İLİ: ORDU
TARİH: 19.12.2014
‫بسم هللا الرمحن الرحيم‬
ِ
ِ ِ
ِ ‫ين واب َن ال َّسِب‬
َّ
‫يل َذلِ َك‬
ْ َ َ ‫َفآت َذا اْلُق ْرَبى َحق ُه َواْلم ْسك‬
ِ
ِ َِّ
2‫َّللا وأُوَلِئك هم اْلمْفلِحون‬
َ ُ ُ ُ ُ َ ْ َ َّ ‫ين ُي ِر ُيدو َن َو ْج َه‬
َ ‫َخ ْيٌر للذ‬
ِ َ َّ‫ "الَ ي ْد ُخل ا ْْلن‬: ‫قال النيب صلي هللا عليه وسلم‬
3"‫ة قَاطع‬
َ ُ َ
SILAH-I RAHİM
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz insanoğlunu toplumsal bir varlık
olarak yaratmıştır. Bizi kuşatan en yakın sosyal çevre,
ailemiz ve akrabalarımızdır. Bu sebeple dinimizin
önemle üzerinde durduğu konulardan birisi de sila-I
rahimdir.Terim olarak "kan bağı ve evlenme yoluyla
oluşan akrabalık bağlarını yaşatma, akrabalarla ilişkiyi
sürdürme, haklarını gözetme, onlara ilgi gösterme,
iyilik ve yardımda bulunma, ziyaret etme" şeklinde
açıklanmaktadir.1 Hem Kur’ân-ı Kerîm’de hem de
hadis-i şeriflerde bu hususta önemli uyarılar ve
müjdeler vardır. Hutbemin başında okuduğum âyet-i
kerîmede Allah Teâlâ şöyle buyuruyor; “Akrabaya,
yoksula, veya yolda kalmışa hakkını ver. Allah’ın
rızasını isteyenler için bu en iyisidir. İşte bunu
yapanlar kurtuluşa erenlerdir”2
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)de: “Akrabayla ilgisini
kesen kimse cennete giremez”3 ve “Allah’a ve âhiret
gününe inanan akrabasını gözetsin”4 buyurdular.
Aziz Müminler!
Sıla-i rahim dinî bir vecibedir. Bu sebeple
yakınlarımızın hal hatırını sormak, onları ziyaret etmek,
imkan ölçüsünde kendilerine yardımcı olmak
görevimizdir. Bilindiği üzere insan, doğumundan
ölümüne kadar ilgi ve sevgiye muhtaç bir varlıktır.
Hemen hepimiz üstesinden gelmekte zorlandığımız
hususlarda akrabalarımızı yanımızda görmek isteriz.
Zor zamanlarda tesis edilen dostluk ve akrabalık
bağının sıkı tutulması dünya ve ahiret saadetini de
beraberinde getirir.
Efendimiz (as); ‘Rızkının çoğalmasını, ömrünün
uzamasını isteyen, akrabasını koruyup kollasın”
buyurur. 5 Buna göre akrabalarımız arasında fakir ve
muhtaç durumda olanlara maddî açıdan destek
çıkmamız, zekat ve fitrelerimizi verirken yoksul
akrabalarımızı tercih etmemiz icap eder. Nitekim bir hadis-i
şerifte, akrabaya verilen sadakanın iki kat sevaba vesile
olduğu bildirilmiştir.6
Değerli Mü’minler!
Akrabalarla geliştirilen iyi ilişkilerin asıl yararı, kişinin
kendisinedir. Akrabalık bağlarının güçlü olması, kişiye
sosyal hayatta büyük bir güven sağlar. Kişiyi
yalnızlıktan kurtarır.
Günümüzde, sevinçlerin ve üzüntülerin, tek başına
yaşanma eğilimi öne çıksa da, gerçekte bunun bir
değer aşınmasından ibaret olduğu açıktır. İnsan,
yalnızlaşarak huzur bulamaz. Aksine birlik ve
dayanışmadan her gün yenilenen ve tazelenen
heyecanlar doğar. Paylaştıkça sevinçler artar; üzüntü
ve kederler hafifler. Toplum huzuru için gerekli olan
güven duygusu da, çevremizdeki insanlarla ve
yakınlarımızla dostane ilişkiler geliştirdiğimizde zemin
bulur. Yakınlarımızla aramızdaki sevgi ve dayanışma
bağları çözülmeye başlarsa, bu çözülme önce aileden
akrabaya, ardından komşulara ve nihayet bütün bir
topluma yayılır. Neticede gerek ferdî, gerekse
toplumsal hayatımız tehlikeye düşer.
Aziz Kardeşlerim!
Sahabeden bir zat Peygamber Efendimiz’e gelerek:
“Ya Resûlallah! Bana öyle bir şey söyleyiniz ki onu
yapınca cenneti kazanayım ve cehennemden de uzak
kalayım.” diye bir talepte bulununca Sevgili
Peygamberimiz kendisine: “Allah’a kulluk eder, ona
hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı kılar, varsa zekatını
verir ve sıla-i rahim yani eş dost ve akrabanı ziyaret
edersin” 7 buyurdular.
HAZIRLAYAN: HAMZA DALDAL
KORGAN İLÇE VAİZİ
KAYNAKLAR
1-TDV İslam Ansk. 37.cilt 112. 2- Rum 30/38. 3-Buhari ,Edeb 11.
4-Buhari, Edeb 85. 5-Buhari,Edeb 12. 6-Tirmizi, Zekat 26
7-İbni Mace ,Zekat 28.
Download

Silah-ı Rahim