ZONGULDAK
manlý darphânelerinde bu gümüþ sikkelere benzer þekilde deðeri 90 akçe olan yeni
zolotalar basýlmýþtýr. Zolota tabiri eski Osmanlý kuruþlarý için kullanýlmýþ, daha aðýr
olan ve riyallerin ölçüsünde sonradan kesilmiþ bulunan gümüþlere ise kuruþ denmiþtir. Osmanlý piyasalarýnda Cermen zolotasý (kýzýl kuruþ) denildiði vakit altýn, yalnýzca zolota denildiðinde gümüþ kuruþ kastediliyordu.
Osmanlý piyasasýnda zolotayla ilgili kayýtlar XVII. yüzyýl tarihçilerinin eserlerinde
görülmeye baþlar. Topçular Kâtibi Abdülkadir Efendi, 1050 Ramazan ayý ortalarýnda (Ocak 1641) piyasaya çýkan yeni akçeler
vesilesiyle zolota adlý kuruþun tedavülünün yasaklandýðýný belirtir (Topçular Kâtibi
Abdülkadir [Kadrî Efendi] Tarihi, II, 1149).
Bununla beraber Osmanlý para sistemine
giren yabancý sikkeler içinde zolota alým
gücü giderek yükselen deðerli bir para
özelliði kazandý. 1648’de mallarý araþtýrýlan Cinci Hoca’nýn tesbit edilen nakit paralarý içinde zolotalar da çýkmýþtý (Naîmâ,
III, 1174). II. Mustafa döneminde eski kuruþ ve zolota tedavülden kaldýrýlarak tuðralý yeni kuruþ ve zolotalar çýkarýldý. Ýstanbul darphânesinde zolota tipi sikkelerin
kesildiðine dair kayýtlar XVIII. yüzyýlýn ilk
yarýsýnda çoðalýr. 1131’de (1719) gümüþ
rayicindeki oynamalar sebebiyle zolota piyasada bulunamaz oldu; zira darphâne tarafýndan gümüþün beher dirhemine 21 ve
ardýndan 20 akçe deðer konulmuþken piyasada rayici 22 akçeye yükselmiþti, bu
yüzden halk elindeki gümüþleri darphâneye götürmemeye baþladý. Darphânede
uzun bir süre zolota, para ve çil akçe kesilemedi. Daha önce piyasada bulunan zolotalar ise hem Ýranlý tüccarlar tarafýndan
toplanýp götürülüyor hem de yüksek deðeri sebebiyle dolaþýmdan kalkmýþ bulunuyordu. Bu durum ticarete büyük bir
darbe vurdu; çünkü gemilerle yabancý mal
getiren tüccar zolota dýþýnda herhangi bir
para kabul etmiyordu. Sonunda 60 dirhem halis gümüþe 40 dirhem bakýr ilâvesiyle oluþan 100 dirhemlik karýþýmdan 16
adet olmak üzere yeni zolota basýmýna karar verildi. Bir zolota 6,25 dirhem (20,04 gr.)
aðýrlýðýnda olup kuruþun ¾’üne eþitlendi
ve 90 akçe yahut 30 para deðerine getirildi. Yeni kuruþlarýn yarýmlýklarý ve dörtte birlikleri, zolotanýn ise yarýmlýklarý piyasaya sürüldü. Bu basýlan akçeler ve paralarýn ayarý % 68 ile % 70 kuruþ, zolotalarýn ayarý ise % 60 idi. Zolotalar bir süre
daha piyasalarda geçerliliðini korudu ve
I. Abdülhamid devrinde tedavülden kaldýrýldý.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Topçular Kâtibi Abdülkadir (Kadrî Efendi) Tarihi (haz. Ziya Yýlmazer), Ankara 2003, II, 1149;
Naîmâ, Târih (haz. Mehmet Ýpþirli), Ankara 2007,
III, 1174; Râþid, Târih, II, 172-175; Ýsmâil Galib,
Takvîm-i Meskûkât-ý Osmâniyye, Ýstanbul 1307,
s. 277-279; Süleyman Sûdî, Usûl-i Meskûkât-ý
Osmâniyye ve Ecnebiyye, Ýstanbul 1311, s. 3642; Hasan Ferîd, Nakd ve Ý‘tibâr-ý Mâlî, Ýstanbul
1330, I, 182-183.
ÿÝbrahim Artuk
–
˜
ZONGULDAK
Karadeniz bölgesinin
Batý bölümünde þehir
ve bu þehrin merkez olduðu il.
—
™
Karadeniz kýyýsýnda Üzülmez deresinin
denize ulaþtýðý kesimde yer alýr. Zonguldak adýnýn menþei hakkýnda kesin bilgi bulunmamakla birlikte bu hususta yaygýn
olarak kabul edilen iki farklý görüþ vardýr.
Birincisine göre Ýlkçað’da Sandraka / Sandarake adýyla bilinen köy benzeri bir yerleþme yeri Zonguldak’ýn ilk çekirdeðini
oluþturur. Sandarake adýný Sadra çayýndan (Zonguldak çayý) almýþtýr. Ýkincisine
göre yörenin sazlýk ve bataklýk olmasýndan dolayý burayý niteleyen “zongalýk / zungalýk / zungurak” kelimeleri zamanla Zonguldak’a dönüþmüþtür. Ereðli, Bartýn ve
Amasra gibi tarihî geçmiþi 3000 yýlý aþan
yerleþim birimlerinin ortasýnda yer almasýna raðmen Zonguldak, kömür madeninin bulunmasý ve iþletmeye açýlmasýyla birlikte ortaya çýkmýþ bir þehirdir. Þehrin geliþmesini saðlayan Ereðli kömür madenlerinin hangi tarihte ve kimin tarafýndan
bulunduðuna dair kesin bilgi yoktur. Bir
arþiv belgesinde Ereðli kömür madenlerinin II. Mahmud döneminde keþfedildiði ve
Abdülmecid’in saltanatý döneminde “cevher ihracatý”na baþlandýðý belirtilmektedir.
Kömür madeninin varlýðý kamuoyunda Cerîde-i Havâdis gazetesinin 30 Temmuz
1840 tarihli bir haberiyle duyulmuþtur. Bu
haberde Osmanlý topraklarýnda yapýlan aramalar sonunda çok yerde “yanar taþ”a rastlandýðý, Karadeniz sahilinde Ereðli’ye yakýn yerde bulunan kömür yataklarýnda mühendislerin Ýngiltere ve diðer yerlerden gelen yaðlý ve dayanýklý taþ kömürü cinsine
tesadüf ettikleri belirtilmekteydi. Ereðli ve
çevresinde kömür madenlerinin kumpanya þeklinde iþletilmesi amacýyla 1841’de
bir iþletme þartnâmesi hazýrlandý ve Ereðli Kömür Madeni Kumpanyasý adýyla altý
hisseli bir þirket kuruldu. Þirkete 1846’da
Sultan Abdülmecid de ortak oldu. Madenin idaresi, Kýrým savaþý yýllarýnda Ýngiliz
ve Fransýz donanmalarýnýn kömür ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý için Ýngiltere’ye býrakýldý. Savaþýn ardýndan madenin yönetimini Osmanlý Devleti tekrar üzerine aldý.
1865’te Bahriye Nezâreti’ne baðlanan
maden idaresi 1908’e kadar bu nezâretçe yönetildi. Nezâret 1867’de Dilâver Paþa’yý Ereðli Ma‘den-i Hümâyun nâzýrý tayin etti; Dilâver Paþa, ayný yýl yapýlan bir
düzenlemede maden idaresiyle birleþtirilen Ereðli kazasý kaymakamlýk görevine
de getirildi. Ereðli kazasýnýn mülkî idaresi
ve malî iþleri de Bolu ve Viranþehir sancaklarýndan ayrýlarak Bahriye Nezâreti’ne baðlandý. Kömürün giderek önem kazanmasý ve yeni kumpanyalarýn faaliyeti üzerine
(Karamanyan Kumpanyasý, 1883; Courtgi
Kumpanyasý, 1885; Ereðli Þirketi, 1896; Sarýcazâdeler, 1900) o sýrada bir köy görünümündeki Zonguldak’ýn durumu deðiþmeye baþladý. Zonguldak ve Kozlu madencilerin yerleþtiði köyler haline geldi.
1880’lerden itibaren, maden havzasý
içinde yer alan Zonguldak veya Kozlu köylerinden birinin müstakil nahiye merkezine dönüþtürülmesine çalýþýldý. Ancak bu
giriþimlerden 1899 yýlýna kadar bir sonuç
alýnamadý. Zonguldak liman ve rýhtýmýnýn
inþasý amacýyla 1896’da kurulan Fransýz
sermayeli Ereðli Þirketi’nde çalýþan Fransýzlar için Fransa’nýn 1899’da Zonguldak’a
konsolos tayin etmesi buranýn mülkî idaresinde deðiþiklik yapýlmasýný tekrar gündeme getirdi. Zonguldak bu yýllarda Kastamonu vilâyeti Bolu sancaðý Hamidiye kazasýna baðlýydý. Konsolosun Zonguldak
köyünde ikamet etmeye baþlamasý üzerine giriþim daha da hýzlandýrýldý. Kastamonu valiliði Dahiliye Nezâreti’ne baþvurarak Ereðli kazasýna baðlý Zonguldak ve
Kozlu köylerinin 4-5000 civarýnda nüfusa
sahip olmasýna raðmen buralarda mülkî
idare teþkilâtý bulunmamasý yüzünden çekilen zorluklardan söz etti ve Zonguldak
yahut Kozlu köylerinden birinin nahiye
merkezi yapýlmasýný önerdi. 1899’da kaza
merkezi haline getirilen Zonguldak, Hamidiye kazasýnýn kurulduðu 1887 yýlýna kadar Ereðli kazasýna baðlý kaldý. Bu tarihten itibaren 1899’a kadar Hamidiye kazasýna baðlandý. Kaza, Ereðli’ye baðlý Devrek ile Bartýn’a baðlý Çarþamba nahiyelerinin birleþtirilmesiyle oluþturuldu, merkezi de Devrek nahiyesiydi ve Hamidiye kazasýna 172 köy ve mahalle baðlýydý. Zonguldak kazasý yirmisi Ereðli’den, kýrk dokuzu Hamidiye kazasýnýn Çarþamba nahiyesinden ayrýlan altmýþ dokuz köyle kuruldu. Merkezi de Zonguldak olan kaza501
ZONGULDAK
nýn ilk kaymakamý Süleyman Nahîfî Bey,
ilk belediye baþkaný ise Elbasanlý Mehmed
Lutfi Bey’di. 1321 r. (1905) tarihli Kastamonu Vilâyet Salnâmesi’ne göre Zonguldak merkezde 250 hâne, bir hükümet
konaðý, bir postahane, bir cami, iki kilise,
bir hastahane, üç han, 120 dükkân, beþ
otel ve dört adet fabrika mevcuttu.
Ereðli Þirketi’nin faaliyetinin geniþlemesiyle birlikte kasabada yabancýlarýn sayýsý
arttý. 1903’te Zonguldak’ta 2400 civarýnda
yabancý yaþýyordu; bunlardan 192’si Ýtalyan’dý. Yabancýlar Ereðli Þirketi’nin liman
ve rýhtým inþaatýnda mühendis ve iþçi olarak çalýþýyordu. Ereðli Þirketi, 1893 tarihli
mukavelenâme ile Yanko Yoannides Bey’e
verilen Zonguldak liman ve rýhtýmýnýn yapýmý için 1896’da kuruldu. Þirket, Zonguldak liman ve rýhtýmý ile demiryolu hatlarý
inþasý yanýnda kömür madeni ocaðý iþletme hakký da aldý. Fakat zamanla kömür
iþletme meselesi yüzünden yetkililerle anlaþmazlýða düþünce Zonguldak Limaný’nýn resmî açýlýþý II. Meþrutiyet sonrasýna
kadar ertelendi. II. Meþrutiyet’in ardýndan
Zonguldak’ýn içinde bulunduðu maden bölgesi Ereðli Havza-i Fahmiyyesi diye adlandýrýldý. Burasý Zonguldak’ýn merkezi ile Kilimli, Kozlu ve Ereðli kazalarý dahilindeki
Kandilli ve Çamlý mevkilerinden oluþuyordu. Ereðli merkezinde kömür çýkarýlmamasýna raðmen madenin idare merkezi
1908 yýlýna kadar burada kaldý. Madenin
idarehanesi 1908’de Kozlu’ya ve 1910’da
da Zonguldak’a taþýndý.
I. Dünya Savaþý’nda madeni yönetmek
için Harp Kömür Merkezi adýyla askerî bir
idare kuruldu ve baþýna bir Alman subayý
getirildi. Osmanlý Devleti, düþman kuvvetlerine ait savaþ gemilerinin Zonguldak’a
saldýrýlarýný önlemek amacýyla düþman gemilerinin bombardýmaný sonucunda meydana gelecek zararýn Osmanlý sýnýrlarý dahilinde faaliyet gösteren bu devletlere ait
kurumlardan tazmin edileceðine dair karar aldý (11 Mart 1915). Ancak þehir, 1915
yýlýnýn sonbahar aylarýndan itibaren Karadeniz’de dolaþan Rus donanmasý tarafýndan bombalandý. Bu sebeple þehirde yaþayan halkýn ve maden iþçilerinin iaþelerinin karþýlanmasý için yardým gönderildi.
