İLİ
TARİH
: ORDU
: 28/07/2014
RAMAZAN BAYRAMI
Kardeşlerim!
Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine ye Hicret
etmeden önce Medinelilerin iki bayramı vardı. Bu
bayramlarda onların sevinçle eğlendiklerini gören
Peygamber Efendimiz(s.a.s.);bütün Müslümanlara
“Allah size bu iki bayramınıza bedel olarak daha
hayırlısını; ramazan ve kurban bayramını
lütfetmiştir.”1 buyurmuştur. Böylece Müslümanlar
o günden bu güne; on beş asırdan beri ramazan ve
kurban bayramlarını ibadet neşesi, sevinç ve
huzurla kutlamaktadırlar.
Muhterem Kardeşlerim!
Geçtiğimiz bir ayı boyunca bir ve beraber
olmanın en güzel örneklerini yaşadık. Takva
elbisesini kuşandık oruçlarımızla; Bir verdik bin
kazandık sadaka ve zekâtlarımızla. Çocuk sesleri
arasında teravihleri kıldık. Tekbir, Dua ve
Salâvatlarımızla mabetlerimizin ruhuna ruh kattık.
Sofralarımızda Komşu, tanıdık ve akrabalarımıza
yer açtık, Kul olduğumuzu bir kez daha hatırladık,
geçmişin ve bugünün muhasebesini yaptık, tövbe
ettik, af diledik, Rabbimize sığındık…
Ve Değerli Kardeşlerim!
İşte Bayram sabahı; Ramazanı hakkıyla eda
edebilmenin onuru, bayrama ulaşmış olmanın
sevincini paylaşmak üzere Allah’ın evinde
toplandık. Gönüllerimiz coşkun bir deniz gibi.
Omuz omuza, ilahi aşk ile aynı kıbleye yöneldik..
Kardeşlerim!
Bugün bayram… İç dünyamızdan başlayarak
sevgi ve huzuru dalga dalga ailemize ve topluma
yaymanın, birbirimizi kardeş bilerek daha çok
gözetmenin vaktidir bugün…
Öksüzleri
sevindirmenin,
dargınları
barıştırmanın ve birbirimizin gönlüne girmenin
vaktidir bugün…
İnsan
oluşumuzu
iliklerimize
kadar
hissettiğimiz kutlu bir zaman dilimidir bugün…
Kalabalıklar içinde “yalnızlık” ve “terk
edilmişlik” hissine kapılmış kırık gönüllere “yalnız
değilsiniz” mesajını verme vaktidir bugün…
Birbirimizden kaçış anı değil birbirimize
yakınlaşma,
gönlümüzü
birbirimize
açma,
sevinçleri büyütme mevsimidir bugün…
Aziz Kardeşlerim!
Öyleyse geliniz; önce kendi yüreklerimizi bir
sevinç yumağı hâline getirelim bu bayramda. Varlık
sebebimiz olan anne ve babamızın gönüllerini şad
edelim ve onların hayır dualarını alalım sonra.
Hayatın bütün ağırlığını paylaştığımız çileli
eşlerimizin yüzünü güldürelim. Evlerimizin canlı
bayramları olan çocuklarımızı sevindirelim ve
bayram coşkusuyla tanıştıralım.
Gelin; gönüllerin ağır yükü olan küskünlüklere
son
verelim.
Selâmlaşarak,
kucaklaşarak,
ziyaretleşerek,
ikramda
bulunarak;
bütün
akrabaların, bütün komşuların gözlerine sevinç
taşıyalım.
Gelin; evine bayram uğramayanlar varsa biz
uğrayalım. Öksüzlerin, yetimlerin ve Kimsesizlerin
kimsesi olalım. onların yüzlerinin gülmesine ve
ümitlerinin yeşermesine vesile olalım. Bizimle
bayram sevincine katılamayan; hapishane ve
hastane köşelerinde, düşkünler yurdunda bulunan
vatandaşlarımızı ziyaret edip gönüllerini alalım.
Kardeşlerim!
Bayram neşedir, sevinçtir… Hakkın bizden razı
olduğu bayramlar adeta bir dünya cennetidir…
Ramazan şuuruyla yaşayacağımız bir hayatın
ahiretinin bayram olacağını şu ayeti kerimeyle
müjdeliyor Rabbimiz:
“Şüphesiz Rabbimiz Allah’tır” deyip de,
sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine
akın akın melekler iner ve derler ki:
“Korkmayın, üzülmeyin, size dünyada iken
vadedilmekte olan cennetle sevinin!”2
Bu hissiyatla bayramınızı tebrik ediyor,
bayramın hepimize, insanlık âlemine hayırlar
getirmesini Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum…
Hazırlayan: Selahittin PARLAKYILDIZ
Ünvanı
: Yukarı Damlalı (Kuzbahçe) Mah.
Merkez Camii İmam Hatibi
1.
Ebû Dâvûd, Salât, 239
2. Fussilet, 41/30
Download

RAMAZAN BAYRAMI Kardeşlerim! Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine