İLİ : TEKİRDAĞ
TARİH:25/07/2014
:
RAMAZANDA KAZANDIKLARIMIZI
KORUYALIM
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede yüce Mevla’mız:
“Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.”1
buyurmaktadır.
Okuduğum hadis-i şerifte ise Efendimiz (s.a.s.):
“Allah katındaki en sevimli ibadetin az da olsa
sürekli olanıdır.”2 buyurmaktadır.
Büyük bir sevinçle karşıladığımız Rahmet ayını
yine büyük bir üzüntüyle yolcu ettik. Ramazan ayının
rahmet, bereket, mağfiret ve duygu yüklü havasını
bütün zerrelerimizde hissettik. Hikmet dolu
sahurlarıyla, şükür ve paylaşımın zirveye ulaştığı iftar
sofralarıyla, mübarek geceleriyle, ibadetin coşkuya
dönüştüğü teravihleri ile içerisinde bin aydan daha
hayırlı kadir gecesini barındıran bu kutlu mevsimi
geride bıraktık.
Değerli Müminler!
Geride bıraktığımız bu rahmet mevsiminde
bizler Ramazan okulunun talebeleri olduk. Bu
okuldan mezun olurken aldığımız diplomanın rahmet
ve mağfiret diploması olduğunu temenni ediyoruz.
Bu okulda öğrendiklerimize gelince; uzun oruç
saatleriyle açlığın zorluğunu tokluğun kıymetini
öğrendik. Susuzluktan çatlayan dudaklarımız bize
suyun ne büyük bir nimet olduğunu hatırlattı. İftar
sofralarımıza davet ettiğimiz misafirlerle, verdiğimiz
zekâtlarla, yaptığımız hayır-hasenatla “veren el”
olmanın güzelliğini ve nimetlerin paylaşıldıkça
arttığını hissederek yaşadık.
Aziz Kardeşlerim!
Göklerde ve yerde bulunan bütün mahlûkat
Allah’ı tesbih etmektedir. Yüce Allah insanoğlunun
yaratılış gayesi ile alakalı olarak “Biz insanları ve
cinleri yalnızca bize ibadet etsinler diye yarattık.”3
buyurmaktadır. İbadetlerin hayatımızdaki yeri ile
alakalı olarak, Kur’an-ı Kerimde ölünceye kadar
ibadet etmemiz emredilmekte, hadis-i şerifte de
Efendimiz (s.a.s.) ise az da olsa ibadetlerimizin
sürekli olması öğütlenmektedir.
Bütün
bunlardan
çıkaracağımız
mana,
ibadetlerimizi sürekli hale getirmemiz gerektiğidir.
İbadette ihmalkâr davranan, Allah’ın yasaklarına karşı
hassasiyeti kaybeder. Böylece Allah ile arasındaki bağ
kopuverir. Kur’ an insanı bu durumdan şöyle
sakındırmıştır: “Allah'ı unutan ve bu yüzden
Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu
kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan
kimselerdir.”4
Kıymeti müminler!
Ramazan bittikten sonra da fert ve toplum
olarak, bu mübarek ayda elde ettiğimiz tüm
güzellikleri hayatımızın her anını kuşatacak şekilde
devam ettirmeliyiz. İmandaki hedef; inancın ve
bilginin; söz, fiil ve davranışlara yansıması olmalıdır.
Bu nedenle, ramazandan sonra nefsimizin isteklerine
kanıp gaflete düşmeyelim. İbadet, sadaka, güzel
davranışlar ve tövbe ile arındırdığımız gönüllerimizi
tekrar günahlarla kirletmeyelim. Zira Ramazana veda
etmek, ibadete, iyiliğe, kardeşliğe ve yardımlaşmaya
veda etmek olmadığı gibi nefsin isteklerine yönelmek
ise hiç değildir.
Şu duanın dilimizden hiç düşmemesi
temennisi ile hutbeme son veriyorum: 'Yâ Rabbi!
Ömrümüzü ramazan, ahiretimizi bayram kıl,
Ramazan
imanımızı
pekiştirsin,
oruç
günahlarımızı döksün, Kur'an ebediyen yolumuzu
aydınlatsın…
Hazırlayan: İl Müftülüğü Hutbe komisyonu
1
Hicr, 15/ 99
Sahih-i Buhari Trc., c. 12, s. 5192
3
Zariyat, 51/56
4
Haşr, 59/19
2
Download

25 temmuz 2014 cuma günü hutbesi