16.NİSAN BİYOLOGLAR GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ
SAYIN BASIN MENSUPLARI
Ülkemizde her yıl 16.Nisan Biyologlar Günü olarak kutlanmaktadır.
Bugün toplumun her kesiminde politikada, sporda ve benzeri birçok alanda aidiyet duygusunu
pekiştirmek için bilerek veya bilmeyerek ama sıklıkla kullanılan “genlerinde .…….. taşımak” kavramındaki
gen ve genetik bilimleri başta olmak üzere canlıları her yönüyle inceleyen Biyoloji bilimi gerçekte çok
önemli bir temel bilim dalıdır.
Ülkemizde temel bilimlerde eğitim-öğretim sorunları olağanüstü büyük boyutlara ulaşmasına ve
özünde biyologların özellikle istihdam sorunları her geçen gün çığ gibi artmasına rağmen; inanılmaz bir
hızla değişen gündem izlendiğinde tamamının yasama-yürütme-yargı organları arasındaki çekişmeler,
müdahil gruplar, seçim takvimi ve seçilebilme kaygıları ile kişisel sürtüşmelerden ibaret olduğu
görülmektedir. Toplumun birçok kesiminde olduğu gibi temel bilimlerin tüm alanlarında ve özellikle
BİYOLOG’larda gençlerimizin istihdam sorunları çığ gibi artmaktadır. Ancak sürekli tartışılarak fasit bir
döngü halini alan konular içinde maalesef ne yüksek öğretim sorunları ne de mezunların sorunları ile ilgili
gerçekler yer almamaktadır.
Kamuda meslek ünvanını 1933 yılında almış bir meslek grubu olmasına rağmen temel bilimlerin
diğer alanları (Fizikçi, Kimyager vb.) gibi BİYOLOGLARIN DA HALEN BİR MESLEK TANIMI
BULUNMAMAKTADIR. Ancak Türkiye’de Fen /Fen-Edebiyat Fakültelerinde Biyoloji Bölümlerinde halen,
ortalama 20.000 öğrenci okumakta ve her yıl ortalama 4.000 öğrenci Biyolog ünvanıyla mezun
olmaktadır. Buna ek olarak geçmiş birkaç yılda hem sayıları hem de kontenjanları hızla artırılmış olan
Temel Bilimler (Biyoloji-Fizik-Kimya Bölümleri) bölümlerinin istihdam problemleri katlanarak artmıştır.
Hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin sorunlarının yanı sıra mezunların istihdam sorunları da
gündemi sürekli meşgul eden diğer sorunların içinde maalesef hep göz ardı edilmektedir.
• Bir ülkede bir fakülte düşününüz ki (Fen/Fen-Edebiyat Fakülteleri) tüm bölümleri temel bilimler eğitimi
versin ve unvanları Teknik Hizmetler sınıfında sayılmasına rağmen sadece bir tanesi ayrılsın ve başka bir
kamu sınıfında (Sağlık Hizmetleri Sınıfı) gösterilsin.
• Ama bakanlıklar arasında görüş birliği de olmasın ve o meslek Maliye Bakanlığı’na göre sağlık eğitimi
alıyor olarak kabul edilsin ama Sağlık Bakanlığı aksini savunsun.
• Aynı ülkede Sağlık Hizmetleri Sınıfı’nda anılan bir meslek unvanı düşününüz ama çıkarılan yasayönetmelik ve yönergelerle (Tıbbi Laboratuarlar Yönetmeliği) sağlık hizmetlerine ait kurum, kuruluş ve
laboratuarlarda çalışmaları yasaklansın.
• Yine o ülkede mezunlarına 1933 yılında Biyolog unvanı ve kamuda yer verilen bu meslekte bulunanlar
fakültelerinde en az 4 yıl (çoğunlukla 4+1 yıl yüksek lisans ve doktora eğitimleri vb.) okumalarına rağmen
2 yıllık meslek yüksek okulları mezunlarıyla eşdeğer kabul edilsin.
• Ayrıca farklı isimlerde kurulan birçok bölümden mezun olanlar “BİYOLOG” unvanı altında toplansın
ama kadrolara alınırken ayrı kodlarla ifade edilsin.
