŞİD vahşette
sınır tanımıyor
Terör örgütü IŞİD'in, Libya'da alıkoyduğu 21 Mısırlı Kıpti'yi öldürdüğüne dair
bir video yayınlandı. Mısır'da öldürülen
rehineler için 7 günlük yas ilan edildi.
CHP İl Başkanı
Keskin’e ziyaret
HABERİ 5. SAYFADA
8. Sayfada
M.Nuri Parmaksız
Hayata ve
Aşka dair
8. Sayfada
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
Gazetemizi
https://www.
IŞİD'e yakın bir internet sitesinde yayınlanan birkaç dakikalık video görüntüsünde, siyah elbiseli militanların önlerinde
turuncu renkli elbise giyen bir grupla sahile
geldiği görülüyor.
HABERİ 12. SAYFADA
Gökhan Töre
durmuyor
HABERİ SPORDA
.com/YediGün-Gazetesi
/yedigun.gazetesi
2
TV / MAGAZIN
SINEMA
17 Şubat 2015 Salı
Mahsun Kırmızıgül’ün büyük rüyası
Azerbaycan’daki Azad TV, bu ülkede gösterime giren ‘Mucize’ filmine
yer verirken, Mahsun Kırmızıgül’ün bu filmle olmasa bile bundan sonraki bir filmi ile Oscar almaya kararlı olduğunu öne sürdü.
İSTANBUL - Azeri kanal,
Türkiye'de gişe rekoru kıran
Mahsun Kırmızıgül’ün
yönettiği, senaryosunu
yazdığı ve oynadığı
‘Mucize’ filmi ve Bakü'deki
galasına magazin programında geniş yer verdi.
Azerice ‘Muganni- aktör’
(Şarkıcı-oyuncu) olarak
nitelendirilen Kırmızıgül’ün
Bakü'deki galada 1960’lı
yıllardaki Türkiye’yi yansıtmak için filmin mekan çalışmaları için İzmir ve Kars’ın
Kağızman İlçesi’nde 3 ay
süren çalışma yapıldığını
anlattığı belirtildi.
Kırmızıgül, ilk kez filmin
müziklerinin yüzde 95’ini
bizzat kendisinin hazırladığını, Prag Senfoni
Orkestrası'nın da
seslendirdiğini ifade
ederken, "Benim yolum bu.
Herkes kendi sinemasını
yapar. Bu benim kendi
sinema anlayışım. Ben
halkın sorunlarını anlatmayı
seviyorum" dediğini aktardı.
Program sunucusu,
Mahsun Kırmızıgül’ün
Türkiye’nin tanınmış birçok
isminin rol aldığı ‘Mucize’
filmini değerlendirirken,
‘Muganni-aktör Kırmızıgül;
Oscar mükafatı almaya
kararlıdır. Bu filmle olmazsa
nöbetteki filmle mutlak”
diye değerlendirme yaptı.
Vizyona
yeni
girecek
filmler
Kıvanç Tatlıtuğ
dünyaca ünlü dizi
Vikings'de oynayacak
İSTANBUL - Dizisi Kurt Seyit ve
Şura'nın yayından kaldırılmasının ardından
ABD'ye gitme kararı alan Kıvanç Tatlıtuğ'un
yeni bir proje için bu kararı aldığı ortaya
çıktı.
Makaron'da yer alan habere göre Kıvanç
Tatlıtuğ, Türkiye’de CNBC-e’de yayınlanan
dünyanın en popüler dizilerinden Vikings'de
iki bölüm oynamak için anlaştı. Ancak
karakterinin sürekli olması için görüşmeleri
sürdürüyor.
'Vikings' 8. yüzyıl İskandinavya'sında
basit bir çiftçiyken cesur bir savaşçıya
dönüşen Ragnar Lothbrok'un öyküsünü
anlatıyor. Tatlıtuğ'un başrol oyuncusuna
benzerliği ise dikkat çekiyor. Dizi 3.
sezonuyla ekranlarda yer alacak.
"Netekim Karakolu"
Yasin Korkmaz'ın yönettiği, Deniz
Sandalcı, Sinan Uğuz, İbrahim Özcan
ile Caner Öztaş'ın oynadığı "Netekim
Karakolu"nda, 12 Eylül döneminde
siyasi olaylarla ilgisi olmayan insanların
yaşadığı trajikomik durumlar anlatılıyor.
Mersin'de yaşanmış gerçek bir
hikayeden uyarlanan komedi ve dram
türündeki filmin konusu şöyle:
"Torosların eteklerinde kendi halinde
köylerinde yaşayan bir grup genç,
amatör bir sevda ile sinema filmi çekmek için kolları sıvar. Gençler aksiyon
türündeki filme başlar ama başlarına
gelen bir takım ilginç olaylardan dolayı
film tamamlanamaz.
05:13İstiklal Marşı ve Günün
05:15 Ana Ocağı
06:40 1'de Sabah
09:001'de Bugün
09:15 Beni Böyle Sev
11:25 İyi Fikir
13:25 Ana Ocağı
15:00 Annem Söyler Ben
Yaparım
16:10 1'de Bugün
16:25 Seksenler
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Filinta
23:00 Bak Hele Bak
00:00 Annem Söyler Ben
Yaparım
01:00 Beni Böyle Sev
02:35 Komiser Rex
06:10 Benim Annem Bir Melek
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Alemin Kıralı
16:00 Zahide ile Yetiş Hayata
18:45 Atv Ana Haber
19:45 Kupa Günlüğü
20:30 Kayserispor - Fenerbahçe
22:30 Kim Milyoner
Olmak İster?
19:55 FİLİNTA
Televizyon tarihinin ilk Osmanlı
Polisiyesi olan Filinta, adalet, dostluk,
kardeşlik kavramlarını ortaya koyan
bir dizi. İlim irfan sahibi Kadılar,
adaletin kılıcını 600 yıl Devlet-i
Aliyye-i Osmaniye'de taşımış,
dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Osmanlı İmparatorluğu’nun
yüzyıllar boyunca dirliğini sağlamış,
toplumda huzuru ihtisas etmişlerdir.
Filinta işte bu nedenle, Osmanlı’nın
temel gücü olan hukuka bir saygı
duruşudur. Hikaye Galata Kadısı
Gıyasettin Hatemi ve onun yetiştirdiği
Galata Amiri Filinta Mustafa ekseninde geçmektedir. Mustafa oldukça
zeki, maharetli, yakışıklı bir gençtir.
Kendisi gibi öksüz ve yetim olan en
yakın arkadaşı Ali ile birlikte zaptiye
olarak görev yapmaktadır.
"Yav He He"
Yücel Gökçek, Sabahattin Yakut,
Ayşenil Şamlıoğlu ile Yakup
Yavru'nun oynadığı "Yav He He",
komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.
Volkan Özgümüş'ün yönettiği
filmin konusu şöyle:
"Doğu Anadolu'nun Cırtik
köyünde doğan Sabri ile Medeni,
hastalanan nenelerinin ilaç masrafları için çareyi sahip oldukları üç
koyunu satmakta bulur. İnternete
verdikleri ilana İstanbul'dan müşteri çıkınca, İstanbul'a gitmeye
karar verirler.
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:40 DUDAKTAN KALBE
DİZİ-TEKRAR
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
ÖĞLE HABERLERİ
12:50 DERYA'NIN DÜNYASI
KADIN PROGRAMI-CANLI
15:00 DUDAKTAN KALBE
17:00 İKİNCİ BAHAR
18:15 EKİN OLCAYTO İLE
ANA HABER
19:45 YABANCI SİNEMA
SAVAŞ SANATI İNTİKAM
21:30YABANCI
SİNEMA
23:30 HAYATIN RENGİ
01:20 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
02:40 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
04:10 DÜNYAYI GEZİYORUM
TEKRAR
05:10 BOKS GECESİ
05:40 Benim Hala
Umudum Var
06:45 Aşkın Bedeli
07:30 Bugün
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
11:45 Hayat Sevince Güzel
13:15 Aşkın Bedeli
14:45 Benim Kuaförüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
19:15 Deniz Yıldızı
20:30 Kaderimin Yazıldığı Gün
23:30 Yerli Dizi
19:45 SAVAŞ SANATI İNTİKAM
Orjinal İsmi: Art Of War III: Retribution
Yönetmen:Gerry Lively
Oyuncular:Anthony Treach Criss, Warren
Derosa, Sung Hi Li
Yapım Yılı:2009
Tür:Aksiyon/Macera
Uluslararası diplomasinin yeterli
kalmadığı durumlarda sıra dışı önlemler
almak gerekebilir. “Savaş Sanatı”
serisinin bu en yeni macerasında Ajan
Neil Shaw, Kuzey Koreli teröristleri nükleer bir bombayı ele geçirmelerini önlemek için gizli bir göreve atanır. Ancak
işler planlandığı gibi gitmeyince, Shaw
güzel bir arabulucu kadını kurtarmak için
çapraz ateş arasında kalır ve cinayetle
suçlanır. Şimdi her yerde aranan Shaw,
gizemli bir kadın ve yeni partneriyle birlikte gerçeği açığa çıkarmak ve dövüş
savaşları yeteneklerini kullanarak Koreli
teröristleri durdurmak zorundadır.
"Seni Seviyorum Rio"
Stephan Elliott, John Turturro ve
Paolo Sorrentino'nun da yer aldığı 10
farklı yönetmenin Rio'yu aşk teması
üzerinden hikayeleştirdiği, "Seni
Seviyorum Rio", "Cities of Love"
serisinin son halkasını oluşturuyor.
"Seni Seviyorum Paris" ve "Seni
Seviyorum New York" filmlerinden
sonra Rio'da devam eden seri,
dünyanın dört bir yanından yıldızlarla
dolu bir oyuncu kadrosu ile Rio'da
aşık olmanın hikayelerini anlatıyor.
Rio'nun egzotik doğal güzelliklerini
ve insan çeşitliliğini şehirde geçen
farklı aşk hikayeleri üzerinden anlatan
her bir kısa film, iki günlük sürede ve
Rio'nun farklı mahallelerinde geçiyor.
00:15 Ütopya
01:30 Ver Fırına
02:30 Aramızda Kalmasın
04:30 Şeffaf Oda
05:30 Para Bende
06:30 Oynat Bakalım
07:15 Disney Çocuk Kuşağı
08:15 Magazin
08:45 Aramızda Kalmasın
11:45 Oynat Bakalım
12:45 Para Bende
14:00 Kaçak Gelinler
15:15 Ver Fırına (Yeni Bölüm)
17:00 Çok Güzel
Hareketler Bunlar
18:30 Ütopya (Yeni Bölüm)
06:00 Geniş Aile GENİŞ AİLE
06:45 Günaydın
09:30 Alın Yazım ALIN
11:00 Bana Her Şey Yakışır
12:30 Gün Arası
13:00 Ben Bilmem Eşim Bilir
15:45 Evim Şahane
17:15 Arka Sokaklar
18:40 Baba Haber Bülteni
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Küçük Ağa
20:30 KADERİMİN YAZILIĞI GÜN
Kahraman ve Elif'in kısa tatili
sürpriz bir şekilde uzayınca
şaşırtan gelişmeler yaşandı.
Defne bu duruma karşı büyük
tepki gösterdi. Peki
Kaderimin Yazıldığı Gün 16.
bölümünde neler oluyor ?
Detaylar tüm ayırnıtalıryal
burdan takip edebilirsiniz....
Şirketten gelen fatura
Kahraman’ın bir kolye satın
aldığını göstermektedir. Defne
bu kolyenin kendisine
değilse, kime alındığını merak
etmektedir. Hedefte Elif
vardır. Evine gider ve Defne
kolyeyi Elif’in boynunda
görür. Üzerine saldırır. Elif
bunun altında kalmaz.
17 Şubat 2015 Salı
Uyanık esnaf “unutanlar”
yazısıyla tahsilat yapıyor
3
Fehmi KORU
[email protected]
[email protected]
bölge haberlerİ
Ölümün teğet geçtiği
kadınların öfkesi bu...
Amasya'nın
Merzifon ilçesinde bir esnaf,
iş yerinin camına astığı "unutanlar" başlıklı
listeyle dikkatini çekmeyi
başardığı borçlular veya
yakınlarından
alacaklarını
tahsil ediyor.
AMASYA - İlçede çeyiz eşyası satan Halit
Öner (45), AA muhabirine yaptığı açıklamada,
uzun zamandır tahsil edemediği alacaklarının
olduğunu, uzun süre insanları rencide etmeden
bunu tahsil etmenin yolunu aradığını belirtti.
Borç tahsilatı nedeniyle insanları kırmamak
için iş yerinin camına borçluların isimlerinin yer
aldığı "unutanlar" başlıklı bir liste astığını ifade
eden Öner, listede herhangi bir borç veya alacak
kelimesi geçmediğini söyledi.
Telefonla ulaştığı borçlulardan alacağını istemesine rağmen çok sayıda kişinin hala borcunu
ödemediğini ifade eden Öner, şunları kaydetti:
Kalkınma Bakanı
Yılmaz:
“Ordu-Giresun
Havalimanı, önemli
projelerden birisi”
ORDU - Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz,
"Ordu-Giresun Havalimanı, Türkiye'nin iftihar ile
dünyaya anlatabileceği önemli projelerden birisi"
dedi. Bakan Yılmaz, Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun yarınki Ordu programına katılmak
üzere Ordu'ya geldi. Davutoğlu'nun programlarının yapılacağı yerlerde incelemelerde bulunan
Yılmaz, yetkililerden bilgi aldı.
Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Yılmaz, yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştıkları
DOKAP eylem planının Başbakan Ahmet
Davutoğlu tarafından ilan edileceğini söyledi.
Ordu'da yarın AK Parti'nin 5. olağan kongresinin yapılacağını anımsatan Bakan Yılmaz, çok
muhteşem bir kongrenin gerçekleşeceğini belirtti.
Kongreye çok iyi hazırlık yapıldığının ortada olduğunu vurgulayan Yılmaz, "İnşallah bu iki güzel
hadiseye hep birlikte tanıklık edeceğiz. Hem yeni
Doğu Karedeniz Bölgesi eylem planımızın hem
de kongremizin şimdiden hayırlı olmasını temenni
ediyorum" dedi.
Ordu'da devam eden ve yapılması planlan
projelere de değinen Bakan Yılmaz, şöyle konuştu: "Ordu'da yatırımlarımız gayet iyi noktada.
Ordu büyükşehirlerimizden biri, Sayın Büyükşehir
Belediye Başkanımızla çok çalışmaya başladı.
Bilindiği üzere bu yıl hiçbir ilde olmayan uygulamayı Ordu'ya aldık, stat projesi. Bu stadın değeri
100 milyon lira. Bu sene yatırım programına girmiş oldu. İnşallah bu stadın gerçekleşmesiyle
Ordu, şehirleşme açısından da farklı bir imkana
kavuşacak. Ordu'nun yaşam kalitesinin artması
adına çok önemli bir proje."
Türkiye'nin ve Avrupa'nın deniz üzerine kurulan ilk havalimanı ile ilgili de konuşan Bakan
Yılmaz, "Devasa bir projemiz daha var. OrduGiresun Havalimanı, Türkiye'nin iftihar ile dünyaya anlatabileceği önemli projelerden birisi. O da
yakın zamanda tamamlanacak ve hizmete girecek" ifadesini kullandı.
Kalkınma Ajansı kanalıyla Ordu'da yapılan
diğer projelerden de söz eden Yılmaz,
"Bunlardan birisi bütün yaylalarımızı birleştiren
'Yeşil Yol' projesi. Bu konuda illerimize son 3 yıldır kaynak aktarıyoruz. Yine bunun yanında
Gülyalı ilçemize yapılması planlanan 'Çikolata
Vadisi' projesi. Bu da çok orijinal bir proje. Bu da
havalimanımıza yakın bir yerde hayata geçiyor.
Ordu'yu gelecekte hem sanayide hem de hizmet
sektörlerinde çok daha iyi yerlerde göreceğiz"
diye konuştu. (AA)
"Rencide olmasınlar diye listeye 'borçlular'
diye yazmadım. 'Unutanlar' yazdım ki merak
konusu olsun. Amacıma da ulaştım. Listeden
ismini gören veya yakınının ismini gören kimse
gelip soruyor. 'Ben burada ne unuttum' diye
soran şahsa kendisiyse borcunu unuttuğunu
söylüyorum. Bazen de camda eşinin dostunun
ismini gören geliyor ve ne unuttuğunu soruyor.
Parasını, cüzdanını unuttu deme şansım olmadığı için 'Sen akrabana söyle buraya bir uğrasın'
diyorum. Gelirse ona da aynı şekilde borcunu
unuttuğunu söyleyip tahsilat yapıyoruz."
Öner, borçlara bakıldığında aslında çok
büyük miktarların olmadığını ancak küçük bir
esnaf için biriktikçe önemli hale geldiğini dile
getirdi.
Karşılıklı sevgi ve saygı içinde esnaflık yapma
çabasında olduğunu anlatan Öner, alacaklılarının
arasında gerçekten borcunu unutanların dahi
bulunduğunu dile getirdi.
Durumu en güzel şekilde hatırlatmaya çalıştığını kaydeden Öner, "Bu uygulamayla 2,5 ayda
alacaklarımın büyük bölümünü tahsil ettim.
Müşterilerden sadece 1 kişi durumu biraz olumsuz karşıladı. Diğerleri ise rencide edilmedikleri
için memnuniyetlerini iletti" dedi. (AA)
Otopark sorunu tarihe karışacak
ANKARA - Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,
başta büyükşehirler olmak üzere ülke genelinde
yaşanan otopark sorununu kökten çözmeye
hazırlanıyor.
Türkiye'de ilk olacak "otopark sertifikası"
uygulamasından, belediyelerin "otopark hesabı"
oluşturmasına kadar getirilecek birçok düzenlemeyle, Türkiye'de park yeri sorununun yaşanmadığı yeni bir dönem başlayacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin
"otopark sorununu çözmek için devrimci nitelikte" olduğunu belirttiği düzenlemeye ilişkin ayrıntılar netleşiyor.
Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünce yapılan çalışmayla, bugünün koşullarına göre yetersiz kaldığı ifade edilen İmar Kanunu'ndaki otopark maddesi revize edilecek, bu kapsamda
yeni bir yönetmelik çıkarılacak.
Otoparklara ilişkin mevcut tebliğde "üç konut
için bir otopark" şartı yer alırken, bu durum
bugün "Hemen her ailenin bir aracı bulunduğu,
hatta ikinci ve üçüncü araçların da kullanıldığı"
göz önüne alınarak değiştirilecek.
Düzenlemeye göre, yeni yapılarda, otopark
sorununun kendi parseli içinde çözülmesi gerekecek. Sorunun binanın parselinde çözülmesinin
mümkün olmadığı durumlarda "otopark sertifikası" uygulaması devreye girecek.
Türkiye'de ilk olacak uygulamayla, bölgeden
ya da belediyelerce işletilen yol boyu otoparklardan her daire için bir yer ayrılacak, bu bölüm
tapuda tescillenerek daireyle birlikte alınıp satılacak
Uygulamayla, parselinde otopark yeri ayrılamayan daireler için, bölgeden ya da belediyelerce yol boyu otopark işletmeciliği çerçevesinde
tescillenen yerlerden bir alan ayrılacak. Tapuda,
bu alanın belirlenen bağımsız bölüme tescili kaydıyla sertifika düzenlenecek. Konut, sertifikayla
bir bütün olarak alınıp satılacak.
ÖZGECAN Aslan’ın hunharca öldürülmesi
yurt çapında nefretle karşılandı. Kaç gündür
kadınlar sokakta, 20 yaşındaki Özgecan’ın başına
geleni telin ediyorlar. Tecavüze kalkışana direnen
üniversite öğrencisi genç kızın elleri, tecavüzcü
ve yardımcıları tarafından kesilmiş, cesedi yakılmış...
Böyle bir olay ülkemizde ilk kez görülmüyor,
o halde Özgecan’ın ölümüne karşı aniden beliriveren bu öfke patlamasını neye bağlayabiliriz?
Yılların birikimine...
Ülkemizde kadınlara karşı bir dengesizlik
bulunduğunu artık kabul etmeliyiz.
Kadın evde babasından, ağabeyleri ve erkek
kardeşlerinden şiddet görüyor, doğumundan itibaren... Biraz gelişip serpiliyor, bu defa etraftan
bir “cinsel obje” olarak algılanma saldırısına
maruz kalıyor... Okulda, üniversitede, iş hayatında kendisine yönelik rahatsız edici bakışlarla,
cinsel içerikli sataşmalarla karşılaşıyor... Daha
ileri gidenler olduğunu tahmin etmek de güç
değil...
Özgecan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan
türden olaylar aslında birçok genç kızın başından
geçiyor ülkemizde...
Dün ismi bilinen genç bir dizi yıldızı, kendisinin başından geçen hoşlanmadığı olayları tek tek
anlatıp, Özgecan’la arasındaki tek farkın hiçbirinde ölümle yüz yüze gelmemesi olduğunu
belirtti. Kendi ifadesiyle birkaç olayda ölüm
“teğet geçmiş”...
Sokaklara dökülen kadınların öfkesi, ya kendilerinin ya da aileden birilerinin, yakınlarının,
arkadaşlarının Özgecan’ın başına gelene yakın
olaylarla karşılaşmış olmaları yüzünden...
Ölümün teğet geçtiği tacizler ülkesi burası.
Mübalağa mı ediyorum? Olabilir, ancak gerçekler de ortada: Binlerce kadın, aile içi şiddete
maruz ülkemizde; kadınlar ve kızlar en yakınları
tarafından gözlerinin yaşına bakılmadan öldürülüyorlar. Sataşmalar, tacizler, hoş olmayan davranışlar gözlerimizin önünde cereyan ediyor; ölümle sonuçlananlara ise gazetelerin 3. sayfaları
tanıklık ediyor...
Kadının kendisini yalnız ve korunmasız hissettiği her yer, potansiyel bir tecavüz mekânı...
Kadın, çocukluğundan başlayarak bütün hayatı
boyunca, pek çok kez ölüm tehlikesiyle karşı
karşıya gelebiliyor; kimi o tür olaylarda hayatını
da kaybediyor...
Genç ve güzel olması bile gerekmiyor ölümle
yüz yüze gelmek için; kadının karşısına, her
yaşında, gücünü üzerinde denemeye hazır bekleyen birilerinin “avı” olduğunu fena halde hissettirecek bir gelişme çıkabiliyor...
Eğitim? Kültür? Gelenekler? Bunların hepsi
derece derece ülkemizde var olan “kadın” sorunundan sorumlu. Kıza-kadına eksikli gözle bakılan ve meydana gelebilecek her türlü yanlışlığı
onların üzerine yıkan bir anlayış söz konusu.
“Tahrik etti” bahanesi, tecavüz davalarında,
mütecavize ceza indirimi için yeterli gerekçe
sayılabiliyor...
Zaten, kızı hunharca öldürülen anne, bu yüzden,”Bunu yapanlar ellerini kollarını sallayarak
yeniden aramıza salınmasınlar” temennisinde
bulunuyor.
Yanlış bir temenni değil bu; gerçekten hak ettiği cezayı almadan salıverilenler çok...
Denklemi tersine çevirecek yeni bir anlayışa
sahip olunması ve bunun aile içi ilişkilerden
hukuk sistemine kadar etkisini hissettirmesi şart.
Kadını toplumun kendisine imrenerek bakacağı
birer birey olarak görmekle işe başlamak, aile içi
şiddeti ortadan kaldıracak tedbirler almak, toplumsal hayatta onu rahatsız eden davranışlara
mahal bırakmayacak ortamlar oluşturmak ve hiçbir hafifletici sebep tanımayarak sataşmadan
tecavüze yeltenmeye kadar cinsel içerikli her
yanlış davranışı ağır biçimde cezalandırmak,
tecavüzcülere de asla acımamak gerekiyor...
Öfke haklı bir öfke, bunu bilelim...
16 Şubat 2015/ HABER TÜRK
Belediyelerin, otoparkla ilgili düzenleme yetkileri bulunmasına karşın işletmeciliğine yönelik
kanundan gelen yetkileri bulunmuyor.
Düzenlemeyle, artık otoparkların tasarımından
yapımına ve işletmesine kadar bütün yetkiler
belediyelere verilecek. Böylece bu konudaki
boşluk giderilerek, kontrolsüz otopark işletmeciliği ortadan kaldırılacak.
Kanunda, belediyelerin otopark hesabı oluşturmasına yönelik bir düzenleme de bulunacak.
Otopark işletmeciliğinden elde edilen tüm gelirler
bu hesapta toplanacak. Bu gelirin de sadece
yeni otopark alanları oluşturulması, kamulaştırma yapılması ve otoparkların inşası ile işletmesinde kullanılması zorunlu tutulacak.
Planlama aşamasında da ana arterlerin kesişme noktasına 500 metre mesafede, oradaki
yoğunluk göz önünde bulundurularak otopark
alanları oluşturulması gerekecek.
Yetkililer, bu çalışma kapsamında,
Japonya'dan Hong Kong'a, İngiltere'den
İspanya ve Amerika'ya kadar birçok ülkedeki
otopark uygulamaları ve yönetmeliklerin incelendiğini vurguladı.
Hong Kong modelinde "bir evdeki yatak
odası sayısı kadar otopark" zorunluluğu bulunduğunu belirten yetkililer, hastane binalarında ise
metrekare, yatak ve poliklinik sayısının devreye
girdiğini bildirdi.
Hangi tür yapı ve konutun ne kadar otopark
ihtiyacı olduğunun, bu yönetmelik çalışmasında
netlik kazanacağını ifade eden yetkililer, Hong
Kong'taki "yatak odası modelinin" de uygulanabileceğini kaydetti. Yetkililer, "Ancak şu an kesin
bir şey var, şimdiki gibi 3 haneye bir otopark
ANKARA - Telekomünikasyon İletişim
olmayacak. Bir hanenin en az bir otoparkı olaBaşkanlığınca (TİB) ve yargı kararlarıyla erişim
cak" ifadelerini kullandı. (AA)
engellemelerinin yüzde 98,1'i, çocukların cinsel
istismarı, fuhuş ve müstehcenlik nedeniyle uygulandı.
TİB, internet suçlarının önlenmesine yönelik
faaliyetlerine 23 Kasım 2007'de başladı. Bugüne
kadar internet sitelerine erişimi engellenmesi için
gelen ihbarlarda, müstehcenlik, fuhuş, Atatürk
aleyhine işlenen suçlar ve çocukların cinsel istismarı ilk sıralarda yer aldı.
