SÖZCÜK GRUPLARI
Birden çok sözcüğü içine alan, anlamında
ve yapısında birlik taşıyan, cümlede ise bir
bütün halinde bulunan dil birliklerine
"sözcük grubu" denir.
Duygu ve düşüncelerimizi aktarırken
sözcükleri kullanırız. Ancak çoğu zaman
sözcükler tek başlarına yeterli olmaz.
Herhangi bir varlığı, bir durumu ya da
hareketi ifade ederken bir sözcüğü başka
sözcük ya da sözcüklerle bir araya getirir,
onları belli kalıplar içinde birleştiririz.
Sözcüklerden oluşan bu "bütün"ü,
cümleye yerleştirir ve söylemek
istediklerimizi doğru, açık ve daha ayrıntılı
anlatırız.
Anlatımımıza açıklık kazandıran
sözcükler bütünü, cümlede tek başına
büyük bir sözcük gibi değer görür ve yine
cümlede bu birliktelikleri içinde bulunur.
Türkçe'de yardımcı öge önce, asıl öge
sonra gelir. Bu nedenle bir sözcük
grubunda, grubu oluşturan sözcük ya da
ek her zaman sondaki asıl ögede bulunur.
Başlıca sözcük grupları şunlardır:
İSİM TAMLAMASI:
Bilindiği gibi isim tamlaması üç şekilde
kurulur:
1. Belirtili İsim Tamlaması
2. Belirtisiz İsim Tamlaması
3. Zincirleme İsim Tamlaması
Yukarıdaki bütün tamlamalar cümlede;
"yüklem, özne, nesne, zarf tümleci ve dolaylı
tümleç" olarak bulunabilir. Cümlede ögeleri
bulurken karşınıza en çok çıkacak sözcük
grupları; isim tamlamalarıdır.
İSİM TAMLAMALARININ
CÜMLEDEKİ GÖREVLERİ
a) İsim tamlamaları, cümlede yüklem
görevinde bulunabilir:
Evde tek istediği şey, çalışma odasıydı.
(Belirtisiz isim tamlaması)
Unlu yemekler, Türk mutfağının
özelliğidir. (Zincirleme isim tamlaması)
Evden sonraki ikinci adresi halk
kütüphanesidir. (Belirtisiz isim tamlaması)
b) İsim tamlamaları cümlede özne görevinde
bulunabilir:
Yaz kampları turistlere farklı bir tatil olanağı
sunuyor.
Kalenin kapısı büyük bir gürültüyle açıldı.
Söz sırası, herhalde bana geldi.
Otobüs terminalinin gürültüsü dayanılacak gibi
değil.
Bu olaydan sonra bakış açınız değişebilir.
Gençlerden biri ayağa kalktı.
Hastaya kan nakli yapıldı.
c) İsim tamlamaları, cümlede nesne
görevinde kullanılabilir:
Okurlarının beklentisini, bu eserinde de
boşa çıkarmadı.
Akşam yemeğini bizde yiyelim.
Sınav sonucunu gazeteden öğrenmiş.
d) İsim tamlamaları, cümlede zarf tümleci
görevinde bulunabilir:
Yola gece karanlığında çıkmayın.
(Belirtisiz isim tamlaması, zarf tümleci)
Gücünün yettiğince çalışır. (Belirtili isim
tamlaması, zarf tümleci)
Her gün sabahın altısında kalkıyoruz.
(Belirtili isim tamlaması)
e) İsim tamlamaları cümlede dolaylı tümleç
görevinde bulunabilir:
Okulumuzun açılışına çok sayıda davetli
katıldı.
(Belirtili isim tamlaması, dolaylı tümleç)
Bahçenin güzelliğine hayran oldum.(B.li is.
Tam.)
Kütüphanenin okuma salonunda çalışalım.
(Zincirleme isim tamlaması)
Sınav salonunun kapısında kimlik kontrolü
yapıyorlar. (Zin. isim tam.)(B.siz is. tam.Nesne)
Belediye yetkilileri, yol çalışmasına ağırlık
verdiler. (Belirtisiz isim tamlaması)


SIFAT TAMLAMASI
Sıfat tamlamasında, asıl söylenmek istenen
isimdir. Sıfat, tamlamada sadece bir
yardımcı ögedir.
Sıfatlar isimlerin özelliklerini çeşitli
yönlerden karşılarlar ve bir cümlede sıfat,
nitelediği ya da belirttiği özelliğiyle ismin
ayrılmaz bir parçası olur. Çünkü sıfatların
cümlelerde tek başlarına görevleri yoktur.
Bu yönleriyle sıfatlara "yardımcı sözcük"
de diyebiliriz. Bu nedenle bir sıfatı,
tamladığı isimden ayrı düşünemeyiz.
İsim, cümlede hangi görevde ise
kendisini tamlayan sıfat da o görevdedir.
Bu yönüyle, sıfatların da isimler gibi
cümlede her türlü öge görevini
yüklendiğini söyleyebiliriz.
SIFAT TAMLAMASININ
CÜMLEDEKİ GÖREVLERİ
a) Sıfat tamlaması cümlede yüklem görevinde
bulunabilir:
Çalışmanıza yardım etmek zevk duyacağım
bir görevdir. (Sıfat tamlaması)
Kültür, bir bütündür. (Sıfat tamlaması)
Burası, perdeleri yenilenmiş, duvarları kağıt
kaplı, klasik zevke uygun döşenmiş bir
salondu. (Sıfat tamlaması)
Çoğumuz için şiir, tanımı yapılamayan bir
sanattır. (Sıfat tamlaması)
b) Sıfat tamlaması cümlede özne görevinde
bulunabilir:
Veren el, alan elden üstündür. (Sıfat
tamlaması)
Büyük balık, küçük balığı yutar. (Sıfat
tamlaması)
İnce topuklu ayakkabılar yine moda
olmuş. (Sıfat tamlaması)





c) Sıfat tamlaması cümlede nesne
görevinde bulunabilir:
Tükenmez kalemini verir misin? (Sıfat
tamlaması)
Dünkü maçı televizyondan izledik. (Sıfat
tamlaması)
Bugün beyaz gömleğimi giyeceğim. (Sıfat
tamlaması)
Köşedeki fırını kapattılar. (Sıfat tamlaması)
Hazır elbise satılan bir dükkan açmışlar.
(Sıfat tamlaması)



d) Sıfat tamlaması cümlede zarf tümleci
görevinde bulunabilir:
Sıcak günlerde yaylaya gideriz. (Sıfat
tamlaması)
Konuklarımız dün akşam geldi. (Sıfat
tamlaması)
Bu çalışma kıt bir imkanla yapıldı. (Sıfat
tamlaması)



e) Sıfat tamlaması cümlede dolaylı tümleç
görevinde bulunabilir:
Ormanlık bölgede mangal yakmayınız.
(Sıfat tamlaması)
Beni bu mahallede herkes tanır. (Sıfat
tamlaması)
Böyle tatlı sözlere her zaman kanar mısın?
(Sıfat tamlaması)
İKİLEME (TEKRAR) GURUBU
Tekrar grupları aynı ya da benzer
sözcüklerin tekrarlanmasıyla yapılır. Sözü
güçlendirmek, anlamda süreklilik
kazandırmak için kullanılan yolardan
biridir.
Tekrar grupları, üçe ayrılır:
1. Aynen tekrarlar
Bir sözcüğün iki defa söylenmesiyle ortaya
çıkar:
gide gide, sora sora, mışıl mışıl, ikişer ikişer,
baka baka, çalışa çalışa, bir bir, göz göz,
dilim dilim, ufak ufak, bol bol, türlü türlü,
çeşit çeşit ...
2. Eş anlamlı tekrarlar:
Anlamca aynı ya da birbirine yakın
sözcüklerin birlikte söylenmesiyle oluşur:
eğri büğrü, ite kaka, güle eğlene, ev bark,
açık seçik, eski püskü, eş dost, açık saçık ...
3. Zıt anlamlı tekrarlar:
Anlamca zıt iki sözcüğün bir araya
getirilmesiyle oluşur:
aşağı yukarı, iyi kötü, irili ufaklı, az çok, büyük
küçük, kadınlı erkekli, sabah akşam ...
Yukarıdaki ikilemelerin dışında; tekrarlanacak
sözcüklerden ikincisinin başına "m" sesi
getirilerek ya da sözcüğe bir "hece" eklenerek
yapılan ikilemeler de vardır:
adam madam, yemyeşil (yeşil), büsbütün
(bütün), örtü mörtü, çarçabuk (çabuk), ev
mev,
İKİLEME (TEKRAR) GRUBUNUN
CÜMLEDEKİ GÖREVİ
Tekrar gruplarının temel görevi cümleye
"pekiştirme, çokluk ve süreklilik"
anlamlarından uygun olanını katmaktır.
İkilemeler, isimlere eklenerek "sıfat
tamlaması" da kurarlar ve sıfat
tamlamasının görevlerini de üstlenebilirler:
damla damla yaşlar, ufak tefek adam,
türlü türlü işler, eğri büğrü masa, eski
püskü elbise ...
Cümlede öge olarak ise aşağıdaki görevleri
üstlenir:
a) İkilemeler, cümlede yüklem görevinde
bulunabilir:
Bahçedeki ağaçlar çeşit çeşitti.
Odasındaki eşyalar eski püsküydü.
Ufak tefek bir adamdı. (İkileme, sıfat
görevinde)
b) İkilemeler, cümlede özne görevinde
bulunabilir:
Karı koca birbirlerini süzdüler.
Böyle günde dost düşman yanında olmalı.
Yaşlanınca geleni gideni olmadı.
Çerden çöpten bir evleri vardı. (İkileme,
sıfat görevinde)
c) İkilemeler, cümlede nesne görevinde
bulunabilir:
Evi barkı terk etti.
Parasını pulunu bu işe yatırdı.
Gökyüzünü kara kara bulutlar kapladı.
(İkileme, sıfat görevinde)
d) İkilemeler, cümlede zarf tümleci görevinde
bulunabilir: (İkilemelerin cümlede en çok
aldıkları görev zarf tümlecidir.)
Başının kaldırıp çevresine uzun uzun baktı.
Sora sora Bağdat bulunur.
Çocuklar güle oynaya evlerine gittiler.
Sabah akşam dua etti.
Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş
Aman karanlığı görmesin gözüm
Beyaz perdeleri ger yavaş yavaş
B.Sıtkı ERDOĞAN
e) İkilemeler, cümlede dolaylı tümleç
görevinde bulunabilir:
Vara yoğa bakmaz.
Ele güne rezil oldu.
UYARI: İkilemeyi oluşturan sözcüklerin
arasına virgül işareti (,) konulmaz!
AİTLİK GRUBU
Aitlik grubu "-ki" aitlik ekinin ismin yalın,
ilgi ve bulunma durumuna eklenmesiyle
oluşur:
geçen haftaki (yangın), oturma odasındaki
(halı), sözünü ettiğiniz kitaptaki (konu),
yol kenarındaki (işçiler), son zamanlardaki
(değişiklikler...)
AİTLİK GRUBUNUN CÜMLEDEKİ
GÖREVİ:
Aitlik eki eklendiği sözcük ya da sözcükleri
kendinden sonra gelen sözcüklere
bağlaması nedeniyle grubun cümlede öge
cinsinden bir görevi yoktur. Ancak az
sayıda yüklem ve özne kurulabilir:
Bu kitap, sizin çalışma odanızdakiydi.
Yüklem
Küçük çocuğunki yeni alınmıştı.
Özne
EDAT GRUBU:
Bir isim ve ona eklenen edatın oluşturduğu
gruptur:
çocuklar gibi, senin için, bu sabahki hava
durumuna göre, caddeye doğru, öfkeyle,
inci gibi, bu bölüme kadar, buna karşı,
görmesi için, tatile gitmek üzere,
anladığım kadarıyla ...
EDAT GRUBUNUN CÜMLEDEKİ
GÖREVLERİ:
a) Edat grubu cümlede yüklem görevinde
bulunabilir:
Deniz kadın gibidir.
Bizi özlemeyecek gibisin.
Ben de yemekten kalkmak üzereydim.
Bütün gayretimiz senin için.
Sana ayak uydurmak bana göre değil.
b) Edat grubu cümlede zarf tümleci görevinde
bulunabilir:
Edat grubunun cümledeki temel görevi "zarf
tümleci" olmasıdır.
Haberi duyunca çocuklar gibi sevindi.
Zarf tümleci
Sabaha kadar bulmaca çözdüler.
Zarf tümleci
Eve doğru yürüdüler.
Zarf tümleci
Yağmur akşamdan beri yağıyor.
Zarf tümleci
Toplantı öğleden sonra yapılacak.
Zarf tümleci
BİRLEŞİK FİİL GRUBU
Birleşik fiil, bilindiği gibi iki yolla yapılır:
A) İki fiilin birleşmesiyle: Bu fiillerden
birincisi asıl fiildir; ikincisi ise asıl fiilin
anlamını tamamlayan yardımcı fiildir. İki
fiilden oluşan birleşik fiiller, yazıda "bitişik"
yazılır:
gelivermek, okuyabilmek, düşeyazmak,
çıkagelmek, duyuvermek ... gibi.
BİRLEŞİK FİİL GRUBUNUN
CÜMLEDEKİ GÖREVİ:
Birleşik fiiller cümlede yüklem görevinde
bulunurlar:
Çocukları bahçeye salıverdiler.
Bu ilacı içmeye cesaret edemiyor.
Yorgunluktan kendini koltuğa bırakıverdi.
Bu kadar erken geleceğinizi tahmin
etmiyorduk.
Onunla boy ölçüşemezsin.
B) Bir isim ile yardımcı fiilin birleşmesiyle:
Bu birleşik fiiller, isimle fiilin bir araya
gelerek "grup" oluşturduğu fiillerdir.
Bunlara "anlamca kaynaşmış birleşik fiil"
adı verilir:
tahmin etmek, yok etmek, laf atmak, kabul
etmek, gürültü yapmak, adam olmak,
söylemiş bulunmak, hasta olmak,
hissetmek, sabretmek ... gibi.
Birleşik fiiller, iki sözcükten oluştuğu
için bir "grup" sayılır ve cümlede de bu
birliktelikleri bozulmadan kullanılır. Ayrıca
deyim anlamı taşıyan birleşik fiiller de bir
grup oluştururlar:
ağzını bıçak açmamak, söz tutmak, dikkat
kesilmek, göz açtırmamak ... gibi.
İSİM-FİİL GRUBU
Bir isim-fiille buna bağlı ögelerin
oluşturduğu gruptur. İsim-fiil, grubun
sonunda yer alır:
boş konuşmak, suya dalmak, geriden
gelmek, evden erken çıkmak, kimseye
güvenmemek, yazı yazmak, eve dönüş,
cevap vermek, kapıyı kapatmak ...
İSİM-FİİL GRUBUNUN CÜMLEDEKİ
GÖREVLERİ:
a) İsim-fiil grubunun cümledeki görevleri,
özne ve belirtisiz nesne olmaktır.
Ancak, (-i, -e, -den) durum eklerini alarak
yüklem, belirtili nesne ve dolaylı tümleç
görevleri de alabilir:
b) İsim-fiil grubu cümlede yüklem
görevinde bulunabilir:
Bütün işimiz kaybolan kedimizi aramaktı.
Benim görevim yemeği hazırlamaktı.
Tek isteğim hemen yola çıkmaktı.
c) İsim-fiil grubu cümlede özne görevinde
bulunabilir:
Okuldan ayrılmak onu memnun etmedi.
Yazı yazmayı öğretmek onun işiydi.
Sabah koşusu yapmak sağlığınız için
yararlıdır.
Sigara içmek yasaktır.
d) İsim-fiil grubu cümlede nesne
görevinde bulunabilir:
Yola erken çıkmak istediler.
Sınav sonucunu açıklamak istiyorum.
Kitaplarını getirmeyi unutma.
Bizi beklemeniz gerekirdi.
e) İsim-fiil grubu cümlede dolaylı tümleç
görevinde bulunabilir:
Bu işten ayrılmaya karar verdi.
Çiçeklerle uğraşmaya bayılır.
SIFAT-FİİL GRUBU
Bir sıfat-fiil ile buna bağlı sözcüklerin
birlikte oluşturdukları gruptur:
yola çıkan, geçenlerde gördüğü, odada
bulunan, şimdiye kadar duymadığı ...
Sıfat-fiil grubu cümlede "sıfat" değeri taşır
ve kendisinden sonra gelen bir ismi
niteleyerek "sıfat tamlaması" oluşturabilir:
evden kaçan (çocuklar), modası geçmiş
(elbise), sözünü ettiğim (olay), başa gelen
(dert) ...
a) Sıfat-fiil grubu cümlede özne görevinde
bulunabilir:
Denize düşen yılana sarılır.
Sona kalan dona kalır.
Sana getirdiği bu mu?
Yangınlarla yok edilen ormanlar,
ülkemizin önemli bir kaybıdır.
Yerinde sayanlar yürüyenlerden daha çok
gürültü eder.
C. Şahabettin
b) Sıfat-fiil grubu cümlede nesne görevinde
bulunabilir:
Uçaktan inenleri görmüş müydün?
Onun şiir yazabileceğini düşünemiyorum.
c) Sıfat-fiil grubu cümlede dolaylı tümleç
görevinde bulunabilir:
Bunu toplantıya katılanlardan
öğrenmelisin.
Onunla çocukluğumuzda
yaşadıklarımızdan bahsettik.
d) Sıfat-fiil grubu cümlede yüklem
görevinde bulunabilir:
İyi bir gözlemci ne aradığını bilendir.
Bu öğrenci, sınıftaki en çalışkandır.
ZARF-FİİL GRUBU
Bir zarf-fiil ile buna bağlı sözcüklerin
birlikte oluşturduğu gruptur.
ZARF-FİİL GRUBUNUN CÜMLEDEKİ
GÖREVİ:
Zarf-fiil grubunun cümledeki tek görevi
"zarf tümleci" olmasıdır:
Çocuk babasının boynuna sarılarak ağladı.
Evden çıkıp köşedeki durağa yürüdü.
Merdivenlerden bağıra çağıra indi.
Okula gelince duyduklarına inanamadı.
UNVAN GRUBU
Bir kişi ismi ile ona bağlı unvan ya da
akrabalık isminin oluşturduğu gruptur.
Unvan grubunda ögeler eksizdir ve önce isim,
sonra da unvan ismi söylenir:
Mehmet Bey, Songül Hanım, Süleyman Paşa,
Nasrettin Hoca, Ahmet Ağa ...
Unvan ismi başta kullanılırsa birleşik isim
oluşur. Bunlar, unvan grubu sayılmaz:
Hoca Nasrettin, Doktor Metin, Yüzbaşı Ali ...
UNVAN GRUBUNUN CÜMLEDEKİ
GÖREVİ:
Unvan grupları isim değerindedir ve
cümlede isimlerin aldıkları bütün görevleri
üstlenir.
a) Unvan grubu cümlede yüklem
görevinde bulunabilir:
Bu işletme Ömer Bey'indir.
Toplantıya son gelen Ayşe Hanım'dı.
b) Unvan grubu cümlede özne görevinde
bulunabilir:
Mustafa Paşa, aslanlar gibi çarpıştı.
Orhan Bey, ikinci kitabını annesine ithaf
etmiş.
c) Unvan grubu cümlede nesne görevinde
bulunabilir:
İzin almak için Lütfiye Hanım'ı
görmelisiniz.
Oraya kadar gitmişken Sultan Hanım'ı
görseydin.
d) Unvan grubu cümlede dolaylı tümleç
görevinde bulunabilir:
Söz sırası Ahmet Hoca'ya gelmişti.
Plevne, Osman Paşa'dan sorulurdu.
e) Unvan grubu cümlede zarf tümleci
görevinde bulunabilir:
Yemeğe Kadir Bey'le gelecekler.
Bu konuyu Ayşe Hanımefendi'yle
görüşmelisiniz.
SAYI GRUBU
Sayı grubu eksiz olarak arka arkaya gelen
iki ve daha fazla sayının oluşturduğu
gruptur. Bu sayılar grup oluştururken
büyükten küçüğe doğru dizilir:
yüz kırk altı, altmış beş, on yedi, iç milyon
dört yüz bin seksen iki ...
SAYI GRUBUNUN CÜMLEDEKİ GÖREVİ:
Sayı grupları cümlede yüklem, özne ve dolaylı
tümleç görevlerinde bulunur:
Otuz beş, Tarancı'nın şiirinde farklı bir anlam kazanır.
Özne
Tatil günü yirmi ikiydi.
Yüklem
Bilmediğin numarayı yüz on sekizden öğrenebilirsin.
Dolaylı tümleç
ÜNLEM GRUBU
Bir seslenme edatı ile bir isimden oluşan
gruptur. Bu grupta seslenme edatı önce
gelir:
Hey çocuklar!, Aman Allah'ım!, Be adam!,
Ya Rab!, Ey Türk Gençliği! ...
Ünlemler cümlede öge olarak eğer
taşımayan, cümleyi yalnız anlamca
güçlendiren sözcüklerdir.
Ünlem grupları da cümleyi "sevinç,
üzüntü, şaşkınlık, korku" gibi duygu
yönlerinden tamamlar. Bu nedenle ünlem
gruplarının cümlede öge türünden
görevleri yoktur.
Ünlem gruplarını genellikle seslenmelerde
kullanırız ve bu grubun sonuna ünlem
işareti (!) getiririz.
BAĞLAMA GRUBU
Bağlama grubu, eş görevli sözcüklerin
bağlaçlarla bağlanmasıyla oluşan gruptur:
Leyla ile Mecnun, sokaklar ve caddeler,
görünenle görünmeyen, hem suçlu hem
güçlü, kapılar ve köprüler, ancak ve ancak ...
Bağlama grubu yukarıdaki gruplar arasında
yapıca en zayıf olan gruptur.
BAĞLAMA GRUBUNUN CÜMLEDEKİ
GÖREVİ:
Bağlaç, cümledeki eş görevli sözcüklerin
hangilerini bağlıyorsa kendisi de o görevi
üstlenir:
a) Bağlama grubu cümlede yüklem
görevinde bulunabilir:
Bu çocuklar hem bugünümüz hem de
yarınımızdır.
Kahvedeki çocuğun yaşı on bir ya da on
ikiydi.
b) Bağlama grubu cümlede özne görevinde
bulunabilir:
Konuşmasıyla davranışları birbirini
tutmuyor.
Bir eviyle bir arabası var.
Ders kitapları ile sözlükler, öğrencilerin
aldığı kitapların başında geliyor.
İçki ve kumar zararlı alışkanlıkların
başında gelmektedir.
c) Bağlama grubu cümlede nesne
görevinde bulunabilir:
Eski ve yeni edebiyatı yeterince
tanımıyorlar.
Hem salonu hem de mutfağı
temizlemelisin.
Ne bizi ne de kendini düşünüyorsun.
d) Bağlama grubu cümlede dolaylı tümleç
görevinde bulunabilir:
Formunuzu doldurduktan sonra bize ya da
mezun olduğunuz okula verebilirsiniz.
Sana da kardeşine de aynı hediyeyi
almıştım.
Aldığı eğitime ve çalışmasına güveniyor.
e) Bağlama grubu cümlede zarf tümleci
görevinde bulunabilir:
Onu gazetesiz ve çaysız düşünemiyorum.
Etkileyici ve doğru konuşuyor.
KISALTMA GRUBU:
Sözcük grupları ile cümlelerin yıpranıp
kısalmasıyla oluşan gruptur:
günaydın, o gün bugün, yükte hafif, güle
güle, para peşin, baş açık, baş üstüne, ne
haber, selâm ...
Kısaltma grubu, cümle ve sözlerin dilin
ihmalinden dolayı kısalmasıyla oluştuğu için
yalnız bizim bildiğimiz anlamları taşır.
Kısaltma grubunun bu yönüyle Türkçe'nin
söz dizimine uygun olmadığını söyleyebiliriz.
Cümlede öge olarak kullanımı geniş değildir:
Sana "güle güle" diyemedim.
Nesne
Pazara el ele gidin.
Z. tümleci
Biz para peşin çalışırız.
Zarf tümleci
Download

Sözcük Grupları