• Ek olarak 81 yıldır hala meslek tanımı yapılmamış olsun. Yasa-yönetmelik ve yönergelerde dikkate
alınmasın. Herhangi bir yasal sorumlulukla karşılaşmamak için her zaman “diğerleri” gibi bir ifade ile
geçiştirilsin.
• İşi yapsın, sonuçlandırsın ama imzasını atamasın.
İşte o meslek unvanı BİYOLOG’ dur ve dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye’deki gibi yukarıda anılan
olumsuzluklara maruz kalmamaktadır.
Yine son derece şaşılacak bir husus tüm fakültelerde olduğu gibi Fen/Fen Edebiyat Fakültelerinin
tüm bölümleri kendi mezunlarını kadro ve unvanlarıyla istihdam edebilirken sadece Biyoloji bölümleri
mezunlarını Biyolog kadrosunda istihdam edemez durumda olmasıdır.
Oysa çağımızda giderek daha fazla önem kazanan Biyoteknoloji, Nanobiyoteknoloji,
Biyogüvenlik, Çevre ve Biyoçeşitliliğin Korunması, Vektörel hastalıklarla mücadele, Biyogaz - BiyodizelBiyorafineriler, Genom Projeleri, Biyoinformatik ve Biyoturizm gibi yeni alanlar da temelde adı üzerinde
BİYOLOJİ bilimine dayanmaktadır.
Dünyada başta ABD, Japonya ve AB ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerde BİYOLOGLARIN çok
çeşitli alanlarda yaptıkları çalışmalarla toplumların sosyoekonomik ve ekonomik kalkınmasına temel
katkı sağlanmaktadır. Bu ülkeler gelişimini temel fen bilimlerine (Biyoloji, Fizik, Kimya) verdiği önemle
taçlandırmış ülkelerdir.
Yasa, yönetmelik ve yönergelerle özlük haklarının aldıkları eğitim-öğretimle örtüşen ve hak
ettikleri şekilde düzenlenmesi ve mesleklerine gereken önemin verildiğini görmek; mesleğini severek
yapan akademisyenler ve BİYOLOGLAR için çok önemlidir. Keza evlatlarını büyük zorluklarla okutan ve
geleceğinin tüm sınırlarıyla belirlendiğinden emin olmak isteyen AİLELER ve üniversitelerimizde Biyoloji
Bölümlerinde isteyerek okuyan/okuyacak ÖĞRENCİLER için de son derece önemlidir.
Çünkü gerçekte Biyolog: üniversitelerin lisans eğitimi veren Fen/Fen-Edebiyat Fakültelerinin biyoloji,
moleküler biyoloji ve genetik ile biyoteknoloji bölümlerinden mezun olan; tüm canlıların, birbirleri ve
çevreleri ile olan etkileşimlerini, bilimsel yöntemlerle inceleyen, bu yöntemler sonucunda elde ettiği
verileri eğitim, tarım, orman, sağlık, çevre, gıda, endüstri, biyoteknoloji, nanoteknoloji, doğal kaynakların
yönetimi alanlarında araştıran, inceleyen, analiz eden, üreten ve kontrol eden, denetleyen, uygulayan ve
uygulatan, bu sonuçları rapor haline getiren meslek mensubudur.
Biz BİYOLOGLAR 16 Nisan Biyologlar Gününü meslek tanımı yapılmış; mesleki geleceği yasayönetmelik-yönergelerle güvence altına alınmış; çalışma alanları kesin olarak belirlenmiş yani mesleki
istikbal ve istikrar kaygılarından arınmış ve alanında ülkesine yararlı hizmetler vermek isteyen
BİYOLOGLAR olarak kutlamak istiyoruz.
Ve bir kez daha meslek tanımımızı sunarak kırgınlığımızın ve küskünlüğümüzün ivedilikle
giderilmesi dileklerimizle bu onurlu mesleği sürdüren her aşamadaki tüm meslektaşlarımızın Biyologlar
Gününü kutluyoruz.
Bilgilerinize sunarım.
15.04.2014
Biyolog (Doç. Dr.) Alev Haliki UZTAN
Türkiye Biyologlar Derneği Genel Başkanı
Download

16.NİSAN BİYOLOGLAR GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ SAYIN BASIN