Metin
TEKNOLOJİK BELİRLEYİCİLİK
KURAMI
ORHAN AFŞİN
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
19. yüzyılda yeni iletişim
teknolojilerinin kullanımının
yaygınlaşmasıyla iletişim
teknolojisinin belirleyiciliği görüşü
ön plana çıkmıştır.
•
•
İletişim kuramlarında teknolojik
belirleyiciliğin önde gelen
temsilcileri Harold Innis ve Marshall
McLuhan’dır.
Innis ve McLuhan, iletişim
teknolojisi tarihini uygarlık tarihinin
merkezi olarak alırlar. Onlara göre
uygarlık tarihini yapan ve değiştiren
•
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
McLuhan, her kültür
çağında bilginin kaydedilip
aktarıldığı aracın o kültürün
karakterinin
belirlenmesinde kesin bir
rol oynadığını öne sürmüş
ve bu görüşünü “araç
iletidir” deyişiyle
•
Marshall McLuhan
•
özetlemiştir.
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
•
McLuhan’a göre
“araç insanların uzantısıdır.”
•
Bu uzantı akla gelen her şeyi
kapsar: sözcük, giysi, ev, para,
basın, fotoğraf vs. McLuhan’ın
“dikiz aynası” düşüncesi dediği
yaklaşım: yeni bir aracın basitçe
daha eski bir aracın uzantısı ya da
gelişmiş hali olduğu, örneğin bir
otomobilin yalnızca hızlı bir at,
elektrik ışığının yalnızca güçlü bir
mum olduğu varsayımıdır. Innis ve
McLuhan’a göre sözcüğün yazıldığı
şeyler sözcüklerden daha
önemlidir.
•
Marshall McLuhan
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
•
Araçlar içeriği ne olursa
olsun, doğalarında var
olan özellikleri nedeniyle
etkilere sahiptir, içerik
önemsizdir. Her araç
(medium) düşünceye,
ifadeye ve duyarlılığa yeni
bir yönelim kazandırarak
benzersiz bir söylem
tarzının ortaya çıkmasını
sağlar.
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
McLuhan’ın “araç mesajdır”
•
demekle kastettiği kuşkusuz budur.
•
McLuhan iletişim medyasının en
önemli etkisinin duyu organları ile
algılama ve düşünce alışkanlıkları
üzerinde olduğunu savunur.
Örneğin; İnsanlar televizyonun
kopuk kopuk programlarına o kadar
alışmış durumdalar ki, bir muhabirin
nükleer bir savaşın kaçınılmaz
olduğu haberini verdikten hemen
sonra “…ve şimdi de reklamlar…”
demesine hiç şaşırmazlar.
•
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
•
Araç egemen değişim gücüdür.
Innis ve McLuhan iletişim teknolojisinin toplumda odak noktası olduğuna
inanırlar, fakat etki konusunda ayrılırlar.
•
Innis'e göre teknoloji toplumsal örgütlenmeye ve kültüre etki eder, bunları
değiştirir ve biçimlendirir.
•
McLuhan ise iletişim araçlarının etkisinin öncelikle duyular üzerinde olduğunu
belirtir.
•
•
Dolayısıyla, bu tartışma tamamıyla algı psikolojisinin dar temellerine dayanır.
McLuhan’a göre, iletilerin üretimi ve alımı için koşul, biçimlerin biyolojik
varoluşundan başlar: Bu biçimler (görme, dokunma, tatma, işitme ve koku)
birbirine bağlıdır.
•
Dolayısıyla bir biçimin kapasitesinin değişimi duyular arası tüm ilişkileri
değiştirir,
•
•
Sonuç olarak, kişinin deneyimlerini ve algılarını düzenleme yolları da değişir.
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
Örneğin körlük koku, sağırlık görme gücüne dayanmayı arttırır.
•
•
Kapasite değişimi aynı zamanda duyular yanında deneyimleri de yeniden
düzenler. İletişim araçları kişilere duyularla ilgili belli ilişkileri yerleştirir,
sabitleştirir ve böylece toplumun dünya görüşünü belirlerler. Dolayısıyla,
bilginin biçimini ve algının yapısını, gerçeği almaya ayarlanmış duyu
araçları belirler.
•
Sonuç olarak, iletişim araçları bizi, sadece dünyaya yöneltmez; aynı
zamanda kullandığımız duyu oranını değiştirerek karakterlerimizi de
değiştirir.
İletişim teknolojisi kişilerin ne düşüneceğini değil, nasıl
düşüneceğini de belirler. Örneğin, konuşmaya dayanan kültürde kulak
(dinleme), basına dayananda göz (görme) önem kazanır ve basına
dayanan kültürde insanlar duyduklarına inanmakta ve konuşmayı
hatırlamakta zorluk çekerler.
•
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
•
•
RADYO
Radyo 1930'larda Batı toplumlarını yeniden kabileleştirdi ve
böylece totaliter (Yaşamın tüm yönlerini devlet otoritesine
bağımlı kılan yönetim) kitle hareketlerini üretti. Hitler siyasal
hayata gelişini doğrudan radyoya ve halka hitap sistemlerine
borçludur. Lazarsfeld'in radyonun tekelci ve toplumsal etkisinin
tahmin edilenden daha az önemi olduğu, Hitler'in radyo ile
toplumda kontrol sağlamadığını, aksine radyoya rağmen
sağladığını, çünkü radyonun Hitler'in düşmanları tarafından
kontrol edildiğini ileri sürmesini, McLuhan şöyle değerlendiriyor:
“Profesör Lazarsfeld'in radyonun doğası ve etkileri
hakkındaki zavallı bilinçsizliği kişisel bir kusur/eksiklik
değildir; fakat evrensel olarak paylaşılan bir
yeteneksizliktir”. Radyo, bilgi iletimini hızlandırır; öteki
araçlarda hızlanmaya yol açar; dünyayı köy hacmine küçültür
ve köyün dedikodu, söylenti, haber ve kişisel kötülükler gibi
zevklerini yaratır; fakat köyü karışık hale getirmez.
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
•
•
•
TELEVİZYON
McLuhan'a göre, basına dayanan uygarlık telgrafın
gelişmesiyle gücünü kaybetti; radyo ile de egemenliğini
yitirdi ve televizyonla öldü.
Televizyonun psikolojik etkisi, aracın içeriğinden gelir ve bu
etki de duyguların ayrılıp dağılmasıdır. Örneğin, reklamlar
düşüncenin devamlılığını engelleme ve hissetmenin
derinliğini elekten geçirme stratejisine dayanır. Reklamlar
kişilerin kendilerinden, vücutlarından, görünüşlerinden,
giyimlerinden hoşnutsuzluk ve yetersizlik hissettirir ve bu
yetersizliği belli malları (parfüm, araba vs.) kullanarak
gidereceğini savunur: Her kullanış kişiyi "yeni" kullanışa, her
yeni kullanış "yeni ve geliştirilmiş" kullanışa götürür.
Reklamlar kendi kendilerinden hoşnut olmayan tüketiciler
yaratır; mutluluğun tüketimle olacağı bilincini işler. İnsanı,
her tüketimin tekrar tüketim gerektirdiği bir satınalışlar ve
kullanışlar çemberi içine hapseder: Hapislik özgürlüktür.
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
“MacNeil-Lehrer Newshour”
programının yönetmen ve
sunucularından Robert MacNeil’in
televizyon haberi tanımı şöyledir:
•
•
“Temel fikir, her şeyi kısa tutmak,
kimsenin dikkatini dağıtmamak,
ama onun yerine çeşitli gösteriler,
yeniliklerle, hareketle durmadan
tahrik etmektir. Hiçbir konsepte,
hiçbir karaktere ve hiçbir probleme
birkaç saniyeden daha fazla dikkat
ayırmanız gerekmez (MacNeil,
1983’den aktaran Postman, 2004, s.
119-120).”
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
•
•
Yabancılaşma ve Elektronik Teknoloji
Basın, akıl çağını, bilimsel mantığı ve “insan özgürlüğünün insanın akılcılığının
sonucu” olduğunu savunan geleneği yükseltti. Akıl üzerinde çok durmak
insanın kendinden ve doğadan yabancılaşmasıyla sonuçlandı.
•
Televizyon bizim merkezi sinir sistemimize etki eder.
McLuhan'a göre, 18. yüzyılda başlayan "basın kültürüne ve mekaniksel
endüstriye, bu organik bütünlüğe" karşı olan "romantik tepki" elektromanyetik
dalgaların keşfin etki etmiş olabilir fakat kesinlikle, elektromanyetik keşifler
bütün insan işlerinde "şimdilik" sahasını yarattı. Böylece insan ailesi şimdi bir
"küresel köyün" koşulları altında yaşıyor. Bu köydekiler ise titreşen tek bir
daraltılmış (küçültülmüş, sıkıştırılmış) mekanda yaşamaktadır.
•
Teknolojik Belirleyicilik
Kuramı
•
Sonuç olarak;
Teknolojik saptayıcılık Amerikan ve dünya iletişim
yaklaşımlarının hemen hepsinin belli oranlarda ortak özelliğidir.
•
•
•
1960'ların modernleşmecileri, kalkınmacıları ve "yeniliklerin
yayılması" kuramcıları teknolojiyi "gelişmemiş ülkelerin
kurtarıcısı” olarak sundular.
Bu teknolojik saptayıcılık 1980’lerde "yumuşadı” ve 1990’lar ve
2000’lerde Postmodernizmle yeniden evrenselleştirildi.
•
Teknolojik belirleyiciliğin kardeşi olan iletişim devrimi,
teşekkürler
Download

TEKNOLOJİK BELİRLEYİCİLİK KURAMI