İKTİSADİ BÜYÜME
İLK HAFTA
Büyüme teori ve modelleri (neye odaklanırlar!)
1. Kaynak dağılımını sağlamanın birer araçlarıdır, (iktisatta
etkinlikle ilgili sorular: ne, ne kadar, nasıl ve kimin için üretilecek)
2. Farklı gelişmişlik düzeyindeki ülkelerin büyüme farklarının
nedenlerini araştıran (Kişi başı GSYH
 2013 G. Kore 25,977 $ ve Türkiye 10,971 $
 2000 G. Kore 11.947 $ ve Türkiye 4.219 $
 1980 G. Kore 1.778 $ ve
Türkiye 1.566 $
3. Uzun dönem büyümenin kaynaklarını açıklama çabalarıdır.
Teknoloji, sanayi, altyapı yatırımları vb.
İLK HAFTA
S: Büyüme teori ve modelleri neye göre ve nasıl
şekillenmiştir, şekillenmektedir?




Bu modelleri geliştiren iktisatçıların ideolojik yaklaşım ve
tercihlerine,
İçinde bulunulan iktisadi koşullara göre biçimlenmektedir.
Dolayısıyla hâkim iktisadi paradigmaya dayalı bir büyüme
modeline dönük eleştirilerin yoğunlaşması ve iktisadi
koşulların değişmesiyle birlikte mevcut büyüme modellerinin
içeriği ve vurguları çoğu kez değişmiştir.
Zamanla her şey değişiyor. İngiltere, merkantilizm döneminde (seçilmişlere verilen özel haklar)
dışa kapalı pol.izlerken, 18. yyda sanayi devrimiyle birlikte üretimde patlama yaşanmış ve dış
ticaret engelleri kaldırılmıştır. (Aynı ülke, ancak iki farklı politika)

Benzer şekilde, çağın şartlarına göre büyüme modelleri şekillenmiştir.
ÇALIŞMANIN İÇERİĞİ
Bu dersin ilk kısmı olan İktisadi Büyüme başlığında neleri
ele alacağız:




İktisadi büyüme modelleri alanında görülen değişimlere,
Büyüme modellerinde yapılan vurgular ve bu vurguların ekonomi
politikalarında oluşturduğu farklılaşmalara,
İktisadi büyüme ve diğer alanlar arasındaki etkileşimlere ve
Elden geldiğince Türkiye’nin iktisadi büyüme tecrübesi ile ilgili gelişme ve
bazı gözlemlere de yer verilmiştir.
GİRİŞ
BİR GÖZLEM
 Ülkeler
farklı oranlarda büyüyorlar.
G. Kore ve Türkiye örneğini hatırlayalım:
S: G. Kore’nin sırrı neydi? Biz neyi başaramadık?
C: İkisi bir arada. Sanayi + Dışa açıklık politikası. Türkiye ikisi bir aradayı başaramadı. (19601980: ithal ikameci ve plancı. Ama dışa açık değil. 70 sonrası bir dönem sanayi var ama
dışa açıklık yok. 70’te TC de üretilen otomobiller koruma duvarları arasında iç pazarda
satılırken, Koreliler dünya pazarlarını aşındırıyordu.
Ödev: G. Kore mucizesi dedikleri nedir?
 Ülkeler
farklı oranlarda büyüyorlar.
BİR SORU
 Bu
farklılıkların nedeni nedir?
CEVAP
Birçok neden olabilir.
GİRİŞ
Örneğin;


doğal kaynak zenginliği, (Petrol zengini ülkeler, OPEC ülkeleri, S: bu ülkelerin dezavantajları
var mıdır?)
sermaye birikimi, beşeri sermaye, (S: Sermaye nedir? Kaç türü vardır. S: Sermaye birikimi
ve tasarruf ilişkisi nasıldır? S: Rusya gibi ülkeler tasarrufu nasıl çözmüştür? S: Türkiye’de
tasarruf oranları nasıldır? Bir kayma var mı? Neden? Türkiye açısında bunun önemi nedir?)



