DERNEKLERE ve VAKIFLARA AİT İKTİSADİ
İŞLETMELER VE VERGİSEL BOYUTU
MEHMET FATİH GÜR
VERGİ MÜFETTİŞİ
FUAT KILIÇ
VERGİ MÜFETTİŞ YRD.
ABDULLAH SEFA AVCI
VERGİ MÜFETTİŞ YRD
18.04.2014 ANKARA
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
1
Sunum Planı
(DERNEKLER)
 Dernekler Hakkında Genel Bilgiler
 Bakanlar Kurulu Kararıyla Derneklere Kamuya Yararlı Statüsü
Tanınması
 Derneklerin Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu
 Derneklere Ait İktisadi İşletmelerin Vergilendirilmesi
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
2
Sunum Planı
(VAKIFLAR)
 Vakıflar hakkında Genel Bilgiler
 Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti Verilen Vakıflar
 Vakıfların Vergisel Açıdan Değerlendirilmesi
 Örnekler
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
3
A-DERNEKLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve
ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin,
bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel
kişiliğe sahip kişi topluluklarını ifade eder. (D.K. Madde 2)1 (TMK Madde 56)2
Dernek tüzüğünde derneğin adı, amacı, gelir kaynakları, üyelik
koşulları, organları ve örgütü ile geçici yönetim kurulunun gösterilmesi
zorunludur .(TMK Madde 58) 3
Dernekler, kuruluş bildirimini, dernek tüzüğünü ve gerekli belgeleri
yerleşim yerinin bulunduğu yerin en büyük mülkî amirine verdikleri anda tüzel
kişilik kazanırlar. (TMK Madde 59) 4
Dernek gelirleri, üye ödentisi, dernek faaliyetleri sonucunda veya
dernek malvarlığından elde edilen gelirler ile bağış ve yardımlardan oluşur.
(TMK Madde 99) 5
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
4
B-BAKANLAR KURULU KARARIYLA DERNEKLERE YARARLI STATÜSÜNÜN
VERİLMESİ
Bir derneğin kamuya yararlı dernek sayılabilmesi için:
GÖRÜŞ
İlgili Bakanlık
Maliye bakanlığı
TEKLİF
İç İşleri Bakanlığı
KARAR
BAKANLAR KURULU
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
5
Kamu yararına çalışan dernek statüsü bulunan derneklerin bir araya gelerek
bir üst kuruluş (federasyon, konfederasyon) oluşturmaları halinde, teşekkül
olunan bu yeni tüzel kişilik, doğrudan “kamu yararına çalışan dernek” statüsü
kazanmaz. Dernek federasyonu ya da konfederasyonlarının kamu yararına
çalışan dernek statüsü kazanabilmeleri için, dernekler için gerekli öngörülen
tüm koşulları aynen taşımaları ve aynen dernekler gibi gerekli başvuru ve izin
işlemlerini ikmal etmeleri gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
6
1-Kamuya Yararlı Dernek Statüsünün Kazanılması:
5253 sayılı Dernekler Kanununun 27. maddesinde bir derneğin kamu
yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için;
1)Derneğin en az 1 yıldan beri faaliyette bulunması
2)Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için giriştiği
faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde
olması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
7
Anılan kanun çerçevesinde derneklere Bakanlar Kurulu Kararı ile kamuya yararlı
dernek statüsü verilmesi sürecinde, Bakanlığımız görüşünün oluşturulmasında
esas alınan kriterler 2, 4 ve 15 numaralı Kurumlar Vergisi Sirkülerinde
belirtilmiştir. Buna göre bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden
sayılabilmesi için;
+
• Dernek tüzüğünde amaç olarak belirlenen faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek
nitelikte (kamu hizmeti niteliğinde olması) ve ölçüde olması,
+
• Yıl içinde elde edilen gelirlerin en az üçte ikisinin dernek amaçlarına harcanacağı
hususuna tüzükte yer verilmesi,
+
• Derneğin amaç edindiği hizmetlerin herkesin yararına açık olacağının, belli bir yöre veya
kitleye hizmetle sınırlı olmadığının tüzükte yazılı bulunması,
+
• Yukarıdaki maddelerde belirtilen hususların en az son iki yılda fiilen gerçekleştirilmiş
olması,
+
• Derneğin sahip olduğu malvarlığının ve yıllık gelirinin tüzüğünde amaç edindiği hizmetleri
gerçekleştirecek düzeyde olması
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
8
Kendilerine Bakanlar Kurulu Kararı ile kamuya yararlı dernek statüsü
tanınmasını isteyen dernekler İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA başvurmalıdırlar.
Kamuya yararlı çalışan derneklere ilişkin listeye www.dernekler.gov.tr
adresinden ulaşılması mümkündür.
 Faal olan Dernek sayısı:100.610
 Kamu Yararına çalışan dernek sayısı: 402 6
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
9
2.Kamuya Yararlı Derneklere Vergi Kanunlarında Sağlanan Avantajlar:
Bakanlar Kurulunca, kamuya yararlı dernek statüsü verilen derneklere Türk
vergi sisteminde bazı avantajlar tanınmıştır:
a)Katma Değer Vergisi İstisnası
b) Veraset ve İntikal Vergisi Muafiyeti
c) Emlak Vergisi Muafiyeti
d) Damga Vergisi Muafiyeti
e) Harç İstisnası
f) Belediye Gelirleri Kanunu’nun Sağladığı Vergi Avantajları
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
10
2.1.Katma Değer Vergisi İstisnası
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinde “Kültür ve
Eğitim Amacı Taşıyan İstisnalar” ve “Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar” da
belirtilen mal teslimleri ve hizmet ifaları ile sınırlı olmak üzere kamuya yararlı
derneklere katma değer vergisi istisnası hakkı tanınmıştır. Buna göre
KDVK 17/1 Kültür ve Eğitim Amacı Taşıyan İstisnalar:
………..Kamu Menfaatine Yararlı Derneklerin………..:
•İlim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla
yaptıkları teslim ve hizmetleri,
•Tiyatro, konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile
spor tesisleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür ve eğitim
faaliyetlerine ilişkin teslim ve hizmetleri,
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
11
17/2 Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar:
•Hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan
bankası ve organ nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji
bahçeleri, parklar ile veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin
laboratuvarları gibi kuruluşlar, öğrenci veya yetiştirme yurtları, yaşlı ve sakat
bakım ve huzurevleri, parasız fukara aşevleri, düşkünevleri ve yetimhaneleri
işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim
ve hizmetleri ile bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik
olarak birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetleri
İle Kamu Menfaatine Yararlı Derneklere;
•Bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları, katma değer
vergisinden istisnadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
12
2.2.Veraset ve İntikal Vergisi Muafiyeti
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun muafiyetleri düzenleyen 3 üncü
maddesinin (a) fıkrasında, amme idareleri, emekli ve yardım sandıkları, sosyal
sigorta kurumları, umumi menfaate hadim cemiyetler, siyasi partiler ve bunlara ait
olan veya bunların aralarında kurdukları teşekküllerden Kurumlar Vergisine tabi
olmayanların veraset ve intikal vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmış, (b)
fıkrasında ise (a) fıkrasında sayılanlar dışında kalan hükmi şahıslara ait olup,
umumun istifadesi için ilim, araştırma, kültür, sanat, sıhhat, eğitim, sağlık, hayır,
imar, spor gibi maksatlarla kurulan teşekküllerin veraset ve intikal vergisinden muaf
olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin (b) fıkrasında belirtilen
amaçları gerçekleştirmek için kurulan derneklere bu nitelikleri devam ettiği sürece
yapılacak bağış ve yardımlar veraset ve intikal vergisinden muaftır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
13
2.3.Emlak Vergisi Muafiyeti
1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4/e ve 14/c maddeleri gereğince kiraya
verilmemeleri ve Kurumlar Vergisine tabi işletmelere ait olmamaları veya
bunlara tahsis edilmiş bulunmamaları şartlarıyla, kamuya yararlı derneklere
ait bina ve araziler emlak vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur.
2.4.Damga Vergisi Muafiyeti
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 9 uncu maddesi ve damga vergisinden
istisna edilen kağıtların belirtildiği Kanuna ekli (2) sayılı tablonun “V.
Kurumlarla ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün 17 numaralı fıkrası uyarınca,
genel menfaatlere yararlı dernekler, her türlü işlemlerinde düzenlenen ve
damga vergisi kendileri tarafından ödenmesi gereken kağıtlar bakımından
damga vergisinden muaftır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
14
Diğer taraftan, Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun “IV. Ticari
ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümün 31 numaralı fıkrası
uyarınca, dernekler tarafından iktisadi işletmelerine dahil olmayan
gayrimenkullerin gerçek kişilerce mesken, dernekler ve vakıflarca yerleşim
yeri olarak kiralanmasına ilişkin düzenlenen kira sözleşmeleri damga
vergisinden istisnadır.
2.5.Harç İstisnası
492 sayılı Harçlar Kanununun dördüncü kısmında Tapu ve Kadastro Harçları
düzenlenmiş olup, “Harçtan Müstesna Tutulan İşlemler” başlıklı 59 uncu
maddesinde ise derneklerle ilgili muafiyete yer verilmiştir. 492 sayılı
Harçlar Kanununun 59 uncu maddesinin (b) bendi gereğince kamu
menfaatlerine yararlı derneklerin iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve
sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleriyle bu derneklere ait
tesislerin ve bu tesislerin sonradan iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve
sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların
terkinleri harçtan istisna edilmiştir. Söz konusu istisna hükmü Kanunda
öngörülen koşulları haiz derneklerin gayrimenkul iktisabı ve tescil işlemleri
ile şerhi gerektiren diğer işlemlerine münhasır olup, anılan derneklerin
gayrimenkul ve sair ayni hak satış ve devir işlemlerini kapsamamaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
15
2.6.Belediye Gelirleri Kanunu’nun Sağladığı Vergi Avantajları
Kamu yararına çalışan derneklere sağlanan vergi avantajları arasında 2464
sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca Kanun’un 21.
maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan
eğlence işletmelerinin faaliyetlerinden alınan “Eğlence Vergisi”ne ilişkin
muafiyet de bulunmaktadır.
Belediye Gelirleri Kanunu’nu 18. maddesiyle mükellefi eğlence yerlerini
işleten gerçek ve tüzel kişiler olarak belirlenen eğlence vergisi, istisna ve
muaflıkları düzenleyen 19/3. madde uyarınca “eğitim ve öğretim kuruluşları ve
okul dernekleri ile kamu yararına çalışan derneklerce tertiplenen
eğlencelerden” alınmamaktadır.7
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
16
3.Kamuya Yararlı Derneklere Yapılacak Bağış ve Yardımların İndirilmesi
Kamu yararına çalışan derneklere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
tarafından Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi ve Kurumlar Vergisi
Kanununun 10 uncu maddesinde belirtilen şartlar dahilinde yapılan bağış ve
yardımlar gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu
yapılabilecektir.
GVK 89/4: Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler,
köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi
muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5'ini
(kalkınmada öncelikli yöreler için % 10'unu) aşmamak üzere, makbuz
karşılığında yapılan bağış ve yardımlar.(KVK 10/c)
 Beyan Edilecek Gelirin %5’i:
[Ticari Bilanço Karı-(Geçmiş Yıl Zararları+İştirak Kazançları İst.)] X%5 şeklinde
hesaplanmalıdır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
17
GVK 89/7: Kamu yararına çalışan derneklere yapılacak Kültür ve Sanat
faaliyetine ilişkin harcamalar ile bu amaçla yapılan bağış ve yardımların
tamamı,(KVK 10/d)
GVK 89/11: İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneği ve Türkiye Yeşilay
Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların
tamamı.(KVK 10/f)
Örnek: KLC A.Ş. 15.08.2012 tarihinde tam donanımlı bir kan bağışı otobüsünü
250.000-TL'ye satın alarak Türkiye Kızılay Derneği'ne bağışlamıştır. Mükellef
kurum aynı tarihte Türkiye Kızılayı Minarelli Su İşletmelerine de 50.000 TL
nakdi bağış yapmıştır. Yardımlar makbuz karşılığı yapılmıştır. Mükellef
kurumun yapmış olduğu 300.000 TL 2012 hesap dönemi ticari bilanço karı
hesaplanırken gider olarak dikkate alınmıştır.
•KLC A.Ş. Ticari Bilanço Karı: 20.000.000-TL
•Geçmiş Yıl Zararları: 50.000- TL
•İştirak Kazançları İstisnası:1.000.000-TL
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
18
KVK 10-1/f maddesi ve 4 seri nolu Kurumlar Vergisi Tebliği gereğince;Kızılay'a
otobüs bağışı ayni nitelikte olmakta ve burada %5 lik kısım indirim olarak dikkate
alınabilmektedir.
Hesaplamada ise [Ticari bilanço kârı – (iştirak kazançları istisnası + geçmiş yıl
zararları)] formülü kullanılması gerekir.
Buna göre; 20.000.000-(50.000+1.000.000)*%5=947.500-TL indirilebilecek bağış
ve yardım tutarının üst sınırı olacaktır. Bu durumda 250.000-TL nin tamamı indirim
olarak dikkate alınabilecektir. Ayrıca bağış ve yardımlar işletme için GVK 40.
maddesi gereğince Kanunen kabul edilmeyen gider olduğu için 250.000-TL KKEG
olarak ticari bilanço karına ilave edilmelidir.(Doğrudan gider yazıldığı için KKEG
olarak eklenecek, beyannamede indirim konusu yapılacaktır.)
Bunun dışında, KVK 10-1/f maddesi gereğince; Kızılay işletmesine yapılan 50.000TL bağışın indirim olarak kabulü mümkün değildir. Burada yapılan 50.000-TL
bağışında KKEG olarak ilavesi gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
19
4.Kamuya Yararlı Dernek Vasfının Kaybedilmesi
Kamu yararına çalışan dernek statüsü kazanan dernekler, bu statülerini
devam ettirmek istedikleri sürece, başlangıçta sahip olmaları gereken tüm
şartları korumaları gerekmektedir. Kamuya yararlı dernekler en az iki yılda
bir denetlenmektedir. Yapılan bu denetimlerde derneğin kamu yararına
çalışan dernek statüsüne ilişkin niteliklerini devam ettirip ettirmediğine de
bakılmaktadır.
Yapılan denetim neticesinde derneğin kamu yararına çalışan dernek
statüsünü kaybettiğine ilişkin sonuçlara ulaşıldığı takdirde İçişleri Bakanlığı;
Maliye Bakanlığının ve varsa ilgili diğer bakanlıkların görüşünü alarak,
derneğin kamu yararına çalışan dernek statüsünün kaldırılmasını Bakanlar
Kuruluna teklif eder. İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla
kamu yararına çalışan derneklerden sayılma kararı iptal edilen dernek,
İçişleri Bakanlığınca ilgili valiliğe bildirilir ve karar valilik tarafından ilgili
derneğe tebliğ edilir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
20
C.DERNEKLERİN VERGİ KANUNLARI KARŞISINDAKİ DURUMU
1.Derneklerin Vergi Mükellefiyeti
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesine göre dernek
kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmazken, aynı maddenin (ç)
bendi ile derneklere ait iktisadi işletmeler kurumlar vergisi mükellefiyeti
kapsamına alınmışlardır. Aynı Kanunun 2 nci maddesinin beşinci
fıkrasında, derneklere ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve
sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai
işletmelerin derneklerin iktisadi işletmeleri olduğu, aynı maddenin altıncı
fıkrasında da derneklere ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı
gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında
bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin
ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının
mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal ve hizmet bedelinin sadece
maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş
amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme niteliğini
değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
21
Buna göre, derneklerin tüzel kişiliği itibariyle kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunmamaktadır. Ancak, derneklerin devamlılık arz eden ticari, sınai veya
zirai nitelikte diğer bir ifadeyle bir organizasyona bağlı olarak piyasa
ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifası
gibi bir faaliyetinin bulunması halinde bu faaliyetler nedeniyle oluşacak
iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi
gerekecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
22
2.Derneklerin Yapacakları Ödemeler Üzerinden Gelir Vergisi Kesintisi
Dernekler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 üncü maddesinde nakden veya
hesaben ödeme yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine
mahsuben tevkifat yapmaya mecbur tutulanlar arasında sayılmıştır. Bu
madde hükmüne istinaden, derneklerin nakden veya hesaben yapacakları
ödemeler üzerinden yapmış oldukları tevkifatları, muhtasar beyanname ile
ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer vergi dairesine beyan edilip
ödenmesi gerekmektedir.
Örnek 1: (X) Derneği tarafından gelir vergisi mükellefi Bay (A)’ya ait işyeri
aylık brüt 2.000 TL’ye kiralanmıştır. Dernek tarafından kişiye brüt 2.000 TL
ödeme yapılması durumunda %20 oranında kesinti yapılarak, kesinti tutarı
olan 400 TL, dernek tarafından ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer vergi
dairesine ertesi ayın 23’ünde muhtasar beyanname ile beyan edilecektir.
(GVK 94/5-a)
Örnek2: (A) Derneği tarafından, dernek logosunda kullanılmak üzere
serbest meslek erbabı karikatürist Bay (B)'ye yaptırılan çizim sonucu
ödenen brüt 4.000 TL üzerinden %17 oranında stopaj yapılarak, kesinti
tutarı olan 680 TL, dernek tarafından muhtasar beyanname ile beyan
edilecektir. (GVK 94/2-a)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
23
3.Derneklerin Elde Ettikleri Gayrimenkul Sermaye İratlarının Vergilendirilmesi
3.1.Derneklerden Kiralanan Gayrimenkullere Yapılacak Tevkifat
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (5/b) bendinde, derneklere ait
gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden
gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre GVK 94/1 de yer alan kurum ve kuruluşlar, derneklere ait
gayrimenkulleri kiralamaları durumunda, kira karşılığında yapılan ödemelerden
%20 oranında tevkifat yapmak durumundadırlar.
Bununla birlikte derneklere ait taşınmazların bir iktisadi işletme oluşturacak
şekilde kiralanması halinde, oluşacak iktisadi işletme kurumlar vergisi mükellefi
olduğundan elde edilen kira gelirleri üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır.
Diğer taraftan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 2. Maddenin
birinci fıkrasının (a) bendine göre; 01.01.2008-31.12.2015 tarihleri arasında
derneklerce elde edilen kesinti suretiyle vergilendirilmiş mal ve hakların
kiralanması dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
24
Bu tevkifatın yapılması bakımından kendisine kira ödemesinden bulunulan
derneğin kamuya yararlı ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış
dernek olması önem arz etmemektedir.
Ancak, özel kanunlarında gelir veya kurumlar vergisine ilişkin istisna veya
muafiyet hükümleri bulunan dernek ve vakıflara ait gayrimenkullerin
kiralanması dolayısıyla bunlara yapılan kira ödemelerinden tevkifat
yapılmayacağı tabiidir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
25
Örnek 1: KLC Derneği tüzüğü gereği üyelerinden toplamış olduğu
aidatlarla gayrimenkul satın almakta ve bunları kiraya vererek, gelirini
dernek işlerinde kullanmaktadır. Dernek bu işlerin takibi için bir ofis
kiralamış ve bir personel istihdam etmiştir.
Derneğin yapmış olduğu bu faaliyet süreklilik-organizasyon-ticari
mahiyette olma vb unsurları ihtiva ettiğinden, derneğin iktisadi işletmesi
oluşmuş sayılır ve derneğe yapılacak ödemelerden tevkifat yapılmaz.
Derneğin Kurumlar Vergisi mükellefiyeti doğduğundan dernek kendi
gelirini kendisi beyan ederek tahakkuk eden vergisini öder.
Örnek 2: EVM Derneği üyelerinden toplamış olduğu aidatlarla 2 katlı bir
gayrimenkul almış, bu gayrimenkulün üst katını dernek işleri için
kullanırken alt katını derneğe gelir oluşturması hasebiyle X A.Ş.'ye kiraya
vermiştir.Bu durumda iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacağından dolayı
X A.Ş., EVM Derneğine yapacağı ödeme dolayısıyla GVK 94/5-b gereği %20
oranında tevkifat yapacaktır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
26
3.2.Derneklere Ait Gayrimenkullerin Kiralanmasının KDV Karşısındaki Durumu
Katma Değer Vergisi Kanununun;
-1/3-f maddesinde; Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve
hakların kiralanması işlemlerinin katma değer vergisine tabi olduğu,
-1/3-g maddesinde; Dernekler ve sayılan kurum ile kuruluşlara ait veya tabi olan
veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli
kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve
meslekî nitelikteki teslim ve hizmetlerinin, katma değer vergisine tabi olduğu,
-17/4-d maddesinde ise iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin
kiralanması işlemlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu,
hüküm altına alınmıştır.
Derneklere ait gayrimenkullerin iktisadi işletmeye dahil olmamak kaydıyla kiraya
verilmesi işlemi Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-f maddesine göre katma değer
vergisinin konusuna girmekle birlikte, söz konusu kiralama işlemi Kanunun 17/4-d
maddesine göre katma değer vergisinden istisna tutulmaktadır.
Öte yandan, derneğe bağlı iktisadi işletmeye ait gayrimenkullerin kiraya verilmesi
işlemi ise Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-g maddesine göre katma değer
vergisine tabi olacağından, Kanunun 17/4-d maddesindeki istisna hükmü kapsamında
değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
27
Bu bağlamda derneklere ait aşağıdaki gayrimenkullerin kiralanması işlemleri
KDV’den istisnadır:
 Arazi, bina (döşeli olarak kiraya verilenlerde döşeme için alınan kira
bedelleri dahildir), maden suları, menba suları, madenler, taş ocakları, kum ve
çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların
mütemmim cüz’üleri ve teferruatı,
 Voli mahalleri ve dalyanlar,
 Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüz’üleri ve
teferruatı ile bilumum tesisatı demirbaş eşyası ve döşemeleri
KDVK 1/3-f kapsamında
ise
KDVK 17/4-d
kapsamında
değerlendirilir
KDV'den Müstesna
KDVK 1/3-g kapsamında
ise
KDVK 17/4-d
kapsamında
değerlendirilmez
KDV'ye Tabi
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
28
3.3.Gayrimenkul Dışındaki Diğer Mal ve Hakların Kiralanması İşlemlerinin
Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu
GVK.nun 70. maddesinde sayılan gayrimenkul dışında kalan diğer mal ve
hakların dernekler tarafından kiraya verilmesi işlemleri, iktisadi işletmeye dahil
olsun veya olmasın katma değer vergisine tabi bulunmaktadır. Bunların kiraya
verilmesi işlemlerinde, Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-d maddesinde yer
alan istisnanın uygulanması söz konusu değildir.
Dolayısı ile bu mal ve hakların dernekler tarafından kiraya verilmesi katma
değer vergisine tabi olacaktır. Böylece, motorlu tahmil-tahliye araçları, kara
nakliye vasıtaları, uçaklar, gemiler, iş makineleri, arama, işletme, imtiyaz hakları
ve ruhsatları ile diğer haklar vb. nin kiraya verilmesi işleminde bunların iktisadi
işletmeye dahil olup olmamasına bakılmaksızın katma değer vergisi
hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu mal ve hakların yurt dışından
kiralanması da vergiye tabidir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
29
Bu mal ve hakları kiraya veren derneklerin gerçek usulde katma değer
vergisi mükellefiyetlerinin bulunmaması ve kiralayanın gerçek usulde katma
değer vergisi mükellefi olması halinde, bu işlem üzerinden hesaplanan
katma değer vergisi kiralayan tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek
ödenecektir. Bu kapsamdaki kiralamalarda kiraya veren ve katma değer
vergisi mükellefiyeti bulunmayan dernek tarafından herhangi bir beyan
yapılmayacaktır.
Bu mal ve hakları kiralayanların da gerçek usulde katma değer vergisi
mükellefiyeti bulunmaması halinde, dernek adına gerçek usulde katma
değer vergisi mükellefiyeti tesis edilecek ve bu işlem üzerinden hesaplanan
katma değer vergisi dernek tarafından mükellef sıfatıyla 1 No.lu KDV
Beyannamesi ile beyan edilecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
30
4.Derneğin Tasarruflarını Bankada Değerlendirmesi Sonucunda Elde Ettiği
Menkul Sermaye İratlarından Tevkifat Yapılması
Gelir Vergisi Kanunun Geçici 67 nci maddesine göre; bankalar arası mevduat ile
aracı kurumların borsa para piyasasında değerlendirdikleri kendilerine ait
paralarına yürütülen faizler hariç olmak üzere, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının
(7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından ödemeyi
yapanlarca %15 oranında vergi tevkifatı yapılır.
Dolayısıyla, dernekler tarafından elde edilen aşağıdaki menkul sermaye
iratlarından 01.01.2006 tarihinden itibaren ödemeyi yapanlarca %15 oranında
vergi tevkifatı yapılacaktır:
 Mevduat faizleri ,
 Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi
karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma
hesabı karşılığında ödenen kâr payları,
 Her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı
İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler ve varlık kiralama
şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirlerin geri alım
ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması karşılığında sağlanan
menfaatler.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
31
Bir derneğin nakit varlıklarının bir kısmının, derneğin amaçlarını
gerçekleştirebilmek için ihtiyaç duyduğu gelirleri sağlamak amacıyla menkul
kıymet alımına tahsis edilmesi, daha sonra bu menkul kıymetlerin yıl içinde
farklı tarihlerde birkaç kez elden çıkarılması veya itfa tarihinde neması ile
birlikte tahsil edilmesi durumunda, devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai bir
faaliyetten söz edilemeyeceğinden derneğe bağlı bir iktisadi işletmenin varlığı
söz konusu olmayacaktır. Bu durumda, derneklerin elde ettiği menkul sermaye
iradı üzerinden GVK Geçici 67 nci Madde hükmüne göre tevkifat yolu ile nihai
bir vergileme söz konusu olacaktır. 8
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 2. Maddenin 1.fıkrasının (a)
bendine göre; 01.01.2008-31.12.2015 tarihleri arasında dernek gelirinin
kesinti suretiyle vergilendirilmiş menkul sermaye iratlarından oluşması
halinde iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz. (GVK 94/5-b ve Geçici 67)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
32
Ancak, söz konusu derneğin, üyelerinden aidat veya bağış adı altında topladığı
ve/veya üyelerin değerlendirilmek üzere verdikleri paralarla müstakil bir eleman
istihdamını gerektirecek boyutta menkul kıymet alım-satım faaliyetinde
bulunması ve münhasıran bu faaliyet için eleman istihdam edilmesi ticari
organizasyonun oluştuğu anlamına gelecektir ve söz konusu faaliyet dolayısıyla
oluşan iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi
gerekecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
33
5.Derneklerin Off-shore Bankalardaki Faiz Gelirlerinin Durumu
Off-shore bankacılığın tanımını şu şekilde yapmak mümkündür: Ülke
dışından sağlanan fonların ülke dışında veya koşullara göre ülke içinde
kullandırılması, uluslararası devletsiz paraların fon fazlası bulunan merkezlerden
fon açığı bulunan merkezlere transfer edilmesi gibi finansal hizmetler yürüten,
genellikle serbest bölgelerde kurulan merkezlerde faaliyet gösteren ve ülke
içindeki bankacılık sisteminin tabi olduğu yasal düzenlemelerin kapsamı dışında
tutularak, getirilen mali ve hukuksal avantajlar sayesinde cazip çalışma
koşullarının sağlandığı bankacılık türüdür.
Günümüzde İngiliz Virjin Adaları, Cayman Adaları, Dublin, Jersey, Hollanda
Antilleri, Uruguay, Liechtenstein, Costa Rica, Dominik Cumhuriyeti, Lüksemburg,
Malta, Singapur, Bahreyn başlıca Off-shore merkezleridir.
Off shore merkezlerinde bankalara tanınan kolaylıkları şu şekilde tasnif etmek
mümkündür:
1)Bankanın faiz oranlarını serbestçe belirleyebilmesi
2)Belli bir likidite, disponibilite oranı uygulanmaması, munzam karşılık
yatırılmaması
3)Vergi kolaylıkları tanınması
4)Müşterilere ödenecek faizlerden stopaj kesilmemesi
5)Yurt içi bankaların tabi olduğu kambiyo sınırlamalarına tabi tutulmaması
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
34
Off shore bankalarında açılan mevduat hesapları, vergiye tabi olmaması
ve yüksek faiz getirisi nedeniyle tasarruf sahiplerinin ilgi gösterdiği vadeli
mevduat niteliği taşımaktadır. Bankaların off-shore hesaplardan dolayı
karşılık ayırma gibi bir yasal yükümlülüklerinin olmaması, KKDF, BSMV’nin
yanı sıra, gelir vergisi olmaması, kredi kullandırmada serbest davranabilme
özelliğinden dolayı, bu hesaplara daha yüksek oranda faiz verilmektedir.
Tasarruf sahipleri yukarıda da anlatıldığı gibi birikimlerini off-shore
hesaplara yatırmak suretiyle faiz geliri elde edebilecekleri gibi yurt dışında
kurulu diğer bankalara yatırarak da faiz geliri elde edebilirler.
1 Seri no’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’de yer alan “Ancak, söz
konusu derneğin, üyelerinden aidat veya bağış adı altında topladığı ve/veya
üyelerin değerlendirilmek üzere verdikleri paralarla müstakil bir eleman
istihdamını gerektirecek boyutta menkul kıymet alım-satım faaliyetinde
bulunması ve münhasıran bu faaliyet için eleman istihdam edilmesi ticari
organizasyonun oluştuğu anlamına gelecektir” hüküm göz önünde
bulundurulduğunda dernekler ve vakıflar tarafından yukarıda ifade edilen
şekilde bir veya birden fazla çalışan istihdamı iktisadi işletmenin
organizasyon şartının gerçekleştiğini göstermektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
35
Ayrıca söz konusu faaliyetler sonucunda elde edilen gelirlerin Türkiye’de
tevkifat yoluyla vergilendirilmeyecek olması nedeniyle, dernekler ve vakıflar nakit
varlıklarını yurtdışında değerlendirmekte ve bu işlemi yılda bir kaç kez veya yılda
bir kez müteakip yıllarda tekrarlamaktadırlar. Dolayısıyla ticari kazancın
unsurlarından olan devamlılık da bu kapsamda gerçekleşmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 2’inci maddesinde, dernekler
ve vakıflar tarafından Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinin 5 numaralı
bendi ve Geçici 67’nci maddesi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş
gelirleri dolayısıyla 01.01.2008-31.12.2015 tarihleri arasında iktisadi işletme
oluşmuş sayılmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Ancak derneklerin bu pasif nitelikli geliri, belirtilen ticari faaliyet özelliklerine
haiz olduğundan bu hüküm kapsamında değerlendirilmeyecek, iktisadi işletme
oluştuğu varsayımı ile bu gelirden ötürü vergiye tabi olacaktır.
Söz konusu faiz gelirlerinin elde edildiği ülke ile Türkiye arasında çifte
vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunması durumunda vergilemede bu anlaşma
hükümlerinin geçerli olacağı tabidir.9
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
36
6.Üye Aidatı Toplayan ve Bağış Geliri Bulunan Derneklerin Vergisel
Durumu
5253 Sayılı Dernekler Kanunu'nun 4/h maddesi dernek tüzüğünde
belirtilmesi gereken unsurlardan birinin de: " Üyelerin ödeyecekleri giriş ve
yıllık aidat miktarının belirlenme şekli" olduğunu hüküm altına almıştır.
Yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 70 maddesi: "Üyelerin ödenti
verme borcu tüzükle düzenlenir. Tüzükte düzenleme yoksa üyeler, dernek
amacının gerçekleşmesi ve borçlarının karşılanması için zorunlu ödentilere
eşit olarak katılırlar. Dernekten çıkan veya çıkarılan üye, üyelikte bulunduğu
sürenin ödentisini vermek zorundadır." ifadesiyle derneğe üyelik bağı ile
bağlı olan herkesin ödeme yapma yükümlülüğü bulunduğunu hüküm altına
almıştır.
Derneklerin tüzük amaçları doğrultusundaki faaliyetlerinin finansmanı amacı
ile üyelerinden ve 3. Şahıslardan topladıkları her türlü aidat, bağış ve benzeri
ödentiler Vergi mevzuunun dışındadır. Sadece üye aidatı toplayan veya bağış
geliri bulunan derneklerin bu gelirleri hiçbir şekilde vergi ve benzeri
yükümlülüklerle ilişkilendirilemez.10
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
37
7.Kermes,Konser,Yemek,Çay vb Gelirleri Bulunan Derneklerin Vergisel
Durumu
1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde derneklerin tanışma,
dayanışma ve dernek faaliyetlerine kısmen de olsa maddi destek sağlamak
amacı ile düzenledikleri yemek, kermes, çay, konser ve benzeri faaliyetlerin
bazı durumlarda derneğin ticari bir faaliyeti olarak değerlendirilerek bu
faaliyetlerin İktisadi İşletme kapsamında vergilendirileceği izah edilmiştir.
Bu faaliyetlerin, iktisadi işletme oluşturup oluşturmadığına ilişkin ise
belirlenen kıstaslar şu şekilde açıklanmıştır: "Ekonomik faaliyetin ticari
organizasyonu gerektirmesi ve yılda birden fazla tekrar ettirilmesi veya her
yıl bir defa olmakla beraber müteakip yıllarda ya da birkaç yıl arayla
yapılmasına karşılık periyodik olarak tekrar etmesi durumunda da bu
faaliyetin devamlı olduğunun kabulü gerekmektedir" olmasıdır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
38
Tebliğdeki açıklamalara göre; İktisadi işletmenin unsurları; “ticari faaliyetin
de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa
ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet
ifaları gibi faaliyetler” olarak ve yine tebliğe göre Ticari
Organizasyon; “sermaye tahsisi, işyeri açılması, personel istihdamı, ticaret
siciline kaydolmak gibi unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine
getirilmek suretiyle belirli şekle tabi faaliyet” olarak tanımlanmaktadır.11
Örnek 1: Örneğin; aynı vergilendirme döneminde birden fazla veya birden
fazla vergilendirme döneminde periyodik olarak, ticari bir organizasyon
çerçevesinde çay, yemek, tiyatro, kermes, konser gibi faaliyetlerin
düzenlenmesi ve bu faaliyetlerden dolayı gelir elde edilmesi nedeniyle
oluşacak olan iktisadi işletme için kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis
edilmesi gerekecektir.
Örnek 2: Bir derneğin, dernek üyelerinden, düzenlenecek konser nedeniyle
bağış veya sair adlarla para toplaması durumunda iktisadi faaliyet doğmuş
olur. Toplanan paranın miktarının bu bağlamda bir önemi bulunmamaktadır.
Ancak izleyicilerden bir bedel talep edilmediği zaman iktisadi faaliyet
doğmaz.12
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
39
Örnek 3: Bir derneğin üç yıl önce satın aldığı nakil vasıtalarından aynı yıl
içinde bir veya bir kaçını elden çıkartması halinde, devamlı surette yapılan
bir iktisadi faaliyetten bahsedilemeyecektir.Bu nedenle iktisadi işletme
oluşmadığından mükellefiyet tesis ettirmeye gerek yoktur.
Örnek 4: Bir derneğin, dernek imkânları ile herhangi bir yerde üye ve
yakınlarına yemek vermesi ve yemek esnasında da üye ve 3. şahıslardan
dernek faaliyetleri için bağış toplaması ticari bir faaliyet değildir.
Ancak derneğin bir catering firması veya bir restoran ile anlaşarak belli bir
yerde sürekli olarak veya bir seferde çok yüksek katılımlı bir yemek
düzenlemesi ve yemek karşılığında da katılımcılardan fiks veya tüketilen
miktara bağlı olarak bir bedel talep etmesi halinde bu faaliyet iktisadi bir
faaliyet olacaktır. 13
Örnek 5: Bir derneğin, üyeler veya diğer 3. kişilerce derneğe bağışlanan her
türlü ayni kıymet veya hakkı, doğrudan veya kermes düzenleyerek bir
seferde satması ticari faaliyet değildir. Bu faaliyet derneğe bağışlanan ayni
kıymetlerin nakde çevrilmesi işlemidir.
Ancak bir derneğin üyeleri veya 3.şahıslardan satın aldığı bazı malları,
maliyet bedeli üzerine belli bir miktar eklemek veya maliyet fiyatı ile kermes
faaliyetleri çerçevesinde satması ticari bir faaliyet olur ki bu da derneğin
kermes faaliyetlerinin iktisadi işletme olarak tescil edilmesini gerektirir.14
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
40
8.Dernek Lokallerinin Vergisel Durumu
Lokal; dernek üyelerinin sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere mülki idare
amirinin izniyle açılan tesistir. Dernekler, başka bir dernek, gerçek veya tüzel
kişi ile ortaklaşa lokal açamaz. Federasyon ve konfederasyonlar hariç, lokal
açılabilmesi için derneğin en az bir yıldan beri faaliyette bulunması şarttır.
Lokal açılamayacak yerler yönetmelikte düzenlenmiştir.
Eğer lokal üçüncü bir kişi tarafından işletiliyor ise derneğin yalnızca kira geliri
olacağından ve söz konusu kira gelirine ilişkin vergi tevkifatı kiracı tarafından
kaynağında yapılacağından derneğin bu gelirden dolayı herhangi bir vergisel
yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Ancak lokal doğrudan dernek tarafından işletiliyor ise, bu durumda şu iki
hususa bakılması gerekir:
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
41
8.1.Lokal Faaliyetlerinin Dernek Öz kaynaklarından Finansmanı Halinde;
Dernek lokalinin gerçekleştirmiş olduğu tüm faaliyetler ve yapılan giderler
doğrudan dernek bütçesinden karşılanıyor ve dernek üyeleri lokaldeki tüm
mal ve hizmetlerden ücretsiz yararlanıyor ise burada ticari bir faaliyetten söz
edilemez. Dolayısıyla derneğin bu faaliyetinin vergi kanunları karşısında bir
karşılığı bulunmamaktadır.
Lokalden yararlananlardan herhangi bir bedel talep etmeyen derneklerin
vergisel bir yükümlülükleri bulunmadığından bu derneklerin Lokal
işletmeciliğinden dolayı mükellefiyet tescili yaptırmalarına da gerek
bulunmamaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
42
8.2.Lokal Faaliyetlerinin Ücret Karşılığı Sunumu Halinde
Dernek Lokalinde sunulan mal veya hizmetlerin herhangi bir ücret karşılığı
sunulması veya sunulan hizmetler ücretsiz olmakla birlikte üye veya
yararlananlardan lokal hizmetine karşılık olarak ayrı bir aidat ve bağış
alınması, lokal faaliyetlerine iktisadi bir nitelik kazandırır.
Lokalden yararlananlardan alınan ücret ve benzeri bir bedelin tahsilinde kar
amacı güdülmemesi ve sadece masrafların karşılanması amaçlansa dahi bu
faaliyet ticari bir faaliyet sayılır mülki amirlikten alınan “Lokal İşletme İzin
Belgesi” nin derneğe tevdii tarihinden itibaren 10 gün içerisinde Kurumlar
Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Gelir Stopajı mükellefiyetlerinin tescili için
ilgili Vergi dairesine başvuru yapılması gerekir.
Lokalin kapatılması halinde ise, dernek Yönetim Kurulunun Lokal
Faaliyetlerinin sonlandırılmasına ilişkin aldığı karar tarihinden itibaren en geç
bir ay içinde bağlı olunan Vergi Dairesine kapanış bildiriminde bulunulur.15
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
43
Bu hususla ilgili olarak İstanbul Defterdarlığınca verilen bir muktezada şöyle
denilmektedir:
“...derneğiniz tarafından lokal açılması, açılan lokalde herhangi bir bedel
alınmaksızın ve herhangi bir gelir getirici faaliyette bulunmaksızın üyelerine
dernek tarafından hizmet verilmesi halinde bir iktisadi işletme
oluşmayacağından kurumlar vergisi mükellefiyeti doğmayacaktır. Sadece
aidat toplanması; bedel alındığı, gelir getirici faaliyet olduğu anlamına
gelmeyecek ve bu nedenle mükellefiyet gerekmeyecektir. Ancak, kar amacı
güdülmese dahi, sadece masrafların karşılanması amacıyla da olsa,
hizmetten yararlananlardan dernek tarafından bedel alınması (bağış dahil)
halinde, derneğe bağlı biriktisadi işletme oluşacağından derneğin iktisadi
işletmesinin kurumlar vergisi mükellefiyetinin gerekeceği tabiidir.”
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
44
9.Dernek Yönetim Kurullarının Vergi Borçları Karşısındaki Sorumluluğu
Derneklerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen
ödevler kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir.
Kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden
mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen
alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanunî ödevleri yerine
getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan
mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır.
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için
asıl mükelleflere rücu edebilirler.
10.Gıda Bankacılığı Faaliyetinde Bulunan Derneklere Yapılan Bağışların
Gelir Vergisi Bakımından Durumu
Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan derneklere,
Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda,
temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli indirilecek giderler
arasında sayılmıştır.
Bağışı kabul edecek derneğin tüzüğünde ihtiyacı bulunanlara gıda yardımı
yapabilmesine ilişkin hükümlerin bulunması gerekmektedir. Bununla
beraber, derneğin başka alanlarda da faaliyet gösteriyor olmasının, kamuya
yararlı dernek olup olmamasının uygulama açısından herhangi bir önemi
bulunmamaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
45
10.1. Bağışa Konu Olacak Mallar ve Bağışın Niteliği
Gıda bankacılığı kapsamında yapılacak bağışların;
 Gıda,
 Temizlik,
 Giyecek ve
 Yakacak
maddesi niteliğinde olması gerekmektedir. Yapılacak bağışlar şartlı olarak
(bedelsiz olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere) yapılmalıdır .
10.2. Bağışı Yapanlarca Düzenlenecek Belgenin Niteliği
İndirim konusu yapılacak bağışlar, bağışa konu mal bedeli fatura düzenleme
sınırının altında kalsa dahi mutlaka fatura ile belgelendirilecek ve ayrıca
taşıma için sevk irsaliyesi düzenlenecektir.
Bağışlanan mala ilişkin bilgileri eksiksiz olarak içerecek fatura, bağış yapılan
dernek adına düzenlenecektir. Mal bedeli olarak faturada, bağışa konu malın
maliyet bedeli (yüklenilen katma değer vergisi hariç) yazılı olacaktır. Faturada
"İhtiyaç
sahiplerine
yardım
şartıyla
bağışlandığından
KDV
hesaplanmamıştır." ibaresinin yer alması zorunludur.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
46
10.3.Derneklerce Düzenlenecek Belge
Dernekler kendi mevzuatlarının öngördüğü belgeleri düzenleyecek ve bağış
yapanlara bir örneğini vereceklerdir. Ticari faaliyetle uğraşanlarca
düzenlenen faturalar, dernekler tarafından muhafaza edilecektir.
10.4.Kayıt Düzeni ve Beyannamede Gösterim
Ticari işletmeye dahil malların (gıda maddelerinin) bağışlanması durumunda
bu malların maliyet bedeli Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi
çerçevesinde gider kaydedilir. Bu işlem, faturanın bir yandan gelir bir yandan
da gider kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilir.
10.5.Gıda Bankacılığı Faaliyetinde Bulunan Derneklere Yapılan Bağışların
KDV Bakımından Durumu
Gıda bankacılığı kapsamında yapılan bağışlar katma değer vergisinden
müstesnadır. Katma değer vergisi mükellefleri, bir vergilendirme döneminde
yaptıkları bağışların toplam tutarını ilgili dönem beyannamesinin 6 ve 7 nci
satırlarına dahil etmek suretiyle beyanda bulunacaklardır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
47
 Kısmi istisna mahiyetindeki bu teslimin (gıda maddesi bağışlarının)
bünyesine giren katma değer vergisi tutarının indirim konusu yapılması
mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, bağışın yapıldığı dönemde,
bağışlanan gıda maddelerinin iktisabı dolayısıyla yüklenilen katma değer
vergisi tutarının hesaplanması ve aynı döneme ait katma değer vergisi
beyannamesinin ilave edilecek KDV satırına dahil edilmesi, aynı tutarın defter
kayıtlarında "indirim KDV" hesaplarından çıkarılarak, gider hesaplarına
aktarılması gerekmektedir.
 Bağışlanan gıda maddelerinin işletmeye dahil olmaması halinde ise, söz
konusu malın maliyet bedeli (KDV dahil) yıllık beyannamenin bağış ve
yardımlara ilişkin bölümüne yazılarak gelir vergisi matrahının tespitinde
indirim olarak dikkate alınacaktır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
48
D.DERNEKLERE AİT İKTİSADİ İŞLETMELERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ
1.Mükellefiyet
Kurumlar Vergisi Kanununun l inci maddesine göre, dernekler (tüzel kişiliği
itibarıyla) kurumlar vergisinin konusu dışında olup sadece bunlara ait iktisadi
işletmelerin kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Derneklere ait
iktisadi işletmeler ile iş ortaklıklarının kazançları kurumlar vergisine tabidir.
Kurum kazancı, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından
oluşmaktadır.
Derneklere ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan sermaye şirketleri
ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler ile benzer
nitelikteki yabancı işletmeler, derneklerin iktisadî işletmeleridir. Kurumlar
Vergisi Kanunun uygulanmasında sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf
sayılmaktadır.
2.Yükümlülükler
Derneklere bağlı iktisadi işletmeler diğer işletmeler gibi mükellefiyet tesis
ettirme, defter tutma, beyanname verme, belge düzenine uyma (fatura,
gider pusulası, ödeme kaydedici cihaz fişi vb.) ile Vergi Usul Kanunu’nda
belirtilen tüm vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
49
2.1.Tacir Sayılma ve Türk Ticaret Siciline Kayıt Yaptırma Zorunluluğu
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 16/1 maddesine göre; ticaret
şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten dernekler “tacir”
sayılırlar. Ancak TTK 16/2 Maddesi hükmüne göre; kamu yararına çalışan
dernekler bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku
hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler,
kendileri tacir sayılmazlar.
Kamuya yararlı derneklerin bir ticari işletme işletmesi halinde, dernek tüzel
kişiliği tacir sayılmaz, sadece derneğe ait ticari işletme tacir sıfatını taşır.
Amaçlarına ulaşmak için ticari işletme işleten dernekler, bu işletmeyi ticaret
siciline kaydettirmek zorundadır. Türk Ticaret Kanununa göre tacirler, kanun
hükümlerine uygun olarak bir ticaret unvanı seçmeye ve kullanmaya,
işletmelerini ticaret siciline kaydettirmeye ve ticari defterler tutmaya
mecburdurlar. Bu amaçla, derneğin adı ve ticari işletmesine ait bilgilerin sicile
kaydedilmesi zorunludur.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
50
2.2.Defter Tutma Zorunluluğu
Vergi Usul Kanununun 172 nci maddesi uyarınca derneklere ait iktisadi
işletmelerin mezkur Kanunun esaslarına göre defter tutma zorunluluğu
bulunmakta ve defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları
hükümlere uymaları icap etmektedir. Vergi Usul Kanununun 176 ıncı
maddesinde tüccarlar defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılmış olup, I inci
sınıf tüccarların bilanço esasına göre, II nci sınıf tüccarların ise işletme hesabı
esasına göre defter tutmaları gerekmektedir.
Bununla birlikte, aynı Kanunun 177 nci maddesinde, her türlü ticaret
şirketleri ile kurumlar vergisine tâbi olan diğer tüzel kişilerin I inci sınıfa dâhil
oldukları hüküm altına alınmıştır.
Bu çerçevede, derneklere ait iktisadi işletmelerin kazançları kurumlar
vergisine tâbi olduğundan, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan iktisadi
işletmelerin, bilanço esasında tutulan ve Vergi Usul Kanununun 183-184185. maddelerinde tanımlanan;
 yevmiye defterini,
 defterikebiri,
 envanter defterini ve ayrıca
 faaliyetleri gereği tutulması gereken diğer defterleri tutmaları ve tasdike
tabi olanları aynı Kanun hükümlerine göre tasdik ettirmeleri gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
51
Öte yandan, Kurumlar vergisinden muaf olmakla beraber diğer vergilerden birine
tâbi olan derneklere ait iktisadi işletmelerin de muaf olmadıkları vergiler için defter
tutmaları zorunludur.
Ayrıca, muhasebe kayıtlarının, Vergi Usul Kanununun kayıt nizamına ilişkin
hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olması ve
dernek merkezinin muhasebe kayıtları ile iktisadi işletmenin muhasebe kayıtlarının
birbiriyle karışmasını önleyecek şekilde ayrı ayrı izlenmesi ve aynı Kanunun belge
düzeni ile ilgili hükümlerine riayet edilmesi gerekmektedir.
2.3.İflasa Tabi Olma
Türk Ticaret Kanununun 20/I maddesi uyarınca, tacirler, her türlü borçlarından
dolayı iflasa tabidirler. İflasa tabi olma bakımından, tacirin borçlarının adi işlerden
mi, yoksa ticari işlerden mi kaynakladığı önem taşımaz. Amacına ulaşmak için ticari
işletme işleten dernekler de, tacir sayıldıklarından, iflasa tabidirler.
Özel amaçlı bir dernek açısından bu sonuç kesindir, söz konusu dernekler,
borçlarından dolayı iflas yoluyla takip edilebilir ve iflasına karar verildiği takdirde, bu
derneğe ilişkin kayıt re'sen silinir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
52
2.4.Beyanname Verme ve Verginin Ödenmesi
Derneklere ait iktisadi işletmeler, elde ettikleri kurum kazançları üzerinden
vermekle yükümlü oldukları vergi beyannamelerini (kurumlar vergisi, KDV,
gelir stopaj vb.) ilgili vergilerin kendi kanunlarında düzenlenen sürelerde,
bağlı bulundukları vergi dairesine vermek ve tahakkuk eden vergileri
vadesinde ödemekle mükelleftirler.
3.Derneklere Ait İktisadi İşletmelerin Özellikleri
Ticari işletme, esnaf faaliyeti için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir
sağlamayı hedef tutan, devamlı ve bağımsız şekilde icra edilen faaliyetlerin
yürütüldüğü işletmelerdir.
İşletmelerin belirgin özellikleri bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai
veya zirai bir mahiyet arz etmesidir. Diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin
unsurları, ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona
bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı,
imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetlerdir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
53
Buna göre derneklere ait iktisadi işletmenin temel özellikleri;
1
2
3
4
• Dernek veya vakfa ait veya bağlı olması (ait olma, sermaye
bakımından; bağlı olma ise idari bakımdan bağlılığı ifade eder)
• Sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması,
• Faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesidir.
• Faaliyetin devamlılık arz etmesi
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
54
Bununla birlikte, iktisadi işletme sayılmak için gerekli şartları taşıyan
derneklerin iktisadi işletmeleri;
Kazanç gayesi güdüp gütmediklerine
Faaliyetin, kanunla verilmiş görevler arasında bulunup bulunmamasına,
Tüzel kişiliğe sahip olup olmamalarına,
Bağımsız muhasebelerinin bulunup bulunmamasına,
Kendilerine tahsis edilmiş sermaye veya iş yerlerinin olup olmadığına
BAKILMAKSIZIN VERGİYE TABİ TUTULUR.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
55
Diğer taraftan;
 Satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar
olması,
 Kâr edilmemesi,
 Kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi ;
bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyecektir.
Derneklere ait veya bağlı olarak faaliyet gösteren ve tüzel kişiliği bulunan
iktisadi işletmelerce elde edilen kazançlar üzerinden tarh edilecek kurumlar
vergisinin muhatabı anılan iktisadi işletmelerdir.
Birden fazla İktisadi işletmesi bulunan dernekler, her bir işletme için ayrı ayrı
mükellefiyet tescili yaptırmak zorundadır. Ancak dernekler kendi çatıları
altında faaliyet gösteren bu farklı işletmelerin, gelir ve giderlerini müşterek
bir hesap üzerinden kayıt ve takip edebilirler.
Derneklerin iktisadi işletmelerinin tüzel kişilikleri bulunmamakta olup
iktisadi işletmeyi adli ve idari merciler nezdinde, ait veya bağlı bulunduğu
dernek temsil etmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
56
KVK’nun 14/2. Maddesi; "Ancak, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadî kamu
kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadî işletmelerden her biri için,
bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı
beyanname verilir." hükmüne amir olup, derneklerin iktisadi işletmelerine
tahakkuk ettirilen vergi ve benzeri her türlü alacaktan dernek tüzel kişiliği
doğrudan yükümlü olup, yürütülen faaliyetler neticesinde hâsıl olan gelir ve
giderlerin beyan edilmesinden de dernek tüzel kişiliği sorumludur.
Derneklerin kamuya yararlı derneklerden sayılması bunlara bağlı iktisadi
işletmelerin vergilendirilmesine engel teşkil etmemektedir.
Yabancı derneklere ait olup da sermaye şirketleri ve kooperatifler haricinde
kalan iktisadi işletmelerin vergilendirilmesinde de yukarıda yapılan
açıklamalar geçerli olacaktır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
57
DERNEK
DERNEK İKTİSADİ İŞLETMESİ
KV Mükellefiyeti Yok
KV Mükellefiyeti Var
Tüzel Kişiliğe Haiz
Tüzel Kişiliğe Haiz Değil
TTK Md. 16 kapsamında Tacir Sayılır.Bu
Nedenle İflasa Tabidir.
Tacir Sayılmaz
Kamuya Yararlı Dernekler İktisadi İşletme
işletse dahi TACİR SAYILMAZ
Kamuya Yararlı Derneklerin iktisadi işletmeleri
TACİR HÜKMÜNDEDİR
İktisadi İşletmeyi Tescille Yükümlüdür
Ticaret Siciline Tescili Yapılsa Bile Tüzel Kişilik
Kazanmaz
Faaliyet Konusu Dernek Tüzüğünde
Belirlenmiştir
Faaliyet Konusu Ticari Kazançtır
Asıl Tacir Sıfatına Haiz Olduğundan Tüm
Borç ve Alacaklardan Sorumldur
Dernek Tüzel Kişiliğine Bağlı Olarak Faaliyet
Yürütürler
Kendi Defterlerini Kendisi Tutar
Kendi Defterlerini Kendisi Tutar
Bilanço yada İşletme Hesabı Esasına Göre
Defter Tutabilirler(DY Md 31)
KV Mükellefi Oldukları için Bilanço Esasına
göre Defter Tutarlar
Kendine Ait Mükellef Sicil Numarası Vardır
Kendine Ait Mükellef Sicil Numarası Vardır
Ortak Olunan Ticaret Şirketlerinde,
Sorumluluk Sermaye Oranındadır
Derneğin, İktisadi İşletmesindeki
Sorumluluğu Tamdır
İktisadi İşletmeden Bağımsız Hareket
Edebilir
Ayrı Tüzel Kişiliği Olmadığıdan Dernekten
Bağımsız Hareket Edemez
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
58
3.1.Devamlılık
Bir hesap dönemi içinde aynı veya ayrı faaliyet alanlarında ticari mahiyet arz
eden işlemlerin birden fazla yapılmasıdır. Aynı hesap döneminde tek işlem
nedeniyle ticari faaliyetin devamlılık unsurunun oluştuğunu kabul etmek
mümkün olmamakla birlikte, faaliyetin organizasyon gerektirmesi veya
amacının ticari olması durumunda devamlılık unsurunun varlığı kabul edilir.
Ticari organizasyon, sermaye tahsisi, iş yeri açılması, personel istihdamı,
ticaret siciline kaydolmak gibi unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine
getirilmek suretiyle belirli şekilde kurulmuş olacaktır. Bu takdirde bu
organizasyon içinde bir takvim yılında veya iki veya üç yılda tek bir işlem
yapılmış olsa dahi ticari faaliyetin varlığı kabul edilecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
59
Örnek 1: X Derneği tarafından (telif ve yayın hakkı elinde bulundurulmak
suretiyle) bir kitabın yayınlanarak satışa sunulması halinde, bir defada yapılmış
olsa dahi piyasaya sunularak birden fazla kişiye pazarlanması nedeniyle
devamlılık unsuru gerçekleşmiş olacaktır. Pazarlama işleminin bir defada
herhangi bir dağıtım şirketi aracılığı ile yapılmış olması da durumu
değiştirmeyecektir. Bir derneğin bir defaya mahsus olmak üzere basımını
yaparak satışa sunacağı kitaptan elde edilecek gelir, devamlı olarak yapılan bir
faaliyet sonucu elde edilmiş sayılacağından, iktisadi işletme oluşacak ve söz
konusu gelirler de kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.
Örnek 2: Bir dernek tarafından (daha önce herhangi bir şekilde basım ve
dağıtımı yapılmamış) bir kitabın telif ve yayın hakkının satılması halinde iktisadi
işletmeden söz edilemeyecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
60
3.2.Bağlılık
Derneğe ait veya bağlı olması (ait olma, sermaye bakımından; bağlı olma ise
idari bakımdan bağlılığı ifade eder)
3.3. Faaliyetin Ticari, Sınai ve Zirai Nitelik Arz Etmesi
İktisadi işletmenin tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari,
sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül
ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan
malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekir. Aksi
halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz
edilemez.
Kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her
türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı
surette yapılması durumlarında da derneklere ait iktisadi işletme oluştuğu
kabul edilecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
61
Örnek : Bir derneğin nakit varlıklarının bir kısmının, derneğin amaçlarını
gerçekleştirebilmek için ihtiyaç duyduğu gelirleri sağlamak amacıyla menkul
kıymet alımına tahsis edilmesi, daha sonra bu menkul kıymetlerin yıl içinde
farklı tarihlerde birkaç kez elden çıkarılması veya itfa tarihinde neması ile
birlikte tahsil edilmesi durumunda, devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai
bir faaliyetten söz edilemeyeceğinden derneğe bağlı bir iktisadi işletmenin
varlığı söz konusu olmayacaktır.
Ancak, söz konusu derneğin, üyelerinden aidat veya bağış adı altında
topladığı ve/veya üyelerin değerlendirilmek üzere verdikleri paralarla
müstakil bir eleman istihdamını gerektirecek boyutta menkul kıymet alımsatım faaliyetinde bulunması ve münhasıran bu faaliyet için eleman istihdam
edilmesi ticari organizasyonun oluştuğu anlamına gelecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
62
Aynı şekilde derneklerin eğitim ve sağlık gibi bir takım hizmetleri bir bedel karşılığı
olmaksızın yerine getirmeleri halinde, bu faaliyetler derneklere bağlı iktisadi işletme
olarak nitelendirilmeyecektir. Ancak sözü edilen hizmetlerin yerine getirilmesi için
yapılan masrafların hizmet verilenlerden tahsil edilmesi veya bu kişilerden veya
ailelerinden bağış adı altında bir bedel alınması durumunda, bu faaliyetler,
derneklere ait iktisadi işletme olarak kabul edilecek ve kurumlar vergisine tabi
olacaktır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 2. Maddenin 1.fıkrasının (a)
bendine göre; 01.01.2008-31.12.2015 tarihleri arasında dernek gelirinin
kesinti suretiyle vergilendirilmiş menkul sermaye iratlarından oluşması
halinde iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.
3.4.Ekonomik Faaliyetin Ticari Organizasyonu Gerektirmesi
Ekonomik faaliyetin ticari organizasyonu gerektirmesi ve yılda birden fazla tekrar
ettirilmesi veya her yıl bir defa olmakla beraber müteakip yıllarda ya da birkaç yıl
arayla yapılmasına karşılık periyodik olarak tekrar etmesi durumunda da bu
faaliyetin devamlı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
63
Örnek 1: Aynı vergilendirme döneminde birden fazla veya birden fazla
vergilendirme döneminde periyodik olarak, ticari bir organizasyon çerçevesinde
çay, yemek, tiyatro, kermes, konser gibi faaliyetlerin düzenlenmesi ve bu
faaliyetlerden dolayı gelir elde edilmesi nedeniyle oluşacak olan iktisadi işletme için
kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekecektir.
Yapılan işlemlerin ticari mahiyet arz etmemesi durumunda, devamlı bir ekonomik
faaliyet söz konusu olmayacaktır.
Örnek 2: Havuz ve plaj işletmeciliği işinde dönemsel olmasına rağmen devamlık
unsuru oluşmakta ve dernek ve vakfa bağlı iktisadi işletme olarak mükellefiyet tesis
edilmesi gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
64
Örnek 3: Bir derneğin nakit varlıklarının bir kısmının, derneğin amaçlarını
gerçekleştirebilmek için ihtiyaç duyduğu gelirleri sağlamak amacıyla menkul kıymet
alımına tahsis edilmesi, daha sonra bu menkul kıymetlerin yıl içinde farklı tarihlerde
birkaç kez elden çıkarılması veya itfa tarihinde neması ile birlikte tahsil edilmesi
durumunda, devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai bir faaliyetten söz
edilemeyeceğinden derneğe bağlı bir iktisadi işletmenin varlığı söz konusu
olmayacaktır. Ancak, söz konusu derneğin, üyelerinden aidat veya bağış adı altında
topladığı ve/veya üyelerin değerlendirilmek üzere verdikleri paralarla müstakil bir
eleman istihdamını gerektirecek boyutta menkul kıymet alım-satım faaliyetinde
bulunması ve münhasıran bu faaliyet için eleman istihdam edilmesi ticari
organizasyonun oluştuğu anlamına gelecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
65
4.Yabancı Derneklere Ait iktisadi İşletmelerin Vergilendirilmesi
Yabancı bir derneğin Türkiye’de vergilendirmeye tabi tutulabilmesi için
derneğe ait iktisadi bir işletmenin varlığı şarttır. Ayrıca yabancı derneğe ait
iktisadi işletmenin Türkiye’de dar mükellefiyet esasında kurumlar vergisine
tabi tutulabilmesi için, iktisadi işletmenin derneğe ait veya bağlı olması
gerekmektedir. Bunun neticesinde, iktisadi işletmelerin hiyerarşik olarak bağlı
bulunduğu bir tüzel kişilik olarak dernek varlığının bulunması gereklidir.
Şahıs veya mal topluluklarının yabancı ülke mevzuatlarında dernek nitelikleri
her zaman açık bir şekilde belli olmayabilir. Bu durumda dernek adı altında
olmayıp, başka adlar altında Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı kişi ve mal
topluluklarına ait iktisadi işletmelerin hukuki yapıları itibariyle derneğe ait
veya bağlı olup olmadığının tespitinin bunların kuruluşlarına dayanak teşkil
eden hukuki metinlere göre yapılması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
66
5.İktisadi İşletmenin Karlarının Derneğe Aktarımı
Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı
bendinde, iştirak hisselerinden doğan kazançlar menkul sermaye iradı olarak
sayılmıştır. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin 6/b-i bendinde, tam mükellef
kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi
mükellefi olmayanlara ve bu vergiden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci
maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar
paylarından tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bir kazancın iştirak kazancı sayılabilmesi için bir başka kurumun hisselerine
sahip olunması zorunluluk teşkil etmez, bağlı veya ait kuruluşun tamamına
sahip olunması halinde de bir iştirak kazancı elde edilmesi söz konusu
olacaktır. Bu nedenle derneğe ait iktisadi işletmenin bağlı bulunduğu
derneğe bağış adı altında da olsa aktardığı tutarlar kar payı niteliğinde
olacaktır ve bu tutarlar üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-i) alt bendi uyarınca
%15 gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
67
Bu konuyla ilgili olarak Danıştay 4. Dairesinin 09.03.2004 tarih ve
E:2003/948, K:2004/432 sayılı kararında yapılan açıklama şu şekildedir:
G.V.K.’nın 94. maddesinin 6/b-i alt bendinde, kurumlar vergisinden
istisna edilen kazançlara isabet eden kısım düşüldükten sonra, 75. maddenin
ikinci fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından vergi
tevkifatı yapılacağı belirtilmiş olup, bendin parantez içi hükmünde, kurumlar
ile gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve muaf olanlara
ödenenler tevkifat kapsamına dahil edilmiştir. Kanunun 75. maddesinde
menkul sermaye iradı tanımlanmış olup, ikinci fıkranın 1 numaralı bendinde
her nevi hisse senetlerinin kar payları, 2 numaralı bendinde iştirak
hisselerinden doğan kazançlar kaynağı ne olursa olsun menkul sermaye iradı
sayılmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
68
Davacı iktisadi işletmenin vergi sonrası kazancını bağlı bulunduğu vakfa
aktarması bir kar aktarımı olup, bu aktarım, … Hastanesi Vakfı yönünden
Kanunun 75. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde belirtilen iştirak kazancıdır.
Bir kazancın iştirak kazancı sayılabilmesi için bir başka kurumun hisselerine
sahip olunması zorunlu olmayıp, bağlı veya ait kuruluşun tamamına sahip
olunması halinde de bir iştirak kazancı elde edilmesi söz konusudur. Kendisi
vergiye tabi olmayan bir vakfın, sermayesini temin ederek vergiye tabi bir
kuruluş oluşturması halinde kendisine aktarılan gelir iştirak kazancıdır.
Menkul sermaye iradını elde edenin kurum olması ya da gelir veya kurumlar
vergisinden muaf olması da Kanunun 94. maddesinin 6/b-i bendine göre
yapılacak tevkifatı etkilememektedir.”
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
69
6.Dernek ve İktisadi İşletme Arasında TFYÖKD Hususu
Yukarıda sayılan tüm hususlardan dolayı derneklerin iktisadi işletmeleri,
iktisadi hayatta ticari teamüllere uygun bir şekilde varlığını sürdürmek
zorundadır.
İktisadi işletmeler bir hesap dönemi sonunda elde ettikleri kazançları, ait
oldukları derneklere borç para vermek suretiyle kullanabilirler. Bu durumda
bu işletmeler ticari hayatın bir unsuru olarak vermiş oldukları paralar
üzerinden emsallere uygun bir şekilde faiz hesaplamak zorundadırlar. Aksi
halde bu durum TFYÖKD kapsamında değerlendirilir. Ayrıca yapmış oldukları
bu işlem bir finansman hizmeti de sayılacağından elde edilen faiz geliri
üzerinden KDV hesaplamaları da gerecektir.
Benzer şekilde derneğin kendisi veya üyeleri de sahip olduğu iktisadi
işletmeye borç para kullandırmak suretiyle faiz geliri elde edebilir. Bu
durumda öncelikle bu eylemin VUK 3. madde kapsamında gerçek bir
durumu yansıtıp yansıtmadığına bakmak gerekecektir. Dernekler veya
üyeleri, derneğin iktisadi işletmelerine borç para kullandırmak suretiyle bu
işletmenin ticari kazançlarını kendilerine faiz olarak geri çekebilirler. Eğer
borç verme işlemi gerçek bir durumu yansıtıyorsa derneğe borçlanılan
meblağ için ödenen faizin emsallere uygun olup olmadığının araştırılması
gerekir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
70
Derneğin, kime olursa olsun borç para verme faaliyetini mutad hale
getirmesi halinde, bu onun devamlı suretle ticari faaliyetle uğraşması
anlamına geleceğinden, derneğe ait iktisadi işletme oluştuğunun kabul
edilmesi gerekir. Ticari faaliyet kapsamında verilmeyen bir borç için ise
derneğin KDV hesaplamasına gerek bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalardan özetle, derneklere ait iktisadi işletmeler, kurumlar
vergisi mükellefi olmaları nedeniyle, daha önce de değinildiği gibi, gerek
vergi kanunlarına, gerek usule ilişkin yasal hükümlere, gerekse ticari
teamüllere uygun hareket etmek durumundadırlar. Bu bağlamda, iktisadi
işletme tarafından ait veya bağlı olduğu derneğe mutlaka bir kazanç aktarımı
yapılmak isteniyorsa: bunun ya kar payı dağıtımı şeklinde ve vergi tevkifatına
tabi tutularak yapılması veya kanunların izin verdiği koşullar çerçevesinde
“bağış” şeklinde yapılması gerekmektedir. Keza dernek faaliyetini
desteklemek amacıyla iktisadi işletmelerin bağlı veya ait oldukları dernek ya
da vakfa sponsor olmaları da yaygın bir uygulamadır. KVK’nın 10’uncu
maddesinde, belli şartlar altında yapılan bağış ve sponsorluk harcamalarının,
kurumlar
vergisi
matrahının
tespitinde
kurum
kazancından
indirilebileceğinin hüküm altına alınmış olması, bu konuda iktisadi
işletmelere kolaylık sağlamaktadır.16
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
71
KAYNAKÇA:
1. Dernekler Kanunu Madde 2
2. Türk Medeni Kanunu Madde 56
3. Türk Medeni Kanunu Madde 58
4. Türk Medeni Kanunu Madde 59
5. Türk Medeni Kanunu Madde 99
6. http://derbis.dernekler.gov.tr/SSL/istatistik/KamuYarari.aspx
7. GİB Dernekler Rehberi
8. 1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
9. GÜNEK, Emrah; DURSUN, İsmail: "Dernek ve Vakıfların Off-Shore Faiz
Gelirlerinin Vergilendirilmesi", VSD, Aralık 2012, Sayı 291
10. ŞİMŞEK, Mintez: "Derneklerin, Dernek Lokallerinin ve Derneklere Ait
İktisadi İşletmelerin Vergisel Yükümlülükleri", http:// www. alomaliye.
com /2010/mintez_ simsek_dernek_lokal.htm
11. 1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
12. ŞİMŞEK, Mintez: "Derneklerin, Dernek Lokallerinin ve Derneklere Ait
İktisadi İşletmelerin Vergisel Yükümlülükleri", http:// www. alomaliye.
com /2010/mintez_ simsek_dernek_lokal.htm
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
72
13.ŞİMŞEK, Mintez: "Derneklerin, Dernek Lokallerinin ve Derneklere Ait
İktisadi İşletmelerin Vergisel Yükümlülükleri", http:// www. alomaliye.
com /2010/mintez_ simsek_dernek_lokal.htm
14.ŞİMŞEK, Mintez: "Derneklerin, Dernek Lokallerinin ve Derneklere Ait
İktisadi İşletmelerin Vergisel Yükümlülükleri", http:// www. alomaliye.
com /2010/mintez_ simsek_dernek_lokal.htm
15.ŞİMŞEK, Mintez: "Derneklerin, Dernek Lokallerinin ve Derneklere Ait
İktisadi İşletmelerin Vergisel Yükümlülükleri", http:// www. alomaliye.
com /2010/mintez_ simsek_dernek_lokal.htm
16. BERK, Ayşe Tuba: “Dernek ve vakıflara ait iktisadi İşletme Kurulmasında
Tartışmalar”, VSD, Nisan 2010
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
73
Vakıflar ve İktisadi İşletmelerinin
Vergilendirilmesi
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
74
Vakıflar
Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli
ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal
topluluklarıdır.
Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği
anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.
Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel
ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya
belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf
kurulamaz. (TMK Madde 101)
Vakıflar ayrı tüzel kişiliğe sahiptirler. Tüzel kişiliklerini Türk
Medeni kanunu ve Vakıflar Kanunundan alırlar.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
75
Vakıflar
Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları
ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri
ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar. Amacı hukuka
veya ahlâka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz.
(TMK Md. 47)
Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir. (VK Md. 4)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
76
Vakıflar
Tanımlar
Vakıflar: Mazbut, mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıfları,
Mazbut vakıf: Bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil
edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük
tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar
Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıfları,
Mülhak vakıf: Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden
önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş
vakıfları,
Cemaat vakfı: Vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın 2762 sayılı Vakıflar
Kanunu gereğince tüzel kişilik kazanmış, mensupları Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olan Türkiye’deki gayrimüslim cemaatlere ait vakıfları,
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
77
Vakıflar
Esnaf vakfı: 2762 sayılı Vakıflar Kanununun yürürlüğünden önce kurulmuş ve
esnafın seçtiği yönetim kurulu tarafından yönetilen vakıfları,
Yeni vakıf: Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile 4721 sayılı Türk Medenî
Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfları,
Galle fazlası: Mazbut ve mülhak vakıflarda, vakfın hayrat ve akarlarının onarımı ile
vakfiyelerindeki hayrat hizmetlerin ifasından sonra kalan miktarı,
Hayrat: Mazbut, mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıfların, doğrudan
toplumun istifadesine bedelsiz olarak sundukları mal veya hizmetleri,
Vakıf kültür varlığı: 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kanununun 3 üncü maddesinde kültür varlıkları olarak tanımlanan
varlıklardan Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği vakıflara ait
olanları
İfade eder. (Vakıflar Kanunu ve Yönetmelik Md.3)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
78
Vakıflar
Vakıfların Kuruluşu
Yeni vakıflar; Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulur
ve faaliyet gösterirler.
Yeni vakıfların kuruluşunda amaçlarına göre özgülenecek
asgarî mal varlığı her yıl Meclisçe belirlenir.
Yeni vakıflar, vakıf senetlerinde yazılı amaçlarını
gerçekleştirmek üzere Genel Müdürlüğe beyanda bulunmak şartıyla
şube ve temsilcilik açabilirler. Beyannamenin düzenlenmesine ilişkin usûl
ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
Yabancılar, Türkiye’de, hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına göre yeni
vakıf kurabilirler. (Vakıflar Kanunu Md. 5)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
79
Vakıflar
Vakıf kurma iradesi, resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla
açıklanır. Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile
tüzel kişilik kazanır. (TMK Md. 102)
Vakıflar Meclisi’nin 09/12/2013 tarih ve 730/603 sayılı
kararıyla; 2014 yılı için yeni vakıfların kuruluşunda amaçlarına göre
belirlenecek asgari malvarlığı, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 5. maddesi
ile Vakıflar Yönetmeliği’nin 111. maddesinin (ğ) bendine istinaden
50.000.- (ellibin) TL olarak belirlenmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
80
Vakıflar
Vakıfların Yönetimi
Vakfın bir yönetim organının bulunması zorunludur. Vakfeden,
vakıf senedinde gerekli gördüğü başka organları da gösterebilir. (TMK
Md. 109)
Mazbut vakıflar, Genel Müdürlük tarafından yönetilir ve temsil
edilir.
Mülhak vakıflar, Anayasaya aykırılık teşkil etmeyen vakfiye
şartlarına göre Meclis tarafından atanacak yöneticiler eliyle yönetilir ve
temsil edilir.
Cemaat vakıflarının yöneticileri mensuplarınca kendi
aralarından seçilir. Vakıf yöneticilerinin seçim usûl ve esasları
yönetmelikle düzenlenir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
81
Vakıflar
Vakıfların Yönetimi
Esnaf vakıfları, mülhak vakıfların tabi olduğu hükümlere
tabidir. Bu vakıflar, esnafın seçtiği yönetim kurulu tarafından yönetilir.
Yeni vakıfların yönetim organı vakıf senedine göre oluşturulur
ve bu vakıfların yönetim organlarında görev alanların çoğunluğunun,
Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir. (VK Md. 6)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
82
Vakıflar
Vakıfların Mal Varlığı ve Değerlendirilmesi
Vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar,
vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir. Ve vakıfların malları
üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmaz.(TMK Madde 106 ve
107)
Vakıflar; mal edinebilirler, malları üzerinde her türlü tasarrufta
bulunabilirler. Ve Vakıfların hayrat taşınmazları haczedilemez, rehnedilemez, bu
taşınmazlarda mülkiyet ve irtifak hakkı için kazandırıcı zamanaşımı işlemez. (VK
Md. 12 ve 15)
Vakıflar; varlıklarını, ekonomik kural ve riskleri gözetmek suretiyle
değerlendirirler, paralarını Türkiye'de kurulu bankalara yatırırlar. (V. Yön. Mad. 16)
Vakıflar, amaçlarını gerçekleştirmeye yardımcı olması gayesiyle İktisadi
İşletme kurabilirler. Bu mevzudaki yasal dayanak ise Vakıflar kanununda belirtilmiş
ve Türk Ticaret Kanunu ile vakıfların Tacir olup olmaması hüküm altına alınmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
83
Vakıflar
İktisadi İşletmeleri
Amaçlarını gerçekleştirmeye yardımcı olmak ve vakfa gelir temin etmek
amacıyla, Genel Müdürlüğe bilgi vermek şartıyla iktisadî işletme ve şirket kurabilir,
kurulmuş şirketlere ortak olabilirler. Şirketler dahil iktisadî işletmelerden elde edilen
gelirler vakfın amacından başka bir amaca tahsis edilemez. Kurucuların çoğunluğu
yabancı uyruklu olan vakıfların kurduğu yahut paylarının yarıdan fazlasına bu nevi
vakıfların sahip olduğu şirketlerin mal edinmeleri hakkında aynı vakıfların mal
edinmelerini düzenleyen hükümler uygulanır.
Genel Müdürlük; Bakanlar Kurulu kararıyla Genel Müdürlük ve mazbut vakıfların
gelirleri ve akar malları ile iktisadî işletme veya şirket kurmaya yetkilidir. (Vakıflar Kanunu Madde
26)
İktisadi işletme ya da şirket kuran veya kurulmuş herhangi bir şirkete iştirak eden
vakıflar, bir ay içerisinde ilgili bölge müdürlüğüne gönderirler. (Vakıflar Yönetmeliği 37. Madde)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
84
Vakıflar
Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme
işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel
hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere
Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri
tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.
Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel
kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından
fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari
işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre
yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir
sayılmazlar. (TTK Madde 16)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
85
Vakıflar
Kurumlar Vergisi Kanunu uygulamasında iktisadi işletme
oluşup oluşmaması hususu Derneklere ait iktisadi işletme oluşumu ile
birebir aynıdır. Kurumlar Vergisi 1 seri nolu Genel Tebliğinde de ayrıntılı
şekilde açıklanan hususlar kısaca;
ait veya bağlı olma, devamlılık unsuru içerme ve ticari organizasyon
varlığı şeklindedir. Kurumlar Vergisi Geçici 2. madde ile 2015 yıl sonuna
kadar GVK geçici 67 ve 94/5 kapsamında tevfikat yoluyla vergilenmiş
kazançlar dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacaktır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
86
Vakıflar
Vakıfların Muhasebesi
Vakıflar, muhasebe kayıtlarını Genel Müdürlükçe belirlenecek usûl ve
esaslar dahilinde tutmak zorundadırlar. Tutulacak defter ve kayıtlar ile ilgili usûl ve
esaslar yönetmelikle düzenlenir. (VK Md. 31)
Yeni vakıflar ile mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları, muhasebe kayıtlarını
Genel Müdürlüğün resmi internet sitesinde yayımlanacak Vakıflar Tek Düzen Hesap
Planına uygun olarak tutarlar, bilânço ve gelir tablolarını da bu plan ekindeki örnek
tablolara göre düzenlerler.
Yıllık brüt geliri 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 inci
maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ve her yıl Maliye
Bakanlığınca belirlenen tutarının üzerinde bulunan vakıflar ile vergi muafiyeti,
işletmesi, iştiraki, şube ve temsilciliği olan vakıfların bilanço esasına göre defter
tutmaları zorunludur.
(2014 Yılı İçin geçerli olan tutar 80.000 TL VUK 432 nolu Genel Tebliğ)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
87
Vakıflar
Bilanço esasına göre defter tutması gerekmeyen vakıflar, işletme
esasına göre defter tutabilirler.
Vakıflar muhasebe kayıtlarını ve belgelerinin tevsikini 213 sayılı
Vergi Usul Kanununda belirtilen hükümlere uygun olarak yaparlar. (Vakıflar
Yönetmeliği 50. Madde)
Bakanlar Kurulunca Vakıflara Vergi Muafiyeti sağlanması
koşullarından birisi de vakıfların bilanço usulüne göre defter tutmasıdır.
Vakıflara ait iktisadi işletmeler ise VUK 177. madde gereği birinci
sınıf tüccarlar arasında sayılmıştır ve 176. madde gereği bilanço esasına göre
defter tutarlar.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
88
Vakıflar
Tutulacak Defterler
İşletme hesabı esasında;
 Karar defteri
 İşletme hesabı defteri
 Bağış makbuzu kayıt defteri





Bilanço esasında ise;
Karar defteri
Yevmiye defteri
Büyük defteri
Envanter defteri ile
Bağış makbuzu kayıt defteri
Tutmak Zorundadır. (Vakıflar Yön. 51. Madde)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
89
Vakıflar
Tutulacak Defterler
Vakıflar tarafından tutulması gereken defterler ile kullanılan
bağış makbuzları, harcama belgeleri ve diğer belgeler özel kanunlarda
belirtilen süreler saklı kalmak üzere, ilgili bulundukları mali yılı takip
eden takvim yılından başlayarak 10 yıl süreyle saklanır.
Vakıflar, kullanacakları bağış makbuzları ile gerekli görülen
belgeleri Genel Müdürlükten temin ederler. ( V. Yön. Madde 52)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
90
Vakıflar
Vakıfların Denetimi
Mülhak, cemaat, esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda iç denetim
esastır. Vakıf; organları tarafından denetlenebileceği gibi, bağımsız denetim
kuruluşlarına da denetim yaptırabilir.
Vakıf yöneticileri, en az yılda bir defa yapılacak iç denetim
raporları ile sonuçlarını, rapor tarihini takip eden iki ay içerisinde Genel
Müdürlüğe bildirir.
Vakıfların amaca ve yasalara uygunluk denetimi ile iktisadî
işletmelerinin faaliyet ve mevzuata uygunluk denetimi Genel Müdürlükçe
yapılır. (Vakıflar Kanunu Md. 33)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
91
Vakıflar
BKK Kararınca vergi muafiyeti tanınan vakıfların uyması gereken
koşullar kapsamında da Maliye Bakanlığı Tarafından yayınlanan genel tebliğle
aşağıdaki düzenleme getirilmiştir.
Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıflarca, dönem
sonunda düzenlenecek bilanço ve gelir gider tablosu ile bir yıllık faaliyetlerinin
sonuçlarını gösteren kesin bütçelerin birer örneği, yıllık faaliyet raporu ve yeminli
mali müşavirce düzenlenmiş tasdik raporu ile birlikte yılın ilk üç ayı içinde
Bakanlığa gönderilir. Vakfa ait iktisadi işletme bulunması halinde bunlara ait
bilanço ve gelir tablolarının da gönderilmesi zorunludur. Ancak, yıllık faaliyet
raporu dışındaki belgelerin 3568 sayılı Kanun ve ilgili Genel Tebliğ esaslarına
uygun olarak yeminli mali müşavire onaylattırılmış olması gerekir. Yeminli mali
müşavire onaylattırılmadan gönderilen belgeler hiç gönderilmemiş sayılır.
(Güncel Şekliyle 1 seri nolu Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel
Tebliğ)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
92
Vakıflar
Bakanlar Kurulu Kararınca Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması
Gelirlerinin en az üçte ikisini,
Nevi itibarıyla genel ve özel bütçeli idarelerin bütçeleri içinde yer alan
bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini amaç edinmek üzere
kurulan vakıflar ile münhasıran devlet üniversitelerinin faaliyetlerinin
devam ettirilmesi ve desteklenmesi amacıyla kurulan vakıflara
Maliye Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti
tanınabilir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
93
Vakıflar
Vergi muafiyetinden yararlanmak isteyen vakıflar, taleplerini içeren bir yazı ile Maliye
Bakanlığına başvuruda bulunurlar. Başvuru yazısının ekinde;
1- Vakıf resmi senedinin 5 örneğini,
2- Gelir getirici malvarlığı ve yıllık gelire ilişkin bilgi ve belgeleri,
3- Son beş yıl içindeki faaliyet raporlarını Maliye Bakanlığına gönderirler.
Bakanlıkça, ön inceleme yapıldıktan ve uygunluğu sağlandıktan sonra vakfa vergi muafiyeti
tanınıp tanınmayacağı konusunda Vakıflar Genel Müdürlüğü ve diğer ilgili kuruluşların görüşleri
alınır. Kuruluşlar tarafından olumlu görüş verilirse veya vergi muafiyeti verilmesinde sakınca
bulunmadığı bildirilirse, vakfın faaliyetleri ve hesapları Maliye Bakanlığınca incelenir. İnceleme
sonucu düzenlenen inceleme raporunun da olumlu olması halinde bu rapor, vakıf resmi
senedinin ve başvuru dilekçesinin birer örneği, Bakanlığın bu konudaki görüşünü içeren bir yazı
ile Bakanlar Kurulundan vergi muafiyeti kararı alınmak üzere Başbakanlığa gönderilir.
«Usule ilişkin Detaylı izah için 1, 2 ve 3 seri nolu Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında
Genel Tebliğler ile yapılmıştır.»
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
94
Vakıflar
Vergi muafiyeti tanınması talebinde bulunacak vakıfların başvuru
tarihi itibarıyla;





Faaliyet konusu,
Faaliyet süresi,
Defter tutma,
Mal varlığı ve Yıllık gelir,
Gelirin harcanma şekli
konularında getirilen şartların hepsini bir arada taşıması gerekmektedir.
(4962 Sayılı Bazı Kanunlarda değişiklik ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması
Hakkındaki Kanun 20. Madde)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
95
Vakıflar
Faaliyet Konusu;






Sağlık,
Sosyal yardım,
Eğitim,
Bilimsel araştırma ve geliştirme,
Kültür ve çevre koruma
Ağaçlandırma
konularında faaliyette bulunmayı amaç edinmiş olması gerekir. Vakfın faaliyet
konusu bu sayılanlardan birisi veya birden fazlası ile ilgili olabilir.
Vergi muafiyeti talebinde bulunacak vakfın bu faaliyetlerinin kamuya
açık ve Devletin kamu hizmeti yükünü azaltıcı etki yapacak düzeyde olması
gerekir.
Belli bir yöre veya belli bir kitleye hizmeti amaçlayan vakıflara vergi
muafiyeti tanınması mümkün değildir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
96
Vakıflar
Faaliyet Süresi;
Vergi muafiyeti talebinde bulunmadan önce vakıfların kuruldukları
tarihten itibaren en az bir yıl süre ile faaliyette bulunuyor olması gerekmektedir.
Bu süre içindeki faaliyetleri ile Devletin kamu hizmeti yükünü azaltıcı
etki sağlamış olmaları gerekmektedir.
Diğer Şartlar baki kalmak şartıyla; Mal varlığı ve Yılllık Gelir şartı
başvurunun yapıldığı yıl için geçerli olan hadlerin iki katı uygulanarak kuruldukları
tarihten itibaren en az altı ay süre ile faaliyette bulunan vakıflarda başvurabilir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
97
Vakıflar
Defter Tutma;
Bilanço esasına göre defter tutmaları,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre birinci sınıf tüccarlar
tarafından tutulması gereken defterleri aynı Kanunda belirtilen süreler içinde
tasdik ettirerek kullanmaları,
Muhasebe kayıtlarının Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine
uygun olması,
Vakfa ait iktisadi işletmeler bulunması halinde bunlar için de ayrıca
defter tasdik ettirmeleri,
Vakfın muhasebe kayıtları ile iktisadi işletmesinin muhasebe kayıtlarını
birbiriyle karışmasını önleyecek şekilde ayrı ayrı izlemeleri
Gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
98
Vakıflar
Mal Varlığı ve Yıllık Gelir;
Yıllık gelirin tespitinde; genel ve özel bütçeli idareler bütçelerinden
yapılan yardımlar ile bağış niteliğindeki gelirler dikkate alınmaz. Bu tutarlar, her yıl
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için belirlenen yeniden değerleme
oranında artar ve izleyen yılda bu miktarlar esas alınır. Bu miktarların hesabında,
bin YTL'ye kadar olan tutarlar dikkate alınmaz.
2014 yılı uygulacak tutarlar,
1 Yıl Faaliyet Süresi ile başvurularda; en az 821.000 TL –
(sekizyüzyirmibir bin Türk Lirası) gelir getirici mal varlığı ve en az 76.000 TL –
(yetmişaltı bin Türk Lirası-) yıllık gelir
6
ay
Faaliyet
süresi
ile
başvurularda;
1.642.000
TL
(birmilyonaltıyüzkırkiki bin Türk Lirası) gelir getirici mal varlığı ve 152.000 TL
(yüzelliiki bin Türk Lirası) yıllık gelir
Olarak uygulanmaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
99
Vakıflar
Gelirin Harcanma Şekli;
Vakıf resmi senedinde, 4962 sayılı Kanunun 20 nci maddesi hükmüne uygun
olarak yıl içinde elde edilen brüt gelirlerin;
En az üçte ikisinin sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilimsel araştırma ve
geliştirme, kültür ve çevre koruma ile ağaçlandırma faaliyetlerinden oluşan
amaçlara harcanacağının yazılı olması,
Son bir yılda veya son iki yılın ortalaması bazında bu koşulu fiilen
yerine getirmiş olması,
Vergi muafiyetinin devamı süresince de bu şarta uyulması
Gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
100
Vakıflar
Vakfın amaçlarına ayrılması ve harcanması gereken miktarlar hiçbir
şekilde başka bir amaçla kullanılamaz. Ancak, yönetim ve idame giderleri ile
ihtiyata ve vakıf malvarlığını artırıcı yatırımlara ayrılan miktarların, tamamının
veya bir kısmının vakfın amaçlarına yönelik hizmetlere harcanması mümkündür.
Vakıf Üniversitelerinde ise yıllık brüt gelirlerinin en az dörtte üçünün,
üniversitede sunulan eğitim kalitesinin yükseltilmesine matuf yapılacak fiziki ve
teknik yatırımlar ile üniversitede görevli eğitim görevlilerine harcanması
gerekmektedir. Zikredilen alanların haricinde yapılacak harcamalar ile eğitim
görevlisi olmayan personele yapılan ödemeler amaca yönelik harcama sayılmaz.
Harcama şartının yerine getirilmesinde dikkate alınacak yıllık brüt gelir,
vakfa yapılan bağışlar ile vakfın iktisadi işletmesinden elde edilen gelirler de dahil
vakfın tüm gelirlerini ifade etmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
101
Vakıfların Vergisel Açıdan Değerlendirilmesi Sunum Planı
Genel Müdürlük ve Mazbut Vakıflara ait Gayrimenkullerinin Vergilendirilmesi
Vakıfların ve İş - İşlemlerinin Vergilendirilmesi
Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıfların ve İş - İşlemlerinin
Vergilendirilmesi
Vakıflara Ait İktisadi işletmelerin Vergilendirilmesi
Vergi Kanunları Bazında Vakıflara ait özellikli Durumlar
Bağış Yapan Mükelleflere Sağlanan Vergisel Avantajlar
Vakıf Üniversitelerinin Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu
Örnek Olaylar üzerinden Vakıflar ve iş/işlemlerinin Vergilendirilmesi
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
102
Vakıflar
Genel Müdürlük
Vergilendirilmesi
ve
Mazbut
Vakıflara
ait
Gayrimenkullerinin
Vakıflar Kanununun Muafiyet ve İstisnalar başlıklı 77. maddesi
gereği, Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait taşınmazlar Devlet malı
imtiyazından yararlanır, haczedilemez, rehnedilemezler. Tüm iş ve
işlemleri, her türlü vergi, resim, harç ve katılım payından istisnadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
103
Vakıflar
Vakıfların İş ve İşlemlerinin Vergilendirilmesi
Vergi Kanunlarının vakıflara ait hükümleri ilgili kanun kısmında detaylı
olarak açıklanan hususlar vakıflara ilişkin vergileme olarak özetlendiğinde;
Kurumlar vergisi ve Gelir Vergisi Kanunları uyarınca vakıflar vergi
mükellefi değildirler. Her iki kanunda da Tevfikat yapacaklar listesinde madde
metninde açıkça da yazıldıkları için, tevfikata konu iş ve işlemlerinden tevfikat
yaparak muhtasar beyanname ile bildirmelidirler.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
104
Vakıflar
KDV Kanunu açısından, Vakıflar tarafından yapılan mal ve hizmet
ithalatı ile yine vakıflar tarafından yapılan Gelir Vergisi Kanununun Gayrimenkul
Sermaye iradının tarifi başlıklı 70. Maddesinde sayılan mal ve hakların (arazi, bina,
maden suyu, taş ocağı,tuğla kiremit harmanı,gayrimenkul edilen tescil edilen
haklar, arama-işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, gemi ve gemi payları,
motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları, her türlü motorlu araç…) kiraya verilmesi
işlemleri katma değer vergisinin konusuna girmektedir ve KDV Kanunu 8. Maddesi
gereği bu işlemlerinde Vakıflar KDV mükellefidirler.
KDV Kanunu 17/4/d kapsamında İktisadi işletmelere dahil olmayan
gayrimenkullerin kiralanması işlemleri ve 16/1/a ile teslimleri vergiden istisna
edilen mal ve hizmetlerin ithali kapsamındaki istisnalar kapsamındaki işlemleri
KDV den istisna edilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
105
Vakıflar
Gıda Bankacılığı yapan vakıflar hariç, Gelir ve Kurumlar Vergisi
Kanunlarında düzenlenen ve vakıflara yapılan bağışların vergiye esas matrahtan
belli şartlarda indirilmesine ilişkin hükümler, Bakanlar Kurulunca vergi Muafiyeti
tanınan vakıflara ilişkin olup, diğer vakıflara yapılan bağışlar için özel kanunları
saklı kalmak şartıyla uygulanması mümkün değildir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
106
Vakıflar
Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıfların İş ve İşlemlerinin
Vergilendirilmesi
Vakıflara uygulanan vergileme sistemi öz itibariyle vergi muafiyeti
tanınan vakıflara ve tanınmayan vakıflara benzer şekildedir. Vergileme farkları
Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıflar ile özel kanun ile kurulan vakıflar
arasında görülmektedir.
Vergi Kanunlarının vakıflara ait hükümleri ilgili kanun kısmında detaylı
olarak açıklanan hususlar Bakanlar Kurulunca Muafiyet tanınan vakıflara ilişkin
vergileme olarak özetlendiğinde;
Kurumlar Vergisi mükellefi değildir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
107
Vakıflar
KDV Kanununun 17 nci maddesinin (1) Kültür ve Eğitim Amacı
Taşıyan İstisnalar ve (2) Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar başlıklı fıkralarında
belirtilen mal ve hizmet teslimleri ile sınırlı olmak üzere Bakanlar Kurulu
Kararıyla Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıflara KDV istisnası hakkı tanınmıştır.
17/4/d kapsamında İktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin
kiralanması işlemleri ve 16/1/a ile teslimleri vergiden istisna edilen mal ve
hizmetlerin ithali kapsamındaki istisnalar da unutulmamalıdır.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun istisnaları düzenleyen 4 üncü
maddesinin (k) bendi ile, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan
vakıflara kuruluşu için veya kurulduktan sonra tahsis olunan mallar veraset
ve intikal vergisinden istisna tutulmuştur. BKK ile vergi muafiyeti kuruluş
aşamasında sağlanmamakta, faaliyet süresi şartı aranmaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
108
Vakıflar
Ayrıca Vakıflar Kanunu 77. Maddesi ile «Kuruluşunda veya kurulduktan
sonra vakıflara bağışlanan taşınır ve taşınmaz mallar Veraset ve İntikal
Vergisinden istisnadır.»
Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (m) fıkrasına göre, kiraya
verilmemek ve resmi senedinde yazılı amaçlara tahsis edilmek şartıyla vakfa ait
binalar için emlak vergisi muafiyetinden yararlanmaktadır.
Harçlar Kanununun 59 uncu maddesinin (b) bendi gereğince Bakanlar
Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve
sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleriyle bu vakıflara ait
tesislerin ve bu tesislerin sonradan iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni
hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinleri harçtan
istisna edilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
109
Vakıflar
Harçlar Kanunu istisna hükmü Kanunda öngörülen koşulları haiz vakıfların
gayrimenkul iktisabı ve tescil işlemleri ile şerhi gerektiren diğer işlemlerine
münhasır olup, anılan vakıfların gayrimenkul ve sair ayni hak satış ve devir
işlemlerini kapsamamaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununun tevfikatlara ilişkin
maddelerinde(GVK 94, KVK 15, KVK 30) tevfikat yapacaklar arasında vakıflar da
madde metninde sayıldığı için, ilgili maddelerde yer alan hükümler kapsamında iş
ve işlemlerinde tevfikat yapmakla mükelleftirler.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
110
Vakıflar
Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının Vergi Matrahından indirimi
düzenleyen maddelerinde de Bakanlar Kurulu Kararıyla Vergi Muafiyeti tanınan
vakıflara makbuz karşılığı yapılan bağışların, bağış yapan mükellefin gelir veya
kurumlar vergisi matrahının %5i (kalkınmada öncelikli yöreler için %10u) kar
beyan edilmesi halinde bağışlayan tarafından zarara sebebiyet vermemek
koşuluyla indirime konu edilebileceği hükmü yer almaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
111
Vakıflar
Vergi Kanunları Bazında Vakıflara ait özellikli Durumlar
Kurumlar Vergisi Kanunu Kapsamında;
Türkiye’de tüm dernek ve vakıflar kurumlar vergisi kapsamında
gelirlerinin vergilendirilmesi açısından; Kurumlar Vergisi Kanununun 1.
maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmüne göre, dernek veya vakıflar (tüzel
kişiliği itibarıyla) kurumlar vergisinin konusu dışında olup bunlara ait iktisadi
işletmelerin kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Yani Kurumlar vergisi
mükellefiyetleri söz konusu değildir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
112
Vakıflar
Vergi Kesintisi başlıklı 15. Maddesi kapsamında ise tevfikat yapacaklar
arasında “…dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri,…”
sayıldıkları için kurumlara avanslar da dahil nakden ve hesaben yapacakları
ödemelerden ve aynı kanunun Dar mükellefiyette Vergi Kesintisi başlıklı 30.
Maddesinde kurumlara avanslar da dahil nakden ve hesaben yapacakları
ödemelerden veya tahakkuklardan kurumlar vergisine mahsuben ilgili
maddelerde yazılı işlemlerden %15* vergi kesintisi yapmak zorundadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
113
Vakıflar
Gelir Vergisi Kanunu Kapsamında;
Gelir Vergisi kanununun 1. Maddesi uyarınca “Gerçek kişilerin gelirleri
gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği
kazanç ve iratların safi tutarıdır.” Vakıflar tüzel kişilik oldukları için vakıfların
gelirleri 193 sayılı Gelir Vergisinin mevzuunu teşkil etmemektedir.
Gelir Vergisi Kanununda da Kurumlar Vergisi Kanununda olduğu gibi
Gelir Vergisi Kanunu Vergi Tevfikatı başlıklı 94. Madde kapsamında “…dernekler,
vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri…” şeklinde sayıldığı için Dernek ve
Vakıflara tevfikat yükümlülüğü yüklenmiştir. İlgili madde kapsamında tevfikat
yapılmalıdır.
Gelir Vergisi Kanunu Kapsamında gerek 94. Madde gerekse de Geçici
67. Madde kapsamında tevfikata tabi tutulan ödemelerin, özellikle belirtilen
durumlarda, Vakıflara yapılan ödemelerden de tevfikat yapılması gerekmektedir.
Örneğin;
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
114
Vakıflar
GVK 94/5/b Kapsamında Vakıflara ait gayrimenkullerin kiralanması
karşılığında yapılan kira ödemelerinden %20 oranında
GVK 94/6/b/i kapsamında İktisadi İşletmelerin GVK 75. Maddesi 2. Fıkra
1,2,3 numaralı bentlerinde sayılan kar payı, iştirak hisselerinden doğan kazançlar,
kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine ödenen kar payları %15 oranında,
*GVK 94/7 kapsamında sayılan Devlet Tahvili, Hazine Bonusu faizlerinden
%0, nama ve hamile yazılı tahvil faizlerinden %10,
*GVK 94/8 kapsamında mevduat faizlerden %15,
*GVK 94/9 kapsamında özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma
hesabı karşılığında ödenen kar paylarından %15,
*GVK 94/14 menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap
veya elden çıkarılması karşılığı elde edilen menfaatlerden %20,
GVK Geçici 67. Madde kapsamında bulunan işlemlerinden yapılan
tevfikatlar
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
115
Vakıflar
Katma Değer Vergisi Kanunu Kapsamında;
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun Verginin Konusunu Teşkil eden
işlemler başlıklı 1. Maddesinde yer alan“…2. Her türlü mal ve hizmet ithalatı…” ve “…f)
Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması
işlemleri…” vakıfların yaptığı işlemlerden Katma Değer Vergisinin konusuna giren
işlemleri oluşturmaktadır. Vakıfların iktisadi işletmelerinin yaptığı teslimler ise hem
KDV 1/1 hem de 1/3/G ile KDV’nin konusuna girmektedir.
Vakıflar tarafından yapılan mal ve hizmet ithalatı ile yine vakıflar tarafından
yapılan Gelir Vergisi Kanununun Gayrimenkul Sermaye iradının tarifi başlıklı 70.
Maddesinde sayılan mal ve hakların (arazi, bina, maden suyu, taş ocağı,tuğla kiremit
harmanı,gayrimenkul edilen tescil edilen haklar, arama-işletme ve imtiyaz hakları ve
ruhsatları, gemi ve gemi payları, motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları, her türlü motorlu
araç…) kiraya verilmesi işlemleri katma değer vergisinin konusuna girmektedir ve KDV
Kanunu 8. Maddesi gereği bu işlemlerinde Vakıflar KDV mükellefidir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
116
Vakıflar
KDV Kanununun istisnalara ilişkin hükümleriyle;
KDV 16/1/a ile Bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve
hizmetlerin ithali,
KDV 17/1 kapsamında Bakanlar Kurulunca Vergi Muafiyeti Tanına
Vakıfların; İlim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, islah ve teşvik etmek amacıyla
yaptıkları teslim ve hizmetleri ve Tiyatro, konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve
konferans salonları ile spor tesisleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür
ve eğitim faaliyetlerine ilişkin teslim ve hizmetleri,
17/2/a gereği hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum,
sanatoryum, kan bankası ve organ nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji
bahçeleri, parklar ile veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi
kuruluşlar, öğrenci veya yetiştirme yurtları, yaşlı ve engelli bakım ve huzurevleri,
parasız fukara aşevleri, düşkünevleri ve yetimhaneleri işletmek veya yönetmek suretiyle
ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri ile bunlardan sağlık hizmeti
sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler,
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
117
Vakıflar
KDV 17/2/c kapsamında Yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik
temsilcilik ve konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım kurumlarına, bu
maddenin 1 numaralı fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak
yapacakları teslim ve hizmetlere ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler,
KDV 17/4/d kapsamında
gayrimenkullerin kiralanması işlemleri
İktisadi
işletmelere
dahil
olmayan
Kdv kanununda istisna edilmiştir, dolayısıyla vakıfların veyahut iktisadi
işletmelerinin kendilerini ilgilendiren istisna kapsamında yapacağı işlemlerde KDV
hesaplanmayacaktır.
Vakıflara ait iktisadi işletmeleri ise iş ve işlemlerinin KDV kanunu 1/1
hükmü uyarınca KDV konusuna girdikleri için, KDV mükellefidirler.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
118
Vakıflar
Damga Vergisi Kanunu Kapsamında;
Vakıfların tarafı oldukları sözleşme ve kağıtların damga vergisi kanunu
kapsamında verginin doğumunda, mükellefiyette, ödenmesinde ilave bir hüküm
bulunmamaktadır.
İstisnaların sayıldığı 2 nolu listenin;
Ticari ve Medeni işlerle ilgili kağıtlar alt başlığı 31. maddede Dernek ve
vakıflarca yerleşim yeri, gerçek kişilerce mesken olarak kullanılmak üzere kiralanan ve
iktisadî işletmelere dahil olmayan taşınmazlara ilişkin kira mukavelenameleri
Kurumlarla ilgili kağıtlar kısmında ise 19. Maddede Bakanlar Kurulunca
vergi muafiyeti tanınan vakıfların kuruluş işlemlerinde düzenlenen her türlü kağıtlarla,
Türk Silahlı Kuvvetlerini (Jandarma Genel Komutanlığı dahil) güçlendirmek amacıyla
kurulmuş vakıfların her türlü işlemlerinde düzenlenen kağıtlar.
Damga vergisinden istisna edilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
119
Vakıflar
Vakıf üniversitesi olarak kurulan ve 2547 sayılı Kanun uyarınca
muafiyeti bulunan üniversite ile resmi daireler arasında düzenlenen kağıtların
damga vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir. Diğer taraftan üniversite ile
özel kurumlar veya kişiler arasında düzenlenen sözleşmelere ait damga vergisinin
ise damga vergisi yönünden muafiyeti bulunmayan kişiler tarafından ödenmesi
gerekmekte olup, bu kağıtlara ait verginin ödenmemesi veya noksan ödenmesi
halinde ise, anılan Kanununun 24 üncü maddesi kapsamında müteselsil
sorumluluğunun bulunduğu tabiidir.
Aynı Kanundan sağlanan avantajlar dolayısıyla vakıf üniversitlerin
resmi kurumlara verdikleri evraklarda da Damga vergisi hesaplanmaz.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
120
Vakıflar
Harçlar Kanunu Kapsamında;
Noter Harçları : Harçlar Kanununun Noter Harçlarını düzenleyen kısmında
492 sayılı harçlar kanunu 38. Maddesiyle “Noter işlemlerinden bu kanuna bağlı (2)
sayılı tarifede yazılı olanları noter harçlarına tabidir. Pey akçesi, zamanı rücü, ücret
tevkifi, cezai şart gibi bir akdin müeyyidesi kabilinden olan taahhütlerden, başlı başına
bir akde konu olmadıkça harç alınmaz. Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan
vakıfların kuruluş muameleleriyle bu vakıflara yapılacak bağışlamalar harca tabi
tutulmaz.” Denilerek noter harcı kapsamından çıkarılmıştır.
Tapu ve Kadastro Harçları: Tapu ve Kadastro Harçlarına ilişkin kısımda ise
istisnaların düzenlendiği 59. Maddenin b bendi gereği “…Kamu menfaatlerine yararlı
dernekler ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların iktisap edecekleri
gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleriyle bu
dernek ve vakıflara ait tesislerin ve bu tesislerin sonradan iktisap edecekleri
gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların
terkinleri…” tapu ve kadastro harcından istisnadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
121
Vakıflar
Vakıfların ve iktisadi işletmelerinin harçlar kanununa göre istisna
edilmeyen diğer işlemleri için ise, ilgili cetvellere göre vergileme yapılacaktır.
Emlak Vergisi Kanunu Kapsamında;
1319 sayılı emlak vergisi kanununun muaflık ve istisnalar başlıklı 4.
Maddesi ile “Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı
Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi
olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)
a) (*) Özel bütçeli idarelere (Mazbut vakıflar dahil), il özel idarelerine, belediyelere,
köy tüzel kişiliğine, kanunla kurulan üniversitelere ve Devlete ait binalar;
m) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki
cihete tahsis edilmek şartiyle);
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
122
Vakıflar
s) (*) Türk Silahlı Kuvvetlerini (Jandarma Genel Komutanlığı dahil) güçlendirmek
amacıyla kurulmuş vakıflara ait binalar.”
14. maddesi ile de “Aşağıda yazılı arazi kiraya verilmemek (24.11.1994
tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç)
şartıyla Arazi Vergisinden daimi olarak muaftır. ((a), (b), (f), (ı) ve (j) fıkralarındaki
arazi için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)…
f) (*) Türk Silahlı Kuvvetlerini (Jandarma Genel Komutanlığı dahil) güçlendirmek
amacıyla kurulmuş vakıflara ait arazi ve arsalar;…” emlak vergisinden istisna
edilmiştir.
Vakıfların ve iktisadi işletmelerinin emlak vergisi kanununa göre istisna
edilmeyen diğer işlemleri için ise, ilgili maddeler uyarınca vergileme yapılacaktır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
123
Vakıflar
Özel Tüketim Vergisi Kanunu Kapsamında
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu Kapsamında
Gider Vergileri Kanunu Kapsamında
Belediye Gelirleri Kanunu Kapsamında
Vakıflar açısından özellik arz eden bir uygulama veya hüküm
bulunmamaktadır. Lakin 2012/1 Seri No.lu Motorlu Taşıtlar Vergisi İç
Genelgesinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları adına kayıt ve tescil
edilmiş olan taşıtların motorlu taşıtlar vergisinden istisna tutulması gerektiği
hususuna yer verilmiştir. Bu istisna Motorlu Taşıtlar vergisi kanunundan değil
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunundan
kaynaklanmaktadır. Yukarıda bahsi geçen kanunlar hakkında, ilgili kanun
maddeleri gereğince istisna bulunmamaktadır. Diğer kanunlarda yer alan ve bu
kanunlara ilişkin muafiyet sağlayan hükümleri saklıdır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
124
Vakıflar
Bağış Yapan Mükelleflere Sağlanan Vergisel Avantajlar
Gelir Vergisi Kanununda Sağlanan Avantajlar
Gerçek kişilerin Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıflara
yapmış olduğu bağışlar için şartlara tabi istisna bulunmaktadır. Vergi Muafiyeti olmayan
vakıflara ve iktisadi işletmelerine yapılan bağışlar için ise herhangi bir istisna hükmü
bulunmamaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu 89. Madde ile sayılan indirimler;
Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile
kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan
vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler için %
10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar,
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
125
Vakıflar
Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve
vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda,
temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamamı
Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler,
kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve
bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da
Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen;
a) Kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin ticari olmayan ulusal veya uluslararası
organizasyonların gerçekleştirilmesine,
b) Ülkemizin uygarlık birikiminin kültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarisi ve somut
olmayan kültürel mirası ile ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür, film,
kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi yoluyla üretilenler de
dahil olmak üzere görsel, işitsel veya basılı materyallerin hazırlanması, bunlarla ilgili
derleme ve araştırmaların yayınlanması, yurt içinde ve yurt dışında dağıtımı ve
tanıtımının sağlanmasına,
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
126
Vakıflar
c) Yazma ve nadir eserlerin korunması ve elektronik ortama aktarılması ile bu eserlerin
Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılmasına,
d) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz
kültür varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyon
projeleri yapılması ve nakil işlerine,
e) Kurtarma kazıları, bilimsel kazı çalışmaları ve yüzey araştırmalarına,
f) Yurt dışındaki taşınmaz Türk kültür varlıklarının yerinde korunması veya ülkemize ait
kültür varlıklarının Türkiye’ye getirtilmesi çalışmalarına,
g) Kültür envanterinin oluşturulması çalışmalarına,
h) 2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınır kültür varlıkları ile güzel sanatlar, çağdaş ve
geleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı
koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
127
Vakıflar
i) Somut olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el
sanatları alanlarındaki üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya
uygulama merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulması, bakım ve onarımı, her
türlü araç ve teçhizatın tedariki ile film yapımına,
j) Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve
konser gibi kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya
modernizasyon çalışmalarına,
İlişkin harcamalar ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların %
100’ü (Bakanlar Kurulu, bölgeler ve faaliyet türleri itibariyle bu oranı yarısına kadar
indirmeye veya kanuni oranına kadar çıkarmaya yetkilidir.)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
128
Vakıflar
İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve
Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı
Türkiye Yeşilay
Gelir vergisi Matrahınından zarar oluşturmayacak veya artırmayacak şekilde
indirilir.
Ayrıca Vakıflar Kanununu 77. madde hükmü gereği;
Yurt içi veya yurt dışında vakıf kültürünü araştırmak, geliştirmek ve desteklemek amacıyla
gerçek ve tüzel kişiler; Genel Müdürlüğün görev alanı ile ilgili faaliyet ve yatırım
programlarında yer alan her türlü ilmi organizasyon, stratejik araştırma, konferans,
sempozyum ve benzeri kültürel faaliyetlerin yürütülmesi kapsamında sponsorluk
yapabilirler. Bu faaliyetlerle ilgili sponsor kişi veya şirketler Genel Müdürlüğün belirleyeceği
esaslar dahilinde reklam alabilirler. Vakıflar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz vakıf kültür
varlıklarının; bakım, onarım ve restore edilmesi, yaşatılması, çevre düzenlemesi ve
kamulaştırılması dahil Genel Müdürlüğün kontrolünde gerçek ve tüzel kişilerin kendileri
tarafından yapılacak harcamalar, bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı
Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahından düşülür.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
129
Vakıflar
Kurumlar Vergisi Kanununda Sağlanan Avantajlar
Kurumlar Vergisi Kanunu 10. Maddede yer alan ve Gelir Vergisi Kanunu
uygulamasına benzer indirimler;
Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve
köylere, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan
dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve
kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait
kurum kazancının % 5'ine kadar olan kısmı
Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler ve köyler, Bakanlar
Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler ile
bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından
yapılan veya Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen ya da desteklenmesi uygun
görülen ve tahdidi olarak sayılan faaliyetlere yapılan harcamalar,
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
130
Vakıflar
İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay
Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış veya yardımların tamamı
Gelir Vergisi Kanunu 40/10 maddesinde yer aldığı ve KV 6. madde ile
kurumlar vergisi matrahı hesaplamasında dikkate alındığı için;
Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara
Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik,
giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli,
Kurumlar vergisi matrahından indirilir.
Bağış ve yardımlar ayni veya nakdi olabilir, ayni olması halinde değerleme maliyet
bedeli veya kayıtlı değeri eğer bu iki değerleme yöntemi kullanılamıyorsa VUK
hükümlerine gore Takdir komisyonlarınca kararlaştırılan değeri esas alınır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
131
Vakıflar
Ayrıca Vakıflar Kanunu 77. Maddesi Dolayısıyla;
Yurt içi veya yurt dışında vakıf kültürünü araştırmak, geliştirmek ve desteklemek
amacıyla gerçek ve tüzel kişiler; Genel Müdürlüğün görev alanı ile ilgili faaliyet ve
yatırım programlarında yer alan her türlü ilmi organizasyon, stratejik araştırma,
konferans, sempozyum ve benzeri kültürel faaliyetlerin yürütülmesi kapsamında
sponsorluk yapabilirler. Bu faaliyetlerle ilgili sponsor kişi veya şirketler Genel
Müdürlüğün belirleyeceği esaslar dahilinde reklam alabilirler. Vakıflar adına kayıtlı
taşınır ve taşınmaz vakıf kültür varlıklarının; bakım, onarım ve restore edilmesi,
yaşatılması, çevre düzenlemesi ve kamulaştırılması dahil Genel Müdürlüğün
kontrolünde gerçek ve tüzel kişilerin kendileri tarafından yapılacak harcamalar, bağış ve
yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahından
düşülür.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
132
Vakıflar
Bağışların Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahından indirimi farklı kanunlarla da
düzenlenmiştir. Yapılan bağış tutarının en fazla beyan edilen matrah kadar olabileceği
hususu gözönünde bulundurularak;
2955 Sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu ile
a) Gülhane Askeri Tıp Akademisine yapılacak bağış, yardım ve vasiyetler,
her türlü vergi, resim, damga resmi ve harçlardan muaftır. Bağış ve vasiyetlerin
kullanılmasında, bağış ve vasiyet yapanların koydukları ve kanunlara göre geçerli
sayılan kayıtlara ve şartlara uyulur.
b) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri tarafından Gülhane Askeri Tıp
Akademisine makbuz karşılığında yapılacak nakdi bağışlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi
kanunları hükümlerine göre yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden ve kurum
kazancından indirilebilir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
133
Vakıflar
c) Gülhane Askeri Tıp Akademisi için eğitim, öğretim ve araştırma amacıyla
ithal edilen makine, alet, cihaz, ecza, malzeme ve yayınlar, yurt içinde bulunmama veya
üretimi yapılmama kaydıyla veya bağış yoluyla gelen aynı cins malzemeler, gümrük
vergisi ve buna bağlı vergi, resim ve harçlar dahil olmak üzere, her türlü vergi, resim ve
harçlardan muaftır. (Madde 46)
5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile
Sandık, dinlenme ve bakımevleri için özel ve tüzelkişiler tarafından
yapılacak her türlü bağışı kabul eder. Bu bağışlar, dinlenme ve bakımevlerinin tesis ve
işletmelerinde kullanılır.
Bu suretle yapılacak bağış ve yardımlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından
tenzil edilir. Ayni olarak yapılan yardımlar maliyet bedeli üzerinden değerlenir. (Ek
Madde 44)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
134
Vakıflar
4122 Sayılı Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanunu ile
Ağaç ve orman sevgisinin yaygınlaştırılmasına, ormancılığın
geliştirilmesine, erozyonun önlenmesine, çevrenin korunmasına önemli hizmetleri
geçmiş, yeni ormanların kurulmasına fiilen veya maddi katkıda bulunmuş kamu kurum
ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilere, Orman Bakanlığınca plaket ve sertifika
verilebilir.
Bu Kanun hükümlerine göre kurulan ormanlarda, ağaçlandırma, bakım ve
koruma masraflarının tamamı gelir ve kurumlar vergisi matrahından düşülür. (Madde
12)
2876 Sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu Kanunu ile
Yüksek Kuruma ve bağlı kuruluşlarına yapılacak bağış ve yardımlar her
türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Yapılan bağış ve yardımları, gelir ve kurumlar
vergisi yükümlüleri yılı içinde verecekleri beyannamelere masraf kaydedebilirler.
(Madde 101)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
135
Vakıflar
3294 Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ile
Bu Kanunla kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu ile Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları;
a) Kurumlar Vergisinden, (iktisadi işletmeler hariç),
b) Yapılacak bağış ve yardımlar sebebiyle Veraset ve İntikal Vergisinden,
c) Sahip oldukları taşınır ve taşınmaz mallar ve yapacakları tüm
muameleler dolayısıyla her türlü vergi, resim, harç ve fonlardan,
d) Vakıflar, Vakıflar Genel Müdürlüğünce vakıflardan tahsil edilen teftiş ve
denetleme masraflarına katılma paylarından,
e) (Ek: 6/2/2014-6518/33 md.) Her türlü döner sermaye ücretlerinden,
Muaftır.
Fona ve Vakfa yapılacak bağış ve yardımlar her türlü vergi, resim ve harçtan
muaftır. Bu bağış ve yardımlar Kurumlar ve Gelir Vergisi matrahından indirilebilir.
(Madde 9)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
136
Vakıflar
2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile
a) Kurum ve kuruluşlarına yapılacak her türlü bağış, yardım ve vasiyetler
vergi, resim ve harçlardan muaftır. Bağış, yardım ve vasiyetlerin kullanılmasında bağış,
yardım ve vasiyet yapanların koydukları ve kanunlara göre geçerli sayılan kayıtlara ve
şartlara uyulur.
b) Gelir veya Kurumlar Vergisi mükellefleri tarafından Kurum ve
kuruluşlarına makbuz karşılığında yapılacak nakdî ve aynî bağışlar Gelir ve Kurumlar
Vergisi kanunları hükümlerine göre yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden ve
Kurum kazancından indirilir.
c) Kurum ve kuruluşlarınca hizmetin gereği olarak ithal edilen makine,
teçhizat, malzeme ve yayınlar gümrük vergisi ve buna bağlı vergi, resim ve harçtan
muaftır. Bu muafiyet hükümleri bağış ve yardım yoluyla gelen aynı cins malzemeler için
şartsız olarak uygulanır.
d) Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumuna kanunlarla verilmiş olan imtiyazlar,
Kurum için de aynen uygulanır. (Madde 20)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
137
Vakıflar
278 Sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu Kanunu ile
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuna yapılacak her türlü
bağışlar, vasiyetler ve yardımlar vergi, resim ve harclardan muaftır. Gelir veya Kurumlar
Vergisine bağlı mükellefler tarafından bu kuruma makbuz karşılığında yapılacak para
bağışları yıllık bildiri ile bildirilecek gelirlerden ve Kurum kazancından indirilir. (Madde
11)
2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ile
a) Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı
kuruluşlara yapılacak her türlü bağış ve vasiyetler, vergi, resim, damga resmi ve
harçlardan muaftır. Bağış ve vasiyetlerin kullanılmasında, bağış ve vasiyet yapanların
koydukları ve kanunlara göre geçerli sayılan kayıtlara ve şartlara uyulur.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
138
Vakıflar
b) Üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri genel bütçeye dahil kamu
kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan
aynen yararlanırlar.
(Değişik: 30/3/2012 - 6287/15 md.) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri
tarafından üniversitelere, yüksek teknoloji enstitüleri ile gelirlerinin en az dörtte üçünü
münhasıran devlet üniversitelerinin faaliyetlerinin devam ettirilmesi ve
desteklenmesini amaç edinmek üzere kurulan ve fiilen bu çerçevede faaliyette bulunan
vakıflardan Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınanlara makbuz karşılığında yapılan
bağışlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları hükümlerine göre yıllık beyanname ile
bildirilecek gelirden ve kurum kazancından indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı
kuruluşlar ve birimler tarafından eğitim - öğretim ve araştırma amacı ile yurt içinde
bulunmamak veya üretimi yapılmamak kaydıyla ithal edilen makine, alet, cihaz, ecza,
malzeme ve yayınlar ile bağış yoluyla yurt dışından gelen aynı cins malzemeler, gümrük
vergisi ile buna bağlı vergi, resim ve harçlar dahil olmak üzere her türlü vergi, resim ve
harçlardan muaftır. (Madde 56)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
139
Vakıflar
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak
Yardımlara Dair Kanun ile
Afetlerden zarar görenlere yardımda bulunmak üzere kurulan Milli Yardım
Komitesi ile mahalli yardım komitelerine makbuz mukabilinde yapılacak bağış ve
yardımlar her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu gibi bunların gelir ve
kurumlar vergileri mükellefleri tarafından masraf kaydı da caizdir.
Afetlerden zarar görenlere tahsis edilmek üzere tertip edilen temsil, konser ve
spor eğlenceleri de her türlü vergi, resim ve harçan muaf tutulur. (Madde 45)
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
140
Vakıflar
Vakıflara Ait İktisadi işletmelerin Vergilendirilmesi
Vakıflara ait iktisadi işletmeler kurumlar vergisi mükellefidirler ve gerek
kurumlar vergisi gerekse KDV kanunu gibi tüm vergi kanunlarında Anonim şirket yahut
limited şirketin vergilenmesi ile paralel bir uygulamaya sahiptirler.
Vakıflara ait iktisadi işletmelerin hangi şartlarda oluştuğu Kurumlar Vergisi
1 seri nolu tebliğde de detaylıca açıklandığı ve sunumun dernekler kısmında anlatılan
Derneklere ait iktisadi işletmeler ile birebir aynıdır.
Vakıflara ait ve özellik arz eden Vakıf üniversiteleri ve Vakıf / Vakıf
Üniversite Hastaneleri iktisadi işletmelerinin vergilenmesidir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
141
Vakıf Üniversiteleri
Vakıf Üniversitelerinin Vergi Karşısındaki Durumu
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi ile iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına
alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da devlete, il özel
idarelerine, belediyelere ve diğer kamu kuruluşlarına ait ve tabi olup faaliyetleri
devamlı bulunan sermaye şirketi ve kooperatif statüsünde bulunmayan ticari,
sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; aynı maddenin altıncı
fıkrasında ise bunların kazanç gayesi gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla tevdi
edilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, müstakil
muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin
bulunmamasının mükellefiyetlerine tesir etmeyeceği; mal veya hizmet bedelinin
sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr elde edilmemesi veya kârın kuruluş
amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadilik niteliğini değiştirmeyeceği
hüküm altına alınmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
142
Vakıf Üniversiteleri
KV Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendiyle, "Kamu
idare ve kuruluşları tarafından tarım ve hayvancılığı, bilimi, fennî ve güzel sanatları
öğretmek, yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla işletilen okullar, okul
atölyeleri, konservatuarlar, kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler, sergiler, numune
fidanlıkları, tohum ve hayvan geliştirme ve üretme istasyonları, yarış yerleri, kitap,
gazete, dergi yayınevleri ve benzeri kuruluşlar" kurumlar vergisinden muaf
tutulmuş bulunmaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 56 ncı maddesinin (b)
fıkrasında; üniversitelerin ve yüksek teknoloji enstitülerinin genel bütçeye dahil
kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyet-istisna ve diğer mali
kolaylıklardan aynen yararlanacağı, Ek Madde 7'de ise vakıflarca kurulacak
yükseköğretim kurumlarının, bu Kanun'un 56 ncı maddesinde yer alan mali
kolaylıklardan, muafiyetlerden ve istisnalardan aynen istifade edeceği hüküm
altına alınmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
143
Vakıf Üniversiteleri
YÖK Kanununun ilgili hükümleri gereği, Vakıf Üniversiteleri kuruluş
amaçlarıyla sınırlı olmak üzere, Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaf bulunmaktadır.
Üniversitenin bu muafiyet hükmü dışındaki devamlılık arz eden ticari,
sınai ve zirai faaliyetleri nedeniyle oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar
vergisi mükellefiyeti tesis edileceği tabiidir.
Vakıf Üniversitelerinin yapmış oldukları teslimlerin KDV kanunu
karşısındaki durumu ise;
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
144
Vakıf Üniversiteleri
KDV Kanununun 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel
idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere,
üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan
veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli
kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve
mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin katma değer vergisine tabi olduğu
hüküm altına alınmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
145
Vakıf Üniversiteleri
KDV Kanunun 17/1 inci maddesinde, bu maddenin (1) numaralı
fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşların ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı
yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetler ile tiyatro,
konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile spor tesisleri
işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür ve eğitim faaliyetlerine ilişkin
teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olduğu hüküm altına
alınmıştır.
Üniversitelerarası Kurul'un vakıf üniversiteleri hakkındaki 23.02.1992
tarih ve 65 sayılı Kararında; eğitim, öğretim ve kültüre yönelik ilim, fen ve güzel
sanatları teşvik edici, yayıcı nitelikte de olsa kamu kurum ve kuruluşları eliyle
yapılmayan, onlar tarafından yapılsa bile ticari, mesleki faaliyet çerçevesine giren
işlemlerin KDV Kanununun 17/1 inci maddesindeki istisna hükmü kapsamı dışında
kaldığı bildirilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
146
Vakıf Üniversiteleri
Vakıf Üniversitesince verilecek hizmetler, Katma Değer Vergisi
Kanununun 17/1 inci maddesiyle düzenlenen istisna kapsamına girmeyeceğinden
katma değer vergisine tabi olacaktır.
KDV Kanunun l7/2-b maddesine göre, üniversitenin ilgili dönemdeki
kapasitesinin % 50 sini geçmemek üzere bedelsiz olarak vereceği eğitim ve
öğretim hizmetleri ile kanunların gösterdiği gerek üzerine bedelsiz olarak
yapacağı mal teslimi ve hizmet ifaları katma değer vergisinden müstesna olacak,
vergiden istisna edilen bu işlemler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ise
indirim konusu yapılamayacaktır.
Aynı madde hükmüne göre Vakıf Üniversitesine bedelsiz olarak
yapılacak her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları da KDV den istisna olacaktır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
147
Vakıf Üniversiteleri
Vergi muafiyeti alan vakıflara ait özel hastane işletmelerinde verilen
sağlık hizmetlerinde KDV kanunu 17/2/a ğereği KDV den istisna edilecektir. Ancak
gerek üniversite hastanesi gerek vakfa ait özel hastane işletmelerinde verilen
sağlık hizmetleri kapsamında yapılan mal ve hizmet alımları KDV ye tabi olacaktır.
KDV kanunu gereği alım nedeniyle ödedikleri KDVyi maliyet olarak hizmetlerin
maliyetine eklemeleri gerekmektedir.
Vergi muafiyeti olan vakıfların üniversite kurmaksızın özel hastane
işletmesi halinde burada verilen sağlık hizmetleri KDV ne tabi olmayacak ancak
kurumlar vergisine tabi olacaktır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
148
Vakıf Üniversiteleri
Damga Vergisi Açısından ise;
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; Bu Kanuna
ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların Damga Vergisine tabi olduğu, 3 üncü
maddesinde de; damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu,
resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin
ödeyeceği, 8 inci maddesinde ise; bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın,
genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu
dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire
sayılmayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Kanuna ekli (2) sayılı tablonun, "I- Resmi İşlerle İlgili Kağıtlar" başlıklı
bölümünün A/1 numaralı fıkrasında, resmi daireler arasındaki işlemleri kapsayan
kağıtların damga vergisinden istisna olduğu belirtilmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
149
Vakıf Üniversiteleri
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun yukarıda belirtilen
maddelerinde vakıflarca kurulan üniversitelere, genel bütçeye dâhil kamu kurum
ve kuruluşlarına tanınan kolaylıklardan yararlandırılmalarının gerektiği
açıklandığından, ayrıca 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde
genel bütçeli idareler resmi daire tanımı içerisinde yer aldığından, Vakıf
üniversitelerinin düzenleyeceği sözleşmelerde diğer tarafın kişi olması
durumunda, damga vergisinin kişilerce ödenmesi, resmi dairelerle düzenlenen
sözleşmelerin ise damga vergisine tabi tutulmaması, ayrıca resmi dairelere
verilecek beyannamelerin de damga vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
150
Vakıf Üniversiteleri
Harçlar Kanunu açısından ise;
492 sayılı Harçlar Kanununun "Özel Kanunlardaki Hükümler" başlıklı
123 üncü maddesinde, özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerden ve istisna
edilen işlemlerden harç alınmayacağı ve bu maddede veya diğer kanunlarda yer
alan harçtan muafiyete ilişkin hükümlerin, bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifenin "A)
Mahkeme Harçları" başlıklı bölümünün (V) numaralı fıkrasındaki "keşif harcı" ve
aynı tarifenin "B) İcra ve iflas harçları" bölümünün (III) numaralı fıkrasındaki
"haciz, teslim ve satış harcı" bakımından uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
YÖK kanunu 56/b ve ek 7. maddeleri gereği Vakıf üniversiteleri genel
bütçeye sağlanan mali menfaatlerden, muafiyet ve istisnalardan aynen yararlanır
ve istifade ederler ve emlak vergisinden muaftırlar.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
151
Vakıf Üniversiteleri
492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesinde, noter işlemlerinden
bu Kanuna bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanlarının noter harçlarına tabi olacağı
hüküm altına alınmış; 59/a maddesinde ise, genel ve katma bütçeli dairelerle, il
özel idareleri, belediyeler ve köylerin iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair
ayni hakların tescili, şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinlerinin harçtan
müstesna tutulacağı hükme bağlanmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu nun 59/a maddesi gereğince Vakıf
Üniversitelerinin iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescili,
şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinlerinin harçtan müstesna tutulması
gerekmekte olup Üniversitenin keşif, haciz, teslim ve satış harcından muaf
tutulması mümkün bulunmamaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
152
Vakıf Üniversiteleri
Gerek 492 sayılı Harçlar Kanununda gerekse 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununda üniversitelerin noter harçlarından muaf tutulacağına dair herhangi bir
hüküm yer almadığından, Üniversitenin noterde yapılacak işlemlerinden noter
harcı aranılması gerekmektedir.
Motorlu Taşıtlar Vergisi Yönünden;
197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde,
Motorlu Taşıtlar Vergisinin mükellefinin trafik sicili ile Ulaştırma Bakanlığınca
tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş
olan gerçek ve tüzel kişilerdir. Aynı kanunun 4/a maddesinde, genel ve özel
bütçeli idarelerin (bu idarelere bağlı olup, ayrı tüzel kişiliği olan işletmeler ile özel
kanunlarında malları Devlet malı sayılmış olan kuruluşların taşıtları hariç) motorlu
taşıtları vergisinden müstesnadır hükmü bulunmaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
153
Vakıf Üniversiteleri
YÖK kanunu 56/b ve ek 7. maddeleri gereği Vakıf üniversiteleri genel
bütçeye sağlanan mali menfaatlerden, muafiyet ve istisnalardan aynen yararlanır
ve istifade ederler ve emlak vergisinden muaftırlar.
2000/1 Sıra No.lu Motorlu Taşıtlar. Vergisi İç Genelgesinde vakıflarca
kurulan üniversiteler adına kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtların motorlu taşıtlar
vergisinden istisna tutulması gerektiği hususuna yer verilmiştir.
Bu açıklamalar çerçevesince vakıf üniversiteleri adına kayıt ve tescilli
taşıtların motorlu taşıtlar vergisinden istisna olması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
154
Vakıf Üniversiteleri
Veraset ve İntikal Vergisi Yönünden;
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; Türkiye
Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan
malların veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle ivazsız bir tarzda bir şahıstan
diğer bir şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu hükme
bağlanmıştır.
Kanunun 3 üncü maddesinin (a) fıkrasında, amme idareleri, emekli ve
yardım sandıkları, sosyal sigorta kurumları, umumi menfaate hadim cemiyetler,
siyasi partiler ve bunlara ait olan veya bunların aralarında kurdukları
teşekküllerden kurumlar vergisine tabi olmayanların, (b) fıkrasında da yukarıdaki
fıkrada sayılanlar dışında kalan hükmi şahıslara ait olup, umumun istifadesi için
ilim, araştırma, kültür, sanat, sıhhat, eğitim, din, hayır, imar, spor gibi maksatlarla
kurulan teşekküllerin veraset ve intikal vergisinden muaf tutulacağı ifade
edilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
155
Vakıf Üniversiteleri
Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 3 üncü
maddesinde yazılı şahısların beyanname vermeyecekleri düzenlenmiştir.
VİV Kanunun 3 üncü maddesinin (b) bendi ile YÖK Kanunun 56 ncı
maddesinin (b) bendi ve ek 7. maddesi gereğince Vakıf Üniversiteleri, veraset ve
intikal vergisinden muaf bulunmaktadır. Bu nedenle, Üniversiteye yapılan bağış ve
yardımlardan dolayı veraset ve intikal vergisinin aranılmaması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
156
Vakıf Üniversiteleri
Vakıf Üniversitelerin Yapacağı binalar için belediye Harçları;
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Ek 1'inci maddesinin birinci
fıkrasında, "Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan her türlü bina
inşaatı (ilave ve tadiller dahil) inşaat veya tadilat ruhsatın alınmasında Ek Madde
6'da yer alan tarifede gösterilen nispet ve hadlerde bina inşaat harcına tabidir."
hükmü yer almakta olup bina inşaat harcına ilişkin istisnaları düzenleyen Ek 2 nci
maddesinin (a) fıkrası ile de inşaat giderleri genel ve katma bütçeler ile il özel
idareleri ve belediye bütçelerinden karşılanan her türlü binaların, bina inşaat
harcından istisna tutulmuştur.
2464 sayılı Kanunun 80 inci maddesinde imarla ilgili harçlara (yapı
kullanma harcı dahil) ilişkin hükümlere yer verilmiş olup üniversiteler ile genel
bütçeye dâhil idareler için herhangi bir istisna hükmüne yer verilmemiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
157
Vakıf Üniversiteleri
Belediye Gelirleri Kanunun 86-94 üncü maddelerinde harcamalara
katılma paylarına ilişkin hükümler düzenlenmiş ve söz konusu katılma paylarının
gayrimenkul sahiplerinden alınacağı; 90 ıncı maddesinde, ibadet yerlerinden
harcamalara katılma payının alınmayacağı; 97 nci maddesinde de belediyelerin bu
Kanunda harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak
ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere
göre ücret almaya yetkili olduğu, belediyelere tekel olarak verilmiş işlerin kendi
özel hükümlerine tabi olduğu belirtilmiş olup genel bütçeli idareler ile
üniversitelerden ücret alınmayacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Yaptırılacak olan üniversite binasının inşaat giderlerinin Üniversite
tarafından karşılanması kaydıyla bina inşaat harcından istisna tutulması; imar ile
ilgili harçlar, harcamalara katılma payları ve ücretlerin ise alınması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
158
Vakıf Üniversiteleri
Aynı Kanunun mükerrer 44'üncü maddesinin ikinci fıkrası ile genel
bütçeli idareler tarafından kullanılan binalar ile bunların müştemilatı çevre
temizlik vergisinden istisna tutulacağı hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla YÖK
kanunu gereği Vakıf Üniversiteleri de çevre temizlik vergisi istisnasından
faydalanır.
Vakıf Üniversitelerince verilecek ilanlar;
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 14'üncü maddesinin 6'ncı
bendinde, genel ve katma bütçeli idarelerin yapacakları her türlü ilan ve
reklamlar, ilan ve reklam vergisinden istisna tutulmuştur. Vakıf üniversiteleri bu
hükümden YÖK kanunu 56/b ve ek 7. maddeleri gereği faydalanırlar.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
159
Vakıf Üniversiteleri
Akademik Kadroda bulunan Personele Yapılan Ödemeler
Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara
hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen
menfaatlerdir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 56 ncı maddesinin (b)
fıkrasında; üniversitelerin ve yüksek teknoloji enstitülerinin genel bütçeye dahil
kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler-istisnalar ve diğer mali
kolaylıklardan aynen yararlanacağı, Ek Madde 7 de ise vakıflarca kurulacak
yükseköğretim kurumlarının, bu Kanun'un 56'ncı maddesinde yer alan mali
kolaylıklardan, muafiyetlerden ve istisnalardan aynen istifade edeceği hüküm
altına alınmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
160
Vakıf Üniversiteleri
2914 Yüksek Öğretim Personel Kanunun 14 üncü maddesinde
geliştirme ödeneği, Ek 2 nci maddesinde makam tazminatının Kanuna ekli
cetvellerde yazılı kadro ve görev ünvanlarına atananlara hizalarında belirtilen
gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu
bulunan miktarlarda ödeneceği ve bu ödemenin damga vergisi hariç herhangi bir
vergiye tabi tutulmayacağı hüküm altına alınmıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde;
aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2914 sayılı Yüksek Öğretim
Personel Kanunu hükümlerine göre almakta olan personele yabancı dil tazminatı
ödenebileceği hükme bağlanmış ve tazminatına hak kazanmada ve ödemelerde
damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacağı hükmüne
yer verilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
161
Vakıf Üniversiteleri
666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ek 9 uncu
maddesinde de, Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı
Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, en yüksek Devlet
memuru aylığına (ek gösterge dahil), (I) sayılı cetvelde yer alan kadro ve görev
unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek
ödeme yapılacağı ve bu maddeye göre yapılacak ek ödemenin damga vergisi hariç
herhangi bir vergiye tabi tutulmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
11/06/2008 tarih ve 26903 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, görev tazminatı; 26/04/2000 tarih
ve 24031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2000/457 sayılı Kararname'de, temsil
tazminatı; 05/05/2006 tarih ve 26159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
2006/10344 sayılı Kararname'de de, özel hizmet tazminatı tutarları düzenlenmiş
olup bu suretle belirlenecek miktarların, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye
tabi tutulmayacağı belirtilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
162
Vakıf Üniversiteleri
Aynı Konuda 31/10/2003 tarihli GVK-5 /2003-5 /Ücretler-1 sayılı
Sirkülerde 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa tabi vakıf üniversitelerinde
görevli öğretim elemanlarına 2914 ve 2547 sayılı Kanunlar kapsamında yapılan
ödemelere ilişkin gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Akademik personele makam tazminatı, yabancı dil tazminatı, ek
ödeme, temsil tazminatı, görev tazminatı ve geliştirme ödeneği olarak yapılacak
ödemeler ile idari personele ek ödeme ve özel hizmet tazminatı olarak yapılacak
ödemelerde, 2914 ve 2547 sayılı Kanunlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ve ilgili Bakanlar Kurulu kararlarında öngörülen tutara kadar olan
kısımların gelir vergisinden istisna edilmesi gerekeceği tabii olup, bu tutarların
aşılması halinde aşan kısmı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104
üncü maddeleri kapsamında ücret olarak değerlendirilerek tevkifat yapılması
gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
163
Vakıf Üniversiteleri
Damga Vergisi Kanununca da «Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı,
aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve
benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak
ödenenler dahil) için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek
kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve
havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kağıtlar"ın
nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 57 seri nolu damga vergisi
kanunu genel tebliği ile bu kapsamda alınacak damga vergisi oranı binde 7,59
olarak belirlenmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
164
Vakıf Üniversiteleri
Vakıf Üniversitelerinin e-defter ve e-beyanname yükümlülüğü
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257'nci maddesinin birinci
fıkrasının 3'üncü bendinde Maliye Bakanlığının, tutulması ve düzenlenmesi
zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve
kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin
vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların
kopyalarının Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği
kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve
esaslarını belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un mükerrer
242'nci maddesinin ikinci fıkrası ile Maliye Bakanlığı; elektronik defter, kayıt ve
belgelerin oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafazası ve ibrazı ile defter
ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesine
izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
165
Vakıf Üniversiteleri
olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye
Bakanlığına veya Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu,
faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma
zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile
uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, aynı Kanun kapsamına giren
işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve
denetlemeye yetkili kılınmıştır. Söz konusu fıkrada ayrıca, Vergi Usul Kanunu ve
diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan
hükümlerin elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerli olduğu; Maliye
Bakanlığının, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve
kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkili olduğu
hükme bağlanmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
166
Vakıf Üniversiteleri
Konuya ilişkin olarak yayımlanan 421 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği ile mükelleflerin vergi kanunlarına uyumlarının artırılması ile kayıt
dışılığın izlenerek önlenmesi amaçlanmıştır.
Bahsedilen tebliğin 3.1.2. nolu bölümünde «Bu Tebliğ kapsamında
zorunluluk getirilen mükelleflerden mal alan 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı
Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve
kuruluşlar ile iktisadi kamu kuruluşlarının elektronik fatura uygulamasından
yararlanma ve elektronik defter tutma zorunluluğu bulunmamaktadır.« hükmü
yer alır.
YÖK Kanununun 56/b ve ek 7. maddeleri ile 421 nolu tebliğ birlikte
değerlendirildiğinde elektronik fatura ve defter kullanma yükümlülüğü
bulunmamaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
167
Vakıf Üniversiteleri
Vakıf Üniversitesine yapılacak bağışların vergi karşısındaki durumu;
5904 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi ile değiştirilen 2547 sayılı Yüksek Öğretim
Kanununun 56 ncı maddesinin b fıkrasında; gelir veya kurumlar vergisi
mükellefleri tarafından üniversitelere ve yüksek teknoloji enstitülerine makbuz
karşılığında yapılacak bağışların Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları hükümlerine
göre yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden ve kurum kazancından
indirileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun Ek:7 inci maddesinde ise vakıflarca kurulacak yükseköğretim
kurumlarının da 56 ncı maddedeki mali kolaylık, muaflık ve istisnalardan aynen
istifade edecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
168
Vakıf Üniversiteleri
Konuya ilişkin olarak yayımlanan 1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel
Tebliğinin "10.3.2.6. Yükseköğretim kurumlarına yapılacak bağış ve yardımlar"
başlıklı bölümünde ise 5904 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle birlikte, Kanunun
yayım tarihinden (3/7/2009) itibaren üniversiteler ve yüksek teknoloji
enstitülerine yapılan aynî veya nakdî bağış ve yardımların tamamının beyanname
üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurumlar vergisi matrahının tespitinde
indirim konusu yapılabileceği belirtilmiştir. Bağışlanmanın yapıldığı dönemde
faaliyetinizin zararla sonuçlanmış olması veya kurum kazancınızın yetersiz olması
nedeniyle indirilemeyen tutarların daha sonraki yıllarda indirim konusu yapılması
veya zarar olarak devretmesi mümkün değildir.
Vergi usul Kanunu Açısından bağışçı tarafından bağış için yapılan
harcamaların ayrı hesaplarda tutulması (muhasebeleştirilmesi) gerekmektedir.
Ayrıca, yapılan harcamaların toplam tutarı üzerinden üniversite adına fatura
düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
169
Vakıf Üniversiteleri
Katma Değer Vergisi açısından, 17/2/b ile istisna olan teslimleri,
vergiden istisna edilen bu işlem dolayısıyla yüklendiğiniz KDV nin indirim konusu
yapılması mümkün bulunmadığından daha önce indirim konusu yapılmış ise
indirim konusu yapılan tutarlar bağışı teslim ettiğiniz vergilendirme dönemine ait
KDV beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırında beyan edilmek suretiyle
indirim hesaplarından çıkartılacaktır. İndirim hesaplarından çıkarılan söz konusu
KDV tutarlarının kurumlar vergisi matrahının tespitinde işin mahiyetine göre
gider, maliyet ya da kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınabileceği
tabiidir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
170
Vakıf Üniversiteleri
492 sayılı Harçlar Kanunun özel kanunlardaki hükümler başlıklı 123
üncü maddesinde, özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerden ve istisna
edilen işlemlerden harç alınmayacağı ve bu maddede veya diğer kanunlarda yer
alan harçtan muafiyete ilişkin hükümlerin, bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifenin "(A)
Mahkeme Harçları" başlıklı bölümünün (V) numaralı fıkrasındaki "keşif harcı" ve
aynı tarifenin "(B) İcra ve iflas harçları" bölümünün (III) numaralı fıkrasındaki
"haciz, teslim ve satış harcı" bakımından uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Yapılacak bağış işleminin harçtan istisna tutulması gerekmektedir
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
171
Vakıflar
Örnek 1 : Vakıf üniversitesinde okuyan evladın eğitim giderlerinin indirim konusu
yapılıp yapılamaması
Çocuk için yapılan ve beyan edilecek gelirin % 10'luk kısmını aşmayan eğitim
harcamalarının; çocuğun 25 yaşını doldurmamış olması, Türkiye'de yapılması,
harcamanın yapıldığı eğitim kurumunun gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunan gerçek veya tüzel kişiliğe haiz kurumlardan olması ve bu kurumlardan
alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla yıllık beyanname ile bildirilecek
gelirden indirilebilmesi mümkün bulunmaktadır.
Vakıflar tarafından kurulan üniversiteler kurumlar vergisinden muaf
olduklarından, anılan kurumlara ödenen tutarların gelir vergisi beyannamenizde
indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
172
Vakıflar
Örnek 2 : İkitsadi İşletmelerin Karlarını Vakıflara Aktarımı Hususu
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, vakıflara ait
iktisadi işletmeler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış, vakfın tüzel kişiliği ise
mükellefiyet dışında bırakılmıştır.
Aynı Kanunun 2 nci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında ise vakıflara
ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları
dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin
vakıfların iktisadi işletmeleri olduğu, vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı
gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel
kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış
sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği,
mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi
veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini
değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
173
Vakıflar
Örnek 2 (Devamı)
Bu hükme göre, vakıflar tüzel kişilikleri itibariyle vergi mükellefi olmayacak
bunlara ait iktisadi işletmelerin bulunması halinde bu iktisadi işletmeler hakkında
kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Vergi tevkifatı'' başlıklı 94 üncü
maddesinin birinci fıkrası gereğince «… dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi
işletmeleri, …» bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden
veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat
yapmaya mecburdurlar.'' hükmü yer almaktadır.
Aynı maddenin birinci fıkrasının (6/b-i) bendinde ise tam mükellef
kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi
olmayanlara ve gelir vergisinden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci
fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (karın sermayeye
eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz) gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmış
olup söz konusu tevkifat oranı, 2009/14592 sayılı B.K.K ile 03.02.2009 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere % 15 olarak belirlenmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
174
Vakıflar
Örnek 2 (Devamı)
Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı
bendinde iştirak hisselerinden doğan kazançların menkul sermaye iradı olduğu hükme
bağlanmıştır.
Vakfa bağlı iktisadi işletmenin, dağıtılabilir karlarını vakfa aktarması kar
dağıtımıdır. Aktarılan bu tutar, vakfınız yönünden ise anılan Kanunun 75 inci
maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde belirtilen iştirak kazancıdır. Bir
kazancın iştirak kazancı sayılabilmesi için işletme hisselerinin sadece bir kısmına sahip
olunması zorunlu olmayıp, bağlı veya ait işletmenin tamamına sahip olunması halinde
de bir iştirak kazancı elde edilmesi söz konusudur.
Kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan vakfa, kurumlar vergisi
mükellefi olan iktisadi işletmesi tarafından aktarılan kar payları üzerinden Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6/b-i) bendi uyarınca gelir vergisi
tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
175
Vakıflar
Örnek 3 : Vakıf evlatlarına/hak sahiplerine verilen galle fazlasının vergilenmesi
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinin son fıkrasında,
"Vakfın gelirinden hizmet karşılığı olmayarak alınan hisseler ile zirai faaliyete bilfiil
iştirak etmeksizin sadece üründen pay alan arazi sahiplerinin gelirleri bu Kanunun
uygulanmasında gayrimenkul sermaye iradı addolunur." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, vakıfname gereği, vakıf tarafından hizmet karşılığı olmaksızın,
mütevellilere veya vakfedenin evladı ve evladının evlatlarına hisseleri oranında
ödenecek tutarlar gayrimenkul sermaye iradı olarak değerlendirilecek olup, bunların
vakıf tarafından nakden veya hesaben ödenmesi sırasında Gelir Vergisi Kanununun
94'üncü maddesinin 5/(a) bendine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
176
Vakıflar
Örnek 4 : Vakıfların Düzenlediği Festivallerde Sahne Gösterisi Yapan Kişilerin
Vergilendirilmesi
Vakıflara sahne gösterisi yapan kişilerin, hizmet sözleşmesine istinaden
vakfa bağlı olarak çalışmaları halinde elde edecekleri gelir ücret olarak
nitelendirileceğinden, söz konusu ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 61, 94,
98 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Hizmetin şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması
halinde ise serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Faaliyetin
devamlılık arz edecek ve mutad meslek haline getirmemesi halinde ise bu faaliyet arızi
serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmakta olup, her iki
durumda da yapılan ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi hükmü
gereğince gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Arizi serbest meslek
faaliyetleri KDV konusuna girmemektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
177
Vakıflar
Örnek 5 : Vakıf Bünyesinde Çalışan Çocuk Bakıcılarının Vergilendirilmesi
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret işverene tabi
ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile
sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Aynı Kanunun 23 üncü maddesinin 6 numaralı bendinde ise; "Hizmetçilerin
ücretleri (Hizmetçiler özel fertler tarafından evlerde, bahçelerde, apartmanlarda ve
ticaret
mahalli
olmayan
sair
yerlerde
orta
hizmetçiliği,
süt
ninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde çalıştırılanlardır.)
(Mürebbiyelere ödenen ücretler istisna kapsamına dahil değildir.)" nin gelir vergisinden
istisna edileceği hükme bağlanmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 6 numaralı bendinde yer alan
istisna özel fertler tarafından çalıştırılan hizmet erbabına yapılan ödemeleri
kapsamakta olup, söz konusu vakıf tarafından yapılan ödemelerin bu kapsamında
değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, elde etmiş olduğunuz ücret
gelirinin Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergi
tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
178
Vakıflar
Örnek 6 : Mülkiyeti Hazineye ait arazi üzerinde Vakıf üzerinde intifa hakkı kurulması
işlemine ait sözleşmenin damga vergisi ve noter harçları karşısındaki durumu
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1)
sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga
vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki
işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği; 4 üncü maddesinde, bir
kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre
tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetinin tayininde, şekli kanunlarda
belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki
yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı; 9 uncu maddesinde, bu Kanuna
ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu hükmüne yer
verilmiştir.
Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I-Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün
A/1 fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve
temliknamelerin damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
179
Vakıflar
Örnek 6 (devamı):
2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01/01/2010 tarihinden geçerli olmak üzere
Kanuna ekli (1) sayılı tablonun I/A-1 fıkrasındaki kağıtlar için damga vergisi oranı binde 8,25
olarak belirlenmiştir.
Kanuna ekli (2) sayılı tablonun "V-Kurumlarla ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün 19
uncu fıkrasında, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların kuruluş işlemlerinde
düzenlenen her türlü kağıtların damga vergisinden istisna edileceği hüküm altına alınmıştır. Buna
göre, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların yalnızca kuruluş işlemlerinde
düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna olup, söz konusu vakıfların kuruluş aşamasından
sonra düzenlediği kağıtların istisna kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır.
492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesinde, noter işlemlerinden bu Kanuna
bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanlarının noter harçlarına tabi olduğu Bakanlar Kurulunca vergi
muafiyeti tanınan vakıfların kuruluş muameleleriyle bu vakıflara yapılacak bağışlamaların harca
tabi tutulmayacağı belirtilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
180
Vakıflar
Örnek 6 (devamı) :
Bahse konu tarifenin "Noter Harçları" başlıklı I/1 fıkrasında, muayyen bir meblağı ihtiva
eden her nevi senet, mukavelename ve kâğıtlardan beher imza için binde 0,99
oranında harç alınacağı hüküm altına alınmıştır. (29/12/2009 tarih ve 2009/15725 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı)
Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ilişkin noter harcı
istisnası, bu vakıfların kuruluş muameleleri ve de bu vakıflara yapılacak bağışlamalara
münhasırdır.
Yukarıda yer verilen Damga Vergisi Kanunu ile Harçlar Kanunu
açıklamalarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, hazineye ait taşınmaz ile ilgili
olarak vakıf lehine yapılacak olan irtifak hakkı sözleşmesinin damga vergisine, noterde
yapılacak işlemlerin ise harca tabi tutulması gerekmektedir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
181
Vakıflar
Örnek 7: Vakıflarca işletilen öğrenci Yurtlarının Kurumlar ve Katma Değer Vergisi
Karşısındaki Durumu
Vakıflar tüzel kişilikleri itibariyle kurumlar vergisi mükellefi olmamakla
birlikte, vakıf tüzel kişiliğine bağlı iktisadi işletme oluşturacak nitelikte devamlı ticari,
sınai ve zirai faaliyetlerin kurumlar vergisine tabi tutulması gerekecektir.
Hizmetlerini kar amacı gütmeksizin yerine getirmesi halinde dahi söz
konusu hizmetler için yapılması gereken masrafların hizmet verilenlerden bağış vb.
adlar altında da olsa doğrudan ya da dolaylı olarak tahsil edilmesi halinde Vakıf
bünyesinde oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis
ettirilecektir.
Ancak, söz konusu yurt hizmetinin bedelsiz olarak sunulması halinde
iktisadi işletme söz konusu olmayacaktır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
182
Vakıflar
Örnek 7 (devamı):
Vakıf tarafından bu Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında nakden veya hesaben
bir ödeme yapılması durumunda istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben Kanunda
belirtilen oranda gelir vergisi kesintisi yapılacak ve bu kesintiler genel usul ve esaslar
çerçevesinde beyanname ile beyan edilecektir.
Katma Değer Vergisi Kanununun;
1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler
ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü
mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen
müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin
ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV ye tabi olduğu,
17/2-a maddesinde, Kanunun 17 inci maddesinin 1 inci fıkrası Bakanlar Kurulunca
vergi muafiyeti tanınan vakıfların ‘‘... öğrenci ... yurtları, ... işletmek veya yönetmek suretiyle ifa
ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetlerinin'' KDV den istisna olduğu,
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
183
Vakıflar
Örnek 7 (devamı) :
17/2-b maddesinde, 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim
Öğrenci Yurtları 30/4/1992 tarihli ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun hükümlerine göre kurulan öğrenci yurtları tarafından
bedelsiz verilen yurt hizmetlerinde ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10'unu
geçmemek üzere verilen bedelsiz hizmetlerin KDV den istisna olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, öğrenci yurtlarında katılım payı
adı altında alınan bedel karşılığında verilen hizmet KDV Kanununun 1/3-g maddesi
kapsamında KDV ye tabi olacaktır. Bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların
işlettikleri ise kdv’den istisnadır.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
184
Vakıflar
Örnek 8 : Vakıf Tarafından Yapılan kira ödemeleri ve kiralamaların vergilendirilmesi
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70'inci maddesinin birinci fıkrasında
gayrimenkul sermaye iradının tarifi yapılmış, ikinci fıkrasında da birinci fıkrada yazılı
mal ve hakların ticari veya zirai bir işletmeye dahil bulunduğu takdirde bunların
iratlarının ticari veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanacağı;
üçüncü fıkrasında ise tüccarlara ait olsa dahi işletmeye dahil bulunmayan
gayrimenkullerle haklar hakkında gayrimenkul sermaye iradıyla ilgili hükümlerin
uygulanacağı belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 94 üncü madde hükmü gereği, bu Kanunun 70 inci
maddesinde yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığında, bendinde de vakıflar
(mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında,
bunlara yapılan kira ödemelerinden gelir vergisi kesintisi yapılması esası getirilmiştir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
185
Vakıflar
Örnek 8 (devamı) :
1 seri nolu kurumlar vergisi genel tebliği ile Kurumlar Vergisi Kanununun 1
inci maddesinde sayılan kurumlar vergisi mükelleflerine (kooperatifler hariç) ait
taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden vergi
kesintisi yapılmayacağı belirtilmiştir.
Dernek veya vakıflara ait taşınmazların bir iktisadi işletme oluşturacak
şekilde kiralanması halinde, oluşacak iktisadi işletme kurumlar vergisi mükellefi
olduğundan elde edilen kira gelirleri üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır."
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
186
Vakıflar
Örnek 9 : İş yeri Yardımlaşma Vakıfları Gibi Vakıflardan alınan katılım payı, emekli
maaşı gibi ödemelerin vergilenmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun 4697 sayılı kanunla değişen 23/11 ve 25/3
madde hükümleri açısından yine aynı kanunun geçici 1. md hükmü gereğince
kanunu yürürlük tarihinden önce Faaliyete başlamış olan emekli ve yardım
sandıklarına ödenen primler ile bu sandıklardan iştirakçilerine yapılan ödemeler,
Bakımından Gelir Vergisi Kanununun 23, 25, 63, 75, 89 ve 94 üncü maddelerinin
bu Kanunla değişiklik yapılmadan önceki hükümleri uygulanır.
BU kapsamdaki vakıfların geneli 2001 öncesi kuruldukları için eski
hükümlere tabidirler.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
187
Vakıflar
Örnek 9 (devamı) :
Kısaca on yıl süre ile prim ödeyerek ayrılan iştirakçilere vakıf tarafından
yapılan toptan ödemelerin, en yüksek Devlet memuruna (Başbakanlık
Müsteşarına) ödenen en yüksek ödeme tutarı kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna
olup, bu tutarı aşan kısmın ise ücret geliri olarak vakfınızca tevkifata tabi tutulması
gerekmektedir.
On yıl süre ile prim veya aidat ödemeden ayrılan iştirakçilere Vakıfca aynen
iade olunan mevduatları gelir vergisine tabi tutulmayacak olup mevduat tutarının
üzerinde bir ödeme yapılması halinde ise söz konusu ilave tutar Gelir Vergisi
Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendi çerçevesinde menkul
sermaye iradı (alacak faizi) sayılacak ve bu Kanunun 85 ve 86 ncı maddeleri hükümleri
çerçevesinde ayrılan üyelerce yıllık beyanname ile beyan edilecektir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
188
Vakıflar
Örnek 10 : Müşteriler tarafından bağışlanmak üzere faturalarına eklenen ve ilgili tarafa
ödenen bedellerin KDV karşısındaki durumu
Dernek ve vakıflar gibi kurumlara aktarmak üzere müşterilerden tahsil
edilen tutarları Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerindeki açıklamalar
çerçevesinde kayıtlarında gösterilmesi gerektiği tabiidir.
Fatura üzerinde hangi kurum adına tahsil edildiğinin ayrı bir satırda açık bir
şekilde gösterilmesi, şirketin gelirleriyle hiçbir şekilde ilişkilendirilmemesi ve bir banka
hesabında anlaşmada belirtilen amaç doğrultusunda biriktirilerek anılan dernek veya
vakıfların hesaplarına aktarılan tutarların kurum kazancı ile ilişkilendirilmesine gerek
bulunmamaktadır.
Ticari, sınaî, zirai ve mesleki kapsamda yapılmayan bağış toplama
karşılığında alınan paralar katma değer vergisine tabi değildir.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
189
SORU VE CEVAP
İletişim
[email protected]
[email protected]
[email protected]
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
190
TEŞEKKÜRLER
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
191
Download

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı