1
SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ
MÜŞAVİRLERİN VERGİ İNCELEMELERİNDEKİ SORUMLULUKLARI
HAKKINDA HAZIRLANAN TASLAK YÖNERGE İLE İLGİLİ ODAMIZ
GÖRÜŞLERİ
A-GENEL DEĞERLENDİRME
3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyet yürüten meslek mensuplarının uyacakları kurallar
gerek Meslek Yasamızda ve gerekse bu yasaya dayanılarak çıkarılan Yönetmelik, Tebliğ,
Mecburi meslek kararları v.b. şeklinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Yine, 213 sayılı Kanunun Mükerrer 227.madde ve buna bağlı olarak yayımlanan tebliğ ve
yönetmelik hükümlerinde de Meslek Mensuplarının sorumlulukları da etraflıca düzenlenmiş
bulunmaktadır.
Bununla birlikte, 3568 sayılı Kanunun 47.maddesiyle de; Meslek mensuplarının, görevleri
sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı, fiillerinin niteliğine göre Türk
Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılacakları hüküm altına
alınmış bulunmaktadır. Ancak burada geçen “kamu görevlilerine ait hükümler uyarınca”
ifadesinden Meslek mensuplarının bir Kamu Görevlisi veya Diğer Kamu görevlilerinden
olduğu anlamı da çıkarılmamalıdır.
Ayrıca, Yasal dayanağı 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek Madde 29 olan
31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu
Yönetmeliğinin “Görüş ve öneri raporu” başlıklı 59.maddesinin d) bendinde de ; “ İhbar
ikramiyesi, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik
Kanunu kapsamındaki meslek mensuplarının cezai sorumlulukları gibi konular.”
Denilerek Meslek Mensubunun 213 sayılı VUK Mükerrer 227.maddeden kaynaklı
sorumlulukları hakkında “Görüş ve Öneri Raporu” tanzim edilebileceği yönetmelikte
belirtilmiş bulunmaktadır.
Vergi Müfettişleri veya Yardımcıları 213 sayılı Kanunun 359.maddesinde düzenlenen vergi
suçlarını tespit ettiğinde, bu suçu işleyen meslek mensubu dahil tüm kişiler hakkında zaten
mecburiyetleri gereği suç duyurusunda bulunma yetkisine de sahiptirler.
Yukarıda da belirtildiği üzere meslek mensuplarının uyacakları kurallar, görev, yetki ve
sorumlulukları gerek 3568 sayılı Kanunda ve gerekse 213 sayılı Kanunun Mükerrer
227.maddesinde hiçbir tereddüde ve kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde ve yeterince
düzenlenmiş bulunmaktadır.
Ancak, anlaşıldığı kadarıyla Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tüm bu yetki ve görevlerin
haricinde birde “yaptıkları vergi incelemeleri sırasında, 3568 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat
kapsamında meslek mensubu tarafından yapılan işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine,
muhasebe standartlarına, denetim standartlarına uygun yapılıp yapılmaması gibi haller
2
yönünden değerlendirilerek meslek mensubunun sorumluluğunu belirlemesi, meslek onuruna
veya mesleki standartlara aykırı eylem ve davranışlarda bulunan, görevini yapmayan veya
kusurlu olarak yapan veyahut görevin gerektirdiği güveni sarsıcı hareketlerde bulunduğunun
tespit halinde ve gerekli gördüğü takdirde, Disiplin Yönetmeliği hükümlerine göre gerekli
araştırma ve incelemenin yapılmasını teminen, meslek mensubunun bağlı bulunduğu odaya
iletilmek üzere ilgili meslek mensubu hakkında ayrı bir “görüş ve öneri raporu” düzenlemek
niyetine de girişmiştir.
Ayrıca, Taslak Yönergeyle; 1- Disiplin Yönünden, 2- Mali yönden, 3- Cezai yönden ve
4- Diğer suçlar yönünden olmak üzere her bir sorumluluk yönünden ayrı ayrı müstakil
görüş ve öneri raporları düzenlenmek istenmektedir.
Sadece görüş ve öneri raporuyla da yetinmeyip birde bu taslak yönerge ile kendilerine hiçbir
yazılı mevzuat ile tanınmamış olan yetkiyle “savunma isteme” görevine de girişmek niyetinde
oldukları anlaşılmaktadır.
Vergi Müfettişlerine veya yardımcılarına verilen görev ve yetkiler 213 sayılı Kanun
hükümlerinde etraflıca tarif edilmiş olmasına rağmen söz konusu bu Taslak Yönergeyle de
Yasal mevzuatın yorum yoluyla genişletici bir şekliyle yeni görev ve yetkiler verilmek
istenmesi (esasen mümkün olmamakla birlikte) meslek mensubunu Vergi Müfettişi
karşısında ast-üst, amir-memur ilişkisine benzer bir duruma düşürülmek istenmesi daha en
başında 3568 sayılı Meslek yasamıza aykırıdır ve hiçbir şekilde kabul edilemez.
Ayrıca, söz konusu bu taslak yönerge idarenin giderek artan “keyfi” uygulamalarına bir
yenisinin daha eklenmesine sebep olacağı gibi meslek mensupları açısından Anayasamızda
tarif edilen “Çalışma Hakkı ve Ödevi” hakkının daha da kısıtlanması ve belki de elinden
alınması anlamına gelecektir.
Bununla birlikte, emredici bir şekilde telefon ile defter ve belge isteyen, hatta randevuya 5
dakika geç giden meslek mensubunu azarlayarak odasından kovan, meslek mensubuna emir
eri muamelesi yapan, yaptıkları işlerden ve tuttukları raporlardan hiçbir sorumluluğu
bulunmayan Vergi Müfettişleri ve yardımcılarının eline birde içinde oldukça muğlâk,
nereye çekersen o tarafa gidecek, takdir ve kanaate dayalı ve “keyfi” uygulamalara çok müsait
böyle bir yönerge verildiğinde o meslektaşlarımızın düşeceği durumu bir düşünün!
Ağır iş yükünün yanında birde Vergi Müfettiş ve yardımcısının takdir ve kanaatini içeren
görüş ve öneri raporuna savunma vermekle uğraşacak, yetmedi Disiplin soruşturmasıyla
uğraşacak, yetmedi Savcılık ve Mahkemelerde sürünecek v.s., v.s, sonra “keyfi” bir rapor
yüzünden suçunun olmadığını ispat etmek için aylarca ve belki de yıllarca uğraşmak zorunda
kalacak. Zaten Vergi Müfettiş ve yardımcılarının düzenledikleri Raporlardan kaynaklı
tarhiyatların çok büyük bir bölümünün yargı tarafından iptal edilmesi de ne demek
istediğimizi gayet açık bir şekilde anlatmaktadır.
3
Bu taslak Yönerge; Meslek Mensubunu Vergi Müfettiş ve yardımcılarının tamamen iki dudağı
arasında ki vicdan ve kanaatine bırakan bir özellikte olduğundan hiçbir şekilde kabul edilemez
ve tereddütsüz ret edilmelidir.
Ayrıca, bu yönerge sadece meslek mensuplarını emir eri durumuna düşürmekle bırakmayıp
3568 sayılı yasa kapsamında Meslek odaları veya Türmob ‟un görev ve yetki alanına açık bir
şekilde müdahale edilmek istendiğinin belgesidir. Çünkü 3568 sayılı yasa ile verilen yetki ve
görevler gasp edilmek istenmektedir.
B-HUKUKİ DEĞERLENDİRME
1-Yasal Dayanak Yönünden
Bilindiği üzere, adsız idari işlemler olarak adlandırılan Tebliğ,Genel Tebliğ,Genelge,İç
Genelge,sirkü,yönerge,iç yönerge v.b. değişik isimlerle adlandırılan İdari düzenlemelerin
öncelikle bağlı olduğu Üst Hukuk Normlarına uygun olması Hukukun genel ilkelerindendir.
Bağlı olduğu Üst Hukuk Normlarında öngörülmeyen veya bu normlarda düzenlenmemiş
hususların adı ne olursa olsun İdarenin düzenleyici işlemleri ile düzenlenmesi bu tür
düzenleme ve işlemleri yasal dayanaktan yoksun kılmakta ve iptal davalarına konu
etmektedir.
Bu nedenle, öncelikle bu Yönergeye Hukuki dayanak teşkil eden söz konusu yasal
düzenlemelere bakılması ve gerçekte Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına Taslak Yönergede
belirtilen hususlar hakkında herhangi bir görev veya yetki verilip verilmediğini
incelememizde fayda vardır.
Taslak Yönergenin Hukuki Dayanak Başlıklı 3.Maddesinde ; “Bu Yönerge, 178 sayılı Maliye
Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
20.maddesinin dördündü fıkrasının (e) bendi ve 39.maddesi hükmü uyarınca
hazırlanmıştır.” Denilmiştir.
Taslak Yönergenin yukarıda belirtilen 3.maddesinde bahsi geçen 178 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı başlıklı 20.Maddesinin dördüncü fıkrası (e)
bendi şöyledir. “e) Vergi inceleme ve denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke,
yöntem ve teknikleri geliştirmek, inceleme ve denetim rehberleri hazırlamak, vergi
incelemesi yapmaya yetkili olanların uyacakları etik kuralları belirlemek.”
Taslak Yönergeye Hukuki Dayanak yapılan ve yukarıda belirtilen (e) bendinde ; Vergi
Denetim Kurulu Başkanlığına ;
1-Vergi inceleme ve denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke, yöntem ve teknikleri
geliştirmek
2-inceleme ve denetim rehberleri hazırlamak
3-vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların uyacakları etik kuralları belirlemek
4
Şeklinde sayılan görevler verilmiştir. 3568 sayılı Yasa kapsamındaki Meslek mensupları
hakkında taslak yönergede belirtildiği gibi şekilde bir görev ve yetki öngörülmediği
görülmektedir.
Keza 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı başlıklı
20.Maddesinin tamamını incelediğimizde de; Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 3568
sayılı Yasa kapsamındaki Meslek mensupları hakkında taslak yönergede belirtilen hususlar
hakkında bir görev ve yetki öngörülmemiş maddenin son fıkrasında “Vergi incelemesine
yetkili olanlar tarafından yapılacak tam ve sınırlı vergi incelemelerinin kapsamı, vergi
incelemesine tabi tutulma bakımından birinci sınıf tüccarların yıllık iş hacimleri, aktif ve öz
sermaye büyüklükleri esas alınarak gruplara ayrılması ve yapılacak bu gruplamaya bağlı
olarak vergi incelemesine alınma bakımından asgari süreler getirilmesi ile bu hususlara
dair diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” Denilmiştir.
Söz konusu 20.Maddenin yukarıda belirtilen son fıkrası ve Ek madde 29‟un son fıkrasında
geçen Yönetmeliklerde aşağıdaki şekilde yayımlanmış bulunmaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği
Görev Yerleri İtibarıyla Vergi Müfettişleri Yer Değiştirme Yönetmeliği
Vergi Denetim Kurulu Performans Değerlendirme Sistemi Yönetmeliği
Rapor Değerlendirme Komisyonlarının Oluşturulması ile Çalışma Usul ve
Esasları Hakkında Yönetmelik
Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği
Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
31.10.2011
16.06.2012
30.12.2011
31.10.2011
31.10.2011
31.10.2011
Yukarıda belirtilen Yönetmelikleri incelediğimizde ; Yasal dayanağı, 178 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin Ek Madde 29 olan 31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin “Görüş ve öneri raporu” başlıklı
59.maddesinin d) bendinde de ; “ İhbar ikramiyesi, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu kapsamındaki meslek mensuplarının cezai
sorumlulukları gibi konular.” Denilmiştir.
Meslek Mensubunun cezai sorumluluklarından kasıt ise, 213 sayılı Kanuna dayanan cezai
sorumluluklardır. Nitekim bu yönetmeliğinin 5.Maddesinde Kurulun görev ve yetkileri,
38.maddesinde de Vergi Müfettişlerinin görev ve yetkileri belirtilmiştir.
Yönetmeliğin her iki maddesinde de Kurulun ve Vergi müfettişlerinin görev ve yetkilerinin
çerçevesini ve sınırını 213 sayılı Vergi Usul Kanunu oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Vergi
Müfettişleri 213 sayılı Kanun kapsamında Meslek Mensubunu ilgilendiren Mükerrer
227.maddeden kaynaklı cezai sorumlulukları hakkında “Görüş ve Öneri Raporu” tanzim
edilebileceklerdir. Bunun haricinde 3568 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında herhangi
bir yetki ve görev verilmiş değildir.
213 sayılı Kanunda bulunmayan hususların Taslak Yönergeye dahil edilmesi (3568 sayılı
Kanun ve ilgili mevzuat gibi) hukuka ve mevzuata aykırıdır.
5
Taslak Yönergede bahsi geçen 39.madde ise 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
uygulanması bakımından Kanunun Bakanlığa tanımış olduğu yetki maddesidir.
2-Taslak Yönerge Maddeleri hakkında
2.2- Taslak Yönergenin Disiplin yönünden sorumluluk başlıklı 5.maddesi Vergi denetim
Kurulu Başkanlığına veya Vergi Müfettiş ve yardımcılarına 213 sayılı Kanunla tanınmış yetki
ve görevlerin haricinde yeni bir durum “Disiplin yönünden sorumluluk” kapsamında da bir
görüş ve öneri raporu düzenleme hakkı veya yetkisi verilmek istenmektedir.
Söz konusu Taslak Yönergenin 5.maddesinde geçen ; “Vergi müfettişleri, yaptıkları vergi
incelemeleri sırasında, 3568 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında meslek mensubu
tarafından yapılan işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine, muhasebe standartlarına, denetim
standartlarına uygun yapılıp yapılmaması gibi haller yönünden değerlendirilerek meslek
mensubunun sorumluluğunu belirlemesi, meslek onuruna veya mesleki standartlara aykırı
eylem ve davranışlarda bulunan, görevini yapmayan veya kusurlu olarak yapan veyahut
görevin gerektirdiği güveni sarsıcı hareketlerde bulunduğunun tespiti halinde ve gerekli
gördüğü takdirde, Disiplin Yönetmeliği hükümlerine göre gerekli araştırma ve incelemenin
yapılmasını teminen, meslek mensubunun bağlı bulunduğu odaya iletilmek üzere ilgili
meslek mensubu hakkında ayrı bir “görüş ve öneri raporu düzenlerler.” İfadesi oldukça
geniş yorumlanabilecek ve keyfi uygulamaların önünü açacak ifadeler içermektedir.
Yukarıdaki 5.maddede geçen ifadelerin bir kısmı Meslek Yasamıza bağlı olarak çıkarılan
Disiplin Yönetmeliğinin Genel Hükümler başlıklı 14.maddesinde geçen ifadelerinin
genişletilmiş veya uyarlanmış bir şekli olarak karşımıza çıkmaktadır.
Meslek yasamıza bağlı olarak çıkarılan Disiplin Yönetmeliğinde esasen herhangi bir kişinin
yazılı veya sözlü şikâyetiyle Disiplin Soruşturması zaten yapılabilmektedir. Burada ihbar ve
şikâyetçinin de kim olduğunun bir önemi bulunmamaktadır. Yani Vergi Denetim Kurulu
Başkanlığı veya Vergi müfettiş ve yardımcıları istedikleri ve gerekli gördükleri takdirde
diledikleri Meslek mensubunu zaten şikayet edebilirler ve uygulamalarda görüldüğü üzere
etmektedirler.
Ancak, burada geçen kapsam ve içerik daha da genişletilerek münferit işlemler sistematik bir
şekle sokulmak istenmektedir. Konuyla ilgili olarak yukarıda ki yasal dayanak bölümünde de
bahsedildiği gibi Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının görev ve yetkileri 213 sayılı Kanunla
sınırlı olup 213 sayılı Kanunda öngörülmeyen konularda (3568 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat
kapsamında) herhangi bir görev ve yetki verilmemiştir.
Kaldı ki, 178 sayılı KHK „da ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan 31.10.2011 tarih ve 28101
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmelik hükümlerinde Vergi
müfettiş ve yardımcılarına böyle bir yetki ve görev de tanımlanmış değildir. Söz konusu
Yönetmeliğin 65.maddesi uyarınca Vergi Müfettiş ve yardımcıları sadece Devlet memurları
hakkında “Disiplin soruşturması raporu” düzenleme yetkisine sahiptirler.
6
Meslek mensupları Devlet Memuru olmadıkları ve sayılmadıkları için Vergi Müfettiş ve
yardımcılarının meslek mensubu hakkında “Disiplin” konusuna giren adı ne olursa
rapor düzenleyemez.
2.2- Taslak Yönergenin Mali sorumluluk başlıklı 6.maddesinde 213 sayılı Kanunun
Mükerrer 227.maddesinde belirtilen hususlardan bahsedilmiş ve aleyhe verilen yargı
kararlarından olsa gerek illiyet (nedensellik) bağını delilleri ile birlikte net olarak belirlenmesi
istenmektedir.
178 sayılı KHK‟ye dayanılarak çıkarılan 31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin “Görüş ve öneri raporu” başlıklı
59.maddesinin d) bendinde de ; “ İhbar ikramiyesi, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu kapsamındaki meslek mensuplarının cezai
sorumlulukları gibi konular.” Denilmiştir.
Meslek Mensubunun cezai sorumluluklarından kasıt ise, 213 sayılı Kanuna dayanan cezai
sorumluluklardır. Nitekim bu yönetmeliğinin 5.Maddesinde Kurulun görev ve yetkileri,
38.maddesinde de Vergi Müfettişlerinin görev ve yetkileri belirtilmiştir.
Yönetmeliğin her iki maddesinde de Kurulun ve Vergi müfettişlerinin görev ve yetkilerinin
çerçevesini ve sınırını 213 sayılı Vergi Usul Kanunu oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Vergi
Müfettişleri 213 sayılı Kanun kapsamında Meslek Mensubunu ilgilendiren Mükerrer
227.maddeden kaynaklı cezai sorumlulukları hakkında “Görüş ve Öneri Raporu” tanzim
edilebilecekleri zaten var olan bir uygulamadır.
2.3- Taslak Yönergenin Cezai sorumluluk başlıklı 7.maddesinde de, 213 sayılı Kanunun
Mükerrer 227.maddesi ve 359.maddesine istinaden meslek mensubunun bu suça katılıp
katılmadığı hakkında Vergi suçu raporu tanzim edileceği belirtilmektedir.
Vergi Müfettişleri veya Yardımcıları 213 sayılı Kanunun 359.maddesinde düzenlenen vergi
suçlarını tespit ettiğinde, bu suçu işleyen meslek mensubu dahil tüm kişiler hakkında zaten
mecburiyetleri gereği suç duyurusunda bulunma yetkisine de sahiptirler.
2.4- Taslak Yönergenin Meslek mensuplarının diğer suçları başlıklı 8.maddesinde
“Vergi Müfettişleri, yaptıkları vergi incelemeleri sırasında veya görevleri sebebiyle
işledikleri bir suçla karşılaşmaları halinde, fiillerin niteliğine göre 5237 sayılı Kanunun
kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılmalarını teminen, bir görüş ve öneri
raporu tanzim ederek,suçun işlendiği yer Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmek üzere
bağlı Grup Başkanlığına tevdi ederler.” Denilmektedir.
5237 sayılı TCK hükümleri kapsamında Kamu Görevlilerine ilişkin ceza hükümleri 247 ile
266 maddelerde Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar başlıklı bölümde
etraflıca düzenlenmiştir.
3568 sayılı Kanunun 47.maddesinde “Meslek mensupları, görevleri sırasında veya görevleri
sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı, fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanununun
7
kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılırlar.” Denilmiş olmasına rağmen
Öncelikle, 5237 sayılı TCK‟nın 6 ncı maddesindeki kamu görevlisi tanımının ve bu tanımın
diğer özel kanunlar için bağlayıcılığın ilişkin 5 nci madde karşısında herhangi bir özel
kanunda, personelle ilgili kamu görevlisi sayılır veya sayılmaz şeklinde bir düzenleme
yapılmasına da gerek bulunmamaktadır.
5237 sayılı TCK hükümlerine göre bir kişinin Kamu görevlisi olarak kabul edilebilmesi
ve cezalandırılabilmesi için bu kişinin aleyhine işlenen suçlar bakımından da Kamu
görevlisi olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan 5237 sayılı TCK
hükümlerine göre Meslek mensubunun Kamu Görevlisi olarak kabul edilmesi ve
sayılabilmesi için aleyhine işlenen suçlar bakımından da Kamu görevlisi olarak kabul
edilmesi ve sayılması gerektiğinden Meslek mensupları hakkında 5237 sayılı TCK’nın
hükümleri kapsamında Kamu Görevlilerine ilişkin ceza hükümleri uygulanamaz.
Vergi Müfettişleri veya Yardımcıları 213 sayılı Kanunun 359.maddesinde düzenlenen vergi
suçlarını tespit ettiğinde, bu suçu işleyen meslek mensubu dahil tüm kişiler hakkında zaten
mecburiyetleri gereği suç duyurusunda bulunma yetkisine de sahip oldukları yukarıda bir kaç
kez ifade edilmiştir.
Taslak Yönergenin 8.maddesinde Meslek mensuplarının “Kamu Görevlisi” olarak kabul
edilerek 5237 sayılı Kanunun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılmalarını
teminen diğer suçları kapsamında Vergi Müfettiş ve yardımcılarının yine maalesef yetki ve
görevi bulunmamaktadır.
Keza, 31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu
Yönetmelik hükümlerinde Vergi müfettiş ve yardımcılarına böyle bir yetki ve görev de yine
tanımlanmış değildir. Söz konusu Yönetmeliğin 63 ve 64.maddesi uyarınca Vergi Müfettiş ve
yardımcıları sadece Devlet memurları hakkında “Ön inceleme raporu” ve “Soruşturma
raporu” düzenlemeye yetkili kılınmışlardır.
Meslek mensupları Devlet Memuru olmadıkları ve sayılmadıkları için Vergi Müfettiş ve
yardımcılarının meslek mensubu hakkında 5237 sayılı Kanunun kamu görevlilerine ait
hükümleri uyarınca cezalandırılmalarını teminen diğer suçları kapsamında adı ne
olursa rapor düzenleyemez.
2.5- Taslak Yönergenin Savunma İsteme ve İzlenecek Yöntem başlıklı 9.maddesinde
meslek mensuplarından Vergi müfettiş ve yardımcılarının isteyecekleri savunmalar hakkında
izlenecek yöntem hakkında açıklamalar yer almaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının görev ve yetkileri 213 sayılı Kanunla sınırlı olup 213
sayılı Kanunda öngörülmeyen konularda (3568 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında)
herhangi bir görev ve yetki verilmemiştir.
8
Kaldı ki, 178 sayılı KHK „da ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan 31.10.2011 tarih ve 28101
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmelik hükümlerinde Vergi
müfettiş ve yardımcılarına böyle bir yetki ve görev de yine tanımlanmış değildir.
Hatta, Vergi müfettişlerinin Devlet memurlarından bile “savunma isteme” hak ve yetkilerinin
olup olmadığı tartışmalıdır.
C- SONUÇ
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının görev ve yetkileri 213 sayılı Kanunla sınırlı olup 213
sayılı Kanunda öngörülmeyen konularda (3568 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında)
herhangi bir görev ve yetki verilmemiştir.
178 sayılı KHK ‟da ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan 31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmelik hükümlerinde Vergi müfettiş
ve yardımcılarının yetki ve görevleriyle düzenleyecekleri raporlar tek tek sayılmış ve
tanımlanmıştır.
Söz konusu bu yönetmelik hükümleri uyarınca, Vergi Müfettiş ve yardımcıları Meslek
mensupları hakkında gerekli görülürse 213 sayılı Kanun kapsamında Meslek Mensubunu
ilgilendiren Mükerrer 227.maddeden kaynaklı cezai sorumlulukları hakkında “Görüş ve Öneri
Raporu” tanzim edecekleri 31.10.2011 tarihli yönetmelikte düzenlenmiştir.
Ayrıca, Vergi Müfettişleri veya Yardımcıları 213 sayılı Kanunun 359.maddesinde düzenlenen
vergi suçlarını tespit ettiğinde, bu suçu işleyen meslek mensubu dahil tüm kişiler hakkında
zaten mecburiyetleri gereği suç duyurusunda bulunma ve Vergi Suçu Raporu düzenleme
yetkisine haiz oldukları da aynı yönetmelikte düzenlenmiştir.
Yasal mevzuat uyarınca Vergi müfettişleri ve yardımcılarının 213 sayılı Kanunun kapsamında
ve 31.10.2011 tarihli Yönetmelikte bahsi geçen konular haricinde Meslek mensupları
hakkında adı ne olursa olsun rapor veya görüş ve öneri raporu düzenleme görev ve yetkileri
bulunmamaktadır. 11.12.2014
Eskişehir SMMM Odası
Yönetim Kurulu
Download

İlgili Yönerge Hakkında TÜRMOB Başkanlığına Sunulan Odamız