Bu yılın ocak ayına kadar internet sitelerinin
kapatılması için TİB'e 702 bin 620 ihbar yapıldı.
İhbarların 449 bin 195'i (yüzde 63,93) müstehcenlik, 101 bin 192'i (yüzde 14,40) fuhuş, 51 bin
573'ü (yüzde 7,34) Atatürk aleyhine işlenen suçlardan oluştu. Böylece ihbarların yüzde 84'ünün
müstehcenlik, fuhuş ve çocukların cinsel istismarıyla ilgili olduğu belirlendi.
TİB'e gelen ihbarlar üzerine yapılan erişim
engelleme kararlarının yüzde 87,07'si müstehcenlik, yüzde 6,78'i çocukların cinsel istismarı,
yüzde 4,25'i fuhuş, yüzde 1,48'i kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, yüzde 0,07'si
Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında
Kanundaki suçlar, yüzde 0,03'ü özel hayatın gizliğini nedeniyle alındı. Böylece erişime engelleme
kararlarının yüzde 98,1'i çocukların cinsel istismarı, fuhuş ve müstehcenlik gerekçesiyle yapıldı.
(AA)
En çok erişim engeli
“müstehcenlik”ten
4
ANKARA
17 Şubat 2015 Salı
Bu yıl dördüncüsünü
düzenleyecekleri
Ankara Shopping Fest
için hazırlık çalışmalarına başladıklarını
belirteren Ankara
Ticaret Odası (ATO)
Yönetim Kurulu
Başkanı Salih Bezci,
“Ankara’nın marka
kent imajına katkı
yaparak turizm gelirlerini artırmak
istiyoruz” dedi.
ASF Yüksek İstişare
Konseyi Toplantısı yapıldı
HABER MERKEZİAnkara Shopping Fest (ASFAnkara Alışveriş Festivali) Yüksek
İstişare Konseyi toplandı. Ankara
Valisi Mehmet Kılıçlar’ın talebi
üzerine Sheraton Oteli’nde gerçekleşen ve ev sahipliğini ATO Başkanı
Salih Bezci’nin yaptığı toplantıya
Ankara Büyükşehir Belediye
Başkanı Melih Gökçek, Ankara
Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz,
Ankara Sanayi Odası Başkan Vekili
Mehmet Doğanlar ile üniversite ve
sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri
katıldı.
Toplantıda ATO Başkanı Bezci,
slayt gösterisi eşliğinde daha önce
gerçekleştirilen üç festival ile ilgili
sunum yaptı. Bezci, Ankara’da bir
festival düzenlemekteki temel
amaçlarının Ankara’nın dünyanın
marka olmuş diğer şehirleri gibi ilgi
gören, sermaye çeken, turizm
gelirleri elde eden bir şehir haline
gelmesi olduğunu söyledi. Bezci,
“Alışveriş festivali düzenlemekteki
hedefimiz Ankara Kongre ve
Ziyaretçi Bürosu’nun faaliyetleriyle
birlikte Ankara’nın marka kent imajına katkı yaparak turizm gelirlerini
artırmak ve dünya turizm pastasından pay almasını sağlamaktır” dedi.
Büyükşehir Belediye Başkanı
Melih Gökçek de konuşmasında,
Ankara Büyükşehir Belediyesi
tarafından organize edilen Büyük
Ankara Festivali için bu yıl Ramazan
Bayramı’nın başlangıç tarihini
düşündüklerini belirterek, festival
için 18 Temmuz-2 Ağustos
tarihlerini uygun gördüklerini
söyledi.
Gökçek “Biz Ankara Büyükşehir
Belediyesi olarak festivalimizi
Ramazan ayının bittiği güne yani
bayrama denk getiriyoruz. Alışveriş
Festivali’ni bizim Ankara Festivali ile
aynı tarihe getirirseniz bu büyük bir
avantaj olur. Bayram günleri
yapıyoruz ki vatandaşlarımız burada
gelip eğlensinler. Ankara Festivali’ne
de minimum 1 milyon kişi katılıyor.
Shopping Fest için size Ankara
Festivali’nde çarşı oluşturmak için
ücretsiz yer veririz. Bu çarşıda da
Ankara esnafının bulunması şartı
olmalı” diye konuştu.
Başkan Gökçek, ilk Alışveriş
Festivali’nin çok başarılı geçtiğini
vurgulayarak, şu değerlendirmelerde
bulundu: “Ankara’da ilk yaptığımız
Shopping Fest, çok başarılı bir çalışma olmuştu ve iyi neticeler almıştık.
İkincisinin hazırlığı da aynı tarzdaydı.
Geçen sene biz katılmadık.
İnşallah bu yıl yapılacak olan
daha iyi geçer. Manevi desteğimiz
arkanızda, bundan hiç şüpheniz
olmasın.”
Konuşmasında EXPO Dünya
Fuarı’na Ankara’nın adaylığı
konusuna da değinen Gökçek,
geçen dönemde Ankara’nın yerine
İzmir’in Türkiye adına aday
gösterildiğini hatırlattı.
Gökçek, şunları söyledi: “Sayın
Valimizle de görüştük. Özellikle bu
sene Ankara’nın EXPO’ya aday
olması lazım. Geçen dönem 43 tane
kardeş şehrimizden EXPO için
destek mektubu aldık.
Yani oylarını bizlere vereceklerini
direkt olarak bildirdiler. Biz belki
dünyada en çok kardeş şehri olan
Büyükşehir Belediyesiyiz. Bizim
kardeş şehirlerimiz o ülkelerin
başşehirleri, şu anda 46 oldu. Büyük
bir avantajdı, kullanamadık. Umarım
ki Sayın Valimiz, Ticaret Odası ve
diğer odaların destekleri ile EXPO’yu
alır Ankara’ya kazandırırız.
EXPO’nun Ankara’ya gelmesi
demek devletin buraya minimum
7-8 milyar, hatta 15 milyar özel
yatırım yapması demektir. Şehir için
çok büyük bir kazanım oluyor. Buna
daha çok önem vermemiz gerektiğine inanıyorum.”
Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar da
ilk defa böyle bir toplantıya
katıldığını ifade ederek, Ankara’da
ticaret ve turizmin kentin kapasitesi
ölçüsünde olmadığını söyledi. Vali
Kılıçlar, Ankara Büyükşehir Belediye
Başkanı Melih Gökçek’in iki
festivalin iç içe yapılması teklifini
“makul bir öneri” olarak değerlendirerek “Bir taşla iki kuş vurulabilir. Valilik olarak ASF için trafik ve
güvenlik konularında elimizden
gelen katkıyı sağlayacağız” dedi.
EXPO’nun da Ankara için çok
önemli olduğu görüşüne katılan
Kılıçlar, Ankara’nın rakipleri arasında
Londra ve Paris gibi güçlü adayların
olacağına değinerek, “Ankara’yı
aday yapmak için elbirliği ile çalışmalıyız” dedi. Toplantı katılımcıların
ASF konusunda görüşlerini paylaşmalarıyla sona erdi.
Adem Yavuz IRGATOĞLU
[email protected]
BAKIŞ AÇISI
Öldürülen Müslüman olunca
Charlie olamıyorsunuz!
ABD’de üç Müslüman’ın katledilmesi Charlie’leri
yerin dibine soktu. Kimseden ses çıkmadı. Demek ki
“öldürenler” Müslüman olunca dünya ayağa kalkıyor; ama
KATLEDİLEN Müslüman olunca kimsenin gıkı çıkmıyor.
Adaletiniz batsın sizin ey Batı!
Parmaklarına diken battığında adaletten, haktan,
hukuktan, demokrasiden, insan haklarından bahseden Batı
ve kalbi katı olanlar, Müslümanların ölümü söz konusu
olunca küçük dillerini yuttukları gibi büyük dillerini de
inkâr ediyor.
Charlie Hebdo için sokaklara dökülenler, dünya liderlerini buluşturanlar şimdi neredeler? ABD’de katliam oluyor ama televizyonlarda Obama’nın kendi kendine çektiği
reklamın görüntüleri dönüyor. Tam bir çifte standart ile
karşı karşıya kalıyoruz.
Söz konusu Charlie Hebdo dergisine yönelik saldırı
olunca ve bu saldırıyı kendi vatandaşları yapınca, potansiyel “kurban” olarak gördükleri Müslümanları “terörist”
ilan ederler. Bu ırkçı katliamı sessizce geçiştirmeye
çalışıyorlar. Bunun adı çifte standarttır. Lamı cimi yok.
Katliamı dünya medyası görmedi, geç gördü, görenler
de kıyıdan köşeden geçiştirdi. Tıpkı daha önce Gazze
katliamı, Kudüs saldırıları, Rabia katliamı, Suriye’deki
katliam, Mavi Marmara katliamı, Batı Şeria’da yapılan
kanlı eylemlerde olduğu gibi… Hangi birini saysam ki…
Müslüman karşıtı, ateist bir ideolojiye sahip Hicks, bu
gençleri Müslüman oldukları için mi katletti? Şu an için
ailenin açıklamalarına bakınca Müslüman oldukları için
katledildikleri görülüyor.
Batı ‘medeniyeti’ ne yazık ki ölenin ve öldürülenin
kimliğine bakarak tavır alıyor. Şu bir gerçek ki Batı bu
şekilde devam ettiği sürece İslam karşıtlığı artacaktır.
Çünkü öfke tohumları ekiliyor.
Gelelim bizdeki “Batıcı kafalara” ve “bir kişinin bile
imanını kurtarmak bizim için önemlidir” edebiyatı yapan
Paralelcilere. 12 Şubat Perşembe günkü gazetelere baktığımızda belli bir kesimin bu haberi tıpkı Batı medyası
gibi ya hiç görmediğini ya da çok küçük bir şeklide
işlediğine tanık olduk. Özellikle Zaman haberi küçük
görürken, Bugün gazetesinde bu habere yer verilmedi!
Charlie Hebdo’nun çirkin karikatürlerini sahiplenen,
onu bastırıp dağıtma hamlesinde bulunan ve bununla
yazarlarının sütunlarını süsleyen Cumhuriyet’in köşe
yazarlarını ve onun destekçilerini de göremedik!
Twitter’da cinayet haberi dünya çapında etki yapıp
trend olunca, Batı medyası zorlandı. CNN haberi zoraki
gördü ve ilginç bir dil kullandı. Haberde katili “adam”
kelimesiyle kimliksiz biçimde sundu. Gezi’de niyet okuyan
CNN, bu katliamda nedense katilin ateist oluşunu, bu
katliamın bir nefret cinayeti olabileceğini hiç sorgulamadı.
Bunların adaleti bu kadar!
Bizdeki sosyal medyada ise gece gündüz “vardiyalı”
çalışan, bu mecrayı son zamanlarda en etkin kullanan paralel troller ne yazık ki bu konuda vurdumduymaz tavırlarını
sürdürdü. Gece gündüz salya sümük “Tiran, Yezid, Kafir,
Diktatör, Zalim” kelimelerini trend yapmak için göbek çatlatanlar, Müslüman katliamına karşı sessiz kaldı.
Hadi Batı’yı anladık. Duygularını kaybetmişler.
Nefretlerini çoğaltmışlar. Zalimliklerini ispatlamışlar. Ya
bizler? Yalanı, iftirayı, şantajı, montajı bir tarafa bırakıp
Müslüman olduğunuzun gereğini yapalım. Vicdanlarınızı
tekrar sorgulayalım.
Abhazyalı Bakan, Duruay’ı ziyaret etti
Taşdelen, Keçiören
ve Altındağ CHP
teşkilatlarını ziyaret etti
HABER MERKEZİCHP Keçiören ve Altındağ ilçe teşkilatları,
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdeleni konuk
etti. Genel seçim öncesi yeni yapılanmalara
giden ilçe teşkilatlarına nezaket ziyaretlerinde
bulunan Taşdelen, son olarak 26 Ekim 2014’te
yapılan kongrede seçimle iş başına gelen
Keçiören İlçe Başkanı Serdar Kendir ile atama ile
Altındağ İlçe örgütünün başına getirilen İlçe
Başkanı Servet Akman'la makamlarında bir araya
geldi.
Keçiören ve Altındağ ilçelerine uzak
olmadığını her fırsatta dile getiren Çankaya
Belediye Başkanı Alper Taşdelen, genel
seçimlerde omuz omuza çalıştığı Keçiören ve
Altındağlı partililere teşekkür ederken bu
birlikteliğin 2015 Genel Seçimlerinde sürmesi
temennisinde bulundu.
CHP örgütlerinin yapılmayanı yapması,
denenmeyeni denemesi gerektiğinin altını
çizen Taşdelen, “Bizlerin mutlaka her zaman
sahada, alanda olacak bir çalışma programı
hazırlamamız lazım. ‘Yapılmayanı yapacağız’
diyerek Çankaya’nın tarihinde ilk defa ramazan
çadırı kurduk ve 160 bin yurttaşımız yararlandı.
Bu tür uygulamaları
çoğaltarak Keçiören’de,
Altındağ’daki yurttaşlarımız da biz de CHP’li
belediyeler tarafından yönetilelim algısını yaratmamız lazım” diye konuştu.
HABER MERKEZİGölbaşı Belediye Başkanı
Fatih Duruay, Abhazya
(Abkhazıa) Dış İşleri Bakanı
Dr. Viaçheslav Çhırıkba’yı
konuk etti.
Abhazya Dış İşleri Bakanı
Dr. Viaçheslav Çhırıkba’ı
makamında ağırlayan Başkan
Duruay, ziyaretlerinden dolayı
duyduğu memnuniyetini dile
getirirken,
Çhırıkba, ziyaretinde
Duruay’ı tanımaktan duyduğu
mutluluğu ifade etti.
Ziyarette kardeş şehir
görüşmeleri ele alınırken,
kültürel faaliyetler hakkında
da fikir alışverişinde
bulunuldu.
Başkan Duruay, her yıl
geleneksel olarak düzenlenen
Gölbaşı Şenlikleri’ne Bakan
Çhırıkba’ı davet ederek,
kendilerini ağırlamaktan mutluluk duyacağını ifade
ederken, Bakan Viaçheslav
Çhırıkba ise Başkan Fatih
Duruay’ı Abhazya’ya davet
etti.
Ziyaret karşılıklı dilek ve
temennilerle devam ederken,
birlikte yenilen yemeğin ardından son buldu.
Keçiören Belediyesi Bosna’da konser düzenledi
HABER MERKEZİKeçiören Belediyesi,
TÜRKSOY’un da işbirliğiyle
Bosna Hersek’in Başkenti
Saraybosna’da “Sazgen Sazy
Kazakistan Halk Çalgıları
Eşliğinde Geleneksel Türk
Dünyası Müzik Konseri"
düzenledi.
Saraybosna'da bu yıl
31'incisi gerçekleştirilen
Saraybosna Kış Festivali
kapsamında verilen konsere,
Saraybosna Büyükelçiliği,
Türk İşbirliği ve Koordinasyon
Ajansı ve Yunus Emre
Enstitüsü de destekte
bulundu. Tarihi Ulusal Tiyatro
binasındaki konseri izleyenler
arasında TÜRKSOY Genel
Sekreteri Düsen Kaseinov,
Türkiye'nin Saraybosna
Büyükelçisi Cihad Erginay ve
Keçiören Belediyesi’nden
yetkililer de vardı.
Saraybosnalıların yoğun ilgi
gösterdiği konser Gorajde ve
Mostar şehirlerinde de dinleyicileriyle buluştu.
Öte yandan Keçiören
Belediyesi festival
bünyesinde, belediye hizmetlerini, projelerini, sosyal
belediyecilik faaliyetlerini ve
uluslararası çalışmalarını
Bosna Hersek yetkililerine ve
vatandaşlara tanıtma imkanı
da yakaladı.
Belediye yetkilileri ayrıca
ülkenin çeşitli öncü kuruluşları
ile temaslarda bulunarak,
işbirliği yapılabilecek alanlar
üzerinde fikir alışverişi
gerçekleştirdi.
Protokol kuralları
ders olarak işlenecek
HABER MERKEZİProtokol kuralları artık ders olarak anlatılacak.
Ankara Üniversitesi ile Özel Kalem Müdürleri
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği işbirliğiyle
protokol kuralları artık Ankara Üniversitesi’nde
ders olarak işlenecek. İşbirliği protokolü imza
törenine Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Erkan İbiş, Özel Kalem Müdürleri Yardımlaşma ve
Dayanışma Derneği Başkanı Ünal Kaya, Mamak
Belediyesi Başkanı Yardımcısı Mustafa Orhan,
dernek yönetim kurul üyeleri katıldı. İşbirliği protokolü hakkında bilgi veren Özel Kalem Müdürleri
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ünal
Kaya protokol kurallarının son derece önemli
olduğunu dile getirdi. Kaya: “Özel kalem personellerinin eğitim ihtiyacı ortaya çıktı. Bizler bu noktada edindiğimiz tecrübelerden de yola çıkarak
eğitim ihtiyacın karşılanması için Ankara
Üniversitesi ile işbirliği yapmak istedik” dedi.
Özel kalem müdürlerinin ciddi manada bir yük
taşıdığını dile getiren Ankara Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Erkan İbiş; “Son derece kritik bir görevdir
özel kalem personelliği. Bu görevi yürüten insanlar
çok büyük bir yükün altına giriyor. Eğitim Bütün
kurumların esasını teşkil ediyor. Bizim görevimiz
de eğitim vermek” dedi. İşbirliği protokolü
çerçevesinde devlet kurumlarının merkez teşkilatlarında örgün eğitim verilecek, taşra teşkilatlarına
ise uzaktan eğitim verilecek.
ANKARA
17 Şubat 2015 Salı
Altındağ’ın
4 farklı
mahallesinde
yapımı süren
“Düğün
Sarayı ve
Çarşı”
projeleri
sabırsızlıkla
bekleniyor.
"Düğün Sarayı ve Çarşı"
projeleri aralıksız sürüyor
HABER MERKEZİTesislerin inşaatında sona yaklaşıldığını
belirten Başkan Tiryaki “Altındağ’ın ihtiyaçlarına
cevap verecek yatırımlar yapmaya devam
ediyoruz. Altındağlıların daha rahat ortamlarda
alışveriş yapabilmesi ve daha nezih salonlarda
düğün merasimleri yapabilmesi için dev ve konforlu tesisler yapıyoruz.” dedi. Başkan Tiryaki
günü kurtaran değil, geleceğe dönük yatırımlar
yaptıklarının da altını çizdi.
NEREDE NE YAPILIYOR?
1- Doğantepe Mahallesi’ne: Doğantepe
Mahallesi’nin artan ihtiyacına cevap verecek
“Çarşı ve Düğün Sarayı” tesisinin inşaatı büyük
ölçüde tamamlandı. Dev tesisin alt katında bulunan marketin açılışı kısa bir süre önce Başkan
Tiryaki tarafından yapıldı. Çarşı, Altındağlı vatandaşlardan büyük beğeni topladı.
Cemil Meriç Kültür Merkezi’nin tam karşısında bulunan dev tesis, toplamda 4200 metrekare
alan üzerine kurulu… Tesisin ikinci katı düğün
salonu olarak hizmet verecek.
2 - Başpınar Mahallesi’ne: Altındağ’ın yükselen mahallelerinden biri olan, ticaret alanları,
toplu konutları ve sosyal donatı alanlarıyla her
geçen gün giderek değer kazanan Başpınar
Mahallesi’ne yapılan “Düğün Sarayı ve Çarşı”
projesi, mahallenin ortasında yıldız gibi parlıyor.
8000 metrekare alan üzerine kurulan dev
tesis, zemin katın üzerinde yükselen 3 kattan
oluşuyor. Tesisin birinci katı çarşı ve alışveriş
merkezi olarak hizmet verecek. İkinci katı ise
nezih ve konforlu düğünlere ev sahipliği yapacak
şekilde tasarlandı. 1200 metrekarelik alan üzerine
kurulan Düğün Sarayı’nda, 1000 kişilik düğünler
yapılabilecek.
3 - Karapürçek Mahallesi’ne: Karapürçek
mahallesinde yapımı süren “Düğün Sarayı ve
Çarşı” inşaatı da bitmek üzere… İnşaatın hızla
devam ettiğini söyleyen Başkan Tiryaki, seçim
öncesi başlanan yatırımın tamamlanması ile
önemli bir ihtiyacın giderileceğini sözlerine ekledi.
9500 m2 büyüklüğündeki tesisin bodrum katında
kapalı otopark, zemin katta dükkân, 1’inci ve
2’nci katta ise farklı büyüklüklerde 2 adet düğün
salonu bulunuyor.
4- Gültepe (Çinçin) Mahallesi: Toplu konutları, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Altındağ Kültür
Sarayı ve Altındağ İlçe Müftülüğü gibi önemli yerlerin bulunduğu, huzurlu bir yaşamın merkezi
olan Gültepe Mahallesi’nde yapımı devam eden
proje, mahalle sakinleri tarafından heyecanla
bekleniyor. Diğerlerinden farklı olarak düğün
sarayı yerine içinde kadınların yararlanacağı
Kadınlar Eğitim ve Kültür Merkezi’nin bulunduğu
tesisin alt katında yine büyük bir market yer alacak. Başkan Tiryaki, inşaatın çok hızlı bir biçimde
ilerlediğini söyledi. Üst katı 2000 kişilik kültür
merkezi, alt katı ise 1000 metrekarelik iki büyük
dükkan ve otopark olarak planlanan proje
tamamlandığında, bölgenin değerine değer katacak.
Çubuk’ta sertifika heyecanı
İŞKUR, Çubuk lçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Çubuk Belediyesi,
ve Halk Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği ''İŞKUR
Meslek Edindirme Kursları'' sertifika töreni yapıldı.
Vatandaşlar, sosyal
ve kültürel faaliyetlere
ücretsiz taşınacak
HABER MERKEZİİlçelerde gerçekleştirilecek sosyal ve kültürel
faaliyetlere halkın ücretsiz olarak taşınması
amacıyla EGO Genel Müdürlüğü’nden otobüs
verilmesi Büyükşehir Belediye Meclisi'nde
karara bağlandı.
Meclis'te alınan bir diğer kararla da, Ankara il
sınırları içindeki spor komplekslerinin işletme
hakları, amatör sporu desteklemek amacıyla 29
yıllığına spor kulüplerine verilebilecek.
Büyükşehir Belediyesi Şubat ayı olağan
meclis toplantılarının üçüncü gününde, kent
gündemine ilişkin komisyonlarda görüşülen
raporlardan oluşan gündem maddelerinin yanı
sıra Başkanlık yazıları da okunarak karara bağlandı.
Meclise, Başkanlık Yazısı olarak gelen ilk
gündem maddesinde; Ankara ili mücavir
alanı içerisinde yer alan ilçe belediyelerinin
belediye hizmetleri ile sosyal ve kültürel faaliyetleri sırasında ücretsiz olarak vatandaşların taşınması için EGO Genel Müdürlüğü’nden otobüs
talebinde bulundukları ifade edilerek, EGO’ya ait
1999 model otobüslerden ilçe belediyelerinden
talep edenlere, iz bedeli karşılığında otobüs
verilmesine ilişkin talebe Meclis oy birliği ile
onay verdi.
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde gündeme
ilave olarak gelen bir diğer Başkanlık Yazısı’nda,
daha önce amatör sporu teşvik etmek amacıyla
alınan kararlar hatırlatılarak, “Ankara il sınırları
içerisinde değişik ilçelerde yapılan veya yapılacak olan spor komplekslerinin yapıldığı ilçeler,
ilçelerdeki mahalle veya ilçe ile mahalle adına
kurulmuş bulunan amatör spor kulüplerine, 29
yıl süreyle ortak hizmet projesi kapsamında
ücretsiz olarak işletme hakkının verilmesinin
uygun olacağı” belirtildi. Başkanlık Yazısı oy
çokluğu ile karara bağlandı.
HABER MERKEZİ-Çubuk
Belediyesi Mehmet Akif Ersoy
Kültür Merkezi Konferans
Salonunda düzenlenen sertifika törenine Çubuk
Kaymakamı Cemal Şahin,
Belediye Başkanı Tuncay
Acehan, İŞKUR İl Müdürü
Talip Altuğ, belediye meclis
üyeleri ve bayanlar katıldı.
Kursun, güzel bir işbirliği
sonucu yapıldığını söyleyen
Çubuk Kaymakamı Cemal
Şahin, “Bu sertifika dağıtımını
ve sertifikalara konu olan
mesleklerin, alınan eğitimlerinin çok yerinde olduğunu
düşünüyorum.
Çünkü işsizlik en büyük
problemimizdir. İşsizliği de
oluşturan başlıklardan birisi
niteliksiz iş gücü yada yani
her hangi bir sertifikası, belgesi, mesleği olmayan ne iş
olsa yaparım anlayışında olan
insanların oluşturmuş oldu
kitledir. Bu mesleksiz insanlarımızı nitellikli yapacak
onlara sertifika vermek
suretiyle, belli bir alan açacak
ve iş gücü isteyen, iş isteyen
sektörlerde belli alanlarda istihdam sağlamış olacaktır. Bu
nedenler sanıyorum ülkemizin
mal ve hizmet üretiminde,
ayını zamanda ilçemizin ciddili bir kalkınmasını sağlayacak, sağlamasına fırsat verecektir” dedi.
Törenle birlikte belirli bir
süre eğitim gören 225
bayanın sertifika sahibi
olduğunu hatırlatan Çubuk
Belediye Başkanı Tuncay
Acehan ise, eğitim için 500
kişinin daha başvuru yaptığını
söyledi. Açılan kurslardan
toplam 700 bayanın yararlanacağını anlatan Başkan
Acehan, “Bu gerçekten bizim
açımızdan büyük bir mutluluk
tablosudur” diye konuştu.
Kurslarını başarıyla
tamamlayan kursiyerlere
azimleri nedeniyle tebrik eden
Başkan Acehan, kursa katılan
5
Yenimahalle Kent Konseyi’nden
CHP İl Başkanı Keskin’e ziyaret
HABER MERKEZİYenimahalle Kent Konseyi Genel Sekreteri
Selçuk Sarıkaya ve Yönetim Kurulu üyeleri, CHP
Ankara İl Başkanı Adnan Keskin’e hayırlı olsun
ziyaretinde bulundu.
Adnan Keskin’e yeni görevinde başarılar
dileyen Sarıkaya, Kent Konseyi başkanlığı
sürecinde Yenimahalle’nin ve Yenimahallelilerin
kentsel ve yaşamsal sorunlarının çözümünde
önemli katkıları bulunan Adnan Keskin’in CHP İl
Başkanlığı görevinde de başarılı olacağına
inandıklarını ifade etti.
Adnan Keskin, Kent konseyi olarak yaptıkları
bu ziyaretten ve düşüncelerinden duyduğu
mutluluğu belirterek kendilerine teşekkür etti.
İpekyolu Derneği’nden
Taşdelen’e ziyaret
HABER MERKEZİTürk - Çin İpek Yolu Ekonomik ve Kültürel
İşbirliği Derneği Başkanı Zeyneş İsmail ve
beraberindeki heyet, Çankaya Belediye Başkanı
Alper Taşdelen’i ziyaret etti. Ülkeler arasında ticari
ve kültürel köprü olmak amacıyla kurulan dernek
hakkında bilgi veren İsmail, Çankaya ilçesinin
Türkiye’nin kalbi olduğunu belirterek, kurmak
istedikleri bu köprü için destek istedi. Ülkeler arası
ilişkilerin daha da büyütülmesi için Çankaya
Belediyesi’nin üzerine düşeni yapacağını belirten
Taşdelen, ziyaretten duyduğu memnuniyeti aktardı.
ev hanımlarının sertifikalarını
almalarıyla daha kolay iş
bulma fırsatını da yakalayacaklarını hatırlattı.
Emeği geçenlere teşekkür
eden Başkan Acehan, “Azda
olsa kurs süresince verilen
para hem aile ekonomisine,
hem de ilçe ekonomisine bir
katkı sağlamaktadır. Günlük
250 kişiye 20 lira verilse aylık
100 bin TL, 4 ayda 400 bin
TL yapar. Bu Çubuk
esnafımıza ve ilçe
ekonomimize küçükte olsa bir
katkı sağlar. Bu nedenle de
bu kursları çok önemsiyoruz”
dedi.
İŞKUR İl Müdürü Talip
Altuğ da, İŞKUR'un işsizlere
iş bulmak, işverenlere de
aradıkları kriterlere uygun işçi
bulmak amacıyla çalıştığını ve
bugüne kadar binlerce kişiye
hizmet ettiklerini anlattı.
Tören, kursiyerlere sertifikalarının verilmesinin ardından sona erdi.
Başkan Güney, gençlik
merkezi inşatını inceledi
EMİNE ÖZCANKızılcahamam Belediye Başkanı Muhittin
Güney, İlçe'de yeni açılacak olan Gençlik
Merkezi'nde incelemelerde bulundu.
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından
Kızılcahamam Adem Özbekler Kültür Merkezi'ne
yapılan Gençlik Merkezi için son hazırlıklar
tamamlanıyor. Kızılcahamam Belediye Başkanı
Muhittin Güney’in girişimleri sonucunda ilçemize
Kazandırılan Gençlik merkezinin son hazırlıkları
yapılırken Başkanımız Muhittin Güney incelemelerde bulunarak bu merkezde gençlerimiz için her
şeyin düşünüldüğünü belirtti.
6
ANKARA
17 Şubat 2015 Salı
YenimahalleŞentepe
Teleferik hattı
2. etap yapım
çalışmalarında
sona
yaklaşıldı.
Ankara İtfaiyesi, 40 ayrı
merkezde hizmet veriyor
Şentepe Teleferik Hattı’nın
2. Etabında sona yaklaşıldı
HABER MERKEZİAnkara Büyükşehir Belediyesi tarafından
yapımı devam eden Yenimahalle-Şentepe teleferik hattının 2.etabında vagonları taşıyacak çelik
halatlar da çekildi, makara sistemi ile mekanik
montaj çalışmaları tamamlandı.
İki aşamalı olarak planlanan YenimahalleŞentepe teleferik hattının 1400 metre uzunluğundaki 1. etabı, 17 Haziran 2014 tarihinde hizmete
girmişti. Çalışmaları devam eden tek istasyondan oluşan 1800 metre uzunluğundaki 2. etapta
bulunan 10 direk arasındaki kılavuz halatlar ise
bir süre önce yurtdışından gelen özel eğitimli
pilotun kullandığı helikopter yardımıyla çekilmişti.
EGO Genel Müdürü Necmettin Tahiroğlu,
Büyükşehir Belediyesi’nce yapımı sürdürülen
Yenimahalle-Şentepe arasında toplu taşıma
amaçlı kullanılacak teleferik hattının 2. Etabında
sona gelindiğini söyledi.
Hattın yüzde 99 oranında tamamlandığını, dış
cephe yapım çalışmalarının bitirilmesiyle birlikte
test sürüşlerine başlanacağını anlatan Genel
Müdür Tahiroğlu, “Yenimahalle-Şentepe 1. Etap
Teleferik Hattı’nın devamı niteliğindeki 2. Etap
Teleferik Hattı’nın 1. Teleferik Hattı’na bağlantı
çalışmaları yapılacak. İki hattın birleştirilmesinin
ardından bir süre güvenlik açısından test sürüşleri gerçekleştirilecek. Bu aşamaların tamamlanmasıyla birlikte sistem, uluslararası akredite
edilmiş kuruluş tarafından onaylatılıp, işletme
ruhsatı alınacak. Sonrasında faaliyete geçip yolcu
taşımaya başlayacak” dedi.
Yenimahalle Metro İstasyonu ile Şentepe
arasında toplu taşıma amaçlı hizmet veren ve
Türkiye’ye örnek olan Teleferik Hattı’nın
Ankaralılar tarafından güvenle kullanıldığını ifade
eden Tahiroğlu, “7 aydır Ankara semalarında
hizmet veren 1. etap Teleferik Hattı ile bugüne
kadar 2,5 milyonun üzerinde yolcu taşındı. 9 ile
50 metre arasında değişen 10 adet direk üzerine
kurulu teleferik sisteminde 48 kabin bulunuyor.
1400 metrelik mesafe ise yaklaşık 6 dakikada
alınıyor” diye konuştu.
Kabinleri kamera ile izlenen, koltukları ısıtma
sistemiyle donatılan teleferik hattının, iki etabının
toplam uzunluğunun istasyonlarla birlikte 3 bin
257 metre olduğunu belirten Tahiroğlu, sistem
hakkında şu bilgileri verdi:
“Metro ile senkronize 18 saat çalışacak teleferik hattında, 4 durak ve her biri 10 kişi taşıma
kapasitesine sahip 106 adet kabin bulunuyor.
Teleferik sistemi 200 metre kot farkında inşa edildi. 24 metrelik inme-binme alanı olan sistemde,
yolcular bir yandan inerken, başka bir yerden de
kabinlere binecek.
Her kabin 15 saniyede bir istasyondan
hareket edecek. 2. hattında devreye girmesiyle
birlikte tek yönlü 2 bin 400, çift yönlü 4 bin 800
yolcu taşınırken, bu sayı günlük olarak 86 bin
400 yolcu taşıma kapasitesine ulaşıyor. Sistem
tam kapasite ile çalışırken hiç durmayacak,
yavaşlamayacak. Sadece engellilerin ve yaşlıların
binişi sırasında kalkış yavaşlatılacak.”
Sistemin tam kapasite hizmet vermeye
başladığında 3 bin 257 metrelik mesafenin yaklaşık 13,5 dakikada kat edileceği bilgisini veren
Genel Müdür Tahiroğlu, şunları söyledi:
“Şentepe merkezden, Yenimahalle Metro
İstasyonu arasındaki mesafe, diğer toplu ulaşım
araçlarıyla yaklaşık 25-30 dakikada alınıyor.
Oysa teleferik hattını kullanarak yolculuk yapmayı
tercih eden Yenimahalleliler, aynı mesafeyi kalkıştan varış noktasına 13,5 dakikada giderek,
toplamda 8,5 dakika kadar da zamandan tasarruf etmiş olacaklar.”
Belediye personeline hizmet içi eğitim
HABER MERKEZİYenimahalle Belediyesi, personeline yönelik eğitim semineri
düzenliyor. İnsan Kaynakları
Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve 10 gün sürecek olan
eğitimlerde Kamuda kılık kıyafet
yönetmeliğinden yazışma kurallarına, norm kadrodan toplam
kalite yönetimine kadar birçok
konu ayrıntılarıyla ele alınacak.
Belediye Meclis Salonu’nda
düzenlenen seminere personeller
yoğun ilgi gösterirken
Başbakanlık Devlet Personel
Başkanlığı uzmanlarından Suha
Oğuz Albayrak etkili anlatımı ve
esprileriyle kamuda çalışma usulleri hakkında bilgiler verdi. 11
Şubat’ta başlayan, 657 Sayılı
Kanun ve ilgili mevzuatlar (kamuda kılık kıyafet yönetmeliği),
resmi yazışma kuralları, belediye
kanunu ve norm kadro, toplam
kalite yönetimi, etkin iletişim ve
empatik dinleme, kurumsal
görgü ve davranış kuralları ile
protokol ve sosyal davranış
kurallarının en ince ayrıntıları ve
örnekleriyle masaya yatırılacağı
eğitim programı, 24 Şubat’a
kadar devam edecek.
Büyükşehir'den ilçelere
AİLE YAŞAM MERKEZİ
ÇODAM’dan Suriyeli
Suriyeli
ÇODAM’dan
çocuklara
destek
çocuklara destek
HABER MERKEZİKeçiören Belediyesi Çocuk Danışma Merkezi
(ÇODAM), savaşın Suriyeli çocuklar üzerindeki
olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla
onlara yönelik özel bir eğitim programı hazırladı.
Keçiören Belediyesi, savaştan kaçıp ülkemize
sığınan Suriyeli mülteci ailelerin yanısıra çocukları
da unutmadığını gösterdi. Hazırlanan özel eğitim
programı ile savaş ortamında birçok acıya tanıklık
eden ve çocukluğun getirdiği güzellikleri yaşamayan Suriyeli çocuklara, kendilerini ifade edebilecekleri güvenli ve sıcak bir ortam sağlanarak hayatlarına bir nebze olsun renk katmak amaçlandı.
Heyecanları ve mutlulukları gözlerinden okunan
öğrencilerin ilk dersleri ÇODAM ritim müzik atölyesinde verildi. Yaratıcı drama dersinde de keyifli
dakikalar yaşayan öğrenciler, iletişimin sadece
konuşarak değil bedenlerini kullanarak da çok
kolay sağlanabileceğini fark ettiler. Eğitimlerine
Ganime Cebeci Kız Kuran Kursu'nda devam eden
Suriyeli çocuklar, 3 ay boyunca ÇODAM’ın ritim
müzikten yaratıcı dramaya kadar birbirinden farklı
ve renkli atölyelerindeki derslere katılacaklar.
Suriyeli ailelerin her zaman yanında olduklarını ve
olmaya da devam edeceklerini belirten Keçiören
Belediye Başkanı Mustafa Ak, “Savaş nedeniyle
çocukluklarını çocukluk tadında yaşayamayan
Suriyeli yavrularımızın acılarını bir nebze olsun
unutturabilmek için bu programı uyguladık” dedi.
HABER MERKEZİAile Yaşam Merkezi
bulunmayan ilçelere Aile
Yaşam Merkezi yapılmasına
ilişkin karar Ankara
Büyükşehir Belediye
Meclisi’nde onaylandı.
Eğitim-Kültür-Gençlik ve
Spor Komisyonunda hazırlanan raporda, Araplar,
Akyurt, Çubuk, Kazan,
Planet, Pursaklar, Sincan ve
Kuşcağız olmak üzere 8 farklı
yerde bulunan Aile Yaşam
Merkezleri’nden, çocuk,
genç, yaşlı ve engelli olmak
üzere 7’den 70’e Ankaralının
faydalandığı belirtildi.
Aile Yaşam Merkezlerinde
sosyal ve kültürel faaliyetler,
eğitim destek hizmetleri,
sağlık hizmetleri, spor
faaliyetleri, psiko-sosyal
destek hizmetleri, rehberlik
ve danışmanlık hizmetlerinin
verildiği ifade edilerek, 2014
yılında Çocuk Kulüplerinden
38 bin 578, Gençlik
Merkezlerinden 30 bin 365,
Yaşlılar Lokallerinden 3 bin
482 ve Engelliler
Lokallerinden ise 1606 kişinin
yararlandığı kaydedildi.
Raporun okunmasının
ardından Aile Yaşam
Merkezlerinde faaliyetlerin
daha etkin, daha verimli
olması için Aile Yaşam
Merkezi bulunmayan ilçelere
de Aile Yaşam Merkezi yapılması önerisi, Büyükşehir
Belediye Meclisi’nde oy birliği ile kabul edildi.
Büyükşehir Belediye
Meclisi’nde Çevre ve Sağlık
Komisyonu’nun “balık avlama yasağı”na ilişkin raporu
da gündeme geldi.
Raporda, Ankara
Büyükşehir Belediyesi olarak
balık neslinin tükenmesinin
önlenmesi için bilinçsiz
avlanma yapılmaması kadar
yasal yaş ve boyuttaki balıkların satılmamasının da
önemli olduğuna dikkat
çekildi.
Raporda vatandaşların bu
konuyla ilgili bilgilendirilmesi
ve “Yasak Avlanan Balığı
Almıyorum” şeklinde bir kampanya düzenlenmesi halinde
denizi olmayan, ancak çevreci belediyeler arasında gösterilen Ankara Büyükşehir
Belediyesi’nin deniz varlıklarının ve doğanın korunmasına bu şekilde de katkı
sağlayabileceği belirtildi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye
Dairesi Başkanlığı; 836 uzman personel,
teknik donanıma sahip 190 araçlık filosu ile
40 ayrı merkezde 24 saat hizmet veriyor.
HABER MERKEZİAnkara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi
Başkanı Celil Sipahi, Ankara İtfaiyesi 836 uzman personel, teknik donanıma sahip 190 araçlık filosu ile 40
ayrı merkezden gece-gündüz Ankaralıların yardımına
koştuğunu söyledi.
Başkent’in coğrafi yapısı dikkate alınarak inşa
edilen itfaiye merkezlerinin, yeni dahil olan ilçelerdeki
itfaiye birimlerinin de katılımıyla 40’a ulaştığını ifade
eden Sipahi, “İlçelerdeki itfaiye birimlerini de teşkilatımızın yapısına uyumlu hale getirerek, bölgelerde
çıkması muhtemel yangınlara anında ve en etkin
müdahale edebilecek kapasiteye ulaştırdık” dedi.
İtfaiye Daire Başkanı Sipahi, itfaiyecilerin modern
teçhizatın yanı sıra yangına dayanıklı kıyafetlerle de
Türkiye’de örnek olduğunu kaydederek, kullanılan
araçlar hakkında şu bilgileri verdi:
“Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Daire
Başkanlığı’na ait sulu, köpüklü ve kuru kimyevi tozlu
sisteme sahip 38 adet çok maksatlı yangın söndürme
aracı mevcut. 17 adet tek kabin arazöz ile genellikle
eski yerleşim bölgelerinde ve dar yollarda kullanılan 9
adet küçük arazöz var. 15’er tonluk 20 su tankeri
bulunuyor. Ayrıca yeni katılan ilçe itfaiyelerinden
gelen 24 arazöz de araç parkımıza katıldı.”
Sipahi, Ankara İtfaiye Dairesi bünyesinde bu
araçlara ilaveten yüksek katlardaki yangınları
söndürmekte kullanılan 23 metrelik bir köpük kulesi,
30-54 metre arasında değişen yüksekliklerde hem
yangınların söndürülmesinde hem de kurtarma
amaçlı kullanılan 20 merdiven aracı ile 90 metre yükseğe ulaşabilen çok özel şnorkel ve 27-54 metre
arasında değişen 5 şnorkel aracın bulunduğunu
söyledi.
Ankara İtfaiyesi’nde; ormanlık alanlar ile engebeli
arazilerdeki yangınlara etkin müdahalede bulunacak
şekilde dizayn edilmiş en yeni teknolojik donanıma
sahip 4x4 çekerli 3 adet itfaiye daha bulunuyor.
Orman yangınlarında kullanılmak üzere dizayn
edilen araç, alevler arasından geçerken, su
püskürtme sistemi ile soğutuluyor. Bu sayede aparatlarıyla beraber aracın hasar görmesi önlenerek,
yangınlara etkin müdahalesi sağlanıyor.
ÇSM’de anlamlı sergi
HABER MERKEZİ"Bir Daha Asla! Geçmişle Yüzleşme ve Özür"
sergisi Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar
Merkezi’nde açıldı. Devletlerin dilediği resmi özürleri
sekiz örnek üzerinden araştıran sergi, yaşanan hak
ihlalleri, katliamlar, soykırım ve insanlık suçlarıyla
devletlerin nasıl yüzleştikleri, hangi süreçlerden
geçtikleri, nasıl özür diledikleri ve dilenen özrün
anlamı üzerine düşündürüyor.
Elazar Barkan ve Graham G. Dodds'un danışmanlığında hazırlanan, tasarımcı ve sanatçı Mahir
M. Yavuz'un görselleştirdiği bu özel proje, resmî
özürleri, tarihsel bağlam ve mekân ilişkisi üzerinden
ele alıyor. Sergide özel olarak incelenen vakaların
yanı sıra, günümüze kadar dilenmiş olan resmi
özürlerin kapsamlı bir haritası da yer alıyor.
Batı Almanya Başbakanı Willy Brandt’ın 1970
yılında ziyaret ettiği Varşova Gettosu önünde dizlerinin üzerine çökerek Yahudi soykırımına ilişkin
dilediği özrün ardından zaman içerisinde Fransa,
Avustralya, Amerika, Britanya, Şili, Bulgaristan ve
Sırbistan Cumhuriyeti de aynı tavrı göstermişti.
Fransa’nın Cezayirlilerden; Avustralya hükümetinin
Aborijinlerden; ABD’nin 2. Dünya Savaşı sırasında
toplama kamplarına aldığı kendi vatandaşı olan
Japonlardan; Britanya’nın İrlanda’dan; Pinochet
Şilisi’ndeki baskılardan, Bulgaristan’da Türk azınlığa
yapılan baskılar ve Sırbistan’da Srebrenitsa’da
yaşanan katliama dek çok sayıda belgenin de eşlik
ettiği sergi, görsel ve işitsel materyalle
güçlendirilmiş. Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde 1
Mart 2015 dek açık kalacak sergi, Ankaralıları
bekliyor.
EKONOMİ
17 Şubat 2015 Salı
Atatürk
Barajı’nda
balık rekoru
ŞANLIURFA - RAUF MALTAŞ Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarından
GAP kapsamında inşa edilen, gövde dolgu
hacmi büyüklüğü bakımından Türkiye'nin en
büyük, dünyada ise 6'ncı sırada yer alan
Atatürk Barajı, su kapasitesi ve elektrik enerjisi üretiminin yanı sıra alternatif katkılarıyla da
dikkati çekiyor.
Şanlıurfa'nın Bozova ilçesindeki DSİ 15.
Bölge Müdürlüğü Su Ürünleri Tesisi'nde, pullu
sazan, bizir, şabut ve ot sazanı türlerinde
yavru balıklar üretiliyor.
Doğum evresinin ardından balıklar, başta
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki barajlar
olmak üzere diğer kentlerindeki göletlerin
balıklandırılmasında ve Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Müdürlüklerinin balık ihtiyaçlarının
karşılanmasında kullanılıyor.
"19 YILDA 90 MİLYON BALIK ÜRETİLDİ"
DSİ 15. Bölge Müdürlüğü Su Ürünleri
Şubesi Başmühendisi Selami Gölbaşı, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Atatürk Barajı
bünyesindeki tesiste 1992 yılından itibaren
balık üretimi yapıldığını söyledi.
Tesiste üretilen pullu sazan ile şabut
balığının Atatürk Barajı'nın balıklandırılmasında kullanıldığını belirten Gölbaşı, ot sazanı ve
bizir balıklarının ise bölgedeki diğer barajlara
gönderildiğini belirtti.
Gölbaşı, Fırat ve Dicle nehirlerinin endemik
türü olan şabut balığının sadece Atatürk
Barajı'nda üretildiğini ve 600 binin baraja
bırakıldığını vurguladı.
Tesisin 6 milyon balık kapasitesi olduğuna
işaret eden Gölbaşı, şunları kaydetti:
"Bu yıl 7 milyon balık üretimiyle kapasite
olarak son 10 yılın üstüne çıktık.
Tesisimizde 1996 yılından 2015'e kadar 90
milyonun üzerinde balık üretildi. Bunun 50-55
milyonunu Atatürk Barajı'na bıraktık. Geriye
kalanlarını ise Türkiye'deki diğer barajlara
gönderdik. Barajımız balık üretimiyle de son
yıllarda adından sıkça söz ettirmeye
başladı."(AA)
STOR PERDE (2 KALEM) ALIMI
İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRE BAŞKANLIĞI
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI YILDIRIM
BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ
STOR PERDE ( 2 KALEM) ALIMI alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine
göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/15201
1-İdarenin
a) Adresi : Hacı Bayram Mah. Çankırı Cad. Çicek Sok. 3 06030 Ulus ALTINDAĞ/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3123241555 - 3123241507
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı : STOR PERDE ( 2 KALEM ) ALIMI (1- SUN SCREEN STOR PERDE
600 m2 2- BLACKOUT STOR PERDE 150 m2)
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ AYNİYAT DEPOSU
c) Teslim tarihi : Sözleşmenin taraflarca imzalanmasından itibaren 30 takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ 1. Kat Toplantı salonu /
Çankırı Cad. Çiçek Sok. No: 3 Altındağ / ANKARA
b) Tarihi ve saati : 24.02.2015 - 11:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve
Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış,
ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Satış sonrası servis, bakım ve onarıma ilişkin belgeler:
Yüklenici garanti süresi boyunca tamir,bakım ve onarım hizmeti sağlamak zorundadır.
4.3.2.
4.3.2.1. Standarda ilişkin belgeler:
Ürünler İSO Belgesine sahip olmalı ve ihaleye katılan istekliler İSO belgesini teklif zarfı içinde
ihale komisyonuna sunmalıdır.
4.3.3. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren doküman:
İstekliler ihale zarfında ürünle ilgili katalog ve/veya broşür getirmek zorundadır.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı YILDIRIM
BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı 1.Kat /Çankırı
Cad.Çicek Sok.NO:3 Altındağ/ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ İdari
ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı 1. Kat. Çankırı Cad. Çiçek Sok. No: 3 Altındağ / ANKARA adresine
elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale
sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif
edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda
geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YÜZYİRMİ) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Basın - 23832 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
7
Türkiye'nin
en büyük,
dünyanın da
sayılı
barajlarından
Atatürk
Barajı'nda,
bu yıl 7
milyonluk
balık üretimiyle son
10 yılın rekoru
kırıldı.
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRESİ BAŞKANLIĞINDAN
"Çankaya İlçesi, 63598 ada 1 ve 2 nolu parsellere ait 2013/1812, 2014/373, 2014/1417 sayılı
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi Kararlan ile söz konusu nazım ve uygulama imar planlarım
iptalen önceki imar haklarına dönülmesine ilişkin" Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin
16.01.2015 tarih ve 158 sayılı karan ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar ve 1/1000 ölçekli
uygulama imar planı değişiklikleri Başkanlığımız ilan panosunda 1 ay (30 gün) süre ile askıya
çıkanlmıştır.
İİanen ilgililere duyurulur.
Basın - 24593 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
1923-TEL-ÇTÇ-043 ALBÜM NUMARALI ÇEVRE
EMNİYET TEL ÇİTİNİN J9 TİPİ ÇEVRE EMNİYET
TEL ÇİTİYLE YENİLENMESİ KARA HVCL. K.LIĞI
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI GENEL KURMAY
BAŞKANLIĞI BAĞLILARI VE MÜSTEŞARLIK
1923-TEL-ÇTÇ-043 ALBÜM NUMARALI ÇEVRE EMNİYET TEL ÇİTİNİN J9 TİPİ ÇEVRE
EMNİYET TEL ÇİTİYLE YENİLENMESİ yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu
maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer
almaktadır.
İhale Kayıt Numarası: 2015/12405
1-İdarenin
a) Adresi: GÜVERCİNLİK ETİMESGUT ETİMESGUT/ANKARA
b) Tefefon ve faks numarası: 3122526110-3122526109
c) Elektronik Posta Adresi : adilmert1969@ hotmail.com
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı : 9 KALEM YAPIM İŞİ
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : Kara Havacılık Komutanlığı Güvercinlik/ANKARA
c) İşe başlama tarihi: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak
işe başlanacaktır.
ç) İşin süresi : Yer tesliminden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.
3- ihalenin
a) Yapılacağı yer : Zh.Brl.Okl.ve Eğt.Tüm.K.lığı İhale Komisyon Başkanlığı Etimesgut/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 03.03.2015- 10:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1.İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar
Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf
ve sanatkar odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu
yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortaklan, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası
bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye
doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen
bedelin % 60 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik
ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
Yapım İşierinde İş Deneyiminde Değerlendirilecek Benzer İşlere Dair Tebliğinden Yer Alan B/lll
Grubu İşler
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri: İnşaat Mühendisi
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 1 TRY (Türk Lirası) karşılığı Zh.Brl.Okl.ve
Eğt.Tüm.K.lığı İhale Komisyon Başkanlığı Etimesgut/ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler,ihale tarih ve saatine kadar Zh. Brl. Okl. ve Eğt. Tüm. K.lığı İhale Komisyon Başkanlığı
Etimesgut/ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta
vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine
ihale yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin
tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda
geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en
avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.
Basın - 24458 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
8
EKONOMİ
17 Şubat 2015 Salı
Uluslararası kredi
derecelendirme
kuruluşu Fitch Ratings
Kıdemli Direktörü Paul
Rawkins, Türkiye'nin
ekonomik büyüme
görünümünün BRIC
(Brezilya, Rusya,
Hindistan, Çin) ülkelerine kıyasla olumlu
olduğunu belirterek,
enflasyonun yıl sonunda
GSYH'a oranla yüzde
6,5'a gerilemesinin beklendiğini kaydetti.
Türkiye’nin büyüme görünümü
BRIC ülkelerine kıyasla olumlu
LONDRA - GÖKHAN KURTARAN AA muhabirinin sorularını yanıtlayan
Rawkins, "Türkiye BRIC'e kıyasla iyi büyüme
görünümüne sahip, gelişmekte olan bir piyasa.
Riskler halen Türkiye'nin dış finansman ihtiyacı
ve yatırımcı algısındaki değişimlere karşı kırılganlıklar nedeniyle daha çok dışsal tarafta
bulunuyor. Jeopolitik riskler de halen bir endişe
kaynağı" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin enflasyon cephesinde olumlu bir
gidişatın olduğuna işaret eden Rawkins, "Fitch
Türkiye'de enflasyonun 2015'te ortalama yüzde
6,5, 2016 yılında ise yüzde 5,5 olacağını tahmin etmektedir" dedi.
Rawkins, kurdaki dalgalanmaya ilişkin de
"Burada birbiriyle yarışan bazı unsurlar var. Bir
yandan Türk Lirası'nın zayıf seyretmesi ihracatçının rekabet gücünü artırıyor, diğer yandan
ise liranın zayıf seyretmesi enflasyonun hızla
artışını destekliyor. Kurun zayıf seyretmesi ayrıca döviz dalgalanmalarına yoğun bir şekilde
maruz kalan şirketleri de borç maliyetlerini
artırarak ve yeni yatırımlarını frenleyerek olumsuz yönde etkiliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin para politikasına ilişkin sorularını
cevaplandıran Rawkins, "Fitch başlıca para
politikasına ilişkin öngörülemezlik nedeniyle
Türkiye'deki politika tutarlılığının ve kredi-
bilitenin aynı reytinge sahip diğer ülkelerde
daha zayıf olduğunu düşünmektedir. Türkiye'yi
gelişmekle olan piyasalardaki risk iştahında
dalgalanmalara maruz bırakabilecek politika
tutarlılığında ve kredibilitedeki herhangi bir
aşınma negatif olarak değerlendirilmektedir"
diye konuştu.
Rawkins, "Politik risk Türkiye'nin kredi notu
için uzun zamandır ayak bağı oldu. Fitch politik
riskin orta vadede ortadan kalkmasını küçük
bir olasılık olarak görmektedir" görüşlerini ileri
sürdü.
CARİ AÇIK VE PETROL FİYATLARI
Fitch geçen hafta yaptığı açıklamada
Türkiye'nin cari açığında geçen yıl gözlenen
düşüşün, ülke ekonomisinin yeniden dengelenme için kapasitesini kanıtladığı belirtilerek,
yeniden dengelenmenin sürekliliği ve yatırımcı
güvenindeki ani değişikliğe karşı Türkiye'nin
kırılganlığını azaltma miktarının, kredi notu
değerlendirmesinin önemli bir parçası olduğu
ifade etmişti.Öte yandan Rawkins bu ay başında AA muhabirine verdiği röportajda petrol
fiyatlarındaki hızlı düşüşün Türkiye
ekonomisinin olumlu yönde etkilediğini
belirterek "Petrol fiyatlarındaki düşüş Türkiye
için 'pozitif bir sürpriz' olduğunu ispatlıyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüş Türkiye'nin cari
açığını azaltıyor ve enflasyonu bastırıyor. Buna
rağmen büyüme için 2015-2016 yıllarına ilişkin
tahminimiz yüzde 3-4 civarında olmaya devam
ediyor. Yapısal reformlar için daha büyük bir
kararlılık bekleniyor" değerlendirmelerinde
bulunmuştu.
FİTCH TÜRKİYE'NİN KREDİ NOTU
VE GÖRÜNÜMÜNÜ 20 MART'TA
DEĞERLENDİRECEK
Rawkins, 2014 aralık ayında AA muhabirinin
sorularını yanıtlarken, petrol fiyatlarındaki
düşüşün cari açık baskısını azaltacağını
belirterek, Türkiye için bu yıl ekonomik büyüme
tahminini yüzde 2,7'den yüzde 3'e yükselttiklerini açıklamıştı.
Fitch, en son geçen yılın ekim ayındaki
değerlendirmesinde Türkiye'nin uzun vadeli
yabancı para cinsinden "BBB-" olan kredi
notunu ve "durağan" not görünümünü teyit
ederek, Türkiye'nin "yatırım yapılabilir" notunu
korumuştu.
Türkiye'yi "yatırım yapılabilir" notu ile değerlendiren iki kredi kuruluşundan biri olan Fitch
Ratings resmi sitesinde yer alan 2015 takviminde, Türkiye'nin kredi notu ve görünümünün
20 Mart ve 18 Eylül tarihlerinde değerlendirilebileceğini belirtilmişti. (AA)
Bakan Çelik, kıdem tazminatı
konusunda uzlaşma istedi
Kısa vadeli dış borç stoku,
133 milyar dolara yükseldi
İSTANBUL - Kısa vadeli dış borç stoku, 2014 yılsonu
itibarıyla bir önceki yıl sonuna göre yüzde 2 artışla 133
milyar dolara yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2014 yılı
aralık ayına ilişkin "Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri"ni
açıkladı. Kısa vadeli dış borç stoku 2014 yılsonu itibarıyla
2013 yıl sonuna göre yüzde 2 artışla 133 milyar dolar
olarak gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa
vadeli dış borç stoku yüzde 4 artarak 95,9 milyar dolar ve
diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 1,6
azalarak 36,7 milyar oldu.
Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler,
2013 yıl sonuna göre yüzde 9 artışla 48,3 milyar dolar,
yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 14,1 yükselişle 13,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Banka mevduatı, bir önceki yıl sonuna göre yüzde 16,8 azalışla 21,1
milyar dolar ve yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları 2013 yıl sonuna göre yüzde 21,3 artarak 13,4 milyar
dolar oldu. "Diğer sektörler" altında yer alan ithalat
borçları, 2013 yıl sonuna göre yüzde 0,2 azalışla 27,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu
bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu
2014 yıl sonunda bir önceki yıl sonuna göre yüzde 1,5
artarak 17,9 milyar dolar ve özel sektörün kısa vadeli dış
borcu yüzde 2,5 artarak 114,8 milyar dolar oldu.
Alacaklı bazında parasal kuruluşlara olan kısa vadeli
borçlar yıl sonuna göre yüzde 1,3 düzeyinde artarak 83
milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar ise
yüzde 1,7 artışla 45,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.
2013 yılı sonunda 1,5 milyar dolar olan kısa vadeli tahvil
ihraçları da 2014 yıl sonu itibarıyla 4,1 milyar dolar oldu.
Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar
242 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu
2014 yıl sonu itibarıyla yüzde 53'ü dolar, yüzde 30,9'u
avro, yüzde 13,5'i TL ve yüzde 2,6'sı diğer döviz cinslerinden oluştu. (AA)
BURSA - Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik, "Her ay maaşını
alan işçinin, her ay sigorta
primi ödenen işçinin kıdem
tazminatının da her ay bireysel hesabına yatırılması kaydıyla işçi-işveren arasındaki
ana itilaf konusunu da
ortadan kaldırmamız
gerekiyor" dedi.
İnegöl'de bir ambalaj fabrikasındaki toplu iş
sözleşmesi görüşmelerinde
devreye giren ve greve
gidilmeden uzlaşmayla
sonuçlandıran Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik,
firma yetkilileri ve işçilerle bir araya
geldi.
Toplu iş sözleşmelerinde sorunların
masa başında konuşarak çözülmesi
gerektiğini belirten Çelik, işletmenin
geleceği ve işçilerin kazanımları açısından ortak bir noktada anlaşılması
gerektiğini vurguladı.
İşçilerin hak arayışlarını düzeyli bir
seviyede yürüttüğünü dile getiren Çelik,
"Günümüz Türkiye'sine yakışan böyle
güzel bir tabloyu işçi kardeşlerimizle,
işveren temsilcileriyle halletmenin mutluluğunu yaşadık. Yani 'Bugün burada
grev var. Burası kapalıdır. Üretim
gerçekleşmiyor' anlayışından 'Burada
çalışıyoruz, üretiyoruz, hakkımızı da
alıyoruz' anlayışına birlikte imza atmış
olduk. Çorbada tuzumuz olduysa, bizde
kendimizi mutlu addederiz. Çorbanın
içinde tuzumuz olması görevimiz ama
asıl olan işçi kardeşlerimiz hak
arayışlarını düzeyli götürmeleriydi" dedi.
Çelik, işçileri, sendika temsilcilerini
ve firma yetkililerini tebrik ederek,
"İşveren de bölge ve rekabet şartlarını
zorlayarak çıkması gereken noktaya
doğru çıktı ve güzel bir uzlaşma oldu.
Hayırlı olsun ve barış içerisinde, huzur
içerisinde ülke ekonomisine hep
beraber katkı sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Yaşanan kıdem tazminatı sorununa
dikkati çeken Çelik, Türkiye'deki güzel
tablonun her yerde yaşanmasını istediklerini dile getirerek, şöyle devam etti:
"Çalışma hayatında kıdem tazminatı
sorunu yaşanıyor. Güçlü ve oturmuş firmalarda böyle bir problem yok. Ama
küçük firmalarda kıdem tazminatıyla
ilgili çalışanların ciddi sorunlarla karşı
karşıya olduğunu, 10-15 yıl çalışmasına
rağmen işletmede meydana gelen bir
olumsuz gelişmeden dolayı işçi
kardeşimizin bu kadar emeğinin kıdem
tazminata dönüşemediğini maalesef
örnekleriyle yaşıyoruz. Bir çok örnek var
elimizde. İşçinin 15 sene bekleyip
kıdem tazminatını alıp alamayacağı
endişesini yaşamaması gerekiyor.
İşçinin kendi hesabına her ay nasıl sigorta primi yatıyorsa o şekilde kıdem
tazminatı primi de yatmalı. İşletmenin
hesabını işçi niye yapsın. 'İşler iyi gidecek mi? Gitmeyecek mi? Kapatacak
mı? Açacak mı?' niye bunlarla işçi
kafasını meşgul etsin. İşçi üretimine
baksın. Böylece her ay maaşını alan
işçinin, her ay sigorta primi ödenen
işçinin kıdem tazminatının da her ay
bireysel hesabına yatırılması kaydıyla
işçi-işveren arasındaki ana itilaf
konusunu da ortadan kaldırmamız
gerekiyor."
Çalışma hayatındaki işçilerin yüzde
89'unda kıdem tazminatının hak etme
koşullarının oluşmadığını vurgulayan
Çelik, bu nedenle kıdem tazminatı
konusuna önem verdiklerini aktardı.
(AA)
“Vikinglerde”
düşük faiz dönemi
İSTANBUL - BELGİN YAKIŞAN - HANDAN
GÜNEŞ - Düşen petrol fiyatları ve Avro
Bölgesi'nden gelen genişleyici adımlar, özellikle
Kuzey Avrupa ülkeleri üzerinde baskı oluştururken,
söz konusu ülkeler bu durumla mücadele için faiz
silahını kullanıyor.
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) bölge
ekonomilerini canlandırmak için parasal genişlemeye gitmesi, Avro Bölgesi'nin dışında kalan Avrupa
ülkelerinde enflasyon görünümündeki belirsizliği
artırırken, aynı zamanda ülkelerin para birimlerindeki volatiliteyi de (oynaklık) yükseltti.
Bu durum karşısında, zayıflayan avroya karşı
para birimlerinin değer kazanması ve enflasyondaki
düşüşün önüne geçmek için ülkeler genişlemeci
politikalara yönelirken, İsviçre ve Danimarka'nın
ardından, İsveç Merkez Bankası da politika
faizinde indirime gitti.
İsveç Merkez Bankası sıfır düzeyinde bulunan
politika faizini 10 baz puan düşürerek negatif faiz
uygulamasına geçti. Banka ayrıca, vadeleri 1 ile 5
yıl arasında değişen toplamda 10 milyar İsveç
Kronu tutarında devlet tahvili alımı yapacağını da
duyurdu. Banka, ekonomik aktivitenin güçlendiğini,
ancak enflasyonun yeteri kadar hızlı yükselmediğine işaret ederek, alınan önlemlerin
bankanın enflasyon hedefi rolünü korumaya yönelik olduğunu bildirdi.
Faiz oranlarının enflasyon yüzde 2 seviyesine
yakın olana kadar bu seviyede kalmasının beklendiğini de aktaran banka, "Faiz oranlarının artırılması, 2016 yılının ikinci yarısına kadar uygun
görülmüyor" açıklamasını yaptı. Kararın ardından
dolar/kronu paritesi 8,48 ile yaklaşık 6 yılın en yükseğine çıktı.
Danimarka Merkez Bankası da ülke para
biriminin avro karşısında yükselmesini gerekçe
göstererek, art arda 4 kez faiz indirimine gitti. İlk
olarak 19 Ocak'ta yüzde eksi 0,05 düzeyinde bulunan politika faizini sürpriz bir şekilde yüzde eksi
0,20'ye düşüren Danimarka Merkez Bankası, 3 gün
sonra faizleri 20 baz puan daha azalttı. Banka son
olarak da 5 Şubat'ta harekete geçerek, politika
faizini yüzde eksi 0,50'den yüzde eksi 0,75'e çekti.
Banka, İsviçre Merkez Bankası'nın minimum kur
uygulamasını durdurma ve ECB'nin varlık alım
programı kararının ardından önemli bir yabancı
para girişi olduğunu duyurarak, önlemlerin döviz
girişini engellemek amacıyla alındığı ve tek
amacının kronun avro karşısında istikrarını
sürdürmesi olduğu açıklamasında bulundu.
İzlanda ise 10 Aralık'ta politika faizini yüzde
4,5'e düşürürken, 4 Şubat'ta da bu seviyesini
korudu. İzlanda Merkez Bankası, faizleri 0,5 baz
puan düşürme kararında ise kasım ayı enflasyon
oranının yüzde 1'e gerilemesini ve İzlanda kronundaki istikrarlı durumu neden gösterdi.
İzlanda Merkez Bankası yetkilileri, aynı zamanda kasım ayındaki faiz kararında, enflasyon için
kısa vadedeki görünümün beklenenden daha
düşük gerçekleşmesinin etkili olduğunu belirtirken,
politika faizini kasım ayında 25 baz puan indirerek,
enflasyonun 2015'in ortalarına doğru hedef oranlarının da altına gerilemesini beklediğini ifade etti.
Norveç Merkez Bankası ise 11 Aralık'ta yaptığı
para politikası toplantısında, politika faizini 25 baz
puan düşürerek yüzde 1,25'e çekti. Bir sonraki faiz
kararını 19 Mart'ta verecek olan banka, ülke
ekonomisinin büyüme beklentilerinin zayıfladığına
işaret etti. Banka yetkilileri ayrıca, faiz oranlarının
düşürülmesine gerekçe olarak, Norveç Kronu'nun
önemli derecede değer kaybetmesini, bu durumun
ekonomi ve enflasyon görünümüne zarar vermesini
göstermişti.
İngiltere Merkez Bankası (BoE), 2009 yılından
beri politika faizini tüm zamanların en düşük
seviyesi olan yüzde 0,5'te tutmaya devam ediyor.
BoE'nin bu kararı, 8 Ocak ve 5 Şubat tarihlerinde
düzenlenen faiz toplantılarında da değişiklik
göstermedi.
BoE'nin 2 gün önce yayınlanan enflasyon
raporunun ardından açıklama yapan BoE Başkanı
Mark Carney, tahminlerine göre enflasyonun gelecek 2 yıl içinde tekrar hedeflenen seviyeye gelerek
daha sonrasında ise biraz daha yükselmesinin
beklendiğini söylemişti. (AA)
KÜLTÜR-SANAT
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
YARALI MAREŞAL
Türk tarihinin yetiştirdiği en önde gelen asker ve şahsiyetlerden birisidir Gazi Osman Paşa. O bir şanlı paşadır. O,
Plevne müdafiidir. O; tarihin en zorlu askeri savunmasında;
ölümüne kahraman Türk askerinin de kahraman komutanıdır.
Yani o kahramanlar kahramanıdır.
Gazi Osman Paşa denildiğinde akla ilk gelen Plevne
Savunması olayıdır. "93 Harbi" denilen 1877-1878 Osmanlı
Rus Savaşlarının Rumeli yakasındaki en önemli savaş
"Plevne Mü-dafas/"dır. Gazi Osman Paşa bu savunma savaşı
ile adeta bütünleşmiş, bu savaşın abide bir şahsiyeti olarak
ortaya çıkmıştır. Onun adına şiirler yazılmış, marşlar bestelenmiş ağıtlar düzülmüştür. Onlarca destana, türküye, manzumeye, marşın güftelerine konu olmuştur. Etrafında bir efsane
oluşturulmuştur.
Ancak Gazi Osman Paşa'nın Plevne öncesi ve sonrası
hayatı, yaptığı görevleri, yaşadığı dönemdeki siyasi ve sosyal
davranışları, devlet büyükleri olan ilişkileri, ailesi, yetiştiği
yerler ve toprakları, öğrenimi gibi onun şahsiyetini etkileyen
biyografik duruşu ele alınıp incelenmemiştir.
Gerçi onun hayatına dair bir takım çalışmalar ve kitaplar
bulunsa da bunlar daha çok onun Plevne savunmasındaki
askeri başarılarını anlatan tarihi doküman olarak ortadadır.
Oysaki yapılması gereken, şimdiye kadar yapılan bütün çalışmaları göz önüne alarak yabancı ve yerli belgelerin ışığı
altında Gazi Osman Paşa'yı değerlendirmek ve onun şahsiyetini ortaya koymaktır.
İşte bu söylediklerim "Yaralı Mareşal" adlı kitapla yapılmıştır. Şu anda Erciyes Üniversitesinde 1992'den bu yana
öğretim elamanı ve üyesi olarak Tarih Bölümünde çalışan
Prof. Dr. Metin Hülagü, bu söylediklerimi gerçekleştirmiştir.
Yakın çağ uzmanı olan Prof. Dr. Metin Hülagü'nün 2006
yılı içinde Hazine Yayınları içerisinde "Gaz/ Osman
Paşa/Yaralı Mareşal" adlı kitabı İstanbul'da yayımlandı. 360
sayfa hacminde olan ve 6 bölümden oluşan kitaba şöyle bir
göz atmak istiyorum.
Birinci Bölümde, Gazi Osman Paşa'nın, ailesi, doğumu,
öğrenim hayatı, <ilk görevleri ve terfileri ortaya konmuştur.
İkinci Bölüm, kitabın en geniş bölümüdür. Burada
Osmanlı-Sırp Savaşı ile 1877-1887 Osmanlı-Rus Savaşında
Gazi Osman Paşa'nın çalışmaları ve Plevne savunmasındaki
yararlılıkları anlatılmıştır.
Üçüncü bölümde, Gazi Osman Paşa'nın İstanbul'a dönüşü,
kendisine verilen yeni görevler, aldığı madalya ve nişanlar
söz konusu edilmiştir.
Dördüncü Bölümde, 1897 Osmanlı-Yunan Muharebeleri,
Gazi Osman Paşa'nın bu savaşta müfettiş olarak yaptığı
görevler, bu savaşın sebep ve sonuçları dile getirilmiştir. Bu
bölümde ayrıca İngiliz arşiv belgelerine göre yakın döneme
ait bilinmeyen veya çok az bilinen siyasi mücadeleleri anlatılmaktadır.
Beşinci Bölümde ise Gazi Osman Paşa'nın eşi, çocukları,
vefatı ve defin merasimi ele alınmıştır. Bu bölümde Gazi
Osman Paşa'nın vasiyeti de bulunmaktadır.
Altıncı Bölümde Gazi Osman Paşa için yazılan şiirler
verilmiş. Tabi ki kitabın sonunda geniş bir de bibliyografya
ve resimler yer almaktır.
Ben de "Osman Paşa Yesir Gitti" adıyla Cahit Öztelli'nin
"Uyan Padişahım" adıyla (Milliyet Yayınları Türk Klasikleri
Dizisi 15, İstanbul -1976) kitabının 400. sayfasında yayımlanan Deli Boran ait bir şiir ile katkıda bulunmak istiyorum.
1898 (hicri 1316) yılında 60 yaşında iken öldüğünü bildiğimiz XIX. yüzyılın âşık şairlerinden ve Çorum'un Sarımbey
köyünden olan Âşık Deli Boran'ın bu şiiri, 93 Harbinden sonraki Gazi Osman Paşa'nın Ruslara nasıl esir olduğunu anlatıyor.
OSMAN PAŞA YESİR GİTTİ
Osman Paşa der ki, vardık beriden
Bize kuvvet verdi Mevlâm yaradan
Gözledim bir imdat gelmez geriden
Tükendi cephanem, gittim yesire
Uyurdum rüyamda girdi düşüme
On iki çoban geldi, durdu karşıma
Seksen bin elveda verdim boşuna
Kalkmadım geri gittim yesire
Kıble tarafından bir top atıldı
Her bir nefer bin altına satıldı
Plevne'de büyük kavga tutuldu
Ahd-ettim feleğe, gittim yesire
Bir taburda çevirdiler tuttular
Hesapsız neferim mahvettiler
Beş taburu bir vapura kattılar
Yedi sancak içeri gittim yesire
17 Şubat 2015 Salı
“Savaşın Çocukları”
belgeseli gösterildi
Konya'da "Savaşın Çocukları" belgeselinin gösterimi yapıldı. Ülkesindeki iç savaşın izlerini taşıyan Suriyeli çocukların dramı belgesele konu oldu. Tülay Gökçimen'in yönetmenliğinde çekilen
belgeselde, Suriyeli çocukların hayat hikayeleri anlatılıyor.
KONYA - Belgeselde, Suriye'nin Halep
kentinde yaşayan ve Türkiye'ye sığınan
Suriyeli savaş mağdurlarının yaşadıkları acı,
ızdırap ve çektikleri sıkıntılar konu ediliyor.
"Şimdi, Suriyeli çocuklar konuşulacak ve
bütün dünya onları dinleyecek" sloganının
kullanıldığı, 50 dakika süren belgeselde,
rejim güçlerince düzenlenen saldırılarda
uzuvlarını kaybetmiş, uzun süre tedavi görmek zorunda kalmış çocuklarla yapılan
röportajlara yer veriliyor.
Ülkesinden aileleri ile Türkiye'ye sığınan,
soğuk kış günlerinde çadır ve barakalarda
yaşamlarını sürdüren Suriyeli çocukların
anlattıkları yürekleri dağlıyor.
Belgeselin yönetmeni Tülay Gökçimen,
Konya Büyükşehir Belediyesi Zindankale
Katlı Otoparkı Süleyman Şah Konferans
Salonu'ndaki gösterimde, Suriye'de yaşananların acısının dayanılmaz boyutlarda
olduğunu söyledi.
Belgesel için Suriye'nin Halep başta
olmak üzere bazı kentlerini gezdiklerini anlatan Gökçimen, buralarda gördüğü manzara
karşısında gözyaşlarını tutamadığını söyledi.
Gökçimen, Suriye'deki savaşta en çok
kadın ve çocukların zarar gördüğüne dikkati
çekerek, şöyle devam etti:
"Savaşın 4. yılına girildi. Her gün her
saat işkence ve zulüm devam ediyor. Başta
kadınlar ve çocuklar olmak üzere Suriye'de
mazlumlar öldürülüyor. Dünyanın kılı kıpırdamıyor. Suriye'de rakamlara göre savaşın
çıktığı günden itibaren 98 bin çocuk yetim
kaldı. Resmi ve gayri resmi rakamlara göre
de 50 binden fazla çocuk öldürüldü. Suriyeli
çocuklar için adalet istiyoruz. Belgesel çektik, orada yaşananları bir nebze olsun yansıtmak istedik. Bu zulüm bitecek, Suriye
özgür olacak. O zaman inşallah ülkemize
sığınan Suriyelilerin eve dönüş hikayelerini
de çekeceğiz." (AA)
Unutulmaz isimler, müze
evlerle geleceğe taşınıyor
İSTANBUL - Yaşadığı döneme damga vurmuş
şahsiyetlerin isimleriyle hizmet veren müzeler, geçmişte anılarla yolculuğa çıkmak isteyen ziyaretçilerini bekliyor. Müzeleri gezen vatandaşlar, sanatçılara ait eşya, fotoğraf ve objeler hakkında bilgi
edinerek, keyifli bir gün geçiriyor.
İstanbul'un çeşitli noktalarında yer alan Orhan
Kemal Müzesi, Aşiyan Tevfik Fikret Müzesi, Barış
Manço Müzesi, Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat
Müzesi, Sait Faik Abasıyanık Müzesi ile Hüseyin
Rahmi Gürpınar Müze Evi, birçok yerli ve yabancı
misafiri ağırlıyor. Kentte her geçen yıl sayıları daha
da artan bu mekanlar, unutulmaz isimlerin geçmişten günümüze taşınmasında önemli bir işlevi
yerine getiriyor.
Beyoğlu'ndaki Orhan Kemal Müzesi'nin kurucusu Işık Öğütçü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasına ait eşyaların sergileneceği müze
evini hayata geçirmek için uzun yıllar düşündüğünü ve müzenin, Orhan Kemal'in doğum günü 15
Eylül 2000'de açıldığını anlattı.
Müzelerin "tarihte bir gezinti" yapmak anlamına geldiğini dile getiren Öğütçü, "Orhan Kemal'in
şu anda bulunduğumuz çalışma odası zaten
değiştirdiği pek çok evde olduğu gibi birebir odasıydı. İşe, bu odanın düzenlenmesiyle başladık.
Sonrasında hem dostlarında hem de bizim arşivimizde bulunan fotoğraflardan görsellik oluşturduk.
Edirne kapusu hem Gelibolu
Tuna boyundadır Moskof'un yolu
Boşuna elden gitti bu Rumeli
Bozuldu ittifak, gittim yesire
Deli Boran bunu böyle söyledi
İndi aşkın deryasını boyladı
Moskof yesirini Mehmed n'eyledi
Çok iltifat eder Moskof yesire
"Yaralı Mareşal" adlı Gazi Osman Paşa'yı en geniş şekilde
anlatan, Prof. Dr. Metin Hülagü'nün kaleme aldığı bu kitap,
Gazi Osman Paşa ile ilgili yapılan çalışmaların en kapsamlısı
ve en doyurucu bir eseri olarak ortadadır. Gazi Osman Paşa
bu eserden öğrenilir, tavsiye ediyorum.
“1. Oydar Radyo
Oskarları” yarışması
oylamaları başladı
İSTANBUL - Ulusal Radyo Platformu OYDAR
tarafından düzenlenen "1. Oydar Radyo
Oskarları" yarışmasının oylaması başladı.
OYDAR'dan yapılan açıklamaya göre, yarışmada Facebook hesabıyla
"www.radyooskarlari.com" sayfasına girip, belirlenen kategorilerden istenilen adaya oy verilebilecek. Müzik sektörüne katkıda bulunan radyocuları
daha kaliteli işler yapmaya teşvik etmek ve iyilerin
ödüllendirilmesini sağlamak amacıyla düzenlenen
yarışma kapsamında 18 kategoride ödüller sahibini bulacak. Yarışmada TRT radyoları ile özel
radyolar aynı oylamada yarışacak, radyo yayın
yönetmenleri, müzik direktörleri, prodüksiyon
ekipleri ve reklam ekipleri arasından en iyiler oylamayla belirlenecek. Türkiye'de ilk defa uygulanacak oylama sistemiyle de tamamen gerçek kişiler
üzerinden oylama gerçekleştirilecek. Radyo
Oskarları'nın sahipleri, birçok meslek birliği ve
derneğin oluşturduğu aday listelerinin internet
ortamında oylanması sonucu belirlenecek.
Radyo Oskarları töreni, Beykoz Belediyesi ile
Özel Radyo Yayıncıları Derneği desteğiyle 4
Mayıs'ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda
yapılacak. (AA)
9
sesi çıkarırdı. Müzedeki battaniyesi, yatağı, fötr
şapkaları ve diğerleri bana çok şeyi hatırlatıyor"
ifadelerini kullandı.
Müzenin kurucusu Işık Öğütçü, İstanbul'da
tanınmış şahsiyetlerin ismiyle özdeşleşen müzelerin kurulmasında biraz geç kalındığını dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hepimiz zaman zaman yurtdışına gidiyoruz.
Yurtdışında böyle yazarların, sanatçıların müze
evleri var. Daha ileri aşamadaki müze evlerinde de
olduğu gibi biz de bu tür bir konsept uyguluyoruz.
Hem kitapların satış yeri hem birtakım hediyelik
Onun kullandığı küçük eşyalar, objeler, elbiseler ve eşyalarının bulunduğu bir mekanımız var. Çay ve
kahve içilebilecek, gelen konuklarımızın soluk alakitaplar, bu müzenin birer parçası haline geldi"
cağı böyle bir mekan oluşturduk. Böyle sanatçıladiye konuştu.
rın yaşaması ve daha da ileriye taşınması, ailelere
Öğütçü, sanatçıların geleceğe taşınarak, topkalıyor. Burada birkaç aile var. Örneğin Rıfat
lumsal hafızada iz bırakmasının çok önemli olduIlgaz'ın oğlu da müzesini açtı. Fakat bu tür imkanı
ğunu vurguladı.
olmayan aileler ne yapacak? Bunlar için ya belediOrhan Kemal gibi tanınmış isimlerin müzesi
yeler ya Kültür ve Turizm Bakanlığı veya sivil topolmasa da kitaplarıyla geleceğe taşınabileceğini
lum kuruluşları devreye giriyor. Hakikaten müzeciaktaran Öğütçü, şöyle devam etti:
"Ama biliyorsunuz bir sanatçının ya da yazarın likte çok önde olan Türkiye'nin önemli aileleri var.
kitaplarının arkasında bir tek fotoğrafı vardır. Bütün Bunlar belki bu tür sanatçıları saptayıp, destek
verebilirler. Bu müzelerin hepsini büyük bir mekanokuyucular onunla yazarı tanır. Ama bu müzede
da toplayabilirlerse sanatçı ile okuru daha çabuk
bir hayat var. Yani hem fotoğrafların dizilimi hem
buluşturma imkanı sağlanır."
buradaki objelerin size anlattığı pek çok hikaye
Öğütçü, müzedeki eşyaların annesi tarafından
mevcut. Ben de zaman zaman buraya gelen
korunduğu için günümüze kadar gelebildiğini söykonuklara rehberlik yapıyorum. Bizim amacımız
ledi. Dünyanın birçok ülkesinden ziyaretçilerin
gençlerdi. Onlar da müzeye çok ilgi gösteriyor.
müzeye geldiğini kaydeden Öğütçü, "Çinlisi,
Öğretmenler sürekli ödev vererek, öğrencileri
Japonu, Amerikalısı, Mısırlısı müzemize geliyor.
müzemize yönlendiriyor. Ayrıca toplu gelişler de
Zaman zaman onlarla konuşuyoruz. Burada bir
yapıyorlar. Bu sırada da ben de bazı anekdotları,
Orhan Kemal'den birtakım hikayeleri onlara anlatı- müze olduğunu gördükleri için içeri giriyorlar.
Gelenler zaten Cihangir gibi bir semtte otellerde
yorum. Burası durağan müze değil. Yaşayan,
de kalıyorlarsa biraz daha bu işlere meraklı insanhareketli bir yer."
Çocukluğunda babasıyla yaşadığı anılara deği- lar oluyorlar" şeklinde konuştu.
Sanatçıların dünyada Türkiye'yi tanıtan "kültür
nen Öğütçü, Orhan Kemal'in eserlerini yazarken
bayrakları" olduğunu vurgulayan Öğütçü, Kültür
kullandığı daktilo sesini hala hatırladığını söyledi.
Işık Öğütçü, babasının daktiloyu çok hızlı kullandı- ve Turizm Bakanlığı tarafından geçen yılki Pekin
Kitap Fuarı'na davet edildiğini, babasının dört kitağını ifade ederek, "Bana çocukken 'baban ne iş
yapıyor?' diye sorduklarında 'babam dıgıdık-dıgı- bının burada temsil edilmesinden gurur duyduğunu kaydetti. (AA)
dık-dıgıdık yapıyor' derdim. Çünkü bu makine, o
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
gecenin şafağında hayallerini
dualarla sulayabilenler hayata ve
hüzne tebessüm edebilir.
[email protected]
Gecelerin zindanında tutsak
kalan kalbimiz dualarımızın
özgürlüğü ile ancak kanatlanabilir.
BENCİLEYİN SÖZLER
Sustukça çoğalan, çoğaldıkça
aşk doğuran bir yalnızlıktır
gece...
HAYATA DAİR
Gönül bayrağımızı dalgalandıran şükrün secdesidir.
Gönlümüzden sadır olan duaların göğe değişi,
şükürden mürekkep solukların hazzı ve bir nefeslik
ömrün sonsuzluktan önceki durağı değil mi dünya?
Şükrü bayrak yapanlar için sabırdır vuslat.
Hasretin içindeki lezzeti tadabilenler susmanın
güzelliğini her şeye rağmen çok şükür zikrine
katanlardır.
Bekleyişin canı ümit, eceli şükürsüzlüktür.
Sessizliğin nefesi, kâinatin sesi, sükûtun nihayetidir gece.
Gece, ümidimin aydınlığına gülümser ve ben her
Gece gündüz arası kat kattır, o
katların arası hayal, düşünce, idealler ve dualarla doludur.
Özlem, tükenmeyen ateştir ruhumuzda…
Çıldırmanın fevkinde, hasretin zirvesinde nefes
almak zordur.
Bir gün takvimler duracak ve hasret şükrümüze
boyun eğecek.
Hasretin içindeki hasrete düşmüşse gönlümüz, hasretin içinde
aslında vuslat olduğunu anlayabilirsek huzurun huzurunda kendini
bulur ömrümüz.
Hasreti kabullenmektir hüznün
dalgakıranı ve mutluluğun anahtarı…
Herkesin ellerinde dua kuşları,
kalbinde hasret yokuşları var.
Özlemek ve sonsuzluk kalpte yaşayan öz kardeştir.
Bilinmezin bilineni, görünmezin görüneni,
duyulmazın duyulanı avuçlarımızın içindedir.
Umudu canlı tutan duadır.
İstemenin en güzeli avuç içlerimizde açan dua
çiçeklerinde kendini gösterir.
Kanaat eden kanat takmış olur dualarına.
Nimetin takdiri Mevlâ’ya, o nimete ulaşıp ulaşmamak ise kulun duası ve azmine bağlıdır.
Bazen bir ses, bir söz veya bir hitaba; bazen bir
tebessüm, bir nefes veya bir duaya muhtaç kalır
insan.
Asl olan bir duaya bir ömür verebilmek, asl olan
ruhun ruhunda bir dua için ölebilmek.
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Yollar, zaman ve mekân ömre vurulan zincir,
Dünya denen güzellik mutlaka akan nehir.
Kıyamet bir son değil, sonsuzluğa merdiven.
Varlık-yokluk savaşı kazanan hep mahşerdir.
10
SAĞLIK
17 Şubat 2015 Salı
Uzun süreli kanamalara dikkat
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Hematoloji Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın, kanamaya yatkın
genetik bir hastalık olan hemofilide, kanamaların sakatlık ya da hastanın kaybıyla sonuçlanma riski bulunduğunu belirterek, "Hemofilili çocuklara sahip ailelerin kanamalardan korunmak için tedbirler alması, kanamaların ilk
tedavisini hemen yaparak sağlık kurumuna başvurması gerekir" dedi.
İSTANBUL - Fışgın, bir nevi kanın
pıhtılaşamaması hastalığı olan, çoğunlukla genetik geçiş gösteren, vücutta
kanın pıhtılaşma sisteminde rol alan
proteinlerin eksikliği veya yokluğu
nedeniyle ortaya çıkan hemofili hakkında AA muhabirine açıklamalarda
bulundu.
Pıhtılaşma bozukluğu yaratan ve X
kromozomundaki çekinik bir genle
taşınan, vücutta pıhtılaşma faktörlerinden faktör 8 veya faktör 9'un eksikliği
sonucu ortaya çıkan hemofilinin genellikle erkeklerde görülen genetik bir
hastalık olduğunu kaydeden Fışgın, bu
grubun "kolay kanayan çocuklar" olarak da bilindiğini dile getirdi.
Tunç Fışgın, ailede benzer hastalık
öyküsü olabileceği gibi hastalığın yeni
bir genetik mutasyon sonrası da oluşabileceğini, genellikle 5 bin ile 10 bin
doğumda bir görülen bu hastalığa
sahip Türkiye'de 5 binin üzerinde, dünyada ise 400 bin civarı kişi olduğunu
aktardı.
Hemofilinin kalıcı bir tedavi yönteminin olmadığını, hastalığın kanamalarla ölümcül olabileceği belirten Fışgın,
sakatlığın da en korkulan sonuçlardan
olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Fışgın, "Ancak hasta
çocukların iyi bir tedavi ve takiple sağlıklı bir şekilde yetişkin çağa ulaşması
mümkün. Son yıllarda gen tedavisiyle
kalıcı tedavi yapma konusunda ümit
verici çalışmalar yapılıyor. Yaşam boyu
süren hastalıklarda en önemli nokta
çocuk ve ailenin ayrıntılı bilgilendirilmesi ve eğitilmesi, acil durumlarda hekime ulaşabilme, deneyimli merkezlerin
sayılarının artırılması ve hastalıkla kaliteli bir yaşam sürebilme becerisinin
kazandırılması" diye konuştu.
Kanama durumunda en önemli
tedavi yöntemlerinin soğuk baskı, eklemi yüksekte dinlendirme ve en erken
sürede damar içine faktör ilaçlarının
verilmesi olduğunu dile getiren Fışgın,
hemofili hastalarının eklem ve kas içi
kanamalarını erken dönemde hissedebildiğini, ilk 1 saat içinde erken
dönemde yapılan faktör ilaçlarının birçok sakatlığın gelişmesini engellediğini
anlattı.
Fışgın, bu nedenle hastalara ve
ailelerine iğneyle damar içi tedavi edebilme becerisinin kazandırılması gerektiğini kaydederek, hemofilinin, "doktoru
danışman olarak gören, kendisini
özenli bir hemşire gibi yetiştiren" nadir
hastalıklardan olduğunu bildirdi.
Evde tedavi oranlarının en yüksek
olduğu hastalık grubu olan hemofilililerin bu olumlu noktaya gelmesinde en
önemli faktörlerin sağlık kuruluşları,
sivil toplum örgütleri ve aileler olduğunu aktara Fışgın, doğum sonrası göbeği düşen bebeklerde, göbekten kanamanın uzun süre sızma şeklinde
devam ettiğinde, ilk aylarda aşı sonrası
uzun süreli durmayan kanamalar veya
büyük morluklar gözlendiğinde, yürü-
faaliyeti olduğunu belirten Fışgın, bu
faaliyetlerin hemofiliyle ilgili dernekler
aracılığıyla gerçekleştirildiğini, hasta ve
yakınlarının eğitimden yararlanabilmek
için bu derneklerle iletişime geçmesinin önemine değindi.
İstanbul Ünivesitesi İstanbul Tıp
Fakültesi Çocuk Hematoloji ve
Onkoloji Bilim Dalı emekli öğretim
üyesi Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, kanama belirtilerinin genellikle hemofilisi
olan bebek emeklemeye veya yürümeye başladığında ortaya çıktığını belirterek, hastalığın ağırlık derecesi arttıkça,
tanı yaşının erkene kaydığını ve klinik
bulguların şiddetlendiğini söyledi.
Buna karşılık, hafif tip hemofili hastalarında kanamaların genellikle ciddi
travmalar veya cerrahi girişimler sonrasında geliştiğini ve tanının genellikle
ileri yaşlarda konulduğunu ifade eden
meye başlayan çocukların ayaklarında Ünüvar, erken çocukluk döneminde
sayıca çok fazla ve çok yaygın morluk kolay ekimoz gelişimi, girişimler veya
travmalardan sonra beklenenden uzun
görüldüğünde doktora başvurulması
süren kanama, özellikle eklem içi ve
gerektiğini vurguladı.
kas içi kanamaların varlığının hemofiliyi
Fışgın, ayrıca ayak bilekleri ve dizlerde şişlik, kızarıklık, ağrı ve ısı artıyor- akla getirdiğini anlattı.
Ünüvar, beyin içi kanamasının
sa sünnet sonrası durmayan kanama
geliştiyse diş fırçalamayla diş etlerinde hemofili hastalarında en korkulan
kanama yerlerinden olduğunu kaydekanama, burun kanamaları, vücutta
morluklar oluşuyorsa da hemofili şüp- derek, yenidoğan döneminde nadiren
gelişen beyin içi kanamanın ileride ve
hesiyle doktora başvurulması gerektikafa travması sonrası gelişebildiğini,
ğinin altını çizdi.
Damar içine faktör ilacını yapabilme bu nedenle bu çocukları kafa travmabecerisinin hasta ve/veya aile bireyleri- sından korumanın ve yaşam alanlarını
düzenlemenin önemli olduğunu vurgune kazandırılmasının en önemli eğitim
ladı. "Ağır tip veya orta tip hemofili
tanılı çocuklarda emekleme ve yürümeye başladıktan sonra eklem kanamaları, hematomlar ve travmatik ağız
içi kanamalar olmaktadır. Hastaların
3'te biri ise sünnet sonrasında durdurulamayan kanama nedeniyle tetkik
edilirken tanı almaktadır" diyen Ünüvar,
hemofili tanısı, takip ve tedavisinin bu
konuda deneyimli doktorların ve tedavi
merkezlerinin kontrolünde yapılması
gerektiğinin altını çizdi.
Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, tedavide
eksik olan faktörün yerine konulması
amacıyla faktör konsantreleri ve gereğinde destek tedavileri kullanıldığını,
hemofilili çocuğun tedavisinin "kanama
olduğu anda yapılan" ve "koruyucu"
olarak iki ana başlık altında toplanabileceğini, kanamaların erken tanınması
ve tedavi edilmesinin çok önemli olduğunu aktardı.
Tedavide kullanılan faktörün etkisiz
kalmasının hastalığın en korkulan
sonuçlarından olduğunu dile getiren
Ünüvar, tedavide gelişmiş ülkelerde
kullanılan ilaçların tümünün Türkiye'de
bulunduğunu, son yıllarda daha uzun
süre etkinliği devam eden faktörlerle
çalışmaların başladığını, yakın zamanda genel kullanıma da girmesinin
hedeflendiğini, yıllardır yapılan gen
tedavisiyle ilgili çalışmaların son yıllarda daha olumlu sonuçlar alınarak hızla
devam ettiğini anlattı. (AA)
Uyuşturucu baronları insan sağlığıyla oynuyor
ESKİŞEHİR - Eskişehir Osmangazi
Üniversitesi Tıp Fakültesi (ESOGÜ)
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana
Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Serdar Ekemen, "Uyuşturucu baronları
bu işin içine girdiğinde piyasada müşteri kaybetmeme adına cahilce, ne
yaptıklarını bilmeden insan sağlığıyla
maalesef oynamaya devam ediyor ve
ellerinde ne kimyasal madde varsa
kullanıyorlar. Çoğunlukla bunlar böcek
ilacı oluyor" dedi.
Ekemen, gazetecilere yaptığı açıklamada, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla
Mücadele Şubesi ekipleri tarafından
geçen haftalarda ele geçirilen bonzai
adlı uyuşturucunun içinde böcek ilacı,
fare zehiri ve diğer bazı kimyasal maddeler bulunduğunu bildirdi.
Türkiye'ye bonzainin 2010 yılında
sokulduğunu ve ilk ölümcül, ağır vakaların geçen sene haziran ayında görülmeye başladığını belirten Ekemen,
şöyle devam etti:
"Araştırma ve incelemelerde,
Avrupa genelinde 2013 yılından 2014
yılı mayıs ayına kadar sentezlenmiş
yaklaşık 88'e yakın psikoaktif madde
maalesef oynamaya devam ediyor ve
ellerinde ne kimyasal madde varsa
kullanıyorlar. Çoğunlukla bunlar böcek
ilacı oluyor. Fare zehiri, aklınıza gelebilecek organafosfat türü maddeleri
indirip piyasaya veriyorlar tabiri caizse
sürümden kazanıyorlar."
Ekemen, uyuşturucuya bulaşan bir
kişinin, içinde bulunduğu durumdan
kurtulmak için psikiyatri kliniklerine
başvurması gerektiğini anlattı.
Böcek ilacının, solunması halinde
bile insanları öldürebilecek çok kuvvetli zehirlerden olduğuna dikkati
çeken Ekemen, şunları kaydetti:
"Bir iki nefes almak bile yeterli olabiliyor. Öyle vakalarla karşılaştık ki kas
yıkım enzimlerinde, 25 yıllık meslek
hayatımın belki 15 senesi aktif yoğun
var. Bunlardan 22'si ise yeni üretilen
bakımda geçti, hayatımda görmediğim
sentetik kannabinoid yani piyasada
kas yıkım enzimleriyle karşılaştım. En
anılan ismi ile bonzai türü üretilmiş.
üst sınırı 190'dır ancak 250 bin gibi bir
Çok ilginçtir, bunlardan son kasım
oranla karşılaştığımız zaman laboratuayında Avrupa'da ve Türkiye'de ele
varda çalışan arkadaşlarımız bile şaşırgeçirilen bir madde özellikle suçlanmış dı. Doğrulamak için tekrar tekrar kan
durumda ancak uyuşturucu baronları
göndermek zorunda kaldık.
bu işin içine girdiğinde piyasada müş- Uyuşturucu kullanımı nedeniyle bir
teri kaybetmeme adına cahilce, ne
vakayı karşılamak için acil servisin
önüne çıktığımda feryat figan ağlayan
yaptıklarını bilmeden insan sağlığıyla
aileleri gördükçe, soruşturdukça bu
yaşın 14 hatta 12'ye düştüğünü, bizde
yatan bir hastanın ise 9 yaşından beri
uyuşturucu kullandığını öğrendiğimde
şoke oldum."
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve
Organize Suçlarla Mücadele Şubesi
Narkotik Büro Amiri Ayhan Demirtaş
ise Eskişehir'de uyuşturucu ve uyarıcı
madde ticareti yapan kişilere yönelik
operasyonların yoğun şekilde devam
ettiğini bildirdi.
Bonzainin kullanımının yaygınlaştığını hatırlatan Demirtaş, "En son yaptığımız sokak satıcılarına yönelik operasyonda, bir evde bizi dehşete düşüren görüntülerle karşılaştık. Var olan
bir uyuşturucu maddenin gramajını
artırmak için kullandıkları bazı bitki
yapraklarının değişik maddelerle özellikle böcek zehiri katıldığını gördük. Bu
maddeler gençlerimize satılmakta,
gençlerimiz hızlı bir şekilde söz konusu şahısların para hırsları nedeniyle
ölüme giden sonuçlarla karşılaşmaktadır" diye konuştu. (AA)
Çocuklar, sağlıklı yaşamı eğlenerek öğrenecek
ANKARA - Sağlık Bakanlığı, doğru
beslenme, fiziksel aktivite, düzenli
spor alışkanlığının kazanılması, kötü
davranış ve alışkanlıklardan uzak
durulması için çocuklara "Sağlıklı
Çocuk" isimli dergi ile ulaşmaya çalışacak.
"Sağlıklı yaşa, sağlıklı büyü" sloganı ile hareke geçen Sağlık Bakanlığı,
her ay çıkartılacak ve aile hekimleri
tarafından dağıtımı yapılacak olan
dergi ile sağlıklı yaşam ile ilgili farkındalık yaratılması ve bunun yaşam biçimi haline dönüştürmesini amaçlıyor.
Sağlığın Geliştirilmesi Genel
Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve 27
sayfa çıkartılan dergi, doğru sağlık bilgilerinin eğlendirilerek öğretilmesini
sağlanacak.
Sağlıklı besinlerden, akılcı ilaç kullanımına, hijyen kurallarından, acil yardıma, obeziteden, solunum yolu has-
talıklarına, aile hekimliğinden, diş sağlına kadar birçok konunun işleneceği
dergide, spor ve sanat dünyasının
tanınmış simalarının mesajlarına yer
verilecek.
Her sayıda özel bir konunun ele alınacağı dergide, ayrıca sağlık sektöründen bir meslek grubunun tanıtımı
yapılacak. Bir sayıda aile hekimi, bir
sayıda diş hekimi, bir başka sayıda ise
hemşire gibi sağlık çalışanlarının görev
alanları anlatılacak.
Masa düzenin nasıl olacağı, gün
içinde neler tüketilmesi gerektiği, sofradan çok doymadan kalkılmasının
önemi gibi genel kuralların çizgi kahramanlarla karikatürize edilerek anlatılacağı dergide, acil durumlarda 112'nin
aranması ve aile hekiminin bilinmesi
ve kontrollerin yapılması gerektiği gibi
bilgiler, "Öğrenelim Eğlenelim" bulmaca köşesi aracığıyla aktarılacak.
Sağlık bilgilerinin yer aldığı testlerin
bulunduğu dergide ayrıca, kilo kontrolünün yapılabilmesi için beden kitle
endeksinin nasıl hesaplanabileceği de
öğretilecek.
"Gürbüz'ün Günlüğü" köşesinde
ise her sayıda karın ağrısından yüksek
ateşe, soğuk algınlığından alerjiye
kadar birçok konu ve organın görevleri, çizgi roman şeklinde aktarılacak.
"İz Bırakanlar" isimli köşede ise her
ay farklı bir tarihe imza atmış önemli
kişiler tanıtılacak.
"Çengel Bulmaca" köşesinde ise
sağlıklı ilgili sözcükler öğretilecek.
"Sağlık Okuryazarlığı" kartlarında ise
ilk yardımdan, kişisel hijyene, obeziteden, stetoskopa, nabız kontrolünden,
röntgene kadar birçok sağlık bilgisine
yer verilecek. (AA)
“Ne yesem yarıyor” diyenler haklı çıktı
ANKARA - "Nature" dergisinde
yayımlanan araştırma, kişinin kilo alıp
almayacağını ya da yağların bedeninde nasıl dağılacağını yeni keşfedilen
93 gen bölgesinin belirlediğini ortaya
çıkardı.
Antropometrik Özelliklerin Genetik
Araştırması Konsorsiyumu (Giant)
araştırmacıları, 300 binden fazla kişinin DNA'larını inceleyerek obezitenin
şimdiye kadarki en ayrıntılı genetik
haritasını çıkardı.
Vücuttaki yağ dağılımının yeni
bulunan 33 gen bölgesi tarafından
belirlendiğini keşfeden araştırmacılar,
söz konusu gen bölgelerinin neden
bazı kişilerin belirli yerlerinden kilo
aldığını açıkladığına işaret etti.
Araştırmacılar, 60 gen bölgesinin
de vücut kitle endeksini etkilediğini ve
bu gen bölgelerinin büyük bir kısmının
sinir sistemiyle bağlantılı olduğunu
buldu.
Araştırmayı yöneten Prof. Dr.
Elizabeth Speliotes, "Kilo probleminiz
için nöroloğa gitmezsiniz. Çünkü obezite söz konusu olduğunda sinir sistemi kimsenin aklına gelmez. Ancak yeni
keşfettiğimiz gen bölgeleri, bunun
doğru olmadığını ortaya çıkardı. Bu
genlerden bazıları iştah kontrolüne,
bazıları da yiyeceklerle ilgili öğrenme
ve bellek süreçlerine katkıda bulunuyor" dedi.
Michigan Üniversitesi'nde görevli
Prof. Dr. Speliotes, araştırmada keşfedilen gen bölgelerinin obezitenin tek
bir gene bağlı olamayacağını gösterdiğini vurguladı. (AA)
Kolay doğum
için yürüyüş
yapın
KAYSERİ - Egzersizin vücudun
esnekliğini ve dayanıklılığını artırdığı,
gebelik sürecinde yapılan yürüyüş
egzersizinin de doğumun daha kolay
gerçekleşmesini sağladığı bildirildi.
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp
Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir
Çoksevim, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, egzersizle sporun birbirinden ayırt edilmesi gerektiğini, sporun
belli bir alanı, sahası, kuralları, kıyafeti,
süresi, detayı olduğunu; diğer taraftan
yarım saatlik yürüyüşün bile egzersiz
olarak kabul edilebildiğini söyledi.
Sağlıklı ve dinamik bir yaşam için
egzersizin gerekli olduğunu dile getiren Çoksevim, gebelik döneminde
anne adaylarının da hafif egzersizler
yapabileceklerini belirtti
Çoksevim, egzersiz için kişinin ilk
olarak kalp atım sayısını, kan basıncını
ve vücut sıcaklığını bilmesi gerektiğine
dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Nabız yarım saatlik bir yürüyüşte
ne kadar artıyor bunu tespit etmeliyiz.
Anne adayı farklı bir yük taşıyor ayrıca
fonksiyonları açısından farklılıklar söz
konusu. Endokrin sistemi, dolaşım sistemi önemli derecede değişiyor.
Kalbinde önemli derecede bir direnç
oluşuyor. Bu farklılaşma karşısında
egzersizler anne adayını doğuma
hazırlar. Egzersize gebeliğin ilk 3 aylık
döneminde başlamamak lazım çünkü
bu dönem bebeğin oluşum safhasıdır.
Bu dönemi sakin ve sağlıklı geçiren
anne artık egzersize başlayabilir. Bu
egzersizler hafif olmalı, ani iniş ve
çıkışlar olmamalı."
İnsan için yürümenin temel bir
egzersiz olduğuna işaret eden
Çoksevim, "Doğan bir bebek zamanla
emeklemeyi daha sonra da yürümeyi
öğrenir. Bu, bizim vazgeçilmez egzersizimizdir. Egzersiz sayesinde vücudun
esnekliği ve dayanıklılığı artıyor. Bir
anne adayı için en ideal egzersiz
yürüyüştür. Yürüyüşler sayesinde anne
doğumu daha rahat ve kolay gerçekleştirir. Bir gebe, müsabakalara hazırlanıyor gibi ağır salon egzersizleri değil,
hafif egzersizler yapmalı. Yürüyüşleri
de gebeler, kendilerini dinleyerek,
nabız sayılarını, harcadıkları eforu bilerek yapmalılar" diye konuştu. (AA)
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
17 Şubat 2015 Salı
100 yaşındaki eşinin karanlık
dünyasına ışık oluyor
Ağrı'nın Taşlıçay ilçesinde yaşayan Hazal Özdemir (64), kulakları iyi duymayan ve gözleri görmeyen 100 yaşındaki eşi Musa Özdemir'e bakarak fedakarlık örneği sergiliyor.
AĞRI - Ağrı'nın Taşlıçay ilçesinde
yaşayan Hazal Özdemir (64), kulakları iyi
duymayan ve gözleri görmeyen 100
yaşındaki eşi Musa Özdemir'e bakarak
fedakarlık örneği sergiliyor.
Çocukları olmayan 47 yıllık evli çift,
ilçeye bağlı Taşteker köyünde, yıkılmaya
yüz tutmuş tuvaleti ve banyosu olmayan
tek odalı bir evde yaşam mücadelesi
veriyor.
Hazal Özdemir, 15 yıl önce geçirdiği
rahatsızlık nedeniyle gözleri görmeyen ve
kulakları iyi duymayan kocasıyla fedakarca ilgilenerek onun tüm ihtiyaçlarını tek
başına karşılıyor.
Hiç şikayet etmeden 47 yıldır eşiyle
hayat süren Özdemir, AA muhabirine
yaptığı açıklama, 15 yıldır eşinin gözlerinin kör olduğunu ve tüm ihtiyaçlarını
kendisinin karşıladığını söyledi.
Allah ömür verdiği sürece eşine bakacağını vurgulayan Özdemir, "Ben bakmaktan çekinmiyorum. Herkes bana
'Çekil günahsın neden bu açıyı çekiyorsun' diyor. Biz var oldukça ömür boyu
birlikte olacağız" dedi.
Özdemir, eşini çok sevdiğini ve ömür
boyunca da birbirlerini seveceklerini
belirterek, şöyle konuştu:
"Eşim için her türlü fedakarlığı yapıyorum ve ömür boyu da hiç şikayet etmeden yapacağım. Hiç yanından ayrılmıyorum. Çok zor durumda kalırsam hemen
doktora gidip alışveriş yapıp hemen geliyorum. Ağzıma aldığım her lokmadan
onun ağzına da veriyorum. Ben bir et
parçası bile alıp pişirsem onunla paylaşıyorum. Zaten düşmüş düşecek kadar
ben de elimden geldiğince yardımcı
olmaya çalışıyorum. Tuvalete gidemiyor,
banyosunu yapamıyor ben kendi elimle
temizliğini yapıyorum. Ben de hastayım.
Bizim çocuklarımız yok. İmkanımız yok
ne yapacağımızı bilemiyoruz. Sadece
eşimin yaşlılık maaşıyla geçiniyoruz. Tek
umudumuz Allah."
Çok zor şartlarda mücadele ettiklerini
anlatan Özdemir, şunları kaydetti:
"Ne evimiz var, ne de banyomuz var.
Kaldığımız yerde tuvaletimiz bile yok.
Evimiz damlıyor. Rüzgar geldiğinde
bütün pislik ve toz evin içine giriyor. Artık
yaşlandık ve hastayız bu köyde tek başımıza kalıyoruz. Taşlıçay merkezde bize
bir ev versinler. Burası çok uzak, zor
durumdayız bizim için uygun değil. Uzak
olduğu için doktora gidip gelemiyoruz.
İkimiz de hastayız ani bir durumda hastaneye gidemiyoruz. Evimiz Taşlıçay merkezde olursa daha iyi olur. Allah razı
olsun devletimizden bize destek versinler."
Köy muhtarı İbrahim Gürsoy ise Musa
ve Hazal Özdemir'in 50 yıla yakın bir
süredir evli olduğunu anlattı.
Durumlarının çok kötü olduğunu söyleyen Gürsoy, "Çocukları ve kimseleri yok.
Durumları da iyi değil. Yaşlılık maaşıyla
geçiniyorlar. Evleri de samanlık gibi, ismi
ev ama aslında ev değil. Bazen millet
yardım ediyor" dedi.
Hazal Özdemir'in kocasına gözü gibi
baktığını ifade eden Gürsoy, şöyle
devam etti:
"Hazal teyze kocasına çok düşkün.
Nasıl ki bir çocuk yeni doğar annesi
bakar Hazal teyze de aynı onun gibi
Musa amcaya bakıyor. Musa amcanın
sakal tıraşını yapıyor, yediriyor ve banyo
yaptırıyor yani tüm ihtiyaçlarını karşılıyor.
Musa amcanın gözleri görmüyor, kulakları duymuyor, yerinden kalkamıyor ama
Hazal teyze ona çok iyi bakıyor." (AA)
ABD'deki kızına kavuşmak için Obama'dan yardım istedi
MUĞLA - ABD'deki kızına ulaşmak
için 12 yıldır mücadele veren Mustafa
Yılmaz, ABD Başkanı Barack
Obama'dan yardım talep etti.
İlçede yat ustası olarak çalışan
Yılmaz, 2003 yılında eşi Özlem
Sofuoğlu'ndan boşandı. O dönem bir
yaşındaki kızları Aylin'i de yanına alan
1
1
2
3
4
5
2
3
4
5
6
Özlem Sofuoğlu, yurtdışına çıktı.
Boşandıktan sonra eski eşine bir daha
ulaşamayan Yılmaz, kızını hiç göremedi. Çeşitli mahkemelere başvurarak
kızını görebilmesi için karar alan
Yılmaz, 12 yıldır sürdürdüğü hukuki
mücadeleye rağmen kızının ve eski
eşinin izine ulaşamadı.
ABD'de olduğunu öğrendiği eski
eşi Özlem
Sofuoğlu'nun yerini bildirene 100
bin dolar para
ödülü koyan baba,
Bodrum Belediye
Meydanı'nda üzerinde Türkçe ve
İngilizce, "Kızımı
görmek istiyorum",
"Sayın Obama
bana yardım et",
"Aylin Yılmaz,
7
8
9
10
baban seni arıyor" yazılı dövizlerle
sesini duyurmaya çalıştı.
Yılmaz, eylem sırasında İngilizce
yaptığı konuşmada, "Sayın Obama,
ben 12 yıldan beri kızımı görmüyorum.
Kızımın bana ihtiyacı var. Annesi onu
benden aldı. Sayın Obama yardımınıza
ihtiyacım var" dedi.
Daha sonra konuşmasına Türkçe
olarak devam eden Yılmaz, "Annesi
hukuka aykırı bir şekilde onu ABD'ye
götürdü. Şu an onun yerini tespit
etmiş durumdayım. 12 yıldan beri
kızım ABD'de esaret altındadır. Artık
Obama'dan arz ediyorum, bu suçluya
ev sahipliği yapmamalarını diliyorum.
Bu suçlunun orada barınmamasını diliyorum. Bu suçu devam ettirmesinler"
ifadelerini kullandı.
Yılmaz, eylemlerinin yanı sıra hukuksal mücadelesini de devam ettirdiğini
kaydetti. (AA)
BULMACA
Soldan sağa:
6
11
1. Canavar düdüğü. – Kumaşla astar arasına konularak giysini dik durmasını
sağlayan kolalı bez. 2. Sonsuzluğa dek, sürgit. 3. Şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen bölüm. – Bir nota. 4. Çözümlemeli. 5. Engel. –
Mihrace. 6. Elekten geçirmek. – Çanakkale ilinin bir ilçesi. 7. Giyeceklerde
takım. – Artvin ilinin eski adı. 8. Akdeniz’de hapishaneleriyle ünlü küçük bir ada.
– Dişi deve. 9. Tembellik. – Voltamperin simgesi. 10. Görkem, heybet. – Elma,
armut gibi meyvelerin kurutulmuşu. 11. Özel gezinti gemisi. – Büyük zoka. 12.
Yabani hayvan barınağı. – Kara batmamak için ayağa takılan bir tür örgülü ayaklık. 13. Kutur. – Çocuk sahibi olmuş erkek. 14. Eskiden okullarda uygulanan
dayak cezası. – İlkel silah. 15. Satrançta bir taş. – Atlas gibi parlak bir tür kumaş.
16. Tembel hayvan. – Yüreklilik, yiğitlik. 17. Dördül, murabba. – İstikbal, gelecek. 18. İstek, istem. – Yasaklama, yasak etme. 19. Sipersiz şapka. – Duvardaki
taş ya da tuğla sırası. 20. Trabzon ilinin bir ilçesi. – Gagasının alt kısmında deriden bir kese bulunan büyük bir deniz kuşu.
12
Yukarıdan aşağıya:
13
1.
Mızmız, sevimsiz, başkalarıyla ilişki kurmayan kimse. – Dinsel tören.
– Tuzak, kapan. – Bir nota. 2. Duyuru. – Geveze. – Paha, eder. 3. Kekemelik. –
Lezzet. – Denizli ilinin bir ilçesi. – Üzerine yazı yazmak için tabaklanmış ceylan
derisi. 4. Herkes, el gün, yabancılar. – İğne yapraklı bir orman ağacı. – Parlak kırmızı renkte değerli bir taş. – Büyük ya da küçükbaş hayvanların ticaretini yapan
kimse. 5. Denizlerin çekilmesiyle oluşmuş yurtlanmaya elverişli bölge. – Bir
sınırdan geçebilmek için verilen yazılı belge. – Eskrimde bir kılıç türü. 6. Kurşun
boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir çeşit takoz.
– Hareket olaylarını inceleyen bilim dalı. – Dükkânında et satan kimse. 7. Cevizin
yeşil kabuğu. – Saniyede bir jullük iş yapan motorun güç birimi. – Bitki bilimi,
botanik. – Endonezya’nın plaka işareti. 8. Mısır’ın
plaka işareti. – Firari. – Gemilerin çektiği suyu
göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine
ÇÖZÜMÜ
konulan işaretler. – Katı halden sıvı hale geçmek. 9.
BUGÜN
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. –
Kadınların, yüzerken ya da duş alırken saçları ıslan13. SAYFADA
masın diye taktıkları bir tür başlık. – Tavır, davranış.
10. İstanbul’un eski adlarından biri. – Irmak ya da
dere suyunun hızlı aktığı yer. – Deri tabaklamada kullanılan tadı buruk bir madde.
7
8
9
10
14
15
16
17
18
19
20
Hazırlayan: Ercan BOSTANCIOĞLU
11
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
Necip Fazıl Kısakürek’in “BÜYÜK DOĞU MARŞI”nı Tahlil
nüz gibi gene yüz çevirecek olursaŞair, Büyük Doğu projesinin
“ben”den doğmasını ister. Buradaki
nız, sizi çok acı bir azab ile azaplan“ben”, tamamen şairin kendisi değil,
dıracaktır.”
kendisinin temsil ettiği Türk milletiVani Mehmed Efendi gibi bazı
dir. Düşünce olarak bu ideolojiyi
müfessirler, bu ayetlerde belirtilen ve
elbette kendisi örgüleştirecektir ama
Allah’ın seçtiği ve Arapların yerine
esas olarak bütün Türk ve İslam dün- geçecek olan milletin Türk milleti
yasını bir birlik hâlinde toplayıp yön- olduğunu belirtmişlerdir. Vani
lendirecek ve idare edecek olan Türk Mehmed Efendi tefsirinde şöyle der:
milletidir, bu projenin merkezi
“Allahu Teala’nın yardımıyla
Türkiye’dir. Şimdi genel olarak bu
hüsn-i tevfikine istinaden biz deriz ki
şiirin ve özel olarak da bu mısraın
bu kavim, Arap kavminden tamamen
güncel bir boyutu da bulunuyor.
farklı olan Türk kavmidir. Zira biz
Günümüzde Necip Fazıl’ın öğrencisi uzun zamanlardan beri karada ve
olduğunu veya yolundan gittiğini
denizde, Doğuda ve Batıda Rumlar
söyleyen birtakım siyaset ve basın,
ve Frenklerle cihatlarda bulunan
yayın, fikir bezirganları, emperyalist
gazilerin bütün Bizans ülkelerini
Amerika, İsrail ve İngiltere üçlüsüzaptedip oralarda vatan tutmuş olan
nün İslam dünyasını sömürme ve
Türkler olduğunu görüyoruz; bu
köleleştirme amaçlı Büyük Ortadoğu suretle Rum, Ermeni ve Gürcü ülkeveya Genişletilmiş Orta Doğu projeleriyle Frenk memleketlerinin bazılasinin peşine takılmışlar, onların
rı ve Rus diyarının bir kısmı Türk
İslam dünyasını bölüp parçalama,
memleketi hâline gelmiş, Türk dili
birbirine düşürme, kargaşa ve fitne
oralarda yayılmış, Türkler tarafından
çıkarma amaçlarına hizmet etmeyi,
bu memleketlerde İslam hükümleri
bölgede söz sahibi olmak olarak
uygulanmış ve Türklerin uğuru ve
anlamaktadırlar. Bunlar, kendilerine,
bereketi sayesinde Hıristiyan cemaatkendi varlıklarına ve üstatları olarak
lerinin bir çoğu İslam dinini kabul
gördükleri Necip Fazıl’a ihanet
ederek evvelce Rum, Frenk ve Rus
etmektedirler. Necip Fazıl haysiyetli- oldukları hâlde daha sonra
ce Türk milleti merkezli, özgün, yerli Türkleşmişlerdir ve bu da Allah’ın
ve millî bir Büyük Doğu projesi üre- Türklere nasib etmiş olduğu ilahi bir
tirken, İslamcı geçinen; gerçekte ise
fazilettir.”
Amerika’nın ve Avrupa Birliği’nin
Necip Fazıl Kısakürek de aynı
yerli işbirlikçisi olan bu ibişler,
yorumu benimsemektedir.
emperyalist batının yıkım ve fesat
Nazım Şekli: Şiir, altışar mısralık
projelerinin uygulanmasına yardımcı üç bendden oluşmaktadır. Her bendolmayı politikacılık zannediyorlar.
de 5. ve 6. mısralar, o bendin 1. ve 2.
İlkörnek: Şiirde ilkörnek olarak iki mısralarının tekrarından ibarettir.
temel figür yer almaktadır. Biri Oğuz Mısra kümelenişi bakımından nazKağan diğeri de KILAVUZ olarak
mın sabit şekillerinden müseddese
zikredilen Hz. Muhammed’dir. Şair,
benzemektedir, fakat kafiye düzeni
Oğuz Kağan’ı Türk milletinin millî
kimliğinin, Hz. Muhammed’i de dinî farklıdır. Kafiye düzeni: aaaaaabbbbbb-cccccc şeklindedir. Şiir,
kimliğinin şekillenmesinde örnek
alınması gereken ideal model kişilik- 11’li hece vezniyle yazılmıştır.
Dil: Şiirin oldukça yalın, açık ve
ler olarak sunmaktadır. Böylece
kurallara uygun düzgün bir dili varTürk-İslam düşüncesinin iki temel
dır. Şair, Türkçeyi güzel ve etkili bir
boyutu iki önemli figür tarafından
biçimde kullanmıştır. İki yerde yazım
temsil edilmektedir.
sapması görülmektedir. “KILAMetinlerarası ilişkiler: “Allah’ın
VUZ’un” ve “BÜYÜK DOĞU” keliseçtiği kurtulmuş millet!” mısraında
melerinin yazımında.
şu vereceğimiz ayetlere telmihte
“KILAVUZ’un” kelimesini Hz.
bulunulmuştur.
Muhammed’e olan saygısını ve onun
“Ey iman edenler, içinizden her
önemini vurgulamak için, “BÜYÜK
kim dininden dönerse Allah öyle bir
DOĞU” kelimesini ise medeniyet
millet getirecektir ki O, onları sever,
onlar da O’nu severler; onlar mümin- projesinin önemini vurgulamak için
büyük harflerle yazmıştır.
lere karşı mütevazi ve kâfirlere karşı
Üslûp: Şiirde kuvvetli bir şekilde
heybetlidirler. Hak yolunda gaza
hitabet üslûbu hâkimdir. Şair, kitleleederler ve dil uzatanların dillerinden
ri heyecanlandırma amacını taşıyan
yılmazlar. İşte bu Allah’ın öyle bir
hitabet üslûbu kullanıyor.
bir
inayetidir ki kime isterse ona verir.
Allah’ın inayeti bol, ilmi sonsuzdur.” Doğrudan doğruya Türk milletine
ordular sevkeden bir komutan eda“Eğer siz emrolunan gazaya çıksıyla adeta emrederek hitap ediyor.
mazsanız Allah sizi en şiddetli azab
Ahenk: Necip Fazıl, şiirini ahenkli
ile tazib edecek ve sizin yerinize sizkılabilmek için, en çok mısra sonu
den olmayan bir kavmi ikame eyleses tekrarlarına, kafiyelere yer veryecektir. Siz Allah’a hiçbir hususta
miştir. 1. bentte yarım kafiye var. 2.
zarar veremezsiniz. Çünkü Allah her
bentte tunç kafiye görülüyor. Bu benşeye mutlak surette kadirdir.”
“Bedevi Araplardan geri bırakılmış din ilk mısraında “tunç” kelimesinin
geçmesi de ilginç bir tevafuk. 3.
olanlara de ki:-Sizler, müthiş bir
şecaat sahibi olan bir kavim ile karşı- bentte de zengin kafiye bulunmaktadır. Ayrıca her bendin sonunda o
laşmaya davet olunacaksınız. Ve
bendin ilk iki mısraını tekrarlayarak
onlarla harbedeceksiniz veyahut
onlar Müslüman olacaklar. Eğer itaat kuvvetli bir ahenk üretiyor. 6+5
ederseniz, Allah size güzel bir müka- duraklı 11’li hece vezni de ahenk
kaynakları arasında yer almaktadır.
fat verecek, fakat evvelce döndüğü-
Kars'ta çığ tatbikatı gerçeğini aratmadı
KARS - Kars Afet ve Acil Durum
Müdürlüğü (AFAD) Arama ve
Kurtarma ve Kars Ulusal Medikal
Kurtarma (UMKE) ekipleri işbirliğiyle 2
bin 400 rakımda yapılan çığ tatbikatı
gerçeğini aratmadı.
Sarıkamış ilçesi Çatal Dere mevkisinde 2 bin 400 rakımda yapılan çığ
altında yaralı arama kurtarma ve
müdahale tatbikatına AFAD ile
UMKE'den 35 personel, 2 kar motoru, 3 ambulans yer aldı.
Senaryo gereği, dağlık bölgede
avlanmaya çıkan iki kişinin çığ altında
kalması üzerine yetkililere bilgi verildi.
AFAD ve UMKE'den yola çıkan ekipler, olay bölgesine kısa sürede ulaştı.
Alan belirleme ve güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra Kars AFAD ekipleri, çığ bölgesini çubuklarla taradı. Bu
sırada UMKE ekipleri de afetzedelerin bulunması halinde müdahale için
hazırda bulundu. Arama sırasında
avcılardan biri yara almadan kurtulurken diğer avcı için arama faaliyetlerine devam edildi.
Yapılan aramalar sonucu kar altında bulunan yaralı, AFAD ekibi tarafın-
dan dikkatli bir şekilde çıkartılarak,
UMKE ekibine teslim edildi. Sağlık
ekiplerinin, olay yerinde yaptığı ilk
müdahalenin ardından, yaralı hastaneye götürüldü.
Kars Sağlık İl Müdürü Dr. Mehmet
Kan, gazetecilere yaptığı açıklamada,
Kars'ın bölge itibarıyla Türkiye'nin en
soğuk illerinden biri olduğunu, kış
mevsiminin yoğun olması nedeniyle
UMKE ve AFAD ekipleri olarak olası
bir çığ felaketi veya arama kurtarma
faaliyetleri için Sarıkamış'ta tatbikat
gerçekleştirdiklerini söyledi.
Tatbikatın başarılı bir şekilde yapıldığını belirten Kan, şunları kaydetti:
"Tatbikatta iki ekibin kombine çalışması sonucu olay yerine kısa sürede
ulaşılarak vakaya müdahale ediliyor.
Olay yerinde AFAD ekibi öncelikle
olmak üzere yaralıyı çığ altından
çıkardıktan sonra UMKE ekibi de
yaralıya gereken ilk müdahaleyi yapıyor. Ardından olay yerinden alınan
yaralının ambulansla en yakın devlet
hastanesine intikali sağlanıyor. Bu
şekilde tatbikatımızı başarıyla sonuçlandı." (AA)
12
‘İDAM’ ÇIĞLIĞI
17 Şubat 2015 Salı
Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın Tarsus’ta vahşice katledilişi 7’den 70’e infiale
yolaçtı. Yürek dağlayan cinayetin ardından ‘idam’ sesleri yeniden yükseldi. Milyonlarca
kişi, “Katil Suphi Altındöken idam edilsin” diye slogan attı, kampanya başlattı.
MERSİN- Mersin’in Tarsus
ilçesinde 11 Şubat’ta ortadan
kaybolan, cesedi ise 2 gün
sonra yakılmış halde Cin
Deresi’nde bulunan 20 yaşındaki üniversite öğrencisi
Özgecan Aslan, herkesin
yüreğini dağladı. Evine gitmek
amacıyla bindiği minibüsün
şoförü tarafından önce
saldırıya uğrayan, tecavüze
direnince hem bıçakla hem de
levyeyle darp edilip öldürülen
Özgecan’ın, ‘delilleri yok
etmek’ amacıyla yakılarak
katledilmesi Türkiye’yi yasa
boğarken, Özgecan’ı öldüren
katile ve ona yardım edenlere
öfke sel oldu.
Sokağa taşan protestolar
‘idam’ sesleri arasında
yapılırken, sosyal medyada
milyonlarca kişi “Özgecan’ın
katili asılsın”, “Katil Suphi
Altındöken idam edilsin” şeklinde mesajlar paylaştı.
Süper Lig maçlarında da
taraftarlar, “Katil idam edilsin”
diye tezahürat yaptı.
Mersin’deki protestolarda ise
binlerce kişi “İdam, idam,
idam” sloganları attı. İdam
cezası için birçok şehirde imza
kampanyaları açıldı. Özgecan
için yurdun dörtbir yanında
gıyabi cenaze namazları kılındı.
Acılı ailenin evine taziye
ziyaretine giden Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanı Ayşenur
İslam, “Bir bakan olarak değil
ama bir anne ve kadın olarak
şahsa karşı işlenen suçların
cezasının idam olabileceğini
düşünüyorum. Bu tartışılabilir”
dedi. İslam, şu anki mevzuatta
cana kıymanın ve tecavüzün
cezasının ‘ağırlaştırılmış müebbet’ olduğuna işaret etti.
Önceki gün “Bu tür suçlar için
idam cezası yeniden getirilmeli” diyen Ekonomi Bakanı
Nihat Zeybekci ise dün de aynı
yönde açıklama yaptı.
Zeybekçi, “Türkiye, kamu vicdanını rahatlatıcı bir şekilde bu
tür infial, yani insanlık suçu,
millete karşı, insanlığa karşı
işlenmiş olan böyle suçlara
bence gerekli cezayı verebilmeli diye düşünüyorum”
dedi. Zeybekçi, “Türkiye’de
siyaset, Meclis, partiler bunu
müessif bir olay, toplumsal
travmaya yol açan bir olay.
İnsani olarak baktığımızda
sözün bittiği yerdeyiz” diye
konuştu.
Başbakan Ahmet
Davutoğlu’nun eşi Sare
Davutoğlu, Özgecan’ın
öldürülmesiyle ilgili, “İki gündür
yaşadıklarımız ve okuduklarımız, içimize bir ateş gibi
düştü ve yüreğimizi yakıyor.
Özgecanımız, canımızdan
kopan bir parça oldu” dedi.
Konya’da konuşan Davutoğlu,
bu insanlık dışı cinayetlere
‘dur’ diyebilmek için seferberlik
vaktinin geldiğini kaydetti,
“Hepimiz el ele vermeliyiz” diye
konuştu. Gaziantep Büyükşehir
tartışmalı. Bütün bazı popülist
Belediye Başkanı Fatma Şahin,
mülahazaların dışında, bu konu Özgecan’ın katilinin hadım
akılla tartışılmalı” açıklaması
edilmesi gerektiğini belirtti.
yaptı.
Şahin, “Bakanlık dönemimizde
AK Parti İstanbul Milletvekili cinsel istismar olaylarıyla ilgili
Alev Dedegil de Özgecan Aslan bir dizi çalışma hayata getircinayetinin ardından bazı
miştik. Hadım konusu da günsuçlara yönelik idam cezasının deme gelmişti. Hatta o zamantartışılması gerektiğini bildirdi.
lar bazı kesimler, çalışOlayın salt şiddet değil, aynı
malarımıza ‘Hangi çağda yaşıyzamanda vahşet olduğuna
oruz’ diye tepki göstermişti.
işaret eden Dedegil, “Hangi
Özgecan Aslan olayı bunun
ceza yeterli olabilir? Ne ceza
gerekliliğini bir kez daha gösverilirse kamuoyu vicdanı
terdi. Hadım etme cezası bu
rahatlar? Böyle bir acısı hafiolayda uygulanmalı. Çünkü
fletecek bir ceza var mı, olabilir halkın vicdanını rahatlatacak,
mi?” diyerek tepkisini dile
suça meyilli olacak kişileri caygetirdi. Özgecan’ın öğrenim
dırıcı bir çalışmanın hayata
gördüğü Çağ Üniversitesi’nin
geçirilmesi gerektiğini
Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.
düşünüyorum” ifadelerini kulDr. Yücel Ertekin ise “Çok
landı.
haber
IŞİD vahşette
sınır tanımıyor
ANKARA - Terör örgütü IŞİD'in, Libya'da alıkoyduğu 21 Mısırlı Kıpti'yi öldürdüğüne dair bir video
yayınlandı. Mısır'da öldürülen rehineler için 7 günlük
yas ilan edildi.
Terör örgütü IŞİD'in Libya'da kaçırdığı 21 Mısırlı
Kıpti'yi öldürdüğünü gösteren video kaydı yayınlandı.
IŞİD'e yakın bir internet sitesinde yayınlanan birkaç
dakikalık video görüntüsünde, siyah elbiseli militanların önlerinde turuncu renkli elbise giyen bir grupla
sahile geldiği görülüyor.
Tek sıra halinde dizilen grubun ortasında diğerlerinden farklı giyinen bir kişi çıkıp İngilizce, konuşma
yapıyor. Videoda Mısırlıların öldürüldüğü yer olarak
Libya'nın başkenti Trablus kenti sahili gösteriliyor.
Öte yandan Mısır Ortodoks Kilisesi Sözcüsü Poules
Halim, Mısır Eş-Şarku'l Avsat haber ajansına yaptığı
açıklamada, video görüntüsünde boğazı kesilen kişilerin Libya'da kaçırılan 21 Mısırlı Kıpti olduğunu
doğruladı.
Darbeci Abdulfettah
es-Sisi ise Mısır'da 7
gün yas ilan etti. Mısır
Cumhurbaşkanlığından
yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanının,
Milli Savunma
Konseyi'ni acil toplantıya çağırdığı kaydedildi.
Teselli ve takip sözü ziyareti
MERSİNCumhurbaşkanı Tayyip
Erdoğan’ın kızları
Sümeyye Erdoğan ve
Esra Albayrak ile Kadın
ve Demokrasi Derneği
(KADEM) Başkanı Sare
Aydın Yılmaz, katledilen
Özgecan Aslan’ın ailesine taziye ziyaretinde
bulundu.
Anne Songül
Aslan’ın elini öperek
ona başsağlığı ve sabır
dileyen Erdoğan ve
Albayrak, gözü yaşlı
annenin acısını paylaştıklarını belirtti.
Erdoğan ve Albayrak
şunları söyledi:
“Allah sizi kötü
insanlardan korusun”
diyen anneyi, ellerini
tutarak teskin etmeye
çalıştı. Ziyaretten dolayı
teşekkür eden Songül
Aslan, “Melek yüzlü
kızım benim, canilerle mücadele etmiş,
ne emeklerle büyüttüm ben onları. Bir
cani gelip çocuğuma nasıl kıyıyor!
Çocuğum namusunu korumak için kendini feda etmiş. Cezalarını en şiddetle çek-
Özgecan’ın adı
o tesise verildi
melerini istiyorum. Düşündükçe deli oluyorum" dedi. Sümeyye Erdoğan da "Senin
her zaman yanında olacağız. Olayın
takipçisi olacağız."
Ziyaret çıkışında da konuşan Erdoğan
Dehşete düşüren itirafın ardından…
Sapık katil tutuklandı
MERSİN- Hunharca cinayete
kurban giden Çağ Üniversitesi
Psikoloji Bölümü öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ın katil zanlısı
minibüs sürücüsü 26 yaşındaki
Suphi Altındöken jandarmada
verdiği ve duyanı dehşete düşüren
ifadesinin ardından tutuklandı.
Türkiye’yi gözyaşına boğan
vahşeti soğukkanlılıkla anlatan
Altındöken ifadesinde, Özgecan’a
önce tecavüz etmek istediğini, bunu
yapamayınca da bıçaklayıp, son
darbe olarak kafasına levye ile
vurup öldürdüğünü anlattı, “Cesedi
ortadan kaldırmak için üzerine benzin döküp çakmağı çakıp yaktım.
Çünkü gömmeye zamanımız yoktu”
dedi. İşte katilin verdiği o ifade:
“Özgecan ‘Mersin’e gideceğim’
dedi. Ben D-400 karayolu yerine
Hal Kavşağı’ndan otoban istikametine gittim. Özgecan ters yöne git-
tiğimi daha sonra fark etti, bana
bağırmaya başladı. Aracı kenarda
durdurdum tecavüz etmek için
saldırdım. Boğuşmaya başladık, bu
sırada cebinden çıkardığı biber
gazını yüzüme sıktı, tırnakları ile de
yüzümü parçaladı. Direnerek
tecavüz etmemi engelledi. Araçta
bulunan bıçağımı rastgele sallamaya başladım. Kaç defa
sapladığımı hatırlamıyorum. DNA
testinde delil bırakmamak için de iki
elini bileklerinden kestim, cesedi
yaktım.” “Hemen ölmeyince paniğe
kapıldım. Levye ile kafasına defalarca vurdum. Öldükten sonra da
aracın içerisine gizlediğim cesetle
tekrar Tarsus şehir merkezine
geldim. Babamı ve arkadaşımı
alarak ipucu bırakmamak için cesedi yakmamız gerektiğini söyledim.
Cesedi indirip Cin Deresi kenarına
bıraktık.”
"Çok korkunç bir durum. Acılarını paylaşmak için geldik. Çok güzel ve asil insanlar. Bu canilerin en ciddi cezayı almaları
için takipte olacağız. Biz KADEM olarak
da Elimizden geleni yapacağız" dedi.
Fransız Müslümanlar siyasi parti kurdu
ANKARA - Demokratik
Fransız Müslümanlar Birliği
(UDMF) ilk kez mart ayında
Fransa’da yapılacak olan
yerel seçimlerde seçmenlerin
karşısına çıkacak. İspanyol
basınında yer alan haberlere
göre, UDMF’nin parti programında Türkiye ile ilgili
cümleler de var. Türkiye’nin
AB’ye tam üyeliğine destek
veren parti Avrupa
Hristiyanlarına da Türkiye ile
ilgili ön yargıları kırması
çağrısı yapıyor. Parti programında Filistin davası ise
önemli bir yer tutuyor.
Avrupalılara Filistin davasına
sahip çıkılması isteniyor.
Temelleri 2012 yılında
atılan UDMF’nin Genel
Başkanı Emir Megharbi, partilerinin Almanya’da
Başbakan Angela Merkel’in
başında bulunduğu Hiristiyan
Demokrat Birlik Partisi (CDU)
ve Fransız Hiristiyan
Demokrat Partisi (PCD) ile
aynı olduğuna dikkat çekti.
Megharbi siyaset yapmanın
kutsal bir görev olduğunu
vurguladı. Fransa genelinde 8
bin üyesi olan parti, aşırı sağ
siyasetçilerin kendilerine
yönelik “Fransa’yı
İslamlaştırmak istiyorlar”
yönündeki suçlamalara da
karşı çıkıyor.
Fransa’da Müslüman
vatandaşların sesini duyurmak için bir alternatif sunduklarını ifade eden
Megharbi, ülkede “Hristiyan”
isminin geçtiği çok sayıda
siyasi partinin olduğunu
söylerken, bunun hiçbir
soruna yol açmadığını da
hatırlatıyor. Partinin bir sonraki hedefi ise 500 imza
toplayıp cumhurbaşkanlığı
seçimlerine de katılabilmek.
(AA)
ANTALYA- AK Parti Antalya İl Kadın Kolları 4.
Olağan Kongresi ve 152 tesisin toplu açılış törenlerine katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Mersin’de
hunharca katledilen üniversite öğrencisi Özgecan
Aslan’ın ölümünün herkesin yüreğini dağladığını
söyledi. Davutoğlu, özetle şunları söyledi:
Bu hunharca saldırıyı yapanları lanetliyorum ve
adaletin en sert şekilde müdahalede bulunacağına
inanıyorum. Annesi muhterem Songül hanım ile telefonla görüştüm, taziyelerimi paylaştım. Bu tür şiddetin bir daha olmaması için ne gerekiyorsa
yapacağız. Özgecan kardeşimizin adının yaşaması
için Antalya’da açılan gençlik merkezinin adını
Özgecan Aslan koyacağız.
(Salondakilerin “Kadına uzanan eller kırılsın” sloganları üzerine) Özellikle erkeklerin bu sloganı yaymasını istiyorum. Kadına uzanan eller kırılsın, kim
uzatırsa uzatsın kadına uzanan eller kırılsın. Bu elleri
kıracağız, bu elleri kıracağız. İnsanoğlunun gördüğü
en namert kişi kadına el uzatan kişidir. Biz
Toroslar’ın zirvesinde analarımızdan bu kültürü
alarak büyüdük. Rahmetli anam derdi ki, ‘erkeğin
kötüsü kadına el uzatır, kadının kötüsü de çocuğa’.
Biz kadınlarımızı da çocuklarımız da koruyacağız, bu
kültürü yaygınlaştıracağız.
Annesini doğum sırasında kaybeden biri olarak
en asli görev annelerimizi, kadınlarımızı koruma
görevidir. Kadına yönelik şiddeti tümüyle ortadan
kaldırmak için seferberlik ilan ediyoruz. AK Parti
kadın teşkilatları, bütün Türkiye’de şu andan itibaren
kadına yönelik şiddet konusunda seferberlik
halindedir. Sizinle birlikte gelin güzel bir kampanya
başlatalım. Ben ve eşim, bugünden itibaren kadına
yönelik şiddet konusunda kapsamlı bir seferberlik
başlatıyoruz. Sizler de buna eşlerinizle katılın.
Özgecan için, şiddet görmüş bütün kadınlar için,
kadınlarımız seslerini yükseltmeli, ayağa kalkmalı.
Kadına uzanan eller kırılsın.
TÜM SALON FATİHA OKUDU
Özgecan Aslan ve şiddet mağduru tüm kadınlar
için Fatiha okumaya davet ediyorum. Allah kimseye
evlat acısı vermesin. Biz evlat acısına, annelerin
acısına son vermek için ülkemizi boydan boya bir
kardeşlik coğrafyası haline getirmek için boydan
boya çalışıyoruz. Bu bizim için en temel hedeftir.
Çözüm süreciyle kastettiğimiz, doğusuyla, batısıyla,
kuzeyiyle, güneyiyle bütün bir Türkiye’nin kardeş
olmasıdır.
dış dünya
17 Şubat 2015 Salı
Umuda yolculukta ilk
durak: LAMPEDUSA
İtalya'nın Afrika'ya
en yakın noktası
Lampedusa adası,
son yıllarda
Afrika'dan Avrupa
ülkelerine gitmek
üzere küçük tekneler ve botlarla
Akdeniz'e açılan
çok sayıda kaçak
göçmenin ölümüyle
sonuçlanan trajedilerle dünyanın gündemine geliyor.
LAMPEDUSA - Lampedusa her yıl
savaş ve yoksulluk gibi şartlardan
kaçarak umuda yolculuğa çıkan binlerce göçmenin akınına uğruyor.
Avrupa'ya son bir senede yasa dışı yollardan giriş yapan 278 bin göçmenden
170 bini İtalya üzerinden geçen yolu
kullandı. Bu 170 bin kişiden 142 binin
Libya'dan açılarak Lampedusa güzergahından gelmesi, son günlerde adı
yine bir göçmen trajedisiyle anılan bu
küçük adanın ne denli büyük ve aralıksız göçmen akınına maruz kaldığını
ortaya koyuyor.
Libya açıklarında geçen pazar kurtarılan az sayıda sanığın ifadesiyle ortaya
çıkan 300'ü aşkın kişinin hayatını kaybettiği trajediyle bir kez daha uluslararası kamuoyunun gündemine gelen
adanın ana geçim kaynağı turizm.
Göçmenlerin gözünde güvenli bir
yaşamın kapısı olarak görülen
Lampedusa'da belediye başkanından
balıkçısına kadar halk, sık aralıklarla
devam eden göçmen akını ve göçmen
teknelerinin alabora olmasıyla yaşanan
trajedilerle anılmaktan yorulmuş görünüyor. Yine de Lampedusa halkı göçmenlere karşı misafirperverliğini sürdürüyor ancak bu akının değişeceğine
dair çok umutları da yok.
Geçen haftaki son yaşanan trajedinin ardından AA muhabirine konuşan
Lampedusa Belediye Başkanı Giusi
Nicolini, son olayı "moral bozucu" olarak nitelendirdi. Belediye Başkanı
Nicolini, tüm olan bitene rağmen "hiçbir
şey değişmeyecek" düşüncesine kapılmak yerine halen umutlu olmak için
Lampedusa'da güç bulduklarını söyledi.
Göçmenlerin yaşadığı acılar ve yaslar karşısında ada halkının bu kişilere
sürekli destek olduğunu aktaran belediye başkanı, "Ama bunu ne kadar uzun
sürdürebilir bilmiyorum" dedi.
Adasının bu konuda büyük fedakarlıklar yaptığını belirten Nicolini, "Benim
adam büyük bir ada ve Lampedusalılar
büyük iş yapıyorlar" diye konuştu.
Ada çevresinde yaşanan gelişmelere
Avrupa'nın nasıl yaklaştığı sorusuna ise
Nicolini, "Avrupa yok. Avrupa gözlerini
kapıyor. Kafasını başka tarafa çeviriyor"
yanıtını verdi. Lampedusa belediye
başkanı, AB'nin adada ve çevresinde
gelişen olaylara seyirci kaldığını belirtti.
Başkan Nicolini, umut yolcularının
yeni hayat bulmak için geldiği
Lampedusa'nın Avrupa'nın kapısına
dönüştüğünü ifade etti. Nicolini, ülkesinde Ekim 2013'ten itibaren bir yıl
süren ve Akdeniz'de geniş bir koridorda göçmen teknelerine batmadan
müdahale edilmesini sağlayan "Mare
Nostrum" adlı insani yardım operasyonu ile onun yerini alan daha sınırlı kapsamdaki Triton operasyonuna yönelik
tartışmaları da değerlendirdi.
Triton'un faydasız olduğunu söyleyen Belediye Başkanı, şunları kaydetti:
"İki farklı şeyden söz ediyoruz.
Karşılaştırılamazlar. Biri, Mare Nostrum,
insani yardım operasyonuydu. İtalyan
devleti, 3 Ekim 2013'teki korkunç trajediden sonra acil duruma karşı bir cevap
vermek amacıyla bu operasyonu başlatmıştı. Alabora ve batma vakalarının
yaşanmasını önlemek için Akdeniz'in
gözetlenmesi arttırılmıştı. Triton ise bir
polis operasyonu. AB sınır ajansı
Frontex yürütüyor. Tek bir amacı var, o
da sınırı korumak. Ama denizde sınırı
korumak kesinlikle çok faydasız ve hiçbir şekilde gerekli değil. Bizim kıyılarımızdan 30 mil açığına kadar bakıyorlar.
Oysaki, son yaşanan hadisede bizim
Sahil Güvenlik ekibimiz 110-140 mil
açığa giderek, kendi hayatlarını da riske
atarak kurtarma operasyonu yaptı. Bu,
Triton'un ne kadar yararsız olduğuna
dair fikir veriyor."
Lampedusa'nın harika doğası, kıyıları ve denizi olduğunu belirten
Belediye Başkanı Nicolini, adayı ayakta
tutan şeyin turizm olduğunu, bütün bu
yaşananlar nedeniyle adaya gelmek
isteyenlerin tehlike endişesiyle gelmekten çekinmemesi gerektiğini ifade etti.
Nicolini, "Buradaki en yüksek tehlike,
yüksek ücret ödeyerek adamıza denizi
aşarak gelmeye çalışan göçmenler için
söz konusu" dedi.
Lampedusa halkı, ülkelerindeki zor
şartları geride bırakıp yeni bir hayat
kurmak isteyen göçmenlerin durumunu
anlıyor. Ancak yine de adalarının sadece bir göçmen trajedisi olması halinde
gündeme gelmesinden ve kendi sıkıntılarının aktarılmamasından şikayetçi.
Adada balıkçılık yaparak geçimini
sürdüren Gaetano da böyle düşünenlerden biri. Gaetano, "Ne yazık ki garibanlar savaştan kaçıyorlar. Onlar yeni
bir hayat bulmak için geliyorlar" dedi
ancak ülkesinin sürekli bu yolla göçmenleri kabul edecek durumda olmadığını söyledi.
Gaetano, "Tabii ki bu insanlar hayatlarını tehlikeye atarak Lampedusa'ya
geliyorlar. Ancak biz İtalyanlar da haliyle her şeyi karşılayamayız" diye konuştu. (AA)
Ürdün, radikalizmle
mücadele edecek
Türkiye'nin
Afganistan'a
yardımları
sürüyor
KABİL - Türk İşbirliği ve
Koordinasyon Ajansı (TİKA),
Afganistan'a yardım çalışmaları kapsamında başkent Kabil'deki Falah Talim
ve Terbiye Eğitim Merkezi'nde içme
suyu sağlanması amacıyla kuyu açtı.
Kuyunun açılışı nedeniyle düzenlenen törene TİKA Kabil Koordinatörü
Süleyman Şahin, Afganistan Devlet
Başkanı Diyanet İşleri Danışmanı
Nematullah Şahrani, Türkiye'nin Kabil
Büyükelçiliği yetkilileri, bazı Afgan yetkililer ve çok sayıda davetli katıldı.
TİKA Kabil Koordinatörü Süleyman
Şahin, törende yaptığı konuşmada,
Afganistan ve Türkiye arasındaki iyi ilişkilerin bin yılı aştığını ve gelecekte de
devam edeceğini umduğunu, açılan su
kuyusunun merkezde eğitim gören
öğrencilere hayırlı olmasını diledi.
Afganistan Devlet Başkanı Diyanet
İşleri Danışmanı Nematullah Şahrani ise
iki ülke arasındaki dostluğun kalpten
olduğunu, köklerin tarihe dayandığını ve
resmi temasın ise 93 yıl önce Gazi
Mustafa Kemal Atatürk ile Gazi
Amanullah Han tarafından başladığını
söyledi. (AA)
AMMAN - Ürdün Başbakanı
Abdullah en-Nusur, radikalizm ve
aşırılığa karşı ülkesinin kapsamlı
bir planı uygulamaya başladığını
bildirdi.
Başkent Amman'da düzenlenen "Radikalizmle Mücadele için
Kapsamlı Stratejiye Doğru:
Ulusal Uzlaşı İmkanları" isimli,
siyasi araştırmalar için El-Kudüs
Merkezi tarafından düzenlenen
konferansta konuşan Nusur,
hükümetin kısa süre önce radikalizm ve kutsallaştırmaya karşı
kapsamlı bir planı uygulamaya
başladığını belirtti.
Nusur, "Planın ilk aşaması, mutedil
kişiler yetiştirilecek şekilde eğitim sisteminin yeniden gözden geçirilmesi,
cami misyonunun tekrar saygınlaştırılması, imamlar ve vaizlerin iyileştirilmesi
ile hutbelerin seviyesinin yükseltilmesidir" dedi.
Başbakan Nusur, planın ülkedeki
tüm devlet kurumlarını kapsadığını,
vakıfların da topluma olan etkileri
nedeniyle terör örgütleri ve radikal
örgütlerin oluşturduğu gerçek tehlikeyle mücadelede yer alacağını söyledi.
Arap ülkelerinde terörün yaygınlaşmasının sebeplerine değinen Nusur,
bunların din adına cehaletin yayılması,
uluslararası radikal seslere karşı mutedil alimlerin etkinliğinin olmaması,
resmi dini kurumların etkinliğinin olmaması, cami görevlilerinin seviyesinin
düşük olması, hilafet, cihat ile hakimiyet gibi bazı kavramların doğru olmayan şekilde yayılması ve manasının
saptırılması olduğunu belirtti.
Radikalizmin yayılma sebeplerinden
SICA"ya, Türkiye'nin
“bölge dışı gözlemci
üye" olmasını sağlayan
anlaşma imzalandı
Türkiye'nin G20 dönem başkanlığında ele alacakları sözünü verdiklerini
ve şimdi de bu sözü tutmakta olduklarını söyledi.
Çavuşoğlu, "SICA'da gözlemci
olmak, Orta Amerika ülkeleriyle ikili
bağlarımızı güçlendirecektir. Düzenli
istişareler yürütmek için ortak işbirliği
mekanizmasının kurulmasını arzu
ediyoruz. Türkiye ve SICA birçok
alanda işbirliği yapabilir. Ekonomi,
sosyal gelişmeler, felaket yönetimi,
bölgesel güvenlik ve eğitim alanları
önemli potansiyeller taşıyor" diye
konuştu. Türkiye'nin Orta Amerika'ya
katkılarına da değinen Çavuşoğlu,
Belize ve Guatemala arasında güven
inşası önlemleri kapsamında
Amerikan Devletleri Organizasyonu
(OAS) barış fonuna 270 bin dolar
yardımda bulunduklarını, Türkiye
Uluslararası Uyuşturucu ve Organize
Suçlarla Mücadele Akademisi'nin
(TADOC) 2010 yılında SICA ülkeleri
güvenlik güçlerine eğitim verdiğini ve
bu eğitimleri yine verebileceklerini
bildirdi.
SICA bölgesinden yüksek lisans
öğrencilerine 2011 yılından bu yana
burs sağladıklarını ve daha fazla başvuru olmasını beklediklerini anlatan
Çavuşoğlu, Türkiye ile Orta Amerika
ülkeleri arasında kalkınma işbirliğinin
de önemine işaret etti.
Çavuşoğlu, TİKA delegesinin
geçen yılın mayıs ayında Guatemala,
Belize, Honduras ve Dominik
Cumhuriyeti olmak üzere dört ülkeyi
ziyaret ettiğini ve buralardan proje
önerileri aldığını belirterek, şimdiden
800 bin dolar değerindeki birçok
projeyi başardıklarını söyledi.
TİKA'nın çok yakında bölgedeki
ilk koordinasyon ofisini Meksika'da
açacağını dile getiren Çavuşoğlu,
ikinci ofisin de Bogota'da olacağını
ifade ederek, bu sayede TİKA'nın
bölgedeki faaliyetlerinin artacağını
kaydetti. Türkiye ile SICA ülkeleri
arasındaki ticaret hacminin geliştirilmesi gerektiğini de dile getiren
Çavuşoğlu, "Serbest ticaret anlaşmaları yapmak, ticari entegrasyonun
artmasına imkan sağlayacak. Belki
coğrafyalarımız bizleri birbirimizden
ayırabilir ama ortak çıkarlarımız ve
amaçlarımız bizi birbirimize yaklaştıracak. Burada bana gösterilen sıcak
evsahipliği de benzerliklerimizin farklılıklarımızdan daha fazla olduğunu
gösteriyor. Ben de buna, gelecek yıl
Türkiye'de düzenlenmesini beklediğimiz ikinci Türkiye - SICA Dışişleri
Bakanları Toplantısı'na ev sahipliğimizle karşılık vermeyi arzuluyorum"
diye konuştu. (AA)
GUATEMALA - Dışişleri Bakanı
Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Orta
Amerika ülkelerinin güvenlik ve refahı
için oluşturulmuş bölgenin en güçlü
uluslararası örgütü olan SICA arasında, Türkiye'nin SICA'ya "bölge dışı
gözlemci üye" olmasını sağlayan
anlaşmayı imzaladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın Latin Amerika ülkelerinden Meksika'yı ziyaretinde eşlik eden
Çavuşoğlu, buradaki temaslarının
ardından Orta Amerika ülkelerinin
güvenlik ve refahı için oluşturulmuş
bölgenin en güçlü uluslararası örgütü
olan Orta Amerika Entegrasyon
Sistemi'nin (SICA) zirvesi için
Guatemala'ya geçti.
Zirvede, Türkiye'nin Orta
Amerika'nın geleceği için masaya
oturduğu ve ilkkez düzenlenen
Türkiye - SICA Birinci Dışişleri
Bakanları Forumu'na katılan
Çavuşoğlu, örgütün dönem başkanı
Guatemala Dışişleri Bakanı Carlos
Raul Morales Moscoso ile birlikte,
Türkiye'nin SICA'ya "bölge dışı gözlemci üye" olmasını sağlayan anlaşmayı imzaladı.
Forumda konuşma da yapan
Çavuşoğlu, Guatemala'yı ziyaret
eden ilk Türk bakanı olmaktan büyük
memnuniyet duyduğunu söyledi.
Çavuşoğlu, "Bu anlaşma, Türkiye'nin
bölgenin geleceği ve potansiyeline
olan güçlü inancının kanıtı. SICA'da
gözlemci olmak, Orta Amerika ülkeleriyle bağlarımızı güçlendirecektir"
dedi. Türkiye'nin Orta Amerika ile ilişkilerinin "coğrafi uzaklıklar ve diplomatik altyapı" nedeniyle uzun
zamandır istenen düzeyde olmadığını, ancak son dönemde ilişkilerde
önemli mesafeler katedildiğini dile
getiren Çavuşoğlu, SICA bölgesinde
diplomatik misyonlarının sayısını
artırmakta olduklarını, Panama,
Kosta Rika ve Dominik
Cumhuriyeti'nden sonra şimdi de
Guatemala'da büyükelçilik açacaklarını bildirdi. Çavuşoğlu, SICA'da kalıcı gözlemci üye statüsü almaktan
duydukları memnuniyeti de dile getirerek, bunun Türkiye'nin bölgenin
geleceği ve potansiyeline güçlü inancının kanıtı olduğunu kaydetti.
Türkiye ile SICA ülkelerinin dış
politikada benzer hedefleri bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, küçük devletlerin yaşadıkları zorlukların da farkında olduklarına dikkati çekerek,
geçen yıl İstanbul'da ilki düzenlenen
Türkiye-Karayip Topluluğu (CARICOM) İstişare ve İşbirliği
Mekanizması Dışişleri Bakanları toplantısında dile getirilen kaygıları,
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
1
2
3
4
5
6
7
8
birinin de Arap ve İslam coğrafyasında
fakirlik ve işsizliğin yoğun görülmesi
olduğunu ifade eden Nusur, istatistiklerin uluslararası yardımların yarısına
tekabül eden yaklaşık 70 milyon dolarlık yardım ve bağışın bu coğrafyaya
dağıldığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Nusur, zulümün varlığı, haklara
ulaşma noktasında ayrım ve adaletin
olmaması, adam kayırma, torpil, hemşehriciliğin kişilerde umutsuzluk hissine
yol açtığını, bunun da kanun ve rejim
dışına çıkılmasına neden olduğunu dile
getirdi.
Bölgedeki siyasi durumun radikalizmin yayılmasına yol açtığını söyleyen
Nusur, Filistin konusunun hala çözülmemesinin de bunda rolünün bulunduğuna değindi.
Siyasi araştırmalar için El-Kudüs
Merkezi Müdürü Ureyb er-Rentavi ise
konferansın radikalizm ve radikalizmle
mücadele kavramlarında ulusal uzlaşıyı
hedeflediğini söyledi. Milletvekilleri ve
bakanların katıldığı konferansın 3 gün
sürmesi planlanıyor. (AA)
13
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
5
6
7
8
9
10
14
TURİZM
17 Şubat 2015 Salı
Didim UNESCO
listesine girmek istiyor
Trabzon’un 4 bin
yıllık geçmişine
turist ilgisi...
ISSN 1308-7622
TRABZON - Karadeniz Bölgesinin en
önemli şehirlerinden Trabzon'un 4 bin yıllık
geçmişini yansıtan Trabzon Müzesinde
sergilenen eserler, kente gelen yerli ve
yabancı turistlerce yoğun ilgi görüyor.
Trabzon Kültür ve Turizm Müdürü İsmail
Kansız, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
bugün müze olarak kullanılan yapının 1900'lü
yıllarda banker Kostaki Teophylaktos tarafından konut olarak yaptırıldığını anımsattı.
Kostaki Teophylaktos'un 1917 yılında
iflasının ardından binanın Nemlioğlu ailesi
tarafından satın alındığını belirten Kansız,
binanın milli mücadele yıllarında karargah
olarak kullanıldıktan sonra Atatürk 'ün
Trabzon'u ilk ziyaretinde konaklaması için
düzenlendiğini anlattı.
Binanın daha sonra hükümet konağı,
genel müfettişlik ve kız meslek lisesi olarak
hizmet verdiğini anlatan Kansız, "Konak
1987'de Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis
edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1987 ile
2001 yılları arasında yapılan restorasyonla
aslına uygun şekilde yenilendi.
Restorasyonun ardından da binanın kapıları
Trabzon Müzesi olarak yerli ve yabancı turistlere açıldı" diye konuştu.
Kansız, Trabzon Müzesinin yaklaşık 14
yıldır yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine
açık olduğunu ve ziyaretçi sayısının da her
geçen yıl arttığını vurguladı.
Müzenin bodrum katında arkeolojik eserler seksiyonu, zemin katında konak teşhiri,
birinci katta etnografik eserler seksiyonu ve
asma katında da idari bölümün yer aldığını
dile getirerek, şunları kaydetti:
"Arkeolojik eserler bölümünde Erken Tunç
Dönemi'nden Osmanlı Dönemi sonuna kadar
taş, pişmiş toprak, metal ve cam eserler
sergilenmektedir. Kronolojik sıraya göre
düzenlenen arkeolojik eser seksiyonu 4
mekandan oluşmaktadır. Müzenin etnografik
eserleri arasında ise İslami eserler, silahlar,
yazma eserler, takılar, giysiler gibi bölümlerin
yanı sıra 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay
seksiyonu ve Büyük Önder Atatürk'ün yatak
odası bulunuyor."
Kansız, müzenin kente katkısının oldukça
önemli olduğuna işaret ederek, "Trabzon 4
bin yıllık tarihi geçmişe sahiptir. Bu değerleri
yansıtan eserlerin sergilenmesi de çok önemlidir. Dolayısıyla müzenin şehir ve ülkemizin
önemli bir turizm kolu olduğunu düşünüyorum. Müzede Trabzon'un 4 bin yıllık geçmişini yansıtan 4 bin 600 tarihi eser sergileniyor.
2013 yılında müzeyi yerli ve yabancı 18 bin,
2014 yılında ise 35 bin kişi ziyaret etti.
Tanıtımlara verdiğimiz önem sayesinde
sayının bu yıl daha da artacağını düşünüyoruz" diye konuştu.
Kansız, ziyaretçi sayısının kültürel değerlerin yansıtılması açısından önemli olduğunu
dile getirerek, müzenin ziyaretçi sayısını her
yıl artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Yıl: 45
Sayı: 15096
17 Şubat 2015
Salı
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi
Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bilişim Medya Sanayi ve
Ticaret A.Ş. Sahibi adına Ahmet Serkan Küçük
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Muhabir - İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
Şenol Günüç, Emine Özcan, Kenan Ergen,
Hakkı Murat Söbütay, Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Yeni Batı Mah. 2412 Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle /
ANKARA Tel: 0312 397 49 79 - [email protected]
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Basıldığı Yer:
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
Ege'nin tarihi ve turistik merkezlerinden Didim, UNESCO Dünya Kültür Mirası
Listesi'ne girmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde girişim başlattı.
AYDIN - Didim Ticaret Odası tarafından ilçede bulunan Milet Ören Yeri, İlyas
Bey Külliyesi ve Apollon Tapınağı için
başlatılan girişimle ilgili inceleme gezisi
düzenlendi.
Gezide açıklamalarda bulunan Didim
Ticaret Odası Başkanı Şaban Üstündağ,
Milet, Apollon Tapınağı ve İlyas Bey
Külliyesi'ni bünyesinde barındıran
Didyma Ören Yeri için Kültür ve Turizm
Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler
Genel Müdürlüğü'ne Dünya Mirası
Listesi'ni başvurulması için talep yazısı
ilettiklerini söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür
Varlıkları ve Müzeler Genel
Müdürlüğü'nün incelemesinden sonra
UNESCO tarafından 2 ön inceleme
çalışmasının yapılacağı ifade eden
Üstündağ, ilçe olarak hak ettikleri listeye bir an önce girmek istediklerini dile
getirdi.
Didim Ticaret Odası Meclis Üyesi ve
Strateji Geliştirme Komisyonu Başkanı
Hikmet Atilla ise dünya genelinde dünya
miras listesine kayıtlı bin 7 kültürel ve
doğal varlığın bulunduğunu, Türkiye'nin
de 13 alanla listede yer aldığını, 52 alanı
için adaylık sürecinin devam ettiğini
ifade etti.
Antik coğrafyacı Strabon'un
Didim'deki Apollon Tapınağı'nı dünyanın
en büyük ve en görkemli tapınağı kabul
ettiğini dile getiren Hikmet Atilla, "Antik
dünyanın en önemli kehanet merkezlerinden biri olarak ünlenen tapınak,
dört yanından basamaklarla çıkılan bir
platform üzerinde çift sıra oturtulmuş,
Kapalıçarşı’nın altyapısı bu yıl yenilenecek
İSTANBUL - Fatih Belediye Başkanı
Mustafa Demir, Kapalıçarşı Yenileme
Avan ve Uygulama Projesi'nin onaylandığını belirterek, ilk olarak çarşının en
büyük problemi olan altyapıyı onaracaklarını ve yönetim sorununu gidereceklerini
anlattı. Fatih Belediye Başkanı Mustafa
Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 554 yıllık Kapalıçarşı'da 2009'dan bu
yana süren proje ve onay sürecinin
tamamlandığını kaydetti.
Dünyanın en büyük restorasyonu olacak proje kapsamında 3 bin 150
dükkanın baştan aşağı yenileneceğini
ifade eden Demir, 3 etap halinde yapılacak ihaleler kapsamında önce 46 bin
metrekarelik bölgenin ele alınacağını,
ikinci etapta ise 8 han ve 635 dükkan, 3.
etapta da 444 dükkanın restore edileceğini anlattı.
Kapalıçarşı'nın en büyük sorununun
yönetim olduğuna dikkati çeken Demir,
mevcut hukuk sistemi içerisinde
Kapalıçarşı'da yönetim kurulu oluşturmanın mümkün olmadığını söyledi.
Yönetim problemini çözebilmek için
kanun çıkarıldığını hatırlatan Demir, "Bir
taraftan projeler yaparken öbür taraftan
hukuki altyapı oluşturuyoruz. Yakın
zamanda Kapalıçarşı'nın en büyük problemlerinden biri olan altyapı problemine
el atacağız. İSKİ ile çalıştık. Projeler bitti.
Bu sene içerisinde altyapı çalışmalarını
başlatıp, bitirmeyi düşünüyoruz. Son
derece önemli. Tahrip olan yağmur ve pis
suları giderlerini yapacağız" diye konuştu.
124 sütunla çevrelenmiştir. İnşası M.S.
2.yüzyıl ortalarına dek süren görkemli
tapınak, tam olarak bitirilememiştir"
dedi.
Didim'in 20 kilometre uzaktaki
Milet'e heykellerle dolu kutsal yolla
bağlı olduğuna dikkati çeken Atilla,
antik çağın yedi bilgesinden biri olan
Tales, dünyanın ilk haritasını yapan
Anaksimandros, filozof ve tarihçi
Hekaitos, şehir plancısı ve mimar
Hyppodamos'un Milet'te yaşadığını kaydetti.
Atilla, Anadolu beylikleri dönemine
ait olan İlyas Bey Camii ve yanındaki
medrese ile hamam yapılarının ise Milet
arkeolojik alanı içinde yer alan benzersiz bir külliye olduğunu sözlerine ekledi.
(AA)
Ahmet Kandemir, görevini bıraktı
17 Şubat 2015 Salı
İSTANBUL - Türkiye
Basketbol Ligi'nde son haftalarda kötü sonuçlar alan
Beşiktaş İntegral Forex'te
başantrenör Ahmet Kandemir
dönemi sona erdi. Tecrübeli
çalıştırıcı, siyah-beyazlı takımın ligin 19. haftasında deplasmanda Trabzonspor
Medical Park'a 98-75 mağlup
olmasının ardından görevini
bırakma kararı aldı.
Kandemir'in, alınan ağır yenilginin ardından maçtan sonra
İSTANBUL - Beşiktaş'ta
Gökhan Töre performansını yükseltmeye devam ediyor.
Beşiktaş'ın Bursaspor'u 3-2
mağlup ettiği karşılaşmada bir gol
atıp, bir de asist yaparak galibiyette önemli rol oynayan Gökhan,
beklentileri karşılamaya devam
ediyor. Beşiktaş tarafından sezon
başında bonservisi alınan genç
oyuncu, gollerine devam ediyor.
Bu sezon 29 maçta forma
giyen Gökhan, 7 gol ve 10 asistlik
performansıyla takımına önemli
katkı sağladı. Milli oyuncu, Süper
Lig'de ve UEFA Avrupa Ligi'nde 3,
Ziraat Türkiye Kupası'nda ise 1
gol attı.
soyunma odasında oyuncularla vedalaştığı ve bu kararını
takıma açıkladığı bildirildi.
Beşiktaş Kulübü yönetim
kurulu üyelerinin, yarın Ahmet
Kandemir ile bir araya gelerek,
sözleşmenin fesih şartlarını
görüşecekleri ifade edildi.
Siyah-beyazlı taraftarların da
son dönemde istifası yönünde
talepte bulunduğu Kandemir
yönetiminde Beşiktaş İntegral
Forex, ligdeki son 6 maçından
mağlup ayrıldı.
Eski milli
golcüden Türk
futboluna eleştiri
KAYSERİ- Eski milli futbolcu Oktay
Derelioğlu, Spor Toto Süper Lig maçlarının kalitesinin düşük olduğunu belirterek, Türk futbolunu eleştirdi.
Derelioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk futbolunun kalitesinin Avrupa futbolunun gerisinde olduğunu savundu.
Türk futbolunun Avrupa futbolunun seviyesine çıkması için yönetimsel anlamda radikal
kararlar alınması gerektiğini ileri süren
Derelioğlu, şunları söyledi:
"Ligimizin kalitesi yerlerde, bu kesin. Biz
futbol oynadığımızı zannediyoruz, öyle bir şey
yok. Kendi kendimizi kandırıyoruz. Beni heyecanlandıran, futbol adına inanılmaz zevk veren
karşılaşma nadir oluyor. İngiltere Premier
Ligi'nde maçlara bakıyorum, futbola doyuyorum. Beyinleri değiştirmemiz lazım. Bizde
yönetimsel bazda problem var. Futbolu saha
dışında konuşan ve savaşan bir toplumuz. Biz,
sahada futbol görmek isteyen bir toplum değiliz. Spor programları da böyle. Adına baktığında spor programı görünüyor ama sporla, futbola uzaktan yakından alakası yok. Biz, bunu
seven bir toplumuz."
Derelioğlu, Spor Toto Süper Lig'de şampiyonluk yarışında bir dönem formalarını giydiği
Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı rakiplerine göre daha
önde gördüğünü kaydetti. (AA)
Çözüm süreci spora da yansıdı
DİYARBAKIR - Çözüm
sürecinin getirdiği olumlu ortam
Diyarbakır'daki sportif çalışmalara ve yatırımlara da yansıyor.
Güneydoğu Anadolu
Bölgesi'nde oluşan güven ortamında gençlerin spor etkinliklerine katılımında artış yaşandı.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu
bölgesinde gençlerin farklı spor
branşlarına yönelmesi için yeni
projeler uygulanmaya başlandı.
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl
Müdür Vekili Mehmet Demir, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
Diyarbakır'da çok sayıda branşta faaliyet yürüttüklerini, bu
sayede yetenekli sporcuların
yetişmesini sağladıklarını söyledi.
Çözüm sürecinin bölgede her
alana büyük katkı sunduğunu
dile getiren Demir, lisanslı sporcu sayısının her geçen gün yükseldiğini kaydetti.
Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın
Diyarbakır'da 33 bin seyirci
kapasiteli stadyum yaptırdığını
ifade eden Demir, şöyle dedi:
"Temel için kazı çalışmalarına
başlanan stat 2016 yılında
tamamlanacak. Mardin yolunda
4 tane tesisin inşaat da devam
ediyor. Önümüzdeki birkaç ay
içerisinde bunlarda tamamlanacak. Çocuklarımızın boş vakitlerinde bu tesislerimizde güzel bir
şekilde eğitilmeleri hem ülkemiz
hem bölgemiz ve ilimiz açısın-
dan çok önemlidir. Çözüm süreci sayesinde güzel bir ortamda
yaşıyoruz. Bu huzurlu ortamda
144 milyon 880 bin lira tutarında
spor tesisleri yapılıyor."
Atıcılık Antrenörü
Abdurrahman Akgün de çözüm
sürecinin olumlu etkilerini yaşadıklarını söyledi.
Çözüm sürecinden önce
Diyarbakır'da yapılması planlanan birçok müsabakanın yaşanan şiddet olayları nedeniyle
iptal edildiğini anımsatan
Akgün, Diyarbakır'ın huzur ortamında çok sayıda organizasyona ev sahipliği yaptığını kaydetti.
eçmişte yaşanan şiddet olayları nedeniyle batı bölgesinden
sporcuların Diyarbakır'da
düzenlenen müsabakalara katılmak istemediğini işaret eden
Akgün, şunları kaydetti:
"Diyarbakır'da 2 yıl önce
federasyonumuzun düzenlediği
çok sayıda müsabaka oldu.
Katılım yoğun olduğu için coşkulu geçti. En küçük müsabakamız 150-160 kişilikti. Bundan
sonra da devam edecek. 112
faal, 250 de lisanslı sporcumuz
var. Yıl sonunda Diyarbakır,
Avrupa standartlarında yeni bir
atış poligonuna sahip olacak.
Bu tesis 500 gencin sokaktan
kurtulup sporla buluşması anlamına geliyor." (AA)
Son 10 yılın ceza
şampiyonu ‘Yıldırım’
İSTANBUL - Türkiye Futbol Federasyonu
(TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu
(PFDK), son 10 yılda Süper Lig kulüp başkanları arasında en fazla cezayı Fenerbahçe
Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a verdi.
Sarı-lacivertli kulüpte 15 Şubat 1998'de
yapılan kongrede rakibi Vefa Küçük'ten bir oy
fazla alarak başkanlığa seçilen Aziz Yıldırım,
son 10 yılda toplam 847 gün hak mahrumiyeti cezası aldı.
Aziz Yıldırım, son 10 yılda bir seferde
PFDK'dan en ağır cezayı alan kulüp başkanlarından biri oldu. Sarı-lacivertli kulübün başkanı, 2006-2007 sezonunda Fenerbahçe ile
Beşiktaş arasında oynanan derbi maçın
hakemine "ağır şekilde hakaret" etmekten
dolayı bir yıl men ve 20 bin lira para cezası
verildi. O sezon Çaykur Rizespor Kulübü
Başkanı Ekrem Cengiz de "TFF mensuplarına
ve hakemlere hakaret ve tehdit" nedeninden
dolayı bir yıl men ve 20 bin lira para cezası
aldı. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Yıldırım'a,
aynı sezonda "TFF mensuplarını küçük düşüren ve hedef gösteren açıklamaları" nedeniyle
bir yıl daha men cezası verilirken, Tahkim
Kurulu cezayı 5 aya indirdi.
17 Şubat 2015 Salı
Giresun'da silah üretimi yapan bir firma,
kullacının el boyutuna göre ayarlanabilen
üç farklı kabza aparatı ile yeni bir tabanca
piyasaya sürüyor.
El boyutuna göre tabanca
GİRESUN - SİNAN YILDIZ - EYÜP ELEVÜLÜ
- ABD ile Ortadoğu ve Güney Amerika ülkeleri
başta olmak üzere 40 ülkeye tabanca ve tüfek
ihraç eden firmanın piyasaya sürmeye
hazırlandığı MS 28 isimli modeli, küçük,
orta ve büyük ölçekteki el boyutlarına
göre tasarlandı.
Firmanın fabrika müdürü
Yusuf Nesil, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, iki yıllık
Ar-Ge çalışması neticesinde
yeni bir silah ürettiklerini
söyledi.
MS 28 ismini verdikleri
silahın piyasaya çıkmaya
hazır olduğunu anlatan
Nesil, "Ocak ayında
katılmış olduğumuz
Shot Show 2015
Fuarında ilk lansmanını
yaptık, dünya pazarına
tanıttık" dedi.
Yarı otomatik silahın,
özel ve sentetik bir
malzemeden imal
edildiğini, emniyet mandalının ise opsiyonel
olduğunu ifade eden Nesil,
üretilen tabancanın
emsalinin bulunmadığının
altını çizerek, şunları kaydetti:
"Yapmış olduğumuz Ar-Ge
çalışmaları neticesinde insanların
ellerine göre bir modeli geliştirdik.
Küçük, orta ve büyük boyutlarda üç
farklı arka uzatma parçaları geliştirip
silaha adapte edilecek hale getirdik. Silah
ayrıca tetik emniyeti, iğne emniyet bloğu,
horoz iğne kurulu göstergesi gibi çeşitli emniyet
birimlerine sahip. Aynı zamanda çok ergonomik bir
Son “demir
adamlar” direniyor
KONYA - RAMAZAN BİLGİLİ / ANIL KURU - Yok
olmaya yüz tutmuş meslekler
arasında bulunan demircilik
ve nalbantlığı babalarından
öğrenen Demir kardeşler,
mesleklerini öğretecek çırak
bulamıyor.
Ateşte eritilen demire bilek
gücüyle örs ve balyoz kullanarak şekil veren demirciler
ile hayvan tırnaklarının altına
nal çakan nalbantlar mesleklerinin yok olmaması için
zamana direniyor.
Babalarından demircilik ve
nalbantlığı öğrenen Ayhan ve
Yunus Demir kardeşler,
mesleklerini öğretecek çırak
bulamamaktan şikayetçi.
Hadim ilçesinin Dedemli
Mahallesi'nde kardeşleriyle
demir doğrama atölyesi
işleten Ayhan Demir, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, riskli ve çok zor bir iş
yaptıklarını söyledi.
Demirciliğin ateş karşısında, çok yüksek enerji harcanarak yapıldığına dikkati
çeken Demir, "Yaz dönemini
düşünün ateşin karşısında
durmak mesele. Kazma,
balta, çapa gibi aletleri
üretiyoruz. Yaşımız
ilerledikçe duruma bakacağız
ve gücümüz yettiği yere
kadar bu işi yapacağız. Artık
çevrede bu işi yapan yok.
İşlerimiz eskisiyle
kıyaslandığında çok durgun"
diye konuştu.
Nalbantlığın da iş
makinelerinden etkilendiğini
vurgulayan Demir, şunları
söyledi:
"Eskiden herkeste bir iki
tane hayvan bulunurdu.
Şimdi çok az. İnsanlar,
hayvanları bakması zor
olduğu için tercih etmiyor.
Eskiden saban vardı, şimdi iş
makineleri kullanıyor.
Nalbantlık zor. Hayvanın
ayağını tıraş ederken elini
kesebilirsin, hayvan size
vurabilir.
Daha önce ben de elimi
kestim. Biz işi babamızdan
öğrendik. Yeni nesil nalbantlığı yapmayı bırakın, hayvanın ayağını tutmaya bile
korkuyor."
Demircilik yapan kişi
sayısının çok az olduğunu
vurgulayan Yunus Demir ise
babadan öğrendikleri işi
çocuklarına öğretemediklerini ifade ederek, "Üç kardeş
de aynı işi yapıyor. Babam
yaşlı çalışamıyor. Bu meslekleri yeni nesil öğrenmiyor,
merak da etmiyor. Gençler
Antalya'ya turizm sektöründe
çalışmaya gidiyorlar" dedi.
(AA)
silah olup kullanıcının eline göre ayarlanabilen üç
adet back strep (arka uzatma parçaları) ile gelmekte. Silahımızda uluslararası fener ve lazer takabilmek için yer bulunmakta."
Nesil, 650 ile 730 gram ağırlığındaki silahın
sekiz farklı versiyonda piyasaya sunulacağını
anlatarak, "Testlerde silahımızda tutukluluk ve hata
yapma oranları 10 binde bir olarak tespit edilmiştir.
Bu da dünya standartları olan 10 binde 8'in çok
çok daha altında" ifadesini kullandı.
Silahın 16 Şubat Pazartesi günü yurt içinde
piyasaya sunulacağını belirten Nesil, ihracat yaptıkları 40 ülkeye ise sevkiyatların başladığını, gelen
tepkilerin ise hep olumlu olduğunu dile getirdi.
Projenin başlangıcında her silah kullanıcısına
hitap eden bir model yapma düşüncesi ile yola çıktıklarını vurgulayan Nesil, şunları söyledi:
"Aynı zamanda 'gerek kolluk kuvvetleri gerekse
sivil kullanımda, yani her alanda kullanılabilecek bir
silah dizayn edelim' istedik. Bu noktada da kimi
insanın elleri veya vücut ölçütleri küçük kimi orta
kimi de büyük. Özellikle Amerikalılar büyük ölçüdeki silahları kullanıyor. Neticesinde de insanların
ellerine göre model geliştirdik. Arka uzatma
parçaları özel malzemeden üretilmiş olup kullanıcının elini kavradığında daha yumuşak bir doku
elde ediyor. Bu da daha rahat atışlar yapabilmeyi
sağlamakta." (AA)
Evlilik Fuarı’nda gelinlik ve
damatlık defilesi düzenlendi
BURSA - Merinos Atatürk
Kongre ve Kültür Merkezi'nde
(AKKM) gerçekleştirilen
defilede 2011 Best Model
Tuğba Melis Türk de gelinliğiyle sahne aldı.
Defilenin tasarımcısı olan
modacı Esin Arıcan, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, 2015 koleksiyonlarını evlenen gelin adaylarına değişik
seçenekler sunmak amacıyla
yaptıklarını belirtti.
Modacı Arıcan, gelin adaylarının koleksiyona baktıkları
zaman hayal ettikleri gelinlik-
leri görebilmeleri için tasarımlar yaptıklarını ve amaçlarının
gelinleri bu şekilde mutlu
etmek olduğunu söyledi.
Tasarımlarda kabarıklıkların
sevilmediğini daha çok
uçuşan, az kabarık, dantel
ağırlıklı gelinliklerin sevildiğini
ifade eden Modacı Arıcan,
''Kişiye göre özel gelinlikler de
yapıyoruz.
Özel günlerin kıyafetini, özel
kişilere tasarlayıp dizayn
ederek onların hayallerini
gerçekleştiriyoruz. Bu yıl
evlenecek olan gelinlerimize
sonsuz mutluluklar diliyorum.
Böyle güzel başlayan evliliklerin sonuna kadar mutlu
devam edeceğine inanıyorum''
dedi.
2011 Best Model Tuğba
Melis Türk ise Bursa'ya daha
öncede Böbrek Vakfı yararına
geldiğini ve Bursa'yı çok
sevdiğini belirtti.
Türk, gelinlik defilesinin
Sevgililer Günü ile aynı güne
rastlamasının çok güzel bir
tesadüf olduğunu söyledi.
Bursa'da, evlilik
hazırlığı yapan
çiftler için damatlık
ve gelinlikler
''Evlilik Hazırlıkları
2015'' fuarı
kapsamında
modacı Esin
Arıcan'ın "Gelinlik
ve Damatlık''
defilesi ile tanıtıldı.
(AA)
Osmaniyeli çiftçi
12 kilogramlık
turp yetiştirdi
OSMANİYE - Sumbas ilçesinde, bir
çiftçinin bahçesinde yetiştirilen 12
kilogramlık turp, görenlerin ilgisini çekiyor.
Akçataş köyünde yaklaşık 25 yıldır
çiftçilikle uğraşan Halil İbrahim Yakıcı'ya
(41), AA muhabirine yaptığı açıklamada,
bahçesinde yetişen kırmızı turplardan
birinin boyutlarının büyük olduğunu fark
ettiğini ve tarttığında 12 kilogram geldiğini
söyledi.
Bu büyüklükteki bir turpu ilk kez
gördüğünü belirten Yakıcı, "Köyümüzün
maskotu oldu. Herkes turpun fotoğrafını
çekiyor hatta dışarı çıkardığımda görenler,
birlikte hatıra fotoğrafı çektiriyor" dedi.
İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü
Fatin Rüştü Özeser, büyük kırmızı turpların
bölgesel çeşitlilikten dolayı yetiştiğini
bildirdi.
Son günlerde tarla ve bahçelerde 5, 10,
12 kilogramlık turplar gördüklerini ifade
eden Özeser, "Hibrit turpu bu kadar
büyük olmaz. Yöresel çeşitlikten dolayı
bazen bu ağırlıkta olabiliyor. Bölge
halkımızdan gelen bilgilere göre çeşitli
büyüklükte turplarla karşılaşıyoruz.
Geçmişte bunlara benzer turpları
görürdük. Sağlık açısından hiçbir zararı
yok" diye konuştu.
Köylülerden Mehmet Yüce (75) de bu
büyüklükte bir turpu ilk kez gördüğünü ve
çok şaşırdığını anlattı.
Hasbi Kondakçı ise bu turpu bir ailenin
her gün yemesi halinde bile 15-20 günde
tüketebileceğini dile getirdi.
(AA)
Download

`İDAM` ÇIĞLIĞI - Yedigün Gazetesi