Sahibi:
İzmir SMMMO adına
Feyzullah TOPÇU
Sorumlu:
Yazı İşleri Müdürü
Hüseyin HAMAMCILAR
Genel Yayın Yönetmeni:
Aslı TENGİZ
Yayın Kurulu:
Lütfi DEMİR
Hatice ÖZTEKİN
Fatma KİRKİT
Yakup SÖNMEZ
Grafik Tasarım:
Yusuf Alabağ
YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAME DÜZENLEME ESASLARI VE ÖZELLİKLİ DURUMLAR SEMİNERİ
İzmir Mali Müşavirler Odası tarafından düzenlenen Gelir Vergisi Beyanname Düzenleme Esasları ve
Özellikli Durumlar Semineri, 19.02.2014 Çarşamba günü saat 14:00’de Selahattin Akçiçek Kültür Merkezinde
gerçekleştirildi.
İzmir Mali Müşavirler Odası Başkan Yardımcısı Sayın Erkan Yıldırım tarafından yapılan açılış konuşması
ile başlayan seminerin sunumu Yeminli Mali Müşavir Sayın İbrahim Değirmenci tarafından yapıldı.
İki oturum halinde düzenlenen ve Sayın İbrahim Değirmenci tarafından daha çok uygulamaya dönük
bilgiler verilen seminere meslek mensuplarının, aday meslek mensuplarının ve katılımcıların ilgisi büyüktü.
Sunumda katılımcılara, Gelir Beyanı Açısından Mükellefiyet Türleri; Beyanname Verilme Zamanı ve Şekli; Beyana Tabi Gelirin Elde Edilmesi
Esasları; Gelir Unsurlarına Göre Beyanı Gereken
Gelirler ve Özellikli Durumların Örneklerle Açıklanması; Gelirlerin Toplanarak Beyan Edilmesi Esasının Örneklerle Açıklanması; Beyanname Üzerinde
Yapılacak İndirim ve İstisnalar; Ödenen Vergilerin
Mahsup ve İade Esasları; Beyannameye Eklenecek
Bildirim ve Belgeler; Mali Tablolara Esas Kesin Mizanın Düzenlenmesi; Mali Tablolara İlişkin Analiz
Hükümleri konularında bilgiler verildi.
Yeminli Mali Müşavir İbrahim Değirmenci tarafından yapılan sunumdan sonra soru cevaplarla devam eden seminer, İzmir Mali Müşavirler Odası
Başkan Yardımcısı Sayın Erkan Yıldırım tarafından
verilen plaket ile sona erdi.
Yeni dönem Komite Başkanları gerek kendi alanlarındaki faaliyetleri ve gerekse diğer komitelerle yapılabilecekleri çalışmalar konusunda görüşlerini dile getirdiler.
Toplantıda yeni dönem komite başkanları kendi alanlarındaki faaliyetler ve diğer komitelerle yapılabilecekleri ortak çalışmalar konusunda görüşlerini dile getirdi.
Toplantıda komitelerin yeni ve oldukça verimli projeler ürettikleri görüldü.
Denetim Komitesi
Denetim komitesinin yeni dönem 2. toplantısı 11.02.2014 Salı günü odamız eski binası Asım
Bezirci Salonu' nda yapılmıştır. Toplantımızda denetim komitesinin 3 yıllık programı hakkında
katılan arkadaşlara bilgiler verilmiş, denetime gidildiğinde meslektaşlarımıza nasıl yaklaşmamız gerektiği ve denetimlerde nelere dikkat edilmesi gerektiği üzerinde sohbetler yapılmış ve
komite üyeleri bilgilendirilmiştir. Ayrıca üyelerimize denetim kartları dağıtılmış, Basmane ,
Çankaya bölgelerini kapsayan rutin denetimlere katılmak isteyenlere listeler verilmiş , denetim tutanakları da gönüllü komite üyelerine dağıtılmıştır. Üyeler meslekle ilgili sorunlarını yaşadıkları olayları aktararak görüş alışverişinde bulunmuşlardır. Gelenekselleşmiş olan yemek
ile toplantı sona ermiştir.
GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİ DÜZENLENMESİ SEMİNERİ
Tesmer İzmir Şubesi aday meslek mensuplarına yönelik eğitim çalışmalarına; 26.02.2014 Çarşamba günü saat 19:00’da İzmir Olgunlaştırma Enstitüsü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen “Gelir Vergisi
Düzenlenmesi” konulu seminer ile devam ediyor.
Tesmer İzmir Şubesi Sekreteri Hüseyin Üzüm’ün açılış konuşması ile başlayan seminerde; Hüseyin Üzüm tarafından aday meslek mensuplarına, 10.02.2014 tarihinde yapılan genel stajyer toplantısı ile
ilgili özet bir bilgi geçilerek değerlendirmeler yapıldı; ayrıca yeni yönerge değişikliklerinin eski ve yeni şeklinin tablo haline getirildiği ve sitede yayınlanacağı belirtildi; rehber meslek mensupları kanalı ile yapılacak gözetim ve denetim değerlendirmeleri ile ilgili çalışma programı hakkında bilgiler veren Hüseyin
Üzüm, 15 Mart 2014 tarihinde yapılacak SMMM sınavı ile ilgili sınava girecek adaylara başarı dileklerinde
bulunarak sözü seminer sunumunu yapacak olan meslek mensubumuz SMMM Gülay Sezen’e bıraktı.
Tesmer İzmir Şubesi aday meslek mensuplarına yönelik eğitim çalışmalarına; 26.02.2014 Çarşamba günü
saat 19:00’da İzmir Olgunlaştırma Enstitüsü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen “Gelir Vergisi Düzenlenmesi” konulu
seminer
ile
devam
etti.
Tesmer İzmir Şubesi Sekreteri Hüseyin Üzüm’ün açılış konuşması ile başlayan seminerde; aday meslek mensuplarına, 10.02.2014 tarihinde yapılan genel stajyer toplantısı ile ilgili özet bir bilgi verilerek değerlendirmeler
yapıldı. Ayrıca yönerge değişiklikleri sonrası yönergenin eski ve yeni şeklinin tablo haline getirildiği ve sitede yayınlanacağı belirtildi. Rehber meslek mensupları kanalı ile yapılacak gözetim ve denetim değerlendirmeleri ile ilgili
çalışma programı hakkında bilgiler veren Hüseyin Üzüm, 15 Mart 2014 tarihinde yapılacak SMMM sınavı ile ilgili
sınava
girecek
adaylara
başarı
dileklerinde
bulundu.
GENEL STAJYER TOPLANTISI
İzmir Mali Müşavirler Odası ve Tesmer İzmir Şubesi tarafından düzenlenen 5. Genel Stajyer Toplantısı
10.02.2014 Pazartesi günü saat 15:00 ile 17:30 saatleri arasında İsmet İnönü Kültür ve Sanat Merkezi' nde İzmir
Mali Müşavirler Odası Başkanı Sayın Feyzullah Topçu, Tesmer İzmir Şubesi Sekreteri Sayın Hüseyin Üzüm, Tesmer
İzmir Şubesi Müdürü Sayın Bora Yıldırım, İzmir Mali Müşavirler Odası Kurul üyeleri ve yaklaşık 750 aday meslek
mensubunun
katılımı
ile
gerçekleştirildi.
Genel Stajyer Toplantısı SMMM Sayın Asuman Karadoğan tarafından yapılan stres yönetimi ile ilgili sunum
ile
başladı.
Sunumdan sonra konuşma yapan İzmir Mali Müşavirler Odası Başkanı Sayın Feyzullah Topçu tarafından
aday meslek mensuplarına yeni değişen staj ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar hakkındaki uygulama yönergesi,
staj süreci, staj sürecinde dikkat edilmesi gereken konular ve Tesmer İzmir Şubesi tarafından aday meslek mensuplarına
yönelik
ayda
bir
düzenlenen
eğitim
seminerleri
hakkında
bilgiler
verildi.
İzmir Mali Müşavirler Odası Kültür Sanat Komitesi tarafından düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleri hakkında
da bilgiler veren Sayın Feyzullah Topçu bu tarz organizasyonların meslek mensupları ve aday meslek mensupları
arasındaki dayanışmayı arttırdığını, stajyerlerin bu tarz organizasyonlara katılımlarını beklediklerini belirtti.
Toplantının sonunda adayların soruları cevaplandı.
SORU :
At yarışı bahsi oynatan ganyan bayimizin aylık komisyon geliri 5000,00 TL aştığında
Bs formunda beyan edecek miyiz? Konu hakkında bilgi alabilirsem çok sevinirim. İyi
çalışmalar.
CEVAP :
Bs bildirim formlarının düzenlenmesinde, Türkiye Jokey Kulübü tarafından bayi adına
düzenlenen Bahis Oyun Raporundaki aylık komisyon tutar toplamının 5.000 TL ve
üzerinde olması halinde Bs bildirim formuna dahil edilerek bildirimde bulunulması gerekmektedir.
SORU:
2014 yılı aracılık ve sorumluluk sözleşmelerimi 08/01/2014 tarihinde düzenlemiş ve
damga vergisi beyannamelerini vermiş bulunmaktayım.
1- 2014 yılına ilgili sözleşmelerin giriş ekranında sona erme tarihi istenmektedir. Sona erme tarihine 31/12/2013 tarihi yazıldığında herhangi bir cezai yaptırımla
karşılaşır mıyım? 15 günlük süre bu uygulamada geçerli midir?
2- 2014 yılına ait sözleşme girişlerini 08/02/2014 tarihine kadar yani sözleşme
düzenlenme tarihinden 1 ay içinde girilmesi zorunlu mudur?
Konu ile ilgili acil olarak dönüş yapmanızı rica ederim. 1 aylık süre söz konusu ise
08/02/2014 tarihine kadar giriş yapmam gerekmektedir.
CEVAP :
Konu ile ilgili Maliye Bakanlığı düzenleme yaptığından ve herhangi bir cezai müeyyide
uygulanması konusunda açıklama yapılmadığından 405 nolu V.U.K. Genel Tebliğinde
belirlenen hükümlerin uygulanması gerektiği düşünülmektedir.
SORU:
ORGANİZAZSON LTD. ŞTİ NİN BELEDİYELERE, KLÜPLER VE DİĞER FİRMALARA KESTİĞİ ORGANİZASYON FATURALARINDA TEVKİFAT UYGULAMAM GEREKLİ MİDİR.? YA DA TÜM KESTİĞİ FATURALARDA TEVFİFAT UYGULANACAK
MIDIR? GEREKLİ İSE BUGÜNE KADAR TEVKİFAT UYGULAMASI YAPMADIM.
NASIL BİR YOL İZLEMEM UYGUN OLUR?
CEVAP :
14 Nisan 2012 tarih ve 28264 sayılı Tesmi Gazetede yayımlanan 117 seri Nolu KDV
Genel Tebliğine göre KDV tevkifat uygulamasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Öncelikle Tebliğin aşağıda yer verilen bölümünde belirtilen Organizasyon hizmetleri
kısmi tevfikat kapsamındadır.
“3.2.4. YEMEK SERVİS VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ
3.2.4.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı
Tebliğin (3.1.2/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen her türlü yemek servis ve
organizasyon hizmetlerinde alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.”
3.2.4.2. Kapsam
3.2.4.2.1. Yemek servis hizmetleri; Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında sayılan idare, kurum
ve kuruluşların personel, öğrenci, hasta, müşteri, misafir, yolcu sıfatı taşıyan kişilerin
yemek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapacakları hizmet alımlarını kapsamaktadır.
3.2.4.2.2. Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında sayılan idare, kurum ve kuruluşların konser,
fuar, kutlama, parti, kokteyl, davet, kongre, seminer, panel, tanıtım ve benzeri hizmet alımları bu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulacaktır.
Söz konusu hizmetleri veren mükelleflerin, organizasyonun yapılacağı yeri (salon,
otel ve benzeri) işletenlerden alacakları hizmetler tevkifat uygulaması kapsamında
değildir. Bu durum, organizasyonu yapan firmaların, hizmet verdikleri idare, kurum
ve kuruluşlar adına düzenledikleri faturalarda yer alan toplam tutar üzerinden tevkifat uygulanmasına engel değildir.
Buna Göre Tebliğin (3.1.2/b) bölümümde belirlenmiş alıcılar şöyle sayılmıştır.
“b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın):
- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,
- Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
- Döner sermayeli kuruluşlar,
- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
- Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
- Bankalar,
- Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),
- Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,
- Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün
borsalar,
- Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan
(tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,
- Payları İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören şirketler,”
Sorunuzda belirlenmiş alıcılar içinde Belediyeler sayılmadığından tevkifat kapsamında
Belediyeler bulunmamaktadırlar. Diğer firmalarınızda yukarıda belirtilen alıcılar içerisinde yer almıyorsa tevkifata tabi değildir. Şayet belirlenen alıcılar arasında yer alıyorsa İlgili tebliğin “3.4.3. BEYANNAMENİN DÜZENLENMESİ” adlı bölümün “Alıcıların
Beyanı” kısmına ilişkin düzenlemede;
“3.4.3.1.2. KDV Kanununun (9/1) maddesi kapsamında sorumlu tayin edilenlerin, sorumlu sıfatıyla beyan edip ödemeleri gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik
beyan edilmesi halinde, bu vergi tutarının ikmalen veya resen tarh edilerek vergi ziyaı
cezası kesilmesi ve gecikme faizi hesaplanması gerekmektedir. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen tutarın 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılmamış olması bu şekilde işlem tesis edilmesine engel değildir.
3.4.3.1.3. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının
satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmayacaktır.
Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen
KDV'nin ödenmiş olması halinde, bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe
kadar; söz konusu verginin ödenmemiş olması halinde ise normal vade tarihinden yapılacak tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar gecikme faizi uygulanacaktır.” Hükmüne yer
verilmiştir.
Buna göre işlem yapılması gerekir
Vergi D.Gen.Kur.



2010/184 E. , 2012/97 K.
ŞİRKET MÜDÜRÜ
KANUNİ TEMSİLCİ
VERGİ ZİYAI CEZASI
"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır.
İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Özeti : 1- Kanuni temsilciler için öngörülen sorumluluk, tüzel kişinin vergi ile ilgili
ödevlerinin gereği gibi yerine getirilmemesinden doğmakla birlikte, tüzel kişinin varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememiş olmak şartına bağlanmasına karşın, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağından sermaye payı düzeyinde doğrudan doğruya sorumlu tutulduğu,
2- Limited şirket ortağı ile kanuni temsilcinin takibinin farklı kurallara tabi olduğu ve
6183 sayılı Kanun’da, kamu alacağının öncelikle kanuni temsilciden aranması, tahsil edilememesi halinde sermaye payı ile sınırlı olmak üzere ortakların mal varlığından tahsil edilmesini öngören bir sıralama yapılmasına gerek bulunmadığı ve böyle bir sıralama bulunmadığı
hakkında.
Temyiz Eden : …
Vekili
: Av. …
Karşı Taraf
: Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı
İstemin Özeti : ……………. İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen kamu alacağının 15.7.2002 tarihine kadar %50, bu tarihten sonra %
10 paylı ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla ortak olduğu dönem dikkate alınarak payı
oranında düzenlenen ödeme emri davaya konu yapılmıştır.
Davayı inceleyen Bursa 2. Vergi Mahkemesi, 26.5.2008 günlü ve E:2007/1313,
K:2008/956 sayılı kararıyla; davacı, 19.2.2002 tarihinde şirketin o dönemde kanuni temsilcisi olan …'na vekaletname vererek Bulgaristan'a yerleşmesine ve bu tarihten itibaren hiçbir
ortaklar kurulu toplantısına iştirak etmemesine karşın toplantıda hazır bulunmuş gibi yerine
imza atıldığı, bilgisi dışında ortaya çıkan gelişmeler nedeniyle alınan kararların kendisini bağlamayacağını iddia etmekte ise de şirket organlarının yasal bir biçimde oluşturulmadığına
ilişkin iddianın adli yargı mercilerince incelenebilecek bir konu olduğu, payını devretmediğinden ortaklığının devam ettiği, Mahkemelerinin E:2007/1323 sayılı dosyasından, şirketin vergi borcunu karşılayacak miktarda mal varlığı bulunmadığı için davacı ve diğer kanuni temsilci hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takibata geçildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının ortak olduğu dönem dikkate alınarak payı oranında düzenlenen ödeme emrinde
hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi, 1.12.2008 günlü
ve E:2008/5716, K:2008/5708 sayılı kararıyla; … Gıda İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret
Limited Şirketinden tahsil olanağı bulunmayan kamu alacağının öncelikle kanuni temsilciden
aranması gerektiği, kanuni temsilciden tahsil edilememesi halinde sermaye payı ile sınırlı
olmak üzere ortakların mal varlığından tahsili cihetine gidilebileceği sonucuna ulaşıldığı, Ticaret Sicili Gazetesinden davacının şirketin ortağı olduğu ve çeşitli tarihlerde …, … ve …'ın
şirket müdürlüğü yaptıklarının tespit edildiği, bu durumda şirketten tahsil olanağı kalmadığı
saptanan kamu alacağının öncelikle kanuni temsilcilerin malvarlığından aranması, tahsil edilememesi halinde davacı adına ödeme emri düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş, vergi idaresinin karar düzeltme istemini, 15.10.2009 günlü ve E:2009/1590,
K:2009/3702 sayılı kararıyla reddetmiştir.
Bozma kararına uymayan Bursa 2. Vergi Mahkemesi, 31.12.2009 günlü ve
E:2009/2510, K:2009/3010 sayılı kararıyla; ilk kararında ısrar etmiştir.
