İL
TARİH
: YOZGAT
: 28/11/2014
‫ص‬
ِ ‫َيءٍ ِمنَ ْالخ َْو‬
ٍ ‫ف َو ْال ُجوعِ َونَ ْق‬
ْ ‫َولَنَ ْبلُ َونَّ ُك ْم ِبش‬
‫ت َو َبش ِِر‬
ِ ِۜ ‫ِمنَ ْاْلَ ْم َوا ِل َو ْاْلَ ْنفُ ِس َوالث َّ َم َرا‬
َ‫صا ِب ۪رين‬
َّ ‫ال‬
: ‫قال النبي صلي هللا عليه وسلم‬
‫ب َو َْل‬
ُ ‫ص‬
ٍ ‫ص‬
ٍ ‫ص‬
ِ ُ‫َما ي‬
َ َ‫ب َو َْل ن‬
َ ‫يب ْال ُمؤْ ِمنَ ِم ْن َو‬
‫سقَ ٍم َو َْل َحزَ ٍن َحتَّى ْال َه ِم يُ َه ُّمهُ إِ َّْل ُك ِف َر بِ ِه ِم ْن‬
َ
‫سيِئَاتِ ِه‬
َ
İSLAMIN ENGELLİLERE BAKIŞI
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayeti kerimede Yüce rabbimiz
şöyle buyurmaktadır. “ And olsun ki sizi biraz
korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve
ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri
müjdele”[1]
Okuduğum hadisi şerifte ise “Mü’mine
isabet eden her ağrı, yorgunluk, hastalık, üzüntü
ve sıkıntı günahlarına keffaret olur.”[2]
Değerli Kardeşlerim!
Kâinatta yaratılan en değerli varlık
insandır. Allah her şeyi onun için yaratmıştır.
Onun Allah katında değerini artıran en önemli
özellikleri ibadetleri, Salih amelleri ve ahlâki
özellikleridir. Allah insanı, kalbi hayatına göre
değerlendirir, engelli veya sağlıklı oluşuna göre
değerlendirmez. Allah katında sağlam insan ile
engelli insan arasında fark yoktur. Peygamber
efendimiz (s.a.v.) bir hadislerinde “ Allah sizin
suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, fakat
kalplerinize
ve
amellerinize
bakar”[3]
buyurmaktadır. Dolayısıyla Allah nezdinde,
Allah’a ve peygambere itaat eden engelli bir
insan, inkâr edip isyan eden ve engelli olmayan bir
insandan daha değerlidir.
Kardeşlerim!
İnsan; hayatı ve ölümü ile daima imtihan
halindedir. Sosyal hayata yön veren insan, bazen
kendisine
verilen
nimetlerle,
bazen
de
musibetlerle imtihan edilir. Bu imtihan bazen anne
babanın veya toplumun hata ve kusurlarından
veya kendi ihmalinden meydana gelmiş olabilir.
Bu gün sağlıklı olan insan yarın engelli olabilir.
Bu konuda hiçbirimizin garantisi yoktur.
Yüce dinimiz İslam, kişileri ancak güçlerinin
yettiği şeylerden sorumlu tutar. Bu sebeple özürlü,
engelli ve hasta olanlar, ibadetlerini güçleri
nispetinde yerine getirirler. İnsanlar zihinsel ve
bedensel bir hastalığa yakalanabilirler. Bu
durumdaki insanlar öncelikle isyan etmeden takdire
razı olmalı, ardından da sabır ve metanetle derdine
çare aramalıdır.
Değerli kardeşlerim!
Özürlülere Kur’an ve sünnet penceresinden
baktığımız zaman özürlüleri; hakiki özürlü ve
mecazi özürlü diye ikiye ayırabiliriz. Hakiki özürlü
için Kur’an’da “Köre, topala, hastaya güçlük
yoktur.”[4]
buyrulurken, Mecazi anlamda
özürlüler için de Kur’an’da “Onlar sağırdırlar,
dilsizdirler,
kördürler.
Artık
hakka
dönmezler”[5] buyrulmaktadır. Doğuştan veya
sonradan herhangi bir sebepten dolayı engelli
olanlara Peygamber Efendimiz(s.a.v.) son derece
ilgi göstermiş, onların her türlü maddi ihtiyaçlarını
karşılamış ve onları korumuştur. Yüce dinimiz,
engellilere ilgi göstermeyi ve yardım etmeyi teşvik
etmekte bunu da Salih amel olarak saymaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) görme engelli bir
kimseye yol göstermeyi, sağır ve dilsiz kimselerle
ilgilenmeyi sadaka olarak saymıştır. Bu çerçevede
engelli kimselere karşı duyarlı olmak, onlara
gereken ilgi ve desteği vermek insani ve dini
görevimizdir.
Kardeşlerim!
Toplumumuzun yüzde on ikilik gibi önemli bir
bölümünü oluşturan engelli kardeşlerimizin,
kaliteli bir yaşam sürdürmeleri onların en doğal
hakkıdır. Bunu sağlamak ise başta yöneticiler
olmak üzere toplumun her kesiminin üzerine
düşen bir görevdir. Bunun için caddeleri,
sokakları, kaldırımları, toplu taşıma araçlarını,
kamu binalarını, sosyal tesisleri ve ibadethaneleri
engellilerin de rahat bir şekilde istifade
edebileceği alanlar şeklinde düzenlemek sağlıklı
bireylerin üzerine düşen hem insanî hem de dinî
bir görevdir.
1
Bakara, 2/155
2 Müslim Birr, 25,73
3
Müslim Birr, 34,111
4 Nur, 24/61
5 Bakara, 2/18
Hazırlayan : Muhittin ATMANLIOĞLU
Ünvanı
: VHKİ
Saraykent/YOZGAT
Download

İLİ : RİZE - Yozgat İl Müftülüğü