19 Mart 1917’de maden ocaklarý ile Zonguldak Limaný’nýn idaresi için askerî komiserlik tesis edildi. Mondros Mütarekesi’nin ardýndan Ýtilâf Devletleri, Harp Kömür Merkezi yerine merkezi Ýstanbul’da
bulunan Ýtilâf Devletleri Kömür Komisyonu’nu kurdular. Fransýzlar maden bölgesini ellerinde tutmak amacýyla ilk defa 8
502
Mart 1919’da Zonguldak’a asker çýkardýlar ve zamanla askerlerini takviye ettiler.
Bu hadise Millî Mücadele düþüncesini uyaran bir etki yaptý. 8 Haziran 1920’de Ereðli’ye asker çýkaran ve alýnan tedbirler sonucu 18 Haziran’da þehirden çekilmek zorunda kalan Fransýzlar ayný gün Zonguldak’ý iþgal ettiler. Emekli yüzbaþý Ethem
Bey baþkanlýðýnda Müftü Ýbrâhim Efendi, Nihat Osman, fen memuru Ali Rýza ve
dava vekili Hüseyin beylerden oluþan Zonguldak Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti faaliyetine baþladý. Gösterilen direniþ karþýsýnda Fransýzlar 21 Haziran 1921’de Zonguldak’tan ayrýlmak zorunda kaldýlar.
Zonguldak 1 Haziran 1920’de mutasarrýflýk haline getirildi. Cumhuriyet döneminde 1 Nisan 1924’te Ereðli, Bartýn ve
Devrek Zonguldak’a baðlanarak Zonguldak il yapýldý; böylece Cumhuriyet’in ilânýndan sonra kurulan ilk il olma unvanýný
kazandý. Cumhuriyet’in ilk yýllarýnda þehrin idarî yapýsýnda gerçekleþtirilen deðiþiklikler yanýnda 1924’te Zonguldak Yüksek Maâdin ve Sanayi Mektebi, ardýndan
1930’da Maden Meslek Mektebi tesis edildi. 1936’da yabancýlarýn elindeki maden
ocaklarý satýn alýndý. Bunu 1 Aralýk 1940’ta yerli giriþimcilerin elindeki ocaklar izledi. Bütün bu ocaklar Ereðli Kömürleri Ýþletmesi Müessesesi adý altýnda toplandý.
1 Eylül 1957’de Türkiye Taþ Kömürü Ýþletmeleri (TKÝ) kuruldu. 10 Ekim 1983 tarihinde 96 sayýlý Kanun Hükmünde Kararnâme ile Türkiye Taþ Kömürü Kurumu Genel Müdürlüðü oluþturuldu.
BÝBLÝYOGRAFYA :
BA, Ticaret ve Ziraat, Orman-Meâdin Nezâreti
(T), nr. 728/9, 1684/49; BA, Y.PRK.HH., nr. 35/
86; BA, Ýrade-Meclis-i Vâlâ, nr. 360; BA, Ýrade-Dâhiliye, nr. 18613, 1317 M. 16/5; BA, Ayniyat Defteri, nr. 955; BA, Deniz Kuvvetleri Deniz Müzesi
Arþivi (DMA), Mektubi (MKT), nr. 68/49; BA, DH.
MKT, nr. 1586/91, 1638/109; BA, Þûrâ-yý Devlet, nr. 548/17, 2715/34, 2734/13, 24, 2735/48,
2746/50; BA, Y.A.RES, nr. 154/2; BA, MV, nr. 148/
50, 197/13, 17; BA, DH.EUM.VRK., nr. 23/28; BA,
DH.EUM.EMN, nr. 41/5; BA, DH-MUÝ, nr. 114/
64; Kastamonu Vilâyet Salnâmesi (1321), s. 346;
Ahmet Emin [Yalman], Turkey in the World War,
New Haven 1930, s. 89; Cumhuriyetin On Yýlýnda Zonguldak ve Kömür Havzasý, Zonguldak
1933; Ahmet Naim, Zonguldak Havzasý Uzun
Mehmet’ten Bugüne Kadar, Ýstanbul 1934, s. 40,
43; Mehmet Ali Özeken, Ereðli Kömür Havzasý
Tarihi Üzerine Bir Deneme (1848-1940), Ýstanbul 1944, s. 36-37; Hüseyin Fehmi Ýmer, Ereðli
Maden Kömürü Havzasý Tarihçesi, Zonguldak
1944; Necip D. Tesal, Zonguldak Vilayetinin Ýktisadi Ehemmiyeti, Ýstanbul 1957, s. 82, 85, 90;
M. Þavran, Karaelmas Diyarýmýz Zonguldak Vilayeti, Zonguldak 1958, s. 34; Zonguldak Ýl Yýllýðý, Ýstanbul 1973; Ali Sarýkoyuncu, Millî Mücadele’de Zonguldak ve Havalisi, Ankara 1992;
a.mlf., “Zonguldak ve Havalisinde Kuva-yý Milliye’ye Yapýlan Yardýmlar ve Temin Edilen Gelirler”, Atatürk Yolu, III/10, Ankara 1992, s. 227242; Zonguldak Ýl Yýllýðý, Zonguldak 2002; Hamdi Genç, Ereðli Madenleri: 1840-1920 (doktora
tezi, 2007), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 267,
323; a.mlf., “Maden Havzasýnda Modern Bir Kentin Ýnþasý: Zonguldak (1840-1920)”, Selçukludan
Cumhuriyete Þehir Yönetimi (ed. Erol Özvar –
Arif Bilgin), Ýstanbul 2008, s. 404-416; a.mlf.,
“II. Abdülhamit Döneminde Zonguldak Kazasý’nýn Kuruluþuna Dair Belgeler”, Toplumsal Tarih,
sy. 153, Ýstanbul 2006, s. 84-87.
ÿHamdi Genç
Günümüzde Zonguldak. Tarihi eskiye inmeyen yeni þehirlerden biri olup Türkiye’de sayýlarý fazla olmayan bir XIX. yüzyýl
þehridir (diðer bazýlarý: Ordu, Adapazarý,
Mersin, Osmaniye, Ceyhan, Reyhanlý, Islahiye; Tuncel, s. 342). XIX. yüzyýlýn baþlarýnda üstü kamýþla örtülü birkaç kulübenin yer aldýðý bu balýkçý köyü Üzülmez
deresinin aðzý yakýnýnda kurulmuþtur. Ýç
kesimlerden ormanlýk ve yolsuz bir saha
ile tamamen ayrýlan bu alanda þehrin doðuþunun ve hýzlý geliþmesinin tek sebebi
yakýnýndaki maden kömürü yataklarýdýr.
Kömür havzasýna o sýralarda Ereðli Kömür
Havzasý (Ereðli Havza-i Fahmiyyesi) denmesi de Zonguldak’ýn bu tarihlerde önemsiz bir yer olduðunu ortaya koyar (Ereðli
Kömür Ýþletmesi / Ýþletmeleri [EKÝ] adý
uzun süre devam etmiþtir). Zonguldak’ýn
geliþmesi yabancý þirketlerin kömür havzasýna el atmasýndan sonra daha da hýzlandý. 1892’de Fransýz sermayesiyle kurulan Ereðli Þirketi burada yeni ocaklar açtý, ayrýca mendirekli bir liman, kömür yýkama yerleri (lavuar), maden taþýmak için
dekovil yollarý ve lojmanlar yaptýrdý (bu loj-
manlardan bazýlarý ve bilhassa Yayla mahallesi
Fener mevkiindekiler bugün de ayakta durmaktadýr); Zonguldak’ý kömür iþletmesinin ger-
çek merkezi ve ihraç limaný haline getirdi. Önceleri Üzülmez deresi (Richard Kiepert haritasýnýn Zafaranboli paftasýnda Sounautes ýrmaðý) boyunda, özellikle bu derenin sol yakasýndaki düzlükte (günümüzde Cumhuriyet caddesinin kuzeyindeki Soðuksu mevkii) dar bir alanda yerleþen Zonguldak daha sonraki yýllarda hýzla geliþerek vadilerin yamaçlarýna, bu vadileri birbirinden ayýran plato ve tepelerin üstüne,
eðim þartlarýnýn izin verdiði nisbette kýyý
boyunca falezler üzerine de yayýldý ve komþularý olan batýda Kozlu, doðuda Kilimli
beldeleriyle aradaki boþluklarý doldurup
birleþme eðilimine girdi. Bu yerleþim yerlerinin varlýðý ve yaþantýsý tamamen Zonguldak þehrinin varlýðýyla ilgilidir. Þehir
Download

– — ˜ ™