Erkan Demirbaş, Doktora Tezi “Türkiye’de Kamu İnşaat Harcamalarının Belirleyicileri İle Ekonomik Büyüme
Arasındaki İlişki”,
İşgücü miktarı, girişimcilik (Çin, Hindistan, ucuz işgücü, cazibe merkezi)
teknolojik düzey, (Çin Huawei, Telekom altyapısını kuran firmalardan biri, Çin’de bir
teknoloji şehrinde kurulu.)

gelir bölüşümü,

coğrafi konum v.s.(ticarete açıklık ve büyüme)
GİRİŞ
 Demokrasi,
Özgürlükler,

DEMİRBAŞ, Erkan ve M. Veysel KAYA, (2012), “An Analysis of Relation between Economic Growth and
Democratization: An Empiric Application (A Sample of Turkey)”, Celal Bayar Üniversitesi, İİBF Dergisi, Yönetim ve
Ekonomi, 19(2), pp.123-132

KAYA, M. Veysel ve Erkan DEMİRBAŞ, (2012), “Ekonomik Özgürlükler İle Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişkinin
Analizi: Türk Cumhuriyetleri Örneği”, Prof. Dr. Sabahattin ZAİM’e Armağan Seçme Yazılar, Sakarya Üniversitesi
Yayınları, 1.Baskı, ISBN. 978-605-4735-00-6.

DEMİRBAŞ, Erkan ve M. Veysel, KAYA, (2012), “Ekonomik Büyüme ve Merkez Bankası Bağımsızlığı Arasında
Nedensellik İlişkisi: Ekonometrik Bir Uygulama: Türkiye Örneği”, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Araştırmaları Dergisi, 7(2), ss. 149-168.
 Politik

İstikrar, Askeri darbeler,
KAYA, M. Veysel and Erkan, DEMİRBAŞ, (2012), “Military Intervention, Coalition Governments and Economic
Growth: Evidence from Turkey”, Eurasian Journal of Business and Economics, 5 (10), pp.1-13.
 Mülkiyet
Hakları (Sermayenin Sırrı isimli kitap)
GİRİŞ

Bu kadar çok faktörün belirlediği/etkilediği büyümeyi,
teorik bir çerçeveye yerleştirmek ve bir büyüme modeli
kurmak doğal olarak oldukça güçtür.

Bununla birlikte, günümüzde bilgi teknolojileri
sayesinde bu sorun aşılabilmekte, büyüme teori ve
modellerinin büyüme sürecini açıklama gücü
artırılabilmektedir.
GİRİŞ
Ancak


Büyüme modellerinin açıklayıcılık gücü önemli olsa bile
modeller için sadelik ve anlaşılabilirlik de önemlidir.
Dolayısıyla bir ekonomik modelin olabildiğince basit olması
gereklidir.
Ancak bazı faktörler dışsal sayılırlar. Çünkü:


Hem sadelik amacıyla ve hem de teknolojik gelişmenin
ölçümü gibi sorunlar dolayısıyla;
Ve iktisadi büyüme sürecine en çok etki eden faktörün
vurgulanması amacıyla bazı faktörler dışsal sayılmaktadır.
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış
Büyüme modelleri alanındaki tarihsel gelişim çizgisine
bakıldığında,

Büyüme modellerinin bilimsel tercihler ve içinde
bulunulan koşullara bağlı olarak biçimlendiği, içeriği
ve vurgularının dönemsel olarak değiştiği
gözlemlenmektedir.
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış
Merkantilizm:
1500-1776
Kıymetli madenler zenginliğin kaynağıdır.
Bu zenginlik dış ticaret yoluyla elde edilir.
Gerek Eski Yunan ve gerekse Ortaçağ sürecinde tacirler hor görülmüştü. Merkantilizm
sayesinde tacirler popüler olmaya başladı. Ve saygı görmeye başladı.
Bu devlet eliyle oldu. Devlet, ticari faaliyetlerde bazı şirketlere, tacirlere öncelik
vermiştir.
Ticari kapitalizm olarak bilinir.
Nüfus önemli bir kaynaktır. Sir William Petty, İflah olmaz hırsızları idam edeceğimize,
köle olarak kullanıp üretimimizi artıralım.
Devlet başrolde yer alır. Devlet sayesinde, bazı sektörler öncelikli konuma
getirilmektedir. (İngiltere’de düzenlemeler: Koyun yünü satmak yasak(1660-1685) ,
canlı koyun ihracı yasak (1565-1566), belli günler kırmızı et satışı yasak, (balıkçılık
sektrörü teşvik etmek için)
Ve bazı tacirlere ayrıcalıklar sağlanmaktadır.
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış
Merkantilizm:
Büyümeyi olumlu etkileyen faktörler:
Hızlı nüfus artışı, (Bu sayede ucuz işgücü temin edilir, ayrıca asker ve denizci yetiştir, )
Düşük ücret pol.
İhracat artışı
Düşük faiz oranı
Para arzı artışı
Sömürgecilik, (sömürge ticaretini tekelleştir)
NOT: sömürgeci ülkelerde en fazla ülke İngiltere’nin olmuştur. Bu durum Common
Wealth isimli org.sayesinde zımni olarak sürdürülmektedir. 4 yılda bir Common
Wealth Game düzenlenmektedir.
Kraliçe, yılbaşında bunları kutlar.
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış
Fizyokratlar
1750-1776
Fransa kökenlidir. Tarım kapitalizmi de denir.
En önemli üretim topraktan elde edilir. Tek üretken alan topraktır.
Ticaret ve sanayi önemsizdir. Tek vergi tarımdan alınmalıdır. Çünkü
sanayi ve ticaret (kısır sınıf) üretken değildir.
Vergi sadece toprak sahibinden (Lord) alınmalıdır. Rant Vergisi.
Toprağı işleyenden (köylü) ayrıca vergi alınmamalıdır. Bu sayede
köylü tasarruf yapar ve daha fazla üretme imkanını elde eder.
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış

Klasik büyüme modelinde, emek-değer teorisine rağmen liberal
yaklaşımların etkisiyle sermayeye daha çok önem verilmiştir.


Marksist analizde emeğe görece daha çok yer verilmiş,



Emek-zaman, malların ve hizmetlerin nispi değerini belirler. Büyümeyi sermaye birikimi belirler.
Kâr güdüsüyle, Sermaye sahibi S ve I yapar. Smith: işçi ve toprak sahibinin aldığı rant payı
düşmelidir. Kâr sıfırlanırsa, kapitalist sistem çöker. (henüz girişimci kavramı kullanılmıyordu.
Bu kavramı ilk kez J.B. Say kullandı)
Emek-zaman, malların ve hizmetlerin mutlak değerini belirler. Sermaye, toprak bir malın
değerine hiç katkıda bulunmaz.
Keynesyen Harrod-Domar (H-D) büyüme modelinde sermaye
birikimini sağlayan yatırımlar belirleyici olmuş,
Neoklasik (Solow) büyüme modelinde sermayeye önem verilmiş ve
sermaye birikimini sağlayıcı ekonomi politikalarının önemi
vurgulanmıştır.
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış
Solow (1994)’un belirttiği gibi,


Modern büyüme teorileri alanında son altmış yılda üç
önemli dalga oluşmuştur.
İlk iki dalga büyümeyi model dışında belirlenen dışsal
faktörlere bağladığı için dışsal büyüme modelleri
olarak adlandırılmıştır.
Bu modeller



1) Harrod-Domar (H-D) Modeli
2) Neoklasik (Solow) Büyüme Modeli (NBM)
3) İçsel Büyüme Modelleri (İBM) (Endogenous Growth Model)
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış
H-D modeli,



1929 Buhranı sonrası ileri sürülen Keynesyen görüşler
etrafında oluşturulmuştur.
H-D büyüme modelinde devlete istikrarlı büyümeyi
sağlama rolü verilmiştir.
Karma ekonomi yaklaşımı altında planlama aracı
olarak da kullanılan bu modelde yatırımlar ve
sermaye birikimi vurgulanmasına karşın modellerin
bıçak-sırtı dengeleri istikrarlı büyüme için devlet
müdahalesine kapı açmıştır.
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış















H-D modeli,
Keynesgil temel makro modeli genişletmeye dönük ilk çalışmadır
Büyümeyi sistematik olarak ele alan ilk modeldir.
Post-Keynesyen büyüme modeli olarak da bilinir.
Harrod:
Net yatırımın 2 etkisi vardır:
Talep artışı: (yapacağın inşaata hammadde alırsın)
Kapasite artışı (inşaatın bitince ekonominin kapasitesi artar)
Keynes, kapasite artışına değinmemiştir. (bu Harrod’un katkısıdır).
Modelde değişkenler ölçülür. Bir çok ülke bu büyüme modelini kullanmıştır.
∆Y/Y=büyüme
∆Y/Y=s/k
s=marjinal tasarruf oranı, k=sermaye hasıla kasayısı (K/Y) yani 1 birim Y elde etmek için gerekli
olan sermaye miktarını verir.
Türkiye’de planlı dönemlerde k=3-3,5 olduğu hesaplanmıştır. (Bu tüm ekonomi için yada sektörler
için hesaplanabilir)
Planlı dönemde Tasarruf eğilimi (s)=%18 idi.
=18/3=6 (Normal şartlarda Türkiye’de % 6 oranında büyüme sağlanabilir.)
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış
H-D modeli,



Bu formül,
 hedeflenen
büyümenin tutturulabilmesi için ne kadar
sermayeye ihtiyaç duyulduğunu,
 geçmiş dönemlerde konulan hedeflere ulaşmadaki başarı yada
başarısızlıkları,
 yada
neden bazı ülkelerin fakir bazılarının zengin old.
sorgulamada bir başvuru kriteri olabilir.
Bununla birlikte bu modelin büyüme analzinde toplam faktör
verimliliğindeki (TFV) değişmeleri dikkate almadığı da
unutulmamalıdır.
NOT: Harrod, eksik istihdamdan tam istihdama geçişi incelemiştir.
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış



NBM
Bu model, H-D modelinin bıçak sırtı dengeleri ile devlet
müdahalesine karşı tepki olarak ileri sürülmüştür.
Bu modelde, devletin ekonomiye müdahalesine gerek
duymayan dengeli bir büyüme mekanizması ortaya
konmuş,
Liberal ekonomi politikaları ve sermaye birikiminin
önemi tekrar vurgulanmıştır.
GİRİŞ
İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının
Tarihsel Gelişimine Bir Bakış
İBM



NBM’de gelişmiş ülkelerin zamanla durgun duruma
gireceği (steady state) ve yoksul ülkelerin bu ülkeleri
yakalayacağı öngörüsü (yakınsama tartışmaları) ve
Teknolojik gelişmenin dışsal sayılması gibi teori ile
pratik arasındaki çelişen yönler karşısında NBM’ne karşı
tepki olarak ileri sürülmüştür.
Yani neoklasik modelde «teknoloji gelişir» kabul ederiz ancak niye geliştiğini bilmeyiz ve
açıklamayız. Bu gerçekten garip bir durumdur çünkü niye büyüdüğünü bilmediğimiz bir
değişkeni büyümenin motoru olarak kabul etmişiz. İşte bu garip durumu düzeltmek için 1990
da Paul Romer bir makale yazmıştır. (İçsel Büyüme Modelleri)
I. BÖLÜM
BÜYÜMENİN ÖNEMİ VE ÖNKOŞULLARI
Ülkelerin;
iktisadi gelişmişlik düzeyi, yönetim biçimleri farklı olabilir.




Ancak bu farklılıklar, bir ülkenin sosyal refah düzeyinin
artmasının iktisadi büyümeye bağlı olduğu gerçeğini
değiştirmez.
Dolayısıyla bir ülkede yöneticiler, ülkelerinin istikrarlı
büyümesi için akılcı davranmak ve mevcut kaynaklarla
refahı
nasıl
artıracaklarını
hesaplamak
durumundadır.
Suudların, bir gün petrol biterse veya alternatifi çıkarsa halimiz nice olur diye düşünmesi gerekir.
Ülke ekonomileri sürekli bir yarış içerisindedir. Durmak ve dinlenmenin olmadığı. Bir an durmanız,
devrilmenize yol açabilir. Dünyanın en büyük ülkelerine bakalım:
2013 yılı En büyük ekonomiye sahip ilk 21 ülke
Kaynak: WDI
Tablo: Dünyada İmalat Sanayii Katma Değeri Toplamı İçinde Payı En Büyük 15 Ekonomi
(Kaynak: Manufacturing the Future: The Next Era of Global Growth and Innovation, McKinsey, 2012.)
I. BÖLÜM
BÜYÜMENİN ÖNEMİ VE ÖNKOŞULLARI

Ülkelerin toplumsal refah artışını temsil eden iktisadi büyüme
Ülkelerin sahip oldukları
 doğal kaynaklar,
 sermaye birikimi,
 işgücü/emek ve
 teknolojik gelişme tarafından belirlenir ve


faktörlerin etkin kullanımı/verimlilik de önemlidir.
Bu faktörlerin etkilerinin ortaya çıkabilmesi için kapitalist
sistemde bazı kurumsal yapıların bulunması gerekmektedir.
büyümenin ön koşulları olan bu kurumlar;



Piyasalar, (serbest)
Mülkiyet hakları ve (kanunlarla koruma altına alınmış)
Parasal değişimdir. (sermaye hareketliliğine kısıtlama getirilmemiş)
I. BÖLÜM
BÜYÜMENİN ÖNEMİ VE ÖNKOŞULLARI

Bu kurumlar;

büyümeyi kolaylaştırmakta,





örneğin, iyi işleyen piyasalar, alıcı ve satıcıların birlikte iş yapmalarını,
işlerinde uzmanlaşmalarını,
ticarette bulunmalarını,
tasarruf/yatırım yapmalarını sağlamaktadır.
Piyasaların iyi işlemesi için


iyi tanımlanmış ve korunan mülkiyet haklarına
ve parasal değişime ihtiyaç bulunmaktadır.
İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz
Niceliksel Bir Yaklaşım (1)
İktisadi Büyüme nedir?

Bir ülkenin belirli bir dönemde, genellikle bir yıl içinde
üretim kapasitesi veya reel gayri safi yurt içi hâsılasında
(GSYİH) görülen ve sayısal olarak ölçülebilen reel artıştır.

S: Nominal GSYH olmaz mı?

S: Reel GSYH’yi nasıl bulabilirim? S: Baz yıl&Sabit yıl nedir

S:TC’de kim yayınlar ve hangi sıklıkla?


S:Hesaplama Yöntemleri hangileridir? Bunların tutarları farklılık arz eder mi? Ben
hangisini kullanmalıyım?
İktisadi büyüme bu şekilde tanımlandığında, aşağıdaki
şekilde görüldüğü gibi üretim olanakları eğrisinde sağa
doğru kayma ile gösterilir.
İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz
Niceliksel Bir Yaklaşım (1)
X Malı
Y Malı

Şekilde görüldüğü gibi ülkenin sahip olduğu iktisadi kaynaklar,
emek, sermaye gibi üretim faktörleri miktarının artması,
teknolojik gelişme ve verimliliğin yükselmesi ile üretim
olanakları eğrisi sağa doğru kaymakta, iktisadi büyüme
ortaya çıkmaktadır.
İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz
Niceliksel Bir Yaklaşım (1)





Kaynaklar kıt. Problem kıtlık kökenli. Bu şartlarda ekonomi
biliminin ana sorunları nelerdir?
Ekonominin 3 ana sorunu:
1. Kıt kaynakların tümünden yararlanmak (Tam kullanım&
Tam istihdam sorunu)
2. Kıt kaynakları en iyi şekilde kullanmak (Etkin kullanım
sorunu)
3. Eldeki kaynaklarla üretilen mal ve hizmet miktarını artırmak
(kapasitenin artırılması sorunu)
İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz
Niceliksel Bir Yaklaşım (2)



Bununla birlikte üretim olanakları eğrisinde sağa doğru
kayma paralel olmayabilir.
Örneğin şekilde görüldüğü gibi büyüme bir
sektörde, bir malda daha fazla olabilir.
Nitekim soldaki grafikteki gibi büyüme daha fazla
kamusal mal üretimi veya sağdaki örnekte olduğu gibi
daha fazla özel mal üretimi biçiminde gerçekleşebilir.
İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz
Niceliksel Bir Yaklaşım (2)
Özel Mal
Özel Mal
Kamusal Mal
Kamusal Mal
Öte yandan


Büyümenin bu tanımı, sadece nicel üretim artışını esas almaktadır.
Ör: TC’de İnşaat sektörünün büyümesi, sanayinin arka planda
kalması vb.
Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (1)
Büyüme, gelişme ve kalkınma kavramları halk arasında
çoğu kez aynı anlamda kullanılır.

Oysa büyüme, nicel bir kavramdır.

Gelişme ve kalkınma kavramları daha çok azgelişmiş
ülkeler için kullanılır ve bu ülkelerin hızla artan
nüfuslarının ihtiyaçlarını giderme ve gelişmiş ülkelerle
aralarındaki farkı ortadan kaldırma çabaları kastedilir.
Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (1)

Büyüme ve kalkınma arasındaki bu farka ilk defa 1944’de
A. Amonn yer vermiştir.
Amonn’a göre bir ülke ekonomisinde bir yandan gövde
genişlemesi (işgücü ve sermaye miktarının artması)
yaşanırken
 diğer yandan bünyesi (GSMH ve istihdamda sektör payı
v.b.) değişmektedir. (Ör: sanayinin payının artması)


Amonn’a göre bu gelişmelerden ilki büyümeyi, ikincisi
kalkınmayı gösterir.
Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (1)



Bu bağlamda, büyümeyi kalkınmayla eş tutmak ve yüksek kişi başına
milli gelir düzeyini kalkınmışlık göstergesi kabul etmek, kalkınma
konusuna dar bir bakış açısıdır.
Çünkü azgelişmiş ülkelerin belirli bir büyüme performansı sağlaması,
kalkınma sorunlarını tamamen ortadan kaldırmadığı gibi, bir ülkenin
yaşam standardı ve refah düzeyinin yükselmesinde bireysel gelir
artışı tek başına yeterli bir gösterge değildir. (Ör: Bireyler zengin olabilir
ama doğumda çocuk ölüm oranları hala yüksek olabilir)
Ancak bir ülkede kişi başına reel hâsıla artışı olmadan kalkınma
olamayacağı için bir ülkenin kalkınmasının istikrarlı büyümeden
geçtiği söylenebilir. (Bu anlamda, büyüme, gelişme ve kalkınma için bir ön
koşul niteliğindedir)
Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (2)
Adelman ve Yeldan (2000),
Kalkınmadan söz edilebilmesi için;




Sürdürülebilir büyüme, (iniş çıkışlar değil)
Üretim ve tüketim kalıplarının yapısal değişime
uğraması, (endüstriyel ürünlerinin tüketimi)
Teknolojik ilerleme,
Sosyal, siyasi ve kurumsal modernleşme ve yaşam
standartlarında geniş çaplı iyileşme gibi olguların
ortaya çıkması gerektiğini
Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (2)
Berber (2006: 10),

Kalkınma sürecinde;
a) Tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinin GSYİH payının
değiştiğini, (tarımdan sanayi ve hizmetlere doğru bir kayış)
b) Sanayinin tüketim sanayinden yatırım sanayi ağırlıklı
bir yapıya yöneldiğini,
c) Dış ticaret yapısının değiştiğini,
Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (2)
d) Okur yazar oranının arttığını,
e) Kişi başına daha fazla enerji ve kalori tüketiminin
gerçekleştiğini ve (Enerji tüketimi ve büyüme ilişkisi)
f) Şehirleşme oranının artması gibi bir çok değişimin
yaşandığını ifade etmektedir.
İktisadi Büyümenin Sınırları ve Niteliği Sorunu (1)



İktisadi büyümenin niceliksel tanımının yeterli olmadığı ve
doğal kaynakların sınırlarına ulaşıldığı tartışmaları
1970’lerin ortalarından itibaren hızla artmıştır.
Bu tartışmalar çerçevesinde hazırlanan ve dünyanın
geleceğine kötümser bakan Meadows’ların Roma Kulubü
Raporları, bu yıllarda büyümenin niteliksel yönünün ön
plana çıkarılmasına yol açmıştır.
Bu çerçevede, büyümenin niteliğinin ön plana
çıkarıldığı ‘iyi büyüme’ kavramı; BM İnsani Kalkınma
Raporu (1996)’nda vurgulanan beş farklı ‘kötü büyüme’
sürecinin karşıtları ile açıklanmaya başlamıştır.
İktisadi Büyümenin Sınırları ve Niteliği Sorunu (1)
Bu beş kötü büyüme biçimi aşağıdaki gibi belirtilmektedir;

a) İşsiz Büyüme

b) Acımasız Büyüme

c) Sessiz Büyüme

d) Köksüz Büyüme

e) Geleceksiz Büyüme
İktisadi Büyümenin Sınırları ve Niteliği Sorunu (2)



Kötü büyüme tanımları bazı ülkeler açısından daha da
artırılabilir.
Ancak, bu tanımlar bazı ortak özelliklere göre toplanan bir
yapıdadır.
Bu tanımları birleştirmek hatta yenilerini de eklemek
mümkündür.
İktisadi Büyümenin Sınırları ve Niteliği Sorunu (2)
Bununla birlikte amacımız “iyi büyümeyi” tanımlamak olduğu için;

Bu beş kötü büyüme tanımının karşıtları üzerinden ‘iyi büyüme’
biçimlerini aşağıdaki gibi tanımlayabiliriz;
a) istihdamı teşvik eden, (İşsiz Büyüme) (FDI ve istihdam ilişkisi)
b) bireye kendi kaderi üzerinde karar verme şansı tanıyan, (Acımasız
Büyüme)
c) büyümenin nimetlerini adil biçimde dağıtan, (Sessiz Büyüme)
d) fiziki sermaye yanında beşeri sermayenin gelişimine önem
veren,(Köksüz Büyüme)
e) çevreye saygılı, sürdürülebilir bir büyüme iyi büyümedir.(Geleceksiz
Büyüme)
İktisadi Büyümenin Kaynakları (1)






İktisadi büyümenin kaynakları arasında birçok faktör
sayılabilir.
Bununla birlikte genel kabul gören ve büyüme
modellerinde yer verilen kaynaklar şu dört faktörden
oluşmaktadır;
a) Fiziki sermaye (K),
b) İşgücü (L),
c) Doğal kaynaklar (N)
d) Teknolojik gelişme (A).
İktisadi Büyümenin Kaynakları (1)

Doğal
kaynaklar sabit varsayılır ve model dışında
bırakılırsa, büyümenin kaynakları bir üretim fonksiyonu
aracılığıyla Y üretimi/GSYİH düzeyini göstermek üzere
aşağıdaki gibi yazılmaktadır;

Y = F (K, L, A)
İktisadi Büyümenin Kaynakları (1)




Bu değişkenler, büyümenin belirleyicileri ve bir
ekonominin üretim potansiyelleridir. 3
Teknoloji bu değişkenleri etkin biçimde bir araya
getirmeye yarayan önemli bir araçtır.
Bu faktörlerde reel artışlar, üretim artışına yol açar.
Ancak, üretim faktörlerinin her zaman istenen ölçüde
artırılması olanaklı değildir. Çünkü her ülkenin doğal
kaynak, işgücü ve sermaye miktarını artırma olanağı
sınırlıdır. (Çelik, demir, bakır, plastik, altın, uranyum vb.)
İktisadi Büyümenin Kaynakları (2)
A) Sermaye



İktisadi büyümenin sağlanmasında geçmişten beri en fazla önem
verilen faktördür.
İktisadi analizlerde sermaye denildiğinde akla fiziki sermaye
gelmekte, parasal sermaye kavramı bu kapsamda ele
alınmamaktadır. Büyüme analizlerinde sermaye faktörü olarak
üretim artışına yol açan aletler, makineler, sanayide kullanılan
gereçler, fabrika ve donanım v.b fiziki unsurlar dikkate
alınmaktadır.
GSMH hesapları:

Harcama Yöntemine göre: Gayrisafi Sabit Sermaye Yatırımı :
1-Makine&Teçhizat; 2-İnşaat (Kamu ve Özel için ayrı ayrı verilir.)

S: Yatırım nedir?: Fiziki sermaye stokuna yapılan ilavelerdir.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (2)
A) Sermaye



Bir ülkede mal ve hizmet üretiminde artışın sağlanması için işgücü ve
sermaye faktörlerinin üretime koşulması gerekmektedir. Bu
bağlamda sermaye birikimini sağlayan fiziki sermaye
yatırımlarının yapılmasını kolaylaştıran bir ortam gereklidir.
I=Akım değişken,K=Stok değişken
Büyüme modellerinde sermaye, çoğu kez fiziki sermaye
yatırımları veya bu yatırımlar aracılığı ile oluşan fiziki sermaye
stoku olarak düşünülse bile;


Schultz (1962) ve Becker (1964) çalışmalarıyla birlikte, bu tanıma beşeri
sermaye de katılmaya başlanmış ve bu geniş tanımlama biçimi modern
büyüme teorilerinin benimsediği bir yaklaşım olmuştur.
Beşeri sermayenin göstergesi olarak: okuma oranı, okullaşma oranı vb.
göstergelere müracaat edilmektedir.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (3)
B) Emek (İşgücü)



Emek/işgücü faktörü, büyüme analizlerinde nüfus artış
hızına bağlı toplam işgücü artışı şeklinde düşünülmekte
ve büyümenin önemli kaynağını oluşturmaktadır.
Dolayısıyla bir ülkedeki işgücü miktarı, nüfus büyüklüğü
ve nüfus artışına bağlıdır. (Avrupa’daki yaşlı nüfus: 65 yaş
üst % 18; Türkiye’de % 8)
Bu bağlamda işgücü miktarı ve kalitesindeki değişimler,
hem reel büyümeye yol açmakta, hem de nüfus yapısını
ve nüfusa bağlı demografik değişimleri etkilemektedir.

Ör: Yaşam ömrünün uzaması.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (3)
B) Emek (İşgücü)


Günümüz modern büyüme yaklaşımlarında sermaye
birikiminin önemi vurgulanmakla birlikte işgücünün
niteliğinin önemi belirtilmekte ve işgücünün niceliksel
yönünü vurgulayan ve onun niteliği olmayan bir
üretim faktörü olarak büyüme analizlerinde yer alması
biçimindeki klasik düşünce terk edilmektedir.
Bu çerçevede, klasik yaklaşım yerini


hem toplam işgücü artışını dikkate alan
hem de işgücü verimliliğini artıran beşeri sermaye
kavramını içeren bir yaklaşıma bırakmıştır.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (3)
B) Emek (İşgücü)

Schultz, Becker ve Mincer gibi iktisatçıların öncülük ettiği
bu yeni yaklaşımlarda



beşeri sermaye, işgücünde içerilmiş bilgi ve beceri toplamı
olarak kabul edilmekte;
işgücünün niteliği, okul ve işyerlerindeki eğitim sayesinde
geliştirildikçe ülkenin beşeri sermayesinin arttığı,
beşeri sermayenin


hem artan verimliliğin
hem de teknolojik ilerlemenin temel taşını oluşturduğu ileri
sürülmektedir.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (4)
C) Doğal Kaynaklar




Doğal kaynaklar, yenilenebilen ve yenilenemeyen biçimde doğada
bulunmakta ve iktisadi büyüme sürecinde bir üretim faktörü olarak
yer almaktadırlar.
Su, hava, toprak ve ormanlar yenilenebilen doğal kaynak,
buna karşılık mevcut rezervleri hızla azalan fosil kaynaklar (petrol,
doğal gaz, kömür v.b.) ve madenler (demir, altın, gümüş, bor v.b)
yenilenemeyen doğal kaynak olarak bilinmektedir.
İktisadi analizlerde yenilenebilir kaynakların kirlenmesi, azalması
gibi noktalar dikkate alınarak doğal kaynakların veri olduğu kabul
edilmekte, büyüme sürecindeki etkileri genellikle göz ardı
edilmektedir.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (4)
C) Doğal Kaynaklar



Önemli bir hammadde veya doğal kaynak zenginliği
büyümeyi olumlu etkileyebilir.
Örneğin petrol zengini ülkelerin petrol fiyatlarının arttığı bir
ortamda petrol üretimi ve satışının artması, bu ülkenin
büyümesi ve halkının refah düzeyini artırabilir.
Ancak, doğal kaynakların uzun dönemde büyümeyi tek
başına sürüklemesi olanaklı değildir.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (4)
C) Doğal Kaynaklar


Öte yandan doğal kaynak zengini olmayan
Japonya’nın büyüme performansı, daha az doğal kaynağa
sahip
ülkelerin
yüksek
ve
istikrarlı
oranlarda
büyüyebileceğini de göstermiştir.
Dolayısıyla doğal kaynakların



uzun dönem büyümeye katkısının sınırlı olduğu,
bazı özel/olumlu koşullara bağlı olduğu ve
doğal kaynakların iktisadi büyüme analizlerinde veri kabul
edilmesinin normal olduğu söylenebilir.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (5)
D) Teknolojik Gelişme


Büyüme kaynakları içinde önemi günümüzde
anlaşılan faktör, teknolojik gelişmedir.
Teknoloji, genel olarak bir mal veya hizmetin üretiminde



gerekli bilgi,
organizasyon,
üretim teknikleri bütünü biçiminde tanımlanmaktadır.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (5)
D) Teknolojik Gelişme

Teknolojik gelişme ise



mevcut ürün üretiminde yeni yöntemler geliştirilmesi,
yeni ürünler üretilmesi,
yönetim tekniklerinde gelişmeler olarak tanımlanmakta,


pür bilimde oluşan ilerleme teknolojik gelişme kabul edilmemektedir.
İktisatçılar teknolojik gelişmenin önemini sanayi
devrimiyle birlikte ortaya çıkan birçok yeni buluşun iktisadi
yaşamdaki etkileri üzerine incelemeye başlamışlardır.
İktisadi Büyümenin Kaynakları (5)
D) Teknolojik Gelişme



Schumpeter yenilik, buluş ve teknolojik gelişmenin kapitalist
sistemdeki önemine dikkat çeken öncüler olmuştur. (Yaratıcı Yıkım)
Buna karşılık iktisadi büyüme analizlerinde teknolojik gelişme hak
ettiği yeri, 1980 sonrası alabilmiştir. Bu döneme kadar teknolojik
gelişme ya doğal kaynaklarda olduğu gibi veri kabul edilmiş yahut
NBM’de olduğu gibi dışsal sayılmıştır.
Ancak bu yaklaşım, günümüz modern büyüme teorilerinde aşılmış ve
dünya gerçekleriyle uyumlu biçimde teknolojik gelişme içsel bir
değişken olarak ele alınmaya başlamıştır
Download

buyume ve kalkinma 1 - Turgut Özal Üniversitesi