Israr kararı davacı tarafından temyiz edilmiş ve adına düzenlenen 49 ödeme emrine
karşı açtığı davada, Vergi Mahkemesinin 48 ödeme emrini iptal ettiği, bu kararlara yöneltilen temyiz istemlerinin 18'inin Bölge İdare Mahkemesi, 30'unun Danıştay Dokuzuncu Dairesi tarafından reddedildiği, vergi idaresinin karar düzeltme istemediği ve kararların kesinleştiği, bu davanın reddinin ise mahkeme kararlarının inandırıcılığı ve yeknesaklığını bozduğu
ileri sürülerek bozulması istenmiştir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hâkimi Selda GÜRSOYTRAK GÜLSEVEN'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde yer alan iddialar ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte
görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı Filiz Z.GÜRMERİÇ'in Düşüncesi : … Gıda İnşaat Pazarlama
Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden tahsil imkanı kalmayan amme alacağının tahsili amacıyla şirketteki hissesi oranında davacı adına ödeme emri düzenlenmiş ise de; 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu'nun 10.maddesi, 6183 sayılı Kanunun olay tarihinde yürürlükte olan
35.maddesi ile Türk Ticaret Kanunu'nun limited şirketlerde temsil selahiyeti ile ilgili 540,
542 ve 321.maddeleri gereğince, limited şirketten tahsil olanağı bulunmayan vergi borçlarının, öncelikle şirket müdürü olarak atanan kanuni temsilciden aranması, kanuni temsilciden
tahsil edilememesi halinde, sermaye nispeti ile sınırlı olmak üzere ortakların mal varlığından
tahsili yoluna gidilmesi gerektiği kurala bağlanmış olup, buna göre dava konusu olayda, limited şirketten tahsil imkanı kalmadığı saptanan kamu alacağının, öncelikle şirket müdürü
olarak atanan kanuni temsilcinin mal varlığından aranması, tahsil edilememesi halinde, sermaye payı ile sınırlı olmak üzere ortak olan davacıdan tahsili yoluna gidilmesi gerekirken,
ilgili dönemde kanuni temsilci sıfatı taşımadığı ihtilafsız olan davacı adına hissesi nisbetinde
düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
… Gıda İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen
Nisan 2003 vergilendirme dönemine ilişkin katma değer vergisinin, şirket ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla payı oranında düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki ısrar kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 4369 sayılı Kanunun 21'inci
maddesiyle değişik 35'inci maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkânı
bulunmayan amme alacağından sermaye payları oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takip edilecekleri düzenlenmiştir.
Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesinde ise tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kimselerin söz konusu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebileceği hükme bağlanmıştır.
Kanuni temsilcilerin sorumluluğu ile limited şirket ortaklarının sorumluluğuna ilişkin
yukarıda belirtilen düzenlemeler, bu sorumluluğun koşulları yönünden farklı içerik taşımaktadır. Kanuni temsilciler, yerine getirmeleri gereken şirkete ait vergi ile ilgili ödevlerin yerine
getirilmemesi nedeniyle sorumlu tutuldukları halde limited şirket ortakları, doğrudan doğruya sorumlu tutulmuştur. Kanuni temsilciler borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları halde ortakların sorumluluğu, sermaye payına isabet eden borçla sınırlanmış olup kanuni
temsilcilere rücu olanağı tanınmış olmasına karşın, ortaklara böyle bir rücu olanağı tanınmış
değildir. Tüm bu nedenlerle iki ayrı sorumluluk durumu aralarında sıralama yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından Yasada böyle bir öncelik sırası yapılmış değildir.
Şirketten tahsil edilemeyen borcun, Nisan 2003 dönemine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi olduğu, davacının 19.2.2002 günlü vekaletname ile … Gıda İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde mevcut hak ve hisselerini devretmeye, devir ve
temlik sözleşmelerini tanzim ve imzaya, devir ve temlik bedelleri ile hak ve alacaklarını ve
kâr paylarını, ahzu kabza, ibra vermeye yetkili olmak üzere …'nı vekil tayin ettiği, 31.7.2002
tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen hisse devri sözleşmesine göre davacıya vekaleten
…'nın davacının şirkette sahip olduğu 2000 hissesinin 1600'ünü …'e devrettiği ve kalan 400
payla ortaklığının devam ettiği, ödeme emrine konu vergi borcunun ait olduğu dönemde de
şirket ortağı olduğu saptandığından, … Gıda İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili için davacı adına payına göre düzenlenen
ödeme emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddine, 21.3.2012 gününde oyçokluğu ile
karar verildi.
KARŞI OY
Israr kararının, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin bozma kararında yer alan hukuksal
nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Download

Sayı 104 - İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası